Tüm Versiyonu Göster : Juno


padme_01
27-02-08, 15:44
http://img341.imageshack.us/img341/228/junoposter2biglv0dp2.th.jpg (http://img341.imageshack.us/my.php?image=junoposter2biglv0dp2.jpg)

Tür : Dram / Komedi
Gösterim Tarihi : 21 Mart 2008
Yönetmen : Jason Reitman
Senaryo : Diablo Cody
Görüntü Yönetmeni : Eric Steelberg
Müzik : Matt Messina
Yapım : 2007, ABD , 92 dk.


Oyuncular

Ellen Page (Juno MacGuff) , Michael Cera (Paulie Bleeker) , Jennifer Garner (Vanessa Loring) , Jason Bateman (Mark Loring) , Allison Janney (Bren MacGuff) , J.K. Simmons (Mac MacGuff) , Emily Perkins (Punk Resepsiyonist)
Lise öğrencisi olan Juno, sıkıntı ve meraktan, okuldan arkadaşı Bleeker ile birlikte olmaya karar verir. Ancak hiç olmayacak bir zamanda umulmadık bir şekilde hamile kalır. En yakın arkadaşı Leah ile bu konuya bir çözüm bulmaya karar verirler. Bebeğini dokuz ay boyunca karnında taşıyacak ve onu varlıklı bir aileye verecektir. Juno bu olaylar esnasında oldukça olgunlaştığını hissetmeye başlar.

Roma Film Festivali'nde En İyi Film Ödülünü kazanan film, Independent Spirit Awards 2008 isimli ödüllerde en iyi kadın oyuncu, En İyi Film, En İyi İlk Senaryo, En İyi Yönetmen dallarında ödüle aday gösterildi.

Film 65. Altın Küre Ödülleri'ne de 3 dalda aday oldu.

cenup
29-02-08, 01:27
http://img509.imageshack.us/img509/7903/2249159016d017180de2b20lg0.th.jpg (http://img509.imageshack.us/my.php?image=2249159016d017180de2b20lg0.jpg)++http ://img404.imageshack.us/img404/3061/2248366325a368e9da0bb20rm2.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=2248366325a368e9da0bb20rm2.jpg)

http://img214.imageshack.us/img214/9927/2248373537670a7dba64b20xb0.th.jpg (http://img214.imageshack.us/my.php?image=2248373537670a7dba64b20xb0.jpg)++http ://img297.imageshack.us/img297/3384/22491782688eaa1f2745b20na8.th.jpg (http://img297.imageshack.us/my.php?image=22491782688eaa1f2745b20na8.jpg)

http://img404.imageshack.us/img404/2618/2249182256b684ce20a3b20fl1.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=2249182256b684ce20a3b20fl1.jpg)++http ://img299.imageshack.us/img299/7922/224839157170f4a176afb20df5.th.jpg (http://img299.imageshack.us/my.php?image=224839157170f4a176afb20df5.jpg)

http://img169.imageshack.us/img169/3021/22492215080656448741b20mp9.th.jpg (http://img169.imageshack.us/my.php?image=22492215080656448741b20mp9.jpg)++http ://img442.imageshack.us/img442/7465/22492290864ef3af43d7b20iw3.th.jpg (http://img442.imageshack.us/my.php?image=22492290864ef3af43d7b20iw3.jpg)

http://img247.imageshack.us/img247/7989/22492245323fe3b8e983b20be8.th.jpg (http://img247.imageshack.us/my.php?image=22492245323fe3b8e983b20be8.jpg)++http ://img155.imageshack.us/img155/8774/2249226914a3fcd79015b20yw1.th.jpg (http://img155.imageshack.us/my.php?image=2249226914a3fcd79015b20yw1.jpg)

http://img142.imageshack.us/img142/1232/2248438465a33c9d0c04b20iq7.th.jpg (http://img142.imageshack.us/my.php?image=2248438465a33c9d0c04b20iq7.jpg)++http ://img401.imageshack.us/img401/6710/22492344125113146c65b20rx8.th.jpg (http://img401.imageshack.us/my.php?image=22492344125113146c65b20rx8.jpg)

cenup
29-02-08, 01:28
http://img299.imageshack.us/img299/1176/22492374683cd048f2a0b20dd6.th.jpg (http://img299.imageshack.us/my.php?image=22492374683cd048f2a0b20dd6.jpg)++http ://img401.imageshack.us/img401/7751/224845783570200a07b5b21fs1.th.jpg (http://img401.imageshack.us/my.php?image=224845783570200a07b5b21fs1.jpg)

http://img352.imageshack.us/img352/363/224846023530d9038b26b21hv8.th.jpg (http://img352.imageshack.us/my.php?image=224846023530d9038b26b21hv8.jpg)++http ://img299.imageshack.us/img299/112/224846387730a3f1d00fb21ey1.th.jpg (http://img299.imageshack.us/my.php?image=224846387730a3f1d00fb21ey1.jpg)

http://img146.imageshack.us/img146/3707/22492413461699eeff32b21ew3.th.jpg (http://img146.imageshack.us/my.php?image=22492413461699eeff32b21ew3.jpg)++http ://img341.imageshack.us/img341/9290/22484692217d9d51a7dcb21cw5.th.jpg (http://img341.imageshack.us/my.php?image=22484692217d9d51a7dcb21cw5.jpg)

http://img509.imageshack.us/img509/1475/22492653504c38951fcdb21qf5.th.jpg (http://img509.imageshack.us/my.php?image=22492653504c38951fcdb21qf5.jpg)++http ://img404.imageshack.us/img404/8536/22492664362f8d9156d8b21nm9.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=22492664362f8d9156d8b21nm9.jpg)

http://img141.imageshack.us/img141/2240/2249271318c59eaf0859b21vg6.th.jpg (http://img141.imageshack.us/my.php?image=2249271318c59eaf0859b21vg6.jpg)++http ://img341.imageshack.us/img341/5452/2249275928c2ee5751d1b21pf8.th.jpg (http://img341.imageshack.us/my.php?image=2249275928c2ee5751d1b21pf8.jpg)

http://img338.imageshack.us/img338/9953/2249249866c06050fefbb21ep9.th.jpg (http://img338.imageshack.us/my.php?image=2249249866c06050fefbb21ep9.jpg)++http ://img404.imageshack.us/img404/4323/2248451903e8ba09422bb21qv1.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=2248451903e8ba09422bb21qv1.jpg)

elfkartal
21-03-08, 08:30
JUNO bugün vizyonda JENNIFER GARNER sevenler ve oscarlı film meraklıları için birebir..

http://img214.imageshack.us/img214/2180/promo02yl2.jpg (http://imageshack.us)

http://img214.imageshack.us/img214/3518/promo03ga1.jpg (http://imageshack.us)

nilberfu
21-03-08, 11:03
Juno!

Melis Zararsız

Oscar'la birlikte 39 ödül, 25 adaylık. Şüphesiz son zamanların kendinden en çok bahsettiren filmlerinden biri Juno. Senaryosunu genç şöhret Diablo Cody, yapımcılığını ünlü oyuncu John Malkovich üstlenmiş. Yönetmeni ise Sigara İçtiğiniz İçin Teşekkürler’in yönetmeni olarak tanıdığımız Jason Reitman.

Gençlik filmleri çoğunlukla her yaşın ilgisini çeken bir tür olmuştur. Juno da sevimli, keyifli bir gençlik filmi tadında... Hem 15-20 yaş gençliğinin empati kurarak, hem de 40-50 yaş olgunlarının ahlanıp vahlanarak izleyecekleri ilgi çekici bir film diyebiliriz Juno için. Sessiz, sakin ilerliyor. Komik ama güldüren komik değil, hafif bir sırıtışla, evet hayatta böyle şeyler olur dedirten bir espri kıvamı. Halbuki hayatta böyle şeyler çok da fazla olmuyor. Etrafınızda 17 yaşında bir okul öğrencisiyken hamile kalmış, bunu kabullenebilmiş, kabullendirebilmiş ve çocuğu doğurmaya ve çocuğun geleceği hakkında kararlar almaya karar vermiş kaç kişi var?

Çılgın senarist Diablo Cody, senaryoyu yazmaya başladığında öncelikle günümüzün gençlik filmleriyle ilgili bir araştırma yaparak farklı bir genç kız karakteri için yer olup olmadığına bir göz attığını söylüyor. İzlediği filmlerdeki genç kız karakterlerinin genelde ikinci planda kaldığını farkeden Cody, Juno isimli genç kızı bilhassa karikatürize ederek, bağımsızlığını aşırı derecede elde etmiş, neredeyse şımarık ve ukala, büyümüş de küçülmüş bir karakter meydana getirmiş.

Yönetmen ise, daha önce Koş Lola Koş, Amelie gibi filmlerde kullanılan bir tarzı bu filmde denemiş sanki. Bu tarza MTV Jenerasyonu tarzı desek yanlış olmaz herhalde, yani klip tadında kullanılmış renkler, hızlı geçişler. Özellikle jenerikte kullanılan stop motion tekniğiyle hazırlanmış animasyon montajlı Juno görüntüleri gayet hoş. Senaryoda karikatürize edilmiş olan Juno karakterinin beyazperdeye de bu şekilde yansıması güzel bir uyum oluşturmuş diyebiliriz.

Ellen Page’in başarıyla canlandırdığı Juno adlı karakterin yaşından büyük hareketler sergilemesi, gündelik hayatta hiçbir 17 yaş gencinin konuşmayacağı şekilde konuşması, ailenin yaklaşımı, izleyen kesimin bazılarının çenesini yoran yorumlar olmuş. Halbuki filme, hiçbir yargıda bulunmayan, gündelik hayattan bir genç kızın başına gelenler üzerine verdiği kararı anlatan sade ve esprili bir öykü olarak bakıldığında bu eleştiriler pek de ayağı yere basan fikirler gibi görünmüyor. Bunca ödülü hak edip hak etmediği tartışılabilir ama keyifli bir gençlik filmi olduğu şüphe götürmez bir gerçek.

Beyazperde sitesinden alıntıdır.

denizimsi
21-03-08, 15:08
Filmi çok beğendim akıcı senaryosu olan müthiş bir gençlik filmi tavsiye ederim.

cenup
22-03-08, 17:50
Yetişkinliğe zorunlu bilet

Şaşırtıcı bir başrol performansı, renkli estetiğiyle uyum içinde anti-folk nağmeleri, kıvrak bir ironi ve en önemlisi bu ironinin ötesine bakmayı akıl eden bir zekâ... Jason Reitman’ın Juno’su Amerikan bağımsız sinemasının bu yılki sürprizi

Juno başladığında insan kendini Quentin Tarantino’yla Scream filmlerinin yazarı Kevin Williamson’ın kol gezdiği topraklara fırlatılmış gibi hissediyor: Etrafınızı komik, zekice ama kaçınılmaz bir şekilde “inşa edilmiş” gibi duran diyaloglar kuşatmış durumda, popüler kültür göndermelerinin ardı arkası kesilmiyor... Ne kadar parlak söz oyunları ve çağrışımlar içerseler de, insanın dikkatini dağıtan, filmi bir nevi yarı-gerçekçiliğe doğru sürükleyen bir tarz bu. Williamson ve Tarantino gibi zaten “sinema üzerine sinema” yapan yönetmenler için ideal olabilir ama nihayetinde yakın plan bir karakter portresi ve samimi bir öykü sunmakla ilgilenen bir filme pek de uygun görünmüyor... Neyse ki yazar Diablo Cody ile yönetmen Jason Reitman bir steyşın bagaj dolusu ironiyle dolu bu bataklıktan etkileyici bir kıvraklıkla çıkıp, hızla o cilalı yüzeyin arkasına nüfuz ediyorlar. Yani filmin kahramanının, Juno MacGruff’ın iç dünyasına.
16 yaşındaki Juno’yu tanıdıktan sonra bütün bu alaycılığın ve çağrışımlar zincirinin aslında bir yeniyetmenin gözde donanımı olduğunu açıkça görüyoruz: Farklı olmayı, daha net söylemek gerekirse “cool” olmayı baş amaç edinmiş olan Juno’nun hayatla dolaylı şekilde başa çıkmasının araçlarını teşkil ediyor bu kıvrak dil ve işlek zeka. Bu araçları kullanmada öyle ustalaşmış ki, lise çağının yıpratıcı atmosferinde bile kendini ânında kurtaramayacağı hiçbir şey yok sanabilirsiniz. Oysa Juno’nun öyküsü, tam da böyle kendini kurtaramayacağı bir şeyle başlıyor: Hamilelikle.
Juno gözlerine inanamadığı için bir kere değil, tam üç kere yapıyor hamilelik testini. Yaşadığı dehşet onu öyle ele geçirmiş olmalı ki senarist Cody’nin ona bahşettiği binbir çeşit söz oyunu ve benzetmeyle durumu bertaraf edebileceğine inanıyormuş gibi bir izlenim veriyor. Sanki pop kültür donanımlı seyirci/yorumcu haline gelince durumuna yabancılaşıp, kendi öyküsünün seyircisi olabilecekmiş gibi. Ama tıpkı testi satan dükkândaki tezgâhtarın söylediği gibi bu “temizlenemeyecek bir çiziktirme”, o yüzden de Juno’ya vaziyetle gerçek anlamda başa çıkmaktan başka çare kalmıyor.
JUNO VE SEYİRCİ • İşte seyirci olarak Juno’ya karşı gerçek anlamda bir şeyler hissetmeye başlamamız da bunun sayesinde oluyor. A evet, Juno insanı keyifle gülümseten komikliklerini, “cool”luklarını ve dobralıklarını sürdürüyor ama yavaş yavaş bu kisvenin altında hakiki birinin oluştuğunu görüyoruz. Sadece sevimli değil, duyarlı ve cesur bir genç kızın. Juno’yu yetişkin hayatın zorlu taraflarıyla yüz yüze gelen diğer “cool genç” öykülerinden (mesela Scarlet Johansson ve Thora Birch’lü Ghost World’den) ayıran da emin adımlarla açıklığa, dolaysızlığa doğru giden bu tavrı zaten. Senarist Cody ile yönetmen Reitman burada yüzeyi, kisveyi bir kenara bırakıp ciddi bir meseleyi ciddi bir şekilde, olduğu gibi ele almak zorunda kalan bir gencin öyküsünü anlatıyorlar. Bu durumda kendilerinin de tıpkı kahramanları gibi dışarıdan başlayıp yavaş yavaş öykünün içlerine, “kalbine” doğru ilerlemesi hoş bir paralellik.
Tabii bu, öykünün giderek komik dokunuşunu yitirdiği ve karardığı anlamına gelmiyor. Film hiç usanıp sıkılmadan, tepeden tırnağa o hafif, neşeli ve eksantrik “Amerikan bağımsız komedisi” havasını koruyor. Kahramanı da kendini hem tanımada hem de açıklıkla ifade etmede giderek iyileşirken, araya sivri “Junoluklar” serpiştirmeyi hiçbir zaman ihmal etmiyor. Karnındaki bebeğe talip olan çocuksuz çiftin evinde hayli moral bozucu bir olay yaşadıktan sonra karnı burnunda kendi evine döndüğünde, babasının neler yaptığı sorusuna “Olgunluk düzeyimi feci şekilde aşan meselelerle ilgileniyordum” diye cevap veriyor. Cody ile Reitman’ın sonlara doğru nükteyle karakter gelişimi arasında tutturduğu hoş dengenin iyi bir örneği...
Söz konusu çocuksuz çift, Juno’nun hamileliğini öğrendikten sonra aldığı kararın merkezinde bulunuyor. Juno ilk başta kürtaj olmaya niyetleniyor ama bu operasyonu yaptıracağı kliniğin havası, içerideki insanlar ve kapıda bir arkadaşının karnındaki bebeğin muhtemelen tırnaklarının çıkmış olduğuna dair verdiği “yan bilgi” birleşince, birden bundan vazgeçiyor. Filmin ABD’de uzun zamandır ciddi bir tartışma hattı oluşturan kürtaj konusunda verdiği bir mesaj falan değil bu, Cody ve Reitman böyle bir kararın iki tarafını tartmakla ilgilenmiyor, bunu yalnızca Juno’nun o anki duygularıyla verdiği bir karar olarak ele alıyor. Aldırmak yerine, çocuğu doğurmanın ve çocuk isteyen ama sahip olamayan bir aileye vermenin doğru olacağına karar veriyor. Banliyöde şık bir evde yaşayan “yuppie” çift Mark ile Vanessa’yı ilanlardan buluyor ve onlarla anlaşıyor. Özellikle Mark’ın gitar koleksiyonu ve en kanlısından korku filmlerine merakı ona hemen “cool” etiketini yapıştırmasına yol açıyor ve kararı konusunda içinin rahat etmesini sağlıyor. Gelgelelim bu “cool” meyiller, daha sonra birtakım sorunlara yol açıyor.
BAŞROLDEKİ PAGE HARİKA • Juno sıradışı bir öykü değil... Fakat kendi renkli sesine sahip olduğu için insanın farkına varmadan kapılıp dinlediği türden bir öykü. Gücünü sofistike fikirlerden değil de, kendini ifade etme biçiminden alıyor. Film kısa sürede gerek sıcak renklere bolca yer veren estetiğiyle, gerek anti-folk şarkılarıyla (özellikle Kimya Dawson ağırlıklı), gerekse bazen hayli sivri sözcük oyunlarına yer veren diyaloglarıyla hemen belli bir atmosfer yakalıyor.
Fakat filme asıl gücünü veren yarattığı görsel-işitsel dünyadan çok, kahramanına tuttuğu mercek. Bu merceği bakmaya değer getiren baş faktör de, Ellen Page’ın başroldeki harika performansı. Genç aktris öyküyü şaşırtıcı bir rahatlıkla sürüklüyor, hatta yazar Cody’nin zaman zaman aşırı doza sürüklenen oyunlarını bile yüzünde ve dilinde büyük bir kıvraklıkla dengelemeyi başarıyor. O ve diğer oyuncuların (özellikle de karikatüre kaçılmayan baba ve üvey anne karakterlerinde J.K. Simmons ve Allison Janney) ölçülü performansı, bu stilize yetişkinliğe geçiş öyküsüne stilin ötesinde ruh da kazandırıyor.

Kutlukhan Kutlu/Taraf

immortalf1
22-03-08, 20:48
Filmi bugün izledim ve çok güzel bir film olduğunu düşünüyorum film eleştirmenleri filmin senaristini özellikle Amerika'da striptizcilik yaptığı için fazlasıyla yargıladıklarından dolayı bir ön yargı aynı zaman da merak oluşmuştu kafamda.Ama filmden çıktıktan sonra kafamda ki tüm ön yargılar son buldu iyi ki gitmişim dedim...Film bence tv de verilmesi gereken bir film çünkü Türkiye'de gençlerin içinde bulunduğu bir çok çıkmazı yalın bir dille anlatıyor.Tüm aileler izlemeli diyorum...Artık şu kapalı kutu olarak önümüze sürülen "cinsellik" konusunu açıklığa kavuşturabilmemiz ve tartışabilmemiz için izlenmesi gereken bir film diye düşünüyorum.... Herkeze şimdiden iyi seyirler...

bukalemun
22-03-08, 23:58
ben dün izledim bayadır bekliyodum
özellikle sinemada izlemek istedim
iyiki de izlemişim
filmden ne bekleidğimi bilidum,sade sevimli bir film olduğunu da
zaten genelde " en iyi film" ödüllü filmlerden çok " en orjinal senaryo" ödüllü ya da aday filmler ilgimi çekiyo
film çok sevimliydi başlarken de biterken acayip zevk aldım
aman da ne olcak şimdi diye bekleten filmlerden değil ne olacağını az çok bilirsiniz ama sonuna kadar izlemek istedim hatta keşke daha zuun olsa istedim
jonuyo çok sevdim ,bence hayatınızda hep anımsayınca gülümseyeceğiniz bir karakterelen page olağanüstü yetenekli bi kız inanılmaz doğal oyunculuğu karizması ,bayıldım kıza
erkek arkadaşı fazla donuktu yada zaten pısırık bir çocuk ne bilim ama o donukluk farkedilmeyecek gibi değil yine de karakterler kendini çok sevdiriyo

filmden çıkarılan sonuç benim açımdan,herşeyi abarttığımızı hatırlattı bu film bana,juno fazla rahat olabilir karakterinden de ötürü belkide :D
aslında çocuksan korkusuzsundur ve hamilelik de çocuk doğurmak da abartılacak birşey yok ama o çocuğu büyütmek dert ve juno kadar zeki ve fazla rahatsanız ona bir anne baba bulmaktan başka derdiniz yoktur:)
junonun o sevimliliği o karizması filmin komedi ama içi dolu dopdolu komedi olması muhteşem ötesi şarkıları(sountrackını almak istediğim nadir filmlerden)için izlenir ve aslında daha bir çok sebep de bulabilirsiniz
sevimli bir komedi-dram izlemek istiyorsanız kaçmaz

deadly_angel
25-03-08, 21:21
Bu Kızda Şeytan Tüyü Var

Birkaç yıl önce Türkiye'de de gösterilen ve yayın hayatı kısa süren Arrested Development, kendi adıma gelmiş geçmiş en iyi komedi dizilerinden biriydi. Zekice yazılmış diyaloglar, ayrıntılardaki espriler ve baştan sona sıradanlık kazanmış bir absürdlük bu dizinin pek de Amerikan izleyicisini sarmayacak komedi anlayışını temsil ediyordu. Elbette dizi beklenen reytingleri karşılayamadı ve hayranlarını üzerek yarıda kesildi. Bu arıza ailenin maceralarını seven ve hevesi kursağında kalan izleyiciler, bu dizideki iki başoyuncuyu ödünç alan ve aynı tarz bir komedi anlayışının izini süren Juno'dan benzer bir keyif alabilirler.

Bu seneki Oscar yarışında En İyi Özgün Senaryo ödülünü fazla zorlanmadan ele geçiren Juno, daha çok sahne ismi Diablo Cody (Şeytan Cody) olan Brook Busey vakası ile gündeme geldi. Şov dünyasına striptiz yaparak giren ve anılarını bir kitapta toplayan Diablo Cody, hem yazdığı senaryo hem özel yaşamı hem de zıpçıktı bir senarist olduğu gerekçesiyle kısa sürede eleştiri oklarının hedefi haline geldi. Oscar töreninde giydiği kostümden Juno'nun yapaylığına kadar farklı eleştirilere maruz kalan Cody, yüzündeki gülümsemeyi hiç eksiltmeden ve zekasını bir kez daha kanıtlayan sakinliğinden taviz vermeyerek, kendisine yöneltilen eleştirilere karşı hep soğukkanlı bir tavır gösterdi. Onun polemiklere mahal bırakmayan zeki bakışlarının altında yaptığı işe güvenen ve kendi eseri ile gündeme gelmeyi tercih eden yaratıcıların özgüveni olduğu söylenebilir. Ve Juno'yu izleyen seyirci Cody'ye bu konuda hak verebilir.

Ergenliğinin en sancılı günlerinde vücudunu gerçek sancıların saracağı liseli Juno, yetişkinlerin boy ölçüşemeyeceği bir zekaya ve ismi kadar farklı bir ayrıksılığa sahip bir genç kız. Her ergen gibi yetişkinlerin dünyasını merak ediyor ve bu dünyanın sınırlarını sorguluyor. Ancak bu merak yaşıtlarından farklı olarak onu bu dünyanın içine atıveriyor. En yakın arkadaşıyla farklı bir şey denemek için birlikte olan Juno hamile kalıyor, bebeği doğurmaya ve ona bir aile bulmaya karar veriyor. Burada Hollywood'da yeniden adet olan kürtaj karşıtı dalganın esintilerini bulmak mümkün olsa da, Juno'nun tercihinde uyanan vücudunun sınırlarını keşfetmek ve bir an önce büyümek isteği daha baskın. Beyazperdede alışık olmadığımız bir portre çizen Juno'nun ailesi, bu küçük dahinin kararına saygı gösteriyor ve onu kendi kararını alacak bir birey olarak karşılıyor.

Daha başlangıç jeneriğinden bağımsız bir komedi ile karşı karşıya olduğumuzu anladığımız Juno, çizdiği ilginç aile tipolojisi kadar, aile kavramına gençlerin bakış açısından yaklaşması nedeniyle de benzerlerinden ayrılıyor. Bebeğini teslim edeceği Vanessa ve Mark Loring, mükemmel bir evliliğin formülünü çocukta bulan klasik bir çift görünümünde ve bu nedenle oldukça iyi adaylar. Hele fazlasıyla titiz bir karakter çizen Vanessa, sanki anasının karnından bir anne olarak dünyaya gelmiş. Bas gitar çalan, kült korku filmlerine fanatiklik derecesinde bağlı olan, eski rock’çı yeni yuppie Mark, karısının dominant çizgisinden daha özgür ve esnek bir profile sahip. Durum böyle olunca Juno'nun kimin tarafında yer alacağı belli oluyor, ama karşımızdaki Diablo Cody; ondan bir şeytanlık beklemeyeceksek, kimden bekleyeceğiz. Film boyunca izlediğimiz her şey inanılmaz bir sakinlik ve sıradanlık içinde gerçekleşir ve film beklentiler yönünde ilerlerken, küçük bir manevra ile senaryonun ve gerçekte yaşamın nasıl değişeceği Cody'nin sürprizi oluyor.

Yetişkinliğin büyümekte değil de, sorumluluk duygusunda yattığını keşfeden Juno'nun hikayesinde, izleyiciyi rahatsız edecek tek öğe, kimi yerlerde zorlamaya kaçan diyaloglar. Üst üste gelen ve izleyicinin nefes almasına izin vermeyen zeka dolu diyaloglar, kimi yerlerde mizansenin gücünü zayıflatıyor ve "tamam Cody, çok zekisin, anladık" (bunu bizzat şahit olduğum için yazıyorum) dememize neden oluyor. Eleştirmenlerin çoğu tarafından diyalogların yapay bulunması, zaman zaman doğruluk kazansa da, Ellen Page'in inanılmaz derecedeki doğal oyunculuğu ve diğer oyuncuların performansları bu handikapın atlatılmasında en büyük etken. Öte taraftan popüler kültüre yapılan göndermeler ne olursa olsun, filmin en eğlenceli tarafı.

Juno kesinlikle dikkatinizi talep eden, kafa çalıştıran bir komedi. Bu nedenle çılgın kahkahalar atmanız pek olası değil. Daha çok bir ergenin yetişkinlerin dünyasındaki traji-komediyi teşhir etmesi. Bakış açısı daha çok kadınları memnun edecek olan Juno, en çok da büyümekten korkan, özgürlüğün sorumluluk almamak olduğuna inanan ve kendi çıkmazlarını karşısındakine yansıtan modern insanı düşünmeye davet ediyor. Film etik bir kıssadan hisse vermekten çok uzak olsa da, söylemeden edemeyeceğiz bir atasözü kıyıya vuruyor gibi: Aklın yaşta değil, başta olduğu gerçeği.

Kaynak: FilmGenTr

kutbettin
05-04-08, 18:41
Çok tatlı bir film kesinlikle, yaşıtlarının uğraştığı işler düşünüldükçe Juno'nun kendinden emin tavrı, hayranı olduğu şeyleri gerçekten tanıması yani kısacası özenti olmaması ve inanılmaz kelime hazinesi beni oldukça etkiledi. Ellen Page mükemmel oynamış zaten, bulabilirseniz dublajsız izlemenizi tavsiye ederim, oldukça keyifli oluyor.

bukalemun
30-04-08, 10:12
izlediğim en samimi ve sevimli filmlerden biri
ellen page olağanüstü yetenekli bence,ve çok doğal ve karizmatik bir kız

http://www.fest21.com/files/images/JUNO.jpg (http://www.fest21.com/image/juno)

http://www.filmpeek.net/images/juno1.jpg
http://www.hollywoodchicago.com/uploaded_images/juno3.jpg (http://www.hollywoodchicago.com/uploaded_images/juno3.jpg)
en sevdiğim sahnelerden biri,doğum sahnesi
http://images.google.com.tr/url?q=http://i218.photobucket.com/albums/cc275/thehousenextdoor/2007/Juno/juno4.jpg&usg=AFQjCNGqck1db8Cwhe6nbUu9U1VjLi3HlQ
:img-hyste

http://wwwimage.cbsnews.com/images/2008/01/22/image3739001.jpg:good:
http://www.goodmagazine.com/uploaded/images/embedded_image/16863/juno_feature.jpg?1197075802
http://assets4.pitchforkmedia.com/images/image/41348.x-news-ellenpageinterview.jpg
http://blogs.law.harvard.edu/ceerock/files/2008/01/juno2.jpg

bukalemun
30-04-08, 10:18
http://cache.boston.com/resize/bonzai-fba/Globe_Photo/2008/02/21/1203648339_9594/539w.jpg
Ellen Page (with Michael Cera) says, "Girls haven't had [this] sort of character before. We don't have our 'Catcher in the Rye.' "

ela_yaso
30-04-08, 13:25
geçen haftasonu arkadaşlarım gittiler ama ben gidemdim ço beğenmişer gerçekten çok güzelmiş anlatı ndeidm ama anlatmadılar izleyince gör dediler bende bu hafta sonu gidicem ama çok merak ediyorum konusu gfilan çok dikkatimi çekti herkes te çok beğeniyo görücez bakalım

deadly_angel
08-05-08, 20:37
MTV Movie Awards 2008 Adayları Açıklandı

Sinema dünyasının en iyilerinin seçildiği MTV Movie Awards, bu yıl 17. kez 1 Haziran'da sahiplerini buluyor.
Superbad'in 5, Juno'nun 4 dalda aday olduğu bu yılki töreni Mike Myers sunuyor. Tören 1 Haziran'da Kaliforniya’daki Gibson Amfi Tiyatrosu’nda gerçekleşecek. Törende sahne alacak ve ödül dağıtacak isimler ise daha sonra açıklanacaktır.

“En İyi Öpüşme”, “En Kötü Karakter” ve “En Komik Performans” gibi kategorileriyle hafızalarda yer eden MTV Movie Awards, bu yıl da unutulmayacak geceler arasında yerini almaya hazırlanıyor. Bu yılın yeni kategorisi ise "En İyi Yaz Filmi".

İşte bu yılki MTV Movie Awards adayları:

En İyi Film
• Juno (Fox Searchlight Pictures)
• Transformers (DreamWorks SKG/Paramount Pictures)
• Pirates of the Caribbean: At World’s End (Walt Disney Pictures)
• I ** Legend (Warner Bros. Pictures)
• Superbad (Sony Pictures)
• National Treasure: Book of Secrets (Walt Disney Pictures)

En İyi Erkek Oyuncu
• Will Smith- I ** Legend (Warner Bros. Pictures)
• Shia LeBeouf- Transformers (DreamWorks SKG/Paramount Pictures)
• Denzel Washington- American Gangster (Universal Pictures)
• Matt Damon- The Bourne Ultimatum (Universal Pictures)
• Michael Cera- Juno (Fox Searchlight Pictures)

En İyi Kadın Oyuncu
• Ellen Page- Juno (Fox Searchlight Pictures)
• Keira Knightley - Pirates of the Caribbean: At World’s End (Walt Disney Pictures)
• Katherine Heigl – Knocked Up (Universal Pictures)
• Amy Adams- Enchanted (Walt Disney Pictures)
• Jessica Biel- I Now Pronounce You Chuck & Larry (Universal Pictures)

En İyi Öpüşme Sahnesi
• Shia LeBeouf ve Sarah Roemer- Disturbia (DreamWorks SKG)
• Amy Adams ve Patrick Dempsey- Enchanted (Walt Disney Pictures)
• Daniel Radcliffe ve Katie Leung- Harry Potter and the Order of the Phoenix (Warner Bros. Pictures)
• Ellen Page ve Michael Cera- Juno ((Fox Searchlight Pictures))
• Briana Evigan ve Robert Hoffman- Step Up 2 The Streets (Touchstone Pictures)

Kaynak: Mtv

mrs.lovett
11-05-08, 21:12
hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biri mutlaka izlenmeli :) micheal cera çok şirin

smart
24-06-08, 09:27
çok eğlenceli,hiç sıkmayan bir film..özellikle müzikleri çok güzel hazırlanmış.:happy0064

deadly_angel
02-07-08, 00:17
Filmi bir türlü izleyemedim.Halbuki vizyona gireceği sıralarda ne planlarım vardı.Bir türlü vaktim olmadı, fırsat olmadı izleyemedim.En kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum.Özellikle bu aralar arkadaşlarımdan çok sayıda Juno tavsiyesi alıyorum.Müzikler konusunda da pek çok olumlu yorum okudum.Daha da meraklandım.

elfkartal
02-07-08, 09:26
aaa senin gibi bir sinema severin bu filmi es geçmesi olmamış ama denizim:)

valla ben bu filmi jennifer garner için izlemeye gittim ama o olmasada güzel bir film olurmuş zaten ama onun olması filmi daha da güzelleştirmiş..