Tüm Versiyonu Göster : O.... Çocukları
"O.... Çocukları"nda başrol Hülya Avşar'ın
Hülya Avşar'ın oynayacağı yeni filmin sadece adı değil, konusu da ilginç... Çekimleri 22 Şubat'ta Balat'ta başlayacak filmin adı; "O..... Çocukları"...
"Böyle film adı mı olur?" demeyin, olacak.
Yapımcılığını Energy Media Production - Selay Tozkoparan'ın üstleneceği film, genelevde çalışan kadınların çocuklarını bıraktığı bir ev ile o evin sahibi kadın ve o çocukların anneleri etrafında dönecek olayları beyazperdeye aktaracak.
Senaryosunu "Beynelmilel"in yazarı Sırrı Süreyya Önder'in yazdığı "O.... Çocukları" içinde komediyi de barındıran gerçek olayların da ele alındığı bir dram filmi olacak.
12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra siyasi suçlu olarak aranan bir karı-koca yurtdışına kaçmaya karar verir. Ama çocukları bu konuda onlar için en büyük engeldir.
Yurtdışına kaçmadan önce çocuklarını bırakacakları güvenli bir yer ararlar. Çift sonunda çocuklarını "en güvenli yer" olarak "Mehtap Anne"nin yuvasını seçer.
Onların çocuklarını bıraktığı yer aslında eski bir hayat kadını olan "Mehtap"ın bu işi bıraktıktan sonra halen hayat kadınlığını sürdürenlerin çocuklarını bıraktıkları "Emanetçi Anne" evidir...
Karı-koca yurtdışına kaçtıktan bir müddet sonra çocuklarını alması için bir İtalyan kızı Türkiye'ye gönderir. İtalyan kız, "Emanetçi Anne"ye bırakılan çocuğu alıp anne - babasının yanına götürmek isterken kendini bir dizi ilginç olayın içinde bulur.
Filmin yönetmenliğini Murat Saraçoğlu yapacak.
Filmde, eskiden hayat kadını olan sonrasında ise yeni hayat kadınlarının çocuklarına bakan "Mehtap Anne" rolünü üstlenecek Hülya Avşar, makyajla biraz yaşlandırılacak.
Filmde Avşar'ın yanı sıra Özgü Namal, İpek Tuzcuoğlu, Altan Erkekli, Şevket Çoruh gibi ünlüler de oynayacak.
"O.... Çocukları"yla ilgili "gerçekler" şimdilik bu kadar...
"Hülya Avşar, meşhur genelev patroniçesi Matild Manukyan'ı oynamayacak mıydı?" derseniz yanıtım şudur:
Yıllar önce böyle bir proje vardı ama Manukyan'ın varislerinden biri karşı çıkınca o iş yattı.
"O.... Çocukları"yla ilgili "gerçekler" şimdilik bu kadar.
Ali Eyüboglu
Film Konusu
Yıl 1981... Türkiye, askeri rejimin yönetimi altındadır. Hayat kadınlarının çocuklarına bakıcılık yapan emanetçi annenin, evinin ekseninde inanılmaz olaylar gelişecektir. Hayata dair tüm gerçeklerin ve duyguların iç içe örüldüğü bu evde yaşanacak dram ve trajik komik olaylar hafızalardan silinmeyecek.
Unutulmayacak Bir Senaryo Ve Muhteşem Bir Oyuncu Kadrosu... Beğenerek İzlediginiz Oyuncuları Sürpriz Karakterlerle İzleyeceksiniz...Yılın Beklenen Senaryosu.. Üzerinde Yaklaşık Bir Yıldır Çalışılıyor Ve Çekimler Gizlilikle Yürütülüyor... Bir Dönem Filmi Ve Tüm Dönemlerde Geçerli Olan Duyguların Filmi...
Çocuk Psikolojisi, Egitim, Töre, Annelik Duygusu Ve Kadın Erkek İlişkileri Toplumsal Deger Yargıları Ve Baskı Ortamının Sorgulandıgı Tartışmalara Yol Açacak Bir Film.
“O…Çocukları” Filmi Sinema Tarihine Damgasını Vuracak…
Gösterim Tarihi : Mayıs 2008
Yapımcı : Selay Tozkoparan – Dinamik Prodüksiyon
Yönetmen : Murat Saraçoglu
Senaryo : Sırrı Süreyya Önder
Oyuncular
Demet Akbağ - Mehtap Anne
Özgü Namal - Dona
Sarp Apak - Saffet
Altan Erkekli - Lokman
İpek Tuzcuoğlu - Hatice
Sezin Akbaşoğulları - Meryem
Mahir İpek - Komser Şeref
Gökhan Atalay - Metin
Selen Uçer - Selvi
Deniz Özerman - Mediha
Resmi Basın Bülteninden alınmıştır.
Yapım :
2008, Türkiye
Tür :
Dram / Erotik
Yönetmen :
Murat Saraçoğlu
Senaryo :
Sırrı Süreyya Önder
Oyuncular :
Altan Erkekli, Özgü Namal, Hülya Avşar, Şevket Çoruh, İpek Tuzcuoğlu
12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra siyasi suçlu olarak aranan bir karı-koca yurtdışına kaçmaya karar verir. Ama çocukları bu konuda onlar için en büyük engeldir. Yurtdışına kaçmadan önce çocuklarını bırakacakları güvenli bir yer ararlar. Çift sonunda çocuklarına 'en güvenli yer' olarak 'Mehtap Anne'nin yuvasını seçer. Onların çocuklarını bıraktıkları yer aslında eski bir hayat kadını olan 'Mehtap'ın bu işi bıraktıktan sonra halen hayat kadınlığını sürdürenlerin çocuklarını bıraktıkları 'Emanetçi Anne' evidir...
Karı-koca yurtdışına kaçtıktan bir müddet sonra çocuklarını alması için bir İtalyan kızı Türkiye'ye gönderir. İtalyan kız, 'Emanetçi Anne'ye bırakılan çocuğu alıp anne - babasının yanına götürmek isterken kendini bir dizi ilginç olayın içinde bulur.
O..... Çocukları'nın senaryosu kimin
Başrolünü Hülya Avşar'ın oynayacağı filmin senaristi ortaya çıktı.
İddia, ünlü yönetmen Ülkü Erakalın'a ait. Hülya Avşar'ın, genelev kadınlarının çocuklarına bakan bir kadını canlandıracağı "O..... Çocukları" filminin hikayesinin bu sütunlarda yayınlanmasının ardından Ülkü Erakalın beni aradı. "Yüksel Bey'ciğim, bu hikaye bana ait. Bunu en iyi siz bilirsiniz" dedi. Önce ne demek istediğini anlayamadım. Erakalın, 24 Eylül 2004 tarihinde Yakından Kumanda köşesinde yayınladığım haberi anımsattı. Haklıydı. Erakalın'ın dizi olarak senaryosunu yazdığı ve birkaç televizyon kanalına önerdiği, "Onların Çocukları" adlı öykünün "Eski Çiçekçi Sokağı" adıyla senaryolaştırıldığı dizi projesinde de genelev çalışanlarının babası belli olmayan çocuklarına bakan bir kadının hikayesi anlatılıyordu.
Hatta bugün Hülya Avşar'ın üstlenmeye hazırlandığı rolü, Selda Alkor canlandıracak, Nükhet Duru da eski bir dansöz olarak kamera karşısına geçecekti. Projede Mustafa Alabora'dan, Nilgün Belgün'e, Tomris Oğuzalp'e ve merhum İsmet Ay ile Orçun Sonat'a kadar pek çok ünlünün adı geçiyordu.
Erakalın hatırlatmasa, unutacaktım. Evet, "Onların Çocukları"nı ilk kez 4 yıl önce bu sütunlarda Ülkü Erakalın'ın dizi projesi olarak ben kaleme almıştım... Ülkü Erakalın, dizi projesini birkaç büyük kanala göndermiş ama olumlu bir yanıt alamamıştı. Öyküsünün 4 yıl sonra film olarak senaryolaştırılmasına ise fena halde içerlemişti. Öyküden haberi olan çok sayıda kişi vardı. Hatta az önce sözünü ettiğim oyuncu kadrosunun, dizide oynamak üzere imzalarının da kendisinde bulunduğunu, bunu kolaylıkla ispatlayacağını söylüyordu.
Erakalın ile uzun uzun konuştum. "Şimdi sanacaklar ki, tiyatro oyunumu gündeme getirmek için eski defterleri açıp, reklam yapıyorum. Asla böyle bir şey söz konusu değil. Yıllarca üzerinde çalıştığım bir öykünün benden habersiz sinema filmine dönüştürülmesine isyan ediyorum, hepsi bu" dedi.
Sinema filmlerinin, dizilerin senaryolarıyla ilgili olarak bugüne kadar pek çok benzeri iddia ortaya atıldı. Bu gibi olaylarda her zaman art niyet aramak hata olur. Bazen aynı olayları, aynı günlerde gözlemlemenin getirdiği benzerlikler ya da esinlenmeler senaryo yazarlarının aynı konuları birbirinden habersiz kaleme almalarına yol açabilir. Bu nedenle şimdilik temkinli ve soğukkanlı davranmakta fayda var. Bekleyelim, görelim.
YÜKSEL AYTUĞ / SABAH
Hülya Avşar yaştan kaybetti
(Perşembe, 06 Mart 2008 02:14)
Senaristinin Hümeyra'yı, yapımcısının Hülya Avşar'ı istediği 'O... Çocukları' filminin çekimleri başladı. Ancak başrolde Avşar değil, Demet Akbağ var.
Aslında başrol için sadece Demet Akbağ demek de doğru değil...
Filmde Altan Erkekli, Sarp Apak, Özgü Namal, İpek Tuzcuoğlu, Sezin Akbaşoğulları gibi isimlerin de önemli rolleri var.
Avşar’ın filmde oynamaktan son anda niye vazgeçtiğini merak edip araştırdım.
Doğrusunu söylemek gerekirse gösterilen iki sebep de beni çok fazla ikna etmedi.
Yapımcı Selay Tozkoparan’ın söylediğine göre, Avşar’ın TürkMax’taki programının çekimlerini, dizilerde oynayan filmin diğer oyuncularının müsait oldukları zamanla bir türlü uyumlu hale getirememeleri...
Avşar cephesinde ise iki gerekçe var “O... Çocukları” filminden çekilmemesine sebep olan...
Bunlardan biri haftada üç gün 11.00 16.00 saatleri arasında yapmakta olduğu TürkMax’teki programının çekimleri...
İkincisi de yaş meselesi.
Filmde Avşar’ın canlandıracağı emekli hayat kadını 55-60 yaşlarında biri... Avşar’ın bu kadını canlandırabilmesi için her gün ciddi bir maskeli makyaj gerekli. Bilgisayarda Avşar’ın sadece burnuna bir makyaj yapıp, onu 15-20 yaş yaşlandırabilir miyiz diye yapılan denemelerden de olumlu sonuçlar çıkmadı.
Daha önce “Kadın İsterse” dizisinde maskeli makyajla kendisinin yaşlı halini oynayan Avşar, bu tecrübesine dayanarak “Yüzüme bir daha öyle ağır makyaj yapmak istemiyorum” deyip, filmde oynamaktan vazgeçti.
Avşar vazgeçince de rol Demet Akbağ’a gitti...
(Ali Eyüboğlu/Milliyet)
Hülya ile Helin Avşarlar'ın rol almamasına çok sevindim. Demet Akbağ'ın oyunculuğunu, Hülya'dan daha çok beğeniyorum. Ki Hülya'nın hiçbir performansını beğenmedim.
Özgü Namal'ın olacak olması da ayrı bir gururdu. Altan Erkekli, Mahir İpek ve Sarp Apak'ın da rol alması memnun edici nitelikte.
Heyecanla bekliyorum filmi.
Hülya Avşar'ın oynamasını yürekten isterdim ama olmadı maalesef:(
Ama ben bu filmi merak ediyorum nasıl bişe olcak diye çünkü konusu çok ilginç bekleyip görelim bakalım güzel bi film seyredecez gibime geliyo:img-yes:
nedim_bahar 10-03-08, 14:01 'O... Çocukları'nın çekimleri başladı
Sırrı Süreyya Önder'in yazdığı 'O... Çocukları' isimli filmin çekimleri başladı. Yapımda Mehtap Anne rolünde Demet Akbağ rol alırken, İtalyan Dona'yı ise Özgü Namal canlandırıyor..
Daha çekimleri başlamadan olay olan 'O... Çocukları' adlı filmin oyuncu kadrosu belli oldu ve filmin çekimleri geçtiğimiz günlerde başladı.
ÜNLÜ AKINI
'O... Çocukları'nın başrolünde Mehtap Anne rolüyle Demet Akbağ yer alıyor. Filmde Lokman'ı Altan Erkekli, Dona'yı ise Özgü Namal canlandırıyor. 'O... Çocukları'nda Saffet rolünde Sarp Apak yer alırken, Hatice'yi İpek Tuzcuoğlu, Meryem'i Sezin Akbaşoğulları, Selvi'yi Selen Uçer, Komiser İpek'i ise Mahir İpek oynuyor. Murat Saraçoğlu'nun yönettiği, senaryosunu Sırrı Süreyya Önder'in yazdığı filmin, mayıs ayında izleyiciyle buluşması bekleniyor. Film, Türkiye'nin askeri yönetim altında bulunduğu 1981 yılında geçiyor. Yapımda hayat kadınlarının çocuklarına bakıcılık yapan Mehtap Anne'nin evinde yaşanan olaylar anlatılıyor.
sabah//günaydın
http://www.resim-yukle.com/img01/18/59269418A505826BFE1545AB9438EEr.jpg (http://www.resim-yukle.com)++http://www.resim-yukle.com/img01/18/59970923C2484E7E0C0D408833BA1Ar.jpg (http://www.resim-yukle.com)
KÜFÜRBAZ SENARİST!
"O...Çocukları" adı verilen filmin senaristi Sırrı Süreyya Önder, onlarca basın mensubunun önünde, "Açık açık söyleyeyim, filmin adı ****** Çocukları" derse, ben de yazmaktan çekinmem. Bu arada basın toplantısında, neden gelirken cebime bir-iki tane acı biber koymadığıma da üzüldüm doğrusu. Yanımda olsaydı, gidip senaristin ağzına sürüveriridim.
SuAda'da, "O... Çocukları" filminin tanıtım toplantısı yapıldı. Ben de katıldım.
Dinamik Prodüksiyon'dan Yapımcı Selay Tozkoparan, Yönetmen Murat Saraçoğlu, Senarist Sırrı Süreyya Önder, Oyuncular Mehtap Anne Demet Akbağ, Dona Özgü Namal, Saffet Sarp Apak, Lokman Altan Erkekli, Hatice İpek Tuzcuoğlu ve diğerleri uzun masaya yan yana oturdular. Görsel ve yazılı medya mensupları da karşılarına geçtiler.
Sorular başladı.
Bir bayan muhabir benden önce davranıp, sordu:
"Filmin adı, neden böyle sivri?"
Senarist Sırrı Süreyya Önder cevapladı:
"Sivri mivri değil. Filmin adı basbayağı ****** Çocukları."
Şok olduk ve sustuk. Daha ne soralım böyle tak diye özü sözü bir adama...
Kızgın bir ifadeyle daha konuşmaya devam etti.
Sanki bu soruyu neden sordunuz der gibiydi.
Ya kardeşim sen filmin adını böyle koyarsan, biz de sorarız; "Neden O... Çocukları" diye...
Dayanamadım sordum:
Bu film yurtdışında festivallere katılırsa, adı ile ilgili bir çalışma yaptınız mı? Bu filmin adı festivallerde ne olacak?
Cevap netti:
- Hangi ülkede festivale katılırsak, "****** Çocukları" o ülkenin diline çevrilecek. Her ülkede ****** çocuğu vardır mutlaka.
Şimdi Sırrı kardeşim.
Ne gerek var böyle bir isim koymaya.
Filmin adı:
İtici...
Sivri...
İğrenç...
Ayıp...
Oldu olacak bu dönemde o..... kelimesinin başına bir de "Muhafazakar" sıfatını ekleseydiniz de olup, bitseydi. Muhafazakar eşcinsel oluyor da muhafazakar o..... neden olmasın.
Bak daha çekici ve seksi bir film adı olacaktı şu:
"Muhafazakar o..... Çocukları!"
Sen belli, birilerine kızmışsın. Bunu daha film bitmeden haykırmaya başladın. Aslında kızgınlığını, isyanını senaryoya anlamlı bir şekilde dökseydin de, filmi izleyen çıkarken, "Vay o..... çocukları" deseydi.
Filmin bu isimle, Türk televizyonlarında, vizyondan sonra, gösterilme şansı hiç yok.
Anladığım kadarıyla, sben, "Memlekette o kadar çok o..... çocuğu var ki, ben bunu bir filme alayım" deyip, senaryoyu döşenmişsin.
Hayırlı olsun.
Mehmet Sarışın/gecce.com
O…. Çocukları!
“O…… Çocukları” diye film mi olur? Ne iğrenç bir isim bu böyle? Gazetelerde haberlerini gördükçe deliriyorum.. ve İçimden “O… Çocukları?” diyorum.. Kime mi? Bilmem, birilerine diyorum işte!
Düşünsenize; Film vizyona girecek her yerde o afişler olacak. AKP’li belediyeler istedikleri “bahane”yi buldukları için afişleri indirecek! “Bu hafta hangi filme gidelim? dendiği zaman, “o… çocukları filmine” denecek, polemik büyüyecek!
Filmi izlemeden yorum yapmak yanlış olur ama ismi böyleyse senaryosu nasıldır kimbilir demeden de edemiyor insan!
Türkiye’nin askeri yönetimi altında bulunduğu 1981 yılında geçen ve hayat kadınlarının çocuklarını konu alan filmde Demet Akbağ, Özgü Namal gibi çok iddialı isimlerde oynuyor.
İsmiyle-cismiyle iddialı olan bu filmin Uluslar arası arenada gösterimde olduğunu hayal bile etmek istemiyorum.
Son of Bitch..
Made in Turkey!
Kenan Erçetingöz/gecce.com
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324171439_1c84b9d254.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324182563_6c227c5162.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2325055422_1370ce8f4e.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2325064694_6f73fa7034.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2325071188_210fd932ec.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2325074674_d165c1a4ea.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324185485_1c3913d24b.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324192619_522da5fd69.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324195641_fcbac27402.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324199111_6d14fe0df9.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324202159_f84463b7fd.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324229469_5b3dbf9112.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324241849_ba95f88bd6.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324248547_3198a99a96.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324978516_185e907ffd.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2324984474_6ac6335248.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2325035440_eb3db78d3e.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2325043616_bdfe95a0ed.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/2325052620_1cf120bc4c.jpg
Flickr
!! Elyf !! 12-03-08, 05:27 Genelevler hayvanat bahçesi gibi; erkeklerin hali kadınlardan acıklı
'O...Çocukları' adlı sinema filminde 'Fahişe Hatice'yi canlandıran İpek Tuzcuoğlu, "Genelevlerdeki erkeklerin açlığı beni çok şaşırttı" dedi ve ekledi: Oradaki kadınlara üzülüyorsunuz ama erkeğin durumu daha acı
Senaryosunu Sırrı Süreyya Önder'in yazıp, Murat Saraçoğlu'nun yönettiği 'O... Çocukları'nın çekimleri başladı. Önceki gün Suada'da düzenlenen basın toplantısıyla tanıtımı yapılan 'O... Çocukları'nda hayat kadını 'Hatice' rolünü üstlenen İpek Tuzcuoğlu, 1996 yılında 'Ona Sevdiğini Söyle' adlı filmde de bir fahişeyi oynadığını hatırlatarak şunları söyledi:
Açlıkları şaşırttı
"Rolüme hazırlanmak için gittiğim Karaköy'deki genelevlerde, erkeklerin durumuna çok şaşırdım. Açlıkları beni çok şaşırttı. Genelevlerde başka bir şey var; hayvanat bahçesi gibi! Kadınlar adına başka anlamda üzülüyorsunuz; bir et pazarı ama erkekler daha da acınıcak bir durumdaydı." İpek Tuzcuoğlu, canlandıracağı 'Hatice' karakterinin çok sürprizleri olduğunu belirterek, "Ama ilk kez bir karakterin cezbedici özelliklerine kapılmadım ve sadece öykü için bu filmin kadrosuna dahil oldum" dedi. 'O... Çocukları'nın senaristi Sırrı Süreyya Önder ise öyküyü; filmde 'Donna' karakterini canlandıran Özgü Namal'ın "Hep erkek hikayeleri var, hiç kadın hikayesi yok" sözü üzerine yazdığını açıkladı. Önder, gazetecilerin "Filmin isminin başka yerlere çekilip, tepki almasından çekinmiyor musunuz?" sorusuna şöyle yanıt verdi:
Hiçbir yere çekilmez!
"Hiçbir tarafa çekmeye gerek yok. Bildiğiniz ****** çocukları. Çok gelişi güzel kullanılan bir ithamın arkasındaki gerçek resimleri anlatıyorum ben. İsim konusundaki spekülasyonlar yerine, sivrilik konusunda önyargıları bir kenara atmak lazım. Bedenini satarak geçinen bir sürü kadın ve onların çocukları var. Hiçbir mecazi anlam içermiyor, sadece onların çocuklarını anlatıyor."
MEHMET ÇALIŞKAN
Hülya'nın vazgeçme nedeni annesi olamaz
'O... Çocukları'nda 'Mehtap Anne' rolünü üstlenen Demet Akbağ, bu rolde daha önce oynayacağı açıklanan Hülya Avşar'ın çekilmesiyle ilgili şunları söyledi: "Sanırım Hülya ile bir görüşme yapılmış ve karşılıklı anlaşma sağlanamamış. Ben sadece bunu biliyorum. Ben senaryonun büyüsüne kapıldım ve etkilenerek içinde olmak istedim. Bu filmde bir annenin istemeyeceği ne var? Emral Avşar'ın bir baskı yaptığına ve Hülya Avşar'ın da bu nedenle filmde rol almak istemediğine inanmıyorum. Hülya Avşar, iyi bir senaryonun da kokusunu alabilecek kadar zeki ve deneyimli. O da beğenmiştir ama anlaşamama nedenlerini bilmiyorum; beni de çok ilgilendirmiyor..."
Öykü 12 Eylül sonrasında başlıyor ve...
'O... Çocukları'nda başrolleri; Demet Akbağ, Altan Erkekli, Özgü Namal, İpek Tuzcuoğlu, Sarp Apak, Selen Uçer, Sezin Akbaşoğulları, Mahir İpek, Gökhan Atalay ve Selen Sevigen paylaşıyor. Filmde; 12 Eylül sonrası siyasi suçlu olarak aranan bir karı-koca yurtdışına kaçıyor. Çift kaçmadan önce çocuklarını 'Mehtap Anne' diye tanınan bir emanetçi annenin yuvasına bırakıyor ve olaylar böyle başlıyor...
Kim, hangi rolde?
* Özgü Namal (Donna): Ben İtalya'da yaşayan babası Türk, annesi İtalyan 'Donna' adında bir kızı canlandırıyorum. 1980'de İtalya'ya kaçan Türk ailelerden biriyle karşılaşıyorum ve hayatım değişiyor. Türkiye'ye gelerek bir gence aşık oluyorum.
* Sarp Apak (Saffet): 'Mehtap Anne'nin evinde büyümüş, annesi hayat kadını, babası belli olmayan birini canlandırıyorum. 'Mehtap Anne'nin evine girip çıkabilen tek erkeğim. Kadınların her türlü işini hallediyor ve İtalya'dan gelen 'Donna'ya görür görmez aşık oluyorum.
* Altan Erkekli (Lokman): 12 Eylül'ün ülkemizi getirdiği sağlıksız bir kara noktada, ben bir sağlıkçıyı oynuyorum. Ben sağlıklı bir aşkın böyle bir ortamda da yeşerebileceğini, aşkın her zaman ön planda olması gerektiğini göstereceğim.
Kaynak : Sabah Gazetesi
!! Elyf !! 12-03-08, 05:34 Genelev, hayvanat bahçesinden farksız
Beynelmilel’in senaristi Sırrı Süreyya Önder’in yeni filmi ‘O... Çocukları’ filminin basın toplantısı SuAda’da yapıldı. Filmde bir hayat kadınını canlandıran İpek Tuzcuoğlu, “1996 yılında Özcan Deniz’le rol aldığı ‘Ona Sevdiğini Söyle’ adlı filmde de bir hayat kadınını canlandırmıştım. Dolasıyla o zamanlar Karaköy’e gidip gezme şansım oldu. Şaşırmıştım. Orada erkeklerin durumuna çok şaşırdım. Açlıkları beni çok şaşırttı. Orada başka birşey var hayvanat bahçesi gibi. Kadınlar adına başka anlamda üzülüyorsunuz neticede bir et pazarı. Ama erkeklerin durumu daha da acıklıydı” dedi. Filmde Özgü Namal, Sarp Apak, Altan Erkekli, Sezin Akbaşoğulları gibi oyuncular da
yer alıyor.
Barış ENGİN
Kaynak : Akşam Gazetesi
!! Elyf !! 16-03-08, 00:31 Genelevde milli olan erkeklerden değilim!
‘O... Çocukları’ adlı filmde Sarp Apak’ın yanı sıra İpek Tuzcuoğlu, Deniz Özerman ve Sezin Akbaşoğulları da rol alıyor. ‘O... Çocukları’ adlı filmde Sarp Apak’ın yanı sıra İpek Tuzcuoğlu, Deniz Özerman ve Sezin Akbaşoğulları da rol alıyor.
Mehmet ÇALIŞKAN/MAGAZİN
'Mehtap Anne' adlı bir hayat kadınının işlettiği bir genelevde yaşanan olayların anlatıldığı 'O... Çocukları' adlı filmde oynayan Sarp Apak: Ben hiç geneleve gitmedim!..
Senaryosunu Sırrı Süreyya Önder'in yazdığı, yönetmenliğini ise Murat Saraçoğlu'nun yaptığı 'O... Çocukları' adlı filmin çekimleri son sürat devam ediyor.
GÖREVİMİZİ YAPACAĞIZ!
'Avrupa Yakası'nın 'Tanrıverdi'si Sarp Apak da filmde, Demet Akbağ'ın canlandırdığı 'Mehtap Anne'nin elinde büyüyen ve evin işlerini üstlenen bir adamı oynuyor. Filmde hayat kadınlarının dramını anlatacaklarını belirten sette çekimler devam ederken ilginç açıklamalarda bulundu: "Hayat kadınlarının dışarıdan bakıp da 'iğrenç' bulduğumuz hayatlarının ardında bizim göremediğimiz şeyler var. Onlar dışarıya karşı bir duvarla yaşıyor. Filmde hayatlarını tüm çıplaklığıyla anlatarak, onlara olan görevimizi yerine getireceğiz."
İÇERİ HİÇ GİRMEDİM
Apak, daha önce geneleve gidip gitmediği yönündeki soruları ise şöyle cevapladı: "İzmir Tepecik'teki genelevi gördüm ama içeri girmedim. Türkiye genelindeki tüm erkekler genelev muhabbetini çok iyi bilirler. Gitmesen bile orada yaşananlardan mutlaka haberin olur. Bunlar mahallede anlatılır. 18 yaşına geldiklerinde, genellikle erkekler milli olmak adına geneleve gider. Ama ben böyle bir şey yapmadım ve genelevde milli olmadım. Çünkü bence parayla saadet olmaz."
Apak: Seri katili de oynayabilirim!
'Beyaz Melek' ve 'Plajda'dan sonra üçüncü sinema filmiyle hayranlarının karşısına çıkacak olan Apak, farklı karakterleri canlandırmaktan zevk aldığını söyledi: "Bugüne kadar bana hep komedi teklifleri geliyordu. Aynı rollerin üzerime yapışmasını istemiyorum. Bir gün soğuk bir seri katili de oynayabilirim."
Kaynak : Sabah Gazetesi
!! Elyf !! 16-03-08, 00:40 http://aycu38.webshots.com/image/46757/2000906816939476367_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2000906816939476367)
http://aycu06.webshots.com/image/48725/2000959752593103824_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2000959752593103824)
!! Elyf !! 16-03-08, 00:44 Çekimler başladı
"O..... Çocukları" filminin çekimlerine önceki gün Balat'ta başlandı.
Yönetmenliğini Murat Saraçoğlu'nun üstlendiği "O..... Çocukları" filminin çekimlerine Balat'ta başlandı. Filmde, Demet Akbağ, Altan Erkekli, Özgü Namal, İpek Tuzcuoğlu, Sarp Apak, Sezin Akbaşoğulları, Mahir ipek, Gökhan Atalay, Selen Uçer ve Deniz Özerman başrolde. "Plajda" filminde kadın kılığına giren Sarp Apak, bu kez mahallenin delikanlısını canlandırıyor. Apak gazetecilerin "Hiç geneleve gittiniz mi" sorusuna, "İzmir Tepecik'tekini gördüm ama içeri girmedim. Türkiye'de erkekler genelev muhabbetini çok iyi bilirler. Gitmesen bile mutlaka haberin olur" yanıtını verdi.
Kaynak : Hürriyet Gazetesi
Filmin afişi:
http://www.ococuklarifilm.com/afis_buyuk.jpg
Filmin resmi sitesi: www.ococuklarifilm.com
_yorumsuz_ 30-04-08, 19:57 Filme gitmeyi düşünüyorum. Sezen Akbaşoğullarını çok seviyorum. Keşke başrolde olsaydı.
valla ismi pek hosuma gitmesede
güzel bir filme benziyor
hem demet akbag hem sarp hemde özgü var
Bugün sinemada gördüm afişini,netten buldum hemen :) Güzel bir afiş olmuş
http://img150.imageshack.us/img150/3117/afisbuyukfx2.th.jpg (http://img150.imageshack.us/my.php?image=afisbuyukfx2.jpg)
Üf ya ben cok merak ediyorum ve heyecanla bekliyorum bu filimi konusu cok güzel ve ilgi cekici
sezinin resmi afişte yok mu banamı öyle geliyor.yoksa ayıp etmişler.sarp apakın var onun yok yazık derim.
filmin konusu baya enterasan.. ve açıkcası benim takıldığım nokta oyuncu kadrosu.. Kadro gerçekten çok güzel.. Sezin Akbaşoğulları'nı sonunda bir sinema filminde görmek çok güzel olacak :good:
sezinin resmi afişte yok mu banamı öyle geliyor.yoksa ayıp etmişler.sarp apakın var onun yok yazık derim.
Sarp Apak hikayede daha baskın, daha aktif bir karakter. Sezin'in oynadığı karakterse pek aktif değil. Yani her sahnede gözükmeyecek. Gözükse gözükse toplamda 15 dakika gözükür. Ben öyle tahmin ediyorum.
Bu nedenle de afişe alınmamıştır. Afişe alınan kişilerin filmde önemli karakterler olması gerekir. Mesela Demet Akbağ, Özgü Namal, Altan Erkekli ve Sarp Apak filmin en aktif oyuncuları. Sezin ise onlar kadar aktif değil.
Ayrıca Sezin filmde baş değil yardımcı rolde. Bu da afişe alınmamasının nedenidir.
Setten:
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_0798.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_1276.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_2417.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_3197.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_5696.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_5917.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_7298.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_8606.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/setten/IMG_9084.jpg
Filmden Kareler:
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_0978.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_1992.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_2111.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_4775.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_7320.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_8577.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_9746.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_1877.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_3038.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_3046.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_4400.jpg
http://www.ococuklarifilm.com/filmden%20kareler/IMG_3064.jpg
galaya gitme amacım sadece ve sadece sezin olmasına rağmen sezin galada yoktu :icon_sorr
ama ister istemez ona ulaştım :icon_whis
keyifli bi film sırrı bey beni beylelminel'in finaliyle hayal kırıklığına uğratmıştı
ama o.cocuklarının finalini çok sevdim finali sevme nedenim finalde sezini görmem değildi tabi : )
havada kalmayan bi final olmuş herkes mutlu biz mutlu bi final değildi gerçek hayatta çok bağlıydı asla asla herkes mutlu olamaz...
http://img338.imageshack.us/img338/1869/resim831iw9.th.jpg (http://img338.imageshack.us/my.php?image=resim831iw9.jpg)
sırrı süreyya önder :D
http://img529.imageshack.us/img529/2571/resim874td7.th.jpg (http://img529.imageshack.us/my.php?image=resim874td7.jpg)
http://img214.imageshack.us/img214/417/resim839jl0.th.jpg (http://img214.imageshack.us/my.php?image=resim839jl0.jpg)
http://img214.imageshack.us/img214/1575/resim838qv4.th.jpg (http://img214.imageshack.us/my.php?image=resim838qv4.jpg)
http://img91.imageshack.us/img91/8926/resim840ka1.th.jpg (http://img91.imageshack.us/my.php?image=resim840ka1.jpg)
http://img338.imageshack.us/img338/1539/resim832xg9.th.jpg (http://img338.imageshack.us/my.php?image=resim832xg9.jpg)
http://img529.imageshack.us/img529/4489/resim873yo5.th.jpg (http://img529.imageshack.us/my.php?image=resim873yo5.jpg)
http://img404.imageshack.us/img404/5005/resim834so6.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=resim834so6.jpg)
http://img221.imageshack.us/img221/2236/resim833ej6.th.jpg (http://img221.imageshack.us/my.php?image=resim833ej6.jpg)
http://img502.imageshack.us/img502/9349/resim842qw2.th.jpg (http://img502.imageshack.us/my.php?image=resim842qw2.jpg)
http://img301.imageshack.us/img301/5632/resim845jx6.th.jpg (http://img301.imageshack.us/my.php?image=resim845jx6.jpg)
http://img301.imageshack.us/img301/2024/resim846co5.th.jpg (http://img301.imageshack.us/my.php?image=resim846co5.jpg)
http://img231.imageshack.us/img231/2672/resim847vv2.th.jpg (http://img231.imageshack.us/my.php?image=resim847vv2.jpg)
http://img403.imageshack.us/img403/8837/resim852lr7.th.jpg (http://img403.imageshack.us/my.php?image=resim852lr7.jpg)
http://img186.imageshack.us/img186/5374/resim853xz0.th.jpg (http://img186.imageshack.us/my.php?image=resim853xz0.jpg)
http://img231.imageshack.us/img231/9966/resim854dp2.th.jpg (http://img231.imageshack.us/my.php?image=resim854dp2.jpg)
http://img402.imageshack.us/img402/7282/resim855ub5.th.jpg (http://img402.imageshack.us/my.php?image=resim855ub5.jpg)
http://img168.imageshack.us/img168/1327/resim856ns9.th.jpg (http://img168.imageshack.us/my.php?image=resim856ns9.jpg)
http://img529.imageshack.us/img529/2227/resim861wv3.th.jpg (http://img529.imageshack.us/my.php?image=resim861wv3.jpg)
http://img186.imageshack.us/img186/2944/resim862ku3.th.jpg (http://img186.imageshack.us/my.php?image=resim862ku3.jpg)
http://img413.imageshack.us/img413/5443/resim863zd0.th.jpg (http://img413.imageshack.us/my.php?image=resim863zd0.jpg)
http://img529.imageshack.us/img529/4821/resim865sa0.th.jpg (http://img529.imageshack.us/my.php?image=resim865sa0.jpg)
http://img186.imageshack.us/img186/4404/resim866ij8.th.jpg (http://img186.imageshack.us/my.php?image=resim866ij8.jpg)
http://img413.imageshack.us/img413/2369/resim867xu6.th.jpg (http://img413.imageshack.us/my.php?image=resim867xu6.jpg)
http://img413.imageshack.us/img413/2369/resim867xu6.th.jpg (http://img413.imageshack.us/my.php?image=resim867xu6.jpg)
http://img206.imageshack.us/img206/2226/resim870wb4.th.jpg (http://img206.imageshack.us/my.php?image=resim870wb4.jpg)
http://img413.imageshack.us/img413/9280/resim871mu2.th.jpg (http://img413.imageshack.us/my.php?image=resim871mu2.jpg)
http://img186.imageshack.us/img186/7015/resim879ke4.th.jpg (http://img186.imageshack.us/my.php?image=resim879ke4.jpg)
http://img241.imageshack.us/img241/4095/resim878bg1.th.jpg (http://img241.imageshack.us/my.php?image=resim878bg1.jpg)
sezinin ex partneri :img-hyste
http://img211.imageshack.us/img211/9915/resim829oo9.th.jpg (http://img211.imageshack.us/my.php?image=resim829oo9.jpg)
Filmden çıkalı pek olmadı. Salon da bomboştu. Toplasanız sadece 10 kişi vardı.
Filme gelirsek... Öncelikle senaryosu iyiydi, ama Beynelmilel kadar iyi değildi. Beynelmilel kadar iyi dokunamıyor o dönemlere, cunta yönetimine. Keşke Sırrı Süreyya Önder veya daha iyi bir yönetmen yönetseydi filmi. O zaman eminim ki daha iyi bir film ortaya çıkacaktı.
Özgü Namal'ın performansı iyiydi. Ama zor bir rol vermişler kendisine. İtalyanca'yı konuşuyor ama o kadar iyi değil. Türkçe konuşmaya başladığında da karakterin yarı İtalyan olduğunu anlamak iyice güçleşiyordu. En azından Türkçe'sini bozsaydı daha iyi olurdu, hem de çok daha iyi. Gene de iyi bir iş çıkardığına inanıyorum. Belki diğer filmleri kadar iyi olmasa da zor bir rolü aşmaya çalıştı. Dil mevzusunda da sınıfta kaldı maalesef. :cry:
Demet Akbağ'ın performansını izledikten sonra oyunculuğunu hiç beğenmediğim Hülya Avşar'ın filmde rol almamasına çok çok sevindim. Eminimki Demet Akbağ kadar iyi bir performans sergileyemezdi Avşar. Bu yönden çok iyi bir seçim olmuş Akbağ. Filmin en önemli performansını sergileyen isimdi Demet Akbağ.
Altan Erkekli de pek rol almasa da iyiydi. En azından kolay bir rolü rahatlıkla kotardı. Demet Akbağ'la artık her filmde oynar oldu. Bu onların birlikte oynadıkları 4.film yanılmıyorsam. İyi bir ikili oldular. Ben de zevk alarak izledim ikisini de.
Senaryonun en önemli hikayelerinden birisi de İpek Tuzcuoğlu'nun oynadığı Hatice'nin yaşamıydı. Dramatik bir hikayeye ve kötü bir finale dayanıyor hikaye. İpek Tuzcuoğlu'nu pek sevmesem de iyi bir iş çıkarttığını kabul ediyorum. Hatice'yi çok iyi kotardı.
Sarp Apak'a gelirsek, ben onu ilk kez sinemada izledim. Daha önceki 2 filmini de izlememiştim. Beyazperde eleştirmeni performansını beğenmese de ben beğendim. Belki bu rol için daha pişmemiş, daha uygun değildi ama çok da kötü olduğu söylenemez bence. Daha iyi olabilirdi, ama bu kadar kısa bir sürede de çok iyi bir performans beklememek lazım. Film hemen çekildi ve hemen vizyona girdi. Çünkü sezon gelecek ay kapanıyor Türk filmleri için.
Çocuklara gelirsek filmi ayakta onlar tutuyor. Hazan karakterini canlandıran oyuncu için rol ağır gelse de başarılıydı. Diğer çocuk oyuncular ona göre rahattı. Çünkü onların dram sahneleri yok denecek kadar azdı.
Müzik... Kıraç iyi bir müzisyen. Son zamanlarda birbirine benzeyen müziklere imza atsa da bu film için çok farklı müzikler hazırlamış. Bazı müzikleri beğendim, bazılarını beğenmedim. Beğendiğim müzikler de aksiyon ve duygusal sahnelerde çalan müziklerdi.
Ayrıca Ali Ercivan'ın da değindiği gibi müziğin sesi oldukça fazlaydı. Diyalogları bastırdığı anlar da oldu. O sahneler müzik bakımından kötüydü. Daha iyi müzikler yapılabilinirdi.
Filmin hikayeleri gerçekten etkileyiciydi. Senaryo da iyi yazılmıştı. Ama bir Beynelmilel kadar iyi değildi. Yönetmen de çok iyi yönetmemiş filmi. Çıkarılan sahneleri de bayağı merak ediyorum. Keşke başka yönetmen yönetseydi filmi.
Finali oldukça kötüydü. Bu tür filmlerde final her zaman önemlidir. Ama finale doğru tek bir sahne iyiydi. Diğer sahnelerin hepsi vasatın altındaydı.
Bu arada Sırrı Bey senaryosunda töreye de iyice değiniyor. Hem de çok önemli bir hikayeyle değiniyor töreye. 12 Eylül dönemine de iyi değinmesine rağmen, Beynelmilel kadar iyi değildi.
Mahir İpek filmde çok fazla rol almasa da iyi bir iş çıkardı. Bunu da yazayım dedim. Son zamanlarda parlayan oyunculardan. Münferit ve Ulak filmlerinde rol aldı O... Çocukları'ndan önce. İyi bir oyuncu.
Filmin final sahnesine değinmek istiyorum. Final sahnesi ancak bu kadar kötü olabilirdi. Birden çocuğun aklına bir fikir geliyor ve onları İtalya'da görüyoruz. Daha sonra Dona karakteri Şan dersini vermeye çalışırken görüyoruz ve öyle de bitiyor film.
Final sahnesi daha iyi yazılabilinirdi. Bu kadar kötü olmamalıydı. Bu tür filmlerde final sahneleri çok önemlidir. Ama Sırrı Bey başaramamış.
Final sahnesinin tek iyi yanı... Tek iyi yanı Hatice karakterinin ölümü göze alarak gidip çocuğuna sarılması ve çocuğu tarafından vurulmasıydı. Final sahnesinin kayda değer tek bölümü buydu maalesef.
Filmi beğendim. 2 saat boyunca da zevk alarak izledim. Beğendiğim Türk filmlerinden oldu. Beynelmilel kadar iyi olmasa da gene de izlenilesi filmlerden. Ayrıca filmin adı "O... Çocukları" olmasına rağmen filmde 16 yaş üstü hiçbir sahne yoktu. Film genel izleyici düzeyindeydi. Küfürler vardı, ama abartılacak kadar fazla değildi. Özgü Namal'ın Sarp Apak'la öpüştüğü sahne de 25 saniye kadardı. Yani basın o çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi. 2 saatlik bir filmden 20 saniyelik bir sahneyi çekip almışlar. Medya ancak bu kadar iğrenç olabilir.
Son olarak:
7/10
deadly_angel 18-05-08, 13:38 O… Çocukları
Beynelmilel ile tanıdığımız Sırrı Süreyya Önder’in bu kez sadece senarist olarak iştirak ettiği O… Çocukları, kuşkusuz hem tartışma yaratacak hem de seyirci çekecek ismiyle sinemalarda. Tam başka bahara kaldı derken hızla çekilip vizyona yetiştirilen film, yine 12 Eylül sonrası cunta yönetimi döneminde geçen bir öykü anlatıyor.
Kocası ve kardeşi içeri alındıktan sonra küçük kızı Hazan ile birlikte saklanmaya başlayan Meryem, kendisine yardım eden Saffet tarafından Mehtap Anne’nin evine yerleştirilir. Eski bir hayat kadını olan Mehtap Anne, şimdi bu evde başka hayat kadınlarının çocuklarına bakmaktadır. Saffet, Meryem’i yurtdışına kaçırmak için bir gemi bulur. Fakat küçük Hazan bu yolculuğu tamamlamakta zorlanacağı için, onu İtalya’ya vardıktan sonra başka bir yolla aldırmaya karar verirler. Diğer çocuklarla birlikte kalan İstanbul’da kalan Hazan üzgündür.
Birkaç ay sonra, yarı Türk yarı İtalyan Donatella gelir Hazan’a yardım etmeye. Ona iki ay içinde İtalyanca öğretecek ve 23 Nisan’da gelecek bir İtalyan ailenin çocuğu rolünü oynayarak yurt dışına kaçmasına yardım edecektir.
Sırrı Süreyya Önder, gelecekte çok daha büyük ve başarılı işlere imza atacağına inandığım, iyi bir senarist. En büyük gücü de bildiği şeyler hakkında yazıyor olması belli ki. 12 Eylül döneminde yaşanan acı hikayeleri iyi gözlemlemiş ve bunları çok yerinde bir komedi üslubuyla anlatmayı başarıyor. Her şeyden önce, bir derdi var.
O… Çocukları da çok etkileyici öykülerden ve karakterlerden oluşuyor. Ancak son yılların en iyi yerli filmlerinden Beynelmilel’in birçok açıdan gerisinde kalan, mayası tam olarak tutmayan bir film olarak da kalıyor ne yazık ki. Bunda çok dar bir zamanda hayata geçirilmiş olmasının da payı var galiba.
Önce olmayan kısımlarından bahsedeyim ki, sonra meziyetlerini sayarak kapatayım yazımı. Bütün etkileyici öykülerine rağmen, O… Çocukları’nın senaryosu çok fazla lafa dayanıyor. Derdini çok nadiren görsellikle ama sürekli diyalogla anlatıyor senarist. Zaman zaman fazla didaktik olmaktan, slogan atmaktan da kurtulamıyor doğrusu. Sonuçta iyi oyunculuklar ve rejiyle kapatılamayacak sıkıntılar değil bunlar. Fakat Beynelmilel’de ne kadar başarılmışsa bu, O… Çocukları’nda da başarılamamış.
Yakın zamanda 120’nin ortak yönetmenliğini de yapmış olan Murat Saraçoğlu, ne yazık ki elindeki senaryoyu etkili bir şekilde perdeye aktaramamış. Rejiye dair kağıt üstünde hesaplanmış birçok iyi fikrin uygulamasının başarılı olmadığını görüyoruz. Filmin açılışı gibi kimi güçlü sekanslara rağmen, eksik kalan çok yer var; özellikle de final.
Her şey biraz aceleye gelmiş final sekansında ve polisler de olay akışına yedirilemediği için bir heyecan da çıkmamış. Senaryoda, bana Murnau’nun sessiz sinema başyapıtı Son Adam’ın finalini hatırlatan, seyircinin gözlerini adeta mutluluktan yaşartması gereken oyun, Hayati’nin son fikri, hiçbir etki uyandırmadan, hatta kimilerine saçma gözükecek şekilde cereyan ediyor. Film boyunca kurulan her şey, karşılığı etkili biçimde alınamadan geçip gidiyor perdeden son dakikalarda.
Oyuncu seçimleri de bazen ellerini kollarını bağlıyor tabii yaratıcıların. Filmin en önemli öykülerinden biri, Donatella ile Saffet arasındaki yakınlaşma. İtalyanca’yı hiç beceremeyen ama buna karşı Türkçe’yi de fazla düzgün konuşan Özgü Namal’ın bu filmde bir inandırıcılık problemi var. Ancak esas büyük sorun, kendinden bir jön yaratmak için büyük çabalar harcanan Sarp Apak’tan kaynaklanıyor. Daha önce Plajda filmiyle ilgili olarak yazdıklarımdan farklısını düşündürmedi bana burada da. Bir filmin esas erkeğini oynayacak deneyime sahip olmadığı gibi, bu örnekte iyice sırıtıyor, birkaç yüz ifadesinden ibaret oyunculuğuyla filme bayağı zarar veriyor.
Filmin görüntü yönetimiyle ilgili de ufak tefek sıkıntıları var. Renk düzeltmede ten renklerinin bayağı bozulduğuna çok sık rastlıyoruz. Ama müzikle ilgili dertlerin yanında bu yine çok önemsiz kalıyor. Yer yer etkili olsa da genelinde son derece abartılı olan müzikler, kulak tırmalayıcı ölçüde yüksek kullanılmış. Kimi zaman görüntülerin derdini anlatamadığını düşündükleri yerlerde iyice coşmuşlar hatta. Bazen diyalogları bastıracak denli yükselen müzikler, Türk sinemasındaki yanlış müzik kullanımına bir diğer örnek sadece.
Yavaş yavaş olumlu taraflarına geçeyim. Bir kere çocuklardan bahsetmeden olmaz. Ana karakter olan Hazan’ı canlandıran küçük kız, kendisine fazla dramatik bir rol yazılmış olmasından dolayı bayağı zorlanıyor doğrusu ama geri kalan tüm çocuk oyuncular şahane. Filmi keyifle izlettiren unsurların başında geliyorlar.
Ama filmi esas taşıyan kesinlikle Demet Akbağ. Usta oyuncu, yine unutulmaz bir performansa imza atıyor. Onun örneğinde, diyaloglardaki didaktikliğin nasıl iyi oyunculukla pekala gizlenebildiğini ve perde hakimiyetinin nasıl bir şey olduğunu görüyoruz. Ve belki bunun da katkısıyla, Dona-Saffet öyküsü ne kadar zayıf kalıyorsa, Dona-Mehtap Anne çatışması da o kadar iyi işliyor.
Bir diğer başarılı performans ise İpek Tuzcuoğlu’ndan geliyor. Tabii kendisine yazılan rolün ve bu karakterin öyküsünün güzelliği, etkileyiciliği de lehine çalışıyor. Hatice karakteri, filmin gerçekten en güçlü yan öyküsünün merkezi. Seyirciyi ağlamaktan perişan edebilecek olan bu yürek paralayıcı öyküyü, yazık ki yönetmen tam potansiyelinde değerlendiremiyor.
İki saatlik süreye rağmen, montajda çıkarılmış daha çok sahneler olduğunu tahmin ediyorum. Sonunda somut bir yere varmayan Dona-Saffet aşk hikayesinden biraz feragat edilip, finalde polislerin de içinde olduğu daha kuvvetli bir entrika kurulsa mesela, filme çok daha faydası olurmuş. Uzun lafın kısası, müthiş bir film olabilecekken direkten dönmüş bir fırsat olarak kalıyor O… Çocukları. Yine de Sırrı Süreyya Önder’in gelecekte çok daha başarılı işler yapacağının sinyallerini bir kez daha veriyor. Yeni başlayacağı filmde ona bol şans diliyoruz…
Kaynak: Beyazperde
deadly_angel 18-05-08, 13:40 "O... Çocukları": Özenli, bilinçli ve anlamlı
Türk sinemasında "Babam ve Oğlum"dan sonra başlayan '12 Eylül Dönemiyle ilgili filmler' eğilimini "Beynelmilel" ile takip eden Sırrı Süreyya Önder, bu sefer sadece senaryosunu yazdığı son projesiyle karşımızda. "120"yi çeken Murat Saraçoğlu'nun yönetmenlik koltuğunda oturduğu eser, dertlerini kurmaca bir hikâye iskeletine yerleştirmeyi becermesinin yanında, kimi görsel anlarıyla da ilgiyi hak ediyor...
"Beynelmilel" ile 12 Eylül dönemindeki ruh halini farklı hikâyelerle sinemalaştıracağını kanıtlayan Sırrı Süreyya Önder, bu sefer sadece senaryosunu kendi yazdığı bir yapım ile çıkıyor karşımıza. "O... Çocukları", 12 Eylül dönemindeki sıkışmış yaşamları ele alan bir eser olarak, Murat Saraçoğlu'nun yönetmenliğiyle canlanıyor. Böylece, Önder'in senaryoyu öne çıkarıp yönetmenliğini geri çektiği tarzı değişkenlik göstermiş oluyor. Zira "120"den sonra bu yıl ikinci filmini çeken Saraçoğlu, ilk filmindeki gibi kontrolsüz, özensiz ve müsamere kıvamında sahneler sunmanın dışına çıkıyor bu sefer. Görsel yapı için özellikle kafa yorduğu çok açık...
Sırrı Süreyya Önder, Türk sinemasının ihtiyacı olan senaristler arasında...
Hiç kuşku yok ki Önder'in kalemi, filmin omurgasını oluşturmak ve izleyiciyle duygusal bağ kurmak için ana yol olmuş. Yazdığı 3 boyutlu karakterlerle, dönemin ruh halini ve mahalle atmosferini iyi yakalayan Önder, bu sayede 'üst düzey' oyunculardan verim almayı da başarıyor. Demet Akbağ'ın 'O... Çocuklarından sorumlu kadın' karakteri başta olmak üzere, Özgü Namal'ın 'İtalya'da yaşayan Türk', Sarp Apak'ın 'annesiz büyümüş genç' ve tabii ki filmin hammaddesi olan sayısız 'ailesiz' çocuk karakter, Önder'in elinde inandırıcı hale geliyorlar. Tabii merkeze yerleştirilen 'Kocasının haksız yere öldürülmesi üzerine kızını bırakıp yurtdışına kaçmak zorunda kalan kadın ve...' konusuyla gelen 'toplumsal sıkışmışlık' portresinin de iyi oturtulduğunu söylemek gerekiyor. Sırrı Süreyya Önder'in Türk sinemasındaki 'senaryo' sorununu çözebilecek isimler arasında olduğunu kabul etmek lazım...
Saraçoğlu, senaryonun özündeki duyguyu iyi yakalamış
Yönetmen Murat Saraçoğlu, belli ki filmi Önder'in kanatları altında çekmiş. Çünkü hikâyeye, söylenmek istenenlere, oyunculara ve senaryoya beklenmedik derecede hakim. Üstelik "120"de TV estetiğini kullandığı acemi yönetmenliğini de bir kenara bırakmış bu sefer. 12 Eylül dönemindeki bir mahallenin görünmeyen yüzünü; karakterlerin derinliği, kostümlerin özeni, sanat yönetimindeki ince detaylar ve müziğin baskınlığıyla sinemasal hale getirmeyi becermiş. Özellikle görsel yapısını; İtalya'dan Türkiye'ye gelen Türk, haksız yere işkenceye maruz kalan karakterler, mahallede samimi atmosfer yaratan fahişeler ve ailesiz çocuklar gibi farklı yaşayışlara sahip insanlara göre eklektik bir düzene oturtarak da, sinema üzerine kafa yoran bir yönetmen olduğunu veya olacağını kanıtlıyor...
Tabii bunda, Önder'in 12 Eylül dönemini kurmaca bir hikâyenin içine yerleştiren ve katharsis olgusuna izin veren senaryosunun da payı büyük. Çünkü senaryonun ana cümlesi 'Aileleri dağılmış, anneleri kötü yola düşmüş çocuklar sevgisiz yetiştiriliyorlar. Bunun sebebi 12 Eylül ve gelenekler gibi Türkiye'deki sistemin kalıplaşmış özellikleri...' olsa da, esas olarak Özgü Namal'ın canlandırdığı Batılı karakterle giriyoruz hikâyeye. Yani oryantalist bir ortama Batılı bakışı atıyor film. Bunun da esas sebebi, hikâyeye kolay girmemizi ve o duyguyu rahatça yakalayabilmemizi sağlamak...
Katharsis objemiz olan Özgü Namal'ın canlandırdığı Donna karakteri, İtalya'da konservatuar eğitimi gören bir yetim olarak 'zoraki mutlu' bir hayat yaşıyor. Aslında onun durumu, filmde karşımıza çıkan hayat kadınlarından ve filme adını veren 'o... çocukları'ndan farksız... Yani batı-doğu, Türkiye-İtalya, Hıristiyan-Müslüman farkı göz etmeden her türlü yaşam, bir çıkışsızlığa yol açabiliyor. Zira bizim özdeşleştiğimiz Donna, evini terk etmek isterken apartmanın içinde üst açıdan balıkgözü objektifli bir çerçeve ile yabancılaştırılıyor. Bu, ikinci kez de tekrarlanınca, yıllardır bulunduğu İtalya'daki hayattan kopup zorunlulukların kurbanı olduğunu kavrıyoruz. Filmin de söylemek istediği, Donna ile hayat kadınları arasında hiçbir fark olmadığını ve Türkiye'deki genelevlerde ya da mahallelerde daha samimi bir atmosfer olduğunu vurgulamak...
Müzik kullanımı, filmin atardamarı...
Saraçoğlu, Türkiye'deki mahalle atmosferi için türkü-arabesk-pop arasında gidip gelen 'karışık' bir şarkı listesi benimserken, Özgü Namal'ın karakteri öne çıktığında batıyı temsil eden yabancı dildeki şarkıları kullanıyor. Sonlara doğru ise herkesin İtalyanca öğrenmesi ile meşhur 'Feliçita' şarkısına başvuruyor. Tabii bunların 'küçük birer video klip' oluşturur havası aslında hikâyenin iskeletinden biraz olsun kopmamıza yol açıyor. Saraçoğlu'nun, aralardaki işkence ve cinayet sahnelerinde sadece yüksek tempolu bir 'ezgi' ile izleyiciyi damardan yakalamak istemesi de aslında abartılı bir Yeşilçam melodramı numarası olmanın ötesine geçemiyor maalesef...
Müzik ve kamera, Donna mahalleye geldikten sonra da onun hayattan yabancılaşmasını vurgulamaya devam ediyor. Mahalle halkı için ise oyunculukları öne çıkaran uzun planlar ve kaydırma hareketi hakim oluyor. Böylece doğu-batı ya da kalkınmış-kalkınmamış arasındaki farklar görsel bir zemine de oturtuluyor. Zaman zaman tiyatro kıvamında anlara rastlasak da Önder'in senaryosundaki 'iyi karakterler' sebebiyle bunlar gözümüze batmıyor. Bu kullanımların zaten ana sebebi; hayat kadınlarıyla neredeyse onlarla aynı şekilde giyinen Donna karakterinin yaşamları arasındaki farkları, ironik bir zemine oturtmak. Çünkü İtalya'daki en Batılılaşmış Türk de, toplumun altında sıkışmış hayat kadınları da; kitsch ve parlak renklerin hakim olduğu 'rahat' kıyafetler giyebiliyor. Yani filmin doğu-batı ayrımı için yaptığı sinemasal çalışma, üzerine çok düşünülmüş bir portre oluşturuyor...
Özellikle Türk mahallesindeki samimiyeti yansıtan uzun planların hakim olduğu görsel tercihin; Demet Akbağ, Özgü Namal, Sarp Apak ve Altan Erkekli gibi oyuncuları karşı karşıya getirmesi, filmin temasını iyi işlemesini sağlıyor. Böylece 'trajikomik' iskeletini, hiçbir yapaylığa izin vermeden oluşturma olanağı yakalıyor. Yani ne "Babam ve Oğlum"daki gibi 'mizah da verelim dram da verelim izleyici ağlar nasıl olsa' tavrı; ne de 'terkedilmiş kızın fahişelerle çok yakın olup beraber mutlu olmaları' gibi sinemada çokça rastladığımız 'yapay mutluluk' atmosferi olmaması sevindirici...
Zaman zaman bütün sosyal meseleleri aynı anda işlemek istiyor gibi gözükerek dağınık dursa da, senaryonun özündeki duyguyu iyi yakalaması, stilize sinemasal anlar sunması ve oyuncularından başarılı performanslar alması, eli yüzü düzgün bir yapım haline getiriyor "O... Çocukları"nı... En büyük avantajı da, Yeşilçam melodramlarının uzağında seyretmesi kuşkusuz. Tabii sonunun, temasının ve senaryosunun götürdüğü noktanın çok uzağında olması biraz olsun bu 'rahat izlenirken, hem güldürüp hem ağlatan, ama aynı zamanda da sosyopolitik meselesini hakkıyla ortaya koyan' filmi hedefinden saptırıyor. Çünkü son 15 dakikada senaryodaki birkaç kolaycı dönüşle bir 'tutucu son', bir de 'mutluluk muskası son'la idare etmek zorunda bırakılıyoruz. Finalinde biraz daha inandırıcı olabilseymiş, oraya kadar getirdiği malzemeyi tamamına erdirebilirmiş kuşkusuz...
Kimler İzlemeli?
12 Eylül dönemiyle ilgili filmlerden hoşlananlar.
Demet Akbağ'ı sevenler.
Kimler İzlememeli?
12 Eylül dönemi deyince ayakları geri gidenler.
Türk sinemasında 'melodram'dan haz etmeyenler.
Kaynak: Sinema
ben de bugün gittim gerçekten süper bi film.çok farklı bi konuyu çok güzel işlemişler.Oyunculuklar zaten harika.Özellikle Demet akbağ çok başarılıydı.Ben sarp için gitmiştim ama filmin tamamı çok güzeldi izlemeyenlere tavsiye ederim
Ben filmin kurgusunu çok beğendim. Filmde ön plana çıkan 12 Eylül'den çok annelik, hayatın farklı bir yüzüydü. Aynı olaylar farklı bir zamanda, farklı şartlarda da gerçekleşebilirdi sonuçta. Ben de filmi bu yönüyle değerlendiriyorum. Gerçekten kurguyu çok başarılı buldum ama eğer burada bahsedersem filmi anlatmış olacağım bu yüzden bu konuda fazla birşey yazamayacağım.
Kurgunun kalitesi filmi de beğenmemi sağladı ama yönetmen konusundaki olumsuz eleştirilere de katılmamak elde değil. Daha iyisi olabilirdi.
Demet Akbağ... O'nu bir bu rolde görmemiştim, o da oldu. :) Harika bir oyuncu, stil sahibi, her rolü hakkını vererek canlandırabiliyor. Bu projede de oldukça başarılı.
Özgü Namal... O da oldukça başarılıydı bence, Türkçe'si Türkiye'ye geldiğinde bozuktu, bir süre sonra düzeldi. Bu da mantıklı bence. Akrabalarımdan biliyorum, onlarda da aynı şey oluyor. :D
İpek Tuzcuoğlu beni şaşırttı açıkçası. Aslında kendisini izlediğim diğer rollerde de başarısız değildi ama bu projede çok iyi iş çıkarmış doğrusu.
greenalmond 19-05-08, 22:34 bende dün gitim gerçekten çok güzel bi filim bende sırf SARP oynuyor die gittim ama iyikide gitmişim:img-icecr
izleyeli 3-4 gün oldu ama ben anca bügun yorum yazabiliyorum :img-cray:
sezin akbaşoğulları kısımlarına değinmeden yazmak istiyorum zaten yapmıcılar,senrist yeteri kadar görmezden gelmiş bende sezini görmezden gelerek yazmak istiyorum zaten yazsamda süperden öte bişey yazamam :D
film neden bu kadar aceleye geldi neden bu kadar hızlı çekilip vizyona sokulma isteği duydular hiç bi fikrim yok aslında çalışılıp daha geniş zamanda çekilip sindirilseydi belkide unutulmaz filmlerden biri olabilirdi,ismiyle yakaladığı başarıyı bi çok alanda yakalayamamış bi film
hep çeliştiğimiz nokta iyi bi filmde ve dizide herşey mantığa uygun olamalı mı?
aslında o çocuklarının bi çok sahnesind ebu soru cevaplanıyo mantığa ters düşülen noktalar içimizde kalıyo
hazanı kaçırmak için yapılan plan,bağdagül'ün oğlunun kapı kapı annesini sorması elinde bi foto dahi olmadan,bütün çocuklar iki ay italyanca ders almış olmasına rağmen suelenın konsoloslukta sadece adını söyleyebilmesi,final sahnesinde çocuğun bulduğu çözüm gibi
birde en çok rahatsız eden konu özgü namala yapılan şan dublajı senkronizasyon'nun tutmaması en göze batan durumdu sanırım :icon_whis
onun dışında demet akbağ sadece dursa beyazperdede izleriz sanırım
mehtab annenın her sözü süperdi ama demet akbağın oyunculuğuna diyecek bişey yok zaten :good:
diğer sözleri sansüre takılır ama hafızama kazınan replikleri ;
-devenin gölgesinde karınca ezilmez
-ömür değil ihtiyarlık uzar
-ölümün ölüye zoru yoktur,acıyı geride kalanlar çeker
altan erkekliyle bazen gerçekten evliler sanmaya başladım zafer çikanın eşiyle salınması lazım acil :img-hyste
müzik ise ; gerçekten çok sıkıldım kıraç arabeskinden bazı sahnelerde çalan enstrumantal parçalar çok güzeldi ama sözlü parça bana bi türküyü çağrıştırdı
esinlenme olabilir tabi :icon_whis
edit :filmin müziği yaşayam artık mevcuttur isteyenlere iletilir :img-tomat
O... Çocukları
Hikaye nefis! 1980 ihtilalinden sonra yaşananlara başka bir bakış... Acı, umut, çaresizlik, hayat kadınları, onların çocukları, dayanışma, aşk... Evet! Evet! 'O... Çocukları' kadınların filmi. Kadın oyuncuları da alıp götürüyor izleyeni. Özgü Namal yine harika! İpek Tuzcuoğlu ara sıra formdan düşüyor ama sizi filmden kopartmıyor. 'Asmalı Konak'taki Tuzcuoğlu keşke geri dönse. Sue Ellen rolündeki küçük Birsu Demir küçük bir dev sanki. Geçen sene 'Bir Demet Tiyatro'da Lütfiye'nin kızı rolünde izlemiştik, çit çit çitlemek istemiştik. Ama 'O... Çocukları'nın demirbaşı, olmazsa olmazı, kaptanı 'Mehtap' rolüyle Demet Akbağ idi. İşte buraya yazıyorum: Bugüne kadar onu hiç böyle izlemediniz. En son 'Babam ve Oğlum'da "Hümeyra tişörtü giyip dolaşasım var" demiştim. Şimdi Deeemet! Deeemet! Ya Sarp Apak derseniz, hadi dediniz sayalım, ben bir Sarp Apak hayranıyım ama kendisinden daha iyi bir performans bekler miydim? Beklerdim vallahi. Kıraç'ın film müziklerine gelince; arkadaşım Rahşan'ın (Gülşan) fikirlerine katılmadan edemeyeceğim. Müzikte biraz ayar kaçmış. Çocukluğumun popüler ikilisi Al Bano-Romina Power'ın 1982'de çıkarttıkları hit 'Felicita'nın da 1981'de geçen filmde hep bir ağızdan çoluk çocuk söylenmesi büyük hata! Eyvah eyvah! Sonuca gelince: İyi sinema izleyicilerinin yakalayacağı birkaç hataya rağmen kendinize bir güzellik yapın ve mutlaka 'O... Çocukları'nı izleyin derim. Senarist Sırrı Süreyya Önder 'Beynelmilel'in ardından bir kere daha kalbinizi çalmayı, içinizi sızlatmayı, gözlerinizi ıslatmayı başaracak.
Kaynak: 19.05.2008 - Sabah gazetesi / Günaydın eki / Ayşe Özyılmazel köşesi
O... Çocukları
Çok iyiydi film... Eleştirileri okudum; yerden yere vuruyor herkes. Olabilir; bence iyiydi. Olay örgüsü, inandırıcılığı, mantık hataları, aceleye gelmişliği her şey bırakın kenara... Bir sıcaklığı vardı filmin; sıkılmadan iki saat geçirtti mi bana? İşte o kadar! Yabancı olduğumuz, görmezden geldiğimiz, ayıpladığımız, kınadığımız, 'o..pu' deyip geçtiğimiz kadınların hikayeleri vardı. O kadınların yaşadıklarını, yaşayamadıklarını, ağlayıp zırladıklarını izliyordunuz, bir empati yaratıyordu. Demet Akbağ her zamanki gibiydi; döktürüyordu, 'bravo' dedirtiyordu. Ama İpek Tuzcuoğlu kesinlikle 10 numaraydı; çok başarılıydı, çok. İnanılmaz sözler, felsefi laflar birbirini izliyordu... Hayat kadınlarının arasında-elinde büyümüş Saffet (Sarp Apak) ile İtalya'dan gelmiş Dona'nın (Özgü Namal) aralarındaki diyalog inanılmaz duygusaldı mesela... "Biz seninle dünyaya çok ayrı yerlerden bakıyoruz" diyen Dona'ya "Ama aynı dünyadan bakıyoruz" diyordu Saffet. Sonra eski bir hayat kadını olan Mehtap Anne'nin hiçbir erkekle yaşayamadığı romantizmi ellisinden sonra bulması içler acısıydı. Mahallenin lokmanı onunla evlenmek istediğini söyleyip çay bahçesine davet ettiğinde acı acı gülmesi çok fenaydı. "Bugüne kadar erkekler beni hep otel odasına götürdüler" demesi... Sonra art arda sorduğu, özlemlerini sıraladığı sorular: Evlenince de çay bahçesine gider miyiz? Peki, pazara gidip alışveriş yapar mısın ev için? Akşamları birlikte televizyon izler miyiz? Bir kadının bu kadar basit özlemlerinin olmasına isyan edip kızmazsınız da ne yaparsınız? Ha evet, en dramatik Yeşilçam senaryolarını sollar! E söyleyin o zaman; az mı cama yapışıp izledik o filmleri?
Kaynak: 19.05.2008 - Sabah gazetesi / Günaydın eki / Şirin Sever köşesi
İyi oyun.. İyi sahneler.. Amma velakin..
TaM da ülkede sigara yasağının başlayacağı 19 Mayıs haftasında, sigaranın özel reklamı gibi çekilmiş bir film ki, olmaz böyle şey.. Herkes, her fırsatta sigara yakıyor.. İki sevgilinin en romantik sahnesinde, karşılıklı, fosur..
Yani bu filmin sigara faturası, tüm maliyetin yarısı, derlerse inanın..
Başka..
Filmin adı yanlış..
O. Çocukları, hep bilirsiniz.. ****** Çocukları.. Yani Türkçede küfür.. Oysa burada küfür değil, sözlük anlamı var..
Demet Akbağ, bir kenar mahalle evinde, orospuluk yaparak geçinen annelerin çocuklarına, para karşılığı bakıyor. Yani, madam, mama falan değil, bir nevi yurt işletmecisi.. Filmin kahramanları arasında da, ****** falan yok.. Filmin analarla işi yok çünkü..
Yani film orospuları da anlatmıyor, "****** çocuğu" diye küfür edilecek insanları da..
O zaman bu ad, bu yaratılan hava ne?. İş yapsın diyedir zahir..
Oyunculuk zirvede filmde.. Hepsi, ama hepsi çok çok iyi oynuyorlar.. Demet Akbağ, İpek Tuzcuoğlu, Özgü Namal, Sarp Apak, Altan Erkekli, çocukların hepsi, polisler, herkes ama herkes birbiriyle yarışıyor sanki, oyunculukta..
Belli, yönetmen Murat Saraçoğlu, oyuncu yönetiminde çok çok iyi.. Çok da güzel sahneler çekmiş, yer yer..
Ama olmamış.. Film çok iyi bir fırsatı kaçırmış.. İlle de 40 yıl öncesinin o ağdalı o adı üstünde "Yeşilçam" filmlerinden birini yapmak için çırpınmış sanki, yönetmenle, senarist Sıtkı Süreyya Önder .. Yani ille de duygulandıracağım diye sinirleri nasıl kör testere ile kesmeler.. Nasıl 30 saniyelik sahneyi 10 dakikaya uzatmalar.. Lafı en dolandırarak anlatmalar.. Araya yığınla gereksiz sahne, tip sokmalar.. Politik gönderme sahneleri mesela öyle iğreti ki.. Bunların hepsi, filmde tempo bırakmamış, ritm bırakmamış..
Sakız gibi uzayan filmin, finalinin 30 saniyede ham hum şaralop gelivermesi ne peki?.
Bir fırsat kaçmış.. Yılın filmi olur, rekorlar kırabilirdi..
Bu arada.. Mustafa Altıoklar haklı .. Filmin afişlerinde "Bir Selay Tozkoparan filmi" yazıyor.. Yazamaz.. Bu bir "Murat Saraçoğlu filmi"çünkü.. Mustafa kıyameti koparınca, reklamlar "Bir Selay Tozkoparan yapımı" diye değişti.. Yapımcı adını en tepeye yazmaya, filme imza atmaya meraklıysa, işin kolay ve zarif çözümü vardı oysa..
"Selay Tozkoparan sunar/ Bir Murat Saraçoğlu filmi.."
Kaynak: 20.052008 Sabah Gazetesi Hıncal'ın köşesi.
İzninizle azıcık sitemimi dile getiriim. :icon_whis
Filmin ana konusu Meryem karakteri (+kızı) üzerinden yol alıyor ve nedense afişte Sarp Apak'a 2 kere yer ayıracaklarına Sezin Akbaşoğullarına yer vermemişler. :kahve
Popüler olmadığı için olsa gerek.:img-wink:
Bu arada filmi pazar günü seyrettim. :img-wink:
Sezin A. beklediğim gibi güzel oynamıştı.:good:
Demet A. giydiği elbise (rolü) üstüne yakıştırmıştı.:good:
İpek T. hiç kendini oynamaya zorlamamış çekirdek yemeye gelmiş gibi idi.:hıh
Özgü N. yer yer iyiydi ama Org.İş. çıkmış gelmiş gibiydi arasında pek fark yoktu. :icon_roll Sadece oradaki ev kızı biraz büyümüş gibiydi.:icon_whis
Sarp A. fena değildi. Ama şivesi diğer filmlerinin aynısı idi.troest
bye
merveilleux 20-05-08, 15:16 Gala'dan...
Senaryodan çok etkilendiğini ifade eden filmin başrol oyuncusu Özgü Namal ise, "28 yaşında Dona yani Donatella isimli bir kızı oynuyorum. Babası Türk, annesi İtalyan. Bu kadar çok kadının bir arada olduğu bir senaryo daha önce hiç okumadım. Önyargılarınız değişebilir hayat kadınlarına karşı. Onların da birer anne olduğunu hatırlayabilirsiniz. Kendinizi onların yerine koyabilirsiniz. Kadın olduğunuz için anaçlık, annelik, şefkat gibi duygularınız kabarabilir" diye konuştu.
Eger eklendiyse özür dilerim, bir de bir kac fotograf Gala'dan.
http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CKelebek%20Haber%20Galerisi%5Cococukla r%C4%B1%5CBJK_0010tt.jpg
http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CKelebek%20Haber%20Galerisi%5Cococukla r%C4%B1%5Cdemet.jpg
http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CKelebek%20Haber%20Galerisi%5Cococukla r%C4%B1%5Cozgu-namal_sarp-apak_6755.jpg
http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CKelebek%20Haber%20Galerisi%5Cococukla r%C4%B1%5Cyilmaz-erdogan_belcim-erdog.jpg
film güzeldi ve inanıyorum ki yapılan tüm eleştiriler bile filmi merak ettiriyor diye düşünüyorum
herkez harikaydı özgü namal ıl arya sı az olsa ne güzel olurdu ..
kimsenin çocuk oyuncular hakkında konuşmaması hatta medya da bile yazılmaması ne ilginç değil mi..
bu filin adı o...çocukları değilmiydi ve tek kare medya da ne resimlşeri nede isimleri çıktı..yazık..
sezin akbaşoğulla ına da yazık..
neden yeni gelenler desteklenmez anlamıyorum ve neden çocuk oyuncuları da adam yerine koymayız anlamıyorum..
bir emek var sonuçta..
yaa filmde kıraçın seslendirdiği bi parça varmış adını veya sözlerinin birazını hatırlayan varsa buraya yazabilir mi acaba?
tek kelimeyle müthiş bi film....Bayıldım resmen..ÖZellikle demet akbağ ve özgü namal harika bi performans sergilemişler...Arşivlik bi film olmuş..O yüzden bütün film ekibini tebrik ediyorumm:img-clapp:img-clapp:img-hi::img-hi:
yaa filmde kıraçın seslendirdiği bi parça varmış adını veya sözlerinin birazını hatırlayan varsa buraya yazabilir mi acaba?sarkinin adi "arayan dostlarim beni bulmasin" (malum sitede bulabilirsin :img-wink:)
asivemavi_44 23-05-08, 19:52 bugun gidıp izleme fırsatı buldm tek kelımeyle muhteşmdı butun oyunculara hayran kaldm küçuk çocuklar bıle muhteşmdi hm agladm hmde güldm çok düşündürücü bir filmdii kısacası bn bayıldm mutlaka izlemelisinzzzz:happy0064:happy0064:happy0064
sevde & sevde 25-05-08, 13:06 Çoğu yorumu okudum...
Zaten 6 sayfa ilerlemiş..:[
Ben Geleyim yorumuma :
Öyle her filmi beğnemem ama buna bayıldım..gerçek bişeyler vardı içinde..Dona-Mehtap diyaologları..Dona & saffet...Çocukların oyunları..Hatice ve Oğlu..
Özellikle Özgü'ye yine..her zmn olduğu gibi bayıldım..!
Makyajını flnda gerçekten harika yapmışlar..Yani insanın italyan sanası geliyor..:)
Çok güzel bir performansı var..(:
Sarp'ı da pek takip etmem ama gerçektengüzel bir oyunculuğu varmış..Meryem'in kızyla diyaologları fln..
Filmde beyediğim sahneler:
Hatice ve Oğlu :O sahne harikaydı gerçekten..Bir anne yavrusunu kokusunu bilir...
Dona'nın son sahnesi :Arkasından alkışladılar fln..çok hoş bir sondu...[hoş ben saffetide istiyorudm:img-hyste:]
Dona ve Mehtap :Bütün sahneleri komikti..:img-hyste:img-hyste..ama son balık sahnes sonrası gerçekten duyguluydu...
Dona ve Saffet: Bütün sahnelerini sevdim :D :D..
Mehtap ve doktor (adını unttum:D ):O sahnedede evlenme teklifi sonrası..''birlikte tv izlermiyiz'' , ''evlenince çay bahçesine gidermiyiz'' ,.''elin poşetlerle dönermisin''..Bu filmin yapısını çok güzel anlatıyordu...
Kısacası harika bişeydi..tebrik ediyorum...! :)
bu fılme gitmeyı çok istıorum bı kaç arkadaş ayarladım gitcez sevdiğim oyuncular var (mahır ipek,özgü namal,sarp apak,demet akbağ ve daha nıce güzel oyuncu...) konusu da çok farklı ...
zanessa_96 25-05-08, 13:31 O... Çocukları
Yapım : 2008, Türkiye
Tür : Dram / Komedi
Yönetmen : Murat Saraçoğlu
Senaryo : Sırrı Süreyya Önder
Oyuncular : Altan Erkekli, Özgü Namal, Şevket Çoruh, Demet Akbağ,
Mahir İpek, İpek Tuzcuoğlu, Sarp Apak, Gökhan Atalay, Sezin Akbaşoğulları
Yapımcı : Selay Tozkoparan Oğuz
Görüntü Yönetmeni : Cengiz Uzun
Müzik : Kıraç
Süre : 2 saat, 00 dk.
Gösterim Tarihi : 16 Mayıs 2008
zanessa_96 25-05-08, 13:38 O… Çocukları
http://img398.imageshack.us/img398/7387/2454422417a08250b672mlu5.jpg
Murat Saraçoğlu’nun yönettiği ve Demet Akbağ, Özgü Namal, Sarp Apak ile
Altan Erkekli’nin oynadığı O… Çocukları, 16 Mayıs 2008’de Kenda Film
dağıtımıyla Dinamik Prodüksiyon tarafından vizyona çıkarıldı.
Yıl 1981… Türkiye, askeri rejimin yönetimi altındadır. Hayat kadınlarının
çocuklarına bakıcılık yapan emanetçi annenin evinin ekseninde inanılmaz
olaylar gelişecektir. Bu evde yaşanacak dram ve trajik komik olaylar
hafızalardan silinmeyecek. Çocuk psikolojisi, eğitim, töre, annelik duygusu ve
kadın erkek ilişkileri, toplumsal değer yargıları ve baskı ortamının sorgulandığı,
tartışmalara yol açacak bir film.
Önceliklee destur var mı arkadaslar (: (: Dün gece seansında izledim filmi ve tek kelimeyle harika buldum gercekten, Özgü Namal'ın ve Demet Akbağ'nın oyunculuğu mükemmeldi... Sezin Akbasoğulları da tam bir harikaydı, İpek Tuzcuoğlu da, Sarp Apak ta, o kücük afacanların her biri de.. (: Konusundan müziklerine kadar her bir ince ayrıntısına bayıldım ama takıldığım sorular var, sormak icin uygun bi ortam mı bilmiyorum ama... Herneyse o "kalem duruyor mu" konusması, Mehtap'ın balıkların suyunu değiştirdiğinde öldüklerini görüp cocukların suyunu değiştirmemesi gerektiğini vurguladığı bölüm en sevdiğim bölümden bazılarıydı. İtalyanca öğrendik biz de arada :img-hyste Finali cok hostu, Hatice'nin vurulması, İtalya'ya gidis, o mektup.. Filmi izleyince insan o cocukları da bi düsünüyor - sanslı sayıyor kendini (: Ve ne yazık ki her cocuğun Mektap annesi yok filmdeki gibi.. Ele aldıkları konu cok hostu, bi kez daha gidebilirm :img-wink: Sorularımı filmin vizyondan kalkmasına yakın soracağım..
destur var mı (:
o.. cocuklarına gidebildimmmmm! cok cok cok guzeldi bence film.. cok begendim yani bekledigimin kat kat üstündeydii.. replikleri olsun müziği olsun oyuncuların performansları olsun hersey süppperdi yaa.. hele Dona & Saffet ikilisine bayıldım, Sarp ve Özgü çok guzel performans cıkarmıslar yaa.. sarp'ı izlemeye doyamadım yani cok cok cok iyiydi.. film gercekten süperdi 2. kez gitmeyi düsünüyorum ben.. off bi bu kadar daha yazabilirim yani cok begendim ben sahsen
simge*deniz 26-05-08, 16:30 'O... ÇOCUKLARI'NA İHTİYAÇ VARDIR'
Bugüne dek 400'den fazla filme yönetmen ve senarist olarak imza atan Safa Önal, Murat Saraçoğlu'nun yönettiği 'O... Çocukları' filminin adına karşı önyargılı olmamak gerektiğini söyledi.
"Böyle uç isimlere de ihtiyaç vardır ama filmin adıyla değil, içeriğiyle ilgilenmek gerekir" diyen Safa Önal, Günaydın'ın haberine göre; görüşünü şöyle ifade etti:
Kimseyi kınamam
"Konu eleştirilebilir ama isme fazla takılmak bence yanlış olur. Bizim toplum ve ahlak anlayışımıza ters düşen, pek de alışık olmadığımız bir isim olduğu gerçektir ama bunların da olması lazım." Türk Sineması'nda ilk kez böyle bir film adı kullanıldığına dikkat çeken Safa Önal, "İsim ne olursa olsun seyircinin beğenmesi önemlidir. Biraz rizikolu bir isim ama en doğrusu filmi seyirciyle baş başa bırakmaktır" dedi. 'O... Çocukları' filmini ise vizyona girdiği ilk 10 günde 126 bin kişi izledi. Önal "Siz böyle bir isim koyar mıydınız?" sorusunu da şöyle yanıtladı: "Yapmam ancak yapanı da kınamak istemem. Bunlara hoşgörüyle bakmak gerekir."
kaynak: h2
film cidden müthişti. mehtap annenin esprileri, saffetin insana tokat yemiş hissi veren bakışları, hazanın bekleyişi... herşey herşey gayet güzel düşünülmüştü bence. çok güzeldi, müzikleri, efektleri, her sahnesi. benimde merak ettiğim birşey var. saffeti bir yere bağlamadılar filmin sonunda gitti mi kaldı mı ya. merak ediyorum ama bu sorunun cevabını filmi çekenlerde veremez gibi çünkü gitmesi ya da kalması durumlarında bunu izleyiciyle paylaşırlardı ancak birşey anlatılmamaış bu konuda izleyiciye. sizce gitt mi kaldı mı?? bu arada melis soracaklarını cidden merak ettim.
Senin gibi sorularım var (: ucu acık bırakılmıs bazı sahnelerden... Senin soruna gelince bence Saffet'in gidip gitmemesini özellikle belirtmemisler, kisinin yorumuna bırakmıslar. İtalya'ya Dona'yla gidip mutlu bir hayat sürdüğünü düsünenler ve doğduğu yerde onu büyüten Mehtap ablasıyla kaldığını düsünenler olarak ikiye ayırmıslar seyirciyi..
Benim sorularıma gelincee, ben Hazan'ın neden yabancı bir ciftle beraber yurtdısına cıkartılmak zorunda olduğunu anlamıs değilim. Gecis yasağı mı var? Ayrıca Türkiye'de Meryem ve iskence gören esi kacak hayatı yasarken İtalya'da neden krallar gibi yasama hakkına sahipler.. Madem öyle sınır dısı edilsinler, adama da iskence etmeyi bıraksınlar hepsi hep beraber huzurlu huzurlu İtalya'da yasasın (: Hadi o olmadı Hazan icin bu kadar uğrasıldı geciste farkedilmesin diye o kadar cocuk pasaportlara bakılmadan nasıl o kadar kolay gecti orası da mechul.. Filme gec saatte gittiğim icin dikkatsizliğimden kücük ayrıntıları farkedememissem kusura bakmayın (:
kaya_maniaa 01-06-08, 07:50 Hülya avşar ve ipek tuzcuoğlu ikisini aynı filmde görmek çok isterdim heralde ik gün damlardım henüz gitmedim filme ama mutlaka gidilmesi gereken bir film..oyuncular senaryo güzele benzioyor..
sevde & sevde 05-06-08, 15:56 http://www.resimupload.us/out.php?i=35034_o..cklar7.jpg http://www.resimupload.us/out.php?i=35033_o..cklar6.jpg http://www.resimupload.us/out.php?i=35032_o..cklar5.jpg http://www.resimupload.us/out.php?i=35030_o..cklar3.jpg
http://www.resimupload.us/out.php?i=35031_o..cklar4.jpg http://www.resimupload.us/out.php?i=35029_o..cklar2.jpg http://www.resimupload.us/out.php?i=35028_o..cklar1.jpg http://www.resimupload.us/out.php?i=35027_o..cklar.jpg
!! Elyf !! 08-06-08, 01:22 'O... Çocukları'nın ekibi para almadan çalışmış!
İlker GEZİCİ/MAGAZİN
Mayıs ayında vizyona giren ve bugüne dek 450 bin kişi tarafından izlenen 'O... Çocukları' adlı filmin yapımcısı Selay Tozkoparan'ın, film ekibine paralarını ödemediği iddia edildi. İddialar göre; Demet Akbağ, Altan Erkekli, Sarp Apak ve Özgü Namal gibi isimlerden oluşan ekip; çekimlerin son gününde paralarını alamadıkları için işi bırakmanın eşiğine geldi. Ancak Akbağ ile Namal'ın araya girmesi sonucunda, final sahnesi aksamadan çekildi.
DOĞRULADI!
Filmin yönetmeni Murat Saraçoğlu, sette birtakım maddi sorunların yaşandığını doğrulayarak şunları söyledi: "Bazı sorunlar yaşadık ama bunları büyütmemek gerekir. Bir film belli bir bütçeyle çekilir ve o bütçeyi yapımcı belirler."
Kaynak : Sabah Gazetesi
cyd_oth_cnsl 08-06-08, 22:34 bence cok gusel bir filmdi,bugun gittim kesinlikle başarılıydı,sarp&özgü cok tatlıydı yirim onları =) , bence espri olarakta hüzün olarakda tadındaydı herkese tavsiye ederim ... =)
dilara-1905 12-06-08, 22:39 Gerçekden harika bir filmdi... Bayıldım Özgü Namal ve Sarp'ın adını duyarduymaz harika bir film olacağını anlamıştım zaten tabi tüm kadro çok başarılıydı demet Akbağ,Altan Erkekli... zaten harikalar.
ama Sarp ve Özgü çok iyi ikili olmuşlar cidden.::img-in_lo :img-icecr
Bende herkese tavsiye ederim bu filmi.Çok başarılı. :img-wink:
Bu arada ''Destur var mı? '' ya bende bayıldım :D:D
ben bu filme dün gittim.
küfür var ama bi okadar da güzel.
ben çok beğendim.
güzel bir film çıkarmışlar.kimse adından falan etkilenmesin.;)
bugün gittim.harka bir filmdi bayıldım doğrusu
oyuncu kadrosu muhteşemdi.
hem güldürdü hem üzdü...
ama kesinlikle gidilmesi gereken bir film bence:img-wink:
Beklediğim kadar iyi değildi açıkçası
Demet Akbağ'ın oynadığı karaktere film boyunca ısınamama durumu oldu ama Dona'yla balıkların bölümünden sonra yaptığı ve çocukların değişmesine karşın ettiği laflarla alıştım sonunda daha sonra Altan Erkekli'nin karakteriyle evlendi o sıcak ev görüntüsü birlikte televizyon seyretmeleri güzeldi
Altan Erkekli de iyi oynamış ancak karaktrer çok hızlı geldi o kadar yavaş yavaş gidişten sonra açıkçası bana ilan-ı aşkı saçma geldi bir anda söyleyiverdi şaşırttı beni
Sarp Apak bence kasmış kendini sesi filan rahatsız etti keşke daha doğal olmaya çalışsaymış ama yine de kötü değildi karakter Saffet iyiydi yani Dona'yla diyalogları çocuklarla diyalogları güzeldi
Özgü Namal şu ana kadar yorumladığım oyuncular arasında en az izlediğim film boyunca iyi bir performans gösterdi diyebiliriz ama keşke ön hazırlık yapsaymış İtalyanca konusunda ben önceden eleştirileri okumuştum ve önhazırlıksız olduğunu biliyordum ama filmde az yer kaplıyor sanmıştım oysa ki göz tırmalayacak kadar çok yer kaplıyormuş neyse yine de karakter güzeldi Özgü Namal'ın yorumu da iyiydi
Sezin Akbaşoğulları filmde en beğendiğim ikinci oyuncu duruşu,bakışı,ses tonu çok güzeldi kısa gibi görünse de kendini gösterebilmiş çok başarılı bir performanstı en son İtalya kısmında da çok beğendim mektubu okurken
filmde beni en çok şaşırtan oyuncu İpek Tuzcuoğlu oldu Asmalı Konak'tan sonra oyunculuğu unuttuğunu düşünüyordum ki bu filmle karşıma çıktı belki performansı muhteşem değildi ama hakikaten son zamanlarda yaşadığı inanılmaz düşüşten sonra bu film ilaç gibi gelmiş bence oyuncu olduğunu hatırlatmış Bağdagül hakikaten çok iyiydi
ancak yaptığı şey saçmalıktı oğlu onu vuruken çocuğun ruhu duymadı hiç üzülmedi yazık oldu Bağdagül'e bence
çocuk oyuncular çok başarılıydı yaşlarına göre
Suelin'ı oynayan Birsu Demir -ki ben bu yaşında izlediğim her porjesinde çok beğenirim-filmde döktürmüş
Hazan'ı oynayan Zeynep Deniz Özbay'a çok iş düşmüştü o da rolü kotarabilmiş özellikle ses tonu onu çok sevdirmiştir izleyiciye
yine yan rollerde ki Selen Uçer ve Deniz Özerman'a bayıldım
Deniz Özerman'ın pasta kesilirken girişi anındaki performansı ve iş kazası repliğinde performansı çok iyiydi
Mehtap Anne'nin dediği bu yoldan kurtulsalar da evlenip gitselerde ilk kavgalarında kocaları ne diyecek sahnesi
özellikle Dona ve Mehtap'ın o sahnesi filmin en iyi sahnesiydi ve filmi beğendiren sahneydi
Bağdagül'ün özellikle evde yalnızken oğlunun eve gelmesi ve Bağdagül'ün korkuyla karışık endişesi de filmin iyi yönlerindendi
spagetti sevdası da süperdi Ferdi'nin eşek yemeği mi eşek etinden mi yapılıyor filan o replikleri süperdi yine ismini söyleyeceğine türkü söylemesi çok güzeldi:img-hyste
12 eylül göndermeleri çok göze batırmadan çok ustaca yapılmış o bölümler hakikaten çok güzeldi
güzel sahnelerini yazmama rağmen yinede çok beğenmedim nedeni de oyuncu kadrosundan daha fazla şey beklememdi açıkçası bu kadrodan ben bunu beklemiyordum yazık olmuş biraz
10 üzerinden 5.5'dan 6lık bir film bence
not:filmde çok güzel sahneler var ama olamamış ya o bütünlük sağlanmamış bence o yüzden umduğum gibi gelmedi de denilebilir
Onceki gun izleme firsati buldum..
Cok buyuk beklentilerle gitmedigimden fazla hayal kirikligina ugramadim..Ancak gercekten
cok daha etkileyici olabilirdi..
Donem filmlerini severim.. Film Turkiye'nin zor ve sancili bir doneminde geciyordu..
Donna-Saffet aski silik kaldi gibi.. Sonunun olmayacagi belliydi ama daha duygulu olabilirdi..
Inandirici gelmedi..
Demet Akbag'in oyunculuna hayran kaldim... Ve tabii ki cocuk oyunculara...
Armağankolik 15-06-08, 03:45 Dün izledim. Muhteşemdi... Türk sinemasının böyle gerçek hikayelere daima ihtiyacı vardır ve bu tip çalışmalar devam etmeli. Sırrı Süreyya Önder yine içten kalemiyle "gülmeyle ağlamayı kardeş kıldı". Kıraç'a ait olan film müzikleri beklediğimden çok daha iyiydi, hatta bazı sahnelerde acıyı kalbinizde hissedebilirsiniz. Filmden sonra yeni bir hayata doğmuş gibi oluyorsunuz, çok garip...
ozge yeşim 16-06-08, 11:04 Filme giderken büyük beklentiler içinde değildim ama beni yanılttı.Oyuncularından şüphem yoktu ama senaryonun bu kadar iyi olcağını ,bu kadar iyi işleneceğini tahmin edemezdim.Harika bir konu.Müzikler de çok güzeldi.Çocuk oyunculara bayıldım.Beni en çok etkileyen oyuncu Sarp Apak oldu.Mümkünse onu sineam filmlerinde daha çok görelim.Ve mümkünse bu rollerde.Kesinlikle komik rollerdeki oyunculuğundan daha iyidi.Ve ÖZGÜ NAMAL.Her zamanki gibi çok güzel,çok doğaldı.Oyunculuğu da çok iyidi.Demet Akbağ,Altan Erkekli.İpek Tuzcuoğlu'nun da sergilediği en iyi oyunculuktu bence.Harika bir film.Vcd'sinin çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum.
bencede süper bi film gercekten ismine takılmadan izleyin mutlaka ;)
ben izledm çok güsel bi filmdiii....ama sonu biraz aceleye gelmş gibi.
Evet bu yoruma ben de katılıyorum.Sonu gerçekten de aceleye gelmiş.Filmdeki tek fiyasko yer filmin sonuydu.Düşünce filmin sonu gerçekten çok komik ve mantıksız.Bir grup insanın pasaportlarını ve biletlerini çalıp elini kolunu sallaya sallaya uçağa binip İtalya'ya gitmek bu kadar kolay olmasa gerek.:img-wink:Ama film yine de muhteşemdi.
Öncelikle filmin finaline dair izlenimlerinizi spoiler içinde belirtirseniz, filmi izlemeyenler için daha iyi olur. Neticede film halen vizyonda ve iyi bir gişesi mevcut. İzlemeyenler için finali açık açık belirtmemek gerek. Spoiler içinde belirtirmelisiniz. :img-wink:
Bu arada filmin finali öyle değildi. :img-blush
Filmin sonunda İtalya'ya gidecek bir kafilenin pasaportları kayboluyor. Daha sonra Saffet ve yanındaki çocuk arkadaşlarını bu kafileye dahil ediyorlar. Yani çocukların hepsi bu kafileyle birlikte İtalya'ya gidiyor. Saffet'in de gidememe nedeni pasaportunun olamamasından kaynaklanıyor. Daha sonra Dona'yı Şan dersini kurtarmaya çalışırken izliyoruz. Böylece film bitiyor.
Yukarıda da filmin DOĞRU finalini (spoiler'da) belirttim. Ama gene de filmin sadece finalinin değil de hepsinin aceleye geldiği hemen hemen her sahnede belli oluyor. Filmin finali gerçekten kötüydü.
Bunun dışında film daha iyi olabilirdi. Aceleye geldiği çok belli oluyordu. Yönetmen bile kafasında filmi nasıl çekeceğini belirlemeden çekmiş sanki. Bu nedenle de yönetmenlik namına da hiçbir şey yok.
eliffpolattt 20-06-08, 00:58 Pazar günü izledim ..Çok fazla çözemediğim bir yapımdı açıkçası
Yani alalel acele çekildiği çok açık ...Başı , sonu ne olduğu belli değil ,bunları düzgün tutabilselermiş güzel olacakmış ..Dediğim gibi güzeldi ama çok güzel değildi ...
Şimdi filmi sırtına alıp götüren iki olay var ;
1.Demet Akbağ;Müthiş oynamış bu sene altın polatokal onun olmalı ...Küfürleri ,kahkahaları ,cilveleri ,dona ile kavgaları müthişti salonu güldüren tek karakter ...tebrikler ona ...
2.Çocuk oyuncular ;Müthişler , filmin olmazsa olmazları tabiki ama cidden de olmazları ...Salonu kahkaya boğdular çocuklar içinde favorilerim ;Ferdi o nasıl şarkı okumaktı ya çok güldük , 2.Gözlüklü küçük kız ..3.Sue-ellen süperlerdi cidden ..
Özgü Namal ;Artık yüzünü çok eskittiğini düşünüyorum .Bu filme gitmemiş .İtalyan olmak için çalışmamış bile ...Filmin İtalya bölümlerinde konuşma sahnelerinde sadece kafa sallayarak ,evet , hayırla geçiştirilmiş ...Hele hele 8 yıldır İtalya'da yaşayan biri için çokta güzel bir türkçe konuşmakta ...beğenmedim ...hele arya okuduğu zaman salon kahkahalarla güldü ...
Saffet ve Dona ise hiçbir derinliği olmayan sadece öpüşme sahnesi ile derinlik katılmaya çalışılmış ki çok gereksiz bir sahneydi ..Madem yattılar , namussumsun deyip alsaydı kızı ..Konuşuyordu aşık oldum diye ya neyse ..Anlamadım ki saffet neden gitmedi İtalya'ya çözemedim ..
Neyse genel olarak komik ve güzeldi ..Oyuncu seçimleri hariç ..Oyuncu olarak Demet Akbağ sırtlamış ,almış götürmüş bence bu filmi
Saffet-Dona meselesi de izleyeciye bırakılmış bir mesele oldu. Bazıları ayrıldıklarını düşünecekler, bazıları da ayrılmadıklarını. Ama sonuçta bence ayrıldılar. Saffet neden İtalya'ya gitmedi? Çünkü pasaportu yoktu diye düşünüyorum. Ayrıca geride Mehtap Anne vardı, onu bırakmak istememiştir. Bu iki konu da geçiştirilmiş hakikaten.
Özgü Namal'a gelince. Eleştirilerine pek katılmıyorum elifpolat. Bence iyi bir seçim Özgü. Belki filmdeki performansı düşük, İtalyanca'yı konuşamıyor ama bunun bütün suçunu da Özgü'ye yıkmak olmaz. Neticede film aceleyle çekilmiş, yönetmen hiçbir şeyini katamamış, senarist senaryoyu aceleyle yazdığı için çok eksikleri var. İtalyanca'yı da öğrenmek öyle basit bir iş değil. En az 2-3 yıl gerekli tam konuşabilmek için. Özgü de uğraşmış ve bu kadar kısa bir sürede ancak bunu yapabildi. Film aceleyle çekilmeseydi, 2 ay kadar üzerinde durulsaydı, yeni sezon vizyona girseydi ve Özgü bu kadar kötü oynasaydı hak verirdim sana ama tam olarak hak veremiyorum. 15 günde İtalyanca öğrenilmez, değil mi?
sinemada izledim ve çok sevdim bu filmi ismi dolayısıyla akıllara değişk şeyler gelebilir ama o düşünceleri silip filmi izleyenlerin ne demek istediğimi anlarlar zaten
çünki film çocukların hayatlarını anlatıyor ve filmin sonuna kadar güzelce işliyor
oyuncularının hepsi çok başarılı gülmek isteyenlerin izlemesi gereken bir film
özellikle demet akbağ büyük bir oyunculuk çıkarmış onun her karesinde güldüm ya..:img-hyste
TriandafiLis 22-06-08, 02:30 Özgü yüzünü eksitmiyor aslında, bu tip kaliteli yapımlar için daha iyi bir "güzel kadın" düşünemiyorum açıkçası... :icon_whis
Film'e gelecek olursak;
Çok büyük beklentilerim olmadığı halde çok beğendiğim bir film oldu. Özellikle başlangıcı, 80 yılının sıkı yönetim zorluklarını anlatması ve ağlanacak hikayeleriyle benim kalbimde yerini kazandı zaten.
Yönetmenin verimsizliği konusundada katılıyorum; çok basit çekimler vardı. Kurgu olarak eksiklikler olabilir belki, Özgü'nün İtalyancası'nda ki gerçekcilik payının düşüklüğüde ortada; yinede güzelliğiyle, gözleriyle oynadı diyorum. Hatta filmin dramı ve komedisi fazlaca yetti.
Çocuklar zaten müthişti, diyecek yok.. =)
"Benim bir fikrim abi!.." =)
Sarp Apak şu film işini biraz fazla abarttı şimdiden sanki, ama o da sınırlarını aşmış, çok farklı; ama çok kaliteli buldum onu.
İpek Tuzcuoğlu ( her ne kadar sevmesemde ) ve Demet Akbağ taşımışlar filmi diyebilirim kesinlikle. O derece iyi oynamışlar, tecrübe diyorum.
Sezin Akbaşoğulları öyle şefkatli, öyle güzeldiki kendisini ilk kez bu denli beğendim.
Altan Erkekli klasik rollerinden birindeydi, şaşırtmadı.
Mahir İpek'de gayet klasikti...
Sırrı Süreyya Önder'e gelince, güzel işler yapmaya çalışıyor takdir ediyorum, ama sürekli bir şeyler eksik... Fazla mı tezcanlı anlamadım ama daha sabırlı ve daha çalışkan olarak eksikliklerini tamamlayacağını düşünüyorum.
Arşivlenmesi gereken Türk filmlerindendi derim, izlenmeli... bye
Bugün gittim filme..
Öyle çok bayılmadım ama beğendim sayılır.80li yılları konusundan dolayı pek geniş bi şekilde anlatmasa da arada bikaç ince cümle vardı olaylarla ilgili ayrıca tabi işkence sahneleri fln da etkileyiciydi..
Dediğiniz gibi özellikle final fln çok aceleye gelmiş gibiydi.Saffet'i görmeyi beklerken film bitti.Keşke daha özenerek yapsalarmış finali..
Özgü'nün İtalyancası konusunda haklı olabilirsiniz ama nedense o role ondan daha uygun birini düşünemiyorum belki Pelin Batu:icon_whis Ama Özgü Namal olması çok iyi olmuş bence.Özellikle makjaylarına bayıldım ztn onun:img-in_lo
Sarp Apak önce bi garip geldi gözüme bu filmde..Ama alıştım bikaç dk sonra.Belki de Özgü'yle uyumlu oldukları için beğendim onu da..
Demet Akbağ, İpek Tuzcuoğlu çok iyiydiler gerçekten..Onlar olmasa çok sıkılırdım büyük ihtimalle..
volley_fb_girl 23-06-08, 17:43 Filmi izledim..Güzel bir filmdi ancak sonunu çok kötü bağlamışlar.Bir çok karakterin sonunu göstermediler.Tepetaklak bi şekildi bitti yani.
Not: Filmde çalan Kıraç'ın bir şarkısı vardı.Bir türlü bulamıyorum o şarkıyı yardımcı olabilecek olan var mı?
eylül-emreAltuğ 25-06-08, 21:25 hani dizinin ismine felan azda olsa konusunu incelerken bu kadar beğeneceğimi düşünmüyodumd a gerçekten izlenilmesi değer bi film bence.....fakat sonu kapalı kutu gibi oldu bence azcık pek bi ayrıntı yoktu...
şarkıdan bahsetmiş arkadaşım eğer halen bulamamışsa pm'den yardımcı olabilirim şarkının adı da yaşamam artık...
TriandafiLis 25-06-08, 22:52 Soundtrack'den bahsetmedim, filmi izlerken Bağdagül'ün malum sahnesinden etkilendiğim için pek net dinleyememiştim ama dinledim sonunda.. Kıraç'ı sevmem ama bu işteki yeteneğini bir kez daha ortaya koymuş... Gayet güzel seçim=)
Soundtrack'den bahsetmedim, filmi izlerken Bağdagül'ün malum sahnesinden etkilendiğim için pek net dinleyememiştim ama dinledim sonunda.. Kıraç'ı sevmem ama bu işteki yeteneğini bir kez daha ortaya koymuş... Gayet güzel seçim=)
bencede kıraç çok güzel bir seçim
özellikle ipek tuzcuoğlunun bir sahnesinde çalan şarkısı vardıki süperdi gerçekten :icon_sorr
TriandafiLis 26-06-08, 13:35 Evet, bende o sahnede çalandan bahsediyorum zaten. Gerçekten çok güzel parça...
Sahibi olduğum dizim tutmuyor,
dünyayı gösteren gözüm görmüyor...
Ömrümün baharı solmuş gidiyor,
canıma kastım var yaşamam artık..!
Arayan dostlarım beni bulmasın,
doğmasın güneşim sabah olmasın...
Kuytu bir köşede ömrüm son bulsun,
canıma kastim var yaşamam artık..!
Rüzgarda savrulan yaprak gibiyim,
böylesi hayatı nasıl seveyim?!..
Canıma kastim var yaşamam artık..!
bende triandafilise katılıyorum gerçekten izlenmeye değer bir yapım. Ben zaten oyuncularına baktığımda güzel bir film çıkacağını bekliyordum.Zaten ordaki çocuklara ayrı bir bayıldım. Her ne kadar ismi biraz itici olsada izleyin derim:img-wink::good:
Filmi Salı günü izledim..Adından dolayı ilk yadırgamıştım ama oyuncuların ,oyunculukların mükemmel olduğunu bildiğim için gitmeye karar verdim..
Öncelikle Sezin'in rolünü çok beğendim..Karakteri oldukça güçlü bir karaktermiş..Kızını ,çok sevdiği kızını bile bile Mehtap anneye bırakabildi..yürekli bir anneymiş ki sözünde durabildi..ama olayın geçtiği yer ve zaman içerisinde duygularını ve acılarını çok iyi yansıttı seyirciye..Zaten BG 'den de bunu bilebiliyoruz..
Özgü'nün rolüne gelince..Donatella karakteri oldukça alımlı ve hoş bir karakter..Meryem'in kardeşinin öldürüldüğü yerdeki fondaki şan sesine bayıldım..Özgünün siyah farı ve kırmızı ruju kendisine çok yakışmış. Zaten kendisini çok severim, olgun , yarı İtalyan -yarı Türk bir kadını oldukça güzel oynamış. Bence eleştirilere kulak vermemesinin nedeni de mükemmel bir oyuncu olmasıdır. Kendisine güvenmesidir. Filmde ilk başlarda çok görünmese de daha sonra görünmesine sevindim. Oynadığı karaktere apayrı bir güç kazandırmış. Her zamanki gibi sıradışı.:good::img-in_lo
Filmde asıl karakterlerden olan Mehtap'i canlandıran Demet Akbağ zaten mükemmel. Her oynadığı filmde adından övgüyle söz ettiren yılların tiyatrocusu.Acıyı ve komediyi oynayabilen ,ikisini aynı anda yapabilen bir kadın.Karakteri de öyle. Mesela film boyunca söylediği sözler (karides vs.) komikken ,:img-hyste Dona'ya öğüt verici lafları insana acı hissettiriyor.:good:
Sarp Apak da iyiydi. Bu tip karakterleri oynayabiliyor. Özgü ile iyi bir ikili oluşturmuşlar. Oynadığı karakter acı veriyor insana ,ama yüzünden Donaya olan aşkı farkediliyor.
Beğenmediğim ,Diclemsi İpek Tuzcuoğlunun oynadığı karakter (Hatice ) Badegül. Yani her filmde aynı karakterleri benzer karakterleri oynuyor. Böğğ geldi.:img-hyste
Filmde sonu anlayamayanlardanım. Saffetin gösterilmemesi çok üzünç. İyi kurgu yok sonda.
http://img55.imageshack.us/img55/704/adszew3.png (http://imageshack.us)
'O ÇOCUKLARI ADINDA FİLM OLMAZ'
'O..Çocukları' filminden kendisinin de teklif aldığını belirten Zuhal Topal filmi hangi gerekçeyle redettiğini anlattı. İddialı fikirlerini beyan ettiği röportajında Topal, ' Müjdat Gezen'den kolay kolay kovulamazsınız.' diyerek yeteneksizlik ve disiplinsizlik nedeniyle kovulan oyuncuları açıkladı...
Bugün gazetesinde yer alan Zuhal Topal röportajı şöyle:
Oyuncu olmaya karar verdiğinizde, her türlü başarısızlığa karşı, elinizde bir 'B' planı var mıydı?
Plandan ötesi vardı. Mimar Sinan Üniversitesi İç Mimari Bölümü'nü kazandım ama gitmedim. Çünkü, aynı yıl Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin tiyatro bölümü için girdiğim denemelerde ilk 15'e girdim ve parasız 4 yıllık eğitim alma hakkı kazandım. Bir hayal gerçek oldu.
KAZANMAYI BEKLEMİYORDUM
Nasıl yani?
"Kazanamam" diyerek girdim o sınava. İlk elemeye girdim, sonuçlara bile bakmadım. Ertesi gün tam evden çıkarken bir telefon geldi, rahmetli Savaş Dinçel "Zuhal Topal mısın? Neredesin kızım sen?" dedi. Şok oldum. "İlk elemeyi geçtin, ikinci eleme için burada olman gerekiyordu. Neredesin? Hepimiz seni merak ettik" dedi. "Tamam hocam" dedim. Bahçelievler'den Ziverbey'e gidene kadar ağlayıp durdum. Kurulun karşısına çıktığımda titriyordum. Doğaçlamamı yaptım, "Aşağıda bekle, gitme bir yere" dediler. Listeler asıldığında adımı gördüm.
MSM'ye girmek mi daha zordur yoksa atılmak mı?
Müjdat Gezen'den kolay kolay kovulamazsınız. Çok zor. Bir öğrencinin atılması için çok esaslı bir sebebin olması gerekir. Mesela benim bir sınıf altımda okuyan, şu anda çok ünlü ve popüler dört kadın oyuncu okulumuzdan atılmıştı. Aslında 15 kişilik bir sınıftılar ve 13'ü kovuldu.
Niye kovuldular?
Sebebi yeteneksizlik ve disiplinsizlikti.
Kim bunlar?
Açıklıyorum, bunlar; Evrim Akım, Özge Özberk, Özgü Namal ve Mine Tugay'dır. Yanlış anlaşılmasın, hepsini çok severim. Hayatta böyle şeyler olabiliyor. Hatta, Marlon Brando'ya da "Baba" filmi seçimlerinde "Senden hiçbir şey olmaz" demişler ama adam ne oldu baksanıza
Evleniyor musunuz?
26 Haziran'da nişanlım müzisyen Korhan Saygıner'le evleniyoruz.
Oyunculuğu bırakacak mısınız?
16 yaşımdan beri bu camianın içindeyim, irili ufaklı 27 dizi, 12 reklam filmi çekmişim, dublaj yapmışım, tiyatro oyunu sahnelemişim. Şimdi Altan Erkekli ve Rasim Öztekin'le birlikte 'KomediTürk' adlı bir program yapıyoruz. Çok iyi bir proje gelmedikçe dizi yapmam herhalde.
TV İZLEMEYİ SEVMİYORUM
Birçok televizyon izleyicisinin dizi film karakterlerini gerçekmiş gibi algılayıp, kendi dünyalarında yaşatmaya çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz ve sizce neden diziler bu kadar çok seyrediliyor?
Bence televizyon izlemek boş insanların işi. Bunu gerçekmiş gibi algılamaksa, elem verici. Sinema ve tiyatroya gitmek halkımız için bir lüks. İtalyanlar ve bizim dışımızda hiçbir ülke televizyona bu kadar yatırım yapmıyor. Git bir kitap oku ya da ailece birlikte bir şeyler yap! Televizyon seyret ama gece yarılarına kadar değil. İğreniyorum televizyon izlemekten. Bir de belgesel kanallarını izliyorum hiç olmazsa iki hayvan tanıyayım diye...
‘O... ÇOCUKLARI’NDAN BEN DE TEKLİF ALDIM’
Ben 'O Çocukları'nda oynadım mı?" diyeceğim yani! Bir kere "O Çocukları" adında bir film olmaz. Onun da alıcısı vardır ama o ben değilim. Benimki de yanlış ama ben çok iyi biliyorum, o filmden hangi sahneler alınıp fragmanlara verilecek, medya sonra o oyuncuların peşine düşecek.
Ohhoo Zuhal Hanım böyle düşünürse film çekemez ki. Eğer filmin ismini önemserse ben onun oyunculuğundan şüphe duyarım. Bir de "'O Çocukları'nda oynadım mı?" diyeceğim yani!" diye bir açıklaması olmuş. Ama Zuhal Hanım "Selena'da, Sihirli Annem'de oynadım" diyebiliyor. İkisi de bana göre berbat seçimlerdi.
Sanırım gerçekten senaryo gelmemiş ona. Filmde belirttiği gibi sahneler yoktu. Bu da senaryonun gerçekten gelip gelmediğini sorduruyor insana.
Filmi iyi topa tutmuş iki cümleyle ama böyle giderse Zuhal Hanım Selena gibi projelerde yer alır ancak.
Yeteneksizlikle suçladığı o 4 kişi ondan daha yetenekli olduğu aşikar. Her nedense herkes Özgü Namal, Özge Özberk gibi başarılı ve kaliteli işlerde rol alan oyunculara dil çıkarmayı seviyor şu sıralar.
gelinciksezin 08-07-08, 15:02 sezin akbaşoğulları herşeyiyle mumteşemdi sinemaya çok yakışıyor
İLK AŞKIM_MERVE 13-07-08, 15:58 Muhteşem Ötesi bir filmdi bugün gittimm..
Allahım yha süperdi..FAVORİM...SEZİN AKBAŞOĞULLARI VE ÖZGÜ NAMAL..
MUHTEŞEM OYNADILAR...HELE SEZİN SÜPERDİ..
bayıldım walla..sarp ve özgünün aşkı çok güzel yha....
walla hepsinin yüregine saglık..süperdiler..umarım istedikleri reytingleride alırlar...:good::good::good:
maria clara 19-07-08, 23:31 demet akbağ özgü namal altan erkekli sarp apak gibi son dönemin bomba isimleri nin yer aldığı ki ipek tuzcuoğlu da var güzel ve eğlenceli bir filme benziyor bakalım istediği ilgiyi görebilecek mi.
|
|