PDA

Tüm Versiyonu Göster : Serhat Tutumluer


Sayfalar : 1 2 3 4 5 [6]

sahracı
06-04-08, 20:48
Arkadaşlar Kız Tavlama Sanatı'na yer bulma sıkıntısından bahsetmişsiniz...İstanbul Film Festivali'ne bile hala bilet bulunuyor onun için çıktığı gün bilet alınırsa çok sorun yaşanacağını sanmıyorum, ayrıca Talimhane Tiyatro'su bildiğim kadarıyla çok büyük bir salon olacakmış, çok sorun olmaz, içinizi rahat tutun yani ;) :)

inşallah derencim valla çatlarız herhalde yer bulamazsak..en azından ben:) biz bütün biletleri bitirip lale kartlılara bırakmıyormuşuz asıl:img-hyste

berrin
06-04-08, 20:49
seno ellerine sağlık.Sayfaları Sahra fotoğrafları ile doldurmuşsun.:happy0064
Talimhane Tiyatrosu'nun yerini merak edenler olmuş.Ben 1 ay önce gidip bakmıştım.Hatta buraya da yazmıştım hala insaat devam ediyordu.Taksimdeki anıttan çok uzak değil, ama sokağın epey aşağısında kalıyor.Sokak de tehlikeli değil,korkulacak birşey yok.Bina solunda kalıyor.

http://img392.imageshack.us/img392/3870/haritavl9.jpg (http://imageshack.us)

sprıng
06-04-08, 20:58
ARA filmine maalesef yeni gidebildiğim için yorumlarımı yeni yazabiliyorum:sad53: zaten daha öncesinde film hakkında çıkan yazıları ve tabii ki sizin yorumlarınızı okumuştum, :img-in_logenede filmi seyretmediğim için kafamda bazı konuları şekillendiremiyordum, en nihayet seyrettim ya içim rahat etti:img-icecr

aslında kafamda oluşturduğum filmle seyrettiğim arasında farklar vardı, umduğumdan daha değişik bir filmle karşılaştım, filmin tek mekanda geçmesi beni hiç sıkmadı, hatta bir ara baktım sahnelerin geçişleri hakkında merak içindeyim,

en beğendiğim sahnelerden biri, elektrikler kesildiğinde Veli'nin kendi çocukluğuyla ilgili anlattığı anılarıydı, ve Selda'nın ona sesiyle eşlik etmesi, Oyuncakcı dükkanlarının hala önünde durduğunda içinde duyduğu sızıyı anlatması, daha sonra Veli ve Selda sahnesi, "aramızda birşey var" demesi ve bunun devamı , Veli'nin tepkileri, sonra tabii Veli-Gül sahnesi , aralarındaki elektrik ve itiraf sahnesi çok başarılıydı, Veli'nin orada ahlak ve toplum yapısıyla ilgili olarak söylediği sözler vurucuydu,anlatılmak istenen o kadar güzel verilmişti ki, tekrar seyredilmek istenen sahneler arasında yerini aldı, Veli-Ender sahnesi ise olması gereken sadelikte fakat yeteri kadar etkiliydi, Veli,'nin kafasında olanı anında cümlelere dökmesi ve "Seldayla aranızda ne var" derken ki ses tonu ve mimikleri, çektiği acıyı size anlatıyordu, ve bunun devamındaki vücud dili çok başarılıydı Serhat Beyin, hele Doğu'nun kapıya geldiği zaman, aralarındaki diyolog ve mimikler güzel ve yerinde kullanılmıştı, Sonra yılbaşı akşamı Selda Veli'nin kucağında yatarken Veli'nin Doğuya attığa bakış, çok kısa fakat size hissettikleriyle ilgili çok şey aktarabiliyordu,

beni en çok etkileyenler Gül ve Veli oldu aslında, Gülün çocukluğu, ve Veli'nin hayatta kurmaya çalıştığı denge , kendine bile uzun süre kabul ettirmek istemediği gerçekler ve bunlarla yüzleşmesi, dışarıya çok normal görünmek için verdiği amansız mücadele fakat içinde çok farklı bir insan olması, hem çok sade bir adam gibi görünüp aslında içinde çok derinliği olan bir karakter yapısına sahip olması, hem normal olabilmek için kendi içindeki çabanın yanında, çevresindeki insanlara da kendisindeki farklılığı hissettirmemek adına harcadığı çaba yorucu ve yıpratıcı olmalı diye düşünüyorum.ve onun için üzüldüğümü hissediyorum.

duvarlarını içinde öyle sağlam örmüş ki ışık sızdırmıyor, ne en yakın dostu ne karısı diğer Veliyi bilmiyor, ben Veliyi sevdim, farkettim ki içim ısınmış Veliye, çocukluğundan itibaren yetiştirilme tarzı, olmadığı bir insan gibi yaşamak zorunda oluşu,kendi seçimlerini yıllar içinde kendi içinde yapmış olsa da, bunu dışarıya yansıtamaması,kendini öyle iyi saklamayı başarmış ki, seyrederken bize bile hadi canım olabilir mi dedirtebiliyor, bence Veli karakterinin aslında bıçak sırtında olan sırlarının karşı tarafa dozunda aktarılabilmesi, Serhat beyinde ne kadar sade fakat etkili oynabildiğinin göstergesidir, hiçbir abartıya kaçma ve süsleme gereği duymadan Veli karakterini bize yansıtmış,

film tek mekanda geçtiği için son derece dikkatli takip etmeye çalıştım, hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemedim. Ender karakterinin söylediği bir söz dikkatimi çekti, fahişeyle olan sahnesinde ötesini düşünmeden kimseyi sevemediğinden bahsetti, bu beni düşündürdü, evet ötesini düşünmeden sevmek nasıl olmalı diye, onun dışında zaten şiddete meyili olan bir insandı, sonu da buna uygun oldu,

selda karakteri de açıkcası içimde çok fazla sempati uyandırmadı, sadece herşeye rağmen Veliyi sevmesi ve onu bırakmak düüncesinde bile olmaması , bunun sonucunda sadece ölümü düşünüyor olması ilginçti,

ve Gül hayatı boyunca bir yere ait olamama duygusu yaşamış ve sahip olduğu insanlar onu hep terketmiş, Enderin gidişiyle beraberde tekrar kendi yalnızlığının içine yuvarlanması acıklıydı aslında,

ve film bittiğinde, güzel oyunculukların tadı damağımda sokağın kalabalığına karıştım. Tebrikler


galiba çok uzun yazdım okuyanların sabırları için teşekkür ediyorum, hepinizi seviyorum, :happy0064