Tüm Versiyonu Göster : Kurtlar Vadisi haberleri
KURTLAR VADİSİ 1
Hazırlayan: Şahin BÜYÜKKAYA
Polat'ın kaderini 11 Eylül saldırısı değiştirdi
Amerika'ya dönüş için bilet alırken 'Cuma günü mü, Salı günü mü' diye sordular. Bir anda 'Salı' dedim ve hayatım değişti
Dizide sadece silah, şiddet, mafya yok. Yüzü değişmiş bir adam var, hala sevdiğinin yanında. Böyle bir aşk daha önce yaşanmadı
Dİzİ setinde tanışıp sohbet ettiği Necati Şaşmaz'ın ezik, mahçup yönleri, buna karşın karizmatik ve aşırı güler yüzü 'Polat' tiplemesi için jön arayan Osman Sınav'ın dikkatini çeker. Dizideki 'Polat' karakterini Şaşmaz'ın en iyi şekilde canlandıracağına inanır. Karşı çıkanlara ise şöyle cevap verir: 'Kenan'ı da 'Deliyürek'e seçtiğimiz zaman yeni isim demiştiniz? Necati'de başrol oynayacak ve bu rolüyle sevilen bir oyuncu olacak' Turizm mezunu Şaşmaz, 'Oyunculukla hiçbir ilgim yoktu. Daha önce hiç oyunculuk yapmadığım için kameralara alışık değildim. Osman Abi sayesinde kamera karşısında kendimi rahat hissetmeyi öğrendim' diyerek oyunculuk serüvenini özetliyor.
http://www.gunes.com/2005/03/23/resim/6.jpg
Turizm tahsilİ yaptım
Necati Şaşmaz Elazığ 1971 doğumlu. .Avrupa'da gezmediği ülke hemen hemen hiç kalmamış. Şaşmaz'ın yurtdışı macerası ise yakın dostlarından birinden gelen bir davet sonrası başlamış. Önce Kanada'ya gitmiş. Bir süre orada ikamet ettikten sonra Amerika' ya geçmiş. Turizm tahsili almış. Geceleri çalışıp gündüzleri okula devam etmiş. Sonra hem özlem gidermek hem de kardeşinin doğumgünü için Türkiye'ye dönmüş. Sonra neler mi olmuş?
'Salı dedim sallandı'
'Kardeşimin doğumgününü neşe içinde kutladık ve Amerika'ya dönüş için bilet alırken 'Cuma günü mü, Salı günü mü' diye sordular. Bir anda 'Salı' dedim sallandı. Günlerden 11 Eylül ve o gün uçağa bindim ve hareket ettik. Sonra uçakta peşpeşe anonslar yapılmaya başlandı:
'İkiz kuleler uçtu'
'Amerika'da ikiz kuleler vuruldu bu yüzden Ankara'ya geri dönüyoruz.' diye. Boş duracak değilim ya! Kendi işimi kurdum ve sigortacılığa başladım. Bu sırada ustam ve çok sevdiğim yönetmen abim Osman Sınav bana 'Kurtlar Vadisi'nde 'Polat' rolünü teklif etti, kabul ettim. Aileme ve yakınlarıma 'Ben dizide başrol oynayacağım' dedim. Kimse inanmadı. 'Zor iş beceremezsin. Bu işlere hiç girme vazgeç' diyerek tepki bile gösterdiler. Ancak kafama koymuştum başaracaktım ve başardım.' Şaşmaz, diziye hiç deneyimi olmadan başladığını belirterek, 'Dizide ömrünün 40 yılını tiyatroya adamış çok güçlü oyuncularla oynuyorum ve oyunculuk eğitimime setlerde devam ediyorum' diyor. Diziyi kendisinin de daha sonra ekranda ilgi ile izlediğini belirten Şaşmaz, 'Dizide sadece silah, şiddet, mafya yok. Yüzü değişmiş bir adam var ve hala sevdiği insanın yanında. Böyle bir aşk daha önce hiç yaşanmadı. Yaşandıysa da sinema ya aktarılmadı. Bunları kimse görmüyor' diyor.
'Kurtlar'ı yaratan adam
Herşey Show TV'nin ünlü yönetmen Osman Sınav'a 'Bize çok ses getirecek iddialı bir mafya dizisi yap!' demesiyle başladı
Kadro Güneydoğu'da kuruldu
DİyarbakIr ve Mardin'de Gaffar Okkan suikastını anlatan 'Bumerang Cehennemi' adlı filmi çeken Osman Sınav'a Show TV'den dizi teklifi gelir. Kanal yöneticileri, 'Bize çok iddialı geniş kadrolu bir mafya dizisi yap. Her hafta ses getirsin' der. Başka bir TV kanalından da Sınav'a Mahsun Kırmızıgül dizisi yapması için cazip bir teklif gelir.
'Aman usta yapalım'
İki teklif arasında kalan Sınav'a şimdi 'Kurtlar Vadisi'nin yapımcısı ve senaristi olan 'Bumerang Cehennemi 'filmininde senaryo yazarı Raci Şaşmaz , 'Aman usta biz mafya dizisini yapalım. Anlatacak çok konu var. Üstelik bu iş beni şimdiden heyecanlandırmaya başladı...' der.
Ve 'Kurtlar Vadisi' projesinin ilk adımları Güneydoğu'da 'Bumerang Cehennemi' filminin setinde atılmaya başlanır.
'Yeraltının gündemi'
Dizide Türkiye'nin yeraltı gündemi anlatılmaya çalışılacaktır.. 'Bu bir mafya dizisidir' sloganının kullanılacağı dizinin senaristi Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener, konsept danışmanı ise özellikle Abdullah Çatlı'nın hayatını anlatan araştırma kitapları, mafya ve gizli istihbaratla ilgili geniş kapsamlı kitaplarıyla tanınan Soner Yalçın olacaktır. Kadro Güneydoğu'da kuruldu.
Sınav'ın 'Bumerang Cehennemi' filminde rol alan oyuncu kadrosunun büyük bölümü yeni dizi 'Kurtlar Vadisi'ne transfer olacaklardır.
Filmde rol alan Oktay Kaynarca, Selçuk Yöntem, Zafer Ergin, dizinin ana karakterleri 'Çakır', 'Aslan Bey' ve 'Baron' olarak ekranlara gelecektir.
Dizinin başrolü ise film setine kardeşi Raci Şaşmaz'ı ziyarete gelen turizmci Necati Şaşmaz'a verilecekti
http://www.gunes.com/2005/03/23/yazidizisi/i1.html
KURTLAR VAİDİS 2
Hazırlayan: Şahin BÜYÜKKAYA
Beni öldürmek o kadar kolay değil
izinin sevilen karakterlerinden 'Doğu Bey'i insanlar 'Emekli Asker' sanıyor. Yanımızdan geçenler 'Paşam nasılsın?' diye hatır soruyor
izide Baron'un gölge olduğunu, bizim asıl uğraşımızın bundan sonra gölgenin sahipleri ile uğraşmak olduğunu söylüyorum'
Ekranların reyting rekortmeni 'Kurtlar Vadisi'nin 'Doğu Bey'i Altan Akışık'la bir Pazar sabahı Boğaziçi'nde sohbete başlıyoruz. Altan Bey'in yanında dizideki has adamı 'Esat'ı canlandıran Cengiz Bey'de var.
Dizinin en seviler karakterlerinden biri olan 'Doğu Bey'i bir çok izleyici 'Emekli Asker' sanıyor. Bunu yanımızdan gelip geçen insanların 'Paşam nasılsın?', 'Dizideki kötülerin hakkından ge!' şeklindeki serzenişlerinden anlıyoruz. Akışık, 'Dizideki rolüm nedeniyle beni herkes emekli asker olarak düşünüyor.' diyor.
http://www.gunes.com/2005/03/24/resim/4.jpg
Hep kahramanları canlandırmış
Yılların ünlü oyuncusu 'Kurtlar Vadisi'nden önce da bir çok dizide oynamış, Ebul Vefa Hazretlerinden Amiral Bristol'a kadar bir çok dini büyüğü ve tarihi kahramanları canlandırmış. Ama hiçbiri 'Kurtlar Vadisi' dizisinde canlandırdığı 'Doğu Bey' tiplemesi kadar ses getirmemiş. 'Ben her rolü rahatlıkla oynar her karekteri aslına uygun canlandırırım' diyen Akışık, kendine özgü ses tonuyla da ön plana çıkıyor.
Aslan bey dizide öldürülünce
Usta oyuncu Akışık, 'Ben diziye 21. bölümde girdim ama dizinin akışı o zamanlar daha çok sokaklardan anlatılıyordu. 'Çakır'lar filan o tarz insanlar anlatılıyordu. O aralar ben daha arka planda kalıyordum. 'Aslan Bey' ölünce ben dizide daha ön plana çıkmaya başladım' diyor...
Mesajı aldı gitti
'Dizide çok soğukkanlı olmanız dikkat çekti ? Yatak odanıza kadar sizi öldürmek için giriliyor ama sizin hiç umurunuzda değil' ? şeklindeki soruya 'Doğu Bey' aynen şöyle cevap veriyor:
'Evet yatak odama kadar giriyor ama beni vurmadan geri dönüp gidiyor. Polat o anda odada bir ikilem yaşadı ve mesajı alıp kalktı gitti. Bu dizi çok basit bir dizi değil. Büyük bir titizlikle hazırlanıyor. Senaryosu müthiş ayrıntılı. Seyircinin merak öğelerini sürekli ayakta tutarak devam ediyor. Bu yüzden çok izleniyor. O gece sokaklar boşalıyor.' Daha öncede Show Haber'de söylemiştim. Eğer bu 'Devlet- Mafya' karşılaşması ise o ikilemse seyirci 'Ya bu ülkeyi mafya mı yönetecek 'hayır ' ikileminde kalmayacak. Her zaman seyirci Devletin kendi yanında olacağını bilmeli ve bundan emin olmalı ve bu düşünceyi her zaman bırakmadan gitmek lazım. Öteki türlü büyük yanlışlıklar olur. Tehlike olur seyirci de büyük bir yanılgıya düşer.'
Sıra gölgenin sahiplerinde
Dizinin ilerleyen bölümlerinde 'Doğu Bey' de ölür mü? sorumuza 'Doğu Bey'i öldürmek kolay değil. Diziyi hazırlayan arkadaşlar bu işi çok iyi götürüyorlar. İlerki bölümlerde ne gibi olaylar, ne gibi sürprizler olur şu anda bilemem ama Doğu Bey'in de daha yapacağı şeyler olduğuna inanıyorum . Dizide 'Baron' öldürüldü. Zaten dizide Baron'un gölge olduğunu, bizim asıl uğraşımızın bundan sonra gölgenin sahipleri ile uğraşmak olduğunu söylüyorum.
Oğlum Polat intikamımı alır!
YILLARIN tiyatro oyuncusu Zafer Ergin 'Kurtlar Vadisi'ndeki 'Baron'rolüyle bir anda popüler oldu. Oysa Zafer Ergin yüzlerce oyunda birçok dizi ve filmde oynamıştı. Hülya Avşar'la oynadığı 'Berlin İn Berlin'de filmin önemli karekterlerinden 'Mehmet'i canlandırmıştı.
Onu 'Kurtlar Vadisi'ne götüren ise Osman Sınav'ın yönettiği 'Bumerang Cehennemi' filmindeki 'Şeref Albay' rolü olmuştu. Bu rolde çok başarılı bir performans gösteren Ergin, yönetmen Sınav tarafından 'Kurtlar Vadi'sinin 'Baron'luğuna seçildi.
Peki kimdi bu 'Baron' ?
SInav'a göre, 'Baron, 'Mehmet Karahanlı' saygın ve büyük bir işadamı işe çiftlik kahyalığı ile başlıyor. Müthiş kafası çalışan, hırslı bir adam. Haşhaş yasağı ve 12 Eylül sırasında derin devletle işbirliğine giriyor. Öğrendiği yöntemleri daha sonra kendi hesabına yapmaya, uygulamaya başlıyor.
Değişen tüm konjonktürlere anında uyum sağlıyor.' Ve bu kadar akıllı, güçlü 'Baron' bir mabedde aforoz edilip öldürüldü. Zafer Ergin, 'Bu dizideki en zor sahnem mabedde çekilen ölüm sahnem oldu. Senaryoyu okuduğum halde o sahnelerde oynarken hem zorlandım hem de ister ister istemez ürperdim. Tarihi bir atmosfer, yüzleri maskeli tipler ve ani bir infaz .Etkilenmemek elbette mümkün değil. 7 ayrı yerden gelip hakkımda karar veriyorlar. Çekimler polisiye film tadında çok güzel oldu.
'Hepsi unutulan olaylar'
'Ülke olarak çok çabuk unutan bir milletiz. Türkiye'de herşey çabuk unutulur. Dizide anlatılan olayların bir çoğu farklı zamanlarda belki farklı yerlerde yaşanmış üstelik gazetelerde geniş olarak yer almış olaylar. Türkiye bu olayların çoğunu yaşadı, gördü. Gazetelerde yer aldı. Tefrikaları, kitapları yazıldı. 'Kurtlar Vadisi' dizisinin gerçekten çok başarılı bir senaryo ekibi var. Bu genç senaryo yazarı arkadaşlar olayları birleştirme ustalığı gösteriyorlar.
Bir dönem günlerce konuşulmuş, tartışılmış, gündeme damgasını vurmuş kişiler, olaylar birbirleriyle birleştiriliyor. Bu birleştirme ustalığı sayesinde ekrana gelince eski olayları hatırlayanlar 'Vay anasına..neler olmuş..' demekten kendilerini alamıyorlar. Bu durum dolayısıyla reytinglerin yükselmesine büyük etki yapıyor.' Baron öldüğüne göre bundan sonra vadide neler olur?
'Polat benim oğlum olduğunu öğrendiğine göre. babası Karahanlı'nın intikamımı almak isteyecektir. Bu arada vadide yeni 'Baron' kim olsun kavgası başlayacaktır.'
Peki şimdi 'Baron' neler yapıyor ?
'Yeni meşgalem, yeni tutkum bilgisayar..Bir laptop alıp işe başladım, Günde 2-3 saat internette sörf yapıyorum. İnternet müthiş bir şey, bambaşka bir dünya. Hergün internete girip sörf yapmaya bayılıyorum.'
http://www.gunes.com/2005/03/24/yazidizisi/i1.html
KURTLAR VADİSİ 3
Hazırlayan: Şahin BÜYÜKKAYA
Ölümünden sonra helva dağıttı!
Setçi arkadaş, 'Abi soranlara ben ne diyeceğim?' dedi. Ben de 'Bu Pala'nın helvası dersin' dedim.
Toprağa gömseydiler çıkardım ama betona gömdüler çıkamadım. Pala sürünmeden öldü.
Yüksel Arıcı namı diğer 'Pala', 'Kurtlar Vadisi'ndeki korkusuz, sert, acımasız 'Pala' tiplemesiyle bir anda gündeme bomba gibi düştü. 'Pala'nın aslında kim olduğu hangi operasyonları yönettiği bile tartışılıp yorumlar yapılmaya başlandı .
Yüksel Arıcı'nın adı bile canlandırdığı rolden sonra 'Pala' ya da 'Gözlüklü' olarak anılmaya başladı
Arıcı Adana Şehir Tiyatrosunda başladığı profesyonel oyunculuk yaşamını şimdi İstanbul'da dizi ve filmlerde oynayarak sürdürüyor.
Davullarla karşıladılar
Arıcı, 'Kurtlar Vadisi'nden önce, 'Her Gece Bodrum' ' Kızılırmak Karakoyun', ' Kurtuluş' ' Yara' ' Soğuk Geceler' 'Amerikalı' ' Ana' ' Sahte Dünyalar' 'Aziz Ahmet' ' İlişkiler' gibi çok ses getiren dizi ve filmlerde oynamış. Ama onu bir anda popüler yapan 'Vadi'deki 'Pala' tiplemesi olmuş. Arıcı, 'Bunca yıllık aktörüm.Bu dizi sayesinde gördüğüm ilgiyi sevgiyi başka hiç birinde görmedim. Örneğin annemi ziyaret etmek için Adana'ya gittim ve beni Adana'da büyük bir kalabalık davullar zurnalar çalarak karşıladılar' diyerek söze giriyor.
BENİ GÖRDÜ 'TAMAM ARADIĞIM SENSİN' DEDİ
Yüksel Arıcı 'Pala' rolü ile ilk tanışmasını şöyle anlatıyor: 'Çekime iki gün kala ben görüşmeye gittim. Yönetmen Osman Sınav beni görünce 'Tamam aradığım sensin' dedi. Diziye girdikten kısa bir süre içinde izleyicilerin ilgi odağı oldum. Herkes bu 'Pala da kim diyerek şaşırdı. Tabii burda konuşma tarzım mimikler çok önemli. Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener senaryoyu hazırlarken adeta ilmik ilmik dokuyorlar. Herşeyi, her ayrıntıyı yazıyorlar. 'Kurtlar Vadisi ' bu yüzden benim en keyif alarak çalıştığım işlerden biri oldu, Aslında 12 bölüm diye anlaşmıştık bu şekilde konuşmuştuk. Çünkü senaryoda 'Pala'nın ömrünün en fazla on iki bölüm olacağı belirtilmişti. Ama ilgi fazla olunca on dört bölüm sürdü. Toprağa gömseydiler çıkardım ama betona gömdüler çıkamadım.'
Gerçek 'Pala' kim sence ?
Bu konuda çok spekülasyonlar yapıldı. Değişik isimler öne sürüldü. 'Pala' kendine has bir tip, kendine has bir kahramandı. Bir çok isim üzerinde durdular ama bir türlü bir isim koyamadılar en son Korkut Eken bile dediler.
sokakta yürürken benden çekiniyorlar
Bir çok insan 'Pala'yı birilerine benzetti ama bence 'Pala' sadece 'Pala'ydı başka kimse değildi. İşin ilginci o kadar kan dökmeme dizinin en sevilen tipi 'Seyfo Dayı'yı bile öldürmeme rağmen 'Pala', olarak sevildim. Ama insanların üzerine oynadığı rol yapışınca çok zor oluyor insanlar seni dışarda öyle yaşıyormuş gibi görüyor. Dışarda beni gören bazı insanlar önünü ilikleyip yanımdan geçiyor.'
Pala'nın ölümü erken miydi?
'Bence Pala'nın ölümü tam yeri ve zamanında oldu. En azından Pala, sürünmedi. Çıkarttılar, çıkarttılar ve en tepede bıraktılar. Pala'nın öleceği zaten çok önceden belliydi.'
Bu rol yüzünden sokakta enterasan şeyler yaşadınız mı?
' Evet çok enterasan şeyler yaşadım. Sokakta yürürken korkup çekinenler oldu. Sevgi gösterisinde bulunup 'Keşke ölmeseydinde bir kaç kötünün daha hakkından gelseydin?'diyenler oldu. Çeşitli konularda yardım isteyenler oldu. Dizinin oynadığı dönemde bana en çok sorulan soru,' Pala abi sen kimsin? Kimi canlandırıyorsun? sorusu oldu. Beyoğlu'nda yürüyorum bir polis beni çevirdi ve 'Sen kimsin?' dedi. Ben de kimliğimi çıkardım göstermek için. Polis memuru 'Pala abi kimliğini istemiyorum. Ben dizide kimsin diye soruyorum. Bütün arkadaşlar büyük merak içindeyiz' deyince şaşırdım kaldım.
HELVA NİYETİNE BAKLAVA DAĞITTI
'Sete gittim o gün ondördüncü bölüm yani benim ölüm sahnem çekilecek. Senaryoyu iyice okudum. Canlandırdığım 'Pala' öldürülüyor ve betonun altına gömülüyor. Ben sete gelmeden önce civarda irmik helvası satan bir yer aradım ama bulamadım. Bunun üzerine irmik helvası niyetine bir kaç kilo baklava alıp sete geldim. Sette bir arkadaşa baklavaları verdim ve 'Ben betona gömülürken sen de baklavaları tüm ekibe dağıt!' dedim. Setçi arkadaş,'Abi soranlara ben ne diyeceğim?' dedi. Ben de 'Bu Pala'nın helvası dersin' dedim. Bazı arkadaşlar yedi ama bazı arkadaşlar üzüldükleri için yemek istemedi. Dizinin yönetim ekibi, 'Biz bu zamana kadar dizide bir çok kişiyi öldürdük. Çok kişi beni niye dizide öldürüyorsunuz diye tepki gösterdi ama sen tatlı dağıtıyorsun çok şaşırdık' dediler.
Pala ile bir Beyoğlu akşamında buluşup, konuştuk...
Kurtlar Vadi'sindeki 'Pala' tiplemesiyle bir anda tüm Türkiye'nin konuştuğu ve merak ettiği bir isim haline gelen Adanalı sinema oyuncusu Yüksel Arıcı ile bir Beyoğlu akşamında buluşup sohbet ettik. Arıcı, 'Artık beni herkes Pala olarak tanıyor. Yolda görüp, önünü ilikleyenler, korkup uzaklaşanlar, 'abi ölmeseydin de birkaç kişiyi daha temizleseydin' diyenler bile var' diyor...
http://www.gunes.com/2005/03/25/yazidizisi/i1.html
KURTLAR VADİSİ 4
Hazırlayan: Şahin BÜYÜKKAYA
Omer Serif'le tanıstım aktör oldum
Nihat Nikerel'in hayatını 1979 yılında Monte Carlo'da tanışıp birlikte poker oynadığı dünyaca ünlü aktör Ömer Şerif değiştirmiş
Ömer Şerif yüzüme dikkatle bakarak, 'Bana benziyorsun! Üstelik benden daha yakışıklı ve gençsin. Sinema ile ilgileniyor musun?' dedi
Kurtlar Vadisi'nde ünlü kabadayı 'Seyfullah Kaya'yı canlandıran Nihat Nikerel 'Seyfo Dayı' olarak gönüllere taht kurdu. Dizide öldürüldüğü zaman gözyaşlarına boğulan hayranları olmuş. Nikerel, 'Her ölüm erken ölümdür. İzleyeciler dizide benim tiryakim olmuştu. 'Seyfo Dayı'nın şahsında eski ünlü İstanbul kabadayıları anlatılıyordu .
http://www.gunes.com/2005/03/26/resim/4.jpg
'SEYFO DAYI' ÖLDÜ BİR DEVİR KAPANDI
Dizide söylediğim her söz kulaklara küpe olacak türden deyimlerdi. Üstelik daha söyleyecek çok sözüm vardı. Kısmet değilmiş...'Seyfo Dayı' öldü ve dizide bir dönemin kapanışı verildi. Bir çok izleyici gibi ben de kendi canlandırdığım karakterin erken öldürülmesine üzüldüm.' diyerek söze giriyor.
KARINCAYI İNCİTMEM GÖNÜL ADAMIYIM
Nihat Nikerel tıpkı dizideki 'Seyfo Dayı' gibi özdeyişler söylüyor, Mevlana'dan, Ömer Hayyam'dan dörtlükler okuyor. 'Şahin Gardaş ben tam bir gönül adamıyım. Kimsenin kalbini kırmam. Karıncayı incitmem bilirim ki şan şöhret bir gün gelir geçer... Baki kalan dostluklardır. Sen de benim eskimeyen dostlarımdansın' diyor.
'ARAP KADRİ'DEN 'Arap Sado'ya
Nihat Nikerel oynadığı her dizide süper bir performans göstererek izleyicilerin kalbini kazanmış bir oyuncu 'Süper Baba'da 'Arap Kadri' adlı bir mafya babasını, 'Sıcak Saatler'de babacan ama aynı zamanda tam bir görev adamı olan 'Cenennem Cevdet'i, 'Bizim Ev'de 'Necdet Reis'i, 'Şaban Askerde'de 'Kurşun Binbaşı'yı, 'Deliyürek-Bumerang Cehenmemi'nde ' Kerim Ağa'yı,'Zerda'da 'Hasan Ali'yi başarıyla canlandırmış, canlandırdığı karakterlerla adeta bütünleşmiş. Nikerel şimdi 'Ağır Roman' adlı oyunda 'Arap Sado'yu canlandırıyor. Her gece alkış yağmuruna tutuluyor.
DÖRT YIL TÜM DÜNYAYI DOLAŞTIM
Oyunculuğunun yanısıra şiir kitapları ve film hikayeleri yazan Nikerel oyuncu olmadan önce tam 4 yıl tüm Dünyayı baştan sona dolaşmış. Nikerel'in hayatını ise 1979 yılında tanışıp birlikte poker oynadığı Dünyaca ünlü aktör Ömer Şerif değiştirmiş. Monte Carlo'da bir Casino'da Ömer Şerif'le karşılaşan Nikerel hayranı olduğu ünlü aktörle tanışıp konuşabilmek için hiç anlamadığı halde masasına gidip poker oynamaya başlamış. Sonra neler mi olmuş ?
Tüm paramı bastım ve kaybettim
Burdan sonrasını büyük bir keyif ve heyacanla Nihat Nikerel şöyle anlatıyor: 'Aslında pokerden mokerden anlamam. Ben çok güzel şiir yazar, şiir okurum. Hikayelerim, denemelerim var. Ömer Şerif ise o aralar şöhretinin zirvesinde ve ben dahil tüm dünyanın hayranlığını kazanmış bir aktör. Bir anda kendi kendime ani bir karar verip soluğu onun kumar oynadığı masada aldım. Hiç anlamadığım halde poker oyununa ben de dahil oldum. Çok şık ve şimdiye göre daha zayıftım. Ömer Şerif masada beni tepeden tırnağa göz ucuyla bir süzdü ve sonra nereli olduğumu sordu. 'Türküm ve uzun zamandır dünyayı dolaşıyorum' dedim. Ömer Şerif bu kez yüz hatlarıma çok daha dikkatli bakınca, 'Arkadaşlarım ve yakın çevrem benim size çok benzediğimi söylüyorlar. Ben de öyle hissediyorum. Siz ne düşünüyorsunuz ?' dedim. Ünlü aktör Şerif,'Evet ! Üstelik benden çok daha yakışıklı ve gençsin. Sinema ile ilgileniyormusun?' dedi.
Ben de sadece iyi bir sinema izleyicisi olduğumu söyledim . O heyecanla cebimdeki tüm paramı bastırıp ve de kumarda kaybedip Ömer Şerif'e veda edip ayrıldım.
İSTANBUL'a Döndüm hayatım değişti
Nihat Nikerel Monte Carlo'dan İstanbul'a dönüş yolcuğunda hep Ömer Şerif'in sözlerini düşünür ve sinema ile ilgilemeye aktör olmaya karar verir.
Aslında Nikerel'i İstanbul'a dönüşünde başka sürprizler beklemektedir. Nikerel burdan sonrasını şöyle anlatıyor, 'Şahin gardaş. O aralar piyasaya çıkan 'Ve Dostluklara' adlı şiir kitabımdan 'Eller, Mendiller' ile 'Bırakın' adlı iki şiirimi ünlü bestekar Mustafa Sayan alıp bestelemiş. Benim için büyük sürpriz oldu. Hemen ardından yönetmen Feridun Kete 'Görüş Günü' adlı hikayemi sinemaya aktarmak istediğini belirterek hikayenin kahramanlarından 'Ömer'i benim oynamamı istedi. Oynadım ve aktörlük hayatım başlamış oldu....'
BENİ VURMADAN ÖNCE TESELLİ ETTİ
Usta oyuncu Nikerel'e 'Kurtlar Vadisi'nde kendisini en etkileyen sahneyi soruyorum. Hiç tereddüt etmeden cevabı yapıştırıyor: 'Öldürüldüğüm sahne.. O gece çekimlerinde beni 'Pala' vurup öldürecek bende diziye veda edecektim. 'Pala'yı da çok sevdiğim arkadaşım Yüksel (Arıcı) oynuyor. Ölüm sahnesinin çekileceği yerde otomobilimden indim. Yüksel 'Pala' yanıma geldi. ' Nihat abi hoş geldin !' dedi. Diziden kopacağım için içim buruk. 'Ben bu akşam ölmeye geldim' dedim. Yüksel (Pala) beni teselli ederek 'Boşver be Nihat abi . Zaten hepimizin gideceği yer orası ' dedi... Güler misin ağlar mısın.. 'Seyfo Dayı'dan geriye güzel anılar kaldı.
Dizinin en renkli karakterlerinden biriydi...
Ünlü yönetmen Osman Sınav'ın 'Sen bu diziye renk katacaksın' diyerek 'Bumerang Cehennemi' filminden 'Kurtlar Vadisi' dizisine transfer ettiği Nihat Nikerel dizide İstanbul'un sayılı kabadayılardan Seyfullah Kaya'yı canlandırmıştı. Nihat Nikerel dizinin bir sahnesinde Polat( Necati Şaşmaz) ve Memati (Gürkan Uygun) ile.
http://www.gunes.com/2005/03/26/yazidizisi/i2.html
Polat ölse bile bu diziye bir şey olmaz
"Kurtlar Vadisi'ni ne karakterlerin ölmesi, ne de çıkarılan spekülasyonlar bitirir. Bu dizi, ancak senaristler yazmayı bıraktığı zaman sona erer"
http://www.vatanim.com.tr/pics/news/50015000.jpg
* Yıllardır bu camianın içinde olmanıza rağmen, Kurtlar Vadisi'ndeki Kılıç karakteriyle bir anda tüm Türkiye'nin tanıdığı bir isim oldunuz. Ama Kılıç'ı tanıyamıyoruz bir türlü... Neden?
Biz bu işe başlarken, kim olduğumuzu, bilmiyorduk. Bize tek söylenen, bir pramit var ve tepesinde sizler varsınız... 70 bölüm oldu ve 69'uncu bölümde adımın Ali olduğunu öğrendim. Bir sanatçı için kim olduğunu bilmediğin bir kişiyi oynamak çok zor. Sanatçının ne olduğu burada ortaya çıkıyor. Bunu senaristler şöyle değerlendiriyorlar; hikayeyi bilirseniz, kendinize göre daha değişik şeyler katabilirsiniz. Ama bilmeden giderseniz, çok doğru işler yaparsınız. Onların mantığı buydu.
Kılıç kadınları neden sevmez?
* Sizce doğru mu bu yöntem?
Yapımcı öyle diyor ama bana göre öyle değil. Çünkü keşke ben bu işin detayını bilseydim. Kılıç'ın nasıl bir adam olduğunu. Mesela benim hiç bir kadınla ilgim yok, ben kimim? Sadece bir laf geçti, 'Kılıç kadınları sevmez' ama neden sevmez? Yine de karaktere kendimden bir şeyler kattım. Tek renk elbise giyeceğim sadece kravat değiştireceğim dedim. Kravatta her rengi kullanabiliyor ama kıyafet simsiyah. İki bölümden sonra, kendi kafamda böyle bir tip belirledim, herkes sevdi. Dizide devlet tiyatrosu sanatçılarının oynamalarının nedeni de bu.
* Baron öldü, Kılıç şimdi ne yapacak?
İnanın dört gözle bekliyorum olacakları... Kılıç, Baron'un yokluğunu nasıl kabul edecek bilemiyorum. Dizinin güzel tarafı, öyle bir sistem var ki, bir sonraki hafta ne olacağını herkes tartışıyor. Ben işi toparlayan, götüren, Polat'la birlikte bir takım şeyleri çözüp, onunla birlikte konseyi devam ettirmeye çalışan bir karakter çıkacak diye düşünüyorum.
* Dizi çok sevilirken, bir yandan da eleştiriliyor...
Yemişli ağacı taşlarlar olayı... Yeni bir dizi başladı, 'Köpek' diye... Daha ilk bölümde, kan, şiddet, sigara herşey var. Hiç kimse bir şey söylemiyor. Ama biz 70 bölümdür kimseyle kötü olmamak için, şiddeti, kanı en aza indirdik. Mafya sigara içmez mi? Ben puro içemiyorum. RTÜK yasak getirdi. Böyle bir baskıyla sanat yapılır mı? Eğer insanlar buradan etkilenerek bir yere gideceklerse, o zaman bu ülkeden sanatı atalım. Biz burada sanat yaparak, bu işlerin kötülüğünü, işlerin bu şekilde yürümesi durumunda nasıl bir toplum haline geleceğimizi anlatıyoruz. İzleyen mafyaya neden özensin ki, beni şimdi gelsinler de terörist yapsınlar. Kolay mı?
Kendi kızıma diziyi izletmiyorum
* O bu bilince ne kadar sahip olunduğuyla ilgili değil mi? Çakır öldükten sonra insanlann ölüm ilanları vermesi de normal değildi ki...
Şimdi bunlar sanatla ve sanatçıyla özdeşleşiyorlar. Önüne geçemezsiniz. Buna bakılıp dizinin üzerine bu kadar gidilmesi çok doğru değil.
Diziyi kızınıza izletiyor musunuz?
Hayır, çünkü henüz çok küçük. 3 yaşındaki bir çocuk bunları anlamaz, işte o zaman kötü etkilenebilir.
* Hayat Bilgisi dizisinde ise bir din öğretmeni olarak çıkıyorsunuz karşımıza...
Sanatçının özelliği budur. Ben iki rolü de çocuğum gibi görüyorum. Gidip onun gözlüğünü takıp, kıyafetini giydiğim anda din öğretmeni Hidayet oluyorum, diğerine geldiğim zaman Kılıç oluyorum.
Atilla Olgaç'ın gözüyle Kılıç
"Kılıç nasıl biri bilmiyorum aslında... Kimse bana bunun tüyosunu vermiyor. Ne diyebilirim ki? Sadece Baron'un sağ koluydu... Aralarındaki bağ nerden geliyor bilmiyorum. Baron'un süt kardeşi olduğunu söylediler. Ama kesinlikle acımasız ve çok sadık. Yüzündeki yaradan dolayı kendi içinde bir savaş veriyor. Bağımlılığı da oradan kaynaklanıyor. Baron'un karısı Nergis konuşmadan önce Kılıç dedi ki, 'Ben ne yaptım da beni yanınızda taşıma lütfunda bulundunuz?' Yani hayatı hakkında bana verilen en büyük tüyo budur. İşte buradan yola çıkarak diyorum ki, o kendi içinde bir savaş yaşıyor. Siyah giymesinin nedeni de bu. Hiç bir zaman huzuru yok, hep tedirgin..."
Bankada sıra beklemez oldum
"Türk milletinden çok ilgi görüyorum. Bir yere gidip çay içiyorsunuz, hesap almıyorlar. Bir şey alacaksınız, 'Kaç para? Bana ne olur? ' diyorum, 'Konseyi toplarsan ne yaparız?' deyip indirim yapıyorlar. Bir bankaya gidiyorsunuz, hemen müdürün yanına çıkıyorsunuz ve müdür ayağa kalkıyor. Trafikte emniyet şeridinden gidiyorsunuz, polis durduruyor ceza yazacak, bir bakıyor, özür dileyip bırakıyor."
Dizinin tutacağını sanmıyordum
"Dizinin bu kadar tutacağını sanmıyordum. İlk zamanlar 'Bir İstanbul Masalı' ile çekiştik. Bazen ikinci sıraya düştük. Ondan sonra bir patlama yaşandı, insanlar Türkiye'nin gerçeğini görmeye başladılar. İşin kötü tarafı hep üst sıradasın ve bunu korumak için sürekli daha fazla çalışmak zorunda kalıyorsun."
Savaşan tek devlet tiyatro savaşçısıyım
"28 Temmuz 1944 doğumluyum. Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı olan babam Kahraman Olgaç, o sevinçle iki ton kömür taşımış. Bana, sanatçılığı aşılayan babam. Kimya Mühendisi olmayı düşünsem de babamın 'Herşey olabilirsin ama bir de sanatı denesen' sözlerinden etkilendim ve 2 kez konservatuar sınavına girdim ancak kazanamadım. Olmayınca şan bölümüne girdim, sonra da tiyatro bölümüne geçtim. 70 senesinde mezun oldum, Ankara Devlet Tiyatrosu'na girdim. 73 yılında askere gittim. Teskereme bir gün kala Kıbrıs Çıkartması yapıldı. Savaşan tek Devlet Tiyatrosu sanatçısıyım. 70 yılında evlendim, 13 senelik evliliğimden bir oğlum var. Daha sonra Nurhan Damcıoğlu ile evlendim, 10 sene de onunla evli kaldım. Şimdi de Türkan Olgaç ile evliyim. 3 yaşında Naz adlı bir kızım var."
Vadi'de tam 74 kişi öldü
"Kişilerin ayrılması bu diziyi etkilemez. Proje çok sağlam bir temel üzerine kurulu... Başrol oyuncularından birini (Çakır'ı) kaybettikten sonra bile bir şey olmadı. Şimdiye kadar 74 kişi ölmüş. Çocuklar Duymasın'da iki oyuncu gitti, dizi bitti. Ama Kurtlar Vadisi'nde Polat bile ölse dizi devam eder."
Kendime ait bir site açacağım
"Kendime ait bir internet sitesi açmayı düşünüyorum. Bu sitede insanlar bana dair herşeyi bulabilecekler.
Müge Anlı
http://www.vatanim.com.tr/cat/haber_detay.asp?Newsid=50015&Categoryid=8
Vadi'nin Safiyesi Konuştu...
http://www.gecce.com/web/images/haber/begumkutuk949086.jpg
KURTLAR VADİSİ'NİN 'SAFİYE'Sİ BEGÜM KÜTÜK, 'YOLDA YÜRÜRKEN SAFİYE DİYE TEZAHÜRAT EDİYORLAR' DİYOR...
"Polat, dizide dertlerimi paylaşabileceğim bir tip... Bazen bana kızabiliyor ama artık daha fazla sözünü dinliyorum. Belki de gerçeği bana o anlatır. Konseyin başına bile geçebilirim. Her an, her şey olabilir"
* Safiye, dizinin ilk bölümlerinde Fransızca konuşuyordu. Türkçe'yi fazla bilmiyordu. Bu durum sizi zorladı mı?
Safiye, uzun yıllar yurtdışında yaşadığı için ilk bölümlerde bozuk bir aksan kullanılacaktı. Fakat bunu beceremedim. Bu yüzden de Fransızca konuştum. Ama zaten kolej eğitimim sırasında 9 sene Fransızca öğrendim. Senaristler de bunu bildiğinden kullanmak istedi.
* Baron'un ölümüyle birlikte Kurtlar Vadisi'ndeki dengeler yavaş yavaş değişmeye başladı. Sizce Safîye bundan sonra neler yaşayacak?
Kılıç aileyi toparlar. Böylece Safiye, Nergis, Polat ve Kılıç olarak aile kurgusuyla yola devam edebiliriz. Tabii Safiye herşeyi öğrenir. Yani konseyin başına geçebilirim. Polat, dertlerimi paylaşabileceğim bir tip... Bazen bana kızabiliyor ama artık daha fazla sözünü dinliyorum. Belki de gerçeği bana o anlatır.
Kurtlar Vadisi'ni hiç sevmiyordum
* Siz diziye ilerleyen bölümlerde girdiniz. Öncesinde izliyor muydunuz?
Açıkçası rol almadan önce Kurtlar Vadisi'ni kesinlikle izlemiyordum. Sadece bir kaç sahnesini görmüştüm, ilgimi çekmişti ama o kadar... Mezarlığa tesbih atılma sahnesi beni çok etkilemişti. Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'le tanıştığımda 'Dizi çok kötü, hiç izlemiyorum' dediğimde çok güldüler. Diziye gireceğim kesinleştiğinde yayınlanan bölümlerin VCD'lerini verdiler ve hepsini izledim. Özellikle ilk bölümü beni çok etkiledi. Ali Candan'ın yani Polat'ın herşeyi bırakıp, vatanı için mücadeleye girmesinden çok etkiledim. Çünkü Türkiye'deki diziler, 15'inci bölümden itibaren kendini tekrar etmeye başlıyor. Ama burada hergün yeni bir sayfa açılıyor ve yeni bir şey doğuyor.
* Bu dizi fanatikleri tarafından çok ciddiye alınıyor. Çakır öldüğünde, gazetelere ilan verip, mevlüt okutanlar var. Bu fanatik tavır korkutuyor mu sizi?
Çakır'ı öldüren arkadaşa yolda saldıranlar bile olmuş, bunlar da yaşanıyor. Çatışma sahnesi olduğunda, herkes, 'Ben Polat'a sıkmam' diyor. Bir de insanlar bizi sadece dizide görüyor ve bu yüzden bu kadar etkileniyorlar. Ben hergün televizyonlarda olsam, bu kadar önemsemezler.
Kurtlar Vadisi kurgu ama Kaynanalar gerçek
* Bazı izleyicilerin bu dizideki yaşamlara özenmeleri konusunda ne düşünüyorsunuz?
Kurtlar Vadisi'nin kurgusu ve anlattıkları bence güzel. İnsanlar ne kadar tepkisel de baksa, Türkiye'de çok daha vahim olaylar da oluyor. Ben 'Gelinim Olur musun?' adlı programa inanamıyorum. Kurtlar Vadisi bir dizi, kurgu, bu bir hayal ürünü... Ama Gelinim Olur musun'un karakterleri gerçek. Ben zaten eğitimli kitlenin bu dizideki karakterlere hayran olup da yaşananları örnek alacağına inanmıyorum. Neden özeniliyor ki? insanların bunun bir film olduğunu anlaması gerekir.
* Türkiye'de Kurtlar Vadisi'nde anlatılanların yaşandığına inanıyor musunuz?
Tabii ki yaşanıyor. Bugün sokağa çıkıldığında uyuşturucu kullanma yaşı 15'e düşmüş. Okul önlerinde uyuşturucu satılıyor. Biz de bunun yanlış olduğunu ve engellenmesi gerektiğini savunuyoruz. Ayrıca bu işlerin içine aklı olanın girmemesi gerektiğini anlatıyoruz. Mesela Çakır'ın ölmesi çok güzel bir dersti aslında... İnsan doğar, yaşar, hata yaparsa da öldürülür.
Poz vermekten hoşlanmıyorum
* Safiye gibi yaşamak ister miydiniz?
Kesinlikle hayır. Çünkü ben sokağa çıktığımda arkamdan 5 koruma gelecek, babam herşeye 'Hayır' diyecek... Bu mümkün değil, öyle bir baskıya dayanamam.
* Medyadan uzakta durmanız özellikli bir tercih mi?
Ben basının karşısında poz vermekten hiç hoşlanmıyorum. Mesela bazı arkadaşlarımız var, kameraları gördüklerinde kendilerinden geçiyorlar. Ben bu anlamda kendimi iyi ifade edemiyorum.
* Kaç yaşındasınız?
25 ama daha büyük gösteriyorum. İzmir Özel Tevfik Fikret Lisesi'nde okudum. Okul bittikten sonra Fransa'da Nice Üniversitesi'ni kazandım ama gitmedim, dondurdum. Türkiye'de devam zorunluluğu olmayan bir özel üniversite bulabilirsem, üniversite eğitimi almak istiyorum.
* Oyunculuk eğitimi almadan böyle bir projenin içine girmek sizi korkuttu mu? Çünkü Kurtlar Vadisi, genelde Devlet Tiyatrosu oyuncularının ağırlıklı olduğu bir dizi...
Akademik eğitim almayan insanların, bu işi yapmamaları gerektiğine inanıyorum. Ama ben Kurtlar'ı bir okul gibi görüyorum. Bana çok yardımcı oluyorlar. Onları izleyerek öğreniyorum.
* Diziyle ilgili olarak milyon dolarlık bütçelerden bahsediliyor. Bu oyuncu olarak sizlere yansıyor mu?
Tabii ki yansıyor. Bayramlarda evimize çikolatalar geliyor. Hayatınızın her evresinde bir şeye ihtiyacınız olduğunda ve bunu paylaştığınızda size destek oluyorlar. Mesela tsunami felaketi sonrası oyuncular adına para yatırılmış, bize kartları geldi. Çok hoşuma gitti.
Necati arkadaşım Hasan Kaçan babam yaşında
* Bir dönem hem Necati Şaşmaz'la, hem de dizinin senaristlerinden Hasan Kaçanla görüntülendiniz ve aşk dedikoduları atıldı ortaya... Gerçeklik payı nedir bunun?
Bu gerçekten çok komik. Çünkü ben genelde özel hayatımla ilgili hiç bir soruya cevap vermem. Kurtlar Vadisi'ne girdim ve şöyle bir durum oldu; diziye hoş bir kız girdi ve hemen Necati Şaşmaz'a yakıştırdılar.
* Ama Akmerkez'de görüntülendiniz...
Onu da anlatayım, bana Haziran Gecesi'nden teklif gelince çok kararsız kaldım. Bu konuda konuşmak için buluşmuştuk.
* Ya Hasan Kaçan?
Hasan Kaçan benim babam yaşında... Kurtlar Vadisi'nin senaristlerinden biridir ve hepimizin abisi gibidir. O yüzden ben çok üzülüyorum bu dedikodulara... Kesinlikle böyle bir şey yok. Olamaz da...
* Erkek arkadaşınız var mı?
Var ama kimse tanımıyor. Onun bu işlerle ilgisi yok çünkü...
Begüm Kütük'ün gözüyle Safiye Karahanlı
"Babasının konumundan dolayı,Safiye'nin sürekli korunması gerekiyor ve gerçekleri bilmediği için bundan nefret ediyor. Başına buyruk bir kız... Mesela bir sahnede mendil alırken 100 YTL verdi. Bu anlamda para onun için önemli değil, sadece araç ve bunu paylaşmaktan keyif alan bir yapısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü evdeki hizmetçi ile de bir şekilde kontak kuruyor. Yalnız bir kız... Yurtdışında yetiştiği için biraz soğuk, algılanması biraz güç. Türkiye'deki dengelerin farkında değil. Neyin ne olduğunu bilmiyor. Bunları çözmeye çalışıyor. İşte Safiye bu."
Sokaktaki Safiye
"Daha iki bölüm sonra sokağa çıktığımda herkes bana 'Safiye' diyordu. Artık herkes tanıyor beni... iyi bir projenin içinde olmak çok güzel. Çok magazinsel bir tarafım olmadığı için hanımlar 'Fotoğraf çektirebilir miyiz, eşim size çok hayran' diyor. Bunlar gerçekten çok güzel şeyler... Ama çok fazla sevgi gösterisinde bulundukları zaman korktuğum da oluyor. Bir yerde oturuyoruz, bir anda 'Safiye Safiye' diye tezahüratlar yapılıyor. İrkiliyorum."
Korumayla gezmemi bekliyorlar
"Dizinin geçtiğimiz bölümlerinde mendilci çocuğa 100 YTL vermiştim. Bir taksici 'Abla 10 milyon tuttu ama ben 100'lükten aşağı almam, mendilciye bile veriyorsun bize de ver' dedi. En enteresanı da; Dizide Canan karakterini oynayan Hande Kazanova'yla Akmerkez'de yürüyorum, orası sanatçıya çok alışık bir yer. Yürürken Hande'ye herkes sarılıyor, öpüyor, Baron'un kızıyım ya bana kimse yaklaşmıyor. Dışarıya 'Korumasız mı çıktınız?' diye soruyorlar. Korumayla gezmemi bekliyorlar."
Nesrin Çakır'a hayranım
"Nesrin'e bayılıyorum. O Laz Ziya'nın kızı... Öyle doğmuş, büyümüş. Ama Safiye öyle değil, aristokrat bir ailenin kızı, iyi eğitim almış. Kendinden emin, duruşu kalkışı, oturuşu, babasıyla diyalogu... Hep bir seviye var, böyle yetişmiş. Okuduğu okullarda da ona bu sağlanmış. Ama Nesrin bir mafya karısı... O ortamın içinde büyümüş. Silah da görmüş, ölüm de... Dimdik durabiliyor."
Çirkin Ördek yavrusuyken kuğu oldum
"Erkek gibi büyüdüm. Hiç bebeğim olmadı. Makyaj yapıp süslenen bir kız olamadım. Ailem de bu durumu sezinledikten sonra, 'Sana bir şey yapmamız gerek' dedi. 2001'de annem beni Best Model yarışmasına soktu, finale kaldım ama kambur duruyordum. Uğurkan Erez, çok uğraştı benim için ve ben podyuma çıktığımda annemin hüngür hüngür ağladığını gördüm. Çünkü o çirkin ördek yavrusu bir kuğuya dönüşmüştü."
Havin rolü bana önerildi
"Haziran Gecesi'nde Havin karakterini oynamam için, hem yapımcı hem Özcan Deniz geldi, projeyi anlattılar. Çok etkilendim. Açıkçası içinde olmak istedim. Ama Pana Film'e geldiğimde, 'Bizim Safiye ile ilgili hayallerimiz var. Sen Polat'ın kardeşi olabilirsin' dediklerinde 'tamam' dedim, onları yarı yolda bıramazdım."
(Vatan)
http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=29427
Telefonu açan Kurtlar Vadisi'nin niye tekrarla geçiştirildiğini sormakta. Oysa, yeni bölümün çok hareketli ve titiz çalışma istediği, sırf bu yüzden çekimlerin uzun süreceği haberleri medyada yer almıştı. Demek ki, önümüzdeki perşembe yeni bir 'Kıyamet Bölümü' seyredeceğiz. Yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek istiyoruz. Dizinin önlenemez yükselişi, rakip ekranları ve onların yazılı medyasını iyice rahatsız etmekte. Ne kadar polis ve adliyeye intikal etmiş olay varsa hepsini getirip getirip Kurtllar Vadisi'ne bağlıyorlar. Önceleri Çakır 'Tu kaka' idi şimdilerde başta 'Polat' olmak üzere tüm kahramanlar. İşin inanması güç tarafı, hem bip atıp hem sayfa sayfa röportaj yayınlıyorlar. Demek ki, bunlar 'Nalıncı Keseri' cinsinden'!
Burhan Ayeri
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/03/26/yazarlar/yazarlar3.html
Polat Alemdar Olmak!
Kimbilir daha bilmediğimiz ama yakında duyacağımız hangi gençler Polat Alemdar’a özenip, Kurtlar Vadisi’nde dolaşmak istiyordur
Önceki gecce Etiler’deki çatışmada karnından kurşunlanan Yılmaz Bektaş, hastanede verdiği ifadesinde, “Bu tür olayların olmaması için Kurtlar Vadisi dizisi kaldırılmalı, ona özeniyorlar” demiş.
Kırklareli’nde meydana gelen olayda ise, lise 2. sınıfta okuyan arkadaşını, başını taşla ezip öldüren ve kuyuya atan U.K.,”Ben Polat Alemdar olacağım” demiş.
Kimbilir daha bilmediğimiz, görmediğimiz ama yakında duyacağımız hangi gençler Polat Alemdar’a özenip, Kurtlar Vadisi’nde dolaşmak istiyordur.
Dizideki Baron’u gerçek hayatta karşısında görüp önünü ilikleyen lokanta şefinin, “Koskoca Baron’dan hesap mı alacağız?” diyebildiği ülkemizde, çocukların Polat Alemdar’dan etkilenmesi çok normal değil mi?
"Yoğun istek üzerine Kurtlar Vadisi'nin Polat Alemdar'ın posteri evinize geliyor" diyen gazeteler olduğu sürece bu olaylar ve bu tip diziler devam edecektir.
Kenan Erçetingöz
http://www.gecce.com/pages/buiki.asp
Kurtlar Vadisi’ne ürperten özenme
İlköğretim okulu öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre, sosyoekonomik düzeyi düşük olan öğrencilerin gelecekte sahip olmak istedikleri meslekler arasında, ‘mafya’ da bulunuyor. Mafyanın bir ‘meslek’ olarak algılanmasında ise en büyük etken TV dizileri.
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Alanlar Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Gümüş, İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Songül Tümkaya ve Bingöl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Turan Dönmezer’in Adana’daki 12 ilköğretim okulunda 868 öğrenci ile yaptıkları araştırmanın ‘meslek’ seçimi konusundaki bölümünde çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Araştırma, sosyoekonomik düzeyi aşağıda olan öğrencilerin yüzde 1.4’ünün, ortada olanların ise yüzde 1.8’inin mafya üyesi olmayı meslek olarak gördüğünü ortaya çıkardı. Öğrencilerin meslek beklentileri arasında, yüzde 28.5 ile öğretmenlik birinci sırada yer alırken, onu doktorluk ve polisliğin izlediği saptandı.’
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~554295,00.asp
'Kurtlar Vadisi'nin hakikisi
Hapishane çıkışı izlediği TV dizilerine sinir olan 'mafya' üyesi, kendi dizisini çekti
MOSKOVA - 'Kurtlar Vadisi'nin 'harbisi' Rusya'da çekildi: TV'lerdeki yayımlanan gangster ve mafya dizilerini beğenmeyen bir Rus gangster, kolları sıvayıp kendi televizyon dizisini çekti. Dizinin başrollerinde gangsterin kendisi ve arkadaşları var.
Yeraltı dünyasında Bondar lakabıyla tanınan 33 yaşındaki Vitali Diyomoçka, bir rakibini öldürdüğü için girdiği hapishaneden daha yeni çıktı. Bondar dizinin senaryosunu yazdı, yönetti ve yapımcılığını üstlendi. 'Spets' adını verdiği dizideki diğer rolleri ise hepsi yıllarını demir parmaklıklar ardında geçirmiş on arkadaşına verdi. Rol arkadaşlarından biri dizinin bitişini göremeden öldürüldü. Dizi yıldızları, otomobil kazası ve çatışma gibi tehlikeli sahnelerde bile dublör kullanmadılar. Dizide sadece yönetmenin rol teklifine sıcak bakmayan polisleri profesyonel oyuncular canlandırdı.
'Çekimler aksadı, çünkü...'
Spets'e mekân olarak Rusya'nın Vahşi Doğu'su denen Vladivostok kenti seçildi. Birkaç kez sorgulanmak için setten için götürülen Diyomoçka "Arkadaşların bu yeni ortama uyum sağlamaları ve bir taraftan da eski 'iş'lerini yürütmeleri gerektiği için çekimler biraz uzun sürdü" diye konuştu.
Dizi, Ussuriysk kentinde yayın yapan bir yerel televizyonda gösteriliyor. Spets toplumu ikiye böldü. Bir kısım izleyici mafyanın kendi dizisini yapmasını gayri ahlaki buldukları için yetkililere şikâyette bulunurken, bazı izleyiciler de 'gerçek' olmasından dolayı diziyi beğendi. Film işini seven Diyomoçka bu işe devam edebilmek için artık dürüst biri olabileceğinin sinyalini verdi. (Telegraph)
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=125770
İşte onlara 'ses' verenler
Umut Tabak, Murat Şen, Volkan Akyılmaz. Kim bunlar mı dediniz? Bir de şöyle söyleyelim. Özcan Deniz, Mahsun Kırmızıgül ve Necati Şaşmaz'ın sesleri
http://www.milliyet.com.tr/2005/03/22/magazin/resim/axmag01.jpg
İlknur Gülmez
Umut Tabak, 26 yaşında. 5 yıldır dublaj yapıyor. Kurtlar Vadisi'nde Necati Şaşmaz, Gümüş'te Kıvanç Tatlıtuğ ve Büyük Yalan dizisinde Emrah'ı seslendiriyor. Bu karakterler içinde en çok Polat'ı sevdiğini söylüyor. Dizide oynayan isimlerin başarılarında yüzde 51 payı olduğunu vurgulayan Tabak, "Onlar yapmaları gerekeni yapıyorlar, yani iyi resim veriyorlar. Ben de o resimlere ses veriyorum. Asıl oyunu biz seslendirme esnasında oturtmaya çalışıyoruz" diyor.
Biz olmazsak bu iş olmaz
Yaptığı işin karşılığını almadığını söyleyen Tabak, şöyle konuşuyor: "ABD'de Simpsonlar'ı konuşanlar şatolarda oturuyor. SESBİR olarak boykot yaptık ve sesimizi kıstık. TRT kaşelerine yakın tarifeler çıkardık. Eğer istediğimiz tarife uygulanmazsa sesimizi tamamen kapatacağız. Biz olmazsak bu iş olmaz."
Onları kurtarıyoruz
1993 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Oyunculuk Bölümü'nden mezun olan ve 10 yılı aşkın süredir dublaj yapan Murat Şen, şimdilerde Aşka Sürgün adlı dizide Mahsun Kırmızıgül'ü seslendiriyor.
Konservatuvarı bitirdikten sonra para kazanmak ve hayatta kalabilmek için dublaj işine girdiğini söyleyen Murat Şen, şöyle konuşuyor: "Dublajı yaparken o kulaklığı taktığınızda rol yapmaya çalışan birtakım insanların düştüğü trajikomik halleri görüyoruz. Biz onları o durumdan kurtarıp olmaları gerektiği duruma sokuyoruz. Mahsun'un başarısında yüzde 50 katkım olduğunu düşünüyorum." O da Umut Tabak gibi yaptığı işin karşılığını alamamaktan şikâyetçi: "Yurtdışında benim konumumdaki dublajcının en az bir şatosu var. Peki benim neyim var. Mecazi değil, sigara fiyatına dublaj yapıyoruz."
Özcan kompleks yaptı
Aşkın Dağlarda Gezer, Asmalı Konak ve Haziran Gecesi dizilerinde Özcan Deniz'i seslendiren Volkan Akyılmaz, 15 yıldır dublaj yapıyor. 32 yaşında İstanbul Devlet Konservatuvarı mezunu olan Akyılmaz, seslendirmenin yanı sıra Bütün Çocuklarım dizisinin müziğini yapıyor.
Özcan Deniz'in, kendisini her ne kadar sevmese de onunla özdeşleştiğini söyleyen Akyılmaz, şöyle devam ediyor: "Sanırım, Özcan beni ortadan kaldırıp sadece sesimi bırakmak isterdi. Nedendir bilmiyorum ama bana karşı tuhaf bir tavrı var. Sanırım, çok kompleks yaptı. Keşke böyle bir sesim olsaydı diye kendi kendini yiyor galiba."
http://www.milliyet.com.tr/2005/03/22/magazin/axmag01.html
KURTLAR VADİSİ 5
Doktor Baron!
Ben bir süreliğine dışarı çıktığımda bir genç, kız arkadaşımın yanına gelerek 'Ya biz çok korkuyoruz yanındaki Rus Baron mu? Sormaya bile korkuyoruz' demiş
Herkes bana dizide ölüp ölmeyeceğimi soruyor Vallahi benim bildiğim tek şey var 'Polat' hariç herkes dizide ölebilir ve her an herşey olabilir...
Kurtlar Vadisi' dizisinde ' Kurtlar Konseyi'ne karşı Rus Konseyi'ni kuran ve 'Kurtlar Konseyi'ne üye olmayan mafya babalarını kendine çekerek Kurtlar Konseyi'ni çökertmeyi amaçlayan 'Rus Baron İbrahim'i Ulgar Manzakoğlu canlandırıyor... Manzakoğlu'nu izleyicilerin çoğu yabancı zannederken O gerçekte bir Türk doktor...
http://www.gunes.com/2005/03/27/resim/4.jpg
OYUNCULUK
'Ben1960 doğumluyum. Göz doktoruyum, babam da doktordu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdikten sonra bir arkadışım bana 'Şahika Tekand oyunculuk okuluna gidermisin' dedi, bende başladım oyunculuk okuluna ve iki üç hafta geçti aradan Şahika Tekand, beni çok yetenekli buluduğunu söyledi. Bu günlere gelmemde bana çok yardımları oldu kendisi, oyunculuk kariyerimin oluşmasında katkısı oldu. 'Baba Evi' 'İkinci Bahar' Tatlı Hayat' gibi önemli dizilerde, 'Her Şey Çok Güzel Olacak' 'Büyük Adam Küçük Aşk' gibi sinema filmlerinde önemli roller oynadım ve iş 'Rus Baron'a kadar geldi.
OSMAN HOCA SEÇTİ
'Rus Baron' rolüne nasıl seçildiniz?
'Yönetmen Osman Sınav hoca sayesinde oldu . Beni başka bir dizide izlediğini, çok başarılı bulduğunu belirterek 'Deliyürek' dizisi için teklif yapmıştı. O aralar çok yoğun olduğum için teklifini kabul edememiştim. 'Kurtlar Vadisi'nde 'Rus Baron İbrahim' rolü için beni düşünmüş. 'Ulgar bu rol senin için biçilmiş kaftan' dedi ve çekimlere başlamış olduk.'
'Ben aslında dizi seyretmem, bu diziyi de seyretmemiştim, daha doğrusu televizyonla aram yok desem yalan olmaz. Ama çevremdeki tüm insanlar 'Kurtlar Vadisi' için çok önemli bir dizi olduğunu bana söylemişlerdi. Oyuncu olarak her oyun için aynı şeyi hissederim ben, ne teklif ediliyorsa o. Oyunculukta palmiye ağacı bile olabilirsiniz. Ama Rus Baron tiplemesi soğuk, kötü, çok zeki ve entellektüell olarak belli bir seviyesi olan bir tip. Hoşuma gitti aslında. Heyecanlandım doğrusu'.
HERKES SELAM VERİYOR
Dizide oynamaya başladıktan sonra hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu bu zamana kadar? 'Sokakta insanlar çok tanıyor, her kesimden ve her seviyede olan insanlar tanıyor beni. Bu aslında güzel ve hoş bir şey. Tanımadığım insanlar bana selam veriyor ve bende çok şaşırıyorum. Bazen 'Nerden tanıyorum' diye düşünüp duruyorum bu biraz sıkınta veriyor insana. Hepsi sevecen bir şekilde yanaşıyor, hoşuma gidiyor doğrusu'.
GÖRENLER ŞAŞIRIYOR
Sizi dizide 'Rus Baron' olarak tanıyan insanlar tesadüfen size muayene olmaya gelince tepkileri nasıl oluyor?
'Ben herkesten her zaman iyi tepkiler aldım, sağolsunlar beni çok seviyorlar.
Aslında çok sert bir yapım yok ama dizide öyle tanınıyorum. Beni böyle görünce şaşırmıyorlar değiller. Tabij şaşıranlar da oluyor'
Aslında dizide canlandırdığım karakterin tam tersi bir yapıya sahibim. Yufka yürekli yumuşak başlı kariyer sahibi bir kişiyim. Dizideki Rus Baron gibi haşin yapıya asla sahip biri değilim. Maço da değilim'
YANINDAKİ RUS BARON MU?
Rolünüzden dolayı başınıza enterasan şeyler geldi mi ?
'Bir gün yanımda kız arkadaşım vardı. Oturup bir şeyler içmek için bir mekana gittik. Ben bir süreliğine dışarı çıktığımda başka masadan bir genç, kız arkadaşımın yanına gelerek 'Ya biz çok korkuyoruz yanındaki Rus Baron mu ? Kendisine sormaya bile korkuyoruz' demiş. Sonra ben içeri geri döndüğümde kız arkadaşım bana bunu anlattı katıla katıla güldük.'
KAFKAS KÖKENLİYİM
Sokakta Rus'a benzetenler oluyor mu?
' Rus tipi çok sempatik bir tip aslında...Yüksek sesli açık renkli gözlü, iri atletik yapılı, biraz sert yüz hatları olan bir tip aslında. Bana uyuyor. Benim atalarımın bir tarafı da Kafkas kökenli olduğu için onunda etkisi var herhalde. Beni sokakta gören bir çok insan hatta aileler, çocuklar gelip benimle hatıra resmi çektirmek istiyorlar. Bu da insanın çok hoşuna gidiyor tabii. Bu dizi son yılların en güzel dizisi'
HERKES BANA SORUYOR
Dizide sizin için de ölüm var mı?
'Doğrusu bilmiyorum. Bu işler önceden pek belli olmuyor Herşey senaryonun gidişine bağlı. Bunu herkes bana soruyor zaten. Vallahi benim bildiğim tek şey var 'Polat' (Necati Şaşmaz)'dan hariç herkes dizide ölebilir ve dizide her an herşey olabilir.'
Şahin BÜYÜKKAYA
http://www.gunes.com/2005/03/27/yazidizisi/i2.html
Tabak kırarak stres attılar!..
http://img.takvim.com.tr/2005/03/27/im/4D8B86772DF27946AD9E1208b.jpg
Türkiye'nin iki önemli dizisi, "Bir İstanbul Masalı" ve "Kurtlar Vadisi" oyuncuları, Akrep Nalan ile Hayko'nun sahne aldığı Hopa Hopa Bar'da buluştular. "Kurtlar Vadisi"nin eski oyuncularından Selçuk Yöntem (dizideki adıyla Aslan Amca) Akrep Nalan ve Hayko'nun şarkılarıyla coşarak, bol bol tabak kırdı.
GÖNÜLLERİNCE EĞLENDİ
Tabak kırarak stres atan ünlü oyunculara Hayko da yardımcı oldu. Eğlenceli geçen gecenin ilerleyen saatlerinde tabak kırma faslını geride bırakan ünlü isimler bu kez de şarkı faslına katıldılar. Sanatçılar, Hayko ve Akrep Nalan'ın söylediği parçalara hep birlikte eşlik ettiler.
http://www.takvim.com.tr/yas104.html
Set işçisiyken kabadayı oldu (1)
"Gençlere kötü örnek olduğumu sanmıyorum. Yakınıma geldiklerinde sigara içiyorsam söndürüyorum. Ödev defterlerine ya da formalarına imza attırmak istediklerinde atmıyorum. Bunlar hep onlara iyi örnek olmak için. Öğrencilerim telefon açıp 'Kenan Hoca seni izliyoruz' diyorlar mutlu oluyorum"
28/3/2005
Abdülhey için söylenebilecek ilk şey oldukça içine kapanık ve utangaç olduğu... Üstelik bu onun ilk gazete röportajı... Bütün bunlar üst üste gelince, ağzından mıknatısla laf aldım desem yeridir. İlk bölümden itibaren dizide aslında ama kamera arkasında çalışıyor. Dizinin prodüksiyon işleriyle ilgilenirken talih kuşu omzuna konuyor ve 30'uncu bölümden sonra KGT elemanı olarak "Vadi"ye sızıyor. Bir ilginç detay da adıyla ilgili... Nüfus kağıdındaki adı gerçekten de Abdülhey ama söylenmesi zor olduğu için bu güne kadar Kenan adını kullanmış. Kısacası şöhret adı, aslında kullanmadığı gerçek adı... Yani biraz ters bir durum onunkisi...
* Biraz kendinizden bahseder misiniz? Kimdir Abdülhey?
30 yaşındayım, bekarım. Üç kardeşiz. Bir abim var, bir de benden küçük kardeşim... Babam Elazığ'da devlet memuru, annem ise ev hanımı.. 1996 yılında Elazığ'dan çıktım. 3 yıl Antalya'da halı saha işletmeciliği yaptım. Askerlik bitimi Ankara'da bir spor kompleksinin başına geçtim. Kurtlar Vadisi projesiyle birlikte Necati Bey'le birlikte İstanbul'a geldik. Aslında diziye prodüksiyonda çalışarak başladım. Dizi setinin kurulması, ışık, kamera her şeyle iç içeydim. Sonra senaryodaki arkadaşlar Abdülhey karakterini yazdılar. İzleyici beni ilk 10 bölümde çöpçü olarak izledi. Sonra Polat beni yanına aldı.
* Kamera arkasından önüne geçmek sizi heyecanlandırdı mı?
Benim bir oyunculuk deneyimim yoktu. İlk kez kamera karşısına geçtim. Tabii biraz heyecan filan oldu, olmadı değil... Ama şimdi alıştım. Yine prodüksiyonla ilgileniyorum. Çünkü bir şeylerin tamamlanması için biz tüm oyuncular el birliğiyle mücadele ediyoruz. Tüm arkadaşlar elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.
* Yaşantınız nasıl değişti? Ünlü biri olduğunuzu ne zaman hissettiniz?
Hemen hissettim. Ben ilk 10 bölüm sakallıydım, dışarıya çıktığım zaman insanlar hemen tanıyorlardı.
Şöhret farklı bişey
* Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Çok imza isteyen oluyor. O insanları da kırmamak lazım. Mümkün olduğu kadarıyla imza atıyoruz. Resim çekilmek istiyorlar. 'Önümüzdeki hafta ne olacak?' diye soran oluyor. İmza günümüz oluyor halkın bizi yoğun biçimde karşılaması, ilgilenmesi insanın hoşuna gidiyor.
* Şöhreti sevdiniz mi?
Tabii farklı bir şey... İmza gününde bir çok insan orada toplanıyor, imza atıyoruz insanın hoşuna gidiyor. O insanların seni kabullenmesi apayrı bir şey... Çok mutlu oluyorum.
* Dublajınızı bir başkası yapıyor. Hayranlarınız sizinle konuştuklarında şaşınyor lar mı?
Şaşırıyorlar ve direkt 'Aaa sizin sesiniz dublajmış' diye söylüyorlar. İlk bölümde kendi sesimle oynadım şimdi karakter oturduğu için dublaj kullanılıyor.
* Kazancınız nasıl değişti? Yani prodüksiyondan oyunculuğa geçmenin bir kân oldu mu? Mesela bir araba aldınız mı?
Ben maddi tarafına bakmıyorum ama tabii farklılaştı. Zaten bu dizi sayesinde hayatımda birçok değişiklik oldu yani... Araba almayı düşünmüyorum çünkü arkadaşlara sürekli yardım ettiğimiz için araba sorunumuz olmuyor. Sete sürekli araç götürüp getiriyoruz.
* Bundan sonra başka dizilerde rol alma gibi bir düşünceniz var mı? Oyunculuğu meslek edinmeye karar verdiniz mi?
Karar verdim. Boş kaldığım zamanlarda Osman abi ile (Osman Wöber) sürekli çalışıyoruz. Sadece senaryo geldiği zaman değil, her boş vaktimizde... Artık benimsedim iyice...
* Herhalde hiç beklemezken oğulları televizyona çıktı. Aileniz bu duruma nasıl tepki verdi?
Telefonla konuştuk. O zaman benim sakal bıraktığımı bilmiyorlardı. O kıyafetle ekrana çıktığım zaman şok oldular. Sürekli telefon açıp konuşuyoruz ama ekranda gördükleri zaman heyecanlanıyorlar.
Evden dışarı çıkamadım
*Elazığ'a gittiğiniz zaman nelerle karşılaşıyorsunuz?
Bir ay önce gittim eve... Girdiğim zaman dışarı çıkamıyordum dışarı çıktığım zaman da giremiyordum. Yoğun bir ilgi vardı. Beklediğim gibi yani. Ama o insanların evin kapısına gelip benden resim istemeleri hoşuma gitti. Annemi yolda gördükleri zaman Abdülhey'in annesi geçiyor' diyorlarmış. Hoş bir şey tabii...
* Peki şöhret olduktan sonra kız arkadaşlarınızın sayısı arttı mı? ('Teybi kapat kapat' diyor utanıyor)
Sevgilim yok. Hiç âşık olmadım ki...
* Neden talip mi yok, şehir kızları mı farklı geliyor?
Yok ondan değil.
* Biraz içinize mi kapanıksınız?
Evet. İçime kapanık biriyim. Siz doğru teşhis ettiniz.
* Karşınızdaki kişiye açılamıyor musunuz?
Yok o dönemler geçti de... Bayan arkadaşlarım var ama aşk yok.
* Hiç mi olmadı?
Daha önce olmuştur.
* Kırık bir aşk hikayesi sezinliyorum.
(Gülüyor) Teybi kapatın da konuşalım.
* Şu an nerde yaşıyorsunuz?
Göztepe'de... Abim var bir tane onunla birlikte kalıyoruz..
* Zor olmuyor mu ev işleri?
Yoo, ben severim. Ev işlerini yaparım. En çok menemen yemeği yapıyorum. Boş olduğum zaman ev işi yaparım, yemeğimi yaparım. Temizlikçi bir aile de var. Onlar geliyorlar ama genelde ben hallederim.
http://www.vatanim.com.tr/cat/haber_detay.asp?Newsid=50116&Categoryid=8
http://www.vatanim.com.tr/pics/news/50116000.jpg
'Rus Gelin' filminden tanıdığımız Tatsyana Tsvikeviç'i son günlerde suikastçı olarak izliyoruz. Büyük bir ilgiyle izlenen dizi 'Kurtlar Vadisi'nde Rus Baron adına çalışan Polonyalı ajan Nina'yı oynayan Tsvikeviç, en çok zorlandığı sahnenin çatışma sahneleri olduğunu söylüyor. Bugüne kadar hiç silah tutmadığını söyleyen Tsvikeviç, dizi sayesinde silahı nasıl tutacağını da öğrendiğini belirtiyor.
'Kurtlar Vadisi'ni daha önce izliyor muydunuz?
Hiç seyretmiyordum. Çünkü şiddet içeren dizileri çok fazla sevmiyorum. Ve bu dizide de dikkatimi çeken şey çok az kadın oyuncunun yer alması oldu. Toplam 6-7 kişiyiz.
Bu diziye nasıl dahil oldunuz?
Pana Film'den beni aradılar. Polonyalı ajanı canlandıracak oyuncu aradıklarını ve beni düşündüklerini söylediler. Pana Film'de şöyle bir sistem vardır. Ben de sonradan öğrendim. Kişiye göre rol yazılmıyor. Mesela iki popüler ismi oynatıp da dizinin reytingleri artsın şeklinde bir mantıkları yok. Role uygun bir insan olduğum için çağırdılar ve kabul ettim. Ertesi sabahta çekimlere başladık.
Biraz set arkasında yaşananları anlatır mısınız? Çalışma sisteminiz nasıl?
Yönetmen Serdar Akar, o kadar hızlı ve disiplinli çalışıyor ki benim sahne bitip üstümü değiştirmeye gittiğim an set ekibi ortadan kalkmış oluyor. Hemen başka bir sahneyi çekiyorlar. Sahneleri ikinci ya da üçüncü kez çekmiyoruz. Çakimler yalnız bir saat sürüyor. Birçok yapımda beş altı saat çekimlerde kalan var ama bizde böyle bir şey söz konusu bile değil. Böylelikle kafam daha rahat oluyor, başka işleri de alabiliyorum. Benim çekimim 12:00'de başlıyorsa saat 13:00'te bitiyor.
Sete girdiğinizde nasıl bir atmosfer hakimdi? Dizideki gibi karakterler sert miydi?
İçeri girdim ve beni kimse tanımıyor. Sanki kendimi 'Kurtlar Vadisi'nin içine girmiş gibi hissettim. Kimse kimseyle konuşmuyor. Herkes böyle ciddi ciddi duruyor. Oyuncuların hepsi 'Kurtlar Vadisi'nin içinde yaşıyormuş gibi. Ama daha sonra baktım ki öyle değiller. Necati Şaşmaz çok sert bir karakteri canlandırıyor ama normal hayatta çok güleç bir insan.
Dışarıdan insanların size karşı tepkisi nasıl?
İlk zamanlarda tempo düşüktü daha sonra yükseldi. Çeçenleri öldürdükten sonra ertesi gün dışarı çıktım. Şaşırdım. Antalya'da tanıtımdaydım ve 'bacım' şeklinde beni bağırlarına bastılar. Manken arkadaşlarım 'ağa' demeye başladı. Ben zaten böyle farklı bir rolde oynamak istiyordum. Bir de hayatım boyunca hiç silah tutmamış bir insanım. Ve kimse de bana silahtan kötü bir ses çıkar demedi. Ben silahı bir sıktım ve kulağı rahatsız edici bir ses çıktı. Ve gözlerim inanılmaz derecede kötü olmuştu. Yönetmenim de 'sen profesyonel bir ajansın ve soğuk bir şekilde öldürmen gerekiyor. Böyle gözlerini kapatırsın olmaz' dedi. Tabii yavaş yavaş alıştım.
Kurtlar Vadisi'ndeki oyuncularla aranız nasıl?
Onlar beni manken olarak görmüyorlar. Zaten nadir olarak podyuma çıkıyorum. Tüm oyuncularla karşılaşamıyoruz. Çünkü hepimizin saatleri farklı. Karşılaştığım oyuncuyla da oturup güzel sohbet ediyoruz. Beni bir oyuncu olarak görüyorlar. Hatta onlardan ders bile aldığım oluyor.
Dizideki kadın oyuncular arasında bir rekabet var mı?
Kesinlikle yok. Hatta bir gece düzenledik ve kendi aramızda çok güzel eğlendik. Sana daha fazla rol yazıldı yok bana daha az rol yazıldı şeklinde konuşmalarımız olmaz bizim. Zaten kadın oyuncu olarak azız ve dikkat çekiyoruz. Hatta bizim diziye renk kattığımızı söylüyorlar. Kesinlikle kıskançlık ve rekabet yok.
Ajan Nina ile örtüştüğünüz özellikler var mı?
Benim karakterimle aynı noktalar yok. Nina çok sert bir insan, bense iyi niyetli, sevimli bir yaratığım. İnsanlarla arkadaşlığımda çok iyi anlaşırım. İyi niyetimden dolayı darbeler yediğim oluyor. Nina'ya kendimden de çok şeyler katıyorum. Çünkü bu bir oyun ve kendini farklı bir şekilde ifade etmek zorundasın. En son Güllü Erhan'la beraber hastaneye Memati'yi ziyarete gittik. Kapıda kendisini kollayan iki kişi var. Güllü, bana görevlilerle kesinlikle konuşmamamı ve aksanımdan yabancı olduğumun anlaşılmasını istemediğini söylüyordu. Görevliler benim kim olduğumu sordular. Güllü de Memati'nin eski bir arkadaşı olduğumu söyledi. Tabii ki bende o anda sert sert bakıyorum onlara. Çekimler bitti. Çocuklar yanıma geldi. 'O kadar çok sert baktın ki vallahi korktuk. Yoksa bizi de mi öldüreceksin' dediler. O kadar çok konsatre oluyorum ki kendimden çıkıyorum. Dizideki arkadaşlar bana Kurtlar Vadisi'nin Nikita'sı diyorlar.
Popüler bir dizide olmanız iş hayatınızı nasıl etkiledi?
Tanıtımlar diziye girdikten sonra çoğaldı. Ama ben eski çalıştığım firmaları kabul ediyorum. Daha doğrusu laçka olmak istemiyorum. 'Kurtlar Vadisi'nde oynuyor 'Bak havalandı' demelerini istemiyorum. Zaten bizim dizinin hiçbir oyuncusunu bir tanıtımda göremezsiniz. Ben de aynı şekilde özel olsun istiyorum.
Dizideki önemli karakterler belli bir zaman içerisinde ölüyor. Siz de ölmekten korkuyor musunuz?
Ben direkt söylüyorum. Bugün beni öldürmeyin, ben biraz daha oynayayım diyorum. Daha yolun başındayım. Güllü'yle ilişkimiz daha yeni başladı. Rus Baron'un vermiş olacağı işler var. Şimdi hemen ölmek istemiyorum. Yazık olur bana ya.http://www.kurtlarkonseyi.com/tr/modules.php?name=News&file=article&sid=422&mode=&o rder=0&thold=0
Özgü Namal dün gece Davran Show’a konuk oldu. Cem Davran ile Özgü Namal bol bol Kurtlar Vadisi hakkında konuştular. Cem Davran’ın “Kurtlar Vadisi çocuklara kötü etki ediyor” demesi üzerine Özgü Namal “Kurtlar Vadisini insanlar yanlış anlıyor. Çakır adam öldürüyordu sonucunda öldü. Biz yanlışları gösterip sonucunda bu insanların başına neler geldiğini anlatıyoruz. Ayrıca Anlat İstanbul’da da çok güzel bir İstanbul anlatmıyoruz. Kurtlar Vadisi tabii ki bazı olaylara benziyor, senarist grubunda zaten Soner Yalçın var. Elbet bir şeylere benzeyecek ama bazı medya grupları abartıyor.” dedi.
Ayrıca Namal, "Olan her olayı Kurtlar Vadisi ile bağdaştırıyorlar. Kurtlar Vadisi, Türkiye’nin en çok izlenen dizisi. Her Perşembe 35 milyon kişi izliyor bu diziyi. Çekemeyenler, kıskananlar tabii ki de olacak.” dedi.
http://www.kurtlarkonseyi.net/modules.php?name=News&file=article&sid=469&mode=&o rder=0&thold=0
http://www.kurtlarkonseyi.net/haber/ozgu.jpg
DOĞUŞTAN PALYAÇO
Kurtlar Vadisi'nde Rus mafyasının başı olan İbrahim karakterini oynayan Ulgar Manzakoğlu, 20 yıllık göz doktoru. Önümüzdeki günlerde İstanbul Film Festivali'nde gösterilecek olan 5. Kat adlı filmde başrol oynayan Manzakoğlu ile oyunculuk serüvenini konuştuk
Kurtlar Vadisi'nde sonradan devreye giren bir oyuncu Ulgar Manzakoğlu. Dizide Kurtlar Konseyi'ne karşı Rus Konseyi'ni kuran İbrahim'in amacı Kurtlar Konseyi'ne üye olmayan mafya babalarını kendine çekerek Kurtlar Konseyi'ni çökertmektir. Rolünde soğuk ve ciddi bir adamı oynayan Ulgar Manzakoğlu'nun asıl mesleği göz doktorluğu. Üstelik aile boyu doktorlar. Babası ve dayısı doktor, ailede başka doktorlar da varmış. Oyunculuğa başlaması ise arkadaşlarının kolundan tutup Oyuncu Şahika Tekand'ın okuluna götürmesiyle başlamış. Manzakoğlu ile Beşiktaş'taki muayenehanesinde konuştuk.
Değişik bir tipiniz var. Nerelisiniz?
Kafkasyalıyım, anne tarafım da Makedon. Filmdeki gibi Rus karması işte. (Gülüyor)
Bu rolle daha popüler oldunuz ama oyunculuk geçmişiniz eski.
Evet sokaktaki popülarite Kurtlar Vadisi ile geldi. Pek çok dizi filmde oynadım, bir sürü de kısa metrajlı film var.
Doktorluk yaparken oyunculuğa nasıl geçtiniz?
Son derece şansa oldu. Bir arkadaşım, 'Sen çok yeteneklisin. Şahika Tekand'ın Stüdyo Oyuncuları diye bir yeri var oraya gitsene' dedi. Hatta beni yazdırdı ama seçmelere gitmedim. Bir gün kolumdan tutup zorla götürdü. Öyle başladık.
Peki ama arkadaşınız oyunculukla ilgili sizde neyi gördü de böyle bir şey yaptı?
Arkadaşlarımın arasında stand-up'çı olarak bilinirim. Bir araya geliriz yarım saat gülerler. Taklitler yaparım, bir şeyler anlatırım filan. Okula başladım daha üçüncü haftaydı, Şahika beni sınıfa gösterdi. 'Bu adam doğuştan palyaço. Herkeste bu özellik yok' dedi Ondan sonra Şahika çok yüklendi çok destek oldu. Önceleri haftada üç kez gidiyordum sonra beşe çıktı. İkinci senenin başında, Gergedanlaşma adlı oyununa aldı beni. Daha sonra İstanbul Tiyatro Festivali'nde büyük başarı gösteren Oidipus Nerede diye bir oyunda ana rollerden birini oynadım. İki sene boyunca birçok yerde oynadı oyun. Bu arada diziler başladı. Erden Kıral, Babaevi'ni çekiyordu, Erden Ağabey benim de hastamdı. Sohbet ederken oyunculuğumu öğrenince 'Gel Babaevi'nde oyna' dedi. Orada oynadım. Nisan Yağmuru, İkinci Bahar, Yeditepe İstanbul, Yarım Elma, Tatlı Kaçıklar dizilerinde oynadım. Hepsi küçük rollerdi. Sonra Deliyürek'e istediler, vaktim yoktu istemedim. Geçen sene bu zamanlar Kurtlar Vadisi'nden aradılar. Bu sefer vaktin var biliyoruz gel oyna dediler.Tamam dedim, başladık.
Kurtlar Vadisi'nden sonra yüzünüz daha tanınıyor, sokakta ilgi nasıl?
Sokaktaki insanlar daha çok tanıyor. İnsanlar beyazcamdaki insana kendini çok yakın hissediyor. Tahmin etmediğim yerde ağabey ne haber diyorlar emin olamıyorum hastam mı acaba diye şüpheye düşüyorum. Ama hoş şeyler. Şikayetçi değilim yani rahatsızlık boyunda değil durum. Zaten oynadığım tip biraz sert olduğu için herkes yanıma yaklaşmıyor. Yolda da somurtuk yürürüm ben.
Demin çok güldürürdüm arkadaşlarımı dediniz ama oynadığımız karakter pek güldürmüyor. Zorlandınız mı bu rolde?
Bir oyuncu her şeyi oynamalı. Benim karakterime uymayan kişilik. Normal hayatta neşe kaynağı yerinde duramayan bir kişiliğim var. Somurtuk içine dönük bir insan değilim. Oyunculuk bu zaten, bu kişilik benim bu karakteri oynamamı engellemez. Mesela bazı komikler vardır aslında içten içe çok içe dönük insanlardır. Yani oyunculukla gerçek hayat birbirinden farklı.
Çevrenizdeki insanlar rollerinizde de güldürmenizi beklediler mi?
İnsanların beklentileri farklı tabii. Bir oyuncu olarak her türlü rolü oynamak istiyorum. Ama o rolün de bana yapışmasını istemiyorum.
Ne oynamak istiyorsunuz?
İyi bir komedi veya son derece romantik bir şey olabilir mesela.
Oyunculukta iddianızı sürdüreceksiniz yani?
Ben her işte iddialıyım galiba, bu iş de öyle. Hiçbir işi yarım yapayım az yapayım diye düşünmüyorum. Oyunculuk hobi olarak başladı, günün yorgunluğunu atayım diye başladı ama öyle gelişmedi. Profesyonel olarak iş çıkarma haline geldi.
Oyunculukta neleri hayal ediyorsunuz?
Esasen sinemayı çoğaltmak istiyorum. İyi dizide oynamayı her zaman isterim, dizi popülariteyi artıran bir şey. İyi yapılmış sinema filmleri kadar değerli olabiliyor ama sinema filminin büyüsü bambaşka. Bu arada tiyatro yine çok başka. Her zaman tiyatronun heyecanını çok sevmişimdir. Önümüzdeki sezonlarda fırsat olursa değerlendireceğim tabii.
Doktorluk ve oyunculuk
'Aslında iki meslek birbirine taban tabana zıt gibi duruyor ama öyle değil. Her iki meslekte de hem kendinizle hem de karşınızdaki insanla uğraşıyorsunuz. Her iki işte de insan faktörü önemli. Ama paralellik olsun diye de yapmıyorum açıkçası hiç paralel olmasaydı da yapardım. 1985 yılında Cerrahpaşa'dan mezun oldum o günden beri doktorluk yapıyorum. Ama aynı zamanda çok iyi şarkı söylerim mesela. 14-16 yaş arsı İstanbul Üniversitesi Klasik Türk Müziği korosundaydım. Harbiye Muhsin Ertuğrul'da konser verdik, solo şarkılar söyledim. Ut çalmayı öğrendim.
5. Kat'ta başrol
Çok özgün bir proje. Film hakkında Yasemin Alkaya'nın konuşması daha doğru ama kısaca bahsedeyim. Çünkü fikir babası, yönetmenliğini yaptı, oyunculuğunu yaptı. Bana rica etti, oynar mısın diye ben de kırmadım. Zaten Yasemin Alkaya'nın işlettiği 5. kat adlı bir mekanda geçen günlük olayları anlatan bir film. Bir günde başa gelebilecek her türü şeyi anlatıyor. Ben ve Yasemin dışındaki bütün oyuncular orada gerçekten çalışan insanlar. Onlar da olaya dört elle sarıldılar, Çok güzel bir sonuç çıktı ortaya. Belki daha sonra günlük belgesel bir dizi olması da düşünülüyor.
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/03/31/roportaj/roportaj2.html
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/03/31/images/rpj.jpg
istanbulspence 31-03-05, 22:13 özgü namal
Elifle Özgü birbirlerine benziyorlar mı?
Çok değil. Ben de disiplinli ve çalışkanımdır. İşimi severek yaparım ama onun kadar inatçı, ortalığı ayağa kaldıran ve cesur değilim açıkçası. ..
* Oysa özellikle medyadaki duruşunuzdan dolayı çok inatçı ve kararlı görüyorum sizi...
Medyada bir duruşum var doğru... Bu özellikle tercih ettiğim bir şey. Kararlı olduğum söylenebilir. Çünkü asla o taraftan, 'Onlardan' olmamaya söz verdim kendime...
* Kimlerden?
İşte 'Onlardan'... (Gülüyor) Çok fazla etrafta görünenlerden biri olmayacağım. Bu yetiştirilme tarzımdan da kaynaklanıyor. Asla taviz vermem. Yani kimse beni kandıramaz. Biri 'Gel bak, senin şöyle resimlerini çekelim. Bak bu çok sansasyon yaratacak dese bana, 'Çok teşekkür ederim, iyi günler' derim. Bu anlamda hiç kimse gözümü boyayamaz.
Parasız kaldığım gün çok oldu
* Risk almaz imsiniz?
Almam. Her şeyi zamana bırakırım. Eğer doğru adım atıyorsan, hayat mutlaka seni ödüllendirir. O yüzden çok üstüne gitmiyorum hayatın. Hayat fazla kurcalamaya, zorlamaya gelmez. O zaman kendinizi de sıkıştırırsınız.
* Ödüllendirildiniz mi peki?
Kesinlikle ödüllendirildiğime inanıyorum. Aslında insanlar beni Kurtlar Vadisi'nde tanıdılar ama işin aslı öyle değil... Nereden baksanız 9 yıldır televizyonda oyunculuk yapıyorum. Fotomodellikle başladım, reklam oyunculuğu, derken Affet Bizi Hocam' ve bu günlere geldim. Aslında bu uzun süren bir serüven... Tiyatro da var bunun içinde... Azmettim, çalıştım. Çok parasız kaldığım günler oldu, çok çalışmam gereken ve sabahladığım günler oldu. Ama yılmazsanız, gerçekten ister ve inanırsanız olur. Ama bu 'Bir dizide oynayayım da şöhret olayım' değil. Hayatım boyunca demedim bunu... Aklımın ucundan bile geçmedi. 'Sen Kurtlar Vadisi diye bir dizide oynayacak ve popüler olacaksın, sokaktaki insanlar senden imza isteyecekler' deselerdi, 'Hadi ya, dalga geçiyorsunuz' filan derdim.
* Fotomodel olmayı istemekte de popülerliği sevmenin etkisi yok mu?
Fotomodel olmak istemedim ben, ajansa yazıldım ve reklamlarda oynamak istedim. Çünkü oyunculuk yapmak istiyordum. 'Senin yüzün güzel, gel biz seni fotomodel yapalım' dediler. 1.5 yıl fotomodellikten para kazandım. Ama hiçbir şeyin farkında değildim. Derken dizi oyunculuğu başlayınca, 'Tamam' dedim 'Oyunculuk yapmak istiyordum, doğru yerdeyim.' TGRT'de Karate Çan'da oynadım, kazandığım parayı biriktirip Amerika'ya gittim üç ay mesela... Hep bir amaç uğruna vardı televizyon hayatımda...
*Ya şimdi?
Artık başka bir şey oldu. Bu diziyi kabul etmemin en önemli sebeplerinden biri, senaryonun beni etkilemesiydi. Ama ondan sonra baktım, bu işi kıvırdım. 'Galiba kurtardım, televizyonda oyunculuk yapabilirim, bu iyi bir şey sanırım' demeye başladım. Ama bunun altında sokaktaki popülerliği sevmem, ya da insanların benimle ilgilenmesini sevmem yatmıyor. Tam tersine, bu konuda çok utangaç olduğum için ve mütevazı yaşamayı sevdiğim için rahatsız oluyorum. Çok da alışamadım aslında... Ama her zaman söylüyorum, hedefim sinemada büyük işler yapmak ve tiyatro...
* Kaçıncı bölümden sonra bu dizinin farklılığını hissettiniz?
İlk sene çok yoğun çalıştığımız için çok farketmedim. Reytingler geliyordu, birinci oluyorduk, 'Yaşasın' deyip, tatlı yiyorduk. Fakat dizi tatile girip, sokağa çıkmaya başlayınca böyle Aman Tanrım' oldum. Ne olduğumu şaşırdım. İnanılmaz bir şeyle karşılaştık. Bütün oyuncu arkadaşlarım için söylüyorum. Bir bakıyorsunuz insanlar, diziyi izlemekle de kalmıyor, sizin birebir sahnelerinizi filan söylüyorlar 'Biz ne yaptık ya?' dedim kendi kendime...
* Dizide Polat'ın, gerçek yaşamınızda Çakır'ın kız arkadaşı olarak bir de 'Yenge' durumunuz var galiba...
Evet fena bir yengelik muhabbetimiz var sokakta... Abla ve yengenin dışında Özgü Namal olarak da çok ciddi saygı duyuyorlar. Asla başkalarına davrandıkları gibi davranmıyorlar. Bu çok gurur verici bir şey... Buradan giriş yapmak çok önemli. Çünkü bu böyle gider. Tamam iki gün sonra Elif biter, Özgü, Ayşe, Fatma'yı oynar, yenge muhabbeti ortadan kalkar ama bu saygı devam eder. Elimden geldiğince farklı roller oynamaya çalışacağım. Yani Elif'i üstüme yapıştırmayacağım. Çünkü Elif bir karakter, bunu unutmayalım. Elif ölür ve biter. Tıpkı Çakır gibi... Karakter ölür, insan ölmez...
* Oktay Kaynarca bu zinciri kırmakta biraz zorlandı gibi görünüyor.
Bu bir süreç, geçecek. Hepimizin başına gelebilecek bir şey... Evet, riskli bir şey ama normaldir, halk sizi özdeşleştiriyor. Bir de iyi oynuyorsanız insanlar çok inanıyorlar. Kadınlar 'Sizinle ağlıyoruz biz' diyorlar. Ama bu bir süreç. Yumuşak bir geçişle, her şey halledilebilir. Haluk Bilginer gibi bir adam var bu ülkede, ne yapışmış ki üstüne? Şener Şen'in üstüne bir şey yapıştı mı? Bizim jenarasyonun bunu değiştireceğine inanıyorum.
Bir yerine üç ayakkabı alıyorumdur o kadar
* Polat'a ters düştüğünüz bölümler oldu. İzleyiciden bunun tepkisini alıyor musunuz?
Kadınların desteğini alıyorum. 'İyi yapıyorsun. İlgilensin seninle. Çok boşluyor seni' diyorlar. Bu anlamda kimse bana kızmıyor. Muhtemelen erkekler kızıyordur. 'Ya sen de çok bela açıyorsun Polat'ın başına' filan diye... Kadınlar, 'Evlenin artık ne olur?' diyorlar. 'Yok daha çok çektireceğim ona' diyorum.
* Yasamızda bu diziyle beraber neler değişti?
Kesinlikle değişiklik olmadı. En fazla bir ayakkabı alıyorken, üç ayakkabı alıyorumdur. Ne değişecek hayatımda yani? Gittiğim mekanlar mı değişecek? Hayır! Bundan önceki senelerde de Taksim'di benim mekanım. Arkadaşlarım oradaydı. Hala gittiğim yerler buralar. Ben çok mutluyum. Çok güzel arkadaş grubum var, onlarla birlikte geziyorum. Mütevazı bir hayatımız var. Sevdiğimiz mekanlar var, birlikte oralara gidiyoruz. Hiç kameralar da gelmiyor. Bu benim şansım. Sevmiyorlar oraları.
Oktay'ın ne yaparsa destekçisiyim
* Rahatsız oluyor musunuz kameralardan?
Yoo, yoklarmış gibi davranıyorum, 'İyi geceler' deyip gidiyorum yani. Rahatsız olacak bir şey yapmıyorum ayrıca, neden olayım ki?
* Oktay Kaynarca'nın medyaya karşı tavrı sizi etkiledi mi?
Ben hiç etkilenmedim. Ben sadece ne yaparsa destekçisiydim arkasında. Hep geri planda kalmaya çalışan benim aslında. Hiç ortalıklarda dolanmadım, konuşmadım. Zaten polemikler vardı, elimden geldiğince geri planda kalmaya çalıştım. Bu da bilerek yaptığım bir şey değil yani, ben öyle bir insanım o yüzden.
* Oktay Kaynarca ile Kurtlar Vadisi'nde mi tanışıp aşık oldunuz?
Biz Oktay'la Kurtlar Vadisi'nde yakınlaşmadık, biz daha önce sevgiliydik zaten. Herkes dizide yakınlaştığımızı zannediyor ama öyle bir şey yok. Başka yerde oldu tanışmamız ve yakınlaşmamız.
* Birbirinizi diziye önerdiniz mi, yoksa tesadüf mü?
Tamamen tesadüf. Yazar grubu beni zaten 'Yeditepe'den biliyordu. Oktay zaten çalışacaktı.
* Oktay Kaynarca diziden ayrıldığında, 'Ben de ayrılayım' dediğiniz oldu mu?
Ben profesyonel bir oyuncuyum. Hiç böyle bir tereddüt duymadım. Sonuçta ben bir iş yapıyorum. Kurtlar Vadisi iyi giden bir diziydi. Ayrılmam için hiçbir sebep yoktu. Bu benim içinde bulunduğum birşey değildi. Beni ilgilendirmiyordu. Doğrusunu yaptığıma inanıyorum. Sadece işimi yapıyorum.
* Bu kadar popüler olunca reklam teklifleri de artmıştır herhalde?
Kabul etmiyoruz. Özellikle tekstil firmalarından teklif geliyor. Kesinlikle kabul etmiyorum. Çünkü sizin oyuncu olduğunuzu unutuyor bazen firmalar. Bunu unutup, herhangi bir fotomodelmişsiniz gibi davranıyorlar. Bunu kötü anlamda söylemiyorum. Sonuçta biz Türkiye'nin çok önemli dizisinde rol alan bir oyuncuyuz. Halka mal olmuşuz, yaptığımız her şey takip ediliyor. Kızlar bizim gibi saç uzatıp, boyatıyorlar. Bizim aldığımız ceketi alıyorlar. Bu yaşamınızla da örnek olduğunuz zaman hoş bir şey. Şimdi bunu kullanacaksanız siz, ucuz bir şey olamaz bu yani. Fakat sizi ucuz görüyorlar, ucuz bir yere koymaya çalışıyorlar. Neyse biz onlara gerekli cevabı veriyoruz. Hiç umrumda değil ama bu benim... Size demin dedim ya beni kandıramazlar 'Gel sana yüz bin dolar verelim, şöyle fotoğrafını çekelim' yok öyle birşey benim hayatımda... Yüz bin dolar, bugün benim için iyi bir para olabilir, ama başka bir taraftan baktığın zaman benim için hiçbir şey... Benim bulunduğum yer, gururum ve onurum asla satılık değil. Bunu hiçbir firma parayla satın alamaz. Mümkünatı yok.
* Ekonomik anlamda Kurtlar Vadisi'nin nasıl bir getirişi oldu size?
Manevi anlamda getirişi gayet doyurucu. Maddi anlamda da tabii ki getirdi. Ben de herkes gibi güzel para kazanıyorum. Bir tane ev aldım sadece banka kredisiyle. Şu anda banka kredisi ödüyorum. Arabam benim ilk göz ağrım... Özel benim için, onu satamıyorum. Maalesef korkunç bir insanım bu konuda. Çok fazla alışkanlıklarına bağlıyım. Bir türlü değiştiremedim, hala Peugeot 106'ya biniyorum. Şiddetle değiştirmek istiyorum. Ama bu yanlış anlaşılmasın, cimriyim, biriktireyim parayı gibi bir şey de yok. Takıldım kaldım, yapıştı o araba bana. Her hafta, tamam şunu alacağım diyorum, sonra bir kulp bulup vazgeçiyorum
* Belki de alınteriyle satın alınan bir şeye duyulan bağlılık bu?
Hakikaten bu çok doğru. Ben parasızlığın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. O kadar zor kazandım ki. Şimdi Kurtlar Vadisi'nde altın yılımı yaşıyorum. Haftada iki gün sete gidiyorum. Serdar Akar çekiyor, tertemiz, mis gibi... Çok rahatım. Ama bundan önce çok ciddi anlamda, yoğun dönemler geçirdim. Hayatımız alt üst olmuştu. O dönem çok zor kazandım ben o parayı. Hep diyorum, helal etsinler bana.
Elif hayal ürünü ama Semra Hanım kanlı canlı
* Dizinin aldığı eleştiriler karşısında acaba kötü bir şey mi yapıyoruz diye kendinizi sorguladığınız oluyor mu?
Ben böyle bir şeyin olduğuna inanmıyorum. Bu diziyle uğraşmalarının, dizinin inanılmaz iyi reyting almasından ve başarılı olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bir çok yapımcı ve kanal yöneticisinin bu diziyi kendi kanallarında oynatmak için neler vereceğini düşünüyorum. Asla ve asla 'Gelin kaynana' ya da 'Size Anne Diyebilir miyim' işlerinden çok daha ahlaksız olduğumuzu düşünmüyorum. Ayrıca bu çok düzgün bir saatte yayınlanıyor. Dizi saat 21.30'da başlıyor ve ben, lise son sınıfa gidene kadar bu saatte yataktaydım. Eğer 21.30'dan sonra oturan çocuk varsa bu benim değil, ailenin problemi... Madem çok istiyorsunuz, izlettirmezsiniz. Bana annem babam izlettirmedi. Üç gün sonra çocuğunuz kendini Çakır zanneder, Süpermen zanneder, Örümcek Adam zanneder. Her şey zannedebilir, çocuktur. Ben de kendimi manken, gelin zannediyordum. Ne yapacağız şimdi? Şu var bir de.
Kurtlar Vadisi'ndeki herkes bir hayal ürünüdür, bir kalemin ucundadır. Yazılır, istenildiği zaman öldürülür. Baron, Elif, Kılıç, Polat v.s. herkes bir kahramandır, içi boş bir balondur. Üç gün sonra biter ama gelin kaynanadaki Semra Hanım bir gerçektir. Kanlı canlı bir et parçasıdır ve birebir örnek teşkil etmektedir. Ayrıca hiç bir zaman ölmeyecektir. Çocuklar bu programları felaket saatlerde, gündüz kuşağında izliyorlar ve onları izleyerek evlilikten, aile kurmaktan, çocuk sahibi olmaktan soğuyorlar. Çünkü öyle zannediyorlar. Ama Elif diye biri yok, o Özgü Namal'ın ve yazar arkadaşların yarattığı bir karakter. O yüzden biz daha az ahlaksızız.... Bütün dikkatler bizim üzerimizde şu ara. Siyaset Meydanı'nda da tartışıldı, izledim sabaha kadar. Çok güldüm, çok eğlendim. Çok komikti herkes orada... RTÜK sigara içilmesini yasakladı bizim dizide. Ama bizim dizi dışında her dizide sigara içiliyor, hem de fosur fosur... Şaka gibi... 'Niye Kurtlar Vadisi?' Adı var bir kere, şiddet var orada, silah var, kan var, çok ayıp... Başka hiç bir dizide yok yani.
Çakır Don Kişot gibi bir kahramandı
Adam öldürmekten zevk alan bir karakteri canlandırıyordu Çakır ama çok seviliyordu. Neden sizce?
Adam öldürmekten zevk almıyordu.
* Alıyordu ki hemen öldürmüyordu. Acı çektiriyordu.
Evet, işkence yapıyordu. İzleyiciler hep onun yanındaydı. Haksızları öldürüyordu. Don Kişot gibi... Kahramandı kendi içinde. Tamam birini öldürüyordu, ama o insan uyuşturucu kaçakçılığı yapıyordu. Çakır da 'Sen nasıl lisenin önünde bunu satarsın?' diye öldürünce, 'Oh be! Helal olsun! Öldür!' diyordu insanlar... Uyuşturucu kaçakçıları için onu temizleyici olarak görüp kahraman yaptılar. O yüzden onun ölmesine o kadar üzüldüler. 'Oh geberdin' demediler. Çünkü Çakır, halkın gözünde bir kahramandı.
"Polat, Ali! Bilesin!"
"Geçen gün çok komik birşey oldu. Arabanın içinde oyalanıyorum. Beş tane çocuk bir arabaya doluşmuşlar yanımdan geçtiler. Sonra beni gördüler ve geri geri yanıma geldiler. Durdular, 'Elif Hanım, Polat, Ali ha!' dediler. 'Eyvallah' dedim, güldüm. Böyle şeyler de oluyor ara sıra..."
"Polat'la Elif evlensin"
Elif günün birinde ölecekse, Polat'ın Ali olduğunu öğrenmeden ölmez inşallah... Ölmezse, evlensinler. Klasik, mutlu bir son olsun. Ölürse de, Ali olduğunu öğrensin. 'Aaa Ali'ymiş' desin, son nefesini vermeden....
Özgü olarak kendinizi böyle bir yalanın içinde bulsanız ne yapardınız?
Bu benim çok sık düşündüğüm birşey... Çok ciddi bir travma... Tahmin bile edemiyorum. Şok olurdum herhalde. Tanımlayacağım hiçbir kelime yok şu anda duygularımı...
Röportaj: Müge Anlı
Kaynak: Vatan Gazetesi
Hande Kazanova (Canan) ile Röportaj
* Diziye girişiniz nasıl oldu?
Bir arkadaşım ön ayak oldu bana... Beni senarist arkadaşlarla tanıştırdılar. 'Türkiye'de ilk kez böyle bir dizi yapılacak, seni de avukat olarak düşünebiliriz ister misin?' dediler. Bu görüşmeden 1 ay sonra 'Canan rolünü aldınız' diye aradılar. O sıra ben tam bir geçiş dönemindeydim çünkü hayatım boyunca televizyon programlarıyla dizileri bir arada götürdüm. O sıra televizyon programlarım da durmuştu, herhangi bir dizi de yoktu, bu proje bana ilaç gibi geldi.
* Sunuculuğa bilinçli bir tercihle mi ara verdiniz?
Evet. Çünkü çok müzik programı yaptım. Kendimi daha fazla geliştiren programlar yapmak istiyordum. En son atv'de Top 40'ı yaptık Şafak Karaman'la birlikte... Yine şarkıcılar, müzikler... Biraz ara vermenin iyi olacağını düşündüm ama piyasa öyle bir piyasa ki, gittiğin zaman geriye dönmen çok zor. Bakıyorum, hep yeni yüzler var. Gelen kızlar süper, erkekler de öyle... Aslında düşünüyorum keşke şu dönemde genç olsaydım. Bizim dönemimizde işler biraz daha kolay ama bazı açılardan da zormuş.
Oyunculuk ön planda
* Özlüyor musunuz sunuculuğu?
Televizyonu özlüyorum, sunuculuk bambaşka bir heyecan. Şu an oyunculuk yapmaktan da memnunum ama zaman zaman özlemiyor da değilim.
* Hande Kazanova bu diziyle birlikte adeta inzivaya çekildi. Dizideki karakterinizi zedelememek için mi böyle bir karar aldınız?
Bu biraz tercih meselesi. Onların hepsini yaptık, gezeceğim zaman gezdim. Göz önünde de bulundum ama ben eskisi gibi o kadar hareketli görmüyorum kendimi... Ev sohbetlerini, arkadaş toplantılarını seviyorum biraz yaşla alakalı da olabilir. Daha çok hafta içi, sakin olduğu zaman çıkıyorum dışarıya. Çok kalabalığı sevmiyorum. İnsanların bir araya gelip niye oralarda olduklarını biliyorum. Piyasa yapıyorlar çünkü. Ben ise yanımda sevdiğim insanlar olsun, kendimi müziğin ritmine bırakayım istiyorum. Bıraksanız sabaha kadar dans ederim ama maalesef Türkiye'de sabaha kadar dans etsen garipserler.
* Sokakta hayranlarınızdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
O kadar güzel ki... Özel hayatımda makyajsız, kendime özenmeden dışarıya çıksam bile sesimden tanıyorlar. Gerçek hayatta beni avukat zanneden insanlar var. Özgü ile pazara gidiyoruz arkamızdan 'Polat Ali Candan biliyor musunuz?' diye bağırıyorlar. 'Bu bölüm ne olacağını söyleyin, size yüzde 50 indirim yapacağız' diyenler de var. Özgü Namal ve Begüm Kütük ile iyi arkadaşız... Evlerde buluşuyor, zaman zaman sinemaya gidiyoruz. Bazen bir araya gelip Akmerkez'e gidiyoruz. Genelde Özgü ile bana daha yakın davranıyorlar ama Begüm'e Baron'ın kızı olduğundan dolayı biraz daha ciddi bir tavırla yaklaşıyorlar. İnsanlar etkileniyorlar işte... Polat'a selam verirken ayrı, Özgü'ye selam yollarken ayrı parlıyor gözleri... Ama Polat'a daha saygılılar, onunla daha oturaklılar. Bunun analiz edilmesi lazım, çok ilginç... Polat'a selam gönderirken bile kelimeleri özenle seçiyorlar.
* Diziye gelen eleştirilerle ilgili tepkiler alıyor musunuz?
Bana direk olarak gelmiyor. Ama yapılanları saçma buluyorum. Bu dizinin karşısında durmalarını gerektirecek hiçbir neden yok. Ben biraz fazla üzerine gidildiğini düşünüyorum. Bu Türkiye'nin genel yapısında var. Hamamcılarla ilgili bir reklam çekiliyor, hamamcılar ayaklanıyor. Doktorlarla ilgili dizi yapılıyor, doktorla hemşire kırıştırınca ayaklanma çıkıyor. Özgür olmanız lazım. Yaratıcılığınız körleşiyor böyle olunca. Demokrasi diyoruz, Avrupa Birliği'nden bahsediyoruz. Kurtlar Vadisi gibi birçok dizi olması lazım ki, bunların içinde insanlara seçim hakkı doğsun.
* Canan karakteri fazla açılmadı dizide... Rolünüzün ağırlık kazanmasını arzu ediyor musunuz? Mesela bir aşkla?
Ben aşk filan olsun istemem ama 3 yıl süren bir dizide arada aksiyon yaşamak istiyorsun. Canan'ın da açılacağı noktalar var ama boşverin açılmasın. Hikayesi açılan diziden gidiyor. Zaten Canan Memati gibi biriyle olamaz dünyaları farklı... Nizamettin olabilir. Çünkü Canan kendisinden yaşça büyük erkeklerden hoşlanıyor. Belki büyük abilerden biri olabilir kimbilir?
Hayatımda biri var ama evlilik için erken
"Hayatımda özel biri var ama bizim çevreden değil. Çok güzel giden bir beraberliğimiz var. Özellikle saklanmıyoruz ama basının olduğu yerlere gitmiyoruz. Evlilik için ise erken. Şu aşamada olmaz. Oyunculuk yapan birini bankacı bir insanın anlaması zor. Ben anneme bile anlatamadım işimi, erkek arkadaşıma nasıl anlatayım? O yüzden bizim camiamızdaki insanların birbirini bulması daha mantıklı.. "
Allah'a şükür iyi kazanıyorum
"Maddi anlamda da iyi kazanıyoruz. Başrol oyuncusu olmamama rağmen tatmin edici bir ücret alıyorum. Uno arabam vardı. Son model her şeyi full olan bir Nissan Micra aldım. Şöyle bir durum da var, Haziran'a kadar çalışıyoruz. Eylül'e kadar 4 ay ara veriyoruz. Bu süre içinde de kredi kartı, ev geçimi, bir sürü masraflar var. Kazandığımın bir kısmını kenara koymaya çalışıyorum."
Herkes tanıdığıyla film çekiyor
"Bir sinema filminde rol almak en büyük hayalim. Nasıl bir performans göstereceğimi çok merak ediyorum. Sınırlarımın nereye kadar dayanacağını görmek istiyorum. Film çekiliyor ama hep aynı insanlarla... Bir Allah'ın kulu da demiyor ki, şu kız da şurada oynuyor, gelin keşfedelim. Böyle bir sistem yok yani... Herkes tanıdığına gidiyor. Sinan Çetin, Meltem Cumbul'u tanıyorsa onunla film çeviriyor. Ben şimdi çıkıp, onların takıldığı cafelere mi gideyim? Tanıdık mı arayayım? Bu konuda sistem oturmamış. Mesela başrol için esmer biri lazım, tanıyorsun diye hemen beni arama. Bütün esmerleri çağır, deneme çekimi yapılsın seçim adaletli olsun. Belki içlerinden mücevher çıkacak ama Türkiye'de böyle bir şey yok ve bu beni üzüyor.
Elif, Canan yüzünden mafyanın içinde
"Canan, Elif'in çok yakın arkadaşı. İkisi de idealist... Beraber Hukuk Fakültesi'nde okumuşlar, çocukluktan beri arkadaşlar. Kendilerine güzel bir yuva açmışlar, avukatlık yapıyorlar. Canan Elif'ten bir parça ayrılıyor. Daha oturaklı, daha olgun, hisleriyle hareket etmeyen, daha iyi gözlemleyen biri. Ama Elif de biraz daha hareketli, biraz daha agresif, isyankar... Bunların çoğunu Canan da görmüyoruz. Canan, Elif'i yatıştıran daha aklı başında davranmasına neden olan bir arkadaşı. Bir nevi Elif'in mafyanın içine girmesindeki rolü de Canan üstleniyor. Aslında hiç bunlara karışmak istemiyorlar ama bir şekilde bu işlerin içindeler. Canan'ın sapık sevgilisi Erdal yüzünden bir sürü olaylar başlıyor, böylelikle Elif de kendisini mafyanın içinde buluyor."
Silah fobim var
"Bir kere benim en büyük korkum silah. Bunu senarist arkadaşlar da biliyor. Silah gördüğüm de bayılacak gibi oluyorum. Erdal'ı öldürmek zorunda kaldığım da ciddi anlamda etkilendim. Silahı elime aldığım zaman içi boş olsa da çok fena oluyorum. Erdal'ı öldürdüğüm bölüm inanılmaz zordu benim için. Rengim attı, fenalaştım."
Biz şanslıyız çünkü senaryo çok iyi
"Erdal'ın bana tecavüz ettiği sahnede duvardaki aynayı aşağıya indirmem gerekiyordu. 'Öyle bir indir ki o aynayı, öyle bir bak ki o nefretin görünsün' dediler. Bir tane aynamız vardı tekrar yapma şansımız da yoktu. Kendimi öyle bir kaptırmışım ki, bir vurdum, aynanın yarısı yok ve alttaki geri kalanlarla çekim yapmak zorunda kaldılar. Elim ayağım titredi, herkes 'Kendine gel' diye çikolatalar getirdi. Arka arkaya, iç içe çekilen sahnelerde sabaha kadar uğraştık. Öyle olunca o andan çıkamıyorsunuz, o tedirginliği yaşıyorsunuz... Çekimler bitti. Osman Sınav ile Mustafa Şevki Doğan gelip 'Hande gerçekten süpersin, çok iyi rol yaptın tebrikler' dediler. Ben de 'Siz dalga mı geçiyorsunuz kalpten gidiyordum' dedim. Biz çok şanslıyız çok iyi bir senaryoyla çalışıyoruz. Ama bir yandan kötü, dizi bittince başka bir teklif geldiğinde herhalde çok zor beğeniriz."
Kaynak: Vatan Gazetesi
http://www.kurtlarkonseyi.net/haber/canan_rop.jpg
Kurtlar Vadisi oyuncuları ilgi gördü
Show Tv’de yayınlanan Kurtlar Vadisi dizisinin oyuncuları Adana’ya geldi.
Mavi Sürmeli Oteli’nde bir süre dinlenen oyunculara, sevenleri otel önünde büyük ilgi gösterdi. Dizide rol alan oyunculardan Adana’ya Necati Şaşmaz (Polat Alemdar), İpek Tenolcay (Nesrin Çakın), Gürkan Uygun (Memati), Kenan Çoban (Abdülhey), Osman Wöber (Deve Tuncay) geldi. Polat Alemdar rolüyle izleyenlerin karşısına çıkan Necati Şaşmaz, Vali Cahit Kıraç’ı ziyaretinde valilik personeliyle fotoğraf çektirdi. Baraj yolundaki kebapçı Hasan Usta’da yemek yiyen dizi oyuncuları burada da vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılaştı. Özellikle gençlerin ilgi gösterip, cep telefonu ile fotoğraf çektikleri oyuncular kendilerine gösterilen ilgiden mutlu oldu. Vatandaşlar, oyuncularla birlikte fotoğraf çektirmek için adeta birbiriyle yarıştı. Oyuncular, Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Amfisinde üniversite öğrencileriyle de buluştu. Akşam yemeğini sponsor Hasan Usta Kebab’ın Kurttepe Kavşağı’ndaki şubesinde yiyen dizinin oyuncularına ilgi burada da devam etti. Dizi oyuncuları kendilerini görmek için toplanan yaklaşık bin kişiye el sallamakla yetindi.
http://www.zaman.com.tr/?hn=159246&bl=bolgehaberleri
33'ü ana karakter 2400 kişi öldürdüler
http://www.sabah.com.tr/2005/04/04/gny/im/AC723B14D3A56A42B3659019b.jpg
Gençleri şiddete özendirdiği gerekçesiyle sık sık eleştirilen ekranların mafya dizisi 'Kurtlar Vadisi'nde yaşanan ölümlerin istatistiği tutuldu. Dizide 33'ü ana karakter olmak üzere bugüne kadar, 76 bölümde, toplam 2400 ölüm gerçekleşmiş....
Türk halkı 2003 yılında tanıştı 'Kurtlar Vadisi'yle... "Bu bir mafya dizisidir" sloganıyla yola çıkan dizi, yayınlanmaya başladıktan kısa bir süre sonra dikkatleri çekmeyi başardı. 10. bölümden itibaren de reyting sıralamasında birinciliği ele geçirdi ve en son yayınlanan 76. bölüme kadar perşembe akşamlarının en çok izlenen dizisi oldu. Dizide şiddetin haddi hesabı yoktu. Hele ölümlerin sayısı her seferinde arttı; her bölümde onlarca kişi çeşitli şekillerde öldürüldü.
EN ÇOK SES GETİRENLER...
Dizinin aşırı şiddet içermesiyle başlayan 'şiddete teşvik ediyor' ya da 'bu diziyi izleyen gençler suç işlemeye başladı' gibi tartışmalar süre dursun, dizide bugüne kadar 2400 kişinin öldüğü belirlendi. Raci Şaşmaz'ın yapımcılığını üstlendiği, senaryosunu Raci Şaşmaz ile Bahadır Özdener'in yazdığı ve yönetmenliğini de Serdar Akar'ın yaptığı dizide toplam 33 de ana karakterin öldürüldüğü açıklandı. Bu ölümlerden 'Çakır', 'Aslan Bey' ve son olarak da 'Baron'un ölümü en çok ses getirin ölümler oldu.
TOPLAM 76 BÖLÜM...
Raci Şaşmaz önderliğindeki ekibin haftalarca dizinin eski kasetlerini seyrederek, dizide yaşanan ölümlerin sayısını ortaya çıkarmalarıyla belirlenen 76 bölümdeki 2400 sayısı, dizi ekibini bile şaşırttı. Bölüm başına ortalama 31.5 kişinin öldüğü dizide; en fazla ölüm de 'Çakır'ın kumarhanesinin taranma sahnesinde yaşandı. Bu bölümde aynı anda 34 kişi birden öldürüldü
http://www.sabah.com.tr/2005/04/04/gny/im/7618706A1A001E479532DB40b.jpg
Yöntemler değişik
'Kurtlar Vadisi' dizisinde yaşanan ölümlerde çok farklı ve sıradışı yöntemler ve aletler kullanıldı. Beton döküp denize atmalardan temele atıp üzerine beton dökmelere, kör testere ile adam kesmelerden Türk ruletiyle adam öldürmelere (Rus ruletinde tabancada tek mermi oluyor, 'Kurtlar Vadisi'ndeki Türk ruleti yönteminde ise tek boşluk bulunuyor) kadar pek çok ölüm şekli hafızalara kazındı. Bu arada ölümüyle ses getiren 'Baron' da teşkilatın yargılaması sonucu usulüne uygun şekilde bıçaklandı.
http://www.sabah.com.tr/2005/04/04/gny/im/0ED7400CCA39674691A65055b.jpg
http://www.sabah.com.tr/gny/gny101-20050404-200.html
istanbulspence 04-04-05, 18:22 ADNAN BİRİCİK
NİZAMETTİN GÜVENÇ
* Bir avukatı canlandırıyorsunuz dizide... izleyicilerden bu yönde tepkiler geliyor mu?
Çok enteresan, fazla ciddiye alıyorlar. 28 yıllık Devlet Tiyatrosu oyuncusuyum. Birçok ödülüm var ama insanlar beni sokakta gerçekten avukat zannediyorlar. Geçenlerde sigortacım eve poliçe göndermiş, sitenin güvenliğine bırakmışlar, sonra da demiş ki, 'Nizamettin Bey avukattır, yanlış bir şey yapmayalım.' Aslında acı bir şey. Dizi çok güzel ama bu popülerliği tiyatroda kazanmayı arzu ederdim.
* Gerçek yaşamınızda da asık suratlı biri misiniz?
Geçenlerde bir açık oturuma konuk olarak davet edilmiştim. Bir saatlik röportaj... Eşim evde izlemiş tabii. Döndüğümde, 'Ya ne güzel, Adnan gibiydin. Kurtlar Vadisi'nde hiç öyle değilsin' dedi. 'Eee... Ben dizide Adnan gibi değilim, orada Nizamettin'im...' dedim.
* Halkın diziyi bu kadar sahici bulmasına nasıl bakıyorsunuz?
Aslında sahici de ondan. Gerçekten yarı belgesel... Ama işin kan yanı bu kadar mı gösterilmeli? Bir ara daha çok gösteriliyordu. Ben ondan yana değildim, arkadaşlar da ondan yana değildi. Zaten yönetim değiştikten sonra frene basıldı. Ama şimdi halkımız da çok garip... Belki de hani Roma'daki gladyatörleri izleme olayı gibi, insanlar vahşet istiyor. Az önce bir yerdeydim, oradaki güvenlik görevlileri Abi bu bölümde kim ölecek?' diye soruyor. 'Her bölümde birinin ölmesi mi gerekiyor?' diyorum. Biraz kabadayı ruhluyuz galiba... Ama zamanla o silahları da azaltmak, silahların ne denli yanlışlığa yol açacağını da izleyiciye göstermek lazım. Sanıyorum dizinin ilerleyen bölümlerinde bu olacaktır.
* Siz dizinin özellikle de gençleri kötü yönde etkilediğini düşünüyor musunuz?
Çok acı bir şey ama zaman zaman cinayetler işleniyor sokaklarda... Gazetelerden takip ediyorum. İşte bilmem beş bölüm önce dizide gösterilen bir taktikle, birinin telle boğazı sıkılmış ya da bilmem kim testere ile doğranmış gibi... Yani belki de akıllarında olmayan reçeteleri mi veriyoruz insanlara, bilmiyorum. Eğer böyle bir şey varsa da bunun sorumluluğu çok ağır. Bunu taşımak da çok zor. Ama sanıyorum senaristler de çok hassas bu konuda. Yani işin biraz manevi, biraz duygusal yanına da bakıyorlar. Geçen bölümlerden birinde Necati arkadaşımız mafyaya katılmak isteyen gençlere 'Hadi gidin köylerinize, yuvalarınıza dönün' gibi bir şey söyledi. Oradaki yüz ifadesinden dolayı kutladım kendisini...
* Dizide Devlet Tiyatrosu oyuncularının yanı sıra, amatör oyuncular da var. Başlangıçta uyum problemi yaşanır mı diye aklınızdan geçti mi?
O arkadaşlarla çok fazla çalışmadım ama dizi konseptine baktığım zaman şu ana kadar yadırgamadım. Kendisini konuşmayan oyuncular da oldu. Seslendirme yapan arkadaşlarımın da başarıyla konuştuğuna inanıyorum. Yıllarca mankenlere ses verdim. İsmi lazım değil, birine Altın Portakal kazandırdım ama evime telefon edip de, 'Bu portakalın bir dilimi de senin' bile demedi. Bu yüzden artık yerli film seslendirmiyorum.
* Devlet Tiyatrosu'ndan alınan maaşlarla geçinebilmek zor mu?
Mümkün değil... Geçenlerde bir konuşmada arkadaşlardan biri söylemişti, şu anda fakirlik sınırında bizim maaşımız... Devlet Tiyatrosu kimsenin de umrunda değil zaten. Kapatmayı bile düşünüyorlar. Gerçekten bu yan işler olmasa yaşam çok zor.
* Kurtlar Vadisi'nden aldığınız ücretin bütçenize önemli bir katkısı oldu o halde..
Daha rahat yaşıyorum. En azından var olan borçlarımı ödedim. Yanında belki bir parça birikimlerim oldu. Bir ev aldım, onun taksitlerini ödemeye çalışıyorum. Biraz daha sırtım dik yürümeye başladım. Devletin, sanatçısına sahip çıkmayıp da, böyle dışardan birtakım işler yapmaya zorlaması aslında çok acı... Ama maalesef kaderimiz...
* Nasıl bir son biçiyorsunuz karakterinize?
Ben iyi bir son olmasını diliyorum. Yani suçluların ceza görmesini istiyorum. Havada bırakılmamasını istiyorum. Benim duygusal yapımdan olsa gerek herhalde, biraz daha pembe olsun istiyorum. Kötü olan karakterlerin bir şekilde ceza almasından yanayım.
* Oyunculuk dışında hobileriniz var mı?
Tiyatro, seslendirme ve dizi çekimleri kapalı yerlerde olduğu için benim bütün hobilerim doğadadır. Balık tutmayı çok seviyorum. Karavanayım. Güzel bir karavanım var. Karavan turizmi yapıyorum. Yani olabildiğince gökkubbenin altında yaşamaya çalışıyorum. Çok eskiden ava giderdim.
* Silahınız var mı?
11 yıl önce avcılıktan bir soğukluk geldi. Şimdi yine ava gidiyorum ama tüfek yerine fotoğraf makinesi ile... Silahımın ucuna o günden sonra kırmızı karanfil taktım ve Tarsus'taki evimin duvarına astım.
"Hesap soruyorlar bilmiyorum diyorum"
"Bir avukatı canlandırdığım için benimle dertleşme ihtiyacı duyuyor insanlar. Dizide biri öldürüldüğünde 'Niye' diye hesap soruyorlar. Ben senarist değilim ki? Kaçamak cevaplar veriyorum. Ya 'O bölümü seyretmedim' diyorum ya da 'Zamanla her şey düzelir. Çok güzel şeyler olacak'... Bir sonraki bölümde ne olacağını ben de bilmiyorum ki... İnsanlar bilmediğimize de şaşırıp inanmıyorlar. 'Hadi hadi, biliyorsun da söylemiyorsun' diyorlar."
Kaynak: Müge Anlı
Kaynak: Vatan Gazetesi[/b]
Burası Kurtlar Vadisi, Burada sevdiği için ölür insan, yaşamak için öldürür. Türkiye'nin bu karanlık ve puslu vadisinde bir yılda paylaşılan para; şantaj ve haraçtan 100 milyon dolar, kaçak insan ticaretinden 200 milyon dolar, kumardan 1.5 milyar dolar, silah kaçakçılığından 3 milyar dolar, tahvil, bono, döviz ve borsa manipülasyonundan 10 milyar dolar, uyuşturucu ticaretinden ise 40 milyar dolardır. Para baronlarının masum her insana kestiği bu toplumsal haraç Türkiye Milli Geliri'nin yarısıdır. Burası Kurtlar Vadisi'dir. Kurtlar Vadisi'nde iz sürmek hem kahramanılıktır, hem de ölümüne yalnızlık..
Kurtlar Vadisi'nde suç politikası yapılır! Kurtlar Vadisi'nde; sokaklardan başlayıp, belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile, o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan serüvendir. Özel olarak yetiştirilen Polat; estetik bir ameliyatla sahip olduğu yeni yüzü ve yeni kimliğiyle alt basamakları tırmanarak mafya örgütünün içine sızdırılır. Bu, Kurtlar Vadisi'ndeki "uzun ve belalı yolculuğa" doğru atılmış ilk adımdır. Bu bir mafya dizisidir. Fakat mafyayı anlatmak birkaç kötü adamı anlatmak değildir. Hatta bazen mafyayı anlatabilmek için bütün ülkeyi anlatmak zorunludur. Uyuşturucu, Silah Ticareti, Kumar ve Borsa alanları vadideki suç imparatorluğunun sadece belli başlı ayaklarıdır...
-----------------------------------------------------------------
02.06.2005 tarihli TÜM Grubu Rating Raporu
Program Adı Tiploji Kanal Saat RT SH
1 KURTLAR VADISI [NET] Serials Turkish SHOW 21:46 18.80 49.00
2 KURTLAR VADISI (OZET) [NET] Serials Turkish SHOW 20:26 8.40 24.30
3 GUMUS [NET] Serials Turkish KAND 20:19 6.00 16.70
4 AH KALBIM [NET] Music/Entertainm SHOW 09:48 5.70 42.00
5 YENIDEN OLACAK O KADAR (TKR) [NET] Humour STAR 20:12 4.60 13.50
6 SERAP EZGU ILE BIZ BIZE [NET] Women SHOW 16:00 4.50 30.30
7 TELEVOLE [NET] Sporting Magazin SHOW 23:48 4.10 23.40
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI Newscast SHOW 18:58 4.10 20.50
9 SPOR SAYFASI Sport News SHOW 20:11 3.90 15.10
10 BUYUK BULUSMA [NET] Serials Turkish STV 19:54 3.80 12.40
02.06.2005 tarihli AB Grubu Rating Raporu
Program Adı Tiploji Kanal Saat RT SH
1 KURTLAR VADISI [NET] Serials Turkish SHOW 21:46 16.60 48.30
2 KURTLAR VADISI (OZET) [NET] Serials Turkish SHOW 20:26 7.50 23.90
3 GUMUS [NET] Serials Turkish KAND 20:19 6.80 20.90
4 AH KALBIM [NET] Music/Entertainm SHOW 09:48 4.60 39.50
5 YENIDEN OLACAK O KADAR (TKR) [NET] Humour STAR 20:12 4.10 13.10
6 SHOW TV ANA HABER BULTENI Newscast SHOW 18:58 3.90 20.60
7 OZEL BIR KADIN (Y.S) [NET] Film Foreign ATV 22:14 3.80 13.60
8 SPOR SAYFASI Sport News SHOW 20:11 3.70 15.30
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] Newscast ATV 18:59 3.60 19.00
10 SERAP EZGU ILE BIZ BIZE [NET] Women SHOW 16:00 3.40 26.00
Kaynak: www.medyatava.net
KURTLAR VADİSİ SEZONA REKLAM REKORUYLA VEDA ETTİ...
Televizyonların reyting rekortmeni “Kurtlar Vadisi”, dün akşam özetiyle birlikte toplam 120 dakika yayımlanan son bölümüyle sezona veda etti. Nefesler tutularak izlenen dizinin aldığı reklamlar da, finali kadar konuşulacak gibi görünüyor.
MTM Medya Takip Merkezi, toplumun her kesimi tarafından yakından takip edilen bu dizinin, sezona veda ettiği son bölümünün ve öncesinde yayımlanan özetinin aldığı reklamları ölçümledi.
İşte sonuç: 71 dakika süren 198 adet reklam ve toplam yaratılan ekonomik değer 29 milyon 41 bin 533 USD…
Televizyon ekranlarından yayımlanmaya başladığından beri büyük bir ilgiyle izlenen, reyting rekorları kıran, her bölümüyle yeni tartışmalara yol açan “Kurtlar Vadisi”, böylece sezona bir reklam rekoruyla son vermiş oldu.
Reklam Adedi Süresi(Dk.) Ekonomik Değer
KURTLAR VADISI (ÖZET) 80 31 $5.261.533
KURTLAR VADISI (YENİ) 118 40 $23.780.000
Genel Toplam 198 71 $29.041.533
* 9 Haziran 2005 Perşembe akşamı yayımlanan “Kurtlar Vadisi” dizisinin aldığı toplam reklamlar. Hesaplamalar, afişe edilen liste fiyat üzerinden yapılmıştır, özel anlaşmaları ve indirimleri içermez.
http://www.medyatava.net/haber.asp?id=20846
Kurtlar Vadisi''nin senaristi açıkladı ! Polat ve Elif ölmeyecek !
Milyonları ekran başına kilitleyen 'Kurtlar Vadisi' bu sezonki finalinde, fanatiklerine müthiş bir sonla veda etti. Tarantinovari veda arkasında bir yığın soru bıraktı. Şimdi ne olacak ?
Kurtlar Vadisi'nin 10 soru işareti
Samuel'in ölümüyle büyük yara alan Konsey, bu kez de diğer üyelerini yitirme korkusu yaşadı. Polat Alemdar'ın en yakın beş adamından üçü Ruslar tarafından ortadan kaldırılırken, KGT'nin kilit ismi Doğu Bey'in ise Ankara yolunda helikopterinin teknik sistemi kilitlendi.
Gecenin şok olayı ise çevresinde kayıp üstüne kayıp veren Polat Alemdar'ın gafil avlanmasıydı. Dizi, izleyiciye Polat'ın diri diri toprağa gömüldüğü sahneyle veda etti. Konseyin son başkanı Polat'ın diri diri gömülmesi ünlü yönetmen Quentin Tarantino'nun 'Kill Bill'deki, 'Gelin' karakterini çağrıştırdı. Kill Bill'de 'Gelin' karakterini canlandıran başrol oyuncusu Uma Thurman tıpkı Polat Alemdar gibi diri diri gömülmüş, ancak ustasının ona öğrettiği özel bir dövüş tekniği sayesinde girdiği mezardan çıkmayı başarmıştı.
Geriye onlarca soru kaldı
Heyecanlı bir sonla izleyiciye veda eden Kurtlar Vadisi, gelecek sezon için onlarca soruyu geride bıraktı.
İşte dizi fanatiklerinin üç ay boyunca aklını kemirecek sorular:
Arabası kaza yapıp, ağır hasar alan Elif kurtulacak mı?
Safiye'yi kimler, ne amaçla kaçırdı?
Doğu Bey ölecek mi?
Polisler tarafından yakalanan İplikçi Nedim ve Kılıç'ın akıbeti ne olacak?
Polisten kaçmayı başaran Halo, Memati, Abdülhey ve Güllü'yü ne bekliyor?
POLAT VE ELİF ÖLMEYECEK
Kurtlar Vadisi ekibi, ekrana vedalarının ardından dün de Kadıköy Anadolu Lisesi tarafından ağırlandı. Buluşma toplantısına katılan senarist Bahadır Özdener, öğrencilerin soruları üzerine milyonların kalbine su serpen açıklamayı yaptı. Özdener, 'Merak etmeyin Polat ile Elif ölmeyecek. Çünkü onlar ölürse dizi biter' dedi.
http://www.medyafaresi.com/haber.asp?id=4815
Polat Mezardan Çıkacak...
http://www.gecce.com/web/images/haber/necatisasmaz20050616.jpg
SON BÖLÜMÜNDE DÜŞMANLARI TARAFINDAN DİRİ DİRİ MEZARA GÖMÜLEN POLAT YANİ NECATİ ŞAŞMAZ MERAKLA BEKLEYENLERİN YÜREĞİNE SU SERPTİ...
Yoğun geçen bir sezonun ardından tatile giren Kurtlar Vadisi ekibi akşam yemeğinde bir araya gelerek yorgunluk attı. Diziyle ilgili her masada ayrı bir yorum yapılıyordu. Tabii tüm gözler Polat Alemdar'ın üzerindeydi. Son bölümde diri diri toprağa gömülen Polat'a ne olacak? Necati Şaşmaz, kendisini canlı canlı mezara sokan düşmanlarından kurtulacağını ve mezardan çıkacağının müjdesini şimdiden verdi. Dizide dublör kullanmayan Şaşmaz, büyük tehlikeler atlatmış geçtiğimiz sezon. Son olarak bir ay önce duvardan atlaması gerekince dizlerinin üzerine düşmüş ve tendonu yırtılmış. Oyuncu dizinin bitmesiyle birlikte 2 ay sürecek fizik tedaviye başladı. Asıl sürpriz ise Ekmek Teknesi'nin Heredot Cevdet'i Hasan Kaçan'ın yeni sezonda kadroya dahil olacak olması. Geçtiğimiz günlerde konuk oyuncu olarak girdiği dizinin artık kadrolularından olacak Kaçan.
http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=34970
Tabuttan çıkıp çıkmayacağımı ben de bilmiyorum
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/06/16/images/a.jpg
Show TV'nin reyting rekorları kıran iki dizisi 'Kurtlar Vadisi' ile 'Ekmek Teknesi'nin oyuncuları, yemekli eğlencede bir araya geldi. Baltalimanı'ndaki Portaxe Bar'da düzenlenen partiye oyuncuların yanı sıra, Çukurova Holding yöneticileri ve Show TV Genel Müdürü de katıldı. Yılın yorgunluğunu eğlenerek atan oyuncular, İbrahim Tatlıses'in parçalarıyla coştu.
Tatlıses: Onları kıskanıyorum
'Kurtlar Vadisi' dizisinin fanatiği olduğunu açıklayan İbrahim Tatlıses 'Kurtlar Vadisi bir ilke imza attı. Bu dizinin karşısında durabilecek hiçbir dizi tanımıyorum. Karakterlerin hepsi 10 numara. İnanın onları çok kıskanıyorum. Ben de böyle bir iş yapmak isterim' diye konuştu. Gecede gözler Kurtlar Vadisi'nin son sahnesinde tabutun içine girerek seyirciye veda eden Polat karakterini canlandıran Necati Şaşmaz'daydı. Şaşmaz, 'Biz de dizinin sonu ne olacak diye merak ediyoruz. İnanın tabuttan çıkıp çıkamayacağımı ben de bilmiyorum' yorumunu yaptı. Başarılarını şampanyayla kutlayan dizinin senaristlerinden Bahadır Özdener de 'Bundan sonra daha da başarılı işler yapacağımıza inanıyoruz' dedi. Parti sırasında senarist ve yapımcı Raci Şaşmaz, Tatlıses'e 'Kurtlar Vadisi'nin kitabını hediye etti. Parti muhteşem bir havai fişek gösterisiyle son buldu.
Hakan SADIÇ / İSTANBUL
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/06/16/magazin/magazin1.html
Güllü ve Abdulhey izdiham yarattı ! İnsanlar birbirlerini ezdi !
http://www.medyafaresi.com/foto/gulluabdulhey.jpg
Sevilen dizi Kurtlar Vadisi'nin oyuncuları Güllü lakaplı Erhan Urfa ve (Abdulhey) Kenan Çoban, hayranlarıyla bir araya geldi. İmza töreninde, insanlar bir birini yedi.
Kayseri'de bir mağaza açılışına gelen Kurtlar Vadisi dizisinin sevilen oyuncularından Güllü lakaplı Erhan Urfa ve Abdulhey Çoban, açılışta hayranlarına imza dağıttı.
Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerinde bulunan Mobiland Mobilya Mağazası'nın açılışı Kurtlar Vadisi'nin oyuncularının katılmasıyla oldukça renkli geçti. Erhan Urfa ve Abdulhey Çoban'ın açılışa geleceğini öğrenen Kayserililer, imza almak için birbirleriyle yarıştı.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan oyuncular, kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldıklarını ve Kayserililer'i cana yakın bulduklarını ifade etti.
http://www.medyafaresi.com/haber.asp?id=4984
Laz Ziya kızları ile buluştu.
http://www.kurtlarvadisi.gen.tr/images/topics/763.jpg
Kurtlar Vadisi dizisinde oynadığı Laz Ziya karakteri ile ünlü bir mafya babasını canlandıran İstemi Betil gerçek hayatında da baba. Hem de dünyalar güzeli iki kız babası. İstemi Betil'i Babalar Günü nedeniyle kızları İrem (23) ve Senem (18) ile bir araya getirip, özel bir röportaj gerçekleştirdik. Oynadığı dizide gözünü kırpmadan eşini öldüren ve kızı Nesrin'e kardeşi Meral'i öldürten Laz Ziya, gerçek hayatında ise müşfik bir aile babası. Betil, “Benim dizinin ardından dört tane çocuğum oldu. Hem dizideki hem de gerçek hayattaki kızlarım telefon açıp, sürekli hal hatır soruyorlar' diyor. İki kızına çok düşkün olduğunu söyleyen ünlü oyuncu, 'Ben kızlarım için her şeyi yaparım. Onlarla arkadaş gibiyim. Birlikte oyunlar oynar, eğleniriz. Hatta erkek arkadaşlarını bile benimle tanıştırırlar' dedi.
Kurtlar Vadisi'nde kızlarını öldüren kötü bir baba olarak tanınıyorsunuz. Bu durum sizi dizi dışındaki hayatınızda zor durumda bırakıyor mu?
İstemi Betil: Benim iki kızım vardı, diziyle beraber dört kızım oldu... İki kızımdan biri babacığım, biri de babacık diyerek telefon açar. Kızlarım canlarım diyeyim size. Diziye gelince tabii ki o bir hikaye ve masal. O başka bir şey. Hikaye nasıl yazılıyorsa biz onu oynamak zorundayız.
Sokakta sizi kızlarınızla birlikte gördükleri zaman neler söylüyorlar?
İstemi Betil: Hakikaten o kadar ilginç şeylerle karşılaşıyoruz ki... Kızlarım olduğunu anlayanlar herhalde tahtalara vuruyorlardır. Bizi sadece dizide oynadığımız kadarıyla tanıyanlar zampara adam olarak görüyorlar. Yanımda bir de kızlarım olunca çapkınlık yapıyorum gibi bir izlenime kapılıyorlar. Hatta kızlarım bu duruma sinirleniyor. Ama öyle bir iş yapıyoruz ki, sinirlenme hakkımız bile kalmadı. Hemen kendimizi frenlemek zorundayız.
Babalık heyecanınızdan bahsedelim biraz. Kızınız ilk doğduğunda kucağınıza aldığınız zaman neler hissetiniz?
İstemi Betil: Çok ilginç bir duygu. İlk önce şöyle bir bakıyorsunuz, tuhaf bir durum. Tarif edemiyorsunuz. Savunma ihtiyacı duyuyorsunuz. Kucağınıza aldığınız zaman ona bir zarar gelmesinden korkuyorsunuz. Biraz sonra gülücükler başlıyor. Giderek sevginin su yüzüne çıkışını hissetmeye başlıyorsunuz. Özellikle baba dediği zaman çıldırmaya başlıyorsunuz. Büyüyorlar ve bu yaşlara geliyorlar. Telefon açarım, 'Evladım nasılsınız, kendinize iyi bakın' derim. Yanıma geldikleri zaman bile 'Erken yatın, kendinize iyi bakın' derim.
Kız babası olmak zor mu?
İstemi Betil: Zor değil de, Türkiye'de zor. Gözünüz hep sağda solda olmak zorunda. Birileri rahatsız etmesin diye. Yoksa niye zor olsun ki...
Babanız dizideki kadar sert bir insan mı?
İrem Betil: Tam tersi, sevecan, arkadaş ve dost canlısı bir insandır. O bizle hiç alakası olmayan bir karaktere sahiptir. Bütün dertlerimi paylaştığım kişidir. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu arada dizi sayesinde insanlar beni gerçekten mafya kızı olarak tanıyorlar. Hatta benimle görüşmeyenler bile var.
Yani sizden korkuyorlar öyle mi?
Senem Betil: Arkadaşlarımız babamızdan çok korkuyor. Diyorlar ki baban evdeyse biz gelmeyelim. Eve gelip babamı tanıdıkların da ise hiç yanından ayrılmıyorlar. Babam muhteşem bir insandır. Dünyadaki en güzel insanlardan birisi diyebilirim.
Babanızın sert bir mizacı hiç işinize yaramıyor mu?
İrem Betil: Bazen hoşuma gidiyor. Askıntı olayına giremiyorlar babamı tanıyıp, hemen kaçıyorlar.
Senem Betil: O yüzden etrafımızda insan kalmıyor (Gülüşmeler)
İrem Betil: Bir komik olay daha yaşadık. Evimize beyaz eşya aldık. Servisten geldiler, kurmaya çalışıyorlar. Babam o sırada salonda oturuyordu. Babamın meşhur bir öksürmesi vardır. Dizide de o öksürükten herkes korkar, irkilir. Çalışanlara 'Çay içer misiniz?' dedim. İçeriz dediler. Bu arada babamın içeride öksürdü. Adamlar sesi tanıyıp, birbirlerine baktılar. Az sonra babam gelip o katı sesiyle adamlara, 'İşler iyi gidiyor mu?' demez mi. Çocuklar beş dakika içinde işlerini halletiler, çay bile içmeden kaçarak evi terkettiler.
Babanızla ilişkileriniz nasıl, her şeyi konuşur musunuz?
Senem Betil: Her şeyi konuşurum.
İrem Betil: Bir erkek arkadaşım olduğu zaman ilk babama koşarım. Babama böyle böyle birisiyle tanıştım, ne yapmam gerekiyor bana yol gösterir misin derim.
Senem Betil: İnşallah çocuğum olduğu zaman öyle yönlendireceğim. Babalar her zaman otoriterdir. Hiçbir zaman babam da annem de hiçbir şeylerini esirgemediler. Hiçbir şekilde bizi kısıtlamadılar. Baba şuraya gidebilir miyim dediğim zaman dikkat etmem konusunda uyarıyor.
İstemi Betil: Hiçbir evladın başına hiç kötü bir şey gelmesin. Televizyon haberlerinde bile çocuklarla ilgili ters bir şey gördüğüm zaman kanal değiştiririm. Dayanamıyorum, kötü oluyorum.
Kızlarınız erkek arkadaşlarından bahsediyorlar, hiç kıskançlık yaşıyor musunuz?
İstemi Betil: Tanıştıklarım oldu. Tanıştığım zaman dikkatli olmak zorunda oluyorum. Beraber gidin, gezin ama eve erken geliyorum. Onun için belli bir saatte geliyorlar.
İrem Betil: O mide sancısını ben de hissedebiliyorum.
İstemi Betil: Doğal bir şey kolay mı olduğunu zannediyorsunuz. İnsanoğlu çocuğu olduktan sonra anlar evlat sevgisini. Çocuğu olmadan karşı taraf ne yazık ki bunu anlamıyor. Bakın ben bunu her zaman söylemişimdir, insan kendi ebeveyninin önemini de kendi çocuk sahibi olduktan sonra daha iyi anlıyor. 91 yaşında babam, 86 yaşında da annem var. Ben onlar için çıldırırım. Çocuk sahibi olmadan önce bir evlat olarak yapabileceğim her şeyi yapıyordum. Ama baba olduktan sonra onlara karşı davranışlarım daha da değişti.
O matematik düşkünüdür
Senem Betil: Size komik bir şey anlatayım. Dedem, babama hala diyor ki; 'Oğlum sıkı sıkı giyin. Geç gelme.' Babam da isyan ediyor, 'Tamam baba ya!' diye. Onun için kızma bize baba.
Peki çocuklarınızı büyütürken yalnız başınıza zorlandınız mı?
İstemi Betil: Evlatlarım için her şeyi yaptım. Ve her şeyi de yapmaya hazırım. Onlara kitap da okudum, ninni de söyledim.
Senem Betil: Küçükken benimle hep oyun oynardı. Bazen düşünüyorum acaba babam yine benimle oyun oynar mı diye... Küçükken izlediğim bir filmde cadının üzerine su dökülünce küçülüyordu. Babam bana bir çadır almıştı ve onun içinde oynardım. Ablam okulda olduğu için tek başıma oynamayı sevmezdim. Babama dedim ki baba sen de çadırın içine gir ve oynalım. Babam da kızım bu boyumla nasıl çadırın içine girerim dedi. Bak dedim, balkona çıkıyorsun bir kova su alıyorsun ve başından aşağı döküyorsun. İşte o zaman küçülüyorsun demiştim.
İrem Betil: Babam ansiklopedi gibi bir adamdır. Matematik tutkusu vardı. Ben de bir o kadar sevmem. Ben dersten kaçıyorum, hayır bu testler bitecek derdi. Öğretmenim de benim için özel matematik testleri hazırlardı. Ben kaçıyordum, babam arkamdan kovalıyordu. Tüm kavgamız matematikten dolayı olmuştur. Burada seneler sonra şikayette bulunuyorum.
İstemi Betil: Ben hiçbir zaman matemaktikten anlayan bir insan olmadım. Matematik mantık işidir. Benim işim matematik değil. Öğrencilik dönemlerimde zeki bir öğrenciydim. Ben öğretmenlerimle espri yaparak not alırdım. Kafam iyi çalışırdı.
Senem Betil: Ayağımı burkarım hemen babamı ararım. Doktoru aramama gerek kalmadan. Elime iğne battığı zaman baba bundan bir şey olur mu, ne yapmam gerekiyor derim. Ben babama küçüklüğümden beri ona 'Daktilom' derim.
İstemi Betil: Bilgisayarım diyemiyor 'daktilom' diyor. Matematiğin temelden iyi olması gerektiğini biliyorum. İrem'in öğretmeni benim de samimi ahbabımdı.
İrem Betil: Zaten ne çektiysem matematikten çektim.
Senem Betil: Ablamın hocası da bizden çok çekti.
Ödevlerimizi yapardı
İrem Betil: Artık annemle evden kaçıyorduk. Babam ödevini biterceksin diyordu biz de hemen annemle kaçıyorduk. Hemen anında telefon açardı, 'Nerdesiniz?' derdi.
İstemi Beti: Ben de sabaha kadar beklerdim.
Senem Beti: Tüm ödevlerimi babama yaptırırdım. Sonra da dışarı kaçıp arkadaşlarla oynardım. Ödevlerimi yapmıyormuş gibi bir de babamla dama oynardım.
Akşam Gazetesi
http://www.kurtlarvadisi.gen.tr/
istanbulspence 26-06-05, 18:19 işte halil ibraim kapar ın kurtlar vadisi için söyledikleri
kendisi hem haliç üniversitesi hem de yeditepe üniversitesinde öğretim görevlisi
Sönmez Atasoy, Kurtlar Vadisi'nde mafya için çalışan Halo karakterini canlandırsa da kısa zamanda dizide en çok sevilen karakterlerden biri haline geldi. O popüler olmayı hayatında daha önce bir kez daha yaşamış ancak Vadi'nin ona getirdiği popülerlik kendisi için çok önem taşıyor. Yılların tiyatro hocası Sönmez Atasoy, Kurtlar Vadisi’yle yeniden yakaladığı şöhreti şöyle özetliyor. “Daha önce benim adım pek kullanılmıyordu Sönmez Hoca diyorlardı. Şimdi de hoca kalktı Halo oldu. Kurtlar Vadisi hayatıma biraz değil baştan aşağı popülerlik kattı. Bu benim başımdan 1975’lerde yine geçmişti. Tek kanallı dönemde de epey popüler olmuştum. Amerika’dan gelen bir arkadaşımız vardı geçen bölümde de Deli’yi oynamıştı. Dizi yurtdışında bile o kadar tanınıyor ki New Jersey’de sokağa çıkamazsın diyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde ne olacağını kesinlikle bilmiyorum. Biliyorum diyen ortaya çıksın çünkü senaryolar ucu ucuna yazılıyor. Kurtlar Vadisi, derin bir satranç oyunu olarak ilerlemeye devam edecek.”
Bomba gelişme ! Kanal D'den yılın transferi ! Son yılların en çok izlenen ve konuşulan dizisi "Kurtlar Vadisi" Show Tv ile yollarını ayırdı !
Show Tv rating mücadelesinde elindeki en büyük koz olan "Kurtlar Vadisi" dizisini Kanal D'ye kaptırdı ! Peki Show Tv şimdi misilleme olarak ne yapacak ?
Son yılların en çok izlenen dizisi Kurtlar Vadisi, Show TV''den Kanal D''ye transfer oldu.
Kurtlar Vadisi Show TV''den Kanal D''ye transfer oldu. Daha önce de diziyi transfer etmek için çeşitli girişimlerde bulunan Kanal D, bu kez transferi gerçekleştirdi ve yapımcılarla el sıkıştı. İlk olarak cumartesi günü birararaya gelen yapımcılar ve Kanal D yöneticileri dizinin eylül ayından itibaren Kanal D''de yayınlaması konusunda anlaştılar. Taraflar az önce el sıkıştı.
medyatava
http://www.medyafaresi.com/manset.asp?id=989
istanbulspence 29-06-05, 10:18 gördüğümde çok sevindiğim şöyle bir haber çıkmış
Heyecanın doruğa çıkacağı bu 13 bölümün son dördünde rol alması için, The Godfather serisinde acımasız mafya babası karakteriyle tanınan, Serpico, Scarface ve Kadın Kokusu filmlerindeki başarılı performansıyla sinema tarihine geçen Al Pacino’ya teklif götürüldü. Ünlü oyuncuyla yapılan görüşme olumlu geçti. Dizide Al Pacino’nun rol almasına kesin gözüyle bakılıyor. Yapımcılar her ihtimale karşı, Al Pacino’nun yerine uluslararası üne sahip başka bir oyuncuyla dizinin son 4 bölümünü çekeceklerini söyledi. Böylece, Türk televizyonlarından ilk kez, uluslararası üne sahip bir oyuncu yerli bir dizide rol almış olacak.
Kurtlar_Vadisi 29-06-05, 11:18 1 Artık Kurtlar Vadisi Kanald de Kanal d Pana Film ile anlaşıp geriye kalan 13 bölümü Kanal D de izleyeceğiz
2 Raci Şaşmaz Alpacino ile 4 bölümlük antlaştığı iddia ediliyor yani Alpacino siz Kurtlar Vadisi severlerin karşısına çıkacak
1 Artık Kurtlar Vadisi Kanald de Kanal d Pana Film ile anlaşıp geriye kalan 13 bölümü Kanal D de izleyeceğiz
2 Raci Şaşmaz Alpacino ile 4 bölümlük antlaştığı iddia ediliyor yani Alpacino siz Kurtlar Vadisi severlerin karşısına çıkacak
Lütfen tek bir haber ile ilgili baslik acmayalim.
Kurtlar Vadisi ile ilgili Haberler artik bu baslik altinda toplanacaktir.
Saygilar
Rose
|