Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-16
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
[
7]
8
9
10
11
ama yine toz kondurulmayan necdet oluyor:hıh
önceden de söylemiştim..aslında aygünler için rüyadan ayrılmak acı olacaktır evet...ama hiç yoktan sahip olmadılar mı rüyaya zaten..
böyle düşününce,onunla beraber geçiremeyecekleri yıllar açısından değil de;şimdiye kadar birlikte oldukları yıllar olarak bakılmalı belki olaya:img-yes:
rüya bir bonus idi onlar için ve artık yok:icon_whis :hıh
Rüya ile Ahmet'in koyun koyun uyuduklarını görsem başka birşey istemem.
Allah'tan Güzide var, yoksa Necdet onların peşini yıllarca bırakmazdı.
Bence Ahmet'ciler olarak Güzidenin büstünü yaptırmalı,haftada bir ziyaret etmeli,şükranlarımızı iletmeliyiz kendisine.
Eğer Hastalıklı Beyin Necdet'in karşısına Güzide çıkmasaydı saflık derecesinde Melek bir adam olan Ahmet, olayları hala idrak edemeyecekti.
Güzide sayesinde Rüya gerçeği açığa çıktı.Seviyorum onu:img-angel
Eee artık vakit geç olmuş.Yarın iş güç var:img-weigh Hepinize mutlu haftalar diliyorum...
Sevgiler,
Lin...
Rüya ile Ahmet'in koyun koyun uyuduklarını görsem başka birşey istemem.
Allah'tan Güzide var, yoksa Necdet onların peşini yıllarca bırakmazdı.
Bence Ahmet'ciler olarak Güzidenin büstünü yaptırmalı,haftada bir ziyaret etmeli,şükranlarımızı iletmeliyiz kendisine.
Eğer Hastalıklı Beyin Necdet'in karşısına Güzide çıkmasaydı saflık derecesinde Melek bir adam olan Ahmet, olayları hala idrak edemeyecekti.
Güzide sayesinde Rüya gerçeği açığa çıktı.Seviyorum onu:img-angel
Eee artık vakit geç olmuş.Yarın iş güç var:img-weigh Hepinize mutlu haftalar diliyorum...
Sevgiler,
Lin...
:happy0064 :happy0064 :happy0064 Güzel bir fikir aslında.Büstüne her gün taze çiçek de koyalım.Gün için yaptığımız böreklerden,tramisulardan,kurabiyelerden,kısırlard an da koyalım mı büstün önüne?
Rüya Ahmet sahnesi çok duygusal olur kesin.Ben de o sahneyi ellerimde mendiller,gözlerim sırılsıklam bekliyorum.
Gidenlere güle güle.Ben de artık ufak ufak kaçayım.Yol yorgunluğu filan.Uyku geliiyyyyy bağaaa.:icon_sorr :icon_sorr
Saflık derecesinde Melek Adam Ahmet, Derviş Ahmet, Bahtsız Bedevi Ahmet...
Ama yeni sezonda değişecek, melekliği ve dervişliği varsın sürsün ama, bahtsız bedeviliği bıraksın bir kenara, badger'ın da hep dediği gibi gözünün önünden ayırmasın onun olanı. Biraz da o dediğim dedik, masaya vurdu mu hoplatan, sonra durulup sevgi ve şefkatle sarılan olsun (bkz. feminist forumdaşları bile yoldan çıkarıp, baskın erkek Ahmet istemelerine sebep olan senaristler utansın:)).
Neyse iyi geceler, iyi uykular. Rüyanızda Rüyayla Ahmet'i koyun koyuna uyrken görün. Rüya babasının göğsüne koymuş olsun başınıbye bye
güzide farklı bir kişilik..
aslında dizilerde öyle özgür kız vs olaylarından pek hoşlanmasam da sevimli geliyor bana:img-yes:
lin,iyi geceler..
badger da hiç ses vermeden gitmiş:icon_sorr
shevek,tavuskuşu size de iyi geceler..ben de çıkıyorum yavaştanbye
yarın 'ahmetle yasemin evli olsaydı nasıl keyif çatarlardı 'yı konuşsak olur mu:img-blush
mütemadiyen gözümün önüne deniz kenarında kovalaşırken,uzaktan kameraya alınmış haleri geliyorr:img-in_lo bye
Herkese son kez ve kesin olarak iyi geceler.
Shevek bak gece gece bana duygu geliyyyy.Yapma böyle.Duygusal sahneler zaten beni bitirir.Bir de siz yazıyorsunuz.Burnumun direği sızlıyor valla.Hatta ikisinin de ayağı yorgandan çıkmış olsun.Yasemin gelip içeri sonsun.Hatta üçü birlikte uyusunlar.Ortada Rüya mutlu aile tablosu.Bunu hak etmedik mi arkadaşlar?
Ergimcim sen de geç geldin ama.Bekledik de gelmedin.:icon_whis Geçen akşam çizgi filmlerden heididen candyden konuşulmuş.Herkes de koymuş avatarına ben de koydum.Modaya uydum.bye
NOT:Öffff kopamıyorum bir türlü.Çıkacağım kesin kararlıyım.
nayırr nolamazz tam ben geldim herkes çıkiiyyyyy beni beğenmiyor musunuz yoksa ühühüü bu arada yine önceki sayfaları okumadan yorum yazdım neyse hızlıca bi neler konusulmıs bakıyorum bu arada noliyy yaw herkesin avatarında çizgifilm var ne iş kuzucuklarım ???
Arkadaşlan Cansel başığında kimi gördüm Ergim'i :hıh Anaaam bizi beğenmiyor heralde iç dünyam çöküntüye uğradı :img-cray:
Bence Yasemin-Rüya-Ahmet olayı bir an önce atlatılmalı ve siyasi olaylar da mücadele eden bir aile karşımıza çıkmalı :img-yes:
Ben de artık kaçayım herkese iyi geceler bye bye bye :sad53:
ziynip yapma bebişim ühühüü anaammm bak bağa duygu geliyyy avatarımı değiştirmek için belki yeni yapmışlardır diye oraya girdim ben kuzumm zaten ssonra da hemen çıkmam gerekti neyse mesajımı da yarın okursun artık iyi geceler kuzucum:sad53: :sad53:
sanırım herkes bağa küstü kafama takıldı zaten mesajlarınızı da okuyamadım kader mi bu anaaamm ambilaaaaannss bi denzi bıçaklandığında bu haldeydim bi de şimdi :img-cray: :img-cray: :img-cray: :img-cray: :img-cray:
Az önce basında çıkan haberleri okudum..Senarist Nilgün Öneş ile yapılan röportaj eklenmiş..(süperkk arkadaş eklemiş sağolsun) Güzel haberler var..
69-72 arası yeni sezonun 13 bölümünü kapsayacakmış ve Yasemin-Ahmet ne olacak sorusuna :
Birçok seyirciye göre çok uzadı. En çok aldığımız mail, "Artık kavuşsunlar" diyor, "Yaşlanmadan olsun bu". İzleyicinin isteği onların bir an önce kavuşması. Biz de çok uzatmayacağız.
:good:
ya basında cıkan haberlere baktım da cok sinirime gitti!!!bu kadarına pes!!!
yok o bunla beraber yok o sunla beraber ya gazeteler yanlıs yazıo ya da bnlar üşüttü:D:D
Az önce basında çıkan haberleri okudum..Senarist Nilgün Öneş ile yapılan röportaj eklenmiş..(süperkk arkadaş eklemiş sağolsun) Güzel haberler var..
69-72 arası yeni sezonun 13 bölümünü kapsayacakmış ve Yasemin-Ahmet ne olacak sorusuna :
Birçok seyirciye göre çok uzadı. En çok aldığımız mail, "Artık kavuşsunlar" diyor, "Yaşlanmadan olsun bu". İzleyicinin isteği onların bir an önce kavuşması. Biz de çok uzatmayacağız.
:good:
:happy0064 evveet..sonundaa:img-icecr
artık yorumlar ona göre yapılırrr..çok mutlu oldum çook..bkz:diziyi gerçek zanneden kişilere bir zincir daha eklenee:img-icecr :img-icecr
arkadaşlar şu hs başlığında basında çıkan haberler bölümüne eklenen balon haber okununca telaş yapılmış sanırım.. ama böyle bişey yok ben biraz araştırdım cansel tarafından ya da tuba tarafından söylenmiş bişey değil bu sadece o arkadaş berenin üstüne atılan çamuru!!! düzeltebilmek için böyle bi yola başvurmuş.. böylece beren-bülent aşkı haberinin de bunun kadar imkansız olduğunun kendince!!! anlatmaya çalışmış bize...
cansel abinin baişığına bi arkadaş yazmış bunu
bu arada kavuşmanın fazla uzatılmamasına da çok sevindim e doğrusu da bu zaten engel mengel yok artık bi an önce evlensinler işte:hıh:happy0064 :happy0064
basında çıkan haberleri okudum da bu kadarına pes doğrusu ya....bereni naaptılar iice herkesle çıkıor kızcağız alla alla.....ona da yazık ağzında gümüş kaşıkla doğduysa onun günahı ne.....söle baa çiko....,
bu arada artık çabucak birleştirmezlerse napacağım belli olmass...sölemedi demeyin.....
Az önce basında çıkan haberleri okudum..Senarist Nilgün Öneş ile yapılan röportaj eklenmiş..(süperkk arkadaş eklemiş sağolsun) Güzel haberler var..
69-72 arası yeni sezonun 13 bölümünü kapsayacakmış ve Yasemin-Ahmet ne olacak sorusuna :
Birçok seyirciye göre çok uzadı. En çok aldığımız mail, "Artık kavuşsunlar" diyor, "Yaşlanmadan olsun bu". İzleyicinin isteği onların bir an önce kavuşması. Biz de çok uzatmayacağız.
:good:
Buna ne nedir?: Aminnn!!!
Kavuşsunlar demekten klavyedeki tuşlar deforme oldu...!!??!!
sevgili Spdr, yok gece ses vermeden gitmedim...Yorumumu yaptım sonra iyi geceler dileğimi de yazdım, biraz bekledim ve ayrıldım..O kadar uykum geldi ki, dayanamadım çok daha fazla..
ya tabiki de kavuşurlar sonucta
1-ahmet rüyayı ogrendı necdeti kapı dısarı eder
2-yasemın aradkı engel ruyaydı guzıde saolsun artık yolu acık
3-necdet güzideyi sevıo guzıde de onu daha ne !!o zmn baba rolüne son!
olur...zaten ahmet bu ogrenme hırsıyla aileyi kurar...:D:D
ayrıca bugun tekrarını ızledım yıne aynı konu ama ;yasemın orada çunkı çunkı dıye kaldı ya nasl uyuz oldum tekrar seyredınce !!!! ya neden ınsanlar kımı kelımelerı agzından dokemez bılmıorum .....yasemın sonra solerım faln dedı sonra dedı eyyy kızım uyan sonra sonra dıo aradan 5 yıl gecmıs sen bı 5 yıl daha mı beklıcen:D YASO ZAMAN GEÇİOO sen solemedın bak nejdet soledı olay bıtmıstır buyutmeyelım:D:D
sarp_manyagi
16-07-07, 15:49
ya tabiki de kavuşurlar sonucta
1-ahmet rüyayı ogrendı necdeti kapı dısarı eder
2-yasemın aradkı engel ruyaydı guzıde saolsun artık yolu acık
3-necdet güzideyi sevıo guzıde de onu daha ne !!o zmn baba rolüne son!
olur...zaten ahmet bu ogrenme hırsıyla aileyi kurar...:D:D
ayrıca bugun tekrarını ızledım yıne aynı konu ama ;yasemın orada çunkı çunkı dıye kaldı ya nasl uyuz oldum tekrar seyredınce !!!! ya neden ınsanlar kımı kelımelerı agzından dokemez bılmıorum .....yasemın sonra solerım faln dedı sonra dedı eyyy kızım uyan sonra sonra dıo aradan 5 yıl gecmıs sen bı 5 yıl daha mı beklıcen:D YASO ZAMAN GEÇİOO sen solemedın bak nejdet soledı olay bıtmıstır buyutmeyelım:D:D
harbiden iyi yamzışsın ya bende böyle düşünüyorum:happy0064 yaseminle ahemtin kavuşması harika olcak ama benim bir sorum var ben bu soruyu hep sordum ama cevabınıhiç göremedim başlıkta atv haberde sezon finali akşamı röp. yaptılar orda deniz gezmişin idam sürecini gösterceklerini söylediler(:icon_sorr )neyse soruma gelim denizle birlikte harunu da asarlar mı?çünkü harun ön plana çıkcak demişlerdi
harbiden iyi yamzışsın ya bende böyle düşünüyorum:happy0064 yaseminle ahemtin kavuşması harika olcak ama benim bir sorum var ben bu soruyu hep sordum ama cevabınıhiç göremedim başlıkta atv haberde sezon finali akşamı röp. yaptılar orda deniz gezmişin idam sürecini gösterceklerini söylediler(:icon_sorr )neyse soruma gelim denizle birlikte harunu da asarlar mı?çünkü harun ön plana çıkcak demişlerdi
ya bi söylentiye göre denizle harun deniz gezmişle asılacak
ama benim bildiğim kadarıyla deniz hüseyin yusuf aslıodu başkada kimse asılmıodu....
ya hüseyinle yusuf ne zaman çıkcak yaa....
ya bi söylentiye göre denizle harun deniz gezmişle asılacak
ama benim bildiğim kadarıyla deniz hüseyin yusuf aslıodu başkada kimse asılmıodu....
ya hüseyinle yusuf ne zaman çıkcak yaa....
Harunun asılacağını düşünmüyorum..
Ama Deniz Gezmiş ve diğer iki arkadaşının asılmasıyla sonuçlanan tutuklanmadave yargılanma sürecinde o da ilk başta Rızanın Yassıada duruşmalarındaki gibi son anda ipten kurtulacağını düşünüyorum...Yani yargılanma ve idam sürecini Harun üzerinden bu şekilde gösterebilirler..Harunun da sonrasında ceza alıp Rıza gibi hapis yatacağını düşünüyorum..:img-cool2
Bu arada Ziverbey Köşkünün de adının geçemsini ve hatta bununla ilgili acaba birkaç sahne yaparlar mı diye de düşünüyorum...Çünkü o dönemin en önemli olaylarından biridir...Ziverbey Köşkü 12 Mart döneminin devletin sosyalistleri tutuklayıp işkence ettiği en önemli yerlerden biridir...O dönemde orayı kamuya akıl hastanesi diye lanse edilen işkencehane...Asıl adı Zihnipaşa Köşkü(erenköy)...:img-cool2
Soner Yalçının Bay Pipo adlı kitabında uzun uzadıya anlatılmıştır ve tüylerim diken diken okumuştum...
sarp_manyagi
16-07-07, 16:17
Harunun asılacağını düşünmüyorum..
Ama Deniz Gezmiş ve diğer iki arkadaşının asılmasıyla sonuçlanan tutuklanmadave yargılanma sürecinde o da ilk başta Rızanın Yassıada duruşmalarındaki gibi son anda ipten kurtulacağını düşünüyorum...Yani yargılanma ve idam sürecini Harun üzerinden bu şekilde gösterebilirler..Harunun da sonrasında ceza alıp Rıza gibi hapis yatacağını düşünüyorum..:img-cool2
Bu arada Ziverbey Köşkünün de adının geçemsini ve hatta bununla ilgili acaba birkaç sahne yaparlar mı diye de düşünüyorum...Çünkü o dönemin en önemli olaylarından biridir...Ziverbey Köşkü 12 Mart döneminin devletin sosyalistleri tutuklayıp işkence ettiği en önemli yerlerden biridir...O dönemde orayı kamuya akıl hastanesi diye lanse edilen işkencehane...Asıl adı Zihnipaşa Köşkü(erenköy)...:img-cool2
Soner Yalçının Bay Pipo adlı kitabında uzun uzadıya anlatılmıştır ve tüylerim diken diken okumuştum...
canım ben bu kitabı bulabilirim dimi kitapçılarda baya merak ettim belki de senin dediğin gibi olabilir ama renses gibi bende harunu hüseyine benzetiyorum açıkcası ve asılabileceğini düşünüyorum...işkencehanenin pardon köşkün(:img-wink: )bence sadece adından bahsederler göstermeye pek cesaret edemezler açıkcası yani her şeyin bir sınırı var diyerek diziyi yayından kaldırabilirler zaten sağcıları kötü tanıtıyor anaşit(:img-hyste )propagandası yapıyorlar diye şikayet edenler varmış(sitedeki arkadaşlar üzerine alınmasın onlardan bahsetmiyorum)buna cesaret edemezler bence
Az önce basında çıkan haberleri okudum..Senarist Nilgün Öneş ile yapılan röportaj eklenmiş..(süperkk arkadaş eklemiş sağolsun) Güzel haberler var..
69-72 arası yeni sezonun 13 bölümünü kapsayacakmış ve Yasemin-Ahmet ne olacak sorusuna :
Birçok seyirciye göre çok uzadı. En çok aldığımız mail, "Artık kavuşsunlar" diyor, "Yaşlanmadan olsun bu". İzleyicinin isteği onların bir an önce kavuşması. Biz de çok uzatmayacağız.
:good:
Mutluyum! Umutluyum o zaman. Ahmet-Rüya elele mutlu günlere diyorum.
Harun ve Deniz konusunda badger'a katılıyorum. Denizlerle (Deniz-Hüseyin-Yusuf) ya da daha sonra yargılanabilir, hapse girebilir, işkence görebilirler. Ama asılanlardan olmazlar. Çünkü gerçek (tarihsel gerçekliği olan) olaylarla kurgusal tiplemeleri özdeşleştirmediler bugüne dek. Bundan sonra da böyle olacaktır kanımca.
sarp_manyagi
16-07-07, 16:30
Mutluyum! Umutluyum o zaman. Ahmet-Rüya elele mutlu günlere diyorum.
Harun ve Deniz konusunda badger'a katılıyorum. Denizlerle (Deniz-Hüseyin-Yusuf) ya da daha sonra yargılanabilir, hapse girebilir, işkence görebilirler. Ama asılanlardan olmazlar. Çünkü gerçek (tarihsel gerçekliği olan) olaylarla kurgusal tiplemeleri özdeşleştirmediler bugüne dek. Bundan sonra da böyle olacaktır kanımca.
ama hüseyin yok ki:icon_sorr ama çıksın bir yerden ya harunum ölmesin offf o bölümde ben nasıl dayanıcam ya denizin asılmasını nasıl izlicem ya:icon_sorr şimdiden kalbim böyle acıyor ya:icon_sorr
Bu arada Ziverbey Köşkünün de adının geçemsini ve hatta bununla ilgili acaba birkaç sahne yaparlar mı diye de düşünüyorum...Çünkü o dönemin en önemli olaylarından biridir...Ziverbey Köşkü 12 Mart döneminin devletin sosyalistleri tutuklayıp işkence ettiği en önemli yerlerden biridir...O dönemde orayı kamuya akıl hastanesi diye lanse edilen işkencehane...Asıl adı Zihnipaşa Köşkü(erenköy)...:img-cool2
Soner Yalçının Bay Pipo adlı kitabında uzun uzadıya anlatılmıştır ve tüylerim diken diken okumuştum...
badger;
Ben bu konuyu İlhan Selçuk'un Ziverbey Köşkü adlı kitabında okumuştum. Bizzat yaşadıklarını anlatıyor...Gerçekten dehşet verici..
Ziverbey Köşkünün ünlü konuklarından bazıları İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu, İlhami Soysal gibi ünlü gazetecilerimiz...İlhan Selçuk Devrim Dergisinde çıkan yazıları nedeniyle götürülmüş...Hatta İlhan Selçuk verdiği ifade de akrostiş yöntemi ile işkence gördüklerini anlatmaya çalışmış...
İlhan Selçuk'un Ziverbey Küşkünde verdiği ifade daha sonra Tercuman gazetesinde yayınlanmış... Alınan ifadesinde akrostiş her cümlenin sondan ikinci kelimesinin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya okunmasından oluşuyordu:
"12 Mart'a doğru Türkiye [B]iflasa gidiyordu. Demirel iktidarı giderek
yoğunlaşan şaibe altındaydı. Üniversiteli gençler sokaklarda, meydanlarda
hatta üniversite binalarının çatıları altında k atlediliyorlardı. Devletin
güçleri, aydınları, askerleri, yargıçları, sorumluları, sağduyu sahipleri
endişe içindeydiler. Gidiş normal değildi. Anayasa çerçevesi ve
yönelişlerine göre davranmak isteyen devlet memurları ve sorumluların,
siyasi iktidar adeta ceza tertipliyordu. Siyasi iktidar aydın yazarları
ezmek amacındaydı. Toplum yaşamında anayasa uygulanmıyordu. Bazı çevrelerde
bir ordu müdahalesi lüzumlu görülüyordu. Politikacı topluluğu şuursuzdu.
Memleketseverler ıstırap çekiyorlardı.
Bu durumda ne yapmalıydı? Önce bir fikir dağınıklığı vardı. Tek çıkar yolu,
Atatürkçülük'te görüyorduk. Ancak Atatürkçülüğü günün koşullarına göre
derinliğine ve genişliğine bütün boyutlarıyla yorumlamak gerekiyordu. İşte
Devrim dergisi bu ıhtiyaçtan doğdu. Ancak dergi çıkarmaya yetecek para
bulmak gerçekten mesele idi.
İlhan Selçuk, Ziverbey Köşkü, İstanbul 1987
İster misin bizim acar gazetecilerimiz Ziverbey köşküne konuk olsunlar...!
Benim de aklıma gelmedi değil...Sevim ya da Mehmetin başına böyle bir şey gelmesi...Allah korusun...Sevimciğin başına gelirse orada gider geliyor gibi bana...
İlhan Selçukun o akrostişini biliyorum- işkence altındayım..- ve geçirdiği deneyimler hk bir iki alıntı okumuştum..Çok korkunç ve insanlık dışı...Hele kimler tarafından ve ne mantaliteyle yapıldığını anlayınca...
Bay Pipoda oraya fazlasıyla yer vermişlerdi, inanılmaz derecede ürkütücü bulmuştum..Allah hiçbir zaman bir insan evladına öyle bir deneyimi vermesin...
Ama Ziverbey Köşkü, atlanmaması gereken bir konu...
Taylan Özgür olayını da nasıl verecekler onu da bekliyorum...Onun arkadan vurulup Beyazıtta öldürülmesini?
Çok detaylı vermezler- bilinen malum sebeplerden ötürü-, Vedat olayı gibi...Akılda kalıcı, çarpıcı bir enstante yaparlar umarım...:img-cool2
Benim de aklıma gelmedi değil...Sevim ya da Mehmetin başına böyle bir şey gelmesi...Allah korusun...Sevimciğin başına gelirse orada gider geliyor gibi bana...
İlhan Selçukun o akrostişini biliyorum- işkence altındayım..- ve geçirdiği deneyimler hk bir iki alıntı okumuştum..Çok korkunç ve insanlık dışı...Hele kimler tarafından ve ne mantaliteyle yapıldığını anlayınca...
Bay Pipoda oraya fazlasıyla yer vermişlerdi, inanılmaz derecede ürkütücü bulmuştum..Allah hiçbir zaman bir insan evladına öyle bir deneyimi vermesin...
Ama Ziverbey Köşkü, atlanmaması gereken bir konu...
Taylan Özgür olayını da nasıl verecekler onu da bekliyorum...Onun arkadan vurulup Beyazıtta öldürülmesini?
Çok detaylı vermezler- bilinen malum sebeplerden ötürü-, Vedat olayı gibi...Akılda kalıcı, çarpıcı bir enstante yaparlar umarım...:img-cool2
Nilgün Öneş, bu konuya değinmiş zaten..Vedat olayında kan bile görünemezdi. o nedenle düşüşünü göstermedik demiş.Ama Taylan'ın Deniz Gezmiş'in hayatındaki etkisi büyük, mutlaka işleyeceğiz diyor. Bence geçiştirmeyecekler ve tam istediğimiz gibi Ahmet-Yasemin'i çözüme olaştırıp, idamlara kadar olan süreci geniş olarak işleyecekler..
Bu arada Deniz Gezmiş'i doğru yansıtmıyorlar diyenlere de cevabı var..Deniz'i oynayan oyuncuya Gezmiş'i tanıyan danışmanlar yol gösteriyormuş..Bu konuyu daha önce konuşmuştuk, N. Öneş de düşüncelerimizi tasdik etmiş. Ben bu röportajı çok beğendim..belli oluyor mu...!:icon_whis
badger;
Ben bu konuyu İlhan Selçuk'un Ziverbey Köşkü adlı kitabında okumuştum. Bizzat yaşadıklarını anlatıyor...Gerçekten dehşet verici..
Ziverbey Köşkünün ünlü konuklarından bazıları İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu, İlhami Soysal gibi ünlü gazetecilerimiz...İlhan Selçuk Devrim Dergisinde çıkan yazıları nedeniyle götürülmüş...Hatta İlhan Selçuk verdiği ifade de akrostiş yöntemi ile işkence gördüklerini anlatmaya çalışmış...
İlhan Selçuk'un Ziverbey Küşkünde verdiği ifade daha sonra Tercuman gazetesinde yayınlanmış... Alınan ifadesinde akrostiş her cümlenin sondan ikinci kelimesinin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya okunmasından oluşuyordu:
"12 Mart'a doğru Türkiye iflasa gidiyordu. Demirel iktidarı giderek
yoğunlaşan şaibe altındaydı. Üniversiteli gençler sokaklarda, meydanlarda
hatta üniversite binalarının çatıları altında k atlediliyorlardı. Devletin
güçleri, aydınları, askerleri, yargıçları, sorumluları, sağduyu sahipleri
endişe içindeydiler. Gidiş normal değildi. Anayasa çerçevesi ve
yönelişlerine göre davranmak isteyen devlet memurları ve sorumluların,
siyasi iktidar adeta ceza tertipliyordu. Siyasi iktidar aydın yazarları
ezmek amacındaydı. Toplum yaşamında anayasa uygulanmıyordu. Bazı çevrelerde
bir ordu müdahalesi lüzumlu görülüyordu. Politikacı topluluğu şuursuzdu.
Memleketseverler ıstırap çekiyorlardı.
Bu durumda ne yapmalıydı? Önce bir fikir dağınıklığı vardı. Tek çıkar yolu,
Atatürkçülük'te görüyorduk. Ancak Atatürkçülüğü günün koşullarına göre
derinliğine ve genişliğine bütün boyutlarıyla yorumlamak gerekiyordu. İşte
Devrim dergisi bu ıhtiyaçtan doğdu. Ancak dergi çıkarmaya yetecek para
bulmak gerçekten mesele idi.
İlhan Selçuk, Ziverbey Köşkü, İstanbul 1987
İster misin bizim acar gazetecilerimiz Ziverbey köşküne konuk olsunlar...!
Bak olabilir. (Ama hayal ürünü karakterler bile olsalar, hiç bir insan evladının işkenceye maruz kaldığını/kalacağını düşünmek/ihtimal dahi vermek istemiyorum). Daha önce de birlikte göz altına alınmışlardı. İkisi birden dergi yüzünden ya da biri (Sevim olursa onun sağlığının böylesi bir duruma elvereceğini sanmıyorum-bırrrrr), olur da Mehmet tek düşerse, bu seferde bıçaklanma olayından kurtulup, ölümden dönen Deniz'in ve adamın mutlu olma şansını korku bahanesine erteleyip duran Sevim'in yüreciği kaldırmaz. Olmasın, olmasın, olmasın. Kimse işkence görmesin diyeceğim gördü. Kimse ölmesin diyeceğim, öldü. Üüüüffff, çok karamsar, çok iç yakıcı bir dönemi anlatılacak ülkemizin. Nasıl dayanacağız bilemiyorum. Denizlerin idamını izlemeye, Mahirlerin, Taylanların, Ulaşların ölümüne nasıl dayanacağız. "Gülünün Solduğu Akşam"'ı ben lisede okumuştum. Günlerce ağladım. Sonra da açamadım kapağını. Şimdi de final bölümüne dönüp baktığım zaman Deniz'in bıçaklandığı sahneyi atlıyorum. Çünkü ucundan kıyısından görünce, ağlayıp foşurdamaya başlıyorum. Aşk acısına, ayrılığa ağlamak başka. Gencecik insanların hayatlarının sönmesine ağlamak başka.
Mehmetin oraya götürülmesi çok fazla olur...Siyaset yüzünden adam, askerlikten ayrıldı, eniştesi idamdan döndü, tüm aile feleğini şaşırdı, dövüldü, oğlu bıçaklandı- daha akibetini bilmiyoruz, bir de Ziverbey geçici ikametliği...Yook çok fazla olur...
deniz iyileşsin...sevimle evlensinler...Şeboistin dediği gibi mutlu mutlu dergilerini çıkartıp oturdukları yerden günlük siyaseti bize aktarsınlar...bknz:bu dediğime ben bile inanamadım..
Mehmetin oraya götürülmesi çok fazla olur...Siyaset yüzünden adam, askerlikten ayrıldı, eniştesi idamdan döndü, tüm aile feleğini şaşırdı, dövüldü, oğlu bıçaklandı- daha akibetini bilmiyoruz, bir de Ziverbey geçici ikametliği...Yook çok fazla olur...
deniz iyileşsin...sevimle evlensinler...Şeboistin dediği gibi mutlu mutlu dergilerini çıkartıp oturdukları yerden günlük siyaseti bize aktarsınlar...bknz:bu dediğime ben bile inanamadım..
Ama işte onlarla (Sevim-mehmet) ilgili bas bas bağırılmadan işlenen temel nokta şu: her ikisinin de hayatlarındaki diğer herşeyi, aileyi, aşkı, gündelik zevkleri bir kenara bırakmış, memleketin geleceğini ve gidişatını her şeyin üstünde tutan, birer dava insanı olmaları. Adanmışlar, bireysel mutluluklarını toplumsal çıkar uğruna feda etmişler. Militan değiller kesinlikle. Ama yine de sıradışı her ikisi de. Okuyan, soran, sorgulayan ve en önemlisi "düşündüklerini yazan" ve "yayan" insanlar. Bizde biliyoruz, böyle insanlara ne oldu? Ne oluyor?
Bak olabilir. (Ama hayal ürünü karakterler bile olsalar, hiç bir insan evladının işkenceye maruz kaldığını/kalacağını düşünmek/ihtimal dahi vermek istemiyorum). Daha önce de birlikte göz altına alınmışlardı. İkisi birden dergi yüzünden ya da biri (Sevim olursa onun sağlığının böylesi bir duruma elvereceğini sanmıyorum-bırrrrr), olur da Mehmet tek düşerse, bu seferde bıçaklanma olayından kurtulup, ölümden dönen Deniz'in ve adamın mutlu olma şansını korku bahanesine erteleyip duran Sevim'in yüreciği kaldırmaz. Olmasın, olmasın, olmasın. Kimse işkence görmesin diyeceğim gördü. Kimse ölmesin diyeceğim, öldü. Üüüüffff, çok karamsar, çok iç yakıcı bir dönemi anlatılacak ülkemizin. Nasıl dayanacağız bilemiyorum. Denizlerin idamını izlemeye, Mahirlerin, Taylanların, Ulaşların ölümüne nasıl dayanacağız. "Gülünün Solduğu Akşam"'ı ben lisede okumuştum. Günlerce ağladım. Sonra da açamadım kapağını. Şimdi de final bölümüne dönüp baktığım zaman Deniz'in bıçaklandığı sahneyi atlıyorum. Çünkü ucundan kıyısından görünce, ağlayıp foşurdamaya başlıyorum. Aşk acısına, ayrılığa ağlamak başka. Gencecik insanların hayatlarının sönmesine ağlamak başka.
Hepimiz aynı duyguları hissediyoruz..Dizi başladığında, sadece o dönemi yaşayanların ilgileneceğini düşünüyorlarmış. Şimdi gençler daha fazla izliyor...Gençlerde yaygın bir okuma tembelliği olduğu için, ancak masal gibi bir aşkla tatlandırılmış böyle bir dizi anlatabilirdi geçmişteki acıları...İbret-i alem olması açısından, üzülsek de onlar çekmeli bizler de izlemeliyiz...
Hepimiz aynı duyguları hissediyoruz..Dizi başladığında, sadece o dönemi yaşayanların ilgileneceğini düşünüyorlarmış. Şimdi gençler daha fazla izliyor...Gençlerde yaygın bir okuma tembelliği olduğu için, ancak masal gibi bir aşkla tatlandırılmış böyle bir dizi anlatabilirdi geçmişteki acıları...İbret-i alem olması açısından, üzülsek de onlar çekmeli bizler de izlemeliyiz...
Gençlerin bu ülkede neler olup bittiğini (tarih kitaplarının yazmadığı, adlarının anılmasının bile korku ve dehşet saçtığı olaylar ve insanları) bi de karşı cepheden bir bakış açısıyla duymaları tabii güzel, iyi, hoş da... Ben bazen kaygılanmıyor da değilim. Popüler kültür ürünlerinde gerçek olaylar ve kişiler olduğu gibi yalın bir gerçeklikle mi anlatılmalı? Yoksa olay ve kişiler tamamen kurgusal tiplemeler ve olaylara mı yedirilmeli? Bu ikilemi çözmüş değilim henüz. Yani kurgusal solcu tiplemeler olsun, gerçek olaylara anıştırma ya da benzetme yöntemiyle göndermeler yapılsın dediğim de oluyor. Çünkü birebir verdiğimizde insanları gerçeğe yakınlaştırmaktansa uzaklaştırıyoruz gibi geliyor. Bu yüzden salt gerçekçi sanat eserlerinden biraz uzak dururum. Ben gerçeküstü severim. Gerçeküstünün asıl gerçeğe yakınlaştırdığını düşünürüm. Çünkü sanat insanda bir arınma duygusu da yaratır ve (bir anlamda pasifize eder). Oturup bir televizyon dizisinde idam edilen gençleri, işkenceleri, kavgaları izleriz, ağlarız, hemen oracıkta bir çeşit günah çıkartırız (ah, vah, gitti güzelim çocuk gibi) sonra da unutur gideriz. Katarsis. Gerçekler ancak şu durumda birebir verilebilir. Bir belgesel çekiyorsanız. Belgesel dışında işin içindeki hayal gücü ön planda olmalıdır. Tama aşksa aşk, solculuksa solculuk, devrimcilikse devrimcilik. Bunlar kurgusal karakterler üzerinden verilmeli diye düşünüyorum. Böylece de birilerinin merak edip gerçekte neler olup bittiğini sorgulaması sağlanmalı... galiba.:kahve
:happy0064 :happy0064 :happy0064
Bu gece bazı gerçekleri farkettim...insanın evi gibisi yok...sanki anahtarımı unutmuş...komşuda tedirgin, çilingir bekler gibiydim (bkz. bunu bizzat yaşamış kişi..). Neyse problem çözülmüş...:good:
Bende de gerçekse olay daha fazla etkiliyor ama bendeki tesir, pek öyle olumlu yönde olmuyor....
Olayın yaşanmışlığı beni, eğer olayın sonucu kötüyse, daha da beter edip,o anda objektif olarak yaklaşımımı engelliyor ve kaskatı kalmamı sağlıyor...Kurgusal, gerçeküstünü benim de tercihimdir..Hal böyle olunca, objektif yaklaşıp, olayları daha dışarıdan gözle rahatlıkla irdeleyebiliyorum...Gerçeklik olgusu ne kadar kuvvetliyse bendeki rahatsız edilme artıp, objektif olma yetisi azalmaktadır...O yüzden bu hikaye gerçek hikayeye dayanmaktadır dendiğinde biraz biraz rahatsız olurum açıkçası...:icon_whis
Ve dün akşam neydi öyle??? İnsan kendini sokağa atılmış gibi hissediyor...:img-pilot
Ama işte onlarla (Sevim-mehmet) ilgili bas bas bağırılmadan işlenen temel nokta şu: her ikisinin de hayatlarındaki diğer herşeyi, aileyi, aşkı, gündelik zevkleri bir kenara bırakmış, memleketin geleceğini ve gidişatını her şeyin üstünde tutan, birer dava insanı olmaları. Adanmışlar, bireysel mutluluklarını toplumsal çıkar uğruna feda etmişler. Militan değiller kesinlikle. Ama yine de sıradışı her ikisi de. Okuyan, soran, sorgulayan ve en önemlisi "düşündüklerini yazan" ve "yayan" insanlar. Bizde biliyoruz, böyle insanlara ne oldu? Ne oluyor?
Tamam dava insanları da, her türlü bu dönemin aşırı olaylarını illa göstereceğiz diye bu iki numuneliğimize de pek ilişmeseler diyeceğim...Aşırı yüklenilmiş doldurulmuş dava insanı haline dönüşecekler bu işin sonunda..Yeni dönemde bir iki yeni belki gerçek karakterler ekleyebilirler, mesela bir iki gazeteci arkadaş gibi?
Ben, özellikle Mehmetin şimdiye kadar yaşadıklarından sonra bu son olayla-Denizin yaşadığıyla- bir son damla yaşayacağına inanıyorum, mehmetin o serinkanlı tavrı kaybolabilir: Ya adam bu işlerden elini eteğini çekip pasifize olabilir, ki böyle olunca hiç eleştirmem, ya da iyice aktiviteye geçip bu dava meselesinde Spartaküs gibi birisi olabilir (belki aktif siyasete atılması bu şekilde olabilir)... :img-cool2
Kısacası adamcağız her iki duruma göre, Denizin bıçaklanmasıyla iligili olarak, tüm hayatının akışının yönünü değişitirecek bir kararı mutlaka verecek... Bu olay, benim düşünceme göre, son bölümün özetindeki sırf Defne ve Denizin büyüyecekleri bir olay olmayacak...:img-yes:
Tamam dava insanları da, her türlü bu dönemin aşırı olaylarını illa göstereceğiz diye bu iki numuneliğimize de pek ilişmeseler diyeceğim...Aşırı yüklenilmiş doldurulmuş dava insanı haline dönüşecekler bu işin sonunda..Yeni dönemde bir iki yeni belki gerçek karakterler ekleyebilirler, mesela bir iki gazeteci arkadaş gibi?
Ben, özellikle Mehmetin şimdiye kadar yaşadıklarından sonra bu son olayla-Denizin yaşadığıyla- bir son damla yaşayacağına inanıyorum, mehmetin o serinkanlı tavrı kaybolabilir: Ya adam bu işlerden elini eteğini çekip pasifize olabilir, ki böyle olunca hiç eleştirmem, ya da iyice aktiviteye geçip bu dava meselesinde Spartaküs gibi birisi olabilir (belki aktif siyasete atılması bu şekilde olabilir)... :img-cool2
Kısacası adamcağız her iki duruma göre, Denizin bıçaklanmasıyla iligili olarak, tüm hayatının akışının yönünü değişitirecek bir kararı mutlaka verecek... Bu olay, benim düşünceme göre, son bölümün özetindeki sırf Defne ve Denizin büyüyecekleri bir olay olmayacak...:img-yes:
Haklı olabilirsin. Bu tip bir olay, -insanın biricik çocuğunu elalemin faşisti gelsin bıçaklasın-, Mehmetin hayatında radikal bir değişime start verebilir. Hani kendisi Sevime demişti. Silahla yapılacak hiç bir şeye taraf değilim, devrim bile olsa... Sonra da kendi hayatlarında kanlı(!) ve radikal bir devrime ihtiyaç olduğunu söylemişti. Çok hoş bir diyalogdu. Bir de Denizle yaptıkları çok vurucu bir konuşma vardı. Deniz niye şimdi ölümden bahsediyoruz ki demişti de kendisi "aklımıza getirdiler de ondan" gibisinden bir şeyler söylemişti.(Belki bu diyaloğu Aliyecik bulup ekleyebilir.) İşte yine akıllara ölüm düşecek, sen birey olarak ne kadar kaçarsan kaç toplum seni bir noktada bununla yüzleştirecek. Hele bu yüzleşme noktası insanın kendi çocuğu olursa ateş düştüğü yeri iki kere yakacak. Dediğin gibi köklü bir değişim yaşanabilir Mehmet cephesinde.
Bugün tekrar bölümünü izledim. Yine çok ağladım. İlkinde daha çok Ahmet için ağlamıştım. Son bir hamle yapmıştı kendinin olanı geri almak için. Az daha başarıyordu. Hep tedirgindi gerçi. Son telefonda ne kadar umutlu, bir o kadar da hüzünlüydü. Gelmeme ihtimali vardı çünkü. Gelmesini bütün yüreğiyle istiyordu ama, ya gelmezse. Son telefonda "bugün benim en mutlu günüm" dedi ya, ben orada tekrar ağlamaya başladım. Umudu vardı en azından ve bu bile onu mutlu etmeye yetiyordu. Acısını çok asil çekiyor. İçine gömüyor. İsyan etmeden çekiyor.
Ama bugün diğer cepheye de ağladım ben. Yasemine ve herşeye rağmen Necdet'e. Bugün, belki de geçen hafta yapılan ayrıntılı Yaso analizlerinin de etkisiyle, neden gitmediğini anlayabildim. Mutlu aile tablosu. Babasına bayılan küçük bir kız. Ailedeki herkesi ince ince düşünen, düşünceli, fedakar, üstüne üstlük gizli bir aşkla sana bağlı bir eş.Bunu bozacak gücü ve hakkı kendinde göremedi. Bu hakkı nedense bir tek kendinde ve Ahmette göremiyor. Belki de bu kadar güzel bir aşk yaşadıkları, gözleri gerçekten kendilerinden başka bir şey görmediği için suçluluk da duyuyor. (İhtilal sabahı da Ahmet'le Paris'e kaçacaklardı. Elinde bavuluyla eve döndü. Biraz sonra alınıp götürülecek olan babası onu böyle gördü. Babasının idam edileceğini düşündükleri günlerde Ahmetten çocuğu olacağını öğrenmişti. Sevinçten deli olmuştu. Söyleyeceği gece, Ahmet'in babası kalp krizi geçirmişti. Hastanedeydi. Selmanın söylediklerini hatırlayalım, şimdi başka mevzular daha önemli bla bla. İşte genç Yaso hep bu söylenenlerin ezikliğiyle hareket etti. Onların aşkının herşeyin ve herkesin önüne geçtiği bir dönem yaşandı ve şimdi her ikisi de bunun ceremesini çekiyorlarmış gibi.) Buna bir de kendine bunca iyilik etmiş bulunan dostunun karşılıksız aşkını yıllarca görememiş olmanın verdiği suçluluk duygusu da eklendi son olarak. Minnet ve saçma bir sorumluluk duygusu ile gidemedi. Giderse Necdet'te çok büyük bir yıkım yaratacağını gördü. Bence o anda Rüya çok belirleyici etken değildi. Rüya kendi ağzıyla trende Ahmeti görmek istediğini, onu sevdiğini söylemişken...Kim ne der düşüncesi de değildi onu alıkoyan...Tek bir neden vardı Necdet!
Bana kalırsa yine de daha farklı hareket etmeliydi. Çocuğu alıp gitmeliydi. Kararlı olmalıydı. Bir hata yapılmış. Gerçek ortaya çıktı. Formalite evlilik yaptığın, arkadaşın sandığın, çocuğuna iyi babalık, ele karşı iyi kocalık rollerini gayet iyi, hatta fazlasıyla iyi oynamış olan Necdet'in sana aşık olduğunu öğrendin. Tamam ama buna rağmen gitmeliydin. Belli ki acı çekecek. Ama şöyle düşünmeliydin Yasemin, Ahmet'in dediği gibi, acı çekecek evet, ama belki o da başkalarına çektirdiği acının bedelini ödeyecek. Kaldığında, ona karılık yapmaya kalktığında değişen bir şey oldu mu. Sevmiyorsun işte, sevemiyorsun, aşık değilsin. Hala çocuğunun babasına deli gibi aşıksın. Asıl kalmakla büyük kötülük ediyorsun Neco'ya. Ertelenen bir hayat onunkisi. Bazen bazı insanlar gerçekleri kabullenmek istemez, ya da acılarını daha bariz yaşarlar. Ellerinde tuttuklarına fazlasıyla sıkı sarılır, bırakmak istemezler. Genellikle çocuklar ya da büyüyemeyen yetişkinler böyledir. Neco'da böyle işte. Elindekini bırakmak istemiyor, bırakmanın gitmenin büyüklüğüne erişememiş. Acısını kendi içinde, kendini büyüterek yaşayamıyor. Bunun ceremesini yine kim çekiyor. Ahmet!
Hamiş: Bir de bugünkü bölümde bir kaç küçük ayrıntı gözüme ilişti. Yasemin Ahmet'e sevgilim diyor. Çok rahat dökülüyor ağzından bu sözcük. Hüzünle gülümseyerek diyor. Ama Ahmet hasreti, aşkı o kadar barizken bile daha önce bol bol sarf ettiği sevgi hitaplarını ağzına almıyor. Ona sadece Yasemin diyor, ya da ismini söylemeden direk hitap ediyor. Bu burukluğun, onca yıl çekilen ayrılık acısının emaresi gibi geldi bana. Şimdi biz Ahmet için intikam planları kuruyoruz ya. Bu da güzel ve ince bir intikam yolu aslında. Ona değil de, Rüyaya meleğim desin bir süre de Yaso görsün gününü:img-pilot
Bir de bugün yine Teo'ya gıcık oldum. Senin gözün Ahmetten başkasını görmüyordu dedi ya Yasemine. Sana ne! Bu ne cüret diyemedi ya Yasemin. :img-cool2
ya ben bu eski bölümleri zileyince sinirlerim zıplıyo bi anda flashback geliyooo...soldan soldan valla....yüreğin dayanmıor ya nedir bu nejdeti cici bici gösterme ahmeti acımasız yasemini fedekar hepsi yalann bi tek ahmetim var o da ne yapsa yeridir diorum.....
Bugün tekrar bölümünü izledim. Yine çok ağladım. İlkinde daha çok Ahmet için ağlamıştım. Son bir hamle yapmıştı kendinin olanı geri almak için. Az daha başarıyordu. Hep tedirgindi gerçi. Son telefonda ne kadar umutlu, bir o kadar da hüzünlüydü. Gelmeme ihtimali vardı çünkü. Gelmesini bütün yüreğiyle istiyordu ama, ya gelmezse. Son telefonda "bugün benim en mutlu günüm" dedi ya, ben orada tekrar ağlamaya başladım. Umudu vardı en azından ve bu bile onu mutlu etmeye yetiyordu. Acısını çok asil çekiyor. İçine gömüyor. İsyan etmeden çekiyor.
Ama bugün diğer cepheye de ağladım ben. Yasemine ve herşeye rağmen Necdet'e. Bugün, belki de geçen hafta yapılan ayrıntılı Yaso analizlerinin de etkisiyle, neden gitmediğini anlayabildim. Mutlu aile tablosu. Babasına bayılan küçük bir kız. Ailedeki herkesi ince ince düşünen, düşünceli, fedakar, üstüne üstlük gizli bir aşkla sana bağlı bir eş.Bunu bozacak gücü ve hakkı kendinde göremedi. Bu hakkı nedense bir tek kendinde ve Ahmette göremiyor. Belki de bu kadar güzel bir aşk yaşadıkları, gözleri gerçekten kendilerinden başka bir şey görmediği için suçluluk da duyuyor. (İhtilal sabahı da Ahmet'le Paris'e kaçacaklardı. Elinde bavuluyla eve döndü. Biraz sonra alınıp götürülecek olan babası onu böyle gördü. Babasının idam edileceğini düşündükleri günlerde Ahmetten çocuğu olacağını öğrenmişti. Sevinçten deli olmuştu. Söyleyeceği gece, Ahmet'in babası kalp krizi geçirmişti. Hastanedeydi. Selmanın söylediklerini hatırlayalım, şimdi başka mevzular daha önemli bla bla. İşte genç Yaso hep bu söylenenlerin ezikliğiyle hareket etti. Onların aşkının herşeyin ve herkesin önüne geçtiği bir dönem yaşandı ve şimdi her ikisi de bunun ceremesini çekiyorlarmış gibi.) Buna bir de kendine bunca iyilik etmiş bulunan dostunun karşılıksız aşkını yıllarca görememiş olmanın verdiği suçluluk duygusu da eklendi son olarak. Minnet ve saçma bir sorumluluk duygusu ile gidemedi. Giderse Necdet'te çok büyük bir yıkım yaratacağını gördü. Bence o anda Rüya çok belirleyici etken değildi. Rüya kendi ağzıyla trende Ahmeti görmek istediğini, onu sevdiğini söylemişken...Kim ne der düşüncesi de değildi onu alıkoyan...Tek bir neden vardı Necdet!
Bana kalırsa yine de daha farklı hareket etmeliydi. Çocuğu alıp gitmeliydi. Kararlı olmalıydı. Bir hata yapılmış. Gerçek ortaya çıktı. Formalite evlilik yaptığın, arkadaşın sandığın, çocuğuna iyi babalık, ele karşı iyi kocalık rollerini gayet iyi, hatta fazlasıyla iyi oynamış olan Necdet'in sana aşık olduğunu öğrendin. Tamam ama buna rağmen gitmeliydin. Belli ki acı çekecek. Ama şöyle düşünmeliydin Yasemin, Ahmet'in dediği gibi, acı çekecek evet, ama belki o da başkalarına çektirdiği acının bedelini ödeyecek. Kaldığında, ona karılık yapmaya kalktığında değişen bir şey oldu mu. Sevmiyorsun işte, sevemiyorsun, aşık değilsin. Hala çocuğunun babasına deli gibi aşıksın. Asıl kalmakla büyük kötülük ediyorsun Neco'ya. Ertelenen bir hayat onunkisi. Bazen bazı insanlar gerçekleri kabullenmek istemez, ya da acılarını daha bariz yaşarlar. Ellerinde tuttuklarına fazlasıyla sıkı sarılır, bırakmak istemezler. Genellikle çocuklar ya da büyüyemeyen yetişkinler böyledir. Neco'da böyle işte. Elindekini bırakmak istemiyor, bırakmanın gitmenin büyüklüğüne erişememiş. Acısını kendi içinde, kendini büyüterek yaşayamıyor. Bunun ceremesini yine kim çekiyor. Ahmet!
Hamiş:
Bir de bugünkü bölümde bir kaç küçük ayrıntı gözüme ilişti. Yasemin Ahmet'e sevgilim diyor. Çok rahat dökülüyor ağzından bu sözcük. Hüzünle gülümseyerek diyor. Ama Ahmet hasreti, aşkı o kadar barizken bile daha önce bol bol sarf ettiği sevgi hitaplarını ağzına almıyor. Ona sadece Yasemin diyor, ya da ismini söylemeden direk hitap ediyor. Bu burukluğun, onca yıl çekilen ayrılık acısının emaresi gibi geldi bana. (bu çok hoş ve yerinde bir tespit:img-yes: )
Şimdi biz Ahmet için intikam planları kuruyoruz ya. Bu da güzel ve ince bir intikam yolu aslında. Ona değil de, Rüyaya meleğim desin bir süre de Yaso görsün gününü:img-pilot
Bir de bugün yine Teo'ya gıcık oldum. Senin gözün Ahmetten başkasını görmüyordu dedi ya Yasemine. Sana ne! Bu ne cüret diyemedi ya Yasemin. :img-cool2
Yasemin, aşırı iyiniyetli, fedakar ve hayalperest...Bu duyguları gereksiz derecede aşırı yaşaması onun hayatla ilgili gerçekleri görmesini engelleyip, oralara takılmasını ve detaylarla debelenmesini sağlıyor...Umarım önümüzdeki dönemde gelişen tüm bu olayların, vermiş olduğu kararların ve yaptıklarının nelere mal olduğunu tüm gerçekliğiyle algılayıp -algılaması lazım, onda idrak kapasitesizliği sorunu var-, önemli kararları (Ahmet, Rüya ve kendisi için) verecektir...etraftakiler için hep bu üç insanı feda etti...bknz:aşırı fedakarlık insanın yüreğini taşlaştırır...
Shevekin yazısını kılavuz olarak kullanırsak, Ahmetle Yaseminin birleşememe sebeplerini iki odakta toplayabiliriz burada ilk başlardaki yaşananların müsebebi ailelerin anlaşmazlığı ve gelişen siyasi olaylar (bunların ne olduğunu ortaya yukarıda koymuşsun), ikinci bölümdeki sebep, Necdet çıkıyor:onun bencilce, çocukça, mantıksız isteklerini yerine getirme sonsuz arzusu ve bir şekilde olayların sorunların kaynağını kendince Ahmet olarak görmesi ...
Son sahneden sonra Necdetin ilk başta düşünmeden, daha doğrusu o bilinçaltı Ahmet sorunuyla, sarfedilen açıklamalar, daha sonra eminim kafasındaki o gitgellere, mantıksız heyezanlara açıklamalar getirip, bazı inkar ettiği gerçeklerin kafasında dank etmesini ve akabinde onun büyümesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Buradaki düğüm, Yaseminin fedakarlık ve Necdetin de bu gitgelleri konusundaki net algılamaya sahip olmasıdır.. bknz:Aminnn!
Ama yine de bu kadar açıklamadan sonra şunu belirtmek isterim..
Yasemin ve Necdet benim gözümde bunları yapmadıkları sürece bu işten sıyrılmaları pek mümkün değil...ee yaparlarsa onları sevecek misin derseniz, yine hayır diyorum sadece ehh sonunda büyüdüler ama arkalarında kendilerininki de dahil olmak üzere bir hayatlar enkazı bıraktılar diyeceğim...Onların kefaret ödemesi biraz zor biter...:hıh:img-cool2
Shevek den alıntıdır:......
Şimdi biz Ahmet için intikam planları kuruyoruz ya. Bu da güzel ve ince bir intikam yolu aslında. Ona değil de, Rüyaya meleğim desin bir süre de Yaso görsün gününü.....
Birkaç zaman önce söylemiştim ::img-yes:
Ahmetin onları (yasemin ve Rüyayı) bundan sonra o kadar çok sevsin ve bunu göstersin ki, Yasemin de "Ah kafama edeyim, boşu boşuna bunca içimi Necdet ve günlükle kurutup durmuşum ..." desin diye..
Yaa geldiniz dediğime..:img-polic
saprofit_g_22
17-07-07, 14:57
selamlar...
son bolum bence guzeldi... Bitirdikleri bomba sahneler her ne kadar icimde, "Keske biraz daha azcik ucundan gosterselerdi..." dedirtse de, tadi damagimda kaldi... :img-icecr :img-icecr
Necdet ve Guzide ikilisine artik tahammul edemiyorum! Umarim Yasemin-Ahmet birlesirler, Nejdet onlari beraber gormeye dayanamaz ve alir basini terkeder oralari... Ki bence Yasemin-Ahmet bileskesi hemen olmaz, yoksa ne izletirler (!!) degil mi bizlere??? O nedenle Nejdet'in ayrilmasi ihtimali cok dusuklerde seyir ediyor...
Defne fanlarina selam ederim fakat Defne'yi hic sevemedim ben... :img-pilot Yine de umarim ki, Deniz'i kaybetmez...
Isik ve Yasar'a bayiliyorum!!! :happy0064 "Yasar-Isik buraya, yumruk havaya" diyesim var... :P
Sevim ve Mehmet ikisi de rollerini super yapiyorlar ve gercekten cok agir basli/isini seven/onem veren kisilikteler. Iki taraf ta birbirine saygili... Mehmet sarhos haliyle dahi bozuk laflar etmeden bitirdiler geceyi...
Lale Mansur'un gidisine uzuldum! Riza amca kadar uzulmus olmasam da... :img-cool2
Dizinin akibetini :img-cool2 :img-pilot sekillerinde beklemedeyim!
Yasemin, aşırı iyiniyetli, fedakar ve hayalperest...Bu duyguları gereksiz derecede aşırı yaşaması onun hayatla ilgili gerçekleri görmesini engelleyip, oralara takılmasını ve detaylarla debelenmesini sağlıyor...Umarım önümüzdeki dönemde gelişen tüm bu olayların, vermiş olduğu kararların ve yaptıklarının nelere mal olduğunu tüm gerçekliğiyle algılayıp -algılaması lazım, onda idrak kapasitesizliği sorunu var-, önemli kararları (Ahmet, Rüya ve kendisi için) verecektir...etraftakiler için hep bu üç insanı feda etti...bknz:aşırı fedakarlık insanın yüreğini taşlaştırır...[/I]
Shevekin yazısını kılavuz olarak kullanırsak, Ahmetle Yaseminin birleşememe sebeplerini iki odakta toplayabiliriz burada ilk başlardaki yaşananların müsebebi ailelerin anlaşmazlığı ve gelişen siyasi olaylar (bunların ne olduğunu ortaya yukarıda koymuşsun), ikinci bölümdeki sebep, Necdet çıkıyor:onun bencilce, çocukça, mantıksız isteklerini yerine getirme sonsuz arzusu ve bir şekilde olayların sorunların kaynağını kendince Ahmet olarak görmesi ...
Son sahneden sonra Necdetin ilk başta düşünmeden, daha doğrusu o bilinçaltı Ahmet sorunuyla, sarfedilen açıklamalar, daha sonra eminim kafasındaki o [I]gitgellere, mantıksız heyezanlara açıklamalar getirip, bazı inkar ettiği gerçeklerin kafasında dank etmesini ve akabinde onun büyümesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Buradaki düğüm, Yaseminin fedakarlık ve Necdetin de bu gitgelleri konusundaki net algılamaya sahip olmasıdır.. bknz:Aminnn!
Ama yine de bu kadar açıklamadan sonra şunu belirtmek isterim..
Yasemin ve Necdet benim gözümde bunları yapmadıkları sürece bu işten sıyrılmaları pek mümkün değil...ee yaparlarsa onları sevecek misin derseniz, yine hayır diyorum sadece ehh sonunda büyüdüler ama arkalarında kendilerininki de dahil olmak üzere bir hayatlar enkazı bıraktılar diyeceğim...Onların kefaret ödemesi biraz zor biter...:hıh:img-cool2
Bu iyi niyet ve başkalarını üzmeme gayreti, galiba, kendisinin ve Ahmet'in sahip olduğu şeye- karşılık bulan, paylaşılan, uzakta olsa bile varlığı hissedilen, hayatlarına başkaları girse bile, ne yaşarlarsa yaşasınlar (ister başkalarıyla evlensinler, nişanlansınlar, çocuk yapsınlar) devam ettiği bilinen aşka- o (ismi lazım değil) başkalarının sahip olamayaşından dolayı kapıldıkları ezikliği görmesinden ve onlara acımasından kaynaklanıyor.
Ahmet'le Yasemin aşkı bulmuşlardı, pek çoklarının böylesini hissetmek için ömürlerini verecekleri aşka ulaşmışlardı. Bu aşkta sahiplenme vardı ama karşısındakini yok etmeden ve üzerine iktidar kurmadan, kıskançlık vardı ama bu kıskançlık yine kendine duyulan aşkın büyüklüğüne duyulan güvenden kaynaklanıyordu (bana bunu nasıl yapar, beni bu kadar severken), her şey-bütün duygular apaçık, gizlenmeye ve süslenmeye gerek duyulmadan yaşanıyordu, en azından Ahmet kanadında her daim mertçe, özü sözü bir yaşandı. Yasemin'de bebek meselesine kadar böyle yaşadı aşkını. Sonra üzerine çok konuştuğumuz nedenlerle sekteye uğradı.
Sular aktı, zaman geçti, mevsimler değişti (bkz.: bang bang) , değişen bir şey oldu mu? Ahmet- Yasemin insanın hayatında ancak bir kez bulacağı türden bir aşkı bulmuşlardı. Üstüne üstlük bir de bu aşkın ürünü dünya tatlısı bir kızları var. Şimdi Ahmet'de biliyor bunu. Yıllarca süren-sürdürülen bir hata tamir edilmek üzere- bu hatanın bunca sürmesinin, gerçeğin üzerinin bu kadar süre kapatılmasının temel müsebbiblerinden biri en sonunda patağı yiyince, zaten bir de kendisini deli gibi seven, genç ve azimli bir kadına (çetin cevize) çatınca lütfetti de beyefendi! söyledi.
Biz bundan gerisine bakalım. Kararlı bi,r Ahmet görmek istiyoruz. Hakkı olanı çatır çatır alacak bir Ahmet (benim bundan hiç şüphem yok, alacaktır, Necdetmiş, duygularıymış falan dinlemeyecek artık, o son bakış bunu gösteriyordu), kendine, sevdiği adama ve kızına karşı fedakar ve iyi niyetli, bu aşkı ilk zamanlarda olduğu gibi, Aylayla Kıbrısçıkta karşılaştığı zaman yaptığı gibi, kararlılıkla savunacak ve sahip çıkacak, hatasının gereği neyse çekecek ama yıllardır kendi stiliyle çektiği acıların karşılığını tekrar sevdiği adam tarafından sevilmenin mutluluğuyla çıkaracak bir Yasemin görmek istiyoruz. Büyük, yetişkin bir adam gibi davranacak ve Rüyanın ve Yaseminin hayatından çıkma olgunluğunu gösterecek bir Necdet istiyoruz. Üçünün de birbirleriyle hesaplaşıp, ailelere ve topluma karşı dik durmalarını istiyoruz.
Rüya konusuna gelince... Onunla ilgili kararları anasının babasının ve bir de Tohtor Melih'in almasını istiyoruz. Duyarlı bir çocuk. Bakınca görebiliyor, bütün duygu titreşimlerini anında alıyor ve reaksiyon veriyor. Kendisine tapacak bir babaya karşılık verecektir. Küçüklüğünde kendisiyle oynayan, şarkılar söyleyen, sürekli oyuncak alan, dondurma-pasta ısmarlayan figür ileride hep silik anılarında yaşayan tatlı bir hatıra olacaktır. O artık kendi babasıyla şarkı söyleyecek, babasının kucağında oturacak, yanında yatacak, birlikte kitap okuyacaklar, sinemaya gidecekler. Aaamet'e baba diyecektir bir gün...Hatta çok zaman geçmeden. Birbirine aşık bir anababanın çocuğu olmak, o sıcaklığın, mutluluğun her an paylaşıldğı bir evin çocuğu olmak ne demek görecek. (Bırrrr, Yaso-Neco evinin buz gibiliği geldi de aklıma.) Farkı görecektir o çocuk. Onda bu kapasite var.
Shevek den alıntıdır:......
Şimdi biz Ahmet için intikam planları kuruyoruz ya. Bu da güzel ve ince bir intikam yolu aslında. Ona değil de, Rüyaya meleğim desin bir süre de Yaso görsün gününü.....
Birkaç zaman önce söylemiştim ::img-yes:
Ahmetin onları (yasemin ve Rüyayı) bundan sonra o kadar çok sevsin ve bunu göstersin ki, Yasemin de "Ah kafama edeyim, boşu boşuna bunca içimi Necdet ve günlükle kurutup durmuşum ..." desin diye..
Yaa geldiniz dediğime..:img-polic
Badgercım, ben kendi adıma buna hiç karşı çıkmadım ki. Yanındayım canım. E hadi o zaman bu çok sevmenin ve çok severek ceza vermenin ayrıntılarını konuşalım. 1. Ahmet uzunca bir süre (fazla da uzun değil tabii, baymasın bizi) Yasemin'e Yasemin desin, Rüya'ya bilumum sevgi sözcükleriyle hitap etsin. Meleğim, bitanem, her şeyim, küçük sevgilim, aşkitom (sonuncusunu Zeynep'e ithafen yazdım).
Hadi gerisini getirelim.:img-icecr
A, bak şimdi aklıma geldi. Bir de "canımın içi" desin kızına. Defne'ye derdi küçükken. Çok güzel söylüyor bunu. Çok yakışıyor ağzına.
Ya, bir de site çok yavaş, düşünce geliyor bana (düşünce geliyiii bağa demek isterdim ama diyemiyorum), ama bu hıza site yetişemediği için unutuyorum (bkz.: dinozor):img-polic
Badgercım, ben kendi adıma buna hiç karşı çıkmadım ki. Yanındayım canım. E hadi o zaman bu çok sevmenin ve çok severek ceza vermenin ayrıntılarını konuşalım. 1. Ahmet uzunca bir süre (fazla da uzun değil tabii, baymasın bizi) Yasemin'e Yasemin desin, Rüya'ya bilumum sevgi sözcükleriyle hitap etsin. Meleğim, bitanem, her şeyim, küçük sevgilim, aşkitom (sonuncusunu Zeynep'e ithafen yazdım).
Hadi gerisini getirelim.:img-icecr
hatta Gürsoylarda, evde, Ünsallarda, okullarda, sokakta, pastanede, heryerde elele dizdize dursunlar...bknz kıskananlar çatlasın...Bu dolaşmaları esnasında Rüya, Ahmetin kucağında, omuzunda, arada Yaseminle ikisi kızlarını, aşklarının beden bulmuş halini, beraber kucaklasınlar, babasıyla bizim oğlana yaptığımız Vııııcııkkk! oyununu yapsınlar...Aynı anda anne ve baba çocuğu ortalarına alıp ikisi birden çocuklarını yanaklarından sıkı sıkı, arda arda öpme seremonisi...:)
haftasonlarını arada sırada Bristol otelde geçirmeler, mutlaka ama mutlaka Pariste bir balayı...bknz:bunu izlemeyi isterim..:img-yes:
Ahmetin okulda,evde, heryerde Yasemine küçük küçük hediyeler alması, kitaplarını arasına minik notlar, şiirler, çantasına ufak ama anlamlı sürprizler...:)
Ahmetle Rüya koltukta birbirlerine sarılmış uyurken, Yaseminin onların resimlerini çizmesi..vs.vs..Düşünmesi bile hoş oldu kanımca:img-icecr :img-icecr
burayı yazmayı unutmuşum...:)
Tabii Yasemin, bir tarafından bu mutluluğu yaşarken, bir tarafı da "Ahhh kafama edeyim..." dın dındın:dito demekten alıkoyamayıp hergün Ahmetten vicdan azabıyla özür dilesin...:icon_whis :img-cool2
Gerçekte Yasemine yaptıklarından ne kadar kızsam da o Ahmet-Rüya kontenjanından kurtuluyor..Ona bir şey olsa desem, çocuk iyi-kötü farketmez annesiz kalacak, diğer taraftan Ahmet aşkını kaybetmekten dolayı ömürboyu bedbaht...Bunları bir daha çekemem...cıııkkk!
Az önce yine error verdik...nazara geldik galiba...( bkz. bu bir deneme yazısıdır)
badger ve Shevek; dün gecenin acısını çıkarmak için coşmuşsunuz bakıyorum...sizi tutmayacağım..aksine ben de katılmak istiyorum...:img-yes:
İtiraf edeyim ki ben bu gerçeküstü olayını hiç düşünmemiştim...demek gerçekler çırılçıplak..acımasızca yüzümüze çarpıldığı için çok canımız yanıyor ve kaçıyoruz öyle mi...doğrudur...hatta Hatırla Sevgili'nin fragmanı verildiğinde içimin sıkılması..izlemekteki isteksizliğim bundan kaynaklanıyordur belki de (bkz. kendisini yeni yeni çözmeye başlayan kişi..):img-cool2
Neyse bu bir deneme yazısı zaten...Yazdıklarınızı okuyayım..geliyorum anacım...:img-icecr
Ben, özellikle Mehmetin şimdiye kadar yaşadıklarından sonra bu son olayla-Denizin yaşadığıyla- bir son damla yaşayacağına inanıyorum, mehmetin o serinkanlı tavrı kaybolabilir: Ya adam bu işlerden elini eteğini çekip pasifize olabilir, ki böyle olunca hiç eleştirmem, ya da iyice aktiviteye geçip bu dava meselesinde Spartaküs gibi birisi olabilir (belki aktif siyasete atılması bu şekilde olabilir)... :img-cool2 Kısacası adamcağız her iki duruma göre, Denizin bıçaklanmasıyla iligili olarak, tüm hayatının akışının yönünü değişitirecek bir kararı mutlaka verecek... Bu olay, benim düşünceme göre, son bölümün özetindeki sırf Defne ve Denizin büyüyecekleri bir olay olmayacak...:img-yes:
badger; aynı fikirdeyim..Deniz'in başına gelenler sadece Deniz ve Defne'yi değil aileleri de derinden etkileyecek...Mehmet'in yılbaşı akşamı Sevim'le yaptığı konuşma öylesine bir konuşma değildi...bu olaylarla birebir bağlantılıydı..diye düşünüyorum..ve eğer aylar önce Mehmet'in politikaya atılması ile ilgili tüyo doğru ise tetikleyicisi bu olay olur...Mehmet asker kökenli bir adam..Açıkçası ben pasifize olacağına hiç ihtimal vermiyorum, tam tersi senin dediğin gibi aktiviteye geçecek...Gerçi Mehmet'i meydanlarda konuşurken düşünemiyorum ama...:icon_whis
Arkadaşlar ben geldim :sad53: Hepinizi çok özledim ama sitede hala bir sorun var akşam burda olucağım :img-in_lo Şehvet derslerime komplo kurduklarını düşünüyorum :icon_sorr Ağızlarını burunlarını dağıtacağım ha formumu öldürebilirsiniz ama düşüncelerime zincir vuramazsınız hele şehvetime ben ölsem de şehvetim yaşayacak:img-cool2 (o nasıl oluyosa:icon_whis )
Shevek'den alıntıdır;
Ama bugün diğer cepheye de ağladım ben. Yasemine ve herşeye rağmen Necdet'e. Bugün, belki de geçen hafta yapılan ayrıntılı Yaso analizlerinin de etkisiyle, neden gitmediğini anlayabildim. Mutlu aile tablosu. Babasına bayılan küçük bir kız. Ailedeki herkesi ince ince düşünen, düşünceli, fedakar, üstüne üstlük gizli bir aşkla sana bağlı bir eş.Bunu bozacak gücü ve hakkı kendinde göremedi. Bu hakkı nedense bir tek kendinde ve Ahmette göremiyor. Belki de bu kadar güzel bir aşk yaşadıkları, gözleri gerçekten kendilerinden başka bir şey görmediği için suçluluk da duyuyor.
Ben de eski bölümleri izlerken aynı duygulara kapıldım..Burada yaptığımız analizler bakış açımızı değiştirdi..bazen diğer tarafı anlayabilmemize..bazen de daha çok öfkelenmemize neden oldu...
Başka bir mesajının sonunda Sevim-Mehmet gibi insanlara ne oldu? demişsin..Can Dündar'ın bir yazısı var, onu eklemek istiyorum..
Can Dündar'dan alıntıdır...
Bir süre önce Almanya'dan Sibel Kekilli aradı.
"Bana bir film teklifi var. Senaryo senin ilgi alanına giriyor. Bir göz atıp fikrini söyler misin" dedi.
Kendisiyle bir röportaj yapmıştım. Yakın tarihe ilgimi biliyor.
"Olur" dedim.
"Eve Dönüş"ün senaryosu geldi. Konu, 12 Eylül'dü. Senaryo uzmanı değilim, ancak anlatılanlar, yaşadıklarımıza, dinlediklerimize tıpatıp uyuyordu.
Kekilli'ye senaryoyu gerçekçi bulduğumu söyledim. "Yani Türkiye'de 1980'de bir darbe olduğu, insanların böyle işkence gördüğü doğru mu?" diye sordu.
İşte o zaman irkildim.Yeryüzünde bunu bilmeyen yoktur sanıyordum. Oysa 12 Eylül'ün üzerinden çeyrek yüzyıl geçmişti ve o yıllarda ana rahmine düşen kuşak, biraz da o darbenin gayretiyle maziden kopuk yetişmişti.* * *
Dün Aktüel'de, "Hatırla Sevgili" dizisinin başrol oyuncusu Beren Saat'le bir söyleşi vardı.
Benim de senaryo danışmanlarından olduğum Hatırla Sevgili, 1950'li, 60'lı yılları anlatan bir dönem dizisi...
Beren Saat, Menderes dönemi ve 60 ihtilali konusunda bilgilenmek için bizim "Demirkırat"ı okuduğunu söylüyor ve ekliyor:
"İki ihtilal de ben doğmadan oldukları için bana uzak geliyordu. Ama anneannem, üzerinde '27 Mayıs 1960' yazan gümüş bir alyans verdi; dedeminmiş. Devletin altın alyansları topladığını söyledi. Onunla konuştukça aslında ne kadar yakın bir dönem olduğunu anladım. Bu kadar yakın olması beynime bir kurşun sıktı."* * *
Bir kuşağın nasıl tarihinden koparıldığını bu samimi satırlar da gösteriyor.
Bahsedilen dönem, milat öncesi filan da değil üstelik; kendilerinin ya da en fazla annelerinin doğduğu yıllar...
Yine de onca yakını bunca uzak farz edilip görmezden geldikleri için onları suçlayabilir miyiz?Okuldaki tarih kitapları 1940'larda gelip durmuyor mu?En yaşlı partimizin tabelasında "Doğum yılı: 1983" yazmıyor mu?
Koca CHP'nin arşivi yok edilmişken, tarih tabularla kuşatılmışken, perdeler, ekranlar tarihe hiç yüz vermemişken ve ana babalar "Biz yandık, çocuğumuz yanmasın" diye yaşananları çocuklarına anlatmamışken onlara "Niye öğrenmediniz?" diye sorabilir miyiz?* * *Lakin bugün "tarihin dönüşü"ne tanık oluyoruz sevinerek...
Kayıp ailesini arar gibi tarihe merak salan bir kuşak geliyor.
Menderes dönemini, Susurluk skandalını,Çanakkale destanını anlatan diziler ciddi izleyici buluyor. Bundan cesaret alan televizyonlar, Demirel'in Zincirbozan sürgünü gibi yakın çağ tarihimizin ilginç sayfalarını ekrana getirmeye hazırlanıyor.
80'lerde geçen "Babam ve Oğlum" gişe rekorları kırıyor.
Tarihçilerin kitapları ve biyografiler "en çok satanlar" listelerinin zirvesine yerleşiyor. Dizilerin, filmlerin kışkırttığı ilgi, gençleri daha derin bilgilenmeye sevk ediyor.
Tarih yeniden keşfediliyor.
* * *
Bu, hepimizi sevindirmelidir.
Çünkü dün, bugün yaşadığımızın ipuçlarını verir; yarın için bize yol gösterir.
Bizi aynı kuyulara düşmekten kurtarır.
Bu anlamda tarihin dönüşü, talihimizin dönüşü olabilir.
shevek ve badger bize "kıskananlar çatlasın" aile tablosundan maaşallah hiçbir hayali düşünce bırakmamışsınız... :img-grin2 yalnız şunu ekleyebilirim biraz zaman geçtikten sonra Ahmet yasemin'le birazcık ülkenin durumu hakkında konuşsun... yasemin hanımın dayısı dergi çıkartıyor... birgüne birgün "dayı bu neyin nesi allah aşkına ne yazıyor bir bakayım" demedi yahu... bir de sanatla uğraşıyor... hem de öğrencilerine anlattığı ressamların çoğu savaş yaşayan ülkelerinin sorunlarıyla ilgilenmiş ressamlar... bu kadar da kafasız olunmaz ki yahu... içine gir demiyoruz ilgilen, soru sor, elinde bir şey okurken görelim... eskiden bir tartıştıklarında küsmüşlerdi birbirlerine bakalım daha demokratik tartışmayı öğrenebilmişler mi? :img-pilot
ama senaristleri Ahmet'i daha aktifleştirmeleri şart... hem artık mutlu bir insan ve aile babası olacağından dolayı bu zaten gerekiyor hem de konumundan dolayı olayların ortasında şu veya bu şekilde olması gerekiyor...
Mehmet ve Sevim aktif de olabilirler, eskisi gibi de devam edebilirler.. senaristler eğer dönemin tartışmalı konularını yine sevim ve mehmet üzerinden verirlerse onların bu orta yolcu çizgisi dergi üzerinden devam eder ki bana bu mantıklı geliyor... onların aktif olarak siyasete girmesinin diziye kazandıracağı bir şey olmaz diye düşünüyorum... çünkü aktif politikacı yeterince olacak hem de her kesimden... dincisi, milliyetçisi, ortanın solcusu, solcucu, radikal solcusu, sağcısı vs. vs. eğer lider olur da bunun sonucunda başına bir şeyler gelerek anlatılacak şeyler olur diyorsanız buna da hiç gerek yok bence çünkü o dönem en çok başına iş gelener aydınlar, gazeteciler, öğretim üyeleri vs... o açıdan her ne kadar mehmet hakkında böyle bir söylenti çıktıysa da ben artık pek ihtimal vermiyorum çünkü anlamı yok...
deniz ve defne'nin bu olaydan sonra "olgunlaşma"larının anlamını düşününce biraz ilginç buldum... çünkü benim anladığım artık eskisi gibi ateşli davranmayacakları, daha akıllı-uslu olacakları... ama dönem tam da keskinleşme süreci... bu süreçte deniz-defne de olgunlaşırsa hangi kahramanımız üzerinden aktiflik gerçekleşecek... yalnızca Harun'la mı? çünkü yaşar da olgun...yeni birileri mi girecek?
Necdet nasıl bir sürece girecek acaba?sınıfsal olarak yani... güzide'nin babasıyla ortak olursa milli bir burjuva olma yoluna girer... ki kendi de zaten gelişiyordu...
sabah hs'yi izledim de necdet'in herkese pahalı hediyeler aldığını fark ettim... önceki bölümlerde deniz'e gitar almıştı... bu bölümde de ışık'a fotoğraf makinası aldı... çocukları, gençleri sevindirmek gerçekten güzel bir şey ama bana neden itici geldi anlamadım :icon_whis
Evet gerçekten de yaptığımız analizler pek çok düşünceyi değiştirmiş kafamda bugün eski bölümü izlerken anladım : Yani gerçi eskiden de Yasemin'in yerinde olsam gidemeyeceğimi kızım için bunu yapamayacağımı söylemiştim ama Necdet'e kızacağımı söylemiştim ama şimdi anladım ki Necdet'e de kızamazdım ve gidemezdim yani onca yıl bana olan aşkını içinde saklamış gerçi kendisinin de çıkarı var benimle evlenmesinde ama ben bunu göremezdim ki sadece fedakar bir insanı görürdüm aşkını içine gömen
Neyse dünkü tekrar bölümüne gelirsem cümle yorumları yapacağım:
Rıza:Kendisine teyze denmesini istemedi sonunda kafası karıştı çocuğun
Ahhhh Rıza Amcam sen bir de bundan sonra olacakları gör asıl o zaman bir çocuğun kafası nasıl karışırmış gör :icon_whis Kim babası kim halası kim büyük halası kim dedesi uhuuuuuuuuu gör şamatayı sen tam evlere şenlik olacaksınız :img-pilot
Ahmet:Belki de hayatımın akışını değiştirdin
Hemi de nasıl :img-cool2 Çocuğun başka birine baba diyor bundan iyi akış değişikliği mi olur şimdi sen tekrardan uğraş dur o akışı yine değiştirmek için oooooooooooo yine sana hüsran yine sana hasret var Ameeeet:img-cray:
Selma:Ve Necdet 'le evlendi
Buradaki alaycı gülümsemeye sinir oluyorum:hıh Bakalım Rüya'nın torunun olduğunu öğrendiğinde de aynen gülebiliecek misin son gülen iyi gülermiş Selma Hanım :img-hyste Artık Yaso sana Rüya 'yı göstersin affetsin diye neler yaparsın kim bilir :icon_whis
Selma:Ya tekrar beraber olmayı arzuluyorlarsa
Şevket: Olur mu öyle şey ya
Olur olur olma mııııııı:icon_whis Arada Rüya torununuz var nasıl olmasın valla değil Selma Hanım Kraliçe Elizabeth bile değiştiremez bu gerçeği sıkıysa olmasınlar kendiniz bilirsiniz Rüya 'da Necdet'e baba demeye devam eder
Şevket: Hepimiz bedelini ödedik hala da ödemeye devam ediyoruz
Pardon pardon ne bedeli ödediniz siz Şevket Bey ben göremedim de pek alt tarfı bir kaç ay bedel ödemişsinizdir olan Rüya'ya Rıza Bey'e ve en çok da Ahmet'e oldu bari ödediniz diyin ödedikmiş
Yasemin:Ben mektubu alsaydım sen benimle konuşabilseydin ne değişecekti
Doğru sen de bu salaklık varken(bak yine Kızdım!!!!)hiç bir şey ...ne değişecekmiş yuhhhhhh yani sen ona hamile olduğunu söyleseydin harbiden hiçbirşey değişmezdi alt tarafı senin Necdet'le evlenmene asla izin vermezdi Rüya'da alt tarafı Ahmet'e baba derdi :hıh Kime baba dediğinin ne önemi var değmüüüüü sonuçta ortada bir baba var sirseri :hıh
Ahmet: Bak hala bekliyorum hala umudumu kaybetmedim
Böhüüüüüüüüü:img-cray:İşte burası benim bittiğim andır o nasıl bir söyleyişti öyle taş olsa çatlar valla hemencecik söyler bütün gerçekleri
Yasemin: Buna mecbrdum Ahmet çünkü çünkü
İşte en mantıksız replik olarak Guinness 'e girdi bu replik yani ornda sevdiğin adam ağladı ağlayacak sesi titriyo sen yine de çünkü çünkü diyip duruyorsun kim üzübelirki böyle sevdiğini orda hangi seven kadın olursa olsun söylerdi cümlenin devamını gücüm yok diye uydurmazdı bir tarafından ...hadi onu geçtim Ahmet ne düşünüyo Yasemin'in ona "münasebetimizin bitmesi gerekti Ahmet" diyeceğini mi ???????Eee onu demek için niye güç bulamasın kendine ee valla saf bu çocuk bizim saf Işık bile anlardı yani ...çocuğum sen hiç mi matematik biyoloji derslerine girmedin yani tek edebiyat dersine bile girsen anlardın ama pardon doğru sen Necdet "bizim evliliğimiz kağıt üzerinde " dediğinde bile "Rüya var "diyen şahsiyetsin saf geldin saf gidiyosun işte buna ağlanır hıck böhüüüüühühühühühühüü:img-cray:
shevek ve badger bize "kıskananlar çatlasın" aile tablosundan maaşallah hiçbir hayali düşünce bırakmamışsınız... :img-grin2 yalnız şunu ekleyebilirim biraz zaman geçtikten sonra Ahmet yasemin'le birazcık ülkenin durumu hakkında konuşsun... yasemin hanımın dayısı dergi çıkartıyor... birgüne birgün "dayı bu neyin nesi allah aşkına ne yazıyor bir bakayım" demedi yahu... bir de sanatla uğraşıyor... hem de öğrencilerine anlattığı ressamların çoğu savaş yaşayan ülkelerinin sorunlarıyla ilgilenmiş ressamlar... bu kadar da kafasız olunmaz ki yahu... içine gir demiyoruz ilgilen, soru sor, elinde bir şey okurken görelim... eskiden bir tartıştıklarında küsmüşlerdi birbirlerine bakalım daha demokratik tartışmayı öğrenebilmişler mi? :img-pilot
ama senaristleri Ahmet'i daha aktifleştirmeleri şart... hem artık mutlu bir insan ve aile babası olacağından dolayı bu zaten gerekiyor hem de konumundan dolayı olayların ortasında şu veya bu şekilde olması gerekiyor...
Mehmet ve Sevim aktif de olabilirler, eskisi gibi de devam edebilirler.. senaristler eğer dönemin tartışmalı konularını yine sevim ve mehmet üzerinden verirlerse onların bu orta yolcu çizgisi dergi üzerinden devam eder ki bana bu mantıklı geliyor... onların aktif olarak siyasete girmesinin diziye kazandıracağı bir şey olmaz diye düşünüyorum... çünkü aktif politikacı yeterince olacak hem de her kesimden... dincisi, milliyetçisi, ortanın solcusu, solcucu, radikal solcusu, sağcısı vs. vs. eğer lider olur da bunun sonucunda başına bir şeyler gelerek anlatılacak şeyler olur diyorsanız buna da hiç gerek yok bence çünkü o dönem en çok başına iş gelener aydınlar, gazeteciler, öğretim üyeleri vs... o açıdan her ne kadar mehmet hakkında böyle bir söylenti çıktıysa da ben artık pek ihtimal vermiyorum çünkü anlamı yok...
deniz ve defne'nin bu olaydan sonra "olgunlaşma"larının anlamını düşününce biraz ilginç buldum... çünkü benim anladığım artık eskisi gibi ateşli davranmayacakları, daha akıllı-uslu olacakları... ama dönem tam da keskinleşme süreci... bu süreçte deniz-defne de olgunlaşırsa hangi kahramanımız üzerinden aktiflik gerçekleşecek... yalnızca Harun'la mı? çünkü yaşar da olgun...yeni birileri mi girecek?
Necdet nasıl bir sürece girecek acaba?sınıfsal olarak yani... güzide'nin babasıyla ortak olursa milli bir burjuva olma yoluna girer... ki kendi de zaten gelişiyordu...
sabah hs'yi izledim de necdet'in herkese pahalı hediyeler aldığını fark ettim... önceki bölümlerde deniz'e gitar almıştı... bu bölümde de ışık'a fotoğraf makinası aldı... çocukları, gençleri sevindirmek gerçekten güzel bir şey ama bana neden itici geldi anlamadım :icon_whis
Bahar-can, Necdet'in sınıfsal konumuyla ve fedakarlıklarının (!) niteliğiyle ilgili daha önce de bayağı çalışmıştık. Ah keşke o yazılar bir başlık altına toplanabilse diye de dilimizde tüy bitmişti. Necdet'e atfedilen fedakar adam nitelemesinin ne kadar içi boş ve göreceli bir bakış açısının ürünü olduğunu da tartışmıştık. Fedakarlık tanımı nedir? Ona buna (en kilit isimlere) sürekli hediyeler alınıyor. Hem de pahalı ve çok istenen hediyeler ve iyilikler! (Deniz'e gitar, Işık'a fotoğraf makinesi, Rüya'ya binbir çeşit oyuncak, Yasemin'e araba ve ev- gerçi araba ve ev alınmış olmaktan öte sağlanmış oluyor-, daha önce Yasemin'e iş, Işık'ın okul taksitlerinin karşılanması, sonra Rıza'ya hemşire, Rüya hastalandığında yurtdışı imkanının dile getirilmesi). İyi de bunlar zaten bunları karşılayacak parası bulunan bir adam için fedakarlık mı olmuş oluyor? Haayır. Bunlar karşılıksız mı? Haayır. Karşılında ne bekleniyor? Maddi değil kesinlikle. Sevilmek istiyor karşılığında, hem de çok sevilmek, hatta bir keresinde-Yaso odasına geldiğinde söylediği üzere kendisinin onu sevdiği kadar sevilmek. Peh! Pabucumun fedakarı!
Asıl fedakarlığın ne olduğunu da tartışmıştık ama yineleyeyim: Gitmektir fedakarlık, bırakıp gidebilmektir. Acısını içine gömmektir. Sevdiğin insanları seçiminde özgür bırakmaktır. Karşılıksız aşk konusunda Harun'un dediğini yapmaktır. Yaptığını yapmaktır. Şehrini, okulunu değiştirmek pahasına gitmektir. Ahmet'in yaptığı gibi kendini sürgün edip, ücra bir köyde yaşamaktır fedakarlık. Oradaki halkla içiçe olmak, acısıyla yoğrulmaktır. Daha sayalım, Güzide gibi istenmediğine dair en ufak bir serzenişle karşılaşınca pastane, kariyer falan dinlemeyip galeta fırınında poğaçaya konan içeriği değiştirmeye uğraşmaktır fedakarlık.
Necdet karşılıksız hiç bir şey yapmadı. Tabii tüccar adam. Karşılığını fazlasıyla aldı. Yedi yıl hre gece ağlayışlarına kulak tıkama pahasına da olsa, Ahmet'in hem nikah günü ta Kayseri'ye kadar geldiğini gördüğünü, hem de sonradan pastaneye dayanıp aşkına sahip çıktığını Yasemin'e söylememek pahasına da olsa, aşık olduğu kadınla aynı evde, ele güne karşı iyi baba-mükemmel koca, hayırlı damat pozisyonunda yaşadı, küçücük bir kızın sevgisini fazlasıyla kazandı, onun en güzel çağını babası pozisyonunda yaşadı. Aldı alacağını. Artık yeter.
Ben de bugün Yasemin tam onunla konuşacakken, yüreği elvermeyip konuyu değiştirip babasına hemşire tutmaktan bahsedince, "ben o işi düşündüm, hallettim" falan dedi ya. Artık bu kadarı da fazla. Yeter senden kimse iyilik falan beklemiyor. En azından bizim çarşı grubu beklemiyor diye bağıracaktım neredeyse. Seyirciye iyi göstermek için yapmadıklarını bırakmadılar. E genel özete göre bu evlilik sürecekti dem? Rüya babasını üniversitede öğrenecekti. Ama ne oldu? Onlara hep birlikte bir nanik! siz kimi kandırıp, oyalıyorsunuz dedik, özet değişti. :img-icecr :happy0064 :img-pilot
beautifulday
17-07-07, 21:41
Evet gerçekten de yaptığımız analizler pek çok düşünceyi değiştirmiş kafamda bugün eski bölümü izlerken anladım : Yani gerçi eskiden de Yasemin'in yerinde olsam gidemeyeceğimi kızım için bunu yapamayacağımı söylemiştim ama Necdet'e kızacağımı söylemiştim ama şimdi anladım ki Necdet'e de kızamazdım ve gidemezdim yani onca yıl bana olan aşkını içinde saklamış gerçi kendisinin de çıkarı var benimle evlenmesinde ama ben bunu göremezdim ki sadece fedakar bir insanı görürdüm aşkını içine gömen
Neyse dünkü tekrar bölümüne gelirsem cümle yorumları yapacağım:
Rıza:Kendisine teyze denmesini istemedi sonunda kafası karıştı çocuğun
Ahhhh Rıza Amcam sen bir de bundan sonra olacakları gör asıl o zaman bir çocuğun kafası nasıl karışırmış gör :icon_whis Kim babası kim halası kim büyük halası kim dedesi uhuuuuuuuuu gör şamatayı sen tam evlere şenlik olacaksınız :img-pilot
Ahmet:Belki de hayatımın akışını değiştirdin
Hemi de nasıl :img-cool2 Çocuğun başka birine baba diyor bundan iyi akış değişikliği mi olur şimdi sen tekrardan uğraş dur o akışı yine değiştirmek için oooooooooooo yine sana hüsran yine sana hasret var Ameeeet:img-cray:
Selma:Ve Necdet 'le evlendi
Buradaki alaycı gülümsemeye sinir oluyorum:hıh Bakalım Rüya'nın torunun olduğunu öğrendiğinde de aynen gülebiliecek misin son gülen iyi gülermiş Selma Hanım :img-hyste Artık Yaso sana Rüya 'yı göstersin affetsin diye neler yaparsın kim bilir :icon_whis
Selma:Ya tekrar beraber olmayı arzuluyorlarsa
Şevket: Olur mu öyle şey ya
Olur olur olma mııııııı:icon_whis Arada Rüya torununuz var nasıl olmasın valla değil Selma Hanım Kraliçe Elizabeth bile değiştiremez bu gerçeği sıkıysa olmasınlar kendiniz bilirsiniz Rüya 'da Necdet'e baba demeye devam eder
Şevket: Hepimiz bedelini ödedik hala da ödemeye devam ediyoruz
Pardon pardon ne bedeli ödediniz siz Şevket Bey ben göremedim de pek alt tarfı bir kaç ay bedel ödemişsinizdir olan Rüya'ya Rıza Bey'e ve en çok da Ahmet'e oldu bari ödediniz diyin ödedikmiş
Yasemin:Ben mektubu alsaydım sen benimle konuşabilseydin ne değişecekti
Doğru sen de bu salaklık varken(bak yine Kızdım!!!!)hiç bir şey ...ne değişecekmiş yuhhhhhh yani sen ona hamile olduğunu söyleseydin harbiden hiçbirşey değişmezdi alt tarafı senin Necdet'le evlenmene asla izin vermezdi Rüya'da alt tarafı Ahmet'e baba derdi :hıh Kime baba dediğinin ne önemi var değmüüüüü sonuçta ortada bir baba var sirseri :hıh
Ahmet: Bak hala bekliyorum hala umudumu kaybetmedim
Böhüüüüüüüüü:img-cray:İşte burası benim bittiğim andır o nasıl bir söyleyişti öyle taş olsa çatlar valla hemencecik söyler bütün gerçekleri
Yasemin: Buna mecbrdum Ahmet çünkü çünkü
İşte en mantıksız replik olarak Guinness 'e girdi bu replik yani ornda sevdiğin adam ağladı ağlayacak sesi titriyo sen yine de çünkü çünkü diyip duruyorsun kim üzübelirki böyle sevdiğini orda hangi seven kadın olursa olsun söylerdi cümlenin devamını gücüm yok diye uydurmazdı bir tarafından ...hadi onu geçtim Ahmet ne düşünüyo Yasemin'in ona "münasebetimizin bitmesi gerekti Ahmet" diyeceğini mi ???????Eee onu demek için niye güç bulamasın kendine ee valla saf bu çocuk bizim saf Işık bile anlardı yani ...çocuğum sen hiç mi matematik biyoloji derslerine girmedin yani tek edebiyat dersine bile girsen anlardın ama pardon doğru sen Necdet "bizim evliliğimiz kağıt üzerinde " dediğinde bile "Rüya var "diyen şahsiyetsin saf geldin saf gidiyosun işte buna ağlanır hıck böhüüüüühühühühühühüü:img-cray:
yorumlarına tamaamen katılıyorum=D bide necdet taraftarı olmamama rağmen necdetle teo nun konuşmasında çok duygulandıım. necdet sonuçta bi anlaşmaydı dedi teo da 'ama hayat böylemi? duygularımız var onlar anlaşmaya gelir mi?' dedi orda bittim çok güzel konuştu cidden yaa=(
Sevgili Bahar_can,
:img-hyste :img-hyste
Ayladan hala vazgeçmemişsin...: Ayla Bir Melek Olabilirdi...:img-hyste...
Tabii Yaseminle Ahmetin vıcık vıcık mutluluk tablosunu 1-2 bölüm bize bonus verebilirler çektiğimiz eziyetin karşılığı olarak..:img-hyste sonra 70lere 12 Mart dönemine geçişi onların gözünden evett aktif olarak izleyelim..:img-yes:
Necdete ne olacak diye düşünürsek...Eğer bu performansla devam ederse ve kafasına hayatıyla ilgili bir şeyler gerçekten dank etmezse, onun ne olacağından ben açıkçası ürküyorum..:img-fear2
yorumlarına tamaamen katılıyorum=D bide necdet taraftarı olmamama rağmen necdetle teo nun konuşmasında çok duygulandıım. necdet sonuçta bi anlaşmaydı dedi teo da 'ama hayat böylemi? duygularımız var onlar anlaşmaya gelir mi?' dedi orda bittim çok güzel konuştu cidden yaa=(
Teo istediği kadar duygusal konuşsun..:hıh
Yine tipik gaz verici konuşmalarından biri...konuya Necdet açısından bakarsanız...:img-cool2
Yine verdi gazı:Oğlum Nezdet bak, duyguların var, bunca haytını bua feda ettin bırakıp gitmek olmaz, vazgeçmek yookkk!!(bknz.konuşmanın meali)
Necdet sorunsalının başımıza sarılmasındaki bir numaralı sebeplerinden biridir..:dito
Zeynep'ten inciler...
Selma:Ve Necdet 'le evlendi
Buradaki alaycı gülümsemeye sinir oluyorum Bakalım Rüya'nın torunun olduğunu öğrendiğinde de aynen gülebiliecek misin son gülen iyi gülermiş Selma Hanım Artık Yaso sana Rüya 'yı göstersin affetsin diye neler yaparsın kim bilir
Selma:Ya tekrar beraber olmayı arzuluyorlarsa
Şevket: Olur mu öyle şey ya
Olur olur olma mııııııı Arada Rüya torununuz var nasıl olmasın valla değil Selma Hanım Kraliçe Elizabeth bile değiştiremez bu gerçeği sıkıysa olmasınlar kendiniz bilirsiniz Rüya 'da Necdet'e baba demeye devam eder
Döktürmüş yine Zeynep....Selma da tam bir kraliçe Elizabeth havası var zaten...:img-hyste
selma iyi kadın,alımlı,akıllı,boylu poslu kadın..
ammaa bana da çok soğuk geliyor:img-yes: (üzgünüm selmoşş:hıh)
zeynep kızımız doğru demiş ne dediyse....hatta az bile demiş..yarın bir gün ahmet, rızaların evinin penceresinden nezahatlere çay servisi yaparken görünün bakalım selmaya o zaman ne yapacak:hıhbkz:selmaya nasıl abuk cezalar çektireceğine karar verememiş sakin..usta değilim işkence konusunda henüz..hamım pişmeye geldim..öğrenicez artık:img-yes:
----
mesaj yazıp yazıp nereye gidiyorsunuz siz ayy:hıh
ben yalnız mıyımm:icon_sorr
Selmaya cezalar:
-Rüyaya her daim onun bakması...Her türlü hizmeti, getir götür işleri yapılacak...Annesi ve babası haftasonları başbaşa kalması için torununa bizzat bakacak..
-Şevkete cezalar, Rüyaya her gün boya, kağıt taşınacak, çocuk tiyatrolarına götürülecek, parka götürülecek, günde 1 saatliksırtında atçılık oynatacak...
Kısacası bizzat bakacaklar, her türlü abuk sorusunun cevabını vermek zorunda kalacaklar...
"...Annemle babam niye ayrılmak zorunda kaldı, babbbaaannee? ddeeddee??.."
selma iyi kadın,alımlı,akıllı,boylu poslu kadın..
ammaa bana da çok soğuk geliyor:img-yes: (üzgünüm selmoşş:hıh)
zeynep kızımız doğru demiş ne dediyse....hatta az bile demiş..yarın bir gün ahmet, rızaların evinin penceresinden nezahatlere çay servisi yaparken görünün bakalım selmaya o zaman ne yapacak:hıhbkz:selmaya nasıl abuk cezalar çektireceğine karar verememiş sakin..usta değilim işkence konusunda henüz..hamım pişmeye geldim..öğrenicez artık:img-yes:
----
mesaj yazıp yazıp nereye gidiyorsunuz siz ayy:hıh
ben yalnız mıyımm:icon_sorr
Kimse kimseyi görmüyor ki...ben sadece kendimi görüyorum..psikolojim bozuldu vallahi...cık cık cık...
Ahmet çay servisi mi yapacak...daha neler...Selma'yı cezalandır Ayşe'cim, Ahmet'ten ne istiyorsun? Rıza Ahmet'e gazetesini okurken, Selma ayaklarını yıkasın, yasemin de yaprak sarması yedirsin elleriyle...:img-pilot
ama şevketin suçu yok kii:img-yes:
tabi rüyayla oynayarak rızaya nispet yapar..bundan keyif bile alır sanırım öyle olursa....
aslında herkes için bu haber çok sarsıcı olacak ama selma gibi disiplinli ve prensipli birisi için yaseminle necdetin kızının ahmetle yaseminin kızı olduğununn bilinmesi,duyulması ilk aşamada en fazla onu gerecek belki:img-yes: rıza da aynı durumda sayılır aslında ama:icon_whis
Kimse kimseyi görmüyor ki...ben sadece kendimi görüyorum..psikolojim bozuldu vallahi...cık cık cık...
Ahmet çay servisi mi yapacak...daha neler...Selma'yı cezalandır Ayşe'cim, Ahmet'ten ne istiyorsun? Rıza Ahmet'e gazetesini okurken, Selma ayaklarını yıkasın, yasemin de yaprak sarması yedirsin elleriyle...:img-pilot
Aynı psikozda ben varım sanıyordum..bknz:forumda bir ben miyim?
yedekleme yapılırken galiba bir şeyler karıştı...Neyse varlığınızı da yokluğunuzu da bildiriniz narkadaşlar!!
Şevketin suçu nedir? diye sorarsanız:
Ahmetin Yasemine olan duygularını önemsemedi, hatta yok saydı...Aylaya bile başlangıçta karşıyken, aman oğlan yine Yasemine kaymasın diye bağrına bastı...Oğlunun düşünceleri ve duygularına sonrasında en az Selma kadar görmemezliğe geldi...Konuşabilirdi, onun çelişklerine Sevim kadar duyarlı olabilirdi...:img-cool2
Bence de hepsinin Ahmete kul köle olması lazım...:hıh
ama şevketin suçu yok kii:img-yes:
tabi rüyayla oynayarak rızaya nispet yapar..bundan keyif bile alır sanırım öyle olursa....
aslında herkes için bu haber çok sarsıcı olacak ama selma gibi disiplinli ve prensipli birisi için yaseminle necdetin kızının ahmetle yaseminin kızı olduğununn bilinmesi,duyulması ilk aşamada en fazla onu gerecek belki:img-yes: rıza da aynı durumda sayılır aslında ama:icon_whis
Niye yokmuş suçu? Bahtsız bedevi Ahmet onun yüzünden evi terketmedi mi..?O da karısı da suçlu...Sadece Şevket biraz daha az suçlu o kadar...Selma gerildikçe ben gevşerim herhalde...sanki bana yapıldı haksızlıklar..bu nasıl öfke anlamadım ki..?( bkz. içindeki öfkeyi çözemeyen kişi..)
Kimse kimseyi görmüyor ki...ben sadece kendimi görüyorum..psikolojim bozuldu vallahi...cık cık cık...
Ahmet çay servisi mi yapacak...daha neler...Selma'yı cezalandır Ayşe'cim, Ahmet'ten ne istiyorsun? Rıza Ahmet'e gazetesini okurken, Selma ayaklarını yıkasın, yasemin de yaprak sarması yedirsin elleriyle...:img-pilot
hmm..haklısın aslında...ahmet necdet gibi yalaka damat olmasın:hıh
ahmetin pambık ayaklarını yıkamak ceza mı kii..nasıl bir ceza bu aliye ablaa:hıhbkz:kadınlar neden erkeklerin ayaklarını yıkarr:icon_whis
yaseminin ayaklarını yıkasın..sonra yaseminle ahmetin bir çocukları daha olsun..adını nezahat koysunlar.yok ama o da haketmiyor:hıh
benim de psikolojim bozuldu ayy...koca sitede tek başıma kalmış gibi hissediyorum:icon_sorr
Aynı psikozda ben varım sanıyordum..bknz:forumda bir ben miyim?
yedekleme yapılırken galiba bir şeyler karıştı...Neyse varlığınızı da yokluğunuzu da bildiriniz narkadaşlar!!
Şevketin suçu nedir? diye sorarsanız:
Ahmetin Yasemine olan duygularını önemsemedi, hatta yok saydı...Aylaya bile başlangıçta karşıyken, aman oğlan yine Yasemine kaymasın diye bağrına bastı...Oğlunun düşünceleri ve duygularına sonrasında en az Selma kadar görmemezliğe geldi...Konuşabilirdi, onun çelişklerine Sevim kadar duyarlı olabilirdi...:img-cool2
Bence de hepsinin Ahmete kul köle olması lazım...:hıh
Ayşe'yi okudun mu...pambık ayaklar....bu kız elden gidiyor :img-hyste ...ne yapsak acep? yalnız biz 2. çocuğa isim bulmadık..?
ahh ah...Ahmet kuru fasülyeye talim ederken Yasemin, Necdet ile Teo'ya yediriyordu sarmaları...vicdansızlar...:img-pilot
ben hala görmüyoruum...:icon_sorr
İvet hemen kendi başıma acıklı bi siinaryo yazıyorum Deniz bu kazada ölürse ya da ölmezse de Ahmet'le Yaso'nun bir erkek çocukları oluyo ve ismini de Deniz koyuyorlar o yıllarda hep o ismi koydukları gibi :icon_whis Ailede Deniz bolluğu yaşanıyoo:img-icecr
beni bu siteler mahvetti aliye abla öyle demee:img-mormendil
bundan sonra kimse yalnızım demesin..isimler görünmeye başladı alt tarafta..mazeret edip kaçmayın sakın:hıh
----
şimdii öncelikle nezahat yada selma isim vermeyi haketmediğinden çocuk erkek olsun:icon_whis adını da necdet koymasın daa ne olursa olsun artık:hıh
selmaya torununu göstermeyebilirler:img-yes: ya da nezahatlere verip yetiştirler..rızayla nezahatin fikir ve yaşamlarını beimser rüyaa..bu bir gürsoy için ne büyük kederr..oh my godd:img-elini alnına koyup hıçkırarak ağlamaya hazırlık yapan yeşilçam kadıncığı:icon_whis
Ayşe'yi okudun mu...pambık ayaklar....bu kız elden gidiyor :img-hyste ...ne yapsak acep? yalnız biz 2. çocuğa isim bulmadık..?
Okudum okudum....) Bir ara Tavuskuşu da vardı, yokoldu, yine yalnız kaldım...:( Sevgili Spdr, biliyorsun bu bir dizi, kendini bu kadar kaptırma...Daha bir sezonumuz var, lazımsın..:)
ikinci çocuğun adı ne olacak tabii ki Gerçek..:).Ya da o yılların trendi Deniz olur..
Bir de ne isimler vardı? İlk çocuk olup dedezede ya da ninezede değilse genellikle o senelerin meşhur isimleri:
Murat, Serdar, Serhan, Barış, Savaş (onlar daha çok 74 harekatının esintileri) , Ebru, Aslı, Pınar, Özlem...vs.. bknz. ismini söyle hangi senede doğduğunu tahmin edeyim..:) :img-hyste
Ayyy çocuk dedik de aklıma geldi piknikte bir erkek çocuğu görmüytüm ayy canım :img-icecr 2 yaşlarında filan acaip Cansel'e benziodu:img-in_lo Ahmet'in çocuğunu o oynasaydı hık demiş babasının burnundan düşmüş derdik :img-icecr İsmi Deniz olcak işte ya da ya da Deniz :icon_whis :img-icecr
hatta Gürsoylarda, evde, Ünsallarda, okullarda, sokakta, pastanede, heryerde elele dizdize dursunlar...bknz kıskananlar çatlasın...Bu dolaşmaları esnasında Rüya, Ahmetin kucağında, omuzunda, arada Yaseminle ikisi kızlarını, aşklarının beden bulmuş halini, beraber kucaklasınlar, babasıyla bizim oğlana yaptığımız Vııııcııkkk! oyununu yapsınlar...Aynı anda anne ve baba çocuğu ortalarına alıp ikisi birden çocuklarını yanaklarından sıkı sıkı, arda arda öpme seremonisi...:)
haftasonlarını arada sırada Bristol otelde geçirmeler, mutlaka ama mutlaka Pariste bir balayı...bknz:bunu izlemeyi isterim...
Ahmetin okulda,evde, heryerde Yasemine küçük küçük hediyeler alması, kitaplarını arasına minik notlar, şiirler, çantasına ufak ama anlamlı sürprizler...:)
Ahmetle Rüya koltukta birbirlerine sarılmış uyurken, Yaseminin onların resimlerini çizmesi..vs.vs..Düşünmesi bile hoş oldu kanımca
:happy0064 :happy0064 Okuması bile ayrı bir zevk veriyor insana.Kimbilir izlerken nasıl olacak?
Ne olacak bu sitenin hali canım bir giriyor bir girmiyor deli etti beni yavvv.
Aliye Abla bence ikinci çocuğun adını neye benzediğine bakarak karar versinler.Malum necidey rüya gibi bir şey bu adı rüya olsun demişti.Nezahat tosun gibi de demişti sıkıyorsa tosun koysalardı yaa...:icon_whis :img-hyste :img-hyste :img-hyste
Şaka bir yana ikinci çocuğun adını kız olursa Hayal koysunlar.Ama gönlüm erkek olmasından yana.Hatta ablasını kıskansın yanında bir erkek görünce babasına filan şikayet etsin.Yasemin durumu kurtarmaya çalışsın filan.:happy0064 ERkek olursa adını bulamadım.Biraz düşüneyim dırının dırırnnnn....
Bu arada destursuz daldım foruma ama neyse...Geç de olsa selamlar.
NOT:geldim badger.Bilgisayarı geçici bir süreliğine babama kaptırmıştım.Üniversiteleri filan araştırıyoruz sitelerine filan bakıyoruz da ondan.
Gene kaçmış herkes yahu.Nerelerdesiniz?Eskiden Kaçak diye bir dizi varmış 70'lerde sanırım ona döndü resmen.Gerçi izlemedim ama kitapta okumuştum.
LİN gelmiş hoşgelmiş.:happy0064
Rüya'nın erkek kardeşine harika bir isim buldum:Berksansu... :img-hyste Nasılım?:icon_whis
Hoşbuldum Zeynep.
Okudum okudum....) Bir ara Tavuskuşu da vardı, yokoldu, yine yalnız kaldım...:( Sevgili Spdr, biliyorsun bu bir dizi, kendini bu kadar kaptırma...Daha bir sezonumuz var, lazımsın..:)
ikinci çocuğun adı ne olacak tabii ki Gerçek..:).Ya da o yılların trendi Deniz olur..
Bir de ne isimler vardı? İlk çocuk olup dedezede ya da ninezede değilse genellikle o senelerin meşhur isimleri:
Murat, Serdar, Serhan, Barış, Savaş (onlar daha çok 74 harekatının esintileri) , Ebru, Aslı, Pınar, Özlem...vs.. bknz. ismini söyle hangi senede doğduğunu tahmin edeyim..:) :img-hyste
Sen yazınca düşündüm de yazdığın her isimden birkaç tane arkadaşım var...:img-hyste bu arada ben bir dayızedeyim...Neyse dizim çekildi de meşhur oldum...:icon_whis
Deniz olmasın adı..çünkü ancak ölürse koyabilirler...Ben birara bizim Deniz'in Deniz Baykal olabileceğini düşünmüştüm...:img-icecr
Ben hala yalnızım...hiç kimseyi görmüyorum...her yer karanlık...:sad53:
Yyyaaaa aşağıda isimleriniz görünmeyince benim iç dünyam çöküyo ama :icon_sorr
Koltukta uyuyakalma sahnesi Rüya doğduğundan beri tek hayalim :img-in_lo Belki de gerçekten hayalimdir ne bileyim :img-blush Ahh ahh nasıl bir iç dünyam var benim çöküntüe uğrasa bile güzel :img-blush
Anaaam ben de düşünüyym erkek ismi holdur holdur holdur :icon_whis
Bu arada Cansu cınım hoşgeldin :happy0064
Aanaaam buldum bi isim şimdi yağmurlu bir günde Yaso'nun sanıcısı tutuyo ve hastaneye yetişemiyorlar doğumu da Selma yaptırıo zor bir doğum oluyo (bi da Silma'ya ceza olsuun:hıh )Hatta bebek ters gelsin (Silma'ya ceza diye arada Ahmet'de gidiyyy:img-cray:) sonra da ismini Yağmur koyuyorlar :img-in_lo Hani Rıza Yasemin kokuyo diye Yasemin koymuştu ya :img-yes: Ya da toprak koksun yağmurdan sonra Toprak koysunlar :img-icecr nasılım :icon_whis
Yyyaaaa aşağıda isimleriniz görünmeyince benim iç dünyam çöküyo ama :icon_sorr
Koltukta uyuyakalma sahnesi Rüya doğduğundan beri tek hayalim :img-in_lo Belki de gerçekten hayalimdir ne bileyim :img-blush Ahh ahh nasıl bir iç dünyam var benim çöküntüe uğrasa bile güzel :img-blush
Ne güzel bir sahne değil mi Zeynop?..Babasının göğsünde uyumuş bir çocuk...Dünyada olunabilecek en rahat yer...Ben babamı çokseverdim devamlı adamın tepesindeydim...Şimdi de bizim oğlan aynı şekilde..:img-in_lo
Biliyor musunuz, bebekleri en rahat babalarıyla uyur, hem kalp atışları ve vücut ısıları daha düzenliymiş erkeklerin hem de kadınlar gibi göğüsten değil de abdomen nefes aldıkları için bebekler baba göğüsünde daha rahat uyurlarmış...
Ah Necdet ve Yasemin ahhh! Uyuz ettiniz yine beni!!...
İsim dediğin nedir ki? Aşağıda görünmesek de gönüllerimiz bir ve birbirimizin varlığını ADSL üzerinden bile hissediyoruz..:img-hyste
Aaaa biraz geç geldim ama kimsecikler yok.Herkesler gitmiş.Nerdesiniz???:img-patsa
Senaristlerden gelen son haber karşısında onları affediyor,teşekkürlerimi iletiyorum.
AHMET&YASEMİN &RÜYA
Allahım bitmesin, bitmesin bu rüya
Sonunda evlilik olsun,
Sakın Mrs Hyde'ları uyandırma
zeynep umarım bir gün bebeğin olduğunda sana koydurmazlar adını:icon_whis
ilk doğduğu anda pek güzel kokmayacak çünkü bebek kanımca:icon_whis
--
bebeğin ters gelme fikri güzel aslında..yasemine de ceza olsun:hıh
ayy..şimdi ahmeti düşündüm de..bebek doğmuş,alnında ter pıtırcıkları ve bebeğin ağlama sesiyle birlikte bir rahatlamaa..gülümsemm ve bebeği kucağına alış anıı:img-icecr -zamanında necdete söyletmeselerdi ahmete söyletecek bir çift lafım da vardı ya neyse:hıh
--
cansucum tosun güzelmişşş:img-hyste
---
lin hoşgeldin:)burdayız..konsantre ol ve transa geç..hissedeceksin:img-wink:
---
ben de editliyorum ...
zeynepp ahmetin minik altın midillisini salladığı anın hissiyatını nasıl da duygusal yansırmışsın bebişiim..
hislerin bulaşıcı kanımca..bana da geliyorlar..dört bir yandan
badger 4 kişilik yatak fikri güzelmiş:img-hyste..
ama dörtleyen kadar şimdikiyle idare etseler iyi olur kanımca:img-blush
kimseyi göremeyince boşluğa yazıyorum gibi geliyor ayy:hıh
ben yalnızımm..ben yalnızım yalnıı-zıım:icon_sorr
Evet ya da şöyle bi sahne olabilir bebeğin odasıyla Ahmet'lerin odası çapraz olsun sonra Yaso bir uyanıyo Ahmeet yoook :icon_whis sonra dönünce çaprazdaki odadan gece lambasının ışığı yayılıyor etrafa ve bizim keratayı Ahmet yavaaaaş yavaaaaş sallıyo :img-in_lo Allahım duygu geliyy bağa ne güzel bir görüntü böhüüüüüü:img-cray:
Editliyorum himen senaristlerin ayrılığı fazla uzatmayacağız sözüne çok güldüm :)10 sene geçti daha ne olsun :icon_whis :img-hyste
Ya ne oluyor???Bize komplo mu yaptılar Necdet'ciler yoksa...Kıskandılar bizi.Burda Lin'den başka kimse yok gibi görünüyor...
Herkes tekmil versin...Kim var kim yok bilmem lazım.Aramıza derin devlet girmiş olabilir.:img-cool2
Evet ya da şöyle bi sahne olabilir bebeğin odasıyla Ahmet'lerin odası çapraz olsun sonra Yaso bir uyanıyo Ahmeet yoook :icon_whis sonra dönünce çaprazdaki odadan gece lambasının ışığı yayılıyor etrafa ve bizim keratayı Ahmet yavaaaaş yavaaaaş sallıyo :img-in_lo Allahım duygu geliyy bağa ne güzel bir görüntü böhüüüüüü:img-cray:
Zeynop devam edersen, senin iyi olmadığını iyicene düşünmeye başlayacağım...Allahım kızcağız bir Vedat Türkali okudu ne hale geldi...Bknz:bu yalnızca bir kitabın marifeti olamaz...???
Ama hayalini Ahmetin Yasemine"...Ahhh kafama edeyim..." işkence programında kullanılabilecek en ince detay olarak gördüm...
Ben olsam Ahmetin yerinde 4 kişilik yatak alırdım...Çocuklarını gözünün önünden bir dakika ayırmazdım...uyurken bile...Hatta arada uyanıp, çocuğuma sarılır, kokusunu çekerek, öperdim...Ayyy duygu geliyyyiii bağa, bir bizimkini öpmeye gideyim...Meraklanmayın buralardayım...:)
LİN Hoşgeldinnnn!
Aaaa biraz geç geldim ama kimsecikler yok.Herkesler gitmiş.Nerdesiniz???:img-patsa
Senaristlerden gelen son haber karşısında onları affediyor,teşekkürlerimi iletiyorum.
AHMET&YASEMİN &RÜYA
Allahım bitmesin, bitmesin bu rüya
Sonunda evlilik olsun,
Sakın Mrs Hyde'ları uyandırma
Senaristlerden haber mi geldi? Ne haberi? Ben bişey bilmiyorum, duymadım, görmedim? bknz: ....tan nem kapıp, havaya girmeye hazır, direk konuya, tabii sadece kendini ilgilendiren kısma dalan forumcu.Bu arada kaç kere denedim akşam. Sürekli error error error, deli oldum, kendimi bölüm izlemeye verdim. 6-7 tamamdır. Sorularınızı aliym.:img-cool2
Böyle duygusal sahneler yazmayın arkadaşlar.Yüreem dayanmiyyyyy.:icon_sorr :icon_sorr :img-cray: :img-cray:
Hüznümüzü gerçek sahnelere saklayalım.Ahmetin kucağına da küçücük bir bebek ne çok yakışır.Hatta bebişi sallarken,gazını çıkartırken omzuna filan çıkarsın biraz bebiş geğirince.:icon_sorr :icon_whis (Bkz:Ben iğrenç miyim?)
Ahmet çocuğun altını değiştirmeyi de öğrensin Yaseminden hatta.
Benim de babamla öyle bir resmim var göğsüne yatmışım çok sevimliyim çoook.:icon_whis
Shevek basında çıkan haberler bölümünde senaristlerden Nilgün Öneşin röportajı var.Orada kendisi söylemiş.:happy0064
Ben burdayım da allahım bizi içten bölmeye çalışıyolaaar :hıh Bu bağa yapılan bir komplo şehvet haftamı çekemediler :img-cool2 Başlığı öldürebilirsiniz ama şehvetimi asla :hıh
Evet ben Vedat Türkaliyi okuyunca bir fena oldum böyle oldum duygusal dünyam sallanıp sallanıp bu hale geldi :img-cray:Şimdi de polisiye okuyorum yohsa yohsa bu kitap bitince duygusal dünyam karanlık bir hal mi alacak :img-polic
Beniim babam karizmatiiik beni all kollarına:img-icecr
Kucağında uyut beni nispet yap Yaso'yaaaa:img-cool2
Benim anneeem saftır biraaaz herkeesee kanaaar :img-in_lo
cansucum gerçekçisin kanımca..iğrenç değil..
hatta filmlerde bebeklerle ilgili sahnelerde-hele hele erkek çocuğuysa-altını açar açmaz anne babasının yüzüne doğru def-i hacetini görür:icon_whis (dolambaçlı bir anlatım oldu amaa:bilmim)
aslında 2-3 yaşında hareketli bir bebek bulsalar ahmetle sahneleri daha hoş olurdu..ilk baba diyişi,ilk adımları,yürümeye başlayınca babasının yolunu gözlemesi de güzel olurdu:img-in_lo
ses..ses..orda kimse var mıı:icon_whis
---
shevek ada güzel olurdu kanımca..rüya ve ada çok hoş olurdu:img-yes:
alttan okuyup editleyince garip oluyor biraz ama...:icon_whis :bilmim
İsim öneriyorum; Devrim, Evrim, Ekim, Ekin, Taylan, Ulaş (Bunlar döneme ve Ahmet'in seçimlerine uygun öneriler), Ada (Bu da aşklarına ithafen romantik seçenek).Bütün hayaller çok güzel. Allahım cennette miyim? diye düşündüm bir an.:img-icecr Badger dört kişilik yatağı çok tuttum. Ahmet nasıl sevgi dolu bir baba olur. Her bir işi yapar o. Altını da açar, üstünü de değiştirir, masal da anlatır, Rüya'ya kitap okur, ikisini, parka, Rüyayı sinemaya götürür. Çok güzel baba, muhteşem de bir sevgili ve koca olur. Bugün 6-7'yi ,izledim bir kez daha hayran kaldım adama. O ne şefkatli bakış, o ne güzel öpüş, ne güzel dokunuyor bu adam diye diye bir hal oldum.:img-in_lo
Gerçekten altta kimseyi görmeyince gaiple konuşuyormuş gibi bir halet-i ruhiye içine giriyor insan. Anneeesofa
Ben burdayım da allahım bizi içten bölmeye çalışıyolaaar :hıh Bu bağa yapılan bir komplo şehvet haftamı çekemediler :img-cool2 Başlığı öldürebilirsiniz ama şehvetimi asla :hıh
Evet ben Vedat Türkaliyi okuyunca bir fena oldum böyle oldum duygusal dünyam sallanıp sallanıp bu hale geldi :img-cray:Şimdi de polisiye okuyorum yohsa yohsa bu kitap bitince duygusal dünyam karanlık bir hal mi alacak :img-polic
Beniim babam karizmatiiik beni all kollarına:img-icecr
Kucağında uyut beni nispet yap Yaso'yaaaa:img-cool2
Benim anneeem saftır biraaaz herkeesee kanaaar :img-in_lo
Evett senin haftandı bu hafta...Bi havaya sokamadılar...errorr!error! diye...Şihvet error verdi..:img-hyste
Şarkını rap tarzında düşündüm...Daha hoş olur kanımca...Pek rap falan sevmem ama nispetvari bir şarkı için bu tarz daha uygun..:img-yes:
Hoşbulduk :)Bazen görünüp kayboluyorsunuz.Ama gönüllerimiz bir.Kimse bizi bölemez.
Badger bizim içinde öp:love01:
Shevek,senaristler en sonunda seyirciyi kıramayıp Ahmet ve Yasemin'i kavuşturacaklarmış.Yuppi:P
cansucum gerçekçisin kanımca..iğrenç değil..
hatta filmlerde bebeklerle ilgili sahnelerde-hele hele erkek çocuğuysa-altını açar açmaz anne babasının yüzüne doğru def-i hacetini görür:icon_whis (dolambaçlı bir anlatım oldu amaa:bilmim)
aslında 2-3 yaşında hareketli bir bebek bulsalar ahmetle sahneleri daha hoş olurdu..ilk baba diyişi,ilk adımları,yürürmeye başlayınca babasının yolunu gözlemesi de güzel olurdu:img-in_lo
ses..ses..orda kimse var mıı:icon_whis
Sağol canım.
Bence bebek o işi yasemine yapsın.Anladınız siz onu...:icon_whis :icon_whis Hatta dialog şöyle:
Ahmet:Aman da aman benim aslan oğlum altını mı kirletmiş?
Yasemin:Ver ben değiştireyim....(Şırrr)Aaaa Ahmet bu tuvaletini yaptı...
Ahmet:Haliyle yasemin normal:img-hyste :img-hyste :img-hyste
Ya herkes gerçekten başka yerlere gidiyor ya da herkes sadece aşağıda kendi ismini görüyor...Anlamadım gitti valla.
Kimse yok gibi gözüküyor tamam o zaman bende kendi kendime konuşurum şarkı söyleyim mi o zaman belki görünürsürüz :icon_whis
Palovre palovre palovre bunların hepsi palovre bizi ayıramaz hiç kimse bunların hepsi palovre palovre :icon_whis
Senaryo yazmak zordur bilirim:icon_sorr
Emek ister her karakter ayrı ayrı veririm:img-in_lo
Neden ben bir sahneye bu kadar çaba sarfederim:img-blush
Anlamsızdır dünya tek bir repliksiz o vakit giderim:sad53:
Resim gibi her satırı tek tek kafamda çizerim :icon_whis
Yarını yoktur bu işin ilham gelmezse biterim :img-cray:
Olmazsa senaryolarım ben de iç dünyamla çökerim :icon_sorr
Bunu kimin için yazdım sizce tabikiiide kendim içiin kusura bakmayın ne alaka demeyin şu sıralar 4 senaryo birden yazarken böyle oldum içim dışım replik oldu :img-cray:
Ahmet'lerin bi çocuğu daha olcak eminisiniz dimi bakın sonra diprasyona girerim olmazsa :img-cray:
Hoşbulduk :)Bazen görünüp kayboluyorsunuz.Ama gönüllerimiz bir.Kimse bizi bölemez.
Badger bizim içinde öp:love01:
Shevek,senaristler en sonunda seyirciyi kıramayıp Ahmet ve Yasemin'i kavuşturacaklarmış.Yuppi:P
Ehhh! Saçmalık ve mantıksızlığa kim karşı koyabilir ki? bknz senaristler bile...Öperim ne demek!! Oğlum diye demiyorum ama uyurken bir melek ve bütün gece o şekillerini izlemeye doyamazsınız...Ah Ahmet bir çocuğun en sevimli ve en özel anlarını kaçırdı...
Ahhh Yasemin ve gıcıııkkk Necdet! İşte bu yüzden onlara kızmaya devam.
Hoşbulduk :)Bazen görünüp kayboluyorsunuz.Ama gönüllerimiz bir.Kimse bizi bölemez.
Badger bizim içinde öp:love01:
Shevek,senaristler en sonunda seyirciyi kıramayıp Ahmet ve Yasemin'i kavuşturacaklarmış.Yuppi:P
Hımm, evet evet hatırladım. Aliye alıntılamıştı onu. E tabii, aklı selim çaldı kapılarını (bknz.: Necdeti iyilik timsali, fedakarlık böcüğü, dünyanın en iyisi babası, kocası, damadı pozisyonuna sokup bizi hazırlamaya çalışırlarken, el ele verdik milletçe de onları bu yeşilçamın münasip bir yerine su kaçırma hatasından son üç bölümde vazcaydırdık da, genel özet değişti ve dadadadannnn Neco gerçeği yumurtladı.) Bundan sonra kavuşamamaları mevzu bahis olamaz zaten:img-pilot
İkinci bebek gelirse bizim Rüya kıskanabilir.Ama Rüya ile yaşamadığı yılları kapatmak için Ahmet'in üstün bir çaba sarfedeceği kesin.
Bira ara bende seyrettim eski bölümleri hastalıklı beyin Necdet nasılda son sürat İstanbuula geliyor arabayla.Rüya, Ahmetin kucağındayken mosmor oluyor.Sonra Rüya, Necdeti görünce baba babacığım diye bağırıyor...Bizimki mest...
Bir havayla geliyor yanlarına.Rüya kucağında.Yasemin'i öpmeler filan.
Ahmet yine monte cristo.Tokalaşıyor onunla.Selamlaşıyor.
Ya ne gerek var Ahmet???Her gördüğünde Allah yarattı,mekan zaman dinlemeden indireceksin suratına,aklı başına gelecek psikopatın.Bu adamla konuşmak bile ona değer vermek, adam yerine koymaktır.
Yok yok,bundan sonra Ahmet;Necdet ile karşılaştığında o hiç yokmuş gibi davransın.Ona verilecek en büyük ceza Necdetin varlığını kabul etmemektir.
Rüya-Aaamed benim babam Necdet değil mi?
Ahmet-Hayır Rüyacım senin baban benim.
Rüya-Peki Necdet kim?
Ahmet-O baba değil KUKLA...Oyuncak o. Pili bitti.Yoksay!
Ama bakın kavuşmaları uzun sürmeyecekmiş ne sürdüki zaten alt tarfı bir 10 yıl gerçi Ahmet'in hatrı var o yüzden bu kavuşmayı kabul ediyorum :img-in_lo O mutlu olacak olsun diye yoksa ben o Yaso'yu bayır aşağı yuvarlardım ya neyse :hıh Hem Rüyamda annesiz kalmasın akıldan güdük de olsa sonuçta bir annesi var :icon_whis Çocuğun ismini buldum Rüzgar çünkü o sırada ılık ılık bir rüzgar esiyordu Ahmet hastanenin bahçesinde beklerken :img-blush
Kimse yok gibi gözüküyor tamam o zaman bende kendi kendime konuşurum şarkı söyleyim mi o zaman belki görünürsürüz
Palovre palovre palovre bunların hepsi palovre bizi ayıramaz hiç kimse bunların hepsi palovre palovre
Senaryo yazmak zordur bilirim:icon_sorr
Emek ister her karakter ayrı ayrı veririm:img-in_lo
Neden ben bir sahneye bu kadar çaba sarfederim:img-blush
Anlamsızdır dünya tek bir repliksiz o vakit giderim:sad53:
Resim gibi her satırı tek tek kafamda çizerim :icon_whis
Yarını yoktur bu işin ilham gelmezse biterim :img-cray:
Olmazsa senaryolarım ben de iç dünyamla çökerim :icon_sorr
Bunu kimin için yazdım sizce tabikiiide kendim içiin kusura bakmayın ne alaka demeyin şu sıralar 4 senaryo birden yazarken böyle oldum içim dışım replik oldu :img-cray:
Ahmet'lerin bi çocuğu daha olcak eminisiniz dimi bakın sonra diprasyona girerim olmazsa :img-cray:
Gerçek yaşantında da bu repliklerle konuşuyorsundur herhalde...Şiiirini pek beğendim:happy0064
İkinci çocuk olur mu olmaz mı bilemem ama biz söylemeye devam..bknz:kırk kere söylenen şey nelere kadir...Secret olayı...çağırmaya devam..
Ehh artık! Ahmetle Yasemin tekrar birleşirse o şiddetle tek, çift, üçüz bilem olur...:img-hyste:icon_whis
İkinci bebek gelirse bizim Rüya kıskanabilir.Ama Rüya ile yaşamadığı yılları kapatmak için Ahmet'in üstün bir çaba sarfedeceği kesin.
Bira ara bende seyrettim eski bölümleri hastalıklı beyin Necdet nasılda son sürat İstanbuula geliyor arabayla.Rüya, Ahmetin kucağındayken mosmor oluyor.Sonra Rüya, Necdeti görünce baba babacığım diye bağırıyor...Bizimki mest...
Bir havayla geliyor yanlarına.Rüya kucağında.Yasemini öpmeler filan.
Ahme yine monte cristo.Tokalaşıyor onunla.Selamlaşıyor.
Ya ne gerek var Ahmet???Her gördüğünde Allah yarattı,mekan zaman dinlemeden indireceksin suratına.aklı başına gelecek psikopatın.Bu adamla konuşmak bile ona değer vermek, adam yerine koymaktır.
Yok yok,bundan sonra Ahmet ;Necdet ile karşılaştığında o hiç yokmuş gibi davransın.Ona verilecek en büyük ceza Necdetin varlığını kabul etmemektir.
Rüya:Aaamed benim babam Necdet değil mi?
Ahmet:Hayır Rüyacım senin baban benim.
Rüya:Peki Necdet kim?
Ahmet:O baba değil KUKLA...Oyuncak o. Pili bitti.Yoksay
O geliş sahnesinde çalan müziği çok beğenmiştim ben.Hatta kısacası bayıldım.O melodinin üstüne çok güzel bir şarkı yapılır diye düşünüyorum.Çok da emin değilim ama o müziğe söz yazılmadı galiba.Bir daha izlerseniz dikkat edin derim ben.:icon_whis
Ben de daha önce söylemiştim.Yer zaman mekan farketmez.Bİleğine kuvvet Ahmedim yiğidim...
Ama benim koyduğum ismi kimse beğenmiyor mu?Ne güzel bir isim:BERKSANSU:img-hyste :img-hyste Kız olursa da bir isim fikrim daha var:PITIR PETEK SU:img-hyste :img-hyste Güzel değil mi yoksa beğenmediniz mi?
Tavuskuşucum, e bundan sonra Ahmet her fırsatta, özellikle Yasemin'in başına nahoş bir durum geldiğinde,-E haliyle Yasemin, normal ... desin. Mesela Rüya babasıyla başbaşa uyumak isteyip Yaso'yu odadan kovsun. İlacını, sütünü vs. Ahmet'ten başkasının elinden içmeyi reddetsin. Bir tek Ahmet rica ederse, babasına kıyamayıp, kereviz, enginar, ıspanak vs. yesin.:img-icecr Matematik problemlerini değil ama (çünkü babasının matematiği kuvvetli değil) tarih, türkçe sorularını sadece ona sorsun. Matematiğe özel hoca tutarlar. :img-cool2
Rüya:Aaamed benim babam Necdet değil mi?
Ahmet:Hayır Rüyacım senin baban benim.
Rüya:Peki Necdet kim?
Ahmet:O baba değil KUKLA...Oyuncak o. Pili bitti.Yoksay
:img-hystede ahmet nerdee söyleyecek bunları:img-yes:
peki ahmet-necdet ilişkisi nasıl şekillencek sonraları acaba..
istanbuldaki evler yakın mı bilemiyorum ama bir şekilde durmadan karşılaşırlar aynı yerde olunca:img-yes:
bence necdet yine zahiri melekliğe devam edebilir..bkz:oluşturduğu karaktere hayran kalan senaristler:icon_whis
ilk bölümde sorun,engel necdet idi..2.bölümde ayla olur mu acaba:icon_whis
ya da genel özetin değişmesiyle safdışı kalmış da olabilir ayla ama:bilmim:icon_whis
Rüya:Aaamed benim babam Necdet değil mi?
Ahmet:Hayır Rüyacım senin baban benim.
Rüyaeki Necdet kim?
Ahmet baba değil KUKLA...Oyuncak o. Pili bitti.Yoksay
:img-hyste Ayy koptum ne güzel olurdu pili bitmiş :img-hyste Sonuçta Rüya yarı Gürsoy kanı taşıyo ileride kesin ve kesin Gürsoy kadınlarına benzeyecekti Defne gibi delüüüüğğanlı bir kız olacaktı Necdet'le paylaşacağı ne olabilirdi ki bilmeeeem :icon_whis Ahmet'le daha çok şey paylaşacağına inanıyorum bol bol fikir tartışması görmek isterim Şevket'de artık katılır bu tartışmalara zar zor ihtiyar :img-cool2 Rüya Necdet'i hiç bir zaman unutamaz belki ama Ahmet'i daha çork seveceği kesin :img-in_lo
Rüya-Aaamed benim babam Necdet değil mi?
Ahmet-Hayır Rüyacım senin baban benim.
Rüya-Peki Necdet kim?
Ahmet-O baba değil KUKLA...Oyuncak o. Pili bitti.Yoksay!
-------------------------------------------------------------------------
LİN bu Yoksay işine bayıldım...Necdetin hakkettiği budur...Zaten yoktu- kendinin zorla iliştirmeye çalıştı hayatlarına-, ve bundan sonra da hiç olmayacak..
Ama bakın kavuşmaları uzun sürmeyecekmiş ne sürdüki zaten alt tarfı bir 10 yıl gerçi Ahmet'in hatrı var o yüzden bu kavuşmayı kabul ediyorum :img-in_lo O mutlu olacak olsun diye yoksa ben o Yaso'yu bayır aşağı yuvarlardım ya neyse :hıh Hem Rüyamda annesiz kalmasın akıldan güdük de olsa sonuçta bir annesi var :icon_whis Çocuğun ismini buldum Rüzgar çünkü o sırada ılık ılık bir rüzgar esiyordu Ahmet hastanenin bahçesinde beklerken :img-blush
Zaten Yasemin maşallah ilk on bölümden sonra bizi bunları düşünmeye mecbur etti. Neyseki Ahmet'le Rüya var da, badgerın deyişiyle kontenjandan kurtarıyor. Bundan sonra hep o yılbaşı gecesindeki gibi bakarsa Ahmete, ya da Rüya'yı her gece seyrederse uyurken affedebiliriz onu.:img-yes: Bugün iyi dilekler günü oldu galiba.:happy0064
:img-hystede ahmet nerdee söyleyecek bunları:img-yes:
peki ahmet-necdet ilşkisi nasıl şekillencek sonaları acaba..
istanbuldaki evler yakın mı bilemiyorum ama bir şekilde durnadan karşılaşırlar aynı yerde olunca:img-yes:
bence necdet yine zahiri melekliğe devam edebilir..bkz:oluşturduğu karaktere hayran kalan senaristler:icon_whis
ilk bölümde sorun,engel necdet idi..2.bölümde ayla olur mu acaba:icon_whis
ya da genel özetin değişmesiyle sadışı kalmış da olabilir ayla ama:bilmim:icon_whis
Geri geldiim..Coşmuşsunuz yine..Ayşe'cim sindi öbür taraf cevap yok artık...:img-pilot
Tamam tamam...dizinin selameti Ahmet'in huzuru açısından Necdet'i Ankara'ya kabul ediyorum..Dayanacam artık...(bkz. fedakar izleyici..)
Ben Ada ismini çook beğendim...:good:
Cansucum ne haddimize bayıldık :img-icecr :icon_whis
O bölümde çalan müzik Ahmet'in nikahı gördüğü sahnede de çalmıştı ama üzerine söz yazılabilecek bir müzik değil ama çok güzel evet :img-in_lo
Ahmet Rüya ikilisi Yasemin'i hatta dünyayı bir müddet hiç sallamasa...İkisi beraber park,bahçe,tiyatro,sinema,ada,Paris,Lozan vs gezseler.Yasemin'i yanlarına almadan baba-kız birbirleriini tanısalar.Sadece Defne ve büyük hala Sevim gelebilir.Öz Halaları tanımak lazım.Selma'cım da torun hasretiyle yansın tutuşsun.Yalvarsın "ne olur Ahmet Rüyayı bize getir "diye...Ahmet ayda bir getirip kapıdan 5 dk göstersin,bir yanaktan öptürüp sonra kaçırsın...Böylece özlemleri daha da artsın.Şevket ve Selma Ahmet'lerin kapısında yatsın.
:img-hystede ahmet nerdee söyleyecek bunları:img-yes:
peki ahmet-necdet ilşkisi nasıl şekillencek sonaları acaba..
istanbuldaki evler yakın mı bilemiyorum ama bir şekilde durnadan karşılaşırlar aynı yerde olunca:img-yes:
bence necdet yine zahiri melekliğe devam edebilir..bkz:oluşturduğu karaktere hayran kalan senaristler:icon_whis
ilk bölümde sorun,engel necdet idi..2.bölümde ayla olur mu acaba:icon_whis
ya da genel özetin değişmesiyle sadışı kalmış da olabilir ayla ama:bilmim:icon_whis
Ayla o işlere hiç kalkışamaz, bknz. bir kalkıştı ne hallere kalkıştı...Bir daha yaparsa bu sefer total error olur..:img-hyste...
Kapasite meselesi...Necdet kadar yüzü camla çizilmedi o kadar...
Bu arada Spdr, dikkatimi çekiyor, bizim kadar uzun yazmaya başladın...Önceleri sorup dururdun nasıl bu kadar uzun yazıyorsunuz diye...bknz:üzüm üzüme baka baka kararır..:img-hyste