Tüm Versiyonu Göster : Gilmore Girls
Chris Lorelai o kadar zor durumdayken ve ona ihtiyacı varken nerdeydi?Çok gecikmeli gelmiş olmasına rağmen bir de trip atma hakkını kendinde görebildi.Sen gelmiyorsan elbette gelecek başka biri vardır.Böyle bir durumda Luke zaten destek olmaya çalışır.Çünkü o çok iyi bir adam.
Bu bölümde Logan hakkında yorum yapmayacağım.Onunla ilgili kötü yorumlara alıştım.Bu bölümdeyse sinirimi bozan tek hareketi bile olmadı.
sarp_manyagi 15-12-07, 12:08 Luke ve Lorelai birbirleri için yaratılmış gibi:img-in_loDünkü bölümde Luke'un hastaneye gitmesi,yemek falan götürmesi harikaydı:img-in_lo:happy0064
Logan yine çıktı ortaya:icon_sorrSevemedim bir türlü şu çocuğu ya:hıhBir iticiliği var:img-yes:Emily&Lorelai konuşmasında ağladım ya çok kötüydü:icon_sorrEmily'ye başlarda çok kızmıştım ama ağlaması falan:icon_sorrBölümün en harika sahnesiydi:img-yes:
-A k e L d a N- 15-12-07, 14:06 Luke ve Lorelai birbirleri için yaratılmış gibi:img-in_loDünkü bölümde Luke'un hastaneye gitmesi,yemek falan götürmesi harikaydı:img-in_lo:happy0064
Logan yine çıktı ortaya:icon_sorrSevemedim bir türlü şu çocuğu ya:hıhBir iticiliği var:img-yes:Emily&Lorelai konuşmasında ağladım ya çok kötüydü:icon_sorrEmily'ye başlarda çok kızmıştım ama ağlaması falan:icon_sorrBölümün en harika sahnesiydi:img-yes:
Katılıyorum..Bölümün en güzel sahnesi bence o konuşmaydı:icon_sorr
Lorelai Christopher ile evlenince çok kızmıştım..Çok sorumsuzca,düşünülmeden,o anın büyüsüyle yapılmış birşeydi..Lorelai herzaman Luke'u sevicek,Luke da Lorelai'ı..
Logan'ı ben bu bölüm çok taktir ettim..İşini gücünü bırakmış sevdiği kıza destek olmak için gelmiş,helikopterle :icon_whis
Umarım Lorelai Chris'le barışmaz yada Chris Lorelai'ı affetmez..Çünkü onları bir türlü birbirlerine yakıştıramıyorum..Luke'un üzülmesine de dayanamıyorum..
gilmore girls de en sevdiğim şeylerden biri aslında karakterler arası lüzumsuz konuşmalar, hele o konuşmalar lorelai, emily, michelle, bayan kim ya da paris merkezli olursa. fakat dünkü konuşmalar, ameliyat olan adamın arkasından tuhaf geldi. özellikle babet'inkiler.(kissinger amcayı hiç ama hiç sevmem belki de ondandır)sıkıldım biraz.fakat lorelai'nin milton friedman esprisine katıla katıla güldüm.loganın rory'nin yanında olması güzeldi, fakat ikili arası diyloglar bana fazlasıyla sıkıcı geliyor bu da ayrı bir mevzu.
-A k e L d a N- 16-12-07, 14:23 padme_01 eklediğin herşey çok güzel canım,teşekkürler..
Benden çalışmalar -umarım beğenirsiniz-
ByAkeldan
http://img81.imageshack.us/img81/8335/gilmorerorybyakeldandu7.jpg (http://imageshack.us)+ http://img147.imageshack.us/img147/8320/rgilmorebyakeldanwt4.jpg (http://imageshack.us)+ http://img205.imageshack.us/img205/958/gilmoreroybyakeldanqg2.jpg (http://imageshack.us)+ http://img81.imageshack.us/img81/3065/rorybyakeldanep0.jpg (http://imageshack.us)
http://img81.imageshack.us/img81/7839/rorygilmoregilmoregirlsiu5.jpg (http://imageshack.us)+ http://img205.imageshack.us/img205/4875/jessrorybyakeldanor0.jpg (http://imageshack.us)+ http://img81.imageshack.us/img81/7094/roryjessbyakeldanod6.jpg (http://imageshack.us)+ http://img205.imageshack.us/img205/594/royjessbyakeldanpt2.jpg (http://imageshack.us)
Size Lorelai ve Christopher'ın veda konuşmasını sunmak isterim:
"LORELAI: It's not just Luke.
CHRISTOPHER: Lor...
LORELAI: I mean, you were right. There are feelings there, because... when that ended, I just jumped.
CHRISTOPHER: I pushed you.
LORELAI: I jumped. But if that's all there was -- if that's all it was, we could fix it, you know... with time.
CHRISTOPHER: But it's not.
LORELAI: You've always been this...possibility for me... ...this wonderful possibility. But it's just not right. And I'm so sorry. I'm so sorry.
CHRISTOPHER: Yeah. I guess I should have known, huh? It took me 20 years to get you to say yes.
LORELAI: I need you to know... that you're the man... I want to want.
CHRISTOPHER: I know.
LORELAI: You have no idea... how badly I wish...
CHRISTOPHER: I do. I do know."
20 yıldır birleşememelerinin bir nedeni olduğunu en sonunda anlayabildiler.
Ama bence bu bölüm daha iyi, daha anlamlı çekilebilirdi. Lorelai'ın Chris'le konuştuğu ilk iki sahnede, Lorelai evliliğini sürdürmeye gayet istekli görünüyordu. Ama ne oldu da gerçeği anladı? Gerçeği fark etmesini sağlayacak "an"dan yoksundu bence bu bölüm. Yani basit ama anlamlı birşey olabilirdi, mesela Luke'un o karakter referansını nasıl yazacağını bilemezken, Luke ve Rory'nin gayet sıradan konuşmasından birden bulmuştu neler yazacağını. Öyle bir Luke veya Chris anı daha iyi olabilirdi bence. Sookie'yle konuşurken mi (ki Sookie iyi konuştu, ama öyle aman aman cümleler de söylemedi, baştan beri hep söylediği şeylerdi zaten) yoksa Michel'in köpeğinin cenaze töreninde mi anladı evliliğinin yanlış olduğunu. Yani öyle bir bakış verdi ama, ben anlayamadım neyin etkilediğini Lorelai'ı.
Gerçekten de bu Rory&Logan ilişkisi artık çok sıkıcı bir hal aldı.Dayanamıyorum artık.Çok sıkıcı.Zaten çok antipatik bir çift.Napsalar fayda etmiyor.
Bu bölüm Michel çok komik ve tatlıydı.Çok sevdim.Celine Dion takıntısı da beni çok güldürüyor.Özellikle Zachin o şarkıyı çalmamak için çabası harikaydı.
Ve asıl konu artık Chris faktörünün ortadan kalkması oldu.Artık Luke ve Lorelai tekrar birleşebilir.
http://www.celebritycouples.net/portals/1/LukeandLorelai.jpg
severek izlediğim bir bölüm oldu, logan-rory ve lorelai-chris bir aradalıkları dışında. lorelai'n chris ile evlenmesine anlam veremediğim gibi ayrılmasına da anlam veremedim. sanki ayrılmaları için yazılmış öylesine bir bölümdü. ayrılış anlarını da sevmedim.
onun dışında güzel bölümdü. hastane başlangıcı ve sonra michelli anlar çok güzeldi.
dizinin özellikle ilk iki sezonunu tekrar izlemek isterdim. özellikle ilk sezonu yarım yamalak izlemiştim, bir de o zamanlar satır aralarını tam okuyamıyordum, daha doğrusu diziyi tam anlamamıştım.
gilmore girls ün ilk 4 sezonu çok güzeldi.Tekrarlarını izlemek bile şimdiki sezondan daha çok zevk verir.Önemli olayların yaşandığı son sezonun böyle olaması gerekiyodu.Özellikle Logan&Rory sahnelerini ben de sevmiyorum.Zaten loganı ilk geldiği bölümden beri sevemedim.Bi de önceden lor ile rory nin hızlı konuşmaları zevkli geliyodu bu sezon çok yoruyor.
sarp_manyagi 25-12-07, 17:29 Anti-Logan ailesi yapalım ya madem bu kadar sevmeyenler var:DBir tek ben sevmiyorum sanıyordum ama yanılmışım:happy0064Bölüm çok güzeldi:img-yes:Rory büyükbabasının yerine ders veren adamdan(ismini bilen biri var mı?)hoşlanmaya başladı sanırım:img-yes:Lorelai&Chris yakın da ayrılır gibi geliyor:img-yes:Ama bir daha Luke'la olmaz:img-yes:
justinecatblue 26-12-07, 14:35 luke lory'yi çok kırmıştı april davasında-yani ondan da destek alarak kızıyla ilişkisini dengelemek yerine, lory'yi tamamen hayatından çıkarıp sadece kızına odaklandı-lory'yi beraber kuracakları hayattan soyutladı-ve onla evlenmek istemediğini kaba bir sessizlikle belli etti-bence bu affedilecek bir şey değil-
chris'le evlenip geldiklerinde, lory onunla kasabaya inmek istemedi; bunu herkesten saklamaya çalıştı-yani ondan utanır bir havadaydı ve bu sebeple chris'i kendinden soğuttu-
lory aslında ne istediğini bilmeyen bir tablo çiziyor-ve chris'in luke'tan, luke'un chris'ten devamlı rahatsız olması; birbirleri için aşırı tepki göstermeleri, sanki senaryonun rutini gibi oldu-lory chris'leyken luke onunla ilgili tavır yapıyor-luke'layken de chris... çok boğucu bir erkek kıskançlığı tablosu-
lory luke'la da yapamaz chris'le de gibi görünüyor-özünde ne istediğini bilmiyor çünkü-biraz maymun iştahlı ilişkileri konusunda:)
luke lory'yi çok kırmıştı april davasında-yani ondan da destek alarak kızıyla ilişkisini dengelemek yerine, lory'yi tamamen hayatından çıkarıp sadece kızına odaklandı-lory'yi beraber kuracakları hayattan soyutladı-ve onla evlenmek istemediğini kaba bir sessizlikle belli etti-bence bu affedilecek bir şey değil-
chris'le evlenip geldiklerinde, lory onunla kasabaya inmek istemedi; bunu herkesten saklamaya çalıştı-yani ondan utanır bir havadaydı ve bu sebeple chris'i kendinden soğuttu-
lory aslında ne istediğini bilmeyen bir tablo çiziyor-ve chris'in luke'tan, luke'un chris'ten devamlı rahatsız olması; birbirleri için aşırı tepki göstermeleri, sanki senaryonun rutini gibi oldu-lory chris'leyken luke onunla ilgili tavır yapıyor-luke'layken de chris... çok boğucu bir erkek kıskançlığı tablosu-
lory luke'la da yapamaz chris'le de gibi görünüyor-özünde ne istediğini bilmiyor çünkü-biraz maymun iştahlı ilişkileri konusunda:)
bence maymun iştahlı biraz ağır bir itham olmuş. tam aksine doğru insanı bulup güzel bir yuva kurmak istiyor.rory bile genç yaşına rağmen lorelaiden dahaa çok partner değiştirmiştir.
justinecatblue 27-12-07, 16:08 doğru, "maymun iştahlı" durumun tam karşılığı olmadı-aslında lory luke'u seviyor sanırım-ama ondan çok ağır bir darbe aldı-affedebilecek gibi görünse de, luke'un her daim ondan bir şeyler sakladığından şüphelenmek ve ileride kızını yine ona tercih edeceğinden korkmak, ilişkiyi zedelerdi-dediğim gibi, ne chris ne luke... ben ikisiyle de bir gelecek görmüyorum-keşke dizi sürseydi de başka bir adam girseydi:)
sarp_manyagi 27-12-07, 19:17 Lory bence de doğru erkeği bulmaya çalışıyor tabi doğru kişiyi ararken bir çok kişiyi de kırdı ama kendisi de çok fazla kırıldı:img-yes:
Bir an önce Rory'le Logan'ın ayrılma sahnesini bekliyorum:img-yes::happy0064Tabi umarım ayrılırlar:img-yes:
Bir şey sorcam Rory'le Logan evelnmiyor demi dahası o Rory'nin b.babasının yerine ders veren adamla Rory'nin arasında bişiy olcak mı???
Lory bence de doğru erkeği bulmaya çalışıyor tabi doğru kişiyi ararken bir çok kişiyi de kırdı ama kendisi de çok fazla kırıldı:img-yes:
Bir an önce Rory'le Logan'ın ayrılma sahnesini bekliyorum:img-yes::happy0064Tabi umarım ayrılırlar:img-yes:
Bir şey sorcam Rory'le Logan evelnmiyor demi dahası o Rory'nin b.babasının yerine ders veren adamla Rory'nin arasında bişiy olcak mı???
o Adamla rory arasında bişey olmuyor.Rory sezonun sonuna kadar loganla birlikte.Logan son bölümlerde ona evlenme teklif ediyor.Ama rory kabul etmiyor.Logan da "goodbye rory "diyerek ayrılıyor. :img-yes:
http://www.thedragonflyinn.org/gallery/albums/userpics/10002/normal_scene1%7E1.jpg
http://www.thedragonflyinn.org/gallery/albums/GG/episodestill6/Luke%20April/normal_lukap_%283%29.jpg
http://img80.imageshack.us/img80/46/0075fu9.jpg
http://img214.imageshack.us/img214/5444/0073ew6.jpg
Bu bölüm en çok güldüğüm yer Luke ve Lorelai hakkındaki o tavuk-horoz-köpek-devekuşu vs konuşmasına Kirk tarafından verilen o komedi tepkiydi:happy0064Çok hoşuma gitti.
Liz Luke hakkında gayet haklı tespitlerde bulunuyor.Zaten herkes asıl uyumluluğu onların yakaladığını biliyor.
Logandan nefret ettiğimi hep söylerim.Tek birinden daha çok nefret ediyormuşum.O da babası:mad72:Ayrılsalar artık ya...
Luke ve Lor birleşicekse de artık birleşsin.Fenalık geldi beklemekten.
bu dizi aslında konu olarak ne kadar sıradan değil mi? babasız çocuk büyüten bir anne? insan bu konuyu duyunca aklına direkt olarak dram geliyor. halbuki gg ne kadar eğlenceli. çok güzel karakterler oluşturmuşlar. mesela emily muhteşem bir tip. gül gül öldürdü beni. richard da pek matraktıi hele hizmetçileri. sonra kirkle birlikte hanımların muhabbeti. güzel bölümdü. son sezonu sıkıcı bekliyordum ama lorelai ile rorynin küs olduğu sezondan sonra çok güzel geldi bana.
bir tek rory-loganla, april-luke sahnelerini izlerken sıkılıyorum...
bu dizi aslında konu olarak ne kadar sıradan değil mi? babasız çocuk büyüten bir anne? insan bu konuyu duyunca aklına direkt olarak dram geliyor. halbuki gg ne kadar eğlenceli. çok güzel karakterler oluşturmuşlar. mesela emily muhteşem bir tip. gül gül öldürdü beni. richard da pek matraktıi hele hizmetçileri. sonra kirkle birlikte hanımların muhabbeti. güzel bölümdü. son sezonu sıkıcı bekliyordum ama lorelai ile rorynin küs olduğu sezondan sonra çok güzel geldi bana.
Sana sonuna kadar katılıyorum. Aslında dizinin temel karakterleriyle yan karakterleri arasında dağlar kadar fark var. Başrol oyuncularının, yan karakterlerden daha sıkıcı, monoton, renksiz olduğu ender dizilerden biridir GG herhalde. En azından ben böyle başka bir dizi hatırlamıyorum. Mesela Kirk ve T.J. ne kadar komik karakterlerdir. Her sahne alışlarında heyecanlanıyorum:img-yes:
Bugün dizinin en önemli anları Lorelai ve annesinin arasındaki konuşmalardı. Richard'ın vergi iadeleriyle uğraşırken çok ender gördüğümüz bir anne/kız muhabbeti oldu aralarında. Emily ilk kez Lorelai'ı hayatını yaşama tarzı yüzünden takdir etti. Ama sonraki sabah eski Emily geri dönmüştü. Lorelai'ın yüzündeki hayalkırıklığı aslında aralarında söylenmiş söylenmemiş bütün cümlelerin özetiydi.
Bu arada geçen haftaki bölümle ilgili yazmayı unuttuğum bir eleştiriyi yazmak isterim. Lorelai ve Sookie, Michel'in Chow Chow'larına (Çin aslanı) çirkin dedi. Kendilerini kınıyorum. Bu yanlışlarını, Sookie'nin hamileliği yüzünden dengede olmayan hormonlarına ve Lorelai'ın her zamanki huyu olan gözünün önündekini görmemesine bağlıyorum ve çok fazla büyütmüyorum.
http://img70.imageshack.us/img70/6140/chowchow14mr8.jpg
http://www.breederretriever.com/photopost/data/818/medium/iStock_000001682733Small.jpg
Ben bu hafta yorum yapmayı unutmuşum ya:img-heh:
Kısa keseyim en iyisi.Luke bu bölüm kendini değiştirebileceğini farketti.April için olsa da en azından bişeyi anlamayı başardı:icon_whisLiz de etkili tabi hakkını yemiyim.
Benim için bi klasik haline gelen Logan taşlamamı da yapıp bitirmek istiyorum.Her nolursa olsun insan sevgilisine böyle bi davranışta bulunamaz bence.O hareketleri bana yapıcak var yaa:ditoAnti-Logan 4ever diyorum başka bişey demiyorum bye
KIRK: Word on the street is you want to sell your boat.
LUKE: I called you Kirk.
KIRK: Yeah but I was on the street when I got that call.
:img-hyste:img-hyste:img-hyste
Bu Kirk karakterine bayılıyorum.
Bu bölümde çok sevdiğim Colin ve Finn (Logan'ın arkadaşları) ismi geçince heyecan yaptım göreceğim diye, hele "Got kicked out of Argentina with the Bush twins" Colin and Finn lafını duyunca... Ama olmadı, nasip değilmiş:icon_sorr
Kasaba yaşamını temel alan GG bölümlerini izleyince hep böyle garip, ama sıcak insanların yaşadığı bir yerde yaşamak ne kadar güzel olurdu diye düşünüyorum. Her gün ayrı bir macera:img-yes:
Bu forumda azınlıktayım biliyorum, ama ben Logan'ı seviyorum. Bu bölümde o sarhoş halini izlemek bile zevkti. Normal hayatta birisi bana Logan'ı tarif etse hiç sevebileceğim bir tip gibi düşmez aklıma aslında, ama dizide hoşuma gidiyor. Ben de Rory gibiyim, o da "Ben Logan'ı seviyorum... Niye bilmiyorum" demişti Marty ilan-ı aşk yaptığında. Logan çuvallayıp duruyor, ama Rory istikrarlı bir biçimde Logan'la birlikte. Bu yüzden Rory&Logan ilişkisinin dizide en iyi düşünülmüş&yazılmış ilişkilerden biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçek hayatta da aşk şaşırtır bazen bizi. Severiz, niye sevdiğimizi bilmeyiz.
luke'in kızını sevmiyorum, küçük rory yapmak istemişler, zeka küpü, sevmiyorum ama çok doğru laf etti kirkle ilgili. müthiş bir tip.
bayan kim zaten favorim. çok orjinal bir tip. lane'in düğünü çok güzeldi mesela.
ama her bölüm yan karaktrlerden birini özlüyorum. emily'yi çok gööresim vardı bu bölüm.
kasabada geçen bölümler ve cuma yemekleri...bu ikisi başka bir şeye hacet yok.
benim lorelai gilmore'm olur musun? çok güzeldi. ama rory de o potansiyel yok gibi...
benim lorelai gilmore'm olur musun? çok güzeldi. ama rory de o potansiyel yok gibi...
Yok, yok, Rory hayatta Lorelai Gilmore'u olamaz kimsenin.
Bence silik bir tip Rory, annesi gibi girişken, canlı bir tip değil. Bir tek annesinin yanında benziyor biraz annesine. Onun dışında gayet sıkıcı.
Hatta ben Rory'de gazetecilik potansiyeli de göremiyorum. İyi bir yazar olabilir, ama gazeteci olmak için çok durgun.
Benim en yakın arkadaşlarımdan biri bunun gibi gazeteci olmak tutkusuyla yanıp tutuşuyordu, staja başladığında gazetede bana devamlı anlattı o dünyayı, hala anlatır. Logan'ın babası demişti ya sen iyi bir asistansın diye, ben o adamdan nefret etsem de aslında haklı gibiydi. Arkadaşımın anlattıklarından anladığım o gereken acar gazeteci karakterini göremiyorum Rory'de hakkaten.
O yüzden bu kıza en çok Dean yakışıyordu, Jess ve Logan fazla ilginç tipler Rory için:img-yes:
Yok, yok, Rory hayatta Lorelai Gilmore'u olamaz kimsenin.
Bence silik bir tip Rory, annesi gibi girişken, canlı bir tip değil. Bir tek annesinin yanında benziyor biraz annesine. Onun dışında gayet sıkıcı.
Hatta ben Rory'de gazetecilik potansiyeli de göremiyorum. İyi bir yazar olabilir, ama gazeteci olmak için çok durgun.
Benim en yakın arkadaşlarımdan biri bunun gibi gazeteci olmak tutkusuyla yanıp tutuşuyordu, staja başladığında gazetede bana devamlı anlattı o dünyayı, hala anlatır. Logan'ın babası demişti ya sen iyi bir asistansın diye, ben o adamdan nefret etsem de aslında haklı gibiydi. Arkadaşımın anlattıklarından anladığım o gereken acar gazeteci karakterini göremiyorum Rory'de hakkaten.
O yüzden bu kıza en çok Dean yakışıyordu, Jess ve Logan fazla ilginç tipler Rory için:img-yes:
hatta belki lane rory'nin çocuğunun lorelai gilmore'i olur. çünkü daha çok ortak noktaları var lane ile.
rory hakkındaki sözlerine de katılıyorum. bence akademik kariyer rory için en uygunu. çalışmayı, okumayı ve yazmayı da seviyor:)ama sezon öyle bitmiyor sanırım ya da dizi.
Selam arkadaşlar, sitede yeni değilim... Gilmore Girls'ü de 1. sezon hariç başından beri seyrediyorum (1. sezonu da youtube'dan bulabildiğim kadarıyla seyrettim:img-yes:) Ama buraya girip de ne yorumlar yapılıyo diye bakmak aklıma yeni geldi:)
Geçtiğimiz haftaki bölümde Lane'in Rory'ye "Sen de benim çocuklarımın Lorelai Gilmore'u olur musun?" sorusu üzerine bende hıçkırıklar başlayınca bu dizinin biteceğine ne kdr üzüldüğümü farkettim:sad53: Çok duygusal bi andı yaaa...
Bence de Rory sıkıcı bi tip, ben Lorelai ile sahnelerini daha çok seviyorum ztn:img-wink: Gazetedeki sahneleri, hele hele Paris'le olan sahneleri... Poff, çok sıkıcı oluyo:img-blush Allah'tan Yale Daily New's'ten ayrıldı Rory de, çok fazla iş hayatına sokmuyo yönetmen seyircileri...
Jess çok karizmatikti ama en başından beri Rory'ye göre değildi, serseri tip:img-yes: Logan...:icon_whis Bilmem, hiç sevemedim o çocuu da... Dean çok seviyodu Rory'yi yaaa, ayrılmasalardı hiç... Jess için bırakılcak çocuk değildi yanee:img-wink:
Ben hep Rory'nin karşısına başka biri çıkacak diye bekliyodum ama olmicak galiba öyle bişey de:img-in_lo Hatta geçen bölümlerin birinde dedesinin yerine derse giren asistanı görünce kızardı fln ya, çok hoşuma gitmişti. Tamam dedim, istediğim oluyo... O bölümde bitiverdi bu aşk:)
rory'ye dominant olmayan bir karakter lazım. onu çok sevmesi lazım ve karakteri de benzemesi lazım. gerçi sıkıcılık müthiş olur. ama mutluluğu için. hoş rory uzak loganla daha iyi anlaşıyor gibi. ayda bir ya da daha uzun aralarda görüştüğü loganla.
bir bölüm paris rory'ye sen logan'ı artık kendine bağladın dedi ya, doğru olabilir, logan'ın eskiden uçarı hareketleri vardı, artık yok. daha da sıkıcı bir tip oldu o da. ama dediğim gibi rory sahnelerinin sıkıcılığı karşısındakinden kaynaklanmıyor, roryden kaynaklanıyor. düşünsenize ev arkadaşı paris olmasaydı, daha da sıkıcı olurdu. mesela o iiki kızdan biri olsaydı.
son bölümle ilgili ilk ben yorum yazacağım:)
emily'yi seviyorum ben...yazık üzüldüm de bu bölüm...o kadar sert bir kabuğu var ki...onun da zor durumu...bayan kim de aslında onun durumunda...
bugün ilk szonu izlemeyi bir daha istedim...keşke ilk sezonlar bir daha olsa.
rory hanım da logana olgunluk dersi veriyor ama mitchumun ilk darbesinin ardından kendi yaptıkları pek olgunca değildi. küçük emily olacaktı da jess yetişti son anda...
rory hanım da logana olgunluk dersi veriyor ama mitchumun ilk darbesinin ardından kendi yaptıkları pek olgunca değildi. küçük emily olacaktı da jess yetişti son anda...
Bu yorumuna sonuna kadar katılıyorum.Zaten bakarsanız mükemel kızımız Rory etrafında onun iyiliği için çalışan o kadar insan olmasa kendisi için hayatta bişey yapamıyor:icon_whis
Loganı hiç bi zaman sevmemiştim zaten.Hep o kendini çok matah bişey sanması sinirime dokunmuştu.Son zamanlarda bu tür davranışları biraz derinlere gömülür gibi olmuştu.Şimdi tekrar başladı.
Bu bölüm Emily&Lorelai arasındaki buz dağları birazcık daha erir gibi oldu.İyi de oldu aslında.
Ve öldüğüm bittiğim kısımlar...Zach beni gülmekten öldürdü:happy0064Babalık telaşı işte.Hele Lanein yanına gitmesi gerekirken elinin ayağına dolaşması falan harikaydı:)
GG ismi sanki sadece Lorelai ve Rory anlatıyor gibi geliyor ama bence Emily'i de içine alıyor bir Gilmore kızı olarak. O yüzden ben Emily & Lorelai & Rory ilişkisi temelli bölümleri her zaman çok sevmişimidir.
Lorelai ve Rory arasındaki ilişki anne - kız ilişkisinden çok arkadaş ilişkisi gibi, ama böyle mükemmel gibi görünen bir ilişkinin de sorunları olmuyor değil, mesela Lorelai kriz anlarında "anne kartını" oynamaya çalıştığında Rory'e karşı çok sert biçimde geri tepiyor, bir "anne" olarak dinletebilmekte kendini Rory'e karşı başarılı değil Lorelai.
Bu da tabii ki Lorelai'ın Emily ile olan ilişkisinden kaynaklanıyor. Emily ile öyle sıkı, sıcak olmayan bir anne - kız ilişkisinden sonra ve tabii ki 16 yaşında anne olduğunu, kendi kızıyla birlikte büyüdüğünü düşünürsek Lorelai, Rory'i, Emily'nin ona yapmak istediği gibi, kalıplar içine sokarak büyütmemiş. Burada Lorelai'ın çok şanslı olduğunu düşünüyorum, Rory'nin doğuştan karakteri düzgünmüş, çünkü Rory elinde de patlayabilirdi, 16 yaşında hiç bir insan aile kurmaya hazır değildir.
Daha önce de tartıştığımız gibi Rory, karakter olarak Lorelai'a 100% benzemiyor. Bence Emily ve Richard'la da ortak özellikleri var. Ve Richard'la Emily, Rory'nin hayatına iyi ki girmişler. Lorelai'ın öğretemediği ve öğretemeyeceği şeyleri de öğrettiler Rory'e. Ben özellikle Lorelai'ın Rory'i onlardan soğutma çabalarından nefret ediyorum. Mesela Emily ve Richard'la iyi geçinmeye başlayınca çok şaşırmış ve gücenmişti, onların Rory'le Yale'de yemek yediğini öğrenince de çok bozulmuştu. Nedense? Sanki bu bir yarış, sanki Rory'i elinden alacaklar.
Özellikle Emily'nin örnek bir anne olmadığı kesin ama Lorelai'ın da örnek bir kız olmadığı kesindi. Ailesinin tek çocuğu, çok şeyler bekliyorlardı ondan, 16 yaşında hamile kaldı, onlara göre evlenmeliydi, Chris evlenmek de istemesine rağmen Lorelai evlenmek istemedi, evi terketti, hiç bilmedikleri yepyeni bir yaşama başladı, onun üzerindeki tüm kontrollerini çok kısa bir zaman içinde kaybettiler, ki bu yani çocukları üzerindeki kontrollerini kaybetmek anne ve babaların en büyük kabusudur.
Bu bölümde Emily'nin göstermese de bu süreçten ne kadar etkilendiğini anladık. Zaten sorunu da bu Emily'nin: duygularını göstermiyor. Bu kadarı bir hanımefendiye yakışabilir belki ama bir insana, bir anneye yakışmaz. Lorelai ve Emily, Rory üzerinden kendi ilişkilerini gözden geçiriyor gibi ama Emily'nin biraz daha çabalaması lazım. Kızının kendisi gibi olmadığını, olamayacağını, zaten bunun imkansız ve gereksiz olduğunu iyice anlaması lazım. Onu devamlı yargılamayı bırakması lazım. Lorelai'ın da aşağı yukarı aynı şeyleri anlaması lazım; "annem ve babam benim gibi değil ve onları bu yüzden bu kadar alaya alamam, bu kadar acımasızca yargılayamam" Belki yedi senenin sonunda böyle bir olgunluğa ulaşabilirler, ellerini çabuk tutsalar iyi olur, az kaldı sezonun bitmesine...
nilberfu ne kadar güzel anlatmışsın. ben de daha önce yazdığım gibi bu dizi temelinde anne-kız ilişkisi üzerine ama çok şey anlatıyor.tek bir anne kız yok, türevleri var. lane-bayan kim, emily-lorelai, rory-lorelai, bir zamanlar jess ve annesi, mitchum-logan vs...senin de dediğin gibi yan karakterlerin bu ön planda olduğu ve başarılı olduğu az dizi vardır.
lorelai'ı eleştirdiğim konulardan biridir aslında ailesiyle olan ilişkisi çünkü onlardan değişmelerini isteyerek, oldukları gibi kabul etmeyerek çok şey bekliyor. bu yüzden de dedim ya lane ile daha çok ortak noktaları var, emily ile de bayan kimin...
mesela bu bölümün son sahnesinde emily'nin kapıda duruşu sonra yavaş yavaş içeri girmesi, bunu çok istemesi ama belli edememesi. mia'yı içten içe kıskanması, vs...
bu yüzden dizinin ilk sezonunu tekrar izlemek istiyorum, çünkü hatırlamıyorum pek. dizi rory ve erkek arkadaşlarından ya da lorelai ve luke'den çok öte aslında...
bu yüzden de dedim ya lane ile daha çok ortak noktaları var, emily ile de bayan kimin...
bu yüzden dizinin ilk sezonunu tekrar izlemek istiyorum, çünkü hatırlamıyorum pek. dizi rory ve erkek arkadaşlarından ya da lorelai ve luke'den çok öte aslında...
Lorelai&Emily... Lane&Bayan Kim... Kesinlikle haklısın. Aslında geçen bölümde (Benim Lorelai Gilmore'um Olur musun?) Lorelai'ın, Lane ve annesi arasındaki sorunları çözmeye çalışırken takındığı o tolerans dolu tavırları kendi annesiyle ilişkisine de uygulamaya çalışması lazım. Ne bileyim, belki insan başkalarının hayatını gözlemlerken sahip olabildiği objektif bakış açısını kendi ilişkilerini değerlendirirken kullanamıyor.
Dizinin ilk yılları ne güzeldi. Şimdi her bölüm bana önceki bölümlerin tekrarı gibi geliyor. Ben her zaman Lorelai'ın Luke ile evleneceğini ve çocukları olacağını ve bizim de Lorelai'ı küçük bir bebeğe annelik yaparken izleyeceğimizi kurmuştum. Hep çok merak ederim Lorelai'ı 16 yaşındayken nasıl bir anneymiş. Şimdi çok daha olgun olacaktı. Rory'nin bebeklik zamanlarına geri dönüşlerle bir annelik serüveni daha izleyebilirdik. Tabii 2. torununun bebekliğini kaçırmak istemeyen Emily de olurdu bol bol hikayede. Sonra kendi çocuğu olabilecek bir bebeğin ablası olacak olan Rory de...
7. sezon hiç tatmin etmedi beni. Hiç. Ne oldu diye soruyorum kendime 7. sezonda. Lorelai, Chris ile evlendi, ki zaten bu başlı başına gereksiz bir olaydı.
geçen bölümde lane in çocuklarımızın lorelai gilmore u olur musun sorusu güzeldi de bence rory bir lorelai gilmore olamaz. lorelai ın öyle olması hem karekteri hem annesiyle ilişkileri hem çektiği sıkıntılar hem de çok akıllı bir kadın olmasından kaynaklanıyor. tek ortak noktaları akıllı olmak. ama rory bu aklını gündelik yaşama uyarlayamıyor bir türlü. yani bence onun lorelai gilmore olması için kırk fırın ekmek yemesi lazım. rory hiç bir zaman hayatta tek başına kalmamış ve kalsa da yaşamayı başaramaz bence.
bu bölümde de emily nin annelik tarafını gördük. zaten son zamanlarda emily nin bu tarafı çok ortaya çıkarılıyor. güzel de oluyor bence biraz geç olsa da kendini sorguluyormuş gibi geldi bana.
logan ın kararı iyiydi de bana ayrılığa doğru gidiyorlarmış gibi geldi.
logan ve rory konuşurken birbirlerini gerçek anlamda dinlemiyorlarmış gibi geliyor bana. birbirlerini anlayamıyorlar. son bölümde barışsalar da aralarında bir kopukluk vardı sanki.
fena bir bölüm değildi iyiydi de geçen sezonlar çok daha muhteşemdi.
bu yüzden de dedim ya lane ile daha çok ortak noktaları var, emily ile de bayan kimin.
Bugün aklıma bir şey geldi de Bayan Kim hakkında... Aslında Emily, Bayan Kim'den çok daha hoşgörüsüz bir anne. Bayan Kim, Lane'in grubu için menejerlik yapmıştı hatırlarsan. Onları turneye çıkarmıştı. Kadın yine çabalıyor.
doğruu, mesela benim unutamadığım bölümlerden biridir, lane'in ilk erkek arkadaşı ismini hatırlayamadım adam brody'nin oynadığı karakter, bir gecede incili bitirince nasıl da bayan kim'in takdirini kazanmıştı. sonra zackle beraber hit parça yazmıştı. bayan kim mizahi yönüyle de ağır basan bir karakter. onun yaptıkları biraz daha kabullenilebilir çünkü neticede kültürünün gereğini yapıyor. amerikan kültürüyle kore kültürü arasında kızına doğru olanı inandığını yaptırmaya çalışıyor.bayan kimle bakalım torunları ne yapacak??:)emily daha farklı...ama ikisi de müthiş.onlarsız gg imkansız herhalde...
doğruu, mesela benim unutamadığım bölümlerden biridir, lane'in ilk erkek arkadaşı ismini hatırlayamadım adam brody'nin oynadığı karakter, bir gecede incili bitirince nasıl da bayan kim'in takdirini kazanmıştı. sonra zackle beraber hit parça yazmıştı. bayan kim mizahi yönüyle de ağır basan bir karakter. onun yaptıkları biraz daha kabullenilebilir çünkü neticede kültürünün gereğini yapıyor. amerikan kültürüyle kore kültürü arasında kızına doğru olanı inandığını yaptırmaya çalışıyor.bayan kimle bakalım torunları ne yapacak??:)emily daha farklı...ama ikisi de müthiş.onlarsız gg imkansız herhalde...
Kesinlikle haklısın. Bayan Kim Kore&Hristiyan kültürü gereği daha içine kapalı bir yaşam sürdürebilir. Emily neyin kültürünü savunuyor? Aristokrasi gibi bir şey... Sanki lord, kont falan bunlar. Sırf millet ne der baskısı.
Ben Lane'i çok seviyorum. Rory'e göre çok daha ilgi çekici bir karakter. Ama şu Zack'e bir türlü alışamadım. Bakıyorum, bakıyorum, Lane'in aşık olacağı bir karakter göremiyorum. Senin bahsettiğin o ilk erkek arkadaşı çoook daha iyiydi. Ama onun da OC'ye gitmesi gerekti...
http://img123.imageshack.us/img123/4893/imza01dc3.jpg
http://img230.imageshack.us/img230/8668/imza013tq7.jpg
http://img217.imageshack.us/img217/5581/imza014tq2.jpg
http://img230.imageshack.us/img230/9013/imza012oa4.jpg
http://img522.imageshack.us/img522/819/imza011yw2.jpg
http://img217.imageshack.us/img217/3415/imza015ou1.jpg
http://img514.imageshack.us/img514/5836/imza016dl5.jpg
Taze çıktı.. :img-wink:
Bu bölümde bence Rory'nin Logan'a öyle bi durumda bağırıp çağırması iş halledici bi tavır değildi. Logan'ın yaptığı çocukluk olabilir, yanlış davranıyo olabilir ama zor günler geçiriyo, Rory'nin biraz anlayış göstermesi gerekiyodu. Olayı ilk duyduğunda da hiç tepki göstermedi Rory... Halbuki bu bi yıkım, resmen çocuğun hayatı çöktü bence! Rory kalkıp Lane'in doğum öncesi kutlamasına gitti hiç bişey olmamış gibi.
Günümüz erkekleri böyle bi durumda "haklısın, çocuk gibi davrandım" diyip uçağa atlayıp da sevgilisinin yanına gitmez. "Ben zor durumdaydım, sen anlayış göstermedin" diyip kapris yapar, hatta orda ipler kopar, ayrılık olur. Bence Amy Sherman Palladino ya da David Rosenthal, kimse işte yazan, iyi gözlemleyememiş günümüz erkeklerini:)
Bu bölümde bence Rory'nin Logan'a öyle bi durumda bağırıp çağırması iş halledici bi tavır değildi. Logan'ın yaptığı çocukluk olabilir, yanlış davranıyo olabilir ama zor günler geçiriyo, Rory'nin biraz anlayış göstermesi gerekiyodu. Olayı ilk duyduğunda da hiç tepki göstermedi Rory... Halbuki bu bi yıkım, resmen çocuğun hayatı çöktü bence! Rory kalkıp Lane'in doğum öncesi kutlamasına gitti hiç bişey olmamış gibi.
Kaç milyon dolar kaybetmişti Logan? Sırf kendi parasından 3 milyon dolar gibi bir yatırım yapmıştı o işe yanlış hatırlamıyorsam. Diğer yatırımcıların, özellikle babasının tabii, paralarını da kaybettiğini düşünürsek çok feci şekilde battı çocuk. Ben geçen günlerde 10YTL'mı kaybettiğimde çoook üzüldüm. Logan'ın durumunu düşünemiyorum. Gerçi çok zengin olduğunu düşünürsek... Ama Logan yola girmişti bu iş adamlığıyla. Çevresindeki herkeste onunlan gurur duyuyordu, saygı gösteriyorlardı.
Yine de Logan Rory'den yardım istemedi, zaten kaç hafta sonra söyledi başına gelenleri. Anlattıktan hemen sonra da Rory daha olaya giremeden Colin ve Finn'le planlar yapmıştı (Colin ve Finn'i çok özledim ben bu arada). Ama Rory'de zaten empati yeteneği çok kuvvetli değil. Kendisini bulunmaz hint kumaşı zannediyor herhalde, çünkü ailesi ve çevresi ona öyle davranıyor, ama ben o her ağzını açtığında sıkılıyorum. Logan'ı da kendine benzetti, sıkıcı biri yaptı. Oysa Logan farklıydı çünkü çok umursamaz, eğlence peşinde, ama ilgi çekici bir tipti. Kendi başına bir karakterken, şimdi pek bir fonksiyonu kalmadı dizide, Rory'le ilişkisi dışında. Oysa Logan, kendi ailesiyle ilişkileri üzerinden Lorelai'ın ailesiyle ilişkilerine bir gönderme olabilirdi. Çünkü o da ailesinin onun için çizdiği yolda yürümek istemiyor aynı Lorelai gibi.
Bu arada 5 bölüm kalmış GG'ün bitmesine. 5 bölüm daha ve GG artık yok.
Belki yaz döneminde CNBCe'de veya e2'de 1. sezondan itibaren tekrarlarını verirler.
Gilmore, çalışmaların çok güzel:good::happy0064
Bu bölüm gerçekten güzeldi.
Paris ve Doyle ile başladık (benim için +Logan tabii).
Stars Hallow "sakinleri" ve etkinlikleriyle devam ettik.
Lorelai ve Logan karşılaşması gördük. Logan en sonunda benim dediğime geldi ve kendi hayatıyla Lorelai'ın hayatındaki benzerlikleri gösterdi Lorelai'a.
Ve en sonunda... Lorelai ve Luke bir "labirentte" karşılaştılar ve olaylar saçmasapan yollara sapmadan çok önce yapılması gereken konuşmayı yaptılar. Mantık denilen bir şeyden haberleri varmış demek ki...
Size de oluyor mu? Bu dizileri izledikten sonra ne kadar akıllı olduğunuz konusunda bir güven duyuyor musunuz kendinize?
nilbertu dediklerine katılıyorum evet bende çok akıllı olduğumu düşünüyorum bu dizileri izledikçe lorelai uzun süre sonra logana karşı kurduğu düşüncelerini ona anlatıp yanıtını aldığında kendiyle yüzleşti aslında loganın yaptığı birçok hatayı kendisininde yaptığını ve halen devam ediyor olduğunuanladı çok sevindim bu duruma lukela konuşmasıda çok iyi oldu demek 5 bölüm kaldı bu kadar kaldığını okuyunca üzüldüm valla cnbc e de düzenli olarak takip ettiğim tek dizim bitiyo
adam brody gilmore girls´de oynadi bölümlerden:img-wink:
http://img72.imageshack.us/img72/5889/02aa0.jpg
http://img266.imageshack.us/img266/7959/07nn5.jpg
http://img246.imageshack.us/img246/1060/08uz7.jpg
http://img246.imageshack.us/img246/3403/12wy5.jpg
ya arkadaşlar ben sonuna bakamadım dünkü bölümün.ama çok merak ettim.lorelai ile luke özetle neler konuştular?
En baştan yazmıyorum, en önemli yani ilişkileri hakkında konuştukları kısmı yazıyorum. Kendi çevirimdir, o yüzden kötüyse özür dilerim.
Lorelai: Özür dilerim.
Luke: Ben de özür dilerim.
Lo: Hayır, bırak ilk ben konuşayım.
Lu: Tamam.
Lo: Berbat ettim. O gece Christopher'a giderek... Çok üzgünüm. Yani hiç kabul etmemiştim yaptığımın yanlış olduğunu ve çok yanlıştı, ve gerçekten çok özür dilerim.
Lu: Tamam, teşekkür ederim.
Lo: Bunu niye daha önceden söylemedim bilmiyorum.
Lu: Ben de özür diliyorum... Bilemiyorum... Şimdi April var hayatımda ve... Çok fazla şey öğrendim, ve çok saçmaydı seninle gerçekten birlikte olabilmem için April'la ilişkimde herşeyi düzeltmem gerektiğini düşünmem. Ve işleri böyle düzeltemezsin. Yani hiçbir şey yerinde durmuyor, herşey devamlı değişiyor.
Lo: Evet.
Lu: Sanırım hayatımdaki herşeyi bölümlere ayırıyordum. Eğer böyle adlandırabilirsen. Yani bölümlerimi açmalıydım. Senin yardımını almalıydım.
Lo: Yardım etmeyi istedim.
Lu: Biliyorum. Ve çok üzgünüm. Ve ayrıca üzgünüm çünkü galiba seni uzaklaştırmak için April'ı kullandım.
Lo: Öyle mi yaptın gerçekten?
Lu: Evet, öyle sanıyorum. Korkmuştum... ve üzgünüm.
Lo: Gerçekten önemli değil.
Lu: Mutlu oldum.
Lo: Ben de.
Konu Stars Hallow ve etkinlikler olunca inanılmaz keyifli oluyor.Bu yüzden genel olarak iyi gelişmeler oldu.Logan&Lorelai konuşması da iyi oldu.Evet çok benzer yönleri olan iki insan.Ama bence Logan Lorelai kadar başarılı olamayacak.Çünkü ne istediğini bilmiyor ve milyonlarca dolar kaybettikten sonra bile bu kadar rahat olabiliyor.Çok kayıtsız.Ne derse desin yeterince ciddiye almıyor bişeyi.Sevmiyorum kardeşim napiyim.
Logan&Lorelai konuşması da iyi oldu.Evet çok benzer yönleri olan iki insan.Ama bence Logan Lorelai kadar başarılı olamayacak.
Logan'ın ne kadar başarılı olup olamayacağını bilemeyiz, ama Lorelai çok güçlü bir kadın. Bir istisna... Herkes onun gibi olamaz. 16 yaşında anne ol, evden ayrıl, bir otelde hizmetçi olarak işe başla, otel sahipliğine kadar yüksel, baş belası olmayan bir çocuk yetiştir yalnız başına... Bunları başarabilecek insan sayısı çok azdır. Böyle bir gelişimi mesela Rory'nin veya Emily'nin bile başarabileceğinden şüpheliyim. Rory başarısızlıklar karşısında çok dirençli değil hatırlarsak. Emily ise kalıplarının dışına azıcık çıkmaya bile korkuyor, zaten çıkmasını da bilmiyor.
Bu bölüm gerçekten güzeldi.
Paris ve Doyle ile başladık (benim için +Logan tabii).
Stars Hallow "sakinleri" ve etkinlikleriyle devam ettik.
Lorelai ve Logan karşılaşması gördük. Logan en sonunda benim dediğime geldi ve kendi hayatıyla Lorelai'ın hayatındaki benzerlikleri gösterdi Lorelai'a.
Ve en sonunda... Lorelai ve Luke bir "labirentte" karşılaştılar ve olaylar saçmasapan yollara sapmadan çok önce yapılması gereken konuşmayı yaptılar. Mantık denilen bir şeyden haberleri varmış demek ki...
Size de oluyor mu? Bu dizileri izledikten sonra ne kadar akıllı olduğunuz konusunda bir güven duyuyor musunuz kendinize?
hay Allah iyiliğini versin, çok güldüm:) ama rory nin yanında kendimi nasıl akıllı hissederim. irandan nikaraguaya ordan watergate'e sonra oprah'a herşeyi biliyor. okumadığı kitap yok...aşkolsun...sonra april, küçük dahi:)
bence bu diziye bir tane kitap kurdu, her şeyi bilen, çouk yaşta devasa hayalleri olan, etrafta dahi çocuk diye anılan biri yeter...aprill fazla gibi biraz. daha doğusu aprili daha farklı kurgulayabiilirlermiş....rory zaten var:)
kasaba bölümleri güzel oluyor...ben keyifle izliyorum.
rory iyiki evini parisle paylaşıyor, yoksa çekilmezdi o ev...doyle da öyle...ne kadar güzeldi onların tanıştıkları bölüm...
bu arada lorelai rory nin hiç bir erkek arkadaşını onaylamadı galiba...
bir de artık bu diziyi izlerken canım kahve istemiyor çünkü eskisi gibi kahve muhabbeti olmuyor...özledim...(aslında sevmem kahveyi, ama diziden sonra içerdim hem de içince çok sevmediğimi de anlardım ama)
süperr bi dizii=)
http://img2.timeinc.net/ew/dynamic/imgs/070510/gilmore_l.jpg
http://www.horhaus.com/weblogs/archives/v3/gilmores.jpg
http://www.watchinggilmoregirls.com/wp-content/uploads/2007/08/g-girls.jpg
http://www.givememyremote.com/remote/wp-content/uploads/2007/05/gilmoregirls_fancy.jpg
http://www.givememyremote.com/remote/wp-content/uploads/2006/10/GG_RECAPS.jpg
http://journals.concrete.org.au/hollyhobbie/gilmore-girls.jpg
http://literacy.calumet.purdue.edu/student/haddadm2/Gilmore%20Girls.jpg
http://www.thetvaddict.com/blogpics/gg_grad.jpg
ikiside ççkkk tatlıı
http://www.chicadelatele.com/myfiles/chicadelatele/gilmore-girls-bare-feet.jpg
http://www.magneticmediafed.com/wp-content/uploads/2007/02/gilmore-girls-large.jpg
http://www.thebangles.com/ivergence/Image/gilmorebiopage.jpg
http://www.boomerangshop.com/dvdcover/ImageWeb2/GilmoreGirlsTheCompleteS1603_f.jpg
http://www.tvguide.com/images/pgimg/gilmore-girls56.jpg
http://www.watchinggilmoregirls.com/wp-content/uploads/2007/02/cast_season1ish.jpg
hay Allah iyiliğini versin, çok güldüm:) ama rory nin yanında kendimi nasıl akıllı hissederim. irandan nikaraguaya ordan watergate'e sonra oprah'a herşeyi biliyor. okumadığı kitap yok...aşkolsun...sonra april, küçük dahi:)
bence bu diziye bir tane kitap kurdu, her şeyi bilen, çouk yaşta devasa hayalleri olan, etrafta dahi çocuk diye anılan biri yeter...aprill fazla gibi biraz. daha doğusu aprili daha farklı kurgulayabiilirlermiş....rory zaten var:)
kasaba bölümleri güzel oluyor...ben keyifle izliyorum.
rory iyiki evini parisle paylaşıyor, yoksa çekilmezdi o ev...doyle da öyle...ne kadar güzeldi onların tanıştıkları bölüm...
bu arada lorelai rory nin hiç bir erkek arkadaşını onaylamadı galiba...
bir de artık bu diziyi izlerken canım kahve istemiyor çünkü eskisi gibi kahve muhabbeti olmuyor...özledim...(aslında sevmem kahveyi, ama diziden sonra içerdim hem de içince çok sevmediğimi de anlardım ama)
bence de rory iyike parisle yaşıyor. ben paris'e bayılıyorum ya onun gibi biri olmayı çok isterdim.:img-hyste
paris deyince aklıma hazırladığı cv ler geldi.30'a yakındı.:img-hyste
ay ben bayılıyorum paris'e
lorelai dean'i onaylamıştı canım. gerçi sonra dean karısını rory ile aldatınca dean e sevgisi geçmişti ama. ama o olayda da haklı olarak rory yi suçlamıştı.
eskiden kahve muhabbeti çok geçerdi hakikaten. ama ben eskisi kadar zevk almıyorum diziden. yapımcı değişti çok şey değişti. kahve de arada kaynadı gitti.:icon_sorr
Paris'i her zaman çok sevmişimdir, ama kıskanacağımı hiç düşünmezdim. Kızın kabul edilmediği okul kalmadı, hem de erkek arkadaşı pek düşkün çıktı kızımıza... Gerçi ikincisi için kıskanmaktan çok şaşırdım.
Rory de istediği bursu alamadı. Sevindim galiba... Çünkü mektubu okuyunca oldukça şeytani bir biçimde sırıtırken buldum kendimi. İnsanlığımla gurur duyuyorum :img-yes:
En güzel sahneler tabii ki Lorelai'ın ve Luke'un araba almaya çalışırkenki halleriydi. Bir internet sitesinde yeni okudum: Çiftlerin tartışması yaşamlarını uzatıyormuş galiba... Luke ve Lorelai hepimizi gömecek.
Luke'a acıdım aslında. Birisi bana aynı azabı çektirseydi sırf bir araba almaya çalışırken ben bisikletini de parçalar (veya Jackson'un takıldığı yerlere koyardım, o nasıl olsa hallederdi) onu işine yaya gitmeye mahkum ederdim.
Paris'i her zaman çok sevmişimdir, ama kıskanacağımı hiç düşünmezdim. Kızın kabul edilmediği okul kalmadı, hem de erkek arkadaşı pek düşkün çıktı kızımıza... Gerçi ikincisi için kıskanmaktan çok şaşırdım.
Rory de istediği bursu alamadı. Sevindim galiba... Çünkü mektubu okuyunca oldukça şeytani bir biçimde sırıtırken buldum kendimi. İnsanlığımla gurur duyuyorum :img-yes:
En güzel sahneler tabii ki Lorelai'ın ve Luke'un araba almaya çalışırkenki halleriydi. Bir internet sitesinde yeni okudum: Çiftlerin tartışması yaşamlarını uzatıyormuş galiba... Luke ve Lorelai hepimizi gömecek.
Luke'a acıdım aslında. Birisi bana aynı azabı çektirseydi sırf bir araba almaya çalışırken ben bisikletini de parçalar (veya Jackson'un takıldığı yerlere koyardım, o nasıl olsa hallederdi) onu işine yaya gitmeye mahkum ederdim.
sonuna kadar katılıyorum canım.
her şey not demek değil.rory de eksik bir şeyler var.
luke lorelai ya geldiğinde lorelai fazla arkadaşça gibi geldi.biraz abartıydı yani o hali. bir tuhaf geldi yani...
Nilberfu her söylediğine katılıyorum.Jackson espirine de hala gülüyorum:good:
Ben taa ne zaman Rorynin Harvarda kabul edilip de Parisin girememesine anlam verememiştim.Şimdi roller değişti işte.Rory o bursu almak umutlarıyla önemli bi fırsatı da geçen bölüm reddetti ve sonuç:Elinde patladı.
Bu bölümde Luke ve Lorelai arasındaki atışmalar çok hoştu.Uzun zamandır bu gergin ortamın durulmasını bekliyordum.Yalnız değinmeden geçemeyeceğim Luke Lorelai için gitmiş,aynı arabanın 99 modelini bulmuş,pazarlığa girişip 1500$ indirim yaptırmış,çingeneyle konuşmuş,özetle herşeyi halletmiş.Ben buna bitmeyen bağ demem de ne derim?
Paris'i her zaman çok sevmişimdir, ama kıskanacağımı hiç düşünmezdim. Kızın kabul edilmediği okul kalmadı, hem de erkek arkadaşı pek düşkün çıktı kızımıza... Gerçi ikincisi için kıskanmaktan çok şaşırdım.
Rory de istediği bursu alamadı. Sevindim galiba... Çünkü mektubu okuyunca oldukça şeytani bir biçimde sırıtırken buldum kendimi. İnsanlığımla gurur duyuyorum :img-yes:
En güzel sahneler tabii ki Lorelai'ın ve Luke'un araba almaya çalışırkenki halleriydi. Bir internet sitesinde yeni okudum: Çiftlerin tartışması yaşamlarını uzatıyormuş galiba... Luke ve Lorelai hepimizi gömecek.
Luke'a acıdım aslında. Birisi bana aynı azabı çektirseydi sırf bir araba almaya çalışırken ben bisikletini de parçalar (veya Jackson'un takıldığı yerlere koyardım, o nasıl olsa hallederdi) onu işine yaya gitmeye mahkum ederdim.
şimdi parisi değil ama ben de rory hem yale'e hem harvard'a kabul edildiğinde çok kıskanmıştım...şimdi eski hırsım kalmadı herhalde ondan olsa gerek...
ben şaşırdım açııkçası rory kabul edilmeyince çünkü tüm dizi ekibi ve oyuncular da rory'yi yüceltme tutkusu var ya...
jackson maketi kırdıktan sonraki sahne de güzeldi ama ben lorelai'ı üzgün görmeyi sevmiyorum:)
gilmore girlss harika bi dizi yaa..hayranıym tek kelimeyle.. msn adresimden de anlayabilirsiniz bunu:D insanların lorelai ne yaa demelerine alıştım artık:P luke'la lorelai için izliyorum hiç abartısızz..onların ilk çıktığı günü hatırlıyorum da:D günlüğüme yazmıştım galiba.. bi de rory ile logan için.. o sahneler cok güzel. ve evet neville katılıyorum kasaba bölümleri çok güzel:) hep içimizde öyle bi hayata özlem var şahsen ben bunu hissediyorum belki de o yüzden..
Şafak 3.. Finale sadece iki bölüm kaldı. :sad53:
Bu akşamki bölümü sakın kaçırmayın arkadaşlar güzel bir süpriz bizleri bekliyor aslında beklendik birşey neyse kaçırmayın derim ben. :icon_whis
yagmur_montana 01-02-08, 19:51 büyük finale çok az kaldı ,
bugünkü bölüm güzeldi ,
loralai ın ''karaoke'' si harikaydı ..
logan , rory e evlenme taklif edecek , hem de taa kalifornia ya taşınmayı düşünüyor , lorelai şok oldu ..
Ben süpriz var demiştim di mi?
Aylar önce karaoke sahnesini ilk izlediğimden beri sürekli dinliyorum hiç bıkmadan, usanmadan. O kadar etkileyici söylüyor ki sesi çok güzel olmamasına rağmen hemde. Hatta 7. sezonu sırf bu sahne için izledim bile diyebilirim. Ama üzüldüm Luke o şapkayı kendi şapkasını kaybettiği için mi takmış yoksa şapkasız duramadığı için mi? Yoksa sırf şapkayı takmak için kaybetmiş numarası mı yapmış? Rory'e üzüldüm, Lane'e üzüldüm, Luke'a üzüldüm, haftaya da Logan'a üzülücem belki. Lorelai'a hep üzülüyorum zaten. Kasaba halkına gülüyorum genelde. :img-hyste
çok seviyorum diziyi ve karekterlerini bitiyor olmasından dolayı o kadar üzgünüm ki.hele lorelai bu gun harikaydı şarkı söylerken...luke ne kadar mutlu oldu.ahhhhh keşke bitmese ya ben hiç hazır değilim
Bugün en sonunda çok görmek istediğim "anne" Lane ve bebekleriyle tanışmak çok güzeldi. Lane gözüme çok güzel gözüktü. Şimdi annelik yakışmış diyeceğim saçma olacak tabii.
Luke bence şapkasını gerçekten kaybetti ve Lorelai'ın verdiği şapkayı takmak zorunda kaldı. Öyle oyunlar yapacak bir adam değil Luke. Ama tabii Lorelai'ın serenatından :img-clapp:cheer: sonra (ki L. Graham bir kez daha çok iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlamıştır o sahnede benim için) şapkayı çıkaracağını sanmıyorum. Zack'e "yazın buralarda takılmak da güzel olabilir" deyişi kanıtlıyor zaten hoşnutluğunu :img-wink: Aslında deniz yolculuğuna Lorelai'ı götürebilir. Bana hevesli gibi göründü.
Ve belki Lorelai' bir şapka ve birçok kadeh içki gerekliydi bunu kabul etmesi için; ama Lorelai, biz hep biliyorduk (ilk bölümden beri), evet, sen her zaman seveceksin Luke'u.
Lorelai yeni araba mı almış, yoksa gördüğüm o Crysler marka tankı kiralamış mı acaba? Geçen bölümdeki o kadar araba muhabbetinden sonra bir açıklama beklerdim bu bölümde. Çünkü o dev gibi şey pek Lorelai'a gitmiyor.
Lorelai, Sookie ile Luke'un şapka jestine karşı bir cevap vermesi gerektiği hakkında konuşurken ve bunu nasıl yapması gerektiğini söylerken, Sookie'nin "her zaman flanel bir gömlek giyebilirsin" deyince çok güldüm. Zaten geçen bölümlerde Michel, Luke'a "ailenin flanel gömlek fabrikasın mı var" diye sorması hala aklımda:img-hyste
Rory ortada kaldı (şimdilik). Logan bile bir şirkete ortak olarak giriyor. Lorelai da planları ciddi değil diye Logan'a çemkiriyordu. Demek ki bir insanın hayatı boyunca çok düşünülmüş, istenmiş, hayal edilmiş, uğrunda çalışılmış bir planı olması da bir şey ifade etmiyor.
Ama ben de Rory gibi yapardım. Daha iyi bir yerden gelecek bir teklif için diğer teklifleri geri çevirir ve beklerdim. O bursu alacağını düşünmek kibirlilik değil, ama kendine güvenme. Bunda da zararlı hiçbir şey yok. Zaten güvenmezsen kendine niye baş vurasın böyle zor ve kendine başka güvenenlerle rekabet halinde olacağın bir bursa?
Bu arada Kirk'in ve Miss Patty&Babette duo'sunun Türkiye'de rahatça album yapabileceğini gördük, dinledik, anladık :klme
patty ve babette nin goodbye ına çok güldüm...
rory hiçbir yere kabul edilmiyor neden ki...
güzel bir bölümdü lorelai ın karaokesi çok hoştu ve ardından luke un gelişi...
demek sadece 2 bölüm kaldı.netten sonunu izledim çok hüzünlendim yaa...
şimdi iki bölüm kaldı deyince de gerçekten çok hüzünlendim...
izlediğim çoğu bölümü hatırlıyorum. yani nasıl izlediğimi neler hissettiğimi...
hayalim lorelai gibi bir anne olmak oldu... öyle bir insan değil zaten istesem de olamam ama öyle bir anne...
benim anneme çok benziyor aslında... yani annem genç yaşamıyor ama onun kadar muhteşem...
son iki deyince çok duygulandım ya...
zack e gelen teklife de çok sevindim. sona doğru karakterleri toparlıyorlar herhalde...
Bugün en sonunda çok görmek istediğim "anne" Lane ve bebekleriyle tanışmak çok güzeldi. Lane gözüme çok güzel gözüktü. Şimdi annelik yakışmış diyeceğim saçma olacak tabii.
körler sağırlar birbirini ağırlarmışş gibi olacak ama lane benim de gözüme pek güzel göründü...gerçi süper anneanne bayan kimi de görmek isterdin:)
kirk beni yerlere yatırdı, o nasıl şarkı söylemek öyle...
ıyyy süper zeki aprila katlanamıyorum, zaten rory zamanında komplex yapmıştı, tam sevinirken bir de bilim tutkunu april çıktı...hem de dahi...
nedense hep rorynin lise yıllarını çok sevmiştim, bu vesileyle yıllar sonra müdürü de görmüş olduk...yalnız ayrıntıya dikkat süper, rory nin çantası aynıydı...bir de lise forması çok güzeldi rorynin...
lorelai daha uygun bir parça seçemezdi söylemek için, luke da daha uygun bir vakit...
güzel bölümdü kısacası...kasaba aktivitesi olur da kötü olur mu hiç...
lorelai'ın tankı :) oldum olası hiç sevmediğim araba, hele siyahları...
ıyyy süper zeki aprila katlanamıyorum, zaten rory zamanında komplex yapmıştı, tam sevinirken bir de bilim tutkunu april çıktı...hem de dahi...
Al benden de o kadar. Rory'de akıllı falandı ama bu kadar ilim irfan meraklısı değildi. Kitap okuyordu devamlı, ben de çok okurum o yüzden severdim o zamanların Rory'sini.
Ne o öyle "science camp"? 6 hafta :img-swoon Tatilde hem de, ben olsam okul için kredi sayılsın isterdim.
Bilim tabii önemli ama insan babasıyla bir yat gezisini eker mi bilim kampı için? Ben kesin ekerim, çünkü kendimi denizin ortasında iki kişinin biri olarak düşününce afakanlar basıyor (hem de Luke'la, Lorelai olsa neyse, ama Luke'u ne kadar sevsem de, çok ilginç birisi değil, vakit geçmez onunla). Ama bilim kampı için ekmem. Zack'le tura giderdim:img-yes:
Al benden de o kadar. Rory'de akıllı falandı ama bu kadar ilim irfan meraklısı değildi. Kitap okuyordu devamlı, ben de çok okurum o yüzden severdim o zamanların Rory'sini.
Ne o öyle "science camp"? 6 hafta :img-swoon Tatilde hem de, ben olsam okul için kredi sayılsın isterdim.
Bilim tabii önemli ama insan babasıyla bir yat gezisini eker mi bilim kampı için? Ben kesin ekerim, çünkü kendimi denizin ortasında iki kişinin biri olarak düşününce afakanlar basıyor (hem de Luke'la, Lorelai olsa neyse, ama Luke'u ne kadar sevsem de, çok ilginç birisi değil, vakit geçmez onunla). Ama bilim kampı için ekmem. Zack'le tura giderdim:img-yes:
ben de severim o zamanların rorysini
rory son zamanlarda çok sıkıcı oldu iyice
april iyice sıkıcı valla allah sahibine bağışlasın...
paris, doyle ve çocuklarının buzdolabındaki fotoğrafına bittim.hani şu rüyadaki... süperlerdi
ben de severim o zamanların rorysini
rory son zamanlarda çok sıkıcı oldu iyice
april iyice sıkıcı valla allah sahibine bağışlasın...
paris, doyle ve çocuklarının buzdolabındaki fotoğrafına bittim.hani şu rüyadaki... süperlerdi
Evet, Paris'i çok seviyorum, ve o fotoğraflarda ben de koptum. Gerçi Paris ve Doyle'un böyle başarılı ve zengin olunca o evde o kasaba yaşantısında oturacağı sıfır ihtimal, ama rüya işte.
Evet Rory sıkıcı. Yani sadece Lorelai yanında canlanıyor diyeceğim, ama onun yanındayken daha da çok gözüme batıyor durgunluğu. Hem haraketlerinde hem konuşmasında bir durgunluk var. Logan'ı da benzetti kendisine. Nasıl gazeteci olmayı düşünüyor bilemiyorum. Hiç hırs yok bir kere. Paris'e baksana, rakiplerinin hepsini evinde toplamış, o zehir bile koyabilir pastanın içine. Öyle bir potansiyel görüyorum onda.
Evet, Paris'i çok seviyorum, ve o fotoğraflarda ben de koptum. Gerçi Paris ve Doyle'un böyle başarılı ve zengin olunca o evde o kasaba yaşantısında oturacağı sıfır ihtimal, ama rüya işte.
Evet Rory sıkıcı. Yani sadece Lorelai yanında canlanıyor diyeceğim, ama onun yanındayken daha da çok gözüme batıyor durgunluğu. Hem haraketlerinde hem konuşmasında bir durgunluk var. Logan'ı da benzetti kendisine. Nasıl gazeteci olmayı düşünüyor bilemiyorum. Hiç hırs yok bir kere. Paris'e baksana, rakiplerinin hepsini evinde toplamış, o zehir bile koyabilir pastanın içine. Öyle bir potansiyel görüyorum onda.
demek rory bilinçaltında parisi ne çok kıskanırmış, baksanıza evini bile kaptırmış parise...ama yazık ya ev arkadaşının kabul edilmediği üniversite yok, rory garibim de tık yok...
lorelai'nin tepkisi inanılmaz güzeldi logan roryle evlenmek istediğini söylediğinde...çok başarılıydı...sezon finali ve tabiiki dizi finali için özel irşey düşünmüş olsalar keşke...
lorelai'nin tepkisi inanılmaz güzeldi logan roryle evlenmek istediğini söylediğinde...çok başarılıydı...sezon finali ve tabiiki dizi finali için özel irşey düşünmüş olsalar keşke...
Ne yazık ki final beni hiç memnun etmedi, ama bunları birkaç hafta sonra konuşuruz detaylarıyla.
Evet, Lorelai o son sahnede çok başarılıydı. Serenat sahnesinde de çok iyiydi bence. Özellikle önce dalga geçer gibi başlayıp, sonra Luke'u gördüğünde değişen sesi ve yüz ifadesi beni etkiledi bayağı. Zaten iyi oyuncu bu kadın. Daha iyi filmlerde oynayabilir, ama genelde eften püften filmlerde oynuyor.
Ne yazık ki final beni hiç memnun etmedi, ama bunları birkaç hafta sonra konuşuruz detaylarıyla.
Evet, Lorelai o son sahnede çok başarılıydı. Serenat sahnesinde de çok iyiydi bence. Özellikle önce dalga geçer gibi başlayıp, sonra Luke'u gördüğünde değişen sesi ve yüz ifadesi beni etkiledi bayağı. Zaten iyi oyuncu bu kadın. Daha iyi filmlerde oynayabilir, ama genelde eften püften filmlerde oynuyor.
lauren graham ile ilgili aksanı çok bozuk olduğu söyleniyor, dinlerken ben bile farkediyorum, ama bu diziyle mi alakalı birşey yoksa hakikaten öyle mi bilemedim...geçen sezon bir filmde oynadı ama sadece fragmanlarından gördüm, başrol değildi gerçi ama filmin adını bile unuttum...
zack çok güzel ifade etti o durumu, hatun iyi söylüyor diyerek...o ses değişimini...tam cümleyi hatırlayamıyorum ama...
Lauren Graham oyunculuk kariyerine çok geç başladı o yüzden yavaş yavaş ilerleyecek elbette. En son Ben Sana Söylemiştim ve Aman Tanrım 2'de rol aldı. Asıl bundan sonra başlıyor onun için hayat çünkü NBC ile 7 hanelik bir sözleşmeye imza attı. Çok fazla bir yapımda rol almadı evet ama sizde kabul edersiniz ki Lorelai Gilmore karakterini bu kadar iyi canlandırmak herkesin harcı değildir. Hatta Lorelai Gilmore'u bu kadar seviyor olmamızın nedeni Lauren Graham diye düşünüyorum. Çünkü gerçek hayatta da Lorelai kadar eğlenceli bir kadın gördüğüm kadarıyla.
FİLMLERİ
Flash of Genius (2008)... Phyllis Kearns
Evan Almighty (2007)... Evan's Wife
Because I Said So (2007)... Maggie
Gnome (2005)... Amanda
The Pacifier (2005)... Principal Claire Fletcher
The Moguls (2005) as Peggy
The Life Coach (2005)... Dr. Sue Pegasus
Seeing Other People (2004)... Claire
Bad Santa (2003)... Sue
The Third Wheel (2002)... Woman at party (uncredited)
Chasing Destiny (2001)... Jessy James
Sweet November (2001)... Angelica
Gilmore Girls (2000-???)... Lorelai Victoria Gilmore
Lucky 13 (2000)... Abbey
M.Y.O.P. (2000)... Opal Marie Brown
Dill Scallion (1999)... Kristie Sue
Conrad Bloom (1998)... Molly Davenport
One True Thing (1998)... Jules
Confessions of a Pig (1998)... Tracy (aka Taste of Love)
Nightwatch (1997)... Marie
Townies (1996)... Denise Garibaldi Callahan
Good Company (1996)... Liz Gibson
zack çok güzel ifade etti o durumu, hatun iyi söylüyor diyerek...o ses değişimini...tam cümleyi hatırlayamıyorum ama...
"ZACH: How about Lorelai?
LUKE: Huh?
ZACH: What did you think?
LUKE: Oh, uh...
ZACH: I mean the gal can sing, right? Bizarro choice of tune, but she's got some pipes. Nice quality, you know?
LUKE: Yeah, yeah, yeah. Definitely.
ZACH: So you feeling better? Nah you still bumming about your boat trip, aren't you? Of course you are. Why ** I asking?
LUKE: No, no, no, it's okay. I'm actually feeling a little better. And you know hanging around here this summer might not be so bad."
"ZACH: How about Lorelai?
LUKE: Huh?
ZACH: What did you think?
LUKE: Oh, uh...
ZACH: I mean the gal can sing, right? Bizarro choice of tune, but she's got some pipes. Nice quality, you know?
LUKE: Yeah, yeah, yeah. Definitely.
ZACH: So you feeling better? Nah you still bumming about your boat trip, aren't you? Of course you are. Why ** I asking?
LUKE: No, no, no, it's okay. I'm actually feeling a little better. And you know hanging around here this summer might not be so bad."
teşekkür ederim:) zack arada luke ile muhabbet etmeye kalkıyor da luke yine o sert amca tavrında oluyor ya böyle zorlama cevaplar veriyor ya çok gülüyorum o sahnelere...
tekrarını izledim de çok güzel bir bölümdü gerçekten.lorelaiın şarkısını söyleyiş şekli,direkt lukea bakması çok duygusaldı gerçekten.sonu ise lorelai için şaşırtıcıydı.son zamanların dizinin en güzel bölümlerinden biriydi bence...
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/1-5.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/2-5.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/3-3.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/4-3.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/5-3.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/6-3.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/7-3.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/8-2.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/9-1.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/10-2.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/11-1.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/12-1.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/13-1.jpg
http://i236.photobucket.com/albums/ff246/s_e_n_o/14-1.jpg
Favori karakterim Zach;)
Cok komık Bİrr cocukk..
Ayrıcaa Logan'ıda Cokk Seviyorum Bİrasz dengesiz olsadaa
Rory ve Loganı Hiç yakıştırmıyorum sanki Rory ona Biraz küçükk geliyo gibi...:s
yagmur_montana 08-02-08, 19:44 güzel bir bölümdü :;
emile ve richard çok komikti şarkıyla kutlamaları harika oldu ..
bütün stars hollow un , rory nin mezuniyetini tekrar yapmak istemesi çok tatlıydı
tabii bölümün en şok edici kısmı , logan ın , herkesin önünde rory e evlenme teklif etmesi ..
logan ve rory nin , rory 'evet' dedikten sonra binmeleri planlanan atlı arabaya , rory ve lorelai ın binmesi garipti : P
luke neden kolyeyi vermedi
rory nin leigh göbek adı olduğunu bilmiyordum ..
lorelai diploma töreninde çok duygulandı , gözleri yaşardı
rory evlenme teklifini kabul etmedi , hem de mezuniyet gününde olması kötü oldu ..
logan ve rory nin öyle bitmesine çok üzüldüm
boş daire sahnelerinden nefret ediyorum
bu arada resimler harika : D
Bu bölüm pek çok açıdan beklentilerimi karşıladı.Rory Logandan ayrıldı.Bence en doğrusunu yaptı.22 yaşında Yale gibi bi üniversiteden mezun olup da dank diye evlenmek delilik olur yani.
Açıkçası o seranattan sonra Luke bi karşılık vermeliydi.O konuda Lize katılıyorum.En azından kolyeyi verseydi.Ama yanlış zamanda yanlış şeyi duyup da vazgeçti.Yoksa onun da öyle bi niyeti vardı.Artık finale çok yaklaşıldı.Bide bilen varsa şu soruma yanıt verebilir mi acaba?
GGün filminin yapılması bi kesinlik kazandı mı?
Veee geriye bir bölüm kaldı.
Bu bölüm Paris'in, Doyle'un ve Logan'ın son bölümüydü:icon_sorr
Rory'nin mezuniyet gününde gerçekten duygulandım. "Kızı büyüttük, mezun ettik" diye kendimle pek gurur duydum. Lorelai'ın yüz ifadesi, gözleri etkileyiciydi gerçekten. Richard'ın Emily'i susturup, Lorelai'a "bu senin de günün, keyfini çıkar" demesi üzerine Richard'ı çok takdir ettim:cheer::cheer::cheer:
Anlamadığım bir şey var: Paris ve Rory nasıl aynı zamanda mezun oluyor? Rory, Emily ve Richard'la yaşadığı o dönemde okulu bırakmamış mıydı? Ve Paris hala devam ediyordu okula. O zaman ders eksiği olan Rory'nin daha sonra veya Paris'in daha önce mezun olması gerekmez miydi?
Lorelai'ın kızına veya herhangi birine evlilik hakkında tavsiye verecek biri olduğunu düşünmüyorum. Verse bile, dinlemesinler.
Luke'a illa evleneceğim diye tutturan, Luke onunla hemen evlenmeyince de Chris'in kollarına uçan, daha Luke'la ilişkisinin olumlu&olumsuz etkilerinden kurtulmadan, Chris'le çıkmaya başlayan, Paris'te aniden evlenen, sonra da aynı hızla boşanan ben değildim herhalde.
Logan çok yanlış yaptı. Annesinden izin almış, o zaman niye herkesin ortasında yapar teklifi? Kendine çok güveniyor anlaşılan, Rory kesin kabul eder diye düşündü. O rezil oldu, Emily kahroldu.
Sonra Rory teklifini kabul etmeyince, "ya evlilik ya ayrılık" demesi (ex-kaynanası kılıklı) anlamsızdı. Bir insanı onunla evlenecek kadar seviyorsun, ama evlenemeyince, o kadar sevdiğin insanı şipşak terk ediyorsun, ki Rory "hiçbir zaman" demedi, şimdilik hazır olmadığını söyledi. Logan'ın biyolojik saati alarm veriyor galiba, bu ne acele?
Belirsizliği sevdiğini de söyledi Rory, ben bunu da anlayamıyorum, daha geçen bölüm aynı şeyden şikayetçi değil miydi? Bak Logan, az sabır gösterseydin, belki gelecek bölüm, Rory evlenmeyi kabul edebilirdi.
Bu arada hatırlarsanız, Rory Chilton'dan mezun olduğu günde Jess'ten ayrılmştı telefonda. Kızın mezuniyet günlerinde gelenek oldu bu...
Açıkçası o seranattan sonra Luke bi karşılık vermeliydi.O konuda Lize katılıyorum.En azından kolyeyi verseydi.Ama yanlış zamanda yanlış şeyi duyup da vazgeçti.Yoksa onun da öyle bi niyeti vardı.Artık finale çok yaklaşıldı.Bide bilen varsa şu soruma yanıt verebilir mi acaba?
GGün filminin yapılması bi kesinlik kazandı mı?
GG film yapılmayacak galiba. En azından şimdilik öyle bir plan yok. Lauren Graham başka bir tv dizisi için imza atmış.
Aslında Luke, Lorelai'a o kolyeyi verecekti. Ama Lorelai, Luke'un restoranında Miss Patty ve Babette'le konuşurken, Luke, Lorelai'ın serenatın "hiçbir anlam taşımadığını" söylediğini duydu, o yüzden tavır yaptı Lorelai'a.
ben bu bölüm çok hüzünlendim ya...
demek paris'e cveda ettik.
paris'in sözleri ve ardından sarılışı çok hüzünlendirdi beni. canım ya ben çok severim paris'i...
richard gözlerimi yaşarttı. sandalye yer söylenmesinde...
ben rory son bölümde evlilik teklifini reddecek sanıyordum çom şaşırdım birden. logan neden ya hep ya hiç dedi anlamadım ama lorelai doğru kişi geldiğinde asla tereddüt etmeyeceksin dediğinde garip duygulura girdim. doğru söylüyordu yani.
yani kafam karmakarışık oldu.:icon_sorrçok üzülüyorum bitiyor diye ya...
nilberfu rory okula geri döndükten sonra arayı kapatmıştır canım. onda sene kaybedecek göz var mı?
rory'yi de büyüttük hakikaten.
kendimi şu anda lorelai kadar yalnız hissediyorum.
ne bileyim evin içinde gibilerdi.
çok gerçek, çok samimi, çok doğal...
uzun bir süre kendime gelemeyecek gibiyim..:icon_sorr
nilberfu rory okula geri döndükten sonra arayı kapatmıştır canım. onda sene kaybedecek göz var mı?
Ya da Paris, derslerini verememiştir diyeceğim, ama onda o göz hiç yok.
Doğru, Rory kendini zorlayıp, fazla ders almış olabilir.
Kaç senedir izlediğimiz bir dizinin bitiyor olması etkiliyor tabii insanı, yine de daha çok etkileyebilirdi bu son bölümlerde. Hiç temelli bitmesine bir bölüm kalmış bir dizi gibi değil GG. Çok iddiasız, sade...
Ben cok müptelası olmamam rağmen mezuniyette duygulandımmm..
Ay Bu mezuniyetlerr Niye böyle oluyorumm anlayamadımm:(
Neyse Bölmm Güzeldii
ayrılma biraz anii olduu amaa..
Logandada iyi cesaret yanii ne güzel şeylerr ayarlamışş kabull etsene kızımm Roryy ondan iyisinimii bulacaksınn:)))))
Çok eğlenceli bir o kadar da hüzünlü bir bölümdü. En baştaki Lorelai Sookie konuşmasından Lorelai ve Rory'nin "ne demek fıstık ağaçta yetişmez?" lafına kadar.. Emily ve Richard'ın söylediği şarkıda çok güzeldi, Rory'e bak neler yaptırdı koskoca adamlara..
Stars Hollow halkı özellikle çok tatlıydı ben Taylor yine itiraz eder filan diye düşünmüştüm ama olmadı. Luke'un kolyeyi vermesi için ne kadar dua ettim bilemezsiniz ama adam haklı Lorelai'ın "bir anlamı yoktu" dediğini duyunca ona değilde kendisine kızdı sanki ihtimalde olsa inandığı için. Rory iyi ki kabul etmedi evlenmeyi. Onun hayalleri arasında evlilik yok, olmamalı da.. En sevdiğim sahne Lorelai'ın mezuniyette Hey Gilmore! diye bağırdığı sahneydi. Önceki sezonlarda da tekrarlanmıştı bu sahne hatırlar mısınız bilmem ama.. Haftaya final var bakalım neler olacak?
http://img215.imageshack.us/img215/4070/01nz5.jpg
http://img215.imageshack.us/img215/8832/02pp3.jpg
http://img215.imageshack.us/img215/2425/03sf9.jpg
http://img206.imageshack.us/img206/1571/04bj7.jpg
http://img444.imageshack.us/img444/5305/05lt1.jpg
http://img215.imageshack.us/img215/7663/06bl2.jpg
Veda vakti geldi. Hadi onları hakettikleri şekilde uğurlayalım :)
gilmore girls ün 7. sezonunu geçen sene izlediğim için bu sene cnbce de pek izleyemedim.Ama ondan önceki sezonları ilk bölümünden beri izledim.Rory yi liseye gönderdik, üniversiteye gönderdik ve şimdi de veda vakti.Son sezonlarını pek ilk sezonları kadar sevmesemde bir bütün olarak baktığımda gilmore girls en beğendiğim diziler arasında yerini aldı.Güle güle gilmore girls!!
O kadar sarsıldım ki yorum yapamıyorum. Gerçekten çok etkileyici bir bölümdü. Luke'a inanamıyorum kaç kişi gecenin bir yarısı kalkıp çadır diker ki? Sonunda kavuştular ama çok mutluyum belli ki o seyahata da birlikte gidecekler. :icon_whis
Bekledim ki Lorelai ile Emily de bi kucaklaşsınlar biz de doya doya bakalım öyle ama olmadı. Cuma yemeklerine devam fikri de süper. Lane'e uzun saç yakışmamış. Onun dışında çok güzeldi sanki aslında veda etmiyorlarmış gibi bitirmeleri çok hoştu. Bütün kasaba halkını bir arada gördüğümüz ve onlarla vedalaşma fırsatını verdikleri için teşekkür etmekten başka bir şey gelmiyor aklıma. Sizi çok özleyeceğiz kızlar ve diğer herkes.. :sad53:
yagmur_montana 15-02-08, 20:37 bon voyage :;
7 yıllık dizimizin büyük finali , kızlarımızı son kez görmüş olmak gerçekten üzücü ..
gilmore girls ün bitmesine ne kadar üzülsem de , ben de bu sezon hakkında sizinle aynı fikirdeyim , çok uzatmadan tadında bırakmaları iyi oldu
belki de daha çok şey beklediğimden bölüm biraz kısa geldi
rory nin böyle bir işe katılmasına sevinsem de , mezuniyetinden sonra klasik lorelai - rory zamanı geçirememeleri kötü oldu ..
logan ve paris gibi karakterleri en son geçen haftaki bölümde görebildik ..
luke ile lorelai çok tatlıydı , finalde ayrı kalmaları iyi olmazdı
sadece seni mutlu görmek istiyorum
tabii partinin iptal olması stars hollow u üzdü , ama luke un büyük yardımlarıyla , yağmura rağmen iyi bir parti oldu
lorelai ile rory konuşurken , herkesin eşyaları oradan oraya taşımaları çok güzeldi
lorelai ın , gece rory nin yanına gitmesi , bakışları çok fenaydı ..
hele bütün bölüm boyunca herkesin veda etmekten bahsetmesi çok duygulandırdı ..
güzel bir finaldi , son sahne çok iyiydi , neyse özleyeceğiz
gilmore girls'e yakışan bir finaldi...
bu kızları ve kasabayı hiç unutmayacağım...
ağladım zaten...
luke Lorelai gerçekten çok seviomuş.neler yaptı yaaaa.süper biri.
yakın arkadaşların vedalaşması süperdi.en yakın arkadaşından ayrılmak zordur.
parti süperdi.rory çok sanşlı gerçekten...
sonu süperdi yaa gilmore kızları kahve içiyor hep yaptıkları gibi...
UNUTMAYACAĞIM ONLARI.........
Bittiğine inanmak gerçekten çok güç geliyor.Ben de Rory ile birlikte adım adım büyüdüm.Lorelai sayesinde kimi zaman güldüm kimi zaman hüzünlendim(ama daha çok güldüm).Sanki hayatımın bir parçası olmuştu bu ikili.Hatta sadece ikili diil tüm bir kasaba.Bir parçama veda etmiş gibi hissediyorum.
Bu bölüm söylenen tek bir söz hatta söz bile değil sadece bir mimik bile ağlamamı sağladı.Herşey o kadar hüzünlüydü ki...Ama bi bölüm vardı ki yüzüm gözyaşlarıyla dolu halde kahkaha atıyordum.Biraz histerik durumlardaydım yani.Lorelai ve Rorye görünmemek için kaçışları çok komikti.
Luke ne kadar da seviyor Lorelaiı bi daha gördük.Hatta Roryyi kendi kızı yerine koyduğunu da.Hiç kimse o kadar büyük i organizasyonu 1 günde halledemezdi yoksa.Ya da kimse yağmur planı bozmasın diye tüm bi gece uğraşmazdı.Lorelai Lukea gidip teşekkür edince ve ardından öpüşmeye başladıklarında inanılmaz mutlu oldum.Ve son gün Rory ve Lorun Luke'sa gitmesi ve o klasik tabloyu çizmeleri harikaydı.Kim derdi ki GG bitecek.Elveda kızlar:sad53:
Bilgisayarın karşısında oturmuş ne yazmam gerektiğini düşünüyorum. Son bölümün yorumunu yapmak istiyorum, ama aklımda ve kalbimde GG'ün 7 sezonluk olayları ve bana hissettirdikleri var. Onları Gilmore'un dediği gibi hak ettikleri şekilde uğurlamak istiyorum; bu kesin.
7 yıl... Az değil. Biz her ne kadar ilk sezonları hızlandırılmış şekilde izlemiş olsak da yine de uzun zaman. Rory karşımıza tvde büyüdü, biz de büyüdük... Ben zaten son birkaç bölümdür Rory'nin başına gelen herşeyden kendime pay çıkarıyorum. Mezun olurken, iş ararken, iş bulunca, veda ederken, Lorelai gibi, Rory gibi hissediyorum.
Nasıl başladıysa öyle bitti. İlk bölümden Gilmore kızlarının yaşamına sessizce girmiştik, şimdi de sessizce çıktık. Sanki onların yaşamı devam ediyor, sadece biz izleyemeyeceğiz.
GG fanlarının bazıları bu finalden nefret etti, bazıları çok sevdi. Ben şahsen kendi karakterimden ötürü, yaşamımda belirsizlikleri sevmediğimden ötürü, daha kesin olaylarla biten bir finali tercih ederdim. Her ne kadar Lorelai ve Luke'un öpüşmesi, Rory'nin hep istediği gazetecilik mesleğine adım atması, ve Luke'ta içilen kahve güzel bir son olup belki bize bilmemiz gereken her şeyi anlatmış olsa da, yine de ilk bölümünden beri GG izleyen biri olarak, Rory'nin gazetecilik hayatı, Lorelai&Luke evliliği, Lorelai'ı küçük bir bebeğe annelik, Rory'i de ablalık yaparken görmek de hoş olabilirdi. Ve tabii ki Paris'i, Emily ve Richard'ı, Kirk'i bırakmak zor olacak... Ama bunların hepsi hayal etmemiz için bize bırakılmış. Sanki bize diyorlar ki, iyi tanıyorsanız bu karakterleri zaten hayal edebilirsiniz ilerisini...
Richard'ın Lorelai'a söylediği, tüm bunların yapılması senin özel bir insan olduğunu gösteriyor gibisinden sözü (It takes a remarkable person to inspire all this) beni oldukça etkiledi. Bu son bölüm Lorelai ve Rory'nin çevresindeki insanların yaşamına nasıl etki yaptığını gösterdi. Evet, bence de gerçekten özel bir insan olmanız lazım bu kadar farklı insanın sizin başınıza gelenlere böyle çoşkulu tepki vermesi için... Darısı başımıza...
Çok daha iyi diziler izledim, izliyorum ve izleyeceğim. Ama GG'ü özel kılan bazı anları, olayları, karakterleri her zaman hatırlayacağım: annemin kızı, ve ileride umarım kız çocuk annesi olarak...
Richard: (Lorelai için) It takes a remarkable person to inspire all this.
Rory: I don't know. I just don't know about picking up and leaving until who knows when, and leaving my mom...see? I'm not ready. What reporter freaks out about leaving her mom?
Lane: The lucky kind.
Rory: Mom?
Lorelai: Yeah?
Rory: I don't get it.
Lorelai: What?
Rory: How can you be so okay with everything? Ever since I told you that I'm leaving, you're just all busy with shopping and packing, and you seem so fine with it.
Lorelai: It's too soon.
Rory: What?
Lorelai: If I stop to think about you leaving now, I'm gonna fall apart. We still have time. It's too soon.
Lorelai: (parti için) Thank you.
Luke: Oh, it's no big deal.
Lorelai: Luke...
Luke: I just like to see you happy. (öpüşürler)
SON SÖZLER:
Lorelai: Hey you got to be careful when you drink coffee on the bus. It's bumpy.
Rory: I can handle it.
Lorelai: I should have gotten you a sippy cup.
Rory: Maybe I should get a flask.
Lorelai: Do they make flasks for hot beverages?
Rory: Yeah, they're called thermoses.
Lorelai: Right. I'll get you a thermos that says "World's Greatest Reporter," to match your cap.
Rory: Oh yeah, about that. I meant to tell you that I left that cap at home.
Lorelai: What?
Rory: Well it wasn't very flattering.
Lorelai: Well how will people know you're the world's greatest reporter?
Rory: That I don't know.
Lorelai: I guess they'll just have to read your stuff.
Rory: I guess so.
dünkü bölümü baştan sona ağlayarak salya sümük izledim.
gözlerim davula döndü...
beklediğimden çok daha güzel bir bölümdü.çok iyi toparladılar.
anne sen bana ihtiyacım olan her şeyi verdin şimdi yazarken bile gözlerim doldu.hatta şu anda gene ağlamaya başladım.
cuma yemeklerine devam süper oldu. ben de niye emily otele taktı diyordum.
richard ın böyle bir yuva yaratmak için olağanüstü olmak lazım sözleri...
emily'nin richard'ı susturmaya çalışması emily'nin bile ne kadar çok sarsıldığını gösteriyordu.
luke'un o çadırları tek tek dikmesi... çok çok güzeldi.
meydanda lorelai ve rory konuşurken hazırlıklar için masaları getirip onları görünce geri kaçmalarına koptum
ve son sahne jeneriğin de sonu olan sahne.çok iyi bir bitişti.bir son gibi olmadı sanki.şimdi hale yaşıyorlar gibi,hala varlar gibi...rory arayıp annesine vardığını bildirmiştir.lorelai da luke'dan kahvesini alıp otele gitmiştir...
Sanırım hepimizde aynı duyguyu yarattı bu bitiş. Sanki bir şeyler yarım kalmış gibi. Ama eminim ki hayatımızın her anında mutlaka yer edinecektir Gilmore Girls. Çünkü sadece Rory değil biz de beraber büyüdük onlarla. Reklamlarında da diyorlar ya "3 kuşak bir arada" diye. Hayatın her adımı aynı noktadan tüyolar verdi bizlere. Unutulur mu yaa yeri doldurulamıycak bir boşluk bu.
Onlar cuma yemeklerine devam etmeye karar verdi ama bizim cuma günlerimiz boş geçecek bundan sonra. Sanki sezon arasına girmişte tekrar kavuşacakmışım gibi davranacağım. Sonra bakarsınız film gelir dvd bayilerine koşarım. Hatta belki hep beraber izleriz olmaz mı? (:
Pazar akşamı 21.45'te Kanal D'de Lauren Graham'ın oynadığı Ben Sana Söylemiştim orjinal adıyla "Because I Said So " yayınlanıcak.
Eğlenceli bir film tavsiye ederim. En azından ona veda etmeye niyetim yok :good:
7 yıl olmuş haa,o kadar olduğunuu tahmin emiyordum, süper bir finaldi. Luka ile Loralie çok güzel bir çift, en sonunun Luke's yerinde bitmesi çok güzeldi, sanki devam edecekmiş gibi geldi bana,
ayrıca Luke'un o çadırları toplaması, gizli toplantılar, sabahın 5'inde onlara yemek hazırlaması... güzel bir finaldi:img-yes:
tuhaf geldi, ilk defa bu bölüm lorelai'ı bu kadar "anne" gördüm. eskiden sanki ahbaplarmış gibi gelirdi ama bu bölüm rorynin yaledeki ilk gecesi dışında ilk defa bu kadar "anne" hissettim ve hayran kaldım.lorelai'nin bakışlarıi, rorynin gözlerindeki gitmeme isteği. daha doğrusu ayrılma psikolojisi. ikisi de çok başarılıydı, tıpkı rorynin lise yılları gibiydi.
lane bir yerde "senin annen mi" dedi ya rory'e. hakikaten, lorelai özel bir anneydi.
bir diğer ayrılık psikolojisi emiliydeydi. cuma yemeklerinin sonu gibiydi ve lorelai'i kendisine bağlamak için alternatif çözümler arama peşindeydi. emily'i seviyorum, hislerini belli edemiyor ama kızını sevdiği çok belli. lorelai da ilk defa anlamış gibiydi bu bölüm.
nilberfunun da dediği gibi rory'nin büyümesini gördük. mezuniyetini, iş aramasını hep kendimle kıyasladım. daha doğrusu bağdaştırdım.
kirk, taylori bayan kim (göremesek de bu bölüm), emily, richard,michel, tüm kasaba...birbirleriyle olan ilişkileri. sookie-lorelai, lane-rory, lane-lorelai, emily-richard...onlarca ilişki, hepsi özenli, hepsi güzel..
hep derim bu kadar sıradan bir konu, aslında konu da değil, yaşamdan bir kesit, bir anne kızın olası beş yılı ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. öyle de oldu.
ben de özleyeceğim gg'yi. hem de çok...
rhetbutler 18-02-08, 09:38 Nilberfu:
Nasıl başladıysa öyle bitti. İlk bölümden Gilmore kızlarının yaşamına sessizce girmiştik, şimdi de sessizce çıktık. Sanki onların yaşamı devam ediyor, sadece biz izleyemeyeceğiz.
Çok güzel ifade etmişsin Nilberfu.
Onların 7 yılını bizler yaklaşık 4 yıl içinde izledik.Onların hayatını izlemek çok keyifliydi.Başta Lorelai olmak üzere herkesi çok özleyeceğim.
Son sezonda bizlere Chris-Lorelai evliliği izlettikleri, Luke'un sonradan ortaya çıkan bir çocuğu olduğu için senaristlere kızsamda teşekkürü borç biliyorum.
Kasaba halkının Lorelai ve Rory için yaptığı sürpriz partide çok duygulandım.Hatta ağladım.:icon_sorrOnlara veda ediyor olmak çok üzücüydü.
Luke, herzamanki gibi düşünceliydi.Finalde yeniden barışmaları çok güzeldi.Keşke hiç ayrılmasalardı.Son sezonu ayrı geçirmeseydi aşıklar.
Lane, Emily ve Sookie onları da çok özleyeceğim.Emily'nin Lorelai ile vakit geçirme çabalarını da sulu gözlerle izledim.
Cnbc-e, hafta içi hergün makul bir saatte diziyi tekrar verirse çok iyi eder.
dizi_maniac 18-02-08, 12:02 Dünya da bugüne kadar replikleri en hızlı konuşulan dizi GİLMORE GİRLS olsa gerek : )
Gilmore Girls'ü "sürekli" izlediğim dizilerden saymıyordum bile... onlar TVden takip ettiğim diğer ailem gibiydiler.
Lorelai, hepimizin hayalinde ki anne figürü değilmiydi?
Kızı ile bu kadar içten, dost ve sevgi dolu bir anneyi kim hayal etmemiştir ki?
Kendi annemi çok seviyorum, babacığımı da çok seviyorum ama herkesin hayalinde kiler daima DAHA güzel, DAHA imrenilesi olurya hani?
Lorelai gibi bir anneye, Luke gibi bir babaya, Rory gibi zeki, dürüst ve şirin bir evlada, Stars Hollow gibi bir kasabaya, Emily ve Richard gibi zengin, kültürlü ve tüm o mesafeli davranışlarının ardında sevgi dolu yürekleri olan büyükbaba ve büyükanneye kim sahip olmak istemezdi ki?
Ya o kasaba?
Sizleri bilemem arkadaşlar ama, şahsen ben Nip/Tuck'ın Miami'sinde , Dawson's Creek veya O.C , veya Smallville gibi bir yerde yaşamaktansa Stars Hollow gibi bir yerde yaşamayı tercih ederdim :)
TVden ödünç aldığımız ikinci bir ailemiz gibiydiler.... ve bitti.:icon_sorr
Bu dizinin özellikle en çok sevdiğim tarafı : Hiç birinin en başından , sonuna kadar kendi kişiliklerinden ödün vermeyişi !
Ne Lorelai ; Emily'nin baskılarına veya erkek arkadaşlarının taleplerine boyun eğerek değişti...
Ne Rory; karşına çıkan engeller önünde pes etti. Lane ile olan dostluğuna, Mrs. Kim'in başlarda karşı çıkmasına aldırış etmediği gibi, Annesinin "Harvard" Üniversitesine gitmesini beklerken kendi-kararlarımı-kendim-veririm-ve-dedemin-gittiği-ünivesiteye-Yale'e-gidecem-diyerek kafa tuttu ve dediğini yaptı.
Nede "tatlı" Dean'le olan birlikteliğine "huysuz" Jess uğruna son verdiğinde çıkan tepkilere aldırış etti, nede daha sonra ilk-gecesini evli Dean ile yaşarken herkesin ayıplaması üzerine pişman oldu... hatta Lorelai'ın tepkilerine bile boyun eğmeyip, büyükannesi Emily ile tatile çıktı ve günlerce annesine küs bile kalabildi.
Ne Luke ; kılık kıyafetini ve lokanta prensiplerini gelen taleplere rağmen değiştirdi, nede tüm kasaba Lorelai ile olan evililik hazırlıklarına başlamışken, ilişkisini sorgulamaktan ve gerektiğinde geri adım atmaktan vaz geçti ve karşına çıkan diğer tüm hadiselere (Jess faktörü, Kız kardeşi+kocası, baba olduğunu öğrendiği olay v.s) hep o Luke-inadı ve Luke-tarzı ile dimdik göğüsledi.
Ne Emily : Kocasını, kızını ve torununu aslında derin bir sevgi ile sevmesine rağmen onlara karşı otoriter, dediğim-dedik duygusallıktan uzak aristokratik duruşundan ödün verdi.
Ne Kirk : Herkesi dumura uğrattığı acayipliklerini sürdürmekten vaz geçti
Ne kasaba halkı : Taylor'un zaman zaman emrivaki taleplerine boyun eğdi
kısacası... herkes "kişiliğini" , herşeye rağmen sonuna kadar korudu ve asla taviz vermedi.
Ama hep uzlaşmanın yollarını aradılar ve buldular.
Şahsen ben en çok BUNU sevdimdi.
Gilmore Girls'ün son sahnesi, başladığı ilk bölüm gibi bitti.
Anne-Kız o çok sevdikleri kahvelerini yudumlarken, arkada tezgahın ardında Luke hazırlık yapmakta...
Kamera, Luke'un lokantasından dışarı doğru uzaklaşırken: Anne-Kızın birbirlerine destek olabilme amaçlı sevgi dolu konuşmalarını duymuştuk...
Böyle başlamıştı, aynen böyle de bitti.
---
Sizlere bir hayalimden bahsetmek istiyorum arkadaşlar.
Keşke diyorum... keşke, ah keşke...
bir zamanlar Abdullah Oğuz'un Asmalı Konak'da yaptığı gibi son bölümü sinema filmi olarak çekmişti ya hani?
Keşke Gilmore Girls'de de aynısı yapılsa?
Lorelai ile Luke'un devamını görebilsek. Bundan böyle cuma yemeklerini Lorelai ve "yeni damatları" Luke ile yemek zorunda kalan Emily'i görebilsek.:)
Rory muhabirlik yaparken ve seçim otobüsü ile amerikanın diyarlarını gezerken, mesela Jess ile rastlaşsalar?
Milo Ventimiglia, HEROES da devam etmesin demiyorum, yanlış anlaşılmasın!
Ama keşke böyle bir sinema filminde de oynasa....
çünkü bana göre Rory, hiç bir erkeği Jess'i sevdiği gibi sevmedi, sevemedi.
Rory'nin zekasına ve iç dünyasının derinliğine meydan okuyabilen ve kızı alt üst edebilen TEK erkek bu ele avuca sığmayan Jess olmuştu.
Rory ne Dean nede Logan dan ayrıldığında, Jess'in çekip gitmesinde ki kadar sarsılmıştı.
Rory ve Jess'i beyazperdenin dev ekranında tekrar birlikte görmek, onların yine didişerek, kafa tutarak hırçın, ateşli ama kaçınılmaz aşklarının yeniden canlandığını görmek... çok güzel olurdu!:happy0064
Zach'in konser turnesinde başarılı olup olamadığını görmek.... Belki de büyük ve meşhur bir Rockstar'ı olurdu ve Stars Hollow'un meydanında konser vermeye geldiğinde, ve izlemek için dünyanın dört bir yanından gelen rockçılar ile tüm Stars Hollow'luların (özellikle Mrs.Kim'in şaşkın) halini görmek çok eğlenceli olurdu? Lane de acaba o konserde kocasının arkasında bateri çalarmıydı?
Ve belki de Rory bu konserin haberini yapmak üzere kasabaya uğrardı... Jess'le birlikte?
Belki de Taylor emekliye ayrılırdı ve Kirk onun yerine belediye başkanı olurdu?:img-hyste
Tanrım o kadar çok ayrıntı var ki...
Hepsi aklıma gelmiyor şimdi... tek bildiğim böyle bir sinema filminin iyi gişe yapacağıdır.
Ayy ben çok mu uçtum , ne? pardon...:img-blush
Dizinin son bölümü eksik veya kötüydü demiyorum.
Gayet güzel bağlamışlar. Her karesinden duygulandım, keyif aldım.... ama ahh keşke bunu bir sinema filmi ile noktalasalar diye dilek tutmaktan kendimi alamadım...
bu dileğimi de sizlerle paylaşmak istedim... hepsi bu.:img-blush
HOŞÇAKAL GİLMORE GİRLS bye
.
Son sezonda bizlere Chris-Lorelai evliliği izlettikleri, Luke'un sonradan ortaya çıkan bir çocuğu olduğu için senaristlere kızsamda...
April... Bence dizinin en gereksiz elemanıydı. neville'ın hep dediği gibi Rory'e benzetmeye çalışmışlar, ama olmamış...(tı)... Bari ille de bir çocuk olacaksa, daha küçük, şirin birşey olsaydı.
Chris ve Lorelai evliliği bir diğer gereksiz bir olaydı... Ben insanların ilişkilerinde dengeye inanırım, Lore ve Chris birbirine çok benziyordu, ama olgun olamıyorlardı, zaten Lore çok güzel açıklamştı durumlarını: "sen benim istemeyi en çok istediğimsin" ama istemiyordu işte... Kaç defa denemişsiniz, olmamış, bu sefer de olmayacağı belliydi. Luke ve Lore ise karakter olarak çok benzemeseler de birbirlerini dengeliyorlardı, ayrıca ikisi de sorumluluk sahibi insanlar...(dı)... Chris'in aksine...
sarp_manyagi 18-02-08, 13:16 İçimde büyük bir buruklukla veda ettim onlara:icon_sorrGözlerim doldu finali izlerken:icon_sorrSanki gerçek bir hayattı ve biz izleyemesekte onlar yaşamlarına devam ediyor gibi geliyor:img-yes:
Bu dizinin özellikle en çok sevdiğim tarafı : Hiç birinin en başından , sonuna kadar kendi kişiliklerinden ödün vermeyişi !
Ne Luke ; kılık kıyafetini ve lokanta prensiplerini gelen taleplere rağmen değiştirdi...
kısacası... herkes "kişiliğini" , herşeye rağmen sonuna kadar korudu ve asla taviz vermedi.
Ama hep uzlaşmanın yollarını aradılar ve buldular.
Şahsen ben en çok BUNU sevdimdi.
Benim bir dizide zaten en çok sevdiğim ve takdir ettiğim şey tutarlılıktır. Bu dizide karakterler çok güzel çizilmişti, işlenmişti... Tüm karakterler, her zaman hareketlerini onaylamasak da, bu çizilen sınırları içinde hareket ettiler. Hiçbir zaman "bu söz Lorelai'a uymadı, bu hareket Luke gibi değildi" demedik.
Luke sevmemin, ilk bölümden beri sevmemin, en önemli nedenlerinden biri lokantasının kurallarıydı. Sadece arada sırada Lorelai bozdu kuralları, ama o da aşkın kuralı, değil mi?
Sizlere bir hayalimden bahsetmek istiyorum arkadaşlar.
Keşke diyorum... keşke, ah keşke...
bir zamanlar Abdullah Oğuz'un Asmalı Konak'da yaptığı gibi son bölümü sinema filmi olarak çekmişti ya hani?
Keşke Gilmore Girls'de de aynısı yapılsa?
Bir tv filmi projesi vardı, 2 bölümlük hatta, ama Graham başka bir dizi için anlaşmış, galiba rafa kalktı o proje...
Ben film değil de yine dizi olmasını isterdim, çünkü GG ayrıntılarıyla, gevezelikler ve saçmalıklarla güzel ve özel bir dizi... Filmin kısıtlı süresi bunu yansıtamayabilir.
Bu arada Kirk'ün, Taylor'ın yerine başkan olması süper fikir:good:
Cnbc-e, hafta içi hergün makul bir saatte diziyi tekrar verirse çok iyi eder.
özellikle ilk sezonu, çünkü diziyi tam çözememiltim ilk sezon, öylesine izliyordum biraz dikkatsizce. halbuki satır araları dikkatlice izlenmesi gereken bir dizi.
evet nilberfucum, aprili ben de çok lüzumsuz buldum. hem sadece aprili değil annesini de lorelai yapmaya çalışmışlar. yalnız başına dahi yetiştirmeye çalışan anne imajı. ama fark luke ile christopher arasında. luke bilseydi aprilın babasız büyümesine izin vermezdi. april keşke hiç olmasaydı da rory hep özel olarak kalsaydı luke için. luke-rory ilişkisi çok daha anlamlıydı luke-aprila göre...
kirk taylorın koltuğu boşalsın bir hiç affetmez o koltuğu. son bölümdeki taylorın "unique" konuşmasına da ayrıca bittim. ne kadar manalı bir konuşmaydı :img-hyste
ama fark luke ile christopher arasında. luke bilseydi aprilın babasız büyümesine izin vermezdi.
:good: Evet, Luke, Chris gibi sorumsuz değil, Chris devamlı özür diliyordu, Rory'nin yanında olamadığı için, çok şey kaçırdığı için, ama niye olamamış, niye Rory büyürken yanında değilmiş, orasını çok iyi öğrenemedik. Luke, April'ı bilseydi, her türlü desteklerdi onu.
Nedense Taylor'un yaptığı konuşmanın anlamlı olduğunu düşünüyorum. Tamam mide bulandırıcıydı ama "ilk nefesini alacaksın" kısmı çok hoştu. Doğruydu çünkü Rory kendi başına ilk adımlarını atmak üzereydi. Ayrıca orda Rory'nin sadece Lorelai'ın değil Stars Hollow'un kızı olduğunu anlatmaya çalıştı. Hep beraber doğurduk filan :D
Chris için söylediklerinizde haklısınız adamın tipinden belli ya işe yaramaz birisi olduğu. Lorelai'ın evlenmeyi kabul etmemesinin bir nedeni de bu. Pek bir güven teşkil etmiyor. Ama o kişi Chris değil de Luke olsaydı, Yani Rory'nin babası Luke olsaydı bir saniye bile düşünmezdi evlenmek için. Ki Luke böyle bir şey olmasına izin vermezdi.
Youtube sağolsun eski videoları izliyorum bi süredir ama tekrar başlasın istiyorum. :sad53:
Gilmore siteyi bırakmamış:img-yes:
Ben de çok sevdiğim GG diyaloglarını yazmak istiyorum. Herhangi bir sırası yoktur. Kendi özel senaryo arşivimdendir, bu yüzden İngilizce'dir, eğer bazılarını Türkçe'ye çevirmemi isterseniz, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. Umarım beğenirsiniz:
Emily: (Rory'e) You can use your mother’s old golf clubs. They’re upstairs gathering dust along with the rest of her potential.
Richard: Lorelai the First.
Rory: I thought Mom was the first.
Richard: No, no.
Emily: Not in the name.
Lorelai: No, but in so many other things, I was a regular Trailblazer. (Emily'e) Just finishing your thought, Mom.
Michel: I'm not talking to them.
Lorelai: Yes you are.
Michel: Well I'm not talking to them nicely.
Michel: (telefon) It’s for you. He says he’s your father, although why he’d volunteer that freely, I don’t know.
Richard: Rory! Who's your friend?
Rory: I don't know, but this is Tristan.
Lorelai: I'm afraid that once your heart's involved, it all comes out in moron.
Rory: (Dean'e, "Boogie Nights" filmiyle ilgili) You'll never get it past Lorelai. She had a bad reaction to Magnolia. She sat there for three hours screaming "I want my life back!". Then, we got kicked out of the theater. Actually, it was a pretty entertaining day.
Rory: I think you're acting a little immature.
Lorelai: I'm not acting!
Lorelai: Hey, you didn't wake me up!
Rory: I set the clock.
Lorelai: Yes, but see the clock stops ringing when you throw it against the wall, giving me ample time to fall back asleep. You, however never stop yapping no matter how hard I throw you, thus ensuring the wake up process.
Rory: So, Grandpa, what's new in the world today?
Richard: Well, as usual, it's going to hell in a handbasket.
Rory: It's nice to always have something you can count on.
Rory: (Lorelai için) She's not insane, she just sounds it.
Lorelai: If eating cake is wrong, I don't want to be right.
Rory: Okay, our house is burning down, and you can save the cake or me. What do you choose?
Lorelai: Well that's not fair. The cake doesn't have legs.
Taylor: This goes well beyond a head of lettuce, young man. The charges against your nephew are numerous. He stole the 'save the bridge' money.
Luke: He gave that back.
Taylor: He stole a gnome from Babette's garden.
Luke: Pierpont was also returned.
Miss Patty: He hooted one of my dance classes.
Fran: He took a garden hose from my yard.
Man: My son said he set off the fire alarms at school last week.
Lorelai: I heard he controls the weather and wrote the screenplay to Glitter.
Rory: I think we're lost.
Lorelai: We can't be lost, we don't know where we're going.
Tristan: So this is the only one free of ex-girlfriends.
Paris: So we're being punished for our good taste?
Christopher: (Lorelai'la telefonda, karşı taraftan arp sesleri geliyor) Where are you, heaven?
Michel: Good morning.
Sookie: It sucks from where I'm sitting.
(Luke, Liz'i restoranında toplanmış bir grup kadının arasından alır)
Luke: Uh, who are they?
Liz: They're the support group of single moms I hooked up with. They're horrible! All they do is bitch, bitch, bitch. I'd have left every one of them, too.
("March of the Penguins" filmini izlerken)
Doyle: I cannot look at the shot of the dead baby penguin.
Paris: Me neither. Dead people, yes. Not penguins.
Paris: Men suck.
Rory: They do suck.
Paris: Can't count on them. They never have your back.
Rory: No, they don't.
Paris: They make you love them and they let you down and you're walking around with a stomachache for the next six months.
(Lorelai köpeği Paul Anka'ya nasıl tasma taktığını anlatıyor)
Sookie: What are you doing?
Lorelai: Er, he freaks out if he sees his leash, you have to make sure you hide it from him and make sure he doesn't see you putting it on him.
Sookie: How is he when he's on the leash?
Lorelai: Oh, he's totally fine having his personal freedom slowly stripped away as long as he's unaware that it's happening, just like a true American.
Lorelai: I'm happy. I'm just sad at the same time. What, you've never been with a woman before?
Jackson: Did I miss something?
Sookie: Always, honey.
Richard: (Lorelai'a) Impossible girl!
Lorelai: My Native American name, I believe!
FINN (Gecenin bir körü sarhoş bir şekilde bardan çıkar ve bağırır): Good morning, New Haven! My, my, you look fresh and appealing tonight!
UZAK BİR YERDEN SES DUYULUR: Shut up!
FINN: God has spoken to me! Rather rudely.
Lorelai: Sorry, I'm late. I found Paul Anka hiding underneath the kitchen sink, chewing on one of my favorite pairs of shoes.
Sookie: Boy, that guy's career has really hit the skids.
Rory: Logan's very nice, he bought me this terrific gift just completely out of the blue.
Emily: Is that so?
Rory: Totally unexpected. It's called a Birkin bag.
Emily: A Birkin bag? Oh my God. A Birkin bag?
Rory: You've heard of it?
Emily: Of course! That's a very nice purse.
Rory: Oh, maybe I shouldn't use it.
Emily: Oh no, a Birkin bag is meant to be used. And seen.
Rory: I had no idea.
Emily: Well, well, well, a Birkin bag. A Birkin bag, a Birkin bag for Rory.
Rory: Grandma..
Emily: I'm just saying. I mean Richard never bought me a Birkin bag. Oh, this is exciting!
Rory: I guess it is!
Emily: A Birkin bag! I'm gonna remember this day.
Jackson: He thinks you’re a nympho. Bo said Rune said you’re a horn dog.
Lorelai: A horn dog?
Jackson: His word, not mine.
Sookie: His family, not mine.
Lorelai, köpeğini nasıl eğittini gösteriyor.
Lorelai: Pizza.
Paul Anka: (bir kere havlar)
Lorelai: Pizza, pizza.
Paul Anka: (iki kere havlar)
Lorelai: Salad.
Paul Anka: (hiç havlamaz, ve çevredeki herkes güler)
Paris: But what does a t-shirt say about me?
Lorelai: Well -
Paris: More importantly, what does it say to Doyle about me?
Lorelai: Sweetie, it's just a t-shirt. They don't tend to be that chatty.
Ailesiyle konuşuyor, Rory'in üniveristeyi bırakma ve onların yanına taşınma kararını destekledikleri için onlara kızıyor ve onların karakterlerine örnek diye bu hikayeyi anlatıyor.
Lorelai: The scorpion and the frog. It's an old story. The scorpion says to the frog, "Hey, frog. Give me a lift to the other side of the pond." Frog says, "No way. You'll sting me and I'll die." Scorpion says, "Will not! 'Cause then we'll both drown." Frog says, "Cool." So the scorpion gets on the frog's back and frog makes it to the middle of the pond and scorpion stings him. As the frog is going down he says, "Why would you do that? Now we'll both drown." Scorpion says: "Sorry, it's just my nature."
Logan: So, who's it going to be?
Rory: What?
Logan: Well, this shindig's an obvious meat market, I've got the feeling
that your grandparents are expecting you to choose someone tonight, so...
Rory: Oh, well...
Finn: Me. Pick me.
Others: No, pick me!
Finn: But I'm exotic!
Colin: So's the Asian Bird flu.
Logan: Wow. A room full of guys and still extremely slim pickings.
(Rory, Jess ile ilişkisinden bahsediyor)
Rory: Are you going to talk to him?
Lorelai: I'll at least match him grunt for grunt.
Rory: Okay. Now, let's say he's in the house and there's a fire and you can either save him or your shoes - which is it?
Lorelai: That depends, did he start the fire?
Luke: Very romantic...
Lorelai: Says the man who yelled "finally" at the end of Love Story.
Claude: Merci. So, Rory, you speak French at all?
Rory: Just a tiny little bit.
Claude: Un tout petite peu?
Rory: Oui, un tout petite peu.
Claude: And you, my dear?
Lorelai: Even less. Uh, voulez vous couchez avec moi ce soir ("Lady Marmalade " şarkısından)? That’s about it.
Richard: Lorelai.
Emily: Oh my God.
Clara: Yes. Will you go get me a snow cone?
Jess: Absolutely. Go stand in the middle of the street and wait for me, I’ll be right back.
Paris: Rory?
Rory: What, Paris?
Paris: I slept with Jamie. Last night. After we talked.
Rory: Was it something I said?
Emily: So, we'll have lamb for dinner and Jess will come.
Rory: So everybody will be nice to everybody?
Emily: Yes, very nice.
Rory: Really, really nice?
Emily: Of course, It'll be nice. That's what I said.
Rory: Good, nice will be nice.
Emily: And a nice night it will be.
Lorelai: Well, not so nice for the lamb.
Rory: Just remember, there’s cute jealous and there’s Othello.
Lorelai: Excuse me, hi. I'm not seeing my coat here, and it was very cute and it was on sale, and I will fling myself off a building if I lose it.
Woman: We put some of the coat racks in the classroom over there. Take a look. Otherwise, the staircase to the roof is on your right.
Miss Patty: ("The Raven" şiirinin okunması çok uzun sürünce) Poor Edgar Allan Poe has suffered so much. And now we've gotta suffer along with him.
Lorelai: Seventy-five thousand dollars. I feel so rich. And suddenly in complete agreement with everything Bush has to say.
(Fran'in cenazesinde)
Miss Patty: You know it's times like these that you realize what is truly important in your life. I'm so glad I had all that sex.
Jimmy: When you left home, were the cops after you?
Jess: No.
Jimmy: No 'cause they shouldn't be or no 'cause they haven't found the head yet?
Rory: They have just upgraded you to a queen-size bed, Jacuzzi tub, junior suite in hell.
Lorelai: My parents will outlive us Rory, the damned can do that.
Sookie: (Michel'e) You called me. You kept me on the phone for over an hour. I missed the beginning of Queer Eye for the Straight Guy. By the time I got back, they were all gay.
Lorelai: We have a new mail carrier.
Rory: We do?
Lorelai: Yeah. So now, if you want your mail, you just have to go to Miss Patty's.
Rory: Why?
Lorelai: 'Cause that's where he brings it. He brings Babette's mail to Andrew's. Norman's mail to the deli, and Taylor still hasn't found his mail yet, which I have to admit is kind of fun.
Dean: I just didn't want you to think...
Rory: Oh, no, I didn't think, I don't think. I go to Yale now. They think for you.
Rory: It's pretty. It looks like heaven. Or a Victoria's Secret commercial, which, to some people, is basically the same thing.
Rory: (Paris'in yaşlı bir adamla birlikte olması konusunda) Maybe it's a phase. It'll pass.
Lorelai: Oh, yeah, or he will.
Derrick: Lorelai, are you alright?
Lorelai: Well there's a debate going on about that.
Lorelai: No hustle, no hora. It was a slow dance, a waltz. Luke can waltz.
Rory: Luke can waltz?!
Lorelai: Luke can waltz.
Rory: Look how you just said, "Luke can waltz."
Lorelai: What, I'm just saying, I'm surprised that Luke can waltz.
Rory: That sounded more like, "I'm surprised I still have my clothes on."
Lorelai: We need you to look at Kirk's butt.
Sookie: Why?
Lorelai: Well, because he ran into some rose bushes, and he's got some thorns stuck in it, and I thought of you.
Sookie: Me? Why me?
Lorelai: Because... you're a chef.
Luke: And you've got a kid.
Lorelai: That's better! You've got a kid.
Luke: Yeah, neither of us have kids, well she does, but it's big... and can look at her own butt.
Rory: OK, so I've got an idea.
Lorelai: Finally, this Yale thing's kicking in.
Lane: Where did you do it the second time?
Rory: Miss Patty's
Lane: You did it at Miss Patty's?
Rory: Yeah.
Lane: She would be so proud.
Lane: How was it?
Rory: Why are you whispering?
Lane: Because I just think that no matter where she is, my mom can hear this conversation.
Lorelai: I'm the person whose foot is going to prevent him from sitting down, that's who I **.
Michel: You always promise to hurt him, but then you don't.
Michel turistlere çevreyi anlatıyor.
Michel: Okay, so over here by the semi-polluted brook, you will find large, scary spiders and a fascinating display of poison ivy, which brings you to the rattlesnake curve where people have actually died painful but very picturesque deaths.
Lorelai: So, which one do you want me to take?
Rory: How about I'll take Grandpa and you'll take Grandma.
Lorelai: Blagh! No.
Rory: OK, then I'll take Grandma, you take Grandpa.
Lorelai: Blagh! No.
Rory: Mom!
Lorelai: Can't I take the butler? He doesn't talk much and as far as I can tell, thoroughly enjoys the way I dress.
Lorelai: Oh you know what? I have someone standing abnormally close to me. I'll call you later.
Rory: Okay, say hi to Kirk for me.
Logan: Rory, you're special.
Rory: Special.. .you mean like "Stop eating the paste" special?
Doyle: You look so hot when you find me annoying.
Paris: Then I must be Gisele Bündchen to you 24/7
Lorelai: You threw a frying pan at Taylor’s head without me? I hate you!
Taylor: Just for playing my Muzak too loud. I mean, who doesn’t love Muzak?
Sookie: Music lovers?
Luke: I mean, they could send you anywhere.
Lorelai: Luke...
Luke: And then there's all that travel, there's travel, right?
Lorelai: Yes, no, I don't know, what are you freaking out about?
Luke: Well what about the kids?
Lorelai: What kids?
Luke: Um, nothing, never mind, forget it, I'm gonna fix the window.
Lorelai: Luke!
Doyle: It feels like bees are buzzing in my head. Feel it!
Paris: What?
Doyle: Feel my head.
Paris: Why?
Doyle: I just want you to know how hot I'm.
Paris: Well when you're hot, you're hot. And when you're not, you're not. That's how the song goes. Just follow the song!
Doyle: What?
Paris: I just don't see why putting my hand on your head is going to get you.
Doyle: What?
Paris: I'm not a Shaman, Doyle, I don't have healing powers.
Lorelai, Emily'i telefonla arıyor ama konuşmuyor
Emily: Hello? Who are you looking for? Did you dial the wrong number? You know, it's very rude to dial someone and then just sit there on the phone without so much as a grunt or a moan. I mean, as far as perverted phone calls go, this is a very poor one.
Logan: You should have told me.
Rory: I didn't want to tell you.
Logan: Hey, if this relationship thing is going to work then it goes both ways. You have to tell me why we're committing a felony before we do it, not that that's gonna stop us, but at least I'll have all the facts.
Lane: You have your Americana banjo band, and you have Century 21, and you have a really stupid hat on. And what do I have? Huh? According to my mother, I'm going to hell for this. That's commitment, my friends. Eternal damnation is what I'm risking for my rock and roll.
KIRK: Word on the street is you want to sell your boat.
LUKE: I called you Kirk.
KIRK: Yeah but I was on the street what I got that call.
Kapı çalınır
PARIS: Who is it?
LOGAN: It's Logan.
RORY: I don't want to talk to him!
PARIS: I got it. Well, if it isn't New Haven's favorite whorehound!
LOGAN: Is Rory here?
PARIS: Yes.
LOGAN: Can I talk to her?
PARIS: No. You can talk to me. What do you want to talk about? Life? Love? Common symptoms of sexually transmitted diseases?
LOGAN: Rory -
PARIS: Rashes, sores, insanity -
LOGAN: Five minutes, please!
PARIS: You know, there's a few things I've always wanted to say to you, but out of respect for my friend Rory here, I've refrained. However, the circumstances seem to have changed!
LOGAN: You don't know what you're talking about, Paris.
PARIS: I know you cheated on Rory!
LOGAN: I did not cheat on Rory.
PARIS: Are you going to deny it? Are you serious?
LOGAN: We were apart!
PARIS: Oh, please!
LOGAN: We were! We weren't together, and why the hell ** I arguing with you? I don't want you back!
PARIS: You, Logan Huntzberger, are nothing but a two-bit, spoiled, waste of a trust fund. You offer nothing to women or the world in general. If you were to disappear from the face of the earth tomorrow, the only person that would miss you is your Porsche dealer!
PARIS: I told you to go.
DOYLE: You did, and I did! I left and I went out and I got drunk and I thought about why I left and got drunk, and I realized that you are wrong!
LOGAN: Wow, so that's what hard work feels like! Apparently I've been avoiding it for a reason.
LORELAI: Hello?
CHRIS: Lore. It's me. Uh, you busy? Can you talk?
LORELAI: How come you have 'I've got the government’s secret microchip in my briefcase and they're on to me' voice?
CHRIS: Do I? Sorry.
Rory babasını Logan'la paylaştığı daireye getirir. Ama daha ailesine söylemiştir birlikte yaşadıklarını. Kapının önünde duraksar.
CHRIS: We here?
RORY (hala kapıya bakmaya devam eder): Yep.
CHRIS: You got a key, or is it scanning your retina for access?
CHRIS: Rory moved in with her boyfriend and she said she was going to tell you, but I thought in case she didn't, then I should tell you. so I did and I feel like a fink.
LORELAI: You're not a fink. When did this happen?
CHRIS: Today. It was all very spur-of-the-moment. Hey, tell me about this guy. Do we hate him?
LORELAI: What?
CHRIS: Logan. Do we hate him? Do I supposed to hate him?
LORELAI: No, you can feel however you want about him.
CHRIS: Good, 'cause I think I like him. he's a cool guy. Great apartment, funny.
LORELAI: He's taken, Chris.
Rory kitap okumaktadır, Robert yaklaşır
ROBERT: Business or pleasure?
Rory, Robert'a ne okuduğunu gösterir.
ROBERT: Social Origins of Dictatorship and Democracy: Lord and peasant and
the making of the modern world. Oh. Pleasure.
RORY: Have you read it?
ROBERT: I |