Tüm Versiyonu Göster : Benimle Evlenir Misin (27 Dresses)
Yönetmen: Anne Fletcher
Oyuncular: James Marsden, Malin Akerman, Katherine Heigl, Edward Burns,
Senaryo: Aline Brosh McKenna
Tür: Komedi, Romantik
Dil: Altyazılı
Süre: 107 dk.
Vizyon Tarihi: 29.02.2008
Özet: Uzun soluklu bir gelin nedimeliği kariyerini sürdürmeye karar vermiş gibi duran Jane’in kendi mutlu sonu her ne kadar pek ufukta gözükmemekteyse de, gizliden gizliye aşık olduğu patronunun kalbi, kız kardeşi tarafından çalınınca, Jane de bu nedimelik kariyerinin bir yerlerinde hata yapmış olabileceğini düşünerek, herşeyi, tekrar gözden geçirir.
http://i261.photobucket.com/albums/ii43/gzdbucket2/27-dresses-poster.jpg
http://img299.imageshack.us/img299/3701/2220475374ddd4100d511b2se7.jpg (http://imageshack.us)
http://img84.imageshack.us/img84/4854/2220476564bd152454c81b3ya9.jpg (http://imageshack.us)
http://img107.imageshack.us/img107/1520/2219682573e58028e2f11b3kk2.jpg (http://imageshack.us)
http://img255.imageshack.us/img255/6631/2219687001081658cbde1b3fn9.jpg (http://imageshack.us)
http://img403.imageshack.us/img403/2379/2220483012a70f58ecea1b4zo8.jpg (http://imageshack.us)
http://img98.imageshack.us/img98/897/2220474028c3533f1bc31b4vv2.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/3753/221969121133412611021b4lp3.jpg (http://imageshack.us)
http://img186.imageshack.us/img186/6779/221968372750fbb8b9a01b4tl0.jpg (http://imageshack.us)
http://img101.imageshack.us/img101/5042/22204851328716fd062b1b4fl4.jpg (http://imageshack.us)
http://img81.imageshack.us/img81/5089/222048063870071c99ea1b4tg4.jpg (http://imageshack.us)
http://img407.imageshack.us/img407/3662/2219696849a8845987561c6wv1.jpg (http://imageshack.us)
http://img265.imageshack.us/img265/8550/221969433366aea3e05e1c6ko4.jpg (http://imageshack.us)
"Benimle Evlenir misin?": Evlilik masalı
Yönetmenliğini Anne Fletcher'ın yaptığı ve orijinal ismini ("27 Dresses") başroldeki Jane adlı karakterin yirmi yedi kez nedime olmasından alan "Benimle Evlenir misin?" bu hafta vizyondaki romantik komedi olmaya çalışan bir film.
Neden romantik komediler çekilir diye düşündüğümüzde, herhalde herkesin aklına gelebilecek ilk seçenek, insanlara aşkla komedinin buluştuğu ve yüzlerin gülmesini sağlayan film seçenekleri yaratmak olabilir. Doksanlarda "Özel Bir Kadın"la ("Pretty Woman") yeniden canlanan bu tarz filmler, sömürüle sömürüle, illâ ki cılkını çıkarana kadar tekrarları yapıla yapıla resmen tahammül edilemez örnekler de sundu izleyiciye. Tabii söz konusu kadın-erkek-aşk olunca, gerisi düğün-çocuk…'la devam etti. Kimi zaman birbirini çeken zıt kutuplar meselesi, kimi zaman kadın veya erkeğin bir türlü doğruyu görememesiyle şekillenen olay zincirleri genel yapı açısından romantik komedilerin belkemiğini oluşturuyor. Ama bunlar içinde en öne çıkanı sanırım hepimizin de kabul edeceği gibi "doğru kişi" masalı. Evet, bu bir masal çünkü masallardan gelen bir "beyaz atlı prens" mefhumuna dayanıyor. Kızlar da beyaz atlı prenslerinin gelip onları şatolarından kurtaracağı günü beklemeye hep mahkûmlar. Yani, çok önemli mevkilere bile gelseler, cepleri parayla bile dolsa, çok başarılı bile olsalar o prensin gelmemesi, hayatlarında bir prensin olmaması bir eksiklik olarak kalır. Masallardan kopup gelen bu beyaz atlı prens, günümüzün büyük şehirlerinde bir gazeteci, bir iş adamı vs. olabilir. E, şartlar değişti ne de olsa; prenslerin de prenseslerin de para kazanmaları ve kendilerini ifade etmeleri gereken bir meslekleri olmalı. Hatta mümkünse kadın patronuna âşık olduğu için işine ölesiye bağlı ve patronunun bir dediğini iki etmeyen, özverili bir kişilik olmalı. Tabii arkadaşları ve ailesi için de birtakım özverilerde bulunmalı ki "iyi ve sevilen kız" olabilsin. Arada da yirmi yedi kez nedime olmalı ve kendi düğününün hayalini kurmalı. Tıpkı "Benimle Evlenir misin?"in Jane'i (Katherine Heigl) gibi.
Tipik karakterler
Filmin esas kızı Jane, resmen nedimeliği kariyer edinmiş gibi görünen bir genç kız. Düğünlere katılmak, arkadaşlarının düğünleri için en ince ayrıntıları düşünmek adeta onun işi. Bu noktada film bize 2001 yılının Jennifer Lopezli filmi "The Wedding Planner"ı hatırlatıyor. Küçük yaşta annesini kaybettiği için küçük kız kardeşine bir annenin özeniyle bakmaya çalışıyor Jane. Bu küçük kardeşle duygularının yolu ileriki yıllarda feci halde çakışınca, yaşayacağı uyanma halini ona hatırlatacak olan Kevin (James Marsden) ve Jane'in umutsuzca âşık olduğu patron George (Edward Burns) de filmin erkek tarafı. Jane'i canlandıran Katherine Heigl filmin sevimli yönlerinden biri, çünkü bu role uyum sağlama ve tipik klişeleri yerine getirme açısından bir sorun yaşamıyor. Kevin rolünde James Marsden de öyle, tam bir doğru erkek o, zaman zaman hatalar yapsa da. Ancak filmin geri kalan kontenjanında Edward Burns, filmdeki aktivasyon açısından hareketli bir kimliğe sahip olmasına rağmen adete yerinden kımıldamaya üşenen hımbıl bir kişi gibi görünüyor. Canlandırdığı kişiye hiç de uygun olmayan bir tavırla Burns, iyice yaşlanmış bir halde karşımıza çıkmış. Ancak filmdeki esas felaket küçük kardeş Tess rolüyle Malin Akerman. Fizik açısından diyecek bir lafımız olmayabilir kendisine tabii, ancak oyunculuk açısından gözleri tırmalayan, resmen perdeye yapışıp size, "bırak şu el kol hareketlerini" dedirtecek kadar abartılı hareketler sergileyen Akerman, filmin insanı çıldırtan noktalarından biri.
Tabii bu filmin insanı çıldırtan tek noktası sadece yarattığı tipik karakterler olsa keşke; ancak değil. Kadınları ne olursa olsun bir erkeği kafalamaya çalışan kişiler olarak gösteren anlayışına mı, bir türlü komik olamayan romantik hiç olamayan diyaloglarına mı, evliliği bu kadar büyük bir amaç haline getiren kimliğine mi, hangisine daha fazla kızmalı bilemiyorum. Yanlış anlaşılmasın tabii ki evliliğe illaki kötü bir yafta yapıştırmak gibi bir amacımız yok ancak filmin, kadınların tek gayesi iyi, güzel bir düğünle evlenmekmiş gibi kurduğu yapısı rahatsız etmeyecek gibi değil. Ancak beklediğiniz soru, filmin adında kendini gösteriyorsa rüya gibi bir düğün hayali kuruyorsanız filme itirazınızın olacağını zannetmiyorum.
Kimler İzlemeli?
*Evlenme düşü kuranlar.
*Doğru erkek kimdir sorusuyla beyinleri yıkanmış olanlar.
Kimler İzlememeli?
*Romantik komedilerle arası iyi olmayanlar.
*Edward Burns'ü bu haliyle hatırlamak istemeyenler.
Seçil Toprak/sinema.com
Evlenmeye Değer mi?
Yakışıklı ve uyanık gazeteci erkekler, 1930’lu yıllardan beri saftirik romantik komedi kadınlarını dümenlerine alet ediyorlar. Huysuz patronlarının gözüne girmek adına, enteresan hikayeli kadınları baştan çıkarıyor, sonra gazetelerinde onlarla ilgili manşetleri süsleyen haberler yayınlıyorlar. Ancak ne hikmetse aşk, her zaman kariyerden baskın çıkıyor ve gazeteci erkeklerimiz hikayelerini el-aleme ifşa ettikleri bu kadınlara kendilerini affettirebilmek için yepyeni dümenler uyduruyorlar.
1930’lu yıllarda Frank Capra yönetmenliğindeki It Happened One Night'ın öncülüğünde screwball komedinin bir alt türü olarak ortaya çıkan bu öykü tipi günümüzde hala geçerliliğini korumakta. Kaçak Gelin, Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir? gibi popüler romantik komedilerin kökeninde hep aynı döngüye rastlamak mümkün. Şeytan Marka Giyer'le ünlenen Aline Brosh McKenna’nın senaryosunu yazdığı Benimle Evlenir Misin? de 80 yıldır anlatılan bu gelenekselleşmiş öykü tipinin yeniden canlandırıldığı başka bir film.
Dan in Real Life filminin kritik yazısında da bahsettiğim gibi romantik komediler zaten genellikle daha önce anlatılmış bir aşk hikayesinin yeni versiyonunu dile getirmekteler. Bu tür filmlerin niteliği başrolde yer alan çiftin uyumuna, esprilerin kalitesine ve bilindik gidişatın içinde kendine has bir karakter barındırıp barındırmadığına göre değişiyor. Benimle Evlenir Misin? filminin orijinallikten uzak gidişatı, ortalama esprileri ve özensiz anlatımıysa filmin sağlam karakterli, yenilikçi ve özgün bir romantik komediye dönüşmesini büyük oranda engelliyor.
Filmde, 27 farklı seremonide nedimelik yapmış, düğün bağımlısı Jane’in hikayesi anlatılmakta. Hayatının hiçbir evresinde ikinci kadın olmaktan kurtulamayan Jane’in filmde bize ‘esas kadın’ olarak sunulması gerçekten de ilginç bir tezat yaratıyor. Gündelik hayatında kendini sık sık ihmal eden bir karakter olarak tanıtılan Jane’in ‘hayır’ demeyi öğrenmek için verdiği mücadeleler filmin en merkezi çatışmalarını oluşturuyorlar.
Oysa ‘Gazeteci romantik komedisi’ şeklinde tanımlayabileceğimiz Benimle Evlenir Misin? türündeki filmlere ‘bütün aşklar nefretle başlar’ temasının hakim olduğunu bilirsiniz. İlerleyen dakikalarda birbirlerine deli gibi aşık olacak çiftin giriş ve gelişme bölümlerinde dur durak bilmeden didişmeleri bu filmlere espri katan olmazsa olmaz unsurların başında gelir. Benimle Evlenir Misin?'in süresi boyunca Jane’in sıkıcı iç çatışmalarına odaklanan durağan hikayesi ise, türün bütün eğlencesini tam anlamıyla katletmekte. Jane’in müstakbel sevgilisi Kevin’ı zaman zaman birkaç iğneleyici diyalogla öyküye dahil etmeye çalışan film, çoğunlukla yan karakterlerine gereken önemi vermemenin kurbanı olmakta.
Aline Brosh McKenna’nın olabilecek her türlü klişeyi en ufak bir değişiklik katmadan tekrar etmesi ise filmi felakete götüren başka bir unsur. Yönetmen Anne Fletcher’ın öyküyü farklı romantik komedilerden kopyalanmış hissi veren kamera hareketleriyle donatması da McKenna’nın yavan hikayesini daha da klişeleştirmekte. Böylelikle eğlenceli bir romantik komediye dönüşmesi bütünüyle engellenen filmin, en can alıcı sahneleri bile olduğu gibi yüzeyselleşmekte.
Diğer yandan Benimle Evlenir Misin?'in suni atmosferinin faturasını başrollerde yer alan Katherine Heigl ve James Marsden’e kesmemekte fayda var. Her iki oyuncunun da filmde yer olan onca klişe sahneye ve verimsiz espriye rağmen ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını söyleyebiliriz. Heigl ve Marsden, hiç şüphesiz ki romantik komedi türüne oldukça yakışan bir çift. Özellikle son olarak karşımıza Kaza Kurşunu ile çıkan Katherine Heigl, fiziği, beden dili ve öykünün arka planı ile uyumu sayesinde gelecekte romantik komedi filmlerinin vazgeçilmez yüzlerinden biri olacağını hemen belli etmekte.
Oyuncu kadrosunun geri kalanında ise Katherine Heigl’ın sevecen performansına rakip çıkacak başka bir isimle karşılaşmak güç. Şirret kız kardeş Tess’i canlandıran Malin Akerman, Cameron Diaz’a öykünen yapmacık oyunculuğuyla tam anlamıyla bir ıstırap kaynağı. Jane’in yakın arkadaşı Casey rolünde izlediğimiz Judy Greer’ın yetkin performansı ise yönetmen Anne Fletcher’in özensiz anlatımı nedeniyle dikkat çekmeyecek kadar geri plana itilmekte.
Anlayacağınız Benimle Evlenir Misin? kısır konusu, her dakika düğünlerden bahseden sıkıcı karakterleri ve sürprizlere yer vermeyen şablon gidişatıyla çuvallamaya mahkum bir yapım. Bütün hikayesini renksiz başkarakterinin üzerine kuran filmin hikayesi her yönüyle inandırıcılıktan uzak ve hatta çoğunlukla mantık hatalarıyla dolu. İzledikten sonra ağızda uzun zamandır buzdolabında duran lezzetsiz bir yemeğin tadını bırakan Benimle Evlenir Misin?'i tazeleştiren tek unsur Katherine Heigl’ın varlığı belki de.
Ayşegül Kesirli/Beyazperde
filmi izledim ve çok güzel buldum özellikle james'e bayıldım diyebilirim. izlemesi zevkli bir filmdi..
bencede harika bir film! cok romantik ve cook komik:happy0064
Katherine Heigl rolünü süper oynamis, bütün kiyafetler ona cok yakismis:img-wink:
merve_polat 01-08-08, 17:35 bugün şans eseri rastlayıp izledim.çok keyifli bir film.
katherina'yı zaten çok severim ama filmdeki favorim james'ti
çok yakışıklı ve karizma bi adam...
|
|