Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-4


Sayfalar : 1 2 [3] 4 5 6 7 8 9 10 11

şeboist
28-01-07, 17:05
sağol emoss. :img-wink: evet sadece o konular gündeme gelmedi ama önemsiz konuların herkesin önünde söylenmesi hiç güzel bişey değildi.

beyza_34
28-01-07, 17:08
kimsenin ne yapılırsa yapılsın iyisiyle kötüsüyle o dönem ülkeyi temsil etmiş insanları idam etmeye hakkı olamaz.üstelik bu bi anayasa ihlali ile yani darbeyle yapılmaması gerekir.

beyza_34
28-01-07, 17:12
ya kusura bakmayın ama ben şu bebek-köpek olayını anlayamadım.. anlatabilecek olan var mı acaba??

bildiğim kadarıyla köpek mevzusu devlet hazinesinden adnan menderesin kendisine yurt dışından cins bi köpek getirtmesi.bebek olaynı tam olarak bilmiorum ama sanırım adnan menderesin bi kadından olan bebeğini öldürttüğü iddia edilio

cihan ünal
28-01-07, 17:25
şunu söyleyebilirimki cuma gecesi gerçekten muhteşem bi bölüm izledim ve dahi bi o kadarda duygulandım,üzüldüm.menderesin o intihar sahnesi yine menderesin mahkemede başsavcı tarafından azarlanması celal bayarın heerşeye rağmaen güçlü duruşu başsavcının idam kararlarını açıklarken celal bayarın hasan polatkanın fatin rüştü zorlunun bakışları ve yine menderesin mendille alnını yüzünü silmesi...ilk defa bi dizi izlerken bu kadar duygulandım ve ne yazıkki bunları yapan zihniyetin torunları hala şimdi aramızda yaşıyorlar....

burcuuu
28-01-07, 17:25
arkadaşLar dizinin sonu nasıL bitti?? Çok qeç saate kaLdı ve
ben izLerken uyuya kaLmışım.. Sonunda neLer oLdu??

TşkLer.. =))

ozenc-can
28-01-07, 17:32
Merhaba!
Uzun zamandır (dizi başladığından beri) formu sadece okuyucu olarak takip ediyorum.Dizi bazında yorumlarınızı ve döneme denk düşen tarihi araştırmalarınızı da büyük bir merakla okuyorum.
Bir arkadaş bebek olayını merak etmişti;Adnan Menderes'in (50) opera sanatçısı Ayhan Aydan'la(25) olan beraberliğinden ölü doğan bebek,mahkemeye kasten öldürülmüş oldüğü yansıyor ve tanıklık için Ayham Aydan mahkemeye çağrılıyor.

şeboist
28-01-07, 17:38
teşekkürler bilgilendirdiğin için.aynısı olmasa da rızanın başına gelene benziyor.tek fark bebek.ama yine de bunun mahkemede konuşulmaması lazımdı.

fundapehlivan
28-01-07, 17:43
Yalnız benim bir şey çok dikkatimi çekti...
Celal Bayar kürsü de savunma yaparken Menderesten de ağır sözler söyledi ama baş savcı ona en küçük bir ikazda bile bulunmadı. Seni sustururum, otur yerine demedi! Çünkü celal bayar dik başlıydı ve asla taviz vermiyordu, cesaretliydi! Onun için ona bir şeyler diyemiyorlar ama Menderes o kadar ürkmüş bir durumda ki ona ağzına geleni söylediler. Belki de Celal Bayar eski asker olduğundan ona ses çıkarmadılar bilmiyorum ama benim yorumum bu...

Kitapta okuduğum kadarıyla da Celal bayar çok cesaretliymiş ve o dik başlı oldukça tüm suçlar ürkmüş olan Menderese gitmiş... Onun için ben bunun gerçek olduğunu düşünüyorum yani mahkeme de gerçekten Celal bayara bir şey söyleyememişlerdir.

şeboist
28-01-07, 17:48
ama menderes de gerçekten çok ürkek.duruşunda bile bi eziklik var.resimlerinde de öyle.hüseyin avniden kaynaklanmıyor yani.

beyza_34
28-01-07, 17:48
Yalnız benim bir şey çok dikkatimi çekti...
Celal Bayar kürsü de savunma yaparken Menderesten de ağır sözler söyledi ama baş savcı ona en küçük bir ikazda bile bulunmadı. Seni sustururum, otur yerine demedi! Çünkü celal bayar dik başlıydı ve asla taviz vermiyordu, cesaretliydi! Onun için ona bir şeyler diyemiyorlar ama Menderes o kadar ürkmüş bir durumda ki ona ağzına geleni söylediler. Belki de Celal Bayar eski asker olduğundan ona ses çıkarmadılar bilmiyorum ama benim yorumum bu...

Kitapta okuduğum kadarıyla da Celal bayar çok cesaretliymiş ve o dik başlı oldukça tüm suçlar ürkmüş olan Menderese gitmiş... Onun için ben bunun gerçek olduğunu düşünüyorum yani mahkeme de gerçekten Celal bayara bir şey söyleyememişlerdir.



evet adnan menderes duruşmalr boyıunca gayet sakin bi hali varmiış.zaten dizideki diologlarda birebir duruşmadaki konuşmalarmış.tabi adnan menderesin birkaç ay yalnızbaşına kalmasını ve ona yapılanları da düşününce çok da yorum yapmak doğru olmaz bence

fundapehlivan
28-01-07, 17:51
ama menderes de gerçekten çok ürkek.duruşunda bile bi eziklik var.resimlerinde de öyle.hüseyin avniden kaynaklanmıyor yani.

Tabii hüseyin avniyle alakası yok! Menderesi canlandırıyor, Menderes gerçekten ürkekmiş ve hatta korkuyormuş. Maalesef herkese çok yumuşak davranması da onun zararına olmuş. Ne garip değil mi? Halbu ki Menderes yumuşak davranarak belki de onları yumuşatmayı düşünüyordu ama tam tersi olmuş. Çünkü savcılar filan tamam Menderes cebimiz de gibi bakmışlar çünkü demokrasiyi savunamamış onlara... Maalesef ters tepmiş...

Bu arada celal Bayar ölene kadar hapistemiymiş??
Malum müebbes hapse çarptırıldı ama sonuna kadar yattı mı merak ettim.

şeboist
28-01-07, 17:52
celal bayar daha hapishaneye gitmeden intihar etmedi mi ya?benim aklımda öyle kalmış.bilmiyorum doğru mu.evet menderes ters köşe oldu.keşke o kadar yumuşak olmasaydı.

fundapehlivan
28-01-07, 17:53
evet adnan menderes duruşmalr boyıunca gayet sakin bi hali varmiış.zaten dizideki diologlarda birebir duruşmadaki konuşmalarmış.tabi adnan menderesin birkaç ay yalnızbaşına kalmasını ve ona yapılanları da düşününce çok da yorum yapmak doğru olmaz bence

Amacım onu kötülemek değil ki zaten... Bunu normal de karşılıyorum bir taraftan 9 ay boyunca hapis, işkenceler, insan akli dengesini zor korur o ortamda ama yine de cesaretli konuşmalarla aramızdan ayrılsaydı eminim çok daha iyi anılırdı. Yani en azından korkusuzca düşüncesini savundu diyebilirdik.
Celal bayrın cesaretini asker olmasına veriyoruz da Nİtekim rüştü zorlu da çok cesaretliymiş okuduğuma göre...

fundapehlivan
28-01-07, 17:54
celal bayar daha hapishaneye gitmeden intihar etmedi mi ya?benim aklımda öyle kalmış.bilmiyorum doğru mu.evet menderes ters köşe oldu.keşke o kadar yumuşak olmasaydı.

Yok Celal Bayar hani onlara film çektirdiler ya ondan sonra intihar etmiş...
Biizmle oyun oynuyorlar diye...
Onu okurken çok kötü olmuştum...

şeboist
28-01-07, 17:55
onu biliyorum.hatta kulağından kan gelmiş.askerler kurtarmış.ama sonra tekrar etmedi mi?ben yanlış biliyorum sanırım.

cihan ünal
28-01-07, 17:55
evet adnan menderes duruşmalr boyıunca gayet sakin bi hali varmiış.zaten dizideki diologlarda birebir duruşmadaki konuşmalarmış.tabi adnan menderesin birkaç ay yalnızbaşına kalmasını ve ona yapılanları da düşününce çok da yorum yapmak doğru olmaz bence


evet sana aynen katılıyorum...bi de şu var zaten adnan menderesin kişiliği yani mizacıda nazik mütevazi bi insanmış.menderes yassıadada cok eziyetler görmüş buna bağlı olrakada psikolojisi alt üst olmuştur.bence menderes ezik filan durmadı.celal bayar konusnuna gelincetabiki ona laf söyleyemezlerçünki dönemin cumhurbaşkanı yaşlı ve eski bi asker olması sebebi ile one pek laf söylememişlerdir.nede olsa celal bayar kurtuluş savaşında
cok büyük katkıları olmuştur.

beyza_34
28-01-07, 17:56
Amacım onu kötülemek değil ki zaten... Bunu normal de karşılıyorum bir taraftan 9 ay boyunca hapis, işkenceler, insan akli dengesini zor korur o ortamda ama yine de cesaretli konuşmalarla aramızdan ayrılsaydı eminim çok daha iyi anılırdı. Yani en azından korkusuzca düşüncesini savundu diyebilirdik.
Celal bayrın cesaretini asker olmasına veriyoruz da Nİtekim rüştü zorlu da çok cesaretliymiş okuduğuma göre...



kesinlikle bende senin dedğine katılıorum ama herkes bu tarz olaylarda dimdik duramaz.belki bu da onun zayıf yönüydü ama dediğim gibi yaşanan olaylar en idealist insanları bile zor duruma sokabilio

fundapehlivan
28-01-07, 17:57
evet sana aynen katılıyorum...bi de şu var zaten adnan menderesin kişiliği yani mizacıda nazik mütevazi bi insanmış.menderes yassıadada cok eziyetler görmüş buna bağlı olrakada psikolojisi alt üst olmuştur.bence menderes ezik filan durmadı.celal bayar konusnuna gelincetabiki ona laf söyleyemezlerçünki dönemin cumhurbaşkanı yaşlı ve eski bi asker olması sebebi ile one pek laf söylememişlerdir.nede olsa celal bayar kurtuluş savaşında
cok büyük katkıları olmuştur.

Ama ne kötü... Kurtuluş savaşında savaşmış, bize ülkemizi geri veren, özgürlüğümüzü veren biri ve idam ediliyor sonra...

cihan ünal
28-01-07, 17:59
celal bayar daha hapishaneye gitmeden intihar etmedi mi ya?benim aklımda öyle kalmış.bilmiyorum doğru mu.evet menderes ters köşe oldu.keşke o kadar yumuşak olmasaydı.

hayır hapishaneye gitmeden intihar eden adnan menderesdi.nitekim idam kararları açıklanırken mahkemede yoktu..

şeboist
28-01-07, 17:59
ben yanlış biliyormuşum.işte bu yazıdan anlaşılıyor. :img-wink:

Bayar, 7 Kasım 1964 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle serbest bırakıldı. 7 Temmuz 1966'da da dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından, Anayasa'nın 97. maddesinde yazılı sebeplere dayanılarak affedildi.

22 Ağustos 1986 tarihinde, 103 yaşında İstanbul'da vefat etti.

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/a/a5/Celalbayarataturk.jpg/210px-Celalbayarataturk.jpg

atayla bi resmi:img-wink:

şeboist
28-01-07, 18:04
bi de bu yazıyı buldum. ;) vay be 103 yaşında ölmüş.

idam cezası yaş haddinden kaldırılmış, hapishanedeyken kendini kemeriyle asmaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.103 yaşında vefat etmiştir.

şeboist
28-01-07, 18:10
eklendi mi bilmiyorum ama bunu buldum.koymak istedim. :img-blush

Menderes'in İcraatları

-Parti grubuna “siz isteseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” dedi

-1954’te Köy Enstitüleri’ni kapattı

-Halkevlerini kapattı

-1951 tutuklamalarında Rıfat Ilgaz, Fakir Baykurt, Aziz Nesin, Ruhi Su gibi nice aydın ve sanatçı, hapse girdi.işkence gördü

-Cumhuriyet Dönemi’nin ilk dış borcunu aldı.

-İthal tüketimi özendirdi.

-1954 tarihli Petrol Yasası olmak üzere, dış ticarette yabancı sermayeye ayrıcalıklar verdi

-Amerika’nın dayattığı tarım ekonomisi modelini kabul etti.

-Demiryolu ulaşımı politikasına son verdi otomotiv endüstrisinin çıkarı için sadece karayolları yaptı.Eskişehir Tren Fabrikası’nı kapattı.

-Kayseri Uçak imal ve bakım Atölyesi’ni kapattı

-Amerika’nın yanında Kore’ye asker gönderip yüzlerce gencin sonunu hazırladı

-Nato’ya üye olarak ülkeyi bir ABD karakoluna dönüştürdü.

-1958’de Amerika’ya Türkiye’de askeri üs kurma izni verdi.

-1956’da bir iç ayaklanma durumunda, Amerika’nın Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı müdahale etmesine olanak sağlayan gizli-ikili anlaşmaları imzaladı

-1958’de Amerika’ya Türkiye coğrafyasında askeri üs kurma izni verdi

-Kendilerine oy vermediği için Niğde’yi bölerek Nevşehir’i kurdu; Kırşehir ve Adıyaman’ı ilçe yaptı

-Özerkliği ortadan kaldırıp üniversiteleri ve öğretim üyelerini Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlamak istedi

-Hakim ve Savcıları Bakanlık emrine almaya olanak sağlayan bir yasa çıkardı.

-28 Nisan 1960 günü Beyazıt’ta kendilerini kınamak için eylem yapan öğrencilerin üzerine ateş etme emri verdi

-6-7 Eylül 1955 olaylarında önemli yer oynadı…

pekhüm
28-01-07, 18:45
Arkadaşlar Merhaba,

KONU: ‘TEMİZ EKRAN’ KAMPANYASI

Kimse seyretmediğinde bile televizyonların açık olduğu bu ülkede televizyon eğlenceden daha fazla anlam taşıyor. Pek çok yayının zamanla ve sinsi bir şekilde toplum üzerinde yaşattığı yozlaşmanın bedeli ve vebali çok büyüktür. Siz de buna inanıyorsanız ‘TEMİZ EKRAN’ KAMPANYASI’na destek verin.

Desteğinizi;

• Bu maile yanıt vererek; (ad-soyad, yaş, meslek gibi bilgileri ekleyerek temizekran@hotmail.com adresine ‘TEMİZ EKRAN’ KAMPANYASINI DESTEKLİYORUM. İfadesi ile ileti yaparak) ve
• Bu maili adres defterinizdeki isimlere göndererek verebilirsiniz.

İzleyici olarak hak ettiğimiz kalite, ilgi ve saygıya ulaşmak temennisi ile…


dizifilm.com ‘ERKEKLER AĞLAMAZ DESTEK KAMPANYASI GRUBU’

bahar_can
28-01-07, 18:55
şunu söyleyebilirimki cuma gecesi gerçekten muhteşem bi bölüm izledim ve dahi bi o kadarda duygulandım,üzüldüm.menderesin o intihar sahnesi yine menderesin mahkemede başsavcı tarafından azarlanması celal bayarın heerşeye rağmaen güçlü duruşu başsavcının idam kararlarını açıklarken celal bayarın hasan polatkanın fatin rüştü zorlunun bakışları ve yine menderesin mendille alnını yüzünü silmesi...ilk defa bi dizi izlerken bu kadar duygulandım ve ne yazıkki bunları yapan zihniyetin torunları hala şimdi aramızda yaşıyorlar....

O zihniyetin torunlarını sözlü de olsa "hedef" göstermen " o zihniyetten" daha kötü bir zihniyet değil midir arkadaşım?! O zihniyet (bakiş açısı yani) her iki tarafta da vardı... '70'ler de "öç"lerini tam da "o zihniyet"le alacaklar: 3'e 3... ve biçimde ayrı, özde aynı olan bu iki zihniyet '80'de birleşerek kendilerinden olmayan herkesten öyle bir "öç" alacaklar ki; Yassı Ada'dakilere yapılan zulümleri hatırlayamayacağız bile... tabi dizi aynı çizgisinde devam ederse...

fundapehlivan
28-01-07, 18:58
Şeboist eklediğin yazı aslında pek çok şeyi ortya koyuyor.
Şimdi bunların üzerine Menderes aslında gerçekten büyük bir cezayı hak ediyor.
Demek Amerikayı başımıza çıkaran Menderes'miş... En son dizide ki bu savcı olayları Menderes karşısında en azından benim yumuşamama sebep olmuştu ama düşünüyorum da aslında çok geçerli sebepler var ortada... Menderes Türkiyenin geleceğini mahvetmiş bile denebilir. Baksanıza Amerikaya sağladığı olanakları... Başımıza çıkarmış, bizi onlara karşı aciz duruma getirmiş.
Ama bunu derken idam edilmeyi hak etti demiyorum ama çok ama çok hatalı menderes... AMa ilave etmem gerek askerlerde Menderes gibi çok yanlış davranmışlar bu kesin...
ben de yazına şunu ilave etmek istiyorum..

*Ordumuzu eğitmek için komutanlarımızın başına Amerikan askerlerini getirdi. Üstelik o ordumuz kurtuluş savaşını kazanmış ordumuz... Bu askerleri çok üzmüş, gururlarına dokunmuş... Hatta amerikan askerleri öyle yüz bulmuş ki kendinden yüksek rütbeli olan Türk askerinin odasına tekmeyle giriyorlarmış...

Bundan sonra ne denilebilir ki...

şeboist
28-01-07, 18:58
celal bayarın atayla olan bikaç resmi daha...:img-wink:

http://www.turquie-memoire.com/ata_bayar.JPG

http://www.turquie-memoire.com/bayar_ata_kaya.JPG

http://www.belgenet.com/logo/ataturk09.jpg

şeboist
28-01-07, 19:04
http://www.candundar.com.tr/_media/2090.jpg

Bir dönem Başbakan'ın sevgilisi olmuş Ayhan Aydan, hâlâ onun resmini başucunda saklıyordu. Gerekçesini "Sevgililer Günü"ne yaraşır, sade bir cümleyle açıkladı: "Onu çok sevdim!"

beyza_34
28-01-07, 19:07
bunlar sadece tek taraflı düşüncenin yorumları olduğunu unutmayalım.bugün internetten araştırdığmız herşeyin doğru olacağını kimse savunamaz.her insan ve her hükümet elbette hata yapabilir.ama özellikle niğdenin başka illere ayrılmasında menderese oy verilmediğinden dolayı olduğu ve bir sürü şey
.kaldı ki bu adam hiç mi hayatında iyi bi şey yapmadı.eğer bu adam baştan beri bu kadar yanlış yaptıysa atatürk gibi bi insan nie menderesi milletvekili yapsın.bence düşünmek gerekir

şeboist
28-01-07, 19:07
"Sizlere dargin degilim, sizin ve diger zevatin iplerinin hangi efendiler tarafindan idare edildigini biliyorum. Onlara da dargin degilim. Kellemi onlara götürdügünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes, hürriyet ugruna koydugu basini 17 sene evvel almadigimiz için sizlere mütesekkirdir. Idam edilmek için ortada hiçbir sebep yaok. Ölüme karar-i metanetle gittigimi, silahlarin gölgesinde yasayan kahraman efendilerinizce acaba söyleyebilecek misiniz ?

Sunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanilacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendilerinizii yine de 1950'de kurtarabilirdim. Dirimden Korkmayacaktiniz. Ama simdi milletle el ele vererek, Adnan Menderes'in ölümü sizi ebediyete kadar takib edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna ragmen merhametim sizlerle beraberdir.''

şeboist
28-01-07, 19:09
Aziz vekilim,

Dün geceki konuşmalarımızdan cesaret ve ilham alarak zatıâlilerine, memleketin huzur ve istikrarı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkında düşüncelerimi arz etmeyi milli ve vatani bir vazife bildim.

Sayın başvekilin açıklamalarını dinledim ve okudum; bunlar da benim düşüncelerimin kabulüne müsait bir zeminin henüz mevcut olmadığı aşikâr olarak belli ise de gene de görüşlerimin sizlere iblağının zaruretine inanıyorum.

Muhterem vekilim, şu hakikatı kabul etsek lazımdır ki, Kayseri hadiseleriyle başlayıp son karar ve feci olaylara kadar devam eden vak’alar vatandaş ruhunda derin tesirler ve hükümete karşı telafisi güç hoşnutsuzluklar yaratmıştır. Hele ordunun talebelere karşı akılsızca kullanılması işin vehametini artırmış, ordu mensuplarında da huzursuzluk ve güvensizlik hisleri belirmiş, korkulan şey olmuş, ordu politikaya karıştırılmıştır.

Sayın vekilim,

Bu ahvâl küçümsenecek, cebir ve şiddetle geçiştirilecek şeylerden değildir. Memleket, hükümet ve partinin düştüğü bu müşkül vaziyeti kurtarmak için sükunetli fakat ciddi ve zecri tedbirler almak lazımdır. Bu tedbirler şunlar olmalıdır:

Cumhurbaşkanı istifa etmelidir. Cumhurbaşkanlığına Sayın Adnan Menderes getirilmelidir. Bu muhterem zatı her şeye rağmen milletin çoğunluğunun sevmekte olduğuna kaniim. Bu sevgiden istifade edilerek kırılanların gönülleri alınmalı ve millete yeniden güven telkin edilmelidir.

Kabinede iyi kabul edilmeyen ve suihalleri bütün memlekete yayılmış bulunan zevat çıkartılması ve yeni kabine mutlak dürüst, makul zorcu değil, adalet ve şefkat hissi taşıyan zevattan kurulmalıdır.

Istanbul, Ankara valileri ve Emniyet müdürleri süratle değiştirilmelidir.

Son çıkarılan ve tahkikat komisyonları ihdas eden kanun kaldırılmalıdır.

Ankara Örfi İdare kumandanı değiştirilmelidir.

Partilerin ocak, bucak teşkilatı kaldırılmalı, sadece vilayet merkezlerinde mümessiller bulundurmalıdır.

Parti faaliyetleri azami senede iki defa vilayet merkezlerinde ve mehdut partililerle yapılmalıdır.

Mevkuf gazeteciler bir af kanunu ile kısa zamanda tahliye edilmelidir.

Son hadiseden tevkif edilen talebeler tedricen serbest bırakılmalıdır, ilim müesseseleri yeniden faaileyete geçirilmelidir.

Şimdiye kadar çıkarılan bütün antidemokratik kanunlar tedricen kaldırılmalıdır.

Vatandaş, hürriyet ve eşit muamele hakkına mutlak surette riayet edilmelidir.

Ordunun mes’eleleri süratle hal edilmelidir.

Din istismarcılığından vazgeçilmelidir.

Suiistimaller oluyor mu, bilmiyorum; fakat olduğu hakkında umumi bir kanaat mevcuttur ve milletin hükümete karşı itimatsızlığına sebep olmaktadır. Bu gibi kötülüklerin şiddetle bertaraf edilmesi lazımdır.

Müstesna zamanlar ve günler haricinde hükümet büyükleri memleket gezilerinde suni büyük vatandaş toplulukları ile karşılaşmalar yapmak usulü kaldırılmalıdır.

Çok muhterem vekilim;

Bu yazdıklarım asla bir parti ve politika mülahaza ve tesiriyle değildir.

Memleketin durumunun bu tedbirlerin alınmasını zaruri kıldığına inandığım için arz ediyorum. Sizlerin vatanperverlik ve vicdanlarınıza hitap ediyorum. Memleketten çok şeyler yaptığımız muhakkaktır, fakat bu da asla kâfi değildir. Bu yapılan işleri müstemleke idareleri de yapar, yapıyor ve yapmıştır. Asıl mühim olan toplumun ruhunda yaşama şevk ve azminin geliştirilmesi, hak ve hürriyet aşkının kökleştirilmesi ve vatandaş idrakinin yüksek ve necip hislerle donatılmasıdır. Olaylar bu yolda olmadığımızı göstermektedir. Talebelerin hürriyet duygusu ile yaptıkları masumane tezahürata karşı, idarecilerin hatası yüzünden kıtalar sevk edilmesi ve onların desteği ile emniyet kuvvetlerinin ilim yuvalarının içine kadar girerek talebeleri profesörleri beraber coplarla ve kurşunlarla tedip etmesi feci bir şeydir.

O hengamede kız talebelerin yürekler parçalayan çığlıklarının analar, babalar ve halk ruhunda onulmaz yaralar açacağını ve açtığını anlamamak, memleketin huzuru bakımından büyük hata olduğuna kaniim. Bizim, gençlerimizde hak, adalet ve hürriyet duygularının gelişmesinden ve kemalinden memnun olmamız lazıl gelmez mi? İstikbali hissiz, duygusuz müstemleke ruhlu, yalnız maddeci bedbaht insanlara mı bırakmak istiyoruz?

Sayın vekilim, maruzatım muhakkak ki, çok mühim ve hatta çok cüretkârânedir. Fakat memleket için, millet için, hükümet ve hatta partimizin selameti için dikkate alınması lazımdır ve hatta çok lazımdır.

Derin ve sonsuz hürmetlerimi sunarım.

Orgeneral Cemal GÜRSEL, Kara Kuvvetleri Komutanı

emez2005
28-01-07, 19:12
Daha önce eklendi mi bilmiyorum ama. Bebek Davası nı soran arkadaşlar için bu yazıyı buldum.

Adnan Menderes'in gayri meşru çocuğu, Dr. Mükerrem Sarol tarafından alınarak öldürüldü." Gazetelerin kullandığı bu haberler Yassıada Savcılarınca delil telakki edilerek, Adnan Menderes hakkında tarihte Bebek Davası olarak anılan dava açıldı. bunun yanında Başbakanlık kasasından çıktığını iddia edilen kadın iç çamaşırı ve bir kutu da çıplak kadın fotoğrafı da delin olarak kullanıldı. Menderes ise bu tutum karşısında gönül ilişkisini yalanlamadığı gibi özür de dilemedi; çocuğun öldürülmediğini, doğum anında öldüğünü söyledi. Adnan Menderes'in gönül ilişkisine girdiği Ayhan Aydan, gerçekten de Menderes'ten hamile kalmış ancak bebekten kurtulmayı kesinlikle istemediği gibi, doğurmayı çok arzulamıştı. Doğuma giren Dr. Fahri Atabey de, "bebeğin boynunu saran kordon yüzünden ölü doğduğunu" saptamıştı.

Türk siyasi tarihinde, kaçamağı göze alan, evliyken yaşadığı bir ilişki yüzünden kendini kamuoyu önünde savunmak durumunda kalan tek başbakan Adnan Menderes oldu.


Ayhan Aydan ise, Yassıada duruşmalarında tanık olarak dinlendiği kürsüde şunları söylüyordu:


"Adnan Menderes'i 1951'de tanıdım. Evli olmasına rağmen büyük bir aşkla sevdim. Bütün emelim ondan bir çocuk sahibi olmaktı. Bunu başaramadım. Ancak hangi vicdansız ana, üzerine titrediği bebeğinin öldürülmesine razı olabilir?" Mahkeme başkanı tarafından sevgilisini kurtarmaya çalışmakla suçlansa da, kamuoyu düşüncesini değiştirmeye, bu yasak ilişkideki masumiyete inanmaya, hatta sempati duymaya başladı. Tarihe "bebek davası" olarak geçen bu duruşmaların sonunda Adnan Menderes beraat etti. Menderes'in beraat ettiği tek dava da buydu. Fakat "devletin yüksek menfaatlerine ve istihbarat işlerine sarfedilmek üzere emrine tahsis edilen paraların bir kısmıyla opera sanatçısı Aydan Ayhan'a ev aldığı" iddiasıyla açılan davada suçlu bulundu.

emez2005
28-01-07, 19:18
Dünyam" karardı
Aydan, bebeği İsviçre'de doğurmak istiyordu. Menderes, telefonda "Hayır, burada kal" dedi. Zeynep Kamil Hastanesi Başhekimi Fahri Atabey'i Aydan'la ilgilenmekle görevlendirdi.
Bebek, 18 Haziran akşamı, 8 aylıkken geldi. Sancılar başladığında Aydan evde arkadaşlarıyla bezik oynuyordu. Hemen doktor çağırdılar. Evdekiler el ve ayaklarından tuttu, Dr. Alaattin Orhon, müdahaleyi yaptı. Ancak bebek tersti. Müdahale sırasında kolu kırıldı. Üstelik boynuna ve ayaklarına kordonlar sarılmıştı.
Menderes'i aradılar. İstanbul'daydı.
Bebek acı çekiyordu. 9 saat uğraştılar. Yaşatamadılar.
Sabaha karşı 3'te Aydan'ın "dünya"sı karardı. Sevdiği adamdan sonra, ondan olma bebeğini de kaybetmişti.
19 Haziran 1955 sabahı Zeynep Kamil'in Başhekimi Dr. Fahri Atabey geldi. Başbakan'ın şoförü Hayri'yle birlikte bebeği aldılar. Makam arabasına koydular. Cebeci Asri Mezarlığı'na götürdüler.
Ölüm kütüğüne "Fevzi oğlu Ahmet Aydan" olarak kaydedildi.
"Doğduğu gün", "öldüğü gün" ve "gömüldüğü gün" aynıydı:
19 Haziran 1955.
Adresi: Yenişehir, Olgunlar Sokak, 17/5-Ankara
Ölüm Sebebi: Kalp yetmezliği...
560 ada, 688 parsel...
Dosyada "ada parsel" numarasının yanındaki çarpı işareti bebeğin "meccanen" yani bedava gömüldüğünü gösteriyordu.
Bu, "kimsesiz"lik alametiydi.
O yüzden 1970'lerde üstüne başka bir kimsesiz gömüldü.
1984'te de mezar yeri Sultan Yıldırımoğlu'na tahsis edildi.
"Dünyam" hâlâ Cebeci mezarlığının en ücra köşesinde, yarım asır önceki bir aşkın ölü meyvesi olarak yatıyor.

Can Dündar ın sitesinden alıntıdır.

şeboist
28-01-07, 19:20
Menderes, dindar bir insandı. İhtilalin gerekçelerinden biri de onun 'yobazlığı' (!) dır.

İLERİCİLER İNTİKAMLARINI ALDILAR

Menderes asılarak ŞEHİD edildikten sonra subaylardan müteşekkil heyet '1 Numaralı' hücreye gelerek Menderes'in eşyasını zabıtla tespit etmişlerdi. Daha sonra Menderes'in ailesine verilen eşyaların ilk sırasında KUR'AN-I KERİM vardı. Daha sonra günlük kullanım eşyaları yer alıyordu. Menderes'in bu MÜSLÜMANLIĞI hayatta iken 'ilericileri' çılgına çevirmiştir.

Tercüman, 22 Eylül 1987


Menderes dönemi, Türk Siyaset tarihinin en önemli ve ilgi çekici olaylarından birine sahne olmuştur. Bu dönemi böylesine önemli yapan, Adnan Menderes'in halkın hür iradesiyle ve demokratik bir yolla iktidara gelmesine rağmen MASONİK BİR PLANLA, HALKIN İRADESİ DIŞINDA GÖREVİNDEN ALINARAK İDAM EDİLMESİDİR.

Ayrıca 27 Mayıs olayı, MASONLARIN BASINI KULLANARAK KİTLELERİ SEVDİKLERİ KİŞİLERLE NASIL KARŞI KARŞIYA GETİRDİĞİNİN GÖRÜLEBİLMESİ AÇISINDAN DA ÖNEMLİ BİR ÖRNEKTİR.

Adnan Menderes, halkın büyük sevgi ve desteğini kazanmış bir devlet adamıdır. 27 Yıllık tek parti yönetimi, halkın hür bir seçimle Menderes'i iktidara getirmesi ile sona ermiştir. Bu sevgi ve destek, 10 yıllık iktidarı döneminde de giderek artmış, bunun sonucu olarak Menderes 3 kez üst üste seçimleri kazanarak görevine devam etmiştir.

emez2005
28-01-07, 19:24
Menderes, dindar bir insandı. İhtilalin gerekçelerinden biri de onun 'yobazlığı' (!) dır.

İLERİCİLER İNTİKAMLARINI ALDILAR

Menderes asılarak ŞEHİD edildikten sonra subaylardan müteşekkil heyet '1 Numaralı' hücreye gelerek Menderes'in eşyasını zabıtla tespit etmişlerdi. Daha sonra Menderes'in ailesine verilen eşyaların ilk sırasında KUR'AN-I KERİM vardı. Daha sonra günlük kullanım eşyaları yer alıyordu. Menderes'in bu MÜSLÜMANLIĞI hayatta iken 'ilericileri' çılgına çevirmiştir.

Tercüman, 22 Eylül 1987 .

Bence iki arada bir derede kalmış Menderes. İlericilerin intikamına karşılık İstanbul Müftüsünün fetvasına bakın.

Zina için fetva
27 Mayıs yönetimi devrik Başbakan'ı Yassıada'ya hapsettikten sonra peş peşe siyasi davalar açtı. Ancak kamuoyu önünde, itibarını yok edecek bir davaya ihtiyaç vardı.
O zaman Ayhan Aydan akla geldi.
Askerler önce Menderes'i, kendi tabanını oluşturan müminlerin gözünden düşürmek için "zina" davası açmayı düşündüler.
İstanbul Müftüsü'nden bu konuda fetva istediler.
Müftü Ömer Nasuhi Bilmen, "Zina en büyük günahtır. Cezası, recmdir" ("taşlanarak öldürülmektir") fetvasını verdi.
Lakin zina suçlaması için eşi Berin Menderes'in şikâyetçi olması gerekiyordu. Böyle bir şikâyet yoktu. Askerler bu kez de Ayhan Aydan'ın ölen bebeğini gündeme getirdiler.
Gayri meşru doğan bu çocuğun doğum sırasında eceliyle ölmediği, Menderes'in azmettirmesiyle Dr. Fahri Atabey tarafından öldürüldüğü iddiasını ortaya attılar.
Hukukçulardan oluşan Yüksek Soruşturma Genel Kurulu 5 yıl önce ölmüş bir bebeğin ölüm nedenini ispatlamanın tıbben imkânsız olduğunu söyleyerek dava açılmasına oybirliğiyle karşı çıktı.
Ama Milli Birlik Komitesi zorlayınca meşhur "Bebek Davası" açıldı.
Davada Menderes ve Dr. Atabey hakkında 5-10 yıl hapis cezası isteniyordu. Kanıt bulmak için 5 yıl önce ölen bebeğin mezarını açtılar, kemikleri çıkarıp muayene ettiler.
Ön soruşturmada Menderes, -basının tabiriyle- "Ayhan Aydan'la metres hayatı yaşadığını ve çocukları olduğunu itiraf etti."

şeboist
28-01-07, 19:27
MENDERES'İN SON DAKİKALARI
İmralı'ya gelindiğinde, memleket içinde ve dış basında sıhhi durumu türlü spekülasyonlara yol açan Menderes, iskeleden konulduğu misafir salonuna kadar çiçek tarhları arasındaki 100 metrelik yolu hiç kimsenin yardımı olmadan rahatça yürüdü. Ayrıca misafir salonu ile darağacının bulunduğu yer arasındaki 80 metrelik yolu da, gene aynı rahatlıkla katetti.

İmralı Adasının etrafında ve içinde Örfi İdare Kumandanlığınca sıkı emniyet tedbirleri alınmıştı. İmralı Adasının etrafında donanmamıza mensup tekneler, içinde de deniz, kara ve hava askerleri görülmekteydi.

Yassıada'dan bir enstantane
‘.... birden önümdeki sırada sağda Bayar’ın başını tanıdım. Yanında oturanı seçemedim önce. Yalnız çok ince bir boyun, gevşek beyaz yaka ve sarı saçlar gözüme çarptı. Bir ara başını çevirdi, o zaman Bayar’ın yanında oturanın Adnan Bey olduğunu hayretle gördüm. Yarabbi ne hale gelmişti! Zayıflamış, zayıflamıştı. Yüzünde benek benek çiller. Sanki uzun bir hastalıktan yeni kalkmıştı...’ Samet Ağaoğlu, Arkadaşım Menderes 1967 Baha Matbaası syf:176

Menderes'e M.B.K.'nin tasdik kararı, kendisine tahsis olunan misafir salonunda tefhim edilmiştir. Cumartesiyi pazara bağlıyan gece saat 01.30'da Zorlu ve Polatkan için yapılan formaliteler, Menderes için tekrarlandı.

Menderes Egesel'i dinlerken Polatkan derecesinde olmamakla beraber gene korku ile sarsıldı. Fakat zamanla kendisini toparladı. Oturduğu yerde kamburunu çıkararak daha da küçülmüş ve son arzusu sorulduğu zaman bir sigara istedi.

Verilen Yenice sigarasını içerken şunları söyledi:

- Dünyadan ayrıldığım şu anda, ailemi ve çocuklarımı şefkatle andığımı kendilerine bildirin. Vatanı ve milleti Allah refah içinde bıraksın.

Menderes, sabaha karşı saat 02.31'de Zorlu'nun ipe çekildiği darağacında asılmak suretiyle idam edildi. Menderes'in de, Zorlu ve Polatkan gibi darağacına götürülürken, usule uygun olarak bilekleri arkasına bağlanmıştı.

cihan ünal
28-01-07, 19:29
O zihniyetin torunlarını sözlü de olsa "hedef" göstermen " o zihniyetten" daha kötü bir zihniyet değil midir arkadaşım?! O zihniyet (bakiş açısı yani) her iki tarafta da vardı... '70'ler de "öç"lerini tam da "o zihniyet"le alacaklar: 3'e 3... ve biçimde ayrı, özde aynı olan bu iki zihniyet '80'de birleşerek kendilerinden olmayan herkesten öyle bir "öç" alacaklar ki; Yassı Ada'dakilere yapılan zulümleri hatırlayamayacağız bile... tabi dizi aynı çizgisinde devam ederse...

inşallah senin ddiğin gibi olur..ben o lafı darbeyi yapanlara söylemiştim.yani darbeyi yapan emir komuta zinciri içide olmadan yapan albay ve subaylara söyledim.onların torunları hala yaşıyorlar bana göre.amam şimdi o torunlar neyin ne olduğunu daha çok iyi biliyorlar.şunda dikkatini çekmemk isterim 1960 darbesinden sonra ülke çok biyük bi kaosa sürüklendi.sağcı solcu çatışmları ortaya çıktı...1980dede bunlar ortadan kaldırıldı..ne oldu sonunbda ülke 15 yıl geriye gitti.80 darbesinin etksinden daha yeni yeni kurtuluyoruz.senin görüşünede saygı duyarım.herkesin görüşü kendine.

şeboist
28-01-07, 19:33
TUTANAKLARA GÖRE MEKTUBUN TARTIŞILDIĞI AN
Başkan (Salim Başol): Kara Kuvvetleri Kumandanı bulunan ve halen Devlet ve Hükümet Başkanı olan Orgeneral Cemal Gürsel bir mektup yazmış. 3/5/1960 tarihli bu mektup inkılaptan sonra radyodan yayınlandı ve umumi efkâra bildirildi. Resmi Gazete'nin 12 Temmuz 1960 tarih ve 10549 sayılı nüshasının son safihesinde ilan edilmiştir, neşredilmiştir. Bu mektubu aldınız mı?

Ethem Menderes: Aldım efendim.

B: Ne oldu?

E.Menderes: Düşündüm, müteaddit defalar okudum. O günlerde bundan zarar gelmesi ihtimali suretiyle mektubu ifşaa etmemeyi lüzumlu gördüm. Fakat mektuptaki tekliflerden 1.maddesine ben vasıta olacak değilim. Ancak Sayın Başvekile arz edebilirdim. Ayaküstü Gürsel'den böyle bir mektup gelmiş olduğunu söyledim. Neler var, diye sordu. Birkaç maddesini kendisine söyledim.

B: Ayaküstü?

E.Menderes: Bilhassa 1. maddesini söyledim. Alttan birkaç maddesini okudum. 1. madde mühimdi. Onun üzerine sustu. Adeta lisanı haliyle şimdilik bunun üzerinde durmanın zamanı gelmediği gibi bir hal hissettim.

B: Maddelerden hiçbiri ele alınmış değil. (Salim Başol maddeleri tek tek okuyor. Ancak sürekli bahsi geçen 1. maddede Menderes'i öven kısımlar atlanıp, sadece uyarıcı kısımlar vurgulanıyor.) Demek ki böyle bir mektubu ayaküstü başbakana açabildiniz, o da şimdilik yapılacak bir şey yok dedi. Bu mektuptan kimseye bahsettiniz mi?

E.Menderes: Hiç kimseye efendim.

B: Yazık, bunu yazan daha o vakit üç silahlı kuvvetlerden birinin başıydı. Bence tek başına yazılacak bir şey de değil. Çünkü gayet mühim ve tehlikeli. (Adnan Menderes'e dönerek) Peki siz bu mektup hakkında ne muamele yaptınız?

A.Menderes: Bu mektubu şimdi dinliyorum beyefendi.

B: Hiç göstermedi mi?

A.Menderes: Hayır beyefendi. Yalnız Gürsel Paşa'dan bir mektup aldığını söyledi... Bu metni aynen görmüş olsaydım..

B: O vakit lüzum hissetmemişsiniz, şimdi hayati olduğu anlaşılıyor. Hisleri şifahi olarak açmak var, bir de kâğıt üzerine dökmek var. Kâğıt üzerine dökünce ehemmiyet peyda eder.

A.Menderes: Beyefendi nasılsa gafletime gelmiş, ben bunu okumadım. Bu haliyle asla ve kat'a bana anlatılmış değildir.

B: Diğer arkadaşlarınız duymadı mı?

A.Menderes: Hayır beyefendi ayak üzeri konuşuldu.

B: İnkılaptan 24 gün evvel alınmış bir yazı, ehemmiyetli. Peki, münderecatına vukuf peyda etseydiniz ne yapardınız? Böyle bir mektup geldiği halde arkadaşlarınızla paylaşmamanız fahiş bir hata.

A.Menderes: Ehemmiyetli bir mektup olduğunu bilseydim elbette çeker alırdım.

bahar_can
28-01-07, 19:36
eklendi mi bilmiyorum ama bunu buldum.koymak istedim. :img-blush

Menderes'in İcraatları

-Parti grubuna “siz isteseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” dedi

-1954’te Köy Enstitüleri’ni kapattı

-Halkevlerini kapattı

-1951 tutuklamalarında Rıfat Ilgaz, Fakir Baykurt, Aziz Nesin, Ruhi Su gibi nice aydın ve sanatçı, hapse girdi.işkence gördü

-Cumhuriyet Dönemi’nin ilk dış borcunu aldı.

-İthal tüketimi özendirdi.

-1954 tarihli Petrol Yasası olmak üzere, dış ticarette yabancı sermayeye ayrıcalıklar verdi

-Amerika’nın dayattığı tarım ekonomisi modelini kabul etti.

-Demiryolu ulaşımı politikasına son verdi otomotiv endüstrisinin çıkarı için sadece karayolları yaptı.Eskişehir Tren Fabrikası’nı kapattı.

-Kayseri Uçak imal ve bakım Atölyesi’ni kapattı

-Amerika’nın yanında Kore’ye asker gönderip yüzlerce gencin sonunu hazırladı

-Nato’ya üye olarak ülkeyi bir ABD karakoluna dönüştürdü.

-1958’de Amerika’ya Türkiye’de askeri üs kurma izni verdi.

-1956’da bir iç ayaklanma durumunda, Amerika’nın Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı müdahale etmesine olanak sağlayan gizli-ikili anlaşmaları imzaladı

-1958’de Amerika’ya Türkiye coğrafyasında askeri üs kurma izni verdi

-Kendilerine oy vermediği için Niğde’yi bölerek Nevşehir’i kurdu; Kırşehir ve Adıyaman’ı ilçe yaptı

-Özerkliği ortadan kaldırıp üniversiteleri ve öğretim üyelerini Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlamak istedi

-Hakim ve Savcıları Bakanlık emrine almaya olanak sağlayan bir yasa çıkardı.

-28 Nisan 1960 günü Beyazıt’ta kendilerini kınamak için eylem yapan öğrencilerin üzerine ateş etme emri verdi

-6-7 Eylül 1955 olaylarında önemli yer oynadı…

Sevgili beyza_34, Yukarıdaki tüm ama tüm maddeler birer belge... yani tarihleriyle, işkence gören kişi isimleriyle, kurum isimleriyle, yapılan anlaşmalarla... somut örnekler... yani 40 yıl sonra "Bolu Tüneli T. Erdoğan tarafından açıldı" demekle veya "Gözaltında kayıplar '80 darbesiyle başladı" demek ne kadar senin deyiminle "tek taraflı"ysa bunlarda o kadar tek taraflı... bunların hiçbiri şu veya bu kişinin yaptığı yorum değil... bunların hiçbiri bu zamana kadar yalanlanmadı ki(!!!) yalnızca şu tarz savunmalar yapılmiş "biz ne yaptıysak ülkenin iyiliği için yaptık"
Daha önce de yazmıştım, bence meselenin esas Kurtuluş Savaşı'nın amacı ile DP hükümetinin amacı arasındaki çelişki... yani biri emperyalistleri ülkeden atıyor, diğeri emperyalistleri ülkeye sokuyor ama bu zamana kadar ihtilalciler bunu hiç sorgulamamış gözüküyor... komik davalarla işi yürütüyorlar bence bu çok ilginç...

fundapehlivan
28-01-07, 19:43
Ben şeboistin yazdıklarının doğru olduğunu düşünüyorum, bir kere internette, kitaplarda yazanlar bunlar... Hatta dizi de mahkemeler de bile bunların bazıları geçti. Zaten eğer bunlar yalan olsa bence Menderes sevenler var ve onlar kesinlikle bunun doğru olmadığını söylerlerdi.

şeboist
28-01-07, 19:46
http://www.milliyet.com.tr/2006/02/26/pazar/resim/axpaz013.jpg

Dışişleri Bakanı Zorlu'nun evli bir kadınla ilişkisi

Haber Metin Toker'in Akis dergisinde patladı. Bir diplomatımızın eşi Vesemet Hanım, Yassıada'da idam elecek olan Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'nun sevgilisiydi. Metres sözcüğünü kullanmıyordu Akis.
Dışişleri bakanımız sık sık Paris'e görevli gidiyor ve Vesamet Hanım'la buluşuyordu. Üstelik büyükelçilik neredeyse Vesamet Hanım'ın emrindeydi. Fatin Rüştü Bey'le Vesamet Hanım büyük aşk yaşıyorlardı. Ben de, Ankara Palas'taki bu manzaraya Akis'in yayınından birkaç ay önce tanık olmuştum.
Fatin Rüştü, Atatürk döneminin dışişleri bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın kızı Emel Hanım'la evliydi. Çok zarif, muhterem bir hanımefendiydi. Vesamet Hanım gibi hareketli, canlı işveli bir kadın değildi. Demek Fatin Bey canlı, hareketli kadınları seviyordu!
Siyasiler Vesamet Hanım olayını diline dolamıştı. Ama Adnan Bey'in Fatin Rüştü'yü ikaz edecek hali mi vardı? O da elli yaş krizi içindeydi. Genç, güzel bir kadına, Ayhan Aydan'a aşık olmuştu...

şeboist
28-01-07, 19:51
http://www.milliyet.com.tr/2006/02/19/yazar/resim/yazdundar.jpg

BAŞKAN (SALİM BAŞOL): Sanıklar getirildiler. Bağlı olmayarak yerlerine alındılar. Müdafiler hazır. Yassıada'da duruşma salonunda açık olarak duruşmaya başlandı.
(Menderes'e): "Siz Ayhan Aydan'la münasebet tesis etmişsiniz. Bundan meşru olmayan bir çocuk dünyaya gelmiş. Sanık (Zeynep Kamil Hastanesi Başhekimi) Fahri Atabey'i azmettirmek suretiyle çocuğu öldürmüşsünüz.
MENDERES: Muhterem Reis Beyefendi, benim böyle bir suçla uzaktan yakından alakam mevcut değildir.
BAŞKAN: Ayhan Aydan sizinle olan münasebetini gizlememiş, hatta sezildiğine göre de biraz da yaymış. Herhalde zamanın Başvekili ile münasebet tesis etmekten iftihar duymuş olacak. Onun için apartman komşularına, arkadaşlarına vesaireye karşı bu münasebeti gizlemek değil, yaymak temayülü göstermiş (...) Fahri Atabey, sizin Ayhan'ın gebeliği, doğumun yaklaştığı hakkında telefon ettiğinizi söylüyor.
MENDERES: Katiyen hatırlamıyorum. Benim Fahri Atabey'e telefon edip "Bir şeyler yap" demem varit değildir.
BAŞKAN: Bunları bırakın, zorlamayın kendinizi...
MENDERES: Efendim?
BAŞKAN: Eğer ben "Kesin" deyince kesmezseniz kestirmesini bilirim. Siz tahrik etmese idiniz böyle gece vakti büyük bir hastanenin Başhekimi taa İstanbul'dan kalkıp yanına bir hemşire alıp devlet arabasına binerek bu zahmeti yapar mı idi? Sonra bir başka sual: Gerçi resmi arabaları bu makama oturanlar diledikleri gibi kullanabilirmiş, ama hiçbir zaman meşru olmayan bir münasebet tesis ettiği kadının kapısı önünde bekleyecek kadar olmamak gerekir. 2 numaralı araba orada imiş, çocuğun cenazesini 2 numaralı araba ile götürmüşler.
MENDERES: Çocuğun doğumu ve ölümü telaşı sırasında şoförden istimdat istemiş olabilirler.
BAŞKAN: Şu halde sizin haberiniz olmadan da 2 numaralı otomobil Ayhan Aydan'ın emrine amade gibi bir şey hasıl oluyor?
MENDERES: Öyle bir hengamede istimdat istemiş olabilirler. O da gitmiş olabilir.
BAŞKAN: Şimdi evli misiniz?
MENDERES: Kat'iyyen...
BAŞKAN: Evlisiniz, üç çocuğunuz var.
MENDERES: Evet evliyim, üç çocuğum var.
BAŞKAN: Bundan evvel Ayhan Aydan'ın çocuk aldırttığını diğer sanık Fahri Atabey kabul ediyor.
MENDERES: Çocuğu öldürmek değil, kanamalar dolayısıyla, rahim rahatsızlığı çekerdi sık sık, doktora giderdi. Düşürmüş olabilir.
BAŞKAN: Sonra Ayhan Aydan'dan sormadınız mı?
MENDERES: Ondan sonra Ayhan Aydan'ın yüzünü hiç görmedim.
BAŞKAN: Münasebetinizi niye kestiniz?
MENDERES: Bir başka münasebet tesis ettiğimi Ayhan onurlu bir insan olarak sezdi. Bendeniz de aynı hislerle kendisinin hislerini tahriş etmek istemedim.
BAŞKAN: O yeni münasebet kiminle?
MENDERES: Onu bırakalım Reis Bey (gülüşmeler)...

cerenimo_
28-01-07, 20:00
http://www.milliyet.com.tr/2006/02/26/pazar/resim/axpaz013.jpg

Dışişleri Bakanı Zorlu'nun evli bir kadınla ilişkisi

Haber Metin Toker'in Akis dergisinde patladı. Bir diplomatımızın eşi Vesemet Hanım, Yassıada'da idam elecek olan Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'nun sevgilisiydi. Metres sözcüğünü kullanmıyordu Akis.
Dışişleri bakanımız sık sık Paris'e görevli gidiyor ve Vesamet Hanım'la buluşuyordu. Üstelik büyükelçilik neredeyse Vesamet Hanım'ın emrindeydi. Fatin Rüştü Bey'le Vesamet Hanım büyük aşk yaşıyorlardı. Ben de, Ankara Palas'taki bu manzaraya Akis'in yayınından birkaç ay önce tanık olmuştum.
Fatin Rüştü, Atatürk döneminin dışişleri bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın kızı Emel Hanım'la evliydi. Çok zarif, muhterem bir hanımefendiydi. Vesamet Hanım gibi hareketli, canlı işveli bir kadın değildi. Demek Fatin Bey canlı, hareketli kadınları seviyordu!
Siyasiler Vesamet Hanım olayını diline dolamıştı. Ama Adnan Bey'in Fatin Rüştü'yü ikaz edecek hali mi vardı? O da elli yaş krizi içindeydi. Genç, güzel bir kadına, Ayhan Aydan'a aşık olmuştu...

Fatin Rüştü Zorlu'nun evli bir kadınla olan ilişkisi Kürşat Başar'ın 'Başucumda Müzik' kitabının konusunu oluşturuyor zaten.. kitap Fatin Rüştü Zorlunun idamıyla bitiyor..

bahar_can
28-01-07, 20:02
inşallah senin ddiğin gibi olur..ben o lafı darbeyi yapanlara söylemiştim.yani darbeyi yapan emir komuta zinciri içide olmadan yapan albay ve subaylara söyledim.onların torunları hala yaşıyorlar bana göre.amam şimdi o torunlar neyin ne olduğunu daha çok iyi biliyorlar.şunda dikkatini çekmemk isterim 1960 darbesinden sonra ülke çok biyük bi kaosa sürüklendi.sağcı solcu çatışmları ortaya çıktı...1980dede bunlar ortadan kaldırıldı..ne oldu sonunbda ülke 15 yıl geriye gitti.80 darbesinin etksinden daha yeni yeni kurtuluyoruz.senin görüşünede saygı duyarım.herkesin görüşü kendine.

Sevgili Cihan Ünal, anlatmak istediğin mutemelen farklı bir şeydi belki ama bir kişinin veya kişilerin yaptığı hata veya suç yalnızca ve yalnızca o kişiyi veya kişileri bağlar... yaklaşımımız bu mantıkla olmalı demek istedim... Aksi taktirde "o zihniyetin torunları aramızda yaşıyor" dediğimiz an sosyolojik olarak "kan davası"nı politik olarak da "ırkçı"lığı savunmuş oluruz...

60 darbesi demokratik maddeleri içeren bir anayasayı gündeme getirmiş olsa da o darbelerin hiç birini desteklemiyorum... gelecek olan varsa onu da desteklemem... protesto için elimden geleni de yaparım:img-yes:
"Herkesin görüşü kendine.." bu düşüncene katılmıyorum arkadaşım... insan sosyal bir varlıktır... kendini anlatmalı sonra da anlattığı kişiyi dinlemeli... katıldığı veya karşı çıktığı yerleri belirtmeli...işte bu fikir alış-verişi sürüp gitmeli... tıpkı şu an bizim yaptığımız gibi:img-yes:

cerenimo_
28-01-07, 20:04
Şeboist eklediğin yazı aslında pek çok şeyi ortya koyuyor.
Şimdi bunların üzerine Menderes aslında gerçekten büyük bir cezayı hak ediyor.
Demek Amerikayı başımıza çıkaran Menderes'miş... En son dizide ki bu savcı olayları Menderes karşısında en azından benim yumuşamama sebep olmuştu ama düşünüyorum da aslında çok geçerli sebepler var ortada... Menderes Türkiyenin geleceğini mahvetmiş bile denebilir. Baksanıza Amerikaya sağladığı olanakları... Başımıza çıkarmış, bizi onlara karşı aciz duruma getirmiş.
Ama bunu derken idam edilmeyi hak etti demiyorum ama çok ama çok hatalı menderes... AMa ilave etmem gerek askerlerde Menderes gibi çok yanlış davranmışlar bu kesin...
ben de yazına şunu ilave etmek istiyorum..

*Ordumuzu eğitmek için komutanlarımızın başına Amerikan askerlerini getirdi. Üstelik o ordumuz kurtuluş savaşını kazanmış ordumuz... Bu askerleri çok üzmüş, gururlarına dokunmuş... Hatta amerikan askerleri öyle yüz bulmuş ki kendinden yüksek rütbeli olan Türk askerinin odasına tekmeyle giriyorlarmış...

Bundan sonra ne denilebilir ki...

bu söylenilenlerin doğruluk payı vardır muhakkak ama menderes ülkedeki insanların bi çoğunu memnun edecek çok faaliyette bulunmuş.. hatta eğer doğru biliosam ezanın yeniden arapçalaştırılması falan menderes döneminde olmuş..

şeboist
28-01-07, 20:09
Mektuplar

Canım Mukaddes,

Ne yaptık ettik, bugün yine İstanbul’a indik. Dün inecektik. Galiba iş sıkı olduğu için inemedik. Ve bugüne kadar tehir mecburiyeti duyduk. Bilmem, gönlüm bu hususlarda rahatlamıyor. Üzülüyorum. Sana karşı hasmane hisler peyda olmaya başlıyor. Ne yapayım, çok............öyle olmasa; ha İstanbul’a ha Adana’ya, ne umurumda olur halbuki. Bir türlü içim oturmuş değildir. Bir türlü müsterih olamıyorum. Acep nerededir? Ne yapıyor? Üzüntü ve endişesi her zaman içimdedir. Bunları yazmaktan maksadım böyle bilerek hareket etmen içindir. Bunu senden çok rica ediyorum.

Canımın içi,

Dün, Salı günü telefonlaşacaktık, seni arayacaktım, gayet hararetli müzakereler oldu ve bu da telefonla arayacağım saate rastladı, biraz geciktim. Telefon defalarca çaldı yoktun...
İhtimal ki öfkelendin, vaktinde aramadım diye... Halbuki senin de vaktinde aramadığın günler oldu... Ben çok bekledim ve nihayet ben seni aradım ve böylelikle irtibat devam etti. Onun için bekledim ki ben gecikmiş olursam ya beni beklersin veyahut sen ararsın, ne bekledin ne aradın. Muhakkak bil ki sana darıldım, kırıldım.

şeboist
28-01-07, 20:15
Deniz Gezmiş için yalvardı

Mevhibe İnönü, Deniz Gezmiş ve iki arkadaşı hakkında idam kararı çıkmaması için İsmet Bey'e Köşk'ün bahçesinde adeta yalvarmıştı. Celal Bayar'ın eşi Reşide Hanım'ın 27 Mayıs ihtilali sonrası verdiği, "Türkiye dışarı karşı utanılacak durumdadır. Neden genel seçimi beklemediler. Eski zamanlardaki gibi 'isterük' veya 'istemezük' ile devlet idaresi salaha gitmez" demeci, hakkında tutuklama kararı çıkmasına bile neden olmuştu. Birçok politikacının eşini ağlatan Kenan Evren'in eşi Sekine Hanım da, 12 Eylül darbesinin mimarı olan eşinin Çankaya köşkünde oturmasına karşı çıktı, "Halk istemeden, referandum olmadan asla gitmem" diyerek Köşk'e adım atmadı. Sekine Evren, ölene kadar lojmanda kaldı. Demirel, Zincirbozan'a sürgün gönderildiğinde göz yaşlarını tutamayacak kadar duygusal olan Nazmiye Hanım, yıllar sonra gazetecilerle sohbet eden eşine, "Yine çok atıyorsun" diyecek kadar da cesurdu.


Berin Menderes

SİYASETE GİRMESİNİ İSTEMEDİ

1960 darbesinin ardından bütün hayatı altüst olan Berin Menderes, Adnan Menderes'in yokluğunda bütün işleriyle uğraşmak zorunda kalmıştı. Eşi hakkında verilen idam kararıyla yıkılan Berin Hanım, acısını içine gömüp mektuplarıyla eşine destek vermeye çalıştı. Mahkemenin idam talebinin Yüksek Adalet Divanı'nda değişeceğine inanan Berin Hanım, eşine yazdığı tüm mektuplarda, "Büyük Allah bu çektiğimiz büyük ızdırapların mükafatını verecek, seni bize selametle kavuşturacak inşallah" diyordu. 21 Ağustos'ta 1960'ta eşini Yassıada'da son kez gören Berin Hanım, siyasete girmesine şiddetle karşı çıktığı eşinin asılmaması için elinden geleni yaptı. Bu konuda Berin Hanım'ı dinlemeyen Adnan Bey, Türkiye'de bir başbakanın ödeyebileceği en büyük bedeli ödemek zorunda kalmıştı.

fundapehlivan
28-01-07, 20:43
bu söylenilenlerin doğruluk payı vardır muhakkak ama menderes ülkedeki insanların bi çoğunu memnun edecek çok faaliyette bulunmuş.. hatta eğer doğru biliosam ezanın yeniden arapçalaştırılması falan menderes döneminde olmuş..

Elbette ilk 4 yıl çok iyi şeyler yapmış...
Önemli olan yapılan iyiliklerin yapılan kötülüklerin önüne geçmesidir. Yoksa her başkanın hataları vardır ama Menderesin yaptığı hatalar yaptığı iyiliklerden daha fazla bence... Fazla demeyim de önem açısında hatalar çok daha büyük...
Eğer Amerikaya üs verdiyse, bize karışma hakkı verdiyse, Amerkan askerlerini başımıza soktuysa, ilk borcu aldıysa vs. bence yapılan iyilikleri örtüyor.

Mesela ilk 4 yılda buğday üretiminde ilk 4 e girmişiz, harika...
Ama sonra bu öyle düşmüş ki dışarıdan almaya başlamışız!! Düşünün yani...
Yani yaptığı iyi şeyler maalesef kötüye dönmüş...

fundapehlivan
28-01-07, 20:49
evet bunu zaten biliyoruz.ülkenin durumunu kötüye götürdü.ama yine de idam çok ağır bi ceza. :(

dediğim gibi idamı hak etti mi bilmiyorum ama ülkeye çok ama çok büyük zarar verdiği kesin. Yani geleceğini etkileyecek hatalardan bahsediyorum...

cerenimo_
28-01-07, 20:49
Elbette ilk 4 yıl çok iyi şeyler yapmış...
Önemli olan yapılan iyiliklerin yapılan kötülüklerin önüne geçmesidir. Yoksa her başkanın hataları vardır ama Menderesin yaptığı hatalar yaptığı iyiliklerden daha fazla bence... Fazla demeyim de önem açısında hatalar çok daha büyük...
Eğer Amerikaya üs verdiyse, bize karışma hakkı verdiyse, Amerkan askerlerini başımıza soktuysa, ilk borcu aldıysa vs. bence yapılan iyilikleri örtüyor.

Mesela ilk 4 yılda buğday üretiminde ilk 4 e girmişiz, harika...
Ama sonra bu öyle düşmüş ki dışarıdan almaya başlamışız!! Düşünün yani...
Yani yaptığı iyi şeyler maalesef kötüye dönmüş...

işte bu konuda herkes farklı şekilde düşünüyo günümüzde de.. bence o dönemlerde askeriyenin yaptığı hataların yanında menderesinkiler hiç kalır.. sanırım sonradan özellikle asılma olayının vicdan azabını azaltabilmek için yöneticiler de havaalanlarına ya da üniversitelere falan adnan menderesin ismini verme yolunu seçmişler...

aynakolik_fatma
28-01-07, 21:06
evet biçok yere adını vermişler.ama neye yarar?o günleri geri döndürebilir mi bunu yapmak?

evet aydında yaşayan biri olarak her yerde adnan menderesin adını görüyorum
ve adını her görüşümde hüzünleniyorum
keşke yıllar sonra adını heryere veren halkın zamanında elinden birşeyler gelseydi...
ama büyük devlet adamlarının bile gücünün yetmediği şeye aydın halkıda çaresiz kalmış görünüyor...

fundapehlivan
28-01-07, 21:07
işte bu konuda herkes farklı şekilde düşünüyo günümüzde de.. bence o dönemlerde askeriyenin yaptığı hataların yanında menderesinkiler hiç kalır.. sanırım sonradan özellikle asılma olayının vicdan azabını azaltabilmek için yöneticiler de havaalanlarına ya da üniversitelere falan adnan menderesin ismini verme yolunu seçmişler...

Yalnız bunu ben de annemle konuştum annem bana ne dedi biliyor musun?
Okullara isim verilmiş ama o okullar devletin mi ki... Özeldir onlar menderes sevenler ismi vermiştir dedi... Sonra düşündüm, gerçekten... O okulu devlet mi yaptırdı ki acaba? O ismi devlet mi koydu? Onu bilmiyoruz ki...

Bence askeriyenin hatası çok büyük, işkenceler, hakaretler olmamalıydı...
Çok yanlıştı elbette ama şu bir gerçek ki ülkemizin şu an Amerka karşısında ki acizlikte biraz Menderes yüzünden olmuş... Baksana, ilk borçlar, taviz anlaşması, üs vermeler...

cerenimo_
28-01-07, 21:07
neyse dağıtalım bu konuyu... demin aklımdan geçirdim huzur sokağı diye bi kitap vardır belki okumuşsunuzdur orda da esas kız ve esas oğlan yıllarca görüşemiyolar da sonra tam birbirlerini buldular derken biri diğerinin kucağında can veriyo.. dizinin son bölümünde de öle olsa yani ya ahmet yaseminin ya da yasemin ahmetin kucağında can verse ve dizi öle bitse nasıl olur sizce??

cerenimo_
28-01-07, 21:09
[QUOTE=fundapehlivan;2207799]Yalnız bunu ben de annemle konuştum annem bana ne dedi biliyor musun?
Okullara isim verilmiş ama o okullar devletin mi ki... Özeldir onlar menderes sevenler ismi vermiştir dedi... Sonra düşündüm, gerçekten... O okulu devlet mi yaptırdı ki acaba? O ismi devlet mi koydu? Onu bilmiyoruz ki...QUOTE]

adnan menderes üniversitesi devlet üniversitesi..

fundapehlivan
28-01-07, 21:10
neyse dağıtalım bu konuyu... demin aklımdan geçirdim huzur sokağı diye bi kitap vardır belki okumuşsunuzdur orda da esas kız ve esas oğlan yıllarca görüşemiyolar da sonra tam birbirlerini buldular derken biri diğerinin kucağında can veriyo.. dizinin son bölümünde de öle olsa yani ya ahmet yaseminin ya da yasemin ahmetin kucağında can verse ve dizi öle bitse nasıl olur sizce??

Ya ağzından yel lasın sende!! Allah korusun!!
Valla ben bir ümitle devam edeceğim seyretmeye... İleride yeniden birlikte olacaklar diye...
İleride defneler büyüyecek filan ama benim için baş roldekiler hep yasemin ve Ahmet olacak... Ben onların aşkını istiyorum:img-cray:

cerenimo_
28-01-07, 21:10
yaa çok pardon ben dedim konuyu dağıtalım ama yine ben bozdum kuralı... neyse soruma geri döneyim cevaplarınızı merak ediyorum..

şeboist
28-01-07, 21:11
bu borç meselesi menderes yüzünden açıldı zaten.canım dizi öyle kesinlikle olmasın.çok saçma olur.eskiden yapıyorlardı öyle filmleri.

HaMbUrG*
28-01-07, 21:22
neyse dağıtalım bu konuyu... demin aklımdan geçirdim huzur sokağı diye bi kitap vardır belki okumuşsunuzdur orda da esas kız ve esas oğlan yıllarca görüşemiyolar da sonra tam birbirlerini buldular derken biri diğerinin kucağında can veriyo.. dizinin son bölümünde de öle olsa yani ya ahmet yaseminin ya da yasemin ahmetin kucağında can verse ve dizi öle bitse nasıl olur sizce??

Sevgili cerenimo,
o kitabi bende okudum ve gercekten büyük bir ask hikayesi anlatiliyor. Ama sonunda feyza'nin Bilal'in kollarinda ölmesi cok acikli. Hatirla Sevgili'nin format'ina uyar fakat cok acikli bir son olur. Ben dayanamam zaten gecen bölüm nerdeyse agladim oyle olursa kalpten giderim..:sad53: :icon_sorr

şeboist
28-01-07, 21:28
olmasın zaten.sevmiyorum ben öyle şeyleri.kötü bitecekse bile böyle bitmesin.daha orijinal şeyler bulsunlar. ;)

istnbl_esra
28-01-07, 21:49
eklendi mi bilmiyorum ama bunu buldum.koymak istedim. :img-blush

Menderes'in İcraatları

-Parti grubuna “siz isteseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” dedi

-1954’te Köy Enstitüleri’ni kapattı

-Halkevlerini kapattı

-1951 tutuklamalarında Rıfat Ilgaz, Fakir Baykurt, Aziz Nesin, Ruhi Su gibi nice aydın ve sanatçı, hapse girdi.işkence gördü

-Cumhuriyet Dönemi’nin ilk dış borcunu aldı.

-İthal tüketimi özendirdi.

-1954 tarihli Petrol Yasası olmak üzere, dış ticarette yabancı sermayeye ayrıcalıklar verdi

-Amerika’nın dayattığı tarım ekonomisi modelini kabul etti.

-Demiryolu ulaşımı politikasına son verdi otomotiv endüstrisinin çıkarı için sadece karayolları yaptı.Eskişehir Tren Fabrikası’nı kapattı.

-Kayseri Uçak imal ve bakım Atölyesi’ni kapattı

-Amerika’nın yanında Kore’ye asker gönderip yüzlerce gencin sonunu hazırladı

-Nato’ya üye olarak ülkeyi bir ABD karakoluna dönüştürdü.

-1958’de Amerika’ya Türkiye’de askeri üs kurma izni verdi.

-1956’da bir iç ayaklanma durumunda, Amerika’nın Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı müdahale etmesine olanak sağlayan gizli-ikili anlaşmaları imzaladı

-1958’de Amerika’ya Türkiye coğrafyasında askeri üs kurma izni verdi

-Kendilerine oy vermediği için Niğde’yi bölerek Nevşehir’i kurdu; Kırşehir ve Adıyaman’ı ilçe yaptı

-Özerkliği ortadan kaldırıp üniversiteleri ve öğretim üyelerini Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlamak istedi

-Hakim ve Savcıları Bakanlık emrine almaya olanak sağlayan bir yasa çıkardı.

-28 Nisan 1960 günü Beyazıt’ta kendilerini kınamak için eylem yapan öğrencilerin üzerine ateş etme emri verdi

-6-7 Eylül 1955 olaylarında önemli yer oynadı…

1-Türkiye’nin Milli Geliri 1950 yılında cari fiyatlarla 10 milyar 384 milyon TL iken, bu sayı 1960’da 48 milyar 963 milyon TL oldu (Sabit fiyatlarla 29 milyardan 50 milyara yükseldi).
2-Kamu sektörüne ait genel sağlık kurumlarında yatak adedi 1950’de 11.637 iken bu sayı 1960 yılında 42.814’e yükseldi.
3-1960 bütçesinde Milli Eğitime ayrılan tahsisat, 1950 yılından % 470.7 fazladır. Ayrıca ilkokul sayısı 12.511’den 22.011’e, ilkokul öğretmeni sayısı da 33.844’den 53.174’e yükseldi. Ortaokullar 343 iken 688, liseler de 59 iken 138’e çıktı. 1950 yılında 76.931 olan ortaöğretim öğretmenlerinin sayısı 1960 yılında 306.851 idi.
4-1950-60 arasında dört üniversite daha kuruldu51. 1950’de yüksek öğrenimde 24.919 öğrenci varken, öğrenci sayısı 1960 yılında 56.718’e yükseldi.
5-Milli Savunma: 1960 bütçesine konan tahsisat, 1950 yılından % 152 fazladır. Ayrıca her yıl “karşılık para fonu”ndan Milli Savunmaya liberasyon yolu ile tahsisler yapıldı.
6-Tarımsal Ürün: 1950’de 14 milyon 542 bin hektar olan ekim alanları,
1960 yılında 25 milyon hektara yaklaşmıştı. Tarımda modernizasyonla birlikte (traktör sayısı 10 yılda 16.585’ten 42.135’e yükselirken, gübre kullanımı 10 yılda 4 kat arttı) Türk tarımı altın devrini yaşadı. Buğday üretimi 4 milyon tondan 8.5 milyon tona, pancar üretimi 850 bin tondan 4.5 milyon tona, pamuk üretimi de 120 tondan 180 tona yükseldi. Bu gelişme, tahılı muhafaza ve onun ihraç pazarlarına sevkini kolaylaştıracak tesislere olan ihtiyacı da arttırdığından yeni silolar ve hububat depoları inşası programını ortaya çıkardı. DP döneminde 14 betonarme silo, 70 çelik silo, 390 çelik depo ve kagir ambar inşa edilerek hizmete alındı.
7-İçme Suyu: 1950 yılında 58 bin 101 köy ve mahallenin 8 bin 809’unda içme suyu varken, 1959 yılında bu sayı 33 bin 554’e yükseldi.
8-Sarıyar, Seyhan, Ayrancı, Sille, Kemer, Demirköprü, Samsa ve Hirfanlı Barajları DP iktidarı döneminde tamamlanarak faaliyete geçti. Mamasun, May, Apa ve Altınapa Barajları’nda 1960 yılında; Kesikköprü, Almus, Sarımsaklı, Selevir, Seyitler ve İbrala Barajları’nda da 27 Mayıs Darbesi’nden birkaç yıl sonra üretim başladi
9-1950 yılında 737 milyon kw saat olan enerji üretimi, 1960 yılında 2 milyar 815 milyon kw saate yükseldi.
10-Taşkömürü üretimi 4 milyon tondan 6 milyon 550 bin tona; linyit üretimi de 957 bin tondan 2 milyon 602 bin tona yükseldi.
11- Rafineri: Yıllık kapasitesi 300 bin ton olan Batman Rafinerisi’nin kapasitesi 700 bin tona yükselirken, Mersin’de 3 milyon 250 bin ton kapasiteli, İzmit’te ise 1 milyon ton kapasiteli iki büyük rafinerinin temelleri atıldı……………….


bende diziden sonra adnan menderes donemiyle ilgili arastirma yaptim ki onceden de merakim vardi su anda onla ilgili bi kitapta okuyorum mahkemede yapilan haksizliklarin yaninda yukardaki koymasam icraatlerini tam gostermeyerek de haksizlik yapmis olacaktik..DP yanlisi falan degilim yanlis anlasilmasin ama benim arastirmalarimdan buldugumda budur ki devami vardi cok uzun olacagi icin devamini koyamadim..

fundapehlivan
28-01-07, 22:04
Ben de son olarak şunu söyleyeyim o zaman... Ben de chp li değilim...
Zaten Menderes dediğim gibi ilk 4 yıl çok başarılı şeyler yapmış onun için de halk onu yeniden seçmiş ama sonra ki 4 yıl bu başarılar giderek düşmüş ve halkta bir fakirlik baş göstermiş. İkinci seçimlerde anarmal bir oy düşüşü yaşamış dp liler... Ve bir milletvekili sormuş bir halktan adama, neden oy vermediniz diye... O zaman adam şöyle bir bakarsan etrafına halkın fakirliğini görürsen anlarsın demiş...
keşke iyi şeylerin devamı getirilebilse... İlk başta çok iyi yapıp sonradan onları mahvedersen bence yaptığın iyi şeylerin de bir önemi kalmıyor çünkü önemli olan bence sonuçtur... Tabii iyi yaptığı şeyleri unutmayalım ama dediğim gibi iyi şeylerin kötü şeylerin önüne geçmesi lazım ona iyi demek için ama maalesef kötü şeyler öne geçmiş... Yoksa bence ne ihtilal olurdu ne de bu kadar ortalık karışırdı. Biraz önce şeboist kötü olan yaptıklarını sıralamıştı, onları okursan ne demek istediğimi daha iyi anlarsın bence...

Ama dersen ki ihtilal iyi ki olmuş mu diyorsun, ya da askerlerin yaptıkları doğru muydu? Elbette ki hayır... hem de kesinlikle hayır...
Ben sadece şunu diyorum aslında bir insan kötü gider ve sonra toparlar ve iyi şeyler yaparsa o iyidir, ve kötü yaptığı şeyler unutulabilir...
Ama ğer iyi şeyler yapar ve sonra çok kötü şeyler yapar ve o iyilikler biterse o zaman kötü yönetmiş demektir. Tabii bu benim şahsi fikrim...

askasurguncu
28-01-07, 22:07
neyse dağıtalım bu konuyu... demin aklımdan geçirdim huzur sokağı diye bi kitap vardır belki okumuşsunuzdur orda da esas kız ve esas oğlan yıllarca görüşemiyolar da sonra tam birbirlerini buldular derken biri diğerinin kucağında can veriyo.. dizinin son bölümünde de öle olsa yani ya ahmet yaseminin ya da yasemin ahmetin kucağında can verse ve dizi öle bitse nasıl olur sizce??

aslinda sonu huzunlu olsa
guzel olur bir dizi mutlu sahneylen bitse pek insanin aklinda kalmiyor ama
huzunlu bir sekilde bitse yillar gecsede o dizi ve o sahne hep insanlarin aklinda kalir

fundapehlivan
28-01-07, 22:11
aslinda sonu huzunlu olsa
guzel olur bir dizi mutlu sahneylen bitse pek insanin aklinda kalmiyor ama
huzunlu bir sekilde bitse yillar gecsede o dizi ve o sahne hep insanlarin aklinda kalir

Yaa olur mu? Bir de mutlu son görelim... benim aklımda kalır yani, hiç sorun değil!! Gına geldi mutlu olamayan aşıklardan... ben birazda mutluluk görmek istiyorum! :happy0064

Melal
28-01-07, 22:14
Adnan Mendres bu ülkeye iyi şeylerde yaptı.
Buna kimse asla yapmadı diyemez.
Ama ülkemizde bugüne kadar gelmiş geçmiş her hükümetin olduğu gibi yanlışları da oldu.
Hatta Menderes'ten sonra gelenlerin yaptıkları icraatların daha da zararları oldu.
Ama kimse onları asmadı.Erbakan'ın,Demirel'in,Çiller'in,Yılmaz'ın ve diğerlerinin eksileri,artıları ortada fazla söze gerek yok.
Hatta bu dönemlerde ki bazı bakanların da icraatları ortada dediğim gibi kimse idam falan etmedi.
Uzun lafın kısası söz hep aynı yere çıkıyor.
Menderes ve beraberindekiler idamı hak etmediler.
Menderes kötü biri,bir diktatör olsaydı.Mustafa Kemal Atatürk onu milletvekili yapar mıydı.
Bir ışık görmüş ki milletvekili yapmış.
Ayrıca diktatörlerin sonu da malumunuzdur.
Neden bunları yazdın derseniz.Dizide bu hafta mahkemede diktatör sözü geçti de ondan ben bu hafta uzun uzun yorum yazamadım.
Bu sebeple buna da değineyim istedim.:)

askasurguncu
28-01-07, 22:17
Yaa olur mu? Bir de mutlu son görelim... benim aklımda kalır yani, hiç sorun değil!! Gına geldi mutlu olamayan aşıklardan... ben birazda mutluluk görmek istiyorum! :happy0064

ben sonunun huzunlu
bitmesini isterim
aklimda hep kazili kalir

MAVİ1
28-01-07, 22:26
Arkadaşlar hepinizin verdiği emeklere saygı duyuyorum.Bu dizinin amacı gençleri bir dönem hakkında elden geldiğince bilgilendirmek ve hepimiz merak edip araştırıyoruz.Ancak her bilginin doğru olmayabileceği hepimiz tarafından kabul edilir sanırım.Biraz önce aranızdan biri Menderes'in yaptığı faydalı icraatları arasında 'ezanın tekrar Arapça okunmasını sağlaması'nı göstermiş.Ama (kesinlikle bir tartışma yaratmak için söylemiyorum) o arkadaşa sormak isterim.Ezanın türkçe okunma kararını Atatürk'ün aldığını biliyor mu?Hatta Bursa'da bu karara karşı bazı insanlar eylem yapmışlar ve bu haber Mustafa Kemal'e ulaştığında kendisi o eşsiz BURSA NUTKU'nu yapmıştı.Madem tarihte bilmediğiniz noktalar olduğunu düşünüyor ve bu açığı kapatmak istiyorsunuz, o zaman Atamızın bu olaya karşı sözlerini de okumanızı tavsiye ederim.Eğer bulamazsanız ben buraya eklerim.
Bir de bu ezanın türkçe okunmasına neden karşı çıkılır anlamam.Sonuçta İslamiyet ortaya ilk kez Arap Yarımadasında çıktı ve ilk kez Araplar camiye çağrılıyordu.İlk müslümanlara farklı bir dilde(mesela Türkçe )seslenilmesi ne kadar saçmaysa günlük hayatında Türkçe konuşan bizlere de Arapça seslenilmesi o kadar saçma bence.Yani camiden ' 'Allahuekber' değil de Allah Büyüktür' diye seslenilse ne çıkar?Sonuçta anlamı aynı.Tabii ki görüşlerimiz bir çok konuda olabileceği gibi bu konuda da farklılık gösterebilir.Bu da Adnan Menderes'in icraatlarının bazılarımıza çok yanlış bazılarımıza da kabul edilir görülmesini açıklar.

RODYA
28-01-07, 22:32
Arkadaşlar hepinizin verdiği emeklere saygı duyuyorum.Bu dizinin amacı gençleri bir dönem hakkında elden geldiğince bilgilendirmek ve hepimiz merak edip araştırıyoruz.Ancak her bilginin doğru olmayabileceği hepimiz tarafından kabul edilir sanırım.Biraz önce aranızdan biri Menderes'in yaptığı faydalı icraatları arasında 'ezanın tekrar Arapça okunmasını sağlaması'nı göstermiş.Ama (kesinlikle bir tartışma yaratmak için söylemiyorum) o arkadaşa sormak isterim.Ezanın türkçe okunma kararını Atatürk'ün aldığını biliyor mu?Hatta Bursa'da bu karara karşı bazı insanlar eylem yapmışlar ve bu haber Mustafa Kemal'e ulaştığında kendisi o eşsiz BURSA NUTKU'nu yapmıştı.Madem tarihte bilmediğiniz noktalar olduğunu düşünüyor ve bu açığı kapatmak istiyorsunuz, o zaman Atamızın bu olaya karşı sözlerini de okumanızı tavsiye ederim.Eğer bulamazsanız ben buraya eklerim.
Bir de bu ezanın türkçe okunmasına neden karşı çıkılır anlamam.Sonuçta İslamiyet ortaya ilk kez Arap Yarımadasında çıktı ve ilk kez Araplar camiye çağrılıyordu.İlk müslümanlara farklı bir dilde(mesela Türkçe )seslenilmesi ne kadar saçmaysa günlük hayatında Türkçe konuşan bizlere de Arapça seslenilmesi o kadar saçma bence.Yani camiden ' 'Allahuekber' değil de Allah Büyüktür' diye seslenilse ne çıkar?Sonuçta anlamı aynı.Tabii ki görüşlerimiz bir çok konuda olabileceği gibi bu konuda da farklılık gösterebilir.Bu da Adnan Menderes'in icraatlarının bazılarımıza çok yanlış bazılarımıza da kabul edilir görülmesini açıklar.


BURSA NUTKU

"türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük kıpırtı ve davranış duydumu, 'bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır' demeyecektir. hemen araya girecektir. elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. polis gelecek, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. genç, 'polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir' diye düşünecek, ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. mahkeme onu yargılayacaktır. yine düşünecek, 'demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek!' onu hapse atacaklar. yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, ismet paşa'ya ve meclis'e telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. diyecek ki, 'ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. araya girişimde ve eylemimde haklıyım. eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek benim görevimdir!' işte benim anladığım türk genci ve türk gençliği!''

6 şubat 1933 / bursa atatürk köşkü

MAVİ1 arkadaşım,dediğin gibi Türkiye de gericiliğin bu noktaya gelmesinin sebebi dp iktidarıdır.

Melal
28-01-07, 22:32
Kimse kusura bakmasın ama ezan'ın yüzyıllardır arapça okunmuştur.
Ve öyle olmaya da devam etmelidir.
Ayrıca Kuran'ı da Türkçeleştirenler var.
Ki bana göre bu da yanlış bir din nasıl var olmuşsa öyle devam etmelidir.
Ben ezan'ın İnönü tarafından Türkçe'leştirildiğini biliyordum.
Ve o dönemde halktan çok tepki alınmış.
Ve Menderes'te yine özüne döndürmüş.
Bu arada lütfen dini,ezanı yani kutsal olan şeyleri tartışmalara alet etmeyelim...

askasurguncu
28-01-07, 22:34
Kimse kusura bakmasın ama ezan'ın yüzyıllardır arapça okunmuştur.
Ve öyle olmaya da devam etmelidir.
Ayrıca Kuran'ı da Türkçeleştirenler var.
Ki bana göre bu da yanlış bir din nasıl var olmuşsa öyle devam etmelidir.
Ben ezan'ın İnönü tarafından Türkçe'leştirildiğini biliyordum.
Ve o dönemde halktan çok tepki alınmış.
Ve Menderes'te yine özüne döndürmüş.
Bu arada lütfen dini,ezanı yani kutsal olan şeyleri tartışmalara alet etmeyelim...

bende melale
katiliyorum dini kutsal seyleri burda tartismayalim

istnbl_esra
28-01-07, 22:34
Adnan Mendres bu ülkeye iyi şeylerde yaptı.
Buna kimse asla yapmadı diyemez.
Ama ülkemizde bugüne kadar gelmiş geçmiş her hükümetin olduğu gibi yanlışları da oldu.
Hatta Menderes'ten sonra gelenlerin yaptıkları icraatların daha da zararları oldu.
Ama kimse onları asmadı.Erbakan'ın,Demirel'in,Çiller'in,Yılmaz'ın ve diğerlerinin eksileri,artıları ortada fazla söze gerek yok.
Hatta bu dönemlerde ki bazı bakanların da icraatları ortada dediğim gibi kimse idam falan etmedi.
Uzun lafın kısası söz hep aynı yere çıkıyor.
Menderes ve beraberindekiler idamı hak etmediler.
Menderes kötü biri,bir diktatör olsaydı.Mustafa Kemal Atatürk onu milletvekili yapar mıydı.
Bir ışık görmüş ki milletvekili yapmış.
Ayrıca diktatörlerin sonu da malumunuzdur.
Neden bunları yazdın derseniz.Dizide bu hafta mahkemede diktatör sözü geçti de ondan ben bu hafta uzun uzun yorum yazamadım.
Bu sebeple buna da değineyim istedim.:)
demek istedigim kesinlikle buydu eksileri vardi ama artilari da varmis ki bunlari da ben koyayim dedim yanlis anlasma olmasini istemem

MAVİ1
28-01-07, 22:39
arkadaşım tartışma yaratmak istemediğimi en başında söylemiştim.Zaten bunda tartışılacak bir şey yok.Ancak yüzyıllardır süregelen bir çok şey insanların ihtiyaçlarına göre değişmiştir.Öyle olmasa hala Hammurabi kanunlarını kullanıyor olurduk mesela.Şimdi 'dinde değişme olmaz' diyeceksin.Ama ezanın arapça okunması bir din kuralı değildir.Din sadece insanlara sesleniniz demiştir.Arapça olması şart koşulmamıştır.Madem buraya gelip geçmiş dönemlerden ders almamız gerektiğini söylüyoruz, sadece lafta kalmasın.Her konuda fikir alışverişi yapabilelim.

görgün
28-01-07, 22:40
bence burada siyasi tartışmalar yapmayalım da ahmatle yasemin ne yapacak onu konuşalım.bir kere her şeyden önce rıza ünsal asılmayacak tabii ki karar müebbet hapise çevrilecek ama ahmetin babası ölür mü onu bilemem galiba yasemin necdete ahmet de aylaya kalacak...ayrıca başbakanını ve iki bakanını asmış bir yargı var karşımızda..asıl omların sonu ne olacak.. yni vicdanen ben onu merak ediyorum...sınıfta bir öğrenciyi bile azarlayamazken koskoca başbakanı otur yerine diye azarlamak son derece utanç verici bir durum..

Billush
28-01-07, 22:41
Dönüp dönüp başa geliyoruz.Hepimiz üstün körü de olsa biliyoruz ki Menderes'in hataları da olmuştur.Sonuçta insansınız o psikoloji içinde olmadan sağlıklı yorum yapılabileceğini düşünmüyorum.Farklı bir zaman diliminde yorum yapıyoruz çünkü.Tarihte esas o zamanın koşullarını düşünerek yorum yapmaktır.o zaman diliminde değiliz,doğru yorum yapamayız diye düşünüyorum ama ortada bir gerçek var ki ölüm cezası hiç kimse için temenni edilemez (dizide Şevket Bey'in sözleridir.) Menderes Apo gibi binlerce vatandaşımızı katletmedi,kendi inandığı değerlere göre ülkesi için iyi olduğunu düşündüğünü yaptı fakat Apo gibi bir bölücü terörist hapishanede ketif çatarken Menderes idam edilmiş,olmadık muamelelere marus kalmış,ailesi acılar çekmiş belki de hala da çekmektedir.En azından ölmüş bir insanın ardından kötü konuşmamamız gerekir.(dini inancımızda bu da vardır)

HayaI
28-01-07, 22:46
Yukarıdaki sohbetinizden şunumu anlamalıyız
Menderes Atatürk'ün aldığı bir kararı milleti kendisine verdiği selahiyete dayanarak değiştirdi,ki bu anayasayı doğrudan ilgilendiren bir karar değil,
(şu anda 301' kaldırılması konuşuyor,301 türklüğe hakaret suçlarını içerir)
o yüzden asılabilir..bu kadar basitmi yani..sen halkın yarsının verdiği oylarla
iktidara gelmiş birisini asıcaksın,ondan sonrada Atatür'ün kararını değiştirmişti diyerek bunamı dayandıracaksın..çok basit ve saçma..

Melal
28-01-07, 22:46
arkadaşım tartışma yaratmak istemediğimi en başında söylemiştim.Zaten bunda tartışılacak bir şey yok.Ancak yüzyıllardır süregelen bir çok şey insanların ihtiyaçlarına göre değişmiştir.Öyle olmasa hala Hammurabi kanunlarını kullanıyor olurduk mesela.Şimdi 'dinde değişme olmaz' diyeceksin.Ama ezanın arapça okunması bir din kuralı değildir.Din sadece insanlara sesleniniz demiştir.Arapça olması şart koşulmamıştır.Madem buraya gelip geçmiş dönemlerden ders almamız gerektiğini söylüyoruz, sadece lafta kalmasın.Her konuda fikir alışverişi yapabilelim.

Bende fikirlerimi söyledim zaten seviyeli bir şekilde söylediğimi sanıyorum.
Dinin belli kuralları vardır.Ve kimse istediği şekilde değiştiremez.
Bende buna inanıyorum.Ve senin de fikrine saygılıyım...

askasurguncu
28-01-07, 22:46
bence burada siyasi tartışmalar yapmayalım da ahmatle yasemin ne yapacak onu konuşalım.bir kere her şeyden önce rıza ünsal asılmayacak tabii ki karar müebbet hapise çevrilecek ama ahmetin babası ölür mü onu bilemem galiba yasemin necdete ahmet de aylaya kalacak...ayrıca başbakanını ve iki bakanını asmış bir yargı var karşımızda..asıl omların sonu ne olacak.. yni vicdanen ben onu merak ediyorum...sınıfta bir öğrenciyi bile azarlayamazken koskoca başbakanı otur yerine diye azarlamak son derece utanç verici bir durum..

bence boyle birsey olur 12 inci bolumde yasemin ve ailesi
rizanin idam edinmeyecegini ogrenirler yasemin
ahmete soylediklerinden dolayi pisman olur ahmetin evini arar ama
telefona cevap veren ayla olur ve ahmetin amerikaya gidigini ne zaman donecegini
belli olmadigini soyler yasemininde hamileligi ilerledigi için
nejdete ben ahmeten hamileyim der o da benim evlenirmisinder
yaseminde caresizlikten evet der
sonra ahmet amerikadan doner ve yaseminin nejdetlen evlendigini duyar
ustelelik hamile oldugununu o da bir inat ugruna aylaylan evlenir:img-hyste

ne senaryo ama:img-hyste

Billush
28-01-07, 22:50
bence boyle birsey olur 12 inci bolumde yasemin ve ailesi
rizanin idam edinmeyecegini ogrenirler yasemin
ahmete soylediklerinden dolayi pisman olur ahmetin evini arar ama
telefona cevap veren ayla olur ve ahmetin amerikaya gidigini ne zaman donecegini
belli olmadigini soyler yasemininde hamileligi ilerledigi için
nejdete ben ahmeten hamileyim der o da benim evlenirmisinder
yaseminde caresizlikten evet der
sonra ahmet amerikadan doner ve yaseminin nejdetlen evlendigini duyar
ustelelik hamile oldugununu o da bir inat ugruna aylaylan evlenir:img-hyste

ne senaryo ama:img-hyste
Yasemin'in Bu geceden sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak sözünden sonra pişman olup Ahmet'i arayacağını sanmıyorum.Bir süre babasının durumu yüzünden hamilelik aklına gelmez,babası idam edilmeyip normal hayata döndüğünde hamileliği aklına gelir ve bir çare bulmaya çalışır.İlk seçenek aldırmak olur belki fakat bir sebepten -belki aldıramaması ona çok bağlanması belki de yasal sebeplerden 3 ay sınırı filan - aldıramaz.Derdini tek güvenebileceği insan Necdet'e açar.Gerisi dediğin gibi olabilir.Necdet Yasemin'i zor durumdan kurtarmak için evlenmek teklif eder ve alelacele evlenirler...

MAVİ1
28-01-07, 22:52
En başta şunu söylemeliyim ki HİÇ BİR İNSAN ÖLÜMÜ HAK ETMEZ.Hele ki bir üülkenin demokratik yollarla başa gelmiş başbakanı hiç hak etmez.Ölmüş bir insanın arkasından konuşmaya gelince...Ben Adnan Mendes'in özel hayatından bahsetmedim hiç bir zaman.Sadece ülkemiz için zamanında aldığı kararlardan bahsettim ki bunları her zaman konuşabiliriz çünkü aldığı her karar hepimizin yaşamını etkilemiştir.Yani ADnan Menderes'in vefat etmesi aldığı kararları geri döndürmedi.Bu da demektir ki tüm ülke bunlardan hala etkileniyoruz ve bunları her zaman konuşabilmeliyiz.Özel hayatından bahsetmemek gerekliliğine sonuna kadar katılırım.Hatta bunun için vefat etmesine gerek yok.Herhangibir insan için de geçerli olmalı.Ama aldığı kararlar hepimizi HER ZAMAN ilgilendirir

istnbl_esra
28-01-07, 22:55
arkadaşım tartışma yaratmak istemediğimi en başında söylemiştim.Zaten bunda tartışılacak bir şey yok.Ancak yüzyıllardır süregelen bir çok şey insanların ihtiyaçlarına göre değişmiştir.Öyle olmasa hala Hammurabi kanunlarını kullanıyor olurduk mesela.Şimdi 'dinde değişme olmaz' diyeceksin.Ama ezanın arapça okunması bir din kuralı değildir.Din sadece insanlara sesleniniz demiştir.Arapça olması şart koşulmamıştır.Madem buraya gelip geçmiş dönemlerden ders almamız gerektiğini söylüyoruz, sadece lafta kalmasın.Her konuda fikir alışverişi yapabilelim.

tartisma ortami her zaman kotu olacak diye bi sey yok iyi menderesin en onemli icraatidir bence ezanin arapca okunmasi din kurali degildir demek icin cok sey bilmek lazim ki fikir alisverisi olsun bu yuzden burda konusulmayacak kadar degerli ve onemli

RODYA
28-01-07, 22:57
idamı hak etti diyen arkadaşlar.ben prensip olarak idam cezası karşıtıyım.o,bu ,şu farketmez.o ezan konusu ile ilgili değil,daha bir çok uygulamayla irtica azdırılmıştır.

mai arkadaşın dediği gibi ezanın dili,din kuralı değildir.her neyse herkesin farklı görüşü olacak,burda birbirimizle paylaşacağız.

gördün arkadaşım,burda siyaset konuşacağız tabi. yeri geldiğinde aşkta konuşuluyor.biraz da siyaset kaynatalım:img-wink:

Alexia
28-01-07, 22:58
Arkadaşlar,
Herkesin, dini de, dinini uygulayış şekli de, politik görüşü de kendisinedir.
Herkesin inancı da, görüşü de kendisine göre değerlidir.
Kimse kimseyi, birşeylere inandırmak, ikna etmek zorunda değildir.
Farklı konulara girecekseniz, lütfen bunu başka platformlarda yapın.
Burası bir dizinin forumu, dinin hangi dilde öğretilmesi gerektiğinin ya da kimin haklı kimin haksız olduğunun tartışıldığı bir ortam değil.
Konu dışına çıkmayın lütfen.

Melal
28-01-07, 22:59
Elbette burada Menderes'i doğrularını,yanlışları o dönemi konuşacağız.
Herkes fikirlerini özgürce söyleyecek.
Önemli olan tartışmadan,hakaret etmeden fikir beyan etmek.
Mavi arkadaşım senin fikirlerine saygılıyım.Aldığı kararlar elbette hepimizi ilgilendirir.
Kimi karar sana yanlıştır.Kime karar bana yanlıştır.
Teminde deidğim gibi Menderes'ten sonra gelenler daha büyük ve vahim hatalar yaptı.
Ama hiçbiri böyle cezalandırılmadı.

RODYA
28-01-07, 23:00
alexia,bu dizinin formatı gereği böyle şeyleri konuşabiliriz,kaliteli bir şekilde diye düşünmüştüm,ama haklısın şimdi konu hiç olmadık yerlere gider,al başına belayı

arkadaşlar,necdet ve yasemin bir sonraki bölümde evlenir mi? kaç sene zaman atlaması var. bunu öğrenebildik mi?

Melal
28-01-07, 23:01
Serkan dini karıştırmadan siyaset konuşulmasına varım.
Ama bıçak sırtı konuları konuşmak hem tartışmaya mahal veriyor.
Hem de forum açısından zararlı oluyor.
Zaten Alexia'da gerekli uyarıyı yapmış.
Haftaya sanırım dizide idam göreceğiz.Bu sahneleri ve o bölümü de ağlayarak izlerim büyük ihtimal.
İdama bende karşıyım.Ama bazen öyle durumlar,olaylar oluyor asacaksın bu adamı dedirtiyor.

RODYA
28-01-07, 23:01
melalcim,o konuda haklısın.dediğim gibi ben prensip olarak idam karşıtıyım.her neyse uyarı geldi.

melal sen koyu harfle yazdıklarıma cevap yazıver ,konu değişsin canım:img-wink:

HayaI
28-01-07, 23:01
Arkadaşlar,
Herkesin, dini de, dinini uygulayış şekli de, politik görüşü de kendisinedir.
Herkesin inancı da, görüşü de kendisine göre değerlidir.
Kimse kimseyi, birşeylere inandırmak, ikna etmek zorunda değildir.
Farklı konulara girecekseniz, lütfen bunu başka platformlarda yapın.
Burası bir dizinin forumu, dinin hangi dilde öğretilmesi gerektiğinin ya da kimin haklı kimin haksız olduğunun tartışıldığı bir ortam değil.
Konu dışına çıkmayın lütfen.


bu msj hemen silebilirsin..

Moderotorlerin kararlarını eleştirebiliceğimiz,veya onlara söylemek istediklerimizi iletebiliceğimiz bir bölüm varmı? benmii göremiyorum..

askasurguncu
28-01-07, 23:03
alexia,bu dizinin formatı gereği böyle şeyleri konuşabiliriz,kaliteli bir şekilde diye düşünmüştüm,ama haklısın şimdi konu hiç olmadık yerlere gider,al başına belayı

arkadaşlar,necdet ve yasemin bir sonraki bölümde evlenir mi? kaç sene zaan atlaması var. bunu öğrenebildik mi?

bence bu bolumde evlenmezler 13 uncu
bolumde veya 14 o zaman zaman atlamasi yaparlar
ve nejdet ile yasemin evlenirler :icon_sorr

ya cok sacma soru olacak ama
sizce yasemin gelinlik giyermi cok merak ediyorum
o zamanin gelinlikleri nasildi diye:img-hyste

fundapehlivan
28-01-07, 23:05
Kimse kusura bakmasın ama ezan'ın yüzyıllardır arapça okunmuştur.
Ve öyle olmaya da devam etmelidir.
Ayrıca Kuran'ı da Türkçeleştirenler var.
Ki bana göre bu da yanlış bir din nasıl var olmuşsa öyle devam etmelidir.
Ben ezan'ın İnönü tarafından Türkçe'leştirildiğini biliyordum.
Ve o dönemde halktan çok tepki alınmış.
Ve Menderes'te yine özüne döndürmüş.
Bu arada lütfen dini,ezanı yani kutsal olan şeyleri tartışmalara alet etmeyelim...

iyi de ezan insanları ibadete davet değil midir!!
Ama arapça bizim dilimiz olmadığından biz ne dediğini bile anlamıyoruz.
Şimdi sen biliriz ne dediğini ezbere filan diyeceksin ama neden dilimizde olmasın!
Yani bilmediğimiz bir dilde okunması... Bilmiyorum türkçe olması bana göre daha doğru anlayalım ne dediğini...
Arapça önceden beri öyle okunduğundan nedense alışkanlık hale gelmiş ve sanki arapça dışşında okunursa saygısızlık yapılmış gibi anlaşılıyor ama ne alakası var ki... Din de dil ayrımı yok ve önemli olan anlamaktır... Ben arapça bilmiyorum, bilen var mı?

Melal
28-01-07, 23:06
Serkan konu değişsin.
Ama siyaset konuşabiliriz.Dediğim gibi din mevzularına girmeden fikirlerimizi paylaşmaya devam edebiliriz.
Zaten forumda hep aşk konuşuluyor.Sadece burada değil bütün forumda hem bu dizinin konusu siyaset arada bir fikirlerimizi paylaşmak fena olmaz.
Sınırı aşmadan eleştirilerimizi,görüşlerimizi yazabiliriz.

Bu arada Necdet ve Yasemin bu bölüm evlenmez bence:)

askasurguncu
28-01-07, 23:07
iyi de ezan insanları ibadete davet değil midir!!
Ama arapça bizim dilimiz olmadığından biz ne dediğini bile anlamıyoruz.
Şimdi sen biliriz ne dediğini ezbere filan diyeceksin ama neden dilimizde olmasın!
Yani bilmediğimiz bir dilde okunması... Bilmiyorum türkçe olması bana göre daha doğru anlayalım ne dediğini...
Arapça önceden beri öyle okunduğundan nedense alışkanlık hale gelmiş ve sanki arapça dışşında okunursa saygısızlık yapılmış gibi anlaşılıyor ama ne alakası var ki... Din de dil ayrımı yok ve önemli olan anlamaktır... Ben arapça bilmiyorum, bilen var mı?

bu konuyu artik
kapatin uyarida geldi zaten burda dinden
konusmayin arkadaslar burasi hatirla sevgili
forumu

Melal
28-01-07, 23:08
iyi de ezan insanları ibadete davet değil midir!!
Ama arapça bizim dilimiz olmadığından biz ne dediğini bile anlamıyoruz.
Şimdi sen biliriz ne dediğini ezbere filan diyeceksin ama neden dilimizde olmasın!
Yani bilmediğimiz bir dilde okunması... Bilmiyorum türkçe olması bana göre daha doğru anlayalım ne dediğini...
Arapça önceden beri öyle okunduğundan nedense alışkanlık hale gelmiş ve sanki arapça dışşında okunursa saygısızlık yapılmış gibi anlaşılıyor ama ne alakası var ki... Din de dil ayrımı yok ve önemli olan anlamaktır... Ben arapça bilmiyorum, bilen var mı?


Funda eğer dinlediğin,okuduğun bir şeyin dili farklı olması ve anlamaması konusuna girersek baya uzar iş
Bende arapça bilmiyorum.Ama ezanı arapça dinlemek bana huzur veriyor.
Bu bir anane değil.Dünyanın her yerinde arapça okunuyor.
Amerika'dan,Hindistan'a,Bosna'dan,Lübnan'a her yerde böyle nedne böyle diye konuşmak bile saçma bence bilmem anlatabildim mi:)

fundapehlivan
28-01-07, 23:09
Serkan konu değişsin.
Ama siyaset konuşabiliriz.Dediğim gibi din mevzularına girmeden fikirlerimizi paylaşmaya devam edebiliriz.
Zaten forumda hep aşk konuşuluyor.Sadece burada değil bütün forumda hem bu dizinin konusu siyaset arada bir fikirlerimizi paylaşmak fena olmaz.
Sınırı aşmadan eleştirilerimizi,görüşlerimizi yazabiliriz.

Bu arada Necdet ve Yasemin bu bölüm evlenmez bence:)

Bence de evlenmezler... AMa hemen 70 lere de geçilmek isteniyor olabilir.
Şimdi yasemin 15 gün kadar sonra 3 aylık hamile olacaksa bir an önce evlenmeli yoksa 6 aylıkken doğurmuş gibi olacak ona da kim inanır...

alisercan
28-01-07, 23:10
En başta şunu söylemeliyim ki HİÇ BİR İNSAN ÖLÜMÜ HAK ETMEZ.Hele ki bir üülkenin demokratik yollarla başa gelmiş başbakanı hiç hak etmez.Ölmüş bir insanın arkasından konuşmaya gelince...Ben Adnan Mendes'in özel hayatından bahsetmedim hiç bir zaman.Sadece ülkemiz için zamanında aldığı kararlardan bahsettim ki bunları her zaman konuşabiliriz çünkü aldığı her karar hepimizin yaşamını etkilemiştir.Yani ADnan Menderes'in vefat etmesi aldığı kararları geri döndürmedi.Bu da demektir ki tüm ülke bunlardan hala etkileniyoruz ve bunları her zaman konuşabilmeliyiz.Özel hayatından bahsetmemek gerekliliğine sonuna kadar katılırım.Hatta bunun için vefat etmesine gerek yok.Herhangibir insan için de geçerli olmalı.Ama aldığı kararlar hepimizi HER ZAMAN ilgilendirir

Sevgili Mavi1
Haklısın, söylediğin şeylerin bir çoğunda haklısın. Bu ülkede kimsenin yana olduğunu sanmıyorum ama menderesin asılması hiç bir şeyi değiştirmiyor. Çok net bir biçimde iktidara gelen gidene gücü oranında hesap soruyor, bu ihtilalse pahalıya ödetiyor.
Hiç bir politikacı derste çıkarmıyor... Bir bakarsak uygar ülkelerde seçimlerde umulan başarıyı alamayan, ya da parti kongrelerinde güven oyunu alırken öncekilere göre düşüş yaşayan her politikacı istifa eder. Görevinden dolayı halkının can ve mal emniyetini zarara uğratmış her politikacı, bakan yönetici istifa eder. Hatta japonya gibi insan onurunu çok önemseyen ülkelerde idama gerek yoktur çünkü onlar kendi hayatlarına son vermek gibi bir yigitliği, bir vicdan hesaplaşmasını bir bedel ödeme anlayışını içinde taşır.
Ama malesef ülkemiz bu dersi almıyor.
Elbette menderes demin üst sayfalarda okuduk, özellikle 57 den sonra yükselen muhalefetin tepkilerini dizginlemeye çalışmak yerine onları anlamaya, kendini sorgulamaya kalksaydı nasıl bir demokratik hava eserdi.
Elbette 27 mayısçılar karşılarında yaptıklarının çevresindeki şakşakçıların onu bırakıp karşı tarafa geçmesiyle farkına varmış bir menderesi asmak yerine onun zaafa düşmüş bir insan gibi kabul etseydi nasıl bir hava eserdi.
Ya da 12 martta gençleri idama gönderen mahkemeler ve onlara destek veren DP devamı politikacılar intikam almak yerine Gençler için herkesten önce onların idamına karşı çıksaydı nasıl bir demokratik hava eserdi ülkemizde...
80 lerde esen kaosu yaratanların kendileri iktidarı ele geçirdiğinde ise şunu yapsaydı demiyorum, çünkü süreç onları zaten başka bir şeyi yapmak üzere ülkemizde baş tacı etmişti. Ülkede artık hiç bir şeyin eskisi gibi olma şansı yoktu.
özellikle kültürel alanda banker kastelli reklamı gözümün önünden hiç gitmez köşeyi dönme sloganları ile , Cüneyt Arkın, Ekrem bora ve daha 5 aktörün reklam filmi. Ne oldu biliyor musun?
İnsanları hızla bencilleştiği, çıkar ilişkilerine girdiği adam satmayı öğrendiği, hırsızların adam olduğu, her türlü ahlaksızlığın amaca giden yolda kullanılıyorsa mübah olduğu o sığ yıllara geçtik.
Ve
afyonda devletin 80 milyon dolarını yürütmüş adamı kurban keserek stadda karşılayan vatandaşlar onun lehine sloganlar attılar. Bu çürümüşlüğe rağmen Ahmet Necdet Sezerin buradan çıktığını ve afyon halkının asla bununla bütünleşmeyeceğini söylememe gerek yok sanırım.Ama anlık olaylarda ahlaksız bir kaç adamın provakasyonu insanı nerelere götürdüğünü bilmen açısından yazdım.
İLKSAn skandalını yapan adamların rahat dolaştığı bir ülke burası
Ya da Banker skandalını yapan insanlar büyük itibar görüyor.
12 eylül öncesinde tek adamımız vardı böyle o da amcasına rağmen türkiyeye dönemiyordu. Yahya Demirel.
Ya sonra hızla
Kısaca Sevgili Menderese çok yazık oldu. Yaptıklarının cezasını herkes çekmeli ama bu ülkede hiç bir insan düşünceleri ya da siyasal eylemlerinden dolayı asılmamalı. Ki, zaten sen de bunu söylüyorsun bundan yanasın....

Melal
28-01-07, 23:10
Bence de evlenmezler... AMa hemen 70 lere de geçilmek isteniyor olabilir.
Şimdi yasemin 15 gün kadar sonra 3 aylık hamile olacaksa bir an önce evlenmeli yoksa 6 aylıkken doğurmuş gibi olacak ona da kim inanır...

Hemen 70li yıllara geçilecğeini sanmıyorum.
Neden dersen daha Ahmet ve Ayla evlenecek.
Ve 70 darbesindne önce kesin 68 kuşağı ve o dönemin öğrenci olayları gösterilecek.
Ve tabii o zaman da başrolde Deniz,Harun,Defne ve Işık olacak.

MAVİ1
28-01-07, 23:11
Ya ben de karşıyım idama tabii ki.Dedim ya KİMSE ÖLÜMÜ HAK ETMEZ diye.Hem başka platformlarda tartışırım tabii ki ama önceki sayfalarda okuduğum kadarıyla burada da bayağı bir politika tartışması olmuş.Din tartışması yapmayalım diyenlere de sadece ezanın türkçe okunmasının bir din kuralı olmadığını tekrar hatırlatırım.Neyse ben artık gideyim.Sadece belli dönemler ve kararlarla ilgili tartıştığınızı görünce hoşgörünüze sığınarak benim de merak ettiğim şeyler olduğunu ve fikir alışverişinde bulunmak istediğimi söylemiştim ancak gördüm ki bazı arkadaşlar ısrarla sözlerimi çarpıtmaya çalıştılar..Ben yine de herkesin fikrine saygılıyım.

HayaI
28-01-07, 23:13
ezan- şerif te 5 ayrı kelime geçer bunların anlamını bilmek için arap olmak gerekmez..her farklı dili değiştirmemizde gerekmez..Dinde dil ayrımı yoktur,ibadetlerde vardır..Dini muhabbetin buraya uygun olmadığını düşündüğüm için bu konunun kapanmasını istiyorum..

Mevzu Adnan menderesin idamına sebep olan hatalarını bulmaksa
o hatalardan biri ezan'ı turkçeden aslına çevirmeside gösteriliyorsa,bu tartışılmalı ,yoksa ezan turkçemi olmalı ibadetmidir değilmidir olmamalı..

istnbl_esra
28-01-07, 23:13
[QUOTE=fundapehlivan;2208706]iyi de ezan insanları ibadete davet değil midir!!
Ama arapça bizim dilimiz olmadığından biz ne dediğini bile anlamıyoruz.
Şimdi sen biliriz ne dediğini ezbere filan diyeceksin ama neden dilimizde olmasın!
Yani bilmediğimiz bir dilde okunması... Bilmiyorum türkçe olması bana göre daha doğru anlayalım ne dediğini...
Arapça önceden beri öyle okunduğundan nedense alışkanlık hale gelmiş ve sanki arapça dışşında okunursa saygısızlık yapılmış gibi anlaşılıyor ama ne alakası var ki... Din de dil ayrımı yok ve önemli olan anlamaktır... Ben arapça bilmiyorum, bilen var mı?[/QUOTE
aslinda bu konuyu tartisma yeri degil ama yazmak istiyorum az bucuk arapcadan anlarim ve ezan turkceye tanri uludur diye geciyor bi kere allahin karsiligi tanri olamaz tanri tapilan herhangi bir seye verilen adir yani tas toprak da olabilir o zaman nasil allah i tanri olarak cevirebilirsin en basitinden bi ornek neyse burda konusulacak konu degil zaten uyarildik

Melal
28-01-07, 23:13
Ülkemizde böylesine bir düzen varken gerçek suçlular hiç bir zaman gerektiği cezayı almaz.
Ekmek çalan çocuğa yıllarca hapis cezası verilir.
Ama banka hortumlayanidevletini dolandıran yada ufacık bebeğe tecavüz edenler ya bir yolunu bulur kurtulur.
Yada birkaç sene hapis yatar kurtulur.
Bu düzen böyle oldukça biz bunları daha çok göreceğiz.
Bencede Menderes'e çok yazık oldu.
Merak ediyorum.Onun idma kararını verenlerin vicdanı rahat mıydı?
Huzur içinde ölebildiler mi?

RODYA
28-01-07, 23:13
evet siyasetle ilgili konuşalım melal.diğer konuyu sabaha kadar konuşsak bir sonuca varamayız,o yüzden boşver:img-wink:

idamlar...düşünsenize,hasan polatkan niye idam ediliyor.maliyeyi iyi yönetyemiyor diye.var mı vöyle bir şey? kötü yönettiyse siyasi sorumluluğu vardır,çıkar seçme ehesap verir. bu kadar. ama işte yöneticilerin kellesini almak bizi mgenlerimişzde var.

osmanlı da 200 sadrazamanın 120 si idam edilmiş.ama her sadrazam idamında,saraya en az 5 paşa koşarmış,koltuğu kapmak için.siyaset,iktidar hırsı da böyle bir şey:)

_Feliz_
28-01-07, 23:14
Serkan konu değişsin.
Ama siyaset konuşabiliriz.Dediğim gibi din mevzularına girmeden fikirlerimizi paylaşmaya devam edebiliriz.
Zaten forumda hep aşk konuşuluyor.Sadece burada değil bütün forumda hem bu dizinin konusu siyaset arada bir fikirlerimizi paylaşmak fena olmaz.
Sınırı aşmadan eleştirilerimizi,görüşlerimizi yazabiliriz.
Bu arada Necdet ve Yasemin bu bölüm evlenmez bence:)

Bana önümüzdeki bölümde 4-5 yaşında bir çocuk bile görebilirmişiz gibi geliyor, emin olmasam da.. Ahmet'in ve ailesinin Amerika'ya gttiğini ve Rıza'nın idamdan kurtulduğunu gösterip; direk 4-5 yıl sonraya atlarlarmış gibi geliyor niyeyse.. :icon_sorr

fundapehlivan
28-01-07, 23:14
Hemen 70li yıllara geçilecğeini sanmıyorum.
Neden dersen daha Ahmet ve Ayla evlenecek.
Ve 70 darbesindne önce kesin 68 kuşağı ve o dönemin öğrenci olayları gösterilecek.
Ve tabii o zaman da başrolde Deniz,Harun,Defne ve Işık olacak.

Valla benim baş rolümde hep ahmet ve yasemin olacak...
Bence yine dizi de de onlar baş rolde olur. Çünkü konu onların birleşememeleri yani onların üzerine... O sevimli bücürler herhalde o dönemin siyasetini anlatacaklar bize... Bir de defne ve deniz aşık olurlarsa yasemin ve ahmet karşılaşmasında işe yarayacak:happy0064

Alexia
28-01-07, 23:15
bu msj hemen silebilirsin..

Moderotorlerin kararlarını eleştirebiliceğimiz,veya onlara söylemek istediklerimizi iletebiliceğimiz bir bölüm varmı? benmii göremiyorum..

Benim bildiğim kadarıyla öyle bir bölüm yok.
Ama benimle ilgili bir sorunun varsa administratorlara iletebilirsin.
Siz konuyu tartışan insanlar olarak, konunun nereye doğru gittiğinin farkında değilsiniz ama ben farkındayım.
Birazdan birisi gelir, çok farklı birşey söyler, sonra geri dönüşü olmayan konulara girersiniz, hakaretler başlar.
Ben Siyaset Bilimi mezunu bir insan olarak, bu konularda pek çoğunuzdan daha fazla bilgi sahibiyim. Siyaset ve tarih konuşmayı da çok severim. Ama burası dizilerin konuşulduğu bir forum. Herşeyi yerinde yapmak lazım. Dizinin konusu yakın Türk tarihi olabilir, ama konuştuğunuz konu bunun dışına çıkmaya başladı. Dinin hangi dilde öğretilmesi, ezanın hangi dilde okunması gerektiği konusunda farklı düşünenler var aranızda, bu da gayet doğal. Ama burası hangisinin daha doğru olduğunun konuşulacağı bir yer değil.

bahar_can
28-01-07, 23:16
1 Vatan hainliği nedir?
2 Kimler vatan haini kapsamındadır?
3 Suç mudur? Neden?
4 Vatan hainliğinin cezası ne olmalıdır? Neden?
6 Nasıl bir ceza verilmelidir?
7 Menderesler vatan haini miydiler?
8 Öyleyse neye göre?9 Değilse neye göre?

Bence önce bu konuda düşünüp taşınıp ondan sonra tartışmaya girmek çok daha verimli olur diye düşünüyorum...

Diğer taraftan

Bir ülkenin başına gelmiş yönetimin esas amacı ne olmalıdır?
Yani milli ekonomi mi, bağımlı ekonomi mi?
İlerici yoksa gerici bir gelişme mi?
Çoğunluk menfaati mi, azınlık menfaati mi? vs.le de
bu kıstaslara göre de bence esasta ülkeye yararlı veya zararlı şeyler yapıp yapmadığı ortaya çıkabilir...

fundapehlivan
28-01-07, 23:16
Bir de bu iktadar güç başa geçeni değiştiriyor bu bir gerçek.. Hatta belki de askerleri bile... İnsanların içinde bencillik var, gücü sevmek var... Bu aşırıya kaçınca da maalesef sonuçları pek iyi olmuyor...

RODYA
28-01-07, 23:16
bilemiyoruz melal.huzur içinde ölebildiler mi? vicdanları rahat mıydı?

deniz gezmişlerin idam kararını veen,baki tuğ hala yaşıyor.adam, tv ye çıkıyor hala,vicdanımrahat diyor.bir de üste çıkıyor.tek bir kimseyi öldürmemiş,25 yaşındaki gençleri ölüme gönderen adam bu....

fundapehlivan
28-01-07, 23:19
Vatan haini adından da belli olduğu gibi vatanının kötü olmasını isteyen ve onun için çalışan insanlardır... Bence vatan hainleri o ülkede barındırılmamalı...
Hatta cezası idam olmalı bile diyebilirim... Ya da müebbet hapis... Çünkü bana göre en büyük suç... Dışarı bıraktığın an da o yine kötülüğe geri dönecek ve zarar verecektir. Zaten kendi yaşadığı milleti sevmeyin, vatanını sevmeyen nankördür hani vardır ya yediğin kaba pislemek... Ve o asla iyi bir insan olamaz!
Tabii bu benim fikrim...
Menderesin vatan haini olduğunu düşünmüyorum.
Yani eminim amaç iyiydi ama sonra bir şekilde yoldan çıktı, hatalarını göremedi...

Melal
28-01-07, 23:24
Serkan ne Polatkan,ne Zorlu,nede Menderes asla idamı hak etmedi.
Hak edecek şeylerde yapmadı.
Sırp kasabı Miloseviç bile idam edilmedi.Hücresinde ölü bulundu.
Daha doğrusu bir şekilde öldürüldü.
Sonraki iki darbede ise gençler idam edildi.
Sağ ve sol görüşlü bir çok yazar hapis yattı.Yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.
Ülkemizin en kara günleriydi.Allah bir daha o günleri yaşatmasın.
Eminim şu anda bir başbakanı asmaya kalksalar halkımız tepkisini koyar.
Yani umarım koyardı.
Osmanlı zamanında taht kavgasından çok şeyler olmuş.
O dönemler baya bir uzak bize iyice araştırıp konu hakkında iyi bir bilgiye sahip olmak gerekli diye düşünüyorum.

HayaI
28-01-07, 23:24
İnsanlar ve toplumlar ,hatalarını kabul ettikleri oranda büyürler..vicdan muhasebesi yapılmasından senelerce çekinmiş bir milletiz biz..Hatırla sevgili o yüzden önemli bir dizi..

27 mayıs darbesi hakkında herkesin farklı düşünceleri olabilir,görüş ayrılıkları olabilir ..ama kabul edilemiyecek tek konu siyasi idamlar..Şu anda evet menderes idamı aklıydı diyemez herhalde..İdam kendi başına bir çözüm getirmez..özellikle siyasi idamlar asla affedilemez..ve tarih menderesin idamını affetmiyecektir..Böylesine önemli bir konu bir dizide işleniyorsa sadecedizideki aşkları konuşmak ve bunu istemek yanlış olur..

istnbl_esra
28-01-07, 23:25
konu amacindan sapti hakikaten dizide boyle bi olay gecmedi bile diziye donmek gerekirse keske o doneminden daha cok bahsedilseydi gerci o zamanda izlenme olsiligi daha da azalirdi sanirim herseyi dozunda tutmuslar boyle devam 70 li 80 li yillari anlatirken daha cesur olabilirler belki dizi izlenmeye devam ederse...

Melal
28-01-07, 23:26
Funda zaten bir bir vatan hainini ellerimizle besliyoruz.
İnanın Çanakkale'de,Kurtuluş savaşında savaşan dedelerimizin,dağlarda ülkesini korumak için veren yüzlerce şehidimizin kemikleri sızlıyordur.
Biz vatan haini olmayanları asar.Gerçek vatan hainlerini besleriz.
Yazık çok yazık...

RODYA
28-01-07, 23:27
evet funda,asla vatan haini değildi.bunu demek acımasızlık ve bütük haksızlık olur.ama çok hatalıydı,çokk.iktidarını nson bir yılında yaptıkları ülkeyi ihtilalin eşiğine getirdi.

melal ,sonuçta 10.000 sene önce de ,günümüzde de bir gerçek değişmiyor.koltuk ,iktidar kavgası..insanlar değişmiyor melal,dışarıdan şekil değiştiriyormuş gibi görünse de,aslında herşey aynı, ve evrensel.....

Melal
28-01-07, 23:27
Eğer Menderes idam edilmeseydi.
Heralde ülkemize hizmet etmiş başbakanlardan birisi olarak kalacaktı.
Bugün hala artıları,eksileri konuşuluyorsa tek sebep idam edilmesidir.

Melal
28-01-07, 23:29
İnsanlar ve toplumlar ,hatalarını kabul ettikleri oranda büyürler..vicdan muhasebesi yapılmasından senelerce çekinmiş bir milletiz biz..Hatırla sevgili o yüzden önemli bir dizi..

27 mayıs darbesi hakkında herkesin farklı düşünceleri olabilir,görüş ayrılıkları olabilir ..ama kabul edilemiyecek tek konu siyasi idamlar..Şu anda evet menderes idamı aklıydı diyemez herhalde..İdam kendi başına bir çözüm getirmez..özellikle siyasi idamlar asla affedilemez..ve tarih menderesin idamını affetmiyecektir..Böylesine önemli bir konu bir dizide işleniyorsa sadecedizideki aşkları konuşmak ve bunu istemek yanlış olur..

Sevgili Hayal
Sana katılıyorum.Bu dizide aşkta var.
Ama işlenen çok daha önemli bir konu var.
Ve bu konu elbette konuşulacaktır.
Yeter ki birbirimizin fikirlerine saygılı bir şekilde konuşalım...

aysa-17310
28-01-07, 23:29
bence şu an bile türkiyede idamı daha çok hak eden devlet adamları var

sevda_cicegimm
28-01-07, 23:30
merhaba,

bu bolum gerrcekten cok guzeldi ve bi andanda uzucuydu tabi..
hel o ayrilma sahnesi ne uzucuydu...ah keske ayrilmasalar.babasi idam edilcek.off ne uzucu durumm..cok heyecanli bitirdiler diziyi cnmm.bekle simdi cumayi yani..

fundapehlivan
28-01-07, 23:30
Dini anladım ama anlaşılan siyaseti de konuşamayacağız. Halbu ki bu sayede birbirimizden de çok şey öğrendik burada... En azından kendi adıma bunu söyleyebilirim...

askasurguncu
28-01-07, 23:31
bence şu an bile türkiyede idamı daha çok hak eden devlet adamları var


nasil idami hak eden insanlar var diyorsunuz
bir anlam veremiyorum
bence hiçbir insan idami hak etmiyor

RODYA
28-01-07, 23:33
Eğer Menderes idam edilmeseydi.
Heralde ülkemize hizmet etmiş başbakanlardan birisi olarak kalacaktı.
Bugün hala artıları,eksileri konuşuluyorsa tek sebep idam edilmesidir.

işte bu konuda sana katılmayacağım ,melal.menderes de artılarıyla,eksileriyle çok tartışılacak biri olacaktı yine.idamı ise onu efsane,demokrasi kahramanı yaptı:img-wink:

funda,yoo siyaseti konuşabiliyoruz.şu anda olduğu gibi.:img-yes: :good:

HayaI
28-01-07, 23:33
Benim bildiğim kadarıyla öyle bir bölüm yok.
Ama benimle ilgili bir sorunun varsa administratorlara iletebilirsin.
Siz konuyu tartışan insanlar olarak, konunun nereye doğru gittiğinin farkında değilsiniz ama ben farkındayım.
Birazdan birisi gelir, çok farklı birşey söyler, sonra geri dönüşü olmayan konulara girersiniz, hakaretler başlar.
Ben Siyaset Bilimi mezunu bir insan olarak, bu konularda pek çoğunuzdan daha fazla bilgi sahibiyim. Siyaset ve tarih konuşmayı da çok severim. Ama burası dizilerin konuşulduğu bir forum. Herşeyi yerinde yapmak lazım. Dizinin konusu yakın Türk tarihi olabilir, ama konuştuğunuz konu bunun dışına çıkmaya başladı. Dinin hangi dilde öğretilmesi, ezanın hangi dilde okunması gerektiği konusunda farklı düşünenler var aranızda, bu da gayet doğal. Ama burası hangisinin daha doğru olduğunun konuşulacağı bir yer değil.

Seninle ilgili bir sorunum yok..üstüne alınmana gerek yok..o anda bunun eksiklik olduğunu farkettim ve şu anda sen mod olduğun için sana sordum..
farklı düşünceler tartışmayı doğurur zaten,yoksa aynı fikirleri okumak tartışma olmaz..fakat yakın tarihi ilgilendiren tarihe ışık tutmaya çalışan bir dizide sadece aşk tartışmak bana saçma geliyor..bunu tartıştığımız başka bölümler zaten var..bırakın birazda ciddi şeylerden bahsedilbilsin..yasemin ahmet demiyelim sadece..tabi bunlar benim şu anda ilk girdiğim bi dizi forumunda okuduklarıma göre yaptığım bir çıkış..hakaretler sataşmalar oluyorsa sen haklısın derim..

söylemek istediğim her zaman her yerde yapılmaya çalışana karşı çıkmak,siyaset yok din tartışılmaz onu tartışmayın bunu tartışmayın,fikirlerini belirtmek istiyen kişilerin önüne set vurula vurula her yerde sadece en basit ve tek düze konular gündeme geliyor ..falan filan bu uzar gider..

aysa-17310
28-01-07, 23:34
bence insanlar verdikleri zararı bi şekilde ödememeliler ha bu idam olmayabilir tabii ama ben dizide ceza olarak idam cezası verildiği için bu örneği verdim

istnbl_esra
28-01-07, 23:35
[QUOTE=aysa-17310;2208872]bence şu an bile türkiyede idamı daha çok hak eden devlet adamları var[/QUOTE

burda yazilanlarin hepsi bosa gitmis. idami hala savunuyorsak

fundapehlivan
28-01-07, 23:36
nasil idami hak eden insanlar var diyorsunuz
bir anlam veremiyorum
bence hiçbir insan idami hak etmiyor

Sana en basit örnek...
Apo öldürülmeyi hak etmiyor mu? genel olarak bakarsak teröristler...
Yüzlerce, binlerce masum insanı katletmiş olanlar...
ONlar bence yaşamayı hak etmiyor, bir nefesi bile hak etmiyorlar...
Mesela ben deliriyorum teröristi bir adada paşalar gibi yaşatıyorlar. Adam binlerce insan öldürülmüş ya... Bunun bir bedeli olmalı.. Ve o bedelde idamdır...
Düşünsene o binlerce insanın ailesini... Sence ne hissediyorlardır...

alisercan
28-01-07, 23:37
1 Vatan hainliği nedir?
2 Kimler vatan haini kapsamındadır?
3 Suç mudur? Neden?
4 Vatan hainliğinin cezası ne olmalıdır? Neden?
6 Nasıl bir ceza verilmelidir?
7 Menderesler vatan haini miydiler?
8 Öyleyse neye göre?9 Değilse neye göre?

Bence önce bu konuda düşünüp taşınıp ondan sonra tartışmaya girmek çok daha verimli olur diye düşünüyorum...

Diğer taraftan

Bir ülkenin başına gelmiş yönetimin esas amacı ne olmalıdır?
Yani milli ekonomi mi, bağımlı ekonomi mi?
İlerici yoksa gerici bir gelişme mi?
Çoğunluk menfaati mi, azınlık menfaati mi? vs.le de
bu kıstaslara göre de bence esasta ülkeye yararlı veya zararlı şeyler yapıp yapmadığı ortaya çıkabilir...

Sevgili Baharcan
Oldukça göreceli bir sorular kümesi. Sorularına cevap vermek yerine sana iki yanla bakıp net cevap vereyim. net cevap şu olabilir. Soruların cevaplarını veren iktidarsa çok rahat verir, yasaları elveriyorsa asabilir de...
Ama halk veriyorsa, ölenin vatan haini olması durumunda hiç önemli değildir. Ama değilse ölen onların yüreklerinde yeniden doğar ve yaşa. Erdal güneyin albümünde çıkmış ezgilerin birinde şu söz çok anlamlı geliyor ve halkın idam edileni yeniden hayata döndürmesini ifade eder...
"töredir ve bizim oralarda mushaftan önce evin duvarına yarı yatık asılır kavga ve halkım adına ölenlerin orta boy resimleri..."

RODYA
28-01-07, 23:37
istanbl-esra,ben karşıyım,sen karşısın.ama bir insan idam cezasından yana da olabilir.o da onun görüşüdür.yazdıklarımız boşa gitmiş, gibi bir şeyi kabul etmiyorum

aysa-17310
28-01-07, 23:38
bence de o o kadar inasanın canını alırken gözünü bile kırpmadıysa ölmeyi çoktan haketmiş demektir ki bu ceza ona hafif bile onun aldığı binlerce can ondan alınan sadece tek bir can

Melal
28-01-07, 23:40
işte bu konuda sana katılmayacağım ,melal.menderes de asrtılarıyla,eksiletiyle çok tartışılacak biri olacaktı yine.idamı ise onu efsane,demokrasi kahramanı yaptı:img-wink:

funda,yoo siyaseti konuşabiliyoruz.şu anda olduğu gibi.:img-yes: :good:

Dediğim gibi idam onu efsane yaptı bu yadsınamaz bir gerçek.
Gerçi özeli de bir kadar konuşuldu ve konuşulmaya da devam ediyor.
Ülkemizde Menderes iktidarından öncede sonrada halk çok zorluklar yaşadı.
Mesela Yılmaz Karakoyunlu'nun Salkım Hanım'ın Taneleri kitabında anlatılan konu 40larda yaşananlar.
Azınlıkların sürgün edilmesi,mal vergileri ve o zaman insanlar karne ile ekmek,yağ alırmış.
Menderes sonrasında da yaşananlar malum 70ler yağ,kuyrukları ve bir dolu şey yaşanmış.
Zor günler yaşanılmış.Biz sanırım çok şanslıyız o zorlukları görmedik.

HayaI
28-01-07, 23:40
işte bu konuda sana katılmayacağım ,melal.menderes de asrtılarıyla,eksiletiyle çok tartışılacak biri olacaktı yine.idamı ise onu efsane,demokrasi kahramanı yaptı:img-wink:

funda,yoo siyase