Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-20
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
[ 8]
9
10
11
Arwen kusura bakma ben de yanıtlayamayacağım anketi bu gece:icon_sorr. İçinde "ismi lazım değil"in adı sık geçiyor çünkü.:) Ama ellerine sağlık ve umarım buradan çıkan sonuçlar da bize izleyici (en azından forumcu) beklentileriyle ilgili bir ipucu verir.
Daha önce de yazmıştım bu noktadan sonra bu kadar tutarsızlaştırdıkları bir Yasemin karakterini ancak çok sağlam bir duygusal ve bedensel çöküş yaşatarak kurtarabilirler, hem Ahmetin hem bizim gözümüzde. Çünkü o zaman hem Ahmete hem bize karşı, en azından gerçeğin ortaya çıkmasıyla birlikte içine girdiği bu anlamsız, bu atma saçma, bu ne anneliğe ne seven kadınlığa sığmayan tavırlarına bir gerekçe sunulmuş olur. Ha, deriz. Demek ki gerçekten çok fazla bastırmış duygularını, çok fazla içe atmış ve dışa yansıtamamış. Demek ki gerçekten bu kandırmaca, bu yalan onun sinirlerini fena halde harap etmiş, o yüzden dışarıya karşı şıkıdım süs püs yerinde gezerken aslında içi kan ağlıyormuş, deriz. Kaldıramadığı için kafayı sıyırmış, o yaptıkları-yalan beyan falan bu sinir harmanının bir ürünüymüş, sonunda da bu oldu, deriz.
cevaplama canım ne demek ben zaten gergin ortamı biraz dağıtmak için yapmıştım:img-wink:
her yorum dönüp dolaşıp yasemine varıyor çanlarım keşke günlüğüne yazdıklarını hem dilinde hemde uygulamada ahmete dökebilse biraz cesaretli olsa çünkü bu iş sarılmayla olmayacak anlaşıldı:img-yes:
Ben de iflah olmayan sınıfına girmeyen, gerçekçi bir romantik olarak neyi düşünüyorum, biliyor musun?
Yasemin, o doğumgünü partisine gelen Ahmet orayı terk ettiğinde o pür gerçeği ve onu sevdiğini anlayarak, çevresindekiler ne düşünecek diye ilk kez aldırmadan...peşinden fırlamasını..ve ona sarılmasını..ve herşeyi anlatmasını isterim..sokağın ortasında..kimseye aldırmadan!..Ahmet, dinlemese bile, yapacağının hapisle sonuçlanacağını bilse bile o savcıya gitmesini ve...o ifadesini değiştirmesini isterim...
Artık ağırlık onun üstünde..Ahmetin bir şey yapmaya mecburiyeti yok, kalmadı, bırakmadılar adamda...Sadece yapması gereken bir tek Yasemin....
Acı ama gerçek olan bu!:img-polic
evet..
iila ki romantizm, tutku, aşk, hasret bilmem ne göstereceklerse buna cesaret de katsınlar, bir laf söyleyip kaçıp gitmesin hemen hanımkızımız. yaptıkları yapacaklarının göstergesi olsun, yaptığının arkasında dursun..
hayatının dizginlerini kendi eline alsın, bir kere de başkalarını, başkalarının diyeceklerini önemsemeden bir hareket etsin, aynı ilk zamanlardaki gibi. hani kızıyoruz ya "nişanlı bir adamın odasına girecek cesareti vardı..." falan diye, aslında o sahne bizim de yasemini sevdiğimiz sahneydi, aldatma mevzusunu bile düşünmemiştik hiç -michelle zaten gelmiş ve geçiyordu :)- çünkü yasemin aşkına bizi inandırmıştı... ama.. ama..
keşke o günlere dönebilse.. haksızlığını anlayınca ahmete mektup yazan kıza dönüşse birden...
ben de kaçıyorum, arada gelirim belki... bye
Ben de iflah olmayan sınıfına girmeyen, gerçekçi bir romantik olarak neyi düşünüyorum, biliyor musun?
Yasemin, o doğumgünü partisine gelen Ahmet orayı terk ettiğinde o pür gerçeği ve onu sevdiğini anlayarak, çevresindekiler ne düşünecek diye ilk kez aldırmadan...peşinden fırlamasını..ve ona sarılmasını..ve herşeyi anlatmasını isterim..sokağın ortasında..kimseye aldırmadan!..Ahmet, dinlemese bile, yapacağının hapisle sonuçlanacağını bilse bile o savcıya gitmesini ve...o ifadesini değiştirmesini isterim...
Artık ağırlık onun üstünde..Ahmetin bir şey yapmaya mecburiyeti yok, kalmadı, bırakmadılar adamda...Sadece yapması gereken bir tek Yasemin....
Acı ama gerçek olan bu!:img-polic
****
Birazdan yavaş yavaş gideceğim editi..yarın yine yorucu bir gün..İş var, güç var...Bizim evin adamı:img-in_lo seyahate çıkacak..bknz: yine!!!..ama ne yapalım Allah önce sağlık, huzur ve ağız tadı versin..:)
İnan aynı şeyi ben de yapmasını isterim..Ancak mecbur olmasa da Ahmetin sevdiği kadına kıyamama mecburiyeti olmalı..Bu mecburiyeti de kalbindeki duygulardan kaynaklanmalı.
Ancak Yasemin de artık şu kalın kabuğunu bir kırsın da....Seven bir kadın nasıl olur arkamıza yaslanıp izleyebilelim bari...
Allah hepimize sağlık versin...
Romantiklikte bir yere kadar .Saat epeyi oldu...Ben de yi akşamlar dilerim...
:sad53::sad53::sad53::sad53::sad53:
Yolun kenarında akardiyonu ile şarkı söyleyen tatlı kız yoldan geçenlerin hem paralarını hem sevgilerini kazanıyormuş...
-Hatırla Sevgili...O mesut geceyi...Çamların aktında verdiğin buseyi...
O sırada bir kongreye gitmek üzere yoldan geçen bilim adamlarından biri zınk diye durup arkadaşlarına bakmış..
-Kabul ederse bu tatlı kızı deneyimiz için seçelim mi?
Olur demiş diyerleri
Gitmişler tatlı kızın yanına..
-Sana bir milyon dolar vereceğiz.Ama beyninin yarısını alacağız ne dersin....
Tatlı kız düşünmüş düşünmüş..Tamam demiş..Ve bilimadamları beyninin yarısını almış.
Aradan bir süre geçmiş..Bilim adamları gidip bakmışlar..
Tatlı kız gene inleyen nağmeler ile şarkılarını söylüyormuş.......
- Hatırla sevgili..Hatırla sevgili..Hatırla sevgili...
Biilim adamları kızın sözlerindeki eksikliği farketmişler ve tatlı kıza deneylerini bir adım daha ileri görürebilmek için bir öneride daha bulunmuşlar.
-Sana iki milyon dolar vereceğiz...Ancak beyninin kalan yarısını da alacağız...Ne dersin.
Tatlı kız gene düşünmüş ve olur demiş.
Bilim adamları beyninin diğer yarısını da almışlar...
Gel zaman git zaman....Bilim adamları bakalım bizim kız nasıl şakıyor diye merak edip tatlı kızın yanına gitmişler.
O gene inleyen nağmelerdeymiş te..Sözleri niraz değişmiş...
-Necdet Ahmet kızımı almak istiyor...Necdet Ahmet kızmı almak istiyor...
Ben de herkese iyi geceler dilerim efendim byebye
gidip biraz senaryo okuyayım sonra da kçayım bye
Ayy yeni Rüya'yı gördükçe daha da seviyorum öbür Rüya cin gibiydi çok tatlıydı ufaklık ama bu Rüya'nın halleri tavırları sizin dediğiniz gibi duruşu sanki Ahmet tam mağrur muzip cazibeli bir baba-kız bu kadar benzer :img-in_lo Bu arada Necdet Rüya'yı çok sevebilir ama Rüya 'ya hiç bir zaman Ahmet gibi bakamadı bence o nasıl bakışlar öyle resmen işte Ahmet'in kanından canından dedirtiyor :img-in_lo:img-blush
İlhan İrem editi :img-in_lo Allahım keşke dinlemeseydim gözlerim doldu :img-cray:Hiç bir şarkı bu kadar güzel anlatamaz Ahmet ve Rüya'yı eklenmişti galiba ama tekrar eklenmeyi hakediyor bu güzel şarkı:img-in_lo
Gel kızım gel daha, sokul bana biraz daha yakınıma
Anlat bana çocukluğunu
Gel kızım bir daha, uzak kalma, ayrı geçen senelerin
Anlatamam zorluğunu
Arasıra bazı bazı, yüreğimde binbir sızı
Bir resmin var cüzdanımda saçların kömür karası
Annen yazmış arkasını, yedinci yaş hatırası
Büyüyorsun yüreğimde her gün biraz daha hızlı
Bak zaman ne çabuk geçiverdi, rüzgar gibi esiverdi
Saçların dalgalanmış biraz
Nasıl da büyüyüpte güzelleşmiş, meleklere benzemişsin
Gözler derin bakışların yaz
Gel kızım herşeyi sorup öğren, ben miyim kaçıp giden
Senmisin terkedilen
Canımdan bir parça koptu, sanki bu acıyı kimbilir ki
İstermiydim, acaba ben
Ayrıldı iki insan, yalnız kaldın çocuk başına hayatta
Hiçbir suçun, günahın yokken
Anlayacaksın zamanla ama söyleyeyim şimdiden
Ayrılıktan kaçılmaz bazen :img-cray:
İyi geceler efendim...Hoş sohbetler..:img-in_loGerçi bu necdetle Yasemin olduğu sürece sohbet ne kadar hoş olur onun orası tartışılır...:icon_whis
Ben de cevaplayayım anketi...
1-)sizce ilk annemi yazmayı öğrenir yoksa babamı?
Mümkünse Rüya ömür boyunca anne yazmayı öğrenemesin...Her şeyi yazsın ama anne kelimesini yazamasın..:icon_whis tamam biraz abarttım ama keşke direk Ahmet seni çok seviyorum ya da Ahmet sana baba diyebilir miyim yazsa ne güzel olur...:img-hyste defterine yazdığı ilk cümle bu olsa o iki aymazın suratlarının alacağı durumu izlemek hoş olurdu...:dito
2-)öğretmen yarın babalarınız getirin derse necdetle ahmet ne yapar yasemin yine iki arada bir derede kalırmı(ne gerek varsa(?) )
Böyle bir öğretmen de tam Yaseminin bulacağı bir öğretmen olur..Tam da onun gibi tuhaf yani..Babaları ne demek ya...:img-blush
Bu durum da muhtemelen Yasemin yine zırıl zırıl ağlayarak Necdete koşar ve aynen şöyle der : Necdet koş Rüyanın öğretmeni babalarını çağırdı...Çok korkuyorum ya Ahmet okula gidip kızımı benden ayırırsa..Bişeyler yap Necdet lütfen bişeyler yap...Şu süper fedakarlıklarından bir kaçını daha yapmaya devam et...:img-hyste Necdetin cevabı da şu olur muhtemelen : Korkma Yasemin ben senin de Rüyanın da üzülmesine izin vermem...Bu adam ne yapıyor hiç mi eşek kadar çocuğun psikolojisini düşünmüyor...Bu yaşta çocuğu nasıl olur da annesinden (tabiki daha da önemlisi benden) ayırır...Merak etme ben yine fedakarlık yapmaya devam ederim zaten bu fedakarlık ben de bağımlılık yaptı..Fedakarkolik oldum çıktım yapmadan duramıyorum...Zaten konu Ahmeti süründürmek olunca fedakarlık yapmam şart oluyor...:icon_whis
sizce hangi fiş daha güzel;
Rüya açısından düşünürsek Beni babamdan ayıran o iki dengesizden de nefret ediyorum olabilir..
Benim içinse Necdet lütfen fedakarlık yapma...:icon_whis
4-)rüya okumayı söktüğünde sizce ilk neyi okur?
Babasının hukuk kitaplarını dermişim....Anasının günlüğünü okumasından daha hayırlıdır..Ya da Ahmetin Kıbrıscıktayken defterine yazdıklarını okusun..Acı çekmek neymiş gerçekten anlar bu sayede..
5-)okul müsameresinde nasıl bir aile tablosu görmek istersiniz?
O iki şahsın olmadığı her hangi bir aile tablosu olabilir...O iki şahıs olmasın da kim olursa olsun..Mazallah yine Yaseminin fedakarlığa ihtiyacı olur fedakarlık yapmadan duramayan diğer şahıs da atlar her zaman ki gibi...:img-blush
ya arakdaşalr ben son bölümü izleyemdimde acaba birisi bana ışık ve yaşarın son durumundan bahsedebilrimi?
son bölümde yaşarın birini(denizin arkadaşlarından biri) dövdüğünü öğrenen ışık çok sinirlendi ve küstü..yaşar 2 gece ışıkın evinin önünde bekledi,sonunda konuştular ve barıştılar..
Simdi serenalti arkadasimizin yorumunu gorunce aklima geldi. Ne guzel ve sirin bir barismaydi o oyle! Yasar'in 'beni kendinden mahrum ediyorsun. Bundan ala siddet mi olur' demesine hem guldum hem de hayran kaldim! Zaten Yasar'i cok takdir ediyorum cogu konuda! Mantigin sesi diyorum ya ben ona:) Neyse yani o barisma sahnesinde Yasar'in soyledigi bu soz Isik'i ne kadar sevdigini, onsuz olmaya nasil dayanamadigini oyle guzel ve nuktedan bir sekilde anlattiki, cok ama cok hostu! Isik'in da uzerine 'agzinda cok iyi laf yapiyor. Cenen bileginden daha kuvvetli' (ya da buna benzer birseydi:)) demesi cok tatliydi! Dogru ama zaten Yasar'in karakter olarakta hep cenesinin gucuyle, mantiginin gucuyle birseyler yapmaya calisan biri olarak gorduk... Gecen bolumdeki siddette nefsi mudafa olsun:)... Yanliz Deniz'in Yasar'a gelip cikismasi cok kotu oldu! Bilse aslinda Yasar'in ne kadar iyi niyetli birisi oldugunu, inanabilse keske!
Ayrica bu sahne bolumde beni benden alan ikinci sahneydi!!! Birincisi malum:)
Ahmet Rüya'ya ne hediye etmiş olabilir?
Rüya'nın yedinci yaşı onlar için (baba-kız için) bir dönüm noktası olacak besbelli. Rüya o yıl okula başlayacak. Ahmet Rüyanın yedi yılını kaybetti. İlk dişini, ilk gülüşünü, ilk adımını "çaldılar" ondan. Kimse, koşullar martavalını okumasın. Bunun koşulu cartu curtu yok. Bunun kefareti de yok. Yok efendim Necdet Rüyayı çok seviyormuş. Bu bir mazeret değil. Necdetin Rüyayı çok seviyor ve ondan ayrılmak istemiyor olduğu gerçeği, bir babanın babalık hakkının elinden alındığı ve bu geçen yılların hem babadan hem kızından çalındığı gerçeğini değiştirmez. Necdet kendi ağzıyla söyledi. İnsan hayatta her istediğine sahip olamıyor. Yedi yıl boyunca hayalinde bile göremeyeceği pozisyonlarda oldu. Takıntılı bir aşk beslediği kadınla aynı evde yaşadı, kocası pozisyonundaydı, başkasının çocuğunun babası konumunda oldu, bu babalığın manevi hazzını, doyumunu yaşadı, küçük bir çocuğun sevgisini kazandı. Aldı alacağını. Nedeni ne olursa olsun, bu hakkı ve pozisyonu haksız yere yaşadı. Böyle bir gerekçe kabul edilemez. Necdetin sevdiklerinden kopacak olması gerçeği, zaten onlardan koparılmış olan bir insanın kaybettiği yedi yılın eşdeğeri ve kefareti olamaz.
Evet, bunlar yaşandı. Olan oldu. O yedi yıl geri getirilemez maalesef. Hayat maalesef başa sarılamıyor. Yaşadıklarımızdan öğreniyoruz ve yaşadıklarımızı yığıyoruz üstüste. Bundan sonra olana bakmak lazım. Ahmet çok ama çok doğal olarak bir sn. daha kaybetmek istemiyor. Çok haklı. Baştan yalan ve yanlış üzerine kurulmuş bir düzeni yıkmak zorunda o. Çünkü bu yalanı kuranların bozmaya niyetleri yok. Onlar o yalanın içinde eriyip gitmişler. Aileler falan ne kadar aymaz, ne kadar gerçek dışı yarebbim. Onların bu yalan ortaya çıktıktan sonra olaya iştirakleri ne premodern, ne modern ne de postmodern, insanlık ve Türkiye tarihindeki hiç bir döneme denk düşmüyor. Ne Rıza, ne Lale, ne Hasan Amca, ne Dilşat teyze üzerine düşeni yapıyor. Ahmet geldi oraya. Hepsinin suratında tuhaflık abidesi sinirli, Ahmete kızmış gibi, şimdi ne gerek vardı, bu da nereden çıktı türünden bakışlar! Hele Laleye o sahnede sinir oldum ben. Rüyaya karşı tavırlarını da beğenmedim. Soğuk soğuk. Ahmet gelince arka planda o sinirli buz gibi bakışlar. Ne oluyor ya! Bu ne aymazlıktır. Şeytan diyor ki, tut elini çocuğun, al kucağına, dön çık oradan Ahmet! Vallahi ben düşünüyorum da, ben alır çıkardım. Anlatırdım çocuğa da.
Neyse soruya cevap verecektim, içimde kalanlar çıktı yine açığa.
Efendim bence bundan sonraki yeni hayatlarında baba-kız olarak birlikte yaşayacakları bir "ilk" için bir hediye olacaktır. Bilemiyorum, okulla ilgili olabilir. İnsan bebekliğini, ilk çocukluğunu pek hatırlamaz. Çok silik anılardır onlar. Ne bileyim, mesela ilk adımını hatırlamaz kimse, ya da ilk ayakkabısını, salıncaktan ilk düşüşünü hatırlamaz.
Ama ilkokula başladığı günü hatırlamayan pek yoktur herhalde. İnşallah bu ilki baba-kız birlikte yaşayacaklar. (Amin!) Okulla ilgili bir hediye olacaktır, yani kanımca.
Shevek, ne güzel yazmışsın. Ahmet içeri girip kızına sarıldığında yüzünde duygu ve his ifadesi olanlar yalnızca Sevim, Mehmet, Işık, Deniz, Defne, Rıza ve Emine ve Eşi'ydi. Geri kalan kısım öcü görmüş gibiydiler.
Ahmet ile Rüyayı yanyana, sarılırken görünce Necdet ve Yasemin'e karşı sinirlerimin kat sayısı tavan yapıyor. Nasıl kıyabildiler bunları ayırmaya. :icon_sorr
Bence Ahmet, Rüyaya yazı yazmayı öğrenince kendisine mektup yazması (saçma mı oldu ne:icon_whis) veya resim çizmesi için defter, kalem almış olabilir. Gerçi paket büyük ama oyuncak aldığını sanmıyorum.
Şuan "Rüyamsın" ı dinliyorum, olamaz böyle birşey ya sahneyle de birleşince öyle bir duyhu yoğunluğu veriyor ki, ağlamamak için zor tutuyor insan.
selam cici forumum en sevgilisinden çanlarım:img-in_lo
dün akşamki anketime katılan ve katılmayan bütün arkadaşlara çok teşekkür ederim yeni anketlerle sizlerle olmaya devam edeceğim ayrıca bu akşam uyarsa teo ve şaziyenin yeni maceralarını yazmayı düşünüyorum:img-wink:
dün gece epey bir hatırla sevgilinin eski bölümlerini izledim mesela 6.bölüm duygu yoğunluğu açısından ne kadar güzelmiş yasemin ne kadar masum ahmetse ne kadar romantik ve yakışıklıymış:img-in_lo insanın nerde o eski günler ve o büyük aşk diyesi geliyor:icon_sorr
sılanın özeti çıkmış ama hatırla sevgiliden yine eser yok inşallah oda tez elden çıkarda bu doğum günü faciası sonrası bir gelişme yaşanacakmı belki öğrenmiş oluruz:img-yes:
ben tekrar işime döneyim görüşmek üzerebye
fatma-1721 09-10-07, 10:14 Ben ancak simdi cevaplayabiliyorum
1-)sizce ilk annemi yazmayı öğrenir yoksa babamı?
hicbir fikrim yok :icon_whis ama annem +babam yazmasini tercih ederim
2-)öğretmen yarın babalarınız getirin derse necdetle ahmet ne yapar yasemin yine iki arada bir derede kalırmı(ne gerek varsa(?) )
Ben Ahmetin Rüyanin gercek babasi oldugunun ortaya cikacagini,resmilesecegini ve Rüyanin da gercegi ögrenecegini(bu yüzden de büyütüldügünü) düsünüyorum,bu yüzden Ahmet gider sanirim.
Yaseminin varsa bir kararsizligi bunun Rüya tarafindan Ahmetin okula gelmesini tercih ederek giderilmesini cok isterim:img-yes:
4-)rüya okumayı söktüğünde sizce ilk neyi okur?
Babasinin(Ahmetin)kizi oldugu icin ona benzer ,takipcisi olur ve annesinin,Yaseminin günlügünü okur insallah diyorum.
5-)okul müsameresinde nasıl bir aile tablosu görmek istersiniz
herseye ragmen tek bir tablo görmek isterim
Ahmet-Rüya-Yasemin
1-)sizce ilk annemi yazmayı öğrenir yoksa babamı?
Kendi adını yazar sanırım ama bu gidişle hain Necdet ona önce Necdet yazmayı öğretebilir...
2-)öğretmen yarın babalarınız getirin derse necdetle ahmet ne yapar yasemin yine iki arada bir derede kalırmı(ne gerek varsa(?) )
yasemin kesin Necdete söyler ama Ahmet bir şekilde öğrenir ve o saatten sonra artık Ahmeti kimse tutamaz:)
4-)rüya okumayı söktüğünde sizce ilk neyi okur?
Ahhh o günlüğü bulup Necdete versin bence,Necdet onca yıl Yaseminin hala Ahmeti nasıl sevdiğini bir de okusun bakalım:)
5-)okul müsameresinde nasıl bir aile tablosu görmek istersiniz
Ahmet-Rüya-Yasemin el ele ve Işık ve Defnenin müsameresinde perde arkasında kalan Ahmet gibi kenardan izleyen bir Necdet:good:
Ben de iflah olmayan sınıfına girmeyen, gerçekçi bir romantik olarak neyi düşünüyorum, biliyor musun?
Yasemin, o doğumgünü partisine gelen Ahmet orayı terk ettiğinde o pür gerçeği ve onu sevdiğini anlayarak, çevresindekiler ne düşünecek diye ilk kez aldırmadan...peşinden fırlamasını..ve ona sarılmasını..ve herşeyi anlatmasını isterim..sokağın ortasında..kimseye aldırmadan!..Ahmet, dinlemese bile, yapacağının hapisle sonuçlanacağını bilse bile o savcıya gitmesini ve...o ifadesini değiştirmesini isterim...
Artık ağırlık onun üstünde..Ahmetin bir şey yapmaya mecburiyeti yok, kalmadı, bırakmadılar adamda...Sadece yapması gereken bir tek Yasemin....
Acı ama gerçek olan bu!:img-polic
Ah badgerçan...isteyebilirsin tabii...isteyenin bir yüzü, vermeyen Nilgün'ün her tarafı kapkara olsun...!
Ama dizi gerçeğinde olacak olan, Yasemin'in Ahmet'in ardından tete üle bakakalacağıdır...aşkı kirleten vişne rengi ruju ve boş bakışları ile (Zeynep :img-wink:)
Bu dizi, senaristlerimizin mantığı ile nasıl toparlanacak onu merak ediyorum...! Nilgün Hanım gibi düşünmeye çalışıyorum ama nafile...hiçbir sonuca ulaşmıyor...toparlayamıyorum...Senaristler gibi düşünebilen ve " şöyle şöyle olacak bence " diyecek bir çan arıyorum....:img-help:
İvett başlıyım.
1-)sizce ilk annemi yazmayı öğrenir yoksa babamı?
Bence adını yazmayı öğrensin.Yada Ahmet(baba).
2-)öğretmen yarın babalarınız getirin derse necdetle ahmet ne yapar yasemin yine iki arada bir derede kalırmı(ne gerek varsa(?) )
Yasemin düşünür bence Ahmet'i çağırır.Eğer Nicdet gelirse Ahmet psikopat olur toplu katliam yapar filan yani Yasemin ve Nicdet'i öldürür.Abartmayım olayı ama bunu düşünür Yasemin ve Ahmet'i çağırır.
4-)rüya okumayı söktüğünde sizce ilk neyi okur?
İnşallah Yasemin'in günlüğünü okur ve Necdet'in yüzüne tükürür.
O an geçen diyaloglar:
-Lan sen bu aşkı nasıl bitirdin pislik pu sana pu.
-Ama Rüya kızım yavrum.
-Sus bana kızım deme ben senin kızın değilim ben onun kızıyım .
der ve Ahmet kapıdan içeriye girer.
Rüya ardından babacığım diye Ahmet'in boynuna atlar.
5-)okul müsameresinde nasıl bir aile tablosu görmek istersiniz
Ahmet-Rüya-Yasemin No Necdet.
Kapıda şöle bi yazı.
Necdetler giremez.
resimseçici 09-10-07, 14:13 Herkese merhaba, biraz nostalji yapalım istedim. Buraya yazmak doğrumu bilmiyorum ama acaba bunlar bize bundan sonrası için bir ipucu verirmi ne dersiniz?
işte size günlüklerden alıntılar ve mektuplar
Hatırla Sevgili 12. bölüm
Yasemin,
Belki de haklısın birlikte olmamız belki de gerçekten imkansız artık.
Ama ben hala buna inanmak istemiyorum.Belki biraz zamana ihtiyacımız var.
Şimdi babamın rahatsızlığı o kadar ön plana çıktı ki doğru düzgün düşünemiyorum.Onun vaziyetinden kendimi mesul tutuyorum.
Senden sonra çok ağır konuştum.Ve gözlerimin önünde yere düştü. O anı hiç unutamıyorum.Sevgilim uzun bir ayrılık zaten bizi bekliyor.
Bu arada bazı acı olayların külleneceğini ümit ediyorum.
Ama asla senden vazgeçmeyeceğim. Yüzyıl da geçse sen benim karımsın ve öyle kalacaksın. Sana Amerika'daki otelin adresini ve telefonunu yazıyorum.
Mektup da yazabilirsin.Bizim için dua et ve beni bekle
Ahmet.
Hatırla Sevgili 15. bölüm
Ahmet,
Günlerdir defterimi elime almadım. Senden ayrıldığım günden beri. Şimdi aramızda kilometrelerce mesafe var. Ama ben hala seni içimde tutuyorum. Ayrıca bunun için çok değerli bir sebebim var. Sen bilmesen de ..
Sana yazma ihtiyacım o kadar büyük ki buna mani olamadım. Bu defter artık sana yazılmış mektuplarla dolu olacak. Nasıl bir yerdesin? Görebilmek için neler vermezdim. Senin uzakta olmana alışığım. Yurtdışında olduğun günler sevgimi azaltacağına arttırmıştı. Sevgin, bedenimi taşıyamayacağı kadar büyümüştü. Ama o sevgi ,şimdi hissetiklerimin yanında hiç kalır.Şimdi ise Sevgilim seni ne kadar çok ...
Ahmet'in günlüğü
Seni ne kadar çok özlediğimi bir bilsen.Burda kendimi dünyanın sonunda bir yerde gibi hissediyorum. Hayatım en sadeleştiği noktada ailemden, arkadaşlarımdan, doğup büyüdüğüm şehirden uzakta. Buraya seni düşünmek için geldiğimi çok iyi biliyorum. Mesafelerin aşkı yok edemediğini sen öğrettin. Ne kadar haklıymışsın. Şimdi defterine yazdıklarını çok daha iyi anlayabiliyorum. Ama aynı zamanda sana çok kızgınım.. Ayrılığa dayanmak için bir desteğe mi ihtiyacın vardı? Başka birinin karısı olman; sanki günün birinde uyanacağım bir kabus gibi. Belki bir gün tekrar elini tutabilirim. Belki birgün...
Hatırla Sevgili 20. bölüm
Yaseminin günlüğü : Artık hiç umudum yok...
Artık seni rahat bırakmalıyım. Ayla haklı sana kötülük ediyorum. Ya sana gelmeliyim ya tamamen hayatından çıkmalıyım. Kendine bir düzen kurmalısın.
Günün birinde olacak günün birinde seni başka bir kadınla birlikte görecem.Buna dayanmam lazım. Ben hepimizin hayatını mahvettim Ahmet. Senin, necdetin ve kendimin
Artık bunu değiştirmem lazım.
Aşkımız nasıl da elimizden kaçtı gitti. Sanki gizli bir güç bizi kontrol ediyor ama artık buna bir son vermeliyiz.ayrılığı kabul etmeliyiz. Artık kabul etmeliyiz.
Hatırla Sevgili 22. bölüm
Ahmet’in günlüğü: Bugün ne kadar mutluyum bilsen Yasemin...Beni görmeye gelmişsin. Yanımda kalmışsın. Biran bile seni görebilmek için. Öğrenir öğrenmez hemen bir otobüse atlayıp yanına koşmak istedim.Ama artık sakin olmam lazım. Seni kasabaya getirmek gerçekleşmesi imkansız bir hayaldi. İkimizde bunu çok istedik biliyorum. Gelip bana veda etmeliydin. Kararını bizzat senden duymalıydım. Yine de dayanamadım. Herşeyi göze aldım sana telefon ettim. Bugün sesini duydum
Yaseminin günlüğü :Bugün beni aradın.. Herşeye rağmen beni aradın....
Sevgilim sana ne söyleyebilirim? Artık hiçbir şeye hakkım yok biliyorum. Seni tamamen kaybettim. Ayla haklıydı. Artık kendine bir yol çizmene müsaade etmeliyim. Hayatından tamamen çıkmalıyım. Ama nasıl? Bugün yanında kalmak için neler vermezdim. Bana çok kızgın olduğunu biliyorum ama benim için bu kadar büyük fedakarlık yapan birini üzmeyi göze alamadım Ahmet. Kim çaresiz bir aşkın acısını benden iyi bilebilir. Onu benden iyi kim anlayabilir. Aşkını kalbinin en derin tarafına gömen birini benden iyi kim hisseder.
Sevgisini büyük bir asaletle taşıdı. Bana yardım etmekten başka bişi düşünmedi. Kızımıza baba oldu. Ona karşı büyük bir saygı duyuyorum. Yaptıkları için hiçbir karşılık beklemediğini de biliyorum. Bunu bilmek bana büyük bir mesuliyet yüklüyor.
Kavuşmamız nerdeyse artık imkansız Ahmet... İmkansız...
rüyanın yeni hayatıyla ilgili hayal dünyam bana birşeyler yaz dedi bende yazdım çanlarım umarım sıkılmadan sonuna kadar okursunuz bakalım sizler ne düşüneceksiniz:img-in_lo
artık okuma-yazma biliyorum çok mutluyum hemen kendime bir günlük aldım merhaba günlüğüm,ben rüya,
"baba" ne hoş bir kelime değilmi yıllarca bir başkasına baba dedim gerçek babamı hiç bilmeden doğdum,necdete baba dedim onu çok sevdim günlüğüm,o da beni çok sevdi birlikte oyunlar oynadık,gezdik,uyuduk o hep bana masal anlatırdı geceleri uyumdan onun sesini duymadan uyumazdım,uyuyamazdım.
sonra birgün annemle trene bindik ankaraya babam gidecektik tran mola verdiğinde bir adam gördüm birden kanım ısındı karşılıklı birbirimize türlü numaralar yaptık ankaraya vardığımızda o adamın adının ahmet,annemle babamında eski bir arkadaşı olduğunu öğrendim ama ben onu çok sevmiştim eski bir arkadaş birden bu kadar çok sevilebilirmi günlüğüm?
ankaradan istanbula yine trenle dönüyorduk ben acıkınca annemle trandeki restorana gittik içeri girdiğimde ahmeti tekrar gördüm hemen yanına gittim ona "senin evin burasımı" dedim güldü,gülmek bir insana bu kadarmı yakışırdı o zaman içimden geçirdim necdet babam olmasaydı acaba ahmet benim babam olabilirmiydi?
o günden sonra sık sık gördüm ahmeti birlikte parka gittik,oyunlar oynadık önceleri sadece "ahmet"olan bu adam zamanla babam gibi olmaya başladı onu her gördüğümde yüreğim kanatlanıyordu,yüzüne baktığımda kendimden birşeyler buluyordum ayrıca annemde onu her gördüğünde gözlerinin içi parlıyordu bir kadın eski bir erkak arkadaşına bu kadar sevgiyle bakabilirmiydi günlüğüm?
sonra büyüdüm artık okula başlama yaşım geliyordu doğum günümde gelmişti babam bana kendi elleriyle harika bir doğum günü pastası yaptı,annem çok güzel bir elbise aldı,emine saçlarımı taradı doğum günümü babamın pastanesinde kutluyorduk teyzem,dedem,emineler,deniz abi,defne abla,sevim teyze ve mehmet amcada beni yalnız bırakmamışlardı ama bir eksiklik vardı çevremdeki insanlar beni ne kadar çok sevsede birinin daha sevgisine ihtiyacım vardı,annemle babam pastayı getirip bir dilek dile dediklerinde onu diledim ahmet şimdi kapıdan içeri girsin bu mutlu günümde yanımda olsun,baban sımsıkı sarılsın dedim ve o anda kapı açıldı gelen ahmetti allahım bu ne büyük bir mutluluktu yüreğimdeki eksik olan parça tamamlanmıştı hemen ona koştum sıkıca sarıldım boynuna ne kadarda sıcaktı "baba" kokuyordu dayanamadım bir daha sarıldım ona defalarca kez sarılmak asla bırakmamak istedim onunda gözlerinin içi gülüyordu saçlarımı okşadı beni sevdi "baba" gibi sevdi günlüğüm,
birgün annem geldi hastaneye gideceğiz ama sakın korkma küçük bir kan alacaklar hiç canın yanmayacak bak bende aldıracağım dedi,korkmadım sonra duydumki ahmette aldırmış acaba o korkmuşmuydu günlüğüm?
bir zaman sonra annem eve gelmedi,teyzemin,dedemin sesi çıkmıyordu üzgünlerdi onlara annemi sordum gelecek dediler nereye gitti dedim söylemediler ağladım annemi çağırdım ama gelmedi günlüğüm yine evde umutsuzca annemi beklerken kapı çaldı koşa koşa gittim kapıya gelen ahmetti çok şaşırdım acaba annemden habermiş getirmişti bana sonra baktım ardındanda babam girdi beni karşılarına aldılar ve babam konuşmaya başladı;
"bak rüyacığım ben seni çok seviyorum hayatımı sana ve annene adadım bunu söylemek benim için çok zor ama senin gerçek baban ahmet" dedi şok oldum,şaşırdım yıllarca çok sevdiğim babam olsaydı nasıl olurdu dediğim adam benim babamdı gerçekten babamdı sonra bana herşeyi anlattılar ahmet hiç konuşmadı hep gözlerimin içine baktı umutla,sevgiyle bir an durdum ve düşündüm bir yanda yıllarca bana çok iyi bakmış,sevmiş babam diye bildiğim insan,diğer yanda yıllarca ayrı kaldığım sonra bir gün karşıma çıkan ve kısa sürede babam kadar sevdiğim başka bir insan yüreğimden sıcak birşeyler aktı sımsıkı sarılmak istedim,sarıldım,sarıldım kendimce içime sığdırana kadar sımsıkı sarıldım ona "baba" dedim "babam" o da ilk defa bana "rüyam" dedi "canım kızım" birden yıllarca babam bildiğim necdetin odada olmadığını farkettim üzüldüm ama o anda o kadar mutluydumki,kendimi çok güvende hissettim daha önce hiç tatmadığım bir histi içimde coşan "senden yıllarca ayrı kaldım,sonra gerçekleri öğrendim annene kızdım onu cezalandırmak istedim yaptımda ama mutlu olmadım sensiz,yaseminsiz hep yarım kaldım rüya annen şimdi yok senin güzel kalbin bunu anlamayabilir o hapiste ama sen sakın üzülme onu oradan yine ben çıkaracağım bundan sonra hep birlikte olacağız" dedi onu dahada çok sevdim ve annemde niye bu kadar çok sevmiş daha iyi anladım
içeriden ağlama sesi duydum,necdet babam ağlıyordu yanına gittim ağlama dedim beni kaybetmedin ama kırdın ben en çok sana güvenmiştim,seni sevmiştim benim babam bunu bana yapmamalıydı yinede seni terketmeyeceğim ama artık anladımki benim babam gerçekten ahmetmiş içimde derinlerde büyüttüğüm,hayran olduğum kahramanım oymuş yıllarca bıkmadan sarf ettiği kelime şimdi bana o kadar anlamlı geliyorki "baba" ayrı geçirilen yılların acısını çıkarmak istercesine hiç durmadan ahmete baba demek istedim,onunla parka gitmek geceleri ise onun sesinden dans eden pabuçları dinlemek istedim oysa bunları daha önce çok yapmıştım ama hiç şimdiki kadar anlamlı olmamıştı
ilk günden epey uzattım değilmi günlüğüm tamam tamam bitiriyorum zaten babam beni çağırıyor defne halam gelmiş onlara ilk hikaye kitabımı okuyacağım sonra görüşürüz olurmu,iyi akşamlar...
" Ben hepimizin hayatını mahvettim Ahmet. Senin, Necdetin ve kendimin
Artık bunu değiştirmem lazım. "
Nasıl da değiştirdi değil mi :hıh Bu dizi sayesinde kin tutabildiğimi farkettim...Necdet'e kızıyorum ama Yasemin'e kin duyuyorum...Ah...Rüya olmayacaktı ki...senin Ahmet'in hayatından çıkman için tüm forum secret yapardık...ama Rüya bizim de elimizi kolumuzu bağlıyor :icon_sorr
Ebruçan'a edit: Umut fakirin ekmeği çançağızım...eline sağlık :img-cray:
aşk olsun da, düş olsun
ister sonunda yas olsun
günler, gecelerde yaşananları
kim unuttuysa taş olsun
aşk olsun güzelim, aşk olsun
resimseçici 09-10-07, 14:29 birde bunlar var....
Hatırla Sevgili 5. bölüm
Sevgilim,
Babam bizi o vaziyette gördüğü için o kadar kızdı ki. Artık okula şöförle gidip geleceğim.
Yani seni görmem neredeyse imkansız hale geldi. Bir çare bulamadım belki sen bulursun.
Seni şimdiden o kadar özledim ki o kadar olur.. "
Yasemin
"Yasemin,
Sana ne kadar hasretim tahmin edemezsin. Sanki hayat durdu. Sanki artık yaşamıyorum.
Kalbim atmıyor, nefes alamıyorum...Sen benim ışığımsın senden ayrı bir saniye bile geçirmek istemiyorum. Nasıl oldu da o lafı ettim nasıl oldu da seni kırabildim bilmiyorum.
Bir zaaf anı olsa gerek. Beni affet sevgilim sana olan aşkımın büyüklüğünü anlamam için birbirimizden ayrı geçen ilk saniye yetti de arttı bile.
Şimdi lütfen pencereden dışarı bak"
Ahmet
Hatırla sevgili 4. bölüm
"Ahmet,
Seni çok özledim, o kadar çok özledim ki, biran bile görebilmek için pencereye yapıştım.
Artık sabredemiyorum. Haberin olsun kapınıza dayanabilirim. Buna engel olmak elinde.
İstanbul'da harika bir yer keşfettim.Ortalıkta olmayan gizli bir yer. Bugün orda buluşabiliriz.
Adresi yazıyorum" Yasemin
Sayın Senaristler, lütfen artık Yasemin kızımızı toparlayın, Buaşka eski naifliğini ve güzelliğini geri verin... Bu diziyi bu halde seyretmeye artık dayanamıyorum. Sanırım Badger yazmıştı. Artık Yasemin içinde biriktirdiklerini evet herkesin önünde Ahmet'e söylesin hatta hapse bile girebilir sayılı gün nasıl olsa geçer. Ama yine birbirlerine eskisi gibi baksınlar...
Birde neden acaba hala fragman verilmedi? hep salı gününden verilmeye başlarlardı değil mi?
arkadaşalr bu hafta hatırla sevgili varmı
inş vardır
belki bayram dolayısıyla olmayabilir
geçen bölüm bir kez daha anladım ben eskiyi çok özlemişim yassıada mahkemesini falan ben eski yasemin ahmet aşkını isitiyorum bunu bir kez daha analdım
arkadaşalr bu hafta hatırla sevgili varmı
inş vardır
belki bayram dolayısıyla olmayabilir
geçen bölüm bir kez daha anladım ben eskiyi çok özlemişim yassıada mahkemesini falan ben eski yasemin ahmet aşkını isitiyorum bunu bir kez daha analdım
Var canım var...sevinsem mi...yoksa bayramı zehir edecekler diye üzülsem mi bilemiyorum :icon_sorr
O eski günleri, özlemle hatırlayan bir biz kaldık hnd'cim...Yasemin ve senaryo ekibi çoktaan unutmuş görünüyorlar...Hatırla Senaryo Hatırla.....:img-pilot
arkadaşalr bu hafta hatırla sevgili varmı
inş vardır
belki bayram dolayısıyla olmayabilir
geçen bölüm bir kez daha anladım ben eskiyi çok özlemişim yassıada mahkemesini falan ben eski yasemin ahmet aşkını isitiyorum bunu bir kez daha analdım
yeni bölüm var canım atv nin sitesinde yeni bölüm diyor
bende eski bölümleri çok özledim dün akşam izlediğimde bunu bir kez daha anladım inşallah dizi eski tadını,yaseminde eski havasını bulur:icon_sorr
yani sevindim yeni bölüm olmasına ama izlemek için büyük bi çaba sarfetcem bi kısmını izliyemicem kesin artık cumartesi netten bakıcam
bencede bi biz kaldık özliyenler
senaristler yasemini düzeltmesse artık herkez soğucak diziden biraz yasemini normala döndürmeliler
ve çocuk mevzusunu çok uzattılar versinler ahmetciğime kapansın başka problem bulsunlar çünkü belli bi süreden sonra sıkıyo aynı konuu
yeni bölüm var canım atv nin sitesinde yeni bölüm diyor
bende eski bölümleri çok özledim dün akşam izlediğimde bunu bir kez daha anladım inşallah dizi eski tadını,yaseminde eski havasını bulur:icon_sorr
canım bende baktım ama neler olacağını yazmıo sanırım bulamadım eğer sen biliosan bizi merakta bırakma
evet haklısınız bir tek biz kaldık o günleri özleyen o günlerin geri gelmesini isteyen
:img-yes:
birde bunlar var....
Hatırla Sevgili 5. bölüm
Sevgilim,
Babam bizi o vaziyette gördüğü için o kadar kızdı ki. Artık okula şöförle gidip geleceğim.
Yani seni görmem neredeyse imkansız hale geldi. Bir çare bulamadım belki sen bulursun.
Seni şimdiden o kadar özledim ki o kadar olur.. "
Yasemin
"Yasemin,
Sana ne kadar hasretim tahmin edemezsin. Sanki hayat durdu. Sanki artık yaşamıyorum.
Kalbim atmıyor, nefes alamıyorum...Sen benim ışığımsın senden ayrı bir saniye bile geçirmek istemiyorum. Nasıl oldu da o lafı ettim nasıl oldu da seni kırabildim bilmiyorum.
Bir zaaf anı olsa gerek. Beni affet sevgilim sana olan aşkımın büyüklüğünü anlamam için birbirimizden ayrı geçen ilk saniye yetti de arttı bile.
Şimdi lütfen pencereden dışarı bak"
Ahmet
Hatırla sevgili 4. bölüm
"Ahmet,
Seni çok özledim, o kadar çok özledim ki, biran bile görebilmek için pencereye yapıştım.
Artık sabredemiyorum. Haberin olsun kapınıza dayanabilirim. Buna engel olmak elinde.
İstanbul'da harika bir yer keşfettim.Ortalıkta olmayan gizli bir yer. Bugün orda buluşabiliriz.
Adresi yazıyorum" Yasemin
Sayın Senaristler, lütfen artık Yasemin kızımızı toparlayın, Buaşka eski naifliğini ve güzelliğini geri verin... Bu diziyi bu halde seyretmeye artık dayanamıyorum. Sanırım Badger yazmıştı. Artık Yasemin içinde biriktirdiklerini evet herkesin önünde Ahmet'e söylesin hatta hapse bile girebilir sayılı gün nasıl olsa geçer. Ama yine birbirlerine eskisi gibi baksınlar...
Birde neden acaba hala fragman verilmedi? hep salı gününden verilmeye başlarlardı değil mi?
Mektupları okuyunca diziye neden bu kadar bağlandığımı hatırladım tekrar, yoksa şu son 4 bölüme bakınca unutmuştum,sorgulamaya başlamıştım...Demek bu saf aşkmış beni bağlayan artık eser kalmayan:icon_sorr
O naif,ürkek deli dolu aşkmış izlenmeye değer bulduğum ama şimdi elimizde ne var diye bakınca yazık oluyor dizimize demekten başka birşey yapamıyorum.
rüyanın yeni hayatıyla ilgili hayal dünyam bana birşeyler yaz dedi bende yazdım çanlarım umarım sıkılmadan sonuna kadar okursunuz bakalım sizler ne düşüneceksiniz:img-in_lo
ankaradan istanbula yine trenle dönüyorduk ben acıkınca annemle trandeki restorana gittik içeri girdiğimde ahmeti tekrar gördüm hemen yanına gittim ona "senin evin burasımı" dedim güldü,gülmek bir insana bu kadarmı yakışırdı o zaman içimden geçirdim necdet babam olmasaydı acaba ahmet benim babam olabilirmiydi?
ebruçan eline sağlık :) her ne kadar 7 yaşındaki rüya değil de 19 yaşındaki rüya yazmış gibi olsa da önemli değil, çünkü ben şu bold yaptığım kısımda iptal oldum :D gülmek bir insana bu kadar mı yakışırdı? :img-hyste ehh, insan MMC olunca... :icon_whis
resimseçici, bu eski mektupları ve günlükleri hatırlattığın için sağol.. ben de şu ara eski bölümleri yeniden izliyorum ve sinirden kuduruyorum... of ya, of... herşeye rağmen ne güzel kaçıp gideceklerdi, ama ahmette şans olsa zaten.. en başta michelleden ayrılmazdı :P
Ebruçan: alıntı yapmadım ama günlük iyi olmuş...Bazı yerleri bana bayağı bir MMC geldi tebrikler....
Resimseçici: Eski günlükler için saol canım...
Bu arada anketi cevaplıyorlar hala okuyacağım hepsini....
Necdet silah kullanmayı öğrenmişşş...
http://www.resimload.com/080116/54Z_ayn2il7.jpg
de bizim haberimiz yokmuş....:icon_whis:icon_whis
arkadaşlar HS son bölümünde çalan rüyamsın parçasını dinlemek istiyorum sizde varsa bana Ö.M yoluyla gönderebilir misiniz?
Ferny&Lety 09-10-07, 18:07 arkadaşlar HS son bölümünde çalan rüyamsın parçasını dinlemek istiyorum sizde varsa bana Ö.M yoluyla gönderebilir misiniz?
Bende bende bende yaa çok pis ağladım dizinin sonunda RüyA&Ahmet sahnesine..üstüne bi de o şarkı büyük vurgun yaptı:icon_sorr
" Ben hepimizin hayatını mahvettim Ahmet. Senin, Necdetin ve kendimin
Artık bunu değiştirmem lazım. "
Nasıl da değiştirdi değil mi :hıh Bu dizi sayesinde kin tutabildiğimi farkettim...Necdet'e kızıyorum ama Yasemin'e kin duyuyorum...Ah...Rüya olmayacaktı ki...senin Ahmet'in hayatından çıkman için tüm forum secret yapardık...ama Rüya bizim de elimizi kolumuzu bağlıyor :icon_sorr
Ebruçan'a edit: Umut fakirin ekmeği çançağızım...eline sağlık :img-cray:
aşk olsun da, düş olsun
ister sonunda yas olsun
günler, gecelerde yaşananları
kim unuttuysa taş olsun
aşk olsun güzelim, aşk olsun
Aliye Abla haklısın ben de kin tutabildiğimi farkettim normalde hiç yapamam Necdet'e karşı bile sadece öfkeliyim ama Yasemin'e olan kinim hiç geçmeyecek :hıh :dito Rüya dediğin gibi elimizi kolumuzu bağlıyor onun annesi olmadan duracağını bilsem bir dakika bile Yasemin'e tahammül edemezdim:hıh
Şiir pek hoşmuş aşk olsun da düş olsun ister sonunda yas olsun:img-in_lo
Resimseçici ellerine sağlık bize artık mazide kalan o naif aşkı hatırlattın ahh ahh Yasemin sen bu hallere gelecek kız değildin de işte senaryo kazası :icon_sorr
ebruçan eline sağlık :) her ne kadar 7 yaşındaki rüya değil de 19 yaşındaki rüya yazmış gibi olsa da önemli değil, çünkü ben şu bold yaptığım kısımda iptal oldum :D gülmek bir insana bu kadar mı yakışırdı? :img-hyste ehh, insan MMC olunca... :icon_whis
resimseçici, bu eski mektupları ve günlükleri hatırlattığın için sağol.. ben de şu ara eski bölümleri yeniden izliyorum ve sinirden kuduruyorum... of ya, of... herşeye rağmen ne güzel kaçıp gideceklerdi, ama ahmette şans olsa zaten.. en başta michelleden ayrılmazdı :P
selam çanlar hölülüüüüüüüübye
merveçanım o günlüğü yazan rüya belki yaş olarak küçük ama annesinden olgun maşallah biraz ondan oldu bu yazı:)
gülmek bir insana bu kadarmı yakışırdı derken hep sizi düşündüm çanım yani ciddi gibi olsada yine bir orjinallik katmadan duramadım:img-wink::)
şimdi günlük işini genişleteceğim bu kadar ciddiyet yeter yakında bütün kahramanlarımızın flaş haber niteliğinde olabilecek günlüklerini aktaracağım size helecanla bekleyin:img-wink:
Arwençan günlük süper olmuş :img-in_loay bunu diyince aklıma Necmet geldi acaba ilham gelir mi ama sizi çok sıkmış olabilir :img-cool2
Rüya'da hınzır babasına hemen hayran olmuş tabi babası MMC olunca :img-blush Rüya acaba ne zaman çok sevecek babasını bunu birdenbire içinden gelerek mi yapacak yoksa zorla mı :icon_sorr
Arwençan günlük süper olmuş :img-in_loay bunu diyince aklıma Necmet geldi acaba ilham gelir mi ama sizi çok sıkmış olabilir :img-cool2
Rüya'da hınzır babasına hemen hayran olmuş tabi babası MMC olunca :img-blush Rüya acaba ne zaman çok sevecek babasını bunu birdenbire içinden gelerek mi yapacak yoksa zorla mı :icon_sorr
Zeynepçan, sıkılmak ne demek...! Ben en büyük Necmet hayranlarından biri olarak heyecanla senin ilhamını bekliyorum :img-yes:
pc. Hüseyin abi ile konuştum...Hiçbir mahsuru yokmuş Zeynep'cim...:good:
Arwen'cim, günlük olayı süper olur...Zaten sizin yazdıklarınız da olmasa çekilmez bu dizi...:good:
Artık Cuma günleri benim için heyecan,kalp çarpıntısı,tvye yapışma modundan ziyade işkenceye dönüyor arkadaşlar...Acaba şimdi Yasemin ne yapacak ne saçmalayacak ya da ne YAPMAYACAK derken günün stresini atayım derken daha bi stres oluyorum:)
Hele ki eski bölümlere bakınca daha da kötü oluyor insan böyle efsane olabilecek bir aşk nasıl bu hale geldi de mahkemelere düştü,üstelik bir de yalan ifade veren aşıkların yüz karası bir kadınla:)
Son bölümde Yaseminle Ahmetin Sevimlerin evdeki sahnesine baktım da şimdi ordaki müzik tam bir itme çekme havasında zaten:img-yes:Adı ne acaba?
Orda Ahmetin şu sözünü tekrarlamak istiyorum,Beni ne hale getirdin böyle...Gerçekten ne yaptılar bizim MMC Ahmetimize:icon_sorr
NOT:Bu arada malum site yine el koymuş dizi bolumlerine, kaldık mı sadece atvye yine...
anket yapılmış,geçte olsa bende katılayım kusur kalmayayım
1-)sizce ilk annemi yazmayı öğrenir yoksa babamı?
bencede kendi ismini yazar,ama bakarsın bir sürpriz yapıp ahmet ismini yazmayı öğrenir.
2-)öğretmen yarın babalarınız getirin derse necdetle ahmet ne yapar yasemin yine iki arada bir derede kalırmı(ne gerek varsa(?) )
yasemin herzaman iki arada bir derede kalıyor hatta iki ayağı bir pabuca sığmıyor,bence necdetle ahmet birbirlerinden habersiz direkt okula giderler,ikisi birden öğretmenin karşısında olur herhalde.
3-)sizce hangi fiş daha güzel;
ahmet topu tutmu yoksa necdet topu tutmu:)
bence ahmet bir ipin ucunu tutsun,necdetde ipin öbür ucunu tutsun rüyada atlamaya başlasın.
4-)rüya okumayı söktüğünde sizce ilk neyi okur?
tabiiki annesinin meşhur günlüğünü
5-)okul müsameresinde nasıl bir aile tablosu görmek istersiniz
a-)necdet-yaso yan yana
b-)ahmet-yaso yanyana
c-)necdet ve yaso ve ahmet ayrı ayrı yerlerde
d-)necdet ve yaso yan yana ahmet uzak bir köşede:icon_sorr
e-)ahmet ve yaso el ele necdet uzak bir köşede
f-)ahmet ve necdet kol kola yaso uzak bir yerde:)
g-)hiçbiri(buraya kendi fikrinizi yazabilirsiniz:img-wink:)
f şıkkı bana çok cazip geldi.
böyle bir anket hazırladığın için çok teşekkürler,arada bir eğlencede lazım,devamını bekleriz:good:
bir_adı_yok 09-10-07, 19:25 shevek, eylül,badger, zeyneps,merw, arwen;
sizlere ait çok güzel yorumlar okudum ellerinize sağlık...
hepsini teker teker alıntılayıp düşünce belirtmem imkansız olduğu için toplu tşk. edeyim dedim...
duygu ve düşüncelerimi kaleme dökmekte çok pasifimdir
o yüzden yazdılarınızı okurken sanki içimi okuyorrmuşum gibi hissediyorum...
...
dizimiz çok sıkıcı ilerlesede o güzel yorumlarınızdan bizleri sakın mahrum etmeyin...
Bu sefer komik değil ..dram dolu bir Necmet oldu ne yalan söyleyeyim etrika hırs bol bol dram kimden kaptıysam artık :icon_whis: :img-cray: Devamı hemen gelecek galiba :img-in_lo
:img-in_loNECMET
Ahmet: Pişşşt bıdık naber :img-icecr
Teo:Ahmeeeet koskoca üniversitede profösör oldun benimle dalga geçmeye utanmıyo musun
Ahmet:Sen formalite evlilik yapıp kızımızı zorla alırken utanmıyorsun da ben gerçekleri söyleyince mi utanayım :icon_whis
Necdet güler
Teo:Bak Ahmet doğru konus benimle
Necdet:Konuşmassa nolur kankamla bana kafa mı tutuyorsun sen
Ahmet:Hişşşt Yasemin pissst nasılsın iyi misin
Yasemin şaşırır :blink: Kısık sesle konuşur
Yasemin:İyiyim sen
Ahmet:Ben de iyiyim ...uçurumda havalar nasıl :img-pilot
Necdet’le Ahmet kahkahayı patlatırlar
Necdet:Üstünü sıkı sıkı giy de üşütme oraları pek rüzgarlı
Necdet ve Ahmet yine kahkahalarla gülerler
Yasemin:Hick ...hick....
Teo:Aman gözünü seveyim Yasemin simdi sırası değil
Mübaşir:Ahmet Gürsoy
Ahmet:Kanka şans dile bana bu Ayla nerde kaldı ya
Necdet:Gelir gelir bu fırsatı kaçırır mı hiç o sen merak etme hadi koş vatana hizmet et Rüya’yı Yasemin’den kurtaralım
Necdet,Ahmet:Ölümüne kankayız
Savcı: Oğlum Rüya Gürsoy’un babasının Teo ...annesinin de Yasemin olduğu idda ediliyor bu çocuğun babası kim
Ahmet :Valla 16 yıldır bir emin olamadık gitti :)Hala o kısımda takılı kaldık :icon_whis
Savcı:Ne diyorsun oğlum sen
Ahmet:I-ıhm öhhö öhhö ...şey yani Rüya’nın babası benim
Savcı:Yani iddiaları kabul etmiyorsun
Ahmet:Kızımın babasının o bıdık olduğunu annesinin de o akıldan güdük Yasemin olduğunu Necdet’i gelse kabul ettiremez bana
Savcı:???***? ...Evladım ne diyorsun sen ..
Ahmet:Şey yani evet efendim iddiları kabul etmiyorum
Savcı:Yani bu çocuğun babası Ahmet
Necdet:Evet efendim
Savcı:Sen nerden biliyorsun
Necdet:Hönk????..Ben şey ...mmmm...
Savcı: Bak Ahmet kabul etti çocuğumun babası Teo... annesi de Yasemin dedi ...aslında ben bu dosyayı kapatacaktım ama seni hapse sokma fırsatı elime geçmişken kaçırmayayım dedim seni hapse tıktırırım orda koğuş ağasının donunu gömleğini yıkamakla geçer ömrün onun gazabından kurtulsan da işkenceden gidiverirsin
Necdet zangır zangır titremeye başlar
Necdet:Ben....ben....Valla çocuğun babası Ahmet eminim yani ...beklerim ondan beklerim ben öyle bir şey hani kankam diye ...zaten MMC halleri de benziyor
Savcı:Ne diyorsun sen oğlum
Necdet:MMC mağrur ,muzip cazibeli...kankam diye söylemiyorum pek fiyakalı çocuk:img-blush
Savcı:Oğlum burası senin babanın pastanesi değil işine geldiği gibi konuşma öyle
1 hafta sonra
Ahmet ve Necdet tedirgin bir bekleyiş içindedirler bu arada ailelerine ne yazıkki durumu açıklamak zorunda kalmışlardır ....Herkes şok olmuştur çünkü Rüya’nın babasının belirsizliği hala durumunu korumaktadır ve Rüya’nın annesinin ise yıllar önce Rüya’yı doğururken öldüğü Yasemin’in Ahmet’in aşk acısı ile akli dengesini yitirerek Rüya’yı hastaneden çaldığı yalanı yıllardır sürdürülmüştür ...Ayla mahkemede yalan beyan vererek ve yalan rapor hazırlattırarak Rüya’nın öz annesi olduğunu söylemiştir Ayla çok büyük bir fedakarlık yapmıştır acaba bunu niçin yapmıştır ???? Lale Teo’nun yeniden evlendiğini duyunca ikinci kez kahrolmuştur ömrü Teo’yu beklemekle geçmiş sonunda evlenmeye karar vermiştir Tohtor Müelüh’ün ısrarları üzerine onunla evlenecektir ...Lale ile arası bozulan Ahmet Lale’nin yanına gelir
Lale:Evet Ahmet seni dinliyorum
Ahmet:Lale seni çok üzdüğümü biliyorum ama sana söyleyemezdim..Yasemin’in gerçekten de Rüya’nın annesi olduğunu söylemezdim
Lale:Neden biz ikimiz arkadaş değil miydik
Ahmet:Sen...sen Necdet’in kızkardeşisin bunu söyleyemezdim
Lale:Madem Yasemin Rüya’nın annesiydi neden bunu saklama gereği duydunuz
Ahmet:Biliyorsun Yasemin cozutmuştu Rüya’yı onunla büyütemezdim Lale ya yavrumu zehirleseydi ya uçurumdan aşağı atıverseydi ....aslında bunu bu kadar saklamayı planlamıyorduk ama Yasemin’in aklı bir gidip bir daha da gelmeyince
Lale:Sen abimi kullandın sen abimin hayatını mahvettin Ahmet resmen hizmetçin yaptın onu hala da kullanıyorsun onun hala Güzide’ye aşık olduğunu ne zaman öğrendin
Ahmet melül melül bakmaya başlar yüzünde hafif bir tebessüm
Ahmet:2 sene önce ...
Lale:Ehh işte sen artık Yasemin işinden kendini temize çıkarmıştın abimi o zaman özgür bırakmalıydın
Ahmet: Bırakmaya çalıştım Lale inan bunu denedim
Birden etraf buğulanmaya başlar.....
Sağol canım sen de yorumlarını eksik etme lütfen!!
Ya şu fragman bi gelsin çatlıyacağım burda mahkeme sonuçlanıyor mu acaba zaten mekanlarımız belli artık mahkeme hastane pastane....
Nonameçan ne dimek???!!!!...:img-in_lo
Bu arada yavaş yavaş manifesto yazmanın vakti geliyor da geçiyor.... Ne dersiniz? Nilgün Hanım bizlere, biz kurguladık sizler de izleyin..bakalım beğenecek misiniz demişti....
Eveeeet...şimdiye kadar olan bitenleri beğendiniz mi arkadaşlar?
Yavaş yavaş 4 bölümü de gözönüne alarak genel yorumlarınızı bekliyoruuuuummm...Shevekçan...Diziceçan!...Forumu muzun usta kalemleri tekrardan görev başına...:img-icecr
manifesto zamanı!!!!...Birşeyler yorumlamaya başlayalım..Haftaya kadar anca toparlarız..
* En beğendiğiniz sahneler..
* En beğenmediğiniz sahneler..
*Kurgunun genel başarısı ve başarısızlığı
* Belgesel bölümlerle, kurgusal bölümlerin uyumu, uyumsuzluğu
*Karakterlerimizin dengesi veya dengesizliği..
gibi konu başlıklarıyla yazabilirsiniz..Hadi parmaklara kuvvet!:img-pilot
Önemli not:Herkes elinden geldiğince birşeyler yazsın...Ciddi ciddi yazana rep var!
Bu sefer komik değil ..dram dolu bir Necmet oldu ne yalan söyleyeyim etrika hırs bol bol dram kimden kaptıysam artık Devamı hemen gelecek galiba
NECMET
Ahmet: Pişşşt bıdık naber /B]
Teo:Ahmeeeet koskoca üniversitede profösör oldun benimle dalga geçmeye utanmıyo musun
Ahmet:Sen formalite evlilik yapıp kızımızı zorla alırken utanmıyorsun da ben gerçekleri söyleyince mi utanayım
Necdet güler
Teo:Bak Ahmet doğru konus benimle
Necdet:Konuşmassa nolur kankamla bana kafa mı tutuyorsun sen
Ahmet:[B]Hişşşt Yasemin pissst nasılsın iyi misin
Yasemin şaşırır Kısık sesle konuşur
Yasemin:İyiyim sen
Ahmet:Ben de iyiyim ...uçurumda havalar nasıl
Necdet’le Ahmet kahkahayı patlatırlar
Necdet:Üstünü sıkı sıkı giy de üşütme oraları pek rüzgarlı
Necdet ve Ahmet yine kahkahalarla gülerler
Yasemin:Hick ...hick....
Teo:Aman gözünü seveyim Yasemin simdi sırası değil
Mübaşir:Ahmet Gürsoy
Ahmet:Kanka şans dile bana bu Ayla nerde kaldı ya
Necdet:Gelir gelir bu fırsatı kaçırır mı hiç o sen merak etme hadi koş vatana hizmet et Rüya’yı Yasemin’den kurtaralım
Necdet,Ahmet:Ölümüne kankayız
Savcı: Oğlum Rüya Gürsoy’un babasının Teo ...annesinin de Yasemin olduğu idda ediliyor bu çocuğun babası kim
Ahmet :Valla 16 yıldır bir emin olamadık gitti :)Hala o kısımda takılı kaldık :icon_whis
Savcı:Ne diyorsun oğlum sen
Ahmet:I-ıhm öhhö öhhö ...şey yani Rüya’nın babası benim
Savcı:Yani iddiaları kabul etmiyorsun
Ahmet:Kızımın babasının o bıdık olduğunu annesinin de o akıldan güdük Yasemin olduğunu Necdet’i gelse kabul ettiremez banaSavcı:???***? ...Evladım ne diyorsun sen ..
Ahmet:Şey yani evet efendim iddiları kabul etmiyorum
Savcı:Yani bu çocuğun babası Ahmet
Necdet:Evet efendim
Savcı:Sen nerden biliyorsun
Necdet:Hönk????..Ben şey ...mmmm...
Savcı: Bak Ahmet kabul etti çocuğumun babası Teo... annesi de Yasemin dedi ...aslında ben bu dosyayı kapatacaktım ama seni hapse sokma fırsatı elime geçmişken kaçırmayayım dedim seni hapse tıktırırım orda koğuş ağasının donunu gömleğini yıkamakla geçer ömrün onun gazabından kurtulsan da işkenceden gidiverirsin
Necdet zangır zangır titremeye başlar
Necdet:Ben....ben....Valla çocuğun babası Ahmet eminim yani ...beklerim ondan beklerim ben öyle bir şey hani kankam diye ...zaten MMC halleri de benziyor
Savcı:Ne diyorsun sen oğlum
Necdet:MMC mağrur ,muzip cazibeli...kankam diye söylemiyorum pek fiyakalı çocuk:img-blush
Savcı:Oğlum burası senin babanın pastanesi değil işine geldiği gibi konuşma öyle
1 hafta sonra
Ahmet ve Necdet tedirgin bir bekleyiş içindedirler bu arada ailelerine ne yazıkki durumu açıklamak zorunda kalmışlardır ....Herkes şok olmuştur çünkü Rüya’nın babasının belirsizliği hala durumunu korumaktadır ve Rüya’nın annesinin ise yıllar önce Rüya’yı doğururken öldüğü Yasemin’in Ahmet’in aşk acısı ile akli dengesini yitirerek Rüya’yı hastaneden çaldığı yalanı yıllardır sürdürülmüştür ...Ayla mahkemede yalan beyan vererek ve yalan rapor hazırlattırarak Rüya’nın öz annesi olduğunu söylemiştir Ayla çok büyük bir fedakarlık yapmıştır acaba bunu niçin yapmıştır ???? Lale Teo’nun yeniden evlendiğini duyunca ikinci kez kahrolmuştur ömrü Teo’yu beklemekle geçmiş sonunda evlenmeye karar vermiştir Tohtor Müelüh’ün ısrarları üzerine onunla evlenecektir ...Lale ile arası bozulan Ahmet Lale’nin yanına gelir
Lale:Evet Ahmet seni dinliyorum
Ahmet:Lale seni çok üzdüğümü biliyorum ama sana söyleyemezdim..Yasemin’in gerçekten de Rüya’nın annesi olduğunu söylemezdim
Lale:Neden biz ikimiz arkadaş değil miydik
Ahmet:Sen...sen Necdet’in kızkardeşisin bunu söyleyemezdim
Lale:Madem Yasemin Rüya’nın annesiydi neden bunu saklama gereği duydunuz
Ahmet:Biliyorsun Yasemin cozutmuştu Rüya’yı onunla büyütemezdim Lale ya yavrumu zehirleseydi ya uçurumdan aşağı atıverseydi ....aslında bunu bu kadar saklamayı planlamıyorduk ama Yasemin’in aklı bir gidip bir daha da gelmeyince
Lale:Sen abimi kullandın sen abimin hayatını mahvettin Ahmet resmen hizmetçin yaptın onu hala da kullanıyorsun onun hala Güzide’ye aşık olduğunu ne zaman öğrendin
Ahmet melül melül bakmaya başlar yüzünde hafif bir tebessüm
Ahmet:2 sene önce ...
Lale:Ehh işte sen artık Yasemin işinden kendini temize çıkarmıştın abimi o zaman özgür bırakmalıydın
Ahmet: Bırakmaya çalıştım Lale inan bunu denedim
Birden etraf buğulanmaya başlar.....
Sağol canım sen de yorumlarını eksik etme lütfen!!
Ya şu fragman bi gelsin çatlıyacağım burda mahkeme sonuçlanıyor mu acaba zaten mekanlarımız belli artık mahkeme hastane pastane....
Zeynooop, hırs, intikam, gerilim, dram, maşallah birilerinden bayağı bir şeyler kapmışsın çan!:img-hyste:img-hyste Ama sendeki mizah duygusu onlarda yok, bilesin.:):img-wink: Hep böyle söylüyoruz biliyorum ama, bu sefer gerçekten ciddi ciddi hiç halim yok, Rüyamsın'ı bulduğum her boş anda, dinleyip ağlıyorum fırsat bu fırsat diye.:icon_sorr Ama beni bu halimde güldürmeyi başardın ya, ne diyim sana bilmiyorum. Aşk olsun sana Zeynop, aşk olsun!!!:good: Hele Ahmetin mazeretine bayıldım. En azından geçerli bir mazereti varmış onun:
Ahmet:Biliyorsun Yasemin cozutmuştu Rüya’yı onunla büyütemezdim Lale ya yavrumu zehirleseydi ya uçurumdan aşağı atıverseydi ....aslında bunu bu kadar saklamayı planlamıyorduk ama Yasemin’in aklı bir gidip bir daha da gelmeyince
:dance:
Shevekçan teşekkür ederim beğenmene sevindim :)Evet Ahmedin geçerli bir mazareti vardı en azından cozutmuş Yasemin :img-pilot Ben de sürekli İlhan İrem dinliyorum "Kızım için " şarkısını keşke bu şarkıyı dizide duymak mümkün olsa !!!!!!:img-in_lo:img-in_lo Ayy şimdi de en acı sahnedeyim :img-cray: Ahmet'in fedakar kankası Necdet'le kalması :img-cray: Shevekçan sonunda galiba bunlar senin dediğin o komünal aileden olacaklar :img-icecr
Badgerim, yazalım yazmasına. Bir kez daha yazalım, ama son kez. Bu kez ben hiç bir beklenti içinde olmadan yazacağım ama. Umudum yok bu ekipten maalesef. Çünkü iki kere bir güzel boşa çıkardıkları gibi, etrafa saçmak suretiyle batırdılar. Özl. bir karakteri. En sağlam olmasını dilediğimiz karakteri:img-tomat.
Beğendiğiniz, beğenmediğiniz sahneler demişsin...Hımmm. O son sahne yok mu? Beni bitirdi o. Bitirdi. Ben artık sadece Ahmet ve Rüyayı düşünüyorum. O şarkıyı dinleyip dinleyip ağlıyorum. Fonda Ahmetin o nazik, sevecen ve hüzünlü sesi: Doğum günün kutlu olsun canım! dedikçe ben ağlıyorum. O sesteki o durmuş oturmuşluk, o çaresizlik ve o sevgi beni benden alıp götürüyor.:img-cray:O çıkışsızlık, köşeye sıkışmışlık ama buna rağmen metanetli ve sevgiyle titriyor o ses. Sade, bağırmayan, abartılmayan, içinden geliyor sevgisi. Kimseye bir şey kanıtlamak derdinde değil, birileri gibi Rüyaaaa Rüyaaaaa diye hönkürmüyor.
Gerek yok çünkü. Onun içinden geliyor. Doğal, sade ve gerçek.
Bir_adı_yok, teşekkürler çan. Hislerimiz karşılıklı.:):img-yes:
Aliyeeeebye, hoş geldin. Ak kedi kara kedi olduk, bak!:img-in_lo
Zeynooop, hırs, intikam, gerilim, dram, maşallah birilerinden bayağı bir şeyler kapmışsın çan!:img-hyste:img-hyste Ama sendeki mizah duygusu onlarda yok, bilesin.:):img-wink: Hep böyle söylüyoruz biliyorum ama, bu sefer gerçekten ciddi ciddi hiç halim yok, Rüyamsın'ı bulduğum her boş anda, dinleyip ağlıyorum fırsat bu fırsat diye.:icon_sorr Ama beni bu halimde güldürmeyi başardın ya, ne diyim sana bilmiyorum. Aşk olsun sana Zeynop, aşk olsun!!!:good: Hele Ahmetin mazeretine bayıldım. En azından geçerli bir mazereti varmış onun:
Ahmet:Biliyorsun Yasemin cozutmuştu Rüya’yı onunla büyütemezdim Lale ya yavrumu zehirleseydi ya uçurumdan aşağı atıverseydi ....aslında bunu bu kadar saklamayı planlamıyorduk ama Yasemin’in aklı bir gidip bir daha da gelmeyince
Ah benim çanlarım...işte bu nedenle buradan ayrılamıyorum ya...benim kadar delisi, ancak burada bulunur...Shevekçan, ben de ağlayıp duruyorum, ne olacak bizim bu halimiz :icon_sorr
Badger, manifesto zamanı geldi diyorsun...iyi hoş diyorsun da kim takar ki bizi...benim artık hiç ümidim yok...bu saatten sonra, bu kadar saçmalıktan sonra nasıl toparlayacaklar...? Daha doğrusu, onların topladığını biz beğenecek miyiz...hiç sanmam :hıh
Önceden hiç değilse siyasi sahneler, hatırlatıcı, öğretici nitelik taşıyordu...2. sezon işin siyaset boyutu da manşetlerden izlenir oldu...Taylan muhakkak dizide olacak, olmalı dedikleri, bulaşık yıkamasıysa...o kadar uğraşmalarına değmezmiş...Açıkçası artık gençlerimizin dönem olayları ile ilgili birşeyler öğrenebildiğini sanmıyorum (aslında bu konuyu dizice'ye sormalı). Ama " yiğidi öldür hakkını yeme " demişler; dönemin hastaneleri, pastaneleri ve mahkeme salonları hakkında epey bilgi sahibi olduk...Bu arada " en yüzsüz nasıl olunur ", " yavuz hırsız ev sahibini nasıl döver "...gibi soruların cevaplarını da fazlasıyla aldık. Bunun için teşekkürü borç bilirim.
Badgerim, yazalım yazmasına. Bir kez daha yazalım, ama son kez. Bu kez ben hiç bir beklenti içinde olmadan yazacağım ama. Umudum yok bu ekipten maalesef. Çünkü iki kere bir güzel boşa çıkardıkları gibi, etrafa saçmak suretiyle batırdılar. Özl. bir karakteri. En sağlam olmasını dilediğimiz karakteri:img-tomat.
Beğendiğiniz, beğenmediğiniz sahneler demişsin...Hımmm. O son sahne yok mu? Beni bitirdi o. Bitirdi. Ben artık sadece Ahmet ve Rüyayı düşünüyorum. O şarkıyı dinleyip dinleyip ağlıyorum. Fonda Ahmetin o nazik, sevecen ve hüzünlü sesi: Doğum günün kutlu olsun canım! dedikçe ben ağlıyorum. O sesteki o durmuş oturmuşluk, o çaresizlik ve o sevgi beni benden alıp götürüyor.:img-cray:O çıkışsızlık, köşeye sıkışmışlık ama buna rağmen metanetli ve sevgiyle titriyor o ses. Sade, bağırmayan, abartılmayan, içinden geliyor sevgisi. Kimseye bir şey kanıtlamak derdinde değil, birileri gibi Rüyaaaa Rüyaaaaa diye hönkürmüyor.
Gerek yok çünkü. Onun içinden geliyor. Doğal, sade ve gerçek.
Bir_adı_yok, teşekkürler çan. Hislerimiz karşılıklı.:):img-yes:
Benim de yok o gücüm..hatta diziye karşı sempatim de yokoldu..Birbirini tutmayan replikler, ruh halleri, olaylar..kısacası buz etti..Sanki bazen bazı sahneleri çıkartmışlar da sonra araya bir şeyler tıkıştırmışlar..olayın örgüsüne değil de sanki bizlere bir şeyler dikte ettirilmeye çalışılıyormuş gibi olan sahneler...hızlı hızlı, altı boş boş anlamsız...son bölüm ucuz ayak oyununu getirmek için garip sahneler silsilesi...
Mesela ben, Yaseminin Rızayla olan konuşmasından çok rahatsız oldum..Sanki Yasemin, Yasemin olarak Rıza vasıtasıyla bizlere dönüp bakın! Ahmeti seviyorum ama..o kızımı benden almak istediği için bütün bu gariplikleri yapıyorum..Aslında bunlar gariplik değil..sadece ve sadece anne! olarak kılıçlarımı kuşandımvari..bir dipnot-pseudo sahneydi..bknz:Seyirci not et! Anlamamışsındır sen Yasemini..Anlatsın..sen önceki yaptıklarına aldırma..sadece ve sadece burayı kaale al...
Zaten bunların birbiriyle geçiştirmeli ve bir sonrakinde birbirine çelişen hallerine ve sahnelerine deli oluyorum...:dito bknz:we are sorry we cannot take it anymore!!!!
Şimdiye kadar çıkan sonuç benim gözümde..Ahmet sanki delirmiş ama etraftakiler bir nedamet bir nedamet içinde birbiriyle görüşüyor..Aaa Rüya bizim de torunumuz..Aaa Yasemin ne acı çekmiş..Aaa Necdet vayy bee ne fedakar...Bu Ahmet niye tepiniyor ki? vari bir yoksayma içinde...
Bizlere bunun büyük bir nedamet içinde olmayacağını söylemişlerdi..Ama gel gör ki nedametin en kralını kurgulamışlar... :img-cool2
Badgerçan,manifesto fikrini tamamen destekliyorum forumdaşım:)
Çünkü bana fenalık geldi son 4 bölümdür.Önceden diziyi kaçıracağım diye aklım çıkardı,Cumalara program falan yapmazdım şimdi aman neyse artık kaçırırsam internetten bakarım diyorum.O eski duygu kalmadı,Yasemin karakteri Ahmeti bitirdiği gibi beni de bitirdi:icon_sorr
Herkese iyi akşamlar (gündeme ters mi düştü..)
Shevek’ten alıntı:
Halbuki, aşk paylaşılabiliyorsa, karşılıklıysa, varsa ve iki kişi de devam ettirmek istiyorlarsa türlü türlü hallerde devam eder. Devinir ve büyür. Kavuşunca aşıklar, anlatılacak hikayeler bitmez. Aksine çoğalır bence, ama anlatmasını ve anlamasını bilene!
Dizimizi tanıtırken senaristler ne demişti;"tarihi dokunun içine yerleştiriliş bir aşk hikayesi"..Ama anladığım kadarıyla bu aşk tartışılır hale gelmiş durumda.İnandırıcılığını yitirdiği konusunda görüş beyanları var.
Aslında aşkın bir tanımının olması mümkün değil, her yaşayana ve yorumlayana göre değişmiş..
Kimine göre;
Aşk;yalnız bir operadır kış günlerinde dinlenen.
Aşk;bazen kavuşamamak adını karalamaktır kağıtlara .Uzun bir suskunluktur yada durmadan ondan konuşmaktır.
Aşk;bir filimin bir karesinde takılıp kalmaktır.bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.
Aşk; bir harebenin ortasında bir şey bulup da ne yapacağını bilmeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.
Eylülün toparlanıp gitmesini izlemektir.
Bir bakış bile anlatmaya yeterken her şeyi,kalbimizi dolduran duyguların kalbimizde kalmasıdır.
Kimine göre”;insanın hayattan zevk almasının tarifidir.olumsuzlukları umursamamaktır çoğu zaman.”
Kimine göre;”ya gönüllü itaat ya nihayetsiz seyahat”tir.
Kısacası aşkın sınırlarının olmadığını düşünüyorum.bir çok şey aşk için neden olabilir.
Ama yaşadıklarımız bize aşkın yada sevginin paylaşılarak büyüdüğünü de öğretti.Bir çocuk gibi özen gösterilmesi gerektiğini de. Senaristlerimiz senaryo kurgusundaki sonsuz seçenekleri aşkın güzelliği içinden seçselerdi çok mutlu olurduk.
badger editi:manifesto zamanı!!!!...bye elimizden geleni yaparız.
Badgerim, yazalım yazmasına. Bir kez daha yazalım, ama son kez. Bu kez ben hiç bir beklenti içinde olmadan yazacağım ama. Umudum yok bu ekipten maalesef. Çünkü iki kere bir güzel boşa çıkardıkları gibi, etrafa saçmak suretiyle batırdılar. Özl. bir karakteri. En sağlam olmasını dilediğimiz karakteri:img-tomat.
Beğendiğiniz, beğenmediğiniz sahneler demişsin...Hımmm. O son sahne yok mu? Beni bitirdi o. Bitirdi. Ben artık sadece Ahmet ve Rüyayı düşünüyorum. O şarkıyı dinleyip dinleyip ağlıyorum. Fonda Ahmetin o nazik, sevecen ve hüzünlü sesi: Doğum günün kutlu olsun canım! dedikçe ben ağlıyorum. O sesteki o durmuş oturmuşluk, o çaresizlik ve o sevgi beni benden alıp götürüyor.:img-cray:O çıkışsızlık, köşeye sıkışmışlık ama buna rağmen metanetli ve sevgiyle titriyor o ses. Sade, bağırmayan, abartılmayan, içinden geliyor sevgisi. Kimseye bir şey kanıtlamak derdinde değil, birileri gibi Rüyaaaa Rüyaaaaa diye hönkürmüyor.
Gerek yok çünkü. Onun içinden geliyor. Doğal, sade ve gerçek.
Bir_adı_yok, teşekkürler çan. Hislerimiz karşılıklı.:)
Aliyeeeebye, hoş geldin. Ak kedi kara kedi olduk, bak!:img-in_lo
Shevekçan ben de bittim artık zaten iki gündür Rüyamsın ve Kızım İçin şarkıları hariç şarkı dinleyemedim bir hal oldum :img-cray: Dün de dediğim gibi Necdet tamam iyi babalık yapmış olabilir ama Ahmet'in ki öyle içinden geliyor ki ben burda ağlaya ağlaya helak oluyorum :img-cray:Yani Necdet'in Rüya'ya öyle baktığını hiç görmedim Ahmet dokunmaya bile kıyamıyor :icon_sorr Çok sade ve çok gerçek gerçekten :img-in_loİşe "gerçek baba " bu diyorum onu görünce :sad53:Rüya zaten yeni Rüya diğer Rüya daha çok anneye benziyordu bu duruş o asalet sevecenlik içtenlik yani tam bir MMC Ahmet'e o kadar benziyor ki :img-in_lo:img-cray:
Shevekçan ben de bittim artık zaten iki gündür Rüyamsın ve Kızım İçin şarkıları hariç şarkı dinleyemedim bir hal oldum :img-cray: Dün de dediğim gibi Necdet tamam iyi babalık yapmış olabilir ama Ahmet'in ki öyle içinden geliyor ki ben burda ağlaya ağlaya helak oluyorum :img-cray:Yani Necdet'in Rüya'ya öyle baktığını hiç görmedim Ahmet dokunmaya bile kıyamıyor :icon_sorr Çok sade ve çok gerçek gerçekten :img-in_loİşe "gerçek baba " bu diyorum onu görünce :sad53:Rüya zaten yeni Rüya diğer Rüya daha çok anneye benziyordu bu duruş o asalet sevecenlik içtenlik yani tam bir MMC Ahmet'e o kadar benziyor ki :img-in_lo:img-cray:
Zeynepsçan bence de yeni Rüya daha çok babasına benziyor,acaba bu mahkemede bir delil sayılır mı:)iyice delirmeye başlıyorum galiba...:img-help:
Bu arada aklıma gelen bir şeyi sizlerle paylaşmak istedim,acaba diyorum Ahmetin bu acı çeken hali seyircilerin ilgisini çekiyor diye mi böyle uzattıkça uzatıyorlar senaristler...Tamam anladık Ahmet aşkına sahip çıkıyor,ne olursa olsun vazgeçmiyor,saman alevi gibi bir aşk değil onun ki,acısını bile çok asil yaşıyor...Ama yeter yani bu acıtasyon,drama...Biz bu dramaya değil o karşılıklı yaşanan aşka vurulduk yanlış mıyım?
Benim de yok o gücüm..hatta diziye karşı sempatim de yokoldu..Birbirini tutmayan replikler, ruh halleri, olaylar..kısacası buz etti..Sanki bazen bazı sahneleri çıkartmışlar da sonra araya bir şeyler tıkıştırmışlar..olayın örgüsüne değil de sanki bizlere bir şeyler dikte ettirlmeye çalışılıyormuş gibi olan sahneler...hızlı hızlı, altı boş boş anlamsız...son bölüm ucuz ayak oyununu getirmek için garip sahnler silsilesi...mesela ben, Yaseminin Rızayla olan konuşamsından çok rahatsız oldum..SankiYasemin, Yasemin olarak Rıza vasıtasıyla bakın! Ahmeti seviyorum ama..o kızımı benden almak istediği için bütün bu gariplikleri yapıyorum..Aslında bunlar gariplik değil..sadece ve sadece anne! olarak kılıçlarımı kuşandımvari..bir dipnot-pseudo sahneydi..bknz:Seyirci not et! Anlamamışsındır sen Yasemini..Anlatsın..sen önceki yaptıklarına aldırma..sadece ve sadece burayı kaale al...
Zaten bunların birbiriyle geçiştirmeli ve bir sonrakinde birbirine çelişen hallerine ve sahnelerine deli oluyorum...:dito bknz:we are sorry we cannot take it anymore!!!!
Şimdiye kadar çıkan sonuç benim gözümde..Ahmet sanki delirmiş ama etraftakiler bir nedamet bir nedamet içinde birbiriyle görüşüyor..Aaa Rüya bizim de torunumuz..Aaa Yasemin ne acı çekmiş..Aaa Necdet vayy bee ne fedakar...Bu Ahmet niye tepiniyor ki? vari bir yoksayma içinde...
Bizlere bunun büyük bir nedamet içinde olmayacağını söylemişlerdi..Ama gel gör ki nedametin en kralını kurgulamışlar... :img-cool2
Rızayla konuşma, Laleyle konuşma, Defneyle konuşma bunların hepsini bkz.bir başlık altında toplayabiliriz: Yasemin didactics. Lesson 1: Babaaaa, Ahmet benden nefffret ediyoooo! (Bunu da sanki mahalle bakkalına seslenen komşu kızı gibi söylüyor. Ya oynamayı bilmiyor ya da senaryoda salak olarak kurgulanmış. bkz.: burada ruhsuz ruhsuz ve umursamaz bir bakışla, bacak bacak üstüne atarak koltuk kenarına oturur.) Lesson 2: Abimle biraraya gelmenize imkan yok mu türünden bir şey geveleyen Defneye bilmiş küçük kız bakışlarıyla bakıp, dudak büzerek, sevinmiş gibi: -Yok, hiç yok! gibilerinden birşey geveliyor. (Bkz.: aynı salak ama aynı zamanda çok bilmiş edalar). Lesson 3: Laleye, yapamadım, seni çok seven birine git demek o kadar kolay değil, deyip, ezik ezik, ne idüğü belirsiz bir duygulanma içinde: Artık çok geç! Geç! diyor.
Huuuuu, neye geç, ne için geç? Necdete aşık olmak için mi geç?:dito Onu üzmemek için daha elinde kalan ne varsa vermek için mi geç? Ne için? Ne için geç?
Allaaaaam, delirecem yahu! Ben böyle şey görmedim. Ne gerçek hayatta ne de kurgunun engin dünyasında!:img-pilot:img-tomat
Zeynepsçan bence de yeni Rüya daha çok babasına benziyor,acaba bu mahkemede bir delil sayılır mı:)iyice delirmeye başlıyorum galiba...:img-help:
Bu arada aklıma gelen bir şeyi sizlerle paylaşmak istedim,acaba diyorum Ahmetin bu acı çeken hali seyircilerin ilgisini çekiyor diye mi böyle uzattıkça uzatıyorlar senaristler...Tamam anladık Ahmet aşkına sahip çıkıyor,ne olursa olsun vazgeçmiyor,saman alevi gibi bir aşk değil onun ki,acısını bile çok asil yaşıyor...Ama yeter yani bu acıtasyon,drama...Biz bu dramaya değil o karşılıklı yaşanan aşka vurulduk yanlış mıyım?
Bizim seyirci mazoşistse goldroseumçan, biraz da başkalarına acı çektirerek mutlu etsinler ahaliyi o zaman. Adamı paramparça ettiler, delirttiler, karşısına geçmiş bir de alay eder gibi, yok biyolojik babaymış, aman Necdetin Rüyayı sevmesi Ahmetin bundan mahrum edildiği gerçeğiyle değişmezmişmiş, diye evrensel etik kurallarını tersyüz etmesinler bari!!!Gırrrrrrr! Ahmet'i daha neyle sınayacaklar acaba, Necdet üzülmesin diye?
Şebnem Ferah'ı çok severim. Mayın tarlasını da. Ahmet'e gelsin:)
mayın tarlasında dolaşıp durmuşum aşk sanıp da
herkes arkamdan bağırmış kimseyi duymamışım
savaş filmlerinde olur ya yaralı yaralı devam etmişim
sonuna kadar aşk ya yanımdasın sanmışım
mayın tarlasında yürüyüp durmuşum aşk sanıp da
tel örgülerde durmamış bir delikten geçmişim
her şey bana dur demiş kulağım darbe almış duymamışım
sonuna kadar aşk ya sadece inanmışım
koşmuşum düşmüşüm kalkmışım
sevişmek sevmekten gelir inanmışım
elimden tuttuğunda öyle bir güvenmişim ki
bize bir şey olmaz sanmışım
mayın tarlasında bir kadın sevmişim aşk sanıp da
soyunup korkusuzca çırılçıplak kalmışım
aşk filmlerinde olur ya işte öyle sevmişim
sonunda bedenim sağlam bulunmuş yüreğim paramparça
Zeynepsçan bence de yeni Rüya daha çok babasına benziyor,acaba bu mahkemede bir delil sayılır mı:)iyice delirmeye başlıyorum galiba...:img-help:
Bu arada aklıma gelen bir şeyi sizlerle paylaşmak istedim,acaba diyorum Ahmetin bu acı çeken hali seyircilerin ilgisini çekiyor diye mi böyle uzattıkça uzatıyorlar senaristler...Tamam anladık Ahmet aşkına sahip çıkıyor,ne olursa olsun vazgeçmiyor,saman alevi gibi bir aşk değil onun ki,acısını bile çok asil yaşıyor...Ama yeter yani bu acıtasyon,drama...Biz bu dramaya değil o karşılıklı yaşanan aşka vurulduk yanlış mıyım?
Zaten oradan sonra film koptu kurguda...:img-hyste
Önceden de demiştim..Ahmetle yasemin temelli ayrıldıktan sonra..senaristler asıl kurguladıkları sahneden sonra ters bir U dönüş çektiler..Yaseminle Necdeti gerçekten evli kılmayarak ama garip bir beraberlik içinde bırakmalar..Ahmetle Ayla arasındaki o garip evlilik kararı alma şekli..Senaryo hacıyatmaz misali savrulmaya başladı ve bizim kafamızı ilk başlarda bulandırmayı başardıysa da sonrasında asıl senaryo tarafının aşırı derecede kafası bulandı...
Kaç kere yazdım..Keşke necdet ile Yasemin gerçekten evliliklerini yşasalardı..hatta arada bir başka çocuk da olsaydı..necdet o gözünde büyüttüğü aşkı aslında o olamadığını anlayıp ama arada yiğitliğe çamur sürdürmemek ve etrafın baskısıyla evliliğine devam etseydi..yasemin, bir tarafta içten içe kıyasladığı Ahmet aşkı ve Necdetle olan evliliği konusunda ikileme düşseydi..Ahmet ise Kıbrısçıklara gidip sersefil olacağına, İstanbulda başarılı bir avukat, Aylayla saygı dolu ama buzz gibi bir evliliği olsaydı..Yine bu imkansızlıklar içinde birbirlerine olan duygularını kaybetmemiş olsalardı..vs.vs.daha hayata dair, insana dair bir şeyler olsaydı bu kadar eleştirmezdim..
Şimdiye kadar önümüze inanılmaz hastalıklı zihniyete sahip şahsiyetleri dikip, bir tarafta bu üç karakterin bir baba ve kızına zulmünü, gerçek hayatta olamayacak! ve patetik gerekçeleriyle bizlere büyük aşk diye sundular..bknz:tebriklerr!...alkışşşş!
Rızayla konuşma, Laleyle konuşma, Defneyle konuşma bunların hepsini bkz.bir başlık altında toplayabiliriz: Yasemin didactics. Lesson 1: Babaaaa, Ahmet benden nefffret ediyoooo! (Bunu da sanki mahalle bakkalına seslenen komşu kızı gibi söylüyor. Ya oynamayı bilmiyor ya da senaryoda salak olarak kurgulanmış. bkz.: burada ruhsuz ruhsuz ve umursamaz bir bakışla, bacak bacak üstüne atarak koltuk kenarına oturur.) Lesson 2: Abimle biraraya gelmenize imkan yok mu türünden bir şey geveleyen Defneye bilmiş küçük kız bakışlarıyla bakıp, dudak büzerek, sevinmiş gibi: -Yok, hiç yok! gibilerinden birşey geveliyor. (Bkz.: aynı salak ama aynı zamanda çok bilmiş edalar). Lesson 3: Laleye, yapamadım, seni çok seven birine git demek o kadar kolay değil, deyip, ezik ezik, ne idüğü belirsiz bir duygulanma içinde: Artık çok geç! Geç! diyor.
Huuuuu, neye geç, ne için geç? Necdete aşık olmak için mi geç?:dito Onu üzmemek için daha elinde kalan ne varsa vermek için mi geç? Ne için? Ne için geç?
Allaaaaa, delirecem yahu! Ben böyle şey görmedim. Ne gerçek hayatta ne de kurgunun engin dünyasında!:img-pilot:img-tomat
Goldrose canım haklısın biz o aşkı sevmiştik ama 19+3 bölümdür işkence çekiyoruz gereksiz bir karmaşa içinde :icon_whis:icon_whis
Shevekçan çok güzel anlatmışsın koptum burda :img-hyste Özellike o komşu kızı benzetmesi ben de demiştim bu kız babasıyla ne biçim konuşuyor "baabaaaa" filan diye :icon_whis
Defne'nin zaten kimin kardeşi olduğu belli değil :icon_whis
Yasemin "çok geç" dediğinde ben onun neye geç kalmış olduğunu anlamamıştım sonra dedim ki "yani Necdet'i üzdüm bile bunu telafi etmek için çok geç" demek istedi heralde :icon_whis Zaten Ahmet'i düşünecek değil ya bir de Lale'ye yaptırılan o abuk konuşma Lale'de Ahmet'e hiç üzülmedi maşallah varsa yoksa abisi halbuki Ahmet'in ne kadar delirdiğini ve acı çektiğini görmüştü diyemez miydi "niye bunu abimle Ahmet 'e yaptın Ahmet sen abimle evlendiğinde kahroldu " ne bileyim ya bu dizide herkes çok bencil ve ruhsuz ya da biz çok düşünceliyiz :icon_whis
Bir de bugün düşündüm düşündüm ve sizin dediğinize katıldım yani platonik aşk diye bir şey yoktur bence aşk karşılıklıdır platonik olan şeyse bir nevi "putperestleştirmedir " kafanda yüceltme yani ....:img-yes:
Dizide ailelerin gerçek ortaya çıktıkları zaman verdikleri tepki en beğenmediğim durum oldu benim.Yahu kardeşim madem hepiniz bu kadar anlayışlı insanlardınız bunlar niye yaşandı.Bu Rıza bey değil miydi kızına Ahmetle görüşmeyeceksin diye osmanlı tokadını basan (ah o zaman kıymetini bilememişiz bu tokadın,asıl şimdi lazım en okkalısından)
Ayrıca Ahmetin ailesinin olaya yaklaşımı daha da ilginç oldu...Şevket Rızayla soka kavgasına tutuştu,Selma Yasemine gidip iki çift laf etti,bi resim aldı,bi daha da gitmedi...Defne aslında bu olaylar bizi birleştirdi,biz farkında değiliz diyo...Huuu sen farkında değilsin herhalde yakında iyice düşman olacak iki aile???
Yani neresinden baksam hikayeye elimde kalıyor...Bir tek Ahmetin davranışları normal sınırlarda...Hatta az bile bence...Sevimlerin evde dediği gibi adam delirmek üzere...Yıllarını Necdet yüzünden heba ettiğini ne bilsin garibim,öğrenince şok oldu tabii...Bir de Yasemin orda bana ne istersen yap ama bana öyle bakma dedi ya,yahu desene madem, ben Necdetle ayrılmak üzereyim,bana zaman verirsen herşeyi yoluna koyacağım ama bu zamanda seni Rüyadan mahrum etmeyeceğim,her gün onunla vakit geçirmeni sağlayacağım...bizimki bi tek kedi gibi sırnaşmayı biliyor...Sonra Ahmet kızınca da çığrınıyor...Adam haklı, Yasemin bu yöntemi iyi biliyor ,daha öncede nişanlıyken gelmişti Ahmetin odasına,aklını çeldi adamcağızın...Ah Michelle ah nerdesin bacım:)Gel de kurtar şu adamı ya...
Badgerçan asıl kurgudan sapıldı evet çünkü böyle bir aşka seyircinin inanmayacağı düşünülmüş olmalıydı(defalarca konuştuğumuz gibi) ama izlediklerimizin yanında böyle bir senaryo daha gerçektçi olurdu aşk daha inandırıcı olurdu yani Necdet'le gerçekten evli ve çocuğu olduğu için ondan kopamayan bir Yasemin ikilemde olduğuna daha çok inanırdık ,Yasemin'in asla gerçek aşkı olamayacağını anlayınca onu aldatan başka birine aşık olan ama aynı zamanda çocuğu olduğun için ve toplum baskısıyla Yasemin'den ayrılamayan bir Necdet ve yine kendisine çok aşık olan her an intihara meyilli Ayla'dan ayrılamayan Ahmet hem o zaman Yasemin'in Rüya'yı söylememesinin çok mantıklı bir gerekçesi olurdu Ahmet'in Ayla'yla olan evliliğinin bitmesine sebep olmak istemeyen Yasemin ve her şeye rağmen yine en masum en naif bir şekilde sürdürülebilen bir aşk :img-in_lo
Ben artık şunu anladım ki senaristler bizim bu mektuptan manifestodan sonra necdeti sevmediğimizi anlayıp "Bizim yarattığımız karşılıksız seven,böyle ulvi bir karakter nasıl sevilmez?" diyip onu bizim gözümüzde de aklamak için bu kadar yüceltiyorlar. Sezon başladığından beri gerçekleri öğrenen herkes necdet ne kadar fedakarmış,yıllarca çaktırmadan(sinsice desek ya şuna:hıh) sevmiş, bu ne büyük bir fedakarlıktır ki sevdiği kadının kızına bile muhteşem bir babalık yapmış diyip duruyor. Bunun başka bir izahı olamaz yani bence. Ama bu replikler biz de ters etkiye neden oluyor.Hem dizinin gerçekçiliğini kaybettiğine giderek inanıyoruz hem de necdeti seveceğimize daha çok tepki duyuyoruz.
Bana göre ahmete geçeği söyledikten sonra çekilseydi kenara, mahkemede hayır ahmetin kızı deseydi(gerçi adamı sevdiğini söyleyen hayatımın aşkı diyen yasemin bile söylemiyor. Necdet gibi bir karakter niye söylesin?) işte o zaman daha iyi olurdu o karakter açısından. İşte fedakarlık bu derdim. Gözümde bir üst seviyeye yükselebilirdi.
Ama işte yaseminin dediği gibi "Artık çok geç..."
Zaten oradan sonra film koptu kurguda...:img-hyste
Önceden de demiştim..Ahmetle yasemin temelli ayrıldıktan sonra..senaristler asıl kurguladıkları sahneden sonra ters bir U dönüş çektiler..Yaseminle Necdeti gerçekten evli kılmayarak ama garip bir beraberlik içinde bırakmalar..Ahmetle Ayla arasındaki o garip evlilik kararı alma şekli..Senaryo hacıyatmaz misali savrulmaya başladı ve bizim kafamızı ilk başlarda bulandırmayı başardıysa da sonrasında asıl senaryo tarafının aşırı derecede kafası bulandı...
Kaç kere yazdım..Keşke necdet ile Yasemin gerçekten evliliklerini yşasalardı..hatta arada bir başka çocuk da olsaydı..necdet o gözünde büyüttüğü aşkı aslında o olamadığını anlayıp ama arada yiğitliğe çamur sürdürmemek ve etrafın baskısıyla evliliğine devam etseydi..yasemin, bir tarafta içten içe kıyasladığı Ahmet aşkı ve Necdetle olan evliliği konusunda ikileme düşseydi..Ahmet ise Kıbrısçıklara gidip sersefil olacağına, İstanbulda başarılı bir avukat, Aylayla saygı dolu ama buzz gibi bir evliliği olsaydı..Yine bu imkansızlıklar içinde birbirlerine olan duygularını kaybetmemiş olsalardı..vs.vs.daha hayata dair, insana dair bir şeyler olsaydı bu kadar eleştirmezdim..
Şimdiye kadar önümüze inanılmaz hastalıklı zihniyete sahip şahsiyetleri dikip, bir tarafta bu üç karakterin bir baba ve kızına zulmünü, gerçek hayatta olamayacak! ve patetik gerekçeleriyle bizlere büyük aşk diye sundular..bknz:tebriklerr!...alkışşşş!
O büyük aşk sürüyor ama tek taraflı sürüyor. Meseleyi yaratan aşık olarak lanse edilen kadının ruhsuzluğu, acımasızlığı ve bahane olarak ileri sürdüğü bütün gerekçelerin (bkz.: Kızım için, Necdeti üzmemek için) gudubetliği zaten. Hiç inandırıcı değil. Hiç birimiz ne anne olarak ne kadın olarak empati kuramıyoruz. Baştan bu aşırı zaaflı, aşırı zayıf, acınılası bir kişiilik deselerdi, bak olurdu o zaman. Bu senaryodaki asıl mesele, insanlık namına ne biliyorsak, aşk adına, ebeveynlik adına ne bize yakın ve doğru ve haklı geliyorsa, hepsinin ters yüz edilmesi.
Akkediçanımın da dediği gibi, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, ucubik bir beraberliğin, o ucubik beraberliğin bize dayanışmalı bir beraberlik, bir takıntının aşk, herhangi bir yetişkinin sevimli, küçük bir çocuğa duyduğu bir sevginin bir babanınkine yeğ gösterilmeye çabalanmasındadır.
Ben badgerçanın da dediği gibi artık, doğrunun, iyinin ve haklının kazandığını görmek için izliyorum diziyi.
Yine Şebnem'den;
Bütün iyilikleri Ahmet ve Rüya için diliyorum,
Gerisi için dileniyorum.:icon_sorr
bugünde kaybolup kaybolup birden beliriyorum ama yettim gari yine ben geldim:)bye
günlüğümü beğenip devamını isteyen,yazılarımın forumumuza renk kattığını belirten bütün arkadaşlara çok teşekkür ederim.
yapımcılar hs için tarihin arasına yerleştirilmiş bir aşk demiş ya bence biz seyircilerin sıratına yerleştirilmiş birer yumruk gibi oldu son zamanlarda her hafta bir gözümüz mor bitiriyoruz bölümü valla:img-black
evettt ifendimmm şimdide aylanın günlüğünden bir demet sunuyorum sizlere isteyenler okuyabilsin diyede gizliyorum:img-wink:
sevgili günlük uzun zamandır sana yazmıyordum bu arada epey dedikodu birikti biraz kaynatalım dedim:)
küçüklüğümden beri ahmete aşıktım hatta annem konuşmaya ilk başladığımda dışarıda misket oynayan ahmete bakıp "ahmet,ahmet" diye bağırdığımı söylüyor ilk anne yada baba demediğim için bana hala kırgınlar ama ne yapayım günlüğüm adam mmc nin karesi ahhh ahhhh:img-blush
sonraları benim biricik ahmetimin yasemine aşık olduğunu öğrendim onları adada faytonla gezerken ilk gördüğümde minicik beynimden bir silahla vurulmuşa döndüm o anda o atların yerinde yasemini düşündüm dehhh deyip sırtına sırtına vurmayı ne kadar istedim sence ben psikopatmıyım günlüğüm?
ahmet ve yaseminin aileleri ekmeğime yağ sürüp onları ayırdığında hemen 404 edasıyla ahmete yapıştım allahım dedim o benim olmalı,benim faytonumla dolaşmalı,benim yaptığım iğnelere maruz kalmalı,beni almalı :img-in_lo
kıbrısçıkta hasta oldu ahmet yasemin geldi onu bakmaya rüya senin kızın sakın ölme dedi allahtan ahmetim kendinde değildi yoksa onu kaldırıp yasemini sokacaktım o yatağa birde en afillisinden kolera mikrobu ohhh değmeyin keyfime ya günlüğüm düşündümde ben galiba psikopatım:icon_sorr
ahmet kendine geldiğine o yasemin denen yerden bitme çıtkırıldım aşık kırması çoktan gitmişti hemen ahmeti narin ve ahtapot gibi kollarımla sardım al beni erkeğim al al dedim,epey bir süre koşturduk ama en son ahmeti ankara yolunda yakalyıp evet dedirttim e oda haklı kafası tren raylarındayken benim vahşi cazibeme nasıl hayır diyebilirdi bu arada aklıma bir şarkı geldi ;
"psipsikopatım billah yaparım
sensiz yapamam der seni hamlarım"
allah allah yeni bir şarkımıdır nedir neyse sonra araştırırım derken biz nişanlandık törenimize nispet olsun diye o aşık kırmasınıda çağırdım davetiyeyi verirken öyle kasılmışımki 2 gün annemle doktor sağa sola çekti ancak normale dönebildim valla:)
nişanımız çok afilliydi biz yüzükleri takarken yasemine nanik yapmamak için kendimi zor tuttum hem benim gibi olgun,namuslu ve kendi halinde bir kıza hiç böyle hareketler yakışırmıydı günlüğüm:img-blush
ama günlerden birgün ahmetle evlendikten sonra yaşayacağımız eve bakmaya gittiğimizde bana ayrılalım dedi allahım ikinci kez beynimden vurulmuştum ama işin kötüsü artık vurulacak bir beynimde kalmadığından kurşun boşluğa savrulup gitmişti sahi benim beynim nerde günlüğüm?
neyse öhöm öhöm çok kızdım ahmete hiçbirşey demeden koşmaya başladım hatta neredeyse içimden bir sesin 2000 li senelerde çok sükse yapacak dediği süreyya ayhan adlı bir kız kadar hızlıydım ama ben o hızla gidip bir el arabasına çarptım baktım ahmet peşimden geliyor el arabası mel arabası hemen kendimi yere attım ahh dedim ölüyorum ahmett ahmett sevgulüm son dileğim beni al senin karın olarak öleyim eğer ölmezsem adada sağlı sollu rüzgarlara kapılıp yüz felci olayım ölene kadar dünyaya bir gözüm hanyaya bir gözüm konyaya bakarak kalayım ahmet çok korktu tabi vicdan azabı çekti tam herşey yoluna girecekken rüyanın kendi kızı olduğunu öğrendi hasbinallah yaseminden kurtulsak kızı çıkıyor anam günlük bunlar zincirleme trafik kazası gibi sırayla çarpılıyorsun bende mecbur namuslu kız ayağına yatıp ahmetten ayrıldım ama her an ona dönebilirim,mahkemde şahitlikte yapabilirim,ahmet olurda beni bir daha istemezse bu sefer onu ada vapurundan aşağı sarkıtabilirim o zaman kabul eder beni dimi günlüğüm eee bu kadar severken tabi kabul eder benimkide laf işte yoksa karışmam haaa atarım vosvosumun terkisine dağa kaldırırım onu ya günlüğüm ben psikopatmıyım?
amannn neyse ne ben artık yatayım şimdilik bu kadar yazmaya daha sonra devam ederim olurmu sen sakın bir yerlere kaybolma yoksa karışmam haaa:)
Platonik aşk...
Benim fikrime göre...13-15 yaş işidir..Zaten o yaşta aşık olsan kaç yazar ki? Ne yapacaksın?!? Sadece uzaktan uzağa izler durur, biraz hayal kurar- hormonların tesiriyle- sonra unutur gidersin ya da karşındakine açıldığında hayallerinde abarttığın kadar olmadığını görüp sükut-u hayale uğrarsın, ya da unutmazsın kafayı iyicene yer bozulur gidersin...:icon_whis
Ya da yapacak bir işin, hayattan zevk aldığın başka bir takım uğraşıları olmadığında bir nevi bir süreliğine takılabileceğiniz bir ruh halidir..
Platonik aşkın coşkunluğunu ya da mazoşist çoşkunluğunu yaşayabilmen için birinci şart, köşende oturup susmaktır ve hayal kurmaktır...Paso hayaller...sonra gün gelir ya o hayallerden cesaret eder açılırsın ya içinde kaybolur dağılırsın ya da Ammaaann bee! yetti gari! deyip sallarsın gider...:)
bana göre gerçek insan hayatında uzun süreli yukarıda belli dönemde var olup sonra da olmaması gereken bir aşk türü...Çünkü sonuçta insan hayata ruhen bir çeşit keyif almak ve madden de çoğalmak içgüdüsüyle dünyaya geliyorsa...insan doğasına aykırı bir sevme biçimi...
**************
Ayy buna koptum!:img-hyste....
Netten alıntı:
...partnerini koklayıp omzunda uyumaktan ziyade, partnerin partner olduğundan haberi olmaması durumu
Shevekçan ben de bittim artık zaten iki gündür Rüyamsın ve Kızım İçin şarkıları hariç şarkı dinleyemedim bir hal oldum :img-cray: Dün de dediğim gibi Necdet tamam iyi babalık yapmış olabilir ama Ahmet'in ki öyle içinden geliyor ki ben burda ağlaya ağlaya helak oluyorum :img-cray:Yani Necdet'in Rüya'ya öyle baktığını hiç görmedim Ahmet dokunmaya bile kıyamıyor :icon_sorr Çok sade ve çok gerçek gerçekten :img-in_loİşe "gerçek baba " bu diyorum onu görünce :sad53:Rüya zaten yeni Rüya diğer Rüya daha çok anneye benziyordu bu duruş o asalet sevecenlik içtenlik yani tam bir MMC Ahmet'e o kadar benziyor ki :img-in_lo:img-cray:
Rüya'ya bakışlarını, Bristol gecesinde Yasemin'e olan bakışlarına benzetiyorum ben. Hani ellerine bile dokunurken korkuyorum dediği sahnede ki bakışları...:img-cray:
Zeynepçan, teşekkür ederim...artık gözyaşı dökecek iki şarkım var :icon_sorr
Rüya'ya bakışlarını, Bristol gecesinde Yasemin'e olan bakışlarına benzetiyorum ben. Hani ellerine bile dokunurken korkuyorum dediği sahnede ki bakışları...:img-cray:
Zeynepçan, teşekkür ederim...artık gözyaşı dökecek iki şarkım var :icon_sorr
Of of ne bakışlardı o bakışlar...Bazılarının sapıklıkla ilişkilendirdikleri bakışlar...:icon_whis Sapık olsa orda neler olurdu herkes tahmin eder ama delüğanlı sabaha kadar o gudubeti izledi...Gerçi haksızlık etmeyelim ikl bölümlerdeki Yasemin ne kadar tatlı ne kadar içten ve en önemlisi ne kadar aşıktı..O kız gitti onun yerine bir cadı geldi resmen işi gücü Necdeti üzmemek olan bir cadı...
iyi geceler bu arada...:img-in_lo
yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, ucubik bir beraberliğin, o ucubik beraberliğin bize dayanışmalı bir beraberlik, bir takıntının aşk, herhangi bir yetişkinin sevimli, küçük bir çocuğa duyduğu bir sevginin bir babanınkine yeğ gösterilmeye çabalanmasındadır.
Bunları çok sevdim :img-in_lo:img-in_lo
Evet Necdet'in ne kadar fedakar olduğunu dizide Ahmet hariç herkes söyledi galiba ama ne yazık ki daha önce de demiştim bir şeyi yüz defa söylersen o inandırıcılığını kaybeder benim gözümde zaten hiç bir zaman inandırıcı olamamıştı Necdet ben onun neden evlendiğini biliyorum kafasında ne hayaller kurduğunu bir umuda tutunduğunu yıllar boyu karşılık beklediğini biliyorum şimdi bir milyon kişi Necdet fedakar dese nolur vız gelir tırıs gider (argo konuştum galiba :img-cool2)
Badgerçan bir arkadaşımın da dediği gibi "buna iktisadi açıdan bakacak olursak platonik aşk insanı kısa vadede mutlu eder (bknz:hayaller ,idol vesaire) ama uzun vadede değil(bknz:düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşar..örnek :Necdet )
Bir de Necdet 'in babalığının ve aşkının Ahmet'inkine yeğ tutulmasını hiç bir zaman anlayamayacağım.....bence Necdet'in aşkı Ahmet'inkiyle boy ölçüşemez Yasemin'in aşkı da Ahmet'le boy ölçüşemez:img-yes: Necdet'in aşkı Ahmet'inkinin binde biri kadar bile asil ve fedakar bir aşk değil onunki sadece saplantı bknz:platonik aşkın saplantıya döndüğü an :icon_whis
Aliye Abla Editi:Ne demek Aliye Abla şarkı çok duygusal ama "annen yazmış arkasına yedinci yaş hatırası ...büyüyorsun yüreğimde her gün biraz daha hızlı"
Badgerçan
...partnerini koklayıp omzunda uyumaktan ziyade, partnerin partner olduğundan haberi olmaması durumu :img-hyste
Ay bende koptum çok güzel
__________________
Rüya'ya bakışlarını, Bristol gecesinde Yasemin'e olan bakışlarına benzetiyorum ben. Hani ellerine bile dokunurken korkuyorum dediği sahnede ki bakışları...:img-cray:
Zeynepçan, teşekkür ederim...artık gözyaşı dökecek iki şarkım var :icon_sorr
Arada yine de küçük gibi görünmekle birlikte gayet büyük bir nüans var akkediçan:img-wink:. Rüyayla elele tutuşup birbirlerine baktıkları sahnede, Ahmette acayip bir olgunluk da var. Dokunmaya kıyamıyor, bakmaya doyamıyor ama bir baba gibi aynı zamanda garip bir olgunluk gelmiş duruşuna.:img-in_loÇok tatlı bir baba olacak, çok!
Zeynop2çan, arwençan ve tavusumkuşumçan da gelmiş.:) Arwen Ayla günlüğünü sevdim.:)
Madem shevek Şebnem Ferahtan girdi ben de devam ettireyim bari.Biri şarkı, şiir yazar da ben durur muyum?:):)Bu da benden ahmete gitsin.Bu laflarım kulağına küüpe olsun ahmeeeet:
Gücün var mı sevgilim
Derin sularda inci tanesi aramaya
Cesaretin kaldıysa
Hala benle aşktan konuşmaya
Söyle canım sevgilim
Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi
Yorgun gibi bir halin var
Duyguların karışık olabilir mi
Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Herşeyi unutmak
Sanki bugün son günmüş gibi
Dolu dolu yaşamak istiyorum ben
Her ne çıkarsa yoluma
Selam verip yürümek istiyorum ben
Sil baştan sevmek gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Her şeyi unutmak
İlk dizeler çok cüretkar olmuş.:img-hyste Acaba bu şarkı benden ahmete gittiğine göre yeni bir CAZgır savaşının başlamasına sebebiyet verir mi?:) Her neyse nakaratı asıl ahmete çok uyuyor.Ahmet silse her şeyi. Her şeyi çektiği acıları filan unutsa...Sizce de güzel olmaz mı?
"Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir..."
İzlemek istediğimiz de iki kişilik bir aşk, üç kişilik değil,alın şu Necdeti aradan lütfen...
Platonik bir aşk izlemek isteseydik ona göre bir dizi seçerdik kendimize değil mi,biz ilk 10 bölüm varlığına ve olabilirliliğine inandığımız, içinde sadece iki kişiye yer olan o aşkı geri istiyoruz...:icon_whis
Ferny&Lety 09-10-07, 21:55 bugünde kaybolup kaybolup birden beliriyorum ama yettim gari yine ben geldim:)bye
günlüğümü beğenip devamını isteyen,yazılarımın forumumuza renk kattığını belirten bütün arkadaşlara çok teşekkür ederim.
yapımcılar hs için tarihin arasına yerleştirilmiş bir aşk demiş ya bence biz seyircilerin sıratına yerleştirilmiş birer yumruk gibi oldu son zamanlarda her hafta bir gözümüz mor bitiriyoruz bölümü valla:img-black
evettt ifendimmm şimdide aylanın günlüğünden bir demet sunuyorum sizlere isteyenler okuyabilsin diyede gizliyorum:img-wink:
sevgili günlük uzun zamandır sana yazmıyordum bu arada epey dedikodu birikti biraz kaynatalım dedim:)
küçüklüğümden beri ahmete aşıktım hatta annem konuşmaya ilk başladığımda dışarıda misket oynayan ahmete bakıp "ahmet,ahmet" diye bağırdığımı söylüyor ilk anne yada baba demediğim için bana hala kırgınlar ama ne yapayım günlüğüm adam mmc nin karesi ahhh ahhhh:img-blush
sonraları benim biricik ahmetimin yasemine aşık olduğunu öğrendim onları adada faytonla gezerken ilk gördüğümde minicik beynimden bir silahla vurulmuşa döndüm o anda o atların yerinde yasemini düşündüm dehhh deyip sırtına sırtına vurmayı ne kadar istedim sence ben psikopatmıyım günlüğüm?
ahmet ve yaseminin aileleri ekmeğime yağ sürüp onları ayırdığında hemen 404 edasıyla ahmete yapıştım allahım dedim o benim olmalı,benim faytonumla dolaşmalı,benim yaptığım iğnelere maruz kalmalı,beni almalı
kıbrısçıkta hasta oldu ahmet yasemin geldi onu bakmaya rüya senin kızın sakın ölme dedi allahtan ahmetim kendinde değildi yoksa onu kaldırıp yasemini sokacaktım o yatağa birde en afillisinden kolera mikrobu ohhh değmeyin keyfime ya günlüğüm düşündümde ben galiba psikopatım
ahmet kendine geldiğine o yasemin denen yerden bitme çıtkırıldım aşık kırması çoktan gitmişti hemen ahmeti narin ve ahtapot gibi kollarımla sardım al beni erkeğim al al dedim,epey bir süre koşturduk ama en son ahmeti ankara yolunda yakalyıp evet dedirttim e oda haklı kafası tren raylarındayken benim vahşi cazibeme nasıl hayır diyebilirdi bu arada aklıma bir şarkı geldi ;
"psipsikopatım billah yaparım
sensiz yapamam der seni hamlarım"
allah allah yeni bir şarkımıdır nedir neyse sonra araştırırım derken biz nişanlandık törenimize nispet olsun diye o aşık kırmasınıda çağırdım davetiyeyi verirken öyle kasılmışımki 2 gün annemle doktor sağa sola çekti ancak normale dönebildim valla:)
nişanımız çok afilliydi biz yüzükleri takarken yasemine nanik yapmamak için kendimi zor tuttum hem benim gibi olgun,namuslu ve kendi halinde bir kıza hiç böyle hareketler yakışırmıydı günlüğüm
ama günlerden birgün ahmetle evlendikten sonra yaşayacağımız eve bakmaya gittiğimizde bana ayrılalım dedi allahım ikinci kez beynimden vurulmuştum ama işin kötüsü artık vurulacak bir beynimde kalmadığından kurşun boşluğa savrulup gitmişti sahi benim beynim nerde günlüğüm?
neyse öhöm öhöm çok kızdım ahmete hiçbirşey demeden koşmaya başladım hatta neredeyse içimden bir sesin 2000 li senelerde çok sükse yapacak dediği süreyya ayhan adlı bir kız kadar hızlıydım ama ben o hızla gidip bir el arabasına çarptım baktım ahmet peşimden geliyor el arabası mel arabası hemen kendimi yere attım ahh dedim ölüyorum ahmett ahmett sevgulüm son dileğim beni al senin karın olarak öleyim eğer ölmezsem adada sağlı sollu rüzgarlara kapılıp yüz felci olayım ölene kadar dünyaya bir gözüm hanyaya bir gözüm konyaya bakarak kalayım ahmet çok korktu tabi vicdan azabı çekti tam herşey yoluna girecekken rüyanın kendi kızı olduğunu öğrendi hasbinallah yaseminden kurtulsak kızı çıkıyor anam günlük bunlar zincirleme trafik kazası gibi sırayla çarpılıyorsun bende mecbur namuslu kız ayağına yatıp ahmetten ayrıldım ama her an ona dönebilirim,mahkemde şahitlikte yapabilirim,ahmet olurda beni bir daha istemezse bu sefer onu ada vapurundan aşağı sarkıtabilirim o zaman kabul eder beni dimi günlüğüm eee bu kadar severken tabi kabul eder benimkide laf işte yoksa karışmam haaa atarım vosvosumun terkisine dağa kaldırırım onu ya günlüğüm ben psikopatmıyım?
amannn neyse ne ben artık yatayım şimdilik bu kadar yazmaya daha sonra devam ederim olurmu sen sakın bir yerlere kaybolma yoksa karışmam haaa:)
gecenin bir vakti ve ben yerlerdeyim..:img-hyste:img-hystebişeyimi düşürmedim aylanın günlüğünü okudum sadece:)süper +rep:)
Arada yine de küçük gibi görünmekle birlikte gayet büyük bir nüans var akkediçan:img-wink:. Rüyayla elele tutuşup birbirlerine baktıkları sahnede, Ahmette acayip bir olgunluk da var. Dokunmaya kıyamıyor, bakmaya doyamıyor ama bir baba gibi aynı zamanda garip bir olgunluk gelmiş duruşuna.:img-in_loÇok tatlı bir baba olacak, çok!
Zeynop2çan, arwençan ve tavusumkuşumçan da gelmiş.:) Arwen Ayla günlüğünü sevdim.:)
selam shevekçanımbye
aylanın günlüğünü beğenmene sevindim yakında diğerlerininkinide yazacağım :img-wink:
ahmetin rüyaya sarıldığı sahne dizinin belkide en güzel sahnelerinden biriydi seninde dediğin gibi dokunmaya kıyamadı,bakmaya doyamadı doya doya sevmek istedi onu yapamadı off allahım bu nasıl bir işkencedir sırf bu nedenle bile yasemine ne yapsa hakkıdır ahmet:icon_sorr
Bu çok sevdiğim şiir Ahmetten Yasemine gitsin efendim:)
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni?
"Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir..."
İzlemek istediğimiz de iki kişilik bir aşk, üç kişilik değil,alın şu Necdeti aradan lütfen...
Platonik bir aşk izlemek isteseydik ona göre bir dizi seçerdik kendimize değil mi,biz ilk 10 bölüm varlığına ve olabilirliliğine inandığımız, içinde sadece iki kişiye yer olan o aşkı geri istiyoruz...:icon_whis
Dimi Goldrose? Bu üçlü aşk hikayelerinin bile bir raconu olur. Bir kere atalarımız gayet güzel ifade etmişler "İki kişi birbirini seviyorsa üçüncüye..k yemek düşer" şeklinde.:) Ya da üçüncü bir şekilde musallat olur ikisine. Sağlam duruyorlarsa, aşıklarsa gerçekten o üçüncü onların kabusu olur olsa olsa (bkz.: Fatal Attraction ya da okyanus ortasında teknedeki karı kocaya musallat olup, her taşın altından çıkan III. sapık şahıs filmleri). Ya da ne bileyim, üçüncü bir şekilde muvaffak olur araya girmeye de, aşk kapı gibi sağlam devam eder ilk ikili arasında. Bundan kimsenin şüphesi olmaz.
Ama bu nedir? Nasıl bir şeydir, ben anlamış değilim, anlayamıyorum. Çocuğun var, sevdiğin adamdan, ama çocuk ondan değil de boşanmak üzere olduğun, formalite babamsıdanmış gibi, çocuğunun doğumgününe gelmiş Ahmet'e burun kıvırarak bakabiliyorsun? Tamam yine çağırmasaydı, öfkesinden, kızını elinden alıp kendisine bir daha göstermeyeceğinden korkuyor olsaydı, diyelim. Orada nasıl duygulanmadan, gözleri dolmadan bakabiliyor, güya hayatta en sevdiği iki kişi olan Ahmet ve Rüyaya. Biri bana bunu anlatsın ne olur? Ne olur?
404 edasıyla ahmete yapıştım allahım dedim o benim olmalı,benim faytonumla dolaşmalı,benim yaptığım iğnelere maruz kalmalı,beni almalı
arwençan ellerine salğlık :)Ayla günlüğü pek hoş olmuş "beni almalı ":img-hyste
Üç kişik diyince aklıma Prenses Di geliyor :)"biz bu evlilikte üç kişiyiz" böyle bir söz:img-hyste Yasemin Necdet olmadan yapamaz ama napsın sonra Necdet çok üzülür :img-cray:
O şarkı da ne öyle hmmm birisi CAzgır savaşlarını başlatmaya meyilli :hıh O zaman bu da benden Ahmet'e gitsin tam Ahmet'lik :img-in_lo Ahmet Hamdi Tanpınar ne güzel de yazmış :img-blush
AŞK !..
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
(özellikle bu son kısmı Ahmet'i anlatıyor sanki :sad53:)
Sevgili Zeynopçan demiş:)bir milyon kişi Necdet fedakar dese nolur vız gelir tırıs gider
sözlerini pek bir sevdiğim Bertrand Russell amcadan bir deyişi..ekliyorum bu dediğine...:icon_whis
Akıl dışı olan bir şeyi, milyonlarca kişi de tekrarlasa, o şey yine akıl dışıdır...
zaten bu diziyi izlerken ter ter tepinerek tekrar tekrar söylediğim şeyin çıkış noktası bu..hikayede kim ne derse desin ne gerekçe sunarsa sunsun..Ortada bir adaletsizlik, hırsızlık ve yaşamlara karşı suç vardır:img-cool2
Ahmetin ona sorulmadan babalık ve kocalık hakları elinden alınmıştır..Bununla beraber Rüyanın da hayatı, kocaman! yalanlar üstüne kurulmuştur...
Gerçek budur!bunun üstüne gelecekler açıkçası tırışkadan teyyare selam söyle o yare! :img-yes:
Ve bu şiir de hala son bir umutla Yaseminden Ahmete gelse keşke diyorum:img-in_lo
Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.
Ne dersiniz bir gün duyar mıyız bunları Yaseminden???
Ve bu şiir de hala son bir umutla Yaseminden Ahmete gelse keşke diyorum:img-in_lo
Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.
Ne dersiniz bir gün duyar mıyız bunları Yaseminden???
Umarım iş işten geçtikten sonra demez bunları-ki neredeyse iş işten geçti artık. Bu haftaki bölüm itibarıyla ellerine alır kendi dizginlerini, kadın gibi kadın anne gibi anne olur da, bizi şaşırtır.:) Umarım ama sadece. O kadar.
BS'den etkilenmiş edit:
N: Ben onun babasıyım Ahmet!
A: Hiç zannetmiyorum Necdet!
Ohh ohh gelsin şiirler gitsin sözler
Amcam çok doğru söylemiş badgerçan bir şey biliyormuş ki söylemiş:)
Bu da efendim bir şiirin yalnızca bir kısmı yazan B.Rahmi Eyüboğlu :img-in_lo
Bir şüphedir sarmış yüreğimizi(bu yüreği şüphe saran Ahmet:img-cray:)
Ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi( Bu da tabi ki kim kim hadi bilin:))
Bir şüphedir demir atmış ciğerimize
Pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi(bunları pamuk ipliğiyle bağlayanlarda Necdetsever senaryo ekibi :img-yes:)
Düğüm üstüne düğüm şöyle dursun (tam kördüğüm:hıh)
Bir çalım bir kurum hepimizde
Nereden inceyse oradan kopsun(Ahmet kızını alsın da bari inceldiği yerden kopsun olay:)):icon_whis
Bende bende bende yaa çok pis ağladım dizinin sonunda RüyA&Ahmet sahnesine..üstüne bi de o şarkı büyük vurgun yaptı:icon_sorr
Dünya alem ağladı, ama yıllardır o adamı sevdiği söylenen kadın ağlamadı. :icon_sorr:sad53:
Ben artık, Ahmetin, Yasemin ve Necdetin kafalarını birbirine tokuşturmak suretiyle akıllarını başlarına getirmesi gerektiği modundayım. bkz.: Bayrağı devretmenin dayanılmaz hafifliği.:):img-icecr:icon_whis (eylül devreye girer).
Umarım yarın fragman gelir de biz de destekli atışlara başlarız. Ve yine umarım sinirlerimiz bu hafta da tavan yapmaz (bkz.: Umduğunu değil bulduğunu izlemekten fena halde gına gelmiş izleyici.)
Başbaş badgerbye
Dünya alem ağladı, ama yıllardır o adamı sevdiği söylenen kadın ağlamadı. :icon_sorr:sad53:
20 Temmuza az kaldı..kayalıklardan abdükte olan Yasemin geri gelecek! bknz: soothing the forum...:)
Ya da Ahmet onun aklını başını mahkeme sonucuyla getirecek...:)
Bu arada yavaş yavaş gideyrum editu:
balkabağına dönüşme saatini aşmışım..Ehhh benim evin adamı:img-in_lo bu gece yolcudur uzaklaraaaa! yarın da iş güç...:icon_whis
Erkezaa iyi gecalaaaarr!byebye
Herkese iyi geceler efendim:)
özet falan gelmedim hala ..fragman da yarın çıkar herhalde ona göre yorumlarımza baslarız dizin cuma günü olmasına sevinidim çünkü bayram sebebiyle vermiyolar genelde ama olmasına çok sevinidim o son sahne'den sonra olacakları merak ediyorum acıkcası acaba ahmet sarılıp hediyesin verdikten sonra gidecek mi yoksa sahte mutluk tabolusu oluşturan ailevi içersinde kalacak mı kesek rüya alsa gitse diyecem ama bide acaba bu bölümde dava sonuclanırım sizce tahminene sonlar'a kalıp karar.. evet rüya ahmetin kızı oldugu kan tahlileri sonucu ortya çıkmısıtır diyip dizi biter.. allah sonra bizim bayramımız başlıyacak arkadaşlar:) o zaman necdetin surat ifadesin görmeyi çok isterim...
edit: şiirler çok guzel ya elinize saglık..arkadaşlar bide bunları dizde kullanıyolarmış yasemin ahmete yazarmış:)
Umarım iş işten geçtikten sonra demez bunları-ki neredeyse iş işten geçti artık. Bu haftaki bölüm itibarıyla ellerine alır kendi dizginlerini, kadın gibi kadın anne gibi anne olur da, bizi şaşırtır.:) Umarım ama sadece. O kadar.
BS'den etkilenmiş edit:
N: Ben onun babasıyım Ahmet!
A: Hiç zannetmiyorum Necdet!
BS'den etkilenmiş edit:
N + Senaryo: Ben onun babasıyım Ahmet!
A + BİZ: Hiç zannetmiyoruzzzzz Necdet! bknz.B.Russell
Arada yine de küçük gibi görünmekle birlikte gayet büyük bir nüans var akkediçan:img-wink:. Rüyayla elele tutuşup birbirlerine baktıkları sahnede, Ahmette acayip bir olgunluk da var. Dokunmaya kıyamıyor, bakmaya doyamıyor ama bir baba gibi aynı zamanda garip bir olgunluk gelmiş duruşuna.:img-in_loÇok tatlı bir baba olacak, çok!
Zeynop2çan, arwençan ve tavusumkuşumçan da gelmiş.:) Arwen Ayla günlüğünü sevdim.:)
Akkediçan, karakediçanın dikkatine ve yorumuna hayranlıkla katılıyor efendim...:good:
Ben de birşey yazmazsam çatlarım...Bugün zaten bir dörtlüğünü eklediğim şarkının tamamı efendim...:img-blush
Aşk Olsun
acı vurdu, yaralıyım
giyindim kuşandım, karalıyım
sen de çek git istersen
ben doğuştan, buralıyım
karıştı aklım, gittin diye sen; ah, cözmek gerek yeniden
silindi yüzün, ne gelir elden; ah, cizmek gerek yeniden
eskitir adamı yıllar birden; formatlamak gerek yeniden
bu hayat beni yordu dersen; aşkla yıkan o zaman, yeniden
aşk olsun da, düş olsun
ister sonunda yas olsun
gunler, gecelerde yasananlara
kim unuttuysa taş olsun
aşk olsun güzelim, aşk olsun
Zeynep ve Arwen, ikinizin de eline sağlık :img-in_lo
Badgerçan, "A + BİZ: Hiç zannetmiyoruzzzzz Necdet! bknz.B.Russell " :img-hyste X100000
maşallahınız var çanlar şiirler havada uçuşuyor ahmet ahmet olalı böyle ilgi,böyle sevgi görmemiştir herhalde:)
benim şiir dağarcığım sizinki kadar geniş değil maalesef ama bende bir şarkı sözüyle size katılayım bari bu da yaseminden ahmete olsun;
gözlerin geçmişi sorguluyor
anılar sanki hesap soruyor
seni bırakıp gitmem hataymış
deli gönlüm bunu şimdi anlıyor
anladım hala unutmamışsın
suçluyum ne desen haklısın
hasretini çektim nefes gibi soluğumda
pişmanlığımı duyarsın
bana yine gül diyemem
beni yine sar diyemem
sevgimin hatrına birtanem
hiç olmazsa selam ver...
Ben de artık kaçayım Zenco'm balkabağına dönüşür yoksa Ahmet'de Necdet'e :img-cray: :sad53::sad53:
Şu söz hoşuma gitti Franklin Roosevelt
Repetition does not transform a lie into a truth
'Tekrarlamak bir yalanı gerçeğe çevirmez " :img-in_lo
Siz istediğiniz kadar biz doğruyu yaptık deyin Necdet ve Yasemin :hıh
Ben de artık kaçayım Zenco'm balkabağına dönüşür yoksa Ahmet'de Necdet'e :img-cray: :sad53::sad53:
Şu söz hoşuma gitti Franklin Roosevelt
Repetition does not transform a lie into a truth
'Tekrarlamak bir yalanı gerçeğe çevirmez " :img-in_lo
Siz istediğiniz kadar biz doğruyu yaptık deyin Necdet ve Yasemin :hıh
Bir de şöyle bir özlü söz uyduralım hemen: Üç yanlış bir doğruyu ÖSS sınavında götürebilir ancak. Hayat ÖSS sınavı gibi değildir. Beşbin yalan bile bir tek doğruyu götüremez. (:img-hysteAy, çok filozof gördüm kendimi, gece gece.:))
Evet Tokyo'da da saat beşe geliyiii! Yatmak vaktidir. İç dünyam çok karışık. Nasıl uyuyacam ben şimdi bilemiyorum.:icon_whisbye
En iyisi ben de Ginger'ıma sarılıp uyuyayım.:img-hyste:img-heh::love01:
|