Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-24


Sayfalar : 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 10 11

bir_adı_yok
11-01-08, 23:42
siyasi olayları ayrı bir kefeye koyarak
bölüm değerlendirmesi yapacak olursam
ben pek sevmedim bu bölümü...
güzide'nin hiç birşey olmamış gibi necdet'i affedeceğini hiç düşünmemiştim..
az da olsa necdet'e tavır yapar diye düşünmüştüm..
bırak tavır yapmayı
problem bile etmedi necdet'in davranışlarını...
ve rüya
çok abartılmış
ahmet bu bölüm bence yaseminden çok
rüya'yı öpüp kokladı...
hem o yaşta bir çocuk için bu kaçma mecarası biraz fazla..
üstelik teknede denize açıldı..oh ne ala...
dersin 18 yaşında genç kız...
...
ama sevdiğim bir sahne vardı
rüya ahmet'in yaklasını düzeltmek istedi ya
orda çok şekerdi..
işte hep böyle kıskançlıklar yapsaydı..
babasıyla daha çok ilgilenseydi..
annesini taklit etseydi...

arwen61
11-01-08, 23:43
Canim Deniz Gezmis aslinda orda sevgiliyi hatirliyor.. Hatta silahi kafasina dayadiginda hatirliyor ve vaz geciyor..
Ceren bana yazmisti bunu "Gülün soldugu aksam" adli kitapta yaziyormus.:img-wink:

öylemi ben bunu bilmiyordum bu kitabı en kısa zamanda alıp okumam gerekiyor ama o yüz hali,üzüntüsü,acısı bana öyle bir yansıdıki hıçkıra hıçkıra ağladım ve inanın bu sahnenin bana bu kadar dokunacağını hiç sanmıyordum keşke deniz gezmişte bir kurgu karakter olsa ve ölmese ama maalesef ölecek ve yakalandığında bu kadar ağlayan ben idamında ne yaparım hiç bilemiyorum:icon_sorr

badger
11-01-08, 23:43
bu bölüm çok güzeldi deniz'in o çaresizliği beni mahvetti hala kendime gelemiyorum idam sahnesine nasıl dayanacağımı bilemiyorum

Muhtemelen ben o sahneleri seyredemem...:icon_sorr
Çünkü kurgu olduğunda sorun olmuyor da...gerçek olaylar olunca sorun o zaman başlıyor bende...Kanlı Pazar sahnesinde de o şekilde daralmıştım...şimdi de içim eziliyor izlerken...Oyüzden fazla yorum yapmayacağım... Yüksek bir idealin peşinden ateşe koşan kelebekler gibi uçtular.....:sad53:

zeyneps
11-01-08, 23:47
Merhaba çanlar :img-in_lo

Bu bölüm benim için çok kötüydü çok fazla duygusal sahne vardı:icon_sorr Deniz'in yakalanışı ve geçmişi hatırlaması çok duygulandırdı beni en sonunda teslim olduğundaki çaresizlik ama buna rağmen başını hala dik tutması :icon_sorr

Defne'ye çok üzüldüm Deniz'i Harun'u Işık'ı anlatışı onunla birlikte benim de gözlerim doldu :sad53: Bir de Defne onu merak ederken Deniz'i ve Harun'u göstermeleri :icon_sorr

Aklıma geldikçe yazarım ama bu bölümü bir daha izleyeceğim önce :img-in_lo

Edit:Ahmet-Yasot evini çok beğendim pozitif bir enerjji aldım evden çok hoşuma gitti çok ferahtı kasvetli değildi :img-in_lo

İkinci Edit:Rüya'nın eve alışmaya çalışması zordu gerçekten ama Ahmet-Yasemin'in yaptıklarını ben de onayladım üzülsem de çünkü çok yakınımdan biliyorum(ki kardeşim olur kendisi:)) eğer bir kere kabul ederseniz sonra ardı arkası kesilmiyor ve bu böyle devam ediyor ve gerçekten kişiliğinde önemli sorunlara yol açıyor ;özgüven eksikliği,korku,cesaretsizlik ...
Kendimi psikolog gibi hissettim :icon_whis Ama Rüya'nın kaçması gerçekten abartıydı ...
Ve Ahmet'in yakasını düzeltmesi çok hoştu sanıyorum ki bir kız çocuk ancak bunlara dikkat eder ahh ahh babalar ve kızları işte :img-in_lo

jikarinziku
11-01-08, 23:49
öylemi ben bunu bilmiyordum bu kitabı en kısa zamanda alıp okumam gerekiyor ama o yüz hali,üzüntüsü,acısı bana öyle bir yansıdıki hıçkıra hıçkıra ağladım ve inanın bu sahnenin bana bu kadar dokunacağını hiç sanmıyordum keşke deniz gezmişte bir kurgu karakter olsa ve ölmese ama maalesef ölecek ve yakalandığında bu kadar ağlayan ben idamında ne yaparım hiç bilemiyorum:icon_sorr
Inan ki bende dedim aglamam falan diye ama bana öyle bi dokundu ki.. Sanki
ordaki kisi Baris Kocak degilde Deniz Gezmis gibiydi, öyle kaptirdim kendimi.
O sahnede bende cok kötü oldum ya.. Hele evi bastiginda o cocuklara bi bakisi vardi ki
ben cok agladim hele o gecmisi düsündügü an.. Silahi kafasina dayayip sevgiliyi
hatirlayip vaz gecmesi.. Ben orda ipleri tam kopardim.:icon_sorr

sezinti
11-01-08, 23:50
Buradan devam edebilirsiniz,

Bir önceki bölümün linki

http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=43385

alamehmet
11-01-08, 23:51
Canim Deniz Gezmis aslinda orda sevgiliyi hatirliyor.. Hatta silahi kafasina dayadiginda hatirliyor ve vaz geciyor..
Ceren bana yazmisti bunu "Gülün soldugu aksam" adli kitapta yaziyormus.:img-wink:

Okuduğum kitapta bu kısmı hemen hemen şöyle anlatıyordu.Önce mermiyi kalbine sıkmak istemiş ama sonra ölümü kalbinden olsun istememiş.Beynine sıktığı bir kurşunla ölmek istemiş.Bu düşüncelerle boğuşurken kafasını kaldırıp gökyüzüne baktıktan sonra vazgeçmiş...Yaşama olan inancı baskın gelmiş.

Hatta ''işkence acıları unutturur'' diye düşünüp teslim olmaya karar vermiş.Böyle anlatıyordu kitapta :(

snemmm
11-01-08, 23:52
buradan mı gidilir devrime?
-senin kafan almaz böyle şeyleri.:img-hyste
deniz üzerinden prim yapmaya çalışanlara verilecek en güzel yanıttı

jikarinziku
11-01-08, 23:52
alamehmet ben o kitabi okumadim ama Ceren arkadas sagolsun dedigim kismi
bana yazip göndermisti ordan biliyorum..:icon_sorr

arwen61
11-01-08, 23:53
yeni sayfa açılmış hemen yer kapayım:)

rüyanın ahmetin yakasını düzeltmek istediği sahneye bende bayıldım ve bu bölüm şükürki rüya ahmet sahneleri daha fazlaydı baba ahmeti izlemekte epey keyif verdi:img-in_lo

rüya necdetin kapısında çantasını bıraktı bu delil olabilir ama limanı kim tahmin edebilirki yasemin le ehmet onu bulana kadar kahrolacaklar:icon_sorr

badger
11-01-08, 23:54
Rüyanın halini abartılı buldum..ama Yaseminin herzamanki gibi çocuğunun kilit halindeki halini öylesine bırakması hatta..." biliyorsun!(esroşki:)) anne ve babalar bir arada uyur!" muhteşem açıklaması aldı götürdü beni...:img-swoon..

Bu kıza bundan sonra çok dikkat etmeleri gerekli...:img-cool2

Tabii ki yanında uyumasına izin vermeyecekler..bknz:kolu kaptırırlar, ama anne ve babası dönüşümlü olarak o uykuya dalıncaya kadar yanında kalabilirlerdi...Kitap okunmasına ihtiyaç yok..sadece yanında o uykuya dalıncaya kadar bekleyebilirlerdi..ya da sabah uyanır uyanmaz babası gidip yanına kızını uyandırıp yataklarına yanlarına taşıyıp sabah kikirdeşmesi yapabilirlerdi...Babası ve annesi bir onu birbirlerini öpebilirlerdi..

tabii öyle yapmayacaklar ki reytingler yerinde olsun değil mi?:img-wink:

LİN
11-01-08, 23:55
Deniz GEZMİŞ'i oynayan oyuncuyu seyrederken etkilenmemek mümkün değil.Bence başarılı. Ancak,oyuncu yaşamış bir karakteri bile canlandırsa sonuçta bir yanınız onun oyuncu olduğunu biliyor ama gerçek Deniz'i gösterdikleri sahnede yüreğim dağlandı sanki !!!O görüntüler bünyede beton bir duvara çarpmışım gibi etki bıraktı.
Gerçekliğin verdiği his,geçmişi geri getirememe,sonuçsuz isyan,olmuş bitmişin çaresizliği, Deniz GEZMİŞ'i ekranın içinden çekip alma isteği vs.
Çok acıydı çok...

bir_adı_yok
11-01-08, 23:57
yeni sayfa açılmış hemen yer kapayım:)

rüyanın ahmetin yakasını düzeltmek istediği sahneye bende bayıldım ve bu bölüm şükürki rüya ahmet sahneleri daha fazlaydı baba ahmeti izlemekte epey keyif verdi:img-in_lo

rüya necdetin kapısında çantasını bıraktı bu delil olabilir ama limanı kim tahmin edebilirki yasemin le ehmet onu bulana kadar kahrolacaklar:icon_sorr

necdet'in paris'te olmasına
ve bu durumu çözüme kavuşturacak kişi olamamasına sevindim açıkcası..
rüya deniz seferinden bir dönsün hele
bu sorunda aşılır...tabi dönene kadar
ahmet ve yasemin kabir azabı çekerler...

çalıkuşu78
11-01-08, 23:57
bu bölümde sadece deniz gezmişin sahneleri beni kalbimden vurdu.. ilk defa bir dizide bu kadar ağladım..deniz gezmişin orda geriye dönüp düşünmesi bir oyun gibi başlıyan ama giderek karasevda gibi yüreğine oturan devrim aşkını hatırladık..belki kafaya bir dank etme yaşadı.. bu insanlarla mı devrim yapacaktık bu kadar bilinçsiz bu kadar bize düşman bakan halkla mı başaracaktık diye düşündü bence.. bir kırılma yaşadı orda kavuşamadığı bir düş gibi eski günleri devrim adlı sevgilisini düşündü ve onunla vuslata eremiyeceğini anladı..bunu anladı ama darağacına gidene kadar bu halka kırgınlığını belli etmedi.. kurgu karakterlerdeki aşırı başarısızlığa rağmen bu bölüm harikaydı.. devrimcilik tarihimizin içine girdik yaşadık adeta oradaydık yusufla vurulduk,denizle yakalandık.. hepimiz bu gece kırsaldaydık ,dağlardaydık..

LİN
11-01-08, 23:57
Rüyanın halini abartılı buldum..ama Yaseminin herzamanki gibi çocuğunun kilit halindeki halini öylesine bırakmasını hatta..." biliyorsun!(esroşki:)) anne ve babalar bir arada uyur!" muhteşem açıklaması aldı götürdü beni...:img-swoon..
Bu kıza bundan sonra çok dikkat etmeleri gerekli...:img-cool2
Ben de anlamsız buldum o sahneleri...Gereksizdi.Hiçbir anafikir içermiyordu.
Yasemin ve Ahmet de maaşallah aşk sahoşluğundan evden kızın gittiğini fark etmiyorlar bile.Böyle lay lay lomluk olur mu?Olmaz...

ermec
12-01-08, 00:01
deniz gezmısı canlandıran genc gercekten cok ıyı rol yapmıs ve benzetmıs...ne güzel başı dik!!!her bir konuşması kitap haline getirilir..ayrıca uyuya kaldım baslarkene:D defnenın konusmalarını ızleyemedım soyleyebılen varsa beklıorum:)

zeyneps
12-01-08, 00:01
Yeni başlık hayırlı uğurlu olsun bu bölüm uğurlu geldi :img-in_lo Başlık kapattı :)

Bu arada Yusuf hastanede gülümsetti beni yanıtıyla beti benzi attı adamın" sen doktora benzemiyorsun polis değilsen ben de adam değilim"

Işık'ın gazeteci olması ve bir gazeteciyle evli olmak zor olmalı ama Yaşar bunu bilerek Işık'la evlendi Işık eve döndükten sonraki hal ve hareketleri hiç hoş değildi baştaki tavırları da ... hiç bir erkek karısının bu şekilde işe gitmesini çok da istemez kendileri gidebilirler istediklerini yapabilirler ama kadınlar hayır bu erkek egosuyla ilgili bir şey sanırım :hıh Yaşar Işık'ın gazetici olduğunu bile bile evlendi ve ne sanıyordu ki üstelik neler olduğu ortada nasıl karışık bir durum olduğu ortada Işık'ın dizini kırıp evde oturmasını mı bekliyordu :hıh Eğer öyleyse köyünden bir kız alsaydı :hıh

bir_adı_yok
12-01-08, 00:04
Ben de anlamsız buldum o sahneleri...Gereksizdi.Hiçbir anafikir içermiyordu.
Yasemin ve Ahmet de maaşallah aşk sahoşluğundan evden kızın gittiğini fark etmiyorlar bile.Böyle lay lay lomluk olur mu?Olmaz...

ya ben ortada bir lay lay lomlukta görmedim açıkcası..
(gerçi rüya'nın evden çıkışını farketmeleri lazım dı, ama kurgu işte....rüya evden kaçacak ya...)
sadece ve sadece anne ve babanın aynı odayı paylaşıyor olması rüya'nın zoruna gitti..
bu aşamada arwençanın formülü devreye girsin
rüya'ya bir kardeş yapsınlar
ve kardeşliyle aynı odayı paylaşsın..
canı sıkılmaz hiç değilse..

badger
12-01-08, 00:04
Ben de anlamsız buldum o sahneleri...Gereksizdi.Hiçbir anafikir içermiyordu.
Yasemin ve Ahmet de maaşallah aşk sahoşluğundan evden kızın gittiğini fark etmiyorlar bile.Böyle lay lay lomluk olur mu?Olmaz...

Anafikir değil de...abuk bir sonuca yol açtı...rüyanın evden kaçması...

Yasemin annelikten çok anlarmış! gibi çocuğu o halde bıraktı...Çocuğunu tam olarak anlamak için irdeleyip içini dökmesine fırsat vermedi..Bir de o halde uzun zaman, arada kontrol etmeden bıraktı...Ahmeti pasifize etti...engelledi...Ahhh Ahmet ahh! Bu olaydan sonra tipik bir baba tepkisi vermezsen gözüm iyicene açık kalacak...bknz:bir çocuğa sahip olamadın! :icon_whis

alevalev_25_
12-01-08, 00:07
Bende isterdim izlediklerimin sadece bir diziden ibaret olmasını...
Akan göz yaşlarımın hayali bir kahraman adına aktığını bilmeyi. Ardındansa "aman kızım deli misin alt tarafı bir dizi.." diyebilmeyi...
Ama ne yazık kiii hepsi gerçek. Hepsi bu vatanın birer gerçeği..

Deniz'in kaçış sahneleri. Kapısına dayandığı adamın karısın istemeden vurması ve bunun için ne kadar üzgün olduğu. Tedavi parasını bile vermesi.

Silahını her ateşlediğinde havaya sıkılan kurşunlar.
Yusuf'unda dediği gibi öldürmek istedikten sonra kesinlikle birilerini öldürebilirlerdi. Onların derdi can almak değildi. T.C. vatandaşlarının canları onların varlığı ile tehlikede değildi...

arwen61
12-01-08, 00:08
bu aşamada arwençanın formülü devreye girsin
rüya'ya bir kardeş yapsınlar
ve kardeşliyle aynı odayı paylaşsın..
canı sıkılmaz hiç değilse..

ah çanım bu kız anne babasını kıskanıp evden kaçtığına göre junıor olunca sakın ülkeyi terketmesin aman diyeyim:)

aslında evden kaçmasından önceki sahnesinde ahmet onu çok güzel bir şekilde kucağına aldı,sevdi,yatağına yatırdı canım benim dedi öptü ve gitti ama rüya ahmetin peşine gözlerini açtı kimse beni sevmiyor dedi acaba ahmetin yaptığı nasıl bir sevgisizlikti pek anlayamadım her birlikte oldukları anda rüyayı sevdi,onunla ilgilendi hatta yasemine göre çok daha yumuşak başlıydı ama rüya hala sevilmediğini düşünüyor tuhaf:img-cool2

Melal
12-01-08, 00:09
Bu akşam ki bölüm hem duygusal hemde biraz sıkıcıydı.
Deniz Gezmiş'in kaçışı,yakalanışı oldukça duygusaldı.
Haftaya Deniz ve Harun'un yakalanışını göreceğiz sanırım ve belki davaları.
Defne'nin Rüya'ya Deniz,Harun ve Işık'la olan çocukluklarını anlattığı sahne çok güzeldi.
Işık ve Yaşar'ın iş yüzünden tartışmasına üzüldüm hele Yasemin ve Rıza bey'in baskın yapması ayrı alemdi.
Yaşar'ın yüzü beş karış Işık deseniz sahte bir gülümseme ile dolaştı durdu off ya barışsınlar böyle olmasınlar.:icon_sorr
Ama sanırım Işık ve Yaşar'ı kötü son bekliyor yani bu bölümdeki tartışma gelecek bölümlerde bazı olacak daha şiddetli tartışmaların habercisi gibi.
Yasemin ve Ahmet'in aşk kelebeği halleri fena değildi ama Rüya'yı bile görmeyecek halde olmaları anlamsızdı.:)
Tamam Rüya'nın onları kıskanması normaldi çocuk şaşırdı ve zaten Yasemin'e de sordu neden aynı odada yattıklarını ama evden kaçması iyi olmadı bulunana kadar Ahmet ve Yasemin azap çekecekler hemen bulunsa bari ufaklık.
Allah'tan Necdet Paris'te de Necdet efendi bu olaydan uzak duracak Ahmet'le Yasemin halletsinler kızlarıyla olan bu problemi.
Bakalım Rüya Necdet'in evlendiğini ve bir çocuğu olduğunu duyunca tepkisi ne olacak merak ediyorum.
Asıl eğer Ahmet'le Yasemin'in ikinci bir çocukları olursa durum ne olur çocuk bir anda kardeş bombardımanına tutulunca iç dünyası çöküntüye uğrayacaktır.:)
Bu akşam ki bölümde en beğendiğim sahne Rüya'nın babasının yakasını düzelttiği sahneydi.
Çok içten bir baba-kız vardı karşımızda.:)

badger
12-01-08, 00:10
Yeni başlık hayırlı uğurlu olsun bu bölüm uğurlu geldi :img-in_lo Başlık kapattı :)

Bu arada Yusuf hastanede gülümsetti beni yanıtıyla beti benzi attı adamın" sen doktora benzemiyorsun polis değilsen ben de adam değilim"

Işık'ın gazeteci olması ve bir gazeteciyle evli olmak zor olmalı ama Yaşar bunu bilerek Işık'la evlendi Işık eve döndükten sonraki hal ve hareketleri hiç hoş değildi baştaki tavırları da ... hiç bir erkek karısının bu şekilde işe gitmesini çok da istemez kendileri gidebilirler istediklerini yapabilirler ama kadınlar hayır bu erkek egosuyla ilgili bir şey sanırım :hıh Yaşar Işık'ın gazetici olduğunu bile bile evlendi ve ne sanıyordu ki üstelik neler olduğu ortada nasıl karışık bir durum olduğu ortada Işık'ın dizini kırıp evde oturmasını mı bekliyordu :hıh Eğer öyleyse köyünden bir kız alsaydı :hıh

Tipik erkek çelişkisi ziyneeepim..:) hem akıllı, eğitimli,iş sahibi kadın isterler hem de evinin kadını olup önlerine geçmemelerini isterler...Bunu en iyileri bile yapar...Yaşar yapmış çok mu?:icon_whis

çalıkuşu78
12-01-08, 00:11
bu bölümün en iyi performansı deniz gezmişi oynıyan oyuncuya aitti.. çok başarılıydı o bakışlar neydi sanki oradaydım çok etkilendim çok..ilk defa ahmet yasemin rüya umurumda bile değildi hiçbir sahneleri de beni etkilemedi..:icon_whis

derinnick
12-01-08, 00:11
Menderes'in idamından beri yayınlanan en sarsıcı bölümdü. Birçoğumuzun değindiği gibi Deniz Gezmiş'in flashback sahneleri çok etkileyici ve yoğundu. Ağlamak bir yana içime, boğazıma, kalbime bir şeyler oturdu. Öyleki, diğer sahnelere, Yasemin ve Ahmet'e yoğunlaşamadım. Rüya'nın kaçısı içinse senaristleri tebrik ederim. Güzide ve Necdet'in Paris'e gitmesi bile onun kaçısına hizmet için kurgulanmış. O balıkçı teknesinin hareket etmesinin doğuracağı sahneler dizilerde alıştığımız saçma evden kaçma hikayelerinden kurtardı bu olayı, gerçek bir heyecan kattı. Bu dizinin sihiri bu bence, sıradan olaylar genelde sıradışı yerlere varıyor. Hala etkisinde kaldığım bir bölüm, acı ile de olsa tebrik ediyorum.

arese
12-01-08, 00:13
Selam canlarbye

Bu bölüm çok güzel ve duygusal bir bölümdü hele denzilerin sahneleri bitrdi beni:sad53:

Ahmetlerin evine bayıldım çok güzel bir ev ferha bir ev :) Rüya'nın tepkiler aslıda kıskanmasın anlıyorum daha önce Annesi ve Necdeti aynı oda da yatığını görmedi ne yaspın ona karşı bütün ilgini azaldığın gördü zaten Artık kimse beni sevmiyorlar demesinden belli ama evde kacıp gitmesi abartı kesinliklee bu arda bu Ahmet Yasemin zuhali sergisine gittiler hava aydınlıktı geldiler hala hava aydınlık rüya evden kacıyor hava hala aydınlık anlamadım surekli yattım mı nedense hiç Aksam olmadı ve Rüya evden çıknıca bunlar görmediler mi?
şimdi ne olacak besleme cantası Necdetin kapısının önünde kaldı Ahmet Yasemin ilk gidecekleri yer orası olacak orda yok bulamayınca haftaya karakol sahneleri ile bölüm açılır Rüya Kayıp ay Ahmet ve Yasemin o bulunucaya kadar karholacaklar:sad53:


Bua arda nihayet Ahmet ve rüya saheneleri izledik çok güzeldi hele yakasın düzelttiği sahne harikaydı bu Ahmet Yasemin baskın yapmasıda ayrı bir hoştu Yasemin ben izin vermeden burda yatmasın derken rüya'nın Babasına bakması Ahmetin kızın kucagına alıp yatrıması Ay çok tatlıydılar:img-in_lo Ama yetmedi bol bol görmek dilegiyle

Alyanas edit: MMcan biz Ahmet alynas takar mı? nasıl takar diye yorum yapmıştık bende bide bakmışız Ahmetin parmağında Alyans var demiştim nitekim öyle oldu parmagında Alyanas vardı Yaseminin de vardı Ahmetin taktıgı yüzük bir parmagında Alyanas öteki parmagındaydı:)

odysseia
12-01-08, 00:14
Sizce de Yasemin'in "kararlı" kimliği ve Işık'ın "neler oluyor farkında değil misin" cümlesi çok komik değil miydi?:img-pilot Ah be canlarım, jetonlar bir hayli köşeliymiş:) 155 bölümdür Yasemin'i, tavrında bu kadar kararlı, Işık'ı da bu kadar hayatın içinde görmemiştim, iyi geldi:img-pilot
Bir de, hiçbirinizin Türk filmi geçmişi yok mu yahu? Yumurcak, Sezercik veya Gülşah, tam hatırlayamadım, aynen böyle Rüya gibi kaçıp bir tekneye sığınmıştı. Hatta soğuktan üşütmüştü, sonra da balıkçılar onu bulmuştu. Vallahi gördüm ben bu sahneyi daha önce:img-wink:
Bu komik unsurların dışında gerçekten çok güzel bir bölümdü. Bundan sonrasını nasıl izleyeceğiz bilmiyorum.. Nefesim daraldı. Bi yük çöktü, oturdu. Kendimi bile "utanç" içinde hissettim, daha doğmama yıllar var halbuki..
Yorumsuz daha fazlası...
Herkese iyi gecelerbye

alevalev_25_
12-01-08, 00:15
Okuduğum kitapta bu kısmı hemen hemen şöyle anlatıyordu.Önce mermiyi kalbine sıkmak istemiş ama sonra ölümü kalbinden olsun istememiş.Beynine sıktığı bir kurşunla ölmek istemiş.Bu düşüncelerle boğuşurken kafasını kaldırıp gökyüzüne baktıktan sonra vazgeçmiş...Yaşama olan inancı baskın gelmiş.

Hatta ''işkence acıları unutturur'' diye düşünüp teslim olmaya karar vermiş.Böyle anlatıyordu kitapta :(


Yaşamış olduğu işkenceler hakikaten acıları unutturur mu?
Deniz nasıl bir ve binlerce işkence çekeceğini düşündü ki!!!
Acaba son nefesini bile verirken işkence yapılacağını düşünmüş müydü??

Bir insanın infazından nasıl bir keyif alınabilir?
İdam sehpasında kii insana nasıl bir işkence yapılabilir??
Bu nasıl bir insanllık nasıl zihniyettir..

Kaçış sahnelerinde yakalanmasında beni böylesine dağıttılarsa bilmekten nefret ettiğim o günlere gelindiğinde nasıl olurum bilemiyorum!!!!!

zeyneps
12-01-08, 00:16
Ben de anlamsız buldum o sahneleri...Gereksizdi.Hiçbir anafikir içermiyordu.
Yasemin ve Ahmet de maaşallah aşk sahoşluğundan evden kızın gittiğini fark etmiyorlar bile.Böyle lay lay lomluk olur mu?Olmaz...

LİNçanım aslında orada bir gariplik vardı yani zaman bakımından gerçekten de bir hata içeriyordu çünkü Ahmet-Yasemin Zuhal'a gittiklerinde akşamdı veya akşam olmak üzereydi geldiklerinde hala hava kararmamıştı Ahmet-Yasemin Rüya'yı yatağına yatırdılar ve yemek yediler ve bu arada Rüya Necdet'e kaçtı ama o sırada çok fazla zaman geçmemişti kapının sesini nasıl duymadıklarını bilmiyorum bir fırsattan yararlanmıştır mutlaka

Badgerçan'ın dedği konuya gelince Yasemin'in o konuyu öyle açıklamasına ben de bayılacaktım doğru dürüst konuşmadan ayak üstü bir konuşma yaptı bir de Necdet Babası'yla neden ayrı yattıklarını sorunca bunun için Rüya'nın büyümesini beklemesi gerektiğini sanmıyorum gayet güzel bir şekilde onun anlayabileceği şekilde açıklanabilirdi bence güya pedagogdan yardım alıyor bir cümleyi zor kuruyor ...

Ahmet'in halleri çok tatlıydı :img-blush Ama doyasıya bir sevinemiyor ki adam Rüya ona surat yaptığında adamın gözü arkada kaldı işe giderken :icon_sorr

Edit:Deniz'e "geçmiş olsun" diyişleri çok güzeldi hücreye götürürlerken acaba Deniz ve Harun'a ne olacak merak ediyorum :icon_sorr

bir_adı_yok
12-01-08, 00:16
evet arwençanım rüya bu, bir kardeşi olursa
eminim külünü göğe savurur...
bakalım çok sevdüğü necdet babsının
üstüne gül koklayacağını duyduğu zaman ne tepki verecek
ya da eminim olumlu karşılayabilir..
....
herkezde farkettiki bu rüya meselesinde
biraz mantık çerçevesinin dışına çıkılmış
dediğin gibi
ahmet onu öptü, kokladı, sevdi, yatağına yatırdı vs. vs.
yoksa bunlar nefret gösterisi de biz mi bilmiyoruz..
yani açıkcası babamla aramızda bir dargınlık yaşansa
sonra babam beni uykumda öpse koklasa sevgisini belirtse
dayanamam atlarım boynuna..sevinçten dört köşe olurum..

snemmm
12-01-08, 00:16
inanır mısınız bu bölüm gözüm ne ahmet gördü ne yasemin ne nejdet ne güzide... bu bölüm benim için deniz gezmiş ve arkadaşlarının bölümüydü
gerçektende barış koçak harika bir oyunculuk sergiledi
resmen hissettim denizi
teslim olmadan önceki halleri
bitmek tükenmek bilmeyen uğrunda bir çok zorluklara katlandığı sevdasını hatırlayışı içişleri bakanın mosmor edişi yakalandığında o polislerin tavrı harikaydı cidden şarkışla şarkısını Zülfü livaneliyle beraber söyledim ama tek farkla ağlamaktan sesim titreyerek
içim acıdı resmen
ne istiyorsa halkı için isteyen bir insanın halk tarafından sırtından vuruluşu:icon_sorr

çalıkuşu78
12-01-08, 00:18
areseçann hafiye gibisin çanımm bu gece beni biraz neşelendirdin çok sağol canım.. ben ne alyans gördüm ne bişey çok fena oldum bu bölüm onlara hiç kendimi veremedim onların sahnelerine rüyada gibi baktım..necdet rüyanın kaybolduğunu dıyarsa nikahı filan erteleyip özel uçakla gelir rüyayı bulurmuşş.. burdakiler de şak diye bayılırmış..:icon_whis

bir_adı_yok
12-01-08, 00:24
Sizce de Yasemin'in "kararlı" kimliği ve Işık'ın "neler oluyor farkında değil misin" cümlesi çok komik değil miydi?:img-pilot
haddinden fazla komikti..
herkez herşeyin farkında da
sen henüz değilsin ışıkcım, demek geldi içimden..
ya bunlar karı koca hiç bu olayları tartışmazlar mı..
yaşar hiç mi? ne düşündüğünü söylemz ışık'a..
....

bahar_can abla da gelmiş..
o şimdi bir güzel döktürür..malum bölüm baya yoğundu.....şimdi kalıp okumakta vardı ama artık yatmam lazım..
zira göz kapaklarım sızlıyor...
herkeze hayırlı geceler...

zeyneps
12-01-08, 00:31
Dysseiaçanım gerçekten ben de pek çok türk filminde görmüştüm bu sahneyi :img-hyste yoksa Yeşilçam'a bir gönderme mi :icon_whis Umarım bundan sonra Rüya'yla olan bütün sorunlar kısa sürede çözülür Rüya her fırsatta kaçmaz ve ailesinin değerini bilir ne güzel birbirini seven anne-babası var ve en önemlisi bir aşk sonucu dünyaya gelmiş bir çocuk ileride bunu daha iyi anlayacak sevgiyi aşkı bilerek büyüyecek :img-in_lo

Ve evden kaçması onun için büyük bir ders olur diye umut ediyorum her başı sıkıştığında evden kaçıp başka birine sığınamaz Necdet'in evde olmaması ve o kapının kapalı kalması acı ama iyi bir dersti :img-yes: Ailesiyle sorun yaşamayan çocuk yoktur ama her zaman bize kollarını açacak birini bulamayız ...

Ama Rüya'nın davranışları bir garipti ve o kadar zeki bir çocuğun -ki biliriz yaşından büyük laflar eder hep- Ahmet ve Yasemin o uyuyor numarası yaparken yanına geldiklerinde Ahmet onu kucaklayıp yatağa götürdüğünde onu öptüğünde hala bu sevgiyi farkedememesi garip :icon_whis

Neyse iyi geceler bölümü bir daha izleyeceğim bu arada Deniz yakalandığında duyulan şarkıyı çok seviyorum o sahneyi daha da etkileyici yapmıştı :sad53:

BeLiTiM
12-01-08, 00:31
inanır mısınız bu bölüm gözüm ne ahmet gördü ne yasemin ne nejdet ne güzide... bu bölüm benim için deniz gezmiş ve arkadaşlarının bölümüydü
gerçektende barış koçak harika bir oyunculuk sergiledi
resmen hissettim denizi
teslim olmadan önceki halleri
bitmek tükenmek bilmeyen uğrunda bir çok zorluklara katlandığı sevdasını hatırlayışı içişleri bakanın mosmor edişi yakalandığında o polislerin tavrı harikaydı cidden şarkışla şarkısını Zülfü livaneliyle beraber söyledim ama tek farkla ağlamaktan sesim titreyerek
içim acıdı resmen
ne istiyorsa halkı için isteyen bir insanın halk tarafından sırtından vuruluşu:icon_sorr

Benim yazmak istedigim herseyi öyle güzel bir sekilde yazmissin ki..katiliyorum yazmaktan baska bir sey yazmam sacma olur diye düsünüyorum..
Bu arada Deniz Gezmis imzalari ve avatarlari görüyorum cogu arkadasta..bende bazilarini kullanabilirmiyim?

arwen61
12-01-08, 00:32
yaşar ışıkla nasıl bir işte çalıştığını bilerek ve kabul ederek evlendi bu tepkisi hiç olmadı madem öyle en başından ışıkla konuşabilirdi ama surat yapmadan,bağırmadan, bu olayda gösterdiki ileride olabilecek bir ışık-yaşar ayrılığınında ana hatları bu akşam çizilmeye başlandı(gerçi ben istemiyorum ama)

bu bölüm deniz gezmiş sahneleri yüzünden o kadar duygu yüklüydüki en başındaki romantik yasemin-ahmet sahnelerni yazamadık ben o hallerine,yaptıkları dansa ve birbirlerine söyledikleri sözlere bayıldım inşallah bu rüya olayıda çözülürde rahat rahat aşklarını yaşarlar ayrıca rüyada bir nefes aldırmadı onlara her dakika tepelerindeydi yavrum bir müsade ette annenle baban junıor meselesini bir halletsinler değilmi:img-blush

neyse efem vakit yine geç oldu yarın çok yoğun bir mesai beni bekliyor gideyim artık hepinize iyi yorumlar,iyi geceler bye

snemmm
12-01-08, 00:36
Benim yazmak istedigim herseyi öyle güzel bir sekilde yazmissin ki..katiliyorum yazmaktan baska bir sey yazmam sacma olur diye düsünüyorum..
Bu arada Deniz Gezmis imzalari ve avatarlari görüyorum cogu arkadasta..bende bazilarini kullanabilirmiyim?

teşekkür ederim bana katıldığın için
artık şu rüya muhabbetinden o kadar sıkıldım ki
annesine çekmiş kız işte gitmeyin üstüne onun suçumu bu:)
bu arada kullanabilirsin tabikide:img-wink:

bahar_can
12-01-08, 00:49
Deniz Gezmiş yakalandığında tam 7 yaşındaydım... sülale dayımlarda toplanmıştı... çocuk aklımızla olağanüstü birşeyler olduğunu seziyorduk ama kimse bize bir şey açıklamıyordu... yalnızca deniz gezmiş diye bir kelime duymuştum... ve diğer bazı konuşmalarla birleştirdiğimde bir adamın denizi gezdiğini ve bu yüzden başının belaya girdiğini ve bundan dolayı asılacağını düşündüm... taki 10 yaşına kadar sanıyorum olayı bu şekilde bildim... işte benim Deniz Gezmiş'i ilk tanımam böyle oldu... daha sonra abim evin duvarlarına silüet şeklinde bazı kişilerin fotoğraflarını asmaya başladı... bunlar kim dediğimizde şu Deniz Gezmiş, şu Mahir Çayan, şu da İbrahim Kaypakkaya demişti... evdeki kitaplardan artık bu kişilerin hayatlarını da öğrenmeye başlamıştık... ve o adamın denizi gezerek yasak bir şey yapmadığını yoksul insanları yoksulluktan kurtarmak için 'gezdiğini' anladık... benim annem hastabakıcıydı... babam işsiz... çocuk aklımıza rağmen olayı hemen kavradık ve müthiş bir sevgi beslemeye başladık bu yasadışı gezicilere... 12 yaşında hepsinin hayatlarını biliyordum artık... 12 yaşında onların hayatlarını okuduğumda ne hissettiysem... yıllar geçtikçe yine ara ara okuduğumda ve 42 yaşında şu diziyi seyrettiğimde de aynı şeyleri hissettim...

bir insanın bir haksızlığa karşı inandığı değerleri korumak o değerleri yaşatmak için savaşmak ve bu savaşta ölmek kadar saygı duyulacak, sevinilecek, hüzünlenecek, grur duyulacak hiçbir şey olamaz...
....

çok güzel bir bölüm oldu... son bölümler oldukça yerine oturmaya başladı... artık hikayeler daha net... lüzumsüz hiçbir şey kalmadı... Rüya'nın evden kaçma olayının bu boyuta gelmesi elbetteki gereksiz... olmaz değil olabilir ama gereksiz... tabi bunun nedeni açık.. reytinglerin düşürmemesi... çünkü bu bölümün merakta bırakıp sonlandırılacak başka sahnesi yoktu... bu yüzden böyle bir yola başvurdular...

Rüya'nın kaçışında zaman sorunu yok arkadaşlar... Ahmet'ler sergiye öğlen gittiler ve öğleden sonra geldiler... yani kış ayı olduğu için hava 16.00-16.30 gibi kararıyor... rüya 15.30 gibi evden çıksa 16.00'da necdet'in evinin önünde olsa yarım saat sonra hava kararır... biraz daha bekledi iyi ce karardı ve kalktı yarım saat dolaşıp o motora bindi... motorun işi var sanıyorum o yüzden açıldı... yoksa balığa zaten sabaha doğru çıkılır bildiim kadarıyla... yani 2-3 saatlik kaçış olsa akşamın 19.00 falan diye düşünüyorum...

ben bu bölümü çok beğendim... yarın erkenden işim olmasına rağmen 03.00'deki tekrarı izleyeceğim...

ek: serginin akşam saatinde olması pek olası değil... bence karı-koca genelde bir davete gittiklerinde otomatikman davetlerin hep akşam olacağı düşüncesi taşırız... bence sizleri yanıltan bu oldu... çünkü sergiye giderlerken akşam olduğuna dair hiçbir veri yok diye düşünüyorum...

bölümün ayrıntılı değerlendirmesini daha sonraya bırakıp hepinize iyi geceler diliyorum...bye

Shevek
12-01-08, 01:00
Sizce de Yasemin'in "kararlı" kimliği ve Işık'ın "neler oluyor farkında değil misin" cümlesi çok komik değil miydi?:img-pilot Ah be canlarım, jetonlar bir hayli köşeliymiş:) 155 bölümdür Yasemin'i, tavrında bu kadar kararlı, Işık'ı da bu kadar hayatın içinde görmemiştim, iyi geldi:img-pilot
Bir de, hiçbirinizin Türk filmi geçmişi yok mu yahu? Yumurcak, Sezercik veya Gülşah, tam hatırlayamadım, aynen böyle Rüya gibi kaçıp bir tekneye sığınmıştı. Hatta soğuktan üşütmüştü, sonra da balıkçılar onu bulmuştu. Vallahi gördüm ben bu sahneyi daha önce:img-wink:
Bu komik unsurların dışında gerçekten çok güzel bir bölümdü. Bundan sonrasını nasıl izleyeceğiz bilmiyorum.. Nefesim daraldı. Bi yük çöktü, oturdu. Kendimi bile "utanç" içinde hissettim, daha doğmama yıllar var halbuki..Yorumsuz daha fazlası...
Herkese iyi gecelerbye

Dyssçim, bu geçmişin yüküyle, utancıyla bu toplum hesaplaşmadıkça hiçbirimizin yüreğine gelip oturan o yük kalkmamalı aslında. 30-40 yıllık geçmişiyle bile hesaplaşamamış bir ülkeyiz biz...Gencecik, tertemiz, akıllı, yürekleri bu ülke ve insanları için çarpan deli-kanlı gençlerini öldürmüş, işkencelerden geçirmiş bir toplumuz biz. Hesaplaşamadık, sonra da unuttuk gittik nedense. Bu kadar belleksiz bir topluma topyekün hatırlatmak lazım...her koldan. Diziyse dizi, kitapsa kitap, belgeselse belgesel...tanıklıksa tanıklık.

Benim için de bu bölüm onlar vardı. Bundan sonra da öyle olacak...

Onlar olduğu için de, Rüyanın anne babasının durumunu yadırgamasını ve alışmaya çalışırkenki çocukça kırılmalarını anlamakla birlikte, evden kaçışını ve hele de tekneye binip denize açılmasını abartının daniskası buldum. Kasap et derdinde, koyun can...misali. O kadar gereksizdi ve saçmasapan uzun tutulmuştu ki (aynen bir Türk filminde elmayla karın doyuran bir ufaklık vardı mesela).

Yasemin'i bir anne olarak çuvallattıklarını düşünüyorum. Tamam, haklı olmasına haklı ama, tavırda bir eksiklik yok mu? Bir de Rüyanın odasında Necdetin resmini manidar bakışlarla Ahmete göstermiyor mu!!!

E, Rüyanın durumunu bu kadar abartı bulmuşsam, Necdetle Güzid'in ultragerçeküstü aşşk meşşşk ve affetmek ne kelime, ne dersen iyi dersin, olsun istemedin, ne iyi istiyorsun, a sen ne ulu bir romantikmişsin Parislere de götürüyorsun, a sen ne bilge kişiliksin ki doktor bile tehdit edermişsin...türündeki sahnelerinde ne düşündüm siz tahmin edin.

O çocukların alnı ak, başı dikmiş! Tertemiz gözleri, gizleyecek, saklayacak ve utanacak şeyleri yok çünkü. O bakan müsveddesi ile Deniz arasındaki fark ne kadar barizdi. Söze bile gerek yok. Biri devletin başında, biri............
Çok fazla yazamayacağım, boğazıma gelip oturdu bir düğüm...Tek tesellim, öfkemi hala kaybetmemiş olmak, hala öfkeleniyor olabilmek............

Cigdem_18
12-01-08, 01:03
bu bölüm en duygulandigim bölümdü harikaydi tam anlamiyla
deniz gezmis ve arkadaslarinin günüydü
oyunculuklar mütisti ekranda duygulanmamak elde degildi
soruyorum nasil böyle insanlari asarlarr cok yazik olmus:icon_sorr

MMC
12-01-08, 01:11
Çok emek harcanmış bir bölümdü gerçekten.Tek bir karesini bile eleştirmek gelmiyor içmden.Hatta Deniz Gezmiş'in geçmişi düşündüğü sahnede biraz kızdım kendime.Ne çok olayı anlatmışlar bize, ne çok çaba harcamışlar.Eleştiriken bukadar cömert ama taktir ederken bukadar cimri olmamak gerek diye düşündüm.Bizim bitip tükenmek bilmeyen eleştirilerimize, isteklerimize rağmen yılmadan çalıştıkları ve bu kadar kaliteli bir yapıma imza attıkları için tüm ekibe teşekkür etmek istiyorum.Hemde çok yürekten bir teşekkür.Ellerine sağlık.Ekranları anlamsız dizilerle dolduran diğer dizilerde örnek alsın biraz diyorum.

Defne'nin merak içnde uykudan uyanması çok etkiledi beni bu akşam ve o sahnenin karlar altında yürüyen Denize bağlanması da çok iyi düşünülmüştü.Bedenen ayrı olsalarda ruhen beraber onlar.Keşke Ahmet-Yasemin askında da Necdet saplantısı yerine bunu görebilmiş olsaydık.Belki ozaman ne Necdetten bukadar nefret eder ne de Yasemine bu kadar kızardık.İki karakterde harcanmamış olurdu böylece.Neyseki geçti artık o günler.

Ahmet-Yasemin nikah sonrası romantik anlarının tümünün fragmanda gösterilmesi şaşırtı beni.Hatta fragmanda daha uzundu.Birbirlerine Seni Seviyorum diyorlardı.Ben bu bölümde göremedim.Kaçırdım mı acaba?Neyseki YAR sahneleri vardı.Gerçi Ahmet o sahnelerde fazla sessiz kaldı.Olay daha çok Yaseminin etrafında döndü.Yani esas oğlanımız yine geri plandaydı.Zaten heran kalkıp gidecek gibiydi.Ceketini bile çıkarmadı.Hem o nede Işıklara gelmedi ki? Keşke gelseydi.

Nasıl oldu da Rüya'nın evden çıktığını anlamadılar demişsiniz.Ahmet Rüyayı yatırıp kapyı kapadıktan sonra Yaseminle konuştular ya çok acıktık yemek yiyelim, hatta mutfakta yiyelim dediler.Bu demek oluyorki sokak kapısı mutfağa uzak bir yerde.Bu sebeplede gidişini duymadılar.

Selmada ilk günden kayınvalideliğe başladı.Evlilikleirnin ilk gününde sabah kalktılar kapı çaldı kayınvalide gelmiş.İnsan bir telefon eder önce.Öyle çat kapı gelinir mi hiç?

Yazıcak daha çok şey var ama çok uykum geldi.Hepinize iyi gecelerbye

snemmm
12-01-08, 01:12
3 tane gencecik fidan gidecek ilerki bölümlerde
ben izleyeceğim elbette
için kan ağlayacak ama izleyeceğim
hiç bunlar olmamış gibi yaşanmaz ki
bu bir gerçek 3 tane gencecik fidan anayasayı değiştirme gibi uydurulma bir suçtan katledildi bu ülkede 3 tane...gencecik...fidan...
ben böyle bir bölüm izledikten sonra
ne yaseminden konuşabildim ne yaşardan ne de nejdetten
içimden gelmedi ki hiç

arese
12-01-08, 01:27
areseçann hafiye gibisin çanımm bu gece beni biraz neşelendirdin çok sağol canım.. ben ne alyans gördüm ne bişey çok fena oldum bu bölüm onlara hiç kendimi veremedim onların sahnelerine rüyada gibi baktım..necdet rüyanın kaybolduğunu dıyarsa nikahı filan erteleyip özel uçakla gelir rüyayı bulurmuşş.. burdakiler de şak diye bayılırmış..:icon_whis

Ablacım seni güldürdüysem ne mutlu bana:) bu bölüm aşır duygusal bölümdü denizlerin sahneleri ben o sahnelerde çok duygulandım:img-cray: hele gözünü önüde calndırması falanimg-cray:

Hafiye gibimyim sence abalcım? valllah bu Alyans konusunu çok konuştuk Ahmet nasıl takacak buna uyugun bir sahne var mı? diye MMcan konuşmuştuk bende birde bakarız parmaklarında yüzük vardır demiştim Ahmet Yaseminin öyle oldugun gördükte bende dile getirdim:) ben çokta incelemedim parmaklarını zaten bariz belli oluyordu yüzükler:)

Necdet gelir demişsin ama bence bu Olayda Necdetin rolü olmayacak Ahmet Yaseminin gidecekleri ilk yer Necdetin evi olacak Rüya'nın besleme cantasının orda oldugun görecekelr oraya gelip gittiğin anlıyacaklar sonrasnı bende bilmiyorum Rüya çokta kıydan uzaklastık bir gözlerin Açacak deniz ortasında Yada adamlar görecek donmasa iyi çok üşmüştü hava çok saguktu hastlanmasa iyi:sad53: bizimikler yine kahır yolu gözüktü Rüya bulunana kadar Ahmet ve Yasemin mahfolacaklar:sad53: haftaya bölüm karakol sahneleri ile olacak Rüya kayıp:sad53:

odile
12-01-08, 01:31
Deniz GEZMİŞ'i oynayan oyuncuyu seyrederken etkilenmemek mümkün değil.Bence başarılı. Ancak,oyuncu yaşamış bir karakteri bile canlandırsa sonuçta bir yanınız onun oyuncu olduğunu biliyor ama gerçek Deniz'i gösterdikleri sahnede yüreğim dağlandı sanki !!!O görüntüler bünyede beton bir duvara çarpmışım gibi etki bıraktı.
Gerçekliğin verdiği his,geçmişi geri getirememe,sonuçsuz isyan,olmuş bitmişin çaresizliği, Deniz GEZMİŞ'i ekranın içinden çekip alma isteği vs.
Çok acıydı çok...

sevgili LİN nasıl da güzel anlatmışssınnn:good: ...ben de izlerken böyle hissettim :icon_sorr onun asılmasına , bu süreci izlemeye kalbim dayanmayacak ...:sad53:

Yaşar da beni sinir küpüne çevirdiii :img-cool2...Işık ile yavaş yavaş fikir ayrılıklarına düşmeye başladılarr ...zaten pek severdim Yaşar'ı bu bölüm daha da sevdimm :icon_evil
YAR ailesine gelince umduğumu bulamadım...Ahmet'i Rüya'ya karşı biraz tutuk görüyorum .Ne bileyim henüz hayal ettiğim baba-kız diyalogları yok ama buna da şükürrrr :happy0064 Ahmetteki bu tutukluk mutluluk sarhoşluğundan mıdır???:img-in_lo

bahar_can
12-01-08, 01:32
Evet MMC gerçekten de çok emek harcanmış... herşeyden önce havanın ne kadar soğuk olduğu belli... yollar buz... ekibe yürekten teşekkür ediyorum:img-in_lo tüm hatalara, eksikliklere rağmen bu dizi izlenmeli dedim ve demeye devam edeceğim...

Shevek söylenecek çok şey var... ama olayın kendisi her şeyi anlattığı için... üzerine yorum yazmak sanki çok sığ kalacakmış gibi geliyor bana... yani ben şimdi ne anlatırsam anlatayım... onların insan öldürmemek için girdikleri çabayı o görüntülerin üzerine nasıl anlatabilirimki başka...

çatışma başladığı andan itibaren havaya ateş ettiler... kapıya ateş etti kadının eli yaralandı orada duyulan üzüntü ve özürdileme... belediye başkanının halkı Deniz'i linç ettirme girişimi... sorgusuz süalsiz öldürmeye teşvik edici konuşmasına rağmen ailesi karşısında hiçbir şey yapamaması... kuşatma altında yaşadığı çelişkiler... gözünün önünden geçirdiği devrimci yaşamı... onun değerini bir kez daha görme ve bu değere değer bir kararlılıkla tutsaklık... tüm bu sahneler sözün bittiği yer... o yüzden insan üzerine bir şey yazamıyor değil mi? ama içi kabına da sığmıyor...

ne mutlu bu ülkeyeki, Deniz Gezmişler, Mahirler, Hüseyinler, Yusuflar, İbrahimler, Harunlar yetiştirdi... tarihimiz şu ana kadar emperyalizme karşı mücadele verip ülkesinin tam bağımsızlığını isteyen kaç isim yazdı ki sayfalarına??? artık ne söylesek boş değil mi:img-yes:

Shevek
12-01-08, 01:33
bu bölümde sadece deniz gezmişin sahneleri beni kalbimden vurdu.. ilk defa bir dizide bu kadar ağladım..deniz gezmişin orda geriye dönüp düşünmesi bir oyun gibi başlıyan ama giderek karasevda gibi yüreğine oturan devrim aşkını hatırladık..belki kafaya bir dank etme yaşadı.. bu insanlarla mı devrim yapacaktık bu kadar bilinçsiz bu kadar bize düşman bakan halkla mı başaracaktık diye düşündü bence.. bir kırılma yaşadı orda kavuşamadığı bir düş gibi eski günleri devrim adlı sevgilisini düşündü ve onunla vuslata eremiyeceğini anladı..bunu anladı ama darağacına gidene kadar bu halka kırgınlığını belli etmedi.. kurgu karakterlerdeki aşırı başarısızlığa rağmen bu bölüm harikaydı.. devrimcilik tarihimizin içine girdik yaşadık adeta oradaydık yusufla vurulduk,denizle yakalandık.. hepimiz bu gece kırsaldaydık ,dağlardaydık..


Evet çalıkuşuçan, hepimiz onlarlaydık. Gerisi fasa fiso.

Baharımçanım; söylenecek çok söz var elbette, söylemeye devam edeceğiz yılmadan...suya yazar gibi gelse de bazen, yazacağız. Ama galiba, şimdi değil. Yarın...yarın:sad53:

İyi geceler.

BeLiTiM
12-01-08, 01:33
daha sonra abim evin duvarlarına silüet şeklinde bazı kişilerin fotoğraflarını asmaya başladı... bunlar kim dediğimizde şu [B]Deniz Gezmiş, şu Mahir Çayan, şu da İbrahim Kaypakkaya demişti..

3üde cok önemli,cok degerli insanlarmis..onlar öldürülmemis olsalardi bu ülke simdi cok daha güzel bir yerde olurdu..benim icin Deniz Gezmis cok degerli ama en saygi duydugum insan Ibrahim Kaypakkaya dir ismini görünce icim bir acayip oldu..dayanamadim..yazi icin tesekkür ediyorum bahar_can..

merw
12-01-08, 01:52
bu akşam izlediğimiz ve beni ve okuduğum kadarıyla hepimizi gözyaşlarına boğan sahnelerin NİHAT BEHRAM'ın DARAĞACINDA ÜÇ FİDAN adlı kitabındaki anlatılışını aktarmak istiyorum sizlere. bu kitabı ağlamaktan bir türlü bitirememiş olmam çok da şaşılacak birşey değil. yani o kadar, öylesine ki...

(...)
bu son tutuklanışlarıydı. bu tutuklanışlarıyla başlayan serüvenleri, ölümleriyle sonuçlandı. tutuklanma öncesinde bunu üçü de biliyordu. artık hareketleri bir başka boyuta varmıştı. öğrenci hareketi olmanın üstünde bir anlam taşıyordu. 12 mart muhtırasıyla birlikte eylemleri de yoğunluk kazandı. bir süre sonra ankara'dan ayrıldılar ve şarkısla'ya doğru yola çıktılar. elazığ yöresinde bir köprüde kendileriyle birlikte ankara'dan ayrılan sinan'la buluşacaklardı, nurhak dağları'ndaki barınaklarına gideceklerdi. şarkışla'da bir kuşku üzerine çevrildiler. isteseler, ellerindeki otomatik silahlarla kendilerini çevirenlerden bir anda sıyrılabilirlerdi.

o güne dek silahlarını öldürmek için ateşlememişlerdi... öldürme duygusu onları her zaman tedirgin etmişti. özellikle en yakın arkadaşları sinan, bu konuda alabildiğine titiz davranırdı...

(... kaçırılan 4 amerikan askeri ve onları öldürmemeleriyle ilgili hisleri anlatılıyor)
işte aynı duygu şarkışla'da deniz'in içini kaplamıştı. çevrilmişlerdi ve kaçmaları gerekiyordu. yeri ve göğü ateşleyip döndüler. döndüklerinde ilk kurşunu yusuf yedi arkadan. deniz, düşen yusuf'a koştu. bakıştılar; yusuf deniz kaçsın istedi; o, yusuf'u kaçırmak istedi. hayatları saniyelerle çevriliydi. bakıştılar ve deniz sıyrılıp kaçtı...

deniz seğirtirken, içinden bir yanı kopmuş gibi duyuyordu yusuf'u. önünde araba duran bir kapıyı çaldı. kapıyı açan kadına kocasını çağırmasını söyledi. kadın ansızın kapıyı örtünce, silahını kilide doğru ateşledi... deniz'in hiç istemediği bir şey olmuş, kapının öbür yanındaki kadın yaralanmıştı. kocası geldi. arabaya bindiler. deniz arabanın yönünü, yusuf'un kendinden koparıldığı yana çevirdi. orada bir iki tur attı. ve dışarı doğru "yusuf, yusuf," diye seslendi. kendi sesi ve motor gürültüsü dışında bir ses alamıyordu. "yusuf'u öldürdüler" diye geçirdi içinden. yüzündeki çizgiler gerildi. metin olması ve kararlı davranması gerektiğini mırıldandı kendi kendine. metin olmak ve kararlı davranmak onun ilk gençliğinden beri en temel niteliğiydi.

arabasını aldığı astsubay ibrahim fırıncı'ya şarkışla dışına çıkmasını söyledi. gemerek'e doğru yöneldiler. astsubay'a karısının yaralanmasından duyduğu üzüntüyü belirtip, tedavisi için para verdi. "şu beş yüz lirayla tedavi ettirin onu, korkmayın, bankanın parası değil, harçlığımdan veriyorum. bu 10 lira da bana yeter." demişti.

yolda iki kez barikatla karşılaştılar. silahına sarılıp ikisinden de sıyrıldı. öldürmek amcıyla ateşlemedi silahını. çevredekilerin ayakları dibine ve başları üstüne doğru yön veriyordu kurşunlara. deniz keskin nişancıydı. koşarken, uzakta küçük bir hedefi ilk atışta vurabilirdi.

gemerek'e yaklaştıklarında bir benzin istasyonu çevresinde yolun kesilmiş olduğunu gördü. belediye hoparlöründen bir ses sürekli ortalığı çınlatıyordu. deniz'in gemerek yönünden geldiğini duyuruyor, herkesi "bu kanun kaçağının" yakalanması için seferber olmaya çağırıyordu.

deniz bundan sonraki anısını, hücresinde niyazi ağırnaslı'ya şöyle anlatmıştı:

uzaktan bir benzin istasyonunun yakınında yolun kesildiğini görünce, direksiyonu tarlalara doğru kır, dedim. biraz sonra arabadan indim, kaçmaya başladım. bu arada etraftan sesler, anonslar geliyordu. bir kalabalık dörder beşer kişilik gruplar halinde bana doğru sokuluyordu. elimdeki makineliyle etrafa, yere, havaya doğru ateş açtım. kalabalık kaçıştı, içlerinden bir sivil kaçamadı. onu yakaladım. kimsin, ne istiyorsun benden, diye sordum. ayaklarıma kapandı. beni çocuklarıma bağışla yiğidim, diye yalvarıyordu. omzuna ayağımla vurdum. kalk çabuk, defol yanımdan, dedim. belediye başkanıymış. kalktı ve kaçmaya başladı...

deniz bir süre tarlalara doğru yön aldı. seğirtti ve önüne gelen bir çukura girdi. silahında iki mermisi kalmıştı. "biri kendime, biri hedefe" diye geçirdi içinden. gözü gökyüzüne takıldı. kısacık ömrü bir geldi, bir gitti gözünün önüne. mermilerden kendine ayırdığını kalbine sıkmayı geçirdi içinden. bir an ince bir duyguyla sarsıldı.
"kalbe girecek bir mermi... kalbinden giren bir mermiyle intihar..."

sanki soyut birşeyler vardı, kalbe sıkılan mermiyle ölmekte. deniz bunu düşünürken duygulanıyordu. ölümü kalbinden olsun istemiyordu. kendini beynine saplanacak bir kurşunla öldürmek daha somuttu. düşünceleri beyni ile kalbi arasında gidip gelirken, yakınlaşan seslerle irkilip doğruldu. yukarı baktı. yukarıda yalnızca gökyüzü görünüyordu. o anda vazgeçti kendini vurmaktan ve "işkence acıları unutulur," diye geçirdi içinden. yaşamaya olan inancı baskın geldi.

"teslim ol," diye bağırıyorlardı.
"sonunda ölüm de olsa konuşmam," diye mırıldandı; "işkence acıları unutulur, onurlu ve dik yaşamak iz bırakır hayatta..."

bu onun son yakalanışıydı.

ne olursa olsun, birileri onları ne kadar yok etmek isterse istesin, assın, kurşunlasın, işkence etsin... yok olmayacaklardı onlar, olmadılar da. hiç ummadıkları yerlerden karşılarına çıkacaklar cellatlarının... unutulmayacaklar... devrim şehitlerinin arkasından ağlanmaz, onlara acınmaz ama... mümkün mü?

denizin yakalanışı, yusufun vuruluşu, sinanların nurhaka çıkmaları haricinde her sahne çin işkencesi gibi geldi bana bu gece...

derandamir
12-01-08, 05:49
bu bolum gercekten Deniz Gezmisin bolumuydu ,cok begendim cok duygulandim ve bunlarin bir gercek oldugunu dusundugum zamanda ne kadar ofkelendim,ilk once Deniz Gezmisi canlandirin karakteri cani yurekten kutluyorum o bakislar o durus,o inanc ve yakalandigi andaki o caresizligini bize bu kadar guzel yansittigi icin cok tesekurler,bu bolum sadece deniz gezmise odaklandim diger sahneler hic umrumda degildi,bu bolumden bu kadar etkilendiysek ya idam bolumune nasil bakacagiz.

Deniz Gezmis seninle gurur duyuyorum,cunku sen Amerikanin dunyaya nasil bir bela olacagini cok iyi biliyordun ve bizler bugun hala Amerika tarafindan yonlendiliyoruz bu gercekten cok aci.Turkiye,Irak,Iran,Suriye ve daha onca ulke maalesef Deniz abi Amerika bizi yonlendiriyor ulkemiz terorle bu kadar cani yaniyorsa bu yine Amerikanin yuzunden sen Turkiyeyi uyardin ama seni dinlemediler.

berenikom
12-01-08, 06:53
Bencede Deniz Gezmiş in bölümüydü bi zamanlar oldu bunlar Deniz Gezmiş onları Amerika ya karşı uyarmaya çalıştı ama işte o zamn neysek şimdide oyuz şimdi bi Deniz Gezmiş daha çıksa (ki onun gibisi bi daha olmaz) diyelim ki çıksa yine aynı tepkiği alacağını tahmin ediyorum:icon_sorr

Bir de Yusuf un sözleri beni çok duygulandırdı hastahane de yatarken gazeticilerle konuşurken çok duygulandığım anlardan biriydi:good:

Yani o başbakan mıydı neydi ona 'Sende Uşaksın' dediği bölümü çok sevdim hazmedemediler çünkü uşaktılar hepsi ezişmiştiler bıraksalardı Deniz Gezmiş bunalrdan kurtaracaktı onları yok onlar Amerika ya yağcılık yapsınlar dursunlar zaten şunandada bi fark yok gibi :icon_sorr

Deniz Gezmiş in ve arkadaşlarının yaptığı şey devrimcilik ama onlar ne anladıda bu kahranmanları idam ettirdiler:icon_sorr

Bunları izlerken tabi Yaso&Ahmet&Rüya üçlüsünü de düşündüm.Ya bi insan bu kadar mı kaprisli olur ya Rüya dan bahsediyorum sen beni sevmiyolar diye kaç al tekne seni götürüdü gitde şu kaprislerinden kurtulalaım ya(tabi gitmesini istememde) hayır yani hiç annesi babası olmayanlar napsın sevgiden mahsunlar bazı şeylerin değerini bilmek gerek iyi oldu aslında bi nevi burnu sürtsün azcık ben tüm bunlarda ona değilde Yaseminle&Ahmet in üzülüp harap olcaklar o iki garibime üzülürüm ya:icon_whis

Ayrıca yani evlendiler bi Ayla bi Rüya bi rahata eremediler yahu sinirlendim ama:img-cool2

Neyse benden bu kadarbye

@ly
12-01-08, 08:11
Haftalardır izlemiyordum Hatırla Sevgili'yi...Dün akşam, arkadaşlarla buluşacağız, bakalım ne durumda dizi diyerek açtım tv'yi...Hiç bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum...Bütün aile o günlere döndü, gözyaşlarına boğuldu. Dizi ekibini kutlamak istiyorum. Bazı yönlerden ne kadar eleştirsek de, Hatırla Sevgili'nin yaşamayanlara anlattığı, unutanlara hatırlattığı o kadar çok olay var ki...Baharcanım haklı...bu dizi ne olursa olsun izlenmeli...!!!

arwen61
12-01-08, 09:02
günaydın arkadaşlarbye

şimdiye kadar seyrettiğim bölümler içinde en çok duygulanıp ağladığım bölüm bu oldu öncelikle bu duyguları bize yaşatan bütün ekibi tebrik ediyorum ve hemen klasik bölüm sonrası anketime geçiyorum efendim;

1-) yaseminle ahmetin evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz?

2-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz?

3-) görev icabı sivas a giden ışık a yaşarın tepkisi sizce doğrumuydu?

4-) güzidenin kürtajı engelldikten sonra necdete olan yaklaşımını nasıl buldunuz?

5-) rüyanın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin

6-) sizce necdet birgün çocuk olmasa dahi güzideyle parise gidip ona evlenme teklif edermiydi?

7-) deniz gezmişin yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz?

8-) dağa çıkan deniz ve harunun başına bundan sonra neler gelebilir?

9-) rızanın ışıkla yaşara yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğrumuydu?

10-) sizce rüya nasıl bulunacak ve yaseminle ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak yada yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz.

evet efendim sizi yeni anketimi cevaplamaya davet ediyorumbye

LİSA
12-01-08, 09:12
dün akşam etkilendiğim sahneler deniz gezmiş in yakalandığı sahnelerdi.onu oynayan oyuncu bakışları ve hareketleri olsun benzetmişti ama gercek deniz gezmiş i gösterdiklerinde daha bir kötü oldum.onun yakalandığı sahnede calan zülfü livaneliye ait bir parcaydı sanırım cok etkileyici idi sinema dili olarak cekilmişti ama yarın o zamanın eski tüfekleri eksikleri sıralayacaklardır.
bakanın karşısında dik duruşu ve fikirlerini savunması ve bakana 'senin kafan almaz böyle şeyleri' ve bakanın tek ordu türk ordusu sorusundan sonra' o yüzdenmi hemen istifa ettiniz....' bu cümlelere bayıldım.ama o genç 3 insanın sonlarını biliyor olmak diziyi izlerken canımı cok sıkıyor.siyesi geçmişimiz böyle acılarla dolu iken gelecekte böyle acılar yaşamıyalım.her zaman olan gençlere olmuş

LİSA
12-01-08, 09:18
rüya nın tavırlarını anlamsız bulmamla birlikte cocuğa bir yönde hak veriyorumki oda cocuk aynı odada yatan anne baba unsurunu görmemiş olması.cocuk neden necdetle birlikte aynı odada kalmadıklarını sorduğunda yasemin bu soruya hazırlıklı olmalıydı.bunları ahmet ile düşünecek önceden psikolog yardımı ile evlendikden sonra hayatlarının nasıl olacağını ev düzenlerinin nasıl olacağını anlatmalıydılar.
rüya nın bu kıskançlıkları en yakın zamanda düzelirdi bizide ekran başında sinir etmezler.haftaya arama çalışmaları cabuk son bulur reyting hazretleri için sacmalamasınlar.rüya dan ahmet ve yaseminin başı daha cok ağrıyacağa benziyor 80 lerde oda halası gibi(defne nede olsa kız halaya cekermiş) olayların tam ortasında olur.sevgiliside ali görünüş öyle

LİSA
12-01-08, 09:27
günaydın arkadaşlarbye

şimdiye kadar seyrettiğim bölümler içinde en çok duygulanıp ağladığım bölüm bu oldu öncelikle bu duyguları bize yaşatan bütün ekibi tebrik ediyorum ve hemen klasik bölüm sonrası anketime geçiyorum efendim;

1-) yaseminle ahmetin evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz?

2-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz?

3-) görev icabı sivas a giden ışık a yaşarın tepkisi sizce doğrumuydu?

4-) güzidenin kürtajı engelldikten sonra necdete olan yaklaşımını nasıl buldunuz?

5-) rüyanın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin

6-) sizce necdet birgün çocuk olmasa dahi güzideyle parise gidip ona evlenme teklif edermiydi?

7-) deniz gezmişin yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz?

8-) dağa çıkan deniz ve harunun başına bundan sonra neler gelebilir?

9-) rızanın ışıkla yaşara yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğrumuydu?

10-) sizce rüya nasıl bulunacak ve yaseminle ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak yada yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz.

evet efendim sizi yeni anketimi cevaplamaya davet ediyorumbye
1.ahmet ve yaseminin yeni evleri cok sade döşenmişti ve bana göre hoştu
2-yüzlerini gizleselerdi zaten onların devrimci kimliğine ters onlar yanlış bir iş yapmadıklarını düşündükleri için gizlemeye gerek duymuyorlardı.o zaman kendileri olmazdılarki
3-yaşar bundan sonrada daha cok sacmalamaya devam eder çünkü ışık ile ilerde aynı fikirde olmayacakları kesin.
4-bu konuda bir yorum yok güzide beni ilgilendirmiyor
5-bu konu biraz sacma olsada cocuk bir yönde haklı aynı odada uyuyan bir anne baba figürü görmedi daha önce.bu konuya onu daha önceden hazırlamalıydılar
6-kesinlikle gitmez ve evlenme teklif etmezdi adamın aklına son anda geldi kürtajı engellemek.
7-sinema dili olarak anlatmaya calıştıkları için herkesi memnun etmeyebilirler ama bence fena değildi.deniz gezmişin yakalandıkdan sonra bile hala dik durması ve verdiği cevaplar cok iyi idi
8-deniz ve harun yakalanırlar.hapishane koşulları malum eziyetler ve mahkeme onlarda idam ile yargılanır ama cezaları mahkumiyete döner
9-bir babanın kızına yardım etmek istemesi cok doğal.yaşar da kimsenin etkisi altında kalmak istemediği içinde reddetmesi normal.her iki tarafda beklendiği gibi hareket etti.
10-rüya yı balıkcılar görür ve kıyıya geri getiriler.bundan sonrasıda psikolog ile yapılan görüşmeler sonunda hareket ederler.

a_S-L_i
12-01-08, 09:42
:icon_whisakşam çok güzel bi bölümdü ahmet yasemin sahneleri çok yoktu (iiki de yoktu bay geldi artık)

onların yerine gençleri izlemek ve izlerken hissetmek ise bir başkaydı ve ilk defa bi diziyi izlerken hıçkıra hıçkıra ağladım :img-blush tek kelime HARİKAydı...

emosss
12-01-08, 09:42
bu bölümü bende çok beğendim.. özellikle siyasi içerikli olan kısımları tabi.. izlerken hep erdal öz'ün kitabı geldi aklıma.. detaylar aynen yansıtılmıştı.. sanki barış koçağı değilde deniz'in gerçek hayatını izler gibi oldum..teslim olduğu sahnede böyle bi gencin idam edileceğini düşününce çok içim acıdı.. dizinin yarısını gözyaşlarıyla izledim sayılır..bakanla konuştuğu sahnede odadan çıkarılırken gülümseyişi,polislerle konuştuğu sahnedeki tepkisi çok güzeldi.. hele gemerekteki çocuğun deniz abi diye hitap etmesi çok hoşuma gitti.. ayrıntıları bu kadar iyi yansıttıkları için teşekkürler ekibe..

bu bölümde ilk defa defne'ye de çok üzüldüm.. rüya'ya ışığı denizi ve harunu anlattığı sahnede çok iyiydi gerçekten.. mehmet'le uyudukları sahnede çok tatlılardı..

rüyanın kıskançlığı bencede abartıldı..zaten ahmetle ve necdetle olan resimlerini yanyana görünce iyice sinir oldum.. ama yakasını düzelttiği sahne çok güzeldi..birde annesine babam nerde yattı diye sorular sorarken çalıkuşunun yazısı geldi aklıma.. aynen yazdığı gibi çıktı nerdeyse kurdukları cümleler bile aynıydı..tebrikler o yüzden:good:

birde necdet var tabi.. yine son kahramanlığını yaptı..güzideyide hiç anlamıyorum,en ufak bi tepki göstermedi..mesela lale'nin pastanedeki sözlerini ona güzide söylemeliydi..
bakalım rüya necdet'in evlenip birde çocuğu olacağını öğrenince ne yapacak..

sezenbaşer
12-01-08, 10:37
herkese slmmm:img-icecr

dünkü bölüm yine süperdi:happy0064

ahmet yasemin sahneleri muhteşemdi ama rüyanın kaçtığı yere kadar:img-blush

siyasi olaylar da güseldi ama orda deniz gezmişin haraketlerine bayıldım siz bi uşaksınız falan demesi ama yakalandı
bi de ddeniz gezmiş hapishaneye giderken helal olsun deniz falan dedilr ya oraya da bayıldım dorusu

rüyanın kıskançlıkları yedi bitirdi beni:icon_whis

yasemin anladı onun necdete gidebileceğini ama orda da bulamayınca nolcak bilmiyorum

defne çok tatlıydı rüyaya denizi falan anlatması
defne denizi ışığı we harunu anlatırken bana masal gibi geldi dorusu çok güsel anlattı:img-wink:

necdet we güzide de pariste şimdi ne şansllı bu güzide be pariste evlenme teklifi alıcak ohhh

yeni bölümü sabırsızlıkla bekliyorum

ıslak ıslak
12-01-08, 11:09
Hatırla Sevgilinin dünkü bölümü kadar başka hiçbir bölümünde bu kadar sarsılmamıştım.. Dizinin her sahnesini gözyaşlarıyla izledim.. Deniz ve arkadaşlarının yakalanma anları, ve sonrasında gelişen süreçler o kadar etkileyiciydi ki, sanki birebir yaşamış kadar oldum.. Hele Barış Koçak.. Dünkü bölümdeki performansı, sanıyorum ki dizi oyunca sergilediği en iyi performansıydı, tek kelimeyle hayran kaldım..

goldrose
12-01-08, 11:18
Merhaba çanlarbye

Dün ki bölüm Deniz Gezmişlerin olduğu her sahnesiyle beni bitirdi...Bir de daha önce kitabını okuduğum için an an kitapta yazanların gösterilmesi iyice içimi acıttı.Bir an dizinin sahte dünyasından gerçeği izler gibi hissettim.

Deniz Gezmişin anılarında Gemerek'te o çukurda kafasına kalan son kurşunu sıkma düşüncesi kendi ağzından anlatılıyor.Orada teslim olmayıp son kurşunu kendine sıkmayı düşünüyor ama sonra bunun bir devrimciye yakışmayacağına karar veriyor ve teslim olmayı seçiyor,bu arada Deniz Gezmiş çok keskin nişancıyken kimseyi vurma amaçlı ateş açmadığını da söylüyor.Ne olursa olsun o yakalanmalarının bir "son" olduğunu bilmek insanı mahvediyor...

Dizinin diğer yerleri yani Ahmet-Yasemin sahneleri çok yetersizdi ama böyle bir bölümde olmamalıydı zaten bu evlilik.Daha sakin olan önceki bölümlerde olmalıydı...Bu arada nikah günü gelmiş çatmış,anne ve baba olarak Yasemin ve Ahmet,Rüyaya o gün yalnız kalmaları gerektiğini anlatmamış,son dakikaya bırakıyorlar,bunu baştan Rüyaya açıklasalardı bence daha anlayışı karşılayabilirdi.Ayrıca Rüya Yasemin'e neden Necdet'le beraber aynı yatakta uyumuyordunuz dediğinde o soruyu sonraya bırakmaları da bence doğru değildi,hiç açıklamamak yerine onun anlayacağı bir cevap verilmeliydi.Gerçi bu Rüya konusunu bu bölüm saçmalık ötesi buldum ama en azından daha sağlam temelleri olabilirdi.

kardelencim
12-01-08, 11:20
ben bu bölümü çok beğendim tek kelimeyle muhteşemdi tüm oyuncuları da başarılı performanslarından dolayı tebrik ederim. özellikle de deniz gezmişin yakalanma anları, yakalanacağını anlayıp geçmişini hatırlaması ve sonra da çaresiz kalıp teslim olması beni çok etkiledi. gözyaşlarımı tutamadım o sahneleri izlerken. gemerekte belediye başkanı anarşist die anons ederken sinir oldum ama deniz gezmiş ne kadar yüce biri olduğunu belediye başkanının evini basıp kimseye dokunmamasıyla gösterdi.

ahmetle yaseminin mutlu aşk sahneleri beklediğimiz kadar fazla olmadı. nerdeyse fragmanda gösterilen kadardı zaten rüya daha fazlasına izin vermedi.

rüyanın kıskançlığı biras şımarıklık boyutuna varmıştı ama bi yandan da onun tarafından düşününce onu anlayabiliorum. hem daha küçük bir çocuk, yıllarca o şekilde yaşamaya alışmış, şuan gerekli olgunluğu gösterememesi doğaldır. anne ve babası birlikte aynı odada kalınca onu tek başına bıraktılar die kendisini dışlanmış hissetti. tabii isteklerini yaptıramayınca son çareyi necdet babasına gitmekte buldu. necdetin onu anlayabiliceğini ona yakın davranacağını düşündü. necdet baban da seni bekliodu sanki o güzidesiyle ve yeni bebeğiyle çoktan parise uçtu:P

goldrose
12-01-08, 11:42
İzlenme oranlarında A/B de 3.olmuşuz,çok normal tabii,o kadar çok insanı diziden soğuttular ki bu bile iyi bir sonuç olmuş.Biz 3 hafta önceden söylemiştik yakında A/B grubu yani dizinin asıl kemik izleyicileri de bırakacak izlemeyi diye nitekim öyle de olmuş...Umarım bu onlar için bir uyarı olur da diziyi eski tadına döndürürler, saçma sebeplerle sorunlar yaratmazlar da dönemin gerektirdiği gerçek sorunlarla ailemizi sınarlar...:img-polic

NiliWerda
12-01-08, 11:43
Arkadaşlar birisi bana cevap verebilirmi?:)
Hani Rüya son sahnede bi teknede uyuduya,
Sonra bide orda iki adam geldi bi tekneye binip gittiler,
Rüya o teknede değildi dimi?

OXFORD
12-01-08, 11:47
Ayrıca Rüya Yasemin'e neden Necdet'le beraber aynı yatakta uyumuyordunuz dediğinde o soruyu sonraya bırakmaları da bence doğru değildi,hiç açıklamamak yerine onun anlayacağı bir cevap verilmeliydi.Gerçi bu Rüya konusunu bu bölüm saçmalık ötesi buldum ama en azından daha sağlam temelleri olabilirdi

Sevgili goldrose,kesinlikle sana katılıyorum..Saçmaydı fakat bana kalırsa olması gerektiği gibiydi.Yani Yasemin karakterinin "erteleme"kimliği göz önüne alındığında,Yasemin karakteri göz önüne alındığında normaldi..Erteleme tavrı hep saçma ve salakçaydı Yasemin'in..Bu kimliği bir kez daha gösterilmişti o sahnede:img-yes::img-yes:

Bu arada bilmiyorum arada birşey kaçırdım mı?Fakat aklıma takıldı...
Rüya evden çıktığında hava gayet aydınlıktı,zifiri karanlığa kadar o çocuk evin kapısının önünde oturdu.Yasemin ve Ahmet bu süreç içinde ne yaptı?Hiç mi bakmadılar çocuğa?Evde değiller miydi?Nasıl bir ilgi bu arada birşey kaçırmadıysam anlamadım:icon_whis:icon_whis

aylnaslm
12-01-08, 12:03
Bu arada bilmiyorum arada birşey kaçırdım mı?Fakat aklıma takıldı...
Rüya evden çıktığında hava gayet aydınlıktı,zifiri karanlığa kadar o çocuk evin kapısının önünde oturdu.Yasemin ve Ahmet bu süreç içinde ne yaptı?Hiç mi bakmadılar çocuğa?Evde değiller miydi?Nasıl bir ilgi bu arada birşey kaçırmadıysam anlamadım:icon_whis:icon_whis

ya aynen ben de oraya takıldım,ne kadar saçma olmuş öyle:)

onun dışında tabi ki deniz gezmiş'in her sahnesinde ağladım nerdeyse..
teslim olmadan önce yaptıgı her hareketi ve mimiği muhteşemdi,ya bunları izlerken hep aklıma bi kaç bölüm sonra barış koçak'ın diziden çıkcağı geliyo ve daha kötü oluyorum:(

bu bölüm barış'ın oynadıgı her sahneyi sanki deniz gezmiş'i izliyomuş gibi izledim,sanki o günleri izliyomuşum gibi oldu,ya ne kadar kötü böyle ona nolcagını bilerek izlemek,nası izlicem bilemiyorum:(..

aslhn
12-01-08, 12:26
bu bölüm çok güzeldi siyasi olaylara daha çok yer vermişler bu da beni çok sevindirdi ama yasemin rüyaya ahmetle aynı yatakta yatma nedenlerini anlatmalıydı bence çünkü o kadar piskolajiyle ilgili konuşuyolar küçük bi açıklama rüyanın anlıca şekilde olmalıydı ben denizin tek kişilik kogua giderken mahkumların söyleddikleri sözlerden ve o sahneden çok etkilendim tabi bide deniz gezmişin ve arkadaşlarınnı yakalandığı sahnede:img-wink:

goldrose
12-01-08, 12:30
"Cemgil ve arkadaşları, mayısın sonunda İnekli köyü muhtarının ihbarı üzerine kuşatıldılar. Sinan, 31 Mayıs 1971’de askerlerle çıkan çatışmada; Alparslan Özdoğan ve Kadir Manga ile birlikte vuruldu. "

Yukarıdaki acı olay olurken bizim Deniz ve Harun'da vurulacak mı ya da yakalanacak mı acaba ne dersiniz?Ama sonuçta birilerinin de dışarıda kalması lazım,o kim olacak acaba?:icon_sorr

jikarinziku
12-01-08, 12:55
1-) yaseminle ahmetin evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz? Evlerini cok begendim acikcasi cok hos yapilmis. Ama kari-koca olarak cok yapmacik görünüyorlar.. Yaseminle Ahmet evlendigine göre ve Denizlerde maalesef bir kac bölüm sonra idam edilcegine göre bu dizi bitti anlamina geliyor!

2-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz? Yüzlerini gizlemis olsaydilar o zaman, o cesur devrimci olmazdilar.. Bu isin sonunda yakalanmakta ölümde oldugunu biliyorlardi bilerek bu ise girdiler ve korkmadan yüzlerini göstere biliyorlardi. Davranislari ne kadar iyi niyetli ve zararsiz olduklarini gösteriyor.

3-) görev icabı sivas a giden ışık a yaşarın tepkisi sizce doğrumuydu? Hic kimse o karmasikta esinin tehlikeli göreve gitmesini istemez ama Yasarin tepkisi fazlaydi.

4-) güzidenin kürtajı engelldikten sonra necdete olan yaklaşımını nasıl buldunuz? O sahneyi kacirdigim icin yorum yok:)

5-) rüyanın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin? Cocuk alismis Necdetle Yasemini ayri ayi yataklarda odalar olmalarina.. Ayrica Yaseminle Ahmetin cocuk yaninda yaptiklari haraket yanlis cocuk kiskaniyor.. Belkide buna aliskin olmadigi icin yapiyor.

6-) sizce necdet birgün çocuk olmasa dahi güzideyle parise gidip ona evlenme teklif edermiydi?
Belki.

7-) deniz gezmişin yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz? Yakalandigi an cok güzel ve hüzün doluydu, ayrica burdan tekrar Baris Kocagi tebrik ederim. Cukura düstügünde geriyi hatirlamasi sonra silahi kafasina dayayip bu bir devrimciye yakismaz diye vazgemesi.. Söylenicek bisi yok "Keske olmasaydi" adli belgeseldeki, Denizin arkadasinin dedigi gibi Romantik komunist:)
Yaptigi konusmalar sonuna kadar düsünceli ve dogru cevaplardi.. "Senin kafan böyle seyleri almaz" "Usaksin iste"..

8-) dağa çıkan deniz ve harunun başına bundan sonra neler gelebilir? Belki Deniz, Sinan Cemgil ile vurula bilir. Harunda polisler tarafindan yakalancak ve sonra idamdan kurtulan 18 kisiden biri olabilir.

9-) rızanın ışıkla yaşara yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğrumuydu? Riza her baba gibi kizinin raha etmesini istedigi icin yardim etmek istedi cok normal.. Isikla Yasarda kendi yuvalarini kendileri kurmak istiyorlar "Yarima ihtiyacimiz yok" manasinda.. Bilmiyorum belkide dogrudur yaptiklari..

10-) sizce rüya nasıl bulunacak ve yaseminle ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak yada yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz. Bu kisimla pek ilgilenmiyorum.. Ama muhtemelen balikcilardi galiba Rüyayi bulup geri dönüp polise teslim edebilir.

ozenc-can
12-01-08, 12:59
Evet MMC gerçekten de çok emek harcanmış... herşeyden önce havanın ne kadar soğuk olduğu belli... yollar buz... ekibe yürekten teşekkür ediyorum:img-in_lo tüm hatalara, eksikliklere rağmen bu dizi izlenmeli dedim ve demeye devam edeceğim...

Shevek söylenecek çok şey var... ama olayın kendisi her şeyi anlattığı için... üzerine yorum yazmak sanki çok sığ kalacakmış gibi geliyor bana... yani ben şimdi ne anlatırsam anlatayım... onların insan öldürmemek için girdikleri çabayı o görüntülerin üzerine nasıl anlatabilirimki başka...

çatışma başladığı andan itibaren havaya ateş ettiler... kapıya ateş etti kadının eli yaralandı orada duyulan üzüntü ve özürdileme... belediye başkanının halkı Deniz'i linç ettirme girişimi... sorgusuz süalsiz öldürmeye teşvik edici konuşmasına rağmen ailesi karşısında hiçbir şey yapamaması... kuşatma altında yaşadığı çelişkiler... gözünün önünden geçirdiği devrimci yaşamı... onun değerini bir kez daha görme ve bu değere değer bir kararlılıkla tutsaklık... tüm bu sahneler sözün bittiği yer... o yüzden insan üzerine bir şey yazamıyor değil mi? ama içi kabına da sığmıyor...

ne mutlu bu ülkeyeki, Deniz Gezmişler, Mahirler, Hüseyinler, Yusuflar, İbrahimler, Harunlar yetiştirdi... tarihimiz şu ana kadar emperyalizme karşı mücadele verip ülkesinin tam bağımsızlığını isteyen kaç isim yazdı ki sayfalarına??? artık ne söylesek boş değil mi:img-yes:

Evet bahar Sözün bittiği yer değilmi... :sad53:aynı şeyleri hissetmişiz. okuyunca dayanamadım...insanın öfkesi içinde büyüyor büyüyor Kocaman ...Korkunç bir haksızlık... Bir ordu ve kasaba halklı bir tek kişinin arkasına düştü... ya bu adam kim? Niye hiç kise bu soruyu kendine sormadı? Ne istiyor? ne yapmaya çalışıyor? Yüreği insan ve memleket sevgisiyle dolu biri... Biz bütün bunları anlayana kadar sanırım ortada sevecek birşey kalmıyacak... idam kararlarını onaylayanların hala vicdanları rahatmı acaba?:bilmim

zeyneps
12-01-08, 13:08
Merhaba çanlar,

Shevekçanım Yasemin'in eksikliği adam akıllı Rüya'yla konuşmamasıydı...ona neden Necdet'le birlikte yatmadığını anne babaların neden birlikte uyuduğunu çocukların ayrı yattığını onun anlayacağı şekilde açıklamalıydı :img-yes:

Özgecim canım ben de en başta senin gibi düşünmüştüm ama sonra Bahar-çan Abla'nın da yazısıyla Rüya evden çıktığında akşam olmak üzereydi Rüya evden çıktı Necdet'e gitti zaten çok geçmeden en fazla yarım saat sonra filan hava kararmıştır ondan sonra bir yarım saat bir saat yürüse yine en fazla 2-3 saat arası geçmiştir zaten Yasemin-Ahmet Rüya 'ya bakmaya geldiklerinde üstlerini bile değiştirmemişlerdi bu sırada yemek yediler Rüya'yı uyuyor sandıkları için o arada farkedememeleri normal ee Areseçanım 'da dediği gibi mutfak da odaya uzaksa çıktığını duymamışlardır ...

Merveçanım seni burda görmek çok güzel kitaptan alıntılar için teşekkürler :img-in_loAliye Abla seni sonunda burada görmek ne güzel :img-blush

ıslak ıslak
12-01-08, 13:08
Evet bahar Sözün bittiği yer değilmi... :sad53:aynı şeyleri hissetmişiz. okuyunca dayanamadım...insanın öfkesi içinde büyüyor büyüyor Kocaman ...Korkunç bir haksızlık... Bir ordu ve kasaba halklı bir tek kişinin arkasına düştü... ya bu adam kim? Niye hiç kise bu soruyu kendine sormadı? Ne istiyor? ne yapmaya çalışıyor? Yüreği insan ve memleket sevgisiyle dolu biri... Biz bütün bunları anlayana kadar sanırım ortada sevecek birşey kalmıyacak... idam kararlarını onaylayanların hala vicdanları rahatmı acaba?:bilmim

Koca kasabada resmen Deniz için bir cadı avı başlatıldı.. Kim elinde ne varsa tüfeği, silahı kapıp onun peşine düştü, öldürmek için.. O ise ''öldürmek'' kelimesini aklına hep uzak tutan, istediği tek şey halkının huzuru ve refahı olan bir insandı.. Deniz'e ve arkadaşlarına reva görülen adalet bu mu olmalıydı.. İyiye, doğruya olan inanca sahip, bunu gerçekleştirmek için çalışan insanların hep önü kesildi, nice hayatlar düşünceleri uğruna yittip gitti.. Gerçekten bende merak ediyorum bu canların yokolmasına sebep olan vicdanlar rahat mı..!!

jikarinziku
12-01-08, 13:13
Evet bahar Sözün bittiği yer değilmi... :sad53:aynı şeyleri hissetmişiz. okuyunca dayanamadım...insanın öfkesi içinde büyüyor büyüyor Kocaman ...Korkunç bir haksızlık... Bir ordu ve kasaba halklı bir tek kişinin arkasına düştü... ya bu adam kim? Niye hiç kise bu soruyu kendine sormadı? Ne istiyor? ne yapmaya çalışıyor? Yüreği insan ve memleket sevgisiyle dolu biri... Biz bütün bunları anlayana kadar sanırım ortada sevecek birşey kalmıyacak... idam kararlarını onaylayanların hala vicdanları rahatmı acaba?:bilmim
Insanlar o kadar bencil ki!! Komunist lafini duyunca saldiriya geciyorlar. Nedense
Komunist denince ilk akla gelen kötülük dinsiz imamsiz biri.. Bizim milletimiz böyle dik
kafayla giderse elde avucta hic bisi kalmaz ve tam ABD kölesi oluruz!

idolüm okan
12-01-08, 13:14
reytinglerde iyice düşmüş birinde 3. birinde 10. olmuş bu hafta

aylnaslm
12-01-08, 13:18
1-) yaseminle ahmetin evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz?

eskiye göre daha az gıcık ettiler beni,belki de deniz gezmiş'i izlerken onlara pek dikkat etmedigim içindir..

2-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz?

zaten onların insanlara zarar vermedikleri bilinen bi şey,tabi izleyince böyle insanların idam edildigini düşününce daha çok üzüldüm..

3-) görev icabı sivas a giden ışık a yaşarın tepkisi sizce doğrumuydu?

aslında düşünce olarak haklı ama,ışık dönünce öyle davranıp saçma sapan bi kavga çıkarması çok abartıydı,yazık ışık zaten kedi olalı bi fare tutmuştu:)insan bi güzel söz söyler:img-cool2bi de bu nası evlilik diyo kendisi kızın arkasından her türlü işi çevirip yalanlar söylerken bu evlilik oluyodu ama..

4-) güzidenin kürtajı engelldikten sonra necdete olan yaklaşımını nasıl buldunuz?

ya güzide necdeti seviyo ve bebek hala karnında olduguna göre napabilirdi ki..

5-) rüyanın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin

aslında necdet'le yaseminin ilişkilerinden sonra onu ahmetle böyle görünce böyle düşünüp üzülmesi doğru ama yani bunun için evden kaçması da çok saçma..

6-) sizce necdet birgün çocuk olmasa dahi güzideyle parise gidip ona evlenme teklif edermiydi?

ya paris olmazdı belki ama ço..ok sonra edebilrdi.bebek sadece hızlanırdı bu işi işte..

7-) deniz gezmişin yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz?

ya muhteşemdi ve barış koçak da çok iyi oynadı:good:ama özellikle eski günleri hatırlaması çok güzeldi:img-in_lobakanla falan konuşmasına bayıldım,adam iyi bozuldu,önce pis pis gülüyodu sonra deniz 'senin kafan almaz' falan dediginde bir anda yüz ifadesi değişti:)

8-) dağa çıkan deniz ve harunun başına bundan sonra neler gelebilir?

ya pek bişe söyleyemiyorum aslında,ama idamlıklar arasında olurlar..

9-) rızanın ışıkla yaşara yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğrumuydu?

bilmiyorum ikisi de haklı aslında biri kızına yardım etmek istiyo,biri de kendi hayatını kendi kurmak istiyo..

10-) sizce rüya nasıl bulunacak ve yaseminle ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak yada yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz.

adamlar polise götürürler ama a&y napar bilemicem

snemmm
12-01-08, 13:37
1-) yaseminle ahmetin evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz?[/B]

valla ilgilenmiyorum desem ahmeti sade seviyorum ben ya da avukat kişiliğiyle

2-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz?

bu insanları öcü olarak insanlara gösterenleri suçlamak lazımdır asıl
yüzlerini saklasalardı eğer daha çok dikkat çekerlerdi

3-) görev icabı sivas a giden ışık a yaşarın tepkisi sizce doğrumuydu?

doğru olduğunu düşünmek bir kıza heledeki kadın erkek eşitliğini savunan bir kıza yakışır mı hiç
şiddetle karşı çıkardım ışıkta bunu yaptı ilk defa ışık yapması gerekeni yaptı
ama ben yaşarın böyle olduğunu bildiğim için hiç şaşırmadım
4-) güzidenin kürtajı engelldikten sonra necdete olan yaklaşımını nasıl buldunuz?

ben bu kadar güçsüz bir güzide göreceğime inanmazdım
bu kadar kolaymı yapsın yapsın bir surat bile yapmadan affet

5-) rüyanın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin

çok abartılı buldum ben ne bileyim
olabilir ama abartmışlar bence biraz ama ilgilenmiyorum zaten
6-) sizce necdet birgün çocuk olmasa dahi güzideyle parise gidip ona evlenme teklif edermiydi?

hiç zannetmiyorum ben açıkcası

7-) deniz gezmişin yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz?

buradan mı gidilir devrime?
-senin kafan almaz bu işleri
işte deniz üzerinden prim yapmaya çalışan tüm siyasetçilere,askerlere...vb. verilecek en güzel yanıt olsa gerek
o zamanda almıyordu kafaları bunları hala da almıyor

8-) dağa çıkan deniz ve harunun başına bundan sonra neler gelebilir?

şimdi sinan vurulduğu vakit ya onlarda vurulursa diye çok korkuyorum vurulmazda yakalanabilirler ya da kaçada bilirler
ama yeterki öldürülmesinler birde onların acısına katlanamam

9-) rızanın ışıkla yaşara yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğrumuydu?

fakirlik edebiyatına devam...

10-) sizce rüya nasıl bulunacak ve yaseminle ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak yada yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz.

adamlar farkeder sanırım sonra polise felan götürürler...

çalıkuşu78
12-01-08, 13:46
ben de dün akşam büyük bir pişmanlık duydum..denizin geçmişe dönük hatırlamalarında gerçekten de yapım adına büyük bir emek varmış..o sannede bunu çok iyi anladım.. herkesin hiç yaşanmamış gibi unutturmaya çalıştığı tarihimizi ellerinden geldiği kadar hatırlatmaya,anlatmaya çabalamaları beni takdir duygularıyla kuşattı.. hem umut dolu başlangıçları, hem denizin yakalanma anında kendini vurmayı düşündüğü yolun sonunun acısı dolu sahneyi seyredince bu diziyi eleştirdiğim için utandım..kurgu karakterleri es geçip bütün dikkatimle diziyi izlemeye devam edeceğim..bizim yaş grubumuzdan kaç kişi bu diziyi izliyor acaba çok merak ediyorum..gemerek halkının bir tek adamı linç etme duygusuyla sokaklara dökülmelerini izleyince onların şimdilerde töre,ağa,entrika,ahlaksız teklif içeren dizileri reytinge boğmalarına hiç te şaşırmıyorum..beni çok memnun eden ise o günlerde doğmamış veya çok küçük olanların bu diziye gösterdikleri ilgidir..deniz adına mahir adına tüm bu uğurda toprağa düşmüşler adına umutlanıyorum.. onlar ölmediler kendilerine duyulan sevgiyle saygıyla her zamankinden daha gençler gibi geliyor bana.. genç ölenler hiç ölmez bir bakıma..78 lilerle o dönemleri yaşadım sayılır.. ben ortaöğrenim öğrencisiyken kuzenim bu işlerin kıyısından girmişti.. onunla birlikte ilk hayranlığım oluştu onlara.. o dönemlerde bizim odalarımızda artist,aktör,şarkıcı posterleri asılı değildi.. ordan burdan bulduğumuz gazete resimleriyle onlar vardı duvarlarımızda..

artık MAHİR ÇAYAN ın diziye gireceği günler geliyor..bu beni çok heyecanlandırıyor.. çünkü o benim uzaktan akrabam..kendisi samsun çarşlambalı bir gürcüdür..onlar öldükten yıllar sonra istanbulda annesiyle bir akraba gününde karşılaşıp tanıştım.. gençtim aşırı heyecanlandım.. aramızda çok duygulu bir diyalog geçti..makyaj malzemeleri satıyordu günde..çok ufak tefek bir kadındı.. acısı gözlerine yüz çizgilerine o kadar bariz bir şekilde yerleşmişti ki kendimi ağlamamak için zor tuttum..ben coşkuyla mahir konusunu açtım ondan nasıl biri olduğunu öğrenmeye çalışıyordum.. çocukluğunu sade hallerini öğrenmek istiyordum..bizim konuşmalarımıza şahit olan gün ahalisi birdenbire alaycı laflar atmaya başladı bize.. ne oldu sanki o kadar parlak bir öğrenci olan oğlun boş yere öldü de ne geçti eline bak sen sürünüyorsun geçinmek için bu yaştan sonra makyaj malzemesi satıyorsun dediler..gençliğin verdiği heyecanla onlarla kavgaya tutuştum.. zaten ailede hep asi bir kız olarak muamelesi görüyordum bana senin sonun da iyi değil diye çemkirdiler ..ben mahirin anasının ellerini tuttum teyzem üzülme birgün oğlun ve arkadaşlarının heykelleri dikilecek dedim..
zaman geçti geldik bugünlere heykelleri dikilmedi ama kıymetleri duyarlı yurttaşlar tarafından biliniyor bu beni çok sevindiriyor..bu yüzden bu yapım ekibini çok tebrik ediyorum kimsenin düşünemediğini cesaret edemediğini bir diziye taşıyarak onlara olan vefa borcumuzun çok küçük bir kısmını ödememizi sağladılar..sağolsunlar varolsunlar..

jikarinziku
12-01-08, 14:04
Sevgili Calikusu78,

Yazini simdi okudum ve okurken cok duygulandim.. Insanlar ne kadar acimasiz, orda ici yanan bir anaya dalga gecerek laf atiyorlar. Onun oglu bir kahramandi ülkesi icin bu ise girdi ve bencilce davranan kisilere bak.. Yazik koca bir yazik..
Insan en azindan biraz saygili olur ve cennesini tutar ama mümkün degil! Bizimle paylastigin icin tesekkürler.:img-wink:

merdivenler
12-01-08, 14:04
Herkese merhaba,

Dizinin özellikle siyasi konulara, yaşanmış gerçeklere değinişi ve bunları bize aktarmadaki başarısının son birkaç bölümdür gayet iyi olduğunu ve kendi adıma bu aktarmanın olabildiğince tarafsız bir şekilde yapıldığını düşünüyorum. Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ın yakalanışının gayet detaylı, etkileyici ve duygu dolu bir şekilde yansıtıldığı kanısındayım. Özellikle Deniz Gezmiş’in yolun sonuna geldiğini düşünerek buz gibi dondurucu soğukta uzandığı o kuytuda, kısa hayatında yaşadıklarının bir bir gözünün önünden geçtiği ve kafasına o silahı dayadığı sahneleri izlerken ya da Defnenin çocukluk hatıralarını Rüyaya anlatışına, gözünden dökülen yaşlara, camın önünde “Deniz nerdesin diyen çaresizliğine”, Mehmet ve Defnenin uykusuz geçen gecede Denizi düşünüp birbirlerine dayanarak uyumasına tanıklık ederken aramızda herhalde etkilenmeyen yoktur..:icon_sorr ... Bu sahnelerde oyunculukları nedeniyle Deniz Gezmiş’i canlandıran Barış Koçak’ı ve Belçim Erdoğan’ı da tebrik etmek gerek sanırım…:good:
Şimdi bu gençlerin idam edileceğini, hapislere düşeceğini,işkencelerden geçeceğini düşündükçe insanın içi acıyor doğrusu. Evet kanun önünde işledikleri suçlar vardı belki ama bu suçların hiçbirisinin tıpkı Adnan Menderes için olduğu gibi idamı gerektirmediği de ortada…

Dizinin kurgu karakterlerden oluşan kısmına gelecek olursak… Necdet ve Güzideye aslında hiç değinmek istemiyorum. Necdet uğruna bir kadın karakteri daha heba ettiler senaristler, olay benim gözümde bundan ibaret…

Ahmet ve Yasemin sahnelerinin yetersiz kalmasının nedenini ise bu bölümden ziyade daha önceki bölümlerde aramak gerek bence. Yani siz araya Aylanın intiharı saçmalığını sıkıştırıp, o evliliğin o gün gerçekleştirmek yerine 16 Mart tarihine ertelerseniz daha ötesi olmazdı zaten. 48 bölümdür bu sahneleri bekleyen izleyicilerde tabi ki bunlardan memnun kalmaz ve reytinglerde de ancak A/B de 3. , totalde de 10. olursunuz. Üstüne üstük gerçek olayları aktarmada son bölümlerde emek harcanarak gayet iyi işler çıkarılmaya başlamasına rağmen. Aylardır bu sadece bir belgesel değil, aynı zaman da insanları etkileyen bir aşkı konu alan bir dizidir bu diye söylememizin nedeni de buydu işte. Eğer bu dengeyi sağlamazlarsa her şeye rağmen şuan televizyondaki en kaliteli yapımlardan biri olan bu diziye yazık olacak dedik, ama dinletemedik…

Rüya olayının ise abartıldığı kanaatindeyim. Evden kaçış olayı hakikaten bana da eski Sezercik filmlerindeki sahneleri hatırlattı, hele sahile gidip o tekneye bindiği anda “Rüyacık aslan parçası” dedirtti.:img-hyste ...Yani anne ve babanın aynı odayı paylaşma olayının son dakikaya bırakılmış olmasından tutun da, Ahmet ve Yasemin tarafından bir türlü doğru ve ikna edici bir konuşmanın yapılamamasına, çocuğun evden kaçışının fark edilememesine, Yaseminin Rüyanın sorularını her zaman yaptığı gibi sonra anlatırım diyerek geçiştirmesine kadar hepsi birer saçmalıktı. Necdetin Paris’e gidişine ise burada sevinmedim dersem yalan olur. Hiç değilse bu olayı çözen o olmayacak. Ama Rüya bulunana kadar da Ahmet ve Yasemin ecel terleri dökecekler o da kesin.:icon_sorr

Efendim YAR ailesin evlerinin çok hoş olduğuna ve özellikle Rüyanın Ahmetin yakasını düzelttiği sahnenin ne kadar şirin olduğuna da deyinmeden geçemeyeceğim…:img-in_lo

tahminimi yazayım bu gece için..rüya ilk gece defne ile kalır ..ertesi gün eve gelince anne babasını aynı odada görür..annesine sorar benim odam var senin odan var babamın niye odası yok der.. yasemin anne babalar aynı odada kalır der.. rüya o zaman necdet babamın ayrı odası vardı niye aynı odada kalmıyordunuz der..yasemin de onu büyüdüğün zaman anlatacağım der..


Son olarak yukarıda yer verdiğim ve nerdeyse kurulan cümlelere kadar aynı olması itibariyle bu müthiş bölüm tahminini yapan Çalıkuşuna tebrikler :good:

alamehmet
12-01-08, 14:29
bu bölümü bende çok beğendim.. özellikle siyasi içerikli olan kısımları tabi.. izlerken hep erdal öz'ün kitabı geldi aklıma.. detaylar aynen yansıtılmıştı.. sanki barış koçağı değilde deniz'in gerçek hayatını izler gibi oldum..teslim olduğu sahnede böyle bi gencin idam edileceğini düşününce çok içim acıdı.. dizinin yarısını gözyaşlarıyla izledim sayılır..bakanla konuştuğu sahnede odadan çıkarılırken gülümseyişi,polislerle konuştuğu sahnedeki tepkisi çok güzeldi.. hele gemerekteki çocuğun deniz abi diye hitap etmesi çok hoşuma gitti.. ayrıntıları bu kadar iyi yansıttıkları için teşekkürler ekibe..

Gerçekten detaylar çok güzel yansıtıldı dün.Deniz'in o kadını yanlışlıkla vurması,sonrasındaki üzüntüsü,kadının eşine para vermesi ve o parayı verirken söyledikleri...Çok ince düşünülmüştü.Çok güzeldi çok :(

Sanırım tek değişiklik belediye başkanı ile olan sahnesindeydi.Dizide belediye başkanının evini bir gence soruyordu ama aslında sokakta olanlardan birini yakaladığı,yakaladığı kişinin ona yalvardığı,sonra onu bıraktığı yazıyor.Sonradan onun belediye başkanı olduğunu anlıyormuş...

Açıkçası ne dün ne de bundan önceki bölümlerde Ahmet ve Yasemin'i izlemeye bayılmadım.Benim için bu dizinin siyasi kısmı ağır basıyor.Onun için dün ki bölümden çok memnunum...Çok güzeldi,çok güzel ve çok can yakıcı :(

TaintedWhitexx
12-01-08, 14:55
çalıkuşu78; Senin bu diziyi sadece Ahmet-Yasemin için izlediğini düşünüyordum (grubumuza öyle bir yorum yapmıştın) o yüzden yazdıklarına şaşırdım. Ama bir o kadar da sevindim ve senin hakkında yanıldığımı gördüm. Görüşlerini bizimle paylaştığın için teşekkürler. Bu arada Mahir Çayan konusunda sana katılıyorum. Artık diziye girmesinin vaktidir. Hatta vakti biraz geçti bile ama neyse.

merdivenler; Sana da harfiyen katılıyorum. (Deniz'ler konusunda). Zaten kendi bölüm yorumumu da birazdan yapacağım =)

***

ANKET CEVAPLARIM

1-) Yasemin'le Ahmet'in evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz?

İlgilenmiyorum.

2-) Deniz Dezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz?

O zamanlar basın yayın bu kadar gelişmiş olmadığı için, köylerde ve kasabalarda herkesin onları bilmemesi (günlük gazete okuyanlar hariç), en azından adını bilselerde görünüşlerini tam bilmemeleri normal. Bence bunu düşünmüşlerdir. Ayrıca eğer sürekli yüzlerini kapatsalardı daha çok dikkat çekerlerdi.

3-) Görev icabı sivas a giden Işık'a Yaşar'ın tepkisi sizce doğrumuydu?

Tabii ki değildi! Kızın işi o, ne yapsın? Ama oh olsun Işık'a. Valla hiç şaşırmadım Yaşar'ın tepkisine. Bu daha bir başlangıç bence. Işık'ı zor ve baskı altında günler bekliyor. Belki akıllanır ama umarım iş işten geçmiş olmaz.

4-) Güzide'nin kürtajı engelldikten sonra Necdet'e olan yaklaşımını nasıl buldunuz?

Günaydın Necdet Bey. Kalk da balığa gidelim :img-hyste Necdet'in tepkisini ve yapacaklarını tahmin ettim de, Güzide'yi fazla zayıf buldum. En azından bir süre surat asmasını beklerdim.

5-) Rüya'nın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin.

Yaa bu "YAR" ailesiyle ilgilenmiyorum aslında ama yine de küçük bir yorum yapayım. Rüya, Necdet ile Yasemin'in ilişkisini normal anne baba ilişkisi olarak gördüğü için bunu yadırgamış olması doğal. Zamanla alışacaktır, başka çaresi yok.

6-) sizce Necdet birgün çocuk olmasa dahi Güzide'yle Paris'e gidip ona evlenme teklif eder miydi?

Pek sanmıyorum.

7-) Deniz Gezmiş'in yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz?

Deniz Gezmiş'in yetkililerle kavgaları zaten tarihte olan şeyler. Kelime kelime hemde. Yani Hatırla Sevgili'nin senaristlerinin yazdığı replikler değil. Deniz'in cevaplarını ilk okuduğumda da içim pır pır etmiş, gururla dolmuştu. İzlerken yine aynı şey oldu.

8-) Dağa çıkan Deniz ve Harun'un başına bundan sonra neler gelebilir?

Bence onlara birşey olmayacak. En fazla yaralanırlar. Zaten onlar Sinan'la aynı kolda değillerdi ve Nurhak'ta öldürülen gerilla kolu Sinan Cemgil'in koluydu. Bir yolunu bulup kaçacaklarını düşünüyorum ama uzun süre hapis yatabilirler belki.

9-) Rıza'nın Işık'la Yaşar'a yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğru muydu?

O çift ilgi alanıma girmiyor.

10-) Sizce Rüya nasıl bulunacak ve Yasemin'le Ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak yada yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz.

Ne bileyim ben yaa... Polise falan götürürler teknedekiler herhalde. Evlat edinecek değiller ya. Yasemin de biraz yumuşak davransa iyi olacak ama...

çalıkuşu78
12-01-08, 15:04
TaintedWhitexx devrimciler aşkı sevmezler mi..ben bütün duygulu insanlar gibi aşkı da seviyorum..devrim de bir duygu işidir.. bu bir dizidir sadece siyasetle yürümez.. aşk tabi ki olacak.. ben ahmet yasemin aşkına ilgi duyarak başladım bu diziye bunu inkar etmiyorum.. çünkü olayları biliyorum yeteri kadar inceledim o konuda bilgilerim var zaten..isterdim ki aşk tarafı da aynı şekilde ilerlesin.. çünkü rekabet var bu işlerde.. işte gördünüz reytingleri.. insanlarımız ilgisiz ve bilgisiz.. bu kadar önemli bir bölüme petek dinçözün reklam ve showa yönelik evliliği galip gelmiş..beyazın, rtük başkanının, beşiktaş belediye başkanının da böyle bir showa alet olmaları da seviyemizi çok güzel ortaya koyuyor zaten..

TaintedWhitexx
12-01-08, 15:09
Nacizane Bölüm Yorumum İfindim :img-icecr

Öncelikle şunu söyleyeyim, Ahmet-Yasemin-Rüya ve Necdet-Güzide-Bebek olayları hiç mi hiç ilgilendirmiyor beni. Umarım Rüya sağ salim bulunur, bebek sağlıklı bir şekilde doğar. iki tarafında süper evlilikleri olur.. Allah mesut etsin. N'olur Ahmet & Yasemin'le ilgili bi sorun çıkmasın artık sıkıldım onların kavuşamamalarını izlemekten. Öyle bu durum olursa da (senaristlerin naapacağı belli olmaz) Necdet müdahale etmesin artık. Bu ne be :D

Gelelim esas konumuza; Deniz Gezmiş ve arkadaşları. Yemin ediyorum bu bölüm ağla ağla gözlerim çıkıcaktı. Bir Taylan Özgür'ün öldürüldüğü bölümde ağlamıştım (her ne kadar yarım yamalak bir sahne olsa da) birde bunda ağladım. Hele o Deniz'in geçmişe dönüşü, gülümseyişi ve çukurdan dimdik çıkarak askerlere öyle uzun uzun bakışı bitirdi beni. Barış Koçak'ın bu bölümde Deniz Gezmiş'e İNANILMAZ benzetildiğini düşünüyorum ve makyaj & saç & kostümle ilgilenen her kimse cidden tebrik ediyorum. Başka bir ayrıntı da Deniz Gezmiş'in devlet yetkililerine söylediği sözlerin gerçeğin tıpatıp aynısı olmasıydı. Subay'ın karısının yanlışlıkla elini yaralaması, "Senin kafan almaz böyle şeyleri (:D)", çukurun içinde geçmişe dönüşü... Hepsini kendi ağzıyla anlatmıştır ve doğrudur. Erdal Öz'in kitabında hepsi var zaten. Yani bu bölüm gerçeğe çok uygundu. Süperdi.

Çok hoşuma giden sahnelerden biri de Yusuf'un yatakta insanlara pis pis bakmasıydı :D Yahu nasıl baktı öyle ben bile tırstım :img-hyste Bu arada o emniyet müdürü de bayağı yeteneksizmiş. Nasıl konuşmalardı o öyle yaa.. İnsan doktor gibi davranıcaksa biraz öyle konuşur. Tıp terimi falan kullanır. Ayrıca hemen HOP diye Deniz Gezmiş'le başlamaz konuya. "Eee şey o da yaralıysa..." falan dedi yaa. Biraz daha kassa "Yusuf senin buran uf olmuş" diycekti :img-hyste

Defne bu bölüm çok güzeldi. Zaten Defne her bölüm güzel... Zaten belçim Erdoğan çok güzel.. neyse sustum :D Ben Defne'nin Mehmet'le olan sahnesini çok beğendim. Onların arasındaki gerginlik hiç hoşuma gitmiyordu zaten. İkisini de çok seviyorum. (Ama Difne'yi daha çok siviyorum :img-blush) Ayrıca Defne'nin Rüya'yla konuşması da çok hoştu. Orada ağlamadım ama gözlerim doldu. Özellikle Işık hakkında söylediklerine. O kız onları gözünü kırpmadan sattı, Defne nasıl hala sahip çıkıyor ona. Belli etmiyor belki ama arkadaşını hala çok sevdiği belli.

Özetle, bu bölüm en iyi oynayan iki kişi Belçim Erdoğan ve Barış Koçak'tı bence. Gerçi bence hep öyle de neyse :D Bu bölüm ayrı bir güzellerdi.

***

TaintedWhitexx devrimciler aşkı sevmezler mi..ben bütün duygulu insanlar gibi aşkı da seviyorum..devrim de bir duygu işidir.. bu bir dizidir sadece siyasetle yürümez.. aşk tabi ki olacak.. ben ahmet yasemin aşkına ilgi duyarak başladım bu diziye bunu inkar etmiyorum.. çünkü olayları biliyorum yeteri kadar inceledim o konuda bilgilerim var zaten..isterdim ki aşk tarafı da aynı şekilde ilerlesin.. çünkü rekabet var bu işlerde.. işte gördünüz reytingleri.. insanlarımız ilgisiz ve bilgisiz.. bu kadar önemli bir bölüme petek dinçözün reklam ve showa yönelik evliliği galip gelmiş..beyazın, rtük başkanının, beşiktaş belediye başkanının da böyle bir showa alet olmaları da seviyemizi çok güzel ortaya koyuyor zaten..

Adım Ceren. Hayır cnm ben o anlamda demedim. Zaten gerçek hayat ile alakalı konuşmuyorum, Hatırla Sevgili'den bahsediyorum. Devrimciler aşkı sever elbet. Şarkısı bile var "Ne bir adresleri vardır onların / Ne de aşktan başka bir sığınakları / Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında / Ölümle alay ederler sanki" diye. Zaten ben Deniz & Defne aşkına bayılıyorum. Ayrıca ben de diziye herkes gibi Ahmet & Yasemin aşkını izleyerek başladım. Ama uzatmaları çok canımı sıkıyor. Bu sadece bize hakaret değil, dizinin başlarındaki o güzel aşka da hakaret. İlk bölümlerde keyifle izliyordum onları, şimdi ise sahneleri bitse diye saniye sayıyorum.

Çünkü eğer böyle bir dönem anlatılıyorsa, bu layığıyla yapılmalı. Son birkaç bölüm biraz düzelttiler ama önceleri, konu yine Ahmet & Yasemin'di, bu gençler ise arada bir renk ve garnitürdü. Biraz dengelediler son zamanlarda, itirazım yok, ama yine de sıkıyor beni.

İşte bende tam onu diyorum cnm. Hatırla Sevgili, kendini reytinglere ayarlıyor. "Halk bu konularda bilgisiz... aşk sevseler de birazcık çıkaralım da bu zamanları öğrensin gençler de" diyemiyorlar. Bunu diyebilenler de var ama. Mesela Çemberimde Gül Oya :good: 40 bölüm mü ne sürdü sanırım... sonra yayından kaldırıldı zorla. Bazılarının işine gelmedi çünkü. Ama ÇGO, uyarılara rağmen bildiğini okumaya devam etti. İşte Hatırla Sevgili bunu yapamıyor ve benim tepkim de buna. Yoksa Cansel Elçin ve Beren Saat'e değil yani...

ermec
12-01-08, 15:12
sımdı basındn cıkan haberlere baktım da ne kadar işkence acı varmış!!!okurken boyleyse ızlerken nasıl olacak??yusuf denızın asılısını ızlemıs huseyın de yusufun arkadaslarını boyle gormek ne kotu!!!deniz parayı onbaşına arabada verırken....evi bastı cocukları var ken vurmadı!! aslında o cok anlayıslı ve duygusaldı!!!

merdivenler
12-01-08, 15:20
1-) Yaseminle Ahmetin evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz?

Evleri harika, çok iç açıcı ve ferah görünüyor..:img-icecr ...Her ikisi de karı-koca olarak olmaları gerektiği gibiydi bence …

2-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz?

Yüzlerini gizlememeleri ve sergiledikleri davranışlar hem suçlu olmadıklarına inanmaları hem de dikkat çekmeme adına mantıklıydı…

3-) görev icabı sivas a giden ışık a yaşarın tepkisi sizce doğrumuydu?

Çalışan bir bayan olarak benim kabul edemeyeceğim bir tepkiydi :mad72: (bir ev hanımı olmasına rağmen kadınların eğitimli olup çalışmasına değer vermesi itibariyle annem de bu sahnede Yaşara verdi veriştirdi valla) …Işığı da orda Yaşara verdiği tepki ve sözleri nedeniyle takdir ettim doğrusu…

4-) güzidenin kürtajı engelledikten sonra necdete olan yaklaşımını nasıl buldunuz?

Değinmek bile istemiyorum…Bence hiçbir kadın kendisine yapılan böyle bir muameleye aşk uğruna bu kadar sessiz ve tepkisiz kalmamalı…:img-cool2

5-) rüyanın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin

Bunu daha önce yaşadığı ortamı düşünürsek yadırgaması gayet doğal. Ama sadece anne ve babasının aynı odada yatmasına alınıp evden kaçması koca bir saçmalıktı…:icon_whis

6-) sizce necdet birgün çocuk olmasa dahi güzideyle parise gidip ona evlenme teklif edermiydi?

Evet dediğin gibi belki bir gün… ama bunun için Paris’in seçilmeyeceği ve gayet sıradan bir evlenme teklifi olacağı kesindi bence…:icon_whis

7-) deniz gezmişin yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz?

Yakalanma anında yaptıklarına ne kadar inandığını gösterir şekilde başı dimdikti. Yetkililerle yaptığı konuşmalar ise ders verir nitelikteydi, ama tabi anlayıp algılayabilene… (Bkz; -senin kafan almaz bu işleri..)

8-) dağa çıkan deniz ve harunun başına bundan sonra neler gelebilir?

Hiçbir tahminim yok. Çünkü ben onların Deniz Gezmişle yakalanacağını tahmin ediyordum. Sadece umarım sağ sağlim kalırlar diyebiliyorum…:icon_sorr

9-) rızanın ışıkla yaşara yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğrumuydu?

Olayı özellikle Yaşarın kişiliğinden bağımsız şekilde değerlendirmem gerekirse yeni evli bir çiftin kendi ayakları üzerinde durma çabalarını yansıtması adına doğruydu bence…

10-) sizce rüya nasıl bulunacak ve yaseminle ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak ya da yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz.

Balıkçıların fark etmesiyle bulunacak bence…Bu noktada Ahmet ve Yaseminden kızlarını ne kadar sevdiklerini gösterecek (aslında son bölümde bunun aksine bir davranış sergilemediler, özellikle Ahmet bazı sahnelerde kızına sevgisini çok güzel yansıttı ama, belki sorduğu sorulara ikna edici cevaplar alamaması nedeniyle bu Rüyaya yeterli gelmedi) daha etkili ve ikna edici konuşmalar ve davranışlar bekliyorum. Bu sorunu da aşacaklarını umut ediyorum…

Arwen anket için teşekkürler….

merdivenler
12-01-08, 15:27
TaintedWhitexx devrimciler aşkı sevmezler mi..ben bütün duygulu insanlar gibi aşkı da seviyorum..devrim de bir duygu işidir.. bu bir dizidir sadece siyasetle yürümez.. aşk tabi ki olacak.. ben ahmet yasemin aşkına ilgi duyarak başladım bu diziye bunu inkar etmiyorum.. çünkü olayları biliyorum yeteri kadar inceledim o konuda bilgilerim var zaten..isterdim ki aşk tarafı da aynı şekilde ilerlesin.. çünkü rekabet var bu işlerde.. işte gördünüz reytingleri.. insanlarımız ilgisiz ve bilgisiz.. bu kadar önemli bir bölüme petek dinçözün reklam ve showa yönelik evliliği galip gelmiş..beyazın, rtük başkanının, beşiktaş belediye başkanının da böyle bir showa alet olmaları da seviyemizi çok güzel ortaya koyuyor zaten..

Kesinlikle haklısın Çalıkuşu..Bu diziyi izleyenlerin aylar boyunca burada yorum yaparak anlatmak istedikleri de aslında buydu... Yani dengeyi koruyamazlarsa ilginin azalacağı ve eksikliklerine, senaryo hatalarına rağmen hala televizyon tarihinde yapılmış en kalite yapımlardan biri olan dizimize yazık olacağı yönündeydi...

handeci
12-01-08, 15:27
öncelikle dün akşam çok iyiydi yine.
çoğu kişi evdeki yasemin ahmet sahnelerini sevmemiş galiba.okuduklarımdan öyle anladım.ama ben o sahneleri çok sevmiştim.neyse...
yeni bölüm için şunu söyleyebilirim...bence de tabii ki rüya balıkçıların fark etmesi ile bulunacak.
farklı şekilde yaparlarsa ilginç ve hoş olur.tahminlerin dışına çıkılınca daha iyi oluyor.
bu arada bu olayı rüya,ahmet ve yasemin yani anne babası kendisini ne kadar çok sevdiğini anlasın diye yaptılar.bu çok belli.
kaliteden ödün vermeyen böyle diziler harika.

esra36
12-01-08, 15:41
1-) yaseminle ahmetin evlerini ve karı-koca olarak görünüşlerini nasıl buldunuz

evleri sıcacık bir evdi,çok beğendim.karı-koca halleri çok güzel ve yerindeydi.

2-) deniz gezmiş ve arkadaşlarının insanlarla konuşurken yüzlerini gizlememelerini ve onlara davranışlarını nasıl buldunuz?

eğer yüzlerini saklasalardı daha dikkat çekerdi.insanlara davranışları çok samimiydi.

3-) görev icabı sivas a giden ışık a yaşarın tepkisi sizce doğrumuydu?

kesinlikle doğru bir davranış değildi.zaten yaşar ışığın bir gazeteci olduğunu bile bile evlendi.onun için tepki vermesi çok yanlış.

4-) güzidenin kürtajı engelldikten sonra necdete olan yaklaşımını nasıl buldunuz?

zaten güzide bu bebeği istiyordu.necdetin de bu bebeği istediğini öğrenince yerinde bir tepki verdi.

5-) rüyanın annesiyle babasının birlikte uyumasını yadırgamasını ve onları kıskanmasını lütfen değerlendirin

rüyanın anne ve babasını yadırgaması baya doğaldı.ne yapsın anne ve babaların ayrı uyuduğunu düşünüyordu.yaseminin ona doğru düzgün bir açıklama yapmaması onun doğal olarak kısakanmasına yol açtı.sanki biraz abartı ama:icon_whis

6-) sizce necdet birgün çocuk olmasa dahi güzideyle parise gidip ona evlenme teklif edermiydi?

necdet bu hiç belli olmaz.çocuğu son anda aklına gelen necdetten ne beklenir bilemiyorum.

7-) deniz gezmişin yakalanma anı ve devamında yetkililerle yaptığı konuşmaları nasıl buldunuz?

çok güzel buldum.gerçekten çok gururlandım.başı dimdikti.

8-) dağa çıkan deniz ve harunun başına bundan sonra neler gelebilir?

sanırım yakalandıktan sonra büyük cezalar alabilirler.

9-) rızanın ışıkla yaşara yardım etmek istemesi ve onların bu yardımı reddetmesi doğrumuydu?

ışık ve yaşar kendi çabalarıyla mutlu olmak istiyorlar.bu nedenle yardımı reddetmelerini doğru buluyorum.

10-) sizce rüya nasıl bulunacak ve yaseminle ahmet bu sorunun çözülmesi için neler yapacak yada yapmalılar lütfen düşüncelerinizi belirtiniz.

yasemin ve ahmet necdetin fotoğrafını görünce doğal olarak rüyanın necdete gittiğini düşündüler.ilk önce necdete gidecekler.rüyanın çantası kafalarını karıştırabilir.necdet evde olmadığı için pastaneye uğrarlar.necdetin pariste olduğunu öğrenince büyük bir panik yaşayarak polise haber verirler.

goldrose
12-01-08, 15:47
Bu arada annem Deniz Gezmiş dönemini anlatırken,Deniz Gezmiş'in de bir sevgilisi olduğunu anlatmıştı bana.Hatta onu teslim olmaya ikna etmeye ilk sevgilisi çalışmış ama olmamış diye.Tabii bu annemin anlattığı ben yaşım yetmediği için bilemiyorum,Dar Ağacında Üç Fidan'da da böyle bir ayrıntı yok zaten ama yine de merak ettim doğrusu....Yani eğer vardıysa onun yaşadığı acıyı düşünmek bile istemem...Dün ki bölüm beni çok sarstı çünkü anlatılanlar sanal bir yaratılmışlık değildi, bire bir gerçekti,kitabı da okuduğum için her an bir sonrki aşamyı düşünerek içim daraldı.Ama ne olursa olsun ne kadar izlerken içimiz acısa da bu dizi bunları anlatmaya devam etmeli,bilmeyenler öğrenmeli,yaşı yetmeyen nesil Deniz Gezmiş kim bilmeli?

Sinan Cemgil öldüğünde cenazesine giden annesinin söylediği gibi,"Bu oğlum Sinan... Bunlar da onun arkadaşları (Kadir ve Alpaslan), kardeşleri.... onlar da oğullarım... Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. Başka bir istekleri yoktu. Her biri birer dehaydı. Her biri üstün zekalı birer güzel insandı. Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. Birer milyoner olurlardı. Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. Sizin sorunlarınızı omuzladılar. Size yalan söylüyorlar. Onlar eşkiya değildi.” :icon_sorr

bahar_can
12-01-08, 15:50
Bu arada bilmiyorum arada birşey kaçırdım mı?Fakat aklıma takıldı...
Rüya evden çıktığında hava gayet aydınlıktı,zifiri karanlığa kadar o çocuk evin kapısının önünde oturdu.Yasemin ve Ahmet bu süreç içinde ne yaptı?Hiç mi bakmadılar çocuğa?Evde değiller miydi?Nasıl bir ilgi bu arada birşey kaçırmadıysam anlamadım:icon_whis:icon_whis

Merhaba Özge:) önceden yazdığım yorumum sanırım sorunun cevabı olabilir...

Rüya'nın kaçışında zaman sorunu yok arkadaşlar... Ahmet'ler sergiye öğlen gittiler ve öğleden sonra geldiler... yani kış ayı olduğu için hava 16.00-16.30 gibi kararıyor... rüya 15.30 gibi evden çıksa 16.00'da necdet'in evinin önünde olsa yarım saat sonra hava kararır... biraz daha bekledi iyi ce karardı ve kalktı yarım saat dolaşıp o motora bindi... motorun işi var sanıyorum o yüzden açıldı... yoksa balığa zaten sabaha doğru çıkılır bildiim kadarıyla... yani 2-3 saatlik kaçış olsa akşamın 19.00 falan diye düşünüyorum...

OXFORD
12-01-08, 16:02
16.00-16.30'da kış vakti hava kararıyor mu?
Ben İzmir'deyim mevsim ne olursa olsun o saatte havanın karardığını görmedim fakat İstanbul'da öyle oluyorsa evet tabiki zamanda bir problem yok.:img-yes:
Hava kararma saatini daha geç almıştım dün izlerken...

TaintedWhitexx
12-01-08, 16:10
Bu arada annem Deniz Gezmiş dönemini anlatırken,Deniz Gezmiş'in de bir sevgilisi olduğunu anlatmıştı bana.Hatta onu teslim olmaya ikna etmeye ilk sevgilisi çalışmış ama olmamış diye.Tabii bu annemin anlattığı ben yaşım yetmediği için bilemiyorum,Dar Ağacında Üç Fidan'da da böyle bir ayrıntı yok zaten ama yine de merak ettim doğrusu....

Evet canım Deniz Gezmiş'in sevgilisi var. Hatta çukurdayken (şu son bölüm gördüğümüz sahne) sadece arkadaşlarını değil de, onu da düşünmüş. Erdal Öz'ün "Gülünün Solduğu Akşam" adlı kitabında kendi ağzıyla anlatıyordu. Ama sevgilisinin kimliği verilmemiş.

O bölümü aşağya ekliyorum.

***

Deniz Gezmiş'in Ağzından
Yakalanma Anı.

Bir çukurdayım. Şu içinde bulunduğumuz hücre kadar bir çukur. Ayağa kalkınca yüksekliği göğsüme geliyor.

Çepeçevre sarılmışım.

Bütün arabaların farları çukurun üzerinde. Jeep’lerin üzerine A-4′leri kurmuşlar. Sağıma soluma yağmur gibi mermi yağıyor. Mermiler, saplandığı yerden çamurları savuruyor havaya. Farların aydınlığında, yağan sulusepkeni renklendiriyor havaya savrulan çamurlar. Çukurun dibine arkaüstü çökmüşüm. Bir torbanın dibinde gibiyim. U harfi gibiyim: Ayağa kalksam, başım çukurun dışında kalacak. Mermilerden korunmak için ya çömelmek, ya da böyle çukurun dibine arkaüstü çökmek zorundayım.

Çukurun dibi kar.

Yattığım yerden yukarıları seyrediyorum, çukurun apaydınlık üstünü. Sanki donanma fişekleri patlıyor tepemde. Korkunç güzel bir renk cümbüşü.

‘Cıvvv’ diye giriyor çamura mermiler, çamuru savurup dağıtıyor havaya. Farların aydınlattığı sulusepkenle birlikte üstüme başıma sanki renk renk koca
bir dünya yağıyor.

Çok güzel bir görüntüydü. Yarım saat, bir saat kadar sürdü bu.

Mermim çok az. Bir süre sonra bitecek. Daha önce düştüğüm pusularda çok mermi yakmıştım. Yusuf’u ararken, düştüğüm iki pusudan sıyrılmaya çalışırken mermilerin çoğunu yakmıştım.

Ara sıra, doğrulup başımı yavaşça çıkarıyorum boşluktan, bir el ateş ediyorum. Nereye? Boşluğa. Öldürmek için ateş etmiyorum. Zaten göremiyorum ki. Her yanda güneş gibi yanan farlar. Güneşlerin ortasındayım. Gecenin içinde, yağmurun altında ve güneşlerin ortasındayım; tam ortasında. Ve rastgele yakıyorum mermiyi.

Aklıma ilk gelen, Mayakovski’nin şu dizeleri oluyor:

Susun artık konuşmacılar
Siz savdınız sıranızı
Söz sırası mavzer arkadaşta
Şimdi o konuşacak.

Bu dizeleri geçiriyorum aklımdan ve doğrulup bir mermi daha yakıyorum. Sonra sinip yine bekliyorum çukurun dibinde.

Neler geçmiyor aklımdan.

İşte orada ölümü de düşündüm. Ölüm pek ürkütücü gelmiyor insana. Yine de ölümü kabul edemiyorsun. Kesin bu.

O ara bilimi falan düşünüyorsun. İki yüzyıl üç yüzyıl sonrasını düşünüyorsun. Bilimin insanlığa getireceği şeyleri. İçinde bulunduğun durum anlamsız geliyor sana, saçma geliyor. Ionesco’nun oyunları gibi bir şey. Yaşaman gerektiğini kavrıyorsun. Bilim almış başını giderken, karşındaki bir yığın insanın ne kadar küçük şeylerle, küçük ve yanlış şeylerle uğraştığını düşünüp acınıyorsun. İçerliyorsun. Hem de ne adına? Kim adına?

İnsanlığın geleceğini ve senin o günleri göremeyeceğini düşünüyorsun. Müthiş hüzün veriyor bu sana. Bir yanda eşsiz güzellikte bir gelecek, bir yanda bütün
o güzellikleri göremeyeceğin duygusu. Nasılsa öleceğim, diye düşünmeye başlıyorsun.

Oysa mermi vardı yanımda daha; azalmıştı ama vardı.

Birazdan bir bomba savuracaklar üzerime, çukurun içine; parçalanıp gideceğim, diyordum. Ölüp gideceksin.

İlk anda ölmeyi istemiyordum, hiç istemiyordum; yani birdenbire. Belki yaralanmayı, rahat ve yavaş bir ölümü belki.

Sonra, dünyanın dört bir yanında ölen bir sürü yurtseveri, devrimciyi düşünüyorsun ve bir ara rahat bir ölümü düşünmüş olmaktan utanır gibi oluyorsun. Bir devrimci nasıl ölmesi gerekiyorsa öyle ölmeli, diyorsun. Doğrusu da bu.

Ve daha önce hiç aklıma gelmeyen birtakım anılar geçiyordu gözlerimin önünden. Bir film gibi ve çok hızlı geçiyordu.

Örneğin, çocukluk günlerim geliyor gözlerimin önüne. Çocukluğum. Bahçeli bir evimiz vardı; çiçeklerle doluydu bahçemiz. O çiçeklerin arasında oynayışım…

Sonra ansızın bir sevgili. Çok buruk bir duyguydu bu. Sevgili’nin gülüşü, oturuşu, düşünüşü.

Kesin ve çok net görüntüler bunlar. Anlık ama kesin ve net görüntüler. Renkli bir film gibi.

Sevgili’nin o anda belki de evinde oluşu, sıcacık bir odada oluşu, belki de neşeli oluşu, gülüyor oluşu.

Ve bütün bu hatırlananlara karşı, yaşayanlara karşı içinde küçük de olsa bir kıskançlık.

Daha bir sürü görüntü: Üniversite günleri, Beyazıt Alanı, Beyazıt’ın ara sokakları, polisle çatışmalar, öbür arkadaşlar. Sonra, hani gazetelerde sosyete dedikoduları çıkar ya, onlar geliyor aklıma, o haberlerdeki kişiler.

Ve ansızın, ölmemek, yaşamak ve savaşmak isteği yine. Bunlar yeniden kabarıveriyor, büyüyor içinde. Düşman bildiklerinle savaşmak, onlarla mücadele etmek isteği.

Sonra ölen arkadaşlarım geldi aklıma. Daha çok da Taylan’ı hatırladım orada. Sonra Filistin’deki çocukları.

Ansızın çok gülünç bir şey de geliyordu aklıma.

Ve en önemlisi, kantinlerde, Siyasal Bilgiler Fakültesi kantininde filan ‘halk savaşı’ üzerine tartışanları, sıcacık çaylarını içerek tartışanları, mangalda kül
bırakmayanları geçirdim kafamdan o an; garip bir öfkeyle.

Gülünç geliyor bütün bunlar sana; alabildiğıne hüzünleniyorsun. Müthiş canın sıkılıyor.

Çok kısa süreler içinde bunları geçiriyorsun kafandan bir bir ve dört bir yanın sarılmış. Çukurdasın. Elli altmış metre kadar ötendeler. Tam bir çemberin ortasındasın.

Arada silah sesleri kesiliyor ve "Teslim ol!" sesi duyuluyor.

Başımı yavaşça çukurdan çıkarıp, sesin geldiği yöne bir kurşun sıkıyorum, yine siniyorum çukurun dibine.

Çukurun çeperinde çalılar var, dibinde kar.

Birkaç mermim kalmış.

Son mermiyi kendin için saklamak istiyorsun. Gerekirse vuracaksın kendini, son mermiyi kendine sıkacaksın; ellerine düşmemek için.

Bunu düşünürken, gariptir ama, ölüm korkusu yok. En küçük bir çekinme yok. Namluyu çevireceksin kendine, basacaksın tetiğe, tamam. Çok rahat bu. Namluyu şakağına dayayacaksın ya da ağzına.

Kurşunu yüreğine sıkmak. İçin elvermiyor buna. Yüreğine kıyamıyorsun. Yürek, garip bir değer kazanıyor orada.

Kendi kendime orada, namluyu ağzıma sokup ö