Tüm Versiyonu Göster : Bizim Evin Halleri- Nostalji (Arşiv 1)
Son zamanlarda bölüm yorumlarından sık sık eski bölümleri hatırlar olduk. Burdan devam edelim paylaşmaya...Gerçekten çok güzel bölümler bıraktık geride.
Benim tabii ilk hatırlayacağım sahne Sayhan'ın İsmet'e ilan-ı aşkıdır.:) 740. bölümde. 7 nisan 2004 tü iyi hatırlarım. tam da o sıralar gündüz kuşağına alınmıştı dizi. Bir iki hafta sürdü gerçi o macera da.Henüz 1. sınıfındaydım üniversitenin. O gün matematik vizem vardı. Sabahki dersleri ekmiştim ve bölümü izlemiştim.Hiç unutmam o gün çok güzel geçmişti o sahnenin ardından. Aylardır almak için uğraştığım fotoğraf makinesini de almıştım:) 7 Nisan 2004 ü hiç unutmam o nedenle:)
İlan-ı aşk sahnesinin fonunda da Sezen Aksu'dan her şeyi yak çalmaktaydı. Tam Sayhan İsmet'i öptüğü anda başlamıştı şarkı ve jenerik boyunca devam etmişti.:)
ben de hatırlıyorum o ilan-ı aşkı ama valla pes doğrusu tarihi tarihine bravo:):)
benim için güzel bölümler kısmetin olduğu, neva-kemal sahneleri, bir de her ne kadar o zamanlar ayy hadi artık söyleyin diye kıvransam da sayhanla ismetin birbirlerini sevdiklerini söyledikleri zamana kadarki geçen sürede yaşadıkları:):):)
ne bölümlerdi o bölümler... ismet istanbula gitti, sayhan da aramam lazım deyip kıvrandığı bir gün ofisinden ismeti aradı, aşkını ititraf etmeye niyetli, telefon açıldı, telesekreterde ismetin sesi, sayhan gülerek bekledi tam konuşacakken hayatııımmm diye bir erkek sesi duyup telefonu kapamıştı...:) ne kadar da üzülmüştüm... ondan sonra da zaten gülendama gitmişti sayhan...
benim aklımdada şöyle bir replik kalmış İsmet ile Sayhan arasında geçen tam olarak nasıldı hatırlayamıyorum ama sanırım şuydu:
Aşk sessizliği paylaşabilmektir
Neden bu cümle kalmış bilmiyorum:blush:
Benim unutmadığım ve aklıma gelen bölümler, İsmet ve Sayhan'ın evlenirken yaşadıkları şanssızlıklardı. Kartal'ın ailenin üzerindeki etkisinin görüldüğü, Füsun ve Rikkat'in doğum yapma zamanın gelmesi, Sayhan ve ailesinin İsmet'i Nemide'den isteme sahneleri,
Hatırladıkça aklıma geliyor, Kısmet ve Abdül'ün gerçekte evlendikleri ama kendilerinin evlenmedikleri zannettikleri bölümler.
ne güzeldi, neydi o günler
Ena tebr,ik ederim maşallah gününü saatini hatırlıyorsun:)Ben de hatırlıyorum ama hayal mayal...
Ben en çok Kısmet'i hatırlıyorum ve de Haluğu yani badem Haluk..Sakız çok titrerdi üzerine oğlunun .Haluk vurdum duymaz işsiz onun bunun sırtından geçinen biriydi..Habire badem yerdi Sadan onu hiç sevmezdi..
Rüya'nın Berk adında geçici bir arkadaşı vardı..Cihan'ın Merve adında kız arkadaşı vardı..Çok bilmiş biriydi Merve..
Duriye ve Dalyan çok alemdi kışın ortasında salonda plaj kurup tatil yapıyorlardı..Pembe ve Civan çok mutlulardı:icon_cry: .Civan dört dönüyordu etrafında...
Hey gidi yıllar hey nasıl geçti ..:)
ya birdenbire kendimi çok yaşlı hissettim :))
Duygusal sahneleri seviyoruz hep galiba ben de İsmet ve Sayhan'ın açılamadığı bölümleri merakla beklemiştim şimdi oldu olacak diye :) Şimdi çocukları bile oldu. Bir de Sadık Ali'nin Fincan'a kendini affettirme ve hala sevdiğini itiraf ettirmek için Sakız'la plan yapıp Fincan'ı kıskandırmaları vardı. Çok keyif alarak izlemiştim. Sally'nin eski kocası da çok kısa süreliğine dizide gözükmüştü. Şu anda Hallederiz Kadir rolünde olan Levent Ülgen de Kısmet'in avukat olan erkek arkadaşıydı onu hatırladım birden. Ne ağırbaşlı ne hoş bir adamdı, evlilikten korktuğu için Kısmet'le ayrılmışlardı değil mi?
Duygusal değil belki ama benim tekrar da ederse her seyredişte güleceğim bölümler herhalde geçen sezonda Sadık Ali'nin peruk taktığı bölümler olacak.
Ne ağırbaşlı ne hoş bir adamdı, evlilikten korktuğu için Kısmet'le ayrılmışlardı değil mi?
Evet dediğin gibi evlilikten korktuğu için ayrılmışlardı..
Tamer karadağlı'da bir bölümde oynamıştı ama hiç konuşmamıştı cafede otuyordu sapkaşıyla Dalyan ona bakmıştı Tamer karadağlı."Ne bakıyorsun" gibi yüzüne bakmıştı Dalyan'ın:)
Ama o avukat galiba bir de boşanmış olduğu karısına aşıktı hala. BEnim aklımda öyle kalmış.
Bir de şeyi hatırlarım, Fincan Hala, "Kısmet bir evlensin köydeki bütün tarlaları onun üstüne yapacağım" demişti de Badem Haluk da bunu duymuş ve Kısmet'in peşinden koşmaya başlamıştı. Kısmet de ona inanmış ve evlenme hayalleri kurmaya başlamıştı. Bir gün bir randevularına biraz erken gittiğinde Haluk'un o üç kağıtçı arkadaşı ile konuşmasını duymuştu. İşte Ayşenil Şamlıoğlu'nun orada verdiği oyunculuk dersini unutamam.
Bir bölümde de Haluk'un arkadaşı bayram ziyaretine gitmişti bütün ailelere de Şadanlara gittiğinde Şadan'ın ayakkabısını giyip çıkmıştı evden.Sonra Şadan ve o adam(adı Ramazan mıydı?) Nemidelerde karşılaşmışlardı:))
Aslında epey eskilerden bir de daha Pembe Civan'a yüzvermiyorken yaşanan komik sahneler var:) Hey gidi günler yahu..
Ama herkes gibi ben de Sayhan ile İsmet'in birbirlerine açılamadıkları bölümlerin resmen hastasıydım:)
bakalim ben ne hatirliyorum????
bi kere benim aklimda soyle bi sahne var, tum bayanlar evin icinde bi merdivene dizilmisler, nemide kapiyi aciyor ama hanfendiler kapidan gelen bizi gormesin diye saklaniyolar. bu benim aklimda kalan en eski sahne.
peyaminin perakendeci dukkani var, o zaman ki rikkat baska biri tarafindan oynaniyor ve sebnem gursoy hafif kacik biri rolunde peyamiye telefonlar acip ilani ask ediyo.
neva askerler icin kaset dolduruyor
neva ve ruya babalarindan harclik almak icin heryere kagit yapistiriyorlar.
kismet biriyle kaciyo sincana mi, polatliya mi ne gidiyo. adamin adini hatirlamiyorum :( adama bileziklerini veriyor, sonra bunla evlendirelim diye bi fikir cikiyo ama bu adamin zaten evli oldugunu ogrenince evlenme isi yatiyo
peyami ile sadan ortak kitabevi aciyolar. kismet iki de bi halugu gormeye oraya gidiyo. sayhan orada is baslayinca ruya da ikide bir oraya gitmeye basliyor.
ya arkadaslar hatirlayaniniz var mi? kismet o bolumlerde haluk icin degil de sayhan icin mi gidiyordu oraya???? ben tam hatirlamiyorum da.
bu arada sahane vardi, badem halugun belalisi.
bi popstar olayi cikmisti, zaten ondan sonra pembe ile civan ayrildiydi sanirsam.
bolum hatirlamiyorum, boyle kucuk kucuk sahneler hatirliyorum o kadar (yaslaniyoruz :))
sayhan la ismetin o sancili donemini hatirlarim. bi eglence sirasinda dogruluk mu durustluk mu diye bi oyun vardir ya onu oynarlarken gelen sorular beni deli etmisti. kartalda ortamda olsugu icin dogru soyleyememislerdi.
kina gecesinde ipek ceken erkek kiligina girmisti de erkekler, bayanlar eve erkek aldi sanmislardi.
abdulun babasi yuzunden kismetle abdulun selinin evi, kendi evleriymis gibi davranmaya calismislardi. adam tuvaleti soruyo biri asagida digeri yukarida diyo. bak simdi aklima geldi abdulle kismet gene selinin evinde abdul pastaya yuzugu saklayip kismete verecek, cok komikti o bolum. kismetin disinin kirilmasiyla bitmisti.
kismetle abdulun tutmaya kalktiklari ev olayi ayri bi olaydi.
tarih sirasiyla gidiyodum guya ama, geri doncem azcik pembenin anne babasi koyden gelmislerdi, civani cok ezmislerdi. anne bisi diyemiyodu ama baba cok huysuzdu.
kafeyi canlandirmaya calismak icin duzenledikleri eglenceler
ne guzel seyler izledik di mi? uni birdeydim basladiginda, zaten gunduz kusaginda oldugundan, izleme sansim cok azdi. sonra trt-intten falan izleye izleye 2004 eylule geldim. sonra 8 aylik bi kopukluk. buradan sizlerin yazdiklari ozetler cok isime yaradi, kopmadim diziden. sonra 4 ay duzguncene tekrarli mekrarli da olsa izleyip sevindirik olmustum ki su son 10 aydir en fazla 5-6 bolum izleyebildim. gene koptum.
ne olur arkadaslar ozetlerinizi azcik uzun tutun :)
en azindan benim icin
Bora'nın Rüya'ya açılma sahnesi de çok güzeldi. Bora ona restoranda güzel bir yemek ayarlamıştı ama binbir türlü aksilikler başına gelmişti. En sonunda kaldırımda ondan hoşlandığını söylemişti. Ama başına gelen aksilikleri tam olarak hatırlamıyorum ama galiba restoranı bulamıyordu sonra da yerinde başka birşey çıkıyordu galiba ama tam detayıyla hatırlamıyorum. Çok üzülmüştüm ama Bora için.
Bora'nın açılma sahnesini hatırlıyorum. Üniversitedeyken en paralı zamanlarında gittikleri restorana götürme planları vardı. Ama bir türlü restoranın yerini bulamamışlardı.Ve üstelik inşaatlarla dolu sokaklarda gezip duruyorlardı. Rüya da Bora'ya kızmış "sen ne salaksız yaa" türünden bir şeyler söylemişti. Bora da bu söze kızıp "Evet haklısın senin gibi birini sevdiğim için salağım ben" demişti. Sonrasında Rüya'nın şaşkın ama memnun ve mutlu hali çok ama çok hoştu.
benim hatırladığımdan 4 yıl öncesinden falan.peyamilere almanyadan biri gelmişti adını hatırlayamadım.neva ile çıkmışlardı.şadan durumdan şüphelenip sürekli nevayı takip ediyordu okuluna falan gidiyordu.
O Peyami'nin kardeşi idi. Adı da Karl Gurur du. Hatta civan da ona kanguru derdi. O da çok sevimliydi.Türkçe'yi konuşamayışı:)
benim en çok eğlendiğim bölümlerden birisini yazayım
sayhan ve ismetin düğün günü füsun ve rikkat sancılanıp hastaneye götürülmüşlerdi ve hastanede füsunun doğumda çektiği acıları gören şadanda psikolojik olarak aynı acıları çekmişti gerçekten çok komikti
zaten o doğum sırasında bora ve rüya tanışmışlardı
berilin rüzgara ulaşmak için kapıya sardunyalar koyması da çok güzeldi, hatta bir bölümün sonunda sezen aksunun son sardunyalar isimli muhteşem şarkısıyla bitmişti...
candancana 27-06-06, 10:04 ne yalan söyliyeyim ben nerdeyse bütün bölümlerden etkilendim(füsunla sakızın abartılı davranışları haricinde) gerçekten yazdığın bölüm ve şarkı da çok güzeldi cuk diye oturmuştu
Bu sezonun başında Neva ve Rüya İngiltere'den döneceklerdi ama ailelerine haber vermemişlerdi. Sanırım bir tek Rüzgar'ın ve İsmet ile Sayhan'ın haberleri vardı. Ama onların uçakta oldukları gün Misket televizyonda İngiltere'de bir metroda bomba patladığı haberini izlemiş ve aileyi ayağa kaldırmıştı. Cümbür cemaat önce kızlara telefonla uğraşmaya çalışmış sonra da ingiltere'ye gitmek üzere havaalanına koşmuşlardı. Tam o sırada da Neva ve Rüya uçaktan inmiş bütün aileyi karşılarında görünce Rüzgar'a "İyi ki kimseye söylememişsin" diyerek kızmışlardı. Çok eğlendiğim sahnelerden biriydi.
benim hala hatırladığım bi sahne,neva ingiltereye gitmeden önce havaalanında kemalin geldiini görmüştü.şadan sinirlenmişti.neva da "tamam ben hallederim" deyip,kemalle son konuşmasını yapmıştı.güzel bi sahneydi.
Benim aklımdan hiç çıkmayan sahne Şadan'la ilgili.Şadan'ın Füsun'u aldattığının ortaya çıktığı bölümler.Füsun intikam planları yapıp yapıp uyguluyordu.Ama en komiği Şadan'ın yemeğine müsil ilacı attığı kısımdı.Müsil ilacını attıktan sonra, evin karşısındaki cafede bomba var diye polise ihbarda bulundu, daha sonra kendisi de evdeki tuvalete gidip bir güzel kapıyı kitledi.Şadan tuvalet kapısının önünde yalvar yakar olmuş Füsun'dan çıkmasını istiyor.Füsunda insafa gelip çözüm üretiyor:"Karşıdaki cafenin tuvaletini kullan":)Şadan koşarak evden çıkıyor.
ikinci sahne; katıla katıla gülen bir polis memuru.Hanımefendi eşiniz;karşıdaki kafeye doğru "patlayacağım, patlayacağım" diye bağırarak koşuyordu ve patladı,ben eşiniz için yedek kıyafet almaya geldim dedi.Eeee Füsun'da iyi kadın tabi, kendi çiçekli pembe sabahlığını yolladı polisle:)Şadan'ın o sabahlıkla eve bir geri dönüşü vardı, hatırladıkca gülerim...
yanılmıyorsam şadandan nevayı istemeye gelmişlerdi tam kadın kızı istedi şadanın cevabı "neden" oldu füsun felan hıhı şaka yapıyor diye toparlamaya çalışmışlardı ama olmamıştı çok komikti
benim hatırladığım en eski sahne dizide nemide hanım şadan ismet ve rikkat aynı arbada bi kamyonun altına giriyolardı hatta o bölümle dizi tatile girmişti sonra ne olduğunu hatırlamıyorum sonra şahaneyi hatırlıyorum manyak bi kızdı bide civanın pembeye yaptığı şeyler kalmış aklımda çok güzeldi gerçekten ya
EFTALYAGUL 01-07-06, 13:38 o kadar çok bölüm varki aklımda ve ne kadar olay seyretmışım.ben kendı kendıme acaba benim gibi diziye yetişmek icn eve acle eden,kestirme yolları arayan var mı diye düşünürken benden beterlerı de varmışş:)arkdaşlar hafızalar süper geçrekten tarihlerle birlikte hatırlıyorsunuz.
neva ile kemal ın ismet ile sayhan ınn ve son olarak misket ile rüzgarın aşk sahnelerı hepsi de gözümmün önündeeei,ve bu yazıalrı okuyan herkezın de oyle sanırım.
çok özleyeceğı bu diziyiiiiii bitmesinnnnnnnn yaaaaaaaaa:icon_cry:
genellikle annannemle we ya annemle isliorm
tek başıma olunca bilgisayarımdan başka hiçbişiyi görmes olur gösüm
ama bizim ewin halleri bi nostalji.ferhunde hanımlar ın birçok oyuncusu bu dizide
aslında izlerken wakit çabuk geçio :img-grin2
o kdr çok bölüm oynadı ki ve hepsi de o kdr güzeldi ki,ama rüzgarn üniverste sınavına ilk girişiydi bi bölümde ve ondan gazetedeki soruları çözmesini istiyolardı o da baya bi asilik yapıyodu hatırladığım en eski bölümlerden birisi o,badem haluk da çok komikti giidince kısme baya bi üzülmüştü, şadanın füsunu aldattığı bölümlerden birinde tüm hanımlar ve tüm erkekler ayrı yerlerde toplanmışlardı ve hanımların toplandıına neva "tanrı istemezse" şarkısını söylüyordu aynı anda erkekler de aynı şarkıyı söylüloyrdu sanırım füsun çok kötü olmuştu
kemalle nevann sevgili olduğu bölümler de çok güzeldi ama nevann gidişi çok hüzünlüydü ,bi de ismet bi ara istanbula gitmişti onu otobüs garında yolcularlaren çok hüzünlü bi şarkı çalmıştı herkes ağlıyodu falan.....
ben de öncelikle kısmetin dizide olduğu bölümleri çok özlüyorum... onun delidoluluğu, haluğa olan bitmeyen aşkı çok güzeldi... bir bölümde şadanı kandırmak için haluğun el ele tutuşma gibi acayip bir rahatsızlığa yakalandığını uydurmuşlardı ve bütün gece halukla kısmet el eleydi başlarında da şadan vardı şadan uyuyunca da duygusal duygusal konuşmuşlardı...
ismetle sayhanın kavuşana kadarki olayları bazen çok güldürürken bazen de aaa yeter artık söyleyin ama dedirtiyordu, ama hepsi çok güzeldi... bir keresinde bir göl kenarına geldiler sayhanın vosvosuyla, sayhan o göle taş atıyor, 3 kere sekerse söyleyeceğim diyordu, taş 3 kere sekiyor ama sayhan o gün de söyleyememişti... sonra arabada zerrin özerin o yaz isimli şarkısında dans etmişlerdi... çok çok güzel bir sahneydi...
bir de tabii nevayla kemalin birlikte olduğu bölümler süperdi... en çok içimi burkan bu konuda, kemalin havaalanına kadar gelmesine rağmen nevanın ağlaya ağlaya londraya gidişiydi... çok kötü olmuştum o sahneyi izlerken...
Benim unutamadğım sahneler,Nusret ve kısmetin sahneleriydi...Nusret(levent ülgen)gerçekten oyunculuğunu konuşturuyodu baya bir nostalji yaptım ben
Şu an trt deki tekrar bölümlerinde Nusret'li bölümler var sevgili YETKİN_YAĞMUR:)
Bu arada dün eski bölümleri izlerken bayağı bir güldüm:) Kartal'ın eski sevgilisine dönerek İsmet'i terk ettiği bölümler oynuyor şu an. Ve İsmet Kartal'ın onu neden terk ettiğini anlamaya çalışırken köyden gelen bir "Öküz'e yeni inek lazım, eskilerini istemiyor" telefonu üzerine "Öküz Teorisi" geliştirmişti. Bu teoriye göre erkekler de öküzler gibi hep yeni bir inek arıyorlardı. Ve eskileriyle beraber olmuyorlardı.. Dün izlediğim bölümde de İsmet Kartal'ın onu eski sevgilisi için terk ettiğini öğrendi. Ve Sayhan gayet sakin şöyle dedi: "Bak gördün mü, öküzler eski inekleriyle de birlikte olabiliyorlarmış. Öküz teorin göçtü." Söyleyişine bittim gerçekten.Çok güzel bir sahneydi:)
Ben de Nusret ve Kısmet'in Rikkat'lerdeki sahnelerine bittim.Kısmet bütün ev halkını odaya kapatıyor ve dışarıya çıkarmıyor..Hepside aç,yorgun ve uykulu..Önce Cihan yerlerde sürüne sürüne Kısmet'in elinden mısırları alıyor(Nusret görmeden:)),sonra Rüzgar buzdolabından peynir,çiğ yumurta..Ekmeği unutuyorlar,onu da Pembe'nin sevgilisi getiriyordu onuda odaya tıkıyordu Kısmet..Nusret tuvalete gidiyordu odadan çıkıp herkes kendi odasına geçerken Nusret'e yakalanıyorlardı :)..Çok güldüm gerçekten..
Kısmet'i çok özlemişim keşke geri gelse.Onun da bir tadı vardı dizide...
Sevgili Müge bugün izlediğiniz bölümü tesadüfen bende seyrettim. Şadan'ın cafe de dansı ve kıyafeti çok güldürdü beni. Civan, Abdül ve Dalyan'ın Şadan'a bakışları görülmeye değerdi. Cafede Alev'de vardı
Bugün tesadüfen sonunu yakaladım.
Eski bölümlerin tadı bi ayrı oluyor.
Bugünkü bölümde Cihan dikkatimi çekti. Çok küçükmüş :)
Birde Doğa ne zaman girecek? Yani kaçıncı bölümlerde vardı??
Hatırlyanınız varmı???
Şu an trt deki tekrar bölümlerinde Nusret'li bölümler var sevgili YETKİN_YAĞMUR:)
Bu arada dün eski bölümleri izlerken bayağı bir güldüm:) Kartal'ın eski sevgilisine dönerek İsmet'i terk ettiği bölümler oynuyor şu an. Ve İsmet Kartal'ın onu neden terk ettiğini anlamaya çalışırken köyden gelen bir "Öküz'e yeni inek lazım, eskilerini istemiyor" telefonu üzerine "Öküz Teorisi" geliştirmişti. Bu teoriye göre erkekler de öküzler gibi hep yeni bir inek arıyorlardı. Ve eskileriyle beraber olmuyorlardı.. Dün izlediğim bölümde de İsmet Kartal'ın onu eski sevgilisi için terk ettiğini öğrendi. Ve Sayhan gayet sakin şöyle dedi: "Bak gördün mü, öküzler eski inekleriyle de birlikte olabiliyorlarmış. Öküz teorin göçtü." Söyleyişine bittim gerçekten.Çok güzel bir sahneydi:)
Biliyorum tekrarlarını izliyorum.Çok tatlılarmış:img-grin2
Bugün izlediğim bölümde İsmet ve Sayhan sevgili olmadıkları halde birbirlerine karşı olan yakın teması çok hoştu...Gülendam nasıl kıskanıyordu :)
Doğa'nın gelmesine daha var sanırım..
Sevgili sezinti evet Alev'li bölümleri bir daha izliyoruz pek hoşuma gitmesede ne yazık ki Alev ortalığı karıştıracak..
benim hatırladığım en eski sahne dizide nemide hanım şadan ismet ve rikkat aynı arbada bi kamyonun altına giriyolardı hatta o bölümle dizi tatile girmişti
bu bölümün devamını hatırlayan varmı arkadaşlar
mısket hangı bolumde kacıncı bolumde gırıyor dızıye.ayrıcA doga ne zaman gırecek bu bolumlerdemı
sevgili purna,
misket geçen sezonun başında girmişti diziye... daha bu bölümlerde değil yani... çünkü bugün 527.bölüm gösterildi, ama geçen sezon 1000.lerdeydi...
doğayı kestiremedim şu an için, pek göstermedi 2 gündür rüzgarı çünkü...
Bugün TRT yayınını izledim de, Kısmet ne kadar çok şey katıyormuş diziye. Gerek deliliği, gerek kırgınlığı, gerek duygusallığı öyle güzel yansıtıyor ki.
Yavaş yavaş aldığım keyfin en dorukta olduğu bölümlere geliyor tekrar yayınlar..Ama ne yazık ki okul sebebiyle haftada bir gün takip edebiliyorum tekrar yayınları. Sayhan İsmet aşkı çok yakında başlıyor.:)
Bir de yakın bir zamanda sanırım, yalnızlığım şarkısı eşliğinde Füsun ve Şadan'ın müthiş görüntüleri gelecek. Füsun, Alev olayını öğrendikten sonra evi terk edip Rikkatlere yerleşiyordu. Gecenin bir yarısı mutsuz bir halde dolaşırken Zuhal Olcay'ın sesi dolduruyordu ekranı.."Yalnızlığım, yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin.."
İsmet İstanbul'a giderken de yine Zuhal Olcay'da "Ankara'dan bir Kuş Uçtu" sözlü şarkısı çalıyordu..
Şarkı seçimleri ne kadar da özenli.. Yeni bölümlerde biraz daha popüler şarkılardan gidiyorlar. Halbuki ben eskisi gibi klasikleşmiş şarkıları tercih ederim.:)
Bugünkü bölümde Haluk'un Emel Kısmet'i ararken Şadan'a yakalanması çok komikti. Şadan'a Fincan ve Nemide'nin Emel Kısmet'e eş adayı olarak Nusret önermesi üzerine Şadan'ın damat'ı ben bulacağım demesine çok güldüm. Damat adayları Abdül ile Haluk. İkiside Şadan'ın çok yakınında.
Şadan'ın Damat adaylarından biride Muğlalı ibrahim yani İbram
Her an kapı çalacak Emel Kısmet'in ben geldim demesini bekliyorum :)
Çok haklısın ena'cım ben de aynı şeyleri düşünüyorum.Kısmet ah Kısmet neler yapmısın sen öyle zamanında.Çocuksu halleri çok şirindi..Fakat bugün izlediğim TRT deki eski bölümlerinde Şadan onu nasılda küçümsedi..Çok üzüldüm ama sonradan Davut'un kim olduğunu anladı Şadan..
Sayhan gerçekten seviyormuş Gülendam'ı İsmet seviyormuş..Gülendam'dan nasıl ayrıldıklarını unuttum valla Sayhan'ın..
Bir şeyi merak ediyorum uzun zamandır yazacam hatırlayan var mı?Hani bu Şadan ve Peyami'nin cafeleri var ya bir gün Tamer Karadağlı gelmişti sapkası ile otuyordu.Dalyan onu tanımıştı .Tamer Karadağlı hiç konuşmamıştı ona ne der gibi bir ifade vermişti..Hatırladınız mı? :)
Ben Tamer Karadağlı sahnesini hatırlıyorum:) Kısacıktı ama hatırlıyorum:)
Tamer Bey'in vefa örneği olarak çok sık anılan bir sahnedir o:)
Şadan ve Rikkat'in muğlalı İbraam hakkındaki konuşmalarını hiç unutmuyorum:) çok komikti:)
Mugla'lı İbram'ın Emel Kısmet tarafından değiştirilme çabaları da çok güzeldi.
Şadan'ın İbram ile Kısmet'i evlendirmek için mücadesi, Rikkat'in de mücadeleye katılması da çok komikti.
İbram Zeytinyağı satmaya gelmeyecek mi artık :)
Rikkat ve Fusün ne zaman hamile kalıyorlardı?Pembe ve Civan evlendikten sonra diye hatırlıyorum ben ?:)
Onların hamile kalması bile çok komikti.Pembe canım benim kendisi hamile kaldım diye nasılda sevinmişti..
"ibraam" en son seçimlere katılmaya karar vermişti diye hatırlıyorum:) İmaj çalışması yapıyorlardı..
Rikkat ve Füsun'un doğumlarında doktor Kemal bulunmuştu. Pembe ve Rikkat aynı anda hamilelik testi yapmışlardı.Fakat eve birisi gelince gizlemek için bir yere koymuş, karıştırmışlardı.:)
Ultrason'da Füsun'un erkek, Rikkat'in kız doğuracağı anlaşılmıştı. Şadan oğlu olacğaı için çok sevinmişti. 1Nisan şakası oalrak Şadan'a sonuçların karıştığı, kendisinin kızı olacağı söylenince Şadan da genç bir kız bulup "kuma getirdim" şakası ile karşılık vermişti:)
Muğlalı İbram sonunda venüs müydü, güneş miydi adı bilmiyorum, ona gönlünü kaptırmıştı. Onunla birlikte geri döndüğünü hatırlıyorum. Zeytinyağı testi bile yapmışlardı. Zeytinyağlarına toz kondurmuyordu
Fusün ve Rikkat doğum yapacakları gün Sayhan ve İsmet evleniyorlardı.İsmet gelinliği ile Sayhan'da damatlığı ile hastahaneye gitmişilerdi :)
Zeytinyağının içine birisi birşey koymuştu. Sanırım Rikkat'ti.Kısmet ile İbram'ı yakınlaştırma çabalarının bir basamağıydı:) İbram'ı eve çağıracaktı.."Yağ küflenir mi yav" deyip duruyordu İbram.:)
İsmet'in kına gecesi çok güzeldi.Çok hoş mesajlar verilmişti.Modern ve gelenek dengesinin çok güzel kurulduğu bir dizi olduğunu düşünmüştüm o sahneleri izlerken. Bir ay kadar önceki bölümlerde modern tıp ile ilgili, çok güzel mesajlar vermişler, kına gecesi bölümünde de bazı geleneklerin nasıl da bizi tatlandırdığını vurgulamışlardı.
Bugünkü bölümde Haluk'un Emel Kısmet'i ararken Şadan'a yakalanması çok komikti. Şadan'a Fincan ve Nemide'nin Emel Kısmet'e eş adayı olarak Nusret önermesi üzerine Şadan'ın damat'ı ben bulacağım demesine çok güldüm. Damat adayları Abdül ile Haluk. İkiside Şadan'ın çok yakınında.
Şadan'ın Damat adaylarından biride Muğlalı ibrahim yani İbram
Her an kapı çalacak Emel Kısmet'in ben geldim demesini bekliyorum :)
aaa neler kaçırıyorum ben böyle:)
valla sevgili sezinti,
"Her an kapı çalacak Emel Kısmet'in ben geldim demesini bekliyorum :)"
şu sahneyi görmek için neler vermezdim ki...
aaahh ahhh ya keşke olabilse...
evet şadan bir ara baya baya düşünmüştü kısmete ibraamı ne komikti:)
sonra kısmet sen git abdüle aşık ol:)
Muğlalı İbram sonunda venüs müydü, güneş miydi adı bilmiyorum, ona gönlünü kaptırmıştı. Onunla birlikte geri döndüğünü hatırlıyorum. Zeytinyağı testi bile yapmışlardı. Zeytinyağlarına toz kondurmuyordu
zeytinyağları cafede de satılıyordu bir ara diye hatırlıyorum...
bu arada şarkıcı mıydı ibraamın aşık olduğu yoksa uydurdum mu:) yanlış hatırlıyor olabilirim...
bu arada daha yayınevi zamanında şelale miydi öyle bir kadın vardı... sarışın... haluk, abdül falan çok hoşlanmışllardı, sürekli yayınevindelerdi:)
bir de eskiden abdül pembeye "beyaz bacı" derdi:) civan vardı o zamanlar...
civanla pembenin evlendiği gün yangın olmuştu, 1 gece bile evlerinde yaşayamamışlardı... rikkatlere ağlayarak gelmişlerdi, ayy çok kötüydü o sahne...
Sevgili Sinem83
İbram'ın aşık olduğu dediğiniz gibi şarkıcıydı. Tolga Candar'a Bizim Evin Halleri dizisine kattığı güzellikten dolayı çok teşekkür ederim. Dizide yeniden görmek dileğiyle
Sevgli ena
İsmet'in kına gecesinde Kemal İsmet'in Neva'nın halası olduğunu bilmeden kına gecesine gitmişti.
Sayhan, bir ara İsmet Kemal'in arkadaşlığını çok kıskanmıştı. Galiba zeka oyununu çok kısa sürede yapmasına da çok şaşırmıştı.
unutamadığım bölüm kesinlikle füsunun doğum yapmasıydı ...şadanda aynı sancıları çekmişti ...alev olayı sonrası oldğundan :):)
bir de alevi öğrendikten sonra füsunlar tüm kadınlarla yemekteydi şadanlarda ordaydı karşılıklı şarkı söylüyorlardı :)
sonra sadık amcanın geçen sezon arabayı durduramayışı..nemide ve fincanın camdan bağırarak acemi acemi yaklaşmayın demesi :):)
Fusün ve Rikkat doğum yapacakları gün Sayhan ve İsmet evleniyorlardı.İsmet gelinliği ile Sayhan'da damatlığı ile hastahaneye gitmişilerdi :)
borayla rüya da o zaman mı tanışmışlardı?
sevgili sezinti,
evet kemal ismetlere gelmişti, sayhan uyuz uyuz baktı, elinde de senin dediğin rengarenk küpler vardı, aynı renklere getirmeye çalışıyordu, ama bir kere bile yapamadı sinirden:) sonra kemal sayhanın elinden alıp birkaç saniyede yapmıştı :) tabi o an sayhanın sinir sayısını tahmin edebilirsiniz:)
Kemal ve Neva'nın aynı davete gittiklerini bilmeden sırayla gittikleri İsmet'in nişanıydı diye hatırlıyorum. Çünkü kına gecesi'nde sadece kadınlar vardı ve o esnada erkekler de kafede bekarlığa veda partisi veriyorlardı..
Bir de o zeka küpünün olduğu yer İsmet'in ofisiydi diye hatırlıyorum.Hatta Sally zeka küpünü eşantiyonlar kutusundan çıkarmıştı:) Biraz küçük bir ayrıntı oldu galiba:)
sevgili ena,
doğrudur, ben yanlış söylemiş olabilirim ev diyerek:)
bu arada düşündükçe aklıma geliyor da kemalle neva haftasonu için bir otele gitmişlerdi, aynı otele sayhanla ismette gitmişti:) o zaman ismet baya baya bozuluyordu nevanın kemalle olmasına...
O tatili hatırlıyorum:) İsmet ve Neva bir odada, Kemal ve Sayhan bir odada kalmışlardı. Neva'nın yanlış birşey yapacağından korkuyordu İsmet:) Sayhan çok bozulmuştu:)
tüm aile toplanmış dılanın dogum gunumu o gun o sırada mısket gelıyor herkes sskın falan orayı ızlemedıydım
borayla rüya da o zaman mı tanışmışlardı?
Evet :)
Nostalji'ye devam bakıyorum da .Ben de bir şeyler ekliyim bari.. :)
Zeynep doğmadan önce Rikkat isim araştırması yapıyordu.Cihan'da o zamanlar sevgili Merve ile arası bozuktu ve annesine kardeşimin adı Merve olsun demişti ama Rikkatve Peyami biz yıllardır düşünüyorduk bir kızımız olursa adını Zeynep koyacağız demişti.Öte taraftan Füsün'da oğluna isim arıyordu Ali'yi düşünmüştü ama karar veremedi sonra Umut olsun dedi onuda istemedi.Şadan Mert olacak oğlumun adı dedi ve Mert'i koydular :)
Sevgili Müge
Mert ismi Emel Kısmet'in beğendiği isimdi. Mert ismini ilk defa Emel Kısmet söyledi. Emel Kısmet'in gönlünü almak için çok uğraştılar.
Mert için herkes isim ararken Füsun ve Şadan bunalmışlardı. Şadan'ın Füsun'un karnını okşayarak "sen benim umudumsun" demesi üzerine Füsun "Oğlumuzun adı umut olsun mu?" demişti. Daha sonra Kısmet bu adın kızlara da konduğunu söyleyince Şadan vazgeçmişti:)
Sevgili Müge
Mert ismi Emel Kısmet'in beğendiği isimdi. Mert ismini ilk defa Emel Kısmet söyledi. Emel Kısmet'in gönlünü almak için çok uğraştılar.
Sevgili sezinti
Pardon yanlış kalmış aklımda valla.:) Sizde de maşallah dün izlemiş gibi bir hafıza var :)
Benim şimdilik aklıma gelmiyor gelince devam ederim..;)
Sevgili Müge
Dediğin gibi Kolay mı Bizim Evin Halleri izleyicisi olmak :) Kemal keşke geri dönse, oynadığı dizi pazartesi final yapıyor. Umudum arttı. Salise ve Kemal beraberliği güzel olurdu :)
Nemide'nin İsmet'e evlenirken söylediği sözler çok güzeldi. Ahmet'te diziye ayrı bir güzellik katmıştı. Sakız gecen yıl peyami'nin işyerinde yapılan ameliyata nasıl inandı :)
Sevgili sezinti,
Evet hakısın Kemal keşke geri dönse.Minik Anatorya'da gelse ama Neva için gelse evlendiğini öğrense dediğin gibi Salise ile birlikte olsa..Çok yaşıkışırlar çok :)
Tayfun Eraslan'ın oynadığı dizi evet yarın bitiyor..Bir umut bizi bekliyor ;)
Sevgili Müge
Tayfun bey, Adana devlet tiyatrosunda sahnelecek olan Babaannem Yüz yaşında adlı oyunun yönetmenliği yapıyor.
Kemal geri gelse, Salise ile güzel bir beraberliği olurdu. Salise ile Kemal'in beraberliğine İsmet'in tepkisi ne olurdu. İlk başlarda İsmet'te bu beraberliği çok istemişti.
Geçmişte İsmet, Sally ile Kemal'in arasını yapmak için Neva'dan ajanlık istemişti.O sahneler de çok komikti:)
Bir de İsmet'in nikahında Şadan'ın Kemal ile Neva'yı tanıştırdığı sahneyi çok sevmiştim:)
aklıma geldi de sayhan gülendamla birlikteyken bir gün ismet sinirli sinirli şirkette oturup sesli düşünüyordu, hıhh gülendam kiziroğluymuş şuna bak hiç de güzel değil, ama ismet kiziroğlu çok güzel demişti (bunu deyince yüzünde gülümseme olmuştu) o anda sally ne dedin ismet diye sormuştu, ismet de geçiştirmişti... çok gülmüştüm o sahnede...:)
bir de geçen sezon sayhana karşı çıkıp birkaç gün sonra gizli gizli dilayı izleyip onunla konuşması, dilanın ona bağlanmasını çok sevmiştim...
Sevgili Müge
Tayfun bey, Adana devlet tiyatrosunda sahnelecek olan Babaannem Yüz yaşında adlı oyunun yönetmenliği yapıyor.
Kemal geri gelse, Salise ile güzel bir beraberliği olurdu. Salise ile Kemal'in beraberliğine İsmet'in tepkisi ne olurdu. İlk başlarda İsmet'te bu beraberliği çok istemişti.
Sevgili Sezinti
Teşekkür ederim haberim yoktu Tayfun Eraslan'ın Adana'da tiyatro yönetmenlği yaptığından..
Ne olurdu ?Neva ilk başta biraz çok üzülürdü Safa ile arasında sorun olurdu.İsmet yine isterdi Salise ile ,hem Salise kendine gelir mutlu olurdu..
rüya ve boranın ilk birbirlerine açılma anı...bora bir yer arıyordu orayı bulunca rüyaya onu sevdiğini söyleyecekti....
sonra berilin rüzgarın evinin kapısına sardunyalar bırakması...rüzgarın onu farkedememesi.:)
sadık alinin nemideye koca arama çalışmaları :) sadık ali fincan halayla yalnız kalabilmek için nemideye birini bulmaya çalışmıştı :)
aa bundan 3 sezon önce nemidenin bir talibi vardı... neydi adamcağızın adı, hatırlayamıyorum şu an ama o sezonun sonlarına doğru evlenme teklifi etmişti, herkes pürdikkat nemidenin cevabını bekliyordu...:):)
hay allah ya, çok fena takıldı adamın ismi aklıma..:) neydi neydi diye düşünmekten delirmek üzereyim, allah rızası için biri hatırlayıp söyleyiversin nolur:):)
Adamı çok iyi hatırlıyorum fakat ben de adını çıkaramadım. Epeyce bir birlikte gezip tozmuşlardı parklarda:) Sanırım adam emekli polisti.Cihangir gibi.. Şadan annesi olmulu bir yanıt verecek diye çok korkuyordu:)
cihangir değildir o kocasının adı değil miydi valla bende unuttum ama adamı çok iyi hatırlıyorum :) nemidelerin evinden çıkmıyordu :) aslında evlenselerdi güzel olurdu nemidede yalnız kalmazdı
bugün yine eskilerden 2 bölüm izledim; son derece duygu yüklü ve aile bağlarının güçlü olmasının önemini gösteren muhteşem bölümlerdi...
şadan kısmetin nusretle evlenmesine izin vereceğini ancak araştırma yapacağını söyledi... kısmet, nusretle arası bozuk olduğundan endişeliydi, sevinemedi... düriyeyle nusretin ofisine gittiler, yarı aralanmış kapıdan gördükleri kısmeti yıktı haliyle... nusret bir kadınla birlikteydi... bu sırada da şadan nemidelere geldi çok üzgün bir şekilde, annesine nusret eski eşini unutamıyormuş, onunla barışmış dedi... daha fazla üzmemek için de kısmete söyleyelim dediler..
o sırada eve kısmet geldi,ağlayarak abisine sarıldı... bu sahneden sonra herkeste film koptu zaten... gece şadanların evini gösterdi, şadan kısmeti düşünerek uyuyamıyor, yanında füsunsa arkasını dönüp yatan kocasına üzüntüsünden... ardından nemidelerin evinde nemide ve fincan mutfakta, portakal kabuklarını yere atıyorlar, nemide çok çaresizim fincan diyordu, o sırada ismet de kalktı ve ablam nerde dedi, bir de baktılar kısmet yok... rikkatlerin evinde de kimse uyumuyordu bu arada, rikkat üzgün bir halde mutfakta iş yapıyor, cihan, rüzgar ve pembe de gürültüye uyanıp merdivene oturmuşlar, o sırada peyami de uyandı, rikkat peyami çok üzgünüm, kısmet yıllarca haluğun peşinden koştu hep üzüldü ağladı, şimdi tam aradığımı buldum derken terkedildi dedi...
bu sırada tekrar nemideleri gösterdi, ismet, nemide ve fincan ay nerde bu kısmet diye düşünürken kapı açıldı,kısmet geldi.. çöpleri dökmeye gittim, kendimi de çöpe atmak istedim gibisinden bişey söyledi, fincan da asıl seni istemediği için o gitsin kendini çöpe atsın dedi ve salona geçtiler, nemidenin göğsüne yattı kısmet, ismet de onun ayakucuna oturdu, neşelendirmeye çalışırken kısmet uyudu...
tekrar şadanların evini gösterdiğindeyse, şadan koltukta uyuyakalmış, füsun geldi ve üstüne hırkasını örttü, tam gidecekken şadan elinden tuttu, o da oturdu koltuğa, şadan füsunun dizine yatarak babam onu bana emanet etti füsun, çok üzülüyorum dedi... biraz daha konuştuktan sonra füsun bu ninniyi söyledi;
BEBEĞİM BEŞİK ÇAMDAN,
YUVARLANDI DÜŞTÜ DAMDAN
BABASI GELECEK ŞAM'DAN,
NENNİ NENNİ, NENNİ NENNİ...
sonra da terar rikkatlerin evinde, peyami harika bir şiir okuyordu bir kitaptan, HAZIRIM YENİ BİR YÜREKLE... diye biten bir şiir... bu şiirden sonra rikkat, seni seviyorum peyami dedi...
sabah oldu, nemidelerde ismet, kısmet, nemide ve fincan koltukta uyumuşlar, deli gibi kapı çalıyordu, gelen düriye ve sallydi, hemen ardından yine kapı çaldı, bu sefer sadık aliyle sayhan geldi, sadık ali noldu, nasıl oldu kısmet kız diyerek adımını attı içeri... ardından şadan da geldi, herkes neşeyle kahvaltı hazırlamaya başladı, şadan sucuklu yumurta yaptı, herkes sofrada kısmeti neşelendirmek için konuşuyor, komik komik şeyler anlatıyorlardı, ama kısmet abi izin verirsen ben dinleneyim deyip odasına gitti...
son sahnede ise, düriyeyle kısmet evden çıktı, o sırada haluk da peşlerine takıldı, hahaha hihihi yaparak, bir cafeye gittiler... kısmette hiç neşe yok, haluk bişeyler anlatıp duruyor, düriye ve dalyanın taklidini yapıyordu, bir anda kısmet gülmeye başladı, haluk oh beee güldüüü diye sevinirken kısmet bir anda kriz bir şekilde ağlamaya başladı, o sırada çalan şarkı sezen aksu son sardunyalardı...
...
Ah kaldırımlar biliyor
Bir devir muhteşemdik
Güz güneşinden hüzünlü
İlk yazdann şendik ...
şimdi yazdığıma baktım da, biraz uzun olmuş ama sahne sahne yazmak istedim bu bölümü...
bugünkü bölümlerde çok etkileyici, işte aile bu olmalı bu dedirten, bunu gerçeğe en yakın şekilde bize hissettiren bir dizi olduğunu bir kez daha anlıyorum bizim evin hallerinin... iyi ki varsınız, iyi ki bizimlesiniz... emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...
Sevgili sinem, gerçekten Ayşenil Şamlıoğlu'nun oyunculuğunu konuşturduğu bir bölümmüş... Keşke izleyebilseydim..Keşke kaydedebilseydim de elimde olsaydı bu bölüm..
Bugün izleyememiş olsam da, aralık kapıdan Nusret'in eski karısıyla el ele olduğunu Kısmet'in görüşünü dün gibi hatırlıyorum:)
bende izledim bu bölümü sevgili sinem sende çok güzel yazmışsın şimndi okurken bile gözlerim doldu:(((
ben onları çok seviyorum yaaa..
iyiki varsınız bizim evin halleri sizi çok seviyorum bennnn....
evet sevgili ena,
bu bölüm özellikle kısmet de kısmet diye sayıklayan bizler için arşivlenmesi gereken bir bölümdü... yeniden izleyebilmeni çok isterdim...
ayşenil şamlıoğlu birkaç bölümcük olsa bile dön artık nooluurr:)
Sevgili Sinem
Ben de bugün izledim yukarıda tek tek üsenmeden yazdığın bölümü.Gerçekten Kısmet'e çok üzüldüm.Sonunda nasılda ağladı ben de onunla birlikte ağladım...
Sevgili Ayşenil Şamlıoğlu bu bölümde o kadar iyi oynadıki.Deli çılgın Kısmet gitmiş yerine üzgün hayatından bezmiş birisi olarak gelmiş...
Bu dizinin en sevdiğim en güzel insanlara ders olsun örnek olsun dediğim yeri..
Birisinin ne zaman başı sıkışsa hemen o kişinin yanına koşuyorlar..Eş dost aile akraba komşu hepsi bir arada..O kadar hoşuma gidiyor ki..Şu dünyada kim yapar bunu.Millet birbirinin en kötü günlerinde yanında olmaktan yana onun için demediğini bırakmıyor..Bizim evin hallerin de böyle olmuyor.Bu diziyi izleyenler izlemeyenler keşke normal hayattada böyle şeyler olsa güzel olmaz mıydı?
İyi ki varsınız...Ailem...
evet mügecim haklısın şimdi de böyle olsaydı insanlar, aile bağları bu denli kuvvetli olsa çok iyi olurdu... ama artık hayat kavgasından pek böyle olmuyor maalesef..
aynı şekilde ben de dizimizin yani ailemizin bize bunu, eski zamanlardaki aile bağlarını, "gerçek" dostluğu gösterdiği için çok seviyorum... bir kurgu bile olsa, sadece bir dizi bile olsa ben vermek istediklerinden fazlasını alıyorum her seferinde...
hakikaten de sanki sadık ali benim de dedem, nemide benim de anneannem, ne bileyim bugünkü bölümde özellikle sanki izlerken ben de kısmetin bir yakınıyım gibi üzüldüm... sanki ben de onlarlaymışım gibi hissedip izlemek bambaşka...
iyi ki varsınız, iyi ki bizimlesiniz...
eda_ekin_sarp 14-11-06, 09:02 bence en güzel bölüm bütün aienin tatile gitmesi hariksydı o bölüm gül gül yerlere yatmıştım.
eda_ekin_sarp 14-11-06, 09:10 http://img124.imageshack.us/img124/6633/beh120549ev.jpg
rüzgar barda içiyor sonra orda misketimi görüyor birlikte eve geliyorlar çünkü
bugünkü tekrar bölümü yine çok güzeldi... yazık rikkatçik 500 küsürlü bölümlerde de romantizm romantizm diye çırpınıyormuş, şimdi de :):)
en sevdiğim bölümler geliyor... ismetle sayhanın işkence çektikleri ama ardından e artık sonunda dedirten mutluluğu yakaladıkları günler yaklaşıyor... gerçi bu bölümlerde gülendama ve kartala çok uyuz olmuştuk ama neyse:) bugün sayhan ismetin terfi olduğunu, istanbula gideceğini öğrendi... şimdiden başladı ama ismet, sen nasıl yapacaksın daha önce hiç ayrılmadın ki, kemküm demeye:) ismetin giderkenki veda sahneleri çok güzeldi... :)
Sevgili Sinem
Bu sabah ben de izledim bu bölümü.Gerçekten Rikkat çok güzel ve hoştu bu bölümde..
Kısmet-İsmet-Duriye üçlüsü Sadık Ali'ye karşı yaptıkları iskencede çok komikti..Bakışları özellikle :)
Ben de Füsun ve Şadan'ın aralarının açılma bölümleri yaklaştıkça korkuyorum gerçekten çok üzücü bölümlerdi :(..Füsun yarın bugün öğrenecek aldatıldığını kızlar cephe alacaklar Şadan'a karşı..Of ...
Bu arada Doğa'lı bölümlere daha var sanırım?Doğa hanımıda izlemek büüyk bir keyifdi doğrusu :)
Benim en sevdiğim bölümler de gelirmiş aman da aman:) Ben izleyemeyeceğim ama olsun:) Buradan takip etmek de güzel..
Bu arada bugün bir ara alakasız bir zamanda bir sahne geldi aklıma eskilerden. Hani bir ara abdül'ün babası ve Sadık Ali sürekli birlikte takılıyorlardı..Abdül'ün babası sürekli "saçım güür, dişlerim taam" diyordu:) O sıralar Sadık Ali peruk takmaya başlamıştı.Fincan'ın onu tarzan'a benzetmesi üzerine çok doğal ve çok yaratıcı bir sahne vardı:) Sadık Ali, Fincan onu tarzana benzetince aynen şöyle demişti "Evet tarzanım ben..Fin ceeeyn... Fin ceeeyn":)
Evet ena'cım hatırlıyorum dediğin bölümü Sadık Ali ve Fincan cephesinde olanları en komik şey "Fin ceeeyn" :)
Az kaldı az ben senin yerinede izlerim ;)
sevgili ena,
abdülün babasının dişlerim taaam saçlarım peeekk deyip gevrek gevrek güldüğü tripleri bugün benim de aklımdan geçti, sakıza aşık olmuştu hatta:)
sadık aliye de kadınlar saçları gür erkekleri daha çok sever deyip senin de anlattığın gibi peruk bile taktırmıştı...
sevgili müge,
bence daha doğanın gelmesine var... yani ben öyle hatırlıyorum... ne zamanki rüzgarın kucağında laptop göreceğiz, o zaman gelsin doğalı bölümler;)
bu arada dediğin gibi, füsunun aldatıldığını öğrendiği zamanki halleri gerçekten de çok üzücüydü... barışma sahnelerinde de çok etkilenmiştim...
bir de bir sahne hatırlıyorum... fincan, füsun, rikkat, düriye kocalarına kızıp toplanmışlardı, aynı gece erkekler de toplanıp içki içmişlerdi... sonra evin kapısına gelince erkekler, terlik merlik allah ne verdiyse fırlatmıştı kadınlar... çok gülmüştüm o sahnede...:)
Bir de bir zamanlar Rikkat'in Fidan isimli bir arkadaşı vardı. Bir ara Peyami ile sık sık fısır fısır birşeyler konuşuyordu Fidan. Peyami de bir tuhaf davranıyordu. Rikkat, Peyami'nin onu aldattığından şüphelenmişti..Bir gün takip etmişti Peyami'yi.Fidan ve Peyami dışarda buluşmuş bir otele girmişlerdi.Rikkat çıldırıp içeri daldı..Ve gördüğü manzara karşısında çok şaşırmıştı. Çünkü Peyami Rikkat için sürpriz bir kutlama hazırlıyordu (ya evlilik yıldönümü ya da doğumgünü gibi birşeydi)ve bu konuda kadın gözüyle Fidan'dan yardım almıştı.:)O sahne de hep aklımdadır..
Şu Füsun-Şadan ayrılığı dönemi gerçekten çok etkileyici bölümlerin olduğu bir dönemdi. Benim o dönemden aklımda yer etmiş olan sahneyi daha önce kaç defa yazdım bilmiyorum ama, Füsun Peyamilerin evinde kalıyordu.Bir gece yarısı buzdolabını açıyordu ve orada Zuhal Olcay'ın yalnızlığım şarkısı giriyordu. O şarkıyla birlikte sunulan sahneler beni çok etkilemişti..
Bu arada bu sabahki bölümde "Ankara'dan bir kuş uçtu" çaldılar mı? O da çok sevdiğim bir sahnedir de..:)
enacım bugün öyle bir şarkı çaldığını duymadım, ama son sahneleri izleyemedim o zaman çalmışlarsa bilmiyorum...
bir de o sadık alinin huzurevine bıraktığı bayan kimdi, akrabasıydı diye hatırlıyorum ama bugün düşündüm düşündüm hatırlayamadım?
O bayanı geçen bölüm gördüğümde o sahneleri hatırladım fakat kadının esasen kim olduğunu bi türlü çözemedim ben de:)
Ya şöyle sorayım, İsmet gitti mi İstanbul'a? O giderken evdekilerle vedalaşmaya başladığında başlıyordu bu şarkı.. Sanırım İsmet'in bir de otobüs kaçırma macerası vardı İstanbul'a giderken..Ama yanlış otobüsü kaçırıyordu zaten:) Karışık bir durumdu..
yok yok ismet daha gitmedi canım... bugün sayhana söyledi, nemide isyanlarda, yeter ki istanbula gitmesin ne yaparsa yapsın triplerinde kadıncağız:)
vedalaşmayı hatırlıyorum, ama şarkı aklımda değildi ne yalan söyleyeyim:) çok ağlamıştım o giderken...
sevgili müge,
bence daha doğanın gelmesine var... yani ben öyle hatırlıyorum... ne zamanki rüzgarın kucağında laptop göreceğiz, o zaman gelsin doğalı bölümler;)
bu arada dediğin gibi, füsunun aldatıldığını öğrendiği zamanki halleri gerçekten de çok üzücüydü... barışma sahnelerinde de çok etkilenmiştim...
bir de bir sahne hatırlıyorum... fincan, füsun, rikkat, düriye kocalarına kızıp toplanmışlardı, aynı gece erkekler de toplanıp içki içmişlerdi... sonra evin kapısına gelince erkekler, terlik merlik allah ne verdiyse fırlatmıştı kadınlar... çok gülmüştüm o sahnede...:)
Sevgili Sinem
Evet canım hatırladım Rüzgar laptop ve chat :) yani chat sayesinde tanışmışlardı Doğa ile ...
Füsün gerçekleri öğrendiğindeki sahnesi dediğin gibi çok kötü bi de sezon sonu tatile girmeden iki üç bölüm önce Füsun kızları ile kavga ediyordu Neva'ya tokat atıyordu... O sahnede çok etkilenmiştim ben ...
Şu doğa rüzgar tanışması aslında sadece chat yoluyla değil. Rüzgar laptoptan bir kızla chatleşiyordu ve ondan çok etkilenmişti. Bir gün arkadaşı gökhan'ın arabasını almıştı ödünç olarak.O sırada otostop yapan birini arabaya aldı ki bu kız doğaydı:) Daha sonra o arabayla ilgili bir sürü talihsizlik geldi başlarına..günlerce birbirleriyle sürekli karşılaşmak zorunda kaldılar..Karakollara falan gittiler..En komiği de rüzgar ne zaman zhatte konuştuğu kızla buluşmak için sözleşse o belalar o zaman başına geliyordu. Rüzgar'la Doğa sürekli bağırıyorlardı birbirlerine, "Benim çok önemli bi randevum var" "Benim dee" şeklinde..:)
Bir gün chatte konuşurlarken yine Doğa neden gelemediğini sorunca rüzgar olan biteni anlattı ve doğa da onun rüzgar olduğunu anladı.Rüzgar'a biraz oyun falan oynamıştı hatta. Çok eğlenceli bölümlerdi:)
Sevgili ena
Pes doğrusu!Ya bu kadar şeyi nasıl hatırlıyorsun sen?:) Sanki dün izlemesinde gelip yazıyorsun gibi :) Tebrikler..
Yaşlılık işte hafızamı kontrol etmem gerekiyor..:)
doğru doğru otostop olayını ben de unutmuştum, tebrikler:)
baya bir zaman buluşamadıklarını, aslında sürekli yanında olan kişilerin birbirleri olduklarını anlamadıklarını biliyorum ama aklımda şöyle kalmış, rüzgar doğa ile buluşuyor o gün de arabayı çarpıyordu (beyaz bir renault idi araba) ondan sonra da doğanın uğursuz olduğunu düşünmüştü...:)
He işte, ilk otostop olduğu gün arabayı çarpmışlardı.Bi adamla çarpışmışlardı.Adam benim tanıdğım bir usta var hasarınızı ödeyeceğim benim hatam demişti ve o tamirciye gitmişlerdi.Meğer adamlar arabayı takip ediyolarmış, usta, arabaya çarpan adam vs bi çetelermiş..Araba tamirdeyken koltuğun içine uyuşturucu mu ne koyuyorlardı..sonra gökhan gözaltına alınıyordu.Doğayla Rüzgar o adamı bulmaya çalışıyorlardı falan.Bu olaylar yüzünden bi türlü "chatteki kız"la buluşamıyordu.:) Araba çarpması deyince aklıma geldi:)
hatırladım canım doğru valla bravo:)
o kadar olur ama değil mi:) bu arada nemidenin talibi olan adamın adını hatırlayabildin mi? sabahki bölümü izlerken yine aklıma geldi, çıldrıyordum az kalsın:)
tevfik bey miydi neydi ya çok pis takıldı aklıma...
Maalesef hatırlayamadım ben de ismi..Ama aklıma hep T harfi ile başlayan isimler geliyor..En çok da Tahir geliyor..Ama değildi sanırım..Talip miydi acaba:)
Tekrar bölümlerde o bölümler geçti mi yoksa daha var mı? En azından hatırlamak için bi şansımız olur:)
valla bir sezon sonuna doğruydu ama bu diziyle o kadar sezon sonu yaşadık ki hatırlayamıyorum hangisiydi:)
ama inşallah geçmemiştir :)
doga ıle olan bolumlerı ben hıc ızlemedım tek tuk ızledım hep
Sevgili ena'ya
Eminim dediğimi hatırlarsın canım sabahki izlediğim bölümlerde Sadık Ali 'nin bir arkadaşı var yaşlı bir kadın hasta huzur evinde kalıyor ve kadının oğluda hasta..Sadık Ali çok yakından ilgileniyor bu kadınla ve bir gün İsmet onları pastahanede yakalıyor ve Fincan'ı aldattığını sanıyor peslerine düşüyor..Bu kadın Sadık Ali'nin nesi oluyordu ?Görenlerin hepside çok duygusal aşk yaşıyorlar diyorlar :)
Meraktan ölecem şimdi ,unutmusumda o bölümleri.
Sevgili Müge,
Ne yazık ki kadının Kimliğini, Sadık Ali'nin neyi olduğunu ben de bir türlü hatırlayamadım:) Bir o bir de Nemide'nin talibinin adı bayağı kafama takıldı..Neydi, kimdi bunlar yahu?
Sevgili ena
Aaa sen demi hatırlamadın tüh :) neyse ben izlemeye devam edeyim sabahları o zaman.Sen de fazla düşünme nasıl olsa izleyeceğiz o bölümleri :)
Bak ben de hala merak ediyorum o yaşlı bayan kim?:img-sorry
sevgili müge,
sorduğun soruyu ben de düşün düşün bulamayıp 2 gün önce sormuştum enaya, ama maalesef ki o da hatırlayamadı :(
nemideye talip olan amcanın ismini de günlerdir soruyorum, ama halen hatırlayabilmiş değiliz... ben tevfik mi acaba dedim, ena da T ile başlıyordu sanki diyor ama maalesef bir sonuca varamadık...
sinir oldum ama her ikisini de nasıl oldu hatırlayamıyorum diye...:)
Nemide ile ilgilenen kişinin T harfiyle başlamadığını biliyorum. Sanırım bu kişi geçen sezon sonuna doğru Nemide'lere ziyarete gelen kişi değilmiydi. Yanlış hatırlıyor olabilirim.
Peyami'nin söz yazma hevesi varken, Mugla'lı İbrahim'in ziyarete gelmesini isterim. Tolga bey yine renk katacaktır. Güneş miydi, venüs müydü, adını tam olarak hatırlamadığım kişi İbrahim'de nasıl bir değişiklik yaptığını görmek isterdim.
sevgili sezinti,
geçen sezon değildi ya 2 sezon önceydi galiba... beyaz saçlı biriydi, sürekli gelip gidiyordu nemideye... sonunda da evlenme teklif etmişti, şadan başta olmak üzere herkes merak ediyordu ne cevap vereceğini... sezon sonuna doğruydu...
ibraam konusunda haklısın, güzel olabilir yine onu görmek birkaç bölüm...
Nemide'ye talip olan adam daha eskilerdeydi evet.. Aaa şimdi aklıma geldi, Arkadaşlar o bölümler yakında geliyor:) İsmet İstanbul'dayken ortaya çıkıyordu o adam. Nemide sürekli İsmet'i telefonla arayıp evde mi gece gece dışarlarda mı geziyor yoksa diye kontrol ediyordu.İsmet de bir telefon sapığından şüphelenip karakola gitmişti.Karakol arayan numarayı tespit etmişti ve Nemide çıkmıştı sapık.O esnada karakolda tanışmışlardı bu bey ile.Adam karakola oğlunu ziyarete gelmişti.:) Az kaldı Sinem yakında öğreniriz:)
Şu an için beyaz saçlı olarak Abdül'ün babasını hatırlıyorum. Kurtuluş Şakirağaoğlu'nu hatırlıyorum. Hisarbuselik dizisinin Kadir'i, Suzan'ın babası rolündeydi. Kısmet ve Abdül'ün nikahını kıyan kulağında problemi olan kişiyi de hatırlıyorum.
ena eveettt... ena eveeetttt:bella :bella
bravo valla, doğru hatırlıyorsun, oh allahıma şükürler olsun ya, delirecektim kaç gündür hatırlayamıyorum, kimse de hatırlayamıyor diye, neyse ki tekrar bölümleri var, dediğin gibi de yaklaştı:)
sevgili sezinti,
tekrar bölümlerinde görünce hatırlayacaksın eminim:)
bu arada kulağı duymayan adam deyince gülesim geldi sahneleri hatırlayınca...:)
nemide ismeti arıyordu günde kaç defa evet... arayıp arayıp kapıyordu, ismet de artık dayanamadı ve polise gitmişti... nemide ne kadar pimpirikli ve de heyecanlı... şimdi bir de unutkanlığı eklendi:)
sevgili müge,
sorduğun soruyu ben de düşün düşün bulamayıp 2 gün önce sormuştum enaya, ama maalesef ki o da hatırlayamadı :(
nemideye talip olan amcanın ismini de günlerdir soruyorum, ama halen hatırlayabilmiş değiliz... ben tevfik mi acaba dedim, ena da T ile başlıyordu sanki diyor ama maalesef bir sonuca varamadık...
sinir oldum ama her ikisini de nasıl oldu hatırlayamıyorum diye...:)
Sevgili Sinem
Neyse sorun değil sabah izleyip görücem zaten :)
Ben de hatırladım şimdi sezinti'nin dediği Kurtuluş Şakirağaoğlu'ydu yaşlı beyaz şaçlı bir adam dı ...
Ena pesin bir kat daha üştü diyorum sana..Nasıl hatırlıyorsun valla bana da öğret :)
Evet evet izleyeceğiz yakında oleyyy..:bella
Ben den bir soru daha :)
Pembe ile Civan evlenecekler ya hani.Evlendikleri gün evleri yanacak çok üzülecekler sonra Civan da Rikkat'lerde kalacak..O sırada Civan'ın mı yoksa Pembe'nin mi köyden ailesi geliyordu..Onlarda Rikkat'lerde kalıoyrdu hani?:)
sevgili müge,
ben pembenin ailesi diye hatırlıyorum gelenleri, hatta başlık parası gibi problemler mi olmuştu sanki öyle bir şeyler geldi şimdi aklıma?
Sevgili Sinem
Evet olabilir bak öyle şeyler vardı başlık parası filan Civan dert yanıyordu hatta neyse bekleyip göreceğiz..:)
Evet evet pembe'nin ailesiydi:) Kafede düğün yapıyorlardı Pembe ve Civan'a da Pembe'nin bbasına çok gülmüştüm..Takı takarken millet tam ikisinin yanında durmuş, elinde bir post makinesi "üstünüzde nakit yoksa kredi kartı da alıyorz" diyordu:)
Bugün sabah tekrar bölümü seyrettiğimde, Rikkat'in bu bölümdeki tepkisi ile bu sezon ki tepkileri çok farklı geldi. Rikkat'in Alev konusundaki tepkisi ile bu sezon ki tepkisi arasında farklar var.
Fincan ile Rikkat arasındaki konuşmaya çok güldüm. Rikkat, ünlü bir popstarımızın bir şarkısını söylüyordu. Fincan'ın Rikkat'e akıl versin dediğinde Rikkat'in tepkisi çok komikti. Emel Kısmet ise bölümün yıldızıydı.
bugün tekrar bölümünü izledim,
kısmet nemide ve fincana olumlu düşünün, her şeyin olumlu olacağını düşünürseniz olumlu olur dedi, bunun üzerine nemide ismetin,şadanın ve kısmetin bir arada olduğu resmi eline alıp
"ismetim gitmeyecek, kısmetim gidecek, kısmetim evlenecek evi olacak, şadanım evine dönecek, füsununa dönecek",
fincan da sadık alinin resmine bakıp,
"alişim evine dönecek, alişim bana dönecek, kısmetim evlenecek, kısmetimin düğünü olacak, cümlealem böyle düğün görmemiş olacak" deyip durdular:):)
cihan da bir yandan elinde fotoğraf makinesi, habire fotoğraf çekip duruyor, o da bir sunum bir şey hazırlayacak ve herkesi cafede toplayıp izletecekti bütün aileye, çok güzeldi o da...:)
bu olumlu düşünce olayı ile ilgili birşey hatırladım, ismet istanbula gitmişti, nemide çok üzgün, yine ismetim dönecek dönecek deyip durmuştu, bir anda ismet gelivermişti, çok güzel bir sahneydi:):)
Ben de tekrar bölümün kısa bir kısmını izleyebildim. Erkeklerin kadınlar şöyle kadınlar böyle dedikleri sahne ile kadınların erkekler şöyle erkekler böyle dedikleri sahneler vardı içiçe geçmiş..Aslında hepsi haklıydı bir yandan.. Çok güzel bir sahneydi..Beynimde japon alfabesi döndüğünden yazamıyorum uzun uzun:)Ama şu erkeklerin kimin ayağı kokuyor sahnesi de çok hoştu:)
bugünkü tekrar bölümü doyasıya izledim ve çok beğendim... her karesini...
hayatı erteleme... ya 12den vuracaksın, ya da karavana... rikkat ismete güzel şeyler söylüyor, hem teselli hem ders niteliğinde...
kadınlarla erkeklerin eğlencedeki görüntüleri süperdi... en sonunda tabii ki kavga...:):)
ama o hengamede rikkatle reyaminin her fırsatta bakışması çok hoştu aynı liseli aşıklar gibi... zaten sonra gecenin 3ünde de telefonla randevulaştılar; yarın seni okul çıkışı alırım, cebecideki muhallebiciye gideriz...:):)
rüzgar, cihan, ismet ve kısmetin fincanı neşelendirmek için yaptıkları küçük oyuna çok güldüm..:) hele o tembel ehmet ismet ve rüzgarın hali... muhteşemdi:):)
ismetle kısmetin geceki halleri çok duygusaldı... ismet nasıl da ağladı abla ne yapacağım ben diyerek... annemin kanadından bir gün bile ayrılmadım, bir gün bile kahvaltı yapmadan evden çıkmadım dedi... sonra ablasına sordu sen hayatını kendi kurallarına göre yaşamayı düşündün mü dedi... o ana kadar tam bir abla hatta anne şevkatinde ismeti teselli etmeye çalışan kısmetin bir anda nasıl da bakışları değişti, o endişeyi çok güzel yansıttı...
son olarak, nemidenin ismete tepkisi... bir anne olarak az ve öz söyledi, ama başka da bir şey söylemesine gerek de yoktu zaten; "inşallah istanbulda kabus görüp korkmazsın, çünkü istanbulda sarılacağın bir ablan bile olmayacak..."
Sevgili Sinem ben de izledim bu sabahki bölümü çok duygusal ve komikti...
Şadan bomba lafı Füsuna'a şunu dedi "O hala benim topulu malım.":img-hyste
Dalyan ve Duriye gece içki içerlerken lokantada oynamaya başlamışlardı yani göbek atmaya Dalyan Duriye çarptı Duriye ona.."Dalyan ne yapıyorsun?Dalyan'dan gelen cevap."iyi yim sen ne yapıyorsun?:img-hyste
İsmet ve Nemide'nni sahneleri çok acıklıydı.Nemide git bakalım orada kabus görürsen sarılacak bir ablan olmayacak dedi ağladım ben de :(
ismet ıstanbula gıdıcek mı
Evet Purna gidecek İstanbul'a..
Bu sabah yine izledim diziyi..Cihan'ın aile fotograflarını gösterirken kafede çok ağladım arkada Barış Manço'dan "Sakız hanım ve Mahur bey"şarkısı çalıyordu..Cihan sayesinde Pembe,Civan ile barıştı...Füsun 'da duyugusallaştı ama barışmadı..Finalde Peyami'nin eve gelip Füsun ile konuşması çok güzeldi..Ama Füsun barışmaya niyeti yok gibi..(Hatırlıyamıyorum nasıl barıştıklarını)
Gerçekten sabahki bölümler ile akşam ki bölümler arasında çok fark var.Rüzgar'ı,Cihan'ı,Neva'y,Rüya'yı aynı masada oturup dertkelişirken,şakalaşırken artık göremiyoruz yeni bölümlerde.Rüzgar(Burak Demir) ve Rüya (Dilara Yalçın) demişken çok özlemişim onları gerçekten de..
bugünkü bölümü ben de izledim...
yine çok güzel mesajlar verdi... özellikle geçen günlerde de yazmıştım cihanın ödevini sergilemesi, herkesi cafeye çağırıp izletmesi olağanüstü bir sahneydi:):)
bu bölümleri şimdi göremedikçe daha da çok özlüyorum...
sevgili müge,
şadanla füsunun barışmasına daha var... daha şadan kredi kartlarını kapayıp füsun kalakalacak... barışma sahneleri bir parkta olmuştu diye hatırlıyorum sanki...
Ben hiç hatırlamıyorum valla:icon_sorr halbuki izledim off ...
Hey gidi eski günler ,hey gidi Kısmet,Civan,Rüya,Rüzgar,Haluk çok özledim sizleri..:(
bugünkü bölüm trt de yanınlanan çok güzeldi nasılda unutmuşum :)
imset ve rüzgar askere çağırılıyor :) peyaminin askerliğinde eksik günler olduğu açığa çıkıyor nerdeyse hepsi askere gidecekti :)
kadın ve anne olma konusunda derslerimizi aldık,şadanın karısı ve çocuklarının annesi olarak füsuna nasıl davranılmamalı yanlışlarını izledik ve bunun tersinide civan savundu :) yere bakan yürek yakan hesabı( karamanın koyunu sonra çıkar oyunu gibi :):):) ) ismet istanbula gidiyor herkesle vedalaştı,rüzgarla olan hareketleri çok şekerdi,saysayla halleri :)
ben eski rüzgarı özledim onu geri istiyorum :(:(
İsmet bugün mü gitti? Yani Ankara'dan Bir Kuş Uçtu çaldılar öyle mi? Ve benim yayınım gittiği için evde olmama rağmen izleyemedim he mi?
Gerçekten çok üzüldüm yaa.Günlerdir ne eski ne de yeni bölümleri izleyebiliyorum. Peyami'nin askerlik mevzusunu şimdi okuyunca hatırladım.Komikti o bölümler:)
Ama gerçekten üzüldüm şimdi bu bölümü izleyememe. Ben en iyisi 6 Aralığı bekleyeyim.Sevgili volvox?
Evet ena'cım bugün gitti ,"Ankara'dan Bir Kuş Uçtu"yu evet maalesef çaldılar :( son sahnede İsmet gece odasında Kısmet'in yazdığı mektubu okurken ağlamaya başladı, o sırada odaya Nemide girdi orada bitti :(
Çok duygusal bir bölümdü ,İsmet herkes hediye verdi çok hoşuna gitti.Gülendam sevindi gideceğine,bütün aile yine Nemide'lerde toplandı İsmet için Nemide İsmet'e sarıldı barıştılar ağladım dayanamadım.Çok güzel bir bölümdü.
Bu bölümde en komik şey Peyami'nin askere alınmısıydı ama gitmedi tabiki evrağında yanlış bir hesaplama olmuş:)
tüh yaa:( demek bugün gitti...
bu hafta olduğunu biliyordum ama aksi gibi bugün izleyemedim:(
çok istiyordum ismetin gittiği sahneleri tekrar izlemeyi...
:icon_sorr
bende şans eseri izledim bugünkü bölümleri ve açıkçası dizinin yeni bölümlerini beğnememeye başladım sanki yeni bölümlerde bi yapaylık sezdim eskisi gibi değil kısmetin ismete yazdığı mektup çok güzeldi ayrıca ismet bugün gitmedi arkadaşlar yarınki bölümde gider bubölümün sonunda evde yatağında son kez yattı. çok güzeldi füsuna çok üzüldüm. Bu arada bende özledim rüyayı, kısmeti ve haluğu dizi eskiden daha güzeldi yaaa
İsmet ne yazık ki bugün İstanbul'a gitti:img-cray: .Bütün aile onu yolcu etmeye gitti.Levent Yüksel'den "Karaağaç" şarkısını çaldılar bavulları bir önceki otobüste gitti çünkü yalnış otobüse koymuşlardı bavullarını :)
Bayılıyorum bu dizide insanların bir araya gelip sevdiklerinin yanında olmasına,bugün d eolduğu gibi İsmet'i çok güzel yolcu ettiler.Nemide ve İsmet birbirlerine sarıldı bir kez daha..
Şadan Füsun'un kredi kartlarını iptal etti .Füsun delirdi tabiki..Cihan ve Rüzgar evlerine döndü kızları odasından attı :)
sevgili müge,
dün izleyemedim diye çok üzülmüştüm ama neyse ki uğurlama sahnesi bugündü, kaçırmadığıma sevindim:)
çok duygusaldı yine... otogara gelmeden önce sallynin "insanın görüşürüz diyebilecek bir arkadaşı olması ne kadar güzel" demesi çok anlamlıydı... sayhan vedaları sevmediğinden gitmek istemediğini söylese de ondan sonraki sahnede yalnız başına düşünceli ve üzgün şekilde yürümesi gelecek bölümlerin habercilerindenmiş...
otogar sahnesinde çalan karaağaç şarkısı yine olağanüstü bir seçimdi, muhteşemdi...
Yar gidiyor musun?
Gitme; içimde bir korku var
Biliyor musun?
Böyle başlar ayrılıklar
Gel biraz; kokunu bırak,
Baharımı al; soğuktur oralar
Ağlıyor musun?
Ağlama; hayırlar uğurlar
Gurbete giden döner mi dönmez mi?
Belli değil bilirim
Ben bir karaağaç gölgesi buldum
Cebimde ümitlerim...
ama tam gözlerim dolu dolu izlerken otobüsün kaçması bir anda gülümsememe sebep oldu:):) ismet otobüse binip de anneciğinin ördüğü şala sarılıp ağladığındaysa koptum ben de...
öbür gün kısmetin rüyasında ismeti görerek uyanması ve uyanıncaki tuhaflığı, boş çekmeceleri açıp hüzünlenmesi, "al işte bütün çekmeceler boş, nasıl dolduracaksın" deyişi de çok hüzünlüydü...
özlediğim bölümler bunlar, böylesine sıcak, böylesine içten...
gene evdeydim ve izledim süper bir bölümdü :)
şadanın romantik komedisi :) önce hediye olarak düdüklü tencere ve şarkı (sen varsan her şey tamam diye),sonra çiçek diye ağaç göndermesi :) gerçekten şadan çok romantik bir erkek...neva sarışın çocukla tanıştı hani onu istemeye gidecek olanla,...en son sahnede de şadan füsunu istemeye geldi :)
Sevgili Sinem83
Evet çok duygusal bir sahneydi aklıma geldikçe hüzünleniyorum.Ne güzel bütün aile bir arada yolcu ettiler İsmet'i...
Bugün yine işlerimi bir saatliğine iptal edip sabah izledim..Kısmet çok güldürdü beni .Sabah uyandığında söylediği şeylerin Nemide tarafından söylenmesi ve aynı şeylerin yaşanması çok komikti.Ah Kısmet ah çok özlemisim seni de..
Şadan Füsun'a gönlünü almak için aldığı hediyelere ne demeli?Düdüklü tencere ve kocaman ağaç şeklinde çiçek:img-hyste
Çok güzel bölümleri bi daha izlemek büyük keyif veriyor bana..:img-blush
Pembe'nin annesi ve babası geldi köyden bu bölümde.Babası hemen başlık parası istedi 10 milyon eski para ile..:)
Füsun eve döndü ama hala barışmadı Şadan ile..
mügecim ben de bugünkü bölümü izledim, özlediğim bölümlerden biriydi...
gülendamın halleri halen gıcık etmeyi başarıyor beni... sayhan ne kadar da sevindi ismetten mektup gelince ama :):)
geçen gün yazmıştık pembenin babasıyla annesi geldi sonunda:) civanın kabus günleri başladı:):)
Ay evet Gülendam'ı söylemeyi unuttum:)Çok sevindi ama boşuna yakında gidici:sad53: :)
Daha şimdiden Sayhan'ın İsmet'e olan aşkı başlamış .Kıvılcım gittikce büyüyecek :)
keremm_yaseminn 05-12-06, 10:06 mesele dizin ilk kanal1deki ilk bölümleri en orayı izlemedim o bölümü anlatabilirmisiniz
çok güzel bir bölüm izledim yine bu sabah...
öncelikle 23 nisan haftasını güzel bir şekile dile getirdiler... çok güzeldi... rikkat okulda etkinlik panosuna ilgili bir şeyler koyduğunu, sonra da 23 nisan ve çocuklar konulu bir konulu kompozisyon yazdırdığını söyledi... kompozisyonları okurken çok duygulandığını, çocukların her şeyin bilincinde olduklarını, hepsinin barış istediğini de ekledi... :happy0064
sonra da kısmet kapıda bir dolu çocukla eve geldi... sokak çocuklarıydı onlar... birlikte kahvaltı edip onlara güzel güzel hikayeler anlattı... hikaye bitince de çocuklar mesaj alındı kısmet abla deyip mutluluklarını dile getirdiler... nemide ve düriyenin de bu konuda kısmeti takdir etmeleri güzeldi...:happy0064
nemide ismeti aramaya daha doğrusu sesini duyup kapatmaya devam ediyor:)
sadık ali fincanının sürekli nemideyle görüşüyor olmasından duyduğu rahatsızlıkla nemide çok kötü bir rüya gördüm anneee annee diye bağırıyordu ismet dedi, nemide yaa yaa deyip telaşlandı ve kapadı telefonu... sadık alinin burdaki mimikleri çok iyiydi, belki vazgeçer diye söyledim fincanım:):)
şadan-füsun cephesinde ise füsun "e artık pes" dedirtecek bir şey yaptı:) şadanın telefon numarasını gazeteye verdi: "canınız sıkkınsa, kızdığınız kişiye hissettiklerinizi söyleyemiyorsanız bu numarayı arayın bağırın çağırın" yazılı bir ilanla:) son sahnede ise şadan bir taraftan eh füsun yetmedi mi bana yaptıkların diye söylenirken, füsunun elinde gazete sinir bozucu bir şekilde kahkahalar atması süperdi:)
necibe teyzeyle satı amca geldi, pembeyle civanın dolayısıyla da rikkatlerin huzurlarını kaçırmaya başladılar...:) satı amcanın "çapraz kur" hesabına çok güldüm:) çapraz kura göre bir kadın 2 öküz edeeyo, erkekler çok kadınlar az olduğundan kadınların değeri yükseleeyoo:) peyaminin buna cevabı: ne diyeyim, ağzı olan konuşeyooo :)
rikkatin bu düşünceler ilkel, pembenin baba ben hiçbir şey yapamam bana köyde 1 milyon bile vermezler söylemlerine ise satı amcanın "teselli" cevabı ise trajikomikti: sen gönlünü ferah tut kızım, seni 70lik hamdiye veririm olmazsa...!
hehehe sevgili sinem çok güzel anlatmış. Bugünkü bölüm çok güzeldi gerçekten. Bütün haftasonu toplamda 6-7 saat uyuyunca sabah uyanamayıp dersi kaçırdığım için izleme imkanı buldum. Ve ben de verilen mesajlara bittim.
23 Nisan ile ilgili sahneler gerçekten çok güzeldi. Kısmet'in çocukları eve getirmesi çok güzel bir davranıştı.Çok duygulandım..
Rikkat'in çocuk hakları ile ilgili cümleleri de çok iyiydi. Gerçekten toplumsal olaylara duyarlılığına bitiyorum bu dizinin. Ama eskiden daha mı fazla imiş ne?:icon_redf
hehehe sevgili sinem çok güzel anlatmış. Bugünkü bölüm çok güzeldi gerçekten. Bütün haftasonu toplamda 6-7 saat uyuyunca sabah uyanamayıp dersi kaçırdığım için izleme imkanı buldum. Ve ben de verilen mesajlara bittim.
23 Nisan ile ilgili sahneler gerçekten çok güzeldi. Kısmet'in çocukları eve getirmesi çok güzel bir davranıştı.Çok duygulandım..
Rikkat'in çocuk hakları ile ilgili cümleleri de çok iyiydi. Gerçekten toplumsal olaylara duyarlılığına bitiyorum bu dizinin. Ama eskiden daha mı fazla imiş ne?:icon_redf
evet canım eskiden daha çok mesajlar verilerek olaylara göndermeler yapılıyordu şimdiyse daha az sanki bana da öyle geliyor...;)
e tabi eskiden devlet televizyonu ciddiyeti varmış.şimdi daha çok yanlışlıklar komedisi türüne dönmüş biraz.bu hali de güzel o hali de bence.
evet canım eskiden daha çok mesajlar verilerek olaylara göndermeler yapılıyordu şimdiyse daha az sanki bana da öyle geliyor...;)
Evet ben de katılıyorummm..Eskiden gönderilen mesajşar şimdiki gibi değil..
Sabah ben de izledim çok güzel bir bölümdü..Sevgili Sinem çok teşekkürler güzel özet geçmisin:)
Bir şeye çok güldüm sabah izlerken..:)
Füsun evi sabahın köründe süpüyordu..Şadan solanda uyuyordu.korkarak uyandı Şadan Füsun'a baktı.
Şadan-Füsun ne yapıyorsun?
Füsun-Otobüs bekliyorum ..:img-hyste
Ah eski bölümler ahhh ..
cuma günü sanırım izlediğim bölümde falcı neva ve rüyanın çok başarılı olacağını ,mesleklerinde iyi yerlere geleceklerini söylemişti ama malesef şimdilik bir hareket yok rüya gitti ama nevada hiçbir şey yok ..bence nevaya güzel bir iş bulunabilir,en azından dizinin şuan için tekdüze temposu olmaz
bugünkü tekrar bölümünü de keyifle izledim...
rikkatin başlık parasını kaldırmak için çözüm önerilerini, satı amcanın başlık parasının mantıklı olduğunu anlatmaya çalışmasını, füsunun şadanı canından bezdirmek için yaptığı işkenceleri, sadık alinin fincanını nemideyle bir arada tutmamak için resmen çocuk gibi davranmasını, sallynin ismetsiz ve alisiz ne kadar da üzgün olduğunu, civanın başlık parası için her yolu denediğini, nemidenin ismetini kontrol etme çabalarını gördük...:img-yes:
bir de kısmetin muhteşem performansını gördük... herkesi mutlu etmek için yaptıkları, bu uğurda sokaklarda insanları durdurup konuşmaları, jestleri, mimikleri görülmeye değerdi...:happy0064
savaşın, krizin çocuklar üzerindeki etkisi bugün de işlendi... rikkat öğrencilerinin yazdığı kompozisyonlardan bir tanesini peyamiye verdi, peyami de sesli bir şekilde okudu, mesaj gayet yerindeydi her zamanki gibi...:happy0064
bu arada şadanın karakoldan dönüşteki robe de chambre giymiş hali çok güldürdü beni :)
emeği geçen herkese bir kez daha sonsuz teşekkürler...;)
Sevgili Sinem çok teşekkürler özet geçtiğin için...Ben de sonlarına doğru yetiştim açtığımda Kısmet sokakta elinde kağıt herkese mutluluk dağıtıcam diyordu.Nemide ve Fincan ona engel olmak istedi ama olamadı,Kısmet yolda çok güldürdü onları :)
Rikkat'in başlık parasını kaldırması hadi gidelim Peyami demeside komikti....Peyami'de hiç ciddiye almadı.:)
Annemle Pembe hakkında sabahki bölüm üzerine konuşuyordukta .Annem Pembe ve Civan'ın gizli evlendiklerini söyledi .Başlık parasını alamamıştı Pembe'nni babası...:)
Bir şey daha var aklımda sevgili hocam ena'ya soruyorum umarım hatırlarsın.Mert ve Zeynep Şadan ve Füsun'un barışmalarından sonramı dünyaya geliyorlardı?Hamilelik anlarını hatırlıyorum ama zamanı tutturamıyorum?:)
rica ederim mügecim ne demek...;)
bu arada hafıza konusunda ena kadar güçlü değilim ama mert ve zeyno pembeyle civan evlendikten sonra oldu... daha var yani... çünkü şöyle hatırlıyorum; pembeyle rikkoş ikisi birden test yapıyorlardı...;)
Evet canım sanırım dediğin gibi Pembe evlendikten sonra Zeynep ve Mert doğmuşlardı..Şimdi sabahki eski bölümler Nisan2003'deler. Mert ve Zeynep sanırım iki yaşındalar...Eee o zaman 2004 doğacaklar..Eeee sonra Müge :img-hyste yani daha çok var bir sezon daha var:)...Yanlış hatırlamıyorsam yazın tatile girerken doğumuşlardı..Doktor Kemal doğumda bulunmuştu..İsmet ve Sayhan evlendiği gün hastahaneye koşmuşlardı..:img-yes:
Oh beee:happy0064
Yanlış hatırlamıyorsam yazın tatile girerken doğumuşlardı..Doktor Kemal doğumda bulunmuştu..İsmet ve Sayhan evlendiği gün hastahaneye koşmuşlardı..:img-yes:
Oh beee:happy0064
yanlış hatırlamıyorsun canım tam üstüne bastın..;)
zeynoyla mertin doğum günleriyle ismetle sayhanın evlilik tarihleri aynı gün:) çok komik bir gündü; bir füsunu bir rikkati gösteriyorlardı:)
rüya ve bora da o esnada tanışmışlardı diye hatırlıyorum...
bu arada ilk doğduğu zaman umut değil miydi mertin adı? baya bir sonra mert denmeye başladı diye hatırlıyorum ben...
Evet Sinem'cim Mert'e ilk önce Füsun adı Ali olsun sonrada Umut olsun dedi.Ama sonradan Mert olarak değiştiler ismini:img-wink:
Zeynebede Cihan bir ara Merve olsun demişti ama Rikkat ve Peyami Zeynep olacak demişti..
Merhaba arkadaşlar.Bütün gün sokaklardaydım.Güzel bir bölüm kaçırmışım ama çok keyifli bir gün geçirdim.
Öncelikle Mert ve Zeynep'in doğumuna daha çok var. 807. bölümde İsmet ve Sayhan'ın nikah töreninde sancısı tutuyordu Füsun ve Rikkat'in. Henüz 500lü bölümlerin sonlarında sanırım. Epeyce var yani. Arada İsmet ve Sayhan'ın aşk acısı çektikleri bölümler; Gülendam Sayhan ilişkisinin çıkmazı; Kartal'ın geri dönüşü var..
Peyami ve Rikkat Zeynep'in ismi üzerinde hiç tartışmadılar. Yıllar öncesinden Peyami hep kızı olmasını ve adını Zeynep koymayı istediğini hatırlattılar. Ve başka bir isim düşünmediler. Ama Mert'in ismi aile meselesi olmuştu. Herkesler kendi bulduğu ismi empoze etmeye çalışıyorlardı. Birgün tüm bu kargaşadan sıkılmıştı Şadan ve Füsun. Herkesi yollayıp evde tek başlarına otururlarken Şadan "Oğluşuum, sen benim umudumsun be" gibi bir cümle kurmuştu.Bunun üzerine de Füsun "Oğlumuzun adı Umut olsun mu Şadan" demişti ve Şadan da bu keşfi coşkuyla karşılamıştı. Diye hatırlıyorum..:)
Ama Kısmet Umut isminin kızlara da verildiğini söyleyerek ortalığı karıştırmıştı. Sonra kendi çocuğu için düşündüğü Mert ismini binbir güçlükle vermişti.
Merhaba arkadaşlar.Bütün gün sokaklardaydım.Güzel bir bölüm kaçırmışım ama çok keyifli bir gün geçirdim.
Öncelikle Mert ve Zeynep'in doğumuna daha çok var. 807. bölümde İsmet ve Sayhan'ın nikah töreninde sancısı tutuyordu Füsun ve Rikkat'in. Henüz 500lü bölümlerin sonlarında sanırım. Epeyce var yani. Arada İsmet ve Sayhan'ın aşk acısı çektikleri bölümler; Gülendam Sayhan ilişkisinin çıkmazı; Kartal'ın geri dönüşü var..
ben de daha çok olduğunu biliyordum sevgili ena, ama artık pes yani 807. bölüm dedin bitirdin olayı:)
Peyami ve Rikkat Zeynep'in ismi üzerinde hiç tartışmadılar. Yıllar öncesinden Peyami hep kızı olmasını ve adını Zeynep koymayı istediğini hatırlattılar. Ve başka bir isim düşünmediler. Ama Mert'in ismi aile meselesi olmuştu. Herkesler kendi bulduğu ismi empoze etmeye çalışıyorlardı. Birgün tüm bu kargaşadan sıkılmıştı Şadan ve Füsun. Herkesi yollayıp evde tek başlarına otururlarken Şadan "Oğluşuum, sen benim umudumsun be" gibi bir cümle kurmuştu.Bunun üzerine de Füsun "Oğlumuzun adı Umut olsun mu Şadan" demişti ve Şadan da bu keşfi coşkuyla karşılamıştı. Diye hatırlıyorum..:)
Ama Kısmet Umut isminin kızlara da verildiğini söyleyerek ortalığı karıştırmıştı. Sonra kendi çocuğu için düşündüğü Mert ismini binbir güçlükle vermişti.
rikkatlerin zeynosunda benim aklım da senin gibi berrak ama umut için sen bizim umudumuzsundan sonrası silinmiş:) yani mert ismine nasıl geçtilerdi unutmuşum, teşekkürler hatırlattığın için...;):good:
Hoş geldin ena'cım aramıza gözler seni çok aradı bu gece inan.;)
Evet sen yazdıkça ben hatırlıyorum olanları.Ama hakketten pess yaaa 807.bölüm nasıl hatırlıyorsun ya..Tamam anladım haklında ama bölüm sayıları nasıl aklında kalıyor ya...:)
Kartal'ı hala hatırlamıyorum gitti gider hesabı gibi aklımda kalmış.
Peki hazır gelmişken bir sorum daha olacaktı.Tamer Karadağlı bir bölümde kafede rol almıştı sapkası vardı kafasında Civan'a bakmıştı hatta konuşmuştuk ya bunu hatta, acaba o bölüme daha varmı yoksa geride mi kaldı?:img-in_lo
iyi geceler ben çıkıyorum izinizle
bye
Rica ederim ne demek efem:) 807. Bölümü hatırlamamın nedeni ise aynı gün halamın nikahı vardı. Sayhan İsmet nikahı ile ikinci (hatta birinci) annemin nikahı aynı gündü..Nikahta fotoğrafları çekip hemen tv li odaya koşmuştum:)
Bir de şurdan hatırlıyorum, o bölüm sezon sonuydu. Temmuz 7 de diyeyim ama maaşallah deyin:) Ve o bölümden bir iki hafta önce Nusret bey katıldığı bir programda 807. bölümde sezon finali yapıyoruz önümüzdeki sene devam edecek demişti:)
Tamer Karadağlı'nın konuk oyuncu olduğunu hatırlıyorum ama inan ki zamanı konusunda çok bulanık zihnim. Kafenin açılış bölümlerini geride bıraktığımıza göre ve o arada kaçırmadıysak bir bölümü yakın zamanda gelecektir sanırım.
aman aman maşallah... :):) elemterefiş, kem gözlere şiş...;)
ben mesela 1000.bölümü hatırlıyorum bölüm sayısı olarak kısmetle abdülün evlendikleri gündü, gelin arabasının plakasında 1000.bölümün sonu yazıyordu, ordan kaldı aklımda:):)
Tamam canım sorun değil yine de çok sağol ayağının tozu ile gelip bunları yazman..iyi geceler
Sabahki bölümleri izlemeye devam edeceğiz:img-wink:
bugün eski bölümü izleyebildim ve afranurla pembenin babasını birbirlerine benzettim :):) teki para para diye tutturmuş ve hangi yollarla ulaşmaya çalışıyor diğeri torun için kuma getirttiriyor :)
füsunun şadana yaptıkları çok komikti ..arkasına yazı asmış bir kadına bakarsam bu numarayı arayın :):)
sayhanın doktora teziydi sanırım kabul edildi ve kimse ilgilenmedi tek gülendam..:)
bugünkü tekrar bölümü keyifliydi yine...
sayhanın doktora tezi kabul edildi, ama sevinci kurasğında kaldı yazık... önce sallye geldi müjdeler olsun diye, ama sally de bir araba laf edip çıkıverdi, sayhan kalakaldı... ardından eve geldi sadık aliye anlatmaya çalışırken o da aferin oğlum deyip çıktı... sonra ismeti aradı ama o da telefon çekmiyor ben seni 1 saat sonra ararım dedi... çalan ilk telefona bu ismettir diye koşması çok iyiydi ama arayan fincan halaydı, sayhanın o sahnedeki yüz ifadesi çok hoşuma gitti... gülendam geldi, yılışık bir şekilde davranışlarla kutlu olsun haha hihi... sayhan da denize düşen yılana sarılır misali gülendama sığındı... ama her fırsatta telefon açık mı kaldı acaba diye ahizeyi kontrol etti... aklı ismetteydi çünkü... neden sonra ismeti gördük evine gelmiş, bir soluklandı o anda nemide aradı geldin mi kızım diye konuşurken nemide fincan halanın da selamı var deyince ismet hay allaaah dedi, hemen sayhanı aradı ama onlar gülendamla dışarıdaydı... ismet de teybi açtı ve düşünceli bir hale büründü; çalan şarkı nilüfer - çok uzaklardaydı...:happy0064
bu arada füsunun şadana yaptıkları halen bitmedi, özellikle yemek yerkenki bir anlık ekmek bıçağıyla şadana saldırma düşüncesi çok iyiydi... :)
rikkat bir yandan satı amcayla başa çıkmaya çalışırken bir yandan cihana fast-food konusunda dil dökse de cihan dediğim dedikti...
satı amca oğlu bayramın hasta olduğunu söyledi civana... 1,5 milyar da para verdi... eğer üstüne 8,5 milyar daha koyamazsam oğlum kurtulamayacak, bari pembeyle eksiklerinizi alırsınız dedi... (ama sanki yoktu böyle bir şey yani oğlu hasta değildi diye hatırlıyorum...)
kısmetcik herkesi mutlu etme çabalarına bugün de devam etti... rikkatle peyamiyi yalnız bırakmak için onları eve çağırdı, rikkatle peyami boş evi görünce şaşırdılar ama anın tadını çıkaralım dediler... nemideler de fincanlara doğru yola çıktılar ama son sahnede neler oldu göremedim...:)
Çok güzel bir bölümdü ya sabah izlediğim bölüm…Kısmet beni yine çok güldürdü…Rikkat ve Peyami baş başa kalsınlar diye neler yaptı…Rikkat’te ve Peyami’de nasıl bir sabır var …Evlerine birileri geliyor birileri gidiyor..:)
Önce Füsun ve kızları geldi evde yapmadıklarını bırakmadı .Evin şeklini değiştirdi baştan aşağıya ama hiçbir demedi Rikkat..Peygamber sabrı var valla.Şimdide Pembe’nin annesi ve babası ile uğraşıyor…Çay döküldü yere yanlışlıkla ama hiçbir şey demedi..Canım benim çok seviyorum ben Rikkat’i..:img-in_lo
Sadık Ali çok güldürdü beni gizli gizli eve gelip Fincan’ın yatağına girip Nemide ile karşılaşması korkması süperdi ya..:img-hyste
Füsun’un Şadan için düşündüğü hain planlar,bir anda gülmeleri Şadan’a bakarak..Şadan’da iyi sabır var gerçekten nasıl dayanıyor Füsun’un hallerine..
:img-yes:
Sabah ki bölümde de hemen herkes vardı ne güzel.İzlemekten o kadar büyük keyif alıyorum ki anlatamam…..Sabah bütün sinirimi stresi bir anda aldı valla billa..:)
Sizleri çok seviyorum Ailem benim.:img-in_lo
Holleeeeeey!Sonunda Nemide'nin talibinin adını öğrendik:) Daha doğrusu hatırladım. Adem!
Oh bee bir yük kalktı üzerimden:)
hehehe nemide karakolda... sonunda gördük haftalardır adını hatırlayamadığım nemidenin talibinii:):) ADEM BEYYYYY:):)
füsunun yaptığı resim rüyanın resim hocası atınç bey tarafından onaylanınca füsun hemen havalarda tabii:)
sallynin sayhana sapık meselesini anlatmasın diye sıkı sıkı tembihlemesi, ardından yemeden içmeden gidip nemideye yumurtlamasına çok güldüm..:) kıvırmaya çalıştı ama...
eyvah rikkat kurtulamadık derken bir de pembenin evlere şenlik abisiyle kaçırdığı kız geldi:):)
bak sen şu satı amcaya ya, köyde başlık kalktı, o psikolojik baskıyla civanı kendiliğinden parayı vereceğim dedirtti...:)
evet adem beymiş:) adem bey gerçekten yaşına göre çok dinç bir beymiş:)
füsun resme başladı gerçekten çok güzel anlatmış şadanın yaptıklarını .atınç bey biraz farklı yorumladı ama sonuçta para getirecekti :)
sally çok komikti hem sayhanı uyar git kendin bülbül gibi söyle :)
bir şey soracağım unutmuşum ben :) nemide neden sadık aliyi azarlar gibi yaptı ...ismetin gitmesi için falan yardım mı etti
Holleeeeeey!Sonunda Nemide'nin talibinin adını öğrendik:) Daha doğrusu hatırladım. Adem!
Oh bee bir yük kalktı üzerimden:)
Holeyyyyyyyyyyyy:happy0064 :happy0064 :happy0064
evet sonunda öğrendik .evet evet Adem'miş adı:img-yes:
Fakat sonunda Nemide'nin eve gelip çocuklarına söylediği şeye ve yüzünün ifadesine bittim.Hemen aşık olmuş Adem beye:)
2 sene önceki ramazan bölümleri çok güzeldi... akşamları herkes cafede toplanıyor, sohbet-muhabbetin ardından sadık ali alıyor sahneyi ve her akşam ayrı bir hikaye anlatıyor, sonunda da "kıssadan hisse..." deyip o günkü mesajı veriyordu...
sanırım trtdeki tekrarlarda gelmedi daha o günlere... daha var...
bir kez daha izlemek istiyorum o anneannemin anlattığı eski, sıcak ramazan akşamlarını ayna gibi gerçekçi yansıtan bölümleri...:)
Sevgili Sinem ah ah şimdi yazınca hatırladım ben de hatta iftar açıldıktan sonra Sadık Ali hikaye anlatırken Abdül,Dalyan kılıktan kılığa girerlerdi...
Neva şarkı söylerdi...Çok güzel bölümlerdi ah ah....Daha var o bölümlere...
Yarın bakalım Adem bey ve Nemide ne yapacaklar? :)
nemideyle adem bey gitgide ilerletecekler arkadaşlığı... bir ara hatırlıyorum her gün geliyordu nemidenin evine..:) hatta bir gün bir tamir işi vardı galiba, nemide şadanı beklerken adem bey gelmişti...:)
ahh ahh nemide sultan şimdi ne hallerde...:(
ramazan bölümleriniyse kaçırmadığımı biliyordum ama sen de söyleyince emin oldum, sevindim:):)
Ben geldim arkadaşlar. Benimle yaşıt bir tiyatro klasiğini izlemiş olmanın mutluluğuyla...Ramazan bölümleri gerçekten çok güzeldi. Hatta hatırlarsanız Doğa-Rüzgar aşkı da ramazan bölümlerinde başlamıştı. Sadık Ali'nin anlattığı bi hikaye esnasında Doğa'nın Rüzgar'ı düşünüşü gösteriliyordu. Oooy oy..Gelse de izlesek.
hoşgeldin ena,
hatırlıyorum tabi, hatırlamaz olur muyum hiç...
dizide anlatılan aşklardan en etkileyici olanı birinci sırada tabi ki ismet-sayhan, sonra neva-kemal, üçüncü olarak da doğa-rüzgar aşkıydı bana göre...
daha var ama izlemeye... çünkü 2003-mayısı izliyoruz, yani ramazana daha var:)
Hoş geldin ena'cım:)
Ah Sinem ah Adem bey ile çok yakışmışlardı Nemid ile..Ne kadar mutluydu Nemide gözlerinin içi gülüyordu..Şimdi hep üzgün,unutkan...
Doğa'lı bölümleri ben de merakla bekliyorum..
Ben de Dr.Kemal ve Anatorya bölümlerininde biran önce gelmesini istiyorum....:happy0064
dr.kemal ve anatolialı bölümlere de var daha... ama çift çift gidiyor bölümler en azından:)
bu arada düşündükçe aklıma geliyor eskiler... bundan çok eski bölümlerde rikkat depresyona girmişti hatırlıyor musunuz? kimseyle konuşmak istemiyor, ağlamaklı ağlamaklı düşünüyordu... o zamanlarki hallerine hayran olmuştum... depresif bir insanı yansıttığı halleri psikoloji okuyan birine ders verir gibiydi...:good:
Daha var evet inşallah TRT sonuna kadar verirde izleriz...:img-yes:
Ben az hatırlıyorum ama tam olarak hatırlamıyorum:icon_sorr
Şimdi ben de baya bir eskiye gittim.Duriye bir ara kimsesiz çocuklarla ilgileniyordu..Bir gün sokaktan bir çocuk getirmişti..Bu çocuk Ferhunde hanımlar dizisinde oynayan Can'dı...Sadece bir bölümde oynamıştı Bizim evin hallerinde:img-wink:
düriyenin çocuğu eve getirdiğini hatırlıyorum ama kimdi onu getiremedim gözümün önüne...
kurtlar vadisinde polat alemdarın hüküm sürdüğü dönemlerde bizim evin hallerinde de berkcan diye mafya bozuntusu biri türemişti, yanında da yardımcısı vardı, badem haluğun peşindelerdi hatta o yardımcı sonraki bölümlerde tövbeye gelmişti, ben bıraktım artık o işleri diyordu... pembeye aşık olup baya peşinden koşmuştu... pembe tesadüfen manken olmuştu o sıralar..:):)
On yaşlarında bir erkek çocuktu..Ferhunde Hanımları hatırlıyorsan orada Bülent(şahap sayılgan) ve (hatice arslan)dizideki adını unuttum ikisinin oğluydu:img-wink:
Pembe'yi hatırlıyorum mankenliğini yani:) Civan onu terkedip İstanbul'a gittikten sonra olmuştu...Sismanların mankeniydi:) baya para kazanmıştı...
Ondan öncede Civan zamanında popstarlık yarışması vardı...Çok komikti valla...Merve Ateşoğlu eski senaristlerinden dizinin o da rol almıştı;)
evet evet hatırladım şimdi diriyenin getirdiği çocuğu... can...:)
necla ve bülentin oğluydu ferhunde hanımlarda...
Pembe'nin mankenlik döneminde Kısmet Pembe ve Düriye'nin başına gelenleri hatırlıyor musunuz? Hani bir grup adamı yanlış anlamışlardı :img-hyste
Evet:img-yes:
Bu arada avatarın harika ben de değişik(Şebnem Gürsoy) Rikkat fotoğrafı bulabilirsem eklicem çok istiyorum çünkü :img-yes:
Dünkü gazetede çıkan fotoğraf mesala çok güzeldi:good:
bir otelde bir şeyler oldu diye hatırlıyorum:) onu mu diyorsun?
zor kurtarmışlardı onları...:)
Evet hatırlıyorum yaşasın sonunda :img-hyste baya güülmüştüm orada ben...:img-hyste çok komiklerdi gerçekten:img-hyste
Evet evet, o Berkcan adlı mafyanın eski adamı, hani Pembe'ye aşık olan kurtarmıştı onları. Hep Kısmet'in menejerlik sevdası yüzünden başlarına gelmişti bunlar.
Bu arada oyunculuk anlamında hafızamdan silinmeyen bir sahne de bir Düriye Kısmet sahnesidir. Kısmet eve kamera yerleştirip yarışmaya katılmıştı da Düriye'nin çocuk mevzuunu gündeme getirip puan kazanmak istemişti. Kendi odasında Düriye'yi duygulandırmıştı.Düriye ise gerçekten kötü olmuş ve intihar etmeye kalkmıştı. Enfes bir sahneydi oyunculuk açısından. Değme dramalara taş çıkartırdı.
Evet ena'cım ben de hatırlıyorum Kısmet'in o kemara sakladığı anı ve Duriye'nin çocuk mevzusunu.İntihar sahnesini hatırlayamadım ama çok üzülmüştüm gerçekten...
evet ena doğru... sonradan gerçek ortaya çıktı ve düriye çok çok kırılmıştı kısmete...
neden yine çocuk konusunu gündeme getirmiyorlar ki?
Bence Duriye'nin anne olma zamanı geldi..Kuçağında minik bir bebek ona çok yakışırdı gerçekten de..:img-yes:
Aslında Düriye bu olayın kameralara oynamak olduğunu biliyordu. Kısmet Düriye ile konuşup anlaşmıştı.Onu rolüne sokmak için odada konuşurken Düriye gerçekten etkilenmişti.Başından haberdardı zaten. Bu olaydan sonra Kısmet durumun vehametini anlamış, stüdyoda programcıların canına okumuştu..Anlayana tabii.O programların çok güzel bir eleştirisiydi bu.
O programların çok güzel bir eleştirisiydi bu.
zaten dizinin en iyi özelliklerinden biri değil mi bu?...
yani toplumsal olgulara, güncel olaylara, kanayan yaralara parmak basıp gönderme yapmak...
bu sezon da popstar serkan ile yaptılar bunu...
:happy0064
varan biirr... adem bey sabah sabah geldi aynanızı düşürmüşsünüz nemide hanım bahanesyile...:) hehe nemide nasıl da kıvırıyor adem beyin bıraktığını söylemesin diye... sakız hanıma da gün doğdu hemen içinden başladı kötü kötü kurmaya...
yalnız bir dakika ya, sayhan ismetin yolladığı kartı gülendamın çantasında buldu, "iyi de bu mektup bana, SAYHAN NAZİK yazıyor" dedi:) ne ara değişti de kiziroğlu oldu:)
ay zavallı civan ya, bayram hasta mı değil mi diye bir hal oldu... bayramınsa dğnya umrunda değil, yavuklusuyla kikikiki:) sonunda satı amcanın uydurduğu çıktı ortaya, iyi oldu... pembe buzdolabı almış, satı amca 1,5 milyarın üstüne de bir bardak su içsin şimdi...
füsun entel arkadaşlarıyla gidecekmiş, sandviçler hazırladı, şadan isyanlarda... füsunun kapı önünde şadana verdiği ders çok güzeldi... senin aldatmayacağım şadan... senin gülyüzün için değil, çocuklarım için kendim için yapmayacağım dedi... ses tonu harikaydı...:happy0064
hıdrellezmiş bugün, yani mayısın ilk haftası bildiğim kadarıyla... kısmetçik kapı kapı dolaşmaya başladı... herkes dileğini yazıp çizdi... gül ağacına astı... satı amca da tüm kağıtları açıp afişe etti:) rikkat iyi tahsil yazmış, satı amca ben yazdım onu deyince satı amca "niye yokuşa süreeyoon, para çizecen olacak" dedi:) peyami ben inanmam öyle şeylere dedi ama kısmetin ısrarlarına dayanamayıp 10 dönüm arazi yaz sen benim yerime dedi...
füsun sürünen şadan resmi çizmek istedi, yerlerden kalkamasın dedi:) zengin, karizmatik ve yakışıklı bir sevgili, neva da anne ve babasının yeniden eski hallerine dönmesini, sakız hanım kısmetin de desteğiyle adem beyi istedi...:) sadık ali herkesin sağlıklı olmasını, fincan da sert bir "er kişi" istediği için tüfekli kaşları çatık bir adam çizdirdi..:)
son sahne... kısmet doğal rüzgar yapmaya çalışıyor kağıtlar yere düşsün, dilekler gerçekleşsin diye... ama olmadı, yatağına yattı... bir anda bir kese düşüyor...
peyaminin dediği olacaktı diye hatırlıyorum... arazi işi gibi bir şeyler olacaktı...:)
az önce son kismini izledim.kısmetin yapay rüzgar yapmaya çalişmasini.çok şeker ya bu kismet..özlemişim onu.:)
Sevgili Sinem doğru hatırlıyorsun, Peyami'nin isteği oluyordu. Bir akrabasından sanırım 10 dönüma razi miras kalıyordu. Herkes çok şaşırmıştı.
Bu arada hatırlıyor musunuz bir ara Peyami'nin her dediği oluyordu da herkes onu medyum sanmaya başlamıştı. Hatta çok komik bir sahne vardı. Peyami odasında uyurken Pembe içeri girip sonra amanıın diye dışarı kaçıyordu. "Peyami Abi'nin göğsünden böyle yeşil yeşil bir ışık yayılıyor" diyordu. Sonunda o ışığın Peyami'nin saatinin ışığı olduğu anlaşılmıştı :img-hyste
sevgili sinem çok güzel anlatmışsın :)
füsunun en aklı başında ettiği sözlerden birisiydi o söz :)
bu arada neva ve rüyanın nasıl değiştiği belli oluyor neva daha ince düşünen daha anlayışlı birisiydi rüya da onun tam tersi şimdi de sanki kişilik değiştirmiş gibiler :)
fincan halanın er kişi istiyorum demesi çok güzeldi .onların bir de türkan sultan olayları çok komikti o bölümler ne zamandı hatırlayan var mı
not : sevgili ena bugün doğum gününmüş .Doğum günün kutlu olsun hayatın boyunca umarım her istediğin gerçekleşir,dolu dolu bir yaşam diliyorum iyiki doğdun :)
evet ena hatırlıyorum peyamiyi hatta abartıp bir kaç kişi cafeye gelip benim çocuğum hasta bir iyi ediversen gibisinden şeyler söylemişti...:) peyami çıldıracak gibi olmuştu...:)
sevgili sinem*,
füsun için evet daha önce de söylemiştim... mantıklı ve vay be dedirtecek kurduğu ender cümlelerden biriydi bugünkü...
neva ve rüyayı da çok yazdık... nasıl değiştiklerini... ama rüya yok olduğuna göre artık, meydan nevaya kaldı... ben nevanın aklı başında, hanımhanımcık hallerini özlüyorum zaman zaman...
Sevgili sinem* Türkan Sultan olaylarına daha çok var.TRT'deki son sezondaydı sanırım..
not: Çok teşekkür ederim, inşallah 30-40-50 yaş doğumgünlerimizde de burada bu diziyi yorumluyor oluruz.. Çok sağolun.
Sevgili Sinem83 ellerine sağlık çok güzel özet geçmisin bugünkü dizinin özetini..Peyami'nin dileği kabul oluyordu evet:img-yes: hatta çok şaşırıyordu Peyami :)..
Ah Kısmet ah çok güldürdü beni bugün..Çizdiği resimlerde çok güzeldi valla..Ben bile o kadar güzel çizemezdim:)
Peyami'nin medyum sahnlerinide hatırlıyorum:happy0064 :happy0064 allah hafızam yerine geldi...OLEYYYY :happy0064
Sabahlki bölümleri izlemek bir harika ekranın başından hiç kalmıyorum..Seda Sayan'ın programını bile izlemiyor annem dizi başlayınca :) Ben bu diziyi çok ama çok seviyorummmmmm!!!!!!:img-yes:
Not:Sevgili Ena'cım doğum günün kutlu olsun canım:happy ..Nice mutlu senelere...:cheer:
Hep bizimle birlikte Bizim Evin halleri ile 40,50,60 yıl oluruz inşallah...
Bizim Evin Halleri ve fanlarını çokkkkkk seviyorummmmmmmm!!!!
mügecim sağol... beğendiğine sevindim...:)
çok beğendim, zevkle yazdım... sabahki bölümler de çok güzel....:)
daha sırada sevgili sinem*'in dediği gibi fincanın türkan şoraylaştığı bölümler var... gerçi ondan önce de izleyeceğimiz çook güzel bölümler var... ismet-sayhan olayları, doğanın gelişi, dr.kemalin ve anatolianın gelişi, vs... :):)
Bu arada İsmet Sayhan sahnelerini gerçekten heyecanla beklemekteyim dilerim ki ara tatilde olduğum döneme denk gelir de tek tek izlerim hepsini:)
Ama en merakla beklediğim sahneler:
1-Sayhan'ın Sezen Aksu'dan "Git" şarkısını söylediği sahne..Sarhoştu ve o zamanlar trt de o gün yayınladığı bölümü sabah 6da tekrar yayınlıyordu..Ve ben Hukuk finalim için sabahlarken saatin 6 olduğunu görünce bir telaşla trt'yi açmıştım akşam kaçırdığım için. (e bir de dipnot; o sınavdan kalmıştım :img-hyste)
2-Kartal ve İsmet birlikte tatile gitmek istiyorlardı. Bunu ancak Sayhan'ın yardımıyla yapabilirlerdi ve Sayhan'ı çıldırtmışlardı. Kartal ve İsmet Sayhan'ın ofisinden ayrıldıktan sonra Sayhan biraz sakinleşmek için radyoyu açtığında Sertap Erener'den Sevdam Ağlıyor çalmaktaydı ki tam da şu kısmı "Beni elinle ellere gönderme" :img-hyste sayhan neredeyse parçalıyordu radyoyu
3- Sadık Ali Kartal adına İsmet'i istemeye gittiği dakikalarda parkta yürüyen Sayhan görüntüleri üstünde Sezen Aksu şarkısı "Kolay olmayacak, elbet üzüleceğim. Mutlaka bir iz bırakacak"
4-Sayhan ve İsmet bir proje için birlikte çalışırlarken bir akşam yolun bir noktasından sonra farklı yönlere sapıyorlardı. Kalplerinde bu aşkın imkansız olduğuna dair bir inanç.. Ve fonda yıllardır aradığım ama bulamadığım bir şarkı. "Burada ayrılıyor yollarımız. Artık iki yabancıyız"
5-İlk dört sahneden daha önce gelecek bir sahne.Bayram bölümlerinden birinde. Sayhan odasında öğrencilerin sınav kağıtlarını okumakta. Sıkıntılı. Aklına anıları gelmekte sürekli. Gülendam'ın bencilliği ve İsmet'le olan güzel paylaşımları.. Ve birden radyoda başlayan şarkı: "Ve ben artık seninle yapamıyorum..Bir tanem... Elimde değil.." Ve Sayhan'ın bir hışım kalkıp Gülendam'ı arayıp ayrılmak istediğini söylemesi:)
Şimdilik bu kadar:)
enacım ikinci ve üçüncü maddeyi çok net hatırlıyorum, özellikle sertab erenerin en sevdiğim şarkısı sevdam ağlıyor çalarkenki sahneyi sanki dün izlemiş gibiyim... zaten o parçayı çok severim, bir de sahne etkileyici, mahvolmuştum izlerken...:)
Bir de şu geldi aklıma şimdi. Sayhan Gülendam'dan ayrıldıktan sonra Kısmet ve Sally İsmet ile Sayhan'ı bir aaraya getirmek için türlü numaralar yapıyorlardı.sonunda Sayhan'ın başkanlığında bir grup öğrenci ile İsmet'lerin şirketinin ortak bir proje yapmasını sağlamışlardı.Sayhan ve İsmet bütün gün beraber çalışıyorlardı. Neyse Sayhan öğrencileriyle ilk toplantının yapılacağı yerde beklerken içeri İsmet girmişti.O anda ikisinin de şaşkınlıkları görülmeye değerdi.Hele de Sayhan'ın yutkunuşu...:)
ismetle sayhan demişken... evleneceklerine yakın bir gün evde sally kısmet ismet ve düriye vardı yanlış hatırlamıyorsam, dergilerdeki fotoğraflara bakıp o yakışıklı bu yakışıklı diye yorumlar yapıyorlardı... ismete de soruyorlardı sence nasıl diye, ama ismet benim sayhanım hepsinden yakışıklı, hem gözleri de mavi demişti... sally tamam ismet son bir fotoğraf göstereceğim, buna dayanamayacaksın dedi veee george clooney demişti, ismet ayy evet george clooney çok hoş derken sayhan duyup bozulmuştu...:)
Hehehe evet hatırlıyorum o sahneyi:) Sonra hatta Sayhan'a senin hiç sevdiğin sanatçı yok mu demişti İsmet. Sayhan kimi söylemişti hatırlamıyorum ama bu sefer İsmet "Ama o esmeeer" diye bozulmuştu:)
evet ben de senin söylediğin sahneyi hatırlıyorum ama kimdi hatırlayamıyorum sayhanın kimden bahsettiğini...:)
neyse allahtan önümüzdeki bölümlerde görüp hatırlayacağız... aynı adem bey gibi..:):)
hehe bölüm peyaminin 10 dönüm arazi haberiyle başladı:) şaban amca öldü, 100 dönüm araziden 10 dönüm peyamiye düştü..:)
sadık ali eskişehirde biten apartmanın adını fincan hanım apartmanı koymak istediğini söyledi, tam fincan hanım apartmanı yazarken sayhan gelip o evde annemin de emeği vardı, o ev onun gözlerini yumduğu evdi dedi... haklı olarak... ben de olsam öyle derdim... fincan da duydu |