Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-Arşiv-26


Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 [7] 8 9 10

zxc_
31-03-08, 17:47
selam öncelikle herkese
beklenen idam sahnesi gerçekleşti şimdi nolucak peki? sırada ki siyasi olay ne? ben dizi biter diye bekliyodum son bölüm sanki final bölümdü
bide denizin ölümünne pek önem vermediler hemen unuttu herkes berk hakman kırık kanatlardada böyle yapmıştı umarım geçerli bir nedeni vardır böyle aniden çıkması çok kötü oldu

ASGY
31-03-08, 17:54
59.bölümü vermeseler bile bence bu haftada yeni bölüm yok gibi .çarşamba günü kesinleşir sanırım .En azından bir açıklama , fragman bişey verselerde biraz olsun merakımız gitse .

aysem_
31-03-08, 17:58
Yeni başlık hayırlı olsun arkadşlar.
Buhafta bencede
tekrar olmaz ...
artık yeni bölümü versinler yoksa çatlıcam meraktan. Bir hafta daha sabredemem...

ıslak ıslak
31-03-08, 19:28
Yeni başlığımız öncelikle hayırlı olsun...
Deniz, Yusuf, Hüseyin, Mahir gibi devrimcilerden yoksun geçecek ileriki bölümler..
Ancak biliyorum ki onları burada yazılarda anmaya devam edicez, keza Deniz Karayel karakterini de.. Ne kadar alışıyor insan ve ne kadar zor geliyor ayrılmak..

aleveylül
01-04-08, 00:26
iyi geceler forumdaşlar yeni sayfamız hayırlı olsun...

okumuş olduğum basın haberleri çok etkiledi...

denizi mahiri seviyorum DENİZGİLLERİN MAHİRGİLLERİN düşüncelerini seviyorum...

17 yaşında idam edilen erdalın koca yüreğini seviyorum...

dizideki davası uğruna deniz karayel gibi davası ölen binlerce güzel yürekli gençlerin düşüncelerini ve yüreklerini seviyorum


umarım 1977 den sonra olan olayları güzelce işlenip izleriz

zeliham
01-04-08, 00:37
Yeni başlık hayırlı olsun arkadşlar.
Buhafta bencede
tekrar olmaz ...
artık yeni bölümü versinler yoksa çatlıcam meraktan. Bir hafta daha sabredemem...
aynen valla...ama bu hafta da yeni bölüm yok gibi görünüyor umarım vardır çünkü 2 hafta üst üste tekrar verilemsi nerde görülmüş..lütfen olsun dizimiz ben kendimi boşlukta hissediyorum dizimiz olmadığında cuma akşamları:(

bahar_can
01-04-08, 07:18
Herkese Günaydın!

Arkadaşlar dizimiz iki dönemi bitirdi ve 3. dönemine başlayacak... iki dönemi de özellikle siyasi açıdan anlının akıyla geride bıraktı... öncelikle o iki dönem için TÜM EKİBE teşekkürlerimi bildirmek istiyorum..
İşte size, dizideki 80 sürecinin işlenecek ilk konusu olan, tarihe deKanlı 1 Mayıs olarak geçen olayın kısa bir tarihçesi...

Kanlı 1 Mayıs

1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı, 41 kişinin hayatını kaybettiği yaklaşık 130 kişinin yaralandığı gün, tarihe Kanlı 1 Mayıs adıyla geçmiştir.
1 Mayıs 1977 günü İşçi Bayramı`nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul`a gelen yaklaşık 500 bin kişi DİSK`in organizasyonu önderliğinde Taksim Meydanı`nı doldurdu. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alana girmesi uzun sürmüş, miting de uzamıştır. Saat 19.00 sularında dönemin DİSK başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonuna geldiğinde etraftan silah sesleri duyulmaya başlandı. Sular İdaresi binasının üstünden ve meydandaki otelin çeşitli katlarından açılan bu ateş sonucu insanlar panik halde kaçmaya başladı, kısa bir süre içinde İntercontinental Oteli`nin de üst katlarından ateş açıldı.
İnsanlar panik halde kaçmaya çalışırken panzerler de kalabalığın arasına doğru girmeye ve kitleleri sıkıştırarak Kazancı Yokuşu`na itmeye başladı.Kalabalığa ateş açılıyordu fakat polis ateş açanlara değil,kalabalığın üstüne saldırıyordu. Bir kamyonun tıkadığı Kazancı Yokuşu`ndan aşağıya kaçmaya çalışan kalabalığı daha da korkutmak için bir daha ateş açıldı. İnsanlar panzerler altında kalarak ve birbirlerini ezerek kaçmaya devam etti.
28 kişi ezilme ya da boğulma nedeniyle, 5 kişi vurulma nedeniyle, 1 kişi de panzer altında kalarak yaşamını yitirdi, yaklaşık 130 kişi de yaralandı. 470 kişi göz altına alındı fakat hiçbirinin olayla ilgisi kurulamadı. Ateşi kimin açtığı tam olarak belirlenememiş, olay halen aydınlatılamamıştır. Sular idaresinin çatısından ve otel odalarından ateş açanlar bulunamamıştır.

Kaynak: wikipedia...

***
Bu olayı belgesel görüntüler yanında Kanlı Pazar gibi de işlerler mi acaba merak ediyorum.. sanki işleyecekler gibi geliyor..

Dönemi düşündüğümde 1 Mayıs'a tüm dizi karakterlerinin katılması gerekiyor.. çünkü o dönem artık sol çok kitleselleşmişti... zaten Türkiye'de solun yüzdesi % 35'lerdir.. o dönem de hadi biraz daha artmış olsun bu yüzde 40-50 gibi... ve Türkiye tarihinin görüp göreceği en fazla sol kitleselliği 77-80 dönemidir...
Bu yüzden Harun, Defne, Işık, Ali, Rüya, Sevim, Necdet'in yanısıra Ahmet, Güzide, Teo, Lale’nin de katılması gerekiyor diye düşünüyorum.. çünkü bunun her türlü koşulu mevcut... dizideki bazı şeyler gibi hiçbir zorlama olmaz yani (:icon_whis) zaten aradan 5 yıl gibi bir süre geçtiğine göre bizim kurgu karakterler çoktaaann "militan" olmuşlardır :img-hyste bakalım.. dizinin bitmesine az kaldığı için ve dönem de benim dönemim olduğu için çok daha heyecanla bekliyorum:img-yes:

Ve tabi esas olarak da bu yılki 1 Mayıs kutlamalarını da merak ediyorum.. hatırlarsanız geçen yıl köprüleri trafiğe kapatmışlardı.. taa Gebze'de yolu kesmiş İstanbul dışından gelen katılımcıların otobüslerini geri çevirmişlerdi... ve Taksim civarına ulaşabilen küçük grupları dağıtmak için de kelimenin tam anlamıyla Taksim'i gaza boğmuşlardı... ve tüm bunlardan kalan birkaç bin kişilik bir gurubun etrafını gruptan fazla polis kuşatmış günüm önemine ilişkin bir açıklama yapmalarına izin verip sonra da dağıtmışlardı.. bakalım bu yıl ne olacak..

çalıkuşu78
01-04-08, 11:39
idamlardan sonra birden 1 mayıs 1977 olaylarına mı geçilecekmiş..valla benim ruhumu sıktı artık bu durum.. bu kadar üzüntüyü bünyem kaldıramıyacak.. arada normal bir bölüm yapıp seyircideki bu iç sıkıntısının biraz dağıtılması gerekti bence..ben dayanamıyacağım ya bu kadar felaket üstüste verilir mi:icon_sorr

iklimm atv nin yeni sahibi hükümete ve başbakana yakın çalık grubu

bahar_can
01-04-08, 11:47
Vallahi çalıkuşuçan'ım zaten normal bir dizi izlemiyoruz.. ülkenin 60-80 arası böyleydi.. bak arada atlanan yıllarda ne vardı.. '73 İbrahim Kaypakaya'nın tunceli'de yakalanıp Diyarbakırda biten 4.5 aylık sorgudan sonra işkencede öldürülmesi.. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı... 74' genel affı.. '75'te Harun Karadeniz'in ölümü.. '77 Kanlı 1 Mayıs.. '78 Maraş Katliamı.. ve özellikle 77-80 arası sağ-sol mahalle-sokak çatışmaları.. birçok kitlesel eylem.. aydın, yazar vs. ölümleri.. ha bir de ünlü Tariş olayları var... onun da tarihine bir bakayım... baktım, 22 Ocak 1980'de İzmir'de Tariş olayları.. bu da çok büyük bir işçi olayıdır..

Sevgili iklim.. atv bir yıl kadar TMSF'nin elindeydi ki biliyorsun AKP ağırlıklı bir komisyon.. şimdi de yine AKP'ye yakınlığıyla bilinen Çalık grubunun elinde..

sansürlerin farkındayız zaten.. ve ricalarla yapılan bazı sahnelerin de.. örneğin 13 yaşındaki Recep Tayip'in şiir okuma sahnesi.. örneğin bir tanışmanı harcayan Kanlı Pazar olaylarını yapanlardan olan bir dinci için çekilen "özür" sahnesi..

çalıkuşu78
01-04-08, 12:00
baharçanım bu olaylar yaşanırken insanlar hayatlarını da sürdürüyorlardı sürekli karalar mı bağliyorlardı yani..bu hayatın doğasına aykırı..bir bölüm daha olmalıydı ahmetin çocuğunun doğumunu gördüğü defnenin hayata nasıl tutunduğu necdetin gözaltı sürecinin ne olduğu ışıkın durumu yaşarın yeni hayatı bir gösterilseydi..biz de bir nefes alsaydık.. bu dizi yahu belgesel mi:icon_whiszaten belgesel yönünü bilmek isteyen araştırıyor buluyor.. bu hafta yeni bölüm yok galiba.. kanlı 1 mayısı çekmek zor olmuştur iki hafta ancak yetiyor demek ki..

aysem_
01-04-08, 12:16
Merhaba millet ...
ne fragman nede özet hiç birşey yok ortalıkta. Geçen hafta tekrarları verince bu hafta bize acırlarda fragmanı salıdan yayınlarlar diye düşündüm...
ama maalesef tık yok yaw :(:(:(

bahar_can
01-04-08, 12:19
Çalıkuşuçanım yok yok tabiki insanlar aşık da oluyordu, ürüyorlardı da, eğleniyorlardı da hatta bu olayların kendi içinde de eğlenceli kısılar vardır.. hiçbir işçi direnişi halaysız olur mu mesela :img-yes: ama aklımızda daha çok bunlar kalacaktır elbette.. yani üzücü olaylar daha çok iz bırakırya o açıdan.. yoksa ben de izlediğim dizilerde filmlerde çok güzel Aşk sahneleri görmek isteyenlerdenim bilirsin.. Aşk'ı anlamayanların bu direnişleri bu tarihe yazılışları da anlamalarına imkan yok zaten..
Çünkü inançlı işlerin sonuna kadar götürülmesi ve hele hele ölümü gülerek karşılaması bir TUTKU meselesidir aynı zaman da.. ee aşkı da aşk yapan zaten tutkusu değil midir:img-in_lo
yoksa Ahmet-Yasemin'den umudu kesmiş bile olsak Harun'umuz var.. sonracımaa.. Ali'miz var.. başka da yok muş hayu:img-hyste

çalıkuşu78
01-04-08, 12:32
Çalıkuşuçanım yok yok tabiki insanlar aşık da oluyordu, ürüyorlardı da, eğleniyorlardı da hatta bu olayların kendi içinde de eğlenceli kısılar vardır.. hiçbir işçi direnişi halaysız olur mu mesela :img-yes: ama aklımızda daha çok bunlar kalacaktır elbette.. yani üzücü olaylar daha çok iz bırakırya o açıdan.. yoksa ben de izlediğim dizilerde filmlerde çok güzel Aşk sahneleri görmek isteyenlerdenim bilirsin.. Aşk'ı anlamayanların bu direnişleri bu tarihe yazılışları da anlamalarına imkan yok zaten..
Çünkü inançlı işlerin sonuna kadar götürülmesi ve hele hele ölümü gülerek karşılaması bir TUTKU meselesidir aynı zaman da.. ee aşkı da aşk yapan zaten tutkusu değil midir:img-in_lo
yoksa Ahmet-Yasemin'den umudu kesmiş bile olsak Harun'umuz var.. sonracımaa.. Ali'miz var.. başka da yok muş hayu:img-hyste

baharçanım ben defneden de bekliyordum yeni bir yol ve hayat arkadaşlığı..mücadele içinde yakınlaşmak bana çok güzel bir aşkı çağrıştırıyor.. aşk bir kere yaşanmaz kalbinin bir köşesinde hiç unutmadan en büyük aşkını saklıyabilirsin.. ama hayatı yeniden üretebileceğin bir aşkı da yaratabilir insan yeniden..hele yol arkadaşınla olursa bu o eski yaranı onunla paylaşır ölmesine unutulmasına izin vermezsin diye düşünüyorum..defnenin kuracağı yeni yaşam bir anlamda denizi yaşatır can verir..yaşanan o acı mücadele yanında sade halleriyle insan defneyi insan sevimi insan ahmeti insan yasemini görmek seyretmek diziyi insani duygular yönünden besler ve daha inandırıcı kılar diye düşünmekteyim çanımm..

bahar_can
01-04-08, 12:45
Önümüzdeki bölümlerde yaklaşık 4 yıllık bir süreç işlenecek.. 77, 78, 79, 80... işte sizlere o yılların ayrıntılı olayları...

1977
İstanbul'da kurulu Yapağı Yıkama Fabrikasında çalışan DİSK/Tekstil üyesi ve işyeri baştemsilcisi Ahmet Hocaoğlu faşist cinayet şebekeleri tarafından dövülerek ağır yaralandı.

DİSK/Tek-İş Sendikası Afşin-Elbistan Şube Yönetim Kurulu üyesi Muzaffer Şahin'in evine 7 Şubat'ta bomba atıldı. Saldırı üzerine emniyet güçlerine başvuran Şahin ağır hakaretlere uğradı ve dövüldü.

DİSK Yönetim Kurulu ve Başkanlar Konseyi'nin 21 Şubat'ta yapılan ortak toplantısında Haziran ayında yapılacak genel seçimlerde CHP'nin desteklenmesi kararı alındı. Konuya ilişkin yapılan açıklamada "DİSK, hem demokratik bir ortamdan yana, hem de hükümeti kurmaya en yakın parti olduğu için 1977 Genel Seçimlerinde CHP'yi destekleme kararı almıştır" denildi.

DİSK/Teknik-İş Sendikasının OYAK Genel Müdürlüğünde sürdürdüğü greve 23 Şubat'ta bir grup faşist militan saldırdı. Saldırganlar grev pankartlarını yırtarak kaçtı.

DİSK/Lastik-İş Sendikasının Nisan ayı içinde kutlanacak olan 28. kuruluş yılı nedeniyle İzmir'de afiş asan işçilere saldıran faşistler Avni Ece'yi katlettiler.
DİSK'e katılma kararı henüz alan Beton-İş üyesi Avni Ece için yapılan cenaze töreni dev bir antifaşist gösteriye dönüştü.

Yüzbinlerce işçinin katıldığı 1 Mayıs kutlamaları bitiminde kimliği açıklanamayan kişilerin açtığı ateş sonucu Taksim alanı kana bulandı. "1 Mayıs "katliamı" olarak anılan olayda 36 kişi yaşamını yitirdi. Olayların bir kontr-gerilla eylemi olduğu yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.

MESS ile T. Maden-İş arasında 9 ay süren toplu sözleşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine 30 Mayıs'ta onbinin üzerindeki işçi greve çıktı.

"DGM'yi ezdik sıra MESS'te" sloganıyla yürütülen grev iki sınıf arasında ortaya konulan tezler bakımından sert bir çatışma ortamına sahne oldu. Grevler 3 Şubat 1978'de sendikanın önemli orandaki talebinin kabul edilmesiyle sonuçlandırıldı.
DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler, 28 Temmuz'da tarihi Ulusal Demokratik Cephe çağrısını yayınladı. Türkler yayınladığı çağrı mesajında şu görüşleri dile getirdi:
"Milliyetçi Cephe, işbirlikçi tekelci sermayenin en gerici, şoven kesimlerinin oluşturduğu gericilik ve faşizm cephesidir. Bu cepheye karşı ve güvenoyu aldığı takdirde 2. MC'yi bir an önce iktidardan uzaklaştırmak için, ulusal bağımsızlıktan, demokrasi, barış ve toplumsal ilerlemeden yana olan parlamento içindeki ve dışındaki tüm örgüt ve güçlerin Ulasal Demokratik Cephe (UDC), içinde biraraya gelmeli ve UDC'yi güçlendirmeleri acil bir görev ve zorunluluktur."
DİSK 6. Genel Kurulu 22-27 Aralık tarihlerinde Harbiye Şehir Tiyatrosu Salonu'nda toplandı. Kemal Türkler, genel başkanlığı Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Abdullah Baştürk'e devretti.

1978
16 Mart'ta İstanbul Üniversitesi'nden çıkan öğrenciler bombalı, silahlı saldırıya uğradı. 7 öğrencinin öldüğü olay nedeniyle 20 Mart'ta "Faşizme İhtar Eylemi"ni gerçekleştirdi. Bir saatlik işbırakma eylemine 600 bini aşkın işçi katıldı.

DİSK/Tekstil Sendikasının Beyoğlu Şube binası Nisan ayında bombalandı, binada ağır hasar meydana geldi.

TKİ Aşkale Linyit İşletmesi'nde çalışan Yeraltı Maden-İş üyesi işçiler, işverenin toplu sözleşme hükümlerine uymaması üzerine işyerini işgal etti. Üretimi üstlenen işçiler işgali 7 ay boyunca sürdürdü ve eylem başarıyla sonuçlandırıldı.

Mersin'de kurulu Soda Sanayi A.Ş.'de örgütlenen DİSK/Petkim-İş üyesi işçiler çeşitli baskılarla karşılaştı. Uyuşmazlık sonucu başlayan ve yüz kırk gün süren grev Bakanlar Kurulu kararıyla önce otuz, daha sonra altmış gün ertelendi. Erteleme süresinin dolmasına on gün kala işveren işçilerle birlikte teknisyenleri de kapsayan lokavt ilan etti. İşveren lokavt kararı mahkeme tarafından yasadışı sayıldı.

DİSK yönetimi yapılan yasadışılıkların düzeltilmesi için Başbakan Bülent Ecevit'e bir mektup gönderdi. Bu mektubun da sonuç vermemesi üzerine 31 Nisan'da binlerce işçinin katıldığı bir miting yapıldı.

Bu mitingle yetinmeyen işçiler duyarsız iktidara seslerini duyurmak amacıyla Mersin'den Ankara'ya uzanan bir yürüyüş yapma kararı aldı. Mersin Valiliğinin engelleme girişimlerine karşın işçiler 21 Haziran'da yürüyüşü başlattı. İşçilerin Ankara'ya girmesine izin verilmedi. Soda işçileri on beş gün Gölbaşı'nda bekletildi. Petkim-İş yöneticileri bazı bakanlarla görüştü.

Soda Sanayii A.Ş. yönetim kurulu başkanı Şahap Kocatopçu tarafından bakım yaptırma gerekçesiyle işe alınan faşist militanlar 2 Temmuz'da kendi aralarında silahlı bir çatışmaya girdi. Çatışmada bir faşist militan arkadaşlarınca öldürüldü, birkaçı da yaralandı. İşveren ölüm nedenini elektrik kazası olarak açıkladı.

1 Mayıs, yapılan onca karşı propagandaya ve kışkırtma çabalarına rağmen yüzbinlerin katılımıyla yine İstanbul, Taksim Meydanı'nda kutlandı.
Bir grup AP ve MHP militanı DİSK/İlerici Deri-İş Sendikasının Kazlıçeşme Şube binasına saldırdı. Bina tahrip edildi, saldırganlar bina içini kurşun yağmuruna tuttu.

DİSK Samsun Bölge Temsilciliği çalışanı Erdoğan Aksu 8 Temmuz'da evine giderken öldürüldü.

CHP Hükümeti'nin gündeme getirdiği "Toplumsal Anlaşma" Türk-İş tarafından 20 Temmuz'da imzalandı. DİSK, sermayenin ve iktidarlarının günahlarının işçi sınıfına fatura edilmesi olan bu anlaşmayı şiddetle eleştirdi.

Tüm çalışanların grevli ve toplu sözleşmeli sendika hakkını savunan DİSK, kamu çalışanlarının tek çatı altında toplanması doğrultusunda önemli bir adım attı. DİSK Yönetim Kurulu eğitim emekçilerinin örgütü Töb-Der'i onur üyesi olarak kabul etti.

1-4 Ağustos'ta yapılan 1. Ören Toplantısı geniş yankı yarattı. Toplantıda "Demokratik Sınıf ve Kitle Sendikacılığının Temel İlkeleri" adlı belge ve "Tek Tip Demokratik Tüzük" ele alındı.

Atatürk Öğrenci Sitesi Müdürü ve DİSK/OLEYİS üyesi Avukat Devrim Çelenk 24 Ağustos'ta faşist çeteler tarafından Beyazıt'ta öldürüldü. Bir süre DİSK/Turizm-İş avukatlığını da yapan Devrim Çelenk, Öğrenci Sitesi'nde etkin olmak isteyen faşistler tarafından tehdit edilmekteydi. Faşistler uzun süre takip ettikleri Çelenk'i Beyazıt'ta aracının kırmızı ışıkta durmasından yararlanarak katlettiler. DİSK ve OLEYİS üyesi binlerce işçi, Çelenk'in cenazesini büyük bir antifaşist gösteriye dönüştürdü.

Faşizmin aydınlara ve halka dönük eylemleri tırmandı; Savcı Doğan Öz, Doç.Dr. Bedrettin Cömert, Prof.Dr. Bedri Karafakioğlu, Doç.Dr. Necdet Bulut öldürüldü. Üç üniversite öğrencisi belediye otobüsünden kaçırılıp kurşunlandı. 7 TİP üyesi genç kaldıkları evde öldürüldü. Kahvehane taranması olaylarında çok sayıda vatandaş öldürüldü.

DİSK/Dev Maden-Sen genel merkezi 1 Ekim'de bombalandı, binada ağır hasar meydana geldi.

DİSK/Limter-İş'in hızla gelişen örgütlenmesini önlemek isteyen sarı sendika Dok Gemi-İş'te yuvalanan faşist çeteler sendikanın İzmit Bölge Temsilcisine saldırarak yaraladı.

19 Kasım'da DİSK Genel Temsilciler Meclisi toplantısı yapıldı. Toplantıda, 6. Genel Kurul kararları ışığında "Demokratik Platform"un oluşumu konusu tartışıldı ve hayata geçirilmesi kararı alındı.

25 Kasım'da 33 örgütün katılımıyla "Demokratik Platform" toplantısı yapıldı. Toplantı sonunda Ecevit Hükümeti'nin hazırlıklarını yürüttüğü yeni baskı yasalarına karşı ortak bir mektup yayınlandı.

DİSK'in 6. Genel Kurulu kararları doğrultusunda 12-13 Ekim tarihlerinde toplanan Genel Temsilciler Meclisi "Türkiye'de antiemperyalist, antişovenist güçlerin faşizme, emperyalizme ve şovenizme karşı güç ve eylem birliğinin "Demoktaki Platform"da sağlanması görüşü benimsendi.

DİSK Genel Yönetim Kurulu ve Başkanlar Konseyi toplantısında bu kararlar üzerine bir komisyon oluşturdu. Komisyon çalışmalarını tamamlayarak platformun oluşturulması için çağrılacak demokratik kitle örgütlerini belirledi ve 25 Kasım'da Ankara'da toplantıya çağırdı.

33 kitle örgütünün katılımıyla yapılan toplantı sonucunda CHP Hükümetinin getirmek istediği antidemokratik baskı yasalarına karşı Başbakan Bülent Ecevit'e hitaben bir mektup yayınlandı.

Turhal'da kurulu Özdemir Antimuan işvereni, madende örgütlenen DİSK/Yeraltı Maden-İş'i işyerinden sökmek için faşist çeteleri kullandı. İmzaladığı toplu sözleşmeyi uygulamayan işveren, işyerinde huzursuzluğun tırmanmasını sağladı. MİSK'e üye olduğunu söyleyen yirmi faşist militanı işe almaya çalışan işveren, dokuz Yeraltı Maden-İş üyesi işçiyi de işten çıkardı. İşçiler direnişe geçti. Direnişi kırmak için bir komplo tezgahlayan işverenin oyunu işçiler tarafından bozuldu. Silahlı bir saldırı hazırlığını fark eden Antimuan işçileri altı MHP'liyi silahlarıyla birlikte yakalayıp savcılığa teslim ettiler. Bu olaydan on gün sonra işçilerin servis aracı kurşunlandı, biri ağır beş işçi yaralandı. Aralık ayında başlayan direniş altı ay sürdü, bakanlığında devreye girmesiyle işveren işçilerin taleplerini kabul ettiğini açıkladı.

26-27 Aralık tarihlerinde faşistler Kahramanmaraş'ı kan gölüne çevirdi. "Maraş Katliamı" olarak anılan olaylarda ana rahmindeki bebelerden yetmişini aşkın yaşlılara varıncaya kadar yüzbeş insan hunharca katledildi. Evler, işyerleri yakıldı. Emniyet güçlerinin uzaktan seyrettiği katliam sırasında yaralananların toplandığı hastane faşist caniler tarafından basıldı, yaralılar dövüldü.
Hükümet 13 ilde sıkıyönetim ilan etti.

1979
DİSK, Kahramanmaraş'ta katlamını kınamak amacıyla 5 Ocak'ta tüm ülkede saat 11.00'de beş dakikalık saygı duruşu yaptı. DİSK'in "5 Ocak Faşizmi Lanetleme Eylemi"ne çok sayıda demokratik kitle örgütü üyesi de katıldı.
Yüzbinlerce emekçinin yaptığı eylem geniş yankı uyandırdı.

Haklarını sürekli olarak işverene bağışlayan Tek Gıda-İş'ten kurtulmaya karar veren Tekel işçileri DİSK/Gıda-İş'te örgütlenmeye başladı. İşçilerin kararlılığını kırmaya çalışan işveren ve sarı sendika, işçilere yönelik saldırıları yoğunlaştırdı. 2. MC hükümetinin giderayak yasadışı biçimde işçi diye fabrikaya yerleştirdiği silahlı faşist çeteler terör estirmeye başladı. Ocak ayında Cevizli Sigara Fabrikası işçisi Muammer Kuran faşistlerce pusuya düşürülüp katledildi.

Cinayet şebekeleri işçilerin iradesini ezmek için saldırılarını daha da artırdı. 31 Mayıs'ta Hamit Akyıldırım evine giderken öldürüldü. Altı bin Tekel işçisi cinayetleri ve saldırıları protesto etmek için işbıraktı.

Kana doymayan katiller 21 Aralık'ta Gıda-İş işyeri temsilcisi Sebahattin Çakmak'ı da katletti. Yirmi bin Tekel işçisi kararlılığını gösteren eylem ve direnişlerle ne faşist cinayet şebekelerine ne de işverenin kuklası sarı sendikalara boyun eğmeyeceklerini gösterdi.

Faşist darbe tarafından özgürlüklerinden yoksun kalan Şili işçileriyle dayanışma amacıyla Şili İşçileri Merkez Birliği'nin (CUT) 26. kuruluş yıldönümü İstanbul, Spor Sergi Sarayı'nda DİSK tarafından düzenlenen uluslararası bir toplantıyla kutlandı. Ertesi gün ise DİSK'in kuruluşunun 12. yıldönümü kutlandı.

DİSK/Aster-İş Onur Kurulu üyesi ve Taşkızak Tersanesi işçisi Atilla Can 24 Şubat'ta evine giderken uğradı silahlı bir saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

Sıkıyönetim 20 Mart Faşizme İhtar Eylemi'ni değerlendirme toplantısı sıkıyönetim tarafından engellendi.

1 Mayıs'ın İstanbul'da kutlanması sıkıyönetim tarafından yasaklandı. DİSK'in afişlerine ve gazetelerine elkonuldu. DİSK Genel Merkezi basıldı. Genel Başkan Baştürk ve DİSK yöneticileri gözaltına alındı.
Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul, Prof. Dr. Ümit Doğanay, Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü.

Adana'da kurulu Bossa Fabrikası işçilerinin DİSK/Tekstil Sendikasına üye olmaları üzerine işveren sekiz işçiyi işten çıkardı. İşverenin bu tavrı üzerine 10 Ağustos'ta dokuz yüz işçi direnişe geçti. Gece fabrikayı saran güvenlik kuvvetleri bütün işçileri gözaltına aldı. Sorguları yapılan işçiler daha sonra serbest bırakıldı.

Yasadışı lokavt uygulayan Ülker işvereni işçileri yıldırmak için her yolu denedi. İşverenin yasadışı uygulamasını görmezden gelen polisler, sürekli olarak işçileri taciz etti, olur olmadık gerekçelerle grev çadırları basıldı.
Ülker işvereni işçi görüntüsü altında fabrikaya soktuğu faşist militanlarla bir komplo tezgahladı. Olayı fark eden işçiler sendikanın gözetiminde yaptırılan bir aramayla fabrikaya saklanan bir silah ve çok sayıda mermiyi yakalattı.

DİSK/Genel-İş Gaziantep 2. Şube Eğitim Sekreteri M. Ali Tütüncüler Ekim ayında faşistlerin silahlı bir saldırısı sonucu öldü.

DİSK Yönetim Kurulu 14 Ekim'de yapılacak ara seçimlere ilişkin DİSK'in takınacağı tavrı belirlemek için 3 Ekim'de toplandı. Yönetim Kurulu, üye sendikalardan gelen öneriler doğrultusunda şu açıklamayı yaptı:
"Yerli ve yabancı sermaye çevreleri faşizmi tırmandırmak ve seçimlerden sonra ülkeyi faşizmin kanlı karanlığına boğmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Çeşitli ara rejim söylentileri ve bunu desteklemek üzere verilen paralı ilanlar, bakan istifaları ve faşist anarşinin akıl almaz boyutlara çıkarılması, bunun araçları ve kanıtlarıdır.
"14 Ekim seçimlerinde faşizm, bunun yandaşı partiler (MHP, CGP, AP, MSP) mutlak yenilmeli ve geri itilmelidir.
"Bütün bu koşulları gözönünde tutan DİSK Yönetim Kurulu, 14 Ekim seçimlerinde:
1. Tabanının (gövdesinin) ilerici, demokrat unsurlardan oluşması nedeniyle, faşizme karşı mücadelede önemli görevler yapabilecek olan CHP'ye oy verilerek desteklenmesini,
"2. İşçi sınıfımızı, emekçi halkımızı kucaklayan siyasal örgülenmenin henüz var olmadığının bilincinde olarak, sosyalist, ilerici tüm partilerin adaylarına da oy verilerek güç katılmasının faşizmle mücadele ilkesine ters düşmeyeceğini, "Kamuoyuna duyurmaya karar vermiştir."

İşçi sınıfının eğitimine ve kültürel gelişine büyük önem veren DİSK, Eğitim ve Kültür Merkezi'ni kurdu. DKM kısa adıyla anılan merkez Ekim ayından itibaren Timur Selçuk yönetimde çalışmalarına başladı.

DİSK'in onur üyesi TÖB-DER (Türkiye Öğretmenler Birliği Derneği) tarafından 29 Ekim'de Bursa'da düzenlenen mitinge polis saldırdı, bir öğretmen dipçiklenerek öldürüldü. Bursa Valisi yetkilerini aşarak, yasalara aykırı biçimde mitingi engellemeye çalıştı. Mitingin bir provokasyon ortamına sürüklenmek istendiği gören Töb-Der yöneticileri sayıları 10.000'in üzerine çıkan kitlenin dağılması için uyardıkları bir sırada polis saldırısı başladı. Çok sayıda öğretmen ve işçi yaralandı, bir öğretmen faci bir şekilde can verdi. Aralarında Töb-Der Genel Başkanı ve DİSK Bölge Temsilcisinin de bulunduğu 300'e yakın kişi gözaltına alındı.

Erzurum Atatürk Öğrenci Yurdu'nda örgütlenen DİSK/OLEYİS'in toplu sözleşme yapmasını engellemek için devreye MİSK sokuldu. Yapay bir yetki tartışmasıyla işçilerin iradesini engelleyemeyen faşist çeteler OLEYİS üyesi Mehmet Koçak'ı katlettiler.

14 Ekim seçimleri sonrasında oluşan AP azınlık hükümeti KİT'lere ve Tarım Satış Kooperatif birliklerine yönelik bir saldırı politikası izlemeye başladı. DİSK hükümetin açık bir biçimde hedef aldığı bu işletmelerde örgütlü üye sendikalarla 20 Kasım'da bir toplantı düzenledi. Toplantıda mücadelenin ortaklaştırılması için bu işyerinde örgütlü bağımsız sendikalara da çağrı yapılması kararlaştırıldı.
26 Kasım'da DİSK üyesi ve bağımsız yedi sendikanın katılımıyla yapılan toplantı sonucunda "Ortak Davranış Komitesi" kurulması kararı alındı.

DİSK/Yeraltı Maden-İş üyesi KBİ Murgul-Çukurkaya İşletmesi işçisi Nurettin Yılmaz, 22 Kasım'da faşist çeteler tarafından evinin önünde kurulan pusuda, kurşunlanarak katledildi.

1980
Faşist kadrolaşma için işten çıkarılmak istenen ve faşist militanların saldırılarına uğrayan DİSK üyesi işçiler Tariş Fabrikaları'nda direnişe geçti.
AP azınlık hükümetinin işbaşına gelince ilk işlerinden biri Tariş'i faşist militanlarla doldurma operasyonu oldu. Binlerce Tariş işçisini işten çıkarıp yerine kendi kadrolarını yerleştirmek isteyen iktidarın atadığı yeni yönetim, bu amacını açık bir biçimde ortaya koydu.

22 Ocak'ta genel bir arama yapılacağı bahanesiyle tüm işletmeler polisler tarafından işgal edilmek istendi. İşverenin amacını anlayan işçiler direnişe geçti. Tariş direnişini kırmak için fabrika polis ve askerlerce kuşatıldı. Fabrikaya yönelik saldırılarda atölyeler tahrip oldu, işçiler yaralandı. Bu saldırı ülke çapında yapılan gösterilerle protesto edildi. 25 Ocak'ta DİSK'in aldığı karar doğrultusunda İzmir'de iki saatlik iş bırakma eylemi çok geniş katılımla ve büyük bir disiplin içinde gerçekleştirildi. 26 Ocak'ta Tariş işçileriyle dayanışma amacıyla İzmir'de "İşçi Kıyımına, Zamlara, Pahalılığa, Sürgünlere, Anti-Demokratik Baskı ve Uygulamalara, Faşist Saldırılara Karşı Demokrasi Mitingi ve Yürüyüşü" yapıldı.

Gelişen protestoların önünü alamayan iktidar, halkın tepkisini bastırmak amacıyla Tariş işçilerini oturduğu mahallere yönelik geniş bir operasyon başlattı ancak halkın direnişiyle karşılaştı.

IMF'nin istemleri doğrultusunda hazırlanan 24 Ocak Kararları açıklandı

31 Ocak-1 Şubat tarihlerinde 2. Ören toplantısı yapıldı. Toplantıda gelişen olaylar karşısında alınacak tavır tartışıldı.

İktidar Tariş'teki politikasının bir benzerini de Antbirlik'te uygulamaya koymak istedi. DİSK'in öncülüğünde çalışmalarını yürüten Ortak Davranış Komiteleri, iktidarın zorla işgal, işten çıkarma planını bozmak için harekete geçti.

8 Şubat'ta Antalya'daki tüm işçiler Antbirlik işçilerini desteklemek için 2 saatlik işbırakma eylemi gerçekleştirdi.
İşçiler kararlılıklarını göstermek için DİSK'in öncülüğünde 9 Şubat'ta Antalya'da geniş katılımlı bir miting düzenledi.

Hızla gerginleşen ortam ve emekçilere yönelik saldırıların yoğunlaşması üzerine tabanın söz ve karar sahibi olması ilkesinden hareket eden DİSK Yönetim Kurulu, 15-16 ve 22-23 Aralık 1979 tarihlerinde Bölge Temsilciler Meclislerini topladı.

Bu toplantılarda ortaya çıkan görüşler 11-14 Ocak'ta yapılan Genel Yönetim Kurulu, Başkanlar Konseyi ve DİSK Bölge Temsilcilerinin ortak toplatısında "ülke çapında kitlesel çıkışlarn örgütlenerek demokrasi güçlerinin ortak hedeflerini öne çıkaran ilkeli birliğin sağlanması yolunda çabalara girişilmesi, örgütümüzün gelecek günlere karşı duyarlı hale getirilmesi, örgütsel birliğin eylem içinde pekiştirilmesi" kararı alındı.

Bu değerlendirmeler ve kararlar ışığında "İşçi kıyımına, zamlara, pahalılığa, sürgünlere, antidemokratik baskı ve uygulamalara, faşist saldırılara karşı DEMOKRASİ MİTİNGİ" yapılması kararlaştırıldı.

Demokrasi Mitingleri 26 Ocak'ta İzmir'de, 9 Şubat'ta Antalya'da, 23 Şubat'ta Ordu'da ve son olarak da 22 Mart'ta İzmit'te binlerce emekçinin katılımıyla yapıldı.

DİSK Yürütme Kurulu 12 Mart'ta yapılan toplantısında artan baskılara ve saldırılara karşı daha örgütlü bir mücadelenin verilmesi için DİSK Merkez Demokratik Eylem Komitesi oluşturulmasına karar verdi.

Metal işkolunda 107 işyerinde çalışan yirmi beş bin işçi adına sürdürülen toplu sözleşme görüşmesi uyuşmazlıkla noktalandı. T. Maden-İş 13 Mart'tan itibaren kademeli olarak grev başlattı. Aynı gün Netaş işçisi Mustafa Benlioğlu Otosan Fabrikası önünde kurşunlanarak katledildi.

19 Mart'tan itibaren grevdeki işçi sayısı yirmi iki bine ulaştı. Grev 12 Eylül darbesini yapan cunta tarafından kaldırıldı. Grevdeki işçilerden bir bölümü darbecilerin bu kararına rağmen grevlerini iki gün daha devam ettirdiler.
1 Mayıs, ülke çapında süren sıkıyönetimler tarafından yasaklandı, birçok kentte sokağa çıkma yasakları konuldu. 30 Nisan'da işbırakma ve işyerinde toplu bildiri okuma eylemleri yapıldı.

DİSK yasaklamaları protesto etmek amacıyla, 1 Mayıs'ta, Danıştay kararıyla Mersin'de "1 Mayıs'ın kutlanmasını önlemeye yönelik baskı ve saldırıları Protesto Mitingi" düzenlendi. 1 Mayıs gerekçe gösterilerek DİSK üyesi sendikalar mühürlendi, sendikacılar ve çalışanları gözaltına alındı.
Yeni Çeltek Linyit İşletmelerinin zarar ettiği gerekçesiyle kapatılması üzerine işletmede örgütlü DİSK/Yeraltı Maden-İş üyesi işçiler ocağı işgal etti. İşçiler kurdukları komiteler aracılığıyla üretimi ve yönetimi üstlendiler. Kısa süre içinde zarar gerekçesinin tümüyle yalan olduğunu kanıtladılar.

DİSK 7. Genel Kurulu, 25-30 Haziran tarihlerinde İstanbul Harbiye Şehir Tiyatrosu Salonu'nda toplandı.

DİSK'in kurucusu ve T. Maden-İş Genel Başkanı Kemal Türkler, 22 Temmuz'da evinin önünde faşist caniler tarafından katledildi. Sıkıyönetimin tüm önleme girişimlerine rağmen 25 Temmuz'da yapılan cenaze töreni yüzbinlerin katıldığı büyük bir antifaşist gösteriye dönüştü.
Sermayenin ve IMF'nin politikalarının yaşama geçirilmesi için işçi sınıfının ve tüm demokratik güçlerin susturulması gerekiyordu ve 12 Eylül Faşist Darbesi yapıldı. Tüm sendikal faaliyetler yasaklandı.

kaynak: DİSK resmi sitesi..

bahar_can
01-04-08, 12:50
Çalıkuşuçan'ım elbette elbette.. Defne Deniz'inki gibi bir aşk olamayacak olsa da aşkların en güzeline layık biri zaten.. O aşkı en güzel yaşayan ve yaşatan biri oldu.. Onlar aşkın ne olduğunu gösterdi zaten bizlere.. yani BÜYÜK AŞK'ın ne demek olduğunu ikisi de sonuna kadar gösterdi..
Öyle günlük içinde saklanıp gerçek hayatta hiç gösterilmeyen garip aşklarla değil.. ama zannetmiyorum ki defne bu yola girsin.. belki birileri O'na yanaşacaktır ama defne yanaşmaz kanımca bence de iyi eder.. çünkü 10 bölümlük bir dizide Deniz-Defne aşkının kapanmasını ya da dikkatlerin oradan kaymasını istemem.. çok uzun bir dönem olsaydı tamam derdim.. ama böylesi dizinin özgün zaman kısıtlılığı nedeniyle kalsın.. yoksa anlayış olarak asla karşı değilim :img-yes:

liana81
01-04-08, 13:08
Öncelikle Bahar_can'a çok teşekkür ediyorum hatırlatmaları için:good:
Benim en çok merak ettiğim şey oyuncu değişiklikleri olacak ama hangileri olduğuna dair hiç bilginiz varmı?
77 yılına geçilecekse 5 yıllık bir geçiş için bazı yüzler aynı kalabilir ama bazıları ve ençok (yasemin) baş rol bile olsa çok küçük kalacaktır.

m_m
01-04-08, 13:40
Arkadaşlar size bir şey sorucam şimdi herşey bitti mi?
Hatırla sevgili yeni oyuncular mı gelecek?Eger gelirsede yasemin ahmet ne olucak?
Bilen varmı varsa açıklarmı açıklasa sevinirim ben sizin gibi pek degilimde..

sezgii
01-04-08, 13:48
Ekranların sevilen dizisi HATIRLA SEVGİLİ daha başladıgı ilk günden itibaren siyasi içerigi ile ilgi görmüş ve eleştirilere maruz kalmıştı... özellikle siyasi içerikleri ve Tarihimize ışık tutan dizi son bölümlerinde DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının hayat öyküsünü anlatmaya başlamıştı.. o dönemdeki insanları ve olayları birebir canlandıran HATIRLA SEVGİLİ RTÜK tarafından mahkeye verildi... sebep oalrakta genç nesillerin beynini yıkamak , DENİZ GEZMİŞ'İ kahraman gibi gösterme ve o zamanın gençlerini sanki çok iyi bir şey yapıyormuş gibi özendirerek anlatma sebeplerinden dolayı MAHKEMELİK OLDU. RÜTÜK bu konuda hiç bi açıklama yapmazken,HATIRLA SEVGİLİ yapımcıları,oyuncular ve ATV zor durumda kaldıklarını çok sıkıntılı günler geçirdiklerini belirti... yapımcılar ve atv yönetimi; mahkemenin gidişatı çok önemli, davayı kaybedersek diziye ara verilebilir ya da yayından kalkabilir diye açıklama yaptılar...


:((((((((((((((

aylnaslm
01-04-08, 13:57
nası yaa:S
şaşırdım yaa:img-cool2

çok saçma bişe bu!bu zihniyeti anlamıyorum yaa..
onlar kahraman deil de kim kahraman kendileri bu ülke için ne yapmışlar ki bunu düşünebiliyolar yani ben böyle insanları anlayamıyorum gerçekten..
ayrıca amaçları dayeni nesillerin gözünü kapatmaksa zaten bunlarla ilgilenen gençler gerçekleri dizilerden değil okuyarak öğreniyolar ellerine bişe geçmez yani,tabi diziyi izlemekten keyif aldığım için üzüldüm bu habere..umarım dizi devam eder..

--edit--
ayy şaka olabilceği aklıma hiç gelmeişti:icon_whis
eğer öyleyse sezgi kaç yani :D :img-tomat

ıslak ıslak
01-04-08, 13:57
Ekranların sevilen dizisi HATIRLA SEVGİLİ daha başladıgı ilk günden itibaren siyasi içerigi ile ilgi görmüş ve eleştirilere maruz kalmıştı... özellikle siyasi içerikleri ve Tarihimize ışık tutan dizi son bölümlerinde DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının hayat öyküsünü anlatmaya başlamıştı.. o dönemdeki insanları ve olayları birebir canlandıran HATIRLA SEVGİLİ RTÜK tarafından mahkeye verildi... sebep oalrakta genç nesillerin beynini yıkamak , DENİZ GEZMİŞ'İ kahraman gibi gösterme ve o zamanın gençlerini sanki çok iyi bir şey yapıyormuş gibi özendirerek anlatma sebeplerinden dolayı MAHKEMELİK OLDU. RÜTÜK bu konuda hiç bi açıklama yapmazken,HATIRLA SEVGİLİ yapımcıları,oyuncular ve ATV zor durumda kaldıklarını çok sıkıntılı günler geçirdiklerini belirti... yapımcılar ve atv yönetimi; mahkemenin gidişatı çok önemli, davayı kaybedersek diziye ara verilebilir ya da yayından kalkabilir diye açıklama yaptılar...


:((((((((((((((

İnanamıyorum bu haber gerçek mi..? Eğer öyleyse yazıklar olsun.. Aslında buna sebep olan şahısları az çok tahmin edebiliyorum, Rtük şikayet hattına gelebilecek eleştirileri yapan zihniyeti.. Gerçeklerin bu kadar açıkça yüzlerine vurulması işte bu kadar acı çünkü ve kabul edilmesi çok zor.. Her zaman yaptıkları gibi yine inkar yoluna gidilsin, yine kendi suçları alaşağı edilerek bu gençler cezalandırılsın.. Kolay yolu seçsinler.. Düzen onların düzeni çünkü, ele geçirmişler her yeri bir kere..!

bahar_can
01-04-08, 13:58
Sevgili Sezgii o çok eski bir haber.. 7 eylül 2007 tarihli ve kaynağı da doğru dürüst belli olmayan bir haber.. eğer 1 Nisan şakası değilse bence ortalığı karıştırmayalım :img-hyste

fairy_dreams
01-04-08, 14:00
yani bu ya eski, ya da şakadır ya daha neler zaten kalmış şurda 11-12 bölüm. yazan arkadaş online da değil şuanda şaka veya eski haber falan deseydi bari öyle gitseydi ya aklıma soktu durduk yere :sad53:

m_m
01-04-08, 14:07
Ekranların sevilen dizisi HATIRLA SEVGİLİ daha başladıgı ilk günden itibaren siyasi içerigi ile ilgi görmüş ve eleştirilere maruz kalmıştı... özellikle siyasi içerikleri ve Tarihimize ışık tutan dizi son bölümlerinde DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının hayat öyküsünü anlatmaya başlamıştı.. o dönemdeki insanları ve olayları birebir canlandıran HATIRLA SEVGİLİ RTÜK tarafından mahkeye verildi... sebep oalrakta genç nesillerin beynini yıkamak , DENİZ GEZMİŞ'İ kahraman gibi gösterme ve o zamanın gençlerini sanki çok iyi bir şey yapıyormuş gibi özendirerek anlatma sebeplerinden dolayı MAHKEMELİK OLDU. RÜTÜK bu konuda hiç bi açıklama yapmazken,HATIRLA SEVGİLİ yapımcıları,oyuncular ve ATV zor durumda kaldıklarını çok sıkıntılı günler geçirdiklerini belirti... yapımcılar ve atv yönetimi; mahkemenin gidişatı çok önemli, davayı kaybedersek diziye ara verilebilir ya da yayından kalkabilir diye açıklama yaptılar...


:((((((((((((((

Onlar zaten kahraman kendi yaptıklarınından pişman oldukları için
bu diziyi begenmıyorlar çünkü gerçek şöyle olsa begenirlerde deniz gezmişi tim gerçekligiyle ve onların son vasiyetini gerçekleştirmemekle nasıl bir hal aldıklarını düşünmek bile istemiyorum..Yine aynı şeyi yapıyorlar..:img-pilot

kardelencim
01-04-08, 14:13
baharcan teşekkürler verdiğin bilgiler için.

bu hafta yeni bölüm vardır umarım. bana çok zor geliyor yeni bölümlerde deniz gezmişlerin artık olmucağını bilmek, o alıştığımız ve uzunca bir süredir izlediğimiz karakterlerin olmaması. deniz karayel, defne, harun hepsinin dönemi bitti. artık yepyeni bir dönem başlıyor. yeni dönemdeki olaylarda önemli ve acı muhakkak ama denizler kadar uzun süre izlemices onları sadece 12 bölüm kaldı dizinin bitmesine. denizleri yaklaşık bir senedir izlediğimiz için çok alıştık zor gelicek şimdi:icon_sorr

bari deniz karayel ölmeseydi en azından harunla birlikte hapisten çıktıklarında tekrar defne ve ışıkla birlikte arkadaşlıklarını izlerdik..

trueblue
01-04-08, 14:32
Ekranların sevilen dizisi HATIRLA SEVGİLİ daha başladıgı ilk günden itibaren siyasi içerigi ile ilgi görmüş ve eleştirilere maruz kalmıştı... özellikle siyasi içerikleri ve Tarihimize ışık tutan dizi son bölümlerinde DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının hayat öyküsünü anlatmaya başlamıştı.. o dönemdeki insanları ve olayları birebir canlandıran HATIRLA SEVGİLİ RTÜK tarafından mahkeye verildi... sebep oalrakta genç nesillerin beynini yıkamak , DENİZ GEZMİŞ'İ kahraman gibi gösterme ve o zamanın gençlerini sanki çok iyi bir şey yapıyormuş gibi özendirerek anlatma sebeplerinden dolayı MAHKEMELİK OLDU. RÜTÜK bu konuda hiç bi açıklama yapmazken,HATIRLA SEVGİLİ yapımcıları,oyuncular ve ATV zor durumda kaldıklarını çok sıkıntılı günler geçirdiklerini belirti... yapımcılar ve atv yönetimi; mahkemenin gidişatı çok önemli, davayı kaybedersek diziye ara verilebilir ya da yayından kalkabilir diye açıklama yaptılar...


Bu haber uçan balon olmasın? Ben her denilene ihemen inanmamak lazım geldiğini düşünüyorum. Yargısız infaza başlamıyalım. İspat edilecek delil varmı? Varsa lütfen buraya yazılsın?

Kim hangi gerekçe ile hangi mahkemeye gitmiş. Mahkeme tarihi ve dava numarası var mı? Haber çıkmamışmı konu ile ilgili gazetelerde?

trueblue
01-04-08, 14:35
Geçen akşam Can Dündar'ın Uzaklar kitabını tekrar okuyordum. 2001 yılında Moskova'yı anlatıyor. Sonra Çin'in globalleşmesini anlatıyor. Aklıma Hatırla Sevgili ve oradaki Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilmeleri geldi. Yaşalarda ne olacaktı dedim.

1990'da Sovyetler Birliğinin bir gece sırtüstü düşüp paramparça olduğunu göreceklerdi, Rusya'nın dünyanın en azılı kapitalistliğine terfi edişini, ABD'li turistlerin Lenin ve Mao resim ve heykellerinin önünde anı fotoğrafları çektirdiğini göreceklerdi. İdamdan dönen arkadaşları gibi 1970'li yıllarla ilgili belegeseller çekilirken hatırlanacaklardı. Çocukları Levis blue-jean, Lc Waikiki kazak giyip, Converse spor ayakkabı ya da malboro botlarla (tümü ABD patentli) önlerinde gezip, yarı amerikanca konuşur, hamburger-pizza yer Coca-cola içerken, baba daha çok para ver derken, idealsiz, lüks düşkünü gençliği görüp kriz geçireceklerdi. İdealleri varken ve ölümlerinin bir şeyleri değiştireceğini düşünürken ölmeleri dahamı iyi oldu diye kendi kendime sordum. :thinking :thinking :thinking

Onlar asıldığında birer idol oldular. Ernesto Guevara de la Serna diğer adıyla Che gibi sonsuz gençlikleri ile hatırlanıyorlar.

kardelencim
01-04-08, 14:56
Bu haber uçan balon olmasın? Ben her denilene ihemen inanmamak lazım geldiğini düşünüyorum. Yargısız infaza başlamıyalım. İspat edilecek delil varmı? Varsa lütfen buraya yazılsın?

Kim hangi gerekçe ile hangi mahkemeye gitmiş. Mahkeme tarihi ve dava numarası var mı? Haber çıkmamışmı konu ile ilgili gazetelerde?

arkadaşlar bu tür haberlere inanmayalım. eğer varsa da böyle bişey zaten dizi ekibi neden dava ediliyorki? olmayan bişeyi olmuş gibi mi göstermişler yoksa deniz gezmişleri yanlış mı tanıtmışlar. hiçbiri değil, neyse o gösterildi gençler birilerini mi öldürdüler ki neyi dava edicekler.

_hnd_
01-04-08, 15:04
Ekranların sevilen dizisi HATIRLA SEVGİLİ daha başladıgı ilk günden itibaren siyasi içerigi ile ilgi görmüş ve eleştirilere maruz kalmıştı... özellikle siyasi içerikleri ve Tarihimize ışık tutan dizi son bölümlerinde DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının hayat öyküsünü anlatmaya başlamıştı.. o dönemdeki insanları ve olayları birebir canlandıran HATIRLA SEVGİLİ RTÜK tarafından mahkeye verildi... sebep oalrakta genç nesillerin beynini yıkamak , DENİZ GEZMİŞ'İ kahraman gibi gösterme ve o zamanın gençlerini sanki çok iyi bir şey yapıyormuş gibi özendirerek anlatma sebeplerinden dolayı MAHKEMELİK OLDU. RÜTÜK bu konuda hiç bi açıklama yapmazken,HATIRLA SEVGİLİ yapımcıları,oyuncular ve ATV zor durumda kaldıklarını çok sıkıntılı günler geçirdiklerini belirti... yapımcılar ve atv yönetimi; mahkemenin gidişatı çok önemli, davayı kaybedersek diziye ara verilebilir ya da yayından kalkabilir diye açıklama yaptılar...


:((((((((((((((

böyle bi haber eskidende çıkmıştı
acaba bumu o haber inş böyle bişi yoktur
bu atv nin sitesindeki tekrar yazısı benim kafama çok takıldı acaba sitede mi sorun varda düzeltemiyolar
herşey yarın belli olur fragmanı gösterirler inş

ıslak ıslak
01-04-08, 15:43
Arkadaşlar o zaman ne olur iyice anlamadan, kaynağını bilmeden böyle haberler koymayalım.. Etkileniyoruz hemen, zira olmayacak bir haber de değil hele ki şu yaşadığımız dönemlede..

trueblue arkadaşım yazdıklarını okudum aynı şekilde zaman zaman ben de bu isyanı yaşamaktayım kendi içimde.. Yalnız işte hayal belki düşündüklerim ama hayalin de sınırı yok ne de olsa.. Eğer izin verilseydi Denizler'e, oturulup bir dinlenilseydi yokedilmeye değil, kazanılmaya çalışılsaydı belki de şu anki yaşamlar daha farklı olurdu.. Gençlik belki daha sorgulayıcı, bilinçli olurdu.. Çünkü hep tek düzende, bildik şekilde geldik bu günlere farklı düşüncelerimiz zenginliklerimiz gözardı edildi böylesi işlerine geliyordu çünkü sistem hepimizi böyle safdışı bırakmaya çalıştı.. Ne yazık ki şu an hayalden öteye geçemiyor tüm bu düşüncelerim ama ne de olsa onlarda imkansızı düşleyip, güzel bir ülke hayal edip onun uğruna herşeylerini ortaya koymamışlarmıydı..

mevlana
01-04-08, 16:40
yok artık iyice abarttılar.Zaten stara tutma ihtimali yüksek bi dizi girdi.Böyle yaparak sadık izleyicileri bile canından bezdirir bu atv(hiç yapmadığı şey de değil yani...!)

fairy_dreams
01-04-08, 16:41
hem 59 yazıyor hem tekrar yzıyor. iki hafta arka arkaya tekrar koymazlar. büyük ihtimal yanlış yazmışlardır. 59u vermedi 59da olduğuna göre yanındaki yazı geçen haftadan kalmış değiştirmemişlerdir. hatalı yazıdır.

jikarinziku
01-04-08, 16:54
Rtürk Hatirla Sevgiliye, Deniz Gezmisi kahraman gösterip "beyin yikama" sebebi ile mahkemeye vermis..
Bir süreligine yeni bölüm gelmeme sebebi bu olabilir:img-wink:

aysem_
01-04-08, 18:07
arkadaşlar ben sanmıyorum atv dizinin tekrarını versin..
Zor yani arka arkaya tekrar verilmez..
Bekliyoruz fragmanı bakalım...

alevalev_25_
01-04-08, 18:09
1 Mayıs 1977: Faili Meçhul Katliam


İddianame, Emniyet Genel Müdürü Dirimtekin, adını vermeyen savcı yardımcısı ve İstanbul mülki amirlerinden biri, dönemin İçişleri Bakanı Özbek, CHP’den Alacakaptan, Baro’dan Çaylıgil olay üzerine konuşurken hala yanıtlanamayan soruları tekrarlıyorlar…

30/04/2007


“Inter Continental Otelinin önü yüzden fazla toplum polisi memuru tarafından korunduğuna göre, bu silahlı şahısların uzun menzilli silahları ile otele nasıl girip nasıl çıktıkları suali cevapsız kalmaktadır."

“Hükümet komiserinin, yetkisinde olmasına rağmen çıkması muhtemel olayları ve bunların sanıklarını belirleyecek film ve fotoğrafçıları münasip yerlerde görevlendirmesi doğal iken, bu hususun yerine getirilmediği görülmektedir.”

“Tertip olunan bu hareket 100 bin kişinin üstünde mitingi izlemekte olan halk üzerinde yılgı, korku ve panik yaratmayı amaçlamaktaydı… Alanın içinde ve dışında görevlendirilen panzerlerin siren çalmaya başlamaları, halkın arasında alanın o tarafına bu tarafına ilerlemeleri, ses bombaları atmaları ve bir yerlere sığınan halkın üzerine su sıkmaları, ateş açmaları, normal muhakeme ve soğukkanlılığını büyük ölçüde yitirmiş, can korkusu içindeki bu 100 binlik kitlenin panik içine düşmesini süratlendiren diğer bir etken olmuştur.”

Cevaplanamayan sorular bunlardan ibaret değildi:

O günün polis telsizlerinin bant kayıtları nasıl kaybolmuştu?
Yukarıda sözü geçen panzere ısrarla kim emir vermişti?
Taksim Sular İdaresi duvarı üzerinden, elleri başının üzerinde indirilenler kimlerdi? Neden salıverilmişlerdi?

Sıraselviler-Gümüşsuyu yönünde çevreye ateş ederek geçen sivil plakalı beyaz Renault’ta kimler vardı?
Emniyet aracı olduğu iddia edilen bu araçta, Samsun’da görevli Alaattin adlı bir binbaşı bulunuyor muydu?

Intercontinental Oteli 3 gün rezervasyon kabul etmemiş olduğu halde, 1 Mayıs sabahı Yeşilköy’den otele gelip yerleşen ve olaydan sonra Salı akşamı İstanbul’u terkeden yabancı bir kafile var mıydı?

Pamuk Eczanesi’nin üst katında, sahibi tarafından pazar günü açılmayan bir otomobil acentasının kapısını anahtarla açıp giren, bir süre çekirdek yiyip, sigara içerek bekleyen, oradan dışarı ateş ettikten sonra silahları dosyalar arasına saklayıp çıkanlar kimlerdi?

Adli Tıp’a büyütülmek üzere gönderilen fotoğraflar kayıp mı olmuştu?

Bu sorulara cevap verebileceklerin pek çoğu bugün de yaşıyorlar, kimisi hâlâ görev başında, kimisi siyasetle, kimisi ticaretle uğraşıyor.

Kanlı 1 Mayıs’ın üzerinden geçen dokuz yıl, olayı çeşitli açılardan yaşayanlara daha serinkanlı bir değerlendirme yapma imkânı sağlıyor. Ama olayın aydınlatılmasını sağlayabilecek her düzeyden İnsan, konuşmamayı tercih ediyor.

Örneğin dönemin Emniyet Genel Müdürü Metin Dirimtekin, “Şöyle veya böyle bir ilişkide olmak istemiyorum o olaylarla, beni mazur görün” diyerek konuşmayı reddedenlerden.

Intercontinental Oteli’nin o olayda kimler tarafından nasıl kullanıldığını, oteldeki bir personelin yardımıyla saptamaya çalışan ve bazı bulgular elde eden bir eski sendika yöneticisi korkusunu gizlemiyor:

"Henüz zaman erken, hem zaten ben bütün belgeleri kaybettim. Adama yolda giderken otomobil çarpabilir.” YeniGündem ile konuşmayı kabul edenler, tanınmış kişiler olsalar bile, bu olayın 9 yıl sonra gündeme getirildiği bir yazıda adlarının geçmesini istemiyorlardı.

1 Mayıs davasının ilk duruşma savcısı, bugün yaptığı değerlendirmede, “kanıtların gelişigüzel toplanmış olmasına rağmen soruşturma evrakının yeterli ipuçlarını barındırdığım” söylüyor.

İlk duruşmada “kamu görevlileri hakkında soruşturma açılmasını” talep eden ve kısa süre sonra da görevinden alınan bu savcı bugün olayın karanlıkta kalışını yorumlarken şunları söylüyor:

“Süleyman Demirel'in, Ecevit’in 3 Haziran tarihli mitinginden önce, 1 Mayıs’tan cesaret alan güçlerden söz ederek, bir suikastle karşı karşıya kalabileceğini bildirmesi, bunu yaparken uğrayacağı büyük prestij kaybını göze alması, ortada Demirel’in bile gücünü aşan bir olay olduğunu gösterdi. Bülent Ecevit ise gerek seçim öncesinde, gerekse seçim sonrasında bir TV konuşmasında 1 Mayıs olayını aydınlatacağını vaadetmişti. Ancak o da iktidardayken bunu başaramadı. Yani olayın üzerine iki başbakan gidemedi.”

İddianamenin düzenlenmesinde görev alan 6 savcı yardımcısından biri de olayın gerçek faillerine ulaşmada içlerine düştükleri çaresizliği, “Herkes bizi yalnız bıraktı” diyerek ifade ediyor bugün:

“Çok çok önceden hazırlanmış bir provokasyon karşısında hükümet kuvvetleri bile bir noktadan sonra durdu. Emniyet bu olayın altında ezildi. Olay çok yukarılardan düzenlenmiş olmalı. Intercontinental Oteli olayda büyük rol oynadı. Otel Allende’yi deviren ITT’nin oteli. Olayların hemen ardından satıldı, 1 Mayıs’tan önce otele üç gün kimse alınmamıştı. Oysa otelde kalmak için 1 Mayıs günü bir grup yabancı geliyor ve aynı gün uçakla dönüyorlar. İzlerini bulmak mümkün olmadı.”

İstanbul’da sözkonusu mitingde görev almış, şube müdür muavini düzeyindeki bir emniyet görevlisi, tedbirlerin yetersizliğine dikkat çekiyor:

“Kısa süre sonra aynı yerde yapılan Ecevit’in mitinginde çevredeki tüm binalar boşaltılmış, çatılara gözleyiciler, korumalar yerleştirilmiştir. Bu tedbirlere 1 Mayıs’ta gerek görülmemişti. Neden? Olay sırasında, meydanda polisin yaptıkları da sadece paniği artırmıştır.”

Dönemin İçişleri Bakanı Sabahattin Özbek, bugün 1 Mayıs 77′yi değerlendirirken, olay ertesinde Ankara’dan İstanbul’a gelerek yaptığı incelemede alınabilecek tedbirlerin tümüyle alındığı kanaatine vardığını belirtiyor. Özbek, olaya bir “kim vurdu vakası” olarak bakıyor, şu görüşleri ileri sürüyor:

“Orada bir mantar tabancası bile atılsa o vaka olurdu. Gelen topluluk işkilli. Hep bir şey olacak denmiş. Diyeceksiniz ki, madem tedirginler, niye gelmişler? Bizim vatandaş meraklı birader. Gidiyor, ille de seyredeceğim diyor. Fakat sonradan dikkat ederseniz, sonraki 1 Mayıs’larda kimse sokağa çıkmadı. Korktular, ne olacağı belli olmuyor dediler.”
Özbek’e göre olay çıkması biraz da kaçınılmaz: “Kalabalığın önünü kesmek çok zordur. Onun için mümkün mertebe kalabalığı meydana getirmeyeceksin. Kalabalık bir kere meydana gelirse kontrolü zor iştir. Provokasyon, da kolay olur.”

İstanbul’un 1977′deki mülkî amirlerinden, en üst düzeyde bir yetkili 1 Mayıs olaylarını bugün değerlendirirken, her türlü tedbirin en iyi şekilde alındığını savunuyor:

“Vilayet olarak bütün tedbirlerimizi almıştık. Tedbirleri, dağılmada çıkacak olaylara göre aldık. Olay çıkma olasılığı yoktu. DİSK de bu konuda güvence vermişti.”

1 Mayıs 1977′de İstanbul Emniyet Teşkilatı’nın tepe noktasındaki yerlerden birini işgal eden, halen emekli bir emniyet görevlisi olayın yorumunu şöyle yapıyor:

“Bu olayın bütün sorumlusu DİSK’tir, Ahmet İsvan’dır. Nereden gelirse gelmiş olsun, ister bir polis olsun, ister MİT olsun, ister CIA olsun, hain bir el Taksim’in karışmasına yol açmıştır. Daha müessif olayların vuku bulmasını polis önlemiştir.”

Olayların akışını Gayrettepe’deki merkezde telsiz başında izleyen aynı yetkili, 1 Mayıs’la ilgili davanın iddianamesine kadar giren bir dizi soruya ilginç cevaplar veriyor:

“Sular İdaresi’nden ateş edilmedi. Sonradan gazetelerde ellerinde silahlarla orada gözükenler, orayı tahliye etmek üzere çıkan bizim adamlarımızdı. Panzerin attığı bombalar ses bombalarıydı. Panik zaten bitmişti, boş alana attılar. Yani insanlar, ‘kaçalım, bir daha geri dönmeyelim’ duygusuna kapılsınlar ve olay büyümesin diye. Aynı amaçla havaya silah atmış polisler olabilir. Zaten alanda çok sayıda silah atılmadı. Inter Continental Oteli’nden atılmış silah ise kesinlikle yok.”

Yukarıdaki ifadenin aksi yönündeki bulgular yalnızca 1 Mayıs davası iddianamesine geçmekle kalmamış, gerek CHP komisyonunun, gerekse İstanbul Barosu’nun oluşturduğu komisyonun eline de geçmişti.

CHP soruşturma komisyonu üyelerinden Uğur Alacakaptan, “Elimizdeki fotoğraflar, hem otelden hem Sular İdaresi’nden ateş edildiği intibaını veriyordu” diyor.

Baro soruşturma komisyonu üyelerinden Gülçin Çaylıgil, “Seyrettiğimiz filmlerde AKM’ye [Atatürk Kültür Merkezi] doğru koşuşan insanlar ve Sular İdaresi’nin tepesinden ateş eden insanlar tespit edilmişti” diye anlatıyor.

Yalnız soruşturmayı yürüten savcılarınki değil, başka soruşturma girişimleri de bugüne kadar somut bir yarar sağlayamadı. Olayın gerçek tertipleyicileri, bazı soruların karanlığında kayboldu. Olayı tertipleyenler, tertibe göz yumanlar, yardımcı olanlar, görevini savsaklayarak ya da bilerek soruşturulmasını engelleyenler, idari ya da siyasi sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyenler dokuz yıl sonra bugün de, konunun üzerine kimsenin gidememiş olmasının rahatlığını yaşıyorlar. (NM)


Kaynak: Bianet | 30 Nisan Pazartesi, 2007

sezgii
01-04-08, 18:44
arkadaşlar bi arkadaşım yeni gazatede okudum deyince ben de haberi bulup okudum daha önceki haberden haberim olmadığı için eski haber olduğunu bilmiyodum ben de foruma koydum....1 nisan falan değil yani ben de bilmiyodum.sanmıyorum ama bana 1 nisan yapılmış bile olabilir kusura bakmayın.zaten diziden özellikle başımızdakiler(!)olmak üzere diziden ve gerçeklerin anlatılmasından,gençliğin yavaş yavaş da olsa uyanmasından rahatsız olan çevrelerin bunu bile yapabileceği gerçeği olunca ben de hoop inandım...ksura bakmayın:img-blush:img-in_lo:img-in_lo:img-icecr

berry_74
01-04-08, 18:52
beklemekten catlicam....hergun tariyorum olurda fragman verilir diye ...su mahkeme isi dogru habermi arkadaslar? cok uzucu ! sonucta deniz gezmis solcularin devrimcilerin kahramani...ben dusunuyorumki 80 lere dogru yolculuk basliyacaksa tabiiki bunun zorluklari var dusunsenize ortamlari degistirecekler esyalara kadar...
kiyafet hazirliklari nebiliyim bircok sey degisecek ...bunlarin hazirligi yuzundende dizimizi beklemeye almis olabilirler... yoldaki arabalar bile degisecek bu isler cok ince ayar isteyen zor isler... amerikada oldugu gibi bizimde studyolarimiz olsaydi hersey daha cabuk olurdu... keske kurulsa.. bir donem konusuluyordu.. bakarsiniz gelecekte olur rutuk karismassa:)))))):img-hyste

iklimmm
01-04-08, 19:05
idamlardan sonra birden 1 mayıs 1977 olaylarına mı geçilecekmiş..valla benim ruhumu sıktı artık bu durum.. bu kadar üzüntüyü bünyem kaldıramıyacak.. arada normal bir bölüm yapıp seyircideki bu iç sıkıntısının biraz dağıtılması gerekti bence..ben dayanamıyacağım ya bu kadar felaket üstüste verilir mi:icon_sorr

iklimm atv nin yeni sahibi hükümete ve başbakana yakın çalık grubu

tşkler sahibinin kim olduğunu hiç bilmiordum sizce sansür o nedenlemi konuldu
tşkler cvp verdiğiniz için

bahar_can sanada tşkler oraları izlemedim şiir okumasını filan hiç o sahneleri bilmiorum saol

Tavuskuşu
01-04-08, 19:15
Merhaba forumçanlar. Upuzuuuuuuuuuuuuuunnn bir aradan sonra buraya bri şeyler yazmak ne kadar güzel. Sizleri de çok özledim, burnumda tüttünüz açıkçası.:) Gönül isterdi ki izlediğimiz son bölümden sonra gelip zevkle bölüm yorumumu yapayım ama olmadı. Bu saatten sonra da ayzmak tuhaf olacak. Ama henüz hiçbir mesajı okumamış olsam da eminim ki benimle aynı fikirde olan çanlarım kendi duygularını ifade ederken benimkileri de etmiş kadar olmuşlardır. O yüzden son bölümde ağlamaktan bir hal oldum demekle yetineceğim. Önce mahirler, sonra bizim deniz sonra denizler...Gözpınarlarımın kuruduğunu düşündüğüm anda yüzümde ıslaklık hissedince şaşırdım. Tam kendimi toparlıyorum haydi yine bir olay, yine bir ağlama krizi...Kaç mendil eskittim acaba? Özellikle de gençleri oynayan tüm oyunculara teşekkür etmek ve onları tebrik etmek istiyorum. Çoğunun adını doğru dürüst bilmiyorum bile. Ama benim için fark etmiyorlar da. Onlar benim için mahir, sinan, taylan, deniz, yusuf, hüseyin, cihan, mustafa oldular...Ama dilerim ki ilerleyen zamanlarda çok daha başarılı yapımlarda yer alıp adlarını hepimize duyururlar. Benim içinse hep aynı kalacaklar bence.:icon_sorr

Geçen hafta tekrar bölümü izlerken arada fragmanı verirler sandım ama vermemişler. Atv'nin sitesi de kafayı yemiş zaten bu hafta yeni bölüm mü var eski bölüm mü bilemiyorum ama umarım yeni bölüm koyarlar. Çünkü zaman atlamalarından sonraki bölümleri çok seviyorum. Yepyeni bir döneme girmiş oluyoruz. Çocuklar büyüyor, oyuncular değişiyor, kıyafetler hal ve tavırlar değişiyor. Onları görmek için bir an önce sabırsızlanıyorum. Nedetin bakanlığını, ahmetin junior'ını görmek istiyorum. Bir an önce yeni bölüm gelsin çünkü ben bir hafta daha tekrara dayanamam. Hiç değilse kolaj yapsınlar.

Bu arada hiçbir sayfayı okumadım ama 1 saate yakın zamanım var. Bu süre içerisinde bana ben yokken gelen haberler, tüyoları,(özellikle de yeni dönemle ilgili) özeet halinde anlatabilecek bir babayiğit var mı?

Badgerçanım seni görüyorum aşağıda. Belki sen bana özet geçmek istersin.:img-wink:

MoOnDaNcE-11
01-04-08, 19:28
aleveylül : iyi akşamlar arkadaşlar...

bugün 30 mart kızıldere katliamının yıl dönümü...

bu katliamı yapanlardan kaçının yüreği şuan hiç yanıyormu nasış kıydık diyorlarmı...

bugün kızıldere katliamın yıl dönümü ama önemi varki niceleri için kendi yakın geçmişini tanımayan bir toplumuz... denizlerin mahirlerin nice yurtseverin dün gece kemiklerini sızlattığı benim içimi yakan birşey oldu... kadir çöpdemir sordu deniz gezmişi bilen düşüncelerini seven varmı diye koca stüdyoda bir tek el kalktı... içime kor ateş düştü... denizi mahiri düşündüm..sonra stüdyodaki barışı düşündüm...


korkmayın be korkmayın...allah sizi bildiği gibi yapsın ne korkuyorsunuz ya ne korkuyorsunuz.....

Turk insani bakma ahkam keser ama korktugu anlar da az olmamistir . Bu bana baska bir olayi hatirlatti dizimizle ilgili... 1960 mayisinda adnan menderes izmirde yaklasik 250 bin kisiye karsi miting yapmisti 1 aya varmadan darbe yasandi . Peki darbeden sonra bu 250 bin kisi nerdeydi ? Ayni mantigin baska bir urunu...:img-wink:

_hnd_
01-04-08, 19:42
benim korktuğum şey şuan dizinin yayından kalkması
arkadaşlarında dediği gibi atvnin yapmadığı şey değil bu inş böyle bişi olmaz dizi bu kadarda gündemdeyken saçmalamazlar inş hem ne kaldıki şurda 12 bölümcük

badger
01-04-08, 19:44
Badgerçanım seni görüyorum aşağıda. Belki sen bana özet geçmek istersin.:img-wink:

Vallahi Tavusumkuşum özet geçemeyecek kadar bitkin haldeyim..Konsantre olamayacak kadar günlük hayatın getirilerine boğulmuş durumdayım..Foruma bakayım, yeni bölümle ilgili bir haber varmı diye geldim..ama yok!
Bunun yerine arkadaşlarımız buldukları bilgileri paylaşmışlar...Sağolsunlar! :) Ellerine, yüreklerine sağlık..
Bu dönemle ilgili biraz daha devam etmelerinin lazım olduğunu hala düşünüyorum. En azından 74, 75 döneminin 4-5 bölüm olarak aktarılmasını isterdim. 77-78 dönemine hızlı bir geçiş yapacaklar.:icon_sorr bknz:ne yazık!
Nasıl, ne şekilde karakterlerimiz bu sefer konumlanır bilemiyorum..:img-pilot

hepinize iyi akşamlar!bye

ermec
01-04-08, 20:12
ben de uzun zamandır yazmıyorum bıseyler yazayım
ilk olarak gecen hafta 120 filmine gittim aah Süleyman Teğmen rolü ne de yakışırmış...çok tatlıydı!! film de güzeldi...gitmeyenler gitmeli!! vurulma sahnesi çok kötüydü ühühü:(:(
dizimize gecer olursak eski bölümleri çok özledim yasemin ahmet ayrılığı şimdiki acıdan daha iyiydi:( şimdi hep üzülüyoruz..zaman atlaması da olucak herseyı coook merak edıyorum... bu hafta da tekrar mı vardı neyse...
ayrıca berk hakman başka bir bölümde bir rolle mi karşımıza çıkacak??

pur
01-04-08, 21:43
baharcan teşekkürler verdiğin bilgiler için.

bu hafta yeni bölüm vardır umarım. bana çok zor geliyor yeni bölümlerde deniz gezmişlerin artık olmucağını bilmek, o alıştığımız ve uzunca bir süredir izlediğimiz karakterlerin olmaması. deniz karayel, defne, harun hepsinin dönemi bitti. artık yepyeni bir dönem başlıyor. yeni dönemdeki olaylarda önemli ve acı muhakkak ama denizler kadar uzun süre izlemices onları sadece 12 bölüm kaldı dizinin bitmesine. denizleri yaklaşık bir senedir izlediğimiz için çok alıştık zor gelicek şimdi:icon_sorr

bari deniz karayel ölmeseydi en azından harunla birlikte hapisten çıktıklarında tekrar defne ve ışıkla birlikte arkadaşlıklarını izlerdik..

az önce tv nın alt ekranında gordum fragmanı ama reklamını goremedım

merveeeeee
01-04-08, 21:47
bugun hepsı1 varken altan fragmanı gosterdıler kucuk bır erek cocugu vardı galıba mehmet sınan tam olarak gormedım ama bırıne sarılıyodu galıba bıde ısıgı gosterdıler cok guzel gozukuyodu haycanla forma gırdım ama ne yazıkkı yenı bolum hakında hıc yorum yok merak tan catlıcam ya ıns berk hakmanı gorebılırız..

Pamir
01-04-08, 21:52
bugun hepsı1 varken altan fragmanı gosterdıler kucuk bır erek cocugu vardı galıba mehmet sınan tam olarak gormedım ama bırıne sarılıyodu galıba bıde ısıgı gosterdıler cok guzel gozukuyodu haycanla forma gırdım ama ne yazıkkı yenı bolum hakında hıc yorum yok merak tan catlıcam ya ıns berk hakmanı gorebılırız..

neyse en azından yeni bölüm yayınlanacak onu biliyoruz... başka birşey görmedin mi???
berk hakman ayrılmadı mı diziden?? niye görelim ki tekrar??

rehdcap
01-04-08, 22:01
Ay fragman çıktııııı... Zaman atlaması olmuş... Herkes değişmiş.. Özellikle Defne ve Işık.. 2sini de çok güzelleştirmişler ((= Harun hapisten çıkıyor

Rüya ve Ali mitinglerdeler sürekli.. Hatta Ahmet diyor ki: " Rüya karakoldaymış" Yasemin de "Yine mi?" falan diyordu yanlış hatırlamıyorsam.. Biran önce cuma gelsiiin.. Çok merak ediyorumm

_hnd_
01-04-08, 22:01
fragman çıktı sonunda :happy0064:happy0064
yarısını izliyebildim ama çook güzeldi Ali aynı Mehmete benzemiş saç stiliyle falan ve Denizin yolundan gidiyoorr
Ahmetin sırtında kçük bi çocuk vardı yanlış görmediysem eğer yaa Defnenin oğlu yada Rüyaya kardeş geldi
çok güzel bi bölüm biiz bekliyo buna eminin ama alışmak zor olucak bunuda biliyorumm

sude_burcu
01-04-08, 22:02
fragmanı gordum... catısmalar var bu sefer yeni genclerle..alinin buyumus halini gordum tanımadıgımız bi oyuncu... necdetime milletvekili olması icin teklif yapıyor bi adam... sonra gece ahmetlere telefon geliyor...ahmet yasemine ruya karakoldaymıs diyor...yasemin de yine mi diyor:) sonra harun hapisten cıkıyor...defne,mehmet sinan ve ısık bekliyorlar onu...ısık bi baska bakıyordu haruna :icon_whis ama cok guzel olmuslar hem ısık hem defne...sonra tam secemedim ama bi sahnede ahmetin omzunda bi oglan cocugu var muhtemelen mehmet sinan:) cok sirin bi cocuktu... sonra ali eve geliyor sevim ona sarılıyor falan...bi zeynep diye kız ismi duydum alinin arkadası sanırım... sonra son sahnede bi kız panzerin altında kalıyor diyorlar...sanırım aliydi bagıran ruya diye bagırıyor...hatırladıklarım bunlar:img-wink:

serseri_mayın90
01-04-08, 22:03
neyse en azından yeni bölüm yayınlanacak onu biliyoruz... başka birşey görmedin mi???
berk hakman ayrılmadı mı diziden?? niye görelim ki tekrar??
buraya ilk defa yazıyorum..fragman çıktı.. hızlı geçiyordu ama kargaşa arasında berk'i gördüm sankii..bana mı öyle geldi yoksa..
zaman atlaması olmuş ali fln büyümüştü..

zeyneps
01-04-08, 22:04
İnanmıyorum fragmanı gördüm :happy0064 Ama heyecandan bir türlü konsantre olamadım:) Yeni oyuncuları ben Ali ve Rüya'ya benzetemedim açıkçası :icon_whis
Hemen anlatayım Necdet'in CHP'den milletvekili adayı olmasını istiyorlar ...Öğrenciler arasında yine çatışma vardı orada kimler vardı tam göremedim ama "galiba faşistlerden birini vurduk" diyorlardı

Mehmet Sinan çok tatlı bir tek o olmuş zaten diğer yeni oyuncular içime sinmedi benzemiyorlar:icon_sorr
Her neyse Yasemin ve Ahmet'de pek bir değişiklik yok gece telefon çalıyor Ahmet Rüya'nın karakolda olduğunu söylüyor galiba Yasemin"yine napmış" diyor (bu fena halde yazdığım senaryoları hatırlattı :img-pilot) ...

Işık geliyor ve çok güzel görünüyor Harun hapisten çıkıyor Defne ve M.Sinan Işık'ı bekliyorlar Ahmet'in omzunda M.Sinan'ı gördüm yanılmıyorsam :img-in_lo En sonunda "kahrolsun oligarşi" diye bağırıyorlardı dediğim gibi heyecandan izleyemedim doğru dürüst ama beklediğime de değmedi gibi oyuncuları çok merak ediyordum içime sinmediler üzüldüm umarım oyunuluklarıyla çok severiz...(Defne,Deniz Işık büyüdüklerinde de beğenememiştik ilk gördüğümüzde:))Beklediğime değmedi derken sadece oyunculardan edindiğim ilk izlenim anlamında ...tabi önce izlemek gerek


AA evet Zeynep diye bir kız vardı bakın CAZgırlar eylemlerimle burada gına getirdiğim senaristlerimiz aktif bana göz kırpıyorlar gerçi Ahmet değil Ali ama :icon_whis:img-hyste

Pamir
01-04-08, 22:13
ay çok sevindim dert etmiştim bu hafta da mı yok acaba diye??? zeynep umarım ali'nin sevdiği kızdır... rüya&ali görmek istemiyorum başka insanlarla olsunlar.... yeter artık...
yeni oyucuları çok merak ettim... ilk zaman atlamasında ben ışık'ı hiç sevmemiştim hala da sevmiyorum :) ama onun oyunculuğu da kötüydü... defneye de başta ısınmamıştım ama oyuculuğu ile mest etti beni... inşallah yeni oyuncuların oyunculukları güzeldir varsın çok benzemesin bir de mümkünse rüyayı oynayan oyuncuya lens taktırılmamış olsun fazla birşey istemiyorum ki!!:img-hyste

zeyneps
01-04-08, 22:14
AAa sipiderçan sesimi duyup gelmiş :)

Sipiderim gördün mü fragmanı gördüysen ne diyorsun ilk izlenimlerini söyle bakalım:)

Bu arada Defne'de Işık'da çok güzel görünüyorlardı gerçekten çok beğendim :img-in_lo:img-in_lo M.Sinan babaya benziyor :img-cray:

Yasemin'de gerçekten hiç mi değişiklik yoktu yoksa ben mi farketmedim ne bileyim Ahmet'in üstünde aynı pijamalar Yasemin'in üzerinde de aynı Eskimo sabahlığı vardı şimdi Allah bilir yatağa da hala sabahlıkla giriyordur :img-hyste Herkes de bir farklılık aradan 4-5 yıl geçmiş onların evde bir saat geçmiş sanki :icon_whis

Bir de aklıma gelmişken Sevim ve Ali sarılıyorlardı Ali"ben iyiyim merak etme" diyordu ....Ahmet M.Sinan'ı omzunda taşırken yanında Selma'da vardı sanırım (hepsini birbirine kattım karıştırdım galiba:)) Selma yine güzel görünüyordu hala yaşlanmamış mı ne :)

sude_burcu
01-04-08, 22:18
Necdetim acayip yakısıylıydı vala saclar tamamen kesilmis:) ahmet ve yaseminde hicbir degisiklik yoktu :icon_whis Pamir'cim sana katılıyorum canım mumkunse ruya lensli olmasın :img-hyste

iReMJeLiBoN
01-04-08, 22:18
slm bende izledm fragmanı güzel bi bölm olcak :)

hakkatten mehmet sinan berke cok benzio sesi bile.. aliyle zeynep mehmetsinan elayı göremedim ben..

evet yasemnle ahmet hala aynı..

ısıkla defne cok güzel olmuslar, sevimede kahkül cok yakısmıs..

özet gelse bari :(

ıslak ıslak
01-04-08, 22:19
Arkadaşlar neler neler anlatıyorsunuz böyle, yeni bölüm olucak mı olmayacak mı derken bakıyorum fırtına gibi gelmiş fragman.. Aşırı merak ettim, umarım sık sık döner ekranda..
Bende yeni bölümün Kanlı Pazar'dan başlayacağını düşünmekteyim, bakalım..

snemmm
01-04-08, 22:23
ay bende fragmanı izledim ya
şans eseri atvyi açar açmaz karşıma çıktı
tam izleyemedim ama harunun çıktığını gördüm
ışıkla defne bekliyordu onu.
aliyle rüya fena devrimci olmuş
rüya konusunda sanırım yanıldım hiçte hoppa bir kıza benzemiyordu.
ama 1 mayıs gösterilerinde rüya ya birşeyler oluyor.
ay çok değişik geldi ya
heyecanla bekliyorum...

Pamir
01-04-08, 22:28
niye zaman atlaması olunca bayan oyunculara kahkül kesiyorlar ki??? başka bir saç modeli yok mu? hiç inandırıcı gelmiyor!! ayrıca kesmek zorundalar mı saçını ben 4-5sene aynı modeli kestirir dururum!!!
ay siz bana bakmayın fragmanı izleyemedim ya kıskançlığımdan sataşıp duruyorum.:img-hyste

zeyneps
01-04-08, 22:28
Bu arada Nurdan Ablaçan badgerçan diziçeçan LİNçan Shevekçan yazın Necdet'le ilgili yaptığınız doğru tahminlerden dolayı sizleri tebrik ederim ...Necdet'in milletvekilliğine yükseleceğini daha o üniversiteye girmeden tahmin eden bütün canlara selam olsun !!:img-in_lo:img-in_lo(aklıma geliyor jaguarlar,milletvekilleri eşleriyle davetler,papatya bahcesi..:img-pilot)

AA şimdi bir şeyi merak ettim Ali'nin yanında "kahrolsun oligarşi" diye bagıran kız Zeynep'miydi yoksa Rüya'mı ...Eğer Zeynep'se bu durumda fragmanda biz Rüya'yı nerede gördük yoksa hiç görmedik mi ...kafam karıştı iyice:) Ben Zeynep'i sevdim ya şimdi yeni yeni :)Rüya'ya gıcık oluyordum ya eee bir de Ali&Zeynep olursa ee bir de adaşız sonuçta sevdim ben :):img-in_lo:img-pilot

snemmm
01-04-08, 22:33
zeynep dur bir destur
belkide rüyanın arkadaşıdır acaba aralarında bir aşk üçgenimi oluşacak
o panzerin altında kalan rüyamıydı ya
daha ilk bölümden...
bu arada tüm aile 1 mayıs gösterilerindelermiydi onlar heyecandan tam göremedim
ışık haruna ne biçim bakıyordu:dito:img-fie::hıh

badger
01-04-08, 22:37
Bu arada Nurdan Ablaçan badgerçan diziçeçan LİNçan Shevekçan yazın Necdet'le ilgili yaptığınız doğru tahminlerden dolayı sizleri tebrik ederim ...Necdet'in milletvekilliğine yükseleceğini daha o üniversiteye girmeden tahmin eden bütün canlara selam olsun !!:img-in_lo:img-in_lo(aklıma geliyor jaguarlar,milletvekilleri eşleriyle davetler,papatya bahcesi..:img-pilot)

AA şimdi bir şeyi merak ettim Ali'nin yanında "kahrolsun oligarşi" diye bagıran kız Zeynep'miydi yoksa Rüya'mı ...Eğer Zeynep'se bu durumda fragmanda biz Rüya'yı nerede gördük yoksa hiç görmedik mi ...kafam karıştı iyice:) Ben Zeynep'i sevdim ya şimdi yeni yeni :)Rüya'ya gıcık oluyordum ya eee bir de Ali&Zeynep olursa ee bir de adaşız sonuçta sevdim ben :):img-in_lo:img-pilot

Yavv Ziynebim Zeynopçanım biz tahmin yapmadık...Dalga geçtik...Bize bozulan hikaye yazarları inadına inadına yazdılar tüm bunları.. bknz:Siz Necdetimizi sevmezseniz...alın işteee!
Yoksa hayatta hangi karakter görülmüş ki tutup ta çekirge atlama rekorunu bu kadar kırabilsin??!! var mı böyle bir insan doğası, kaderi??? Yooook!

Bu arada Işık haruna pek bir anlamlı baktı demişsiniz...Kısaca :img-swoon diyorum...ve geri kalanını size bırakıyorum..bknz:kabak tadı verdi bu mevzuu

Rüyaya gelince...Selma nirdeeee? bknz: onu değil beni gözaltına alın!:img-hyste

neyse Ziynebim bak burası okunuyor canım bence..:) Senin adını Alinin kız arkadaşınalayık görmüşler...eeehh CAZgır savaşı başlar artık...bknz:nirde Cansu, nirde Ayşe isimleri karakterlerimizde??? Huuuu..:)

zeyneps
01-04-08, 22:44
Sünemçan ne yapayım heyecanlandım işte kaç haftadır bekliyoruz (şimdi aylar yıllar oldu yazıcam utanmasam)

Aman aman aşk üçgeni mi bir tanesinden nasibimizi aldık ve "garip bir şekilde mutlu olduk(!)" hatırlarsan :icon_whis:img-hyste

Işık ve Harun ya düşüncesi bile korkunç geliyor bana Ahmet'ten sonra bir de Harun'u kaybedemeyiz:img-cray:Ünsal Rizidansı kızlarına iyice sinir olmaya başladım dizinin iki asil karakterini iki mıymıy kardeşe yar ettik ve ediceğiz gibi görünüyor:img-fear2:

Evet çok kalabalıktı orası 1 Mayıs'mıydı yoksa onlarda Işık'ı karşılamaya mı gidiyorlar Ahmet M.Sinan'ı omzunda oynatıyordu hatta:img-icecr

Bu arada benim en hoşuma giden sahne tabiki Defne&M.Sinan'dı :img-in_lo Defne bana başta itici gelmişti ama şimdi bayılıyorum ona zaten hep böyle oluyor başlarda itici bulduğum birisini hep çok severim ...bir tek Necdet'te böyle olmadı nedense :img-hyste(gerçi Necdet'i başlarda çok beğenmiştim doğru ya :img-pilot)

Yavv Ziynebim Zeynopçanım biz tahmin yapmadık...Dalga geçtik...Bize bozulan hikaye yazarları inadına inadına yazdılar tüm bunları.. bknz:Siz Necdetimizi sevmezseniz...alın işteee!
Yoksa hayatta hangi karakter görülmüş ki tutup ta çekirge atlama rekorunu bu kadar kırabilsin??!! var mı böyle bir insan doğası, kaderi??? Yooook!

Bu arada Işık haruna pek bir anlamlı baktı demişsiniz...Kısaca diyorum...ve geri kalanını size bırakıyorum..bknz:kabak tadı verdi bu mevzuu

Rüyaya gelince...Selma nirdeeee? bknz: onu değil beni gözaltına alın!

neyse Ziynebim bak burası okunuyor canım bence.. Senin adını Alinin kız arkadaşınalayık görmüşler...eeehh CAZgır savaşı başlar artık...bknz:nirde Cansu, nirde Ayşe isimleri karakterlerimizde??? Huuuu..

Doğru söyledin badgerım onu absürtlük olsun diye yapmıştınız değil mi ee bazı arkadaşlarda hep kızıyorlar dalga geçiyorsunuz diye ama sonunda dediklerimiz çıkıyor mu çıkmıyor mu valla bizim bir suçumuz yok :img-hyste

Beni Ahmet'e değil Ali'ye laik görmüşler demek ehh kısmet buraya ne yazıldıysa o :img-hyste (dizinin formatına uymuyor yoksa Yasot'u öldürürlerdi şimdiye kadar bizim için ama"büyük aşık(!)" ya o bakımdan)

AA hakikatten yazdığım senaryonun repliğini sen benden iyi biliyorsun badgerım :img-pilot Valla ben unutmuştum ...ama şimdi hemen bulup ekliyorum o günlerin anısına ve bu fragmanı görünce içimden geldi...Ahh ahh Şevket amca da vardı o zamanlar ....

snemmm
01-04-08, 22:48
ben heyecandan bişi izleyemedim ki
ama 1 mayıs yazılarını gördüm o kalabalıkta
sonra birileri ateş etti
ortalık karıştı
ay nasıl beklicem bu cumayı
ışıkın kafasını kıracağım
BIRAK HARUNUMUN PEŞİNİ O BENİM.YA DA KARA YOPRAĞIN.:img-hyste

snemmm
01-04-08, 22:56
BU ARADA YETER ARTIK benimde affediciliğimin bir sınırı vardır
ahmet bir hata yapıp ada dikenini sevdi(çok söyledim yazık etme michelle diye) bunu atlatmam çok uzun zaman aldı.ahmete kırıldığım küstüğüm anlar oldu.valla avukat kişiliğine şükretsin.onu affettim.sevgimi esirgemedim:img-hyste
ama aynı şeyleri bir daha yaşamak istemiyorum.harun yapma bana bunu.uzak dur şu ünsal kızlarından.tehlikeli onlar:img-hyste

ay farkettiyseniz necdet konusunda birşey yazamıyorum.çünkü o yüce kişiliği anlatacak kelime bulamıyorum.seçerkende zorlanıyorum.ama şaşırmayın necdetin milletvekili olduğunda bu ülkede kimler milletvekili olmadı ki:icon_whis

badger
01-04-08, 23:09
Selma:Ahmet çok endişeleniyorum Rüya için geçirdiğimiz zor zamanları nasıl hepiniz bu kadar unuttunuz anlamıyorum bu evde bir endişelenen ben miyim ya başına bir şey gelirse
Sevim:Ne var bunda onunda bir fikri var ve fikrini savunmak en doğal hakkı
Selma: Başına bir şey gelirse sizden bilirim ona göre
Şevket:Selmacım endişeni bu kadar belli etmesen
Ahmet:Evet anne sen böyle yaptıkça iyice inada bindiriyor işi
Selma:Torunumu korumaya çalışıyorum ne var bunda
Ahmet:Tamam anne onunla ben konuşmaya çalışıyorum zaten onun için ne kadar endişelendiğimizin farkında ama lütfen onu dediklerini yapması için zorlama zamanında bize yaptığın gibi

Selma ve Rüya mitingde kavganın ortasında kalmışlar
-AAaaa babaanne ne işin var burdaaaa aaaaahhh
-Rüyaaa senin için çok endişelendim çıkalım bir an önce burdan
-Ahhhhh
Selma Rüya'nın önüne atılır ve bir iki bir iki pankart sopasını yer kafasına(intikamım acı oldu)

Ahmet:Anne hemen geldim duyunca noldu
Sevim:Ahh Selmacım kafana dikiş mi attılar
Şevket:Eyvahlar olsun
Ahmet :Anne noldu
Selma tam söyleyecekkken Rüya'yı görür suçlu suçlu ona bakmaktadır masumca lütfen söyleme babama der gibi
Selma:Merdivenlerden inerken trabzana çarptım
Sevim güler:Allah iyiliğini versin trabzanlara nasıl çarptın anlamadım ya neyse
Ahmet Rüya'ya bakar hınzırca seni seni der gibi kafasını sallar Rüya hemen suçlu suçlu kafasını önüne eğer
Ahmet:Ben anladım ya neyse
Şevket:Noluyoor ya ben hiç bir şey anlamadım

-Ama Selma babaanne, bu iş sokakta çözülür ancak. Öyle evde oturup ahkam kesmekle olmaz.
-Ama Rüyacım siz genler öyle sokaklara dökülünce, benim içim hiç rahat etmiyor. Torunumu güvende hissetmiyorum
. -O zaman sende gel Selma. Hem yanıbaşında olmuş olurum bende.
-E, kem küm, geleyim o vakit çocuğum.
(Şevket arkadan yetişir.): -Dur Selma bende geliyorum.(bu partı ben mi yazmıştım hatırlayamadım...Rüya Selma'ya ismiyle hitap ediyor ama hala )

Ahmet:Yasemin çabuk çabuk hadi hemen çıkmamız lazım
Yasemin:Noldu Ahmet???
Ahmet:Babamı ,annemi göz altına almışlar
Yasemin:A-a niye
Ahmet:Mitingde polislere taşlarla saldırmışlar
Yasemin:NE? Peki ya Rüya Rüya
Ahmet:Annem kendisini göz altına aldırmış yine de Rüya'yı onlara vermemiş
Defne:Senin için endişeleniyorum anne.Başına bir şey gelmesinden korkuyorum.
Selma: Devir değişti kızım.Hayat senin dönemindeki gibi değil.

:img-hyste Ne güzel zamanlardı değil mi o yaz günlerimiz...:) Bütün bu senaryolar yazdıklarımız birer HS kültü oldu
bir Necdetin seçim meydanı konuşmaları vardı ki... Onlar ayrı...:img-hyste Arada onları çıkartıp tekrardan yad etmemiz lazım

Yaa..Aynı bayık hikayeyi tutup ta Harun-Işık üzerine döndürürlerse zamane deyimiyle bize toplu kaaal! gelir bu hikayede..:dito

Rüya ve Ali aşkı maşkı olmazsa çok sevineceğim...Hatta ben Zeynepi şimdiden çok sevdim...:img-in_lo bknz:şimdi sevdik diye o Kanlı 1 Mayısa kurban etmezler umarım kızı..:hıh

zeyneps
01-04-08, 23:12
BU ARADA YETER ARTIK benimde affediciliğimin bir sınırı vardır
ahmet bir hata yapıp ada dikenini sevdi(çok söyledim yazık etme michelle diye) bunu atlatmam çok uzun zaman aldı.ahmete kırıldığım küstüğüm anlar oldu.valla avukat kişiliğine şükretsin.onu affettim.sevgimi esirgemedim:img-hyste
ama aynı şeyleri bir daha yaşamak istemiyorum.harun yapma bana bunu.uzak dur şu ünsal kızlarından.tehlikeli onlar:img-hyste

ay farkettiyseniz necdet konusunda birşey yazamıyorum.çünkü o yüce kişiliği anlatacak kelime bulamıyorum.seçerkende zorlanıyorum.ama şaşırmayın necdetin milletvekili olduğunda bu ülkede kimler milletvekili olmadı ki:icon_whis

Aa doğru valla tamam dedik seviyor dedik kader dedik ahh Michelle'in kıymetini bilemedik biz dedik ama yeter artık yani!!:hıh Gerçekten bunları atlatmamız forumça çok uzun sürdü hatta hala atlatabilmiş değiliz derken bir de Harun'mu valla ayılıp bayılmak istiyorum hatta bayılmak ve de hiç ayılmamak istiyorum :img-help::img-fear2 Harun Harun hayııııır :img-cray:

Necdet demişken "NEcdetizm'e Giriş" serilerinden sonra şimdi de yeni bir seri çıkarmayı düşünüyorum daha ad veremedim ama bu serinin ilk kitabının ismi "Necdet:Bir Sosyalistin Güncesi" olacak ne de olsa kendisi çok yönlü :icon_whis Milletvekilliği konusunda doğru diyorsun bu ülkede kimler milletvekili olmadı ki ...ama mümkünse Ahmet politikaya atılmasın asla istemiyorum politik oyunlarla filan işi olmaz onun ama şimdi onu da politikaya atarlarmış sırf bize inat ...o avukat olsun:img-in_lo

Pamir
01-04-08, 23:14
şu zeynep'i merak ettim ya!!! demek herkes benim gibi rüya&ali aşkına karşı.... o zaman....
sonuna kadar zeynep&ali:img-hyste sonları 1 mayıs olmasın ama!!!!

Pamir
01-04-08, 23:17
ya zeynep kimm??**

ya ben fragmanı izlemedim ama arkadaşlar ali'nin zeynep diye bağırdığını duymuşlar galiba.. ya da zeynep adı geçmiş yeni bir karakter yani... biz de ali&zeynep olur umudundayız işte... daha kim bilmiyoruz...:img-hyste

zeyneps
01-04-08, 23:22
Badgerçan bu fragman heyecanıyla yine aynı düşünmeye başladık bilmem farkında mısın...böyle bir enerji mi oldu ne :img-pilot O vakit seçim senaryosunu ekliyorum :img-pilot

Bu arada Zeynep Zeynep diyoruz ama umarız Zeynep Ali'nin kız arkadaşıdır yani hayalkırıklığı olmasın sonra :icon_sorr

bahar_can
01-04-08, 23:22
Ali Rüya aşkının olacağına ben pek ihtimal veremiyorum zaten de.. Işık-Harun aşkı olmasın... yani her şey yalan olur çünkü.. herşey bildiğimiz anlamının çok dışına çıkar... ve daha önemlisi inandırıcı olmaz..

5 yıldır bir çocuk yapamadıklarına göre sanırım bizimkilerden birinde bir sağlık problemi çıkarmış olmalı senaristler :icon_whis yoksa akıllarına ben mi düşürdüm :dito

Kanlı 1 Mayıs'ta bir kişi de panzer altında can veriyor... birçok kişi ezilerek birçok kişi de kurşunlardan ölüyor.. anlaşılan bizimkiler de olayın ortasındalar.. ve o ölümlere tanık olacaklar.. bu dönemin heyecanı da bir başka olacak...

blue ivy
01-04-08, 23:29
Rasgele fragmanın çok azını görebildim,alttan geçti tabii,çok iyi anlayamadım,defne ve ışığı gördüm,defnenin yanında küçük bir çocuk vardı,kız'mı erkek'mi anlayamadım:icon_whis zaman atlaması olduğu belli.

zeyneps
01-04-08, 23:33
Ali Rüya aşkının olacağına ben pek ihtimal veremiyorum zaten de.. Işık-Harun aşkı olmasın... yani her şey yalan olur çünkü.. herşey bildiğimiz anlamının çok dışına çıkar... ve daha önemlisi inandırıcı olmaz..

5 yıldır bir çocuk yapamadıklarına göre sanırım bizimkilerden birinde bir sağlık problemi çıkarmış olmalı senaristler :icon_whis yoksa akıllarına ben mi düşürdüm :dito

Kanlı 1 Mayıs'ta bir kişi de panzer altında can veriyor... birçok kişi ezilerek birçok kişi de kurşunlardan ölüyor.. anlaşılan bizimkiler de olayın ortasındalar.. ve o ölümlere tanık olacaklar.. bu dönemin heyecanı da bir başka olacak...

Nurdan Ablaçan bence sağlık sorunu değil de Yasot'un sımsıkı sarındığı sabahlığından çocuk yapamadılar :img-hyste Belki de çoğalmak istemiyorlar haklılar hadi Ahmet gibi olsa neyse de ya %50 Yasot'a benzeme şansı mı desem şanssızlığı mı desem :img-tomat:img-tomat

Işık-Harun olmasın ya istemiyorum ....hani bu kız Yaşar'ı çok seviyordu bilmem ne gelir gelmez hemen Harun'la mı flirt edecek yani hayır ya niye kötü şeyler(anladınız siz onları :icon_whis) hep Harun'la Ahmet'in başına geliyor :sad53::icon_sorr

Evet bu dönemin heyecanı bir başka olacak ...yazık ama Ali'ye panzerin altında bir kızın kaldığını söyleyince Ali nasıl bağırıyor"Rüya" diye :icon_sorr

bahar_can
01-04-08, 23:34
Zeynepçan'ım vallaha doğrusun.. Necdet efendi pasta börekle cezaevi seçmenini, gitar, fotoğraf makinesi, araba, oyuncak vb. şeylerle de en önemli kişilerin gönüllerini fet etmedi mi vakti zamanında.. şimdi o kişilerin bazıları yoksa da yakınları, sevdikleri o günlerin anısına Necdet'i nasılsa desteklerler.. hiç kaçarı yok ki Necdet kazançlı :icon_whis

Hatta Demirel'in çok ünlü bir lafı vardır insanlara.. "açız.. ekmek bulamıyoruz" diyen vatandaşlara Demirel "Ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin" demişti.. şimdi o lafı Necdet şöyle söylese yanlış mı yapar yani "Sevgili vatandaşlarım biliyorum açsınız, ekmek bulamıyorsunuz.. ama ben sizleri aç bırakmam! buyrun pastahaneme.. ekmeğimiz yok ama çok taze pastalarımız var!" :img-hyste

badger
01-04-08, 23:40
Badgerçan bu fragman heyecanıyla yine aynı düşünmeye başladık bilmem farkında mısın...böyle bir enerji mi oldu ne :img-pilot O vakit seçim senaryosunu ekliyorum


Bu arada Zeynep Zeynep diyoruz ama umarız Zeynep Ali'nin kız arkadaşıdır yani hayalkırıklığı olmasın sonra :icon_sorr

Forumumuzdaki Çan Kardeşliği önsezisi dir o bizim...:) uzun zamandır o eşzamanlılığı yaşayamamıştık..Yerini biliyorsan birkaç tane daha olacaktı onlardan benim yazdıklarım..bknz.Necdet:(ahmeti kastederek)ekonomiyi buna teslim edeceksiniz? Daha parmak hesabı bilmiyor bu..7, 2 daha kaç eder Ahmeeeet!

Dur baharımçanım karpuz kabuğu düşürmenin sırası değil..hiçç ihtiyacımız yok

Uzun zamandır yazmadığım editi yazıyorum- Balkabağından tatlı yapma saati geldi de geçiyor editi

Epinıza iyi gecalaaaar!bye

bahar_can
01-04-08, 23:45
gördüm gördüm muko'yu gördüm... :happy0064

doğru söylersin be badgerçan'ım.. iç ihtiyacımız yoktur... M. Sinan'ımız bize yeterdir... dayısı onunla boğuşsun bize yeterdir :img-cray:

Zeynepçan'ım lahanalık ve ruhsuzluk ihtimal dahilindedir elbette.. ama biz Ahmet'i de biliriz.. eğer bir şeyi çok istiyorsa bilirsinki yapar... eğer yapamamışsa ya Dost Kazığı mevzubahistir ya da hastalık :icon_whis
hayden iyi geceler... galın sağlıcaknan:img-lazy:

Tavuskuşu
01-04-08, 23:46
Fragman çıkmış demek. Çok merak ettim. Umarım arwençanım tiz elden bulur ve bizlere gönderir şu fragmanı yoksa ben meraktan çatlarım. Zaman atlamasından sonraki ilk bölümü diğerlerinden çok merak ediyorum. Özellikle de yeni oyuncuları. Benzeyip benzememeleri önemli değil benim için. Yeter ki iyi oyuncu olsunlar. Tomris Hanımın asla vazgeçmediği, dışına çıkmadığı oyuncu kataloğunu düşünüyorum ama işin kötü tarafı onların da çoğu diğer dizilerinde oynuyor. Artık ne yapacak bilemiyorum... Rüyayı, mehmet sinanı ve elayı oynayacak kişileri de ayrıca çok merak ediyorum.

Rüyanın daha yaşı kaç başı kaç ki karakola gidiyor? 13-14 yaşlarında değil mi? Gerçi neden şaşırıyorsam? Gencecik insanlar öldürülürken 14 yaşındaki kız gözaltına alınmış çok mu? Yalnız zeynepçanımın da alnından öpmek istiyorum. Rüyanın tutuklanması, necdetin politikacılığı konusundaki yaklaşık 6-7 ay önce yazmış olduğu senaryolar bir bir çıkıyor. Bu dalga geçme amaçlı yazılan senaryolara kızan arkadaşlar lütfen kızmasın. Çünkü biz bunları eğlenmek amaçlı yazıyoruz ve gülüp geçiyoruz. Ama entrikacılarımız bunları ciddi anlamda üstelik 70 mülyon tarafından izlenmesi için yazıp bir de televizyonda yayınlıyorlar. Artık hangimizin durumu daha vahim ve içler acısı onu bilemiyorum. Necdete milletvekilliği teklif edilmesine şaşırdım çünkü ben onu bu zamana kadar bakan olmuştur çoktan diye düşünüyordum.:)

Benim de yazdığım bir seçim sloganı olacak, izninizle onu da ekleyeyim.:
*Şehrazat 1 YTL olacak!!!:happy0064:img-hyste:happy0064

merw
01-04-08, 23:49
Fragman çıkmış demek, anlatan arkadaşlara teşekkürler :)

Çocuklar büyümüş :) Rüya gözaltında yalnız değildir, Ali'yi de almışlardır kesin, adeta yeni bir Defne- Deniz durumu gibi. Onları izlemek zevkli olabilir, gerçii korkunç bir can pazarının yaşandığı Kanlı Pazar'dan başlayacaklarsa bunu izlemek ne denli zevkli olabilir, orası ayrı ama.... :sad53:

Zeynep kim merak ettim... Zeynepçan buradan verdiğin tepkilerin yeterli olmadığını görüp seti mi bastın ne yaptın :img-hyste Yalnız Ali'nin değil Rüya'nın peşine takıl, o seni Ahmet'e ulaştırır :img-hyste Ki, isabet olur, baksana Yasot hala Ada Lahanası kıvamındaymış.. Ebruçan da junior bekliyor hala, teheeyy...

Harun ve Işık'ın bakışmalarından daha doğrusu Işık'ın Harun'a bir "garip" bakışından söz etmisiniz... :img-swoon Bu konuda ne düşündüğümüzü defalarca yazdık ama sevgili senaryo ekibi seyircileriyle zıtlaşmaktan zevk aldığı için, tam tersini yapmaya karar vermiştir yine... İstemiyoruz Işık'ı Harunumuz'a ya, gitsin Yaşar'la barışsın, olmazsa Defne'yle birlikte Şen Dullar klübünü kursun, Harun'dan uzak dursuuuuuunn!!!!!!! :fighting2

Necdet'e milletvekilliği teklifi varmış :img-hyste Yazın dalga geçmek amacıyla bu sayfalarda uydurulan onca şeyin gerçek olması ne kadar trajikomik.. Zeynep senin senaryondan esinlenmiş olabilirler mi acaba :img-hyste Necdet.. Milletvekili.. Burjuvaziden Sosyalizme... Adamın hayatındaki tek davası Yasemin'di, onu bıraktığı yerden sosyalizmi ve siyaseti aldı... Altyapı yok ama, temelsiz bir inşaat... Kaç kat çıkabilir ki en fazla? :)

bahar_can
01-04-08, 23:53
Aşkolsun Tavuskuşuçan'ım benim en hızlı dönemlerim 14-15 yaş dönemlerimdi.. 79-80 dönemleri yani.. Rüya tam benim yaşımda...

hiç unutmuyorum 78 Maraş Katliamı olduğunda okulları tatil etmişlerdi... Ankara Gülveren Orta Okulu'nda okuyordum ve birkaç durak sonrası Ankara'nın ev dekoru sanayii Siteler semti vardı vardı.. bizden birdurak önceki liseliler katliamı protesto için yürüyüşe geçmiş sitelere doğru gidiyorlardı.. orada haberi alan ve protestoya hazırlanan işçilerle buluşup eyleme devam edeceklerdi.. ve benim yaşım daha 13'tü o yürüyüşe katılmıştım... o zamanlar miting yaşları artık çok düşmüştü anlayacağın...:img-yes:

Tavuskuşu
01-04-08, 23:57
Merwim necdetin siyasi kariyeri kaç kat çıkar bilemiyorum ama gökdelen haline de getirseler çoğumuz için pisa kulesinden fakrlı olmayacaktır.:)

Harun-Işık aşkı istemiyorum!!!Işık'ın yaşara olan aşkının(!) büyüklüğünü geçtim ama harun gibi iyi, efendi birinin ışık'ın ellerinde ziyan olmasını da istemiyorum. Harun bu dizide ahmetten sonra beğendiğim ikinci erkek karakter. Ve kaderin oyununa(esasen entrikacılarımızın oyununa) bakın ki ikisi de hiiiiiiiiiç hazzetmediğim Ünsal kızlarına yar oluyor. Ahmetimi kaptırdım ama haruna izin vermem. Yol yakınken engelleyelim!!Bunlar da arkadaş olsun ne olacak? Işık ve harun başkasını bulsun ve harunu nışıka olan aşkı gençlük yıllarındaki tatlı bir anı olarak kalsın.

Bu arada dizi 77'den başlayacaksa Harun Karadeniz'i filan göstermeyecekler demektir. Bu durumda Harun Karadeniz sadece necdeti övmek ve politikaya sevk etmek için girmiş diziye girmiş gibi duracaktır. Yazık cidden çok yazık...Sırf adı geçsin diye necdeti övmek için sokacaklarına hiç sokmasalar daha iyidi. Böylesi daha beter oldu.:hıh

muko88
02-04-08, 00:02
Nurdan Abla yakalandım mı :) Fragman çıkınca koştum geldim, Badger, Zeynep ve tanıdık tanımadık tüm forumdaşlar merhaba:img-hi:

İki haftadır bekliyorum fragmanı denk gelemedim, tüh...
Bir an önce eklense bari malum yere.Meraktan çatlayacağım çünkü. Anlatılanlarla yetinemiyorum:img-fie: Gözümle görmem gerek...
Ama Ahmet'in bebesi olmamış, ne kadar üzüldüm anlatamam:happy0064Yeğenini sevsin işte, zaten sevmiştir doya doya, Ela da vardı değil mi, Necdet'ten fırsat kaldıkça(!) onu da kucaklamıştır beş sene boyunca... Yeter ki Yasemin'e yanaşmasın:img-pilot
Necdet milletvekilliği yolunda emin adımlarla ilerlemiş demek, vay bee...
Ahmet'e ve ailesine verdiği zararlardan ötürü kendini milletine iyilik etmeye adadı herhalde, yolu açık olsun. Nurdan Abla "ekmek yoksa pasta" benzetmene çok güldüm:img-hyste

Rüya & Ali aşkı olmayacak mı? Zeynep kim? Yoksa Harun'un Işık'a olan karşılıksız aşkını Rüya da Ali'ye karşı mı yaşayacak:img-blush Yok yok, ben fragmanı izlemezsem çatlarım, özet gelseydi bari... Yanında bir de resimler:img-icecr

emosss
02-04-08, 00:11
zeynep o nasıl senaryo yaa:img-hyste koptum valla, millet evde kendi kendime gülüp delirdiğimi falan sanıcak şimdi..:img-hyste

allahım sağa geliyym:img-hyste

ben fragmanı göremedim,görmedende uyuyamam herhalde,bulan olursa benide unutmasın litfen:icon_sorr

rüya&ali ikilisi olmasın bencede.. onlarda arkadaş olsunlar sadece,kardeş gibi büyüsünler, ne o öyle her arkadaş aşık oluyo evleniyo dizide..
zeynep iyidir,görmedim ama sevmeye başladım.. hep zeynep'te en sevdiğim isimdir zaten:good:

ya yeni tipler neye benziyodu biraz anlatsanıza,tanıdık değillermiydi..:icon_whis

merw
02-04-08, 00:11
Tavusumkuşum hiç hatırlatma onu ya, kan beynime sıçrıyor. Eğer Harun Karadeniz'in akıbetine değinmeden bilmem kaç sene sonra lay lay lom diye devam ederlerse, bu kadar bölümden sonra iyi niyetlerinden gerçekten şüphe edeceğim. Harun Karadeniz diziye sadece Necdet'e kariyerini siyasette aramasını öğütleyecek biri olarak mı girecekti yani? Yok artık :img-cool2

Pisa Kulesi :img-hyste Haklısın.. Ama Pisa Kulesi'nin bile bir tarihi anlamı var Cansu :D Diyecek kelime bulamıyorum gerçekten.. Hangi amaca hizmet ettiğini anlasak, katlanabileceğiz belki ama yok! Amaç ne? Necdet siyasete girince ne olacak, girmeyince ne olacak? Daha da önemlisi tüm hayatı boyunca gayet merkez-sağ, liberal, orta yolcu yaşamış bir adam neden, NEDEN sert sosyalist oluyor? :) Ama işn komiği, partiye girişi bile burjuva usulü... Partinin bürokratları ayağına geliyor, dil döküyor, açıklama yapıyor, Necdet "ben bir düşüneyim.." diyor... :D Mücadelenin içinde olsa zaten böyle bir durum olmazdı aahh ahh o kadar iğreti kalıyor ki bu sonradan yamanmaya çalışılanlar...

Hakkaten ya nedir bu Ünsal Kızları'ndan çektiklerimiz? Dizide adam gibi, gururuyla vakarıyla gerçekten sevmeyi bilen bir Ahmet bir de Harun var, ikisini de süründürdü bu Ünsal Kızları. Yeter yahu.. Git kızım Yaşar'ına, ne yaşar ne yaşamaz bak.. Allah allah yaa..

bahar_can
02-04-08, 00:12
bu arada o bir mayısta sanırım 2 genç kız vuruluyordu
birde panzer altında kalan da vardı
katta türküsü bile var bu olayın

Şişli meydanı’nda üç kız
Biri çiğdem biri nergis
Vuruldular güpegündüz

Sorarlar bir gün sorarlar...
Sabahın bir sahibi var
Sorarlar bir gün sorarlar...
Biter bu dertler acılar
Sararlar bir gün sararlar

Bindokuzyüzyetmişyedi
Unutulmaz yılın adı
Bir mayıs bayramı idi
Beşyüzbin emekçi vardık
Taksim meydanı’na girdik
Öyle bir istanbul gördük

grup yorumdan dinlerdim ben hep ruhi su yazmış:icon_sorr

Ah sinemciğim... Ruhi Su'nun sesi kulaklarıma şu an... duygulandırdın yine beni yahu.. tam çıkacaktım gördüm mesajını.. yahu yeni kurtulduk denizlerin üzüntüsünden.. şimdiden başlayacağız desene katliamın üzüntüsüne.. ama iyi oldu unutmamak lazım.. unutturmamak lazım.. gerçekten çok önemli.. deniz diye bir arkadaş Akşam gazetesinden Serdar Turgut diye birisinin yazısını koymuş.. o kadar hak verdim ki.. gerçekten çok güzel bir yazı...
neyse bu sefer gidiyorum...
mukocuğum artık ahmet-yasemin umudumuz yok.. gerçek olabilecek başka aşklar bekler olduk.. şans kader kısmet diyelim artık .. ve ben de dayı-yeğen boğuşmaları yapsınlar da istemez junior diyorum artık.. arwençanım beni affetsin :img-in_lo bye

Tavuskuşu
02-04-08, 00:16
Öyle deme merve bu gidişle necdetin de tarihi bir anlamı olacaktır. Hatta ben onu bakanlığa layık görüyorum ama işte entrikacılarımız ben istiyorum diye yapmazlar eminim. Neyse şansıma küseyim bari.:icon_whis

Necdet siyasete girince ne olacak sorusunu hemen cevaplayayım. Necdet siyasete girince kuyurklar bitecek, Necdet siyasete girince karaborsa son bulacak, Necdet siyasete girince pasta bedava olacak, Necdet siyasete girince Türkiye kurtulacak... Öyle deme yani büyük aşkıma alınıyorum bak.:)

Sizlere iyi geceler çanlar. Ben yatıyorum. Eğer fragman elinize geçerse bana da gönderiverin orur mu? Fragmanı görmeden atmak zor oluyor. Gerçi biz teee yazın elimizde hiçbir veri yokken atıp tutturmuş insanlarız ama yine de insan rüyayı, aliyi, mehmet sinanı, elayı görmek, olayları değerlendirmek istiyor. Hep necdetcim necdetcim nereye kadar?:img-pilot

İyi geceler...bye

bahar_can
02-04-08, 00:22
bir süre önce yazdığım bu yazıyı..senaristleri protesto etmek amacıyla silmiştim..
ama merwçan'ımın yazısını görünce yazma gereği duydum...:img-blush
***

58. bölümü yeniden izleyince Necdet efendinin siyasete giriş şeklini daha dikkatlice izledim.. meğer o kadar üzüntü içerisinde bu kadar komik bir sahneyi fark etmemişim..

Replikler birebir değil.. hatırladığım kadarıyla yazıyorum:img-blush
Güzide: Hatırlıyor musun? ben sana bir siyasi partiye girerek bazı meselelerin çözülebileceğini söylemiştim..

Necdet: Evet hatırladım? Ben de bunun için bir partiye girmeye karar verdim ama nasıl bir partiye bilmiyorum.. (:img-hyste)

Güzide: Sen bireyselliğine ve düşüncelerine çok düşkünsün (:img-hyste) bu yüzden sosyal-demokrat bir partide ancak yapabilirsin?

Necdet: Evet evet.. sosyal-demokrat bir parti benim için uygun...

ve olay benim senaryomla şöyle devam eder...

Necdet: Güzide diyorum ki; acaba o piti piti ya da portakalı soydum tekerlemeleriyle mi seçseydim daha demokratik olurdu siyasi geleceğim?

Güzide: Aaa! evet Necdet ne kadar fedakarca düşündün... demokratik düşünmek fedakarlıktır çünkü.. Necdet nasıl böyle şeyleri senden başka kimse düşünemiyor.. böyle düşünceye sahip birisiyle evli olmaktan yarabbim nasıl mes'utum bilemessin...

Necdet: önemli değil canım önemli değil.. dur o zaman koltukların hepsini birer parti olduğunu varsayıp tekerlememi söyleyeyim...
O piti piti karamela sepeti terazi lastik cimnastik.. biz size geldik bitlendik.. hamama girdik temizlendik.. dike dike dik... sosyal-demokrat parti kazandı...

Ya dur Güzide dur.. bence kısa çöp çekelim daha iyi olur.. getir sen şimdi şu kibriti.. hah şöyle şunu da biraz kısaltayım.. tamam.. şimdi hepsinin üstü eşit olacak şekilde eline yerleştir ben de çekeyim.. en kısası sosyal-demokrat parti tamam mı... A en kısasını çektim...
Aaa! dubidakika ya... bunu daha önce nasıl düşünemedim hay allah!

Güzide: Neyi?... senin ilk düşünmen gerekirken en son düşündüğün ne olabilir ki?

Necdet: Neden ben bir parti kurmayayım ki?.. evet evet kendim bir parti kurmalıyım.. öyle bir parti olmalı ki gelmiş geçmiş en demokratik, en sosyal-demokratik parti olmalı?!?!?! hımm!......
Buldum! Buldum! sıkı dur söylüyorum:...... DM-LS-BT/P...

Güzide: DM-LS-BT/Pee? ne demek bu?

Necdet: Ne demek olacak Güzide, DevrimciMuhafazakar-LiberalSosyalist-BireyselToplumcu Parti... Nasıl ama? Müthiş demokratik değil mi?

Güzide: Aman Allahım bu müthiş bir şey! bu kadar zıt şeyleri bir arada toplamak... düşüne biliyor musun Devrimci ve Muhafazakar.. O! Necdet aşkım.. Nasıl bir zeka sendeki böyle... ne kadar şanslıyım Tanrım...
***
:img-hyste :img-hyste :img-hyste ay çatladım..

Evet işin senaryo kısmını bir tarafa bırakıp gerçek replikleri baz alırsak bizim Necdet efendinin siyaseti anlama biçimi Egoizmle dolu bir hobik eylem sanki...
Oysa ki siyasetle uğraşmak bir taraf olma sürecidir.. hele bu kendiliğinden ya da duygusal anlamda etkilenmelerden değil de O'nunki gibi düşünüp/taşınıp girilmişse çok daha sahiplenici bir şekilde davranılması gereken bir tavırdır... siyaseti bilinçli seçen birinde olması gereken; seçtiği tarafta varolan düşüncelerin zaten esas olarak kendisinde de varolduğu ve bundan dolayı da inanılan şeylere ruhunu ve benliğini samimi katmasıdır... oysa kahramanımızda bizim gördüğümüz; tüm desteklenme merasimlerine rağmen ruhen bu samimiyetten yoksun ve uzak olduğudur...

Eğer sevgili senaristlerimiz o dönemdeki siyasetin önemine bir vurgu olarak bu çok değerli başrol karakterini siyasete fiili olarak sokma ihtiyacı duymuşlarsa ben bir seyirci olarak elbette çok farklı şeyler aramak, görmek ihtiyacı duyuyorum... dizinin geldiği nokta itibariyle bu böyle yani yoksa kişisel bir şey değil.. elbette egoizmi için de siyaset yapan başrol karakterleri olur.. ama öyle sanıyorum ki, bu dizinin şu anki noktasına bu pek de uygun olmaz ve zaten anladığım kadarıyla anlatılmak istenen de bu değil esas olarak..
Anladığımdan yola çıkarak da; sürecin keskinliğinden dolayı insanların nasıl politikleştiği vurgulanmak isteniyorsa ben burada elbette birçok şeyi fark etmiş ve bu farkındalıkla inandığı şeyler için politika yapmak isteyen... bu kadar bilinçli seçilen bir taraflılıkla da ne bireyselliğine ne de düşüncelerine olan düşkünlüğünü ön planda tutmadan toplumun geldiği sorunları çözmek adına inanarak girmiş bir başrol karakteri görmek isterim..
ve zaten siyaset sonuç itibariyle taraflı düşünce demektir.. ve kişiler de inandıkları şeylere zaten düşkün olmalarından dolayı parti denilen KESKİN oluşumlar içine girme ihtiyacı duyarlar.. ve yine öyle zannediyorum ki kimse bunu baştan pazarlık haline getirmez...
Örneğin Ahmet siyasi bir partiye girmiş olsaydı böyle repliklerin yazılabileceğini hiç sanmıyorum... çünkü zaten geçmişi en kritik durumlarda bile inandıklarını sonuna kadar uygulayan tavırlarla dolu... Ahmet'in seçerek girdiği bir partide de düşünce ayrılığına düşse bile kendi düşüncesini sonuna kadar savunacağını biliyoruz... bilinçli olarak siyasete giren birisinin de yapacağı tavrın zaten bu olacağını biliyoruz.. ee o zaman neden böylesi bir pazarlık illada seyirciye gösterilmeye çalışılıyor??? Neden Necdet'tin yaşadığı olaylar içindeki tavırları seyirciye bir türlü referans olamıyor da, her yeni olay içindeki tavırlarını birileri açıklamak ve desteklemek zorunda kalıyor???
Olsa olsa bunun iki nedeni olabilir diye düşünüyorum.. ya karakterle çok fazla oynanıp inandırıcılığı kaybettirilmiştir bunun için takviye kuvvet gereklidir.. ya da oyuncu siyasi kimlikte inandırıcı olamamaktadır... ben birinci olasılığın belirleyiciliği yanında siyasi bir kişiliğe ruh vermekte oyuncunun zorlandığı kanısını da taşıyorum...

Evet bakalım Necdet efendi egoist-hobi(k) siyasi kimliğini nereye kadar götürebilecek? :img-pilot

zeyneps
02-04-08, 00:39
58. bölümü yeniden izleyince Necdet efendinin siyasete giriş şeklini daha dikkatlice izledim.. meğer o kadar üzüntü içerisinde bu kadar komik bir sahneyi fark etmemişim..

Replikler birebir değil.. hatırladığım kadarıyla yazıyorum
Güzide: Hatırlıyor musun? ben sana bir siyasi partiye girerek bazı meselelerin çözülebileceğini söylemiştim..

Necdet: Evet hatırladım? Ben de bunun için bir partiye girmeye karar verdim ama nasıl bir partiye bilmiyorum.. ()

Güzide: Sen bireyselliğine ve düşüncelerine çok düşkünsün () bu yüzden sosyal-demokrat bir partide ancak yapabilirsin?

Necdet: Evet evet.. sosyal-demokrat bir parti benim için uygun...

ve olay benim senaryomla şöyle devam eder...

Necdet: Güzide diyorum ki; acaba o piti piti ya da portakalı soydum tekerlemeleriyle mi seçseydim daha demokratik olurdu siyasi geleceğim?

Güzide: Aaa! evet Necdet ne kadar fedakarca düşündün... demokratik düşünmek fedakarlıktır çünkü.. Necdet nasıl böyle şeyleri senden başka kimse düşünemiyor.. böyle düşünceye sahip birisiyle evli olmaktan yarabbim nasıl mes'utum bilemessin...

Necdet: önemli değil canım önemli değil.. dur o zaman koltukların hepsini birer parti olduğunu varsayıp tekerlememi söyleyeyim...
O piti piti karamela sepeti terazi lastik cimnastik.. biz size geldik bitlendik.. hamama girdik temizlendik.. dike dike dik... sosyal-demokrat parti kazandı...

Ya dur Güzide dur.. bence kısa çöp çekelim daha iyi olur.. getir sen şimdi şu kibriti.. hah şöyle şunu da biraz kısaltayım.. tamam.. şimdi hepsinin üstü eşit olacak şekilde eline yerleştir ben de çekeyim.. en kısası sosyal-demokrat parti tamam mı... A en kısasını çektim...
Aaa! dubidakika ya... bunu daha önce nasıl düşünemedim hay allah!

Güzide: Neyi?... senin ilk düşünmen gerekirken en son düşündüğün ne olabilir ki?
Necdet: Neden ben bir parti kurmayayım ki?.. evet evet kendim bir parti kurmalıyım.. öyle bir parti olmalı ki gelmiş geçmiş en demokratik, en sosyal-demokratik parti olmalı?!?!?! hımm!......
Buldum! Buldum! sıkı dur söylüyorum:...... DM-LS-BT/P...

Güzide: DM-LS-BT/Pee? ne demek bu?

Necdet: Ne demek olacak Güzide, DevrimciMuhafazakar-LiberalSosyalist-BireyselToplumcu Parti... Nasıl ama? Müthiş demokratik değil mi?

Güzide: Aman Allahım bu müthiş bir şey! bu kadar zıt şeyleri bir arada toplamak... düşüne biliyor musun Devrimci ve Muhafazakar.. O! Necdet aşkım.. Nasıl bir zeka sendeki böyle... ne kadar şanslıyım Tanrım...
***
ay çatladım..

Nurdan Abla koptum bu nasıl bir senaryo nasıl devam ettirmişsin sen böyle şu anda sandalyeden düşmek üzereyim şimdi herkes uyanacak evde :img-hyste:img-hyste

Bireyselliğine çok düşkünsün bu dizide geçti değil mi :icon_whis Bireyselliğine ne kaa düşkün olduğunu biz çok iyi biliriz Necot'un gerçi biz Güzide gibi uzatmıyoruz kısaca egoist diyoruz ama :img-pilot

Süper ya hala gülüyorum :img-hyste
Ya Mörvüm seti basmak lazım demiştim size seti basıp da darbe yapmak gerek demiştim ama dinlemediniz ...bundan sonra bassam ne olacak...
Bu arada daha Zeynep'i görmeden coğunuz Zeynep'e aşırı bir sevgi gördüm forumda :icon_whis Benim ne kaa kıskanç olduğumu bilmiyor musunuz sonuçta adaşlıktan dolayı bir kıskanma hakkı doğdu burada bana :img-beee: Neyse o zaman herkes bir Zeynep olabilir ama herkes Zeynop olamaz diyim (ayy bir de o benim Ahmet'e üniversiteye bağyan hoca gelsin dileğim iyiki olmamış ya olsaydı ya o bağyanın adı Zeynep olsaydı çatlardım burada :img-beee:)

Emosss beğenmene sevindim canım yaz anıları işte :)

ve zaten siyaset sonuç itibariyle taraflı düşünce demektir.. ve kişiler de inandıkları şeylere zaten düşkün olmalarından dolayı parti denilen KESKİN oluşumlar içine girme ihtiyacı duyarlar.. ve yine öyle zannediyorum ki kimse bunu baştan pazarlık haline getirmez...
Örneğin Ahmet siyasi bir partiye girmiş olsaydı böyle repliklerin yazılabileceğini hiç sanmıyorum... çünkü zaten geçmişi en kritik durumlarda bile inandıklarını sonuna kadar uygulayan tavırlarla dolu... Ahmet'in seçerek girdiği bir partide de düşünce ayrılığına düşse bile kendi düşüncesini sonuna kadar savunacağını biliyoruz... bilinçli olarak siyasete giren birisinin de yapacağı tavrın zaten bu olacağını biliyoruz.. ee o zaman neden böylesi bir pazarlık illada seyirciye gösterilmeye çalışılıyor??? Neden Necdet'tin yaşadığı olaylar içindeki tavırları seyirciye bir türlü referans olamıyor da, her yeni olay içindeki tavırlarını birileri açıklamak ve desteklemek zorunda kalıyor???
Olsa olsa bunun iki nedeni olabilir diye düşünüyorum.. ya karakterle çok fazla oynanıp inandırıcılığı kaybettirilmiştir bunun için takviye kuvvet gereklidir.. ya da oyuncu siyasi kimlikte inandırıcı olamamaktadır... ben birinci olasılığın belirleyiciliği yanında siyasi bir kişiliğe ruh vermekte oyuncunun zorlandığı kanısını da taşıyorum...

Nurdan Ablaçan çok güzel yazmışsın bu son kısmı aldımki çok yer kaplamasın ....ben oyuncunun siyasi bir kişi ruhu vermekte zorlandığını düşünüyorum ya da hissediyorum evet ama bence en baş sebep karakterin inandırıcılığını kaybetmesi ...Bir yerde Necdet İsmail Cem'i canlandırıyor diye yazıyordu galiba bir forumda ama pek inandırıcı değil ...

Melal
02-04-08, 00:40
Demek fragman çıkmış malesef bende henüz göremeyenlerdenim.:icon_sorr
Yeni oyuncuları çok merak ediyorum ayrıca Ahmet ve diğerlerindeki değişimide merak ediyorum.:img-blush
Rüya ve Ali belli ki ikinci Deniz ve Defne olacaklar.
Yazık Ahmet'e yıllarca kardeşi için mahkemelerde,karakollardaydı anlaşılan şimdide kızı için aynı yerlerde olacak.
Harun'un hapisten çıkıyor olmasına sevindim bakalım Işık hanımla aralarında neler olacak.:icon_whis
Ahmet'le Yasemin'in ikinci bir junioru olmayacak gibi demiş çoğu arkadaş umudunuzu yitirmeyin belki fragmanda göstermemişlerdir.
Yani belki cuma akşamı diziyi izlerken 4-5 yaşlarında bir junior daha görürüz.:icon_whis
Necdet'in milletvekili olabileceği tahmin eden arkadaşları tebrik ediyorum valla tutturdunuz.:img-icecr
Necdet nasıl bir milletvekili olur ki merak ediyorum.

merw
02-04-08, 00:41
Eveet, fragmanı gördüm ben de. Güzel olmuş, sardı beni. İlk önce gece sokakta bir çatışmayla başlıyor.. O yıllarda geceleri duvara yazı yazma, afiş asma gibi etkinliklerden biri olabilir. Sonra da arabadan ateş ederek bir kahvehaneyi tarayan insanların görüntüsü var, ki bu da o günlerde çok sık -malesef- yaşanan bir olay..

Kanlı Pazar mitinginden görüntüler var... Hem gerçek görüntüler hem de bizim ekibin oradaki görüntüleri. Ahmet omzunda Mehmet Sinan'la oynuyor -ne şirindi yaa yirim ben onuu :img-in_lo Karışıklık olmasın hem Mehmet Sinan'ı hem de Ahmet'iiiii :img-blush- Sonra silahlar patlıyor, insanlar korku içinde kaçışıyorlar...

Ve son sahne, biri "kızın biri panzerin altında kalmış" diyor, Ali koşuyor, yerdeki birine bakıyor ve inanılmaz bir acı ifadesiyle "Rüyaaa" diye bağırıyor... Bakalım, belki de Rüya'yı feda etmişlerdir diyeceğim ama sanmıyorum... Kız yüzüstü yatıyorsa Ali Rüya'ya benzetmiştir kesin..

Ahmet ve Yasemin'in gece telefonla uyanıp sakin sakin "Karakoldan arıyorlar, Rüya oradaymış", "Bu sefer ne yapmış?" diye konuşmaları çok güzeldi :) Beğendim...

"Necdet Bey, sizin CHP'den milletvekili olmanızı istiyoruz..."
:img-hyste:img-hyste

ekleme: Baharımçanım, bu yazının üzerine söyleyecek söz kalmıyor bize yine :) O kadar iğreti, o kadar komik ve alakasız ki.. Yani... Gerçekten DM-LS-BT/P :img-hyste

edit: Zeynep nee? İsmail Cem mi??? Ebruçan'ın söylediği gibi Deniz Baykal'dır o :img-hyste

çalıkuşu78
02-04-08, 00:46
necdet çok ta önemli bir partiye davet edilmiyor amann.. bu kadar çok bu işlere girmişti ola ola chp li olmuş:img-hyste daha solda bir parti vardı anımsadığım kadarıyla o zamanlar 73 seçimlerini kaçırmış 77 seçimlerine sarkmış milletvekilliği .. ben de çoktan seçilmiştir de kültür bakanı olmuştur diye düşünmüştüm.. pek bir hayal kırıklığına uğradım:img-wink:aslan sosyal demokratımız necdetimiz karaoğlanın 74 kıbrıs barış harekatında savunma bakanı da olamamış necdetin kıymetini anlıyamamışlar demek 73 lerde:img-hysterüya tankın altında mı kaldı ya ali rüya diye bağırıyormuydu bana mı öyle geldi..

zeyneps
02-04-08, 00:57
Hakikatten ya ben de sizin gibi bekliyordum bakan filan ama bayağı bir alt düzeyde kalmış :icon_whis:img-hyste

Mörvümçanım bence de Deniz Baykal dır o :img-hyste İsmail Cem hurafe bunlar hurafe:img-cool2:img-cool2

Rüya tam bizim istediğimiz gibi olmuş galiba inşallah halaya benziyordur o zaman Zeynep değil Rüya'yı isteriz belki :img-in_lo Ahmet'ler çoktan alışmışlar Ahmet zaten Defne'den de alışık Yasot'ta zaten genel halinde ruhsuz bir vaziyet :icon_whis

Yasemin'in değil ama Ahmet'in bir juniorı olsa süper olacak o da nasıl olacak dimi bendeki de laf işte :icon_whis

Merveçan karışıklık olmasının ardından gelen cümleyle ilgili sonra görüşürüz canım :img-cool2:hıh

merw
02-04-08, 01:06
Görüşelim Zeynepçan ben de özledim seni :D İstersen kapışalım da :img-hyste Ahmet'in o oynak görüntüsü için CAZgırlarla yeniden savaşa tutuşabilirim yani.....

Rüya hakikatten halasına çekmiş, neyse ki :) Eh bir de Ali var zaten, başka türlü olmasını bekleyemezdik. Ama çok kanıksamışlar bu durumu, o halleri hoşuma gitti. Dediğin gibi Yasemin her halükarda ruhsuz olsa da....

Çalıkuşum, Karaoğlan böyle bir doğuştan ay aman pardon 30'dan-sonra-oluşma yeteneği nasıl kaçırmış, nasıl CHP'ye kaptırmış inanamıyorum... Zaten Neco Ecevit'İn yanında değil diye Kıbrıs Barış Harekatı'nı da göstermemişlerdir.. Yoksa kesin gösterirlerdi, Necdet'in dahil olabileceği bir sahne fırsatı kaçırılamaz.... :img-hyste

Hala izleyemedim kendimi intihar ediciiim :icon_sorr

İzleyemedim ama yazılanların bu kısmında aklıma bir şey takıldı.Şimdi Ahmet ve Yasemin gecenin bir yarısı telefonla uyanıyorlar,karakolda olduğunu öğreniyorlar.Yani Rüya'nın evde olmayışı pek doğal onlar için...

Niye bu kız normal şartlarda nerde kalıyorkine...

Aman dur :) Bir fragman için değer mi :)
Güzel bir soru ama heralde arkadaşımdayım, Sevim Halalar'dayım, Babanemler'deyim gibi birşeyler söylemiş ve kaçmışlardır, ne olacak... Hem Rüya bu, alışkın olmadığı şey değil :D

Bir Kermit bir edit: Bir daha baktım da fragmana, Harun bayağı göbek yapmış :img-hyste

zeyneps
02-04-08, 01:16
Mörvümçanım gerçekten de tam benim yaz ürünlerimdeki gibi böyle olmaları hoşuma gitti :img-pilot:img-pilot Ama gerçekten gecenin bir yarısı buun normal karşımaları biraz tuhaf ...Rüya Ali'yle aynı eve çıksa da tuhaf yani ..yoksa duvarlara yazı filan mı yazıyordu :icon_whis

Bak şimdi Mörvümçanım sinirlendim :hıh:img-tomat Demek o görüntü için bizimle kapışmaya hazırsın :dito O zaman silahını al eline Mörvüm başka yolu kalmadı düello yapıcaz :img-gun::img-gun:

Ya da en iyisi Nurdan Abla'nın dediği gibi kısa çöp çekelim :img-pilot

Nurdan Ablaçan gece gece bu ne heyecan :happy0064 Gerçekten de galiba beklediğimizden güzel işleyecekler ...senin dediğin gibi tek dönemlik dizi neden olmasın ama aşk diyince tüylerim diken diken oluyor artık...bu dizi beni aşktan soğuttu ama Defne&Deniz gibi muhteşem bir aşk olursa neden olmasın süper olur hatta :good: