Tüm Versiyonu Göster : Yılmaz Erdoğan
NurgulPACINO 27-05-06, 23:21 YILMAZ ERDOĞAN
1968 yılında Hakkari'de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da yaptı. Tiyatroya 1987 yılında Nöbetçi Tiyatro'da amatör oyuncu ve yazar olarak başladı.
Filmleri - Oyuncu
Siyabend-ü Xece
Yaseminname
Bir Demet Tiyatro
Haşlama Taşlama
Vizontele
Vizontele Tuuba
Filmleri - Yönetmen
Vizontele
Vizontele Tuuba
Filmleri - Senaryo
Yaseminname
Bir Demet Tiyatro
Vizontele
Ölümsüz Aşk
Vizontele Tuuba
Organize işler
ŞİİRLERİ
Acaba?
Alkol İkindisi
Aşk Hayatı
Başkalaşan Aşk
Beyoğlu'ndan Dolmabahçe'ye Taşınan Bir Aralık Akşamı
Bildiğin Gibi Değil
Büyüyorum
Cemre
Çöl Daha İyi!
Gülüşün
Hepsi Bu
İmgesi Kendinden Kalın
Islık
İşsiz Şiir
Kardiyoloji
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Kızım Berfin'e...
Mevsimlik Şarkı
Nisanlık Öldü Mü?
Öyle Bakma Çünkü...
Pastırma Yazı
Sana Kalan Saz
Sebebim Derler Ya...
Son Durak
Susuştu Yüzün
Tarihçe
Yasak
Yaşayabilme İhtimali...
Yazamak İçin
organize işleri şahsım adına söylemem gerekirse çok beğendim çok güzeldi yılmaz erdoğanın başarılarının devamını diliyorum:img-grin2
Bir demet Tiyatro'dan beri tanıyoruz....Stand-up şovları da çok güzeldi...Vizontele serisi zaten patladı...zaten başarılı,devamını diliyorumm...
Geçen gün haybeden gerçek üstü aşk'a giittim..
Tek kelimeyle süperdi..Herkes gülmekten kırıldı...
Senaryo kendisi yazmış zaten süper..Oyunculuk zaten demet akbağda çok iyidir ikisi çok güzel olmuşlar..
Yakından da çok tatlı bir adam..
Senaryolarına ve esprilerine bayılıyorum zaten..
Umarım hep böyle başarılı olur...
abuksabuk1film 18-10-06, 13:19 popüler kültüre sağdık kalan, kaliteli yapımlarıyla tanınan oyuncu, yönetmen, senaristimizdir... görsel bazda genelde mizah ile seyirci karşısına çıkmaktadır... ancak araya dramatik fikirler de sıkıştırmasını bilir...
en iyi işi bir demet tiyatroydu bence
organize işler i de çok beğendim ama BDT bambaşka bir şeydi
özgündü
bütün diziler o diziden besleniyor şimdilerde---hem oyuncularından hem de senaryosundan
yılmaz erdoğanı çok severim
KIRMIZIGÜL 18-11-06, 12:50 bence süper bir yönetmen ve oyuncu şairlik yanıda süper.başarılarının devamını diliyorum.bir demet tiyatroda süperdi.bütün filmleri süper
Yagmur_ask 09-04-07, 16:24 Yılmaz Erdoğan'ı çok seviyorum. Yazar olarak, şair olarak, oyuncu olarak, yönetmen olarak ve senarist olarak çok başarılı. Tek kelimeyle on parmağında on marifet. Çok yetenekli bir sanatçı. Türkiye için çok büyük bir kazanç.
SILA AKKUŞ 13-07-07, 11:06 Yılmaz Erdoğan'ı çok seviyorum. Yazar olarak, şair olarak, oyuncu olarak, yönetmen olarak ve senarist olarak çok başarılı. Tek kelimeyle on parmağında on marifet. Çok yetenekli bir sanatçı. Türkiye için çok büyük bir kazanç.
ben yılmaz erdoğana bayılıyorum her konuda çk başarılı hangi işe başlasa o işin altından başarı ile kalkıyo çok ii oyuncu,senarist,yönetmen,şair,yazar,hoca brz sinirli ama hocalık konusunda olsun hocanın vurduğu yerde gül bitermiş hele ki o yılmaz hocaysa inş günün birinde bende onun öğrencileri arasında olurum ve onunla çalışırım
Altında Yılmaz Erdoğan imzası olan her senoryaya gözüm kapalı güvenirim.
Bana Bir Şeyhler Oluyor'dan, Vizontele'ye, Organize İşler'den Bir Demet Tiyatro'ya kadar bütün çalışmalarını zevkle defalarca izledim...
"Tatlım Tatlım" diye bir dizi çekeceğini duymuştum geçen yıl, vazgeçip Bir Demet Tiyatro'yu çektiler yeniden.Keşke bu dizi çekilseydi..
zaman zaman karşımıza siyasi görüşleri,
etnik kökeni ile ilgili dayatılmalar yapılsada
ben yılmaz erdoğanı çok beğeniyorum...
ve sanatın bu tarz şeylerden ayrı değerlendirilmesini diliyorum..
yaptığı iş değilmidir esas olan ve yaptığı işler son dönemlerin
en ses getiren, yüz güldüren yapımları değil mi????
sanatı ve sanatçıyı anlamak için
özgün ve özgür düşünen fikirlere sahip olmalıyız...
yoksa ne farkımız kalır eleştirdiğimiz insanlardan
dizici_manyak 22-09-07, 12:50 yılmaz eroğan başarılı ama herkes gibi eskiden daha başkaydı fikirleri toplumu zedelemeye başladı artık beğenmiyorum bu tavırlarını ama eskiden bir demet tiyatro vardı dizilerin çok az olduğu bi dönemde inanılmaz şeyler yapardı yılmaz erdoğan hayrat ederdim şaşırırdım örnek alırdım sonra vizontele ilk film çok başarılıydı çok insancıldı ama ikincisinde yapmacıklık olunca zaten insan soğuyuveriyordu filmden yılmaz erdoğanda sanki kaybediyordu saflığını bi kaç sene öncenin filmi organize işler süperdi yani eskisi gibi çok komik çok eğlenceli çok sıcaktı
zaman geçmese insanlar aynı kalsalar hep...
sen hiç ateş böceği gördün mü????
tek kelimeyle alkış alkış
!! Elyf !! 17-12-07, 03:04 Hollywood'da bir protestocu
Cengiz SEMERCİOĞLU
Yılmaz Erdoğan, tatil için gittiği Los Angeles'ta ücretlerinin artırılması için grev yapan Hollywood'lu senaryo yazarlarına destek verdi.
Kodak Tiyatrosu'nun önündeki 10 bin kişilik protesto yürüyüşüne katılan ve sloganlara eşlik eden Erdoğan, yaşananları da kamerasına çekti.
Cengiz Semercioğlu yazdı
Doğum gününde grev
Telif hakkı ve pay artışı isteyen ABD'li senaristlerin 25 gün süren grevinde, Yılmaz Erdoğan'ın meslektaşlarına Kodak Tiyatrosu'nun önünde düzenlenen protesto yürüyüşüne katılarak destek verdiği ortaya çıktı. Grevin başladığı 4 Kasım'da 40'ıncı yaşına Los Angeles'ta giren Erdoğan, "Hayatın bana hazırladığı 40'ıncı yaş günü hediyesine bak: Mesleği yazarlık olan bir insan ülkesinden nedense- holivuda gelir ve holivutda yazarlar grevdedir" dedi.
Beni Borat sandılar
Erdoğan, destek verdiği protestocularla arasında geçen diyaloğu da şöyle anlattı: "Sizin ne gibi sorunlarınız var dedi birisi, ben de 'Bizim ülkede yazarların hiçbirinin sorunu yoktur o yüzden size yardıma geldim' dedim. Sonra hep birlikte bağırdık, 'Adalet yoksa senaryo da yok' diye. Bu arada içlerinden biri benim Borat türü bir şey olup olmadığımı sordu. Dedim ki, yok ben SSK’lıyım..."
Erdoğan, Jim Carrey'nin başrolünü oynadığı ünlü "Liar Liar" filminin senaryo yazarı Paul Guay'ın sorunlarına dert ortağı oldu.
Yılmaz Erdoğan Hollywood grevinde...
Geçen hafta, "Sezon açıldı Yılmaz Erdoğan’ın sesi soluğu çıkmıyor, Los Angeles’a dinlenmeye gitti" diye yazdım...
Uzaklardan bir telefon; "Ne dinlenmesi, ben burada greve destek veriyorum" dedi...
Nasıl ya?
Türkiye’nin en iyi senaristlerinden biri, Hollywood senaristlerinin grevinde...
"Yazsana izlenimlerini bana" dedim.
Sağ olsun, kırmadı beni.
Bildik mizahi diliyle, eğlenceli bir grev yazısı göndermiş...
Buyrun okuyun, Yılmaz’ın gözüyle Hollywood grevi:
Sevgili Cengiz kardeşim,
Geçtiğimiz kasımın dördüncü günü 40’ıncı yaşıma girdim. Ve hayatın bana hazırladığı 40’ıncı yaş günü hediyesine bak: Mesleği yazarlık olan bir insan ülkesinden nedense- holivuda gelir ve holivutda yazarlar grevdedir!
Dedim oğlum Yılmaz bu tam da senin başına gelecek bir hadise.
Önümde iki seçenek vardı Cengiz; ya grevdeki meslektaşlarıma katılacaktım ya da holivut stüdyo devlerinin milyon dolarlarına tenezzül edecektim! Hayır dedim Cengiz hayır! Bir saniye bile tereddüt etmedim ve derhal mücadeleye katılmaya karar verdim. Adamlar ciddi, ben işin şakasındayım ama olsun, Hollywood’da grevdeydim işte.
İşe bak bir şehre yazmaya geliyorsun, o şehirde yazarlar grevde... Üstelik hala tam anlamış değilim, yazar grevi tam nasıl uygulanıyor? Yani yazmayı mı bırakıyoruz yoksa yazdıklarımızı patronlara vermeyi mi?
Grev haberini duyar duymaz ’nerdeler’ diye sordum burdaki arkadaşlara...
-Neredeler! Meslektaşlarım, dostlarım, dava arkadaşlarım nerdeler!..
Dediler ki normalde tek bir yerde toplanmıyorlar, çeşitli yerlerde dağınıklar...
Haykırışımla kestim sözlerini!
- Dağınıklar mı!? Benim arkadaşlarım şu anda dağınıklar mı? Hemen onları toparlamalıyım. Onlar bu işleri bilmez, ben menbaından geliyorum!
Derhal dedim, arkadaşlar, beni oraya götürün, arkadaşların bana ihtiyacı var! Ben gaza geldikçe gülüyor bizimkiler. Oğlum gülmeyin grevdeyim, canım sıkkın diyorum, dinlemiyor kerattalar.
Sakin ol dediler sonra... Belli bir saatten sonra zaten adamlar evlerine gidiyorlar...
- Evlerine mi gidiyorlar? Çadır madır? Yok... Bunlar iyice işi sermiş canım, mesaiyle grev mi yapılır?
Tamam daha iyi yazıyor olabilirler ama eylem işlerinde çok zayıflar...
Oraya gitmeliyim hemen!..
İki gün sonra büyük eylem var oraya gideriz, deyince arkadaşlar, sakinleştim. Ve işte Yılmaz kardeşiniz ülkedeki bütün yazarları temsilen o büyük mitinge katıldı.
10 bin kişi civarında insan vardı... Kendi kameramla abuk subuk çektim. Peki eylem nerdeydi dersin Cengiz? Meşuur Kodak Tiyatrosu’nun tam önünde.
Vay canına... Benimle aynı mesleği yapan herkesin hayallerini süsleyen bina... Tabii o hayal, binanın içine girip ödül almakla ilgili, yoksa önünde miting yapmakla değil...
Sanki tüm yazarlar ve onlara destek olmaya gelenlerin büyük çoğunluğu ailelerden oluşuyordu. Hatta her aile nerdeyse kendi sloganlarını yazmıştı... Yazar grevi tabii... Nefis bir kız çocuğunun elindeki pankartı gördüm. Pankartta ’Babamın parasını verin’ diyordu...
Ama en güzeli bir grup yazarın taşıdığı pankarttı, onu kameramla da çektim üstelik:
’Herşey benim zihnimde başlıyor...’ Şahsen de tebrik ettim, sağol bilader dediler. "Ben de yazarım, Türkiye’den geliyorum, tam destek yürüyün ağbiler" dedim.
Kodak’ın önüne bir sahne kurmuşlardı.
Dört beş konuşmacı vardı, net ve kısa konuştular. Bazıları gaza getirici idi, bazıları değildi ama ahali genelde alkışladı. Bizdeki miting desibelinin çook altındaydı. O zaman alkış sesi öne çıktı ve şahane oldu.
Bir ses ne kadar güzelse o kadar etkili oluyor galiba. Dikkat edersen yüksekse demiyorum güzelse diyorum. Biz bu ’sesimizi duyurmak’ lafını biraz yanlış yorumluyoruz galiba.
Adamlar sessizdi... Hiçbir şey olmadı... İki şahıs münakaşa dahi etmedi. Hatta o kadar hiçbir şey olmadı ki ben inceden uyuz oldum. Ne zaman yetiştirdiyseler grevin tişörtleri satılıyor.
Sonra kalabalık akıl almaz bir sakinlikle, en azından benimki almadı, piknikten erken kaçan insanlar gibi dağıldı.
Büyük gösteriden sonraki günlerde büyük stüdyoların kapısındaki eylemlere de katıldım. Paramount ve Sony’dekilere... İnsanlarla da sohbet ettim, tanıştım mail aldım mail verdim.
Sizin ne gibi sorunlarınız var dedi birisi, ben çok güldüm, bizim ülkede yazarların hiçbirinin sorunu yoktur o yüzden size yardıma geldim dedim, onlar benden daha çok güldüler...
Sonra hep birlikte bağırdık: Adalet yoksa senaryo da yok!
Önümüzdeki hafta ordayım.
Görüşmek üzere.
Not: Bu arada içlerinden biri benim Borat türü bir şey olup olmadığımı sordu. Dedim yok ben SSK’lıyım... ha hah....
Yılmaz Erdoğan
Kaynak : Hürriyet Gazetesi
barışist_eylul 29-12-07, 20:47 Yılmaza Erdoğan, adam süper ya. Oyunculuğuyla yönetmenliğiyle harika. Organize işler favorim zaten. :)
maria clara 19-07-08, 15:22 çok güzel hareketler diye bir skeçler bütünüyle ekranlara çok güzel bir hareket yaparak dönmüş kişi diye biliyorum kendisini şu aralar sanırım vizontele canavarı diye bir film çekecekmiş tam olarak bilmiyorum ama ya da çok güzel hareketleri beyaz perde ye taşıyacakmış deniyor bakalım hangisi doğru çıkacak.
bülent_hilal 26-09-08, 13:05 kalpsiz adam dizisinin öyküsünü yazmIs çok basarIlI bence
gülendam83 04-10-08, 15:49 http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim008.jpg
http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim009.jpg
http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim010.jpg
gülendam83 04-10-08, 15:51 http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim011.jpg
http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim012.jpg
http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim013.jpg
yılmaz erdoğan'ı gerçekten de hepimiz çok seviyoruz..o olmasaydı bkm oyuncularını tanıyamazdık belki de...o olmassaydı otogargara,sen hiç ateş böceği gördün mü hiç,bana bir şeyhler oluyor gibi harika tiyatrolar izleyemezdik...:img-wink:
|
|