Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-24
Sayfalar :
1
[ 2]
3
4
5
6
7
8
9
10
11
neyse ben kaçtım artık
çok geç olmuş valla
sohbet etmek o kadar zevkli ki sizlerle vakit ne çabuk geçmiş anlamadım
iyi gecelerbye
İlk önce Umut Kurt'u kutlayarak başlayalım söze:good:Çok iyi oynuyor Yaşarı. Defne ondan özür dilerken o kafa kaldırışı, alttan alta sinsi bakışı, ezikliğini gizlemek ister gibi göğsünü germesi...çok iyi oyunculuk...
Hele ilk gecelerindeki uyuyuşu beni bitirdi. :) O ne doğal uyumaktır öyle. Pijamaları da cabası! Bir de az bir horultu ya da hırlama ya da ağız şapırdatma :img-hyste olsaydı tam olacaktı! Işık'ın uyanıp "Nerdeyim ben" oluşu da çok doğaldı. Belki o ortamı yadırgadı... Ama ilk defa uyunan bir evde hele de yeni evliyseniz gözünüzü açtığınızda bi afallarsınız! Hoş bir sahneydi. Hele etrafı süzüp ürktükten sonra dönüp Yaşar'a bakınca olduğu yeri unutup ona sokularak tekrar huşuu içinde uykuya dalması çok güzeldi. Aşk işte! Bu bir sihir bence! O yer yatağında da olsa, dünyanın en berbat ortamında da olsa sevdiğinin yüzü tozpembe bir dünya çizer insanın gözünde... :img-in_lo
İşte bu sihrin bozulduğu an Işık o yer yatağından yere çakılacaktır eminim ki! Yaşar'a kızıyorum. Yaptıkları nedeniyle ondan nefret ediyorum hatta. Ama aralarındaki şey herneyse güzel işte... Onlar adına güzel... Hak edip hak etmedikleri tartışılır ama kurmaya çalıştıkları dünya güzel... Ama dışardaki dünya güzel değil. Ve pişman da olsa o dünyanın çarkına ayak uyduran Yaşar cezasını da çekecektir. Ve malesef o küçücük mütevazi dünyası da sallanıp sallanıp belki de sonunda yıkılacaktır.
Keşke düzeltmenin bir yolu olsa... Ama Ahmet ve Yasemin'in kaybettiği 11 yılın dönüşü olmadığı gibi bununda dönüşü olmayacaktır.
Not: Mehmet'in ihbarı ile Yaşar'ın ihbarı asla eş değil. Ama Yaşar kendisini savunma noktasını burdan yakalayabilir gibi geliyor bana! Ha yer miyim? Tabi ki yemem ama Işık yiyebilir!!! :dito
İyi geceler! bye
Necdet konusundaki yorumların hepsini okudum. Yalnız necdetin yine ultra harika insan olduğunu savunan mesajları cidden çözemedim. Dilerim bunları yazan arkadaşlar bu mesajımı önyargısız okurlar.
Necdeti günahım kadar sevmem doğru. İlk bölümlerdeki hali, aşkını ifade edişi(her ne kadar yasemine direkt söyleyemese de) filan hoştu. O zamanlar severdim necdeti. Ama ahmeti kerimanla görüp de yaptığı yargısız infazdan sonra gözümden düştü. Ardından arkadaşım dediği ahmete tavırları, rüyayı gereksiz yere bu kadar sahiplenmesi gibi halleriyle iyice deli etmişti beni. Neyse eski defterleri açmaya gerek yok. Ama şu bölümde olanlar…Pes doğrusu dedirtti bana. Daha önce yaptıklarından bağımsız olarak düşünüyorum da kabullenemiyorum. Rüyaya ve yasemine bu kadar sahip çıkarken güzideye, doğmamış çocuğuna yaptıklarını aklım almıyor. Hadi erkekler neyse de Allah aşkına bayan arkadaşlar bari siz koyun kendinizi güzidenin yerine. Sevdiğiniz adamdan çocuğunuz olacağını öğreniyorsunuz. Bunu ona söyleyince tek tepkisi tepkisizlik oluyor. Tamam kimse hazır değilse sevinçten havalara zıplamasını beklemiyor. Ama karşısında da bu kadar tepkisiz ve kırıcı bir şekilde durmak zorunda mı? Daha önce yaseminle yaşadıklarını görmesek hak verebilirdim, 3-4 senedir bu kızla bir ilişkisi olmasına, son zamanlarda artık neredeyse sürekli onun evinde kalmasına, cinsel anlamda kullanmasına rağmen “ilişkimiz rayına oturmadı” gerekçesiyle çocuğu istememesini anlamaya çalışabilirdim.(gerçi ne zaman, nasıl oturacak orası da bir muamma) Güzideye olan tavrının yanında bu sözler çok hafif kalıyor bence.
Bir hatırlayalım. Yaseminin hamile olduğunu öğrenen Necdet ilk olarak “Evlenelim.” dedi. Necdetçi arkadaşlarımızın düşüncesine göre evlilik dışı çocuk doğurmasının ona ve ailesine getireceği utançtan kurtarmak için.(güzideyi bu utançtan kurtarmak için bir şey yapmadı ama ya neyse) Bence tamamen bir fırsat yakaladığı için. Neyse konu o değil. Yasemin başta kabul etmedi.Kürtaj olmayı düşündü. Bunu Necdet söylediğinde Necdet “Kürtaj çok önemli bir konu yasemin. O masada sakat kalanlar var, ölenler bile var.” diyerek itiraz etti. Yasemine dinletemeyince de fellik fellik güvenilir doktor aradı, yaseminin böyle özel bir sorunu teoyla paylaştı ve sonunda bir doktor buldular. Necdet yaseminin yanında gitti, yasemine bir kağıt imzalatmaya çalıştıklarında karşı çıktı, dışarıda ayıla bayıla yasemini bekledi kürtajdan vazgeçince de sevinçten delirdi. Yasemine ve kendinden olmayan bebeğe bu kadar özen gösterirken, kürtaja karşı çıkarken güzideye neden tek laf etmedi? Bundan 10 sene önce kendisinin olmayan bir çocuğa babalık yapmak için ortaya atlarken şimdi kendi çocuğunun kürtajı için sesini neden çıkarmadı?
Rüyayla babalık deneyimini yaşamış bir insan Necdet. Bunun getirisini götürüsünü görmüş. Yaseminin karnındayken Rüyanın tekmelerini sevinçle dinlemiş. Rüyayla yaşadıklarından ne farkı olacak bu bebekle yaşayacaklarının? Baba olmaya hazır olmaması bana saçma geliyor çünkü rüyayla bunca sene baba-kız gibi yaşamışlar. Bu deneyimi yaşamış bir insan buna hazır değilim diye nasıl kaçar? Ha diyorsa ki “Sevdiğim(!) yaseminin çocuğuna sonuna kadar sahip(!) çıkarım, babası gibi davranırım ama sevmediğim kadından kendi çocuğum olursa buna hazır değilim.” o zaman neden sevmediğin kadını, duygularını kullanıyorsun diye sormazlar mı adama?
Hadi tüm bunları geçtim. Kabul edelim ki hazır değil, güzideden çocuğu olmasını istemiyor. İyi de yaseminin hamileliğinde doktorlar ararken şimdi güzidenin yanında neden değil? Kürtaj gibi kadınlar için önemli bir olayda insan herhalde çocuğun babasının yanında olmasını ister değil mi? Güzide gitti bir doktora, randevusunu kendi aldı, kürtajına kendi gitti. Necdet çocuğu öğrendiği akşamın ertesi akşamı hiç çıkmadığı güzidenin evine gelmedi. Sevinmesi ikiyüzlülük olurdu diyor bazı arkadaşlar. Tamam sevinmesin ama bu çocuğu nasıl ki birlikte yaptılar kararı da birlikte almalıydılar. En azından hissettiklerini açıkça söyleseydi. “Güzide ben baba olmaya hazır değilim. Ama çocuğu aldırmak konusunda biraz düşünelim. Çok ani oldu. Aklım karışık.” deseydi karşısında bir laf bekleyen kadına karşı en azından kabalık etmemiş olurdu. Güzide de Meryem Ana değil ya. Güzide ani karar verdi diye eleştirenler var. Güzide en azından çocuğun babasına söyledi, ondan bir tepki bekledi, fikrini sordu “Başka bir yok var mı?” diye. Karşısında çocuğu istemediğini sözle olmasa da bu kadar belli eden biri varken elinden gelen buydu. Hem kendisi de söyledi “Buna alışmadan biraz önce kurtulmam lazım.” diye. Necdet hiçbir şey söylemedi ki. Güzide nereden bilsin adamın iki gün sonra fikrini değiştireceğini? Necdet biraz düşünelim bile demedi. O da düşündü ki Necdet bu bebeği istemiyor. Bu nedenle de hamileliğine alışmadan kürtaj yaptırmak istedi.
Sorarım size bayan arkadaşlar her şeyi bir kenara bırakın hanginiz hamilelik gibi bir haberi aldıktan sonra tek laf etmeyen, kürtajda yanınızda bulunmayan bir adamı daha fazla hayatında ister ki? Zor zamanlarında destek olmayacaksa, seni teselli etmeyecekse ne gereği var o ilişkinin? Hani derler ya kötü gün dostu diye. İyi günde herkes yanında olur ama önemli olan zor anlarında yanında olmak. Hatırlarsınız güzidenin annesini rahatsızlığı sırasında Necdet bir kere bile bırakın görüşmeyi aramamıştı bile. Sadece cenazeye geldi “Bir ihtiyacın olursa yanındayım.” dedi o kadar. Ondan sonra güzidenin evine ilk olarak “Biraz müzik dinleyebilir miyim?” diye gitti.
Böyle zamanlarda yanımda olmayacak bir insanı ben şahsen hayatımda istemem. Özellikle bayan arkadaşlar da ellerini vicdanlarına koyup iki dakika güzidenin düşürüldüğü durumu düşünsünler. Çocuğu istememesi bir yana kürtaja bari kendi götürseydi, destek olsaydı.
Dilerim özellikle necdeti savunan arkadaşlar sonuna kadar önyargısız bir şekilde okuyabilirler bu yazımı. İnanın söz konusu Necdet olduğu için değil bu yazdıklarım. İsterse aynı davranışı Ahmet, Harun, Mehmet veya Deniz sergilesin fark etmez. Bir bayan olarak güzideye yapılan muameleyi düşünerek yazdım bunları. Ne olursa olsun kürtaj gibi önemli bir konuda beni yalnız bırakan bir erkeği hayatımda istemezdim. Hele ki-güzide bunu bilmiyor ama-daha önce aynı durumda olan bir insana çooooook daha farklı şekilde davranmışsa bu kişi.
Son olarak güzidenin çok kırıldığını, evlenseler bile bu kırıklığın tamirinin olanaksız olduğunu bir funda arar şarkısıyla anlatayım.
Dertli bağrımda camdan bir kalp var
Artık dönsen de geçmez ki bu kırıklar
Yani bu saatten sonra kürtajdan vazgeçirse de, çok iyi babalık yapsa da kıorılan kırılmıştır, ilişkiden kopgiden gitmiştir. Geçmiş ola beyim...
Umarım derdimi anlatabilmişimdir. Sonuna kadar okuma sabrını gösterenlere şimdiden çok teşekkürler.:)
Selamlar arkadaşlarr,,
Tavuskuşuçan, yazını sonuna dek okudum ve bütünn duygularımı ve düşüncelerimi özetliyor tek kelamiyle, gerçi özet denemez uzun uzun yazmışsın eline sağlık:img-yes:
Bu konu sinirlerimi tepeme zıpırr zıpır zıplattı, Necdete ilk defa gerçekten sinir oldum, anlamadım ne yaptığını.Evet, Necdoeti çok seviyodum ama bu kadar da olmamalıydı.Şimdi büyük ihtimal Güzi zaten kendisi vazgeçtiği için çikacak,Necdeti görecek sarılacaklar vs vs. Ama Güzinin o akşamki arkasını döndüğündeki yüz hali..Asla unutamam..
Necdet bu kadarını yapmamalıydı.Yasemin'in bebeğini aldırma vs. döneminde doktoru bulan Yasemine iyi düşünmesini söyleyen çıkınca ona sarılan Necdet (ki ben çok etkilenmiştim o zamanlar) nerede?? Üstelik burada onu enn berbat dönemlerinde sallayan kendine getiren ona kendi hayatına sahip çikmasını söyleyen, onu sahiden çok seven Güzi söz konusuydu, küçük bi bebek söz konusuydu, Güzinin duyguları söz konusuydu.
Ben o acayip sahnelerin sırf Necdetin Güziyi gerçekten sevdiğini anlaması için yapıldığını düşünüyorum ama b.u mantık nası bi mantıktır anlamıyorum.Hiçç sevmedim bu bölümü, çok kırıldım..
Umarım bu sahneleri geride bıraktırabilecek bişiler olur, ben gerçekten bişilerin iyi gideceğine inanabilirim.Ama çok zor dediğiniz gibi.
Off offf, bendenr bu kadar, zaten yazılacak pek çok şey yazılmş..Bu bölümün tek iyi yanı, Ahmet ve Yasemin'in sonunda evlenip bu klişe ötesi bekleyişin bitmesi oldu, iyi de oldu..Off zaten Deniz Gezmişler de geldi Gemerek'e, beni bu dizi açısından çokk kötü bi bölüm bekliyo sanırım.Bi yandan Necdet-Güzi bi yandan Deniz Gezmiş'ler.Çok ağlayacağım açık
:icon_cry::icon_cry::icon_cry:
aslında önemli olan elinde her imkan varken zenginken seçebilme değilmi komünizmi
yani o rahat hayatı biliyorsun tatmışsın bir kere ama ona rağmen istiyorsunki gelir dağılımı eşit olsun özel mülkiyet olmasın...
fakirsen bunları düşünmek kolaydır
iyi dersin özel mülkiyet olmasın zaten mülküm mü var dersin
onun için bence denizin yaptığı bu açıdan çok önemli bence
yaşarın o bölümde dediklerini hatırlıyorum ama birde olaya bu açıdan bakması gerek
evet bence de yaşarın kişiliği oturmamış
yoksa bu yaptıkları başka türlü açıklanamazdı
ama defne özür dilerken hiç bu haltı yememiş tavrı beni delirtti resmen
deniz hakkında dediklerine katılıyorum:good:
bişi eklememe gerek bile kalmadı yani:)
yaşara gelnce;
ihbar ettiginin ortaya çıkıp çıkmıcagı konusunda şüpheye düşmeye başladım..
ya böyle giderse nası ortaya çıkcak gerçekten aklıma bişi gelmiyo.
umut kurt'u ben de begeniyorum ama yaşar'ı begenmiyorum.
ışık'ın pişman olup görmesini istiyorum ama benim derdim fakir olması falan degil,onun karaktersiz olması.yani ışık'ı harun'a layık bulmuyorum ama ışık'ı severdim,bu yüzden de kendisine yalan söyleyip kandıran ve ailede oluşunu kötüye kullanan biriyle de yaşamasını istemem..
Yaşar sanki o "bilinç çevre koşullarından etkilenir" tezine göre şekillenmiş. Anadolu'da bir köyde belki de çevresinde ülkücü ağabeylerinden başkası yoktu ona kafa kol yapan? Ne bileyim. Tamam, Harunda aynı köyden ama o çocukken çıkmıştı oradan. Galatasaray Lisesine geldi. Galatasaray'ın solcu abi muhabbeti de, kitaba bilgiye ulaşma imkanı da, yol göstericisi de (aydın, entelektüel, solcu, en zından demokrat) hoca sayısı da malum...Yani o farklı.
Yaşar kendince sorguluyor sanki, son bir iki bölümdür. O çocuğu dövmesinin direk ideolojik duruşuyla da ilgisi yoktu sanki. Harunla konuşmalarını hatırlayalım. Senin arkadaşlarının tuzu kuru diyordu. Onun içinde kalan en büyük dert şehirli, k. burjuva çocukları olması sanki devrimcilerin.
Yani en azından ekrana yansıyan bu:img-cool2.
Kişilik çatışması daha bariz onda. Oturmamış sanki. Yoksa mesela arkadaşı Metin gibi, tipik bir ülkücü kafası yok gibi. Onun kadar solid değil yani. Ama yalancılığı ve sinsiliği, kişiliğinin oturmadığının ve komplekslerinin bir dışavurumu sanki.
Çözemedim.
Ama onda o hırs varken, zaten devir de onların devri olacak, hele hele 80'den sonra, alır başını gider Yaşar. Ahmet geri alamz belki Yasemine adadaki evlerini ama Yaşar Işığa alabilir. Yükünü tutacak o...
Yani, fakirlik değil mesele. Işığın onun karakterindeki fakirliği anlaması lazım. Ama zor görünüyor.:img-cool2
aslına bakarsanız ben de yaşşarın erdemii olarak görüyorum kendini ssorgulamasını, yaptıklarını sogulamasını. çünkü deniz de yok bu. körü körüne gidiyor. harun öyle gelmiyor. ama deniz sırf macera için orada gibi. birşekilde birşeyler duymuş, inanmış ve kendini vermiş. ama sıfır muhakeme.denizi kurgusal olarak oraya koydukları o kadar belliki. daha çocuk. olgunluk namına elinde hiç bir şey yok. defneyi zaten sürükledi sonuna kadar. diğer arkadaşları ısrar etmese defneye git de demezdi, desede defnenin hayırına yenik düşerdi. deniz daha çocuk bence.bir oyun oynuyor ama farkında bile değil.
bende anketi cevaplıyayım
1) yeni evleri ve hayatları sizce ışık ve yaşar arasında sorunlar yaratacakmı ?
bence yaratacak aşkın o büyüsü bittiğinde ışık gerçekleri görmeye başlayacaktır şu an çok yeniler bekleyip görelim
2)denizin babasıyla konuşmalarını nasıl buldunuz ?
deniz ve babasının konuşmalarını her zaman çok duygusal buluyorum gözlerim dolu dolu izledim en etkilendiğim sahnelerden birisiydi
3)aylanın hastahaneden çıktıktan sonraki hali sizce nasıldı?
duygusal yorgunluğunun yanında artık toparlanmaya başladığı görülüyordu ayla için üzüldüğümü belirtmeliyim
4)güzidenin hamileliğine necdetin verdiği tepkiyi ve sonrasında güzidenin aldığı kürtaj kararı sizce doğrumuydu?
necdet her zamanki necdet işte kendisinden hiç bir zaman hoşlanmadım bunu tekrar ispatladı işte, birlikte olduğun kadına sahip çıkmayacaktında neden yıllarca güzideyi kullandın o kadını ne duruma soktun ayıp, erkeklik insanlık sadece yasemine sahip çıkmakla ahmetin bebeğine sahip çıkmakla olmuyor burada bazıları o zaman necdeti alkışlamışlardı bravo diye o kişiler şunu iyice anlamalılar ki necdet sadece çıkarları doğrultusunda hareket eden birisi işine gelince sahiplenir işine gelmezse (güzideye baktığı gibi )aval aval bakar çıkarcı necdet
evet güzidenin kararı doğrudur böyle bir erkekten çocuk doğurupta ne yapacak
5)deniz gezmiş ve arkadaşlarının yakalanma ve hapis süresince sizce deniz ve harunun durumu ne olur?
onlar da yakalanıp idam cezasıyla yargılanacaklardır sonra cezaları hapis cezasına dönecektir
6)denizlerin tutukluluk döneminde sice ahmet avukatlıklarını üstlenip bu davada bir rol alabilirmi?
eğer başına bir iş gelmezse (tutuklanmak gibi) mutlaka bir rol alır
7)defnenin yaşardan özür dilemesini nasıl buluyorsunuz ?
defne yaşarı hiç sevmesede ona haksızlık yaptığını düşündüğü için özür dilemesi bence çok onurlu bir davranış . karşısındaki bunu hak etmesede güzeldi
8)sizce necdet güzideye engel olabilecekmi eğer olursa devamında bir evlilik olurmu yoksa necdet güzideden uzaklaşır mı lütfen tahminlerinizi yazınız
umarım engel olamaz ve güzide o çocuğu aldırır ve necdette yıllarca vicdan azabından kıvranır vallahi engel olurda devamında evlilik olursa kendi bilecekler bir iş o zaman güzidede gözümden çok düşer
necdettende bööhh geldi artık
9) yaseminle ahmeti nikahtan önce ziyaret eden aylanın bu hareketi ve sözleri sizce nasıldı ayrıca anadoluya gidiş kararı doğrumuydu?
ben ayla karekterini her zaman sevdim çok iyi bir davranıştı hem onları rahatlatmak açısından hemde kendisinin aşkına veda etmesi açısından önemliydi artık hayatında yeni bir sayfa açarken bu veda gerekliydi
ahmetide çok takdir ettim (her zamanki gibi:img-wink:) aylanın ne yapmak istediğini anladığı için
evet anadoluya gitmesi doğru bir karar
10)yaseminle ahmetin evlilik süreci bundan sonra nasıl olur sizce YAR ailesini neler bekliyorlütfen tahminlerinizi yazınız
umarım iyi sekilde ilerler bunca acıdan sonra mutluluğu hak ettiler sanırım özellikle ahmet
siyasi olaylardan etkileneceklerdir ama aşkları bunun üstesinden gelecektir diye umut ediyorum.
anket için teşekkürler:good:
deniz hakkında dediklerine katılıyorum:good:
bişi eklememe gerek bile kalmadı yani:)
yaşara gelnce;
ihbar ettiginin ortaya çıkıp çıkmıcagı konusunda şüpheye düşmeye başladım..
ya böyle giderse nası ortaya çıkcak gerçekten aklıma bişi gelmiyo.
umut kurt'u ben de begeniyorum ama yaşar'ı begenmiyorum.
ışık'ın pişman olup görmesini istiyorum ama benim derdim fakir olması falan degil,onun karaktersiz olması.yani ışık'ı harun'a layık bulmuyorum ama ışık'ı severdim,bu yüzden de kendisine yalan söyleyip kandıran ve ailede oluşunu kötüye kullanan biriyle de yaşamasını istemem..
malesef banada ortaya çıkmayacak gibi gelmeye başladı
ortaya çıkmazsa kahrolurdum
ama artık o kadar da önemli değil benim için
ben defnenin yaşardan pişman olup özür dilemesinden ve yaşarın yüzsüz yüzsüz bunu kabul etmesinden korkuyordum
nitekimde oldu ama defne bunu o kadar güzel yaptı ki
korkum yersiz çıktı ama yaşar yine yüzsüzlüğünü yaptı
sude_burcu 06-01-08, 11:55 heeey uzun zamndan sonra tekrar burdayımm :):)
bakıyorum da değişen pek bişi yok :(
neysee efendiimm neciideetimiz sonunda baba oluyor!!! doğacak çocuk çok şanslı vallaa necdet gibi mükemmel bir babası olucak :img-yes:
sanırım rüyanın kıskançlık triplerini de izleriz ilerki bölümlerdee
doğacak cocuğun adını umut koydum ben :D:D
eveet sonunda necdetimiz gercekten baba oluyor...eminim cok sevecek cocugunu ve eşini...evet bi saskınlık yasadı ama o insani bi tepkiydi ve yine eminim guzi ye kendini affettirecek:img-wink: kim ne derse desin necdet o dizinin en dogal karakteri...elestirenlere de cevap vermeyecegim artık sadece kendi savundukları karakterlere bakmalarını tavsiye ederim...keske bu kadar elestirilen necdetin ruyaya gosterdigi ilgi ve sefkatin milyonda birini ahmet öz kızına gosterse ama demek ki senaristler bile necdet-ruya ikilisini daha sıcak buluyor ki dogru durust ahmet-ruya sahnesi yok:) ama onlar yaseminle bayatlamıs asklarını yasasınlar di mi ne gerek var cocuga ayak bagı sadece:) neyse bana ne ya biz necdetciler mutluyuz sonunda necdetimiz cidden baba oluyor :happy0064 hatasını anladı ve guzinin pesinden gitti bu bize yeter:img-wink:
Anketi de yanıtlayayım bari gelmişkenn :)
1-)yeni evleri ve hayatları sizce ışık ile yaşar arasında sorunlar yaratacak mı?
Evin kötü şartlarının çok büyük sorun olacağını sanmıyorum, Işık ve Yaşar birbirlerini ve beraber olmayı seviyorlar, şartlar bunun önüne geçmez ama Işık yavaş yavaş Yaşarın siyasi işlerini vs. keşfettiğinde biraz sallanabilir bu iş, ama Işık Yaşarı terk etmez hiç bi zaman.Çok seviyo onu, hem de çok saftirik, affeder ne olursa olsun..
2-) denizin babasıyla konuşmalarını nasıl buldunuz?
Çokk beğendim, çok etkilendim..Bu bölümdeki en sıcak sahnelerden biriydi bence..
3-) aylanın hastaneden çıktıktan sonraki hali sizce nasıldı?
Sevindim Ayla adına, kimsenin bi aşk yüzünden aciz kalmasını, kişiliğini ve kendi hayatını yaşama şansını tepmesini istemiyorum bu dizide..Ayla kurtuldu artık, umarım mutlu olur..
4-) güzidenin hamileliğine necdetin verdiği tepkiyi ve sonrasında güzidenin aldığı kürtaj kararı sizce doğrumuydu?
Öncelikle Güzide zaten o çocuğu aldırmayacak, burası kesin bence.Ve zaten o sahnelerin de Necdetin neler kaçırmış olabileceğini farketmesi için yapıldığını düşünüyorum.O çaresizce beklediği bir kaç dakika, o koşuşu onun aklını tamamen başına getirmek amaçlı yapıldığına inanıyorum.
Necdetin verdiği tepkiye gelince ona ilk kırgınlığımı atlattıktan sonra şimdi daha mantıklıca düşünüph yazıyorum :
Necdetin çocuğu istememesi ve kendini buna hazır hissetmemesini anlayabilirim ama ona kızdığım şey, Güzideyle ilişkilerinin hala oturmamış olduğunu söylemesi.Eğer oturmadıysa bu çocuk leyleklerce de getirilmediğine göree ortada çok büyük bi sorun var demektir.Yasemine ve o süreçteki verdiği tepkilere ve Güzi olayına baktığımda aradaki yoğun ilgi farkının nedeni, Necdetin Yasemini o zamanlar gerçekten çokk sevdiği ve Güziye karşı bu kadar büyük bi aşk beslemediğidir bence.Ama ben zaten bunu biliyodum, zaten çok büyük bi Necdet-Güzi aşkı var da demiyodum.Dediğim tek şeyy, Güzi ve Necdetin birbirlerine iyi birer hayat arkadaşı olabilecekleri çünki zaten pek çok şeyi paylaştıklarıydı..
Neyse konruyu değiştirmeyeyim, Necdetin kendine gelmesi için bu olayın bir dönüm noktası olacağı ve bunun senasitlerce böyle kurgulandığını tahmin ettiğim ve buna inandığım için Necdete iyi oldu bu diye düşünüyorum.
Aslında istediğim Güzinin kendisi olup,, Necdeti süründürme evresine geçmesi.Necdet anlamalı Güzinin hayatın (senaristlerin :))ona verdiği ne kadar anlamlı ve değerli bi hediye olduğunu..Hadi Güzii , bana kendine ve Necdete bi iyilik yap, git yine bi yeree,ama sonra yine gel :)
Sizi hala seviyorum:img-icecr
Güzinin kürtaj kararına gelince,,zaten kürtaj olayının gerçekleşeceğine inanmıyorum ama ilk etapta Necdetin bu tepkisiyle karşılaşınca mecbur kaldı, Necdet Güziye kendini affetirmenin bi yolunu bulsunn,, ben hiç o kadar üzgün biri görmedim o dizide yaa, ne kadar kötüydü.
Benim hayalimde bi süründürme evresi var ama olacağını da hiçç sanmam, bence Güzi koşarak çıkacak,Necdet tıpkı Yasemine yaptığı gibi sarılacak Güziye, tabi Güzi aşık Necdete ağlayacakkk, barışacaklar, evlenecekler ve sonsuza dek mutlu yaşayacaklar.Ama Güzi gitsin bi süre bence, ben senarist olsam öyle yapardım:img-yes:
5-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının yakalanma ve hapis sürecinde sizce deniz ve harunun durumu ne olur?
Deniz ve Harun bi hapis sürecinden geçerler, ama bunun dışında Denizlerin idamı ikisini de psikolojik olarak çok derin sarsacaktır bence, yıllar sonra düşündüklerinde bile içleri sızlayacaktır:icon_sorr
6-) denizlerin tutukluluk döneminde sizce ahmet avukatlıklarını üstlenip bu davada bir rol alabilirmi?
Bence rol alacaktır aktif olarak, hatta hapse girmesi bile söz konusu olabilir..
7-) defnenin yaşardan özür dilemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Defneyi çok seviyorum ben yaa, özür dilemesi ama Yaşara yine de güvenmediğini söylemesi o kendinden emin tavrı, düğünde bile olsa Denizi düşünmesi çok hoş şeyler, zaten bu bölümün lafını da o etti.."Kalbimle yaptıklarımla inandıklarımla yanındayım" dedi Denize vayy bee :)
8-) sizce necdet güzideye engel olabilecekmi,eğer olursa devamında bir evlilik olurmu yoksa necdet güzideden uzaklaşırmı lütfen tahminlerinizi yazınız.
Necdet oraya engelleme amaçlı gelmişti zaten ama Güzi içeride kararı vererek vazgeçmişti bu işten..
Ben Güzinin Necdeti orada görünce zaten affedeceğini düşünüyorum.bu açıdan Güziyi Ahmete benzetiyorum ben, O da Yasemini her şeye rağmen affetti çünki gerçekten seviyodu, Güzi de o hesap, Necdeti çok seviyo ve affedecek, onlar da yollarını bulacak mutlu olacaklar diye düşünüp mutlu olma çabalarındayım şu sıralar..
9-) yaseminle ahmeti nikahtan önce ziyaret eden aylanın bu hareketi ve sözleri sizce nasıldı ayrıca anadoluya gidiş kararı doğrumuydu?
Aylayı bu bölüm gerçekten takdir ettim, yaptığı her şey doğruydu bu bölümde..
10-) yaseminle ahmetin evlilik süreci bundan sonra nasıl olur,sizce YAR ailesini neler bekliyor lütfen tahminlerinizi yazınız.
Ahmet-Yasemin TV ekranlarının en talihsiz esas oğlan-esas kızı olmaya devam edecekler bence, çünki Ahmet karışan hareketlenen siyasi olaylar nedeniyle Ankara yollarını aşındıracak ve belki de hapbe düşecek.Ama olsun, onlar özellikle Yasemin zaten enn acı çektiği anlarda bile Ahmeti sevmekten hep mutluluk duymuşytu, yine duyar.Bu saatten sonra onlar bi aile olarak herşeyi atlatırlar diye düşünüyorum..
Anket için çok teşekkürler arwençan,, iyi günler hepinizebye
Bebişş editi : Bence de bebiş çok şanslı çünki Necdet gibi bi babası olması çokk güzel bişi, Necdetin baba sahnelerine bayılıyodum, bu kötü günler geride kaldığında ve Necdet gerçekten gerçeği anladığında biz de (Necdet_Foreverr'cılar) gönül rahatlığıyla izliycez Necdet'i, bebişi ve Güzişi..
Ama önce Necdetin biraz çekmesi geretiğini halaa savunuyorum, biraz kendine gelsin diye..
Söylemeyi unuttum yaa, bebiş daha da şanslı çünki Güziş gibi bi annesi olacak, şeker, pozitif enerji dolu, becerikli, sıcak ve sahiden kültürlü, kendini geliştirmiş:happy0064
malesef banada ortaya çıkmayacak gibi gelmeye başladı
ortaya çıkmazsa kahrolurdum
ama artık o kadar da önemli değil benim için
ben defnenin yaşardan pişman olup özür dilemesinden ve yaşarın yüzsüz yüzsüz bunu kabul etmesinden korkuyordum
nitekimde oldu ama defne bunu o kadar güzel yaptı ki
korkum yersiz çıktı ama yaşar yine yüzsüzlüğünü yaptı
ya bu çocuk ışık'a o kadar şey söyledi işte benim yapmış olabilcegimi bi an bile olsa dşündün biliyorum falan dedi,defne'ye karşı da öyle pişkin pişkin bakışlar attı,tamam ortaya çıkmadı ama bari üste çıkmasın ya!
bunu ögrendiginde ışık'ın ifadesini merak ediyorum.yani ailesindeki herkese karşı kendinden çok emin olarak savundugu kişinin kendisine bile o kadar yalan söyledigini ögrendiginde napcak merak ediyorum ama bence yaşar yine bi şekilde affettircektir kendini ne de olsa onlarınki büyük aşk:icon_whis
anam sizede put nejdetinizle mutluluklar:img-hyste
birazda piskopat ama olsun gayrı:img-icecr
dedim ya nejdet rüyayı seviyor kendi çocuğunu istemiyor
bu çok söylendi yine söyleyelim yok nejdetin sevmesi için çocuk illahi ahmetten olacak
nejdet baba olsa nolacak sevmediği bir kadından çocuğu olacak
bak üzüldüm şimdi:img-icecr
ya bu çocuk ışık'a o kadar şey söyledi işte benim yapmış olabilcegimi bi an bile olsa dşündün biliyorum falan dedi,defne'ye karşı da öyle pişkin pişkin bakışlar attı,tamam ortaya çıkmadı ama bari üste çıkmasın ya!
bunu ögrendiginde ışık'ın ifadesini merak ediyorum.yani ailesindeki herkese karşı kendinden çok emin olarak savundugu kişinin kendisine bile o kadar yalan söyledigini ögrendiginde napcak merak ediyorum ama bence yaşar yine bi şekilde affettircektir kendini ne de olsa onlarınki büyük aşk:icon_whis
valla ışık bir somurtur iki somurtur affeder gibi geliyi bana
ışıkın huyu bu çünkü
ama asıl sorun ortaya çıkacak mı?:bilmim
valla ışık bir somurtur iki somurtur affeder gibi geliyi bana
ışıkın huyu bu çünkü
ama asıl sorun ortaya çıkacak mı?:bilmim
hani bi tane adam vardı ya hs'deki yaşar benim diyen,işte o yardım ediyomuş yaşar sahnelerinin senaryolarına ve kendi hatalarını yaşar'a yaptırmıyomuş..
yani bu durumda olayların yaşar'ın lehine gelişcegini düşünüyorum ben tabi bilemem böyle mi olur ama ortaya çıksa da çıkmasa da yaşar iyi ve sevilen çocuk olarak kalcak naparsa yapsın!
hani bi tane adam vardı ya hs'deki yaşar benim diyen,işte o yardım ediyomuş yaşar sahnelerinin senaryolarına ve kendi hatalarını yaşar'a yaptırmıyomuş..
yani bu durumda olayların yaşar'ın lehine gelişcegini düşünüyorum ben tabi bilemem böyle mi olur ama ortaya çıksa da çıkmasa da yaşar iyi ve sevilen çocuk olarak kalcak naparsa yapsın!
belkide yaşarın kişiliği tam olarak oturur ve bizim de seveceğimiz bir hal alabilir
bak oda olabilir
yaptıklarından pişmanlık duyabilir
ben en çok neye kızıyorum
sanki o ihbar olayında hiç pişmanlık duymamış gibi geliyor bana
yani o gün yakalansalardı vur emriyle aranan deniz vurulsaydı ne olurdu
yaşar o vakit pişman olurmuydu onuda bilemiyorum
belkide yaşarın kişiliği tam olarak oturur ve bizim de seveceğimiz bir hal alabilir
bak oda olabilir
yaptıklarından pişmanlık duyabilir
ben en çok neye kızıyorum
sanki o ihbar olayında hiç pişmanlık duymamış gibi geliyor bana
yani o gün yakalansalardı vur emriyle aranan deniz vurulsaydı ne olurdu
yaşar o vakit pişman olurmuydu onuda bilemiyorum
eet zaten pişman olsaydı eger böyle trip yapmazdı ve haklı görünmeye çalışmazdı.
ya bi insan aşık oldugu kızın kuzenini hatta yasemin falan da vardı işin içinde bütün ailesini etkilicek şekilde bi ihbarda 'bi dk bile düşünmeden,duyduğu anda telefona koşarak' bulunabilir mi?!
madem her şeyden bu kadar önemli senin düşüncelerin o zaman bu kızla evlenmeseydin,onun evinde yaşayıp,ailesinin yüzüne gülüp de arkasından işler çevirmeseydin.evlilikleri de zaten sözde,gööya aşıklar ama hiç düşünmeden sıkılmadan gittiği yerle ilgili bile yalan söyleyebiliyo..
eet zaten pişman olsaydı eger böyle trip yapmazdı ve haklı görünmeye çalışmazdı.
ya bi insan aşık oldugu kızın kuzenini hatta yasemin falan da vardı işin içinde bütün ailesini etkilicek şekilde bi ihbarda 'bi dk bile düşünmeden,duyduğu anda telefona koşarak' bulunabilir mi?!
madem her şeyden bu kadar önemli senin düşüncelerin o zaman bu kızla evlenmeseydin,onun evinde yaşayıp,ailesinin yüzüne gülüp de arkasından işler çevirmeseydin.evlilikleri de zaten sözde,gööya aşıklar ama hiç düşünmeden sıkılmadan gittiği yerle ilgili bile yalan söyleyebiliyo..
çok haklısın valla
ben yaşar yüzünden defne ve ışıkın arkadaşlıklarının bitmesine de üzülüyorum
tamam ışıkı yaşarla ayrılsa da almayacağım haruna ama defneyle arkadaşlıkları iyiydi
sonuçta yaşarın dediğin gibi düşünceleri çok önemliydi madem evlenmeyecekti
yaşar her ne kadar mehmeti kaçırıp döven grupu ilk başlarda sevmesede artık o grubun içinde ve ona rağmen mehmetin yüzüne gülüyor
ihbar ederken bir kere bile duraklamaması cabası
ben dedim bir an olsun bekledim belki yapmaz son anda dedim içimde hala eski yaşar vardı o ana kadar bir nebzede olsa ama o gün bitirdi
çok haklısın valla
ben yaşar yüzünden defne ve ışıkın arkadaşlıklarının bitmesine de üzülüyorum
tamam ışıkı yaşarla ayrılsa da almayacağım haruna ama defneyle arkadaşlıkları iyiydi
sonuçta yaşarın dediğin gibi düşünceleri çok önemliydi madem evlenmeyecekti
yaşar her ne kadar mehmeti kaçırıp döven grupu ilk başlarda sevmesede artık o grubun içinde ve ona rağmen mehmetin yüzüne gülüyor
ihbar ederken bir kere bile duraklamaması cabası
ben dedim bir an olsun bekledim belki yapmaz son anda dedim içimde hala eski yaşar vardı o ana kadar bir nebzede olsa ama o gün bitirdi
ben de tam söylerken kapatır,ne de olsa digerlerinden farklı o diye düşünmüştüm ama arkadaşlarından bi farkı olmadıgını gösterdi orda.
eet ya harun'la zaten arkadaş bile olamazlar artık,ama defneyle en yakın arkadaşlardı ve böyle biri için onlardan vazgeçti ışık,ona ragmen deniz ona sarıldı (ayy bak düşününce bile duygulandım:img-blush) ama hanımefendi defne'nin gerçekleri bilmeden büyüklük göstererek özür dilemesini hakaret olarak yorumlıcak kadar nefretle dolmuş demek ki!orda deniz ona vedalaşma havasında sarıldı bunun farkındadır eminim ve defne'ye destek olup barışma çabaları göstercegi yerde (içinde biraz sevgi kaldıysa böyle yapardı,defne de kötü bi tepki vermezdi bence) gitmiş yaşar'ı savunuyo hala hatta yaşar'dan önce başlıyo arkasından konuşmaya..
ben de tam söylerken kapatır,ne de olsa digerlerinden farklı o diye düşünmüştüm ama arkadaşlarından bi farkı olmadıgını gösterdi orda.
eet ya harun'la zaten arkadaş bile olamazlar artık,ama defneyle en yakın arkadaşlardı ve böyle biri için onlardan vazgeçti ışık,ona ragmen deniz ona sarıldı (ayy bak düşününce bile duygulandım:img-blush) ama hanımefendi defne'nin gerçekleri bilmeden büyüklük göstererek özür dilemesini hakaret olarak yorumlıcak kadar nefretle dolmuş demek ki!orda deniz ona vedalaşma havasında sarıldı bunun farkındadır eminim ve defne'ye destek olup barışma çabaları göstercegi yerde (içinde biraz sevgi kaldıysa böyle yapardı,defne de kötü bi tepki vermezdi bence) gitmiş yaşar'ı savunuyo hala hatta yaşar'dan önce başlıyo arkasından konuşmaya..
zaten sinsi sinsi dinleyişii beni sinir etmeye yetti
o lafta delirtti
birde yaşarın gamsız gamsız boşver demesi yok mu:dito:fighting2
ben hep düşünmüşümdür bir erkek veya bir kadın için en sevdiklerini karşına alarak onu seçmeye değer mi
çevremde gördüğüm kadarıyla değmiyor
en azından ışık biraz bekleyebilirdi bu evlilik kararı için
daha doğru dürüst tanımıyor bile yaşarı
zaten sinsi sinsi dinleyişii beni sinir etmeye yetti
o lafta delirtti
birde yaşarın gamsız gamsız boşver demesi yok mu:dito:fighting2
ben hep düşünmüşümdür bir erkek veya bir kadın için en sevdiklerini karşına alarak onu seçmeye değer mi
çevremde gördüğüm kadarıyla değmiyor
en azından ışık biraz bekleyebilirdi bu evlilik kararı için
daha doğru dürüst tanımıyor bile yaşarı
ya harunun arkadasıydı o ve harun ışık'a yaşar'la ilgili bildiklerini anlattı ama dinleyen kim:icon_whis
çevresindeki herkes ona aynı tepkiyi verdi ama o düşünmek yerine gitti hemen evlendi nası bi mantık ya,aşk mı şimdi bu nası bu kadar tanıdı ki bikaç kere gitti fotoğraf çekti diye kanı kaynadı heralde..
uzun zamandır yazmak istemedim diziye ama sonunda senaristler şikayetleri duymuş olacakki müzmin sevgililerimiz sonunda nihayet evlendi.................
artrık karı koca olarak bunların yaşantılarını ve rüya nın ilerde yaşatacağı sıkıntıları izleyeceğiz.sonunda diziye nefes aldırdılar.cok sevindim.
defne nin mehmeti anlamadan ona ahkam kesmasi doğru değil.sen sevgilisi isen oda babası ve oğlunun daha batağa girmesini istemediği için(hapishanede farklı değil)yağtığı davranışı eleştirmeye ve surat etmeye hakkı yok.her dönemde kaybeden ne yazıkki zavallı öğrenciler olduğu için mehmet bunu gördü ve engellemeye calıştı sadece
Sevgili Arese Yaşar için kafa karıştırıp gidecekmiş yazmış bende bunu okuyunca aklıma şöyle bir şey geldi.
Acaba Yaşar ölecek mi ya da ne bileyim Işık'ı terk mi edecek ve o sırada Işık hamile olsa ve Harun'la evlense yani bunu istediğimden yazmıyorum senaristlerimiz böyle bir şey yapabilirler demek istiyorum.:)
Umarım böyle bir durum olmaz.:icon_whis
Işık Yaşar'ı parasızlıktan bırakmaz ama Yaşar'ın hakkında öğreneceği gerçekler doğrultusunda bırakabilir.
Açıkcası olmasını istemem ama diyelim ki Işık bazı şeyler öğrendi ve Yaşar'ı terk edip baba evine döndü.
Yaşar kapıya dayanıp bugüne kadar izlediğimiz Yaşar'ın tam zıttı bir şekilde karşımıza çıkarsa seyirciyi Yaşar'dan soğutup Işık'ı Harun'a yanaştırıp Harun karakterini zaten seven seyirciye bir de Işık'ı koruduğu için sempatiyi arttırırlarsa pes derim.
Biliyorum fazlaca uçuk senaryolar ürettim ama bana olmayacak gibi gelmiyor yani karakterlerin bugüne kadar geçirdiği değişimleri düşününce Yaşar'ı da pekala değiştirebilirler gibime geliyor.
Ki bunun olmasını istemem Yaşar'la Işık ya ayrılmasın veya ayrılacaklarsa adam gibi ayrılsınlar entrika falan olmasın.:img-blush
Nurdan ablacım bu dediklerine katılıyorum.
Işık'ın Yaşar'ın siyasi işlere fazlaca daldığını görünce ondan uzaklaşması olası bir durum.
Ve belki bu durum Harun'un işine yarayacak olabilir.
Gerçi bu kadar zorluklar atlatmışken hemen ayrılmaz gibime geliyor Yaşar ve Işık.
Ama tabii Işık'ın gerçekleri öğrenmesine bir de her Türk filminde olduğu gibi yanlış anlaşılmalar eklenirse sonları ne olur bilemem.
Ben Yaşar ve Işık'ı birbirlerine çok yakıştırıyorum ve bu birlikteliklerinin devam etmesini isterim.
Fakat Harun'un da Işık'ı umutsuzca sevmesi ayrı bir mevzu Harun'da sevdiğim bir karakter anlaşılan Harun'un tüm arkadaşları Işık'ı biliyor.
Televizyonda Işık'ı görünce Harun nasılda aa Işık'ta var dedi ve Deniz Gezmiş manalı manalı baktı yok yok bu oğlan unutamayacak Işık'ı.:icon_sorr
Melalciğim merhaba... sen neden öyle sararmışsın... bölüm sorumlusu mu oldun? tebrik ederim...:happy0064
Melal ben Işık'ın Deniz'i gammazlama olayından dolayı affedebileceğini sanmıyorum...
Şimdi Yaşar'ın arkadaşları eve gidip geldikçe Yaşar çok rahat olamayacak... bazı durumlarda kararsız kaldıkça arkadaşları özellikle Metin Yaşar'a "ne o yoksa karından mı korkuyorsun?" türü 'şaka'lar yaparak baskı kuracak diye düşünüyorum... bu Yaşar'ı Işık'a karşı daha sert ve kısıtlayıcı davranmasına neden olacak..
ve Yaşar'ın umduğundan çok daha militan olduğunu görecek...
tabi birde Yaşar'ı kaçıranlardan biri olduğunu öğrenince...
Yani Melalciğim birlikte olmaları için saydığım 4 dört neden çok büyük engel, hem de çok... ben elbette hemen değil ama ayrılırlar diye düşünüyorum...
Melalciğim merhaba... sen neden öyle sararmışsın... bölüm sorumlusu mu oldun? tebrik ederim...:happy0064
Melal ben Işık'ın Deniz'i gammazlama olayından dolayı affedebileceğini sanmıyorum...
Şimdi Yaşar'ın arkadaşları eve gidip geldikçe Yaşar çok rahat olamayacak... bazı durumlarda kararsız kaldıkça arkadaşları özellikle Metin Yaşar'a "ne o yoksa karından mı korkuyorsun?" türü 'şaka'lar yaparak baskı kuracak diye düşünüyorum... bu Yaşar'ı Işık'a karşı daha sert ve kısıtlayıcı davranmasına neden olacak..
ve Yaşar'ın umduğundan çok daha militan olduğunu görecek...
tabi birde Yaşar'ı kaçıranlardan biri olduğunu öğrenince...
Yani Melalciğim birlikte olmaları için saydığım 4 dört neden çok büyük engel, hem de çok... ben elbette hemen değil ama ayrılırlar diye düşünüyorum...
Ablacım teşekkür ederim.:img-wink:
Valla saydığın nedenler ayrılmalarına yeter zaten ama tabii Işık'ın gizli kalmış gerçekleri nasıl ve ne şekilde öğreneceği de önemli.
Yaşar özünde iyi bir çocuk diğer arkadaşları gibi şiddet yanlısı değil ama Harun'u kaçırması ve Deniz'i polise ihbar etmeside affedilir değil.
Bakalım zaman Işık ve Yaşar için neler gösterecek pek iyi şeyler beklemiyor onları ama Işık Yaşar'ı tamamen unutamaz gibime geliyor.
Acaba şöyle bir şey olur mu Yaşar tutuklansa ve suçları ortaya çıksa Işık Yaşar ve arkadaşlarının Harun'u kaçırdığını böyle öğrense yani yoksa kız nasıl öğrenecek ya Deniz sinirle ağzından kaçıracak ya da böyle çünkü Harun demez kocan beni kaçırmıştı diye.
Eğer ilerleyen bölümlerde Işık ve Harun arasında yakınlaşma olursa buna en çok Deniz ve Defne sevinir.
Hatta Işık'a dedikleri bir ton lafı geri alırlar valla öyle bir şey olursa Işık'ın yerinde olsam onları hemen affetmem kıza demediklerini bırakmadılar.:hıh
Şimdi Deniz Gezmiş tutuklanınca bizimkilerde tutuklanır Işık Deniz ve Harun'u hapiste zıyarete falan gidebilir ve belki bu durumdan Yaşar rahatsız olur yani duyunca ve işte o zaman Işık'la Yaşar arasında ki ilk tartışmalar başlar.:icon_whis
Bugün bana ne oluyor ya senaryo yazıp duruyorum hadi bakalım hayırlısı kaçı tutacak göreceğiz.:)
gerçekten senaristler bizi duymuş olmalı ki sonunda evlendirdiler ahmetle yasemini...deniz-defne kavuşsun istiyorum,deniz ve babasının sarılması çok güzeldi çok duygulandım ama bu bölüm o yaşar yalancısından daha çok nefret ettimm
Sevgili Arese Yaşar için kafa karıştırıp gidecekmiş yazmış bende bunu okuyunca aklıma şöyle bir şey geldi.
Acaba Yaşar ölecek mi ya da ne bileyim Işık'ı terk mi edecek ve o sırada Işık hamile olsa ve Harun'la evlense yani bunu istediğimden yazmıyorum senaristlerimiz böyle bir şey yapabilirler demek istiyorum.:)
Umarım böyle bir durum olmaz.:icon_whis
Işık Yaşar'ı parasızlıktan bırakmaz ama Yaşar'ın hakkında öğreneceği gerçekler doğrultusunda bırakabilir.
Açıkcası olmasını istemem ama diyelim ki Işık bazı şeyler öğrendi ve Yaşar'ı terk edip baba evine döndü.
Yaşar kapıya dayanıp bugüne kadar izlediğimiz Yaşar'ın tam zıttı bir şekilde karşımıza çıkarsa seyirciyi Yaşar'dan soğutup Işık'ı Harun'a yanaştırıp Harun karakterini zaten seven seyirciye bir de Işık'ı koruduğu için sempatiyi arttırırlarsa pes derim.
Biliyorum fazlaca uçuk senaryolar ürettim ama bana olmayacak gibi gelmiyor yani karakterlerin bugüne kadar geçirdiği değişimleri düşününce Yaşar'ı da pekala değiştirebilirler gibime geliyor.
Ki bunun olmasını istemem Yaşar'la Işık ya ayrılmasın veya ayrılacaklarsa adam gibi ayrılsınlar entrika falan olmasın.:img-blush
aslında senaristlerden 2.bi yasemin-necdet vakası olarak böyle bişi beklerim ama o haberde kafa karıstırıp gitcekmiş aslında,tabi sevilince devam etmiş diziye deniliyodu yani artık çıkmaz diziden..
ama çıkma durumu olursa harunu bu şekilde harcatmam:img-cool2ya necdete yaptıklarını haruna yapmasınlar..
soğuk bir trabzon gününden hepinize iyi pazarlarbye
dün akşamki sohbet çok güzeldi bu arada hepimiz karakterlere duyduğumuz sempati ve antipati sayesinde onlara hayat veren oyuncuların ne kadar başarılı olduğunu görmüş olduk sanırım bunlara en iyi örnekler cansel elçin,okan yalabık ve umut kurttur tabi berk hakmanıda unutmamak gerekiyor:img-yes:
önümüzdeki bölüm deniz gezmiş ve arkadaşlarınında yakalanma süreciyle çok üzücü görüntüler izleyeceğiz tek merakım bu gerçek karakterlerin arasına yerleştirilen kurgu karakterler olan deniz ve harunun hikayedeki yeri.muhtemelen ikiside idamla yargılanacak ve kurtulacaklar çünkü bir çatışma ve öldürülme durumu olacağını sanmıyorum diziden çıkmazlar eğer avukatlıklarınıda ahmet üstlenirse belli bir süre yaşanan hapis sürecinden sonra salıverileceklerdir gibime geliyor yalnız ondan sonra en büyük dayanakları olan deniz gezmiş ve 2 arkadaşı idam edilmiş olacağından harunla deniz ne yaparlar,tekrar eylemlere karışırlarmı yoksa okula ve kendi hayatlarınamı dönerler tahmin etmek zor bütün cevaplar senarist ablalarımızda saklı:img-yes:
siyasi olaylara fazlaca dalış yapılacağından bu arada inşallah YAR ailesi unutulmaz ben özelliklede mahkeme sürecinde ahmetin daha etkin bir rol üstlenmesini bekliyorum onu birazda akademik kariyeriyle görelim değilmi:img-wink:
aslında senaristlerden 2.bi yasemin-necdet vakası olarak böyle bişi beklerim ama o haberde kafa karıstırıp gitcekmiş aslında,tabi sevilince devam etmiş diziye deniliyodu yani artık çıkmaz diziden..
ama çıkma durumu olursa harunu bu şekilde harcatmam:img-cool2ya necdete yaptıklarını haruna yapmasınlar..
Eğer Işıkla Yaşar ayrılırsa (ki sanmam) ve Işıkla Harun yakınlaşırsa (bunu da sanmam, Harun ya hapiste olacaktır yada...:icon_sorr) bu, Necdetin Ahmetten bu şekilde ayrılmamış olan Yasemin'e kendi isteğiyle formalite koca olması durumuyla aynı olmayacaktır canım.
Bir kere Harun Necdet gibi duygularını gizleyip abi, arkadaş sıfatıyla yanaşmadı Işığa. Açıkça ve dürüstçe aşkını ilan etti, kabul edilmeyince de aşkını kalbine gömüp, uzaklaşmayı ve müdahil olmamayı seçti.
Bu arada Işığın Yaşara karşı ve ülkede olan bitene karşı, üstelik de gazeteciyken bu kadar saftirikçe yaklaşmasına ben de kızmakla birlikte, kendi hayatını kendi seçimleri doğrultusunda kurmak için harcadığı çabayı ve kararlılığı takdir ediyorum.
Bir de şunun altını özellikle çizmek isterim. Bu dizideki bütün kadın karakterler iş, güç ve meslek sahibi (Dilşat hariç:P). Hayatlarında erkekler olmadan yaşamlarını idame ettirebilecek durumdalar. Bu, çok ama çok hoşuma gidiyor.:img-yes:
Yaşar sanki o "bilinç çevre koşullarından etkilenir" tezine göre şekillenmiş. Anadolu'da bir köyde belki de çevresinde ülkücü ağabeylerinden başkası yoktu ona kafa kol yapan? Ne bileyim. Tamam, Harunda aynı köyden ama o çocukken çıkmıştı oradan. Galatasaray Lisesine geldi. Galatasaray'ın solcu abi muhabbeti de, kitaba bilgiye ulaşma imkanı da, yol göstericisi de (aydın, entelektüel, solcu, en zından demokrat) hoca sayısı da malum...Yani o farklı.
Yaşar kendince sorguluyor sanki, son bir iki bölümdür. O çocuğu dövmesinin direk ideolojik duruşuyla da ilgisi yoktu sanki. Harunla konuşmalarını hatırlayalım. Senin arkadaşlarının tuzu kuru diyordu. Onun içinde kalan en büyük dert şehirli, k. burjuva çocukları olması sanki devrimcilerin.
Yani en azından ekrana yansıyan bu:img-cool2.
Kişilik çatışması daha bariz onda. Oturmamış sanki. Yoksa mesela arkadaşı Metin gibi, tipik bir ülkücü kafası yok gibi. Onun kadar solid değil yani. Ama yalancılığı ve sinsiliği, kişiliğinin oturmadığının ve komplekslerinin bir dışavurumu sanki.
Çözemedim.
Ama onda o hırs varken, zaten devir de onların devri olacak, hele hele 80'den sonra, alır başını gider Yaşar. Ahmet geri alamz belki Yasemine adadaki evlerini ama Yaşar Işığa alabilir. Yükünü tutacak o...
Yani, fakirlik değil mesele. Işığın onun karakterindeki fakirliği anlaması lazım. Ama zor görünüyor.:img-cool2
Shevekciğim, Yaşar yeni haline evrildiğinden beri sanırım Necdet'ten sonra irdelenmesi gereken bir karakter oldu... badger eskisi gibi foruma girse de keşke bir inceleme birimi oluşturum onu da analiz etseniz... ben de arada bir girip fikrimi yazarım...
Çünkü bu karakter çok daha KARANLIK olmaya başladı bana göre... Metin'lere de net değil, Işık'lara da... tamam kişilik sorunu yaşadığı açık ama n'oldu böyle birden bire... gerçi sanırım sorumun cevabı Yaşar benim diyen gazeteci 'abi'nin söylediklerinde gizli sanıyorum... 8 bölüm kafa karıştırıp çıkacaktı... bizim kafamızı karıştırdı... allah allah böyle bir ülkücü de mi varmış dedirtti? başkalarını bilmem ama ben öyle dedim aynen.. ama olsun dedim farklı bir bakış açısı kazandırdı... ve aslında benim kafam Yaşar değiştirildiğinde daha da çok karıştı... :icon_whis yalnızca 8 bölümlük Yaşar bizim sevdiğimiz Yaşar'dı... demekki bir ülkücü olumlu özellikleri ancak 8 bölüm götürebiliyormuş gibi bir sonuç mu çıkaracağız yani... neden devam ettirilemedi ki? sonuçta Yaşar kurgunun da kurgusu bir karakter... istedikleri gibi götürebilirlerdi... çok gerçeçi mi gelmedi... e bununda bölüm sayısıyla alakası olamaz herhalde... 1 bölümlükde gerçekçi değil bana göre 100 bölümde olsa gerçekçi değil... ee o zaman Yaşar'a bu ani değişim niye? ne olacak işte reyting de demek istemiyorum... neyse bakalım...
Yaşar'ı 80 sonrasının zenginine doğru değişim fikrin de olabilir tabi...
ben de çözemedim...
ama şunu söyleyeyim en çok merak ettiğim karakter Yaşar?
Shevekciğim, Yaşar yeni haline evrildiğinden beri sanırım Necdet'ten sonra irdelenmesi gereken bir karakter oldu... badger eskisi gibi foruma girse de keşke bir inceleme birimi oluşturum onu da analiz etseniz... ben de arada bir girip fikrimi yazarım...
Çünkü bu karakter çok daha KARANLIK olmaya başladı bana göre... Metin'lere de net değil, Işık'lara da... tamam kişilik sorunu yaşadığı açık ama n'oldu böyle birden bire... gerçi sanırım sorumun cevabı Yaşar benim diyen gazeteci 'abi'nin söylediklerinde gizli sanıyorum... 8 bölüm kafa karıştırıp çıkacaktı... bizim kafamızı karıştırdı... allah allah böyle bir ülkücü de mi varmış dedirtti? başkalarını bilmem ama ben öyle dedim aynen.. ama olsun dedim farklı bir bakış açısı kazandırdı... ve aslında benim kafam Yaşar değiştirildiğinde daha da çok karıştı... :icon_whis yalnızca 8 bölümlük Yaşar bizim sevdiğimiz Yaşar'dı... demekki bir ülkücü olumlu özellikleri ancak 8 bölüm götürebiliyormuş gibi bir sonuç mu çıkaracağız yani... neden devam ettirilemedi ki? sonuçta Yaşar kurgunun da kurgusu bir karakter... istedikleri gibi götürebilirlerdi... çok gerçeçi mi gelmedi... e bununda bölüm sayısıyla alakası olamaz herhalde... 1 bölümlükde gerçekçi değil bana göre 100 bölümde olsa gerçekçi değil... ee o zaman Yaşar'a bu ani değişim niye? ne olacak işte reyting de demek istemiyorum... neyse bakalım...
Yaşar'ı 80 sonrasının zenginine doğru değişim fikrin de olabilir tabi...
ben de çözemedim...
ama şunu söyleyeyim en çok merak ettiğim karakter Yaşar?
Yaşoroloji kürsüsü kuralım diyorsun yani bahar_cançan:img-wink: E, vallahi bence bunu yapabilirsek, 80 sonrasının yükselen değerlerinin bir analizini de yapabilmek anlamında, Necdetoloji kürsüsünden daha vatana millete hayırlı bir analiz olur diyorum. Yani, kısacası neden olmasın diyorum:img-pilot
Şimdi 80 sonrasının yükselen değerleri en genel anlamda, ortayolculuk, kısa yoldan köşe dönme, milliyet ve din temalarının ön plana alınması, derin devletin resmi ve gündelik söyleme girmesi gibi başlıklar altında incelenebilir. Bu konularda biraz çalışma yapalım bakalım. Kazı çalışması.
Ondan daha önce Yaşarın psikanalizine girelim derim ben:img-hyste. Çocukluğuna inelim biraz. Gerçi elimizde fazla veri yok ama, olanla idare edeceğiz artık. Önümüzdeki bölümler umarım bize daha çok veri verir.:img-cool2
Acaba şöyle bir şey olur mu Yaşar tutuklansa ve suçları ortaya çıksa Işık Yaşar ve arkadaşlarının Harun'u kaçırdığını böyle öğrense yani yoksa kız nasıl öğrenecek ya Deniz sinirle ağzından kaçıracak ya da böyle çünkü Harun demez kocan beni kaçırmıştı diye.
Eğer ilerleyen bölümlerde Işık ve Harun arasında yakınlaşma olursa buna en çok Deniz ve Defne sevinir.
Hatta Işık'a dedikleri bir ton lafı geri alırlar valla öyle bir şey olursa Işık'ın yerinde olsam onları hemen affetmem kıza demediklerini bırakmadılar.:hıh
Şimdi Deniz Gezmiş tutuklanınca bizimkilerde tutuklanır Işık Deniz ve Harun'u hapiste zıyarete falan gidebilir ve belki bu durumdan Yaşar rahatsız olur yani duyunca ve işte o zaman Işık'la Yaşar arasında ki ilk tartışmalar başlar.:icon_whis
Bugün bana ne oluyor ya senaryo yazıp duruyorum hadi bakalım hayırlısı kaçı tutacak göreceğiz.:)
elbette Melal eğer tutuklanırsa ortaya çıkma olasılığı büyük ama Yaşar'ın tutuklanması zor... çünkü onlar devlete çalışıyor... devletin karşısında değiller ki... 71 darbesinde hep sol düşünceye sahip insanlar alındı...
Işık'ın Deniz'i görmeye gitmesi evet bir tartışma sebebi olur bence de... zaten Deniz'le vedalaşmaları ikisinin arasını biraz dületti gibi... gerçi Defne henüz fevriliğini sürdürüyor ama daha çok Yaşar'dan dolayı... Işık'ın Yaşar'la ilişkisine çok sert çıkan D-D şimdi Işık'ın anlayışsızlığına maruz kalıyor.. biliyorsun bu dizi başladı başlayalı ben hep "bu dizi bir denge üzerine kurulu" deyip durdum... işte Işık-deniz-Defne'nin durumlarını da bir dengeye oturtmaya çalışıyorlar...
senaryo üretmek zevkli oluyor aslında değil mi? sonuçta bir sürü olasılık düşünme yetisi kazandırıyor... yani bir zararı yok aksine yararı var... yani üretmeye devam:good:
merak ettiğim başka bir konuda güzidenin hamilelik olayı meydana çıktığında eğer gösterirlerse hasan ve dilşatın göstereceği tepki.ahmete atıp tutan dilşat cadısı bakalım güzide için ne diyecek rüyayı kendi torunu gibi görüyordu ya bakalım öz torununa nasıl yaklaşacak gerçi o kesin yine türlü gıcık sebeplerle güzidenin canını sıkar malum huylu huyundan vazgeçmiyor:mad72:
hasan ın ise dilşata göre daha normal bir tepki vereceğini düşünüyorum zamanında yok yere güzideye yüklenip hatta onu pastaneden kovmuştu ama şimdi neyin ne olduğunu iyi biliyor torunu olacağını öğrendiğindede bence necdetin güzideyle evlenmesini isteyip güzideyede sahip çıkacaktır yani geçmişin anlayışsız hasan amcasının ben bu sefer daha iyi biri olacağını umuyorum tabi bu karakterleri oynayan oyuncularda diziden ayrılmamışsa çünkü anne-baba olarak bu olayda bence onlarında bir rolü olması lazım yoksa nezahat gibi onlarda bu dizinin en saçma karakterleri olacaklar...
elbette Melal eğer tutuklanırsa ortaya çıkma olasılığı büyük ama Yaşar'ın tutuklanması zor... çünkü onlar devlete çalışıyor... devletin karşısında değiller ki... 71 darbesinde hep sol düşünceye sahip insanlar alındı...
Işık'ın Deniz'i görmeye gitmesi evet bir tartışma sebebi olur bence de... zaten Deniz'le vedalaşmaları ikisinin arasını biraz dületti gibi... gerçi Defne henüz fevriliğini sürdürüyor ama daha çok Yaşar'dan dolayı... Işık'ın Yaşar'la ilişkisine çok sert çıkan D-D şimdi Işık'ın anlayışsızlığına maruz kalıyor.. biliyorsun bu dizi başladı başlayalı ben hep "bu dizi bir denge üzerine kurulu" deyip durdum... işte Işık-deniz-Defne'nin durumlarını da bir dengeye oturtmaya çalışıyorlar...
senaryo üretmek zevkli oluyor aslında değil mi? sonuçta bir sürü olasılık düşünme yetisi kazandırıyor... yani bir zararı yok aksine yararı var... yani üretmeye devam:good:
Ablacım o zaman Yaşar tutuklanmazsa Deniz bir şeye kızdığı zaman ağzından kaçırır ve Işık öğrenir diyeyim.:)
Yaşar Harun'un Işık'a karşı olan duygularını bilmiyor daha dimi amanın bunu Yaşar bir şekilde öğrense ve Işık'ın da Harun'u hapiste ziyarete gittiğini öğrense kızılca kıyamet kopmaz mı sence.:icon_whis
Bencede Yaşar dizideki en bilinmeyen karakter hem arkadaşlarına karşı dürüst değil hem Işık ve ailesine karşı.
Zaten en başta Yaşar'ın anne ve babası oğullarının burada olaylara karıştığından bi haberler.
Yazık çocukları kendi halinde olaylara karışmadan okuyor sanıyorlar.
Sonra Işık Yaşar'ı sadece ülkücü olarak biliyor olayların içinde olduğu,planlarını bilmiyor.
Ama şöyle de bir durum var ki şu son olayda Defne'nin Yaşar'dan özür dilemesi,Yaşar'ın Deniz'in yerini ihbar etmediğinin ortaya çıkması Işık ve Yaşar'ın elini güçlendirdi.
Bence senaristler Deniz'i ikinci kez Yaşar tarafından ihbar ettirirlerdi ve bu ortaya çıkınca Işık'la Yaşar'ın ilişkisi çıkmaza girerdi ama öyle yapmadılar ki işler zamanla iyicene yılan hikayesine dönsün.:)
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından sonra bir süre daha 70'lerde kalırız gibime geliyor ee tabii o zaman bizler gençlerin hikayesini izlemeye devam edeceğimiz için Yaşar onlara lazım.
Ablacım o zaman Yaşar tutuklanmazsa Deniz bir şeye kızdığı zaman ağzından kaçırır ve Işık öğrenir diyeyim.:)
Yaşar Harun'un Işık'a karşı olan duygularını bilmiyor daha dimi amanın bunu Yaşar bir şekilde öğrense ve Işık'ın da Harun'u hapiste ziyarete gittiğini öğrense kızılca kıyamet kopmaz mı sence.:icon_whis
Bencede Yaşar dizideki en bilinmeyen karakter hem arkadaşlarına karşı dürüst değil hem Işık ve ailesine karşı.
Zaten en başta Yaşar'ın anne ve babası oğullarının burada olaylara karıştığından bi haberler.
Yazık çocukları kendi halinde olaylara karışmadan okuyor sanıyorlar.
Sonra Işık Yaşar'ı sadece ülkücü olarak biliyor olayların içinde olduğu,planlarını bilmiyor.
Ama şöyle de bir durum var ki şu son olayda Defne'nin Yaşar'dan özür dilemesi,Yaşar'ın Deniz'in yerini ihbar etmediğinin ortaya çıkması Işık ve Yaşar'ın elini güçlendirdi.
Bence senaristler Deniz'i ikinci kez Yaşar tarafından ihbar ettirirlerdi ve bu ortaya çıkınca Işık'la Yaşar'ın ilişkisi çıkmaza girerdi ama öyle yapmadılar ki işler zamanla iyicene yılan hikayesine dönsün.:)
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından sonra bir süre daha 70'lerde kalırız gibime geliyor ee tabii o zaman bizler gençlerin hikayesini izlemeye devam edeceğimiz için Yaşar onlara lazım.
Hah, işte Melalcim, eğer zaman atlaması konusunda aceleci davranmazlarda, solcuların derdest edilmesi ve kıyıma uğratılması ve solcu ve devrimcilerin tekrar örgütlenmesi aşamasında, ülkücülerin palazlanması sırasında Yaşarın aktivasyon sürecini gösterirlerse biz de dediğin gibi, Işığın aydınlanması (troest) sürecini izleyebiliriz kanımca.
merak ettiğim başka bir konuda güzidenin hamilelik olayı meydana çıktığında eğer gösterirlerse hasan ve dilşatın göstereceği tepki.ahmete atıp tutan dilşat cadısı bakalım güzide için ne diyecek rüyayı kendi torunu gibi görüyordu ya bakalım öz torununa nasıl yaklaşacak gerçi o kesin yine türlü gıcık sebeplerle güzidenin canını sıkar malum huylu huyundan vazgeçmiyor
O ailede bir tuhaflık var arwencim:img-wink:. Yetiştirdikleri çocukların durumu da ortada. 35lerine gelmiş biri, kendi hayatını kuramamış hala, dört yıl sürdürdüğü ilişkide bile raylar yerine oturmamış, öteki desen 30una geldi, abisine duyduğu hayranlıktan kimseyi beğenememiş...Valla ne desek boş. Kürsü kurduk anlayamadık vesselam. Sığ mıyız ne?
Molabye
O ailede bir tuhaflık var arwencim:img-wink:. Yetiştirdikleri çocukların durumu da ortada. 35lerine gelmiş biri, kendi hayatını kuramamış hala, dört yıl sürdürdüğü ilişkide bile raylar yerine oturmamış, öteki desen 30una geldi, abisine duyduğu hayranlıktan kimseyi beğenememiş...Valla ne desek boş. Kürsü kurduk anlayamadık vesselam. Sığ mıyız ne?
Molabye
haklısın çanım o aile biraz tuhaf ama bunda anne-babanında etkisi büyük en basiti dilşat cadısı gibi bir annesi olan insandan fazla birşey beklememek gerek:)
lalede inşallah teo suyla mutlu olur diyeceğim ama bana bu ilişki henüz yapay geliyor bir kere lale tabiri caizse teo ile birlikteyken fazla çıtkırıldım birazda kasıntı kısacası ben bu aşka bir türlü ısınamadım:icon_whis
Selam canlarbye
Bende merak ediyorum Dilşatın ne tepkİ verceğini gerci o Aile de bir tuaflık var Shevekcanın dediği gibi Necdeten belli zaten :img-hyste ama güzidenin bebeğini akbeti daha belli degil aldırdı mı? aldırmadı mı? belli degil bizler aldırmadı Necdet yetişecek yada güzide vazgececek diyoruz ama tam tersi olursa ne olacak peki? böyle de düşünmek lazım Necdet yıllar boyunca vicdan azbı cekecek? ceksin çok isterim aslında acı cekmesin ama güzide için çok üzlüyorumm benn Tek üzldüğüm güzide neysee Güzide Aklı varsa hayatından çıkarsın böyle bir günde bana sırtını dönen destek çıkmayan birin hayatında artık ne yeri varr biraz zor olur ama dogru olan bu bencee
Duyuru: Yarın Atv Avrupa da 21 .20 türkiye saati ile 22 .20 de dizinin 47 bölüm tekrar var bilginize.. belki reklam arası yeni bölümün fragmanını veriler onu için gözünüz kulağınız yarın Atv Avrupa da olsun :)biliyosun bazı kanallar buna Atv de dahil dizlerin tekrarları oldugunda yeni bölümün fragmanın veriyolar arada onda yani gerci biz fragman konusunda çok sansız canlarız :sad53: ama yine de belli olmaz :)
elbette Melal eğer tutuklanırsa ortaya çıkma olasılığı büyük ama Yaşar'ın tutuklanması zor... çünkü onlar devlete çalışıyor... devletin karşısında değiller ki... 71 darbesinde hep sol düşünceye sahip insanlar alındı...
Işık'ın Deniz'i görmeye gitmesi evet bir tartışma sebebi olur bence de... zaten Deniz'le vedalaşmaları ikisinin arasını biraz dületti gibi... gerçi Defne henüz fevriliğini sürdürüyor ama daha çok Yaşar'dan dolayı... Işık'ın Yaşar'la ilişkisine çok sert çıkan D-D şimdi Işık'ın anlayışsızlığına maruz kalıyor.. biliyorsun bu dizi başladı başlayalı ben hep "bu dizi bir denge üzerine kurulu" deyip durdum... işte Işık-deniz-Defne'nin durumlarını da bir dengeye oturtmaya çalışıyorlar...
senaryo üretmek zevkli oluyor aslında değil mi? sonuçta bir sürü olasılık düşünme yetisi kazandırıyor... yani bir zararı yok aksine yararı var... yani üretmeye devam:good:
Işık,defne tarafından şuçlanan yaşar'ın Mehmet'in olayı üstlenmesiyle aklandığını düşünüyor.Ve Defne'in "özrü" ışık tarafından yeterli görilmedi.Ayrıca tüm ailenin yaşar hakkındaki düşüncesinin farkında olduğu için Yaşarı her koşulda savunma pozisyonunda... onun her söylediğine inanacak kadar da seviyor.O yüzden Işık Yaşar'a benziyor diye düşündüm.Öte yandan Defne,deniz ve Harun sayesinde çok güzel ve dolu bir çocukluk geçirdi.Bunun değerleri hala onda saklı. Yaşarla ilgili olumsuz herhengi birşey olduğuna ikna olursa herşey değişebilir.
Bu dizi bir denge üzerine oturtulmaya çalışılıyor demişsin çok da doğru demişsin.:good:1959-1960 lı yıllarda Çocuklar çok iyi arkadaştı,anneler ve babalar muhalefetti.Sonra onlar barıştı çocuklar muhalefet olmaya başladılar.Bu durum siyasetin içinde aktif olmayla ilgili.ilerleyen zamanda onlarda aralarındaki bu husumeti çözecekler bence...:img-pilot Ama bu Yaşar'a ramen nasıl olur bilmiyorum? Yaşar Hepinizinde hem fikir olduğu üzre incelenmesi gereken bir karakter. :img-blushBu konuda etkili ve yetkili arkadaşların yorumlarını bekliyoruz..bye
*özgürkız* 06-01-08, 19:00 Yasemin ile Ahmet sonunda evlendiler cidden sonunda yani evlensinler artık diye bekliyordum.Rüya her zaman olduğu gibi yine çok şekerdi .(cnm bnm):) Pastacı Kızım Güzideme yazık Necdet'ten hiç öyle bir tepki beklemezdim.Çok sevinir diye bekliyordum hiç tepki vermemek yetmezmiş gibi aldırmak konusunda bile çıtı çıkmadı oya Yasemin o haldeyken aldırmasın diye elinden gelenir yapmıştı yani şu durumda ya Necdet karakterinde bir tutarsızlık var yada Güzide'yi Yasemin'i sevdiği kadar sevemiyor.
Sevgili Nurdan,
necdetolojiden sonra şim di de Yaşaroloji bilim dalı mı kuralım mı? diyorsun...:img-hyste
Olur...kuralım..:)
Yaşarı algılamak zor ama bir takım hipotezleri ortaya koymak zor olmasa gerek...Tipik bir Maskeli tiplerden!.....Necdet gibi...fikri ve zikri farklı...:img-cool2
Yaşar zeki ve lafezan...Hep laf..Tipik malum okullu!...süslü püslü akıllıca görünen bir sürü laf -teneke tangırtsı misali ama ardında gizlenen gerçek niyetler!..
Hırslı ve kıskanç...Bulunduğu sosyal konumu hazmedemiyor...Daha fazlasını istiyor...Hırsları ve amaçları farklı, amelleri farklı, birşeyleri alet etmek bu amaçlar uğruna da bundan çekinmiyor...( ama ideolojik amaçlar değil bu amaçlar...daha çok maddi amaçlar...)Hani ne olursa olsun sınıfta elini kaldırıp ta kendini belli etmeye ve takdir almaya çalışan öğrenciler gibi...Makyevelist...(Zafer için her yol mübah)
Bir yandan da romantik..(bunu asla reddetmem!)
Evet..Yaşarı anlamak için yaşaroloji kürsüsü kurulmuştur...
hatırla sevgili kaliteli yapımların öncüsü olarak görüyorum. dizinin varlığı ve seyirci kitlesinine ulaşması artık daralan dizi yoğunluğunda bize nefes verir gibi.. özellikle seyredenleri ve diziye yeterince sabır gösterenleri burdan minnettar kaldığımı söylemek isterim:good:
Yaşar zeki ve lafezan...Hep laf..Tipik malum okullu!...süslü püslü akıllıca görünen bir sürü laf ama ardında gizlenen gerçek niyetler..
Hırslı ve kıskanç...Bulunduğu sosyal konumu hazmedemiyor...Daha fazlasını istiyor...Hırsları ve amaçları farklı, amelleri farklı, birşeyleri lalet etmek bu amaçlar uğruna da bundan çekinmiyor...Bir yandan da romantik..(bunu asla reddetmem!)
ay ne kadar güzel tanımlamışsın öyle:)
ama romantiklige katılamıcam,daha dogrusu şöyle söyliyim dedigin gibi amaçları uğruna aşık oldugu kızı alet ediyosa hiç çekinmeden ve düşünmeden bu aşk değildir bence,aşk olmayan ortamda da ne kadar romantizm olabilr ki..ama bu benim düşüncem ve biraz da göreceli bi konu..
Siz "Yaşaroloji Kürsüsü" kuradurun ben de Tarihten birkaç sayfa alıntılayayım::img-blush
Nisan ayına gelindiğinde,12 Mart şaşkınlığını üzerinden atan sol,yine sokaklardaydı.(67 bin genç)
bankalar soyuluyor,bombalar patlıyor,kaçırma eylemleri oluyordu.General Atıf Erçıkan'ın evi bombalanınca:
Başbakan Erim; "Tedbirler balyoz gibi kafalarına inecek" dedi.
Acil önlem gerekiyordu.
Anayasa değiştirilmeli ve sıkıyönetim ilan edilmeliydi...
11 ilde sıkıyönetim ilan edildi.Artık ülkeyi,Cumhurbaşkanı Sunay,Genelkurmay Başkanı Tağmaç, MİT müsteşarı Fuat Doğudan oluşan üçlü yönetiyordu.Erim hükümeti devre dışı kalmıştı.
Ve balyoz indi.
Önce aranmalar başladı.Gece sokağa çıkma yasağı kondu.Dev-Genç ve Ülkü Ocakları kapatıldı.Grev ve Lokavt yasaklandı,basına baskılar başladı.Cumhuriyet ve Akşam gazeteleri Kapatıldı.Birkaç ay içinde 61 Anayasasının tam 40 maddesi budandı.
17 Mayıs 12 Mart'ın dönüm noktası oldu. İsrail Başkonsolosu; tüm devrimcilerin serbest bırakılması istemiyle,THKP-C tarafından kaçırıldı.
işte 12 Martın insan avı böyle başladı. O gece ülkenin dörtbir yanında fişlenmiş ne kadar yazar,aydın,politikacı,hukukcu,gazeteci,sendikacı varsa göz altın aalındı. 48 saat içinde alınanların sayısı 500'ü buldu
Bunların içine kurgu karakterlerden kimler var acaba? Mehmet ve Sevim kesin vardır.Ahmet'in olma olasılığı var.:icon_sorr
Necdet için artık söylenecek kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir noktaya geldik sanırım . Onun gerçek yüzünün birkez daha ortaya çıkışını izleyeceğime üzüleceğimi kırık yıl düşünsem aklıma bile getirmezdim herhalde, ama dün Güzide ve o bebek için gerçekten çok üzüldüm…
Ya Yasemine ne demeli. Onu kürtajdan vazgeçirende, birkez daha rüyanın hayatını kutaranda Necdetmiş. A şaşkoloz Yasemin, sen unutabilirsin ama biz Necdetin sana yana yakıla kürtaj için doktor aradığını, seni vazgeçirmek isterken tek düşündüğünün sen olduğunu, Rüyayı aklının ucuna bile getirmediğini, o çocuğunda yaşamaya hakkı var Yasemin diye tek bir cümle bile sarf etmediğini unutmadık. Bu saatten sonra bu bölümdeki gibi sadece
Necdetin Rüyaya olan bakışlarından oluşan bir bölüm bile çekseler, hiç kimse bana Necdetin rüyaya karşı hissetiklerinin Yasemine olan takıntılı aşkından bağımsız ve karşılıksız bir sevgi olduğuna inandıramaz. Bu manada Rüya adına da çok üzgünüm. Oysa benim nezdimde her hareketi bencillik kokan Necdet bu sevginin saflığına beni bile inandırmıştı…Oysa neymiş bir adam kırkında neyse yetmişinde de oymuş, can çıkarmış huy çıkmazmış…
Merdivenlerçan biz bunu defalarca yazdığımız zaman çoğu kişi karşı çıkmıştı ve Yasemin'e olan duygularıyla Rüya'ya olan duygularının bağlantılı olmadığını söylemişlerdi halbuki bu bölümü gördük aslında ben daha önce Necdet Yasemin'e kürtajdan vazgeçmesi için ısrar ederken tek bir kere bile bebeğin hayatını düşünmediğini gördüğümde farketmiştim bu bölümden sonra da burada yazdım ...Rüya'ya olan duygularındaki samimiyete inanmıyorum artık ve hiç kimse Rüya'yı Ahmet kadar sevemez onlara tek bir sahne de yazmasalar Rüya-Necdet 'e bir milyon sahne yazsalar da bu böyle ve değişmez...Ahmet'in tek bir sözü tek bir bakışı bile yetiyor Rüya'yı ne kadar sevdiğini anlatmaya...bknz:Mehmet Deniz'le ilgili endişe içindeyken Ahmet'in dönüp Rüya'ya bakışı (bir bakıştıki sormayın :img-in_lo) geçen bölüm Defne'ye Mehmet'in Deniz için endişelenişini anlatırken Rüya için "ömür boyu bana dargın kalıcağını bilsem de yine de yaparım " cümlesi(Necdet bunu asla göze almaz mesela çünkü asla Ahmet kadar sevemez Ahmet'in kendi canından kızını bu böyledir ), kızı olduğunu ilk öğrendiğinde dokunmaya kıyamayışı ...
Merhaba hava alanına misafir yolcu ettiğimiz için diziden sonra giremedim...
yazılanlar çok olduğu için ne yazıkki çoğunu okuyamadım... Shevek'in yazısında dikkatimi çeken "ben bir çoğunuzla ayrı düşdüm.." cümlesinden dolayı baktığım bazı yazılarda Ahmet-Yasemin'in nikahtaki tavırlarına olan eleştirileri biraz şaşırarak okudum...
ama bence bu arkadaşlar bizim buradaki ortamımızın ruh haliyle onların kendi ortamlarındaki ruh hallerini kıyaslamışlar farkında olmadan diye düşünüyorum...
nikah 5 dakikalık bir işlemdir... yani imza atılırken Ahmet ve Yasemin birbirine baksa ne olur bakmasa ne olur... karşılarında kendi akrabaları ve esas olarak mutluluklarını onlarla paylaşacaklar... kendilerini önplana atmalarının hiçibr gereği de ortamı da zaten yok... formalite bir işlemi bitirip evlerine gidecekler hepsi bu... [b]ve esas romantizmleri de bundan sonra başlayacak... görmek istediğiniz şeyi o 5 dakikada görmek istiyorsunuz... ama o 5 dakika oradaki paylaşımcılara ve formaliteye ait... yani sizin için nikah öncesi ve nikah sonrasının pek bir önemi yok...Ayla odadan çıktıktan sonra aralarında geçen konuşma bence onların o günkü romantizmlerine yeter de artar... "sana her şeyi söylemek zorunda mıyım" "biraz sonra kocan olacak biriyle ne biçim konuşuyorsun sen" ya da Yasemin'in simit getirdiği daha önceki bir sahne "Rüya'yı okula bıraktım. sonra da seni özlediğimi fark ettim" "kandırıkçı" (tam bu cümle değildi..) yani onların romantik aşkları artık bu şekilde olacak... olması gereken bu zaten... eskisi gibi bir aşk biçimi beklemeyin... o TUTKULU bir aşktı... tutkuyu yaratan da üzerlerindeki baskıydı... ama şimdi o baskı yok artık... kimsenin gözüne sokmadan tatlı kaçamaklarla, birbirlerini iğneleyen, kışkırtan konuşmalar aldı yerini artık... onlar da fırsatını buldukça bunu yapıyorlar zaten... yani aşk BİÇİMlerinin değişmesi gerekiyordu ve değişti de... birkaç bölüm bunun ip uçlarıyla dolu... ha bu biçim sizin hoşunuza gitmemiş olabilir... ama işin GERÇEĞİ budur... aşkın devam ettiği evlilikler de aşk biçimi bu şekilde olur... onların aşkları olması gerektiği gibi devam ediyor arkadaşlar bundan inanın
Hele de sizin gibi manifestolar yazan, okuyan arkadaşların bu meseleyi yalnızca 5 dakika süren imza aşamasına yüklemesi.... vallahi yakıştıramadım size yani siz onların tüüüüm romantizmini 5 dakikaya mı yüklüyorsunuz? e bravo size ne diyeyim
üstelik bu işin genel yanı... yani oradaki insanların hepsinin taze taze yaraları olan insanlar olduklarını... hepsinin yüreğinin buruk ve acı dolu olduğunu üstelik te kendilerinin de bu üzüntülerden bizzat nasiplerini aldıklarına da hiiiç deyinmedim...
Bahar-çan Abla harika yazmışsın ellerine sağlık orada duygu eksikliği yoktu sadece bariz hissedilen ve haklı olarak hissedilen bir hüzün vardı...yıllar sonra sonunda evlenebildiklerinde Ayla Ahmet'e olan aşkı yüzünden Anadolu'ya gideceğini söyledi,Deniz her an bir çatışmaya girebilir yakalanabilir vurulabilir ,ve onca yaşanandan sonra evlendiklerine onlar bile inanamıyorlar bence bunun şaşkınlığı da üzerlerinde ....bunun yanı sıra gayet ışıl ışıldılar benim çok hoşuma gitti Yasemin bile ....üstelik o siyah-beyaz görüntüler mükemmeldi ileride izlerler mutlu mutlu artık kötü bir şey olup da birine bir şey olmazsa :icon_sorr:icon_sorr
Herkese merhaba ve hoşçakalın bye
demek yaşaroloji kürsüsü kurulmuş bende yaşarı sevenlerden biri olarak katılayım dedim ama ben siyasi yanından çok aşık yanını değerlendirmek istiyorum
yaşarın ışık a beslediği aşka ve bunu yansıtma şekline hayranım bakışları, tavırları ve sevgisi her zaman hoşuma gidiyor ayrıca ışık a bir eş olarakra şimdilik gayet iyi davranıyor,kendi imkanları doğrultusunda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor ve buda benim gözümde yaşarı iyi bir yerlere yerleştiriyor
siyasi olaylar ağır basınca neler olur bilemiyorum ama ışık ı kolay kolay kıracağını sanmıyorum o dönemin şartlarına göre hareket edecektir ve ışık la ilişkisinide korumayı başaracaktır ve inşallah beni yanıltmaz :img-yes:
ya ben çok fazla buraya yorum yapmıyorum
ama bu bölüm evlendiler yorumu hakkettiler
bikere ohhh diyorum sonunda diyorum yani evlendiler ya artık gözüm açık gitmez yani ölsemde gam yemem o derece resmen yılan hikayesine dönmüştü buların evlilikeri sonunda evlendiler onlar mutlu biz mutlu ne mutlu hs ciyim diyene :D
neysee o siyah beyaz görüntülere bittim artık siyah beyaz olsun dizi bence daha nostaljik olur ayy nası görüntülerdi ama ben bu nezahatada gıcık olduğumu belirteyim ya gelsin ya tamamen gitsin yani bi anne kızının düğününe gelmez mi ya diğer kızı evlenirkende gelmedi yasemin hapisteyken gelmedi yani hiç gelmesin daha ii memet orada babalık dersi verirken nezahatin bi anne olarak kızlarının yanında olmaması çelişkili geldi bana
yaşara ise ayrı bi kızıyorum yani ışığın gözünün içine baka baka yalan sölüyo defne ondan kuşkulanmakta o kadar haklı ki bence kuşkulanmaya devam etsin
hala ısınamadım ben bu yaşara bi arkadaş demiş sanırım yaşar maddiyata çok bağlı yani kendini hep küçük görüyo ışığa göre daha alt bi sınıftan geldiğini düşünüyo evet belki ışığı seviyo ama bu maddiyatçılıkla çok gitmez bu evlilik
kaldı ki ışık yaşarın ona yalan sölediğini bi öğrenirse çok kötü olur neysee yaa çok uzadı
genel olarak güzel bi bölümdü vee sonunda evlendiler Happy0064
Sevgili Nurdan,
necdetolojiden sonra şim di de Yaşaroloji bilim dalı mı kuralım mı? diyorsun...:img-hyste
Olur...kuralım..:)
Yaşarı algılamak zor ama bir takım hipotezleri ortaya koymak zor olmasa gerek...Tipik bir Maskeli tiplerden!.....Necdet gibi...fikri ve zikri farklı...:img-cool2
Yaşar zeki ve lafezan...Hep laf..Tipik malum okullu!...süslü püslü akıllıca görünen bir sürü laf -teneke tangırtsı misali ama ardında gizlenen gerçek niyetler!..
Hırslı ve kıskanç...Bulunduğu sosyal konumu hazmedemiyor...Daha fazlasını istiyor...Hırsları ve amaçları farklı, amelleri farklı, birşeyleri alet etmek bu amaçlar uğruna da bundan çekinmiyor...( ama ideolojik amaçlar değil bu amaçlar...daha çok maddi amaçlar...)Hani ne olursa olsun sınıfta elini kaldırıp ta kendini belli etmeye ve takdir almaya çalışan öğrenciler gibi...Makyevelist...(Zafer için her yol mübah)
Bir yandan da romantik..(bunu asla reddetmem!)
Evet..Yaşarı anlamak için yaşaroloji kürsüsü kurulmuştur...
Makyevelist ha... bak işte Necdet'le ortak bir yanları çıktı... Necdet de "aşk için her yol mübahtır diyenlerdenim" demişti...
evet Yaşar romantik... bu demektir ki işi çirkefliğe vardıramaz... çünkü biliyorsun Makyevelizm'deki 'mübahlık' sonraki takipçileri tarafından 'her çirkeflik mübahtır'a kadar gelmiş... yani çirkefliği kabul eden birinin romantik olması imkansız gibi görünüyor bana... çünkü çirkeflikte insanı erdemler sıfırı tüketir... ama romantik birinde üç-beş de olsa muhakkak vardır...
evet iki yüzlü bir yan belirmeye başladı... Metin'le olan çatışmasına da belki biraz farklı yaklaşmak gerekiyor... o şiddetçi bu fikirci o yüzden anlaşamıyorlar değerlendirmesi sanki biraz hafif kalıyor artık... bir iktidar savaşı da var sanki aralarındaki... bu ilerde nasıl bir sorun yaratır acaba onlar arasında... çünkü bu sonuçsuz bırakılacak bir durum değil... ülkücü gençlerin arasındaki ilişkide altı çizilen en önemli nokta bu bence... başka bir ilişki biçimi gördük mü?
Merhabalar efendim,
Bu saatte ertesi gün sınavı olan birisi niye gelir eee ben bilmam ...ama bir film izliyordum bu ikinci izleyişim ilkini izlediğimde fazla önemsememişim galiba ...her neyse duruma gelelim Film nedense tıp demiş bizim dizinin burnundan düşmüş yani gerçi HS iki senelik olduğu için HS neredeyse o filmin burnundan düşmüş ve izleyenler ya da izlemeyenlar varsa özür dileyerek hoşuma giden bir cümleyi yazıyorum (Hani sürekli Yasot'un saçma replikleri önümüze geliyor ya sanki Necot kurtarmış Rüya'yı alınmaktan gibi oluyor:icon_whis )
Filmdeki hoşuma giden replik ifindim :img-wink:
-C...onun sayesinde var:img-in_lo
-C...birbirimize olan sevgimiz sayesinde var :img-blush (sürekli bunu yazıp durmuştum o yüzden bu repliği duyunca yazmadan duramadım:)
Yaşaroloji derslerini alttan alsam olur mu sevgili hocalarım bu hafta full sınavım var da katılamayacağım beni mazur görün :img-in_loİyi geceler bye
Edit:Vayyyy be filme bak bir de saklanmış mektup ortaya çıktı ağzını burnunu dağıtacağım bu adamın:hıh Aklıma Necot'un pastanede "o benim karım oldu " diyişi geldi onun farklı versiyonu sanki ne adamlar var be nelere mal oluyorlar :hıh Anam duygu geldi bağa film bitti de :img-cray: bknz:Aşk için her şey mübahtır
Bu arada filmi de naklettim buraya kıssıra bakmayın artık:img-hyste:Bu arada esas kadın karakterdeki aşk ve cesaret Yasot'ta ne gezer :hıh
Yazdıklarınızın hepsine katılıyorum :happy0064 Necdet'in tepkisi üzücü ama normal bir tepkiydi.Bu tepki Necdetin kötü olduğunu,duyarsız olduğunu göstermiyor yalnızca şaşkınlığını gösteriyor bence..
Ama bu gelişmeler bir yanda da beni sevindirdi :icon_whis En azından artık yine bol bol Necdet sahnesi izleyeceğiz.:happy0064
Bu tepki Necdetin kötü olduğunu,duyarsız olduğunu göstermiyor yalnızca şaşkınlığını gösteriyordemişsin,katılıyorum ama HS seyircileri arasında Necdet sevmeyenler öyle bir durumdaki,eğer Necdet Bebek haberini büyük bir coşku ve sevinçle karşılamış olsaydı gelen tepkiler şöyle olurdu '' yine fedakar Necdet yaptı yapacağını,yüce kişiliğini gösterdi,hani Güzideyi sevmiyordu nasıl hemen kabullendi,zaten senaristler her zaman onu yüceltmeye çalışıyorlar'' :img-yes: gibi..neyseki Necdet tersi bir tepki gösterdi de rahat rahat yerden yere vurmak için bir bahane daha oldu.Ama üzgünüm Necdet'ciğim için yine her şey yoluna girecek :) Güzidecik onu affedecek ( ee sevmek affetmesini bilmektir) ilişkileri yeni ve çok daha sağlıklı bir yola girecek,şahane bir bebekleri olacak,Necdet,Güzide,her zaman hayatlarında olmaya devam edecek kızları Rüya ve Yeni bebişleri mutlu mesut yaşayacaklar.Bunca yıl büyük acılar çeken Necdet'de artık mutlu olmayı çoktan haketti zaten.bye
yaşaroloji kürsüsü:img-hyste ay çok güldüm valla
anam ben yaşar hakkında o kadar şey söyledim ki
daha ne söleyim bilemedim:bilmim
ama ben bu son bölümde yüzsüz yüzsüz özürü kabul edişine takmış durumdayım
yaw yapmayın yaşarın neresi romantik:hıh
valla kusura bakmayın ama ilk gecede kızı bir köşede bırakıp...
nese bu konuya girmeyeyim ama bana ok saçma ve kabaca gelmişti
evlilik teklifininde bir romantik tarafını göremedim ben
o yalnız kaldıklarında fakirlik edebiyatı yapmaktan başka bişi yapmıyor:hıh
bu haftaki bölümü izleyemedim...
ancak ahmet-yaso evlilik sahnelerini görebildim:icon_whis
ben müzik için çok çok teşekkür etmek istedim sanatçılarımıza:img-in_lo
açıkçası düğün sahnesini daha farklı umarım,izleyince beğenmem zannediyordum ama müzikle,yaseminin gelinlik içinde zirve yapmış güzelliğiyle,ahmetin de onun da olgun duruşlarıyla,herkesin..sonunda...bakışlarıyla,şevk etin eksikliğiyle,hatta nezahatin yokluğuyla.. dahası, aylanın vedasıyla,aylanın teşekkürü sonrasında 'bu sefer büyüdün yasemin galiba' dedirten havasıyla ve yine müzikle...içimden bir şeyleri kopardı gitti sanki..gerçekten çok etkileyici olmuş..
sanırım bu müzik olmasa pek bir şey hissedemezdim...ama müzikte hem dingin hem de hüzünlü bir hava var sanki..çalıkuşunu getirdi aklıma,kalbime....
sonunda muratlarını gördük işte....:img-in_lo
iyi gecelerbye
yaşaroloji kürsüsü:img-hyste ay çok güldüm valla
anam ben yaşar hakkında o kadar şey söyledim ki
daha ne söleyim bilemedim:bilmim
ama ben bu son bölümde yüzsüz yüzsüz özürü kabul edişine takmış durumdayım
İrdelemeye devam! :)
Yaşar'ın bu bölüm çatal bıçak kullanarak yemek yediğini gördüm. Hatta geyet başarılıydı. Yıllardır bu şekilde yemek yemiş gibiydi yani! Işık'a güzel ayak uydurdu. Bu durum beni biraz şaşırttı. Önceki bölümlerde nasıldı bilmiyorum. Örneğin Işık'lara yemeğe gittiğinde sanki daha Türk usulü yiyordu. :) Ama net hatırlayamadım. Hatırlayan arkadaşlardan rica etsem beni aydınlatsalar!!! :img-blush
Hazır irdeleme durumuna girmişken Yaşar'ın değişimine de parmak basmak istedim... yadırgadığı burjuvanın gereklerinden birini benimseyişini ve her daim bahsettiği özünden yavaş yavaş uzaklaştığını görüyoruz... Bu küçük detay bile ilersi için ipucu olabilir. Yani Yaşar gitmez. Kalır ve ortama bir bukalemun gibi ayak uydurur. :icon_whis
İrdelemeye devam! :)
Yaşar'ın bu bölüm çatal bıçak kullanarak yemek yediğini gördüm. Hatta geyet başarılıydı. Yıllardır bu şekilde yemek yemiş gibiydi yani! Işık'a güzel ayak uydurdu. Bu durum beni biraz şaşırttı. Önceki bölümlerde nasıldı bilmiyorum. Örneğin Işık'lara yemeğe gittiğinde sanki daha Türk usulü yiyordu. :) Ama net hatırlayamadım. Hatırlayan arkadaşlardan rica etsem beni aydınlatsalar!!! :img-blush
Hazır irdeleme durumuna girmişken Yaşar'ın değişimine de parmak basmak istedim... yadırgadığı burjuvanın gereklerinden birini benimseyişini ve her daim bahsettiği özünden yavaş yavaş uzaklaştığını görüyoruz... Bu küçük detay bile ilersi için ipucu olabilir. Yani Yaşar gitmez. Kalır ve ortama bir bukalemun gibi ayak uydurur. :icon_whis
evet bu bölüm benimde çatal bıçak işi dikkatimi çekti
gözümüze soktular çünkü
ama öbür bölümlerde dikkat etmemişim nedense:)
zaten yaşarın o sözleri bunlara erişememiş olmasındadı
kedi ciğere mındar dermiş hesabı
ama o beğenmediği burjuva çocuklar o tüm imkanları bırakabildiler(kastım deniz ve onun gibiler) o çatal bıçaklı sofralara alışmaya başladı
bunda bir tezat var burda yaşarın dengesizlikleri yine devreye giriyor
Makyevelist ha... bak işte Necdet'le ortak bir yanları çıktı... Necdet de "aşk için her yol mübahtır diyenlerdenim" demişti...
evet Yaşar romantik... bu demektir ki işi çirkefliğe vardıramaz... çünkü biliyorsun Makyevelizm'deki 'mübahlık' sonraki takipçileri tarafından 'her çirkeflik mübahtır'a kadar gelmiş... yani çirkefliği kabul eden birinin romantik olması imkansız gibi görünüyor bana... çünkü çirkeflikte insanı erdemler sıfırı tüketir... ama romantik birinde üç-beş de olsa muhakkak vardır...
evet iki yüzlü bir yan belirmeye başladı... Metin'le olan çatışmasına da belki biraz farklı yaklaşmak gerekiyor... o şiddetçi bu fikirci o yüzden anlaşamıyorlar değerlendirmesi sanki biraz hafif kalıyor artık... bir iktidar savaşı da var sanki aralarındaki... bu ilerde nasıl bir sorun yaratır acaba onlar arasında... çünkü bu sonuçsuz bırakılacak bir durum değil... ülkücü gençlerin arasındaki ilişkide altı çizilen en önemli nokta bu bence... başka bir ilişki biçimi gördük mü?
Necdet ile ruh ikiziler...:)
Yaşar, henüz çirkefliğe ulaşmadı....:) Şu anda onun tavuğuna kışş! diyecek bariz bir durum yok...Şu anda dört ayağının üstüne düşen kedi gibi dolanıyor..Romantik yanını Işıkın ona karşı sorgulamasız aşkı besliyor...tabii ki Işık bu aşk konusunda ona karşı yalpalamaya başladığında ne olur...Çirkefleşir mi? Pasifize mi olur? Bir şey diyemeyeceğim...Onun çirkefleşmemesi şu anda Işıkla ilintili..Işık onu seviyor ve inanıyor şu anda...:icon_whis Yaşar da onu idare ediyor olduğunu düşünüyor...
Ama hırslı biri...ve kesinlikle hesapları var..Sınırlarını şu anda ihlal eden yok..ve sakin görünüyor..Bir tek Defne ve Metin ile bir araya geldiğinde o Hırrr! elektriğini hissediyorum..ama kendi hesaplarını bozmamak için ses çıkartmıyor...Onlarla biraz daha tersleşeceği bir durum bekliyorum...:img-cool2
Metin ile kesin iktidar savaşı var aralarında...Yaşar ondan hiç hazetmiyor..Avının zamanını bekleyen bir kaplan gibi faka bastıracağı anı bekliyor..bknz:sinsi kişilik...Biraz da ocak sistematiğinin nasıl yürüdüğünü algılamaya çalışıyor..İlişkilerin ne olduğunu..Taraf seçme rüzgarın da sürüklendiği kesin ama sürüklenirken de kendince iktidar basamaklarını katetmek için de fırsatları değerlendiriyor..Yaşar, sosyal statü edinme çabasında...kendini kabul ettirme çabasında...Hangi mübah yolları ? takip edeceği konusunda da merak içindeyim...:img-policbknz.ilgiyle takip ediyorum
yaw yapmayın yaşarın neresi romantik:hıh
valla kusura bakmayın ama ilk gecede kızı bir köşede bırakıp...
nese bu konuya girmeyeyim ama bana ok saçma ve kabaca gelmişti
evlilik teklifininde bir romantik tarafını göremedim ben
o yalnız kaldıklarında fakirlik edebiyatı yapmaktan başka bişi yapmıyor:hıh
Tabii ki bana göre de romantik değil...
Işıka karşı onu kaybetmemek için yaptıklarına göre değerlendiriyorum...Onu kaybetmek istemiyor...Bunun için atmadığı takla yok...:img-cool2
benim için Necdetten bir farkı yok...yani onu da sevmiyorum...(sağcı olması o bu değil...şahsiyet olarak kızıyorum..yalancılığından, ikircilikliğinden...) Sadece aralarındaki fark, yalnızca aşık olduğu kadın da ona aşık...O da ne kadar sürecek bakalım?
İrdelemeye devam! :)
Yaşar'ın bu bölüm çatal bıçak kullanarak yemek yediğini gördüm. Hatta geyet başarılıydı. Yıllardır bu şekilde yemek yemiş gibiydi yani! Işık'a güzel ayak uydurdu. Bu durum beni biraz şaşırttı. Önceki bölümlerde nasıldı bilmiyorum. Örneğin Işık'lara yemeğe gittiğinde sanki daha Türk usulü yiyordu. :) Ama net hatırlayamadım. Hatırlayan arkadaşlardan rica etsem beni aydınlatsalar!!! :img-blush
Hazır irdeleme durumuna girmişken Yaşar'ın değişimine de parmak basmak istedim... yadırgadığı burjuvanın gereklerinden birini benimseyişini ve her daim bahsettiği özünden yavaş yavaş uzaklaştığını görüyoruz... Bu küçük detay bile ilersi için ipucu olabilir. Yani Yaşar gitmez. Kalır ve ortama bir bukalemun gibi ayak uydurur. :icon_whis
Çatal bıçak işi ilginç bir ayrıntı. Blue, dikkatli gözlerin için bir kez daha brava:good: Işıklara ilk yemeğe geldiğinde hangi bıçak, hangi anda bilmiyordu. Işık gizlice önce eline bıçağı alıp, ona göstermişti. Birbirlerine tatlı tatlı gülümsemişlerdi.
Artık gayet doğal alıyor eline bıçağı ve kullanıyor.
Sinotun da dediği gibi, burjuvalıkla, tuzu kurulukla suçladığı devrimcilerin hiç arkalarına bakmadan bıraktıkları bir takım adetleri ve alışkanlıkları çabucak benimsedi. İlginç...o çocuklar da Anadolu yollarında, öğrenci evlerinde ortaya getirilen bir kaba kaşık sallıyorlar, peynir, ekmek, yumurta, makarna...ne varsa artık, halk usulü. İlginç bir düz değişmece:img-wink::img-yes:
Yalnız dizide her ne kadar farklı yönleriyle ön plana çıkıyor olsa da benim için karakterindeki zayıflık yanı sıra sağcı olması da bir sorun teşkil ediyor. Körü körüne, bir düzenin, hem de adı belli ülkelerin gizli istihbarat örgütlerinin palazlandırdığı oluşumlarla savunulması, dogmalara bağlılık...bunlar da benim için sorun açıkçası.
Dün bir haber izledim. Çok ilgimi çekti. Napoli'de halk ayaklanmış ve sokakta polisle çatışmışlar. Mesele çöp. Çöp şehirde en büyük sorun. Ama sorunun nedeni imkansızlık falan değil. Bu çok karlı işin mafya ve devlet işbirliğiyle daha doğrusu paylaşamama durumuyla, sonuç hep halkın zararına olacak şekilde büyümesiymiş. Şimdi burada elindeki taşı devletin polisine atan halka ben terörist demem, devlettir diye yanında olan bir kısım halka da ama onlar da ne yapsın yani tabii ki devleti savunacaklardı, demem. Diyemem.
Gaflet, delalet ve hıyanet içindeyse birileri...yani devlet dediğimiz kurumun her kademesinde de bizim gibi insanlar var değil mi?:img-cool2
Efendim Günaydınlar hepinize.....
Çoookkk eski bir Hatırla Sevgili yorumluyucusu, ama helen izliyicisi olarak birkaç öğrendiğim bişeyler var.. Paylaşayım dedim...
Belki daha önce yazan arkadaşlar olmuştur.. ama forumu takip etmemenin bir dezavantajıyla yazıyorum ben yinede...
Deniz Gezmiş'le birlikte olan 4 kişinin Sivas sahneleri Eskişehir'de çekiyor. Daha doğrusu çekildi bitti.
Yusuf Şarkışlada yakalanıyor vuruluyor, ama ölmüyor..
Deniz de Gemerek'te yakalanıyor Sinan ve Hüseyinle Kayseri'de buluşmaya giderken.
Efendim asıl kitabı okuyanları kızdıracak noktaya geliyoruz.
Deniz'i polis sorguya alıyor.
Polis : napmaya çalışıyorsun, Devleti yıkmayamı çalışıyorsun ?
Deniz : Evet ... diyor.. ( oysaki kitapta "hayır ben sadece Amerikan emparyalizmine karşıyım" diyor sanırım .. ek ben kitabı okumadım.)
sonra Sinan Hüseyin ve Mahirde yakalanıyor
hadda Mahir ölüyor
sonrada 6 mayıs günü çocukları asıyorlar
Efendim elçiye zaval olmaz...
son yazdığım Denizin sorgulanmasında söyledikleri için 3 kez arkadaşa eminmisin diye sordum evet eminim dedi.
değişir o sahne dediğimde ise artık çok geç o sahneler çekildi bile dedi....
benim duyduklarım bu kadar ... baştada belirttiğim gibi elçiye zaval olmaz...
resimlerde var ama yanlarında başkalarıda oldugu için eklemek için izin alamadım..
yaw yapmayın yaşarın neresi romantik:hıh
valla kusura bakmayın ama ilk gecede kızı bir köşede bırakıp...
nese bu konuya girmeyeyim ama bana ok saçma ve kabaca gelmişti
evlilik teklifininde bir romantik tarafını göremedim ben
o yalnız kaldıklarında fakirlik edebiyatı yapmaktan başka bişi yapmıyor:hıh
herkese günaydınlar,iyi haftalarbye
dün akşam benden sonra neler yazılmış diye bir bakayım dedim snemin bu mesajını görünce çok şaşırdım aslında hassas bir konu ama birşeyler yazmadanda rahat edemeyecektim
snemciğim senin yaşarın ilk gecede ışık ı bir köşede bırakıp yaptığı şeyin saçma ve kabaca olduğunu söylemen beni üzdü ve yaraladı çünkü yaşar ın yaptığı biz müslümanlarda olması gereken birşeydir damat gerdeğe girmeden önce namaz kılar bu dinimizde olan birşeydir belki biliyorsun belki bilmiyorsun tabi tahmin edemiyorum ama ben yaşar ın yaptığı şeyi çok doğru buldum ve bu ayrıntıyı atlamayan ekibide tebrik ettim
tamam şimdi diyeceksinizki diğerlerini göstermediler tabi bunda onların yaşar a göre daha farklı bir çerçevede gösterilmiş olmasınında etkisi vardır,yaşar sağcı biri olduğu için bu ayrıntı gösterilmiştir doğrudur ama yaşar ın yaptığı olması gereken birşeydir ve asla saçma ve kaba olarak kabul edilemez açık konuşacağım ben siyaset konusunda fazla tartışmam Yaşar gibi sağcıda değilim belki onun kadar sivri fikirlerim yok ama o iş başka bu iş başka bende evlendiğim zaman kesinlikle eşimin yaşarın yaptığını yapmasını beklerimki muhakkak yapacaktırda çünkü dediğim gibi bu dinimizde var
snemciğim beni yanlış anlama sakın din hassas bir konu hatta bu forumda yeri değil birçoğunuz yaşarı sevmiyorsunuzda buda olabilir ama yaşarın bu yaptığı çok güzel ve doğru muhakkakki kötü niyetle yapmamışsındır bu yorumunuda ama beni rahatsız etti kendi fikirlerimi belirtmeden geçemedim...
Efendim Günaydınlar hepinize.....
Çoookkk eski bir Hatırla Sevgili yorumluyucusu, ama helen izliyicisi olarak birkaç öğrendiğim bişeyler var.. Paylaşayım dedim...
Belki daha önce yazan arkadaşlar olmuştur.. ama forumu takip etmemenin bir dezavantajıyla yazıyorum ben yinede...
Deniz Gezmiş'le birlikte olan 4 kişinin Sivas sahneleri Eskişehir'de çekiyor. Daha doğrusu çekildi bitti.
Yusuf Şarkışlada yakalanıyor vuruluyor, ama ölmüyor..
Deniz de Gemerek'te yakalanıyor Sinan ve Hüseyinle Kayseri'de buluşmaya giderken.
Efendim asıl kitabı okuyanları kızdıracak noktaya geliyoruz.
Deniz'i polis sorguya alıyor.
Polis : napmaya çalışıyorsun, Devleti yıkmayamı çalışıyorsun ?
Deniz : Evet ... diyor.. ( oysaki kitapta "hayır ben sadece Amerikan emparyalizmine karşıyım" diyor sanırım .. ek ben kitabı okumadım.)
sonra Sinan Hüseyin ve Mahirde yakalanıyor
hadda Mahir ölüyor
sonrada 6 mayıs günü çocukları asıyorlar
Efendim elçiye zaval olmaz...
son yazdığım Denizin sorgulanmasında söyledikleri için 3 kez arkadaşa eminmisin diye sordum evet eminim dedi.
değişir o sahne dediğimde ise artık çok geç o sahneler çekildi bile dedi....
benim duyduklarım bu kadar ... baştada belirttiğim gibi elçiye zaval olmaz...
resimlerde var ama yanlarında başkalarıda oldugu için eklemek için izin alamadım..
sanada günaydın karamay hırsız polis forumunda görüyordum seni aramıza tekrar hoşgeldinbye
eğer çekimler dediğin gibi olmuşsa çok büyük bir hata yapılmış ve aynı büyüklükte bir tepkiyide göze almışlar demektir çünkü seninde dediğin gibi deniz gezmişin böyle bir ifadesi yok arkadaşın inşallah yanılmıştır diyeceğim ama yazdıklarına bakarsan zor görünüyor
bu haftaki bölüm zaten hepimizi çok üzecek deniz gezmiş ve arkadaşlarının yakalanmaları,sorguları,söyleyecekleri,idamları bu süreç epey gergin olacak nasıl izleyeceğim bilemiyorum keşke bunlar hiç olmasaydıda bizlerde izlemeseydik ama ne yapalım maalesef bunların hepsi gerçek:icon_sorr
Konu Yaşar'dan açılmıştı değlmi?
Yaşar köy kökenli, dolayısıyla köy kültürüyle yetişmiş, kültür kökenli millet anlayışına sahip biri.Yani ülkücü...
Köylü olmasının hem duygusallığı hem de kurnazlığı var.(Bkz: köylü kurnazlığı)
Duygusal olması ve Işık'a aşık olması onu diğer ülkücülere göre daha bir yumuşak başlı olmaya ve daha kibar olmaya zorluyor.Zira Işık çok hassas ve duygusal, aillesi ve çevresi son derece aydın ve elit.Öte yandan köylülüğünden gelen bir kurnazlığı var.Eksik olduğu yanlarını bu yöntemle halletmeye çalışıyor.
Yaşar'ın romantik olduğunu düşümmüyorum.Aksine klasik biri...Romantiklik; Biraz karşıtlıkları zıtlıkları reddeden, siyah-beyaz yerine grilerle dolu bir dünyanın peşinden koşan, biraz düşler ve düşünceler dünyasına sığınan, yitirilmiş düşler düzenine karşı duran biridir.Yani keskinliklerden pek hoşlanmaz.
Oysa ben Yaşar'ın içinde bulunduğu grup itibariyle,keskin olduğunu,ama bu durumu köylü kurnazlığıyla eşinden ve onun çevresinden gizleyerek götürmek istedipğini düşünüyorum.
Merhaba arkadaşlar, diziyi Harun'un şu saçma intihar girişiminden sonra izlemeyi bıraktım, tabi reklam aralarında vakit bulduğum da baktığımda oldu.
Genelde eskiden olsa izlemekten en zevk aldığım kısımlara yani gençlere denk geldim. Zaten onların dışındaki herhangi bir sahneye tahammülüm yok artık. Özellikle de başrol karakterlerine. Sanırım gençler son bölümler de daha bir aktif konumdalar dizide... Yavaş yavaş yolun sonuna doğru gidiyorlar herhalde, çok üzücü. Yaşar, köhne de tanıdığımız Yaşar değil artık çok değişti yada hep böyleydi artık kendisini saklamıyor. Harun'u kaçırışı, Deniz'i ihbar edişi vs. iyiden iyiye kendisini negatif bir karakter haline getirdi benim için. Zaten eşi olan Işık karakterinden hiç ama hiç haz etmiyorum. Harunlardan uzak, Mısır'a sultan olsunlar. :)
Harun'da unutamadı gitti şu Işık'ı yaa pes diyorum... Necdet bile Yasemin'i unuttu, tabi unutana kadar neler yaşadı neler. Senaristler aynı olayları Harun'unda başından geçirmemelerini temenni ediyorum, ben zaten izlemiyorum da izleyen arkadaşlar için bu temennim. Gerçi izlemesem de duymam bile sinir etmeye yeter o ayrı. :) Zaten dizi hep bu saçma aşk uzantılarından dolayı ilk günkü kalitesini ihtişamını kaybetti ya.
Karamay, arkadaşın yazdığına göre dizideki mantıksızlıklar hala daha devam ediyor.
Edit: Ebrucum, Yaşar'ın ilk gece namaz kılması bence de çok doğru ve dinimizin gereği olan birşeydi.
herkese günaydınlar,iyi haftalarbye
dün akşam benden sonra neler yazılmış diye bir bakayım dedim snemin bu mesajını görünce çok şaşırdım aslında hassas bir konu ama birşeyler yazmadanda rahat edemeyecektim
snemciğim senin yaşarın ilk gecede ışık ı bir köşede bırakıp yaptığı şeyin saçma ve kabaca olduğunu söylemen beni üzdü ve yaraladı çünkü yaşar ın yaptığı biz müslümanlarda olması gereken birşeydir damat gerdeğe girmeden önce namaz kılar bu dinimizde olan birşeydir belki biliyorsun belki bilmiyorsun tabi tahmin edemiyorum ama ben yaşar ın yaptığı şeyi çok doğru buldum ve bu ayrıntıyı atlamayan ekibide tebrik ettim
tamam şimdi diyeceksinizki diğerlerini göstermediler tabi bunda onların yaşar a göre daha farklı bir çerçevede gösterilmiş olmasınında etkisi vardır,yaşar sağcı biri olduğu için bu ayrıntı gösterilmiştir doğrudur ama yaşar ın yaptığı olması gereken birşeydir ve asla saçma ve kaba olarak kabul edilemez açık konuşacağım ben siyaset konusunda fazla tartışmam Yaşar gibi sağcıda değilim belki onun kadar sivri fikirlerim yok ama o iş başka bu iş başka bende evlendiğim zaman kesinlikle eşimin yaşarın yaptığını yapmasını beklerimki muhakkak yapacaktırda çünkü dediğim gibi bu dinimizde var
snemciğim beni yanlış anlama sakın din hassas bir konu hatta bu forumda yeri değil birçoğunuz yaşarı sevmiyorsunuzda buda olabilir ama yaşarın bu yaptığı çok güzel ve doğru muhakkakki kötü niyetle yapmamışsındır bu yorumunuda ama beni rahatsız etti kendi fikirlerimi belirtmeden geçemedim...
tabikide belirteceksin ben saygı duyarım
açıkcası bilmiyordum ben böyle birşeyi ne yalan söyleyeyim
ama oradaki ışıkın tepkisi bakışları felanda çok içaçıcı değildi ondan demek istedim sonuçta ışık pekte böyle birşeye alışkın değildi kendi ortamında
ama karşı fikirlere her zaman açığım ben
hatta sana teşekkür ederim:img-wink:
tabikide belirteceksin ben saygı duyarım
açıkcası bilmiyordum ben böyle birşeyi ne yalan söyleyeyim
ama oradaki ışıkın tepkisi bakışları felanda çok içaçıcı değildi ondan demek istedim sonuçta ışık pekte böyle birşeye alışkın değildi kendi ortamında
ama karşı fikirlere her zaman açığım ben
hatta sana teşekkür ederim:img-wink:
bilmediğini tahmin etmiştim yoksa böyle birşeyi asla demezdin çanım:img-yes:
ışık orada hem çok heyecanlıydı hemde tabi biraz şaşkındı çünkü yaşarın yaşayıs şekline alışkın değil o çok daha farklı bir çevrede büyümüş ayrıca yaşar ın ışık ın giyim kuşamına karışmaması benim hoşuma gidiyor zaten ışık ta o anlamda çok açık giyinen bir kız değil mini etek olayı var ama oda doğal hatta dizide hemen her bayan öyle giyiniyor dönem modası:img-wink:yaşar o konuda çok modern biri tam aksi davranışlardada bulunabilirdi ileride böyle bir tavır içinde bulunurmu bilemiyorum ama şu anda görünene göre yapmaz sanırım
karşı fikirler her zaman olacak yoksa herkes her denilene uysa bu forumun ne güzelliği kalırdıki bir arkadaşımızın beğenmediği bir görüşü başka bir arkadaşımız savunabilir bizimde en iyi özelliğimiz bu her türlü görüşü burada saygı ve anlayış çerçevesinde tartışmak o yüzden seninle birlikte bütün arkadaşlarıma sevgilerimi yolluyorum:img-in_lo
bende yaşarı seven gruptayım işte şu ana kadar ihbar durumu ve harunun kaçırılma eylemi dışında çok büyük bir rahatsızlık vermedi bana kimbilir belkide karadenizli olmasınında etkisi vardır malum toprak:img-wink: ışıkla ayrılmalarınıda asla istemiyorum inşallah ileride çok güzel girişimlerde bulunur ve defne ile denizlede arasını düzelterek o dönemin şartlarına göre bir ilkide gerçekleştirmiş olur gerçi bu imkansız birşey ne defne ne deniz bunu asla istemez ayrıca benzer sebeplerle defneye olan antipatimde hala geçmiş değil ışık belki biraz saf ama onun kadar kindar ve sivri bir kişilik değil belki bu sebeple onu defneden daha çok seviyor ve yaşarlada çok yakıştırıyorum uzlaşma olursa harika olur ama ne bileyim umut etmek güzel şey:img-wink:
edit:evet messacığım yaşarın yaptığı çok doğru bir hareketti:img-yes:
arwenciğim sanırım seninle tek anlaştığımız konu nejdet
olsun önemli değil bu gerçekten
ama ben defne,deniz ve harunu çok seviyorum
çünkü sivri tipleri ve düşündüğünü korkmadan dışa vuran kimsenin arkasından iş çevirmeyen tipleri sevmişimdir ben:img-yes:
ışık gibi saf,arkasında dönen dolapları göremeyen,dönemin koşullarını iyi irdeleyemeyen,çevresinde birçok olay olurken tek derdi sevdiği çocuk olan tipleri sevmiyorum ben açıkcası
yaşarın siyasi görüşü hakkında tek kelime etmedim ben ededebilirim ama onun gibi düşünenler olacaktır ve bu konular hassas konular
ben şu ana kadar onu sadece kişiliğiyle irdeledim ve dengesiz olduğu kanısına vardım bir yaptığı bir yaptığına uymuyor
ilk yaşarı siyasi görüşüne rağmen sevmiştim cidden bunu gönülden söylüyorum
ama bu yaşarla o yaşarın arasında en ufak bir benzerlik göremiyorum ne yazık ki çünkü ılımlıydı o silahlı şiddete dayanan mücadele yerine fikir mücadelesini savunuyordu
ama yaşarı fazla içten pazarlıklı buluyorum artık ve sevmiyorum
birgün yaşar kendine çeki düzen verir ve ışıka yalanlar söylemeyi bırakır,sinsiliklerine son verirse buna en çok ben sevineceğim emin olabilirsiniz
o vakit ben eminim defne ve denizde ona eskisi kadar tepki göstermeyeceklerdir
en azından şöyle düşünelim denizve defne ve hatta harun yaşarla ışıkı ayırmak için ellerindeki kozları kullanmadılar kullansalardı ayrılırlarmıydı bilemem ama ilişkileri sarsılabilirdi buda onların ışıka saygı duyduğunu hatta yaşarada saygı duyduğunu gösterir
arwenciğim sanırım seninle tek anlaştığımız konu nejdet
olsun önemli değil bu gerçekten
ama ben defne,deniz ve harunu çok seviyorum
çünkü sivri tipleri ve düşündüğünü korkmadan dışa vuran kimsenin arkasından iş çevirmeyen tipleri sevmişimdir ben:img-yes:
ışık gibi saf,arkasında dönen dolapları göremeyen,dönemin koşullarını iyi irdeleyemeyen,çevresinde birçok olay olurken tek derdi sevdiği çocuk olan tipleri sevmiyorum ben açıkcası
yaşarın siyasi görüşü hakkında tek kelime etmedim ben ededebilirim ama onun gibi düşünenler olacaktır ve bu konular hassas konular
ben şu ana kadar onu sadece kişiliğiyle irdeledim ve dengesiz olduğu kanısına vardım bir yaptığı bir yaptığına uymuyor
ilk yaşarı siyasi görüşüne rağmen sevmiştim cidden bunu gönülden söylüyorum
ama bu yaşarla o yaşarın arasında en ufak bir benzerlik göremiyorum ne yazık ki çünkü ılımlıydı o silahlı şiddete dayanan mücadele yerine fikir mücadelesini savunuyordu
ama yaşarı fazla içten pazarlıklı buluyorum artık ve sevmiyorum
birgün yaşar kendine çeki düzen verir ve ışıka yalanlar söylemeyi bırakır,sinsiliklerine son verirse buna en çok ben sevineceğim emin olabilirsiniz
o vakit ben eminim defne ve denizde ona eskisi kadar tepki göstermeyeceklerdir
en azından şöyle düşünelim denizve defne ve hatta harun yaşarla ışıkı ayırmak için ellerindeki kozları kullanmadılar kullansalardı ayrılırlarmıydı bilemem ama ilişkileri sarsılabilirdi buda onların ışıka saygı duyduğunu hatta yaşarada saygı duyduğunu gösterir
snemciğim necdet konusunda ynı fikirdeyiz haklısın:img-wink:
bende yaşar ın siyasi görüşleri hakkında fikrimi beyan etmedim dediğim gibi siyaset konuşmaktan hoşlanmıyorum hem seninde dediğin gibi oda hassas bir konu ve burada tartışılması doğru değil
harunun kaçırılma olayında yaşar ın ona söylediği bir söz vardı ışık ın çok temiz ve değerli olduğunu ve onu böyle olaylardan uzak tutmak istediğini söylemişti ayrıca o kaçırma olayında hedefin harun olduğunuda bilmiyordu ama bilse engel olurmuydu tabi orasıda şüpheli ayrıca ben eski arkadaşını bu durumdan kurtarmadığı için kızmıştım ona ne olursa olsun dostuna bunu yapmamalıydı bu olay yaşar ın en büyük hatalarından biriydi:img-yes:
defne ve deniz hakkında ise görüşlerimi belirtmiştim denizi defneden daha çok seviyorum ama defneye hala ısınamadım ihbar olayında yaşarında kabahati var ama bilip etmeden herkesin içinde ona yaptığı asla affedilir birşey değildi sırf sevmediği ve karşıt görüşlü olduğu için yaptı bunu yani duygularıyla hareket etti oradan beride defneye olan antipatimde artmış oldu ama bu arada yaşar ın yaptığı 2.büyük hatanında ortaya çıkıp cezasını çekmesinide isterim her ne kadar sonradan pişman olmuş olsada yaptığı hiç doğru değildi
ama ben ne denizin nede defnenin yaşara saygı duyduğuna inanmıyorum sadece ışık için böyle duruyorlar arada ışık olmasa ona çok daha kötü davranabilirlerdi
iyide arwencim bu birazda karşılıklı değilmi
yaşarın içinde bulunduğu grup her ne kadar yaşar bunu tasvip etmediğini söylemesine rağmen o gruptan ayrılmayı denemesede denizin babasını kaçırdı
o aileye zarar vermek istediler
mehmetin o halini hiç unutamam ben
deniz ve defne kanlı pazar faciasını yaşadılar
taylanın öldürülmesini
itü yurdundan pencereden atılan çocuğun acısını yaşadılar
ve bunun gibi daha birçokları var malesef
yaşara nasıl davranmasını bekliyorsun ki daha
herhalde canciğer kuzu sarması olması beklenemez
insanın eğer canı çok yanmışsa yakmak ister kimileri bu duyguyu durdurabilir kimileri durduramaz bence deniz bu durdurma işini gayet iyi yapıyor
Merhaba hava alanına misafir yolcu ettiğimiz için diziden sonra giremedim...
yazılanlar çok olduğu için ne yazıkki çoğunu okuyamadım... Shevek'in yazısında dikkatimi çeken "ben bir çoğunuzla ayrı düşdüm.." cümlesinden dolayı baktığım bazı yazılarda Ahmet-Yasemin'in nikahtaki tavırlarına olan eleştirileri biraz şaşırarak okudum...
ama bence bu arkadaşlar bizim buradaki ortamımızın ruh haliyle onların kendi ortamlarındaki ruh hallerini kıyaslamışlar farkında olmadan diye düşünüyorum... :img-yes:
nikah 5 dakikalık bir işlemdir... yani imza atılırken Ahmet ve Yasemin birbirine baksa ne olur bakmasa ne olur... karşılarında kendi akrabaları ve esas olarak mutluluklarını onlarla paylaşacaklar... kendilerini önplana atmalarının hiçibr gereği de ortamı da zaten yok... formalite bir işlemi bitirip evlerine gidecekler hepsi bu... ve esas romantizmleri de bundan sonra başlayacak... görmek istediğiniz şeyi o 5 dakikada görmek istiyorsunuz... ama o 5 dakika oradaki paylaşımcılara ve formaliteye ait... yani sizin için nikah öncesi ve nikah sonrasının pek bir önemi yok...[B]Ayla odadan çıktıktan sonra aralarında geçen konuşma bence onların o günkü romantizmlerine yeter de artar... "sana her şeyi söylemek zorunda mıyım" "biraz sonra kocan olacak biriyle ne biçim konuşuyorsun sen" ya da Yasemin'in simit getirdiği daha önceki bir sahne "Rüya'yı okula bıraktım. sonra da seni özlediğimi fark ettim" "kandırıkçı" (tam bu cümle değildi..) yani onların romantik aşkları artık bu şekilde olacak... olması gereken bu zaten... eskisi gibi bir aşk biçimi beklemeyin... o TUTKULU bir aşktı... tutkuyu yaratan da üzerlerindeki baskıydı... ama şimdi o baskı yok artık... kimsenin gözüne sokmadan tatlı kaçamaklarla, birbirlerini iğneleyen, kışkırtan konuşmalar aldı yerini artık... onlar da fırsatını buldukça bunu yapıyorlar zaten... yani aşk BİÇİMlerinin değişmesi gerekiyordu ve değişti de... birkaç bölüm bunun ip uçlarıyla dolu... ha bu biçim sizin hoşunuza gitmemiş olabilir... ama işin GERÇEĞİ budur... aşkın devam ettiği evlilikler de aşk biçimi bu şekilde olur... onların aşkları olması gerektiği gibi devam ediyor arkadaşlar bundan inanın:img-yes:
Hele de sizin gibi manifestolar yazan, okuyan arkadaşların bu meseleyi yalnızca 5 dakika süren imza aşamasına yüklemesi.... vallahi yakıştıramadım size :img-blush yani siz onların tüüüüm romantizmini 5 dakikaya mı yüklüyorsunuz? e bravo size ne diyeyim:icon_whis
üstelik bu işin genel yanı... yani oradaki insanların hepsinin taze taze yaraları olan insanlar olduklarını... hepsinin yüreğinin buruk ve acı dolu olduğunu üstelik te kendilerinin de bu üzüntülerden bizzat nasiplerini aldıklarına da hiiiç deyinmedim...:img-yes:
şimdi yazılarınızı okumaya geçeyim...:kahve
Bahar-Can,
Yorumuna hiç katılmıyorum malesef.Öncelikle bu nikahın beş dakikalık bir formaliteden ibaret olduğuna düşünmüyorum.Bu nikah sevdiği kadınla ve kızıyla birlikte olabilmek için 11 yıldır bekleyen bir adamın, babasıyla birlikte yaşamaya başlamak için sabırsızlanan bir kız çocuğunun hayallerinin gerçek olmasının bir sembolüdür.Bu nikah YAR ailesi için, hayatı birlikte yaşama anlamında, çok önemli bir dönüm noktasıdır.Asla geçiştirilmemeli ve önemsizleştirlmemelidir.Aksi taktirde 30 bölümden uzun bir süredir ettiğim her kelime, yaptığım her yorumda önemsizleşmiş olur.Bir hiç uğuruna beklemiş, sabırsızlanmış olurum.Ve kendimi aptal yerine konmuş hissederim.Herşeyi 5 dakikalık imza aşamasına yüklemeyin, asıl romantizim onlar evlerine girdiğinde başlayacak demişsin.En çok istediğim şey onların ev hallerini, özel anlarını görebilmek fakat bu nikahın işleniş şekli bana sonrası içinde umut vermiyor.Tıpkı bukadar önemli bir nikahın geçiştirildiği gibi evlerindeki hayatları, romantik anları da geçiştirilecek:icon_sorr Çünkü YAR artık bu dizinin odağında değil.Kurgu bu şekilde.
İster beğenin ister beğenmeyin ilişkileri biçim değiştirdi demişsin.Bu biçim değişikliğine hiçbir diyeceğim yok ama bunun zamanlaması ayrı bir tartışma konusu.Ben onları eskisi gibi sadece öpüşüp koklaşmaktan ibaret bir çift olmasını beklemiyorum fakat duygusuzca gerçekleşiveren barışmadan hiçbirimiz beklediğimiz tadı alamadık, içimizde biriktirdiğimiz duygu selini boşaltamadan da bu biçim değşikliğini gerçekleştirdiler.Dizide aşk ile ilgili herşey bukadar yavaş ilerlerken,nasıl olduysa onların yıllarca ayrı kalmalarının hasreti çabucak bitiverdi.27 bölümlük acıyı 2 bölümlük sevinç için mi bekledik?Yani özetle ilişkilerindeki bu biçim değişikliği çok çabuk gerçekleşti bana kalırsa bu nikahtan sonra gerçekleşmeliydi:img-cool2 Ama malesef öyle olması.Tabii ilişkilerindeki bu biçim değişikliğinin de nikahlarında tek bir anlamlı bakış,dokunma, özel bir cümle söylenmeden geçiştirlmeyi gerektirdiğini de düşünmüyorum.Aşk herzaman aşktır ve yıllarca kavuşmak için bekleyen bir çift için nikahları herzaman özeldir.Gelin ve damada anlamlı birkaç replik yazmayan senaristleri tekrar tekrar kınıyorum:icon_sorr
Sanırım sevgili Shevek Ahmet'le Yaseminin Selma ve Şevket moduna geldiklerini söylemiş.Bende oları öyle görmeyi çok istiyorum ama bu moda biraz erken girmediler mi? Sanırım Selma ve Şevket bile nikahlarında birbirlerine daha aşık bakmışlardır.Zira biz onları izlemeye başladığımızda üniversiteyi bitirmiş bir oğulları vardır.Nerdeyse 30 yıldır evlilerdi.Ahmet ve Yaseminse 11 yıldır ayrı:icon_sorr
Bahar-can, Ordaki herkesin taze taze yaraları olduğundan söz etmişsin.Bunun bende farkındayım.Zaten nikahtaki hüzünlü ortamı çok normal karşılıyorum.Hatta çokta hoşuma gitti.Zaten neitcede onların aşklarıda hüzünlü değil mi? Benim üzüntüm aralarında bu aşkı hiç görememizden kaynaklanıyor. hüzünden değil.Ayrıca muhteşem müzkleriyle nikahtaki tek duygu olan hüznü yatan müzüsyenleirn hepsini kutlarım.Gerçekten çok iyi iş çıkarmışlar.
YAR ile ilgili olarak buraya kadar ne yazık ki istediğim tadı alamadım ve bundan sonrası içinde umudum yok ama sanırım Ahmeti avukat olarak görebileceğiz. Keşke hem Avukat Ahmeti hem Baba Ahmeti görebilsek ama sanırım baba Ahmet zaman atlamasından sonraki süreçte Ahmet hapse düştüğünde, ortaya çıkacak.Kızını özleyen Ahmet, kızı için endişelenen Ahmet.Hiç olmazssa o bölümler geçiştirilmese bari.
Son olarak özetlemek istiyorum;Bana göre bu nikah çok çok önemliydi ve asla geçiştirilmemeliydi.En azından bunu 30 bölümdür bekleyen seyircileri bunu çok görmemeleri gerekirdi.Daha fazlasını hak etmiştik.Beklediğimiz abartılı birşeyler de değildi.Aşık bir çifte yakışacak birkaç anlamlı replik, anlamlı bakış, belki Rüya'nın Ahmete baba dediği sahnedeki gibi bir ağır çekim, geçmişten birkaç kare flasback...Oysa biz ne gördük Necdet sahneleriyle bölünmüş, aşksız, duygusuz bir nikah.Kendimi aptal yerine konumuş gibi hissediyorumFazla mı romantiğim acaba?
sanada günaydın karamay hırsız polis forumunda görüyordum seni aramıza tekrar hoşgeldinbye
eğer çekimler dediğin gibi olmuşsa çok büyük bir hata yapılmış ve aynı büyüklükte bir tepkiyide göze almışlar demektir çünkü seninde dediğin gibi deniz gezmişin böyle bir ifadesi yok arkadaşın inşallah yanılmıştır diyeceğim ama yazdıklarına bakarsan zor görünüyor
bu haftaki bölüm zaten hepimizi çok üzecek deniz gezmiş ve arkadaşlarının yakalanmaları,sorguları,söyleyecekleri,idamları bu süreç epey gergin olacak nasıl izleyeceğim bilemiyorum keşke bunlar hiç olmasaydıda bizlerde izlemeseydik ama ne yapalım maalesef bunların hepsi gerçek:icon_sorr
Evet buda yapılan yanlışlardan sanırım...
Geçmiş bölümlerde yine burda konusu mutlaka olmuştur
Taylan OTDU kampusunde değil dışarda bir yerde ( tam yerini bilmiyorum ) öldürülmüştü. Bu sayfada nasıl yorumlandı bilmiyorum ama benim çevremde izleyen arkadaşlar duruma çok tepki vermişlerdi.
hatta arkadaş bu repliği söylerken senaristler için ikinci bir büyük tepkiye hazır olsunlar Deniz Gezmiş böyle bişey demedi diye ekledi... ben ne kadar iyimser konuşsamda o çok büyük bir fan olarak ( ki istanbuldan kalkıp Eskişehire gidip 3-4 günü onlarla geçirdi) pek umutlu değil .. Montajcıya kaldı iş ...
umarım madem tarihi anlatıyorlar gerçeklere sadık kalırlar... Bir umut işte
iyide arwencim bu birazda karşılıklı değilmi
yaşarın içinde bulunduğu grup her ne kadar yaşar bunu tasvip etmediğini söylemesine rağmen o gruptan ayrılmayı denemesede denizin babasını kaçırdı
o aileye zarar vermek istediler
mehmetin o halini hiç unutamam ben
deniz ve defne kanlı pazar faciasını yaşadılar
taylanın öldürülmesini
itü yurdundan pencereden atılan çocuğun acısını yaşadılar
ve bunun gibi daha birçokları var malesef
yaşara nasıl davranmasını bekliyorsun ki daha
herhalde canciğer kuzu sarması olması beklenemez
insanın eğer canı çok yanmışsa yakmak ister kimileri bu duyguyu durdurabilir kimileri durduramaz bence deniz bu durdurma işini gayet iyi yapıyor
dedim ya o dönemin şartlarında zaten anlaşamazlar ama benimkisinin bir umut olduğunuda ekledim hatırlarsan:img-wink: zaten o dönemlerde solculara yapılanlar çok üzücü şeylerdi işkenceler,kaçırılmalar vs. deniz ve defnenin tavırlarında bunların etkisi muhakkak var ama şöylede bir gerçek var mehmet yaşara asla öyle davranmıyor gerçi mehmet olgun bir adam tabiki gençlerden daha farklı düşünüyordur ama şuda bir gerçek ben böyle birşeyi asla önemsemesemde solcu yada sağcı ne kadar iyi olursa olsun o dönemde asla anlaşamazdı hayat izin vermezdi o yüzden bu konuda haklısın ama bunu sadece yaşara indirgememek o gruba dahil etmek lazım:img-yes:(birden kendimi yaşarın avukatı gibi gördüm ne alakaysa oysa beni en çok ahmet ilgilendiriyor:img-in_lo yalnız snemciğim aman bu ahmet meselesi aramızda kalsın yoksa cazgırlar evlendi falan dinlemez beni mahvederlersofa :) )
Efendim Günaydınlar hepinize.....
Çoookkk eski bir Hatırla Sevgili yorumluyucusu, ama helen izliyicisi olarak birkaç öğrendiğim bişeyler var.. Paylaşayım dedim...
Belki daha önce yazan arkadaşlar olmuştur.. ama forumu takip etmemenin bir dezavantajıyla yazıyorum ben yinede...
Deniz Gezmiş'le birlikte olan 4 kişinin Sivas sahneleri Eskişehir'de çekiyor. Daha doğrusu çekildi bitti.
Yusuf Şarkışlada yakalanıyor vuruluyor, ama ölmüyor..
Deniz de Gemerek'te yakalanıyor Sinan ve Hüseyinle Kayseri'de buluşmaya giderken.
< |