Tüm Versiyonu Göster : Omen (The Omen 666)
http://img254.imageshack.us/img254/9706/27168uh.jpg
yönetmen: John Moore
yapımcı: John Moore,Glenn Williamson
senarist: Dan McDermott
görüntü yönetmeni: Jonathan Sela
müzik: Marco Beltrami
oyuncular:
Predrag Bjelac-Vatican Observatory Priest (as Pedja Bjelac)
Liev Schreiber-Robert Thorn
Carlo Sabatini-Cardinal Fabretti
Julia Stiles-Katherine Thorn
Mia Farrow-Mrs. Baylock
Bohumil Svarc-Pope
David Thewlis-Keith Jennings
Giovanni Lombardo Radice-Father Spiletto
Amerikan Elçisi Robert Thorn'un eşi hüsranla sonuçlanan bir doğum yapar. Adam karısının acı gerçeği öğrenmesini engelleyip bir başka bebeği sahiplenmelerini sağlar. Fakat çocuk büyümeye başladıkça bazı tuhaf olaylar gerçekleşmeye başlayacaktır. İntihar ve ölümlerin ardından baba, oğlunun gizemini çözmeye karar verir. Ve onun şeytanla olan yakın ilişkilerine dair ipuçları keşfetmeye başlar.
"…O sonsuzluk denizinden yükselecek
İki kıyıda ordular yaratacak
Ve insanı kardeşine düşman edecek
Bir tek insan kalmayana dek”
İtiraflar Kitabındaki kehanete bir çokları inanır... Ve bizim zamanımızda ortaya çıkacak büyük ve korkunç sonun gerçek olduğuna inanılır. Bahsedilen işaretler etrafımızda görülmeye başlandı bile: terörist saldırılar, hava durumundaki garip değişiklikler…liste böyle devam edip gidiyor.
Anlatılanlar Şeytan’ın işareti olan 666 ile işaretlenmiş bir anti-hristiyan’ın doğumuna dek bütün bunların devam edeceğini söylüyor. İşaretli olan gücünü doğrudan Şeytan’dan alacaktır. Ve Armageddon’un başlangıcını haber veren krallığını dünya üzerinde kurabilmek için yeniden güçlenecektir.
Robert Thorn bu karanlık kehanetlerden habersizdir. Amerika’lı bir diplomat olan Thorn’un aklında çok farklı düşünceler ve dertler vardır. Karısı Kathryn, çok zor bir doğum yapmıştır ve bu doğum sırasında bebeğinin öldüğünden habersizdir. Daha önce iki kez hamile kalmış ve her seferinde bebeğini kaybetmiş olan Kathryn’in bir kez daha bu üzücü olayla karşılaşmış olması Thorn’u çok sarsmıştır. Kathryn, bu haberi öğrenince yıkılacaktır.
Hastanenin rahibi Peder Spiletto, aynı gece doğan ve doğumda annesini kaybeden bir başka bebeği Thorn’a verir. Bu küçük erkek bebek sayesinde Kathryn asla gerçeği öğrenmeyecek ve onu kendi çocukları gibi büyüteceklerdir. Oğullarına Damien adını verirler ve kendi kanlarından canlarından çocukları bilerek sevgiyle büyütürler.
Geçen zamanla birlikte Thorn kariyerinde yükselir ve Amerika’nın İngiltere Başkonsolosu olur. Ailesi ile birlikte Londra’nın dışında oturmaya başlarlar... Artık beş yaşına gelmiş olan Damien’ın etrafında garip olaylar gelişmektedir. Damien’ın bakıcısı küçük çocuğun doğum gününde kendini asar, garip bir papaz Thorn’a çocukla ilgili korkunç mesajlar getirmektedir, çocuğun hayvanat bahçesine yaptığı gezi tam bir panikle sonuçlanmıştır ve kiliseye giderken Damien korkunç bir isteri krizine girmektedir ve etrafında hep şok edici korkunçlukta ölümler gerçekleşmektedir.
Bu problemli olaylar Damien ile ilgili bir şeylerin yanlış gittiğini göstermektedir. Damien’ın yeni bakıcısı Mrs. Baylock çocuğa kendini adamıştır. Fakat trajedi çok geçmeden yaşadıkları eve ulaşır. Thorn çok geçmeden gerçeği öğrenir... Damien herhangi bir çocuk değildir... O kehanetin uzun yıllardır beklediği kişidir. Thorn dünyayı bekleyen korkunç terörü durdurabilmek için gereken fedakarlığı yapmalıdır...
Kehanet açıktır... işaretler hatasız...Dünyanın sonu çok yakındır...
6 / 6 / 06 tarihinde kehanet kendini gösterecek ve en karanlık korkularımız ortaya çıkacaktır...
THE OMEN başrollerini Gregory Peck ve Lee Remick’in paylaştığı 1976 yılında 20th Century Fox tarafından vizyona çıkarılan filmin yönetmenliğini Richard Donner üstlenmişti. Film, “The Exorcist” ve “Rosemary’s Baby” filmlerindeki gibi seyirciyi şok edici ve korkutucu sahneleriyle kışkırtmanın yanında yapımcıların hikayeyi anlatmaktaki usta becerisi ve çok yetenekli oyuncularıyla o yılların en çok ilgi gören korku filmi haline gelmişti.
Yönetmen John Moore kendisini bu ilk filmin fanatik izleyicileri arasında sayıyor. Bunun yanında “The Omen’ filminin hikayesinin günümüze çok daha uygun olması da Moore’un hikayenin saltanatını devam ettirmesine sebep olmuştur.
“İnsanlara şeytanın bir konsept ya da bir teori olmadığını hatırlatmak için daha uygun bir zaman dilimi olduğunu sanmıyorum ” diyor Moore. “Onun bir insan yüzü ve insanlardan aldığı güçleri var. Şeytanın gerçek yüzünün hiç bu kadar görünür hale gelmemişti.
“Yalnızca son dört yıldır olanları bir gözden geçirin,” diye devam ediyor Moore , “dünya politik, doğal ve insanların geçekleştirdiği olaylarla büyük yıkımlara uğramış durumda.”
THE OMEN 1976 yılında David Seltzer’in senaryosundaki orijinal tema ve yapıya sadık kalınarak ama karakterler ve hikayede bazı genel değişiklikler yapılarak sinemaya aktarıldı..
kaynak:ozenfilm.com.tr
http://img57.imageshack.us/img57/92/9525omen0013is.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=9525omen0013is.jpg)http://img57.imageshack.us/img57/8271/9525omen0025sl.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=9525omen0025sl.jpg)http://img57.imageshack.us/img57/9241/9525omen0034sb.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=9525omen0034sb.jpg)
http://img57.imageshack.us/img57/5328/9525omen0047cw.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=9525omen0047cw.jpg)http://img57.imageshack.us/img57/3356/9525omen0057zy.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=9525omen0057zy.jpg)http://img57.imageshack.us/img57/1954/9525omen0071np.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=9525omen0071np.jpg)
http://img57.imageshack.us/img57/5913/9525omen0098no.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=9525omen0098no.jpg)http://img57.imageshack.us/img57/1071/95250035ny.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=95250035ny.jpg)http://img57.imageshack.us/img57/968/95250046qa.th.jpg (http://img57.imageshack.us/my.php?image=95250046qa.jpg)
http://img254.imageshack.us/img254/6889/9525omen0124sp.th.jpg (http://img254.imageshack.us/my.php?image=9525omen0124sp.jpg)http://img254.imageshack.us/img254/1688/9525omen0119yr.th.jpg (http://img254.imageshack.us/my.php?image=9525omen0119yr.jpg)http://img254.imageshack.us/img254/5148/9525omen0106md.th.jpg (http://img254.imageshack.us/my.php?image=9525omen0106md.jpg)
6 Haziran’a dikkat
İzleyiciyle buluşmaya hazırlanan tüyler ürpertici "Omen 666" filmi için ilginç bir gösterim tarihi belirlendi. 6 Haziran 2006 tarihinde kötü güçlerin ortaya çıkmasını işleyen korku filmi, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de 6 Haziran 2006 tarihinde vizyona girecek.
Yapımın gösterim tarihi için tüm dünyada ilginç bir gün seçildi. Filmde korkunç olayların başlangıç tarihi "6 Haziran 2006" olduğu için bu yapım, tüm dünyada 6 Haziranda izleyiciyle buluşacak. Türkiye de bu kuralı bozmayarak aynı tarihi belirlerken, filmlerin değişim günü cuma olmasına rağmen özellikle bu film için farklılık yaratıldı. Yapım, 6 Haziran Salı günü seyirci karşısına çıkacak.
Yapımın bir ilginç özelliği de Türkiye'de 66 sinemada aynı anda gösterime girecek olması...
"Omen 666", ismini korku filmi tarihine yazdıran 1976 yapımı klasik filmin yeni çevrimi.
1976 yılında ünlü oyuncular Gregory Peck ile Lee Remick'in kamera karşısına geçtiği filmin yeni çevriminde Liev Schreiber, Julia Stiles, Mia Farrow ve David Thewlis rol alıyor.
Şeytanın ve kötülüğün işareti olan "666" sayısını temel alan filmin yönetmenliğini John Moore üstleniyor.
Kaynak: haber3.com
06.06.06’da doğurmak istemiyor
İngiliz anne adayı 6 Haziran’da doğum yapmamak için hastaneyi iknaya çalışıyor.
AA
İngiltere’de 6 Haziran’da bebeğini dünyaya getirmesi beklenen bir anne adayı, 6 haziran 2006 (06.06.06) tarihinden korktuğu için doğumunu daha önce yapmak için hastane yönetimine talepte bulundu.
İngiliz basınında çıkan haberlere göre, sinema tarihinin en iyi ve etkileyici korku filmlerinden “The Omen”ın (Kehanet) bir tutkunu olan 30 yaşındaki Melissa Parker, 6 Haziran’da bebeğini dünyaya getirmekten büyük korku duyduğunu belirtiyor. “Bu tarihte doğum yapmaktan, doğum kötü geçecek veya çocuk kötü birisi olacak diye çok korkuyorum” diyen Parker, “Daha da kötüsü bebeğimin kendisi şeytan veya deccal olabilir” diye konuştu.
Hastane yetkilileri ise Parker’ın talebinin doğumun bu tarihte yüzde 100 olmayacağı gerekçesiyle şimdilik reddedildiğini belirttiler.
İncil’de Şeytan’ı simgeleyen 666 sayısı ve çeşitli kültürlerin bu tarihte Deccal’in Dünya’ya ineceği inancından ötürü o gün lanetli olarak kabul ediliyor.
Bebeklerini 6 Haziran’da doğurmak istemeyen anne adayları, sezaryen için sıraya girerken, Amerikan 20th Century Fox şirketi bu tarihte 70’lerin korku filmi The Omen’ın yeni versiyonunu gösterime sokacak.
Filmin Türkiye gösterimi için gönderilen 66 kopyasının geçen hafta Atatürk Havalimanı’nın kargo bölümünde meydana gelen büyük yangında yok olduğu belirtilmişti.
kaynak:ntvmsnbc.com
ben bu filmi çok merak ediyorum.ABD bu konuda o kadar çok film yaptı ki saçma sapan bu film de onlardan mı diye düşünmeden edemiyorum.ama büyük olasılık giderim.bu sene tüm paramı sinemaya harcadım.sayemde sinema endrüstrisi kalkındı :)
sudem orjinali kült olmuş bir seriydi.seyrettiğim en iyi korku filmlerinden biriydi.
orjinalinde babasını canlandıran gregory peckın oyunculuğu mükemmeldi.bu filmde de oyunculuklar iyi olursa ve efektleri abartmazlarsa ilki kadar ses getirir.
http://img82.imageshack.us/img82/5300/omen735sw.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen735sw.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/4852/omen725te.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen725te.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/6649/omen717nd.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen717nd.jpg)
http://img82.imageshack.us/img82/7673/omenhires82st.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omenhires82st.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/2695/omenhires147wy.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omenhires147wy.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/5097/omenhires164vg.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omenhires164vg.jpg)
http://img82.imageshack.us/img82/3992/omen706ab.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen706ab.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/4774/omen689gd.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen689gd.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/6281/omen665fr.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen665fr.jpg)
http://img82.imageshack.us/img82/5140/omen632ml.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen632ml.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/9412/omen640uv.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen640uv.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/2096/omen596pc.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen596pc.jpg)
http://img82.imageshack.us/img82/1139/omen574bo.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen574bo.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/6185/omen562wc.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen562wc.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/1793/omen461oi.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen461oi.jpg)
http://img82.imageshack.us/img82/6083/omen488oy.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen488oy.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/9600/omen438fw.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen438fw.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/1770/omen391jo.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen391jo.jpg)
http://img82.imageshack.us/img82/6282/omen383cs.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen383cs.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/8132/omen243ov.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen243ov.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/7675/omen287zz.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen287zz.jpg)
http://img82.imageshack.us/img82/7381/omen71cg.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen71cg.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/8514/omen114fe.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen114fe.jpg)http://img82.imageshack.us/img82/9710/omen46yu.th.jpg (http://img82.imageshack.us/my.php?image=omen46yu.jpg)
Uğur Vardan'ın "Omen" filmiyle ilgili eleştirisi...
http://www.e-kolay.net/sinema/images/dmn_o2.jpg
'Şeytan'ın gör dediği' bir film...
Kilise, 'inançları zedeliyor' diye boşa yaygara yapıp 'Da Vinci Şifresi' gibi 'vasat' bir filmle uğraşadursun, sahne sırası geleneklere bağlı bir yapımda. Üstelik Vatikan'ın bu kez sokağa dökülmesine de gerek yok; çünkü 'The Omen' 30 yıllık bir klasiğin neredeyse bire bir kopyası. Yani ortada yeni ve korkulacak bir şey yok. İşin garibi bu 'korkulacak' sözcüğü hem filmin tezleri, hem de gerilim dozajı açısından daha doğru bir anlam kazanıyor.
Roman Polanski'nin, 1968 tarihli çalışması 'Rosemary'nin Bebeği' ve William Friedkin'in 1973 tarihli filmi 'şeytan'dan sonra, biraz da bu iki ağır topun etkilerini paraya çevirecek bir hamle olarak sahaya sürülen 'The Omen' (1976 yapımıydı), meseleye felsefi yaklaşmaktansa korkuyu, seyircisini iyi gererek sağlıyor ve salonda huzursuz olmanın tadına varmamıza ortam hazırlıyordu. Yeteneklerini daha sonra da kimi popüler yapımlarda da (ilk 'Süperman' filmi ve 'Lethal Weapon' serisi mesela) ortaya koyan Richard Donner'ın filmine, 30 yıl sonra uğramanın mantığı nedir? Kuþkusuz 06.06.2006 gibi bir 'tekerlemeden' yararlanmak. Yani meseleyi 666'ya bağlamak...
Peki sadece bu tarihsel ayrıntı filme yarar getirecek mi? Üstüne üstlük 30 yıl sonra aynı konuyu yeniden didiklemenin kime, ne yararý olacak? Doğrusunu söylemek gerekirse, John Moore imzalı bu 'bire bir tekrar', Gus Van Sant'ın çektiği 'Sapık' projesindeki mantığı üretiyor ama başarı açısından 'Damien-Next Generation', 'Noman Bates-Next Generation'dan daha keyifli bir çalışma. Kuşkusuz bunda 'The Omen'daki öykünün, güncelliğe olan yatkınlığı da bir avantaj. Bu noktada kısa bir özet yapmak elzem hale geliyor: Hikâye, 2001'de açılıyor. Roma'daki Amerikan Büyükelçiliği'nde çalışan Robert Thorn, hamile karısının doğum esnasında çocuğunu kaybetmesiyle yıkılıyor. işte tam bu noktada 'şeytanca' bir plan yapıyor ve sevgili karısı Katherine üzülmesin diye, yeni doğmuş başka bir çocuğu "Bak hayatım, ne kadar da şirin" cümleleri eşliğinde aile hayatlarına katıyor. Ne var ki Damien adlı çocuk, beş yaşına gelip şeytan'ın yeryüzüne dönme tarihi olan 06.06.2006 yaklaşınca, işler çığırından çıkıyor. Çocuk doğduğunda Roma'daki elçilikteki ikinci adam olan Thorn, artık Londra'daki Amerikan Büyükelçisi'dir. Günün birinde ortaya çıkan papaz, ona durumu anlatmaya çalışıyor ama ikna edici olamıyor. Öte yandan sürekli olayların içinde yer alan Keith Jennings adlı fotoğrafçı da, elindeki bulgularla büyükelçi Thorn'un kapısını çalıyor ve ikili, bu kez tehlikelere ortaklaşa göğüs germeyi deniyor.
1965 yapımı 'The Flight of the Phoenix'i geçtiğimiz sezon yeniden sinemaya uyarlayan, dolayısıyla 'aynı suda iki kez yıkanma' konusunda deneyimleri bulunan John Moore, tamam, eskinin üzerine yeni bir tuğla koymamış ama yine de filmi bana kalırsa hiç de fena değil. Zaten bu saatten sonra herkesin şeytanlaştığı ve 'baş şeytan'ın eski Teksas valisiyle Bin Ladin ikilisinden biri olduğu konusunda ısrar edildiği bir zaman diliminde, iş galiba biraz da eski mitlerle dalga geçmekten geçiyor. Nitekim Moore'un filmi, bu konuda iddialı olmak için belki kendisini parçalamıyor ama hem eskiye saygıda kusur etmiyor, hem de müstehzi bir bakışı seyircisiyle paylaşıyor. Üstelik final sahnesi, 'baş şeytan' konusunda filmin tarafını da belli ediyor (baþlardaki 11 Eylül saldırısı, tsunami felaketi gibi dökümanter görüntüler de 'gerçek ama komik' kontenjanından filme sızıyorlar).
Orijinal filmde Thorn ve karısını, Gregory Peck ve Lee Remick gibi, o dönemler orta yaþlarını süren iki isim canlandırıyordu. Yeni versiyonda bu rolleri, Liev Schreiber ve Julia Stiles gibi genç oyuncular üstlenmiş. Yani karakterler gençleştirilmiş. Geçmişin Damien'i daha korkutucuydu. Daha sonra o soğuk bakışları, özellikle modern Uzakdoğu gerilimlerindeki (yüzleri, saçlarından dolayı görünmeyen) çekik gözlü kızlara geçmişti. Moore'un filmi, tahtı yeniden eski sahibine teslim ederken yeni Damien'in (yani Seamus Davey Fitzpatrick), korkutucu olmaktan çok sempatikliğe yakın durduğunu söylemek gerekiyor. Film, Jennings karakteri üzerinden 'medyaya gereken önem'in verilmesi konusunda tavır alırken bu rolde David Thewlis, o bildik, sinik stiliyle gayet başarılı. 'Arka Bahçe'de 'Afrika gerçeği ve modern tıp ilişkileri' üzerine ağır cümleler kuran Pete Postlethwaite, 'The Omen'da da öykünün en ilginç karakterine hayat veriyor.
Sonuç olarak 'The Omen', 'şeytan diyor ki, bir git gör' denilen cinsten bir yapım. Nostaljik bir turun yanında ilginç birkaç sahne de vaat eden filmi, kiliseden izin almaksızın gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliriz.
kaynak:e-kolay.net
6.6.06
http://img259.imageshack.us/img259/8371/8028omene8cn.jpg (http://imageshack.us)
Omen haftasonunu beklemese de...
(8 Haziran 2006)
20th Century Fox bir geleneği bozarak Cuma gününü bekleyemedi ve Omen filmini 6.6.2006 tarihine denk getirerek tüm dünyada vizyona soktu. The Hollywood Reporter’ın bildirdiğine göre seçilen tarih, en azından ABD’de kimseyi hüsrana uğratmadı.
John Moore’un, 1976’da Richard Donner tarafından beyazperdeye uyarlanan Omen’den yeniden uyarladığı aynı adlı film, Salı olmasına rağmen ilk gün 12.6 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.
Hatta Moore’un filmi Salı günü gişe hasılatları değerlendirildiğinde; hemen hemen aynı gişe hasılatına ulaşan Zor Baba ve Dünür’ü ve bir başka iddialı yapım Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü’nü bile geride bıraktı. Üçlemenin son filminin ilk Salı’sında ulaştığı hasılat 12.4 milyon dolardı.
Salı günleri vizyon çıkışı için pek tercih edilmiyor olsa da Omen büyük bir başarı yakaladı ve Salı günü elde edilmiş en iyi hasılata ulaştı. Aynı günde vizyona giren filmler arasında son olarak Kurtuluş Günü 11.1 milyon dolar kazanmıştı.
Yine aynı günde vizyona giren filmler içinde en iyi gişe gelirlerini; 10.2 milyon dolarla Ali ve 6.4 milyon dolarla Baba 3 elde etmişti.
kaynak:beyazperde
ya ben pek begenmedim bu filmi her zamanki gibi ses ile korkutmaya calısmıslar insanları bir de siz de oldu mu bilmiorum ben nerde korkmamız gereken bi sahne olacak onu hissedebildim yani kendi kendime birazdan bi seyler cıkıcak fazla sıkma kendini die rahatlıodum.. bazı sahnelerde de yukarıdaki mikrofon görünüodu dikkatinizi cektimi? ve son olarak( kendimi film elestirmeni gibi hissettim ne haddimeyse) yine hristiyanlık abartıları vardı
evet bencede dogru söylüyorsun ben de hissetim ne nazam birsey olacagini :img-elvis
ya ben fılmı korku fılmı falan sandım ama korku gfılmıyle uazktan yakından alakası yoktu benı pek korkutmadı yada germedı ama guzel fılmdı eger gerılım amacıyla yapmıslarsa basarısız bır fılm ama konusu ıyıydı bence yalnız ıkıncı yarıda bır ara fılm cok sakınlestı uykumu getırdı ama ben yınede begendım yanı ne cok ıyı nede kotu orta derece bır fılm kesın 2.fılmını cekerler
güzel bi film dewamı gelir inş ne diyelim:img-grin2
fılmın devamının cekılmesıne kesın gozuyle bakıorum ama fılmın neresınde korku ogesı vardı ben bır turlu anlıyamadım sozde korku fılmı ama bana kalırsa korkuyla alakası yok ne zaman bır aksıyon olucagını hakıkatende cok kolay anlıyabılıyosunuz...Fılmıde genel manada ıdare eder buldum izlemek isteyenlere sunu soylıyebılırım rahatlıkla bu film korku filmi degil eger gercekten korkmak ıcın bu fılme gıdıceksenız zaman kaybından baska bır sey yapmamıs olursunuz bana kalırsa...
76da büyük ses getirmiş ve kült olmuş bir seri ama üzerinden yıllar geçip daha fazla korkutan filmler seyredince bu film korkunç gelmiyor.bu da gerilim ve korku türünde yeniden çevrim filmlerin en büyük çıkmazı olsa gerek.
Çok büyük umutlarla gitmiştik bu filme..sözde korkudan ölcektik..ama hiçbir sahnede korkmadığım kesin..sadce son sahne güzeldi o kaadar..
Hic sevmedim cok berbatti.baslari guzeldi sonlarini zaten anlamadim bile.o kadar emege yazik.Sinemanin icinde cok sIkIlmistim filmin sonunu zor getirdim.
*AşKveGuRuR* 21-08-06, 00:06 ben bu filmi daha 11 yaşindayken tvde izlemiştim o zaman biraz da olsa korktuğumu hatırlıorum
bu filme de yeni versiyon daha ii çekilmiştir die gittim ama hayal kırıklığına uğradım
pEsSiMiSt_9 07-09-06, 13:27 filmi henz izlemedm ama gazetede bilgilerini okumştm..2.kez çeklmş..ilk filmnde çocuk filmdeki rotweider tarfından saldırıya uğramş ve hastanede yatmş uzun bi süre..genelde böle filmlern perde arkalarıda garip oluyor..:img-lady: :D
daha fazla korkalım diye 6 haziran günü gittik filme ama korkmadk hiç yaa,sorun ben ve filme beraber gittiğim arkadaşlarımda değilmiş burayı okuyunca anladım;)
deadly_angel 13-10-06, 19:00 Filme gitmeye çalıştık hatta bilet alabilmek için yapmadığımız numara kalmadı arkadaşlarla.Ama 18 yaş sınırı olduğu için onun yerine Firewall'a gittik, iyikide gitmemişiz bu filme, çok saçma bence, Firewall'a gittiğime çok seviniyorum.
rüzgargülü 06-01-07, 15:30 evet bizde korku filmi diye gitmiştik arkadaşlarla hatta sinemada kimse yoktu biz dört kişi gittik bizden başka iki kişi vardı sinemada gül gül öldük süper bi komedi filmiydi bence korkuyla hiç alakası yoktu ve saçma sapan bişeydi işte paralara yazık oldu anlayacağınız.
cdsini görünce korku filmi kesin bu izlemeliyim dedim ama izleyince açıkcası o kadarda beğenmedim. çünkü ne bileyim o kadar korkulacak bişey yoktu. sonunda yine iyilerin kazanmasını beklerdim ama olamadı pek:img-wink:
movie_monster 03-03-07, 20:45 omen serisinin ilk filminin 2006 versiyonu.açıkcası ilk film bana göre daha iyiydi.bence farklı bi şeyler denemelilerdi.ben her zaman için ilk filmi tercih ederim.
bizimde çok büyük hayallerimizi vardı omene giderken...korkacaktık.:)
tabiki beklenilen olmadı..çekim itibariyle güzeldi fakat korku namına hiçbirşey yoktu..
adamın sonunda gene şeytana uyması ayrı bi mesele zaten...
|
|