Tüm Versiyonu Göster : Poseidon'dan Kaçış (Posedion)


deadly_angel
19-06-06, 10:38
Yılbaşı gecesidir ve Kuzey Atlantik denizinde seyir halinde olan lüks yolcu gemisi Poseidon'da eğlenceler başlamıştır.

Türünün en güzel örneklerinden olan Poseidon'un yirmiden fazla katında 800 kamara ve 13 yolcu güvertesi bulunmaktadır.

Bu gece, geminin çok sayıda yolcusu yeni yılı şık bir şekilde karşılamak üzere muhteşem Ana Balo Salonu’nda toplanmıştır. Onlar şampanya kadehlerini kaldırırken, Kaptan Michael Bradford, orkestranın çalmakta olduğu Auld Lang Syne adlı şarkı eşliğinde bir konuşma yapmaktadır.

Bu esnada, köprüde, Birinci Subay bir şeylerin yanlış gitmekte olduğunu sezer. Ufku taradığında, dev dalgayı görür; otuz metreyi aşan bu muazzam su kütlesi inanılmaz bir hızla üstlerine doğru gelmektedir. Darbenin şiddetini azaltmak üzere dümen kırmaya çalışsa da, artık çok geçtir.

Dalga olağanüstü bir güçle iskele tarafına çarparak, gemiyi alabora eder. Yolcular ve mürettebat hızla savrulurken, parçalanan eşyalara hedef olurlar; camları kırarak içeri dolan suya kapılırlar. Kolonlar çöker; patlayan gaz boruları yangınlara neden olur; ışıklar söner ve geminin büyük bir kısmı karanlık ve kaosa teslim olur.

İlk panik atlatıldıktan sonra, su seviyesinin altında kalan Balo Salonu'nda sağ kalmış birkaç yüz kişi bir araya gelir. Kontrolü ele alan kaptan orada kalıp kurtarılmayı beklemeleri gerektiğini söyler. Ama profesyonel bir kumarbaz olan Dylan Johns şansını denemeye karar verir. Emirleri hiçe sayarak, kendini kurtaracak bir yol bulmak üzere Balo Salonu'ndan çıkmaya hazırlanır. Dokuz yaşındaki Conor, Dylan'a kendisini ve annesi Maggie'yi de beraberinde götürmesi için ısrar eder.

Peşlerine kızı Jennifer ile nişanlısı Christian'ı arama çabasındaki Robert Ramsey de takılır. Saatler önce nişanlandıklarını babaya söylemeye cesaret edemeyen genç çifti şimdi çok daha ciddi zorluklar beklemektedir.

İnsanları peşine takmaktan hoşlanmayan Dylan isteksizce de olsa küçük gruba geminin yukarılarına doğru öncülük eder. Aşağıda beklemektense onlara katılmayı yeğleyen üç kişi daha vardır: Çekingen bir kaçak yolcu, yaşama isteğini yeniden keşfeden intihar eğilimli bir adam ve gemiyi çok iyi bilen genç bir garson.

Gemi batmaya devam ederken, yüzeye çıkmak için mücadele etmeye kararlı grubun, labirenti andıran bu yerde yollarını bulmaları gerekmektedir. Çıkmazlarla ve tırmanışlarla dolu bu dikey yolculukta, grup üyelerinin arasında hızla bir bağ oluşur. Ayrıca, anlaşılır ki güven hayati önem taşımaktadır.

deadly_angel
19-06-06, 10:43
Poseidon'dan Kaçış

http://img151.imageshack.us/img151/5236/2907poseidonp2ai.jpg

Yapım Yılı: 2006
Süre: 99 dk
Gösterim Tarihi:
23-6-2006

Oyuncular

Josh Luca
John Dylan
Kurt Russell
Robert Ramsey
Jacinda Barrett
Maggie James
Richard Dreyfuss
Richard Nelson
Jimmy Bennett
Conor James
Emmy Rossum
Jennifer Ramsey
Mike Vogel
Christian

Yönetmen
Wolfgang Petersen


Senarist
Mark Protosevich


Yapımcı
Mike Fleiss
Akiva Goldsman
Duncan Henderson


Müzik
Klaus Badelt


Görüntü Yönetmeni
John Seale


Roman
Paul Gallico

AKBEL
19-06-06, 10:58
Film Hazırlıkları sırasında geçen seneden bir kaç haber:::


Poseidon Dörtlüsü

Ünlü yönetmen nihayet 1972 yapımı Poseidon Macerası’nın remake’i için istediği ekibi kurabildi.

70’li yılların felaket filmleri içerisinde kült kabul edilen Poseidon’da, büyük bir yolcu gemisinin hurdaya çıkmadan önceki son yolculuğu anlatılmıştı. Dev dalgalara dayanamayan geminin alabora olmasıyla da, Gene Hackman’ın başı çektiği bir ekip geminde kurtulmaya çalışmıştı.

Bu sefer gemiden kurtulmaya çalışacak ekibin başını Kurt Russell çekecek. Ünlü oyuncu filmde, kızı ve onun erkek arkadaşıyla seyahat eden eski bir itfaiyeciyi canlandıracak. Russell’ın kızı rolünde Emmy Rossum’u, erkek arkadaşı olarak da Mike Vogel’i seyredeceğiz. Richard Dreyfuss’un sevgilisinden yeni ayrılmış gay bir yolcuyu canlandıracağı Poseidon’da kaptanı oynaması için Andre Braugher’le görüşmeler sürüyor.

1972’de Paul Gallico’nun romanından uyarlanan Poseidon Macerası yine aynı romandan, usta senaristler Akiva Goldsman-Mark Protosevich tarafından uyarlanacak. Truva’nın ardından yine büyük bütçeli ve iddialı bir yapıma soyunan Peterson’ın yeteneğini yeniden görmek için sabırsızlanıyoruz.

*6 Haziran 2005


Bir De Kumarbaz Lazım

Ünlü yönetmen Wolfgang Petersen kadroyu tamamlama çalışmalarını hızlandırdı. Poseidon Macerası’nı yaşayacak olan son isim Josh Lucas oldu.

Geminin kumarbazı olarak karşımıza çıkacak olan Lucas’ı en son Hulk’ta izlemiştik. Başta Kurt Russell ve Richard Dreyfuss olmak üzere geminin yeni kadrosuna dahil olan Lucas da, 1972 yapımı filmin yeniden çevriminde felaketten kurtulmaya çalışacak.

Petersen’in kamerasından geçecek yepyeni Poseidon’un Akiva Goldsman gibi Oscarlı bir senaristin ellerine teslim edildiğini unutmayalım.

*7 Haziran 2005

Poseidon'a Beş Yolcu Daha

Truva’nın yönetmeni Wolfgang Petersen’in Poseidon’u yeniden yola çıkarmaya hazırlanıyor. 70’lerin en ünlü felaket filmlerinden olan Poseidon Macerası’nın yeninde çevrimine beş oyuncu daha eklendi.

Akiva Goldsman’ın yendien uyarlayacağı hikayeye ilk olarak Kurt Russell ve Richard Dreyfuss katılmıştı. Maceraya Josh Lucas’ın da katılmasının ardından, önemli rolleri canlandıracak beş oyuncu daha seçildi.

Mia Maestro filmde kaçak bir yolcuyu canlandırırken, Freddy Rodriguez personelden birini oynayacak. Kevin Dillon’ın poker masasından kalkmayacağı yeni Poseidon Macerası’nda Jacinda Barrett ve Jimmy Bennett’i de anne-oğul olarak izleyeceğiz.

*18 Haziran 2005

AKBEL
19-06-06, 11:01
http://img92.imageshack.us/img92/4738/78008ie.jpg (http://imageshack.us)

http://img92.imageshack.us/img92/1379/78010pw.jpg (http://imageshack.us)

http://img223.imageshack.us/img223/1623/78030kd.jpg (http://imageshack.us)

http://img92.imageshack.us/img92/8804/78042ao.jpg (http://imageshack.us)

AKBEL
19-06-06, 11:07
Filmi bugün, msn listemin altındaki sürekli görünen "Yaşamak için başkasını ölüme bırakır mıydın?" sorusundan sonra merak edip konusuna baktım... Vizyon tarihi 23 Haziran yani bu haftanın ilk filmini belirlemiş bulunuyorum. E, izledikten sonra da buraya uğrarım tekrar... :)

AKBEL
19-06-06, 11:17
* Bu da bahsi geçen eski filmin künyesi

Poseidon Macerası (The Poseidon Adventure )

http://img236.imageshack.us/img236/5422/2406pose3ma.gif (http://imageshack.us)

Tür
Macera / Gerilim / Aksiyon / Felaket

Yönetmen
Ronald Neame

Senaryo
Wendell Mayes , Stirling Silliphant , Paul Gallico (Kitap)

Görüntü Yönetmeni
Harold E. Stine

Müzik
Joel Hirschhorn , Al Kasha , John Williams

Yapım
1972, ABD , 117 dk.

Oyuncular
Gene Hackman (Papaz Frank Scott) , Ernest Borgnine (Dedektif Mike Rogo) , Red Buttons (James Martin) , Carol Lynley (Nonnie Parry) , Roddy McDowall (Acres) , Stella Stevens (Linda Rogo) , Shelley Winters (Belle Rosen) , Jack Albertson (Manny Rosen) , Pamela Sue Martin (Susan Shelby)


Jilet haline getirilmek üzere hurdaya gönderilmeden önceki son yolculuğuna çıkan dev yolcu gemisi Poseidon'un yorgun bedeni, çok zorlanınca yılbaşı gecesi denize yenik düşer. Alabora olan gemi su almaya başladığında, bir papazın örgütlediği hayatta kalanlar yaşam mücadelesine başlar.

Kazazedelerin kurtulmak için tek şansı, şimdi tersyüz olmuş ve giderek su alan geminin derinliklerinden deniz seviyesinin üzerine doğru imkansız bir yolculuğa çıkmaktır. Geminin labirent gibi dehlizlerinde yaşam savaşı grubun pek uyumlu olduğu ise söylenemez: başı çeken bir papaz, İsrail'deki torunlarını görmeye giden yaşlı bir çift, bir tüccar, New York'lu bir dedektif ile eski bir fahişe olan karısı, iki çocuk, ünlü bir şarkıcı ve bir garson...

Airport'la başlayan 1970'lerin felaket filmleri furyasında güzide bir yeri olan Poseidon Macerası, bir tanesi özel efekt dalında olmak üzere iki Oscarı olan, büyük bütçeli, görkemli bir yapım. Her dönem merakla izlenebiliyor.

sbuffy
22-06-06, 10:09
http://img207.imageshack.us/img207/7854/94650022zv.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=94650022zv.jpg)http://img207.imageshack.us/img207/5131/94650046gm.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=94650046gm.jpg)http://img207.imageshack.us/img207/1138/9465pos0018ua.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=9465pos0018ua.jpg)

http://img207.imageshack.us/img207/9836/9465pos0210hm.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=9465pos0210hm.jpg)http://img207.imageshack.us/img207/2968/9465pos0296ou.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=9465pos0296ou.jpg)http://img207.imageshack.us/img207/1622/9465pos0132xk.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=9465pos0132xk.jpg)

kamera arkası
http://img207.imageshack.us/img207/1818/9465pos0108ue.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=9465pos0108ue.jpg)http://img207.imageshack.us/img207/7929/9465pos0207gb.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=9465pos0207gb.jpg)http://img207.imageshack.us/img207/2378/9465pos0096mp.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=9465pos0096mp.jpg)

sbuffy
22-06-06, 10:15
TÜM DÜNYA BAŞ AŞAĞI DÖNSE NE YAPARDINIZ?
TÜM DÜNYA BAŞ AŞAĞI DÖNSE NE YAPARDINIZ?

http://www.ntvmsnbc.com/news/235181.jpg

Yönetmen Wolfgang Petersen için, ‘Poseidon/Poseidon’dan Kaçış’ ilginç ve kişisel bir soru yöneltiyor: Tüm dünya baş aşağı dönse siz ne yapardınız? ‘Cesur bir lider mi olurdunuz, başkasının peşinden giden mi? Paniğe kapılır mıydınız? Vazgeçer miydiniz, yoksa sonuna kadar gider miydiniz?’

‘Troy/Truva’, ‘The Perfect Storm/Kusursuz Fırtına’ ve ‘Air Force One’ın başarılı yönetmeni Petersen uluslararası başarıyı 1981 yapımı şiddetli drama ‘Das Boot’la kazandı. Bir denizaltıda geçen film, yönetmene hem yönetmen hem de senarist olarak Oscar adaylığı getirdi. Yönetmen, insan doğasına büyük ilgi duyan usta bir hikaye anlatıcı olarak, ‘Poseidon / Poseidon’dan Kaçış’la denize geri dönüyor ve bu kez sadece açık denizde lüks bir yolcu gemisini alabora eden dev bir dalganın gücüne değil, bunun sonrasında hayatta kalma mücadelesi veren küçük bir grubun içinde yaşanan yoğun drama da yoğunlaşıyor.

‘Bir felakette, hayatın normal düzen ve kurallarının ortadan kalkmasıyla, insanların gerçek yüzlerini görüyorsunuz’ diyen yönetmen, sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘Ölüm-kalım kararları bir saniyede veriliyor. İnsanların aşırı durumlarda nasıl tepki verdiğini ve nasıl davrandığını gördüğünüzde, hangi kumaştan yapıldıklarını anlıyorsunuz’.

Petersen, Poseidon’ın yolcularının belli bir noktaya ulaşmak değil, yolculuğun ve lüks geminin tadını çıkarmak isteyen insanlar olduğunu ifade ediyor: ‘Poseidon yolcuları kutlama için orada bulunuyorlar. Yılbaşı gecesi olduğu için hepsi son derece şıklar ve eğlenmeye hazırlar. Herkesin gelecekle ilgili planları var’. Aslında, saat gece yarısını vurduğunda, gemi mürettebatı bile, konukların yeni yılı karşıladığı Büyük Balo Salonu’nun dışındaki koridorlar ve mutfaklarda bir dakika için de olsa kendi küçük kutlamalarını yapıyorlar.

Yönetmen bir sonraki anı şöyle tanımlıyor: ‘Birden bire dev bir dalga yiyorlar ve her şey baş aşağı dönüyor. Tavandan bir şeyler sarkıyor, düşüyor, duvarlara çarpıyor ve gaz kaçakları, buhar, duman ve alevler etrafı sarıyor. Bir anda bütün hayatınızın değiştiğini ve akıl almaz bir şeyle karşı karşıya olduğunuzu düşünün. Hiçbir şey olması gerektiği yerde değil ve yön duygunuz tamamen kaybolmuş durumda. Ortalık kıyamet yeri gibi’.

Petersen yolcuların paniğini artıran unsurun bir yere hapsolmaları olduğunu söylüyor: “İnsanın kaçabileceği bir durum değil. Hiçbir kaçışın, yardımın olmadığı ve zamanın çok kısıtlı olduğu, kapalı bir ortama sıkışıp kalmışlar’. Gemi çok geniş ve ferah bir ortamdan, aniden birbiriyle bağlantısız hava odacıkları ve tıkanmış geçitlerden oluşan küçük ve klostrofobik bir ortama dönüşüyor. ‘Film binlerce insanla başlıyor; sonra, her şey daraldıkça ve odak küçülünce geriye bir avuç insan kalıyor”.

Poseidon / Poseidon’dan Kaçış’ın yapımcısı Akiva Goldsman, ‘Hikaye en ilkel korkularımıza parmak basıyor: Ateş, boğulma, hapis olma ve çaresizlik’. Son olarak ‘Mr. and Mrs. Smith / Bay ve Bayan Smith’in yapımcılığını gerçekleştiren, ‘A Beautiful Mind / Akıl Oyunları’nın senaryosuyla Oscar ve Altın Küre kazanan, 2005 yapımı ‘Cinderella Man’in senaryosuyla da BAFTA adayı olan Goldsman, ‘Asla bir gemiye ayak basmaya niyetiniz olmasa bile, bunlar sizi herhangi bir yerde bulabilecek felaket senaryoları’ diyor. Bu bağlamda, yapımcı Mike Fleiss (‘Texas Chainsaw Massacre / Teksas Katliamı’, ‘Hostel / Otel’) şunları ekliyor: ‘Bu bir canavar filmi, ama bu kez canavar su ve sonuna kadar onların peşinde. Wolfgang’ın amacı oyuna olabildiğince çok dehşet verici öğe getirmek’.
Denizin ortasında vuran, yardımın ancak saatler sonra gelebileceği, bu çapta bir felaketten daha ürkütücü ne olabilir?

SON TEKNOLOJİ VE EFEKTLER

http://www.ntvmsnbc.com/news/235183.jpg

‘Gerçek bir gemide çekim yapmaya çalışmak sanıldığından daha sorunluydu’ diyor yapımcı Duncan Henderson. İlk aşamada seçenekler değerlendirilince, mevcut hiçbir geminin ‘Wolfgang’ın en yeni, en iyi, en büyük ve en lüks vizyonu’na uymayacağı anlaşıldı. Yapım tasarımcısı William Sandell’ın ön çizimleri, Henderson’ın söylediğine göre, yönetmene diğer tüm seçeneklerden daha cazip görünmüştü: ‘Wolfgang hiçbir engelin kendisini yıldırmamasında kararlıydı’.

Okyanusu ve geminin tüm dış görüntülerini yaratmak için bilgisayar grafikleri kullanan yapımcıların büyüklükten taviz vermeleri gerekmedi. Sonunda 45 metrenin üzerindeki su duvarını, 20 katlı, 350 metre uzunluğunda, yolcular ve mürettebat olmak üzere 4.000 kişi taşıyan transatlantiğe çarptırdılar. Petersen’ın ‘The Perfect Storm/Kusursuz Fırtına’sındaki çığır açan su efektlerini de gerçekleştirmiş olan, sektörün lideri ILM, dalgayı ve gemiyi hayata geçiren yeni bir görüntü yaratma tekniğiyle çıtayı tekrar yükseltti.

Bu arada, kapsamlı iç mekanların setleri Warner Bros. Stüdyoları platformlarında fiziksel efektlere uygun olacak şekilde eski usulde hazırlandı. Çoğu set hem orijinal hâliyle hem de baş aşağı olarak hazırlandı. Bunun amacı, önce, geminin büyüklüğünü, ardından da, darbe sonrasını ve bu dalganın yıkıcılığını göstermekti. Fiziksel setleri bilgisayar yapımı görüntülerle (CGI) birleştirerek, Petersen gerçek dünyada bulunamayacak ama yine de inanılmaz gerçekçi görünen bir büyüklük ve boyut yakaladı. Ortaya çıkan gemi hem ultra modern, hem de her açıdan olağanüstü şıktı. Gösterişli dış yapısından, tüm dekor ve aksesuarlar, hatta mürettebatın üniforma düğmelerine işlenmiş ‘P’ harfine kadar her ayrıntı düşünüldü.

Filmde gemi de bir karakter niteliğinde; sürekli değişiyor, sallanıyor, kirişlerinin kasılmasından ötürü metalik kükremeler çıkartıyor ve içindeki su miktarının artmasından ötürü yavaş yavaş batıyor. ‘Hepimiz, Wolfgang’ın deyişiyle, ölmekte olan dev geminin fiziksel gücünü hissettik’ diyen Josh Lucas, sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘Ölümcül şekilde yaralanmış dev bir canavarın içindeymişiz gibiydi. Önce kalbini kaybediyor, sonra da hayati organları birer birer iflas ediyor. Tüm bunlar olup biterken, her şey patlamakta, yanmakta ve gemi batmaktayken, bizler onun içinden çıkmaya çalışıyoruz’.

Petersen projeye daha önce de birlikte çalıştığı çok önemli kamera arkası uzmanları getirdi. Bunların arasında, ‘The English Patient/İngiliz Hasta’ ile Oscar ve BAFTA Ödülü kazanan ve üç kez Oscar adayı olan görüntü yönetmeni John Seale; ‘L.A. Confidential’daki çalışmasıyla BAFTA Ödülü ve Oscar adaylığına layık görülen kurgu ustası Peter Honess; ‘Total Recall’daki çalışmasıyla Saturn Ödülü kazanan kostüm tasarımcısı Erica Edell Phillips; ‘Spiderman 2/Örümcek-Adam 2’yle 2005 Oscar’ının sahibi, ayrıca beş kez Oscar adayı olan, ‘The Perfect Storm/Kusursuz Fırtına’daki çalışmasıyla da BAFTA Ödülü sahibi ve Oscar adayı olan özel efektler süpervizörü John Frazier; ve ‘The Perfect Storm/Kusursuz Fırtına’yla Sanat Yönetmenleri Locası Ödülü adayı, 2004 yapımı ‘Master and Commander: The Far Side of the World/Dünyanın Uzak Ucu’yla ise BAFTA Ödülü ve Oscar adaylığına layık görülmüş olan yapım tasarımcısı William Sandell bulunuyordu.

kaynak:ntvmsnbc.com

sbuffy
23-06-06, 08:48
Yapım notları:

“Poseidon/Poseidon’dan Kaçış”ın yapımcıları bu projeye, yapımcı Irwin Allen ve yönetmen Ronald Neame imzalı 1972 yapımı “The Poseidon Adventure”a duydukları samimi sevgi ve saygıyı yansıttılar. Türünün klasiği olan daha önceki film gibi, Wolfgang Petersen’ın “Poseidon/Poseidon’dan Kaçış”ı da aynı konseptle başlıyor ve bunu taze bir hikaye için çıkış noktası olarak kullanıyor. “Yılbaşı gecesinde dev bir dalganın vurduğu, binlerce yolcusu olan lüks yolcu gemisi fikrini o filmden ödünç aldık” diyor Petersen ve ekliyor: “Sonra sıfırdan başlayarak yepyeni bir senaryo ve çağdaşkarakterler yarattık. Bizim hikayemiz bu karakterlerde, bireysel ve grup olarak yaşadıklarında ve yolculuklarının bitiş şeklinde”.

“Troy/Truva”, “The Perfect Storm/Kusursuz Fýrtına” ve “Air Force One”ın başarılı yönetmeni Petersen uluslararası başarıyı 1981 yapımı şiddetli drama “Das Boot”la kazandı. Bir denizaltıda geçen film, yönetmene hem yönetmen hem de senarist olarak Oscar adaylığı getirdi. Yönetmen, insan doğasına büyük ilgi duyan usta bir hikaye anlatıcı olarak, “Poseidon/Poseidon’dan Kaçıış”la denize geri dönüyor ve bu kez sadece açık denizde lüks bir yolcu gemisini alabora eden dev bir dalganın gücüne değil, bunun sonrasında hayatta kalma mücadelesi veren küçük bir grubun içinde yaşanan yoğun drama da yoğunlaşıyor.

Senarist Mark Protosevich (“The Cell/Hücre”) “Poseidon/Poseidon’dan Kaçış”a hazırlık yapabilmek için Queen Mary 2’yle Atlantik gezisine çıktı. Gerek mürettebatın gerek yolcuların çok farklı yaş, milliyet ve geçmişe sahip olduklarını gördü ki bu durum Petersen’ın şu iddiasını destekler nitelikteydi: “Felaketler herkesi eşitlemede son derece etkilidirler. Genç ya da yaşlı olmanız fark etmez, dünyanın en zengin insanı ya da bir mutfak çalışanı olmanız da; o durumu hep birlikte yaşarsınız”.

Son teknoloji ve efektler...
“Gerçek bir gemide çekim yapmaya çalışmak sanıldığından daha sorunluydu” diyor yapımcı Duncan Henderson. ilk aşamada seçenekler değerlendirilince, mevcut hiçbir geminin “Wolfgang’ın en yeni, en iyi, en büyük ve en lüks vizyonu”na uymayacağı anlaşıldı. Yapım tasarımcısı William Sandell’ın ön çizimleri, Henderson’ın söylediğine göre, yönetmene diğer tüm seçeneklerden daha cazip görünmüştü.

Okyanusu ve geminin tüm dış görüntülerini yaratmak için bilgisayar grafikleri kullanan yapımcıların büyüklükten taviz vermeleri gerekmedi. Sonunda 45 metrenin üzerindeki su duvarını, 20 katlı, 350 metre uzunluğunda, yolcular ve mürettebat olmak üzere 4.000 kiþi taşıyan transatlantiğe çarptırdılar. Petersen’ın “The Perfect Storm/Kusursuz Fırtına”sındaki çığır açan su efektlerini de gerçekleştirmiş olan, sektörün lideri ILM, dalgayı ve gemiyi hayata geçiren yeni bir görüntü yaratma tekniğiyle çıtayı tekrar yükseltti.

Bu arada, kapsamlı iç mekanların setleri Warner Bros. Stüdyoları platformlarında fiziksel efektlere uygun olacak þekilde eski usulde hazırlandı. Çoğu set hem orijinal hâliyle hem de baş aşağı olarak hazırlandı. Bunun amacı, önce, geminin büyüklüğünü, ardından da, darbe sonrasını ve bu dalganın yıkıcılığını göstermekti. Fiziksel setleri bilgisayar yapımı görüntülerle (CGI) birleştirerek, Petersen gerçek dünyada bulunamayacak ama yine de inanılmaz gerçekçi görünen bir büyüklük ve boyut yakaladı. Ortaya çıkan gemi hem ultra modern, hem de her açıdan olağanüstü şıktı. Gösterişli dış yapısından, tüm dekor ve aksesuarlar, hatta mürettebatın üniforma düğmelerine işlenmiş “P” harfine kadar her ayrıntı düşünüldü.

Görsel efekt süpervizörü Boyd Shermis (“Speed”le BAFTA adayı) 600’ün üzerinde görsel efekt çekiminin gerçekleþtirilmesini denetledi. Kendisi, “Boyutu açısından bugüne kadar çekilmiş en karmaşık görsel efekt filmlerinden biri” diyor.

Stanford Üniveristesi bilgisayar grafik departmanından destek alan ILM özel efekt süpervizörü Kim Libreri, “Poseidon/Poseidon’dan Kaçış”ta kullanılan patentli yazılımı yaratmak için bir yıl boyunca 100 kişilik bir yazılım geliştirme uzmanı, mühendis ve sanatçı ekibiyle çalıştı. ‘Computational fluid dynamics” (Kompüterize akış dinamiği) adı verilen bu yeni teknoloji suyun nesnelerle etkileşimini taklit ediyor. Bu öylesine gelişmiş bir sistem ki kullanılabilmesi için yeni bir bilgisayar donanımının yaratılmasını gerektirdi.

Diğer yenilikler ise ışığın yansımasındaydı. Libreri bu konuda ise şunları söylüyor: “Bilgisayarın, birışık kaynağının bir nesneye çaptığında, o ışığın bir kısmının geri tepip baþka bir objeye çarpacağını ve bunun böylece sürüp gideceðini anlaması gerekiyordu”. “Poseidon/Poseidon’dan Kaçış” güneş ve ay ışığının suda yansımasını, geceleri geminin iç ışıklandırmasını, ve bunların birleştirilmesini, ya da mesela “ışığın suda kırılmasını ya da yayılmasını” tek tek ele aldı.

Çelik, beton ve bol miktarda su
Sepulveda Barajı’nda çekilen açılış sahnesi, L.A. Staples Center’da çekilen (başaşağı) disko, ve Poseidon’un mutfağıgörevini gören Warner Bros. levazımat mutfağı hariç olmak üzere, filmin tüm setleri beş platoda inşa edildi. Bu platolardan biri, Petersen’ın beş yıl önce farklı bir gemiyi çektiği, ünlü Plato 16’ydı.

“The Old Man and the Sea/Yaşlı Adam ve Deniz” ve “P.T. 109” gibi klasiklere sahne olan Plato 16’nın su tankı daha önce “The Perfect Storm/Kusursuz Fırtına” için 2.5 metreden 6.7 metre derinliğe çıkartılmıştı. Böylece 29 x 30.4 x 6.7 95' ebadına ulaşan tank, 1.3 milyon galonluk kapasitesiyle dünyanın en büyük plato havuzu oldu. Plato 16 bu kez “Poseidon/Poseidon’dan Kaçış”ının en iddialı setine ev sahipliği yapıyor. Buradaki baş aşağı duran balo salonu 90.000 galonluk su baskınına maruz kalırken, yandaki Plato 19 balo salonunun ölümcül darbeden önceki düz hâlini barındırıyor.

Baş aşağı ya da büyük ölçüde yan yatacak setleri inşa etmek, mobilyalar artık yer çekiminden yararlanamayacağı için, normalde kullanılandan çok daha fazla çelik destekler kullanmayı gerektiriyordu. Örneğin, baş aşağı lobi, beşkatlı, 22 metre yükseklikte bir iç mekandı ve burada çökmüş bir asansör bulunuyordu. Dolayısıyla, buraya kaya gibi sağlam bir destek sistemi şarttı. Setin inşası 100 kişilik bir ekibin 5 ay boyunca çalışmasını gerektirdi. inşaatta 340.300 kilogram çelik çubuk ve 10.000 adet kontrplak kullanýldı. Uzun süre sualtında kalacak kısımlar paslanmayı önleyen araba boyasıyla boyandı.

inşaat sürekli, çoğunlukla 24 saat devam eden bir süreçti. Setler inşa ediliyor ve hemen akabinde yıkılarak yerine bir yenisi inşa ediliyordu çünkü 100 günlük çekim programı neredeyse hiç aksamadan uygulanıyordu; birinci ve ikinci birimler aynı anda çekimlerini yaptı.

Görüntü yönetmeni John Seale (“The English Patient/ingiliz Hasta”) çoklu kamera sistemi kullanarak bu programın uygulanışını kolaylaştırdı. Selae genelde dört, gerektiğinde de daha fazla kameradan yararlandı.

Suyun yakınında, çoğu zaman da altında çekim yapmak yaratıcılık, lojistik ve güvenlikte bazı zorluklar yarattı. Kameralar su geçirmez kılıflara kondu; akıntıya kapılmamaları için de ayakları desteklendi. Düzeltici portlar (lensin üzerine takılan, camdan yuvarlak parça), ışığın suda kırılmasından kaynaklanan odak uzunluğu bozulmalarının giderilmesine yardımcı oldu. Sabit kamera ekibi teçhizatı su geçirmez torbalara sardılar ve işlerini her zamanki gibi yapmaya devam ettiler. Seale, “Kameralarının üzerinden sular boşalırken, hiçbir şey olmamış gibi ilerliyorlardı. Her seferinde çekimi başarıyla yaptık. Aslında, sadece bir kameramız bozuldu ki suyun ve aksiyonun böylesine bol olduğu bir film için bu oldukça küçük bir kayıp”. Ayrıca, dar alanlarda oyuncuları operatör ve kamera arabalarıyla daha da sıkıştırmamak için, jib kollarına bağlanan kameralar uzaktan kumandayla kontrol edildi.

sbuffy
23-06-06, 08:49
Kameralara yeni film takmak, NASCAR araba yarışında pit stop’ta (ikmal yeri) çalışmak gibiydi. Ekibin olabildiğince kısa sürede 50 kiloluk kameraları sudan çekmesi, kuru bir yere aktarması, filmi değiştirdikten sonra, kamerayı tekrar koruyucunun içine yerleştirip eski konumuna yeniden yerleştirmesi gerekiyordu.

Seale “kozmetik ışıklandırmadansa gerçek ışıklandırmayı” tercih ederek, ışık kaynaklarını geminin birer parçasıymışlar gibi yerleştirdi. Poseidon alabora olduktan sonra, doğal ışıklandırmasının çoğu yerden geliyor. Seale, bunun yarattığı ürkütücü aydınlığı, büyük ölçüde, enkazın içine gizlediği suya dayanıklı Hydroflex florasan lambalarıyla destekledi.

Oyuncuların, Dublörlerin ve 400 Figüranın Kostümleri ve Makyajı
Saygın kostüm tasarımcısı ve Petersen’ın sık sık birlikte çalıştığı Erica Edell Phillips (“The Perfect Storm/Kusursuz Fırtına”, “Outbreak”, “Air Force One” ve “In the Line of Fire”), “‘Poseidon/Poseidon’dan Kaçış’taki ayrıntı düzeyinden’ ve hareketli milyonlarca bölümünden gurur duyduğunu söylüyor.

45 kişilik (ilk kez bu kadar kalabalık) bir ekibi kostüm süpervizörü Bob Morgan’la (“The Chronicles of Riddick”) birlikte yöneten Phillips, geminin mürettebatı ve Yılbaşı Partisi’ne katılan yüzlerce konuğun kostümlerini yarattı ki bu kostümlerin hepsi Petersen’ın gemi için seçtiği tasarımı ve dekorundaki şıklığa uygun olması gerekiyordu. Çekimler sürdükçe, arka plandaki her oyuncunun kıyafetlerinin gerçekçi bir şekilde aşındırılmış kopyaları yapılıyordu. Başrol oyuncuları için ise bu kopyaların sayısı çok daha fazlaydı.

Balo salonu ters döndüðünde her şey havalarda uçuþur; sadece yolcular deðil, çivilenmemiş olan tüm mobilyalar, sofra takımları ve yiyecekler de. Bu durumda, dalga sonrası kıyafetlerde sadece yırtıklar ve kan lekeleri değil, kahve, kırmızı şarap ve çikolata lekeleri de bulunmalıydı.

“Yiyecek lekelerinin kumaşta nasıl duracağını bilmiyorduk” diyen Morgan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu yüzden, bol miktarda kahveden, galonlarca şarap ve kiraz sosuna kadar akşam yemeği mönüsünde ne varsa alıp, park alanına gittik ve kıyafetlerin üzerine boşaltarak bir balo salonu insanın üzerine o yemekler döküldüğünde ne olacağını gördük. Eðlenceli bir gündü”. Bundan sonra, lekelerin pek çoğu akrilik boyayla yapıldı ki suyun altında solmasınlar ve ıslak görünsünler.

Phillips’in ekibi farklı yıpranma aşamasındaki çeşitli kıyafetlerin her gün fotoðraflarını çektiler, etiketlediler ve kataloglara koydular. Stüdyonun park yerlerinden birinde 18 x 12 metrelik çadırlarla kostüm departmanına dönüştürüldü. Yirmi dört saat süren çekimlerde, sürekli olarak malzemelerin konrtol edilmesi, dağıtılması, toplanması, temizlenmesi, onarılması ya da yenilerinin yapılması gerekiyordu.

iki kes Oscar adayı makyaj süpervizörü Edouard Henriques (“The Cell”, “Master and Commander: The Far Side of the World/Dünyanın Uzak Ucu”) da benzer yaratıcı ve süreklilik sorunlarıyla karşılaştı. Henriques’in ekibinin görevi yüzlerce figüranı ve dublörü kısa süre önce enkaz altında kalmış, yanmış, boğulmuş ya da elektrik çarpımış gibi göstermekle sınrılı değildi; aynı zamanda, başrol oyuncularının her türlü kesik, morluk ve yaralarını, ayrıca yüzlerindeki is ve kiri film boyunca sürekli takip etmek zorundaydılar. Suda ilerlediklerinde, bu darbe ve kirler neye dönüşecekti? Hangisi solacaktı, hangisi kuruyacaktı, hangisi yayılacaktı ya da renk değiştirecekti? Kir suya dalındığında kısmen silinebilir; kısmen kabuk bağlamış yaralar ise tekrar açılabilir. Tüm bunları belirlemek Henriques’in göreviydi.

Cesetler, her yerde cesetler...
Filmde oyuncu ekibinin yanı sıra, dublörler ve yüzlerce figüran vardı. Yine de, balo salonundaki patlama gibi, en büyük güvenlik önleminin bile yetersiz kalabileceği kritik anlarda oyuncuların yerine geçmesi için, yapım ekibi, GE tarama şirketi Itronics’ten yaklaşık 150 görsel klon yaratmasını istedi.

“Poseidon/Poseidon’dan Kaçış”’ın yolcuları arasında 65 tane son teknoloji kukla da bulunuyordu. Bu kuklalar “The Chronicles of Narnia”yı henüz tamamlamış olan, sektörün önde gelen şirketlerinden KNB Efx Group tarafından hazırlandı. Makyajlı ve kostümlü bu kuklaların yakın çekime uygun fiberglas gövdeleri, sualtı sahnelerinde ve su üzerinde yüzerken kullanılabilirdi. Diğerleri ise, ters dönen setlerde oraya buraya savrulurken, ya da yanarken görüntülenebilirdi. ıç kablo armatürleri sayesinde, bu kuklaların kol ve bacakları, kırık kol ve bacakları inanılmaz gerçekçi biçimde yansıtabiliyordu. Ayrıca, yapay kol ve bacaklar da, enkaz altında kalmış ya da üst üste yığılmış insanları gösterirken ek materyal olarak kullanıldı.

kaynak:e-kolay.net

eflatuni
24-06-06, 08:34
gittim gördüm hayran kaldım... poseidon dan değil resmen cehennemden kaçış...mahşer gününün provası gibi..

yazarken bile tüylerim diken diken oluyor... ekip mükemmel tam bir görsel şölen... kareler dolu dolu... nefes alıp vermekte zorlandım.. film bittiğinde ellerim titriyordu...

görmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.. edebi anlamda pek bir değeri olmasada teknik olarak harika bir film.. karakterlerin verdiği tepkiler son derece normal.. soğuk kanlı düşünen de var panik olup ağlayan sızlayan da...

yaşamak için başkasını ölüme bırakır mıydım.. bu zor bir soru.. öyle bir cehennemde hala sağsam yapabileceğim tek şey bir kenarda büzülerek ağlamak olurdu... tabi korku insana tarifi güç bir cesaret de verir. :icon_cry:

karakterlerin başları sürekli belada tehlikeden tehlikeye atlıyorlar... biri biterken biri başlıyor... adrenalin seviyesi had safhada... heryer ceset dolu.. dehşet verici..

bu arada ister istemez diğer felaket filmleri ile benzerlik gösteriyor... biraz titanic ama çarpma ve batma sahnelerinin milyon kat korkunç hali... biraz armegedon... biraz günışığı...

çok şeymi yazdım.. neyse izleyin yorumlarınızı yazın anlatcak çok şey var...

didou_didem
24-06-06, 09:05
ben bu filme gitmedim ama başka bir filme gittiğim zaman gelecek filmleri gösterirken görmüştüm Allah'ım nasıl bir film o öyle yaa..ben o kısa tanıtımı izlerken ödüm koptu filme gidersem neler olur allah bilir..o geminin ters dönüşü falan muhteşem valla..

sedefHP
24-06-06, 10:11
Gerçekten güzel bir film..Gitmenizi tavsiye ederim..Sıkıcı bir saniyesi bile yok...Başı da gereksiz yere uzatılmamış direk konuya giriyor..Oyunculuk çok iyi..Çok kaliteli bir film..

irene
27-06-06, 21:07
ben fılmı cok begendım bence gayet ıyı bır yapımdı hem gereksız yere uzatıp seyırcıyı sıkmamıslarda konuya dırek gırmısler uzatmadan sıkmadan gereksız ayrıntılara gırmeden vede boyle bır durumda ınsanların yapabıleceklerı bencıllıkler fedakarlıklarda ıyı ıslenmıs oyunculuklarda cok ıyıydı ben sevdım fılmı sonunda da kalan ın sanlar kalmasını ıstedıgım ınsanlardı yalnız yaşlı adam olsede olurdu onun yerıne su kardesını gormege gıden kız kurtulsaydı

Kaanski
27-06-06, 23:20
Film bence oldukca iyiydi seyirciyi detaylara bogup sıkmıyorlar vede yollamak ıstedıklerı mesajları oldukca ıyı bır sekılde yollamıslar seyırcıye fılmın oyuncularıda oldukca ıyıydı bana kalırsa ozellıkle John Dylan rolundeki Josh Lucas ve Robert Ramsey rolundeki Kurt Russell mukemmel bır performans sergılemısler ayrıca fılmın gorsel efektlerıde oldukca basarılıydı bu tarz fılmlerı sevenler kesınlıkle bu fılmı kacırmasın derım:)

lindsay
01-07-06, 22:42
ya bugün gittim ve gerçekten çok beğendim izlerken nefes fln alamadım o kadar yani sıkıcı bir saniye bile yok

daylights
02-07-06, 00:30
bn de bugün gittim çok beğendim.. kesinlikle tavsiye ederim. heyecanlı, tempoyu düşürmeyen, başarılı ses ve görüntü efektlerine sahip ve mutlaka sinemada izlenmesi gereken bi film..

çiğdem85
08-07-06, 23:19
Ben de dün gittim. Gerçekten güzel bir filmdi. Her saniyesini sıkılmadan izliyosunuz. Ama ben en çok sonunda çalan parçayı beğendim. Parçanın adını ve kimin söylediğini bilen arkadaşlar varsa bana yardımcı olabilir mi?:img-help: :img-help:

SETURK
12-07-06, 15:33
Dalganın gelişi zaten nefesinizi yeterince kesiyo.Efektler süperdi.Paranız boşa gitmez gayet güzel bir film.En azından klasik filmlerdeki gibi o kadar oyuncudan hepsi ölüp sadece iki kişi kalmıyo.

deadly_angel
12-07-06, 15:42
evet o konuda haklısın, bir sinema filminin izleyiciye vermesi gereken herşeyi taşıyor bence.

acık sözlü
12-07-06, 20:36
eski halinide izlemiş ve cok begenmiştim buda cok süper olmuş ...izlenmeli

barbizeynep
13-08-06, 11:21
bu filmi aylarca bekledim ama hayal kırıklıgına ugradımmm hiç begenmedim

havincim
24-08-06, 08:14
güzel bir film...dalganın geldiği sahne,efektler çok harika...

ece queen
27-08-06, 16:53
film çk güzel efekler falan da harika daha nolsun