Tüm Versiyonu Göster : Saklı Yüzler


berk_hastası
17-06-06, 21:06
daha vizyona girmedi girceği tarihte belli değil ama elinizde saklı yüzlerle ilgili resim-bilgi-haber v.s. varsa lütfen paylaşalım

erten07
15-09-07, 21:06
SAKLI YÜZLER

Yönetmen: Handan İpekçi
Oyuncular: Şenay Aydın, Cem Bender, Füsun Demirel

Metaforik bir dille Türk-Kürt ilişkisini/ayrımını dillendirdiği “Büyük Adam Küçük Aşk”ı çekeli tam altı yıl olmuş. Yönetmen Handan İpekçi, İstanbul Film Festivali’ndeki gösterimi dahi engellenmeye çalışılan o filmden sonra bu sefer töre cinayetlerine yoğunlaşıyor. Geçtiğimiz senenin hit filmlerinden birine dönüşen “Mutluluk”tan sonra “Saklı Yüzler”in de bu konuda doğru sözler sarf edeceğini tahmin ediyoruz. Film, İpekçi’nin üçüncü filmi olacak.

Gösterim tarihi: 23 Kasım

erten07
15-09-07, 21:13
3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali muhteşem bir sinema şölenini festival seyirciyle buluşturmaya hazırlanıyor

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek olan 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali, bu yıl da dünya sinemasının seçkin örneklerini, usta yönetmenlerin ve genç yaratıcıların heyecanla beklenen en son filmlerini sinemaseverlerle buluşturacak.

Üç Yıldır dünya sinemasının en yeni yapımlarını, oyuncu ve yönetmenleriyle birlikte Antalya'da ağırlayan festivalin yarışma bölümünde bu yıl da birbirinden önemli filmler yarışacak. Son iki yıldır dünyada büyük ilgi toplayan film ve yönetmenleri Antalya'da bir araya getiren Festival, "En İyi Film"i 75000 USD "En İyi Yönetmen"i ise 25000 USD ile ödüllendirecek.

Film Eleştirmenlerinden oluşan bir jürinin değerlendireceği 15,000 USD'lik ‘Eleştirmenlerin Ödülü' ise, kazanan filmin yapımcısına verilecek.

Uluslararası yarışmada bu yıl Türkiye'den iki film yer alıyor; Semih Kaplanoğlu'nun yönettiği "Yumurta" ve Handan İpekçi'nin son filmi "Saklı Yüzler".

Son olarak "Büyük Adam Küçük Aşk" ile kamera arkasına geçen Handan İpekçi ise son filmi "Saklı Yüzler" de Türkiye'nin halen büyük sorunlarından biri olmayı sürdüren töre cinayetlerine odaklanıyor.

erten07
16-09-07, 22:03
http://img411.imageshack.us/img411/9721/saklyzler1tl6.jpg (http://imageshack.us)
http://img129.imageshack.us/img129/4703/saklyzler2ht3.jpg (http://imageshack.us)
http://img411.imageshack.us/img411/9170/saklyzler3pr5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
19-09-07, 21:37
http://img220.imageshack.us/img220/1483/saklyzler5bu8.jpg (http://imageshack.us)
http://img220.imageshack.us/img220/7176/saklyzler6nz1.jpg (http://imageshack.us)
http://img47.imageshack.us/img47/2925/saklyzler7tu3.jpg (http://imageshack.us)

erten07
27-09-07, 20:53
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.

Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde bu yıl 44.'sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.

Türk Sineması'nın yapımcı, yönetmen, senarist, akademisyen, eleştirmen olarak alanlarında uzman ve usta isimlerin yer aldığı geniş bir seçici kurulun izleyerek, gizli oylama ile sonuçlandırdığı 44.Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması filmleri seçkisi aşağıda alfabetik sırayla yer almaktadır.

Töre, günah-sevap ve kadın-erkek ilişkileri üzerine farklı bir bakış açısı sunan, Türk Sineması'nın önemli senarist-yönetmenlerinden Barış Pirhasan'ın, altı sene sonra dönüş yaptığı filmi "Adem'in Trenleri".

Farklı kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiren ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorlayan olayların konu edildiği, Berkun Oya yönetmenliğindeki "İyi Seneler Londra"

Kasaba'nın genç delisi Jan Jan'ın naif aşk öyküsünün anlatıldığı yönetmenliğini Aydın Sayman'ın üstlendiği "Janjan"

Zülfü Livaneli'nin aynı isimli kitabından uyarlanan Abdullah Oğuz yönetmenliğindeki "Mutluluk"

Türk bir delikanlının, Alman sığınma sisteminin içine düşüp, o çarkın içinde eriyip gitmesini anlatan, Reis Çelik'in senaryosunu yazıp yönettiği "Mülteci"

Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resmini çizmeye çalışan, Yavuz Altun yönetmenliğindeki "Münferit"

Suç ve günah temalarını derinlemesine inceleyen, senaristliğini ve yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu'nun yaptığı "Rıza"

Namus cinayetlerini konu alan, Handan İpekçi'nin senaryosunu yazıp, yapımcılığını ve yönetmenliğini de üstlendiği "Saklı Yüzler"

Turgut Yasalar'ın Ahmet Ümit'in romanından uyarladığı "Sis ve Gece"

Bu seneki Cannes Film Festivali'nde ‘en iyi senaryo' ödülünü kazanan, senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın'ın yaptığı "Yaşamın Kıyısında"

Şehir hayatı ile doğup büyüdüğü kasaba arasında sıkışıp kalmış bir karakterin işlendiği, Cannes Film Festivali'nde gösterilen, Semih Kaplanoğlu'nun senaryosunu yazıp yönettiği ‘Yumurta'

İnsanlar arasındaki yabancılaşma, çaresizlik ve aşk duygularını konu alan,Cemal Şan'ın senartistliğini ve yönetmenliğini yaptığı "Zeynep'in Sekiz Günü" .

erten07
28-09-07, 13:55
Saklı Yüzler
Handan İpekçi


Filmin Adı: Hidden Faces
Orjinal Adı: Saklı Yüzler
Türkçe Adı: Saklı Yüzler
Yönetmen: Handan İpekçi
Senaryo: Handan İpekçi
Oyuncular: Şenay Aydin, İştar Gökseven, Berk Hakman, Cem Bender Nisa Yildirim, Füsun Demirel, Dilan Erçetin- Bahar Aydin- Asli Öngören, Necmettin Çobanoğlu, Muhammed Cangören, Tanya Barut, Ferhad Feqi, Kemal Ulusoy Yusuf Çetin
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Yapım: Yeni Yapim Film Ltd.-
Yapımcı: Handan İpekçi, Helmut G. Weber, Thomas Spiringer, Ersan Çongar (Co-producers/Ortak Yapımcılar)
Görüntü: Feza Çaldiran, Ümit Ardabak
Kurgu: Aytekin Birkon, Natalin Solakoğlu, Handan İpekçi
Müzik: Anima









Beş yıldır Almanya’da yaşayan Ali, tesadüfen seyrettiği “Namus
Cinayetleri” ile ilgili bir belgesel filmde, 5 yıl önce öldürdüğünü
sandığı yeğeni Zühre’nin hayatta olduğunu öğrenir. Filmde,
genç kadının kimliği ve yüzü gizlenmiş olmasına rağmen
anlattıklarından onun yeğeni Zühre olduğunu anlar. Yapılacak
tek bir iş vardır. Yarım kalan işin tamamlanması, yani Zühre’nin
öldürülmesi…

Ödüllü film “Büyük Adam Küçük Aşk”ın yaratıcısı, başarılı yönetmen Handan İpekçi üçüncü filmi “Saklı Yüzler”de “namus cinayetleri” ve kadına yöneltilmiş şiddet gibi iki tartışmalı konuyu perdeye taşıyor.

erten07
28-09-07, 20:52
http://img337.imageshack.us/img337/2851/10zn7.jpg (http://imageshack.us)

http://img337.imageshack.us/img337/7352/11yv1.jpg (http://imageshack.us)

http://img338.imageshack.us/img338/5130/12ds6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
03-10-07, 21:54
http://img106.imageshack.us/img106/7084/33274nh8.jpg

http://img507.imageshack.us/img507/7118/1475004214d1d03b873bola1.jpg

erten07
22-10-07, 12:27
ANTALYA - 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda ödül arayan ''Saklı Yüzler'' filminin gala gösterimi yapıldı.

http://img80.imageshack.us/img80/1755/sakl1za2.jpg

http://img80.imageshack.us/img80/7692/sakl2ak3.jpg

http://img81.imageshack.us/img81/561/sakl3aq7.jpg

http://img85.imageshack.us/img85/3804/sakl4ex5.jpg

galaya gösterimine katıldım, töre üzerine güzel bir film
Berk Hakman ve diğer oyuncular çok iyi oynamış,yönetmeni de tebrik etmek lazım
galaya bütün oyuncular katıldı

erten07
22-10-07, 13:01
Altın Portakal'da 'Saklı Yüzler'e gala


Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda ödül arayan 'Saklı Yüzler' adlı filmin gala gösterimi yapıldı.

Namus cinayetleri ve kadına yönelik şiddet konularının ele alındığı belgesel film, Antalya Kültür Merkezi'nde izleyiciyle buluştu.

Filmin gösterimine jüri üyeleri, sanatseverler, filmin yönetmeni Handan İpekçi ile oyuncular Şenay Aydın, İştar Gökseven, Berk Hakman, Cem Bender ve Nisa Yıldırım katıldı.

Almanya'da yaşayan Ali'nin, "tesadüfen seyrettiği namus cinayetleriyle ilgili bir belgeselde, 5 yıl önce öldürdüğünü sandığı yeğeni Zühre'nin hayatta olduğunu anlayarak, yarım kalan işini tamamlama çabasının" anlatıldığı filmin ardından yönetmen ve oyuncularının katılımıyla basın toplantısı düzenlendi.

Handan İpekçi, filmin çekimlerine 2005 yılının Ağustos ayında başladıklarını söyledi.

İki yılda tamamlandı

Filmin, Urfa, İstanbul, Almanya ve İznik'te çekildiğini belirten İpekçi, ekonomik problemler nedeniyle iki yılda tamamlandığını dile getirdi.

Namus cinayetlerinin canını çok yakan bir konu olduğunu ve bu konuda bir belgesel çekmek istediğini belirten İpekçi, "Bu cinayetleri işleyen katillerle görüşmek istiyordum ama gerçeği ne kadar anlatacakları konusunda şüpheye düştüm. Bir kadın yönetmen olarak, namus cinayetleriyle ilgili birşey söylemek istedim ve uzun metrajlı bir film yaptım. Namus cinayetleri sadece kadınları yaralamıyor, erkekleri de telef ediyor" dedi.

"Doğu ve Güneydoğu'daki kadınların ele almalarıyla namus cinayetleri sorunu çözüme ulaşacaktır" diyen İpekçi, filmin kurgusunu oluştururken,gazetelere yansıyan haberlerden yola çıktığını ve hayal gücünü kullandığını kaydetti.

Filmde töre kurbanı Zühre'yi canlandıran Şenay Aydın, Handan İpekçi dışında tüm ekibin ilk kez filmi izlediğini söyledi.

Film boyunca ağladığını belirten Aydın, "Bu kadar saçma töreler nedeniyle kadınların öldürülmesi çok sinir bozucu" dedi.

Yarışma filmlerinden 'Janjan'da da oynayan Berk Hakman da filmin 2 yıllık bir çalışmanın ardından gösterime girmesi nedeniyle çok mutlu olduğunu kaydetti.

erten07
22-10-07, 14:07
44'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin üçüncü gününde, yönetmen Handan İpekçi'nin Ulusal Uzun Metraj Yarışma bölümü ve 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Uluslararası Yarışma bölümlerinde yarışan filmi "Saklı Yüzler", filmin AKM Aspendos Salonu'nda yapılan gösterimini takiben düzenlenen basın söyleşisinde yaratıcı ekibi ve oyuncularıyla festival seyircisi sinemaseverleri selamladı.

http://img80.imageshack.us/img80/7042/sakl5en3.jpg (http://imageshack.us)


Yönetmen Handan İpekçi, filmin oyuncuları Berk Hakman, Şenay Aydın, İştar Gökseven, Nisa Yıldırım, Cem Bender ve filmin müziklerini yapan Anima grubunun üyesi Murat Çopur'un katıldığı söyleşi sinema yazarı Ömür Gedik tarafından yönetildi. "Saklı Yüzler" oyuncuları, rol aldıkları filmi ilk defa Altın Portakal gösteriminde seyrettiklerini belirtirken yönetmen Handan İpekçi, "Saklı Yüzler"in çekimlerinin 2 yıla yayılan bir zaman diliminde tamamlandığını, filmin Urfa'da çekilen sahnelerinin ise 5 yıl önce yapıldığını söyledi.



Töre ve namus cinayetleri sorununu işleyen "Saklı Yüzler"in öyküsünü flashback'lerle anlatmayı tercih ettiğini söyleyen Handan İpekçi, filmiyle bir yaraya parmak bastığını belirtti.

http://img88.imageshack.us/img88/7141/sakl6qu1.jpg (http://imageshack.us)

44'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin üçüncü gününde, yönetmen Handan İpekçi'nin Ulusal Uzun Metraj Yarışma bölümü ve 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Uluslararası Yarışma bölümlerinde yarışan filmi "Saklı Yüzler", filmin AKM Aspendos Salonu'nda yapılan gösterimini takiben düzenlenen basın söyleşisinde festival seyircisi sinemaseverleri selamladı.

erten07
23-10-07, 15:23
'Saklı Yüzler' Antalya'yı gözyaşlarına boğdu!

http://img80.imageshack.us/img80/6110/9d577e90436b234980cf9c4bj0.jpg (http://imageshack.us)

44. Antalya Film Festivali kapsamında önceki gün galası yapılan 'Saklı Yüzler' adlı film, izleyicileri gözyaşlarına boğdu. Töre cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete değinen filmi izleyenler, salonu ağlayarak terk etti ve çok etkilendiklerini söyledi..

19 Ekim'de başlayan 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali son sürat devam ediyor. Festival kapsamında önceki gün yönetmenliğini Handan İpekçi'nin yaptığı, başrollerini ise Şenay Aydın, İştar Gökseven, Berk Hakman, Cem Bender ve Nisa Yıldırım'ın paylaştıkları 'Saklı Yüzler' adlı filmin gala gösterimi yapıldı.

ERKEKLER DE TELEF OLUYOR
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda ödül arayan belgesel filmde; namus cinayetleri ve kadına yönelik şiddet ele alınıyor. Filmde çok can yakan bir konuya değindiklerini belirten Handan İpekçi, gösterim sonrasında yapılan basın toplantısında şunları söyledi: "Bir kadın yönetmen olarak, namus cinayetleriyle ilgili bir şey söylemek istedim ve uzun metrajlı bir film yaptım. Namus cinayetleri sadece kadınları yaralamıyor, erkekleri de telef ediyor. Bence Doğu ve Güneydoğu'daki kadınların ele alınmalarıyla namus cinayetleri sorunu çözüme ulaşacaktır."

ÇIKIŞ NOKTASI HABERLER
Filmin kurgusunu oluştururken gazetelere yansıyan haberlerden yola çıktığını ve hayal gücünü kullandığını belirten İpekçi, kendisine filmden çıkan herkesin ağladığının söylenmesi üzerine, "Ben bir yaraya parmak basmak istedim ve yaptım. Senaryodaki karakterlerin hepsi yaralı. Film bu yüzden kederli ama maalesef hayat böyle" diye konuştu. Filmde töre kurbanı Zühre'yi canlandıran Şenay Aydın, töreler nedeniyle kadınların öldürülmesini çok sinir bozucu bulduğunu söyledi. Yarışma filmlerinden 'Janjan'da da oynayan Berk Hakman ise filmin gösterime girmesi nedeniyle çok mutlu olduğunu belirtti.

http://img166.imageshack.us/img166/4246/0418eb296a83fd4caf88e20vj3.jpg (http://imageshack.us)

Çekimler 2 yılda tamamlandı
Filmin 2005 yılının Ağustos ayında başlayan ve Urfa, İstanbul, Almanya ve İznik'te gerçekleştirilen çekimleri ekonomik problemler nedeniyle 2 yılda tamamlandı. Filmde Almanya'da yaşayan Ali adlı bir gencin, tesadüfen seyrettiği namus cinayetleriyle ilgili bir belgeselde, 5 yıl önce öldürdüğünü sandığı yeğeni Zühre'nin hayatta olduğunu görmesi ve yarım kalan işini tamamlama çabasına girişmesi anlatılıyor.

erten07
24-10-07, 20:06
3 filmde namus cinayetleri işleniyor

Altın Portakal için yarışan 12 film arasında rekabetin hangi yönde akacağı henüz belli değil. Çünkü çoğu yeni filmin gösterimi festivalin ikinci yarısında gösterileceğinden henüz izlemedik. Yarışmadaki 'Yumurta', 'Münferit', 'İyi Seneler-Londra' gibi yeni filmleri beklemekteyiz. Ancak yarışmadaki üç filmin de, bir şekilde ülkemizin en önemli trajedisinden söz açmaları önemli. 'Janjan' bu soruna değinirken malum 'Mutluluk' ana teması namus cinayeti üzerinden açılıyor. Yarışmadaki yeni filmlerden 'Saklı Yüzler' ise tamamıyla bu konuya odaklanan bir film. Handan İpekçi'nin yönettiği film, Hollywood filmlerinden öğrendiğimiz 'tanık koruma programı' tadında gerilimle ilerleyerek namus cinayetine kurban giden kadınların dramını yansıtmak hedefinde. Ancak bu iyi niyetli ve cesur yaklaşımın bir sinema filmi olarak yeterince kotarıldığını söylemek zor. Bu arada filmde aşiret törelerine kurban verilmek istenen genç kızı canlandıran Şenay Aydın'ın gerçek yaşam öyküsü de ayrı çarpıcılıkta. Üç yaşında Bitlis'ten İstanbul'a gelen, triko atölyelerinde çalışarak hayatını kazanırken Dostoyevski okuyan, kısaca öğrenme ve kendini geliştirme isteğine karşı hiçbir engel tanımayan Şenay Aydın, oyuncu olmak için çeşitli kurslara başvurup pek yanıt alamıyor. Sonunda gazete ilanına verdiği yanıtla Handan İpekçi ile tanışıyor ve başrolü kapıyor. Doğrusu ilk filmiyle sinema perdesine gayet yakışan bu amatör oyuncunun geleceği parlak görünüyor...



http://img91.imageshack.us/img91/5611/enaycy8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
29-10-07, 14:07
Kendi şansımı kendim yarattım

44. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin heyecanla geçen sinema günleri yarın sona erecek ve ödüller açıklanacak. Kuşkusuz sinemaya ev sahipliği yapan festival, bir kez daha bizi ustalara hayran bıraktıracak, yeni yüzleri de sinemamıza kazandıracak. İşte bu yeni yüzlerden biri, genç oyuncu Şenay Aydın.

Aydın, galasını izlediğimiz, Handan İpekçi’nin yazıp yönettiği ‘Saklı Yüzler’ filminde başrolü oynuyor. Üstelik izleyenleri, abartısız, doğal oyunculuğu ile şaşırtıyor. Filmin adının paralelinde saklı bir yüz de böylelikle Handan İpekçi tarafından gün ışığına çıkarılmış oluyor. Yönetmen, filminde Türkiye’nin en önemli sorunlarından töreye kendi objektifini çevirirken, Zühre karakterinde karşımıza çıkan Şenay Aydın’ı da sinemamıza kazandırmış oluyor. Biz de, hikayesi ilginç genç bir kızın oyunculuk serüvenini dinlerken hayatımızı seçme şansımız olmasa da, istediğimiz hayatı yaşayabileceğimizi bir kez daha görmüş oluyoruz.



Sizi beyazperde ilk kez izledik; biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

1983 yılında Bitlis’te doğdum. 3 yaşından beri İstanbul’da yaşıyorum. İlkokul üçüncü sınıfta okulu bıraktım. Maddi-manevi aile problemlerinden dolayı eğitimime devam edemedim. 2002 yılında yarım kalan ilkokul eğitimimi tamamladım.


Bitlis’te kalmış olsaydınız başka bir hayatınız olacaktı herhalde. İstanbul’a geliş sebebiniz neydi?

Orada olsaydım evli ve çok çocuklu biri olacaktım. Doğudan göçme sebebimiz ekonomik. Zaten ağabeyimler İstanbul’da biz köydeydik. 8 kardeşiz, çalışmak durumundaydık; İstanbul’a geldik.


Hayatınızın akışı Handan İpekçi’yle tanışmanızla başlıyor. Yollarınız nasıl kesişti?

Aslında daha önce amatör olarak tiyatro yaptım. İki oyunda oynadım. İçimden geliyordu sahnede olmak ama çalışmak için tiyatroyu bıraktım. Daha önce de çalıştığım sektör olan konfeksiyona döndüm. İlkokuldan sonra uzun yıllar konfeksiyon işçiliği yaptım. Ekonomik olarak çok zorlandım, “bulunduğum koşullardan dolayı sanat yapamayacağım artık” dedim ve Bayrampaşa’da işçi olarak yaşantıma geri döndüm. Bir gazete ilanı ile Handan İpekçi’nin oyuncu aradığını öğrendim ve başvurdum. Handan Hanım ile tanıştım ve cast çalışmasına katıldım. Beni daha sonra aradılar ve senaryo çalışmalarına başladık. Aslında Handan Hanım ile eskiye dayalı bir hikayemiz de var. Ben Diyarbakır’da bir oyuna çıkmıştım, orada beni görmüş ve “bu kız kim” diye sormuş yıllar önce. Ben ‘Büyük Adam Küçük Aşk’ filmini çok sevmiştim ve hep “bir gün ben bu kadının filminde oynayacağım” demiştim. Bu isteğim geçekleştiğinde aslında çok istediğinde bir şeylerin olabileceğini gördüm.

BU FİLM SÖZÜN BİTTİĞİ YER


‘Saklı Yüzler’ namus cinayetlerini gündeme getiriyor. Bu konuda sizin hissettiğiniz duyguları öğrenmek istiyorum.

İlk günden beri taşıdığım kaygıyı özellikle belirtmek isterim; benim o topraklardan gelmiş olmam, hissettiklerimin daha gerçekçi olacağı anlamına gelmiyor. Bu insani bir şey. Ben Mısır’daki, Sudan’daki kadınların yaşadıklarına karşı ne kadar duyarlıysam, Türkiye’de kadınların yaşadıklarına, öldürülmelerine de o kadar duyarlıyım. Bu tüm insanlığın meselesi. Kadın olarak bizim ülkemizde olanları daha iyi anlayabilirim sadece.


Zühre karakterinden bahsedebilir misiniz, neler hissettiniz oynarken?

Kadın olgusu ile yakından ilgilenen biriydim filmden önce de. Kadınlara dair birçok kitap okudum. Senaryoyu ilk aldığım zaman çok etkilendim. Sözün bittiği yer benim için bu film. Beni çok acıtıyor. O haberleri okumak, görmek ve hiçbir şey yapamamak en üzücü tarafı. Bana bu filmde oynama şansı verildiğinde dünyaları vermiş oldular. “Bir nebze de olsa kadınlar için bir şey yapabileceğim” dedim. Törelerden dolayı cezalandırılmak istenen bir kadının dramı var filmde. Zühre çaresiz bir kadın, kendi hayatını seçme ve sahip olma şansı yok!


Bundan sonra hayatınız nasıl devam edecek, oyunculuğa devam edecek misiniz?

Hayat ne getirecek bana bilemiyorum. Teklifler doğrultusunda oyunculuk en büyük tutkum olacak. Yaşadığım koşullardan dolayı yıllar sonra ilk kez sinemaya gidebildim. Tiyatro sahnesine çıktığımda hiç tiyatro görmemiştim. Ama benim başka bir dünyam vardı konfeksiyon işçiliği yaparken; en yakın arkadaşlarım kitaplardı. Hayal ettiğim sinemaydı. Güçlü bir kadın olmak için yola çıktım, kendi hayatımı ellerime aldım, ben sahip çıktım. Annem okuma-yazma bilmeyen bir kadın ve onun seçme şansı olsaydı eminim bambaşka bir kadın olurdu. Ona baktığımda bunu görebiliyorum. Şimdi ben kendime bakıyorum; hayat beni nereden nereye getirmiş. Ben kendi şansımı kendim yarattım ve yaratmaya devam edeceğim.

Kamera karşısında botokslu gibiydim!


Oyunculuğunuz çok doğal. Zorlandınız mı ilk kez kameranın karşısına geçtiğinizde?

İlk bir hafta tepkisiz, botokslu insanlar gibiydim; nasıl ifade vereceğimi bilemedim. Provalarımız esnasında Handan Hanım bana kamera oyunculuğunu öğretti. His olarak doğru bir yerdeydim ama hiç eğitimim olmadığı için çok zorlandım. Gelen tepkilerde “kendini oynamış, hiç oynamamış” diyenler, “köyden bulunan bu kız kim” diyenler var. İlk günden itibaren yaşadığım korku ise; kara kaşlı, kara gözlü olmak, doğulu bir kadını oynamanın verdiği dezavantajlardı. Bundan sonra gelebilecek oyunculuk teklifleri bu doğrultuda mı olacak diye düşünüyorum. İngiliz yönetmen Ben Hopkins’in ‘Pazar’ filminde oynadım. Orada da doğulu bir kadını canlandırdım ama daha farklı, komik bir karakterdi.


‘Pazar’ filmini ne zaman görebileceğiz vizyonda?

Berlin Film Festivali’nde katılacak ve ilk kez gösterilecek. Ben de filmi görmedim henüz.

denizimsi
29-10-07, 14:16
Film için çoğu kişi güzel dedi ama ödül alamamasına şaşırdım.Vizyona girsin mutlaka gideceğim...

erten07
31-10-07, 16:53
http://img256.imageshack.us/img256/8839/15003091422e5725c24egg0.jpg (http://imageshack.us)

http://img256.imageshack.us/img256/4264/1500316956a4402f0914jh7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
12-11-07, 21:28
Kars’ta devam eden 2. Uluslararası Altın Kaz Film Yarışması ve 13. Avrupa Filmleri Festivali’nin 3. gününde
"Saklı Yüzler" adlı film izleyiciyle buluştu.

http://img123.imageshack.us/img123/7031/ufakresimso2.jpg (http://imageshack.us)

Yönetmenliğini Handan İpekçi’nin yaptığı, başrollerini Şenay Aydın, İştar Gökseven, Berk Hakman, Cem Bender, Nisa Yıldırım, Füsun Demirel’in oynadığı "Saklı Yüzler" filmde namus cinayetleri ve kadına yönelik şiddet ele alınıyor. Kars Şehir Sinemasında gösterilen filmi Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Yönetmen Handan İpekçi ile vatandaşlar izledi.

erten07
23-11-07, 10:51
İpekçi: İnşallah bu filmim yasaklanmaz


Türk- Alman ortak yapımı olan ve yönetmenliğini Handan İpekçi’nin üstlendiği bugün seyirciyle buluşan ''Saklı Yüzler'' filminin galası, önceki akşam Emek Sineması’nda yapıldı. Namus cinayetlerini konu alan filmin yönetmeni Handan İpekçi, ''2002 yılında ‘Büyük Adam Küçük Aşk’ adlı filmi çektim. Ancak, polis ve askeri küçük düşürme gerekçesiyle Danıştay tarafından gösterimi yasaklanmıştı. Umarım bu filmim yasaklanmaz. Gerçi bu filmimde herhangi bir siyasi içerik yok'' dedi.


Başrol oyuncusu tekstil işçisi
Bir tekstil atölyesinde işçi olarak çalışan Şenay Aydın’ın filmde başrol olarak seyirci karşısına çıktığı filmde, Berk Hakman, Cem Bender, Nisa Yıldırım, Füsun Demirel, Aslı Öngeren rol alıyor. Tekstil işçisiyken bir sinema filminde başrol oynayan Şenay Aydın, ''Oynarken çok zorlandım ama büyük de keyif aldım'' dedi.

deadly_angel
23-11-07, 20:38
Bitmeyen Töre Cinayetleri

Handan İpekçi’nin özellikle maddi sıkıntılar sebebiyle oldukça uzun bir sürede tamamlayabildiği Saklı Yüzler nihayet vizyonda. Töre cinayetleri meselesine eğilen yapım, zaman zaman çekim aşamasındaki sıkıntılarını yansıtmaktan kurtulamasa da belli bir düzeyi yakalayan bir iş.

Zühre, ailesi tarafından namuslarını kirlettiği gerekçesiyle öldürülmesine karar verilmiş bir genç kız. Köyden bir çocuk sevmiş ama çocuğun ailesi başlık parasını denkleştiremeyince evlenmeleri mümkün olmamış. Fakat sevdiği bu çocukla birlikte olan Zühre, hamile kalmış. Doğumun hemen ardından, bebek, Zühre’nin erkek kardeşine boğdurulmuş. Kızı öldürmek görevi ise babasına kalmış. Ancak gönlü buna razı gelmeyen adam, kendi canına kıymış.

Öldürülmeyi bekleyen Zühre, kasabadaki savcının desteğiyle kurtulmuş. Ailesinin onu öldü sanması sağlanmış ve kız başka bir isimle yeni bir yaşam kurmuş kendine. Törenin yerine getirilmesi konusunda çok katı olan amcası ise Almanya’ya gitmiş. Ancak, töre cinayetlerini konu alan bir belgesel sayesinde Zühre’nin hayatta olduğunu öğrenmiş ve yine genç kızın peşine düşmeye karar vermiş.

Saklı Yüzler’in en güçlü tarafı, öyküsünü kurgulayış şekli. Filmin şimdiki zamanında bir yol filmi sürüyor. Zühre’nin amcası ve adamları, Türkiye’de kızı bulacaklarını düşündükleri kente doğru giderlerken; belgeselin yönetmeni ve Zühre’nin iyiliğini isteyen aile fertleri de aynı yolu kıza ulaşmak için tepiyorlar. Zühre’nin yeniden tehlikede olduğunu öğrenmeleriyle birlikte de zamana karşı bir ölüm kalım savaşı başlıyor.

Bu yol hikayesi esnasında, tüm bu karakterlerin farklı bakış açılarından geçmişte yaşanan olayları öğrendiğimiz geriye dönüşler giriyor aralara. Böylece Zühre’nin öyküsünü parça parça tamamlıyor, herkesin bu öyküdeki yerini parça parça keşfediyoruz. Ayrıca, belgeselin yönetmeninin aile fertleriyle yaptığı anlaşma gereği tüm yolculuğu kameraya kaydediyor olması da bir başka katman ekliyor filmin yapısına.

Bütün bu kuruluş, her şeyden önce bir dinamizm katıyor filme. Handan İpekçi, öyküyü bir bulmaca gibi parça parça tamamlıyor. İlerleyen adımlarda, belgesel yönetmeninin hikayenin aslında başından beri bir parçası olduğunu öğrenmemiz gibi yeni bilgilerle de seyircinin ilgisini canlı tutmayı başarıyor. Sonlara doğru Zühre’nin yeniden hedef konumuna düşmesiyle de kalburüstü bir gerilim atmosferi sağlanıyor.

Tabii, tam Zühre’ye ulaşılmaya çalışılırken telefonun meşgul olmasına sebep olan vesile gibi güldüren, zoraki numaralar seyirciyi koparabiliyor filmden. Bu tür Hollywood numaralarını uygulamak noktasında biraz acemilik gösterilmiş doğrusu.

Ayrıca, filmin önemli bir kısmını oluşturan belgesellerle ilgili de sıkıntı var. Ailenin izleyip Zühre’nin hala yaşadığını anladığı ilk belgesel zaten problemli. İki insanın, yüzleri gözükmeden kamera karşısına geçip bir buçuk saat boyunca konuştukları bir belgesel iyi belgesel değildir. Böyle bir filmi yapmış olan sinemacıyı da pek ciddiye alamam doğrusu. Zaten aynı yönetmen yeni filmini de Zühre’nin akrabalarını gizli gizli çekerek yapmakta film boyunca. Etik olarak sürekli yanlış yolları seçiyor olması, bu karakterin filmin taşıyıcısı olarak konumunu sarsıyor.

Yine de akan, görüntü yönetmenliği ve müzikleri gayet düzgün, çekim sürecindeki sıkıntılar sebebiyle ister istemez eksik olan malzemeye rağmen iyi kurgulanmış, hikayesini anlaşır ve hatta zaman zaman etkili şekilde perdeye aktaran bir film var karşımızda. Gerçekten sinemacı olan bir kişinin filmi, her şeyi ile tamam olmasa bile, diğer kötü örneklerin arasında sıyrılıyor. Tüm zaaflarına rağmen, şu vasat dönemde bizden geçer not alıyor.

Kaynak: Beyazperde

erten07
23-11-07, 23:35
Erkeklerin namusu!

Bireyi yok sayan, iktidarı doğuştan gelen bir adama bütün erki teslim eden, o adamın da iktidarını korumak için ilkel ve köhne bir pozitif hukuk biçiminden başka bir şey olmayan töreye sırtını dayadığı feodaliteden çok çekiyor gelişmemiş toplumlar.
Feodal değerler sisteminin çarpıklığı erkek egemenliğinin çok işine geldiği için bir türlü düzeltilmiyor. Erkeklere namus, şeref uğruna her tür acımasızlık hak görülüyor. Bu çarpıklığın kurbanı daha çok kadınmış gibi görünüyor ama onlar işkence edilip öldürülürken erkekler insanlıktan çıkıyor. “Saklı Yüzler” bu olgudan yola çıkarak ele alıyor namus cinayeti denen belayı.
Derin çelişkilerle dolu bir konuyu etraflıca, farklı yönleriyle, bir ailenin çok sayıda bireyinin hayatına tek tek etkileriyle ele alan “Saklı Yüzler” zor bir işe soyunmuş. Esas hedefin yani kadının kurtulduğu ama vicdanlı erkeklerin öldüğü karmaşık bir öyküyü geri dönüşlerle, paralel kurguyla ve film içinde filmle anlatıyor. Son derece ilginç ve sağlam olan, filme bir anlatım derinliği katan bu özelliğin çizgisel kurguya alışık geniş izleyici kitlesi için gişede büyük bir engel oluşturacağı için ne kadar üzüldüğümü yazmadan geçemeyeceğim.
Kimin kim olduğunu ve ne yaptığını yavaş yavaş çözdüğümüz filmde, ölümden dönen ve kasabasındaki savcı hanımın yardımıyla kendine yeni bir hayat kuran Zühre yaşadıklarını bir belgesel yönetmenine anlatır. Yönetmen ise Zühre’nin, iki cinayet ve iki intihardan sorumlu küçük amcasının maskesini düşürmek için belgeseli seyretmesini sağlayarak Zühre’yi yem olarak kullanır. Ailenin gerçeği öğrenen bireyleri ve yönetmen ile küçük amca ve adamları yaşadıkları Almanya’dan yola çıkıp Zühre’nin Türkiye’deki adresine ulaşmaya çalışırlar. Bu arada geri dönüşlerle aydınlanır olay. Yolculuk bir gerilim filmi gibi gelişir.
Handan İpekçi, Zühre’nin bitmek bilmeyen bir tehdit altında olduğunu; ona ulaşmaya çalışanların vicdan azabı, öfke, intikam, korkuyla dolu iç yolculuklarını vurgulamak istemiş besbelli. Duygusallığa da rağbet etmemiş. Mesafeli ve ölçülü bir biçemi tercih etmiş. Oyuncuları da çok iyi performanslar veriyor.

erten07
23-11-07, 23:52
http://img232.imageshack.us/img232/8243/sakl2ot0.jpg (http://imageshack.us)

http://img128.imageshack.us/img128/5168/sakl4sr9.jpg (http://imageshack.us)

http://img232.imageshack.us/img232/7819/sakl6je6.jpg (http://imageshack.us)

ashLı
24-11-07, 06:03
Namus cinayeti sinemada

'Namus cinayetleri' konusunu ele alan 'Saklı Yüzler' dün vizyona girdi. Handan İpekçi'nin yönettiği filmde başrolleri Berk Hakman ile bir tekstil atölyesinde işçiyken ilk kez bu filmde oynayan Şenay Aydın paylaşıyor.

BM Nüfus Fonu’nun desteklediğifilm 2004’te senaryo ödülü almıştı.

http://img.sabah.com.tr/2007/11/24/gny/im/AAF037CC22071B43A66F7076r.jpg http://img.sabah.com.tr/2007/11/24/gny/im/ED55D95F38E8244CB135C589r.jpg http://img.sabah.com.tr/2007/11/24/gny/im/7722097FF0D3E446BD8795B1r.jpg

http://arsiv.sabah.com.tr/2007/11/24/gny/haber,6CF761AE40B647CCA0D385EA5FDA8542.html

deadly_angel
24-11-07, 12:52
Namus belasına kardaş...

Handan İpekçi 'Saklı Yüzler'de önemli bir konuya, töre cinayetine el atıyor ve trajedinin bileşenlerini, Zühre'nin hikâyesi eşliğinde bütün yönleriyle perdeye taşıyor.

Doğu'nun çok farklı yüzleri var kuşkusuz... Mahsun Kırmızıgül'ün 'Beyaz Melek'te altını çizdiği iyilikle yoğrulmuş, büyüğünü seven ve sayan yüzü mesela. Ya da Handan İpekçi'nin bugün gösterime giren 'Saklı Yüzler'indeki acılı, ilkel, bireyi yok sayan, cemaat ahlakının hüküm sürdüğü yüzü gibi... Hangisini görmek ve hangisiyle ödeşmek isterseniz, seçim sizin... Sinemasever olarak 'Beyaz Melek'le geçen hafta bu sütunlarda hesaplaşmıştık, sıra bu hafta 'Saklı Yüzler'de.

Handan İpekçi, özellikle 'Büyük Adam Küçük Aşk'la tanınmış bir yönetmen. Kürt meselesine alabildiğince samimi ve içten bir bakış atan, iki tarafa karşı da mesafeli duruşunu koruyan ve en ilginci gösterime girdikten ve bir kısım seyirci (100 bin kadar) anlatılan 'gerçekler'den haberdar olduktan sonra filmi yasaklanmış olan İpekçi, bir kez daha can yakıcı bir konuya uzatıyor kamerasını. Çoğu kez gazete sayfaları sayesinde öykülerini ve hazin sonlarını fark edebildiğimiz kadınlardan birinin hikâyesini perdeye taşıyan 'Saklı Yüzler', sevdiği gençle girdiği ilişki sonucu hamile kalan Zühre'nin trajedisini anlatıyor. Evlilik dışı ilişkinin bedeli, Zühre için ağır oluyor. Aile, toplanıp karar veriyor ve çok kısa bir süre içinde kalemi kırıyor. Üstelik çocuğun doğması ve akabinde bebeğin, erkek kardeş tarafından öldürülmesi de kararın bir parçası. Celladı ise babası olacaktır Zühre'nin. Ama evlat yine de, kıyamıyor. Yerine kendine çeviriyor silahı. Lakin töreler kana susamıştır bir kere, bir kez daha erkek kardeşin kapısı çalınıyor. Yöredeki kadın savcının himayesi bile yetmiyor bir noktadan sonra...

İpekçi, Zühre'nin hikâyesini bir belgesele dönüştüren (ki kendisinin de töre cinayetlerinden canı yanmıştır) bir yönetmen karakter eşliğinde sunuyor filmini. Bu açıdan 'Saklı Yüzler'in klasik bir anlatımı yok. Belgesel üzerine oturan bir kurmaca olarak da adlandırabiliriz filmi. Didaktizmden ve şematizmden kurtarmak adına da, dengeli bir yapı kurmuş yönetmen. Kadını öldürüp hemen yok edecek kadar gözü dönmüş bu toplum, aynı zamanda ona savcı rolü de verebiliyor. Kardeşlerin Doğu'da kalanlarına töre hâkimken, Batı'ya (Avruya'ya yani) giden büyük ağabey, affedici ve töreye karşı çıkıcı olabiliyor. Ama yine de bu dengeli dağılım içinde bile kadının işi zor.

Kaynak: e-kolay

erten07
25-11-07, 22:29
http://img106.imageshack.us/img106/5246/sakl7un2.jpg (http://imageshack.us)

http://img106.imageshack.us/img106/841/sakl8wg2.jpg (http://imageshack.us)

http://img222.imageshack.us/img222/2741/sakl9ko9.jpg (http://imageshack.us)

erten07
26-11-07, 23:14
http://img81.imageshack.us/img81/7400/sakl10na7.jpg (http://imageshack.us)

http://img81.imageshack.us/img81/8873/sakl11ll3.jpg (http://imageshack.us)

http://img81.imageshack.us/img81/6780/sakl12vu8.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
27-11-07, 15:32
1 BEYAZ MELEK 459.601
2 GARFIELD GETS REAL 144.703
3 MUSALLAT 142.949
4 ELIZABETH: GOLDEN AGE 31.884
5 MICHAEL CLAYTON 26.369
6 30 DAYS OF NIGHT 49.629
7 HEART BREAK KID, THE 94.386
8 SAW IV 494.282
9 LIONS FOR LAMBS 49.623
10 YAŞAMIN KIYISINDA 257.575
11 ASS. OF JESSE JAMES 17.385
12 SUPERBAD 48.287
13 ANGEL 1.995
14 KINGDOM, THE 58.933
15 YUMURTA 27.950
16 SAKLI YÜZLER 2.446
17 MUTLULUK 587.376
18 RES. EVIL: EXTINCTION 92.724
19 ANKA KUŞU 17.851
20 SIFIR DEDİĞİMDE 24.185

Kaynak: Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi

sudem
27-11-07, 16:38
İzlmeyi çok istiyorum ama artık param kalmadı. 1 ayda 3 filme gittim. Hani fotokopiye para harcamasam zaten AFM'de yatacağım ama işte... :img-cray:

Artık Cdsini çıkınca izleyeceğim filmi. İnşallah bu filmde Musallat ve Beyaz Melek gibi salonu ağzına kadar doldurabilir.

Bu da benden.

http://img50.imageshack.us/img50/7010/cbimzamc5.jpg

erten07
27-11-07, 22:54
http://img411.imageshack.us/img411/9669/sakl14zd2.jpg (http://imageshack.us)

http://img411.imageshack.us/img411/5397/sakl15xd7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
29-11-07, 12:59
Handan İpekçi imzasını taşıyan Saklı Yüzler vizyondaki yerini aldı. Filmlerinin özgün senaryosu, yönetimi ve yapımı ile sinema dünyasında ayrı bir yeri olan Handan İpekçi ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.Ticari dayatmalara kulaklarını tıkayıp kendi sinemasını yaratmak adına bildiği yoldan şaşmayan Handan İpekçi kamerasını bu kez namus cinayetlerine çeviriyor...

http://img408.imageshack.us/img408/3339/kopyaay3.jpg (http://imageshack.us)

Özellikle “Büyük Adam Küçük Aşk”ı çektiğiniz dönemde yayımlanan bir yazıda yaşadığınız zorluklar sonucu yalnız bırakıldığınızan bahsetmiştiniz, aradan geçen yıllar fikrinizi değiştirdi mi? “Saklı Yüzler”de benzer zorluklarla karşılaştınız mı?

"Büyük Adam Küçük Aşk"ın yasaklanma sürecinde yalnız bırakıldığım doğrudur. Ancak bunun için kimseyi suçlamıyorum çünkü sinema sektörü uzun yıllardır ortak tavır alma, ortak hareket edebilme melekesini kaybetmiş durumda. Buna ben de dahilim... "Saklı Yüzler"in çekim süreci çok zorlu geçti ve tamamlanması 2 yıla yayıldı. Bu süre içerisinde benimle yola çıkan oyuncularım beni bir an bile olsun yalnız bırakmadılar, kendilerine çok teşekkür ediyorum. Ayrıca filmin laboratuar işlemlerini yaptığım Fono Film'e, 8 mm'ye ve 1ooo Volt'a da çok teşekkür ediyorum.

“Saklı Yüzler” Türkiye’de uzun yıllardır önemli bir sorun olan namus cinayetleri meselesini ele alıyor. Bu konu hakkında bir film yapma fikri nasıl oluştu?

Yaşanan "Namus Cinayetleri" beni bu konuda önce bir belgesel çekmeye, ardından da belgeselden vazgeçip sinema filmi yapmaya itti. Bir kadın olarak, kadınların katledilmesi ve hatta erkeklerin de bu yolda hayatlarını kaybetmesi karşısında duyarsız kalamazdım.

Filminizin namus cinayetleri konusunda bir bilinç, bir duyarlılık yaratacağına inanıyor musunuz? “Saklı Yüzler”in, namus cinayetleri sorunun çözümüne dair atılabilecek adımlara katkısı olacak mı?

Sinemadan çıkan seyircinin "Namus Temizleme Kisvesi Altında" kadına yöneltilen şiddete öfke duymasını isterim. Filmden çıkan seyircinin "kadınını öldürmesi erkeğin kendisini de öldürmesidir" düşüncesiyle çıkması benim için yeterlidir. Bu düşüncenin "Namus Cinayetleri" konusunda yaratılması gereken duyarlılığa bir katkısının olacağı muhakkakdır.

Film iki yıla yayılan bir sürede tamamlandı. Çekimlerin bu kadar uzun sürmesinin nedeni ne?

Ekonomik

“Saklı Yüzler”de de önceki filmlerinizde olduğu gibi senaryo size ait. Bu oluşturmaya çalıştığınız sinema diliyle ilgili özel bir tercih mi? Bundan sonra da kendi yazdığınız senaryoları filme çekmeye devam mı edeceksiniz?

Kendi yazdığım senaryoları çekmeyi tercih ediyorum, çünkü henüz eteklerimdeki taşları dökemedim. Ama bu demek değil ki dünyalarımızın çakıştığı başka bir senaristle çalışmayacağım. O da denenebilir.

“SaklıYüzler”, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapım desteği almıştı. Ancak eski mevzuattan kaynaklanan sorunlar nedeniyle, filmi bakanlığa zamanında teslim etmediğiniz için bakanlıkla aranızda bazı sorunlar yaşandı. Bu süreç hakkında bilgi verebilir misiniz?

Tarafımca açılan dava sürüyor. Umarım lehimize sonuçlanır.

ashLı
30-11-07, 04:30
http://i196.photobucket.com/albums/aa297/ashlitr/HS/s3.png http://i196.photobucket.com/albums/aa297/ashlitr/HS/s5.png http://i196.photobucket.com/albums/aa297/ashlitr/HS/s4.png
http://i196.photobucket.com/albums/aa297/ashlitr/HS/s2.png
http://i196.photobucket.com/albums/aa297/ashlitr/HS/s1.png

_BeRFiN_
30-11-07, 13:13
Filminde başrolü işçi Şenay’a verdi
Yönetmen Handan İpekçi yeni filmi Saklı Yüzler ile tekrar seyirciyle buluştu. Filmde son yıllara damgasını vuran töre cinayetlerini işleyen İpekçi feodal ilişkilere eleştirel bir bakışla yaklaşıyor. Filmin anlattıkları kadar başrolde oynayan eski konfeksiyon işçisi Şenay Aydın da büyük ilgi çekiyor


Daha önce Büyük Adam Küçük Aşk adlı filmde annesi ve babasını kaybeden küçük bir Kürt kızıyla, emekli hakimin İstanbul’da kesişen öyküsünü anlatan yönetmen Handan İpekçi, yeni filminde son yıllarda gündemden düşmeyen töre cinayetlerini konu alıyor. Bu hafta vizyona giren Saklı Yüzler adlı film ailesinin hakkında ölüm kararı verdiği bir genç kızın yaşadıklarını anlatıyor.

Bu film Türk Sineması’na genç bir oyuncu da kazandırdı. Filmin başrol oyuncusu Şenay Aydın ilk kez bir filmde rol alıyor. Aslında daha önce oyunculuk deneyimi yok. 24 yaşındaki Şenay Aydın Bitlisli. İstanbul’da bir konfeksiyonda işçi olarak çalışırken gazetede gördüğü ilan onun bu filmde oynamasının yolunu açtı. Yönetmen Handan İpekçi filmi, oyuncuları nasıl hazırladığını ve filmde anlattığı töre cinayetlerine ilişkin düşüncelerini star Cumartesi’ye anlattı...

# Son dönemde törelerle ilgili birçok film vizyona girdi. Mutluluk, Janjan ve sizin filminiz Saklı Yüzler. Hatta Mahsun Kırmızıgül’ün Beyaz Melek filminde de hafif bir dokunma var. Bunun sebebi nedir sizce?

Biraz rastlantı da olabilir. Ben bu projeye üç yıl önce başladım ancak bitirdim. Diğer proje Mutluluk bizden sonra başladı ama aynı festivalde gündeme geldik. Biraz rastlantı ama toplumda yaşanan bu tür dramatik olayların medyada çok fazla gündeme gelmesi belki bizleri de etkiliyor olabilir.

# Filmdeki oyuncu performansları mükemmel. Oyuncuları nasıl belirlediniz?

Senaryoyu yazarken hiç oyuncu düşünmedim. Öncelikle karakterler üzerinde yoğunlaşıyorum. Bu karakter nasıl gelişir, neler yapar diye düşünüyorum. Senaryo bittikten sonra oyuncuları düşünmeye başlıyorum. İlk olarak ‘Zühre’ karakterini bulmam gerekiyordu ki daha sonra onun etrafındakileri bulabileyim. Radikal Gazetesi’nde ‘Handan İpekçi namus cinayetlerini işlediği filmi için oyuncu arıyor’ diye bir haber çıkmıştı. Birçok kişi geldi. Şenay da aradı o gün. Hatta ben çok yoğundum, görüşememe ihtimalim de vardı. Taksim’de ayaküstü görüştük. Görür görmez Şenay’ı çok beğendim. Daha sonra iki-üç ay deneme çekimi yaptık. Yapabileceğine kanaat getirdikten sonra diğer oyuncuları aramaya başladık. Diğer oyuncuları da tiyatrolarında gidip izliyorum ya da dizileri varsa dizilerinden izliyorum. Oyuncu notlarını beğendiğim kişilerden bir liste yapıyorum. Daha sonra da mutlaka yüz yüze görüşüyorum. Çünkü arada bir güven olması gerekir. Oyuncu ile yönetmen arasında kurulan güvenin, yönetmenliğin esası olduğunu düşünüyorum. Eğer onu kuramazsanız boşuna uğraşmış oluyorsunuz.

ŞENAY ÇOK YETENEKLİYDİ

# Şenay Aydın’ı ‘Zühre’ye nasıl hazırladınız?

Şenay Aydın ile filmdeki karakterin görünüşüne ve psikolojisinin nasıl olacağına karar verdikten sonra sahneleri benim evimde çalışmaya başladık. Şenay karşısında oyuncu olmadan çalıştı. Zaten ilk başta karakteri iyi çizdikten sonra gerisi detay oluyor. Oyuncunun yetenekli olması burada çok büyük avantaj. Şenay’ın zeki ve yetenekli olması benim ne istediğimi kavramasını hızlandırdı.

# Türk Sineması’nda kadın oyuncular rol gereği pasifize ediliyor ya da kadın karakter üzerine filmler yapılmıyor. Bunun çözümü nedir? Kadın yönetmenlerin çoğalması mı?

Olaya kadın ya da erkek yönetmen diye bakmıyorum. Filmin konusuna bakış açınız önemli. Mesela benim filmimde namus cinayetlerine nasıl bakıyorsunuz önemli olan bu. Ben ‘Zühre’ karakterinin özellikle başkaldıran, isyankar, kendi ayaklarının üzerinde duran biri olmasını istedim. Köyde bile yaşasa kendi iradesi ile seçim yapabilmiş, evlilik dışı ilişki yaşamayı göze almış bir genç kız karakteri düşündüm.

# Aşiretin reisini oynayan karakter, bütün eylemlerini töre gereği değil de, aşiret içinde kendi konumunu sağlamlaştırmak için yapıyor. Bu noktada biraz hedefinden sapma var mı filmde? Sanki töreyi hedef almak yerine kişisel hırsları hedef alma gibi...

Ben namus meselesi cinayetlerini, birey olup olmamakla eşleştiriyorum. Bu cinayetler çoğunlukla Doğu’da ya da oradan başka yere göç etmiş insanlar tarafından işleniyor. Doğu’da feodal ilişkiler, aşiret ilişkileri egemen. Bu tarz ilişkilerin olduğu yerde insanın kulluktan bireyliğe geçememe problemi var. Siz bir kulsunuz birey değilsiniz. Ne erkeği ne kadını. Benim karakterlerim de birey olamama problemi yaşıyor. Bu en çok kötü adamımızda var aslında. Kızı yok ederek birey olduğunu, aşiretin lideri olduğunu ispatlama derdinde. Yani bir süre sonra namusunu temizleme meselesi bir araç haline geliyor ve iktidar mücadelesine dönüşüyor.


Feodalite yıkılmalı, parçalanmalı


# Bu noktada kanun değişikliklerini yeterli buluyor musunuz? Kanun değişikliği kişilerin bakış açısını değiştirir mi?

Kanun değişiklikleri tek başına asla yeterli değil. Mutlaka caydırıcı bir yanı olacaktır ama bu kanun değişikliklerinden sonra töre cinayetlerinde bir artış olduğu gözlemlenmiş. Eğer kanun değişiklikleri yeterli olsaydı, biz 1934 yılından beri kadınlar olarak seçme ve seçilme hakkına sahibiz. Ama Meclis’e bakıyorsunuz kadın milletvekili sayısı ne kadar komik, bakanlıklar desen öyle. Yasaları değiştirmek bir çözüm değil. Bu yasalar namus cinayetleri için bir çözüm olmasalar bile bir adım olarak kabul edilebilir. Önemli olan o bölgedeki insanlarımızın birey olduklarını farkına varmaları. Öncelikle de kadınların kendilerini birey olarak görmeleri gerekiyor. Bence oradaki feodal ilişkileri yıkmak gerek. Bu hemen olabilecek bir şey değil. Bu cumhuriyetin kuruluşundan itibaren bir mesele olarak ortaya konmuş olsaydı belki orada böyle bir sorun olmayacaktı. Bir toprak reformu yapılsaydı, toprak ağası olayı ortadan kalkmış olsaydı bugün orada o insanlar daha farklı duygular ve toplumsal ilişkiler içinde olacaklardı. Ama yine de geç kalmış değiliz. O aşiret ilişkilerinin yıkılması, parçalanması gerekiyor.

# Bundan sonraki projeniz?

Bundan sonraki projem uzun zamandır elimde bekliyor. Hatta Büyük Adam Küçük Aşk’tan önce olan bir projeydi. Yine bir kadın meselesi ama daha trajikomik bir anlatımı var onun. Sürpriz olsun istiyorum.


24.11.2007

NiliWerda
01-12-07, 17:23
http://img401.imageshack.us/img401/7391/sakliyuzler4b8c3aeyh2.jpg (http://imageshack.us)


http://img338.imageshack.us/img338/8079/sakliyuzler5b8f231md4.jpg (http://imageshack.us)


http://img401.imageshack.us/img401/6135/sakliyuzler1b9a3ddmz0.jpg (http://imageshack.us)

http://img520.imageshack.us/img520/1081/sakliyuzler2bac422st8.jpg (http://imageshack.us)

http://img106.imageshack.us/img106/1161/sakliyuzler3bba105dj6.jpg (http://imageshack.us)

http://img338.imageshack.us/img338/1076/sakliyuzler6bbccf7ld3.jpg (http://imageshack.us)

http://img412.imageshack.us/img412/3376/sakliyuzler7bc2d85at8.jpg (http://imageshack.us)

http://img132.imageshack.us/img132/1298/sakliyuzler8bc591amb3.jpg (http://imageshack.us)

http://img401.imageshack.us/img401/1154/sakliyuzler9bc89devi8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
04-12-07, 21:27
http://img128.imageshack.us/img128/1962/sakl15ut8.jpg (http://imageshack.us)

http://img128.imageshack.us/img128/2420/sakl16jt5.jpg (http://imageshack.us)

http://img103.imageshack.us/img103/3817/sakl14qc2.jpg (http://imageshack.us)

erten07
06-12-07, 22:12
http://img511.imageshack.us/img511/3195/sakl3xa8.jpg (http://imageshack.us)

http://img229.imageshack.us/img229/9390/sakl5mq1.jpg (http://imageshack.us)

http://img229.imageshack.us/img229/9858/sakl13ft2.jpg (http://imageshack.us)

denizimsi
01-04-08, 18:10
Saklı Yüzler

07.04.2008 20:30
08.04.2008 17:30
14.04.2008 20:30
15.04.2008 17:30

Tarih ve saatlerinde Türkmax'ta çok merak ediyorum :happy0064 İnşallah merakıma değer

Uyuus
20-04-08, 19:30
filmi henüz izleme firsatim olmadi :icon_sorr Almanya'ya gelmedi ...

eklediginiz resim ve haberler icin cok tesekkürler... ellerinize saglik :img-in_lo