Tüm Versiyonu Göster : Kurtlar Vadisi haberleri


Sayfalar : 1 [2]

KARAMAY
24-03-06, 23:41
oyyy oyyy oyyyy


"Akşam gazetesi bu hatfadan itibaren Kurtlar Vadisi'nin VCD'lerini gazete ile vermeye başlayacak.

55 bölümlük dizinin her bölümü gazete ile birlikte verilecek.

Baskı sayısını da artıracak olan Akşam'ın Kurtlar Vadisi ile tirajda rekor kırması bekleniyor. "


gözümüz aydınnnnn

KARAMAY
24-03-06, 23:48
SERDAR TURGUT KURTLAR VADİSİ İLE SHAKESPEARE'İN OYUNLARINI KARŞILAŞTIRDI


Akşam Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Serdar Turgut, Kırtlar Vadisi ile Shakespear'in oyunlarını karşılaştırdığı bugünkü 'gündem yazısında' bakın ne sonuca vardı...

SERDAR TURGUT / AKŞAM

Kurtlar Vadisi

Bir kısım medyada âdet haline geldi, zaman zaman haberler yayınlanıyor ve tüm zamanların en popüler televizyon dizisi bir şekilde suçlanıyor. Genellikle bu, işlenen bir suçun, yaşanan olayın diziye bağlanması şeklinde yapılıyor. Bu haberleri yayınlayan medya kuruluşlarında üstü örtülü okuyucudan gizlenen başka niyetleri de olsa ben bu haberleri iyiniyetli yapıldı varsayarak televizyonun toplumdaki şiddet ile bağlantısını incelemeye çalıştım.

Şiddet hayatın bir gerçeğidir ve tüm farklı toplumsal yapılarda bu şiddet sanatta yansımasını bir şekilde bulur. Sadece televizyonu suçlayıp bir sonuca varmamız çok yanlış olur, çünkü bu bizi bir sorunun çözümüne yaklaştırmaz, tersine uzaklaştırır.

Shakespeare’nin eserleriyle aşina olanlar ne demek istediğimi kolay anlayacaktır. Belki de tüm yazın deneyiminin temeli olarak sayılabilecek ve her eserinde evrensel insan sorunlarına el atan Shakespeare’in eserlerinde şiddet, yoğun biçimde kullanılır. Örneğin; onun yazmış olduğu ilk oyun Titus Andronicus’ta bir kadının iğfal edilmesi sonra ellerinin kesilmesi sonra da dilinin kesilmesi gibi satırlar vardır. Kadın da sonra öcünü tecavüzcünün çocuklarını öldürerek alır. Sadece ilk eserinde değil, Shakespeare’nin tüm mature eserlerinde şiddet yer alır. Şimdi buradan yola çıkarak Shakespeare’nin yaygın okutulmasının toplumda şiddete yol açtığı söylenebilir mi? Belki bilimsel bir açıklama olmadan, neden-sonuç bağlantısı kurmadan bir korelasyondan söz edilebilir, ancak ben de Shakespeare okumanın bir insanı rafine, kaliteli, bilgili yaptığını da öne sürebilirim ve benim argümanımı doğru çıkaracak daha fazla kanıt bulmam mümkün olabilir.

Shakespeare için yapılamayan şimdi televizyon için yapılmaya çalışılıyor, toplumda yaşanan her olumsuzluğun her olayın temelinde televizyonun olduğuna inandırılmaya çalışılıyor insanlar.

JAPONYA’DA SUÇ ORANI DÜŞÜK

Halbuki bunun tam tersini gösteren örnekler de vardır. Amerika’da yaşanmış en vahşi toplu kıyımlardan olan Luby’nin kafeteryası cinayetlerinde (bir dakika içinde 23 kişi öldürüldü orada) katilin en favori televizyon kanalının belgesellerin gösterildiği Discovery kanalı olduğu daha sonradan polis tarafından ortaya çıkarıldı. Şimdi bu veriye bakarak; belgesel seyretmek insanı seri katil mi yapar diyeceğiz yani?

Sağlıklı aile yapılarının ve kültürel ortamların bulunduğu toplumlarda televizyonda şiddet hiçbir etkide bulunamaz. Bunun en iyi örneği Japonya’dır. Japon televizyonunda şiddet tüm diğer ülkelerden daha fazla kullanılır. Sadece bu değil çocuklara yönelik yayınlarda da şiddet ögesi yoğun kullanılır Japonya’da. Ancak Japonya’da bu duruma rağmen gerçek yaşamda şiddet ve seks suçları oranı özellikle Amerika’dan ve Batı ülkelerinden çok daha düşüktür. Bu örneği de ele alarak ne diyeceğiz yani; seks ve şiddet içeren filmler daha güzel bir toplum yaratılmasına mı yol açıyor diyeceğiz.

TV SUÇLU DEĞİL

Tabii ki demeyeceğiz... Ne bunu diyeceğiz ne de televizyon programlarını toplumdaki her sorunun suçlusu olarak da göreceğiz. Rasyonel bireyler olarak televizyonu gündelik rutinlerimize renk katan bir eğlence medyası olarak göreceğiz. Kaldı ki; bu yazıya başlangıç noktamı oluşturan Kurtlar Vadisi dizisinde -yaratılan yanlış imaja rağmen-dikkatle izlerseniz şiddetin yaygın olarak kullanılmadığını göreceksiniz. İddia ediyorum -ki bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır- rutin bir komik çizgi filminde şiddet çok daha yoğun olarak kullanılır. Bir çalışmada, bir saatlik bir çizgi filmde 23 adet ayrı şiddet olayının görüntülendiği ortaya çıkarılmıştır. Kurtlar Vadisi, Türkiye gerçeğini irdelemeye çalışan ve deyim yerindeyse ülkenin perde arkasını anlatmaya çalışan bir dizidir ve bunda şiddet de gerçek hayatta gördüğümüz gibi gerektiği zaman görüntüleniyor. Bu filme gerçekçilik katıyor, o kadar. Hiçbir sağlıklı birey, aile yapısı güçlü olan insan, film seyrediyor diye suça itilmez ama çizgi filmi çok izlerse ne olur bilemiyorum. Hayatta çoğu olayın tek nedene dayalı basit açıklaması yoktur ve de olmamalıdır da.

(Okuyucu karşısında daha da şeffaf olmak için yakında bizim gazetede Kurtlar Vadisi dizisinin ilk bölümden itibaren CD’lerini vermeye başlayacağımızı açıklamam gerekiyor. Şimdiden iyi eğlenceler diliyorum.)

pest
25-03-06, 19:36
bu hafta showtv genel müdürü Saner Ayar Cengiz Semercioğlu'nun sunduğu full ekranın konuğuydu ve kurtlar vadisi ile ilgili de konuştular. işte sonuçlar

1- kurtlar vadisi gelecek sezon devam edecekmiş (eylülde yani)

2- (tabiki ) diziye herkes talip ama kanald ve show tv favoriler Saner Ayar görüşmeler devam ediyor ama imza atılmış bile olabilir dedi

3- kurtlar vadisi bölümleri haziranın başına kadar sürecekmiş (kanald kalan bölümleri ne zmn verecek ? :img-huh: )

4- show tv de kadın isterse bitecek 3 yeni dizi başlayacakmış ve kurtlar vadisi hafta da 2 gün yayınlanacakmış

NOT: izlemek isteyenler için full ekran tekrarları bu gece (25 mart cumartesi) 01.00 de , ve yarın sabah (26 mart pazar) sabah saat 07.00 da

KARAMAY
29-03-06, 18:31
İşte Yeni Şafak yazarı Bekir Hazar'ın yazısı

Hacı vadiye iniyor, Kurtlar dağda kaldı!


'Hacı' toplumsal olayları içeren bir dizi iddiasıyla ve atv yönetiminin onayıyla start aldı. Senaryo gazeteci-yazar Cüneyt Ülsever'e ait... Yaşanmış olaylardan esinlenmiş Ülsever... İlk bölümü çekildi, montajlandı. Üstelik atv'de tanıtımları dönmeye başladı. Sonra ne olduysa oldu, atv bu projeden vazgeçti.

Yapımcı firma şaşkına döndü.

Ve aldılar montajlanmış kasedi, gelip Show tv yöneticilerine izlettirdiler. Ardından Show'la anlaştılar.

Yani atv'ye niyet, Show'a kısmet oldu dizi yeni bir derin dizi...

Peki atv neden vazgeçti?... Bu sorunun arkasında Avrupa basınında çıkan bir haberin olduğu iddia ediliyor. "Türkiye'de askeri sorgulayan dizi" olarak lanse edilmiş Avrupa basınında olay... 28 Şubat döneminden esintiler olması da bu yorumların ardındaki neden olarak gösteriliyor... atv yönetimi de sorgulama iddialarının gündeme gelmesiyle çekincelerini ön planda tutup, anlaştığı diziyi yayınlatmadan yayından kaldırmış...

Peki Show bu çekinceleri görmedi mi, hissetmedi mi...? Kanalın yöneticileri ile görüştüm dün. İlk bölümde herhangi bir sıkıntı olmadığını söylediler. İlerleyen bölümlerde de "Askeri sorgulayan değil, tam aksine yücelten" bir yapıya bürünecekmiş...

"Kimseyi rahatsız edecek bir dizi" değil diyor Show yönetimi...

Bakalım izleyip göreceğiz...


* * *

Peki Show apar topar niye "Hacı"yı transfer etti?... Kurtlar Vadisi gibi derin konuları olan bir senaryo fazla gelmez miydi?... Çünkü Kurtlar Vadisi ile yeni yayın döneminde, yeni bölümlerle seyirci karşısına çıkacaktı Show... Bir ipte iki cambaz oynar mıydı?...

Bir süre önce "Kurtlar Vadisi yeni bölümleriyle tekrar Show'da" diye yazmamıza rağmen, meğer köprünün altından çok sular akmış... Doğan grubu yayın organları Polat Alemdarlı diziyi kaptırdık diye yaylım ateşine başlamışlardı. Ancak son anda Kurtlar tekrar Kanal D Vadisi'nde görülmüş...Yani Show'a transferi tekrar zora girmiş durumda. Hem maliyeti vazgeçme noktasına getirdi kanalı, hem de RTÜK müdahalesi ihtimali... Çünkü medya dünyası son dönemlerde "Kurtlar Vadisi çocukları ve gençleri şiddete yöneltiyor, RTÜK rahatsız, müdahale geliyor" dedikodularıyla çalkalanıyor.

Show yönetimi de bu rahatsızlığın sinyalini almış...

Kimbilir Kurtlar yeni yayın döneminde Vadi'ye inemeyecek belki... Dağda mı kalacak ne?

ebru33
30-03-06, 18:09
haşmet babaoğlunun yazısını eklemek istedim bunca olumsuz yazıdan sonra dizimizi bir nebzede savunan mantıklı bir yazı ii gelir diye düşündüm

Kurtlar Vadisi yokken, ortalık gülistanlık mıydı?


Bir tür sosyal histeriye yakalandık! Açıkçası milletçe Kurtlar Vadisi'yle kafayı üşüttük.

Diziye karşı nefret ve aşk duyguları arasında gidip gelmekten başımız dönüyor.

Uzaktan bakınca aklı başındaymış gibi gözüken koca koca adamlar şimdi her sorundan, her zorbalıktan, hatta patlayan her silahtan Kurtlar Vadisi 'ni sorumlu tutar oldu.

Bazılarımız nereye baksak orada Polat Alemdar'ı görüyor. Medya da bu mantığı çok seviyor ya, üstüne üstüne gidiyor.

Milliyetçi duygular, içine Kurtlar Vadisi katılmadan konuşulamıyor, tartışılamıyor.

Mafya, çeteleşme denildiğinde tek model var sanki, o da Kurtlar Vadisi...

Dahası, medyada ve kimi çevrelerde öyle bir hava var ki, hani biraz daha sıksak Kurtlar Vadisi 'nden önce bu ülkede mafyanın bulunmadığına, derin devlet" diye bir şeyin hiç var olmadığına, milliyetçilerin mafya veya devlet tarafından gizli amaçlarla kullanılmadığına inandıracaklar bizi!

Hani neredeyse dizi olmasa, peşinden çekilen filmi izlemek için sinema salonları dolup taşmasa bu ülkenin güllük gülistanlık olacağına inanacaklar!



***


Dün bizim gazeteden arkadaşların yazı dizisi başladı: Liselerde ne oluyor?" başlıklı bu dizi sadece velileri değil, toplumun her kesimini endişeye sürükleyen "şiddet liselere kadar indi" söylentisi hakkında ahkâm kesmek yerine bir fotoğraf çekmeyi amaçlıyor.

Ama korkarım ki hepimizi teslim alan "Kurtlar Vadisi histerisi" bu konudaki gerçekleri anlamamızı da engelleyecek.

Çünkü liselilerden biri "her sınıfta bir Polat var" demeyegörsün, hemen heyecana kapılıyoruz.

"Hah, işte suçluyu bulduk!" rehaveti gözümüzü köreltiyor.

Oysa durup bir sorsak kendimize: Hiç o dizi olmasaydı; Çakırlar, Polat'lar bilinmeseydi; o semtlerde, o okullarda, o sokaklarda şiddet kendine kanallar bulamayacak mıydı?

Her türden çeteleşmeyi Polat Alemdar'a bağlamakta ısrar edenlere bazen içimden şöyle bağırmak geliyor: Beyler, bu ülkenin son 15-20 yılında adından en çok söz edilen mafya lideri nereden çıktı haberiniz var mı? Zamanında Bağdat Caddesi'ndeki bir büfenin önünde toplanan delikanlılar arasından...

O zaman Polat mı vardı, Kurtlar Vadisi mi vardı?

Şimdi ikide bir parmağımızı Kurtlar Vadisi'nin gözüne gözüne uzatmak yerine "Vadi"leri yaratan sosyo-ekonomik ortama; göçün bozduğu kültürel yapıya, toplumu iliklerine kadar saran hukuksuzluğa ve gençlerin gelecekten umutsuzluğuna baksak ne kadar doğru olacak!

Ama itiraf edelim ki, bunlara bakınca tez ve kolay bir çözümün ferahlığını yaşamak imkânsız.

O zaman vuralım Kurtlar Vadisi'ne!

Hem aydın görünelim hem de insanların "gafını alalım!

Oysa bu şamatanın kendisi bile Kurtlar Vadisi'ne reklam oluyor; farkında olan, umursayan var mı? Sanmam.

Okurdan: Doğum gününde Maç Sayısı
Woody Allen'ın Maç Sayısı adlı filminin ünlü ve zengin bir yazarımızın "doğum günü"nde o şaibeli binada konuklara gösterilmiş olması başlı başına sembolik...

Bu parti filmin asıl özelliğini de çok iyi vurgulamış: 'In' olanın peşindekileri gıdıklamak!

Çünkü İngiltere'de sınıf atlamanın Türkiye'de iki günde zengin olmaya benzemediğini bal gibi bilenler için, bu gerçeği bile unutturacak bir dolu 'in' şey var o fimde: Bir kere Londra'nın kendisi var, yeterince 'in'; finans çevresi var; hafta sonu acayip 'country life' var; Thames'e bakan önü baştan başa camlı o 'loff var, var oğlu var...

Benim merak ettiğim şey şu: Sean Penn'den Clooney'ye, birileri Amerika'nın bugünkü haliyle ilgili bir şeyler dile getirmek için çalışırken, Woody Ailen niçin durup dururken Londra'da film yapar? Bu adam ömrü boyunca bize Manhattan'daki entelektüellerin geyiklerini seyrettirmedi mi?

Eee, ülkeleri Irak'ta her gün adam boğazlarken o aydınlar şimdi bir araya geldiklerinde ne konuşuyor?

Eğer o konuşmalan aktaran bir film yapmış olsaydı Woody Ailen, gene o doğum günü partisinde izlenir miydi sence?

(B. K.)

Düzeltme
Korkuyorum, çünkü...

Dünkü yazımın sonundaki dize, esas can alıcı yer köşemden düşüvermiş, "teknik bir arıza"yla yok olmuş...

Şimdi ister istemez Shakespeare'in dizelerini baştan almam gerek. "Yağmuru sevdiğini
söylüyorsun

Ama yağınca şemsiyeni açıyorsun

Güneşi sevdiğini söylüyorsun Ama açınca gölgeye
kaçıyorsun

Rüzgârı sevdiğini söylüyorsun

Ama esince pencereni kapatıyorsun

İşte bundan korkuyorum Çünkü beni de sevdiğini
söylüyorsun."

KARAMAY
30-03-06, 20:34
İşte Can Dündar'ın yazısı:

Polat Alemdar'a karşı Jack Bauer

Amerikalılar "Kurtlar Vadisi"ne tepki gösterdiğinde Türkler "Ama sizinkiler de yapıyor" demişti.
Kastedilen "24"tü.
Ben diziyi hiç kaçırmayanlardanım.
24, geçen sene yeni bölümlerinde "Türkleri terörist gibi gösterdiği için" Türkiye'de yayından kaldırılmıştı. Hatta bu yüzden Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, diziyi ABD'li meslektaşına şikâyet etmişti.
Neyse ki CNBC-e buna kulak asmayıp "birkaç tercüme müdahalesiyle" pazar gecesi diziyi yeniden yayına koydu.
Peki iki ülkeyi polemiğe sokan iki dizi arasında benzerlik var mı?
Bence var.
"Kurtlar"ı biliyorsunuz; bilmeyenler için kısaca "24"ten bahsedeyim.
Dizi, Amerikan anti-terör biriminin (CTU) teröristlerle yürüttüğü mücadeleyi konu alıyor. Kahramanımız Jack Bauer, daha önceki serüvenlerinde teröristlerin yerleştirdiği nükleer bombalarla, biyolojik silahlarla uğraşmıştı. Bu bölümde de yine "Ortadoğu kökenli" bir terör örgütünün rehin aldığı ABD Savunma Bakanı ile kızını kurtarmaya çalışıyor.
***
Benzerlik şurada:
Nasıl Kurtlar Vadisi'nin tüm Amerikalıları "sadist" ise, 24'ün tüm Ortadoğuluları da "terörist"...
Dizide Bakan'ı kaçıran örgütün lideri Sherek, İstanbul'daki bombalama eylemlerini de düzenlemiş. Sherek'e ABD'de yaşayan Müslüman bir aile yardımcı oluyor. Ailenin oğlu "Behruz", "dünyanın kaderini değiştirecek bir eylem" için örgüte kuryelik yapıyor.
Örgüt, Türkiye'deki bir sunucudan gönderdiği virüsle, interneti çökertecek bir saldırıya girişiyor. Saldırıda "bir Ortadoğu dili"nden kodlar kullanılıyor. (Yüksel Aytuğ'un dünkü yazısından öğrendiğimize göre dizinin orijinalinde "bu dilin Arapça, Türkçe ya da İbraniceye benzediği" belirtildiği halde, bizim yayında bu ifade "düzeltilmiş")
Elbette Kurtlar'ın karikatür tiplemelerine karşın burada daha derin işlenmiş karakterler ve bir saniyeyi boşa harcamayan müthiş bir olay akışı var. 24, mesajını Kurtlar kadar kaba saba bir tondan değil, daha ince diyaloglarla veriyor. Ama mesaj aynı mesaj... Kaçırılan Bakan'ın barışsever oğluna söylediği gibi:
"Amerika tehdit altında... Barış gösterilerinin, kafa karıştıran belgesellerin sırası değil. Güvenliğimiz her şeyin üstünde..."
***
Gelelim kahramanlarımıza...
Polat Alemdar'ın nemrutluğuna karşın, Jack Bauer sıcak, duygulu bir adam. Polat gibi "aseksüel" de değil; ilişkileri var; seviyor, hüzünleniyor, acı çekiyor.
Ama bunun ötesinde aynılar:
İkisi de kontrgerilla eğitimi almış.
İkisi de gözü pek, attığını vuran, iyi dövüşen adamlar...
İkisi de otoritenin aczine, yöneticilerinin pasifliğine, güvenlik birimleri arasındaki eşgüdümsüzlüğe öfkelenip inisiyatif alıyor ve tek başına mücadeleye girişiyor. Gereğinde müthiş acımasız olabiliyorlar.
Polat, askerin başına çuval geçirilmesine tepkisiz kalanlara kızıp Kuzey Irak'ı basıyordu.
Bauer, ABD tehdit altındayken eldeki tek zanlının aciz amirlerce "hukuka uygun" sorgulanmasına kızıyor. Sorgu odasını basıp zanlının bacağına sıkıyor kurşunu, alıyor bilgiyi... Seyirciye şahinliği onaylatıp "Bu bela anca böyle, yargısız infazla defedilir" dedirtiyor.
***
Ciddiye almazsanız, Alemdar'la Bauer'in çekişmesi "Dünyayı Kurtaran Adam" tadında, eğlenceli bir düello...
Ama ciddiye alındığını görünce ürperiyor insan...

KARAMAY
30-03-06, 20:42
LİSE CİNAYETLERİNDE SUÇLU 'KURTLAR VADİSİ' Mİ?


Hürriyet'in Kelebek ekinin iki yazarı Ali Atıf Bir ve Cengiz Semercioğlu, lise cinayetlerinde medyanın rolüne iki farklı açıdan baktı...





ALİ ATIF BİR / KELEBEK

Racon kesmem kafa keserim


Okul içleri kana bulandı. Şimdiden iki cinayet var.

Kuşku yok ki okullardaki şiddeti sadece "medya şuçlu!" deyip geçiştirmek mümkün değil. Şiddetin nedenleri çok değişkenli... İçinde çocuk yetiştirme düzenimizden, aile içi iletişimsizliğe, okul sistemindeki bozukluklardan öğretmen yetiştirme düzenimizdeki bozukluklara kadar her şey var. Ama medyanın rolünü de küçümseyemeyiz.

Şubat ayında medya ve şiddet konusunda bu köşede üç yazı yazdım. Bakın birinde ne demişim:

"Bazı etkiler vardır ki, ortaya çıkması için uzun süre gerekir. Bir çikolata bir şey yapmaz ama ya çikolata kürü yaparsanız? Cilt hastalıkları başlayabilir, değil mi? Medyadaki şiddetin birikimli etkisi de biraz böyledir. Onca yükü taşıyıp, bir tüy değince yere yıkılan deve gibi... Williams’ın 1986 Kanada’daki araştırma sonuçlarına göre çocuklar sürekli televizyonda şiddete maruz kaldıktan iki yıl sonra ısırmaya, vurmaya, kırmaya başlamışlar.

Brian Centerwall’in araştırmasına göre televizyon ABD, Kanada ve Güney Afrika’ya girdikten 10 ile 15 yıl içinde cinayet oranları ikiye katlanmış. Centerwall bu tırmanışta şehirleşmenin, silah artışının da etken olduğunu söylüyor ama en önemli etki televizyonla büyüyen çocuklar..."

Ortaokullarda, liselerde "racon kesme, çeteleşme eğilimleri, kız meseleleri hep vardı. Televizyon çoçukları sayısız dizi izlediler. Dizileri taklit ettiler. Aynı Deli Yürek dizisinde olduğu gibi. Deli Yürek yayınlanırken Miroğlu gibi racon kesmek, onun paltosunu giymek moda olmuştu.

Kurtlar Vadisi’nden sonra da büyüme çağındaki çocuklar etkilendiler. Okullarda diziden bir gün sonra yaka kaldırıp "racon kesen" gençten geçilmiyordu. Ama Polat’ın bir huyu daha vardı. Aynen kendisinin sözleriyle yinelersek: "Racon kesmem, kafa keserim" deyip kıtır kıtır gırtlak kesiyordu.

Şimdi gazetelerden bir lisedeki son cinayetin ayrıntılarını okuyalım:

"Sultanbeyli’de Aydos Anadolu Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Şahin Açık, okul arkadaşı 16 yaşındaki V.K., tarafından boğazından bıçaklanarak öldürüldü."

Okullardaki şiddetin "racon kesmekten kafa kesmeye" ulaşmasında genelde medyanın birikimli etkisinin, özelde "Kurtlar Vadisi"nin payı büyük.

Kurtlar Vadisi’ni izlemek "eğlence olmaktan çıktı!" Hemen yayından kaldırılmalı. Bir gencin daha gırtlağı kesilmeden!


CENGİZ SEMERCİOĞLU / KELEBEK

Ben lisedeyken de şiddet vardı o zaman Kurtlar Vadisi yoktu


80’li yılların ortaları, öğlen okuldan çıkıyoruz.

Öğreniyoruz ki, sabah ders arasında bir kız yüzünden çıkan tartışma nedeniyle yan sınıfın bıçkınları köşe başında bizi bekliyor.

Sataşmalar, sürtüşmeler, kavgalar...

Taraflar okula haftalarca toplu halde gidip geliyor...

"Bilmem kim bıçak taşıyormuş" diyorlar, ilk kez duyuyoruz.

İlk kez o yıllarda okul önünde bekleyenlerin uyuşturucu sattığını, tuvaletlerde sigaradan esrara geçildiğini, sınıftaki kızların bekaretini kaybettiğini öğreniyoruz...

20 yıl önceden bahsediyorum.

Ve o yıllarda bizim tanıdığımız en kötü adam Dallas’ın JR’ıydı.

Şiddete başvuran bir tek Zengin ve Yoksul’un Falconetti’si vardı.

Televizyondaki öpüşme sahneleri bile fazla erotikti.

Bizden bir kuşak önceki abilerimiz de liseye toplu halde gidiyordu, ölmemek için...

Çünkü onlar 1967’de tv diye bir şeyle tanışmasına rağmen sokakta birbirlerini vuruyordu.

* * *

20 yıl önce ben lisedeyken de okullarda şiddet vardı, o zaman Kurtlar Vadisi yoktu.

Kavgada öldürülen bir öğrenci duymadık ama kafa kol kırılırdı.

20 yıl sonra bugün kavgalar cinayetle bitiyor.

İşin en kolay yanı tüm bu cinayetleri alıp Kurtlar Vadisi’ne ya da şiddet içerikli dizilere bağlamak.

"Polat’a özendi", "Kurtlar Vadisi cinayeti", "Kurtlar lisesi" gibi başlıklarla medya tek suçlu olarak diziyi gösteriyor.

İşin ilginci hükümetten ve uzmanlardan gelen açıklamalar da aynı yönde...

Hatta Ali Atıf Bir bugün Kelebek’teki yazısında işi "Kurtlar Vadisi kaldırılsın"a kadar götürdü.

10 yıl boyunca tek bir şiddet dizisi çekmesek, tek bir film yayınlamasak sanki durum düzelecekmiş gibi.

Kimse yoksulluktan, işsizlikten, geri kalmışlıktan, aile içi sorunlardan, eğitimsizlikten, kültürsüzlükten, okumamaktan, öğrenmemekten bahsetmiyor...

Kimse bu sorunları düzeltmek için uğraşmıyor.

Kolay yolu seçip, Kurtlar Vadisi’ni suçlu ilan ediyor.

Kullanacağı tek aleti çekiç olan, her şeyi çivi olarak görürmüş.

Bir kaç milyon dolar için

Uğur Dündar meslek hayatının bir kısmını kitap olarak yazıyor.Kitapta ağırlıkla Star ve Uzan döneminde yaşadıkları yer alacak.

Kitabın adı da ilginç; "Bir kaç milyon dolar için"...

Aldığı transfer paraları, iade ettikleri, çalışanlarıyla dayanışması gibi ilginç anektodlar var.

Yaşadıklarından yola çıkarak, gazetecilerin "bir kaç milyon dolar için" etik duruşlarını değiştirmemeleri gerektiğini anlatacak Dündar.

Medyada bir kaç bin dolar için bile duruşların değiştiği bir dönemde ilginç bir kitap olacaktır.

Söz Dündar’dan açılmışken ekleyeyim.

AC Nielsen’in yaptığı bir araştırma var elimde.

Dündar’ın rol aldığı reklam sonrasında piliç satışları resmen ’patlamış’.

Dündar’ın reklamı piliç satışlarını 14 kat arttırmış, 41 tondan 596 tona çıkartmış.

Ayşe Özgün’ün kopya piliç reklamının tam bu dönemde yayına girmesi de ilginç.

Dündar’ın yarattığı dalganın üzerinde sörf yapıyor ki, bu haksız yaklaşıma ısınamadım.

BaRoNeS
01-04-06, 11:20
Şok Şok! Kurtlar Vadisi yayından kaldırıldı..arkadaşlar habere bakın..

Kurtlar Vadisi dizisinin eski bölümlerini yayımlayan Show TV ile görüşen RTÜK, dizinin yayından kaldırılmasını istedi. Show TV yöneticileri, RTÜK'ün talebine olumlu baktıklarını bildirdiler



Okullarda art arda yaşanan şiddet olayları Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nu (RTÜK) harekete geçirdi.
RTÜK Başkanı Zahid Akman ve kurul üyeleri, "Kurtlar Vadisi" dizisinin eski bölümlerini yeniden yayımlayan Show TV'nin yöneticileriyle bir dizi görüşme yaptı. Kamu kurumları, sivil toplum örgütlerinin raporları ve okullardaki şiddet olaylarının artması nedeniyle kamuoyundan gelen tepkileri anımsatan RTÜK, dizinin gençler üzerinde olumsuz etki yarattığına dikkat çekti.
Ayrıca dizinin yayından kaldırılmasının artık toplumsal görev haline geldiği vurgulandı. Bu konuda duyarlı olduklarını belirten televizyon yöneticileri de "Kurtlar Vadisi"nin yayından kaldırılması talebine olumlu yanıt verdi. Kararın, Show TV yönetiminin yapacağı toplantının ardından kamuoyuna açıklanacağı kaydedildi.

Daha önce de uyarmıştı
RTÜK, daha önce dizideki argo konuşmalarla cinayet ve şiddet sahnelerinin, RTÜK Kanunu'nun, "yayınların toplumun milli ve manevi değerlerine, Türk aile yapısına aykırı olmamasına" ilişkin hükmünü ihlal ettiği gerekçesiyle kanalı uyarmıştı.
Milli Eğitim Bakanlığı ile sivil toplum örgütlerinin yaptığı araştırmalar, çocuklarla gençlerin, Polat Alemdar başta olmak üzere dizideki mafya karakterlerinden ve olaylardan etkilendiğini ortaya koymuştu.

kaynak milliyet

вαнαя
02-04-06, 23:19
Ekranda 'Kurtlar Vadisi' dönemi bitti!

Evet. Durum biraz hazin ama gerçek. Yıllar sonra yaratılan ilk sanal Türk kahramanı Polat Alemdar tarihe karıştı.
Show TV, cuma akşamı günlerdir anonsladığı Kurtlar Vadisi'nin tekrar bölümünü göstermeye başladıktan sonra santral kilitlenince apar topar diziyi kesip, yerine Cemile'yi yayınladı! İzleyici, son dönemde okullarda çığ gibi büyüyen şiddet dalgasının faturasını Kurtlar Vadisi'ne kesmişti. Çünkü bütün tartışma programlarında şiddete meyilli gençlerin Polat Alemdar'a özendikleri, şüpheye yer bırakmayacak kadar net bir fotoğrafla ortaya konulmuştu. İzleyici de haklı olarak kanala, " Şiddeti böylesine tetikleyen bir diziyi hala nasıl yayınlarsınız " diye tepki koydu.
Daha da ilginci; ortaya çıkan tablo RTÜK'ü de harekete geçirdi. Show TV'den, dizinin yayından kaldırılmasını istediler. Onlar da Vadi'nin yayından kaldırılması talebine olumlu yanıt verdi. (Zaten yerini Hacı ile doldurdular) Böylece Kurtlar Vadisi'nin ekran macerası ve yeni bölümlerinin çekilme ihtimali sıfırlandı. Ben şimdi Necati Şaşmaz'ın bundan sonraki oyunculuk kariyerini merak ediyorum?



Mustafa Gürbüz-Takvim

SzARap
03-04-06, 10:29
Vadi’yi okulda şiddet kaldırttı.

Liselerde artan şiddetti Kurtlar Vadisi dizisinin özendirdiği iddialarını hatırlatan RTÜK yetkilileri, “Rahatsızlığı iletip, yayından kaldırılmasını rica ettik” dedi.

Show TV, Kurtlar Vadisi adlı dizi filminin tekrar bölümünü, Cuma günü sürpriz bir kararla yayından kaldırdı. RTÜK yetkilileri, özellikle liselerde artan şiddet olaylarını Kurtlar Vadisi dizinini özendirdiği iddialarını hatırlatarak, “Bunu dikkate alarak diziyle ilgili rahatsızlığı ilettik. Mümkünse dizinin yayından kaldırılmasını rica ettik” dedi.

Gençlere kötü etkilediği öne sürülen dizi, Cuma akşamı 22.30’da başladıktan 10 dakika sonra durduruldu. Yerine, Türkan Şoray’ın başrolünü oynadığı “Cemile” adlı dizinin eski bölümleri yayınlandı. Yayını durdurma kararını, Show TV Genel Müdürü Saner Ayar’ın verdiği anlaşıldı. Dizinin yayından kaldırıldığını doğrulayan Saner Ayar, bu kararı “RTÜK’ün rahatsız olmaması için” aldıklarını söyledi. Ayar, Kurtlar Vadisi’ni yayından kaldırma gerekçelerini şöyle açıkladı :

YIPRATMANIN ANLAMI YOK

“RTÜK’ün bu diziden rahatsız olduğu kesin. Biz de bu diziyi haftada üç-dört kez yayınlayarak, yıpratmanın bir anlamı olmadığına karar verdik. Ayrıca yeni başlayan ve başlayacak olan yapımlarla, yayın akışımız da doldu. Bu nedenle diziyi yayından kaldırma kararı aldık” MAGAZİN-ANKARA

SzARap
03-04-06, 10:57
Az önceki sabah gazetesinin haberini yazan ben olmama rağmen...
Arkadaşlar e-kolay ile Show-tv’nin sitesinde Salı, Perşembe ve Cuma günü Kurtlar vadisi gözüküyor..
Acaba yanlışlıkla mı yapıldı yoksa... kaldırılmasına gösterilen tepkiler yüzünden show-tv tekrar yayınlama kararımı aldı.... bu konuda bilgisi olan var mı? :img-help: :img-help: :img-help:


E-Kolay

04.04.2006 19:00 Ana Haber Haberler Show
04.04.2006 19:45 Spor Sayfası Spor Programı Show
04.04.2006 20:00 Yağmur Zamanı Yerli Dizi Show
04.04.2006 22:00 Kurtlar Vadisi Yerli Dizi Show

07.04.2006 19:00 Ana Haber Haberler Show
07.04.2006 19:45 Spor Sayfası Spor Programı Show
07.04.2006 20:00 Hayat Bilgisi Yerli Dizi Show
07.04.2006 22:00 Kurtlar Vadisi Yerli Dizi Show
07.04.2006 23:30 İddialı Yorum- Canlı Spor Programı Show


Show-Tv

4 Nisan Salı günü

18:45 Haber Show TV Ana Haber
19:55 Spor Spor Sayfası
20:00 Yerli Dizi Yağmur Zamanı
22:00 Yerli Dizi Kurtlar Vadisi-tkr
00:15 Sinema Bloodsuckers

6 Nisan Perşembe günü

18:45 Haber Show Tv Ana Haber
19:55 Spor Spor Sayfası
20:00 Yerli Dizi Emret Komutanım
22:00 Yerli Dizi Kurtlar Vadisi-tkr
00:30 Magazin Uçan Kuş

7 Nisan Cuma günü

18:45 Haber Show Tv Ana Haber
19:55 Spor Spor Sayfası
20:00 Yerli Dizi Hayat Bilgisi
22:00 Yerli Dizi Kurtlar Vadisi-tkr
23:30 Spor İddialı Yorum-canlı

KARAMAY
03-04-06, 11:45
Show-Tv

4 Nisan Salı günü
22:00 Yerli Dizi Kurtlar Vadisi-tkr


6 Nisan Perşembe günü
20:00 Yerli Dizi Emret Komutanım
22:00 Yerli Dizi Kurtlar Vadisi-tkr

7 Nisan Cuma günü

20:00 Yerli Dizi Hayat Bilgisi
22:00 Yerli Dizi Kurtlar Vadisi-tkr



bunda bi gariplik var perşenbe günü Hacı var
kurtlar vadisi olması çok zor
:(
ama bende kontrol ettim öyle yazıyor

KARAMAY
03-04-06, 12:40
Türk Rambosu Arapların Kalbinde


İspanyol gazetesi El Pais, ‘Kurtlar Vadisi Irak' filminin yakında Arap dünyasında gösterime gireceğini belirterek, "ABD Başkanı Bush'dan önce Türklerin Rambosu Arapların gönlünü fethetmeye hazırlanıyor diye yazdı.
Hafta sonu kültür ekinin büyük bölümünü Kurtlar Vadisi Irak filmine ayıran El Pais, filmin yapımcısı ve senaristi ile ropörtajlara yer verdi. Avrupa ve Türkiye'de seyirci rekorları kıran filmin çok yakında 13 Arap ülkesinde de gösterime gireceğine dikkat çeken gazete, İslam dünyasında Müslümanların gönlünü George W. Bush'un kazanması gereken bir durumda aktör Gary Busey'in üstlendiği rol ile Bush'dan daha fazla popüler olduğunu yazdı.

'ARAPLAR SAVAŞIN ACISINI İÇİNDE HİSSEDECEK'

Filmin yapımcısı Pana Film'in Avrupa'dan sonra 13 Arap ülkesini kapsayan büyük bir anlaşmaya daha imza attığını yazan gazete bu ülkelerde oluşacak tepkinin önemine dikkat çekti. Filmin ilk olarak 5 Nisan'da Dubai'de gösterime gireceğini kaydeden gazete ardından sırasıyla, Suriye, Ürdün Kuveyt, Katar, Bahreyin, Umman, Suudi Arabistan, Mısır, Libya, Yemen ve Irak ta da Arapların, Türk Rambo'sunun Amerikalılara karşı verdiği mücadeleyi izleme imkanına kavuşacağını belirtti. El Pais, Arap dünyasında bu filme karşı büyük bir ilginin de oluştuğunun altını çizerek, "Filmi yapanlar Kurtlar Vadisi'nin savaş filminden çok savaş karşıtı bir filmin olduğunu söylüyor ve Arapların bu filmi seyrederken savaşın açısını içlerinde hissedeceklerini savunuyorlar" dedi.

İspanyol gazetesi, filmin çok yakında ABD'de de gösterime girmesi için hazırlıkların tamamlandığını kaydetti.

KARAMAY
03-04-06, 12:43
Polat, Uca'nın Sesini Kecek Mi?


Bu sefer 'racon' Kurtlar Vadisi'ne göre değil, hukuk yoluyla gerçekleşecek gibi... Polat, Metin Uca'yı adaletin yardımıyla susturmaya çalışacak. Nasıl mı? İşte...

Bu sefer 'racon' Kurtlar Vadisi'ne göre değil, hukuk yoluyla gerçekleşecek gibi... Polat, Metin Uca'yı adaletin yardımıyla susturmaya çalışacak. Nasıl mı? Anlatayım....

'Kurtlar Vadisi \ Irak' filminin yapımcısı Fana Film, daha önce "Pişti" programında film hakkında yorum yapan Metin Uca'nın artık "konuşmaması" için "ihtiyati tedbir kararı" istemiyle mahkemeye
başvurdu. Pana Film'in, dava dilekçesinde "Her türlü medya aracında Pana Film Yapım Sinema LTD. ŞTİ. ve Kurtlar Vadisi Irak filmi aleyhine röportaj yapmamasına ve dava hakkında beyanat verilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı Metin Uca'ya tebliğ edilmesi" ifadesi kullanılıyor. Hatırlanacağı üzere Uca, 'Pişti'de 'Kurtlar Vadisi Irak'ı sert bir dille eleştirmiş, ardından da programdan ayrılmıştı. Bu 'ayrılma kararı' ise spekülatif yorumlara yol açmış, "Polat Alemdar, Metin'in kalemini kırdı" şeklindeki değerlendirmeler yapılmıştı.

Adalete ve meslek ilkelerine duyduğum saygı, mahkemeye intikal etmiş bir konu üzerinde yorum yapmamı engelliyor. En iyisi bu konuyu şimdilik mizaha bulamak:

Sevgili Metin, solunum yollarındaki bir rahatsızlık nedeniyle bundan birkaç ay önce küçük dilini kestirmişti. O günlerde espriyle karışık ona "Şimdilik küçüğüyle kurtuldun ama sende bu çene varken bir dahaki sefere bu kadar ucuz atlatamazsın" diye takılmıştım. Eh boşuna dememişler, "Bülbülün çilesi dilinden" diye... Bu arada davanın ilk duruşması 4 Mayıs'ta görülecek.

Kaynak:Vatan/Yüksel Aytuğ

KARAMAY
03-04-06, 14:16
VATAN, AKŞAM'IN ZOKASINI MI YUTTU?


Hürriyet-Kelebek yazarı Cengiz Semercioğlu, Vatan'ın dünkü sürmanşetini gözden kaçan bir ayrıntıya dayanarak yazdı. Bu durumda Vatan, rakibi Akşam'ın zokasını mı yuttu?



Kurtlar Vadisi ve Akşam...

Kurtlar Vadisi’nin cuma günü ekrana gelen bölümü 10 dakika yayınlandıktan sonra, Show TV Genel Müdürü Saner Ayar’ın talimatıyla ekrandan çekilmiş.

Yerine apar topar Cemile dizisinin tekrarı konmuş.

Show TV’nin bu kararı "sosyal kaygıları gözeterek" aldığı söyleniyor.

Bana inandırıcı gelmedi ama Vatan gazetesi pazar günü sürmanşetten bu kararı alkışladı.

Rakibi Akşam’ın zokasını da yuttu!

Sakın bu kararın alınmasında, Akşam gazetesinin bugün başlayacağı Kurtlar Vadisi promosyonu etkili olmasın?..

Akşam bugünden itibaren dizinin 55 bölümlük VCD’sini veriyor.

Show TV gazetenin bu promosyonu etkili olsun diye diziyi ekrandan geçici bir süre çekmiş olamaz mı?..

Show TV gerçekten böyle bir karar alsa bunu bangır bangır duyurmaz mı, "Elimdeki bölümleri bundan sonra yayınlamıyorum, yeni çekilecek Kurtlar Vadisi’nin pazarlığından da çekiliyorum" demez mi?..

"Sosyal kaygı" noktasına bu kadar takılı kalmak geçici körlükler yaratır, benden söylemesi.

KARAMAY
04-04-06, 10:50
İşte Polat Alemdar'ın Gizli Kitabı
04.04.2006 06:59
Kurtlar Vadisi'nin eli silahlı Polat Alemdar'ının "Akş" isimli bir şiir kitabı yazdığı ortaya çıktı. Evet kitabın ismi "AKŞ"... İşte kitabın öyküsü ve Polat'ın üç şiiiri..
Kurtlar Vadisi dizisinde ekmek doğrar gibi insan doğrayan Polat Alemdar karakterini canlandıran Necati Şaşmaz'ın içerisinde ilâhi aşkı anlatan şiirlerinin yer aldığı bir şiir kitabının olduğu ortaya çıktı.

Şaşmaz, şiir yazdığını ve kitabı olduğunu Şaşmaz kardeşlere ağabeyliğiyle bilinen senarist Ömer Lütfi Mete'den bile gizlemiş. Ankara'da bulunduğu gençlik yıllarında başından bir aşk hikayesi geçen Şaşmaz, yaşadığı duyguları şiire aktarmış. Bu dönemde içerisinde bulunduğu tasavvuf kültürünün de etkisiyle ilâhi aşkı şiirlerine yansıtan Şaşmaz, şiirlerini ise "Akş" ismini verdiği bir kitapta toplamış.

ŞİİR KİTABINI SAKLAMIŞ

Şaşmaz'ın kaleme aldığı aşk yüklü şiirler, dizide pervasızca adam kesen Polat Alemdar'ın gerçek hayatta oldukça zıt bir duygu dünyasına sahip olduğunun ipuçlarını veriyor. Muhammed Necati Şaşmaz ismiyle internette de birkaç tanesi yayınlanan şiirlerin Şaşmaz tarafından Ankara'da bir matbaada bastırıldığı öğrenildi. Ancak ünlü oyuncu, 20'li yaşlarda kaleme aldığı ve edebi yönden de küçümsenmeyecek değerdeki bu şiirlerini ortaya çıkarmadı.

ŞAŞMAZ, "DERİN BİRİ"

Kurtlar Vadisi'nde derin devletin bir elemanını canlandıran Şaşmaz için gerçek hayatta da "derin bir insan" tabirini kullanan Ömer Lütfi Mete, bu derinliğin insanî olarak naiflik olduğunu belirtiyor. Şaşmaz'ı, "Sürekli olarak aşktan konuşan, muhabbet ehli bir insan" cümleleriyle açıklayan Mete, Şaşmaz'ın son dönemde yakaladığı şöhret nedeniyle çevresindeki yakın dostlarının kendisine ulaşmakta zorlandığını, dışarıdan bakıldığında bunun bir ihmal gibi görüldüğünü, ancak Şaşmaz'ın halen bir gönül adamı olmaya devam ettiğini kaydetti.

ŞAİR POTANSİYELİ TAŞIYORDU

Hayatta Necati Şaşmaz kadar güveneceği sınırlı sayıda insan olduğunu anlatan Mete, ünlü oyuncunun şiirleriyle ilgili olarak da "Şaşmaz'ı uzun süredir tanımama rağmen şiir yazdığını bilmiyordum. Ben de bir gün tesadüfen öğrendim. Kitabını da yine tesadüfen gördüm. Şiirlerini okuduğumda bir şair potansiyeli yansıttığını düşünmüştüm. Şiir yazdığını ise mütevazılığı ve edebi nedeniyle benden gizlemiş" diye konuştu.

ŞİİRLERİ:

Şaşmaz'ın Ankara'da bir matbaada bastırdığı "Akş" isimli kitabının piyasada baskısı bulunmuyor. 2002 yılında internette yayınlanan Muhammed Necati Şaşmaz imzalı "Sen ve Diken", "Sesin", "Balığın Kokusu", "Aşkın Nöbeti tuttu" adlı şiirler Şaşmaz'a ait.

SEN VE DİKEN
Eteğinde olsa elim
Farzet ki bir dikenim
Zarar veremem sana...
İzin ver ki
Senle olmaktan
Mutlansın, sevinsin can.
Kokunu tatsın ruhum,
Kimse bilmesin senle olduğumu,
İstersen çıkar at beni.
Parmaklarından içtiğim bûseyle
Avuturum gönlümü
SESİN
Kimbilir hangi kıyıda sen?
Şarkılar mırıldanarak gezersin! ...
Susadığım sesin,
Yine hangi denize karıştı? ..
Avcılara sormalı seni.
Balıkları böyle sarhoş eden kim? ..
AŞKIN NÖBETİ TUTTU
Aşkın nöbeti tuttu
Gül yüzünü görmedikçe ayılmaz
Ağzım dilini yuttu
Muhabbetin sahtesine açılmaz
Sevmeyi bilirsin
Acıyı tasayı bilmezsin lakin
Zaman davul senin mekanında
Tokmak senin elinde
Mekan hayallerinde
Hayal senin elinde
Sen istediklerinle cirit oyna
Ben isteyebileceklerimin sınırında
Volta atarım boyuna
Aşk sana oyun
Bana ibadet
Sesinin sihrine takılmış koyun
Bulamaz ülkende bir gülüş saadet

NecatiSasmaz
04-04-06, 14:18
RTÜK BAŞKANI ZAHİD AKMAN AÇIKLADI: “KURTLAR VADİSİ DİZİSİNİN YAYINA GİRDİKTEN 10 DAKİKA SONRA YAYINDAN KALDIRILMASININ BİZİMLE İLGİSİ YOK.”

4/4/2006 13:59



RTÜK: Kurtlar Vadisi'nin yayından kaldırılması bizimle ilgili değil...

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, Show TV’de ikinci kez yayınlanan "Kurtlar Vadisi" dizisinin yayına girdikten 10 dakika sonra yayından kaldırılmasının RTÜK ile ilgisi olmadığını söyledi. Akman, Üst Kurul’un yayınlanmakta olan bir programa ya da bir program yayınlanmadan önce herhangi bir şekilde müdahale etme yetkisinin bulunmadığını bildirdi.

RTÜK Başkanı Akman, Üst Kurul’un dizinin kaldırılması sürecinin tamamen dışında olduğunu vurguladı.
Akman, şöyle konuştu: "Biz bu sürecin tamamen dışındayız. Doğrusu biz de bunu sonradan gördük, fark ettik. Ancak RTÜK’ün yayınlanmakta olan bir programa ya da bir program yayınlanmadan önce herhangi bir şekilde müdahale etme yetkisi yoktur. Kanunumuz bize böyle bir yetkiyi vermemiştir. O nedenle medyadaki ’RTÜK’ün müdahalesiyle yayından kaldırıldı, yayını kesildi’ şeklindeki iddiaların tamamı geçersizdir."

OKULLARDAKİ ŞİDDET OLAYLARI
Akman, son günlerde okullarda meydana gelen şiddet olaylarında televizyon dizilerinin etkisinin olduğu yönündeki iddialarla ilgili olarak da, "Okullarda yaşanan şiddet olayları son derece de üzücü.

Ancak ’bu olayların tek nedeni televizyonlarda yayınlanan dizilerdir’ şeklinde bir iddiada bulunmak, çözüm arayışında olan bizler için yanıltıcı olabilir" dedi. Akman şunları kaydetti:
"Bugüne gelmemizde televizyon yayınları ve televizyonlardaki bazı programlar elbette etkili olmuştur. RTÜK, bunu dikkate alıp gereken tedbirleri geçmişte de almıştı. Biz de bugün aynı hassasiyetle bu programlar üzerinde çalışıyoruz.
Ancak ebeveynlerin, Milli Eğitim Bakanlığımızın ve sosyal etkisi olan her türlü çevrenin, gençlerimizin şiddete olan bu ilgisinden uzaklaşması noktasında hassas olması gerekiyor."

KARAMAY
05-04-06, 11:06
Akşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut, Kurtlar Vadisi dizisini yayından kaldıran RTÜK'e bir öneride bulundu..

İşte Turgut'un bugünki yazısı:

Toplumda yaygınlaşan şiddet olaylarıyla mücadele etmeye çalışan RTÜK, 'Kurtlar Vadisi' dizisinin yayından kaldırılmasını ilgili televizyon kanalından istemiş. Polat adlı karakterin gençlere kötü örnek olduğu liselerdeki şiddetin de temelinde bu olduğu düşünülüyormuş. Gerçi ben gençlerin daha çok 'Beavis and butthead' adlı karakterleri kendilerine örnek aldıklarını ve okullardaki şiddetin de buradan kaynaklandığını düşünüyorum.


Ama eğer Türk Milleti'ni kurtaracaksak eğer, gençleri şiddet eğiliminden gerçekten vazgeçireceksek, eğer barış ve huzur dolu bir ülke yaratacaksak, televizyonda Başbakan Erdoğan'ın görüntülerinin yayınlanmasını yasaklayın. Benim de RTÜK'e mütevazı önerim de bundan ibarettir. Polat ile filan uğraşacağınıza sıkıyorsa Başbakan ile uğraşın ve onu yasaklayın tamam mı... Bizim Başbakanımız Türk prototipidir, hem bıçkın hem de kavgacıdır. Aniden parlar ve parladığı zaman da ne yapacağı belli olmaz. Bu gerçeği bilmeyen Danimarka Başbakanı Yamuksen çok yakında bunun bedelini ağır ödeyecek. Erdoğan bir gün ona aniden bir çakacak, adam iki seksen uzanacak. Başbakan'ın eskiden Helmut Kohl'e de bir tane çaktığı söyleniyor ama adam su aygırı zarafetinde olduğundan yere düşmemiş.


Bu önerim lütfen ciddiye alınsın. Ülkenin gençleri Polat'ı değil Başbakan'ı kendilerine örnek alırlar, Polat olma hayali daha sonrası içindir. Liseden sonra üniversiteye giremeyip işsiz kaldıklarında derin devlette iş buldukları zaman Polat'ı örnek alacaklar. Şu aralar ise lisedeyken hayalleri Başbakan olmakla sınırlı. Başbakan bir gün karşısına çıkan çiftçiye sert konuştu ya, gençler bunu pek beğendi. Hele Başbakan adamcağıza '***** al da git' diye bağırdı ya, bu gençler arasında 'bana yamuk yapma' veya 'bana biraz Extacy verir misin' lafı kadar popüler oldu. Evlerde gençler odalarına Başbakan'ın çiftçiyle konuşurkenki resminin altına onun ağzından '***** al da' diye yazıyorlar ve gençler pek de espritüel olduklarını zannettiklerinden cümlenin 'git' bölümünü de yazmıyorlar. Böylece heyecan ve spekülasyon yaratıyor, kendi aralarında pek eğlenip gülüyorlar.


Başbakan'ın yürüyüşüne bir bakın sonra da Polat'ın yürüyüşüne... Elinizi kalbinize koyun ve doğruyu söyleyin; hangisine derin devlet savaşçısı olmak daha yakışıyor? Söyleyin lütfen. Yahu şimdi aklıma geldi; Başbakan Erdoğan'ın derin devlet savaşçısı olduğu bir dizi çekilseydi bu çok popüler olmaz mıydı? Dizinin sonunda derin devlet tamamen çökerdi ve hem onlar hem de biz kurtulurduk.


Türk gençleri için düşündüğüm bu tedbirin RTÜK tarafından bir an önce yerine getirilmesini bekliyorum. Türk gençliği televizyonda Erdoğan'ı görmezse maço olmaktan da vazgeçer ve sakinleşir bir zaman sonra. Eğer Erdoğan'ı özleriz diyorsanız bunun da çözümü var merak etmeyin. Biz AKŞAM gazetesi olarak Erdoğan'ın kavgalarından oluşan bir CD takımını promosyon olarak ileride veririz de hasretiniz giderilir. 20 kupon biriktirene bu dizi sadece 1,5 YTL'ye verilir tamam mı...


Sonra başka projelerim de var. Tanrım acaba bu yazı hiç bitmeyecek mi, ne yapsam bilmiyorum ki çok ama çok sıkıldım. Başbakan'ın başrol oynayacağı dizinin bir de filmini yaparız. Bu film Irak yerine Danimarka'da geçer. Başbakan Danimarka'ya gizlice girer ve Yamuksen'i kaçırıp onu Doğu Perinçek'e teslim etmekle korkutur. Bundan çok korkan Yamuksen ise vatandaşlık değiştirip Türk olur ve dahası bir Türk milliyetçisi kesilir başımıza. Film bununla son bulur ve 'The end' yazarken hüzünlü bir müzik çalar.


Sevgili okurlar 'Televizyonda şiddete son, Başbakan veya haberlerin tümü yasaklansın' kampanyama katkılarınızı bekliyorum.

BaRoNeS
05-04-06, 20:00
Müjde arkadaşlarr!!

AA - ANKARA - Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, Show TV'de tekrarı verilen 'Kurtlar Vadisi' dizisinin yayından kaldırılması sürecinin tamamen dışında olduklarını söyledi. Akman, 'Kurtlar Vadisi'nin cuma günü 10 dakika yayımlandıktan sonra yayından kaldırılması ile ilgili açıklamasında, "Biz de bunu sonradan fark ettik. Ancak RTÜK'ün yayımlanmakta olan bir programa ya da bir program yayınlanmadan önce herhangi bir şekilde müdahale etme yetkisi yok. O nedenle medyadaki 'RTÜK'ün müdahalesiyle yayından kaldırıldı, yayımı kesildi' iddiaları geçersiz" dedi.
Akman, okullardaki şiddete dizilerin etkisi olduğu iddialarıyla ilgili olarak da şunları söyledi: "'Bu olayların tek nedeni televizyon dizileridir' iddiasında bulunmak, çözüm arayışında olan bizler için yanıltıcı olabilir. RTÜK, gereken tedbirleri geçmişte aldı."
Show: Yayımlanacak
Bu arada, Show TV yetkilileri ise 'Kurtlar Vadisi'ne yeni diziler nedeniyle ara verildiğini, dizini eski bölümlerinin ileriki günlerde yeniden yayımlanacağını söyledi.

pest
08-04-06, 21:05
Kurtlar Vadisi dizisiyle yıldızı parlayan Necati Şaşmaz, Show Tv’de yayınlanan Pişti programında kendisi için "Abdullah Çatlı ile Rambo kırması dandik kahraman" diyen Metin Uca ile köşe yazarları Hıncal Uluç ve Perihan Mağden hakkında suç duyurusunda bulundu.

Necati Şaşmaz, filmin yapımcısı Raci Şaşmaz ve senarist Bahadır Özdener ile birlikte dün saat 14.00 sıralarında Kadıköy Adliyesi’ne geldi. Şaşmaz, savcıya iki saat ifade verdi. Sunucu Metin Uca’nın ’Pişti’ programında kendisi için ’Abdullah Çatlı ile Rambo kırması dandik kahraman’ dediğini anlatan Şaşmaz, bu sözlerin kendisini manevi açıdan yıprattığını ve hakarete maruz kaldığını savundu. Şaşmaz, adliyeden ayrılırken "Suç duyurusunda bulunmaya geldik. Sonuçlanınca basını bilgilendireceğiz. İsim açıklayamam, o kendini bilir" dedi.


HÜRRİYET

SzARap
10-04-06, 09:49
10.04.2006 Sabah gazetesi haberi......

Önceki akşam katıldığı bir davette ‘Kurtlar Vadisi’ dizisi ve ‘Kurtlar Vadisi-Irak’ filminin başrol oyuncusu Necat Şaşmaz’la ilgili sorulara cevap veren dizinin eski yönetmeni Osman Sınav, Şaşmaz’a sözleriyle destek verdi. Filmin başarısı ile ilgili soruları yanıtlayan Sınav, şöyle konuştu: “5 milyonu aşkın kişinin izlediği bir filmin kötü olduğunu söyleyecek halim yok! Filmin başarılı ve iyi bir film olduğu gerçektir!” Sözlerine, “Necati’nin benim yaptığım bir dizi ile şöhret olduğu bir gerçek. Başarısında benim payım var, zaten bu dizi ile şöhreti ve başarıyı yakalayacağı su götürmez bir gerçekti” diye devam eden Sınav, Kurtlar vadisi dizinin tekrar bölümlerinin yasaklanması ile ilgili olarak da şunları söyledi : “Okullardaki ve toplumdaki şiddeti bu dizi ile bağdaştırmak yanlıştır. Böyle bir şey yok. Yaşanan bütün bu olayların altında Kurtlar Vadisi yatamaz!”

pest
10-04-06, 18:39
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, Show TV yetkililerine “Kurtlar Vadisi” isimli diziyi “herhangi bir yasal uyarı ya da yaptırıma” gerek kalmadan yayından kaldırdıkları için teşekkür mektubu gönderdi.

Akman, Show TV Genel Müdürü Saner Ayar ile Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ergin'e birer teşekkür mektubu gönderdi.
Zahid Akman, mektubunda son zamanlarda okullardaki şiddet olayları nedeniyle dikkatlerin televizyon yayınlarına yöneldiğini hatırlatarak, şunları kaydetti: “Son zamanlarda okullarda gençler arasında meydana gelen ve hepimizi üzen şiddet olayları bir kez daha dikkatlerin televizyon yayınlarına yönelmesine ve televizyon programlarının şiddetin yayılmasında etkili olduğuna ilişkin görüşlerin ortaya atılmasına neden olmuştur. Böylesine hassas bir dönemde, eleştirilerin hedefi haline gelen 'Kurtlar Vadisi' adlı dizi filmi reyting almasına ve yüksek gelir getirmesine rağmen, herhangi bir yasal uyarı ya da yaptırıma ihtiyaç bırakmadan yayından kaldırmanız, Türkiye'de televizyon yayıncılığı alanındaki sosyal sorumluluk anlayışının güzel bir örneği olarak kabul edilmiştir. Televizyon yayınlarının büyük fedakarlıklara ve yüksek maliyetlere katlanılarak kamuoyuna sunulduğu gerçeğinden hareketle, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu adına, kuruluşunuzu gösterdiği duyarlılık nedeniyle şahsınızda tebrik eder, bu uygulamanın tüm yayın kuruluşlarımız için örnek teşkil etmesini dilerim.”


--------------------------
şimdi bu kurtlar vadisi bi daha yayınlanmayacak mı demek oluyor =(((((((((((

ariza-girl
13-04-06, 18:52
Kurtlar Vadisi yeni bölümleri ile ekrana gelecek. Bu bilgi kesin. Ancak içerik şu an belli değil. Büyük olasılıkla öykü, Irak'ta kaldığı yerden devam edecek. İki kanal, Kanal D ve Show TV işin peşinde. CNN TÜRK'te ekrana gelen "Oradaydım" belgeselinde senarist Bahadır Özdener "Kurtlar Vadisi Irak" filmine göre hareket edeceklerini söylemişti. Film büyük ilgi gördü. "Kurtlar Vadisi"nin eski bölümleri de tutunca devam etme kararı alındı. Ne olursa olsun bence, "Kurtlar Vadisi" Türk televizyon tarihinin en "cult" dizisi ünvanını şimdiden aldı.

16.03.2006 Saat: 09:53
ancak arkadaslar bu haber 1 ay önce yazilmis
insallah devam eder

SzARap
14-04-06, 10:06
‘Kurtlar Vadisi’ ile popülaritesini artıran Özgü Namal, dizi hakkındaki yapılan tüm olumsuz eleştirilerin karşısında : Hala o işin arkasındayım....

Oktay Kaynarca ‘Kurtlar Vadisi’nden ayrıldıktan sonra ben devam ettim, çünkü olması gereken oydu. Onların derdi, beni ilgilendirmiyordu. Ben hep yapılan işin arkasında oldum. Öyle olması gerekiyordu, profesyonellik bu işte. Yoksa kişiliksiz olurdum. Hala arkasında duruyorum, çok güzel senaryo yazdılar, çok güzel işler yaptılar. Bun tartışmalardan sıyrılmam gerekiyordu ama bunu yaparken dikkat çekmemeliydim. O da yanlış anlaşılabilirdi. İki arada bir derede zor günlerdi! Oktay’la birlikte benim diziden yarılmamam ortak kararımızdır. Bunu Oktay’da söylemiştir, “Eğer ayrılırsan yanlış olur, kesinlikle devam edeceksin” Başkası olsa çok farklı davranabilirdi ama o asla! Her zaman destek oldu. Tartışmalarda bile ben susmuşumdur o konuşmuştur, yada tam tersi....

‘Halk tepkisini zaten izleyerek verdi’

‘Yeditepe İstanbul’ çok güzel bir diziydi ama ‘Kurtlar Vadisi’ ile daha çok tanındım. TV’de öyle; kendimizi gerçek anlamda iyi hissedeceğimiz bir işte olamıyoruz maalesef. O yüzden cilalı işler her zaman dikkat çekiyor. Ama eğer işini yürekten yapıyorsan her yerde fark ediliyorsun abicim!

‘Kurtlar Vadisi’nde derin devlet mevzusunun iyi bir şey olmadığını anlatıyorlar. “Derin devlet diye bir şey var, alo! Uyan gözünü aç” diyor. Seni Türkiye’nin politik geçmişiyle yüzleştiriyor, bilmediğin ve arkaya attığın her şeyi gözler önüne seriyor.

“Susurluk diye bir şey var, bak o yüzden var işte” diyor. “Orda silah var, kan var!” Hadi be, yürü be! Yani neyin derdindesin? Ya çok üzülüyorum. Sanat bir sürü şeyi öğretmek, geliştirmek için yok mu? Buna izin versene. ‘Kurtlar Vadisi-Irak’a da aynı şeyi yaptılar. Filmin asıl anlatmak istediğini unutup, bunu milliyetçi bir hareket haline getirdiler. “Çuvalın intikamı!” Hayır efendim, orada başka bir şey demek istiyor. AÇ gözünü bak! ‘Kurtlar Vadisi’nin arkasındayım sonuna kadar. Biz başka bir şey yaptık. Aslında bunu halk anladı, izleyerek de tepkisini verdi.

Billush
14-04-06, 16:10
KURTLAR VADİSİ’NDE BİR YALNIZ ADAM!
28 Ağustos 2005 Pazar | 13:23

Kurtlar Vadisi’nin Polat Alemdar’ı Necati Şaşmaz, hayatı boyunca hiç aşık olmadığını söylüyor. Aşkı bir denize benzeten nam-ı diğer Polat, ”Ben denizin kıyısında oturmuş ayaklarımı suya sokuyorum. Henüz aşka tesadüf etmedim” diyor ’.


Deniz Akkaya, dergisi DISHY’nin üçüncü sayısı için, Kurtlar Vadisi’nin Polat Alemdar’ı Necati Şaşmaz’la konuştu. Şaşmaz, kendisini ağırlıklı olarak aşk konusunda sıkıştıran Akkaya’nın sorularını yanıtsız bırakmadı. Bugüne kadar hiç aşık olmadığını söyleyen nam-ı diğer Polat, "Aşk konusunda tecrübeliyim. Ama nasıl? Başkalarının tecrübelerinden edindiklerimle tecrübeliyim. Ben aşık olmak gibi bir ihtiyaç duymadım" diyor.

’YANLIŞ TANINMAK İSTEMİYORUM’
"Bazen dışarıda bir yerdeyken kaşlarımı çattığım oluyor ama bu Polat’tan etkilendiğim anlamına gelmiyor" diyen Şaşmaz, insanlarda bu izlenimi bırakmak istemediğinin altını çiziyor. Deniz Akkaya, 30 Ağustos’ta piyasada olacak DISHY’deki röportajının girişinde şunları yazıyor: "Necati Şaşmaz’la ilk karşılaştığımız anı hatırlıyorum da, o kadınlara has, haddinden fazla, yersiz, gereksiz önyargımla, Allah’ın selamını bana kibarca gönderen güler yüzlü adama söyleyebildiğim ancak "Siz hep böyle takım elbiseyle mi dolaşırsınız?"olabildi. Ama dedim ya, daha iyisi zaten elimden gelmeyecekti, doğamıza ters... ...Türk şöhretlerle röportaj yapma görevi Dishy’de çalışan deneyimli gazetecilerin işiydi. Ama bu ay, bu kuralı bozduk. Bozduk, çünkü ben Necati Şaşmaz’ı DISHY okuyucularıyla bilhassa kendim tanıştırmak istedim..."
* Fobiniz var mı? Bugüne kadar hiç rastlamadım. Ama aşk olabilir.

* Neden sizin gibi adamların sevgilisi yok? Belki de vardır.

* Olsa bile inkar ediyorsunuz... Söylüyorum işte ben hiç aşık olmadım.

* Peki yaş 33 ve bunun 15 senesi yalnız geçti! 15 mi? 33 yılı yanlış geçti!

* Yanlış mı yalnız mı? Tabi yoruma bağlı, belki de yanlıştır. Yalnız geçtiği doğru...

* Yalnız geçti? Şimdi buna inanmamızı mı bekliyorsunuz? Aşk konusunda tecrübeliyim. Ama nasıl? Başkalarının tecrübelerinden edindiklerimle tecrübeliyim. Arkadaşlarım arasında aşk yaşayan birçok insan gördüm. Ben hiç aşık olmadım. Böyle bir ihtiyaç da duymadım.

* Ne acayip bir cümle bu? Diyorum işte, hiç hissetmedim aşık olmayı. Bunun suçlusu ben miyim?

’AŞIK OLMADAN ÖLMEK İSTEMEM’

* Acaba yaşamış da, fark edememiş olabilir misiniz? Yok fark ederdim çünkü aşık olan insanları gördüm. Elleri titriyordu aşık olduklarında.

* Hiç mi aşık olmayacaksınız? Aşık olmadan ölmeyi asla istemem. Herkese bunu söylüyorum; aşık olduğumda benden korkun! Çünkü hiç birinize benzemem. Bugüne kadar aşık olmamış bir insan, kesinlikle ilkinde çok pervasız olacaktır. Aşk, şöyle anlatılır: "Aşk, kişiye göre değişken bir şeydir. Deniz gibidir. Kimi gelir kıyısında onu seyreder, cesaret edip içine giremez. Kimi kendini pervasızca atar, yüzer gider. Kimi mantığıyla hareket edip sandalıyla ilerler. Kimi de sandalından atlayıp denizin derinliklerinden inciler, mercanlar çıkartır. İşte en değerlisi budur." Ben denizin kıyısında oturmuş ayaklarımı sokuyorum. Belki de ona henüz tesadüf etmedim.

* Siz bir de şiir yazıyorsunuz. Hiç aşkı yaşamadan o şiirleri nasıl yazdınız? Başkalarının aşklarının içine girebiliyorum demek ki. Gerçekten yazabilmek için illa ki aşkın yaşanması gerektiğine de inanmıyorum. Kurtlar Vadisi’ni yazanların da hiçbiri mafya değil!

* Geçen gün bir arkadaşım yolda sizi gülerken görmüş: "Aa, Polat gülüyormuş meğer" demiş. Normal hayatta kaşlarınız çatık mı dolaşıyorsunuz? Bazen kendimi yakalıyorum, kaşlarımı çattığımı hissettiğim oluyor. Bu Polat’tan etkilendiğim anlamına gelmiyor. O durumda dikkat ediyorum. İnsanlarda öyle bir izlenim bırakmak istemiyorum.

* İnsanların hakkınızda ne düşündüğü bu kadar önemli mi? İnsanların beni yanlış, olduğumdan farklı tanımalarını istemiyorum. Ama maalesef öyle tanıyorlar ve bunu değiştirmek için elimden geleni yapıyorum.

ariza-girl
15-04-06, 11:51
Cuma, 14 Nisan 2006
Objektif'i Kurtlar Vadisi Yedi!

Geçen hafta "Star'da Objektif programI kaldirildi" diye yazmIStIm...

Star'I izliyorum bir baktIm "Objektif bu hafta da bomba gibi" diye tanItIm programlarI
dönüyor...

Haydaa!... YalancI durumuna düStük. Hemen Kadir Çelik'i aradIm, "HayIrlI olsun, programIn devam ediyormuS" diye... MeGer karar kesinmiS, iki hafta daha ekranda olacak, sonra bitecekmiS...

YalancI çIkmadIGIm için sevinemedim. Çünkü yIllarca televizyonculuk yapan biri olarak, emek verdiGin programIn yayIndan kaldIrIlmasInIn ne demek olduGunu... Çekilen acIlarI iyi bilirim...

Objektif de PerSembe akSamlarI saat 24.00'te yayIna girmesine raGmen her hafta o kuSakta en çok izlenen iki programdan biri oluyordu. KanalIn yayIn politikasI vardIr, kararlar deGiSebilir, reytinge raGmen yayIndan kalkabilirsin... Olabilir... Ancak Kadir Çelik'e bu anlamda büyük yanlIS yapIldI. Biraz ayIp edildi. "ProgramIn yeterli reyting almIyor" denerek bitime altI ay daha olmasIna raGmen sözleSme tek taraflI feshedildi. YayInlandIGI kuSakta en çok izlenen iki program arasIna giren bir alInteri için ortaya atIlan bahane onur kIrIcIydI, büyük ayIptI.

Reyting bahanesi gerçekçi olmadIGIna göre... Objektif neden bitiriliyor?.. Derin bir araStIrma yaptIm ve derin bir sonuç çIkIverdi karSIma...

Kurtlar Vadisi...

Evet yanlIS okumadInIz... Objektif'i Kurtlar Vadisi yedi, bitirdi... Geçen hafta Kadir Çelik, DoGan Grubu'nun yayIn organI Star'daki programInda Show tv ve RTÜK'e teSekkür etti. Çünkü Kurtlar Vadisi Show'da yayIna girdikten on dakika sonra "Küt" diye yayIndan kaldIrIlIverdi. RTÜK'ün de rahatsIzlIGI vardI. Kadir Çelik kendi programIndan rakip kanala övgüler yaIdIrdI.

Halbuki Eylül'deki yeni yayIn döneminde, Kurtlar'I kendi kanalIna çekmek için Show ile kapISan ve pazarlIk yapan Kanal D Simdi bir adIm öndeydi ve derin diziyi kapmak üzereydi.

AynI gruba baGlI yayIn organIndan diziye çakIp, "Bunu bitirdiGi için Show'a teSekkür ederim" diyen Kadir Çelik'in ipi çekilmiSti...

Kurtlar'I bitirmeye nasIl övgü... Bu ne cüretti?.. Kuzu olmak lazImdI kuzu...

Yerlerde sürünen, "Mahmut Tuncer'in eSi stüdyoyu basacak, az sonra sünnet olacak" gibi seyirciyi aldatmaya yönelik, seviye düSüren alt yazIlar geçilen Star YaGmuru gibi programlarI bitirmek varken, Objektif'e kIlIç vurmak...

DoGan Grubu'ndaki testere operasyonu deGil de... Neydi?... Yoksa ben fazla Laz ZiyalaStIm mI ne?...

Bekir Hazar/Yeni Safak

pest
16-04-06, 16:31
KURTLAR VADİSİ DEVAM EDEBİLİR

'İnsanlar müzik aleti çalmıyor, kitap okumuyor, resim yapmıyor. Öyle olunca da insanların televizyon izlemenin dışında yapacak, vakit geçirecek bir şeyi kalmıyor. Ama bunun sorumlusu medya değil. En başta istihdamı artıracaksınız...' Bu sözler bir akademisyene ya da medya eleştirisi yapan bir uzmana ait değil. Bu sözler tam da medyanın içinde yer alan bir isme, Show TV Genel Müdürü Saner Ayar'a ait. O gerçekten konulara yaklaşımıyla 'bildik müdürlerden' farklı. İşte onun bakış açısıyla televizyon ve televizyon dünyasında yaşananlar.

Ne oldu da Kurtlar Vadisi dizisi yayından kalktı? Sosyal hassasiyetler mi yoksa başka bir şey mi böyle bir karar alınmasına neden oldu?

Kurtlar Vadisi durumu çok hassas bir nokta. Kurtlar Vadisi daha birinci bölümünden itibaren Türkiye'de fenomen olmaya aday bir diziydi. Ve çok kısa bir süre sonra bunu başardı. Öyle olduğu vakit, her gün göz önündesiniz. Bizim gibi toplumlarda da dizilerden, filmlerden ya da bu tür örneklerden etkilenme katsayısı bazen yüksek olabiliyor. Burada Kurtlar Vadisi'nin toplum üzerinde muhakkak ki etkileri var fakat hepsi de olumsuz diye bir durum yok. Yani 'toplumdaki şiddetin kaynağı Kurtlar Vadisi'dir demek büyük haksızlık olur. Dizi her 100 izleyicinin 99'unda 'yahu sahiden insan öldürmek, mafya ne kadar kötü bir şeymiş aslında, hiç bunlara bulaşmadan iyi bir eğitim alarak yaşayabilirmişiz' duygusunu neden oluşturmasın? Belki bir kişide 'acaba adam öldürmek nasıl bir şey' diye merak duygusu oluşturabilir. Tabii o kişi şiddete, bu yola meyilliyse...

YENİ DİZİ ZAMANI

Dizinin toplumda yaşanan şiddetin baş aktörü olarak gösterilmesi yanlış mı?

Tabii ki yanlış. Bugün okullarda, sokaklarda yaşanan şiddetle, Kurtlar Vadisi'ni birebir eşleyebilme imkan ve ihtimalim yok. Böyle yaparsak çok büyük yanlış ve haksızlık yapmış oluruz. Peki Kurtlar Vadisi'ni biz yayından kaldırdık; bakalım şiddet ortadan kalkacak mı?

Niye yayından kalktı, tekrarları bile iyi reklam alırken?..

Bunun birkaç nedeni var. Öncelikle Eylül ayına yeni dizi yetiştirmemiz gerekiyor. Eylül ayında tutacak dizileri de bu dönemde ekrana koyuyorsunuz. Haftanın dört günü Kurtlar Vadisi yayınladığımız vakit yeni diziyi koyacak yeriniz kalmaz. O nedenle rakiplerimiz yeni yeni diziler yayınlarken biz de yeni dizilerimizi yayınlayalım dedik.

DİKENSİZ GÜL YOK

Kurtlar Vadisi kesin olarak bitti diyebilir miyiz?

Dizi bizim için fevkalade önemli. Yeni bölümlerinin çekilmesi söz konusu. Konseptinin ne olacağı, çekilip çekilmeyeceği tamamıyla yapımcı firmanın inisiyatifinde. Şu an için tekrarlarını durdurduk. Burada tabii ki bir sosyal hassasiyet de var. Yani toplumda şiddet olaylarının çok üst noktaya çıkmasının da etkisi var böyle bir karar almamızda. Ama şunun bilinmesi lazım; bu diziyle sosyal yaşamda yaşanan şiddeti bire bir ilintilendirmek yanlıştır. Örnek vereyim. Dallas dizisinin yayınlandığı bir dönem vardı. Dallas'ın izlendiği dönemde Türkiye'de viski tüketimi arttı mı? Sue Ellen'ın elinde hep viski vardı. Ve alternatifi de yoktu izleyicilerin. Bakın medyanın gücü bir noktaya kadar... Bir noktadan sonra da abartmamak önemli. Türkiye'de Kurtlar Vadisi kalktığı gün şiddet bitecekse yapımcı arkadaşlara söyleyelim onlar hemen imha eder, en büyük sosyal sorumluluğu inanın başta onlar gösterirler. Bugün Türkiye'de aile içinde şiddet almış gidiyor, kadın, çocuk, şiddet görüyor. Türkiye'de Meclis'te şiddet var. Bugün Meclis'te en ufak bir tartışmada milletvekillerimiz yumruklaşmaya gidebiliyor. Sokakta şiddet var, statlarda şiddet var. Bütün bunların nedeni Kurtlar Vadisi... Mümkün değil böyle bir şey. Yani hiç kimse bu şiddetin yılların birikimi olduğunu sorgulamıyorsa yol almamız mümkün mü?

Yine bir kadın programını Show'da yayınlanmaya başladınız. Daha önce bu ve benzeri programlar nedeniyle bayağı sorun yaşandı. Riskli değil mi yeniden böyle bir karar almak?

Hiçbirimiz dikensiz gül bahçesinde yaşamıyoruz. Yani şunun farkına varalım. Biz Türkiye'de aynaya bakıyoruz ve kendimizi 'biz sarışınız, mavi gözlüyüz, şöyleyiz, böyleyiz' diye kandırıyoruz. Hayır, böyle değiliz. Biz daha ne olduğumuzun farkına varamazsak ne olabileceğimiz konusunda hiçbir fikrimizin olma ihtimali yoktur. Türkiye'de birtakım gerçeklerle yaşıyoruz. Bu gerçeklerin en başında yaşanan şiddet var.

YÜZEYSEL BİR TEPKİ

Bu programlar şiddeti mi önlüyor?

İnsanların yaşadıklarını görmezden gelemeyiz. Evli bir adam 13 yaşındaki bir kıza aşık olabiliyor. Sonrasında yaşanan acı olaylar... Biz bu programı yapmasak bu olmayacak mı? Serap Ezgü'nün programında bir hukukçu, bir de psikolog var. Ve orada amaçlanan ne yapacağını bilemeyen bir insana yol göstermek. Onun üzerinden programı izleyen ve potansiyel olarak o sorunu yaşayabilecek insanları uyarmak. Ülkede mevcut, derinleşmiş sosyal problemleri görmeden medyaya vurmak, yüzeysel bir tepkiselliktir.

Benim yaşamımda da ya da sizlerin, bu programları yapanların yaşamında da izleyicinin ilgisini çekecek, enteresan konular, sıkıntılar var. Ama ben o programa sıkıntımın taşınmasını istemem...

Bir çocuğunuz var. Gerek eğitim gerek maddi durumunuz onun için bir şey yapmanıza yeterli değil. Ne yapacaksınız? Bir program var ve o, çocuğunuzu size kavuşturma imkanına sahip. Çocuğunuzdan mı vazgeçeceksiniz.

Televizyon izleyerek belki çözüm buluyorlar sıkıntılarına ama asıl mesele de sürekli televizyon izlemeleri değil mi? Yani üretim sürecine katılsalar, çalışsalar... Bu noktada yayınlar 'tamam bu kadar izlediğin yeter. Kalk, varolmak için bir şey yap' diye hitap edemez mi?

O zaman istihdamı artıracaksınız. Türkiye'de insanların büyük bölümünün hobisi yok. Bu ülkede insanlar televizyon izlemek dışında başka bir eğlence geliştiremiyorlar. Eğer daha bilinçli izleyiciler istiyorsak sadece medya değil her kesim üzerine düşeni yapmalı. Sadece televizyonun yaşamları değiştirmesini beklemek abartı olur. Bu başlı başına sosyal mühendislik isteyen bir konu.

ATV, HACI'YI ÇOK İSTEMİŞTİ

Hacı dizisine gelirsek, yaşananlar tam olarak neydi? Dışarıdaki insan bu diziyi Show TV'nin yayınlamasıyla hükümete gönderme yaptığını bile düşünüyor?

Vallahi Marmara Depremi'nden sonra birçok kişi, depremin bazı ülkelerin yaptığı nükleer denemelerin sonucu olduğunu dahi dillendirdi. Tüm bunlar hikayeyi anlatanın hayalgücüyle sınırlı ve bu düşünceyi ortadan kaldırmanız mümkün değil. Düşündüğüm, bildiğim şu: atv yöneticileri Hacı'nın bazı bölümlerini yeniden çektirmek istemiş ve 'bu bölümleri tekrar çekerseniz yayınlarız' demişler. Yapımcı da kabul etmemiş. Yapımcı daha sonra beni aradı. Bandı göndermelerini istedim. İzledikten sonra 'arkadaşlar şayet atv'yle ilişkinizi bitirir, anlaşmanızı feshederseniz sizinle görüşürüm' dedim. Yapımcı bunun üzerine pazartesi fesih için görüşme yapmış, olmamış, fesih salı gününe kalmış. Salı günü Turgay Bey'le (Ciner) görüşülüyor. Turgay Bey kalmalarını istiyor, arkadaşlar sıkıntılarını ve neden kalmak istemediklerini anlatıyor. Turgay Bey de hak veriyor ve fesihname imzalanıyor, dizi bize geçiyor. Yani atv'nin 'hadi siz gidin biz bu işi istemiyoruz' dediği falan yok. Son anda atv'nin bu iş orada kalsın diye çok ısrar ettiğini biliyorum.

Aykut Aykanat
16.04.2006

sbuffy
17-04-06, 15:54
İşte vadili KPSS deneme sınavı soruları...

http://www.skyturk.tv/images/20060417/KV-6.jpg

Yayınlandığı dönemde büyük ilgi gören ''Kurtlar Vadisi'' dizisi ile sinemada izleyici rekoru kıran ''Kurtlar Vadisi-Irak'' filminde geçen bazı olay ve sahneler, bir yayınevinin hazırladığı Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) deneme sınavında ''soru'' olarak kullanıldı.

Merkezi Ankara'da bulunan ve KPSS Deneme Sınavı Soru Kitabı ile, KPSS'ye yönelik öğretim yapılan çeşitli illerdeki dershanelere deneme sınavları hazırlayan bir yayınevi, KPSS Eğitim Bilimleri Bölümü psikoloji soruları için ''Kurtlar Vadisi''nden yararlandı.

ZİHİN ÇİVİSİ''

Deneme sınavı soru kitaplarında, Kurtlar Vadisi dizisi ya da filminde geçen bazı olaylar anlatılarak, bu olaya yönelik, kişilerin psikolojik davranışlarının ne anlama geldiği soruluyor.

Soruları hazırlayan Editör Muhammet Genç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, KPSS sınavlarının 18-30 yaş arası yetişkinlere yönelik olduğunu ve yetişkinlerin bu diziyi ve filmi ilgiyle izlediklerini gözlemlediklerini belirtti. Muhammet Genç, bu gözlem üzerine, ''Kurtlar Vadisi''ni öğrenmede nasıl kullanabileceklerini düşündüklerini ve ''Kurtlar Vadisi'' filmini, psikolojide ''Zihin Çivisi'' ya da ''Bilişsel Çivi'' terimleriyle ifade edilen öğretme yöntemiyle kullanmayı tercih ettiklerini kaydetti. Psikolojide anlatılan kavramların ''soyut'' olduğunu, bu nedenle, öğrencinin soyut kavramları algılamakta güçlük çektiğini ifade eden Genç, şunları söyledi:
''Soyut kavramlar, somut olaylarla ilişkilendirildiğinde, insan daha kolay öğrenebiliyor. Biz de Kurtlar Vadisi'ndeki hadiseleri ve yaşanan durumu bu sorularla somut yaşantılara indirgeyerek ve kavramlarla eşleştirerek, öğrencilerin hatırlamasına yardımcı olduk. Amacımız, öğrencilerimize bir zihin çivisi çakmaktır. Hayatta bir yere oturmayan örnekler olmazsa, konu anlaşılamıyor, ders hatırlanamıyor. Bu nedenle böyle teknik kullanmak zorunda kaldık. Böylece, öğrencilerin öğrenmesine avantaj sağlayabilir miyiz diye düşündük.''

''DİZİ DEĞİL, DERS ÖĞRETİLİYOR''

Kitapta ve deneme sınavlarındaki sorularla öğrenciye, Kurtlar Vadisi dizisinin öğretilmediğini vurgulayan Muhammet Genç, şöyle devam etti:
''Burada asıl öğretilmek istenen, oradaki karakterler değil, psikolojideki kavramlardır. Psikolojideki kavramları dizideki kahramanlar üzerinden anlatmaya çalışıyoruz. Sorularda kullandığımız kavramlar pekiştirme kavramlarıdır. Psikolojide, (olumsuz pekiştirme) ve (olumlu pekiştirme) ile (ceza) kavramları öğrencilerin anlamakta en çok zorlandığı kavramlardır. Dershanelerdeki derslerde, dizi filme ilişkin anlatımların ilgi çektiğini ve öğrenmeyi kolaylaştırdığını görünce, sorularda da kullandık.''

SORULARDAN ÖRNEKLER

-Yayınevinin dershanelere pazarladığı deneme sınavlarında ve soru kitabında yer alan, sorulardan bazıları şöyle:
''Polat Alemdar Irak'ta tanıştığı Türkmen kızı Leyla'nın burnuna taktığı altın hızmayı görünce, Leyla'ya bu takının adını ve neden böyle bir şey taktığını sormuştur. Leyla bu takının adının hızma olduğunu ve bunu takmanın nişanlı kızlar için bir gelenek olduğunu söylemiştir. Daha sonra Leyla, Amerikalı askerlerden biriyle girdiği çatışmada yaralanmış ve Polat Alemdar'ın kollarında can vermiştir. Polat Alemdar, Leyla'dan bir hatıra olsun diye burnundaki hızmayı almıştır. Uzun süre geçtikten sonra, bir gün altın hızmayı saklayıp da unuttuğu yerde bulan Polat Alemdar, bu acı hatırayı hatırlayıp, ağlamaya başlamıştır.

Polat Alemdar için altın hızma tepkisel koşullanmadaki hangi iki uyarıcının yerini almıştır?

A)Doğal uyarıcı-nötr uyarıcı
B)Nötr uyarıcı-koşullu uyarıcı
C)Koşulsuz uyarıcı-doğal uyarıcı
D)Şartlı uyarıcı-doğal uyarıcı
E)Nötr uyarıcı-şartsız uyarıcı

Devlet görevlisi olarak mafyanın içine sızan Polat Alemdar, yardımcısı Memati'ye düşmanları Avukat Nizamettin'in ve Kılıç'ın kellelerini alması ve kendisine getirmesi için emir vermiştir. Memati bu görevi yapınca Polat ona bir BMW X5 hediye etmiştir?

Yukarıdaki metinde istenen davranış nedir?

A)Memati'nin Nizamettin'i ve Kılıç'ı öldürmemesi
B)Memati'nin Nizamettin'i ve Kılıç'ı olumsuz pekiştirmesi
C)Memati'nin Nizamettin'i ve Kılıç'ın kellelerini getirmesi
D)Memati'nin BMW X5'i alması
E)Memati'nin BMW X5'i almaması

Süleyman Çakır, düşmanı Tombalacı Mehmet'in kendini öldürmek üzere gönderdiği bir adamı on yerinden vurarak öldürmüştür. Bunun üzerine polisler tarafından yakalanarak hakim karşısına çıkarılmıştır.Hakim Süleyman Çakır'ı 11 yıl 60 gün hapse mahkum etmiştir. Bu karardan sonra Süleyman Çakır bu cezaevine girerken koğuş arkadaşlarına çeşitli hediyeler ve bol miktarda yiyecek erzak almıştır. Cezaevinde 10 yıl yatan Süleyman Çakır iyi halinden dolayı cezası bitmeden erken tahliye edilerek özgürlüğüne kavuşmuştur. Süleyman Çakır cezaevinden çıkarken koğuş arkadaşlarından birine tespihini hediye ederek onunla ve diğerleriyle helalleşip öylece koğuştan çıkmış ve daha sonra koğuş arkadaşlarına sık sık mektup yazmıştır.

Süleyman Çakır'ın kendini öldürmek isteyen kişiyi öldürmesi ölen kişinin ailesi için ne anlama gelmektedir?

A)Ceza
B)Pekiştirme
C)Karşılık vermeme
D)Genelleme
E)Tepki

Süleyman Çakır'ın hapse mahkum edilmesi nedir?

A)Ceza
B)Pekiştirme
C)Karşılık vermeme
D)Genelleme
E)Tepki

Süleyman Çakır'ın erken tahliye edilmesi Tombalacı Mehmet için ne olmaktadır?

A)I. tür ceza
B)II. tür ceza
C)Olumsuz pekiştirme
D)Sembolik pekiştirme
E)Zulümdür

Süleyman Çakır'ın koğuş arkadaşlarından birine tespihini hediye etmesi arkadaşı için ne olmaktadır?

A)Maddi pekiştirme
B)I. tür pekiştirme
C)Sabit aralıklı pekiştirme
D)Sembolik pekiştirme
E)Olumsuz pekiştirme

Süleyman Çakır'ın cezaevinden çıktıktan sonra koğuş arkadaşlarına sık sık mektup yazması koğuş arkadaşları için nedir?

A)Maddi pekiştirme
B)I. tür pekiştirme
C)Olumlu pekiştirme
D)İçten pekiştirme
E)Olumsuz pekiştirme

http://www.skyturk.tv/h_55045_12.html

anita
18-04-06, 01:18
Basın Konseyi, “Polat Alemdar CIA Ajanı Çıktı” diye başlık atarak Kurtlar Vadisi’nde bu rolü üstlenen M. Necati Şaşmaz’ı küçük düşürdüğü gerekçesiyle Yeniçağ gazetesinin “Uyarılmasına” karar verdi. Karar şöyle:

ŞİKAYETÇİ: Aktör M.Necati Şaşmaz (Polat Alemdar) ve Pana Film Şirketi

ŞİKAYET EDİLEN: Yeniçağ Gazetesi ve Haberi Yazan Yeniçağ Gazetesi Haber Müdürü Mustafa Duran

ŞİKAYET KONUSU: Yeniçağ gazetesinin 25 Aralık 2005 tarihli nüshasında yayınlanan Mustafa Duran imzalı "Polat Alemdar CIA Ajanı Çıktı – Hollywood Vadisi Operasyonu" başlıklı haberde, Kurtlar Vadisi Irak" sinema filminin başrol oyuncusu Polat Alemdar'ın (M.Necati Şaşmaz'ın) CIA ajanı çıktığı, Türk askerine çuval geçiren generali film icabı öldürerek Türkiye'de ABD'ye olan nefreti kırmayı amaçladığı,

Hürriyet gazetesinin de olayı pompaladığı, Hürriyet'in filmin gündemde olduğu günlerde manşetten yayınlayarak "ısıttığı" Çuval haberinin altında Amerikan karşıtlığını yatıştırma senaryosunun yattığı, Kurtlar Vadisi dizi filminin daha önce SHOW TV'de yayınlandığı, milli duygulara vurgu yaptığı için izleme rekorları kıran dizinin önce Doğan Medya Grubu aracılığıyla oyuncularının tarikatçılıkla suçlanarak susturulmaya çalışıldığı, bunda başarılı olamayınca Kanal D'nin diziyi satın aldığı, dizinin milliyetçi gençler tarafından ilgiyle takip edilmesi nedeniyle ABD'nin bu Kanal D operasyonuyla Kurtlar Vadisi'ne sızdığı, Türk milletine bunu kimsenin yutturamayacağı yolunda ifadelere yer verilmiştir.

İDDİA: Şikayetçi Aktör M.Necati Şaşmaz ve Pana Film Şirketi, Basın Konseyi'ne Avukat Faruk Çetinkaya aracılığıyla yaptıkları ortak başvuruda, Necati Şaşmaz ve PANA Film'in dayanağı olmadan yaratılmış bir komplo teorisiyle ABD'nin çıkarları için çalışmakla suçlandığını, böylece küçük düşürüldüklerini belirtmiş ve gereğinin yapılmasını istemiştir.

CEVAP: Şikayet edilen Yeniçağ Gazetesi ve Yeniçağ Gazetesi Haber Müdürü Mustafa Duran, Basın Konseyi'ne cevap göndermemiştir. Ancak, Yeniçağ Gazetesi Yayın Danışmanı Arslan Bulut, 26 Şubat 2006 tarihli "Yıktın Bizi Polat Alemdar" başlıklı yazısında, Basın Konseyi'ne yapılan şikayeti konu almış, haberde Polat Alemdar rolündeki M. Necati Şaşmaz'ı küçük düşürme kastı olmadığını, zaten Yeniçağ okurlarının da Polat Alemdar hayranı olduklarını, Necati Şaşmaz'ın Basın Konseyi'ne şikayetçi olmak yerine gazeteyi ziyaret ederek bu yanlış anlamayı düzeltebileceğini, dizi ile filmi birbirinden ayrı değerlendirmek gerektiğini, Kanal D tarafından dizinin alınmasının ve Hürriyet gazetesi tarafından Amerikalı albayla ilgili "uydurma" haber yayınlanmasının göz ardı edilemeyeceğini öne sürmüştür.

DEĞERLENDİRME VE KARAR: Durumu değerlendiren Basın Konseyi Yüksek Kurulu (BKYK), 05.04.2006 günlü toplantısında,

Haberde, birinci sayfada manşetten verilen "Polat Alemdar CIA Ajanı Çıktı" başlığının Kurtlar Vadisi isimli TV dizisine dönük bir eleştiri olmaktan çok, o rolü oynayan aktöre bir suçlama niteliği taşıdığı, böylece M.Necati Şaşmaz'ı ve yapımcı Pana Film'i küçük düşürdüğü gerekçesiyle

Basın Meslek İlkeleri'nin "Kişileri ve kuruluşları eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez" şeklindeki 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır ve bu nedenle, Yeniçağ Gazetesinin ve haberi yazan Yeniçağ Gazetesi Haber Müdürü Mustafa Duran'ın "Uyarılmasına" oyçokluğu ile karar vermiştir. (BKYK/2006/033-034)


Yazdır

Ali Başar
18-04-06, 14:04
Kurtlar Vadisi Irak sinema filmiyle büyük yankı uyandıran ve 15 gün içinde 3 milyon 135 bin 875 kişi tarafından izlenen ‘Kurtlar Vadisi’ dizisine alternatif geliyor.“Meçhule Gidenler” adlı yeni dizide devlet-mafya ilişkileri irdeleniyor. Bu dizinin Kurtlar Vadisi’nden önemli bir farkı ise mafyaya karşı mücadele edenlerin kimliği. Bu kez usulsüzlüklerin peşinde Kurtlar Vadisi’ndeki gibi yasadışı şekilde hareket eden Polat Alemdar ve arkadaşları değil, gizli kapaklı işler çevirmeyen ve kurallar içinde görev yapan Türk Emniyet Teşkilatı mensupları var. Toplumsal sorunlara da atıfta bulunan dizide Kurtlar Vadisi’yle tanınan karakter rol alıyor. ‘Vadi’nin Laz Ziya’sı, Tombalacı Mehmet’i, Psikopat Erdal’ı yeni dizide de karanlık ilişkiler yumağında yer alacak. Dizinin yönetmeni ve senaryo yazarı Bülent Pelit, “Dizide derin devlet yok.” diyor. Galata Film’in yapımını üstlendiği dizide Ahu Tuğba ve Nuri Alço gibi Türk sinemasının tanıdık simaları da rol alıyor.
Bu arada Kurtlar Vadisi-Irak filmi Londra'da gösterime girdi. Türk vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde bulunan sinema salonları doldu. Woodgreen'daki Cineworld Salonu önünde toplanan Türk vatandaşlar ile güvenlik görevlileri arasında tartışma yaşandı.

ariza-girl
19-04-06, 20:08
16.04.2006 17:04
Kurtlar Vadisi dizisi yayından "şiddet" nedeniyle mi kalktı, dizinin yeni bölümleri ne zaman ve ne konseptte çekilecek? Show TV'den en yetkili ağız konuştu:
Aykut Aykanat, Show TV Genel Müdürü Saner Ayar'la röportaj yaptı:

Ne oldu da Kurtlar Vadisi dizisi yayından kalktı? Sosyal hassasiyetler mi yoksa başka bir şey mi böyle bir karar alınmasına neden oldu?

Kurtlar Vadisi durumu çok hassas bir nokta. Kurtlar Vadisi daha birinci bölümünden itibaren Türkiye'de fenomen olmaya aday bir diziydi. Ve çok kısa bir süre sonra bunu başardı. Öyle olduğu vakit, her gün göz önündesiniz. Bizim gibi toplumlarda da dizilerden, filmlerden ya da bu tür örneklerden etkilenme katsayısı bazen yüksek olabiliyor. Burada Kurtlar Vadisi'nin toplum üzerinde muhakkak ki etkileri var fakat hepsi de olumsuz diye bir durum yok. Yani 'toplumdaki şiddetin kaynağı Kurtlar Vadisi'dir demek büyük haksızlık olur. Dizi her 100 izleyicinin 99'unda 'yahu sahiden insan öldürmek, mafya ne kadar kötü bir şeymiş aslında, hiç bunlara bulaşmadan iyi bir eğitim alarak yaşayabilirmişiz' duygusunu neden oluşturmasın? Belki bir kişide 'acaba adam öldürmek nasıl bir şey' diye merak duygusu oluşturabilir. Tabii o kişi şiddete, bu yola meyilliyse...

YENİ DİZİ ZAMANI

Dizinin toplumda yaşanan şiddetin baş aktörü olarak gösterilmesi yanlış mı?

Tabii ki yanlış. Bugün okullarda, sokaklarda yaşanan şiddetle, Kurtlar Vadisi'ni birebir eşleyebilme imkan ve ihtimalim yok. Böyle yaparsak çok büyük yanlış ve haksızlık yapmış oluruz. Peki Kurtlar Vadisi'ni biz yayından kaldırdık; bakalım şiddet ortadan kalkacak mı?

Niye yayından kalktı, tekrarları bile iyi reklam alırken?..

Bunun birkaç nedeni var. Öncelikle Eylül ayına yeni dizi yetiştirmemiz gerekiyor. Eylül ayında tutacak dizileri de bu dönemde ekrana koyuyorsunuz. Haftanın dört günü Kurtlar Vadisi yayınladığımız vakit yeni diziyi koyacak yeriniz kalmaz. O nedenle rakiplerimiz yeni yeni diziler yayınlarken biz de yeni dizilerimizi yayınlayalım dedik.

DİKENSİZ GÜL YOK

Kurtlar Vadisi kesin olarak bitti diyebilir miyiz?

Dizi bizim için fevkalade önemli. Yeni bölümlerinin çekilmesi söz konusu. Konseptinin ne olacağı, çekilip çekilmeyeceği tamamıyla yapımcı firmanın inisiyatifinde. Şu an için tekrarlarını durdurduk. Burada tabii ki bir sosyal hassasiyet de var. Yani toplumda şiddet olaylarının çok üst noktaya çıkmasının da etkisi var böyle bir karar almamızda. Ama şunun bilinmesi lazım; bu diziyle sosyal yaşamda yaşanan şiddeti bire bir ilintilendirmek yanlıştır. Örnek vereyim. Dallas dizisinin yayınlandığı bir dönem vardı. Dallas'ın izlendiği dönemde Türkiye'de viski tüketimi arttı mı? Sue Ellen'ın elinde hep viski vardı. Ve alternatifi de yoktu izleyicilerin. Bakın medyanın gücü bir noktaya kadar... Bir noktadan sonra da abartmamak önemli. Türkiye'de Kurtlar Vadisi kalktığı gün şiddet bitecekse yapımcı arkadaşlara söyleyelim onlar hemen imha eder, en büyük sosyal sorumluluğu inanın başta onlar gösterirler. Bugün Türkiye'de aile içinde şiddet almış gidiyor, kadın, çocuk, şiddet görüyor. Türkiye'de Meclis'te şiddet var. Bugün Meclis'te en ufak bir tartışmada milletvekillerimiz yumruklaşmaya gidebiliyor. Sokakta şiddet var, statlarda şiddet var. Bütün bunların nedeni Kurtlar Vadisi... Mümkün değil böyle bir şey. Yani hiç kimse bu şiddetin yılların birikimi olduğunu sorgulamıyorsa yol almamız mümkün mü?

Yine bir kadın programını Show'da yayınlanmaya başladınız. Daha önce bu ve benzeri programlar nedeniyle bayağı sorun yaşandı. Riskli değil mi yeniden böyle bir karar almak?

Hiçbirimiz dikensiz gül bahçesinde yaşamıyoruz. Yani şunun farkına varalım. Biz Türkiye'de aynaya bakıyoruz ve kendimizi 'biz sarışınız, mavi gözlüyüz, şöyleyiz, böyleyiz' diye kandırıyoruz. Hayır, böyle değiliz. Biz daha ne olduğumuzun farkına varamazsak ne olabileceğimiz konusunda hiçbir fikrimizin olma ihtimali yoktur. Türkiye'de birtakım gerçeklerle yaşıyoruz. Bu gerçeklerin en başında yaşanan şiddet var.

YÜZEYSEL BİR TEPKİ

Bu programlar şiddeti mi önlüyor?

İnsanların yaşadıklarını görmezden gelemeyiz. Evli bir adam 13 yaşındaki bir kıza aşık olabiliyor. Sonrasında yaşanan acı olaylar... Biz bu programı yapmasak bu olmayacak mı? Serap Ezgü'nün programında bir hukukçu, bir de psikolog var. Ve orada amaçlanan ne yapacağını bilemeyen bir insana yol göstermek. Onun üzerinden programı izleyen ve potansiyel olarak o sorunu yaşayabilecek insanları uyarmak. Ülkede mevcut, derinleşmiş sosyal problemleri görmeden medyaya vurmak, yüzeysel bir tepkiselliktir.

Benim yaşamımda da ya da sizlerin, bu programları yapanların yaşamında da izleyicinin ilgisini çekecek, enteresan konular, sıkıntılar var. Ama ben o programa sıkıntımın taşınmasını istemem...

Bir çocuğunuz var. Gerek eğitim gerek maddi durumunuz onun için bir şey yapmanıza yeterli değil. Ne yapacaksınız? Bir program var ve o, çocuğunuzu size kavuşturma imkanına sahip. Çocuğunuzdan mı vazgeçeceksiniz.

Televizyon izleyerek belki çözüm buluyorlar sıkıntılarına ama asıl mesele de sürekli televizyon izlemeleri değil mi? Yani üretim sürecine katılsalar, çalışsalar... Bu noktada yayınlar 'tamam bu kadar izlediğin yeter. Kalk, varolmak için bir şey yap' diye hitap edemez mi?

O zaman istihdamı artıracaksınız. Türkiye'de insanların büyük bölümünün hobisi yok. Bu ülkede insanlar televizyon izlemek dışında başka bir eğlence geliştiremiyorlar. Eğer daha bilinçli izleyiciler istiyorsak sadece medya değil her kesim üzerine düşeni yapmalı. Sadece televizyonun yaşamları değiştirmesini beklemek abartı olur. Bu başlı başına sosyal mühendislik isteyen bir konu.

ATV, HACI'YI ÇOK İSTEMİŞTİ

Hacı dizisine gelirsek, yaşananlar tam olarak neydi? Dışarıdaki insan bu diziyi Show TV'nin yayınlamasıyla hükümete gönderme yaptığını bile düşünüyor?

Vallahi Marmara Depremi'nden sonra birçok kişi, depremin bazı ülkelerin yaptığı nükleer denemelerin sonucu olduğunu dahi dillendirdi. Tüm bunlar hikayeyi anlatanın hayalgücüyle sınırlı ve bu düşünceyi ortadan kaldırmanız mümkün değil. Düşündüğüm, bildiğim şu: atv yöneticileri Hacı'nın bazı bölümlerini yeniden çektirmek istemiş ve 'bu bölümleri tekrar çekerseniz yayınlarız' demişler. Yapımcı da kabul etmemiş. Yapımcı daha sonra beni aradı. Bandı göndermelerini istedim. İzledikten sonra 'arkadaşlar şayet atv'yle ilişkinizi bitirir, anlaşmanızı feshederseniz sizinle görüşürüm' dedim. Yapımcı bunun üzerine pazartesi fesih için görüşme yapmış, olmamış, fesih salı gününe kalmış. Salı günü Turgay Bey'le (Ciner) görüşülüyor. Turgay Bey kalmalarını istiyor, arkadaşlar sıkıntılarını ve neden kalmak istemediklerini anlatıyor. Turgay Bey de hak veriyor ve fesihname imzalanıyor, dizi bize geçiyor. Yani atv'nin 'hadi siz gidin biz bu işi istemiyoruz' dediği falan yok. Son anda atv'nin bu iş orada kalsın diye çok ısrar ettiğini biliyorum

ariza-girl
19-04-06, 20:17
3-10 Nisan haftasında Akşam ve Milliyet satışı en çok artan gazeteler oldular. Kurtlar Vadisi'nin vcd'sini veren Akşam 22 bin tiraj aldı, Milliyet'e de promosyonu 19 bin tiraj kazandırdı. En çok tiraj kaybeden gazete ise 22 binlik düşüşle Vatan oldu.

SzARap
20-04-06, 19:46
78-79. bölüm vcd si hala çıkmadı yaa..


Arkadaşlar sonunda kurtlar vadisinin yeni vcd pana filmden çıktı…

Tam üç haftadır yeni bölümleri çıkmıyordu…ama dağıtımcı firma ozan video yarın yani 21 nisan Cuma günü dağıtımını yapıyor…

Üstelik… 78-79 ile birlikte 80-81 bölümlerde piyasaya sürülüyor..yarın öğlen vakti satışa sürülecekmiş… sizi bilmem ama ben yarın tam öğlen vakti Unkapanın da olucam… tam 4 bölüm.. umarım haftaya da böyle bir sürpriz yaparlar… :img-dirol :img-dirol :img-dirol

ariza-girl
23-04-06, 21:31
''Polat Alemdar'ın mizah anlayışı kıt!''
Uygur kardeşler, kendilerine 150 Bin YTL'lik dava açan Necati Şaşmaz'ı topa tuttu. 22 Nisan 2006 11:31

Behzat-Süheyl Uygur Kardeşler, Necati Şaşmaz'a nam-ı diğer Polat Alemdar'a ateş püskürüyor. Kurtlar Vadisi'ni hicvederek programlarına "Kuzular Vadisi" adıyla parodi koyan kardeşler, haklarında 150 Bin YTL'lik dava açıldığını öğrenince çılgına döndü. "Çok acı, çok üzücü. Bu sektörde olan bir şirket bunu yapıyor" diyen Uygurlar o kadar öfkeli ki susacak gibi değil.

'Bir telefon işi halledebilirdi!'
"Mizahla savaşmak zordur. Onu hiçbir silahla durduramazsınız" diyen sanatçılar, kendilerine bir telefon açılmadan direkt mahkemeye gidilmesine tepkili. "Necati Bey, bir telefon açıp rica etseydi biz yine o bölümü kaldırırdık. Ayıp etti. Nitekim o parodiyi kaldırarak jest yaptık. Biz kimseye hakaret etmedik"diyen Uygurlar, hala yaşananlara inanamıyor.

ariza-girl
23-04-06, 21:32
Kurtlar Vadisini RTÜK uyarmış
Okullardaki şiddetin artmasında önemli payı olduğu ileri sürülen ve sürekli şikâyet edilen Kurtlar Vadisi'ni, Show TV’nin kendisinin değil de RTÜK’ün uyarısı sonucu yayından kaldırıldığı ortaya çıktı.
22 Nisan 2006 01:33
Yazı boyutunu büyütmek için

Okullardaki şiddet olaylarının hızla artması neticesinde birçok ilgili kuruluşlar şiddetin kaynağını tespit etmek ve önlemede ki etkenleri ortaya koymak için çeşitli araştırmalar ortaya koymuştu.

Okullarda ki şiddet olaylarına en çok Kurtlar Vadisi dizisinin etken olduğu çoğunlukla ileri sürülürken, Ankara’da ki bir eğitim kuluşununun yaptığı akademik araştırma değerlendirmesinde, okullardaki şiddetin kaynağında ailelerin ilgisizliğinin yattığını ve Kurtlar Vadisi dizisinin ise ‘Günah keçisi’ olarak ilan edildiğine dikkat çektiği raporu RTÜK’e sunmuş, Pi Eğitim Kurumları'nın kurucu Başkanı Aziz Erdoğan imzası ile RTÜK’e verilen dilekçede bu tür dizilerin 23.30 dan sonra ki saatlerde yayına konulmasının yararlı olabileceği önerilmişti.

Pİ Eğitim'in müracaatı üzerine KTÜK İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı da 18 Nisan 2006 tarihinde A.01.1.RTÜ.0.01.04.06/0438- 0004557 sayılı cevabı yazısında RTÜK’ün bir sansür kuruluşu olmadığı, yayın kuruluşlarının yayınlarına müdahale yetkisi bulunmadığı vurgulanırken, yayınların denetlenip, durum ölçülerini tebligatla uyardıkları belirtilmekte.

Yazıda ayrıca; Kurtlar Vadisi dizisinin en çok şikayet konusu olduğu belirtilerek 3984 sayılı yasanın 4. maddesi (v) bendinde yer alan “ Yayınların şiddet özendirici veya ırkçı nefret duygularını kışkırtıcı nitelikte olmaması” ilkelerine aykırı yayın yaptığı saptanan birçok programa çeşitli müeyyideler uygulandığı ve uyarıldığı zikredilerek, “ Titiz ve ısrarlı izleme ve değerlendirme çalışmalarımız sonucunda bilindiği üzere en çok şikayete konu olan ‘ Kurtlar Vadisi’ , çeşitli kadın programları ve yarışma programları yayın kuruluşlarınca yayından kaldırılmıştır.” vurgusu yapıldı.

Oysaki geçen hafta Show TV’nin Kurtlar Vadisi dizisini yayından kaldırmasından sonra RTÜK kamuoyuna “SHOW TV’ye teşekkür” demecini yayınlayıp, kendilerinin talebi ve uyarısı olmadan dizinin yayından kaldırıldığını duyurmuştu.

KARAMAY
06-05-06, 18:16
Mahkeme'den Polat'a Ret!


Kurtlar Vadisi Irak filmi hakkında yaptığı eleştiriler nedeniyle yapımcı firma Pana Film tarafından gazeteci Metin Uca hakkında açılan iki tazminat davası reddedildi.
Kadıköy 5. ve 6. Asliye Hukuk mahkemelerinde görülen iki davaya, davalı Metin Uca ile taraf avukatları katıldı. Metin Uca, adliye çıkışında yaptığı açıklamada, davaların, eleştiriye tahammülsüzlüğün örneği olduğunu belirterek, ''Hukuka inanıyorum'' dedi. Pana Film tarafından açılan davalarda, Metin Uca'nın eleştirileriyle filmin ticari değerini etkilediği iddiasıyla 10'ar bin YTL'lik tazminat talep edilmişti.

ariza-girl
13-05-06, 23:47
Kurtlar Vadisi'nin devam edeceğinin sinyalini dizinin senaristi Bahadır Özdener ile başrol oyuncusu Necati Şaşmaz Kanal D 'de verdi.Filmin vizyona girmesinin ardından yeni dizi gündemde. Dizinin adı Kurtlar Vadisi olmayacak ama hem senaryo hem de oyuncularla Kurtlar Vadisi ile organik bağ kurulacak. Dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın da şimdiden yeni diziyi kaleme almaya, konsepti belirlemeye başladı. Soner Yalçın harıl harıl yeni dizi üzerinde çalışıyor.

06.05.2006 Saat: 10:08

ariza-girl
14-05-06, 20:01
Kurtlar Vadisi ve Necati Şaşmaz

Ekranları parselleyen dizi furyası kuşkusuz en çok oyunculara yarıyor.


--------------------------------------------------------------------------------




En pahalı dizi oyuncusu Kurtlar Vadisi'nin Polat Alemdar'ı! Necati Şaşmaz, bölüm başına 75 milyar lira alıyor

Bölüm başına 75 bin YTL alan Şaşmaz'ı Hülya Avşar ile Özcan Deniz de 40 bin YTL ile takip ediyor. Senaristler arasında da bölüm başına 10 bin YTL kazanan Mahinur Ergun ilk sırada. Onu Tayfun Güneyer, Gamze Özer, Gaye Boralıoğlu gibi isimler takip ediyor. Bu senaristlerin haftalık kazancı 3-9 bin YTL arasında değişiyor.

Onları diğer sanatçılar şöyle izliyor:

Haluk Bilginer: Yine de Aşığız dizisinden bölüm başına 35 bin YTL alıyor.

Tamer Karadağlı: Çocuklar Duymasın ile ününe ün katan Tamer Karadağlı, artık paraya para demiyor. Yağmur Zamamı'ndan 30 bin YTL alıyor.

Ece Uslu: Son olarak Ölümüne Sevdalar dizisinde boy gösteren Ece Uslu bölüm başına 30 bin YTL alıyor.

Oktay Kaynarca: Şu aralar sessizliğini sürdüren Oktay Kaynarca da dizilerden bölüm başına 30 bin YTL istiyor.

Mehmet Aslantuğ: Bir İstanbul Masalı'nın ardından ekranlara ara veren Aslantuğ da bölüm başına 30 bin YTL istiyor.

Pınar Altuğ: Davetsiz Misafir'le oyunculuğunu pekiştiren Altuğ bölüm başına 20 bin YTL alıyor.

Yavuz Bingöl: Yanık Koza ile yakaladığı çıkış sayesinde bölüm başına 20 bin YTL kazanıyor.

hurriyet

pest
02-06-06, 15:19
Şiddeti özendiren televizyon dizilerine yönelik eleştirilerin dozu giderek artıyor. Gerçekten de gelişmiş pek çok ülke televizyonlarında görülmeyecek nitelikte diziler Türkiye'de reyting rekorları kırıyor. Kurtlar Vadisi ile zirveye taşınan bu eğilim "Acı Hayat" "Hacı" gibi dizelerle devam ediyor. Bu dizilerde kan var, gözyaşı var, silah var... VATAN'a yönetici olduğum ilk günlerde liselerde bir araştırma yapmıştık. Hemen her lisede gözünü kırpmadan adam öldüren Kurtlar Vadisi'nin kahramanı Polat Alemdar'a benzeyen tipler türemişti. Bıçak taşıyorlardı. Racon kesiyor, çevrelerine korku salıyorlardı.

Elbette fakirlik, gelir dağılımındaki bozukluk, ezilmişlik, işsizlik ve eğitimsizlik, öfkeli bir toplum olmanın temel nedenleri. Bu diziler olmadan önce de şiddet vardı. Eminim, bu diziler son bulduğunda da şiddet olacak. Ancak şiddeti özendiren tek bir haber, tek bir dizi bile ateş üzerine dökülen benzinden farksız değil. Özellikle bu diziler yaşam mekânlarımızda sürekli olarak korkunun egemen olmasına yol açıyor.



***

Bu diziler nasıl son bulacak?

Toplumsal baskı, şikâyet, televizyon izlememek tek başına yeterli değil.

Televizyon sahipleri ve yöneticileri neden bu dizileri en değerli saatlerde yayınlıyor? Alıcısı olduğu için mi? Tek başına alıcı yetmez. Yükselen reyting, yüksek reklam geliri demek.

Anahtar kelime reklam geliri...

Türkiye'de reklam pazarına 10, bilemediniz 15 grup hakim.

Listeyi vereyim:

Geçen yıl 2.2 katrilyon liralık (TV, gazete, dergi, açıkhava, radyo ve sinema alanında) reklam pastası oluştu. Toplam reklam harcamalarının yüzde 60'ı televizyonlara gitti.

Reklam harcamalarının yüzde 35'i sırasıyla Koç Holding, Çukurova Holding, Sabancı Holding, Doğuş Grubu, Star Grubu (Telsim), Ünilever, Zorlu Grubu, Ülker Grubu, Anadolu Endüstri Holding ve Procter&Gamble'ın.

Firma bazında sıralama ise şöyle: Turkcell, Telsim, Akbank, Ünilever, Garanti Bankası, Ülker, Doğuş Oto, Coca Cola, Avea, Yapı Kredi Bankası, İstikbal Mobilya, Procter &Gamble, Türkiye İş Bankası, Arçelik, Digiturk, Benckiser, Vestel, Ford, Fortisbank, Nestle, Gilette, Hyundai, Nokia, Danonesa...

Bu firmalar RTÜK tarafından şiddet içerdiği tanımı yapılan dizilere reklam girmeyeceğini açıklarsa ne olur?

Söyleyeyim. Hiçbir kanal yönetimi bu dizilere prim vermez.

Birinin öncülük etmesi yeter.

Buradan Sayın Mustafa Koç'a, Güler Sabancı'ya, Bülent Eczacıbaşı'na, Aydın Doğan'a, Ahmet Nazif Zorlu'ya, Mehmet Emin Karamehmet'e, Cem Boyner'e, Murat Ülker'e ve diğer patronlarla banka yöneticilerine sesleniyorum;

Lütfen, toplumsal kirlenme yaratan, pek çok gencimizi yoldan çıkaran ve ahlaki değerlerimizi erozyona uğratan bu dizilere reklam vermeyin.

Göreceksiniz, bu toplum size ve şirketlerinize bugün olduğundan çok daha fazla değer verecek.



yazar: yavuz SEMERCİ / Vatan Gazetesi

pest
06-06-06, 00:12
Mahkumu helikopterle kaçırdılar!..

Kurtlar Vadisi dizisinin en aksiyonlu sahnelerinden biri Halo’nun Polat tarafından hapishaneden helikopterle kaçırılmasıydı!..

Polat hapishanenin avlusuna “polis” helikopteriyle giriyor, avluda havalanan Halo’yu alıp uçuyordu!..

Yunanistan'ın başkenti Atina bugün yaşanan “gerçek” bir olay bu sahneyi gölgede bıracak cinstendi!..

Atina Koridallos cezaevinin bahçesine bir helikopterle inen organize suç örgütü lideri Nikos Paleokostas, cezaevinde tutuklu bulunan kardeşi Vasilis Paleokostas ile adı açıklanmayan Arnavut bir mahkumu alarak uzaklaştı...

İşin ilginci Kurtlar Vadisi’ndeki gibi Atina’daki helikoptere de polis helikopteri süsü verilmişti... Hapishane polisi de, “Aaa!.. Bizimkiler geliyor” diyerek inişe izin vermişler!..

pest
06-06-06, 00:14
Kurtlar Vadisi’nin Polat’ı Necati Şaşmaz’ın müziğe de büyük ilgisi var...

Oyunculukta zirveye yerleşen Necati Şaşmaz, "NEY" kursuna gidiyormuş...
"Ney" çalmayı kısa sürede öğrenen Necati Şaşmaz’ın, aslında müziğe merakı yıllar öncesine dayanıyormuş...

Polat, şimdilerde "Ney" çalarak stres atıyormuş...

------------------------------------------------------

Akbank'ın kredi kartı axess'in reklam serisinde ilkinde çalıştığı pizzacıda meşhur olma hayalleri kuran ve sonunda amacına ulaşan, ikincisinde ise "Aydede"yi canlandıran "Kurtlar Vadisi"nin "Elif"i Özgü Namal, bu iş için ne kadar para aldı?



TV dünyasında konuşulanlar, Özgü Namal'ın bir yıllık reklam yıldızlığı anlaşmasına 1 milyon dolar karşılığında imza attığı yönünde.
Bu rakamın doğru olup olmadığı yakında olmasa bile seneye gelir vergilerinin beyan edildiğinde ortaya çıkar.
İster 1 milyon dolar olsun, ister 500 bin, isterse de 100 bin dolar...
Türkiye'de bu paralar için - sayıları az da olsa - kılını bile kıpırdatmayacaklar da var ama ezici bir çoğunluğa da "Hayatım kurtulur" dedirtecek rakamlardır bunlar.
Peki bir reklam kampanyası için insanlara neden bu kadar yüksek rakamlar ödenir?
Bu örnekte olduğu gibi para Özgü Namal'ın namı hesabına yatmıştır ama o parayı getiren aslında Namal'ın "Kurtlar Vadisi" dizindeki "Elif" rolüyle yakaladığı şöhrettir.
Böylesine büyük bir reklam kampanyasını yapanlar için şayet tip ve rol kabiliyeti önemli olsaydı onca konservatuvar arasından nice Özgü Namal'lar bulurlardı.
Ama bu reklam için onlara lazım olan şey Namal'ın oyunculuk kaabiliyetinden öte onun "Kurtlar Vadisi"yle yakaladığı popülerlikti.
Popüler kültürün en büyük finansörü ya da sponsoru kim?
Tabii ki reklam sektörü.
Çünkü reklamcılığın ana kurallarından biri şu:
"Az zamanda büyük etki yaratacak işler yapmak." O nedenle reklam kampanyası yapanların çoğu istedikleri gibi bir tekne sipariş edip, sonra onu denize indirip, onun yelkenlerini şişirecek rüzgarı beklemek yerine, parasını verip rüzgarın yelkenlerini şişirdiği yat veya tekneden hizmet almayı tercih ederler.
Özgü Namal'ı yıldızını parlatıp bir milyon dolarlık reklam yıldızı yapan Pana Film, "Kurtlar Vadisi Irak" filminde oynattığı Bergüzar Korel'e de sözleşme imzalatırken film vizyondan inene kadar başka projelerde oynamama şartı koydu.
Nedenini yazmama gerek var mı?
"Popüler kültür" böyle bir şey.
Sadece vermez bazen de alır.
İşte bu da beraberinde birçok sorunu yaratır.
Oynadığı bir film ya da dizideki karakteri sayesinde maddi - manevi kazanç elde edenler, hesaplarına milyonlar yatarken "Kazanan benim de kazandıran ben miyim, bana biçilen rol mü?" diye kendi kendilerine sormazlar ama "popüler kültür"ün faturalarını kucaklarında bulduklarında nedense hep kendilerini yaratan kültürün düşmanı olurlar.

Ertuğrul EYÜBOĞLU

KARAMAY
06-06-06, 08:18
Polat İçin Operasyon Geçirdi!


Kurtlar Vadisi'nin yıldızı Necati Şaşmaz'a gönlünü kaptıran İranlı manken Elnaz Pirayesh, 'aşk estetiği' oldu.
İranlı manken Elnaz, sevgilisi Necati Şaşmaz istediği için tepeden tırnağa estetik yaptırdı İranlı manken Elnaz, sevgilisi Necati Şaşmaz istediği için tepeden tırnağa estetik yaptırdı.

İLK KEZ TAKVİM'E KONUŞTU
KURTLAR Vadisi'nin ünlü oyuncusu Necati Şaşmaz nam-ı diğer Polat Alemdar ile birlikte olan İranlı manken Elnaz Pirayesyh, aşkı için "operasyon" geçirdi. geçirdi. Elnaz, sevgilisi istediği için Kadıköy'de özel bir hastanede slikon taktırdı ve kalçalarını dolgunlaştırdı. Elnaz, ameliyat sonrası Takvim'e aşkını anlattı.

'NAZARDAN ÇOK KORKUYORUZ'
ŞAŞMAZ'ın İran'a gidip ailesiyle tanışmak istediğini belirten Elnaz, "Ama annem hemen öyle beni isteyene vermez" dedi. Polat'ın ekranda göründüğü gibi olduğunu söyleyen Elnaz, "Birbirimize aşığız. Ama nazar değmesinden korktuğumuz için aşkımızı göz önünde yaşamak istemiyoruz" dedi.

Kaynak:Takvim

pest
06-06-06, 11:04
Necati Şaşmaz ile İranlı manken Elnaz Pirayesh’in gizli aşkı nasıl ortaya çıktı???

Necati Şaşmaz’ın Kurtlar Vadisi Irak filminin galasında tanıştığı İranlı manken Elnaz Pirayesh ile gözlerden uzak gizli bir aşk yaşadığı magazin dünyasının gündemine bomba gibi düştü. İranlı manken Elnaz Pirayesh, aralarında başlayan gizli aşkın ardından yaşadığı sanal seks tecrübelerini anlattığı İnternette Hayali Sevişmeler adlı kitabıyla tüm dikkatleri üzerine çekti. Necati Şaşmaz’ın Ataşehir’deki eski evinde uzun süredir gizli gizli buluştukları söyleniyor.

Yakın çevresine güzel mankenin zekasından çok etkilendiğini söyleyen Necati Şaşmaz’ın yakın zamanda İran’a giderek Elnaz Pirayesh’in ailesiyle de tanışacağı söyleniyor. Geçtiğimiz günlerde bir davette karşılaşan Necati Şaşmaz ile Deniz Akkaya’nın birbirlerini görmezden gelmeleri bütün basının dikkatini çekti.

Bu aşk yüzünden çileden çıkan Deniz Akkaya’nın çok öfkeli olduğu ve Deniz Akkaya’nın alkollü bir şekilde yakalandığı gece Necati Şaşmaz’ın yanında olan Elnaz Pirayesh’in bu duruma çok sinirlenerek Necati Şaşmaz’a rest çektiği öğrenildi. İkilinin birbirlerinden uzak olduğu zamanlarda internet üzerinden görüşerek hasret gideriyorlar.

-----------------------------------------------------------
karamayın yazdığı haberden sonra çıkan haber ise şöyle:

Elnaz'a sus emri

Yaklaşık 4 aydır Necati Şaşmaz ile aşk yaşayan Elnaz'a sevgilisinden sus emri: 'Artık konuşma'.

Ne yapacağını şaşırdı
"Vadi"nin Polat'ı Necati Şaşmaz, gerçek hayatta da dizideki gibi emirler yağdıran bir isim çıktı. Yaklaşık 4 aydır gizli aşk yaşadığı "İnternette Hayali Sevişmeler" isimli kitabıyla tanınan İranlı manken Elnaz Pirayesh ile gizli gizli aşk yaşayan Polat, aşkı su yüzüne çıkınca ne yapacağını şaşırdı.

Polat: 'İnkar edeceksin'
Şaşmaz'ın Takvim'in haberi sonrası Elnaz'ı arayarak "Bu konuda konuşma. Birlikteliğimizi inkar edeceksin" diye emirler yağdırdığı iddia edildi. Elnaz, sevgilisinin bu talimatından sonra konuşmaktan kaçındı. Bu arada Elnaz, sevgilisi istediği için tepeden tırnağa estetik yaptırmıştı.

KARAMAY
18-06-06, 18:37
ABD'nin Kurtlar Vadisi İntikamı


ABD'de çok izlenen Başkomutan adlı dizide Türkiye, Başbakan ve onun askerle olan ilişkisi küçük düşürücü bir üslupla eleştiriliyor. İşte diziden diyaloglar...
Ülkemizde Digiturk ekranlarından 2 ay gecikmeli olarak verilen Commander in Chief (Başkomutan) dizisinin ABD'nin ABC kanalında geçtiğimiz gün yayınlanan 17'nci bölümü adeta Amerika'nın "Kurtlar Vadisi Irak" filmine bir yanıtı oldu. Amerika'yı ilk kez, Mackenzie Allen adlı bir kadın başkanın yönettiği dizide doğumgününü kutlayan Başkan Allen, İstanbul'da yaşanan bir rehine kriziyle karşı karşıya kalıyor.

Kürt teröristlerin baskını
İstanbul'a hastane kurmak için gelen 22 Amerikalı, Kürt teröristler tarafından bir otelde esir alınıyor. Başkan'a Türk ordusunun 300 kişinin bulunduğu otele baskın yapacağı bilgisi iletiliyor. Allen'ın, "Türk Başbakanı'na söyleyin, ordusunu çeksin" şeklindeki emrine Ulusal Güvenlik Bakanı, "Türk Başbakanı Lebetas ordusunu kontrol edemez" yanıtını veriyor.

Beyaz Saray'da yapılan acil durum toplantısında danışmanları Başkan'a "Türkiye'de seçimler yaklaşıyor. Kürtler Başbakan'ı güç duruma düşürmek için bu eylemi yapmış olabilir" diyor. Beyaz Saray'a çağrılan ve Tuba Özel adlı bir Türk'ü de içeren CIA uzmanları, olayların arkasında "İran'ı izlemek için Türkiye'ye yerleştirilmesi planlanan dinleme üssünün inşasını engellemek isteyen Türk Başbakanı'nın bulunduğunu" ileri sürüyor.

ABD Başkanı ilk önce bu görüşe "Oldu olacak Ay'a da çıkmadık deyin" sözleriyle karşı çıkıyor. Ancak Lebetas ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından ikna oluyor. Allen, bu noktadan sonra İtalya'dan gelen Delta Force ekibinin "Güney Şimşeği" adlı kurtarma operasyonuna start vermesini istiyor.

Ve ABD yine kahraman
Amerikan ordusu, boğazın dibindeki otelin altında bir gizli tünelin varlığını tespit ederek 8 Amerikan askerini gizlice boğazın sularına indiriyor. Ve sadece 3 kayıp verilerek Kürt teröristlerin öldürülmesi sonrasında ABD Başkanı, "mucizeyi başardığı" gerekçesiyle kahraman oluyor. Dizide son dönemde Türkiye ve Türk-Amerikan ilişkilerini etkileyen konulara da değiniliyor.

Örneğin Kürt militanların hapisteki 67 kişinin serbest kalmasını istemesinin ardından bu kişilerin yazar, gazeteci ve bilimadamı olduğunu öğrenen Başkan, "Devlete hakaret etmeye hapis cezası verilen bir ülkeden başka ne beklenir ki" diyor. CIA uzmanı, Başkan'a brifing verirken, "Türk başbakanı çılgındır ancak doğru kullanıldığında faydalı olabilir" ifadesini kullanıyor. Bu da Cüneyt Zapsu'nun "Erdoğan'ı kullanın" sözlerini hatırlatıyor.

Yaklaşan seçimleri hatırlatan danışmanlar ise Türk Başbakanı için, "Güvenilir mi emin değiliz. Son dönemdeki tüm konuşmaları Batı karşıtı" ifadesini kullanıyor.

Teröristlerle pazarlık yapmamı mı istersin?
Dizide otel baskını için Türk Başbakanı'nı arayan Allen ile Türk lider arasında şöyle bir konuşma geçiyor:

Başkan: Çok baskı altında olduğunuzu biliyorum.

Türk Başbakanı: Sayın Başkan bu sizin probleminiz değil.

Başkan: Kuştepe'de sağlık yardımına ihtiyacı olan Türkler de bizim problemimiz değildi.

Türk Başbakanı: İkisi farklı. Teröristler bir otelimi basmış durumda.

Başkan: İçeride o hastaneyi yapmak için ülkenizde bulunan 22 Amerikalı var. Sizden sadece biraz daha zaman istiyorum. En azından neyle karşı karşıya olduğumuzu bilelim.

Türk Başbakanı: Bekleyecek zamanım yok.

Başkan: En azından kendi ordumuzun otel çevresine konuşlanıp Amerikalılar'ı kurtarmasına izin verin.

Türk Başbakanı: Amerikan askerlerinin gelmesi gerilimi çok daha artıracaktır.

Başkan: Peki. Sizden Kürt mahkumları serbest bırakmanızı istesem?

Türk Başbakanı: Teröristlerle pazarlık mı yapmamı istiyorsunuz. Bunu yaparım, mahkumları bırakırım ama dünyaya "Bunu benden Amerikan Başkanı istedi" diye açıklarım.

Başkan: Teklifinizi düşüneceğim.

(Danışmanlarına dönerek: Zaten Ay'daki ABD bayrağının nasıl rüzgarsız dalgalandığı kafamı kurcalamıştı.)

Üçüncü dizi krizi
ABD ile Türkiye arasında ilk kriz Türkler'i terörist olarak gösteren FoxTV'nin "24" dizisi yüzünden çıkmış, Abdullah Gül rahatsızlığımızı belirtmek için ABD'li meslektaşı Rice'ı aramıştı. Daha sonra NBC'deki WestWing adlı dizide Türkiye'nin şeriatla yönetilen bir ülke olarak tavsir edilmesi üzerine benzer tepkiler yine ABD yönetimine iletildi. Commander in Chief ile yaşanması beklenen kriz ise Amerikalı dizi yapımcılarının Türkiye konusunda ısrarının sürdüğü anlamına geliyor. Konusunu İran, Afganistan gibi güncel olaylardan seçen dizinin Orhan Pamuk krizine ve Cüneyt Zapsu'nun ABD'deki tartışmalı konuşmasına atıf yapması yapımcıların Türk-Amerikan ilişkilerini dikkatle izlediklerinin yeni bir göstergesi oldu.

Güldeniz
25-06-06, 15:42
"Kurtlar Vadisi Irak" İran'da gösterilecek



"Kurlar Vadisi Irak" filminin İran'da gösterime gireceği bildirildi. İran Öğrenci Ajansı'nın (ISNA) haberine göre; Necati Şaşmaz'ın başrolde olduğu ve ABD'nin Irak'ı işgalini konu alan film, Baran Film tarafından İran'a getirilecek.


Film şirketinden bir yetkili, ISNA'ya yaptığı açıklamada haberi doğrularken, filmin temmuz ayı içerisinde gösterime girmesinin planlandığını, 27 Haziran salı günüyse basın mensupları için özel gösterim düzenleneceğini söyledi. Şirket yetkilisi, Kurtlar Vadisi Irak filminin, İran'da özel sektör tarafından gösterilen ilk yabancı film olacağını da belirtti.

not: alintidir (www.hurriyet.com.tr)

KARAMAY
25-06-06, 18:59
Emre AKÖZ : “Önce kafanızı değiştirin!"

Türkler gerçek sorunlara yol açan gerçek nedenler yerine sembollerle uğraşmayı pek sever. Niye? Çünkü gerçeklerle didişmek zordur. Zaman, emek ve para gerektirir. Sembollerle ilgilenmek ise kolaydır. Örnek mi? İşte Vatan gazetesinin yayın yönetmeni Yavuz Semerci.
Semerci şiddet içeren dizilere savaş açtı. İş dünyasını bu tip dizilere reklam vermemeye çağırıyor. Bazı iş adamları ve yöneticiler de ona kanıyor.
Estetik açıdan kaygılarını hoş karşılarım. Şiddet içeren dizilere ve filmlere karşı olabilirsiniz.
Ancak bu dizilerin ve filmlerin toplumdaki şiddet olaylarına yol açtığını düşünüyorsanız... Fevkalade yanılıyorsunuz. Toplumsal ve psikolojik mekanizmaların işleyişi hakkında en küçük bir fikriniz dahi olmadığı ortaya çıkıyor.
İnsanlar aptal değildir. O dizilerin, filmlerin ' hayal ürünü' olduklarını bilirler. Bildikleri için de etkilenmezler. Yani... Bir dizide cinayet varsa... Onu seyredenler, cinayet işlemeye kalkışmaz.
Bunun sağlaması kolay... Akşam TV'de şiddet içeren bir film ya da dizi mi gösterildi?
Ertesi gün Emniyet'e sorun: Şiddet olaylarında bir artış var mı? Olmadığını göreceksiniz.
Bugün Türkiye toplumundaki şiddet olayları belli bir ivmeyle artıyor. Niye? Çünkü işsizlik var... Göç var... Değerlerin yıpranması, aile ilişkilerinin bozulması var...
Tabii soracaksınız: Peki nasıl oluyor da bazı adamlar, birilerini aynı Polat Alemdar gibi öldürüyor?
Bunun cevabı basit: O adamlar zaten birisini öldürmeyi kafaya koymuş... Şiddetle içli dışlı olan... Tabanca ya da bıçak sahibi kişiler... Yani öyle ya da böyle suç işleyecek insanlar... Polat Alemdar'dan sadece ilham alıyorlar. Suçu değil suçun biçimini ondan öğreniyorlar.
Geçen gün Mehmet Barlas ile sohbet ediyorduk. "Trafikte kimseye bulaşmıyorum" dedi. Niye? "Çünkü her an 300 bin silah, araçlarla oradan oraya gitmekte. Adama yan baksan, çeker tabancayı vurur." Eğer toplumda bunca ( ruhsatlı ya da kaçak ) silahın bulunmasına izin verirseniz... O silahlardan bazıları mutlaka kullanılacaktır!
Güneydoğu'daki PKK terörünün... Kalburüstü semtleri avucuna almış olan kapkaçın... Her yerde karşımıza çıkan hırsızlık vakalarının... Düğünlerde ya da futbol zaferlerinde havaya sıkılan maganda kurşunlarının TV ya da sinema ile ne ilişkisi var? Yok! Hiçbir ilişkisi yok! Silahları toplayabiliyor musunuz? Hayır!
Kürt çocuklarını organize ederek hırsızlığa yönlendiren suç ağalarını engelleyebiliyor musunuz? Hayır! İşsiz gençlere bir gelecek umudu aşılayabiliyor musunuz? Hayır! Erkeklerin , 'vay yemeği nasıl yakarsın' deyip karılarını eşek sudan gelene kadar dövmelerine karşı bir çareniz var mı? Hayır!
Bu ve benzeri olaylara karşı tedbir almanın... Suç örgütlerini kırmanın... İnsanlardaki zihniyeti değiştirmenin gayet pahalı ve zahmetli bir iş olduğunu Yavuz Semerci benden iyi bilir.
Ama şunu daha da iyi bilir: Gerçek sorunların üstüne gitmenin hiçbir ' medyatik cazibesi' yoktur. Öte yandan, ' Kurtlar Vadisi' gibi sembolik öğeleri yerden yere vurmak; kolay ve prim yapan bir faaliyettir.
İşte siz oradasınız... Ben de burada... Kaldırın bütün şiddet içeren dizileri ve filmleri... Görelim bakalım suç istatistiklerinde değişiklik oluyor mu? Olmayacak! Çünkü neden başka yerde, ekranda değil.

SABAH / 07.06.2006

KARAMAY
25-06-06, 19:00
Haşmet Babaoğlu: “Şiddetin temel nedenleriyle yüzleşmeye ne arzumuz ne de dermanımız olmadığı için Kurtlar Vadisi hedef alınıyor”


Televizyon dizileri veya film kahramanlarının rol modeli olarak seçilmesi konusunun Türkiye’de çok yalapşap biçimde ele alındığını söyleyen Vatan gazetesi yazarlarından Haşmet Babaoğlu, dizilerle onları izleyen insanlar arasında bire bir etkileşim olduğunu gösteren ciddi ve bilimsel bir kanıtın olmadığını belirtiyor. Babaoğlu, “Muhafazakar gruplar ve gerçek çözümlerden kaçan kolaycı aydınlar böyle bir bağ kurulsun istiyor. medya da onların taleplerinden etkileniyor ve zaman zaman bu konuyu gündeme getiriyor. kimse bir dizi kahramanına özenip kendi gerçekliğinden uzaklaşmaz. ama kendi gerçekliğinden zaten uzaklaşmış kişiler zaman zaman dizi kahramanlarına özenirler” diyor.
şiddetin temel nedenleriyle yüzleşmeye ne arzumuz ne de dermanımız olmadığı için Kurtlar Vadisi’nin hedef alındığını ifade eden Babaoğlu, insanların televizyondaki Kurtlar Vadisi’ne bakmaktan dışarıdaki kurtları, çakalları, sırtlanları görmediklerini söylüyor. “Her işin tehditle, haraçla görüldüğü bir ülkede lise çocukları da aynı işe bulaşınca ‘Aaa işte Polat Alemdar özentileri!’ demek ya şapşallık ya da kaçak dövüşmektir” diyen Babaoğlu, yıllardır var olan bir gerçeğin sonuçlarının yalnızca Kurtlar Vadisi’ne yüklenmesinin doğru olmadığını söylüyor. Babaoğlu, Kurtlar Vadisi dizisinin izleyici profilinin “herkes” olduğunu, Kurtlar Vadisi’ne burun kıvıranların ise kendini “herkes” olarak görmek istemeyen kesimden çıktığını söylüyor.

Media Cat
01.05.2006
“Kurtlar Vadisi Erkekleri Cnbc-e Kızlarına Karşı”

KARAMAY
27-06-06, 13:53
'KURTLAR VADİSİ - IRAK' SAN FRANCISCO'DA FİLM FESTİVALİNDE GÖSTERİLECEK


contactmusic.com adlı internet sitesi, Film Festivali programında yer alan 'Kurtlar Vadisi - Irak' filmi icin, 'Amerikan karşıtı film, Film Festivali'nde diye yazdı.


Cumartesi günü San Francisco'da başlayacak festivalin, İslamcı Film Festivali olduğunu da yazan site, filmin, en yüksek bütçeli ve en çok izlenen Türk filmi olduğunu belirtti.

Yazıda, Şubat ayında BBC'de yer alan ve filmin gösteriminin hemen ardından, 'eğer şu an bir Amerikalı görseydim, başına çuval geçirip yere yıkmak isterdim' diyen kadın bir izleyicinin görüşüne de yer verildi.

KARAMAY
28-06-06, 16:42
'KURTLAR VADİSİ - IRAK'A İRAN'DA ÖZEL GÖSTERİM

28.06.2006 12:00

Türkiye'de gişe rekorları kıran ''Kurtlar Vadisi Irak'' filmi, İran'da gösterime giriyor. Başkent Tahran'ın yanı sıra 5 kentte toplam 16 sinemada, 12 Temmuz Çarşamba günü gösterime girecek olan film için basın mensupları ve sanatçılara özel gösteri düzenlendi.



Davetlilere ''zihinlerinizi uzun süre meşgul edecek bir film'' diye sunulan ''Kurtlar Vadisi Irak'' filmi, İranlı izleyicilerin beğenisini kazandı. Filmdeki Ebu Garib hapishanesinde tutukluların çırılçıplak soyularak üzerlerine su sıkıldığı ve üst üste yığıldıkları sahnelerin İran gösteriminde çıkarıldığı gözlendi.

FİLM HAKKINDAKİ GÖRÜŞLER

Filmin ardından soruları yanıtlayan ünlü İranlı oyuncu Muhammed Kasebi, filmden çok etkilendiğini, filmin İslam dünyasının etrafında yaşanan olayların değerlendirilmesi için iyi bir başlangıç olabileceğini söyledi.

Kasebi, ''Filmi çok iyi buldum, yapanları tebrik ediyorum'' dedi.

Ev hanımı olduğunu ifade eden Meryem Lutfi de ''Çok güzel bir filmdi, çok beğendim. Toplumun bütün kesimleri, özellikle gençler, bu filmle iyi bir iletişim kurabilirler. Ancak filmde farklı dillerin konuşulması ve Farsça alt yazı olmaması benim için büyük bir sorundu. Bazı bölümlerini anlayamadım ama yine de algılama açısından güzeldi'' diye konuştu.

''AMERİKA'NIN GERÇEK YÜZÜ''

Film yapımcısı Ferşid Muhammed ise böyle bir film beklemediğini, filmin beklentilerinin çok üzerinde olduğunu söyledi.

Muhammed, şunları kaydetti: ''Çok güçlü bir anlatımı var, özellikle diyaloglar çok güzel. Filmin bazı bölümleri İngilizce olduğu için anlayamadım. Ama insan filme bakarken filmle iyi bir iletişim kuruyor. Filmin müzikleri ve sahneleri de çok güzeldi.''

Sinema oyuncusu Mecid Muzaffer de film için şu değerlendirmeyi yaptı:

''Filmi çok olumlu bulduğumu söylemeliyim. İran, Türkiye, Irak ve Afganistan'da böyle filmlerin yapılması gerekiyor. Böyle filmler yaparak Amerika'nın gerçek yüzünü dünyaya gösterebiliriz. Bunu yapmak her sanatçının görevidir. Böyle bir şeyin yapılması gerekiyordu. Bence İran, Türkiye, Afganistan ve Irak sinema sanatçıları, el ele vererek, tekrar bunun gibi filmler yapmalılar.''

Filmde farklı dillerin konuşulmasını eleştiren Muzaffer, ''Bütün bunlara rağmen güzel bir filmdi. Yönetmeni ve bu filmde rol alan bütün oyuncuları tebrik ediyorum'' dedi.

toz şeker
29-06-06, 13:27
ŞAŞMAZ:yeni projeye eylülde dönüyorum
Kurtlar vadisi dizisinin Polat Alemdar'ı Necati Şaşmaz,uzun bir ayrılığın ardından yeniden basının karşısına çıktı.Erkek giyim markası Crispino ile 2 yıllık reklam anlaşması yapan Şaşmaz,medyanın sorularını reklamdaki rol arkadaşı manken Nefise Karatay ile birlikte cevapladı.İşte Şaşmaz'ın açıklamaları:
1)Aldığım para hakkında konuşmam.Önce çekimi yapacağız sonra çıkan bütçeye göre parayı konuşacağız.
2)Kurtlar Vadisi'nde yer alan arkadaşlarla yeni bir proje hazırlayacağız.Eylülde ekrana döneceğim ama bu nasıl bir projeyle olur onu şu an söylemem
3)'İnternette Hayali Sevişmeler' isimli kitabın yazarı İranlı manken Elnaz Pirayesh ile birlikte değilim.Kendisini tanımam bile.Sanırım hanımefendi kitabın reklamı için böyle bir yola başvurmuş ama benimle bir ilgisi yok.Kimseyle birlikte değilim.Biri olursa bunu da çekinmeden açıklarım.
kaynak(aksam)

pest
30-06-06, 15:56
04,06,2006 "Polat'ın İranlı seksi aşkı" başlıklı habere Necati Şaşmaz'dan açıklama geldi. Şaşmaz avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada Takvim ve Yenigün gazetelerinde çıkan haberlerin tamamen asılsız,gerçek dışı ve hayal ürünü olduğu belirtildi. Açıklamada Necati Şaşmaz'ın haberde bahsedilen Elnaz Pirayesh isimli şahsı tanımamakla birlikte, bu şahısla uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadığı belirtildi.

Açıklma şöyle :
Müvekkilim M. Necati Şaşmaz ile bahsi geçen şahsın birlkte yazılması tamamen uydurma haberdir ve müvekkilim Elnaz Pirayesh ile ilşkisi olduğu iddası en ufak ihtimaller dahilinde mümkün değildir. S