Tüm Versiyonu Göster : Sir Alfred Hitchcock


sbuffy
06-06-06, 09:49
http://img68.imageshack.us/img68/8011/mainimage1rb.jpg

Doğum Tarihi:13.8.1899
Eğitim:Londra Üniversitesi Mühendislik bölümü
+1979'da Amerikan Sinema Enstitüsü'nün Yaşamsal Başarı Ödülü'nü aldı
+Sinema dünyasına sessiz filmlerin ara yazı tasarımlarını hazırlayarak girdi
+İlk filmini 1925te çekti
+The Lodger (Kiracı) gerilim türündeki ilk filmiydi
+Blackmail(Santaj) İngiltere’nin ilk sesli filmiydi
+Amerika’ya yerleştikten sonra çektiği ilk film olan Rebecca(1940) ile Oscar ödülünü kazandı
+Alfred Hitchcock Presents dizisini çekti.
+Hitchcock The Lodger filminden itibaren her filminde kısa sürelerle görünmüştür
+Kraliçe II. Elizabeth tarafından Sir unvanı verildi
+ Alfred Hitchcock'un mezar taşına yazılmasını istediği cümle: Küçük yaramaz çocuklara yaptıkları işte budu
+1980de Amerika’da öldü
+Brian de palma:hitchcock sinemanın grameridir
+ Kim Novak: Ölüm Korkusu Hitch'in maskesini düşürdüğü tek filmdi. İlk eleştirilerden sonra o yüzü bir daha asla göstermedi çünkü zaten fazla açık vermişti.

Ustadan sözler:
+Günümüzde yapilan filmlerin çoğunda cok az sinema var. Bunlara 'konusan insanlarin fotografları' diyebilirim. Sinemada bir öyküyü anlatırken ancak başvurulacak başka bir yol kalmadığında diyalog kullanılmalıdır.Ben daima bir öyküyü öncelikle sinemaya özgü bir yöntemle anlatmaya calışıyorum.
+ Katıksız sinema müzik notalarından bir melodi yapar gibi filmin parçalarını bir araya getirmektir.
+ Önceleri keyfi, sonra uğur , son zamanlarda da zorunluluktan yapıyordum. Seyirci alıştığı için beni arayıp duruyor ve filmi kaçırıyordu. Bu yüzden bende genellikle filmin başlarında görünmeye özen gösterdim ki seyirci görsün rahatlasın ve filmi rahat izlesin
+Sapıkla ilgili: Burası Norman ve annesinin yaşadığı ev. Müfettiş burada merdivenlerden çıkacak ve katil elinde bir bıçakla ko... çok korkunç en iyisi anlatmayayım. Kendiniz görün.
+ Filmlerinizde ufak rollerde görünüyorsunuz. Hiç oyunculuk yapmayı düşündünüz mü?
Hayır, o kadar düşmedim
+ Başkaları insanlara hayattan dilimler sunabilirler.Ben onlara pasta dilimleri veriyorum
+ Sinemaya duyduğum aşk,ahlaksal değerlerimden çok daha önemlidir.
+ Drama,sıkıcı ve boş anları gösterilmeyen bir hayat demektir.Görüntüler,kamera hareketleri,ritm,efektler,hepsi konuya bağımlı olmalıdır
+ İki aktör benzer giysiler giymişlerse,seyirci onları ayıramaz.Eğer mekan açıkça belirlenmezse,izleyici olayın nerede geçtiğini merak edebilir.O bütün bunları kafasında bulmaya çalışırken çok önemli bir olay meydana gelirse,duygusal çarpıcılık sağlanamaz.Bu nedenle açıklamak,her şeyi sürekli berraklaştırmak önemlidir.
+ Oyuncunun aklından geçen düşüncelerin izleyiciye yüz ifadeleri ile iletilmesine karşıyım.Gerçek yaşamda insanların yüzleri,ne düşündüklerini yansıtmaz.Bir film yönetmeni olarak ben bunu izleyiciye sinemasal yöntemler kullanara yansıtmalıyım
+ Perdede cinselliğinde gerilim unsuru olması gerektiğini düşünüyorum.Eğer cinsellik aşırı derecede belirginse,gerilim olmaz.Filmlerimde hep soğuk sarışınları seçmemin nedeni ne biliyor musunuz?Biz,ancak yatak odasına geçtikten sonra fahişeleşmeye başlayan,gerçek hanımefendilerin peşindeyiz.Zavallı Marlyn,cinselliğini yüzünde bir bayrak gibi taşıyordu
+ Bir sahnenin uzunluk ya da kısalığını izleyiciyi kavrama derecesi ile ölçerim.Eğer tümüyle kavrıyorsa,sahne kısadır.İzleyiciyi sıkıyorsa,o sahne dayanılmayacak kadar uzundur.

sbuffy
06-06-06, 09:50
Filmleri:
# Family Plot (1976)
# Frenzy (1972)
# Topaz (1969)
# Torn Curtain (1966)
# Marnie (1964)
# The Birds (1963)
# "The Alfred Hitchcock Hour"
# "Alfred Hitchcock Presents" (17 Bölüm)
# Psycho (1960)
# "Startime"
# North by Northwest (1959)
# Vertigo (1958)
# "Suspicion"
# The Wrong Man (1956)
# The Man Who Knew Too Much (1956)
# The Trouble with Harry (1955)
# To Catch a Thief (1955)
# Rear Window (1954)
# Dial M for Murder (1954)
# I Confess (1953)
# Strangers on a Train (1951)
# Stage Fright (1950)
# Under Capricorn (1949)
# Rope (1948)
# The Paradine Case (1947)
# Notorious (1946)
# Spellbound (1945)
# Watchtower Over Tomorrow (1945) (uncredited)
# Lifeboat (1944)
# Bon Voyage (1944)
# Aventure malgache (1944)
# Shadow of a Doubt (1943)
# Saboteur (1942)
# Suspicion (1941)
# Mr. & Mrs. Smith (1941)
# Foreign Correspondent (1940)
# Rebecca (1940)
# Jamaica Inn (1939)
# The Lady Vanishes (1938)
# Young and Innocent (1937)
# Sabotage (1936)
# Secret Agent (1936)
# The 39 Steps (1935)
# The Man Who Knew Too Much (1934)
# Waltzes from Vienna (1934)
# Number Seventeen (1932)
# Rich and Strange (1931)
# Mary (1931)
# The Skin Game (1931)
# Murder! (1930)
# Juno and the Paycock (1930)
# An Elastic Affair (1930)
# Elstree Calling (1930)
# The Manxman (1929)
# Blackmail (1929)
# Sound Test for Blackmail (1929)
# The Farmer's Wife (1928)
# Easy Virtue (1928)
# Champagne (1928)
# Downhill (1927)
# The Ring (1927/I)
# The Lodger (1927)
# The Mountain Eagle (1926)
# The Pleasure Garden (1925)
# Number 13 (1922)

sbuffy
06-06-06, 09:50
http://img68.imageshack.us/img68/1331/psychohitchcock6sb.jpg (http://imageshack.us)http://img68.imageshack.us/img68/4196/ahochpn7kb.jpg (http://imageshack.us)

http://img68.imageshack.us/img68/6532/alfredhitchcockwp1024x76809162.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=alfredhitchcockwp1024x76809162.jpg)ht tp://img68.imageshack.us/img68/3176/alfredhitchcock1di.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=alfredhitchcock1di.jpg)http://img68.imageshack.us/img68/6970/hitch56ci.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=hitch56ci.jpg)

http://img68.imageshack.us/img68/2713/hitchcock9gt.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=hitchcock9gt.jpg)http://img68.imageshack.us/img68/321/hitchcock55si.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=hitchcock55si.jpg)http://img68.imageshack.us/img68/817/faglarnareklam9ri.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=faglarnareklam9ri.jpg)

http://img68.imageshack.us/img68/3909/topaz12ne.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=topaz12ne.jpg)http://img68.imageshack.us/img68/3554/hbirds6bk.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=hbirds6bk.jpg)http://img68.imageshack.us/img68/9655/alfredhitchcock0sh.th.jpg (http://img68.imageshack.us/my.php?image=alfredhitchcock0sh.jpg)

sbuffy
06-06-06, 09:51
Figüran olarak görüldüğü filmler

Santaj (1927): metroda kitap okurken bir çocuk tarafından rahatsız edilen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/3677/blackmailcameo9ft.jpg (http://imageshack.us)
Cinayet (1930): sokaktan geçen biri.
http://img68.imageshack.us/img68/5715/murdercam7pw.jpg (http://imageshack.us)
39 Basamak (1935): Robert Donat ve Lucie Mannheim'ın tiyatrodan kaçtıkları sahnede sokaktaki adam.
http://img68.imageshack.us/img68/8318/thirtynincam4vh.jpg (http://imageshack.us)
Bir Kadın Kayboldu(1938): İstasyon'da sigara içen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/174/vanishescam5ho.jpg (http://imageshack.us)
Masum ve Genç(1937): Büyük bir basın şirketinin fotoğrafçısı.
http://img68.imageshack.us/img68/5491/youngcam1vc.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
06-06-06, 09:52
Yabancı Muhabir (1940):Meerle buluşmadan önce sokakta gazete okurken görülür.
http://img68.imageshack.us/img68/5083/corcap5yw.jpg (http://imageshack.us)
Rebecca (1940): Sanders'in telefon konuşmasının ardından telefon kulübesinin yakınından geçen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/2192/rebeccacam2ve.jpg (http://imageshack.us)
Sabotör (1942): Haber standının önünde.
http://img68.imageshack.us/img68/7654/suspicam2uq.jpg (http://imageshack.us)
Şüphenin Gölgesinde(1943): Trende iskambil oynayan adam.
http://img68.imageshack.us/img68/2060/shadow1ev.jpg (http://imageshack.us)
Yaşamak İstiyoruz (1944): Gazetedeki şişmanlık ilacının ilanında kilo veren adam olarak görüldü.
http://img68.imageshack.us/img68/2381/lifeboatcam7cz.jpg (http://imageshack.us)
Öldüren Hatıralar (1945):Empire Oteli'nde elinde keman kutusuyla asansörden çıkan adam.
http://img68.imageshack.us/img68/5587/spellboundcam9jd.jpg (http://imageshack.us)
Aşktan da Üstün(1946): Rains'in evindeki büyük partide şampanya içen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/2275/notoriouscam8te.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
06-06-06, 09:52
Paradine Case (1947):Tren istasyonunu elinde bir çello kutusu taşıyarak terk eder. anthony keane (gregory peck)in arkasındadır.
http://img68.imageshack.us/img68/9246/paradinecameo1fv.jpg (http://imageshack.us)
Sahne Korkusu(1950): Jane Wyman aksanını çalışırken, sokakta yanından geçer ve onun bu garip hareketine şaşırarak döner bakar.
http://img68.imageshack.us/img68/4831/stagefrightcam4dc.jpg (http://imageshack.us)
Trendeki Yabancılar (1951): elinde bir kontrbasla trene binen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/5712/traincam5zg.jpg (http://imageshack.us)
İtiraf Ediyorum (1953):Filmin başında merdivenin üstünden geçen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/1814/confesscam2yr.jpg (http://imageshack.us)
Cinayet Var (1954):Grace Kelly' nin evinde, fotoğraftaki adam.
http://img68.imageshack.us/img68/2526/dialcam9uw.jpg (http://imageshack.us)
Arka Pencere(1954): Bestecinin evindeki saati kuran adam.
http://img68.imageshack.us/img68/5418/rearcam4pw.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
06-06-06, 09:56
Hırsızlar Kralı (1955): otobüste Cary Grant'in solunda oturan adam.
http://img68.imageshack.us/img68/97/thiefcam5ss.jpg (http://imageshack.us)
The Trouble with Harry (1955): Parketmiş limuzinin yanından geçen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/3577/troublecam9wk.jpg (http://imageshack.us)
Çok şey Bilen Adam (1956): Fas'taki pazar meydanında akrobatları seyreden adam.
http://img68.imageshack.us/img68/6105/much2cam4ou.jpg (http://imageshack.us)
Ölüm Korkusu (1958): Gemi inşaatının girişinden elinde bir kutuyu taşıyarak geçer.
http://img68.imageshack.us/img68/7054/vertigocam8ei.jpg (http://imageshack.us)
Gizli Teşkilat(1959): isimler geçtikten sonra koşarak bir otobüsü yakalamaya çalışır ama kapı suratına kapanır.
http://img68.imageshack.us/img68/3264/nbnwcam2ag.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
06-06-06, 10:00
Sapık(1960): Kovboy şapkasıyla yol kenarında bekleyen adam.
http://img68.imageshack.us/img68/5223/psychocam5qi.jpg (http://imageshack.us)
Kuşlar (1963): Dükkandan kucağında iki küçük terrier köpekle çıkan adam.
http://img68.imageshack.us/img68/6605/birdscam6av.jpg (http://imageshack.us)
Hırsız Kız(1964): Tippi Hedren geçtikten sonra otel koridorunun solundan giren adam.
http://img68.imageshack.us/img68/8537/marnie7pv.jpg (http://imageshack.us)
Esrar Perdesi(1966): Kucağında bir bebekle lobideki adam.
http://img68.imageshack.us/img68/8159/curtaincam7ra.jpg (http://imageshack.us)
Topaz (1969): Havaalanında yanında bir hemşire eşliğinde tekerlekli sandalye üzerindedir, daha sonra birinin elini sıkmak için ayağa kalkar.
http://img68.imageshack.us/img68/7675/topazcam9ti.jpg (http://imageshack.us)
Cinnet(1972): Konuşmacıyı alkışlamayan tek adam.
http://img68.imageshack.us/img68/2568/frenzycam7xj.jpg (http://imageshack.us)
Aile Oyunu (1976): Departmanının kapısının arkasında bir siluet olarak görünür, hareket çekiyor gibi gözükmektedir.
http://img68.imageshack.us/img68/8642/plotcam1uk.jpg (http://imageshack.us)

Kaynak: hitchcock.tv

sbuffy
25-06-06, 08:19
Hitchcock'tan Bedava Sinema Dersleri:
Gerilim mi istiyorsunuz, yoksa sasirtmaca mi?


"Bugun size Daphne du Maurier'in Ku$lar kitabinin oykusunu anlatamam. Bu kitabi sadece bir kez ve suratle okudum. Bir yazar, iyi bir roman yazabilmek icin omrunun uc-dort yILInI verir, bu onun tum ya$amidir. Sonra ba$ka insanlar, tumunu ustune alir. Sanatcilar ve teknisyenler, cesitli yanlarini kurcalar ve sonunda yazar tumuyle unutulurken, birisi cikip Oscar'a aday gosterilir. Ben boyle bir seye gelemem."

"Filmlerde sekanslar asla durgun ve sakin olamaz. Sekanslarin, teleferiklerin yuksege tirmanmalarini saglayan dişli carklar gibi, hareketleri ileriye dogru taşimalari gereklidir. Bir film, bir tiyatro oyunu ya da romanla kiyaslanamaz. Kisa oykulere daha yakindir, cunku kisa oyku bir kural olarak, eylemin dramatik geriliminin en yuksek noktasina ulaştigi anda cozulen tek düşünceyi icerir."

Gerilim yaratmanin her zaman kullanilan biciminde, izleyicinin olan bitenin son derece mukemmel bicimde farkinda olmasi gerekir. Aksi takdirde gerilim olusmaz. Izleyicinin dikkatini canli tutmak icin kuvvetli bir oge gereklidir. Bu, durumun kendisinden kaynaklanan bir gerilim olabilcegi gibi, izleyicinin kendi kendine "biraz sonra ne olacak?" sorusunu sormasina yol acan bir gerilim de olabilir.

Benim dusunceme gore, esrarengiz seyler, pek gerilim yaratmaz. Ornegin, "kim yapti" (Whodunit / Who done it) adi verilen filmlerde, gerilim unsuru degil, entellektuel bir bilmece vardir. Bunlar, duygusalliktan uzak bir tur merak ogesi icerirler. Halbuki, duygular, gerilimin temel dayanagidir. ( Bizim notumuz: Bu yuzden de Hitchcock "kim yapti" turu bilmecelerden cok, katilin ya da kotu adamin kimligini -yani gerilim unsurunu / seyirciyi hikayeye bagliyacak olan ogeyi - filmin ilk yarisinda acik eden filmler ceker, katili ya da gerceklesecek olayi seyirciden saklamaz, sonrasinda da tum gerilimi bunun uzerine kurmaya calisir)

Hitler'e yapilan suikastte evrak cantasina gizlenen bomba olayinda, izleyenlerin " cok iyi parca parca olacaklar" demek yerine "bak bir bomba var!" diyeceklerini saniyorum. Bunun anlami, bombanin verdigi korkunun, ilgili karakterlere duyulan sempati ya da nefret duygularindan daha kuvvetli olmasidir. Fakat bunun nedeninin bombanin korkutucu bir nesne olmasindan kaynaklandigini dusunuyorsaniz hataya dusmus olursunur.

Baska bir ornek verelim; merakli bir insan baskasinin odasina giriyor ve cekmeceleri aramaya basliyor. Simdi, o evde yasiyan kisinin merdivenleri cikarak evine geldigini gosteriyorsunuz. Sonra, aramakta olan kisiyi tekrar. Izleyicilerde " dikkatli ol -merdivenlerde birisi var" diye onu uyarmak ihtiyaci duyuyor. Bu yuzden o kisi kotu birisi oldugu halde izleyiciler onun adina endise duymayi surdurebilir. Hele o karakter Rear Window'daki Grace Kelly gibi cekici bir insansa izleyici daha da yogunlasir…

"Gerilim" ile "sasirtmaca" arasinda kesin bir fark oldugu halde hala bircok filmde bu ikisi karistiriliyor. Aciklayayim: Su anda ikimiz son derece masum bir sohbet yapiyoruz. Simdi, aramizda su masanin altinda bir bomba oldugunu var sayalim. Ortada hicbir sey yokken ansizin "boom!" ve bir patlama. Izleyici sasiriyor. Biz bu sasirtmacanin oncesinde, izleyiciye son derece siradan, hicbir ozelligi olmayan bir sahne gosterdik. Simdi bir gerilim durumunu olusturalim. Masanin altina bir bomba konmus ve izleyici bunu biliyor. (Az once bahsettigi, "kim yapti" bilmecelerinden farkli olan seyirciyi bilgilendirme durumu). Belki de anarsistin onu yerlestirdigini gordu. Izleyici, bombanin saat 1'de patlayacagini da ogrenmis; su anda saat bire ceyrek var- dekorda bir duvar saati yer aliyor. Boyle durumlarda, ayni siradan konusma birden bire ilginclik kazanir, cunku izleyicinin olaya katilimi vardir. Izleyiciler perdedeki oyunculari uyarma ozlemindeler. "Boyle onemsiz konulari tartismayi birakin. Altinizda bomba var. Patlamak uzere!"

Birinci durumda izleyiceye patlama aninda 15 saniyelik bir sasirtmaca yasattik. Ikinci durumdaysa 15 dakika boyunca bir gerilim yasar. Buradan varacagimiz sonuc izleyiciyi her seferinde durum hakkinda olabildigince bilgilendirmek gerektigidir. Burada tek istisna isin puf noktasinin sasirtmacaya dayandigi, yani bizzat beklenmeyen sonun oykunun dorukoktasini olusturdugu durumdur.

Film salondaki 2000 koltugun hepsini kapsamalidir. Cunku sinema, dunya uzerinde en cok bilinen ve en kuvvetli kitle iletisim aracidir. Eger bir filmi dogru olarak duzenlemisseniz, duygusal acidan bir Japon izleyici, Hintli izleyici ile ayni anda ciglik atabilmelidir.

Bir roman, baska bir dile cevrilirken ilgincliginden cok sey yitirebilir. Ayni bicimde gala gecesinde cok guzel sergilenen bir oyun, daha sonra ayni basariyi gostermeyebilir. Ama bir film, dunyanin her yaninda yolculuk yapar. Altyazi kondugunda etkisinden yuzde 15, iyi bir seslendirme yapildiginda da yuzde 10 yitirdigini farzedersek, projeksiyon kosullari hatali bile olsa, goruntu tumuyle kalacaktir. Gosterilenler - bunlari hicbir sey degistirip baska bicime sokamaz- sizin calismanizdir ve kendinizi her yerde ayni terimlerle ifade edersiniz.

Kotu adam ne kadar basariliysa film de o kadar basarilidir.

sbuffy
25-06-06, 08:21
Sinema tarihinin en şakaci ve ironik yonetmeni -filmlerine her zaman yansitmasa da, kara mizaha sonuna kadar inanan- Hitchcock, 70lerin basina kadar her ulkede bolca bulunan dantelijansiyali film kritikleri tarafindan - filmleri cok iyi hasilat yapmasina ragmen / TV basarisida goz onunde bulundurularak- cogu zaman kucumsenmis ve kendi sinemasini yaratan bir sinemaci olarak deger bulamamistir. Kendisiyle yapilan ropotajlardaki tavri ise sanat anlayisi ve yontemleri hakkinda anlasilabilir olmaktan hep uzak kalmasina sebep olmustur.

Yonetmenlik kariyerine film kritikligi ile basliyan Truffaut'nun -tum filmlerini buyuk bir begeniyle izledigi Hitchcok'a karsi olan yanlis anlamayi kapatmak ve herkesi ikna etmek icin- yaptigi bu roportaj ise kariyerinin sonlarina yaklasan Hitchcock'un sinemayi aslinda teori, teknik ve diger acilardan ne kadar iyi bildigini herkese gostermis, butun filmleri bir usta isi olarak tekrardan incelemeye alinmis, 80lere gelindiginde ise pek cogu en onemli klasikler arasina girmistir. Traffaut'nun da dedigi gibi "Zaman ona arka cikmis ve en dikkafali elestirmenleri bile yipratmistir. Son tahlilde kazanan Hitchcock olmustur. (1977)"

sbuffy
23-02-07, 13:38
Anthony Hitchcock

Alfred Hitchcock'un bilinmeyen yaşam öyküsü ve sinemacılığı yeni bir sinema projesi ile masaya yatırılacak.

Alfred Hitchcock Presents adını taşıyacak filmde Anthony Hopkins ve Oscar'ına kvauşmak üzee olan Helen Mirren'ın rol alacağı söyleniyor.Hopkins'in yönetmeni,Mirren'ın ise onun eşini ve ortağını canlandırması planlanan film,Sapık filminin yapım sürecinde yaşananları anlatacak.

Bugünden bakılınca belli olmasada Sapık dönemin en cesur filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.Ryan Murphy'in yöneteceği söylenen proje,Sapık'ın hangi koşullar altında çekildiğini ve izleyici tarafından nasıl karşılandığını ortaya koyacak.

kaynak:beyazperde

sbuffy
18-10-07, 18:02
Alfred Hitchcock ve Sinema

"Bir sinemacının söyleyeceği hiç bir şey yoktur, göstereceği şeyler vardır."

"Kötü adam ne kadar başarılıysa film de o kadar başarılıdır. Bu en önemli kuraldır."

"Bazı durumlarda mutlu son gerekmez. İzleyiciyi sımsıkı kavramayı başarırsanız, izleyici sizin yürüttüğünüz mantığın peşinden gelecektir. Filmin bütününde yeterince eğlendirici olabilmişseniz insanlar 'mutsuz son'u kabul edeceklerdir."

"Halk sinemada politikayla ilgilenmez."

"Ses düzeni başka bir şey söylerken, görüntüler başka bir şey söyleyebilir. Film yönetmenin temellerinden biri de budur."

"Konuşma oldukça önemsiz olabilirken gözler, bir insanın gerçekten ne düşündüğünü ya da hissettiğini iletecektir."

"Bazı filmler yaşamdan bir dilimdir. Benimkiler ise kekten bir dilim. Yaşamdan bir dilim filmi yapmak istemiyorum. Çünkü insanlar bunu evde, caddede, hatta sinema binasının önünde bulabilirler. Yaşamdan bir dilim görmek için para ödemeleri gerekmez.

"Bir film tam ve doğru olarak sahnelenirse, gerilim ve dramatik etki yaratmak için oyuncunun ustalığına ya da kişiliğine dayanmaya pek gerek kalmaz. Benim görüşüme göre, bir aktörde gerekli olan baş unsur, hiçbir şey yapmamayı becerebilecek yetenekte olmasıdır."

"Benim amacım, halkı sağlığa yararlı şoklara uğratmaktır. Uygarlık günümüzde o denli koruyucu bir hal almıştır ki, artık korkularımızdan içgüdüsel olarak kurtulma olanağımız kalmamıştır. Uyuşukluğumuzu gidermek ve ahlaksal dengemizi canlandırmak için tel yol, şok yaratacak yapay araçlara başvurmaktır. Buna ulaşmak bana öyle geliyor ki, ancak sinema yoluyla olabilir."

"Eğer iyi bir filmse, ses yok olduğunda da izleyici hala ne olup bittiğiyle ilgili bir fikre sahip olur. Filmin uzunluğu ise tamamen insanın mesanesinin dayanma gücüyle ilişkilidir."

"Biliyorsunuz yazar değilim. Bir senaryo yazabilirim ama hem tembel olduğumdan hem de zihnim dağınık olduğundan hep yazarları çağırırım yardıma. Buna karşın atmosfer ve gerilime dayalı filmlerimin kendi yarattığım şeyler olduğuna inanıyorum. Birinin yazdığı senaryoyu alıp resimlemek bana göre bir iş değil. Onu bir şekilde benim öyküm haline getiririm. Bir öyküyü yalnızca bir kez okurum. Temelde bana uyarsa alırım, kitabı tümüyle unutup sinema yapmaya girişirim. Söz gelişi Daphne du Maurier'nin 'Kuşlar' öyküsünü anlat deseniz, yapamam. Bir kez okudum ve unuttum gitti."

sbuffy
19-10-07, 11:53
Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 film listesindeki Hitchcock filmleri

Blackmail (1929) /Şantaj
http://img528.imageshack.us/img528/5928/38253991265e84aa7f2fd2.jpg
oyuncular:Anny Ondra (Alice White),Sara Allgood (Mrs. White),Charles Paton (Mr. White),John Longden (Det. Frank Webber),Donald Calthrop (Tracy),Cyril Ritchard (Mr. Crewe (the artist))
http://img143.imageshack.us/img143/4379/8032979612818ob3.jpg
Genç ve güzel bir kız olan Alice White, bir lokantada yakışıklı ve iyi giyinmiş bir yabancıyla flört ettikten sonra, Scotland Yard detektifi olan sevgilisi Frank Webber'le tartışır ve yabancının kolunda oradan ayrılıyor. Adam, Alice'in babasının puro dükkânının yakınında oturan bir ressam. Alice'i stüdyosuna davet ediyor, o da bu daveti kabul ediyor. Adam stüdyoda ona tecavüz etmeye kalkınca, kendini korumaya çalışan Alice ressamı öldürüyor.
Cinayetin soruşturmasını yürüten Webber, Alice'in katil olduğunu hemen anlıyor, ancak bu gerçeği üstlerinden saklıyor. Alice'in ressamın evine girdiğini gören şüpheli biri ona şantaj yapmaya başlayınca durum daha da karmaşık bir hâl alıyor.
- İngiltere'nin ilk sesli filmi

The 39 Steps (1935)/39 Basamak
http://img225.imageshack.us/img225/9338/39stepsfw1.gif
oyuncular:Robert Donat (Richard Hannay),Madeleine Carroll (Pamela),Lucie Mannheim ( Annabella Smith),Godfrey Tearle (Professor Jordan),Peggy Ashcroft ( Margaret),John Laurie ( John),Helen Haye ( Mrs. Jordan),Frank Cellier ( Sheriff),Wylie Watson (Mr. Memory)
http://img225.imageshack.us/img225/3904/200px39stepsgi9.gif
Richard Hannay, gizemli bir örgütten kaçan genç bir kadına yardımcı olur ve onu evine alır. Ancak kadın öldürülünce katil zanlısı olarak polisten kaçmaya başlar. Kendi adını temize çıkarmanın tek yolu, gerçek suçluları bulmaktır. Bu amaçla İskoçya'da amansız bir takibe katılan Hannay, artık hem av hem de avcıdır.
http://img225.imageshack.us/img225/9443/b00000cqjz01lzzzzzzzip5.jpg
-John Buchan'ın kitabından uyarlandı.
-Usta yönetmenin dünya çapında tanınmasını sağladı
-Hitchcockın özgün üslubunun sinyallerini gördüğümüz film
-Hitchcock’un sinemaya armağanlarından biri olan “kovalamaca sahnesinde karnavala girip izini kaybettirme” düşüncesi ilk bu filmde ortaya çıktı.ve daha sonra diğer filmlerde kullanılmaya başladı

Sabotage (1936)
http://img225.imageshack.us/img225/667/sabotage1vw1.jpg
oyuncular:Sylvia Sidney (Mrs. Verloc ),Oskar Homolka (Karl Anton Verloc ),Desmond Tester (Steve),John Loder (Sgt. Ted Spencer),Joyce Barbour (Renee),Matthew Boulton (Superintendent Talbot),S.J. Warmington (Hollingshead),William Dewhurst (The Professor)
http://img225.imageshack.us/img225/149/630487020501lzzzzzzzhy4.jpg
Bay Verloc bir sinemanın sahibidir. Dedektif Ted şüphe üzerine Verloc’u ve sinemayı gözlemektedir. Gözlendiğini anlayan Verloc karısının erkek kardeşine bir paket vererek şehrin öteki yanına götürmesini ister...

Rebecca (1940)
http://img225.imageshack.us/img225/152/rebeccajm5.gif
oyuncular:Laurence Olivier (Maximillian 'Maxim' de Winter) , Joan Fontaine (Mrs. de Winter) , George Sanders (Jack Favell) , Judith Anderson (Mrs. Danvers) , Gladys Cooper (Beatrice Lacy) , Nigel Bruce (Binbaşı Giles Lacy) , Reginald Denny (Frank Crawley)
http://img225.imageshack.us/img225/1967/243179306383cf4.jpg
Genç bir kadın aşık olduğu yakışıklı Maxim De Winter'la evlendikten bir süre sonra Maxim'in eski eşi Rebecca'nın birkaç ay önce gizemli bir şekilde ölmüş olduğunu öğrenir ve kocası ile olan ilişkisinin her zaman Rebecca'nın gölgesinde kalacağını farkeder. Film boyunca adı telafuz edilmeyen kadın, aynı zamanda kendisini evin yeni kadını olarak kabul etmek istemeyen hizmetçi Mrs. Danvers'ın kıskanç ve takıntılı tavırları ile başa çıkmak zorundadır
- Daphne Du Maurier'ın romanından uyarlandı
-gerçek zamanlı.80dakikada 80dakikalık bir olay yaşanıyor.
-film boyunca görünmeyen bir karakter baskın bir konumda
-en iyi film ve en iyi görüntü yönetmenliği dallarında oscar kazandı
-Hollywoodda yaptığı ilk film

Shadow of a Doubt (1943)/ Şüphenin Gölgesi
http://img528.imageshack.us/img528/4788/copyofshadowdoubtai1.jpg
oyuncular:Teresa Wright (Charlotte Newton / Charlie),Joseph Cotten(Charles Oakley / Uncle Charlie),,Macdonald Carey (Det. Jack Graham),Henry Travers (Joseph Newton),Patricia Collinge (Emma Newton),Hume Cronyn (Herbie Hawkins),Wallace Ford (Det. Fred Saunders),Edna May Wonacott (Ann Newton)
http://img528.imageshack.us/img528/1323/dvd6330uk3.jpg
Küçük bir kasabada yaşayan ve en sevdiği amcasıyla (onun adı da Charlie'dir) simbiyotik bir bağın tadını çıkaran liseli kız Charlie, amcasının ailesini ziyarete gelmesini isteyince, bu dileği gerçekleşiyor.
Charlie her zamanki gibi çekici ama zaman zaman sır dolu ve içine kapanık görünüyor. Ayrıca konuşma tarzı da tuhaf bir şekilde rahatsız edici geliyor, özellikle de domuz diye tanımladığı zengin dullardan bahsettiğinde. Dergi yazarı numarası yapan iki dedektif kasabaya gelip Charlie amca hakkında sorular sormaya başladıklarında, genç Charlie'nin merakı depreşiyor.
-Hitchcock bu filmi için “En iyi filmim” diyor
-kara türün başlangıcı kabul edilir.

sbuffy
19-10-07, 12:12
Notorious (1946)/Aşktan da Üstün
http://img528.imageshack.us/img528/6267/27a1ebd07f4f4b5c97a0d28jb2.jpg
oyuncular:Cary Grant (T.R. Devlin),Ingrid Bergman (Alicia Huberman),Claude Rains (Alexander Sebastian),Louis Calhern (Captain Paul Prescott),Leopoldine Konstantin (Madame Anna Sebastian),Reinhold Schünzel (Dr. Anderson ),Moroni Olsen (Walter Beardsley),Ivan Triesault (Eric Mathis),Alex Minotis (Joseph, Sebastian's Butler),Wally Brown (Mr. Hopkins)
http://img528.imageshack.us/img528/1926/2593281010aid0.jpg
Alman casusu olduğu gerekçesiyle vatana ihanetten suçlu bulunan bir babanın kızı olan Amerikalı Alicia Huberman, Güney Amerika'daki bir neo-Nazi grubunun araştırılmasında, hükümet gizli ajanı T.R. Devlin'le işbirliği yapmayı kabul ediyor. Grubun lideri Alexander Sebastian ise Alicia'nın babasının eski bir arkadaşı. Bir zamanlar Alicia'ya âşık olmuş. Alicia'nın Amerika'nın çıkarlarına sadakâtine karşın onu hor gören Devlin kıza Sebastian'ı kendine âşık edip onunla evlenmesini söylüyor. Ancak Alicia ve Sebastian evlendikten sonra, Devlin genç kadına âşık olduğunu kabul etmek zorunda kalıyor.Alicia, Alexander'ın sırrını yani şarap şişelerinde uranyum tozu saklı olduğunu öğreniyor. Kocası ve onun acımasız annesi, Alicia'nın casus olduğunu öğrendiğinde, onu yavaş yavaş zehirlemeye başlıyorlar.
-Aşk ve sorumluluk arasında sıkışan iki kişinin psikolojik çözümlemelerinin ön plana çıktığı bir film olmuştu. Karakter yaratımları, derslere konu olabilecek nitelikteydi. Zehirli kahve fincanlarının değişik açılardan çekilmesi, uzaklaşan duvarlar, karanlığa gömülen yüzler tam bir gerilim unsuruydu.

Rope (1948)/Ölüm Kararı
http://img528.imageshack.us/img528/4302/389427245da1ce8a005wj0.jpg
oyuncular:James Stewart (Rupert Cadell),John Dall (Brandon Shaw),Farley Granger (Phillip Morgan),Cedric Hardwicke (Mr. Kentley ),Constance Collier (Mrs. Atwater),Douglas Dick (Kenneth Lawrence),Edith Evanson (Mrs. Wilson),Dick Hogan (David Kentley),Joan Chandler (Janet Walker)
http://img528.imageshack.us/img528/238/1181fig6.jpg
Zihinleri Nietzche felsefesiyle dolu iki eşcinsel öğrenci, Philip ve Brandon, kafalarını kurcalayan bir entelektüel tezin - cinayet bir sanattır, bu yüzden de sadece seçkin kesime ait bir ayrıcalık olmalıdır - mantıki sonucu ve heyecan arayışlarında bir deney olarak, bir arkadaşlarını öldürüyorlar.Cesedi gösterişli çatı katı dairelerinin ortasındaki antika bir sandığın içine koyuyorlar ve sapkın bir şekilde sandığın etrafında bir akşam yemeği düzenleyip, kurbanın anne-babasını, arkadaşlarını, nişanlısını ve entelektüel olarak kendilerine örnek aldıkları eski felsefe profesörleri Rupert Cadell'i davet ediyorlar. Konuklar sandığın çevresinde, olan bitenden habersiz bir şekilde dolaşırken, katiller yaptıkları iş hakkında kısa, üstü örtülü yorumlarda bulunuyorlar.
http://img528.imageshack.us/img528/7324/rope1xd3.jpg
-ilk renkli filmi

Strangers on a Train (1951)/Trendeki Yabancılar
http://img528.imageshack.us/img528/1361/374626558d75cdd5527ft0.jpg
oyuncular:Farley Granger (Guy Haines),Ruth Roman (Anne Morton),Robert Walker (Bruno Anthony),Leo G. Carroll (Sen. Morton),Patricia Hitchcock (Barbara Morton),Kasey Rogers (Miriam Joyce Haines ),Marion Lorne (Mrs. Anthony),Jonathan Hale (Mr. Anthony),Howard St. John (Police Capt. Turley)
http://img528.imageshack.us/img528/2267/strangersli0.jpg
Babasından nefret eden bir adamla şans eseri trende karşılaşan ünlü bir tenisçinin trendeki macerasıyla başlayan filmde, trendeki şahıs tenisçinin hayatını gazete ve dergilerden bilmektedir ve karısıyla boşanmak istediğini okumuştur. Çapraz cinayet önerisinde bulunan yabancı, onun kendi babasını, kendisinin de onun karısını öldürmesini teklif eder. Trendeki yabancı bunu uygulamıştır fakat tenisçi yapmamıştır. Cinayete zorlanan tenisçinin hikayesi devam edecektir.
-adamın atlıkarıncaların altında süründüğü sahne görüntü hilesi değildi.Alfred Hitchcock bu sahnenin yönetmenliği altındaki en tehlikeli sahne olduğunu ve bir daha böyle birşeye izin vermeyeceğini söyledi.

Vertigo (1958)/Yükseklik Korkusu
http://img528.imageshack.us/img528/2417/image006lg8.jpg
oyuncular:James Stewart (Det. John 'Scottie' Ferguson),Kim Novak (Madeleine Elster / Judy Barton),Barbara Bel Geddes (Marjorie 'Midge' Wood),Tom Helmore (Gavin Elster),Henry Jones (Coroner),Raymond Bailey (Scottie's doctor),Ellen Corby (Manager of McKittrick Hotel),Konstantin Shayne (Pop Leibel)
http://img221.imageshack.us/img221/3536/vertigo3ez9.gif
San Fransisco polisinden Dedektif Scottie Ferguson bir suçluyu kovalarken damdan düşen ortağını kurtaramaz ve kendisinde yükseklik korkusu başlar. Polisliği bırakan ve özel dedektif olan Scottie'yi eski okul arkadaşı Gavin Elster karısını takip etmesi için tutar. Scottie, genç kadının peşinden San Fransisco'ya döner ve kendisini karmaşık olayların içinde bulur.
-önemli olaylar olduğu yerlerde ışık kullanılmıştır.

North by Northwest (1959)/Gizli Teşkilat
http://img528.imageshack.us/img528/81/374626560d15c3977b3tb0.jpg
oyuncular:Cary Grant (Roger O. Thornhill),Eva Marie Saint (Eve Kendall),James Mason (Phillip Vandamm),Jessie Royce Landis (Clara Thornhill),Leo G. Carroll (The Professor),Josephine Hutchinson (Mrs. Townsend),Philip Ober (Lester Townsend),Martin Landau (Leonard),Adam Williams (Valerian),Edward Platt (Victor Larrabee),Robert Ellenstein (Licht)
http://img221.imageshack.us/img221/6572/1959mun4.jpg
Yanlışlıkla George Kaplan isminde bir casusla karıştırılan Roger O. Thornhill (Cary Grant) üçkağıtçı bir işadamıdır. Vandamm (James Mason) ve Leonard (Martin Landau) isimli yabancı casuslar tarafından kaçırılır. Vandamm'ı masum olduğuna defalarca ikna etmeye çalışsa da başarısız olan Roger nihayetinde tam öldürülecekken kaçmayı başarır. Çileden çıkan Vandamm, Roger'ı, bir Birleşmiş Milletler memurunun ölümden sorumluymuş gibi göstermeyi başarır.Şimdi Roger hem Vandamm ve işbirlikçilerinden, hem de yerel polisten kaçmaktadır. Kaçak Roger, Eve (Eva Marie Saint) isminde çok hoş bir kadınla tanışır ve aşk yaşamaya başlar. Oysa Eve göründüğünden daha farklı bir insandır.Roger kaçışı boyunca Vandamm'ın ve Amerikan hükümetinin operasyonları hakkında giderek daha fazla şey öğrenir. Şimdi hem masum olduğunu kanıtlamak hem de Vandamm ve adamlarının yürüttükleri operasyonun esrarını çözmek zorundadır.
- filmdeki helikopter sahnesi 1963 yılında çekilen From Russia with Love filmine de esin kaynağı olmuştur.
-James Stewart filmde oynamayı çok istediğini Alfred Hitchcocka söyledi.fakat yönetmen onu rol için yaşlı buldu.MGM ise bu rolde Gregory Peckin oynamasını istedi fakat Hitchcock Stewarttan 4 yaş büyük Cary Grant'ı seçti.

sbuffy
19-10-07, 12:32
Psycho (1960)/Sapık
http://img225.imageshack.us/img225/6339/hitchboxjd6.gif
oyuncular:Anthony Perkins (Norman Bates),Janet Leigh (Marion Crane),Vera Miles (Lila Crane),John Gavin (Sam Loomis),Martin Balsam (Detective Milton Arbogast),John McIntire (Sheriff Al Chambers),Simon Oakland(Dr. Fred Richmond),Vaughn Taylor (George Lowery),Frank Albertson (Tom Cassidy),Lurene Tuttle (Eliza Chambers),Patricia Hitchcock (Caroline (as Pat Hitchcock)),John Anderson (Charli)
Bir şirkette ofis elemanı olarak çalışan Marion Crane (Janet Leigh) adlı bir kadın bankaya yatırması gereken 40.000 doları çalıyor. Sevgilisi Sam'le buluşmak için California'ya doğru yola çıkan Crane, gece olunca bir otelde konaklamak istiyor. Bates Motel'de bir otel tutuyor. Otelin yönetici Norman (Anthony Perkins) adındaki sessiz, sakin ve annesiyle yaşayan bir adamdır ayrıca Marion'a da çok iyi davranıyordur. Daha sonra Marion akşam yemeğini bitirip duşa giriyor. Duştayken beklenmedik bir saldırı sonucunda hayatta olarak gördüğü son görüntü kendisine defalarca bıçak saplayan biri oluyor.
http://img528.imageshack.us/img528/7782/382540000de5807ae4eqj0.jpg
-banyo sahnesinin çekimleri 7 gün sürdü.ve sahne 64 farklı plandan oluşur.
-Hitchcock kızı Patricia'ya bu filmde küçük bir rol verdi.
- Janet Leigh'e Mrs Bates'i gördüğü sahneden önce çığlığının daha etkili olması için buz gibi soğuk su fırlatmıştır.
-kan Bosco çikolata şurubuydu.

The Birds (1963)/ Kuşlar
http://img528.imageshack.us/img528/6050/38254013711aea0319cmh1.jpg
oyuncular:Rod Taylor (Mitch Brenner),Jessica Tandy (Lydia Brenner),Suzanne Pleshette (Annie Hayworth),Tippi Hedren (Melanie Daniels ),Veronica Cartwright (Cathy Brenner),Ethel Griffies (Mrs. Bundy, elderly ornithologist),Charles McGraw (Sebastian Sholes, fisherman in diner),Ruth McDevitt (Mrs. MacGruder, pet store clerk),Lonny Chapman (Deke Carter, cook in diner),Joe Mantell (Traveling salesman at diner's bar),Doodles Weaver (Fisherman helping with rental boat),Malcolm Atterbury (Deputy Al Malone)
http://img528.imageshack.us/img528/2416/gliuccelli1xo5.jpg
Filmde Bodega sahiline saldıran farklı türlerden kuşların yol açtığı dehşet konu ediliyor. San Francisco'da bir evcil hayvan dükkanında başlayan ve bir aşk üçgeniyle ilerleyen film, bir doğumgünü esnasında kuşların saldırıya geçmesiyle devam eder.
-bir gazetedeki haberden etkilenerek filmi yapmaya karar verdi.
-çekilen sahnelerin birinde Tippi Hedrenın yüzü gerçekten bir kuş tarafından kesildi.
- Alfred Hitchcock korkunun bitmeyeceği izlenimi vermek için filmi “son”yazısı ile bitirmedi.
-filmde 370 efekt sahnesi kullanıldı.

Marnie (1964) /Hırsız Kız
http://img221.imageshack.us/img221/5396/marniesu9.jpg
oyuncular:Tippi Hedren (Marnie Edgar / Margaret Edgar / Peggy Nicholson / Mary Taylor ),Sean Connery (Mark Rutland),Diane Baker (Lil Mainwaring),Martin Gabel (Sidney Strutt),Louise Latham (Bernice Edgar),Bob Sweeney (Cousin Bob),Milton Selzer (Man at Track),Mariette Hartley (Susan Clabon),Alan Napier (Mr. Rutland),Bruce Dern (Sailor),Henry Beckman (First Detective),S. John Launer (Sam Ward)
http://img221.imageshack.us/img221/6605/672852230bdf42d0b48ed4eue3.jpg
Herkesin Marnie dediği Margaret Edgar, adını ve görünüşünü değiştirerek işten işe geçen bir kleptoman bir genç kız. Kızı daha önceden tanıyan kitap yayımcısı Mark Rutland ona iş veriyor. Marnie adamın âşıkane ilgisini görmezden geliyor ve şirketinin kasasından aldığı büyük miktarda parayla ortadan kayboluyor. Mark paranın kaybolduğunu fark ediyor, yerine koyuyor, sonra da Marnie'yi buluyor.Şantajla onu evliliğe zorluyor, ancak evlenince kızın hastalık derecesinde frijit olduğunu ve bir erkeğin ona dokunmasına tahammül edemediğini fark ediyor. Onun elinde olmayan hırsızlıkları ile cinsel kafa karışıklığının ikili esrarını çözmeye çalışan Mark, Marnie'nin annesi Bernice'i buluyor.
-yönetmen bu filmde Grace Kellyyi oynatmayı istedi fakat Monocolular yıldızlarının hırsız birinin canlandırmasını istemediler.
-Bernard Herrmann'ın son kez Hitchcock filmleri için müzik yaptı.

Frenzy (1972)/Cinnet
http://img529.imageshack.us/img529/4457/383957657044cdc3e2bri8.jpg
oyuncular:Jon Finch (Richard Ian Blaney),Alec McCowen (Chief Inspector Oxford),Barry Foster (Robert Rusk),Billie Whitelaw (Hetty Porter),Anna Massey (Barbara Jane ('Babs') Milligan),Barbara Leigh-Hunt (Brenda Margaret Blaney),Bernard Cribbins (Felix Forsythe),Vivien Merchant (Mrs. Oxford),Michael Bates (Sergeant Spearman),Jean Marsh (Monica Barling),Clive Swift (Johnny Porter),John Boxer (Sir George)
http://img143.imageshack.us/img143/1057/cgoodwinfrenzyvt3.jpg
kurbanlarını acımasızca öldüren sapık bir katilin terör estirdiği Londra sokaklarında geçiyor.
- Alfred Hitchcockun çıplak sahnesnini olduğu ilk film

sbuffy
31-10-07, 17:10
Korkunun Doruklarında...

AOL sitesi tarihin en iyi 31 korku filmini belirledi. Bir önceki haberde verdiğimiz bazı vampir filmlerinin de yer aldığı listede son dönemin önemli korku filmleri unutulmamış. Liste şu şekilde:

31. Halka (2002)
30. Hellraiser (1987)
29. Nosferatu (1922)
28. Cehenneme Bir Adım (2006)
27. The Omen (1976)
26. The Fly (1986)
25. The Wicker Man (1973)
24. Carnival of Souls (1962)
23. The Eye (2003)
22. Scream (1996)
21. Friday the 13th (1980)
20. Dracula (1931)
19. Evil Dead 2 (1987)
, 18. Carrie (1976)
17. Invasion Of The Body Snatchers (1978)
16. Night of the Living Dead (1968)
15. Blair Cadısı (1999)
14. Bride of Frankenstein (1935)
13. Elm Sokağı Kabusu (1984)
12. Rosemary's Baby (1968)
11. Frailty (2002)
10. 28 Gün Sonra (2002)
9. The Haunting (1963)
8. Dawn of the Dead (1978)
7. The Thing (1982)
6. Altıncı His (1999)
5. Texas Chainsaw Massacre (1974)
4. Cinnet (1980)
3. Sapık (1960)
2. Şeytan (1973)
1. Halloween (1978)

***
Friedkin'i Ne Korkutuyor?

Amerika'nın cadılar bayramıyla (halloween) içli dışlı olduğu şu dönemde tüm her yerde korku filmleri dolanıyor. Tabii bir de o filmleri içeren listeler. Son olarak size Entertainment Weekly'nin korku sinemasının köşe taşlarından biri olan Şeytan'ın yönetmeni William Friedkin ile yaptığı listeyi sunuyoruz. Friedkin kendisini en çok korkutan ve görülmesi gerektiğini düşündüğü 13 filmi yönetmenleriyle birlikte belirtmiş.

Sapık (1960) Sir Alfred Hitchcock
Yaratık (1979) Sir Ridley Scott
Rosemary's Baby (1968) Roman Polanski
Diabolique (1955) Henri-Georges Clouzot
Onibaba (1964) Kaneto Shindô
Suspiria (1977) / Deep Red (1975) Dario Argento
Le Boucher (The Butcher) (1970) Claude Chabrol
Ölümcül Oyunlar (1997)
Onlar David Moreau & Xavier Palud
The Lodger (1944) John Brahm
The Spiral Staircase (1946) Robert Siodmak
The Texas Chainsaw Massacre (1974) Tobe Hooper

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
07-11-07, 08:27
En İyi Yönetmen-Aktör İşbirlikleri

The Aspect Ratio sitesi sinema tarihinin en iyi yönetmen ve aktör işbirliklerini seçti. İşte ünlü sitenin listesindeki isimler:

1. Akira Kurosawa ve Toshiro Mifune
2. Ingmar Bergman ve Max Von Sydow
3. Martin Scorsese ve Robert De Niro
4. Federico Fellini ve Marcello Mastroianni
5. John Huston ve Humphrey Bogart
6. Alfred Hitchcock ve James Stewart
7. Werner Herzog ve Klaus Kinski
8. John Ford ve John Wayne
9. Elia Kazan ve Marlon Brando
10.Sergio Leone ve Clint Eastwood

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
20-12-07, 16:05
-Filmlerindeki tema genellikle "yanlış adam" ve "hatalı kimlik tespiti" idi.

-Filmlerinde merak uyandırmak için değişik çekimler kullanıp kamerayla değişik açılardan gösterirdi.Örneğin Psycho (Sapık),duş sahnesinin bir sürü farklı açısı var.

-birçok filminde gerilim yaratmak için duvarlarda gölge yaratırdı.Suspicion (1941) filminde "Glowing Milk" sahnesi gibi.

-Filmlerinde sarışın aktrisleri oynatırdı:e Anny Ondra, Madeleine Carroll, Joan Fontaine, Ingrid Bergman, Grace Kelly, Eva Marie Saint, Kim Novak, Vera Miles, Janet Leigh ,Tippi Hedren.

-Hollywooda ilk kez 1940 yılında gitti fakat büyük film studyoları onun Hollywood filmi yapamayacağını düşündükleri için hemen geri döndü.daha sonra
Yapımcı David O. Selznick ile yönetmenlik yapmak için 7 yıllık anlaşma imzaladı.İlk projesi Titanic idi fakat yapımcı Selznick batıracak gemi bulamayınca bu proje askıya alındı.ve Hitc Rebecca (1940)yı çekti.

-1956da Amerikan vatandaşı oldu.

-En İyi Film dalında Oscar kazanamadı ama akademi hayat boyu başarı ödülü verdi.ve tarihin en kısa Oscar konuşmasını yaptı:"teşekkür ederim"

-1979 American Film Institute'nün Hayat Boyu Başarı Ödülünü aldıktan sonra arkadaşlarına yakında ölmeliyim galiba diye espiri yaptı ve bir yıl sonra öldü.

-Fritz Lang'ın yönetmenliğini yaptığı Müde Tod, Der (1921) en sevdiği filmdi.

-İddialara 1962de Britanya Imparatorluğu Nişanını (C.B.E./Commander of the order of the British Empire) reddetti.

-Alma Reville ve Hitchin tek kızı Patricia Hitchcock, bazı filmlerinde oynadı:Stage Fright (1950), Strangers on a Train (1951) ve Psycho (1960)

-Daima Takım elbise giyerdi.

-The Key to Reserva isimli 4 dakikalık kısa film senaryosu yazdı.bu senaryosunun bir sayfası kaybolmasına rağmen kısa film Martin Scorsese tarafından çekildi.

sbuffy
29-12-07, 18:55
http://img80.imageshack.us/img80/5038/hitch2mc4.jpg
http://img99.imageshack.us/img99/8186/068zu7.jpg
http://img143.imageshack.us/img143/2138/077mf1.jpg
http://img143.imageshack.us/img143/228/070lk8.jpg
http://img143.imageshack.us/img143/4765/010vp6.jpg

sbuffy
08-01-08, 11:12
Kapri Yıldızı (Under Capricorn)

oyuncular: Ingrid Bergman, Joseph Cotten, Michael Wilding

Sam, karısının erkek kardeşini öldürmüş ve şimdi başarılı bir işadamı olmuştur. Fakat karısı Lady, şiddetli bir depresyon geçirmektedir. Kendini içkiye veren Lady'nin hayattan umudu kalmamıştır. Eski bir dostu, Lady ile yakından ilgilenir ve iyileşmesi için ona yardımcı olur. Fakat bu durum kocası Sam'in hoşuna gitmez.

9 ocak çarşamba saat 23te business channelda

sbuffy
22-01-08, 16:13
Çok Şey Bilen Adam (The Man Who Knew Too Much)

Oyuncular : James Stewart, Doris Day, Brenda De Banzie, Bernard Miles, Ralph Truman, Daniel Gelin

Bob ve Jill Lawrence çifti, kızları Betty ile İsviçre’deki bir kayak merkezinde tatil yapmaktadır. Katıldıkları bir akşam yemeğinde aile dostları olan bir Fransız vurularak öldürülür. Ancak ölmeden hemen önce Jill’in kulağına bir sır fısıldar. İlerleyen günlerde Lawrence çiftini heyecan ve tehlike dolu bir macera beklemektedir.

saat 21:00de business channel'da

sbuffy
25-01-08, 10:31
Demet Evgar, Hitchcock'un filminden tiyatro sahnesine uyarlanan '39 Basamak'ta üç ayrı kadını canlandırıyor....

Hitchcock'un '39 Basamak'ını izlediniz mi?
Filmi izledim, ama oyunun metnini elime aldığımda, 'Hadi ya, böyle şey olur mu' diye tebessüm ettiğim, içimin gıdıklandığı yerlerin nasıl değiştiğini, tiyatroya taşınınca bütün o duygu hallerinin nasıl da içinin deşildiğini gördüm. Filmde daha deşilmemiş halleri var. Şunu da söylemek isterim: Hitchcock sinemasına, adamın dehasına bakınca müthiş bir içgüdü, sezgi görüyorsun, çünkü o dönem teknik çok az. Bir yandan da şunu düşünüyorum: Acaba Hitchcock anlatmak istediğini mi anlatmış?

kaynak:radikal

sbuffy
07-02-08, 17:38
ünlü oyuncular Renee Zellweger, Seth Rogen, Charlize Theron, Naomi Watts, Emile Hirsch, James McAvoy, Marion Cotillard, Jodie Foster, Tang Wei, Josh Brolin, Casey Affleck, Eva Marie Saint, Ben Foster, Omar Metwally, Julie Christie, Gwyneth Paltrow, Robert Downey Jr., Keira Knightley, Jennifer Jason Leigh, Scarlett Johansson ve Javier Bardem Vanity Fair dergisi için usta yönetmen Hitchcockun filmlerinndeki unutulmaz sahneleri yeniden canlandırdılar

http://img258.imageshack.us/img258/7184/vanityfairhollywoodissujr2.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissujr2.jpg)http://img258.imageshack.us/img258/5876/vanityfairhollywoodissuxf2.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissuxf2.jpg)http://img258.imageshack.us/img258/4048/vanityfairhollywoodissuhj9.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissuhj9.jpg)http://img258.imageshack.us/img258/7201/vanityfairhollywoodissuys2.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissuys2.jpg)
http://img258.imageshack.us/img258/2221/vanityfairhollywoodissuar3.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissuar3.jpg)http://img258.imageshack.us/img258/2387/vanityfairhollywoodissukz0.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissukz0.jpg)http://img258.imageshack.us/img258/4204/vanityfairhollywoodissuql6.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissuql6.jpg)http://img258.imageshack.us/img258/8189/vanityfairhollywoodissubf3.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=vanityfairhollywoodissubf3.jpg)

sbuffy
13-02-08, 08:18
En iyi '25 Amerikan filmi'

Gelmiş geçmiş en iyi Amerikan filmlerini merak ediyor musunuz?

İşte gelmiş geçmiş en iyi Amerikan filmleri

Yükseklik Korkusu

http://foto.ekolay.net/images/galeri2/galeri_2336/[4]1222008135242_2336.jpg

Alfred Hitchcock'un 1958 tarihli filmi Vertigo ülkemizde Yükseklik Korkusu adıyla biliniyor.

Film de , bir arkadaşının ölümüne neden olduğu için yüksekten korkan Scottie, bir arkadaşının ricası ile onun karısını izlemeye başlar, zamanla birbirlerine aşık olan çiftin hikayesini konu alıyor...

Sapık

http://foto.ekolay.net/images/galeri2/galeri_2336/[4]122200813537_2336.jpg

1960 yapımlı film, bir otelde geçen gerilim dolu saatleri konu alıyor. Alfred Hitchcock'un yönetmenliğindeki Sapık filminden konu açılınca bir çok insanın aklına Janet Leigh'ın olağanüstü bir performans sergilediği bu sahne gelir.

liste:
Yurtaş Kane
Baba
Kazablanka
Raging Bull
Singing In The Rain
Rüzgar Gibi Geçti
Arabistanlı Lawrence
Schindler'in Listesi
Yükseklik Korkusu
Oz Büyücüsü
Şehir Işıkları
The Searchers
Yıldız Savaşları
Sapık
2001 Uzay Macerası
Sunset Bulvarı
Mezuniyet
The General (1927)
Rıhtımlar Üzerinde
It's a Wonderful Life
Çin Mahallesi
Bazıları Sıcak Sever
Gazap Üzümleri
E.T.
Bülbülü Öldürmek

kaynak:ekolay.net

sbuffy
06-03-08, 13:36
Sonu 'en sürprizli' filmler

Sürprizli filmleri çok severiz. Ama en çok sonunda "hadi canıııım" dedirtenleri severiz. "Ben anlamıştım ya" diye bilmişlik taslayan arkadaşlarınıza sonunu söyleyerek eğlenebilirsiniz. İşte Top 10 listemiz...


http://foto.ekolay.net/images/galeri2/galeri_2932/[5]532008133929_2932.jpg

Sapık / 1960

Sapık filmi, pek "katil kim" filmi değildi. Aşağı yukarı katilin kim olduğunu zaten biliyorduk. Yerimizden zıplamamıza sebep olacak birkaç sahneden başka şok da yoktu. Zaten filmde o kadar az karakter vardı ki içimizi yiyen şüpheler besleyeceğimiz kimse de yoktu. Peki bu filmi bu kadar efsanevi kılan ne? Sanırız Hitchcock'un dehası ve Anthony Perkins'in terör dolu gözleri. Freudyen bakışa Hitchcockvari hasta yorum. Kusursuz bir final.

kaynak:ekolay.net

sbuffy
10-03-08, 14:37
Canlanan Hitchcock'lar

Vanity Fair dergisi, özel Hollywood sayılarının 14'üncüsünde, muhtemelen Türkiye'de çıkan bir ulusal gazetenin kadrosu kadar insana, gerçekten deli enerjisi isteyen bir vazife vermiş: Film tarihinin en etkileyici kişiliklerinden Alfred Hitchcock'un 11 filminden, 11 ikonik sahne canlandırılacak! Bu foto-projeye katılanlar da, ya zaten parlak ya da 2008'te ışıldamış 21 isim: Jennifer Jason Leigh, Robert Downey Jr., Renee Zellweger, Jodie Foster, Gwyneth Paltrow, Javier Bardem, Marion Cotillard, Naomi Watts, Julie Christie, Emile Hirsch, liste uzuyor...

İş, bu insanlara modellik değil fotoğraflarda oyunculuk yapacaklarını söylemekle bitmiyor, onu baştan anlamış hepsi zaten, ama 'o' kareler için gereken detayları sağlamak; hepsi ayrı birer hikâye... Mesela 'Kuşlar' (The Birds) filminde görünen o telefon kulübelerinden artık bulunmaması, tıpkısını yaptırabilmek için didinmelerine neden olmuş. Daha obsesifi de var! 'Gizli Teşkilat'ta (North by Northwest) Cary Grant'ın takım elbisesini diken Londra'daki terzi bulunarak Seth Rogan'ın ölçüsü aldırılmış.

Aynı çekim için Los Angeles'ın kuzeybatısında boş bir arazi ayarlanmış. Lakin o uçaklı sahnenin fotoğrafları çekimi sırasında, havacılık kurallarına uymaları gerektiğinden, uçağın 150 metre çevresinde insan bulunmaması şartı doğmuş. Bu da yan tarlalarda çalışan işçilerin yevmiyelerinin verilerek tek tek eve yollanması anlamına gelmiş.
Bütün bu çabanın neticesinde de muhtemelen tarihe geçecek 11 ikonik fotoğraf karesi çıkmış ortaya...

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2008/03/08/yasam.gif
'Yaşamak İstiyoruz' (Lifeboat)
Tang Wei, Josh Brolin, Casey Affleck, Eva Marie Saint, Omar Metwally, Ben Foster ve Julie Christie aynı teknede...

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2008/03/08/kaslar.gif
'Kuşlar (The Birds)
Jodie Foster'ın yerini aldığı Tippi Hedren, Hitchcock'un tuhaf oyuncu yönetimiyle gerçekten kuşlardan korkar hale gelmiş

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2008/03/08/sapik.gif
'Sapık' (Psycho)
Unutulmaz duş sahnesinde Marion Cotillard var. Hitchcock'un annesi üzerine az konuşmasıyla bu filmin ilgisi hâlâ meçhul.

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2008/03/08/rebe.gif
'Rebecca' (Rebecca)
Keira Knightley ve Jennifer Jason Leigh... Bu film sonradan ustanın içine sinmese de, ona tek Oscar'ını kazandırmıştı

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2008/03/08/dila.gif
'Cinayet Var' (Dial M For Murder)
Grace Kelly'nin vârisi Charlize Theron... Bütün film 36 günde çekilmiş, Hitchcock'un takıntılarıyla bu sahne bir hafta sürmüş.

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2008/03/08/arka.gif
'Arka Pencere' (Rear Window)
Scarlett Johansson ve Javier Bardem, Hitchcock'un herkesin içinde yatan röntgenciliği gıdıkladığı film için bir arada.

kaynak:radikal

MarilynMonroe
27-03-08, 07:47
http://images.amazon.com/images/P/B000AL733G.01.LZZZZZZZ.jpg

Uzmanlara göre, sinemanın ilk yüzyılı, Alfred Hitchcock'la kıyaslanabilecek başka bir şahsiyet yaratamadı. Film çektiği yaklaşık altmış yıl, yani üç kuşak boyunca ve ölümünden 20 yıl sonra filmleri hala çok popüler. Büyük halk kitleleri filmlerini hala beğeniyle izliyor. Hitchcock ayrıca eleştirmenlerin de saygısını kazanmış bir yönetmen. Bunun yanı sıra pek çok sinemacıya nasip olmadığı kadar akademisyenler, sineması üzerine ciddi bir biçimde eğildi. Brian De Palma'dan Spielberg'e modern film yönetmenlerinin hiçbiri bu yaşlı ustanın etkisinden kaçamadı. Onun sinema dünyasında yaptığı yenilikler, deneyler, sinema diline yaklaşımı film yönetmenlerinin ortak dilinin bir parçası haline gelmiştir.

ÇOCUKLUK YILLARI VE SORUNLAR
13 Ağustos 1899 yılında, Doğu Londra'da, Leytonstone'da doğan Hitchcock, çocukluk yıllarını ailesinin bakkal dükkanında geçirdi. Koyu bir Katolik olarak yetiştirilen ve Cizvit okuluna giden Hitchcock'un okul arkadaşlarınca takılan ismi "Cocky" yani "Burnu Havada" idi. Hitchcock okul arkadaşlarınca da kendinden zayıfları ezen, zorba biri olarak hatırlanıyor. Kendinden küçük bir çocuğu bağlayarak rehin alması ve pantolonunun içine çatapat atması böyle bir üne neden sahip olduğunu gösteriyor herhalde.

Koyu Katolik eğitiminin sebep olduğu "Katolik Sanatçı" damgasını her zaman yalanladı ve işlerinde dini yönlendirmelerin olduğunu inkar etti. "Benim için filmlerim ahlak hakkında herhangi bir değerlendirmeden daha önemlidir" diyordu. Tüm bu sözlere rağmen günah, suçluluk, ceza ve pişmanlık temaları filmlerinin içine işlemiştir adeta.

15 yaşındayken babasını kaybeden Hitchcock, evlenene kadar annesiyle birlikte yaşadı. Ölene kadar oğlunun üzerinde müthiş bir baskı uygulayan anne, ünlü yönetmeni ve karısını tatillerde bile yalnız bırakmadı.

REKLAMCILIKTAN YÖNETMENLİĞE
Babasını kaybettikten sonra çalışmak zorunda kalan Hitchcock, 1920'lerin başında işe reklamcılıkla başladı. Sonrasında Islington'da ünlü Players-Lasky Film Stüdyosu'nda prodüktör yardımcısı olarak çalışmaya başlayan Hitchcock, bir süre sonra sessiz filmlerin yönetmeni oldu. Bu çıraklık döneminde tüm yönetmenlik kariyeri boyunca koruyacağı fikirler oluşturan Hitchcock "Eğer iyi bir filmse, ses yok olduğunda da izleyici hala ne olup bittiğiyle ilgili bir fikre sahip olur. Filmin uzunluğu ise tamamen insanın mesanesinin dayanma gücüyle ilişkilidir." diyordu.

Kendini "şişman, hırslı, çekici olmayan genç bir adam" olarak tanımlayan Hitchcock'u, fiziği her zaman rahatsız etti. Gerek aldığı dini eğitim, gerekse görünüşünden duyduğu utanç ve rahatsızlık yönetmenin cinsel hayatını da etkiledi. Tutkun olduğu kadınlar ise bastırılmış cinselliği ve öfkesiyle yönetmeni her zaman tiksindirici buldular. Böylesine bir komplekse yol açmasına ve doktorların diyet yapmazsan ölürsün uyarılarına rağmen Hitchcock yaşadığı sürece pisboğazlığına gem vuramadı.

Hitchcock 23 yaşında stüdyoda editör olarak çalışan Alma Reville'e evlenme teklif eder ve dört yıl sonra da evlenirler.

Bir çok kadına tutulmasına rağmen son nefesine kadar birlikte olduğu kadın Alma'dır. Joan Fontaine, Maureen O'Hara, Ingrid Bergman, Marlene Dietrich, Grace Kelly, Doris Day, Kim Novak, Tippi Hedren Hitchcock'un gözde oyuncularıydı. Filmlerinde kadın oyuncuları üst üste pek fazla kullanmayan yönetmen Ingrid Bergman ve Grace Kelly'ye olan zaafıyla onları üçer filmde oynattı.

http://www.istanbulpostasi.com/base/images/data/alfred_hitchcock.jpg

HİTCHCOCK VE CİNSELLİK
Sinemada cinsellik konusuyla ilgili "Sinemada cinsellik konusuna yaklaştığımda, burada da gerilimin egemen olmasına önem veririm. Cinsellik çok açık, çok bağırgan olursa gerilim kalmaz. Niye hep sarışın ve sofistike kadınlar seçiyorum filmlerimde? Çünkü kibar kadınlara, gerçek hanımefendilere bayılıyorum. Zavallı Marilyn, cinselliğini bir afiş gibi suratında taşıyordu. Tıpkı Brigitte Bardot gibi. İngiliz ve Kuzeyli kadınlar bu açıdan Latinlerden daha ilginçtirler." diyordu.

Manie'nin senaryo yazarı Jay Allen Presson, "Hitch fantezi düşkünü bir adamdı. Alma'nın ise öyle bir fantezi dünyası yoktu. Fantezilerini dışarıda yaşardı Hitch. Alma ise bunu anlamaz fakat bununla başa çıkardı" diye anlatıyordu.

Kocasının filmlerinde dikkate değer etkisi olan Alma, Hitchcock'un adeta bir danışmanı ve duygusal dayanağıydı. Tüm evlilik hayatları boyunca Alma evi sadece bir kere terk edip gitti. Birkaç gün gibi kısa bir sürede geri dönmesine rağmen bu Hitchcock'u yardıma muhtaç bir sinir hastasına çevirdi.

1972'de karısının üzerindeki etkisini "Belki karım beni düşündüğümden daha fazla yönetiyor" diye itiraf ediyordu. 1925 ve 1926 yılları Hitchcock'un ilk filmlerini çektiği yıllardı ve basında, İngiliz tarihinde ilk kez bir yönetmen, yıldız oyunculardan daha fazla ilgi görüyordu. Hitchcock filmlerine kendi görüntüsüyle görsel bir damga vurmaya o yıllarda başladı ve bunu 50 yıl sürecek bir Hitchcock geleneğine dönüştürdü. Tamamı deniz ortasında geçen 1943'de çektiği "Lifeboat-Yaşamak İstiyoruz" filminde bile gazetedeki bir reklamda görünerek bu geleneği bozmadı.

HİTCHCOCK VE SENARYOLAR
Hitchcock'un senaryo yazılışına farklı bir yaklaşımı vardı. Bir yazarı eve çağırır, en hafif kıyafetleriyle votka içerek, filmle hiç alakası olmayan konuları tartışırdı. Sonunda lafı senaryoya getirir, yazarın bu çerçevede bir iş yapmasını isterdi.

Hitchcock senaryo hakkında bakın neler diyor: "Ben biliyorsunuz yazar değilim. Bir senaryo yazabilirim ama hem tembel olduğumdan hem de zihnim dağınık olduğundan hep yazarları çağırırım yardıma. Buna karşın atmosfer ve gerilime dayalı filmlerimin kendi yarattığım şeyler olduğuna inanıyorum. Birinin yazdığı senaryoyu alıp resimlemek bana göre bir iş değil. Onu bir şekilde benim öyküm haline getiririm. Bir öyküyü yalnızca bir kez okurum. Temelde bana uyarsa alırım, kitabı tümüyle unutup sinema yapmaya girişirim. Söz gelişi Daphne du Maurier'nin "Kuşlar" öyküsünü anlat deseniz, yapamam. Bir kez okudum ve unuttum gitti."
http://www.whirligig-tv.co.uk/tv/adults/hitchcock/hitchcock.jpg
Görsel hikaye oluşturmakta usta yönetmene hayran olan yazar Raymond Chandler ise "Hitchcock'da beni eğlendiren bir yan var. O da, filmlerini öyküyü bilmeden yönetiyor olması. Ayrıca bunu tartışacak kadar da nazik" diyordu onun için.

İlk sesli filmi "Blackmail-şantaj"ın aldığı olumlu tepkilerden sonra çektiği "The Man Who Knew Too Much-Çok şey Bilen Adam" Hitchcock'un ilk uluslararası övgü alan filmi oldu. 1937'de "The Lady Vanishes-Bir Kadın Kayboldu"yu çektikten sonra İngiltere'yi terk edip Hollywood'a yerleşen Hitchcock böylece büyük bütçe ve büyük yıldızlarla tanışma imkanı buldu. "Bir sinemacının söyleyeceği hiç bir şey yoktur, göstereceği şeyler vardır" diyen Hitchcock, kariyerinin başlangıcından beri kendisini görsel açıdan ilgilendiren, görsel olarak göz önünde canlanan filmler yaptı.

AŞKLARI VE FANTEZİLERİ
Ingrid Bergman, Grace Kelly, Vera Miles ve en fazla da Tippi Hedren'a aşık olan Hitchcock onları yönetiyor ve kendi fantezilerini ekrana yansıtmalarını sağlıyordu. "Marnie-Hırsız Kız"dan sonra Hitchcock'un kariyeri yokuş aşağı inmeye başladı. Daha açık ve korku dolu filmler çekmek için stüdyo patronlarıyla tartışan Hitchcock'un bu önerileri kabul görmeyince, projelerine olan ilgisi kayboldu.

1966 yılındaki "Torn Curtain-Yırtık Perde", 1968'deki Topaz ve 1975 yılında çektiği "Family Plot-Aile Oyunu" çok az ilgi gördü. Bunu pek dert ediyor görünmeyen Hitchcock "Yaptığım kötü işler bile para ediyor ve ben onları çektikten bir yıl sonra klasik oluyor" diyordu.

Bu dönemde Hitchcock ve karısı Alma'nın sağlık problemleri baş göstermeye başladı. 1975'de kalp atışlarını düzenleyici bir alet taktırdı Hitchcock. Eski hayatındaki hareketi arayan Hitchcock, hayatındaki bu boşluğu içerek doldurmaya çalıştı.

HİTCHCOCK'UN SON PERDESİ
Sanatının tüm hayatı olması gibi, tüm arkadaşları da meslektaşlarıydı. Film dünyasından uzaklaşınca kendini yapayalnız bulan Hitchcock 1980 yılının 29 Nisanında karısı yanı başındayken kendi hayatının son sahnesini oynadı ve hayata veda etti. Tüm hayatı boyunca ölümden korkan ve bu korkuyu da filmlerinde dışa vuran Hitchcock'un ölüme geçişi çok yumuşak oldu.

http://www.heyrube.com/images/hitchmusic.jpg

sbuffy
27-03-08, 08:47
canım aslında bu başlığı daha önce açmıştım:img-wink:

http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=4833

MarilynMonroe
27-03-08, 09:23
http://img186.imageshack.us/img186/3105/28khsw8po9.jpg

Canlanan Hitchcock'lar


Vanity Fair dergisi, özel Hollywood sayılarının 14'üncüsünde, muhtemelen Türkiye'de çıkan bir ulusal gazetenin kadrosu kadar insana, gerçekten deli enerjisi isteyen bir vazife vermiş: Film tarihinin en etkileyici kişiliklerinden Alfred Hitchcock'un 11 filminden, 11 ikonik sahne canlandırılacak! Bu foto-projeye katılanlar da, ya zaten parlak ya da 2008'te ışıldamış 21 isim: Jennifer Jason Leigh, Robert Downey Jr., Renee Zellweger, Jodie Foster, Gwyneth Paltrow, Javier Bardem, Marion Cotillard, Naomi Watts, Julie Christie, Emile Hirsch, liste uzuyor...
İş, bu insanlara modellik değil fotoğraflarda oyunculuk yapacaklarını söylemekle bitmiyor, onu baştan anlamış hepsi zaten, ama 'o' kareler için gereken detayları sağlamak; hepsi ayrı birer hikâye... Mesela 'Kuşlar' (The Birds) filminde görünen o telefon kulübelerinden artık bulunmaması, tıpkısını yaptırabilmek için didinmelerine neden olmuş. Daha obsesifi de var! 'Gizli Teşkilat'ta (North by Northwest) Cary Grant'ın takım elbisesini diken Londra'daki terzi bulunarak Seth Rogan'ın ölçüsü aldırılmış.
Aynı çekim için Los Angeles'ın kuzeybatısında boş bir arazi ayarlanmış. Lakin o uçaklı sahnenin fotoğrafları çekimi sırasında, havacılık kurallarına uymaları gerektiğinden, uçağın 150 metre çevresinde insan bulunmaması şartı doğmuş. Bu da yan tarlalarda çalışan işçilerin yevmiyelerinin verilerek tek tek eve yollanması anlamına gelmiş.
Bütün bu çabanın neticesinde de muhtemelen tarihe geçecek 11 ikonik fotoğraf karesi çıkmış ortaya...


http://img521.imageshack.us/img521/9261/2dcik3mja1.jpg
Yaşamak İstiyoruz' (Lifeboat)
Tang Wei, Josh Brolin, Casey Affleck, Eva Marie Saint, Omar Metwally, Ben Foster ve Julie Christie aynı teknede...

http://img186.imageshack.us/img186/5838/1078etinm6.jpg
'Kuşlar' (The Birds)
Jodie Foster'ın yerini aldığı Tippi Hedren, Hitchcock'un tuhaf oyuncu yönetimiyle gerçekten kuşlardan korkar hale gelmiş.

http://img521.imageshack.us/img521/6755/f3i3aeos8.jpg
'Sapık' (Psycho)
Unutulmaz duş sahnesinde Marion Cotillard var. Hitchcock'un annesi üzerine az konuşmasıyla bu filmin ilgisi hâlâ meçhul.

http://img186.imageshack.us/img186/4164/mx2f68ez0.jpg
'Rebecca' (Rebecca)
Keira Knightley ve Jennifer Jason Leigh... Bu film sonradan ustanın içine sinmese de, ona tek Oscar'ını kazandırmıştı.

http://img186.imageshack.us/img186/3036/312u6uvsh0.jpg
'Cinayet Var' (Dial M For Murder)
Grace Kelly'nin vârisi Charlize Theron... Bütün film 36 günde çekilmiş, Hitchcock'un takıntılarıyla bu sahne bir hafta sürmüş.

http://img233.imageshack.us/img233/9789/hrxbmoma1.jpg
'Arka Pencere' (Rear Window)
Scarlett Johansson ve Javier Bardem, Hitchcock'un herkesin içinde yatan röntgenciliği gıdıkladığı film için bir arada.

http://img186.imageshack.us/img186/769/2rm5frnma4.jpg
'Vertigo'
Renée Zellweger esas kadın Madeleine yerinde!Bir yanıyla yukseklik korkusunu tetikleyen film..

http://img233.imageshack.us/img233/9848/2ywbuyuuk7.jpg
'Hırsız Kız' (Marnie)
Kleptoman hırsız kızımız bu sefer Naomi Watts!!

http://img186.imageshack.us/img186/4033/2l8vrkoyv8.jpg
'Kelepçeli Aşık' (To Catch a Thief)
Guzeller guzeli Grace Kelly'nin yerinde bu defa Gwyneth Paltrow,Cary Grant'in oynadığı kedi lakaplı mücevher hırsızımızın yerinde ise Robert Downey Jr'ı göruyoruz..

http://img186.imageshack.us/img186/3439/518yo2jx8.jpg
'Gizli Teşkilat' (North by Northwest)
Cary Grant'in rolunde Seth Rogen'ı göruyoruz..

http://img186.imageshack.us/img186/8623/wvuzwktk0.jpg
'Trendeki Yabancı' (Strangers on a Train)
Çapraz cinayetleri bu sefer Emile Hirsch ve James McAvoy kuruyor..

MarilynMonroe
27-03-08, 09:30
Alfred Hitchcock'un Film Teknikleri

http://kirpi.fisek.com.tr/resim/hitchcock.gif

Alfred Hitchcock, kuşkunun tartışmasız ustasıdır, ancak bir Hitchcock filmini bu derece özel yapan nedir? Bir Hitchcock filmindeki Hitch nedir? Boynunuzun arkasına o ürpertici duyguyu koyan şey nedir? Hiçbir şeye inanır mısınız? Hitchcock, en kuşkucu filmlerinden bazılarını kendisinin "McGuffin"** dediği ve aslında hiçbir şey olmayan bir şey üzerine kuruyor.

Yıllar içinde McGuffin şöyle ifade edilen bir tanıma kavuşur: "Izleyicinin dikkatini çeken ya da hikayeyi sürükleyen bir araç ya da hikaye bileşeni. Bu genellikle her karakterin kendisiyle ilişkilendiği bir şeydir." McGuffin, aslında, bütün öykülerin kendi etrafında örüldüğü fakat buna rağmen gerçekte hiçbir ilgisi olmayan bir şeydir. 1946 tarihli film Notorious'u ele alalım; bu filmde bir adam, bir kadını, uğursuz bir şeyler yapıyor olmasından kuşkulandığı (ve bir Nazi olan) eski sevgilisine casusluk yapması için gönderir.

Naziler, uranyumun gücünü keşfetmişlerdir. Filme yakından bakıldığında, McGuffin'in bir kadını seven iki adamın ve onların aşklarını kanıtlamak için yapacaklarının hikayelerinn asılabileceği bir askı olan uranyum olduğu görülür. Aslında uranyum Hitchcock tarafından son anda eklenen bir bileşendir, özgün öyküde Naziler (askeri mühimmat yapımında kullanacakları) elmas işine karışmışlardır. Elmaslardn uranyuma kayılımış olması, McGuffin'in tam olarak ne olduğunun önemli olmadığının, önemli olanın bunun McGuffin işlevini görmesi olduğunun açık bir göstergesi. McGuffin'in kendisi Hitchcock için önemli değildi, önemli olan "onun karakterler için yaşamsal önemde olması ya da öyleymiş gibi görünmesi"ydi (Hitchcock/Truffaut, 1983). Notorious'da karakterler için "uranyum fikri" [the idea of uranium] önemlidir, acak uranyumun kendisinin hiçbir önemi yoktur. Bu, ince ama önemli bir ayrım. McGuffin (uranyum) ekseninde bakıldığında, tüm zamanların en büyük casusluk filmlerinden birinin casusların entrikalarından çok, aşkın zarar vermek için yapılmış zeki planlarıyla ilgili olduğunu görebiliriz. Yıllar geçtikçe, Hitchcock'un McGuffin'i kullanımı daha rafine ama daha ayrıntılı bir biçim aldı. North by Northwest'te Hitchcock, McGuffin'i apaçık bir biçimde izleyicinin önüne koyar ve yine de gördüğünüzün kendisinin "en boş, en varolmayan McGuffin"i olduğunu kabul eder. Filmin öyküsü casuslukla ve bir adamın (Cary Grant) bir casus olduğu yönündeki yanlış düşünceyle ilgili. Filmin yarısında Grant bir havaalanındadır ve en sonunda bir CıA ajanına etrafta nler döndüğünü sorma şansını yakalar:

Grant : O (kötü adamları başı) ne işle uğraşıyor?
Ajan : Ithalat ve ihracatla uğraştığını söyleyebiliriz.
Grant : Ne satıyor?
Ajan : Oh, sadece hükümet sırlarını.

Arkadaki bütün öykü ve öykünün gidişatı, burada, görüntüden ayrı düşünüldüğünde anlamsız gelen, ama doğru çerçevenin içine yerleştirilip onu destekleyecek güçlü karakterler kurulduğunda mükemmel bir McGuffin olarak işlev görecek dört satıra sadeleşiyor. North by Northwest özünde bir "av" filmi, avın ardındaki şeyler ise (Hitchcock'un deyimiyle) önemsiz. Önemli olan karakterlerin yoğun olarak yaptıkları şeye inanmaları ve bizi kendileriyle beraber o dünyaya taşımaları.

Hitchcock'un McGuffin'i kullanışı öykünün bir film için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu zaten yeterince açık olan bir şeyin dile getirilmesi gibi görünüyor, ne var ki filmler sıklıkla yalnızca bir fikirle (sadece McGuffin'le) üretiliyorlar ve bunun etrafındaki bütün iskelet baştan savılıyor. 1960'ta Hitchcock'un McGuffin'le öyküyü kaynaştırması güzel bir mükemmelliğe ulaştı.

Hitchcock'un 1960'ta yaptığı klasik filmi Psycho, McGuffin'in nihayi kullanıumına bir örnektir. Bu filmde, filmin tüm ilk bölümü boyunca, filmin esasen çalınan 40 bin doların öyküsü olduğuna inanmaya itiliyoruz. Bu öykü çizgisi o derece sıkı ve mükemmel bir biçimde yapılandırılmıştır ki, bizim filme dahil olmamızı eksiksiz sağlar, ama, sonunda, McGuffin gerçekte yalnızca bizim Bates Hotel'e girmemizi sağlamak için var olduğu için, çoğu izleyici paranın varolup olmadığını bile hatırlayamaz.

Hitchcock, izleyicinin sıklıkla öykünün sonuna atlayıp kimin sonraki hareketinin ne olacağını anlamaya çalıştığını bilecek kadar uzun süredir filmlerle uğraşıyor. Bu bilgiyle Psycho'da Hitchcock McGuffin'i yapabildiği kadar uzattı. Bilinçli olarak bütün dikkatleri yapabildiği kadar hırsızlıktan uzaklaştırdı, böylece, cinayet ve sonrasında filmin üçüncü perdesine geçiş daha etkileyici olacaktı. Bu, onun, kendi sinema dehasına bıraktığı bir vasiyetti, öyle ki, bu aracı (McGuffin'i) seyircinin dikkatini belirli bir yöe çevirirken, asıl olayın yan taraftan gelmesini hazırlamak için bir araç olarak kullanıyordu. Doğru bir McGuffin sizi gitmek istediğiniz yere götürecek, ama son kertede orada olan şeyi gölgede bırakmayacaktır. Elli yıldan daha uzun süren ve sessiz ve sesli filmleri, dergileri, televizyonu ve dahasını kapsayan bir kariyerle Alfred Hitchcock yerini kuşkunun Sinematik Kralı olarak sağlamlaştırdı. Ama belirtmek gerekir ki, ilginç bir biçimde, onun filmleri "hiçbir şey" üzerine kurulmuştu. Kendisi hakkında yazılan ve söylenen her şeyle birlikte McGuffin, Hitchcock bütünü içerisinde gerçekten küçük bir parçadır. McGuffin, basitçe, büyük bir adamın ana gerilim ve heyecanı seçmek ve göstermek için kullandığı küçük bir araçtır.

http://www.photos12-vintage.com/images/hitchcock.jpg

** McGuffin: 1966 yılında yönetmen ve film eleştirmeni Francois Truffaut ile yaptığı söyleşide Alfred Hitchcock şöyle bir açıklama yapıyor:
"Bu, bir trendeki iki adamla ilgili bir öyküden alınmış bir Iskoç ismi olmalı. Adamlardan biri:
"Şu yukarıda, bagaj rafında duran paket nedir?" diye soruyor. Ve diğeri: "Oh, o McGuffin" diye yanıtlıyor. Birinci soruyor: "McGuffin nedir?". Diğer adam:
"İskoç dağlık bölgelerinde aslanları yakalamak için kullanılan bir alet." Birinci adam:
"Ama İskoçya'nın dağlık bölgelerinde aslan yoktur" diyor. Bunun üzerine diğeri:
"O zaman McGuffin de yok" diyor. Gördüğünüz gibi McGuffin aslında hiçbir şeydir."

Başka bir deyişle McGuffin, özellikle korku filmlerinde, izleyicinin dikkatini çeken ya da hikayeyi sürükleyen bir araç ya da hikaye bileşenidir. Hitchcock'a göre McGuffin amacına hizmet ettiği sürece ihmal edilebilir. Örnekleri; North by Northwest'in (1959) başlangıcındaki sahte kimlik ve Psycho'daki (1960) bütün bir Janet Leigh altçekimi.

sbuffy
27-03-08, 09:39
MarilynMonroe umarım alınmamışsındır:icon_sorr
eklediğin bilgiler için çok teşekkürler.dahi yönetmenin sinemaya kazandırdığı bir terim macguffin.

MarilynMonroe
27-03-08, 09:56
Yok yahu olur mu,hatta sevindim çünkü ustayı kimsenin hatırlamadığını düşünüp üzülmüştüm,burada harika şeyler paylaşmışsın,ellerine sağlık..:img-wink:

Benim favori yönetmenimdir kendisi,filmlerinde işlemiş olduğu konular,onun o tarzı benim polisiye,gerilim sinemasında tamda aradığım şeyler,bu yuzden baştacı yönetmenlerimdendir,her filmi ayrı bir guzeldir,mest edici,ilham verici,ve bilinçaltını yoklayan bir tarzı vardır,hatta itiraf etmem gerekirse Hitchcock filmleri eskide kalan yönetmenlik sevdamı bile körukleyen cinsdendir,onun sineması ile tanışmak isteyenler için,başlangıç olarak;

1-Vertigo
2-Birds
3-Psycho
4-Rear Window
5-Srangers on a train
6-Frenzy

filmlerini öneririm,gerisi gelir zaten,bulun,izleyin,üstadı izlememiş bir insanoğlu olarak kalmayın derim.. :img-wink:

sbuffy
01-04-08, 11:23
MarilynMonroe tavsiyeni canı gönülden katılıyorum:img-wink: listenin devamı olarak rebecca ve dial m for murderı tavsiye ederim.

bu arada vertigonun yeniden çevrimi yapılacakmış.izleyicinin korkularını çok iyi bilen,sinematografide usta,oyuncu yönetimi dört dörtlük ustaların ustasının filmlerini yeniden çekmek cesaret ister.açıkçası bu türde hiçbir yönetmenin hitchcock kadar başarılı olabileceklerini düşünmüyorum.

En unutulmaz sahneler

Sinema deyince aklınızda ilk hangi kareler canlanıyor? İşte, sizin için sinema tarihinin en unutulmaz sahnelerini bir araya getirdik!

http://foto.ekolay.net/images/galeri2/galeri_3829/[1]313200814256_3829.jpg

Sapık- Duş Sahnesi

Sinema tarihinin en unutulmaz karelerinden biri filmin duş sahnesi. Kurban güzel güzel duşunu almaktayken, arkadan eli bıçaklı bir katil ve gölgesinin yavaş yavaş yaklaştığı görülür. Sonra kulakları tırmalayan bir çığlık!

kaynak:ekolay.net

MarilynMonroe
01-04-08, 14:24
Perdede cinselliğin de bir gerilim unsuru olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer cinsellik aşırı biçimde göze çarpıyorsa ve çok belirginse, gerilim olamaz. Filmlerimde hep görmüş geçirmiş sarışınları seçmemin nedenini biliyor musunuz?

Biz, ancak yatak odasına girdikten sonra fahişeleşmeye başlayan, gerçek hanımefendilerin peşindeyizdir. Zavallı Marilyn Monroe, cinsellik, yüzünün her yanında yazılıydı. Brigitte Bardot da pek usta ve kurnaz bir kişi değildi.''
Marilyn konusunda,aslında bir yerde haklı,doğrudur - o istediği için- çok fazla cinsellik akıyor suratından,mesela "Niagara" hafif gerilim filmidir,fakat Marilyn fazlası ile seksidir filmde falan fıstık(gerçi kaçış sahnesini super oynamıştır ama)..Fakat burada yorum getirmek istediğim başka bir konu var,ben Marilyn'in bir Hitchcock filmine çok yakışacağını düşünüyorum fakat bu birleşmenin zevk veren noktası ne olurdu biliyor musunuz? ustanın onu tamda "aptal sarışın" tiplemesine kısılıp kalmışken,bambaşka bir hale sokması,makyajından,duruşuna,rolune kadar farklı bir Marilyn yaratması..Arthur Miller Marilyn'i kapana kısıldığı o tiplemeden,biraz olsun çıkarmayı denemişti The Misfits'te..Hitchcock alasını yapabilirdi..Bence Marilyn'in bakışlarında garip,ürkütücü,hüzünlü bir taraf var.Kimbilir Norma Jeane zamanları bir Hitchcock filmine nede yakışırdı...

''Bazı filmler yaşamdan bir dilimdir. Benimkiler ise kekten bir dilim. Yaşamdan bir dilim filmi yapmak istemiyorum. Çünkü insanlar bunu evde, caddede, hatta sinema binasının önünde bulabilirler. Yaşamdan bir dilim görmek için para ödemeleri gerekmez. Ayrıca aşırı fantezilerden de kaçınırım. İnsanların karakterlerle özdeşleşebilmesi gereklidir. Bir film yapmak, herşeyden önce bir öykü anlatmak anlamına gelir. Öykü, gerçekleşmesi mümkün olmayan birşey olabilir, ama asla ilkel olmamalıdır. Dramatik ve insancıl olmalıdır. Zaten drama da sıkıcı kısımları atılmış yaşamdan başka nedir ki! Bundan sonraki etmen, film yapımı tekniğidir ve bu bağlamda ben, teknikte salt mükemmelliğe karşıyım. Teknik, eylemi zenginleştirmelidir.
Nasılda tarzını özetlemiş adam,aşırı fantezilerden kaçındığına katılıyorum ama tam olarak fantezileri asla bırakamıyor,filmlerini bazen fantastik yapanda o fanteziler oluyor..

''Ben oyuncuların sığır olduklarını söylemedim. Yalnızca sığırlar gibi davranmaları gerektiğini söyledim."
haha bir yerde haklı..:img-yes:

"Bazı durumlarda mutlu son gerekmez. İzleyici, sımsıkı kavramayı başarırsanız, sizin yürüttüğünüz mantığın peşinden gelecektir. Filmin bütününde yeterince eğlendirici olabilmişseniz insanlar 'mutsuz son'u kabul edeceklerdir.''
Buna gerçekten katılıyorum,yönetmenin seyirciyi hipnoz edip,istediği yöne çekebilme gücüne inanıyorum,tabi bunu başaranlar da zaten kült isim mertebesine geçiyor..

'Kötü adam ne kadar başarılıysa film de o kadar başarılıdır. Bu en önemli kuraldır.''
Evet,evet ,evet!!!Kesinlikle katılıyorum,özellikle ,genelde kötu karakterleri seven biri olarak filmin tadını veren tuzu,biberi olduklarını düşünüyorum ..ve tutuyorda ,,kötu karakter ne kadar iyiyse o filmi,yada diziyi herneyse işte,daha çok sever oluyorum..

MarilynMonroe
01-04-08, 14:37
MarilynMonroe tavsiyeni canı gönülden katılıyorum:img-wink: listenin devamı olarak rebecca ve dial m for murderı tavsiye ederim.

bu arada vertigonun yeniden çevrimi yapılacakmış.izleyicinin korkularını çok iyi bilen,sinematografide usta,oyuncu yönetimi dört dörtlük ustaların ustasının filmlerini yeniden çekmek cesaret ister.açıkçası bu türde hiçbir yönetmenin hitchcock kadar başarılı olabileceklerini düşünmüyorum.

Ah haklısın,evet efsaneyi nasıl unutmuşum;dial m for murder..Aslında sende bilirsin,usta ile bir tanışınca gerisi ister istemez geliyor..

Buarada Vertigo nun yeniden çevrimi mi?hımm elbette ustanınki gibi olmayacak,ve hangi cengaver bu işe soyunmuş merakta ettim,lakin ben bir tek Dario Argento yaparsa "belki olur" diyebilirim,adamın Hitchcock sevgisi bariz belli,tarzıda çok iyidir,kimbilir..

Buarada eklemeden edemeyeceğim sevgili sbuffy,ellerine sağlık,harika şeyler eklemişsin."Hitchcock'tan Sinema Dersleri" yazısını daha tam okumadım,fakat şöyle bir gözgezdirdimde,çok zevkli bir yazıya benziyor,resimler de hakeza..uğraşın için çok teşekkürler..

''Benim amacım, halkı sağlığa yararlı şoklara uğratmaktır. Uygarlık günümüzde o denli koruyucu bir hal almıştır ki, artık korkularımızdan içgüdüsel olarak kurtulma olanağımız kalmamıştır. Uyuşukluğumuzu gidermek ve ahlaksal dengemizi canlandırmak için tek yol, şok yaratacak yapay araçlara başvurmaktır. Buna ulaşmak bana öyle geliyor ki, ancak sinema yoluyla olabilir.''

Ah ne doğru..

diklo
20-04-08, 13:43
Başlık için çok teşekkürler sbuffy..Ve tabi eklediğin güzel bilgiler ve eşsiz resimler için de..
Marilyn Monroe,resimler ve yazılar için çok teşekkürler..
Bu başlığı internet üzerindeki en derli toplu Hitchcock başlığı yapmışsınız.:good:

Ben Hitchcock'la daha yeni tanıştım sayılır..Tabiki sinemadaki büyük ününü ve dehasını biliyordum ama filmleriyle tanışmam yeni oldu..Zaten daha 4 tanesini izleyebildim.Psycho,Rear Window,Vertigo ve North by Northwest...ve şunu söyleyebilirim ki her filmiyle beni şaşırtabilen ve dikkatimi her zaman canlı tutabilen
tek yönetmen olmuştur kendisi..Kamera açıları her film için ayrı özgünlükte ve o film için en ideal olanı..Mesela Vertigo'daki periyodik halde uzaklaşıp yakınlaşan kamera oyunları izleyiciye bizzat vertigo duygusunu yaşatır..Yine Rear Window'daki açılarla olay tam bir röntgencinin gözünden anlatılmış..Sanki kamera benim gözüm ve kendi penceremden mahallemi seyrediyorum..Gerçeklik duygusu kısacası çok iyi yakalanmış...Ve mekanlar,bazen çok kısıtlı bazen de istemediğin kadar geniş..Rear Window'da olay tek bir odada geçer ama normalde sıkıntı yaratacak bu durum bu filmde avantaja dönüşür,hep aynı mekanda olduğunu unutturacak kadar yoğundur çünkü film..

Ayrıca oyuncu seçimleri de harikadır..En beğendiğim seçimi de Vertigo'daki Kim Novak'tır...Yüz ifadesi ve duruşu ile başlarda hastalıklı,zengin bir kadın rolünü nasıl iyi oynamışsa,sonlara doğru açığa çıkan gerçek kimliği olan parayla tutulmuş sahtekar kadın rolüne de aynı inandırıcılıkla uyum sağlamıştır..

İzlediğim 4 film arasında en beğendiğim de Vertigo olmuştur..Konu,oyunculuk ve atmosfer bakımından sanırım bana en uygun olanı bu olmuştur..Tabiki şu anda okyanusta bir damlacık konumundayım,niyetim de eğer bulabilirsem bütün filmlerini vakit buldukça seyredebilmek..

Acaba filmlerin dvd'leri piyasada bulunuyor mu?

MarilynMonroe
21-04-08, 23:44
Hitchcock Koleksiyonu adında 3 filminin yeraldığı bir DVD set var mesela,"Lady Vanishes,The 39 Steps,The Man Who Knew Too Much" filmlerini kapsayan,onu bulabilirsen edin derim sevgili diklo..Ayrıca yorumun öylesine zevkliydiki,senin gibi Hitchcock'tan gerçekten zevk almış,onun tarzındaki özel olanı farketmiş insanların yorumlarını okumak çok çok zevkli..

sbuffy
14-05-08, 13:42
http://img294.imageshack.us/img294/2997/sourcefile019543eh9.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/3682/sourcefile019544jh8.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/7870/sourcefile019991tw9.jpg

sbuffy
05-06-08, 12:29
En Ürkütücü 15 Tv Dizisi

The Twilight Zone (1959-64)
American Gothic (1995-96)
Tales From The Crypt (1989-96)
The X Files (1993-2002)
The Outer Limits (1963-65)
Carnivale (2003-05)
Masters Of Horror (2005- )
Night Gallery (1970-73)
Poltergeist: The Legacy (1996-99)
Kolchak: The Night Stalker (1974-75)
Millennium (1996-99)
Twin Peaks (1990-91)
Alfred Hitchcock Presents (1955-62)
Amazing Stories (1985-87)

prisoner_386
05-06-08, 13:04
Kendisiyle ilk defa biyografi çevirisinde tanıştım.Başarılı ve orijinal birisi.Pshyco şimdi bana komik bile gelse kesinlikle korku türündeki ilk örnekleri vermiş olması nedeniyle Alfred Hitchcock a saygım sonsuz.En kısa zamanda bi kaç sahnesini izlediğim Pshyco yu da izlemek istiyorum:D

sbuffy
10-06-08, 08:36
Hitchcock bir psikopattı

Ünlü yönetmen ve gerilim ustası Alfred Hitchcock’un psikopat olduğu ileri sürüldü.

"The Dark Side of Genious: The Life of Alfred Hitchcock" adı kitabın yazarı Donald Spoto’nun iddiasına göre Hitchcock, 170 kilo ağırlığındaydı ve seks yapamıyordu. Bu nedenle, yönettiği filmlerin yıldızı olan güzel kadınlara, neredeyse işkence derecesine varan türden davranışlarda bulunurdu. Bu kadınlar arasında Grace Kelly, Janet Leigh, Kim Novak ve Tippi Hedren vardı.

Spoto, iddialarını çeşitli kişiler ile yaptığı söyleşilere dayandırıyor. Örneğin Hitchcock’un "Bu kadınların, o hanımefendi görünümlerini dağıtmak kadar hiçbir şey hoşuma gitmiyor" ifadesi, kitapta yer aldı. Hitchcock "The 39 Steps" filmi çekilirken, aktris Madeleine Carol’u erkek başoyuncu ile kelepçeledi ve sonra da "Anahtarı kaybettim" dedi.

Janet Leigh’in "Sapık" filmindeki duş sahnesi 6 günde çekildi. Kim Novak ise Alfred Hitchcock’un tam bir saplantısı haline geldi ve çekimlerde yanından ayrılmasına izin vermedi. "Kuşlar" filminin yıldızı Tippi Hedren ise, Hitchcock için, "Yediğimi ve içtiğimi denetlemeye başladı ve cinsel arzularını tatmin etmemi istedi. Bu benim için her şeyi bitirdi" dedi.

kaynak: Hürriyet, Kasım CİNDEMİR

MarilynMonroe
10-06-08, 09:10
sbuffy haber için çok sağol..

Doğrusunu söylemek gerekirse,bende Donald Spoto ile aynı kanaatteyim..Yani elbetteki tehlike boyutlarına varan bir psiko değildi lakin Hitchcock'un normal olmadığıda buyuk bir gerçekti..Üstelik Onun için kitap yazan,o kadar araştırma tutan bir insan bunu söyluyorsa elinde belli başlı bilgiler vardırki söyluyordur..Bir kısmını da vermiş mesela,Tippi Hedren'ın söylediklerine baksanıza...

Filmlerindeki o belli başlı bastırılmış fantezi psikolojiside bu sebeptendi,hiç kuşkusuz Hitchcock'un en buyuk ilham kaynağı fantezileri idi,kendisi "aşırı fantezi"den kaçındığını söylesede,onlardan beslendiğini asla inkar edemez..Annesi ve karısı ile olan ilişkisi ne yöndeydi belliydi ayrıca Yukarılarda tartışmıştık,Marilyn'i "suratından seks akıyor" diye istemiyordu filmlerinde lakin bir Kim Novak'ın o masum suratının altındaki surtuğu çıkarmaktan hoşlanıyordu..Şimdi bakınca bunu bile düşünebiliyorsa,adamın nereden beslendiğini daha iyi kavrayabiliyorum;Fanteziler ve psikoloji..ve evet bence de Hitchcock bir psikopattı..Lakin bu yönunu sinemaya akıtmış,ve böyle bastırmış bir psikopat:img-wink:

ee ister istemez bir yerden çıkması gerekti..:)

sbuffy
11-06-08, 12:37
rica ederim MarilynMonroe.

aslında kitaptaki bu sözlerle önceki yılarda seyrettiğim ustanın sinemasının anlatıldığı belgesel arasında paralellik yok değil.usta yönetmenle çalıştığı görüntü yönetmeni ve daha birçok kişiyle yapılan röportajlara da yer verilen belgeselde,yönetmenin sarışın bayanlardan hoşlandığı için filmlerinde başrolü sarışın oyunculara verdiğini hatta bazılarına ilişki teklif ettiği söylenmişti.ayrıca çok fazla fobisi olduğu için bu fobisini filmlerine çok iyi yansıttığını bu yüzden bu türdeki gelmiş geçmiş en başarılı yönetmen olduğu dile getirilmişti.
anlaşılan biraz psikopatlık biraz fobileri harmanlanınca ortaya derin etkiler bırakan filmler ortaya çıkmış.


Film Modası: Bizi hayran bırakan 13 elbise

Rear Window'un ihtişamı
http://img516.imageshack.us/img516/9995/rearwindowgracekellyllm5.jpg

Alfred Hitchcock'un 1954 yapımı gerilim filminde,Grace Kelly'nin meşhur girişini yaptığı sahnesinde giydiği kıyafet,Edith Head'e Akademi Ödüllerinde en iyi kostüm ödülünü getirmişti.

sbuffy
12-06-08, 11:23
Büyük Ekranda seyretmekten hoşlanacağımız 23 film

http://www.resimekle.gen.tr/pics/599fc836fac4cda601d944fe9701a0b3.jpg

Hitchcock'un Psycho'su.Kusursuzca korkutucu bir film.Birçok Hitchcock belgeselinde seyrettim izleyici filmin sonunda sessizken,duş sahnesinde hepsi çığlık çığlığa bağırıyordu.Zekice.Bu filmi sinemada seyretmek için çok küçüktüm.bu yüzden eğer film yeniden büyük ekranda gösterilirse ilk hafta filme gidip çığlık atmayı sevecektim.

sbuffy
18-06-08, 11:38
10'da 10 - En İyi Tür Filmleri

Amerikan Film Enstitüsü, Amerikan sinemasının en iyi tür filmlerini seçti. Oyuncular, eleştirmenler ve sinema tarihçilerinden oluşan bir jürinin 10 film türü için belirlediği en iyiler şu şekilde:

Polisiye:

1 Vertigo (1958)
2 Chinatown (1974)
3 Rear Window (1954)
4 Laura (1944)
5 The Third Man (1949)
6 The Maltese Falcon (1941)
7 North By Northwest (1959)
8 Blue Velvet (1986)
9 Dial M For Murder (1954)
10 The Usual Suspects (1995)



kaynak: film.gen.tr

khepburn
21-06-08, 15:36
Afi sürekli yenileşmeden bahsediyor (günümüz klasiklerine destek modundalar) yinede klasikleri seçmeye bayılıyor fakat polisiyedeki sıralama bence en iyisi olmuş özellikle romantik komediye oranla..
haber için sağol sbuffy...

buda benden olsun..

http://img231.imagevenue.com/aAfkjfp01fo1i-2686/loc453/55081_0000074091-192905-7502064-_122_453lo.jpg

sbuffy
01-07-08, 14:51
rica ederim khepburn.

Bir Hitchcock Başyapıtı: Sapık

Sinemanın doğuşundan bugüne birçok gerilim filmi geldi geçti.Bunların yanında insanı dehşete düşüren korku filmleri de yapıldı.Ama 1960 yılında Alfred Hitchcock çektiği “Sapık”la seyirciyi hem gerdi hem de korkuttu.Siyah-beyaz çekilmiş olmasına rağmen “Sapık”ın,bugün bile izlendiğinde aynı şekilde seyircide ürperti uyandırdığını söyleyebiliriz.Özellikle filmin finaline doğru,Norman Bates’in annesinin oturduğu koltuğu çevirip yüzünün gözükmesi Hitchcock’un ustalığını konuşturduğu sahnelerden sadece biri.Ünlü yönetmen “Sapık”la türünde bir ilke imza atarken çift karakteri büründürdüğü sapığın psikolojisini büyük bir ustalıkla beyazperdeye taşıyordu.Hitchcock eserine koyduğu sahnelerle,birçok filmin de alıntı yapmasına sebep oldu.Belki de bu yüzden “Sapık”, Hitchcock’un başyapıtıdır diyebiliriz.

Bir emlak ofisinde çalışan Marion (Janet Leigh)ve sevgilisi Sam (John Gavin) evlenmek istemektedir, fakat çiftin yeterli parası yoktur.Patronu Marion’a bankaya yatırması için 40 bin dolar verir.Marion aldığı bu parayla Sam’la mutlu bir evlilik kuracağını hayal eder,parayı çalar ve yolculuğa çıkar.Şehri terk etmek üzereyken çift yolda Bates Motel’de konaklar ve moteli işleten Norman Bates (Anthony Perkins)in eline düşer.Film aslında böyle sıradan bir konu üzerine kurgulanmış olsa da,Bates motelde yaşananlar hiç de sıradan değildir.Çünkü Norman annesine karşı saplantısı olan bir adamdır ve çift karaktere sahiptir.Aslında gerilim Marion’un motele gelmesiyle başlar.Norman’ın gizemi,filmde ilk gözüktüğü andan itibaren kendisini gösterir.Çünkü Norman kurbanını artık seçmiştir.Filmdeki sapık rolü için Anthony Perkins tam biçilmiş kaftandır.Perkins’in oyunculuğunda gösterdiği maharet en az Hitchcock’un filmi okuması kadar başarılı.Özellikle kendisini baskı altında hissettiğinde sesindeki titremeyi ve bir kekeme gibi konuşuyor olması rolüne kendisini ne kadar verdiğinin göstergesi.

Filmin vizyona girdiği tarihten bu yana neredeyse 50 yıl geçti.Ama hala unutulmayan bir sahne var.O da hiç kuşkusuz duş sahnesi.Bu sahnede Norman’ın ilk cinayetini görüyoruz.Marion duştayken,önce bıçaklı bir erkek eli yaklaşır.Ardından da Marion’a o bıçağın saplandığını.Aslında burada Hitchcock,ruhun bedenden ayrılış biçimini vurgulamak istemektedir.Çünkü Marion’un aldığı bıçak darbesinin ardından önce ayaklarını,sırtını ve tekrar ayaklarını görürüz.Bacakların değişik şekillere girmesi de en gerçekçi biçimde ölüm anını anlatması bu sahneyi unutulmaz kılmıştır.Bu arada sadece bu sahnenin 7 günde çekildiği bilgisini vermemiz gerekir.Hitchcock’un eserinin başarıya ulaşabilmesi için,bir dakika bile sürmeyen duş sahnesine ne kadar emek harcadığı ortada.Filmin siyah-beyaz olmasının da bekli de en büyük avantajı bu sahne çekilirken yaşanmış.Çünkü kan görüntüsü verebilmesi için çikolata sosu kullanılmış,bunun sebebi ise,siyah-beyaz filmde gerçek bir görüntüyü yakalayabilmek.Ayrıca bıçak bedene saplanırken çıkan ses de kavuna bıçak saplayarak elde edilmiş.

Hitchcock hemen her filminde olduğu gibi,”Sapık”ta da kendisini gösteriyor.Filmin henüz başlarında emlak bürosunun önünde dikilirken görüyoruz Hitchcock’u.Ayrıca emlak bürosunda standardın altında bir hayattan değilmiş gibi alyansını gösterme gereği hisseden Caroline’ın Hitchcock’un kızı Patricia Hitchcock olduğunu da unutmayalım.Hikayenin mayasına dokunmadan oyuncuların da rollerini abartı olmadan oynadığını görüyoruz. Belki üstün yeteneklerin ortaya koyulduğu bir senaryo değil “Sapık”; fakat Hitchcock’un kamerayı yakın planlarla ve ara seslerle kullanmasıyla oyuncu performansları öne çıkıyor.Anthony Perkins 1986 yılında çekilen Sapık 3’ün hem yönetmenliğini üstlendi hem de başrolünde yer aldı.Marion’u oynayan Janet Leigh’in, Jamie Lee Curtis’in annesi olduğunu belirtelim.Filmin final sahnesinin sıra dışı olduğunu söylemekte yarar var.Finalde psikiyatrın açıklamalarını o dönemde eleştirmenler Hitchcock’un şakası olarak da değerlendirmişti.

Filmin müzikleri ise Bernard Herman imzasını taşıyor.Bernard mükemmel bir iş çıkartıyor doğrusu.Bu filmden sonra Hitchcock’la Bernard’ın arası açılmış.Sapık,müziğiyle,oyuncuların ortaya koyduğu performansla,hikayesiyle,hatta hikayenin anlatımında büyük pay sahibi olan Hitchcock’un kullandığı enfes kamera açılarıyla bir kült olarak sinema tarihine geçmiş nadide örneklerden biri.Sapık’la ilgili yazılabilecek o kadar çok detay olduğunu unutmamak gerekir.Kısacası,Sapık bugün izlendiğinde bile seyircide ilk günkü etkiyi bırakabiliyorsa,söyleyecek fazla bir şey yok demektir.

Kaynak: Sinemalife,Köksal Aras

sbuffy
05-07-08, 15:09
http://img397.imageshack.us/img397/7241/spiralyx3.jpghttp://img397.imageshack.us/img397/7596/posterlg6.jpghttp://img397.imageshack.us/img397/3246/finishyourdreamvx8.jpghttp://img397.imageshack.us/img397/6486/cameovn6.jpg

http://img397.imageshack.us/img397/1780/estherblodgettpsycho5wy2.jpghttp://img397.imageshack.us/img397/6981/estherblodgettpsychoub6.jpghttp://img397.imageshack.us/img397/2571/estherblodgettpsycho3nh4.jpghttp://img397.imageshack.us/img397/7533/estherblodgettpsycho4ry5.jpghttp://img397.imageshack.us/img397/1094/estherblodgettpsycho10ma5.jpg

sbuffy
05-07-08, 15:29
http://img390.imageshack.us/img390/3047/birds36rn9.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/6134/birds37bn2.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/1229/birds32ve9.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/608/birds19qr8.png

http://img390.imageshack.us/img390/2100/birds12cb0.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/6481/birds18ji2.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/2430/birds10wt7.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/1456/birds08eo3.png

http://img390.imageshack.us/img390/2328/birds30sp9.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/966/birds33on9.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/1297/birds34lv3.pnghttp://img390.imageshack.us/img390/7852/birds38qh4.png

sbuffy
05-07-08, 15:41
http://img356.imageshack.us/img356/3441/rwzoomxa5.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/9472/rwwatchingej6.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/2584/rwtriokx2.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/382/rwthorwaldszp1.jpg

http://img356.imageshack.us/img356/4971/rwstellajeff3jw1.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/8430/rwlisajeff7vj6.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/8369/rwlisajeff2uu5.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/2527/rwlettertn6.jpg

http://img356.imageshack.us/img356/5337/rwlarsdk2.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/9238/rwkiss4vv8.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/3114/rwhangingxd1.jpghttp://img356.imageshack.us/img356/8454/rwbonesds3.jpg

sbuffy
05-07-08, 16:33
Sasha Stone yazısından;

Plajda grip virüsü kaptığımız için kızımla evde oturup mini Hitchcock maratonu yaptık.önce Psycho ve Vertigoyu sonra The Birds'ü en son Rear Window'u seyrettik.Rear Window hakkında tartışırken 10 yaşımdaki kızım " biliyorsun Hitchcock her filminde sevimli sarışınları oynatıyor" dedi.düşünüyorum da ebeveynlik çoğunlukla başbelası bir iştir ama siz meraklı bir çocuğa Hitchcockun özellikle sarışın bayanları oynatmasıyla ilgili açıklama yapmak durumundaysanız bu daha da zor bir hal alıyor.Neyse Birds kızımın favori filmiydi.

Fakat fimleri ard arda seyrettiğimiz için Hitchcockun sarışınları arasındaki benzerlikleri merak ettim.Hitchcockun sarışınları ne demek?tıpkı otoriter anne veya akıllı çirkin kız gibi bu da yönetmenin orjinal bir fikri demek kolay değil.hadi sarışınlara odaklanalım

Hitchcock'un sarışınları, mükemmel kıyafet ve saçlarla neşeli bir kadın değil, çocuksu korunmasızlığını örten bir entellektüel.Onların cinselliğe eğilimi var ve genelde ilgisiz erkeklerin peşinden koşuyorlar....Uzun süren öpüşmelere rağmen onlar sıcak veya şefkatli kadınlar değil...

Hitchcockun aklını pek araştırmadım çünkü onun filmlerinin çok seviyorum.onun tadları ve tercihlerini bildiğimden fazlasını öğrenmek istemem.zarar görmemiş hazineyi tercih ederim.

Hitchcockun kamerası saf deha ürünü.O insanların kafasının içinden geçen şeyleri tahmin edebilen bu çağın birkaç yönetmeninden biri.....

sbuffy
06-07-08, 12:19
http://img394.imageshack.us/img394/2227/birds21di6.jpghttp://img394.imageshack.us/img394/553/hitchyf0.jpghttp://img394.imageshack.us/img394/6677/psychozp3.jpghttp://img394.imageshack.us/img394/4918/sb2ml3.jpg

http://img394.imageshack.us/img394/9259/psychoet7.jpghttp://img394.imageshack.us/img394/2169/rw2de6.jpghttp://img394.imageshack.us/img394/3348/tocatch3ix5.jpghttp://img394.imageshack.us/img394/1754/38965520af1.gif

sbuffy
07-07-08, 11:11
http://img380.imageshack.us/img380/2548/rw1ek3.pnghttp://img380.imageshack.us/img380/9925/rw3yr2.pnghttp://img380.imageshack.us/img380/7264/rw2dx4.pnghttp://img380.imageshack.us/img380/4063/rw13hu0.png

http://img380.imageshack.us/img380/5376/rw8lb7.pnghttp://img380.imageshack.us/img380/3795/rw5nx1.pnghttp://img380.imageshack.us/img380/7527/rw11oa5.pnghttp://img380.imageshack.us/img380/6487/rw15em1.png

sbuffy
07-07-08, 21:27
http://img146.imageshack.us/img146/3170/79668955zk3.jpg

http://img146.imageshack.us/img146/128/76035787wb9.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/8623/76035790xo3.jpg

sbuffy
07-07-08, 21:33
http://img146.imageshack.us/img146/9061/74275738pp5.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/2869/74251656xr4.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/1118/78971226my3.jpg

sbuffy
07-07-08, 21:37
http://img146.imageshack.us/img146/2515/3208207dm8.jpg

Frenzy Çekimleri
http://img146.imageshack.us/img146/8057/3285732jg6.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/8260/79664086kt9.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/3522/79664468qr2.jpg

Frenzy Londra galası
http://img146.imageshack.us/img146/8189/79666441fg8.jpg

sbuffy
09-07-08, 11:43
Universal'dan 3 yeni Hitchcock Diski

Universal, Alfred Hitchcock'un Rear Window, Vertigo ve Psycho filmlerinden oluşan miras dizisi baskısı hazırladı.Her filmin 2 Cd'den oluşacağı DVD 7 ekimde satışa sunulacak.

http://img55.imageshack.us/img55/5674/psychoser1artworkpic2fu1.th.jpg (http://img55.imageshack.us/my.php?image=psychoser1artworkpic2fu1.jpg)http://img55.imageshack.us/img55/8746/psychoser1artworkpic1pn7.th.jpg (http://img55.imageshack.us/my.php?image=psychoser1artworkpic1pn7.jpg)

Psycho
Fiyatı: 26.98 dolar

1.Disk
*Stephen Rebello'nun yorumu (Alfred Hitchcock and the Making of Psychonun yazarı)
*Duş sahnesi
*Duş sahnesi: Saul Bas''ın storyboard'ı
*Psycho arşivleri
*Posterler
*Kamera arkası resimleri
*Produksiyon resimleri
*Produksiyon notları
*Trailer

2.Disk
*Psycho'nun yapımı
*Ustanın gölgesinde: Hitchcock'un mirası
*Truffaut 'un Hitchcockla yaptığı röportajdan alıntılar
*Alfred Hitchcock "Lamb to the Slaughter"'ı sunar

http://img146.imageshack.us/img146/8756/rearwindowser1artpic1gx4.th.jpg (http://img146.imageshack.us/my.php?image=rearwindowser1artpic1gx4.jpg)http://img78.imageshack.us/img78/668/rearwindowser1artpic2kx2.th.jpg (http://img78.imageshack.us/my.php?image=rearwindowser1artpic2kx2.jpg)

Rear Window
Fiyat: 26.98 dolar

1.Disk
* John Fawell'ın yorumu (Hitchcock's Rear Window: The Well-Made Film'in yazarı)
*Produksiyon resimleri
*Produksiyon notları
*Trailer

2.Disk
*Rear Window Etiği: Orjinal belgesel
* Senarist John Michael Hayes ile yapılan söyleşi
*Pure Cinema (Saf Sinema)
*Hitchcock / Truffaut röportajı
*Alfred Hitchcock "Mr. Blanchard's Secret"'ı sunar

http://img78.imageshack.us/img78/2539/vertigoser1artpic1jx5.th.jpg (http://img78.imageshack.us/my.php?image=vertigoser1artpic1jx5.jpg)http://img75.imageshack.us/img75/6359/vertigoser1artpic2lg0.th.jpg (http://img75.imageshack.us/my.php?image=vertigoser1artpic2lg0.jpg)

Vertigo
fiyat: 26.98 dolar

1.Disk
*Yönetmen William Friedkin ile yapılan söyleşi
*yabancı sansürün sonu
*Vertigo arşivi
*Produksiyon notları
*Trailer

2.Disk
*suç ortakları: Hitchcock'un işbirlikçileri
*Vertigonun etkisi: Hitchcock'un şaheseri için yeni yaşam
*Hitchcock ile yapılan söyleşi
*Alfred Hitchcock "The Case of Mr. Pelham"'ı sunar

MarilynMonroe
09-07-08, 16:40
Bunlarda benden.Resimler için sbuffy ye teşekkürler..


http://img146.imageshack.us/img146/8778/19963399fx9.jpg +http://img337.imageshack.us/img337/3888/35814758vt7.jpg http://img146.imageshack.us/img146/3989/dcdcdtr3.jpg +http://img337.imageshack.us/img337/3739/59276775oc1.jpg


http://img146.imageshack.us/img146/9836/eeeno2.jpg +http://img176.imageshack.us/img176/7831/sxsxsxgb4.jpg +http://img176.imageshack.us/img176/4362/41846827ts2.jpg +http://img146.imageshack.us/img146/2503/wwwwo1.jpg




http://img337.imageshack.us/img337/1138/25008781la1.jpg +http://img337.imageshack.us/img337/2552/4444dr4.jpg+ +http://img146.imageshack.us/img146/5483/35296542oo6.jpg +http://img146.imageshack.us/img146/1638/de2deuo4.jpg

sbuffy
24-07-08, 08:26
MarilynMonroe birbirinden güzel çalışmalar için teşekkürler

En Korkunç An'lar!

CNN.com'un eğlence departmanı, The Screening Room köşesinde en korkunç ve dehşetli sinema an'larını seçti. Eğer aynı düşüncede değilseniz veya katkıda bulunmak istiyorsanız, haberin altına eklemekten çekinmeyin. İşte The Screening Room'u titreten sahneler:

1. Halka'daki televizyondan çıkış sahnesi.
2. John Carpenter'ın Şey filminde yaratık köpeğin ortaya çıktığı sahne.
3. Yetimhane filminde anne ile Tomas arasındaki koridor sahnesi...
4. Misery uyarlamasında hayranın ünlü yazarı cezalandırdığı sahne...
5. Yaratık filmindeki tatsız yemek sahnesi...
6. Kuşlar filminde kuşların yok ettiği bir ceset Alfred Hitchcock tarafından sıradışı bir kurguyla sergilenir...
7. Sinek filminde Seth Brundle ile kız arkadaşı arasındaki tartışma...
8. The Texas Chain Saw Massacre filminde Sally ve Franklin'in yaşam savaşı...
9. Don't Look Now filminde Venedik'te görülen kırmızı yağmurluk sahnesi...
10. Ufuk Faciası filminde ölü eşle yüzleşme sahnesi...

kaynak: Beyazperde

sbuffy
01-08-08, 21:06
http://img156.imageshack.us/img156/9219/b18b1sblzx5.jpg
http://img156.imageshack.us/img156/3669/b2621sblvq0.jpg

http://img156.imageshack.us/img156/6397/c6881ui9.jpg

MarilynMonroe
10-08-08, 14:29
http://img227.imageshack.us/img227/4559/normal56500022zq3.jpg
http://img363.imageshack.us/img363/6605/normal7380035399undercacq4.jpg
http://img509.imageshack.us/img509/7951/normal9392700194kw9.jpg
http://img509.imageshack.us/img509/6937/normal9772583006uy2.jpg
http://img509.imageshack.us/img509/302/normal9805267333ob4.jpg
http://img509.imageshack.us/img509/8729/normalhitchinterview000zr9.jpg
http://img227.imageshack.us/img227/188/psycho2281188964ut1.jpg
http://img363.imageshack.us/img363/5039/psycho4473266601pk3.jpg
http://img227.imageshack.us/img227/149/psycho5514831542da0.jpg
http://img363.imageshack.us/img363/1376/tocatchathief1655578613jc5.jpg
http://img227.imageshack.us/img227/8432/tocatchathief3601379394oz4.jpg

sbuffy
20-08-08, 11:46
Hitchcock'tan Etkilenen 10 Film

Alfred Hitchcock gelmiş geçmiş en iyi yönetmenlerden biri. Filmleri feminist teoriden psikanalize değin farklı bakış açılarından değerlendirilen Hitchcock'un bugüne kadar en fazla esinlenen yönetmenlerden biri olduğu da tartışılmaz. İşte en fazla Hitchcock etkisi taşıyan 10 film.

1. Collateral
2. Dressed to Kill
3. Mullholland Drive
4. The Spanish Prisoner
5. Bound
6. Disturbia
7. Jaws
8. Match Point
9. Mission: Impossible 2
10. What Lies Beneath

kaynak: film.gen.tr

sbuffy
21-08-08, 12:09
Röntgencinin Listesi

Psikanalizin çözümlemeye çalıştığı röntgencilik, sinemanın da ilgi alanlarından biri. Hatta kimi sinema kuramcılarına göre sinemanın kendisi röntgenleme duygumuzla ilişkili. Ama bir de öyle filmler var ki, bu duygu filmin karakterleri ve olay örgüsü ile izleyicilere canlı bir şekilde yaşatılıyor. İşte konu olarak "dikizlemeyi" seçen en iyi on film:

1. Peeping Tom
2. Blue Velvet
3. Rear Window
4. Being John Malkovich
5. The Conversation
6. Sex, Lies and Videotape
7. The Burbs
8. The Truman Show
9.Body Double
10. American Beauty

kaynak: film.gen.tr

sbuffy
01-09-08, 13:47
http://img516.imageshack.us/img516/4909/6t1umofr2.jpg
http://img516.imageshack.us/img516/8217/large55zh8.jpg

deadly_angel
07-10-08, 16:33
15 Filmlik Alfred Hitchcock Seti 50 $

Amazon tam 15 film içeren 'Alfred Hitchcock Masterpiece Collection' setini 139 dolardan 50 dolara indirdi.

Seti içeren filmler şunlar, Saboteur, Shadow of a Doubt, Rope, Rear Window, The Trouble with Harry, The Man Who Knew Too Much, Vertigo, Psycho, The Birds, Marnie, Torn Curtain, Topaz, Frenzy, ve Family Plot.

Kaynak: Sinemaestro

sbuffy
12-10-08, 12:02
http://img204.imageshack.us/img204/3307/iconrwroyaltwig1ic9.jpg (http://imageshack.us)http://img204.imageshack.us/img204/8172/iconrwroyaltwig3bw7.jpg (http://imageshack.us)http://img204.imageshack.us/img204/3685/iconrwroyaltwig4px1.jpg (http://imageshack.us)

http://img204.imageshack.us/img204/2193/iconrwroyaltwig5zv7.jpg (http://imageshack.us)http://img204.imageshack.us/img204/7130/iconrwroyaltwig6sa8.jpg (http://imageshack.us)http://img204.imageshack.us/img204/2310/iconrwroyaltwig7fz3.jpg (http://imageshack.us)http://img204.imageshack.us/img204/3005/iconrwroyaltwig8bh2.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
13-10-08, 11:39
En İyi Film Afişleri

Smashingmagazine sitesi film tarihinin unutulmaz afişlerini seçti. Film afişlerinin birer sanat yapıtı olduğunu deklare eden sitenin seçtiği en iyi afişler şu şekilde sıralanıyor:

Star Wars Episode 4: A New Hope
Walk The Line
Grindhouse
The Spirit
Vacancy
Moulin Rouge
V For Vendetta
La Feria De Cepillin
The Thing
Sweeney Todd: The Demon Barber Of Fleet Street
The Dark Knight
Kill Bill
Fearless
Cloverfield
The Birds
A Clockwork Orange
Mean Streets
Amadeus
THX 1138
Pulp Fiction
28 Weeks Later
The U.S. vs. John Lennon
Forrest Gump
Day Watch
Vertigo
Invasion
Planet of the apes
The Memory Thief
The Empire Strikes Back
Death Proof
The Good German
Perfume
The Shining
American Beauty
The Bank Job
Man With One Red Shoe
The Dark Crystal
Excalibur
Unforgiven
The Nightmare Before Christmas
Zodiac
Dr. Strangelove
Good The Bad And The Ugly
Raiders of the Lost Ark
Rocky
The Fountain

http://img158.imageshack.us/img158/883/vertigoix9.jpg (http://imageshack.us)

kaynak: film.gen.tr

The Birds
http://img158.imageshack.us/img158/9488/36rj1.jpg (http://imageshack.us)