Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-24
Sayfalar :
1
2
3
4
5
[ 6]
7
8
9
10
11
ay aklıma bişey geldi bi ufak senaryo...
yasemin:aaaaaa inanmıyorum, ahmet bu rüya değül bebişim
kim olduğu belürsüz kız:ceeeeeeee
ahmet:hadi ya...iyice bak yasemin..eminmisin...(bu arada ahmet hala adamların arkasından bakar)
yasemin:ayol vallahi de deeğil billahi de değil...ben malımı tanımazmıyım
Canım harikasın vallahi koptum bu sinirli halimle :img-hyste
Ahmet delüğğanlısı da iyice şaşkoloz oldu eee körle yatan böyle olur işte zamanında çok dedik delüğğanlı kanma şu Yasot'a diye çeksin cezasını :img-pilot:img-pilot
Bugüne kadar HS'nin hiç bu kadar sıkıcı ve beni dumur eden bir bölümünü izlememiştim.
Yani şimdi ne oldu çocuk Rüya değil o kadar para da gitti ne olacak Necdet park çıkışında adamları mı yakalayacak.
Veya Ahmet bir yandan Necdet bir yandan mı koşturacak Malkoçoğlu değil ya bunlar nasıl yakalasınlar.
Ama eğer Necdet yakalarsa pess derim artık.:icon_whis
Bizimkiler polise de gidemezler ne diyecekler ki suçlu konumuna düşerler.
Ya insan telefonda çocuğunun sesini tanımaz mı hadi Ahmet tanımadı adam çocuğunu doğru,dürüst tanımıyor ya Yasemin 9 senelik evladının sesini nasıl tanımaz.:icon_whis
Ben Rüya'nın kaçırılış haberi gelecek ve Güzide ile Necdet evlenemeyecek diyordum ama öyle olmadı neyse Allah mutlu,mesut etsin.
İşin başka enterasan tarafı Ahmet avukat ama polislere haber vermeden yasa dışı bir işe kalkışıyor hadi o baba olarak düşündü diyelim peki ya Necdet mani olsaydı polise gidelim deseydi.
Valla bu akşam herkes al birini vur ötekine durumundaydı.
Tüm HS severlere Allah'tan sabır diliyorum.:img-cool2
Neyse daha fazla yorum yapacak takatım yok ben tek bir sahnesini bile kaçırmadığım,anlattığı dönem ve senaryosunun bütünlüğüyle beni ekrana bağlayan,Yasemin&Ahmet aşkını izlerken ahh çektiğim vs vs kısacası ben tek bir bölümünü bile kaçırmamak için cuma geceleri evden çıkmadığım herşeyiyle bir bütün olan eski Hatırla Sevgili'yi istiyorum.
Bu akşam sanırım Hatırla Sevgili değil sıradan bir dizi izledik bizim bağlandığımız Sevgilimiz bu olamaz.:icon_sorr
bir_adı_yok 18-01-08, 23:31 Bir_adı_yokçan sen bana ilham verdim mümkünse repliğinin telif hakkını bana verebilir misin acaba :icon_whis Bundan absürd bir senaryo oluşturmak istiyorum ama benim ki bu bölüm kadar absürd olamaz heralde ben senaristlerimizin eline su dökemem :icon_whis
Hadi bu hikaye yazılıyor da bir Allah'ın kulu yok mu şu sette yönetmeni oyuncusu yapımcısı kimse bir şey diyemiyor mu ee tabi zaman kalmıyordur demeye dimi :icon_whis Şimdi statlarda ne zaman kötü bir şey olsa Yönetim İstifa" diyen adamlardan biri gibi olmak istedim gerçi biz iyi dayandık yine Çarşı olsa dağıtırdı .... ben de biraz hırsımı alayım SENARİST İSTİFA SENARİST İSTİFA:happy0064:happy0064
aman zeynepcim lafı mı olur...bütün telif haklarım size feda olsun..inanın sizlerin senaryoları çok daha güzel...
ben pek hislerimi kaleme dökemem..o yüzden fazla uzatamadım..
ama buyrun sizler devam edin..
itiraf ediyorum:):) yasemin rüyanın yatağında ccık dıye aglarken içerde uyuyan var dıye kısmak zorunda kaldım:D:D:D e cok ses cıktı:)
ya lale mansur olsaydı agzını burnunu dagıtırdı...o da gıttı! yasemının kızı kayıp annesı yok cocuk felcı oluyor yasemının annesı yok evlenıyor annesı yok!!geri istiyorum:(:(
ayrıca kameradan seyrederken ruya ıle alı cok tatlılardı ben de aglıcaktım:(:(
aa izmir demişken kamuran da ayla hakkında yorum yapmıştı ya bilirim izmirde yaşamak bile ne kadar zordu faln demişti:) baglantı cıkabılırımı??:D:D ayrıca yıllar sonra dedıgın gıbı cıkmaz inşallah:):):) yasemin 10 kat yaşlı olur o zmn...
Yasemin 10 yaş yaşlanır ama hala cildi pürüzsüz! Göz altları gergin! Kilosu aynı! Saçı başı aynı vaziyette dolanır ortalıkta! Ahmet ve Yasemin yaşlanmaz. Yaşlanabilemez... :)
Necot yaşlanır bak saç kalmadı kafasında! Acaba Güzit farkında mı? İlerde keltoş bir kocası olacak!
Bu arada evlendiler çok tebrik ediyorum ben de onları! Ne kadar mutluyum onlar için anlatamam!!!
SENARİST İSTİFA SENARİST İSTİFA SENARİST İSTİFA!!!
Katırlıyorum sana Zeynepçan! Eylemlere açığım! Kaçıralım biz de bir kaçını! Hazır modayken! Fidye de istemez ha!!! İzlenir şeyler isteriz o kadar!!! Siyasi bir eylem de değil bizim ki!!! Tamamen hissel!!!
ıslak ıslak 18-01-08, 23:35 Evet bekliyordum ama, açıkçası bu kadar saçmalayacaklarına ihtimal vermiyorum.. Benim hayalgücüm bile yetmezdi böylesi bir duruma.. Uzattılar uzattılar ve saçmalamada asıl bombayı fidye isteme ve sonrasında gelen park sahnesiyle pattılar ya helal olsun.. :img-clapp:img-clapp
Tahmin ettiğim gibi bu bölüm tamamen Rüya endeksli bir bölümdü, gençlere, Deniz'e çok az yer verilmişti bu sefer, kaldı ki biraz da amaç Mahir Çayan'ı diziye adapte etmekti sanıyorum yalnız sahneler çok kopuk ve özensiz geldi bana..:img-pilot
Deniz'i tek bir sahnede gördük, Hüseyinle volta atarken.. O da nasıl yakalandı, ne zaman hapse girdi (!) sağolsun kendi ağzından duymuş olduk olanları..
Işık'ın röportaj için görüşmeye gittiği sahneden de birşey anlamadım, anlaşılacak birşey vardı da ben mi anlamadım acaba bilemem..:img-pilot
Açıkcası beğendiğim tek sahne dağdakileri gösterdikleri sahneler oldu, gülsem mi ağlasam mı bilemedim hallerine, özellikle av ve yemek sahnesi..:)
Ayrıca Ahmet Arif'in şiirinin ve ''Çav bella'' şarkısının kullanılması iyi bir detaydı..:good:
bir_adı_yok 18-01-08, 23:38 arkadaşlar bu böyle olmayacak..bizler hs mağdurları olarak
imzalarımıza mavişin de dediği gibi
SENARİST İSTİFA SENARİST İSTİFA SENARİST İSTİFA!!!
yazalım..
hani belki yapılan yorumları okuyabilemezler
ama herkezin bu absürd senaryoyu protesto ettiğini okurlar..anlarlar...
Sağol bir adı yokçanım bu arada farkettim geçen hafta içime doğmuş gibi saçma bir komün aile yaşantısı yazmıştım ama eklememiştim saçma oldu diye bendeki salaklığa bakar mısınız :img-hyste
Rüya bulunamasa Yasemin ince hastalığa tutulsa Ahmet aklını yitirse Necdet'te Hasan jr 'la dünya turuna çıksa biz de hepsinden kurtulsak :img-cool2
Dönemin raconuna uyuyorum ve kendimi arabeske türküye vuruyorum.
Oy ben nedem nasıl edem
Başım alıp nere gidem
Oy ben nedem nasıl edem
Başım alığ hara gidem
Bu bendeki aşk değil cano cano
Söyle bana nere gidem
ALLAH AŞKINI BU SENARYOYU YAZANLARA SENARİST FİLAN DEMEYİN. ÇÜNKÜ SENARİSTLİK SIFATINI HAK ETMİYORLAR. BÖYLE UCUZ NUMARALARLA SENARİST FİLAN OLUNMAZ. KENDİLERİNİ BİR HALT ZANNETMESİNLER. YANİ BU KADAR ABSÜRDLÜĞÜ BEN BİLE ELİMİN UCUYLA YAZARIM. BAŞKA DİZİLERE DANIŞMANLIK FİLAN YAPACAKLARINA KENDİ DİZİLERİNE İKİ TANE ADAM GİBİ SAHNE YAZSINLAR. "AYRANI YOK İÇMEYE...", "KELİN MERHEMİ OLSA KENDİ BAŞINA SÜRERMİŞ" GİBİ MUHTELİF ATASÖZLERİ GELİYOR AKLIMA. BÖYLE BİR SAÇMALIĞI YAZDIKLARI İÇİN SEVGİLİ ENTRİKACILARIMIZA, YAYINLADIĞI İÇİN KANALA, ÇEKİLMESİNDE KATKISI OLAN HERKESE VE İZLEDİĞİMİZ İÇİN BİZE YAZIKLAR OLSUN.(Kusura bakmayın sevgili modlar büyük harfle yazdım ama sinirimi, öfkemi başka şekilde anlatamazdım:img-blush)
Biz de salak gibi kaç aydır izleyip yorumlar yapıyoruz. Çok ciddiye alıyoruz çoook...Salaklığımıza doymayalım emi?
resimseçici 18-01-08, 23:39 VAY BEEEE
HEYECANDAN TİR TİR TİTREDİM Acaba Rüyaya ne olacak
Aman Allahım bu ne action, bu ne macera, bu nasıl bir sürükleyicilik.
Aldı götürdü beni.....
Sinirim bozuldu inanın şu anda gülüyorum. hem yazdıklarıma, hemde buraya yazamadığım enfes düşüncelerime....
Ya güzelim dizinin geldiği şu noktaya inanamıyorum.....
kendimede çok kızıyorum oda ayrı. Kızım senin işin yokmu böyle şeylerle uğraşıyorsun diyorum. İyiki bu forum var arkadaşlar.
OH iyi oldu gitti 10 bin lira. bir bardak su içsinler.
Yasemin böğürmeye, Ahmette ellerini ısırmaya devam etsin.
Necdet bilmiş bilmiş, bu ne dikkatsizlik desin. bir çocuğa bile sahip olamadılar. benim bunların başından ayrılmamam gerekirdi diye kahrolsun üzüntüsünden.
Farkındamısınız arkadaşlar. Dizinin senaristleri iki başrol oyuncusunu yılın en angut çifti seçtirmeye and içmişler bence. Bir bölüm sonra bu iş tamam olacak.
AAA tabi birde dizizimizin felaket ötesi bir MESAJ KAYGISI var. Bakın nasılda buluşturdular sağ ve sol grupları ortak köşede.
her bölümde bir mesaj mutlaka. Genelde mesajlar Necdetten gelirdi ama bu bölüm idare ediverin. Gençler buluştu. Artık Rüya gerçekten ortaya çıkınca onları birlikte halay çekerkende görürüz. Zaten Işık çaktı davayı. bir ordan bir burdan. Müdürle konuşmaya gittiğinde tuvalet aralığından gördü herşeyi. Çözdü meseleyi. HIIIIIIIIIm
arkadaşlar banden bu sinirle ancak bu kadar...
herkese iyi geceler.
Ayrıca bende yni bir kampanya başlatıyorum.
Lütfen bu dizide artık başka mesaj verilmesin sadece olan olduğu gibi anlatılsın
MESAJ KAYGISINA SON.....
Ay ilaç mı alsam ne yapsam(bkz.üzgün anne yasemin), dayanamıyorum ben bu diziye...
Hakikaten senarist istifa!!!!
Artık ne üzerine düşünülecek, ne de üzerine yorum yazılacak tarafı kalmamıştır gözümde.
Bitsin artık bu komedi.Battıkça batıyor...
o adam kımdı hanı evı basılan ??nıye basıldı??cvp arıyorum...
Necdet'le babasının Ahmet'lerde yaptığı oldukça düşüncesizce ve insanın sinir katsayısını artıran tartışma hariç ben bölümü beğendim...
özellikle dağdaki gençlerin talimleri, yemek yeme çabaları, gerilla yaşam biçimini öğrenme çabaları çok güzeldi... ne kadar acemi olduklarını gördük:img-pilot
balıkçılarımızın masum çıkmalarına gerçekten çok sevindim...:img-icecr
Rıza'nın rahat tavırları hariç herkesin tepkisi ve girdiği psikolojik durum bence normaldi...
Yasemin'in psikolojik durumu 'algıda seçicilik' durumuydu bence... o Rüya'nın sesini duymak istiyordu... herhangi bir kız çocuğunun sesi O'na Rüya'nın sesi gibi geldi bu çok normal... bir çoğumuzun aslında karşılaştığı bir durumdur...
fidye verilirken kızdığım tek sahne parayı verdikten sonra Ahmet'in hemen Rüya'ya yönelmesi gerekirken O birkaç adım uzaklaşarak adamların peşinden bakıyor... bu çok kötü bir sahneydi bence... duygusallık açısından yani... sanki "gitti paralar" der gibi bir durum oluşmuş... tamam orada adamların uzaklaşması için Ahmet'in olayı hemen fark etmemesini sağlamaya çalışmışsınız ama daha farklı da olabilirdi...yönetmen hatasımıdır oyuncu hatasımıdır bilemiyorum... kötü bir sahneydi...
ve en kötü süreçlerden birine giriyor devrimciler... fraksiyon çatışmaları... Defne'nin Jule'ye "Mahirler'le birlikte olduğunu Denizler duyarsa çok kızarlar" lafı işte bunu işaret ediyor ne yazık ki:icon_sorr
Rıza daha Keriman'ı unutamamış anlaşılan... Nezahat'ı öldürüp bunları evlendirmesinler?:icon_whis
bye
Hüseyin'in dayısı tarafından gammazlanıp (hapis yatar çıkar diye hem de, içim sızladı o dayının o idamdan sonra ne hale geldiğini düşününce) yakalanmasını voltada kendi ağzından anlattıran...Mete Has'ı hangi nedenlerle kaçırmaya karar verdiklerine yeterince yer vermeden anlatan...sağcısının da solcusunun da aslında yoktur birbirinden farkı diye lanse eden (bkz; Rüya afişlemesi sırasında her iki grup gözcüsünün de aynı üslup ve benzer sözlerle ortaya koydukları tavır) zihniyet...daha ne diyeyim bilmiyorum yarattıkları kurmacadaki bütün karakterleri yerin dibine batıran zihniyet..................
Zeynopuma katılıyorum. Unutmayalım yazın Çarşı grubuyduk biz. Az "Çarşı Necdete Karşı" sloganı atmadık burada. Şimdi forumun Çarşı grubunun bir üyesi olarak ve dayanamayarak;
"Senarist İstifa! Senarist istifa!" diye bağırmak istiyorum.
Uyuşuk ve egoist Yasemin-Ahmet çiftine kendi özbeöz çocuklarının bile daha fazla katlanamayıp yandım Allah diyerek firar ettiği dizi... Rüya akıllı çocuktur zaten...Allahtan yalapşap da olsa Deniz Gezmiş ve arkadaşları anlatılıyor da izlenebiliyor, en azından o dönemleri yaşamamış kuşaklarda merak ve ilgi uyandırdı bu dizi, o açıdan lahavle çekip seyretmeye yeniden başladık..Ama televizyon tarihinin en dayaklık çiftine de bir zahmet birisi el atsa da bir oh çeksek..
Islak Islak arkadaşa katılmamak mümkün değil.Mahir ÇAYAN'ı hatırlamaları güzel ama sahnelerde bütünlük yoktu.Oysa bu bölüme kadar bir şekilde Mahir Çayanı anabilirlerdi.Niye bu kadar beklendi?
Çav Bella döneme ve ortama uydu.Bağıra bağıra söyledim evde...Hani okulun bahçesinde bir arakdaş gitar tıngırdatır bizde eşlik ederiz ya...Aynı o ruh haliyle.
Ama o tencerenin içinden çıkan duman ve sonrasındaki kurbağa bacaklarından midem kalktı.Hala aklıma geldikçe içim bir tuhaf oluyor.:img-fie:
madem gırgıra devam e bu forumçanınız dururmu:)
yasemin:ahmett bu kim
çocuk:yıllardır açım anne:icon_cry:
yasemin:kızım sen ne diyorsun ne annesi sen kimsin rüya nerde ahhmettt:img-fie:
çocuk:size kanım çok ısındı anne diyebilirmiyim annee anneee anneciğim sarıl bana :img-meeti
yasemin:allahım zaten 3 gündür kafayı yedim kalan birkaç gram aklımıda alma ne olursun kızım kimsin sen ya ahmet diyorum nerdesin ahhmettt:img-clapp
çocuk:aman be teyze iki oyun edelim dedik mahvettin boşver rüyayı ya burda aslan gibi pötürgecan var:img-wink:
yasemin:nee pötürgecanmı kızım yoksa sen erkekmisin:blink:
çocuk:ne yapalım abla bizimkide ekmek parası kıder:img-blush sen şimdi beni alıyormusun almıyormusun hele bir de de ona göre işim var daha gidip başka adamları söğüçlemem aman ziyaret etmem gerekiyorda:)
yasemin: ayy bayılacağım şimdi çekil yada dur çekilme arkamda dur düşerken beni tut şimdi kaşmir paltom kirlenmesin evet hoppp:img-swoon
Ben böyle rezillik görmedim. Hadi senaristler böyle bir bölüm yazarken utanmadı diyelim, oyuncular da "yaa biz napıyoruz" demediler mi? Çok ciddiyim, ben Beren Saat yerinde olsam sokağa çıkmazdım bugün itibariyle. Onların yerine ben izlerken utandım çünkü..
Diziler elbette toplumu bilinçlendirmeyi misyon edinmiyorlar.. O yüzden ben, olayların yalnızca Deniz Gezmiş cephesinden anlatılmasından çok da rahatsız değildim. Mahir Çayan'ın adı neden geçmiyor diye rahatsızdım ama, bütün tarafların düşüncelerini anlatmakla yükümlü olduğunu düşünmüyordum senaryonun. Hani sırf seyirci "Mahir nerde" diye diye dilinde tüy bitti diye, Mahir'in jet sosyeteden birini, durduk yere kaçıran birinden ibaret gösterilmesinden inanılmaz rahatsızlık duydum. Durduk yere diyorum, çünkü ne sebep belli, ne gelişme. Yalnızca olay var ortada. Mahir ne düşünür, neden diğer grupla ayrı düşmüşler, neden böyle bir kaçırma olayına yeltenmiş, neden kaçırmış, neden banka soyguncuları grubundanım demiş, Defne neden durumdan rahatsız olmuş.. Hiçbirinin esamesi okunmuyor. Mete Has'a da jet sosyete dedim, çünkü kıytırık bir sosyete dergisinde adı geçen sosyetik birinden ibaret o da.
Madem olay örgüsüne dahil edeceksiniz Mahir'i, en başından onu da anlatın o zaman. Yok sadece "ayıp oldu artık bu kadar Mahirsiz senaryo götürmek" dediyseniz de, keşke sadece gazete küpürlerinde adını geçirseydiniz.. Vallahi tercih ederdim.
Heyecanla bekliyorum, Ulaş'ı, fikirsizlikten, idealsizlikten, iyilikten, kötülükten durduk yere(!) konsoloslardan birini(!) katleden bir psikopattan ibaret gösterecekleri bölümü..
Hiçbirini sonuna kadar savunduğum veya aksine fikirlerine tamamen karşı çıktığım için yazmıyorum bunları. Benim düşündüklerim değil yani kriterler:img-wink: Mahirler birşeyleri savunuyorlardı ve bunun adına birşeyler yaptılar. Sadece yaptıklarını gösterecekseniz, hiç göstermeyin daha iyi...
Dizinin geri kalanıysa tamamen zırvalık, saçmalık, rezillik... Hiçbir bölüm bu kadar hayal kırıklığına uğratmamıştı beni Hatırla Sevgili. Ahmet'ten, Yasemin'den, Necdet'ten ve Rıza'dan, hatta Rüya'dan tiksindim. Severek izlediğim bir diziydi, öyle veya böyle.. O yüzden hayal kırıklığımın geçmesini umuyorum, deli miyim, neyim?:icon_whis
bir_adı_yok 18-01-08, 23:46 Rüya bulunamasa Yasemin ince hastalığa tutulsa Ahmet aklını yitirse Necdet'te Hasan jr 'la dünya turuna çıksa biz de hepsinden kurtulsak :img-cool2
böyle bir son çok mantıklı...
az önce izlediğim kabus bölümden daha ziya de mantıklı..
çekinmeye gerek yok..aklına gelen bütün senaryoları yazıver bence...
bizlerki bu bölümü sonlardırdık
senin senaryonu niye beğenmiyelim..
....
şimdi mesela önümüzdeki bölüm
necdet ve ahmet fidyecileri kovalıyacaklar
sonra damlar islah çekebilirler
ahmet vurulabilir..
sonra deniz dağlarda gezerken bir köyde rüya'ya raslayıp onu eve getirebilir
ahmet'in, kendisi uğruna vurulduğunu ve komada olduğunu gören rüya
suçluluk duygusuyla ne yapacağını şaşırabilir...
Sağol bir adı yokçanım bu arada farkettim geçen hafta içime doğmuş gibi saçma bir komün aile yaşantısı yazmıştım ama eklememiştim saçma oldu diye bendeki salaklığa bakar mısınız :img-hyste
Rüya bulunamasa Yasemin ince hastalığa tutulsa Ahmet aklını yitirse Necdet'te Hasan jr 'la dünya turuna çıksa biz de hepsinden kurtulsak :img-cool2
güzel senaryo:):) hahaha...yasemin ölse ali ile ruya evlense kaza gecırseler guzıde dusuk yapsa sevda tepesınden atlasa necdet uzulup arkasından atlasa...yasar ıle ısık bırbırını yese...rıza gıttı kamuran dıye aglasa...ahmet de avukatlıgı bırakıp adaya gıtse ...ayla gelse ahmet bak yenı sevgılı yaptım dese ahmet ama hanı benı sevıyordun? dese dayanamayıp o da sevda tepesınden atlasa ayla da üzülüp atlasa...ve en sonunda sevda tepesine sevda ölüleri dense ve bu dizi bitse hahahaha:D:D:D:):):)
o adam kımdı hanı evı basılan ??nıye basıldı??cvp arıyorum...
Kadir Has'tı!!! Oğlu Mete Has'ı kaçırdılar. Kendisinden yüklüce bir miktar para alacaklar.
Diyorum ya bu bölüm fidye bölümüydü. Gelin canlar bir olalım biz de birini kaçıralım! :)
Hadiii! bırakın artık bu tür eleştirileri... nasıl olsa seyredeceksiniz? en azından Denizler'in idamına kadar... o zaman bu diziyi seyrederken aklınızda şunları hiç çıkarmayın:
1) Bu bir dizi...
2) Müthiş bir kapitalist rekabet içinde ayakta durmaya çalışıyor...
3) Sansasyon tarzına kaymalarının nedeni belli... ama idealist olup yapmayabilirler de tabi:icon_whis ama Laçin Ceylan'ın ve aslında bizlerin hep söylediği şeyi düşünün... yani az da olsa insanlara bir dönemi anlatıyor... bunun için kullandığı araçlar çok da önemli değil... yani yok kız kaybolmuş... yok birileri gidip Paris'te evlenmiş... sonuçta olmayan şeyler değil... bakın dönem geçilirken "Dr. oğlu kaçırıldı fidye isteniyor" diye bir haberi de geçtiler... kaldıki çok kötü de değil...
4) iyi izlemeyelim... peki ne izleyelim... o yüzden fazla acımasız olmayın derim... arada ben de kendimi kaybediyorum ama artık bu şekilde düşüneceğim... size de öneririm... haa tabiki alternatif var... İzlememek:img-yes:
Arwençan Allah iyiliğini versin eee madem sen başladın ben de geçen yazdığımın ilk partını ekleyeyim biraz sinirler yatışsın :img-hyste
HS Yakası'na devam
Necdet aşağıya kahvaltıya indiği sırada gördüğü manzarayla şaşırır
Necdet:Bir dakika ya noluyor :blink:
Ahmet masanın başında oturmaktadır Yasemin’de yanda çayları doldurmaktadır
Necdet:Ahmet Yasemin sizin burda ne işiniz var
Ahmet gülerek:Yasemin kankam diye söylemiyorum bu Necdet içkiyi fazla kaçırdı mı böyle oluyor günaydın kankaaaa
Yasemin:Bilmez miyim 8 yıl evli kaldık biz onunla günaydın Necdeeet
Ahmet:Kankam aynı zamanda karımın eski kocası bu ne büyük bir şans :cheer:Yasemin öyle değil mi
Yasemin:Ya yaaa....
Necdet şaşkın şaşkın onlara bakar...üstelik Ahmet’in uzun saçlarını görünce şok olmamak elinde değildir :blink:
Necdet:Ahmeeet sen ne dediğinin farkında mısın hem saçların saçlarına noldu:blink:
Ahmet:Sanki yeni görüyormuşsun gibi davranma ...
Necdet:Ya bir dakika en son muhtıra ....
Ahmet:Sen muhtırada mı kaldın uyan da balığa çıkalım ...içkiyi içince dünyan şaşıyor ..hani muhtıradan sonra bunların avukat olmanın hiç bir faydasının olmadığının sonunda farkına varmıştım senin izinden gidip önce ortayolcu sonra da hippi oldum ya hatta bu ay hippilerle bir dünya gezisine çıkıyoruz Yasemin ve ben ...özgür aşk savunucuları barış yanlılarıyız biz ...
Ahmet gülerek tuttuğu gibi Yasemin’i şehvetli bir şekilde öper Nedet bağırır
Necdet:Ya bir dakika bir dakika ahlak denilen bir şey yok mu sizde ..bu nasıl etik anlayışıdır
Ahmet:Ne etiği yaaaa ...kanka bak sende katıl istersen bize hayatın tadını çıkar :img-punk:
Necdet:Yasemin sen bir de ben öyle mi
Ahmet:Güzoş da katılsın istersen ben çekinmem yani hem eş değiştirmece de oynarız:img-dirol
Necdet:Dua et yanımızda bir bayan var Ahmet
Yasemin:Aa niyeki bence Ahmet çok doğru düşünmüş Necdet ...aşk yanlılarıyız biz barış savunucuları ...:love09:
Necdet:Ya sabır ya sabır...yok ben daha uyanamadım heralde bir kahvaltı edeyim
Necdet gelip oturur
Necdet:Bu ne biçim kahvaltı ya Yasemin bu ne....8 yıllık evliliğimiz boyunca bunu mu öğrenebildin anca zeytin yok peynir yok poğaça yok bu ne ya süt mısır gevreği ıyyykk
Yasemin: Ohoooo sizin pastanenin devri kapanalı çok oldu Necdet
Necdet:Ne diyorsun sen ya
Ahmet:Eeee yerine alışveriş merkezi kuruldu ya
Necdet:Ne alışveriş merkezi mi o ne ..
Ahmet:Yasemin Le Figaro geldi mi:kahve
Yasemin :Geldi canım al
Necdet:Le Figaro mu...:blink:
Ahmet:Sen buna bir türlü ayak uyduramadın Necdet ..
Necdet:Neye
Ahmet:Avrupa Birliği’ne girdik Avrupalı olduk ya kanka...Yasemin le süt ....
Yasemin:Al canım
Necdet:Ne Avrupası ne birliği...bir dakika ya hesaplamalarıma göre biz oraya zor girerdik biraz ne zaman girdik tarih ne yaaa
O sırada Rüya saten sabahlığıyla ve kolunda Ali’yle içeri girer:love04:
Canım harikasın vallahi koptum bu sinirli halimle :img-hyste
Ahmet delüğğanlısı da iyice şaşkoloz oldu eee körle yatan böyle olur işte zamanında çok dedik delüğğanlı kanma şu Yasot'a diye çeksin cezasını :img-pilot:img-pilot
evet canım ya aynen öyle körle yatan şaşı kalkar.
adamlar çocuğu bırakıp dört nala koşuyorlar ahmet hala bakıyor,yasemindemi hissetmedi rüya niye bana hemen koşmadı diye:icon_whis
zaten adamın tlf kulubesinde konuşurken yanındaki çocukta bir tuhaflık vardı,yasemin onundamı sesini tanımadı?
ayyy hele yaseminin ağlaması:icon_whisağlıyormu çok afedersiniz kusuyormu belli değil,iğrenmeye başladım ya,tvnin sesini kısıyorum hemen,ahmetde yeterki o ağlamasın diye çabuk çabuk teselli etmeye başlıyor aman yeterki ağlamasın:icon_whis
gerçekten senarist istifa! böyle bir imza yapılırsa seve seve kullanırım.
bir_adı_yok arkadaşım minik senaryona bittim tam ahmet ve yasoya göre.
gerçekten rüyayı necdet kurtarmalı,o en azından rüyayı ahmet ve yaseminden daha iyi tanıyor:icon_whis
Hadiii! bırakın artık bu tür eleştirileri... nasıl olsa seyredeceksiniz? en azından Denizler'in idamına kadar... o zaman bu diziyi seyrederken aklınızda şunları hiç çıkarmayın:
1) Bu bir dizi...
2) Müthiş bir kapitalist rekabet içinde ayakta durmaya çalışıyor...
3) Sansasyon tarzına kaymalarının nedeni belli... ama idealist olup yapmayabilirler de tabi:icon_whis ama Laçin Ceylan'ın ve aslında bizlerin hep söylediği şeyi düşünün... yani az da olsa insanlara bir dönemi anlatıyor... bunun için kullandığı araçlar çok da önemli değil... yani yok kız kaybolmuş... yok birileri gidip Paris'te evlenmiş... sonuçta olmayan şeyler değil... bakın dönem geçilirken "Dr. oğlu kaçırıldı fidye isteniyor" diye bir haberi de geçtiler... kaldıki çok kötü de değil...
4) iyi izlemeyelim... peki ne izleyelim... o yüzden fazla acımasız olmayın derim... arada ben de kendimi kaybediyorum ama artık bu şekilde düşüneceğim... size de öneririm... haa tabiki alternatif var... İzlememek:img-yes:
baharcan abla doğru diyorsun ama biz bunu kaç bölümlerdir yaptık
bu son raddi oldu sanki
çav bella harika olmuş
tek güzel yer diye bilirim bu bölüm
birde sinanın söylediği şiir vardı tabi
:img-hyste:img-hyste:img-hyste
birde şu olsaydı
hasan amca necdet'in kulağına eğilip
bebek senden mi? eminmisin oğlum deseydi..
Ayy Esroşki çok yaşa...ben de kulağına..bu sefer gerçekten senden değil mi? demesini düşünmüştüm...:img-hyste X 1000000000000000000
bir_adı_yok 18-01-08, 23:59 Hadiii! bırakın artık bu tür eleştirileri... nasıl olsa seyredeceksiniz? en azından Denizler'in idamına kadar... o zaman bu diziyi seyrederken aklınızda şunları hiç çıkarmayın:
1) Bu bir dizi...
2) Müthiş bir kapitalist rekabet içinde ayakta durmaya çalışıyor...
3) Sansasyon tarzına kaymalarının nedeni belli... ama idealist olup yapmayabilirler de tabi:icon_whis ama Laçin Ceylan'ın ve aslında bizlerin hep söylediği şeyi düşünün... yani az da olsa insanlara bir dönemi anlatıyor... bunun için kullandığı araçlar çok da önemli değil... yani yok kız kaybolmuş... yok birileri gidip Paris'te evlenmiş... sonuçta olmayan şeyler değil... bakın dönem geçilirken "Dr. oğlu kaçırıldı fidye isteniyor" diye bir haberi de geçtiler... kaldıki çok kötü de değil...
4) iyi izlemeyelim... peki ne izleyelim... o yüzden fazla acımasız olmayın derim... arada ben de kendimi kaybediyorum ama artık bu şekilde düşüneceğim... size de öneririm... haa tabiki alternatif var... İzlememek:img-yes:
iysin hoşsun da bahar_can ablacım...
biliyoruz bu bir dizi
ama biliyormusunuz ben sadece bu diziyi tam günün de ve saatinde takib ediyorum..diğer izlediğim bir iki dizi var onlarıda izlersem izliyorum olmassa sonra netten bakıyorum.
peki niçin izliyorum bu diziyi
inanırmısın sırf dönem dizisi olduğu için izlmek istedim..
sonra tabi dizinin bütün olayları insanı kaplıyor ve değerlendirme yapıyor...
tabiki gerçek hayatta böyle şeyler olabiliyor...
ama yansıtılış biçimi çok zayıf olmuş..hiç etkilenmedim kızı kaybolan bir annenin ağlamasından..neden acaba..
en iyisi biz zeynepcanında dediği gibi selanayı da izleyebiliriz..nede olsa bir dizi..
ıslak ıslak 19-01-08, 00:00 Ben böyle rezillik görmedim. Hadi senaristler böyle bir bölüm yazarken utanmadı diyelim, oyuncular da "yaa biz napıyoruz" demediler mi? Çok ciddiyim, ben Beren Saat yerinde olsam sokağa çıkmazdım bugün itibariyle. Onların yerine ben izlerken utandım çünkü..
Diziler elbette toplumu bilinçlendirmeyi misyon edinmiyorlar.. O yüzden ben, olayların yalnızca Deniz Gezmiş cephesinden anlatılmasından çok da rahatsız değildim. Mahir Çayan'ın adı neden geçmiyor diye rahatsızdım ama bütün tarafların düşüncelerini anlatmakla yükümlü olduğunu düşünmüyordum senaryonun. Hani sırf seyirci "Mahir nerde" diye diye dilinde tüy bitti diye, Mahir'in jet sosyeteden birini durduk yere kaçıran birinden ibaret gösterilmesinden inanılmaz rahatsızlık duydum. Durduk yere diyorum, çünkü ne sebep belli, ne gelişme. Yalnızca olay var ortada. Mahir ne düşünür, neden diğer grupla ayrı düşmüşler, neden böyle bir kaçırma olayına yeltenmiş, neden kaçırmış, neden banka soyguncuları grubundanım demiş, Defne neden durumdan rahatsız olmuş.. Hiçbirinin esamesi okunmuyor. Mete Has'a da jet sosyete dedim, çünkü kıytırık bir sosyete dergisinde adı geçen sosyetik birinden ibaret o da.
Madem olay örgüsüne dahil edeceksiniz Mahir'i. En başından onu da anlatın o zaman. Yok sadece "ayıp oldu artık bu kadar Mahirsiz senaryo götürmek" dediyseniz de, keşke sadece gazete küpürlerinde adını geçirseydiniz.. Vallahi tercih ederdim.
Heyecanla bekliyorum, Ulaş'ı, fikirsizlikten, idealsizlikten, iyilikten, kötülükten durduk yere(!) konsoloslardan birini(!) katleden bir psikopattan ibaret gösterecekleri bölümü..
Hiçbirini sonuna kadar savunduğum veya aksine fikirlerine tamamen karşı çıktığım için yazmıyorum bunları. Benim düşündüklerim değil yani kriterler:img-wink: Mahirler birşeyleri savunuyorlardı ve bunun adına birşeyler yaptılar. Sadece yaptıklarını gösterecekseniz, hiç göstermeyin daha iyi...
Dizinin geri kalanıysa tamamen zırvalık, saçmalık, rezillik... Hiçbir bölüm bu kadar hayal kırıklığına uğratmamıştı beni Hatırla Sevgili. Ahmet'ten, Yasemin'den, Necdet'ten ve Rıza'dan hatta Rüya'dan tiksindim. Severek izlediğim bir diziydi öyle veya böyle. O yüzden hayal kırıklığımın geçmesini umuyorum, deli miyim, neyim?:icon_whis
Kesinlikle aynı fikirdeyim o kadar kopuk, özensiz yansıtılmıştı ki diziye hani sen onun amacını, düşüncesini boşver de sadede gel kaçırmış mı kaçırmış sen ona bak hesabı..:img-pilot
Hüseyin'in yakalanması da keza öyle iki dakikalık sahneye sığdırdılar herşeyi ne oldu ne bitti hiç önemli değil, yaz iki replik anlatıversin iki dakikada yakalanma hikayesini..:img-pilot
İsyanlardayım..!!
yaa biz bu kadar zaman bu diziyi mi izledik.
reyting kaygısı yüzünden caanım dizi ne hale geldi.
allah bu senaristleri ahmet'in durumundan beter etsin.:fighting2
bende sizler gibi senaristler istifa diyorum hatta tomris hanım bir daha dönem dizisi falan çekmesin.
inşallah reytingler geçen haftadan daha kötü gelir hoşş bu senarist hanımlar akıllanmaz bu sefer daha saçma şeyler yazarlar.
keşke bu dönemlere gelmeselerdi herşeyi ellerine yüzlerine bulaştırdılar.
yani bu kadar saçmalık nuran devres senaryolarında bile olmuyor.
dizi başladığında pek bir iddialıydılar biz dönemin fonda olduğu bir aşk hikayesi anlatacağız diye tamam ilk 20 bölüm anlattınız ama sonra biz ne doğru düzgün dönem izledik ne de adam gibi bir aşk hikayesini.
necidet'in fedarlık öyküsünü ve kahramanlığını izledik şimdi allah bilir necidet 10 bin lirayı kurtarır ve bizimkiler yine minnet duyarlar necidet'te yok canım önemli değil benim için çocuk oyuncağıydı der.
off ya ben ne necdet'e ne diğerlerine kızıyorum ben sadece ne yazdığını idrak edememiş olan senaristlere kızgınım.
bunlar seyirciyi ne sanıyorlar bu kadar zaman bizi izlediler tüm saçmalıklarımıza katlandılar bunada ses çıkarmazlarmı diye düşünüyorlar acep.
hadi senaristler ne yazdıklarının farkında değiller ama ya oyuncular bu bölümü nasıl çektiler ya ben olsam oynamam kardeşim derdim.
ahmet karakteri pasifti ama şimdi double pasif oldu diğer karakterlere yazılan replikler,senaryo rezaletti.
hele yaseminlerde ahmet'in güzideyle,necdet'in yasemin'le nasılsın,iyi misin muhabbetine ne demeli.imgdrag
asıl en garibi necdet ve güzide'nin paristeki muhabbetleriydi necidet baya zenginmiş baksanıza annesiyle gelirmişte sıkılırmış.
ben izlerken bir ara sağolsunlar sayelerinde pariste nerelere gidilecek öğrenmiş oldum diye düşünmeye başladım çok uzattılar oteldeki o muhabbeti anladık paristeniz ama bunu gözümüze sokmanıza gerek yoktu.
bu akşam ki bölümde oyuncular biraz hadi çekelimde evimizde gidelim havasındalardı hiç birisinin performansı iyi değildi belli ki çoğu diziden sıkılmış.
tomris hanım birde 80 darbesini anlatacağız diyordu lütfen anlatmasınlar rica ediyorum bari hatırla sevgiliyi hafızamızda,yüreğimizde sevdiğimiz bölümleriyle hatırlayalım.
çünkü bölümler ilerledikçe saçmalamada rekor kırıldıkça eskiye dair anılarda gidiyor.
acaba seti basıp senarist istifa diye pankart mı açsak hehe nede olsa diziden alışkınız protestolara.:)
Islak Islak arkadaşa katılmamak mümkün değil.Mahir ÇAYAN'ı hatırlamaları güzel ama sahnelerde bütünlük yoktu.Oysa bu bölüme kadar bir şekilde Mahir Çayanı anabilirlerdi.Niye bu kadar beklendi?
Çav Bella döneme ve ortama uydu.Bağıra bağıra söyledim evde...Hani okulun bahçesinde bir arakdaş gitar tıngırdatır bizde eşlik ederiz ya...Aynı o ruh haliyle.
Ama o tencerenin içinden çıkan duman ve sonrasındaki kurbağa bacaklarından midem kalktı.Hala aklıma geldikçe içim bir tuhaf oluyor.:img-fie:
Ah Lincim, ah! Ha bilmeyene en azından hatırlatıyorlardı değil mi? Mahir Çayan'ı Mete Has olayıyla hatırlattılar...Ulaş'ı da dyss'in de dediği gibi konsolos kaçıran diye hatırlatırlar...Defneye iki olumsuz laf söyletirler...bizim de pek araştırmacı halkımız ve gençlerimiz onları böyle sanar ve anarlar!!!Peh! diyorum. Keşke Hatırlatmasaydın Sevgili! Keşke Hiçbirşeyi Hatırlatmasaydınız Reyting Düşkünü Popüler Kaçkını Elit Ortayolcu Senaristler! Hatırlatmasaydınız...Onlar tarihin tozlu sayfalarında kalsaydı! Hatırlayacak olanlar zamanı gelince hatırlardı!
Resimseçiciye katılıyorum. Mesaj Kaygısına Son! Mesaj vermeyin istemiyoruz. Şu dizide gençlere ve o döneme ilişkin hasıraltından mesaj verilip duruluyor. Hatalı oldukları mesajı! Sağın da solun da hatalı olduğu, ellerine silah alıp, bellerine silah takıp ahkam kestikleri. Ucu sonu nedeni belirsiz bir kalkışmanın içinde oldukları mesajı! Anlatacaksanız ya tam anlatın! Anlatamayıp, eksik bırakacaksanız hiç anlatmayın. Eksik güdük yanlış yere vardıracaksanız, öze ihanet edecekseniz bırakın bu işi! Birilerini mezarlarında rahat bırakın!
Islak Islak arkadaşa katılmamak mümkün değil.Mahir ÇAYAN'ı hatırlamaları güzel ama sahnelerde bütünlük yoktu.Oysa bu bölüme kadar bir şekilde Mahir Çayanı anabilirlerdi.Niye bu kadar beklendi?
Çav Bella döneme ve ortama uydu.Bağıra bağıra söyledim evde...Hani okulun bahçesinde bir arakdaş gitar tıngırdatır bizde eşlik ederiz ya...Aynı o ruh haliyle.
Ama o tencerenin içinden çıkan duman ve sonrasındaki kurbağa bacaklarından midem kalktı.Hala aklıma geldikçe içim bir tuhaf oluyor.:img-fie:
Mahir çayanı uzun zamandır bizde bekliyorduk,hatta annem diyordu Mahir çayanda çıkması lazım,çünkü oda deniz gezmişle aynı zamanda asılacak.
ya gerçekten o yedikleri kurbağa bacağımıydı?ben denizin şaka yaptı sandım:icon_whis
ya aslında düşününce değinilecek o kadar konu varken
zımbırtı ve ahmetimin hayatını mahvetmeye çalışmak neden ya
ben saldım onların yakalarını ne halleri varsa görsünler dedim ama
senaristler bırakmıyor yakalarını yeter artık ya
bir insanın başına bu kadar şey gelmez yani gerek hayata da benzetmek gerek
hangimiz yıllarca bir insanı seviyoruz,ondan hamile kalıyoruz,babamız idam kararından son anda dönüyor,hamile olduğumuzu sevdiğimize söyleyemiyoruz,sonra formalite evliliği yapıyoruz,çocuğumuz evden kaçıyor
yuh derim yani pes
hüseyin konusunuda ok basite indirgemişler bence
geçen bölüm merak etmiştim zaten
aslında hüseyinin yakalanışıyla mehmetin oğlu için yaptığı ihbar olayı arasında benzerlikler var
bunlara değinilmedi hiç
birden mahir ortaya çıkıverdi
deniz yakalandı aslında bu o devirde büyük bir olay ama hiç yankılarını göremedik diye bilirim aa pardon harika pastacının yorumlarını almıştık
neyse yaz yaz bitmez bu iş
Mahir çayanı uzun zamandır bizde bekliyorduk,hatta annem diyordu Mahir çayanda çıkması lazım,çünkü oda deniz gezmişle aynı zamanda asılacak.
ya gerçekten o yedikleri kurbağa bacağımıydı?ben denizin şaka yaptı sandım:icon_whis
oyle olsa gerek:D:D ee yemek yokken ne yıyebılırlerdı...ya cıgdem cıceklerının dıplerını ya et...ya da bırbırlerını:D:D:Dhahaha
ıslak ıslak 19-01-08, 00:05 Mahir çayanı uzun zamandır bizde bekliyorduk,hatta annem diyordu Mahir çayanda çıkması lazım,çünkü oda deniz gezmişle aynı zamanda asılacak.
ya gerçekten o yedikleri kurbağa bacağımıydı?ben denizin şaka yaptı sandım:icon_whis
Mahir Çayan asılarak ölmedi arkadaşım, silahla öldürdüler.. O da başka bir hikaye, ama böyle hatırlatıcaklarsa hiç hatırlatmasınlar aman diyorum..:img-pilot
Bundan sonra bence;
*Teo hamile kalacak,
*Kamil gazinocular kralı olacak,
*Melahat koca bulacak,
*Deniz Gezmiş asılmayacak,
*Defne fedakarlık yapıp hamile teoyla evlenecek...
Yok mu arttıran? Sevgili entrikacılarımız o güzel beyinlerini saçmalamak için daha fazla yormasınlar. Biz onlara saçmalığın doruklarına çıkabilecekleri yeni senaryolar üretiriz, onlar iki replik yazarlar sonra da paraları ceplerine indirip "senaristiz" diye dolaşırlar. Arada da yapımcımızla birlikte bu siteye uğrayıp kandırdıkları biz salakların bu halleriyle dalga geçerler.
hatta mahir çayan için kızıldere türküsü var
öldürüldüğü yer
onun öldürülüşü gösterilirse onu çalsalar keşke
ama ben umudu kestim artık
bir_adı_yok 19-01-08, 00:11 53.sayfayı sık kullanılanlarıma ekleyerek yatmaya gidiyorum...
zira uykum geldi....
...
son olarak bir şey merak ettim..
aslında az çok cevabını tahmin ediyorum
rüya'yı ellerinde bulunduran aileyi niçin göstermediler..
sonunda heycan yapalım diye mi?..
bir dizimiz vardı hatırlar mısınız.
eski bölümleri izleyince üzülüp ağlar mısınız.
hani ekrana kitlerdi bizleri.
o güzel bölümleri özlemedik miii.
rezalet bişiy oldu farkındayım ama napiyiimm arabesk moddayım.:icon_sorr
Mahir Çayan asılarak ölmedi arkadaşım, silahla öldürdüler.. O da başka bir hikaye, ama böyle hatırlatıcaklarsa hiç hatırlatmasınlar aman diyorum..:img-pilot
yaa,ben asıldı biliyordum hep,demek vurulmuş,allah allah kimdem duymuştum onu hatılamıyorum:icon_sorr
Bundan sonra bence;
*Teo hamile kalacak,
*Kamil gazinocular kralı olacak,
*Melahat koca bulacak,
*Deniz Gezmiş asılmayacak,
*Defne fedakarlık yapıp hamile teoyla evlenecek...
Yok mu arttıran? Sevgili entrikacılarımız o güzel beyinlerini saçmalamak için daha fazla yormasınlar. Biz onlara saçmalığın doruklarına çıkabilecekleri yeni senaryolar üretiriz, onlar iki replik yazarlar sonra da paraları ceplerine indirip "senaristiz" diye dolaşırlar. Arada da yapımcımızla birlikte bu siteye uğrayıp kandırdıkları biz salakların bu halleriyle dalga geçerler.
ya çok komik olmuş bu:img-hyste
Teo hamile kalacak,
Defne fedakarlık yapıp hamile teoyla evlenecek...süper:img-hyste
Tavusumçanım ona bile lüzum yok çünkü replikleri yazmak için bile uğraşmıyorlar bence genelde iki Yeşilçam filmi izleyip yazıyorlar heralde :img-pilot
Biz de bugün bunu konuşmuştuk eski filmlerin ve senaristlerin gözünü seveyim şimdikilerin çoğunda iş yok gerçekten :icon_whis
Baharcan Abla biz çok sabrettik bekledik biliyorsun ama bu kadar da olmaz yeter artık yani resmen hakaret ediyorlar bize dalga geçiyorlar :icon_whis
Oyunculara yazık onların yerinde olsam tahammül edemezdim heralde yine iyi dayanıyorlar ama artık bezmiş onlar da "bitse de gitsek" havası hakim hepsinde gerçekten ben de dysseaiçanım gibi Ahmet ve Rüya 'da dahil olmak üzere karakterlerden iğrendim :icon_whis
bir dizimiz vardı hatırlar mısınız.
eski bölümleri izleyince üzülüp ağlar mısınız.
hani ekrana kitlerdi bizleri.
o güzel bölümleri özlemedik miii.
giryançan süper olmuş bence ama artık diziyi kurtarmak için çok geç sanırım çünkü hepimiz en azından ben kendi adıma soğumak da değil tiksindim artık :icon_whis Hadi bazı diziler olur zaten güldürmek amaçlıdır ve absürd olacağını bilirsin olaylar saçma gelmez ama bu gerçekçilik diye çıkıyor hakikatten kimin başına hangi ailenin başına gelmiş böyle olaylar bir dönem dizisi üstelik gerçekçilik olmazsa olmaz günümüzde bile fidye için kaçırılan kaç çocuk var evden kaçan 10 yaşında kaç çocuk var ....pesss!!!
ya mete has'ın kaçırılma sahnesi nasılda basitti ya ben o sahnede kanalı değiştirdim yani sıkıntı bastı.
bu bölüm galiba hepimize soldan soldan geldi.:)
bu akşam maşallah senaristlerimiz komedide avrupa yakası ile yarıştılar bravo yaniii.:img-pilot
Gelecek bölüm son olsun!! Evet evet 50 rakamı son için iyi bir rakam! Zaman atlasın! Mümkünse 20 yıl kadar!
Ahmet ile Yasemin ölmüş olsunlar. Rüyanın bu kaçırılma anındaki üzüntülerinden ikisi de verem/kanser olsun yıllar sonra ve ölsünler!
Necot ve Güzit Parise yerleşsin!
Defne ve Deniz evlenmiş ve devlet memuru olarak Anadolu'ya gitmiş olsunlar!
Işık'la Yaşar'ın ne yaptığı önemli değil! Diğerleri de umrumda değil zaten! Ass karakterleri öldürdüğüme göre onlar da umrumda değiller galiba!
Dönem de 20 yıl atlamış olacağı için o üzüntüleri acıları da görmeyiz. Girip internetten araştırsam daha acısız sinirsiz olur herhalde!!!
Bu dizinin yapımcılarının hiçbir röportajında ben iddialı bir söyleme rastlamadım...
yani biz 68 kuşağının ülkemizde nasıl doğduğunu... onların nasıl bir tartışma sürecinde geçtiğini... örgütlerini nasıl kurduklarını... kendi aralarındaki siyasi tartışmalarını... parti tüzüklerini vs. vs. anlatacağız diye bir şey söylediklerini hiç okumadım... duymadım da... bunlar dediler ki: ağırlıklı olarak bir aşk hikayesinin fonunda bir tarih anlatılacak... o dönemdeki önder niteliğindeki tüm devrimcilere de yer vereceğiz... ben bu anlamda söylediklerini yaptıklarını ve yapmaya çalıştıklarını düşünüyorum... bu kadar geniş bir tarihi anlatan ve üstelikte çok çok hassas konularla dolu olan bir itarihi anlatan ilk tv yapımı... bir sürü kuşatılmışlık içinde yapılmaya çalışılan bir tv yapımı... işledikleri konularda hiçbir olağanüstülük yok... yani bir toplumda yaşanmış, yaşanan olaylar... bu anlamda bu tür eleştirileri çok yersiz ve acımasız buluyorum... ama şunu da izledikçe çok net görüyorum bir seyirci olarak biraz daha az hikayeye yer verselerdi de zamanlarını ana hikayelere ayırsalardı ve daha dolu dolu replikler olsaydı... ama olmuş artık bir hata... ve bu saatten sonra da yapabilecekleri fazla bir şey yok... çok fazla hikayeyi çok değişik mekanlarda yalnızca 5 günde çekiyorlar arkadaşlar lütfen eleştirirken ben de dahil biraz gerçekten de acımasız oluyoruz...
bir arkadaş eleştiriyor diyor ki: Bu Mahir daha önce ne düşünürdü... bu eylemi niye yaptı vs. vs. Mahir Çayan da, İbrahim Kaypakkaya da, Harun Karadeniz de Sinan Cemgil de Alparslan da Doğu Perinçek de en başından beri girmiş olsaydı diziye ve bu mücadeleye nasıl başlamışlar... ne çelişkiler yaşamışlar... hangi noktalarda ayrılıyorlar... kim neyi nasıl savunarak parti tüzüklerini hazırladı vs. vs. .... allah aşkına aklınız alıyor mu arkadaşlar böyle bir şeyi... bu mümkün mü? bu diziyi siz yalnızca siyasi yönünü kaç kişinin izlediğini sanıyorsunuz... dünya bu forumdan ibaret değil kusura bakmayalım ama... sonuçta reytinglerdeki izlenme oranları belli... bunun yarısından daha azı ancak dörtgözle siyasi olaylar için izliyordur... diğerleri diğer bölümler için... bu toplumumuzun gerçekliği ne yazıkki ve bu gerçeklik en belirleyici olanı ikincisi de reytin olayı bunu anlatmama dahi gerek yok... ne nitelikli dizileri bitirdi...
şurası açıkki ya bu dizi reytingi gözönüde bulundurarak bu tür olaylara da girecek ya da yavaş yavaş aşağılara inip bitirilecek... bu senaristlerin seçimi değil bu açık... bu kanalın dayatması... çünkü bu kanalı geçindiren yani dizilerden... 2 dizi var... avrupa yakası ve bu... bunun da reytingleri düştü... total zaten hep düşük... o grubun seyircisine hitap eden bir-iki dizi gelince 10. sıralara geriledi... ab'da da geçen hafta 3. oldu... yani asi dizisi hs'den dahamı iyi... ama merak unsuru daha fazla olduğu için ve esas olarak da 3 oyuncu çok iyi olduğu için dizi tuttu... bu kadar basit... kanal deseki düşerse düşsün önemli değil ben eminim bu tür şeylere girmezdi senaristler...
kısacası arkadaşlar kendi isteklerimizle değil de olabilecekler etrafında düşünelim diyorum... birçok arkadaş ben de dahil boş yere geriliyoruz... hiç gerek yok...
ay epey yazmışım... neyse iyi gecelerbye
ya mete has'ın kaçırılma sahnesi nasılda basitti ya ben o sahnede kanalı değiştirdim yani sıkıntı bastı.
bu bölüm galiba hepimize soldan soldan geldi.:)
bu akşam maşallah senaristlerimiz komedide avrupa yakası ile yarıştılar bravo yaniii.:img-pilot
bir tek orada...Lütfedip de, M.Ç.'ın "bu sıradan bir soygun değil...politik kaygıyla yapılmış bir eylemdir" (sözler tam olarak bunlar olmayabilir) laflarına yer verdikleri için...teşekkür ediyorum. (en azından bunu yaptılar).
Baharçan Abla iyi de dizinin ratingleri zaten geçen hafta düştü ondan önce a/b gurubunda yine birinci olmuştu bu sırada kanalın bir rating kaygısı hadi oldu diyelim hadi heyecanı ayakta tutun diye direttiler ki sanmıyorum bu heyecan böyle mi ayakta tutulur tek bir şey de mi gelmiyor akıllarına :icon_whis
Hayır bu dizi bu bölümüyle birinci olursa seyirciye de yuhh derim artık :icon_whis Neyse iyi geceler bye
Sinirim bozuldu kabusum olacak bu dizi bye
ya arkadaşlar bu dönemi böyle izliyorsak 10 sene atlandıktan sonra nolacak acaba yani ben tahayyül bile edemiyorum.:icon_whis
zeynepçan yakında sıla'daki gibi ağıt yakacağız dizi için
dizi perperişan
senaristler uyansın
imdadımızın vakti
biri bize el uzatsın
(buralara bişiy bulamadım.:icon_whis)
nireee,nireee
gitti canım dizi nireee
yuh diyoruz artık diziye
böyle senaryo olur mu??
baharcan abla haklı olabilirsin hatta haklısın ama
elimizde elle tutulur bir aşk kaldı mı yani
aşkın cılkını çıkarttılar resmen
beni aşktan soğuttular
bari isyaseti düzgün anlatsınlar diye bekliyordum ben
hayal kırıklığına uğradım
ama evet haklısın ama madem ilk aşk ön plandaydı o aşkı doğru dürüst sunsalardı
Dizinin seyircisi belli.Bence anlamsız merak konularıyla,rating yükseltme hevesine gireceklerine,efendi gibi potansiyel-kemik seyirciye hitab etsinler.Böyle bir yaklaşım, rating artıracağına,bizim gibi kemikleşmiş izleyiciyi diziden soğutur.Kanal,vefalı seyirciyi de kaybedebilir.Tehlike çanları çalmaya başladı bile.Sesler yükseliyor.Zaten bir kısmımız çooktan vazgeçti.Diğer yarımız da her an için vazgeçebilir.Karnımız "Marimar " tarzı entirikalara tok.Bize cazip gelmiyor ve merak uyandırmıyor.Tersine komik geliyor.
Midyata giderken eldeki bulgurdan olmayın sayın senaristim...Bak bu uyarıları dikkate alın.Tamam,bir şekilde dönemi anlatıyorsunuz sağolun varolun ama çizgiyi değiştirmenin manası yok!!!
ben zaten sezon başından beri söyleyip duruyordum...vallahi billahi yapmasınlar bu işi..yazık günah bu kadar emeğe, zamana..veeee Senarist İstifaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!
Olmaz bu kadar...bu kadar saçamlık o-la-maz..
Ama o hepsinin bulunduğu ve Necdet-Hassan amcam diyaloglarını bir daha izleyip...............yerlere yatacağımm..:img-hyste
iyi geceler.bye
Genel hattaki saçmalıklara takıldık da ayrıntıları atladık. Örneğin kamil gazinonun yarı hissesini alacak kadar parayı nasıl buldu/biriktirdi? Madem o kadar paraası vardı neden hala şoförlük yapıyor? Daha da önemlisi kerimana durumu açıklamak için öyle emeklere ne gerek vardı? Onu geçtim o yemekte ben aşkını söyler artık diye beklerken bu tuttu hisseleri aldım dedi. Bu durumda hala şoförlük yapmaya devam eder mi? YAHU BU ADAM 5 YILDIR NEDEN AŞKINI SÖYLEMİYOR? TAŞ OLSA ÇATLAR YAHU BEN BIKTIM. NE DİYECEKSE DESİN NE OLACAKSA OLSUN. ALLAH BİLİR ŞİMDİYE KADAR HİÇBİR IŞIK GÖRMEDİĞİMİZ HALDE KERİMAN DA BUNA YANIKTIR. BARİ BİLELİM NE OLACAĞINI.
Ayrıca bu karşılıksız aşk muhabbetinden de çok sıkıldım. Herkes karşılıksız seviyor ama bunu çatlayana kadar tutuyorlar ve 10-15 sene sonra ortaya çıkıyor. Hiçbir insan bu kadar sene susarak beklemez. Ha söyler karşılığını göremez, sevgisini içinde yaşamaya devam eder. Ama söylemeden hep bekle bekle bekle...İnsan bıkar ve "eee ne olacaksa olsun artık yeter." der.
bu akşam çok güldük çok eğlendik hatta yarın klasik bölüm sonrası anketimi yapmasammı diye düşünüyorum çünkü sorulacak birtek ciddi soru bile yok:)
ne yapalım bizde bu kaçırma-fidye muhabbetinden bol bol malzeme çıkartırız artık zeynepçanım hadi bakalım muzip senaryo için bol bol malzememiz oldu yavaş yavaş yazmaya başlayalım:img-wink:
bende kaçayım saat iki oldu yarın nasıl kalkıp işe gideceğim bilmiyorum bu bölüm beni dumur etti görüşmek üzere çanlarım hepinize iyi geceler:sad53:
Siyasi konulara bir diyeceğim yok! Daha çok araştırmaya merak uyandırmaya sevk ediyorlar anlıyorum! Da bir de işin da sı var... Fona diyeceğim yok da asıl konu zıvanadan çıktı!! Hadi kaçırma-fidye kurgusunu anlayabilirim ama öyle basit öyle ruhsuzdu ki sahneler. Son sahne de üstüne tuz biber oldu! Neydi o öyle! Meraktan öldüm! Ne olmuş? Kızın yüzü mü yanmış? Yoksa O Rüya değilmiymiş? Tüüüü rezalet başka bir şey değil! Son sahne sitcom gibiydi.
Ya elinizdeki malzemeyi biliyorsunuz böyle travmatik şeyleri yazarken bir daha düşünün dimi? Yok ama Yasemin'i ille ağlatacaklar, ille çaresiz çaresiz böğürtecekler! Ahmet de bayık bayık bakacak! O da bi tuhaftı zaten bu akşam! Olanlara şaşkındı zahir! Ben neden burdayım tanrım Ayla ile gitseydim keşke diye düşünüyordu kesin!!!
Hadi bu bölüm bitti. Ama bunun gelecek bölümü de var. Ve maalesef ki Rüya'nın anne-babasını istemediği saçmalık ötesi sahneler bekliyor bizi...
Sesimizi duyan varsa gelecek bölüme sarkan o sahneleri atsınlar çöpe!!! Yeter bu kendini bilmezlik!!! Tekrar çekilsin o sahneler!!! 8 yaşında bir çocuğa boyundan büyük laflar ettirmesinler artık!!!!!!
ısık yasar ılıskısı bıtmelı oyle gıbı gozukuyor harun ıle evlense...daha ılk seneden boylelerse...olur ama ne bıleyım sorunlar cıkacak hem zaman atlaması olunca lı ve ruya bu dızıye benı baglar aa defne denız nolur acaba???kac yasında olurlar aynı kısıler mı oynar ıyı aksamlar....
Genel hattaki saçmalıklara takıldık da ayrıntıları atladık. Örneğin kamil gazinonun yarı hissesini alacak kadar parayı nasıl budu/biriktirdi? Madem o kadar paraası vardı neden hala şoförlük yapıyor? Daha da önemlisi kerimana durumu açıklamak için öyle emeklere ne gerek vardı? Onu geçtim o yemekte ben aşkını söyler artık diye beklerken bu tuttu hisseleri aldım dedi. Bu durumda hala şoförlük yapmaya devam eder mi? YAHU BU ADAM 5 YILDIR NEDEN AŞKINI SÖYLEMİYOR? TAŞ OLSA ÇATLAR YAHU BEN BIKTIM. NE DİYECEKSE DESİN NE OLACAKSA OLSUN. ALLAH BİLİR ŞİMDİYE KADAR HİÇBİR IŞIK GÖRMEDİĞİMİZ HALDE KERİMAN DA BUNA YANIKTIR. BARİ BİLELİM NE OLACAĞINI.
Ayrıca bu karşılıksız aşk muhabbetinden de çok sıkıldım. Herkes karşılıksız seviyor ama bunu çatlayana kadar tutuyorlar ve 10-15 sene sonra ortaya çıkıyor.
Aynen dyss gibi, bütün kurgu karakterlerden tiksindim bu akşam...ben ki en başından beri bu dizide bir iyi insan evladı olarak, yedi yıllık babalık hakkı -sebep ne olursa olsun - elinden alınmış bir adam olarak Ahmeti tuttum...onu savundum, sevdim gerçekten...Ağa olmadığı için, cipi olmadığı için, iktidar kurmadığı için...ama bu gece o dahil, hepsinden sıtkım sıyrıldı. Adamı salağa bağladılar...
O Keriman ve Kamil dönemle ilgili neyin ipucunu verir bize? Neden varlar, ben bilmiyorum. Rıza neydi öyle? Torunu kayıp, adam Hasanla rakı sofrasına oturuyor.
Bu dizide aşk da batırıldı. On bir yıl hasret çeken......kavuşan Ahmetle Yasemin.........basiretsiz, yetersiz, çocuklarına sahip çıkmayan, bir de koltukta oturmuş düğün videosu izleyen salakla avanağa çevrildiler. Neye tutunalım neye? Aklım şaştı!
Evet sevgili forumçanlarım sizlerden sevgili entrikacılarımızı aratmayacak absürdlükte ve saçmalıkta senaryolar bekliyoruz. Klavyenize kuvvet davranın gari.
Dalga geçtiğimiz brezilya dizileri 6-7 ay sürüyor ve sonunda bitiyor. Üstelik orada insanlar bunun bir pembe dizi olduğunu, esas kızla oğlanın binbir sebeple birlikte olamayacağını ama en sonunda evlenip mutlu mesut yaşayacaklarını bilerek izlemeye başlıyor. Bizse dönem dizisi olacak diye girdik işin içine şimdi halimize bakın...
Bir de senarist asistanı mı ne yazıyorsu jenerikte. Allah rızası için sevabına birileri o kızcağızı kurtarsın oradan. Çünü yanlış şeyler öğreniyor orada. "Senaristlik böyle olmaz yavrucum sen kanma o ablalara. Onlar anca entrika yazmayı bilirler." desin şu kıza birisi.
Baharçan Abla iyi de dizinin ratingleri zaten geçen hafta düştü ondan önce a/b gurubunda yine birinci olmuştu bu sırada kanalın bir rating kaygısı hadi oldu diyelim hadi heyecanı ayakta tutun diye direttiler ki sanmıyorum bu heyecan böyle mi ayakta tutulur tek bir şey de mi gelmiyor akıllarına :icon_whis
Hayır bu dizi bu bölümüyle birinci olursa seyirciye de yuhh derim artık :icon_whis Neyse iyi geceler bye
Sinirim bozuldu kabusum olacak bu dizi bye
Zeynepçan elbette olay Rüya'nın kaçırılmasıyla kurtarılamaz... vurgulamak istediğim MERAK uyandıracak konu.. insan psikolojisi MERAK duygusuyla bir şeyleri takip ediyor... özellikle dizilerde bu böyle... çok geniş kitle için söylüyorum ben bunu... yani dizilerin temel noktası bu... şimdi senaristler bakıyor bu bölüm dizinin doğal akışındaki merak uyandıracak noktalar eğer o bölümde zayıf görünüyorsa 'dışarıdan' bir konu katıyorlar... bunu elbette becermek ve o kurguya yerleştirmek çok önemli... yani sırıtmaması gerekir... bir çocuk evden kaçabilir ve istemese de kayıpta olabilir... bu kısmını ben eleştirmiyorum ama önemli olan GEREKÇEYDİ gerekçe de bana zayıf geldi... bu kısmını eleştiriyorum... dizide bu tür durumlar var ne yazıkki... yani hikaye iyi aslında.. klasik bir konumda ama senaryo güçlü olamadı 13 bölümden sonra... bu en çok karakterlerdeki yanlışlıklarda kendini gösterdi... son zamanlardaki siyasi kısım bence gayet iyi... yasemin ahmet birleşmesi tatında olsaydı yine çok yoğun eleştirimiz olmazdı... ama o beklendi bizleri yıprattı ve çok rahat konuşmamıza neden oldu diye düşünüyorum... sonuçta daha kucaklayıcı eleştiriler yapsak daha iyi olur diye düşünüyorum... yani senaristler bizim dediğimize kulak verir anlamında değil... böyle bir şey yok zaten... onlar kafalarına ne koymuşlarsa onu yapıyorlar... yapmak da zorundalar... çünkü sonuçta üç günde senaryoyu yetiştiriyorlar 2 günde oyuncular oynuyor 1 günde çıkabilecek sorunlara ayrılıyor vs.vs. diye düşünüyorum... o üç günde kalkıpta bizlerle uğraşacak halleri yok... günahlarıyla-sevaplarıyla bir işe girişmişler ve altından en 'tarafsız' şekilde kalkmaya çalışıyorlar... yaptıkları iş kötü değil... amaçları iyi, niyetleri iyi ama eksikleri ve hataları var... ama bizlerin acımasız eleştirilerini de hak ettiklerini sanmıyorum... bu forumlarda bizler birbirimizi çok çabuk etkiliyoruz bence... bu çok doğal.. çünkü olmasını istediğimiz şeyleri göremeyince eleştiriler başlıyor herkes de aşağı-yukarı aynı şeyleri isteyince bu sohbet-muhabbet müthiş katı bir eleştiriye dönüşüyor... yani ben senarist olup okusam bu yazılanları ne moral kalır ne bir şey... yahu yazan sonuçta bir insan ve nilgün hanımın dediği gibi herkesin bir senaryosu var... onunki de buymuş... başkaları da başka yapar... eleştirelim tabiki... elbette eleştireceğiz ama sürekli yerden yere vuran ve düşünmeden acımasızca da yapmayalım diyorum...
bu konu üzerinde bugün epey düşündüm ve kendi adıma bu karara vardım... ve paylaştım...bye
cevizlikek 19-01-08, 00:44 selamlar herkese.
bu bölümde dikkati çeken ama tam olarak anlayamadığım bir sahne vardı. denfne şulenin mahir çayan'la birlikte eylem yapacağını duyunca bunu hoş karşılamadı, hatta bizimkiler de bundan hoşlanmayacak dedi. bunun sebebini bilen var mı? bildigim kadarıyla mahir çayan da deniz gezmiş'in serbest kalması için eylem yapmıştı. o halde neden mahir çayan'dan hoşlanmıyorlar? fikri olan arkadaşlar merakımı giderirse çok sevinirim...
ısık yasar ılıskısı bıtmelı oyle gıbı gozukuyor harun ıle evlense.......
hayır ben harunumu vermem o ışıka
yaptı bir hata çeksin cezasını
hem harunumun sonu belli mi
valla yaşar umrumda değil artık:hıh
resimseçici 19-01-08, 00:45 sevgili Bahar can
bende defalarca bu diziyi savundum. Ayrıca yaptıklarının çok zor bir iş olduğunun gayet farkındayım. Her hafta 90 kusur dakika çekmenin ve kurgulamanın çok zor olduğu biliyorum. Ama işin hikaye kısmı zıvanadan çıktı. Ne gerek var bütün bu absürtlüklere. özelliklede son hikaye çok kıytırık ve dayanılmaz. O muhteşem senaryoya oturmuyor. Senaryodaki boşluklar kapatılamayacak hale getirildi iyice.
Bu dizi şu anda yerli diziler içinde en çok kazandıran dizilerden biri. Kaç haftadır AB grubunda 1 numara. Böyle ucuz rating numaralarına ihtiyacı olamayacak kadar iyi. kimse 1sezonda bu kadar rahatsızlık duymuyordu Ki 1. sezonda da bir çiftin başına gelebilecek tüm felaketler gelmişti. Ama en azından ben rahatsız olmadan seyrettim. Heleki 18. bölüm adaki buluşma sahneleri, şu anda bile seyretsem zevk alırım
mahirler konusunda haklısın sana katılıyorum bunlar uzun uzadıya verilemez tamam. Siyasi kısmı beni çok rahatsız etmiyor. hatta son haftalarda epeyce iyi buluyorum özenli. Bu dizi hatırlatmasını yapar merak edende araştırır öğrenir. Bunlar ne yapmış diye. Buraya kadar bencede tamam.
Ayrıca İkide birde gözümüze soka soka bir mesaj vermek zorunda değiller. böyle bir zorunlulukları yok ve kimse de böyle bir şey beklemiyor zaten. Herkesi illaki bir ortak paydada buluşturma çabaları bana çok saçma ve artık abartılı geliyor.
Yaa gerçekten hayır sahneleri izlerken düşünüyorum düşünüyorum yani olayları geçtim sahnelerde bile bir ruh yok kimse bunun farkında değil mi acaba yönetmenlik koltuğu boş mu duruyor o da mı farketmiyor bir ruh olmadığını :icon_whis
Ahmet'e hayret ettim bu akşam bir şaşkın şaşkın bakıyordu aslında şaşkınlıktan öte bıkkınlık vardı oyuncu olarak bana öyle geldi :icon_whis Zaten dediğim gibi bütün oyuncular "hadi bitse de gitsek yetti yaa" modundaydı :img-pilot
Hangi rating kaygısı olursa olsun böyle bir olay yazmak böyle saçma bir olayı yazmak yürek ister bence o yüzden bu yüreklilikten dolayı yeniden kutluyorum senaristleri !!! Ratinglerde sürüm sürüm sürünsem heralde zaten bir sezonu geçmiş bir diziye ben böyle saçma olaylarla kıyamazdım ben de o yürek yok :img-cool2
İyi geceler bu sefer kesin gittim bye Ya da kafama göre takılayım ben bye
Sevgili bahar_can objektif mesajınıza katılıyorum katılmasına ama yine siyasi yönden içim buruk..
Bu dizi siyasi dönemi anlatırken dizinin diğer kahramanlarının üzerinden değil direk döneme damgasını vurmuş insanları dizi karakteri olarak diziye dahil ederek bir çoğunuda ismini zikrederek anlatıyor..O zaman daha hassas ve özenli olmalılar..Amerikalı askerleri denize attıkları sahneyi düşünüyorum facia gibiydi...Yada Taylan'ın vurulduğu bölümü düşünüyorum vuruldu ve sahne direk Ahmet ve Yasemin'in ağaç altındaki yıllar sonraki kavuşma busesi ile bitti..Tamam aşk olacak ve siyaset fonda kalacak ama bari bazı zamanlar bazı sahneleri ayarlasınlar...
Kötünün iyisidir dedik iyi niyetle birşeyler anlatılmaya çalışılıyor eyvalalh dedik ama bugün yine aynı şeyler devam etti...Dağdaki çocukların yemek yedikleri sahne yada Mahir'in ev baskını ne kadar gerçeğe yakındı :icon_whis :icon_whis
reyting kaygısı!!!
bıktım biliyor musunuz bundan
dönem projeleri risklidir
bu riski göze alıp bu yola başkoyduysan layıkıyla yapacaksın
yapamıyorsan dur demeyi bileceksin
hala çoğumuz çemberimde gül oya deyince orda duruyoruz
ben kaç kere izledim ama hala bıkmadım yine izlerim
ama hs için kim bunları söyler
eğer senarist kendine güvenmiyorsa bu kaygıya düşer ve ortaya böyle saçmalıklar çıkar
Zeynepçan elbette olay Rüya'nın kaçırılmasıyla kurtarılamaz... vurgulamak istediğim MERAK uyandıracak konu.. insan psikolojisi MERAK duygusuyla bir şeyleri takip ediyor... özellikle dizilerde bu böyle... çok geniş kitle için söylüyorum ben bunu... yani dizilerin temel noktası bu... şimdi senaristler bakıyor bu bölüm dizinin doğal akışındaki merak uyandıracak noktalar eğer o bölümde zayıf görünüyorsa 'dışarıdan' bir konu katıyorlar... bunu elbette becermek ve o kurguya yerleştirmek çok önemli... yani sırıtmaması gerekir... bir çocuk evden kaçabilir ve istemese de kayıpta olabilir... bu kısmını ben eleştirmiyorum ama önemli olan GEREKÇEYDİ gerekçe de bana zayıf geldi... bu kısmını eleştiriyorum... dizide bu tür durumlar var ne yazıkki... yani hikaye iyi aslında.. klasik bir konumda ama senaryo güçlü olamadı 13 bölümden sonra... bu en çok karakterlerdeki yanlışlıklarda kendini gösterdi... son zamanlardaki siyasi kısım bence gayet iyi... yasemin ahmet birleşmesi tatında olsaydı yine çok yoğun eleştirimiz olmazdı... ama o beklendi bizleri yıprattı ve çok rahat konuşmamıza neden oldu diye düşünüyorum... sonuçta daha kucaklayıcı eleştiriler yapsak daha iyi olur diye düşünüyorum... yani senaristler bizim dediğimize kulak verir anlamında değil... böyle bir şey yok zaten... onlar kafalarına ne koymuşlarsa onu yapıyorlar... yapmak da zorundalar... çünkü sonuçta üç günde senaryoyu yetiştiriyorlar 2 günde oyuncular oynuyor 1 günde çıkabilecek sorunlara ayrılıyor vs.vs. diye düşünüyorum... o üç günde kalkıpta bizlerle uğraşacak halleri yok... günahlarıyla-sevaplarıyla bir işe girişmişler ve altından en 'tarafsız' şekilde kalkmaya çalışıyorlar... yaptıkları iş kötü değil... amaçları iyi, niyetleri iyi ama eksikleri ve hataları var... ama bizlerin acımasız eleştirilerini de hak ettiklerini sanmıyorum... bu forumlarda bizler birbirimizi çok çabuk etkiliyoruz bence... bu çok doğal.. çünkü olmasını istediğimiz şeyleri göremeyince eleştiriler başlıyor herkes de aşağı-yukarı aynı şeyleri isteyince bu sohbet-muhabbet müthiş katı bir eleştiriye dönüşüyor... yani ben senarist olup okusam bu yazılanları ne moral kalır ne bir şey... yahu yazan sonuçta bir insan ve nilgün hanımın dediği gibi herkesin bir senaryosu var... onunki de buymuş... başkaları da başka yapar... eleştirelim tabiki... elbette eleştireceğiz ama sürekli yerden yere vuran ve düşünmeden acımasızca da yapmayalım diyorum...
bu konu üzerinde bugün epey düşündüm ve kendi adıma bu karara vardım... ve paylaştım...bye
bahar_cançan, burada hep söylüyoruz, siyasi olayları ve olguları birebir gerçeklere uygun olarak anlatmalarını beklemiyoruz diye...onlara hep teşekkür ediyoruz. Taylan olayında Hale Kıyıcı'nın protestosunun ardından da ekibe destek çıktık. Ama bugünkü eleştirinin nedeni başka...eksik gedik ve mesaj kaygılı...ben bunu bugünkü kadar hiç hissetmemiştim. O solcu ve sağcıların afişlemedeki eşleşmeleri neydi öyle...Mahir Çayan hakkında Defneye söyletilen laf neydi? Tamam arada bir ayrışma vardı. Bunun nedenlerini anlatamazlar...anlatamayacaklarsa da kurmaca bir karaktere o lafı söyletmesinler...yargı bildirmesinler. Bıraksınlar, isteyen öğrenir zaten. Ama yapılan manipülasyondur. Aynı Mahir, Denizleri kurtarmak için konsolos kaçıracak ve Kızılderede katledilecek...bari sadece olayları, versinler. Sonra isteyen gider bakar, neden Mahirlerle Sinanlar, Denizler ayrışmışlar diye...Demek istediğim bu. Eleştiririm sonuna kadar. Buna hakkım var.
Tüm o koşullar konusunda haklısın. İşleri zor, zamanları ve olanakları kısıtlı...O zaman, en azından mesaj konusunda dikkatli olsunlar...her şey o da bu da, ondan da bundan da, ucundan kıyısından mantığıyla olmamalı...Sonuçta onlar ortaya bir mal sunuyorlar, biz de alıyoruz. Yani o rating denen ya da adına kanal baskısı denen şeyin ucunda biz varız. Hedef biziz. Hedef kitle. Müşteri. Alıcı. Eleştiriyorsak, hala laf etmeye gücümüz varsa sevdiğimiz ve değer verdiğimiz için...Yoksa umursamazdık, bir tuşa basmaya kalırdı iş.
Bugünkü bölümden sonra benim on üç yaşındaki kızım ne dedi biliyor musun? "Boş ver anne ya. Gerçekten izleme, değmez". Bu geri dönütü almak onları yıldırmasın. Ne hata yapıyoruz diye dönüp baksınlar.
bahar_cançan, burada hep söylüyoruz, siyasi olayları ve olguları birebir gerçeklere uygun olarak anlatmalarını beklemiyoruz diye...onlara hep teşekkür ediyoruz. Taylan olayında Hale Kıyıcı'nın protestosunun ardından da ekibe destek çıktık. Ama bugünkü eleştirinin nedeni başka...eksik gedik ve mesaj kaygılı...ben bunu bugünkü kadar hiç hissetmemiştim. O solcu ve sağcıların afişlemedeki eşleşmeleri neydi öyle...Mahir Çayan hakkında Defneye söyletilen laf neydi? Tamam arada bir ayrışma vardı. Bunun nedenlerini anlatamazlar...anlatamayacaklarsa da kurmaca bir karaktere o lafı söyletmesinler...yargı bildirmesinler. Bıraksınlar, isteyen öğrenir zaten. Ama yapılan manipülasyondur. Aynı Mahir, Denizleri kurtarmak için konsolos kaçıracak ve Kızılderede katledilecek...bari sadece olayları, versinler. Sonra isteyen gider bakar, neden Mahirlerle Sinanlar, Denizler ayrışmışlar diye...Demek istediğim bu. Eleştiririm sonuna kadar. Buna hakkım var.
Tüm o koşullar konusunda haklısın. İşleri zor, zamanları ve olanakları kısıtlı...O zaman, en azından mesaj konusunda dikkatli olsunlar...her şey o da bu da, ondan da bundan da, ucundan kıyısından mantığıla olmamalı...Sonuçta onlar ortaya bir mal sunuyorlar, biz de alıyoruz. Yani o rating denen ya da adına kanal baskısı denen şeyin ucunda biz varız. Hedef biziz. Hedef kitle. Müşteri. Alıcı. Eleştiriyorsak, hala laf etmeye gücümüz varsa sevdiğimiz ve değer verdiğimiz için...Yoksa umursamazdık, bir tuşa basmaya kalırdı iş.
Bu konuda kesinlikle katılıyorum..Olayları Deniz Gezmiş üzerinden dönemi anlatabilirler ama bir zamanlar Mahir'ler Deniz'ler fikir bazında ayrılıklar yaşamış olsalarda Defne'nin ağzından dökülen sözler tamamı ile yönlendirmedir..Birde o ev baskını varki hiç bilmeyende keyfi bir soygun olduğu izlenimi yaratır...
Yineliyorum ama Mahir bir kurgu değil gerçekde varolmuş biridir o sebeple daha özenli olunması gerekliydi...
bahar_cançan, burada hep söylüyoruz, siyasi olayları ve olguları birebir gerçeklere uygun olarak anlatmalarını beklemiyoruz diye...onlara hep teşekkür ediyoruz. Taylan olayında Hale Kıyıcı'nın protestosunun ardından da ekibe destek çıktık. Ama bugünkü eleştirinin nedeni başka...eksik gedik ve mesaj kaygılı...ben bunu bugünkü kadar hiç hissetmemiştim. O solcu ve sağcıların afişlemedeki eşleşmeleri neydi öyle...Mahir Çayan hakkında Defneye söyletilen laf neydi? Tamam arada bir ayrışma vardı. Bunun nedenlerini anlatamazlar...anlatamayacaklarsa da kurmaca bir karaktere o lafı söyletmesinler...yargı bildirmesinler. Bıraksınlar, isteyen öğrenir zaten. Ama yapılan manipülasyondur. Aynı Mahir, Denizleri kurtarmak için konsolos kaçıracak ve Kızılderede katledilecek...bari sadece olayları, versinler. Sonra isteyen gider bakar, neden Mahirlerle Sinanlar, Denizler ayrışmışlar diye...Demek istediğim bu. Eleştiririm sonuna kadar. Buna hakkım var.
Tüm o koşullar konusunda haklısın. İşleri zor, zamanları ve olanakları kısıtlı...O zaman, en azından mesaj konusunda dikkatli olsunlar...her şey o da bu da, ondan da bundan da, ucundan kıyısından mantığıyla olmamalı...Sonuçta onlar ortaya bir mal sunuyorlar, biz de alıyoruz. Yani o rating denen ya da adına kanal baskısı denen şeyin ucunda biz varız. Hedef biziz. Hedef kitle. Müşteri. Alıcı. Eleştiriyorsak, hala laf etmeye gücümüz varsa sevdiğimiz ve değer verdiğimiz için...Yoksa umursamazdık, bir tuşa basmaya kalırdı iş.
Bugünkü bölümden sonra benim on üç yaşındaki kızım ne dedi biliyor musun? "Boş ver anne ya. Gerçekten izleme, değmez". Bu geri dönütü almak onları yıldırmasın. Ne hata yapıyoruz diye dönüp baksınlar.
asıl sana bunu diyecek bir çocuk yetiştirebildiğin için teşekkür ederim ben ablacım
büyük bir hayal kırıklığı yaşadım
mahir girecek diziye dedim sevinmiştim ama ...
o açıklamayı yapmalarını sağladılar ya en azından
bu siyasi bir ... diye başlayan
ona şükrettim resmen:icon_sorr
sevgili Bahar can
bende defalarca bu diziyi savundum. Ayrıca yaptıklarının çok zor bir iş olduğunun gayet farkındayım. Her hafta 90 kusur dakika çekmenin ve kurgulamanın çok zor olduğu biliyorum. Ama işin hikaye kısmı zıvanadan çıktı. Ne gerek var bütün bu absürtlüklere. özelliklede son hikaye çok kıytırık ve dayanılmaz. O muhteşem senaryoya oturmuyor. Senaryodaki boşluklar kapatılamayacak hale getirildi iyice.
Bu dizi şu anda yerli diziler içinde en çok kazandıran dizilerden biri. Kaç haftadır AB grubunda 1 numara. Böyle ucuz rating numaralarına ihtiyacı olamayacak kadar iyi. kimse 1sezonda bu kadar rahatsızlık duymuyordu Ki 1. sezonda da bir çiftin başına gelebilecek tüm felaketler gelmişti. Ama en azından ben rahatsız olmadan seyrettim. Heleki 18. bölüm adaki buluşma sahneleri, şu anda bile seyretsem zevk alırım
mahirler konusunda haklısın sana katılıyorum bunlar uzun uzadıya verilemez tamam. Siyasi kısmı beni çok rahatsız etmiyor. hatta son haftalarda epeyce iyi buluyorum özenli. Bu dizi hatırlatmasını yapar merak edende araştırır öğrenir. Bunlar ne yapmış diye. Buraya kadar bencede tamam.
Ayrıca İkide birde gözümüze soka soka bir mesaj vermek zorunda değiller. böyle bir zorunlulukları yok ve kimse de böyle bir şey beklemiyor zaten. Herkesi illaki bir ortak paydada buluşturma çabaları bana çok saçma ve artık abartılı geliyor.
Sevgili resimseçici, zaten olay şu: kanal ticari bakıyor... yapımcı şirkette benim mantığımca (giritlioğlu hikayesi olan şeyleri işlemek istemiştir her zaman... tüm yapımlarını incelersen, rumlar, ermeniler, kürtler, süryaniler, 68 kuşağ vs. v.s) hem ticari hem sanatsal yaklaşmaya çalışıyorlar... şimdi kanal düşüşün farkına vardığı an hemen uyaracaktır yani onlar aman kemik izleyicim seyretsin de ne olursa olsun demez... kendi yapımı dahi olsa onu izletmek için elinden geleni yapar... yapımcıda senaryoda çizgi dışı reyting içi olaylara ya tamam diyecek ya da en baştaki yazımda da belirttiğim gibi idealist davranıp bırakacak...
diyelimki idealist davrandı ve kanalın dayatmasını kabul etmedi... ne olacak... yani seyircinin durumunu falan bir tarafa bırak... dizinin kendi özgünlüğü içinde düşün....... bu dizi cansel elçinin dediği gibi eğer gençlere bir şeyler öğretiyorsa varsın Ahmet 80 bölüm Yasemin'in gözlerine baksın... varsın rüya kaybolsun da fırsatçılar ondan fidye istesin... yani idealist davranmaları gerçekten de bir şey kazandıracak mı? yani LİN sende biliyorsun ki reyting olayı çok önemli bir konu kemik seyirci meselesinin hiçbir şey ifade etmediği bir mesele yani.... etse zaten mesele yok ki? etmediği için yapımcılar istemediği halde, senaristler istemediği halde hikayelerini değiştirmek zorunda kalıyorlar bence...
kısacası ya idealizm ya da bazı şeylere katlanma...neyse bye
Nurdan Abla eleştirilerimiz katı olabilir ama ben senarist olsam bu eleştirileri alacağımı bile bile bu bölümü veya hikayeyi yazıp ardından da moralim bozuldu şimdi diye yas tutamazdım ...bir işe girerken sonuçları düşüneceksin evet 3 gün de bir senaryo yazmak hikaye oluşturmak ne kadar zor farkındayım ama böyle de olmaz ki ...bize kulak vermiyorlar biliyoruz zaten bize kulak verilseydi bu noktaya gelinmezdi karakterlerden insanlar soğumazdı Yasemin-Ahmet aşkından Necdet'ten kimse bu kadar bezmezdi ki zaten ...hadi hikaye çok çok kötü onun da yanı sıra görsel olarak da hiç bir şey yok ki bir ruh yok bir hava yok buna zamanında müdahele edilebilir mesela ...yapıcı eleştirileri zamanında çok yaptık düzelsin diye çok uğraştık bundan sonra daha fazla uğraşamam bence bu bölüm hiç bir bahanenin ardına sığınılamayacak kadar kötüydü 3 günde yazılmış gibi durmuyordu yarım saatte karalanmış havası vardı zaten aynı yavaşlıkta devam etti dizi gerçekten verilen emege de yazık ....Orada bir ekip çalışıyor ...ve ben sanmıyorum ki bir kanal diziye ratingi iyi olan bir diziye senaristlerine müdahale etsin ... bu hikayeyi de kanal uydurmadı ya hadi bu hikayeyi uydurdular diyelim bu kadar saçma bir şekilde sürdürülmesini de kanal istemedi ya :icon_whis
Bir işe başladıysan ve bu işin zorluklarını biliyorsan baştan bütün o yorgunluğu göze aldıysan yapacaksın bunun uçarı kaçarı başka yolu yok hiç bir bahanesi olamaz bunun ben bunu bilir bunu söylerim ...bknz:Show must go on
Bunun en güzl örneği de benzeri olarak ÇGO 'dur zaten Çağan Irmak'da bir dönem hikayesi anlatmıştı ikisi birbirinden çok farklı olabilir ama onun da rating kaygısı yok muydu vardı o da bir bölümü yetiştirebilmek için eminim çok çabalıyordu o da klişe sahneler yazmadı mı eminim yazmıştır ama aynı zamanda o klişe sahnelerde yeni özgün bir ruh üflemişti ...
Bu bahaneler ne yazıkki bu bölümün vasat ve kötü bir iş olduğu gerçeğini değiştirmiyor ....
Hüseyin Abi ben İstanbul kızları yamandır diye düşünürdüm ama biz ikimiz biraz CAZgırız galiba Ankara'yla alakası yok :img-hyste Seni burada görmek çok güzel iyi bir bölümde karşılaşsaydık keşke :img-pilot Cadolozluğumuzu ön plana çıkartan bir bölüm oldu :icon_whis
Bir işe başladıysan ve bu işin zorluklarını biliyorsan baştan bütün o yorgunluğu göze aldıysan yapacaksın bunun uçarı kaçarı başka yolu yok hiç bir bahanesi olamaz bunun ben bunu bilir bunu söylerim ...bknz:Show must go on
Zeynep buraya bir şey de ben ekleyeyim. Zeynep ve Tansucanı göze alıyorsan bu işe başla diyorum. Ne yamansınız siz ikiniz. Valla korkulur. Ah bu ankara kızları diyorum, başka bir şey demiyorum. :happy0064:happy0064:good:
Ben bu diziyi Deniz´lerden önce izlemiyordum..yani beni ilgilendiren tek konu Denizler ve diger Devrimciler..ben diziyi izlemesemde zaten yasanan olaylari vs gayet iyi biliyorum..bunda en büyük etken ailemdir..ama tabi bilincli olmayan ve diziden gördügü kadariyla bazi seyleri anlamaya (ögrenmeye) calisan insanlarda var..siz kalkipta "Mahirlerle görüstügünü Denizler duysa hoslarina gitmez" tarzi bir cümle yazarsaniz insanlara yanlis mesaj verirsiniz..dogrusunu bilmeyen insanlar Denizlerin Mahir´e karsi oldugunu bile düsünebilirler..ekibe cok saygi duyuyorum..kimsenin cesaret edemedigi konulari isliyorlar..ama lütfen dogru dürüst anlatsinlar..Ayrica benim en saygi duydugum Devrimci önder Ibrahim Kaypakkaya´dir ama malesef ülkemizde ismini bile TV´lerde gecirmedikleri icin bu dizide de onun hakkinda hicbir sey duyamiyoruz..Yasemin,Rüya,Ahmet vs vs bunlar beni hic eneterese etmiyor..Ask vs izlemek istesem bin tane dizi var..bu diziyi izlememin nedeni bastada söyledigim gibi Denizlerdir..onlari izlemek icinde Rüyanin sacma sapan kacirilma hikayesini izlemem gerekiyorsa bu cileyi cekmeye hazirim :)
Zeynepçan evet biraz CAZgırız artık buranın havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez. Malum siyaset ortamı buralar, yaşadığımız şehir hala(!) başkent, sert çıkışlar, kodumu oturtan laflar buralarda epey mevcut bilirsiniz.:) Ama CAZgırımızın A'sını unutmayalım. Onu da işin içine katarsak İç anadoluda var bir şeyler diyebilirz.:)
Parkın çıkışında necdetin adamları yakaladığını, paraları kurtardığını görmezsem gözüm açık giderim. Necdet yine yetiş yine kurtar bizi.:)
belitim sana katılıyorum
kuru aşk hikayeleri izleyecek olsak o kadar çok varki bunlardan
canseli çok sevmeme oyunculuğuna çok saygı duymama rağmen senaristler tarafından katledilmiş bir aşkı izlemek istemiyorum
malesef bu dizide aşk göremiyorum
defneyle deniz içimi ısıtırdı biraz onlarda ayrı düştüler
bu bölümden sonar kırık kanatlar imza ve avatarlarına döndüm
içimden hs ile alakalı hiçbirşey gelmedi
bugün canselin performansı çok kötüydü laçin ceylanında
ben eğer kk yı izleyip canselin gerçek oyunculuğunu tatmamış olsaydım bugün onun hakkında hiçte iyi şeyler düşünmezdim açıkcası
ve demek istediğim son olarak... bu dizi bazı şeyleri çoktan kaçırdı... bu saatten sonra dönüp düzeltilemez... öyle yapmaya çalıştıkları sahneler dahada battı... o yüzden ÇAPINI bir kez daha hatırlayıp öyle eleştirin demek istediğim aslında buydu... yani dengeli olmuyor bizim eleştirilerimizle onların gerçeklikleri... bunu artık kabul ettim ve belirtmek istedim...
sevgili zeynep insanlar bir yola çıktıklarında elbette birçok şeyi göze alırlar eminim bunlar da almışlardır ama bunu da karşı tarafın çok rahat kullanmaması gerekir beya... "hehe ne yapalım kardeşim girmeseydiniz bu işe"... ı-ı bence bize pek yakışmıyor.
Maalesef öyle ...çok kötüydü başka zaman rol su gibi akardı üzerinden bu bölüm çok yapay duruyordu ilk kez Ahmet değil de bıkkın oyuncu modundaydı ...Diğer oyuncular da isteksizdiler sanki eee ben şu hikayeyi okuyup da oynamak zorunda kalsam ben onlar kadar sabırlı olamazdım heralde yazık :icon_sorr
Cansuçan haklısın kodum mu oturtan bir hava içindeyiz :img-pilot Bizi bu hale getirenler utansın :icon_whis
İzlemeyecek miyiz bundan sonra eminim izleyeceğiz ve katlanacağız zaten en nefret ettiğim filmi bile başladıysam bırakamama huyum var :icon_sorr Çoğumuzda da alışkanlık olmuş o yüzden bize acısın senaristler en azından :icon_sorronlar da biz de büyük ihtimalle haziranın ortasına kadar el mahkum dayanacağız o yüzden birbirimizi yıpratmaya hiç lüzum yok :img-wink:Heyecanı ayakta tutmak için de rating için de sezercik film uyduruk taklitlerini izlememize gerek yok...olan oldu artık önümüzdeki bölümlere dikkat edilsin özen gösterilsin madem ne kadar zor olsa da :img-yes:
İyi geceler bye
Nurdan Abla tabiki pek çok şeyi göze alırız bir şeye başlarken ama eğer ben gidip eski filmlerden esinlenip(!) heyecanı ayakta tutmak zorunda olduğum için bunu yazarsam karşımdaki de bana "beceremiyorsan yazma kardeşim" derse ağlasam da zıplasam da ne yazıkki bir faydası olmaz çünkü bilirim ki bunu yazarken de bütün bu eleştiriyi göze almışımdır hayır yazılan bir şey de yoktu ki en çok kızdığım bu hayır yazsınlar ama kendilerinin yazdığı ya da en azından özgün bir biçimde yeniden yarattığı bir şey olsun ...bak biz bu kadar zamandır destek olduk yaz tatillerinde burada yorum yaptık şöyle olsun böyle olsun şöyle iyi böyle iyi dedik resmen biz de mesai yaptık sevdiğimiz için eee biz bunu mu hakettik böyle toplumsal gerçekçi(!) bir dizide Çakma Sezercik bölümünü koyarsan önüme beni aptal yerine koyarsan ne yazıkki ben de bu diziyi bir buçuk yıldır izleyen değer veren yorum yapan biri olarak en kötü yorumumu yaparım bu böyledir...başka bir seyirci veya bir eleştirmen bizim verdiğimiz desteği bile vermezdi bu kadar süre...rüzgar eken fırtına biceceğini bilir...
Hüseyin Abi ben İstanbul kızları yamandır diye düşünürdüm ama biz ikimiz biraz CAZgırız galiba Ankara'yla alakası yok :img-hyste Seni burada görmek çok güzel iyi bir bölümde karşılaşsaydık keşke :img-pilot Cadolozluğumuzu ön plana çıkartan bir bölüm oldu :icon_whis
Yok zeynepcim öyle düşünme ve sakın benim sizi eleştirdiğim kaygısına da kapılma. Sadece yazımındaki hesap sorman hoşuma gitti. Bizler gerçekten tiyatroda sinemada konserde beğensek de beğenmesek de alkışlarız. Aslında bu biraz ayıp olmasın adamlara biraz da emeğe saygıdan yaptığımız bir alışkanlık. Senin o sözün tam bir hesap sormadır, güzeldir de... Sonuçta senaristler, yönetmen, müzisyen ve diyalog yazarı bir film veya dizi filmin sahipleridir. Yapımcılar değil. Dolayısıyla eleştirin banadır da... Ve türkçeye uygun olmayan dilde ikinci cümleyi de peşinden koyayım, haklıdır da....
Sen bizim baharcana bakma o da benim gibi eski kafadır. Emeğin ve aslında ilk kez yapılan ve çok önemli bir dönemi içeren bir dizinin varlığının bile yokluğundan iyi olduğuna dikkat çekmeye çalışıyor. Üstelik de bu dönemde. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum gazeteler geçerken bir haber beni oturduğum yere kilitledi ve bugünkü duruma gelmemizin özetiydi. "Bu anayasa halkımıza lüks" Bu nasıl bir yönetici, bu adamlar nereden gelmişler bu ülkenin anasını ağlatmış ve bu güne getirmişler. Ve bugün hazırlanan ülkemiz için yeniden tasarlanan, halkımıza lüks olmayan demokratik anayasalara merhaba diyeceğiz. Nasıl demokrasi ama değil mi? Nereden nereye...
İşte Hs nin bugün beğenmediğiniz ki hala tavrınızı doğru buluyorum, bölümünde bu vardı. Rüyaya, yasemine ahmete ve necdete rağmen. tüm kurguların arkasındaki gerçekliğe rağmen, ülkemizde kurgusal kahramanların nihat erim öncesinden bu güne ve bugünden geleceğe sürdüreceği varlığına rağmen, HS nin olmasını olmamasından yeğ tutuyorum. Sizin de dediğiniz gibi tüm saçmalıklarına rağmen.
Ankara kızları ise belki de başkente gönderme, belki de geçmişime göndermeydi zeynepcim. Yoksa olur mu istanbul izmir ankara kızları gibi bir ayırım. Belki de şarkıya takıldım.
Boş yere ağlama
Kalbini bağlama diye başlayan şarkıya.
Zaman nasıl da çabuk geçmiş, ne kadar kısa sürede kara bulutların yeniden yoğunlandığı bir ülke atmosferidir bugünler....
Hepinize iyi geceler....
Yok zeynepcim öyle düşünme ve sakın benim sizi eleştirdiğim kaygısına da kapılma. Sadece yazımındaki hesap sorman hoşuma gitti. Bizler gerçekten tiyatroda sinemada konserde beğensek de beğenmesek de alkışlarız. Aslında bu biraz ayıp olmasın adamlara biraz da emeğe saygıdan yaptığımız bir alışkanlık. Senin o sözün tam bir hesap sormadır, güzeldir de... Sonuçta senaristler, yönetmen, müzisyen ve diyalog yazarı bir film veya dizi filmin sahipleridir. Yapımcılar değil. Dolayısıyla eleştirin banadır da... Ve türkçeye uygun olmayan dilde ikinci cümleyi de peşinden koyayım, haklıdır da....
Sen bizim baharcana bakma o da benim gibi eski kafadır. Emeğin ve aslında ilk kez yapılan ve çok önemli bir dönemi içeren bir dizinin varlığının bile yokluğundan iyi olduğuna dikkat çekmeye çalışıyor. Üstelik de bu dönemde. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum gazeteler geçerken bir haber beni oturduğum yere kilitledi ve bugünkü duruma gelmemizin özetiydi. "Bu anayasa halkımıza lüks" Bu nasıl bir yönetici, bu adamlar nereden gelmişler bu ülkenin anasını ağlatmış ve bu güne getirmişler. Ve bugün hazırlanan ülkemiz için yeniden tasarlanan, halkımıza lüks olmayan demokratik anayasalara merhaba diyeceğiz. Nasıl demokrasi ama değil mi? Nereden nereye...
İşte Hs nin bugün beğenmediğiniz ki hala tavrınızı doğru buluyorum, bölümünde bu vardı. Rüyaya, yasemine ahmete ve necdete rağmen. tüm kurguların arkasındaki gerçekliğe rağmen, ülkemizde kurgusal kahramanların nihat erim öncesinden bu güne ve bugünden geleceğe sürdüreceği varlığına rağmen, HS nin olmasını olmamasından yeğ tutuyorum. Sizin de dediğiniz gibi tüm saçmalıklarına rağmen.
Ankara kızları ise belki de başkente gönderme, belki de geçmişime göndermeydi zeynepcim. Yoksa olur mu istanbul izmir ankara kızları gibi bir ayırım. Belki de şarkıya takıldım.
Boş yere ağlama
Kalbini bağlama diye başlayan şarkıya.
Zaman nasıl da çabuk geçmiş, ne kadar kısa sürede kara bulutların yeniden yoğunlandığı bir ülke atmosferidir bugünler....
Hepinize iyi geceler....
Biliyorum Hüseyin Abi eleştirmediğini:img-yes: (eleştirebilirsin de aynı zamanda )
Hüseyin Abi ben de her şeye rağmen olmasını olmamasına yeğ tutuyorum :img-yes: Ne kadar kızsam da cazgırlık yapsam da biliyorum ki üç gün sonra yine laylaylom moduna gireceğim :img-yes:
Ama istediğimiz çok bir şey değil biraz da olsa isteklerimize kulak verilmesi biraz da olsa ne kadar zor da olsa az özen ...hepsi bu! Biz bazen ne bölümler gördük karakterlerin 360 derece farklılaştığını gördük de yine desteğimizi çekmedik Taylan Özgür'ün ablasının açıklamasından sonra bile burada ki pek çok kişi ekibe destek oldu ve bunun karşılığında bekledikleri tek şey birazcık özen ....
Çünkü bu bölüm siyasi yönden de(Defne'nin konuşması... Mahir Çayan)duygusal yönden de geçen bölümü yazan senaristlere yakışmıyordu...
İyi geceler herkesebye
esmer_-ezel 19-01-08, 08:02 bölüm güzeldi umarım birdahakı bölünde necdet adamları yakalar ve rüya yı kurtarırlar
günaydın çanlarım
şimdi dünün genel reyting sonuçlarına baktım atv 3.sırada görünüyor buda demek oluyorki biz yine düşüşteyiz zaten son bölüm bunun en büyük göstergesiydi:icon_sorr
bu hafta anket hazırlamayı düşünmüyorum zira sorulcak soru bulmakta güçlük çekiyorum nerede eski bölümlerde nerede dünkü bölüm :hıh
inşallah en kısa zamanda bu durum düzelir çünkü reyting kaygısıyla yapıldığı bariz belli olan dün akşamki bölümünde pek etkili olmadığı genel sonuçlardan belli oluyor esas sıralama açıklandığında maalesef bunu çok daha iyi görmüş olacağız :sad53:
bu hafta anket hazırlamayı düşünmüyorum zira sorulcak soru bulmakta güçlük çekiyorum nerede eski bölümlerde nerede dünkü bölüm :hıh
Evet canım boşver sen hiç yazma onu yazacağına seneryo yaz :img-hyste
Dün gece bi arkadaş daha yazmış ikinizde kopardınız beni :img-hyste
Ancak seneryolarla avunuyoru zaten :hıh
Senarist gelip sizinle görüşüp seneryo hakkında fikir alsa dizi daha iyi olurya neyse :P
Offf ne zaman bitecek bu diziii??? :img-bored:img-huh::img-fie:
inanamıyorum ya adamların cambazlığına bak sen hem parayı al hemde rüya yerine başka çocuk getir çok sinirlendim ama o bölümde yasemine geçen hfta çok kızmıştım çocuğu aralarında yatırmadığı için ama akşamki bölümde o kadar çok harap oldu ki bir an acıdım
rüya ya bakan ailenin para isteyeceğini hiç tahmin etmiyordum ama yinede tahmin ettiğim gibi olacak sanırım çocuğu bırakıp kaçan iki adam başkası sanırım
çünkü rüyaya bakan aile onu şefkatle bakıyorlardı yanılıyorda olabilirm tabi yinede öyle umuyorum
birde necdetin süprizi çok güzeldi bir bayanın hayran olabileceği birşeyi yaptı sevgilisine güzide çok şanslı bu durumda
Merhaba çanlarbye
Dün ki bölüm Hatırla Sevgili tarihinde beni en çok sıkan,bunaltan ve sürekli zap yapmama neden olan bölüm olarak hafızama kazındı.Bu kadar kötüsünü beklemiyordum doğrusu hele ki böyle bir ekipten bu kadar kötü bir senaryo üzerinde oynamalarını...offf çok kötüydü çok...
Artık senaryo saçmalamanın tüm evrelerini geçti bence diyecek kelime bulamıyorum.ne gereksiz bir olay oldu bu Rüyanın kaçması...tamam madem kaçtı,bu abartıya ne gerek vardı.İçim bayıldı izlerken.Yani sürekli kanal değiştirmekten bir çok yeri de kaçırdım muhakkak ama izlediğim yerden 15dk.sonra açıyorum eee zaten 15dkda bi şey olmamış,bi şey kaçırmamışım yani.:icon_whis
Şu an bölüm için yorum bile yazamıyorum.:img-pilot
Evet canım boşver sen hiç yazma onu yazacağına seneryo yaz :img-hyste
Dün gece bi arkadaş daha yazmış ikinizde kopardınız beni :img-hyste
Ancak seneryolarla avunuyoru zaten :hıh
Senarist gelip sizinle görüşüp seneryo hakkında fikir alsa dizi daha iyi olurya neyse :P
Offf ne zaman bitecek bu diziii??? :img-bored:img-huh::img-fie:
zaten bende bundan sonra ağırlığı senaryolara vermek istiyorum çanım:img-yes: olurda hs ekibinden birileri benden yada zeynepçanımdan senaryo fikirleri almak isterse kapımız her zaman açıktır yeterki dizimiz eski yerine kavuşsun:)
dizinin bitmesine daha çok var ama bu hızla mahvetmeye devam ederlerse o son planlanandan çok daha öncede yapılabilir:icon_sorr
TaintedWhitexx 19-01-08, 11:06 Bu bölüm yorumum bayağı bir kısa olacak, zira neye yorum yapacağımı bilemiyorum. Aşırı sıkıldığım bir bölümdü. Birkaç sahne hariç, bakmaya tenezzül bile etmedim zaten. Ama anlaşılan sadece benim görüşüm değilmiş bu. Reyting sonuçlarına ve sizin yorumlarınıza bakarak çoğu kişinin benim gibi düşündüğünü görebiliyorum.
İfindim bu bölüm izlemekten keyif aldığım 2 olay var; Mahir Çayan'ın gelişi ve bizim gerillalar.
Son bir haftadır arkadaşlarla Mahir Çayan'ın kulağını fazla çınlatmışız. "Mahir Çayan nerde" deyip durduk, belki de HS senarisleri çağrımızı duymuştur :icon_whis Şüle'yi yeniden gördüğüme de memnun oldum. Neden bilmem... sanırım HS'nin eski güzel günlerini hatırlattı bana. :img-yes:
Bizim Deniz'lere de çok güldüm yaa. "Zırhlıymış bu kartallar" diyolar ya :img-hyste Kurbağa bacağı yemeleri de çok komik. Gerçi bende Fransa'da yemiştim kurbağa bacağı, tadı hiç fena değil. Ama çok iğrenip devamını getiremmemiştim... ne bileyim tuhafıma gitmişti. Alışkanlık meselesi. Ama onlar şapur şupur yediler maşallah :img-pilot
Iyhhh bide aklıma ne geldi. "Necdet Berbere Git" Kampanyası'ndan sonra birde "Haydi Harun Berbere" Kampanyası açmayı düşünüyorum. Ne dersiniz? Sıcak bakıyo musunuz? :img-hyste
***EDIT***
ıslak ıslak senin de alttaki yorumunda dediğin gibi artık gençleri iyice geri plana atmaya başladılar.
Çok canım sıkılıyor bu duruma.
Zaten hep öyleydi ama böylesine önemli bir dönem yaklaşırken bunu yapmaları pek zekice değil.
ıslak ıslak 19-01-08, 11:12 Düşündüm de Rüya'nın kaçırılma saçmalığı ile başlıyan ve daha sonra artarak bilumum devam eden saçmalıklara ayırılan zamanın yarısı kadarını gençlere, devrimcilere ayırsalar dizi bu kadar tıkanmazdı.. Dün akşam dizi bir türlü gitmiyor, yürümüyordu, tıkandı kaldı her sahne.. Koca bir bölümü bu curcunayla heba ettiler ya pes diyorum..
Ayrıca mademki önemi bu kadar çok olan ama senin özensizliğin yüzünden iki dakikalık sahneye sığdırılan Mahir Çayan'ın hikayeye dahil oluşunu, Hüseyin'in yakalanışını bu şekilde yansıtacaksan diziye hiç yansıtmasaydın keşke.. Hatta ve hatta arada gazete küpürleriyle slayt geçişi olarak geçiştirilseydi..:img-pilot:img-pilot
Misal mahir Çayan ve arkadaşları Mete has'ı kaçırdı..
Hüseyin İnan yakalandı diye gösterseydiniz..:img-pilot Çünkü bundan sonra yaşanılacaklara hiç şaşırmıycam kendi adıma..
Korkarım bu gidişle Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının infazını da gazete küpürleriyle öğrenicez..!
sezenbaşer 19-01-08, 11:15 herkese slmm:img-icecr
bu bölüm diğer bölümlerden daha sönüktü :icon_whis
hiç olaylar olmadı herkes rüyanını bulunması için seferber olmuştu:img-yes:
zaten sonunda da gördük orda resmen kalpten gidiyodum rüya diye başka bi kızı getirdiler
aslında bn onun rüya olmadığından geldiğinde şüphelenmiştim çünkü rüya olsa anne anne diye bağırırdı ama o gelen kız öle bi tepki göstermedi:img-polic
yasemin kızın yüzünü açtığında %100 emin oldum:icon_sorr
diğer bölüm de rüyaylageçicek anlaşılan:icon_whis
herkese slmm:img-icecr
bu bölüm diğer bölümlerden daha sönüktü :icon_whis
hiç olaylar olmadı herkes rüyanını bulunması için seferber olmuştu:img-yes:
zaten sonunda da gördük orda resmen kalpten gidiyodum rüya diye başka bi kızı getirdiler
aslında bn onun rüya olmadığından geldiğinde şüphelenmiştim çünkü rüya olsa anne anne diye bağırırdı ama o gelen kız öle bi tepki göstermedi:img-polic
yasemin kızın yüzünü açtığında %100 emin oldum:icon_sorr
diğer bölüm de rüyaylageçicek anlaşılan:icon_whis
evet canım sana katılıyorum sanırım diğer bölümde rüya ile iligili olacak
ben bu bölümlerin sıkıcılığını ahmet ve yaseminin evlenmesine bağlıyorum öçünkü onların aşkını seviyorduk biz
ya izledigim kadarıyla ceren dedigin gbi mahir çayan'ın gelişinden başka olay olmadı..bn de gecen bölümden sora umutlanmştım..
ama ben şu güzideyle yaseminin konuşmasından sonra izleyemedim.anlatabilir misnz??bu harika görevi ceren sen üstlenmelisin bence:icon_whis :img-cool2
çalıkuşu78 19-01-08, 11:37 bir arkadaş k.kanatlardan bahsetmiş ben o diziyi izlememiştim h.s den sonra tavsiye üzerine izledim.. o dizinin başarılı olduğundan bahsedilmiş.. başlarda başarılıymış evet ama sonrası nasıldı.. bir muhtarın elinde herkes oyuncak olmuştu.. adam herkesi uyutuyordu..saçma sapan adi vakalar yaşanıyordu ve zabıta amiri kaymakam çözemiyordu bir türlü..iyice saçmalaşmıştı..kısacası türkiyede ç.g.o dışında başarılı diyebileceğimiz bir dönem dizisi yok.. h.sevgili kötünün iyisi bence..bu dizinin örgüsü necdeti iyi göstermek uğruna berbat edilmiştir bana göre.. insanın hayatından çıkarmak istediği kişiler olmaz mı.. olur tabi.. ahmetin hayatından çıkması gereken necdetin devamlı ahmetin hayatının tam orta yerine sokulması hatta ahmetin necdetsiz hiçbir işi yapamadığı fikrinin bize zorla kabul ettirilmeye çalışılması darmadağın etti inandırıcılığı.. bu aileler köy odası misali hep beraber niye onun bunun evinde toplanıyorlar.. bunun gerçek hayatta karşılığı var mı..hep beraber oturuyorlar hep beraber kalkıyorlar.. komün hayatını çok seviyor bu senarist.. o zaman niye masraf yapıyorlar.. bir yalı veya konak kiralasınlar bütün aileler komün hayatı yaşasınlar..hiç olmazsa senaristin yapmak istediği açıkça belli olur.. biz de rahatlarız..:icon_whis:img-hyste
bir arkadaş k.kanatlardan bahsetmiş ben o diziyi izlememiştim h.s den sonra tavsiye üzerine izledim.. o dizinin başarılı olduğundan bahsedilmiş.. başlarda başarılıymış evet ama sonrası nasıldı.. bir muhtarın elinde herkes oyuncak olmuştu.. adam herkesi uyutuyordu..saçma sapan adi vakalar yaşanıyordu ve zabıta amiri kaymakam çözemiyordu bir türlü..iyice saçmalaşmıştı..kısacası türkiyede ç.g.o dışında başarılı diyebileceğimiz bir dönem dizisi yok.. h.sevgili kötünün iyisi bence..bu dizinin örgüsü necdeti iyi göstermek uğruna berbat edilmiştir bana göre.. insanın hayatından çıkarmak istediği kişiler olmaz mı.. olur tabi.. ahmetin hayatından çıkması gereken necdetin devamlı ahmetin hayatının tam orta yerine sokulması hatta ahmetin necdetsiz hiçbir işi yapamadığı fikrinin bize zorla kabul ettirilmeye çalışılması darmadağın etti inandırıcılığı.. bu aileler köy odası misali hep beraber niye onun bunun evinde toplanıyorlar.. bunun gerçek hayatta karşılığı var mı..hep beraber oturuyorlar hep beraber kalkıyorlar.. komün hayatını çok seviyor bu senarist.. o zaman niye masraf yapıyorlar.. bir yalı veya konak kiralasınlar bütün aileler komün hayatı yaşasınlar..hiç olmazsa senaristin yapmak istediği açıkça belli olur.. biz de rahatlarız..:icon_whis:img-hyste
hehe ben bahsetmiştim kk dan
ama ben sonrasını demedim tabikide
canselin performansı için konuştum sadece
kknın ilk sezon cansel ve özge özberk ayrılmadanki bölümlerinden bahsettim yani
oradaki canselin performansıyla dün izlediğim canselin performansı arasındaki farktı anlatmaya çalıştığım
hs ve kk mukayesesi değildi
çgo benim hayatımda izlediğim en güzel dizidir ondan da bahsetmiştim zaten
neyse diziye gelecek olursak tatsız tutsuz bir bölümdü
insanlar bir acayipti
ondan önceki bölümü o kadar beğenmiştim ki büyük bir hayal kırıkılığı oldu:icon_sorr
ceren harunumun saçlarına laf atmışsın
valla bunlar dağda 5 yıldızlı bir otelde kalmadıkları gibi
dağda berber bulamamaları normal değil mi canım benim
uzuyacak tabi saçları çok yakışmış bence:)
TaintedWhitexx 19-01-08, 12:02 ceren harunumun saçlarına laf atmışsın
valla bunlar dağda 5 yıldızlı bir otelde kalmadıkları gibi
dağda berber bulamamaları normal değil mi canım benim
uzuyacak tabi saçları çok yakışmış bence:)
İnsan sevdiğine "laf atar" bebişim. :img-hyste
Ama demek istediğim o değildi.
Diğer herkesin saçları azıcık uzamış.
Harun'unkiler coşmuş. :D:D
Bu arada ben Ahmet ve Yasemin'in aşkını hiçbir zaman sevmedim.
(Bu yorum başkasınaydı Sünot :D)
kardelencim 19-01-08, 12:05 bu diziyi ilk bölümünden beri hiç kaçırmadan izliorum ama bugüne kadar izlediğim en kötü bölümdü diebilirim. bi an acaba hatırla sevgili değil de başka bir dizi mi izliorum acaba gibi bir hisse kapıldım. ne kadar basit ve özensiz sahnelerle dolu bir bölümdü. rüyanın evden kaçması ve işin fidye olayına kadar gelmesi hadi tamam dicem de evden kaçma nedeni neydi rüyanın? bu kadar basit bir sebep için evden kaçmasını ve bu olayın birkaç bölümü meşgul etmesini hiç anlamıorum.
önce yasemin ve ahmet evlendirilsin sonra siyaseye yönelsinler dioduk ama ahmetle yasemin evlendi artık rahatça siyaset göstericeklerine böylesi lüzumsuz bir konuyu uzattıkça uzatıp sadece 10-15 dakikalık bir bölümü siyasete ayırmışlar. mahir çayan kimdir, amacı nedir, meteyi neden kaçırdılar? hüseyini dayısı ihbar etmiş, yakalanmış bi baktık ki denizin yanında hapiste. keşke yakalanma anları da gösterilseydi, madem ki tarihimizi anlatan dizi bunlara daha geniş yer ayırıp anlatsalardı herkes daha ii bir şekilde öğrenirdi. defne şuleye denizler mahirlerin grubunda olduğunu bilseler çok kızarlardı dedi bu kadar. allahtan hüseyin nasıl yakalandığını kendisi anlattı yoksa onu da öğrenemicektik.
bence yaşar ve ışık ayrılacaklar sizce necdet güzideyi gerçekten seviyor mu?akşam hatırla sevgilinden necdet ve güzideyle söyleşi yapmışlardı atv haber verdi
İnsan sevdiğine "laf atar" bebişim. :img-hyste
Ama demek istediğim o değildi.
Diğer herkesin saçları azıcık uzamış.
Harun'unkiler coşmuş. :D:D
Bu arada ben Ahmet ve Yasemin'in aşkını hiçbir zaman sevmedim.
(Bu yorum başkasınaydı Sünot :D)
ceren noliy konuşmuyon mu kız benümle:icon_whis
kimse de anlatmadı ztn,merak içerisinde kaldım bari önemli bişe oldu mu onu söleseydin??
İnsan sevdiğine "laf atar" bebişim. :img-hyste
Ama demek istediğim o değildi.
Diğer herkesin saçları azıcık uzamış.
Harun'unkiler coşmuş. :D:D
Bu arada ben Ahmet ve Yasemin'in aşkını hiçbir zaman sevmedim.
(Bu yorum başkasınaydı Sünot :D)
bana böyle bir yorum yapamazsın zaten:icon_whis
alakasız olur ben o sözde aşkın yakasını salalı çok oldu:)
bak ama harunun saçı hepsinden uzundu zaten ondandır
anam haruna laf ettirmeyeceğim diye ölüp bittim resmen:):):)
ıslak ıslak 19-01-08, 12:19 çalıkuşu78 sana şu konuda katılıyorum ki gerçekten Türkiye'de dönem dizisi açısından en iyisi Çemberimde Gül Oya oldu.. Hatırla Sevgili de ne yalan söyliyim ilk başta bana çok umut verdi, ama devamını getiremedi bir türlü.. Ç.G.O'da olaylar arası bağlantılar, kurgular çok iyi ayarlanmıştı, hiç sırıtmıyordu açıkçası ama burda hep bir kopukluk, özensizlik had safhada.. Ne oldu nasıl birden bu duruma gelindi açıkçası çözemedim ama gerçekten bambaşka umutlarla izlemeye başladığım dizinin gitgide bocalayan bu halini görmek çok can sıkıcı..:img-pilot
Ayrıca Defne'nin arkadaşına söylediği ''Denizler senin Mahir'lerin grubunda olduğunu bilseler çok kızarlar'' sözü çok havada bırakılmıştı, madem böyle birşey atıyorsun ortaya devamını getir, neden kızarlar ne olmuştu da bu iki grup ayrı düşmüştü ama yok off ki ne off..:img-pilot
Bir diğer konu da Işık'ın görüşmeye gittiği sırada, görüpte sezdiği şey neydi, açıkçası hiç birşeycik anlamadım..:img-pilot
Dün akşam denk geldiğim sahnelerden birinde iyice koptum artık kalan kısmı kahkahalarla izledim zaten.:img-hysteGüzide ve Yaseminin Rüyanın odasında el ele dayanışma halleri,aileye yeni katılacak junior Necdeti kutlamaları bana böhhhh getirdi resmen.Bu nasıl bir genişlik örneğidir yahu...Hele salonda Necdet ve Yaseminin herkersin özellikle de Ahmetin yanında eski günleri özlemle yad etmeleri,olacak iş değil:img-help:
evt ahmer ordayken necdetin yasemine rüya çocuk felcini bile yendi demesi benimde garibe gitti
çalıkuşu78 19-01-08, 12:23 mahir çayanı diziye sokuş biçimleri çok antipatikti.. ben bu diziyi yapanların bu konuda taraflı olduklarını düşünüyorum.. deniz, mahir kıyaslamasına girmişler ve denizden yana tavır almışlar bu çok açık bir şekilde ortaya çıktı bu bölüm.. mahir bir mahalle kabadayısı kıvamında diziye eklenmiş gibi bir his doğurdu bende..yaşarı bile diziye sokarken daha bir özenli idiler.. M.ÇAYAN genç yaşına rağmen 7-8 kitap yazmış teorik olarak inanılmaz donanımlı biriydi..yazdığı kitaplar 78 lilerin elinde temel kitaplar olarak elden ele dolaşmış türk devrim tarihine bilgisiyle teorisiyle büyük bir iz bırakmış birisidir mahir.. mahiri bu kadar hafif bir sahneyle diziye monte etmeleri beni isyan ettirdi..yakışıklılık konusunda mahire benzetmeye çalışırken gösterdikleri özeni ses tonu ayarlaması ve replikle de göstermeliydiler..bugün bile boğaziçi gibi bir üniversitede fikirleri ,yazıları ,kitapları üzerine araştırmalar yapılan kitaplar çıkarılan birinin diziye girişi çok daha vurucu ve inandırıcı olmalıydı.. bundan sonraki bölümlerde bunu düzeltmelerini umuyorum..mahir sadece silahlı eylem yapmış bir devrimci değildir.. mahir bu işe teorisiyle kitaplarıyla bilimsel katkıda bulunmuş bir kişidir..bunun dizide bir şekilde yansıtılması gerekir.. son sözüm budur bu konuda..
mahir çayanı diziye sokuş biçimleri çok antipatikti.. ben bu diziyi yapanların bu konuda taraflı olduklarını düşünüyorum.. deniz, mahir kıyaslamasına girmişler ve denizden yana tavır almışlar bu çok açık bir şekilde ortaya çıktı bu bölüm.. mahir bir mahalle kabadayısı kıvamında diziye eklenmiş gibi bir his doğurdu bende..yaşarı bile diziye sokarken daha bir özenli idiler.. M.ÇAYAN genç yaşına rağmen 7-8 kitap yazmış teorik olarak inanılmaz donanımlı biriydi..yazdığı kitaplar 78 lilerin elinde temel kitaplar olarak elden ele dolaşmış türk devrim tarihine bilgisiyle teorisiyle büyük bir iz bırakmış birisidir mahir.. mahiri bu kadar hafif bir sahneyle diziye monte etmeleri beni isyan ettirdi..yakışıklılık konusunda mahire benzetmeye çalışırken gösterdikleri özeni ses tonu ayarlaması ve replikle de göstermeliydiler..bugün bile boğaziçi gibi bir üniversitede fikirleri ,yazıları ,kitapları üzerine araştırmalar yapılan kitaplar çıkarılan birinin diziye girişi çok daha vurucu ve inandırıcı olmalıydı.. bundan sonraki bölümlerde bunu düzeltmelerini umuyorum..mahir sadece silahlı eylem yapmış bir devrimci değildir.. mahir bu işe teorisiyle kitaplarıyla bilimsel katkıda bulunmuş bir kişidir..bunun dizide bir şekilde yansıtılması gerekir.. son sözüm budur bu konuda..
bu konuda sana var gücümle katılıyorum
mahiri anlatmak zor iş aslında
onun hakkında sol görüşlü insanların bile fikir uyuşmazlıkları var
duygu sanada canı yürekten katılıyorum çgo hakkında
ve evet ışıkın ne gördüğü konusunu bende tam anlayabilmiş değilim açıkcası
çalıkuşu78 19-01-08, 13:06 Mahir Çayan (1945-1972)
Türkiye Halk Kurtulus Partisi ve Cephesi (THKP-C)'nin kurucularindan.
Mahir Çayan, 14 Agustos 1945'de Samsun'da dogdu. Babasi devlet memuruydu. Ilkögretimine Üsküdar'da Halil Güçlü Ilkokulu'nda basladi ve Pasakapisi Ilkokulu'nda tamamladi. Ortaokul ve liseyi Haydarpasa Lisesi'nde tamamlayan Mahir Çayan, 1963'te Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Ancak burada bir yil ögrenim gördükten sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydoldu.
Bu arada Türkiye Isçi Partisi (TIP)'ne ve Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF)'na bagli SBF Fikir Kulübü'ne de giren Çayan, 1965'de bu örgütün baskanligini yapti. 1967'de kisa bir süre için Fransa'ya gitti. 1968'de Izmir'de 6.Filo'yu protesto gösterilerinde gözaltina alindi, sonra serbest birakildi. Bu yillarda TIP ve FKF içinde baslayan tartismalarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüsünü benimsedi. SBF içindeki etkinliginde bu görüs dogrultusunda davrandi. Yusuf Küpeli'nin FKF genel baskani oldugu bu dönemde, gerek SBF'de gerekse Ankara'daki devrimci mücadele içinde aktif olan Çayan, TIP adina Zonguldak'da ve Karadeniz Ereglisi'nde çalismalarda bulundu. Bu gezide Sadun Aren ile TIP Senatörü Fatma Ismen'in tutumunu elestirdi. Bu konudaki görüslerini "Aren Oportunizminin Niteligi" adi altinda Türk Solu adli dergide yayinladi. Bu arada Milli Demokratik Devrim dogrultusunda ideolojik çalismalarini yogunlastiran Mahir Çayan, Emek dergisinde Kenan Somer'in "Devlet Devrim ve Lenin" ve "Devrim Nasil Tanimlanmali" baslikli yazilarina Türk Solu'nda "Revizyonizmin Keskin Kokusu" adli iki yaziyla cevap verdi.
9-10 Ekim 1969'da Ankara'da yapilan ve Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu (Dev-Genç) adini alan FKF kurultayinda yapmis oldugu uzun konusmayla dikkati çekti. Bu dönemde Yusuf Küpeli ve Münir Aktolga ile davranan Mahir Çayan, 1970'de Gülten Savasçi ile evlendi. 17-18 Ekim 1970'te divan baskanligini Yusuf Küpeli'nin yaptigi son Dev-Genç genel kurulunda da önemli bir konusma yapti. Bu konusmada Mihri Belli ile olan ayriliklarin üstüne giden Çayan, MDD stratejisinin bir savas stratejisi oldugunu ve bunun bir savas örgütü yani bir parti ile gerçeklesebilecegini savundu.
Bundan sonra 29-30 Ekim 1971'de Ankara'da TIP Genel Kurulu toplandigi sirada, bu kongreye katilmamis MDD görüsünü benimseyen delegelerle ve delege olmayan isçi ve ögrencilerle birlikte düzenlenen "Proleter Devrimcilerin Sohbet Toplantisi"ndan sonra Mihri Belli ve grubu ile olan anlasmazlik kopma noktasina geldi. Mahir Çayan, Yusuf Küpeli, Ertugrul Kürkçü ve Münir Ramazan Aktolga imzasiyla yayinlanan 'Aydinlik Sosyalist Dergi'ye Açik Mektup" ise bu süreci noktaladi. Bu sirada birlikte hareket ettigi arkadaslariyla birlikte Türkiye Halk Kurtulus Partisi (THKP)'nin kurulus çalismalarini da yürüten Mahir Çayan, örgütün genel komitesi tarafindan Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga ile birlikte Merkez Komitesi'ne getirildi. Komite içinde yapilan görev bölüsümü sonucunda, THKP'nin siyasal ve ideolojik görüslerinin biçimlenmesinden sorumlu oldu.
Bu konuda Kurtulus dergisinde yazilar yazdi. "Yayin Politikamiz" ve "Devrimde Siniflarin Mevzilenmesi" baslikli yazilarda partinin devrim anlayisini formüle etti. Daha sonra bu görüslerini "Kesintisiz Devrim I-II-III" adli brosürde daha açiklayici biçime sokarak, kesinlestirdi. Bu arada THKP'nin sehir gerillasi eylemlerini de planlayan Çayan, 12 Subat 1971'de Ankara'da Ziraat Bankasi Küçükesat Subesi soygununa katildi. Subat 1971'de Hüseyin Cevahir, Ulas Bardakçi, Ziya Yilmaz, Kamil Dede, ve Oktay Etiman'la birlikte Istanbul'a geldi ve örgütün eylemlerine burada devam edilmesi için hazirliklarda bulundu. 15 Mart 1971'de Türk Ticaret Bankasi Erenköy Subesi soygununa katildi. Bunun ardindan 4 Nisan 1971'de isadamlari Mete Has ve Talip Aksoy'un kaçirilip 400 bin liralik fidye alinmasi eylemini arkadaslariyla birlikte gerçeklestirdi. Bu arada Türkiye Halk Kurtulus Partisi'nin tüzügünü Münir Ramazan Aktolga'yla birlikte hazirladi. Ayni günlerde "Ihtilalin Yolu" adli parti bildirisini de kaleme alan Mahir Çayan, 17 Mayis 1971 günü Israil'in Istanbul Baskonsolosu Ephrahim Elrom'un kaçirilmasi eylemini Ulas Bardakçi ve Hüseyin Cevahir'le birlikte gerçeklestirdi. 29 Mayis 1971'de Hüseyin Cevahir'le birlikte kaldiklari evden kaçip, sigindiklari bir baska evde Sibel Erkan'i alikoydular. Burada güvenlik kuvvetleri tarafindan kusatildilar.
1 Haziran 1971'de polisin açtigi ates sonunda Hüseyin Cevahir öldü. Intihara tesebbüs eden Mahir Çayan yarali olarak ele geçti. Bir süre hastanede yatan Çayan, daha sonra tutuklanarak hakkinda TCK'nin 146. maddesini ihlal etmekten dolayi dava açildi. Mahir Çayan durusmasinin savunma asamasinda 29 Kasim 1971 günü Ziya Yilmaz, Cihan Alptekin, Ulas Bardakçi ve Ömer Ayna'yla birlikte Kartal-Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçti. Bir süre Istanbul'da kalan Çayan, bu süre zarfinda örgüt içinde basgösteren anlasmazligi tartismak üzere 12 Aralik 1971'de Yusuf Küpeli ve Münir Aktolga ile görüstü. Ancak bu görüsmede bir sonuç saglanamadi ve Çayan içerde olduklari süre içinde partinin çizilmis olan stratejisini terkettikleri gerekçesiyle Merkez Komitesi'ndeki bu iki arkadasini suçladi. Daha sonra Genel Komite'deki diger üyelerin de onayini ile Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga'nin THKP'den ihraç edilmelerini sagladi.
Ocak 1972'de Istanbul'dan Ankara'ya gelen Çayan, burada Türkiye Halk Kurtulus Ordusu (THKO)'yla birlikte bir eylem yapilmasi konusunda Ertugrul Kürkçü, Cihan Alptekin ve Ömer Ayna'yla görüs birligine vardi. Mart 1972'de Fatsa'ya gelen Mahir Çayan ve arkadaslari 26 Mart 1972'de Ünye'deki Radar Üssü'nde çalisan üç Ingiliz teknisyeni kaçirdilar. Bundan sonra Ingilizlerle birlikte Niksar'in Kizildere köyüne gelen Mahir Çayan ve arkadaslari, gizlendikleri evi kusatan Askerlerle girdikleri catisma sonunda turkiye devrim tarihine direnme ve teslim olmama gelenegini kazandirarak silah arkadaslari ve yoldaslariyla birlikte 30 mart 1972'de sehit dustu.
İyi Cumartesiler diliyorum tüm arkadaşlara.
Hafta içinde bakamadığım yorumları okuyorum neredeyse bir saattir; inanın kahkaha atmaktan yoruldum iki büklümüm gülmekten ekran karşısında.Allah iyiliğinizi versin hepinizin ya çok şekersiniz.Son 20 sayfayı okuyamadım;çünkü pek yorumlayasım var fevkaladenin fevkindeki(!)bölümü.
Bu sezon başarılı 3 bölümü var diyordum ilk bir saatini izledikten sonra,ikinci bir saat bana peşin hüküm vermenin ne kadar yanıltıcı olduğunu gösterdi,beğeni ve merakla izlemeye başladığım diziyi 'üf bi bitsin artık bak Şener Şen üstad var diğer kanalda hadi...'şeklinde tamamladım.
1.Yaso-Necdet'in tutuklandığı bölüm -yanılmıyorsam 40.olmalı
2.Geçen bölüm ki her türlü kopukluğuna ve zorlamasına karşın kanlı pazardan sonra siyasi olayların en iyi işlendiği bölüm olmuştur.Beni o dönem gençlerinin denize adam atıp,'tam bağımsız Türkiye' 'kahrolsun amerikan emperyalizmi' diye iki bağırıp aksiyon olsun diye toplanıp meydanlara yürümekten öteye geçtiklerine ikna etmiştir.
Hayır böyle olmadığını bilecek kadar okuduk,karıştırdık birşeyler çok şükür ama 30 bölümdür 2 slogan varmış gibi lanse edilip gençler bu noktaya nasıl gelmiştir,nereden kaynaklanmıştır bu Amerika antipatisi,halk nasıl karşılar ne yapar gibi ÖZ atlanınca ben ne okudum ne izliyorum çelişkisi biraz kaçınılmaz oluyor!Geçen bölüm yaptıklarının ne zor olduğunu,yaralı arkadaşını bırakıp gitmenin kahrını,çabucak galeyana gelen halkı,taşla sopyla gebertin diyip evine gelip rahatca köşesine kurulan düzen adamını gördük ya...Mersi.
3.Bu bölüm fidye kısmına gelene kadar çok ama çok güzeldi ve tabi herkes Rüya için endişelenirken Necdet-Hasan Bey kavgasını yok kabul etmiş bulunuyorum.Ben bu kadar şahsi ve nazik bir konunun o ortamda,ne kadar samimi olunursa olunsun başka insanlar arasında ve elbette RÜYA ORTADA YOKKEN konuşulmayacağını düşünebiliyorum,iki koca adam düşünemiyor.Bravo,takdire şayan...
Tabi bizim alık aşıklar nedense çocuğun Rüya olduğuna emin olduktan sonra parayı vermeyi de akıl edemezler.Allahtan ŞARK KURNAZI NECDETİN ESKİ EŞİ OLAN ADA KURNAZI YASEMİNin aklına bir ara geldi çocuğun yüzünü açıp bakmak.Ahmet de boy pos yerinde Maşallah ama akıldan hepten yoksun çıktı.Yasemin 6-7 yıl Neco ile aynı havayı teneffüs etti ya;ne cevherler vardır onda göreceğiz ileriki bölümlerde!
|