Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-24
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
8
[
9]
10
Herkeze slm:img-wink:
bölüm gitgide sıkmaya başladı ama niye hala izliyorum bu diziyi alışkanlık herhalde:icon_whis
defnenin hamile olduğunu tahmin etmiştikde ben acaba bir ümit senaristler bir değişiklik yapıp defnenin bir hastalığı olabilirmi diye bekledim ama maalesef evlilik dışı 3 bir hamileliklik çıktı karşımıza ne yazıkki,ve durum daha vahim,kaçak bir baba.
şu rüyanın yaptığına ne demeli,yada ona yüz verenler?maşallah güzide odasını bile hazırlıyor,çocuk nasıl gitsin oradan?tamam 1 gün kaldın ama 2 gün yeter ama!koyarsın otoriteni bak nasıl geliyor tıpış tıpış,bir çocuğa bu kadar yüz verilmezki,başlarım onun psikolojisine:img-polic
ahmetde ankaraya gidiyor,artık rüyayla hepten ilişkileri kopar:icon_sorr
Gülrucum Allah iyiliğini versin yazdıklarını okudum:img-hyste Necdet'in bir sürü lakabı vardı zaten "En Kahraman Rıdvan" süper olmuş :good::img-pilot
Defne&Deniz'in evlilik dışı çocukları olmasına sinirimden bir kaç şey yazmışımdır ...ama bu dizi gerçekleri anlatan bir dizi olduğu gibi anlatmalı bence eğitici bir misyon üstlenmesi gerekmiyor bu konuda
Snemmm bunu biliyor olsaydık emin ol şu anda hanfendinin(!) mesaj kutusu dolmuştu.:) Keşke bilsek...(anladın sen onu kanımca)
Bu bölümde necdet rüyayla konuşup da her şey hallolmadığı için çok sevinçliyim. Necdet "Bak rüyacım anneler babalar birlikte uyur. Onlar seni çok seviyor." gibi sözlerle rüyanın aklını başına getirseydi çok sinir olurdum. Böyle bir konuşmayı ahmet yapmalı. Ahmetle yasemin tabi ki tutup kolundan rüyayı getirmemeli ama tam da korktuğum gibi "Bu kız bir kere evden kaçtı aman çok üstüne gitmeyelim de bir daha aynı şeyi yapmasın. Her dediğini kabul edelim." modundaydılar ve bu benim hiç hoşuma gitmedi. Onun yerine rüyaya sık sık "Onu ne kadar çok sevdiklerini" filan anlatmalıydılar. Ama iş bir kıytırık resme kalıyor orası çok açık. Kimse doğru dürüst konuşmaz ama günlüklerle resimlerle filan işler hallolur. Allahtan yaseminin yazmaya ve resme yeteneği varmış. Yoksa ömür billah bunların sorunları çözülmezdi.
Selam Canlarbye
Rüya zaten Olaylı bir Vakka Çok sinir olmuştum ama biraz düşününce aslında yani yeni hayatına alışma mücadelesi veriyo Anne ve babasının yakınlığı ve aralarında olan çok büyük bir sevgi'ye şahit oldu daha önce hiç Necdet ve Yasemin Arasında görmediği bir sevgi ve yakınlık kıskanması normal affalması normal çünkü kız Gerçek Aile Nedir? gerçek Anne ve Baba ilişkisi Nasıldır? bunla ilgli hiç bir şey bilmiyor Annesi ve Necdeti bugune kadar Hep Bir Arkdaş olarak gördüğü için bütün ilgi hep onun üzerindeydi şimdi farklı olunca Affaladı onu sevmediklerin düşündü ama Necdet'te kalması yanlış orası abartı hemde çok saçam iki Ay hemde Şu da var Rüya tavır yapıyo ama yaptığı için üzügün öyle gözlemledim Annesi ve Babasını cezalandırıyo da Ama bir Yandan üzgün onların yanında olmadığı için Rüya çok Akıllı bir kız bu uğurda güzide ve Necdeti kullanıyor ne cin göz o Rüya varya:) Ali ''Anne ve baban da çok korktular dedi''.. ]Rüya ''öyle mi demek çok korktular'' yani orda ki yüz ifadesi memnun olmuş nasıl mutlu olmuş böyle yaparak bütün ilgini ona yönelmesin istiyor Aslında ilgi çekmek istiyor onula ilglenmelerin bekliyo çoçuk işte:) bu uğurda da Necdet ve Güzideyi kullanıyor bence:)
Yasemin ve Ahmetin otorite kurmamasında bahsedilmiş engel olmalıydı Necdet'ler de kalmasına bir kere onlar kötü günler gecirdiler bir daha böyle bir şeyin olmasından korktukları için Rüya'nın üstüne gitmediler ki ben normal buluyorum o Anların tekrar yaşanacak olmalarından korktular kim olsa da korkar yani :) ben bir sorun göremiyorum :)
Defneye geleyim bir dizide bu kadar evlilik dışı çoçuk sacma senaristler Bir dizide kac tane evlilik dışı çoçuk olur denmesi mi yapıyolar? rekora dogru gidiyolar öyleyse:) günümüzde bile normal karşılanmayan yadırganan bir durum o yıllarda çokmuş demek normalmiş mesal Necdet güzide ile evlenmesi için illa ki evlilik dışı bir çoçuk mu yapmaları lazımdı? bebek oldu evlendiler yani durum bu vaziyette olmadan evlendiremiyolar mı karkterleri ?
Onun dışında aklıma gelmişken, ben Necdetin özür dilemesi gerektiğini düşünmüyorum Ahmetten, herkes kendi hayatının iplerini elinde tutmalı bence..Herkes kendisi için en iyi olan, iztediği nasılsa öyle yaşamalı..Hayatını sürekli bi başkalırının çıkardığı engeller, yanlış anlamalr vs. yoluyla erteleyen dizi karakterleri ve onların yaşadığı acılar bana çok da acı gelmiyor :)
O kadarr kötülükler, saçmalıklar sırff Necdet yüzündense bu dizide, diğer tüm karakterlerde bi bozukluk bi eksiklik var demektir bence..Ben bu özür borcu olayına kesinlikle katılmıyorum yani..
Herkes acısını çekti, türlü türlü bedeller ödedi.Zaman geçti ve geçmeye de devam ediyor..Kimse kimseye borçlu değil bence.Ve dizideki tüm kötülüklerin anası daha doğrusu babası Necdet Baba değildir, bu benim düşüncem tabi ki.
Çok doğru :good: herkes kendi hayatının iplerini elinde tutmalı.Başına gelen kötü şeyleri düzeltmeye uğraşmak yerine başkalarını suçlamak en kolayı.Zaten Ahmet'de bunu yapmadı.Kendisi de dahil herkesin hataları olduğunun farkında olduğu için geçmişe sünger çekti ve Necdet'le gayet güzel bir ilişki kurmayı başardı(lar).Necdet ve Ahmet arasında hiç bir sorun yok artık, birde bizler bunu algılayabilsek ve forumlarda kin dolu yazılar yazmasak :icon_whis şahane olacak :img-yes:
Benim favori "Aşık" çiftim zaten bi başka diziden Alex ve Zarife :)
Aynen benim de öyle :img-in_lo bu diziye artık dönem olayları için bakıyorum.
Sevgili dark-sign,
Necdet'in özür dileyip dilememesinden çok, bu karakteri bu garip çelişkiden kurtarmaları gerekiyor... 'özür dilesin' vs. bunlar biz ahmet sevenlerin talebi... ama ortada çok önemli bir ana karakter kişiliği çelişkisi var... bunun düzeltilmesi şart... ben bu kısmı objektif yönümle yazıyorum... yani bir Ahmetçi olarak değil...
Eğer Necdet gösterilmeye çalışıldığı gibi bir karakterse bu hesaplaşmayı yapmamasına imkan yok... ortada çok net bir durum var...
ya gerçektende yaratılmak istenen Necdet'le oluşan Necdet senaryo çelişkisi... biliyorsun biz Ahmetçiler bu şeklini kabul ederek eleştirilerimizi, kızgınlıklarımızı, kinci tavırlarıımızı (kişiden kişiye değişen tavırlar) gösterdik... gösteriliyor da..
ya da gerçekten ta baştan bu iç hesaplaşma düşünülerek böyle bir Necdet tipi yaratıldı...
ama şu çok açıkki Necdet çelişkili bir durumda ve bu durumu özellikle çocuğu olduktan sonra görmemesi imkansız...:img-yes:
ben çocuğu doğduktan kısa bir süre sonra böyle bir iç hesaplaşmadan sonra Necdet'in kesinlikle Ahmet'le konuşacağını düşünüyorum...
Bir de Ahmet olayı kapattı ama inanarak kapatmadı... Yasemin'in ricası üzerine kapattı... ama ikna olmadı... Necdet'e "sen de çok acı çektin" demesi yanıltmasın... o Ahmet'in empatik yönüydü... Necdet'ten de asla böyle bir şey istemez... yani benden özür dile falan diye çünkü kompleksli biri değil zaten... kendine güvenen biri.. ve O bilirki özürdileyip-dilememek dileyecek kişinin sorunudur... O kişinin kavrayarak yapması gereken içten yapılmış bir eylemdir... öyle olmalıdır...
Eğer Ahmet ikna olup bu meseleyi kapatmış olsaydı eminim O'na kuru bir el sıkışmayla yapmazdı... O'na içten sarılarak yapardı... sen Ahmet'te böyle bir tavır görmediğin sürece bence kapatılmış sayma...:img-grin2
Günaydın Herkesebye
Dizinin gidişatı için,tüm dizi ekibinin emeklerinin boşa gitmemesi için, cuma akşamlarımın iyi geçmesi için çok istediğim bir şey var benim.11. bölümden itibaren yavaş yavaş şurunu kaybetmeye başlayan ve 20. bölümle birlikte saçmalıkları doruk noktasına ulaşan Yasemin karakterinin düzelmesini istiyorum.Tamam eskiye göre ilerleme var ama yeterli değil.Nasıl yıllardır sakladığı sırların ağırlığı onu olumsuz yönde değiştirdiyse şimde de Ahmete kavuşmuş olmanın verdiği mutluluk onu değiştirsin.Biraz yüzü gülsün artık.Hayatta acılar yaşan birtek o değil.Yıllarca hapis yatan Rızanın bile yüzü gülüyor.
Üstelik hayatı hiçbirzaman şunadaki kadar iyi olmamıştı.Lütfen artık bunun yansımalarını onda da görmeye başlayalım.Resim yapmaya başlaması iyi bir gelişme.Senarit ablalar artık ona da gülen sahneler yazassınlar oda şakalar, süprizler yapsın kızına, kocasına.Kendi yüzü de gülsün Ahmet'in yüzünü de güldürsün artık.Önünde değerlendireceği bir sürü fırsat var lütfen harcamasın.Daha sevilesi biri olsun kısaca.Ahmete layık olsun:img-yes:
günaydınlar hayırlı haftalar kader arkadaşlarımbye
yeni bir hafta ve yeni bir bölüm telaşı ile daha birlikteyiz bakalım chuck rüya bakalım bu hafta anne-babasına ve ekran karşısındaki bizlere ne tür işkenceler yapacak,defne deniz junıor konusunda nasıl bir karar verecek,selma ve ahmetin tabiiki mehmetinde tepkileri ne olacak tabi birde gençlerin durumu var bu bölümdede çeşitli aksiyonlar olur yani anlayacağınız yine ortalık toz duman tabi birde gestapo father hasan amcamızda bakalım teo-lale aşkına engel olmak için nasıl bir entrika yolu çizecek kendine ohooo bu hafta yok yok maşallah:)
arkadaşlar rüya konusunda benim anlamadığım nokta şu
yasemin anne olduğundan bu yana bilinçli bir anne portresi çiziyor ama 2 ev arasındaki yatak odasında farklılığını neden rüyaya anlatma yoluna gitmedi rüya küçük bir çocuk bu konuda kafasının karışacağı çok belli :icon_conf....
Yasemin, görünüşte anne..
Bir anne ve bir baba çocuğuna yol gösterendir, hayatı ona sunandır...Çocuğunuz olduğunda, farkına varmadan yaşadığınız hayatı, çocuğunuzla beraber tekrardan öğrenirsiniz. Hayata dair şeyleri, zamanı geldikçe, onun farkındalıkları arttıkça, sizin yaşadıklarınızı derleyerek, irdeleyerek onun algılayabileceği ölçüde anlatırsınız....ondan bazı önemli olayları!..daha doğrusu ileride onun nasıl bir insan şekline dönüşeceği konusunda altyapı oluşturursunuz..:img-yes:
Yasemin, Rüya o soruyu sorduğunda ilk ne cevap verebilirdi?...Aslında bulundukları şartlara göre-özellikle Yaseminin üzerine çoğu kalan sorumluluklara ve pek tabii muhteşem kriz yönetimi kapasitesine göre, ve Rüyanın ileri etapta sorabileceği soruları düşünürsek...Yaseminin bu soruya cevap verebilmesi çok zordu...Neden? derseniz, bu soruya gerçek anlamlı bir cevap verebilseydi..hem Necdeti hem de kendi yakardı......çünkü her ikisi de, oyuncak bir evlilik ile hem Ahmeti hem de Rüyayı yaktılar..bknz:Neden Ahmete ve Rüyaya bunca zaman gerçeği söylemediler?
Ne Yasemin ne de Necdet bu yaşananların gerçek anlamda farkındalar...
Ben, daha çok Ahmetten özür dilemelerinden çok bu muhteşem al birini vur diğerine ekibinin kendi aralarında bu konuyu konuşmalarını, hesaplaşmalarını istiyorum..bknz:biz hata ettik?!
********
Diğer yorumlara cevaben, Necdetin özür dileme meselesine gelince-araya Necdetin kötü olabilecek herşeyden kendi sıyırma kibrini de katarsak bknz.Necdet masum da değil...suçsuz da değil...neresinden tutacağımı şaşırıyorum..,Ahmetten bu saatten sonra özür dilemesi boş...bknz:damage is done...O kadar haltı et, ondan sonra kuru bir özür onca yılı ve yapılmışlıkları geri getiremez...(Benim Yasemin ile Necdete kızdığım olay buydu, kendi zaaflarıyla hayatları yalan etme)
Son bölümü netten ancak izledim..ve gördüğüm kadarıyla ultra post-modernlik tam gaz...onca koca koca insanlar, küçücük çocuğun asıl sorunlarına eğilmeden, onun çocukça isteklerine sorgulamadan biat ediyor... bknz:saçma!
Ahmet ile Yasemin, çocuklarının gidip başkalarının evinde kalmasına izin veriyor ve diğerleri de durum sanki çiçek böcekmiş gibi- aaa! ne dimek! tabii kalabilir hem de istediği kadar...ama bu konuya ilşikin bir konuşmayı yapmayı es geçiyorlar...
Bu çocuk, 9 yaşında ve bazı şeyleri anlayabilecek durumda...ama ne Yasemin ne de Necdet bu taşın altına elini sokmak istemiyor...çünkü o hataları anmak bile istemiyorlarve ne yazık kendilerini sevenleri -Ahmet ve Güzideyi kullanıyorlar...onlar da seslerini, sus pus olmuşçasına, çıkartmıyorlar...Bu post-modernlik değil..bu post-absürdlük!...Firar etme olayını bile Rüyayla oturup tam irdelemediler...Rüya, ne isterse onu yapıyorlar...kafadan kozu eline tutuşturdular Rüyanın...bknz:hehe!canımı sıkarlarsa yine kaçarım!
benzer bir durumu ben de yaşadım..Yani ailesiyle takışanı ben de evimde barındırdım..yani Rüya sendromunun bir benzerini ben de yaşadım..ancak olayı ben örtbas etmedim..ya da Güzide gibi köle modunda herşeyi kabullenmedim..sakince olayları konuştum, olayların irdelenmesini sağladım bknz:en az bu olay kadar karmaşık bir durumdu hatta daha yaralayıcısıydı...Anne ve çocuk arasında atılan tüm köprüleri yeniden onardırtmayı başardım... :img-icecr
Bazen çocuklara de facto olaylar değil de gerçek anlamıyla şartları sunmak gerekiyor...bknz.bu kapı yoksa öbür kapı var..olayını kesmeniz gerekiyor...Sadece bir kapı var!..Bu, özellilkle ayrılmış ailelerde ortaya çıkan bir durum...Bu aile istediğimi yapmazsa..öbürü yapar durumu...:icon_whis
Rüyada gerçekleşen olay bu...Bu tavrı bir çocuk sergileyebilir çünkü çocuktur ama bu tavrın sürdürülmesine büyükler alet olamaz..Ona tutup bu senin ailen, bunlar da senin ailen lafları gereksiz gıygıy idi...Bir çocuğa bu kadar kafasını karıştıracak kavramları empoze edemezsiniz...bknz:Sadece bir kapı var!
Bir seferinde de Zeynopum :img-in_lo yazmış idi..Ali bile daha fazla kıymet biliyor diye..Ali neden öyle? Aile olarak bildiği tek hasta babası vardı..Yokluktan geliyordu..ve varlığı görünce kıymetini bildi..(buradaki varlık-yokluk, zenginlik*-maddiyat değil..:))- Ayrıca Ali, tüm çocukluğunu çocuk olarak geçirmedi...Bir yetişkinin bile alabileceği sorumluluklar, çok daha küçük yaşta omuzlarına bindi..Şimdi onu seven bir anne ve baba modeli var, onun yerine sorumluluklarını alıp onun salt çocuk olmasını sağlıyorlar...ve Ali de bunu kıymetini biliyor şu anda...:img-wink:
Rüya ise, bolluktan ne yapacağını şaşırmış..bknz:şımarıklık:img-polic
Bu bölümü izledikten sonra, Necdet ve Güzide için şu özlü söz aklıma geldi...:)
Yaptığın feddakarlıklar!iyyilikler! sorumlulukların haline gelir...:img-wink:
Selam canlarbye
Nedense pazartesi günlerin sevmem haftanın ilk günü oluşundan herhalde nedir bilmiyorum:) özet Fragman'a iki gün var bakalım neler olacak Artık küçük bir çoçuğun depresif halerinİ kullanmaktan vazgecsinler yeter Artık yaa yazacak bir sey bulamayınca ne yazcaklarını şaşırdılar.. Ahmet babalığı yeni öğreniyorum dedi.. Ama Pek Sevgili senaristler fırsat vermiyolar ki babalık duygusu nasıl ögrensin Nedense yazmıyolar Artık baba kız sahneleri görelim hasret kaldık :sad53: iş Necdet'e gelince bolca yazıyolar Ben Rüya'yı babası ile aynı masa da kavaltı yaparken izlemek istiyorum Necot'la degil ilacın güzide degil Annesi Yasemin versin okula Necdet degil Babası Ahmet götürsün yeter Artık hep Necdet hep Necdet onların Ayrı bir hayatı olsun mümkünse Yar Ailesi ile içine dahil olmasınlar Ahmet ve Rüya sahneleriiii ne cimirler bunlar yetti gayri daha dogru düzgün baba kız sahneyi izliyemedik nasıl iştir...:dito
Necdet ve Ahmet kankalığına ne demeli yahu Ben Necdet'i Ahmet'in yanında görünce sinir kat sayım Artıyor:dito Ahmet ne çabuk unuttu yapılanları ben unutamıyorum Affedemiyorum o tren sahnelerin cafedeki ukalaca necdet'in konuşmalarını kayseri olayı daha neler neler saysam bitmez Necdet önce bir hesap vercek çükü o yaptıkları için hiç hesap vermedi ki bugüne kadar ne acısı cekit bee ne bedel ödedi ki o ödyen ve Acı çeken bir varsa oda Ahmet ve buna sebep olan Necdet'in de Ahmet özürdilemesi ve yaptığı her sey için hesap vermeli:dito ve ben bu konuda Nurdan Abla'ya sonuna kadar katlıyorum:)
Benim Deniz-Defne, devrimci aşkı örneği için senaryom şu..:)
Deniz, ya yakalanır ve tutuklanır ya da yurtdışına kaçmak zorunda kalır...Defne, çocuğu doğurur..ve tek başına-Denizin gelememesinden ötürü, çocuğunu büyütür...ama ülkülerinden asla taviz vermezler..Yıllar sonra bir şekilde Deniz geri gelir..ve hep beraber yaşadıklarının acısını kalplerine gömerek, tamir ettirdikleri metruk evde yaşamlarını sürdürürler..
Ben, Denizin daha çok ölmesinden çok, kaçışta ya da tutuklanacağını düşünüyorum..:img-pilot
..
Ben, Denizin daha çok ölmesinden çok, kaçışta ya da tutuklanacağını düşünüyorum..:img-pilot
badgerim deniz zaten ölmeyecek Belçim Erdoğan( defne) geçenler de sohw tv bir program'a katılmıştı orda denzi ile kavuşacağız ama belli bir hapsi süreci gecirecek dedi.. sert günler geliyo üzcü olaylar olacak dedi... belki ceza evinde nikah kıyarlar olurda olur yani:)
Benim Deniz-Defne, devrimci aşkı örneği için senaryom şu..:)
Deniz, ya yakalanır ve tutuklanır ya da yurtdışına kaçmak zorunda kalır...Defne, çocuğu doğurur..ve tek başına-Denizin gelememesinden ötürü, çocuğunu büyütür...ama ülkülerinden asla taviz vermezler..Yıllar sonra bir şekilde Deniz geri gelir..ve hep beraber yaşadıklarının acısını kalplerine gömerek, tamir ettirdikleri metruk evde yaşamlarını sürdürürler..
Ben, Denizin daha çok ölmesinden çok, kaçışta ya da tutuklanacağını düşünüyorum..:img-pilot
inşallah ya deniz ölmesin de kaçsın daha ii
ama ben yine de denizin defneyi hamile hamile bırakacağını sanmıyorum(tabi öğrenirse ki bana istanbula gidecek kişinin deniz olacağını ve defneyi görüp öğrenecğini düşünüyorum)
Herkese Merhaba!!! bye Elimde olmayan sebeplerden bir kaç günlük uzaklığın ardından tekrar burdayım! Özlemişim! Tabiki bu bölüm yorumu için Arwençandan yardım alıyorum! Sağolsun o sormuş ben de cevaplıyorum!
Necdet Methiyesini ise unutmadım! Aklımda... hatta birazını yazdım bile... Hatta onu artık seviyorum! :icon_whis En yakın zamanda ekleyeceğim!!!
Gelelim sorulara!!!
1-) parkta teslim aldıkları kızın rüya olmadığını anlayan yaseminle ahmetin polise gitmeleri sizce geç alınmış bir kararmıydı?
Bence yine gitmezlerdi ama ellerinde ağlayan bir kız çocuğu vardı. Gitmek zorunda kaldılar… :icon_whis
2-) geri dönen rüyanın kendi evinde değil necdet ile güzidenin evinde kalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şımarıklık olarak değerlendiriyorum! Ahmet ve Yasemin’e üzülüyorum! Ayırca bu konuda Güzide çok doğru bir şey söyledi. Sizi cezalandırıyor dedi. Anne babasının üzüldüğünü gördükçe garip bir zevk alıyor çocuk. Tam bir psişik oldu.
Ayrıca Necdet ve Güzide’yi kıskanmamasını onların yaklaşımlarından kaynaklı olduğunu da düşünmüyorum. Rüya zaten orda konuk! Bunun bilincinde. Anne babasının onu almak için delirdiğini o kadar iyi biliyor ki! O yüzden NG’deki gelişmeler onu derinden sarsmıyor. Çünkü onun hayatını sarsamayacak gelişmeler bunlar. Bu olayın üzerine Yasemin’in hamile olduğunu öğrenseydi o zaman görürdük chuky Rüya’yı…
Her bölüm için bir beklenti yaratmayı başarıyor senaristler. Sonuçta karşılığını da reytinglerle görüyoruz. Bu hafta da; Flash flash flash acaba Rüya eve dönecek mi?? diye bekleyeceğiz.
3-) anne-babasının evliliğine ve yaşantılarına tepki gösteren rüyanın necdet ile güzidenin evlilik haberini ve hayatlarını bu kadar kolay kabul etmesi sizce dizideki bir mantık hatasımı yoksa normal bir davranışmı lütfen açıklayın.
Ay bilmeden yukarda açıklamışım! Tamamen duygusal bir yaklaşım! Yani Rüya onların hayatında geçici olduğunu biliyor kabullenmiş. Zaten rüya akıllı bir cadı! her şeyin farkında ve anne babasını cezalandırıyor. Tamam kabul ederim bunu da; Ahmet’i cezalandırmayaydın be kızım! Adam Ada'ya döndüğü günden beri cezalı zaten! Setin bir ucunda tek ayağı havada bekleyip duruyor. Ve bu her ceza durumu Necdet’e ödül olarak dönüyor. Yetti gayri içim bunaldı!!
4-) metini devlet dairesinde bir solcu ile gören ışık ın bunu yaşara söylemesi sonucu metin in yaptığı savunma size inandırıcı geldimi,bu olay ileride yaşarıda etkileyecek sonuçlar doğurabilirmi?
Yaşar işkillendi. Bu bana Yaşar’ın bişeyleri fark edişinin ve akabinde bir U dönüşünün startı gibi geldi. Hiç hoşuma gitmedi. Koşulsuz, sorgusuz, sualsiz, özürsüz, cezasız bir Necdet vakası daha görmek istemiyorum şahsen! Bünyem kaldırmaz.
5-) teo-lale birlikteliğine tepki gösteren hasan bey sizce haklımı ve bu duruma karşılık görüşmeye devam eden teo ve lale doğru olanımı yapıyor?
Tabi ki haksız! Zavallı Alex ile Zarife de aynı durumda. Biri kurtulsa diğerine de muadil olur mu acaba??? :img-in_lo Bu konu tez zamanda çözülür! Teo da muradına erer. Zaten o pastanede çalışan herkes mutlu/mutlu olacak!!!! Bir benim bedevi Ahmet’ime çok gördünüz mutluluğu… Aşk olsun! :icon_sorr
6-) ahmetin deniz gezmiş davasındaki avukatlardan biri olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu iş ileride onun başına neler getirebilir?
Çok sevindim. Artık ortalıkta dolanan bir Ahmet yerine onu mahkeme salonlarında görebileceğiz. Bu iş ona araba getirebilir. :) Bir de tutuklanma işkence getirebilir ama ailesi yanında olursa o her şeye dayanır…
7-) sizce dağdaki gençlerin istanbuldaki eylemleri için denizmi seçilecek ve eğer seçilirse neler yaşayabilir?
Zaten melül melül bakışından belliydi. Defne geçiyordu kesin aklından. O talip olacak İstanbul işine… Ve gidecek ve eminim Defne’yi görecek. Defne bebeği ona söyler diye düşünüyorum ama belli de olmaz. Devrim için ve Deniz’in uzaklarda salim durabilmesi için saklayabilir. Bu durumda devreye Selma girebilir. Deniz’in kurtulması için söyleyebilir. Ya da Mehmete söyletebilir. Ama sonuç ne olur. Deniz döner mi? Dönmesi işe yaramaz aranıyor çünkü… Belki de teslim olur. Bekleyip göreceğiz…
8-) mahir çayan ve arkadaşlarının yaptıkları eylemlerin anlatılış şeklini nasıl buldunuz,sizce gerçeğe yakınmıydı?
Detaylar güzel verilmişti. Kibarlıkları, incelikleri, konuşmaları, saygılı duruşları beni bitiriyor… :icon_sorr
9-) tahmin zamanı,sizce yasemin kimin yada neyin resmini hangi amaçla yapıyor?
Bu sorunun cevabı biraz uzun olacak!
Tahminlerim çok! En güçlü tahminim Rüya’nın resmini yaptığına dair. Yanında kim olur pek şey edemiyorum ama yalnız olması muhtemel! Hatta onun kaybolduğu anı resmedecek gibi geliyor. Bkz: Kırmızı renk ile başladı. Rüya’nın kırmızı paltosu olabilir.
Bir güçlü tahminimi de trende birbirlerine nanik yapan Ahmet-Rüya ikilisi için yapıyorum.
Alternatif olarak!
1. Ahmet-Yasemin; Rüya görüp de çatır çatır çatlasın eve döndün diye!
2. Necdet-Güzide-Rüya; Bak Rüyacım senin yeni ailen deyip dışlamak ve yine çatlatıp döndürmek için!
3. Hasan-Dilşat; Bak biraz daha evine dönmezsen bu hale geleceğiz demek için!
4. Necdet-Yasemin-Rüya; Bak biz hala bir aileyiz. demek ve bizi sinir etmek için
5. Ahmet-Necdet: İkisi de senin baban! Ve dostlar kankalar! demek için! Akabinde sığ ayaklanması yaratmak için!
6. Ahmet-Yasemin-Rüya: Al bunu başucuna koy! Özledikçe bakarsın! Biz artık Ankara'ya taşınıyoruz demek için!
7. Yasemin-Rüya: İstersen babanı atıp baş başa kalabiliriz. Zaten resme de başladım odamın heryerini onun resimleri ile donatabilirim tekrar! Sen mutlu ol yeter demek için!
8. Ahmet-Rüya: Hayatımdaki en sevdiğim iki kişi demek için! :img-in_lo
9. Ali: Bak eve dönersen bunu odana asarız demek için! :)
Örnekler çoğaltılabilir. Aile kalabalık! :)
10-) hamile olduğunu öğrenen defne bundan sonra ne yapar ve deniz bunu öğrenirse bundan sonraki planlarında değişiklik yapıp evine geri dönermi yoksa devrimci gençlerle eylemlerine devammı eder?
Deniz dönmez ama ikilemde kalabilir. Dönmek demek de zaten teslim olmak demek! Belki ilersi için yaşayabilmesi için böyle bir şey yaşanacak!
Aslında ben en çok Harun’u merak ediyorum! Emin adımlarla Ahmet’in izinden yürüyen bu küçük bedevi ne olacak? Merakla bekliyorum!
Ayrıca ben Defne’nin hamileliğini de yadırgamıyorum! Bir ilişki yaşıyorsan bunun karşılığında hamilelik riski her zaman vardır. Eminim ki Defne ve Deniz doğum kontrolü hakkında bilgilidir. Çünkü yıllardır aynı şekilde bir ilişkileri vardı. Ama o gece bir alternatifti biliyorsunuz. O gece ölümle-yaşam arasında metruk evde birlikte oldular. Bu detayı düşünmemeleri normaldi.
Ha işin senaryo boyutuna ve sürekli hamile kalan kadınlar kaosuna takılıyorsanız ben de takılırım tabi… Sürekli hamilelikten ekmek yemek de biraz kolaya kaçmak oluyor. Ama oluyor işte… Çevrenize bir bakın! Çok geniş aileleri düşünün ya da bir mahalleyi düşünün aynı anda bir sürü hamile kadını bir arada görebilirsiniz. Olağan bir şey yani…
Hızla çoğalıyoruz! :img-pilot
bye
M@vİ_M€Lek
28-01-08, 14:26
yasemin'in yaptığı resim bana deniz gezmiş gibi geldi..ne alaka diyebilirsiniz ama örtünün altından deniz gezmiş'in parkalı meşhur resmini andırıyordu..zaten öyle birşeyse eminim senaristler bir alaka uydururular..sadece tahmin tabiki.. :)
Mavi kardeş demiş ki:
ben Defne’nin hamileliğini de yadırgamıyorum!
Ben de yadırgamıyorum...Sonuçta dediğin gibi bir ilişki yaşıyorsan olabilecek en doğal sonuçlardan biri bu!...burada en önemli olan ikinci etap, yaptığın ve dindiğin bu sonucun, karnındaki bu çocuğun sorumluluğunu hakkıyla alabilmek..bazıları gibi korkakça saklanmamak ve saklamamak..:icon_whis
Mavi kardeş demiş ki:
ben Defne’nin hamileliğini de yadırgamıyorum!
Ben de yadırgamıyorum...Sonuçta dediğin gibi bir ilişki yaşıyorsan olabilecek en doğal sonuçlardan biri bu!...burada en önemli olan ikinci etap, yaptığın ve dindiğin bu sonucun, karnındaki bu çocuğun sorumluluğunu hakkıyla alabilmek..bazıları gibi korkakça saklanmamak ve saklamamak..:icon_whis
Badgerçan! aynı noktadayız aslında! Ben bu konuda Defne'ye güveniyorum! Ne de olsa Ahmet soyundan geliyor! :) Ama işte bu Devrim ateşi var ya önlerinde! Yasemin'in bahanesinden daha güçlü onlar için! Tabi ben olsam yine de söylerdim! Hiç bir şey engel olmazdı! Ve Defne de söyler gibi duruyor. Ama ama bu bahane arkasına saklanırsa senaristler şaşırmam! Çünkü Deniz'in öğrenme süreci ve seyircide oluşturacağı merak duygusu ve bunun reytinglere olan olumlu etkisi senaristleri ve doğal olarak Defne'yi yoldan çıkarabilir. :icon_whis
Bakalım! Merakla bekliyorum!
Ben bide buna takıldım Güzide'nin çoçuğu ile Rüya nasıl kardeş oluyor?
odanın bir bölümü için rüya için hazırlamasına ne demeli. güzide kendi çocuguna istediği gibi bir oda hazırlayabilir. hakkıdır. kardeşi doğunca rüya istediği zaman kardeşinin odasında yatabilecek olması durumuna ne demeli. lütfen bir bana söyleyebilirmi bunlar nasıl kardeş. süt kardeşi mi, üvey kardeş mi, öz kardeş mi? yoksa embesil kardeşliğimi? :img-hyste
kız blueçan nerelerdesin sen bakayım bende bir delü başıma takılıyordum neyse geldin iki delü olduk:) bu arada anketime gösterdiğin yakın ilgi ve alaka içinde çok teşekkür ederim :img-in_lo badgerçanım selam karşı tarafta havalar nasıl iyi bak kendinebye
chucky rüya hakkında epey bir yorum yapılmış bende burada blue ya katılıyorum kesinlikle anne-babasına acı çektirmekten zevk alır bir hale geldi kıza yakında mantık hatasından çekinmeseler "psi psi kopatım billah yaparım sizsiz olamama der sizden kaçarım" diye şarkı söyletecekler o kadar sapıttırdılar yani:img-pilot
ahmetle yaseminin bu aşamada derhal bir junıor planına geçip rüyayı en büyüğünden kıskançlık krizine sokmaları tez elden evine döndürmeleri lazım rüyanın şu anda bir rakibi yok eğer ileride kardeşi olacağını öğrenirse doğal olarak kıskanacak,yıllardır tek başına sahip olduğu anne-babasını paylaşmak istemeyeceğinden onlara sıkı sıkı sarılacaktır benden senarist ablalara minik bir öneri kabul ederlerse ne ala:img-blush:img-wink:
çalıkuşu78
28-01-08, 14:49
bence yasemin guernica gibi bir resim yapsın .. bu hikaye de sanki bir içsavaşı anlatıyor.. ahmetin nasıl bombalandığını tahrip edildiğini resmetsin:rüya da resme bakınca apışıp kalsın..yakışırr:img-icecr:img-hyste adadaki aşkın başlayışı necdetin hayalkırıklığıyla hınç dolması ve bir boşluk anını beklemesi sevda tepesindeki sahneleri hapishanedeki nikah sahnesi ahmetin kriz halleri trendeki sahneler necdetin gerçeği söylediği kavga sahneleri mahkeme sahneleri sonraki nikah sahnesi.. hepsini birbirine karışmış şekilde modern tarzda resmetsin yasemin..rüya da bu ne demek istiyor diye günlerce resimin başından ayrılmasın ve necdet babasına gitmeyi unutsun..:good::img-hyste:img-haha:
Hatırla Sevgili 1971'de geçiyor ama olaylar dizisi, kişisel ve toplumsal reaksiyonlar bu gün gerçekleşmiş gibi yansıtılıyor.
Ayrıca 1971'de Ülkü Ocakları ve MHP o kadar güçlü değildi. MHP'nin güçlenmesi ve sağ sol gerginliği 1978'li yıllarda başladı ve artarak sürdü. 12 Eylül 1980 darbesi ile sona ermek zorunda kaldı.
Işık hamile annesi iyi kötümü bilmem diyor. Ben 1971'de 5 yaşındaydım ama 1978-1979 yıllarında Ankara/Çankaya'sında kopan kıyametleri görmüş biri olarak o zamanların en geniş fikirlileri için hemen evlendirilmesi gereken kız denildiğini biliyorum.
Birde bu dizide kızların evlenmeden hamile kalma modası var. Önce Yasemin, Güzide, şimdi Işık hamile. Evli olan Defne'de tık ses yok. Kızın çocuk yapması için boşanması gerkiyor galiba?:img-hyste Bence gerekmeyecek Yaşar'ın başına yalan söyleyen arkadaşı yüzünden birşeyler gelecek gibi. Yaşar öldürüldüğünde Defne hamile olduğunu fark edebilir. Yakına Lale2de Theo'dan hamile kalırsa iş tamamdır. :img-hyste
bence yasemin guernica gibi bir resim yapsın .. bu hikaye de sanki bir içsavaşı anlatıyor.. ahmetin nasıl bombalandığını tahrip edildiğini resmetsin:rüya da resme bakınca apışıp kalsın..yakışırr:img-icecr:img-hyste adadaki aşkın başlayışı necdetin hayalkırıklığıyla hınç dolması ve bir boşluk anını beklemesi sevda tepesindeki sahneleri hapishanedeki nikah sahnesi ahmetin kriz halleri trendeki sahneler necdetin gerçeği söylediği kavga sahneleri mahkeme sahneleri sonraki nikah sahnesi.. hepsini birbirine karışmış şekilde modern tarzda resmetsin yasemin..rüya da bu ne demek istiyor diye günlerce resimin başından ayrılmasın ve necdet babasına gitmeyi unutsun..:good::img-hyste:img-haha:
Çalıkuşu ablacım Allah iyliğin versin yaa:img-hyste:img-hyste yasemin bence Rüya'nın yada güzel bir Yar Ailesi ciziyodur.. muhtemelen Rüya'yı ciziyodur ev dönmesi için Ama lüften bunla kalmasın :)
Bide bu resim olayı olunca Aklıma 15' nci bölümde Yasemi'nin Necdeti çizmek için uğrasırken Ahmet'i çizmesi ve ve o resim de birden Ahmet'in gözlerinin ve kendisinin belirmesi geldi Aklıma :img-cray::img-cray: bu gerçeğinde Necotun yüzüne şak diye çarpmasıı:img-hyste
Edit: Avrupa Atv yeni bir gelenek getirdi.. gecen haftadan başladı bunda böyle her Pazartesi Atv Avrupa da saat 21:00 türkiye saati ile saat 22.00 de Hatırla sevgilini tekrarların veriyo ama tabi ki cuma günü yayınlana bölümlerin bilginize...( bu Akşam var yani:)
Ben bide buna takıldım Güzide'nin çoçuğu ile Rüya nasıl kardeş oluyor?
odanın bir bölümü için rüya için hazırlamasına ne demeli. güzide kendi çocuguna istediği gibi bir oda hazırlayabilir. hakkıdır. kardeşi doğunca rüya istediği zaman kardeşinin odasında yatabilecek olması durumuna ne demeli. lütfen bir bana söyleyebilirmi bunlar nasıl kardeş. süt kardeşi mi, üvey kardeş mi, öz kardeş mi? yoksa embesil kardeşliğimi? :img-hyste
Rüya Necdet'e Baba dediği sürece gerçek anlamda kardeşidir...
Necdet demeye başladığında da mecazen kardeşidir...
sonuç: kardeşlik iyidir:img-grin2
Bir de, Rüya resmi gördüğü için yumuşamadı ya da ikna olmadı... resim odası ve malzemeler O'na cazip geldi... yani kıytırık resim yüzünden kalmayacak kalırsa... ilgisini çeken şeylerden dolayı kalacak... bir çocuk inatlaşmışsa O'nu sözleriniz ikna edemez zaten çoğunlukla... ilgisini çeken şeyler dikkatini dağıtır ve yumuşamaya başlar... sanıyorum olan bu...
O'nun sorunu yalnızca çok sevdiği iki insanın ilgisi üstüne çekmek... ama inatlaştı... çocuklar inatlaştıklarında kolay kolay tükürdüğünü yalamaz... Rüya'nın tavrı bu çerçeve içinde... ötesi yok... hoşuna giden bir şey O'nun dikkatini çekip yumuşayacaktı bu da resim odası oldu...bu yumuşamadan sonra da AYR'nin arasında illaki bir konuşma geçecektir...
yasemin nasıl kurtulurdan sonra şimdide rüya nasıl kurtulur amı geldi iş aman tanrım bu bir kabus olmalı:img-fie:
ben bu naz ve manevi işkence çektirme olayının bu bölüm tatlıya bağlanacağını düşünüyorum zaten yaseminin resim atölyesine gösterdiği ilgiyle rüya evine döneceğininde ilk sinyallerini verdi hem bu konu da kabak tadı vermeye başladı daha fazla uzatmadan bitirmek en güzeli değilmi sanki o kadar hareketli bir dönemde başka konu kalmamış gibi yok yerden çıkarılan bir kız çocuğunun psiko hallerini izlemek zorunda kalıyoruz peh:hıh
edit: trublue arkadaşım öncelikle aramıza hoşgeldin sonrada bir konudaki yanlışlığını düzeltmek isterim dizide evli olan defne değil ışık,hamile olan defne sanırım karıştırdın:img-wink:
kız blueçan nerelerdesin sen bakayım bende bir delü başıma takılıyordum neyse geldin iki delü olduk:) bu arada anketime gösterdiğin yakın ilgi ve alaka içinde çok teşekkür ederim :img-in_lo badgerçanım selam karşı tarafta havalar nasıl iyi bak kendinebye
chucky rüya hakkında epey bir yorum yapılmış bende burada blue ya katılıyorum kesinlikle anne-babasına acı çektirmekten zevk alır bir hale geldi kıza yakında mantık hatasından çekinmeseler "psi psi kopatım billah yaparım sizsiz olamama der sizden kaçarım" diye şarkı söyletecekler o kadar sapıttırdılar yani:img-pilot
ahmetle yaseminin bu aşamada derhal bir junıor planına geçip rüyayı en büyüğünden kıskançlık krizine sokmaları tez elden evine döndürmeleri lazım rüyanın şu anda bir rakibi yok eğer ileride kardeşi olacağını öğrenirse doğal olarak kıskanacak,yıllardır tek başına sahip olduğu anne-babasını paylaşmak istemeyeceğinden onlara sıkı sıkı sarılacaktır benden senarist ablalara minik bir öneri kabul ederlerse ne ala:img-blush:img-wink:
Sorma çanım! Uzak kaldık bir süre! Ama olsun devam edebiliyorum kaldığım yerden! :)
Bu resim konusunda çalıkuşuçana katılıyorum! Kesinlikle sürrealist bir çalışma olmalı!
Sürrealist yaşananların sürrealist çalışması! :good: Zor olacaktır yapmak! Çünkü Yasemin çoğunu bilmiyor ama Ahmet de yardım etsin ona!
Bu arada bu geçen bölüm geçiş bölümüydü dedik bağrımıza bastık! Bu bölüm de geçiş bölümü gibiydi! Bunu da bağrımıza bastık! Gelecek bölüm biraz okkalı gelecek gibi geliyor bana! Nurhak çatışmasını bekliyorum! :icon_sorr Vakti geldi... :sad53:
yasemin nasıl kurtulurdan sonra şimdide rüya nasıl kurtulur amı geldi iş aman tanrım bu bir kabus olmalı:img-fie:
ben bu naz ve manevi işkence çektirme olayının bu bölüm tatlıya bağlanacağını düşünüyorum zaten yaseminin resim atölyesine gösterdiği ilgiyle rüya evine döneceğininde ilk sinyallerini verdi hem bu konu da kabak tadı vermeye başladı daha fazla uzatmadan bitirmek en güzeli değilmi sanki o kadar hareketli bir dönemde başka konu kalmamış gibi yok yerden çıkarılan bir kız çocuğunun psiko hallerini izlemek zorunda kalıyoruz peh:hıh
edit: trublue arkadaşım öncelikle aramıza hoşgeldin sonrada bir konudaki yanlışlığını düzeltmek isterim dizide evli olan defne değil ışık,hamile olan defne sanırım karıştırdın:img-wink:
Eburcum senin junuyor da yattı galiba Rüya yok yanlarında Aradan iki Ay gecti yanlızdılar Rüya Necdetler de kalıyordu ya ne baskın vardı ne bir sey:) bitane de yasot versinler bebek yaş gitikce dogum riskide Artarmış yasot 30 larda bence bir An olacaksa olsun Artık... hayallerimizde kalmasın:sad53:
Bu Arda Ahmet Yasemin resim yaparken odaya girdi yaa Yasemin aa geldin mi farketmedim dedi.. o zaman Yasemin örtüyü tabelaya koymamıştı Ahmeti öptü sonra koydu hata bitmedi ama bitmek üzere dedi.. Ahmet o Ara resim nasıl görmedi o tarafa bakıyordu Anlamış degilim Yasemin bir önce ki Sahne de bitmeden kimse göremez demişti...( acaba Ahmet biliyor mu ne çizdiğini?:)
bu durumda diziye alternatif isimler ortaya çıkıyor...
hatırla sevgili=hamileyim sevgili
hatırla sevgili= korunsaydın sevgili
hatırla sevgili=nolcak bir necdette biz buluruz sevgili
hatırla sevgili=abartma sevgili
sürçü lisan ettiysek affola...:icon_whis
kardelencim
28-01-08, 15:38
bu bölümde rüya beni deli etti valla bulunduğuna bile sevinemedim keşke balıkçıda kalsaymış kaç gündür anne ve babasından uzak korkup hemen evine dönüceğine necdet babamda kalıcam die inat edio. aslında yasemin ve ahmetin tavrı yanlış yeniden evden kaçmasından korkup üzerine gitmiolar ama bi yandan da istediğini yapıp rüyanın eline koz verdiler. bence rüyayı karşılarına alıp güzelce bir konuşma yapmaları gerekirdi. biz seni herşeyden çok sevioruz, sen olmazsan yaşayamayız ama bizim yanımızda yatman doğru değil, bu seni sevmediğimiz anlamına gelmiyor gibi bişeyler söyleselerdi eminim rüya da anlardı. nedense koskoca bölümde böyle bir konuşmaya yer verilmemişti.
ahmet yaseminle konuşurken rüya bu meseleyi daha fazla uzatırsa otoritemi koyabilirim dedi ya ah keşke yapsa bunu bakalım otoriter babalık yakışıcak mı ahmete:P ama şaka yapmıştır kesin ahmet ve otorite hayatta inanmam valla..
İçimde kalan bir uhdeyi paylaşıp kaçacağım çanlar!
Bu bölümde kızları ile kavuşmaları sahnesini beğendim ama daha vurucu olabilirdi. Bkz: Yerden yere vurulmaktan bıkmayan sığ izleyici
İşte Yasemin kızı ile sarmaştığında Ahmet öylece kalakaldı. Bir müddet kızına uzaktan dokundu! Gözleri ile sarıldı! Benim içim parçalandı! Ahmet'in sırada bekleyişi Yasemin'in sarmaşmasını da kısalttı. Bu yüzden Yasemin'in önce gelip kızı ile hasret gidermesini ve Ahmet'in sonradan koşa koşa soluk soluğa içeri girişini ve daha merdivenlerde kızını kucaklayışını izlemek isterdim. Evi arayıp haber verdi ya Lale... Ahmet o anda evde olmazdı. Yasemin olduğu yeri arayıp haber verirdi. Biz de önce Yasemin Rüya sahnesini sonra da doya doya Ahmet Rüya sahnesini izlerdik. Hem sadece biz değil Necdetgil de izlerdi. :icon_whis
Ay biliyorum çok sığım ama keşke böyle olsaydı! :img-in_lo
çalıkuşu78
28-01-08, 15:47
evlerinde lambalari yaniyor
göz göz olmus ciggerlerim kanıyor
beni gören deli olmuş sanıyor
ölürümde ayrılamam yar senden
aman bir bahçeye giremezsen
durup seyran eyleme eyleme
aman bir binayı yapamazsan
yıkıp viran eyleme
aman bir güzeli sevip de alamazsan
ismini aleme rüsva eyleme
evlerinin önü boyali direk
yerden yere vurdun sen beni necdet
her acıya dayanamaz bu yürek
ölürüm de ayrilamam yar senden
baktılar resimle ikna edemiyorlar ahmet eline bağlamayı alsın bu arabeski patlatsın.. rüyayı da kanapeye oturtup dinletsin.. şarkının ortadaki uzunhava bölümünü necdet babana söylüyorum dikkatli dinle rüya desin..eee devir arabesk devri bu kadar arabesk acılardan sonra ahmet te arabeske ilgisiz kalamamıştır..:img-wink::img-hyste
bu bölümde rüya beni deli etti valla bulunduğuna bile sevinemedim keşke balıkçıda kalsaymış kaç gündür anne ve babasından uzak korkup hemen evine dönüceğine necdet babamda kalıcam die inat edio. aslında yasemin ve ahmetin tavrı yanlış yeniden evden kaçmasından korkup üzerine gitmiolar ama bi yandan da istediğini yapıp rüyanın eline koz verdiler. bence rüyayı karşılarına alıp güzelce bir konuşma yapmaları gerekirdi. biz seni herşeyden çok sevioruz, sen olmazsan yaşayamayız ama bizim yanımızda yatman doğru değil, bu seni sevmediğimiz anlamına gelmiyor gibi bişeyler söyleselerdi eminim rüya da anlardı. nedense koskoca bölümde böyle bir konuşmaya yer verilmemişti.
ahmet yaseminle konuşurken rüya bu meseleyi daha fazla uzatırsa otoritemi koyabilirim dedi ya ah keşke yapsa bunu bakalım otoriter babalık yakışıcak mı ahmete:P ama şaka yapmıştır kesin ahmet ve otorite hayatta inanmam valla..
Kardelencan inşallah bu bölüm o güzel konuşmayı Ahmet yapacaktır öyle ümit ediyorum:) Ahmet ve Yasemin otorite kurmamaları konusunda Rüya'nın üstüne gitmediler aslında bu konuda kızamıyorum onlara çünkü çok korktular ve tekrar yaşanacak olmasında dolayı üstüne gitmediler normal buluyorum Rüya çok Akıllı bir kız ilgi çekemek istiyor çoçuk işte:) böyle yaparak Annesi babasın ilgisin cekmek istiyor ne Akıllı demi :) bu uğurda Necdet ve Güzideyi kullanıyor:) bak başardı onu sinemaya götürdüler en sevdiği lokanta da yemek yedirdiler Ama niyse biz bu sahneleri göremiyoruz olmuş farzediyoruz ama göremiyoruz Rüya aslında ilgi istiyor ve Annesi ve Babasını ilgisin cekmek istiyor üzerine Bir nevi :)
bu bölümde rüya beni deli etti valla bulunduğuna bile sevinemedim keşke balıkçıda kalsaymış
tevekkeli değil balıkçı koşa koşa getirdi rüyayı,napsın insanlar 2 günde iflahları kesilmiş,evlerden ırak yarabbi şeklinde :)
şaka bir yana aslında üzülüyor insan,böyle bir projenin bu noktalara gelmesine, olay raiting kaygısıysa yazıktır diyorum,keşke adadan hiç çıkılmasaymış,eğer olay sadece aşk ise en azından orada bunu daha iyi yaşatıyorlardı...
necdet dizinin en başından beri tek geçtiğim karakterdi ama artık ona bile bir kılıf uyduramıyorum,senaristlerin necdeti hala neden yaseminin hayatı içine sokma çabası içinde olduklarınıda anlayamıyorum bir türlü...
deniz gezmiş ve grubunun amerikan askerlerini kaçırma hadisesi ne kadar sevimli anlatıldıysa,mahir çayan ve arkadaşlarının mete has'ı kaçırma hadisesi o kadar sevimsizleştirilmişti...sanki mahir çayan'ı olaya sadece sokmuş olmak için sokmuşlar gibi bir hava hissettim...
Sorma çanım! Uzak kaldık bir süre! Ama olsun devam edebiliyorum kaldığım yerden! :)
Bu resim konusunda çalıkuşuçana katılıyorum! Kesinlikle sürrealist bir çalışma olmalı!
Sürrealist yaşananların sürrealist çalışması! :good: Zor olacaktır yapmak! Çünkü Yasemin çoğunu bilmiyor ama Ahmet de yardım etsin ona!
Bu arada bu geçen bölüm geçiş bölümüydü dedik bağrımıza bastık! Bu bölüm de geçiş bölümü gibiydi! Bunu da bağrımıza bastık! Gelecek bölüm biraz okkalı gelecek gibi geliyor bana! Nurhak çatışmasını bekliyorum! :icon_sorr Vakti geldi... :sad53:
Evet bluecum vakti geldi. 17 Mayısta kaldık. 31 Mayıs 1971 de Sinanlar Nurhakta katledilecekler.:icon_sorr Kıyım başladı.
Sinan Cemgil ve Şirin Cemgil ile bebekleri Taylanın hikayesine benzer bir hikaye kurulabilir Deniz-Defne üzerinden demiştik dyssle. Sinanlar, Mahirler, Kadirler, Yusuflar, Denizler, Hüseyinler bu ülkenin evlatlarıydı. Kalpleri bu ülke için daha iyi olduğunu düşündükleri bir düzen için çarptı. Bedelini ağır ödediler. Hayatlarıyla ödediler o genç yaşlarında. Onlar öldü gitti. Ardlarında sevgililer, eşler, bebekler, kardeşler ve ana babalar bırakarak. O acı, o yitiriş tarif edilemez elbette...
Biraz okuma yaparken bir köşe yazısına rastladım. Sinan ve ailesiyle, Sinanın nasıl bir aileden olduğuyla ilgili...Celal Başlangıç'ın yazısı. Radikal Gazetesinde. Bu gençler ardlarında rahat-burjuva hayatları bırakarak o dağlara çıktılar. Devrimin çok yakında olacağını düşünüyorlardı. İnanıyorlardı, bu ülkenin daha eşitlikçi, daha adil bir düzene kavuşacağına. Onlar da sizin bizim gibi insanlardı. Eli kanlı terörist, seri katil, hortumcu, köşe dönmeci değillerdi...Çok büyük kayıptılar bu ülke için. O geçmişle hesaplaşmadıkça bu ülke iflah olmayacak kanımca:icon_sorr
Sinan'la birlikte ülkeleri ve insanları için Nurhak'a çıkanlardan Atilla Keskin, Tuncer Sümer, Osman Bahadır ile Sinan'ı motosikletle Nurhak'a getiren Tayfur Cinemre de Karacaahmet'teki mezarının başındaydı. 68'li yoldaşları, 78'li 'inançdaşları', 88'li, 98'li 'inatdaşları' şiirleri, şarkıları ve destanlarıyla gelmişlerdi.
Herkes oradaydı. Sinan'ın cenazesini almaya gidenlerden aile dostları, 'Öldükleriyle Kalmadılar' kitabının yazarı Orhan İyiler... Sinan'ın babası Adnan ile annesi Nazife'nin de mezarları yan yanaydı.
Takvim 31 Mayıs 1971'de dondu
31 Mayıs 1971 Pazartesi günü, radyonun 13.00 haberlerinde peş peşe iki haber yayımlanmıştı. Birinci haberde, Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesi İnekli Köyü'nde jandarmalarla girdiği çarpışma sonucu ODTÜ öğrencisi Sinan Cemgil ile Alpaslan Özdoğan ve Erzurum Atatürk Üniversitesi öğrencisi Kadir Manga'nın öldürüldüğü, Mustafa Yalçıner'in yaralı, Hacı Tonak'ın da sağ yakalandığı açıklanır. İkinci haberde de Cihan Alptekin ve Tayfur Cinemre adlı gençlerin Tekirdağ'da jandarma tarafından yakalandığı açıklanır.
Turhan Feyizoğlu'nun 'Nurhak Dağlarından Sonsuzluğa' adlı kitabında Denizli'nin Buldan ilçesinde oturan Yazıcıoğlu ailesi damatlarının öldürüldüğünü duyunca yıkıldığını anlatır. "Çok sevdikleri Sinan'ın duvarda asılı duran fotoğrafına bakarak ağlayan Yazıcıoğlu ailesi, duvarda asılı olan takvimin yaprağını o günden sonra koparmaz. Takvim 31 Mayıs 1971 tarihinden itibaren koparılmamış olarak halen duvarda asılı durmaktadır."
Cemgil ailesi de oğullarının öldürüldüğünü radyodan duyar. Adnan Cemgil, Nazife Cemgil ve aile dostları Orhan İyiler Sinan'ın cenazesini almak için Gölbaşı'na gider. Emekli albay olarak ordudan ayrılan ve o sıralar Sinanları yakalamakla görevli bir subay olan Yılmaz Erkekoğlu daha sonra yazdığı 'Nurhak Ey Nurhak' adlı kitabında o günü objektifliğiyle anlatır:
'O, sizin için öldü'
"Geldiler!.. Evraklar imzalandı, başsağlığı dilendi. Cenazeler teslim edildi. Baba Adnan Cemgil, şu konuşmayı yaptı:
'Ben varlıklı bir aileden geliyorum. Öğretmenim. Ekonomik durumum oldukça iyi. Oğlumu en iyi şekilde yetiştirdim. En iyi okullarda okuttum. Ülkenin en güzide üniversitesi ODTÜ'de okuyordu. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Ölmese yüksek mühendis çıkacak ve o da varlıklı bir hayat yaşayacaktı. Fakat o sizin iyiliğiniz için öldü. Bunu bilesiniz diye söylüyorum.'
Köylülere baktım. Adnan hocanın sözü bitince başlarını öne eğdiler."
'Bizim aile direnmeyi sever'
Sinan'ın babası Adnan ve annesi Nazife de sosyalist mücadelenin içinden geliyordu. Yaşamları boyunca inançlarının bedelini ödemişlerdi. Sinan'ın yoldaşı Atilla Keskin'in anlattığına göre bir gün Sinanların Göztepe'deki evlerine gidiyorlarmış. Apartmanların arasında kalmış, beton bloklara direnen bir köşkü görünce "Şuna bak" demiş, "Nasıl da direniyor". Sinan gülmüş: "O bizim ev. Zaten bizim aile de direnmeyi çok sever."
Sinan'ın yoldaşları mezarını yeni yaptırmışlar, anma toplantısının yapıldığı günün sabahına kadar sürmüştü çalışmaları. Yenilenen mezarın başındaki anma toplantısını Tuncer Sümer yönetiyordu.
1969'da Filistin'e gitmişti Tuncer. Dönüşte yakalanıp sekiz ay hapis yatmıştı. "İki gruba ayrılmıştık. Ben de Sinan'la aynı gruptaydım. Son anda Sinan bana 'Sen ikinci grubun başında kal' dedi. Ben o bölgedendim. Yöreyi biliyordum. Keşke onlarla kalsaydım" diyor Tuncer Sümer. Sinan'ın eşi Şirin Cemgil kilometrelerce uzaktan bir mesaj göndermişti, "Aranızda olmak isterdim. Orada, ömrümün sessiz çığlığının yankılandığı, sevdiğimin gömülü olduğu yerde" diye başlayan. Orhan Alkaya okuyordu Şirin'in mesajını.
"Şimdi burada duyulan 31 Mayıs'ın, Nurhak'ın sessiz çığlığı. Ölmek var dönmek yokun evlatları olan Sinan'ın, Kadir'in, Alpaslan'ın devrimci kararlılığı! Bizler de Nurhak'ın sessiz çığlığını duymak ve duyurmak için bir kere daha toplandık işte burada. Onların umutsuzluk içinde umut oluşları yankılanıyor kulaklarda ve her zamandan daha çok bugün onların hamurundan olan insanlara, devrimcilere insanlığın ne denli ihtiyacı olduğunu duymaktayız ta yüreğimizde."
'Ne çok özledim...'
Bir de Sinan'ın 2. ölüm yıldönümünde 31 Mayıs 1973 tarihli günlüğüne yazdığı şiiri göndermişti Şirin. 'Ne çok özledim sana 'sevdiğim' demeyi' dizesiyle başlıyordu Alkaya'nın okuduğu şiir. Ardından Ufuk Karakoç o güzelim sesiyle Sinan'ın çok sevdiği Ruhi Su türkülerini çalıp söylemeye başladı.
Sinan'ın 68'li arkadaşları o günün anısına hazırladıkları metinde, "Uğruna yaşamlarını feda ettikleri 'yaşanılası bir dünya' için çabalarımızı artırdığımız ölçüde onlara daha yakın, hatıralarına daha saygılı oluruz" diyorlardı.
Aslında o dönem yaşananlar ülkesini ve insanlarını canını verecek kadar seven gençlere; hem de her biri ayrı bir yetenek, ayrı bir birikim sahibi olan gençlere hoyrat ve ceberrut yönetimlerin dayattığı seçeneksizlikti.
Anma toplantısı bitmişti. Herkes yüklendiği ağır duyguları omuzlarında taşıyordu sanki Karacaahmet'ten ayrılırken ve bir türküyü söylüyorlardı usul usul:
"Nurhak sana güneş doğmaz... Uçan kuşlar yuva kurmaz." Elbette doğmaz; çünkü Nurhak'ın güneşi hiç batmaz!
Birde bu dizide kızların evlenmeden hamile kalma modası var. Önce Yasemin, Güzide, şimdi Işık hamile. Evli olan Defne'de tık ses yok. Kızın çocuk yapması için boşanması gerkiyor galiba?:img-hyste Bence gerekmeyecek Yaşar'ın başına yalan söyleyen arkadaşı yüzünden birşeyler gelecek gibi. Yaşar öldürüldüğünde Defne hamile olduğunu fark edebilir. Yakına Lale2de Theo'dan hamile kalırsa iş tamamdır. :img-hyste
:img-haha: :img-hyste :img-haha: gerçekten de iyi güldürdün beni yav:img-grin2
birinin hamile kalaması için ne illada bir imza gerekiyor, ne de illada imzasızlık gerekiyor... tamamen şartlar, tesadüfler bunları belirliyor... bu üç ilişki de kendi birlikteliklerine kendileri karar vermiş ve beraberliklerini de her boyutuyla yaşayan ilişkilerdi...
Ahmet ve Yasemin'in hikayesindeki çatışmalar için,
Necdet'in de bazı çelişkiler yaşayabilmesi için,
Defne'nin ise (sen Işık demişsin yanlışlıkla..)dönemin sorunlarından biri olması nedeniyle düşünülmüş üç hamilelik olayı... kolaycılık mı? farklı çelişklier, engeller doğurmasına rağmen çocuk denen varlığın bir şey ifade etmesi mi? elbette tartışılabilir... benim anlamadığım illada nikahlandıktan sonra olmalıdır denmesi... evlilik demiyorum çünkü evlilik bir birliktelik olayıdır.. iki karşı cinsin (hatta son zamanlarda eşcinsellerin de) birlikte yaşama kararıdır.. burada eleştirilen ya da dalga geçilen nikahlanma olayıdır... o yüzden soruyu doğru sormak istiyorum...
bir hamilelik neden illada nikahlandıktan sonra yapılmalıdır?
bakın nikahlanmaya karşı değilim benim çocuklarım da nikahlandıktan sonra oldu... ben 1987'de evlendim ilk çocuğum 91 yılında doğdu... ama nikah olayı yalnızca teknik bir olaydır... nikah bir sorumluluk yaratamaz... sorumluluğu yaratan aşk ve sevgidir... bu iki şey yoksa, isterseniz bin kez nikah olsun hiçbir anlam ifade etmez... yani neden çok doğal bir şeymiş gibi görmüyoruz? daha doğrusu göremiyoruz? olabilir nikahsız birlikte olmuşlar ve hamile kalmışlar... bu çocuğun kimliği için vb. bazı teknik şeyler için zaten nikahlanacaklardır... var sayalım ki çocuk okula gidene kadar bu işi uzattılar? ama bu insanlar hem kendilerine hem de çocuklarına gereken önemi ve sorumluluğu veriyorlar... buna rağmen sorun nedir sizce? bunu istismar edebilecek kişilere karşı devletin zorunlu görmesi gereken bir tedbir mi? yoksa bir ahlaksızlık mı? ben devlet mantığıyla nikahı şart koşarım... çünkü toplum buradaki gibi bilinçli ailelerden oluşmuyor... ama bunun bir ahlaksızlık olduğunu düşündüren açıklamalar, beyanlar, eğitimler de vermem... yalnızca işin o teknik yönleri için yaparım... peki burada bunu eleştiren arkadaşlar hangi yönüyle bu olayı eleştiriyorlar ben asıl onu açmalarını istiyorum... yani amaç klişe cümlelerle bir şeyleri eleştirmek olmamalı bence... temellendirip, gerçekten de çok yanlış buluyorlarsa ikna edici açıklamalar yapmalarını beklerim...
çalıkuşu78
28-01-08, 16:07
Evet bluecum vakti geldi. 17 Mayısta kaldık. 31 Mayıs 1971 de Sinanlar Nurhakta katledilecekler.:icon_sorr Kıyım başladı.
Sinan Cemgil ve Şirin Cemgil ile bebekleri Taylanın hikayesine benzer bir hikaye kurulabilir Deniz-Defne üzerinden demiştik dyssle. Sinanlar, Mahirler, Kadirler, Yusuflar, Denizler, Hüseyinler bu ülkenin evlatlarıydı. Kalpleri bu ülke için daha iyi olduğunu düşündükleri bir düzen için çarptı. Bedelini ağır ödediler. Hayatlarıyla ödediler o genç yaşlarında. Onlar öldü gitti. Ardlarında sevgililer, eşler, bebekler, kardeşler ve ana babalar bırakarak. O acı, o yitiriş tarif edilemez elbette...
Biraz okuma yaparken bir köşe yazısına rastladım. Sinan ve ailesiyle, Sinanın nasıl bir aileden olduğuyla ilgili...Celal Başlangıç'ın yazısı. Radikal Gazetesinde. Bu gençler ardlarında rahat-burjuva hayatları bırakarak o dağlara çıktılar. Devrimin çok yakında olacağını düşünüyorlardı. İnanıyorlardı, bu ülkenin daha eşitlikçi, daha adil bir düzene kavuşacağına. Onlar da sizin bizim gibi insanlardı. Eli kanlı terörist, seri katil, hortumcu, köşe dönmeci değillerdi...Çok büyük kayıptılar bu ülke için. O geçmişle hesaplaşmadıkça bu ülke iflah olmayacak kanımca:icon_sorr
shevekçim koyduğun yazı için sağolasın.. ağlamakla gülmek kardeştir demişler.. dizideki kurgu karakterlere gülerken gerçek kişilere ağlıyoruz..bu dizi bu sözü ne kadar haklı çıkardı..
kardelencim
28-01-08, 16:19
Kardelencan inşallah bu bölüm o güzel konuşmayı Ahmet yapacaktır öyle ümit ediyorum:) Ahmet ve Yasemin otorite kurmamaları konusunda Rüya'nın üstüne gitmediler aslında bu konuda kızamıyorum onlara çünkü çok korktular ve tekrar yaşanacak olmasında dolayı üstüne gitmediler normal buluyorum Rüya çok Akıllı bir kız ilgi çekemek istiyor çoçuk işte:) böyle yaparak Annesi babasın ilgisin cekmek istiyor ne Akıllı demi :) bu uğurda Necdet ve Güzideyi kullanıyor:) bak başardı onu sinemaya götürdüler en sevdiği lokanta da yemek yedirdiler Ama niyse biz bu sahneleri göremiyoruz olmuş farzediyoruz ama göremiyoruz Rüya aslında ilgi istiyor ve Annesi ve Babasını ilgisin cekmek istiyor üzerine Bir nevi :)
aresecim bi yandan rüyaya da hak veriorum senelerdir necdetle yaseminin arasındaki mesafeye alışmış şimdi birden böyle samimi görünce anne ve babasını kendisini dışlanmış hissetti. gerçekten çok akıllı bir çocuk çünkü anne ve babasının arasındaki gerçek sevgiyi hissedio o yüzden kıskanıo, kendisine ilgi gösterilmesini istio. necdetle güzideyi artık kıskanmıo çünkü kendisi de farkında gerçek ailesinin kim olduklarının. şimdi tüm nazı ahmet ve yasemine geçio, necdet ve güzide onu pek ilgilendirmio artık. düşünsene bebekleri olucağını duydu yine de kıskanmadı. bu demek oluor ki tek derdi ahmet ve yasemine tavır yapıp ilgiyi üzerine çekmek:img-yes:
ayrıca rüyayı sinemaya yemeğe götürdüler ama biz göremedik demişsin, haklısın canım çok gördük ya ahmet ve rüyanın baba kız sahnelerini şimdi hiç göstermeyip bizi bıktırmıolar onlarda haklı bir yerde:P
Ben bide buna takıldım Güzide'nin çoçuğu ile Rüya nasıl kardeş oluyor?
odanın bir bölümü için rüya için hazırlamasına ne demeli. güzide kendi çocuguna istediği gibi bir oda hazırlayabilir. hakkıdır. kardeşi doğunca rüya istediği zaman kardeşinin odasında yatabilecek olması durumuna ne demeli. lütfen bir bana söyleyebilirmi bunlar nasıl kardeş. süt kardeşi mi, üvey kardeş mi, öz kardeş mi? yoksa embesil kardeşliğimi? :img-hyste
Elbette kardeş olmuyorlar olamazlar da ama Necdet'te Rüya'nın babası olmadığı halde ona baba diyor. E şimdi Necdet ve Güzide doğacak bebeği ne diye tanıştıracaklar, herhalde kardeşin diyecekler. Bu kadar saçmalık varken dizide buna takılınması ilginç bence.:img-cool2
Dizideki üçüncü nikahsız hamile kalma olayından sonra destekleyenler ve karşı çıkanlar olarak ikiye ayrılınmış gibi geliyor. Yalnız bunu gayet normalmiş gibi karşılamak neye göre oluyor bilmiyorum. Açıkçası bana da pek normal gelmiyor ama bunun nedenlerini burada açıklamam mümkün değil sonuçta bir forum ortamı. Ben öyle geri kafalı bir insan falan değilim ama yetiştiğim ülkede de gördüğüm öğrendiğim bazı değerler var. Onları yokmuş gibi sayıp aşk varsa bitmiştir her şey mübahtır gibi bir şeyin arkasına sığınmanın çokta doğru olmadığını düşünüyorum. Belki Defne'nin durumunda evlenmek zordu ama onun dışında dizide gerçekleşen hamileliklere çokta sıcak baktığımı söyleyemem.:icon_whis
çalıkuşu78
28-01-08, 16:32
bir yerde okuduydum hatırladım şimdi bir çocuk için hayattaki en büyük hediye anne ve babasının birbirini çok sevmesi ve değer vermesidir.. başka hiçbir hediye bu kadar kıymetli değildir.. rüya babasının ahmet olduğunu öğreneli bir buçuk yıl filan oldu galiba bu dizide haliyle zaman kavramını karıştırıyoruz yanlış hatırlıyor olabilirim.. bu kadar zaman zarfında üstelik pedagog yardımı da aldı hala babasının varlığının geri dönülemez bir gerçek olduğunu kavrıyamamışsa pek akıllı bir çocuk diyemiyorum ben rüyaya..hele annesinden aylarca ayrı yaşamasını hiç gerçekçi bulmuyorum..bu fikrimde ısrarlıyım bir çocuk annesinin bakışından bile onu ne kadar çok sevdiğini anlar..yasemin ve ahmet ona sevilmediğini hissettirecek hiçbir şey yapmadılar bence..annesinin kokusunu arar çocuk.. hapisteyken nasıl da özlemişti.. şimdi özlemeden başkasının evinde nasıl kalır.. bu birkaç gün olabilir arada sırada ziyaret olabilir ama iki aya yakın zaman annesinden ayrı yaşaması mümkün değil .. aynı şehirdeyken.. anne çocuk arasındaki bağ bu kadar zayıf olamaz.. o yaşlardaki çocuk için anne çok önemlidir.. ben böyle birşeyin yaşanmasını hiç gerçekçi bulmuyorum..hatta komik buluyorum..dolgu işte.. reyting için dolgu bölüm hiç de inandıramadınız beni yazık ki..
bir de erkeklerin iş yapmamasını sorgulayan çocuk annesinin bunu sonra anlatırım dediğinde neden ısrar etmedi..necdet babamla beraber uyumuyordunuz babamla niye birlikte uyuyorsunuz diye ısrarla cevabını alana kadar niye ısrar etmiyor.. hemen duruyor.. bu kadar bilmiş bir çocuğun bunun cevabını almadan bırakmıyacağına inanıyorum.. sanki necdetle biz arkadaştık babanla sevgiliyizi anlatmanın bir yolu yok gibi .. hiç konuşulmuyor ve rüya da bu konuda ısrar edeceğine necdetin evine yerleşiyor.. hayretim şaştı ..
:img-haha: :img-hyste :img-haha: gerçekten de iyi güldürdün beni yav:img-grin2
birinin hamile kalaması için ne illada bir imza gerekiyor, ne de illada imzasızlık gerekiyor... tamamen şartlar, tesadüfler bunları belirliyor... bu üç ilişki de kendi birlikteliklerine kendileri karar vermiş ve beraberliklerini de her boyutuyla yaşayan ilişkilerdi...
Ahmet ve Yasemin'in hikayesindeki çatışmalar için,
Necdet'in de bazı çelişkiler yaşayabilmesi için,
Defne'nin ise (sen Işık demişsin yanlışlıkla..)dönemin sorunlarından biri olması nedeniyle düşünülmüş üç hamilelik olayı... kolaycılık mı? farklı çelişklier, engeller doğurmasına rağmen çocuk denen varlığın bir şey ifade etmesi mi? elbette tartışılabilir... benim anlamadığım illada nikahlandıktan sonra olmalıdır denmesi... evlilik demiyorum çünkü evlilik bir birliktelik olayıdır.. iki karşı cinsin (hatta son zamanlarda eşcinsellerin de) birlikte yaşama kararıdır.. burada eleştirilen ya da dalga geçilen nikahlanma olayıdır... o yüzden soruyu doğru sormak istiyorum...
bir hamilelik neden illada nikahlandıktan sonra yapılmalıdır?
bakın nikahlanmaya karşı değilim benim çocuklarım da nikahlandıktan sonra oldu... ben 1987'de evlendim ilk çocuğum 91 yılında doğdu... ama nikah olayı yalnızca teknik bir olaydır... nikah bir sorumluluk yaratamaz... sorumluluğu yaratan aşk ve sevgidir... bu iki şey yoksa, isterseniz bin kez nikah olsun hiçbir anlam ifade etmez... yani neden çok doğal bir şeymiş gibi görmüyoruz? daha doğrusu göremiyoruz? olabilir nikahsız birlikte olmuşlar ve hamile kalmışlar... bu çocuğun kimliği için vb. bazı teknik şeyler için zaten nikahlanacaklardır... var sayalım ki çocuk okula gidene kadar bu işi uzattılar? ama bu insanlar hem kendilerine hem de çocuklarına gereken önemi ve sorumluluğu veriyorlar... buna rağmen sorun nedir sizce? bunu istismar edebilecek kişilere karşı devletin zorunlu görmesi gereken bir tedbir mi? yoksa bir ahlaksızlık mı? ben devlet mantığıyla nikahı şart koşarım... çünkü toplum buradaki gibi bilinçli ailelerden oluşmuyor... ama bunun bir ahlaksızlık olduğunu düşündüren açıklamalar, beyanlar, eğitimler de vermem... yalnızca işin o teknik yönleri için yaparım... peki burada bunu eleştiren arkadaşlar hangi yönüyle bu olayı eleştiriyorlar ben asıl onu açmalarını istiyorum... yani amaç klişe cümlelerle bir şeyleri eleştirmek olmamalı bence... temellendirip, gerçekten de çok yanlış buluyorlarsa ikna edici açıklamalar yapmalarını beklerim...
Şurasını açık etmek gerek baharımçanım...(konuyu açmak babında). Elmalarla armutları aynı sepete koymayalım.
Nikah toplumsal bir düzenlemedir. Bir takım hakları (eskiden erkekler lehine-bugün biraz daha kadından yana) garanti altına almak için, özellikle maddi çıkarları-mülkiyeti korumak ve devam ettirmek adına yapılan resmi ve hukuki bir işlemdir. Toplumsal hayatta kayıt altına alınmayı garanti eder.
Başkaca da hiç bir şeyi garanti altına almaz.
Nikah elmaysa, iki kişi arasındaki karşılıklı sevgi, aşk ve paylaşım armuttur yani.
Geçmişi bugünün normlarıyla yargılamayalım diyoruz. 1970'te yani 40 yıl önce, bu ülkede gençler daha özgürdü, tabii belli bir kesim için daha önde olan bir özgürlük...O dönem 68'le bütün dünyada başlayan ilericilik, özgürlük ve başkaldırma, normları ve kuralları yıkma ruhu bazı gençler için ülkemizde de geçerliydi. Ama tabii şu açıdan da değerlendirmek lazım. Onlar en nihayetinde bu ülkenin evlatlarıydılar. Ana babaları ve çevre baskısı nedeniyle evlendiler de. Yani onlar için ilişkinin birinci şartı olmayan imzaları da attılar. Sembol değil duygu ön plandaydı.
Bugünün maddiyatçı açısıyla anlamak ve kabul etmek zor ama...mesela ben de 91'de evlendim. Üniversite 3. sınıf öğrencisiyken...Anne babalarımız evlenmemizi şart koştu. Çünkü ben de hala eşim olan sevdiğim adamla sınırsız bir paylaşım içindeydim. Bu bizim için olmazsa olmaz ve doğal bir durumdu ama anne babamın (çevre yüzünden) kaldıramayacağı bir durumdu. Biz on altı yıldır evliyiz ve bir gün dahi parmağımıza alyans takmadık (ve dahi tek taş:img-wink:). Ama şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki, toplumun her türlü dayatmasını harfi harfine uygulayan pek çok evli çiftin yürekleri birbirini görünce bizimki kadar atmıyor. (Şunu da arada belirteyim alyansa ya da tektaşa da bir itirazım yok, sevgiyle ve aşkla alınmış ve verilmiş her hediye çok değerlidir, bir demet papatya da, tek taşta, aile yadigarı gümüş bir yüzükte;))
Ne ahlaklı? Ne ahlaksız bu sayfalarda çokça tartışıldı. Birbirini karşılıklı olarak seven, birbirine aşk ve sevgiden gayri duyguyla yaklaşmamış olan iki kişinin birlikteliği değildir ahlaksız olan, ama normlara ve kurallara aykırıdır o ayrı.
Bu bir bakış açısı oldu artık maalesef...Erdemli ahlakın el üstünde tutulduğu bir çağda değiliz artık. Bu durumda toplumsal yaptırımlara aykırı davranmak yadırganıyor artık...
Şunu da söyleyeyim evliliğe de karşı değilim...Ama iki kişinin cinsellik de içeren tek ve mutlak birliktelik biçiminin bu olarak dayatılmasından rahatsızım.
Diziye gelecek olursak, daha önce de yazmıştım bu dizide üç evlilik dışı hamilelik gerçekleşti.
1. Yasemin ve Ahmet...onlar çok gençti, deli gibi seviyorlardı ve aşıktılar...Dönemin siyasi konjonktürü ve ailelerin tutumu, Yaseminin güçsüzlüğü yüzünden ayrı düştüler. Yoksa zaten en baştan beri, özl. Ahmetin niyeti bir an önce evlenmekti.
2. Güzide-Necdet...bu iki yetişkin insan ise zaten dört yıldır beraberdiler. Karşılıklı aşk yok. Çözemedim açıkçası. Necdete atfedilen takıntılı aşk yüzünden zaten en başta kendisinin olmak üzere, Rüya dahil dört kişinin hayatı etkilendi. Bu hesapta olmayan ve istenmeyen bir bebekti. En azından başlarda Necdet için. Sonuçta da benim aşk ve evlilik anlayışıma ters bir durumda o evlilik gerçekleşti. Benim gözümde, Necdet Güzideye seni seviyorum demedikçe bir kıymeti harbiyesi yok, çocuğa nüfus cüzdanı sağlayacak olmasının dışında.
3. Deniz-Defne...onlar zaten çocukluktan gelen bir sevgi ve aşk ilişkisi içindeler. Farklı bir dünya özlemi içindeler. Devrimin çok yakın olduğunu düşünüyorlar. Bu uğurda özl. Deniz hayatını öne koymuş. Zaten Defne dönem koşulları içinde değerlendirilecek olursa, bir başkaldırmayla ailesinden ayrıydı. Seçimlerini yaşıyordu. Bunu ailesine kabul ettirmişti zaten...Hamilelik, evet ölümle yaşam arasında, bir kaçış gecesinde oldu. Bu çocuk doğacaktır, Defne Yaseminin Ahmete yaptığını yapacak kadar güçsüz ve basiretsiz ve vefasız değil aşkına karşı. Koşullar gereği-eğer İstanbula gelecek olan Deniz değilse, Deniz dağdan inemezse o çocuğu bir başına doğurur herkese de kabul ettirir. Başı dik, alnı aktır.
Durum bundan ibaret...
:img-yes:
ya ben şu deniz ve defnenin bebekleri ile ilgili yaşayacakları şeyleri merak ediyorum doğrusu acaba deniz istanbula gelecekte defne söyleyecekmi yoksa başka türlü mü öğrenecek merak ediyorum ya daha 4 gün var diziye
Elbette kardeş olmuyorlar olamazlar da ama Necdet'te Rüya'nın babası olmadığı halde ona baba diyor. E şimdi Necdet ve Güzide doğacak bebeği ne diye tanıştıracaklar, herhalde kardeşin diyecekler. Bu kadar saçmalık varken dizide buna takılınması ilginç bence.:img-cool2
Dizideki üçüncü nikahsız hamile kalma olayından sonra destekleyenler ve karşı çıkanlar olarak ikiye ayrılınmış gibi geliyor. Yalnız bunu gayet normalmiş gibi karşılamak neye göre oluyor bilmiyorum. Açıkçası bana da pek normal gelmiyor ama bunun nedenlerini burada açıklamam mümkün değil sonuçta bir forum ortamı. Ben öyle geri kafalı bir insan falan değilim ama yetiştiğim ülkede de gördüğüm öğrendiğim bazı değerler var. Onları yokmuş gibi sayıp aşk varsa bitmiştir her şey mübahtır gibi bir şeyin arkasına sığınmanın çokta doğru olmadığını düşünüyorum. Belki Defne'nin durumunda evlenmek zordu ama onun dışında dizide gerçekleşen hamileliklere çokta sıcak baktığımı söyleyemem.:icon_whis
Merve'cim dizde sacmalık zaten dizi boyu bunu farkındayım canım şimdi kardeş olmazlar değil zaten kan bayı yok Anne baba bir degil nasıl kardeş oluyolar Eğer ki Anne bir baba bir olmasa yine de Kardeş sayılırlar ama burda Anne bir ne baba bir bir kan bağıda yok kardes zaten olmazlar ama dizde sürekli bu vurgulandı bu bölüm de işte bunu Anlmadım Rüya'nın Necdet'e Necdet baba demesi de Ayır bir sorun Aklımız yetmediği için bize zorla dayatılan Necdet baba.... konumu için sevgili Nilgün hanıma bir kırmızı kurdile takmayı layık görüyorum :img-hyste
Evlilik dışı çoçuk doğurma yada hamile kalma konusuna bende normal bakmyorum çünkü normal degil bazı değerler vardır Dedigin gibi örf adet gelenek ve görenekler günümzde bile normal karşılanmyan bir durum o yıllarda nasıl normalmiş gibi karşılanıyor ne kadar çokmuş bunuda Anlamış degilim bu evlilik dışı çoçuk olma olayına bende sıcak bakmıyorum kesinlikle:) Çoçuk olmadan evlenmiyolar mı insanları illa ki çoçuk olacak sonra mı evlenecekler dizde Necdet güzide ile bebek oldu evlendiler defne de evlencek muhakkak yani çoçuk olmadan bu durma getrimeden evlendiremiyolar mı karkterleri sevgil senaristler?
çalıkuşu78
28-01-08, 16:54
defnenin hamileliği konusunda bahar_cana ve sheveke katıldığım yer de var katılmadığım yer de.. defne ve deniz zaten birlikte yaşıyorlardı evlenmemeleri için hiçbir neden yoktu.. zaten kimse karşı çıkmazdı.. herkes birlikteliklerini kabul ediyordu.. ahmetle yaseminle mukayese edilemez..böyle bir tepki doğacağını bilen senarist denizin aranmaya başlanmadan önce bunları evlendirmesi gerekirdi.. bir dizide devamlı nikahsız hamilelik olayının yaşanması seyircileri rahatsız etmiş belli bu.. sitelerde bu konu devamlı alaya alınıyor.. ben nikahsız hamileliğin olabilirliliğini aşk varsa kabullenen bir insanım ama.. aması var işte.. defne ve denizin sinan gibi bunu gerçekleştirmemesine itirazım var.. devrimci ahlakı devrimci nikahı diye olgu vardı o zamanlar.. neden defne deniz bunu yapmadı onu anlıyamıyorum.. çünkü o devirlerde ailesi çok tutucu ve sağcı olan devrimci kızlar bile ailelerine rağmen devrimci sevgilileriyle nikah yapmışlar.. neden buna hiç gerek duymadı defne ve deniz bunu anlıyamıyorum.. böyle tutkulu bir aşkta heran hamile kalma olasılığı var zaten..veya aileler zaten birliktesiniz bunu resmileştirin çocuklar diye niye demediler deniz ve defneye..yani bunlar havada kalıyor.. yoksa onların aşkı da çocuklarının olması da çok güzel..bu güzellik böyle eleştiriye maruz bırakılmamalıydı bence..
Bence dizideki en gereksiz hamilelik güzideninkiydi. Necdet güzideyle gerçekten istediği için evlense, sonrasında güzide hamile kalsa daha güzel olurdu. Çünkü denildiği gibi dizide herkes evlilik dışı hamile kalıyor ve bu komik oluyor açıkçası. Hamile kalmalarına bir şey demiyorum da 3 hamile bayan üçü de evlenmeden hamile kalmış. Millet dalga geçiyor artık. Bu sayıyı azaltmak için güzidenin hamileliği olmasaydı keşke diyorum. Çünkü yaseminin hamileliği zten hikayenin çıtası. O hamile kalmasaydı tüm bunlar olmazdı(:hıh), defneninki ise anladığım kadarıyla denizle aralarında bir köprü olacağı için, belki de güçlü bir kadın görmemiz için ama güzideninki sadece necdetle evlenmesi için. Bebek olmasaydı da necdet gerçekten güzideyi sevdiği için evlenseydi keşke...Böylece biz de adamın sevgisinden emin olmuş olurduk.
"Aşk için her şey mübah değildir."(hele ki platonik aşk için) öyle görseydik zaten necdetin yaptıklarını da mübah görmemiz gerekirdi. Ama ahmet-yasemin, defne-deniz çiftlerinin aralarında kimseye zarar vermeyen, karşılıklı, arkadaşlık ve sevgiyle yoğurulmuş güzel bir ilişki vardı. Bunların bir bebeği olması çok hoş bir şey. Çünkü bu klişe tabirle ama gerçekten de "Aşklarının meyvesi". Kız evlenmeden hamile kalmış vay ahlaksııııız diyemem. Aralarında güzel bir aşk varmış ve bir aşk çocuğu olmuş. Ne mutlu onlara.
Bu arada Örümce Ayşe'nin necdetin narkoz almış bebeğiyle ilgili bir tespitini de eklemek istiyorum.
"Bence fetusun küççük yaşta aldığı narkoz 4-5 yaşına kadar kafayı bulmasına sebep olup,(:img-hyste) o saate kadar necdet gibi bir babası olmasının ne men em bir şey olduğunu anlayamayacaktır."
Kısacası savulun arkadaşlar Jr.Sarhoş Hasan geliyor...:img-wink:
Bu yorum tamamen espri amaçlıdır, "Necdet çok iyi bir baba" tarzı yorumlarla cevap verilmemesi rica olunur.
kardelencim
28-01-08, 17:01
biz boşuna beklemişiz yaseminle ahmet evlensinler de kızlarıyla birlikte mutlu aile sahnelerini görelim die. zaten senelerdir necdetle aynı evde yaşıodu, yeterince necdet rüya sahnelerini gördük, bu bölümde de gerek yoktu. hem necdetin evinde kaldı rüya hem kahvaltı ettiler, okuldan getirdi, odasında konuşma yaptılar. ahmetin kendi kızı ama sinema yemek sahneleri bile gösterilmedi nedense artık anlamıorum.
Bence dizideki en gereksiz hamilelik güzideninkiydi. Necdet güzideyle gerçekten istediği için evlense, sonrasında güzide hamile kalsa daha güzel olurdu. Çünkü denildiği gibi dizide herkes evlilik dışı hamile kalıyor ve bu komik oluyor açıkçası. Hamile kalmalarına bir şey demiyorum da 3 hamile bayan üçü de evlenmeden hamile kalmış. Millet dalga geçiyor artık. Bu sayıyı azaltmak için güzidenin hamileliği olmasaydı keşke diyorum. Çünkü yaseminin hamileliği zten hikayenin çıtası. O hamile kalmasaydı tüm bunlar olmazdı(:hıh), defneninki ise anladığım kadarıyla denizle aralarında bir köprü olacağı için, belki de güçlü bir kadın görmemiz için ama güzideninki sadece necdetle evlenmesi için. Bebek olmasaydı da necdet gerçekten güzideyi sevdiği için evlenseydi keşke...Böylece biz de adamın sevgisinden emin olmuş olurduk.
"Aşk için her şey mübah değildir."(hele ki platonik aşk için) öyle görseydik zaten necdetin yaptıklarını da mübah görmemiz gerekirdi. Ama ahmet-yasemin, defne-deniz çiftlerinin aralarında kimseye zarar vermeyen, karşılıklı, arkadaşlık ve sevgiyle yoğurulmuş güzel bir ilişki vardı. Bunların bir bebeği olması çok hoş bir şey. Çünkü bu klişe tabirle ama gerçekten de "Aşklarının meyvesi". Kız evlenmeden hamile kalmış vay ahlaksııııız diyemem. Aralarında güzel bir aşk varmış ve bir aşk çocuğu olmuş. Ne mutlu onlara.
Evet Tavusçum, haklsın kurmacada bu denge sağlanabilirdi. Çalıkuşunun da dediği gibi, Defne ve Deniz evlendirilebilirdi. Aynen Sinan ve Şirin Cemgil gibi... O dönem dağa çıkan, hapiste olan pek çok devrimci genç evliydi. Aileler ne kadar ilerici olmuş olursa olsunlar, çocuklarından bunu talep ediyorlardı. Hadi aile baskı kurmasın, oturdukları evlerin ev sahipleri, yolculuk ettikleri yerlerde kaldıkları pansiyon-otel sahipleri kuruyordu bu baskıyı.
Ama işte uzun erimli yazamıyorlar belli ki, haftadan haftaya 90 dakika (neredeyse uzun metrajlı film) yazıp çekiyorlar...
Güzideyle Necdetin dört yıl beraber olup evlenmemesi ise ayrı mesele zaten. Onlar devrimci gençler gibi de değiller. Başkaldırdıkları bir şey yok. Onlarınki asıl olarak benim de kabul edemediğim ilişkidir. Arada karşılıklı bir sevgi ve aşktan gayri bir niyet, bir bocalama hatta Necdetin de dediği gibi "hala raya oturamama" durumu varsa, zorunluluktan evleniliyorsa işte o zaman benim sinir tellerim ayağa kalkıyor. Necdet, Yasemin iki kere boşanmayı teklif ettiğinde kabul etmediği için, ama bu arada Güzideyle beraber olmaya (üstelik kız çekip gitmişken, bulup geri getirip) devam ettiği için benim gözümde beş paralık değeri yoktur. Bu da benim değerlerime ters işte ne yapayım:img-wink::img-blush
Şimdi Defne'nin hamileliği aslında beklediğim bir şeydi. Rüya'nın doğum gününde Deniz'in ''sen çok tatlı bir anne olacaksın Defne ''demesi. Defne'ye ve Deniz'e ileride çocuğunuz olunca daha iyi anlarsınız konuşmaları. Metruk evdeki konuşmalar. Ve sonuçta ben sevindim bu habere. Çok sevdiğim ve epeyce de sahiplendiğim bir çiftin bebekleri.:img-blushHele ahlaksızlık olarak hiç değerlendirmedim.
çalıkuşucum ben senaristlerin Deniz ve Defne'yi neden evlendirmediği konusunda şöyle düşündüm. Belki Yasemin'le ilişkilendirip hani baba uzakta, haber farklı nedenlerle de olsa ulaştırılamıyor. ( Yasemine hak verdiğimden değil ) Defne'nin farklı karakteri, farklı seçimleri ve doğacak farklı sonuçlar vurgulanmak istenmiş olabilir. Tabi Deniz'in uzakta oluşu seyircideki merak duygusunu arttırır. Hapiste gerçekleşebilecek bir nikah... Bunlar etkili olmuş olabilir. Her ne ise ben dizimize yeni bir kız bebek bekliyorum. Umarım...
Bence dizideki en gereksiz hamilelik güzideninkiydi. Necdet güzideyle gerçekten istediği için evlense, sonrasında güzide hamile kalsa daha güzel olurdu. Çünkü denildiği gibi dizide herkes evlilik dışı hamile kalıyor ve bu komik oluyor açıkçası. Hamile kalmalarına bir şey demiyorum da 3 hamile bayan üçü de evlenmeden hamile kalmış. Millet dalga geçiyor artık. Bu sayıyı azaltmak için güzidenin hamileliği olmasaydı keşke diyorum. Çünkü yaseminin hamileliği zten hikayenin çıtası. O hamile kalmasaydı tüm bunlar olmazdı(:hıh), defneninki ise anladığım kadarıyla denizle aralarında bir köprü olacağı için, belki de güçlü bir kadın görmemiz için ama güzideninki sadece necdetle evlenmesi için. Bebek olmasaydı da necdet gerçekten güzideyi sevdiği için evlenseydi keşke...Böylece biz de adamın sevgisinden emin olmuş olurduk.
"Aşk için her şey mübah değildir."(hele ki platonik aşk için) öyle görseydik zaten necdetin yaptıklarını da mübah görmemiz gerekirdi. Ama ahmet-yasemin, defne-deniz çiftlerinin aralarında kimseye zarar vermeyen, karşılıklı, arkadaşlık ve sevgiyle yoğurulmuş güzel bir ilişki vardı. Bunların bir bebeği olması çok hoş bir şey. Çünkü bu klişe tabirle ama gerçekten de "Aşklarının meyvesi". Kız evlenmeden hamile kalmış vay ahlaksııııız diyemem. Aralarında güzel bir aşk varmış ve bir aşk çocuğu olmuş. Ne mutlu onlara.
Bu arada Örümce Ayşe'nin necdetin narkoz almış bebeğiyle ilgili bir tespitini de eklemek istiyorum.
"Bence fetusun küççük yaşta aldığı narkoz 4-5 yaşına kadar kafayı bulmasına sebep olup,(:img-hyste) o saate kadar necdet gibi bir babası olmasının ne men em bir şey olduğunu anlayamayacaktır."
Kısacası savulun arkadaşlar Jr.Sarhoş Hasan geliyor...:img-wink:
Zaten bu dizide ne kadar gereksiz iş varsa Necdet'in başının altından çıktığı için haklısın.:):good:
Aşk için her şey mübah değildir derken kastettiğim platonik aşk değildi. Platonik aşk çok çok farklı bir şey, eski sayfaları yine açmayacağım onlar eskide kaldı çünkü açtım mı tartışma ortamı oluyo mutlaka. Ne sizin düşünceniz ne de benimki değişeceğine göre anlamsız olur sürekli aynı şeyleri yinelemek.
Yalnız dizideki aşklar içinde ooo hepsi evlenmeden hamile kalmış oh ne güzel aşklarının meyvesi demek bilmiyorum ne kadar doğru.:icon_whis
Güzide ve Necdet'in ilişkilerini de başta desteklediğimi söyleyemem ama şimdi bir çoğunuza ters gelen şey bana gayet normal geliyor. Elbette Necdet Güzide'yi seviyo ama tutkulu bir aşkla mı tabiki değil kör değiliz. İlla aşık mı olması lazımdı evlenmesi için? Bu çok saçma, herkesin annesi babası da aşık olup mu evlenmiş? Cidden bu kadar aşk aşk diyip duruyoruz ama madem aşk her şeyse niye Işık mutlu değil?
Narkozlu bebeğe gelince gerçekten çoook haklısın. Daha ilk anda anneme demiştim bu çocuk narkozu yedi neye benzeyecek doğduğunda merak ediyorum diye ama sapasağlam doğar.:)
Şimdi Defne'nin hamileliği aslında beklediğim bir şeydi. Rüya'nın doğum gününde Deniz'in ''sen çok tatlı bir anne olacaksın Defne ''demesi. Defne'ye ve Deniz'e ileride çocuğunuz olunca daha iyi anlarsınız konuşmaları. Metruk evdeki konuşmalar. Ve sonuçta ben sevindim bu habere. Çok sevdiğim ve epeyce de sahiplendiğim bir çiftin bebekleri.:img-blushHele ahlaksızlık olarak hiç değerlendirmedim.
çalıkuşucum ben senaristlerin Deniz ve Defne'yi neden evlendirmediği konusunda şöyle düşündüm. Belki Yasemin'le ilişkilendirip hani baba uzakta, haber farklı nedenlerle de olsa ulaştırılamıyor. ( Yasemine hak verdiğimden değil ) Defne'nin farklı karakteri, farklı seçimleri ve doğacak farklı sonuçlar vurgulanmak istenmiş olabilir. Tabi Deniz'in uzakta oluşu seyircideki merak duygusunu arttırır. Hapiste gerçekleşebilecek bir nikah... Bunlar etkili olmuş olabilir. Her ne ise ben dizimize yeni bir kız bebek bekliyorum. Umarım...
Mirkacımbye, ben de haberi duyduğumda bebek sanki benim kardeşimin bebeğiymiş gibi sevindim. Çünkü Defne ve Denizi çok seviyorum ben de:img-blush Ama sanki oğlan olacak gibi...Yalnız başına bir anneye daha düşkün olacak olan oğlan çocuğu...Hep Sinan-Şirin Cemgil ikilisi ve bebekleri Taylanla özdeşleştiriyoruz ya onları...Oğlan olabilir. "Ada" oğlan...:img-in_lo (Bu arada bkz; diziyi tekrar gerçek sanmaya başlayan shevek:img-wink:)
Ben asıl Ahmete bir kız çocuk daha istiyorum. Doğduğunda ilk babasının parmağını tutan, adını babasının koyduğu...babasına daha düşkün bir kız çocuğu...Üzgünken, yorgunken babasını anlayan, gelip kucağına yerleşip başını göğsüne yaslayan bir kız çocuğu...Zavallım ne Rüyadan ne Yasottan görebildiği şefkati minik kızında yaşasın bari BB Ahmet.:img-blush
çalıkuşu78
28-01-08, 17:23
arkadaşlar necdetin güzideye seni seviyorum demesini daha çok bekleriz.. özellikle necdete dedirtmiyorlar senaristler hala necdetin yasemine duyduğu aşk en en büyük aşktır safsatasını bize yutturmak için.. ama yutmadık tabii orası ayrı..şimdi bu yazıları okuyup hasan jnr. doğduğunda yatağın başında acele ile yazılmış bir replikle güzide seni seviyorum dedirtirler necdete.. maksat bizle dalaşmak..:icon_whis:img-hyste
:img-haha: :img-hyste :img-haha: gerçekten de iyi güldürdün beni yav:img-grin2
birinin hamile kalaması için ne illada bir imza gerekiyor, ne de illada imzasızlık gerekiyor... tamamen şartlar, tesadüfler bunları belirliyor... bu üç ilişki de kendi birlikteliklerine kendileri karar vermiş ve beraberliklerini de her boyutuyla yaşayan ilişkilerdi...
Ahmet ve Yasemin'in hikayesindeki çatışmalar için,
Necdet'in de bazı çelişkiler yaşayabilmesi için,
Defne'nin ise (sen Işık demişsin yanlışlıkla..)dönemin sorunlarından biri olması nedeniyle düşünülmüş üç hamilelik olayı... kolaycılık mı? farklı çelişklier, engeller doğurmasına rağmen çocuk denen varlığın bir şey ifade etmesi mi? elbette tartışılabilir... benim anlamadığım illada nikahlandıktan sonra olmalıdır denmesi... evlilik demiyorum çünkü evlilik bir birliktelik olayıdır.. iki karşı cinsin (hatta son zamanlarda eşcinsellerin de) birlikte yaşama kararıdır.. burada eleştirilen ya da dalga geçilen nikahlanma olayıdır... o yüzden soruyu doğru sormak istiyorum...
bir hamilelik neden illada nikahlandıktan sonra yapılmalıdır?
bakın nikahlanmaya karşı değilim benim çocuklarım da nikahlandıktan sonra oldu... ben 1987'de evlendim ilk çocuğum 91 yılında doğdu... ama nikah olayı yalnızca teknik bir olaydır... nikah bir sorumluluk yaratamaz... sorumluluğu yaratan aşk ve sevgidir... bu iki şey yoksa, isterseniz bin kez nikah olsun hiçbir anlam ifade etmez... yani neden çok doğal bir şeymiş gibi görmüyoruz? daha doğrusu göremiyoruz? olabilir nikahsız birlikte olmuşlar ve hamile kalmışlar... bu çocuğun kimliği için vb. bazı teknik şeyler için zaten nikahlanacaklardır... var sayalım ki çocuk okula gidene kadar bu işi uzattılar? ama bu insanlar hem kendilerine hem de çocuklarına gereken önemi ve sorumluluğu veriyorlar... buna rağmen sorun nedir sizce? bunu istismar edebilecek kişilere karşı devletin zorunlu görmesi gereken bir tedbir mi? yoksa bir ahlaksızlık mı? ben devlet mantığıyla nikahı şart koşarım... çünkü toplum buradaki gibi bilinçli ailelerden oluşmuyor... ama bunun bir ahlaksızlık olduğunu düşündüren açıklamalar, beyanlar, eğitimler de vermem... yalnızca işin o teknik yönleri için yaparım... peki burada bunu eleştiren arkadaşlar hangi yönüyle bu olayı eleştiriyorlar ben asıl onu açmalarını istiyorum... yani amaç klişe cümlelerle bir şeyleri eleştirmek olmamalı bence... temellendirip, gerçekten de çok yanlış buluyorlarsa ikna edici açıklamalar yapmalarını beklerim...
Bahar Can arkadaşım,
Ben (gerçek hayatta olsu kurguda olsun) insanların okumuş olanlar dahil olmak üzere kadın erkek beraberliğinin doğal sonucu olan hamileliği düşünmeden ilişkilere girmelerine karşıyım. Sonra da hamilelik karşısında şaşkınlık ve "Ben bu bebeğe nasıl bakarım? Bu çocuk dünyaya gelemez." tarzı laflar. Madem Bakamıyacağın çocuğu neden yapıyorsun, belli fiziksel aktivitelerin doğal sonucunun bir bebek olduğu herkesce bilinen bir şey.
Bu günlerde bir çok ünlü Amerikan sinema yıldızı önce çocuk yapıp sonra evleniyor. Bu kişiler sorumluluktan kaçtığından değil toplumsal kurallara doğrudan karşı çıkmak adına yapılan bir davranış biçimi. Ama evlilik her toplumda farklıdır. Örnek verecek olusam: Pasifik adalarında kadına erkek çocuk doğurmadıkça Nikah yaplmaz. Erkekler soyun devamı için evlenir. Kız doğuran kadın eş olamaz. :icon_sorr
Evlilik ve Nikah özellikle kadınlar tarafından istenir. Geçmişte sosyal ve madd güvencesi olmayan olmayan kadın için en büyük güvenceydi.Her kadın evlenmeyi ister ve ciddi ilişkilerinin evlilikle bitmesini ister. Psikoloji de bu duruma Andromeda kompleksi denir.
Senin 1987'de evlenip 1991'de çocuk sahibi olman bana kalırsa düşünülerek taşınılarak, iyi giden bir ilişkinin doğal sonucu, ortak verilen bir karar sonucudur. Bir çocuğun doğumu için en ideal şartlar da budur.
Buna karşılık evli olup, parasını içki, uyuştucu, kumara, eğlence hayatına harcayan, karısını çocuğunu döven, işkence eden, korkunç şeyler yapan koca ve babalar olduğunun bilincindeyim.
Nikah bir sorumluluk yaratmaz demişsin. Ama DNA testleri yokken evlilik dışı doğan bir çocuğun sorumluluğunun baba tarafından kabul edilip edilmemesine yani babanın insafına kalıyordu. Çocuk doğumuyla hak ettiği parasal destekten bile yoksun kalıyordu. Hatta yakın bir örnek vereyim: Şarkıcı Emrah'ın babalık davası yıllarca uzadı ve Babalık testi ile çocuğun babası olduğu ispat edilebildi.
Nikah bir imza demek değiğldir. Nikah hukuksal sonuçlar yani hak ve sorumluluklar meydana getirir. Anne baba çocuğuna bakmak onu büyütüp, yetiştirmekle sorumlu olduğu gibi yetişkin evlatta yaşlı anne babasına bakmakla toplum ve kanun karşısında sorumludur. Devlet toplumsal kurallardan Ahlak ve Din kurallarna bağlı olan ama yasal yaptırım gücü olmayan kuralları yasalar çerçevesinde düzenliyerek. Çocuğun velayeti ve yetiştirilmesi içim verilecek nafakanın düzenlenmesi, miras hakları, çocuğun babasısın yani nesebin belirlenmesi gibi kuralları düzenlemiştir. Devlet insanlardan oluşan dev bir organizmadır. O nedenle nikahsız doğan çocuklar devlete zarar vermez, kişilerin haklarını kullanmasında kolaylık sağlar.
İnsanlar mağra devrinde yaşarken nikah diye bir olgu yoktu. Kadının kimnle olduğu konusundaki kavgalar insanlık tarihi kadar eskidir. Tüm toplumsal kurumlar ihtiyaçlar üzerine oluşturulmuştur.
Etrafta herkesin baba dediği biri varken sizin babanızın olmaması ne büyük eksiklik olur. Ayrıca çocukların hayatında anne ve baba figürünün varlığı en başta psikolojik olarak gereklidir. Kız çocuklar için baba figürü ilk aşkıdır, babası ile olan ilişkisi gelecekte erkeklerle olan ilişkisini belirler.Psikolokide buna Elektra Kompleksi denir. Erkek çocukların annelerine aşırı düşkün olması ve babsı ile ikisinin aynı cinsiyetten olduğunu anlamsı ve baba ile sevgi bağlarının kurulmasına Oedipius kompleksi denilir.
Lezbiyen ve Gay evliliklerin yaygın olduğu ABD'de bu çeşit evliliklerde taşıyıcı anne ve sperm bankası yolu ile dünyaya gelen çocuk sayısı giderek artmaktadır. Bu çocuklarda Sosyal Güvenlik Görevlilerinin gözetimindedirler. Eğer çocuğunuza iyi ve dğru şekilde bakamazsanız devlet çocuğu elinizden alır. Ayrıca boşanmış eşler veya evlilik dışı çocukların baba ve anne figürlerinin benzerini sağlamak, onu yetişkin hayatında toplum içindeki kadın veya erkek rolüne hazırlamak için gönüllü abla ve ağabeyleriyle hafta bir kaç kez buluşup, bir iki saat geçirmeleri için sosyal oluşumlar bile vardır.
çalıkuşu78
28-01-08, 17:29
Mirkacımbye, ben de haberi duyduğumda bebek sanki benim kardeşimin bebeğiymiş gibi sevindim. Çünkü Defne ve Denizi çok seviyorum ben de:img-blush Ama sanki oğlan olacak gibi...Yalnız başına bir anneye daha düşkün olacak olan oğlan çocuğu...Hep Sinan-Şirin Cemgil ikilisi ve bebekleri Taylanla özdeşleştiriyoruz ya onları...Oğlan olabilir. "Ada" oğlan...:img-in_lo (Bu arada bkz; diziyi tekrar gerçek sanmaya başlayan shevek:img-wink:)
Ben asıl Ahmete bir kız çocuk daha istiyorum. Doğduğunda ilk babasının parmağını tutan, adını babasının koyduğu...babasına daha düşkün bir kız çocuğu...Üzgünken, yorgunken babasını anlayan, gelip kucağına yerleşip başını göğsüne yaslayan bir kız çocuğu...Zavallım ne Rüyadan ne Yasottan görebildiği şefkati minik kızında yaşasın bari BB Ahmet.:img-blush
shevekçim biz unutalım o kızı.. bu senaristler ahmete tam manasıyla dört başı mamur bir hayat yaşatmıyacaklar..kız veya oğlan hiçbir zaman bir bebek kayıtsız şartsız ona bağlanamayıp gözünü ilk açtığında ahmeti göremiyecek.. bütün bebekler gözünü açınca necdeti görmek zorunda ilk olarak senaristin niyetince..defne yolda sancılanır orası da tam pastahanenin önüdür.. necdet onu hastaneye yetiştirir..veya yolda doğar ve ilk gördüğü yüz necdet olur bu gidişle..:icon_whis
Güzidenin hamileliği gereksiz derken necdet yaptığı için demek istemedim merve_ak. Bu üç hamilelikten hikayenin gidişatına en etkisiz olan, hamilelik güzideninkiydi kabul etmek lazım. Amaçları necdetle evlendirmekse bunu bebek olmadan yapsalardı daha hoş olurdu. Sonuçta evlenecekler mi evlenecekler.(yani senaristler onları evlendirmeyi kafaya koymuş) Ne diye araya bebeği sokarsınız? Necdet evlenme teklif etseydi, evliliklerinden sonra güzide hamile kalsaydı daha sevimli gözükürlerdi gözüme.
Her hamile kalana ben de "Ooo aferin ne güzel hepiniz evlenmeden hamile kalmışsınız. Hadi herkes evlilik dışı çocuk yapsın, evlilik de neymiş." demiyorum ama böyle bir kurgu yaratılmış sonuçta, yasemin ve defne hamile kalmış. Ben de "Vay efendim ne ahlaksızlık." da demiyorum. Sonuçta böyle bir durum evlendikten sonra da yaşanabilirdi ve ahmet-yasemin, defne-deniz çiftinin aralarındaki aşk ve sevgi o kadar güzeldi ki ben onların doğmuş ve doğacak olan bebeklerine de seviniyorum. Evlenmeden önce olmuş veya evlendikten sonra olmuş...
Evlilik için elbette ki aşk yeterli değil. O kadar da hayalperest değilim. Kafa yapılarının da uyuşması lazım ki Işık'ın evliliğinde bu yok işte. Yetişme tarzları, dünyaya bakış açıları çok farklı ve bu da ışık'ı mutsuz ediyor. Aşk ilk başlarda güzel olabilir ama zaman içerisinde yerini başka şeylere bırakıyor. Necdette ise ben ona mutluluk verebilecek bir sevgi göremiyorum maalesef. İlişkilerinin bir kere başlangıcı çok kötüydü, yani temelleri sağlam değildi. Sonrasında zamanla büyüyüp olgunlaşan bir sevgi de göremedim ben açıkçası. Ama bunu da 2 gün önce yazdığım gibi senaryoda kırılma noktalarının olmamasından kaynaklanan bir durum. Kötü temellerle başlasa bile zaman içerisinde sürekli artan bir ivmeyle düzelen bir ilişki göremedim ben. Habire inişli çıkışlıydı. Necdet bir güzideye gider, sonra yasmein "Necdeeeet yetiiiiş" der ona koşar, yaseminle ahmet yakınlaşır necdet yine güzideye gider...Kısacası ben bir istikrar göremediğim için, zamanla gelişen bir sevgi göremediğim için güzide hamile kalmasaydı da encdet öyle evlenme teklif etseydi diyorum. Sonuçta necdetten güzide hamile kalmadan önce evlenme gibi bir laf duymadık. Onu bu evliliğe sevkeden güzidenin hamileliğiydi.
Mirkacımbye, ben de haberi duyduğumda bebek sanki benim kardeşimin bebeğiymiş gibi sevindim. Çünkü Defne ve Denizi çok seviyorum ben de:img-blush Ama sanki oğlan olacak gibi...Yalnız başına bir anneye daha düşkün olacak olan oğlan çocuğu...Hep Sinan-Şirin Cemgil ikilisi ve bebekleri Taylanla özdeşleştiriyoruz ya onları...Oğlan olabilir. "Ada" oğlan...:img-in_lo (Bu arada bkz; diziyi tekrar gerçek sanmaya başlayan shevek:img-wink:)
Ben asıl Ahmete bir kız çocuk daha istiyorum. Doğduğunda ilk babasının parmağını tutan, adını babasının koyduğu...babasına daha düşkün bir kız çocuğu...Üzgünken, yorgunken babasını anlayan, gelip kucağına yerleşip başını göğsüne yaslayan bir kız çocuğu...Zavallım ne Rüyadan ne Yasottan görebildiği şefkati minik kızında yaşasın bari BB Ahmet.:img-blush
shevek bye çanım bu durum bende de yaşanıyor. ( Kendime inanamıyorum bazen. Tedavisi var mıdır ki?:icon_whis )
Ahmet'e ben de bir bebek daha istiyorum ama hep oğlan diye düşündüm. Ama bahtsızdır Ahmet, göremeyiz biz o bebeği. Deniz ve Defnecimin bebekleri konusunda içimden hep kız geçiyor. Rüya halasına benzesin dedim durdum ama....:icon_whis Şimdi umudum yeni bebek. Annesine de babasına da bayılıyorum. Onlara benzesin. Dayısına benzemesinin de sakıncası yok tabii.:img-in_lo
Sevgili trueblue, bilgiler için çok teşekkürler...Sanırım bahar_canında bunlara bir itirazı yok...
Bu forumda da, dizide de evlililik dışı hamilelik kutsanmıyor. Sadece koşulların insan hayatına yansımaları açısından bir değerlendirme sözkonusu...
Dizide üç ayrı durum ardarda geldi ve özl. bazı genç arkadaşlar "ahlaksızlıktan "dem vurduğu için bu yazılar yazılmak durumunda hissedildi. Nikah toplumsal ve hukuksal bir düzenlemedir, çok haklsın. Ve ayrıca kültüreldir. Bazı toplumlarda bizim gibi devlet eliyle sağlanır bu anlaşma, bazı toplumlarda ise bir din adamının bir sözüyle. İnsan da toplumsal bir varlık olarak, toplum hayatı içinde ayakta durabilmek için bazı gereklikleri yerine getirir. Kendi rahatı içindir bu. Herşeyden önce.
Buna kimse karşı değil. Burada itiraz edilen nokta evlilik dışı hamileliğin, karşılıklı aşk, sevgi, rıza dışında olmamak kaydıyla (allah korusun tecavüz gibi), ahlaksızlık olarak damgalanması vurgusudur. Yani birbirini seven iki kişi birlikte olmuşsa ve bunun sonucu hamilelikse bu durum yargılanmamalı. Yani siz değil ama çeşitli platformlarda bu o kadar çok vurgulanıyor ki, sanırım baharcanın da, Tavusçuğumunda ve benim de karşı çıkışımız, ya da konuyu farklı boyutlarıyla ele alma çabamız buna tekabül etmektedir. Bu arada hoş geldiniz:img-in_lobye
Buna kimse karşı değil. Burada itiraz edilen nokta evlilik dışı hamileliğin, karşılıklı aşk, sevgi, rıza dışında olmamak kaydıyla (allah korusun tecavüz gibi), ahlaksızlık olarak damgalanması vurgusudur. Yani birbirini seven iki kişi birlikte olmuşsa ve bunun sonucu hamilelikse bu durum yargılanmamalı. Yani siz değil ama çeşitli platformlarda bu o kadar çok vurgulanıyor ki, sanırım baharcanın da benim de karşı çıkışımız, ya da konuyu farklı boyutlarıyla ele alma çabamız buna tekabül etmektedir. Bu arada hoş geldiniz:img-in_lobye
Aynen de bunu anlatmak istiyorum ben de.:good: Yasemin kadar kuvvetli(!) yazma yeteneğim olmasa da(:img-wink:) tam anlamıyla bunu demek istiyorudum. Yine imdadıma yetiştin shevekçan.:):img-kiss:
Hoşbulduk Arwen Elf Prensesi. Hatırla Sevgiliyi izlesemde yorum yapmıyanlardandım. Haklısın karıştırdım galiba.:img-blush
rica ederim canım ne demek bu arada ben elf prensesiyim değilmi ama bizim kral hala ortalarda yok bu yüzük son seride yok edilmemişmiydi benim kral yine nereye kaçtı bu gidişle kralına kavuşamayan kurumuş bir elf prensesi olarak tarihe geçeceğim:sad53: :)
bu bölüm muhtemelen nurhak çatışması olur yani shevek inde dediği gibi kıyım başlıyor o zaman desenize cuma günü bizi yoğun bir duygu seli bekliyor mendilleri hazırlayalım:icon_sorr buradan yola çıkarak denizin istanbula gelip çatışmadan kurtulacağını tahmin edebiliriz ama harun a ne olur bilemiyorum normal şartlarda onunda istanbula gelmesi gerekiyor ama bu çocuk blue nunda dediği gibi dizide ahmetten sonraki en bahtsız ikinci bedevi o çatışmada ağır yaralanabilir yada yakalanıp hapse atılabilir şu çocuğun yüzüde bir türlü gülmedi gitti:icon_sorr
Amanın! Aklıma Necdet'i hikayeye sokmak için absürd bir senaryo geldi:icon_idea Defne bebeği doğurmaya karar verir ve tüm hamileliğini gözden uzak bir yerde geçirir.Tesadüf ya bu Güzi ve Defne aynı gün de aynı hastanede doğum yaparlar.Güzidenin bebeği ne yazık ki çok güzçsüz doğmuştur ve hayatta kalamaz.Oyse Defnenin bebeği son derece sağlıklıdır.Bu üzücü olay kendine bile hayrı olmayan Yasotun aklına bir fikir getirir.Konuyu her dediğine he diyen fikirsiz kocası Ahmete açar.Oda bu fikri destekler.Elbirliğiyle o çok iyi bir baba, bak Rüyaya nekadar faydası dokundu diyerek Defneyi, bebeği Necot ve Güzideye vermeye ikna ederler.Aldığı kilolardan dolayı doğum sonrası loğsa sendromunda olan Defne biricik çocuğunu Necota emanet eder.Hem böylece Necdette babasız bir bebeği daha topluma kazandırmış ve fedakarlığını birkez daha kanıtlamış olur.Yasemin ve Ahmette Rüyayı Necotun elinden aldıkları için çektikleri vicdan azabından kurtulurlar.:img-icecr
Nası kurgu ama ? çatlasın senarist ablalar en absürtünü ben buldum:good:
Tavuskuşu sonunda bir kişiden duyabildim bunu çok şükür. evlilik için aşk yeterli değil ne kadar katıldığımı anlatamam. Evet belki yaşım küçük bu olaylarda yeterince tecrübeli değilim ama sonuçta ben de aşık oldum ve objektif bir şekilde baktığımda ileride o insanla evlenmem büyük bir hüsrana uğratırdı beni. O yüzden diyorum ya aşk evet önemli bir şeydir ama evlilik için de şart olan bir şey değil. Olursa ne ala tadından yenmez kıvamına getirir evliliği o ayrı. Yalnız bazen tek tarafın aşkı da götürür evliliği. Bu evlilikte aşık olan Güzide ama Necdet için özellikle bana göre de ters olan bir başlangıcı var. Sonra bitebilirdi, bitmedi demekki Necdet'te Güzide'nin ona karşı olan aşkıyla yetinebildi. Ayrıca Güzide'nin onu mutlu etmediğini söyleyebilir miyiz? Hayır bence.
Keşke evlenselerdi de öyle çocuk olsaydı kısmına katılıyorum tabiki de ama dizide evlilik içi hamile kalmak yasak.:)
Bu arada ben eski bir Cansel Elçin hayranı olarak Ahmet karakterinin olacaksa ille de bir erkek çocuğunun olmasını istiyorum nedense.:) Cemal'in kucağında görememiştik ama en azından Ahmet'in kucağında görmeği isterim küçük Ahmet'i. Rüya nası annesine benziyorsa o da babasına benzesin.:)
Bence tek taraflı aşk bir yere kadar idare edebilir ama işte aylada da gördüğümüz gibi yetmez. En azından ben sevilmek de isterim. Sonuçta hep ben seversem, karşımdakinden aynı duyguları alamzsam kırılırım ve açıkçası enayi yerine konmuş hissederim kendimi. Hep ben sevgimi verirsem ve karşılığında bunu besleyecek güzel duygular almazsam bir yerden sonra biter üzgünüm... Ayla da aynı şeyi denedi. Ama bu çok yıpratıcı bir şey ve bir yerden sonra pes etti, kendi çapında entrikalara başvurdu.(bkz:rüyayı saklaması, necdete karınla nişanlım birlikte demesi) İnsanoğlu bu "Kardeşim hep ben veriyorum, hep ben fedakarlık yapıyorum enayi miyim?" der yani. Belki ilk başta değil ama o aşkı besleyecek karşılıklar alamadıkça, aşkın/sevginin ateşi hafifledikçe bu düşünceler artar.
Bence tek taraflı aşk bir yere kadar idare edebilir ama işte aylada da gördüğümüz gibi yetmez. En azından ben sevilmek de isterim. Sonuçta hep ben seversem, karşımdakinden aynı duyguları alamzsam kırılırım ve açıkçası enayi yerine konmuş hissederim kendimi. Hep ben sevgimi verirsem ve karşılığında bunu besleyecek güzel duygular almazsam bir yerden sonra biter üzgünüm... Ayla da aynı şeyi denedi. Ama bu çok yıpratıcı bir şey ve bir yerden sonra pes etti, kendi çapında entrikalara başvurdu.(bkz:rüyayı saklaması, necdete karınla nişanlım birlikte demesi) İnsanoğlu bu "Kardeşim hep ben veriyorum, hep ben fedakarlık yapıyorum enayi miyim?" der yani. Belki ilk başta değil ama o aşkı besleyecek karşılıklar alamadıkça, aşkın/sevginin ateşi hafifledikçe bu düşünceler artar.
Tam kastettiğim bu değildi aslında.:) Bazen bir tarafın aşkı öyle büyük olur ki iki tarafı da ayakta tutar derken karşı tarafta ona karşı yumuşar bir şeyler hissetmeye başlar ve o da eşini mutlu etmekten onla vakit geçirmekten hoşlanır hale gelir ki bazı şeyler devam eder. Yoksa birisi sürekli sevsin ama diğeri karşılık vermesin ya da kendini karşısındakine lütfetsin, zaten o zaman o ilişki bitmeye mahkumdur. Ama ben Güzide ve Necdet arasında buna benzer bir ilişki görmüyorum. Karşılıklı anlayış içinde devam ediyor. Gönül isterdi ki Necdet'te aşık olduğu biriyle evlensin ama bence o kadar yıl o kadar yaşanmışlıktan sonra zaten onun herhangi birisine aşık olması çokta kolay olmazdı. Gerçi ben bir ara Yunanlı kız girecekmiş diye haberler dolaştığında acaba mı demiştim ama yine de saçma olurdu Necdet'in bu kadar çabuk bir başkasına tutulması.
BU arada MMC senaryon süper olmuş gerçekten.:) HS senaristleri dikkat etsin onlara önemli bir rakip geliyor.:)
bu durumda diziye alternatif isimler ortaya çıkıyor...
hatırla sevgili=hamileyim sevgili
hatırla sevgili= korunsaydın sevgili
hatırla sevgili=nolcak bir necdette biz buluruz sevgili
hatırla sevgili=abartma sevgili
sürçü lisan ettiysek affola...:icon_whis
:img-hyste...ay Allah iyiliğini versin! hepsi birbirinden güzel olmuş...
benim için de hatırla sevgili = hadi be oradan! sevgili...oldu:img-icecr
Sevgili trueblue,
hemen ön yargılı davranmış olduğumu kabul ederek başlayayım yazıma:img-blush son günlerde bu konuda "ahlaksızlık" kapsamında çok yazı yazıldığı için sizin yazınızın da bu temelde olduğu algısı oluştu... ama işte kısa bir-iki cümle ve espiriyle değil de şu yazdığınız yazının en azından özetini yazmış olsaydın bunlara gerek kalmayacaktı :img-blush ayrıca oldukça ayrıntılı ve bilgilendirici yazın için de teşekkür ediyorum...:good:
e bir taraftan da iyi olmuş... yoksa yazacağınız yoktu sanırım:img-wink:
ama ben de zaten olayın yalnızca ahlak boyutunun altını çizdim... devletin bu konuda kesinlikle hukuki tedbirler alması gerektiğini oluşabilecek istismarlar için zaten şart olduğunu vurguladım... kısaca nedenini de belirttim (toplumumuzda her aile dizimiz aileleri gibi bilinçli değil) bu konuda bir sorunumuz yok... görebildiğim kadarıyla ahlak meselesinde de bir sorun yok... geriye kalan sorun senaristlerin neden sıkça evlilik öncesi çocuk konusuna ihtiyaç duydukları... zaten siz de bunu "moda" şeklinde eleştirmişsiniz...:img-blush ona da kendimce bir açıklama getirdim... ve bunun tartışılabileceğini belirttim... :img-blush
demekki neymiş: okuduğun şeyi her ne olursa olsun iyi okuyup ondan sonra eleştirecekmişim (troest bu arada iyi kızarmışım değil mi?)
Selamlar çanlar,,
Hemen bir alıntıyla başlamak istiyorum zaten uzun uzun kendim yazmaya vaktim yok, sağolsun forumçanlar çok güzel yazıyorlar zaten :)
Bence dizideki en gereksiz hamilelik güzideninkiydi. Necdet güzideyle gerçekten istediği için evlense, sonrasında güzide hamile kalsa daha güzel olurdu. Çünkü denildiği gibi dizide herkes evlilik dışı hamile kalıyor ve bu komik oluyor açıkçası. Hamile kalmalarına bir şey demiyorum da 3 hamile bayan üçü de evlenmeden hamile kalmış. Millet dalga geçiyor artık. Bu sayıyı azaltmak için güzidenin hamileliği olmasaydı keşke diyorum. Çünkü yaseminin hamileliği zten hikayenin çıtası. O hamile kalmasaydı tüm bunlar olmazdı(:hıh), defneninki ise anladığım kadarıyla denizle aralarında bir köprü olacağı için, belki de güçlü bir kadın görmemiz için ama güzideninki sadece necdetle evlenmesi için. Bebek olmasaydı da necdet gerçekten güzideyi sevdiği için evlenseydi keşke...Böylece biz de adamın sevgisinden emin olmuş olurduk.
"Aşk için her şey mübah değildir."(hele ki platonik aşk için) öyle görseydik zaten necdetin yaptıklarını da mübah görmemiz gerekirdi. Ama ahmet-yasemin, defne-deniz çiftlerinin aralarında kimseye zarar vermeyen, karşılıklı, arkadaşlık ve sevgiyle yoğurulmuş güzel bir ilişki vardı. Bunların bir bebeği olması çok hoş bir şey. Çünkü bu klişe tabirle ama gerçekten de "Aşklarının meyvesi". Kız evlenmeden hamile kalmış vay ahlaksııııız diyemem. Aralarında güzel bir aşk varmış ve bir aşk çocuğu olmuş. Ne mutlu onlara.
Bu arada Örümce Ayşe'nin necdetin narkoz almış bebeğiyle ilgili bir tespitini de eklemek istiyorum.
"Bence fetusun küççük yaşta aldığı narkoz 4-5 yaşına kadar kafayı bulmasına sebep olup,(:img-hyste) o saate kadar necdet gibi bir babası olmasının ne men em bir şey olduğunu anlayamayacaktır."
Kısacası savulun arkadaşlar Jr.Sarhoş Hasan geliyor...:img-wink:
Bu yorum tamamen espri amaçlıdır, "Necdet çok iyi bir baba" tarzı yorumlarla cevap verilmemesi rica olunur.
Sana pekçok konuda katıldım Tavuskuşuçan, bence de Güzi'nin hamileliği olayı çok gereksiz oldu, yani gereksizden ziyade amaçsız :)
Ben, onların ortada bebek falan yokken evlenmelerini ve sonrasında gelen bi bebiş haberini tercih ederdim ama biliyorsunuz ki senarist ablalar uğrunda onca fedakarlık yaptıkları Necdet'i sevenleri bile mutlu edemiyorlar..
Defne'nin hamileliğine gelince..Ben de nikah yani resmi bi evlilik içinde doğmuş çocuğu tercih ederdim ama sonuçta Defne'nin bebeği sahiden şu "aşk bebeği" denen türden...Babasının duyunca çok sevineceğini biliyorum..O zaman benim için sorun yok, Allah analı babalı büyütsün:)
Tam kastettiğim bu değildi aslında.:) Bazen bir tarafın aşkı öyle büyük olur ki iki tarafı da ayakta tutar derken karşı tarafta ona karşı yumuşar bir şeyler hissetmeye başlar ve o da eşini mutlu etmekten onla vakit geçirmekten hoşlanır hale gelir ki bazı şeyler devam eder. Yoksa birisi sürekli sevsin ama diğeri karşılık vermesin ya da kendini karşısındakine lütfetsin, zaten o zaman o ilişki bitmeye mahkumdur. Ama ben Güzide ve Necdet arasında buna benzer bir ilişki görmüyorum. Karşılıklı anlayış içinde devam ediyor. Gönül isterdi ki Necdet'te aşık olduğu biriyle evlensin ama bence o kadar yıl o kadar yaşanmışlıktan sonra zaten onun herhangi birisine aşık olması çokta kolay olmazdı. Gerçi ben bir ara Yunanlı kız girecekmiş diye haberler dolaştığında acaba mı demiştim ama yine de saçma olurdu Necdet'in bu kadar çabuk bir başkasına tutulması.
Merve'cim bu yorumuna çokk katıldım,ben de Necdeti seven biri olarak Necdet ve Güzi hakkında tam olarak bunları düşündüm..Evet, ortada bi tutku falan olmadığını ve Yasemini sevdiği gibi Güziyi sevmediğini biliyoruz ama bu ikisi yoldan geçerken birbirlerini görüp hadi evlenelim diyen iki kişi değil..Ortak bi sürü güzel zamanları var, kaç zamandır birlikteler..Birlikte ortak bi geçmişleri olan ve şimdiyse ortak bi gelecekleri olacak, iki mutlu insan..
Onlar için yapabileceğim başka bi yorum yok, eldeki imkanlarla bu en iyisiydi bence:)
Herkese iyi akşamlar çanlarbyebye
Şu Var Yasemi'nin durumu defne ve Güzideye göre çok farklı Yasemin işi daha çok zordu onların evlilikleri nerdeyse imkansızdı Aile içinde sorunlar daha neler neler Evlene bilmeleri bile nerdeyse imkansız gibi bir şeydi çok denediler ama evlenmediler bir türlü Ama güzide ve denfe şimdi defne ve denizn aynı evde kaldıkların biliyolar yani kalkıp biz evlenecegiz deseler karşı çıkmazlar Aileler evlenebilirler rahatlıkla keza Necdet ve güzide içinde gecerli yani şunu demek istiyorum evlenseler sonra çoçuk olsa daha güzel olmaz mı? daha güzel olur bu dizi örnek bir dizi bugüne kadar hep doğru mesajlar vermeye çalıştı.. dizi ''GİDİNDE EVLİLİK DIŞI ÇOÇUK YAPIN GİBİ BİR DÜŞÜNCEYE YÖNELTMİYOR '' insanları elbet ama üç tane birden de olması hani birin gectim diger iki tanesi çok komik geliyo Artık:) sanki çoçuk olmasa evlenmiyecekler yada evlenmiyecekler gibi bir durum çıkıyor ortaya:)
Bu Arada Defne'nin Anne olacağına çok sevinidim Ayrıca Denizin de baba çünkü bu dizi de Ahmet dışında Sevdiğim iki Karekter onlar çok şirin olacaklar Anne ve baba olarak eminim kız mı olur? erkek mi olur? Erkek olsa Adı Şevket olur Dede isim yani:) Ay Ahmet Dayı olacak:happy0064 bu kezde Yiğeni ile ilgilendi diye Kucağına aldı diye kıskanclığı tutup Rüya kıyameti koparmasın :)
Selamlar çanlar,,
Hemen bir alıntıyla başlamak istiyorum zaten uzun uzun kendim yazmaya vaktim yok, sağolsun forumçanlar çok güzel yazıyorlar zaten :)
Sana pekçok konuda katıldım Tavuskuşuçan, bence de Güzi'nin hamileliği olayı çok gereksiz oldu, yani gereksizden ziyade amaçsız :)
Ben, onların ortada bebek falan yokken evlenmelerini ve sonrasında gelen bi bebiş haberini tercih ederdim ama biliyorsunuz ki senarist ablalar uğrunda onca fedakarlık yaptıkları Necdet'i sevenleri bile mutlu edemiyorlar..
Defne'nin hamileliğine gelince..Ben de nikah yani resmi bi evlilik içinde doğmuş çocuğu tercih ederdim ama sonuçta Defne'nin bebeği sahiden şu "aşk bebeği" denen türden...Babasının duyunca çok sevineceğini biliyorum..O zaman benim için sorun yok, Allah analı babalı büyütsün:)
Merve'cim bu yorumuna çokk katıldım,ben de Necdeti seven biri olarak Necdet ve Güzi hakkında tam olarak bunları düşündüm..Evet, ortada bi tutku falan olmadığını ve Yasemini sevdiği gibi Güziyi sevmediğini biliyoruz ama bu ikisi yoldan geçerken birbirlerini görüp hadi evlenelim diyen iki kişi değil..Ortak bi sürü güzel zamanları var, kaç zamandır birlikteler..Birlikte ortak bi geçmişleri olan ve şimdiyse ortak bi gelecekleri olacak, iki mutlu insan..
Onlar için yapabileceğim başka bi yorum yok, eldeki imkanlarla bu en iyisiydi bence:)
Herkese iyi akşamlar çanlarbyebye
Necdet-Güzi iklisi benimde çok hoşuma giden bi çift:good:
Aslında ben Rüyaya takmış durumdayım aslında ona değilde kaprislerine:img-cool2
Tamam anlıyorum her çocuk kapris yapar ama evden kaçmak ta ne dmk onu anlamıyorum yani herkafana esen evden kaçsaydı o zmn tüm evebeynler çocuk arardı sokak sokak hayır yani çocuk kafasıyla düşünüyor olabilir diycem çokta akıllı bi çocuk yani ben kaprislerini anlarım ama kaprisle birlikte bencilliğini çekemem:icon_whis
Bide Anti Kapris Rüya ailesine katılmak isteyen çok kişi olmadı şaşurdum:icon_sorr
Neyse bye
Necdet ve Güzid evliliğinden bahsedilmiş...hani çocuk olması gereksizdi ya da amaçsızdı diyerekten...Aslında son derece amaçlı ve gerekliydi...Kimin açısından Güzid mi? Necdet mi?...hiçbiri değildi...Sadece izleyici açısından gerekliydi ve amaçlıydı...bknz: dinle ey seyirci! necdet, hayatının sorumluluklarını içinde Yasemin! olmadan da alır...mesajı..:img-hyste kargalaaar!
Kargalar...çünkü aslında evet! gereksiz ve amaçsızdı...boru yutmuş gibi hamilelik haberine verilen Necdet tepkisi....sonra bir hışımla gidilen ve yatılan kürtaj masası...ve büyük bir aşkla kurtarılan hamile biçare kadın!ve ebedi mutlulukla elele tutuşularak girilen Paris Türk sefaretindeki nikah odası....bknz:aman!aman!ne romantik!:img-icecr
dediğiniz gibi içinde büyük aşk olsun olmasın...ben, Necdetin herhangi bir zorlama olmadan Güzid'in kıymetini anlamasını dilerdim...Sonuçta ilişkinin gidişatını başından beri takdir edelim ya da etmeyelim...Güzid necdet için fazla bir kadın ve Necdet ondan daha iyisini bulamazdı...ben, Necdetin bunu bilerek, tüm bu gidişat içinde kıymetini bilmesini istiyordum ama Heyhat! kötü kalem ağları buna izin vermedi..bir aşık kadın karakterin daha harcanmasına göz yumuldu...:img-pilot
Umarım o narkoz Dr.Örümcek hanımın dediği gibi Hasan Jr.umuzu etkilemez...neyse ileride o da Rüya gibi Chucky ya da abuk bir karaktere bürünürse buna sebep gösterebileceğimiz bir olay var...Narkoz!
Umarım o narkoz Dr.Örümcek hanımın dediği gibi Hasan Jr.umuzu etkilemez...neyse ileride o da Rüya gibi Chucky ya da abuk bir karaktere bürünürse buna sebep gösterebileceğimiz bir olay var...Narkoz!
Her şeyin bir açıklaması var aslında bizim harika(!) kurgumuzda.(gerçi biz zorlayarak bu açıklamaları çıkartıyoruz ama neyse:)) Yasemin necdetle aynı evde geçirdiği süre içerisinde kayalık travması nedeniyle o haldeydi, rüya yılların getirdiği şımarıklık nedeniyle, Jr.Sarhoş Hasan da abuk olursa çocuğun daha doğmadan odası gibi bahanesi hazır. "Fetusken narkoz yedim abi...":img-hyste:img-hyste
Bu da bana bir reklam sloganını hatırlattı."Hatırla Sevgili...Bahanesi bol!!!":icon_whis:img-hyste
Her şeyin bir açıklaması var aslında bizim harika(!) kurgumuzda.(gerçi biz zorlayarak bu açıklamaları çıkartıyoruz ama neyse:)) Yasemin necdetle aynı evde geçirdiği süre içerisinde kayalık travması nedeniyle o haldeydi, rüya yılların getirdiği şımarıklık nedeniyle, Jr.Sarhoş Hasan da abuk olursa çocuğun daha doğmadan odası gibi bahanesi hazır. "Fetusken narkoz yedim abi...":img-hyste:img-hyste
Bu da bana bir reklam sloganını hatırlattı."Hatırla Sevgili...Bahanesi bol!!!":icon_whis:img-hyste
Fetusken narkoz yedim abi!...:img-hyste
dediğin gibi harika kurgumuzun! bahanesi bol...O yukarıda yazdıklarına üşenmiştim...:) bari ekleyeyim:
Yasemin....ağır darbeli kayalık travması
necdet...Aşırı feddakarlıklı aşk anlayışı
Rüya...aşırı sevilmeden dolayı overdose şımarıklık...Chucky sendromu
Işık....Aşık olursam amanin beni ablamla Ahmet ağabey gibi ayırırlar sendromu,
ve Hasan Jr....fetusken narkoz yedim abi!:img-hyste
tekrar selam yine geldim:)
tavusçanım ne hüzel slogan o öyle "hatırla sevgili,bahanesi bol":img-hyste
rüyanın hali ortada chucky ile terminatör arasında gidip geliyor inşallah şu anda yolda olan 2 junıor ona benzemez yoksa dizinin adı dahada farklı bir hal alıp "hatırla sevgili kabus dolu günleri" de olabilirki o zaman yandıkki ne yandık hem hatırlarmısınız bilmem trt tek kanal iken cuma geceleri korku filmleri verirdi bizde hem korkar hemde izlerdik tabi ben çocuktum sürekli babama sarılırdım:img-blush şimdi malum bizim dizide cuma akşamları yayınlanıyor zaten rüya ile başlayan kabus devam ederse trt nin o günlerine bir dönüş yapabiliriz hayır birşey değil o dönem ben küçüktüm babamda çok dahah sağlıklı ve gençti kucağına atladığım gibi sıkı sıkı sarılırdım şimdi ben oldum koca kız o oldu yaşlı bir adam korkarsam kime sarılacağım zavallı adam diziden değil benim aşırı korkuya bağlı darbelerimden bayılır aman allah korusun:img-hyste
Mirkacımbye, ben de haberi duyduğumda bebek sanki benim kardeşimin bebeğiymiş gibi sevindim. Çünkü Defne ve Denizi çok seviyorum ben de:img-blush Ama sanki oğlan olacak gibi...Yalnız başına bir anneye daha düşkün olacak olan oğlan çocuğu...Hep Sinan-Şirin Cemgil ikilisi ve bebekleri Taylanla özdeşleştiriyoruz ya onları...Oğlan olabilir. "Ada" oğlan...:img-in_lo (Bu arada bkz; diziyi tekrar gerçek sanmaya başlayan shevek:img-wink:)
Ben asıl Ahmete bir kız çocuk daha istiyorum. Doğduğunda ilk babasının parmağını tutan, adını babasının koyduğu...babasına daha düşkün bir kız çocuğu...Üzgünken, yorgunken babasını anlayan, gelip kucağına yerleşip başını göğsüne yaslayan bir kız çocuğu...Zavallım ne Rüyadan ne Yasottan görebildiği şefkati minik kızında yaşasın bari BB Ahmet.:img-blush
Sevgili Shevek "Ada" oğlan olabilir diyorsunuz demek.Diziyi gerçek sanmaktan herşeye rağmen vazgeçmeyen Gülru da Ahmet'in kucağında şefkati tadacağı ve adı Ada olan minik bir kız çocuğu istiyor...
Önceleri Defne'nin bir oğlu olsun;oğlan dayıya benzer ne de olsa diyordum ama artık bir kızı olsun istiyorum.Belki böylece Ahmet de yeğenini her kucakladığında kızında yaşayamadığı şeylerin birazını olsun yaşar,hisseder.Bu hiç yansıtılmasa da bunu eksikliğini yaşamıyor mu yani Ahmet?Ben babama o yaşlardayken deliler gibi aşıktım,işe gitmesine tahammülüm yoktu oysa o bu duygudan da habersiz mesela.Onun kızının babasıyla aynı evde kalmaya tahammülü yok.
Hayır sürekli Ahmetin kaçırdığı yıllara,kızıyla yaşayamadığı herşeye takık gezinen paranoid şizofren eğilimli bir kız imajım oluşmasın lütfen kafalarda.Ama bu haksızlık ve mantıksızlık.Ahmetin hayat hissesiyle bir başkası,Necdet mutlu olsun,üstüne üstlük herkesten alkış alsın.Bu mevzu bence kapanmadı,kapanmaz.
Necdete göre Ahmet onun sevdiği kızın aşkını aldı,Ahmete göre Necdet onun kızını ve yıllarını çaldı.Bunu aralarında ne zaman hallettiler?Ne zaman bu hesapları döktüler ortaya?İkisi elbette düşman olmasın.Hiç değilse Rüya ve çocukluklarındaki dostlukları hatırına.Ama on dakikalık ayaküstü bir konuşma ve el sıkışmayla herşey halloldu,ortalık güllük gülistan...Yalanla geçen yılların lafı mı olurmuş!Hangi mantık alıyor bunu?Bunun hesabını yapsınlar,yüzleşsinler,ben Necdetin özür borcu var diyorum ama gerekirse bundan da feragat edeceğim yeter ki eteklerindeki taşları döksünler ortaya.
Harunun :-"Vedaaat,kardeşim" çığlığı uzun süre yankılandı kulaklarımda,polislerce camdan atılan bir gencin ölümünün etkisinden kurtulamadım günlerce.Ne başarılı bir bölüm olmuştu o mesela.Artık şu Yalan Rüzgarı,Entrikalı Yıllar,Fedakarlıklar Kuşağı havasından sıyrılsa dizimiz.
31 Mayısta Nurhak Dağlarındaki olaylar öncesi Rüyanın abesle iştigali sona ersin artık.O ölümlerin,yaralanmaların,ayrı kalmışlıkların acısını duyumsamak istiyorum.Ahmet-Rüya nasıl sağlıklı bir baba-kızı ilişkisi