Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-7
Sayfalar :
1
2
3
[
4]
5
6
7
8
9
10
11
deniz gezmişin hayatını oynadığına göre asılacak demektir.ki bu adnan menderesin asılmasından daha ağır gelecek bana.artık nasıl izlemeye dayanacak yürekler bilmiyorum.insan nolacak canım film icabı işte de diyemiyor ki.çünkü gerçekte o yıllarda bunların yaşandığını biliyoruz.ve hatırladıkça da burnumuz sızlıyor işte.:img-cray:
yaseminle necdet ne kadar güzel bir aile ilişkisi içindelerdi.yaseminin ahmetle karşılaşması üçü içinde iyi olmadı.bu saatten sonra neyi değiştirebilirler ki?
avrilcansu
19-03-07, 12:51
ya aslında bence bizim denizin deniz gezmiş olmaması gerek ama durum bunu gösteriyo
yani adnan menderesi nasıl gerçek adıyla gerçek olaylarla deniz gezmişi de öyle biri oynar diyodum:img-cool2
ama tip olarak deniz le deniz gezmişin arsında alaka yok ki...:icon_whis bizim denizin asılcağını da nerden çıkardınız kesin bilgi mi bu????
Bence tam tersine Deniz Gezmiş'e çok benziyor...
Ben Berk'i görür görmez aklıma gelen iki şey vardı;
1. Küçük Deniz'e çok benziyor
2. Deniz Gezmiş'e çok benziyor...:)
Ve bence bir kaç bölüm önce Deniz Gezmiş'in resminin gösterilmesinin sebebi o...:icon_sorr
Bend etam emin değilim asılmasından, çünkü sanırım soyadları aynı değil ama, sonuçta bir Harun var, ki oda ölenlerden...
bende asılmasın istiyorum ama:icon_sorr
avrilcansu
19-03-07, 12:54
2. döneme girerken...
“Bu diziyi izlemeyenler, başını duvarlara vuracak”
Sevgili Cansel Elçin verdiği bir röportajda bu sözleri söylediğinde, Hatırla Sevgili daha birkaç bölüm yayınlanıyordu ve sansasyon dizi türlerinin 1. sırasını kapan Binbir Gece’yle kıyaslanıyordu. Hatta bazı forumlarda BBG’liler ile HS’liler arasında ciddi tartışmalar oluyordu… Tabi birçok kişi Elçin’in bu sözlerini tipik çalışan duyarlılığı veya mecburen söylenmesi gereken bir söz olarak yormuştur… Ama şimdi baktığımızda, Cansel Elçin'in bu sözü objektif bir bakış açısıyla ve inanarak söylediğini rahatlıkla görebiliyoruz.
Çünkü bugün BBG izleyicisi dizisinin gidişatından ne kadar rahatsız ise HS izleyicisi gidişattan o kadar memnun… burada iki diziyi kıyaslamak gibi bir niyetim yok… ben yalnızca zaten benim dışımda basında varolan bir kıyaslamanın gelinen aşamasına Cansel Elçin’in sözüyle belgelemek istedim…
Dizi birinci dönemini bitirdi ve ikinci dönemi olan ‘68 dönemine 2 yıl geriden girdi… birinci dönemi şöyle bir düşündüğümde aslında siyasi yönüyle aşk yönünün gelişiminde hep bir paralellik varmış… yani siyasi yön ülkenin ilk çok partili dönemi açısından bir giriş bölümüyken, aşk yönü de zaten giriş bölümüyle başladı… ve ikisi de mutluluklarını, çelişkilerini, kopuşlarını ve ayrılışlarını aynı paralelde tamamladılar… bu da aslında doğal çünkü aşkın dış sorunlarını bizzat o olaylar belirledi…Şimdi ise her iki yönde hem geçmişin devamı olan bir sona, hem de geçmişten doğmuş bir başlangıca girdiler… nasıl ki siyasi yöndeki olumlu olumsuz gelişmeler irdelendiğinde hep geçmiş anılacaksa, aşktaki olumlu olumsuz gelişmeler irdelendiğinde de hep geçmiş anılacaktır…ülke yeni bir döneme girdi ama bir olgunlaşmayı da beraberinde yaşıyor… aşk da yeni bir dönemeçte ama olgunlaşan bir dönemeçte… ama bu dönemde paralellik noktasında bir farklılık var artık o da aşıklarımızın ilişkisini belirleyen artık doğrudan siyasi olaylar değil, kendi düşünceleri, kendileri ve çevreleriyle olan ilişkileri olacak…
Hatırla Sevgili teknik ekibi de, senaristi de, yönetmeni de, oyuncuları da, seyircisi de oldukça şanslı bence…çünkü bu kadar geniş kapsamlı bir dönemle hem dizi “sanatı” çok büyük bir deneyim geçirerek bir noktaya getirilmiş olacak, hem de seyirci uzun zamandır unuttuğu kaliteyi artık her fırsatta arar olacak… Bu ayrıcalığa sahip olmak biz izleyenleri her geçen gün daha da mutlu ediyor… Peki ya izlemeyenler?! Kaçış yok… duvarlar sizi beklilyor… :img-grin2
bahar_can; bende yazının sonunda bir gazeteci imzası aradım ama bulamadım:)
Gerçekten çok güzel yazmışsın, bu diziyi izlemeyenler başını duvarlara vuracak...
Bence tam tersine Deniz Gezmiş'e çok benziyor...
Ben Berk'i görür görmez aklıma gelen iki şey vardı;
1. Küçük Deniz'e çok benziyor
2. Deniz Gezmiş'e çok benziyor...:)
Ve bence bir kaç bölüm önce Deniz Gezmiş'in resminin gösterilmesinin sebebi o...:icon_sorr
Bend etam emin değilim asılmasından, çünkü sanırım soyadları aynı değil ama, sonuçta bir Harun var, ki oda ölenlerden...
bende asılmasın istiyorum ama:icon_sorr
bence de berk denizin büyümüşp hali için iyi bi seçim ama deniz gezmişe ben benztemedim
demek istediğim adnan menderes döneminde 3-4 kişi dışında diğer isimler gerçekteki gbi değildi.gerçek isimdekiler de olaydan en fazla etkilenenlerdi zaten yani adnan menderes..fatin rüştü zorlu mesela...
şimdi de eğer deniz gezmişi biri oynıcaksa o yine dizide deniz gezmiş olarak geçer diye tahmin ediyorum.mehmetin ve denizin soyadı ne bilmiyorum ama bence bizim deniz deniz gezmiş olmayacak yani o asılmaz bence
avrilcansu
19-03-07, 13:20
bence de berk denizin büyümüşp hali için iyi bi seçim ama deniz gezmişe ben benztemedim
demek istediğim adnan menderes döneminde 3-4 kişi dışında diğer isimler gerçekteki gbi değildi.gerçek isimdekiler de olaydan en fazla etkilenenlerdi zaten yani adnan menderes..fatin rüştü zorlu mesela...
şimdi de eğer deniz gezmişi biri oynıcaksa o yine dizide deniz gezmiş olarak geçer diye tahmin ediyorum.mehmetin ve denizin soyadı ne bilmiyorum ama bence bizim deniz deniz gezmiş olmayacak yani o asılmaz bence
demek istediğini çok iyi anladım. Evet dizide gercek olmayan kişiler koyuldu Adnan Menderes'in yanına, Yasemin'in babası gibi, vs.
Evet haklı olabilirsin, açıkçası banada bu Deniz, deniz Gezmiş gibi gelmiyor ama:img-help: , yani o Harun yüzünden bana Deniz Gezmiş gibi geliyor...
Açıkçası bende asılmasını istmeiyorum ama en azından bir 20 yıl daha yaşıyacaklar asılırlarsada:) Birde olayın iyi yanından bakmak lazım:happy0064 :img-hyste
(Bu arada belki senaristler bizleri şaşırtmak için yapıyor:img-hyste )
demek istediğini çok iyi anladım. Evet dizide gercek olmayan kişiler koyuldu Adnan Menderes'in yanına, Yasemin'in babası gibi, vs.
Evet haklı olabilirsin, açıkçası banada bu Deniz, deniz Gezmiş gibi gelmiyor ama:img-help: , yani o Harun yüzünden bana Deniz Gezmiş gibi geliyor...
Açıkçası bende asılmasını istmeiyorum ama en azından bir 20 yıl daha yaşıyacaklar asılırlarsada:) Birde olayın iyi yanından bakmak lazım:happy0064 :img-hyste
(Bu arada belki senaristler bizleri şaşırtmak için yapıyor:img-hyste )
ama son derece haklısın deniz ve harun birarada olunca şaşırtma operasyonu başarıyla gerçekleşiyor:img-hyste
ne diyelim inşallah o diildir çünkü asılma sahnesi çok kötü olmuştu bunda inşallah bidaha o şekilde göstermezler idam sahnesini
bir kez daha gerek yok bence
bu görüntüleri izlemek için çok genç olanlar var aramızda :(
asılırlarsa da bi 20 yıl daha yaşıcaklar yaklaşımına da züğürt tesellisi diyoruz halk arasında ;):img-hyste :img-hyste
Evet haklı olabilirsin, açıkçası banada bu Deniz, deniz Gezmiş gibi gelmiyor ama:img-help: , yani o Harun yüzünden bana Deniz Gezmiş gibi geliyor...
Açıkçası bende asılmasını istmeiyorum ama en azından bir 20 yıl daha yaşıyacaklar asılırlarsada:) Birde olayın iyi yanından bakmak lazım:happy0064 :img-hyste
(Bu arada belki senaristler bizleri şaşırtmak için yapıyor:img-hyste )
Deniz bana da Deniz Gezmiş qibi qeLmiyor.. Eğer o oLucaksa da
bnce hiç uyqun değiL.. Yaniii biz Adnan Menderes'i en iyi şekiLde
izLedik.. qördük.. Onun hayatını caNLandıran biri vardı...
Ama bu denizLe o deniz'in hiç aLakası yok ki..
Bu deniz bnce deniz gezmiş değiL kii diLerim öyLedir..
Hem eğer o ise de asıLıcaksa önümüzde sadece 6 yıL var..
20 yıL nerden çıktı??
avrilcansu
19-03-07, 13:42
Deniz bana da Deniz Gezmiş qibi qeLmiyor.. Eğer o oLucaksa da
bnce hiç uyqun değiL.. Yaniii biz Adnan Menderes'i en iyi şekiLde
izLedik.. qördük.. Onun hayatını caNLandıran biri vardı...
Ama bu denizLe o deniz'in hiç aLakası yok ki..
Bu deniz bnce deniz gezmiş değiL kii diLerim öyLedir..
Hem eğer o ise de asıLıcaksa önümüzde sadece 6 yıL var..
20 yıL nerden çıktı??
Bildiğim kadarıyla Deniz Gezmiş 70-80 yılları hatta 80lerde asılıyor olması gerek, eğer 70te asılıyorsa, doğru oz aman 10 yıldan az kalıyor, özür dilerim:img-blush
Bildiğim kadarıyla Deniz Gezmiş 70-80 yılları hatta 80lerde asılıyor olması gerek, eğer 70te asılıyorsa, doğru oz aman 10 yıldan az kalıyor, özür dilerim:img-blush
Cansucum bildiğim kadarı ile Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını 5 Mayıs 1972'de astılar.
Cansucum bildiğim kadarı ile Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını 5 Mayıs 1972'de astılar.
evet arkadasim verdigin bilgi dogru ama 5 mayis degil 6 mayis...
16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.
Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara merkez kapalı cezaevinde idam edildi.
ya arkadaşlar ben şunu demek istedim denizle alakalı:
bakın şimdi dizide deniz gezmiş canlandırılmayacak...(mış)
bu bizim denizde (berk yani) deniz gezmiş değil ama deniz gezmişle aynı dönemi yaşıyor...
deniz gezmiş asıldığında onunla birlikte bir çok gençte asılsı...
işte bende diyorumki:
bizim deniz yani berk ve harunda asılacak...
aynı dönemdeler çünkü...
bende şimdiden düşünüyorum acaba o bölümü izlemesemmi? çok kötü olcamya :img-cray: :img-cray: :img-cray: :img-cray: :img-cray: :img-cray: :img-cray:
Cansucum bildiğim kadarı ile Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını 5 Mayıs 1972'de astılar.
Deniz Gezmiş ve arkadaşLarı 6 Mayıs 1972'de asıLdı..
Yanii eğer bizim deniz o deniz oLucaksa sadece
6 yıLck onları izLiycez..
sevda_cicegimm
19-03-07, 14:58
Arkadaslar ben geldim dun filan hic yoktu net giremedim.
bence superdi bu bolum bayildim yani.hele ruyaya ruya gibi kiz cnmm....
ah ama su necdete her baba deyisinde kotu oluyorumm..ruyaya diyorum o senin baban deil gercek baban ahmet..ama nerde duyan yokki beni...:)
yaseminde baya olgunlasmis.ogretmenlige filan baslamis.kizida ressam olcak gibi..simdiden...cok gzuel resimler ciziyor cnm...
kisacasi bu bolumu cok begendimm...
ahmet ve yaseminin karsilasmalarini cok gzuel yapmislar.hele resim cizmesine bayildim ruyanin..:)superde cizdi bence.ama son cok heyecanli bitti.necdet nasil bozuldu ahmeti gorunce.hele bide ruya ahmet diyince nasil sasirdi...onumuzdeki bolum guzel yerler gorcez gibi ahmet yasemin ve ruyadan...acaba ruya babasinin necdet deilde ahmet oldugunu ogrenince napcak ve ahmette ruya nin kizi oldugunu ogrenince napicak?bunlara daha cok var ama merak iste ne olcak...:)
ekşi sözlükten taze bir yorum..
****
artik aglamadigim dizidir. zira artik bu yasemin-ahmet aski degildir. asik olan biri varsa o sadece ahmettir. yasemin asik olunmamasi gereken kizlara iyi bir ornektir. hadi hamile oldugunu ogrendin, bunu ahmete soylemedin. hadi hamile oldugunu bile bile ahmeti terkettin, ayrilalim dedin ama hamileyim demedin. hadi ozurlu oldugun icin o hastane koridorunda ahmet cikincaya kadar da beklemedin, annesi gorusmek istemiyor dedi diye inandin, ona bile ben hamileyim demedin. gittin baskasiyla evlendin. ahmet sana karakolda beni sukun-u hayale ugratti dedi, sen de beni ugrattin, ayrilalim deyince bunu kabul ettin, halbuki ben hamileyim, demedin, demedin, demedin, okuz gibi baktin. peki simdi, o cocuk sana diyor ki, kizin sana benziyor, insan der mi bile bile, gozunun icine baka baka, ama babasina da benzeyen taraflari var. cocugu kalpten, uzuntuden oldurmek mi istiyorsun??? yok efendim, yasemin hanim nasilsa enayi buldu kendine. kedinin fareyle oynadigi gibi oynar artik. aglamiyorum. aglamayacagim. ask dizisi degil bu, donem dizisi.
Harun Karadeniz, 1960'lı yılların sol gençlik hareketlerinin önemli önderlerinden biridir.
1942 yılında Giresun'un Alucra İlçesine bağlı Armutlu köyünde doğdu, yoksul bir çiftçi ailesinin oğludur. 1962'de İTÜ İnşaat Fakültesine girdi. Öğrencilik yıllarında Öğrenci Derneği başkanlığı ve İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yaptı. Kısa süre içinde anti-faşist oluşumlarının militan kadrolarına girdi. Birçok anti-emperyalist eylemin en ön saflarında, boykotlarda, okul işgallerinde kitleleri yönlendiren isimlerden biriydi. Köylü ve işçi direnişlerinde içinde yer aldı. Yazdığı Olaylı Yıllar ve Gençlik adlı kitapta 68 gençliğini anlattı.
12 Mart Darbesi (1971) sonrası TKP ve Dev-Genç davalarından yargılandı. Dev-Genç davasından tutukluyken hapishanede ciddi bir hastalığa yakalandı, 15 Ağustos 1975'de öldü.
Kaynak: "http://tr.wikipedia.org/wiki/Harun_Karadeniz"'dan alındı.
Bizim Harun'un bu Harun olma olasılıgı yüzde kaç? :)
Deniz Gezmiş
1965'den sonra Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 24 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini çeşitli kentlerde, liseyi İstanbul'da okudu. 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine giren Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçesine üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik isçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında isçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı.
Bizim Deniz, ögretmen çocugu degil bir subay çocuguydu... Babası askerlikten atılmasına ragmen ögretmenlik yapmıyor... Ama annesini bilmiyorum... Buna ragmen bu Deniz'de Hukuk okuyor... Bak kafam karıstı simdi... :) Üstelik bizim Deniz'in soyadı ne? Babası Mehmet ?!? birseyler denmisti ama hatırlamıyorum... :icon_whis
averaj tskler, su son eski sözluk kismini ben cok sevdim, oda baska bir bakis acimi. Ama bende YAsemin babasina benzeyen tarafida var demesini yandirgadim, kiz kas yapayim derken göz cikardi resmen.
Radyoda devamli yarali kalbim caliyor fark ettinizmi? bugunde bir arkdas o dizi sirf muziki icin bile izlenir dedi. Ustune alinacak kisi alinsin, ve obulerinede iletsin bu yorumu:icon_whis :icon_whis
Arkadaşlar bakın Deniz ve Harun(dizidekiler) Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını canlandırmıyor.Onlar sadece Denizleri temsil ediyor.Bir takım benzerlikler kurulmuş arada; çünkü Deniz Gezmişleri bizim Deniz ve Harun'da göreceğiz.
Bakın mesela Harun Karadeniz inşaat fakültesindeymiş ama; dizideki Harun mimarlık okuyor, böyle bir benzerlik kurulmuş.
Ayrıca dizideki Harun için bastıra bastıra Fatsalı olduğunu belirttiler, karıştırılmasın diye.Harun Karadeniz ise Giresunludur.
Deniz için ise; Deniz Gezmiş gibi hukuk okumaktadır.Onunla benzer özelliklere sahiptir ama; Deniz Gezmiş değildir.
Deniz ve Harun, Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz'in dizideki temsilleridir.
O dönemde sadece Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz asılmamış; bu yüzden Deniz ve Harun(dizideki karakterler) da asılabilir ya da büyük cezalar alabilirler, başlarına kötü şeyler gelebilir.
Ama Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz'in dizide canlandırılmış karakterleri değiller.
Onları temsil ediyorlar.
Nasıl Demokrat Parti'nin Yassıada'daki birçok davası olaylar Rıza'nın üzerinden verildiyse, bu da Deniz ve Harun üzerinden verilecek.
Umarım anlatabilmişimdir.
askasurguncu
19-03-07, 15:28
allo goruntu var ses yok:img-hyste
arkadaslar ordamisiniz ses verin :img-hyste
Arkadaşlar bakın Deniz ve Harun(dizidekiler) Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını canlandırmıyor.Onlar sadece Denizleri temsil ediyor.Bir takım benzerlikler kurulmuş arada; çünkü Deniz Gezmişleri bizim Deniz ve Harun'da göreceğiz.
Bakın mesela Harun Karadeniz inşaat fakültesindeymiş ama; dizideki Harun mimarlık okuyor, böyle bir benzerlik kurulmuş.
Ayrıca dizideki Harun için bastıra bastıra Fatsalı olduğunu belirttiler, karıştırılmasın diye.Harun Karadeniz ise Giresunludur.
Deniz için ise; Deniz Gezmiş gibi hukuk okumaktadır.Onunla benzer özelliklere sahiptir ama; Deniz Gezmiş değildir.
Deniz ve Harun, Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz'in dizideki temsilleridir.
O dönemde sadece Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz asılmamış; bu yüzden Deniz ve Harun(dizideki karakterler) da asılabilir ya da büyük cezalar alabilirler, başlarına kötü şeyler gelebilir.
Ama Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz'in dizide canlandırılmış karakterleri değiller.
Onları temsil ediyorlar.
Nasıl Demokrat Parti'nin Yassıada'daki birçok davası olaylar Rıza'nın üzerinden verildiyse, bu da Deniz ve Harun üzerinden verilecek.
Umarım anlatabilmişimdir.
ahanda bakın nasıl güzel anlatmış:img-yes:
demin bende anlatmaya çalıştım ama yokki türkçe bende böyle:icon_sorr
bu dizi tamamen ülkemizin ve insanlarının başlarına ne geldiğini birebir yansıttığı için deniz ve harun karakterinin de asılacaklarını düşünüyorum. Gencecik yaştaki insanları ipe götüren bir sistemden geliyoruz ve bu tokat gibi gerçek o dönemin sorumlularının ve bu gerçekliklerle tanışmamış ya da yadsımış insanların yüzüne çarpmalıdır.
gerçi nasıl izlerim o bölümü bilemiyorum, bir önceki bölümün sonunda deniz gezmiş görüntüsü bile benim ağlamama yetti.
bu arada deniz gezmiş ve arkadaşları ile ilgili daha ayrıntılı şeyler okumak isteyenlere,
erdal öz -gülünün solduğu akşam kitabını öneriyorum.
arzu-başak
19-03-07, 15:40
ekşi sözlükten taze bir yorum..
****
artik aglamadigim dizidir. zira artik bu yasemin-ahmet aski degildir. asik olan biri varsa o sadece ahmettir. yasemin asik olunmamasi gereken kizlara iyi bir ornektir. hadi hamile oldugunu ogrendin, bunu ahmete soylemedin. hadi hamile oldugunu bile bile ahmeti terkettin, ayrilalim dedin ama hamileyim demedin. hadi ozurlu oldugun icin o hastane koridorunda ahmet cikincaya kadar da beklemedin, annesi gorusmek istemiyor dedi diye inandin, ona bile ben hamileyim demedin. gittin baskasiyla evlendin. ahmet sana karakolda beni sukun-u hayale ugratti dedi, sen de beni ugrattin, ayrilalim deyince bunu kabul ettin, halbuki ben hamileyim, demedin, demedin, demedin, okuz gibi baktin. peki simdi, o cocuk sana diyor ki, kizin sana benziyor, insan der mi bile bile, gozunun icine baka baka, ama babasina da benzeyen taraflari var. cocugu kalpten, uzuntuden oldurmek mi istiyorsun??? yok efendim, yasemin hanim nasilsa enayi buldu kendine. kedinin fareyle oynadigi gibi oynar artik. aglamiyorum. aglamayacagim. ask dizisi degil bu, donem dizisi.
averaj çok sağol ekşi sözlük yorumu için...ama bu çok gzüel ya...gülmekten öldüm...çok içten katılıyorum bu yoruma...hele o yaseminin babasınada benzeyen taraflarıda var dediğinde yuh artık dedim tv başında...bi insan nasıl bu kadar düşüncesiz konuşabilir ya...
peki şimdi ne olucak necdet ahmeti gördü hemen peşlerinden oda istanbula gidicektir herhalde..peki bunlar yasemin ve ahmet aynı istasyonda inicekler birbirlerini tekrardan görürlermi...ama eminimki bununla ilgili necdetle yasemin arasında tartışma olucak necdet biran kendini kaybedebilir benden söylemesi...kimbilir ahmetle yaseminin aynı trende olduklarını düşününce aklından neler geçti....
Averaj ekşi sözlük yorumu için çok teşekkürler doğru söze ne denir yazanı tebrik etmek gerekir çok güldüm ya Yasemin istasyonda Ahmetin gözüne baka baka çocuğun babasınada benzediğini söyledi ya Ahmetin gözlerindeki o üzüntüyü gördüm ya hay Allahından bulasın Yasemin dedim
yeni eklenen ekşi sözlük yorumunu çok sevdim.:img-hyste aynen öyle düşünüyorum.yasemin ahmet'in gözünün içine baka baka babasına da benziyor dedi.yuh artık.:icon_whis ahmet sanki biliyor kendi çocuğu olduğunu.hiç mi düşünmedi ahmet'in çok üzüleceğini.yasemin'in ahmet'i sevdiğine inanmıyorum.trenden indikten sonra bile arkasına dönüp bakmadı.ayrılırken hiçbir üzüntü göremedim.lay loy lom her zamanki gibi.:hıh
ekşi sözLük yorumu doğru.. GüzeL bir yorum oLmuş vaLLa..
Yasemin'in o dediğii laf o an için kötüydü..
Ahmet aşkını daha iyi qösteriyor.. Hissettiriyor..
İstasyon sahnesinde Ahmet'in o haLLerii oLMaSA hiçbişi yoktu vaLLa..
rüya'nın uykudan uyanıp,resim yapıp yatması da çok saçmaydı.hangi çocuk uykudan uyandıktan sonra annesini aramaz.:img-blush üstüne bir de yatıp uyudu.:img-hyste yasemin'in çocuğu tanımadığı bir kadına emanet etmesi de ayrı bir düşüncesizliği.:icon_whis
arzu-başak
19-03-07, 16:29
yeni eklenen ekşi sözlük yorumunu çok sevdim.:img-hyste aynen öyle düşünüyorum.yasemin ahmet'in gözünün içine baka baka babasına da benziyor dedi.yuh artık.:icon_whis ahmet sanki biliyor kendi çocuğu olduğunu.hiç mi düşünmedi ahmet'in çok üzüleceğini.yasemin'in ahmet'i sevdiğine inanmıyorum.trenden indikten sonra bile arkasına dönüp bakmadı.ayrılırken hiçbir üzüntü göremedim.lay loy lom her zamanki gibi.:hıh
evet ya ayrılırken arkasını dönüp bakmadı bile....bu yasemin karakterinde birşeyler eksik hemde çok fazla...benim çevremedki herkes ahmetin duygularını çok iyi yansıttığını söylüyorlar..yasemin bütün bir bölüm boyunca gülüyor...sonra bir dk ağlıyor...böyle oluncada inandırıcı olmuyor.....ben sürekli üzülsün demiyorumki hayat devam ediyor sonuçta ama insan gülerken bile bir hüzün olur yüzünde ama yaseminde yok..ve artık hakikaten bu dayanılmaz oldu....insan duygularını hiçmi yansıtamaz...illa üzüldüğünü belli etmek için ağlamasına gerek yokki..bakınız ahmet her daim suratında bir hüzün var..yani hiç tamamen mutlu değil.....neyse bu konuda çok dertliyim ben..aslıcım kalecim size çok yükleriniyorsunuz kıza diyordum ama...siz az bile demişsiniz ya....
Benim aklıma birşey takıldı. Dizide Harun ve Deniz sınıf arkadaşı idi. Öyle değil mi? Harun Karadeniz 1942 doğumlu. Deniz Gezmiş ise 1947. Aralarında 5 yaş var. O zaman dizideki Deniz ve Harun onlar olamaz.
_duygucuk_
19-03-07, 16:38
bende bu diznin sıkı bir takipçisiyim herhafta izliyoırum kaçırmadan beni de aranıza kabul ederseniz çok sevinirm:):)
ahmet le yasemin in bakışmları çok güzeldi vee rüya ahmetle el hareketleir yaptığı yer çok şekerdi::)
bu diziyi çok sviyorum hepinize sevgileir:):)
Bu dizi çok güzel severek izliyorum geçen bölüm de farklı bir tat gelmiş diziye, o bölümü izlerken aşk oyunu gelmişti aklıma. neyse umarım deniz gezmiş bu deniz değildir. ama sanmam dediğiniz gibi senaristler böyle bir şeyi daha vermezler asılma olayını zaten içimizi kanatan bir durum olmaz böyle bir şey ayrıca isim isime benzer boşverin bu durumu
aslıcım kalecim size çok yükleriniyorsunuz kıza diyordum ama...siz az bile demişsiniz ya....
sonunda sen de anladın dimi.:img-grin2 ohh necdet'le kurmuş bir yuva ne necdet'i,ne ahmet'i ne de kızını düşünüyor.yahu kızın büyüyünce mi açıklayacaksın doğruyu.:img-pilot keyfi yerinde tabi.
ArkadaşLar Harun Karadeniz asıLmadı ki.. Hapishane de ciddi bir
hastaLığa yakaLanmış.. ve 1975'te ölmüş..
Eğer bizimkiLer onLarsa sadece Deniz asıLıcak Harun değiL..
Hm bişii daha..
Deniz Gezmiş'in yakın arkadaşLarı ya da onunLa beraber
asıLanlar arasında Yusuf.. Hüseyin vardı..
Onlar duruken neden Harun??
arkadaşlar merak ettiğim bir şey var ahmetin hiç mi aklına düşmedi rüyanın kendi çocuğu olabileceği hiç mi aklına gelmedi o ada günleri merak ettim bir de hep yasemini suçluyoruz aslında o da kendince haklı büyük bir çöküntü yaşamış olaylarla neyin doğru olduğunu bilemiyordu aileler de buna tuz biber ekince en doğrusunun necdetle evlenmesi olduğunu düşünmüş. insan çöküntü içinde ne yaptığını anlayamazki
yasemin konusunda söylediklerinize aynen katılıyorum...
ahmetin duyduğu sevginin..her geçen gün içinde büyüttüğü aşkın yanında yasemininki 000000000000000000000 kalıyor...
ahmet her yerde hangi konuda olursa olsun gülerken sürekli gülümsemeleri buruk oluyor..her zaman sanki bir parçası eksikmiş gibi davranıyor..gözlerindeki özlem..hasret..rahatlıkla okunabiliyor..
ama yasemin ne yapıyo..ahmeti her gördüğünde iki damla gözyaşı döküyo..az biraz hıçkırıyo..bunun adınada ölümsüz aşk diyo..
yok yaa..papucumun aşık kızı..
ben yasemin-ahmet diyorum her zaman..çünkü ahmet gerçekten seviyo..onun üzülmesini istemediğimden yani..yoksa yasemindeki aşk bence ahmetin sevgisine karşılık verebilecek kadar fazla değil...
düşüncesizce davranıp ahmetin kalbini eziyo resmen...onun üzülüp üzülmemesi umrunda değil gibi..herşey kendini tatmin etmek için...
ama bu demek değildir ki ahmet-yasemine karşıyım..
ayladan hala hiç haz etmiyorum:img-hyste ..
neyse gerisi size kalmış..bu benim düşüncem..
herkesinkine de saygı duyuyorum..:icon_whis
arzu-başak
19-03-07, 16:52
sonunda sen de anladın dimi.:img-grin2 ohh necdet'le kurmuş bir yuva ne necdet'i,ne ahmet'i ne de kızını düşünüyor.yahu kızın büyüyünce mi açıklayacaksın doğruyu.:img-pilot keyfi yerinde tabi.
duygucuk aramıza hoşgeldin canım....evet aslıcım sonunda anladım ama bu çok acı oldu yahu....sana katılıyorum ne ahmeti ne kızını düşünüyor..necdeti düşünmesine gerek yok necdet kendi kendine düşüneblir..ama oda işin kolayını kaçtı bu eş ve baba rolune kendini çok kaptırdı...e ahmet döndü artık...bakalım neler olucak..sürekli yasemini ve rüyayı kaybetme korkusu olucak..ve bu korku ona kötü şeyler yaptırabilir...nede olsa aşk için herşey yapılır diye düşünen bir karakter....dediğim gibi tek üzüldüğüm ahmet ve rüya....ben ahmetin rüyayı nasıl öğreneceğini çok merak ediyorum..tabi o andaki tepkisinide...ama daha buna çok var sanırım...
ıımm herkese bir gün aradan sonra iyi akşamlar iyi akşamlar akşam oldu demi artık.
dün çanakkaledeydim canım çıktı bugün ancak açabildim pcyi sözde ç.kale bize çok yakın allah uzaktan gelenlere sabır versin
neysee....
gördüm ki deniz ve harun konusu tartışılıyo eğer ben yanlış bilmiyosam ama kesin yanlış biliyorumdur deniz gezmiş 20 yaşından fazla oluyo 1966 da bizim deniz ise dizide daha 18 yaşında falan yani bu durumda bizim deniz temsili oluyo dimi:icon_whis :icon_whis
arzu-başak
19-03-07, 17:02
arkadaşlar merak ettiğim bir şey var ahmetin hiç mi aklına düşmedi rüyanın kendi çocuğu olabileceği hiç mi aklına gelmedi o ada günleri merak ettim bir de hep yasemini suçluyoruz aslında o da kendince haklı büyük bir çöküntü yaşamış olaylarla neyin doğru olduğunu bilemiyordu aileler de buna tuz biber ekince en doğrusunun necdetle evlenmesi olduğunu düşünmüş. insan çöküntü içinde ne yaptığını anlayamazki
işte bu devredede necdetin araya girmesini bekledik biz..daha doğrusu ben...tamam yasemin kötü günler geçirdi böyle davranmasını hoş görüyoruz diyelim...o zaman necdet diyecekti yasemin bu çocuk ahmetin nasıl ona söylemezsin.bu yaptığın haksızlık falan diye..ama ne yaptı yarım ağazla istersen gidebilirsin dedi...yaseminin yalanına ortak oldu...açıkcası kimse ahmeti düşünmedi....
ahmetin aklına belki birara gelmiştir rüyanın kendi çocuğu olabileceği..ama sağolsun yasemin ahmetin son umudunuda o istasyonda bankın üzerinde yok etti...(babasınada benzeyen tarafları var diyerek)..neyse ahmet gelsinde bir an önce aylayla evlensin...ahmeti yaseminin üzdüğünden daha fazla üzmez ayla...(inanmıyorum ya dizinin başından beri ayladan nefret ediyordum nerdeyse şimdi seviyorum...yasemin sağolsun)
Necdet Yasemin'i çok seviyor ve ne olursa olsun yanımda olması yeter diye düşünenlerden..Ama Ahmet çocuğu olacağını/olduğunu bilmediği için çok büyük haksızlığa uğruyor.
gördüm ki deniz ve harun konusu tartışılıyo eğer ben yanlış bilmiyosam ama kesin yanlış biliyorumdur deniz gezmiş 20 yaşından fazla oluyo 1966 da bizim deniz ise dizide daha 18 yaşında falan yani bu durumda bizim deniz temsili oluyo dimi:icon_whis :icon_whis
Babası Deniz'i Istanbul'a getirdiginde 12 yasında filan diye hatırlıyorum. Sene 1959'du... Deniz Gezmis ise 1947 dogumlu ve 1959 yılında o da 12 yasında oluyor... Yani aynı yastalar... Yani galiba... :img-hyste
averaj tskler, su son eski sözluk kismini ben cok sevdim, oda baska bir bakis acimi. Ama bende YAsemin babasina benzeyen tarafida var demesini yandirgadim, kiz kas yapayim derken göz cikardi resmen.
Radyoda devamli yarali kalbim caliyor fark ettinizmi? bugunde bir arkdas o dizi sirf muziki icin bile izlenir dedi. Ustune alinacak kisi alinsin, ve obulerinede iletsin bu yorumu:icon_whis :icon_whis
evet canım yaseminin oradaki davranışına bilim bile hala açıklık getiremedi:img-hyste tam tez konusu...
averaj çok sağol ekşi sözlük yorumu için...ama bu çok gzüel ya...gülmekten öldüm...çok içten katılıyorum bu yoruma...hele o yaseminin babasınada benzeyen taraflarıda var dediğinde yuh artık dedim tv başında...bi insan nasıl bu kadar düşüncesiz konuşabilir ya...
peki şimdi ne olucak necdet ahmeti gördü hemen peşlerinden oda istanbula gidicektir herhalde..peki bunlar yasemin ve ahmet aynı istasyonda inicekler birbirlerini tekrardan görürlermi...ama eminimki bununla ilgili necdetle yasemin arasında tartışma olucak necdet biran kendini kaybedebilir benden söylemesi...kimbilir ahmetle yaseminin aynı trende olduklarını düşününce aklından neler geçti....
ben de çok sevdim bu yorumu..açık açık yazmış işte...necdete hiç kızmıyorum ben..tek suçlu yasemin...bunca seneden sonra necdetin ailesi de çok üzülecek..artık dönmesin zaten...yaşlıları kalpten götürür...bir kızın mutluluğu için kaç kişi mutsuz oldu hesaplayan var mı:img-hyste :img-hyste
Averaj ekşi sözlük yorumu için çok teşekkürler doğru söze ne denir yazanı tebrik etmek gerekir çok güldüm ya Yasemin istasyonda Ahmetin gözüne baka baka çocuğun babasınada benzediğini söyledi ya Ahmetin gözlerindeki o üzüntüyü gördüm ya hay Allahından bulasın Yasemin dedim
yetmedi, yasemini bir de hoca yaptılar...tersine dünya dedikleri bu mudur??
aslı bak herkes doğruyu gördü...buldular cevabı:img-wink:
Sevgili spdr; haklısın ama, farklılık istemek de hakkımız.Ne bileyim sanki kıyafetmiş, saç modeliymiş gibi dizilerin de konularının modası oluyor.
Mesela şu töre konusu...
Sırf bu yüzden şu an hiçbir töre dizisini izlemiyorum biliyor musun?
Belki çok iyi çekiyorlar, belki çok kaliteli oyuncular oynuyor ama; ben izlemek istemiyorum.
Midemi bulandırıyor çünkü...
Bu insanların töre olaylarına olan duyarlılığını kullanmaktır mesela...
Yani aynı şeylerin tekrarı da bayıyor insanları.
Hayır Allah'a şükür ayırt edebiliyoruz ama; ayırt edemeyip de aynı dizileri değişik elbiselerle, haftanın her günü izleyen o kadar çok insan var ki...Sanki birbirlerinden çok farklılarmış gibi de ayıla bayıla izliyorlar.
Sadece töre içerikli dizilerden bahsetmiyorum, o bir örnekti.
Bilmem anlatabildim mi?
anlıyorum seni...
zaten katılıyorum söylediklerinin hepsine
ben de isterim değişik işler yapılsın
ama bir yerde parayı düşünmek zorundalar
onu söylemek istemiştim ben
töre dizileriyle ilgili söylediğin herşeye katılıyorum
ben de hiçbirini izlemiyorum zaten
amip gibiler..gün geçtikçe çoğalıyorlarrr:img-yes:
arzu-başak
19-03-07, 17:25
of averaj ya sen söyleyince fark ettim..artık bu ahmet,rüya,yasemin ve necdetin sorunu değil..ailelerde var işin içinde..necdetin ailesinin tepkisini çok merak ediyorum rüyanın ahmetin kızı olduğunu öğrendiklerinde...tabiki laleninde....of çok karıştı ya olaylar...
buarada fundapehlivan yani fundanın bilgisayarının ekranı yanmış..o yüzden bir kaçgün nete giremeyecek herkese slm var....
ben çıkıyorum size iyi sohbetler arkadaşlar....
ay üzüldüm funda için.:icon_sorr bizimde net gidip geliyor sürekli.bütün ilde böyleymiş.:icon_sorr
bi arkadaş mehmetin soyadını sormuş.mehmetin soyadı karayel.oğlu da deniz karayel oluyor yani.tamam görünüşte deniz gezmişle benzerliği yok ama bence bizim deniz ve harun asılacak.:icon_sorr
ArkadaşLar Harun Karadeniz asıLmadı ki.. Hapishane de ciddi bir
hastaLığa yakaLanmış.. ve 1975'te ölmüş..
Eğer bizimkiLer onLarsa sadece Deniz asıLıcak Harun değiL..
Hm bişii daha..
Deniz Gezmiş'in yakın arkadaşLarı ya da onunLa beraber
asıLanlar arasında Yusuf.. Hüseyin vardı..
Onlar duruken neden Harun??
Dizideki Deniz'le Deniz Gezmiş aynı değilki..hem fiziksel olarakda hiç benzetemiyorum ben
_duygucuk_
19-03-07, 17:57
beni de aranıza aldığınız için teşekkürler:):)
bakaılm bundan sonra ne olacak ahmet te gidiyor istanbul a ve necdet gördü yasemin le ayrılacaklar herhalde :):)
evet bizim deniz deniz gezmiş değil.ama onun üzerinden deniz gezmişi anlatabilirler.bu durumda bizim deniz asılabilir.yani bana öyle geliyor.umarım yanılırım.onun ölmesini istemem.:icon_sorr
avni yalçın diziden çıkmasın.ühühü:icon_sorr
merhaba herkese...
hemen bir izlenimimi paylaşmak istiyorum sizlerle
dün sabah okuyanınız olmuştur bir arkadaş şu an çekimler taksim faikpaşa caddesinde yapılmaktadır yazmıştı.Ben bir heyecan bir telaş oldum çünkü taksime gidecektim :)
ki nitekim de gittim ama çekim için değil tabiki,arkadaşlarımla buluşacaktım..istiklalde gözleirm 4 açık yürüyorum,belki olur da görürüm bizimkilerden birini diye .. neyse sonra bir cafeye gittim,birkaç saat oturduk orada,sonra bir arkadaşım geldi,dışarı çıkmıştı gördünüz mü aşağıda bir şey çekiliyor,ışıklar falan var dedi..saat 7 ye geliyor bu arada..benim başımdan aşağı kaynar sular döküldü..olabilir mi acaba dedim ama faikpaşa caddesi neresi bilmiyorum bu bir..ikincisi de çok kalabalıktık o kadar insanı bırakıp ben bir şu çekime bakayım diyemedim :) üçüncüsü de pek ihtimal vermedim açıkçası...Neyse sonra kalktık biz,çıktım dışarı kafamı bir çevirdim..ışıklar bilmem neler duruyor orada..3 metre falan var aramızda,e buraya kadar gelmişken bir bakayım dedim .. arabalara yaklaştıkça fark ettim ki yan kısmında atv logosu var..ikinci kaynar su boşalması da o anda oldu zaten .. etrafa bakındım pek kimse yoktu..bir kaç çocuk vardı gittim sordum ne çekiliyor diye (verecekleri cevaptan korkarak:)) ki nitekim de verdiler..tombiş çocuk baktı bana ve hatırla sevgili dedi........
yani benim bittiğim an o andı...saatlerce oturduğum cafenin yanında benim dizim çekiliyor ve ben....yani inanamıyorum..hala dövünüyorum..ben orada böyle bayılmışları oynarken kafamı bir kaldırdım......asude pastanesi.......bir kez daha kaderime lanet ettim yani :) demek pastane sahnesi çekildi dün ama benim bildiğim asude pastanesi kuzguncukta değil miydi?
sonra tam gidiyordum arkama baka baka tanıdık bir sima gördüm sanki...gözlerimi kısarak baktım ki berk hakman .. bir ara pastanenin kapısı açıldı,içeriyi hafiften gördüm bir çok kişi vardı..o çocuğa sordum sonra bitti mi çekimler diye..o da bitti abla dedi :) kimler vardı dedim..sırıta sırıta herkes vardı dedi..emek toplucana bir pastane sahnesi olacak...ve tabiki ilk aklıma gelen cansel :) acaba o varmıydı diye düşündüm ama mantık olarak ahmetin necdetin pastanesinde olması şimdilik imkansız gibi...ya da olabilir mi ki :icon_sorr eğer bir dahaki blümde ahmetin necdetin pastanesinde bir sahnesi varsa bilin ki ben o an öldüm :)
yani taa buralarda adaya giden bir insan olarak burnumun dibindeki (canselli:)) çekimi kaçırmışsam...cidden kötü olurum yani...:)
bu kadarcık görebildim yani..keşke görebilseydim de daha çok izlenim paylaşabilseydim :)
Benim aklıma birşey takıldı. Dizide Harun ve Deniz sınıf arkadaşı idi. Öyle değil mi? Harun Karadeniz 1942 doğumlu. Deniz Gezmiş ise 1947. Aralarında 5 yaş var. O zaman dizideki Deniz ve Harun onlar olamaz.
evet arkadasim cok güzel bir tespit yapmissin...benim aklima gelmedi bu...evet harun karekteri harun karadeniz degil kesinlikle...
Daha ne diyebilirim ki?
VİZONTELE
ÇARŞAMBA günü saat 15.00 sularında 4122 numaralı SMS hattımıza bir izleyici notu geldi. Aynen şöyle yazıyordu: "Dizi oyuncularının dizideki gibi ağa, kapıcı, vali vs. olmadıklarını anlatan programlar istiyoruz. Zira köyde gazete veya dergiye ulaşmak çok zor." "Acaba yanlış mı anlıyorum?" diye birkaç kez okudum. Hayır, yanlışlık yoktu. Bu ülkenin gazete, dergi giremeyen köylerinde insanlar kahvede toplanıp izledikleri yerli dizi karakterlerini "gerçek" sanıyorlardı. İlk bakışta size abartılı gelebilir ama hayatında bir kez bile sinemaya gitmemiş, köy kahvesinde arada bir izlediği ve insanların nasıl olup da içine sığdıklarına bir türlü akıl sır erdiremediği kutuya hâlâ "vizontele" diyen insanlar vardı demek ki... Filmdeki sahneyi hatırlayın: Belediye başkanı "Zeki Müren'i karşınızda göreceksiniz" deyince, ahaliden biri safça soruyordu: "Zeki Müren de bizi görecek mi?.." Dağ köyünde İzafiyet Teorisi'ni kimin bulduğunu cep telefonundan internete bağlanarak öğrenen genç kızlar vardır elbette... Ama belli ki Peker Açıkalın'ı gerçekten de İstanbul'da kapıcılık yapan bir adam sananlar da var!.. Yıllardır bu sütunlarda, "Türk insanı televizyonun kötü etkileri karşısında korunmaya muhtaç. Bu nedenle yayıncılar, yapımcılar ekrana program sürerken iki kere düşünmek zorundalar" deyişim işte bu yüzdendir. "Beğenmeyen izlemesin kardeşim" diyenlerin gözüne sokmak için o mesajı elektronik posta kutumda saklıyorum. Daha ne diyebilirim ki?..
Dün bu yazıyı okuyunca aklıma asure verdigimiz bir komsumuzun, asurenin içinde sırf üzüm var diye asureyi dökmesi geldi... Neden olarakta üzümden sarap yapılmasını göstermisti... Buna benzer çok kara cehalet örnegi görmüstüm... Bu yazıdaki de sonuncusu oldu...
Herkese iyi aksamlar...
tabiki bizim harun harun karadeniz değil.deniz de deniz gezmiş değil.sadece isimleriyle gönderme yapıldı ama ben bizimkilerin üzerinden onların anlatılacağını düşünüyorum.:img-yes:
andromeasiren
19-03-07, 18:12
beni de aranıza aldığınız için teşekkürler:):)
bakaılm bundan sonra ne olacak ahmet te gidiyor istanbul a ve necdet gördü yasemin le ayrılacaklar herhalde :):)
böyle bir olaydan ayrılcaklarını hiç sanmam..:img-yes:
bu arada Sezin keşke biraz daha görseydin çekimleri..ama yinede anlattığın için teşekkürler..bence pastahane sahensinde ahmet olmaz bunca olaydan sonra..
tabiki bizim harun harun karadeniz değil.deniz de deniz gezmiş değil.sadece isimleriyle gönderme yapıldı ama ben bizimkilerin üzerinden onların anlatılacağını düşünüyorum.:img-yes:
Evet sinemcim, çok doğru düşünüyorsun.Bi kaç sayfa önce ben de bunu anlatmak için bir yazı yazmıştım.
Dizideki Deniz ve Harun sadece temsili karakterler...Hüseyin Avni Danyal'ın Adnan Menderes'i canlandırdığı gibi Berk Hakman ve diğer oyuncu Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz'i canlandırmıyor.O dönem Denizlerin yaşadığı olaylar bizim dizideki Deniz ve Harun üzerinden anlatılacak.
Asılmaları da söz konusu olabilir, başlarına çok kötü şeyler de gelebilir.O kadarı hakkında kesin konuşamayacağım.
bende düşününce fena oluyorum ama olabilir bu.istemesem de böyle düşünüyorum.sonuçta deniz gezmişi anlatıyor.boşuna verilmedi deniz ismi!
ah mehmetim çok üzülür öyle olursa.:icon_sorr
neyse babam gelmek üzere ben kaçıyorum.bye
daha test çözmem lazım.:icon_sorr
merhaba herkese...
hemen bir izlenimimi paylaşmak istiyorum sizlerle
dün sabah okuyanınız olmuştur bir arkadaş şu an çekimler taksim faikpaşa caddesinde yapılmaktadır yazmıştı.Ben bir heyecan bir telaş oldum çünkü taksime gidecektim :)
ki nitekim de gittim ama çekim için değil tabiki,arkadaşlarımla buluşacaktım..istiklalde gözleirm 4 açık yürüyorum,belki olur da görürüm bizimkilerden birini diye .. neyse sonra bir cafeye gittim,birkaç saat oturduk orada,sonra bir arkadaşım geldi,dışarı çıkmıştı gördünüz mü aşağıda bir şey çekiliyor,ışıklar falan var dedi..saat 7 ye geliyor bu arada..benim başımdan aşağı kaynar sular döküldü..olabilir mi acaba dedim ama faikpaşa caddesi neresi bilmiyorum bu bir..ikincisi de çok kalabalıktık o kadar insanı bırakıp ben bir şu çekime bakayım diyemedim :) üçüncüsü de pek ihtimal vermedim açıkçası...Neyse sonra kalktık biz,çıktım dışarı kafamı bir çevirdim..ışıklar bilmem neler duruyor orada..3 metre falan var aramızda,e buraya kadar gelmişken bir bakayım dedim .. arabalara yaklaştıkça fark ettim ki yan kısmında atv logosu var..ikinci kaynar su boşalması da o anda oldu zaten .. etrafa bakındım pek kimse yoktu..bir kaç çocuk vardı gittim sordum ne çekiliyor diye (verecekleri cevaptan korkarak:)) ki nitekim de verdiler..tombiş çocuk baktı bana ve hatırla sevgili dedi........
yani benim bittiğim an o andı...saatlerce oturduğum cafenin yanında benim dizim çekiliyor ve ben....yani inanamıyorum..hala dövünüyorum..ben orada böyle bayılmışları oynarken kafamı bir kaldırdım......asude pastanesi.......bir kez daha kaderime lanet ettim yani :) demek pastane sahnesi çekildi dün ama benim bildiğim asude pastanesi kuzguncukta değil miydi?
sonra tam gidiyordum arkama baka baka tanıdık bir sima gördüm sanki...gözlerimi kısarak baktım ki berk hakman .. bir ara pastanenin kapısı açıldı,içeriyi hafiften gördüm bir çok kişi vardı..o çocuğa sordum sonra bitti mi çekimler diye..o da bitti abla dedi :) kimler vardı dedim..sırıta sırıta herkes vardı dedi..emek toplucana bir pastane sahnesi olacak...ve tabiki ilk aklıma gelen cansel :) acaba o varmıydı diye düşündüm ama mantık olarak ahmetin necdetin pastanesinde olması şimdilik imkansız gibi...ya da olabilir mi ki :icon_sorr eğer bir dahaki blümde ahmetin necdetin pastanesinde bir sahnesi varsa bilin ki ben o an öldüm :)
yani taa buralarda adaya giden bir insan olarak burnumun dibindeki (canselli:)) çekimi kaçırmışsam...cidden kötü olurum yani...:)
bu kadarcık görebildim yani..keşke görebilseydim de daha çok izlenim paylaşabilseydim :)
Sezincim Asude Pastanesi Kuzguncuk'ta değil miydi, demişsin...
Şimdi yeni pastane açmışlar ya hani, değişmiş gelişmiş hani gördük ya dizide.
Yeri de değiştirmişlerdir.
Ya ne şanslısınız, İstanbul'a mı gelsem okul için napsam:img-hyste
bende düşününce fena oluyorum ama olabilir bu.istemesem de böyle düşünüyorum.sonuçta deniz gezmişi anlatıyor.boşuna verilmedi deniz ismi!
ah mehmetim çok üzülür öyle olursa.:icon_sorr
neyse babam gelmek üzere ben kaçıyorum.bye
daha test çözmem lazım.:icon_sorr
Ya umarım başlarına kötü şeyler gelse bile idam edilmezler.
O zaman dizideki herkes mahvolur.
Mehmet, Sevim, nezahat, defne, yasemin, selma, herkes....
Güle güle canımbye
basak_sunda
19-03-07, 18:25
bu böülümü o kadar çok beğendim ki baştan sona kadar herşeyiyle çok güzeldi.tam sinema tadındaydı.bir an kendimi sinema izler gibi hissettim (araya reklam girmeseydi )hele yasemin ve ahme buluşması çok ince düşünülmüş bir sahneydi.rüya ahmetin yan yana aynı karede yer alması ne kadar da sevindiriciydi.necdete baba baba derken gerçek babasının arkaasında olduğundan habersiz.kıza da acıdım.ahmet e de.ahmet de başkasının kızı diye biliyor.ben burada yaemini suçluyorum.ne olursa olsun sonuçta ahmet rüyanın babası.ve bunun ahmetten saklanması çok büyük bir haksızlık.ahmetin ilerde yaseminden bunun hesabını soracağı günü bekliyorum.yasemin ne yaparsa yapsın bu konuda haksız ve hiçbirşey dmeye hakkı yok.neyse en beğendiğim bölüm diyebilirim.
Ahmet İstanbul'a gidiyor, hem de senelik izninide alacağına göre epeyi kalacak demektir.Ayla'yla yakınlaşmaya 17. bölümde başlar artık.Önceki sayfalarda bir arkadaş Ahmet nasıl hiç şüphelenmedi Rüyanın kendi kızı olabileceğinden demiş. Haklı. Üstelik Yasemin, doğum günü mayısta dedi garda. İstanbul'da bir şekilde bebeğin 7 aylık doğduğunu öğrenir ve 2 ile 2 yi toplar artık herhalde.
Ahmet İstanbul'a gidiyor, hem de senelik izninide alacağına göre epeyi kalacak demektir.Ayla'yla yakınlaşmaya 17. bölümde başlar artık.Önceki sayfalarda bir arkadaş Ahmet nasıl hiç şüphelenmedi Rüyanın kendi kızı olabileceğinden demiş. Haklı. Üstelik Yasemin, doğum günü mayısta dedi garda. İstanbul'da bir şekilde bebeğin 7 aylık doğduğunu öğrenir ve 2 ile 2 yi toplar artık herhalde.
Hiç sanmıyorum...Senaristler daha uzatır da uzatır; Ahmet'in öğrenmesi baya zaman alır.Ne kadar güzel olsa da klasik türk filmi işte.Şaşırtmazlar bizi bi kere de...Ahmet onu akıl edecek durumda değil, normal hayatta bi insan akıl eder bunu ama; dizide bunu yapmazlar.Bu yüzden çok üzgünüm:icon_sorr
Ya umarım başlarına kötü şeyler gelse bile idam edilmezler.
O zaman dizideki herkes mahvolur.
Mehmet, Sevim, nezahat, defne, yasemin, selma, herkes....
Güle güle canımbye
bence denizin başına kötü şeyler geleceği kesin de..
idam edilmez...
çünkü o ölürse bir daha kimse kendini toplayamaz
hele ahmetle yasemin aşk-meşk düşünemez duruma gelirler zaten
çok acı olur deniz idam edilirse:icon_sorr
inşallah olmaz öyle bişi...
Hiç sanmıyorum...Senaristler daha uzatır da uzatır; Ahmet'in öğrenmesi baya zaman alır.Ne kadar güzel olsa da klasik türk filmi işte.Şaşırtmazlar bizi bi kere de...Ahmet onu akıl edecek durumda değil, normal hayatta bi insan akıl eder bunu ama; dizide bunu yapmazlar.Bu yüzden çok üzgünüm:icon_sorr
sevgili muko88 öğrenecek elbette ve dediğin gibi bu çok uzun süre sonra olacak sanırım:icon_sorr...
bir beş-on yıl sonra öğrenirse de kaybolan yılların hesabını öder yasemin:) biz de dahil olmak üzere hesap soranı çok olacaktır zannımca:img-gun: bence stoklarını hazırlasın çünkü kaçacak delik arayacaksofa
bakalım bu hafta en hızlı geniş zamanlarla mahinur ergun çıktı ve baba bebeğini doğmadan öğrendi..tabi onda da gidişi bilmiyoruz daha...
biraz düşündüm deniz ve harun'un asılma ihitmallerini
yine dizi izleyenlerin çok da keyiflerini kaçırmamak için böyle bir şey olmaz da yine kıyısından geçebilirler.
ve eğer dizinin hikayesi 80lere kadar uzanırsa belki deniz-harun ve diğer kızlar üzerinden 80ler ve darbe anlatılabilinir. bu sefer de ahmet-yasemin ve diğerleri yetişkin rolünü üstlenirler. Mesela Deniz'in babası çok önemli bir siyasetçi olacakmış ilerleyen bölümlerde (burda okudum sanırım), yani hikayenin ilerlemesi mümkün.
Aslında averaj, biraz daha güçlü hazırlasalar senaryoyu, "geniş zamanlar"daki gibi burda da Ahmet öğrenebilir bir iki bölüm sonra filan.
Ama olmaz, illa ki aradan bir sürü şey geçecek, Ahmet evlenecek bir başkasıyla, kız büyüyecek, falan filan...Hayır bari bize ne olacağını söylemeselerdi.Yani şöyle bir şey var; mesela biz genel özeti okumasaydık Ayla ile evleneceğini falan tahmin etmezdik.Evlenince belki şaşırmış olurduk.Fakat biz şu an bunu biliyoruz ve bekliyoruz.Diziyi çok seviyorum gerçekten ama; böyle olunca da rahatsız ediyor insanı ya.Olacak her şeyi biliyoruz nerdeyse...
__SEYMEN__
19-03-07, 18:57
merhaba arkadaşlar bende aranıza katılabilirmiyim bu diziyi yeni yeni izlemeye başladım ve çok beğendim
bişey sormak istiyorum sanırım 6 5 .bölümde necdet kaza geçirmiş bu olay nasıl gerçekleşti acaba bilgi verebilirmisniz:icon_sorr
merhaba arkadaşlar bende aranıza katılabilirmiyim bu diziyi yeni yeni izlemeye başladım ve çok beğendim
bişey sormak istiyorum sanırım 6 5 .bölümde necdet kaza geçirmiş bu olay nasıl gerçekleşti acaba bilgi verebilirmisniz:icon_sorr
Hoşgeldin, tabii ki katılabilirsin..
Necdet kaza geçirmedi.
5. bölümde miydi neydi, babası ile tartışınca kolunu cama vurmuştu ve hastaneye kaldırmışlardı.Sinirle kolunu vurmuştu yani cama:img-yes:
ben verimm
necdet pastane açmıştı ve pastanenin işleri iyi gitmiodu babası da iyi değil işler kapat flan die bağırdı necdet de ben küöük çocuk değilim die kızdı kolunu cama vurdu cam damarını kesti bayağı ciddi bi şekiklde.hastaneye kaldırdılar kan verdiler flan
Aslında averaj, biraz daha güçlü hazırlasalar senaryoyu, "geniş zamanlar"daki gibi burda da Ahmet öğrenebilir bir iki bölüm sonra filan.
Ama olmaz, illa ki aradan bir sürü şey geçecek, Ahmet evlenecek bir başkasıyla, kız büyüyecek, falan filan...Hayır bari bize ne olacağını söylemeselerdi.Yani şöyle bir şey var; mesela biz genel özeti okumasaydık Ayla ile evleneceğini falan tahmin etmezdik.Evlenince belki şaşırmış olurduk.Fakat biz şu an bunu biliyoruz ve bekliyoruz.Diziyi çok seviyorum gerçekten ama; böyle olunca da rahatsız ediyor insanı ya.Olacak her şeyi biliyoruz nerdeyse...
bu hafta o bakımdan mahinur hanım çoştu:img-wink:...
önceden bilmek cidden kötü oldu ama bilmeseydik de türk filmi bu derdik yine...gidiş çoktan o yöndeydi...
hadi senaristlere benden bir öneri; tamam ayırdın ve madem sevdikleri halde başkalarıyla evleniyorlar...evlendikleri kişiler gerçekten başkaları olsun mesela...
yasemin şimdi uzun süredir tanıdığı necdeti ve ailesini üzecek(en yakın arkadaşı da var bunların içinde; hala nasıl bir yakınlık olduğunu çözemesem de)...madem evlendirecekler başka bir şehre gitsin...
ahmetle de görüşmesin böylece...yaktın kendini tam yak öyleyse...
unut sevgili olsun dizi adı...jim carrey'in bir filmi var ya kız hafızasını sildiriyor...ahmete de yaparız o kıyağı..minnettar kalır bize:img-hyste :img-hyste..
__SEYMEN__
19-03-07, 19:21
çok teşekkür ederim çok harika bi dizi keşke baştan beri izleseydim :happy0064 :happy0064 :happy0064
bu hafta o bakımdan mahinur hanım çoştu:img-wink:...
önceden bilmek cidden kötü oldu ama bilmeseydik de türk filmi bu derdik yine...gidiş çoktan o yöndeydi...
hadi senaristlere benden bir öneri; tamam ayırdın ve madem sevdikleri halde başkalarıyla evleniyorlar...evlendikleri kişiler gerçekten başkaları olsun mesela...
yasemin şimdi uzun süredir tanıdığı necdeti ve ailesini üzecek(en yakın arkadaşı da var bunların içinde; hala nasıl bir yakınlık olduğunu çözemesem de)...madem evlendirecekler başka bir şehre gitsin...
ahmetle de görüşmesin böylece...yaktın kendini tam yak öyleyse...
unut sevgili olsun dizi adı...jim carrey'in bir filmi var ya kız hafızasını sildiriyor...ahmete de yaparız o kıyağı..minnettar kalır bize:img-hyste :img-hyste..
Vallahi senin fikirlerin de böyle hep imkansız be averajcım:)
Hafıza sildirmek falan; resmen imkansızı istiyorsun...
Biz de senin bu fikirlerini işleyecek güçte senarist var mı Allah aşkına...
Vallahi genel özeti falan okudum ama; az da olsa umudum var benim, hala!!
Umarım bizi şaşırtırlar, bildiğimiz yoldan gitmez inşallah dizi...
Yani mesela şöyle yapabilirler, tamam Ahmet Ayla ile evlensin de; Necdet ile Yasemin boşansın.Tam boşandığı sırada da Ayla ile Ahmet'in evlendiğini öğrensin...Ya ne bileyim yapsınlar işte bir şeyler; yeter ki şaşıralım..."aaaaaaaaaaaaaa" diye bakakalalım:img-swoon :)
bu hafta o bakımdan mahinur hanım çoştu:img-wink:...
önceden bilmek cidden kötü oldu ama bilmeseydik de türk filmi bu derdik yine...gidiş çoktan o yöndeydi...
hadi senaristlere benden bir öneri; tamam ayırdın ve madem sevdikleri halde başkalarıyla evleniyorlar...evlendikleri kişiler gerçekten başkaları olsun mesela...
yasemin şimdi uzun süredir tanıdığı necdeti ve ailesini üzecek(en yakın arkadaşı da var bunların içinde; hala nasıl bir yakınlık olduğunu çözemesem de)...madem evlendirecekler başka bir şehre gitsin...
ahmetle de görüşmesin böylece...yaktın kendini tam yak öyleyse...
unut sevgili olsun dizi adı...jim carrey'in bir filmi var ya kız hafızasını sildiriyor...ahmete de yaparız o kıyağı..minnettar kalır bize:img-hyste :img-hyste..
:img-hyste :img-hyste ahmetin hafızasını sileceksin öylemii...
iyi fikir aslında da ahmet istemez ki unutmayıııı:img-in_lo
ayrıca kimseyle evlenmeseler nolur sanki anlamıyorum...
şimdi herşeyi bu kadar karıştırıyorlar...
sonra ikisini birleştiricekler
(birleşmelerine sözüm yok tabii)
(ayrıca birleşecekleri de kesin değil ama..)
o zaman da herkes nasıl olur böyle bişi diycek haklı olarak
keşke gerçek hayata daha uygun yapsalar..
tamam dizilerin bir konusu olabilmesi için normalden farklı olmalı belki ama..
sonuna kadar tüm sınırları zorlamasalar olmuyor nedense:img-cool2
Vallahi senin fikirlerin de böyle hep imkansız be averajcım:)
Hafıza sildirmek falan; resmen imkansızı istiyorsun...
Biz de senin bu fikirlerini işleyecek güçte senarist var mı Allah aşkına...
Vallahi genel özeti falan okudum ama; az da olsa umudum var benim, hala!!
Umarım bizi şaşırtırlar, bildiğimiz yoldan gitmez inşallah dizi...
Yani mesela şöyle yapabilirler, tamam Ahmet Ayla ile evlensin de; Necdet ile Yasemin boşansın.Tam boşandığı sırada da Ayla ile Ahmet'in evlendiğini öğrensin...Ya ne bileyim yapsınlar işte bir şeyler; yeter ki şaşıralım..."aaaaaaaaaaaaaa" diye bakakalalım:img-swoon :)
canım evet dizi için gerçekten imkansız ama bir film için uygun laboratuvar koşullarını yaratırsak neden olmasın:img-hyste :img-hyste
ben senaristlerden istiyorum..isteyenin bir yüzü kara:img-angel
bilemiyorum ki...belki olur birtakım değişiklik...her türlü ünlem eşliğinde öyle bir tepki vermeyi ben de isterim ama:img-meeti...
Aslında averaj, biraz daha güçlü hazırlasalar senaryoyu, "geniş zamanlar"daki gibi burda da Ahmet öğrenebilir bir iki bölüm sonra filan.
Ama olmaz, illa ki aradan bir sürü şey geçecek, Ahmet evlenecek bir başkasıyla, kız büyüyecek, falan filan...Hayır bari bize ne olacağını söylemeselerdi.Yani şöyle bir şey var; mesela biz genel özeti okumasaydık Ayla ile evleneceğini falan tahmin etmezdik.Evlenince belki şaşırmış olurduk.Fakat biz şu an bunu biliyoruz ve bekliyoruz.Diziyi çok seviyorum gerçekten ama; böyle olunca da rahatsız ediyor insanı ya.Olacak her şeyi biliyoruz nerdeyse...
evet keşke söylemeselerdi her şeyi en başta...
bi de mesela aylanın ahmete olan aşkını alttan alttan göstermeselerdi..
ahmet-yasemin falan öğrendiği zaman bize de sürpriz olsaydı...
bu şekilde olunca ayla çok rahatsız edici bi karaktere bürünüyor..
ama ahmet onu sevmese de evlenmeye layık görecekse aylanın izleyiciye de daha sıcak ve olumlu gösterilmesinde bir sakınca olmazdı yani....
marenostrum
19-03-07, 20:04
Herkese merhaba,
Bu bolumu seyrederken gozum bir ayrintiya takildi. Gazete kupurleri sirasiyla geciyordu ve bir tanesinde "Steinbeck'in Bitmeyen Kavga kitabi yasaklandi." diyordu. Hem sasirdim, hem de yillar once bir buyugumle aramda gecen konusmayi da anlamis oldum. Steinbeck benim en sevdigim yazarlardan, "Cennet'in Dogusu" da en sevdigim kitaplardan biridir. Steinbeck'in butun kitaplarini ortaokuldayken okudum, bolum baslarindaki tasvirlerini de cok severim... Sanirim 13 yasindaydim ve yaz tatilinde "Bitmeyen Kavga"yi okuyordum. Evinde misafir oldugumuz uzaktan akrabamiz olan zat bana ve elimdeki kitaba bakip "Komunist mi olacaksin sen?" demisti de, cocuk halimle oylece kalakalmistim. Bu bolumle birlikte ogrendim ki meger bu kitap damgalanmis bir kitapmis... Gercekleri damgasiz, isimsiz, bir cocugun bile anlayabilecegi sekilde gosteren Steinbeck'e de tesekkuru bir borc bilirim.
Herkese sevgiler...
biri mehmet siyasete atılacak demiş.daha öncede söylemiştim.bu sadece yüksel aytuğun bi düşünceseydi.yani dizide böyle bir şey olmayacak.mehmet yazı adamı. :)
[QUOTE=nzlhan;2701485]Dün bu yazıyı okuyunca aklıma asure verdigimiz bir komsumuzun, asurenin içinde sırf üzüm var diye asureyi dökmesi geldi... Neden olarakta üzümden sarap yapılmasını göstermisti... Buna benzer çok kara cehalet örnegi görmüstüm... Bu yazıdaki de sonuncusu oldu...
QUOTE]
Nzlhan, cok guldum ben bu hikayeye! Komsuna benden bir mesaj tasir misin? Uzum, pekmezle falan kalmasin. Bundan sonra ekmek yemesin. Cunku bugdaydan, bugday birasi yapiliyor. Arpadan, normal bira yapiliyor. Ayrica elmadan da raki yapilir. Elma da yiyemez. Tum meyvelerden de likor yapilir. Misirdan viski yapilir. Misir da yiyemez. Pirinc'ten Saki yapilir. Bundan sonra pilav da yok. Yani her turlu meyve ve tahil urunu fermentasyonla alkole cevrilebilir ve de cevrilmekte zaten. Eksitilmis sutten de alkol uretilir. Yani sut ve sut urunleri de yasak. E artik sabah aksam et yesin. Afiyet olsun. Ne olur ilet mesajimi! :img-hyste :img-hyste
Bir de arkadaslar, bu Deniz, Deniz Gezmis mi degil mi tartismasi artik bitse. Tabii ki degil. Tek ortak yonleri ayni donemde ayni bolumde olmalari ve adlari. O kadar. Hayatlari farkli, aileleri farkli, tipleri farkli, dogum yillari farkli. Hic alakalari yok. Ayrica 12 Mart darbesinden sonra 3 kisi asildi. Onlarin da kim oldugu belli-bizim karakterlerden hic biri degil. Icinizi ferah tutun o acidan.
Nzlhan, cok guldum ben bu hikayeye! Komsuna benden bir mesaj tasir misin? Uzum, pekmezle falan kalmasin. Bundan sonra ekmek yemesin. Cunku bugdaydan, bugday birasi yapiliyor. Arpadan, normal bira yapiliyor. Ayrica elmadan da raki yapilir. Elma da yiyemez. Tum meyvelerden de likor yapilir. Misirdan viski yapilir. Misir da yiyemez. Pirinc'ten Saki yapilir. Bundan sonra pilav da yok. Yani her turlu meyve ve tahil urunu fermentasyonla alkole cevrilebilir ve de cevrilmekte zaten. Eksitilmis sutten de alkol uretilir. Yani sut ve sut urunleri de yasak. E artik sabah aksam et yesin. Afiyet olsun. Ne olur ilet mesajimi! :img-hyste :img-hyste
Bir de arkadaslar, bu Deniz, Deniz Gezmis mi degil mi tartismasi artik bitse. Tabii ki degil. Tek ortak yonleri ayni donemde ayni bolumde olmalari ve adlari. O kadar. Hayatlari farkli, aileleri farkli, tipleri farkli, dogum yillari farkli. Hic alakalari yok. Ayrica 12 Mart darbesinden sonra 3 kisi asildi. Onlarin da kim oldugu belli-bizim karakterlerden hic biri degil. Icinizi ferah tutun o acidan.[/QUOTE]
ya bence komşuya iletmesin bu sefer kadıncağız bişi yiyemecek:img-hyste
buarada evt arkadaşlar artık şu Deniz GEzmiş konusunu kapatın offff cvp vermekten mukoda sıkıldı bende:))
öyle değilmi muko?
senin adına konuştum ama?:))
Merhaba marenostrum, seni gördüğüme sevindim diyeceğim ama sanki az giriyomuşsun gibi bir anlam çıkacak... oysa ben bayağı az giriyorum:img-wink: dizinin konusundaki açılımları dışında bir de tarih geçişlerini belirten gazete başlıklarındaki açılımları düşündüğümüzde ne kadar öğrenecek, araştıracak, hatırlayacak şey var değil mi? Sırf "komünizmin" algılanışındaki mantık bile başlı başına tartışma konusu... Geçenlerde bir TSM sanatçısı bir bayan yanılmıyorsam Seçhil Heper'di ama yanılıyorda olabilirim... bir ara komünist diye "suçlanma"sının sebebini şöyle açıkladı; bir şeylerin hakkını savumuş ve eşitlik, barış, vs. söylemlerden bahsetmiş bunun üzerine diyor ki "beni komünizimle suçladılar ve uzun süre işimi yapamadım.." tam cümleler bu değil ama çıkan anlam tam bu... dinlerken hayret ettim ki bu tür şeyler çok dinledim, yani çok örneği var... şimdi eşitlik, kardeşlik, barış insanlık için kötü düşünceler mi? buna hiç kimse evet kötü demiyecektir kesinlikle ... Peki komünizm eğer buysa bu nede "suçlanma" olarak yapılıyor ve neden "suçlanma" olarak algılanıyor? insanlar bunun üzerie hiiiç kafa yormuyor... yani o "suçlama"ları yapan kişinin karşısına geçip "Aaaa! komünizm bu mu? E o zaman ben komünistim... çünkü ben barışı da, kardeşliğide, eşitliği de savunuyorum..." diyemiyor... ne kadar komik değil mi? "hayır komünizm bu değil ki... komünizm eşitliği falan savumuyor, barışı, kardeşliği falan savunmuyor" da diyemiyo rçünkü komünizm gerçekten de teorik olarak bunlarla yola çıkmış bir ütopya... onlar için korkunç olan komünizm kelimesi... o damgayı yememek... içeriği bir anda önemini yitiriyor öyle ki belirttiğim soruyu sormak bile aklına gelmiyor... Dünyada ne kadar çok ünlü sanatçı varsa % 90'ı komünist "damgası" yemiştir... Şarlo'dan, Lorca'ya, Nazım'dan, Picasso'ya, Breht'den Neruda'ya... evet çoğu da komünist partisi üyesidir... onların sanatına da esin kaynağı tabi ki felsefeleridir... ve bu insanlar bugün tüm dünyada her şeye, her engele, her türlü karalamaya rağmen en çok satan, en çok saygı duyulan sanatçılardır... çok ilginç çooook?!?!
Steinbeck'in basi zaten Amerika'da komunist avciligi yapildigi donemde, bununla dertte degil miydi? Sonucta kucuk insanlarin hayat kavgalariyla, fakirlikle ilgilenen bir yazar. Bu arada 60-70'lerde yasaklanan kitap o kadar cok ki, saymakla bitmez. Bazilari da iyice komik. Kirmizi kapakli kitaplari bile, sirf kapagi kirmizi, dolayisiyla komunit diyerek yasaklamis bir ulkeyiz. Simdi de youtube'u yasakliyoruz :img-hyste
Necdet'i sevmiyorum ben. Iyi niyetli olsaydi hareketleri, yani niyeti sadece Yasemin'e yardim etmek olsaydi, kesinlikle boyle davranmazdi. Onunla evlense bile, Ahmet'e oyle davranmazdi. Aralarinda bir yanlas anlasma oldugunun farkina vardi. Bir yanda Yasemin ziril ziril agliyor, diger yanda Ahmet kah Kayseri'ye geliyor, kah pastaneye, Yasemin benim karim demeye geliyor. Simdi elinizi vicdaniniza koyun ve dusunun, bu durumda gercek bir "arkadas" ne yapardi. Mesela Lale olsaydi? Tabii ki gider durumu acik acik Yasemin'e anlatir ve karari ona birakirdi. "O benim karim oldu" diye dayilanan Necdet, "karimdan uzak dur" diyen Necdet ve Ahmet'in hem Kayseri'ye gelisini, hem de daha sonraki konusmalari Yasemin'den gizleyen Necdet. Tum yaptiklari, iyi niyetle degil, askinin verdigi bencillikle, Yasemin bana asik olur belki hayaliyle yapilmis seyler.
Ayrica iyi bir arkadas olsa, Yasemin'le evlenmeye razi olsa bile, Ahmet'le konusmasini salik verirdi. Yasemin hamileligin verdigi korku ve Ahmet tarafindan reddedilgi dusuncesiyle mantiksiz davranmis olabilir. Necdet'inki bence sevdigi kadini elde etmek icin her yol mubahtir diyen bir erkegin fesatligi. Ruya'ya iyi bir baba olmus olmasi, temelde sebep oldugu kotulugu telafi etmiyor. Ruya'nin zaten seker gibi bir babasi ve mutlu bir evi olacakti, eger Necdet zamaninda aradan cekilecek kadar iyi niyetli olsaydi.
marenostrum
19-03-07, 21:04
Merhaba marenostrum, seni gördüğüme sevindim diyeceğim ama sanki az giriyomuşsun gibi bir anlam çıkacak... oysa ben bayağı az giriyorum:img-wink: dizinin konusundaki açılımları dışında bir de tarih geçişlerini belirten gazete başlıklarındaki açılımları düşündüğümüzde ne kadar öğrenecek, araştıracak, hatırlayacak şey var değil mi? Sırf "komünizmin" algılanışındaki mantık bile başlı başına tartışma konusu... Geçenlerde bir TSM sanatçısı bir bayan yanılmıyorsam Seçhil Heper'di ama yanılıyorda olabilirim... bir ara komünist diye "suçlanma"sının sebebini şöyle açıkladı; bir şeylerin hakkını savumuş ve eşitlik, barış, vs. söylemlerden bahsetmiş bunun üzerine diyor ki "beni komünizimle suçladılar ve uzun süre işimi yapamadım.." tam cümleler bu değil ama çıkan anlam tam bu... dinlerken hayret ettim ki bu tür şeyler çok dinledim, yani çok örneği var... şimdi eşitlik, kardeşlik, barış insanlık için kötü düşünceler mi? buna hiç kimse evet kötü demiyecektir kesinlikle ... Peki komünizm eğer buysa bu nede "suçlanma" olarak yapılıyor ve neden "suçlanma" olarak algılanıyor? insanlar bunun üzerie hiiiç kafa yormuyor... yani o "suçlama"ları yapan kişinin karşısına geçip "Aaaa! komünizm bu mu? E o zaman ben komünistim... çünkü ben barışı da, kardeşliğide, eşitliği de savunuyorum..." diyemiyor... ne kadar komik değil mi? "hayır komünizm bu değil ki... komünizm eşitliği falan savumuyor, barışı, kardeşliği falan savunmuyor" da diyemiyo rçünkü komünizm gerçekten de teorik olarak bunlarla yola çıkmış bir ütopya... onlar için korkunç olan komünizm kelimesi... o damgayı yememek... içeriği bir anda önemini yitiriyor öyle ki belirttiğim soruyu sormak bile aklına gelmiyor... Dünyada ne kadar çok ünlü sanatçı varsa % 90'ı komünist "damgası" yemiştir... Şarlo'dan, Lorca'ya, Nazım'dan, Picasso'ya, Breht'den Neruda'ya... evet çoğu da komünist partisi üyesidir... onların sanatına da esin kaynağı tabi ki felsefeleridir... ve bu insanlar bugün tüm dünyada her şeye, her engele, her türlü karalamaya rağmen en çok satan, en çok saygı duyulan sanatçılardır... çok ilginç çooook?!?!
Merhaba bahar_can,
Ne yazik ki insanlarin cogu Turkiye'de komunist kelimesini halen kufur olarak kullaniyor. Sanki bu kardesligi, barisi, esitligi savunan bir felsefeye inanan insan anlamina gelmiyor da "Namussuz, serefsiz..." anlamina geliyor. Kullananlarin, anlamindan da iceriginden de haberi yok zaten. Bu ici bosaltilmis bir kufur sadece. Bu kufre dair kitaplari okuyanlar, muzikleri dinleyenler de bu kufru hakediyorlar. O yuzden mumkun mertebe bu degerleri savunan kitaplar, sarkilar damgalanmistir ki insanlar onlardan uzak dursun ve bu kavramin icini de hic bir zaman dolduramasin...
Sevgiler...
bir_adı_yok
19-03-07, 21:04
ben mehmet oğlu deniz'in, deniz gezmiş'i birebir canlandıran karakter olacağını zannetmiyorum.keza harun'unda.
o zamanın deniz gezmişlerini yansıtacaklar işte, ama birebir onların hayatlarının aynısı olmayacak diye düşünüyorum.
Sevgili bahar_can; günlerdir bu konu üzerine kafa yoruyor ve düşünüyorum...
Bir kapıdan giriyorum konunun içine, çıkacak başka kapı bulamıyorum.
İnsanları, komünistliği, her şeyi değerlendiriyorum kafamda ama bir türlü çıkamıyorum içinden...
"Komünistlik buysa neden "komünist" denildiğinde insanların suratları asılıyor?" vb. birçok soruyla cebelleşmekteyim.Araştırmalar yapıyor, yazılar okuyor, çabalıyorum "neden" sorusuna cevap bulmak için...
Şu yazdığın yazıyla düşüncelerim o kadar paralel ki, bu düşünce karmaşasından neden çıkamadığımı anlamama çok yardımcı oldun, sağol...
avrilcansu
19-03-07, 21:13
yasemin konusunda söylediklerinize aynen katılıyorum...
ahmetin duyduğu sevginin..her geçen gün içinde büyüttüğü aşkın yanında yasemininki 000000000000000000000 kalıyor...
ahmet her yerde hangi konuda olursa olsun gülerken sürekli gülümsemeleri buruk oluyor..her zaman sanki bir parçası eksikmiş gibi davranıyor..gözlerindeki özlem..hasret..rahatlıkla okunabiliyor..
ama yasemin ne yapıyo..ahmeti her gördüğünde iki damla gözyaşı döküyo..az biraz hıçkırıyo..bunun adınada ölümsüz aşk diyo..
yok yaa..papucumun aşık kızı..
ben yasemin-ahmet diyorum her zaman..çünkü ahmet gerçekten seviyo..onun üzülmesini istemediğimden yani..yoksa yasemindeki aşk bence ahmetin sevgisine karşılık verebilecek kadar fazla değil...
düşüncesizce davranıp ahmetin kalbini eziyo resmen...onun üzülüp üzülmemesi umrunda değil gibi..herşey kendini tatmin etmek için...
ama bu demek değildir ki ahmet-yasemine karşıyım..
ayladan hala hiç haz etmiyorum ..
neyse gerisi size kalmış..bu benim düşüncem..
herkesinkine de saygı duyuyorum..:
Canım benim ne kadar güzel düşünüyorsun...
Yasemin'i bende svemiyorum aslında, ama Ayla'dan daha iyidir yine...
işte bu devredede necdetin araya girmesini bekledik biz..daha doğrusu ben...tamam yasemin kötü günler geçirdi böyle davranmasını hoş görüyoruz diyelim...o zaman necdet diyecekti yasemin bu çocuk ahmetin nasıl ona söylemezsin.bu yaptığın haksızlık falan diye..ama ne yaptı yarım ağazla istersen gidebilirsin dedi...yaseminin yalanına ortak oldu...açıkcası kimse ahmeti düşünmedi....
ahmetin aklına belki birara gelmiştir rüyanın kendi çocuğu olabileceği..ama sağolsun yasemin ahmetin son umudunuda o istasyonda bankın üzerinde yok etti...(babasınada benzeyen tarafları var diyerek)..neyse ahmet gelsinde bir an önce aylayla evlensin...ahmeti yaseminin üzdüğünden daha fazla üzmez ayla...(inanmıyorum ya dizinin başından beri ayladan nefret ediyordum nerdeyse şimdi seviyorum...yasemin sağolsun)
Yasemin gerçekten çok gıcık bir karakter... Yani hem aşkına, hem çocuğuna, hem kendi hayatına yazık ediyor... Gidiyor, hayatı boyunca ayrı odada kalacağı biriyle evleniyor... Hangi akıl ve mantığa uygun olarka yapıyor bilmiyorum ama, tek yaptığı şey acı çekmek ve çektirmek...
Arkadaşlar bakın Deniz ve Harun(dizidekiler) Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını canlandırmıyor.Onlar sadece Denizleri temsil ediyor.Bir takım benzerlikler kurulmuş arada; çünkü Deniz Gezmişleri bizim Deniz ve Harun'da göreceğiz.
Bakın mesela Harun Karadeniz inşaat fakültesindeymiş ama; dizideki Harun mimarlık okuyor, böyle bir benzerlik kurulmuş.
Ayrıca dizideki Harun için bastıra bastıra Fatsalı olduğunu belirttiler, karıştırılmasın diye.Harun Karadeniz ise Giresunludur.
Deniz için ise; Deniz Gezmiş gibi hukuk okumaktadır.Onunla benzer özelliklere sahiptir ama; Deniz Gezmiş değildir.
Deniz ve Harun, Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz'in dizideki temsilleridir.
O dönemde sadece Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz asılmamış; bu yüzden Deniz ve Harun(dizideki karakterler) da asılabilir ya da büyük cezalar alabilirler, başlarına kötü şeyler gelebilir.
Ama Deniz Gezmiş ve Harun Karadeniz'in dizide canlandırılmış karakterleri değiller.
Onları temsil ediyorlar.
Nasıl Demokrat Parti'nin Yassıada'daki birçok davası olaylar Rıza'nın üzerinden verildiyse, bu da Deniz ve Harun üzerinden verilecek.
Umarım anlatabilmişimdir.
Babası Deniz'i Istanbul'a getirdiginde 12 yasında filan diye hatırlıyorum. Sene 1959'du... Deniz Gezmis ise 1947 dogumlu ve 1959 yılında o da 12 yasında oluyor... Yani aynı yastalar... Yani galiba... :
tabiki bizim harun harun karadeniz değil.deniz de deniz gezmiş değil.sadece isimleriyle gönderme yapıldı ama ben bizimkilerin üzerinden onların anlatılacağını düşünüyorum.:img-yes:
Bu arada Sinemcim sana katılıyorum, sanırım dizideki deniz ve Harun gerçek kişiler değil, sadece dizide onların neler yaşayabileceği, hayatları, vs. anlatılmak istenmiş, ve bence sadece bu gerçek kişileri "temsil" ediyorlar. Ama bana sorarsanız, Deniz&Harun'un gerçek kişilikler olmaması, onların Deniz gezmiş'in yaşadıklarını yaşamayacakları anlamına gelmez bence... Eğer temsil ediyorlarsa, mutlaka zor şeyler yaşayacaklar..:icon_sorr
Nzlhan, cok guldum ben bu hikayeye! Komsuna benden bir mesaj tasir misin? Uzum, pekmezle falan kalmasin. Bundan sonra ekmek yemesin. Cunku bugdaydan, bugday birasi yapiliyor. Arpadan, normal bira yapiliyor. Ayrica elmadan da raki yapilir. Elma da yiyemez. Tum meyvelerden de likor yapilir. Misirdan viski yapilir. Misir da yiyemez. Pirinc'ten Saki yapilir. Bundan sonra pilav da yok. Yani her turlu meyve ve tahil urunu fermentasyonla alkole cevrilebilir ve de cevrilmekte zaten. Eksitilmis sutten de alkol uretilir. Yani sut ve sut urunleri de yasak. E artik sabah aksam et yesin. Afiyet olsun. Ne olur ilet mesajimi! :img-hyste :img-hyste
[/B]
Nilciğim, gülmekten öldüm:img-hyste :img-hyste Herşeyden gerçekten alkol yapılıyor:img-hyste :img-hyste Yani üzümden şarap yapılıyor diye güzelim aşure dökülür mü (aşureyede bayılırım:img-nyam: ) Psikopatlığın bu derecesi :img-hyste
.:Dişİ KaNarYa:.
19-03-07, 21:13
Öncelikle şunu söyleyeyim diziyi ilk bölümünden itiberen takip ediyorum ama herhangi bir oyuncuya duyduğum özel ilgiden dolayı değil ,sırf "dönem" hikayelerine ilgim olduğu için ,dolayısıyla objektif bir gözle izliyorum diziyi :img-yes:
Esasında dizide sevmediği bazı oyuncular var (şimdi eminim alıntı yapıp ee izleme o zaman diyeceksiniz ,koruma iç güdüsüyle :) ) fakat diziyi ilk izlediğimde gördüm ki ,tecrübeli oyuncular ,ayda aksel,lale mansur ,laçin ceylan ,isimlerini unuttum ,ahmetin ve yaseminin babaları ,diziye o kadar hakimler ki ,o sevmediğim oyuncular etkisiz elemanlar neredeyse :img-yes: yami onlar dizinin laylaylom kısmındalar :img-wink: neyseki öyleler :img-wink:
Velhasıl ,dizinin bu yeni bölümlerinden bir önceki bölümde diziyi deniz gezmişin fotoğrafıyla bitirip ,sanki onun hikayesini anlatacaklarmış gibi bitirince ,bir hayli sevinmiştim ,fakat bir yandan da buna cesaret edemeyeceklerini biliyordum :img-yes: nitekim öyle oldu ..iyiki de kalkışmadılar çünkü ellerine yüzlerine bulaştırırlardı bu oyuncularla :img-yes:
Zaten berk hakman ve babası rolündeki oyuncu ayrı bir vaka ,k.k dizisinde aynı yaş gurubuna iki genci canlandıran oyuncular (zaten aynı yaşlardadırlar) bu dizide baba -oğul olmuşlar ne kadar komik görünüyorlardı :img-hyste zaten defne ve ışık konusuna hiç girmeyeyim ,belliki belçim erdoğanın popülerliğinden faydalanmak istediler :img-yes:
Dönem hikayesi anlatmak zor bir iş ,bunu biliyoruz ,fakat madem dizinin ana konusu imkansız bir aşk ,bunu bal gibi günümüzdede anlatabilirlerdi ,boşuna bu kadar masrafa girmelerine gerek yoktu :icon_whis Adnan menderesin hikayesinin de bıraksalar dı işinin daha ehli birileri anlatsaydı bizlere :img-yes:
Dün bu yazıyı okuyunca aklıma asure verdigimiz bir komsumuzun, asurenin içinde sırf üzüm var diye asureyi dökmesi geldi... Neden olarakta üzümden sarap yapılmasını göstermisti... Buna benzer çok kara cehalet örnegi görmüstüm... Bu yazıdaki de sonuncusu oldu...
Herkese iyi aksamlar...
Arkadaşlar selamlar,
NAZLIHAN'IMIZIN..:img-wink:
Değindiği konu çok komik ciddi anlamda.. yine kendi üslubunda bu konu hakkındaki düşüncesini yazmış...
Malesef.. memleketimizde bu tip cehalet bağımlısı insanların anormal davranışlarına rastlıyoruz zaman zaman...
Çarşambada başı açık diye kafasına ''takunya'' fırlatılan genç kızımızı ben unutmadım daha..
Yada bayan gazetecinin üzerinde ''bluejean takım'' var diye neredeyse taşlanacak hale getirilmesini, tacize uğramasınıda...
O yüzden şaşırmamakla birlikte.. üzülüyorum..
FAKAT MEMLEKET BİZİM..:img-yes: KOLAY KOLAYDA DÜZELECEĞE BENZEMİYOR...
KİTLESEL TEPKİLER KOYAMADIĞIMIZ MÜDDETÇE... HERŞEY ESKİ TAS ESKİ HAMAM OLMAYA MAHKUM..
SEVGİLER...
Cumadan Cumaya :img-wink: bölüm yorumlarında görüşmek üzere hoşçakalın..
Steinbeck'in basi zaten Amerika'da komunist avciligi yapildigi donemde, bununla dertte degil miydi? Sonucta kucuk insanlarin hayat kavgalariyla, fakirlikle ilgilenen bir yazar. Bu arada 60-70'lerde yasaklanan kitap o kadar cok ki, saymakla bitmez. Bazilari da iyice komik. Kirmizi kapakli kitaplari bile, sirf kapagi kirmizi, dolayisiyla komunit diyerek yasaklamis bir ulkeyiz. Simdi de youtube'u yasakliyoruz :img-hyste
Necdet'i sevmiyorum ben. Iyi niyetli olsaydi hareketleri, yani niyeti sadece Yasemin'e yardim etmek olsaydi, kesinlikle boyle davranmazdi. Onunla evlense bile, Ahmet'e oyle davranmazdi. Aralarinda bir yanlas anlasma oldugunun farkina vardi. Bir yanda Yasemin ziril ziril agliyor, diger yanda Ahmet kah Kayseri'ye geliyor, kah pastaneye, Yasemin benim karim demeye geliyor. Simdi elinizi vicdaniniza koyun ve dusunun, bu durumda gercek bir "arkadas" ne yapardi. Mesela Lale olsaydi? Tabii ki gider durumu acik acik Yasemin'e anlatir ve karari ona birakirdi. "O benim karim oldu" diye dayilanan Necdet, "karimdan uzak dur" diyen Necdet ve Ahmet'in hem Kayseri'ye gelisini, hem de daha sonraki konusmalari Yasemin'den gizleyen Necdet. Tum yaptiklari, iyi niyetle degil, askinin verdigi bencillikle, Yasemin bana asik olur belki hayaliyle yapilmis seyler.
Ayrica iyi bir arkadas olsa, Yasemin'le evlenmeye razi olsa bile, Ahmet'le konusmasini salik verirdi. Yasemin hamileligin verdigi korku ve Ahmet tarafindan reddedilgi dusuncesiyle mantiksiz davranmis olabilir. Necdet'inki bence sevdigi kadini elde etmek icin her yol mubahtir diyen bir erkegin fesatligi. Ruya'ya iyi bir baba olmus olmasi, temelde sebep oldugu kotulugu telafi etmiyor. Ruya'nin zaten seker gibi bir babasi ve mutlu bir evi olacakti, eger Necdet zamaninda aradan cekilecek kadar iyi niyetli olsaydi.
Sevgili dizice; dün akşam ben de nerdeyse seninkiyle aynı, upuzun bir yorum yapmıştım.Demek benim gördüklerimi gören ve bunu anlatabilen arkadaşlar da varmış, diye düşünüyorum şu an...
Bu şekilde yorum yapmamızın Cansel'i çok sevmemizden kaynaklandığını söyleyen arkadaşlar var:)
Evet ben Cansel'i çok seviyorum ama; Okan'ı da çok beğenir ve severim.
Oyuncuya bakış farklıdır, karaktere bakış farklıdır...
Allah'a şükür ikisini ayırt edebilen bir insanım.
Bu elbette bir dizi ama; dizi içinde de bir olay ve şekli var.Biz de bunu hayata göre yorumluyoruz.
avrilcansucuğum o yazıyı dizice diye bi üye yazdıydı...
hakkatten çok doğru ozaman açlıktan ölecezmi yani?
anam nerdeyse herşey içki yapımındada kullanılıyormuş...
diziceye bilgi için teşekkürler ama ben yememezlik yapmam yani:img-hyste
neyse konu dışına çıkmayalım:
bugunü saymazsak 3 gün kaldı dizimize:icon_sorr
Komunizmin kotu sayilmasinin sebepleri cok basit:
Birincisi, komunizm varolan duzenin isci devrimi yoluyla -gerekirse siddet kullanarak- yikilmasini, daha sonra gecici bir sure icin isci diktatoryasi kurulmasini, uzun donemde ise, devletin yokedilerek, herkesin esit oldugu ve somurunun olmadigi "gercek bir demokrasi" kurulmasini ongorur. Bu duzende herkesten yetenegi kadar para alinacak ve herkese ihtiyaci kadar para verilecektir. Patron olmayacaktir; cunku hersey herkese aittir. Ozel mulk yoktur. Ayrica komunizm millet kavramini da reddeder. Milletlere ayrilmanin isci sinifini boldugunu ve asil hedef olan devrimden saptirdigini soyler. Komunizm devleti sevmez, yikilmasini ister; cunku devleti sadece uretim araclarini elinde tutan burjuva sinifinin somuru aleti olarak gorur. Bunlara bakinca insanlarin neden komunizmi sevmedigini anlamak o kadar zor degil ki. Bu gorusler, cogu insanin hayat ve politika hakkindaki gorusleriyle taban tabana zit. Bir kapiciyla, doktor, hakimin arasinda gelir farki olmayan bir duzen. Mutlak esitlik isteyen. Ozel mulkun her turlusunu, devleti reddeden bir duzen. Kimisi bu duzenin asla varolamayacagini dusunuyor. Kimisi ise varolmasini dahi istemiyor. Zaten komunizm denemeleri de husranla sonuclandi. Rusya'daki sistem komunizmden baska her seye benzedi. Tipki Weber'in tahmin ettigi gibi kocaman bir burokrasiye dondu ve en baskici, en devletci rejim olup cikti.
Turkler'in komunizmi sevmemesinin en buyuk nedeni ise bu degil. Komunizm Tanri;yi da reddeder. Dinin insanlari uyutmak icin uydurulmus, baskici bir kurum oldugunu soyler. Din yokedilmedikce de, insanlarin uyanamayacagini soyler. Sadece ateist degil, din karsitidir. Anadolu'da komunist demek "Allahsiz" demektir aslinda.
En sonuncusu ise, Turk devletinin komunizmden nefret etme nedeni. 1990 yilina kadar Turkiye'ye en buyuk tehdit Sovyetler Birligi olmustur. Stalin acik acik Bogazlar'i sitedi. Turkiye kendini Amerika'nin kollarina dar atti. O gunden sonra da amansiz komunizm dusmani oldu bu devlet. Bu da anlasilmasi zor bir sey degil.
Tabii demokratik olmayan bir devlet, elbette sevmedigi ideolojilere inanlari ezdi. Ozellikle komunistleri. Komunistler'in cogu ise, bu konulari fazla dusunmeden, esitlik, kardeslik, dayanisma diye bagiriyorlar. Bunalr Fransiz Devrimi'nin ilkeleridir. Komunizmin degil. Komunizm de bu ilkelere sahip ciksa da. Baris ise hic bir ideolojinin tekelinde degil.
arkadaşlar son bölümden süper müzikler buldum.hemen upload ediyorum.dizinin sitesine koyarım bitince.canselin site açılınca orayada koyarım.:img-wink:
fundanın istediği müziği de buldum ama o yok.:icon_sorr neyse gelince görür artık.çok sevinecek. :happy0064
şimdiden sana teşekkür edeyimm:happy0064
fundanın istediği müzik hangisiydi?
bende bi müzik istiyodum acaba aynı şeyimi istedik?
hani şu ahmetle yaseminin trende karşılaştığı sahnede çalan müzik..?
Dizideki karakterler yakın tarihin önemli olaylarını birleştirilmesiyle oluşturulmuş karakterler. Rıza bey'in hayatı dikkat edersiniz o dönemdeki çarpıcı olayları birleştirilerek oluşturulmuş. ... Deniz meselesine gelince ben de bir_ adı_ yok arkadaşım gibi düşünüyorum,bu karakter o döneme damgasını vurmuş bir çok devrimciden izler taşıyacaktır diye düşünüyorum. yani izlerken bize birşeyler tanıdık gelecek ama birebir örtüşmeyecek. Zaten birebir örtüşmesi mümkün olamaz. Çünkü ayrı ve üstünde titizlikle durulması gereken bir hikaye çıkar ortaya oysa biz Yasemin ile Ahmet aşkını izliyoruz yani kahramanlar onlar.:img-wink:
Ha bu arada Nilcim sıkıldık, demişsin.
Vallahi tabii sürekli foruma aynı tarz mesajlar yazılmamalı, zaten arkadaşlar anladılar.
Anlaşılmayan bir konu olduğunda, anlıyorsak eğer; anlatmak görevimiz canım.
Sıkılmak söz konusu olmaz o sebeple, değil mi?:img-wink:
Ha bu arada Nilcim sıkıldık, demişsin.
Vallahi tabii sürekli foruma aynı tarz mesajlar yazılmamalı, zaten arkadaşlar anladılar.
Anlaşılmayan bir konu olduğunda, anlıyorsak eğer; anlatmak görevimiz canım.
Sıkılmak söz konusu olmaz o sebeple, değil mi?:img-wink:
evt doğru diyosun:img-yes:
ben işte anlatamadığım için sıkılıveriyorum:icon_sorr
sizin türkçeniz bende yokki:icon_sorr
anaaaam :) başkası eklemiş zaten o müzikleri dizinin sitesine.tabi eskisi kadar giremediğim için geri kaldım.neyse artık indirin ordan.bende uğraşmamış oldum. :)
olsun canım yinede çok sağol:happy0064
Sevgili dizice ve muko88,
Necdet konusunda hemfikir oldugumuza cok sevindim. Bende, bu görüsleri vurgulayan tek kisi olarak kalcagim, zannetmistim..ve cogu arkadas onun yaptigini neden bu kadar övüyor diye düsünmeye baslamistim..
Artik ortak fikirli birilerini buldum ya, önemli olan bu:img-wink: :happy0064 :happy0064 :good:
Komunizmin kotu sayilmasinin sebepleri cok basit:
Birincisi, komunizm varolan duzenin isci devrimi yoluyla -gerekirse siddet kullanarak- yikilmasini, daha sonra gecici bir sure icin isci diktatoryasi kurulmasini, uzun donemde ise, devletin yokedilerek, herkesin esit oldugu ve somurunun olmadigi "gercek bir demokrasi" kurulmasini ongorur. Bu duzende herkesten yetenegi kadar para alinacak ve herkese ihtiyaci kadar para verilecektir. Patron olmayacaktir; cunku hersey herkese aittir. Ozel mulk yoktur. Ayrica komunizm millet kavramini da reddeder. Milletlere ayrilmanin isci sinifini boldugunu ve asil hedef olan devrimden saptirdigini soyler. Komunizm devleti sevmez, yikilmasini ister; cunku devleti sadece uretim araclarini elinde tutan burjuva sinifinin somuru aleti olarak gorur. Bunlara bakinca insanlarin neden komunizmi sevmedigini anlamak o kadar zor degil ki. Bu gorusler, cogu insanin hayat ve politika hakkindaki gorusleriyle taban tabana zit. Bir kapiciyla, doktor, hakimin arasinda gelir farki olmayan bir duzen. Mutlak esitlik isteyen. Ozel mulkun her turlusunu, devleti reddeden bir duzen. Kimisi bu duzenin asla varolamayacagini dusunuyor. Kimisi ise varolmasini dahi istemiyor. Zaten komunizm denemeleri de husranla sonuclandi. Rusya'daki sistem komunizmden baska her seye benzedi. Tipki Weber'in tahmin ettigi gibi kocaman bir burokrasiye dondu ve en baskici, en devletci rejim olup cikti.
Turkler'in komunizmi sevmemesinin en buyuk nedeni ise bu degil. Komunizm Tanri;yi da reddeder. Dinin insanlari uyutmak icin uydurulmus, baskici bir kurum oldugunu soyler. Din yokedilmedikce de, insanlarin uyanamayacagini soyler. Sadece ateist degil, din karsitidir. Anadolu'da komunist demek "Allahsiz" demektir aslinda.
En sonuncusu ise, Turk devletinin komunizmden nefret etme nedeni. 1990 yilina kadar Turkiye'ye en buyuk tehdit Sovyetler Birligi olmustur. Stalin acik acik Bogazlar'i sitedi. Turkiye kendini Amerika'nin kollarina dar atti. O gunden sonra da amansiz komunizm dusmani oldu bu devlet. Bu da anlasilmasi zor bir sey degil.
Tabii demokratik olmayan bir devlet, elbette sevmedigi ideolojilere inanlari ezdi. Ozellikle komunistleri. Komunistler'in cogu ise, bu konulari fazla dusunmeden, esitlik, kardeslik, dayanisma diye bagiriyorlar. Bunalr Fransiz Devrimi'nin ilkeleridir. Komunizmin degil. Komunizm de bu ilkelere sahip ciksa da. Baris ise hic bir ideolojinin tekelinde degil.
yazini cok begendim...türkiyedeki komunizmin algilamasini cok güzel özetlemissin..tabiki her seyde oldugu gibi komunizminde bazi düsünce hatalari vardir...ama inaniyorumki hatirla sevgili ayni cemberimde gül oyadaki gibi komunizmin aslinda kötü bisey degilde insan haklarini savunan bir ideoloji oldugunu...
Sevgili dizice ve muko88,
Necdet konusunda hemfikir oldugumuza cok sevindim. Bende, bu görüsleri vurgulayan tek kisi olarak kalcagim, zannetmistim..ve cogu arkadas onun yaptigini neden bu kadar övüyor diye düsünmeye baslamistim..
Artik ortak fikirli birilerini buldum ya, önemli olan bu:img-wink: :happy0064 :happy0064 :good:
Arkadaşım buna kendimize özgü bir fikir demeyelim de olanı nesnel olarak görmek, diyelim.Objektif olmak bu, taraf tutarak yorum yapmak değil.
Komunizmin kotu sayilmasinin sebepleri cok basit:
Birincisi, komunizm varolan duzenin isci devrimi yoluyla -gerekirse siddet kullanarak- yikilmasini, daha sonra gecici bir sure icin isci diktatoryasi kurulmasini, uzun donemde ise, devletin yokedilerek, herkesin esit oldugu ve somurunun olmadigi "gercek bir demokrasi" kurulmasini ongorur. Bu duzende herkesten yetenegi kadar para alinacak ve herkese ihtiyaci kadar para verilecektir. Patron olmayacaktir; cunku hersey herkese aittir. Ozel mulk yoktur. Ayrica komunizm millet kavramini da reddeder. Milletlere ayrilmanin isci sinifini boldugunu ve asil hedef olan devrimden saptirdigini soyler. Komunizm devleti sevmez, yikilmasini ister; cunku devleti sadece uretim araclarini elinde tutan burjuva sinifinin somuru aleti olarak gorur. Bunlara bakinca insanlarin neden komunizmi sevmedigini anlamak o kadar zor degil ki. Bu gorusler, cogu insanin hayat ve politika hakkindaki gorusleriyle taban tabana zit. Bir kapiciyla, doktor, hakimin arasinda gelir farki olmayan bir duzen. Mutlak esitlik isteyen. Ozel mulkun her turlusunu, devleti reddeden bir duzen. Kimisi bu duzenin asla varolamayacagini dusunuyor. Kimisi ise varolmasini dahi istemiyor. Zaten komunizm denemeleri de husranla sonuclandi. Rusya'daki sistem komunizmden baska her seye benzedi. Tipki Weber'in tahmin ettigi gibi kocaman bir burokrasiye dondu ve en baskici, en devletci rejim olup cikti.
Turkler'in komunizmi sevmemesinin en buyuk nedeni ise bu degil. Komunizm Tanri;yi da reddeder. Dinin insanlari uyutmak icin uydurulmus, baskici bir kurum oldugunu soyler. Din yokedilmedikce de, insanlarin uyanamayacagini soyler. Sadece ateist degil, din karsitidir. Anadolu'da komunist demek "Allahsiz" demektir aslinda.
En sonuncusu ise, Turk devletinin komunizmden nefret etme nedeni. 1990 yilina kadar Turkiye'ye en buyuk tehdit Sovyetler Birligi olmustur. Stalin acik acik Bogazlar'i sitedi. Turkiye kendini Amerika'nin kollarina dar atti. O gunden sonra da amansiz komunizm dusmani oldu bu devlet. Bu da anlasilmasi zor bir sey degil.
Tabii demokratik olmayan bir devlet, elbette sevmedigi ideolojilere inanlari ezdi. Ozellikle komunistleri. Komunistler'in cogu ise, bu konulari fazla dusunmeden, esitlik, kardeslik, dayanisma diye bagiriyorlar. Bunalr Fransiz Devrimi'nin ilkeleridir. Komunizmin degil. Komunizm de bu ilkelere sahip ciksa da. Baris ise hic bir ideolojinin tekelinde degil.
yazı için çok teşekkürler...
ama en çok da objektifliğin için teşekkür ederimm..
ben komünizm hakkında çok fazla şey bilmiyorum ama
baz ideolojilerin,fikirlerin pratiğe uygulandığında teorik olarak düşünmekten çok daha farklı sonuçlara yol açtığını görmek çok zor değil...
özellikle son paragrafında belirttiğin gibi
barış hiçbir ideolojinin tekelinde değil...
açıkçası ben komünizmle ilgili dökümanlar okuduğumda bu tavırları pek hoşuma gitmiyor-özellikle kimsenin diğerinden daha fazla malı olmaması-özel mülkiyet yasağı gibi durumlar çok saçma geliyor bana...eğer bir eşitlik sağlanmak isteniyorsa bu,insanların kendi istekleri dışında-hiçbir türlü baskıyla olmaz bence....
fazla bilgim olmadığı için fazla yorum yapmak istemiyorum ama konuyu yeni yeni araştıran biri olarak bu kavramın bendeki yansımaları bunlar..
yazı için tekrar teşekkürlerbye
bu dönemde siyasi olaylar tamamen denizlerle mi anlatılacak..
sevim ve mehmet de olayların içinde olacaklardır tabi ama
yasemin de öğretmen oldu ya acaba öğrencileriyle ilgili
değişik durumlar olabilir mi diye merak ediyorum açıkçası..
ne de olsa geçen seferde de bu meselelerden uzak durmuştu..dimi..
Yazimi sevdiginize cok mesut oldum (1960'lardayiz ya). Evet acikcasi ben de komunizmin kotu bir sey olduguna inanmiyorum-ozellikle teoride cok insancil bir ideoloji. Insan tabiatinin iyi olduguna inananan, ozgurlugu savunan, her turlu somuru ve adaletsizlige karsi cikan bir ideoloji.
Bence bu dizide vurgulanan bir nokta, bir ideolojiye inanmasak da, hatta o ideolojiden nefret etsek de, o ideolojiyi savunan insanlarin da, en az bizim kadar iyi niyetli oldugunu kabul etmemiz gerektigi. Bunu en iyi temsil eden de Ahmet karakteri. Solcu bir aileden geldigi halde ve politik olarak karsi tarafta oldugu halde, daima DP'lilere de sicak bakti ve onlarin haklarini savundu. Bir de Sevim ve Mehmet tabii. Onlar da 27 Mayisci olmalarina ragmen, sozlerini sakinmadan herkesi elestirdiler. Belki de dizideki en gercekci olmayan nokta da buydu. O donemde yasamis insanlar, o zamanlar kimsenin boyle olmadigini, herkesin cok kesin kamplara bolunmus oldugunu soyluyorlar.
Ne yazik ki 50, 60 ve 70'lerde, insanlar karsi tarafi dusman olarak goruyorlarmis. Milliyetciler solculari, solcular sagcilari vatan haini olarak goruyormus. Bunu yavas yavas asiyor muyuz dersiniz?
Ahmet ve Yasemin'e gelince:
Asil ne komik olur biliyor musunuz? Ahmet simdi de gidip, Yasemin'e ne kadar da benziyor diye, Isik'a tutulsa. Yani olacagindan degil de-komik olurdu. Yine dolanirdi etrafta, "Bu kucucuk kiz ne yapti bana?" diye. Isik da durmadan fotografini cekerdi onun. Hulyali hulyali tab ederdi karanlik odada sonra. Necdet hemen heyecanla dugun pastalarini hazirlar, Ruya da teyzesiyle evlenen Ahmet'e, "Aaamed Eniste" der, Ahmet'le isik dugunlerinde tango yaparken, o da resimlerini cizerdi. Yasemin ise kosede oturup gizli gizli Aaamed, Aaamed diye zirildardi. Sonra aile toplantilari cok senlikli olurdu. Necdet, Yasemin'i, Yasemin ise Ahmet'i hayran hayran izlerken, Ahmet Isik'a mi baksin, Yasemin'e baksin sasirip, Ruya'yla oynardi. Nezahat ise, "Ooo eninde sonunda bir kizi kaptiracagimizi bilseydik Aamed'e, bastan Yasemin'i verirdik, bosuna saklamisiz mektubu" diye hayiflanirdi. :img-hyste :img-hyste
marenostrum
20-03-07, 05:36
Komunizmin kotu sayilmasinin sebepleri cok basit:
Birincisi, komunizm varolan duzenin isci devrimi yoluyla -gerekirse siddet kullanarak- yikilmasini, daha sonra gecici bir sure icin isci diktatoryasi kurulmasini, uzun donemde ise, devletin yokedilerek, herkesin esit oldugu ve somurunun olmadigi "gercek bir demokrasi" kurulmasini ongorur. Bu duzende herkesten yetenegi kadar para alinacak ve herkese ihtiyaci kadar para verilecektir. Patron olmayacaktir; cunku hersey herkese aittir. Ozel mulk yoktur. Ayrica komunizm millet kavramini da reddeder. Milletlere ayrilmanin isci sinifini boldugunu ve asil hedef olan devrimden saptirdigini soyler. Komunizm devleti sevmez, yikilmasini ister; cunku devleti sadece uretim araclarini elinde tutan burjuva sinifinin somuru aleti olarak gorur. Bunlara bakinca insanlarin neden komunizmi sevmedigini anlamak o kadar zor degil ki. Bu gorusler, cogu insanin hayat ve politika hakkindaki gorusleriyle taban tabana zit. Bir kapiciyla, doktor, hakimin arasinda gelir farki olmayan bir duzen. Mutlak esitlik isteyen. Ozel mulkun her turlusunu, devleti reddeden bir duzen. Kimisi bu duzenin asla varolamayacagini dusunuyor. Kimisi ise varolmasini dahi istemiyor. Zaten komunizm denemeleri de husranla sonuclandi. Rusya'daki sistem komunizmden baska her seye benzedi. Tipki Weber'in tahmin ettigi gibi kocaman bir burokrasiye dondu ve en baskici, en devletci rejim olup cikti.
Turkler'in komunizmi sevmemesinin en buyuk nedeni ise bu degil. Komunizm Tanri;yi da reddeder. Dinin insanlari uyutmak icin uydurulmus, baskici bir kurum oldugunu soyler. Din yokedilmedikce de, insanlarin uyanamayacagini soyler. Sadece ateist degil, din karsitidir. Anadolu'da komunist demek "Allahsiz" demektir aslinda.
En sonuncusu ise, Turk devletinin komunizmden nefret etme nedeni. 1990 yilina kadar Turkiye'ye en buyuk tehdit Sovyetler Birligi olmustur. Stalin acik acik Bogazlar'i sitedi. Turkiye kendini Amerika'nin kollarina dar atti. O gunden sonra da amansiz komunizm dusmani oldu bu devlet. Bu da anlasilmasi zor bir sey degil.
Tabii demokratik olmayan bir devlet, elbette sevmedigi ideolojilere inanlari ezdi. Ozellikle komunistleri. Komunistler'in cogu ise, bu konulari fazla dusunmeden, esitlik, kardeslik, dayanisma diye bagiriyorlar. Bunalr Fransiz Devrimi'nin ilkeleridir. Komunizmin degil. Komunizm de bu ilkelere sahip ciksa da. Baris ise hic bir ideolojinin tekelinde degil.
Sevgili dizice,
Dedigin gibi baris da, insanligin iyiligi icin var olan diger kavramlar da hic bir ideolojinin tekelinde degil. Ama ideolojilerin bu ilkelere sahip oldugu gercegini degistirmiyor bu... Ideolojiler belirli ulkelerce yonetim sekli olarak kabul edilmis, uzunca bir sure de tatbik edilmis olabilir. Ama bir ideolojiyi yargilarken, bu ulkelerin uluslararasi politikalarini baz alamayiz. Hatta yurt ici politiklarini ve uygulamalarini da baz alamayiz. Komunizmin bazi noktalarinin insanin icgudulerine karsi durdugu bir gercek ve bu yuzden utopya hic bir zaman gerceklesmeyecektir.
Bu gercekler bir yana, ben boyle bir ideolojiye inanan insan sifatinin bir kufur, bir hakaret olarak kullanilmasini anlamiyorum. Bunu kullananlarin cogu kullandiklari kelimenin anlamindan bihaberdirler... "Bilinmeyen canavardir" kuralini bu ulke cok iyi uygular. Komunizm Turkiye'de bir ideoloji degildir, bir canavardir. Destekleyene hakaret edilmelidir, dislanmalidir. Ideolojiyi yanlis bulmak, elestirmek baska birsey; onu ve destekleyenlerini canavar gibi gostermek bambaska birseydir.
Bunun Turkiye'ye ozgu bir davranis sekli olmadigini ben Italyan bir arkadasimdan ogrendim. 58 yasindaki bu bayan Italya'da komunist parti uyesiymis. Sagci ve dindar bir aileden geliyor. Cocukken her pazar kiliseye gidiyor, dini egitmini de eksiksiz aliyormus. Papaz cocuklara komunistlerle ilgili bir ders vermis: Komunistlerin kuyruklari vardir, disleri cok keskindir, geceleri yeni dogmus bebekleri yerler... Bu bana Turkiye'de olmus cok aci bir hikayeyi animsatmisti ama bu konuyu hic acmak istemiyorum.
Diyecegim o ki... Bir ideolojiyi yanlis bulabilirsin, destekleyebilirsin, elestirebilirsin; fikirsel alanda bu ideolojiyle ilgili ne istersen yapabilirsin.. Ama insan oldurmeyi, ayrimciligi desteklemeyen bir ideolojinin bir hakaret unsuru haline getirilmesi anlasilir gibi degil...
Sevgiler...
Marenostrum, ben komunizmi elestirmedim ki. Ben sadece insanlarin neden komunizmi hakaret olarak kullandigini ve devletin neden dusman ideoloji olarak belledigini aciklamaya calistim. Benim komunizmle bir meselem yok, genel olarak Turk halkinin meselesini anlatmaya calisiyordum. Anadolu'da dinsizlik olarak gorulen her sey hakaret olarak kullanilir. Ayirimciligi desteklemese de, komunizmin dine cephe aldigi kesin. Dindar insanlarin komunizme bu kadar karsi olmasi cok dogal. Bunun bir kulture nufuz etmesi de dogal. Turkiye'de gundelik olarak hakaret edilmeyen insan grubu mu var ki, komunistler eksik kalsin. Bence anlasilamayacak bir sey yok. Onaylamamak baska, anlamamak baska. Ben gayet iyi anliyorum bu dusmanca tutumu; ama bagnazliktan kaynakladigimi dusunuyorum; cok kotu bir sey oldugunu dusunuyorum, onaylamiyorum o ayri.
Nzlhan, cok guldum ben bu hikayeye! Komsuna benden bir mesaj tasir misin? Uzum, pekmezle falan kalmasin. Bundan sonra ekmek yemesin. Cunku bugdaydan, bugday birasi yapiliyor. Arpadan, normal bira yapiliyor. Ayrica elmadan da raki yapilir. Elma da yiyemez. Tum meyvelerden de likor yapilir. Misirdan viski yapilir. Misir da yiyemez. Pirinc'ten Saki yapilir. Bundan sonra pilav da yok. Yani her turlu meyve ve tahil urunu fermentasyonla alkole cevrilebilir ve de cevrilmekte zaten. Eksitilmis sutten de alkol uretilir. Yani sut ve sut urunleri de yasak. E artik sabah aksam et yesin. Afiyet olsun. Ne olur ilet mesajimi! :img-hyste :img-hyste
Tamam ileteyim... :) Ama bir de sunu oku... Bu inci de ablamın ilkokul Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ögretmeninden... Sene 1980'lerin bası... Ilkokul 4. sınıfta bir D.K. ve A.B. dersi... Hoca anlatmaya baslar:
"Kurak bir yerde topraga rakı damlasa... O damlanın etkisiyle bir ot büyüse... O otu gelse bir inek yese... O inegin sütü haramdır..." :img-hyste
Bu nasıl? :img-hyste Yani ne alaka? O ot, Allah'ın izniyle büyümüyor mu orada... {Ablam, üzerinden en az 25 yıl geçen bu olayı hiç unutamıyorum diyor... Yani ilkokul ögrencisine anlatılacak sey mi bu? Çocukların beyinlerini bu sekilde mi yıkıyorlardı acaba?:img-cool2 Ne de olsa agaç yas iken egilir, degil mi?}
Böyle inanılmaz düsünceleri olan insanlar var... Yani bu örnekleri gördükçe ve duydukça, o zamanki çatısmalarda tam olarak nasıl bir zihniyetle hareket edilebilmis olduguna dair açık fikirler olusuyor insanın kafasında...:img-yes:
Hepinizin Newroz Bayramı Kutlu Olsun!
Newroz'un tarihçesi...
Kutlanması aslında bir efsaneye dayanıyor. O dönemin egemen devleti olan Asur kralı kendi hastalığından kurtulmak için omuzlarındaki yılanları beslemek zorunda kalıyor ve bunun için büyücü hekimleri, omzundaki yılanlara her gün birer genç erkek beyni yedirildiği taktirde yaşayabileceğini söylüyorlar. Bunun üzerine yılanlara her gün Med çocuklarının ve gençlerinin beyinleri yediriliyor. Bu duruma karşılık halkın büyük tepkisi gelişiyor. Ve Demirci Kawa?nın öncülüğünde bir isyan başlıyor. Bu isyanın başlaması dağlarda yakılan ateşle olur ve halk birer birer isyana katılır. Burada, Ari kültüründen gelen Medler için ateşin de bir kutsallığı söz konusu, ?ar? ateş demek. Ateş bu nedenle onlar için bir semboldür. Bu efsanede de, ateş onlar için bir ayaklanmanın sembolü olmuş ve günümüze kadar gelmiştir.
Ancak Newroz sadece bir halka mal edilemez. Bugün Ortadoğu başta olmak üzere bütün dünyada kutlanan bir bayramdır.
Sevgili dizice genel olarak komünizm tanımı ve özellikle sevilmeme nedenlerini iyi koymuşsun eline sağlık... keşke vakit olsa da daha ayrıtılı konuşabilsek konuları... farklı farklı fikirlerle açıp konuşabilsek, tartışabilsek her konuyu... ama benim vaktim hiç yok şu an çıkıyorum ve 23.00'ten sonra ancak girebilirim... sizlere iyi sohbetler... görüşmek üzere... :sad53:
16. Bölümü büyük bir heyecanla bekledim. Zaman atlamasından sonra bizim küçüklerin büyümüş halleri nasıl olacak merak içinde idim. Maalesef biraz hayal kırıklığı yaşadım. Deniz karakterini oynayan Berk Hakman hariç, onu yadırgamadım. Işık karakterini oynayan kızda da Işık'ı göremedim ama ilerleyen zamanlarda belki alışabilirim. Özellikle Defne çok sevimli güzel bir kızdı Belçim Erdoğan aksine sert hatlara sahip onu Defne olarak göremiyorum ve itici geliyor.
Bunları yazmadan birkez daha izledim ama maalesef fikrim değişmedi bunu da dile getirmeden yapamadım. Keşke daha uygun oyuncular seçilse idi.
16. Bölümü büyük bir heyecanla bekledim. Zaman atlamasından sonra bizim küçüklerin büyümüş halleri nasıl olacak merak içinde idim. Maalesef biraz hayal kırıklığı yaşadım. Deniz karakterini oynayan Berk Hakman hariç, onu yadırgamadım. Işık karakterini oynayan kızda da Işık'ı göremedim ama ilerleyen zamanlarda belki alışabilirim. Özellikle Defne çok sevimli güzel bir kızdı Belçim Erdoğan aksine sert hatlara sahip onu Defne olarak göremiyorum ve itici geliyor.
Bunları yazmadan birkez daha izledim ama maalesef fikrim değişmedi bunu da dile getirmeden yapamadım. Keşke daha uygun oyuncular seçilse idi.
Sana katılıyorum. Bende 16.Bölüm'ü büyük bir heyecanla bekledim, bölüm güzeldi ama Deniz&Harun&Işık&Defne'yi bende yadırgadım. Bir kere aradan onca yıl geçmiş D&H&D&I büyümüş, ama onların dışındaki herkes yerinde sayıyor, bu durum azda olsa seyircinin diziye olan inandırıcılığını yitirmesine neden oluyor.
Ahmet&Necdet&Teo daha yakışıklı olmuşlar ve eski bölümlere yani eski yıllara göre daha genç görünüyorlar diyebilirim. Onun dışında Nezahat'te gençleşmiş, Rıza'nın saçlarına yalnızca aklar düşmüş, Yasemin&Lale kahkül, Mehmet bıyık bırakmış... vs vs... Durum böyle olunca aradan yıllar geçtiğine inanmak pek'te mümkün olmuyor. (D&H&D&I dışında)
Deniz, (Berk Hakman) küçük Deniz'e benziyor, ona alıştım. Ama Defne&Işık rollerine seçilen oyuncular tamamıyle fiyasko... Işık'ın gözleri renkliydi hatırladığım kadarı ile 4 yıl içinde 360 derece dönebilir mi? Fiziksel özellikler dışında karakter olarak'ta çok değişmiş. Küçük Işık, daha girişken, bilmiş ve canlı biriydi. Şimdiki Işık ise, sessiz, naif, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" türünden...
Defne, fiziksel olarak küçüklüğü ile uzaktan yakından, sağından solundan hiçbir alaka uyandırmıyor bende... Küçük Defne bebek gibi güzeldi. Yumuşak yüz hatları, hokka gibi burnu vardı. Şimdiki Defne ise, aksine keskin yüz hatlarına sahip. Defne'nin karakteride bana küçüklüğünden çok farklı geldi. Işık'ın aksine Defne sessiz ve uyumlu biriydi, ama şimdi düşüncelerini belirtmekten çekinmeyen, açıkgöz biri olmuş. Defne ile Işık'ın şuanki karakterleri yer değiştirmeliydi diye düşünüyorum. Harun'u zaten pek tanımazdım:img-hyste şuanki hali'de iyi...
Ayla&Selma&Sevim&Şevket&Keriman&Fatma vs... bıraktığımız gibi en ufak bir değişiklik yok:img-hyste
Not:Farkındayım gereksiz şeylere taktığımın...:img-wink: Ama işte...
ask_seninadın
20-03-07, 15:58
Her bölümünün heyecanla beklendiği “HATIRLA SEVGİLİ” yepyeni bir dönemle ve karakterlerle ekranda olacak. Şimdiye kadar yayınlanan 15 bölümüyle; özellikle 1960 ihtilali, yargılama süreci ve en son Andan Menderes’in idamına kadar geçen dönemi tarafsız bir gözle anlatan dizi, 16. bölümünden itibaren 1966 yılından başlayacak ve oyuncu kadrosuna dahil olan yepyeni isimlerle ekrana gelmeye devam edecek. Belçim Erdoğan, Özgür Özberk, Kadir Özdal, Berk Hakman dizinin yeni bölümlerinde “HATIRLA SEVGİLİ” nin kadrosunda yer alacak olan yeni isimler olacak. Bu dönemde Süleyman Demirel siyaset hayatının başlangıcında ve Bülent Ecevit CHP’deki yerini sağlamlaştırmaya başlamış. Cevdet Sunay ise Cemal Gürsel’in yerine Cumhurbaşkanı koltuğuna oturmuş. Üniversiteliler yeni oluşumlar içindeyken, işçiler de bir hareketlilik söz konusu. Hatırla Sevgili'nin kahramanları ise Türkiye'nin değişen sosyal ve kültürel yapısını aktaracak konumlardalar. Dünün çocukları, Işık, Deniz, Defne ve Harun büyüdüler birer üniversite öğrencisi oldular. Demokrat Partili Rıza Bey ise hapisten çıktı. Mehmet ve Sevim Türk aydınlarının o dönem içinde bulundukları dertlerin aynası olmaya devam ediyorlar. Nezahat, bir triko atölyesinin şefliğinde dördüncü yılını doldurdu. İşçiler cephesinde yaşananları onun hikayesiyle takip edeceğiz. Selma, Verem Savaş Dispanseri'nin başında. Kentleşmenin, göçün ve yoksulluğun büyüttüğü verem illetiyle mücadele ediyor. Dünün Yassıada savcısı Şevket, emekli olmasının ardından avukatlığa devam ediyor. Ayla ise artık iyi bir doktor aynı zamanda alımlı bir genç kadın. Melahat ve Kamil modaevlerinin başında. Keriman şöhret merdivenlerini hızla tırmanıyor. Büyük aşkın kahramanı Yasemin ise 1966 yılında bir vakit öğrencisi olduğu Akademi'de hoca. Aynı zamanda dört yaşına gelen Rüya'nın annesi. Ahmet, kaymakam olarak gittiği Kıbrıscık'daki görevine devam etmekte. Necdet'i ise Teo ve Lale'nin yardımıyla işlerini epey büyütmüş, pastaneler zinciri haline gelmekte olan işlerinin başında.. Oldukça heyecanlı bir 15 bölümün ardından yeni döneme gözlerini açacak olan “HATIRLA SEVGİLİ”de heyecan dorukta. Dizinin yeni bölümlerinde Ahmet ve Yasemin'in yolları bir kez daha kesişecek mi? Necdet ve Yasemin'in evliliği nasıl devam edecek? Ahmet, Rüya'nın babası olduğunu öğrenecek mi? İki sevgili kavuşmalarını engelleyen nedenleri keşfedecekler mi? Bu büyük aşkın eşliğinde 1966 yılında başlayan dönemde Türkiye'de neler olacak? “HATIRLA SEVGİLİ” geçmişin başlangıç olduğunu hatırlatmaya devam edecek...
Kaynak http://www.atv.com.tr/prog,hatirla_sevgili.html
marenostrum
20-03-07, 16:36
Marenostrum, ben komunizmi elestirmedim ki. Ben sadece insanlarin neden komunizmi hakaret olarak kullandigini ve devletin neden dusman ideoloji olarak belledigini aciklamaya calistim. Benim komunizmle bir meselem yok, genel olarak Turk halkinin meselesini anlatmaya calisiyordum. Anadolu'da dinsizlik olarak gorulen her sey hakaret olarak kullanilir. Ayirimciligi desteklemese de, komunizmin dine cephe aldigi kesin. Dindar insanlarin komunizme bu kadar karsi olmasi cok dogal. Bunun bir kulture nufuz etmesi de dogal. Turkiye'de gundelik olarak hakaret edilmeyen insan grubu mu var ki, komunistler eksik kalsin. Bence anlasilamayacak bir sey yok. Onaylamamak baska, anlamamak baska. Ben gayet iyi anliyorum bu dusmanca tutumu; ama bagnazliktan kaynakladigimi dusunuyorum; cok kotu bir sey oldugunu dusunuyorum, onaylamiyorum o ayri.
Sevgili dizice,
Ben "Sen" oznesi iceren yuklemler kullandim ama orada "Sen"i kastetmemistim :icon_sorr Bunu yapan insanlari kastetmistim. Benim kisaca demek istedigim suydu: Bunu bu sekilde algilamak ve hakaret olarak kullanmak insanlarin bireysel bilgilerinden, secimlerinden ve karsi duruslarindan kaynaklanmiyor. Bu bilincli ve organize bir politika ve yonlendirmenin sonucu... Demek istedigim buydu. Senin dedigin gibi ayrintisini bilen ve karsi duranlar da vardir. Ama bunlar cok kucuk bir azinlik bence...
Hepinizin Newroz Bayramı Kutlu Olsun!
Newroz'un tarihçesi...
Kutlanması aslında bir efsaneye dayanıyor. O dönemin egemen devleti olan Asur kralı kendi hastalığından kurtulmak için omuzlarındaki yılanları beslemek zorunda kalıyor ve bunun için büyücü hekimleri, omzundaki yılanlara her gün birer genç erkek beyni yedirildiği taktirde yaşayabileceğini söylüyorlar. Bunun üzerine yılanlara her gün Med çocuklarının ve gençlerinin beyinleri yediriliyor. Bu duruma karşılık halkın büyük tepkisi gelişiyor. Ve Demirci Kawa?nın öncülüğünde bir isyan başlıyor. Bu isyanın başlaması dağlarda yakılan ateşle olur ve halk birer birer isyana katılır. Burada, Ari kültüründen gelen Medler için ateşin de bir kutsallığı söz konusu, ?ar? ateş demek. Ateş bu nedenle onlar için bir semboldür. Bu efsanede de, ateş onlar için bir ayaklanmanın sembolü olmuş ve günümüze kadar gelmiştir.
Ancak Newroz sadece bir halka mal edilemez. Bugün Ortadoğu başta olmak üzere bütün dünyada kutlanan bir bayramdır.
Sevgili dizice genel olarak komünizm tanımı ve özellikle sevilmeme nedenlerini iyi koymuşsun eline sağlık... keşke vakit olsa da daha ayrıtılı konuşabilsek konuları... farklı farklı fikirlerle açıp konuşabilsek, tartışabilsek her konuyu... ama benim vaktim hiç yok şu an çıkıyorum ve 23.00'ten sonra ancak girebilirim... sizlere iyi sohbetler... görüşmek üzere... :sad53:
Herkese merhaba,
Ben genellikle yorum yapmam, ama buradaki ''Türkçe'' ''Nevruz'' yazmak yerine, Baharcan neden diğer türlü yazıyorsun. Biz burada Türkçe konuşuyor ve yazıyoruz. Başka dil değil!!!! Seninyazdığın kelimeyi kimlerin yazdığını çok iyi biliyoruz.
Herkesten bu konuda hassas olmasını rica ediyorum. Özellikle 18 Mart'ın ertesinde.
_duygucuk_
20-03-07, 17:13
herkse merhablar:):)
kominizim yorumları fialn yapılmış :(
neyse şimdi dizide neler oalcak acba necdet ahmeti görüdkten sonra bence hemen istanbul a döner keşke dönmese..:(
yasemin in kızı çok şker ayla çok bilmiş birşey olmuş:(
Herkese merhaba,
Ben genellikle yorum yapmam, ama buradaki ''Türkçe'' ''Nevruz'' yazmak yerine, Baharcan neden diğer türlü yazıyorsun. Biz burada Türkçe konuşuyor ve yazıyoruz. Başka dil değil!!!! Seninyazdığın kelimeyi kimlerin yazdığını çok iyi biliyoruz.
Herkesten bu konuda hassas olmasını rica ediyorum. Özellikle 18 Mart'ın ertesinde.
ewet arkadaşım kesinlikle katılıyorumm
aynakolik_fatma
20-03-07, 19:02
ya salı oldu hatta salı akşamı oldu özetten ses yok hala nerde kaldı ya zaten yarın fragman çıkcak
özeeeeeeettttt nirdesiinnn
fragman salı günleri gösteriliyor ben bir kere yakalamıştım
inşallah hepimiz görürüz bu akşam...
son bölümde rüya olağanüstü tatlıydı ve yasemine çok benziyodu...çok tatlı bişeydi ...ahmetle rüya birbirlerine nanik yaptılar ya..işte o zaman anneme dedimki kan çekti...ay çok güzeldi hani bide necdete dediya annenin yanındaki kimresimde işte o zaman :amet..amet harika bi söleyişi vardıya ahmet ismini zaten rüya isminide söeleymiyo...çok ,tat:img-blush :happy0064 lı