Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-18
Sayfalar :
[ 1]
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
çalıkuşu78 24-08-07, 22:29 shevek biz mi çok şey istiyoruz..salya sümük ağlamak istemiyenleri takan yokmu bu diyarda..ya biz aşk istiyoruz.. mutlu aşk karşılıklı mutlu bir aşkı seyretmek biz yurdum insanına niye layık görülmüyor.. aşkı kanlı canlı evli barklı ahmet yaseminle geri istiyoruz.. evlerinde yemek yemelerini kavgalar etmelerini barışmalarını dans etmelerini yani bizlerin normal hayatta yaşadıklarımızı istiyoruz.. bize küçük emrah senaryosu dayatıyorlar..olmuyor böyle.. rüyaya da yazık anormal olacak çocuk evde garip yaratıkların evliliği gibi bir şey algılıya algılıya..bir çocuk annesini, babasını sevgili gibi görmek ister efendim siz önden buyrun diyen garip bir çifti değil..
A, ben de çok severim o sahneyi. Ahmet, şaşırdı, hatta irkildi. Sonra, sevgilisini asla üzemeyen, kıramayan bir adam olduğu için ve orada tekrar başbaşa kalma fikri, doğal olarak, ona da çok güzel geldiği için... :img-in_lo Pek çok kişinin onu lanse etmeye pek meraklı oldukları gibi Yaseminin üstüne her an atlamaya hazır bir kişilik olmadığının da güzel bir enstantanesidir o sahne.
Bir de hemen onun bir önçesi, koltukta otururlarken, Yasemine Bristol Hotelde kaldığını söylediği sahne de çok güzeldir. Yasemin konuşurken, Ahmet onu seyreder. Aşkla, özlemle seyreder. Biz de yanındayken bir kişi nasıl özlenir ve bu kadar mı güzel bakılır sevgiliye, diye hayran oluruz...:img-blush
Üzüm editi: Ben Sevda Tepesi'ndeki 2 ay 28 gün 16 saat kavuşmasından sonra, oturup şarap içtikleri, sohbet ettikleri sahneyi çok severim. Bir de, tabii, bilen bilir, üzüm yedirme sahnesini. Üzüm yerken, sevgiliye, gözleriyle teşekkür eden Ahmeti çok sevdim, severim... Teşekkür edebilen erkekleri severim kısaça.
Buna bir rep hakkettin Shevekçan: Teşekkür edebilen erkekler...bknz:Allahtan birine sahibim:img-in_lo
teşekkür etmek deyince, aklıma Yasemin babasından mektup getiren Ahmete teşekkür edince Ahmet de ona:
"Bana teşekkür ederek aramıza mesafe koyuyorsun.." demişti..Ne güzel bir laftı..Ne kadar zarif...:img-blush
*******
Bu arada mektubu gönderdim..Bilgilerinize hanımlar!
*******
üzüm yedirme deyince aklıma Hot Shots filminde sevgililerin "9,5 hafta" filmine gönderme yaptığı yedirme sahnesi geldi elimde olmadan ve....şu anda :img-hyste
doğru söze ne diyeyim... hakkaten mındar etti mis gibi çocuğu yaa :fighting2 madem beceremeyeceksin sevmeyi, hiç bulaşma yau... :hıh
benim 2 ay 28 gün 16 saatten sonraki favorilerimden biri de, yasemini adadaki eve çağırdığında ahmetin ona sarıldığı sahnedir.. o nasıl tutkulu bir sarılmadır, nasıl derin içini çekmedir, nasıl tutkudan tir tir titremedir öyle.. :img-in_lo
Oradaki bakışları... Nasıl da hasretle kararmış, ama kinayeli. Kendini tutmak istiyor ama tutamıyor. Nefes almak gibi bir şey onun için o anda ona sarılmak. Tanju Okan'ın genç ve yakışıklı olduğu dönemlrindeki hallerine benzetirim ben onu o haliyle...Şarkısı da hazır: "Kadınım...tırınırıtırınırıtırınıııımmmm.":)
Bir de Kıraç bestesi Ümit Yaşar şiiriyle, Ahmet'in o hallerine fon yapılmış bir şarkı var: "Yıkık". Klip tüpte, izleyiniz lüt-fin. Muhteşem olmuş o da. Sözlerini yapıştırayım: Hatta adresi de yapıştırayım: http://www.youtube.com/watch?v=5EeV4RXIuVU (Sonra sileriz)
YIKIK
Bugün yıkığım biliyor musun?
Ezginim, çaresizim, umutsuzum
Sancılıyım bırakma beni, insanlar kötü
Bırakma beni korkuyorum.
Bir deli otlar büyüyor içimde
Sancılıyım, yorgunum, kederliyim
Bu halini sevdim gitme kal
Çamurlar çirkefler içindeyim
Bir dayak yemiş adamım şimdi
Bezginim, kararsızım, yılgınım
Al götür beni o kayıp gecelere
Yeter ikimize yalnızlığım
Ama nerdeee, kötü insanların (pardon zuzaylıların) eline düşmüş sevdiğin zaten, hem de kendi marifetiyle, kurtaramaz seni.:img-pilot
Badger; hep diyoruz ya, böyle erkekler var, biz birinçi elden şahidiz diye.:)
Uzun uğraşlar sonucunda kavuştum tekrar forumuma...
Pinarsayü85 ve reene, siz ne güzel yazıyorsunuz öyle.Çok keyif aldım sizi bu kibar yazılarınızı okurken.
Ooooo ziynep gelmiş ifendim.Tez elden misafirimiz ağırlanaaaa...Padişahımızın fermanıdır.:img-hyste Bize akrostişler yazmışsın ya onları büyük bir merakla ve de heyecanla bekliyorum.:img-blush
Ahmet ve yaseminin en sevdiğimiz sahnelerine mi geldik yine?Oyyy oyyyy.Ne diyeyim?Adamın her hali tutkulu,sevecen...Ben,yasemin sokağın ortasında ayrılalım diyip de gittiğinde ahmetin onun sıcaklığını kaybetmemek için ellerini ovuşturma sahnesini de çok beğenmiştim.Gerçi o sahne de çok hoş bakmıyordu ama o tavrı beni etkilemişti.
Bu akşam biyoloji dersi var dendi ama bakıyorum edebiyata geçilmiş.Aliye Abla divan şiirlerinden örnekler sunmuş madem ben de bir şiir bahçemi tarayayım.Modern bir şeyle bulabilirim belki.Ama o beyitler çok güzelmiş.Tam ahmet ve necdeti anlatıyor.
Oradaki bakışları... Nasıl da hasretle kararmış, ama kinayeli. Kendini tutmak istiyor ama tutamıyor. Nefes almak gibi bir şey onun için o anda ona sarılmak. Tanju Okan'ın genç ve yakışıklı olduğu dönemlrindeki hallerine benzetirim ben onu o haliyle...Şarkısı da hazır: "Kadınım...tırınırıtırınırıtırınıııımmmm.":)
Bir de Kıraç bestesi Ümit Yaşar şiiriyle, Ahmet'in o hallerine fon yapılmış bir şarkı var: "Yıkık". Klip tüpte, izleyiniz lüt-fin. Muhteşem olmuş o da. Sözlerini yapıştırayım:
Hakikatten de öyle shevek ya.. Nefes almak gibi birşey.. Nasıl bir özlem, nasıl bir ayrılık acısı ki, ne olursa olsun uzak duramıyor.. Sanki bağımlı gibi, uzak kalsa ölecekmiş gibi, o kadar sıkı sıkıya tutunuyor.. (bkz: edebiyat parçalama rehberi)
Şarkı güzel.. Çok güzel.. Ama Ümit Yaşar dedin, aklıma düşürdün şiirlerini..
ANDIKÇA
Ne zaman seni düşünsem içim ürperir
Seninle geçen her saat, her gün gelir aklıma
Bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir
O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma
Ne yapsam unutamam yaşadığımızı
Sevgindi sevgilerin en yalansızı
Şimdi nerde bir gül görsem kırmızı
Dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma
Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin
Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin
Dünyada ne benim yerim var artık ne senin
Ağlarım başucunda ölümün gelir aklıma. (ölümü bir "terkedişin gelir aklıma" olarak da algılayabiliriz tabi, ahmet açısından..)
BEN ORADA SEN BURADA
Ben orada öldüm en çok orada bilmezsin
Orada zaman buruşmuş bir eski resimdi
Orada sen yoktun, gözlerin belli belirsiz
Koptum oradan, bir kırık heykelim şimdi
Bir kolum derin denizlerde tek başına
Ayaklarım çöllerde kum tepelerinde gömülü
Alıp götürür saçlarımı bir soğuk rüzgar
Ben orada öldüm, en çok orada bir başka türlü
Hiç bende değilsin, burada yoksun ki
Orada var mısın, ya da ben yok muyum
Tek değiliz seninle, bütün olmadık hiç
Şimdi nerdeyiz nasılız bilmiyorum
Orada akşamlar daha çok serin
Ben bu kadar değilim, bu kadar yıkık
Sarhoşum, kederliyim, yoksulum, sensizim
Orası sisler içinde orası karanlık.
Bensiz olduğun yerde değil mi en güzelsin
Bensiz olduğun yerde söyle şarkılarını aşkın
Bir mermeri al, yont, şekil ver ona benden
Bir günah işlercesine sessiz ve dalgın
En iyisi sen burada kal, hep burada
Ellerinle kal, dudaklarınla, gözlerinle
Tut ki bütün renkler senin mavi kırmızı
Burada her şey sen nasıl istersen öyle
Bir büyük ayna duvarlar çok büyük
Orayı düşünme hiç burada soyun
Utandır duvarları pencereleri, kapıları
İki yalnızız şimdi anlıyor musun
Var sandığın sen sen değilsin bir başkası
Benim anlasana benim o yok dediğin
Sabahları bir serin havayım içine dolan
Benim akşamları pencerende beklediğin
Hiç bir şey bilmiyorum, sen anlıyorsun
Senin bilmediklerini anladığım gibi
Güzel, parmaklarının değdiği bir şey
Sensizlikler içinde seninle olmak iyi
Orada bulutlar yağıyor paramparça
Orada ağlayan dağlardır göğe en yakın
Orada sen yoksun, orada bir şey yok
Orada kan ve ölüm, orada yangın
BİR GÜN ANLARSIN
Uykuların kaçar geceleri,
Bir türlü sabah olmayı bilmez,
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,
Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.
Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,
Vurursun başını soğuk, taş duvarlara,
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın.
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerini
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun, uzun seyredersin aynalarda güzeliğini
Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. (çaresizlik böyle birşeydir işte... :sad53:)
Buna bir rep hakkettin Shevekçan: Teşekkür edebilen erkekler...bknz:Allahtan birine sahibim:img-in_lo
teşekkür etmek deyince, aklıma Yasemin babasından mektup getiren Ahmete teşekkür edince Ahmet de ona:
"Bana teşekkür ederek aramıza mesafe koyuyorsun.." demişti..Ne güzel bir laftı..Ne kadar zarif...:img-blush
*******
Bu arada mektubu gönderdim..Bilgilerinize hanımlar!
*******
üzüm yedirme deyince aklıma Hot Shots filminde sevgililerin "9,5 hafta" filmine gönderme yaptığı yedirme sahnesi geldi elimde olmadan ve....şu anda :img-hyste
Yav, badger, biz şurada truth'la çalıkuşuyla romantik takılmaya başlamıştık ne güzel! Sen romantizme limon sıkıyorsun! :img-hyste Ne biçim balıksın, ama yükselenin farklıydı dimi, ha bir de tabii Karadenuzli hatun kişilik var serde.:img-icecr
Yav, badger, biz şurada truth'la çalıkuşuyla romantik takılmaya başlamıştık ne güzel! Sen romantizme limon sıkıyorsun! :img-hyste Ne biçim balıksın, ama yükselenin farklıydı dimi, ha bir de tabii Karadenuzli hatun kişilik var serde.:img-icecr
Eeee şöyle diyeyim, aşırı duygusallığımı ve utangaçlığımı örtbas etmek için bilinçaltımdan çıkan istemdışı bir mekanizma= kalaslık....:img-hyste
**************
Eeee..yine doğru söylüyorsun..karadenuzluluğun etkisi var..bilirsin biim o tarafların aile yapısı anaerkildir...yönetim kadınlarda olduğu için, biraz işi mantığa ve duygusallaşma anlarında da gırgıra vurmak yeridir...Bunun sonucunda çıkan istemdışı bir hareket..bknz:I cannot help it..:icon_whis
----------------
Bu arada benim yükselen yay oluyor...Yaylar biraz tiii ye almayı severler yani..:img-icecr
-----------------
diziye uyarlamak gerekirse Yasemin bir Karadenuz hatunu olaydı tüm bunlar başına gelmezdi...Ahmeti tuttuğu gibi kolundan getirir, evlenir, gül gibi yaşayıp giderlerdi..Ne Necdet arızasını yaşar, ne Aylanın emaresi kalır, Selmayı da karşısında mum ederdi...:hıh
Bunu tesadüfen internette dolanırken bulmuştum.Şarkıcı Emre Aydın yazmış galiba ama çok hoş sözleri:
en çok
senin yanında üşürdüm
sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme
çok toydum
dayanamazdım
buz kesilirdim
ve son bir vuruşla
paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
o buz kütlesini her seferinde
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
suya benzerdin
musluktan damlardın mesela
ben uykuya dalmadan hemen önce
uykumu bölmek için
yada durup dururken
bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan
bana armağan ederdin(yaseminin gelme ihtimali bile kıbırsçık'a kolera salgınını getirmişti :img-hyste)
hiç bi şey yapmasan
ayakkabımın içine girerdin
tam da evden yeni çıkmışken ben
sen basbayağı suya benzerdin
ne zaman kötü hissetsen
kötü hissettirmek için
yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle
tabi ki ben olurdum yokuşun altında
ve her zaman hazırdı savunman;
yokuş yukarı nasıl akacaktın
ve tabi ki gövdemi parçalardın
sen benim gövdemi parçalardın da
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
sen suya benzerdin ya
sensiz olmazdı
olduğu kadar da olmazdı
yani ben bir hiç kimseydim
ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını
sırf ayaklarına batmasın diye..
Nasıl?Ahmedime uymuyor mu?Madem şiirlerden gidiyoruz zeynep senin akrostişlerini de bekliyorum.(bkz:baskı ile şiir yazdıran forum üyesi)
teşekkür etmek deyince, aklıma Yasemin babasından mektup getiren Ahmete teşekkür edince Ahmet de ona:
"Bana teşekkür ederek aramıza mesafe koyuyorsun.." demişti..Ne güzel bir laftı..Ne kadar zarif...:img-blush
ahh.. bunu hatırlattığın için sağol.. :img-in_lo
üzüm yedirme deyince aklıma Hot Shots filminde sevgililerin "9,5 hafta" filmine gönderme yaptığı yedirme sahnesi geldi elimde olmadan ve....şu anda :img-hyste
Yav, badger, biz şurada truth'la çalıkuşuyla romantik takılmaya başlamıştık ne güzel! Sen romantizme limon sıkıyorsun! :img-hyste Ne biçim balıksın, ama yükselenin farklıydı dimi, ha bir de tabii Karadenuzli hatun kişilik var serde.:img-icecr
:img-hyste
romantik balıklar eğlenceye vurdu kendini, yerinde duramayan yaylar da romantizme battı.. dünya tersine mi döndü ne :P shevek sen ne burcusun fahri karadenuzlu'm :)
Şimdi ben size ne diyeyim....ben 1 aydır eski bölümleri izlemiyordum....badger sağolsun...bozdum kararımı işte....ama çok üzülüyorum izleyince...bu sadece bir dizi diyorum, aklını başına devşir kızım diyorum, gerçek dünyaya dön diyorum....nafile :icon_sorr
Nilgün hanıma ve diğer senaristlere sezon özeti ve 19 bölümlük işkence için kızıyoruz ama yiğidin hakkı yiğide demişler....ilk bölümlerin de eşi-benzeri yok...:img-in_lo
Şimdi en romantik 5 sahneyi seçmeye çalışıyorum...büyük çekişme var....:img-blush
1- Ahmet'in Yasemin'e günlüğü verdiği sahne...
2- Bristol Otel'deki ilk buse :img-in_lo ve o gece...
3- 2 ay, 28 gün ve.....:img-in_lo
4- Üzüm...şarap...kimse bilmez....:img-in_lo
5- 2. defa Bristol'e gittikleri sahne...(...kalbim senin....)
6- Herşeyin çok kötü olduğu o gece ayrılışları....
7- Trende ilk karşılaşma....
8- Adadaki sarılma....( o '' Yasemin '' deyişte kaç anlam vardı hanımlar...?)
9- Parti sonrası parktaki sarılma...
10- Eeen son sahne....sezon finali....(...ıslık çaldıysan mutlaka duymuşumdur...)
11- Yasemin'in Ahmet'in mektubunu okuduğu sahne...
edit: en birinci sahnemi yazmadım...bilenler bilir...
Zeynop akrostiş harika olmuş....
Şiirler harika....:good:( Shevek, Merw, Çansuçan...)
badger...litfin romantizmimizi bozma...
'' vuslatı hasret, hasreti vuslattır onun. yanındayken hasretini çekerim, uzaktayken yanındayım... "
Cansuçan madem mirak ediyorsun bebişim ilk seninkini yazayım bıyır sana ithaf ettiğim şiir :img-icecr Şiirler mesaj taşısın amacıyla HS'yle ilgili yazdım nasılım :icon_whis beğenmezseniz bi daha yazarım :img-blush(yine çok usluyum her zamanki gibi :img-in_lo)
Cazibeli Ahmet'i savunmak için elinden geleni yapar:img-blush
Ayla'yı bulsa Sevda Tepesi'nden yuvarlar
Necdet'i görse ağzını burnunu kırar:hıh
Saçma sapan yazarlarsa senaristlere bir güzel kızar :dito
Umarım Ahmet'ten vazgeçer yoksa bu iş çok uzar :img-beee:
Şimdi en romantik 5 sahneyi seçmeye çalışıyorum...büyük çekişme var....:img-blush
1- Ahmet'in Yasemin'e günlüğü verdiği sahne...
2- Bristol Otel'deki ilk buse :img-in_lo ve o gece...
3- 2 ay, 28 gün ve.....:img-in_lo
4- Üzüm...şarap...kimse bilmez....:img-in_lo
5- 2. defa Bristol'e gittikleri sahne...(...kalbim senin....)
6- Herşeyin çok kötü olduğu o gece ayrılışları....
7- Trende ilk karşılaşma....
8- Adadaki sarılma....( o '' Yasemin '' deyişte kaç anlam vardı hanımlar...?)
9- Parti sonrası parktaki sarılma...
10- Eeeen son sahne....sezon finali....(...ıslık çaldıysan mutlaka duymuşumdur...)
off off off... bilsem ki yaşayıp yaşamamam buna bağlı, kararım hayatımı kurtaracak, ben yine de bunların arasından hiçbirine karar verip seçemem... :img-in_lo
yada durup dururken
bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan
bana armağan ederdin(yaseminin gelme ihtimali bile kıbırsçık'a kolera salgınını getirmişti :img-hyste)
inanılmazsın çansuçan ya :D hani sayı fasulyeleri?
:img-hyste :img-hyste Ellerine sağlık zeynep.Harika olmuş nasıl beğenmem?Adıma şiir yazan bir sen varsın zaten.:icon_whis Bunu bilgisayarımda saklayacağım.:)
Ama Ahmetten vazgeçmem canım bunu bilesin.:img-wink::img-polic Ancak Aylayı sevda tepesinden yuvarlamam çünkü onun orada işi yok.Orası Ahmedimle yaseminin gizli buluşma yeri...Çok beğendim valla bravo...
Anahhhm evde fazülye bitmiş yaa.Nohut getirsem orur mu?Onlarla öğrensin ahmet saymayı...
Şimdi ben size ne diyeyim....ben 1 aydır eski bölümleri izlemiyordum....badger sağolsun...bozdum kararımı işte....ama çok üzülüyorum izleyince...bu sadece bir dizi diyorum, aklını başına devşir kızım diyorum, gerçek dünyaya dön diyorum....nafile :icon_sorr
Nilgün hanıma ve diğer senaristlere sezon özeti ve 19 bölümlük işkence için kızıyoruz ama yiğidin hakkı yiğide demişler....ilk bölümlerin de eşi-benzeri yok...:img-in_lo
Şimdi en romantik 5 sahneyi seçmeye çalışıyorum...büyük çekişme var....:img-blush
1- Ahmet'in Yasemin'e günlüğü verdiği sahne...
2- Bristol Otel'deki ilk buse :img-in_lo ve o gece...
3- 2 ay, 28 gün ve.....:img-in_lo
4- Üzüm...şarap...kimse bilmez....:img-in_lo
5- 2. defa Bristol'e gittikleri sahne...(...kalbim senin....)
6- Herşeyin çok kötü olduğu o gece ayrılışları....
7- Trende ilk karşılaşma....
8- Adadaki sarılma....( o '' Yasemin '' deyişte kaç anlam vardı hanımlar...?)
9- Parti sonrası parktaki sarılma...
10- Eeeen son sahne....sezon finali....(...ıslık çaldıysan mutlaka duymuşumdur...)
Kendi beşlimi veriyorum arkadaşlar. Truth ben tam bir alık balıkım. Seçimimden de anlaşılabileçeği üzre.:)
1- Ahmet'in Yasemin'e günlüğü verdiği sahne...
2- Bristol Otel'deki ilk buse :img-in_lo ve o gece...
3- 2 ay, 28 gün ve.....:img-in_lo
8- Adadaki sarılma...
10- Eeeen son sahne....sezon finali
Teşekkür editi: Bunları seçip toparladığın için teşekkürler aliyeçan:)
Zeynop editi: Çok güzel ve hatta fazla kibar buldum akrostişinizi Zeynopçan? Nedir meselenin aslı astarı?
"Umarım Ahmet'ten vazgeçer yoksa bu iş çok uzar":img-hyste
Eveeett ben kendi top 5'imi açıklıyorum.Gerçi sadece Aliye Ablanın hatırlattıkları arasından seçeceğim zira ban hatırlatılmayınca aklıma gelmiyor.
1-Rüya ve piknik yapma sahnesi(dizicenin kulakları çınlasın)O sahnenin her anına hayranım.Genel olarak o parça yani.:img-wink:
2-Bristol otelde ilk gece
3-Parkta parti sonrası yakınlaşmaları
4-Adadaki sarılma
5-Tren bozulduğu için gardaki bankta oturup konuşma
Aliye Abla,senin söz de çok güzelmiş.Dün bazı slaytlar gördüm bilgisayarda.Oraa necdete,aylaya çok uyan sözler var.İzninizle onları bulup getireceğim şimdi.O sözü görünce aklıma geldi.
Şimdi ben size ne diyeyim....ben 1 aydır eski bölümleri izlemiyordum....badger sağolsun...bozdum kararımı işte....ama çok üzülüyorum izleyince...bu sadece bir dizi diyorum, aklını başına devşir kızım diyorum, gerçek dünyaya dön diyorum....nafile :icon_sorr
Nilgün hanıma ve diğer senaristlere sezon özeti ve 19 bölümlük işkence için kızıyoruz ama yiğidin hakkı yiğide demişler....ilk bölümlerin de eşi-benzeri yok...:img-in_lo
Şimdi en romantik 5 sahneyi seçmeye çalışıyorum...büyük çekişme var....:img-blush
1- Ahmet'in Yasemin'e günlüğü verdiği sahne...
2- Bristol Otel'deki ilk buse :img-in_lo ve o gece...
3- 2 ay, 28 gün ve.....:img-in_lo
4- Üzüm...şarap...kimse bilmez....:img-in_lo
5- 2. defa Bristol'e gittikleri sahne...(...kalbim senin....)
6- Herşeyin çok kötü olduğu o gece ayrılışları....
7- Trende ilk karşılaşma....
8- Adadaki sarılma....( o '' Yasemin '' deyişte kaç anlam vardı hanımlar...?)
9- Parti sonrası parktaki sarılma...
10- Eeen son sahne....sezon finali....(...ıslık çaldıysan mutlaka duymuşumdur...)
11- Yasemin'in Ahmet'in mektubunu okuduğu sahne...
edit: en birinci sahnemi yazmadım...bilenler bilir...
Zeynop akrostiş harika olmuş....
Şiirler harika....:good:( Shevek, Merw, Çansuçan...)
badger...litfin romantizmimizi bozma...
'' vuslatı hasret, hasreti vuslattır onun. yanındayken hasretini çekerim, uzaktayken yanındayım... "
1, 2, 4, 5...aksiyon severim öyle neticesi olmayanlara prim vermem..:icon_whis
1, 2, 4, 5...aksiyon severim öyle neticesi olmayanlara prim vermem..:icon_whis
E o zaman ne demeye 3'ü seçmezsin badgerçanım?
Bkz.: Rüya+piknik yapma sahnesi (aksiyon da bol, netiçe ise ortada ve çok güzel):):img-hyste
Şimdi ben kendimle birlikte Necdet'i duvardan duvara vurmak istediğim ayrıca kumandayı da TV'ye fırlatmak istediğim kendi beşimi veriyorum :icon_whis Şartellerimin tavan yaptığı işte o olağanüstü anlar
Gerilim DOLU TOP 5
5)Necdet'in Rüya hastalandığı zaman koridorda Ahmet'le karşılaştığı sahne :hıh
4)Necdet'in Ahmet Yasemin ilişkisini öğrendiği zaman Ahmet'e "sen dünyanın en şanslı adamısın " diyip saygısızca davrandığı yer :hıh :hıh
3)Necdet'in garda Rüya ve Ahmet'i gördüğü sonra da koşarak Ahmet'e nispet yaparcasına Rüya'ya sarıldığı an:hıh :hıh :hıh
2)Necdet'in Ahmet'e pastanede vurduğu ve daha sonra "benim karım oldu" dediği yer (ikisinde de eşit sinirlenmiştim) :hıh:hıh:hıh :hıh
1)Ve sezon finalinde yıllar önce söylemesi gereken bir şeyi söylerken bile hala Ahmet'e üstünlük tasladığı zeytinyağı gibi su üstüne çıkmaya çalıştığı yer :dito
Sağolun ifindim beğenmenize sevindim
1, 2, 4, 5...aksiyon severim öyle neticesi olmayanlara prim vermem..:icon_whis
Aksiyon mu...? Kuzum sen Balık olduğuna emin misin...!!!!! Anneni sıkıştır bakayım...bu işte bir hata var...sen de Aslan ve Başak izleri görüyorum ben...
( forumunuzun astroloğu...fal bakılır...rüyalar hayra yorulur...)
gerilimli edit : Zeynep'im, Ahmet'in nikahı izlediği sahne ile, garda baskına gelmiş Necidet sahneleri.....Freddy'nin kabusu gibiydi ikisi de....
yaa ne kadar kolay seçtiniz aralarından.... :sad53: ahh ahh, kırk yılın başı bir romantik olacağım tuttu, o da bu seçime denk geldi iyi mi :P
çansuçan, bu seferlik nohut o da yoksa mercimek, o da yoksa bulgur, bilumum çeşit kuru bakliyatı getirebilirsin cicim, ama bir dahakine sınıfa almam oğa göree :img-lady::img-kiss:
başka kaç balık var bu forumda, elleri görmek istiyorum zodyağın sevgili balıkları :P
E o zaman ne demeye 3'ü seçmezsin badgerçanım?
Bkz.: Rüya+piknik yapma sahnesi (aksiyon da bol, netiçe ise ortada ve çok güzel):):img-hyste
Haa o oaray mı aitti unutmuşummm!!??!! Tamam tamam 3 de olsun...:img-icecr
O tren-gar sahnesini hiç hatırlatma...Yasemin bir de utanmadan Rüyanın babasına ne kadar benzediğini söylediinde ekrana atlayacaktım..sadist şey! cık!cık!
Aslında sahne sinemasal olarak güzeldi..ama o lafla içine limon suyu sıktı...bknz:mındar etti adamı..:hıh
Aylaya:
Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve bunun ilacı acıya alışmak değil,ondan ders çıkarabilmektir.(tohtor melihe söylediği sözlere atfen)
Necdete:
Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa o da sevdiğinin senin yanında mutsuz olduğunu görmektir.
Yasemine:
Aşkın amacı birileri için mükemmel insan olmak değildir.Seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır.(ahmeti buldun daha ne bekliyorsun yasemin?)
Ayyy zeynep böyle sıralı yazınca daha beter sinir yapıyor bende.Hepsine katılıyorum arkadaşım.O sahnelerde NECDET beni gıcık etmişti.Ama OKAN çok iyi oynamıştı ki biz bu kadar sinir olduk.
Aliye Abla, tarot da biliyor musun?Çok merak ediyorum tarot falınıKahve fincanı mı getirsem bağa fal bakar mısın?Ne demişler fala inanma falsız da kalma...Belki falımda saçları ahenkle dans eden bir değğğğğğğaaanlı çıkar.:icon_whis
Zeynep yine harika yine harika bunlar.Sen bütün bunları sakla da bir ara sana da bir şiir kitabı çıkartırız...
Evet çok kibarım gerçekten :img-in_lo Ahmet 'e laik olmaya çalışıyorum :img-blush
Sakin kalamaz celallenir Yasemin'le Necdet'in yaptıkları karşısında :img-yes:
Hallerine üzülür Rüya'ya Ahmet'in kızar ismi lazım olmayanlara :hıh
Ertelenmiş bir mutluluğu arar durur Rüya'yla :sad53:
Vaaaah vaaaah der Necdet'e; "şaşalı sözlerini kendine sakla,
Elinden aldınız mutluluğunu Ahmet'in ben bilmem ki ne hakla :hıh
Kaybolsanız da uzak bir kasabada,Ahmet'le Rüya azıcık mutu olsa" :icon_whis:img-in_lo
Aksiyon mu...? Kuzum sen Balık olduğuna emin misin...!!!!! Anneni sıkıştır bakayım...bu işte bir hata var...sen de Aslan ve Başak izleri görüyorum ben...
( forumunuzun astroloğu...fal bakılır...rüyalar hayra yorulur...)
gerilimli edit : Zeynep'im, Ahmet'in nikahı izlediği sahne ile, garda baskına gelmiş Necidet sahneleri.....Freddy'nin kabusu gibiydi ikisi de....
Aliyeçan güzel hatırlatmalar:good:. Bu ikisine; nezarette Yasemin'in karnına (kendisi o anda karnına yumruk yemiş gibi kalakalmış olarak) bakakalan Ahmet'e, kaşlarının altından gizliçe bir bakış atıp, Yasemine mantosunu giydiren Neçdeti eklemek isterim.
Necdete:
Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa o da sevdiğinin senin yanında mutsuz olduğunu görmektir.
Yasemine:
Aşkın amacı birileri için mükemmel insan olmak değildir.Seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır.(ahmeti buldun daha ne bekliyorsun yasemin?)
:good: ötesi yok kanımca..
Şimdi ben kendimle birlikte Necdet'i duvardan duvara vurmak istediğim ayrıca kumandayı da TV'ye fırlatmak istediğim kendi beşimi veriyorum Şartellerimin tavan yaptığı işte o olağanüstü anlar
Gerilim DOLU TOP 5
5)Necdet'in Rüya hastalandığı zaman koridorda Ahmet'le karşılaştığı sahne :hıh
4)Necdet'in Ahmet Yasemin ilişkisini öğrendiği zaman Ahmet'e "sen dünyanın en şanslı adamısın " diyip saygısızca davrandığı yer
3)Necdet'in garda Rüya ve Ahmet'i gördüğü sonra da koşarak Ahmet'e nispet yaparcasına Rüya'ya sarıldığı an:hıh
2)Necdet'in Ahmet'e pastanede vurduğu ve daha sonra "benim karım oldu" dediği yer (ikisinde de eşit sinirlenmiştim) :hıh
1)Ve sezon finalinde yıllar önce söylemesi gereken bir şeyi söylerken bile hala Ahmet'e üstünlük tasladığı zeytinyağı gibi su üstüne çıkmaya çalıştığı yer :dito
Sağolun ifindim beğenmenize sevindim
ayyy hatırladıkça uyuz oluyorum yaa.. zeynep nasıl da sıralamışsın. sen arasıra bunları hatırlat da, bazıları neden necdete hayır! dediğimizi iyice bir anlasın.. arada unutuyorlar çünkü :hıh
"Necdet'i görse ağzını burnunu kırar :hıh" :img-hyste süpersin yaa
Evet çok kibarım gerçekten :img-in_lo Ahmet 'e laik olmaya çalışıyorum :img-blush
Sakin kalamaz celallenir Yasemin'le Necdet'in yaptıkları karşısında :img-yes:
Hallerine üzülür Rüya'ya Ahmet'in kızar ismi lazım olmayanlara :hıh
Ertelenmiş bir mutluluğu arar durur Rüya'yla :sad53:
Vaaaah vaaaah der Necdet'e; "şaşalı sözlerini kendine sakla,
Elinden aldınız mutluluğunu Ahmet'in ben bilmem ki ne hakla :hıh
Kaybolsanız da uzak bir kasabada,Ahmet'le Rüya azıcık mutu olsa" :icon_whis:img-in_lo
Zeynopçan, teşekkür ederim, çok duygulandım. :blush: İlk defa biri bana şiir yazıyor. Çok güzel olmuş da, hala söylüyorum, ne oldu sana bugün, kafana saksı falan mı düştü? Niye bu kadar kibarsın?:icon_whis (mesafelisin mi desem yoksa Ahmet'e de atıfta bulunarak. Bana teşekkür etme, bu aramıza mesafe koyuyor Yasemin demişti ya. Ben de öyle hissettim şimdi. Bana karşı kibar olma, bu aramıza mesafe koyuyor Zeynop.:))
Ama tabii akrostişim çok güzel. Tam beni anlatıyor. (Burada, kendine methiye düzdüren padişahlara benzedim galiba alçakgönüllülük konusunda). Ellerine sağlık:)
Aliyeçan güzel hatırlatmalar:good:. Bu ikisine; nezarette Yasemin'in karnına (kendisi o anda karnına yumruk yemiş gibi kalakalmış olarak) bakakalan Ahmet'e, kaşlarının altından gizliçe bir bakış atıp, Yasemine mantosunu giydiren Neçdeti eklemek isterim.
Hiç söyleme...az önce o sahneyi izledim...:img-fie:
Okuyalım...sakinleşelim...:img-blush
hasret
yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı
gözünün içinde durmayalı
aklının aydınlığına sorular sormayalı
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
yüz yıldır bekler beni
bir sehirde bir kadın.
aynı daldaydık aynı daldaydık
aynı daldan düsüp ayrıldık
aramızda yüz yıllık zaman
yol yüz yıllık.
yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
Çansu'çum, ben öyle alafranga fallara bakmam...geleneksel kahve ( neskafe hariç...), su ve bilimum içecek falları....bakla falı...el falı....vs....
Şimdi ben kendimle birlikte Necdet'i duvardan duvara vurmak istediğim ayrıca kumandayı da TV'ye fırlatmak istediğim kendi beşimi veriyorum :icon_whis Şartellerimin tavan yaptığı işte o olağanüstü anlar
Gerilim DOLU TOP 5
5)Necdet'in Rüya hastalandığı zaman koridorda Ahmet'le karşılaştığı sahne
4)Necdet'in Ahmet Yasemin ilişkisini öğrendiği zaman Ahmet'e "sen dünyanın en şanslı adamısın " diyip saygısızca davrandığı yer
3)Necdet'in garda Rüya ve Ahmet'i gördüğü sonra da koşarak Ahmet'e nispet yaparcasına Rüya'ya sarıldığı an
2)Necdet'in Ahmet'e pastanede vurduğu ve daha sonra "benim karım oldu" dediği yer (ikisinde de eşit sinirlenmiştim)
1)Ve sezon finalinde yıllar önce söylemesi gereken bir şeyi söylerken bile hala Ahmet'e üstünlük tasladığı zeytinyağı gibi su üstüne çıkmaya çalıştığı yer :dito
Sağolun ifindim beğenmenize sevindim
hepsi...hatta ekleme yapabilirim...:dito
* Ahmetin kayseriden gidişini öğrendikten sonraki resepsiyondaki o sevindirik gülümseme..
* yasemine yaptığı evlilik teklifini beklerken ki o el ovuşturması...Hadi Yasemin kabul et, yut zokayı..!
* 4.Bölümde Yasemini Teo ve Laleyle beraber yemeğe götürürken o sırada gelen Ahmete küstah ve yapmacık bir tavırla yemeğe davet edişi.
* Rüyaya kızan yaseminle sonradan yaptığı Bu çocuk büyüdüğünde ne yapacağız? demesi
* Ahmete "Aşağılık!" "Ahlaksız!" demesi....
:dito Necdeeeettt!
Hiç söyleme...az önce o sahneyi izledim...:img-fie:
Okuyalım...sakinleşelim...:img-blush
hasret
yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı
gözünün içinde durmayalı
aklının aydınlığına sorular sormayalı
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
yüz yıldır bekler beni
bir sehirde bir kadın.
aynı daldaydık aynı daldaydık
aynı daldan düsüp ayrıldık
aramızda yüz yıllık zaman
yol yüz yıllık.
yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
Kimin şiiriymiş bu yaa?Çok beğendim.Nefis...
Aynı daldaydık aynı daldaydık
aynı daldan düşüp ayrıldık...:good::good:
Shevek bu durumda zeynep'in bize yazdıkları kaside oluyor değil mi? Peküüü şair-i azama kese kese altunlar veridü müüüü?Gerçi emeğinin karşılığı olamaz ama neyse...Belki deeee altın yerüne şehzade ahmeti ister bu deyyus.(ne demekse artık):img-blush :icon_whis
hepsi...hatta ekleme yapabilirim...:dito
* Ahmetin kayseriden gidişini öğrendikten sonraki resepsiyondaki o sevindirik gülümseme..
* yasemine yaptığı evlilik teklifini beklerken ki o el ovuşturması...Hadi Yasemin kabul et, yut zokayı..!
* 4.Bölümde Yasemini Teo ve Laleyle beraber yemeğe götürürken o sırada gelen Ahmete küstah ve yapmacık bir tavırla yemeğe davet edişi.
* Rüyaya kızan yaseminle sonradan yaptığı Bu çocuk büyüdüğünde ne yapacağız? demesi
* Ahmete "Aşağılık!" "Ahlaksız!" demesi....
:dito Necdeeeettt!
uff. bak sinirlendim yine.. bir de şu vardı:
* aylayla ahmetin nişan davetiyesini gördükten sonra, yasemine'e "gidecek misin?" demiş, yasemin de "davetiye iki kişilik." demişti. sonra necdet "peki o zaman, gidecek miyiz?" demişti gayet uyuz eden bir edayla ve yasemin cevap veremeyip gözü yaşlı bakınca, daha da uyuz bir şekilde "hıh"layıp odasına girmişti.. ay allahım, tribini yesinler!
aliye, yine çok güzel bir şiir, sağol paylaştığın için.. yüz yıl... yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, belini sarmayalı.. ahh ah :sad53:
hepsi...hatta ekleme yapabilirim...:dito
* Ahmetin kayseriden gidişini öğrendikten sonraki resepsiyondaki o sevindirik gülümseme..
* yasemine yaptığı evlilik teklifini beklerken ki o el ovuşturması...Hadi Yasemin kabul et, yut zokayı..!
* 4.Bölümde Yasemini Teo ve Laleyle beraber yemeğe götürürken o sırada gelen Ahmete küstah ve yapmacık bir tavırla yemeğe davet edişi.
* Rüyaya kızan yaseminle sonradan yaptığı Bu çocuk büyüdüğünde ne yapacağız? demesi
* Ahmete "Aşağılık!" "Ahlaksız!" demesi....
:dito Necdeeeettt!
Bir de ben, onun olur olmaz her yerde Yasemine "çanım, hayatım" falan demesine sinir oluyorum. Sanki kırk yıllık sevgilisi, karısı! O edayla ve tonla söylüyor çünkü. Yalnızken bile söylüyor. O kadar benimsemiş ki yalanı gerçek diye.
Çok tişikkür idirim ifindim sizlere laik olmaya çalışıyorum (anaam iyice Keriman'a benzedim :blink:) Ya ama ben hep kibar bir insanım :img-in_loNe kadar çok gıcık Necdet sahnesi varmış zaten senaristler güya esas oğlan olan Ahmet'i göstermeyip sürekli Necdet gösteriyorlar bir de çok sevimsiz aile Ünsal'ları :icon_whis siyaseti de zaten kırk yılda bir gösteriyorlar biz de burda ayy ne vasat bi bölümdü ayy çok boş bi bölümdü diyip duruyoruz :icon_whis
Ahmet'i pek sever Necdet'ten hazetmez:dito
Lüle lüle saçlı Rüya olmasa Ahmet'i Yasemin'e yar etmez :img-yes:
İnsanlıktan anlamayan Ayla'yı hiç mi hiç sevmez :hıh
Yasemin'i bir yolsa Ahmet'e eziyet etmez:dito
Eğer senarisler yazarsa düzgün ber şeyler onnu için farketmez :img-in_lo:img-blush
En anlamadığımsa şu su falı.(Tekerleme gibi oldu.)Hadi diyelim kahvenin telvesinden,baklaların şeklinden bir şeyler uyduruyorsun da dupruru sudan ne çıkıyor onu anlamıyorum.
Acaba Ahmedi bir büyücüye falcıya filan mı götürsek?Sakın necidet buna büyü filan yaptırmış olmasın?Nazar var bu çocukta nazar...Kurşun döktürelim iyisi mi...Tü tü tü tühh elemterefiş kem gözlere şiş.(bkz:ahmet için hacılara hocalara başvurmayı düşünen forum üyesi)
Yine döktürmüşsün zeynep.Brava...
Gece gece ne kadar çok sinir bozucu necidet sahnesi varsa yazdınız.İnsanda sinirden uyku muyku kalmadı.Gelin şimdi sıkıysa uyuyun.Bir tane de benden o vakit:img-wink::Ahmetin ofisine özür dilemeye gittiğinde ona elini uzatan ahmete bakışları...
Bir de birçok kişinin acıdığı ama benim acımadığım bir sahnesi vardı ki: Offf Allahım!
Yasemin Ahmetle ertesi gün Kıbrısçıka gitmek için gece evden telefonla konuşur:Geliyorum sevgilim!Çok heyecanlıyım!
yan odada Necdet, elleri başının etrafında tutmuş ağlıyor ve sallanıyor, hiçbir şey demiyor...ertesi sabah gittiğini görmeyince evi papatya bahçesine çeviriyor...
Kimine göre ahhh ne romantik bana göre tam midesizlik!
Bir gece de sevgilisine gidecekken gitmeyen kadın seni aniden sevdi mi? Acıdı mı?yoksa başka bir şey mi var? Ama bunu düşünemez...çünkü ne? Seviyor Yasemini...ne olursa olsun Yasemin süs eşyası gibi yanında dursun farketmez...
Bir de birçok kişinin acıdığı ama benim acımadığım bir sahnesi vardı ki: Offf Allahım!
Yasemin Ahmetle ertesi gün Kıbrısçıka gitmek için gece evden telefonla konuşur:Geliyorum sevgili!Çok heyecenlıyım!
yan odada Necdet, elleri başnının etrafında tutmuş ağlıyor ve sallanıyor, hiçbir şey demiyor...ertesi sabah gittiğini görmeyince evi papatya bahçesine çeviriyor...
Kimine göre ahhh ne romantik bana göre tam midesizlik!
Bir gece de sevgilisine gidecekken gitmeyen kadın seni aniden sevdi mi? Acıdı mı?yoksa başka bir şey mi var? Ama bunu düşünemez...çünkü ne?Seviyor...ne olursaolsun Yasemin süs eşyası gibi yanında dursun farketmez...
midesizlik artı yüzsüzlük artı zayıflığın daniskası. zayıfların en önünde eline bayrakla gidiyor zat-ı şahane.
Kimin şiiriymiş bu yaa?Çok beğendim.Nefis...
Aynı daldaydık aynı daldaydık
aynı daldan düşüp ayrıldık...:good::good:
Shevek bu durumda zeynep'in bize yazdıkları kaside oluyor değil mi? Peküüü şair-i azama kese kese altunlar veridü müüüü?Gerçi emeğinin karşılığı olamaz ama neyse...Belki deeee altın yerüne şehzade ahmeti ister bu deyyus.(ne demekse artık):img-blush :icon_whis
Aaaaa, bak Çansuçanım, neden, neden bu kadar kibar, bu kadar saygılı ve sevgi dolu diyorum ben de... Çok yaşa emi? Beklentisi mi var diyorsun? ÇAZ gır ekibinin A'sı ve Ç'sinden yoksa?yoksa Ahmeti mi isteyeçek sonunda :img-pilot Dinazorları da arkasına alıçak tabii:)) (bkz.: ortalığı karıştırmaya bayılan, daha doğrusu ÇAZgır ekibine külliyen bayılan dinazor forumçu)
Zeynopum, sair-i azamçanım, kızmadın bana demi? Şakaçıktan takılıyorum ben sadeçe:img-blush
Çok tişikkür idirim ifindim sizlere laik olmaya çalışıyorum (anaam iyice Keriman'a benzedim :blink:) Ya ama ben hep kibar bir insanım :img-in_loNe kadar çok gıcık Necdet sahnesi varmış zaten senaristler güya esas oğlan olan Ahmet'i göstermeyip sürekli Necdet gösteriyorlar bir de çok sevimsiz aile Ünsal'ları :icon_whis siyaseti de zaten kırk yılda bir gösteriyorlar biz de burda ayy ne vasat bi bölümdü ayy çok boş bi bölümdü diyip duruyoruz :icon_whis
Ahmet'i pek sever Necdet'ten hazetmez:dito
Lüle lüle saçlı Rüya olmasa Ahmet'i Yasemin'e yar etmez :img-yes:
İnsanlıktan anlamayan Ayla'yı hiç mi hiç sevmez :hıh
Yasemin'i bir yolsa Ahmet'e eziyet etmez:dito
Eğer senarisler yazarsa düzgün ber şeyler onnu için farketmez :img-in_lo:img-blush
Ahhh...bu benim ilk şiirim....daima saklayacağım Zeynep'cim....:img-in_lo
Cansu'cum o şiir Nazım Hikmet'in...:good:
Yasemin kararsız beklerken orada ağlamasına acıdım ben açıkçası.Gözlerinden yaşlar süzülürken bir yandan da hevesle kaybolan yıllarını telafi etmeyi bekleyen ahmeti gösterdiklerinde daha da acıdım.Acıdım çünkü sevmek istediği insan tarafında hiç sevilmedi fakat hala sevilmeyi bekliyor.Ama dediğim gibi yaseminin onun sevgisine karşılık vermeyeceğini idrak edemediği için acıdım.Çok zavallı bir durumda olduğu için acıdım.Sevilmemesine acıdım.
Ama arkasından gelen evi çiçeklerle donatma sahnesi gerçekten de mide isteyen bir durum.Ondan önce de gitmediği için teo ile sevinmesi var ki onda daha da çok acıdım ona. Ahmeti bakar körlükle suçlarken yanı başındaki insanın mutsuzluğunu görmeyecek,ve o şekilde bile olsa yanında kalmasını kabullenecek genişlikte biri olduğu için acıdım.(amma çok acımışım ben buna yahu)
Aaaaa evet evet olabilir shevek.Bak uyarıdığın için sağol.Biz de bir şiire tav olacaktık. Yemeyiz zeynep bunları.Senin için gülben ergenden geliyor:
Kandıramazsın beni
Susturamazsın beni
Durduramazsın beni
Ben kötüyüm sen iyi mi?
Anlaşılan bu forumda herkes için ilk defa şiir yazılıyor.Daha önce zeynep dışında bize şiir yazan olmamış demek.Allah hepimize şiir yazacak kadar romantik duygusal birilerini nasip etsin.Zeynep kuzum sana pek gerek yok kanımca.Sen kendine yazarsın okeyto?
Teessüf ederim Shevek :icon_whisBen öyle dolambaçlı yoldan istemem Ahmet'i bknz:Necdet Dobrayım ben oyy oyyy Necdet hakkında da ne kadar atıp tutmuşuz şimdi başkaları görecek başka forumlardan sonra da karakter ve oyuncu ayırt edemediğimiz dedikodusu yapılacak :icon_whis :)Ben de karnımı tutu tuta gülüceğim yine burda :img-hyste
Niye kızayım ama bak eğer ama başka forumlarda hakkımda dedikodu yaparsan benim şarteller atar :hıh Ay takip edilmek de ne fgrip bir şey hmmm holdur holdur holdur ne yazmışlar ay bin bunları ertesi gün diğer başlıkta didikodu yapıyım :)
Badger'ın şiirini de göndereyim Ahmet'i elde etmek amaçlı değildir öyle bir amacım olsa şöyle yaparım Rüya'ya anneliik yapıp Ahmet'i de ömür boyu kendime mahkum ederim:) bknz:Necdet'ten taktik alan forum sakini :img-blush
Teessüf ederim Shevek :icon_whisBen öyle dolambaçlı yoldan istemem Ahmet'i bknz:Necdet Dobrayım ben oyy oyyy Necdet hakkında da ne kadar atıp tutmuşuz şimdi başkaları görecek başka forumlardan sonra da karakter ve oyuncu ayırt edemediğimiz dedikodusu yapılacak :icon_whis :)Ben de karnımı tutu tuta gülüceğim yine burda :img-hyste
Çanım, Şair-i Azamçanım, takılıyoruz sevdiğimiz için. Yoksa biz bilmiyor muyuz ne kadar emek verdiğini.:) Dobra olduğunu... Sonra şihvet unsuru var, artı olarak:) Yetenek var...Daha ne olsun kuzum?:img-kiss:
Bana "Shevek" olarak ilk defa şiir yazılıyor, evet. Yoksa, ne şairler, ne tohtorlar istemiştir beni de gitmemişimdir. :img-fullm
Yahu enerjinize hayran olmamak elde değil,2 dakika başka bir başlığa bakıyorum,sayfalar ilerlemiş oluyor...Hele ben gecelerini buralarda geçiren bir şahsiyet olarak,sizin tempolu yorumlarala zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyorum..Ellerinize sağlık:good:
Şimdi bu iltifat yumağının ardından nasıl dizye bağlanacağımı da bilemiyorum..Kızıyorum Yasemin'e elimde değil..Mevzunun kilit noktasıyken çözümsüzlüğü seçmesi nedeniyle..
Bahane der bunların hepsi bahane
Ahmet gibi birisi varken gerçekten şahane:img-in_lo
Daha ne istersin Necdet der "başkasının çocuğundan sanane:hıh
Gına geldi bu ikiliden (Ayla Necdet) der aşklarınız kala mazide:dito
Eğer birleşemezse baba kız bir iki çift laf eder senariste :img-cool2
Rahat uyuyamaz Badger eğer son verilmezse bu rezilliğe :hıh
[/FONT]
Ahmet'in çevresinde böyle insanlar varken Ahmet'im daha çok çeker :sad53::icon_sorrÜff bana fenalıklar geldi yine yani bir Necdet Yasemin üne kaç kişi mutsuz olacak ve oldu :hıh
Bahane der bunların hepsi bahane
Ahmet gibi birisi varken gerçekten şahane:img-in_lo
Daha ne istersin Necdet der "başkasının çocuğundan sanane:hıh
Gına geldi bu ikiliden (Ayla Necdet) der aşklarınız kala mazide:dito
Eğer birleşemezse baba kız bir iki çift laf eder senariste :img-cool2
Rahat uyuyamaz Badger eğer son verilmezse bu rezilliğe :hıh
Ahmet'in çevresinde böyle insanlar varken Ahmet'im daha çok çeker :sad53::icon_sorrÜff bana fenalıklar geldi yine yani bir Necdet Yasemin üne kaç kişi mutsuz olacak ve oldu :hıh
Beni nickimle bu dizi hakkında ne güzel ifade etmişsin
Eğer birleşmezse baba kız bir iki çift laf eder senariste...lafına bayıldım
Gerçekten sanane başkasının çocuğundan necidet?Sen de güzideden yap bir çocuk. Gerçekten senin olan,hep "bir gün biri gelip alırsa" korkusu taşımayacağın kendi bebeni sev.Bırak ahmet de kendi çocuğunu sevsin.Sana da hepsinin bir şarkısını armağan ediyorum:
Üff üf sıktın artık
Sabrımı taşırdın artık
Sakız gibi yapıştın da
Tadını kaçırdın artık
Aşk sakızı mısın?
Teşekkürler Reene.Bizi şımartıyorsun.:):)
Ne dimek ifindim :img-in_lo Cansucan valla çok güzel yazmışsın :img-in_lo
Ben de bugün tesadüfen eski bir şarkıya denk geldim ve tıpkı ada domatisini anlatıyordu :hıh Ona armağan ediyorum :img-cool2 Ahmet'ten pabucumun aşığına gelsin:hıh
Seviyorum dersiiiin
Hep eziyet edersin
Her zaman keyiftesin ,neşedesin zevktesin:hıh :dito
Ne dimek ifindim :img-in_lo Cansucan valla çok güzel yazmışsın :img-in_lo
Ben de bugün tesadüfen eski bir şarkıya denk geldim ve tıpkı ada domatisini anlatıyordu :hıh Ona armağan ediyorum :img-cool2 Ahmet'ten pabucumun aşığına gelsin:hıh
Seviyorum dersiiiin
Hep eziyet edersin
Her zaman keyiftesin ,neşedesin zevktesin:hıh :dito
Ay koptum şimdi,pabucumun aşığı ha,harika:img-hysteValla ben de sampatimi belirtmiştim ama bu tabir en hoşuma gideni oldu:img-hyste
Şarkı da ''cuk'' demiş yerini bulmuş efendim..
Çelik'in şarkısı değil mi?İtiraf ediyorum ben küçükken çelik hayranıydım.Anneme filan televizyonda çıktığında "Bak damadım çıktı." dermişim.Ama acayip küçüktüm o zamanlar.:9
Bu arada yeni bir şiir buldum.Nişan gününde ve sonrasında Yasemine söyleyebilirdi.Bkz:
Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...
Cansucan ben severim Çelik'in bazı şarkılarını acaip romantik kaçar bana göre ama Dilberim 'i severim mesela
Acaip küçük müydün o nasıl oluyo:img-hyste Reene bu tabiri beğenmene sevindim en sevdiğim tabirdir :img-in_lo
Şarkı güzelmiş Cansuçan HAtırla Sevgili şarkısına uyarak Ahmet'e eziyet çektirmek için ellerinden geleni yaptılar bknz:
Bana sen öğrettin bu aşkı sevdayı
Ne zaman unuttun beni hercai :hıh
benim de aklıma şey geldi, hani bir şiir vardı, (bir türlü hatırlayamıyorum ya deli olacağım!) bir kızı seviyordu şair, ama kız bunu çook uzun bir süre bekletiyordu, sonra kız geldiğinde artık çok geç oluyordu, şair ben seni değil seni beklemeyi sevdim tadında damardan birşeyler söylüyordu.... çıkardınız mı? işte, yasemin nihayet ahmete gittiğinde ahmet "artık çok geç yasemin!" derse, biz ne oluruz sizce :D
zeyneep, dilberimin çok severim ben deee :img-in_lo çok tatlı, çok naif bir şarkı o..
benim de aklıma şey geldi, hani bir şiir vardı, (bir türlü hatırlayamıyorum ya deli olacağım!) bir kızı seviyordu şair, ama kız bunu çook uzun bir süre bekletiyordu, sonra kız geldiğinde artık çok geç oluyordu, şair ben seni değil seni beklemeyi sevdim tadında damardan birşeyler söylüyordu.... çıkardınız mı? işte, yasemin nihayet ahmete gittiğinde ahmet "artık çok geç yasemin!" derse, biz ne oluruz sizce :D
zeyneep, dilberimin hastasıyım ben deee :img-in_lo çok tatlı, çok naif bir şarkı o..
Diyebilir...Olur..rüyanın onunla kalması şartıyla... Yasemin foss çıkarsa ona şöyle en okumuşundan, asaletinden güzelliğinden geçilmeyen bir hanım adayı senaristlerden yaratmalrını isteriz...:img-hyste
****
ben de çıkıyorum.İyi gecelerbyebye..
Shevek ada gezisi için nerede buluşulacak ne edilecek? haber ver...ben bilmem oraya senin taraftan nasıl gidilir...:)
Kısacası zeynep
"Küçüktüm küçücüktüm
oltayı attım denize
bir üşüüverdi balıklar
denizi gördüm.":img-hyste :img-hyste
Ben dilberimi bilmiyorum ama çelik'in eski şarkılarından bazıları çok güzel. Sözlerine bakınca bildiğimi ve sevdiğimi fark ettim.:)Mesela "Hercai"iyi çok severim ki hs'nin şarkısına da uyuyor.Bir de "Kim daha Çok Seviyor" var ona da bayılırım:
Kim her sabah bir karanfil
Koyar gider baş ucuna
Kim okşar gözlerini
Sana her bakışında
Kim tapar giyindiğin
Bir sıradan kazağa
Söyle yarim
Kim daha çok seviyor(tabi ki ahmet ahmet)
Sen yalnızca naz yapmayı bilirsin
Ağlatırsın inletirsin yalvartmayı bilirsin
Seviyorum dersin eziyetsin seversin
Her zaman keyiftesin neşedesin zevktesin
Kim canını hiçe sayar
Biricik aşkı uğruna(tabi ki ahmet)
Kim bekler yollarını
Tüm geceler boyunca
Kim verir umarsızca
Herşeyini avucuna(yine ahmet yine ahmet)
Söyle yarim
Kim daha çok seviyor
Ki şimdi fark ettim bu senin söylediğin şarkıymış.:img-blush:img-in_lo
Bana sen öğrettin bu aşkı sevdayı
Ne zaman unuttun beni hercai
Bu dizeler de bana Ayla'nın ahmete sözlerini hatırlatıyor:Ama sonsuza kadar sevmeyen de o oldu.:sad53:
Neyse ben artık çıkıyorum sizlere iyi geceler.Sevgiler...Güle güle Badger:sad53::sad53:bye
Diyebilir...Olur..rüyanın onunla kalması şartıyla... Yasemin foss çıkarsa ona şöyle en okumuşundan, asaletinden güzelliğinden geçilmeyen bir hanım adayı senaristlerden yaratmalrını isteriz...:img-hyste
ahmet kendinden bezmiş gibi gözlerini devirerek konuşur:
"yaa, yasemin, bırak güzelim allasen. zorlama işte, olmuyor dedim.."
"ama ama ahmet.. aşkımız, sevda tepesi hani, günlükle başlamıştı.."
"günlük mü? ben senelik tuttum yasemin, geç bunları.."
"ama ya rüya? aşkımızın meyvesi?"
"ayy baydın beni he.. yetti canım ciğerim yetti bana, çok beklettin sen şansını kaybetin.. aa, düş yakamdan.."
"ahmet..."
"nee ahmet ne? yok ahmet, kendini ıssız adaya hapsetti.."
"ada mı? biliyordum, senin de unutmadığını bili-"
"haydaaa...!" ahmet bıkkın bıkkın bakar... ve ekran kararır...
benim de aklıma şey geldi, hani bir şiir vardı, (bir türlü hatırlayamıyorum ya deli olacağım!) bir kızı seviyordu şair, ama kız bunu çook uzun bir süre bekletiyordu, sonra kız geldiğinde artık çok geç oluyordu, şair ben seni değil seni beklemeyi sevdim tadında damardan birşeyler söylüyordu.... çıkardınız mı? işte, yasemin nihayet ahmete gittiğinde ahmet "artık çok geç yasemin!" derse, biz ne oluruz sizce :D
Bu mu....:img-blush
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar...
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!..
Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!..
N. Fazıl Kısakürek
esneyen edit : yukarıdakiler ve aşağıdakiler....hepinize iyi geceler...bye
Merve bir de şöyle bir şiir var ki buna da bayılırım ama sen sanırım bunu kastetmiyorsun:
Nicedir selamını alamaz oldum
Anladım unuttun yazma istemem...
Sensizde yaşanır bir dünya kurdum (ahmet bir bunu başaramadı)
Kurduğum düzeni bozma istemem…
Sebep ne bilmesem, bilsem ne çıkar
Değil mi ki boşa geçti o güzel yıllar
Aşkımı aşkına bağlasa yollar
Çevremde dolaşma, gezme istemem…
Vefasız diyene düşman olurdum
Bir kızsam bin defa pişman olurdum (tam ahmetlik)
Zamanlar içinde artık yoruldum
Arayıp derdimi sezme istemem…
Demek ki ihmali gurur sanmışsın
Yürekleri hep aşkla vurur sanmışsın
Yılları yerinde durur sanmışsın
Aldandın derim de bana kızma istemem…
Yaralı gönüle girilir sanma
Ölen aşk yeniden dirilir sanma
Özürle kabahat silinir sanma
Bu yolda bin yalan düzme istemem…
Kapandı hesaplar artık açılmaz
Kırıldı kanatlar tekrar uçulmaz
Arasan sorsan da faydası olmaz.
Hem beni hem kendini üzme istemem…
Dünyamdan uzaksın gönlümden ayrı
İşin yok artık yanımda gelme istemem...
Acılar küllendi deşilmez gayrı
Geciken dermanı bulma istemem…
Peşine bin gözü takıp geçersin
Kelebek gibisin konar kaçarsın
Gün gelir ektiğini sende biçersin
Bu kadar hercai olma istemem…
Bu hızlı hayattan yorulacaksın
Zamanla elbette durulacaksın
O zaman kalbini boş bulacaksın
Ömrünü bin bölük bölme istemem…
Sana da çektirir gün gelir Allah
Bıkarsın hayattan dersin İllallah
Acılar çok derin olmaz İnşallah
Sevgisiz kal amma ölme istemem…
Gizlice peşinden izlemekteyim
Attığın her adımı gözlemekteyim
Yürekten severek özlemekteyim
Yine de bunları bilme istemem...
Neyse iyi geceler.byebyebye
Bu mu....:img-blush
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar...
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!..
Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!..
N. Fazıl Kısakürek
eveeeeeeeeet
ay allah razı olsun aliye ya, vallahi çıldıracaktım bu gece sabaha kadar. sağol canım benim :img-kiss:
ay, necip fazıla da anlamlar yüklenmişti dizide, şimdi ahmet bu şiiri okur da yanlışlıkla deniz falan duyar, ortalık karışır, sonra necdet gelip bilgelik yapmaya kalkar... ay yok yok aman :D
yok cansucum bu değildi, ama bu da çok güzelmiş yaa.. :img-blush
ben de kaçtım :) zengin kalkışı oldu böyle hep beraber... iyi geceler bye
Çanlarım bende kaçıyorum artık. Sezen Aksu'nun "ben sevdalı, sen belalı" da çok uyuyor Yaso-Ahmet aşkına bu arada.:)byebyebye
Aliye Abla şiir için sağol çok güzel :img-in_lo
Ben çok yoruldum artık yatayım yarın görüşmek üzere :img-in_lo
Rüyanızda Ahmet'le Rüya bir arada ve mutlu olsunlar :):img-in_lo:img-blush:img-icecr
Bu mu....:img-blush
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar...
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!..
Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!..
N. Fazıl Kısakürek
günaydıın..dün şiir ziyafeti varmış anlaşılan..(ziyafet diyince bülent ersoy geldi aklıma niyeysee:icon_whis)
ama zeynoop,ben burda yokum diye akrostiş yazmaya gereek duymamış bana:img-beee:
olsun kuzum ben de rüyamda ahmeti ağrlıyordum belkii..yani hatırlamıyorum ama...:icon_whis
ben bu şiiire baylırıım:good:aliye abla dün necdet ve ahmet için eklediğin şiirler tam ''cuk'' idi..:good:ben divan şiirlerini çok severim..arada eklesen ne güzel olur:img-blush
,
Cansucum o şarkıyı söyler Ahmet biz de arkadan Ahmet Ahmet diye vokal yaparız gereken kısımlarda :)))
Ayşeçan yıvvruuum aşkolsun o şiirlerin hepsi benim defterimin kalbim kadar temiz sayfasında duruyorlar hatta daha burda olmayan bir sürü arkadaşa yazmıştım o yüzden eklemedim onları bu akşam gel bebişim ekliyeyim :img-in_lo:img-blush Bu arada aramızda kalsın ilk yazdığım şiir senin kiydi :img-wink::img-yes:
Günaydın forum.....
Şimdi bir şarkı dinliyorum....Söz ve beste Arzu Cevdet...Eylem Aktaş söylüyor...Kardeş dizi Yemin'den...Eylem'in sesiyle de dinleyince sanki Ahmet-Yasemin içinmiş gibi geldi....:img-in_lo
Düşlerde sevdim seni
Söyleyemedim
Sessiz öptüm nefesini
Söyleyemedim
------------
Şarkılar yazdım sana
Okuyamadım
Şiirler yazdım sana
Okuyamadım
Hep yanımdaydın oysa
Dokunamadım
------------
Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim............
merhaba arkadaslr bn buraya cok sık yazmıorm ama sızın yazdıklarınızı sureklı takıp edıorm.genel ozet ve yenı bı haber gelmıs ıkısıde artk bnm bu dızıde ne yapılmak ıstendıgını anlamamın baska kanıtları ozet olabılecek en sacma ozet bnde aynen sızın gıbı bırbırını bu kdr seven butun zorluklara dırenmıs ve bı cocukları olan ıkı ınsanın hersey acıga cıkmısken beraber olabılmelerı ıcın engel yokken aralarındakı MUCADELE nın ne olcagına hıc bır anlam veremıyorum gercekten cok sacma tmm en basta ahmet kızgınlıgını yasemınden cıkarmalı bu en dogal hakkı ama bunu MUCADELE boyutuna ulasmasının ne anlamı war artı bu mucadeleden kasıtları ne bu ınsanların nası bı mucadele yanı...!!!
ozettekı ıkıncı bı sacmalıkta AYLA nın herkesın kaderını değştrmesı(!)!!!!bu ayla nıye her yerden cıkıo kı her tasın altında ayla var ahmet le yasemın arasındakı mucadelede(!) ayla ya ne gorev dusuo dogrusu cok merak edıorm!!!
bır dıger sacmalıkta ılerleyen yıllarda beren saat ve cansel elcın ın yerıne basklarının oynaması...bu dızının basrol oyuncularını dızının bu kdr tutulmasının baslıca sebeplerını nasıl dızıden cıkarırlar!?ustelık yerıne hulya avsar gıbı bı ınsanı koyarak!!!BEN HULYA AVSAR I BOYLE BI DONEM DIZISINDE BOYLE BI ROLU OYNAMAYA LAYIK GORMUORM HULYA AVSAR O KAPASITEDE BIR SANATCI DIIL HATTA SANATCI DIIL!!!!onn kdr sansasyonel abuk subuk aıle hayatı ve acıklamalarıyla sureklı gundemde olmaya calısan bı ınsan bızım duygusal naıf dızımızde boyle bı askın basrolunu oynayamaz eger bole bırsey olursa bende sızın gıbı asla hatırla sevgılıyı ızlemem bnı de aranıza kabul eder ve bu konuyla ılgılı yonetıcılere attıgınız maıllerde bnmde adımı yazarsanz cok memnun olurum....hepınıze ıyı gunler....
uff ben de okuyamadım hala mülksüzleri ama çatlayacağım meraktan :D
şimdi size çok güzel bir soru soracağım, herkesten cevap bekliyorum mümkünse :)
"eğer cansel elçin'e bir soru soracak olsaydınız, ne sormak isterdiniz?"
hadi bakalım..
ps. ağla yaralı kalbim hepsi yalan... bu şarkı niye necdetin şarkısı yaa :hıh
Merve'cim, Cansel Elçin'e bir daha ne zaman görüşebileceğimizi sorup randevu alırdım...Tek soruyu ne yapayım ben....ahbap olmanın yolunu bulmak gerek...:img-wink:
Ben Mülksüzleri ve Yerdeniz üçlemesini bitirdim...şimdi Gülün Günlüğünü okuyorum...:img-cool2
Hülya Avşar editi: Bence sanatçıların kişiliklerine yorum yapmamalıyız...Sonra onların fanlarına cevap hakkı doğuyor ve gerginlik oluyor...Hülya Avşar sonuçta sinemaya yıllardır emek vermiş bir sanatçı....ama Beren Saat ile duruşları çok farklı ve doğrusu ben de Yasemin rolüne yakıştıramadım...daha dizinin 80'lere uzayıp uzamayacağı bile kesin değilken bunu kafamıza takmayalım bence...:img-wink: Zaten bugün için yeterince derdimiz var...mücadeleyle mücadele etmemiz gerekiyor...:icon_sorr
çalıkuşu78 25-08-07, 13:27 zeynep,madem öyle çıkar kartlarını kuzum:img-blush
akrostişini bekliyorum akşamaa:)
---
çalıkuşu78 şimdi nasıl haleti ruhiyen:img-wink:
altta görüyorum seni:)
anaam kaçtın mıı:icon_sorr
neyse..shevek gelmişşş..mülksüzler i de hala okumadım..gördükçe aklıma geliyoorr:icon_whis
kaçmadım.. burdayım.. iyiyim biraz..şener şenin namuslu filmini izliyorum.. terapi yapıyorum yani.. bir de elveda rumeli tanıtımları dönüyor.. erdal özyağcıları çok beğenirim.. o diziyi seyrederim eğer h.s özeti gibi sinir bozmaya devam ederse..bu yüzden biraz neşelendim..sizi de okuyarak oyalanıyorum.. moral depoluyorsunuz bana sağolun arkadaşlar..
Merve'cim, Cansel Elçin'e bir daha ne zaman görüşebileceğimizi sorup randevu alırdım...Tek soruyu ne yapayım ben....ahbap olmanın yolunu bulmak gerek...:img-wink:
Ben Mülksüzleri ve Yerdeniz üçlemesini bitirdim...şimdi Gülün Günlüğünü okuyorum...:img-cool2
Soru Cansel'e mi? Ahmet'e mi? Cansel'e ise; Yarattığı karakter hakkındaki fikrini sorardım. Ahmet'e ise; Kavuşmak için yıllardır beklediği, hiç vazgeçmediği sevdiğinin hatasını (yıllara ve çocuğundan bihaber yaşamasına mal olan) affedip affedemeyeceğini sorardım.
Mülksüzler'i okumak gerek. Farklı bir dünya mümkün! Oradan bir alıntı yapayım. Ahmet'e ithafen:
"Asıl yolculuk dönüş yolculuğudur."
Yürü be Ahmetim kim tutar seni! Dönüşün muhteşem olacak! Olmalı!
Sakin edit: Dün gece bir ara tempo o kadar hızlanmıştı ki herşeye yetişemiyordum. Şimdi sindire sindire bir kez daha okudum biyoloji ve fizik derslerini, akrostişleri, şiirleri.:) Cansucan, Aliye, Merve şiirler çok güzel.:img-yes: Zeynebin de bir kez daha ellerine sağlık diyorum. Zeynopçan, ben başka forumlarda yazmıyorum ki çanım, seni çekiştireyim:icon_whis! Sadece arasıra gidip ziyaret ediyorum. Misafir oluyorum. Sonra uslu uslu evime geri dönüyorum.:img-blush Merveçan, hani bizim yeni senaryo?:img-cool2:icon_whis Ayşeçanım, bekle gör çanım bu akşam sana da gelecek şöyle en kibarından bir giydirme:) (Bkz.: Hala, şöyle sıkı bir CAZgır atışması beklentisini kaybetmemiş olan dinazor forumcu.:icon_whis:img-icecr)
geri dönmekten bahsedince, hatırlatmasam ayıp olurdu :
alışırım zannettim yokluğunda acılanmam
vazgeçmek zor senin o büyülü tuhaf sıcağından
dön demeye utanırım zavallı korkularımdan
arkasına saklandığım gururumdan
geri dön, geri dön, ne olur geri dön
uzanıp tutuver elimi bir gün
utanır diyemem ne olur geri dön
olur da bir gün sen de özlersen
olur da bir gün sen de gözlerimle buluşmayı istersen
uzanıp tutuver elimi bir gün
utanır diyemem ne olur geri dön
her şey bana seni hatırlatır unutmak isterken
utanırım hep o acılı şarkılarda ağlarken
bazen bir dost ya da bir çiçekle evime gelirsin
her şey seni hatırlatır da yeniden
geri dön
penelope kadar dirayetli çıkmasa da yasemin, yine de hmm... sevmekten vazgeçmedi diyebiliriz evet.. ama, belki de ahmet'in de ona zeytin ağacından bir yatak oymasını beklemiştir, kim bilir...
aliyeciğim iyi seyirler.. kız çocuk diyorsun da, ben erkek kardeşimden her zaman daha cazgır, daha aksiyona meraklı, daha yaramaz ve yerinde duramayan biri olmuşumdur.. hatta ben oturur futbol maçı izlerim onun umrunda bile olmaz.. yanii, sadece kız demek belirtici olmaz, uslu hanım hanımcık bir kız demen lazım heheh :)
başak burçları nasıl insanlardır sevgili forum astrologu, gelince bunu anlatır mısın bana bir? kardeşim başak ama pek objektif inceleyemiyorum onu, benim de yükselenim başak... hem senin etkileme üzerine yazdığın müşteri de başakmış... :img-icecr
Haklısın Merve...ben de bu şans varken '' erkek gibi '' bir kızım olurdu...ama bıktım artık örümcek adamlardan, robotlardan....:icon_sorr şöyle Yüya gibi bir kızım da olsa, fena olmazdı....kader...:icon_sorr
Astroloji dersine akşam başlarız...Cansel Elçin Başak burcu öyle mi....? :good:
çalıkuşu78 25-08-07, 14:51 Özellikle genç izleyici kitlesinden olumlu tepkiler aldıklarını belirten Giritlioğlu, yeni bölümlerde siyasi karakterlere daha fazla yer ayıracaklarını da belirtiyor. Yasemin ve Ahmet'in tutkulu aşkı, Deniz ve Defne'nin masum sevdası, Necdet ve Güzide'nin yasak ilişkisi de 70'li yılları fon alarak anlatılmaya devam edecek.
tomris giritlinin ropünden aldım burayı.. anladığıma göre yasemin necdet evliliği devam edecek .. yoksa niye güzide ile necdetin yasak ilişkis sürsün.. ikisi de bekar olsa yasak ilişkiden bahsedilir mi.. bunlar bizi gerçekten çıldırtacaklar.. ya bu saatten bu kadar olaydan sonra necdet yasemin evli mi kalacaklar.. hayret yahu..
Özellikle genç izleyici kitlesinden olumlu tepkiler aldıklarını belirten Giritlioğlu, yeni bölümlerde siyasi karakterlere daha fazla yer ayıracaklarını da belirtiyor. Yasemin ve Ahmet'in tutkulu aşkı, Deniz ve Defne'nin masum sevdası, Necdet ve Güzide'nin yasak ilişkisi de 70'li yılları fon alarak anlatılmaya devam edecek.
tomris giritlinin ropünden aldım burayı.. anladığıma göre yasemin necdet evliliği devam edecek .. yoksa niye güzide ile necdetin yasak ilişkis sürsün.. ikisi de bekar olsa yasak ilişkiden bahsedilir mi.. bunlar bizi gerçekten çıldırtacaklar.. ya bu saatten bu kadar olaydan sonra necdet yasemin evli mi kalacaklar.. hayret yahu..
ay dur allahaşkına çalıkuşu, kalbim kaldırmayacak valla daha fazla birlikte oturan necdet ve yasemini.. mide de yok ki anacım... ahmetin işi olmasın bunlarla artıkın yaa :D
Haklısın Merve...ben de bu şans varken '' erkek gibi '' bir kızım olurdu...ama bıktım artık örümcek adamlardan, robotlardan....:icon_sorr şöyle Yüya gibi bir kızım da olsa, fena olmazdı....kader...:icon_sorr
Astroloji dersine akşam başlarız...Cansel Elçin Başak burcu öyle mi....? :good:
ehhehhe örümcek adamı çok severim ben yaa :D en sevdiğim çizgi romandır.. fantastic four da iyidir, batman, ve tabi ki x-men de... güzeldir bunlar boşver izle sen hehehe olmadı oğlanı bana gönder ben oturur izlerim onunla akşama kadar :P
akşama bekliyorum, yıldızlardan falımızı okuyacağız :P evet, öyleymiş :icon_whis
Bence bir ihtimal daha var.
Yasemin'le Ahmet hesaplasir, sonra birlesirler. Ahmet gercegi Ruya'ya hemen anlatmak ister. Yasemin ise bundan korkar. Luzumsuz insan Necdet gercekleri ailesinden saklamaya devam eder, habire gelip Ruya'yi alarak, babalik rolune devam eder. Ahmet ise bir an once Yasemin'le evlenip, Ruya'ya babalik yapamadigi, Ruya hala Necdet'i babasi bildigi icin cinnet gecirmektedir. Mucadele burada baslar. Yasemin ve Necdet ailelere bosanma kararlarinin ardindaki gercegi anlatmadiklari icin de, Necdet Guzide'yle gizli gizli gorusmeye devam eder. Ayla, Ahmet kendisinden ayrilan Ahmet'i takip edip, Yasemin'le gorustugunu gorunce, kiyamet kopar. Vs. vs. Yani acaba boylevari bir seyler mi olacak?
Bu arada DNA, o donemde Turkiye'de degil dunyada yoktu. Bu cok yeni bir gelisme. Mahkemelerde DNA testi Amerika'da ilk kez 90'larda kullanilmaya baslandi. Hatta cogu kisi ilk kez O. J. Simpson davasinda duydu DNA'yi; ama Amerika'lilar bile o donemde bunun tam olarak ne demek oldugunu anlamiyorlardi. Dolayisiyla kan testi, birisinin sadece kesinlikle baba olmadigini tespit etmeye yarayabiliyordu, o kadar. Kan uyusmazligi baba olmadigi ispat eder; ama kan gruplarinin uymasi, onun baba oldugu anlamina gelmez. Bence de, bu is kan testine varacak, Daha ilk bolumlerden bir kan grubu lafi atilmistir ortaya. Ruya'nin kan grubu 0 ise, Necdet'in baba olmadigi kesin ispatlanir. Aksi takdirde, hic bir sey ispatlanmis olmaz.
Bu arada DNA testleri yuzunden, pek cok evlilikte cocuklarin gercek babalarinin kocalar olmadigi ortaya ciktigi icin Avrupa'da, babalarin cocuklarina DNA testi yaptirmalarinin yasaklanmasi tartisiliyor. Oran cok yuksekmis. Turkiye'de de, bu testi yapan bir biyolog arkadasim ayni seyi soyledi. Hastanede DNA testi yaptiklarinda, ozellikle koylerden, kenar mahllelerden gelenler arasinda o kadar *** olarak, babanin gercek baba olmadigi ortaya cikiyormus ki. Sonra kadinlar gelip, ne olur soylemeyin, kocam beni oldurur diye yalvariyormus. Sakliyorlar tabii.
sevgili Marylal,
hoşgelmişsin...
Kaygılarını güzel dile getirmişsin...bknz:aynen bizim gibi...Yalnız değiliz..:)
Ama lütfen Hülya Avşar ile ilgili yorumlarınızı Hülya Avşarı çok sevenleri yanlış algılattırıp,burada onlarla tartışma ortamı yaratmayınız..3 gündür forumda bu tartışma olması açıkçası hiç hoş değil...:icon_whis
Dizice, senin kuramın olursa Ahmet necdeti kesin döver...:dito ben deeeee!
Hatta arada Yasemin de gümbürtüye gider..Ahmet de sonuçta bir insan evladı..istediği kadar asil ve eğitimli bir adam olsun...buna artık tahammül edemez..Aylaya falan gerek kalmadan halleder...Necdetin ben de evliliğin gerçek içeriğini, sanal durumunu ne kendi ailesine ne de Güzideye anlatacağını sanmıyorum..bknz:onda o yürek ne gezer?
Aliye ve Çalıkuşçan size de merhaba
Dizice hayırdır bugün erkencisin?:)
Evet, erkenciyim. Oyle oldu bugun :) Siz dun iyi kaynatmissiniz! Teori uretmekten ne hallere geldik. Ozete bu kadar taktigimizi gorunce, bizim deli oldugumuzu dusunecekler ;) Aslinda haksiz da sayilmazlar. :img-hyste
Evet, erkenciyim. Oyle oldu bugun :) Siz dun iyi kaynatmissiniz! Teori uretmekten ne hallere geldik. Ozete bu kadar taktigimizi gorunce, bizim deli oldugumuzu dusunecekler ;) Aslinda haksiz da sayilmazlar. :img-hyste
Bizi bu hale getiren zihniyet utansıııınnn!...:img-hyste
Anam bir mücadele lafını koymuşlar ki, evlere şenlik..Ya bu özetleri Türkçesi tam olmayan biri yazıyor diyeceğim..ama olmaz...ya da diziden sıkıldılar, ratingler düşse de bizden bu projeden kurtulalı mı diyorlar..
Biz diyoruz, akıl ve mantık çerçevesinde Yaseminin bu evreden sonra Ahmetin kulu olması gerekliliğini ve adamı uygun bir dille ikna etmesini söylüyoruz ama hanım kızımız uğruna defterler eskittiği yerlere göklere koyamadığı aşkıyla mücadele ediyor...Sanki hakkı ve yüzü varmış gibi..!
yasemin ne olur şaşırt beniiii!
Bir de ne alaka Ayla ve Güzide?
Necdetin yine gelgit yaşayacağını düşünüyorum..Ahmete gerçeği söyledikten sonra pişman olup olayı bir şekilde o muhteşem atraksiyonlarıyla çevirmeye çalışacağını da düşünüyorum..Aslında Yaseminin onu sağlam bir benzetmesini isterdim...O kadar yaptıklarını silebilecek şey bu Necdetin Ahmete gerçeği bu şekilde kendini kurtarmak namına söylediği...Ama Yasemin de o muhakeme ve insiyatif ne gezer?
Milliyet Blog Hatırla Sevgili İzleme Kılavuzu 16 Şubat 69-72 yılları arasında yaşanmış olaylar...
16 Şubat 1969: İstanbul'da tekrar yapılan 6.Filo'yu protesto gösterilerinde 2 kişi öldü, onlarca yaralı var.
26 Şubat 1969: Tüm Türkiye'deki yoğun protestolar üzerine, 6. Filo ziyaretleri iptal edildi.
4 Mart 1969: Doğu Anadolu'da kızamık salgını var. Pek çok çocuk salgından öldü.
19 Mart 1969: İstanbul Üniversitesi'nde sağcıların16 Mart 1969'daki hareketlerine öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı.
8 Nisan 1969: İstanbul Üniversitesi öğrencileri rektörlük binasını işgal ettiler.
10 Nisan 1969: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencileri, fakülteyi işgal ettiler.
12 Nisan 1969: ODTÜ, Ekim ayına kadar kapatıldı.
14 Nisan 1969: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1 hafta süreyle kapatıldı.
1 Mayıs 1969: Yargıtay Başkanı İmran Öktem öldü. Cenaze töreninde büyük çapta olaylar çıktı, törene katılan İsmet İnönü güçlükle korunabildi. İnönü: "Olay, her manasıyla bir ölçüde 31 Mart vakasıdır."
7 Mayıs 1969: İmran Öktem'in cenaze töreninde çıkan olayları protesto etmek için Ankara'da hukukçular yürüyüş yaptı.
14 Mayıs 1969: İsmet İnönü ve Celal Bayar, İstanbul'da Pembe Köşk'te buluştular. 1950 yılından beri süren dargınlık bitti.
14 Mayıs 1969: Eski DP'lilerin siyasi haklarının iadesini öngören Anayasa değişikliği tekliflerinin birinci görüşmesi TBMM'de yapıldı. Teklif kabul edildi.
23 Mayıs 1969: 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar: "Mücadeleme devam edeceğim."
30 Mayıs 1969: İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi işgal edildi.
31 Mayıs 1969: İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için işgal edildi.
1 Haziran 1969: İstanbul Üniversitesinde 6 fakülte öğrenciler tarafından işgal edildi. Üniversite kapatıldı. Savcılık Üniversitede arama yaptı.
9 Haziran 1969: İstanbul Üniversitesi'nde sınavlar yapılamadı. Öğrenciler polisle çatıştı. İstanbul Üniversitesi Senatosu, Üniversiteyi süresiz kapatma kararı aldı. Danıştay kararı durdurdu. Başbakan Demirel: "... Sokağa dökülmekle hiçbir mesele halledilemez"
11 Haziran 1969: Öğrenci olayları, Ankara'da tekrar başladı. Tüm yurtta gerginlik artıyor.
20 Temmuz 1969: Neil Armstrong ay yüzeyine inen ilk insan oldu.
19 Eylül 1969: İstanbul'da Işık Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu'nda öğrenciler çatıştı. 1 öğrenci öldü, onlarca yaralı var.
20 Eylül 1969: İstanbul'da Milli Türk Talebe Birliği'nin Cağaloğlu binasında bomba patladı. 1 kişi öldü.
23 Eylül 1969: ODTÜ'de sağcı ve solcu öğrenciler çatıştı, 1 kişi öldü. Cenazesinde büyük olaylar çıktı.
23 Eylül 1969: Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislere teslim oldu ve 25 Kasım'da serbest bırakıldı.
12 Ekim 1969: Genel seçimler yapıldı. AP %46, 5 oyla 260 milletvekili, CHP %27, 4 oyla 144 milletvekili kazandı.
12 Ekim 1969: İnönü: "Darbeye heves edecek kadar gözü kararmışların demokrasiyi bertaraf etmelerine izin vermeyeceğiz. AP iktidarı ile dalaşmayacağız." dedi.
28 Ekim 1969: Bazı öğrenci dernekleri kapatıldı.
2 Kasım 1969: Demirel 2. Kabinesini kurdu. (165 red, 263 kabul)
8 Aralık 1969: İstanbul'da Yıldız Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde öğrenciler çatıştı, 1 öğrenci öldü.
14 Aralık 1969: Yıldız Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde 1 öğrenci daha öldü.
15 Aralık 1969: Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ve İlk-Sen'in ortaklaşa düzenledikleri 4 günlük öğretmen boykotu başladı.
16 Aralık 1969: Boğaz Köprüsü 303 milyon liraya ihale edildi.
19 Aralık 1969: 6. Filo'ya bağlı savaş gemilerinin İzmir'e gelmesiyle, kentte protesto gösterileri başladı.
20 Aralık 1969: Yıldız Mühendislik ve Mimarlık Akademisi kapatıldı.
20 Aralık 1969: Deniz Gezmiş tutuklandı ve 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı.
7 Ocak 1970: Grip salgını tüm yurtta etkili durumda. 33 ilde okullar tatil edildi.
26 Ocak 1970: Konya bağımsız milletvekili Prof. Necmettin Erbakan tarafından Milli Nizam Partisi (MNP) kuruldu.
11 Şubat 1970: 1970 yılı bütçesi 214'e karşı 224 oy ile reddedildi. Demirel istifa etti. Cumhurbaşkanı Sunay, Demirel'i yeniden kabineyi kurmakla görevlendirdi.
20 Şubat 1970: Boğaz Köprüsü'nün temeli Sunay ve Demirel tarafından atıldı.
3 Mart 1970: Demirel, 3. Kabinesini eski bakanlar ile kurdu. 172'ye karşı 232 oy ile güvenoyu aldı.
13 Mart 1970: Sultanahmet Meydanı'nda bulunan Halide Edip Adıvar'ın büstü, gece meçhul kişilerce parçalandı.
18 Mart 1970: Yüksek Öğretmen Okulu'nda olaylar çıktı, 1 öğrenci öldü.
19 Mart 1970: İstanbul Teknik Üniversitesi'nde polisler tarafından arama yapıldı.
27 Mart 1970: Gediz'de şiddetli deprem. 1087 ölü var. 90.000 kişi evsiz kaldı.
6 Nisan 1970: İstanbul Üniversitesi, meydana gelen olaylar sebebiyle süresiz kapatıldı. Okul polis kordonu altına alındı.
13 Nisan 1970: Öğrenciler Ankara Tıp Fakültesi'ni bastılar. 1 askeri doktor öldü. Olayların büyümesi üzerine Ankara Üniversitesi'ne bağlı bazı fakülteler kapatıldı.
18 Mayıs 1970: Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrenci yurdu sabaha karşı polis tarafından arandı. Bazı öğrenciler gözaltına alındı.
1 Haziran 1970: Ankara'da 'Anayasa Mitingi' yapıldı.
8 Haziran 1970: İÜ. Edebiyat Fakültesi'nde çıkan çatışmada 1 öğrenci öldü.
16 Haziran 1970: İstanbul'un Anadolu yakasında, işçilerin düzenlediği büyük yürüyüşte 3 kişi öldü ve onlarca yaralı var. İstanbul ve Kocaeli'de 1 ay süre ile sıkıyönetim ilan edildi. Gece sokağa çıkma yasağı konuldu.
17 Haziran 1970: TİP'in itirazı üzerine, Anayasa Mahkemesi, eski DP'lilere siyasi haklarının iadesini öngören kanunu 7'ye karşı 8 oyla iptal etti.
22 Haziran 1970: İTÜ'nde sağcı ve solcu öğrenciler arasında silahlı çatışma oldu, yaralılar var.
13 Temmuz 1970: İTÜ öğrencileri sınavlara girmediler.
15 Temmuz 1970: TBMM'de İstanbul ve Kocaeli'nde uygulanan sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.
9 Ağustos 1970: Türk Lirası devalüe edildi.
21 Ekim 1970: AP 3. Büyük Kongresi Ankara'da toplandı. Demirel, yeniden Genel Başkan seçildi.
25 Ekim 1970: Genel nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz: 35.666.549
27 Kasım 1970: İstanbul Kültür Sarayı yandı.
8 Aralık 1970: Hacettepe Üniversitesi'nde silahlı çatışma çıktı.
10 Aralık 1970: İstanbul Üniversitesi'nde 8 fakülte kapatıldı.
11 Aralık 1970: Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur, Cumhurbaşkanı Sunay'a, 'Buhranlı günlerin artması ve muhtemel tehlikelerle' ilgili bir muhtıra verdi.
18 Aralık 1970: Demokrat Parti, Adalet Partisi'nden ayrılan 26 milletvekilininde katılımıyla kuruldu.
20 Aralık 1970: İstanbul'da kapıcılar yürüyüş yaptı.
5 Ocak 1971: Muhalefet Lideri İnönü, Cumhurbaşkanı Sunay ile, sürüp giden olaylara karşı alınacak tedbirler üzerine görüştüler.
11 Ocak 1971: Deniz Gezmiş ve arkadaşları THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirdiler.
18 Ocak 1971: İTÜ'nde öğrenciler polisle çatıştı.
20 Ocak 1971: ODTÜ süresiz olarak kapatıldı.
25 Ocak 1971: Polis, Siyasal Bilgiler Fakültesi Yurdu'nda arama yaptı.
30 Ocak 1971: İstanbul'da 11 özel okulun öğrencileri, Devrimci Gençlik (Dev-Genç) ve Devrimci Kadınlar Birliği'nin de katılımıyla, ?özel eğitimin devletleştirilmesi? için büyük bir yürüyüş düzenlediler.
1 Şubat 1971: Ankara Fen Fakültesi öğrencileri boykot düzenlediler.
3 Şubat 1971: Eski DP'lilerin siyasi haklarının verilmesini öngören kanun teklifi, 217 AP milletvekili ve senatörün imzasıyla TBMM Başkanlığı'na verildi.
12 Şubat 1971: Bursa'da TOFAŞ Oto Fabrikası, Cumhurbaşkanı Sunay tarafından hizmete açıldı.
12 Şubat 1971: Ziraat Bankası'nın Ankara Küçükesat Şubesi, silahlı kişilerce soyuldu.
15 Şubat 1971: Ankara Balgat'ta Amerikan tesislerinde görevli bir Amerikan Çavuşu kaçırıldı. Bir süre sonra serbest bırakıldı.
20 Şubat 1971: ODTÜ öğrencileri, bir süre önce Hacettepe Üniversitesi Yurdu'nda meydana gelen olayları protesto etmek için Ankara-Eskişehir yolunu trafiğe kapattılar.
2 Mart 1971: İstanbul Hukuk Fakültesi'nde öğrenciler polis ile çatıştı.
4 Mart 1971: Ankara'da 4 Amerikalı asker, Türk Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) tarafından kaçırıldı. Eyleme Deniz Gezmiş de katıldı. Kaçırılan askerler 4 gün sonra serbest bırakıldılar.
5 Mart 1971: ODTÜ'de güvenlik kuvvetlerinin arama yapmak istemeleri üzerine çıkan çatışmada, 1 öğrenci ve 1 jandarma öldü.
12 Mart 1971: Türk Silahlı Kuvvetleri '12 Mart Muhtırası'nı verdi.Türk Silahlı Kuvvetleri adına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyicioğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur imzalı bu muhtıra, Cumhurbaşkanı'na, Cumhuriyet Senatosuna ve TBMM Başkanlığına verildi.
12 Mart 1971: Başbakan Süleyman Demirel istifa etti.
19 Mart 1971: Kocaeli Milletvekili Nihat Erim, Kabineyi kurmakla görevlendirildi.
26 Mart 1971: Türkiye'nin 12. Başbakanı Nihat Erim Kabinesini açıkladı.
5 Nisan 1971: 2 işadamı Dev-Gençlilerce kaçırıldı. 16 saat sonra serbest bırakıldılar.
15 Nisan 1971: İstanbul'da bir doktorun oğlu, Dev-Gençlilerce kaçırıldı, 250.000 lira fidye karşılığı serbest bırakıldı.
22 Nisan 1971: İstanbul, askeri ve sivil ekipler tarafından, gece sabaha kadar arandı.
26 Nisan 1971: İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, Eskişehir, Adana, Hatay, Diyarbakır ve Siirt illerinde 1 aylık sıkıyönetim ilan edildi.
27 Nisan 1971: Dev-Genç, Doğu Kültür Ocakları ve Ülkü Ocakları kapatıldı.
3 Mayıs 1971: Ziraat Bankası İstanbul Unkapanı Şubesi'ni soymak isteyen hırsızlar, banka koruma görevlisini öldürdüler
17 Mayıs 1971: İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Ephraim Elrom kaçırıldı.
21 Mayıs 1971: Anayasa Mahkemesi, Necmettin Erbakan'ın kurduğu ve Genel Başkanlığı'nı yaptığı Milli Nizam Partisi hakkında kapatma kararı verdi.
21 Mayıs 1971: İzmir'de silahlı kişiler, güvenlik kuvvetleriyle silahlı çatışmaya girdiler. Ölü ve yaralılar var.
23 Mayıs 1971: İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı, İstanbul'da arama yapılması için kentte cumartesi gece yarısından pazar günü saat 15.00'e kadar sokağa çıkma yasağı koydu. 25.000 polis ve asker aramaya katıldı.
30 Mayıs 1971: İstanbul'da, Mahir Çayan ve ekibinin ellerinde rehin tuttukları Sibel Erkan, 51 saat sonra güvenlik kuvvetlerinin operasyonu sonucu kurtarıldı.
16 Temmuz 1971: Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının duruşması Altındağ Veteriner Okulu binası'nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 nolu Mahkemesi'nde başladı.
23 Temmuz 1971: Sıkıyönetim 11 ilde 2 ay daha uzatıldı.
26 Temmuz 1971: ODTÜ yeniden öğretime başladı.
27 Temmuz 1971: İzmir-Aydın yolunda Ziraat Bankası'na ait bir araç silahlı kişilerce soyularak 4.000.000 lira çalındı. Soyguncuların Dev-Genç ile ilişkisi olduğu belirlendi.
27 Ağustos 1971: 1961 Anayasası'nın değiştirilmesini öngören 430 imzalı teklif, 2'ye karşı 373 oyla kabul edildi.
19 Eylül 1971: Türkiye Güzeli Filiz Vural Avrupa Güzeli seçildi.
23 Eylül 1971: 11 ilde sürdürülen sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.
5 Ekim 1971: AP Genel İdare Kurulu bir bildiri yayınlayarak, hükümetin 'partiler üstü' vasfını kaybettiğini ileri sürerek 5 Bakanını Hükümetten çekti.
6 Ekim 1971: Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından açılışı yapılan, 6. Akdeniz Oyunları İzmir'de başladı.
9 Ekim 1971: Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının duruşması son erdi. Deniz Gezmiş ve arkadaşları TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle idam cezasına çarptırıldı.
14 Ekim 1971: Cumhurbaşkanı Sunay, İran'ın 2500. kuruluş yıldönümü törenleri için İran'a gitti.
5 Kasım 1971: AP Merkez Temsilciler Meclisi, 5 Ekim kararını (Kabine'den 5 AP'li bakanın geri çekilmesi) geri aldılar.
16 Kasım 1971: Deniz Gezmiş Sivas'ın Gemerek ilçesinde yakalandı ve Kayseri'ye getirildi. Buradan Ankara'ya götürüldü ve zamanının İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu'nun makamına götürüldü.
25 Kasım 1971: 11 ilde devam eden sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.
29 Kasım 1971: Maltepe 2. Zırhlı Tugay Askeri Hapishanesi'nde tutuklu bulunan 5 kişi kaçtı.
3 Aralık 1971: 11 Bakan, reformların yapılmasının olanağı kalmadığı gerekçesiyle toplu olarak istifa ettiler. Bunun üzerine, Nihat Erim istifasını Cumhurbaşkanı'na sundu.
5 Aralık 1971: Nihat Erim tekrar Hükümeti kurmakla görevlendirildi.
11 Aralık 1971: Nihat Erim 2. Kabinesini kurdu.
10 Ocak 1972: Askeri Yargıtay, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkındaki ölüm cezalarını onayladı.
23 Ocak 1972: İstanbul'da, 03.00 ile 18.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı konarak, kent genelinde 512.000 ev arandı.
24 Ocak 1972: İnönü, TBMM'de ve idamlar hakkında konuştu: "Siyasi suçlar için idam olmaması fikrindeyim, bunu kaldıralım. Dünyada memleketler var ki idam cezasını büsbütün kaldırmışlardır."
24 Şubat 1972: 229 sanıklı Dev-Genç davasına, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nde başlandı.
8 Mart 1972: Eski Başbakanlardan Adnan Menderes'in büyük oğlu, DP Genel Başkanı Yüksel Menderes Ankara'da intihar etti.
10 Mart 1972: TBMM, 09 Ekim 1971'de idama mahkum edilen 17 kişiden, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın cezalarını onayladı.
11 Kasım 1972: 29 Kasım 1971'de Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçan 5 mahkuma yardım ettikleri gerekçesiyle, 57 subay ve 11 astsubay ordudan ihraç edildi.
13 Mart 1972: Ankara'da saat 00.30 ile 04.00 arasında sokağa çıkma yasağı kondu.
23 Mart 1972: Cumhurbaşkanı Sunay, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın cezalarını onayladı.
27 Mart 1972: Ünye?deki Radar Üssü'nde görevli iki İngiliz ve bir Kanadalı Teknisyen kaçırıldı. Kaçıranlar, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın cezalarının kaldırılmasını istediler. Niksar'ın Kızıldere köyünde, güvenlik kuvvetleri tarafından sarılan eylemciler teknisyenleri öldürdüler.
30 Mart 1972: Kızıldere?de Mahir Çayan ve arkadaşları çatışmada öldürüldü. Ertuğrul Kürkçü çatışmadan sağ kurtuldu.
30 Mart 1972: İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı, 01-04 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı koydu.
17 Nisan 1972: Başbakan Nihat Erim istifa etti.
22 Nisan 1972: CHP İnönücüler ve Ecevitçiler olarak ikiye bölündü.
29 Nisan 1972: Cumhurbaşkanı Sunay, Kabineyi Kurmakla Kontenjan Senatörü Suat Hayri Ürgüplü'yü görevlendirdi. Ürgüplü, daha sonra görevi Cumhurbaşkanı'na iade etti.
3 Mayıs 1972: İçinde İsmet İnönü'nün oğlu Erdal İnönü'nün de bulunduğu THY'ye ait 'Boğaziçi' isimli yolcu uçağı, 4 silahlı anarşist tarafından Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya kaçırıldı. 67 yolcu ve mürettebat 28 saat sonra serbest bırakıldı. Bulgaristan, hava korsanlarına iltica hakkı verdi.
4 Mayıs 1972: Jandarma Genel Komutanı Org. Kemalettin Eken'e Ankara'da suikast düzenlendi. Eken kurtuldu.
6 Mayıs 1972: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildiler (2).
20 Temmuz 1969: Neil Armstrong ay yüzeyine inen ilk insan oldu.
ve..beraberinde uzaylıların abdükte ettiği gerçek Yasemini de dünyaya ve dizimize getirir...:img-hyste
Dizi tarihi 20 Temmuz 69 da gerçek Yaseminimize kavuşacağız...:happy0064bak şimdi bir ümidim oldu...bknz:Cansuçan:)
20 Temmuz 1969: Neil Armstrong ay yüzeyine inen ilk insan oldu.
ve..beraberinde uzaylıların abdükte ettiği gerçek Yasemini de dünyaya ve dizimize getirir...
Hah! Nihayet, Yasemin'in akillara zarar transformasyonuna aciklama bulundu!!!
20 Temmuz 1969: Neil Armstrong ay yüzeyine inen ilk insan oldu.
ve..beraberinde uzaylıların abdükte ettiği gerçek Yasemini de dünyaya ve dizimize getirir...:img-hyste
:img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :happy0064
Neil Amca bize gerçek yaseminimizi de getirir misin?Bu belki senin için küçük ama biz forum üyeleri ve ahmet için çok büyük bir adım olacak.(bu da Orhan Veli'nin şiiri gibi oldu:Hitler amca sen bana bıyığını ver/Annem de sana tereyağlı ekmek versin.Böyleydi sanırım.
Olmadı yasemin artık moleküler transportasyonu öğensin canım yeter artık. :img-hyste Gorada adam öyle diyordu.Bildiğiniz ışınlanma aslında.
Destursuz daldım ama merhabalar ifendiiiiimmm.bye
Ümidin benimle alakasını çözemedim badger.Açıklar mısın acep? Bu zavallı kulu eğitir misin?
Neil Amca bize gerçek yaseminimizi de getirir misin?Bu belki senin için küçük ama biz forum üyeleri ve ahmet için çok büyük bir adım olacak.(bu da Orhan Veli'nin şiiri gibi oldu:Hitler amca sen bana bıyığını ver/Annem de sana tereyağlı ekmek versin.Böyleydi sanırım.
Olmadı yasemin artık moleküler transportasyonu öğensin canım yeter artık. :img-hyste Gorada adam öyle diyordu.Bildiğiniz ışınlanma aslında.
Destursuz daldım ama merhabalar ifendiiiiimmm.bye
:img-hyste
Senin için küçük ama Ahmet ve bizim için büyük ha??!!:img-hyste
alisercan bknz:kulaklarını çınlattım!
hani bize gerçek tarihle kurguyu ilişkilendirebilirsiniz demişti ya...Bak kronolojiyi bir çıkardık..Yaseminin kurtuluşu tarihini de bulduk!:happy0064
Cansuçan ve ümit editi
Özetten sonra karamsar düşünmemek...kelimeler takılıp iyi şeyler olacak diye ümidini kesmemen...:img-wink:
-----------------
imza editikullanmasına kullanırdım ama..Necdetin o aile fotosunda formaliteden bile olmasına tahammül edemiyorum.bknz:the embedded .sadece necdet...OKAN değil...
--------
Shevekçan hoşgeldin bye çay bahçesi + dondurma faaliyeti bitti mi?:)
20 Temmuz 1969
Bu tarihi ileriki dönemlerde eminim maarif takvimlerine de işlemişlerdir.Atıyorum:
15 Mart 1973:1.cemrenin düşüşü
24 Mayıs 1973:Şanlı urfa'nın düşman işgalinden kurtuluşu
20 Temmuz 1973:Yasemin'in uzaylılardan kurtuluşu...:img-hyste :img-hyste
Eeee ne de olsa önemli bir gün milletimiz için.Bir de boşanma tarihini yazmak lazım takvimlere.O gün de bizim için bayram olacak kanımca.:):):)
Anladım Badger teşekkürler.:):img-wink:
Hoşgeldin Shevek.bye bye
Soru ve öneri editi:Bu arada bir sorum ve önerim olacak.Zeynep'in yaptığı formaliteden aile imzasını gördünüz mü?Hepimiz o imzayı kullansak mı ne dersiniz?
20 Temmuz 1969
Bu tarihi ileriki dönemlerde eminim maarif takvimlerine de işlemişlerdir.Atıyorum:
15 Mart 1973:1.cemrenin düşüşü
24 Mayıs 1973:Şanlı urfa'nın düşman işgalinden kurtuluşu
20 Temmuz 1973:Yasemin'in uzaylılardan kurtuluşu...:img-hyste :img-hyste
Eeee ne de olsa önemli bir gün milletimiz için.Bir de boşanma tarihini yazmak lazım takvimlere.O gün de bizim için bayram olacak kanımca.:):):)
Anladım Badger teşekkürler.:):img-wink:
Hoşgeldin Shevek.bye bye
Soru ve öneri editi:Bu arada bir sorum ve önerim olacak.Zeynep'in yaptığı formaliteden aile imzasını gördünüz mü?Hepimiz o imzayı kullansak mı ne dersiniz?
Naaayırrrr! Bkz.: Birilerinin akılları ve algıları farklı yönde çalışıyor. Sonra o resmi görüp; ay ne şirin aile, dağıtmayalım derler! Bence Zeynop da kullanmasın onu.
Merhaba bu arada!bye
"4 Mart 1969: Doğu Anadolu'da kızamık salgını var. Pek çok çocuk salgından öldü." Bence Aylanın alacağı tek bir sürpriz karar olabilir: O da doğuya tayin isteme kararı.:)
19 Mart 1969: İstanbul Üniversitesi'nde sağcıların16 Mart 1969'daki hareketlerine öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı.Burada Yaşar kendi kitlesiyle birlikte eylemlere katılmayacak mı yani? Orada da bir çelişki var zaten. Yaşar şiddete karşı...da...nereye kadar. O da diğerleri gibi bu küçük burjuva çocuklarının (!), sosyalizm, komünizm isteklerine gayet anti bir tavırla yaklaşıyor. Onları vatan haini olarak görüyor. Düşüncelerinin ithal edildiğini söylüyor. Çorumlu işçilere bile çıkşmıştı. Amca niye yürüyüp bizi ele rezil ediyorsunuz diye. Demokratik hak arayışı sağcılara göre külliyen anarşizmdi o vakitler.
E eylem vakti geldiğinde ne yapacak? Alıp eline sopayı, keseri, bıçağı solcu avına katılmayacak mı o da? (E tabii vatan, millet, sakarya uğruna)
Badger; dondurma+çay bahçesi klasiği bitti, koştum, geldim.:img-icecr
14 Nisan 1969: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1 hafta süreyle kapatıldı. Ahmet'de bu arada bazı özel meseleleriyle uğraşma fırsatı bulur artık. (Bkz.: Ayrıntılı hesap sorma ziyaretleri- Kızıyla başbaşa felekten çalınmış bir-iki gün)
19 Mart 1969: İstanbul Üniversitesi'nde sağcıların16 Mart 1969'daki hareketlerine öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı.Burada Yaşar kendi kitlesiyle birlikte eylemlere katılmayacak mı yani? Orada da bir çelişki var zaten. Yaşar şiddete karşı...da...nereye kadar. O da diğerleri gibi bu küçük burjuva çocuklarının sosyalizm, komünizm isteklerine gayet anti bir tavırla yaklaşıyor. E eylem vakti geldiğinde ne yapacak? Alıp eline sopayı, keseri, bıçağı solcu avına katılmayacak mı o da?
Badger; dondurma+çay bahçesi klasiği bitti, koştum, geldim.:img-icecr
Zaten Yaşar ayrı bir muamma....O nasıl şiddete karşıyken şiddet içinde olacak çok merak ediyorum...Sağlam tetikleyecek birşey olması lazım.Durup dururken bakın haydi millet birbirini ideoloji için pataklıyor, öldürüyor ben de girişeyim mi demez..
ya da bunu yumuşak yüz olarak vitrine koyup arkadaki asıl elemanlarla mı şiddeti yürütecekler..Yaşar da hep kavgalarının sonuna yetişip durun arkadaşlar! yapamayın! düşüncelerle tartışalım! sopalarla silahla değil mi diyecek? bknz:RedKit deki son dakkada gelen süvari birliği
ay uzun zamandir girmiyodum ozlemisim herkesi diyecegim ama ne sinimin burda ne melalim ne mervecim nede sivalim neyse ben yazicam kisa birsey
1.hulya avsar girerse diziye ben burda bitiririm diziyi bilinsin bu zaten soguttular beni b,yle sa.ma ask ucgenleriyle o hanfendide girerse hooooogt diye kusarim herhalde
2.valla su finali izlememistim yaz basinda youtubedan izledigimde begenmistim ama bu sezonu pek izleyecegimi sanmiyorum cunku cidden yukardada dedigim gibi yaso neco ve ahmet uclusunden fenalik geldi iyice lackalasti bu durum
3.izlersem tek sebep necdet olurdu ama oda iyice kilo aldi sinirim bozuliyiiiii zaten eger nedetle yasemin in sonu mutlu biterse diye izlerdim ama tomris giritlioglundan gelen bu mail sanirim boyle bir ihtimalin olmayacagini gosterdi baksaniza ya ahmetle yaseminin gidisati sizleri memnun edecek demis o yuzden son umudumda kalmadi dolayisiyla izleme sebebim kalmadi
4.zaten artik ucude mutlu olmasin istiyorum cunku hepsi zir deli ay ne bu ay valla sinirm zipliyiiiii zaten hava cok sicak
BITTI
Zaten Yaşar ayrı bir muamma....O nasıl şiddete karşıyken şiddet içinde olacak çok merak ediyorum...Sağlam tetikleyecek birşey olması lazım.Durup dururken bakın haydi millet birbirini ideoloji için pataklıyor, öldürüyor ben de girişeyim mi demez..
ya da bunu yumuşak yüz olarak vitrine koyup arkadaki asıl elemanlarla mı şiddeti yürütecekler..Yaşar da hep kavgalarının sonuna yetişip durun arkadaşlar! yapamayın! düşüncelerle tartışalım! sopalarla silahla değil mi diyecek? bknz:RedKit deki son dakkada gelen süvari birliği
Hele hele Deniz'in başına gelenlere birinci elden edeceği tanıklık edeceğini, Işık ve Mehmet'le olan ilişkisini de düşünürsek. Eğer Yaşar kurtaracaksa Deniz'i, Mehmet ona çok büyük minnet duyacaktır. Mehmet biraz ilgilense şu çocukla, döndürse onu mesela, Yaşar da başımıza en ateşli devrimci-solcu kesilse ben, şiddete karşı bir sağcı olmasından ve olaylara hiç karışmadan, ülkücüler içind eyükselmesinden daha doğal bulurum bu durumu. Şiddet karşıtı, fikir yarıştıran bir ülkücü düşünemiyorum. Çünkü onların düşünsel bir arkaplanları, bir toplumsal analizleri, bir önerileri yok.
10 Nisan 1969: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencileri, fakülteyi işgal ettiler
***Ay keşke gerçek ortamında burada çekeilse.Gidiip bir güzel izlerdim.
30 Mayıs 1969: İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi işgal edildi.
***Yaşar iktisatta okuyordu değil mi?Belki de bu olay onu öfkelendirecek ve şiddete yönelmesine neden olacaktır.
20 Eylül 1969: İstanbul'da Milli Türk Talebe Birliği'nin Cağaloğlu binasında bomba patladı. 1 kişi öldü.
***Kim bu kişi?:bilmim
23 Eylül 1969: ODTÜ'de sağcı ve solcu öğrenciler çatıştı, 1 kişi öldü. Cenazesinde büyük olaylar çıktı.
***Yine kim?
7 Ocak 1970: Grip salgını tüm yurtta etkili durumda. 33 ilde okullar tatil edildi.
***Muhtemelen grip rüyacığı vurur.:sad53: Neyse eğer hastalanmazsa belki bu tatil sırasında GERÇEK babasıyla güzel vakit geçirir,birlikte kartopu oynar veya yasemini kara gömüp uzun bir müddet unuturlar...:icon_whis
Merve,bebişim hoşgeldin.
14 Mayıs 1969: İsmet İnönü ve Celal Bayar, İstanbul'da Pembe Köşk'te buluştular. 1950 yılından beri süren dargınlık bitti.
14 Mayıs 1969: Eski DP'lilerin siyasi haklarının iadesini öngören Anayasa değişikliği tekliflerinin birinci görüşmesi TBMM'de yapıldı. Teklif kabul edildi.
23 Mayıs 1969: 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar: "Mücadeleme devam edeceğim."
Rıza'nın bu gelişmeler üzerine nasıl hareket edeceğini düşünüyorum. Galiba hapisten çıkınca Demirelle görüşme talebinde bulunmuştu ama reddedilmişti. Nezahat, Işık falan da hiç istemiyorlardı siyasete tekrar bulaşmasını. Ama artık Nezahat yok, Rıza'da kendini şe yaramaz hissediyor. Dönmek ve aklınca kendini kanıtlamak isteyebilir. Bir de tabii, güç ve iktidar beklentisi az buz bir şey değildir. Nerede o, alaycı, dediğim dedik çaldığım düdük, gazinolarda, lokantalarda forsu geçen, şampanya patlattıran Rıza, nerede şimdiki eski düşük, yeni şirket idare amiri Rıza. Bence dönmek isteyecektir. Şansını zorlayacaktır. Eski janjanlı hayatını özlüyor çünkü.
selam :)
12 Nisan 1969: ODTÜ, Ekim ayına kadar kapatıldı.
sizce harun ankarada mı kalır yoksa istanbuldaki olaylara mı katılır? denizin yaralanmasıyla illa ki gelir istanbula heralde...
14 Nisan 1969: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1 hafta süreyle kapatıldı.
31 Mayıs 1969: İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için işgal edildi.
1 Haziran 1969: İstanbul Üniversitesinde 6 fakülte öğrenciler tarafından işgal edildi. Üniversite kapatıldı. Savcılık Üniversitede arama yaptı.
9 Haziran 1969: İstanbul Üniversitesi'nde sınavlar yapılamadı. Öğrenciler polisle çatıştı. İstanbul Üniversitesi Senatosu, Üniversiteyi süresiz kapatma kararı aldı. Danıştay kararı durdurdu. Başbakan Demirel: "... Sokağa dökülmekle hiçbir mesele halledilemez"
ilkbahardan yaza kadar bir açılıp bir kapanmış okul.. ahmetin bu arada okula gidip öğrencilerine destek mi olacağını yoksa ailevi sorunlar ve kızına ilişkin mücadelede mi uğraşacağını merak ediyorum.. ama heralde bu yılı zaman atlamasıyla geçerler... halbuki, üniversiteye gitmiş ahmeti merak edip evde kendi kendini yiyen bir yasemin görmek, değişik olabilirdi... :icon_whis (koyun can derdinde kasap et..)
bu arada kronoloji içinde milli türk talebe birliğini gördüm de, onun da kısa bir tarihini ekleyeyim dedim. faydalı olabilir:
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) 1916 yılı imparatorluk gençliğinin ülkenin içerisinde bulunduğu kötü duruma tepkilerini örgütlü ve bilinçli bir şekilde yürütmek, üniversite gençliğini ülkenin politik ve askeri geleceği hakkında karar alma süreçlerine etkin katılımını sağlamak ve özellikle Balkanlarda meydana gelen toprak kayıplarına tepki gösterebilmek amacıyla Dar’ul Funun gençleri tarafından kurulmuştur. 1933 yılında, [Adnan Menderes] iktidarında çeşitli bakanlıklarda bulunacak ve onunla birlikte Yassıadada yargılanacak olan Tevfik İleri başkanlığında parlak yıllarını yaşayan MTTB, Tek Parti iktidarının baskıcı politikalarından nasibini alarak uzun bir süre kapatılmıştır. Tek Parti iktidarında MTTB, Turancı ve Türkçü politikaları savunan ve Yerli malı kullan ve "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları düzenleyen bir teşkilattır. 1924 yılında İstanbul Tramvay Şirketini protesto eder. Milli Türk Talebe Birliği, 1933 yılında Tek Parti yönetiminden izinsiz olarak düzenlediği Razgrad Mitingi gerekçe gösterilerek bir müddet kapatılır.Birlik dergisi MTTB'nin resmi yayın organı olup 1 Temmuz 1933 tarihli 1. sayısı Süreyya Ahmet ismiyle Kadro dergisi ile bir polemiğe girilir. bu polemiğin çıkış nedeni olarak bir takım çevrelerin gençleri sert bir dille elştirmesi gösterilir.
MTTB, 1960-1965 yılları arasında sol görüşlü öğrencilerin elindedir. 1965 tarihinden sonra ise genel başkanlığa Rasim Cinisli'nin seçilmesiyle muhafazakar bir kimlik kazanırken, Burhanettin Kayhan'nın Genel Başkan olmasından sonra (1970)İslâmcı bir gençlik hareketi olacaktır. 1980 tarihinde kapatılan MTTB, Abdullah Gül gibi birçok islamcı siyaset adamının gençlik yıllarında aktif olarak içinde yer aldığı bir öğrenci hareketidir.
kaynak: vikipedi
Hele hele Deniz'in başına gelenlere birinci elden edeceği tanıklık edeceğini, Işık ve Mehmet'le olan ilişkisini de düşünürsek. Eğer Yaşar kurtaracaksa Deniz'i, Mehmet ona çok büyük minnet duyacaktır. Mehmet biraz ilgilense şu çocukla, döndürse onu mesela, Yaşar da başımıza en ateşli devrimci-solcu kesilse ben, şiddete karşı bir sağcı olmasından ve olaylara hiç karışmadan, ülkücüler içind eyükselmesinden daha doğal bulurum bu durumu. Şiddet karşıtı, fikir yarıştıran bir ülkücü düşünemiyorum. Çünkü onların düşünsel bir arkaplanları, bir toplumsal analizleri, bir önerileri yok.
bence 16 şubattan kaldığı yerde Yaşar duvara yapışıp kalacak, ulaşamayacak Işıka..Işık gidip defneyle beraber ya da başka buldukları yardımla Denizi taşıyacak...Işıkla kopma süreci orada başlayacak gibi geliyor...
Ben asıl Denizin yaralanmasından sonra bir de Rüya gerçeğini de öğrenmesiyle Selma Defne-Deniz olayında bir neşter opersyonu çeker mi diye düşünüyorum..Hazır fırsat defne depresyonda...korkmuş hem öğrenci olaylarından el ayak çektirebilir hem de Denizle aralarında bir şey olmasın da isteyeblir..Bak aslında bu durumda Defnenin hamile olması gacırrtt bir durum olurdu...ama çok genç..
Bu arada yamisis hoşgelmişsin...Ne o bizi beğenmiyor musun?
selam :)
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) 1916 yılı imparatorluk gençliğinin ülkenin içerisinde bulunduğu kötü duruma tepkilerini örgütlü ve bilinçli bir şekilde yürütmek, üniversite gençliğini ülkenin politik ve askeri geleceği hakkında karar alma süreçlerine etkin katılımını sağlamak ve özellikle Balkanlarda meydana gelen toprak kayıplarına tepki gösterebilmek amacıyla Dar’ul Funun gençleri tarafından kurulmuştur. 1933 yılında, [Adnan Menderes] iktidarında çeşitli bakanlıklarda bulunacak ve onunla birlikte Yassıadada yargılanacak olan Tevfik İleri başkanlığında parlak yıllarını yaşayan MTTB, Tek Parti iktidarının baskıcı politikalarından nasibini alarak uzun bir süre kapatılmıştır. Tek Parti iktidarında MTTB, Turancı ve Türkçü politikaları savunan ve Yerli malı kullan ve "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları düzenleyen bir teşkilattır. 1924 yılında İstanbul Tramvay Şirketini protesto eder. Milli Türk Talebe Birliği, 1933 yılında Tek Parti yönetiminden izinsiz olarak düzenlediği Razgrad Mitingi gerekçe gösterilerek bir müddet kapatılır.Birlik dergisi MTTB'nin resmi yayın organı olup 1 Temmuz 1933 tarihli 1. sayısı Süreyya Ahmet ismiyle Kadro dergisi ile bir polemiğe girilir. bu polemiğin çıkış nedeni olarak bir takım çevrelerin gençleri sert bir dille elştirmesi gösterilir.
MTTB, 1960-1965 yılları arasında sol görüşlü öğrencilerin elindedir. 1965 tarihinden sonra ise genel başkanlığa Rasim Cinisli'nin seçilmesiyle muhafazakar bir kimlik kazanırken, Burhanettin Kayhan'nın Genel Başkan olmasından sonra (1970)İslâmcı bir gençlik hareketi olacaktır. 1980 tarihinde kapatılan MTTB, Abdullah Gül gibi birçok islamcı siyaset adamının gençlik yıllarında aktif olarak içinde yer aldığı bir öğrenci hareketidir.
kaynak: vikipedi
Teşekkürler canım bu bilgi için. Zaten 1960'larda Ayla'da MTTB içindeydi. Ankara'da Kızılay'daki eylemde de göz altına alınmıştı hatırlarsanız. (Ah, ah anası koşup Nezahatten yardım istemişti, Mehmet gidip kurtarmıştı onu. Kadir bilmez Ayla ah.) Aynı Ayla, Nezahatin elbiseleri satılmayınca, neredeyse sevinmişti onların düştüğü duruma.
70'ten itibaren islamcı olacak...Sakın bizim Yaşar Abdullah Gül'e atıfta bulunan bir karakter olmasın?
Ne diyorsunuz hanımlar?Fakültenin işgalinden sonra yaşar "Madem öyle işte böyle" diyip şiddete başvurur mu?Ben asla şiddeti savunmadım ama siz madem yaptınız o zaman alın bakalım diye bu olayların içine daha fazla ve sinirle atlar mı?
Ayşe,hoşgeldin.bye
bence 16 şubattan kaldığı yerde Yaşar duvara yapışıp kalacak, ulaşamayacak Işıka..Işık gidip defneyle beraber ya da başka buldukları yardımla Denizi taşıyacak...Işıkla kopma süreci orada başlayacak gibi geliyor...
Ben asıl Denizin yaralanmasından sonra bir de Rüya gerçeğini de öğrenmesiyle Selma Defne-Deniz olayında bir neşter opersyonu çeker mi diye düşünüyorum..Hazır fırsat defne depresyonda...korkmuş hem öğrenci olaylarından el ayak çektirebilir hem de Denizle aralarında bir şey olmasın da isteyeblir..Bak aslında bu durumda Defnenin hamile olması gacırrtt bir durum olurdu...ama çok genç..
Bu arada yamisis hoşgelmişsin...Ne o bizi beğenmiyor musun?
AAAAA askolsun ya nie begenmiim? estaaagfurullah
BU ARADA su yasemini kar altinda unutma meselesi cok hosuma gitti kimin aklina geldiyse usuna saglik :D ha birde sanirsam ki muhakkak harun ya olecek yada odtudeki olaylara karisacak yani muhakkak oyle olacak aslinda bisi dicem belki tepki gelecek ammaaaa bence denizi oldurmeliler cunku nedenini soyliyim size eger olmezse bu kadar aktif bir ogrenci deniz gezmisin oldugu olaya ve tutuklanmaya muhakkak karisir yani gercek hayatta bu boyle olur simdi eger deniz olmezse o karakterdeki bi insandan deniz gezmisi yalniz birakmamasi beklenir ama tarihle oynamayacaklari icin senaristyler bunu yapamaz yani idam edilenlerin arasinda ikinci bir deniz olamaz haaa ama bizim gonlumuz razi olmadigi icin muhtemelen onunda bir yolunu bulacaklar senaristler ki oyle olacak anlatabildimmi?
bence 16 şubattan kaldığı yerde Yaşar duvara yapışıp kalacak, ulaşamayacak Işıka..Işık gidip defneyle beraber ya da başka buldukları yardımla Denizi taşıyacak...Işıkla kopma süreci orada başlayacak gibi geliyor...
Ben asıl Denizin yaralanmasından sonra bir de Rüya gerçeğini de öğrenmesiyle Selma Defne-Deniz olayında bir neşter opersyonu çeker mi diye düşünüyorum..Hazır fırsat defne depresyonda...korkmuş hem öğrenci olaylarından el ayak çektirebilir hem de Denizle aralarında bir şey olmasın da isteyeblir..Bak aslında bu durumda Defnenin hamile olması gacırrtt bir durum olurdu...ama çok genç..
Bu arada yamisis hoşgelmişsin...Ne o bizi beğenmiyor musun?
Bilmiyorum. Selma yaşananlardan bir ders almayacak mı yani? Diğer ikisinin hayatına müdahale etmesinin hem oğlunu, hem de başkalarını ne kadar mutsuz kıldığını görüp, patlıcan moruna dönüşüp, hiç mi nedamet getirmeyecek bu kadın?
Teşekkürler canım bu bilgi için. Zaten 1960'larda Ayla'da MTTB içindeydi. Ankara'da Kızılay'daki eylemde de göz altına alınmıştı hatırlarsanız. (Ah, ah anası koşup Nezahatten yardım istemişti, Mehmet gidip kurtarmıştı onu. Kadir bilmez Ayla ah.) Aynı Ayla, Nezahatin elbiseleri satılmayınca, neredeyse sevinmişti onların düştüğü duruma.
70'ten itibaren islamcı olacak...Sakın bizim Yaşar Abdullah Gül'e atıfta bulunan bir karakter olmasın?
aaaaa
ay çok şaşırdım, ayla mttbde miydi? ben niye hatırlamıyorum yaa? artık ya yaşlandım ya da şuur kaybıyla gelen bir amnezik durum içindeyim... bak nanköre.. nezahatin haline nasıl -en kibar haliyle- duyarsız kaldığını unutmadım daha :hıh
cansuçanım hoşbuldum bebişim :)
vallaa shevekciim, tayyip erdoğanı gördükten sonra abdullah gülü niye görmeyelim... hele ki kendisi "cumhurbaşkanı" olacakken.....
Teşekkürler canım bu bilgi için. Zaten 1960'larda Ayla'da MTTB içindeydi. Ankara'da Kızılay'daki eylemde de göz altına alınmıştı hatırlarsanız. (Ah, ah anası koşup Nezahatten yardım istemişti, Mehmet gidip kurtarmıştı onu. Kadir bilmez Ayla ah.) Aynı Ayla, Nezahatin elbiseleri satılmayınca, neredeyse sevinmişti onların düştüğü duruma.
70'ten itibaren islamcı olacak...Sakın bizim Yaşar Abdullah Gül'e atıfta bulunan bir karakter olmasın?
yapma etme ve bulma dünyası, redemption saati, araba-kaza olayından sonra ona da çalışmaya başladı..bkz:içimdeki acıyı alacak ilaç var mı Toohhttooor bey!!!!:img-polic
Bir de ne demişler?...Keskin sirke küpüne zarar...Fazla hırs kafaya zarar!...sonra sıyırırsın...:icon_whis
1 Mayıs 1969: Yargıtay Başkanı İmran Öktem öldü. Cenaze töreninde büyük çapta olaylar çıktı, törene katılan İsmet İnönü güçlükle korunabildi. İnönü: "Olay, her manasıyla bir ölçüde 31 Mart vakasıdır."imran ökten hk ekşi sözlükten birşeylere bakındım..değişik geldi...
Bu törene mutlaka ama mutlaka Ahmetin katılması gerekli...Bir de İmran Öktem Şevketin arkadaşıymış...gibi bir şeyler...
Bu sahneyi mutlaka gösterecekler..:img-cool2:good:
(....) bence denizi oldurmeliler cunku nedenini soyliyim size eger olmezse bu kadar aktif bir ogrenci deniz gezmisin oldugu olaya ve tutuklanmaya muhakkak karisir yani gercek hayatta bu boyle olur simdi eger deniz olmezse o karakterdeki bi insandan deniz gezmisi yalniz birakmamasi beklenir ama tarihle oynamayacaklari icin senaristyler bunu yapamaz yani idam edilenlerin arasinda ikinci bir deniz olamaz haaa ama bizim gonlumuz razi olmadigi icin muhtemelen onunda bir yolunu bulacaklar senaristler ki oyle olacak anlatabildimmi?
şöyle ki, deniz, hüseyin ve yusufa idam kararı çıktığı mahkemede tek yargılanan onlar değildi galiba? emin değilim, ama nedense aklımda böyle kalmış.. araştırdım bulamadım, bilen varsa bir yazsın zahmet olmazsa...
yani, deniz gezm |