PDA

Tüm Versiyonu Göster : Nejat İşler


Sayfalar : 1 2 3 [4] 5 6

ikizlerbur
27-01-08, 18:43
barbiee'ye tekrar teşekkürler

http://img379.imageshack.us/img379/69/000ale0.jpg

ikizlerbur
27-01-08, 18:46
Melal'e teşekkürler

Çok yalnız kaldım dilek olay 10 sene:icon_sorr

http://img516.imageshack.us/img516/8753/untitled1av5.png+http://img516.imageshack.us/img516/8910/untitled2ba3.jpg

http://img515.imageshack.us/img515/3964/untitled333jq7.jpg

http://img524.imageshack.us/img524/4940/untitled33zh5.jpg

sleepinsanity
27-01-08, 18:48
Buse'cim Dr. Deniz fotoları için sağol, belki de Aliye'den çekilen en güzel Deniz fotoları bunlar. :img-in_lo

http://img527.imageshack.us/img527/3458/bscap0397rz3.jpg
http://img115.imageshack.us/img115/6357/bscap0400og3.jpg
http://img135.imageshack.us/img135/8771/bscap0404ov9.jpg

ikizlerbur
27-01-08, 18:48
barbiee'ye teşekkürler

http://img209.imageshack.us/img209/7007/0dfmza1wa4.jpg

http://img124.imageshack.us/img124/3022/0dfimza3lk6.jpg

Bu da Buse'den
http://img444.imageshack.us/img444/894/bicak18sl8ai7.jpg

ikizlerbur
27-01-08, 18:51
http://img118.imageshack.us/img118/2741/nejoooig8.jpg

Mavi ve Yeşil:img-in_lo:img-in_lo
http://img118.imageshack.us/img118/4228/nejooo2jq2.jpg


http://img503.imageshack.us/img503/7540/nejooo3gz7.jpg

Yemek zamanı:)Yemekten sonra devam edicem:img-icecr

sleepinsanity
27-01-08, 18:53
Çalışmaların hepsi harika, nereye kayboldu bu çalışmaların sahipleri :D

http://img171.imageshack.us/img171/3038/bscap0406sm1.jpg
http://img171.imageshack.us/img171/7971/bscap0407rx6.jpg
http://img171.imageshack.us/img171/226/bscap0408ow8.jpg

sleepinsanity
27-01-08, 18:58
Buse'nin mavi ve yeşil gözlü çalışmaları inanılmaz. Gerçekten de tam bir photoshop harikası, iki göz rengi de çok doğal duruyor ve çok yakışıyor. Maviyi daha bir yakıştırıyorum ama. Tabi insanın kendi göz rengi gibi olmuyor hiçbir renk bence. :img-icecr

http://img162.imageshack.us/img162/8508/bscap0413iq8.jpg
http://img99.imageshack.us/img99/9491/bscap0414kt9.jpg
http://img135.imageshack.us/img135/6169/bscap0415dm7.jpg

sleepinsanity
27-01-08, 19:04
http://img135.imageshack.us/img135/1217/bscap0417vg9.jpg
http://img135.imageshack.us/img135/8638/bscap0420gg0.jpg
http://img503.imageshack.us/img503/5751/bscap0422wj5.jpg

sleepinsanity
27-01-08, 19:09
http://img222.imageshack.us/img222/6315/bscap0424im1.jpg
http://img222.imageshack.us/img222/1779/bscap0427gj9.jpg
http://img135.imageshack.us/img135/4008/bscap0433yb2.jpg

OXFORD
27-01-08, 19:09
Merhabalar...
Bugünümü sinemada geçirdim..Coşmuşsunuz.Ulak'ı herkese tavsiye ederim bu arada.Bir Çağan efsanesi olmuş gene:good:

Aysucum,Şag fotolarıyla dolmuş gene buralar sayende..Uzun zaman olmuştu gerçekten Şag eklemeyeli.Ellerine sağlık..:img-wink:
Burçincim,harika alıntı çalışmalar eklemişsin..Özellikle senin kullandığın takım en beğendiğim çalışmalar arasında.:img-blush
Busecim,Deniz fotoları için teşekkürler..Şu basket sahasında güldüğü fotoğraf msn arka planım.Bayılıyorum o kareye..:img-in_lo:img-in_lo

Bu arada bugün gitmişken kitapçıya daldım tabi..Oralarda bir köşede Barda DVD'si ilişti gözüme..Zaman geçtiği için fiyatı da ucuzlamış.Ben de korsan vardı..Şimdi 12,5 milyona arşivime orjinal bir Barda DVD'si ekledim..Herhalde foto kalitesi de farklı olur değil mi?Bir bakayım ben..Eğer öyle olursa sömest boyunca Barda filminin her bir karesini eklemeyi düşünüyorum..:img-wink:
Arka kapakta üç tane de yorum var..Onları da uygun bir zamanda eklemek istiyorum.:img-icecr

sleepinsanity
27-01-08, 19:11
http://img222.imageshack.us/img222/5097/bscap0435el1.jpg
http://img222.imageshack.us/img222/8471/bscap0436fv0.jpg
http://img222.imageshack.us/img222/6954/bscap0437bi0.jpg

sleepinsanity
27-01-08, 19:16
Özge'cim nihayet aynı anda forumda bulunabiliyoruz =) Barda dvdsi edinmene çok sevindim, forumda en azından birinin elinde dvd bulunması harika. Bakalım dvdnin içinden neler çıkacak, belki bilmediğimiz kamera arkası görüntüler de vardır. Hmm geriye Anlat İstanbul ve Yumurta dvdsi kaldı, biri çıkmadı daha gerçi :) Yorumları da merak ettim ayrıca çok... :img-blush

http://img107.imageshack.us/img107/7887/bscap0439nh9.jpg
http://img167.imageshack.us/img167/3889/bscap0440sd4.jpg
http://img107.imageshack.us/img107/218/bscap0441xx4.jpg

dml
27-01-08, 19:27
Burçin, Aysu, Buse ekledikleriniz için çok teşekkürler. Burçin'in eklediği birçok kişiden gelen çalışmalar için de çalışmaların sahiplerine ayrıca teşekkürler:)
Özgecim Barda DVD'si demek.. Bir yandan içim gidiyor ama galiba bu filmi hiç izleyemeyeceğim ben. Film çıktığında Nejat İşler sever bir insan olduğumu bilen tüm arkadaşlarım (yani nerdeyse tüm arkadaşlarım:icon_whis) tarafından bir şekilde aranıp "Damla git bakalım izle şu filmi izleyebiliyorsan!", "Nİ korkunç resmen korkunç!" gibi ifadelere maruz kaldığımdan izleyemiyorum Barda'yı. Onun yerinde MHH ve Anlat İstanbul'u tekrar tekrar izliyorum, ne yapayım?
Bu arada DVD demişken...

DVD'si çıkmamış anladığım kadarıyla ama Anlat İstanbul'un orijinal VCD'si var bende, daha net fotoğraflar isterseniz yakın bir zamanda çekip ekleyebilirim yani. Tek sorun CD'nin şu anda bir arkadaşımda olması, birkaç haftaya geri gelecek ama..

ikizlerbur
27-01-08, 19:27
En yakın zamanda ben de izlemeyi düşünüyorum Ulak'ı
ÖzgecimBarda orjinal dvdsi alman iyi olmuş bakalım neler çıkıcak dvd'den:img-icecr

http://www.milliyet.com.tr/2005/03/18/cumartesi/resim/acum.jpg+http://www.milliyet.com.tr/2005/03/18/cumartesi/resim/acum2.jpg

Damla'ya teşekkürler

http://img385.imageshack.us/img385/5899/animation1pr6.gif+http://img478.imageshack.us/img478/9997/animation2ov7.gif

dml
27-01-08, 19:39
Birkaç tane Gülbeyaz fotoğrafı 25 ve 26.bölümlerden...
Renkleriyle oynadım biraz:img-blush

http://img256.imageshack.us/img256/4448/bscap0019zf1.jpg (http://imageshack.us)
http://img256.imageshack.us/img256/4361/bscap0048oz1.jpg (http://imageshack.us)
http://img256.imageshack.us/img256/1040/bscap0059lb0.jpg (http://imageshack.us)


*ekleme: resimleri görünce dayanamadım:img-in_lo
http://img217.imageshack.us/img217/9297/animation1xa0.gif (http://imageshack.us) + http://img256.imageshack.us/img256/8480/animation2vj1.gif (http://imageshack.us)

OXFORD
27-01-08, 19:40
Ayy arkadaşlar 35 dakika kamera arkası görüntüsü varmış..Ama benim bilgisayarım daha doğrusu dvd writer'ım açmıyor:icon_whis:icon_whisKafayı yedim burda yani.:icon_sorr:icon_sorrİki programda denedim sürekli error veriyor:icon_sorr

sleepinsanity
27-01-08, 19:53
Damla'cım fotoğraflar için teşekkürler. :) Dvdsi henüz çıkmayan Yumurta. Anlat İstanbul'un dvdsi var, hatta ekstralarda şunlar varmış:
"Ekstralar : Kamera Arkası, Röportajlar, Çekim Hataları, Foto Galeri, Filmografiler, Ödüller, Fragman"
Bunu da temin edebiliriz aslında birimiz, içeriği güzel çünkü. :)
Burçin'cim Anlat İstanbul kadrosu fotoları da harika, TMC bir daha böyle bir kadrolu film çekse keşke.

Özge'canım o kadar da heveslendik, bir şekilde açabilirsin belki daha sonra deneyince. :icon_sorr

zeynep.
27-01-08, 21:08
Aysu
Burçin
Damla
ekledikleriniz için teşekkürler
bu bakışa bitiyorum ben:http://img409.imageshack.us/img409/1627/dsc01891un1.th.jpg (http://img409.imageshack.us/my.php?image=dsc01891un1.jpg)

bu arada bugün kurs çıkışı yine dvd'cide aldım soluğu.yumurta dvd'si geldimi demek için hayalkırıklığı olacağıı bilerek niye girerim ki :sad53:

dml
27-01-08, 21:16
Benden söylemeyi unuttuğum iki haber:

Birincisi Gülbeyaz zamanından...
Bir arkadaşım anlatmıştı bunu, sanırım kendisi (ya da arkadaşı emin değilim) özellikle de Beykoz'daki çekimlere arada rastlıyormuş. Hatırlarsınız, 4.bölümde tekne sürükleniyordu Kadir tekneyi zar zor kurtarıyordu. O sahnenin çekiminde gerçekten büyük tehlike atlatılmış, bir ara teknenin kontrolünü kaybetmiş teknik ekip ve Nejat İşler'le Şevval Sam az daha kaza yapıyorlarmış, tekne o lokantanın içine cidden giriyormuş! Hatırlıyorum hayal meyal, bu haber daha sonra gazetelerde de çıkmıştı ama nedense hiçbir gazetenin arşivinde bulamadım.

Neyse ikinci haber...
Haberden de ziyade aslında Nejat İşler'in medyanın kendi kendine yarattığı malum imajına (asabi, soğuk vs) gayet ters duran bir hikaye.
Şimdiki okulumdan bir arkadaş (erkek) bilgisayarımın arka planını görünce kendisinin de Nejat İşleri oyuncu olarak çok beğendiğini söyledi öyle biraz konuştuk filmleri üzerine. Sonra dedi ki, bir arkadaşının teyzesi tanıyormuş Nejat'ı. Bir akşam yemeğinde tesadüfen benim arkadaş Nejat İşler'le aynı masada bulunmuş. Takım elbiseli falandı gayet şıktı dedi, sanırım kutlama tarzında bir yemekmiş. Arkadaşının teyzesi tanıştırmış, "çok fazla konuşmadı ama biraz sohbet edebildim, gayet kültürlü birçok şeyden konuşabileceğin bir insan ben çok konuşmasam da yemekte dönen muhabbetlerden yakaladığım bunlar" dedi. Bir daha görmemiş hiç ama tabi ben böyle bir şeyi duyduğumda direkt kulağını büktüm tekrar bir araya gelme şansı olursa haberim olacak.


İşte böyle:)
Nasıl unuttuysam size anlatmayı...
Her neyse.
Yine birkaç resim, buyrun
(Hepsi alıntıdır)


http://img161.imageshack.us/img161/4827/10119b534362864183233f4yn8.jpg (http://imageshack.us) + http://img161.imageshack.us/img161/2923/ekran4wm3.jpg (http://imageshack.us)

http://img127.imageshack.us/img127/6441/7061n4mk5.jpg (http://imageshack.us)
http://img127.imageshack.us/img127/8969/nejatislerng3.jpg (http://imageshack.us)
http://img256.imageshack.us/img256/5523/deniz684kw4panv4.jpg (http://imageshack.us)

Bu da eski bir haber...

***
Şevval SAM & Nejat İŞLER, Boğaziçi Mühendislik Kulübü’nün konuğu oluyor. Gülbeyaz’ın yıldızları ile sohbete siz de katılın.

Aktivite Tarihi: 11.03.2003 Sal 14:00 Yer: Kırmızı Salon
Üniversite: Boğaziçi Üniversitesi Kulüp: Mühendislik Kulübü
***

Ve sizden bir istek...
Sayenizde güzel bir Nejat İşler röportaj arşivim oldu ama baktıklarımdan sadece bir-iki tanesinde Gülbeyaz'la alakalı sözlerine rastladım. Hatırladığım kadarıyla en azından 2002-2003 civarında birkaç röportajda daha vardı Gülbeyaz üzerine röportajlar, acaba elinde olanlar ekleyebilir mi sayfaya? Bir çalışma için gerekiyor da:img-blush



Hayli uzun bir mesajın sonuna geldim, artık biraz gitsem iyi olacak
bye

OXFORD
27-01-08, 21:31
Aysucum,inşallah canım ya..Çok üzüldüm gerçekten.Sizleri de heveslendirdim:icon_sorr.Keşke önce açmayı deneseydim:icon_sorr

Damlacım,fotolar ve haberler için teşekkürler..Şu ikinci habere bayıldım.Gerçekten Nejat ile oturup uzun süre sohbet etmeyi çok isterdim ben de.Ünlü biri olmasından tamamen bağımsız bir şekilde..Düşüncelerini bir de onunla karşılıklı duymayı isterdim.Kültürlü,okuyan,düşünen bir insan olduğu için;NEJAT İŞLER olduğu için değil..:img-blush

sleepinsanity
27-01-08, 21:39
Damla'cım çok güzel şeyler anlatmış, çok güzel fotolar eklemişsin. Bıçak Sırtı Ekibinin Boğaziçi'ne gelme olasılığı nedir bu dönem. :img-blush Yok sanırım, keşke gelseler :)
Arkadaşının izlenimlerini öğrenmek çok güzel oldu, iyiki anlattın. Biz anlıyoruz görüyoruz takip ettiğimiz kadarıyla da başkaları da okusun madem :)
Ayrıca o kontrolünü kaybetme olayını bilmiyordum, şansları varmış neyseki. :icon_sorr

Zeynep'cim hiç değilse artık Yumurta diye bir film olduğunu biliyorlar sayende :D

Bir röportaj (inanılmaz duyarlı biri ya):

Nejat İşler, şimdilerde Kanal D'de yayınlanan "Gülbeyaz" adlı Karadeniz dizisiyle adından söz ettiriyor.


BAYRAM ARSLAN/DİHA/İSTANBUL

Türkiye'yi 65 milyonluk akıl hastanesine benzeten İşler, "deli" olduğunu iddia ediyor. Türkiye'yi Meclis'teki milletvekillerinin değil reyting aletleri başındakilerin yönettiğini savunan İşler, 1 Mayıs'ta kendi aralarında çatışan sol grupları gördüğünde televizyonun başına oturup ağladığını söyledi. Nejat İşler'le Gülbeyaz dizisini, oyunculuğunu ve popüler kültürü konuştuk.

-Neden bir Karadeniz dizisi? Gülbeyaz'ı diğer dizilerden ayıran özellikler ne?

Geçen sene "Aşk ve Gurur" diye bir iş yaptım Star'a. Böcek Yapım yapmıştı. Nasıl işleri kabul edip, nasıl etmediğimi anlatan bir örnek anlatıyorum. O diziyi Böcek Yapım yaptığı için kabul etmiştim. Çünkü Böcek Yapım Pentagram'ın yapımcısıydı. Pentagram benim için önemli bir grup. Pentagram'ın yapımcısı olabilmek için önemli bir cesaret gerekiyor. Bu birinci nedendi. İkinci neden, çok güzel bir kadro vardı. Yıldız Kenter'le karşılıklı oynama fırsatı vardı. Üçüncüsü ise paraydı. Bunda da öyle. Güzel bir imkan var. Yönetmen de benim okul arkadaşım. İyi de şeyler duymuştum hakkında. O da iyi bir neden oldu benim için. En iyi teklif buydu açıkçası. Bu yüzden kabul ettim. Diğer filmlerden ayıran özelliklere gelince de sadece Karadeniz'in yerelliği...

-Dizinin yapımını gerçekleştiren firma ya da kanal ve tabii siz oyuncular, dizinin bu düzeye ulaşacağını tahmin ediyor muydunuz?

Yönetmen ve yapımcılar bekliyordu. Ben pek beklemiyordum. Pek anlamam bu işlerden. Ne tutar, ne biter anlamam. Ama bekleyenler vardı aramızda. Hatta gecikmiş olduğunu düşünenler bile vardı. Bu bir başarı değil ayrıca. Reytinglerde başarılı olması dizinin başarılı olması anlamına gelmez. Bir uyum var, o uyum da yansıyor. O da reyting aletiyle ölçülecek bir şey değil. Başarının ona endekslenmesi çok kötü bir durum. Reyting dedikleri şey İstanbul'da farklı gelir gruplarından ailelerin oluşturduğu bazı yerlerde evlere konulan bir alet. 1900 tane var galiba İstanbul'da. Onların beğenisiyle televizyonlara iş yapılır. 65 milyon insan bunları seyreder. Türkiye'de şimdi kararları meclisteki 550 kişi değil reyting aletleri başındaki 1900 kişi veriyor. Onlar daha önemli. Çok saçma bir durum ama böyle. Bir sürü insan bunlara reklam verir. Budur yani bu işin özeti.

Bölgeyi anlatan ancak sadece şivesinin benzetilmeye çalışıldığı çok sayıda dizi çekiliyor. Bununla beraber bir dizi televolesi de meydana geldi. Bu dizileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Büyük sermaye ailelerinin dizileri vardır. Mesela hepimiz onlarla büyüdük. Dallas, Flamingo... TRT döneminde bu diziler insanları sokaklardan alıp evlere kapattı. Bu iyi bir mantık, iyi de bir kurgudur. Shakespear'in kurgusu aslında. Shakespear'in de oyunları büyük zengin aileler etrafında geçer. Döneme uygun bir şey. Türkiye'de bunu uyarlamayı düşündüğün zaman nereyi kullanabilirsin? Türkiye'de feodal ilişkiler nerede var daha çok? Doğu'da var. Feodal ilişkiler orada olduğu için bütün hikayeler oraya gidiyor. Shakespear'in hikayeleri bunlar. ABD'li ailelerin, büyük sermayelerin hikayeleri Doğu'ya gitti. Bunun sebebi budur. Başka da hiçbir şey değil. Asmalı Konak Dallas'tır mesela. Öbürlerini pek bilmiyorum. Zerda, Kınalı Kar var galiba... Gerçekte anlatılan bir hikaye yoktur. Hep bir tipleme vardır. Coğrafi özellikle ilgisi olan bir şey değil. Oranın insanıyla ilgilenilen bir şey de değil. Feodal ilişkiler kullanılıyor.

-Gülbeyaz, Karadeniz kültürünü vermede yeterli oluyor mu?

Bunu tam söyleyemem. Bu gerçekçi bir iş değil. Diğer diziler de öyle. Kimse bunları böyle değerlendiremez. Bunlar masal. Bu işlerin hepsi masal. O yüzden böyle bir şey yok. O dizileri değil de kanal sahiplerini eleştirebilirsin. Niye gerçekçi hikayeler çekilmiyor diye. Mutluluk mutsuzluk artık çok karıştırılıyor birbirine. 65 milyonluk akıl hastanesinde yaşıyoruz. Hep beraber yaşıyoruz yani. Ben deli olduğumu fark eden ve bunu bağıran bir adamım. Ben deliyim evet. Burası akıl hastanesi ona göre davranıyorum. Ama süratle herkesin bunu anlaması lazım. Kimse böyle ciddi ciddi takılmasın ortalarda.

-Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avantaj Kart kampanyası gibi görüyorum. Her şeyin satılık olduğu, hatta paranın bile kullanılmadığı, artık bir kartın bile yettiği bir ülkede yaşıyoruz. Kredi kartı çılgınlarının olduğu, her şeyin değerinin para olarak ölçüldüğü berbat bir ülkede yaşadığımızı düşünüyorum. Ve umudun olduğunu da pek düşünmüyorum. Artık kafasında çözüm olan birileri konuşmalı bunları. Çözüme dahil olabilecek insanlardan biri değilim. Görevim itibariyle bu konularla pek ilgilenemeyeceğim. Türkiye'nin siyasi meselesi ne biliyor musunuz, çok fazla konuşuyoruz ama hiçbirimiz bir şey yapmıyoruz. 22 yıldır bir anayasayla yönetiliyoruz. Anayasa manayasa değil bu. Kağıt parçası. Hala kimse gelip bunu değiştirmeyi düşünmedi bile. Yama yapıp duruyorlar. Ben oyunculuk denen bir meslek yapıyorum. Mesleğimin ne bir tanımı var ne odam var ne de sendikam. Bunun gibi bir sürü insan var.

'Ben bir takım oyuncusuyum'

Kendisini bir takım oyuncusu olarak gördüğünü belirten oyuncu Nejat İşler, oyunculuğun bir ekip işi olduğunu söyledi.

-Farklı bir oyuncusunuz... Dizideki karakteriniz ve yaşam içerisindeki duruşunuzla da her çevreden gözleri üstünüze çekmeyi başarıyorsunuz. Peki Nejat İşler kendisini nasıl görüyor?

Çok tehlikeli bir şey yapıyor bu iş insana. Bu iş, iş dışında da bir iş. Bir şey var bunda ve garip bir büyüsü var. Bu büyü bir süre sonra, insanın gözlerini köreltiyor. Şu an gözlük takıyorsun. Çeşitli renklerden gözlükler. Kapılıp gidiyorsun onlarla beraber. Etrafını görmemeye başlıyorsun ve yürüyorsun. Birçok insanın başına gelebilir doğaldır. Ben de başıma gelebilir diye çok korkmuştum. Belki de bilerek ve isteyerek bu fırsatı daha önce de kaçırdım. İstemedim. Çünkü biliyordum ne olabileceğini. Benden çok çevremdekiler değişecek. Bunu biliyordum. Bunu istemiyordum. Haspel kader yaşadığım ve büyüdüğüm yerde iyi eğitim almış insanlardan biriyim. Yaşadığım ve büyüdüğüm yere rağmen. Üzerimde çok emek var. Ailemle başlayan ve okul hayatıyla devam eden. Sonrasında da edindiğim arkadaşlarımın üzerimde çok emekleri var. Evet şimdi yavaş yavaş bir yerlere geldim. Şimdi üretme zamanı. Buna da ben karar verdim. Ben bir işçiyim. Bunu hiçbir zaman unutmuyorum. O büyünün olduğunun farkındayım. Bir iş yapıyorum. Başka da hiçbir şey değilim. Bana "niye röportaj vermiyorsun", "niye fotoğraf çekmiyorsun" diye soruyorlar. Bunlar benim işim değil. Hiçbir zaman olmayacak. O büyüyle ilgili bir şey. Oraya kapılırsam işimi tam yapamam.

-Tiyatro kökenli bir oyuncusunuz. Daha önce de birkaç dizide oynamıştınız. Ancak yıldızınız Gülbeyaz'la parladı diyebiliriz. Popüler biri olmak sizi korkutuyor mu?

Sıkıyor beni. Çok saçma bir şey. Ben takım oyuncusuyum. Bu işler ekip işi. Bireysel bir iş değil. Ben ressam değilim ki evde oturup resim yapayım. Öyle biri değilim. Ekibin içinde olacağım. Bugüne kadar beni sağ back yaptılar, sol back yaptılar, libero yaptılar, orta sahada oynattılar. Şimdi golcü oldum.

-Sinema filminde de oynamayı düşünüyor musunuz?

Sinemayı düşünüyorum tabii. Ama bir sinemacının beni düşünmesi lazım. Benim düşünmemle olmuyor. Birkaç proje var. Ben "aman sinema yapmak için ölüyorum" diyenlerden değilim. Benim için rol önemli, senaryo önemli, ekip önemli. Eğer yan yana gelirse, sinema da olur, tiyatro da olur.

-Oyuncu olmadan önce işportada kitap ve tişört sattınız. Bugünkü konumunuzla o günleri düşündüğünüzde neler hissediyorsunuz?

Çok güzeldi. Bugün yapmak istediğim iki şey var. Bugün onları halletsem dönerim hemen. Aynı şeylerin olabileceğine inansam, ki biraz zor. Çok güzel bir meslek. Sokakta olmak çok güzel bir şey. İnanılmaz bir şey. Oyunculukla ilgili çok şey kazandım orada. Benim ikinci okulum orasıdır. Belki de birinci okul. Düşünsenize gün içinde karşılaştığınız insanlar. Bilmem hangi üniversitenin rektöründen hurdacıya kadar. Sokakta yaşayan tinerciye kadar. Binlerce insanla karşılıyorsun. Ve bu işi 10 yıl yaptım. Çok güzel bir iştir. İstediğin zaman tezgahını açıyorsun. İstediğin zaman kapatıyorsun.

sleepinsanity
27-01-08, 21:45
"Karadenizliler onlardan biri olduğumuzu düşünüyorlar!"
ŞEVVAL SAM - NEJAT İŞLER

http://img179.imageshack.us/img179/3209/rptjphotogulbeyazsx8.jpg


Bu sayımızın konukları, 'Gülbeyaz' dizisinin sevilen oyuncuları Şevval Sam ve Nejat İşler, işlerini yaparken ideallerini de gerçekleştiriyorlar.

Grafik eğitimi aldığınızı biliyoruz. Oyunculuk nereden girdi kanınıza?
ŞS- Oyunculuk aklımda olmayan bir şeydi. Bir reklam filminde oynuyordum. O sıralar 'Süper Baba dizisine Deniz öğretmen karakteri aranırken bu teklif bana geldi. Ben işin farkında değildim ama kabul ettim. Bu çalışmayı 'Feride' ve 'Aşkın Dağlarda Gezer' isimli dizi projeleri takip etti. Gülbeyaz'dan önce iki sene kadar hiç bir projede yer almadım. Aşkın Dağlarda Gezer'den sonra genelde hep doğu dizileri teklifleri vardı ve tekrar aynı şeyleri yapmama gayesiyle bu tür dizi tekliflerini reddettim. O arada gerçekten kayda değer sevebileceğim bir proje olmadı. Daha sonra 'Yıldızların Altında' isimli bir filmimiz oldu. Hikayesini sevmiştim ama senaryo istediğim gibi gitmemişti. Kısa sürdü. Hemen akabinde Gülbeyaz dizi projesi üzerine konuşmalar başladı. Çok sevdim projeyi. Amasra'ya gittik ve başladık.

Müzisyen bir aileden geliyorsunuz. Müzikle uğraşmayı düşünmediniz mi?
ŞS- O her zaman vardı, genlerimde ağırlıklı olarak tabii müzik var. Ama bunu profesyonel olarak yapmayı düşünmedim hiç. Özellikle gece kulübü programları yapmak gibi. Oyunculuk şimdi ön planda. Ama dizide şarkı da söylüyorum. Dolayısıyla ilerde bir albüm çalışması olmayacak anlamına gelmiyor. Ama iyi bir şey yapmak gerekiyor, insanın bu ruhu bedenden geçirmesi gerekiyor. Aksi takdirde şu tuttu, bunun üzerinden gidelim yaklaşımı bana göre değil. Eğer iyi bir şey yapmayacaksam hiç yapmamayı tercih ediyorum.

Sizin Tiyatro eğitiminiz var değil mi? İdealiniz neydi okurken?
Nİ- Evet. Mimar Sinan Üniversitesi'nden mezunum. Bir tiyatro grubu kurmak istiyordum. Okuldan iki arkadaşımla kurduk. Kendi oyunlarımızı da oynadık, keyifli işlerdi. Bir şeyler denedik, öğrendik. Oyunculuk adına yapılabilecek ne varsa hepsini yaptım bugüne kadar; reklamdır, dublajdır, dizidir, radyo tiyatrosudur. Hepsinin yapılış nedenleri ayrı. Projelerin iyi olması çok önemli. Tiyatroda oyuna kadar hatta oyun içinde bile birçok değişiklik yapma imkanı vardır, ama dizide çekildiği gibidir oyununuz. Değiştirme şansınız yoktur. Dizi ve sinema daha kalıcı tabii. İdealim bu işi gittikçe daha iyi çalışmalarla sürdürmek.

Her yaş grubundan oldukça kalabalık bir oyuncu kadrosu var dizide. Sette nasıl yaşanıyor ilişkiler?
ŞS- Fazla bir araya gelemiyoruz aslında. Her bölümde karşılaşmıyoruz. Ancak çok deneyimli ve yetenekli oyuncularla birlikteyiz. Şanslı bir ekibiz o yüzden.

Nİ- Genç kadro da yetenekli ve hevesli, çok daha deneyimli olanlar da en baştaki heyecanlarıyla bu işin içindeler, böylece iş güzel çıkıyor, ben çok memnunum, herkesin katkısı var.

Sizce bu diziyi başarılı kılan nedir? İzleyiciler neden beğendi Gülbeyaz'ı?
Nİ- İyi bir karışım oldu, denk geldi aslında, senaryo, yönetmen, teknik kadro, oyuncular�İyi bir kimya oluştu.

ŞS- Samsun'da Gülbeyaz ve Kadir'in hikayesi neredeyse aynen yaşanmış. Olayın erkek kahramanı 'Nasıl olur, sete gelmek istiyorum, kendi yaşadıklarımı seyrediyorum sanki' diyerek hayretini ifade etmiş. Dizinin gerçek hayatla örtüşmeyen masalsı yanları da var tabii. Masal da anlatsanız gerçek hayattan referanslara ihtiyaç vardır. Ama severek, inanarak oynamak gerçekçi oluşun başta gelen öğesi. İnanmadan oynanmaz. Hikaye eski Türk filmlerini de andırmıyor değil. Ama en önemli etken, ekibin kesişmesi bu dizinin başarısındaki temel itici güç bence.

Çok iyi bir ikilisiniz, gerçek hayatta sizi birbirinize sorsak?
Nİ- Şevval çok akıllı ve anlayışlı bir insan, o yüzden çalışmak çok rahat, bazı konularda benden deneyimli. Mesela daha sosyal. Bana yardımcı oluyor. Benim için başrol oynamak çok da yakın gelecek bir şey değildi. Şevval olunca rahatlıyor insan.

ŞS- Başrol yıllarca Nejat'ın ittiği bir şeymiş. O ışık başka bir şey, herkesin yapabileceği bir şey değil. Nejat'ta bu ışık var ve kimseye ihtiyacı yok. Ama oyunculuk ilişkilerinde de karşılıklı elektrik çok önemli, birbirinin dilinden anlamak, ne zaman ne yapacağını bilmek. O açıdan çok iyi bir diyaloğumuz var Nejat'la.

Kaç saat çalışıyorsunuz günde?
Nİ- Değişiyor ama rekor kırdığımız da oluyor. Denizin dalgasından havaya kadar birçok değişiklik dış mekan çekimlerinde etkili oluyor. 30 saniyelik bir görüntünün bazen saatlerce çekim yapılarak elde edildiğini düşünürsek... Tam çekim yapılacak hava değişiyor. Ama biz bu temponun altından, sadece oyuncuların samimiyeti ve gücüyle değil aynı zamanda, teknik ekibimizin farklı olduklarını farkettiren performansıyla başarıyla kalkabiliyoruz.

ŞS- Bu sene hayatımızın en soğuk kışını yaşadık galiba. Hep dış çekimlerimiz vardı. Üzerimize karlar yağdı, Amasra'da Karadeniz yağmurlarıyla ıslandık. Ama insan işini sevdiği zaman ve başarısının karşılığını aldığını gördüğünde yorgunluk kalmıyor.

Hayranlarınızın tepkileri nasıl?
Nİ- İyi tepkiler alıyoruz. Şirkete e-mailler geliyor. Biraz şaşırıyorum insanların yoğun ilgisine. Bu bir iş ama doğallık, samimiyet sokakta karşılığını buluyor. Karadenizliler onlardan biri olduğumuzu düşünüyorlar. Aksi davranıp azarlıyorlar, hatta çocuğu gibi davranıyorlar bazen. 'Neden öyle yaptın?' diye çıkışıyorlar.

ŞS- Beni de 'Çocuğa biraz daha iyi davran!' diyerek uyarıyorlar. Ekranda sahici olmak zordur aslında. Çok benimsemişler, kardeşine sarılır gibi sarılıyorlar size sokağın ortasında. Ayrıca dünyanın birçok ülkesinden, Amerika'dan, Londra'dan, İran'dan, Danimarka'dan, Fransa'dan mesajlar alıyoruz, özellikle beğenilerini sunuyorlar. Özlem duyuyorlar yurtdışındaki insanlarımız. Bu yüzden eleştirmekle haksızlık edeceklerini düşünerek eleştirmiyorlar belki. En çok şive yüzünden Karadenizlilerden eleştiri alıyorduk. Köyden köye değişen bir şive var bölgede. Hemşin farklı, Hopa farklı, Rizenin içi farklı. Biz Hemşin ağırlıklı konuşuyoruz. Karadenizli lokantacı arkadaşlarımız şimdi kulağımız alıştı diyorlar ve severek izliyorlar. Başta sesli çekiyorduk, duyguyu yakaladığımız zaman şive çok iyi olmasa da montajda tercih edilebiliyordu. Şimdi dublaja geçtik. Bu bence daha avantajlı.

Benim Karadenizlilikle hiç ilgim yok gerçi. İşi daha çok müziğinden, tonlamalardan kavramaya ve kendimden de bir şeyler katmaya çalıştım. Bir de Karadenizliler çok hızlı ve heyecanlı konuşuyorlar. Ben de bunları yapınca daha inandırıcı oldu galiba. Çok profesyonel olduğumu söyleyemem.

Nİ- Karadeniz şivesi bugüne kadar genellikle mizahi bir unsur olarak kullanıldı Türkiye'de. Bu elbette bir handikap. Bunu aşmak gerekiyor. Şimdiye kadar gerçekçi bir üslupla kullanılmamış bu enstrüman. Şive danışmanıyla çalışmak ve ilerleme kaydetmek zaman aldı doğal olarak. Ben dizide şiveli konuşmadığım için şanslıyım.

Gelecekte neler yapmayı düşünüyorsunuz?
Nİ- Ben gezmek istiyorum. Bir kere yurtdışına çıkabildim.
ŞS- İş öyle bir motivasyon ki benim en büyük hobim galiba işim.

Eti deyince aklınıza ne geliyor?
ŞS- Bir bilmecem var çocuklar... Haydi sor sor...
Nİ- Çocukluğumuza dair önemli bir anı.

Yaşadığımız günlere ilişkin yorumunuzu alabilir miyiz?
Nİ- Her zamankinden daha sağduyulu davranmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Sağduyuya ihtiyacımız var savaşa değil. :good::good:

Kaynak: http://www.etietieti.com/EtiDunyasi/roportaj7.asp

sleepinsanity
27-01-08, 22:04
Nejat İşler - Milliyet Röportajı

"Gulbeyaz" dizisinin Kadir’i Nejat İsler: "Bu rolu farkli oldugu icin kabul ettim. Dalis var mesela. Sudan korkardim, Kadir sayesinde korkumu yendim"

Nasil tepkiler geliyor diziye?
Gayet iyi. Hic ummadigim kadar iyi tepkiler aliyoruz. Sadece reyting olarak degil, ummadigim kisilerden de olumlu tepkiler aliyorum. Bugune kadar bir dolu is yaptim, arkadaslarimin hic umurunda olmadi. Simdi bu diziyi izlerken egleniyorlar, guluyorlar, begeniyorlar falan.

Yolda taninmaya basladiniz mi?
Tabii canim, iyice abardi bu is. Suratle unlu oluyorum. Acikcasi boyle bir sey beklemiyordum bu diziye baslarken.

Ne bekliyordunuz? Yani "Gulbeyazodaki rolu kabul etme nedeniniz neydi?
Kadir karakterini, bu rolu begendim. Bu yaz cok fazla dizi teklifi geldi. Gecen sene "Ask ve Gurur" diye bir dizide oynamistim. Orada biraz jon gibi takildim; ondan herhalde, onun faydasi oldu herhalde, bu yaz bayagi senaryo okudum. Gelen tekliflerin cogu su siralar moda oldugu uzere Guneydogu isleri ya da sitcom tarzi seylerdi. Bu rol bana daha degisik geldi. Dalis var mesela.

Dalis provaniz var miydi?
Hayir, daha once dalmiyordum. Hatta sudan korkardim ben. Bu dizi sayesinde onu yendim, suyla arami duzelttim.

"Gulbeyaz" neden tuttu? İzleyici neyi sevdi?
Karadeniz isi oldugu icin tuttu bence. Degisik oldugu icin. Diger dizilerde feodal iliskiler anlatiliyor. "Gulbeyaz" daha samimi, sicak, sevimli bir dizi. Bir suru tat var icinde. Tiyatroya benziyor, sinema dili var, cocuk oyunu tadi var. Bir de klasik Turk sinemasi truklerinin cogu kullaniliyor dizide. Benim rolumde de o tat var.

O yuzden belki, siz yeni kusak jonlerden biri olarak goruluyorsunuz. Hazir misiniz boyle bir imaja, boyle bir sohrete?
Starlik benim sevdigim, hoslandigim bir yer degil. Ve elimden geldigince uzak durmaya calisacagim acikcasi. Nasil olacak bilmiyorum. Su ana kadar olanlar bile beni sasirtmaya yetti. "Sohret bir vasif degil ama Turkiye’de meslek oldu"

Ne yapacaksiniz?
Kendimi biraz araklayacagim. Akilli-mantikli davranmayacagim; duygularimla ve isteklerim dogrultusunda davranacagim. Cunku kendimi uzmek istemiyorum. Bir de su var: Senn Penn de star ama gidip Irak’ta olumu goze alabiliyor.

Turkiye’de sohret daha dayatmaci galiba. Sohret, yapilan isin, hatta o kisinin onune geciyor.
Cunku yaptigi isten degil sohretten para kazaniyor insanlar. Sohret bir meslek oldu. Oysa sohret bir vasif degil. Sohretin meslek olmasi berbat bir durum. Bu yuzden kendimi korumak istiyorum. İsimi yapacagim. Onun disindaki seylere, bu roportaja bile iyi bakmiyorum.

Neden gazetecileri sevmiyorsunuz? Fotograf cekilirken de cok kasildiniz. Neden?
Gazetecilerle bir problemim var. Ta "Sehnaz Tango" doneminden. O zaman bir TV dergisi roportaj istedi, kapak yapacaklardi beni, ben de kabul etmedim. Bu mesele cok buyutuldu. İste telefonlar falan geldi, "Millet bunun icin uste para veriyor, sen nasil kabul etmezsin?" diye. Sonra ben yapimciyla aramdaki bir anlasmazlik yuzunden isi biraktim. Ben ayrildiktan sonra kaprisleri yuzunden isten atildi diye haber yaptilar. Bizim meslegimiz icin kotu bir sey bu. Bir de bu izi silmek icin ugrasmak gerekiyor.

Bu roportaji neden kabul ettiniz?
Artik tamam, bu isler yapilacak; onu anladim. Cunku kabul etmeyince bu sefer baska turlu bir yere gidiyor. Baska bir anlam yukleniyor. Bambaska bir adam gibi gorunuyorsunuz o zaman disaridan. Birileri hic olmadiginiz bir paye veriyor. "Cool" deniyor. Degilim. Baska birileri sizi kotuluyor, kaprisli diyor. Ee, o da degilim. Bari roportaj vereyim.

"Borcumu odemek icin tezgahta kitap sattim"

Tesvikiye’de sokak tezgahinda kitap satiyordunuz.
Lise bitti, universite sinavini kazanamadim, iste o arada bir lise gecesi yapayim, para kazanayim dedim. Battim o gece. Doner bicakli adamlar, bicerim falan diye senet imzalattilar. Birilerinden borc alip parayi odedim. Normal bir is yapsam odeyebilecegim bir para degil. Borcu odemek icin Mahmutpasa’dan tisort alip Tesvikiye’de sattim. Uzun zamandan beri de izliyordum oradaki kitapcilari, seviyordum yani. Tisort isi yas gitti ama borcun bir kismini odedim. Yazin oldu bu. Kisin tisort hic olmayacak. Once plak, dergi derken kitapcilarin arasina sizdim, kitap satmaya basladim.

Az evvel de "Para yok, pul yok" demistiniz. Cok mu parasizlik yasadiniz?
Babam isci emeklisi. Oyle buyuk sikintilar cektigim icin degildi o soz. Ama yok iste para. Olsa iyi olurdu, yoktu.

Simdi nasil parayla araniz?
Parayla buyuk bir problemim var. 30 yasindayim, paranin ne demek oldugunu daha yeni anladim. Ama hâlâ nasil kullanacagimi bilmiyorum. Nasil davranacagimi da bilmiyorum. Para oldugu zaman, konusuldugu zaman nasil davranacagimi bilmiyorum. O yuzden iste konustugum zaman da boyle dikkat cekiyor. Yakismiyor yani.

"Oyuncu olmama biraz da Cem Davran sebep oldu"

"Cem Davran bizim okulda bir oyun yonetmisti. O zaman bana ‘Sende isik var. Baska bir sey yapamazsan oyuncu ol’ demisti"

Mimar Sinan Universitesi tiyatro bolumu mezunusunuz. Nasil girdiniz bu bolume? İlle de oyuncu olmak isteyen cocuklardan miydiniz?
Yok, oyle bir idealim yoktu. Lisedeyken universite sinavlarina, bu sisteme hos bakmayan biriydim. Kursa falan da gitmedim. Gazetede ilanlari gordum. Sonra iste 27 Mart’ta, Dunya Tiyatrolar Gunu’nde para yok, pul yok; bes parasiz Taksim’de dolasirken bedava tiyatroya girdim, "Danton’un Olumu"ne. Orada bir seyler cakti. Ben neden bu isi yapmiyorum diye.

Bir oyun izlediniz, hayatiniz degisti.
Biraz da Cem Davran musebbibimdir. Bizim okulda bir oyun yonetmisti. O zaman bana "Sende isik var. Bir sey olamazsan oyuncu ol" demisti.

Ve sinava girdiniz.
Eskisehir’e dayimin yanina gitmistim, orada sinava girip kazandim.

"Her turlu oyunculuk itinayla yapilir. Sinema, dizi, tiyatro..."

"Sinava girdim, kazandim" iyi de, nasil hazirlandiniz sinava?
Eskisehir’de sahaflara gitmistim. Cagaloglu Anadolu Lisesi mezunuyum ben. Alman edebiyatini seviyordum biraz ama oyle cok da aram yoktu kitapla. Sahaflardan Brecht’in "Galileo Galilei"sini, Georg Buchner’in oyunlarini aldim. "Danton’un Olumu"nden bir parca hazirladim. Bir de Bob Dylan’in bir sarki sozunu aldim, sinava girdim.

Mimar Sinan’da okudunuz ama.
Evet. Sonra İstanbul’a geldim, Mimar Sinan’in ilanini gordum. Ama acayip torpil donuyor falan diyorlardi, hic umidim yoktu. Oyle lay lay lom girdim sinava, kazandim.

Simdi bir hedefiniz var mi oyunculukla ilgili? Sinema filmi ya da tiyatro mu var sirada?
Hem okuldan, hem kendimi yetistirmemden kaynakli bir sey bu, ben oyunculuk adina her seyi yapabilecegime inaniyorum. Yani, her turlu oyunculuk itinayla yapilir. Sinema, dizi, tiyatro, reklam... Sinema icin her seye raziyim ya da yeter ki tiyatro yapayim, oluyorum bitiyorum gibi bir durumum yok. Bazi sartlar olmasi lazim.

sleepinsanity
27-01-08, 22:22
http://img138.imageshack.us/img138/9724/621ho6.jpg http://img99.imageshack.us/img99/9099/08348800tc8.jpg

http://img217.imageshack.us/img217/9098/520612249e4c5edc67ebjm4kk8.jpg

sleepinsanity
27-01-08, 22:40
Ne yemek ne kadın açlığı çekdim!

23-02-2007 / Sabah

Şiddet öğeleriyle öne çıkan son filmi 'Barda' ile dikkat çeken Nejat İşler Harper's Bazaar'ın şubat sayısına konuştu: Beni hiç aç bırakmadılar; açlığın ne demek olduğunu bilmiyorum. Ne kadın, ne yemek! Hayatımda mutlaka bir kadın olmalı, artık gerçekten biriyle birlikte olmak istiyorum. Gerçekten yatmak istiyorum o kadınla, sonra beraber zaman geçirmek istiyorum.

* Barda'nın ana teması vahşet. Bunu sorgulayan bir film. "Neden bir arada yaşayamıyoruz?" sorusunu soran bir film bu. Dünyadaki en önemli sorunlardan biri bu. Bütün hikaye de buradan patlıyor zaten. Şiddeti ve aynı zamanda adaleti sorguluyor film.

* Filmin yönetmeni Serdar Akar ile iyi arkadaşız. Önceden onun işlerine hayrandım. Ben mahallenin çocuğu olmaya başlayınca iyice yakınlaştık. O da mahallenin adamıydı. Onun yaptığı her işte yer alırım. Ne derse kabul ederim, çok sorgulamam. Daha önce yaptığım birçok iş zorunlulukla girdiğim işler oldu. İnsan faktörü önemli. Biriktirerek yaşamak diye bir şey var; onu kaybetmemek lazım. İnsan biriktirmek, bulduğunda bırakmamak lazım.

SERDAR'IN HER İŞİNDE VARIM!
* Benim için en değerli diyebileceğim iş 'Mustafa Hakkında Her Şey'. Dizi olmasına rağmen 'Gülbeyaz' da değerliydi. Çünkü o dizide az imkanla, çok keyifli insanlarla çalıştım. Normalde paylaşacağın şey bittikten sonra yoluna devam edersin. Arkadaş olduk biz. Dizi felaket bir iş; akıl sağlığını koruman lazım. Sinemada akıl sağlığını bozabilirsin. Bozduktan sonra da toparlarsın, mühim değil. Ama dizi altı ay, sekiz ay, iki sene falan gidiyor. Olacak iş değil. Aklın gitti demek!

* Dizi çekmek bana işkence gibi geliyor. Dayanılmaz! Bu mesleği seçme nedenim, sabah dokuz, akşam beş bir işte çalışmamaktı. Ama diziler dokuz ile beş arası çalışıyor. Bildiğim memur düzeni... Üstelik buna oyunculuk da denemez. Şöyle yapıyorsun; rol sana geliyor, bir tavır belirliyorsun, onu devam ettiriyorsun, öyle gidiyor. Rol kesmek yani. Bir hafta sonra ne olacağını bilmiyorsun, o yüzden bir şey 'oynaman' mümkün değil.

* Ben kendimi hiç seyretmem. Bazen dizi çekilirken yönetmen monitöre bak der, onu da yapmam. Televizyon dizilerini gereksiz bulmuyorum, gerekliler bence. Ama şu halleriyle değil! Yabancı dizileri seyrediyorum, çok tatlı işler var aralarında. Onlarda hikaye sağlam. Bizde işler şöyle gidiyor: Cuma günü senaryo geliyor, pazartesiye hazırlanıp sette olman gerekiyor. İki günde karar vermek zorundasın. İnsan evleneceği kadına bile altı ay, bir sene denemeden karar veremez yani! Dizi de evlilik gibi bir karar. İyi para kazanıyorum ama o parayla gidip daha pahalı içkiler alıyorum, o kadar...

KAZANIP PAHALI İÇKİLER ALIYORUM!
* Doğduğum an bunun istemediğim hayat olduğunu fark ettim. Varoluş, maroluş meselesine kafa yoran pek fazla adam yok etrafta. O yüzden de bunları söylemem şımarıklıkmış gibi oluyor. Çok ufakken anladığım bir şey var benim. Ondan beridir kimseye zarar vermeden ve fazla yara almadan gitmeye çalışıyorum. Zarar vermemek mümkün değil ama itinalı bir şekilde yaşamaya çalışıyorum.

* On dokuz, yirmi yaşımdan beri rock star gibi yaşıyorum hayatımı. Her şey çok kolay, her şey çok rahat. O zamanlar, sabah biriyle uyanmak garip geliyor insana. Çünkü kalkıyorsun, "Eh, tamam, devam" diyorsun. "Sabah seninle kalktım, öğlen başkası gelecek, akşam başkasıyla yatacağım." Öyle bir dönem geçirdik. Bir gruptuk İstanbul'da; paramız pulumuz yoktu. O şımarıklık, oyun dönemi bitti. Şimdi bir şeyler üretmekle uğraşıyorum. Çünkü hesap zamanı geliyor yavaş yavaş. İyi düşünülmüş şeyler yapmak istiyor insan. Bu kadın meselesi de öyle. Şimdi gerçekten biriyle beraber olmak istiyorum. Gerçekten yatmak istiyorum o kadınla. Sonra beraber zaman geçirmek istiyorum.

* Kalabalık bir aileyiz biz. Bir bayram günü hepimiz oturuyoruz. Akrabalar falan gelmiş yurtdışından. Ablamla ben yan yana oturuyoruz, bütün kalabalığın arasında ikimiz yere bakıyoruz. Herkes bir şeyler konuşuyor. Bana soruyorlar, "Ne içersin?", "Fark etmez" diyorum. "Ne yersin?" "Fark etmez!"... Önümüze çikolata koyuyorlar. "Yiyin oğlum." Annem babam "Ye" derse yiyorum. Öyleydim ben... Ama çok memnunum geçmişimden. Hiç aç bırakmadılar, açlığın ne demek olduğunu bilmiyorum. Ne kadın, ne yemek, ne sosyal aktivite. Hiçbir şeye aç değilim! Tok davranırsan zaten geliyor. Terbiyeli ol, saygılı ol, gelecektir.

* Eskiden kimseye aşık olamıyordum. Kendimi korumaya çalışıyordum, geçmişten gelen yaralarım vardı. Ama şimdi hem ruh halim değişti, hem de hayatımın olmazsa olmazlarıyla barışmaya çalışıyorum. Benim hayatımda mutlaka bir kadın olmalı. Beraber uyumaktan da keyif almaya bakmam lazım. Artık keyif alıyorum.

* Güvendiğim bir çevrem var. Ailem ve seçtiğim ailem var hayatımda. Güvenimi onlar sayesinde kazandım. Kapasitemi, sınırlarımı onlarla öğrendim. İnsan tek başına kolay yapamaz bunları.

En tahammül edemedikleri: "Kibir! Örnek vereyim; futboloynarken, "Bu oyunu ben yöneteceğim" diyen tipler vardır, nefret ederim!"

Öncelikleri: "Önce ailem, sonra da seçtiğim ailem."

En beceremediği şey: "Sosyal biri olmayı beceremiyorum. Etrafta sosyal canavarlar var ya, onlardan biriolamıyorum!"

En büyük lüksü: "Yurtdışına gitmek, gezmek.Gittiğin yerin neresi olduğuönemli değil; bir yeri terkedebilme hissini seviyorum."

sleepinsanity
27-01-08, 22:53
Sıkılmadan çalışacağım 10 sene var önümde!

* Hayatımda daha önce görmediğim kadar bir parayla karşılaşınca, denetimsiz bir zaman yaşadım. Milli Piyango çıkınca coşar ya adam, her şeyi yer yutar. Öyle oldu.

* Çok yorulursam bırakır, başka işler yaparım. Ama farkında olduğum şey şu; mesleğimin en tatlı yıllarındayım. 35-40 arası, bir oyuncu için çok güzel yaşlar. On sene var önümde. 45'e doğru bunalmış olurum!

* İçki içmeyi seviyorum. Ama yalnız kaldığımda içmem; insanların arasına girdiğimde içmek istiyorum. Sosyalleşmek için. İçmem lazım, yoksa o ortamda kalamıyorum, eve dönmem gerekiyor. Garip bir dünyam var benim. Alkol bana kötülük yapmadı, yapsa bırakırdım.

*Mantıklı davranmaktansa, duygularımla hareket ederim. Çünkü mantık bana iyi gelmiyor. Konuşmakta zorlanma nedenim de bu zaten. On sene önce ne söylersem, şimdi de aynılarını söylüyorum. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Çok korktuğum bir şeydir bu. Biraz korkak olduğum için dürüst davranmaya çalışıyorum. Biraz cesur olsaydım, yalan söylerdim.

* Çok karamsardım eskiden. Karamsarlık elimi kolumu bağlıyordu. Manası yok artık. Verilen sorulara cevap veremezdim o halde yaşarken. Ortada dolanan bir şeydim. Cevaplarım yoktu. Artık cevap vermek zorundayım! Kaç kaç, nereye kadar, nereye kaçacaksın? Bitti! Kendi şapşallıklarımla ilgili şeyleri hallettim.

sleepinsanity
27-01-08, 22:57
Eyüp, benim şekillenmemin en önemli sebeplerinden!

* Eyüplü olmak beni şekillendirdi. Benim yaşıma kadar olan nesillerin paylaştığı his şudur: Orada hoşgörülü bir disiplin var. Ana kelime hoşgörüdür. Beraber yaşayabilme yeteneği vardır oranın insanlarında. Ben on sekiz yaşında ayrıldım. Orası İstanbul'un ilk varoşu. Dört yüz, beş yüz yıllık bir varoş aslında. İstanbul'un fethiyle gelişen bir semt. Argonun falan çıktığı yer orasıdır. Enteresandır.

* Meraklı bir insanım ama yazıya meraklıyım. Mesela insan deşmem ama yazıyı çok seviyorum. Küçükken beni ekmek almam için bakkala yollarlardı, iki saatte dönerdim. Gazeteleri okurdum. Şimdi de öyle, dört beş kitabı aynı anda okuyorum. Tutkum var yazıya. Önüme çıkan her şeyi okuyorum. Bir de edebiyat
dergilerinin bazıları, müzik dergileri ve fanzinler; yani alt kültür dergisi. Fotokopi yoluyla çoğaltılıyor.

sleepinsanity
27-01-08, 23:09
Sabah arşiv'den gideyim =)

Asmalı Konak'ın yönetmeni artık beyazperdede

http://img102.imageshack.us/img102/2282/8f5d5dcd60069b4eae69194us8.jpg

30-04-2004


Çağan Irmak'ın ilk sinema filmi yadırgatıcı". Baştan sona ilgiyle izlenen "Mustafa Hakkında Her Şey"in neyi amaçladığı, ne anlatmak istediği anlaşılmıyor
Büyük ve başarılı bir reklam şirketinin egosu fazla gelişmiş, sinirli, öfkeli, kırıcı ve bencil sahibi Mustafa için her şey günlükgüneşlik gözükmektedir. Şirketi dev bir film platosu gibidir, güzel bir karısı, çok sevdiği bir küçük oğlu, düzenli bir yaşamı vardır. Ama günün birinde her şey sarsılır. Karısı kullandığı otomobille karıştığı trafik kazasında ölür. Üstelik işinden değil, Kilyos'tan geldiği ve yanında bir erkek olduğu ortaya çıkar. Hayatı cehenneme dönen Mustafa için, nasılsa hayatta kalan yabancının peşine düşüp gerçeği öğrenmek bir görev haline gelir. Ama hikayenin bu ana hatlarından sonra işler biraz karışıyor. Çünkü film tam olarak yolunu ve yönünü seçemiyor, arada bir derede kalıyor. Çocukluğunda geçirdiği bir travmayı ömür boyu sürdürmüş bir insanın karakter irdelemesi midir bu? Gizli kalmış aile sırlarının peşinde bir soruşturma mı? Aşk ve aldatma üzerine bir düşünme fırsatı mı, bir psikolojik gerilim ve 'Bakalım kim kimi haklayacak?' heyecanı mı?

İKİNCİ YARIDA TOPARLIYOR
Film tüm bunları birden yapmayı deniyor. Ama tam olarak başaramıyor. Özellikle ilk yarısı, yönetmenin hiç de amaçlamadığı gülüşmelere, hatta kahkahalara neden olan biçimde gelişiyor. İkinci yarıda film oldukça toparlanıyor. Ve ilk yarıdaki pek de başarılamamış bir Zeki Demirkubuz tavrı, bu kez belli bir Marco Ferreri tavrına dönüşüyor. Yani, tipik burjuva bir adamın üstelik esir almış olduğu tipik bir alt-kesim insanına, bir emekçiye karşı kinini kusması ve böylece, adeta sınıflararası bir savaşıma girmesi... Ama bu ilginç tema da sonuna dek götürülmüyor. Çağan Irmak'ın başlıca kusuru, senaryodan başlayarak filmin ana temalarını, asıl ilgi alanlarını saptamadaki yetersizliği. Yoksa filmin akışkan bir dili, kararmalı sahnelerle de olsa doyurucu bir süreklilik duygusu, iyi bir oyuncu kadrosu var. Teknik standartları da oldukça üstün. Oyuncu demişken, aslında çok iyi bir oyuncu olduğu halde rolünün belirsizliğine kurban giden Fikret Kuşkan'dan çok, kusursuz bir şoför olan Nejat İşler ve de özellikle yardımcı rolünde son derece iyi olan Şerif Sezer'i kutlamak isterim. "Yol", "Hakkari'de Bir Mevsim", "Camdan Kalp" gibi filmlerin fetiş oyuncusu Sezer, aynı kadının 30 yılın ayırdığı iki farklı dönemini ustalıkla canlandırdığı bu rolle tam bir oyunculuk dersi veriyor. Sırf onun için bile film görülmeye değer, inanın...

Kaynak: Sabah

sleepinsanity
27-01-08, 23:25
Beşikten mezara kadın

07-11-2005

Fotoğraf sanatçısı Bennu Gerede, başlık parası, kuma, zina gibi kadına dair öykülere, ilk kişisel sergisinde ayna tutacak. 13 yaşından beri fotoğrafla içiçe olduğunu söyleyen Gerede, kadının farklı yüzlerini anlatacak.

Beşik kertmesi, başlık parası ve kumalık gibi Anadolu kadınının adeta yazgısı olan gerçekler, Bennu Gerede'nin 8 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında Galerist'te açacağı kişisel sergisinin malzemesi olacak. Bu çalışması için Şenay Akay, Nejat işler gibi ünlü isimlerle çalışan sanatçı, kadın sorunlarına parmak basacak. Daha önce de kişisel sergi açtığını ancak 'Teslimiyet'in özel bir proje olduğunu söyleyen Bennu Gerede, kendini, çocuklarını ve fotoğraflarını anlattı.

http://img502.imageshack.us/img502/284/nejatibybennugerederw7.jpg

ikizlerbur
27-01-08, 23:37
Aysucum röportajlar ve arşivden haberler için teşekkürler:)
Damlacım bizimle paylaştığın haberler için teşekkürler
İkincisi hele çok güzel..Biz yanlış tanımıyoruz Nejat'ı emin oldun bundan:img-yes:
Özgecim inşallah halledebilirsin bilgisayarında ki sorunu:img-yes:

http://img352.imageshack.us/img352/2714/s1xp0.jpg+http://img352.imageshack.us/img352/5299/s2rt4.jpg+http://img135.imageshack.us/img135/4470/s3sc8.jpg

http://img352.imageshack.us/img352/1365/s4bf0.jpg+http://img135.imageshack.us/img135/4619/s5ri6.jpg

sleepinsanity
27-01-08, 23:59
Burçin'cim iconlar harika. İlk icondaki duruşları çok güzel Selinle Ali'nin. :good:

Bunu okumuş muydunuz bilmiyorum ama ekleyeyim gene de. İlginç bir yaklaşım. Özellikle de Özge'cim abuk subuk erkek gazete yazarlarından sonra böyle bir yaklaşım bile hoşuma gitti, bazı yerlerde aşırıya kaçmış tabi bu yazar, bir de o da serseri damgası vurmuş Nejat'a.:icon_sorr

Biz erkeklerin nesini severiz?


Geçen haftaki Hakan Tiryaki'nin, Nejat İşler hakkında yazdıklarından sonra tepem attı. Neymiş, konuşurken üst dudağını oynatmayan Nejat İşler'in neden bu kadar çok kadın hayranı varmış... Okuduktan sonra, müthiş sorumluluk bilincimle bir karar verdim. Erkekleri kadınlar konusunda aydınlatmaya devam edecektim, yoksa tam tersi mi? Gerçekleri ortaya çıkarmanın zamanı gelmişti.

Nejat İşler'den başlayalım. O kirli sakalı, yırtık pırtık kırışık jean'i, dolaptan öylesine seçilip giyilmiş izlenimi veren atletleriyle Nejat, çekici bir erkek. Bunu çevremdeki yaşları 25-45 arasında değişen kadınlarla yaptığım ankete dayanarak söylüyorum. Cevapları sıralayalım daha anlaşılır olsun diye; 'Çok serseri yaaa', 'var ya, karşımda otursun yeter', 'nasıl bakıyor o adam öyle', 'çok seksi, çok umursamaz, çok tatlı', 'çok cool', 'yerim ben onu', 'şu Aliye ne kadar şanslı'...

Buradan da anlaşılıyor ki, hem metro hem de seksüel olayım diye kaş aldıran delikanlıların seksi görüneceklerine ilişkin bir garanti yok. Rahat görüneceksin ve güzel bakacaksın. Gözlerinin rengi veya ne kadar badem olduğu önemli değil, nasıl baktığı önemli kadınlar için.

Erkeklerde durum daha şekilsel, yani 'çekik' diye, sokak sokak Uzakdoğulu kız arayan erkekler var aramızda, arkadaşlar. Hem de yakından baktığınızda çekik gözlü kardeşlerimizin bir hayli şehla oldukları da ayrı bir konu. Ama şekil itibarıyla erkeklere seksi gelen bir ırk.

Gerçi erkeklerin hemen her ırka karşı böyle bir yaklaşımları var. Geçenlerde bir arkadaşım anlattı. Uzun boylu, sarışın, yeşil gözlü ve Samsun'lu bir kız, kendisini Ukraynalı zanneden bir erkekle çıkıyormuş. Kız delikanlıyı çok beğenmiş, delikanlı da kızı yabancı zannedip asılmış. Kız şaka olsun diye bozmamış bizimkini, aksanlı falan konuşmuş. Ama aradan günler geçip de aşık olunca, anlatamamış durumu. Şimdi kara kara düşünüyormuş, Ukraynalı şahane bir kızla aşk yaşadığını zanneden delikanlıya durumu nasıl izah edeceğini.

Gelelim tekrar Nejat İşler'e. O masum ifadesine harmanladığı çapkın bakışları elbette hepimizin hoşuna gidiyor. Zaten Hakan Tiryaki'nin bunu sorgulaması çok saçma. Yani, konuşurken dudaklarını oynattığı için mi Angelina Jolie'yi seksi buluyorsunuz. Aaaa kızdım yine. Biz size karışıyor muyuz. Aslında evet karışıyoruz. Ama sizin bizim zevklerimize karışmanızı istemiyoruz.

Zaten ülkeye kırk yılda bir hoş bir adam geliyor, bari onu yıpratmayın.

Benim gençliğimde popstar Erol Evgin'di hatırlatırım. Posterlerini asmak zorunda kalan insanlar vardı alternatif olmadığı için.

Biz ne badireler atlattık gençliğimizi yaşayana dek. Allah'tan Bon Jovi falan vardı da, biraz avunuyorduk elin gavuruyla. Bir kere biz erkeklerin masum görünenini severiz, çok bilmişini değil. Bakınız Mehmet Aslantuğ. Sonra serseri olanını severiz, hanım evladı değil. Bakınız Nejatçığım (artık samimi olmuşuzdur kendisiyle herhalde). Biz de insanız, azıcık yakışıklı olanını severiz. Etrafta pek kalmasa da artık, bakmasını bilenini severiz. Hiç birini bulamazsak sevmiş olmak için severiz. Hayal ettiğimizi severiz, olmasını istediğimizi... Biz, erkeklerin bize ait olanını severiz, öyle görünenini en azından...

Yoksa koca göbekli erkeklerini bu kadar kıskanan yurdumun kadın milleti nasıl açıklanabilir sorarım size?

zeynep.
28-01-08, 00:12
Aysucum haberler için saol cnm
bende internette bir haber buldum uzunca bişi hiç hatırlamıyorum eskilerden herhalde yani ben pek hoşlanmadım eklememi istermisin canım?

sleepinsanity
28-01-08, 00:17
Zeynep'cim eklersen sevinirim ben kendi adıma, Nejat'ı eleştiren türden bir yazı mı? Merak ettim. :img-blush

Bu da gene çok sıkıldığı bir dönemde verdiği röportajlardan, zaten Aliye dönemi çok sıkıntılı geçmiş onun için. :icon_sorr Neyseki geride kaldı o zamanlar ve umarım bir daha aynı sıkıntılı dönemleri yaşamaz, özellikle de mesleki anlamda. Kadınlar da ne arsız, ne gibi bir beklentileri oluyor ki durmadan bakarken, taciz ederken, anlamak imkansız. :icon_sorr Tiyatro kurabilir inşallah, harika bir hayal ;) Bir de bu röportajın bazı kısımlarını ben hatırlamıyordum tam olarak, tekrar okumak iyi oldu, ne kadar sıkıntılı bir zamanda vermiş olsa da gene çok samimi.

Mal oldum ben

Sibel ARNA / Hürriyet Pazar - 03.04.2005

http://img162.imageshack.us/img162/8226/018517400vc0.jpg

Nejat İşler, içime işler! Slogan bu. Son zamanların en beğenilen aktörü. Aliye isimli televizyon dizisinde genç bir doktoru canlandıran Nejat İşler (33) son olarak Anlat İstanbul filminde rol aldı.

Kadınlar ona popstar muamelesi yapıyor. Bir yıl önce Galatasaray’da açtığı kitap dükkanı her yaş grubundan kadın tarafından günün her saatinde ziyaret ediliyor. İşler, bu gidişten hiç memnun değil. Bu yüzdendir ki insan içine çıkarken mutlaka içki içiyor. Aksi takdirde üç saat gözünü bile kırpmadan bakan kadınlara katlanamıyor.

Televizyon dizilerinde oynayıp da dizileri sizin kadar eleştiren hiç kimse yok. Nedir sizin bu dizilerden alıp veremediğiniz?

- Sıkılıyorum. Çünkü ben özel kanalların açıldığı ilk yıldan beri dizilerde oynuyorum. 1992’den beri. 13 sene oldu. Çok adamla çalıştım, çok sete gittim. Her şeyi biliyorum. Açı, karşı açı! Bıktım ben bundan ya. Eskiden tek sıkılan bendim, şimdi yalnız değilim. Herkes sıkılıyor. Hep aynı şey bilirsiniz.

Bilmiyorum, anlatır mısınız?

- Sabah günlük program gelir. Biz aramızda çekimin kaçta biteceği konusunda toto oynarız. Genelde ben kazanırım. Açılar belli, planlar belli, alıştım artık. Her şey otomatik gidiyor. Bizim işimizde otomatiklik bitirir adamı. Ben yaptığım işe inanmayarak bunu engellemeye çalışıyorum. Yaptığım işe inanmıyorum. İnanırsam biterim. İnanan biter.

Oynadığınız diziyi de alkol almadan izleyemiyormuşsunuz. Filmlerinizi izliyorsunuz ama. Sinemada gördüğünüz Nejat İşler ile televizyonda gördüğünüz Nejat İşler arasında ne fark var?

- Sinemada daha az hata yapıyorum. Televizyonda her şey hızlı gittiği için çok hata yapıyorum. O hataları görmeye dayanamıyorum.

Bize işimizi severek yapmamız öğretildi. Siz bu dizi işinden düpedüz nefret ediyorsunuz...

- İş bu ya severek yapılmaz ki. Çalışan insan mutlu olabilir mi?

Olabilir, neden olmasın?

- Tamam o zaman onlar çalışsın biz yiyelim. Çalışırsan para kazanırsın, hepsi bu. Seks zevklidir, bunu para için yaparsan fahişeliktir. Profesyonelsin yani.

‘Popüler kültür iyidir hoştur, ekmeğimi oradan yiyorum. İçinde çok kalamam, kalırsam başka bir şey olurum’ demişsiniz. Ne olmaktan korkuyorsunuz?

- Oldum bile.

Ne oldunuz?

- Mesela iki haftadır kendimi pek iyi hissetmiyorum. Çünkü bu aralar çok röportaj yapıyorum. Altı yaşında bir çocuk bile yolda bana Nejat diye bağırıyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir. İnandırıcılığımı kaybediyorum. İşimi iyi yapamıyorum. Artık kimse oynadığım filmde nasıl rol yaptığıma bakmıyor. Yalnızca bedenime bakıyor. Mal oldum ben. Herkes benim üzerimden bir şey hayal ediyor.

Hayranlarınızı biraz olsun bastırabilmek için mi Anlat İstanbul’da kötü bir karakter canlandırdınız?

- Yok ben böyle hesaplar yapmam. Rol öyle geldi. Ben canımın çektiğini oynarım. Meslekle ilgili stratejilerim yok. Bir tane hayalim var. O da 40 yaşına gelince her şeyi bırakıp, dünyayı gezmek. Kariyer peşinde falan değilim.

Bu mudur tek hayaliniz gerçekten?

- Evet. Bir kitapçı açmak istiyordum, bir yıl önce onu yaptım. Umduğumdan fazla para kazanırsam bir de tiyatro kurarım, o kadar.

BENDE HAYIRLI DAMAT HAVASI VAR GALİBA

İkinci işiniz kitap satıcılığı diyebilir miyiz?

- Birinci işim kitap satıcılığı.

Nasıl bir satıcısınız?

- Israr etmeyen. Dükkana giren birine ‘Buyurun yardımcı olabilir miyim’ demem. İlk hareket karşıdan gelir.

Sattığınız şeyin hikayesini anlatıyor musunuz?

- Bazen anlatıyorum. Ben kimsenin ilgilenmeyeceği şeyleri de okurum. Ve onları benden başka hiç kimsenin okumayacağını düşünürüm. Biri gelip de o kitaplardan birini eline alırsa, şaşırıyorum. İşte o zaman bir şeyler anlatıyorum.

Yaşını başını almış kadınlar bu kitapçıya sizi görmek için geliyormuş doğru mu?

- Oluyor öyle bazen. Ben sette olduğum için pek rastlamıyorum ama arkadaşlar anlatıyorlar. Ben de öyle bir hayırlı damat, hayırlı evlat havası var galiba...

Bu dükkanda kaç ortaksınız?

- İki ortağım var. 91’de ilk tezgahı birlikte açmıştık zaten. Bunca yıl aynı evlerde kaldık. Şimdi de aynı evde kalıyoruz. Onlar benim dostum değil kardeşim.

Küçükken ne olmak istiyordunuz?

- Önce şarkıcı olmak istiyordum. Sonra deniz subayı olmaya karar verdim. Sonra diplomat olmak istedim. Sonra iyi bir tüccar olmaya karar verdim. Sonra da oyuncu oldum.

Tesadüfen oyuncu oldunuz yani?

- Aynen. Lisenin bittiği yıl üniversite sınavını kazanamadım. Çünkü kursa gitmedim. Gitmeyi reddettim. Sınavı kazanamayınca bir sene boş oturdum. O ara tezgahta kitap satmaya başladım. İkinci sene Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf bölümünü kazandım. İki seneydi ama. İki sene askerlik için iyi bir şey değildi. 4 senelik bir okula gitmek istiyordum. Birden aklıma konservatuvar geldi. Öyle girdik.

En büyük defonuz ne sizin?

- Salaklık. Biraz safım. Çabuk inanırım.

Çok kazık yediniz mi?

- Buradan Çin’e yol olur.

Yediğiniz kazıkların yüzde kaçı aşk-meşk yüzde kaçı iş?

- Fifti fifti.

Bir röportajınızda donsuz gezdiğinizi söylemiştiniz. Bunu söylediğiniz için pişman mısınız?

- İşte o da bir kazık mesela. Bulursam onu yazan herifi döveceğim. Bir de arkadaşım üstelik. Soru şuydu: Paçalı mı giyersin, slip mi? Ben de giymem dedim. Bu kadar. Ben bu lafı sansasyon olsun diye söylemedim. Sordu, cevap verdim. (Şencan Güleryüz'den bahsediyor. Demekki o röportajla çok üstüne gelinmiş ki çok gıcık olmuş)

Sizin kadar kendini saklayan hatta asosyal olduğunu söyleyen bir adamın don giymem demesi biraz tuhaf değil mi?

- Evet tutarlı değilim. Ama tutarlı insan kadar sıkıcı bir şey var mı? Olabilir mi? Biz bina değiliz ki, insanız. İçimizde kanlar dolaşıyor. Yiyoruz, içiyoruz, sıçıyoruz, sevişiyoruz. Benim bir duruşum yok. Benim yürüyüşüm var, gidişim, gelişim var. Ben o adam gibi adam olmak geyiklerine inanmıyorum.

Hayatta sizi heyecanlandıran bir şeyler var mı?

- İçinde gitar olan müzik, kadınlar ve Fenerbahçe.

MAL DÜŞMANIYIM

Hiçbir maddenin beni hayata bağlamasını istemiyorum. Ne para, ne araba, ne ev. Bence İstanbul’da araba sahibi olmak görgüsüzlük. Param olduğu sürece bütün sarılar benim. Benim mala mülke karşı bir antipatim var. Servet düşmanlığı değil mal düşmanlığı benimki. Çünkü onlar servet bile değil. Hiçbir şey bana ait olsun istemiyorum. Başkasında olmayan bir şey bende olunca utanıyorum. Kitabım da yok benim. Kitap da mal çünkü. Okurum veririm. Zaten kitapçılığa da öyle başladım. Okuduklarımı satıp, yenilerini almak için başladım.

sleepinsanity
28-01-08, 00:26
Bunu da ilk defa okudum, doğruluk payı var mıdır acaba. Sibel Kekilli çok beğendiğim oyunculardan biri.

"SİBEL KEKİLLİ, ALİYE DİZİSİNDE DOKTOR DENİZ’İ CANLANDIRAN NEJAT İŞLER’E HAYRAN OLDUĞUNU AÇIKLADI.

Sibel “Türkiye’de birlikte kamera karşısına geçmek istediğim tek erkek Nejat İşler. Çünkü hem çok yetenekli, hem de çok yakışıklı ve seksi” dedi."

zeynep.
28-01-08, 00:36
ekliyorum Aysu'cumbelki siz okumuşsunuzdur...

Oto-tekzip-tuba akyol

Haftalık magazin dergilerinden birinde bir haber vardı. Nejat İşler don giymediğini açıklamış.
Olabilir. Magazin dergilerine soyunan birtakım hatunların mütemadiyen "Sanat için soyunurum" ya da "Erkeğimin geyşası olurum" demelerine, bunların o çıplak fotoğrafların başlığı, kılıfı vesairesi olmasına alışığız. Güleriz geçeriz icabında. Hatta Nejat İşler'i takdir bile edebiliriz. Yeni bir renk, yeni bir soluk, yeni bir başlık neticede.
Fakat iki yıl önceki bir haberden bahsediyorum. Ve bu iki yıl önceki haberden birkaç hafta önce de ben Nejat İşler'le bir röportaj yapmışım. Adam gayet düzgün, magazin dergilerine haber olmak için böyle başlıklar vermeyecek tipte biri. Bana öyle görünmüş. Haberi okuyunca kendimi aptal gibi hissettim takdir edersiniz. "Aa ben hakikaten salağım" dedim. O gazla da işte, Nejat İşler'le bu köşede azıcık dalgamı geçtim.
Sonra "Mustafa Hakkında Herşey" filminin oyuncularıyla röportaja gittim. Herkesle konuştum, sıra Nejat İşler'e geldi, tam soru soracağım... "Sen niye benim don giymediğim yazdın?" dedi. Hadiii! Ben onun donsuz gezdiğini tespit edip bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşan bir acar muhabir değilim ki!
"Sen niye don giymediğini açıkladın?" dedim.
"Elele dergisi röportajda boxer mı giyersiniz, slip mi diye sordu. Ben de giymem diye cevap verdim. Durduk yerde açıklamadım ki" dedi.
O zaman anladım vaziyeti. Sonuçta bir kadın dergisi böyle bir soru sorabilir. Muhatabı da cevap verir. Bu öyle don giymiyorum diye kendini ortaya atıp haber olmaya çalışmakla aynı şey değil.
Ama işte acelem vardı. "Peki, tamam, hı hı" dedim, "Film iyi oldu mu? Nasıl kabul ettiniz rolü?" diye klasik sorulara geçtim.
Bugün okuyacaksınız "Anlat İstanbul" oyuncuları ile röportaj yaptım geçen hafta. Nejat İşler "Sen benim don giymediğimi yazdın" dedi.
Yine durumu açıklayacak ortam, vakit vs. yok. Zeytinyağlık yaptım. "Magazin dergilerine konuşuyorsun, ben yazınca kızıyorsun" dedim.
Şimdi ben haksız mıyım? Ben o haberi gördüm. Haksız değilim.
Nejat İşler haksız mı? Vallahi o benden daha haklı.
Vicdan azabı oldu içime. Hikaye budur.
Düzeltir, özür dilerim.

sym_88
28-01-08, 00:38
Aysu röportajlar için çok sağol.Eeee sibel kekilliye hak vermemekte elde değil yani.Beşikten mezara kadın yazının altındaki fotoda nejat ne kadar karizma çıkmış ya.Burçicim canım avatarlar için çok sağol.

http://img264.imageshack.us/img264/8661/1195285343jc2.jpg (http://imageshack.us)

ikizlerbur
28-01-08, 00:49
Zeynepcim,Aysucum ekeldiğiniz haber ve röportaj köşe yazıları için teşekkürler:img-wink:

Evet fotolar geldiğinden beri aklımda olan
Nİ.EC Çalışması:img-icecr
Diğerinden de yapıcaktımda anca bunu yetiştirebildim:img-yes:

http://img84.imageshack.us/img84/2743/nec1rm7.th.jpg (http://img84.imageshack.us/my.php?image=nec1rm7.jpg)

Umarım beğenirsiz..
Herkese iyi geceler bu gece dayanamadım:img-icecrYoksa Aysu'yu yalnız bırakmazdım:)

zeynep.
28-01-08, 00:57
saol Burçincim çok güzel olmuş
bu ikiliyi çok seviyorum

sym_88
28-01-08, 01:01
Nejattın bu fotodaki bakışlarına bayıldım......

http://img352.imageshack.us/img352/3871/20blmm161ucvv9yi0.jpg (http://imageshack.us)

http://img230.imageshack.us/img230/2104/07tvus7wb6.jpg (http://imageshack.us)

Burçicim çok güzel olmuş çalışman tabi herzamanki gibi eline sağlık canım

sleepinsanity
28-01-08, 01:02
Burçin müthiş olmuş ya bu wallpaper :img-in_lo "Türkiye'nin gerçek oyuncuları." Ne zamandır değiştirmiyordum masaüstümü, hemen koydum. :) Ellerine sağlık. Yazı fontları da çok güzel.

Zeynep'cim teşekkürler yazıyı eklediğin için. 18 Mart 2005'te yazmış Tuba Akyol bu yazıyı. Nejat da demin eklediğim röportajda (3 Nisan 2005'te) gene aynı soru önüne gelince epey sinirlenmiş de bu lafları etmiş zaten. Hakkaten adamın üstüne gelinmiş, amma büyütülmüş amma sorun edilmiş. Ben hiç dikkat etmemiştim daha önce. Röportaj yapanlar da zaten aynı dönemlerde hep aynı soruları soruyorlar. Geride kalması güzel bunların.

"Bir röportajınızda donsuz gezdiğinizi söylemiştiniz. Bunu söylediğiniz için pişman mısınız?

- İşte o da bir kazık mesela. Bulursam onu yazan herifi döveceğim. Bir de arkadaşım üstelik. Soru şuydu: Paçalı mı giyersin, slip mi? Ben de giymem dedim. Bu kadar. Ben bu lafı sansasyon olsun diye söylemedim. Sordu, cevap verdim."

sleepinsanity
28-01-08, 01:10
Bu da Tuba Akyol'un Milliyet'te yaptığı MHH hakkındaki röportaj. Çok güzel bir röportaj, tabiki de Nejat-Fikret ve Çağan'ın verdiği inanılmaz içten cevaplardan ötürü. :)

"Bu film 'Asmalı Konak'ı unutturacak"

http://img152.imageshack.us/img152/6217/mhhpicll5.jpg

30 Eylül 2003

"Asmalı Konak" dizisinin yönetmeni Çağan Irmak ikinci sinema filmi "Mustafa Hakkında Her Şey"in çekimlerini salı günü tamamlayacak. Irmak "Asmalı Konak'ın yönetmeni olarak tanındım. Ama bu film o imajı silecek" diyor

Mustafa'nın villasındayız. Gayet zevkli döşenmiş bir salon, rahat ve şık koltuklar, kenarda bir yemek masası, salondan çıkınca sağda modern bir mutfak, solda üst kata, yatak odalarına çıkan ahşap bir merdiven, yemyeşil bir bahçe...
Mustafa bir reklam şirketinin sahibi, zeki, genç bir adam. Karısı ve çocuğuyla bu evde, mutlu bir hayat sürüyor. Sonra bir gün karısı, arabasında hiç kimsenin tanımadığı bir erkekle birlikte trafik kazası geçiriyor. Kadın ölüyor, erkek yaralı olarak kurtuluyor. Derken olaylar gelişiyor...
Yönetmen Çağan Irmak'ın ikinci sinema filmi "Mustafa Hakkında Her Şey" insanların içindeki deliliğin nerede, ne zaman, nasıl ortaya çıkabileceğini gösteren, dışarıdan "normal" görünen insanların aslında ne kadar "normal" olduklarını sorgulayan bir film. Fikret Kuşkan, Nejat İşler ve Başak Köklükaya'nın rol aldığı film için Çağan Irmak "Oyuncuları fiziksel olarak çok zorladığım bir filmdi" diyor. "Onlar gık demediler ama ben bazen kendimden nefret ettim. Yine de çok zevkliydi. Psikopatça bir zevk bu!"

Siz "Asmalı Konak"ın yönetmeni olarak tanındınız. Bu film o imajı kırar mı?
Çağan Irmak: "Asmalı Konak"ın yönetmeni olarak tanınmak beni rahatsız etti açıkçası. Bence çok başarılı bir işti o. Yine de adımın başına sürekli "Asmalı Konak"ın eklenmesi hoş değil. Bu film onu kıracak ve "Asmalı Konak"ı unutturacak.

Bu şiddet içeren bir film, değil mi?
Evet. Şile'de Fikret ve Nejat'ın sahnelerinde çok zevkli ama çok zorlu şeyler yaşadık. Fiziksel olarak oyuncuları çok zorladığım bir film oldu bu. Nejat yarım saat çıplak ayakla ormanda koşmak zorunda kaldı. Ayakları kesildi, yaralandı. Dayak yedi. Ben bazen kendimden nefret ettim. Ama Nejat hiç gıkını çıkarmadı. Oyuncular zor şeyleri yapmaktan tuhaf bir zevk alıyorlar.

Siz ormanda koşarken, ne bileyim ayaklarınız acıdığında falan kızdınız mı Çağan'a?
Nejat İşler: Çağan'ın söylediği doğru: Zor rolleri severiz biz. Benim için bu film Şile'de başladı ve orada bitti mesela. Şile'deki sekanslar çok iyiydi. Ama gerçekten çok zordu. Bir hafta boyunca günde toplam 10 saat ellerim kelepçeli ve sandalyeye bağlıydım. Kızmaya gelince... Sadece Çağan'a değil, ben herkese çok kızdım aslında. Herkes bana çok kötü davrandı. Beni çok ezdiler. Bir daha bu ekiple çalışmayacağım. (Gülüyorlar)
Ç.I.: Biz hepimiz Mustafa'yız ya, o yüzden! Fikret, biliyorsun, ona eziyet eden Mustafa rolünde. Ben de o karakteri yazan kişiyim. Nejat bizi Mustafa ile aynı kategoriye koyup "Hepiniz birer Mustafa'sınız aslında" diye takılıyor bize.

Filmde en zorlandığınız sahne hangisiydi?
Ç.I.: Zorlanmak değil de, benim en korktuğum sahne kaza sahnesiydi. Ben Başak'a (Köklükaya) TIR'a birkaç metre kala durmasını söyledim. Gerisini efektle halledecektik. Bir baktım Başak gidiyor. "Ölecekler" diye düşündüm ve "Stop" diye bağırdım. Başak TIR'ın dibinde durdu. Neyse ki görüntü yönetmeni kesmemiş çekimi. Yoksa ben o panikle sahneyi yarıda bırakmış olacaktım.

Ekiptekiler birbiriyle iyi anlaşmış galiba.
Ç.I.: Bütün filmlerde "Biz çok iyi anlaştık" derler, biliyorum; fakat bu filmde herkes hakikaten çok iyi anlaştı. Çok uyumlu çalıştık.

Galiba Nejat İşler hariç. Şaka bir yana, sizin bu rolü kabul etme nedeniniz neydi?
N.İ.: Senaryoyu çok beğendim. Oyuncu için imkanlı bir senaryoydu. Zor bir roldü ama zor olması da çok cazipti. Fikret'le ve Başak'la oynayacak olmak da bir avantajdı.


Fikret Kuşkan: "Bence bu set 'cillop-gate'di"
Fikret Kuşkan yeni uyanmış, hâlâ uykusu var, üstelik başı ağrıyor, karnı da aç... Ve... Görüşmeye geç kaldı. "Henüz Başak Köklükaya da gelmedi" dedim; filmde canlandırdığı Mustafa'nın evinin bahçesinde, çimenler üzerinde ters takla attı. Gerçekten! Takla attı! "Demek bir tek ben geç kalmadım" diye... Bu arada Başak Köklükaya geç kalmakla kalmadı, dizi çekimleri uzadığı için görüşmeye hiç gelemedi.

Nasıldı çekimler?
F.K.: Yorucu ama çok iyi, zor ama zevkli...

Herkes işin zor olduğundan fakat aynı zamanda çok zevkli olduğundan söz ediyor. Nedir bu?
Ç.I.: Galiba şöyle: Tepkileri belli olmayan bir karakteri canlandırmak da çekmek de çok zevkli. Psikopat bir zevk bu.
F.K.: Düşünün, ben çekimden sonra Mustafa'nın bende yarattığı o gerginliği üstümden atmak için avaz avaz bağırıyordum. Öyle zor, yorucu ama bir o kadar da zevkliydi.

Fikret Kuşkan kafanızdaki Mustafa'yı canlandırabildi mi?
Ç.I.: Daha sete ilk geldiği gün "Mustafa geldi" dedim. Fikret de beni yanıltmadı. Hatta Fikret'le Şerif ablanın oyunculuğu bana bazı sahneleri attırdı. Bu ne demek? Senaryoda her sahnede izleyiciye geçmesi gereken bir his vardır. Onların anne-oğul olarak oyunculukları öyle başarılıydı ki verilmek istenen o duyguyu, başka bir sahneye gerek kalmadan veriyorlardı.

Set nasıldı?
F.K.: Ben her sette farklı bir şey öğrenirim. Işık, kamera terimleri... Bu sette yeni duyduğum şeylerden biri de "cillop gate"di. "Filmin en mükemmel çıkmış hali" demek. Görüntü yönetmeni asistanı filmi çıkarıyor, "cillop-gate" diyor mesela. Ne güzel bir terim, di mi? Bence de bu set cillop gate'di.


"Sete gelirken kafasında o günkü sahneyi çoktan çekip bitirmiştir"
Fikret Kuşkan: Çağan Irmak zeki ve özel biri. Sete, ne istediğini bilerek geliyor. Bu film şu ana kadar yaptığım çalışmalar içinde en sessiz sakin olanıydı.
Nejat İşler: Beraber yaratmaya elverişli biri. Çok rahat bir şey önerebiliyor, tartışabiliyor, beraber geliştirebiliyorsun. Çağan'la çalışmak zevkliydi.
Şerif Sezer: "Asmalı Konak"ta da beraberdik. Çağan bende alışkanlık yarattı. Bu filmi bitirip hemen yeni projeler yapması lazım. Çünkü biz artık aile gibi olduk. Mesela Fassbinder'in tüm filmlerinde Hannah Schygulla oynar. Bizim ilişkimiz de öyle.
Selahattin Sancar: Çağan'la kimyamız uyuştu. Bu yüzden onunla çalışmak çok zevkli. Bir de kolay çalışılır onunla. Sete geldiğinde kafasında o sahneyi çekmiş, her şeyi bitirmiş olur.

sym_88
28-01-08, 01:10
http://img352.imageshack.us/img352/7600/ffdfryhzl3.th.png (http://img352.imageshack.us/my.php?image=ffdfryhzl3.png)
Büyük boyuttu için fotonun üsttüne tıklayın...

sym_88
28-01-08, 01:13
Aysucum vallah bu röportaja bayıldım canım eline sağlık.İnanmıyorum ya çağan;fikret ve nejat benim muhteşem üçlünün röportajsı ben bu röportajsı ne kadar okusamda bıkmam çok sağol canım.

zeynep.
28-01-08, 01:15
benim bile sinirimi bozdu Aysu'cum saçma soru sanane Nejat'ın donundan...
şeymacım resim için teşekkürler canım

sleepinsanity
28-01-08, 01:27
Nejat da ne kadar sinir olmuş ki MHH için de Anlat İstanbul için de röportaja geldiğinde unutmamış neden yazdın diye sormuş iki seferde de Tuba Akyol'a. Yalnız o dalga geçmek amaçlı yazdığı yazıyı bulamadım Tuba Akyol'un. O da hemen gaza gelmiş, hayret bir şey.

Bu da hepimizin bildiği Anlat İstanbul röportajı, ama bunu da ekleyeyim madem MHH'yı da ekledim. Muhteşem kadroyla güzel bir röportaj=)

--------

Bana bir masal anlat İstanbul

15 Mart 2005

Anlat İstanbul"un dokuz oyuncusu anlatıyor... Bir filmde bu kadar çok ünlü oyuncu olması iyi mi? Filmi beğendiler mi? En çok hangi bölümü sevdiler? Bu film gişe yapar mı?

http://milliyet.com.tr/2005/03/18/cumartesi/resim/acum.jpg

Gazetecinin röportaj anındaki endişesini alın, 9'la çarpın; işte öyle bir endişe. Ben de nihayetinde "Sayın Ali Kırca" değilim, bu kadar insanla aynı anda nasıl konuşacağım? Eminim, içlerinden en az bir tanesi arıza çıkaracak, röportaj bitmeden "İşim var" deyip gitmeye kalkışacak ama... Hangisi? İlk kim gelecek acaba?
Tam 13.00'te, Paris'te yaşayan Yelda Reynaud geldi. "Ben geç kalamam ki" dedi. "Çok huzursuz oluyorum." İkinci gelen de sürpriz değil: Berlin'de yaşayan İdil Üner.
Nejat İşler neşeliydi, Tim Robbins'in oyunculuğa nasıl başladığını, "Seçmelerde kapıya böö'le tekme atmış" diye canlandırarak anlattı. Fikret Kuşkan konuşkandı. Üç-dört kez "Ben yönetmen olsam..." dedi, galiba yönetmenlik yapmak istiyor.
Azra Akın -Türkiye güzellerine has bir özellik olsa gerek bu, hepsi öyle yapıyor- röportaja annesiyle geldi. Gerçekten Pamuk Prenses gibi Azra Akın; o kadar prenses ve o kadar iyi ki.
Mehmet Günsür beni tanıdığını, onunla röportaj yaptığımı iddia etti. Yok böyle bir şey. "O Şimdi Asker"in galasından sonra, daha yolda Mehmet Günsür'le kim röportaj yapacak diye kavga ettiğimizi ve benim bu kavgadan yenik çıktığımı anlatamadım tabii. Onunla röportaj yapmış olsam, hatırlamaz mıyım canım?
"Bir İstanbul Masalı"nın Ozan'ı İsmail Hacıoğlu, dizide annesini canlandıran Vahide Gördüm'ü yanaklarından öpüp "Nasılsın anne?" dedi. Ve Vahide Gördüm -nasıl anlatmalı?- Fransız filmlerindeki o çok güzel kadınlar gibi.
Kimin "İşim var" arızası çıkardığı da bana kalsın. Belki gerçekten çekimi vardır. Zaten ikna edildi, toplu fotoğraf çekimine de katıldı.
Böylece bir röportaj daha kazasız belasız bitti.

Yelda Reynaud: "Küçük rol yoktur. Küçük oyuncu vardır"
"Anlat İstanbul"da neredeyse 20 başrol var. Her biriniz tek başına başrolü üstlenerek bir filmi sürükleyebilecek nitelikte oyuncularsınız. Ağır bir rolünüz olmadığı halde bu projede yer almayı nasıl oldu da kabul ettiniz?
İdil Üner: Nasıl "ağır" değil. Çok ağırdı benim rolüm. Ben çok zorlandım. (Elini mikrofon gibi yapıp Yelda Reynaud'ya uzatıyor.) Hem, Stanislavski ne der?
Yelda Reynaud: Küçük roller yoktur, sadece büyük roller vardı.
İdil Ü.: Küçük rol yoktur, küçük oyuncu vardır.
Yelda R.: Bir rolü kiloyla ölçemeyiz sonuçta.

Şevket Çoruh: "Bir takıma ne kadar iyi transfer yaparsanız o kadar iyi"
Bu kadar güçlü bir kadro film için avantaj olabilir. Ama dezavantaj da olabilirdi...
Şevket Çoruh: Hiçbir zaman dezavantaj olmaz. Bir takıma ne kadar iyi transfer yapıyorsanız, o kadar iyidir.

Filmin klip tadında bir ünlüler resmi geçidine dönüşmesi ihtimalini düşünmediniz mi hiç?
Nejat İşler: Bana ünlü gelmiyor ki hiçbiri! Açıkçası bu filmde korkulan olmamış. Kadro işe hizmet etmiş. Hop onu da koyalım, bu da oradan çıksın gibi olmamış. Senaryo çok güzeldi. Çalıştığın insanlar da iyi olunca...
İsmail Hacıoğlu: Senaryoyu sevmiştim. Kadroyu da duyunca... "Aman efen'im, tabii kabul ediyorum" dedim.
Şevket Ç.: Enteresan bir kadro. Mesela bizim hikayenin (Külkedisi) çok güçlü bir kadrosu var. Gerçi filmin tamamında öyle bir durum var. Hepsi tek tek Türkiye'de çok önemli isimler. En azından bana öyle geliyor.
Nejat İ.: Deli misin abi, her zaman yan yana gelir mi böyle bir ekip?
Mehmet Günsür: "Pamuk Prenses'i oynamak istedim, kabul etmediler"

Bunca isim arasından performansla sıyrılmak zor değil mi? Oyuncunun kendini göstermesi...

Mehmet Günsür: "Az gözüküyorsunuz" derken, matematik olarak doğru bu, haklısınız. Ama sonuçta herkes filme hizmet etti. Yani önemli olan o hikaye. Biz hikayeyi okuduk, heyecanlandık ve o hikayenin içinde yer almak istedik. Zaten sanmıyorum ki bu filmde yer alan oyuncuların çok gözükeyim diye dertleri olsun.
Nurgül Yeşilçay projeyi çok beğenmiş ama bir filmi sırtlayan roller istediğini söylemiş. Tüm masal kahramanlarını canlandırmayı önermiş, kabul etmemişler. Mehmet G.: Ben de Pamuk Prenses'i oynamak istedim ama kabul etmediler. Şaka bir yana, aslında bu filmde başrolü İstanbul oynuyor. İstanbul'da çok fazla malzeme var. Bir yanda kaos, bir yanda huzur, inanılmaz bir renk cümbüşü... İstanbul'u filmlerde izlemek çok keyifli.
Fikret Kuşkan: "Uzun süredir TV'de olan, 'taşfırın erkeği' olarak kalır"

Filmdeki birçok yüzü TV'den tanıyoruz. Bu kadar çok tanıdıkla karşılaşmak izleyiciyi rahatsız etmez mi?

Fikret Kuşkan: TV oyunculuğu insanı bitiren ve yüzünü öldüren bir şey. Bir dizide 200 bölüm yer almış bir oyuncuyu sinemada kullanmak dezavantaj. Siz uzun süre TV'de bir projede var olduysanız, ondan sonra "taşfırın erkeği" olmaktan çıkamazsınız. Ve sinema için elverişli olmazsınız artık. Ben yönetmen olsam kullanmam.
İsmail H.: İzleyici beni dizideki Ozan olarak izleyecekse, bu benim işimi iyi yapamadığım anlamına gelir.
Fikret K.: Yapımcılar TV'de parlamış oyuncuyu sinemada kullanırlarsa, onu TV'den tanıyan izleyicinin sinemaya geleceğini düşünüyor. Tiyatroda da yapıldı bu.
Şevket Ç.: Ama bu sene çekilen filmlerde gördük. TV starlarının yer aldığı filmler de gişe yapmadı. Ayrıca bu projedeki insanlar TV popülerlikleri düşünülerek seçilmiş değil bence. Öyle olsaydı, kadrosu bambaşka olurdu.

İsmail Hacıoğlu: "Filmi beğendim, sadece final rahatsız etti"
Filmi beğendiniz mi sonuç olarak?
Fikret K.: Minik minik yerlerine itirazım olsa da bu film son beş yılda yapılmış en değişik film.

En çok hangi bölümü beğendiniz?

Fikret K.: Ben Nurgül Yeşilçay'ın oynadığı Uyuyan Güzel masalını sevdim. Benim oynadığım bölüm (Kırmızı Başlıklı Kız) çok minimalist, iyi çekilmiş, çok iyi oynanmış ayrıca. Külkedisi'ni de çok beğendim. Diğerlerinde sorunlar vardı ama onlar da filmin içerisinde olanların göreceği şeyler. İzleyicinin göreceği şeyler değil.
İsmail H.: Beş ayrı yönetmen aynı yöne bakmayı çok iyi becermiş bence. Beni rahatsız eden tek şey final oldu.
Fikret K.: Madem İsmail söyledi ben de söyleyeyim. Finalden ben de rahatsız oldum.
Azra Akın: "Filmi güzel ama insanın kendini izlemesi çok farklı"
İsmail H.: Final dışında filmi çok beğendim ben. Kırmızı Başlıklı Kız kesinlikle çok iyi çekilmiş ve iyi oynanmış. Bizim hikaye de (Külkedisi) güzel olmuş.
Nejat İ.: Ben de Nurgül Yeşilçay'ı (Uyuyan Güzel) beğendim. İdil'i de (Kırmızı Başlıklı Kız) çok beğendim.
İdil Ü.: Ben filmde neyi beğendiğimi söylemeyeceğim çünkü o zaman neyi beğenmediğim ortaya çıkar. Ama genel olarak filmi beğendim diyebilirim.
Nejat İ.: En doğrusunu Erkan Can söyledi, "Güzel bağlamışlar" dedi.

Ya gişe? İzleyici sever mi filmi?

Nejat İ.: Kendini kurtarır. Çok da gişe filmi değil.
Fikret K.: Piyasaya çok açık bir film değil. Masrafını çıkarsın, biraz da para kalsın ki yapımcı yine film yapsın.

Siz hiç konuşmadınız.

Azra Akın: Ben filmi beğendim. Ama insan kendini izleyince çok farklı geliyor, kendinde kusur buluyor. (Diğerlerine dönüp) Öyle değil mi?

Yelda Reynaud: "Rolü kabul ettikten sonra yok olmak istedim, yorganın altına girip ağladım"

Filmde bir transseksüeli canlandırıyorsunuz. Ayakkabı satıcısına aşık olan transseksüel Külkedisi... Teklif nasıl geldi, nasıl kabul ettiniz?

Yelda R: Projeyi anlattılar. "Senaryoyu alayım, haber veririm" dedim. Ama hemen cevap vermem gerekiyormuş çünkü iki gün sonra çekimler başlıyormuş. "Bir transseksüeli oynayacaksın" dediklerinde, "Hayır" dedim. Kadroyu saydılar, büyük oyuncular var dediler. "Olsun, bana ne?" dedim.

Ama kabul ettiniz.

Yelda R.: Kabul ettim ama o akşam yorganların altına girip ağladım. Türkiye'den yok olayım istedim.

Yelda Reynaud: "Türkiye'deki ünlüleri tanıyabilmek için defter tutuyorum"

Rol arkadaşınız Şevket Çoruh'u tanıyor muydunuz, izlemiş miydiniz hiç?

Yelda R.: Tanışmıştık ama hiç izlememiştim. Türk filmlerini pek bilmiyorum.

Şevket bey, siz tanıyor muydunuz Yelda Reynaud'yu?

Şevket Çoruh: (Gülüyor) Yelda'yı tanımayan mı var? Ben "Çamur"u izlemiştim. Ama o "İnşaat"ı izlememiş.

Yelda R.: O sırada Türkiye'de değildim, o yüzden. Şimdi defter tutuyorum. Oyuncuların isimlerini ve yüz hatlarını çiziyorum, karşılaştığımızda ayıp olmasın diye. Mesela Yılmaz Erdoğan'ın ismini duymuştum ama hiç görmemiştim. O geldi, "Sizi çok beğeniyorum" dedi bana. Ben de "Mersi, tamam, çav" dedim. Bilmiyorum ki kim. Sonra onun Yılmaz Erdoğan olduğunu söylediler. En azından kibarca "Teşekkür ederim Yılmaz bey" deseydim.

Şevket Çoruh: "Bu pezevenk rolünü bu haliyle oynamam dedim"

Size bu rol nasıl teklif edildi Şevket bey?

Şevket Ç.: Senaryoyu okudum. Küfretmeyen, İstanbul'da bir pezevengin kesinlikle olmayacağı kadar kibar, efendi biriydi o karakter. Dedim ki ben böyle bir adam olmam. Bir şeyler yazdım. Ümit (Ünal) de çok beğendi. Onu biraz daha sertleştirdik, duygusallaştırdık.

Sizin sevdiğiniz bir masal kahramanı var mı?

Şevket Ç.: Keloğlan.
Yelda R.: Külkedisi. "Külkedisi" aslında çok serttir. O ayakkabının içine girip abuk bir prensle evlenebilmek için kadınlar topuklarını kesiyor. Bunu okuyan çocuk, dünyanın ne kadar acımasız olduğunu görüyor.

Nejat İşler: "Pamuk Prenses'i Azra'nın oynamasından daha hoş ne olabilir?"

Siz ilk kez "Anlat İstanbul"da kamera karşısına geçtiniz, değil mi? O zaman daha "Yağmur Zamanı" dizisinde de oynamıyordunuz.

Azra A.: Evet. Ama bana çok yakın bir roldü. Yapımcıya ve oyunculuk derslerine güvendim. Üç ay ders aldım Hasibe Eren'den. Her şey ilkti benim için.

Siz tereddüt ettiniz mi rol arkadaşınızın Azra Akın olduğunu öğrenince? Sizin için sorun oldu mu?

Nejat İ.: Benim için sorun olmadı ya... Azra çok istekliydi bu işi yapmaya.
Fikret K.: (Azra Akın'a) Açık konuşayım mı?
Azra A.: Tabii, buyrun.
Fikret K.: Geçen akşam bir yönetmenimiz bana "Azra Akın'ın yerine tecrübeli bir oyuncu olsaydı" dedi. "Bu fikrinize katılmıyorum" dedim. "Oyuncular arasında fark yok mu sence?" dedi. "Ben yönetmensem yok" dedim. Ben sokaktan bir insan alırım, onu da oynatırım.
Azra A: E insanlar nasıl başlıyor bu işe?

Bunu söyleyen yönetmen filmi izlemiş miydi?
Fikret K.: İzlemişti. Şimdi şöyle: Doğru oyuncu, doğru malzeme yönetmenin yükünü alır.
Nejat İ.: İşte doğru malzeme. Pamuk Prenses'i dünya güzelinin oynamasından daha hoş ne olabilir?
Fikret K.: O bir hoşluk sadece. Ben film yaparken hoşluk olsun diye kimseyi oynatmam.
Ya da o hoşluğu eğitirdim. (Azra Akın'a) Ben çekseydim üç ay kafanı gözünü yarardım senin.

Vahide Gördüm: "Senaryoyu okudum, işte bu benim dedim"

Siz "Bir İstanbul Masalı"nda alıştığımız iyi anneden sonra bu filmde kötü üvey anneyi canlandırıyorsunuz. Diziden sonra özellikle böyle tam aksi bir rolle izleyiciyi şaşırtmak mı istediniz?

Vahide Gördüm: Siz şaşırdınız mı? Sanırım bu rolle izleyicinin kafasındaki bir duvarı yıkabiliriz. Özellikle böyle bir rol arayışında değildim. Ama senaryoyu okuduğumda "Bu benim" dedim.

Bu sizin ilk sinema filminiz değil mi?
Vahide G.: Evet. Daha önce hep tiyatro yaptım ben. Böyle bir kadroyla çekilen bir filmde böyle bir karakteri canlandırmanın kendim için, mesleğim için yeni bir kapı açacağını düşündüm ve kabul ettim.

Filmdeki saçınızın dizideki ile benzer olmasına takıldım ben. İnandırıcılık açısından risk değil mi bu?
Vahide G.: İnandırıcılık sorunu olacağını sanmıyorum ama... Saç konusunda bir karışıklık yaşandı. Aslında farklı bir model olacaktı. Aceleye geldi, bir karışıklık oldu. O an öyle karar verildi, öyle yapıldı.

Kaynak: Milliyet

sym_88
28-01-08, 01:29
Nejat İşler: Çağan'ın söylediği doğru: Zor rolleri severiz biz. Benim için bu film Şile'de başladı ve orada bitti mesela. Şile'deki sekanslar çok iyiydi. Ama gerçekten çok zordu. Bir hafta boyunca günde toplam 10 saat ellerim kelepçeli ve sandalyeye bağlıydım. Kızmaya gelince... Sadece Çağan'a değil, ben herkese çok kızdım aslında. Herkes bana çok kötü davrandı. Beni çok ezdiler. Bir daha bu ekiple çalışmayacağım. (Gülüyorlar)
Çok güzel bir röportaj gerçekten nejat zor rolleri çok seviyor bunu barda filminde ve MHH'de gösterdi gerçekten çok zordu o iskencelere tamül etmek.Ya ben bu ekibi çok sevmiştim keşke bir projeyle daha karşımıza gelseler.Nejat'la fikret zaten birbirini tamamlayan ikili Aysucum fikret röportajsı içinde bir ayrı teşekkür ederim.Bu röportajsı buraya ekleyerek beni bir ayrı mutlu ettin.

sym_88
28-01-08, 01:47
http://img262.imageshack.us/img262/8404/cap054tp0.jpg (http://imageshack.us)

http://img169.imageshack.us/img169/7814/cap117mq2.jpg (http://imageshack.us)

sleepinsanity
28-01-08, 01:50
Damla'nın söylediği haber. :icon_sorr Zaman çok çabuk geçiyor bu arada :(

Balıkçıya tekneyle girdiler!

16 Kasım 2002

Kanal D'de yayına girecek olan ‘‘Gülbeyaz’’ adlı dizinin önceki gün gerçekleştirilen çekimlerinde, korkulu anlar yaşandı. Başrollerini Şevval Sam ve Nejat İşler'in paylaştığı yapımın oyuncu ve teknik ekibi, felakete dönüşebilecek bir deniz kazasını ucuz atlattı.

Tekne, Kuruçeşme'deki Marina Balıkçısı'na çarptı. Olayın şokunu bir süre sonra atlatan Şevval Sam, ‘‘Çok korktuk. Her şey bir anda oldu’’ dedi.

Kaynak: Hürriyet.

sym_88
28-01-08, 01:51
http://img169.imageshack.us/img169/2848/cap119ht3.jpg (http://imageshack.us)
http://img232.imageshack.us/img232/4841/cap109na0.jpg (http://imageshack.us)

sym_88
28-01-08, 01:54
Aysucum eklediklerin için çok teşekkürler ve iyi geceler canım.

http://img262.imageshack.us/img262/6137/cap122zt0.jpg (http://imageshack.us)

http://img262.imageshack.us/img262/2258/cap183ao9.jpg (http://imageshack.us)

sleepinsanity
28-01-08, 03:13
Deli Yürek

http://img171.imageshack.us/img171/5365/bscap0844kk1.jpg
http://img254.imageshack.us/img254/4058/bscap0847to3.jpg
http://img254.imageshack.us/img254/7025/bscap0853gp5.jpg
http://img183.imageshack.us/img183/7757/bscap0856hm1.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 03:16
http://img255.imageshack.us/img255/384/bscap0858ym9.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/331/bscap0862ot6.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/1237/bscap0863el1.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/4635/bscap0864ko0.jpg

dml
28-01-08, 03:17
Aysucum ve Zeynep eklediğiniz tüm haberler, röportajlar için teşekkürler! Ayrıca Aysucum şu kaza haberini eklediğin için ayrıca teşekkür ederim, nasıl bulamamışsam arşivde:img-blush
MHH röportajını unutmuşum tamamen...Cidden çok hoşmuş o toplu röportaj!Ama şu Şencan Güleryüz röportajını unutmam mümkün değil. Dergi çıktığı gün okumuştum ve okur okumaz eyvah eyvah demiştim. Malum, ne kadar samimi olursa laf o kadar uzatılmaya, üzerinde konuşulmaya müsait oluyor. Dolayısıyla söyledikleri yüzünden başının ağrımasına da şaşmamıştım. (Sırf onun başı ağrısa iyi, komik ama o röportajdan sonra benim arkadaşlar da hayli dalga geçmişlerdi, okudun mu okudun mu diye. Hey gidi günler... Bir kısmı o röportajı hala unutmadı bu arada o kadar daha söyleyeyim:icon_whis)
Ayrıca Aysu ve Şeyma eklediğiniz resimler için de teşekkürler:)


Bu da benden bir çalışma... Çok inandırıcı oldu galiba bu sefer, hoşuma gitti :img-in_lo
http://img227.imageshack.us/img227/4518/fotoex8.jpg (http://imageshack.us)

* ekleme: Bu da imzası...
http://img239.imageshack.us/img239/4802/imzafotoeh7.jpg (http://imageshack.us)

sleepinsanity
28-01-08, 03:18
http://img168.imageshack.us/img168/4122/bscap0867jb5.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/9434/bscap0869rv4.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/5440/bscap0870do1.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/2527/bscap0872fc1.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 03:24
Damla'cım çok sahici olmuş gerçekten de bu çalışma, bir de ikisinin gülüşleri tıpa tıp aynı neredeyse, çok güzel güzel bulup da montajlamışsın iki fotoyu. Harika. :good::good: Üstüne iyiki çalışma yazıyorsun yoksa bunları birileri gerçek zannedebilir :)
Şencan Güleryüz'ün röportajını da ilk çıktığında okudun demek, dalga konusu olmuşsun bir de. :img-blush valla Şencan'ın yaptığı bütün röportajlar buna benzer ama hiçbirinin röportajlarında söyledikleri bu kadar sakız gibi uzamamış, gerçi Şencan da konuştukları herşeyi dergiye yazmak zorunda değilmiş. :icon_whis

http://img147.imageshack.us/img147/1589/bscap0873fn4.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/3586/bscap0874ww1.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 03:26
http://img208.imageshack.us/img208/2381/bscap0876cg9.jpg
http://img208.imageshack.us/img208/4219/bscap0877fg3.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/2130/bscap0880dx8.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/2536/bscap0881ft3.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 03:28
http://img208.imageshack.us/img208/7489/bscap0882jx4.jpg
http://img152.imageshack.us/img152/1057/bscap0884yt3.jpg
http://img175.imageshack.us/img175/4032/bscap0885ed1.jpg
http://img518.imageshack.us/img518/6862/bscap0886tc5.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 03:30
http://img208.imageshack.us/img208/8062/bscap0888si8.jpg
http://img175.imageshack.us/img175/8517/bscap0890ly6.jpg
http://img152.imageshack.us/img152/4237/bscap0891pn4.jpg

dml
28-01-08, 03:35
Aysucum güzel yorumun için teşekkürler. Evet açıkçası ondan çekindim bu resmi eklerken biraz, neme lazım başıma dert açılmasın da:img-blush
Deli Yürek fotoları için de teşekkürler bu arada, ne kadar net fotoğraflar! Ve ne kadar... genç Nejat abi! Bunu söylemek komik gerçi hâlâ genç olduğundan ama ne bileyim yüz ifadesi ele veriyor 10 senelik farkı kesinlikle. Şimdi de sakalsız ama oradaki gibi değil..

Nejat İşler'in ilk verdiği röportajlardan o bildiğim kadarıyla, yani en azından çok fazla ismi bilinmeye başladıktan sonra verdiği ilk röportajlardan demek doğru olur. O yüzden hele röportajı verdiği insan tanıdığıysa çekinmeden pat pat söylemiştir, dediğin gibi sansasyon istenmese koyulmayabilirdi de o kısmı röportajın. Gerçi o röportajın başlıkları bile bangır bangır bağırıyor ya. "iş kazası" başlığından bahsediyorum özellikle, ya da işte "kadının arkasından ağlamak" ile ilgili başlık. Hepsi aslında Ş.Güleryüz'ün direkt sorduğu soru kalıpları! O kalıbı kullanarak cevap verince de bir güzel başlık yapmışlar.
Neyse fazla irdeledik ama N.İşler'i pişman ettiyse o röportaj bizim bu kadarcık sitemimizden zarar gelmez herhalde :img-yes:

sleepinsanity
28-01-08, 03:57
Damla'cım valla senin kadar irdelememiştim, ama başlıklar hakkında söylediklerin sahiden de dediğin gibi, şimdi senin yorumunu okuyup da bakında gerçekten de Şencan röportajı kendine göre çekmiş, başlıkları ona göre atmış, Nejat da kendi tabiriyle saf saf cevap vermiş tüm içtenliğiyle. İçtenlik de başa bela oluyormuş cidden bir yerde. Nejat acaba Şencan'ı dövmüş müdür sonradan. :img-pilot Bu arada imzan da çok güzel olmuş :) Bu eskitilmiş renk tonu çok hoş. :good:

http://img156.imageshack.us/img156/632/bscap0895pk7.jpg
http://img156.imageshack.us/img156/5541/bscap0900fn4.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 04:05
http://img143.imageshack.us/img143/7496/bscap0903jb5.jpg
http://img156.imageshack.us/img156/8636/bscap0906ej9.jpg
http://img156.imageshack.us/img156/3788/bscap0907tg8.jpg
http://img156.imageshack.us/img156/5968/bscap0909cg7.jpg

Biz o röportajda cevapları hiç büyütmemiştik ama zamanında bu kadar da milletin ağzına sakız olduğunu bilmiyordum ben doğrusu, doğru herkes bizim gibi değil ki... Şimdi düşününce çok sinir bozucu bir durum Nejat açısından, insanlara karşı mesafeli durmakla bile yerden göğe kadar haklı. Gıcık oldum Şencan'a ayrıca. :) Neyse olmuş bitmiş. :)

sleepinsanity
28-01-08, 04:07
http://img156.imageshack.us/img156/6172/bscap0911ek8.jpg
http://img143.imageshack.us/img143/6568/bscap0912uz8.jpg
http://img181.imageshack.us/img181/5563/bscap0914so3.jpg
http://img181.imageshack.us/img181/1572/bscap0918ww7.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 04:09
http://img84.imageshack.us/img84/9822/bscap0920qw5.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/9840/bscap0923ag4.jpg
http://img143.imageshack.us/img143/8726/bscap0924jj7.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/5089/bscap0926ym7.jpg

dml
28-01-08, 04:10
:) Pataklamış mıdır bilmiyorum ama yüzleştiğinden eminim Aysucum, altta kalmış olacağını sanmıyorum, röportajdan bahsedenlere bile kızdığına göre :img-yes: Ve evet dediğin gibi biz üstünde durmadık ama duranlar emin ol çoktur, sadece birkaç örnek biliyoruz ama...

İmzamı beğenmene sevindim canım, sanırım bir süre bunu kullanırım artık :img-in_lo

Son birkaç çalışma ekleyeyim ve iyi geceler diyeyim bye

http://img208.imageshack.us/img208/1838/ali1445avrs9hz6.jpg (http://imageshack.us)

http://img239.imageshack.us/img239/4585/demiroullarks8.jpg (http://imageshack.us)

http://img239.imageshack.us/img239/8632/nipu7.jpg (http://imageshack.us)

sleepinsanity
28-01-08, 04:11
http://img143.imageshack.us/img143/8486/bscap0928vt6.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/1171/bscap0930su5.jpg
http://img166.imageshack.us/img166/3962/bscap0933gt9.jpg
http://img143.imageshack.us/img143/9961/bscap0935we2.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 04:13
http://img143.imageshack.us/img143/1665/bscap0936zf0.jpg
http://img166.imageshack.us/img166/1182/bscap0938pn2.jpg
http://img201.imageshack.us/img201/2801/bscap0940vn9.jpg
http://img521.imageshack.us/img521/2720/bscap0941ti2.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 04:19
Biz de diyorduk ne güzel Şencan samimi bir sohbet yaratmış pek güzel, dediğin gibi Damla'cım kim bilir daha kimlerden laf gelmiştir. Gelmese bile sinir bozucu ya neyse. A Demiroğlu çalışması ne güzel olmuş, hala bakınca bile gerçekten böyle iki aile varmış gibi geliyor, mükemmel oyunculuk samimiyetle birleşince demekki yıllar sonra bile etkisini sürdürüyor. :img-in_lo Teşekkürler çalışmalar için Damla'cım :good:

http://img84.imageshack.us/img84/5036/bscap0942af6.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/6567/bscap0943ct3.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/3526/bscap0945nb7.jpg
http://img140.imageshack.us/img140/9304/bscap0947ie9.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 04:21
http://img209.imageshack.us/img209/6189/bscap0949zx8.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/9991/bscap0950ba6.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/5571/bscap0951bm3.jpg
http://img84.imageshack.us/img84/3866/bscap0954oo5.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 04:23
http://img209.imageshack.us/img209/6721/bscap0957sq5.jpg
http://img182.imageshack.us/img182/2791/bscap0958sa8.jpg
http://img296.imageshack.us/img296/1710/bscap0959op4.jpg
http://img99.imageshack.us/img99/9692/bscap0964kq3.jpg

OXFORD
28-01-08, 10:41
Dün gece de yazıların gecesi olmuş gene..Ve belki de en sıradışı röportajı Elele röportajından bahsedilmiş..

Şimdi herşeyi bir yana bırakırsak..Nejat belki bu amaçla yapmadı(ki asla yapmadı bunu biliyoruz:img-yes:)ama verdiği cevaplar ve Damla'nın da dediği gibi kullanılan başlıklar(bu başlıklar rmportaj yapıldıktan sonra dikkatle seçiliyor bu arada.Asla oyuncunun isteği ile koyulmuyor)...Bunların bir süre için Nejat denilince akla gelmesi doğaldı..Hem de uzun bir röportaj olunca..Her gidilen yerde maalesef sorulmuş.Tabi soruş tarzı,amacı sorandan sorana değişir.:img-pilot
Aniden gaza gelip kendisinin birşey söylemeye hakkı olmadığı halde dalga geçenlere ise diyecek hiçbir şey yok:icon_whis

Aysucum,o erkekler ile ilgili yazıya gelince:img-icecr..Orda bir karşılaştırma yapmış sanırım.Nejat diğer oyunculara göre biraz daha rahat bir oyuncu olduğu için "serseri"kelimesini kullanmış..Yoksa yazının tamamına baktığımızda bildiğimiz rencide edici anlamı ile kullanıldığını pek sanmıyorum.Fakat hanımefendi bazı yerlerde erkeklere güzel laf sokmuş.Kendisini tebrik etmek isterim geç olmuş olsa bile:img-icecr

Damlacım,çalışmalar her zamanki gibi harika canım.Cidden harika kareler seçiyorsun...
Burçincim,Nİ.EC ha..Kopyacı seni..:img-icecrEllerine sağlık canım.Masaüstlerimiz şenlenicek gene sayende..:img-wink:
Ve foto ekleyen herkese teşekkürler...

hyoldas
28-01-08, 12:38
Kızlar merhaba uzun zamandır bu başlığa hiç uğramamıştım. Nejat'ın resimlerini buldum eklenip eklenmediğini bilmediğim için ben ekliyeyim eğer varsa siz bana söyleyin silerim ;)

Sayfada emeği geçen herkese teşekkürler Aysu'can, Özge'can ve Damla'cım son sayfalarda sizleri gördüm emeklerinize sağlık :img-icecr


http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/Erkan_Can__la_ofiste_by_mnckry.jpg
http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/Erkan_Can__la_Ofiste_2_by_mnckry.jpg


http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/_nejatisler_by_caspell.jpg
http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/_nejatisler2_by_caspell.jpg
http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/_ne_by_caspell.jpg

ikizlerbur
28-01-08, 12:56
Hoşgeldin Hande'cim

Vardı ama bence hiç gerek yok silmene gözlerimiz bayram etsin azıcık:)
Çok teşekkürler fotolar için:img-wink:

Aysu'cum Deli Yürek fotoları harika..Gerçekten Genç baya Nejat:img-yes:

Damla'cım çalışmalar harika ellerine sağlık,hele ikisininde benzer gülüşlerinin olduğu foto mükemmel
İki ayrı foto birleştirilmiş gibi durmuyor hiç:good:

Yorumlarınız için çok teşekkürler en kısa zamanda diğerinden de yapcam bir çalışma:img-wink:

zeynep.
28-01-08, 14:30
Damla'cım ve Aysucum ekledikleriniz için saolun

karadenizli kadir:
http://www.resimekle.gen.tr/files/924ro2evqof2pl9omsqy.jpg

aşık ali:

http://www.resimekle.gen.tr/files/ffd0obf81s1fjwj0mtd8.jpg

baba ali:

http://www.resimekle.gen.tr/files/d082q0b0db787fhg7h53.jpg


http://www.resimekle.gen.tr/files/he9a037zo8jaz8nfl009.jpg

en sevdiğim ikili

http://www.resimekle.gen.tr/files/g5cjtrndfaqk9kg9f0sq.jpg

aşık ali:


http://www.resimekle.gen.tr/files/lfqdcwc8sr13vlhmatci.jpg

http://www.resimekle.gen.tr/files/tc66t9bviwnaqufk1nis.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/oth3b0gatnftk7pxncm0.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 15:15
Hande'canım teşekkürler fotolar için, hepsi müthiş, profilden güldüğü foto favorim gerçekten de, böyle güzel bir fotoğraf olamaz. :img-in_lo

Zeynep'cim fotolar için sağol, Ali'nin her hali diye sıralamışsın, pek hoş olmuş :)

Burçin'cim diğer fotodan yapacağın wallpaperı da heyecanla bekliyorum. :img-yes: Harika ikili :happy0064

OXFORD
28-01-08, 17:43
Handecim,eklenmişti ama sakın silme canım:)Harika fotolar..
Zeynep,teşekkürler fotolar için.O Aşık Ali'ye Allah akıl fikir versin:icon_whis

:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo

http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap0347.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap0350.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap0355.jpg

OXFORD
28-01-08, 18:08
Kalbin kanıyor sahnesi..:img-in_lo:img-in_lo

http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1455.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1466.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1470.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1473.jpg

OXFORD
28-01-08, 18:20
Off bu modemime gene birşeyler olmaya başladı:icon_sorr:icon_sorr

http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1510.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1514.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1526.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/bscap1534.jpg

sym_88
28-01-08, 19:49
Evet fikret'ten sonra nejattında çektim.....Buyrun arkadaşlar ya nejattın sohbetti çok hoş oluyor.Çok güzel bir programmış.Özgecim fotolar için çok sağol canım.Zeynep vehyoldas fotolar için çok teşekkür ederim.


http://img115.imageshack.us/img115/589/adszdy5.png (http://imageshack.us)

http://img82.imageshack.us/img82/5086/eminsf5.png (http://imageshack.us)

zeynep.
28-01-08, 19:54
Özge ve Şeyma resimler için saolun
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/tara0005-1.jpg
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/tara0006-2.jpg

sym_88
28-01-08, 19:55
http://img82.imageshack.us/img82/1893/jkopnd8.png (http://imageshack.us)
http://img171.imageshack.us/img171/4695/juopoxg5.png (http://imageshack.us)

ikizlerbur
28-01-08, 19:59
Merhabalar
Ben sayfalar ilerlemiştir sohbete yetişemedim diye üzülüyordum ama pek birşey değişmemiş bıraktığım gibi..
Neyse şimdi canlandırırız:img-wink:

Özgecim yine BS önce hatılatmalar..Siyah atletli Ali:img-in_loO kalbin kanıyor sahneside çok güzeldi.Emiğine sağlık

Zeynepcim sanada teşekkürler fotolar için..Evet o Aşık olan Ali normale dönmeli artık.Bayılıyorum artık izlerken:hıh

sym_88
28-01-08, 20:01
http://img82.imageshack.us/img82/5185/lggkjc5.png (http://imageshack.us)
http://img171.imageshack.us/img171/7343/oplpgf5.png (http://imageshack.us)

ikizlerbur
28-01-08, 20:03
http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003675160.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003684960.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003690560.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003712200.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003722400.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003760000.jpg

Orhan'nın etkisindeki Murat.Nasıl etkilemişti çocuğu:icon_sorr

ikizlerbur
28-01-08, 20:05
http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003777240.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003839080.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003850800.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003862320.jpg

sym_88
28-01-08, 20:07
Nejattın gülüşüne bayılıyorum çok tatlı çıkmış ...Zeynepcim röportaj için çok sağol canım....

http://img171.imageshack.us/img171/7187/uoppwx1.png (http://imageshack.us)
http://img171.imageshack.us/img171/2978/yoplk3.png (http://imageshack.us)

ikizlerbur
28-01-08, 20:08
http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_002790560.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003297080.jpg
:good::good::good:
http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003312520.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003552920.jpg

http://i221.photobucket.com/albums/dd218/sinediziextra15/BiakSirtiBL07avi_003559160.jpg

ikizlerbur
28-01-08, 20:12
Seda Sayan'nın dergisinden anca böyle bir haber çıkabilidirdi zaten:icon_whis
:D
http://img412.imageshack.us/img412/3287/islerio9.png

gzd_gzd'ye teşekkürler..
http://i240.photobucket.com/albums/ff117/gzd_gzd/bsava1.jpg+http://i240.photobucket.com/albums/ff117/gzd_gzd/bsava3.jpg

ikizlerbur
28-01-08, 20:14
Buse'ye teşekkürler
http://img523.imageshack.us/img523/580/1193176379qs4.jpg

http://fc03.deviantart.com/fs10/i/2006/114/0/c/nejat_isler_by_tolgaozgal.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:15
Oyy siyah atlet. Teşekkürler Özge'cim şahane resimlerden eklemişsin. Aynı şekilde Burçin'cim senin eklediklerin de çok güzel. Bu akşam BS var, baba-oğul sahneleri izleyeceğiz, inşallah kursağımızda kalmaz. :img-in_lo
Ben de Deli Yürek eklemeye devam edeceğim birazdan :)

sleepinsanity
28-01-08, 20:19
Bölümler ilerledikçe resim boyutları da artıyor nedense. :img-pilot

http://img155.imageshack.us/img155/9899/bscap0970jr4.jpg
http://img407.imageshack.us/img407/8784/bscap0974ff3.jpg
http://img106.imageshack.us/img106/5084/bscap0977zk1.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:21
http://img407.imageshack.us/img407/5175/bscap0979oj0.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/5261/bscap0980kt1.jpg
http://img110.imageshack.us/img110/341/bscap0983an4.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:24
http://img167.imageshack.us/img167/551/bscap0985wf8.jpg
http://img406.imageshack.us/img406/7402/bscap0988id7.jpg
http://img81.imageshack.us/img81/4888/bscap0990gu2.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:27
http://img155.imageshack.us/img155/5765/bscap0992lf2.jpg
http://img81.imageshack.us/img81/4483/bscap0993gs3.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/6447/bscap0995zc9.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:35
http://img141.imageshack.us/img141/107/bscap1006aw2.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/9467/bscap1008wr5.jpg
http://img88.imageshack.us/img88/7897/bscap1009ip8.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:37
http://img88.imageshack.us/img88/7982/bscap1014dl6.jpg
http://img88.imageshack.us/img88/34/bscap1017ef5.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/4049/bscap1019pl2.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:39
http://img141.imageshack.us/img141/32/bscap1020te7.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/570/bscap1021vm6.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/6145/bscap1024ks3.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:41
http://img139.imageshack.us/img139/2069/bscap1026fj2.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/4804/bscap1029iw6.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/5924/bscap1033mj0.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:42
http://img139.imageshack.us/img139/5497/bscap1034fw5.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/541/bscap1039vm4.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/2/bscap1041gv0.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:44
http://img141.imageshack.us/img141/2177/bscap1043go9.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/8892/bscap1044du8.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/613/bscap1045cm2.jpg

ikizlerbur
28-01-08, 20:45
Aysucum resimler için teşekkürler..
Kaç bölüm oynadı Nejat Deli Yürek'te

http://estb.msn.com/i/84/826E5F5D2F6FC5E43AEB12643E7D.jpg

http://img508.imageshack.us/img508/6159/4335745gk2.gif

sleepinsanity
28-01-08, 20:46
http://img100.imageshack.us/img100/5567/bscap1047ph7.jpg
http://img509.imageshack.us/img509/7092/bscap1050ap7.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/97/bscap1052fr3.jpg

ikizlerbur
28-01-08, 20:49
http://img99.imageshack.us/img99/7266/nejat1wf5bc3.jpg

http://img233.imageshack.us/img233/5457/nejat3qz8pw9.jpg

http://img99.imageshack.us/img99/1752/nejat6wc1yr0.jpg

http://img118.imageshack.us/img118/272/nejat10mz1pd6.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:49
Ben de bilmiyorum kaç bölüm oynadığını. Bu eklediğim resimler 29. bölüm'den. Yüklüyorum bölümleri, elbet birinde çıkıcak diziden :)

http://img136.imageshack.us/img136/8678/bscap1059bh8.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/3028/bscap1061te5.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/8128/bscap1064bi1.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:51
http://img352.imageshack.us/img352/7891/bscap1068mv1.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/8285/bscap1070lq0.jpg
http://img110.imageshack.us/img110/8955/bscap1073pj1.jpg

sleepinsanity
28-01-08, 20:53
http://img141.imageshack.us/img141/2135/bscap1074bb7.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/2174/bscap1077xc9.jpg
http://img206.imageshack.us/img206/7541/bscap1080db4.jpg

ikizlerbur
28-01-08, 20:54
crazygamze'ye teşekkkürler

http://i180.photobucket.com/albums/x109/crazygamze/79n.jpg+http://i180.photobucket.com/albums/x109/crazygamze/80.jpg+http://i180.photobucket.com/albums/x109/crazygamze/81.jpg+http://i180.photobucket.com/albums/x109/crazygamze/82.jpg

:img-in_lo:img-in_lo
http://i211.photobucket.com/albums/bb272/merhemm/Animation4-17.gif

pink-k(c)'ye teşekkürler
Bu sahneden birkaç tane daha var ama ben şimdi asabimız bozulmasın diye eklemiyorum.
Nasıl olsa bugün yeterince dellenicez:)

sleepinsanity
28-01-08, 20:54
http://img352.imageshack.us/img352/9012/bscap1082mr7.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/8040/bscap1085wa4.jpg
http://img206.imageshack.us/img206/7780/bscap1086jj2.jpg

OXFORD
28-01-08, 21:00
Gerçekten de bölümler ilerledikçe fotoların kalitesi ve boyutu büyüyor:):)
Teşekkürler Aysucum fotolar için.Ellerine sağlık...
Burçincim,çok sağol canım..Evet evet iyiki eklemedin o suratsız suratı görmeye dayanacağız.Hoş o surat gülse bile bu saatten sonra benden geçmesi zor:img-pilot:img-pilot

ikizlerbur
28-01-08, 21:00
http://img223.imageshack.us/img223/2636/kupur2br2.jpg


sweetymelis'e teşekkürler

http://img89.imageshack.us/img89/2927/aliii2dt8.jpg
----
http://img147.imageshack.us/img147/1718/aliiigy0.jpg

http://img180.imageshack.us/img180/9388/adsz2un6.png
Kaynak:Akşam

ikizlerbur
28-01-08, 21:05
http://www.film.gen.tr/resim/menuver20/starresim/nejatisler/resim1.jpg

http://img481.imageshack.us/img481/6126/bscap291cr1zy5.jpg

Buseden bir avatar

http://img507.imageshack.us/img507/5857/yumurta5lx7.jpg

ikizlerbur
28-01-08, 21:08
http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/DSC02139.jpg

http://i5.photobucket.com/albums/y192/sleepinsanity/DSC01648.jpg

ikizlerbur