Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-16
Sayfalar :
1
2
3
4
5
[
6]
7
8
9
10
11
Bu arada Tavuskuşu, 330 puanı hangi bölümden aldı...Sayısal mı, Sözel mi, EA mı nedir? Bu ham puan mı?..vs.vs.
Bu akşam Bahar_can ın yazdıklarından esinlenerek, evett Necdet Yasemine Ahmetten önce ulaşır mı?, Teonun son vaziyeti, yapmayı planladığımız sünnet organizasyonu ve merdali makinadan TOÇ makinalar geçişi konuşabiliriz...Ekip en geç 21.30-22.00 itibariyle toplanması önemle rica olunur.
tavuskuşu eşit ağırlıktan aldı o puanı:img-yes: :img-wink:
bu arada toç makina nedir aradım,buldum,öğrendim..bildiğimiz tam otomatik çamaşır makinesiymiş:)ben de değişik bişi zannetmiştim:hıh:)
'icine seytan girmis camasir makinesi'olarak da tanımlanmış gerçi:img-icecr
justinecatblue
13-07-07, 19:07
merhaba arkadaşlar,
uzun zamandır foruma girememiştim, şimdi de bütüüün eski yorumları okuyacak vaktim yok, o yüzden kendi -gecikmiş-yorumumu yapayım; belki değinmiş, tartışmışsınızdır bu tahmin üzerinde, öyleyse kusura bakmayın:)
deniz umarım ölmez ama çok kötü bıçaklandı, hem de defalarca-sanki deniz ölecek ve defne de hamile-gözünüzden kaçmamıştır eminim, defne elini ona uzatıp odasına almıştı gece ve ertesi sabahki kaçamak bakışları... yani %100 eminim birlikte oldular-ve defne'nin hamile kalmış olması kuvvetle muhtemel-
ben ahmet'in yerinde olsaydım, yasemin'e bağırmaya gidiyor olurdum öyle koşa koşa-çünkü koşullar, durumlar ne olursa olsun, böyle bir şeyi ondan saklaması pek affedilir bir şey değil-ve ahmet'İ doğru tanımışsak, ayla ile vicdan borcu vs diye evlenmez asla ve kızını almanın yollarını arar-"yasemin ister gelsin ister kalsın, ama ben kızımı istiyorum" gibi bir tavır içine girebilir eğer yasemin zorluk çıkarırsa-ama çıkarmaması lazım-zira necdet de almış başını gidiyor-"melek gibi adam" demiştik ama tam yasemin "hadi karı-koca olalım" dediği an aldatmaya başladı-yani o da tipik aldatan erkekmiş meğer-hem de o kadar aşıkken yasemin'e-yani şimdi gel de birine güven-ama hatırlarsanız, ahmet yıllarca yasemiN'den uzaktaydı ve onu 1 kere bile aldatmadı-ahmet karakteri gerçekten çok sağlam bir adam-kaçırılmaması lazım:):)
benim hala kara kara düşündüğüm ve bir türlü ne olacağını kestiremediğim tek konu var o da Deniz.. ölmesi de mantıklı geliyo ölmemesi de..
benim hala kara kara düşündüğüm ve bir türlü ne olacağını kestiremediğim tek konu var o da Deniz.. ölmesi de mantıklı geliyo ölmemesi de..
ben bu konuda fazla emni değilim ama galiba deniz deniz gezmişlerle asılıcak die bü duyum almıştım bilemiorum ama çok merak ettim ölmesinin neresi mantıklı geliyor*???
çok merak ettim ölmesinin neresi mantıklı geliyor*???
denizin ölmesi demek ailenin başına gelen büyük bi felaket demek ki bu durum da direk ışık ve yaşara yansır... çünkü denizi yaralayanlar muhafazakarlar daha da genellersek yaşarın da içinde bulunduğu grup.. ayrıca defne ve deniz arasındaki yakınlaşma da söz konusu.. kısacası deniz ölürse işler tamamen arapsaçına döner bu da diziyi eskisinden daha ilginç kılar.. en azından senaristler böyle düşünebilirler..
Aslında bu yazı benim bilgisayarımda kayıtlıydı ama şimdi gizeme gönderdiğim mesajların içinde buldum.Badgerin isteği üzerine hemen ekliyorum.Ben şimdi yemeğe gideceğim birazdan yine görüşürüz tabi boş bilgisayar bulabilirsem:icon_sorr :sad53: bye :
SHEVEK'ten alıntıdır:
Dizice sonuna kadar sana katılıyorum. Başka bir sitede yzdığım bir kaç satırı buraya da eklemek isterim.
Aslında Necdet'in ve Ayla'nın adına aşk denilen duygu durumları bence aşk değil. Bu aşkı nasıl tanımladığımızla ilgili elbette.Çok eskilerden beri, ulaşamadığını istemiş ve takıntılı bir tutkuya çevirmiştir tabii insanoğulları ve kızları. Bakın karşılıksız aşk demiyorum. Mesela Harun'unki ya da bir anlamda Güzide'ninki karşılıksız aşklardır. Necdet ve Ayla'nın onlardan farkları ise "sevdiğinin" her ne pahasına olursa olsun kendilerine ait olmasını istemeleri, bunun için her türlü fedakarlığa olduğu kadar her türlü dalavere ve dolaba da yandaş ve istekli olmalarıdır. Bu da bir şekilde sevdiğini mülkiyeti ve "koruması" altına almak, aslında onun üzerinde bir iktidar kurmaktır. O kadar o kadar çok severler ki, bir an yalnız bırakmaz, asla terk etmez, bir süre sonra nefes bile aldırmazlar. Bu yüzden onlar için çoğu kişi bencil ve sinsi gibi sıfatlar kullanır. Necdet'le ilgili en baştan beri benim rahatsızlığım, adına aşk dediği başlarda gayet masum olan beğenme duygularını hep gizlemesi oldu. Tamam, en başta söyleyemedi bir türlü. Karşısındakinin başka birine aşık olduğunu tesadüfen öğrenince de, içine attı. Buraya dek sorun yok. Sorun bundan sonra. İçine attığı bu duyguyu besleyip geliştirirken, Yasemin'in yanından bir an bile ayrılmadan, Ahmet'le aralarında olan her ayrılığın ve yanlış anlamanın üzerine körükle giderken, yıllarca sürdürdükleri formalite evlilik sırasında Yasemin yan odada ağlama nöbetleri geçirirken kendisi kulaklarını tıkayıp, ertesi gün mutlu koca ve baba rolünü oynamayı sürdürürken yaptı. Hep iyi arkadaş, hep ağbi, hep iyi aile babası, iyi damat oldu. Aşkını itiraf edecek gücü ve bunun için açıkca savaşacak, ya da terkedip gidecek gücü- Ahmet gibi, ya da Harun gibi ve en son Güzide gibi- kendisinde hiç bulamadı. Başta sorun aşk tanımında dedim ya, adam ulaşamadığı ve elde edemeyeceğini bildiğinin arkasından koşmakta ısrar ediyor hala. Halbuki asıl aşk- birlikte bir şeyler paylaştığı ve bundan zevk aldığı, sohbet edebildiği, müzik dinleyebildiği Güzide ile yaşadığıdır.
Tabii Ayla'nın durumu birebir Necdet'le aynı değil. Necdet toplumsal sınıfı ve konumu ve mizacı dolayısyla Ayla'dan farklı. Bir kere parası ve toplumda bir tüccar olarak bir statüsü var. Böylece adına fedakarlık denen şeyi kendisine ve ailesine pek de fazla bir şey kaybettirmeden yapabiliyor: Oturdukarı ev, araba, Işığın okul taksitlerinin ödenmesi, Rüyaya binbir çeşit oyuncak, hastalandığında gerekirse yurtdışı imkanı gibi. Allahaşkına bunlar fedakarlık mı şimdi. Fedakarlık nedir biliyor musunuz? Ruhundan bir parça vermektir. Gidip üzra bir Anadolu kasabasında beş yıl yaşamaktır. Lozan'da hukuk okumuş, başbabakanın danışmanlığı teklif edilmiş, geleceği her bakımdan "parlak" bir genç olarak tanınırken, gidip bir köy okulunda çocuklara ders anlatmaktır.Fedakarlık kendi okulunu, sosyal çevreni, arkadaşlarını bırakıp, başka bir şehre, başka bir okula gidebilmek ve bir fotoğrafa bir mektuba razı gelmektir. Kocaman bir pastanenin varisiyken, küçük bir galeta fırınında çalışabilmektir.
Necdet'in yapması gereken bence, olayların gidişatına karışmak değil bence. Yasemin-Ahmet-Rüya için söylüyorum. Bir yükümlülüğü ve vicdan borcu yok kimseye. Kimsenin de ona yok ama. Ahmet'e Rüya'yı onun söylemesi gerekmiyor. Kimseye bu evlilikle ilgili bir açıklama yapması da. Tek yapması gereken, bırakmak, gitmek. Yalnız bırakmak, kendi haline bırakmak. O kadar!
Arkadaşlardan biri daha önce Ömer Seyfettin'in "Diyet" öyküsünü hatırlatmıştı. Hani sonunda sürekli kendisine yaptığı iyiliği hatırlatan adama kolunu kesip fırlatır ya. Bu fedakarlıkların diyetini bence yeterince ödetti. En çok da Ahmet'e. Sevdiğinden ve kızından uzak bırakarak. Sırf kendi "sevdiği" yanında olsun da ne olursa olsun diye. İsterse her gece ağlasın, evde suratı düşük, mutsuz va mahsun dolaşsın önemli değil, yanında ya yeter. Belki bir gün sever ya yeter.
Neyse çok yer işgal ettim, çenem düştü. Sürç-ü lisan ettiysem affola. Sadece bu karakter üzerine benim naçizane fikirlerim olur kendileri
Bir karakter bu kadar mı güzel ifade edilir.Tebrikler tekrar.:happy0064 :happy0064 Her okuduğumda helal diyorum yani.:good:
Hala gayet sakinim :icon_whis Necdet'i gayet iyi çözümlediğimizi düşünüyorum :icon_whis Mutlu ve huzurluyum bu konuda Nirvana'ya ulaşacağım tartışma olmasına fırsat vermiyeceğim forumda :img-cool2 Okan 'ı da severim keratayı (bkz:Erkenden çökmüş kişi :icon_sorr ) özellikle "İlk Aşkım" filminde çok kısa bir rolü vardı ama evde otururken kuzenimle "Ayy ayyyy ne de şeker gülermiş ne de tatlı :img-in_lo diye izlemiştik :img-blush Çok iyi bir oyuncu :img-in_lo Yani gördüğünüz üzere ayırt edebiliyorum karakterle oyuncuyu :img-yes: Sonuç:Necdet'e hala kılım :hıh
Zaten dün de Nergis'e bayıldığımı söylemiştim forumda Nergis sevgim kabardı şu iki günde valla :img-in_lo
Sevgili Oxford, (....Yasemin'in Necdet'e kızmak gibi bir hakkı asla olamaz.)
Yasemindir yapabilir: Necdete kızabilir,
Ahmete de niye gittin Necdete yumruk attın niye işime karışıyorsun der...
O kadar çok yapmaması gereken şeyi yaptı ya da yapması gerekeni yapmadı ki..
Tabii ki hiçbir şeye itiraz etmeye hakkı yok...O sadece çocuğunun babasının çocuğundan bihaber yaşamasının sebeplerini mantıklıca açıklamasını bulmaya çalışsın..- ki öyle bir şeyi yok zaten-
Valla Yasemin umarım Ahmet'in ona kızmasından konuşamaz bir süre.Yeter artık zaten olur da böyle saçma sapan bir harekkette bulunur birine neden söyledin,diğerine sen neden benim işime karışıyorsun derse her iki adam da durmamalı.Yasemin aldı ikisini eline yıllarca oynattı.Dediğin gibi yapması gerekenleri yapmadı üstüne hesap sorucak kadar da yüzsüz değildir herhalde:P
Sevgili Oxford, (....Yasemin'in Necdet'e kızmak gibi bir hakkı asla olamaz.)
Yasemindir yapabilir: Necdete kızabilir,
Ahmete de niye gittin Necdete yumruk attın niye işime karışıyorsun der...
O kadar çok yapmaması gereken şeyi yaptı ya da yapması gerekeni yapmadı ki..
Tabii ki hiçbir şeye itiraz etmeye hakkı yok...O sadece çocuğunun babasının çocuğundan bihaber yaşamasının sebeplerini mantıklıca açıklamasını bulmaya çalışsın..- ki öyle bir şeyi yok zaten-
Ama niye böyle düşünüyorsun...Yasemin'de Nişantaşı çocuğu..onun da hakları var...:icon_whis
Necdet'e teşekkür etmesi gerek Ahmet'e söylediği için.Yoksa onun söyleyeceği hiç yoktu.
Evet Yasemin bir türlü söyleyemedi Ahmet'e...Çünkü Necdet; evlilik dışı bir ilişki yaşamasına rağmen...Yasemin'in defalarca konuşmasına ve Rüya'yı görmek konusunda güvence vermesine rağmen, boşanmaya yanaşmadı...Yasemin (o kadar kızıp...söylenmemize rağmen) Necdet'i üzüp, zor durumda bırakmamak için söyleyemedi...maalesef hala minnet duyuyor Necdet'e...umarım çok yakında (yani sezonun ilk bölümünde);Ahmet'in nikah günü orada olduğunu Necdet'in bildiğini ama Yasemin'le paylaşmayı gereksiz bulduğunu...Ahmet'in pastaneye gelerek konuştuğunu...Yasemin'den vazgeçmeyeceğini söylediğini...ama Necdet'in Yasemin'e söylemeyi yine gereksiz bulduğunu öğrenir...
Son yazılanarı okuduğumda gördümki Ahmet-Necdet hesaplaşmasını değerlendirirken doğruya veya gerçeğe yaklaşabilmenin yolu sanırım bu konuda sorulabilecek en doğru soruları bulmaktan geçiyor... yani Necdet'in bu iyliğinin altında yatan gerçekler neler? hiçbir gerçek yok o yalnızca iyilik yaptı diyen arkadaşlara gülerek cevap veririm ancak çünkü bu iyiliğin zamanlaması asla es geçilecek bir nokta değil...
Evet bir iyilik yapıldı ama ne için yapıldı?
İyilik yapan kişinin, iyiliği yaparken merkeze koyduğu esas şey nedir? Yani amacı...
Bu, bu kadar önemli bir konuya duyulan sorumluluktan kaynaklı bir iyilik miydi? Yoksa tam aksine bu sorumluluktan kaçış için yapılmış bir iyilik miydi?
Necdet'ten beklenen bir sorumluluk duygusuyla mı yaklaşması olmalı? Yoksa olayı bir savunma aracı haline getirmek mi olmalı?
Bu sorular epey çoğaltılabilir...
Bir benzetmeyle başlayan örneklerimle bu soruların ardındaki düşüncelerimi anlatmaya çalışayım..
Küçük bir çocuk yaşça kendinden büyük birine gider sataşır... büyük olan önce ona bakışlarıyla "ya oğlum hastamısın nesin yürü git işine" der ama küçük dinlemez sataşmasına devam eder... büyük daha fazla dayanamaz bir tokat atar sonra da canı yanan küçüğe bakarak "n'apim bunu sen istedin" derya işte Necdet olayı aynen bu duruma çevirerek hesap sormayı tersine çevirdi... Aslında Necdet hiçbir zaman olayın önemini Ahmet, Yasemin ve Rüya açısından anlamadı... bakıp gören ama bir türlü anlamayan biri vardıysa o da kendisiydi... bu Ahmet'in bakıp görmemesi ve anlamamasından çok farklı bir şeydi... çünkü Ahmet tüm ilişkilerini güven üzerine kurmuş bir kişilik.. bu tür şeylerle hiç işi olmamış... olmaz da... öyle ki O ahlaksal açıdan asla kabullenemeyeceği Keriman olayını dahi sırf söz verdiği için ve Yasemin'i kaybetme pahasına dahi hiç kimseye açmamıştı... bunun için Necdet'ten yumruk bile yemiş ve O yine bu yumruğu önemsemeyerek önplana güven sorununu çıkartmıştı... oysa ki Ahmet'in yanlış anlamasının kendine kaybettireceği hiçbir şey olmamasına rağmen Necdet, Yasemin'e verdiği sözü hiçe sayarak üstüne üstlük O'ndan intikam alır biçimde bunu kullandı ve olayın merkezine "fedakar dost" Necdet'i yerleştirerek Ahmet'i etrafında şöyle bir gezindirdi...
Necdet'ten ben ve benim gibi düşünenler bunu bekliyorduk... ama O'nu sevenlerin Necdet'ten daha farklı şeyler beklemeleri gerekirdi diye düşünüyorum...
Bu önümüzdeki sezonda Ahmetin sağlam bir kazan kaldırmasını bekliyorum..Ona çektirenlerin artık bu yaptıklarının bedelini ödemeye başlamasını görmek istiyorum..
Önceden de söyledim..Evlat bu, adamın oyuncak ayısını saklamadılar, evladını sakladılar...Hatta o çocuk, öyle zaman geldi ki ölümün eşiğinden döndü...O çocuğa gerçekten bir şey olsaydı..Nasıl hesabını vereceklerdi? Ben, Ahmetin yerinde olsaydım ben de öyle ulvi aşk falan kalmazdı...Çünkü işin içinde kanın canın var...Ona bir şey olduğunu düşününce bile insan gerçekten ciğerin sancıyor, nefesin kesiliyor...bir de Ahmetin Rüyayı Necdetle Yaseminin kızı olarak tanıyıp ve bu düşücesine onu sevmesini de ekleyince daha da affedilmez oluyor çıkan sonuç..
Aslında Necdet hiçbir zaman olayın önemini Ahmet, Yasemin ve Rüya açısından anlamadı... bakıp gören ama bir türlü anlamayan biri vardıysa o da kendisiydi... bu Ahmet'in bakıp görmemesi ve anlamamasından çok farklı bir şeydi... çünkü Ahmet tüm ilişkilerini güven üzerine kurmuş bir kişilik.. bu tür şeylerle hiç işi olmamış... olmaz da... öyle ki O ahlaksal açıdan asla kabullenemeyeceği Keriman olayını dahi sırf söz verdiği için ve Yasemin'i kaybetme pahasına dahi hiç kimseye açmamıştı... bunun için Necdet'ten yumruk bile yemiş ve O yine bu yumruğu önemsemeyerek önplana güven sorununu çıkartmıştı... oysa ki Ahmet'in yanlış anlamasının kendine kaybettireceği hiçbir şey olmamasına rağmen Necdet, Yasemin'e verdiği sözü hiçe sayarak üstüne üstlük O'ndan intikam alır biçimde bunu kullandı ve olayın merkezine "fedakar dost" Necdet'i yerleştirerek Ahmet'i etrafında şöyle bir gezindirdi...
Necdet'ten ben ve benim gibi düşünenler bunu bekliyorduk... ama O'nu sevenlerin Necdet'ten daha farklı şeyler beklemeleri gerekirdi diye düşünüyorum...
Demek '' davete icabet gerek '' dedin geldin...hoşgeldin...
Yazına ekleyecek hiçbirşey yok...bir imza atarım tamam...:good: Seninle Ayla konusunda da anlaşsak süper olacak...gerçi içimden bir ses aslında aynı fikirde olduğumuzu ama sırf aksiyon olsun diye ısrar ettiğini söylüyor..Yoksa sen Ayla'nın oyununa gelecek insan mısın..!:icon_whis
Böyle kapsamlı, açıklamalı, ispatlı yorumlarınızı (Nurdan, Shevek, badger,LİN, dizice ); tarayıp, bilgisayarımda klasörleyeceğim..başka türlü ihtiyaç olduğunda bulamıyoruz...
Yasemin (o kadar kızıp...söylenmemize rağmen) Necdet'i üzüp, zor durumda bırakmamak için söyleyemedi...maalesef hala minnet duyuyor Necdet'e...
Sevgili Akirac,
Oradaki durumda pek Yaseminin Necdeti kırmamak için öyle minnetle falan davrandığını düşünmüyorum..
Yine herzamanki gibi olayın etrafından dolanıyor ve boşanmayı özellikle Necdetin istemesinin gerekliliğini düşünüyordu.(ya kendince onu kırmamak , veya bu konuda aşırı tartışmalara girmemek için)..hatta Necdete arada da olsa gündeme bu konuyu getirmeye çalışıyordu Güzide üzerinden ama necdet, Yaseminden yani ona olan duygularından bahsetmeye falan başladığında konuyu kapatıp kaçmaya çalışıyordu..Tüm bu süreç esnasında onun Necdeti bir şekilde irite etmemeye çalıştığını hissettim...Kendince kafasında bir plan kurdu ama işlemedi...
Bu önümüzdeki sezonda Ahmetin sağlam bir kazan kaldırmasını bekliyorum..Ona çektirenlerin artık bu yaptıklarının bedelini ödemeye başlamasını görmek istiyorum..
Önceden de söyledim..Evlat bu, adamın oyuncak ayısını saklamadılar, evladını sakladılar...Hatta o çocuk, öyle zaman geldi ki ölümün eşiğinden döndü...O çocuğa gerçekten bir şey olsaydı..Nasıl hesabını vereceklerdi? Ben, Ahmetin yerinde olsaydım ben de öyle ulvi aşk falan kalmazdı...Çünkü işin içinde kanın canın var...Ona bir şey olduğunu düşününce bile insan gerçekten ciğerin sancıyor, nefesin kesiliyor...bir de Ahmetin Rüyayı Necdetle Yaseminin kızı olarak tanıyıp ve bu düşücesine onu sevmesini de ekleyince daha da affedilmez oluyor çıkan sonuç..
Neredeyse Ahmet'de ölüyordu..Yasemin ölüm döşeğinde olduğunu düşündüğü için anlattı ya herşeyi...'' Nasılsa adam gidici...son nefesinde dünyada bir parçası olduğunu söyleyeyim de mutlu ölsün, ben de vicdanımı rahatlatayım, zaten Ahmet ya ölecek ya da hatırlamayacak, böylece Necdet'de etkilenmeyecek..'' diye düşünmüştür...
Geçen akşam birisi Ahmet'e derviş benzetmesi yapmıştı...sen ulvi aşk deyince onu hatırladım...
Bak ne diyecem Ahmet'e sana yağı yedirelim canlansın...:img-hyste
9311
Bak ne diyecem Ahmet'e sana yağı yedirelim canlansın...:img-hyste
9311
Sana yağı..:img-hyste
Etimekin üstüne olanı makbuldür...(Etimekin çıkmasına daha var ama biz ekmek üstüne verelim...):img-hyste
Bu arada Dizice -şu anda tatilde olan arkadaşımız, kulakları çınlasın..:)- ve benim diyaloglarımı toparladığı yazılarımızı sunuyorum..Dizicenin derleme çalışmasıdır..:
Neden Necdet, Ahmet'le Yasemin'in kavusamamasinin birinci musebebbidir:Ahmet'le Yasemin'i gercekten ayiran insan benim gozumde Necdet'tir. Ilk evlendiklerinde Ahmet, bir firsatini bulur, mutlaka Yasemin'le konusurdu. O zaman da her sey ortaya cikardi. Ama Necdet bundan korktugu icin, Ahmet'e Yasemin benim karim, ondan uzak diyerek, onun Kibriscik'a gitmesine neden oldu ve Yasemin'in dogmamis cocuguna sahip cikti. Yasemin de ona yanlis yere minnet duydu. Oysa Yasemin'le AHmet zamaninda bir kez konusabilselerdi, Yasemin'in Necdet'in "iyiligine" ihtiyaci olmayacak, sevdigi adamla mutlu bir hayat yasayacakti. Insanlar ille de zincirle hapsedilmez. Necdet de Yasemin'in minnet duygusunu kullanarak onu hapsetti.
Allah insani Necdet gibi sevenden korusun. Ben onun olayim diye beni mutsuz etmeyi goze alan adam olmaz olsun. Gercekten sevseydi, karsiliksiz sevseydi, Ahmet Yasemin'le gorusmeye geldigi anda, onlarin gorusmesine izin verirdi.
Necdet karakterinin bencilligi:
Necdet'i ileride "kotu karakter" yapmalarina gerek yok, cunku bence zaten bastan iyi bir karakter degil. Ben insanlarin iyi veya kotu olduguna inanmam. Herkes kendince iyidir; ama bazilarimiz daha bencilce ve baskalarini dusunmeden hareket ediyor. Her seyi kendi acisindan yorumluyor. O insanlarin davranislari baskalarina zarar veriyor. Oturup da herhalde, nasil insanlara zarar veririm acaba diye dusunen kimse yoktur dunyada. Necdet de baskalarini cok dusunmeyen bir insan tipi. Isler iyi gittigi surece huyu suyu iyi. Terslesti mi cildiriyor. Gecmiste de gorduk. Bir daha da gorecegiz.
Kesinlikle sorunlu bir kisilik. Babasi tarafindan yetisirken ezilmis, kendine guvensiz, saplantili bir sevgi icin butun hayatini mahveden bir karakter. Cok ben merkezli bir ic dunyasi var. Her sey onunla ilgili. O devirde bile politikayla ilgilenmiyor, etliye sutluye karismiyor. Varsa yoksa, onun sevdigi kadin, onun pastanesi, onun hayati. Bu bencilligiyle de iyilik yapar gibi goruntugu zamanlarda dahi, etrafindakilere zarar verdigi oluyor. Kotuluk yapmak degil niyeti, sadece her seyi kendine yontunca, dogal sonuc bu. Adini ne koyarsak koyalim, Necdet bilerek ve isteyerek, kendi aski icin iki sevenin arasina girdi. Ben o evlilige iyi niyetle girdigini hc dusunmedim. Yasemin'in bir gun ona asik olacagini ummak, biraz hastalikli bir dusunce degil mi? Siz baskasindan cocugu olacak ve ona deli gibi asik, mecburiyetten ayrilmis birisiyle, belki bir gun bana asik olur diye evlenir misiniz? Ancak yardim edeyim simdilik, sonra firsat bulunca bosanir, serbest birakirim diye evlenirseniz, iyi niyet olur bu. Zaten en bastan demisti, "ask icin her sey mubah" diye. Bu dusunus, inanilmaz bencil. Ask ne kadar buyuk olursa olsun, asla ask ugruna her sey mubahtir denilemez.
Platonik ask ve Necdet:
Ben hala birinin sirf birisini seviyor diye onun uzerinde hak iddia edebilmesi mantigini anlamis degilim. Beni birinin sevip, sevmemesi zerre kadar ilgilendirmez. Ben sevmiyorsam, ben istemediysem, bana ne? Sevme kardesim. Allah Allah. Yasemin mi dedi, Necdet'cigim asik ol bana diye? 2 sene evli kal benimle, elaleme rezil olamyayim dedi. Budur olay. Ancak birisi sizi sevdigini soylediyse, ondan bir beklentiniz olabilir. Bkz. Ahmet ve Yasemin.
Necdet'in ask icin her sey mubahtir anlayisi:
Asik oldugum insana bir defa bile yalan soylemedim, soyleyemem. Baska birine asik olsa da, kapiyi acar git, mutlu ol derim (sonra gider kendimi Sevda Tepesi'nden atarim, o ayri). B]Yalanli dolanli ask mi olur? Insan asik olunca, karsisindakinin iyiligini istiyor, ona kalbini aciyor, uzerine titriyor. Insanlar, askta her sey mubahtir deyince cildiriyorum ben. Olur mu oyle sey? Hayatta hic bir sey bazi seyleri mubah kilamaz. Bazi seyler ahlaki degildir. Yalan, hirsizlik, cinayet, sahtekarlik, bilerek masumlara zarar vermek yanlistir. Askimdan yaptim demek mubah kilmaz. Bencilligimden yaptim demek daha dogru o durumda. Askim icin yaptim, ailem icin yaptim, inancim icin yaptim. Aferin mi diyelim?
Necdet'in yaptigina neden fedakarlik denemez:
Ben Yasemin'in Necdet'i nasil uzdugunu hala anlayamiyorum. Necdet kendi istiyor. Israrla. Hatta giderlerse, ben nasil yasarim, dunyam yikilir diye de dolaniyor ortalikta. Yani bu sekilde yasamak, Yaseminsiz yasamaktan daha iyi geliyor ona. Yasemin'le de baska turlu beraber olamayacagina gore de buna razi. Eger Necdet yasemin'e asik olmasaydi, bunlari sadce bir arkadas olarak yapsaydi; o ev ona hapis olsaydi, o zaman dunyanin en buyuk fedakarligi olurdu. Su haliyle, kendi isine de geliyor. O kadar istemiyorsa, biraksin Yasemin'i. Arkadas olarak fedakarlik yapmak ayri. Ama Necdet bunu arkadas olarak degil, asik olarak kendi istedigi icin yapiyor. Dusunsenize askiniz, sizin evinizde telefonda "yarin seninle gelecegiz, cok mutluyum sevgilim" diye telefon gorusmeleri yapacak, bavul toplayacak, siz de ertesi gun aaa kacmamis diye mutlu olacaksiniz. Bu biraz mide ister. Belli ki bu kadin orada olmak istemiyor. Akli baska yerde.
Necdet'in Guzide'yle olan iliskisine dair:Necdet'in Guzide ile onu sevmedigi halde beraber olmasi ise (ki o donemde dusunun), ne kadar bencil oldugunu bir kez daha gosteriyor. Ahmet, Yasemin'le onu deliler gibi severken ve evlenmek uzere olduklarini dusunurken beraber oldugunda bile ne kadar sucluluk duymustu. Yine de bu forumda bu yuzden cok elestirildi. Necdet'in Guzide'ye yaptigi ne? 1960'larda bekar bir kadinin kendisiyle evlenmeyecek bir erkekle beraber olmasi ne demek dusunebiliyor musunuz? Guzide'nin sucu diyebilirsiniz; ama asil Necdet'in sucu. Guzide en azindan asik. Necdet onun duygularini istismar ediyor. Sevilmek hosuna gidiyormus. Birisiyle beraber olmak icin daha kotu bir mazeret dusunemiyorum.
Necdet'in su ana kadar yaptigi pek cok sey beni rahatsiz etti. Ama Guzide meselesi yaptigi en buyuk kotuluk oldu sanirim. Yani, kendisi bir sekilde mutlulugu yakalayabilecegi bir iliski kuruyor. Ama ne yardan, ne serden diyerek Yasemin'i ozgur birakmiyor-ki artik Yasemin'in sadece minnettarliktan kendisiyle beraber oldugunu anladi ve hala Ahmet'i sevdigini biliyor. Sonucta, kendisi Guzide'yle guzel seyler yasarken, Yasemin'in asla kendisini sevmeyecegini bildigi halde, Yasemin'le Ahmet'in birlesmesini hala engelliyor. Hem Guzide'yi ikinci kadin yaparak kotu konuma dusuruyor. Hem Yasemin'le Ahmet'n kavusmalarini engelleyerek mutsuzluklarini devam ettiriyor. Bencillikte kendini asti. Onun keyfi olacak diye etrafindaki herkes mutsuz. Yetmiyormus gibi, bir de Yasemin'e cikisiyor. Yasemin, Necdet'e birgun bile ask, sadakat sozu vermedigi halde, Ahmet'i opmedi bile.
Ben Necdet'in Guzide'ye gitmesine karsi degilim. En iyisini yapti. Ortada gercek bir evlilik yok; ama o kadar laf ebeliginden sonra, yaptiginin arkasinda durmasi ve Yasemin'e gidip, ben artik baska birisiyle beraberim demesi gerekiyordu. Ama Necdet karakterinin bastan beri en tutarli ozelligi bencilligi. O yuzden son yaptigina da sasirmadim; sadece sinirlendim. Yasemin'in yerinde olsam cildirirdim. Sevdigimde, kiskandigimdan degil de bu yuzden. Yasemin'i sus olarak yaninda tuttugu icin. Yasemin salak; ama en azinadn hep kendince dogru olani yapmaya calisiyor, kolay olani, isine geleni degil. Aptal aptal isler yapsa da sonucta.
Ha bir de Necdet, kendine ILK ilgi gosteren kadina gitti. Bu kadarmis aski. Demek ki Guzide hayatina yillar once girseydi, yillar once onunla beraber olmaya baslayacakti. Bahane mi yok? Ahmet'le Yasemin'i basbasa bakisirken yakalamasi, Yasemin'in Ahmet icin aglamalari, Ankara'dan beraber donmeleri, vs. Necdet'in aski, baska biri olmadigi icinmis. Zaten ben onun uzun zamandir, asktan cok saplanti oladugunu dusunuyorum. Bir insanin karsisindaki kendisini sevmedigi halde bu kadar israrci olmasi cok sevimsiz ve rahatsiz edici geliyor. Ayla da ayni.
Necdet ve Ayla karsilastirmasi:
Dolayisiyla yaptiklarinda Necdet'i hakli gordugum hic bir nokta yok. Bir suru insani mutsuz ettigini dusunuyorum. Benim gozumde Necdet'in Ayla'dan farki yok. Neden olsun ki? Ayla da deli gibi ve karsiliksiz asik yillardir. Ayla da kayinvalidesiyle cok iyi gecinen bir gelin. Ayla da gercekleri biliyor ve sakliyor. Bile bile iki seveni ve bir cocugu babasindan ayiriyor. Ikisi de ezik. Neden Necdet'i sevenlerin Ayla'ya dusman oldugunu anlamiyorum. Platonik asksa, platonik ask. Hastalikli tutkuysa, hastalikli tutku. Ha, Necdet guler yuzlu, Ayla asik yuzlu. O kadar da fark olsun
Ayla'yi ya da Necdet'i seven, onlarin Ahmet ve Yasemin'le beraber olmasini nasil ister? Ahmet'le Yasemin'in gonullerinin nerede oldugu belli. Yani Necdet'le Ayla'ya ancak aci verebilir onlar, sevgi degil.
Sevgili badger sana katılıyorum... bu sahne üzerinde senaristler çok kafa yormalı... Ahmet bu insanlardan tek tek farklı yerlerde hesap sorarsa olayın trajik yanı sıfırlanmış olur diye düşünüyorum... bu sahnede Ahmet sorumlu olan herkesi bir yerde toplayarak işe başlamalı... ve tüm sorumlulardan savunmalarını istedikten sonra hesabını sormaya başlamalı :img-pilot
ama belirttiğim gibi suçluların bir arada olduğu bir anda sorulan hesap ancak o sahnedeki trajediyi ve sahnenin ruhunu verebilir... aksi taktir de bu aşkın savruluşundaki neden-sonuç ta anlamsızlaşır...
Artık çok nadir margarin kullanıyoruz...ama bizim evde hala margarine ''sana yağı '' denir... - Gelirken bir paket sana yağı al...Yalnız gerçekten sana alınca da kızar annem.. - Ben bu markayı mı kullanıyorum..!
Az önce aklıma bir reklam daha geldi...
bir bilmecem var çocuklar...haydi sor sor....çayda kahvaltı da yenir...acaba nedir nedir...bisküvi denince akla...tamam şimdi buldum...hemen onun adı gelir...:img-icecr
Artık çok nadir margarin kullanıyoruz...ama bizim evde hala margarine ''sana yağı '' denir... - Gelirken bir paket sana yağı al...Yalnız gerçekten sana alınca da kızar annem.. - Ben bu markayı mı kullanıyorum..!
Az önce aklıma bir reklam daha geldi...
bir bilmecem var çocuklar...haydi sor sor....çayda kahvaltı da yenir...acaba nedir nedir...bisküvi denince akla...tamam şimdi buldum...hemen onun adı gelir...:img-icecr
Eti!Eti!:img-hyste
Evet ciddileşirsek,
Sevgili Bahar_can, Bize senin yukarıda betimlediğin bir sahneyi çok görmesinler, herkes ne var ne yok öğrensin, itiraf etsin..Bu kadar sabrettik, ödülümüzü almalıyız değil mi?...bknz: Agatha Christie hikayelerinin son perdesi..
Sana yağı reklamı süpermiş yalnız:)
Bugünkü eski bölüme bakarsak Ahmet annesinin yaptıklarını yüzüne vuracak ve bence en çok suçladıklarından biri olacak Yasemin'in hastaneye geldiğini söylemediğini öğrendiğinde nasıl köpürmüştü bir de annesi bilmiş bilmiş umursamazca "nerden açıldı bu mevzuu" demişti şimdi Ahmet gör bak mevzuu yu yapacak yani yapmazsa da mantıksızlığın sınırını aşmış oluruz :icon_whis
Bir de bgünkü eski bölümde Selma "erken yaşta dede ooldunuz çok güzel bir duygu olmalı " filan dedi öğrenince ne yapacak acaba :blink:Heralde bağrına basar Ahmet'e de bayağı düşkündür yıvvrusunun yıvrusunu:img-icecr daha çok sever Nezahat zaten hiç sevmiyo gibi bunlar analı kızlı böyleler:hıh Yasemin son zamanlarda biraz daha düşkün oldu sadece eleştiriler sayesinde heralde sıkı bir Selma-Rüya ilişkisi bekliyorum Rüya zaten büyürken kendisine Gürsoy'ları örnek alıcak gibi özellikle kadınlarını :img-yes: Eski bölümden konu açılmışken o mektup olayı çok kötüydü ben olsam yıkılırdım heralde onca sene anneme söyleyeyim de mektuplarımı filan saklamasın (bkz:60'lı yıllarda yaşadığını sanan sakin)
badger laplop'umun (oğlun böyle diyordu değil...) en prestijli bölümüne yani dekstopuna törenle Necidet dosyası açtım ve hepsini ekledim...( bkz. dizi karakteri için arşivler oluşturan, sıyırmış şahıs..)
Bir reklam daha var, göndermek istiyorum ama utanıyoruum...ekleyeyim sonra da sileyim ( Ayşe burda mı, değilse kulakları çınlasın..):img-blush
9312
Reklam için teşekkür ederiz :img-hyste
Diğer sayfada Necdet'in Yasemin'in telefonda konuşmasını duymasından sonraki gün yaptıklarının mide isteyeceğinden bahsetmiştiniz ivet bende bunu gündeme getirmiştim nasıl bir midesizliktir o iğreeeeenç:hıh Benim ahlak anlayışıma hatta kimsenin ahlak anlayışına uyacağını sanmam iğreeenç:hıh Formaliteden de olsa karın başka adama tamam sevgilim bilmem ne desin kaçma planları yapsın ertesi gün kaçmayınca papatyalarla donat evi iyi bu kaçmadı ödüllendirelim gibi bişey yaptı Necdet iğreeeeençti :img-cool2
sevgili aliye evet nazik davetine nezaketsizlik olmazdı... çok teşekkür ederim... ben çok uzun zaman gece sohbetleri yaptım... ama yorulduğumu fark ettiğim birkaç ay önce bıraktım...
Ayla meselesine ilişkin konuya gelirsek; ben aslında dizideki olumsuz tiplerin hepsini seviyorum...:img-hyste bunu ilk kez yazmıyorum harbi harbi yazdığım şeyler bunlar... ilk sevdiğim "kötü" Rıza'ydı... mahkeme sahnesinde çok mert bulduğum tavırlarından dolayı... aslında bu mertlik Rıza'da hissedilir derecede var... ama onu mahveden karısına ihaneti oldu... ben buradaki yaman çelişkiyi seviyorum işte... birçok arkadaş karısına ihanetinden dolayı Rıza gibi karakterleri silip atarken ben mertliğinden dolayı bu karakterlere elimi uzatıyorum...
ikinci olarak ayla'yı sevdim... çünkü ayla soğukluğuyla, katılığıyla, kıskançlığıyla, hırslılığıyla zaten olumsuz bir karakter ama insanlara yaptığı kötülük herkes tarafından sevilen Necdet kadar... şimdi soruyorum sence zaten "kötü" yönleri oluşuyla Ayla'mı daha "iyi" yoksa tüm olumlu yönlerine rağmen Necdet mi daha "kötü"... kültürümüzde Ayla gibiler için "o zaten kötüydü, bu hareket beklenir ondan" önyargısı varken, Necdet gibiler için "Aaa Necdet iyi çocuktur, bir hata yapmış" önyargısı vardır... bu durumda aslında insanlara aynı ölçüde zarar veren iki kişiden biri itilip kucaklanmazken, diğeri sarmalanır da sarmalanır... ben bu durumda yine tüm olumsuz yanlarına rağmen adaletin yerini bulması için Ayla'ya elimi uzatırım...:img-blush (ayla hakkında aylar önce willover'e Nergiz Öztürk sayfasında yazdığım uzun bir yazı var)
Benim sevdiğim diğer "kötü" bir karakter ise Selma'dır... Selma bana hep insanların yaşamda karşılaşabileceği katılıkları, çarpıcı gerçekleri, acımasız gerçekleri yaşamın kendisinden önce birilerine anlatmak için tüm sevimsizliği göze alarak kendini feda eden biri gibi gelmiştir... bu önce müthiş bir kendine güven sorunudur aslında... sonra da insanı ne kadar sevdiğinin önemli kanıtı... eee böyle biri sevilmez mi sence de... :img-grin2
anlayacağın ben kötü görünen ama aslında iyiliği içinde saklı karakterleri daha çok dikkate alıyorum... dizilerde, filmlerde çelişkili karakterler beni daha çok ilgilendiriyor... düz karakterler benim için sanırım çantada keklik:img-hyste bu dizideki en şeffaf karakter Ahmet ise olumlu-olumsuz yanlarıyla göz önünde... bu şeffaflık güveni, güven de sevgiyi doğuruyor doğal olarak...
evet badger bence de çok görmesinler... bir de bizim dediğimizi dikkate alsınlar ya aa... hep bana hep bana olmaz ki..:img-pilot
ozenc-can hoş geldin... umarım iyi geçmiştir tatilin... ben çıkıyorum.. kalan arkadaşlara iyi sohbetler diliyorum... iyi geceler... bye
bahar_can; sevgili aliye evet nazik davetine nezaketsizlik olmazdı... çok teşekkür ederim...
Nurdan, badger...özür diliyorum..bir süre bilgisayarın başından kalkmam gerekti...
Şimdii, seninle anlaşamadığımız noktaya gelelim...
Bence Ayla görünürde gayet hoş, sade, sakin, zeki, çalışkan, ailesine düşkün bir genç hanım..Necdet de görünürde öyle...Ben ikisi arasında fark göremiyorum..Haa birisi güleryüzlü...diğeri durgun ifadeli (asık yüzlü değil...) Necdet'in çok seveni var demişsin..bunun 1. nedeni izleyicinin çoğunluğunun kadın olması, 2. nedeni ise Ayla'nın çekici...cilveli olmayışı...yani Ayla zaten kötü diye değil sevimli olmadığı için kaybediyor...ilk gözden çıkarılan oluyor...
Ayla'nın kalbini de...Necdet'in kalbini de sadece biz biliyoruz...ve ikisinin kalbinde de aynı kin, haset, aşağılık duygusu var...
naz_özge12
14-07-07, 01:11
hatırla sevgili sağolsun hareketlerimi çok değiştirdi..konuşma tarzım bile değişti.hatta okulda türkçe dersinde öğretmenimiz bana ''afferim.bir senin konuşman güzel.bir sen türkçemize sahip çıkıyorsun bu sınıfta '' demişti..:)ve yine hs sağ olun öğretmenimiz sözlü notuma 100 vermişti.:)
bu arada hs yeni sezona zaman atlamasıyla mı başlayacak?
Aşağıdaki arkadaşlar...niye herkes dut yemiş bülbüle döndü bu akşam...yoksa tıp mı oynuyoruz..?
Hani bu akşam Yasemin müjdeli haberi Necdet'ten mi duyacak...yoksa Ahmet'ten mi onu tartışacaktık?
Acaba Necdet, yeminini bozduğu için vicdan azabı duyarak Yasemin'i arayıp, olanları anlatır mı? Yoksa koşup Güzide'nin evine mi saklanır..?
hatırla sevgili sağolsun hareketlerimi çok değiştirdi..konuşma tarzım bile değişti.hatta okulda türkçe dersinde öğretmenimiz bana ''afferim.bir senin konuşman güzel.bir sen türkçemize sahip çıkıyorsun bu sınıfta '' demişti..:)ve yine hs sağ olun öğretmenimiz sözlü notuma 100 vermişti.:)
bu arada hs yeni sezona zaman atlamasıyla mı başlayacak?
Bunları duymak çok güzel...bazen o kadar kötü mesajlarla karşılaşıyoruz ki..! Özellikle HS forumunda buna rastlamak çok üzücü oluyor...Dizi ile neredeyse tedavülden kalkmış birçok kelime yeniden konuşma dilimize girdi...o vakit...müsait...talebe...izdivaç...münasip...vs.. :img-wink:
Bildiğim kadarıyla zaman atlaması yok..olmasın zaten...Ahmet'in babalığını izleyelim biraz...hakettik bunu değil mi..!:good:
Bu müjdeli haberi tabii ki Ahmetten duymasını istiyorum:
Bunu bana nasıl yaptın Yasemin? diye başlayarak....Ve tam gaz kazan kaldırma operasyonu...:img-cool2
Necdetin ise bu kadar şeyden sonra o eski tavırlarından vazgeçmesini, eve gidip pılısınıpırtısını toplamasını ve o üçünün hayatından artık çekilmesini istiyorum...Yeter araya girmesini gerektirecek bir durumu kalmadı...Vee Ahmetin zamanının başlamasını diliyorum..Doğru ve haklı olan kazansın...
Bu arada çıkan herkese iyi geceler...bye
Bu müjdeli haberi tabii ki Ahmetten duymasını istiyorum:
Bunu bana nasıl yaptın Yasemin? diye başlayarak....Ve tam gaz kazan kaldırma operasyonu...:img-cool2
Necdetin ise bu kadar şeyden sonra o eski tavırlarından vazgeçmesini, eve gidip pılısınıpırtısını toplamasını ve o üçünün hayatından artık çekilmesini istiyorum...Yeter araya girmesini gerektirecek bir durumu kalmadı...Vee Ahmetin zamanının başlamasını diliyorum..Doğru ve haklı olan kazansın...
Bu arada çıkan herkese iyi geceler...bye
Off...öyle söylerken bir de Zeynep'in imzasındaki bakışla bakarsa...değmeyin keyfimize...Ayla ne olacak badger..? Şimdi bir de depresyon çıktı başımıza...Onunla da Selma ilgilense...o anlatsa...
Sonra Rüya'ya nasıl izah edecekler durumu..? Yılın piyangosu sana çıktı...Artık baban da, ninen de, deden de çift yavrum...!
ozenc-can [/B]hoş geldin... umarım iyi geçmiştir tatilin... ben çıkıyorum.. kalan arkadaşlara iyi sohbetler diliyorum... iyi geceler... bye
Hoşbulduk...güzeldi... Yazdıklarınızı okumak isterken, cevap yazmakta geciktim.
Anladığım kadarıyla Konu;Necdeti'in yaptıklarının tanımlanması (dürüst olup-olmadığı konusunda) ve Ahmet'in son sahne duyduklarından sonra ne yapacağı,ve Ayla..
Son sahnede yaşananları gözden geçirirsek:
"sen bana hesap soracak en son kişisin"
"sen hiç bir şeyden anlamıyorsun"
"bunca yıl neler yaşandı,ne acılar çekildisenin ruhun bile duymadı Ahmet"
"sen Yasemin'i ne kadar üzdüğünü hiç bir zaman anlamadın" ... Ahmet'e Necdet tarafından söylenen bu suçlayıcı sözler Ahmet'in kendini çok kötü hissetmesine neden oldu.Yüzündeki ifade hiçte hesap soracak birinin ifadesine benzemiyordu..Ve Koşarak tabiki Yasemin'e gidecek budurumda başka birine gitmesi düşünülemez.Necdet'ten önce ulaşacağını düşünüyorum. Amaaa Ahmet'in Ayla'dan kolay kurtulacağını sanmıyorum.Ahmet duyarlı,tutarlı,kendi içinde oldukça dürüst,insana değer veren bir karekter Ayla'da bu durumu kendi lehine kullanacak gibi görünüyor.
Necdet konusunda Badger arkadaşa katılıyorum köşeye sıkıştığı için herşeyi açıklamak zorunda idi. Birde "somut koşulların somut tahlili" gelinen noktada bunu açıklaması gerekti...ortada bir gerçek var bu durumu kendi lehine çeviremedi.(bükemediğin bileği öpeceksin):happy0064
Alınacak tavır konusunda en çok merak ettiğim Ünsal ailesinin Rüya'ya karşı alacağı tavır...
İşin içinden çıkamıyorum...Sahi o durumda ne yapar insan...Necdet'le Yasemin'e yapılması gereken belli de...Rüya ortada...
Bu kadar yıl torunum diye bağrına bas...sonra hiç alakası olmadığını öğren...İlişkiyi keserlerse Rüya çok kötü etkilenir...
Ünsal'ları az gösteriyorlar...umarım bunu geçiştirmezler...Lale'nin tavrı da var...sıkıntı geldi...:sad53:
Zaten seneye son sezon olduğuna göre biraz da Ahmet -Rüya-Yasemin(napalım onu da görmek zorundayız kıdeeeer:hıh) üçlüsünü aynı evde görmek lazım zaten bunların birleşmesi bir on bölümü bulursa geriye kalan bölümlerde de birlikte mücadele ettiklerini görmek istiyoruz tabi Rüya büyüyecek Ahmet'in saçlarına kırlar düşüp olgun edeleli vicütlu karizmetik delüüüğanlı olacak (ne kadder ironik saçlarına aklar düşmüş delüüüğanlı:img-in_lo )vesaire vesaire ...Ha bu arada o jenerikteki dans sahnesini görmek istiyorum Ahmet'in çalışma odasında Yasemin'e bayıldığımdan değil Ahmet'in ahenkle dans etmesini sevdiğim için :img-blush Mümkünse orda bir de Rüya gelsin babamla bende dans ediceğim diye onunla da dans etsin Ahmet pencereden güneş ışığı üzerlerine vururken :img-in_lo Duygu geliyy bağa ühühühühü:img-cray:
Sana yağı..:img-hyste
Etimekin üstüne olanı makbuldür...(Etimekin çıkmasına daha var ama biz ekmek üstüne verelim...):img-hyste
Bu arada Dizice -şu anda tatilde olan arkadaşımız, kulakları çınlasın..:)- ve benim diyaloglarımı toparladığı yazılarımızı sunuyorum..Dizicenin derleme çalışmasıdır..:
Neden Necdet, Ahmet'le Yasemin'in kavusamamasinin birinci musebebbidir:Ahmet'le Yasemin'i gercekten ayiran insan benim gozumde Necdet'tir. Ilk evlendiklerinde Ahmet, bir firsatini bulur, mutlaka Yasemin'le konusurdu. O zaman da her sey ortaya cikardi. Ama Necdet bundan korktugu icin, Ahmet'e Yasemin benim karim, ondan uzak diyerek, onun Kibriscik'a gitmesine neden oldu ve Yasemin'in dogmamis cocuguna sahip cikti. Yasemin de ona yanlis yere minnet duydu. Oysa Yasemin'le AHmet zamaninda bir kez konusabilselerdi, Yasemin'in Necdet'in "iyiligine" ihtiyaci olmayacak, sevdigi adamla mutlu bir hayat yasayacakti. Insanlar ille de zincirle hapsedilmez. Necdet de Yasemin'in minnet duygusunu kullanarak onu hapsetti.
Allah insani Necdet gibi sevenden korusun. Ben onun olayim diye beni mutsuz etmeyi goze alan adam olmaz olsun. Gercekten sevseydi, karsiliksiz sevseydi, Ahmet Yasemin'le gorusmeye geldigi anda, onlarin gorusmesine izin verirdi.
Necdet karakterinin bencilligi:
Necdet'i ileride "kotu karakter" yapmalarina gerek yok, cunku bence zaten bastan iyi bir karakter degil. Ben insanlarin iyi veya kotu olduguna inanmam. Herkes kendince iyidir; ama bazilarimiz daha bencilce ve baskalarini dusunmeden hareket ediyor. Her seyi kendi acisindan yorumluyor. O insanlarin davranislari baskalarina zarar veriyor. Oturup da herhalde, nasil insanlara zarar veririm acaba diye dusunen kimse yoktur dunyada. Necdet de baskalarini cok dusunmeyen bir insan tipi. Isler iyi gittigi surece huyu suyu iyi. Terslesti mi cildiriyor. Gecmiste de gorduk. Bir daha da gorecegiz.
Kesinlikle sorunlu bir kisilik. Babasi tarafindan yetisirken ezilmis, kendine guvensiz, saplantili bir sevgi icin butun hayatini mahveden bir karakter. Cok ben merkezli bir ic dunyasi var. Her sey onunla ilgili. O devirde bile politikayla ilgilenmiyor, etliye sutluye karismiyor. Varsa yoksa, onun sevdigi kadin, onun pastanesi, onun hayati. Bu bencilligiyle de iyilik yapar gibi goruntugu zamanlarda dahi, etrafindakilere zarar verdigi oluyor. Kotuluk yapmak degil niyeti, sadece her seyi kendine yontunca, dogal sonuc bu. Adini ne koyarsak koyalim, Necdet bilerek ve isteyerek, kendi aski icin iki sevenin arasina girdi. Ben o evlilige iyi niyetle girdigini hc dusunmedim. Yasemin'in bir gun ona asik olacagini ummak, biraz hastalikli bir dusunce degil mi? Siz baskasindan cocugu olacak ve ona deli gibi asik, mecburiyetten ayrilmis birisiyle, belki bir gun bana asik olur diye evlenir misiniz? Ancak yardim edeyim simdilik, sonra firsat bulunca bosanir, serbest birakirim diye evlenirseniz, iyi niyet olur bu. Zaten en bastan demisti, "ask icin her sey mubah" diye. Bu dusunus, inanilmaz bencil. Ask ne kadar buyuk olursa olsun, asla ask ugruna her sey mubahtir denilemez.
Platonik ask ve Necdet:
Ben hala birinin sirf birisini seviyor diye onun uzerinde hak iddia edebilmesi mantigini anlamis degilim. Beni birinin sevip, sevmemesi zerre kadar ilgilendirmez. Ben sevmiyorsam, ben istemediysem, bana ne? Sevme kardesim. Allah Allah. Yasemin mi dedi, Necdet'cigim asik ol bana diye? 2 sene evli kal benimle, elaleme rezil olamyayim dedi. Budur olay. Ancak birisi sizi sevdigini soylediyse, ondan bir beklentiniz olabilir. Bkz. Ahmet ve Yasemin.
Necdet'in ask icin her sey mubahtir anlayisi:
Asik oldugum insana bir defa bile yalan soylemedim, soyleyemem. Baska birine asik olsa da, kapiyi acar git, mutlu ol derim (sonra gider kendimi Sevda Tepesi'nden atarim, o ayri). B]Yalanli dolanli ask mi olur? Insan asik olunca, karsisindakinin iyiligini istiyor, ona kalbini aciyor, uzerine titriyor. Insanlar, askta her sey mubahtir deyince cildiriyorum ben. Olur mu oyle sey? Hayatta hic bir sey bazi seyleri mubah kilamaz. Bazi seyler ahlaki degildir. Yalan, hirsizlik, cinayet, sahtekarlik, bilerek masumlara zarar vermek yanlistir. Askimdan yaptim demek mubah kilmaz. Bencilligimden yaptim demek daha dogru o durumda. Askim icin yaptim, ailem icin yaptim, inancim icin yaptim. Aferin mi diyelim?
Necdet'in yaptigina neden fedakarlik denemez:
Ben Yasemin'in Necdet'i nasil uzdugunu hala anlayamiyorum. Necdet kendi istiyor. Israrla. Hatta giderlerse, ben nasil yasarim, dunyam yikilir diye de dolaniyor ortalikta. Yani bu sekilde yasamak, Yaseminsiz yasamaktan daha iyi geliyor ona. Yasemin'le de baska turlu beraber olamayacagina gore de buna razi. Eger Necdet yasemin'e asik olmasaydi, bunlari sadce bir arkadas olarak yapsaydi; o ev ona hapis olsaydi, o zaman dunyanin en buyuk fedakarligi olurdu. Su haliyle, kendi isine de geliyor. O kadar istemiyorsa, biraksin Yasemin'i. Arkadas olarak fedakarlik yapmak ayri. Ama Necdet bunu arkadas olarak degil, asik olarak kendi istedigi icin yapiyor. Dusunsenize askiniz, sizin evinizde telefonda "yarin seninle gelecegiz, cok mutluyum sevgilim" diye telefon gorusmeleri yapacak, bavul toplayacak, siz de ertesi gun aaa kacmamis diye mutlu olacaksiniz. Bu biraz mide ister. Belli ki bu kadin orada olmak istemiyor. Akli baska yerde.
Necdet'in Guzide'yle olan iliskisine dair:Necdet'in Guzide ile onu sevmedigi halde beraber olmasi ise (ki o donemde dusunun), ne kadar bencil oldugunu bir kez daha gosteriyor. Ahmet, Yasemin'le onu deliler gibi severken ve evlenmek uzere olduklarini dusunurken beraber oldugunda bile ne kadar sucluluk duymustu. Yine de bu forumda bu yuzden cok elestirildi. Necdet'in Guzide'ye yaptigi ne? 1960'larda bekar bir kadinin kendisiyle evlenmeyecek bir erkekle beraber olmasi ne demek dusunebiliyor musunuz? Guzide'nin sucu diyebilirsiniz; ama asil Necdet'in sucu. Guzide en azindan asik. Necdet onun duygularini istismar ediyor. Sevilmek hosuna gidiyormus. Birisiyle beraber olmak icin daha kotu bir mazeret dusunemiyorum.
Necdet'in su ana kadar yaptigi pek cok sey beni rahatsiz etti. Ama Guzide meselesi yaptigi en buyuk kotuluk oldu sanirim. Yani, kendisi bir sekilde mutlulugu yakalayabilecegi bir iliski kuruyor. Ama ne yardan, ne serden diyerek Yasemin'i ozgur birakmiyor-ki artik Yasemin'in sadece minnettarliktan kendisiyle beraber oldugunu anladi ve hala Ahmet'i sevdigini biliyor. Sonucta, kendisi Guzide'yle guzel seyler yasarken, Yasemin'in asla kendisini sevmeyecegini bildigi halde, Yasemin'le Ahmet'in birlesmesini hala engelliyor. Hem Guzide'yi ikinci kadin yaparak kotu konuma dusuruyor. Hem Yasemin'le Ahmet'n kavusmalarini engelleyerek mutsuzluklarini devam ettiriyor. Bencillikte kendini asti. Onun keyfi olacak diye etrafindaki herkes mutsuz. Yetmiyormus gibi, bir de Yasemin'e cikisiyor. Yasemin, Necdet'e birgun bile ask, sadakat sozu vermedigi halde, Ahmet'i opmedi bile.
Ben Necdet'in Guzide'ye gitmesine karsi degilim. En iyisini yapti. Ortada gercek bir evlilik yok; ama o kadar laf ebeliginden sonra, yaptiginin arkasinda durmasi ve Yasemin'e gidip, ben artik baska birisiyle beraberim demesi gerekiyordu. Ama Necdet karakterinin bastan beri en tutarli ozelligi bencilligi. O yuzden son yaptigina da sasirmadim; sadece sinirlendim. Yasemin'in yerinde olsam cildirirdim. Sevdigimde, kiskandigimdan degil de bu yuzden. Yasemin'i sus olarak yaninda tuttugu icin. Yasemin salak; ama en azinadn hep kendince dogru olani yapmaya calisiyor, kolay olani, isine geleni degil. Aptal aptal isler yapsa da sonucta.
Ha bir de Necdet, kendine ILK ilgi gosteren kadina gitti. Bu kadarmis aski. Demek ki Guzide hayatina yillar once girseydi, yillar once onunla beraber olmaya baslayacakti. Bahane mi yok? Ahmet'le Yasemin'i basbasa bakisirken yakalamasi, Yasemin'in Ahmet icin aglamalari, Ankara'dan beraber donmeleri, vs. Necdet'in aski, baska biri olmadigi icinmis. Zaten ben onun uzun zamandir, asktan cok saplanti oladugunu dusunuyorum. Bir insanin karsisindaki kendisini sevmedigi halde bu kadar israrci olmasi cok sevimsiz ve rahatsiz edici geliyor. Ayla da ayni.
Necdet ve Ayla karsilastirmasi:
Dolayisiyla yaptiklarinda Necdet'i hakli gordugum hic bir nokta yok. Bir suru insani mutsuz ettigini dusunuyorum. Benim gozumde Necdet'in Ayla'dan farki yok. Neden olsun ki? Ayla da deli gibi ve karsiliksiz asik yillardir. Ayla da kayinvalidesiyle cok iyi gecinen bir gelin. Ayla da gercekleri biliyor ve sakliyor. Bile bile iki seveni ve bir cocugu babasindan ayiriyor. Ikisi de ezik. Neden Necdet'i sevenlerin Ayla'ya dusman oldugunu anlamiyorum. Platonik asksa, platonik ask. Hastalikli tutkuysa, hastalikli tutku. Ha, Necdet guler yuzlu, Ayla asik yuzlu. O kadar da fark olsun
Ayla'yi ya da Necdet'i seven, onlarin Ahmet ve Yasemin'le beraber olmasini nasil ister? Ahmet'le Yasemin'in gonullerinin nerede oldugu belli. Yani Necdet'le Ayla'ya ancak aci verebilir onlar, sevgi degil.
Canım döktürmüşsün, inan, şimdi geldim, tamammını okuyamadan daldım yazmaya. Altını çizdiğim yerlerde, artık bundan daha açık seçik ve yalın nasıl ifade edilebilir bilmiyorum. Bu bir uç. Bir son nokta. Ne olur artık kimse yazmasın Necdet fedakar diye, diyebiliyorum ve seni kutluyorum. Bu forumda konuşulan, bütün arkadaşlarımızın şimdiye dek altını çizdiği, üstüne bastığı bir çok noktanın tam teşekküllü özetini vermişsin.:img-icecr
Alınacak tavır konusunda en çok merak ettiğim Ünsal ailesinin Rüya'ya karşı alacağı tavır...
İşin içinden çıkamıyorum...Sahi o durumda ne yapar insan...Necdet'le Yasemin'e yapılması gereken belli de...Rüya ortada...
Bu kadar yıl torunum diye bağrına bas...sonra hiç alakası olmadığını öğren...İlişkiyi keserlerse Rüya çok kötü etkilenir...
Ünsal'ları az gösteriyorlar...umarım bunu geçiştirmezler...Lale'nin tavrı da var...sıkıntı geldi...:
Aygün demek istedin kanımca :img-yes: Evet zavallı Hasan Amcam kesin Necdet'e o şihvetli ses telleriyle bağıracak :img-in_lo Ohh olsun Necdet'e :hıh Bir de ailesini kandırdı utanmadan onca sene bakalım işin içinden nasıl çıkacak valla ben aileme böyle birşey yapsaydım tüm ilişkilerini keserlerdi benle Necdet'e de tüm ailesi sırt çevirsin de görsün gününü:img-cool2
Bu arada Cansel'in başlığı çok boştu nazar değdi diye düşünerek hemen bir Nazar Şiiri yazdım çalışmamın ismi " Nazar Değen Delüüüğğğanlı İçin Şiir ":
Cevap vermedi hiç kimse:sad53:
Aman nazar değdi ya işte:icon_sorr
Ne gözler varmış göz değil:icon_whis
Sana kem gözle bakanın gözü göz değil:hıh
Etme bulma dünyası burası başkasıyla didişme:img-cool2
Latife edeiyorum canım alınmasın hiç kimse :img-blush
Bu arada dünkü şiirimede yorum yazmadınız ne ayaak????:img-cool2 Yoksa şiirlerimi beğenmiyor musunuz hepinizi tenha başlıklarda kıstırırım :hıh
bahar_can; sevgili aliye evet nazik davetine nezaketsizlik olmazdı... çok teşekkür ederim...
Nurdan, badger...özür diliyorum..bir süre bilgisayarın başından kalkmam gerekti...
Şimdii, seninle anlaşamadığımız noktaya gelelim...
Bence Ayla görünürde gayet hoş, sade, sakin, zeki, çalışkan, ailesine düşkün bir genç hanım..Necdet de görünürde öyle...Ben ikisi arasında fark göremiyorum..Haa birisi güleryüzlü...diğeri durgun ifadeli (asık yüzlü değil...) Necdet'in çok seveni var demişsin..bunun 1. nedeni izleyicinin çoğunluğunun kadın olması, 2. nedeni ise Ayla'nın çekici...cilveli olmayışı...yani Ayla zaten kötü diye değil sevimli olmadığı için kaybediyor...ilk gözden çıkarılan oluyor...
Ayla'nın kalbini de...Necdet'in kalbini de sadece biz biliyoruz...ve ikisinin kalbinde de aynı kin, haset, aşağılık duygusu var...
Bencede.... ama Ayla'nın Ahmet tutkusu saplantı halinde ve bu konuda normal düşünemiyor. Ahmet'in onu sevmediğini bile bile... herşeye ramen...zaten donuk ve içine kapanık bir karekter öylede yaşayabilir onun için fark etmez.
hadi akşam akşam zıplatayım sizi yeniden..
Yavuz hırsız (eşimin onun için çok doğru bir lafı var, neyse bknz.Necdetçi olmayan biri var, sadece birkaç bölümünü izledi, öz.son sahneden sonra söyledi)
Necdet Beyin Ahmetle son diyalogu tekrardan birebir huzurunuzda...En beğendiğim laflarını özenle koyulaştırdım...
Sevgili Özenc-can, Necdet bükemediği bileği öpmedi, uğraşıp kendi bileğini öptürtmeye çalışmıştır...
---------------------
Bunu nasil yaparsin Necdet, nasil yaparsin? Hem de Yasemin'e. Seni uzmemek icin mutlulugu elinin tersiyle itmis bir kadina.
Alayci bir tavirla: Oyle mi? Bak benim bundan haberim yoktu. Demek benim icin bir fedakarlik yapti. Oyle mi?
Onu elimden aldin. GOzumden sakindigim hayatimin askini elimden aldin Necdet. Bunun icin mi yani? Gunun birinde aldatman icin mi? (Turkce hatasi-Ahmet'e yakistiramadim. "aldatmak icin mi" olmaliydi) Biliyor musun, bana donmesi icin ugrastim; ma seni uzmek istemedi. Kimin icin bu fedakarligi yaptigini bir bilse.
Ahmeet!!! Senin, dunyadan haberin yok. Sen sadece bakiyorsun. Senin hic bir sey gordugun yok.
Ya? Gecen gece gorecegimi gordum. Sevgilinle beraber onun evine giriyordun. Daha ne gormem gerekiyor?
Sen bizi takip mi ettin? Sen bunu nasil yaparsin? Bu ne asagilik bir sey? Sen kim oldugunu saniyorsun?
bana haktan hukuktan bahsetme, biz artik bunlari konusamayiz. Biz artik baska bir yerdeyiz.
Kavgadan sonra:
Neye sahip oldugunun farkina varsan, belki kiymetini bilebilirdin. Ama en ufak bir fikrin yok maalesef.
Sen merak etme, ben bunu cok iyi biliyorum.
Boyle mi biliyorsun? Bu mu kiymet bilmek? Onu aldatmak mi?
Sen hic bir seyden anlamiyorsun. Hic bir seyden. Bunca yil neler yasandi, ne acilar cekildi. (yaa adam Seine nehri manzaralı gece klüplerinde elinde şampanya-havyarla, Fransız hatunlarıyla gönül eğlendirdi) Senin ruhun bile duymadi Ahmet.(evet sayenizde) Sen Yasemin'i ne kadar uzdugunu hic bir zaman anlamadin. Korsun sen, dedim ya, bakiyorsun ama anlamiyorsun. Dunyanin en sansli adami oldugunu bile goremiyorsun. O hep seni sevdi. Bundan hic bir zaman vazgecmedi. Yillarca, her dakika, her an.
Yoksa beni sevdigi icin, intikam mi aliyorsun Yasemin'den? Bunun icin mi evliligini tehlikeye atiyorsun.
Bizim evliligimiz sadece kagit ustunde gecerli.
Hmf. Saedece kagit ustunde mi? Bu yalanlara inanacagimi mi zannediyorsun?
Yalan degil Ahmet.
Bu nasil olur? Ortada cocuk var, Ruya var.
Ruya senin kizin. Senin kizin. Ayrilmistiniz, artik biraraya gelemezdiniz. Buna ragmen Yasemin bebek bekledigini soylemek icin babanin yattigi hastaneye kostu. Ama gorusemedi seninle. Sonunda gittiniz Amerika'ya bir sure. O kadar caresizdi ki, kendini oldurmek istedi. Allah'tan ben farkettim.
Olumden kurartdim onu. SOnra da evlenme teklif ettim. Durumu kurtarmak icin. Bu kadar. Butun hikaye bu. Butun hikaye bu iste.
Aygün demek istedin kanımca :img-yes: Evet zavallı Hasan Amcam kesin Necdet'e o şihvetli ses telleriyle bağıracak :img-in_lo Ohh olsun Necdet'e Bir de ailesini kandırdı utanmadan onca sene bakalım işin içinden nasıl çıkacak valla ben aileme böyle birşey yapsaydım tüm ilişkilerini keserlerdi benle Necdet'e de tüm ailesi sırt çevirsin de görsün gününü
Bu arada Cansel'in başlığı çok boştu nazar değdi diye düşünerek hemen bir Nazar Şiiri yazdım çalışmamın ismi " Nazar Değen Delüüüğğğanlı İçin Şiir ":
Cevap vermedi hiç kimse:sad53:
Aman nazar değdi ya işte:icon_sorr
Ne gözler varmış göz değil:icon_whis
Sana kem gözle bakanın gözü göz değil:hıh
Etme bulma dünyası burası başkasıyla didişme:img-cool2
Latife edeiyorum canım alınmasın hiç kimse :img-blush
Bu arada dünkü şiirimede yorum yazmadınız ne ayaak????:img-cool2 Yoksa şiirlerimi beğenmiyor musunuz hepinizi tenha başlıklarda kıstırırım :hıh
Aman süünem arkadaşın tehditleri yetiyor bana..hem sen kabahatinle otur....:icon_whis
Evet Aygün demek istedim...birazdan editlerim...sık sık yaptığım bir işlem...Hem ben Aygün'lerin tavrı derken Rüya'ya olan tavırları demek istemiştim..! Öbürleri beni ilgilendirmiyor...etme bulma dünyası...çekecekler cezalarını..
Shevek...geç geldin ama olsun, yine de hoşgeldin...Az önce farkettim ki badger'in yazısının son paragrafı, benim bahar_can'a yazdığım cevabın aynısının tıpkısı...nasıl gözden kaçırmışım...o kadar da yazmak için uğraştım...karıştırdım...toparladım...oysa hemen ekleseydim :icon_sorr
Arkadaşlar eklediğim reklamlar problem yaratır mı modlar açısından..? Sileyim mi?
Birde Deniz'in ölüp-ölmediği konusu var.Okuduğum Kitapta kanlı Pazara ilişkin şu bilgiler var:
76 devrimci kuruluşun desteklediği"Emperyalizme ve sömürüye karşı işçi yürüyüşü"16 şubat pazar günü yapılacaktır.
Kışkırtmalar sonunda İstanbul'a dağişik il ve ilçelerden gelen yaklaşık 15 bin kişi Taksim'de Yasal miting düzenleyenlere muşta,bıçak ,zincir gibi aletlerle saldırıyor ve TİP üyesi Duran Erdoğan ile Ali Turgut Aytaç Adlı kişiler öldürülüyorlardı. olayın tarihi karşılığı olduğunu düşünürsek,Denizin ölmemesi gerekiyor.
Bu arada mitinkte şuçlu olarak gösterilen 48 kişi arasında ErtuğrulGünay'da var
Sevgili Oxford, (....Yasemin'in Necdet'e kızmak gibi bir hakkı asla olamaz.)
Yasemindir yapabilir: Necdete kızabilir,
Ahmete de niye gittin Necdete yumruk attın niye işime karışıyorsun der...
O kadar çok yapmaması gereken şeyi yaptı ya da yapması gerekeni yapmadı ki..
Tabii ki hiçbir şeye itiraz etmeye hakkı yok...O sadece çocuğunun babasının çocuğundan bihaber yaşamasının sebeplerini mantıklıca açıklamasını bulmaya çalışsın..- ki öyle bir şeyi yok zaten-
Hemen konuya dalayım dedim. Yasemin fazlasıyla tolerans gösterdi bu Necdet'e. Kızmak da ne demek? "Sen de kim oluyorsun? Bu ne cüret?Sen hangi hakla ve ne cüretle benim hayatımız her dakikasında yer alabilme hakkını kendinde görüyorsun? Anladık. Aile dostusun. En iyi arkadaşımın abisi oluyorsun. Ben senden talep etmediğim halde doğumgünümde en güzel pastayı yaptın, hiç beklemediğim, hatta almaktan hafif müstehzi olduğum, gereksiz yere borçlu hissettiğim kolyeyi aldın, her sabah babama almaya geldiğim çöreklerin belli ki parasını almak istemedin, plaklar istediğin kadar sende kalabilir dedin, babamı evden aldıkları o gün aslında kimsenin suratını görmek bile istemezken, beni yerden kaldırdın, ailece ağlayıp zırlayıp, acı çekip birbirimizin kollarında teselli bulmamıza bile izin vermedin, ışığın okul taksitlerini ısrarla bunu istemediğimi söylememe rağmen ödedin, hamile olduğumu bile tek başıma öğrenmeme müsaade etmedin, Ahmeti yanlış anladığım o gün acımı dindireceğine-Yaso yanlış anlamış olamaz mısın, o kadın Ahmet'in bir yakını olabilir, daha geçen ay evlenmek üzere seni Paris'e götürmek isteyen Ahmet şimdi bunu ne demeye yapsın ki demedin, intihar etmekten kurtardın, sen gelmeseydin de beljki ben atlamayacaktım, bunu görmeme bile izin vermedin, evlenelim, formalite icabı dedin, aşık olacağım birine rastlayınca bu evlilik bitecek söz dedin.....Ama Necdet sen bunu söylerken aşık olduğun, bir gün seni sevme ihtimalini yan cebine koyduğun kadının ben olduğumu bana söylemedin Necdet! Rüyayı çok sevdin. Hatta gereğinden çok sevdin Necdet! Ankara trenini neden takip ettin İstanbul'a dek Necdet! Bir ana dahi tahammül edemedin! Neden Güzideyi bulunca bana söylemedin? Neden beni bırakmadın Necdet! Neden! Bu ne cüret! Necdet!
demeli.
Napayım ama bi bakıyorum hiç kimse yok :icon_whis bende o zaman Zencefil'e binip başlık başlık geziyorum :icon_whis :img-icecr
Rüya'yı yine seveceklerdir elbette ama öz torunları kadar değil :icon_whis
Ama artık benim gitmem lazım saatime baktım ooo çok geç olmuş Tokyo'da saat beşe geliyy ya :icon_whis herkese iyi geceler bye bye :sad53:
Alayci bir tavirla: Oyle mi? Bak benim bundan haberim yoktu. Demek benim icin bir fedakarlik yapti. Oyle mi?
Sen evde zırıl zırıl ağlıyordun Necidet, ne çabuk unuttun. Ben onlarsız yapamam, ben onlarsız ne poh yerim, ben de ben ben de ben deyü deyü. Hiç düşünmedin değil mi belki de (kesinkes) onlar daha mutlu olacaklar Ahmet'in yanında deyü. Sen kendinden başka kimi düşündün, kendi ulaşamadığın ciğere ulaşma gailenden başka neyi düşündün Necidet. Hatta baktın ki ertesi gün gitmemiş- ki bir gece önce, senin evinden başka bir adama aşkla, hasretle hitap eden kadın gitmemiş. Bu ne demektir allasen Necidet! Bu fedakarlık değildir de nedir Necidet! Asıl kör sensin!
Evet Aygün demek istedim...birazdan editlerim...sık sık yaptığım bir işlem...Hem ben Aygün'lerin tavrı derken Rüya'ya olan tavırları demek istemiştim..! Öbürleri beni ilgilendirmiyor...etme bulma dünyası...çekecekler cezalarını..
Aygünler, Ahmetten sonraki ikinci mağdur bu konudaki..
Lalenin özellikle bu konuda sert bir tavır sergileyeceğini düşünüyorum..
Eski en yakın arkadaşı, ağabeyi ve yeni en yakın arkadaşı, Teo tarafından aldatıldı..Ben, olsam kesinlikle dördünün suratına bakmazdım...
Hasan Amcayı düşünmek bile istemiyorum...O çok sevdiğimiz davudi, o gürül gürül sesini adalardan bile duyacağımıza eminim...
Dilşat Hanım desen kadın, zateno kadar naif ki, hastalanıp yataklara düşer kahrından...
Yazıkk! İnsan saplantılı bir aşk uğruna ailesini bile aldatıyor...Ne diyeyim? Etrafındaki en yakınlarının ona bir daha güvenmesi çok zor..
Yasemin ise kendini kurtarmak için kendini kandırmaların, korkaklıklarının ve saçma gururunun (tabii bAhmetle mektup davasını konuştuktan sonra, rezil olma endişesine dönüştü) arkasına saklanıyor...
badger; mesajını okurken eş zamanlı olarak fonda konuşmayı dinliyordum..:good:
Kesinlikle yavuz hırsız bu Necdet...ah ah ev sahibinde iş yok ki... ozenc-can'ın dediği gibi ,hiç intikam ifadesi de yok yüzünde...Allah bilir Yasemin'e koşup af diler...
... senin hamile olduğunu anlamalıydım Yasemin...mektubumu almadığını tahmin etmeliydim Yasemin...senin hastaneye muhakkak gelmiş olacağını bilmeliydim Yasemin...Rüya'nın benim kızım olduğunu farketmeliydim Yasemin...benim yüzümden neredeyse ölüyor muşsun..! Allah'tan Necdet kurtarmış seni...Ona çok şey borçluyum...bu kadar yıl sana destek oldu, kızımıza iyi bir baba oldu...oysa ben...ben...yanında bile değildim...beni affet...Yasemin...yüzüme bak...lütfen affet beni...hepsi benim suçum..hepsi benim...ühü ühü....
olmaz olmaz demeyin....Allah yazdıysa bozsun (diyebilirsiniz...):img-wink:
badger eş zamanlı olarak mesajını okurken fonda konuşmayı dinliyordum..:good:
Kesinlikle yavuz hırsız bu Necdet...ah ah ev sahibinde iş yok ki... özenc-canın dediği gibi hiç intikam ifadesi de yok...Allah bilir Yasemin'e koşup af diler
... senin hamile olduğunu anlamalıydım Yasemin...mektubumu almadığını tahmin etmeliydim Yasemin...senin hastaneye muhakkak gelmiş olacağını bilmeliydim Yasemin...Rüya'nın benim kızım olduğunu farketmeliydim Yasemin...benim yüzümden neredeyse ölüyor muşsun..! Allah'tan Necdet kurtarmış seni...Ona çok şey borçluyum...bu kadar yıl sana destek oldu, kızımıza iyi bir baba oldu...oysa ben...ben...yanında bile değildim...beni affet...Yasemin...yüzüme bak...lütfen affet beni...hepsi benim suçum..hepsi benim...ühü ühü....
olmaz olmaz demeyin....Allah yazdıysa bozsun (diyebilirsiniz...)
Harbiden Allah korusun, ne kadar yel varsa ağızından alsın..Karpuz kabuğunu düşürme yahu..cık!cık!
Güzel şeyler, beklediğimzi şeyleri düşünün, çağırın..bknz:Secret olayı..
Aaa bu akşam LİN yok! Lin, Nerdeeeeesin?(yine kafiyeli oldu)
Shevek ikidir yazıyorum, ama sana hoşgeldin demeyi unutuyorum..bye :img-icecr
Aygünler, Ahmetten sonraki ikinci mağdur bu konudaki..
Lalenin özellikle bu konuda sert bir tavır sergileyeceğini düşünüyorum..
Eski en yakın arkadaşı, ağabeyi ve yeni en yakın arkadaşı, Teo tarafından aldatıldı..Ben, olsam kesinlikle dördünün suratına bakmazdım...
Hasan Amcayı düşünmek bile istemiyorum...O çok sevdiğimiz davudi, o gürül gürül sesini adalardan bile duyacağımıza eminim...
Dilşat Hanım desen kadın, zateno kadar naif ki, hastalanıp yataklara düşer kahrından...
Yazıkk! İnsan saplantılı bir aşk uğruna ailesini bile aldatıyor...Ne diyeyim? Etrafındaki en yakınlarının ona bir daha güvenmesi çok zor..
Yasemin ise kendini kurtarmak için kendini kandırmaların, korkaklıklarının ve saçma gururunun (tabii bAhmetle mektup davasını konuştuktan sonra, rezil olma endişesine dönüştü) arkasına saklanıyor...
Valla ben Aygünleri Maygünleri hiiiç mi hiç takmıyorum. Bu Necdet'in sorunu. Necdet'in sorunu da Ahmet'in sorunu değil bu noktadan sonra. O kızına kavuştu, bir dakikası bile yok kaybedecek. Artık kim ne düşünür, ne der diyecek bir dakikası bile yok. Necdet anlatsın onlara. Onlar da Rüyaya fazla bulaşmasınlar. (Bakınız: Ben konuşuyorum. Tohtor Meral.) Biraz da onlar sineye çekip sussunlar, gerekirse Anadolu'da bir şehre taşınıp, sürgün hayatı yaşasınlar 5 sene kadar, unuturlar, orada bir galeta fırını açsınlar, hatta bir de köyden anasız, babsız bir yavruyu evlat edinsinler, torunları olarak bakıp büyütsünler. Bir de Necdeti mirastan mahrum bıraksınlar.:img-pilot Herşeylerini Laleye bir de bu çocuğa bıraksınlar.
Zeynep iyi geceler...bu arada şiirin tabiiki çok güzel...sen yazarsın da ( bkz. gönül almaya çalışan şahıs..) Fragmana baktım da, o dans sahnesinde Ahmet'in saçlarında ak göremedim...:icon_whis
Shevek..harikasın..alıntı yapmadım ama yazını prestijli Necidet dosyamın en mutena köşesinde saklayacağım...:img-in_lo
Bu arada youtube deki engelleme kalkmış galiba..görüntüler açılıyor...
Valla ben Aygünleri Maygünleri hiiiç mi hiç takmıyorum. Bu Necdet'in sorunu. Necdet'in sorunu da Ahmet'in sorunu değil bu noktadan sonra. O kızına kavuştu, bir dakikası bile yok kaybedecek. Artık kim ne düşünür, ne der diyecek bir dakikası bile yok. Necdet anlatsın onlara. Onlar da Rüyaya fazla bulaşmasınlar. (Bakınız: Ben konuşuyorum. Tohtor Meral.) Biraz da onlar sineye çekip sussunlar, gerekirse Anadolu'da bir şehre taşınıp, sürgün hayatı yaşasınlar 5 sene kadar, unuturlar, orada bir galeta fırını açsınlar, hatta bir de köyden anasız, babsız bir yavruyu evlat edinsinler, torunları olarak bakıp büyütsünler. Bir de Necdeti mirastan mahrum bıraksınlar.:img-pilot Herşeylerini Laleye bir de bu çocuğa bıraksınlar.
Zaten orası evet Ahmeti hiçkimse ve hiçbirşey artık bağlamaz, açıkçası onu Rüyasından başka kimse bağlamaz bu hayatta..ne şart gelişirse gelişsin, kızını asla bırakmasın..Bazılarınız diyor, Rüya nasıl alışacak diye, alışır merak etmeyin.Ahmetin babası olduğunu saklamaları ileride işin içinden çıkılmasını getirir, daha fazla yalan dolanı çocuğun hayatına sokmasınlar.Tek şart, Necdetin onların hayatında fazla dolanmaması..Ahmet, dilerim bu konuyu kesin bir dille çözer
Hoş bulduk Badger'ım. Şükür kavuşturana.bye Bir önceki sayfadaki iletimi gördünüz mü? Sona düştü. Gözden kaçmasın. Pek bir hınçla kaleme-pardon klavyeye alınmıştı.
Okudum okudum...:) son anda farkettim ama görüp okudum...O diyalogu okuyup ta hınç dolu yazmamak elde değil...:img-hyste
Koyulttuğum yerler beni kopartan yerler zaten...Günlük hayatta canınızı sıkmak, tepenizi attırmak istiyorsanız buyrun bu diyalogu okuyunuz..
Zaten orası evet Ahmeti hiçkimse ve hiçbirşey artık bağlamaz, açıkçası onu Rüyasından başka kimse bağlamaz bu hayatta..ne şart gelişirse gelişsin, kızını asla bırakmasın..Bazılarınız diyor, Rüya nasıl alışacak diye, alışır merak etmeyin.Ahmetin babası olduğunu saklamaları ileride işin içinden çıkılmasını getirir, daha fazla yalan dolanı çocuğun hayatına sokmasınlar.Tek şart, Necdetin onların hayatında fazla dolanmaması..Ahmet, dilerim bu konuyu kesin bir dille çözer
Yerine konacak olan Ahmet gibi bir baba olunca bence de unutur. Necdet yaptı yapacağını. Ağzından çıkan bir söz onu sonsuza dek uzaklaştırdı sanal ailesinden. Ahmet bırakmaz, bırakmayacak. O da biliyor bunu. Ahmet hani son kez yarım ay şeklinde turlayıp, tek omuz aşağıda ona bakmıştı. Gidip gelmişti ya şunun boğazına mı yapışayım, yoksa yüzüne okkalı bir.... savurayım diye bir an. Sonra değmez gibisinden bir tur atıp, sırtını dönüp koşmaya başlamıştı. İşte o şimdi ondan alınanlara, çalınanlara, hak ettiğine , hakkı olana koşuyor. Hesap sormak, kızmak, bağırmak, sarılmak, öpmek, omzunda ağlamak, sıcak nefesi göğsündeyken uykuya dalmak, yıllardır ilk kez huzurla uykuya dalmak, kızını uyurken gözleyip, koklamak için, nanikl yapmak, yumurtasını kırmak, ayakkabısını bağlamak, o uyumuşken gece lambasını kapatmak, gece uyandığında suyunu vermek, sabah kahvaltısında ekmeğine bal sürmek için koşuyor. Koş be Ahmet, kim tutar seni? Aygünler hiç tutamaz.
Yerine konacak olan Ahmet gibi bir baba olunca bence de unutur. Necdet yaptı yapacağını. Ağzından çıkan bir söz onu sonsuza dek uzaklaştırdı sanal ailesinden. Ahmet bırakmaz, bırakmayacak. O da biliyor bunu. Ahmet hani son kez yarım ay şeklinde turlayıp, tek omuz aşağıda ona bakmıştı. Gidip gelmişti ya şunun boğazına mı yapışayım, yoksa yüzüne okkalı bir.... savurayım diye bir an. Sonra değmez gibisinden bir tur atıp, sırtını dönüp koşmaya başlamıştı. İşte o şimdi ondan alınanlara, çalınanlara, hak ettiğine , hakkı olana koşuyor. Hesap sormak, kızmak, bağırmak, sarılmak, öpmek, omzunda ağlamak, sıcak nefesi göğsündeyken uykuya dalmak, yıllardır ilk kez huzurla uykuya dalmak, kızını uyurken gözleyip, koklamak için, nanikl yapmak, yumurtasını kırmak, ayakkabısını bağlamak, o uyumuşken gece lambasını kapatmak, gece uyandığında suyunu vermek, sabah kahvaltısında ekmeğine bal sürmek için koşuyor. Koş be Ahmet, kim tutar seni? Aygünler hiç tutamaz.
Bak şimdi böyle yazdın annelik damarımı kabarttın..Benim minnoş tek ayağı dışarıda uyuyor yanımda...Gece bazen uyanıp, yanına gidiyorum, özlüyorum benim Jarjarı..AhhhYasemin ahhh Necdet! Ne diyeyim aslında yatacak yeriniz yok ya neyse..
Mektup olayı ortaya çıktıktan sonraki Yaso'ya, rezil olmak kaygısı ile mi hareket etti diyorsunuz? Hımmm, bir düşünelim bakalım.
Bak şimdi böyle yazdın annelik damarımı kabarttın..Benim minnoş tek ayağı dışarıda uyuyor yanımda...Gece bazen uyanıp, yanına gidiyorum, özlüyorum benim Jarjarı..AhhhYasemin ahhh Necdet! Ne diyeyim aslında yatacak yeriniz yok ya neyse..
Yasemin galiba mektup olayı açığa çıktıktan sonra, bir de Neco'ya acıyıp gidemedikten sonra Kıbrısçığa, en çok bundan korkmaya başladı. Ahmet'in gerçeği öğrenince ona kızmasından, hesap sormasından hatta nefret etmesinden, onun kayıtsız şartsız aşkını kaybedeceğinden. Ne dersiniz?
Tv'den canlı yayın...
NECDET: Teo, Ahmet'in bana söylediği son sözler var ya...onları kimsenin ayıramayacağına dair...
PİS YALAKA TEO: Onları sen ayırmadın Necdet...vs....:icon_twis
NECDET: Rüya Ahmet'in kızı Teo...Bu gerçeği nasıl unutabilirim ( demek hatırlıyorsun...) Bir gün gerçeği öğrenirse kızına sahip çıkmak en doğal hakkı olmayacak mı? Şimdi Yasemin'i kaybetme korkusuna birşey daha eklendi..Rüya'yı kaybetmek...( kaybettin bile...:img-hyste )
İlk defa kendimden alıntı yapıyorum..güzel bir duygu ama ne yazık ki yazılanlar bana ait değil...:icon_whis
Bugünkü bölümden bir sahne...Necdet olması gerekeni söylemiş zaten...iş uygulamaya kaldı...:good:
Yasemin galiba mektup olayı açığa çıktıktan sonra, bir de Neco'ya acıyıp gidemedikten sonra Kıbrısçığa, en çok bundan korkmaya başladı. Ahmet'in gerçeği öğrenince ona kızmasından, hesap sormasından hatta nefret etmesinden, onun kayıtsız şartsız aşkını kaybedeceğinden. Ne dersiniz?
Kesinlikle...
Artı ailesine ve çevresindekilere...Kocasını terkedip, kızını alarak eski aşığının yanına Anadoluya gitti..Rezalet...Elalem ne der sonra?
Vallahi elalem ne der bölümünü Yasemin Ahmetle beraber olurken aşmış olmalıydı...Yaptı bir şeyi, sorumluluğunu almalıydı...En azından annesine Necdetle evlenme gerekçesini söylemeliydi..Ya evlenirken ya da en azından o mektup olayının çıkmasının akabinde...Bu olay, Ahmetle bir şeyler yaşaması değil, bu olayın hayatının sonuna kadar bağlayıcı bir sonucunun olmasıdır...
Y..hh Teo bile biliyor Yaseminin annesi ya da kızkardeşi bilmiyor..Yüzden yüz bu utanç faktörü de var, başka açıklaması olamaz bu ketumluğunun..
İlk defa kendimden alıntı yapıyorum..güzel bir duygu ama ne yazık ki yazılanlar bana ait değil...:icon_whis
Bugünkü bölümden bir sahne...Necdet olması gerekeni söylemiş zaten...iş uygulamaya kaldı...:good:
Bu korktuğunun başına geleceğinin habercisidir..Ahmetin kehaneti çıktı ve son bölümde ilk başlardaki böbürlenmelerini tek tek yutmak zorunda kaldı...Bknz:etme bulma dünyası,
Yasemin galiba mektup olayı açığa çıktıktan sonra, bir de Neco'ya acıyıp gidemedikten sonra Kıbrısçığa, en çok bundan korkmaya başladı. Ahmet'in gerçeği öğrenince ona kızmasından, hesap sormasından hatta nefret etmesinden, onun kayıtsız şartsız aşkını kaybedeceğinden. Ne dersiniz?
Son bölümlerden birinde ( galiba Rüya hast.den çıktıktan sonra) ikisini yakınlaştırmaktan sözediyordu...Böyle bir korkusu olsa bunu defterine (yani bize) anlatırdı bence...Biz faniler onların aşkının şiddetini anlayamıyoruz..ikisi de kavuşamasalar bile '' ölünceye kadar tek aşk '' olarak kalacağından emin...
O yazın çok duygusal...galiba birtane de Aamed klasörü açacağım..:img-cray: :img-cray:
HatırlaSevgili
14-07-07, 02:57
Konuya biraz ortadan dalıyor gibi olacağım ama yorum yapmadan geçemedim. Necdet'in de Yasemin'in de yıllardır, Rüya'nın Ahmet'in kızı olduğu gerçeğini saklamaları çok büyük bir bencillik; ama Ahmet'in bu gerçeği bunca zaman sonra öğrenmiş olması da bana nedense sorunun tamamen çözülebileceği inancını vermiyor. Dikkat ederseniz bütün dizi boyunca senaristler sanki Rüya ile Necdet'in baba-kız ilişkilerini "mükemmelleştirmek" için ellerinden geleni yaptılar; her defasında Necdet'i Rüya için "vazgeçilmez" baba gibi gösterdiler; normal bir baba-kız'dan çok daha fazla şey paylaştıklarını gösterip durdular. Nedense Ahmet ve Rüya'nın sonu ne olacak diye düşünürken bana hep Rüya'ya (en azından bizi delirtecek kadar uzun bir süre) Ahmet'in gerçek babası olduğunu söyleyemeyecekler gibi geliyor ya da söyleseler bile o kadar küçük yaşta bir çocuk bunu kaldıramayacak ve Ahmet'ten soğuyacak böylece Necdet, Ahmet ve Yasemin arasında hep bir duvar olarak kalacak gibi. Düşünsenize, Rüya Ahmet'i bir "arkadaş" olarak ne kadar çok sevmiş olursa olsun, Ahmet ne kadar mükemmel bir baba adayı olursa olsun, sonuçta Necdet'i baba biliyor ve bir kızın babasını sevebileceğinden çok daha fazla seviyor. Kısacası yeni sezonun ilk bölümünü iple çektiğim şu günlerde neler olacağını hayal etmeye çalıştığımda bana hep sanki senaristler Ahmet-Yasemin-Rüya üçlüsünü mutlu bir aile olarak görmek isteyen seyircilerini hayal kırıklığına uğratacaklarmış gibi geliyor. Umarım yanılıyorumdur...
Kesinlikle...
Artı ailesine ve çevresindekilere...Kocasını terkedip, kızını alarak eski aşığının yanına Anadoluya gitti..Rezalet...Elalem ne der sonra?
Vallahi elalem ne der bölümünü Yasemin Ahmetle beraber olurken aşmış olmalıydı...Yaptı bir şeyi, sorumluluğunu almalıydı...En azından annesine Necdetle evlenme gerekçesini söylemeliydi..Ya evlenirken ya da en azından o mektup olayının çıkmasının akabinde...Bu olay, Ahmetle bir şeyler yaşaması değil, bu olayın hayatının sonuna kadar bağlayıcı bir sonucunun olmasıdır...
Y..hh Teo bile biliyor Yaseminin annesi ya da kızkardeşi bilmiyor..Yüzden yüz bu utanç faktörü de var, başka açıklaması olamaz bu ketumluğunun..
Bütün mesele bu zaten...yapmadan önce düşünmek ve sonuçlarına katlanmak...Acaba Yasemin annesine anlatsaydı...o zaman ne olurdu? Ben espri olsun diye hemen Necdet'le evlendirirdi yazmıştım ama sanki Nezahat böyle kriz anlarında sağlam duran bir kadın...Yasemin'in evlenmesine mani olurdu diye düşünüyorum..ne dersiniz..?
Kesinlikle...
Artı ailesine ve çevresindekilere...Kocasını terkedip, kızını alarak eski aşığının yanına Anadoluya gitti..Rezalet...Elalem ne der sonra?
Vallahi elalem ne der bölümünü Yasemin Ahmetle beraber olurken aşmış olmalıydı...Yaptı bir şeyi, sorumluluğunu almalıydı...En azından annesine Necdetle evlenme gerekçesini söylemeliydi..Ya evlenirken ya da en azından o mektup olayının çıkmasının akabinde...Bu olay, Ahmetle bir şeyler yaşaması değil, bu olayın hayatının sonuna kadar bağlayıcı bir sonucunun olmasıdır...
Y..hh Teo bile biliyor Yaseminin annesi ya da kızkardeşi bilmiyor..Yüzden yüz bu utanç faktörü de var, başka açıklaması olamaz bu ketumluğunun..
Utanç (ele güne karşı),güvensizlik ve eksiklenme (Ahmet'e ve aşkına karşı) ve minnet demiyeyim de mihnet (etmek) yani tamah etmek (ama kime, Necdet'e). Galiba set ekibine uydu Yaso da. Hepsi Necdetçi ya. Ne kadar sığ bir yaklaşım içindeler. Ya yeni sezonda da sürerse bu tutum? Ama sanmam. Baksanıza genel özete ihanet ettiler. Yoksa Necdet'e "Selvi Boylum Al Yazmalım" daki Ahmet Mekin (fedakar, karagün dostu, dürüstlük ve dayanışma abidesi, koruyucu ve paylaşımcı eş) payesi biçilmiş gibi görünüyordu da son üç bölümde toparladılar. (Zararın neresinden dönülse kardır hesabı). Zaten bizim de son ana kadar bas bas bağırdığımız üzere Ahmet o filmdeki uçarı, bıçkın, sorumsuz ama yakışıklı Kadir İnanır değil. Mesele bu. Bu yüzden yırtınıp duruyoruz. Necdet Yaso ve Rüya için ne yaptıysa Ahmet onun iki katını yapacak kadar çok sevdi ve seviyor. Bıçkın değil, uçarı değil, sonsuza kadar kendini onlara vakfetmeye hazır.
Bir de "natüralist" yaklaşımın önermesi gibi değil hayat. İnsanın kaderi salt çevre faktörleriyle belirlenmiyor kanımca. İnsan bu kadar çaresiz değil. Bilinci çevre faktörleri belirler lafı bir dereceye kadar doğru olmakla beraber eksiklikleri de barındırıyor. Kişi zaman zaman bu dışsal öğeleri yıkabilir, aşık olmak, delilik, entelektüellik, ebeveynlik, ergenlik ve çocukluk en uygun yırtılma alanlarıdır. Tamam anladık, baban az kalsın idam ediliyordu (ağır ve belirleyici bir çevresel faktör, terk ettin, idam onaylanmadı, geri döndün, bulamadın, intihara kalkıştın, kurtarıldın, geçici bir öneriyi kabul ettin, gerçekleri öğrendin. İşte bu noktada dizginleri tekrar ele almalıydın Yaso.
Gerçekler üzerinde hareket etmeliydin. O ve ya bu nedenle dışsal faktörlere teslim oldun. Bunu da geçelim. Gerçek bir kez daha ortaya çıktı. Bu noktadan sonra, Rüyaya yapılacak en büyük kötülük gerçeğin gizlenmesine devam edilmesidir. Ne kadar çabuk öğrenirse o kadar iyi. Yalanın üzerine bir hayat kurulamaz. Er geç karşısına tekrar çıkar bu. Bir an önce Necdet'ten uzaklaştırılmalı. Minimuma indirgenmeli her şey. Sevgiyle her şey hallolour. Sevginin hası da babasında mevcut.:img-cool2
Rüya meselesi...Çocuklar, özellikle o yaşlarda etrafında olup bitenlere daha çabuk adapte olurlar..Onun anlayacağı bir dille anlattıklarında, ya da anlatmasalar bile, Necdet ortalıkta onların hayatında dolaşmayı keserse, Ahmetin yoğun sevgisinden ve annesinin de desteğiyle, bir süre sonra Necdetin emaresi bile kalmaz hayatında...Ama bunu geciktirir, erişkin bir yaşa geldiğinde söylerlerse Rüyanın tepkisi o zamanda vereceğinden daha fazla olur...Kin ve nefret duyması daha kolay olur...Düşünün 14-15 yaşında öğrendiğinde, tam kimlik bunalımında olduğu dönemler..ben kimim? neyim?ne işe yararım? dediği zamanlar..Böylesine hayati bir gerçeği öğrendiinde her türlü çılgınlığı yapabilir..O yüzden uygun bir dille, fazla atmasyon olmayacak bir gerekçeyle bunu anlatmaları lazım ve yine tekrarlıyorum Necdetin bütün bu olanlardan sonra o üçünün hayatından çekilmesi lazım...Gitsin, Güzideyele evlensn, gerçek bir hayatı olsun...
Ahmetle Yasemin evlenir, bir şekilde aralarındakileri çözdükten sonra klasik evlilik diyaloglarını dinlemek pek hoş olurdu..Bknz.Bir Çalıkuşuydu Juliet..
Ben senin için mi bunca kendimi perişan ettim? Beni ne pastacılar, ne doktorlar vs.ler istedi.
Yasemmmiiiin! bir pantalonda kaç çizgi olur yedi mi sekiz mi?:img-hyste
Rüya meselesi...Çocuklar, özellikle o yaşlarda etrafında olup bitenlere daha çabuk adapte olurlar..Onun anlayacağı bir dille anlattıklarında, ya da anlatmasalar bile, Necdet ortalıkta onların hayatında dolaşmayı keserse, Ahmetin yoğun sevgisinden ve annesinin de desteğiyle, bir süre sonra Necdetin emaresi bile kalmaz hayatında...Ama bunu geciktirir, erişkin bir yaşa geldiğinde söylerlerse Rüyanın tepkisi o zamanda vereceğinden daha fazla olur...Kin ve nefret duyması daha kolay olur...Düşünün 14-15 yaşında öğrendiğinde, tam kimlik bunalımında olduğu dönemler..ben kimim? neyim?ne işe yararım? dediği zamanlar..Böylesine hayati bir gerçeği öğrendiinde her türlü çılgınlığı yapabilir..O yüzden uygun bir dille, fazla atmasyon olmayacak bir gerekçeyle bunu anlatmaları lazım ve yine tekrarlıyorum Necdetin bütün bu olanlardan sonra o üçünün hayatından çekilmesi lazım...Gitsin, Güzideyele evlensn, gerçek bir hayatı olsun...
Ahmetle Yasemin evlenir, bir şekilde aralarındakileri çözdükten sonra klasik evlilik diyaloglarını dinlemek pek hoş olurdu..Bknz.Bir Çalıkuşuydu Juliet..
Ben senin için mi bunca kendimi perişan ettim? Beni ne pastacılar, ne doktorlar vs.ler istedi.
Yasemmmiiiin! bir pantalonda kaç çizgi olur yedi mi sekiz mi?:img-hyste
Yazdıklarım bir önceki sayfanın sonunda kaldı yine. Sanki sen de açımlamasını yapmış, örneklemişsin. (Bkz: Senkronize hareket eden forumdaşlar). Dur buraya da yapıştırayım:
Bir de "natüralist" yaklaşımın önermesi gibi değil hayat. İnsanın kaderi salt çevre faktörleriyle belirlenmiyor kanımca. İnsan bu kadar çaresiz değil. Bilinci çevre faktörleri belirler lafı bir dereceye kadar doğru olmakla beraber eksiklikleri de barındırıyor. Kişi zaman zaman bu dışsal öğeleri yıkabilir, aşık olmak, delilik, entelektüellik, ebeveynlik, ergenlik ve çocukluk en uygun yırtılma alanlarıdır. Tamam anladık, baban az kalsın idam ediliyordu (ağır ve belirleyici bir çevresel faktör, terk ettin, idam onaylanmadı, geri döndün, bulamadın, intihara kalkıştın, kurtarıldın, geçici bir öneriyi kabul ettin, gerçekleri öğrendin. İşte bu noktada dizginleri tekrar ele almalıydın Yaso.
Gerçekler üzerinde hareket etmeliydin. O ve ya bu nedenle dışsal faktörlere teslim oldun. Bunu da geçelim. Gerçek bir kez daha ortaya çıktı. Bu noktadan sonra, Rüyaya yapılacak en büyük kötülük gerçeğin gizlenmesine devam edilmesidir. Ne kadar çabuk öğrenirse o kadar iyi. Yalanın üzerine bir hayat kurulamaz. Er geç karşısına tekrar çıkar bu. Bir an önce Necdet'ten uzaklaştırılmalı. Minimuma indirgenmeli her şey. Sevgiyle her şey hallolur. Sevginin hası da babasında mevcut.
Hatırlasevgili....
adın biryerden tanıdık ama ...neyse...çıkartamadım..:icon_whis
Bu korku bende de var...özellikle Yasemin-Ahmet'in parktaki konuşmaları nedeniyle.. -Rüya elimi kolumu bağlıyor...O'nun dengesini bozmaktan ödüm kopuyor...anlatamam...olmaz...anlayamaz...daha çok küçük...(nasıl ezberlemişim cık cık cık) Acaba anlatamamanın özrümüydü bu replikler, yoksa ileride çıkacak problemlerin işareti mi?
Olumlu yönden bakarsak (bkz. bardak dolu), aylardır, devam ettiğim Necdetoloji derslerinin verdiği güvenle diyorum ki...Necdet Rüya'yı kendisinin olduğu için seviyor...Yasemin'e bağladığı için seviyor...Rüya ve Yasemin Ahmet'in olunca eski düşkünlüğü kalmayacaktır...Hele bir de kara kaşlı, kara gözlü bir Jr. Necdet dünyaya gelirse...Tabii ki ilişkisini sürdürür ama azalarak. Necdet'in ilgisi azalınca da çocuk doğal olarak sevene ve ilgilenene bağlanacaktır...( mutlaka bkz. shevek's msj) :img-cray:
Hatırlasevgili....
adın biryerden tanıdık ama ...neyse...çıkartamadım..:icon_whis
Bu korku bende de var...özellikle Yasemin-Ahmet'in parktaki konuşmaları nedeniyle.. -Rüya elimi kolumu bağlıyor...O'nun dengesini bozmaktan ödüm kopuyor...anlatamam...olmaz...anlayamaz...daha çok küçük...(nasıl ezberlemişim cık cık cık) Acaba anlatamamanın özrümüydü bu replikler, yoksa ileride çıkacak problemlerin işareti mi?
Olumlu yönden bakarsak (bkz. bardak dolu), aylardır, devam ettiğim Necdetoloji derslerinin verdiği güvenle diyorum ki...Necdet Rüya'yı kendisinin olduğu için seviyor...Yasemin'e bağladığı için seviyor...Rüya ve Yasemin Ahmet'in olunca eski düşkünlüğü kalmayacaktır...Hele bir de kara kaşlı, kara gözlü bir Jr. Necdet dünyaya gelirse...Tabii ki ilişkisini sürdürür ama azalarak. Necdet'in ilgisi azalınca da çocuk doğal olarak sevene ve ilgilenene bağlanacaktır...( mutlaka bkz. shevek's msj) :img-cray:
bardak dolduuuu, gürül gürül taşıyor, bu saatten sonra saçmalamasınlar artııkk!!
Bu arada ben çıkıyorum..Sinekler heryerimi ısırdı...Korumalı bölgeye geçeceim ve uykum geldi...Herkese iyi geceler...Allah rahatlık versin! Gününüz güzel ve kolay geçsin...Esen kalınız,bye bye
Baharcan seni yine bekleriz..Çok keyifli yazıların için de sağol...Zeynep seni takip etmediğimi sanma,o güzel yaratıcılığınla çalışmalarına lütfen devam et...
Hoşçakalın, yarın yine aynı yerde ve saatte...bye
Badger kimse kalmadı galiba. Yatalım mı biz de acep?:img-lazy: Accayip uykum geldi benim. Dondurmada kalmamış evde.
Anam yazınca gördüm badger iyi geceler diliy, aliye gelmiş bir de yeni bir arkadaş. Ama yatalım diyorum ben, yarın zinde ve taze dimağlarla uçmaya devam ederiz. :img-pilot
İyi geceler, rüyanızda Ahmet'le Rüyayı yanyana , ikisinin de tek ayağı pikeden çıkmış uyurken görün:img-icecr .
Shevek...badger...bu böyle olmayacak...bundan sonra sizin adınız ''gönlübirler '' olsun...:icon_whis
Dizinin her konuda danışmanı var. Umarım Rüya konusunda da çocuk psk.den görüş alırlar... Ben eşimden ayrıldığım zaman oğlum çok sarsıldı. Psk. götürdüm.Bana tavsiyesi şu oldu.. '' çocuktan hiçbir gerçeği gizlemeyin. Sezgileri çok kuvvetli. Gizlediğinizi anlıyor ve kalan boşlukları kendisi doldurmaya çalışıyor. Biraz yumuşatın ama daima sorularına doğru ve net yanıtlar verin...'' ( bkz. gönlübirler...:img-hyste)
iyi geceler herkese...bye
HatırlaSevgili
14-07-07, 03:40
Hatırlasevgili....
adın biryerden tanıdık ama ...neyse...çıkartamadım..:icon_whis
Bu korku bende de var...özellikle Yasemin-Ahmet'in parktaki konuşmaları nedeniyle.. -Rüya elimi kolumu bağlıyor...O'nun dengesini bozmaktan ödüm kopuyor...anlatamam...olmaz...anlayamaz...daha çok küçük...(nasıl ezberlemişim cık cık cık) Acaba anlatamamanın özrümüydü bu replikler, yoksa ileride çıkacak problemlerin işareti mi?
Olumlu yönden bakarsak (bkz. bardak dolu), aylardır, devam ettiğim Necdetoloji derslerinin verdiği güvenle diyorum ki...Necdet Rüya'yı kendisinin olduğu için seviyor...Yasemin'e bağladığı için seviyor...Rüya ve Yasemin Ahmet'in olunca eski düşkünlüğü kalmayacaktır...Hele bir de kara kaşlı, kara gözlü bir Jr. Necdet dünyaya gelirse...Tabii ki ilişkisini sürdürür ama azalarak. Necdet'in ilgisi azalınca da çocuk doğal olarak sevene ve ilgilenene bağlanacaktır...( mutlaka bkz. shevek's msj) :img-cray:
Beni hatırlıyor olabilirsin :) Hatırla Sevgili yeni başladığında ara sıra yazardım ve forumu takip ederdim ama çok uzun zamandır ilk kez giriyorum.
Ahmet-Rüya-Necdet sorununa gelince...açıkcası ben iyi tarafından da bakamıyorum, malesef sevgili senaristlerimiz sözkonusu olan Ahmet'in geleceği olduğunda bana dizinin başından beri iyi tarafından bakmamayı kafama vura vura öğrettiler. İyi tarafından bakılsa bile Necdet'in herzaman hem Ahmet'in hem Yasemin'in ayrılmaz bir parçası; dolayısıyla gelecekteki muhtemel ilişkilerinin "kara bulutu" olacağı inancındayım. Muhtemel bir Ahmet-Yasemin birlikteliğinde, hem öyle ya da böyle Yasemin'in eski kocası olmuş olması (dolayısıyla aileye girmiş olması ve beraberinde Rüya'yı da kendi kızı olarak kendi ailesine dahil etmesi), hem her ikisinin de çocukluk arkadaşı olması hem de ne olursa olsun (Güzide'den çocuğu olsa bile) Rüya'nın ilk göz ağrısı oluşu yeterince sorun çıkaracak ve zaten birçok dış etken nedeniyle zor olan Ahmet-Yasemin birlikteliğini iyice çıkmaza sokacak gibi geliyor bana.
Shevek...badger...bu böyle olmayacak...bundan sonra sizin adınız ''gönlübirler '' olsun...:icon_whis
Dizinin her konuda danışmanı var. Umarım Rüya konusunda da çocuk psk.den görüş alırlar... Ben eşimden ayrıldığım zaman oğlum çok sarsıldı. Psk. götürdüm.Bana tavsiyesi şu oldu.. '' çocuktan hiçbir gerçeği gizlemeyin. Sezgileri çok kuvvetli. Gizlediğinizi anlıyor ve kalan boşlukları kendisi doldurmaya çalışıyor. Biraz yumuşatın ama daima sorularına doğru ve net yanıtlar verin...'' ( bkz. gönlübirler...:img-hyste)
Aliyecim,zaten ebeveyn olan bütün forumdaşların gönlü gerçeğin bu vakte dek Ahmet'ten bir dakika bile gizlenmesine razı olmamıştı. Bundan sonrada Rüyadan gizlenmesine razı olmayacak. Gerekirse Tohtor Melih'i de alırız yanımıza. Gönlübirler olarak savaşırız.
Gönlübirler Necdet'e Karşı! Hepimiz Ahmet'iz! Hepimiz Rüyayız!
Yine Necdet ile Okan'ı ayıramadığımızı düşünen kişiler gelmiş foruma...Ben geldiğimde badger, Zeynep ve tavuskuşu Nirvanaya ulaşmak üzereydiler...tabii eski defterler açıldı yine...
badger seni çağırıyordu az önce...hem de kafiyelisinden...LİN....nerdeeesiinnn :img-hyste
Burdan cevap vereyim...spdr anlamamış da...espri olsun diye benim yazdığımı düşünmüş :img-hyste özür mesajından sonra affettim...:img-wink:
Yine Necdet ile okan'ı ayıramadığımızı düşünen kişiler gelmiş foruma...Ben geldiğimde badger, Zeynep ve tavuskuşu Nirvanaya ulaşmak üzereydiler...
badger seni çağırıyordu az önce...hem de kafiyelisinden...LİN....nerdeeesiinnn :img-hyste
Burdan cevap vereyim...spdr anlamamış da...:img-hyste özür mesajından sonra affettim...
Yok arkadaş, bir daha akşamları gezmeye gitmeyeceğim.Gidersem de balkabağına dönüşmeden eve geleceğim.Bir dolu konu kaçırmışım..Badger,burdayım ama geç oldu.Şanzımanlı olan Arçelikti evet :)
Akirac iyi ki varsın.Yalnız kalsam üzülürdüm.Tatile giren okullara yazın gidip kimseyi bulamamak gibi, yada yazlıklara kışın gidip hüzünlenmek gibi bir durum benimkisi.Yarın uzun ve derin yorumlar yapalım.Ama lütfen Türkçe olsun ve herkes burda olsun...
Yok arkadaş, bir daha akşamları gezmeye gitmeyeceğim.
Akirac iyi ki varsın.Yalnız kalsam üzülürdüm.Tatile giren okullara yazın gidip kimseyi bulamamak gibi, yada yazlıklara kışın gidip hüzünlenmek gibi bir durum benimkisi.Yarın uzun ve derin yorumlar yapalım.Ama lütfen Türkçe olsun ve herkes burda olsun...
Siz de iyi ki varsınız...hepinizi çok seviyorum...(bkz. gece gece hüzünlenen kişi..) yarın görüşmek üzere...erken gel...bye
Ben gidip oğluma sarılayım...:img-blush
Ahmet için shevek’den temenniler…
Yerine konacak olan Ahmet gibi bir baba olunca bence de unutur. Necdet yaptı yapacağını. Ağzından çıkan bir söz onu sonsuza dek uzaklaştırdı sanal ailesinden. Ahmet bırakmaz, bırakmayacak. O da biliyor bunu. Ahmet hani son kez yarım ay şeklinde turlayıp, tek omuz aşağıda ona bakmıştı. Gidip gelmişti ya şunun boğazına mı yapışayım, yoksa yüzüne okkalı bir.... savurayım diye bir an. Sonra değmez gibisinden bir tur atıp, sırtını dönüp koşmaya başlamıştı. İşte o şimdi ondan alınanlara, çalınanlara, hak ettiğine , hakkı olana koşuyor. Hesap sormak, kızmak, bağırmak, sarılmak, öpmek, omzunda ağlamak, sıcak nefesi göğsündeyken uykuya dalmak, yıllardır ilk kez huzurla uykuya dalmak, kızını uyurken gözleyip, koklamak için, nanik yapmak, yumurtasını kırmak, ayakkabısını bağlamak, o uyumuşken gece lambasını kapatmak, gece uyandığında suyunu vermek, sabah kahvaltısında ekmeğine bal sürmek için koşuyor. Koş be Ahmet, kim tutar seni? Aygünler hiç tutamaz.
bir_adı_yok
14-07-07, 08:37
İşte o şimdi ondan alınanlara, çalınanlara, hak ettiğine , hakkı olana koşuyor. Hesap sormak, kızmak, bağırmak, sarılmak, öpmek, omzunda ağlamak, sıcak nefesi göğsündeyken uykuya dalmak, yıllardır ilk kez huzurla uykuya dalmak, kızını uyurken gözleyip, koklamak için, nanik yapmak, yumurtasını kırmak, ayakkabısını bağlamak, o uyumuşken gece lambasını kapatmak, gece uyandığında suyunu vermek, sabah kahvaltısında ekmeğine bal sürmek için koşuyor. Koş be Ahmet, kim tutar seni? Aygünler hiç tutamaz.
evet, ahmet2in neye ve neden koştuğunu çok güzel açıklamışsın.....
bırak aygünleri, gürsoylar, ünsallar bundan sonra ahmet'e olumsuz tek kelime söyleyemiyecekler eminim.......
Sevgili HatırlaSevgili, aslında bu hepimizin korkusu? Çünkü senaristlerin iştahını kabartacak 'mükemmel bir sorun' var ortada... çocuk sorunu gibi hassas bir konuda her yaştan, her kültür düzeyinden seyircinin konuya duyarlılığı açık... üstüne üstlük konu çok iyi işlenebilecek tüm verilere sahip ve kesinlikle işlenmesi gerekir... eee! bu durumda neden az sorunlu veya sorunsuz bir mutlulukla olayı noktalasınlar ki?... bunu şahsen ben de doğru bulmuyorum... işte bu kadar zorlamasız, yapaysız doğal bir sorun ortadayken bunu birkaç bölüm uzatmanın kime ne zararı olabilir ki?! üstelik dışarıda reyting denen bir gerçekliğin de birebir çözümü olabilecekken!!! İşte tüm bunlardan dolayı bizleri hafta aralarında süründürecek bölümler olası gözüküyor... ama tek tesellim düzeyli bir süründürmenin içinde olmamız... :img-pilot
Evet sevgili Shevek, sevgi herşeyi kesinlikle çözer buna ben de inanıyorum... ama böyle bir sorunda sevginin etkisini göstermesi için bir süreç gerekir... işte bu süreçte bizi düzeyli süründürecek sürecin ta kendisi...
Sevgili ozenc, Ayla'nın Ahmet'i duygu sömürüsüyle ilişkisini sürdürmeye çalışarak yakasını bırakmaması şu saatten sonra imkansız... bunun için depresifliğini sürdürmesi gerekirdi... ama o bu yönüyle iyileşti ve kendi durumuna en iyi saptamayı bile yaparak doktorun bile çaresizliğinin altını çizdi... yani artık topun kendisinde olduğunu bizzat kendisi doktora gösterdi... bundan sonra yapabileceği en mantıklı şey ahmet'ten uzaklaşmak olacaktır ki; zaten Ahmet'in içinde bulunduğu durumu öğrendiğinde gözünün önünden çekilmesi Ahmet'teki Ayla saygısını nispeten koruyacak tek şeydir... bundan dolayı Ayla'dan korkmanıza hiiç gerek yok.. buna rağmen Ayla hala da Ahmet'i ister ve elde etmek için planlar kurar tarzı bir düşünce ise bu diziyi bambaşka bir boyuta taşır... yani bence Ayla olayı bir-iki bölüm içinde sonuca bağlanır Ahmet açısından... öbür kısmı Ayla'yı ilgilendirir...
Aslında bence de Rüya'ya konu hemen açılmalı ve bir psikolog denetiminde Yasemin-Ahmet-Necdet-Rüya ilişkisi sürdürülerek; Rüya'nın Ahmet'i kabul ettiği ölçüde Necdet uzaklaştırılmalıdır... bu çözümü bölüm değerlendirmesinde Ahmet'in düşüncesi olarak yazmıştım ki eminim Ahmet'te böyle düşünecektir... Necdet ise bencilliğinin kurbanı olarak gelişen bu çocuk sevgisinin güçlülüğü karşısında ezilecektir... sevginin gücünün başka bir boyutunu bir kez daha görecektir... umarım bu güç Necdet'in bakıpta gördüğü, ama görüp de anlamadığı şeyleri anlamasını sağlar ve Rüya'ya ettiği kötülüğü kabul ederek erdemli bir yanı olduğunu gösterebilir bizlere...
Birisi bir hikaye anlatmalı Rüya'ya... küçük bir bebeğe babası olduğunu söyleyen kötü adamın hikayesini... ne bebeğin ne de babasının birbirlerinden haberleri olmadığı bu hikayede, bencillikle yaşayabilen kötü adamın, bu küçük bebeğe kendini sevdirerek annesiyle birlikte kötü adamın yaşaması için babasından nasıl uzak tutulduğunu anlatan bir hikaye... kötü adamın bebeğin babasının bunu öğrenmemesi için elinden gelen tüm bencillikleri yaparak nasıl beslendiğini, nasıl şişmanlayıp mutlu olduğunu ama bir gün bebeğin babasının gerçeği öğrendiğinde ona neler yapacağından da çok korktuğunu anlatan bir hikaye olmalı bu... özellikle bebeğin babasının bakışlarından çok korkan kötü adamın, onun bakışlarındaki sevgi denen ışığın kötü adamların önce gözlerini kör edip, sonra kalbine giderek onu delip öldüreceğinden nasıl korktuğunu ve bir gün bunun kötü adamın başına geldiğini, kör gözleri ve delik kalbiyle artık o günden sonra bir daha hiç kimsenin onu görmediğini ama diğer yandan da bebeğin babasının minik bebeğin üzüleceğinden korktuğu için ve aslında onu çok çok sevdiği için bunu ona hala daha söyleyemediğini anlatan bu hikayeyi biri Rüya'ya anlatmalı... çünkü hikayeler çocuk dilidir... onların hemen kabul ettiği ve inandığı bir dünyadır... bu dünyada çocuğun kabul ettiği her şey gerçek dünyada da kabul görür... evet biri Rüya'ya bu hikayeyi anlatmalıdır... bu kişi de Necdet olmalıdır...
Hemen konuya dalayım dedim. Yasemin fazlasıyla tolerans gösterdi bu Necdet'e. Kızmak da ne demek? "Sen de kim oluyorsun? Bu ne cüret?Sen hangi hakla ve ne cüretle benim hayatımız her dakikasında yer alabilme hakkını kendinde görüyorsun? Anladık. Aile dostusun. En iyi arkadaşımın abisi oluyorsun. Ben senden talep etmediğim halde doğumgünümde en güzel pastayı yaptın, hiç beklemediğim, hatta almaktan hafif müstehzi olduğum, gereksiz yere borçlu hissettiğim kolyeyi aldın, her sabah babama almaya geldiğim çöreklerin belli ki parasını almak istemedin, plaklar istediğin kadar sende kalabilir dedin, babamı evden aldıkları o gün aslında kimsenin suratını görmek bile istemezken, beni yerden kaldırdın, ailece ağlayıp zırlayıp, acı çekip birbirimizin kollarında teselli bulmamıza bile izin vermedin, ışığın okul taksitlerini ısrarla bunu istemediğimi söylememe rağmen ödedin, hamile olduğumu bile tek başıma öğrenmeme müsaade etmedin, Ahmeti yanlış anladığım o gün acımı dindireceğine-Yaso yanlış anlamış olamaz mısın, o kadın Ahmet'in bir yakını olabilir, daha geçen ay evlenmek üzere seni Paris'e götürmek isteyen Ahmet şimdi bunu ne demeye yapsın ki demedin, intihar etmekten kurtardın, sen gelmeseydin de beljki ben atlamayacaktım, bunu görmeme bile izin vermedin, evlenelim, formalite icabı dedin, aşık olacağım birine rastlayınca bu evlilik bitecek söz dedin.....Ama Necdet sen bunu söylerken aşık olduğun, bir gün seni sevme ihtimalini yan cebine koyduğun kadının ben olduğumu bana söylemedin Necdet! Rüyayı çok sevdin. Hatta gereğinden çok sevdin Necdet! Ankara trenini neden takip ettin İstanbul'a dek Necdet! Bir ana dahi tahammül edemedin! Neden Güzideyi bulunca bana söylemedin? Neden beni bırakmadın Necdet! Neden! Bu ne cüret! Necdet!
demeli.
bu yazıyı çok sevdim ben:good:
insanları güçlü kılan aslında en zor zamanlarda verdikleri kararlar ve bunların sonuçlarını tek başlarına göğüsleyebilmeleridir.
yaseminde eksik kalan bu oldu sanırım.necdet hep yaseminin yanında oldu evet ama bu,yaseminin güçlenmesini,hayatına kendinin yön vermesini engelledi.ve sanırım şimdiki pasif yasemin tam olarak bunun sonucunda çıktı karşımıza..
shevek..gerçekten çok güzel anlatmışsın:happy0064
-----
ben dün gece gelemedim..abimden dolayı:img-mormendil
sabah okudum yazdıklarınızı...ahmetin kazan kaldırmasını ve aliye ablanın reklamlarını:img-hyste
aliye abla kanımca sana yağ reklamı uygun da diğerii:img-blush .....
bir_adı_yok
14-07-07, 11:14
arkadaşlar bu gün internet sitelerinde olan bi haber var sizde görmüşsünüzdür.
haber," doktor ikizlerin birini aileden gizledi". şeklinde.
benim bu haberde dikkati mi çeken ve içimi acıtan son cümle oldu, aklıma rüya geldi yaböyle bişey derse.
"Marielisa, gerçek anne ve babasının yanında değil üvey anne ve babasının yanında yaşamaya devam edeceğini belirtti. Marielisa, "Gözlerimi onların yanında açtım. Artık onlarsız yapamam" dedi.".
bunun rüya versiyonunu düşünürsek:
gözlerimi necdet babamın yanında açtım ondan ayrılamam.ahmet'e baba diyemem.
__SEYMEN__
14-07-07, 12:01
valla rüya daha çok küçük tüm olanları anlayamayacak yaşta büyük ihtimalle yine necdete baba diyecek bu nedenle de ahmet yaseminden hesap soracak
Necdet'e baba diyicek tabiki bir süre.Ki o da yasemin ya da herhangi biri söylerse bu yaştayken.Rüyanın uzun süre bu yaşta kalıcağını da sanmam zaman geçiyor rüya hala aynı çünkü.
Rüyadan önce Ahmet'in bir hesap sorması lazım.Tabiki küçücük bir çocuğa senin baban o değil başka biri.Haydi ona baba de denmez.Anlamaz,yapmaz zaten.Önemli olan Yasemin'in herkese başta Ahmet olmak üzere Rüya'yı neden sakladığını,yıllarca neler yaptığını anlatması.
[B]Birisi bir hikaye anlatmalı Rüya'ya... küçük bir bebeğe babası olduğunu söyleyen kötü adamın hikayesini... ne bebeğin ne de babasının birbirlerinden haberleri olmadığı bu hikayede, bencillikle yaşayabilen kötü adamın, bu küçük bebeğe kendini sevdirerek annesiyle birlikte kötü adamın yaşaması için babasından nasıl uzak tutulduğunu anlatan bir hikaye... kötü adamın bebeğin babasının bunu öğrenmemesi için elinden gelen tüm bencillikleri yaparak nasıl beslendiğini, nasıl şişmanlayıp mutlu olduğunu ama bir gün bebeğin babasının gerçeği öğrendiğinde ona neler yapacağından da çok korktuğunu anlatan bir hikaye olmalı bu... özellikle bebeğin babasının bakışlarından çok korkan kötü adamın, onun bakışlarındaki sevgi denen ışığın kötü adamların önce gözlerini kör edip, sonra kalbine giderek onu delip öldüreceğinden nasıl korktuğunu ve bir gün bunun kötü adamın başına geldiğini, kör gözleri ve delik kalbiyle artık o günden sonra bir daha hiç kimsenin onu görmediğini ama diğer yandan da bebeğin babasının minik bebeğin üzüleceğinden korktuğu için ve aslında onu çok çok sevdiği için bunu ona hala daha söyleyemediğini anlatan bu hikayeyi biri Rüya'ya anlatmalı... çünkü hikayeler çocuk dilidir... onların hemen kabul ettiği ve inandığı bir dünyadır... bu dünyada çocuğun kabul ettiği her şey gerçek dünyada da kabul görür... evet biri Rüya'ya bu hikayeyi anlatmalıdır... bu kişi de Necdet olmalıdır...
Sevgili bahar_can,
Ben arada da olsa Rüyaya kavramaya başladığından beri Yaseminin geceleri Rüyaya kendisinin ve babasının(yasemin ve ahmetin) aşkını başından itibaren anlatan, sonrasında gelen küçük bir bebeği ve hikayenin tüm kahramanlarını da kapsayan küçük bir masal dizisini(Ünsallar, Gürsoylar, Aygünler vs.) anlatmasını isterdim...
Rüya, bunu yıllar boyu dinleseydi bu olaya daha fazla kabul edebirliliği olabilirdi.Hatta hikayenin gerçekliği onu heyecanlandırabilir ve geçişi daha kolay olurdu.
Hem bu arada Yaseminin günlüğünden başka kızı ve Ahmet arasında bir bağ oluşturma çabasını da izlerdik...Ama o hep bu hikaye okuma işini de Necdete yıktı..
Dün kitapçıda, aylık kitap alımımı yaparken bir romana gözüm ilişti..İsmni unuttum, o kadar çok kitaba baktım ki, günümüz Amerikan romanlarından biriydi....ama arada bir ifade hoşuma gitti ve unutmadan ekleyeyim, Yasemine çok uyuyordu:
"...Çok fazla fedakarlık, insanın kalbini taşlaştırır..."diye
Dün yazmayı unuttum ama şimdi aklıma geldi yazayım dedim.Dünkü tekrar bölümünde Ahmet sevda tepesinde o kayalıklarda yatıyordu eskiden yaşadıklarını düşünüyordu hemen adından gösterilen sahnede ise Necdet ve rüya dans ediyor sonra aralarına Yasemin katılıyor lale teo ve necdet-yasemin-rüya hep birlikte dans ediyorlardı.Ne büyük bir tezat.Ahmet kesinlikle bu yaşananların hesabını sormalı.Bir yanda geçmişinden sıyrılamayan ve bir yerde takılıp kalan bir adam diğer yanda dans eden yasemin.Yazık be bu adama da yazık.Duygu geliyyyyyy bana yaaaa.:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
Ühüüü ühüü ühüü ben yalnız mıyım?Niye kimse yok şu forumda bu saatlerde?Haftasonu diye mi ki?
Gördüm seni Ayşe yakaladım çık ortaya eller yukarı...:img-polic :img-gun:Aha zeynep de burada.Editleye editleye bir hal oldum bir şeyler yazın kızlar yaa canım sıkılıyor.
Sevgili bahar_can,
Ben arada da olsa Rüyaya kavramaya başladığından beri Yaseminin geceleri Rüyaya kendisinin ve babasının(yasemin ve ahmetin) aşkını başından itibaren anlatan, sonrasında gelen küçük bir bebeği ve hikayenin tüm kahramanlarını da kapsayan küçük bir masal dizisini(Ünsallar, Gürsoylar, Aygünler vs.) anlatmasını isterdim...
Rüya, bunu yıllar boyu dinleseydi bu olaya daha fazla kabul edebirliliği olabilirdi.Hatta hikayenin gerçekliği onu heyecanlandırabilir ve geçişi daha kolay olurdu.
Hem bu arada Yaseminin günlüğünden başka kızı ve Ahmet arasında bir bağ oluşturma çabasını da izlerdik...Ama o hep bu hikaye okuma işini de Necdete yıktı..
sevgili badger, ben Rüya'ya bu olayı anlatma işlerini zaten hep "kötü"lere veriyorum... özellikle bu kötülüğü yapanların 1. derece sorumlularına... çünkü bu hikayenin öğretici yanları dinleyeninden daha çok anlatanına lazımdırya... çünkü o ne kadar iyi anlarsa o kadar iyi anlatacaktır... işte bu yüzden onlara yıkmayı daha uygun buluyorum ben... bir de bu gerçek olunca ve oradaki kötünün de kendisi olduğunu anlatmaya çalışınca bir çocuğa... hem de kendi hayatının bir parçası olan ve yaşamı boyunca bir şekilde hep hayatının içinde olacak olan bir çocuğa... işte hiçbir şeyin onları bu kadar mahvedebileceğini düşünemiyorum... :img-pilot
sevgili badger, ben Rüya'ya bu olayı anlatma işlerini zaten hep "kötü"lere veriyorum... özellikle bu kötülüğü yapanların 1. derece sorumlularına... çünkü bu hikayenin öğretici yanları dinleyeninden daha çok anlatanına lazımdırya... çünkü o ne kadar iyi anlarsa o kadar iyi anlatacaktır... işte bu yüzden onlara yıkmayı daha uygun buluyorum ben... bir de bu gerçek olunca ve oradaki kötünün de kendisi olduğunu anlatmaya çalışınca bir çocuğa... hem de kendi hayatının bir parçası olan ve yaşamı boyunca bir şekilde hep hayatının içinde olacak olan bir çocuğa... işte hiçbir şeyin onları bu kadar mahvedebileceğini düşünemiyorum... :img-pilot
:good: :good: :img-cool2
İyi bir ödetme planı.Tuttum.hatta birden peşin peşin ödeme yerine taksit taksit, 4 mü olsun 6 mı 8 taksit mi, üstüne bizden artı 3 taksit ve ekstra ceza puanı kazandınız!!!..:img-hyste
her bölümde şöyle bizi mutlu edecek, sürüm sürüm süründüklerinin sahnelerini yapabilirler
Dün yazmayı unuttum ama şimdi aklıma geldi yazayım dedim.Dünkü tekrar bölümünde Ahmet sevda tepesinde o kayalıklarda yatıyordu eskiden yaşadıklarını düşünüyordu hemen adından gösterilen sahnede ise Necdet ve rüya dans ediyor sonra aralarına Yasemin katılıyor lale teo ve necdet-yasemin-rüya hep birlikte dans ediyorlardı.Ne büyük bir tezat.Ahmet kesinlikle bu yaşananların hesabını sormalı.Bir yanda geçmişinden sıyrılamayan ve bir yerde takılıp kalan bir adam diğer yanda dans eden yasemin.Yazık be bu adama da yazık.Duygu geliyyyyyy bana yaaaa.:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
Ühüüü ühüü ühüü ben yalnız mıyım?Niye kimse yok şu forumda bu saatlerde?Haftasonu diye mi ki?
Gördüm seni Ayşe yakaladım çık ortaya eller yukarı...:img-polic :img-gun:Aha zeynep de burada.Editleye editleye bir hal oldum bir şeyler yazın kızlar yaa canım sıkılıyor.
evet ama yasemin dans ediyor derken rüya da var arada yasemin ne kadar gülüp oynasa da yasemin ve ahmet içinde büyük üzüntü var rüya çocuk olduğu için eğlendiriyorlar...sonuçta rüya onlar için cok onemlı....
insan bazen üzüntüsünü içinde saklar güler ancak içi ağlar...
mantık hatası bolumunde ruyanın yenı sezonda okula baslayabılır yazısına cevap vermek ıstıyorum:rüya okul başlarsa sakın ahmet rüyayı gizlice alıp gezdirmesin ayy ne güzel olur okul cıkısı alırsa ...kaçırmaz inşAllah...
evet, ahmet2in neye ve neden koştuğunu çok güzel açıklamışsın.....
bırak aygünleri, gürsoylar, ünsallar bundan sonra ahmet'e olumsuz tek kelime söyleyemiyecekler eminim.......
Sevgili bir adı olmayan arkadaşım; o açıklama Shevek'e ait...! Gerçi bizim gönlümüz bir...farketmez ama yine de düzeltme yapmak istedim...:img-wink:
Ay ne kaçırması ya lütfen şu diziyi aşk oyunundan farklı tutun biraz.Her yorumda ondan izler var sanki.
Ahmet bir hukuk adamı neden kaçırsın Rüya'yı.Yaseminler saklamıcaklar herhalde Rüya'yı öğrendikten sonra.
Ahmet kaçırcak kadar başkalarını düşünmeyen bencil biri değil ki.Öğrendi de artık isterse o süründürür yıllarca kızını kendisinden kaçırdıkları için.
Forumunuzu başlarda biraz takip edebildim ama başka bir diziyle hayatım girift olduğundan ne yazık ki geçen sezon yorumlarınıza katılamadım..
Bundan sonra fırsat buldukça yazmaya çalışıcam..
Yaseminin hayatı laylaylom yaşıyor gibi görünmesi bence çok doğal..sonuçta o bir kadın ve herşeyden önce bir anne..onu yetiştirebilmek ve hayatını idame ettirebilmek için kendi sıkıntılarını ve içsel sorunları bir yana koyması lazım gelir..her ne kadar bu sorunlar zaten ailevi yani çocukla ilgili sorunlar olsa bile..
O zaten tamamen yapay bir dünyada yaşama kararı almış ve düzenini böyle kurmuş..bu yapay dünya öyle bir cendereye sıkıştırmış ki Yasemini kendini düşünemez olmuş..gerçeklerin su yüzen çıkması Rüya'yı nasıl bir çocuk psikolojisine sokacak, Ahmetle birlikte olma niyetini hayata geçirebilse Necdete nasıl vicdan borcu hissedecek..bunlar zaten bir insanın elini kolunu bağlayan sebepler..baştan anlaşmalı gibi görünse de bu evlilik, sonuç olarak onlar bir hayat kurdular ki bir evlilik sahte de olsa alışkanlığı beraberinde getirir..gerçek hayatta yaptığımız evlilikler gibi tıpkı..yıllar geçtikten sonra kim inkar edebilir ki aşkın alışkanlığa dönüştüğünü..
Rüya çocuktur..hem de küçük bir çocuk..başlarda zor olsa da, kavramayı reddetse de eninde sonunda gerçeklerle yaşamayı öğrenecek..hatta o gerçekleri sevdiğini ve insanoğlunun herşeye alıştığı gibi bu gerçeklere de alıştığına şahit olacaz..herşey insanlar içindir..dışardan bakıldığında b unlar benim başıma gelmez dediğiniz şeyler sizin de başınıza geldiğinde ilk etapta dumur olur insan..zamanla bünye alışır, kabullenir..bu her yaş için geçerlidir..belki küçük bir çocuk için daha zor gibi görünse de kısa vadede aslında onlar için daha kolaydır..
Asıl sorgulama kısmı yaş ilerleyince başlar..ebeveynlerin hatalarını ve kendi başına gelenleri, yetişkin olduktan sonra objektif olarak yorumlayabilir..esas sıkıntı o zaman doğar..
neyse..ak koyun kara koyun zaten iki ay sonra ortaya çıkacak..aslında bunları yazmak değildi niyetim..bu diziyi çok severek izliyorum..asıl yazmak istediğim son bölümde Denizin yaralandığı ve devamındaki görüntülerde fonda, her duyduğumda beni benden eden şarkı "bang bang" in çalması ve kim akıl ettiyse hay aklınla bin yaşa dediğimi yazmaktı..ama neler yazmışım..
görüşmek üzere..
keyifli yorumlar..
O zaten tamamen yapay bir dünyada yaşama kararı almış ve düzenini böyle kurmuş..bu yapay dünya öyle bir cendereye sıkıştırmış ki Yasemini kendini düşünemez olmuş..gerçeklerin su yüzen çıkması Rüya'yı nasıl bir çocuk psikolojisine sokacak, Ahmetle birlikte olma niyetini hayata geçirebilse Necdete nasıl vicdan borcu hissedecek..bunlar zaten bir insanın elini kolunu bağlayan sebepler..baştan anlaşmalı gibi görünse de bu evlilik, sonuç olarak onlar bir hayat kurdular ki bir evlilik sahte de olsa alışkanlığı beraberinde getirir..gerçek hayatta yaptığımız evlilikler gibi tıpkı..yıllar geçtikten sonra kim inkar edebilir ki aşkın alışkanlığa dönüştüğünü..
Sevgili bora-asli arkadaşım...
Yukarda yazmış olduğun hiçbir sebep bir kızın gerçek babasından uzak büyümesinin ya da bir babanın yıllarca görmemek pahasına ailesinden uzak kalmasının,kızından uzak olmasının hatta bir kızı bile olduğunu bilmemesinin sebebi olamaz.Böyle birşeyin üzerini ne örtabilir.Kendi canının senden saklanmasın hangi bahane söylenmiş hangi söz normal bir olaymış gibi gösterebilir.
Ne yasemin ne de Necdet birbirlerine hiçbir şekilde borçlu değiller.Onlar bir oyun oynadılar.Hem kendileriyle hem başkalarıyla.Bunu da rüya için deyip sakladılar.Oyunun oyun olduğunu unutup Ahmet döndüğünde rüya ölümün eşiğinden döndüğünde bile sürdürdüler.Hiçbir sebep bir baba-kızın ayrı kalmasını açıklayamaz bana göre.
Sevgili bora-asli arkadaşım...
Yukarda yazmış olduğun hiçbir sebep bir kızın gerçek babasından uzak büyümesinin ya da bir babanın yıllarca görmemek pahasına ailesinden uzak kalmasının,kızından uzak olmasının hatta bir kızı bile olduğunu bilmemesinin sebebi olamaz.Böyle birşeyin üzerini ne örtabilir.Kendi canının senden saklanm