PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-23


Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11

badger
26-11-07, 12:54
Pelinsimcim almış kadar oldum:)

Bizim kadar aktif izleyici az bulunur. Kıymeti bilinsin gayrı. Bu işi gerçekten profesyonelce yapmaksa niyetleri, mesaj kaygıları varsa alırlar...Almazlarsa da kendi bilecekleri iş. Batıdan örnek vereceğim, çok klasik ama, napayım, duruma uyuyor. Koskoca fan siteleri vardır dizilerin ya da filmlerin. Fanlara, düşüncelerine, taleplerine değer verilir. Bir bakıma demokrasi bilinci ile de ilgilidir bu. Çokseslilikle ve düşünceye değer verilmesi ile de ilgilidir. Çünkü bu çoğulluk ve renk ayakta tutar bir çok şeyi. Fanfictionlar yazılır, bunlar ciddi okur kitlesi edinir vs.

Biz bu forumda iki kere açık mektup yazdık, bir manifesto yazdık hatta. Son yolladığımız mektuba Nilgün Hanımın verdiği yanıtta "bu bizim kurgumuz, beğenirseniz..." gibilerinden üstü örtük bir nokta vardı ki, dikkate şayandı. Beğenmezseniz almayın, der gibiydi. Biz üstümüze alınmadık. Ama o zamandan beri, bunun ne anlama geldiğini de görmüş olduk.

Dediğim gibi, biz bu diziyi seviyoruz hala, pek çok şey, heves, heyecan eskisi gibi değil ama, ben hala o ilk oniki bölümü yazıp çekenlerin, silkinip kendine gelip, o ayarı tutturabileceklerini düşünüyorum, nedense.:img-yes:Bekliyorum. Israrla kendime bunlar dolgu, geçiş, gerekiyordu diyorum ve bekliyorum.

Canım Shevek'im:img-in_lo

Buna ve üstte yazdığın tüm yoruma tamamen katıldığımı belirtmek istiyorum ve tabii Pelinsim'in de karşılık olarak yazdıklarına...:img-yes:

Ben, bu son sezonu seyrederken topyekün acı çekiyorum..ne hikaye örgüsünün bir mantığı ne de teknik diğer sorunlara açıkçası pek de tahammülüm kalmadı..Hatta tükendi bile diyebilirim

Zihinlerimize hakaret etmeyiniz ve buna izin veremeyiz konusunu defalarca geçtiğimiz yazdan beri tekrarladık durduk..Biz bunu tekrarlarken, onlar da bunu hiç duymamış gibi, tersine orantılı bir şekilde daha da beter duruma soktular diziyi...Açıkçası bunları bile tekrarlarken sıkıldım..

Ahmetle Yasemin arasındaki olayı, psikolojik açıdan kaldıramayacakları belliydi...Hele Necdetinkini hiiiç almayalım..
Bu son derece hassas olan konuyu hiçbir kurgu belirleyici bu kadar kısa zaman içinde bu detayları yazamayacaktı..Bu konuda çuvallanacağını zaten bekliyordum ama bu kadar berbatını düşünememiştim...o da ayrı:icon_whis

Siyasete gelince o kadar bölük pörçük ki, artık bakamıyorum, izleyemiyorum..bknz:kendi bildiklerimden şaşmamak için

Ne desem boş...:icon_whis çünkü forumları okumadıkları belli.
Onlar kurgulamışlar, bize de izleyip beğenip beğenmemek kalıyor..bknz: senarist tavsiyesi:img-pilot

Herkese iyi pazartesiler byebye

goldrose
26-11-07, 13:19
:img-beee:Canım Shevek'im:img-in_lo

Buna ve üstte yazdığın tüm yoruma tamamen katıldığımı belirtmek istiyorum ve tabii Pelinsim'in de karşılık olarak yazdıklarına...:img-yes:

Ben, bu son sezonu seyrederken topyekün acı çekiyorum..ne hikaye örgüsünün bir mantığı ne de teknik diğer sorunlara açıkçası pek de tahammülüm kalmadı..Hatta tükendi bile diyebilirim

Zihinlerimize hakaret etmeyiniz ve buna izin veremeyiz konusunu defalarca geçtiğimiz yazdan beri tekrarladık durduk..Biz bunu tekrarlarken, onlar da bunu hiç duymamış gibi, tersine orantılı bir şekilde daha da beter duruma soktular diziyi...Açıkçası bunları bile tekrarlarken sıkıldım..

Ahmetle Yasemin arasındaki olayı, psikolojik açıdan kaldıramayacakları belliydi...Hele Necdetinkini hiiiç almayalım..
Bu son derece hassas olan konuyu hiçbir kurgu belirleyici bu kadar kısa zaman içinde bu detayları yazamayacaktı..Bu konuda çuvallanacağını zaten bekliyordum ama bu kadar berbatını düşünememiştim...o da ayrı:icon_whis

Siyasete gelince o kadar bölük pörçük ki, artık bakamıyorum, izleyemiyorum..bknz:kendi bildiklerimden şaşmamak için

Ne desem boş...:icon_whis çünkü forumları okumadıkları belli.
Onlar kurgulamışlar, bize de izleyip beğenip beğenmemek kalıyor..bknz: senarist tavsiyesi:img-pilot

Herkese iyi pazartesiler byebye


Haklısın badgerçan,mesele kurguyu beğenip beğenmemek ama beğenmediğimiz zaman bizi dikkate almaları gerekmez mi?Bu kadar insan hep bir ağızdan aynı şeyden dert yanıyorsa ortada bir gerçek var demektir.Biz bu diziyi bu noktaya getiren grubuz yani izleyicileriz...ABde 1.oluyorsa bu bizim sayemizde öyle değil mi?O zaman bize karşı sorumlu olmuyorlar mı???Anlamadım gitti bu işi:img-beee:

badger
26-11-07, 13:33
Buraları okumadıklarını biliyorum ama uzun zamandır gözüme batan başka bir konuya da değinmek istiyorum..

Başlangıç jeneriğini değiştirsinler..:img-wink:

Hala 59 yılının yaz aylarının görüntüleri var...70 lere geldik..konsept değişti...70lere uygun bir jenerik hazırlasınlar..:img-yes: O kadar şeyden sonra garibime gidiyor...:icon_whis

goldrose
26-11-07, 13:39
Buraları okumadıklarını biliyorum ama uzun zamandır gözüme batan başka bir konuya da değinmek istiyorum..

Başlangıç jeneriğini değiştirsinler..:img-wink:

Hala 59 yılının yaz aylarının görüntüleri var...70 lere geldik..konsept değişti...70lere uygun bir jenerik hazırlasınlar..:img-yes: O kadar şeyden sonra garibime gidiyor...:icon_whis

Evet jenerik yenilense,yeni karakterler de girse daha iyi olacak,özellikle Necdetin duvara dayalı olarak Yasemini öptüğü bölüm çıksa iyi olacak,gördükçe sinirlerim hopluyor...
Bir de dikkat ettiyseniz son iki bölüm işi son 5 dakika ile götürüyor,son 5dk seyirciye bir bal çalınıyor,haftaya kadar idare ediliyor sanki.Ve o son kısmı kurtaran da hep üvey evlat muamelesi gören Ahmet oluyor...

Shevek
26-11-07, 13:41
Buraları okumadıklarını biliyorum ama uzun zamandır gözüme batan başka bir konuya da değinmek istiyorum..

Başlangıç jeneriğini değiştirsinler..:img-wink:

Hala 59 yılının yaz aylarının görüntüleri var...70 lere geldik..konsept değişti...70lere uygun bir jenerik hazırlasınlar..:img-yes: O kadar şeyden sonra garibime gidiyor...:icon_whis

:happy0064ne zamandır eşzamanlılık yakalayamıyorduk badgerim, ne iyi geldi karşılaşmak bana bir bilsen.:img-in_lo

Jenerik değişsin, değişsin de ne koyacaklar ki; Kıbrısçıkta kurufasülye pilav yiyen Ahmet, aile sofrasında mutlu mesut dolmalar atıştıran Necdet (bu arada Necdetin göbeğine zoom yapsınlar oldu olacak), trende karşılaşan Rüya-Ahmet(:img-in_lo), sonra tren garında yangından mal kaçırır gibi onu Ahmetten alan Necdet, Haydarpaşa 'da ekilen, koleradan komaya giren Ahmet, sonracıııma Necdetin odasına kapak atan Yasemin....
Yok be canım, eskisi kalsın, bu aradaki 30 bölümü almayalım derim:)

Şaka şaka değiştirsinler tabii:icon_whis

Mirka, minikirem, goldrose merhababye Mirka, Sevgi Soysal en sevdiğim yazarlardandır. Ben en çok "Tante Rosa"'sını severim.:img-in_lo

Anam zeynopla, arwen de buradaymış:img-icecr

goldrose
26-11-07, 13:50
Merhaba shevekçanbye
Vallahi düşünüyorum düşünüyorum son bölümde damarlarıma zorla enjekte edilen Necdet fazla doz yüklemesi yaptığından sonuca ulaşamıyorum:)
Bu bölümü düşünmek bile istemiyorum çünkü hiç düşündüklerim olmuyor yani iyi anlamda olmuyor...Mesela Ahmetin şu güzelim romantik evlilik teklifine aynı romantiklikte bir evet bekliyorum Yasodan ama nerdeee,Rüya bile daha düzgün cevap verebilir aslında hatta sadece babasına o hayran bakışı bile yeter anlatmaya:img-in_lo

mirka
26-11-07, 13:51
Ben arada düşünüyorum. Hissettiğimiz kopukluklar özetin değişmesinden olabilir mi diye. Hani Necdet'le Yasemin arasında ilişki başlayacak, gerçek de yıllar yıllar sonra ortaya çıkacaktı. Sonra izleyici talebiyle durum değişti. acaba nasıl dönüş yapacakları mı bilemediler?

Shevekcim ben de Sevgi Soysaldan Tante Rosa'yı okudum. Sonra da Yürümek romanını.

arwen61
26-11-07, 13:54
selam forumçanlarım yine geldimbye

demek jeneriğin değişmesini istiyorsunuz benimde hemen aklıma muzır bir jenerik geldi(huyum kurusun:D )

mesela ilk müzik başlarken yaseminin ahmete günlük yazıp onu izlediği sahneleri,müzik hızlanırken ahmetin çıplak ayak koşturan yaseminin peşinden giderek küpeyi vermesi ve devamındada hemen sevda tepesi piknik sahnesini koysunlar:img-blush sonra bilgisayar efektleriyle yeni görüntüler eklensin mesela kıbrısçıkta tarla süren bir yasemin ve başında ona intikam dolu bakışlarla bakan ahmet olsun tamda "beni mecnun ettin sende olasın" kısmında sonra "aşkımı inkar edersen allahtan bulasın" kısmındada aynı tom hanks in terminal filmindeki gibi yıllardır tren garında bekliyormuş gibi gösterilen dağılmış bir yasemin görüntüsü olsun bknz.yaşasın kötülük:icon_twis

veee sonundada bir tane karnında iki tane ellerinde 3 tanede peşinde çocuk olan bir yasemin ve önünden gururla giden ahmet görüntüsüyle jenerik bitsin nasıl olur?:img-pilot

Shevek
26-11-07, 13:59
Merhaba shevekçanbye
Vallahi düşünüyorum düşünüyorum son bölümde damarlarıma zorla enjekte edilen Necdet fazla doz yüklemesi yaptığından sonuca ulaşamıyorum:)
Bu bölümü düşünmek bile istemiyorum çünkü hiç düşündüklerim olmuyor yani iyi anlamda olmuyor...Mesela Ahmetin şu güzelim romantik evlilik teklifine aynı romantiklikte bir evet bekliyorum Yasodan ama nerdeee,Rüya bile daha düzgün cevap verebilir aslında hatta sadece babasına o hayran bakışı bile yeter anlatmaya:img-in_lo

Ben de bu aralar beklentilerimi minimuma almaya çalışıyorum goldumrosum. Bkz.: Olmuyor çünkü.

O evlenme teklifi kabul edilecek artık bunun başka yolu yok. Benim tek dileğim bu evliliğin 12 Mart'tan önce olması artık. Olsun da nasıl olursa olsun. O duruma geldik yani:img-wink:

Shevekcim ben de Sevgi Soysaldan Tante Rosa'yı okudum. Sonra da Yürümek romanını.

Yenişehir'de Bir Öğle Vakti, Şafak, Hoşgeldin Ölüm ve Barış Adlı Çocuk...tüm eserlerini söyleyelim, okumak isteyen hangisini alıp okursa kardır diye yan cebe koyalım Mirkacım:img-wink:

Arwençan;:img-hyste tarla sürdükten sonra bir ağacın altında piknik tüpünde ısınan kuru fasülyeye ailecek tahta kaşık sallasınlar bari, Ahmet bir de soğan kırsın ortaya oldu olacak:img-hyste

goldrose
26-11-07, 14:00
arwençan harika olur ama nerdeee Necdetin çilesi bu jenerikte?Lütfen onu da ekleyelim,her türlü çile olabilir,tüm geceler tek başına kuru fasulye yesin mesela:)Dünyaya babasız çocuk getirmeye niyetlenen her kadın Necdetin peşine düşsün mesela:)

arwen61
26-11-07, 14:10
Arwençan;:img-hyste tarla sürdükten sonra bir ağacın altında piknik tüpünde ısınan kuru fasülyeye ailecek tahta kaşık sallasınlar bari, Ahmet bir de soğan kırsın ortaya oldu olacak:img-hyste

olur kırsın şöyle en okkalı yumruğuyla sonra bulaşıklarıda dereden çektiği suyla yıkasın yasemin ahmette zevkle iş yaparken onu izlesin:)

arwençan harika olur ama nerdeee Necdetin çilesi bu jenerikte?Lütfen onu da ekleyelim,her türlü çile olabilir,tüm geceler tek başına kuru fasulye yesin mesela:)Dünyaya babasız çocuk getirmeye niyetlenen her kadın Necdetin peşine düşsün mesela:)

necdetede kuru-fasulye pilav sonrası oluşan gaz problemiyle selma hanım önderliğinde bir hastanede gösterirler ahmette elinde çiçek ziyarete gelir ayrılırkende gazın bol olsun eski dost der:img-pilot

zeyneps
26-11-07, 14:12
Pelinsimcim almış kadar oldum:)

Bizim kadar aktif izleyici az bulunur. Kıymeti bilinsin gayrı. Bu işi gerçekten profesyonelce yapmaksa niyetleri, mesaj kaygıları varsa alırlar...Almazlarsa da kendi bilecekleri iş. Batıdan örnek vereceğim, çok klasik ama, napayım, duruma uyuyor. Koskoca fan siteleri vardır dizilerin ya da filmlerin. Fanlara, düşüncelerine, taleplerine değer verilir. Bir bakıma demokrasi bilinci ile de ilgilidir bu. Çokseslilikle ve düşünceye değer verilmesi ile de ilgilidir. Çünkü bu çoğulluk ve renk ayakta tutar bir çok şeyi. Fanfictionlar yazılır, bunlar ciddi okur kitlesi edinir vs.

Biz bu forumda iki kere açık mektup yazdık, bir manifesto yazdık hatta. Son yolladığımız mektuba Nilgün Hanımın verdiği yanıtta "bu bizim kurgumuz, beğenirseniz..." gibilerinden üstü örtük bir nokta vardı ki, dikkate şayandı. Beğenmezseniz almayın, der gibiydi. Biz üstümüze alınmadık. Ama o zamandan beri, bunun ne anlama geldiğini de görmüş olduk.

Dediğim gibi, biz bu diziyi seviyoruz hala, pek çok şey, heves, heyecan eskisi gibi değil ama, ben hala o ilk oniki bölümü yazıp çekenlerin, silkinip kendine gelip, o ayarı tutturabileceklerini düşünüyorum, nedense.:img-yes:Bekliyorum. Israrla kendime bunlar dolgu, geçiş, gerekiyordu diyorum ve bekliyorum.

Shevekçan öncelikle seni yazdığın yukarıdaki muhteşem yazından ötürü tebrik ederim :img-in_lo VE ben HS izleyicisi herkesin elinden geleni yaptığına canı gönülden katılıyorum gerek iyi gerek kötü eleştirilerle diziye destek verdi kötü eleştiriler bazen olumsuz algılandı ama yine de bunlar asla Hatırla Sevgili'yi yerden yere vurmak için değil aksine dizinin iyiliği için yapıldı...ve gerçekten de hiç bir dizinin böyle aktif seyircilere sahip olduğunu daha önce görmemiştim sadece övüp göklere çıkaran yanlış da yapsa görmezden gelen kişilerden olmadığımız için mutluyum sözlerimiz bazen belki sert olabilir ama sahte değil ...

Zaten eğer bir dizide seyircilerin görüşüne önem verilmiyorsa onların eleştirileri dikkate alınmıyorsa benim söyleyecek hiç bir şeyim olamaz çünkü diziler senaristler tarafından yazılıyor olabilir bir ekip tarafından meydana getiriliyor olabilir ama seyirci tarafından destek görmezse bütün bunların hiç bir anlamı kalmaz belki haksızca olabilir ama ne yazıkki rating gerçeği ortada...Hatırla Sevgili izleyicisi olarak bunu daha da iyi bilebiliriz çünkü ilk başlarda gelen ratinglerle dizinin kaldırılma tehlikesi vardı hatta günü değiştirildi seyircilerin de dizinin kaldırılmaması konusunda en az bu diziyi hazırlayanlar veya kanal kadar çaba sarfettiklerini biliyorum ...yukarıda yazdığın söz çok hoşuma gitti "bir bakıma demokrasi bilinci ile ilgilidir bu" özellikle bu dizideki gibi insanların fikirlerine saygının hoşgörünün nasıl yavaş yavaş ama keskin çizgilerle yitiriliğinin anlatıldığı bir dizide seyircinin görüşüne önem verilmiyorsa ....gerçekten de ironik...

Yorgunluk olabilir doğaldır ama bu yorgunluğun diziye yansıması konusuna gelince hiç bir hoşgörü gösteremem ben ...bu dizinin ne kadar devam edeceğine karar veren kendileridir eğer dizinin iki sezon devam etmesine karar verilmişse bazı riskleri göze alıyorlar demektir...bir işe başladıysan eğer bunu ya tam yapacaksın ya da baştan hiç yapmayacaksın başlanan iş başlandığı gibi bitirilmeli bence
Ama eğer iş, en basit kurgu hatalarına, montaja, sahnelerin birbirine en basit zaman ve mekan kaygısyla bağlanmasına kadar varıyorsa...insan durup düşünüyor haliyle. (akşam sözleşiyor iki karakter, biri diğerine sabah seni köşede bekliyorum diyor, ertesi sabah bir bakıyoruz kadın babasının evinde uyanmıyor, kızıyla oturup kahvaltı ediyor,eşya topluyor ağır ağır, ev arkadaşıyla (!) sohbet falan...diğerini ekti herhalde diyoruz biz de. Evden çıkıyorlar Yasemin-Necdet-Rüya. Necdet iki sokak öteye gidiyorsun kızım, demişti ya Rüyaya. Ondan sonra Rızanın evi gösteriliyor evde Yaşar var. Sonraki sahne ise...Necmettin Girtlioğlu, arkadaşları akşam vakti birlikte bir meyhanedeler. Allah allah iki sokak ötesine gelemeden akşam oldu diyoruz. Yaseminlerin eve dönüşü bu sahnenin önüne konulamaz mıydı? Yaşarla karşılaşılamaz mıydı? İnsanın zaman ve devamlılık açısından nevri dönüyor, bölüm boyunca Ahmet yok, bir tek açıklama da yok, tamam oyuncu şehir dışında olabilir, karakteri de şehir dışına yollasaydınız bari...bir tel görüşmesi yeterdi. Ankara'da mesela mahkemesi olurdu, falan filan.) Ne oluyor diye? Sonuçta bu bir sektör ve onlar da bu sektörün iş bilenleri olarak karşımıza çıktılar ve belli bir seyirci kitlesini hedeflediler. Bence çok önemli de bir misyonla. Pek fazla değinilmeyen bir döneme el atacaklardı. 60-80 arası. Yakın tarih. Hem bize çok yakın hem de özenle özenle uzak tutulmuş bir dönemi anlatacaklardı. Hedeflenen kitleye ulaşıyorlar da. AB gubunda reytinglerde 1.sıradayız. O zaman el attıkları işin altından alınlarının akıyla kalkmadan başka projelere girişmesinler. Girişiyorlarsa bile buranın tam ve eksiksiz olduğundan emin olarak girsinler. Ne de olsa bu bir iş ve bu işten azımsanamayacak miktarda da kazanıyorlar, değil mi? Yani onlar arz ediyor biz de alıyoruz. Bu bir karşılıklı iletişim her anlamda. Biz alıyoruz. Ama almaya-alımlamaya değer bir şey kalmazsa da- vaz geçebiliriz de.

zeyneps
26-11-07, 14:28
selam forumçanlarım yine geldimbye

demek jeneriğin değişmesini istiyorsunuz benimde hemen aklıma muzır bir jenerik geldi(huyum kurusun:D )

mesela ilk müzik başlarken yaseminin ahmete günlük yazıp onu izlediği sahneleri,müzik hızlanırken ahmetin çıplak ayak koşturan yaseminin peşinden giderek küpeyi vermesi ve devamındada hemen sevda tepesi piknik sahnesini koysunlar:img-blush sonra bilgisayar efektleriyle yeni görüntüler eklensin mesela kıbrısçıkta tarla süren bir yasemin ve başında ona intikam dolu bakışlarla bakan ahmet olsun tamda "beni mecnun ettin sende olasın" kısmında sonra "aşkımı inkar edersen allahtan bulasın" kısmındada aynı tom hanks in terminal filmindeki gibi yıllardır tren garında bekliyormuş gibi gösterilen dağılmış bir yasemin görüntüsü olsun bknz.yaşasın kötülük:icon_twis

veee sonundada bir tane karnında iki tane ellerinde 3 tanede peşinde çocuk olan bir yasemin ve önünden gururla giden ahmet görüntüsüyle jenerik bitsin nasıl olur?:img-pilot

Arwençan süpersin harika olmuş bu jenerik yaşasın kötülük!!!:img-hyste

Jenerik değişmeli bence de hatta ben ikinci sezon değiştirirler sanmıştım malum yabancı dizilerden alışkanlık :)

Defne,Deniz,Işık'ın artık büyüklükleri olmalı:) Rüya olmalı:)Bu jenerik Ahmet&Yasemin evliliğinden sonra hazırlansa tam süper olur :img-in_lo

Çalışma odasındaki dans sahnesi yerine Ahmet ve Yasemin'in düğündeki dans sahnesi olabilir tabi aralara da Rüya ve Ahmet'in düğündeki dans sahneleri serpiştirilebilinir sonra Rüya'nın günlükte Ahmet'i gördüğü sahneler eklenebilir ,Güzide ve Necdet'in bir sahnesi vardı Necdet geliyordu Necdet onu kucaklarken o da kapıyı ayağıyla itiyordu o sahne olmalı sonra Deniz Defne Işık'ın küçüklük sahnelerinin hemen ardından 16.bölümdeki adada yemin sahneleri gösterilmeli daha çok var da evet evet yeni jenerik hazırlansa :img-in_lo

badger
26-11-07, 14:28
hehehe..herkesi bir arada yakalamışken..:) şu jenerik rahatsızlığı konusundaki görüşüme devam edeyim..

Goldrose'um evet haklısın dizimizin kurgusu, yoğun izleyici talebiyle bir tornistan çekmiştir..Hatta bu tornistan arasında hala daha kurgumuz, arada Yasemin için Ahmet mi Necdet mi ara yalpalamasını da yaşamıştır...necdeti mükemmel ve sadık baba-eş olarak gösterip, izleyci nedametini acaba oradan yana mı kullansak yoksa Ahmet ile Yasemin aşkının kavuşmasını uzatarak prim mi kazansak? ikileminin kurguda yaşandığını hissediyorum...Tabii sonuç, her ikisi de ilahi bir fiyasko olmuştur o da ayrı..:img-polic

benim demek istediğim ahmet mi ? necdet mi ?ikilemini mevcut jenerikte gösterilmesinin hiçbir anlamı kalmamıştır..çünkü kurgunun o bölümü çuvallayarak kapanmıştır..:img-cool2

benim istediğim yeni dönem için, yeni dönemin içereceği olaylara dair anektodlar sahnelenebilir..ve bizler de burada kurguyla ilgili teorilerimizi yürütebiliriz, değil mi?:img-wink: Tabbbiiiii..onların da gelecek dönem için ne kurgularız? gibi genel bir çalışmaları varsa...:icon_whis

goldrose
26-11-07, 14:35
hehehe..herkesi bir arada yakalamışken..:) şu jenerik rahatsızlığı konusundaki görüşüme devam edeyim..

Goldrose'um evet haklısın dizimizin kurgusu, yoğun izleyici talebiyle bir tornistan çekmiştir..Hatta bu tornistan arasında hala daha kurgumuz, arada Yasemin için Ahmet mi Necdet mi ara yalpalamasını da yaşamıştır...necdeti mükemmel ve sadık baba-eş olarak gösterip, izleyci nedametini acaba oradan yana mı kullansak yoksa Ahmet ile Yasemin aşkının kavuşmasını uzatarak prim mi kazansak? ikileminin kurguda yaşandığını hissediyorum...Tabii sonuç, her ikisi de ilahi bir fiyasko olmuştur o da ayrı..:img-polic

benim demek istediğim ahmet mi ? necdet mi ?ikilemini mevcut jenerikte gösterilmesinin hiçbir anlamı kalmamıştır..çünkü kurgunun o bölümü çuvallayarak kapanmıştır..:img-cool2

benim istediğim yeni dönem için, yeni dönemin içereceği olaylara dair anektodlar sahnelenebilir..ve bizler de burada kurguyla ilgili teorilerimizi yürütebiliriz, değil mi?:img-wink: Tabbbiiiii..onların da gelecek dönem için ne kurgularız? gibi genel bir çalışmaları varsa...:icon_whis

Evet çanım mesela Kara Yılan dizisi için özel bir plato kurulmuş,demek ki gayet önem veriliyor biz o kısmı geçtik senaryo düzgün olsa yetecek...Ben gerçekten bir ara Yasemin Necdete aşık da haberi yok sanmıştım:)

Shevek
26-11-07, 14:37
hehehe..herkesi bir arada yakalamışken..:) şu jenerik rahatsızlığı konusundaki görüşüme devam edeyim..

Goldrose'um evet haklısın dizimizin kurgusu, yoğun izleyici talebiyle bir tornistan çekmiştir..Hatta bu tornistan arasında hala daha kurgumuz, arada Yasemin için Ahmet mi Necdet mi ara yalpalamasını da yaşamıştır...necdeti mükemmel ve sadık baba-eş olarak gösterip, izleyci nedametini acaba oradan yana mı kullansak yoksa Ahmet ile Yasemin aşkının kavuşmasını uzatarak prim mi kazansak? ikileminin kurguda yaşandığını hissediyorum...Tabii sonuç, her ikisi de ilahi bir fiyasko olmuştur o da ayrı..:img-polic

benim demek istediğim ahmet mi ? necdet mi ?ikilemini mevcut jenerikte gösterilmesinin hiçbir anlamı kalmamıştır..çünkü kurgunun o bölümü çuvallayarak kapanmıştır..:img-cool2

benim istediğim yeni dönem için, yeni dönemin içereceği olaylara dair anektodlar sahnelenebilir..ve bizler de burada kurguyla ilgili teorilerimizi yürütebiliriz, değil mi?:img-wink: Tabbbiiiii..onların da gelecek dönem için ne kurgularız? gibi genel bir çalışmaları varsa...:icon_whis

Hımmm. Yeni döneme ilişkin yani 12 Mart sonrası ve 12 Eylül öncesi anekdotlar olsun diyorsun...Bir nevi tüyo alalım ve sınır tanımayan forumçanlar olarak gerekirse yeni tornistanlara yelken açtıralım diyorsun? Olurrr:icon_whis

mirka
26-11-07, 14:49
benim istediğim yeni dönem için, yeni dönemin içereceği olaylara dair anektodlar sahnelenebilir..ve bizler de burada kurguyla ilgili teorilerimizi yürütebiliriz, değil mi?:img-wink: Tabbbiiiii..onların da gelecek dönem için ne kurgularız? gibi genel bir çalışmaları varsa...:icon_whis[/QUOTE]

Bu gayet güzel olurdu badgercım. keşke.
Herkese iyi günlerbye

zeyneps
26-11-07, 14:50
Badgerçanım o ikilemin yaşatılması özellikle Yasemin açısından dizide anlatılmak istenen büyük aşk kavramını yerle bir etti bence...özellikle ikinci sezonda yaşatılan mahkeme saçmalığı veya Necdet-Yasemin çiftinin bir türlü boşatılamaması Ahmet'in gerçekleri öğrenmesinden sonra Yasemin'in hala Necdet'in yanında yer alıp Ahmet'e ne yaşattıkları konusunda Necdet'le konuşmaması en azından " ben çok vicdan azabı çekiyorum Necdet yanlış bir karar vererek seninle evlendim" dememesi gibi bir sürü etken sonucu aşk inandırıcılığını kaybetti etki-tepki gibi oldu oysaki gerçekten bu dizideki aşk dizilerde anlatılan en güzel aşklardan biri olabilirdi...şu anda yayınlanan günümüz aşk dizilerinde bile en zayıf kadın karakterler bile aşklerına bir şekilde sahip çıkarlarken Yasemin'in bunu yapamaması (üstelik bize hiç böyle yansıtılmamışken) çok kötü yansıdı... Eğer bu ikilem yaşanacaksa da adam gibi yaşansın değil mi Yasemin'in çaresizliği bize hissettirilsin o da yok o yüzden de Yasemin ikisinden de vazgeçemiyor gibi oluyor ama ona sorarsak ;alışkanlıklar ,görülmez bağlar vesaire vesaire ...

Neyse ya yine bu konuya başlamamak lazım :) Bu arada Ahmet'e de bir araba lazım:img-in_lo Adam yürümekten tığ gibi kaldı vallahi :img-in_lo En süperinden bir araba almak lazım ona :img-in_lo

Bu arada eğer jenerik değiştirilmeyecekse şimdi zaman atlamasından sonra değiştirilse ne güzel olur Rüya'nın büyümüş hali olsa Necdet&Yasemin doğumgünü dans sahnesi yerine Rüya'nın dans sahnesi olsa öyle babasıyla olanı tercihimdir :img-in_lo

Shevek
26-11-07, 15:04
Badgerçanım o ikilemin yaşatılması özellikle Yasemin açısından dizide anlatılmak istenen büyük aşk kavramını yerle bir etti bence...özellikle ikinci sezonda yaşatılan mahkeme saçmalığı veya Necdet-Yasemin çiftinin bir türlü boşatılamaması Ahmet'in gerçekleri öğrenmesinden sonra Yasemin'in hala Necdet'in yanında yer alıp Ahmet'e ne yaşattıkları konusunda Necdet'le konuşmaması en azından " ben çok vicdan azabı çekiyorum Necdet yanlış bir karar vererek seninle evlendim" dememesi gibi bir sürü etken sonucu aşk inandırıcılığını kaybetti etki-tepki gibi oldu oysaki gerçekten bu dizideki aşk dizilerde anlatılan en güzel aşklardan biri olabilirdi...şu anda yayınlanan günümüz aşk dizilerinde bile en zayıf kadın karakterler bile aşklerına bir şekilde sahip çıkarlarken Yasemin'in bunu yapamaması (üstelik bize hiç böyle yansıtılmamışken) çok kötü yansıdı... Eğer bu ikilem yaşanacaksa da adam gibi yaşansın değil mi Yasemin'in çaresizliği bize hissettirilsin o da yok o yüzden de Yasemin ikisinden de vazgeçemiyor gibi oluyor ama ona sorarsak ;alışkanlıklar ,görülmez bağlar vesaire vesaire ...

Neyse ya yine bu konuya başlamamak lazım :) Bu arada Ahmet'e de bir araba lazım:img-in_lo Adam yürümekten tığ gibi kaldı vallahi :img-in_lo En süperinden bir araba almak lazım ona :img-in_lo

Bu arada eğer jenerik değiştirilmeyecekse şimdi zaman atlamasından sonra değiştirilse ne güzel olur Rüya'nın büyümüş hali olsa Necdet&Yasemin doğumgünü dans sahnesi yerine Rüya'nın dans sahnesi olsa öyle babasıyla olanı tercihimdir :img-in_lo

Haklısın zeynop; ama bunu o olaylar olurken de çok anlattık. Deminki yazıda anlattığım nokta artık işin en basit montaj aşamasında falan gelinen son noktaydı. Yoksa bunlara gelinceye dek ne mantık hataları yapıldı...
Bir aşkın inandırıcılığını anlatmak için formalite bir evliliğe gerek bile yok. Ben geçen hafta bir film çevirdim naçizane. Komedi Filmler Fest. de gösterildi. Çevirirken ağladım (komedi filmler dendiğine bakmayın bayağı hüzünlü filmdi aslında). Oradaki kadın yirmi yıldır sevdiğinden ayrı. Kendisini çok seven ve iyi bir adamla yirmi yıldır evli. Bir de kızı var. Kocasından. Ama aşkını asla unutmamış, adama ve ya herhangi bir şeye bir kere bile gülmemiş. Gülümsememiş bile. Kızına bile. Zaten kız çözüyor herşeyi. Bir fotoğraf buluyor. Annesi gençken, çok güzel veee ne yapıyor. Gülüyor! Hem de kahkahayla. Kız o fotonun peşine düşüyor ve o adamı buluyor. Ona göre artık yaşlı ve çirkin olan bu adamla, annesini karşılaştırıyor ki, annesi anlasın: Yirmi yılımı bu adam için mi harcamışım desin diye.
Sonra ne oluyor??? Kadın gülüyor!!!Evet gülüyor. Yine çok içten, yine parıl parıl. İşte aşk diyorsunuz.

Bu kadın bence bize burada sadakati ve aşkının hiç bitmediği vurgulanmak istenen Yasemin'den çok daha gerçek, çok daha inandırıcı ve çok daha sadık. Kocasıyla gerçekten karı-koca olmasına hatta bir de çocuk doğurmasına rağmen hem de...
Demek anlatım sadece olay yazmakla olmuyor. Tutarlılık zinciri iyi kurulmalı. Keşke o günlere dönebilsek, babasız çocuk doğururdum diyor Ahmete. Sonra boşanırken Necdete farklı konuşuyor. Böyle şey olmaz. Bu çok bariz bir senaryo boşluğudur. Bir karakter iyi gösterilmek isteniyor diye üçü beşi harcanmaz...
Ama neyse, bakk yine tepem attı:img-cool2

goldrose
26-11-07, 15:09
Haklısın zeynop; ama bunu o olaylar olurken de çok anlattık. Deminki yazıda anlattığım nokta artık işin en basit montaj aşamasında falan gelinen son noktaydı. Yoksa bunlara gelinceye dek ne mantık hataları yapıldı...
Bir aşkın inandırıcılığını anlatmak için formalite bir evliliğe gerek bile yok. Ben geçen hafta bir film çeviridim naçizane. Komedi Filmler Fest. de gösterildi. Çevirirken ağladım (komedi filmler dendiğine bakmayın bayağı hüzünlü filmdi aslında). Oradaki kadın yirmi yıldır sevdiğinden ayrı. Kendisini çok seven ve iyi bir adamla yirmi yıldır evli. Bir de kızı var. Kocasından. Ama aşkını asla unutmamış, adama ve ya herhangi bir şeye bir kere bile gülmemiş. Gülümsememiş bile. Kızına bile. Zaten kız çözüyor herşeyi. Bir fotoğraf buluyor. Annesi gençken, çok güzel veee ne yapıyor. Gülüyor! Hem de kahkahayla. Kız o fotonun peşine düşüyor ve o adamı buluyor. Ona göre artık yaşlı ve çirkin olan bu adamla, annesini karşılaştırıyor ki, annesi anlasın: Yirmi yılımı bu adam için mi harcamışım desin diye.
Sonra ne oluyor??? Kadın gülüyor!!!Evet gülüyor. Yine çok içten, yine parıl parıl. İşte aşk diyorsunuz.

Bu kadın bence bize burada sadakati ve aşkının hiç bitmediği vurgulanmak istenen Yasemin'den çok daha gerçek, çok daha inandırıcı ve çok daha sadık. Kocasıyla gerçekten karı-koca olmasıne hatta bir de çocuk doğurmasına rağmen hem de...
Demek anlatım sadece olay yazmakla olmuyor. Tutarlılık zinciri iyi kurulmalı. Keşke o günlere dönebilsek, babasız çocuk doğururdum diyor Ahmete. Sonra boşanırken Necdete farklı konuşuyor. Böyle şey olmaz. Bu çok bariz bir senaryo boşluğudur. Bir karakter iyi gösterilmek isteniyor diye üçü beşi harcanmaz...
Ama neyse, bakk yine tepem attı:img-cool2


Çok güzel bir filmmiş shevekçan...Benim de katıldığım bir nokta bu kadar ikilemde kalınacağına Necdet ve Yasemin gerçekten karı-koca olabilirlerdi.Bu insani bir durum olurdu aslında,öteki abuk duruma nazaran.Ama Yasemin her hareketiyle,her bakışıyla başkasına hala aşık bir kadını canlandırabilirdi.Gözlerine o aşkın hüznü çökebilirdi...Kızına hwr bakışında bunu anlatacak şekilde iç geçirebilirdi.Ama onun yerine bu evlilik ütopik bir durum oldu,evlilik gerçek olmadı ama Ahmet-Yasemin aşkı arada güme gitti...

arwen61
26-11-07, 15:26
ya çanlarım madem jenerik değiştirilsin diyoruz bizim ne eksiğimiz var bu diziyi hiç bıkmadan usanmadan izleyip didik didk ederek yorumlayan,takip eden biz değilmiyiz bizide koysunlar jeneriğe mesela;

aynı o adını unuttuğum filmdeki gibi önde son sürat koşan ve arkasından elinde çiçeklerle,ahmet bizi bırakma nidalarıyla koşturan bayan cazgırlar:)

ellerinde palet ve tuval hay ben senin gibi hocaya nidalarıyla miting yapan yasemin karşıtı öğrenciler

balkonun altından rüyaya serenat yapan bir ali:img-in_lo

veee yine dayanamayarak junıor un sünnetinde yatağının kenarına altın iliştiren (bizde kart denir) olduda bitti maşallah diye tebrik ederekten ne alakaysa junıor u değil ahmeti öpen yine biz forumçanlar:img-blush

evet bu jenerikte fena değil hemen ekibimizi toplayıp çekimlere başlayalım derim ben ne dersiniz:img-wink:

badger
26-11-07, 16:25
Çok güzel bir filmmiş shevekçan...Benim de katıldığım bir nokta bu kadar ikilemde kalınacağına Necdet ve Yasemin gerçekten karı-koca olabilirlerdi.Bu insani bir durum olurdu aslında,öteki abuk duruma nazaran.Ama Yasemin her hareketiyle,her bakışıyla başkasına hala aşık bir kadını canlandırabilirdi.Gözlerine o aşkın hüznü çökebilirdi...Kızına hwr bakışında bunu anlatacak şekilde iç geçirebilirdi.Ama onun yerine bu evlilik ütopik bir durum oldu,evlilik gerçek olmadı ama Ahmet-Yasemin aşkı arada güme gitti...

zaten hep demiştim..İsterlerse kurguyu, Yaseminin Necdet ile evliliğinin gerçek evlilik haline getirip, üstüne birkaç çocuk yapıp, içten içe hala Ahmeti düşünüyor olması, Necdetin ise gözünde büyüttüğü yasemin aşkının aslında fiiliyata döküldüğünde beklediği gibi olmadığını görerek, aslında onu gerçekten sevmediğini anlayarak Güzideyle tanışmasını ve gerçekten! bir kadının tüm kalbiyle onu sevmesinin ne anlama geldiğini anlayarak bocalaması şeklinde izlettirebilirlerdi ve beraberinde çocuksu bir hayalin peşinden koşmayla giriştikleri bu evliliğin nasıl hayatları mahvettiklerini anlamalarını ve bunun akabinde gelişecek hesaplaşma ve hoşgörüyü gösterselerdi daha insani bir yaklaşım olabileceğini izlerdik..hatta sırf çocuklar var diye evliliklerini sürdürmeye çalışmaları ve bu konudaki sosyolojik baskıyı, Ahmetten gizlemenin vermiş olduğu vicdan azabını, tüm bu ikilemleri izletebilirlerdi..kabulümdü..Yasemin ve özellikle Necdetten bile bu kadar memnuniyetsiz kalmazdım..Günahıyla sevabıyla insanmış derdim, öyle izlerdim...ama yookk! o kadar saçma bir şekilde bu olaya girip tam tersine bu işleri yürüttüler ki..mantığımız zihnimiz şaştı..Olmayacak şeyleri bize olur diye kurgunun kendi haklılığını kanıtlamaya giriştiler...bknz:Necdet neden bunu yaptı? Çok feddakkarmış??!!?? ya da Aferin lan kanka! hatuna ve çocuğuma iyi bakmışsın..üstüne bir de feddakkarca acı çekmişsin..sana bundan sonra mutluluklar..:blink:
Herkesi gerçek insan özelliklerinden çıkarttılar...:img-cool2 bknz:İnsan psikolojisinin aykırılığının Meydan Larousse unu yazdılar

Son bölümde dedim ya, mübarek ailelerin bu son halini, bu diziyi bizler tutalım Türk toplumunun nedametini göstermek için Avrupa Birliğine kanıt olarak gönderelim..Biz 70 lerde girmişiz AB ye -tabii ozamanlar AET idi, haberimiz yokmuş...:img-pilot

Shevek
26-11-07, 17:22
"ama yookk! o kadar saçma bir şekilde bu olaya girip tam tersine bu işleri yürüttüler ki..mantığımız zihnimiz şaştı..Olmayacak şeyleri bize olur diye kurgunun kendi haklılığını kanıtlamaya giriştiler...bknz:Necdet neden bunu yaptı? Çok feddakkarmış??!!?? ya da Aferin lan kanka! hatuna ve çocuğuma iyi bakmışsın..üstüne bir de feddakkarca acı çekmişsin..sana bundan sonra mutluluklar..
Herkesi gerçek insan özelliklerinden çıkarttılar... bknz:İnsan psikolojisinin aykırılığının Meydan Larousse unu yazdılar"
Kurgu bizden şunları anlamamızı bekliyor badgercım;

1. Necdet Yasemin'in hayatını kurtardı, Yasemin ona borçlu. (Yani sadece içten bir teşekkür yeterli değil, hayatının ve kendisiyle birlikte kızı ve Ahmetin de yedi yılı Necdete ipoteklendi) (Ha bu arada Ahmette Rızanın hayatını kurtarmıştı ama;) pek önemli değil canım).

2. Yasemin kızını Ahmetten gizlemekle yaptığı hatanın o yedi yıl boyunca farkına varmadı, vicdan azabı duymadı (ve bunu anlamalıyız biz)

3. Akşam yalnız kalınca ağlamanın dışında; Ahmeti gördüğü zaman bile aşık olduğunu hiiiç belli etmese de, Necdetle mutlu mesut layalaylom yaşıyor olsa da aslında çoook aşıktı Ahmete. Bu hiç bitmedi. (Burada iş bizim hayal gücümüze kaldı).

4. Rüyanın başka birine baba demesi bir kere bile yüreğini sızlatmasa bile (bunun emaresini görmediğimiz gibi, bir gün ayrılacakları gün gibi aşikarken, hele hele Güzide olduktan sonra, aralarındaki babakız ilişkisini bahane edip durması) Ahmeti sevdiğine inanmamızı.

5. Rüyayı bahane ederek, gerçek açığa çıktığı halde uzatmaları oynamalarının doğal olduğunu kabul etmemizi.

6. Sadece Yasemin'in değil, Rüyanın Ahmetin Selmanın Defnenin hatta yoldan geçen simitçinin tek tek Necdete bu formaliteyi yıllarca ve israrla sürdürüp hem kendini kendisiyle birlikte üç kişiyi mutsuz etmiş olduğu için teşekkür etmesi gerektiğini anlamamızı.

7. Bu dizideki herkesin pek iyi ve geniş insanlar olduğunu. Bir kişiye sürekli hak verilirken diğerine armut toplamak düştüğünü ve bunun adının da yine iyilik olduğunu anlamamızı.

8. Necdetin çokkk fedakar olduğunu kabul etmemizi (bence artık edelim de kurtulalım).


Bunların üstüne bir bardak su içelim ve yola devam edelim bence badgerim. Olan oldu. Kalan sağlar bizimdir. Haydin:):icon_whis

Bizim kalınkafalılığımızda çok büyük etken oldu bu sürecin uzamasında kanımca:icon_whisBiz anlam verememekte direndikçe onlar daha iyi anlatabilmek için Necdete bile kendisinin ne kadar iyi olduğunu söyletmeye vardırdılar. Uzattıkça uzattılar. Anlayalım (daha doğrusu biz de Ahmet gibi bir sünger çekelim maziye) olsun bitsin. Biz de önümüze bakalım artık:):icon_whis

arwen61
26-11-07, 17:59
kurgu kurgu deyip duruyoruz ya çanlarım nerde dizinin eski halide nerde şimdiki hali diye bende yine duramadım ve bu sorun için bir şiir attırıvereyim dedim hemide en saçmasından:)

kurgu kurgu dediğin nedirki be gülüm
ben senin için burgu yapmayı göze almışım
ahmet gelirken hep yasemine süklüm püklüm
parendeler atıp zevkin doruklarına varmışım

kurguda benim dizide benim
hangi kanalda olsa izletirim
yasemini alırım ahmeti satarım
bütün bu kurgusuzluk benim eserim:img-pilot

gülmisal
26-11-07, 18:20
ya çanlarım madem jenerik değiştirilsin diyoruz bizim ne eksiğimiz var bu diziyi hiç bıkmadan usanmadan izleyip didik didk ederek yorumlayan,takip eden biz değilmiyiz bizide koysunlar jeneriğe mesela;

aynı o adını unuttuğum filmdeki gibi önde son sürat koşan ve arkasından elinde çiçeklerle,ahmet bizi bırakma nidalarıyla koşturan bayan cazgırlar:)

ellerinde palet ve tuval hay ben senin gibi hocaya nidalarıyla miting yapan yasemin karşıtı öğrenciler

balkonun altından rüyaya serenat yapan bir ali:img-in_lo

veee yine dayanamayarak junıor un sünnetinde yatağının kenarına altın iliştiren (bizde kart denir) olduda bitti maşallah diye tebrik ederekten ne alakaysa junıor u değil ahmeti öpen yine biz forumçanlar:img-blush

evet bu jenerikte fena değil hemen ekibimizi toplayıp çekimlere başlayalım derim ben ne dersiniz:img-wink:


Çanııııııııımm:: Bir şeyi unutmuşsun...

Sosyoloji (:img-lady: ) binası boyunca Necdetin arkasından baltalarla koşturan biz forumçanlar!:dito:dito:dito

7. Bu dizideki herkesin pek iyi ve geniş insanlar olduğunu. Bir kişiye sürekli hak verilirken diğerine armut toplamak düştüğünü ve bunun adının da yine iyilik olduğunu anlamamızı.

8 yıl boyunca da armut toplanmaz ki..Ahmete hala kızıyorum..Karşısındaki kadın yıl yıl ömrünü yemiş ve buna rağmen ''geçmişte kaldı'' ilkesi ile yola devam ediyor..Herşey geçmişte kalmış diye kapatılmaz ki!Ne hesap sordu ne acı çektirdi..Dizide Ahmet dışında herkes birşeyin üstüne yatmayı kendine oyun haline getirmiş..:img-cool2

bir_adı_yok
26-11-07, 18:47
yazdıklarınızı okuyunca jeneriğin değişmemesi gerek, kanaatine vardım..
eski görüntüler daha güzel..
...

Shevekçancağızım. repini vermişim say olurmu. çünkü bii türlü veremiyorum. ingilizce bişeyler söylüyo. anlamorum.


bende bazen rep veriyorum ya da verdiği mi? zannediyorum..
acaba replerim geliyor mu?:img-hyste ...merak ettim..çünki bende o ingilislere yes diyorum...sonucun ne olduğunu bilmiyorum...:img-grin2

badger
26-11-07, 19:18
yazdıklarınızı okuyunca jeneriğin değişmemesi gerek, kanaatine vardım..
eski görüntüler daha güzel..
...

bende bazen rep veriyorum ya da verdiği mi? zannediyorum..
acaba replerim geliyor mu?:img-hyste ...merak ettim..çünki bende o ingilislere yes diyorum...sonucun ne olduğunu bilmiyorum...:img-grin2

Jenerik değişirse daha iyi olur..Saçma sapan olmuş Yasemin, Ahmet ve Necdet üçgenini görmememiz daha iyi olur kanımca...bknz:canımı sıkıyor, yalan olmuş bu garip ilişkiler..:img-cool2
Hele bir de Michelle ile dizide ismi olup da cismi olmayan, artık elinde bavuluyla misafir oyuncu olarak gelen Nezahat var ki..onların varlığının görülmesi de ayrı anlamsızlaşıyor...:img-polic

FYI editi:

Rep davasına:img-icecr gelince nonameçan ve pelinsim o inkilisçe yazı da vermek istediğiniz kişiye vermeden önce farklı birkaç kişiye rep vermeniz gerekliliği söyleniyor..yani rep lerinizi başkalarına saçınız diye tavsiye de bulunuyor:)..bu birkaç farklı kişiye- sanırım farklı 2 kişiden sonra, vermenin akabinde dönüp,asıl vermek istediğiniz kişiye dönüp rep inizi verebilirsiniz..:img-yes:

Shevek
26-11-07, 19:30
yazdıklarınızı okuyunca jeneriğin değişmemesi gerek, kanaatine vardım..
eski görüntüler daha güzel..
...



bende bazen rep veriyorum ya da verdiği mi? zannediyorum..
acaba replerim geliyor mu?:img-hyste ...merak ettim..çünki bende o ingilislere yes diyorum...sonucun ne olduğunu bilmiyorum...:img-grin2

ben almışım repi:img-wink: demekki sende çıkan inkilisçe yazı; teşekkür ederiz, bu repe karşılık rep alırsanız ne mutlu size, mesajı. Sen de ona tamam diyorsun ve rep gitmiş oluyor. (bu arada bu repler ne işe yarayacak sonunda ben de bilmiym ama tinnnks):)

jenerik zaman atlamasıyla birlikte değişse daha anlamlı olur tabii. Rüyanın Alinin büyüklüğü, aman da aman bizimkilerin yaşlılığı falan:img-in_lonasıl olur acaba?

bir_adı_yok
26-11-07, 19:32
doğrusun badgerçanım da...
ne hevesle izlemiştim o eski bölümleri..
ışık'ı defneyi ne çok sevmiştim...şimdi ikiside itici geliyor bana bir türlü ısınamdım...
nezahat her nekadar elit selma ağırlığı taşımasa da dizideki varlığı hoşuma gidiyordu du du bir zamanlar...dediğin gibi şimdi bavul elinde misafir oyuncu oldu...evet çok sıkıcı bu durum......
...
tekrar repleşirsek
şimdi anladığı mı söyliyeyim..
mesela sana rep vermeden önce iki kişiyi daha mı? repliyeceğim..
ya da verdikten sonra...
ben beğendiğim bir yorumu repliyorum
sonra her ne çıkarsa okeyliyorum...

badger
26-11-07, 19:33
Kurgu bizden şunları anlamamızı bekliyor badgercım;

1. Necdet Yasemin'in hayatını kurtardı, Yasemin ona borçlu. (Yani sadece içten bir teşekkür yeterli değil, hayatının ve kendisiyle birlikte kızı ve Ahmetin de yedi yılı Necdete ipoteklendi) (Ha bu arada Ahmette Rızanın hayatını kurtarmıştı ama;) pek önemli değil canım).

2. Yasemin kızını Ahmetten gizlemekle yaptığı hatanın o yedi yıl boyunca farkına varmadı, vicdan azabı duymadı (ve bunu anlamalıyız biz)

3. Akşam yalnız kalınca ağlamanın dışında; Ahmeti gördüğü zaman bile aşık olduğunu hiiiç belli etmese de, Necdetle mutlu mesut layalaylom yaşıyor olsa da aslında çoook aşıktı Ahmete. Bu hiç bitmedi. (Burada iş bizim hayal gücümüze kaldı).

4. Rüyanın başka birine baba demesi bir kere bile yüreğini sızlatmasa bile (bunun emaresini görmediğimiz gibi, bir gün ayrılacakları gün gibi aşikarken, hele hele Güzide olduktan sonra, aralarındaki babakız ilişkisini bahane edip durması) Ahmeti sevdiğine inanmamızı.

5. Rüyayı bahane ederek, gerçek açığa çıktığı halde uzatmaları oynamalarının doğal olduğunu kabul etmemizi.

6. Sadece Yasemin'in değil, Rüyanın Ahmetin Selmanın Defnenin hatta yoldan geçen simitçinin tek tek Necdete bu formaliteyi yıllarca ve israrla sürdürüp hem kendini kendisiyle birlikte üç kişiyi mutsuz etmiş olduğu için teşekkür etmesi gerektiğini anlamamızı.

7. Bu dizideki herkesin pek iyi ve geniş insanlar olduğunu. Bir kişiye sürekli hak verilirken diğerine armut toplamak düştüğünü ve bunun adının da yine iyilik olduğunu anlamamızı.

8. Necdetin çokkk fedakar olduğunu kabul etmemizi (bence artık edelim de kurtulalım).


Bunların üstüne bir bardak su içelim ve yola devam edelim bence badgerim. Olan oldu. Kalan sağlar bizimdir. Haydin:):icon_whis

Bizim kalınkafalılığımızda çok büyük etken oldu bu sürecin uzamasında kanımca:icon_whisBiz anlam verememekte direndikçe onlar daha iyi anlatabilmek için Necdete bile kendisinin ne kadar iyi olduğunu söyletmeye vardırdılar. Uzattıkça uzattılar. Anlayalım (daha doğrusu biz de Ahmet gibi bir sünger çekelim maziye) olsun bitsin. Biz de önümüze bakalım artık



Çooook kalınkafalıymışız değil mi? Shevekçanım?:img-hyste

cıkcık! bir türlü öğrenemedik..Platon-ik aşkın ne anlama geldiğini, ya da karşılıksız dokunmadan sevmenin, gerekirse bunun için türlü feddakkarlıklar-bunun içinde aldatmak, yavuz hırsızlıkla kendini haklı çıkartmak, ihanetin hertürlüsünü yapıp aşkının sadakatine kendince sahip olmak, insan olmaktan çıkmak- , yapılması gerekliliğini, vs.vs..Daha çok psikoloji, sosyoloji öğrenmemiz gerekiyormuşuz.Bilmiyormuşuz ya da algılayamamışız..:img-cool2

nonameçan

Şimdi diyelim en son X kişiye verdin..birkaç gün geçti..senyine onun yorumunu beğendin...replemek istedin..ve cart karşında you must spread more rep...gibi ibare çıktı..yani bunun anlamı sen o anda o kişinin o yorumuna rep veremiyorsun..çünkü rep lerini birkaç farklı kişiye daha vermen gerekiyor..o zaman dön bakk belki de geride birkaç beğendiğin farklı yorumolabilir..onlara ver..sonra gel..asıl vermek istediğine ver..bununla rep adaletini sağlamaya çalışıyorlar..yoksahep aynı kişiye çalışırsan..adil olmaz değil mi?:img-wink: hem bak işaret terazi..yani adaletin terazisi...:)

bir_adı_yok
26-11-07, 19:36
ben almışım repi:img-wink: demekki sende çıkan inkilisçe yazı; teşekkür ederiz, bu repe karşılık rep alırsanız ne mutlu size, mesajı. Sen de ona tamam diyorsun ve rep gitmiş oluyor. (bu arada bu repler ne işe yarayacak sonunda ben de bilmiym ama tinnnks):)

jenerik zaman atlamasıyla birlikte değişse daha anlamlı olur tabii. Rüyanın Alinin büyüklüğü, aman da aman bizimkilerin yaşlılığı falan:img-in_lonasıl olur acaba?

aman ne bileyim işte..hani bilmediğimiz bir olay olmasın..neyimiz eksik repleşenlerden bizde verelim dedik....
....
eh madem el birliğiyle jenerik değişsin diyorsunuz...
bende destekliyeyim..
en güzel sahnelerden yeni bir jeneriğimiz olması temennisiyle...

Shevek
26-11-07, 19:42
Çooook kalınkafalıymışız değil mi? Shevekçanım?:img-hyste

cıkcık! bir türlü öğrenemedik..Platon-ik aşkın ne anlama geldiğini, ya da karşılıksız dokunmadan sevmenin, gerekirse bunun için türlü feddakkarlıklar-bunun içinde aldatmak, yavuz hırsızlıkla kendini haklı çıkartmak, ihanetin hertürlüsünü yapıp aşkının sadakatine kendince sahip olmak, insan olmaktan çıkmak- , yapılması gerekliliğini, vs.vs..Daha çok psikoloji, sosyoloji öğrenmemiz gerekiyormuşuz.Bilmiyormuşuz ya da algılayamamışız..:img-cool2

A, lüt-fin ama "Necdeti Seveceksiniz Huleeeyn" temalı kaç bölüm izledik bir sayalım; 12. bölümden itibaren 32'ye dek, 20 bölüm. İkinci sezon geçen haftaya kadar 32'den 42'ye, etti mi sana 10 bölüm daha. Demekki neymiş 20+10=30 bölümdür biz bunu kabullenemediysek...ne diyeyim iyi dayanmışız yav.
Psilolojik baskı ve işkenceye dayanıklıyız maaşallah. :img-icecr Ama artık, pelinsiminde vurguladığı gibi son bölüm itibarıyla eteklerdeki taşlar döküldü bu ana tema konusunda. Necdete bir hayat kuruyorlar sanırsam. Bu bir geçişti. Allahın izniyle biz de kim kimin ailesi, sevgilisi, babası belli olan bir ortamda bol bol diğer karakterleri de, siyasetin karakterlerin üzerindeki etkilerini de izleyeceğiz galiba. Ne dersin?:img-wink:

dark_sign
26-11-07, 19:44
Selamlar arkadaşlar, ben geldimm:)

Baya yazmışsınız yine maşallah, tarihi bilgiler, kitap tavsiyeleri..Bu arada Sevgi Soysalın kitabını ilk fırsatta okuyacağım ben de..:img-wink:

Bu arada şu Necdetin iyi olduğunu bizim gözümüze sokma çabasındaki senaristler başlıklı konuda da söylemeden edemeyeceğim fikrimi..
Ben yazdıklarınızı anlayamıyorum kii, ben hep senaristlere kurguya kızıp duruyorum..Neden..? Çünki Necdeti o benim 60'lı yıllardaki canımm Necdetimi, saf delüğannlumu ne hale getirdiler diye...Yani sizin dediğiniz gibi göremiyorum ben olayı ya da sizi anlayamadım..Ya da bişiler oluyo ama tam olarak anlatamıyorum işte:)

Demek istediğim şu özetle..Ben bu dizide Necdetin iyi gibi gösterilme çabasının kurbanı olduğunu ve aslında iyi gibi gösterilenin yani iyi olanın Ahmet olduğunu düşünüyorum..
Senaristlerin amacı Necdeti iyi biri yapmaksa bunu yaparlardı zaten ama bütün iyi sıfatlar Necdete değil, Ahmete yüklendi..Bunu farkedemiyomusunuz kii..
Yasemini yıllarca bekleyen o (bknz:Necdete bile Güziyi buldurdular), acıların çocuğu olup tüm mutlulukları o hak ediyo şeklinde lanse ediyen o,sürgün olup herkesin gözünde değer kazanan o,siyasi anlamda duyarlı davranan vs. o....
Daha neler neler..Daha niye bu kadar şikayetçisiniz ki arkadaşlar..
Bence asıl benim gibi Necdet_Forever'cılar düşünsün:)

Hem içinizi ferah tutun, esas oğlanlar daima kazanır..Bu arada bence senaristlerin asıl bizi zorladıkları şey, gerçekten hala efsaaaane bişiler olduğuna inandırmaları..Yasemiin dediği doğruydu onların aşkları fırtınalarla tecrübe edildi..Ama bir ölü bir yaralı şeklinde atlatıldı bence..Ben Yaseminin Necdetleyken hiç öyle acılıı bir halini görmedim, mutlu mesut, iyi aile kurmuş, paralı pullu çalışan, bir Türk Hanfendisi şeklinde kırmızı arabasına atlayıp geziyodu valla..Dizi o konuda istediği imajı veremedi ve dediğiniz gibi bir ara kurgu konusunda kararsız bile kalınmış olabilir...
Düşüne düşüne bunda mı karar kılmışlar yani:)

O ilk bölümlerdeki gerçekten gerçek aşk yok bence artık, üstelik hala öyle bi replikler yazıyolar ki..Laflar boş kalıyo bence..

Senaristlere bi tavsiye..Bu kadar kasmanıza gerek yok kii..Seyirci zaten istediği yorumu alır, istemediğini almaz..
Mesela ben, cidden Necdetin çok iyi ve sevimli bir insan olduğunu düşünürken örnek veriyim badger düşünmez, hatta benim saçmaladığımı düşünür:):)
Kimi bu aşkın efsane olduğunu düşünür, kimi çoktan bittiğini..

Neyse efendim, ben fizik çözmek üzere, aranızdan ayrılıyorum..

Kendinize çok iyi bakın, iyi yorumlamalar.., iyi akşamlarbyebye

_gülendam editi_
Bana özellikle sormuşsun seviyo musun Necdeti yoksa dalga mı geçiyosun diye..Seviyorum uleynnn:)
Ama bi sürü kurgu hatası olduğunu da düşündüğüm için Necdet_Thee Satan'ı seviyorum ben:)
Severim severimmm..:img-icecr

bir_adı_yok
26-11-07, 19:46
pekala bizde iyi! necdet rolünden etkilenebilirdik..
çok şükürki her gördüğümüzden etkilenecek yaşı geçmişiz...
şahsen doğrum neyse kolay kolay değişmez....
kafamdaki necdet profilini, 90 dk.lık süper fedakar necdet görüntüleri silemez..

bir_adı_yok
26-11-07, 19:56
Ben yazdıklarınızı anlayamıyorum kii, ben hep senaristlere kurguya kızıp duruyorum..Neden..? Çünki Necdeti o benim 60'lı yıllardaki canımm Necdetimi, saf delüğannlumu ne hale getirdiler diye...Yani sizin dediğiniz gibi göremiyorum ben olayı ya da sizi anlayamadım..Ya da bişiler oluyo ama tam olarak anlatamıyorum işte:)

bana görede ilk bölümlerdeki caanım necdet'i önce menfaatçi durumuna sokup..sonra izleyiciye fedakar olarak lanse etmek istemleri...yemem valla...


Yasemini yıllarca bekleyen o (bknz:Necdete bile Güziyi buldurdular), acıların çocuğu olup tüm mutlulukları o hak ediyo şeklinde lanse ediyen o,sürgün olup herkesin gözünde değer kazanan o,siyasi anlamda duyarlı davranan vs. o....
Daha neler neler..Daha niye bu kadar şikayetçisiniz ki arkadaşlar..
Bence asıl benim gibi Necdet_Forever'cılar düşünsün:):)

ahmet zaten hep iyi karakter olarak gösterildi..o yüzden problem olmadı..

Bu arada bence senaristlerin asıl bizi zorladıkları şey, gerçekten hala efsaaaane bişiler olduğuna inandırmaları..Yasemiin dediği doğruydu onların aşkları fırtınalarla tecrübe edildi..Ama bir ölü bir yaralı şeklinde atlatıldı bence..Ben Yaseminin Necdetleyken hiç öyle acılıı bir halini görmedim, mutlu mesut, iyi aile kurmuş, paralı pullu çalışan, bir Türk Hanfendisi şeklinde kırmızı arabasına atlayıp geziyodu valla..Dizi o konuda istediği imajı veremedi ve dediğiniz gibi bir ara kurgu konusunda kararsız bile kalınmış olabilir...
Düşüne düşüne bunda mı karar kılmışlar yani:):)

evet bizi inandırmak istedikleri kurguda birde işin bu yönü var..haklısın

gülmisal
26-11-07, 20:15
pekala bizde iyi! necdet rolünden etkilenebilirdik..
çok şükürki her gördüğümüzden etkilenecek yaşı geçmişiz...
şahsen doğrum neyse kolay kolay değişmez....
kafamdaki necdet profilini, 90 dk.lık süper fedakar necdet görüntüleri silemez..

Tabiki silemez..Silmemelide zaten..İnsanın aslı bir şekildir ve kısa sürede oluşur..Ondan sonra ancak o şeklin içini doldurabilirsin..Değiştirmen ise imkansızdır..:img-yes:

(bu arada bu repler ne işe yarayacak sonunda ben de bilmiym ama tinnnks)


Repsel konulara değinilmiş..Rep: Karizma puanı olarak da geçiyor..Yani kesin görünen birşey olmasa da (nasıl oyuncu,yönetmen,asistan fln var) üye olarak bir derecede özel oluyorsun..Öyle işte..:)

en güzel sahnelerden yeni bir jeneriğimiz olması temennisiyle...

En güzel sahne..:img-blush Benim direk aklıma Necdeti sopalarla kovaladığımız (hayal) sahneleri geliyur da..Her Türk genci gibi savaşçı,girişimciyim kanımca..:)

bir_adı_yok: Konuşmalardan sonra rep verdim o tarafa geliyur mu?:)

badger
26-11-07, 20:15
Kendi değer ve tecrübe açılarıma göre, Necdeti sevemem..doğru...Yasemini sevemem.... o da doğru...

Yaş belli bir yere gelince ve bunun üstüne bir çok tecrübe ettiğim olayı katınca, açıkçası..ikisi de yanına uğramayacağım ve takdir edemeyeceğim karakterler...Ahmet de son mahkeme olayından sonra yaptıklarıyla -kızıyla kurmaya çalıştığı münasebet stratejisini katmıyorum, o da bana göre kabul edebilecğim bir karakter değil..

Benim hayatta üstüne gerçekten durduğum iki konu var:biri sadakattir..diğeri de adalettir...Bunların üstüne tartışabileceğim hiçbir şey olamaz..Sadakat ve adil olmak sadece kişilere gösterilen değil...insanın kendine gösterdiğidir benim için aslolan...Tabiii, bu sadkat ve adil olma anlayışı gerçekten! kıymetli değerler üstüneyse...
Son gösterilen kurguda..açıkçası Ahmet kadar müsamahakar olamazdım..mutlaka cezalandırırdım..o iki aklıevveli...Aslında hiçbir normal insan olamazdı..Bu yaratılan ağır psikolojiyi kurgulamak son derece maharet isteyen bir işti..ancak burada gerçekten çuvallanıldı..bknz:başaramadılar..Eğer bu kurgu, başka türlü yapılaydı..bu kadar komik derecede ultra toleransla geçiştirilmeseydi...eyvallah derdim...çünkü geçtiğimiz sezonda gösterilen ultra toleranssızlık, bu dönemde abartılı bir toleransa dönüştü..ve taban tabana zıt bir duygu, anlayışa dönüştürüldü...bana anlamsız gelen bu...

Ahmet, geçen sezon, herkesin elbirliğiyle yapmış olduklarıyla yüceldi..evet doğru..ancak Ahmet, bu sürede Pariste elinde votka-martini bardaklarıyla Pont-Neuff te dilberlerle günü gün etseydi bile, ben yine çocuğunun gizlenmesinden dolayı onu yine savunurdum..Burada anlatmaya çalıştığım bu..Bu haksızlık ve adaletsizlik zihniyeti..Komik bir şekilde bakan mı baba yoksa efendim sperm bankası halinde ama çocuğunun varlığından bir şekilde bihaber bırakılan mı babadır tartışmaları burada alıp yürüyünce ister istemez onu savunmaya giriştim...Ahmetin kara kaşıyla bir derdim asla olmadı...Ayrıca ortada ölüm kalım meselesi ya da arap saçına dönmüş başka bir hayati durum da yoktu..sadece ve sadece tüm bunların yerine,Yaseminin abuk gerekçeleri ve Necdetin hastalıklı aşk anlayışından yaptıklarını izledik...

Neyse devam edicim birazdan:img-pilot

Eveeet..nerede kalmıştık???

dedim ya...bu kadar ağır psikolojisi olan bir konuyu..kurgulamayı başaramadılar....kimsenin pür hatalı, pür hatasız olarak gösterilmesi gerekmiyordu..Normal insanları kurgulayabilirlerdi...bknz:super adam Necot, robot aşık Yasot, ya da full BB Ahmet...ancak olmayacak şeyler, özellikle bu sezon, o kadar geniş yüreklilik ve altı boş bir şekilde sunuldu ki..ister istemez..:blink: kalakaldık. daha ağır psikolojileri insanı yerden yere vurabilecek, kafasına balyoz gibi inenen psikolojideki hikayeleri okudum, ya da filmleri izledim ama bu kadar eften püften geçiştirilenini görmedim...bknz:işin kolayına kaçtılar...

Herkes, Ahmet dahil, bu kurguda benim gözümde gerçeklik anlamını yitirmiştir..Necdet bile bu kurgu daha düzgün irdelenseydi, gözümüzde aklanabilirdi ve onu sevenler bile daha fazla sevinebilirdi..ya da burada bizlere gördün nü?gördün nü? yapabilirlerdi...ancak o da kurtarılamadı ve kurtarılamadığı gibi beraberinde diğerleri de battı...bknz:çünkü olaya hep taraflı, hep ters açıdan daldılar...

Belki bu sezonda, bir nevi rolleri değiştirterek Ahmeti, diğerlerine karşı gösterip, toleranssızlığı, cezalandırmayı getirebilirlerdi..bu sefer diğerleri yaptıkları hatayı düzeltmeye çalışır ve sonucunda herkes bir durup biz ne ediyoruz bknz:bunu diyebilecekleri bir nokta vardı ki o da Rüya, diyerek anlaşma, hesaplaşma, özürler dileyip kendi hayatlarına çekilebilirdi...Bunu bir dereceye kadar yaptılar ama dozu ayarlayamadılar..dengeyi tutturamadılar...:icon_whis

Kala kala normal olarak tanımlayabileceğimiz, bir Mehmet-Sevim bir de Emineyle Salim kalmıştır elimizde o ka...:img-icecr

zeyneps
26-11-07, 20:31
Merhabalar efendim :img-in_lo

Hepiniz döktürmüşsünüz yine dark_sign yorumuna yine bayıldım ben demekki bu dizi hiç kimseyi mutlu edemiyor artık baksanıza ne Necdet'i sevenler ne Ahmet'i sevenler ne de üçünü birden sevenle mutlu :) Herkes karakterlerin bu hale getirilmesinden oldukça rahatsız sanırım :img-in_loRep konuşmalarınıza bayıldım :img-pilot

Badgerım çok güzel yazmışsınız ifindim :img-in_lo Aslında bence bu dizide büyüten mi baba konusunu aşmış olmamız lazım ama ne yazıkki görüyorum ki hala bunlar aşılamamış :)Çünkü ortada Yasemin ve bebeği bırakıp giden bir baba yoktu hiç bir şeyden haberi yoktu :icon_sorr Evet senin de dediğin gibi isterse Paris'te gezip tozup eğlensin yine de kızmazdım ona çünkü bilmiyordum bunun üstüne bir de o kadar acı çekti :icon_whis Ama hala bu tadrtışmalar var yok efendim Rüya'yı Necdet büyütmüş bak seen:img-cool2 Rüya'yı babasının hayrına büyütmedi ya Yasemin'in onu seveceğini sanıyordu o yüzden evlendi Yasemin'le acaba tanıdığı başka biri hamile kalsaydı evlenir miydi onunla hiç sanmam ...ama şöyle olsaydı demiştiniz daha önce Necdet başka birini sevseydi mesela Güzide olsaydı o zamanlar ama Yasemin'i zor durumdan kurtarmak için sevdiğinden ayrılsaydı o zaman farklı düşünürdüm ...tabi suçun büyüğü de Yasemin'de bir yabancının kızının ve kendi hayatına bu kadar çok girmesine müsaade ettiği için ben onun yerinde olsam kızım Necdet'e baba derken gülmek yerine ölürdüm hatta tahammül edemezdim ayrıca da erken zaman da boşanıp kızımı mümkün olduğunca kendim yetiştirirdim başka birine baba diyeceğine içinde baba boşluğu olsun daha iyi

Shevek
26-11-07, 20:41
Benim karşı çıktığım ve anlayamadığım taraf direk olarak adına iyilik denene iyilik, fedakarlık denene fedakarlık, aşk denene de aşk diyememekle alakalı dark. Bakış açısı farklılığı yani.

İyilik bence karşılıksız yapılan, iyilik yaptığın kişi bir fayda görmüşse mükafat olarak bunun sana yettiği bir durumdur. Aşk da öyle...Gerçekten seven insan sevdiği mutlu görmek isteyendir. Kendisini sevmeyen istemeyen bir insandan hangi kisve altında olsun beklenti içine girmemektir. Olayları gidişata bırakabilmektir. Ya da onu neyin mutlu ettiği apaçıksa o şeyi oldurma konusunda ona yardımcı olmaktır. Yardımcı olunamadığı noktada da bırakabilmektir. Yani benim aşk anlayışıma göre aşkta herşey mübah değildir. (karşılıklı, birbirine söz vermiş aşklardan ve aşıklardan bahsetmiyorum tabii, karşılıklı aşk içinde pek çok duygunun sonsuz yaşanmasından yanayım ben...) Yani seviyordum, onun haberi yoktu ama olsun, ben ona aşıktım ve onun benimle olması bana yetiyordu, acı da çekse fark etmez, kulaklarımı kaparım vazifemi yaparım durumu bana ters.

Fedakarlık da öyle. Gerçekten senden ve hayatından bir şey gidiyor mu, ona bakarım ben. Necdet hayatından zerre kadar bir şey vermedi, kazandı bana göre. Bir rol, bir statü kazandı. Asla sahip olamayacağını düşündüğü kadının kocası statüsünü kazandı ki, bu onun istediği ve onu mutlu eden bir şeydi. (Bu sırada yatıp kalkmalarını hesaba katmıyorum ben. Birlikte olsalardı da benim için fark etmezdi. Mesele yürekte ve beyinde cereyan ediyor çünkü).

Haaa, tabii bir de dürüstlük...Kendine karşı bile dürüst değil, Yasemine karşı da olmadı. Ahmete de...Ve hatta Rüyaya da. Rüyaya hala ümit veriyor. Ben hep seni düşünüyorum derken, gözlerimi kapatıp düşünüyorum derken, çocuk ona yalnız kaldın dediğinde üzüldüğünü göre göre avutmak adına bile olsa, bak Rüyacım ben yalnız değilim, derken Güzideyi katmıyor işin içine. Çocuğun yarasını açık tutuyor. Bir ebeveyn bunu asla yapmaz. Bir yetişkin yapmaz. (Tabii vicdanlı ve aklıselim olanları).

Şimdi bir insan bu kadar zaaflı olabilir tabii. Hata da yapar. Bunların hepsi kabul.
Ama benim tek itirazım bu konuda bir insanın hiç bir şekilde vicdan muhasebesi yapmamasıdır.

Yani, ben de ne Okanın sarı ne de Canselin kara kaşında değilim.

Necdet karakteri benim için elini vicdanına koyup ben kendime, ben onlara ne yaptım demediği sürece sevebileceğim bir karakter değildir.

Ve ben hala onun bir gün baba olmasını diliyorum. En azından en babasından bir fırsat doğar, başkasından gizlediği bir çocuğa onca yıl, yalan üzerine babalık yapması ne demekmiş...anlar, hatta biraz da kaybetme korkusu yaşasın...anlasın istiyorum ben.

Çocuğu olanlar bu konuda daha kesin galiba. Kimse benden benim çocuğumu benim bilgim haricinde alakoyup, bakma, ona iyilik etme, ana babalık etme hakkına sahip değildir. Bu kanla alakalı değil, o çocuğun varlık sebebinin ben olmamla alakalı bir durumdur.

Şunu da ekleyeyim babasız, anasız bir çocuğu, ya da ana babasının istemediği terk ettiği, kötü davrandığı bir çocuğu alıp ona ana baba olan insanların da elinden öperim.

BaşBaş editi: Ben de bu gece ER izleyeceğim arkadaşlar...O pek bozulacağa benzemiyor...hikayede karakterlerde sağlam, bakalım:)
Epinızaaa iyı gecalaaaar çanlarım:) Ahmetle kısçesi aynı evde olmalılar, te o kaaa! Duşunirim duşunirim en çok istedigim budur benim:)byebye

Tavusumkuşum; attırma Shevekin kafasini!:icon_whis Ya sev ya terket diyorsan, giderim...En çok sevenlerden biri ben olsam da (diziyi):img-blush

arwen61
26-11-07, 20:59
selam çanlarımbye

baba nöbetini kardeşime devredip hem doktorları izleyeyim hemde sizlerle olayım molası verdim:img-wink:

bir rep muhabbeti geçmiş bende o repler ne işe yarıyor hiç bilemiyorum ama veren vermeyen herkes sağolsun biz birbirimizin gönüllerinde rep şampiyonuyuz bu hiç mühim değil değilmi şekerlerim:img-in_lo

karakterleri seven-sevmeyen herkesin şikayetleri var ve bunlardada çok haklılar e ben hiç geri kalırmıyım bende kamilmiydi salimmiydi neydi onu sevmiyorum çünkü anladığınız üzere sürekli adını şaşırıyorum adam bir görünüyor acaba bunun ismi neydi diyorum sonra aman ebru sana ne adından sen ahmetin adını doğru biliyorsun ya yeter diyorum ama o zamanda aklıma gözünü ahmet bürümüş azılı cazgırlar geliyor uyyy anacuğum ben onun adını bilmeyeyim diyorum anlayacağınız bu dizi benide deli etti ama sizinkiyle ortak yönlerin yanında bambaşka konularlada:)

edit:avatarımada benim MMC erkekimi koydum cazgır hanımlar anlayacağınız üzere benim gönlümün prensi başka :img-in_losize ahmetle mutluluklar dilerim:img-wink:

badger
26-11-07, 21:13
Shevekçanım demiş ki::img-in_lo
Çocuğu olanlar bu konuda daha kesin galiba. Kimse benden benim çocuğumu benim bilgim haricinde alakoyup, bakma, ona iyilik etme, ana babalık etme hakkına sahip değildir. Bu kanla alakalı değil, o çocuğun varlık sebebinin ben olmamla alakalı bir durumdur.


Aynen öyle arkadaşım...:)

ve Necdetin neden iyi baba olduğu düşünülüyor onu da anlamış değilim..kaynağı belli..Yasemin aşkı ve ona sahip olma dürtüsü...bknz:Kant

Ehhh Necdet de çocuk ruhlu olduğu için tabii ki çocuklarla iyi anlaşır..bknz:tabii onun yaptıkları, abra kadabra olayıvari işler taktikler 12 yaşına kadar çocuklara söker o da ayrı...:icon_whis Sonrasında bu tarz dediklerini hiçbir çocuğa yediremezdi gerçek hayatta..(Bu arada Necdetin hayalperestliğe yönelik tavırlarında son nokta oldu benim için...:img-swoon..önce Pollyanna..sonra da abrakadabra!)
Bir de karşısındaki Rüya gibi sevecen ruhlu bir çocuk..ben görürdüm onu.... Rüya, erkek olaydı, hem de en anacısından, bebekliğinde en gazlısından, ya da büyüdüğünde en erkek egosu gelişikin olanından ya da en azından her baktığında tıpatıp Ahmete benzeyeninden...Şansına Rüya, kız, tip olarak annesine benzeyen, huy olarak yumuşakbaşlı ve sevecen çıktı...

Herkese iyi geceler...çıkıyorum...yarın hepiniz için kolay ve güzel geçsin...bye

Ebruçan
Baban nasıl??? Kapris yapmaya başladı mı???:)

Tavuskuşu
26-11-07, 21:17
Hazır çanların büyük bölümü toplanmışken ben de bir şeyler yazayım dedim. Öncelikle hoşgeldiniz efendim...:)

Jenerik değişsin denmiş. Olabilir de olmayabilir de. Çünkü ben artık izlemiyorum bile jeneriği. İlk zamanlarda hiç kaçırmazdım bile "Kaliteden kasıt Casati" lafını duyduğumda uçarak gelirdim ama şimdi özet bitsin de öyle başlayayım izlemeye diyorum. Kısacası çok da umrumdu yani. İsterdim ki biz burada üstümüze vazife olmadığı halde, onca işimizin arasında bu kadar emek harcarken senaristlerimiz, yapımcımız sadece reyting ve para peşinde olmak yerine seyircinin memnuniyeti için uğraşsalardı. Ha bu saatten sonra uğraşmaları bir şey değiştirir mi artık orasını bilemeyeceğim. Ama bir deneseler de görsek.:):)

Yaseminin necdetl ile beraber olması, gerçek bir evlilik yapmaları Türk aile ve ahlak(!) yapısına uğmayacağı için senaristler böyle bir şeye kalkışmamaışlardır. Zira esas kız esas oğlandan başkasına yan gözle bakmaz, eline erkek sinek eli bile değdirmez ama bu arada ne yaparsa yapsın büyük aşkına sadık kalır. Esas oğlan istediği kızla fingirder normalde ama bu ahmete nasıl yansıtılmadı ona hayret ediyorum. Ne de güzel kötülerlerdi ahmeti insanaların gözünde. Teyzeler "Puuu yazıklar olsun ahmete. Baka elalemin oğlu senin kızına bakarken, aşkım dediğin kadın hasretinden(') perperişanken sen karılarla kızlarla gez." diye bir güzel aşağılardı. Yazık büyük bir fırsat kaçırılmış oldu...

arwen61
26-11-07, 21:35
Shevekçanım demiş ki::img-in_lo
Çocuğu olanlar bu konuda daha kesin galiba. Kimse benden benim çocuğumu benim bilgim haricinde alakoyup, bakma, ona iyilik etme, ana babalık etme hakkına sahip değildir. Bu kanla alakalı değil, o çocuğun varlık sebebinin ben olmamla alakalı bir durumdur.


Aynen öyle arkadaşım...:)

ve Necdetin neden iyi baba olduğu düşünülüyor onu da anlamış değilim..kaynağı belli..Yasemin aşkı ve ona sahip olma dürtüsü...bknz:Kant

Ehhh Necdet de çocuk ruhlu olduğu için tabii ki çocuklarla iyi anlaşır..bknz:tabii onun yaptıkları, abra kadabra olayıvari işler taktikler 12 yaşına kadar çocuklara söker o da ayrı...:icon_whis Sonrasında bu tarz dediklerini hiçbir çocuğa yediremezdi gerçek hayatta..(Bu arada Necdetin hayalperestliğe yönelik tavırlarında son nokta oldu benim için...:img-swoon..önce Pollyanna..sonra da abrakadabra!)
Bir de karşısındaki Rüya gibi sevecen ruhlu bir çocuk..ben görürdüm onu.... Rüya, erkek olaydı, hem de en anacısından, bebekliğinde en gazlısından, ya da büyüdüğünde en erkek egosu gelişikin olanından ya da en azından her baktığında tıpatıp Ahmete benzeyeninden...Şansına Rüya, kız, tip olarak annesine benzeyen, huy olarak yumuşakbaşlı ve sevecen çıktı...

Herkese iyi geceler...çıkıyorum...yarın hepiniz için kolay ve güzel geçsin...bye

Ebruçan
Baban nasıl??? Kapris yapmaya başladı mı???:)

rüya çok iyi bir evlat düşünceli,hassas ahmetlede baba-kız olarak harika yakıştılar aman allah ayırmasın:img-in_lo

benim çocuğum yok belki ama eminim anne olsaydım bende asla evladımdan ayrı kalmak yıllarca varlığından bihaber yaşamak istemezdim tabiiki herşey kan bağı değil ama yavrumu büyütemezsem,her anında yanında olamazsam o nereden beni anne bilip bağlanacakki?

badgerim
babam kaprisin en alasını yapıyor birde uykusuzluk ve sinir harpleri varki sorma gecemiz gündüzümüze karıştı ve bu durum nasıl çözülür bilemiyorum:icon_sorr

_gülendam_
27-11-07, 00:46
Selamlar arkadaşlar, ben geldimm..

Baya yazmışsınız yine maşallah, tarihi bilgiler, kitap tavsiyeleri..Bu arada Sevgi Soysalın kitabını ilk fırsatta okuyacağım ben de..

Bu arada şu Necdetin iyi olduğunu bizim gözümüze sokma çabasındaki senaristler başlıklı konuda da söylemeden edemeyeceğim fikrimi..
Ben yazdıklarınızı anlayamıyorum kii, ben hep senaristlere kurguya kızıp duruyorum..Neden..? Çünki Necdeti o benim 60'lı yıllardaki canımm Necdetimi, saf delüğannlumu ne hale getirdiler diye...Yani sizin dediğiniz gibi göremiyorum ben olayı ya da sizi anlayamadım..Ya da bişiler oluyo ama tam olarak anlatamıyorum işte

Demek istediğim şu özetle..Ben bu dizide Necdetin iyi gibi gösterilme çabasının kurbanı olduğunu ve aslında iyi gibi gösterilenin yani iyi olanın Ahmet olduğunu düşünüyorum..Senaristlerin amacı Necdeti iyi biri yapmaksa bunu yaparlardı zaten ama bütün iyi sıfatlar Necdete değil, Ahmete yüklendi..Bunu farkedemiyomusunuz kii..
Yasemini yıllarca bekleyen o (bknz:Necdete bile Güziyi buldurdular), acıların çocuğu olup tüm mutlulukları o hak ediyo şeklinde lanse ediyen o,sürgün olup herkesin gözünde değer kazanan o,siyasi anlamda duyarlı davranan vs. o....
Daha neler neler..Daha niye bu kadar şikayetçisiniz ki arkadaşlar..
Bence asıl benim gibi Necdet_Forever'cılar düşünsün:)

Hem içinizi ferah tutun, esas oğlanlar daima kazanır..Bu arada bence senaristlerin asıl bizi zorladıkları şey, gerçekten hala efsaaaane bişiler olduğuna inandırmaları..Yasemiin dediği doğruydu onların aşkları fırtınalarla tecrübe edildi..Ama bir ölü bir yaralı şeklinde atlatıldı bence..Ben Yaseminin Necdetleyken hiç öyle acılıı bir halini görmedim, mutlu mesut, iyi aile kurmuş, paralı pullu çalışan, bir Türk Hanfendisi şeklinde kırmızı arabasına atlayıp geziyodu valla..Dizi o konuda istediği imajı veremedi ve dediğiniz gibi bir ara kurgu konusunda kararsız bile kalınmış olabilir...
Düşüne düşüne bunda mı karar kılmışlar yani:)

O ilk bölümlerdeki gerçekten gerçek aşk yok bence artık, üstelik hala öyle bi replikler yazıyolar ki..Laflar boş kalıyo bence..

Senaristlere bi tavsiye..Bu kadar kasmanıza gerek yok kii..Seyirci zaten istediği yorumu alır, istemediğini almaz..
Mesela ben, cidden Necdetin çok iyi ve sevimli bir insan olduğunu düşünürken örnek veriyim badger düşünmez, hatta benim saçmaladığımı düşünür..
Kimi bu aşkın efsane olduğunu düşünür, kimi çoktan bittiğini..

Neyse efendim, ben fizik çözmek üzere, aranızdan ayrılıyorum..

Kendinize çok iyi bakın, iyi yorumlamalar.., iyi akşamlarbyebye

_gülendam editi_
Bana özellikle sormuşsun seviyo musun Necdeti yoksa dalga mı geçiyosun diye..Seviyorum uleynnn:)
Ama bi sürü kurgu hatası olduğunu da düşündüğüm için Necdet_Thee Satan'ı seviyorum ben
Severim severimmm.

Selamlar arkadaşlar,,

Sanırım Necdeti sevenler bu forumda hep aynı düşünüyo..Ne zaman buraya gelsem tam benim yazmak istediklerimi dark_sign yazmış oluyo..:)

Yazdıklarına ve özellikle kalın olan cümlelere katılıyorum..Dizi bittiğinde aklımda o sözüm ona efsane aşkına sadakat konusunda yeterli olamayan bir acayip hallerde Yasemin,acıların çocuğu, iyi yürekli sessiz adam Ahmet ve özellikle ikinci sezonda noliyikiii yaa dedirten ama tabi ki yine de enn sevdiğim adam Necdet kalacak aklımda..Yani başrol oyunculardan demek istedim:)

Sahiden artık effsane bi durum yok ortada..Bu dizi başlarken Ahmet-Yasemin aşkı, efsane bir karşılıklı aşk; Necdetin Yasemine duyduğu ise efsane bi platonik(sanırım forumda bu kelime pek sevilmiyo:)) aşk olabilirdi, hatta ilk yani 60'larda bu durum böyleydi..
Necdetin o hallerini bana bu dizinin hiç bi yanlışı, kurgu bozukluğu unutturamaz..Hala, fırsat buldukça oturup izler ağlarım, gülerim, heyecanlanırım..(Yasemine kızarımm:))

Ama sonra ne oldu diye düşündüğümde..Güziyle bi acayip hallerdeki Necdet;Necdetle bi acayip hallerdeki Yasemin ve kendi kendine avare avare Ahmet var...Bunlar olmasaydı keşke..Cidden üzülüyorum bazen, herşey çok daha mantık ve sabır çerçevesinde gelişebilirdi...

Neyse, ben günlük sitemimi ettikten sonraa:) artık gideyim, herkese iyi geceler arkadaşlar..

dark_sign, anladım ben onuu:):)

odysseia
27-11-07, 01:45
dark_sign, var ya yazdıklarına çok fena katıldım:img-pilot Hatta bu durum da birden şaşırttı beni:) Ahmet'le ilgili söylediklerin yani.. Doğrudur, HS izleyicisinin büyük bir çoğunluğu(Necdet'i sevenler de sevmeyenler de), Ahmet'in tüm mutlulukları hakettiğini düşünüyor, ee bunu sağlayan da senaryo oluyor haliyle. Bu durumda, benim sinir olduğum, gözümüze sokulan Necdet yüce gönüllülüğünün temelinde "Necdet de iyi çocuk aslında" mantığı yatıyor olsa gerek. Hani biz bir türlü göremiyoruz ya:img-wink: "Nasılsa Ahmet'i anladılar, biz de Necdet'i anlaşılır kılmaya adayalım senaryomuzu" diye düşünüyorlar ve ortaya böyle bir hikaye çıkıyor demekki. Ama onlar inat ettikçe, biz de direniyoruz Necdet'in büyüklüğünü anlamamakta:)
Ne kadar fedakar(!) davranmış olursa olsun, ne kadar büyüklük yapacak olursa olsun, Necdet Yasemin'e "Güzide'den de ayrılmam, seni de bırakamam" tavrını gösterdiği gün benim için bitmişti. Olay Ahmet neyi, ne kadar hakediyor meselesi değil:img-wink:
Senaryoya ciddi anlamda kızmaya başladım. Durmadan Necdet de Necdet diye yazıldığı için değil, bir sürü olay yaşanırken herkes kendi derdinde takıldığı için. Bu kadar da soyutlanılmaz ki. Ahmet-Yasemin-Rüya ayrılık fasılları bitsin de işimize bakalım demiştim bi ara. Ama bunlar sadece ilk kısmı gerçekleştiriyorlar. Ahmet, neler yapıyor mesela fakültede? Ahmet'in hapse gireceği, işkence göreceği varsayımı misal.. Allahaşkına çok komik kaçmayacak mı? İşi gücü Yasemin ve Rüya olan bir adam neden siyasi görüşleri yüzünden hapse girsin? Ben Ahmet'te de hızlı bir apolitizasyon durumu seziyorum da, inanılmaz rahatsızım bu durumdan. Yeni korkum, Ahmet'i bu duruma getirip, Necdet'i üniversiteye sokmalarından.. Çok rica ediyorum, Necdet kadar siyasetle alakasız bir kişiliği bir de meydanlara atmayalım..
Son olarak, ne Necmettin sahnesinden, ne de Deniz Gezmiş'in kararlı konuşmalarından etkilendim. Her ağır çekim sahne ve fona yerleştirilen Zahit Bizi Tan'eyleme müziği aynı etkiyi yaratmıyor bünyemde.
Deniz'lerle ilgili kısımları forumda yazasım bile yok. Bu konularda hiç okumamış veya kulaktan dolma bilgilere sahip biri olsam(ki böyle insanlarımızın oranı çok yüksek ülkede maalesef), doğru dürüst birşey anlamazdım. Çok ciddiyim. Hatta "Şimdi bunlar neden Filistin'e gittiler?", "Asıl problemleri ne, bağırıp duruyorlar ama amaçlarının özü ne?", "Bu yola gerçekten neden başkoymuşlar?" vs vs şeklinde sorular oluşurdu kafamda. Eğer hikaye böyle devam ederse de, asıldıklarında söyledikleri son sözleri de "Bu ne alaka" şeklinde karşılayacak olanlar da olur, hiç şüphem yok. Elbette bu bir belgesel değil, ama ortada bir gerçek varsa, o gerçeğe nasıl ve daha da önemlisi neden gidildiği biraz daha ayrıntılı verilmeli. Yoksa, idam sahnesi bir ağır çekimle, bir de meşhur müziğimizle en fazla insanların gözlerini doldurur. Dizi ekibinde kimsenin amacının insanların gözünü açmak olduğunu sanmıyorum elbette, ama "Bu ülkede bu da yaşanmış" dedirtmeli. O kadar imkanı var bu senaryonun. Bitsin artık bu mükemmel Necdet ve büyük aşk Ahmet-Yasemin fasılları. İkisine de çok fazla inanan kaldığını sanmıyorum çünkü. Bırakalım artık "Ne büyük insansın" ve "O kadar seviyoruz ki, o kadar büyük bir aşk ki bizimki, ne fırtınalar bıdı bıdı" kısımlarını. Repliklerle olmuyor bu işler, biz inanacağımıza inanıyoruz zaten. Yaşanmışlıklarda derine inelim artık:img-wink:
Ordan oraya atlamışım. Kusuruma bakmayın:img-blush
Herkese iyi geceler:img-wink:

arese
27-11-07, 02:05
Herkese iyi gecelerbye

Ay çok özledim iki günük ardan sonra tekrar burdayım özledim formu ve siz canları:)

Gerci yorum yapacak bir seyde yok bu bölüm tam bir hayal kırıklığı benim için bekledigim gibi degildi. Rüya Ahmet'e baba dedi hepimiz çok mutlu olduk bunda sonra baba kız ilişkisi nasıl olacak izliyecegiz dedik. karşımıza Necdet Rüya çıktı.. tamam ondan kopmasın beklemiyorum ama hep Necdet Rüya sahneleri tam 8 yıl baya bir vakit gecirdiler Zaten onlar artık doyduk Necdet Rüya sahnelerine Baygınlık geldi Allah aşkına birazda Rüya Ahmet sahneleri izliyelim

Baba demesin bir nebze kabul ettim bana çok abes geliyo o ayır o ne iki baba dogru insan'a baba diyo Necdet'e ama yok senaristler belli sırf Necdet üzlmesin diye Rüya'nın ona baba demesin sürdürecekler ne diyim Çok kıymetli Necdetleri var Neymiş bu Necdet bee

Ahmet'i göreniniz oldum Allah aşkına bir ara ayak üstü uğradı o kadar yanlış hatırlamıyosam dizi 90 dk bunu 10 dk hadi diyelim 12 dk Ahmet yer veriliyo gerci bu kadarda degil ama yanılma payı koyayım dedim. geri kalanın masallah Necdet Ahmet araya sıkstırma sahneler figuran gibi resemen sanki esas oğlan yada basröl degil yan karekterlere bile Ahmet'ten daha çok yer veriliyo Hele Necdet'e Necdet Acaba senaristler tarfında torplimi ne niyse son sahne gerci 5 saniye sürdü zaten fazla sürse şaşardım. orda Rüya'nın Ahmet'e bakışı muhtesemdi.. bilmeme farkettiniz mi Rüya Yasemin'e sanki ee hadi, kabul et der gibi bakıyodu:img-hyste:img-hyste

Bu 6 ay içinde evlendiler evlendiler darbeye ras gelirse hayatta evlenmezler artık bunda pes derim ama inşallah bu bölüm olur benim merak ettiğim Ahmet ve Yasemi'nin nikahı ışıkların dan önce mi olur bilioyusunuz Yasemin kıyafet secti gerci o kıyafette igrenc hiç begenmedim Yasemin bunda bir kac bölüm önce sanki daha güzel giyiniyodu kendine fallan bakardı niyse o Elbisedense Ahmet'in nişanında giydigi kıyafeti tercih ederim o daha güzledi bundan

pelinsim
27-11-07, 02:32
epey gerilerde kalmış.. biraz geç oldu ama nasıl olsa yeni bölüme 3 gün var:img-blush

1) "sana güveniyorum babacım" sözünden sonra geçen ahmet-rüya diyaloğunu nasıl buldunuz?

Tam beklediğim gibi. samimi.
emin olduğu bir şeydi yanlızca bu kadar çabuk beklememenin mutlu şaşkınlık.
şaşkınlıktan yaplaşıma geçen sevinç.
mutluluğu rüyayla paylaşırkenki gözlerindeki ışık.
ve onun için ne kadar önemli olduğunu kanıtlayan nemli gözler.

asla keskin mimiklerlerin olmadığı, yumuşak geçişlerle dört farklı mimiği rahatlıkla görmenin mutluluğunu yaşıyan seyirci yani ben.:happy0064

2-) hapisten çıkış sonrası yapılan kutlamada ahmet ile rüyanın yakın ilişkisini gören necdetin hissettikleri sizce neydi?

güvensizlik; necdet kendine güvensiz bir tip o yüzdende bazı şeyleri hastalık derecesine taşıyor. müthiş bir koruma anlayışı geliştiriyor.
ilgisizlik kompleksi; herkes bana ilgi göstersin, herkes bana iyi desin. bu da onu işgüzar yapıyor zaten.
bencillik; onu mutlu eden şeylerin tek tek gitmesi korku yaratıyor. bu da güvensizlik duygusunu geliştiren bir şey zaten.
kıskançlık; baştan beri ahmeti hep kıskandı zaten. bunlarda son kırıntıları zaten.

3-) sizce ali sevime neden tepkiliydi ve ilişkilerinin düzelme şekli yerindemiydi?

bu "sürtüşmenin" nedenini ben hiç anlayamadım. yani senaryo bu konuda tamamıyla fiyasko. yine bizim hayal gücümüze bırakılmış. yani ben sevim'in aliye karşı disipline edici bir tavrının yer aldığısahneye rastlamadım ama nedenlerden birinin bu olabileceği söyleniyor forumda. olasılık olarak evet bende katılıyorum. ama bir nedende Ali annesiz yetişmişmesi olabilir. babayla büyümüş. bu yüzden mehmeti daha çabuk benimsedi. erkek erkeğe alışkın yani.


4-) ışık-yaşar isteme merasimi sizce nasıldı ve yaşarın ailesini nasıl buldunuz?

oldukça gerçekçiydi. yalnız kahve çok kötüydü. bari kamera yukarıdan çekmeseydi.:img-pilot
temiz bir aile. ama tutucu.

5-) rüyanın evden ayrıldıktan sonra necdetle olan ilişkisi sizce doğrumu değilmi lütfen sebepleriyle açıklayınız

bunun doğruluğu ve yanlışlığı tamamiyle çocuğun istemleriyle orantılıdır. burada bizim istemlerimiz (seyirci olarak bile) vız-gelir tırıs geçer:img-yes: çocuk bunu istediği sürece devam eder. etmeli. ammavelakin soruyu şöyle sorarisek: rüya evden ayrıldıktan sonra, necdetin rüya ile ilişki biçimini doğru buluyormusunuz?... o zaman; necdet bu ilişkiyi istediği gibi uzatabilir veya kısaltabilir. çünkü rüya necdetin de tavırlarıyla İLİŞKİNİN OLMASI GEREKEN ŞEKLİNİ daha çabuk kavrayabilir. hçbir zorlama olmayacak ama bu gerçekliği anlatacak diyaloglar da eksik olmayacak. eee necdet bunu bir çocuğun anlayabileceği dille anlatma zekasına da, becerisine de hatta sihirine de sahip bknz: abra-kadabra.. ama biz biliyoruz ki: necdet işine geldiği gibi olayları çok rahat etrafında döndürebilme becerisine de sahip :icon_whis o yüzden rüyanın sürecine bırakmak bizler için daha güvenilir olur diye düşünüyorum.


6-) deniz gezmişin verdiği karar ve bundan sonra olacaklarla ilgili sizce defne ve deniz aktif bir rol alırmı?

deniz için kaçırılmaması gerekn bir fırsat eminim. ama senaristlerimiz izin vermez merak etmeyin. çünkü o dönemde dağa kim çıktıysa hepsi çatışmada yaöldürüldü, ya da işkencede, ya da asıldı. bknz(sinan cemgiller Nurhak, ibrahim kaypakkayalar tuncelide çatışmada yakalandılar ve diyarbakırda işkencede öldürüldü... denizler kızılderede yakalandılar ve idam edildiler. daha sonraki toparlanmalarda sanırım gidebilirler. en azından birkaç yıl istanbuldaki sette olacaklardır yani.


7-) sizce rüyanın necdet-güzide ilişkisine olumsuz yönde bir etkisi olurmu?

hayır hayır kesinlikle. zaten rüyanın artık tanık olmasını istedikleri bir sahneyle güzideyi kabul ettirdiler.

8-) teo ve lale arasında bu hastalık olayıyla birlikte bir yakınlaşma başlarmı?

yani yunanistanda teonun annesini göstereceklerini sanmıyorum. buda bu iş için yapılmış belliki:icon_whis


9-) hapisten çıktıktan sonra yaseminin psikolojisini ve ahmetle olan yakınlığını nasıl buldunuz?

o psikoloji normal elbette. çünkü hiç bilmediği bir dünyanın bedelini ödedi. bu işin içinde olanlar bile. yani bu tür şeylerin başlarına geleceklerini bildiklerihalde benzeri psikolojiler göstermişlerki yaseminin göstermesi çok çok normal.
uzun zamandan beri yaseminden ahmete karşı bir Julietlik beklentim olmadığı için hiç önemsemedim bile.

10-) ahmetin "benimle evlenirmisiniz" sözünün devamında yasemin ve rüyanın cevapları ve davranışları sizce nasıl olur lütfen bu durumla ilgili kendi küçük senaryonuzu yazınız

SENİNLE KİM EVLENMEZ:img-in_lo ehem ehem pardon biraz sesli düşündüm galiba:img-blush

Yasemin ve Ruya hınzır hınzır birbirlerine bakarlar, kabul edelimmi gibilerinden. sonra ruya bir şartla der. Ahmet neymiş oşart bakalım der. Ruya dondurma ısmarlarsan der. Hepsi birlikte gülüşürler.
Sonra Ahmet kadife bir kutudan üç tane yüzük çıkartır:img-pilotbye

arwen61
27-11-07, 10:39
günaydınlarbye

pelinsim anketime gösterdiğin erken ilgi beni pek bir mesut etti:) ama neyse hadi affettim seni tabi bir daha böyle gecikmemen şartıyla:img-wink:

özet ve fragman gelmeyince bu hafta başlarıda hiç çekilmiyor değilmi çünkü hafta bittiğinde konuşulacak birçok şeyi konuşmuş oluyoruz:img-yes:

bende yasemin-ahmet evliliğinin darbeden önce olmasını istiyorum eğer bu sebeple 2.kez bir araya gelemezlerse e yuh artık diyeceğim ama artık bu kadar ileri gitmezler diye düşünüyorum evlenirler sonra darbeymiş,tutuklamaymış yada başka her neyse ondan sonra olur birazda gerçek karı-kocanın dayanışmasını görelim değilmi bunu uzun zamandır bekliyoruz...

goldrose
27-11-07, 12:31
dark_sign, var ya yazdıklarına çok fena katıldım:img-pilot Hatta bu durum da birden şaşırttı beni:) Ahmet'le ilgili söylediklerin yani.. Doğrudur, HS izleyicisinin büyük bir çoğunluğu(Necdet'i sevenler de sevmeyenler de), Ahmet'in tüm mutlulukları hakettiğini düşünüyor, ee bunu sağlayan da senaryo oluyor haliyle. Bu durumda, benim sinir olduğum, gözümüze sokulan Necdet yüce gönüllülüğünün temelinde "Necdet de iyi çocuk aslında" mantığı yatıyor olsa gerek. Hani biz bir türlü göremiyoruz ya:img-wink: "Nasılsa Ahmet'i anladılar, biz de Necdet'i anlaşılır kılmaya adayalım senaryomuzu" diye düşünüyorlar ve ortaya böyle bir hikaye çıkıyor demekki. Ama onlar inat ettikçe, biz de direniyoruz Necdet'in büyüklüğünü anlamamakta:)
Ne kadar fedakar(!) davranmış olursa olsun, ne kadar büyüklük yapacak olursa olsun, Necdet Yasemin'e "Güzide'den de ayrılmam, seni de bırakamam" tavrını gösterdiği gün benim için bitmişti. Olay Ahmet neyi, ne kadar hakediyor meselesi değil:img-wink:
Senaryoya ciddi anlamda kızmaya başladım. Durmadan Necdet de Necdet diye yazıldığı için değil, bir sürü olay yaşanırken herkes kendi derdinde takıldığı için. Bu kadar da soyutlanılmaz ki. Ahmet-Yasemin-Rüya ayrılık fasılları bitsin de işimize bakalım demiştim bi ara. Ama bunlar sadece ilk kısmı gerçekleştiriyorlar. Ahmet, neler yapıyor mesela fakültede? Ahmet'in hapse gireceği, işkence göreceği varsayımı misal.. Allahaşkına çok komik kaçmayacak mı? İşi gücü Yasemin ve Rüya olan bir adam neden siyasi görüşleri yüzünden hapse girsin? Ben Ahmet'te de hızlı bir apolitizasyon durumu seziyorum da, inanılmaz rahatsızım bu durumdan. Yeni korkum, Ahmet'i bu duruma getirip, Necdet'i üniversiteye sokmalarından.. Çok rica ediyorum, Necdet kadar siyasetle alakasız bir kişiliği bir de meydanlara atmayalım..
Son olarak, ne Necmettin sahnesinden, ne de Deniz Gezmiş'in kararlı konuşmalarından etkilendim. Her ağır çekim sahne ve fona yerleştirilen Zahit Bizi Tan'eyleme müziği aynı etkiyi yaratmıyor bünyemde.
Deniz'lerle ilgili kısımları forumda yazasım bile yok. Bu konularda hiç okumamış veya kulaktan dolma bilgilere sahip biri olsam(ki böyle insanlarımızın oranı çok yüksek ülkede maalesef), doğru dürüst birşey anlamazdım. Çok ciddiyim. Hatta "Şimdi bunlar neden Filistin'e gittiler?", "Asıl problemleri ne, bağırıp duruyorlar ama amaçlarının özü ne?", "Bu yola gerçekten neden başkoymuşlar?" vs vs şeklinde sorular oluşurdu kafamda. Eğer hikaye böyle devam ederse de, asıldıklarında söyledikleri son sözleri de "Bu ne alaka" şeklinde karşılayacak olanlar da olur, hiç şüphem yok. Elbette bu bir belgesel değil, ama ortada bir gerçek varsa, o gerçeğe nasıl ve daha da önemlisi neden gidildiği biraz daha ayrıntılı verilmeli. Yoksa, idam sahnesi bir ağır çekimle, bir de meşhur müziğimizle en fazla insanların gözlerini doldurur. Dizi ekibinde kimsenin amacının insanların gözünü açmak olduğunu sanmıyorum elbette, ama "Bu ülkede bu da yaşanmış" dedirtmeli. O kadar imkanı var bu senaryonun. Bitsin artık bu mükemmel Necdet ve büyük aşk Ahmet-Yasemin fasılları. İkisine de çok fazla inanan kaldığını sanmıyorum çünkü. Bırakalım artık "Ne büyük insansın" ve "O kadar seviyoruz ki, o kadar büyük bir aşk ki bizimki, ne fırtınalar bıdı bıdı" kısımlarını. Repliklerle olmuyor bu işler, biz inanacağımıza inanıyoruz zaten. Yaşanmışlıklarda derine inelim artık:img-wink:
Ordan oraya atlamışım. Kusuruma bakmayın:img-blush
Herkese iyi geceler:img-wink:

Yazdıklarına katılıyorum çanım...Ben de çoğu zaman bazı arkadaşlar karşı çıksa da bunu dile getiriyorum.Yani diziyi bu tarihle ilgili bilgisi olmayan birileri (ki bu sayı baya fazla)izlediğinde sol görüşün neden bu kadar dağlara çıkmaya varan bir sürece girdiğini anlamayacak.Tamam arkadaşları öldürülüyor ama bu dağa çıkma,Filistine gitme sebebi değil herhalde.Altında yatan daha derin şeyler var.Ama şu an diziye bakınca bu gençler meydanlarda bağırmaktan başka bir şey yapmıyor sanki,okulları bile bitmiyor baksanıza.Gerçi bi okuma belirtisi gösterdiklerini göremedik ama.sağ görüi bile daha net sanki,yani olayları belli vatan millet sakarya modunda her zamanki gibi vatan elden gidiyor şeklindeler,onu anlıyoruz.Yaşarın üzerinden o kısmı güzel veriyorlar,sade yani.Ama iş bizimkilere gelince karmaşıklaşıyor.Mesela son bölümde Deniz Gezmişin arkadaşıyla yaptığı görüş ayrılığı konusu.Denizler için çok önemli bir ayrımdı ama orada bunu göremedik.Öyle eee o zaman araştırılsın efendim demekle olmuyor bence.Bu dizi madem böyle zor bir tarihi anlatma misyonunda,kaba tabirle madem bunu kullanıyor o zaman hakkını verecek.Kullandığı o isimleri açıkça anlatacak,kötüsüyle iyisiyle...

askasurguncu
27-11-07, 13:08
ozet gelmemis henuzz
fragmanda aksama anca gelir
cok merak ediyorum bakalim neler olacak

badger
27-11-07, 13:23
Eveeett..Herkese güneşli ama soğuk bir Tiflis gününden merhaba!

Önce arkadaşlarımızın değindiklerine bir değinelim...:)

Dark_signçan dün akşamki yorumuna kısmen düşüncelerimi eklemiştim...ve son olarak sign ında bulunan Necdeath_ the Satan kısmına katılmadığımı söyleyerek, çünkü bu ifade onun için son derece fazla olur:img-wink:, olarak ben Necdethic_ the Pathetic olarak değiştirilmesini nacizane olarak öneriyorum..bknz: ben onu kötü sınıfına değil de zavallı sınıfına koyuyorum.

Odyssçan yorumlarının tamamına katılıyorum..Özellikle siyasi bölümle ilgili yorumlarını zaten aylardır burada yazıp çiziyoruz...ve tekrar haklısın! diyerek..buranın da bir an önce bir düzene ve özene kavuşmasını istiyorum.

veeee..Pelinsimçanın Arwen in anketinde cevapladığı Ali-Sevim ilişkisinin üstüne asıl yorumumu getirmek istiyorum..

Evet...Ali babasıyla erkek erkeğe yıllardır beraber yaşamasından ötürü..Sevim ile ilk başlarda yakın bir ilişki içine girme de çekinmiştir..çünkü bu tarz bir ilişkiyi hiiç yaşamamış..bknz:annesi doğduğunda ölmüş..Hayatında bir kadın modeli hiç olmamış...Burada bocalama geçirmesi son derece doğal..Artı bir de bizim Sevimli Sevimimiz hala olmak sıfatından başka, anne statüsünde hiç bulunmamış..zaten bu konuyla ilgili büyük bir çekincesi vardı...Bu durum Sevim açısından kamufle edilmeye çalışılsa bile ister istemez Ali tarafından başlangıçta mutlaka hissedilmiştir..ve tabii belli bir önyargı hafiften başlangıçta oluştu..
Allahtan son bölümde Sevimin hastalanması, Alinin bu konuda bu kadar hassas! olması ve birdenbire kaybetme korkusuyla aralarında oluşan bu buz tabakası kırıldı...:img-in_lo

Alinin ileride doktor olmasını diliyorum..Hassas ama soğukkanlı mizaçlı bir çocuk..ve zor durumlarda anında yapılması gerekeni yapacak kadar da becerikli..:img-icecr

goldrose
27-11-07, 13:36
Eveeett..Herkese güneşli ama soğuk bir Tiflis gününden merhaba!

Önce arkadaşlarımızın değindiklerine bir değinelim...:)

Dark_signçan dün akşamki yorumuna kısmen düşüncelerimi eklemiştim...ve son olarak sign ında bulunan Necdeath_ the Satan kısmına katılmadığımı söyleyerek, çünkü bu ifade onun için son derece fazla olur:img-wink:, olarak ben Necdethic_ the Pathetic olarak değiştirilmesini nacizane olarak öneriyorum..bknz: ben onu kötü sınıfına değil de zavallı sınıfına koyuyorum.

Odyssçan yorumlarının tamamına katılıyorum..Özellikle siyasi bölümle ilgili yorumlarını zaten aylardır burada yazıp çiziyoruz...ve tekrar haklısın! diyerek..buranın da bir an önce bir düzene ve özene kavuşmasını istiyorum.

veeee..Pelinsimçanın Arwen in anketinde cevapladığı Ali-Sevim ilişkisinin üstüne asıl yorumumu getirmek istiyorum..

Evet...Ali babasıyla erkek erkeğe yıllardır beraber yaşamasından ötürü..Sevim ile ilk başlarda yakın bir ilişki içine girme de çekinmiştir..çünkü bu tarz bir ilişkiyi hiiç yaşamamış..bknz:annesi doğduğunda ölmüş..Hayatında bir kadın modeli hiç olmamış...Burada bocalama geçirmesi son derece doğal..Artı bir de bizim Sevimli Sevimimiz hala olmak sıfatından başka, anne statüsünde hiç bulunmamış..zaten bu konuyla ilgili büyük bir çekincesi vardı...Bu durum Sevim açısından kamufle edilmeye çalışılsa bile ister istemez Ali tarafından başlangıçta mutlaka hissedilmiştir..ve tabii belli bir önyargı hafiften başlangıçta oluştu..
Allahtan son bölümde Sevimin hastalanması, Alinin bu konuda bu kadar hassas! olması ve birdenbire kaybetme korkusuyla aralarında oluşan bu buz tabakası kırıldı...:img-in_lo

Alinin ileride doktor olmasını diliyorum..Hassas ama soğukkanlı mizaçlı bir çocuk..ve zor durumlarda anında yapılması gerekeni yapacak kadar da becerikli..:img-icecr

Çanım,Ali ve Sevim konusundaki düşüncelerine katılıyorum.Tabii bir de Mehmet daha önce bir erkek çocuk yetiştirdiği için bu konuda belli deneyimleri de var,o sebeple onunla daha çabuk bir bağ kurması kolaydı Ali'nin.Bir de Sevim hemen samimi olunabilecek biri değil bence,yani önce araya belli bir mesafe koyan insanlar vardır ama bunu istemeden hayatın onlara dayattığı şekilde farkında olmadan yaparlar ve o duvarı aştığınız zaman da bambaşka,sıcacık bir insanla karşılaşırsınız.Sevimi onlara benzetiyorum önce mesafeli,otoriter ama sonra yumuşacık bir kalp:img-in_lo

arwen61
27-11-07, 13:41
alinin doktor olması güzel olurdu ama sevim ve mehmetten etkilenirse gazetecide olabilir hemde en acarından:img-wink:rüyada annesine benzediğinden muhtemelen oda sanata yönelecektir alın size harika bir birliktelik acar bir gazeteci ve bir sanatçı hem çok hareketli hemde naif bir yaşantıları olur hadi inşallah:img-in_lo

yaseminle ahmetin uyumuda iyi aslında ikiside etliye sütlüye karışmayan düzgün tipler gerçi ahmetin avukatlıktaki başarısı yaseminin karşısına geçince yerle bir oluyor ama çocuk sevdalı hemde en karasından:img-yes:

bari bu mesajımıda bir şarkıyla tamamlayalım ama tabi kendime yakışır bir biçimde yani dejenere ederek:)

kara sevda kara sevda
dedikleri daha ne olabilirki
kara sevda kara sevda
seni artık elimden kim alabilirki

ahmet dur yapma etme
deme sakın kaçma evlere
yakaladım artık affetmem seni
junıor olmadan bırakmam hiçbir yerlere:img-blush (iflah olmayan junıor emekçisi ben yine duramadımda:img-in_lo )

ASABİ
27-11-07, 14:26
Evet size katılıyorum nihayet Rüya Ahmete "baba" dedi.:happy0064 Necdet de sınava girdi yurt dışına gider diye beklerken o da ne İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümüne girdi:img-fear2 Böyle giderse ne Ahmet-Yasemin ve Rüya Necdetten kurtulur ne de Necdet onlardan kurtulur. Keşke Necdet gitseydi uzaklara Rüya da unuturdu Necdeti ooh:happy0064 Biz de mutlu olurduk:):) Necdet artık Yaseminin sülalesinden uzak dursun gitsin kendine bir sülale kursun onlarla ilgilensin LÜTFEN.

pelinsim
27-11-07, 14:47
ASABİ hoşgeldin canım:happy0064 nickinle hiç alekan yok kimin gözüküyorsun be ya:img-in_lo

Ya sahi arkadaşlar. necdetin kayıt olduğu üniversitenin boğaziçi olduğunu söylemiştiya Shevekçan. hani güzidede öve öve bitirememişti. o zaman ben tabi kudurdum yime " illaki fırsatını bulunca ne kadar zeki olduğunu sokacaklarya gözümüze (KÖR OLDU GÖZÜMÜZ HABİRE BİR ŞEYLER SOKA SOKA SENARİSTLEEERR!.) işte dedim şimdide boğaziçini kazandırtmışlar." sonra google'den araştırdım boğaziçi 1971 yılında kurulmuş. Robert Kolej arazisini vermiş ve devlette o yıl kurmuş. yani necdet 70'de kazandığına göre ve güzidenin "burası çok ünlü mezunlar verdi" dediğine göre bizim süperneco nereyi kazandı acep. yani o yıl istabulda kaç üniversite varki. İTÜ, İÜ var. çünkü marmara üniversitesi bildik üniversite biçimini 1982 yılında kazanmış. eski bir üniversite olan YTÜ ise Sosyal bilimlere 1983'te başlamış. eee! bizim süperneco nereye yazıldı acep?:icon_whis

bence yine o İÜ'ye yazıldı. güzidenin öyle bir yorum yapma nedeni de neco'nun ankara siyasalı istemesinden dolayı.

neco da ahmetin okulunda bencileyin :icon_whis

kapıdan kovdum, bacadan girdi/
tiridine tiridine tiridine bandım/
bir mumdur, iki mumdur, sonsuz mumdur/
yavri yavri huma kuşu yükseklerden seslenir/
kapat gözlerini kimse görmesin
:img-help::img-help::dance::img-fear2:fighting2troest:dito

goldrose
27-11-07, 15:00
Bundan sonra bizimkilerin cephesinde bunlar olacak çanlar...

20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulundu. Kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldı.


12 Mart darbesinin ilk günlerinde Yusuf Aslan ile birlikte Sivas'a gitmekte iken motorsikletleri bozuldu. Bir ihbar sonucu polislerin gelmesi üzerine çıkan çatışmada Aslan ile birbirlerini kaybettiler. Aslan o esnada, Gezmiş ise 16 Kasım 1971 salı günü Sivas'ın Gemerek ilçesinde yakalandı ve Kayseri'ye getirildi. Buradan Ankara'ya zamanın İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu'nun makamına götürüldü.

Mahkemesi 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu binası'nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Baki Tuğ savcılığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no'lu Mahkemesi'nde başladı ve 9 Ekim 1971 günü bitti. Deniz ve arkadaşları 16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.

Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi. İdama giderken imam istemedikleri bilinmektedir.Günahı olan imam ister günahı olmayan neden imam istesin ayrıca gömülürken imam gelmiştir.

ASABİ
27-11-07, 15:09
pelinsim hoş bulduk:img-wink: Ben koyu bir Yasemin düşmanıyım. Hiç bir şekilde onu görmeye tahammül edemiyorum. Ahmeti de Necdeti de seviyorum ama hangisini daha çok seviyorsun diye sorarsan Necdeti daha çok seviyorum bir o kadar da kızıyorum yani Necdete daha fazla kızıyorum Yaseminle olan ilişkisi yüzünden:img-yes: Kendini ne hale getirdi Ahmete de kızdığım noktalar gene Yasemin yüzündendir:) Benim Yaseminle büyük bir sorunum var:) her hali batıyor bana:img-cool2

ve kimse kusura bakmasın Yasemin Ahmet sahnelerine de dayanamıyorum:img-swoon

goldrose
27-11-07, 15:15
Ve o bizi önümüzdeki bölümlerde bekleyen acı sonda Deniz Gezmişin mektubu,okurken tüylerim diken diken oldu.Bunun gerçek olduğunu bilerek nasıl izleyeceğim bilemiyorum.En ilginci de ölüme bu kadar soğukkanlılıkla gidişi...Davasına olan inancı...:icon_sorr

Ölmeden önce ailesine yazdığı mektup :

Baba, bu mektup elinize geçtiğinde ben aranızda olmayacağım. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum.Fakat bu durumu metanetle karşılamanızı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye'de yaşayan Türk halkının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için gerekli talimatları avukatlarıma verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan hiç pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğin olanca ateşi ile kucaklarım. Oğlun Deniz Gezmiş.

arwen61
27-11-07, 16:18
Ve o bizi önümüzdeki bölümlerde bekleyen acı sonda Deniz Gezmişin mektubu,okurken tüylerim diken diken oldu.Bunun gerçek olduğunu bilerek nasıl izleyeceğim bilemiyorum.En ilginci de ölüme bu kadar soğukkanlılıkla gidişi...Davasına olan inancı...:icon_sorr

Ölmeden önce ailesine yazdığı mektup :

Baba, bu mektup elinize geçtiğinde ben aranızda olmayacağım. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum.Fakat bu durumu metanetle karşılamanızı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye'de yaşayan Türk halkının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için gerekli talimatları avukatlarıma verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan hiç pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğin olanca ateşi ile kucaklarım. Oğlun Deniz Gezmiş.

bu mektup gerçektende insanın tüylerini diken diken ediyor ne acı değilmi öleceğini bilerek ailene bunları yazabilmek ve olabildiğince güçlü durabilmek:(

davasına inanmış ve sonunun bu olduğunu bile bile korkmadan gitmiş tabi kaderine boyun eğmiş idam edilmiş gencecik bir insan iyiki artık bunlar yok bu tip olaylar insanı gerçektende çok üzüyor:icon_sorr

birde merak ettiğim deniz gezmişin ailesi yaşıyormu eğer yaşıyorlarsa şimdi neredeler hatırla sevgiliyi onun için izliyorlarmı belki anne-babası hayatta olmayabilir ama kardeşi yaşıyordur herhalde bilen bir arkadaşım varsa lütfen bilgi versin

goldrose
27-11-07, 16:27
Arwençan,Cemil Gezmiş yani Deniz Gezmişin babası,23 Haziran 2002'de İstanbul'da yaşamını yitirdi.
AİLESİ
Gezmiş ailesini özetle şöyle anlatabiliriz:
Baba: Cemil Gezmiş - İlkokul Müfettişi - Erzurumlu
Anne:Mukaddes Gezmiş - İlkokul öğretmeni - Rizeli
İki erkek kardeşi var:
1-Abisi Bora Gezmiş
2-Kardeşi Hamit Gezmiş


Bu da olayın dehşet boyutuna ışık tutuyor...

DENİZ Gezmiş'in ve arkadaşlarının avukatı Halit Çelenk, "genç fidanlardın idamını her platformda dile getirerek bu büyük trajediyi şöyle anlattı: "Ulucanlar Cezaevi'nin avlusunda kurulan darağacı, başgardiyanın odasının penceresinden net bir şekilde görülüyordu. Biz cezaevine geldiğimizde Deniz bu odaya alınmıştı ve pencerenin tam karşısındaki koltukta oturuyordu. Deniz'in biraz sonra can vereceği darağacı, tam karşısında duruyordu. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra Deniz'i darağacına çıkardılar. İnfaz sürerken, odaya Yusuf'u getirdiler. Yusuf, pencereden Deniz'in son nefesini verişini izledi. Yusuf infaz edilirken de, Hüseyin'i odaya getirdiler ve o da, Yusuf'un infazını saniye saniye gördü. Biraz sonra aynı darağacında ölecek birine, arkadaşının infazını seyrettirmekten daha ağır bir işkence olabilir mi?

İnfaz kesinleşince darağacında can vermenin ne kadar süreceğini düşündüm. Hukuk Fakültesi'nde okuduğumuz 'Adli Tıp' kitabında, asılarak ölümün birkaç dakika içinde gerçekleşeceği yazıyordu. Deniz'in infazını unutamıyorum. Deniz'in can vermesi tam 25 dakika sürdü.

badger
27-11-07, 16:43
sevgili Goldrose'um,

Asılarak ölmek son derece berbat bir şey...:icon_sorr
Nefessizlikten çok, boyun kemiğinin kırılmasıdır ölüm şekli...ve tabii ki dakikalarca o kırılmayı yaşamakta berbat bir şey..dann! diye düşüp te kırmak değil...Hele ki senin ölümünü izleyen arkadaşların için daha da berbat..sonucunda gözünün önünde biri can çekişerek ölüyor ...ve tabii en berbatı da o sonu senin de yaşayacağını bilmek...En cesurların cesaretini bile yokeder:icon_sorr

goldrose
27-11-07, 16:46
sevgili Goldrose'um,

Asılarak ölmek son derece berbat bir şey...:icon_sorr
Nefessizlikten çok, boyun kemiğinin kırılmasıdır ölüm şekli...ve tabii ki dakikalarca o kırılmayı yaşamakta berbat bir şey..dann! diye düşüp te kırmak değil...Hele ki senin ölümünü izleyen arkadaşların için daha da berbat..sonucunda gözünün önünde biri can çekişerek ölüyor ...ve tabii en berbatı da o sonu senin de yaşayacağını bilmek...En cesurların cesaretini bile yokeder:icon_sorr

Haklısın badgerçan,düşündükçe içim acıyor.Böyle bir olayın benim ülkemde olmuş olması,bu 3 gencin inandıkları bir dava yüzünden suçlanışları,işkence görmeleri ve davanın şimdi herkesin kabul ettiği şekilde YANLIŞ bir kararla sonlanması beni çok üzüyor.Bu konuyu ne kadar çok insan bilirse o kadar iyi...En azından Denizler niye bu sona gitmiş onu anlatsa dizi bana yetecek...:icon_sorr

garfieldd1905
27-11-07, 17:55
slm arkadaşlar..ben istanbul üniversitesinde okuyorum ve bugün bizim okulda hatırla sevgilinin çekimi vardı:)
deniz,deniz gezmiş,harun ve deniz in diğer arkadaşları falan vardı..
o zamanlar banka soymuşlar ya deniz gezmiş ve arkadaşları,bizim fakültelerden birini banka yaptılar ve bankaya girişlerini,kaçışlarını falan çektiler..eski arabalar,polisler falan çok güzeldi her şey..

tuncun
27-11-07, 18:26
birde merak ettiğim deniz gezmişin ailesi yaşıyormu eğer yaşıyorlarsa şimdi neredeler hatırla sevgiliyi onun için izliyorlarmı belki anne-babası hayatta olmayabilir ama kardeşi yaşıyordur herhalde bilen bir arkadaşım varsa lütfen bilgi versin


babası ölmüş ama annesi yasıyor hatta bizm mahallede oturuyor.annemin arkadasları ziyaretine gitmişti bnde cok istedeim aslında gitmeyi bigün gitmeyi düsünüorum.kardesleri hakkında bir bilgim yok

goldrose
27-11-07, 18:28
slm arkadaşlar..ben istanbul üniversitesinde okuyorum ve bugün bizim okulda hatırla sevgilinin çekimi vardı:)
deniz,deniz gezmiş,harun ve deniz in diğer arkadaşları falan vardı..
o zamanlar banka soymuşlar ya deniz gezmiş ve arkadaşları,bizim fakültelerden birini banka yaptılar ve bankaya girişlerini,kaçışlarını falan çektiler..eski arabalar,polisler falan çok güzeldi her şey..

Demek ki kaçınılmaz sona yaklaşıyoruz adım adım,işin kötüsü bizim harun ve deniz de idamla yargılama sürecine dahil olacak anlaşılan ama Rıza Bey gibi onlar da dönecek o sehpadan çünkü dizide sadece gerçek insanların ölümüne yer veriliyor...:icon_sorr

arwen61
27-11-07, 18:37
birde merak ettiğim deniz gezmişin ailesi yaşıyormu eğer yaşıyorlarsa şimdi neredeler hatırla sevgiliyi onun için izliyorlarmı belki anne-babası hayatta olmayabilir ama kardeşi yaşıyordur herhalde bilen bir arkadaşım varsa lütfen bilgi versin


babası ölmüş ama annesi yasıyor hatta bizm mahallede oturuyor.annemin arkadasları ziyaretine gitmişti bnde cok istedeim aslında gitmeyi bigün gitmeyi düsünüorum.kardesleri hakkında bir bilgim yok

demek annesi hala yaşıyor çok merak ettim şimdi ama eminim hatırla sevgiliyi izleyip oğlunu anıyordur

istanbul üniversitesindeki çekimlere göre demekki gençler adına önümüzde epey hareketli bölümler var denizle harunun soyguna karışmasına bakalım mehmet ve diğerleri ne tepki verecek ve tabi kaçınılmaz deniz gezmiş finali adım adım yaklaşmakta:icon_sorr

bir_adı_yok
27-11-07, 18:37
Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi. İdama giderken imam istemedikleri bilinmektedir.Günahı olan imam ister günahı olmayan neden imam istesin ayrıca gömülürken imam gelmiştir.

bu söz çok saçma..kimin günahı var kimin yok bunu kimse bilemz..hatta günahsız kul yoktur bence...
bu sözü d. gezmiş mi söylemiş yoksa senin düşüncen mi?...

jade09
27-11-07, 18:40
bu söz çok saçma..kimin günahı var kimin yok bunu kimse bilemz..hatta günahsız kul yoktur bence...
bu sözü d. gezmiş mi söylemiş yoksa senin düşüncen mi?...

bu sözü deniz gezmiş sölemiş asılma anında hiç bi şekilde imam istememiş hatta rivayet edilirki gömülmekte istememiş cesedimi yakın ve kimsenin bilmediği yerlere küllerini savurun demiş çünkü ona göre insan bedeninin bi önemi yoktur önemli olan tek şey düşünce beni öldürebilrisiniz ama düşüncelerimi asla dediği sölenir

goldrose
27-11-07, 18:42
bu söz çok saçma..kimin günahı var kimin yok bunu kimse bilemz..hatta günahsız kul yoktur bence...
bu sözü d. gezmiş mi söylemiş yoksa senin düşüncen mi?...

Deniz Gezmişler sözlemiş asılmadan önce ve orada anlatılmak istenen asılma sebepleri olan suçu kabul etmeyerek kendilerini devrim şehidi olarak görmeleri ve ben saçma bulmuyorum bu sözü.Ölmekte olan bir insanın psikolojisini de hesaba katmak lazım bu sözü irdelerken.Ayrıca inançlarını da sorgulayamayız kimsenin.

Messa
27-11-07, 18:43
Goldrose, eklediğin mektup Deniz Gezmiş'in ailesine yazdığı mektubun orijinali mi, yani eksik yada ilave falan yoktur değil mi? Gerçekten çok ama çok zor bir durum. Hem kendisi hemde ailesi için, ne kadar cesur durmuş ölüm karşısında. Son sözlerinde bile devrimcilikten bahsediyor "Devrimciliğin olanca ateşi ile..." mektubu okurken gözlerim doldu. Dizide izlerken nasıl olacağım kimbilir?

Harun'un gidip Işık ile Yaşar hakkında konuşması gereksiz di. Hiç böyle bir konuşma yapmamalıydı sadece mutluluk dilese yeterli olurdu. Bu saatten sonra Işık'ın evlilikten vazgeçmeyeceğini geçse bile kendisine gelmeyeceğini biliyor, kendisi de söyledi. Arkadaş olarak belki de bunu kendine son bir görev olarak gördü. Lütfen artık Harun aşk acısı falan çekmesin izlemek istemiyorum onu halde. Dizide yeterince aşk ve aşk acısı vs. var.

Asabi, arkadaşın 534 no'lu mesajına aynen katılmaktayım.

Defne ve Deniz ile olan konuşma sahnesi güzeldi, Işık'ı istemeye geleceklerini duyunca başını önüne eğmesi hariç. Artık bu kadar üzüntüye gerek yok... Hayat bu herzaman her istediğimiz olamayabiliyor, ve hayat devam ediyor. Kötü olan ise Harun tüm bunların farkında olan aklı başında bir genç ama senaristler inatla acı çektirme peşindeler. Lütfen kimse aşk acısı vs. demesin, anladık aşık olduğu kız başkası ile evleniyor ama ne yapacaksın???

Deniz G. ve Mustafa sahnleri de keyifle izlediğim sahnelerden biriydi. zaten artık diziyi siyasi yönü ve Harun için izler oldum. Eskiden Rüyanın Ahmet'i baba olarak kabullenmesini görmek için de izliyorum derdim, gördük. Rüya artık Ahmet'i annesiyle evlenmesine sevinecek kadar benimsemiş. Ahmet&Yasemin sahnelerine gerçekten tahammül edemiyorumm...

Işık'ı istedikleri sahnede neden dayısı ve yengesi yoktu? Rıza, pek haz etmedi gibi Yaşar'ın ailesinden, hadi hayırlısı diyelim. Yasemin'in olayında Almanya'dan Türkiyeye gelen Nezahat, hayatında ki en önemli anlardan biri olan kızının istenmesinde neden yoktu? :img-yes:

goldrose
27-11-07, 18:51
[QUOTE=Messa;5432453][CENTER]Goldrose, eklediğin mektup Deniz Gezmiş'in ailesine yazdığı mektubun orijinali mi, yani eksik yada ilave falan yoktur değil mi? Gerçekten çok ama çok zor bir durum. Hem kendisi hemde ailesi için, ne kadar cesur durmuş ölüm karşısında. Son sözlerinde bile devrimcilikten bahsediyor "Devrimciliğin olanca ateşi ile..." mektubu okurken gözlerim doldu. Dizide izlerken nasıl olacağım kimbilir?

Çanım,araştırdığım kadarı ile bu mektup orijinali,ekleme ve eksik yok.Ben Deniz Gezmişin tutuklandıktan sonra yaşadığı süreci anlatışını da okudum ve devrime olan inancı,daha önce devrimde ölen arkadaşlarına kendi canını borçlu hissetmesi,işkenceden bahsederken ki soğukkanlılığına hayret ettim,kim bu kadar olgun durabilir ölümün karşısında???
Mesela bir yerde diyor ki, çukurda sıkıştırdılar beni,teslim olmayıp son kurşunu kendime saklamayı düşündüm ama sonra bu kadar kolay bir ölüm istediğim için utandım,bir devrimci gibi ölmeliydim,arkadaşlarım gibi,başım dimdik diyor ve öyle teslim oluyor.Bir de bir devrimci için en zoru hapishanedir,eylemden uzak kalmaktır diyor.:icon_sorr

bir_adı_yok
27-11-07, 18:58
Deniz Gezmişler sözlemiş asılmadan önce ve orada anlatılmak istenen asılma sebepleri olan suçu kabul etmeyerek kendilerini devrim şehidi olarak görmeleri ve ben saçma bulmuyorum bu sözü.Ölmekte olan bir insanın psikolojisini de hesaba katmak lazım bu sözü irdelerken.Ayrıca inançlarını da sorgulayamayız kimsenin.

yanlış anlaşılmak istemem...bu güne kadar kimsenin inancını sorgulamadım....
mesela imam istememesine birşey demiyorum saçma da bulmuyorum..inanmıyor olabilir ve istememiş olabilir..beni hiç ilgilendirmez ve yadırgamam da...
ama benim günahım yok demek ve kendini devrim şehidi kabul etmek zıt olur..çünki birincisi inanca ters ikincisi ise inaçsal bir kavram..
insan neye inanıyor ve ya inanmıyorsa dile getirsin...kimseninde çıkıp sen niye inanıyorsun veya inanmıyorsun demeye hakkı yok..
ama karşısındaki insanı tanıyan biri yani inanıp inanmadığını bilen biri o insanı eleştirebilir veya uyarabilir..bu senin benimsediğin görüşe uyuyor ve ya uymuyor diye düşüncesini dile getirebilir...

mirka
27-11-07, 19:09
Evet asılarak ölüm çok korkunç. O mektubu okuduğumda ben de kendimi çok kötü hissetmiştim. Asılmasalar da yaşasalar şimdi nerede olurlardı acaba?

Gençlerde de tahmin edilenler oluyor anlaşılan. Deniz ve Harun idamla yargılananlar arasında olacaklar. Ne oluyordu sonradan? Afla mı çıkıyorlardı diğerleri? Bilgisi olan?

goldrose
27-11-07, 19:11
yanlış anlaşılmak istemem...bu güne kadar kimsenin inancını sorgulamadım....
mesela imam istememesine birşey demiyorum saçma da bulmuyorum..inanmıyor olabilir ve istememiş olabilir..beni hiç ilgilendirmez ve yadırgamam da...
ama benim günahım yok demek ve kendini devrim şehidi kabul etmek zıt olur..çünki birincisi inanca ters ikincisi ise inaçsal bir kavram..
insan neye inanıyor ve ya inanmıyorsa dile getirsin...kimseninde çıkıp sen niye inanıyorsun veya inanmıyorsun demeye hakkı yok..
ama karşısındaki insanı tanıyan biri yani inanıp inanmadığını bilen biri o insanı eleştirebilir veya uyarabilir..bu senin benimsediğin görüşe uyuyor ve ya uymuyor diye düşüncesini dile getirebilir...

Çanım yanlış anlamadım:)Ama devrim şehidi oldukları düşünceleri illa bizim anladığımız anlamda bir inancı gerektirmez,bu o yola kurban olmak gibi bir şey.Bir de şu andan o yılları anlamak çok zor.Ama sonuçta inandığı yolda genç yaşta yaşamını yitiren birileri var,inancı ne olursa olsun...Şu an söz hakları yok.Biz ne desek neyle suçlasak cevap veremezler ki...:icon_sorr

bir_adı_yok
27-11-07, 19:38
Çanım yanlış anlamadım:)Ama devrim şehidi oldukları düşünceleri illa bizim anladığımız anlamda bir inancı gerektirmez,bu o yola kurban olmak gibi bir şey.Bir de şu andan o yılları anlamak çok zor.Ama sonuçta inandığı yolda genç yaşta yaşamını yitiren birileri var,inancı ne olursa olsun...Şu an söz hakları yok.Biz ne desek neyle suçlasak cevap veremezler ki...:icon_sorr
suçlamak sorgulamak görevimiz değil zaten...
söylediğim sadece "o sözün bana göre doğru olmadığı" idi...
ama niçin söylemiş niçin böyle düşünmüş demiyorum...
...
anlamak anlaşılmak güzel goldroseçanım teşekkür ederim..

dark_sign
27-11-07, 19:38
Eveeett..Herkese güneşli ama soğuk bir Tiflis gününden merhaba!

Önce arkadaşlarımızın değindiklerine bir değinelim...:)

Dark_signçan dün akşamki yorumuna kısmen düşüncelerimi eklemiştim...ve son olarak sign ında bulunan Necdeath_ the Satan kısmına katılmadığımı söyleyerek, çünkü bu ifade onun için son derece fazla olur:img-wink:, olarak ben Necdethic_ the Pathetic olarak değiştirilmesini nacizane olarak öneriyorum..bknz