Tüm Versiyonu Göster : Kırık Kanatlar-Replikler


AKBEL
23-01-06, 03:01
İşte mektup:::

Cemal yazarken;
Nazlım,içimin ışığı,
Siyah gecemi aydınlatan yeşil bakışlım. Nişan kıyafetinin yürürken çıkardığı sesi her adımda hatırlayacağım. O sesler, benim bedenimin zırhı gibi. Burada geceleri sessizliğe kulağımı dayadığımda çok uzaklardan bir keman sesi duyar gibi oluyorum. Parmaklarının kemanın üzerindeki narin akışını unutmam ne mümkün.

Nazlı okurken;
Nazlım, güzel yüzlüm,
Sanki bu siperdeki her askerin üzerine senin çaldığın müzik umut yağmuru gibi akıyor.

ya istiklal ya ölüm
23-01-06, 20:29
öncelikle benden önce yazan rakadaşın söylediklerine açıklık getirmek istiyorum tabiki rüya işçilerine sözüm yok ancak yüzbaşı mektubu yazarken aralardan okudular mektubun tamamı okunmadı bu yüzden böyle anlaşılmış olabilir...
benin beğendim replik ise;
************************
nazlı:yüzbaşı,yüzbaşı...size bir oda hazırltayım biraz dinlenirsiniz
yüzbaşı cemal:zahmet etmeyin günün ağarmasını bekliyorum...nazlı hanım biraz oturur musunuz sizi ikna edeceğimi söylemiştim fırsat olmadı..
nazlı:yorgun görünüyorsunuz sizi çabuk altederim.
yüzbaşı cemal:görünüşe aldanmayın..(gözleri kapanır)
nazlı:iyi yolculuklar...uykuya yenilmek istemeyen küçük bir çocuk gibi... :

OXFORD
06-02-06, 20:47
arkadaşlar ben yazıyım dicem ama geçen gün yazıcaktım.emin olamaadım.ama videoyu indirdiğim için yazıyım artık.yalnız birşey dicem yüklemek çok zor oluyor ya.daha parçalasanız da öyle koysanız.gerçekten yükleyene kadar mahvoldum yani.4 saatte bitti bende.eğer ayırırsanız çok özel sahneleri.çok sevinirim.


Nazlı: Acıtmamaya çalışıyorum.
Yüzbaşı Cemal: Çalışmayın, birden sökün.
Nazlı: Hemen yarayı temizlicem... En zor kısmı bitti. Kurşun sıyırmış.
Yüzbaşı Cemal: Acemiydi asker
Nazlı: Ona ne oldu?
Yüzbaşı Cemal: Öldü.
Nazlı: Vurdunuz mu?
Yüzbaşı Cemal: Ben vurmadım. Ama komutamdaki asker vurdu. Vurmak zorundaydı. Kendi askerlerimizi korumak için.
Nazlı: Koruyabildi mi?
Yüzbaşı Cemal: Ben sağ kaldım ama bir erimi yitirdim.
Nazlı: Yüzbaşı... Neden uyarmadınız beni?
Yüzbaşı Cemal: Bir hemşireye dert yanmak istedim. Gözlerinizi görmeden. Öylece anlatmak istedim...

OXFORD
06-02-06, 20:51
cemal : Yunus gel buraya.

CEMAL :Bu başarından dolayı seni onbaşı yaptım.
YUNUS :Sağolun komutanım!
CEMAL:Ama...
CEMAL Getirdiğin subay olduğu için çavuşluğa yükselttim.
YUNUS:Sağolun komutanım.
CEMAL Ama...
YUNUS:Ama...
CEMAL :Emirlere karşı gelip izinsiz düşman bölgesine girdiğin için çavuşluğunu geri alıyorum.
YUNUS Anlamadım komutanım. Ben şimdi ne oldum?
CEMAL :Onbaşısın...
nevzat geldi.
Cemal :Subay yakalamış.
CEMAL :Sorgu için getirmiş.
nevzat: Demek aman sağ getireyim, sorguda çok işimize yarar diye düşünmüş.
CEMAL :Yunus’un anlatmayı unuttuğu bir şey mi var yoksa?
nevzat:Fazlası var, eksiği yok.

saHra_
07-02-06, 11:42
3.bölümde Cemal'in mektubu:=)

siperlerin ardinda aksam kizilligini gördügümüzde yarin diyoruz icimizden,yarin bize zaferi getirecek,yarin yine tek vücut olucaz...

ayse:Bu cocuk savasmaya mi gitti yazi dersine mi? pek dillenmis..
nazli:yazdiklarini sende begendin dimi?
ayse:bir inanabilsem onun yazdigina begenicemde... :=)

acaba o mektuplarin ahmet'ten olmadigini nezaman ögrenecek?

OXFORD
12-02-06, 20:57
nazlı'nın ahmet'e yazdığı mektup...cemal okuyor...

sana bunu nasıl söylüceğimi bilmiyorum.ailene öldüğün bildirilmiş.biliyorum yaşıyorsun.yoksa mektubun gelmezdi.bir an önce onlara yaz.

o sırada nevzat gelir

cemal:nazlı'dan ahmet'e yazmış
nevzat:yaşadığını sanıyor
cemal:benim yüzümden.yarın nasıl söylücem?
nevzat:peki peki ya mektupları senin yazdığını?
cemal:olmaz söyliyemem

bu arada cemal nevzat'a bakar
nevzat:bu bakış hayra alamet değil
cemal:ne mağlum benim yazdığım
nevzat:eyvah
cemal:evet ne mağlum?
nevzat:cemal?
cemal:yoksa sen?
nevzat:ben ne?
cemal:nazlı ile mi konuştun?
nevzat:görmedim bile
cemal:haber veremedin mi?
nevzat:verdim verdim.ayşe evdeydi.
cemal:başka?
nevzat:başka...ne olcak bostonlarından domates yedim
cemal:ne domatesi,ne bostanı
nevzat:bir bir kontole çıkıyım
cemal:gel buraya
nevzat:yok birşey.konuştuk öyle
cemal:havadan sudan
nevzat:cemal...ben onun karşısında
cemal:ne yapıcağını bilemiyorsun
nevzat:gözlerine bakmazsam iyi idare ediyorum ama.ya sen?senin elin ayağına dolanmıyor mu?hep serinkanlı oldun.ben de neyi kime soruyorum.

süper bir sahneydi ya.

Saba
17-02-06, 17:24
DANS SAHNESİ:

(Cemal odaya girer, plakları karıştırmaya başlar.)
Cemal: Benimle dans edin
Nazlı: Dans etmek istemiyorum.
C: (Plağı takarak) Bu müzikle ister misiniz?
N: Hayır..
C: (Yeni bir plak takar) Ya bununla?
N: Yüzbaşı, istemiyorum..
C: (Başka bir plak takar) Ben bunu sevdim.
C: (Nazlı nın önüne gelir) Lütfen..(Nazlı zoraki kalkar.)
(Dansa başlarlar.)
C: Bunu söylemek istedim size..Şimdi, şu anda, çok güzel bir hanımı kollarımda döndürüyorum.Bu bir anı..Bu unutulmaz bir anı..
N: Ama..
C:Cephede bu anıyı hatırlayacağım, bu dakikalar benim..Ve bu anıyı kimse benden alamaz..
N: Paylaşmaya gönülsüz olsam bile mi?
C: Gönülsüz mü? Öyle diyorsanız…Hiç önemi yok.Şimdi bilerek ve isteyerek, hatta, hatta sizi zorlayarak bir anı çalıyorum.O mektuptaki satırları yazan gibi..

nur-gulll
17-02-06, 18:53
ayse ve nevat arasinda ki konusma (çiçekleri verirken)

Nevzat : Papatyalari sevdigini duydum
Ayse : Ben mi? ...Severim heralde...Papatya
N : Begenmedinmi?
A : Yokta ... Nerden aklina geldiki?
N : hiç öylesine, ayagimin dibindelerdi
A : Canin çiçek toplamak istedi yani
N : Aynen öyle, eyildim tek tek topladim, inan aklimda ne savas kaldi nede görmeye dayanamadigim yokluk, sadece birini sevindirmek istedim
A : Tesekkür ederim, sasirdim sadece
N : Farkindayim :img-cray:

nur-gulll
17-02-06, 19:11
Ayse : beni dansa kaldirmicakmisiniz?
Nevzat : Önce nazli hanimi kaldiricam, onun neşelenmeye ihtiyaci var, benimle dans ettigi için neşelenecek biriyle dansetmeyi tercih ederim

nur-gulll
18-02-06, 11:02
Saba ve nur-gulll ellerinize sağlık,en güzel sahneleri yazmışsınız,elerinize sağlık.Bölümün ilk baıındaki Cemal-Nazlı repliklerini de yazarsanız çok sevinirim

Nazli : soruma cevap verecekmisiniz?
Cemal : mektuplar
N :evet mektuplar, kim yazdı onları ?
C :Kim oldugu neden bu kadar önemli?
N : çünkü bir Gölge gibi sızdı aramıza, iki sevgilinin arasına girmeye nasal cürret eder ?
C: Kötü bir niyetmi sezdiniz? mektuplarda böyle bir şeymi vardı?
N : Hayir ama
C : Duygularını anlatmak, hayranlıgını dile getirebilmek için yardım istemiı, yazamadıgı her kelimenin peıine düımüı
N :Yinede ahmetin yazmasini isterdim
C : Oturun lütfen

devamı birazdan

nur-gulll
18-02-06, 11:36
C : Ahmet aşıktı size, sevmek yakışıyordu ona, onun saf yüreğine, son anında sizi sayıkladı, son nefesine kadar, bundan değerlisi varmı?
N :Öldüğünde...
C :Anlattım size, daha fazla ne söyleyebilirimki
N : Onun yanındaydınız
C : Benim acı çekmediğimi sanıyorsunuz, ölümünü nasil anlatayım, mektupları..., aşkını...
Içinizi kemiren kuşku nedir?... Yoksa ahmete olan sevginizden emin değilmisiniz?
N : Bunu nasil söylersiniz ?

Saba
18-02-06, 17:11
Nur-gull arkadaşımızın yazdığı Nazlı ve Cemal in konuşmasının devamı:
(Bu kısım çok güzel)

Cemal: Cepheden yazıldı o mektuplar..Orda herkes yalnız..Herkes kendini bekleyen biri olduğu fikrine tutunmak ister.
Nazlı: Ben peki? Kandırıldım.
C: Kandırılmak mı?
N: Bu kadar zor muydu inanmak? Ben Ahmet yazdı sandım.
C:Ve beğendiniz.O satırlardan etkilendiniz.Asıl kızdığınız bu mu?
N:Hayır.
C: Beğendiniz.Cephede biri var ki, size beklediğiniz satırları hala yazabilir.
N: Yazamaz.
(Nazlı Yüzbaşı nın evraklarını karıştırmaya başlar..)
N: Bu evraklar sizin mi?
C: Evet, ne yapıyorsunuz?
N: Sizin şahsi yazışmalarınıza bakıyorum.
C: Buna müsaade edemem.
N: Öyle mi?
C: Zannettiğiniz gibi değil.
N: Ne zannediyorum ben?
C: Şimdi..Yazdıklarımı gösteremem size.
N:Ben de okumak istemem.
C: Yapmayın zaten.
N: Okumam .Çünkü özel bu satırlar..( Cemal huzursuz görünür.)Sonunda anladınız.
C:Bununla ne alakası var. Bu başka.
N: Sizden rica ediyorum, bana mektup yazmasını engelleyin.
C: Söz veriyorum. Yazmayacak.
( Nazlı odadan çıkar.)

nur-gulll
18-02-06, 17:31
yazan arkadaşlara çok teşekkürler en beğendiğim sahneleri yazmışsınız bide biri nevzatla muhtarın oğlunun konuşmasını yazabilirmi nevzatın verdiği cvplar çok güzeldi.geçici değiliz kalıcıyız fln

NEVZAT : birakin, tamam, getirin buraya, sen neye ateş ediyordun ?
KAZIM: avlaniyordum
N : tarlalardami ?
Yunus : kim avmiş, şimdi sana göstericem ben
N : Yunus, yakalayabildinmi bari ?
K : attiğimi vururumda, kalabaliktan kaçti
N : Bin atina, bir dahada dolaşma buralarda, ava giderken avlanirsin sonra, üstellik burdakilerin hiçbiri senin gibi kör nişancida değildir, yazik olur sana
K :Biz bu kasabada yaşiyoruz teğmen , gelirizde, giderizde , geçici olan sizsiniz, bana sorarsaniz fazla eğlenmeyin buralarda, hirlisi hirsizi var
N : Hiç heveslenme, gidici değiliz, daha çok karşilasiriz seninle, bin atina hadi bakim

Saba
18-02-06, 22:39
SON SAHNELER

Ayşe ve Cemal konuşması:
Ayşe: (Kolunu tutarak) Yüzbaşım…Döneceğinizi biliyordum.
Cemal: (Anlamamış gibi yaparak) Sağol Ayşe ..Bizi düşündüğün için çok sağol.

Nazlı Cemal konuşması:.
N: İçeri gelmek ister misiniz?
C: Başka bir grupla buluşacağız ama..
N: Hemen mi?
C: Biraz vaktimiz var aslında.Diğer grup 2 saatten önce gelmez..
N. Buyrun o zaman.Aç mısınız?.Bir şeyler hazırlayalım hemen.
C: Telaşlanmayın.Bir kahve yeter.
( Kazım kısmını atladım)

( Kapıya giderler)
Cemal: Tamir ettirin bunu .Omuz vuran içeri girer.
N:Biliyorum.Demirci teklif ettiğimiz parayı az buldu.Ama elbet insafa gelecektir.

( Herkes salondadır.Nevzat gelir.)
Cemal:Ne diyor Kazım?
Nev: Avlanıyormuş..Hep böyle dolaşır mı buralarda?
Ayşe: Dolaşır, ama çiftliğe pek sokulmaz.
Nev:Sevmem böylelerini.
C: Bir askeri çiftliği korumak için vazifelendirelim.
Zeynep: Ne gereği var ki?
Nev: Ne zararı var?
Z: Yani..Biz rahat edemeyiz.
Naz:Bizi kimsenin beklemesine gerek yok.
C: Bırakın da ona ben karar vereyim.
Naz: Burası askeri mevzi değil.Korunması gerekmiyor.
Nev: Evin dışında bekler. Ahırda kalır...
Ayşe: Zeynep, hadi kahveleri getir artık...( Zeynep duraklar) Hadi..
C: Daha demin Kazım ateş etmedi mi?
Naz:Kendimizi kimden, nasıl koruyacağımızı öğrenmemiş olsaydık, bu çiftliği kapatır giderdik.
C: Yalnızsınız burda.Her an eliniz tetikte olacağına bir askerimiz nöbet tutsun.
Naz: Burası Nazım bey in çiftliği..Bir tek silahlı adam beklemeden savaşı atlattık, biz koruduk.
C: Şİmdi biz geldik ve sizleri korumakla vazifeliyiz.
Naz: Asker vatanı beklemeye lazım, evleri değil..
C: Bu kez dediğiniz gibi olsun.Ancak emirlerimin tartışılmasına alışık değilim..Bir kez daha çevrede başı bozuk görürsem, bir asker de gelir,onlarcası da....Müsaadenizle..
( Nevzat ve Cemal kalkarlar.Zeynep kahveleri getirmiştir.)
Z: Ya kahveler.?
Nev: Başka zaman içeriz.

( Kızlar içerde)
Ayşe: Cemal i çok sinirlendirdin.
N: Sinirlensin..Komutasındaki asker sanıyor bizi.
A: Buraya eninde sonunda asker bırakacak.Üstüne giderek iyice ikna ettin Cemal i..
N: Başka yolu yoktu.Sen şimdi Cemal mi haklı diyorsun?
A: Hayır, ben Hristo yu düşünüyorum.Cemal in sana emir vermesine kızdın, onunla savaşa girdin.Bu senin o kadar aklını başından aldı ki, askeri neden istemediğimizi unuttun.
Z: Ya niye birbirinize kızıyorsunuz ki şimdi? Asker bırakmayacaklar ya işte..Öyle değil mi?
A: O kadar yoldan geldiler, iki hoş sohbet edeceklerdi, bir kahve içiremedik.
( Nazlı nın Ayşe ye bakışı ve bitiş..)

nur-gulll
20-02-06, 11:08
Bir ricam var eğer mümkünse Ayşe ve Nevzat'ın ahırdaki konuşmalarınıda yazar mısınız?

Ayse : Beni çağirtmişsiniz?
Nevzat : Burda kim yaşiyor?
A : Anlamadim
N : Bu ayak izleri...tabak...biri yaşiyor burda
A : hay allah, ben burda iş yaparken, bunlari kullaniyorum ,daha rahat
N : Bunlari giyiyorsun?
A : evet
N : Gösterirmisin?
A : Neyi?
N : Giy ayağina
A : Bunca iş arasinda, işin eğlencesindesiniz
N : Değilim
A ; şaka yapiyorsunuz, bir an...
N : Güldüğüme bakma, bunlari giymen lazim

A : Içine kalin çorap giyiyorum tabi, böyle giyince ayağim içinde dönüyor, tamammi?
N : Kipirdayabilicekmisin onlarla?
A : Hep yaptiğim şey, birakin benimle uğraşmayi, çikariyorum
N : Daha değil
A : Başka
N : Yürü burda
A : Amma...
N : Iki adim atacaksin bitecek, ellerimi tut
A ; yok yaparim
N : Izler için istiyorum, ellerime tut...gel...iki adim
A : Bu kadarmi ? Artik şunlari çikartabilirmiyim?
N : çikar

N : Kullanma onlari
A : Nesi var çizmelerin?
N : çorapta giysen çok büyük ayağina, bileğini burkarsin
A ; Gidebilirmiyim
N : Tabi...Zahmet verdin

(Ayşe gittikten sonra)

N : Izler farkli, iyi denemeydi ayşe,ne sakliyorsun benden ?

Saba
23-02-06, 16:38
kaçıncı böLümdü biLmiyorum ama bi köyde 2 tane top buLmuşLardı askerLer yaşLı adamın sözLeri çok güzeLdi hatırLayamıyorum rica etsem yazabiLirmisiniz ? :img-huh:


Yaşlı adam ve Yzb. Cemal konuşması:

Cemal:Bu topları buraya nasıl getirdiniz?
Y.A: Biz değişik bir milletiz.İşler düzgün giderse birbirimizi yeriz, işler karışırsa ağır uyanırız, iyice karışırsa,kenetlenip olmayacak işler yaparız.
C: Haklısın. İyiki de öyleyiz.
C: Evleriniz yanmış..Ne yapacaksınız?
Y.A: E.. Yağmaz..Hava da sıcak..Açıkta uyuruz evlat..Yeniden yaparız evleri.
C: Yapacağız değil mi ihtiyar?
Y. A: Hiç kuşkun olmasın.Ben karşımda bana bayrağımı geri verecek olanı görüyorum.
C: ( Adamın elini öper) Bundan değerlisini söyleyemezdin..

Saba
24-02-06, 17:32
NAZLI- CEMAL SAHNESİ

(Nazlı cemalin odasına girer)
N: Yüzbaşı..
C: Sen ne arıyorsun burda?
N: Yaralanmışsın..
C: Girme Nazlı, girme, çık odadan..
N: Ne oldu sana? Lütfen müsaade et, bakayım..
C: Elini çek..Salona git, geleceğim..
(Nazlı pansuman malzemelerini getirir)
C: Bir şey değil bu.
N: Bu mu bir şey değil?Hemen doktor bulmamız lazım.Cemal, beni duydun mu? Doktor diyorum.
C: Bırak doktoru falan! Salona git, geleceğim..
N: Şu yarayı iyice temizleyelim.Sonra söylediğin gibi salona gideceğim.Müsaade et şimdi..

(Nazlı salondadır, Cemal gelir)
N: Nasılsın?
C: İyiyim ben,iyiyim..
N: Gece buraya gelmemeliydim.
C: Gelmemeliydin.Ama iyi ki geldin.
N: Gelmeseydim..Bunu saklayacaktın..Peki ama neden?
C: Biraz oturur musun?
N: Gideyim artık..
C: Otur lütfen..( Otururlar) Yaralı olduğumu kimseye söylemeni istemiyorum..
N. Neden bu kadar gizli?
C: Bir söz istedim senden.
N.Neden gizlediğini söylersen...(Anlar)Yaralı olduğunu kumandanların duyarsa vazife alamazsın..Haksız mıyım?
C: Cevapsız hiç bir soruya tahammülün yok değil mi?
N: Geri dönmek istemedin, bu yüzden gizliyorsun..
C: Evet..Beni İstanbul a göndereceklerdi.Neden gitmek istemediğimi sormayacak mısın?
N: Neden?
C: İstanbul a dönemem.Şimdi olmaz.(Kalkıp pencerenin önüne gider).. Bir zafer..Bir zafer kazandık.Öyle bir zafer ki,askerin ayağına çizme, sırtına bir kaput veremeden..Derme çatma silahlarla, imkansız..İmkansız denilen oldu…(Nazlı yerinden kalkar).El kadar tarlasının sınırına hapsolmuş bitap köylülerdi ordumuz.. Onların nasıl kabuklarından çıktıklarını, o yanık tohumlardan nasıl boy atıp büyüdüklerini gördüm ben..Milletimin gücünü gördüm.Şimdi gidip İstanbul da benim vazifem bu kadardı diyemem..Yeni bir ülke doğuyor Nazlı..Yeni bir ülke..Benim yerim burası..
N: (Elini alnına tutar) Ateşin var.Yanıyor alnın.Otur şuraya..(Nazlı odadan çıkar)
C: Hemen..Gitme..

(Nazlı elinde bardakla odaya girer)
N. Ihlamur getirdim.
C: Kuzenlerin biliyorlar mı burda olduğunu?
N. Hayır.
C: Merak etmezler mi?
N: Etmez olurlar mı?
C. Benim yüzümden zor durumda kaldın.
N. Hem de nasıl.Hastaneye yatsan bir mazeretim olurdu.
C: Böyle bir mazeretin olmayacak.Yaralı olduğumu kimseye söylemeyeceksin.
N: Ama o yara pansumanla düzelmez.
C: Öldürmez de..
N. Ben yaralı olsaydım?
C: Allah esirgesin.
N: Bunu bilmemiş ol deseydim sana, kendi kendine geçer, aldırma deseydim..
C: Doğruyu söyleyeyim istiyorsun.Peki..Gerekirse elini kolunu bağlar, hastaneye götürürdüm seni.
N: Benim bunu yapacak gücüm yok.Bütün fark burda değil mi?
C: Yanılıyorsun Nazlı..Güçlü olduğum için değil, tam tersine güçsüz olduğum için yapardım bunu..
N: Anlamadım..Neymiş burda güçsüzlük?
C: Seni yaralı görürsem, senin kılına zara geldiğini görürsem, o zaman akıl, mantık umurumda olmaz.Anladın mı şimdi?
( Nazlı başını öne eğer)

nur-gulll
25-02-06, 09:22
ellerine saglik saba

bunlar çok komik :

Hristo : Sende ahirda saklan bari biraz, is ögrenirsin belki
Nazli : Bir sen eksiktin

....................

Zeynep : ayaklarin niye çiplak senin?
Hristo : Ne bileyim, ayseye sor, bütün çamasirlarimi aldi, heralde yakalandigimda askerlere temiz görüneyim istiyor

nur-gulll
25-02-06, 17:51
ahmetin annesi :

Ben üsüyormu diye dert yanarken, yunan kursunlarini aklima bile getirmemisim

''messa''
03-03-06, 17:22
Cemal: Nazlı biraz vaktin varmı?
Nazlı:Buyrun.
Nazlı:Agrın varmı?
Cemal:İyiyim ben... Dün gece için teşekkür etmek istedim.
Cemal:Bunları buldum kimin olduğunu bilmiyorum ama senin seveceğini düşündüm.
Nazlı:Biliyorum bunu neşeli bir parçadır.
Cemal:Kuzenlerine karşı seni zor durumda bırakmam istemem.
Cemal:Eğer dün gece bana geldiğini söylemediysen...
Nazlı.Elbette söyledim... Bunu gizleyebileceğimi nasıl düşünürsün. Hem zor durumda kaldığımıda kim söyledi.
Cemal:Özür dilerim. Onu demek istemedim.
Nazlı:Şimdiye kadar hiçbir konuda başım eğik olmadı. Seni görmek istedim ve geldim. Ayrıca ben kimseye gece eve dönmeyişimi izah etmek zorunda değilim.
Cemal:Haklısın... düşüncesizce konustum. Bağışla...
Nazlı:Sen iyimisin...
Cemal:Aslan gibiyim.
Nazlı:Tabi...
Nazlı:Notalar için çok teşekkür ederim. Dinlemek istersen... ama biraz çalışmam lazım.
Cemal:İstemez olur muyum? Hem ben o müzikle... Çok çok güzel calıyorsun yani.
Cemal:Hoscakal.......

Arkadaslar elimden geldiğince yazmaya çalıştım....

saHra_
03-03-06, 18:50
A: Cok yorgun görünüyosun.
N: .....
A: Neyin var nevzat?
N: Hic,neyim olsun! Belki bana bir diyecegin vardir diye düsündüm..
A: Benim?
N: hm hm..
A: Sen ciftlige mi gidiyordun?
N: .....
A: Kötü birsey mi oldu? ben seni hic böyle görmedim.
N: Demek beni hic böyle görmediniz Ayse hanim..
Haklisin.. ben böyle bir adam degildim.
A: Nevzat noldu?
N: Yasamak güzel birsey..can yoldaslarinin acisiyla bile..severek yasamak cok güzel. Ama haklisin.. simdi baska birseyler oldu..
A: Bilmece gibi konusmasana..
N: Anlamaya gönlü olmayana hersey bir bilmecedir Ayse hanim
A: Yanlis düsünüyosun Nevzat.Biz dostuz.. nasil gönlüm olmaz anlamaya?
N: Cephede hersey apacik ortadaydi..dostlar yaninda düsman karsinda..sevdayi kalbine gömmüssün.. o seni sevmesede,bilmesede o ordadir,seni yasatir,dik tutar.
A: Dostlarin yine yaninda!
N: Belki yanimdadir Ayse hanim. Ama beni dik tutan neyse kirildi kirilacak..cünkü kusku girdi icime bikere..burayi kemiriyo...
Simdi yüzüme bakta söyle..bana söyleyecek bir sözün var mi?
.....
A: Nevzat.. sen cok iyi bir insansin..gercek bir dostsun.. ama ne söylememi istiyosun? Bu cok zor
N: Bana söyleyecek hicbirseyin yok anladim ama benim sana söyleyecek bir sözüm var.. Kendine zarar verecek birsey yapma,Allah askina yapma. Iste okadar..

saHra_
03-03-06, 21:36
A: Nevzat!!
N: ...
A: Benden nefret ediyosun!
N: Bunuda nerden cikardin?
A: Kizginsin..
N: Sana güvenmistim..
A: Kendini kandirma Nevzat tegmen bu degil kizdigin..Neden müsade istedin Cemal yüzbasindan?
N: Caresizim de ondan..Anladin mi simdi?
A: Belki konussak birlikte bi care bulabiliriz.
N: Cok calistim seninle konusmaya. ama simdi...neye yarar!

saHra_
03-03-06, 21:59
N: Demek babama layik bir kiz degilmisim..hakikaten böyle mi düsünüyosun? Beni tanidigini saniyodum.
C: Bende..
N: Benim icin kolaymiydi? Bütün güvenini bir cirpida geri aliyosun.
C: Anlamiyosun.
N: Saglamlik bu demek.. Bicak gibi kesip atabilmek..
C: Atabilsem keske..

Ozgun
04-03-06, 02:25
Videoyu yukluyorum daha tamamlanamadi bir turu bende hazir olanlarin bazilarinin vakit bulmusken repligini yazayim dedim son dakikalar (01.13.54 den itibaren)
Nazli, Ayse ve Zeynep mutfakta yemek masasindalar...

N: (nazli yanlarina gelir) Yaka ignesi her taktigimda nasil baktigini unutmadim.(ayseye bakip) Ablan buyumedin dediyse de bunu tasiycak kadar buyudun artik.
Z:(sakince) Cok tesekkur ederim.Keske sevinebilsem, keske...
A: Keske yok yeter; uc mizmiz kiz olduk burda. Neden? Basimiza gelen ilk bela mi bu? Yoo... Eskiya babamizi kursunladi; gozumuzun yasini sildik tek yumruk olduk. Hirsiz, ugursuz kapimiza dayandi; silahla kovduk evimizden.Kan goremezdik; hastanede yara sardik. Svasanlarin sirtina yuk mu olduk? Hayir! Cephe gerisiydi burasi bizde kendimizce savastik. Simdi kimiz peki? (nazliya bakar)Uc mizmiz kiz oyle mi? (zaynepe bakarak) Oyle mi Zeynep? Nazli, Nazim beyin kizi olmayi haketmiyosun mu dedi sana Cemal? Diyemez, kimse diyemez bunu, dedirtmeyiz! Simdi egilip bukulursek cektigimiz hersey yarida kalir. Corbanizi icin bir yere goturucem sizi.

Aradaki goruntuler Cemal'in Hristo'yu hapsihaneye goturusu daha dogrusu kogusa...
Cemal Hristo kogusa dogru ilerlerler ve ulasirlar, basinda bir er vardir;
C: Ac kapiyi
(kapi acilir Hristo iceri girer)
Er: (Hristo'ya) Yaklas!
(Hristo'nun ellerindeki halatlar cozulur Cemal zaten gitmistir ve Hristo artik hapistedir.)

O sirada Nazli, Ayse ve Zeynep bir tarlanin ortasinda...
A: Size gosterecegim sey buydu iste; Bu senin topragin Nazli.Amcam Nazim beyden sana kalan en degerli sey; kim ne derse desin; tek cevabimiz bu topragi islemek olmali. Bunu yapamazsak iste o zaman babalarimiza layik degiliz demektir.
N: Basaklarin arasinda nasil kaybolurduk, hatirliyor musun?
A: Kaybolurduk
Z: Kucuktum... bayilirdim tarlalarda oynamaya; o zaman hersey daha guzeldi galiba
A: Guzeldi, ama simdi daha guzel olucak! Oyle olmasi gerekir
Z: Nasil?
N: Bir yerden baslamak zorundayiz
A: Hemen... Dusunun; bu tarla senin tarlan Nazli. Bu memleketin bir parcasi; surulecek, ekilicek koskoca bir memleket var; buraya bizim gucumuz yetmezse...
N: Yetmez mi? Neyimiz var neyimiz yok koyariz ortaya
A: Gerekirse gece gunduz calisiriz!
Z: Ben calismaktan yorulmam

(birbirlerine sarilarak yururler ve uzaklasirlar; dizi biter.) :)

Saba
04-03-06, 22:53
NEVZAT-CEMAL SAHNESİ:

N: Yüzbaşım, beni tanıyorsun..Omuz omuza savaştık..Seninle ölümlere gidip geldik.Hiç geri durduğumu gördün mü?
C: Görmedim Nevzat.
N: Vazifeye atılmak için tereddüt ettiğimi, tehlike karşısında gözümü kırptığımı gördün mü?
C: Bunlar nasıl laflar? Sen iyi bir askersin.Hem de dostumsun benim.Kardeşten ilerisin.Mustafa Kemal in askerleriyiz biz Nevzat Teğmen..Göz kırpmak olur mu?
N: Olmaz..Olmamalı..İşte bu yüzden, bu işten uzak tut beni Yüzbaşım.Senden tek ricam budur.
C: Git, dinlen biraz..Köyüne git istersen, izinlisin..
N: Sağol..



NAZLI-CEMAL SAHNESİ:
( Salonda)

N: Cemal, sana anlatmam..
C: Bana anlatman gereken hiç bir şey yok.O fırsatı kaçırdık maalesef..Şimdi ne anlatacaksan, mahkemede anlatacaksın.Ama benim sana anlatmam gereken bir şey var.Dinleyip dinlememek sana kalmış..
N: Dinliyorum.
C: İyi..Baban varını yoğunu istiklal uğruna feda etmiş şerefli bir insan, ateşli bir vatanperverdi.Herkes hata yapabilir.Ama senin buna hakkın yoktu.
N: Sen bana neler söylediğinin farkında mısın Cemal?
C: Farkındayım.Ve senden istediğim tek bir şey var.Susacaksın.
N: Ne demek bu?
C. Nazım Bey in ismini kirletmeye hiç birimizin hakkı yok.Bu olay duyulmayacak.Mahkemeye çıkmanız gerekirse, ki gerekecektir, sizi oraya gizlice götürüp getireceğiz.Gerisi sizin bileceğiniz iş.Şimdi beni yalnız bırakmanı rica ediyorum.Sabah esiri alıp gideceğiz burdan..
N: Size odanızı hazırlayayım.
C: Hiç gerek yok.Ben burda kalacağım.Uyuyacak değilim..
( Nazlı gözleri dolarak odadan çıkar.)

Saba
09-03-06, 17:52
NAZLI-CEMAL SAHNESİ:

N: Ne kadar insafsız..Biz neden olmayalım? Hristo yu..
C: Yeter bu kadar Nazlı.Ben de insanım.O çocuğun yüzüne bakılınca canavar olmadığını herkes anlar.
N: O halde neden bu öfke? Bu karanlık bakışlar neden?
C: Neden mi? Acımasız değilim ben Nazlı.Ama açık konuşmak gerekirse, şu anda Hristo ve ona ne olacağı umurumda bile değil.
N: Benimle çok ağır konuştunuz Cemal Yüzbaşı..Bana hakaret ettiniz.Bence canını kurtardığımız çocuğun masumiyetine siz de inanıyorsunuz.Ben değil de bir başkası yapmış olsaydı bunu, yine böyle mi davranırdınız?Aynı şeyleri mi hissederdiniz?
C: Doğruyu mu istiyorsun? Hayır.Dünyada hiç bir şey beni bu kadar üzemezdi.
N: Babamın anısını kirlettiğimi düşünüyorsunuz.
C: Mesele sadece o değil Nazlı..
N: Ne o halde?
C:Cephede ben savaşırken, askerlerimi şehit verirken, siz Hristo yu sakladınız.
N: Benim nişanlım da bir askerdi.Şehit düştü.Bizim orda sakladığımız bir asker değildi.Savaşmak istemeyen bir insandı.Özür dilemiyorum bunun için tamam mı, yalvarmıyorum sana..
C: Yalvarmak mı? Bana mı?Bunu mu beklediğimi sanıyorsun?
N: Boyun eğdirmek istedin.Beni aşağıladın.Suç işlediysem cezamı verebilirsin.Ama bir daha asla kendimi aşağılatmam.Bunu bil.
C: Demek seni aşağıladığımı düşünüyorsun.Boyun eğdirmek istediğimi.Nasıl düşünebildin böyle bir şeyi?
N: Düşünmedim Cemal, duydum.Senin cümlelerin bunlar.Babamın anısını kirlettiğimi söyledin bana.
C: Kaçak saklayanlara verilen cezayı biliyor musun sen?Bütün inançlarımı yıkma pahasına da olsa sana zarar verilmesine müsaade edebilir miyim?Seni kendi ellerimle idam sehpasına gönderebilir miyim?
C: Bugüne kadar üstlerimden sakladığım en ufak bir şey olmadı.Bu benim namusum, yeminimdir.Ama şimdi..
N: Bundan emin misin? Bunun için asarlar mı bizi?
C: İşlediğiniz suçun cezası bu..
N: Merhametin bedeli ağırmış.
C: Düşmana merhamet etmeye hakkımız yok.
N: Savaş bitti Cemal.
C: Bitti mi sahiden? Yalnızca Yunan ordusuyla mı savaştık sanıyorsun?Hainler, işbirlikçiler, kellemize fiyat biçenler..Kendi insanlarımızdı bunlar..Hepsi pişman mı yaptıklarına?
N: Demek sence biz..
C: Dur, öyle bir şey demedim..Öyle düşünseydim üzülemezdim bile.Büyük bir hata işlediniz.Ben ne yapacağımı bilmez haldeyim.
N: Tabii ki vicdanının sesini dinleyeceksin.Bunun için seni kimse suçlayamaz.Ne olursa olsun ben seni suçlamayacağım..( Nazlı gider)

Not:Eğer buraya sadece replik yazılması isteniyorsa repliklere yorumlar bölümü açılmalı önerimi yineliyorum.Çünkü mecburen başka yazılar oluyor..

kırık kanatlar
11-03-06, 19:10
Nevzat evinin önünde oturmaktadır.Birden Ayşe'nin geldiğini görür.Şaşırır, ona doğru yürür.

Ayşe-Beni gördüğüne memnun olmadın biliyorum.
Nevzat-Herhalde beni görmeye gelmedin buraya.
Ayşe-Tam aksine seni görmeye geldim.Hem bu sivil halinle belki daha rahat konuşuruz diye düşündüm.
Nevzat-Burası benim evim, konuşmak istiyorsan bana buyur demek düşer.Buyur geç,buyur...

Ayşe-Bana kızmakta haklısın bana hep dürüst davrandın, ben davranamadım.
Nevzat-Niye bunları söylüyorsun şimdi bana?
Ayşe-Seni biraz tanıdım,onun için söylüyorum.Onun için buraya geldim.Şimdi yüzüme bak da dosdoğru söyle.Bu evdesin,asker değilsin.Kapın çalındı Hristo geldi,yaralı.Ne yapardın?

leventci
13-03-06, 22:36
biraz geç yazıyorum ama bende en çok 5. bölümden şu sahneyi beğeniyorum..

savaş bitmiş herkes yerde ölü gibi yatmaktadır..yüzbası bi ara gözlerini aralar ve "nazlı nazlı" die sayıklar..sonra başı tekrar toprağa düşer..aradan zaman gecer askerlerden yavaş yavaş kalkmaya baslayanlar olur..o sırada nevzat kalkar gözleri cemali arar ve yerde hareketsiz yatan cemalin yanına doğru koşarak
n: cemal...cemal...(telasla sarsarak) cemal kalk..
(yüzbaşı gözlerini aralar)
c: çekiştirip durmasan be...
c: benden kurtuldum mu sandın?
n: ölü gibi yatıyordun..
yunus: zaafeeeeeerrrrrr...kazandııkk, bozguna uğradılar..zaaafeeeeeeeerr..
(yunus bağırarak sevinçle yüzbası ve teğmenin yanına gelir)
y: kumandanım...kumandanım..bozguna uğradılar...kazandık..
(ve sarılırlar..)

yurinu
16-03-06, 11:36
yeni koydukları o harika türkü eşliğinde
N: Neden karşı cephelerdeydik biz Hristo? Bu iş yanlış. Baştan ayağa yanlış.
N: Ben seni korumak için hiçbir şey yapamadım Hristo.Çok utanıyorum.( ağlamaya başlar)
H: Saçmalama Nevzat.Savaşı sen mi çıkardın.Beni askere zorla sen mi aldın.Hiçbir günahın yok ki.
N:Sevabım var mı?
H: sen elinden geleni yaptın.
N: Daha fazlasını yapmalıydım.(tekrar ağlamaya başlar) Daha FAZLASINI YAPMALIYDIM.
H:Yapamazdın ki. Suçlama kendini.Ayrıca Zeynep'i getirmişsin.Daha ne isteyim ki...(Zeynep le bakışırlar)
N: Kardeşim...
H: Kardeşim...(Sarılırlar)

saHra_
16-03-06, 18:05
Hristo'nun zeynep'e yazdigi mektup

Bir hayalim var zeynep. Demir kapiya uzanip aciyorum.. Kilitsizmis meger..Sakin,telassiz yürüyorum. Hava okadar berrakki,sana dogru geliyorum. birazdan kapinin önüne cikacaksin,gelisimi beklerken ucsuz bucaksiz tarlalara bakiyosun. Rüzgar yüzüne dokunuyo,aslinda o rüzgar benim. Rüzgarda benim sesim sana "Benimle gel,nerde yasayabilirsek oraya gidelim" diyo..

rosesen
17-03-06, 14:00
bir nazlı&cemal sahnesi daha.

(ayşe ıhlamur koymak için mutfağa gider ve nazlıyla cemal başbaşa kalır)
Cemal: uzaktan bakıyodum çiftliğe,ayşe yakaladı beni. sen hiç bişe söylemedin dimi ona yani mahkemeyle alakalı,yargılanacağınızdan haberi yok gbi.
Nazlı: yok ve olmicak. iiki geldin,hiç bişe sölemedin ona dimi?!
Cemal: hayır.
Nazlı: enine boyuna düşündüm. mahkemeye bi tek ben çıkmalıyım. bu çiftliğin sahibi benim,hristoyu ben sakladım,onların ruhu bile duymadı,anladın mı! (cemal konuşmaya yeltenir,nazlı sözünü keserek devam eder) senin gözünde azıcık değerim varsa,bugüne kadarki dostluğumuzun zerre kadar önemi varsa bunu böle kabul edip herkese böyle söylicez. o zaman anlım açık,istedikleri gbi hesap sorabilirler bana.
Cemal: beni gönderiyorlar,
Nazlı: nası,nereye gönderiyolar?!!
Cemal: bugün karargaha çağrıldım,önemli bi vazife verdiler bana. başka zaman olsa göğsüm kabararak giderdim ama şimdi ceza gbi geliyor. seni burada..(ayşe elinde ıhlamurlar kapıda belirir..)..

CveB
25-03-06, 00:00
Ayşe-Cemal sahnesi

Ayşe Cemal'in yanına gelir.
A: Çok beklettim mi?
Cemal gülümser.
C: Yok yok
A: Geldim işte
C: Vaktin var değil mi?
A: Var tabi.
C: Ayşe
A: Dinliyorum
C: Seni buraya çağırdım
Ayşe başını evet anlamında sallar.
A: Evet
C: Biraz sahilde yürüyelim mi?
A: İyi olur.Sakinliyelim bir.
Sahilde yürürler.
A: Ben yoruldum Cemal.Artık konuşalım mı?
C: Aslında...öğrenmek istediğim...gelecek hakkında ne düşünüyorsun?
A: Gelecek?
C: Yani hep böyle kızlarla birlikte mi yaşıyacaksın?Kendi hayatını kurmayı düşünmüyormusun?
A: Düşünmez olurmuyum?
C: Peki.Uzatmaya gerek yok.
A: Haklısın uzamasın.
C: Sana açık açık birşey sorsam bana gerçekten ne düşündüğünü söylermisin?
C: Nası desem?Bunları konuşmak çok zor.
A: Ben sana yardım edeyim Cemal.Hislerimiz karşılıklı.
C: Ben
Ayşe uzanıp Cemal'in elini tutar.
A: Ben de seni seviyorum Cemal.Bu anı o kadar uzun zamandır bekliyorum ki.
Ayşe Cemal'in elini sıkı sıkı tutar.Çok mutludur.

CveB
25-03-06, 00:37
Yunus-Nevzat sahnesi

Yunus ve Nevzat beraber oturup,ıhlamur içiyorlar.İkisi de derinlere dalmışlar.
N: Beklemek ne zormuş.
Y: Hayat her şeye rağmen güzel be Teğmen'im.
N: Herşey yolunda giderse o zaman sana büyük bir ziyafet çekerim.
Y: İnsanın yaşaması için bir gayesi olmalı.
N: Bir ev.Küçük bir bahçe.Beş çocuk.(Gülümser)Üç neyine yetmiyor be Nevzat
Y: Herşeyin bir ilki vardır derlerdi.Doğruymuş.Güzel şeymiş sevda.
Nevzat dönüp Yunus'a bakar.
N: Sevda mı?
Yunus kendine gelir.
Y: Ne sevdası?
N: Ben de onu soruyorum.Neden bahsediyorsun sen?
Y: Farkında değilim.Sayıklamışım herhalde.
N: Yunus insan gözü açıkken sayıklar mı hiç?
Y: Sen ne diyordun Teğmen'im çocuk falan?
N: Ne çocuğu?
Y: Bilmem.Beş çocuk falan diyordun ya.
N: Ne münasebet.Öyle bir şey demedim ben.Ya hem sayıklıyorsun hem de uyduruyorsun.Ihlamur diye başka bir şey mi içiyorsun sen?
Nevzat görevliye döner.
N: Ihlamurları tazele.
G: Peki beyim.

Saba
25-03-06, 16:23
NEVZAT-CEMAL SAHNESİ:
(Ferit Bey in evinin bahçesinde)

N: Bana bir iş düşündün mü, diyor.Ya ben yıllarca askerlik yapmışım, ben ne düşünebilirim ki?
C: Seni incitmek için sormadı..Ayrıca haklı..Ne yapacağına karar vermelisin.
N: Hayır Cemal, ben sudan çıkmış balık gibiyim.Ya ben ne yapacağım? Köyüme döneceğim herhalde..
C: Ne yapacaksın orda?
N: E burda ne yapacağım? En azından köyde herkes gibi çiftçilik yaparım.Evlenirim, çoluğa çocuğa karışırım..Başka bir şansım var mı ki?
C: E var mı biri aklında, köyde?
N: Var, var da, köyde değil, burda..
C: Ayşe..
N: Köye gelir mi, bilinmez..Beni ister mi, hiç bilinmez.
C: Ayşe yi evlenecek kadar..
N: Evet öyle, öyle..De açık açık ortaya koyamadım ki..Serde erkeklik var ya..Zaten beni istemez ki..
C: Açılmadan bilemezsin bunu.
N: Cemal, ya açılır da reddedilirsem?
C: Hayatın cilvesi der, geçersin..
N: Diyemem Cemal, diyemem..Katlanamam buna..( Bir an duraklar) Ama sen bana yardımcı olursan..
C: Ben mi?
N: Evet sen..Yani Ayşe nin ağzını ararsan, yani çaktırmadan..Benim hakkımdaki düşüncesini öğrenirsen..(Cemal huzursuzca eve bakar..)


( Nevzat ve Cemal şerbetçide.)

C: Aslında bu işi neden yapıyorum , bilmiyorum.
N: Yan çizmek yok.Külahları değişiriz bak.Hem kumandanım da değilsin artık..
C: Korktum..Dediklerini yapacağım.
N: Ya gönlüm yok derse..
C: Neden hep en kötüsünü düşünüyorsun? Ayrıca diyelim ki gönlü yok.Ölür müsün?
N: Ölürüm.
C: Abartma..
N: Çocuktum..4-5 yaşında anca..Annemle babam bir yere gitmişlerdi, ertesi gün döneceklerdi.Aniden kar indirmiş.Bir hafta mahsur kaldılar, dönemediler.Çocuk aklı..Beni bırakıp kaçtılar sandım..İçimi büyük bir korku sardı.Hala o korku içimde..Biliyorum saçma..Hep terkedileceğimden korkuyorum..Bakma öyle dik durduğuma..Serçe yüreğinden farksızdır burası..Bugüne dek bir sevdiğime açılamadım Cemal..Açılamam da.Anla beni..
( Cemal gülümser)

CveB
28-03-06, 19:44
Cemal’in Nevzat’a görevden alındığını söylemesi

Cemal odaya girer.Nevzat ayağa kalkar.Cemal kapıyı kapatır.Sonra da sıkıntı içinde üniformasının düğmesini açar.
N: Ne konuşuldu?
Cemal düğmeyi tekrar kapatır.
N: Kötü
C: Karargah taşınıyor.
N: Taşınıyor mu?
C: Savaş bitmedi mi?Burda ihtiyaç kalmadı.
Nevzat yerine oturur.
N: Yani kasabadan ayrılıyoruz.Bugünü bekliyordum korkuyla.
C: Zaptiye Amir’i oldum.
Nevzat heyecanla yerinden kalkar.
N: Zaptiye Amir’i mi? Sen.
Nevzat gülümser.
C: Nevzat
N: Yahu neden baştan söylemedin?Demek hiçbir yere gitmiyoruz.
Nevzat sevinç içinde Cemal’in yanına gider.
N: Cemal istediğin vazifeyi yaparım.Ya kasaba da kalıyoruz.İnanamıyorum Cemal.
Nevzat Cemal’e sarılmaya kalkar.Cemal ciddi bir ifadeyle
C: Nevzat!
Nevzat bir sorun olduğunu anlar.Gülümsemesi yüzünden silinir.
C: Sen vazifeden alındın.
Nevzat kulaklarına inanamaz.
N: Ne? (Yüzü ciddileşir)
N: Vazifeden…Askerlikten…
C: Maalesef
Nevzat masaya tutunur.
C: Bunu sana heyet tebliğ edecekti.Ama bunu ben üstlendim.
N: Neden Cemal?Neden?
C: Heyet senin bir suçun olmadığını düşünüyor.
N: Öyleyse
C: Neticede bir insanın öldüğü…halkın tepkili olduğu
N: Günah keçisi lazım değil mi?
Nevzat doğrulur.
N: Birinin bedel ödemesi gerekiyor ha Cemal.
Nevzat odadan çıkmak için kapıya doğru yürür.Cemal Nevzat’ın kolunu tutar.
C: Nevzat silahını teslim etmen gerekiyor.
Nevzat inanamayarak Cemal’e bakar.
C: Karar şu andan itibaren geçerli.
Cemal Nevzat’ın kolunu bırakır.İkisi de çok üzgündür.Nevzat geri döner ve silahını masanın üzerine bırakır.

yurinu
30-03-06, 11:56
N: Okundun mu mektubu mu?
C : Sen mi yazmıştın?
Yunus: Misafiriniz gittikten sonra gelirim kumandanım.
C: Niye bana mektup yazdın ki...
N: Okumadın mı daha?
C: Tam okumak üzereydim.
(Nazlı kâğıdı çeker)
N: Okumana gerek yok
C: Neden?
N: Çünkü... Çünkü, ben sana söylerim ne yazdığımı
C: Allah allah... Hem mektubu yazıyorsun hem de... Madem yazmışsın okumayı tercih ederim

(cemal kâğıdı çekmeye çalışır ve 1. bölümdeki cemalin çiftliği terk ederken nazlıyla pencereden baktığı sahnedeki müzik başlar)

N: Olmaz ( nazlı kağıdı geri çeker).
C: Neden?
N: Aynı şey... Benden duy. Fark eder mi?
C: Fark etmez. Ne yazmıştın?
N: (şaşırır) Ne mi?
C: Hıhı
N: Hemen nasıl hatırlayayım.
C: Ben hatırlatayım... “Size Cemal Bey diye hitap edicem”
N: Çünkü...
C: Çünkü...
N: Çünkü artık siz bir zaptiye amirisiniz.
C: (şaşırarak) Yani...
N: Yani koskoca kasabanın emniyeti sizden sorulur.Bu vazifenizde size muvaffakiyetler dilerim.
C: Bu muydu?
N: Beğenmedin mi?
C: Beğenmesine beğendim de... Neyse yine de bana Cemal Bey deme. Siz diye de hitap etme lütfen...
N: İyi... Madem öyle istiyorsun, öyle olsun...
C: Hıhı...(mektuba uzanır, almaya çalışarak) mektup?
N: Hükmü kalmadı söylendi bir kere.
( cemal bakakalır)

yurinu
30-03-06, 12:48
Cemal koşar adımlarla ve sinirli bir şekilde Nazlıya doğru yaklaşır.

C: Bu yaptığın doğru mu?
N: (şaşırarak) Hangi yaptığım?
C: Tanımadığın bir adamla gezintilere çıkmak.
N: Adam mı? Fikret Bey den mi bahsediyorsun?
C: Evet, ondan bahsediyorum.
N: Cemal... O kaymakam...
C: (sesini yükselterek) Kim olursa olsun. Bunu yapmamalıydın.
N: Ne yaptım ki... Sadece kasabanın sorunlarını anlattım hepsi bu...
C: Başka birini bulamamış mı kasabayı tanıtacak.(sinirden yerinde duramamaktadır)
N: Benden istedi. Ben de sakınca görmedim. Ortada abes bir durum yok.
C: (gözlerini kısarak) Çok safsın Nazlı , çok safsın...
N: Saf mı?
C: (Cemal parmağını sallayarak) Bir daha bu oyunlara düşme...Akıllı ol...Böyle görmek istemiyorum seni.
N: Oyuna falan düşmedim. Ayrıca ben senin askerin falan değilim. Emir verir tarzda konuşma benimle.
C: Daha öne hiç böyle konuştum mu? Demekki gerekli görmüşüm
N: Cemal haddini aşıyorsun... Bana nasıl karışabilirsin ki... Babam mısın , ağabeyim mi? Neyimsin ki sen benim...

CveB
31-03-06, 00:06
Nazlı'nın mektubu

Cemal Bey;

Evet, size Cemal Bey diye hitap edeceğim.Bu mesafeli hitabı hak ediyorsunuz.Sizin dürüst bir insan olmadığınıza kanaat getirdim.Hatta iyi bir insan olmadığınızı da düşünmekteyim.İyi bir insan başkasını üzmek istemez.Sizse bunun tam aksini yaptınız.Beni çok üzdünüz.Bana gösterdiğiniz alakayı fark etmemem mümkünmüydü?Bu alakanın bende yaratacağı etkiyi eminim çok iyi hesaplamışsınızdır.Çünkü bu konuda uzmansınız.Bir yandan bana ilgi gösterirken,diğer yandan Ayşe’ye göz kırpmanız…Kusura bakmayın bu sıfatı kullanmak zorundayım.Yaptığınız alçakça bir davranış. Evet alçakça.
Sizden ricam hayatımdan bir an önce çıkmanız.Ve bir daha asla girmemeniz.

Meryem_87
31-03-06, 11:44
Cemal'in Ayse ile konustuktan sonra Nevzat'la olan sahnesi

(Nevzat Cemali gelirken gorur ve yanina kosar)
N: Cemal, nerde kaldin? Ne oldu ha? Soylesene ha, soyledinmi? O ne cevap verdi? Kabul ettimi seviyormu beni ha? (bir an duraklar) Haklisin, hangisini cevapliyacaksin.

(Cemal arkasini doner ve yurumeye baslar, Nevzat arkasidan gider.)
N: Cemal, ya delirtmekmi istiyorsun beni konussana.
C: Unut bu meseleyi
N: Ne? Unutuyimmi

(Cemal tekrar arkasini donerek yurumeye baslar Nevzat arkasindan gelir.)
N: Cemal, Cemal bak boyle gidemezsin neler olup bittigini anlatacaksin.
C: Anlatacak birsey yok. Sevebilecegin baska birisini bulursun.
N: Bi dakka... Bu nedemek Cemal?
(bi an sessizlik)
N: Sen bisey gizliyorsun benden.
C: Hayir...
N: Ee... Acik acik anlat ozaman. Sen ne soyledin, o ne dedi?
C: Ne onemi var netice ayni.

(Cemal uzaklasmaya calisir Nevzat Cemal'in kolundan tutup kendine dogru cevirir ve Cemal'in ceketini tutar.)
N: Hayir Cemal. Cumle cumle, kelime kelime anlatacaksin bana.
C: Zorlama beni, yapamam Nevzat.
N: Yapamammi? Soyliceksin.
C: Nevzat sacmaliyorsun.
N: Sacmalicam! Soylemedigin muddetce sacmalicam!
(Cemalde sinirlenmeye baslar)
C: Nevzat cek elini
N: Soyle dedim ne konustunuz.
C: Bu yaptigin suc. Iceri atarim seni.
N: Umrumda degil. Ne yaparsan yap ama soyle. Ne gizliyorsun benden?
C: Soyliyemem.
N: Soyliceksin.
C: Yapamam.
N: Yapacaksin!
C: Yeter! Yeteer! Kes!
(Cemal oradan uzaklasir ve Nevzat arkasindan bakakalir.)

CveB
01-04-06, 17:32
Cemal Nezarethane’ye gelir.
C: Asker kapıyı aç
Asker tereddüt eder.
C: Aç kapıyı dedim içeri gireceğim
Asker: Kumandanım yapmayın
C: Aç dedim
Asker: Emredersiniz kumandanım
Asker kapıyı açar
C: Uzaklaşın
Cemal içeri girer.Nevzat’ın yanına oturur.Bir süre birbirlerini süzerler.
C: Nasılsın?
N: İyi
N: Sen?
C: İyi
C: Sana vurmak istemezdim.
N: Bende
C: Kızgın mısın bana?
Nevzat hayır anlamında başını sallar.
N: Sen?
C: Değilim. Haklıydın. Sana söylemeliydim.Ne olursa olsun söylemeliydim.Gerçeği bilmeye hakkın vardı.
N: Senin yerinde olsaydım belki ben de söyleyemezdim.
Nevzat derin bir nefes alıp,ayağa kalkar.
N:Çok kırıldım Cemal.Ayşe’nin söyledikleri ölüm gibiydi.Kızgınlığım onaydı.Ama ona gösteremedim.Gelip sana patladım.
Cemal çok sevinir.Gülümsemeye başlar.Ayağa kalkıp,Nevzat’ın yanına gider.
C: Sen… şey dedin ya “Cemal diye bir arkadaşım yok benim”
N: Hah… Yok ben…
C: O da kızgınlıkla söylenmişti değil mi?
N: Yani (Gülümser)
Birbirlerine sarılırlar.

CveB
06-04-06, 01:28
Çetebaşı: Derdimiz paran pulun değil,canın
Nevzat: Ama neden?
Ç.başı: Eh!
Nevzat elini kaldırır.
N: Durun!Karıştırıyorsunuz.Beklediğiniz adam ben değilim.
Nevzat köprüden atlarken sırtından vurulur.Muskası kopup,çimlerin üzerine düşer.Kendi de dereye.

Askerlerin üzerine bomba atılır.Herkes yere yatar.Cemal'le Yunus yerde
C: İyimisin?
Y: İyiyim.

Zeynep Hristo'nun mektubunu okur.
Zeynep'im mektubumu alırsın umuduyla yazıyorum.Elinde tutuyorsan sevinçli haberimi almışsın demektir.

Cemal,Nazlı'yla Ayşe'ye
Cemal: Kumandanınız olduğuma göre size emrediyorum.Yaralılarla birlikte kasabaya döneceksiniz.Emrimi duydunuz.

Çeteciler dereye bir sürü bomba atıyorlar.Derenin içinde görkemli bir patlama oluyor.

Nazlı nehrin kenarındaki çimlerde Nevzat'ın muskasını buluyor.
N: Ayşe bu
A: Bu Nevzat'ın

Asker Cemal'e
As: Allah Rahmet Eylesin.
C: Ne demek Rahmet Eylesin?Ne demek!Nevzat ölmedi.
As: Kumandanım ben
Cemal biranda kontrolünü kaybeder.
C: Burdamıydın?Nevzat'ın suya düştüğünü gördün mü?
As: Görmedim kumandanım.
C: (Yüksek sesle) O'nun öldüğünü gördün mü?
As: Görmedim kumandanım.
C: (Bağırarak) O zaman niye uyduruyorsun?

Nazlı ve Ayşe ellerinde meşaleler,gece karanlığında derenin içinde
A: Meşalelerle her yeri göremiyorum.
N:Suya bir şey takılmışsa muhakkak fark ederiz.Merak etme.

Muhtar ve çeteciler gece karanlığında
M: Eğer Nevzat'ın cesedini bulurlarsa yanarım.Yanarım be!
Çetebaşı tüfeğini Muhtar'a doğrultur.
Aklını başına al.Bizi batağa sen çektin.Şimdi sen de aynı bataktasın o kadar.

Gece dere kenarında Yunus'la Cemal
Y: Nevzat'ı bulmak istiyorum ama ...sonrada ...yani bulursam ...ya bulduğumuzda iş işten geçmişse...

Cemal'le Kaymakam karşı karşıya
K: Üslubunuza dikkat edin.Bir Mülki Amiri'yle konuşuyorsunuz.
C: Mülki Amiri'yle konuşmuyorum.Fikret'le konuşuyorum.
K: Açık konuşmaya başladın demek.Güzel.Dinle o zaman Cemal.Hayatta hiç bir meselede yenilmedim.Hiç bir meselede.Bugüne kadar istediğimi almayı hep başardım.

Cemal, Nazlı'yla konuşur.
N: Diyelim ki adamın bana alakası var.Neden rahatsız oluyorsun?
C: Rahatsız ediyor çünkü
N: Çünkü...evet dinliyorum
C: Daha fazlasını söyleyemem.
N: Neden?
C: Anlaman lazım.
N: Ben bir şey anlamıyorum.Bir şey varsa açık açık söylemeni istiyorum.
C: Yapamam.
N: Bana bir şey söylemiyorsan bir şey yok demektir.Değil mi Cemal?

A:Cemal'le bir alakan yok değil mi?
N: Ayşe neler diyorsun?
A: Yüzüme bak Nazlı.Aranızda bir şey yok değil mi?
N: Bana her istediğini soramazsın.
A: Neden?Daha önce paşa paşa cevap vermiştin.Yok demiştin.Ne değişti?

yurinu
13-04-06, 11:35
K: Sıhhiyeler asker değil. (küçük adımlarala Cemalin önünde gelir ve durur) Hanımların ne işi vardı.

Cemal yavaşça kaymakama doğru döner,bakışları konunun nereye geleceğini bildiğinden sertleşir.

C: Bu karar benim değildi. Nevzat'ın kaybolduğu haberi bizim kadar hanımları da etkiledi.

K: (alaycı gülerek) Güldürmeyin beni bu açıklamalarla. Mevkinizi şahsi emelleriniz için kullanıyorsunuz

C: (kaşları kısılır) Bunu nasıl söylersiniz. Kesinlikle bu tür bir amacım olamaz.

K: Bakın... (çenesini dikleştirir) Her vesileyle Nazlı Hanım' ın peşindesin. Nazlı Hanım'ın çevresindeki varlığınız hem çevre için hem de bizler için rahatsız edici.

C: (cemalin bakışları sertleşir ve kaymakamı süzer) Bu meselenin başka bir cephesi daha var galiba .(kafasını yana doğru kaydırır ,alaycı gülümser) Sizin cepheniz...

K: (dişlerini sıkarak) Üslubunuza dikkat edin. Bir mülki amirle konuşuy.....

C: Mülki amirle konuşmuyorum... Fikretle konuşuyorum. Konu mülki amirlik sınırlarını çoktan aştı .(Başını sallayarak) Şahsi bir noktadayız.

K: (Kaymakam başını sallayarak alaycı bir tavırla) Açık konuşmaya başladın demek... (gözleriyle Cemali ukala bir tavırla süzdü) Güzel... (aniden suratını sertleştirdi) Dinle o zaman Cemal ... (kaymakamın yüzünü büyük bir hırs kaplamıştı . Adeta meydan okurcasına vücudunu Cemale doğru yaklaştırdı) Hayatta hiçbir meselede yenilmedim... Hiçbir meselede... Bugüne kadar istediğimi almayı hep başardım...

C: (alaycı gülümseyerek) Hep demek için erken davrandınız (aniden bakışları sertleşir)Çok erken...

K: Kendinden çok eminsin...

C: Siz de öyle. (gözleriyle kaymakamı süzer) Hayattaki ilk yenilginizi tadacaksınız.(başını yana kaydırarak ,kinle) Bunu yapmaktan hiçbir üzüntü duymayacağım.

K: (başını iki yana sallayarak) Beni tanımamışsınız.

C: (tehditkar bir tavırla) Siz de beni...

yurinu
13-04-06, 13:30
N: Savaş en çok küçük çocukları etkiledi. Birçok bakıma muhtaç çocuk var. Okula gidemiyorlar.

Cemal koltuğuna yaslanmış Nazlı’yı dinlemektedir.

C: Benden istediğini tam anlamadım.

N: Yardım etmek istiyorum onlara. Aklına bir şey geliyor mu?

C: Ben ne yapabilirim ki... Yetki alanım belli. (düşünceli gözlerini önüne doğru kaydırır) Emniyetle ilgili bir şey olsa...

N: (Nazlı gözlerini yere doğru kaydırır düşünceli bir ses tonuyla) Aslında ilk kaymakama gitmem gerekirdi.

C: (Cemalin o an yüzü bozulur, ani bir hamleyle) Dur...(oturduğu yerden yavaşça kalkar, başını sallayarak) Dur bir dakika...(Nazlıya doğru yavaş adım yaklaşır) Kaymakamdan önce (bir an susar) Hikmet Hoca’ ya gidelim .(Nazlı’nın önünde durur) Onun yardımı olur belki... (Cemal gözlerini ve kaşlarını kısar ve başını yana kaydırarak) Kaymakamın niyetini bilmene rağmen...

N: (şaşırır) Efendim...

C: (başını yana kaydırarak) Neden uzak durmuyorsun o adamdan?

N: Yine mi aynı şey. Bu neden seni rahatsız ediyor.

C: (Cemal gözlerini kısar, şaşırır) Efendim?

N: (kendinden emin bir ses tonuyla) Diyelim ki adamın bana alakası var. Neden rahatsız oluyorsun?

C: Rahatsız ediyor çünkü....

Cümlenin devamını getiremez

N: (kararlılığını bozmadan) Çünkü... Evet dinliyorum...

C: (çaresiz gözlerini bir an Nazlı’nın gözlerinden kaçırır, başını hafifçe eğer) Daha fazlasını söyleyemem...

N: (yüzünü sertleştirerek) Neden?

C: ( başını sallayarak) Anlaman lazım...

Nazlı ayağa kalkar Cemalin önünde durur.

N : (diretmeye devam ederek) Ben bir şey anlamıyorum. Bir şey varsa açık açık söylemeni istiyorum.

C: (bakışlarını bir an için çeker , tekrar Nazlının gözleriyle buluşturur.) Yapamam...

N: (başını hafif dikleştirerek) Bana bir şey söylemiyorsan bir şey yok demektir. Böyle kabul ediyorum. O vakit benden beklenen bir davranış da olamaz.(kaşlarını kaldırarak) Sorulacak bir hesap da olamaz. Değil mi cemal?

Bir süre sessizlik olur.Nazlı birden arkasına döner ,kapıya doğru giderken:

C: Nazlı dur...

Nazlı başını Cemale doğru çevirir.

N: Dile mi gelmeye karar verdin?

Cemal Nazlıya doğru yaklaşır

C: (acı acı) Hayır...(Cemal ağzını bir şey söyleyecek gibi açar,bir an konuşmaz,aniden) Öğrenmek istiyorsan...(başını sallar) Bu kadar çok öğrenmek istiyorsan....(bir an susar Nazlının gözlerine sabitlenir) Mektupları oku. Orada her şey yazıyor.

N: (Nazlı şaşırarak gözlerini kısar) Mektuplar mı? Hangi mektuplar?

C: (cemalin gözleri iyice kısılmıştır) Ahmeti’n mektupları. Cepheden gönderdikleri...

Nazlı düşünceli gözlerini Cemal’den ayırır ve gözlerini yana doğru kaydırır , tekrar gözlerini Cemale çevirir) Ne alkan var ki o mektuplarla?

C: Ben yazdım o mektupları...

N: Sen mi?

C: (başını yana kaydırarak) Önce Ahmet istedi.(ses tonu iyice yumuşar) Ama sonra sana yazmaktan alıkoyamadım kendimi. O mektupların her satırı benim duygularım... Benim gerçek düşüncelerim...

Nazlı öylece kalır , yutkunur.

C: (başını sallayarak gözlerini kısar ) Seni ilk gördüğüm anda...

N: (Nazlı şaşkın) Gitsem iyi olacak

C: Nazlı...( gözlerini kısar, yalvarır bir ses tonuyla) O mektupları bir daha okur musun?

N: Okuyayım mı?

C: (başını sallar) hıhı... Bir kez de benim sesimden...Lütfen...

yurinu
13-04-06, 15:48
N: (Nazlı ellerini kavuşturmuş başını bir an yere eğerek) O mektupları Ahmet’in yazdığına kendimi öyle inandırmıştım ki...

O sırada Ayşe yavaşça hastanenin kapısına yaklaşır.

N: Gerçi Ayşe beni çok ikaz etti.

Ayşe konuşulanları dinlemeye başlar.

N: Bu mektuplar Ahmet’in değil demişti (yere bakan gözlerini Cemale kaydırır) Ama okuyunca...

C: ( başını yana kaydırarak) Evet okuyunca...

N: Evet haklısın... Onlar Ahmet’in sözleri değil.

C: (hevesli bir ses tonuyla başını sallayarak) Benim sözlerim... Gerçek hislerim...

Duyduğu sözler karşısında Ayşe donakalır ve gözleri dolar.

C: (cemalin yüzünde tarif edilemez bir gülümseme belirir, söze başlamak için nefesini çeker, bir an durur ,dudağını ıslatır, ağzını yana kaydırarak gülümser ve sözü bırakır) Artık biliyorsun... Tüm açıklığıyla...Öyle değil mi?

Cemalin yüzünde tarifi zor bir mutluluk ve heves vardır.

N: (Nazlı biraz düşünceli , başını sallayarak) Öyle...

C: (heyecanla) Peki ya sen?

N: Ben?

C: Senin hislerin?

Cemal Nazlının ağzından çıkacak cevabı heyecanla beklemektedir.

N: (Nazlı hafif gülümseyerek, gözlerini kaçırır) İnsan böyle sıkıştırılır mı?

C: (Cemalin elleri arkasında kavuşmuş,yere eğer başını, utanarak gülümser) Dün aynen böyle sıkıştırılmıştım hislerimi ortaya koymam için...

Nazlı yere bakan gözlerini Cemale çevirir. Cemal utangaç bir çocuk gibi gülümsemektedir

C: Şimdi...(bir an susar) Şimdi sıra sende...

N: (Nazlı düşünceli bir tavırla)Üzerime gelme...

Ayşe olanları merak ve üzüntü içerisinde izlemektedir

C: (başını sallayarak hevesle) Cevap bekliyorum.
N : (Nazlı çaresiz , başını iki yana sallayarak) Kafam çok karışık...Bilmiyorum...

Cemal Nazlının bu düşünceli halini görünce yüzü bir anda ciddileşir.

C: (gözlerini ve kaşlarını kısarak) Eğer istemiyorsan...(tedirgin bir sesle) Eğer ben kendi kendime kuruntu etmişsem...(başını yana kaydırarak, endişeli) Lütfen söyle bana...(Cemal gözlerini bir an olsun Nazlıdan ayırmamaktadır) İstersen bu konuyu hemen kapatalım...(acı acı) Sonsuza kadar...

Nazlı bu söz karşısında birden gözlerini cemale çevirir.

Cemal tedirgin ,Nazlının cevabını beklemektedir

N: (Nazlının yüzünde gülümseme belirir) Hayır.. Kapatmayalım

Ayşe o an yıkılır. Eliyle ağzını kapatır ve ağlamaya başlar
Cemal duydukları karşısında gülümser. Nazlı da Cemal de utanarak başlarını ve bakışlarını yere kaydırırlar ve tekrar birbirlerine bakarlar.

leventci
13-04-06, 23:27
en çok sevdiğim cemalin nevzat konusunda koptuğu sahneyi yazmak istedim bende.umarım daha önce yazılmamıstr.
(cemal çatışmayı duyup takviye isteyen askerlerden birini çağırır)
asker: kumandanım beni emretmişsiniz
cemal: çatışmayı ilk sen mi duydun?
asker: evet..ilk duyduğum sesler, sanırım nevzat teğmeni vurma sesleriydi,sonraki seslerse suya bomba atmışlar belli ki..Allah rahmet eğlesin..
cemal: (askeri dalgın ve hüzünlü dinlerken birden askerin son sözü üzerine kafasını ona doğru çevirir ve sinirli bir ses tonuyla)ne demek rahmet eğlesin..ne demek,nevzat ölmedi..
asker: kumandanım ben..
cemal: (ses tonu gitgide dahada sertleşir,kontrolünü kaybetmek üzredir)burda mıydın?nevzatın suya düştüğünü gördünmü?
asker: görmedim kumandanım
cemal:onun öldüğünü gördün mü?
asker: görmedim kumandanım
cemal: (artık burda kontrolünü kaybetmiştir)o zaman niye uyduruyorsun.kati olan hiç bir şey görmedin.nevzat ölmedi.

CveB
14-04-06, 01:25
Nevzat-Ayşe hastanede:

Nevzat yaralı yatıyor,Ayşe'de başında bir sandalyede oturuyordur.
Nevzat: Yunus anlattı.Kan vermişsin bana.
Ayşe: Bir tek Nazlı ve ben biliyorduk kanlarımızı.O doktorun yanında çalışmasak onuda bilemezdik ya.
N: Sağol Ayşe.Çok sağol.
A: Ne önemi var canım.
N: Ne demek ne önemi var?Hayatını hiçe saymışsın.Benim için.Önemi olmaz mı?
A: Kim olsa aynı şeyi yapardı.
Nevzat yatakda doğrulur.
N: Aah!
N: Hayatını hiçe sayacak kadar beni sevdiğini bilmiyordum.Dostça demek istedim.Bu az şey mi benim için.Dışlanmış bir çocuk gibi hissediyordum.Ama şimdi…Sen başkasın Ayşe.Bambaşka.
A: Nevzat yalvarırım…
Nevzat Ayşe’nin sözünü keser.
N: Bak, sana burada işkence çektirmek değil niyetim.
Ayşe gözlerini yere doğru çevirir.
N: Kaçırma gözlerini Ayşe.
Ayşe Nevzat’ın yüzüne bakar.
N: Bir karar aldım.
A: Nevzat daha konuşacak çok vaktimiz olacak.Kendini yormasan
N: Bırak bitiriyim.Ben seni üzmek istemedim Ayşe.
A: Üzmedin.
N: Yo üzdüm.Biliyorum.Sevgime karşılık veremedin diye çok üzüldün.Biri üzülecekse o ben olmalıyım.Sevdamı derinlere gömecem Ayşe.Çok derinlere.Karşılık veremeyip de üzülme diye.Ta ki bir gün yüzünü aşk için bana dönmek istediğinde… işte o gün uyandıracam sevdamı.Yeniden yeşerteceğim.Ama o güne kadar seni hiç suçlamıyacağım.Asla.Bir umutla bekleyeceğim o günü.Bir umutla.

İZMİR'İN KAVAKLARI
14-04-06, 18:26
C:Bu büyüyü bozmak zorundayım Ayşe buna mecburum
A:Mecbur musun sorun nedir cemal
C:Sorun ben buraya senin düşüncelerini öğrenmeye gelmiştim
A:Öğrendin zaten
C:Kendimle alakalı değil
A:Ne
C: Nevzatla alakalı
A. nevzatla mı bizim meselemizle ne alakası var ki
C: Sorun da bu ya Ayşe bizim bir meselemiz yok
A:Ne neler söylüyorsun Cemal
C:Mesele Nevzat hakkında ne düşündüğündü
A:Bir dakika... sen buraya... Bana dön Cemal yüzüme bak sen buraya...
CEvet Ayşe Nevzat için geldim
A:Nasıl olur... şimdi sen beni... Cemal neden durdurmadın beni...Neden bu kadar bekledin...
C:Denedim ama yapamadım... yapamadım herşey aniden oldu. Bak Ayşe Nevzat seni öylesine seviyor ki...
A:Çek elini... Dokunma bana uzak dur benden tamam mı ebediyen...
C:AYŞE...

Ozgun
18-04-06, 03:59
KIRIK KANATLAR-Bolum 13 Fragman

Cemal: Soyliceginle beni ne kadar mutlu edicegini biliyor musun?
Nazli: Once sen soyle

Nazli: Evimize donelim mi?
Ayse: Bizim evimiz burasi

Ayse: Aile dedigin yerde bile bile yanlis yapilmaz
Nazli: O mesele...
Ayse: Affedilcek bir mesele degil, lutfen git.

Nazli: Bana daha fazla aci cektirmek istemiyorsan bir daha bu eve gelme, git Cemal

Recep: Nazim Bey'in ciftligi sizi bekliyor, merhum Nazim Bey'in kizi, bir basina...


Fragman icin Silver hocama sonsuz tesekkurler...

KelebeQ
20-04-06, 01:06
13. bölümün son sahnesi (Cemal - Nazli)

C; Ben... zamansiz mi geldim?
N; Yo.. sadece seni görünce sasirdim. Girsene..
C; Aslinda mühim bir konu için geldim.. çok mühim.. Ama senin canin sıkkın, noldu?
N; Birsey yok.
C; Beni gördügüne sevinmedin mi?
N; Cemal ben... yanlis seyler yapiyorum.
C; Yanlis mi? Ikimizden mi bahsediyorsun? Hislerimin karsiliksiz olmadigini saniyordum. Hislerinde bir degisiklik varsa açik açik söyle lütfen. Eger bunu tavirlarinla belli etmeye çalisiyorsan..
N; Hislerimin bir önemi yok... Bana daha fazla aci çektirmek istemiyorsan.. bidaha bu eve gelme.
C; Gelme mi? Nazli? Nazli neler söylüyorsun sen?? Bütün bunlarin bir izah olmali.
N; Baska yerde de görüsmeyelim.. açikcasi hiç görüsmeyelim.. hiç biraraya gelmeyelim.
C; Hiç bir açiklama yapmadan? Nazli.. Nazli, bana bak! Bana bak, gözlerime! ... Beni sevmiyormusun?...
N; Mesele o degil.
C; Soruma kati cevap istiyorum, beni sevmiyormusun?!
N; Sevmedigimi söylemedim.
C; O vakit?
N; Iki tercih hakkim vardi.. Biri sen, digeri Ayse.
C; Ayse mi?..
N; Sana olan hislerini biliyorsun. O Bana açik açik anlatmisti. Sizi görmeye dayanamam, katlanamam demisti. Bense bunu bile bile seninle..... Hata ettim. Zaaflarima yenik düstüm, yapmamaliydim.. Ayse yi üzmemeliydim.
C; Simdi.... Ayse için ayrilacagiz ha?.. Nezamana kadar sürecek bu?
N; Sonsuza kadar...
C; Anlamsiz bu.. çok anlamsiz..
N; Anlamli yada degil, yapacagimiz bu.. ayrilmak.
C; Aysenin mutsuzlugunu önemsiyorsun. Ya benim mutsuzlugum Nazli? Ya kendi mutsuzlugun?? Onlarin bir önemi yokmu??
N; Ayse yi üzmektense üzülmeyi göze aliyorum. Benim biryerim kesilse canlari yanar, gözyaslarima kiyamazlar. Ben bu sevgiye karsilik vermeliyim.. bu kardes sevgisine.
C; Benim sevgime degil yani....
N; Tercihi mi yaptim Cemal, böyle olmasi gerekiyor.. Yasadiklarimizi gömücez, hiç yasanmamis farzedecez, baska çaresi yok. Git Cemal... Lütfen git.

:img-cray:

yurinu
20-04-06, 20:02
Cemal elindeki çağlaları Nevzat’a uzatır.

C: Kokusu çok güzel. Görünce dayanamadım getirdim.

Nevzat uzanır bir tane çağla alır.

N: ( alaycı gülümser elindeki çağlayı göstererek ) Ağaçtın mı kopardın sen? Koskoca Yüzbaşı...

Cemal elindeki çağlaları Nevzatın baş ucuna koyar ve sandalyeyi çeker ,oturur.

C: Niye? Sen demiyor muydun asker insan değil mi diye?

N: (manidar bir şekilde gülerek başını sallar) Sende bir haller var ? Ne bu neşe?

C: (Cemal heyecanlı oturduğu yerde kıpırdanır, gözlerini Nevzattan kaçırarak keyifle gülümser) Yok bir şey...

N: (inanmamış bir tavırla) Yok bir şey ?

C: (gözlerini bir an yere çevirir ,başını bir yandan diğer yana kaydırarak kıpırdanır ve heyecanla gülümser) Yani bir nedeni yok. Öylesine... Hava güzel... Etrafta bahar dalları açmış...

Nevzat çağlayı ağzında çevirerek manidar gözlerle Cemale bakıyordur .Yerinde doğrulur.

N: (parmağıyla işaret ederek) Bir askerin bu kadar mutlu olabilmesi için iki neden olabilir.

C: (Cemal çocuksu şaşkınlığıyla ) İki mi?

N: Birincisi cephede savaş kazanması...

Cemal elindeki çağlayı ısırır. Merak içinde:

C: İkincisi?

N: (Nevzat manalı gülümser kaşını kaldırarak) Gönül cephesinde zafer kazanması...

C: (Cemal yediği çağlayı ağzında keyifle çevirir, utanarak gülümser, başını sallayarak) Senden korkulur.

N: (Nevzat zafer kazanmış gibi keyifle gülümser) Nazlı?
C: (Cemalin gözleri parlar ve uzaklara dalar, gülümser) Nazlı...

N: Umut var mı?

C: (Cemal iyice keyiflenir gözlerini yere kaydırarak) Halimden belli değil mi?

N: (Nevzat dudağını bükerek) Kuruntu yapmayasın...

C: Kuruntu falan değil. ( kendine güvenli bir ses tonuyla) Artık gözler konuşuyor Nevzat.

N: (Nevzat elindeki çağlayı ağzına götürür ,neşeyle) Vaaaay dile geldiniz ha?

C: Eh sayılır. İnsan daha fazla şakımak istiyor. Ama nedendir bilinmez (dudağını ıslatır) içimde biri var da beni tutuyor sanki (çocuk gibi masum bir edayla dalgınlaşarak) Sus diyor, konuşma diyor.

N: (Nevzatın birden gözleri dalar,hüzünlenir ,düşünceli) Bilmez miyim Cemal , bilmez miyim...

CveB
22-04-06, 21:00
Sandal sefası

Cemal: Nasıl?Açık hava iyi geldi mi?
Nazlı: Hıhı.
C: Mutlumusun?
N: Efendim?
C: Yanımda olmaktan.
N: Kusura bakma Cemal.Bir an daldım.
C: Farkındayım.
C: Bir kabahat işlemedim değil mi?
N: Ne kabahatı Cemal.Öyle iyi, öyle incesin ki.Sana kızmam mümkün mü?
C: Savaş günleri,bazı günler öyle bunalmıştım ki Hiçbir zaman böyle olacağını tahmin etmemiştim.
N: Nasıl?
C: Böyle mutlu,ümitli.Hayat insanı çok şaşırtıyor.Senin için de öyle değil mi?
N: Evet.Benim için de çok şaşırtıcı.Beklemediğim şeyler yaşadım.Nişanlım savaşta öldü.O’nun ağzından gelen mektuplar meğer başka birine aitmiş.Günlerce kandırılmışım.
C: Kızgınmısın bana?
N: Bilmiyorum.Ne hissettiğimi bilmiyorum.Evet,kandırıldım ama bazen kandırılmak pek fena olmuyor.O satırlar hem Ahmet’i özlememe sebep oldu hem de aynı satırlar seni…
C: Beni…
N: Zorlama Cemal.
C: Söyleyeceğinle beni ne kadar mutlu edeceğini biliyormusun?
N: Biliyorum.
C: Öyleyse…
N: Önce sen söyle.
C: Ben mi? Ama önce ben söyle dedim sana
N: Bayanlara kibar davranılır Cemal.Onlar zor durumda bırakılmaz. Bilmezmisin?
C: Öyledir de…
N: Eee…
C: Erkeklikte zor zanaat Nazlı anla beni.Üstelik ben bir askerim.Zayıf olmamam lazım.Küçük düşmemem lazım.
N: Ne olacak peki?Diller kilitli mi olacak hep?Sürekli mektup mu yazacaksın bana?
C: Bir gün dilim mutlaka çözülecek Nazlı.Bir gün mutlaka.
N: Umarım o günler uzak değildir Cemal.
C: Umarım.
N: Cemal dönelim mi?
C: Hıhı
N: Bir yere uğramam gerekiyor.

yurinu
27-04-06, 01:21
Cemal içki şişesini ağzına götürür.Nevzat yaklaşır.

N: Cemal...Geldim işte...

Cemal bakışlarını Nevzata doğru kaldırır sonra tekrar acı bir ifadeyle başını yere doğru çevirir.

N: Eee... Neden çağırdın beni buraya?

Cemal elindeki içki şişesinin ağzıyla oynamaktadır , sessizce kalır...

N: İçki mi?

Nevzat yavaşça cemalin yanındaki kayaya ilişir.

N: Sen kanunları çiğnemezdin be Yüzbaşı...

Cemal bakışlarını nevzata çevirir ,dudağını ıslatır, içki şişesini Nevzata uzatır.

C: İçiyor musun, içmiyor musun?

Nevzat cemalin uzattığı içki şişesini alır ve bir yudum içer, tekrar şişeyi cemale verir.

Cemal aniden aldığı içki şişesini başına diker ve soluksuz içmeye başlar.

N: ( Nevzat cemalin halinden anlar bir ifadeyle, sakin bir ses tonuyla) Yavaş ol biraz....

Cemal yavaşça şişeyi ağzından çeker.

N: Şişede durduğu gibi durmaz o Yüzbaşım... (Cemalin elinden şişeyi alır , şişeye bakar ve derinlere dalar , acı bir ifadeyle) Yavaş olacaksın... (bir yudum içer , acı bir ses tonuyla) İçtikçe hayaletler üşüşür insanın kafasına...

Cemal başını yere doğru eğmiş sessizce nevzatı dinlemektedir.

Nevzat bir yudum daha alır ve cemale uzatır şişeyi, cemal şişeyi tutar ve bakışlarını nevzata çevirir. Her ikisi de şişeyi tutmuş birbirlerine bakakalırlar.

N: ( acı bir ses tonuyla) Söyler misin? (başıyla işaret ederek) Sen hangi hayaletlerle boğuşuyorsun?

Cemal içki şişesini alır.

N: (Nevzat başını yana çevirerek) Cemal... (parmağını bıyıklarından kaydırır, cemale bakar) Başından sav onları... Kurtul...

C: (Cemal acıdan kısılmış gözlerini yere kaydırarak kısılmış bir ses tonuyla) Kurtulmak mı? (başını sallayarak) İmkansız Nevzat... İmkansız... Ben direndikçe daha da güçleniyor. Savaştıkça beynime daha çok yerleşiyor. Engel olamıyorum...

N: (Nevzatın gözleri uzaklara dalar, sonra cemale bakarak) Engel olamıyorsan (yutkunur) Kalbine sığın...

C: (Cemalin bakışları nevzatta sabitlenmiş ,çaresiz) Kalbime söz geçirebilsem ... Dur diyebilsem...(gözleri kısılır bitkin bir ses tonuyla) Maalesef ona hüküm geçirecek vaziyette değilim.

Nevzat ani bir hareketle cemalin yanına doğru eğilir .

N: (Eliyle cemalin koluna vurarak hevesli bir sesle) Komutayı bir kez de bırak be Yüzbaşı... Neyse engel olamadığın bir kez de direnme...(başını kararlı sallayarak) Bırak kendini... Bırak içindeki ses ne diyorsa onu yapsın...

Cemal gözleri kısılmış nevzata bakmaktadır

N: (gülümseyerek) Bırak o kazansın...

ekinvesarp
27-04-06, 13:38
N:Kim o?
C:Benim Cemal
N:Cemal, bu saatte hayırdır?
C:(Cemal konuşmaz Nazlı'ya bakar)
N:Neyin var senin?
C:(Mahsun bi tebessümle)Neyim mi var
N:Tuhaf görünüyorsun.
C:Tuhafım ben bugün haklısın.(Duvara yaslanır)Denizin kıyısındaydım,denize bakıyordum,sonra ayaklarım akıllandı, beni buraya getirdi.
N:Noldu Cemal?
C:Konuşmamız gerekiyor Nazlı
N:Şimdi mi?
C:(Cemal gözlerini evet anlamında aşağ indirir
N:Üzerime bişiy alıyım.
C:Bekliyorum seni


Nazlı içerden üzerine hırka alıp gelir, bu arada ayşe de yatağından kalkıp pencereye gelir ve onları görür.seyretmeye başlar

C:Nazlı ben yapamıyorum,kendime engel olamıyorum, seni görmeden duramıyorum.
N:Cemal böyle konuşma
C:Hayır, haykıra hayrıra söyliğcem,içimdeki yangını söndüremem,bunu isteyemezsin benden
N:Sen içtin mi Cemal?
C:Benden ummuyordum değil mi?(Susarlar)Bi de bu Cemal var işte, sana...(Cemal susar,Nazlı başını çevirir)Koskoca yüzbaşı diyeceksin,yapma diyeceksin, bu hale kim düşürdü seni diyeceksin
N:Sormığcam
C:Sebebi Sensin, Sensin Nazlı. Utanmıyorum, beni bu hale sen getirdin
N:Cemal yapma böyle, topla kendini
C:Hayır unut deme,seni unutmamı isteme sakın,unutmak, ölmek demek,bu mümkün değil
N:Rica ediyorum bunları sonra konuşalım Cemal ne yeri ne de zamanı
(Cemal Nazlı'nın kolunu tutar)
N:Bırak kolumu
C:Bırakmığcam
N:Yapma
C:Beni görmezden gelemezsin
N:Unut herşeyi
C:Unutmak mı.Asla
N:Git burdan
(Nazlı kolunu Cemalden kurtarır)
(birbirlerine bakarlar)
C:Gözlerin öyle söylemiyo Nazlı,gözlerin beni bırakma, hiç bırakma diyor
N:Sus Cemal sus (başını çeviri)
C:Beni benden aldın, öyleyse dinliğceksin.Duygularım karşılıksız değil biliyorum.Ama bunu senden de duymak istiyorum.Bir defalık da olsa duymak istiyorum.
N:Bu yaptığım..
C:Söyle, bi tek cümlen için hayatımı feda etmeye hazırım,Nazlı bu kadar azabı reva görme, yapma!
N:Kararım kesin Cemal, ve bu karar değişmiğcek,başkasını inciterek, üzerek mutlu olamam ben,yaşadıklarımızı gömücez Cemal,gömücez, git artık,lütfen
C:Ben inansam da sen kendini kandıramazsın Nazlı, insan duygularını yok edemez,gömemez
N:Ben yaparım.
C:(alaycı bi tebessümle)Yapamazsın
N:Cemal yeter dedim
C:Yüreğime işlemişsin
N:Eğer gitmezsen..
C:Gitmezsem ne olur
N:Peki gitmeyeceksen ben giderim
der ve gider.Cemal arkasından bakar ,Ayşe ağlar...

yurinu
27-04-06, 15:48
YUNUS -EVLENME TEKLİFİ

Eğer sen istersen ben sizi korurum...
Her zaman başın dinç olur,
Hiç korkmazsın...
Benimle evlenirsen,
Korkmana hiç müsaade etmem
Yirmidört saat nöbet tuttarım kapında...
Benimle evlenir misin Zeynep?
Cevabın çok mühim benim için...
O yüzden lütfen hemen cevap verme
Bana da kızma...
Hemen birşey söyleme sakın
Söyleme ki ümit edeyim...
Şimdi cevap verme
Kolumu dalımı kırma
Ben beklerim...
Sen düşün
İstediğin kadar düşün
Sonuna kadar beklerim
Ben beklerim...

----------------------------------------

CEMAL'İN MUSTAFA KEMAL' E YAZDIĞI MEKTUP


Başkumandan Mustafa Kemal,

Ben savaşta Yüzbaşı, şimdinin Zaptiye Amiri Cemal. Sizin komutanızla geldiğimiz bu günlerin değerini daha da yüceltmek için bir eğitim seferberliği umudundayız. Kasabamız memleketimizin mağrur mücadelesine yakışmayan gerici bir eğitime kurban olmuştur. Kasabamızda ülkemize yaraşır bir mektep kurulması tek dileğimiz, tek hedefimizdir.

Başkumandanımız... Siz Gazi Mustafa Kemal'i eğitim seferberliği için kasabamıza davet ediyoruz. Gelmeseniz de bekliyoruz.

Saygılarımızla...

Saba
29-04-06, 17:21
BAHÇEDEKİ YEMEK SAHNESİ:

Nevzat: Hoşaf harikuladeydi.İçimi ferahlattı.Kim yaptı?
A: Meyveyi ben soydum, Nazlı başında bekledi, Zeynep de içine gülsuyu kattı.

(Nevzat güler..Herkes gülümser.)

Yunus: Elleriniz dert görmesin.
Cemal: (Nazlı ya bakarak) Teşekkür ederim.
Nazlı: Afiyet olsun.

( Cemal Nazlı ya bakmaya devam eder.Nazlı kaçar gibi uzaklaşır.)

C: Aklım almıyor.Eşkıyanın önce cephaneleri ele geçirmesi..Bu kasıtlı, her şey ortada.(Nevzat a dönerek) Sonra sana pusu kurmaları.O da yetmedi Nazlı ya..Yetmedi, pazara inmeler..Bunlar ne demek oluyor Nevzat?
N: Eninde sonunda hepsini öğreneceğiz.
C: Bu işin içinde başkaları mı var diyorum..
A: Başkaları mı? Kim mesela?
C: Bilmiyorum.
N: Belki hepsi tesadüf Cemal..Bunlar yağmacı..Belki boşuna kafa yoruyoruz..Halbuki ben bugün kızlara müjdeli bir haber verecektim, şu olanlara bak..
Z: Müjde mi?
A: Nevzat, müjdeni söylemeyecek misin?
N: Köye dönmekten vazgeçtim..Kasabada kalmaya karar verdim..
Z: Yaşasın!
N: Hiç değilse Zeynep sevindi..
A: Birden şaşırdım..Yoksa çok sevindim Nevzat.
N: Ev bile tuttum..(Ayşe ye bakarak) İki odası var.Sokağa bakıyor..Görseniz çok seversiniz.( Ayşe önüne bakar, Nevzat da gözlerini kaçırır.)


NEVZAT-AYŞE SAHNESİ:

(Nevzat duvara çivi çakmakta, Ayşe de yer silmektedir.)

N: Ayşe..
A: Hıı..
N: Yorma kendini bu kadar..
A: Nevzat, şu kovayı sür bu tarafa..
N: ( Kovayı getirir) Ayşe, ben de yapabilirim..
A: Sen karışma..Dur daha Zeynep de gelecek..İkimiz bir çırpıda bitiririz.
N: Yani zahmet ediyorsun..
A: Ay karışma işime dedim Nevzat! Aa..Sen bizim için onca şey yaptın..Yapma dedik mi, dur dedik mi..Altı üstü iki oda..Ayrıca daha tam iyileşmedin..Varsa erkek işi, buyur yap..
N: Tamam..Peki amirim..
(Nevzat çivi çakmaya geri döner..Ama Ayşe yi seyretmeye başlar.Ayşe bunu farketmiş gibi ona bakar, sonra ikisi de bakışlarını çevirir.)

Ozgun
02-05-06, 08:03
Sanik Nazim kizi Nazli iki yil hapis cezasina carptirilmistir.

Hapishanede;(Cemberimde Gul Oyadan Sultan)
Bu can bu tende kaldikca daha ne gunesler dogar.

Nazli: Ne zormus; gozlerimi yumar yummmaz hersey uzerime geliyor

Recep: Al getir kizi daha ne bekliyorsun? Daga kaldir; isin ne baska?
Evlenicek degilsin ya... Eglenirsin biraz...

yurinu
03-05-06, 23:50
AYŞE- NEVZAT TREN SAHNESİ

Ayşe birden uyanır. Gözleri uykudan kısılmış çevresine bakar. Nevzat ayşe çevirir bakışlarını.

ayşe elini yüzüne kapatır.

A: Nasıl uyumuşum öyle...

N :Eee yoruldun... Kolay mı...

Ayşe nevzata bakar. Nevzat manidar gülümser. Ellerini öne doğru kavuşturarak gerinir.

A: (trenin penceresine çevirir gözlerini, dışarıya bakar, kısık bir sesle)

Nevzat...

(nevzat geriye yasladığı başını ayşe çevirir.)

Öyle iyisin ki....
Sen...
Yani bence...
Bir avuç su gibisin...
Berraksın...
Dupdurusun...
Senin için herşey yolunda gitsin istiyorum. Herşeyin en iyisine layıksın...

N: (içten içe hüzünlenir,yutkunur) Sen de...

A: Ben sadece seni üzdüğüm için üzülüyorum

(pencereden dışarı bakarak)

Rüzgarı düşün...
İstemese de söğütleri ordan oraya savuruyor...
Elinde mi?
(başını sallar) Değil...
Kızabilir misin ona?

Ayşe bakışlarını nevzata çevirir. Nevzatla gözleri buluşur.

N: (manidar gülümseyerek) Güle dikeni var diye kızılır mı?

Ayşe utangaç ve şaşkın gülümseyerek gözlerini ve başını yana çevirir. nevzat eliyle alnını ovuşturur. Dirseklerini dizine dayayarak elleriyle yüzünü kapatır...

-------------------------------------------------------------

HAPİSHANE NAZLI- MAHKUM KADIN

M: Uyuyamadın mı Beykızı
Nazlı gül...
Uyuyacaksın...
Uyumazsan günün de gecen de geçmez.
Düşüne düşüne aklın başından gider.
Sen beni dinle...
İçerden aklı başında çıkmak istiyorsan evveliyatı da yarını da tasa etmeyeceksin...

N: Kolay mı?

M: Kolay değil ya...
Çare var mı?

N: Ne zormuş...
Gözlerimi yumar yummaz herşey üstüme geliyor...

M: Kovala gitsin
Yaşadığına şükret
Bu can bu tende kaldıkça daha ne güneşler doğar
bilinir mi?

--------------------------------------------

YUNUS

AYRILIK ATEŞTEN GÖMLEK...
GEÇİRDİN Mİ ÜSTÜNE
ALEVLER İÇİNDE YANAR DURURSUN...
BİR ADIM YAKINDIR SEVDİĞİN
AMA GENE AYRISINDIR
GENE HASRETSİNDİR...

yurinu
04-05-06, 03:24
1) Mahkeme/ Atatürkçü düşünce


N: yaptığım yasakmış.. (sesini kısar ve başını sallayarak) varsın olsun... benim vicdanım rahat...

H: ya kanun?

Cemal şaşkın ve irileşmiş gözlerini nazlıdan hakime çevirir.

N: kanunlar bazen toplumun gerisinde kalabiliyor. Mahalle mekteplerinde verilen eğitim yanlış ve yetersizse bu benim suçum mu? Harpten arta kalan binlerce yetime sadece hoca değil, ana baba da olmak istiyorum ben.

Cemal nazlının konuşmasının etkisinde nazlıya bakakalmıştır.

N: onları hiç kimseye muhtaç olmayacak tarzda yetiştirmek gerek.(başını sallar) bunun kanunu olur mu?

Nazlı birden gözlerini cemale çevirir. Sonra tekrar hakime bakar . vücudunu dikleştirir o an...

N: Mustafa Kemal de ümmetçi eğitim düşüncesinden kaçmıştır. Eski terbiye bitsin, milli eğitime, hayata, işe ve fiiliyata dönük medeni bir eğitim gerek demiyor mu?

Cemal hayran bakışlarla, nazlının etkisinde yutkunur.

Bekir hocanın suratı bozulmuştur.

N: Heyet-i İlmiye’ de bunlar tartışılmadı mı?

(cemal irileşmiş gözlerini bir an olsun ayırmadan hayranlıkla nazlıyı seyretmektedir)

N: ben Mustafa Kemal’in kurmak istediği değerlerin savunucusuyum. Onun izinde olmaya da devam edeceğim. Bu uğurda ne ceza varsa razıyım.

Cemal yüzünde zafer kazanmış gibi bir gururla gülümser, dudağını ıslatır , heyecan içinde bakışlarını hakime çevirir.

yurinu
04-05-06, 03:26
2) Mahkeme/ cemalin tanıklığı

Cemal tanık kürsüsüne gelir.

Hakim: sanık nerde ders veriyordu?

C: (kendinden emin bir sesle) adres zapta geçti hakim bey.

H: adı geçen adreste kaç çocuk tespit edildi.

C: (düşünceli gözlerini bir an yere kaydırır, nefes alır) çok değil...

Bekir hoca: (sinirle yerinden kalkar) çok değilmiş... 10-15 çocuk vardır hakim bey...

H: mektep mahiyetinde mi düzenlenmişti?

C: mektep denemez...

H: ne denir peki?

Cemal bu soru karşısında bir an ne diyeceğini bilemez. Bir şey söyleyecek gibi dudağını aralar

C: (sıkıntılı) bilmiyorum hakim bey...

H: kara tahta var mıydı?

C: (gözlerini yere doğru kaçırır, zor durumda kalmışçasına tekrarlar) kara tahta mı? Hatırlamıyorum...

H: (sesini yükselterek) ne demek hatırlamıyorum? Zaptiye amiri olarak ordaymışsın.

Cemal gözlerini kaçırır. Nazlıya bakacak gibi bir an gözlerini çevirir, tekrar hâkime bakar. Bir şey diyemez...

H: mektep halinde miydi, değil miydi?

Cemal yutkunur, ne diyeceğini bilmez halde dudağını ıslatır, bir şey diyecek gibi nefesini çeker o sırada nazlı söze atılır.

N: bu soruları bana sorun efendim...

Cemal başını ve şaşkın bakışlarını nazlıya çevirir.

N: çocuklara hürriyet mücadelemizi anlatıyordum. Erzurum ve Sivas Kongrelerinden bahsediyordum.

H: bu işe girişirken belli bir zümreden ya da kişiden akıl aldın mı?

N: (başını sallayarak) hayır efendim... Tamamen ihtiyaçtan doğdu. Çocukları neşesizliğe ve cesaretsizliğe sürükleyen bir eğitim onları bana sevk etti.

yurinu
04-05-06, 03:27
3)Çiftlik/ nevzatın reddi


A: (utana sıkıla gözlerini kaçırarak arkasına yaslanır) ben de nevzatla gideceğim.

Nevzat duyduğu karşısında alay edercesine gülümser

N: (alaycı gülümseyerek, şaşkın) Ankara’ya? Benimle?

A: (Ayşe tedirgin fakat kendinden emin gözükmeye çalışarak başını sallar) ben ciddiyim Nevzat... ben de geleceğim Ankara’ya.

N: (Nevzat gülerek arkasına yaslanır, kararlı bir sesle) bu imkansız ayşe..mümkün değil...

C: (uyarırcasına sakin bir ses tonuyla) ayşe... Yol bir felaket... tren bir yere kadar... yarıdan fazlası atlı arabayla. Dayanamazsın...

A: (Ayşe gözlerini irileştirir)kim demiş dayanamam diye...

Cemal dudaklarını büker.

N: (alay ederek) valla istersen buyur ayşe... Ankara şuracıkta..(alaycı gülümser, kaşını kaldırarak) hem macera olur. Git tabiî ki (sesini biraz ciddileştirerek) ama bensiz...(kendinden emin kaşını kaldırarak) tek başına...

Ayşe dudaklarını dudaklarını birleştirir,bir şey diyemez.

Hikmet hoca: kızım aklını başına devşir. Hem çok meşakkatli hem de (gözleriyle zeynep’i işaret ederek) kardeşinin yanında olman lazım...

yurinu
04-05-06, 03:31
4) Cemal- nazlı / sorgulama

Cemal odasında masa başında, nazlı karşısındaki koltukta, katip asker cemalin yanında masa başındadır.

C: (ellerinin masanın üzerinde kavuşturmuş) baba adınız?

N: nazım

C: (Cemal yutkunur , dudaklarını büker. Nazlıya sorduğu sorulardan rahatsız nazlıya bakar, sıkılgan bir ses tonuyla) istinat edilen suçun mahiyeti?

Nazlı bu durumdan sıkılmıştır. Başını yana çevirir, sıkıntıdan dudaklarını aralar, cevap vermez.

Cemal nazlının bu sıkıntısının farkındadır. O da bu durumdan rahatsız ,yapabileceği bir şey olmadığından dudaklarını büker. Başını katipe doğru çevirir,yerinde tedirgin kıpırdanır.

C: yaz... kanun dışı eğitim ve öğretimle iştigal ettiği tespit edilmiş olup...

Birden bakışlarını nazlıya çevirir, dudağını ıslatır, sıkılgan gözlerle nazlıyı süzerek:

C: (durumdan hiç memnun olmadığını belli eden bir sesle) bu yasak faaliyetle ne zamandan beri iştigal etmektesiniz?

N: (asabi bir sesle) cemal bilmiyor musun?

Asker şaşkın gözlerle cemalle nazlıya bakar. Cemal askerin önünde biraz mahçup olur, bir an yan gözle askere bakar. Nazlıya çevirir bakışlarını.

C: (mahcup) senin cevaplaman gerekiyor nazlı

Nazlı memnuniyetsiz bir şekilde askere bakar. Asker şaşkın bir halde cemale bakar.

Cemal çaresiz dudağını buruşturur askere çevirir bakışlarını

N: (sinirli bir sesle) yasak dediğiniz faaliyeti birkaç haftadır sürdürmekteyim. (sıkılgan) bitti mi?

Cemal nazlıya bakar, yutkunur, başını sallayarak onaylar.

C: (askere bakarak) sen gidebilirsin.

Asker odadan çıkar.

Cemal ve nazlı birbirlerine bakarlar.

C: seni böyle karşıma oturtup (bir an nefesini çeker) sorguya çekeceğim ölsem aklıma gelmezdi.

Nazlı gözlerini yere çevirir...

yurinu
04-05-06, 03:32
5)Nezarethane/ Kadınlar koğuşu

Mahkûm kadınlar işleriyle uğraşmaktadır. Bir tanesi yatağın üzerine oturmuş nazlıya bakarak başındaki örtüyü parmağıyla oynamaktadır.

M1: (nazlıya bakarak, manidar) bey kızıymış

Nazlı duyduğu karşısında şaşkınlıkla kadına bakakalır.

M2: nazım bey’i bilmez misin? Babasıdır o... ama rahmetli oldu.

Nazlı birşey diyemeden sessizce önündeki işe döner.

M3: suçu ne bunun? Ne yapmış ki? Selam ettik ama tenezzül buyurmadı.

N: (Nazlı şaşkınlıktan irileşmiş ve ürkek gözleriyle kadına bakar, başını yana kaydırarak) kusura bakmayın...

M1: (uyarır tarzda, kaşını kaldırarak) bey kızısın ya... Hiç tafra yapmayasın...

N: (Nazlı şaşkın gözleriyle kadının gidişini izler) tafra mı?

M5: bize dışarı da bir içeri de. Dışarıda da çul çaputla, bir ekmekle sürünürdük. Bu nasıl dayanacak ha? (başını sallayarak, alaycı) prenses...

N: (Nazlı şaşkın ve ürkek gözleriyle) dayanırım. Çarem yok...

M6:süs bebeği maşallah. Asri bu asri... (başını sallayarak) bu delik de pek asri ya...

Bütün koğuş kahkahalarla yankılanır... Nazlı çaresiz ürkek gözleriyle kadınlara bakar. Gözlerini önüne eğer tekrar.

Mahkûm kadın (şerif sezer): (ciddi bir sesle) adın ne senin?

Nazlı korkmuş gözlerle bir an cevap vermez. Diğer kadınlara göz gezdirir.

N: (kısık ve ürkek bir sesle) nazlı..

MK: adın gibi kendin de nazlısın. Kaç yıl yedin?

N: ( Nazlı gözlerini yere eğer) iki

MK: ne şuçun var? De hele...

N: (Nazlı yutkunur, gözleri dolar) müsaadesiz ders anlattım.

M6: (Masa başındaki kadın heyecan ve şaşkınlıkla başını nazlıya çevirir) aaa... hocaymış... (önünde oturan kadına döner) okuma yazması da vardır...(hevesle tekrar nazlıya çeviri rvücudunu) kız nazlı... bizim mektupları da yazarsın...

Nazlı gözlerini kaçırır yüzünde gülümseme belirir...

yurinu
04-05-06, 04:27
6) nezarethane / cemal- nazlı görüşme salonu

C: (Cemal ellerini masanın üzerinde kavuşturmuş) nazlı... Bir ihtiyacın var mı?

N: ( Nazlı çenesini eline dayamış) kızlar hepsini getirdi. Hatta fazlasını...

C: (başını öne kaydırır, gözlerini kısarak) seni rahatsız eden bir durum olursa lütfen beni haberdar et. Elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım...

N: (elini çenesinden çeker) gayet rahatım... İyiyim ben cemal... hep benden söz ediyoruz. Haberler sende...

C: (ağzını yana kaydırarak gülümser) en güzel haber...(başını sallayarak) Nevzat ve Ayşe Ankara da...

N: (şaşkın) Ayşe de mi? Cemal ne alakası var?

C: (başını sallayarak gülümser) laf dinletemedik. Kafasına koymuş bir kere. Zeynep o gidene dek bir şey söylemedi.

N: Ayşe işte... İnadı inattır. Nuh dedi mi peygamber demez.

C: inatçı ama çok dirayetli.(gülümser) seni de canını verecek kadar seviyor...

Nazlı cemalden gözlerini kaçırarak gülümser...

C: siz ayla yıldız gibisiniz. Hem birbirinden farklı hem de hep bir arada... sanki kopmaz bir bağla bağlanmışsınız birbirinize ( birden yüzü gölgelenir, hüzünlü bir sesle) böyle sizinki gibi (bir an duraklar) sevmek ve sevilmek güzel olmalı...

N: (başını sallayarak) ayşe hayatımda olduğu için çok şanslıyım cemal. Beni yediğim ceza değil onlardan ayrı olmak yıkıyor...

C: (ciddileşerek, gözlerini ve kaşlarını kısar) Ankara’dan gelecek haberi bekleyelim. Belki ayrılık söz konusu değil... belki her şey değişecek...

N: (başını sallayarak) umut etmeyeceğim... sonunda hayal kırıklığı yaşamaktan korkuyorum...

C: (gözleri ve sesi kısılır, başını sallar) senin için tek yapabileceğimiz buydu nazlı...(sesi kısılır) neticesi ne olursa olsun seni bekleyeceğim...

N: (sert bir sesle) cemal boşuna bekleme...

Cemal duyduğu karşısında şaşırır.

C: (şaşkın , söylenene anlam vermeye çalışarak) neden?

N: (kaşlarını kısarak sert bir tavırla) istemiyorum beklemeni... bekleme...

Nazlı aniden kalkar masandan ve gider. Cemal bedenini çevirerek nazlının arkasından şaşkınlık ve acı içinde bakakalır...

yurinu
04-05-06, 13:38
maarif teşkilatı/ ayşe -vekil konuşması


Vekil makam odasından çıkar.nevzat heyecanla vekilin yanına koşar

N: (bağırarak) sayın vekilim...(heyecanla yerinde duramayarak) müsaade buyurursanız... hayati bir meselede yardımınıza ihtiyaç var.(kaşlarını kısarak) gönüllü hocalık suç mudur?Bizim (heyecandan bir an duraksar) bir yakınımız bu yüzden ceza evinde.gencecik bir insan...

V: (Vekil başıyla arkasındaki yaveri işaret ederek başındna savarcasına) varsa bir evrak bırak. Tetkik edilecektir...

Vekil merdivenlere doğru hamle yapar.

A: (bağırarak vekile doğru atılır) lütfen durun bir dakika...

Ayşenin vekile doğru atıldığını gören yaver gayet sert bir şekilde ayşenin kolunu kavrar, çekiştirir

Y: (hırpalayarak bağırır) dur be kadın...

Nevzat sinirle yaverin ayşeyi tutan kolunu kavrar.

N: (sinirle sesi kısılarak) bırak kızı... sadece konuşacak...derdini anlatacak...(dişlerini sıkarak bağırır ve yaverin kolunu geri iterek) bırak...

Ayşe heyecan içinde vekile döner

A: maarife güvenerek buralara kadar geldik.(yakınarak) bizi kim dinleyecek..kim derman olacak...

Nevzat şaşkınlıkla ayşeye bakar.

A: bu vatanın gencecik eğitimli bir evladı. Münevver çocuklar yetiştirmek istedi. (gözleri irileşir) okuma yazma öğreten hapis mi yatmalı?

Vekilin yüzünde şaşkınlık belirir

A: bu genç kız harpte hasta bakıcıydı. Onca yaralıyı diriltti. (konuşmaya kendini kaptırmış, cümleleri ardı ardına sıralar) yetmedi gericiye, yobaza teslim edilen çocukları medenice okutmaya onları teşvik etmeye kalktı. (başını öne kaydırarak) bu memleket böyle bir evladını cezalandıramaz. Nazlı bunu hak etmiyor...

Nevzat hak verircesine başını sallayarak gözleri ayşeden vekile çevirir.

A: adalet bu mu? İstikbal böyle mi kurulacak? Ulvi gayeleri olan insanlar engellenecek mi? Mustafa Kemal milli ve demokratik eğitim geleceğimizdir demedi mi?

Vekil utanırcasına başını yere eğer.

A: dini terbiye değil, milli eğitim demedi mi? Yeni nesle rehber olun demedi mi?

Nevzat ayşenin etkisinde gözlerine sabitlenir gururlanarak.

A: (sesini ciddileştirerek) bizim inancımızı zedelemeye kimsenin hakkı yok. Nazlıya yapılan adaletsizlik yeniden kurulan bu ülkeye yakışmıyor.

Nevzat yüzünde gururlu bir gülümsemeyle bakışlarını ayşeden vekile çevirir.

A: maarif teşkilatına yakışmıyor...vebali boynunuza...

Vekil yüzünde vicdan azabının izleriyle ayşeye bakar

A: (dudağını ıslatır, sesini yumuşatarak) haddimi aştımsa ...

V: (başını sallayarak) bu taze cumhuriyet bütün zorlukların altından kalkacaktır...

Ayşenin gözleri nemlenir, başını sallar.

V: dosyanızı bizzat tetkik edeceğim

Ayşe yüzünde heyecan ve gülümsemeyle nevzata bakar.

N: (Nevzat neşeyle ) çok sağolun...

leventci
05-05-06, 20:57
trende ayşe nevzatın omzunda uyuyup uyandıktan sonra

A: (trenden dışarı bakarak)Nevzat?
N: hıı?
A: (sonra bakışlarını ona çevirir)öyle iyisin ki...(nevzat şaşırmış ona bakarak dinlemektedir)sen...yani bence...bir avuç su gibisin..berraksın,dupdurusun...(ikiside bakışlarını çevirir yana)senin için herşey yolunda gitsin istiyorum.herşeyin en güzeline layıksın sen nevzat.
N: (ikiside birbirlerine bakarlar ve nevzat gülümseyerek)sende
A: (bakışlarını tekrar dışarı çevirir ayşe)ben sadece seni üzdüğüm için üzülüyorum...(düşünceli bir şekilde)rüzgarı düşün...istemesede söğütleri ordan oraya savuruyor..elinde mi? (çaresizce)değil...kızabilir misin ona?
N: (oda dalmış düşünceli bir şekilde yere bakmaktadır)güle dikeni var diye kızılır mı?
ikiside birbirlerine bakarlar.nevzat mahçup bir şekilde başını eğer.sonra ayşe bakışlarını önce yere sonra birkaç defa nevzata çevirir.

Ozgun
10-05-06, 07:11
KIRIK KANATLAR-Bolum 16
Nevzat: AYSE . . . !?
Eskiya Seref: Gonlum dusmus bir kere; durduramazsin.
Yedi iklim, dort diyar da gezsen; o sevda senle gelir...
Nevzat: Asker degilim ben! Kimseden emir almiyorum, bunu kafana sok Cemal!

yurinu
11-05-06, 02:17
Sakine nazlının yanına doğru gelir yatağına ilişir.

S: Uyuyamadın mı gene Nazlı kızım?

N: (başını sallar) ıı...

S: Dur sana bir mani okuyayım da keyfin yerine gelsin

Evlerinin önü bakla
Çift güvercin atar takla
Al koynunda beni sakla
Sabahınan tana karşı

N: Karacaoğlan mıydı?

S: (başını sallayarak onaylar bir an susar) Kimi düşünürsün güzel kızım? Sevdiğin mi var yoksa?

N: (düşünceli gözleri uzaklara dalar, sesi kısılır) Sevdiğim mi?

S: Yok mu sevdiğin?

Nazlının yüzü gölgelenir.

S: Huri gibisin... Dünya güzelisin... Yok mu dışarıda bir bekleyenin?

N: (düşünceli) Aslında var bekleyen biri.

S: (gülümser) Şükür... Bulutların arasından ay göründü.

N: (hüzünlü bir sesle) Bekleme dedim... Yokum ben dedim...

S: Haspinallah... Ne demekmiş o öyle.

N: Öyle gerekiyordu... Sorma Sakine Abla...

S: Şunun şurası 2 yıl a kızım. Bunun için mi yardan geçiyorsun?

Nazlı gözlerini kaçırır

S: Niye bekleme dedin...

N: Vakitle alakası yok. Mesele bildiğin gibi değil.

S: (başını sallayarak) Sevdaysa bekler... O da bekler sen de beklersin... Nesini bilemeyecekmişim.

N: Başkasını mutsuz edecekse...(bir an susar) O sevdayı istemem... Kalbime kilitledim. O meseleyi kapattım ben.

S: Biz o yolları çoktan yürüdük kızım. Öyle kolay kapanır mı sanırsın. Yedi iklim dört diyar da gezsen o sevda seninle gelir.

N: (çaresiz başını sallayarak) O zaman söker atarım

S: Sök at da göreyim. İnkâr etsen, olmaz desen ne fayda... Kalbin küt küt attıkça sevdiğin sana buradayım der. O sesi susturamazsın...

N: (çocuksu masumiyetiyle, hüzünlü) Susmaz mı?

S: Gözlerindeki ışık sönene kadar kalır yüreğinde... İçini acıtır durur... İnsan yüreğine söz geçirebilir mi hiç?

yurinu
11-05-06, 18:31
NOSTALJİ...

TREN İSTASYONU/ RESMİYETİN ARDINDAKİ AŞK...


Tren hareket etmek üzeredir. Nazlı vagonların içine göz gezdirerek postacı arar. O sırada cemal nazlıyı görür ve dudaklarını aralayarak nazlıya bakakalır. Tren hareket eder. Nazlı elindeki tüfekle çaresizlik içinde arkasında duran banka ilişir. Cemal tedirgin elini kemerine iliştirir ve nazlının yanına doğru yürümeye başlar, yanına gelir.

C: (çekingen gülümseyerek) Nazlı... Merhaba...

N: (oturduğu yerden cemale doğru döner) Şaşırdım... Sizin cephede olduğunuzu sanıyordum...

C: (elini kemerine iliştirmiş) Albayı görmek için geldim. Siz?
N: (hüzünlü) Postacıyı arıyordum...
C: (nazlının yanındaki tüfekleri işaret ederek gülümser) Postacıyı vurmayacaktınız ya?
N: (gülümseyerek) Hayır... Nişanlıma yazdığım mektubu vermek istedim...
C: (yüzü gölgelenir, başını öne kaydırarak) Ahmet’e...
N: Sizin bölüğünüzde görebildiniz mi?
C: (gülümser) Evet..
N: (sesini kısarak) İyi mi?

Cemal nazlının yanına oturur.

C: Gayet iyi...İyi bir genç...
N: (gözleri dalar) Onu savaşta düşünemiyorum... Elinde silahla...
C: (nazlıyı süzerek) O da sizi böyle görse şaşırırdı herhalde...
N: (başını sallar) Söylemeyin olur mu? (Bakışlarını cemalden çeker) Beni bıraktığı gibi hayal etmesi daha iyi...

C: ( birden bakışlarını arkaya doğru çevirir, tekrar nazlıya bakar, kaşları ve gözleri kısılarak endişeli) Çiftlikte zorluk çekiyor musunuz?

N: Merak edilecek hiçbir şey yok (tüfeklere dokunur) Bu fişeklere tüfeklere bakınca nasıl göründüğümü biliyorum.(başını sallayarak gülümser) Ama her şey yolunda...

Cemal uzunca nazlıyı gözleriyle süzer. Nazlı ne yapacağını bilemez gözlerini kaçırır.

N: Sizden bir ricam olacak...
C: (başını sallayarak) Tabi buyurun...
N: (elindeki mektubu göstererek) Mektubumu ahmete vermenizi istesem... Bir yüzbaşıdan bunu istemek ne kadar doğru olu....
C: (nazlının sözünü bitirmesini beklemeden mektuba uzanır) Veririm...
N: (başını sallayarak) Çok teşekkür ederim.

Nazlı aniden ayağa kalkar. Elini cemal’e uzatır. El sıkışırlar.

N: Hoşçakalın...
C: (başını öne kaydırarak) Size eşlik edeyim...
N: (bıraktığı tüfeğini alır) Sizi yeterince alıkoydum zaten...

Nazlı fişek askısını boynuna geçirmeye çalışır. Cemal nazlının askıyı takışını seyretmektedir. Nazlı başaramaz...

C: (gülümseyerek) Durun yardım edeyim...

Nazlı hızla takar askıyı.

N: Teşekkür ederim...(uzaklaşır)

Cemal nazlının gidişini seyreder....

yurinu
11-05-06, 20:10
UNUTULMAZ REPLİKLER...


“Bu ülkenin nazlı gibi başını dik tutabilen hanımlara ihtiyacı var”
---------
“C: Nazlı Hanım biraz oturur musunuz? Sizi ikna edeceğimi söylemiştim. Fırsatım olmadı...
N: Yorgun görünüyorsunuz... Sizi çabuk alt ederim
C: Görünüşe aldanmayın derim (gözleri kapanır)”
---------
“ A: Benim için bir mektup daha yazın... Bu son olacak biliyorum...
C: İyileşip sen yazacaksın. Bu kez kurtuluşun yok
A: Öleceğim... Kanım çekiliyor sanki..Nazlıya çok sevdiği ağacı yazın...Ben döndükten sonra orada buluşacağımızı yazın...”
-------
“C: O mektubu göndermek için yazmamıştım
Ne:Kızın fotoğrafı masanın üzerinde duruyor hala
C:Farkında değilim
Ne: O mektupları yazarken de ne yaptığının farkında değildin
C:Ne demek istiyorsun
Ne:Mektupları niçin yazdıysan fotoğraf da onun için duruyor.daha açık konuşayım mı?
C:Ahmet’ in yerinde olmak istedim...
Ne: Bu kadarını söylemeye ben cesaret edemezdim”
---------
“ N: Masandaki fotoğraf... Bu o....”
---------
“N: Yüzbaşı... Neden uyarmadınız beni?
C: Bir hemşireye dert yanmak istedim... Gözlerinizi görmeden... Öylece anlatmak istedim”
------------
“Ne: ayşe evdeydi
C: Başka
Ne:Başka...Ne olacak bostanlarından domates yedim
C:Ne domatesi ne bostanı
Ne:Ben bir kontrole çıkayım
C:Gel buraya
Ne:Yok birşey... Konuştuk öyle
C:Havadan sudan
Ne:Cemal...Ben onun karşısında...
C:Ne yapacağını bilemiyorsun
Ne:Gözlerine bakmazsam iyi idare ediyorum da...Sen? Senin elin ayağına dolanmıyor mu?... Hep serin kanlı oldun .Ben de kime ne soruyorum...”

------------
“C: İçinizi kemiren kuşku nedir ? Yoksa Ahmete olan sevginizden emin değil misiniz?”

"C: Beğendiniz... O satırlardan etkilendiniz... Asıl kızdığınız bu mu? Cephede biri var ki... Size beklediğiniz satırları hala yazabilir."

“C: Şimdi, şu anda çok güzel bir hanımı kollarımda döndürüyorum. Bu bir anı... Bu unutulmaz bir anı... Cephede bu anıyı hatırlayacağım... Bu dakikalar benim... Ve bu anıyı kimse benden alamaz... Şimdi bilerek ve isteyerek... Hatta sizi zorlayarak bir anı çalıyorum... O mektuptaki satırları yazan gibi..”.

---------------

“Ne:Cemal...Cemal.. Kalk
C: Çekiştirip durmasana be... Benden kurtuldun mu sandın...
Ne: Ölü gibi yatıyordun
Y: Zafer!!! Kazandık... Bozguna uğradılar!!!”
----------
“Bir kere daha çevrede başıbozuk görürsem bir askerde gelir onlarcası da...”
-----------

“C: Denizin kıyısındaydım.. bir şey yapmıyor denize bakıyordum sonra ayaklarım akıllandı beni buraya getirdi.”
----------
“C:Beni benden aldın... Öyleyse dinleyeceksin”
------------
“Ne: (papatyaları uzatır) Papatyaları sevdiğini duydum.
A:Ben mi? severim herhalde... Papatya...
Ne: Beğenmedin mi?
A:Yok da... Nerden aklına geldi ki?
Ne: Hiç... Öylesine... Ayağımın dibindelerdi.
A:Canın çiçek toplamak istedi yani
Ne:Aynen öyle... Eğildim tek tek topladım. Bir an aklımda ne savaş kaldı ne de görmeye dayanamadığım yoksulluk. Sadece birini sevindirmek istedim.
A:Teşekkür ederim... Şaşırdım sadece
Ne: farkındayım(uzaklaşır)”
---------------
“C:Seni yaralı görürsem... Senin kılına zarar geldiğini görürsem... O zaman akıl mantık umurumda olmaz. Anladın mı şimdi”
-------------
“Nazım bey gibi bir adamın kızı olmayı hak etmiyorsun”
--------------
“N: Bütün güvenini bir çırpıda geri alıyorsun.
C:Anlamıyorsun
N:Sağlamlık bu demek... Bıçak gibi kesip atabilmek
C:Atabilsem keşke...”
------------------
“C: Bütün inançlarımı yıkma pahasına da olsa sana zarar verilmesine müsaade edebilir miyim? Seni kendi ellerimle idam sehpasına gönderebilir miyim?..”

Billush
12-05-06, 15:57
16.Bölüm Nevzat/Ayşe sahnesinin replikleri:


Ayşe nöbetçi kalan eşkiyayı bayıltmış ancak kaçarken peşine Şeref takılmıştır.Ayşe bir yandan Şereften kaçarken bir yandan yardım istiyordu.
Ayşe:İmdaaat
Nevzat Ayşe'nin sesini duyar.
Nevzat:Ayşeeeee
Ayşe kaçmaya,Şeref kovalamaya devam ediyordur.Ayşe'yi akalayamayacağını anlayan Şeref arkasından bağırmaya başlar.
Şeref:Ayşee.
Kovalarken orada bir taşa takılır ve yere kapaklanır.Hemen ayağa kalkar ve koşmaya devam eder.
Nevzat da Ayşe'nin sesini duyup yardıma ihtiyacı olduğunu anlar.O da Ayşe'yi kurtarmak için koşmaya başlar.
Nevzat:Ayşeee buradayım.
Ayşe'ye sesini duyurmaya,onun kendisine doğru gelmesini sağlamaya çalışır bir yandan da hızla koşuyordur.

Cemal,Yunus ve askerler olanlardan habersiz aramalara devam ediyorlardır.

Ayşe kaçıyor,Şeref kovalıyordur.
Şeref:Ayşee dur kaçma.
Ayşe bir yandan ağlıyor bir yandan da Şeref'i dinlemeden hızla kaçmaya devam ediyordu.
Şeref:Ayşe kaçma ne olur?Ayşee
Şeref Ayşe'ye bayağı yaklaşmıştır.
Nevzat:Ayşeee diye bağırarak sesini duyurmak ister.
Ayşe Nevzat'ın sesini duyar.
Ayşe:Nevzaat,Nevzaaat...
Nevzat Ayşe'ye göre yüksektedir,aşağıya doğru koşmaya başlar.Bir yandan koşuyor bir yandan bağırıyordur.
Nevzat:Ayşeee
Şeref:Ayşe dur.
Ayşe ağlamaya ve Nevzat'ın sesinin geldiği yöne doğru koşmaya devam eder.O sırada ayağı bir taşa takılır ve yere düşer.
Nevzat Ayşe'yi görür.
Nevzat:Ayşee
Ayşe'nin yere düştüğünü görünce Şeref'in yaklaşmasını engellemek için o tarafa ateş eder.

Cemal ve Yunus silah seslerini duyarlar.
Cemal:Silah sesi...Ne taraftan geldi?

Nevzat ateş etmeye devam eder.
Nevzat:Ayşe uzaklaş.
Ayşe:Ayağım çok kötü,kalkamıyorum.

Yunus Cemal'e cevap verir.Eliyle işaret ederek;
Yunus:Şu taraf mı neresi anlayamadım...
Bir el daha ateş edilir.
Cemal:Şu taraf Yunus, der
Yunus:Kumandanım..
sesin geldiği yöne ilerlemeye başlarlar.

Şeref Nevzat'a doğru ateş eder ama kurşun kayalardan birine çarpar.Nevzat başını eğip Ayşe'ye doğru ilerlemeye başlar.Ayşe Nevzat'a bir şey olmasından korkup bağırır.
Ayşe: (Korkuğu sesinden bellidir) Nevzaat.
Şeref bir el daha ateş eder.Nevzat korkmayıp hızla yaklaşmaya devam eder.Bir ağacın arkasına saklanır.Şeref bir el daha ateş eder.Yine isabet etmemiştir.Nevzat ağacın arkasından kafasını biraz çıkartıp Şeref'e doğru ateş eder.Bu karşılıklı çatışmaya dönüşür.Ayşe daha da korkmuştur.Nevzat'a:
Ayşe:Dikkat et , diye seslenir.
Nevzat'ın kurşunu bitmiştir.Ateş edemeyince sinirlenir.
Nevzat:Allah kahretsin, deyip elindeki silahı yere atar.
Şeref,Nevzat'ın kurşununun bittiğini görünce sakladığı yerden çıkıp Ayşe'ye yaklaşmaya başlar,biir yandan da konuşuyordur.

Şeref:Kurşunsuz mu kaldın?Kurşunun bitti ha?Nolduu silahsız mı kaldın acemi cengaver?Dört tane var bende.

Ayşe'nin yanına gelir ve kolundan tutup çeker.
Şeref:Dördü de seni bekliyor.Peşimizden gelecek olursan üç tanesi sana bir tanesi bir tanesi de Ayşe'ye.
Ayşe:Bıraak.
Şeref:Tam alnının çatına.Sen sağ ben selamet.

Nevzat yerinden başını biraz çıkartıp;
Nevzat:Bütün kurşunları bana sık eşkiya.Nasılsa o son kurşuna gelmeden gırtlağına yapışacağım.
Ayşe:Nevzat gelme sakıın.

Nevzat Ayşe'yi dinlemez ve Ayşe'ye doğru yaklaşmaya başlar.Hızla koşuyordur.

Şeref Ayşe'yi çekmeye devam ediyordur.Ayşe'nin canı yanar.
Ayşe:Ayağım çok acıyor bırak beni. diyerek çırpınmaya başlar.
Şeref:Dur.
Şeref hedef alır ve atşe eder.İsabet etmemiştir.
Ayşe: (korkuyla) Nevzaat.
Nevzat yerinden çıkar ve;
Nevzat: (alaycı bir tavırla) Kaldı üç diye eliyle üç sayısını göstererek bağırır.
Ayşe çırpınmaya devam edince Şeref "Dur,dur." diye uyarır.Nevzat koşarak yer değiştirir.Şeref bir el daha ateş eder.Yine isabet etmemiştir.
Nevzat az önce yaptığı gibi yerinden çıkar ve;
Nevzat:Kaldı iki diye eliyle gösterip bağırır.
Ayşe:Nevzat gelme sakıın.
Nevzat Ayşe'yi dinlemeden tekrar koşmaya başlar.Şeref hırsla ateş eder.Yine isabet etmemiştir.Nevzat yerinden çıkar ve;
Nevzat:Kaldı bir diye eliyle işaret edip bağırır.
Nevzat:Vur beni hadii.

Şeref Ayşe'yi tutarak Nevzat'ı vuramayacağını anlar ve hızla Ayşe'yi yana bırakır.
Nevzat: Beni vurmazsan kurtuluşun yok.Geberticem seni.
Şeref.Gel gel.Çık lan dışarı.Çık hadi çık.
Nevzat tekrar hızla koşmaya başlar.Şeref Nevzat'ın koşuşuna dikkatke bakmaya başlar.Ayşe ağlamaya devam ediyordur.Şeref bu sırada Nevzat'a dikkat etmeye devam edip nışan alır ve atşe eder.Nevzat omzundan vurulur ve yere düşer.
Ayşe:Nevzaaaaat
Şeref vurmanın sevinciyle elini indirir ve yavaşça başını sallar.Ayşe ağlamaya devam ediyordur.Şeref Nevzat'ı vurunca Ayşe'ye yaklaşır amacı Ayşe'yi almaktır.O sırada arkadan gelen askerleri görür ve ateş seslerini duyar.İrkilir ve kaçmaya başlar.

Cemal:Eşkiyayı takip edin diye askerlerine emir verir.
Nevzat ve Ayşe ayağı kalkıp birbirlerine yürümeye başlarlar.
Nevzat:Ayşe
Ayşe:Nevzat
Nevzat:Ayşe
Ayşe hem ağlıyor hem Nevzat'a yaklaşıyordur.Cemal Ayşe'yle Nevzat'ı görür ve ilerlemeye devam eder.
Ayşe sekerek Nevzat'a yaklaşır.
Ayşe:Nevzat iyi misin?Hayatını nasıl tehlikeye atarsın?Korktum,az daha ölecektin.
Başını Nevzat'ın gögsüne dayar.
Nevzat:Gerekirse ölürüm.Sen yoksan zaten ölüyüm...
Ayşe Nevzat'ın gögsünde ağlamaya başlar,Nevzat Ayşe'nin saçlarına dokunur ve koklar.

yurinu
15-05-06, 16:48
UNUTULMAZ REPLİKLER -2

Asker: Güzel hanımlar ilk hasatta kapınıza gelelim mi?
A: Hele siz bir hasatı görün de...
Asker: Eğlenme benimle... Gelirim dersem gelirim
A: (gülümseyerek) Başım bağlı benim...
Asker: Savaş zamanı hangi köre topal olur derim. Bak dönüyor sağlamlar.
A: O da sizin gibi savaşta.... Sapasağlam dönecek.
Asker: Kadersizim... Güzel elinden su içtim ama ne fayda... Sağlıcakla kalın...
N : (şaşkın) Başım bağlı dedin...
A: Olamaz mıyım?
N: Tek kelime etmedin de... Gerçekten biri mi var?
A: Belki de...

----------------------
(savaşta)
Asker: Teğmenim galiba dayanamayacağız...
N: Ne demek dayanamayacağız. Ya düşman üstümüzden geçecek ölümüzün ya da bu tepeyi ele geçiremeyecek tamam mı ? (bağırarak) Şimdi vazife yerine dön asker...
Asker: Emredersiniz teğmenim...
----------------
(Savaşta)
Asker: Yüzbaşım yaralandınız....
C: (bağırarak) Haydi aslanlarım devam edin...
--------------------------

"Y: Bir Mardinli Recep vardı cephede. Mermi yağmuru kesildiği zaman ne yapardı biliyor musun? Siperde ayağa kalkar dağlara dönerdi.”Eğil dağlar eğil, sılam görünsün” derdi. Ahmet’le öylece bakakalırdık. Sıla hasreti çekmeyi özlerdi insan."
--------------------------
"C: (kaşları kısılmış kapıyı göstererek) Tamir ettirin bunu, omuz vuran içeri girer
N: Biliyorum. Demirci bizim teklif ettiğimiz parayı az buldu. Elbet insafa gelecektir."
---------------------------
Komutan: Bana kalırsa İstanbul’a gitmelisin. Ailenle biraz zaman geçir.
C:Bunu kabul edemem kumandanım...
K: Gören de Fizana sürgün gidiyorsun sanır. İstanbul’a gitmeyi istemiyor musun?
C: İsterim de... Ama şimdi değil....
-------------------------------
A: (cemalin kolunu kavrar) Yüzbaşım... Döneceğinizi biliyordum...
C: (şaşkınlıkla uzun süre bakakalır) Sağol Ayşe ... Bizi düşündüğün için çok sağol...

-------------------------------
Y:Cephe dağılıyor...
C:Evet
Y:Burası benim evim gibi...
C:Bittiğine sevinmedin mi?
Y:Gidecek bir yerim olsa ben de sevinirdim herhalde...
C: Kim seni bırakıyor ki... İstesen de hiçbir yere gidemezsin
Y: (heyecanla) Gidemem mi?
C: (gülümser) Ihlamur koy ikimize
Y: (hevesle) Tamam....
--------------------------
A: (sedyedeki yaralıya heyecanla yaklaşarak) Hangi bölüktensin asker, Yüzbaşı Cemali tanıyor musun?
Asker: Bilmiyorum

A: (diğer yaralıya yaklaşır) Sen tanıyor musun Yüzbaşı Cemali?
Asker2: Oradan kimse çıkamaz...

Ozgun
20-05-06, 06:59
Fragman icin scog'a sonsuz tesekkurler...

Nevzat: Simdi cogaldin...Aldigim nefesin sesini, yuregimin kipirtisini herseyi, herseyi seninle gordum, seninle...
Ayse: Sen icimde kirilmis bir yerlere dokundun.
Nevzat: Ben bu umut kiriltisi icin hayatimi veririm.

Nazli: Bana vahsedilen vazife bir onurdur, hakkiyla yerine getirmek icin cok ama cok calisacagima soz veriyorum.

Kaymakam: Bihzat Mustafa Kemal'in kendisiyle alakali

Cemal: Bu adamda bir sir var ama...

Eskiya: Adamlarindan haber getirdim Recep efendi.

Seref: Oyle kolay degil, oyle yada boyle Ayse benim olucak

Teskilat Uyesi: Eger yol arkadasimiz ayri yoldan gitmek istiyorsa, yollarimizi ebediyen ayiririz.

erendiz
21-05-06, 15:49
sevgili özgün, müsaadenle bazı yanlışları düzeltiyorum:

Nevzat: Simdi cogaldi...Aldigim nefesin sesini, yuregimin kipirtisini herseyi, herseyi seninle gordum, seninle...
Ayse: Sen icimde kirilmis bir yerlere dokundun.
Nevzat: Ben bu umut kirıntisi icin hayatimi veririm.

Nazli: Bana bahşedilen vazife bir onurdur, hakkiyla yerine getirmek icin cok ama cok calisacagima soz veriyorum.

Kaymakam: Bizzat Mustafa Kemal'in kendisiyle alakali

Cemal: Bu adamda bir sir var ama...

Eskiya: Adamlarindan haber getirdim Recep efendi.

Seref: Oyle kolay degil, oyle ya da boyle Ayse benim olacak

Teskilat Uyesi: Eger yol arkadasiniz ayri yoldan gitmek istiyorsa, yollarinizi ebediyen ayirinız..

yurinu
25-05-06, 00:15
Hayat akıp gidiyordu. Öylesine... Manası var mıydı hayatın? Eh... İşte... Ama sen miladımdın. Herşey seninle başladı. Seninle varoldu... Hayatımın manasını seninle anladım. Senden önce azdım, şimdi çoğaldım... Aldığım nefesin sesini, yüreğimin kıpırtısını, gök gürültüsünü, yağmurun toprağa vuruşunu,dalların çiçek açışını, göğün maviliğini,nergisin kokusunu...Herşeyi... Herşeyi seninle gördüm... Seninle duydum...Seninle kokladım... Herşey seninle varoldu. Herşey seninle başka oldu. Senden önce azdım, şimdi çoğaldım... Senden önce azdım... Şimdi... Çoğaldım...

Billush
25-05-06, 14:26
17.Bölüm Ayşe'nin Nevzat'ın evine konuşmaya geldiği sahne,

Ayşe:O kabustan hiç kurtulamayacağım sandım.(Nevzat'a bakar.)Bunu yaptığına hala inanamıyorum.Sen olmasan...

Nevzat:Artık önemli değil.Buradasın iyisin ya.

Ayşe:Benim için kendini ölüme attın.

Nevzat:Ben seni öylece bırakıp gdebilir miyim?

Ayşe:İnsan ancak sevdiği için canından vazgeçer.Ben senin sevgini gördüm.Başka bir şey daha gördüm Nevzat.

Nevzat: (Şaşkınlıkla)Başka bir şey..

Ayşe:Benim gibi kalbi kırık,umutsuz bir insanın içinde bile sevgi nasıl yeşerir..

Nevzat: (Daha büyük bir şaşkınlıkla)Ayşe..

Ayşe:Kimse beni bu kadar sevmedi.Ben de kimseyi bu kadar...İçimdeki buzları ancak sen eritebilirsin.Senin sıcaklığın,senini bakışın...

Nevzat: (Ayşe'ye eliyle bur işareti yapar.)Ayşe...Ayşe sus.Bu bile bana yeter.Sonunda üzüleceksem n'olur sus.Ben teşekkürümü aldım.Bu tebessüm bile bana yeter.

Ayşe:Müsade et konuşayım.

Nevzat:Ben..Ağzından beni yıkacak kelimeleri duymak kurşunlara atlamaktan daha zor Ayşe.

Ayşe:İçindeki sevginin gücünü bilmiyorsun Nevzat.Ben bu sevgiye layık olmak için her şeyi yaparım.

Nevzat:Sen...Şimdi..

Ayşe:Beni ancak senin sevgin iyi eder Nevzat.Sen içimde kırılmış bir yerlere dokundun.Kıpır kıpır bir şeyler canlanmaya başladı sanki.

Nevzat: (İnanamaz bir halde elini alnına götürür.)Ayşe...Beni,beni o kadar mutlu ettin ki...

Ayşe:Sen de beni.Daha önce hiç yaşamadığım şeyler bunlar.Söylemesi zor.Sen anla beni.Eskiden böyle değildi.Seni görünce içimi bir sıcaklık kaplıyor artık.Ama seni üzmekten de korkuyorum.

Nevzat: (Ayağa kalkar ve kapının kenarına dayanır.) Ayşe n'olur.Ben bu umut kırıntısı için hayatımı veriririm.

Ayşe:Nevzat umarım içimdeki bu kıpırtılar büyüyüp sevdaya dönüşür.

Nevzat: (Oturduğu yere geri dönüp,Ayşe'ye doğru döner.) Ben beklerim.Beklerim sonuna kadar.

Ayşe hafifçe başını sallar ve Nevzat'ın elini tutar.Nevzat Ayşe'nin tuttuğu eline bakar.Ayşe tekrar hafifçe başını sallar ve kalkar.

yurinu
26-05-06, 19:43
UNUTULMAZ REPLİKLER-3



YARE KOŞSAN DA NE FAYDA...

Hikmet hoca: (atın üzerinde bağırarak) Yetişin....
C : (tedirginlikle) Ne oldu Hikmet Hoca. Neye yetişelim?
H: Ahali ayaklandı. Nazım Beyin çiftliğini bastılar.
C: (kaşlarını kısarak) Baskın mı?
N: Nazım Beyin çiftliği mi?
H: Yunan askeri sakladıkları duyuldu. Halk galeyana geldi.
N: (yüzünü buruşturarak) Allah kahretsin ...Allah kahretsin...
C: Hadi nevzat... Bela okumanın zamanı değil...
----------------------------------------------------