Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-19
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
8
[ 9]
10
11
ahhh shevekçanım :) ben de dün akşam aynısını yazmıştım:
ama görmek istediği gibi bakıyor herkes, malesef..
bu arada badger sağ ve salim olarak varmış, iyiyim merak etmeyin diyor :P yerleşip toparlanınca girecekmiş.. zaten onun vereceği tepkileri de "badgerın dediği gibi" diyerek veriyoruz baksanıza :D nasıl çözdüysek birbirimizi... evrendeki tüm kargalarla birlikte :img-hyste
ayla konusuna gelince, zeynepçanın teorisine katılıyorum.. büyük ihtimalle "farklı yollara savrulan ama yıllar sonra karşılaştığında hala birbirini seven iki aşık" portresi çizeceklerdi, ama sonradan vazgeçtiler.. isabet olmuş! :img-cool2
Çanım Mörvçanım, sen de yirmi yaşındasın ama bütün bunları görebiliyorsun. Boşuna dememişler akıl yaşta değil, baştadır diye.:img-wink::good:
Düşünsenize Rüyanın sınıf arkadaşları, öğretmeni, okul müdürü gerçeğin anlatılması gereken insan sürüsünü...Kurumları. (Evrenin bütün kargalarını.:)) Bekleyecek zaman yok. Ahmet haklı. Geç kaldılar zaten yeterince. En azından resmi kurumlar nezdinde hemen olmalı. Okula Gürsoy soyadıyla başlamalı...Babası onu ve tüm yükümlülüklerini almak istiyor üzerine. Bundan doğal ne olabilir ki?
Canım farklı düşüncelere her zaman kapımız açık :img-in_lo:img-in_lo
Evet Yasemin her şey için ne yazıkki çok geç kalıyor Ahmet ondan bir şey söylemesini bekliyor ama Yasemin 'de tık yok sonra yine Ahmet'in damarına damarına basıyor hiç bir çaba göstermiyor seven bir kadın bir anne yapmaz böyle bir şey :icon_whis
Ayla'ya gelince bence Ayla'nın masada Ahmet'e gerçeği söylememesinin sebebi Ahmet'in nefretini kazanmak istememesidir ayrılmış da olsalar Ahmet'i çok sevdiğini unutmamak lazım örneğin Yasemin'de Necdet'in dediği gibi Ahmet'in sevgisinin azalmasından korktuğu için gerçeği bir türlü söyleyemedi yoksa Rüya'yı filan düşündüğünden değil :icon_whisAma Ayla yardım ederse onun göznde yükselmeyeceğini hatta düşeceğini bilecek çünkü her şeyi bildiği halde Ahmet 'e evlenme teklif ettiği ortaya çıkacak yalnız Ahmet'in değil ailesinin hatta kendi ailesinin gözünde bile küçük düşecek bu durumda esas Aylayardım etmezse sinsi diyebiliriz ama yardım ederse gözümde değeri yükselecektir :img-yes:
ayla yardım edecektir tabiiki,yoksa ahmete boşuna yardım edilecek birşey varsa söyle demezdi,nasıl olsa artık ahmetle olan bağlarını kopardı,şimdi artık ona arkadaş gibi yardım edecek:img-yes:
çalıkuşu78 23-09-07, 21:31 bütün bu olaylar olurken niye bir psikoloğa danışmıyorlar onu bir türlü çözemedim..hiç olmazsa yasemin necdet ayrıca da ahmet bunu bir psikologla konuşmalı.. niye eksik bırakılıyorki.. bu dizide olanları anlıyamıyorum ..offf neyse pek te düşünmek istemiyorum..
arkadaşımın iddaası şu ki;,
ayla ile ahmet evleneceklermiş...formaliteden...
ayla üstüne basa basa ahmet'e bir yardımım dokunursa demiş ya
aslında o cümle bize rüya hakkında şahitlik yapabilir gibi gelmişti biliyorum lakin
bu da arkadaşımın düşüncesi...
diyorki
eğer ahmet rüya'yı alırsa veya alması için evli olması gerekirse ki(böyle bir kanun var mı bilmiyorum)
ahmette ayla ile formalite evlilik yapabilirmiş...
ben kocaman bi öyle saçmalık olmaz dedim ama...
tabi insan neler olabileceğini kestiremiyor....
aklıma gelmedi değil bak olabilir böyle birşey,formalitede olsa aylaya gün doğar artık,nasılsa yardım etmek için hazırda bekliyor:img-wink:
Ama bu kadar da saçmalamazlar heralde dimi :icon_whis:icon_whis
Yani dizide formalite evlilikten geçilmez o zaman Rüya'ya da yazık yani çocuğun kim annesi kim babası iyice karışacak :icon_whis:icon_whis
Hah bir de Ahmet Ayla'yla formalite evlilik yapsın tam olsun sonra da hatta Ayla ve Rüya'yı alıp yurtdışına götürsün bu sırada Rüya Ayla'ya alışsın ona anne demeye başlasın Yasemin'le Ahmet tekrar barışsınlar Yasemin Rüya'yı uzaktan sevsin ama Rüya Ayla'yı çok sevdiği için Ahmet'in ona soğuk davranışlarını görünce Ahmet'e öfkelensin bu durumda Ahmet Yasemin'e "Rüya'nın dengesi bozulacak diye o kadar korkuyorum ki yoksa ona söylemek istiyorum ki Yasemin Yasemin....söyleyemiyorum !!" desin bu sırada Yasemin daha fazla dayanamayıp bir velayet davası da o açsın davayı kazanmak için de TEO'yla formalite bir evlilik yapsın (NEcdet artık evli ve bir çocuğu var çünkü :)) bu böyle sürüp gitsin .....:icon_whis:img-icecr
Badgerçan varmış mı :img-in_lo Ayy çok özledik onu gelse de ne güzel yine Yasemin'le Necdet yatacak yeriniz yok dese :sad53::sad53:
biyolojik baba olarak konumlandırmak bana da pek adil gelmiyor açıkçası ahmeti...
bir_adı_yokçanım tamamen katılıyorum söylediklerine..
zamanında bir çan..evlatlık alınan çocuklar yıllar sonra ne kadar mutlu olurlarsa olsunlar yine de gerçek babalarını arıyorlar,demek ki bu sadece basit bir biyolojik olay değil demişti..hatırlatmakta fayda görüyorum.
ahmetle yaso birleşince necdet fanları ne kadar üzülür bilemem ama ben eğer yaso ile necdet birleşirse üzülmekle kalmam..lanet okurum diziyi izlediğime..forumda harcadığım onca zamana..diziyi,fragmanını izlemek için bekleyişlerime ve senaristlere:hıh
pardon ama bu hikaye ahmet-yasemini temele oturtan modern bir romeo jüliet hikayesi değil miydii???:img-cool2
bir_adı_yok 23-09-07, 21:35 madem sizlerde bu formülü tuttunuz..
o zaman melal'inde dediği gibi yokmu içinizde hukukçu olan veya hukukçu bir tanıdığıu olan...
eğer ahmet'İn rüya'yı alması için evli olması gerekiyorsa
demekki ayla ile kesin formalite bir evlilik yapar...
ama saçma olur o da yahu..
yasemin dururken niye ayla ile evlensin..
ben istemem böyle arap saçı işler..
önce necdet yasemin sonra
ayla ahmet...
var mı sırada bekleyen formalite evlilik için...
bütün bu olaylar olurken niye bir psikoloğa danışmıyorlar onu bir türlü çözemedim..hiç olmazsa yasemin necdet ayrıca da ahmet bunu bir psikologla konuşmalı.. niye eksik bırakılıyorki.. bu dizide olanları anlıyamıyorum ..offf neyse pek te düşünmek istemiyorum..
henüz karar verilmiş birşey yok,olanlar olduktan sonra başvururlar psikoloğa herhalde,tabii lütfederlerse:icon_whis
Açıkcası bende Ahmet'in Ayla'yla formaliteden evlenmesini istemem.
Ya gerçekten evlensin kızını da alsın Yasemin çatlasın.:)
Ya da kimseyle evlenmeden kızını alabilsin.
Ayy hiç bu kadar hukukçu tanıdığım olmasını istememişimdir.
Bizim ailede öğretmenden geçilmiyor ahh baba ahh ne olurdu hukuk fakültesine girseydin adam o kadar kitabı ezberleyemem diye kapısından dönmüş yaa.:)
bütün bu olaylar olurken niye bir psikoloğa danışmıyorlar onu bir türlü çözemedim..hiç olmazsa yasemin necdet ayrıca da ahmet bunu bir psikologla konuşmalı.. niye eksik bırakılıyorki.. bu dizide olanları anlıyamıyorum ..offf neyse pek te düşünmek istemiyorum..
canım psikoloğa danışsalar da rüya daha hazır değilmiş diyip ahmeti safdışı bırakmaya çalışacaklar...
yasemin ile necdet ahmete somut bir şey söylemiyor kii..hadi yarın psikoloğa gidelim..ben babamın evine gideyim,rüya necdetsizliğe alışsın,şu şu günlerde buluşalım beraber gezelim..sonra al rüyayı beraber zaman geçirirsin..vs vs vs demiyor ki yaso..
ahmet pimi(doğru mu yazdım bilmiyorum:icon_whis)çekilmiş bomba..bunlar ona bekle diyorlar..yok artık:img-beee:
bu arada shevek,yasonun rüyaya hadi içeri gidelim dediği yeri iyi hatırlattın..sinir oldum orda da..lüzumsuz yasemin:hıh
Çanım Mörvçanım, sen de yirmi yaşındasın ama bütün bunları görebiliyorsun. Boşuna dememişler akıl yaşta değil, baştadır diye.:img-wink::good:
Düşünsenize Rüyanın sınıf arkadaşları, öğretmeni, okul müdürü gerçeğin anlatılması gereken insan sürüsünü...Kurumları. (Evrenin bütün kargalarını.:)) Bekleyecek zaman yok. Ahmet haklı. Geç kaldılar zaten yeterince. En azından resmi kurumlar nezdinde hemen olmalı. Okula Gürsoy soyadıyla başlamalı...Babası onu ve tüm yükümlülüklerini almak istiyor üzerine. Bundan doğal ne olabilir ki?
evrenin bütün kargalarını :img-hyste
rüyanın hayatına şöyle ya da böyle bir noktadan dahil olacak insan sayısı arttıkça, rüya eğriyi doğruyu, gerçeği yalanı, sözü yemini, kolayı zoru öğrendikçe, bu gerçeği kaldırması daha da zorlaşacak, bu gün gibi aşikar. hala bunu "rüyanın piskolojisi" diye ertelemek nasıl bir aymazlık olabilir, bilemiyorum. kendimi rüyanın yerine koyuyorum, ben asi bir çocuktum -hala da öyleyim- ve de çok meraklıydım, rüya da böyle bir çocuk ve onun 10 yaşından 20li yaşlarına kadar hiçbir dönemi sakin ve uyum sağlayarak geçmeyecek. bu yüzden, henüz birçok şeyin farkına varmamışken olayları anlaması en mantıklısı.. yaseminin de bunu görememesi ne kadar acıklı.....:img-cool2
düşüncene saygı duymakla birlikte
bende şunu belirteyimki
eğer rüya
ahmet gerçeği bildiği halde
hala ahmet'e verilmesse bende ahmet için üzüleceğim..
ne ahmet olduğu için en de cansel elçin olduğu için..
kızından habersiz bunca yıl ve ardından
kavuşamamak...ne kadar acı...
hadi suçlu bir baba olsa bir nebze anlayabilirim ama...
...
birde aslında sadece biyolojik baba olmayı niye bu kadar küçümsüyoruzki
mesela hepimiz için geçerli
etrafımızda yabancı bir çocuk gördüğümüz zaman onu ne kadar sevebiliyoruz ki
hadi çocuk çok tatlı ve güzelse seviyoruz o an için...
ama insanın kendi canından kendi kanından bir çocuğu oldun mu veya kardeş kuzen yiğen yani kan bağı
insanı daha çok çekiyor...daha bir başka seviyorsunuz...
...
hak veriyoruzki emek vermek de hak sahibi yapıyor...
lakin o çocuk senin kanından canından yahu nasıl vazgeçersin..
ve ya nasıl sadece biyolojik deyip hafife alırsın...
bir_adı_yokçan.. altına imzamı atıyorum. biyolojik baba kimyasal baba diyerek bu işi "bakan mı biyolojik mi" muhabbetine götürmeye çalışıyorlar sanki. ama alakası yok.. kendi kanından, kendi canından ve kendi aşkından bir parça, bunu nasıl hafife alabiliriz? ahmet rüyayı sırf yaseminin bir parçası diye kabullenmişti, aynı necdetin de rüyayı sırf yaseminin bir parçası diye kabullendiği gibi. ama aradaki fark, rüyanın bir diğer parçasının da ahmetin olması. hafife alamam, çok büyük birşey çünkü....:img-in_lo
canım psikoloğa danışsalar da rüya daha hazır değilmiş diyip ahmeti safdışı bırakmaya çalışacaklar...
yasemin ile necdet ahmete somut bir şey söylemiyor kii..hadi yarın psikoloğa gidelim..ben babamın evine gideyim,rüya necdetsizliğe alışsın,şu şu günlerde buluşalım beraber gezelim..sonra al rüyayı beraber zaman geçirirsin..vs vs vs demiyor ki yaso..
ahmet pimi(doğru mu yazdım bilmiyorum:icon_whis)çekilmiş bomba..bunlar ona bekle diyorlar..yok artık:img-beee:
bu arada shevek,yasonun rüyaya hadi içeri gidelim dediği yeri iyi hatırlattın..sinir oldum orda da..lüzumsuz yasemin
benzetmenin hastasıyım ayşeçan :D teşbih sanatı bu kadar güzel kullanılmamıştı hiç :D pimi çekilmiş bombaya dur bekle de kaçayım diyebilir misin?
ben oyunuma dönüyorum, azeroth alemi beni bekler ;) arada gelirim bye
fatma-1721 23-09-07, 21:40 Sizi bilmem ama "allah iki sevenin arasinda(tüm hatalara ve olaylara ragmen)yardimci olmak isteyen ücüncü sahislarin yardimindan korusun" diyorum.Necdetin yardimi ve bu yardimi aldim kabul ettim diyerek oturup susan Yasemin sayesinde buralara geldik,simdi bir Ayla eksikti,onun yardimlariyla da önümüzdeki bölümleri geciririz ve bu zamana kadar izledigimiz muhtesem Ahmet karakterinin cöküsünü,hatalar zincirinde Yasemini takip etmesini,hatta katlamasini izleriz,insallah Ahmet Aylanin yardimini almadan cikar bu isin altindan.
madem sizlerde bu formülü tuttunuz..
o zaman melal'inde dediği gibi yokmu içinizde hukukçu olan veya hukukçu bir tanıdığıu olan...
eğer ahmet'İn rüya'yı alması için evli olması gerekiyorsa
demekki ayla ile kesin formalite bir evlilik yapar...
ama saçma olur o da yahu..
yasemin dururken niye ayla ile evlensin..
ben istemem böyle arap saçı işler..
önce necdet yasemin sonra
ayla ahmet...
var mı sırada bekleyen formalite evlilik için...
genel özette gerçekten aylayla ahmet bir şekilde evlenecekler diyorsa senin dediğin gibi bu anca formalite olur,ama işler çok karışır tabii,ben rüyaya acırım çocukcağız annem babam kim deyip duracak:icon_sorr
Rüya Ayla'ya anne demeye falan başlarmış ayy çok güzel olur.:img-hyste
Hani Ahmet dedi ya kızın başkasına anne dese neler hissedersin diye acaba Ahmet'in bu sözü söylemesinin de altından birşey çıkabilir mi?:)
Velayetin anaya yada babaya verilmesi hususunda somut bir koşul olduğu söylenemez.sadece dikkate alınacak konu çocuğun eğitim, sağlık, psikolojik açıdan ve ahlaki olarak kimin yanında daha rahat gelişeceği ve daha iyi büyüyeceğidir.Bunu da hakim şartları göz önünde bulundurarak takdir eder.
Tabi 1969 yılının şartlarını bilmiyoruz ama galiba Ahmet'in evli olması pek de gerekli değil ...tabi bir de Hakim Bey Amca'ya söyleyesek Yasemin'in yanında büyüyen RÜya'nın psikolojisinin ne olacağını kesin Ahmet'e verirdi velayeti :img-in_lo:img-icecr Eğer yalan ifade verirlerse mahkemede sonra da gerçekler ortaya çıkarsa böyle kişilere nasıl inanır hakim ben olsam böyle kişilere güvenmezdim ve diğerine verirdim velayeti mahkemeye yalan ifade veren kişilerden ne hayır gelir şahsen :icon_whis:icon_whis
biyolojik baba olarak konumlandırmak bana da pek adil gelmiyor açıkçası ahmeti...
bir_adı_yokçanım tamamen katılıyorum söylediklerine..
zamanında bir çan..evlatlık alınan çocuklar yıllar sonra ne kadar mutlu olurlarsa olsunlar yine de gerçek babalarını arıyorlar,demek ki bu sadece basit bir biyolojik olay değil demişti..hatırlatmakta fayda görüyorum.
ahmetle yaso birleşince necdet fanları ne kadar üzülür bilemem ama ben eğer yaso ile necdet birleşirse üzülmekle kalmam..lanet okurum diziyi izlediğime..forumda harcadığım onca zamana..diziyi,fragmanını izlemek için bekleyişlerime ve senaristlere:hıh
pardon ama bu hikaye ahmet-yasemini temele oturtan modern bir romeo jüliet hikayesi değil miydii???:img-cool2
Evet ayşeçanım, dizinin odağında yıllarca karşılıksız seven bir adamın sonunda muradına ermesi olsaydı, Necdet-Yasemin kavuşması mantıklı olurdu. Biz de zaten bu diziyi izlemezdik. Çünkü karşılıksız aşk denen mesele de bir yere kadar; platonik aşk, karşılıksız aşk, bunlar yeniyetmelikte olur ancak. Biz bu diziyi birbirlerini karşılıklı ve çekincesiz bir paylaşımla seven iki insanın dönemin koşulları ve siyasi çekişmelerle sekteye uğratılan aşkı odaktayken seyretmeye başladık. Bu, defalarca vurgulandı dizide. Sonuçta beklenen bu ikisinin biraraya geleceği "o büyük gün"dür yani. Bütün hikayelerin odağına en az iki ana karakter oturur. Diğer yan karakterler de bu iki ana karakterle ilişkilerine göre konumlanır. Necdet bu hikayede, en azından bu aşk hikayesinde üçüncü şahıstır. Ama Güzide ile kurgulanan aşkında ya da ilişkisinde baş karakterdir.
Hani daha önce Çehov'dan alıntı yapmıştık: "Bir hikayede duvara bir tüfek asıldığından bahsediyorsan, o tüfek hikayenin bir yerinde patlamalıdır," diyordu üstad. Bu hikayede duvara bir tüfek asıldı, aslında bir kaç tane. "Bunlardan biri, ne olursa olsun, ne yaşayacaklarsa yaşasınlar, ikisi birbirinin tek aşkı olacağıydı. İkincisi de bu çocuğun, bu aşkın meyvesi olduğu ve günün birinde babasının bunu öğreneceğiydi." Mesele "bakan baba-biyolojik baba" çatışması üzerine kurulmadı. Kaldı ki Ahmet sperm bankasına spermlerini bırakmış bir biyolojik baba değildir, o sevdiği ve onu seven kadınla birlikte olmuştur. Bundan doğacak bir bebekten onun kadar mutlu olabilecek bir baba adayı daha olamazdı. O, ikisinin çocuğudur. Kanla ya da genle değil ama, oradaki "mız" ekiyle ilgisi var durumun. Bir de "hak"la. Ahmetin elinden babalık hakkı alınmıştır. O sorumluluktan kaçmadı, bilseydi dünyanın en mutlu insanı olabilirdi, kızına da çok iyi bir baba olurdu. Hak geçmedi yani. Bırakıp gitseydi, istemeseydi, reddetseydi o zaman "bakana" hak geçerdi. Ama yine de bu durumda bile ileride pişman olup geri dönse birincil hak yine onun olurdu. Bu evrensel bir etik kaidedir.
Rüya Ayla'ya anne demeye falan başlarmış ayy çok güzel olur.:img-hyste
Hani Ahmet dedi ya kızın başkasına anne dese neler hissedersin diye acaba Ahmet'in bu sözü söylemesinin de altından birşey çıkabilir mi?:)
yok canım,rüya annesini bilecek yaşta artık,aylaya yapmadığı eziyet kalmaz,yok yok bu formalite evlilik aklıma yatmadı,ahmet çocuğu alsa bile rüya gitmezki:img-yes:
biyolojik baba olarak konumlandırmak bana da pek adil gelmiyor açıkçası ahmeti...
bir_adı_yokçanım tamamen katılıyorum söylediklerine..
zamanında bir çan..evlatlık alınan çocuklar yıllar sonra ne kadar mutlu olurlarsa olsunlar yine de gerçek babalarını arıyorlar,demek ki bu sadece basit bir biyolojik olay değil demişti..hatırlatmakta fayda görüyorum.
ahmetle yaso birleşince necdet fanları ne kadar üzülür bilemem ama ben eğer yaso ile necdet birleşirse üzülmekle kalmam..lanet okurum diziyi izlediğime..forumda harcadığım onca zamana..diziyi,fragmanını izlemek için bekleyişlerime ve senaristlere:hıh
pardon ama bu hikaye ahmet-yasemini temele oturtan modern bir romeo jüliet hikayesi değil miydii???:img-cool2
Allah korusun ya biz niye üzülelim. Ben üzülürüm Ahmet ve Yasemin birleşmesine ama o da Necdet ve Yasemin ayrı kalacak diye değil o kadar zaman sonra Ahmet'e yazık olacak diye.:)
Amaaa Necdet ve Yasemin birleşirse çok ama çok daha fazla üzülürüm. HAtta senaristlere demediğimi bırakmam. Ben başından beri sevmiyorum Yasemin'i.
Şöyle de bir gerçek var ki bu dizi sadece Yasemin ve Ahmet üzerine kurulmamış. Zaten öyle olsa bence olaylar başından beri çok farklı gelişirdi. benim bugüne kadar izlediklerimden anladığım bu dizi Yasemin-Ahmet-Necdet üçlüsü üzerine yazılmış. Başından dizi için öyle bir açıklama yapılmış olabilir ama baya yanlış bir açıklama olmuş.
bir_adı_yok 23-09-07, 21:51 Rüya Ayla'ya anne demeye falan başlarmış ayy çok güzel olur.:img-hyste
Hani Ahmet dedi ya kızın başkasına anne dese neler hissedersin diye acaba Ahmet'in bu sözü söylemesinin de altından birşey çıkabilir mi?:)
paranoyak izleyici mi olduk ne.
her cümlenin altında bir bit yeniği arıyoruz..
şunu dedi ya, kesin şu olabilir
bunu dedi ya, böyle olabilir...
....
ne ayla'yı istiyorum ne de başka birisini...
lütfen rüya'yı şartsız versinler ahmet'e...
paranoyak izleyici mi olduk ne.
her cümlenin altında bir bit yeniği arıyoruz..
şunu dedi ya, kesin şu olabilir
bunu dedi ya, böyle olabilir...
....
ne ayla'yı istiyorum ne de başka birisini...
lütfen rüya'yı şartsız versinler ahmet'e...
Valla öyle olduk canım.:)
Bende Ahmet'in Rüya'yı şartsız almasını istiyorum baba-kız yaşasınlar.:)
Nesli'ciğim dediğin de doğru Rüya niye Ayla'ya anne desin ama belki Yasemin verem olur yada üzüntüden felç falan geçirir Rüya'da annen öldü derler.:)
Ayy çok saçmaladım farkındayım bunları yazmadım farz edin.:)
Allah korusun ya biz niye üzülelim. Ben üzülürüm Ahmet ve Yasemin birleşmesine ama o da Necdet ve Yasemin ayrı kalacak diye değil o kadar zaman sonra Ahmet'e yazık olacak diye.:)
Amaaa Necdet ve Yasemin birleşirse çok ama çok daha fazla üzülürüm. HAtta senaristlere demediğimi bırakmam. Ben başından beri sevmiyorum Yasemin'i.
Şöyle de bir gerçek var ki bu dizi sadece Yasemin ve Ahmet üzerine kurulmamış. Zaten öyle olsa bence olaylar başından beri çok farklı gelişirdi. benim bugüne kadar izlediklerimden anladığım bu dizi Yasemin-Ahmet-Necdet üçlüsü üzerine yazılmış. Başından dizi için öyle bir açıklama yapılmış olabilir ama baya yanlış bir açıklama olmuş.
zaten cevabım başka bir forum üyesineydi..ama necdetseverler diyince cevap hakkı doğdu haklısın..
dizi tabiki sadece ahmet yasemin veya necdet üzerine yazılmadı..en azından öyle düşünüyordum..mesela sevim,mehmet,deniz,yaşar..kendi alanlarının başkarakteridir..shevek in biraz önce necdet güzide ilişkisinde necdetin başkarakter olduğunu ama ahmet yaso arasında 3.kişi olduğunu söylediği kısımları vurgulamakta fayda görüyorum burda..
tabi ben böyle düşünüyordum..ama yanılmışım..meğer dizi necdetin üzerine kurulmuş da biz geç farketmişiz..kinaye arama bu sözlerimde lütfen..senarist hanımın görüşlerini de öğrendikten sonra gerçekten bu şekilde düşünüyorum..
yine de kendi adıma konuşmam gerekirse..benim için hikaye ahmet-yaso üzerine kuruludur..necdet de-kusura bakmayın ama-ahmet yaso aşkında dış kapının mandalıdır:img-cool2
fatma-1721 23-09-07, 21:57 Evet ayşeçanım, dizinin odağında yıllarca karşılıksız seven bir adamın sonunda muradına ermesi olsaydı, Necdet-Yasemin kavuşması mantıklı olurdu. Biz de zaten bu diziyi izlemezdik. Çünkü karşılıksı aşk denen mesele de bir yere kadar, platonik aşk, karşılıksız aşk, bunlar yeniyetmelikte olur ancak. Biz bu diziyi birbirlerini karşılıklı ve çekincesiz bir paylaşımla seven iki insanın dönemin koşulları ve siyasi çekişmelerle sekteye uğratılan aşkı odaktayken seyretmeye başladık. Bu, defalarca vurgulandı dizide. Sonuçta beklenen bu ikisinin biraraya geleceği "o büyük gün"dür yani. Bütün hikayelerin odağına en az iki ana karakter oturur. Diğer yan karakterler de bu iki ana karakterle ilişkilerine göre konumlanır. Necdet bu hikayede, en azından bu aşk hikayesinde üçüncü şahıstır. Ama Güzide ile kurgulanan aşkında ya da ilişkisinde baş karakterdir.
Hani daha önce Çehov'dan alıntı yapmıştık: "Bir hikayede duvara bir tüfek asıldığından bahsediyorsan, o tüfek hikayenin bir yerinde patlamalıdır," diyordu üstad. Bu hikayede duvara bir tüfek asıldı, aslında bir kaç tane. "Bunlardan biri, ne olursa olsun, ne yaşayacaklarsa yaşasınlar, ikisi birbirinin tek aşkı olacağıydı. İkincisi de bu çocuğun, bu aşkın meyvesi olduğu ve günün birinde babasının bunu öğreneceğiydi." Mesele "bakan baba-biyolojik baba" çatışması üzerine kurulmadı. Kaldı ki Ahmet sperm bankasına spermlerini bırakmış bir biyolojik baba değildir, o sevdiği kadınla birlikte olmuştur. Bundan doğacak bir bebekten onun kadar mutlu olabilecek bir baba adayı daha olamazdı. O, ikisinin çocuğudur. Kanla ya da genle değil ama, oradaki "mız" ekiyle ilgisi var durumun. Bir de "hak"la. Ahmetin elinden babalık hakkı alınmıştır. O sorumluluktan kaçmadı, bilseydi dünyanın en mutlu insanı olabilirdi, kızına da çok iyi bir baba olurdu. Hak geçmedi yani. Bırakıp gitseydi, istemeseydi, reddetseydi o zaman "bakana" hak geçerdi. Ama yine de bu durumda bile ileride pişman olup geri dönse birincil hak yine onun olurdu. Bu evrensel bir etik kaidedir.
Bu yorumuna sonuna kadar katiliyorum,cok güzel ve dogru yazmissin:good:
Sonuçta beklenen bu ikisinin biraraya geleceği "o büyük gün"dür yani.
O büyük gün gelecek seninde yazdigin gibi insallah da ne zaman?Ben Yasemin-Necdet evliligi cok sükür bitiyor derken,Ahmet-Ayla evliligi olursa buna dayanamam sanirim.Yasemin düsüncesiz diyerek yaptigi yanlislari,hatalari ona yakistiriyoruz ama Ahmeti o durumda görmek istemiyorum:icon_sorr
herkes iyi geceler evet rüya nasıl etkilenir acaba babasını ahmet oldugun hemen ögrenirim gib yorumlar içerisindeyiz ama ben tahminene hemen ögrenmez gibi geliyo hemen söylemezler ama bence ahmet rüyayaı alacaktır ama artık olay nasıl rüya acısnda bilmiyorum çok çok etkilenecegi belli bugune kadar necdeti baba biliyo onu sevmiş çok agır bir sekilde etkilenecek yani 4 yaşındaki bir kız cocugundan bahsediyoruz her seyi anlıyabilecek yasa gelmemiş kabullenmesi biraz zor olacak tabi ama bide ayla anne der gibi yorumlar var ben ahmetin Aylayla evlenecegin sanmıyorum hem ahmet yasemin seviyo evlenseydi daha önce evlenirdi...bide bence ahmet ve yasemin sonuda birlesecekler bende çok isterim olsun:) yani bu belli rüya ahmet yasemin bu üçlü en sonda beraber olacaklar ben necdete üzlmeme niye üzliyim canım oda güzideyle mutlu mesut yasar:)
zaten cevabım başka bir forum üyesineydi..ama necdetseverler diyince cevap hakkı doğdu haklısın..
dizi tabiki sadece ahmet yasemin veya necdet üzerine yazılmadı..en azından öyle düşünüyordum..mesela sevim,mehmet,deniz,yaşar..kendi alanlarının başkarakteridir..shevek in biraz önce necdet güzide ilişkisinde necdetin başkarakter olduğunu ama ahmet yaso arasında 3.kişi olduğunu söylediği kısımları vurgulamakta fayda görüyorum burda..
tabi ben böyle düşünüyordum..ama yanılmışım..meğer dizi necdetin üzerine kurulmuş da biz geç farketmişiz..kinaye arama bu sözlerimde lütfen..senarist hanımın görüşlerini de öğrendikten sonra gerçekten bu şekilde düşünüyorum..
yine de kendi adıma konuşmam gerekirse..benim için hikaye ahmet-yaso üzerine kuruludur..necdet de-kusura bakmayın ama-ahmet yaso aşkında dış kapının mandalıdır:img-cool2
Sevgli spdr son cümlenin okurken yüzümde hafif bir gülümseme olustu:)'' dış kapının mandalıdır ''ben acıkcası üzlmem yani sonucta necdete güzdeyle mutlu mesut yasar gider..
madem sizlerde bu formülü tuttunuz..
o zaman melal'inde dediği gibi yokmu içinizde hukukçu olan veya hukukçu bir tanıdığıu olan...
eğer ahmet'İn rüya'yı alması için evli olması gerekiyorsa
demekki ayla ile kesin formalite bir evlilik yapar...
ama saçma olur o da yahu..
yasemin dururken niye ayla ile evlensin..
ben istemem böyle arap saçı işler..
önce necdet yasemin sonra
ayla ahmet...
var mı sırada bekleyen formalite evlilik için...
2002 medeni kanundan bildiğim, Ahmet'in Rüya'yı almak için evlenmesine gerek olmadığı tabii ki:img-wink:
Önceki medeni kanun ne diyodur bilemem:icon_whis
Ama aşağı yukarı bildiğim, öncelikle annenin yeminli ifade verip biyolojik babayı doğrulaması, yasal babanın da çocuğu reddetmesi gerektiği. Velayet davası ancak bu koşullar sağlandıktan sonra açılır.
Bir başkasının tanıklığı(delil olmadan ki Ayla'da yok), yasal anne-baba gerçeği söylemedikçe önemli değildir. Tanık yalan ifade de veriyo olabilir. Öncelikli olan annenin ifadesidir. O olmadan(DNA testi de olmadığına göre) gerçeğin ortaya çıkması imkansız olduğu gibi velayeti kazanmak da mümkün değildir.
Gerçek ortaya çıkarsa, mahkeme çocuğu biyolojik babaya verir, babalık haklarının elinden alındığı gerekçesiyle. Öyle bir durumda mahkeme evlilik kurumunun önemini veya çocuğun psikolojisini ikinci plana atar. (boşanmış bi çiftin velayet davası olmadığı için çocuğun durumu ikinci plandadır-en azından ben öyle biliyorum:) )
Yasal anne-baba kanun önünde suçludur. Hak sahibi de babadır. Aynen yorumlardaki gibi, terkedip gitmediği, çocuğundan haberi bile olmadığı, bütün gerçekler ondan yıllarca gizlendiği için:img-wink:
Velayeti kazanması için tek engel, maddi durumu olabilir normal şartlarda. Ama Ahmet'in zaten öyle bi sorunu yok. Çocuğun velayetini alabilmek için maddi durumunun yeterli olduğunu kanıtlarsa, çocuk anneye muhtaç bir yaşta bile olsa biyolojik babaya verilir:img-wink:
Bildiklerim bunlar.. Hukukçu değilim. Kesin bilgi değildir, direkt bana güvenmeyin:)
Valla öyle olduk canım.:)
Bende Ahmet'in Rüya'yı şartsız almasını istiyorum baba-kız yaşasınlar.:)
Nesli'ciğim dediğin de doğru Rüya niye Ayla'ya anne desin ama belki Yasemin verem olur yada üzüntüden felç falan geçirir Rüya'da annen öldü derler.:)
Ayy çok saçmaladım farkındayım bunları yazmadım farz edin.:)
Eğer mahkeme olursa, mahkemede Yaseminle Necdetin yalan beyanda bulundukları kanıtlanırsa, sonunda Rüyayı kayıtsız ve şartsız babasına verirler tabii. Ama bildiğim kadarıyla bu velayet davası değil. Nüfusuna almak istiyor Ahmet.
Aman sakın Aylayla evlendirmesinler Melal. Ayla fatmanın da dediği gibi fesat... Her şeye razı. Kendisini sevmediğini bile bile gerçekten karısı olmaya razıydı hatırlasanıza. Bence o ne yapar eder, bu evliliğin formalite olmasını engeller. Neme lazım.:))
Dyss, nihayet aynı sayfada yazışabildik.:):good:bye
bir_adı_yok 23-09-07, 22:10 ben necdete üzlmem niye üzliyim canım oda güzideyle mutlu mesut yasar:)[/I]
dimi yaa..
necdet'e niye üzülelim ...
6 sene emek verdiği birinden ayrılıyor diye..
gitsin kendisine aşık olan bir kadından çocuk yapsın ve de emek versin
daha isabetli olur..hem biyolojikmanda babası olmuş olur:img-hyste
bu arada ben bu biyolojik lafına gıcık olmaya başladım artık kullanmak istemiyorum...
biyolojik baba..biyolojik baba :hıh ...
zaten cevabım başka bir forum üyesineydi..ama necdetseverler diyince cevap hakkı doğdu haklısın..
dizi tabiki sadece ahmet yasemin veya necdet üzerine yazılmadı..en azından öyle düşünüyordum..mesela sevim,mehmet,deniz,yaşar..kendi alanlarının başkarakteridir..shevek in biraz önce necdet güzide ilişkisinde necdetin başkarakter olduğunu ama ahmet yaso arasında 3.kişi olduğunu söylediği kısımları vurgulamakta fayda görüyorum burda..
tabi ben böyle düşünüyordum..ama yanılmışım..meğer dizi necdetin üzerine kurulmuş da biz geç farketmişiz..kinaye arama bu sözlerimde lütfen..senarist hanımın görüşlerini de öğrendikten sonra gerçekten bu şekilde düşünüyorum..
yine de kendi adıma konuşmam gerekirse..benim için hikaye ahmet-yaso üzerine kuruludur..necdet de-kusura bakmayın ama-ahmet yaso aşkında dış kapının mandalıdır:img-cool2
Hayır tabiki de sadece 3ü üzerine dönmüyo dizi. Yalnız her dizide olduğu gibi bu dizide de ana karakterler var. Benim düşünceme göre Necdet onların arasında değil Yasemin'in yanında ve Yasemin istediği an da gider biliyoruz. Ayrıca bu dizinin 3ü üzerine döndüğünü dizinin jeneriğinden de anlayabiliriz. Başta Cansel-Beren-Okan üçlüsünün adı yazıyo.
Heralde önemli olmayan bir karakterin adını en başa yazmazlar.
Tabiki herkes kimi daha çok seviyorsa onun üzerine kurulu gibi gelir hikaye bu görecelidir ama bana 3ü üzerine kurulmuş gibi geliyo ve yanılmadığımı sanıyorum.
Ayrıca Necdet bir yan karakter de olsa fark etmez sonuçta benim için oyunculuğuyla harikalar yaratıyor.
Sen Necdet'i sevmediğin için böyle düşünüyo olabilirsin saygılıyım görüşüne.
paranoyak izleyici mi olduk ne.
her cümlenin altında bir bit yeniği arıyoruz..
şunu dedi ya, kesin şu olabilir
bunu dedi ya, böyle olabilir...
....
ne ayla'yı istiyorum ne de başka birisini...
lütfen rüya'yı şartsız versinler ahmet'e...
ayla çok ilginç bir karakter..
aslında açık açık..ahmetin hayatını birinci dereceden etkileyecek şekilde yaptığı somut bir şey de yok.evet fırsatçı ama dalavere çevirmiyor..
ama hp deki ruh emiciler gibi:icon_whis-merveye selamlar-:)onun olduğu yerde insan rahatsız oluyor...
başlarda daha etkili,sinsi görünüyordu ama şimdilerde kendi halinde,belki zamanı geldiğinde ahmetin yasoya karşı kullancağı bir koz..ama sadece ahmet isterse...
aslında yavaş yavaş acımaya bile başlıyorum sanırım aylanın bu haline;yalnızlığına,dışlanmışlığına,olanları sessizce kabullenişine:icon_whis
önceden yaptıkları da malum ama şimdi böyle hissediyorum işte:icon_whis
--
merve_ak;ben de sana saygılıyım canım..ortak bir noktada buluşamayacağımız açık...uzatmak da istemiyorum ama zaten necdeti yan karakter olarak tanımlamak gibi bir niyetim yok..ben necdeti karalayan kötüleyen bir şey yazmadım zaten..çok da sempati duymadığım doğru ama anlatmaya çalıştığım asıl şey..yineliyorum..necdet,ahmet yaso aşkında dış kapının mandalıdır...bu kadar:img-wink:
Eğer mahkeme olursa, mahkemede Yaseminle Necdetin yalan beyanda bulundukları kanıtlanırsa, sonunda Rüyayı kayıtsız ve şartsız babasına verirler tabii. Ama bildiğim kadarıyla bu velayet davası değil. Nüfusuna almak istiyor Ahmet.
Aman sakın Aylayla evlendirmesinler Melal. Ayla fatmanın da dediği gibi fesat... Her şeye razı. Kendisini sevmediğini bile bile gerçekten karısı olmaya razıydı hatırlasanıza. Bence o ne yapar eder, bu evliliğin formalite olmasını engeller. Neme lazım.:))
Umarım dediğin gibi olur canım.
Yasemin ve Necdet yalan beyanda bulunur ve bu kanıtlanır Ahmet'te kızına kavuşur.
Ayla özünde iyi biri yinede sadece Ahmet'i seviyor.
Ve sevgisi yüzünden her ne şekilde olursa olsun Ahmet'le olmak isteyebilir.
Ama Ahmet'le Ayla evlenir mi evlenirse neler olur pek tahminim yok.
Umarım Ayla mahkemede ifade vererek Ahmet'e olan aşkını ispatlar ve forumda bende dahil bazılarımız dediği gibi o bir melek deriz.:)
Mahkemede olayi Ayla aciklar..(eger cikarsa tabi), cünkü gercegi bide o biliyor!
:img-yes::img-yes:
dimi yaa..
necdet'e niye üzülelim ...
6 sene emek verdiği birinden ayrılıyor diye..
gitsin kendisine aşık olan bir kadından çocuk yapsın ve de emek versin
daha isabetli olur..hem biyolojikmanda babası olmuş olur:img-hyste
bu arada ben bu biyolojik lafına gıcık olmaya başladım artık kullanmak istemiyorum...
biyolojik baba..biyolojik baba :hıh ...
Biyolojik, kimyasal...bunları bu başlıkta bence de kullanmayalım bir_adı_yokçan. Çünkü dizide böyle bir tipleme yok.
Bir biyolojik baba, kızından bahsederken aşağıdaki gibi gülebilir mi?
bir_adı_yok 23-09-07, 22:20 gülemez tabi...Shevek
artık bu gibi kelimeleri kullanıp ahmet'e haksızlık etmeyelim...
daha önceki msjındada belirttiğin gibi
sanki ahmet sperm bankasına bağışta bulunmuşta sonrdan ortaya çıkıp çocuğunu almaya çalışmış..
dimi yaa..
necdet'e niye üzülelim ...
6 sene emek verdiği birinden ayrılıyor diye..
gitsin kendisine aşık olan bir kadından çocuk yapsın ve de emek versin
daha isabetli olur..hem biyolojikmanda babası olmuş olur:img-hyste
bu arada ben bu biyolojik lafına gıcık olmaya başladım artık kullanmak istemiyorum...
biyolojik baba..biyolojik baba :hıh ...
niye üzliyim üzlmem kendisi istedi evlenmek yasemin illa da benimle evlene evlen demedi :img-hyste canım hem yasemin demişti bir sartla birine ask oldugun anda söyliyecen ayrılacagız işte sunuc :img-hyste ya bide yasemin olmasın falan deniliyo tamam yasemin çok yanlılş yaptı hata etti yaptıgı hiç bir seyi savunmuyorum sureklide ona yüklenmek dogru degil aslında sonucta 20 yaşında rüya hamile kalmış o aille karsı kimse yok ne ahmet ne baskası çok genc ne yapacagın bilmiyecek durum da aslında onun durum da zormuş o zamanlar yani onu tarfından bakıtıgım zamanda anlıyabiliyorum ahmet çok üzüdü bunda bu kızıgınlık sanırım... çok yanlış yaptı ahmet çok üzüd ama oda acı cekti aslında gerci yaso hatıra defterin yazı yazmaktan baska bir sey yapmadı :img-hyste bide ben ahmetin ayla ile evlenecegin sanmıyorum olanak dısı allh korsun... zaten evlenmek isteseydi koskca 4 sen vardı evlenirdi nisanlandılar zaten yani evlenirdi isteseydi demeki istememiş neyse uzun lafı kısası ben ahmet ve yasemin bireşmeleri çok isterim:)
Ayla olayında şüpheliyim dostlar. Ayla'nın lafıyla mı hareket edecek mahkeme?Yani keşke öyle olsa.Ama Ayla, Yasemin'in ailesinden biri değildir.Nasıl ispat edecek sunduğu gerçeği.Sadece "duydum" diyecek.Aylanın sözüne karşı Yasemin ve Necdetin sözü.Ayrıca,Ayla Ahmetin eski nişanlısıdır.Ex nişanlısına bir iyilik olsun diye böyle bir şey söyleyebilir diye düşünebilir mahkeme.
Selmacım ve Şevketcim,melun melunRüya'nın fotoğrafına bakacaklarına artık oğullarına tam destek olmaya başlasalar iyi olacak.Bu durumda Yaseminle, gerekirse Rıza'yla bile konuşmalı;olayı kökten çözmelidiriler.Yaksınlar gemileri artık!
gülemez tabi...Shevek
artık bu gibi kelimeleri kullanıp ahmet'e haksızlık etmeyelim...
daha önceki msjındada belirttiğin gibi
sanki ahmet sperm bankasına bağışta bulunmuşta sonrdan ortaya çıkıp çocuğunu almaya çalışmış..
:img-hyste:img-hyste
Bu yoruma bayıldım.
Bence de haklısın elbette haberi olsaydı biyolojik olmakla yetinmez çokta iyi bir baba olurdu. Hala olabilir Yasemin Hanım saçmalamazlarsa ama diretecekler, sanırım saçmalamanın sınırları zorlanacak.
Bu arada Ahmet&Yasemin aşkında da keşke dış kapının dış mandalı olsaydı Necdet çok isterdim gerçekten. Ama malesef senaristler her an her şeyin içine Necdet sıkıştırıyorlar.:img-cool2
Bana da biyolojik baba demek tuhaf geliyor hatta kötü geliyor bunu ben ancak çocuğuyla ilgilenmeyen kişiler için bir de donörler için kullanırım :icon_whis
Her neyse benim de dediğim gibi mahkemeye yalan beyanda bulunan kişilere hakim ne kadar güvenir umarım şu mahkemede herşey ortaya çıkar Yasemin 'de biraz utansın ve acı çeksin Ahmet'ten bin kat fazla:hıh Rüya'nın psikolojisine gelince Ahmet zaten onu annesinden ayırmaya kıyamaz göreceksiniz ve bir şekilde Ahmet-Yasemin'i birleştireceklerine göre senaristler(ben buna nasıl dayanırım bilmem :icon_sorr Neyse Ahmet tamam derse bn o mutlu diye razıyım :sad53::sad53:)Rüya'da zamanla bunları atlatır:img-icecr
Neyse iyi geceler herkese byebye
fatma-1721 23-09-07, 22:27 Bazi arkadaslar Aylanin mahkemede sahitlik edecegini yazmis,bu düsüncemi yoksa kesin bir bilgi mi?
Eger Ayla mahkemede bu konuda sahitlik yaparsa sahsen ben cok sasiririm:icon_whis cünkü son bölümde Ahmet-Ayla konusmasinda Ahmet"Rüya benim kizim "dediginde ve Aylanin sasirmadigini görüp "sasirmadin?"diye sordugunda,Ayla"yok cok sasirdim" diyerek bunu daha önceden bildigini saklamisti,gercegi hem saklayip hem Ahmete bu konuda yardim teklifinde bulunmak:icon_whis biraz tuhaf,bence Aylanin "yardim" dediginden kasti baska "sahitligi"düsündügünü sanmam,bu su son davranisiyla celisir, "cocugun velayeti icin evlilik gerekiyorsa bana basvurabilirsin"demek istedi galiba Ayla,yardimdan kasti bu sanirim,zaten benim tanidigim Ahmet eger Aylanin gercegi bildigini ve ondan bu zamana kadar gizledigini ögrenirse(ona Rüyanin kendi kizi oldugunu söylemek yerine evlenme teklifi ettigini hatirlayacaktir) Aylanin bu saaten sonra sahitlik yapmasi da Ahmetin gözünde onu kurtarmaz,bu ipleri iyice koparir.
mesla ayla rüyanın ahmetin kız oldugun biliyodu yasemin ahmetin hasta yatagında yattıgı zamanlar ziyaretine geldigi zaman kendi kulaklarıyla duydu yasemin dediklerin oda ahmete diyebilrdi bakk ahmet yasemin seni ziyaret geldi söyle seyler söyledi rüya senin kızın tum gercegi anlatabilrdi...bu kadar bekleyip bir de mahkemde sahitilk yaparsa pes yani ben ahmetin yerinde olsam çok kızarım böyle bir gercegi biliyosun söylemiyosun...
Ayla olayında şüpheliyim dostlar. Ayla'nın lafıyla mı hareket edecek mahkeme?Yani keşke öyle olsa.Ama Ayla, Yasemin'in ailesinden biri değildir.Nasıl ispat edecek sunduğu gerçeği.Sadece "duydum" diyecek.Aylanın sözüne karşı Yasemin ve Necdetin sözü.Ayrıca,Ayla Ahmetin eski nişanlısıdır.Ex nişanlısına bir iyilik olsun diye böyle bir şey söyleyebilir diye düşünebilir mahkeme.
Selmacım ve Şevketcim,melun melunRüya'nın fotoğrafına bakacaklarına artık oğullarına tam destek olmaya başlasalar iyi olacak.Bu durumda Yaseminle, gerekirse Rıza'yla bile konuşmalı;olayı kökten çözmelidiriler.Yaksınlar gemileri artık!
aylanın şahitliği bence çok büyük ihtimalle mahkemeyi etkilemeycek..kaldı ki en az 2 şahit falan gerekiyor sanıyorum..ama aylanın itirafıyla birlikte ahmette yumuşama ve davayı açtığı için pişmanlık olacaktır bence..
daha fazlasını bekleyemiyorum aylanın bu sırrı bilmesinden:img-yes:
selma ve şevket çok sakin karşıladı durumu..tuhaf davranıyorlar.ama özellikle de selmaya ne kadar yakıştı babaanne olmak değil mii:img-in_lo
--
iyi geceler zeynopbye
ben de çıkıyorum yavaştan..iyi geceler çanlarım:img-in_lo
2002 medeni kanundan bildiğim, Ahmet'in Rüya'yı almak için evlenmesine gerek olmadığı tabii ki:img-wink:
Önceki medeni kanun ne diyodur bilemem:icon_whis
Ama aşağı yukarı bildiğim, öncelikle annenin yeminli ifade verip biyolojik babayı doğrulaması, yasal babanın da çocuğu reddetmesi gerektiği. Velayet davası ancak bu koşullar sağlandıktan sonra açılır.
Bir başkasının tanıklığı(delil olmadan ki Ayla'da yok), yasal anne-baba gerçeği söylemedikçe önemli değildir. Tanık yalan ifade de veriyo olabilir. Öncelikli olan annenin ifadesidir. O olmadan(DNA testi de olmadığına göre) gerçeğin ortaya çıkması imkansız olduğu gibi velayeti kazanmak da mümkün değildir.
Gerçek ortaya çıkarsa, mahkeme çocuğu biyolojik babaya verir, babalık haklarının elinden alındığı gerekçesiyle. Öyle bir durumda mahkeme evlilik kurumunun önemini veya çocuğun psikolojisini ikinci plana atar. (boşanmış bi çiftin velayet davası olmadığı için çocuğun durumu ikinci plandadır-en azından ben öyle biliyorum:) )
Yasal anne-baba kanun önünde suçludur. Hak sahibi de babadır. Aynen yorumlardaki gibi, terkedip gitmediği, çocuğundan haberi bile olmadığı, bütün gerçekler ondan yıllarca gizlendiği için:img-wink:
Velayeti kazanması için tek engel, maddi durumu olabilir normal şartlarda. Ama Ahmet'in zaten öyle bi sorunu yok. Çocuğun velayetini alabilmek için maddi durumunun yeterli olduğunu kanıtlarsa, çocuk anneye muhtaç bir yaşta bile olsa biyolojik babaya verilir:img-wink:
Bildiklerim bunlar.. Hukukçu değilim. Kesin bilgi değildir, direkt bana güvenmeyin:)
hah işte, bu noktada mahkemeye sunulacak delil 20. YÜZYILIN OLAYI: ADA YASEMİNİNİN MEŞHUR GÜNLÜĞÜ olabilir. davalıya ait, 7 yıllık tarihe sahip yazılı metin... daha ne olsun :D o halde, yasemin ilk seferinde yaptığı gibi günlüğü ortalarda bırakmaya devam etsin de görsün hanyayı konyayı :D
ayşeçan, ruh emici :good:
Hayır tabiki de sadece 3ü üzerine dönmüyo dizi. Yalnız her dizide olduğu gibi bu dizide de ana karakterler var. Benim düşünceme göre Necdet onların arasında değil Yasemin'in yanında ve Yasemin istediği an da gider biliyoruz. Ayrıca bu dizinin 3ü üzerine döndüğünü dizinin jeneriğinden de anlayabiliriz. Başta Cansel-Beren-Okan üçlüsünün adı yazıyo.
Heralde önemli olmayan bir karakterin adını en başa yazmazlar.
Tabiki herkes kimi daha çok seviyorsa onun üzerine kurulu gibi gelir hikaye bu görecelidir ama bana 3ü üzerine kurulmuş gibi geliyo ve yanılmadığımı sanıyorum.
Ayrıca Necdet bir yan karakter de olsa fark etmez sonuçta benim için oyunculuğuyla harikalar yaratıyor.
Sen Necdet'i sevmediğin için böyle düşünüyo olabilirsin saygılıyım görüşüne.
Merve, Necdet'in dizi içinde önemli bir karakter olmadığını söylemiyor kimse zaten. Harun'un bir repliğini hatırlatayım: "Karşılıksız aşkın kanunu budur. Karşılıksız seven üzülür." Bir de Nazım Hikmet'ten bir dize "Sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?" Hayır değil. Bu işler zorla olmuyor. Zorla ya da hatta güzellikle, minnetle aşık olamıyorsun bir insana. Olmayınca olmuyor işte. Bir de bir deyiş vardır: "İki kişi birbirini sevince üçüncüye ... yemek düşer" diye. Ayşe'nin bahsettiği konu bu. Dış kapının dış mandalı, tanımlaması bu forumdaki yazışmalardan doğmuştur.
Necdet karakterini ben de herşeye rağmen sevemiyorum. Bir iyilik de yapmış olabilir, ama bir iyiliğin bedeli bir hatta iki hayat mıdır? Yedi yıl boyunca, son bölümde kendisinin ifade ettiği gibi, Güzide kadar güçlü olmadığını, gidebilecek cesareti gösterememiş olduğunu. Yani bu iyiliğin bedeli daha ne kadar ödenecek ki? Ömer Seyfettin'in "Diyet" öyküsünü okumuşsundur. Kolunu keserek, kendine iyilik etmiş olan adamın önüne atar sonunda "al diyetini," diye. Bu mudur yani? Evet hayatını kurtardı Yasemin'in. Ama Rüyanın hayatını kurtaran onu aldırmaya kıyamayan Yasemin'in kendisiydi.
Son bölümde ben onu takdir ettim, kendi zaaflarının ve güçsüzlüğünün farkına vardığı için. Zaafları ve eksiklikleri var zaten. Biz de bunları eleştiriyoruz onunla ilgili olarak.Okan Yalabığa, onun oyunculuğuna laf eden yok zaten. Aksine bir çoğumuz oyunculuğunu çok beğeniyor. Ben de bazı sahnelerde, oyunculuğunun tavan yaptığını düşünüyorum kendi adıma.
Bu konuda daha önce defalarca yazdık,tekrara düşmeyelim lütfen. Gidişat ve beklentilerimiz hakkında yorum yapalım. Eleştirelim kıyasıya gerekirse. Ama işin içine oyuncuları katmayalım lütfen.:img-yes:
Fatma'cığım kesin bir bilgi değil sadece biz hayalleniyoruz.
Yani Ayla Ahmet hastayken Yasemin gelmiş ve Yasemin'in dediklerini duymuştu ya acaba diyoruz Ahmet'i zorda kalmış görünce acaba dedik Ayla mahkemeye gelip şahitlik yapar mı ama biraz zor sanırım.
Keşke Ayla şahitlik yapsa ve Ahmet kızına kavuşsa kesin o zaman Ahmet Ayla'ya dile benden ne dilersen der Ayla'da seninle evlenmek dermişş.:img-hyste
Odysseia bilgiler için teşekkürler.
Demek Ayla'nın şahitliği bile yeterli değil.
Acaba diyorum Yasemin'in günlüğü bir şekilde mahkemeye delil olarak sunulabilinir mi?
Tabii bu günlük Ahmet'in eline nasıl geçer bilmiyorum ama benimkisi sadece bir tahmin.
Eğer günlük ortaya çıkarsa Yasemin hiçbir şeyi inkar edemez kendi yazdığı günlük ve herşey alenen ortaya çıkar.
gülemez tabi...Shevek
artık bu gibi kelimeleri kullanıp ahmet'e haksızlık etmeyelim...
daha önceki msjındada belirttiğin gibi
sanki ahmet sperm bankasına bağışta bulunmuşta sonrdan ortaya çıkıp çocuğunu almaya çalışmış..
tabi haksızlık edilmesin:) biyolsji bilmem ne burda hata yaseminde yoksa ahmet kızın aslanlar gibi büyütürü de bakardı da canım... yaseminde hata ben bunda çok karsıyım ne olursa olsun bir evlat babasından saklanmamlı ..yada evladı ile cezalandırlmamalı çok yanlış yasemin'de yapmış böyle bir yanlış
bir_adı_yok 23-09-07, 22:36 gece gece aklıma bir senaryo geldi..sırlı dizilere taş çıkartacak bir senaryo
bu necde tve yasemin yalan ifade verip
rüya'yı ahmet'e vermediler farzedelim..
sonra rüya (olmasın böyle bişey tabiki)
elim bir trafik kazasında kan kaybı ile hastaneye yatırılsın..
kimsenin kanı tutmuyor
kanda bulunamıyor..
nerdesin ahmetttttt..
alın size delil kanıt...
......
ayla şahitlik yapsa bile kabul görmez kanımca..
ama ayla'nın bu gerçeği bildiğini
ahmet'e göstermek için böyle bir senaryo olabilir..
ayla şahitlik yapar
ama kbul görmez...
aslında böyle sahit armaktansa DNA Testi istesinler böylelikle kız oldugu çıkar daha kolay yani ne necdetin nede yasemin yalan söylemesine gerek kalmaz bide yasemin orda kalkıp yok ruya ahmetin degil necdetin kız derse bir sopalık dayagı hakeder çok ciddi diyorum :img-hyste :img-hyste
Gidecektim ki sinirlerim bozuldu artık geçen yazmıştı birisi bende Burhan'ın repliğiyle veda edeyim dedim "Herkes birbirinden hamile babaları da belli diiiiiil" :img-hyste
Esas haber Güzide'de canı park çektiğine göre kesin hamile bu kız :img-in_lo:img-icecr:img-icecr
Neyse bu sefer gerçekten gittim byebye
hah işte, bu noktada mahkemeye sunulacak delil 20. YÜZYILIN OLAYI: ADA YASEMİNİNİN MEŞHUR GÜNLÜĞÜ olabilir. davalıya ait, 7 yıllık tarihe sahip yazılı metin... daha ne olsun :D o halde, yasemin ilk seferinde yaptığı gibi günlüğü ortalarda bırakmaya devam etsin de görsün hanyayı konyayı :D
ayşeçan, ruh emici :good:
Son zamanlarda okuduğum en mantıklı yazıdır bu:good:Günlüğü okusa hakim;Yasemin'i önce bir kadınlar koşuğuna atar herhalde ,aklı başına gelsin diye :)
İki şahit gerek demiş Spdr;kalbi kırık bir şahit daha var Güzide.Güzide de mahkemede şahitlik yapsın olsun bitsin...
Ayla'nın şahitliği kabul görmezse,günlük ortaya çıkmazsa Ahmet'in kızına kavuşabilmesi için tek bir yol kalıyor o da Yasemin'in insafa gelmesi.
Eğer bu da olmazsa Ahmet hiçbir şey yapamaz.
Kızını görmek ister ama Necdet'e baba dediğini duydukça kahrolur.
Ya o zaman tez vakitte Ahmet verem olur.:icon_sorr
bir_adı_yok 23-09-07, 22:41 hah işte, bu noktada mahkemeye sunulacak delil 20. YÜZYILIN OLAYI: ADA YASEMİNİNİN MEŞHUR GÜNLÜĞÜ olabilir. davalıya ait, 7 yıllık tarihe sahip yazılı metin... daha ne olsun :D o halde, yasemin ilk seferinde yaptığı gibi günlüğü ortalarda bırakmaya devam etsin de görsün hanyayı konyayı :D
ayşeçan, ruh emici :good:
aslında çok güzel bir kanıt..
ama kim bu günlüğü ele geçirip hakime sunacak..
rüya günlüğü görüp merak edip karıştırsa..
ahmet'in resmini görse
acaba bu defter ahmet'in mi deyip defteri ahmet'e verse..
ne güzel olur..
baba kız işbirliği...
gece gece aklıma bir senaryo geldi..sırlı dizilere taş çıkartacak bir senaryo
bu necde tve yasemin yalan ifade verip
rüya'yı ahmet'e vermediler farzedelim..
sonra rüya (olmasın böyle bişey tabiki)
elim bir trafik kazasında kan kaybı ile hastaneye yatırılsın..
kimsenin kanı tutmuyor
kanda bulunamıyor..
nerdesin ahmetttttt..
alın size delil kanıt...
......
ayla şahitlik yapsa bile kabul görmez kanımca..
ama ayla'nın bu gerçeği bildiğini
ahmet'e göstermek için böyle bir senaryo olabilir..
ayla şahitlik yapar
ama kbul görmez...
çok guzel bir seneryo canım :img-hyste :img-hyste benim içimden bir hiss sanki ahmet alacak kız bu o ilkte olmasa bile eninde sonunda alacak gibi geliyo ama his daha sanki mahakme koridorunda vazgece ahmet gibi geliyo bilmiyorum özet frgman falan gelirse kafamızdaki her seyi daha belirgin bir hale gelecek:)
Ayla'nın şahitliği kabul görmezse,günlük ortaya çıkmazsa Ahmet'in kızına kavuşabilmesi için tek bir yol kalıyor o da Yasemin'in insafa gelmesi.
Eğer bu da olmazsa Ahmet hiçbir şey yapamaz.
Kızını görmek ister ama Necdet'e baba dediğini duydukça kahrolur.
Ya o zaman tez vakitte Ahmet verem olur.:icon_sorr
Günlük, Ayla, Güzide ve kangrubu Melal. Eğer Necdet ve Ahmet aynı kan grubunda değillerse, kangrubu da bir delildir. Bkz.: Bunu daha önce sanırım Mörvçan, şemalarla anlatmıştı. Mendelin kanunları.:)
yani yasemin anlamaya calısıyorum çok fazla da kızmamaya calısıyorum bir yandna onuda anlmaya calısıyorum ama vallh mahkem de yalan söylerse çok ayıp eder 10 dayaklık sopayı hakeder :img-hyste kabusu flan olurum:img-hyste iki elim yakasında olur çünkü çok fazla kızmamaya calısıyorum gecmişte yaptı yanlışlar onu anlmaya calısıtım ama burda yaparsa bir hata daha yani bilmiyorum biracık yüregi varsa biraz ahmetin yerine kendisin koyusa orda gercegi anlatır.. sonucta ahmet kızın ondan kacırmaz öyle bir karekter de biri degil kesinlikle yapmaz ama benim yaseminden beklentim o salonda RÜYA AHMETİN KIZ DEMESİ biraz da babasında kalsın kız canım ahmet onca yılın özlemin gidersin haketti yani...:)
Günlük, Ayla, Güzide ve kangrubu Melal. Eğer Necdet ve Ahmet aynı kan grubunda değillerse, kangrubu da bir delildir. Bkz.: Bunu daha önce sanırım Mörvçan, şemalarla anlatmıştı. Mendelin kanunları.:)
Eğer bu dört faktör birleşirse Ahmet o zaman kesin kanıtlar Rüya'nın kendi kızı olduğunu.
Güzide'nin mahkemede ifade vereceğini hiç sanmıyorum ama Ayla ifade verebilir.
Günlükte bu bilgilerin yazılı olduğu Ahmet bilmiyor olabilir o yüzden de günlüğün mahkemeye getirilmesini isteyemez.
Kan grubu önemli bir delil tabii Rüya'nın Necdet'le aynı kan grubundan olmadığına eminim ama eğer dediğin gibi Yasemin'in kan grubundan da değilse o zaman iş çözülür.
Rüya hasta olup günlerce hastanede yattı Ahmet o hastaneye gidip Rüya'ya bakan doktoru bulup bunu öğrenebilir belki yani en azından Rüya'nın kan grubunu öğrenip mahkemede Şevket bey Necdet ve Yasemin'e kan gruplarını sorar bunlarda olayı çakmayıp söylerlerse bu durumun belki bir yararı olabilir.
Eğer bu dört faktör birleşirse Ahmet o zaman kesin kanıtlar Rüya'nın kendi kızı olduğunu.
Güzide'nin mahkemede ifade vereceğini hiç sanmıyorum ama Ayla ifade verebilir.
Günlükte bu bilgilerin yazılı olduğu Ahmet bilmiyor olabilir o yüzden de günlüğün mahkemeye getirilmesini isteyemez.
Kan grubu önemli bir delil tabii Rüya'nın Necdet'le aynı kan grubundan olmadığına eminim ama eğer dediğin gibi Yasemin'in kan grubundan da değilse o zaman iş çözülür.
Rüya hasta olup günlerce hastanede yattı Ahmet o hastaneye gidip Rüya'ya bakan doktoru bulup bunu öğrenebilir belki yani en azından Rüya'nın kan grubunu öğrenip mahkemede Şevket bey Necdet ve Yasemin'e kan gruplarını sorar bunlarda olayı çakmayıp söylerlerse bu durumun belki bir yararı olabilir.
Sen şimdi hastane deyince aklıma geldi: Rüyanın doğduğu hastaneye gitse, doğum kayıtlarına ulaşsa, Rüyanın ailelere yutturulduğu gibi yedi aylık değil, dokuz aylık doğduğu da çıkar ortaya.:img-pilot
Nasılız ama?Valla Ahmet bizi dedektif olarak tutsa çok güzel olur, hatta araştırma yapmamıza da gerek yok, hep bir ağızdan bağırırız ne güzel: "Biz şahidiz hakim bey. Temel atma törenine bile şahit olduk" diye.:img-hyste:img-hyste:img-hyste:dito:img-help:
Ama tabii bizim şahitliğimiz kabul edilir mi bilmem! Bkz.: Diziyi gerçek sanan forum kişisi tüzel bir kişilik midir?
Başbaş editi: Ayşeçan ve Zeynopçan byebye Ben de kaçacağım yavaştan. Herkese şimdiden iyi geceler ve iyi haftalar...bye
Sen şimdi hastane deyince aklıma geldi: Rüyanın doğduğu hastaneye gitse, doğum kayıtlarına ulaşsa, Rüyanın ailelere yuttrulduğu gibi yedi aylık değil, dokuz aylık doğduğu da çıkar ortaya.:img-pilot
Nasılız ama?Valla Ahmet bizi dedektif olarak tutsa çok güzel olur, hatta araştırma yapmamıza da gerek yok, hep bir ağızdan bağırırız ne güzel: "Biz şahidiz hakim bey. Temel atma törenine bile şahit olduk" diye.:img-hyste:img-hyste:img-hyste:dito:img-help:
Aa bak o da var bunlar herkese Rüya 7 aylık doğdu dedilerdi.
Ahmet saksıyı çalıştırsa çok delil bulacak.:)
Valla ben gönüllüyüm mahkemede şahitlik yapmaya hem dediğin gibi temel atma töreninin bile şahidiyiz daha ne olsun.:img-hyste
Günlük, Ayla, Güzide ve kangrubu Melal. Eğer Necdet ve Ahmet aynı kan grubunda değillerse, kangrubu da bir delildir. Bkz.: Bunu daha önce sanırım Mörvçan, şemalarla anlatmıştı. Mendelin kanunları.:)
yaa süper bunları senaristler bile düşünmedi heralde en basiti onlar günlük ve aylayı düşünmüşlerdr.günlük uzak ihtimla ama aylanın şahitlik yapması süper
ayle bi de şart koşuyomuş..şahitlik yaparım ama benle evlenceksin :img-hyste
eee herkes necdet diil ;)
fatma-1721 23-09-07, 23:13 Ayla'nın şahitliği kabul görmezse,günlük ortaya çıkmazsa Ahmet'in kızına kavuşabilmesi için tek bir yol kalıyor o da Yasemin'in insafa gelmesi.
Eğer bu da olmazsa Ahmet hiçbir şey yapamaz.
Kızını görmek ister ama Necdet'e baba dediğini duydukça kahrolur.
Ya o zaman tez vakitte Ahmet verem olur.:icon_sorr
Ahmet Rüyayi kazanacaktir sanirim,Yasemin insafa gelirmi bilmem ama bence yalan söylemesini beceremicekler,ya Necdet ya Yasemin ki ben Yasemin olmasini tercih ederim acik verecek,süphe uyandiracaktir ve dava yolu acilacaktir,son bölümde avukat bu konuda Necdet ve Yasemine hakime "bu bizim kizimiz diyeceksiniz,bukadar,zaten gercek de bu,hakimin süphe duymasi icin hicbir sebep yok,öyle degil mi?"demisti ve Yasemin ve Necdet birbirlerine bakakalmisti,bakalim bunu becerecekler mi?isleri sandiklari kadar kolay degil cünkü hakim Ahmetin babasi tarafindan da uyarildi,konunun üzerinde duracagini,detaya girecegini düsünüyorum,ya Yasemin ya Necdet cuvallayacak sanirim,sonra herkes herseyi ögrenir.
Yaseminin günlügüne gelince Ahmet o günlügü mutlaka eline gecirecektir ama nasil ve nezaman orasi muamma,bunun icin galiba daha cok bekleyecez...zaten Yasemin konusmaktan ve duygularini göstermekten aciz ama gercekleri,duygularini yazabiliyor cok sükür ,ah o günlügün ayaklari olsa da Ahmete kossa.
Sen şimdi hastane deyince aklıma geldi: Rüyanın doğduğu hastaneye gitse, doğum kayıtlarına ulaşsa, Rüyanın ailelere yutturulduğu gibi yedi aylık değil, dokuz aylık doğduğu da çıkar ortaya.:img-pilot
Nasılız ama?Valla Ahmet bizi dedektif olarak tutsa çok güzel olur, hatta araştırma yapmamıza da gerek yok, hep bir ağızdan bağırırız ne güzel: "Biz şahidiz hakim bey. Temel atma törenine bile şahit olduk" diye.:img-hyste:img-hyste:img-hyste:dito:img-help:
Ama tabii bizim şahitliğimiz kabul edilir mi bilmem! Bkz.: Diziyi gerçek sanan forum kişisi tüzel bir kişilik midir?
:img-hyste(ayy shevek hyste yazmak isterken:img-shevek yazmışım öncee:img-hyste)
hakkaten ahmetin yaseminin doğum yapacağı günü bolucukta iken hesaplamışştır herhalde...yaseminin söylediklerinin farkına vardığını görmek isterdim ahmetin...tek tek...
bu arada günlük mahkemede işe yara mı bilemem ama ahmetin kalbini yumuşatacak ondan başka hiçbir şey kalmadı bence:img-cool2
ki bence bu,günlüğün mahkemeyi etkilemesinden daha önemli..
aten mahkemeyi ahmet kazanırsa,rüya ahmetin yanına gelir..yaso aliye olur..vs vs vs ki böyle bir hikayeyi takip edeceklerini pek zannetmiyorum..
mahkeme sadece ahmetin kendini suçlu hissetmesini ve yaso ile necdetin bir arada kalmasını sağlayacak...
keşke bizi azıcık şaşırtsalar,arada bir mutlu etselerdi değişik bir şeyler yapıp:icon_sorr
---
bu sefer gidiyorum..
iyi geceler çanlarım:img-wink:
Necdet en sonunda kendinin farkına vardı ya bu Necdet karakteri hakkında büyük bir gelişmedir. Babasına ne demişti? "artık her istediğinde hayatını yönlendireceğin çekingen delikanlı yok artık".
Necdetin hayatını hep başkaları yönlendiriyor.Bu kendine olan güvensizliğinden mi?kendi kendine bir hayat kuramayacak kadar korkak olduğundan mı acaba?
Neyseki Güzide gibi dişli bir hayatına girdi de zincirleri eline almayı yavaş yavaş öğreniyor.
Necdet en sonunda kendinin farkına vardı ya bu Necdet karakteri hakkında büyük bir gelişmedir. Babasına ne demişti? "artık her istediğinde hayatını yönlendireceğin çekingen delikanlı yok artık".
Necdetin hayatını hep başkaları yönlendiriyor.Bu kendine olan güvensizliğinden mi?kendi kendine bir hayat kuramayacak kadar korkak olduğundan mı acaba?
Neyseki Güzide gibi dişli bir hayatına girdi de zincirleri eline almayı yavaş yavaş öğreniyor.
ben bu konunun abartılı işlendiğini düşünüyorum..
necdet haklı tabiki o durumda..
ama babasına hem bağırması,hem de tokat atmak isterken elini tutması fazlaydı bence..tabiki tokatı yesin demiyorum ama senaryo olarak bir el kaldırma sahnesi koyulmasaydı keşke oraya:img-yes:
yani babası orda yüzde 100 haksız değil ki...
dışardan oğlunu ayartıp yuvasını yıkan kadın olarak görünen güzideye,onun gibi bir adamın o şekilde davranması o kadar da şaşırtıcı ve haksız değil bence..
orda necdet sadece..ona böyle davranma,bilmediğin şeyler var diyip dönüp güzidenin arkasından koşmalıydı bence:img-yes:
kararlılığını,hayatını kendisinin yönettiğini daha güzel gösteremezdi o zaman..
tekrar tekrar iyi geceler..
iyi haftalar:img-wink:
---
bu günden sonra fragman gelene kadar gelemiycem sanırım..biraz da o yüzden çıkamıyorum shevekçan:img-yes:eminim o zaman sinir katsayılarımız tavan yapacak yine:icon_sorr
Necdet en sonunda kendinin farkına vardı ya bu Necdet karakteri hakkında büyük bir gelişmedir. Babasına ne demişti? "artık her istediğinde hayatını yönlendireceğin çekingen delikanlı yok artık".
Necdetin hayatını hep başkaları yönlendiriyor.Bu kendine olan güvensizliğinden mi?kendi kendine bir hayat kuramayacak kadar korkak olduğundan mı acaba?
Neyseki Güzide gibi dişli bir hayatına girdi de zincirleri eline almayı yavaş yavaş öğreniyor.
Onun bahtsızlığı zaten, senaristin dediği gibi, babası tarafından fazla ezilmesi
1, Yasemin'e takılıp kalması 2, Teo gibi akılsız bir akıl hocası olması 3. Bence de, büyüyor artık. İstediği hayatın kıyısında dolanmaktan, bir ilişki içinde üçüncü şahıs olmaktan sıkıldı doğal olarak. Güzide için ise birinci kişi o. Dediğin gibi LİNcim, Güzide çetin ceviz çıktı. Vakti zamanında Necdetin yaptığı gibi, aşık olduğunun yanında takılıp kalsaydı gidemeseydi, ben onu da eleştirirdim. Ama takdir ediyorum. Gidebilen biri olduğu için. Bence bu tavrını sürdürtürlerse, Necdet de anlayacak onu sevdiğini. :img-wink:
Babasının o yaştaki oğluna tokat atmaya kalkışması sahnesi de, Necdetin ezilmişliğinin altını bir kez daha çizmek için konmuştu sanırım.:) Abartıydı yani ve gereksizdi bence de.
Güle güle ayşeçan.Yine çıkamıyoruz kolay kolay, bak.:img-wink: Yarın tekrar var mı? Belki yine fragman çıkar erkenden. Geçen hafta ptesi görmüştük.:img-wink:
Ben de artık kesinlikle çıkıyorum editi: İyi geceler arkadaşlar, iyi haftalar...bye
Fatma'cığım sana katılıyorum canım dediğin gibi Yasemin konuşmaktan aciz birisi.
Zaten Ahmet onun aşkını günlük sayesinde öğrenmişti umarım o günlük yine işe yarar ve bu sefer Ahmet'i kızına kavuşturur.
O zaman kesin Ahmet Yasemin bir düzine defter alır bol bol hatıralarını yazsın diye.:img-hyste
Çanakkale83 23-09-07, 23:30 Zaten ben anlamıyorum Yaseminde ne buluyor bu Nejdetle Ahmet:hıh Mıymıntı olmak mı lazım acaba:icon_whis Ah Nejdetle Rüya arasında sıkı bir bağ olmasaydı da Yasemin yalnız kalsaydı ama nerdeee Nejdet ne olursa olsun yardım ederdi gene:img-cool2 Bu yasemin ne zaman cezasını çekecek merak ediyorum:img-cool2
Unutmuşum yazmayı Nejdet Yasemin'in foyası çıkmasın diye evlendi yıllar evvel(davranışının doğruluğu tartışılır) bu bölümde herkes Nejdete yüklenirken susabiliyor yani bu kadar da duyarsız biri bencil nede olsa böyle bir davranış beklemek hata:img-yes: aldattı diye herkes kızarken Nejdete söyleseydi de görseydim onu çocuk Nejdetin değil diye:icon_evil:icon_evil
Necdet en sonunda kendinin farkına vardı ya bu Necdet karakteri hakkında büyük bir gelişmedir. Babasına ne demişti? "artık her istediğinde hayatını yönlendireceğin çekingen delikanlı yok artık".
Necdetin hayatını hep başkaları yönlendiriyor.Bu kendine olan güvensizliğinden mi?kendi kendine bir hayat kuramayacak kadar korkak olduğundan mı acaba?
Neyseki Güzide gibi dişli bir hayatına girdi de zincirleri eline almayı yavaş yavaş öğreniyor.
inanmıyorum yaa 7 sene önce necdetla babası arasındaki büyük kavgada necdet resti çekmedi mi
gitceği zaman babası artık necdetin olgun bi insan olduğuna karar vermedi mi
yeni şube açma kararını onaylamadı mı
yıllarca mükemmel bi babalık yapmadı mı
...vb
adam işlerini büyüttü hayatını yoluna koydu tamam kağıt üstünde bi evlilik yaptı ama bunun da sebebi büyük aşkı olduğunu biliyoruz
necdti kimse yönlendirmiyor yani...
Babasının o yaştaki oğluna tokat atmaya kalkışması sahnesi de, Necdetin ezilmişliğinin altını bir kez daha çizmek için konmuştu sanırım.:) Abartıydı yani ve gereksizdi bence de.
Necdetin babadan gördüğü kaçıncı tokat sahnesi bu.Ahmetle babası da kaç kere tartıştılar ama böyle bir sahne görmedik.Birazda Necdet, kendi izin veriyor insanlardan gördüğü muameleye.Devamlı bir sessizlik,kabulleniş,itiraz edememe anlamsız bir sabır.Sonuç:Hayat elindenkayı gidiyor,sen sadece uzaktan seyrediyorsun.Tut artık şu hayatın kıyısından ,köşesinden.Ezikliği,yılgınlığı bırak kenara.Atıl KURT!
necdet ezik değil !! aile kültürü tam olarak oturmuş bi aile
o tokat sahnesi de necdetin ezikliğini göstermk çin değil bilakis sert çıkışını başkaldırışını kararlılığını göstermek için çekilmişti bence
en azından benim 6 yaşında çocuum varmış diyince eve ekmek aldım bgn dermişcesine normal bi tavır takınan ahmet ve ailesi gibi değiller!o aile o yıllara göre fazla geniş olmuşş yasemin de tam onlara yaraşır bi gelin olurmuşş...olucak da bu gidişle ;)
son kez söyleyip gidiyorum necdet ezik fln diil.sevmediğniz için öyle görüyosunuz sanırım
size göre de ahmetle yaseminin arasının bozulma sebebi necdet di mi ;)
hande ve mervecim size pm atmaya çalıştım ama bi sorun var heralde çok başım ağrıyo yatmaya çalışcam bu mesajı da yrn silerim artık alakası olmadı şimdi burda :)herkese iyi geceler bye
hah işte, bu noktada mahkemeye sunulacak delil 20. YÜZYILIN OLAYI: ADA YASEMİNİNİN MEŞHUR GÜNLÜĞÜ olabilir. davalıya ait, 7 yıllık tarihe sahip yazılı metin... daha ne olsun :D o halde, yasemin ilk seferinde yaptığı gibi günlüğü ortalarda bırakmaya devam etsin de görsün hanyayı konyayı :D
ayşeçan, ruh emici :good:
Kıslaar...ben geldim ama tabiiki siz gitmişsiniz....ben de yorumlarınızla konuşurum o zaman...!
Önce yeni yorumcumuza hoşgeldin demek istiyorum :img-wink:....Sonracıma...Merve bu harika bir fikir...ama nasıl ele geçirecek günlüğü, malum olduğu üzere,Ahmet öyle gizli saklı işleri beceremez ki...öyle işler başkalarının uzmanlık alanı...:icon_whis
Ruh emici editi: kapanan başlık-S/124 :img-hyste
:img-hyste(ayy shevek hyste yazmak isterken:img-shevek yazmışım öncee:img-hyste)
hakkaten ahmetin yaseminin doğum yapacağı günü bolucukta iken hesaplamışştır herhalde...yaseminin söylediklerinin farkına vardığını görmek isterdim ahmetin...tek tek...
bu arada günlük mahkemede işe yara mı bilemem ama ahmetin kalbini yumuşatacak ondan başka hiçbir şey kalmadı bence:img-cool2
ki bence bu,günlüğün mahkemeyi etkilemesinden daha önemli..
aten mahkemeyi ahmet kazanırsa,rüya ahmetin yanına gelir..yaso aliye olur..vs vs vs ki böyle bir hikayeyi takip edeceklerini pek zannetmiyorum..
mahkeme sadece ahmetin kendini suçlu hissetmesini ve yaso ile necdetin bir arada kalmasını sağlayacak...
keşke bizi azıcık şaşırtsalar,arada bir mutlu etselerdi değişik bir şeyler yapıp
Ayşeçan, günlük Ahmet'i etkiler mi ki...? Hiç sanmıyorum...Ahmet Yasemin'e; bana anlatacağın herşeyi düşündüm zaten dediği anda, günlük konusundaki ümitlerimi yitirdim...Yasemin'in ona güvenmemesine, aşklarına tutunmamasına içerliyor zaten...günlükte bunula ilgili bir açıklama var mı..? yok...
Y: -Ahmet seni seviyorum, hep sevdim...diyor. Ahmet bunu biliyor zaten...
-Beni sevdin de niye güvenmedin...nasıl vazgeçeceğimi düşündün...? Yasemin bu soruya cevap vermek zorunda...bunun cevabı günlükte yok...Yasemin'in de cevabı olduğuna emin değilim ya neyse....
Ayla, Güzide, kan grupları ve günlük Ahmet'in mahkemeyi kazanması için delil olarak kabul edilebilir ama bu tür olaylar yaşandıktan sonra, ne olduğu ya da olacakları da beni hiç ilgilendirmez zaten...Yasemin hakime, bu çocuğun babası Necdet'tir der ve Necdet de bunu onaylarsa...:sad53:
Ayşeçan, günlük Ahmet'i etkiler mi ki...? Hiç sanmıyorum...Ahmet Yasemin'e; bana anlatacağın herşeyi düşündüm zaten dediği anda, günlük konusundaki ümitlerimi yitirdim...Yasemin'in ona güvenmemesine, aşklarına tutunmamasına içerliyor zaten...günlükte bunula ilgili bir açıklama var mı..? yok...
Y: -Ahmet seni seviyorum, hep sevdim...diyor. Ahmet bunu biliyor zaten...
-Beni sevdin de niye güvenmedin...nasıl vazgeçeceğimi düşündün...? Yasemin bu soruya cevap vermek zorunda...bunun cevabı günlükte yok...Yasemin'in de cevabı olduğuna emin değilim ya neyse....
Ayla, Güzide, kan grupları ve günlük Ahmet'in mahkemeyi kazanması için delil olarak kabul edilebilir ama bu tür olaylar yaşandıktan sonra, ne olduğu ya da olacakları da beni hiç ilgilendirmez zaten...Yasemin hakime, bu çocuğun babası Necdet'tir der ve Necdet de bunu onaylarsa...:sad53:
hoşgeldin aliyeçanım :)
ben de aynen senin gibi düşünüyorum. o günlük bu saatten sonra ahmet-yasemin ilişkisi içinde hiçbir şeye yaramaz, dediğimiz gibi ahmet orada yazan herşeyi zaten biliyor. nedenleri de biliyor. onun derdi güvenilmemek ve hala elinde güveneceği birşey olmaması. yasemin ona neden güvenmediğini açıklamadığı gibi bundan sonrası için hiçbir somut şey de sunamıyor. ha, somuttan anladığı günlük olursa ve bunu "al yavrum oku da için açılsın" diye ahmete verirse, ahmetin de o günlüğü sayfa sayfa yolup yasemine yedirmesi vacip olur.. :img-cool2
ps: ahmetin günlüğü nasıl bulacağını anlatan bir gerilim filmi senaryosu yazıyorduk bir ara :img-hyste nasıldı o ya?
ps-2: şimdi.. bir türlü çıkamadım ve yazacak birşey de gelmedi aklıma. ben de düşünmeye başladım, en başta şu çok kızdığımız selma-yasemin sahnesi olmasaydı, yada farklı gelişseydi bu sorun ne kadar kolay hiç başlamadan çözülürdü, değil mi? gerçi o zaman tabi, ayrı kalan büyük aşıklar ve sahte evlilikler olmazdı ama, belki siyasi olaylara daha fazla odaklanılırdı.. örneğin, o sahne şöyle olsaydı:
Yasemin hastaneye gelmişti. Koridorda Selma'yla karşılaştı, Selma'nın üzüntüden perişan bir hali vardı ama Yasemin'in titreyen hali de ondan aşağı kalmıyordu.
"Selma Abla, Ahmet burada değil mi? Onunla konuşmam lazım."
"Babasının yanına girdi."
"Söyleyebilir misiniz lütfen, onu burada bekliyorum. Çok önemli."
Selma öldürücü bir bakış attı Yasemin'e. Bu olanlardan sorumluydu o da. Şevket içeride can çekişirken, o hala gelmiş Ahmet...
"Bir bakayım.." diyerek odanın kapısına doğru döndü Selma. Fakat tam o sırada kapı açılmış ve Ahmet dışarı çıkmıştı. Kapıyı kapatıp da Yasemin'i görünce şaşkınlıkla açıldı gözleri, "Yasemin?!" dedi. Ona dikkatle baktığında Yasemin'in ağlamak üzere olduğunu gördü, yüzünde garip bir ifade vardı. Endişelendi ve tek adımda Yasemin'in yanına gelip ellerini tuttu.
"Yasemin? Ne oldu? Birine birşey mi oldu?"
"Ahmet.. Şevket Amca nasıl?"
Ahmet üzgünce başını salladı. "Hala aynı.. Sen bu saatte neden geldin buraya?"
Yasemin'in gözyaşları akmaya başlamıştı, Ahmet'in avuçları içindeki elleri titriyordu. Ahmet, onu bir sandalyeye oturtmak istedi ama Yasemin reddetti.
"Hayır, oturmayacağım. Sana çok önemli bir haber vermeliyim Ahmet.." dedi ve Ahmet'i Selma'dan biraz uzağa çekti. Ahmet annesine bir kötü bir bakış attı, "Sen mi ağlattın onu?" der gibi, ama Selma sadece omuz silkmekle yetindi.
Yeterince uzaklaşınca Ahmet, Yasemin'i omuzlarından kavradı ve merak içinde baktı:
"Sevgilim, ne oldu söyle? Kötü birşey mi oldu? Herkes iyi mi?"
"İyi, iyi. Kimsede birşey yok. Bu... Bizimle ilgili.."
"Yasemin, lütfen söyle."
Yasemin gözyaşları içinde baktı Ahmet'e. Bir an sadece Ahmet'in tepkisinin ne olacağını düşündü. Sevinir miydi acaba? Babası, babam bu durumdalarken, biz bu durumdayken...
"Ahmet.. Ben.. Hamileyim." diye fısıldadı, bakışları ölesiye umutsuzdu ama derinlerde bir yerde ufacık bir ümit pırıltısı var gibiydi. Ahmet, şaşkınlıkla kalakaldı öylece. Ağzını birşey söylemek istermiş gibi açtı, ama hiçbir ses çıkmadı, dudakları sanki gülümsemek ister gibi kıvrılmıştı ama onu da yapamıyordu. Gözlerinde yepyeni bir ışıltı ortaya çıkmıştı; hevesle, heyecanla ve sevinçle bakıyordu. Onun bu duygu değişimlerini ve sevinç ifadesini mest olmuşçasına izleyen Yasemin de hafifçe gülümsemeye başlamıştı. Saniyeler sonra nihayet sesini bulan Ahmet konuştu.
"Nee? Yasemin, sen ne.. Bizim.. Bir bebe- Ahh..." diyerek Yasemin'i kendine çekti bir anda. Öyle sımsıkı sarılmıştı ki, Yasemin'in nefesi kesiliyordu ama bir mutluluk dalgası yayılmaya başlamıştı içinde, herşeye rağmen. Ahmet, hala duyduğu haberin şaşkınlığındaydı ama sanki yıllardır ilk defa görüyormuş gibi öpüp kokluyordu Yasemin'i. Selma ise öfkeli bir şaşkınlıkla uzaktan onlara bakıyordu. "Ahmet ne yapıyorsun böyle, baban içeride ölümle pençeleşirken bu mutlu ifade de neyin nesi?" diye düşündü kendi kendine.
Bu sırada, gerçekleri ezici ağırlığı yavaş yavaş Yasemin'i esir almaya başlamıştı yine. Yavaşça geri çekildi Ahmet'in kollarından ve hüzünle baktı ona:
"Şimdi ne yapacağız Ahmet?"
"Ne mi yapacağız? Tabi ki evleneceğiz sevgilim. Zaten yapmayacak mıydık bunu?
"Bu haldeyken mi? Herşey bu kadar karışıkken nasıl olacak?"
"Yasemin.. Gerçekten zor günlerdeyiz.. Senin acını ben de yüreğimde hissediyorum, biliyorsun. Herşey için çok üzgünüm, keşke değiştirme imkanım olsa.. Fakat artık düşünmemiz gereken biri daha var.." Tüm hayalleri gerçek olmuş gibi gülümsedi. "Yasemiin.." dedi, derinlerden gelen bir fısıltıyla, "Sadece Yasemin ve Ahmet olamaz mıyız? Küçücük bir bebeğin annesi ve babası olamaz mıyız sadece?"
"Olabilir miyiz?"
Şefkatle gülümsedi Ahmet, Yasemin'in yüzünü avuçları arasına aldı ve "Oluruz meleğim." dedi, sonra gözleri hüzünlendi yine. "Bu güzel haberi ikimizin de babası bu haldeyken almamız ne büyük haksızlık.." dedi, "doyasıya sevinemiyoruz bile... Ama biz ayrılmayacağız Yasemin. Biz artık sadece Rıza'nın kızı ve Şevket'in oğlu olmaktan çıktık, küçücük bir bebeğin annesi ve babasıyız... Ve..”
Tam o sırada doktorun yanlarından geçip Şevket’in odasına girmesiyle lafı bölündü Ahmet’in. Yasemin’le birlikte merak içinde o tarafa yöneldiler. Birkaç dakikalık bekleyişten sonra doktor dışarı çıktı ve endişeli yüzlerine bakarak “Sadece rutin kontrol. Durumunda bir değişiklik yok henüz.” Dedi. Ahmet sıkıntıyla annesine baktı ve Yasemin’e dönüp “Hadi seni eve bırakayım.” Dedi.
“Hayır! Gitmeyeceğim! Burada kalacağım.”
“Ama Yasemin.. Kendini yorma sevgilim, hadi eve götüreyim seni.”
“Ahmeet.. Seninle kalayım, lütfen. Yanında olmak istiyorum.”
“Eh.. Peki, ama yorulunca gideceksin tamam mı?”
“Tamam..”
“Evdekilerin burada olduğundan haberi var mı?”
“Hayır, yok.”
“Haber vermelisin sevgilim, merak ederler.”
“Evet tamam. Gidip arayayım resepsiyondan.”
“Bekle, beraber gidelim.” Elini uzattı Yasemin’e. Yasemin de hiç tereddüt etmeden küçücük elini onunkinin içine yerleştirdi. Ahmet “Bundan sonra bir an bile yanımdan ayrılmana müsade edemem..” dedi, bir yandan yürüyüp bir yandan da annesine “Bunu böyle bilin!” der gibi bakarken ve ikisi elele koridoru yürüyüp geçtiler..
ne dersiniz, hoş olmaz mıydı? :)
Total de birinci olmusuz:D A/B de Yasemin’e sinir olup kanal degistirenlerin yuzunden ucuncu olmusuzdur :D
Yasemin’e yine sinir olduk ailecek! Ahmet ‘e ‘sana neler oluyor Ahmet’ deyip ofisini basmasi beni kahkahalara bogdu, sinir kahkahasi! Ne demek sana neler oluyor Ahmet?? Gor iste o mazlum Ahmet’I ne hale getirdin! Ahmet ki senin icin bir zamanlar ayaginin altina paspas (tabir yerindeyse;)) olmaya hazir olmus yuce insan!
Alma mazlumun ahini demisler Yasemin Hanim!:img-yes: Bir de ovmez mi Necdet’i! Allah’im ya neymis Necdet cocuklarini ve Yasemin’I kurtarmismis! Yani yillardir anlat anlat bitiremedi yahu ne Necdetmis pes dogrusu! :img-pilotSanki baska birisi olsa kurtarmayacakti onlari!! Isitip isitip ayni seyleri onumuze koymaktan vazgec Yasemin! Ahmet, o zamanlar icinde bulundugun durumdan bihaberdi, zaten babasi olum dosegindeydi garibimin, sanki bak sen yokken o yanimdaydi dercesine ne hakkin var acaba??? Ve ve ve Necdet’in o zamanlar sizin hayatinizi kurtarmis olmasiyla suanki durumun alakasi nedir??? Sanki butun kederi, sikintiyi, aciyi Yasemin Hanim cekmis! Sanki o aci icinde kivranirken Ahmet davul zurna halay cekiyormus!:img-cool2 Ne acimasiz elestiriler bunlar ya! Yasemin’in cektigi sikintinin bin katini cekti Ahmet! Hangimiz unuturuz Ahmet’in, Yasemin ve Necdet’in nikahindaki halini! Mahvettin hayatini adamin! Dort duvar arasina tikili kaldi sen zevki sefa icinde gulup eglenirken Yasemin Hanim!:img-yes: Kiziniz olum dosegindeyken bile ‘lutfedip’ soylemedin gercegi Ahmet’e… Yillarca sakladin bir kizi oldugunu!!! Gercekten babasiz bir cocuk buyutmen daha onurlu bir davranis olurdu Yasemin! Sen bir defa olumle yuz yuze geldin, Ahmet senin Necdetle evli oldugunu bildigi hergun yeniden oldu!!!!!!!:(:( Necdet karsi cikmasa simdiye Necdet’in karisi olmustun bile!
Sanki butun olanlar Ahmet’in sucuymus gibi! Yillarca soyledigi yalanlari unutmus Yasemin Hanim bir de uste cikmaya calisiyor… Gitmis birde Necdet ‘kizimi benden nasil alir’ naralari atarken ona destek veriyor! ‘Ahmet’in kizi Ruya! Hakli Necdet!’ demiyor!!!! Hele Necdet’in Ahmet’e ‘sen Ruya’nin babasi mi oldugunu zannediyorsun’ seklinde posta koyusu vardi ah ah orda Yasemin, Necdet’e bu firsati verdiginden dolayi Ahmet de Yasemin’I hic affetmeyecek iste! Babaligi yapamadiysa suc sen ve snein gibilerindir Necdet Bey! Garibimin haberimi vardiki bir kizi oldugundan! Sanki Ruya’nin onun kizi oldugunu bile bile inkar ve ihmal etmis gibi nasilda hem suclu hem guclu konusuyor! Ahmet kibar adam elini bile kaldirmadi! Halbuki bu olaylarin hepsinde Ahmet hakli.:img-yes: Hele Necdet’in tek kelime etmeye hakki yok! Birde demez mi ‘istedigimiz herseye sahip olamayiz Ahmet’ diye!!!! ‘Neye sahibim ben Necdet? Neye? Sevdigim kadina mi yoksa kizima mi!’… Ah Necdet ah birazcik mantikli dusunsen kendi bencilligin yuzunden kac kisinin hayatini mahvettigini anlayacaksin ama!!!!!
Yasemin ve Necdet’in her seferinde uste cikmaya calismalari beni deli etti bu bolum!!!! Hele Yasemin, hastane onunde Ahmetle karsilastiklarinda Ruya’yi Ahmet’ten kacirirmiscasina acele ettirmesi kanimi dondurdu! Ne yaptigni saniyor ki Yasemin??? ‘Seni sevmek oyle kolayki’ dedigi adam karsisindaki! Yillarca ardindan gozyasi doktugu adam! Deli gibi sevdigi Ahmet karsisindaki! Dusman mi? Ocu mu? Katil mi? Nasil bu kadar soguk olabiliyor anlamiyorum ki! Hele hersey ortaya cikmisken Ruya’yi ondan kacirmaya calismak ne demek??? Zamaninda gencliginden mantikli dusunemedigini soyluyor hanimefendi ama yillardir bir arpa boyu yol alamamis! Hala bencilce hala zalimce davranislarin sebebi nedir??? Ruya’nin babasini sevmesini istemiyor muydu??? Simdi kendi kizini sevdigi adamdan; babasindan mi kiskaniyor!!!!!!
Ama yine de nasil bir askmis bu dedim son sahnede! Herseye ragmen, butun yasadigi acilari unutup bir adam bir dakika once nefret ettigi bir kadina yuzunu gorunce nasil askla bakabilir!!! Kiymetini bilseydi bari Yasemin Hanim!
Neyse, daha oncede hic boyle bolum yorumu yapmamistim:D Amma biriktirmisim icimde ha:D
hoşgeldin aliyeçanım :)
ben de aynen senin gibi düşünüyorum. o günlük bu saatten sonra ahmet-yasemin ilişkisi içinde hiçbir şeye yaramaz, dediğimiz gibi ahmet orada yazan herşeyi zaten biliyor. nedenleri de biliyor. onun derdi güvenilmemek ve hala elinde güveneceği birşey olmaması. yasemin ona neden güvenmediğini açıklamadığı gibi bundan sonrası için hiçbir somut şey de sunamıyor. ha, somuttan anladığı günlük olursa ve bunu "al yavrum oku da için açılsın" diye ahmete verirse, ahmetin de o günlüğü sayfa sayfa yolup yasemine yedirmesi vacip olur..
ps: ahmetin günlüğü nasıl bulacağını anlatan bir gerilim filmi senaryosu yazıyorduk bir ara :img-hyste nasıldı o ya?
:img-hyste :img-hyste
Hatırlıyorum öyle bişiler ama...Yasemin defterini (nedenini hatırlamıyorum ama bulmuştuk bişeyler...)akademiye getirmişti...O derse girdikten hemen sonra Ahmet odasına geliyordu...Yasemin'e not bırakmak için kağıt ararken defteri görüyordu....(Bu noktada, Ahmet okur mu acaba demiştim...sen de hiç affetmez diye cevap vermiştin...) :img-hyste Sonracıma...Ahmet şoklardan şok beğenirken, çalmaya başlayan gerilim müziği ile(Cansu'cum nasıldı o müzik..?) Yasemin'in kapıyı araladığını görüyorduk...sonra Ahmet yavaş yavaş başını kaldırıyordu (burada müzik değişir ve mümkünse Kaş-ı Kemanım çalmaya başlar...) ve gözgöze geliyorlardı...sonrası herkesin kendi hayal gücüne kalsın.....:img-in_lo
Yasemin hastaneye gelmişti. Koridorda Selma'yla karşılaştı, Selma'nın üzüntüden perişan bir hali vardı ama Yasemin'in titreyen hali de ondan aşağı kalmıyordu.
"Selma Abla, Ahmet burada değil mi? Onunla konuşmam lazım."
"Babasının yanına girdi."
"Söyleyebilir misiniz lütfen, onu burada bekliyorum. Çok önemli."
Selma öldürücü bir bakış attı Yasemin'e. Bu olanlardan sorumluydu o da. Şevket içeride can çekişirken, o hala gelmiş Ahmet...
"Bir bakayım.." diyerek odanın kapısına doğru döndü Selma. Fakat tam o sırada kapı açılmış ve Ahmet dışarı çıkmıştı. Kapıyı kapatıp da Yasemin'i görünce şaşkınlıkla açıldı gözleri, "Yasemin?!" dedi. Ona dikkatle baktığında Yasemin'in ağlamak üzere olduğunu gördü, yüzünde garip bir ifade vardı. Endişelendi ve tek adımda Yasemin'in yanına gelip ellerini tuttu.
"Yasemin? Ne oldu? Birine birşey mi oldu?"
"Ahmet.. Şevket Amca nasıl?"
Ahmet üzgünce başını salladı. "Hala aynı.. Sen bu saatte neden geldin buraya?"
Yasemin'in gözyaşları akmaya başlamıştı, Ahmet'in avuçları içindeki elleri titriyordu. Ahmet, onu bir sandalyeye oturtmak istedi ama Yasemin reddetti.
"Hayır, oturmayacağım. Sana çok önemli bir haber vermeliyim Ahmet.." dedi ve Ahmet'i Selma'dan biraz uzağa çekti. Ahmet annesine bir kötü bir bakış attı, "Sen mi ağlattın onu?" der gibi, ama Selma sadece omuz silkmekle yetindi.
Yeterince uzaklaşınca Ahmet, Yasemin'i omuzlarından kavradı ve merak içinde baktı:
"Sevgilim, ne oldu söyle? Kötü birşey mi oldu? Herkes iyi mi?"
"İyi, iyi. Kimsede birşey yok. Bu... Bizimle ilgili.."
"Yasemin, lütfen söyle."
Yasemin gözyaşları içinde baktı Ahmet'e. Bir an sadece Ahmet'in tepkisinin ne olacağını düşündü. Sevinir miydi acaba? Babası, babam bu durumdalarken, biz bu durumdayken...
"Ahmet.. Ben.. Hamileyim." diye fısıldadı, bakışları ölesiye umutsuzdu ama derinlerde bir yerde ufacık bir ümit pırıltısı var gibiydi. Ahmet, şaşkınlıkla kalakaldı öylece. Ağzını birşey söylemek istermiş gibi açtı, ama hiçbir ses çıkmadı, dudakları sanki gülümsemek ister gibi kıvrılmıştı ama onu da yapamıyordu. Gözlerinde yepyeni bir ışıltı ortaya çıkmıştı; hevesle, heyecanla ve sevinçle bakıyordu. Onun bu duygu değişimlerini ve sevinç ifadesini mest olmuşçasına izleyen Yasemin de hafifçe gülümsemeye başlamıştı. Saniyeler sonra nihayet sesini bulan Ahmet konuştu.
"Nee? Yasemin, sen ne.. Bizim.. Bir bebe- Ahh..." diyerek Yasemin'i kendine çekti bir anda. Öyle sımsıkı sarılmıştı ki, Yasemin'in nefesi kesiliyordu ama bir mutluluk dalgası yayılmaya başlamıştı içinde, herşeye rağmen. Ahmet, hala duyduğu haberin şaşkınlığındaydı ama sanki yıllardır ilk defa görüyormuş gibi öpüp kokluyordu Yasemin'i. Selma ise öfkeli bir şaşkınlıkla uzaktan onlara bakıyordu. "Ahmet ne yapıyorsun böyle, baban içeride ölümle pençeleşirken bu mutlu ifade de neyin nesi?" diye düşündü kendi kendine.
Bu sırada, gerçekleri ezici ağırlığı yavaş yavaş Yasemin'i esir almaya başlamıştı yine. Yavaşça geri çekildi Ahmet'in kollarından ve hüzünle baktı ona:
"Şimdi ne yapacağız Ahmet?"
"Ne mi yapacağız? Tabi ki evleneceğiz sevgilim. Zaten yapmayacak mıydık bunu?
"Bu haldeyken mi? Herşey bu kadar karışıkken nasıl olacak?"
"Yasemin.. Gerçekten zor günlerdeyiz.. Senin acını ben de yüreğimde hissediyorum, biliyorsun. Herşey için çok üzgünüm, keşke değiştirme imkanım olsa.. Fakat artık düşünmemiz gereken biri daha var.." Tüm hayalleri gerçek olmuş gibi gülümsedi. "Yasemiin.." dedi, derinlerden gelen bir fısıltıyla, "Sadece Yasemin ve Ahmet olamaz mıyız? Küçücük bir bebeğin annesi ve babası olamaz mıyız sadece?"
"Olabilir miyiz?"
Şefkatle gülümsedi Ahmet, Yasemin'in yüzünü avuçları arasına aldı ve "Oluruz meleğim." dedi, sonra gözleri hüzünlendi yine. "Bu güzel haberi ikimizin de babası bu haldeyken almamız ne büyük haksızlık.." dedi, "doyasıya sevinemiyoruz bile... Ama biz ayrılmayacağız Yasemin. Biz artık sadece Rıza'nın kızı ve Şevket'in oğlu olmaktan çıktık, küçücük bir bebeğin annesi ve babasıyız... Ve..”
Tam o sırada doktorun yanlarından geçip Şevket’in odasına girmesiyle lafı bölündü Ahmet’in. Yasemin’le birlikte merak içinde o tarafa yöneldiler. Birkaç dakikalık bekleyişten sonra doktor dışarı çıktı ve endişeli yüzlerine bakarak “Sadece rutin kontrol. Durumunda bir değişiklik yok henüz.” Dedi. Ahmet sıkıntıyla annesine baktı ve Yasemin’e dönüp “Hadi seni eve bırakayım.” Dedi.
“Hayır! Gitmeyeceğim! Burada kalacağım.”
“Ama Yasemin.. Kendini yorma sevgilim, hadi eve götüreyim seni.”
“Ahmeet.. Seninle kalayım, lütfen. Yanında olmak istiyorum.”
“Eh.. Peki, ama yorulunca gideceksin tamam mı?”
“Tamam..”
“Evdekilerin burada olduğundan haberi var mı?”
“Hayır, yok.”
“Haber vermelisin sevgilim, merak ederler.”
“Evet tamam. Gidip arayayım resepsiyondan.”
“Bekle, beraber gidelim.” Elini uzattı Yasemin’e. Yasemin de hiç tereddüt etmeden küçücük elini onunkinin içine yerleştirdi. Ahmet “Bundan sonra bir an bile yanımdan ayrılmana müsade edemem..” dedi, bir yandan yürüyüp bir yandan da annesine “Bunu böyle bilin!” der gibi bakarken ve ikisi elele koridoru yürüyüp geçtiler..
ne dersiniz, hoş olmaz mıydı? :)
:img-yes::img-yes: Ben de geçen gün Yasemin Ahmet'in mektubunu bulsaydı, neler olurdu diye düşündüm...ikisinde de aynı şeyler oluyormuş meğer...:img-in_lo
resimseçici 24-09-07, 09:28 hoşgeldin aliyeçanım :)
ben de aynen senin gibi düşünüyorum. o günlük bu saatten sonra ahmet-yasemin ilişkisi içinde hiçbir şeye yaramaz, dediğimiz gibi ahmet orada yazan herşeyi zaten biliyor. nedenleri de biliyor. onun derdi güvenilmemek ve hala elinde güveneceği birşey olmaması. yasemin ona neden güvenmediğini açıklamadığı gibi bundan sonrası için hiçbir somut şey de sunamıyor. ha, somuttan anladığı günlük olursa ve bunu "al yavrum oku da için açılsın" diye ahmete verirse, ahmetin de o günlüğü sayfa sayfa yolup yasemine yedirmesi vacip olur.. :img-cool2
ps: ahmetin günlüğü nasıl bulacağını anlatan bir gerilim filmi senaryosu yazıyorduk bir ara :img-hyste nasıldı o ya?
ps-2: şimdi.. bir türlü çıkamadım ve yazacak birşey de gelmedi aklıma. ben de düşünmeye başladım, en başta şu çok kızdığımız selma-yasemin sahnesi olmasaydı, yada farklı gelişseydi bu sorun ne kadar kolay hiç başlamadan çözülürdü, değil mi? gerçi o zaman tabi, ayrı kalan büyük aşıklar ve sahte evlilikler olmazdı ama, belki siyasi olaylara daha fazla odaklanılırdı.. örneğin, o sahne şöyle olsaydı:
Yasemin hastaneye gelmişti. Koridorda Selma'yla karşılaştı, Selma'nın üzüntüden perişan bir hali vardı ama Yasemin'in titreyen hali de ondan aşağı kalmıyordu.
"Selma Abla, Ahmet burada değil mi? Onunla konuşmam lazım."
"Babasının yanına girdi."
"Söyleyebilir misiniz lütfen, onu burada bekliyorum. Çok önemli."
Selma öldürücü bir bakış attı Yasemin'e. Bu olanlardan sorumluydu o da. Şevket içeride can çekişirken, o hala gelmiş Ahmet...
"Bir bakayım.." diyerek odanın kapısına doğru döndü Selma. Fakat tam o sırada kapı açılmış ve Ahmet dışarı çıkmıştı. Kapıyı kapatıp da Yasemin'i görünce şaşkınlıkla açıldı gözleri, "Yasemin?!" dedi. Ona dikkatle baktığında Yasemin'in ağlamak üzere olduğunu gördü, yüzünde garip bir ifade vardı. Endişelendi ve tek adımda Yasemin'in yanına gelip ellerini tuttu.
"Yasemin? Ne oldu? Birine birşey mi oldu?"
"Ahmet.. Şevket Amca nasıl?"
Ahmet üzgünce başını salladı. "Hala aynı.. Sen bu saatte neden geldin buraya?"
Yasemin'in gözyaşları akmaya başlamıştı, Ahmet'in avuçları içindeki elleri titriyordu. Ahmet, onu bir sandalyeye oturtmak istedi ama Yasemin reddetti.
"Hayır, oturmayacağım. Sana çok önemli bir haber vermeliyim Ahmet.." dedi ve Ahmet'i Selma'dan biraz uzağa çekti. Ahmet annesine bir kötü bir bakış attı, "Sen mi ağlattın onu?" der gibi, ama Selma sadece omuz silkmekle yetindi.
Yeterince uzaklaşınca Ahmet, Yasemin'i omuzlarından kavradı ve merak içinde baktı:
"Sevgilim, ne oldu söyle? Kötü birşey mi oldu? Herkes iyi mi?"
"İyi, iyi. Kimsede birşey yok. Bu... Bizimle ilgili.."
"Yasemin, lütfen söyle."
Yasemin gözyaşları içinde baktı Ahmet'e. Bir an sadece Ahmet'in tepkisinin ne olacağını düşündü. Sevinir miydi acaba? Babası, babam bu durumdalarken, biz bu durumdayken...
"Ahmet.. Ben.. Hamileyim." diye fısıldadı, bakışları ölesiye umutsuzdu ama derinlerde bir yerde ufacık bir ümit pırıltısı var gibiydi. Ahmet, şaşkınlıkla kalakaldı öylece. Ağzını birşey söylemek istermiş gibi açtı, ama hiçbir ses çıkmadı, dudakları sanki gülümsemek ister gibi kıvrılmıştı ama onu da yapamıyordu. Gözlerinde yepyeni bir ışıltı ortaya çıkmıştı; hevesle, heyecanla ve sevinçle bakıyordu. Onun bu duygu değişimlerini ve sevinç ifadesini mest olmuşçasına izleyen Yasemin de hafifçe gülümsemeye başlamıştı. Saniyeler sonra nihayet sesini bulan Ahmet konuştu.
"Nee? Yasemin, sen ne.. Bizim.. Bir bebe- Ahh..." diyerek Yasemin'i kendine çekti bir anda. Öyle sımsıkı sarılmıştı ki, Yasemin'in nefesi kesiliyordu ama bir mutluluk dalgası yayılmaya başlamıştı içinde, herşeye rağmen. Ahmet, hala duyduğu haberin şaşkınlığındaydı ama sanki yıllardır ilk defa görüyormuş gibi öpüp kokluyordu Yasemin'i. Selma ise öfkeli bir şaşkınlıkla uzaktan onlara bakıyordu. "Ahmet ne yapıyorsun böyle, baban içeride ölümle pençeleşirken bu mutlu ifade de neyin nesi?" diye düşündü kendi kendine.
Bu sırada, gerçekleri ezici ağırlığı yavaş yavaş Yasemin'i esir almaya başlamıştı yine. Yavaşça geri çekildi Ahmet'in kollarından ve hüzünle baktı ona:
"Şimdi ne yapacağız Ahmet?"
"Ne mi yapacağız? Tabi ki evleneceğiz sevgilim. Zaten yapmayacak mıydık bunu?
"Bu haldeyken mi? Herşey bu kadar karışıkken nasıl olacak?"
"Yasemin.. Gerçekten zor günlerdeyiz.. Senin acını ben de yüreğimde hissediyorum, biliyorsun. Herşey için çok üzgünüm, keşke değiştirme imkanım olsa.. Fakat artık düşünmemiz gereken biri daha var.." Tüm hayalleri gerçek olmuş gibi gülümsedi. "Yasemiin.." dedi, derinlerden gelen bir fısıltıyla, "Sadece Yasemin ve Ahmet olamaz mıyız? Küçücük bir bebeğin annesi ve babası olamaz mıyız sadece?"
"Olabilir miyiz?"
Şefkatle gülümsedi Ahmet, Yasemin'in yüzünü avuçları arasına aldı ve "Oluruz meleğim." dedi, sonra gözleri hüzünlendi yine. "Bu güzel haberi ikimizin de babası bu haldeyken almamız ne büyük haksızlık.." dedi, "doyasıya sevinemiyoruz bile... Ama biz ayrılmayacağız Yasemin. Biz artık sadece Rıza'nın kızı ve Şevket'in oğlu olmaktan çıktık, küçücük bir bebeğin annesi ve babasıyız... Ve..”
Tam o sırada doktorun yanlarından geçip Şevket’in odasına girmesiyle lafı bölündü Ahmet’in. Yasemin’le birlikte merak içinde o tarafa yöneldiler. Birkaç dakikalık bekleyişten sonra doktor dışarı çıktı ve endişeli yüzlerine bakarak “Sadece rutin kontrol. Durumunda bir değişiklik yok henüz.” Dedi. Ahmet sıkıntıyla annesine baktı ve Yasemin’e dönüp “Hadi seni eve bırakayım.” Dedi.
“Hayır! Gitmeyeceğim! Burada kalacağım.”
“Ama Yasemin.. Kendini yorma sevgilim, hadi eve götüreyim seni.”
“Ahmeet.. Seninle kalayım, lütfen. Yanında olmak istiyorum.”
“Eh.. Peki, ama yorulunca gideceksin tamam mı?”
“Tamam..”
“Evdekilerin burada olduğundan haberi var mı?”
“Hayır, yok.”
“Haber vermelisin sevgilim, merak ederler.”
“Evet tamam. Gidip arayayım resepsiyondan.”
“Bekle, beraber gidelim.” Elini uzattı Yasemin’e. Yasemin de hiç tereddüt etmeden küçücük elini onunkinin içine yerleştirdi. Ahmet “Bundan sonra bir an bile yanımdan ayrılmana müsade edemem..” dedi, bir yandan yürüyüp bir yandan da annesine “Bunu böyle bilin!” der gibi bakarken ve ikisi elele koridoru yürüyüp geçtiler..
ne dersiniz, hoş olmaz mıydı? :)
öncelikle herkese günaydın
Bencede çok hoş olurdu. Ama aynı zamanda dizininde son bölümü olurdu herhalde. Genelde bu tür dizilerde olaylar ağı önce tüm çetrefili ile veriliyor. Ondan sonra bu düğümler bir bir çözülüyor ve mutlu son.(yada nadir olarak mutsuz son).
Neyse geçenlerde Yasemine kızmakla beraber onu biraz olsun anlayabildiğim ile ilgili bir yorum yapmıştım. Sanırım bu yorumumum üzerine(bazı şaşkınlar diye başka bir yorum yapıldı. bu arada üzüldüm ama sorun değil. sonuçta burada herkes fikrini koyar ortaya uymuyor diye şaşkın falan demek bilmiyorum.... ki forumunda amacı bu zaten karşı fikirlerinde olması ve tartışılabilmesi neyse...) İşte şimdi buna cevap vermek istiyorum. Ben baştan beri şunu savunuyorum önemli olan burada haklılık meselesi değil ve ben asla herhangi bir oyuncunun taraftarı(yada fanı) değilim. Evet bana göre de Yasemin büyük yanlışlar yapmıştır ki. 18-19 bölüme kadar dizi formatında yaseminin gerekçelerini haklı buluyorum. ayrıca senaryo örgüsü içinde de gerekli bir durumdu. Yoksa ne anlatılacaktı seyirciye. Buraya kadar tamam diyorumda. Yaseminin Kıbrısçığa gidemeyişini anlayamıyorum. aslında, eğer yasemin kıbrısçığa gitseydi. Ahmetle beraber ikisi... Düşünsenize ne büyük bir mücadele vermeleri gerekirdi. Aileler, toplum, Necdet, düşünemiyorum bile. Ne heyecanla seyrederdik kimbilir. Bunun yerine senaristler Yasemini nefret edilecek bayan başrol olarak vermeyi tercih ettiler. (o kişilikli, gayet cesur kararlar alabilen, aşkının peşinden sonuna kadar gidebilen kız gitti yerine kararsız, pasif ne yaptığı belli olmayan bir kadın geldi.) Bana göre aynı oyun şimdi Ahmet üzerinde oynanıyor. Mahkeme süreci başlatılarak şimdi o yıllarda yaseminin düşeceği durumu bir düşünün mahkeme açılmış ne büyük rezillik. Aileler açısından, bulunduğu çevre açısından yapayalnız kalacak yasemin. Hiç kimse olmayacak yanında. ve bu arada 2 bölüm öncesinde yasemini öperken saçlarını büyük bir aşkla koklayan O aklı selim, kalbi sağlam Ahmet nasıl bir karaktere dönüşecek acaba. İşte sadece bu yüzden bile Yaseminin bir çoğunuza göre haklı olmayan gerekçelerine ihtiyacı var ahmetin onunla aralarındaki bu bağı sadece o nedenler geri getirebilir. Kızgınlığı geçince ahmet anlayabilmeli yasemini diye düşünüyorum. Aslında Yaseminin ona hep söylediği gibi ne yaşarlarsa yaşasınlar tek aşkı olduğunu, Ve ondan başka hiçkimse ile olmadığını. bu durumları mecbur kaldığı için yaşamak zorunda olduğunu.
son not : geçen bölümde kesinlikle yasemin kızını ahmetten kıskandı. Onunla ilgilenmedi diye o yüzden çekti bana görede. En azından aralarındaki aşk ufak da olsa böyle durumlarda ve özellikle son sahnede hissedilebildi (bana göre)
ondan başka hiçkimse ile beraber olmadığını
merhaba
merw arkadaşım acayip bir senaryo olmuş süper ama ne yazıkki bunun olması the and demek sonra biz nasıl beklerdik onlar ne zaman buluşcak diye sonra nasıl acı çekerdik onlar ağladıkça vs.. olsun olanlarda güzeldi ama olacakların içinde tek korkum muhteşem aşkı puf diye yok etmeleri
ya bide geçen yazdığımda aklıma gelmemiş şu ahmetin rüyayı ailesine açıklarkenki ellerinin titremesi ellerinin birbirine karışması süperdi o an bende ağladım onunla ya yazık ya olmazki ya diyip durdum çok zor bir durum tabi burda cansel'ide tebrik etmeden geçemiycem
ya yasem'inin ahmet'ten rüyayı çekme sahnesindeki anlam bence yasemin ahmet'e çok kızgındı annelik iç güdüsü rüyadan ayrılcağı fikri onu deli ediyordu ve ahmet yaklaşıncaki düşmanca bakışının nedenide buydu belki haksız gözüküyor ama ne yazıkki oda bir anne bunuda unutmamak lazım
ne olursa olsun ne ahmet'e nede yasemi'ne kıyamıyorum:img-wink:
justinecatblue 24-09-07, 09:59 keşke DNA testi olsaymış o yıllarda-(acaba yurtdışında yaptırma imkanı da yok muydu?) o zaman ahmet'in işi tereyağından kıl çeker gibi (hatta kıldan tereyağı:p) hemen hallolurdu-test sonuçlandığı anda babalığı kesinleşirdi-
ya aslında, böyle olsaydı dizinin sonu olurdu diyoruz da, ille de öyle olmasında gerek yok ki. bize sanki kavuşamayan aşklar hep en büyüktür, onların ayrı köşelerde gözyaşı döküşünü izlemek en güzelidir, zaten birlikte olsalar ne yaşayacaklar şeklinde fikirler empoze ettiklerini düşünüyorum ben.. buna en güzel örnek olarak da -her zamanki gibi- çemberimde gül oyayı göstermek istiyorum. onlar da bir sürü şey yaşadılar, mehmet hapse girince ayrı kaldılar falan ama en azından mantıklı sebepleri vardı ve ne olursa olsun birbirlerine güveniyorlardı. gerçek bir aşk ve karı-koca ilişkisini yansıtıyorlardı... şimdi, aynı şeyi neden yasemin ve ahmet yapamasın ki? hadi burada konu, 60 darbesinin aileler üzerindeki etkisiydi, ama onlar ayrılmadan da bu etki pekala gösterilebilirdi. resimseçici yasemin kıbrısçıka kaçsaydı verecekleri mücadelenin ne kadar heyecanlı ve etkileyici olacağından bahsetmiş, eh aynı mücadele başta da verilseydi yine o kadar heyecanlı ve etkileyici olmayacak mıydı? olacaktı tabi.. ne bileyim, bizi bu kadar acı soslu dramlara alıştırmaları beni geriyor....
ya aslında, böyle olsaydı dizinin sonu olurdu diyoruz da, ille de öyle olmasında gerek yok ki. bize sanki kavuşamayan aşklar hep en büyüktür, onların ayrı köşelerde gözyaşı döküşünü izlemek en güzelidir, zaten birlikte olsalar ne yaşayacaklar şeklinde fikirler empoze ettiklerini düşünüyorum ben.. buna en güzel örnek olarak da -her zamanki gibi- çemberimde gül oyayı göstermek istiyorum. onlar da bir sürü şey yaşadılar, mehmet hapse girince ayrı kaldılar falan ama en azından mantıklı sebepleri vardı ve ne olursa olsun birbirlerine güveniyorlardı. gerçek bir aşk ve karı-koca ilişkisini yansıtıyorlardı... şimdi, aynı şeyi neden yasemin ve ahmet yapamasın ki? hadi burada konu, 60 darbesinin aileler üzerindeki etkisiydi, ama onlar ayrılmadan da bu etki pekala gösterilebilirdi. resimseçici yasemin kıbrısçıka kaçsaydı verecekleri mücadelenin ne kadar heyecanlı ve etkileyici olacağından bahsetmiş, eh aynı mücadele başta da verilseydi yine o kadar heyecanlı ve etkileyici olmayacak mıydı? olacaktı tabi.. ne bileyim, bizi bu kadar acı soslu dramlara alıştırmaları beni geriyor....
Sana aynen katılıyorum...İlla bir drama yaratacaklarsa bunu bu kadar saçma bir sebepten ayrılıkla yapacaklarına şöyle de yapabilirler...Deniz Gezmişlerin dönemi malum çok sancılı bir dönem herkes için.Ahmette daha önceki olaylardan Deniz Gezmişe yakın bir isim belki onların idamla yargılanmalarında onların avukatlarından biri olabilir,bu içeri girmesi için yeterli bir sebep,bir süre öyle ayrı kalabilirler ve Yasemin Rüyayla dışarıda Ahmete destek olabilir.Tabii ki Ahmet hapse girsin istemem ama böyle sevdiği kadından ve kızından ayrı,sevdiği kadına düşman bir Ahmettense içeride olan ve sevdiği kadının desteğine ve kızının sevgisine sahip bir Ahmet izlemeyi tercih ederim.Elbette bu kısa sürer(Rıza Beyin mahkemesinde de 2 gün sürmüştü galiba,hadi bu da bir ay sürsün...) zaten ama bu bile şu anki durumdan iyi bence...
Ya bi dakka ya vazgeçtim arkadaşım,niye hep bu dizide Ahmet acı çekiyor ya...Vazgeçtim içeri Yasemin girsin:)Offf beni bile deli etti bu dizi ya...
Anahhhm badger hoşgeldiiiin.:):)Keyifler nasıl oralarda?Alıştın mı?İyi misin? Rahat mısın?
Sadece şu son sayfayı okudum ama şunu söylemek istiyorum ki "Aşıkları birleştirdikten sonra da diziyi sürdürün kolaysa.":hıh :hıh Ayırmak kolay...Yanlış anlaşılma olur,biri hastalanır, güvensizlik, kıskançlık filan olur illa ki ayrı kalırlar. Finalde de birleşip mutlu mesut yaşarlar.Peki niye bunların ev halleri gösterilmez?Mesela aralarında diş macununu ortadan sıkmak yüzünden tartışma çıksın, kadın hamileyken birlikte ultrasonda bebeklerine baksınlar, yemeği ocakta unutsun yemek yansın...Bunun gibi sıradan şeyler, ev halleri filan gösterilisin.Aile sıcaklığını yaşasınlar.Yoksa imkansız aşkı dediğim gibi yaratmak kolay.Ama bu kadar germelerine gerek yok.Allah aşkına hangimizin etrafında sürekli entrika çeviren bir Suzan Avcı var? Böyle şeylerin karşılığı yok hayatta. Daha basit şeyi,bizi anlatsınlar en azından daha büyük zevk alırız.
Aliye Abla merhabaaa...bye Evden bağlanıyorum foruma.:)
Ne işin var senin evde bakayım...? Biz buralarda günü nasıl geçti acaba diye heyecanlanıyoruz...hanfendü eve gelmiş bile...!
Bak sen diş macunu filan deyince ' İki Aile ' geldi aklıma...onlar da kavuşmuşlar ve dizinin temposunda düşüş de olmamış...darısı başımıza :img-in_lo
:happy0064:happy0064altta badgerçanın adını görüyorum. Tavusumkuşum, mörvçanım, aliyeçan hepsi burada. Üstüne goldrose, nehir (ne güzel yazılar öyle)......Çok güzel bir başlangıç haftaya!!! Merw, alternatif senaryon çok güzel olmuş, buradan devam edelim derim ben...Bkz: Matrix olayı. Bizimkinin gerçek olmadığını kim söyleyebilir ki?
Bari şu fragman çıksa da yeni yorumlara geçsek,yoksa böyle toptan kafayı yiyeceğiz senaryo üretmekten ve Yasemine akıl vermekten bizde akıl kalmayacak:)Aslında Yasemin nasıl kurtulurdan ziyade artık Ahmet bu kızdan nasıl kurtulur onu konuşuyor olabiliriz yeni bölümde Yasemin mahkemede babası Necdet derse:icon_whis
Efenim döndüm eve çok şükür.İyi geçti günüm de zaten 3 saat ekonomi vardı.Akşam da 6'dan 8'e kadar bilgisayar dersim vardı ki o bu hafta yapılmayacakmış.Daha sonra başka bir program belirlenecekmiş.Çünkü 12'den 6'ta kadar 6 saat boşluk oluyor bu durumda.Ben de fırsattan istifade geleyim dedim.Geldiğim de iyi olmuş.Badger'ı görmüş oldum. Gerçi kendisinin henüz sesi soluğu çıkmıyor ama bekliyoruz bakalım.:):)
Önceki sayfaları şöyle bir okudum da bir hukukçu aranmış.:)Gerçi henüz yoklun başında hukukçu adayı olan biri olarak size bir faydam dokunmazdı o ayrı.Neyse ama yarın sabahtan medeni hukuk dersim varmış.İsterseniz kadına sorayım:
-Hocam şimdi "Hatırla sevgülü" diye bir dizi var.Bu dizide dizi tarihinin görüp görebileceği en saçma baş kadın karakter yaratılmış.Kız 1960'ta sevdiği adamla birlikte olup hamile kalıyor. Sonra adam babasının hastalığı nedeniyle amerikaya gittiğinde kız hamile olduğunu söyleyememenin ve esas oğlanın kendisini görmek istemediğini zannetmenin de verdiği salaklıkla intihar etmeye kalkıyor.Ama Allahtan necdet onu kurtarıyor.Sonra bu necdet bu kızı yıllarca sevip de abi gibi yaklaştığı için ona evlenme teklif ediyor.Aklı sıra yasemini ve durumu kurtaracak.Bu arada esas oğlan tesadüfler zinciri sonucunda bunların nikahını görüyor,ardından kızın hamile olduğunu öğreniyor.Bu acıya dayanmak için de kıbrısçık'a gidiyor.Yıllar yıllar sonra adam o çocuğun kendi kızı olduğunu öğreniyor ve velayet davası açıyor. Bu durumda çocuk evlilik içinde doğduğu için ve de yasal babası onu reddetmediği için esas oğlanın velayeti evlenmeden de alma olasılığı kaç?
-Kıbrısçık nere?:img-hyste :img-hyste
Shevekçan,merveçan ve diğer çanlar...Merhabalaaaar ifendiiim.byebye
Ayşeçan, günlük Ahmet'i etkiler mi ki...? Hiç sanmıyorum...Ahmet Yasemin'e; bana anlatacağın herşeyi düşündüm zaten dediği anda, günlük konusundaki ümitlerimi yitirdim...Yasemin'in ona güvenmemesine, aşklarına tutunmamasına içerliyor zaten...günlükte bunula ilgili bir açıklama var mı..? yok...
Y: -Ahmet seni seviyorum, hep sevdim...diyor. Ahmet bunu biliyor zaten...
-Beni sevdin de niye güvenmedin...nasıl vazgeçeceğimi düşündün...? Yasemin bu soruya cevap vermek zorunda...bunun cevabı günlükte yok...Yasemin'in de cevabı olduğuna emin değilim ya neyse....
Ayla, Güzide, kan grupları ve günlük Ahmet'in mahkemeyi kazanması için delil olarak kabul edilebilir ama bu tür olaylar yaşandıktan sonra, ne olduğu ya da olacakları da beni hiç ilgilendirmez zaten...Yasemin hakime, bu çocuğun babası Necdet'tir der ve Necdet de bunu onaylarsa...:sad53:
Tamam Aliyeçanım da, o dediğin soruyu Ahmet isterse Yasemin'e bir ömür boyu sorsun...O da kendince, elinden geldiğince yanıtlamaya çalışsın, kendini affettirmeye, ona güven vermeye çalışsın da...bunu mümkünse yatak odalarındayken, başbaşa yapsınlar. Mümkünse mahkeme salonlarında olmasın yani.:):icon_whis:img-pilot (Bkz.: Hala ve daima... diziyi gerçek sanan forumcu):img-in_lo
Anahhhm badger hoşgeldiiiin.:):)Keyifler nasıl oralarda?Alıştın mı?İyi misin? Rahat mısın?
Sadece şu son sayfayı okudum ama şunu söylemek istiyorum ki "Aşıkları birleştirdikten sonra da diziyi sürdürün kolaysa.":hıh :hıh Ayırmak kolay...Yanlış anlaşılma olur,biri hastalanır, güvensizlik, kıskançlık filan olur illa ki ayrı kalırlar. Finalde de birleşip mutlu mesut yaşarlar.Peki niye bunların ev halleri gösterilmez?Mesela aralarında diş macununu ortadan sıkmak yüzünden tartışma çıksın, kadın hamileyken birlikte ultrasonda bebeklerine baksınlar, yemeği ocakta unutsun yemek yansın...Bunun gibi sıradan şeyler, ev halleri filan gösterilisin.Aile sıcaklığını yaşasınlar.Yoksa imkansız aşkı dediğim gibi yaratmak kolay.Ama bu kadar germelerine gerek yok.Allah aşkına hangimizin etrafında sürekli entrika çeviren bir Suzan Avcı var? Böyle şeylerin karşılığı yok hayatta. Daha basit şeyi,bizi anlatsınlar en azından daha büyük zevk alırız.
Aliye Abla merhabaaa...bye Evden bağlanıyorum foruma.:)
Gomarcobat narkadaşlar,byebye
(Gomarcobat bknz:Gürcüce İyi günler, merhaba vs.demektir.)
Eveet yeni yuvamıza sonunda aile dirliğimize, birliğimize ve mutluluğumuza kavuştuk...Kötü bir sebep olmasa da ayrılık zor iş...Hele ki gerçek seven :img-in_loanne-babaların çocukalrıyla bir arada olamaması ne olursa olsun çok kötü...Dizimizde de gerçek sevenler birleşsin! Onun için onu bunu, bakanı, biyolojikliği bırakınız..çünkü bu dizide yokk böyle bir şey...bknz:Ahmet sperm bankası değil...Necdet rüyayı cami avlusunda bulmuş değil..Yasemin Ahmet tarafından terkedilmiş değil..vs.vs...img-hyste
Rüyanın kızı olduğunu ispatlaması için sadce ve sadece O aşkını defterlere ve senelere sığdıramayan kızımızın bir kere olsun...BUNU KENDİSİNİN AYAN BEYAN O İFADEDE SÖYLEMESİ LAZIM..Yoksa yok Ayla söyledi, şahitlik etti, yok Necdet yücelik etti velayetten vazgeçti, yok günlük çıktı..vs...yok Güzide Fatma Teyze..vs.vs..hepsi hikaye..Yasemin en son sahneden snra hala Ahmetin yalvaran bakışlarını görmezden gelip o sapıtmış ifadeyi verirse...yuhhh deyip Seven kadınların ve annelerin en yüz karası ilan ederim..Entrikayla sansasyonla reyting artımaya ihtiyaç yok..Yasemin orada aslanlar gibi gidip, Kızımın Babası Ahmettir diyecek..Reytingler tavan yapacak....Ahmetin aşkı ispat edilecek.....Bu kadar!
ooo kimler var kimler :D bütün çanlar toplandık, toplandık... malum yaz sezonu bitti, artık internetten daha mühim işlere yoğunlaşırken buradan uzak kalıyoruz...
bagderçan hoşgeldin :) nasıl, yerleştin mi? yoksa hasretimize dayanamayıp kendini foruma mı attın? sana hemen kavuşamayanların şarkısı dargeçiti yollayayım :D
shevekçan, "what is the matrix ulan?" moduna dönmeyelim de çanım :D bütün bunların rüya olabileceği gibi bir fikir atmıştı biri ortaya, güzeldi aslında. gerçi, sılazedelerden biri olarak her hafta "bunların hepsi bir rüya" diye ümit etmenin bir yararını görmedim, gerçekler hep birer tokat gibi yüzümüze çarptı :P ama, umut fakirin ekmeği be :)
cansuçan, aynen! ben böylesi entrikalar çeviren birini yakından hiç görmedim ama dizileri izleye izleye paranoya başladı "ya ileride birini sever de kavuşamazsam? ya tam evlenecekken bir aksilik olursa? ya biri çıkar da "duruuuuuuun siz kardeşsiniz!" derse ya.. ya.." diyerek :P
kısacası, birbirine düşmanca bakmak, birşeyleri yıkmak kolay. marifet yapmakta hem de güzel yapmakta, sıcak, samimi yapmakta... :img-cool2
Efenim döndüm eve çok şükür.İyi geçti günüm de zaten 3 saat ekonomi vardı.Akşam da 6'dan 8'e kadar bilgisayar dersim vardı ki o bu hafta yapılmayacakmış.Daha sonra başka bir program belirlenecekmiş.Çünkü 12'den 6'ta kadar 6 saat boşluk oluyor bu durumda.Ben de fırsattan istifade geleyim dedim.Geldiğim de iyi olmuş.Badger'ı görmüş oldum. Gerçi kendisinin henüz sesi soluğu çıkmıyor ama bekliyoruz bakalım.:):)
Önceki sayfaları şöyle bir okudum da bir hukukçu aranmış.:)Gerçi henüz yoklun başında hukukçu adayı olan biri olarak size bir faydam dokunmazdı o ayrı.Neyse ama yarın sabahtan medeni hukuk dersim varmış.İsterseniz kadına sorayım:
-Hocam şimdi "Hatırla sevgülü" diye bir dizi var.Bu dizide dizi tarihinin görüp görebileceği en saçma baş kadın karakter yaratılmış.Kız 1960'ta sevdiği adamla birlikte olup hamile kalıyor. Sonra adam babasının hastalığı nedeniyle amerikaya gittiğinde kız hamile olduğunu söyleyememenin ve esas oğlanın kendisini görmek istemediğini zannetmenin de verdiği salaklıkla intihar etmeye kalkıyor.Ama Allahtan necdet onu kurtarıyor.Sonra bu necdet bu kızı yıllarca sevip de abi gibi yaklaştığı için ona evlenme teklif ediyor.Aklı sıra yasemini ve durumu kurtaracak.Bu arada esas oğlan tesadüfler zinciri sonucunda bunların nikahını görüyor,ardından kızın hamile olduğunu öğreniyor.Bu acıya dayanmak için de kıbrısçık'a gidiyor.Yıllar yıllar sonra adam o çocuğun kendi kızı olduğunu öğreniyor ve velayet davası açıyor. Bu durumda çocuk evlilik içinde doğduğu için ve de yasal babası onu reddetmediği için esas oğlanın velayeti evlenmeden de alma olasılığı kaç?
-Kıbrısçık nere?:img-hyste :img-hyste
Shevekçan,merveçan ve diğer çanlar...Merhabalaaaar ifendiiim.byebye
Tavusumkuşum, küçük gibi görünen ama çok önemli bir ayrıntı var, hukuk ve etik kurallar açısından...Tesadüf sonucu değil, bilfiil, bilerek ve isteyerek dönüyor, kızı bulmak için Kayserı'ye gidiyor ve nikahı görüyor. Lüt-fin ama. Bunu unutmayalım avukat hanım. Bu önemli.:img-cool2:img-blush. Ve öncelikle velayet değil, nüfusuna aldırma davası açıyor. Ama tabii, bunların savcılığa yalan beyan verdiklerini mahkemede kanıtlarsa (yedi aylık doğdu denen Rüyanın dokuz aylık doğması-kan grubu ve şahit(ler) aracılığıyla) velayeti alması şansı %100 değil de nedir hocam? diye de sorulabilir.:):img-pilot (Ayrıca bkz.: Manipulatif soru sorma teknikleri / algıda manipülasyon)
cansuçan, aynen! ben böylesi entrikalar çeviren birini yakından hiç görmedim ama dizileri izleye izleye paranoya başladı "ya ileride birini sever de kavuşamazsam? ya tam evlenecekken bir aksilik olursa? ya biri çıkar da "duruuuuuuun siz kardeşsiniz!" derse ya.. ya.." diyerek :P
kısacası, birbirine düşmanca bakmak, birşeyleri yıkmak kolay. marifet yapmakta hem de güzel yapmakta, sıcak, samimi yapmakta... :img-cool2
:img-hyste :good: :img-hyste
Psikolojimizi bozuyolar diye dava açalım demişti galiba Aliye Abla. Baksana paranoyak yapmışlar seni de.:) Ya biri gazozumuza uyku ilacı katarsa? Belgrad ormanlarında tek başımıza dolaşırken karşımıza birileri(:icon_whis) çıkarsa? Ya kör olursam da eskiden çok sevdiğim kişiyi sesinden bile tanıyamayacak kadar salaklaşırsam?Allaaaahııııııımmm.....Ne elem ne keder... Ya biri bana "Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da." diye iltifat ederse ne derim?:img-hyste
cansuçanım selam kuşum :) bugün senin okulda ilk günündü değil mi? ay ne güzel, hayırlı olsun :img-in_lo ilk günümü hatırlıyorum da, yine böyle yağmurlu ve soğuk bir gündü, sınıfta vaşak boyutlarında bir kedi yerleşmiş oturuyordu, ve kedilere alerjisi olan ben hademeleri ayağa kaldırmıştım "çıkarın şunu nolur!!" diye.. aah ah ne güzel günlerdi :img-in_lo:img-hyste
şimdi, badgerçanın yazısını okurke |