PDA

Tüm Versiyonu Göster : Ahu Türkpençe


Sayfalar : [1] 2 3

sarhan
10-06-04, 02:39
AHU TÜRKPENÇE VE DURU SABUN REKLAMI...

duru için en iyi seçim.. bir ürün ancak bu kadar başarılı tanıtılır..

hele poz vermesi yokmu bir ara... allahım bububuduudur işşştteee. kekeliyorum anlıycağınız..

biraz eski ve avam bir ifade olucak belki ama..

maşallah kırkbin kere maşallah.. budur..

hatta ben kendimce bir pack shot bile buldum:

yeni duru sabunları : AHUDURU lusuda var

:) :D :) :D :) :D

mykayra
17-06-04, 18:41
http://www.e-kolay.net/kadin/images/ahuesma.gif

mykayra
17-06-04, 18:54
http://www.sabah.com.tr/2004/03/07/im/638F42739637D544B099C81Bb.jpg

shekerrr
07-07-04, 11:30
http://www.e-kolay.net/kadin/images/ahuesma.gif

Bir İstanbul Masalı’ndaki Esma rolüyle herkesin ilgisini bir anda üstüne çeken Ahu Türkpençe, İpek Tuzcuoğlu’nun bu ayki konuğu oldu ve kendi hayatının kapılarını ilk kez araladı. Kolay yoldan şöhret olmayı reddeden Ahu Türkpençe, "Lise Defteri"nde oyuncu olan sevgilisiyle kendi aşk masalını yaşıyor.
19.05.2004

Kaynak: Elele / İpek Tuzcuoğlu

Rengarenk çiçekli uçuşan elbiseler içinde gördüm ilk onu. Pembe makyajıyla öylesine duru, öylesine aydınlık bir güzelliği vardı ki ve dudaklarının yarı tebessüm eder hali; onunla konuştukça umutlarının, hayallerinin, ideallerinin çiçek çiçek açtığını gördüm gözlerinde. Kokusunda yeşil vardı, teninde baharın tazeliği. Üç kelime kaldı ondan bana; pembe, çiçek, bahar... İşte, size pembe bahar çiçeği.

O beni tanımıyor, ben de onu tanımıyorum. Tanışıklığımız benim ünlü olmamdan, onunda "Bir istanbul Masalı" adlı dizide Esma rolüyle ünlenmesinden daha öte değil. O yüzden önceleri biraz çekingen, içe dönük. Dudaklarındaki tebessüm ise hiç eksilmiyor. Aslında sanki karşımda Ahu değil de Esma varmış gibi yani aynılar ama biz Esmayı değil Ahuyu konuk ediyoruz bu sayfalara. Altı yıldır oyunculuk yapıyor. İlk önce Peranın tiyatro kursuna yazılmış daha sonra pandomimle tanışmış. Pandomim için "Çok farklı bir şey, her şeyin başlangıcı gibi" diyor. Aslında fizik okurken, üniversitenin tekdüzeliği, ezberci eğitim sistemi, formüllerin ağırlığı ezmiş romantik ruhunu ve kurtuluşu pandomimde bulmuş. İki sene de bilardo salonlarına yoklama vermiş. Yani bilardoda devamsızlığı hiç yok. Bir kız arkadaşının "Müjdat Gezen Sanat Merkezindeki sınavlara gireceğim, hadi sen de gel" demesiyle başlamış oyunculuk hayatı.

Neşe, canım benim o. M.G. S. Merkezinin sınavlarına giriyordu her sene. Sınav parçası hazırlayıp bize gösterirdi. "Sen de gel benimle, bana destek olursun" dedi. Onu eğlendireceğim, moral vereceğim ya, gittim. Sonra ben de girdim sınava, her şey hasbel kader oldu aslında. İlk sene dizilerde çalışmadım çünkü yasaktı. "7 Numara", "Güzel Günler" ilk işlerim. Bu beşinci işim.

Dizi tekliflerini değerlendirirken neleri önemsiyorsun?

Eskiden ben seçmiyordum, onlar beni seçiyordu. Benim için önemli olan yaşıma, yapıma uygun, beni çok zorlamayacak rollerdi o zaman. Kasta giriyordum, beni seçsinler diye bekliyordum. Şimdi yavaş yavaş ben seçme aşamasındayım. Çok farklı roller oynamak istiyorum. Haluk Bilginerin bir oyunu vardı "Histeri". Orada sahneye çıkıyor, oynuyor. Bir süre sonra herkes birbirine soruyor Haluk Bilginer nerede diye, kimse anlamıyor onun sahnede olduğunu, adam öyle değişmiş ki. Öyle farklı bir duruş ki, ben de böyle şeyler istiyorum. İnsanlar yolda gördüklerinde; "Aaa onu sen mi oynamıştın?" desinler.

Peki oyunculara bu imkanlar sağlanıyor mu Türkiyede. Mesela bence bundan sonra sana hep jön-kadın rol teklifleri gelecektir. Hiç kimse seni kötü bir karakterde düşünmeyecektir?

Bilmiyorum ki, bunu hep söylüyorum. Yönetmenlerin ve özellikle yapımcıların çok daha cesur olması gerekiyor. Normal hayatta yüzün, gözün, kilon neyse, nasıl giyiniyorsan mümkün olduğunca ona yakın rollerde oynatıyorlar seni.

Şöhretin hangi noktası seni ürkütüyor. Ya da mutlu ediyor?

Öyle çok şöhretli olmadığım için şu noktası beni mutlu ediyor, şu noktası beni ürkütüyor diyemem.

İnsanlar gittiğin yerlerde tanıyorlardır ama Esma diye sesleniyorlardır, sorular soruyorlardır...

Evet evet, çok eğlenceli yaptığın işin takdir ediliyor olması. Seni beğeniyor olmaları çok güzel, gurur veriyor insana. (Yani bire bir söylemese bile şöhretli olmanın mutluluk rotasında seyrediyor bizim pembe bahar çiçeği. Umarım bu rotası uzun yıllar değişmez, kimilerinin rotasını hemen kaybettiği bu şöhret denizinde. Şimdilik en güzel, en temiz haberleri ve resimleriyle süslüyor dergi ve gazete sayfalarını).

Peki günün birinde, medyada kötü bir haberin çıkarsa seni üzecek, hazırlıklı mısın buna?

Yaptığım her şeyin arkasındayım, getirisini de götürüsünü de kabul ediyorum. Bir şey yaptıysam, yanlış bile olsa, yapmışımdır. Ama yapmadığım bir şey yazılıyorsa, moralimi bozar gerçekten.

Muhafazakar tarafların var mı? Mesela fotoğraf çektirirken oram buram açılmasın, görünmesin gibi tavırların var.

Muhafazakarlıktan değil, ben fotomodel değilim rahat olamıyorum. Sansasyonel tarafım yok ki benim. Bacağımı biraz daha açayım, göğsümün ucu gözüktü...

Bunlar seni korkutuyor mu?

Beni korkutan şey yanlış anlaşılmak, öyle bir şey yaparsam benim çizdiğim yol yanlış anlaşılır. Başka insanların çizdikleri o sıradan, herkesin takip ettiği yoldaymışım gibi gözükür.

Nasıl bir yol o, herkesin gittiği yol?

Kolay bir yol diyelim. Mesela çok ünlü biriyle beraber olabilirim. O ünlü kişiyle paparazzilerin gittikleri barlara gidebilirim. O barda onunla, onun kucağına oturup öpüşebilirim. Fotoğraflarımı çekerler ve ben bir hafta boyunca gazetelerde yer alırım. İşte şöhret oldum bile. Dizide, reklamda oy nayıp para da kazanırım. Ama sonra biter. Çünkü tüketilmiş ve içi boş olacağım.

Olduğun yeri hak ediyor musun?

Ediyorum.

O kolay yolla gelmedin buralara, bedellerin, tavizlerin olmadı mı?

Tavizlerim olmadı ama bedellerim oldu. Birçok işi yapmadım. Hem maddi hem manevi bir sürü bedel ödedim.

Elinde bir imkan olsa (işte en sevdiğim bölüme geldim, hayal kurma bölümü) mesela bir televizyon kanalın var. En çok seyredilen, en beğenilen en kaliteli olan bu kanal ne tür programlar, diziler yapar? Sen kimlerle çalışırdın?

Çok genç bir kanal olurdu. Kendi akranlarıma, genç gruba şans verirdim. Tanıdığım bütün yazarlara iş verirdim, birşeyler yapsınlar diye

Kim onlar mesela? Can Dündar? (Can Dündar ismini vermeme çok şaşırıyor, hatta; "Aa, nereden biliyorsun?" diyor)

Evet çok severim. Belgeseller yapsın. Mesela aşkla ilgili belgeseli gerçekten çok güzeldi.

En sevdiğin yazar o mu?

En sevdiğim sorusunu hiç sevmiyorum. Eee, diğer saymadıklarım ne oluyor?

Peki TV kanalının adı ne olurdu?

(Çok eğleniyor bu soruyu yanıtlarken) Hiç düşünmedim, bilmem. Kareli Gömlek olsun. Ama bu kanalda en çok kendi yakınlarıma, dostlarıma şans verirdim.

Çok mu önemli dostların?

Evet.

En iyi dostların kimler? Erkekler mi, kadınlar mı?

Kızlar. Biz çok yakın dört kız arkadaşız.

Onlar da oyuncu mu?

Evet. Aynı sınıftan mezunuz MSMden. Ayfer Dinçer, Dilşat Bozyiğit, Petek Günay ve ben.
(Dostlarından bahsederken inanılmaz keyif alıyor. Onlara olan sevgisi görülmeye değer doğrusu. Bir de oyuncular kıskanç derler, işte en güzel örnek onlar. Bu isimler Ahu kadar ünlü olmasa da, birçok dizi filmde veya programlarda tanıdık simalar, yolunuz açık olsun kızlar. Size bir de rumuz taktım; Dört dost kardeş... Altı senedir süren bu dostluğun sırrını sordum, işte Ahudan uzun süre hemcinslerinizle dost kalabilme tiyoları)

Birbirini çok sevmek. Karşındaki insanı kendin gibi yapmaya çalışmamak. Onu asla değiştirmemek. Bırak olduğu gibi kalsın formülü, hatası olursa söylemek.

(Bu kadar sıkı dost kalabilmelerinin bir başka nedeni ise ki bu onlara özel. Müjdat Gezenmiş. M.S.Mde gördükleri psikoloji derslerinin önemi, okuldaki birlik beraberlik anlayışı ve Müjdat Hocanın engin tecrübeleri çok şey öğretmiş onlara).

Biz okula ilk girdiğimizde Müjdat Hoca dedi ki; "Siz sekiz kişi girdiniz ama okulu bitirdiğinizde sekiziniz de oyuncu olacaksınız demek değildir bu. Ben sizin önce insan olmanızı istiyorum." Onun bize verdiği sevginin, paylaşım ruhunun gücü belki de dostluğumuzun sırrı.
(Bu yazıyı yazarken sözleri bana ait beste Sezen Aksunun Pembe Bahar Çiçeği sarkısını dinliyorum. Hayal değil mi? Şimdi de sıra Ahuda/Şu anda kapıdan çıkacaksın ve gece saat 12ye kadar insanları mutlu etme şansına sahipsin, Aynı Jim Carreynin "Aman Tanrım" filmi gibi diyorum ve hemen havaya giriyor Ahu.)

Kaç kişiye yapma hakkım var?

Sonsuz...

İlk önce anneme müstakil bir ev alırım, ön tarafı orman, arka tarafı denize bakan (kahkahalar). Kardeşime hemen bale stüdyosu hazırlarım (kardeşi balerin). Yurtdışına gidiş-geliş açık bilet alırım. Nereye gitmek istiyorsa gitsin. Yurtdışında da özel bir ev alırım, ilk önce ailemle uğraşırım. Abim var benden 1 yaş büyük, evlenmek üzere onlara çok güzel bir ev alırım, balayı falan ayarlarım. Arkadaşlarıma kesinlikle Ferhan Şensoyun tiyatrosu gibi eski, büyük bir tiyatro yaptırırım ve o bizim olur, tapusunu da dörde bölerim.

(Neden 4e böldüğünü anlamışsınızdır hani şu dört dost mevzuu.)

Peki sonra?
Sevgilimle beraber ülkeleri dolaşmayı çok istiyoruz. Beraber dolaşırdık. Ama o da şöyle olacak "Neresini istiyorsun aşkım?" Cevap- şurası tık bir şıklatmayla oraya giderdik.

Kaç senedir berabersiniz?

Bir yıldır.

Peki nasıl tanıştınız? Romantik bir tanışma mı?

Biz arkadaştık zaten. (Sevgilisiyle ilgili konuşmayı pek istemiyor ve ekliyor.) Onunla ilgili konuşmak istemiyorum adı nedir diye sorduklarında söylemiyorum ama gazeteciler biliyoruz diyorlar (ki yine de bilmeyeniniz varsa, Ahunun sevgilisi de oyuncu, Lise Defteri adlı dizide oynuyor. Kim mi? Ben biliyorum ama yazmayacağım. Ne yapayım benim pembe bahar çiçeğim istemiyor.) Özel hayat ya özel kalmasını istiyorum. İnsanlar beni yaptığım işle bilsin.

Aşkta romantikmişsin gibi duruyor. Sanki ruhun eski dönem aşklarını yaşıyor.

Çok fazla aşık oluyorum diyemem. Çok nadir birisine güvenir, beğenirim. Aşkın özel ve büyük olduğuna inanıyorum.

Peki bir gün aşksız kalırsan bu ürkütür mü seni?

Hayır. Diyelim çok seviyorum çok aşığım paşa paşa gider acımı çekerim bir kenarda. Sonra da biter. Olacaksa aşkım tam olsun. Gerçek ve dürüst olsun. Bitecekse de acımı gerçek ve dürüst yaşarım.

Tarihte en etkilendiğin aşk kimlerin aşkı?

Tarihteki bütün aşkların sonu kötü bitiyor. Zaten kötü bittiği için akılda kalıyor. İyi biten hiç bir şey gösterilmiyor. Benim yaşadığım çok özel, birtane, biricik.

Peki Esmanın aşkı?

Esma Demire aşık.

Peki Ahunun en sevdiği karakter kim dizide?

Suzan. Esma olmasaydım Suzanı oynamak isterdim.

İstanbul bir film olsa, ne olurdu?

Batı Yakası Hikayesi.

İstanbulu bir aşka benzetsen nasıl bir aşk olurdu?

Hüzünlü bir aşk.

"Bir İstanbul Masalı" yaz desem nasıl bir masal yazarsın?

İstanbulda tanışan iki genç olur. Dört tane amca diyebileceğimiz yaşlarda erkek karakter var. Bunlar malikanenin aşçısı, şoförü bahçıvanı bir de esas kızın amcası ya da babası. Hepsi fakirler. Esas kız bir erkeği seviyor. Esas oğlanımız ise zengin. Şoför, bahçıvan, aşçı kızı allayıp, pullayıp esas oğlana beğendirmek için çalışıyorlar. Ve büyük bir kumpas kuruyorlar esas oğlan gerçeği öğrenmesin diye... (Ne kadar tanıdık değil mi? Sizin masalınız hangisi?)

Yazamadıklarım

• Bisiklete binmeye tutkun

• Tehlikeyi ve adrenalini sevmiyor

• Sinemada yalnız film seyretmeyi seviyor

• Arabası yok

• Evlilik; şu sıralar düşünmüyor

• Hayatta onu en çok büyüten olay, babasının ölümü

• Asla küs kalamıyor

• Burçlara inanmıyor (Oğlak burcu)

• Sigara içmiyor

• Seksi görünmeyi sevmiyor

• 1977 yılında Samsunda doğmuş

• Üç kardeşler

ayse
07-07-04, 11:40
http://www.sinematurk.com/img/kisi/7476.jpg
Doğumu : 02/01/1977 -
Eğitimi :Müjdat Gezen Sanat Merkezi tiyatro eğitimi

Filmleri - Oyuncu (7)
Film Adı Yılı Karakter Adı

Gurbetçiler (TV) 1996
Güzel Günler (TV) 1998
Bize Ne Oldu (TV) 1999
Yedi Numara (TV) 2000
Azad (TV) 2002 Dilan
Neredesin Firuze 2003 Ayşen
Bir İstanbul Masalı (TV) 2003 Esma


--------------------------------------------------------------------------------

ayse
07-07-04, 11:51
http://www.milliyet.com.tr/2004/04/06/cumartesi/resim/acum.jpg

"Ben Esma'nın sarsak, salak halini daha çok seviyordum"


"Bir İstanbul Masalı"nın Esma'sını canlandıran Ahu Türkpençe, rolünün eski halini daha çok sevdiğini söylüyor ve ekliyor: "Esma'yı ortaokuldaki saf aşık hallerime benzetiyorum"

Perşembe geceleri çoğumuz için "Bir İstanbul Masalı" gecesi. atv'de yayınlanan yüksek reytingli dizi özellikle "eski çirkin, yeni güzel" saf Esma'nın aşkları etrafında dönüyor. Esma önce Ozan Güven'in canlandırdığı Demir'i kendine aşık etti. Şimdi ise dizinin fanatikleri büyük bir heyecanla sıranın Demir'in abisi Selim'e yani Mehmet Aslantuğ'a gelmesini bekliyor.
Diziyi seyredenlerin tabiriyle "kozasından çıkan kız" Esma'yı (Halbuki dizinin ilk bölümlerindeki gözlüklü hali de çok güzeldi) 26 yaşındaki oyuncu Ahu Türkpençe canlandırıyor. Türkpençe üniversiteyi oyunculuk yapmak için bırakanlardan. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde okurken tiyatrolarda; okul sonrasında da "7 Numara", "Azad" gibi dizilerde, son olarak da "Neredesin Firuze" filminde rol aldı.
Röportajı dizinin çekildiği köşkte yani Arhan malikanesinde yaptık. Fotoğraf çekimi için onu ağaca çıkarmayı kafama koymuştum çünkü dizinin jeneriğinin en akılda kalıcı sahnesinde o, bir ağacın tepesindeydi. Türkpençe jenerikteki büyük ağaca çıkmak istemedi ama orta boy bir ağaca bizden hiç yardım almadan birkaç saniye içinde tırmanıverdi.

Yıldız Teknik Üniversitesi'nin fizik bölümünde okuyordunuz. Neden üniversiteyi bırakıp oyuncu olmak istediniz?
Eğlenceli olduğunu zannettiğim için fiziği seçtim. Öylesine girdiğim bir okuldu benim için Yıldız Teknik. Üniversiteye başladığımda anladım ki hiç de eğlenceli değil. Yıldız'dayken bir senemi bilardo salonunda geçirdim. Sıkılıyordum ve beni kurtaracak bir şey aradım; Pera Güzel Sanatlar'a gidip pandomim yaptım. Kendimi sahnede mutlu hissedince MSM'ye girmeye karar verdim. Ama şimdi üniversiteye geri döndüm. Çünkü annem "Diploma istiyorum" diye tutturdu.

Dizinin senaryosunu okuduğunuz zaman ne hissettiniz Esma'yla ilgili?
Çok eğlenceli buldum. Aslında Esma'nın eski halini daha çok seviyorum. O zamanlar karakteri daha iyi işleyebiliyordum. Eskiden bir hayali vardı, sarsaktı, salaktı.

"Ortaokuldayken hep büyük abilere aşık olurdum"
"Bir İstanbul Masalı" bu zamana kadar yaptığınız işler arasında en iyi ve en çok ses getireni, değil mi?
Evet. Daha önce yaptığım işlerin hepsi de kendilerine göre iyiydi. Ama "Bir İstanbul Masalı" benim attığım en büyük adım.

Ahu olarak Esma'ya yakın mısınız?
Ona yakın değilim. Yönetmenle ve senaristlerle çok konuştum. Ben başka şey yapıyordum, onlar başka mimik istiyorlardı.

Kendinize benzetmeseniz bile rolünüz için gözlemlediğiniz birileri oldu mu?
Gözlemleme değil de, ortaokul zamanındaki saf aşık hallerime benzetiyorum Esma'yı. Ortaokul dönemimde benden yaşça büyük abilere aşık olurdum hep. Çocukluğumda aşk zannettiğim o duygulardan alıntılar yaptım rolüm için.

Esma gibi sizin tabirinizle "sarsak, salak" bir kızla arkadaşlık yapar mıydınız?
Hastası olurdum. Çok eğlenceli çünkü Esma. Bir kere güzel olayım, insanlar bana baksın diye kaygıları yok. O sadece aşık o kadar. Böyle ebleh ebleh aşkına bakıyor.

Ya daha büyük bir adım atamazsanız ve bu dizi en iyi işiniz olarak kalırsa... Gözünüz korkmuyor mu hiç?
Hayır. Çünkü benim "Ünlü olayım, televizyonlardan inmeyeyim" gibi dertlerim yok. O yüzden daha iyi bir iş yapamazsam ve unutulursam yıkılmam. Bir sonraki işimi beğenmezlerse oturup "Ahu salaksın. Bunu böyle değil böyle oynamalıydın" diyeceğim.

Bu arada diziyi herkes ünlü "Sabrina" filmine benzetiyor. Sizce de öyle mi?
Benzemekten de öte aynı başlıyor hikaye. Bunu inkar etmiyoruz zaten. Ama o bir film ve 90 dakikada bitiyor. Burada ise uzamak zorunda. Bir sürü farklı olay oluyor dizide.

Sinemada Sabrina'yı iki aktris canlandırdı. Biri Audrey Hepburn biri de Julia Ormond. Bu oyuncuların Sabrina yorumunu izlediniz mi?
Audrey Hepburn'ü izledim.

Nasıl buldunuz?
Çok eğlenceli. Ama Esma ile Hepburn'ün Sabrina'sı kesinlikle benzemiyorlar bence.


"Gerçek ailemle Kozanlar benziyor"
Dizide orta sınıf tipik bir Türk ailesinin kızısısınız. Kendi aileniz nasıl?
Annemden başka bir abim ve bir kız kardeşim var. Babam öldü. Kız kardeşim balerin. Abim de bilgisayar mühendisi. Biz de aynı dizideki ailem Kozanlar gibiyiz yani. Ama gelir düzeyimiz onlardan iyi.

Babanızı ne zaman kaybettiniz?
Babamı tiyatroya girmeden kaybettim. Pandomime giderken destekliyordu beni. Ama tipik bir baba olarak "Hem üniversiteye hem de buna gideceksin. Derslerin kötü olursa olmaz" derdi.


"Kurallarım var: Okuldan da işten de kimseyle beraber olmam"
Dizide iki aşk arasında kalacaksınız galiba. Tamam, dizi diye uzuyor ama artık Mehmet Aslantuğ'a aşık olun da hepimiz rahatlayalım.
Herkes böyle istiyor. Bizim kızlar yani senaristler de "İzleyici bunu istiyor" diye yapmamayı bile düşünüyorlar.

Siz böyle iki erkek arasında kalsanız nasıl bir karar verirdiniz?
Esma olsam kesinlikle Demir'i seçerim. Ama Ahu olarak ikisini de seçmem çünkü ikisi de beni çok uğraştırır. Demir ne istediğini bilmeyen bir erkek. Selim de geçmişte büyük bir aşk yaşayan ama bunun kalıntılarını üzerinden atamamış birisi.

Peki kendi hayatınızda iki insan arasında kaldığınız oldu mu hiç?
Çok eskiden... Ortaokuldayken bir çocuk vardı, tanımıyordum bile. "Aa, ne hoş çocuk" diye geçirdim aklımdan. İki gün sonra en yakın kız arkadaşlarımdan biri de ondan ne kadar hoşlandığından bahsetti. Benim için o an bitmişti.

Nasıl vazgeçebiliyorsunuz? Şimdi kızın biri çıksa sevgilinizi çok sevdiğini söylese ondan da mı vazgeçeceksiniz?
Niye vazgeçeyim onunla şu anda ben beraberim. Ama tanımadığım ve hoşlandığım bir adamı başkası da istiyorsa buyursun alsın. Hiç uğraşamam. Ayrıca kurallarım var. Okuduğum okulda da kimseyle beraber olmadım, çalıştığım işte de. İşim zora girsin istemem.

Uzun süreli bir ilişkiniz var. Bunu hiç inkar etmiyorsunuz. Hatta ilişkinizin nasıl olduğunu da anlatıyorsunuz. Ama ismini vermiyorsunuz. Bunun nedeni ne?
Bilen biliyor zaten. Röportajlarda ismini söylemek istemiyorum. Özel hayatım bana kalsın. Oyunculuğumla ilgili eleştirsinler beni.

Ne kadar zamandır birliktesiniz?
Bir yılı geçti. Dizi öncesinde başlamıştık.

Aynı meslektesiniz galiba. Bu iyi birşey mi kötü mü?
Bir başkası olsa beni anlamayabilir. Çünkü gece üç oluyor ben hâlâ evde yokum. O biliyor bu durumu ve yorgunken falan bana destek oluyor. n

mykayra
08-07-04, 16:46
Merhaba Dreams,

Başlığın adı AHU TÜRKPENÇE HAKKINDA HERŞEY..

O yüzden oynadığı reklam filmiyle ilgili yorumların burada olması çok doğal..Yani bir karışıklık yok aslında..

Sen de yazmışsın ya..Herşeyi paylaşalım diye...İşte herşeyi paylaşıyoruz...:)))

Esma110
08-07-04, 20:00
Bir Istanbul Masalini cok beyeniyorum.Özellikle Mehmet Aslantugu ve
Ahu Türkpenceyi.Binnuru hic sevmiyorum.

I LOVE B.I.M

Dreams87
15-07-04, 13:08
Biyografi ( Written by Dreams :) )


Ahu Türkpençe 2-01-1977 tarihinde Samsunda doğdu . Tiyatroya büyük bir haz duyan fakat 18 yaşına kadar tiyatro ile hiç uğraşmayan Ahu , bu yaşından sonra çok yakın bir arkadaşının yardımı ile Müjdat Gezen Sanat Merkezinin elemelerine girdi ve kazandı .

Msmye girdikten sonra Yıldız Teknik Üniversitesindeki gördüğü Fizik eğitimini dondurdu . Msmye girdiği ilk sene dışarıda çalışılmasına izin verilmiyordu . Diğer senelerede Ahu 7 Numara ve Azap gibi dizilerde oynadı . En son Bir İstanbul Masalında oynayan Ahu , bu dizi ile birlikte herkes tarafından tanınan ünlü bir kişiliğin sahibi oldu . İlk sinema filmi olan Neredesin Firuze ilede seyircilerin beğenisini topladı .

Oyunculuğunun yanı sıra sevecenliği ve sempatikliği ilede onu daha uzun yıllar Dizilerde ve Tiyatrolarda keyifle izleyeceğiz .

ayse
20-07-04, 18:05
http://www.etietieti.com/images/etidunyasi_photo_ahut_big.jpg"Ben sahnede mutluyum"
Ahu Türkpençe

Üniversite öğrencisiyken, hayatında bir değişiklik yapmak amacıyla katıldığı tiyatro kursunun ona yepyeni bir dünyanın kapılarını açacağını belki de bilmiyordu Ahu Türkpençe... Kısa bir süre içinde başarısı, duru güzelliği ve samimiyetiyle özellikle televizyon izleyicisinin kalbinde önemli yere sahip oldu. Ahu Türkpençe ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

"Hayatımı mümkün olduğunca sevdiğim işi yaparak geçirmeyi düşünüyorum. Sevdiğim, yapmayı istediğim işi yapıyorum ve bu işten para kazanıyorum. Bu, Türkiye şartları içinde büyük bir şans aslında. Hep böyle devam etsin istiyorum..."

Kendinizden bahseder misiniz?
1977, Samsun doğumluyum. Üç çocuklu bir ailenin ortancasıyım. Aynı Bir İstanbul Masalı'ndaki gibi, ama küçük bir farkla... Ablam değil ağabeyim, erkek kardeşim değil kız kardeşim varhttp://www.etietieti.com/images/etidunyasi_photo_ahut3.jpg
Oyunculuğa nasıl başladınız?
Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü'nde eğitim alırken değişiklik olsun diye tiyatro kurslarına katıldım. Bunun öncesinde ne oyunculukla ne de tiyatroyla ilgim vardı. Pera Güzel Sanatlar Lisesi'ndeki kurs sayesinde tiyatronun farklı bir dünya olduğunu fark ettim. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin yetenek sınavlarına girmemle birlikte ise benim için bu dünyanın kapıları açılmış oldu. Profesyonel olarak sahneye ilk çıkışım, 1999 yılında, Aziz Nesin'in hikayelerinin derlendiği bir oyun ile oldu. Ardından Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde sahnelenen "Antigone ve Vişne Bahçesi". Bu oyunların sonrası ise televizyon... Star'daki "Güzel Günler" dizisi ile dizi oyunculuğuna başladım. Bu dizi sayesinde özellikle rol alabilmek için kadro seçmelerine gitmeme gerek kalmadı, teklifler bana gelmeye başladı.

Daha sonra TRT'deki "Yedi Numara" dizisinde oynadım. Arkasından Kanal D'deki "Azat" isimli dizide bulundum. "Azat" benim için önemliydi çünkü ilk başrolümdü. Ve tabii ki ikinci çıkışım diyebileceğim "Bir İstanbul Masalı"...

Sinema'da da izledik sizi... Ancak izleyici sizi asıl Bir İstanbul Masalı'ndaki rolünüz ile tanıdı...
Neredesin Firuze, beş erkeğin hayatını anlattığı için çok fazla rolüm yoktu. Aslında filmin içinde daha fazla olmak isterdim. Çok keyifli bir çalışmaydı. Bir İstanbul Masalı'nın daha fazla kitleye beni tanıttığı doğru çünkü insanlar evlerinden kalkıp sinemaya gitmiyor. Dizi için aynı şey geçerli değil, evlerinden ayrılmadan seyretmek istediklerini seçiyorlar.Yani onlar bizim için gelmiyor. Biz onlara gidiyoruz.

Bir İstanbul Masalı hakkındaki görüşleriniz neler? Dizinin geleceğinde neler olacak?
Bugüne kadar içinde bulunduğum bütün projeler benim için çok önemli. Ama Bir İstanbul Masalı, benim için ikinci büyük adım. Bütün oyuncuları, yönetmeni ve yapımcısının büyük bir uyum içinde çalıştığı bir proje. Bu yüzden de ortaya çok kaliteli bir dizi çıkıyor. Seyircilerden aldığımız tepkiler çok güzel. Perşembe günleri hiçbir randevu almadıklarını veya koşarcasına evlerine gittiklerini belirtiyorlar. Dizinin bu kadar emeğe karşılık bu başarıyı hak ettiğini düşünüyorum. Dizinin geleceği için senariste danışmak durumundayım. İşin şakası... Her birimiz sürprizlere açık bir şekilde yaşıyoruz.

Esma ile Ahu birbirlerine çok benzer görünüyor. Sizce de böyle mi?
Esma hayalci, ben ise gerçekçiyim... Ben aslında onun ablası gibiyim. O daha çocuk... Benim çocukluğuma benziyor, diyebilirim. Aşkının peşinde koşuyor ve bu da ona acı veriyor.

Gönlünüzdeki aslan sinema mı, tiyatro mu yoksa televizyon mu?
Televizyon, sinema veya tiyatro diye bir ayrım yapmıyorum. Benim için önemli olan oyunculuğumu sergileyebileceğim bir projede yer alabilmek. Bu anlamda üçünü birbirinden ayıramam.

Proje seçimlerinizi hangi kriterlere göre yapıyorsunuz?
Oyunculuğumu gösterebileceğim projelerin içinde olmak istiyorum. Senaryo benim için büyük bir kriter. Daha sonra yönetmen ve tabii ki yapımcı geliyor. Bunların hepsinin uyum içerisinde olması ve cesur bir yaklaşım taşımaları gerekiyor.

Yönetmenlerin ve özellikle de yapımcıların çok daha cesur olması gerekiyor. Gündelik hayatta nasıl görünüyorsan, yüzün, kilon veya diğer özelliklerin nelerse, ona göre oynatıyorlar. Yani onlar için, oyuncunun gerçek hali önemli oluyor. Mümkün olduğunca ona yakın roller veriyorlar.

İdealinizdeki roller nedir?
Birbirinden farklı roller olsun yeter. Öyle şeyler istiyorum ki, insanlar yolda gördüklerinde o rolü benim oynayıp oynamadığım konusunda şaşırsınlar... Yaptığım her işin arkasında durduğum için bu rollerin benim oyuncuğuma getirisinin yüksek olması gerekir.

http://www.etietieti.com/images/etidunyasi_photo_ahut4.jpgAhu Türkpençe bir gününü nasıl geçiyor?
Günlerim set ile ev arasında geçiyor. Çekimlere göre özel işlerimi ayarlıyorum. Spor benim için çok önemli. Özellikle bisiklete binmek. Ama iş yoğunluğu nedeniyle şu günlerde spor yapamıyorum ve açıkçası kendimi kötü hissediyorum.

Gün içindeki -olursa- boş vakitlerimi uyuyarak geçiriyorum, diyebilirim. Çekimlerin saatleri diğer insanların mesai saatleri gibi olmadığı için uyumak ve dinlenmek benim en büyük özlemim. Vizyona giren filmleri takip etmeye çalışıyorum. Ama çoğu zaman seansları yakalayamıyorum.



Geleceğe yönelik planlarınız neler?
Özel bir planım yok. Ben sahnede mutluyum. Hayatımı mümkün olduğunca sevdiğim işi yaparak geçirmeyi düşünüyorum. Sevdiğim, yapmayı istediğim işi yapıyorum ve bu işten para kazanıyorum. Bu, Türkiye şartları içinde büyük bir şans aslında. Hep böyle devam etsin istiyorum...

Yemekle aranız nasıl?
Sağlıklı beslendiğim söylenemez. Yemek yapmakla aram olmadığı için eve gittiğimde doğru dürüst yiyecekler yiyemiyorum. Çekimler geç saatlere kadar sürdüğü için de sağlıklı beslenemiyorum. Ama yemek bir tarafa, tatlılar bir tarafa... "Sabah cheescake, öğlen ekler". Bu, durumumu açıklıyor herhalde...

Kaynak:http://www.etibiskuvi.com.tr/

ayse
23-07-04, 11:18
Ahu Türkpençe ile söyleştik

Ahu Türkpençe...

Bu ay röportaj konuğumuz Bir İstanbul Masalı’nın Esma’ sı... Son dönemlerde revaçta olan dizi filmlerin evlerimize gönderdiği masal kahramanlarından biri...

Ahu Türkpençe kimdir?

02-01-1977 samsun doğumluyum. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümünden mezunum.

Bir sinema deneyiminiz de oldu. Oyunculuğun hangi formatından hoşlanıyorsunuz? (TV, sinema, tiyatro..) Neden?
Dizi, tiyatro, ve sinema... hepsi de oyunculuğa dair, ben de oyunculukla ilintili tüm dallarda var olmak istiyorum, bu yüzden hiç birini diğerinden ayrı tutmuyorum. Ama sinema ve tiyatronun büyüsü tabi ki diziye oranla çok daha büyük
ve vazgeçilmez.

Bu dizi ile her eve girdiniz ve Esma’ yı izleyicilere sevdirdiniz. Başlangıçta bu durumu öngörebiliyor muydunuz?


Hayır bunu hiç düşünmemiştim.Dizideki oyuncu kadrosunu öğrenince, zaten hiç bir şey düşünmeden kabul ettim. Eğer Bir İstanbul Masalı bu kadar tutulmamış olsaydı da pişman olmazdım, çünkü böyle bir kadronun içinde olmak gurur verici.

Neler değişti sizin için? (Bir İstanbul Masalı’ndan sonra)
Çok şey değişmedi. Tek farkı şimdi sokağa çıktığımda insanlar beni tanıyorlar. Ama bundan da hiç şikayetçi değilim, çünkü insanların yaptığınız işi sevip, beğenilerini sunmaları çok güzel.

Televizyon dünyasında dizilerin bu kadar rağbet görmesini ve bu durumun sonuçlarını neye bağlıyorsunuz?

Herkes kendisini hayatın kargaşasından uzaklaştıracak, yorgunluğunu bir nebze olsun atacak bir şey arıyor aslında, ve diziler de bu talebi karşılıyor. O yüzden dizilerin bu kadar sevilmesine şaşmamak gerek.

Tv yapımlarında sosyal konuların işlenmesi, yöntem ve aldığı süre anlamında yeterli midir?

Tabi ki değil, ama açıkçası bu tür programlara halktan talep de pek fazla yok. Sonuçta televizyon daha çok ticari işler yapıyor, ve arz edilen neyse ona ağırlık veriyor.

Çevrenizde, ailenizde, okulunuzda... vs engelli insanlarla bir arada bulundunuz mu?

Hayır çevremde tanıdığım engelli yok.

Engelliler ile ilgili gözlemlerinizden bahsedebilir misiniz?

Bir kere Görme engellilerinin yaptığı bir müzik dinletisine katılmıştım. Gözlemlediğim en önemli şey, çok güvenli olmalarıydı (ki bu benim çok hoşuma gitmişti). Çünkü kişinin kendine güveninin olmasının engelli olup olmamasıyla
hiç bir alakası yok aslında. Ve genelde etrafınızda bu kadar kuvvetli, kendine güvenli insan görmeniz mümkün değil. Bu yüzden onların inançları ve güvenleri zayıf ve umutsuz insanlara örnek olarak gösterilebilir bence.

Toplumsal Eğitimde televizyonun üstlendiği rolü düşünecek olursak, sizce engelliler ile ilgili topluma yeterli enformasyon sağlanıyor mu?

Engellilerle ilgili gerekli enformasyonlar sağlanmıyor tabi ki; ama sanırım bunun sebebi yeterli finansal destek olmaması ya da sağlam projeler üretilmemesi. Bu tür programların olmasını elbette isteriz, ama söz konusu yapımcılar olunca, ticari mantıkla hareket ettiklerinden onları ikna etmek zor oluyordur her halde. Sanırım bu yüzden çok sağlam projeler üretmek gerekiyor ki yapımcıları ikna edebilelim.

Engellilerin hayatı eşit koşullarda paylaşması nasıl sağlanabilir? Neler yapılabilir?

Hayatı eşit koşularla paylaşmak için detaylı bir araştırma yapıp, engellilerin ne tür mekanlarda, neye ihtiyaçları olduğunu saptayıp, bunların peşinden koşmak gerekiyor. En önemlisi ise devletten gerekli desteği almak.Belki
uluslar arası bir engelliler festivali yapmak işe yarayabilir.

Yoğun çalışma temponuz arasında sosyal etkinliklere de zaman ayırabiliyor musunuz?
Hayır ne yazık ki dizi çalışmaları o kadar yoğun ki, boş vakitlerimde sadece uyuyorum, ama bundan şikayetçi değilim, çünkü sette çok eğleniyorum, ve işimi seviyorum. Sanırım bunca yorgunluğa değiyor :)

Eklemek istediğiniz?
Çok teşekkür ederim


http://www.tesyev.org/index.php?cmd=show&cat=sub&id=16&haberid=15

mykayra
24-07-04, 17:14
CANKIZ'IM...

Yüreğindeki güzellikleri teknolojiyi kullanarak bu kadar güzel bir araya getirmen inanılmaz...
Beraber çalışsak...Sana aklımda şöyle şöyle fikirler var,yapabilir miyiz desem anca bu kadar yerinde olur inan ki...

Mesafelerin ne önemi var ki..
Gönüller bir olunca uzaklar yakındır sanki....



[b]
Sanırım telepati buna diyorlar Cankız...Mesafe bağımsız haberleşme...Yani Almanya'da olmanın hiç bir önemi yok aslında...Gönüller bir olunca böyle oluyor işte....

Yeni tasarımlarına baktıkça insanın birşeyler yazası geliyor....
Allah'ın sana bahşettiği bu yeteneğini umarım zamanla daha da geliştirirsin...Zaten de bu yolda ilerliyorsun....
www.biristanbulmasali.de 'nin açılışı daha ne kadar oldu ki...Ama katettiği yol TMC'nin bile dikkatini çekebiliyorsa demek ki farkedilebilen,kaliteli ve güzel şeyler yaptığının belgesidir bu...

Seni tekrar tebrik ediyorum özverin,emeğin,güzel yüreğin ve ince düşüncen için...

******

Şu Bir İstanbul Masalı ne güzel bir diziymiş böyle...
Ömür boyu unutulmayacak güzellikler yaşatıyor hepimize....

Dreams87
25-07-04, 00:12
Cankizcim tebrikler vallaha :) , süpersin ya .... Mykayracım dediğin sözlerde ne kadar anlamlı ;) senide tebrik ediyorum ...

cesd
25-07-04, 12:30
bende tebrik ediyorum gerçekten teknolojinin nimetlerinden çok güzel yararlanıyorsun sitene her gün birbirinden güzel şeyler yüklüyorsun seni gönülden kutlarım ayrıca başarılarının devamını dilerim mykayrayada tümüyle katılıyorum hep beraber olmak dileğiyle :lol:

Special
26-07-04, 15:43
Cankiz merhaba, senin siten TMC'nin nasil dikkatini cekti. Umarim oradaki bolumleri senin sitene ekleyip o siteyide kapatirlar zaten pek bir ise yaramiyor orasi.

Ben bu aralar pek takip edemiyorum da ozur dilerim... Ama TMC'nin dikkartini cektigini okuyunca gercekten cok sevinip heyecanlandim ne de olsa seni ilk takip etmeye calisanlardaniz, isler ve cocuklar elverdigince...
:D

ayse
26-07-04, 15:48
Bu resimler gerçekten süper, teşekkür ediyorum emek veren arkadaşlara :)

michelle
06-08-04, 14:42
Bugün Radyo Odtu'de 14.45'de Issız Ada programına Ahu Türkpençe sesiyle konuk olacak.Ahu'nun sesini duymak isteyenlere bire bir. :D

http://www.radyoodtu.com.tr/index.asp

ssss
06-08-04, 15:30
arkadaslar programı kacırdım dinleyen varsa ve konustukları konuları yazarsa cok sevinirim ....

BuRcU_22
06-08-04, 16:28
Ya ben de kaçırdım dinleyen var mı??? Neler sordular???

michelle
06-08-04, 16:55
Malesef arkadaşlar sohbet programı değildi.
Ahu Türkpençe telefonla katıldı ve Radyo dalgaları arasında ki en ıssız adaya düştünüz peki yanınıza hangi şarkıları alırdınız?sorusuna en sevdiği 3 şarkının adını verdi.İlk şarkısı Madonna'dandı.Malesef diğerlerine yetişemedim. :cry:

desb
14-08-04, 15:28
Ya arkadaşlar ahu türkpençenin 7numarada hangi rolde olduğunu bilen var mı??

18-08-04, 16:44
Ahu Türkpençe'nin oynadığı DURU reklamını bir-iki kez görmüştüm çok güzeldi ama bir daha yayınlanmadı ya da az mı yayınlıyolar acaba

BILGECOSKUN
18-08-04, 17:11
az yayınlanıyor sanırım .... geçen gün denk gelmiştim .....

18-08-04, 22:38
ya aslında reklam yayınlanıyor ama belki biz o anda tvnin başında olmuyoruz... :wink: :?

BILGECOSKUN
19-08-04, 10:52
tabii ki yayınlanıyor ama çok seyrek ... ben daha geçen akşam gördüm ... hangi knaldı hatırlamıyorum ama gördüm yaniii

19-08-04, 15:54
zaten o reklamda Ahu çok güzel görünüyor.normalde de güzel ama orda daha güzel gördüm.kendisinin hayranıyım ve çok seviyorum.İyi iyi yayınlanmıyor diye üzülüyodum şimdi üzülmem. :wink:

BILGECOSKUN
19-08-04, 17:21
kanallar arası biraz zapingle reklemlerda yakalarsın ....

desb
24-08-04, 12:12
Bu aralar reklamı tv de habire görüorum.Bi ara baya bi az yayınladılar ama yine başladı sık sık yayınlanmaya

BILGECOSKUN
24-08-04, 12:32
eeeee artık tabii sık sık yayınlarlar ...... film başlamak üzere yaaa ....

KaDeRiM
31-08-04, 14:45
bi yanım durma diyor... diğer yanım yumuşa biraz:)
evet cidden çok güzel bir reklam ve duru sabunu için bulunabilecek en duru yüzü almışlar reklama... ahu'nun gerçekten nadir bir güzelliği var. tıpki eski türk filmlerindeki Türkan Şoray gibi görsel açıdan ve mimikleriyle insanı kendine hayran bırakıyor.

denizz
05-09-04, 13:19
cankiz seni ne kadar tebrik etsek azdir...... :wink:
hepinizi kutluyorum!!!!!!!!!

angel5
05-09-04, 13:50
Ellerine sağlık Cankiz. Sensiz ne yapardık bu tatil süresinde acaba. Senin resimlerin, diğer arkadaşların senaryoları sayesinde bu 3 ayı BİM'le dopdolu geçirdik. Hepinize çok teşekkürler.

denizz
05-09-04, 14:39
ya bisiy sorcam ahu turkpencenin saclari hafifi dalgalimi yoksa duzmu bana duz gibi geliyor ama.....bazen de bakiyorum dalgali anlayamadim ben ya

05-09-04, 15:06
valla ben bir bilsem galiba dalgalı ama bazen fön çekerek düz yapıyo gibime geliyor. :?

BuRcU_22
05-09-04, 20:06
bence de öle çünkü o kadar doğal dalgalı olamaz...

ayse
13-10-04, 08:48
Esma evlendi


‘Bir İstanbul Masalı’nın Esma’sı geçtiğimiz günlerde bir dergi röportajı için gelinlik giyerek poz verdi. Fransız Sokağı’nda yapılan çekimlerde sekiz farklı gelinlik giyen Ahu Türkpençe, gelinliğin eğlenceli birşey olduğunu söyledi.

http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,154221,00.jpgGerçek yaşamında Fethi Kantarcı ile birlikte olan genç oyuncu, henüz evlilik gibi bir düşüncesi olmadığını söyledi. Türkpençe, ‘Düğünden önce gelinlik giyilmez gibi batıl inançlarım yok. Gelinlik parladıkça, kendimi prensesler gibi hissediyorum’ dedi.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~6@nvid~480931,00.asp

angel5
17-10-04, 11:48
http://www.gecce.com/web/images/foto/foto20041013-3.jpg

http://www.gecce.com/web/images/foto/foto20041013-2.jpg

http://www.gecce.com/web/images/haber/ahuturkpence298374.jpg

http://www.gecce.com/pages/resimler.asp

tazmanya
20-10-04, 20:49
Çok tatlı bence çokta güzel :P :P :P dizide saçları ve küpelerini hiç beğenmiyorum bi kerede topuz yapsınlar hem selim dememişmiydi topuz sana çok yakişiyo die :P :P

michelle
24-12-04, 08:13
Bizimkilerin kazancı devede kulak kalıyor ...

Sanat dünyasındaki başarılarıyla konuşulan Tarkan, Hülya Avşar ve Cem Yılmaz gibi pek çok ünlü isim, reklam filmlerinin aranılan kahramanları haline geldi Türkiye'de olduğu gibi yurtdışında da pek çok star reklamlarda boy gösteriyor. Ancak Türk starlarla dünya starlarının kazandıkları arasında büyük farklar var.

TÜRKİYE'DE

http://www.tercumangazete.com/images/prensesgibi03-12-04.gif50 BİN DOLARLIK GÜZEL AHU

atv'de yayınlanan 'Bir İstanbul Masalı' dizisiyle bir anda şöhret olan Ahu Türkpençe de reklam filmlerinden kazanan isimler arasına Duru sabunlarıyla girdi. Türkpençe dizinin ardından, bu reklam filminden tam olarak 50 bin dolar kazandı.

ZAFER AKBAŞ MAGAZİN


http://www.sabah.com.tr/gny/gny101-20041128-200.html

mamie
24-12-04, 10:22
ahu turkpencenin yeni reklamini goren varmi
saclari kivircik

ayse
29-12-04, 08:50
http://www.sabah.com.tr/2004/12/29/gny/im/7F140C67691DB74F9418385Fb.jpgOnların aşkı gizli saklı değil

atv'nin sevilen dizisi 'Bir İstanbul Masalı'nda aşkı için her türlü zorluğu göze alan ve duygularını gizlemeyen 'Esma' rolündeki Ahu Türkpençe, gerçek hayatında da aşkını saklamıyor. Önceki gece atv'nin yılbaşı partisine kendisi gibi oyuncu olan sevgilisi Fethi Kantarcı'yla katılan Türkpençe, objektiflerimize poz vermekten kaçınmadı. Çiftin mutluluğu partide tüm dikkatleri üzerine çekti. Bütün gece bol bol eğlenen ve birbirlerine sarılıp dans eden çift, aşklarını kimseden saklamayı düşünmediklerini söyledi. Bir dakika olsun birbirlerinden ayrılmayan Kantarcı ve Türkpençe, "Biz çok mutluyuz" açıklamasında bulundu.
http://www.sabah.com.tr/gny/mag106-20041229-200.html

ayse
01-02-05, 10:00
http://www.sabah.com.tr/2005/02/01/gny/im/0BA1EB70D11C5647A808C184b.jpg
http://www.sabah.com.tr/gny/mag101-20050201-200.html

Neptün
02-02-05, 09:00
http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,174341,00.jpg
Er meydanında tek başınayım
Bir İstanbul Masalı’ndan önce TRT’de iki yıl boyunca canlı yayında çocuk programı sunan Ahu Türkpençe’nin bir sonraki hedefi, sinemada kendini kanıtlamak. Bulunduğu duruma gelebilmek için çok koşturduğunu belirten Türkpençe, ‘Tiyatrocu olmak, er meydanına yalnız çıkmanız gibi bir şey’ diyor.

Onun adı Ahu Türkpençe. Ekranlardan size bazen gülümseyen, bazen yaşlı gözlerle bakan, hüzün ve mutluluğun girdabında sıkışmış, kendince bir çıkış yolu arayan ‘Bir İstanbul Masalı’ dizisinin Esma’sı. Başarılı performansıyla son günlerin en gündemdeki oyuncularından biri olan Ahu Türkpençe, bilinmeyenlerini ve geleceğe dair umutlarını Kelebek’e anlattı.

- Sizin için ekranlara bir geldiniz, ama pir geldiniz dememiz gerekiyor galiba.

Çok teşekkür ederim. Ne mutlu bana ki, bu tarz övgülere layık görülüyorum. İnanın bana bir oyuncu için en mutluluk verici şey, yaptıklarının neticesinde alkış ve beğeni dolu sözler duymaktır. Eğer ben bu tarz övgülere layık olabiliyorsam, ne mutlu bana. Çünkü hayatta paranın dahi satın alamayacağı tek değer, insanın insana gösterdiği saygı ve sevgidir.

- Önce ekranlardaki Esma’yı anlatmanızı istiyoruz sizden.

‘Bir İstanbul Masalı’ndaki Esma, bazen benim kimliğimin üzerine çıkıyor. Aslında bu işin buralara geleceğini, yani Esma’nın bu kadar çok sevileceğini sanki tahmin ediyordum. Çünkü bu dizideki işimi almam, pek kolay olmadı. Benim bazı inançlarım vardır. Eğer bir işim zor oluyorsa, o mutlaka iyi olur. Bu da öyle oldu. Bu dizide oynamam için ilk çağrıldığımda, Esma rolü için başvuran birçok insan vardı. İlk elemelerden sonra birçok kez gittim. Bir daha, bir daha. Sonunda benim oynamama karar verdiler. Daha sonra dizide kimler olduğunu sorduğumda, inanılmaz derecede sevindim ve çok mutlu oldum. Daha senaryoyu bile okumadan bu işte olmaktan çok büyük mutluluk duymuştum. Çünkü Mehmet Aslantuğ, Çetin Tekindor, Altan Erkekli gibi hepsi birbirinden ünlü isimlerle aynı dizide olmak, benim için her şeyden önemli idi.

- Sanırım bugüne kadar, epey bir yol alındı bu dizide.

Evet, şu ana kadar 53 bölüm yayınlandı. Çok enterasan şeyler oldu tabii. Her bölüm bir öncekinden daha renkli ve zevkli çekilmeye başlandı bence. Örneğin ben dizinin ilk başlarındaki Esma’yı çok daha sevmiştim. Gözlüklü, kalın kaşlı, sakar kişilikli halini gülümseyerek hatırlıyorum bazen.

- Peki Ahu Türkpençe’yi de anlatır mısınız?

Ben 2 Ocak 1977 doğumluyum. Oğlak burcuyum. Ama öyle astrolojiye falan fazla inanmam. 12 tane karakter, bir sürü insan var dünya üzerinde. Nasıl 12’ye bölünebilir ki?

- Tiyatroya nasıl ve nerede başladınız?
Ben sekiz yıldır bu mesleği yapıyorum. Oyunculuğa bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım diyebilirim. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü mezunuyum. Dört yıllık bir eğitimden sonra bu işlere başladım. İlk oyunum ise ‘Dur Bakalım Ne Olacak’ idi. İlk oyunumun ismine bakacak olursanız, iyi şeyler oldu galiba. Aynı dönemlerde ‘Güzel Günler’ isminde bir de televizyon dizisinde rol aldım. Yani hem tiyatro, hem televizyon işini birlikte yürütmeye çalışıyorum.

- Bağlı bulunduğunuz herhangi bir reklam kurumu veya oyunculuk ajansı var mı?

Hayır, benim ne ajansım, ne de bağlı bulunduğum herhangi reklam kuruluşu yok. Bugüne kadar yaptığım tüm işlerde, kendi referansımı götürdüm. Şunu söylemek istiyorum, benim tüm işlerimde yaptığım çalışmalar, bir sonraki işim için referans oldu. Kısacası başarımı devam ettirebilmeyi yine kendi çabalarımla sağladım. Bir işten diğerine koşuştururken, oradaki çabam, başarım, bir sonraki işimin anlaşması oluyordu. Tiyatroda birbirinden başarılı işlere imza attım. Aslında benim çıkış noktam oyunculuğum oldu.

- Tiyatrocu oyuncu olmak sizin için bir yaşam tarzına dönüşmüş galiba...

Bir istanbul Masalı’ndan önce TRT’de iki yıl boyunca canlı yayında çocuk programı sundum. Tiyatro kökenli olmam, benim televizyonda başarılı olmamı destekledi. Ben sekiz yıldır çalışıyorum. Şu an olduğum konuma gelebilmek için inanın bayağı koşuşturdum. Tiyatrocu olmak, er meydanına yalnız çıkmanız gibi bir şey. Tiyatro bir oyuncunun er meydanıdır. Tek başınıza gövde gösterisine çıkıyorsunuz. Ve kazanmak istiyorsanız, hata yapmamak zorundasınız. Yani perde açıldıktan sonra oyunun herhangi bir yerinde kalkıp, ‘Afedersiniz seyirciler, bir önceki sahneyi tekrar etmek istiyorum, yanlış oynadım’ diyemezsiniz. O yüzden ne yaparsanız, en iyisini yapmak zorundasınız. Yerine göre çok uzun soluklu bir işi sonuna kadar hatasız götürmek zorundasınız. O yüzden tiyatroda ne kadar zaman geçirirseniz, oyun oynarsanız o kadar iyi olursunuz. Örneğin ben 10 yıl sonra daha iyi olacağıma inanıyorum.

Bundan sonraki hedefim sinema

- Bu başarınızdan sonra neler yapmak istiyorsunuz?

Şu andan itibaren daha dikkatli davranmam gerektiğini düşünüyorum. Benim artık kendimi tekrar etmek gibi bir şansım yok. Bir sonraki işimde daha farklı bir karakteri oynamak istiyorum. Sizin de sorduğunuz gibi, şu andan sonra aslında en çok istediğim de ne biliyor musunuz? Aradan yıllar geçse de, 15 -20 yıl mesela, bir senaryoda yönetmen demeli ki ‘Bu işi Ahu’ya verelim. O yaparsa başarır.’ Ben işte bunu duymak istiyorum. Haluk Bilginer, Engin Alkan, Şener Şen gibi işlerinde başarının zirvesindeki insanlar gibi olup, onlar gibi anılmak istiyorum. En çok da sinema istiyorum. Sinema daha farklı bir soluk gibi geliyor bana. Başarımı orada da devam ettirmek istiyorum.

Ölene kadar oyunculuk yapmak istiyorum

- Esma’yı artık herkes tanıyor sanırım.

Doğrusunu söylemem gerekirse, bugüne kadar tek düşüncem, nasıl olursa olsun, televizyonda bir şekilde yüzümü gösterip tanınmaktı. Çünkü oyunculuğumda kendime güveniyordum. Ama şu andan sonra daha dikkatli olmam gerekiyor. Çünkü artık çok gözönünde bir yerlerdeyim. Şu andan sonra yalnızca kendi adıma değil, iş yaptığım çevreye karşı da kendimi sorumlu hissediyorum. Yıllarca hiç dur durak bilmeden koşuşturmamın semeresini alıyorum şimdi. ‘Bir İstanbul Masalı’, mesleğimdeki zirve oldu diyebilirim. Sokakta yanıma teyzeler geliyor, ‘Seni çok seviyoruz’ diyerek övgülerini söylüyorlar, eleştirilerini yapıyorlar, uyarıyorlar. ‘Şurada daha dikkatli ol, böyle yap, şöyle yap’ gibi öğütler veriyorlar. Çok hoşuma gidiyor bütün bunlar. Bu dizide oynadığım karakteri çok seviyorum. Gerçi oyuncu olan herkes hangi işi olursa olsun severek yapmalı bence. Eğer bana sorarsanız, ölene kadar bu işi yapmak istiyorum
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~436@nvid~531457,00.asp

Turkuaz
03-02-05, 12:10
http://www.aktifhaber.com/get_image.php?iID=15172


‘Bir İstanbul Masalı’ dizisinin Esma’sı Ahu Türkpençe, Hülya Dergisi’nin şubat sayısı için sıradışı bir moda çekimine katıldı

Dizinin masum kızı rolündeki Türkpençe, bu kez geceleri dehşet saçan efsaneleriyle ünlü vampir kılığında pozlar verdi. Fotoğraf sanatçısı Mesut Öner’in objektifinin karşısına geçen Türkpençe, farklı bir konseptte hazırlanan bu çekimde yer almaktan keyif duyduğunu belirtti. Hülya Dergisi’nde ayrıca sürpriz bir şekilde nikah masasına oturan Nurgül Yeşilçay ile Cem Özer’in aşk üzerine röportajı da yer

Kaynak: http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=25244

sbuffy
07-02-05, 11:24
Aşkı çalışırken buldular

Azra Akın, Gamze Özçelik, Ahu Türkpençe, Özgü Namal... Bu güzeller aradıkları mutluluğu çok yakınlarında, meslektaşlarında buldular. Yoğun iş tempoları arasında aşklarını da doludizgin yaşayan bu güzeller, haftalık sevgililere inat, prenslerine sımsıkı sarılıyorlar
Fethi Kantarcı ile araları düzeldi
Uzun zamandır kalbi boş olan Ahu Türkpençe, kendisi gibi oyuncu olan Fethi Kantarcı ile birlikte olmaya başladı. İlk zamanlar aşkını herkesten gizleyen Ahu, daha fazla dayanamayarak objektiflere Kantarcı ile birlikte poz vermeyi ihmal etmedi. Herkesin peşinden koştuğu güzel oyuncu, ilk kez aşkıyla birlikte kameralar önüne çıktı. Kızıl saçlı aşkı Fethi Kantarcı ile ilgili konuşmaktan kaçınan Ahu, "Fethi'yi oturup anlatmayı sevmiyorum. Aşk büyülü bir şey. İnsanı güzelleştiriyor ve güç veriyor. Seni kucaklayan birinin olması çok güzel. Doğru da yapsam yanlış da yapsam beni aşkın sıcaklığıyla sarıyor. Yaralarımı iyileştiriyor. Evlilik için ise şu an çok erken. Her şeyden önce insanın hazır hissetmesi lazım. Ne ben, ne sevgilim evlilik için hazır değiliz. Zaten bir an geliyor ve bunu anlıyorsun" diyor.
GÜLŞEN YÜKSEL
kaynak:www.sabah.com.tr/gny/mag101-20050201-200.html - 52k
http://www.sabah.com.tr/2005/02/01/gny/im/0BA1EB70D11C5647A808C184b.jpg

sbuffy
07-02-05, 13:31
Duru’nun yeni kızı
Ahu Türkpençe hem özel hayatındaki yalın ve doğal güzelliğiyle hem de yaşadığı sakin ve sansasyondan uzak hayatıyla Duru için uygun bir sözcü olarak seçilmiş. Ve Duru’nun yeni reklam filminde izleyenlerin karşısına çıkmış.

Duru’nun yeni reklam filmi, bir önceki reklam kampanyalarında olduğu gibi “Saçlarınızın güzelliği gözlerinize yansır” sloganını tekrar ekranlara taşıyor. Filmin çekimleri, Duru’nun doğal bir ortam yarattığı ve marka vaadinin güçlendirilmesi için bir fotoğraf stüdyosunda gerçekleştirilmiş. Yani, Ahu Türkpençe reklam filminde aslında kendi gerçek yaşamını oynuyormuş.

Filmde fotoğrafçının isteği üzerine denenen saçlar, Duru kızı olan Ahu’nun doğasına aykırı, abartılı ve oldukça yapay duran modeller olduğundan Ahu, saçlarını sadece Duru şampuanla yıkayıp doğal güzelliğini ortaya çıkardığı anlatılıyor
kaynak:http://www.hurriyetim.com.tr/marketingturkiye/KampanyaDetay.aspx?kampanyaID=377

http://www.hurriyetim.com.tr/marketingturkiye/Resimgetir.aspx?kampanyaID=377

sbuffy
10-02-05, 17:43
azad dizisinden,

http://www.ekolay.net/tvguide/images/kanald/azad8.jpg
http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,65696,00.jpg
http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,64928,00.jpg
http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,58051,00.jpg
http://www.milliyet.com.tr/2002/11/26/tv/resim/ekran1.jpg

sbuffy
24-03-05, 14:55
Doğa Rutkay'ın Esquire dergisindeki röportajından;

Oyunculuk anlamında kimleri beğeniyorsunuz?

Nurgül Yeşilçay, Sanem Çelik, Ahu Türkpençe, Hande Ataizi, İpek Tuzcuoğlu... Onlarla gurur duyuyorum. Saydığım isimler, benimle aynı kaynaktan beslenen oyuncular.

kaynak:http://www.chekirge.com/haber.aspx?id=2343

sbuffy
24-03-05, 15:05
Duru’nun yeni kızı
http://www.hurriyetim.com.tr/marketingturkiye/Resimgetir.aspx?kampanyaID=377
Ahu Türkpençe hem özel hayatındaki yalın ve doğal güzelliğiyle hem de yaşadığı sakin ve sansasyondan uzak hayatıyla Duru için uygun bir sözcü olarak seçilmiş. Ve Duru’nun yeni reklam filminde izleyenlerin karşısına çıkmış.

Duru’nun yeni reklam filmi, bir önceki reklam kampanyalarında olduğu gibi “Saçlarınızın güzelliği gözlerinize yansır” sloganını tekrar ekranlara taşıyor. Filmin çekimleri, Duru’nun doğal bir ortam yarattığı ve marka vaadinin güçlendirilmesi için bir fotoğraf stüdyosunda gerçekleştirilmiş. Yani, Ahu Türkpençe reklam filminde aslında kendi gerçek yaşamını oynuyormuş.

Filmde fotoğrafçının isteği üzerine denenen saçlar, Duru kızı olan Ahu’nun doğasına aykırı, abartılı ve oldukça yapay duran modeller olduğundan Ahu, saçlarını sadece Duru şampuanla yıkayıp doğal güzelliğini ortaya çıkardığı anlatılıyor.
kaynak:http://www.hurriyetim.com.tr/marketingturkiye/KampanyaDetay.aspx?kampanyaID=377

sbuffy
06-06-05, 19:46
http://www.khas.edu.tr/en_has_odul_toreni/images/DSC_4277.jpg
http://www.khas.edu.tr/en_has_odul_toreni/images/DSC_4278.jpg
http://www.khas.edu.tr/en_has_odul_toreni/images/DSC_4281.jpg
http://www.khas.edu.tr/en_has_odul_toreni/images/DSC_4332.jpg


http://www.khas.edu.tr/en_has_odul_toreni/index_8.htm

sbuffy
06-06-05, 19:49
http://www.sabah.com.tr/2005/05/19/gny/im/CB922953A9D9C04FBB1720EAb.jpg
http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,174341,00.jpg
http://www.gecce.com/web/images/haber/ahuturkpencefethikantarci90568.JPG

sbuffy
06-06-05, 19:59
http://www.sabah.com.tr/2004/12/29/gny/im/424CBA16F68DE04F86928D46b.jpg
http://www.sabah.com.tr/2004/12/29/gny/im/7F140C67691DB74F9418385Fb.jpg
http://www.sabah.com.tr/2005/02/20/gny/im/EDC3F06C4B3D724BA72CA8EFb.jpg
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/02/21/images/7.jpg

www.sabah.com.tr

sbuffy
06-06-05, 20:03
http://www.gecce.com/web/images/haber/ahuturkpence298374.jpg
http://www.gecce.com/web/images/foto/foto20041013-2.jpg
http://www.gecce.com/web/images/foto/foto20041013-3.jpg

www.gecce.com

sbuffy
06-06-05, 20:04
http://www.aysum.com/IncludeFiles/News/20041224/Images/ahu.jpg
http://www.haberturk.com/foto/mansetistanbulmasali.jpg
http://www.yeniaktuel.com.tr/resimler/54/im/E652C850C37D7A478489BBC5a.jpg
http://www.yeniaktuel.com.tr/resimler/54/im//622C858023256D46B87CAE66b.jpg

esma_ela
07-06-05, 18:58
http://www.sabah.com.tr/2005/06/06/gny/im/0F33E16BAFECCF459545F966b.jpg

http://img.mynet.com/beyazinci/drama/kadin/ahuturkpence.jpg

http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/05/24/images/pc1.jpg

http://www.medyafaresi.com/foto/esma.jpg

esma_ela
07-06-05, 19:42
http://www.sabah.com.tr/2005/02/17/im/A5A2B15ACEE1E94F8498B8C9b.jpg


AHU TÜRKPENÇE (27)

Kötüyü de, yılanı da, seksi kadını da oynarım, hiç acelem yok

Yıldız Üniversitesi Fizik Bölümü’nde okurken bir taraftan da pandomim yapıyordu. İkinci sınıfta kendine ‘Ben nerede daha mutluyum’ diye sordu. Cevap açıktı: Sahnede. Okulu bırakıp Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne yazıldı. Okulun ilk gününü hiç unutmuyor. Müjdat Geçen sekiz kişilik sınıfa girmiş, şöyle demişti: ‘Buradan çıktığınızda hepiniz iyi oyuncu olamayabilirsiniz. Ama biz size önce iyi insan olmayı öğreteceğiz. Çünkü ne kadar insan olursanız o kadar oyuncusunuz.’

İkinci sınıftan itibaren dizilerde oynamaya başladı. 7 Numara, Güzel Günler, derken Bir İstanbul Masalı’nın Esma’sı oldu. Ezel Akay’ın Neredesin Firuze’sinde de bir karakteri canlandırdı. Ahu Türkpençe sinema, tiyatro ve dizileri bir bütün olarak görüyor. Hepsini yapmak gerektiğine inanıyor. ‘Ama televizyon dizisi fast-food bir iş’ diye ekliyor. ‘Hemen tükeniyor. Bandın yayına yetişmesi her şeyin üzerinde. Kimsenin sizin sanat yapmanızı bekleyecek vakti yok. Bir sahnenin en fazla 15 dakikada çekilmesi gerekiyor. Tabii bu durum oyunculuğumu kısıtlıyor. Ben de en azından parası iyi diye avunuyorum.’

Naif, melek yüzlü ve iyi karakterleri oynamaktan sıkılmamış Ahu Türkpençe. ‘Ben oyuncu olmak için yola çıktım. Kısa soluklu değilim. Önümüzdeki yıllarda kötüyü de, yılanı da, seksi kadını da oynarım, hiç acelem yok.’

kaynak:http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~227@nvid~548823,00.asp

http://www.sabah.com.tr/2005/03/17/gny/im/C982FF94788B9D45BD0EA62Db.jpg

http://www.khas.edu.tr/en_has_odul_toreni/images/DSC_4337.jpg

esma_ela
07-06-05, 19:49
http://www.sabah.com.tr/2005/01/25/gny/im/832BB335ED92114AA42575FBb.jpg

http://www.sabah.com.tr/2005/02/01/gny/im/0BA1EB70D11C5647A808C184b.jpgFethi Kantarcı ile araları düzeldi
Uzun zamandır kalbi boş olan Ahu Türkpençe, kendisi gibi oyuncu olan Fethi Kantarcı ile birlikte olmaya başladı. İlk zamanlar aşkını herkesten gizleyen Ahu, daha fazla dayanamayarak objektiflere Kantarcı ile birlikte poz vermeyi ihmal etmedi. Herkesin peşinden koştuğu güzel oyuncu, ilk kez aşkıyla birlikte kameralar önüne çıktı. Kızıl saçlı aşkı Fethi Kantarcı ile ilgili konuşmaktan kaçınan Ahu, "Fethi'yi oturup anlatmayı sevmiyorum. Aşk büyülü bir şey. İnsanı güzelleştiriyor ve güç veriyor. Seni kucaklayan birinin olması çok güzel. Doğru da yapsam yanlış da yapsam beni aşkın sıcaklığıyla sarıyor. Yaralarımı iyileştiriyor. Evlilik için ise şu an çok erken. Her şeyden önce insanın hazır hissetmesi lazım. Ne ben, ne sevgilim evlilik için hazır değiliz. Zaten bir an geliyor ve bunu anlıyorsun" diyor
kaynak:http://www.sabah.com.tr/

http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,174341,00.jpg

abusra
11-06-05, 09:12
AHU TÜRKPENÇE : BİRAZ DAHA UZASAYDI MASAL OLMAKTAN ÇIKARDI


Biraz daha uzasaydı masal olmaktan çıkardı
Bir İstanbul Masalı'nın güzeller güzeli Esma'sı Ahu Türkpençe dizinin tam da bitmesi gereken yerde bittiğini söyledi. Daha uzasaydı artık masal olmaktan çıkardı" diyen Türkpençe, bu dramdan biraz sıkılmış olmalı ki, içinde yer alacağı bundan sonraki projenin komedi olmasını istiyor ''.

O'Bir İstanbul Masalı'nda önce 'çirkin ördek yavrusu' olarak çıktı karşımıza ama sonra büyüyüp bir 'kuğu' oldu. Masalın en önemli karakterlerinden biriydi 'Esma'; yani Ahu Türkpençe... Finale bir hafta kala herkesin sonunu merakla beklediği dizi için "Bu, benim bu zamana kadar yaptığım en önemli iş" diyen Türkpençe, dizinin bitmesi gereken yerde bittiğini de söylemeden edemedi: "Biraz daha uzasaydı 'Bir İstanbul Masalı' masal olmayacaktı ve insanların arkasından 'güzel' diye bahsettiği bir şey olmayacaktı..." Bu arada Türkpençe bir komedide oynamak istediğini belirtti: "Gönlümde komedi oynamak var. Sinema da olur, dizi de ama komedi olsun..."

* Masal sona eriyor. Neler hissediyorsunuz? 'Bir İstanbul Masalı' bitiyor diye biraz mutluyum aslında. Çünkü masalın bir sonu olması gerekiyor ki, 'şöyle bir masaldı', 'çok güzeldi' diye dilden dile dolaşsın. Biraz daha uzasaydı 'Bir İstanbul Masalı' masal olmayacaktı ve
insanların arkasından 'güzel' diye bahsettiği bir şey olmayacaktı. Öyle hatırlanmaktansa böyle hatırlanmak daha iyi. Ama bunun dışında iki yıldır aynı ekiple birlikte olmanın getirği bir aile havası var ekipte. Onu kaybedecek olmak kötü. Arkadaşlarımı daha az göreceğim diye üzülüyorum. Bana çok iyi arkadaşlar kazandırdı bu ekip. Benim en büyük kazancım bu. Ama şunu da söylemekte yarar var. Bu iş benim bu zamana kadar yaptığım en önemli iş.

* Dizi ilk başladığında dansçı yanınız vardı... Bugün de sette boş kaldığınız zamanlarda oynadığınızı gördüm. Dansla ilgili bir projeniz var mı? Dansla ilgili bir şey yok ama süper oryantal yaparım. Aslında diziye başlamadan önce hiç dans edemezdim. Hele oryantal falan hiç yapamazdım. Ama Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde okuduğum dönemlerde Müjdat Gezen 'dans edemeyenden oyuncu olmaz' dedi. O zaman benim çok iyi oryantal yapan bir arkadaşım vardı. Ondan dans dersleri aldım. O ilk bölümdeki dans için de o dönem özel dersler almıştım.

* Bundan sonra Ahu Türkpençe neler yapacak? Benim şu anda görüşmelerini yaptığım işler var. Ama bunları söylemem doğru olmaz.

* O halde şöyle sorayım; bundan sonra ne tarz bir projede yer almak istiyorsunuz? Bundan sonra komedi oynamak istiyorum aslında. Komedide senaryo çok önemli, drama gibi değil. Senaryo iyi olmazsa, o komedi seni rezil eder. Bu zamana kadar iyi bir komedi senaryosu ile karşılaşmadım. Karşılaşırsam da seve seve kabul ederim. Gönlümde komedi oynamak var. ''

sbuffy
11-06-05, 10:53
http://www.sabah.com.tr/2005/06/11/gny/im/97BBD4F33C7DEC4D9E1AB2C8b.jpg
http://www.sabah.com.tr/2005/06/11/gny/im/5206E95841A9A14A9BE7DB6Fb.jpg
http://www.sabah.com.tr/2005/06/11/gny/im/102E66CF99DB984C9E55118Ac.jpg

http://www.sabah.com.tr/gny/gny107-20050611-200.html

sbuffy
12-06-05, 19:17
Kenan'ın sevgilisi Meltem mi Ahu mu?
Yapımcılar şimdiden yeni yayın dönemi telaşında. Gold Film, başrolünü Kenan İmirzalıoğlu'nun üstleneceği dizide yakışıklı oyuncunun sevgilisini Ahu Türkpençe mi yoksa Meltem Cumbul mu oynasın bir türlü karar veremedi
Yeni yayın dönemine iddialı bir şekilde girmeye hazırlanan Gold Film'in sahibi Faruk Turgut hayli ses getirecek bir projenin çalışmalarına başladı. Dizinin adı Ödünç Yaşamlar... Senaryosu ise şöyle: Zengin bir müteahhit ölüm döşeğinde yıllardır konuşmadığı Amerika'daki oğlunu yanına çağrırır. Babasının bu isteğini reddetmeyen delikanlı, yanına bir Türk arkadaşını da alıp Türkiye'ye gelmek için uçağa biner. Ama yolda uçak düşer, müteahhitin oğlu ölür. Yerine ise Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandıracağı arkadaşı geçer. İmirzalıoğlu yalanlar üzerine kurulu yeni yaşamında şirket ortağının kızına aşık olur. Evet konu böyle... Esas oğlan belli. Peki esas kız kim olacak? İki aday var... Biri Bir İstanbul Masalı'nın Esma'sı Ahu Türkpençe... Diğeri ise ani boşanmasıyla adından söz ettiren Meltem Cumbul... Faruk Turgut özellikle şu anda İngiltere'de olan Meltem'in oynamasını istiyor rolü. Sürekli de oyuncuyla telefon halindeymiş. Ama ilk tercihi Esma'nın da duru güzelliği kararsızlığına kararsızlık kalıyormuş Turgut'un...
Müge Anlı

http://www.vatan34.com.tr/root.v34?exec=yazar&yaid=7&sid=9142312723127291423
http://www.vatan34.com.tr/v34foto/3136_7_3.jpg

abusra
14-06-05, 11:03
http://img292.echo.cx/img292/1931/6749qm9he.jpg (http://www.imageshack.us)

sbuffy
14-06-05, 19:50
NASIL YAŞIYORLAR?



AHU TÜRKPENÇE (Oyuncu)

27 yaşındayım. Boyum 1.70, kilom 56. Et olarak sadece balık yerim. Devamlı sette olduğumdan öğünleri bol bol tost yiyerek geçiriyorum. Bunun dışında süt, meyveli yoğurt ve günde 3 kez cheesecake atıştırırım. Haftada bir kez 1 kadeh viski içerim. Çay, kahve yerine sadece su içiyorum. Her sabah bir kaşık keten tohumu yemeye dikkat ederim. Sigara içmem. 4-5 ay kadar vitamin takviyesi olarak İsveç şurubu içtim, şu anda herhangi bir vitamin hapı kullanmıyorum. Vakit buldukça bisiklete binmeye çalışıyorum ve haftada 2 gün spor yapıyorum. Mesleğim çok stresli değil ama uyku düzenimi olumsuz etkiliyor. Genelde sabaha karşı 4 gibi yatıp saat 10’da kalkıyorum. Ailemde ırsi bir rahatsızlık bulunmuyor.

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~95@sid~402@nvid~589720,00.asp

michelle
16-06-05, 20:32
http://img129.echo.cx/img129/1995/tara27mt.jpg

http://img204.echo.cx/img204/9712/tara00090ez.jpg

http://img204.echo.cx/img204/1285/tara00116wn.jpg

sbuffy
18-06-05, 14:42
Keloğlan'ın kadrosu belli oldu
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/06/18/images/a3.jpg
Türkiye'nin sevilen masal kahramanlarından Keloğlan yeniden beyazperdeye aktarılıyor. Energy Prodüksiyon tarafından 1 Ağustos'ta İstanbul'da çekimlerine başlanacak filmin yapımcılığını Selay Tozkoparan ve Timur Savcı, yönetmenliğini senaryoyu da yazan Tayfun Güneyer üstleniyor. Mehmet Ali Erbil'in Keloğlan'ı canlandıracağı filmde Özcan Deniz Kara Prens'i, Ahu Türkpençe Balkız'ı, Petek Dinçöz Can Kız'ı, Bülent Polat da Cankuş Oğlan'ı canlandıracak.

Tamer role uymuyordu

İstanbul Ortaköy'de dün düzenlenen basın toplantısında konuşan senarist ve yönetmen Tayfun Güneyer, Kara Prens olarak adı geçen Tamer Karadağlı için '10 yıllık arkadaşım ama role uymuyordu. Bu masada Özcan Deniz oturduğuna göre konuşulacak bir şey yok' dedi.

Güneyer, Can Kız'ı oynayacak olan Petek Dinçöz ile ilgili olarak 'Hem paylaşılamayan kadın hem prenses olmak ilk sinema filmi için güzel bir şey' diye konuştu. Ünlü şovmen ve oyuncu Mehmet Ali Erbil ise kendisinin 30 yıllık oyuncu olduğunu belirterek, 'Elbette benim rol alacağım filmde oynayacak kişileri seçme hakkım var' dedi. Yönetmen Tayfun Güneyer de, 'Mehmet Ali Erbil benim büyüğüm, tabii ki proje aşamasında birlikte çalıştık' dedi.

İsmail DEĞİRMENCİ/İSTANBUL
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/06/18/magazin/magazin4.html

sbuffy
19-06-05, 15:07
http://img.takvim.com.tr/2005/06/19/im/BAEF19D183A3DB45A332ED18b.jpg

ayse
20-06-05, 09:04
http://img.takvim.com.tr/2005/06/20/im/C24EDED9A5CBA4488BF33D2Bb.jpg Sevgiliyle ilk poz...



atv'nin reyting rekorları kıran dizisi "Bir İstanbul Masalı"nın Esma'sı Ahu Türkpençe'nin özel hayatı bir sırdı. Hayatında biri olduğunu söylemesine rağmen şimdiye kadar sevgilisi ile görüntülenmeyen Ahu, 2 yıldır beraber olduğu Fethi Kantarcı ile ortaya çıktı. Sevgilisinin elini bir an bile olsun bırakmayan ve evlilikle ilgili konuşmayan Ahu, oldukça mutlu görünüyordu.
http://www.takvim.com.tr/yas117.html

ayse
23-06-05, 08:17
Ahu yine zengin erkeğe aşık olan fakir kızı oynayacak
Bir İstanbul Masalı, Bütün Çocuklarım, Ekmek Teknesi ve Gurbet Kadını gibi iddialı yapımların ardı ardına sezona veda etmesinin ardından gözler merakla yeni yayın dönemine çevrildi. Yapımcılar, şimdiden projelerini netleştirmeye başladı. Gold Film'in sahibi Faruk Turgut da yeni sezondaki bombalarını VATAN'a anlattı


23.06.2005



Bu sezon Haziran Gecesi'yle ekranlara damgasını vuran yapımcı Faruk Turgut yeni yayın döneminde yine iddialı...

Turgut'un ilk bombası Bir İstanbul Masalı'nın Külkedisi olarak şöhrete kavuşan Ahu Türkpençe... Yeni sezonda yine benzer bir projeyle çıkacak karşımıza Ahu... Zengin erkek-fakir kız hikayesinin anlatılacağı bu Türk filmi tadındaki dizide genç oyuncu, Nişantaşı'nda tezgahtarken, çok ünlü ve zengin bir erkekle tanışacak ve yeni bir yaşama başlayacak. Ama her dizide olduğu gibi Nurseli İdiz'in canlandıracağı kötü kaynana, onları ayırmak için elinden geleni yapacak. Şöhret adlı dizide Ahu'nun aşık olacağı erkek oyuncu henüz netleşmedi ancak Saklambaç dizisinden Akasya Aslıtürkmen ve Haziran Gecesi'nden Nebahat Çehre ile Cenk Ertan oyuncu kadrosunda... İşte Turgut'un ağzından yeni yayın dönemi hazırlıkları...


http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=23.06.2005&Newsid=55735&Categoryid=8#

sbuffy
26-06-05, 19:21
Adından çok söz ettirecek bir oyuncu: Ahu TÜRKPENÇE

http://www.gazetekadikoy.com/dergi05/haziran/DSCN0074.jpg

Her hafta bizi ekranlara kilitleyen Bir İstanbul Masalı'nın "Esma"sı, önce Ozan Güven'in canlandırdığı Demir'i kendine aşık etti. Daha sonra Demir'in ağabeyi Selim'le yani Mehmet Aslantuğ'la evlendi. Ancak Esma hâlâ gerçek aşkın peşinde koşuyor, Selim'le olan beraberliğinde sorunlar yaşıyor. Masalının sonunda kimi seçeceği merak konusu olan Esma'yı, şöhret basamaklarını adım adım çıkan genç oyunculardan Ahu Türkpençe canlandırıyor.
Hayatını oyunculuğa adamış genç oyuncu Ahu Türkpençe ile röportajımızı, dizinin çekildiği köşkte yani Arhan malikanesinde yapıyoruz. Türkpençe, dizide canlandırdığı mağrur, duygusal, hayalperest ve sabırlı Esma'nın tersine bambaşka biri olarak karşımıza çıkıyor. Gerçek hayatta canlı, kıpır kıpır, canayakın ve gerçekçi biri olan Ahu, spor giyimi ve doğal güzelliğiyle de dikkatimizi çekiyor.
Genç oyuncu Ahu Türkpençe üniversiteyi oyunculuk yapmak için bırakanlardan. Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü'nü, Pandomim Tiyatrosu'nda sahneye çıkarken yaşadığı mutluluğu bulamadığı için bırakan Türkpençe, hayatının aşkı olan oyunculuğun eğitimini almak için Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde girmiş. 4 yıl sonra mezun olan Türkpençe, "7 Numara", "Azad" "Güzel Günler" gibi dizilerde, son olarak da "Neredesin Firuze" filminde rol almış. Genç oyuncunun oyunculuk hayatındaki en büyük adımı ise Bir İstanbul Masalı'nda rol almak. Oyunculukta hayatının dönüm noktalarında biri olan Bir İstanbul Masalı'nın seçmelerine katılan ve “Esma” karakterini oynamaya başlayan Türkpençe, "Hayatta sürpizlere inanırsanız, sürprizlerle karşılaşırsınız" diyor. Genç oyuncuyla röportajımıza hayatının sürprizi olan “Bir İstanbul Masalı”nda nasıl oynamaya başladığını ve çocukluk yıllarını sorarak başlıyoruz.

- Ahu Türkpençe nasıl bir çocukluk geçirdi? Nasıl bir aile ortamında büyüdü? Çocukluk hayalleri, umutları neydi?
Çocukken balıkçı olmak isterdim. 'Teknem olsun balığa çıkayayım' derdim, bu hep hayallerimi süslerdi. Tabii ki balıkçı olamadım fakat oyuncu oldum. Okul döneminde de dışarı çıkıp hiç oynamazdım, çünkü devamlı ders çalışan bir öğrenciydim. Geçmişe baktığımda buna çok üzülüyorum, şimdi ise sürekli oyun oynuyorum. İşim oyun oynamak! Üç kardeşiz, ağabeyim bilgisayar mühendisi kardeşim ise balerin. Oyunculuk konusunda da her zaman ailemden destek aldım. Evde herkesin sanata yakın bir bakışı var. Annem, en büyük destekçimdi. Babamı ise Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne girmeden üç ay önce kaybettim. Eminim, yaşasaydı benimle gurur duyardı.

- Bir İstanbul Masalı'nın hayatınızdaki yeri nedir?
Yaptığım bütün işlerin hayatımdaki yeri çok önemli. Şimdiye kadar yer aldığım bütün işler beni bir adım daha yukarı taşıdı ve çok şey öğretti. Bir dizim olsun, 'Şöhrete kavuşacağım' diye bir isteğim olmadı. Ben işimi yapmak istiyorum ve bunun için oyunculuk eğitimi aldım. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nden mezun olduktan sonra da tiyatroda ve dizilerde oynadım. Kendimi eğite eğite bir yerlere geldim. İlerlemeye de devam edeceğim. Bir İstanbul Masalı attığım adımların en büyüğüydü. Oyunculuk anlamında da çok iyi bir ekiple çalışıyoruz ve bu nedenle kendimi çok şanslı hissediyorum. Ancak “Bir İstanbul Masalı” benim için bir başlangıç değil, aynı zamanda bir son da olmayacak.
- Bir İstanbul Masalı'nda oynamaya nasıl başladınız? Dizi teklifi nasıl geldi?
Azad dizisinde oynadığım zamanlarda, Bir İstanbul Masalı'nın da oyuncu elemeleri başlamıştı. Azad'dan beni tanıyanlar da, dizinin deneme çekimlerine çağırdılar. 3-4 kere deneme çekimi gerçekleştirdik ve her gittiğimde bir kişi eleniyordu. En sonunda 'seninle çalışmak istiyoruz' dediler. Tabii ki o an çok mutlu oldum çünkü içinde yer almaktan çok mutlu olacağım bir projeydi.

- "Bir İstanbul Masalı" en çok izlenen diziler arasında yer alıyor. Sizce Türk halkı bu masalı neden bu kadar sevdi?
Dizinin adından da belli olduğu gibi bir masalı anlatıyoruz. Aslında gerçek hayatta olmayacağını düşündüğümüz fakat ekranda bize olabileceğini gösteren bir hikâye var. Bu nedenle de dizi merak ediliyor.

- Dizide canlandırdığınız Esma karakteriyle şöhrete kavuştunuz. Şöhret sizin için ne ifade ediyor? Şöhretin bedelini şu an nasıl ödüyorsunuz?
Şöhret, gelip geçici ve yüzeysel bir şey. Şöhret için yaşayanlar ve şöhrete tapan oyunculardan değilim. Bu nedenle de şöhretin bedelini kötü bir şekilde ödemiyorum çünkü özel hayatıma dikkat ediyorum. Herkesin gittiği gece kulüplerine gidip fotoğraf çektirmiyorum. Şöhret de beni hiç rahatsız etmiyor. Basında da şimdiye kadar benimle ilgili olumsuz veya yanlış bir habere rastlamadım. Ancak şöhreti kullananlar bu bedeli ödüyor.

- Dizideki Esma karakteriyle Ahu Türkpençe ne kadar örtüşüyor?
Esma'yla örtüşen çok yanlarımız yok. Esma daha ağır hareket ediyor, yavaş konuşuyor aynı zamanda da duygusal ve romantik bir kadın. İçinde her şeyi biriktiriyor daha sonra söylüyor. Ben ise daha hızlı ve enerjik bir insanım. Hayalperest değilim gerçekçiyim.

- Esma dizide Selim ve Demir'le tutkulu bir aşk yaşadı. Sizce Esma'nın gerçek aşkı kim?
Tabii ki Selim. Çünkü Esma tercihini yaptı ve Selim'i seçti. Demir onun çocukluk aşkıydı. Çocukluk aşkları da genelde platonik oluyor ve gerçek olmuyor.

- Sizin çocukluk aşkınız var mıydı?
Çocukluk aşkım değil ama hayranlık duyduğum ağabeylerim ve ablalarım vardı.

- Bir İstanbul Masalı'nı hüzünlü bir aşka benzetmişsiniz. Hüzünlü biten aşkları mı seviyorsunuz?
Aslında hüzünlü biten aşkları sevmem. Kendimi anlatmam biraz zor, fakat aşk acı çekmektir. Aşıkken iki taraf da birbirini çok sevdiği ve birbirlerini sürekli düşündükleri için, en ufak bir şeyden çatışma çıkabiliyor. Aşıkken her şeye açıksınız, fakat bir o kadar da kırılgan oluyorsunuz. Çok çabuk kırılıp, acı çekebiliyorsunuz. Ancak beni bir erkek terk edip giderse, onu geri kazanmak için uğraşmam. O senden zaten vazgeçmiş, sen niye ondan vazgeçmiyorsun? Sonuçta sevdiğim insandan ayrıldığım için üzülürüm, acı çekerim, ama daha sonra onu unuturum.

- Siz de bu acıyı çekenlerden misiniz?
Ben marazi bir aşkın içinde değilim. Büyük acılar çekmiyorum. Aşk hayatında gözüm kör değildir. Gerçekçi bir insanım.

- Nasıl bir aşk masalı hayal ederdiniz?
Sonu mutlu biten bir aşk masalı yok. Okuduğum bütün masalların sonu kötü bitiyor. Benim aşk masalımın sonu olmasın, sonsuz bir aşk masalı olsun istiyorum.

- Dizideki gibi iki erkek kardeş size aşık olsa tepkiniz nasıl olurdu?
İkisiyle de beraber olmazdım. Türk toplumu da zaten bunun bir dizi ve kurmaca olduğunu biliyor ve o şekilde benimsiyor.

- Esma ve Selim evlendiler ve aralarında da maddi ve sosyo-kültürel açıdan çok büyük uçurum var. Gerçek hayatta eşler arasındaki farklılıklar ilişkiyi nasıl etkiler?
Eşler arasındaki uçurum tabii ki problemler doğurabilir. Ancak birbirlerini dengeleyecek kadar aralarında mesafe varsa ya da aradaki mesafe ne kadar azsa ilişki o kadar iyi yürür. Uçurum artarsa ilişkiyi ve evliliği yürütmek zor olabilir.

- Gerçek hayatta Bir İstanbul Masalı'nda yaşanan olaylar olabilir mi?
Hayata mantıklı bakan bir insanım. Bu nedenle gerçek hayatta Esma'nın yaşadığı aşkların ve başından geçen olayların olmayacağını düşünüyorum. Fakat hiçbir zaman, hiçbir şey için 'Olamaz' gibi kesin tavırlar benimsememek gerekiyor. Hayatta her şeyin olma ihtimali vardır. Hayatın da sürprizlerle dolu olduğuna inanırım. Yaşamda eğer sürprizlere inanırsanız karşılaşırsınız, inanmazsanız karşılaşmazsınız.

sbuffy
26-06-05, 19:23
http://www.gazetekadikoy.com/dergi05/haziran/DSCN0076.jpg

- Sizin hayatınızdaki sürprizler nelerdi?
En büyük sürpriz, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde oyunculuk sınavına girip kazanmamdı. Tiyatroyla tanışınca hayatım değişti. Oyunculuğa başlamadan önce daha serttim, insanlarla empati kuramıyordum ve sürprizlere de pek açık değildim. Tiyatro eğitiminde daha iyi insan olman için uğraşıyorlar. Böylece giderek dağarcığınız ve bilginiz gelişiyor. Dolayısıyla tiyatro bana çok şey kazandırdı.

- "Hayatımı oyunculuk üzerine kurdum" diyorsunuz, bütün hayatınızın oyunculuk olması sizi korkutmuyor mu? Oyunculuğu hayatınızda bu kadar önemli bir noktaya koymanızın nedeni nedir?
Oyunculuk benim mesleğim ve onu ölene kadar yapmak istiyorum. Hayatımın oyunculuk olması da beni korkutmuyor. Çünkü herkes kendine bir meslek seçiyor ve onu en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Ülkemizde insanlar oyunculuğu meslek olarak görmüyor. Ancak ben meslek olarak görüyorum ve işimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Oyunculuğun da hayatımda getirisi götürüsünden daha fazla. Öncelikle her rolde farklı bir karakteri canlandırmak sizi yıpratabiliyor. O karakterdeki maddi ve manevi yaraları bir şekilde siz de yaşıyorsunuz. Ancak bu işi severek yaptığım için bu problemler absorbe ediliyor. Kendimi de çok şanslı hissediyorum çünkü sevdiğim bir mesleği yapıyorum.

- Oyunculukta sınırlarınız, kurallarınız var mı?
Oyunculuğu meslek olarak seçmiş her oyuncu, rolünün gerektirdiği her rolü yapmalıdır. Bu tartışmaları da saçma buluyorum. Rolüm neyi gerektirirse onu yaparım.

- Son dönemlerde bir dizi furyası yaşanıyor. Dizi sektörünün bu kadar gelişmesi tiyatro, sinema gibi sanat dallarına olumlu ya da olumsuz nasıl yansıyor mu?
Dizi sektörünün gelişimini iki açıdan değerlendirmek gerekir. Olumlu açıdan değerlendirirsek, dizilerin artması, sinema ve tiyatro için yeni yeni oyuncuların çıkmasını sağlıyor. Kötü olan ise dizilerin hazır tüketim gibi hemen tüketilmesi. Bir dizi reyting almazsa hemen kaldırılıyor ve yenisi başlıyor. Bu kadar fazla dizi olması da kaliteyi düşerebiliyor. Televizyonda Çemberimde Gül Oya ile Avrupa Yakası'nı izlemeyi çok seviyorum.

- Sanat hayatınızda gelecekte kendinizi nerede görmek istiyorsunuz? Geleceğe yönelik hayalleriniz nelerdir?
Oyunculuk yapıyor olmak istiyorum. Haluk Bilginer ve Şener Şen gibi her rolü başarıyla oynayabilen değerli oyunculardan biri olmak en büyük hayalim. Bir yönetmen senaryoyu bana getirirken hiç tereddütsüz "Ahu bunu halleder" demelerini isityorum.

- Kadıköy sizin için ne ifade ediyor? Kadıköy'e dair anılarınızda neler var?
Kadıköy benim için oyunculuğa ilk adım attığım yerlerden biri. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde okurken Kozyatağı'nda oturuyordum. Otobüs beklerken sokaktaki arabalardan pilav nohut yediğimi hatırlıyorum. Ayrıca Boğa heykeli aklıma geliyor, çünkü Bahariye'de yürüyüp alışveriş yapmayı seviyordum. Aynı zamanda spor yapmayı çok seven bir insanım. Sık sık bisiklete binerim. En çok da Caddebostan sahilinde bisiklete binmekten hoşlanırdım. Kadıköy'de uçurtma şenlikleri de olurdu. O şenliklere katılmaya bayılıyordum.

http://www.gazetekadikoy.com/dergi_yazi.asp?islem=goster&yazi_id=14&kategori_id=9

esma_ela
27-06-05, 16:28
Ahu, kaynana kahrı çekecek

Nurseli İdiz, 'Şöhret' adlı dizide Ahu Türkpençe'ye hayatı zindan edecek.



Atv'de reyting rekorları kıran 'Bir İstanbul Masalı'yla yıldızı parlayan Ahu Türkpençe, yeni sezonda yine benzer bir projeyle karşımıza çıkacak. Zengin erkek-fakir kız hikayesinin anlatılacağı bu Türk filmi tadındaki dizide genç oyuncu, Nişantaşı'nda tezgahtarken, çok ünlü ve zengin bir erkekle tanışacak ve yeni bir yaşama başlayacak. Ama Nurseli İdiz'in canlandıracağı kötü kaynana, onları ayırmak için elinden geleni yapacak. 'Şöhret' adlı dizide Ahu'nun aşık olacağı erkek oyuncu henüz netleşmedi.
http://img.takvim.com.tr/2005/06/26/im/7D9E1D8DA149C74BBA85C460b.jpg
kaynak:http://www.takvim.com.tr/yas107.html

ayse
28-06-05, 13:22
http://img.takvim.com.tr/2005/06/28/im/E53D0AF3984EE7488615A04Db.jpg Oryantal öğrendi



Ahu Türkpençe yani nam-ı diğer Esma, tekliflerden başını kaşıyamaz oldu. Bu arada diziden önce dans edemeyen Ahu, bu yapım sayesinde değme dansözlere yarışacak kadar oryantal öğrendi. Müjdat Gezen'in "Dans edemeyenden oyuncu olmaz" sözü üzerine oryantal dersi alan Ahu, artık süper oryantal yapıyormuş.

http://www.takvim.com.tr/yas120.html

sbuffy
02-07-05, 18:31
Genç yeteneklerin gurur gecesi

http://images.internethaber.com/haber/38974.jpg

Profilo Alışveriş Merkezi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen "PAM Liselerarası Tiyatro Buluşması" 16 Mayıs - 6 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Gençlerin ilgi alanlarını sanata yönlendirmek amacıyla Profilo Alışveriş Merkezi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen “PAM Liselerarası Tiyatro Buluşması” 16 Mayıs - 6 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Buluşma süresince tiyatro severlerin yakından takip ettiği klasik ve yeni oyunları yorumlayan liseli öğrenciler ödüllerini, 6 Haziran’da Profilo Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle, tiyatro ve sanat camiasının seçkin duayenlerinin ellerinden aldılar.

16 Mayıs - 6 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen buluşmada tiyatro tarihinin unutulmaz eserlerini sahneye koyan gençlerin oyunları, her biri alanında uzman Akademisyenler, Şehir, Devlet ve Özel Tiyatro sanatçılarından kurulu jüri heyeti tarafından değerlendirildi.

6 Haziran'da yapılan ödül töreninde 18 dalda ödüllerin verildiği ” 4.PAM Liselerarsı Tiyatro Buluşması ”nın bu yıl ki sponsorluğunu ise Denizbank, Patos, Tekofaks Panasonic, Pınar, Best Radyo ve Crystalland üstlendi.

Tiyatronun evrensel dilini kullanarak, eğitimde tiyatro bilincinin yerleşmesini sağlamak, genç nesli iyi birer tiyatro izleyicisi yapabilmek ve en önemlisi lise çağındaki gençleri sanat etkinliklerine teşvik etmek amacıyla düzenlenen “4. PAM Liselerarası Tiyatro Buluşması”na bu yıl İstanbul genelinde 30 lise katıldı.

Aralarında W. Shakespeare’nin “Bir Yaz Gecesi Rüyası ”, Nazım Hikmet’in “Ferhat ile Şirin” Moliere’in “Cimri” ve “Kibarlık Budalası”, Haldun Taner’in “Keşanlı Ali Destanı”... gibi tiyatro tarihinin unutulmaz eserlerinin yer aldığı oyunlar, liseli gençler tarafından Profilo Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Geçtiğimiz yıl “Afife Jale Onur Ödülü” ile ‘Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’”nü alan Özdemir Nutku, oyun yazarı Tuncer Cücenoğlu ve sanatçı Altan Gördüm, Hikmet Körmükçü ile Emre Kınay’ın da yer aldığı jüri üyeleri, gençlerin sahnelediği oyunları iki hafta boyunca izleyerek değerlendirmesini yaptılar.

Sanata gönül veren gençler, 18 daldaki ödüllerini Prof. Dr. Özdemir Nutku, Prof . Dr. Hülya Nutku, Altan Erkekli, Vahide Gördüm, Cem Arslan, Emre Kınay, Hikmet Körmükçü, Altan Gördüm ... sanat ve akademi camiasının önde gelen isimlerinin ellerinden aldılar. Oyuncu Ahu Türkpençe ve sunucu Vatan Şaşmaz gençleri gece boyunca yalnız bırakmadılar.

http://www.internethaber.com/mays/article_view.php?aid=297776

sbuffy
02-07-05, 18:45
http://www.biristanbulmasali.com/arkaplan/45.jpg

http://www.biristanbulmasali.com/arkaplan/54.jpg

http://www.biristanbulmasali.com/arkaplan/6.jpg

http://www.biristanbulmasali.com/modem.htm

sbuffy
17-07-05, 14:09
Ahu Türkpençe yeni projelere hazırlanıyor

http://www.gazetekadikoy.com/images/05temmuz/7C-288.jpg

Ahu Türkpençe her geçen gün yıldızı yükselen oyunculardan. Hayatını oyunculuk üzerine kuran ve şöhret basamaklarında adım adım ilerleyen Türkpençe, her hafta bizi ekranlara kilitleyen Bir İstanbul Masalı'nın sona ermesiyle yapımcıların gözdesi haline geldi. Yeni dönemde gelen senaryoları okuyan genç oyuncu bir yandan da "Keloğlan Kara Prens'e Karşı" filmine hazırlanırken, Eylül ayında benzer bir projeyle karşımıza çıkacak. Bir İstanbul Masalı'nın Külkedisi olarak şöhrete kavuşan Ahu Türkpençe, yeni sezonda yine fakir bir kızı canlandıracak. Zengin erkek-fakir kız hikâyesinin anlatılacağı bu Türk filmi tadındaki dizide genç oyuncu, Nişantaşı'nda tezgâhtar olan ve geçim sıkıntısı içinde yaşayan genç bir kızı oynayacak. Ailesini geçindirmek için mücadele veren bir kızı canlandıracak olan Türkpençe, dizide çok ünlü ve zengin bir erkekle tanışacak ve yeni bir yaşama başlayacak. Nurseli İdiz'in canlandıracağı kötü kaynana ise, onları ayırmak için elinden geleni yapacak. “Şöhret” adlı dizide Ahu'nun aşık olacağı erkek oyuncu henüz netleşmedi ancak Cenk Ertan oyuncu kadrosunda...

Esma'dan farklı bir karakter
Türkpençe, dizide canlandırdığı mağrur, duygusal, hayalperest ve sabırlı Esma'nın tersine yeni dizide bambaşka biri olarak karşımıza çıkıyor. Bir İstanbul Masalı'ndaki Esma'nın aşkın peşinde koşan romantik bir kadın olduğunu söyleyen Türkpençe, ancak yeni dizide canlandıracağı tezgâhtar kızın geçim sıkıntısı içinde yaşayan ve yaşam mücadelesi veren bir genç kız olduğunu söylüyor. "Şöhret" adlı dizinin hikâyesini çok sevdiğini belirten genç oyuncu, "Senaryoyu ilk incelemeye başladığımda hikâyesinden çok etkilendim. Canlandıracağım karakterde Esma'nın aksine aşkın peşinden giden değil, geçim sıkıntısı çeken ve ailesini geçindirmek zorunda olan birini oynuyorum" diyor.
“Şöhret”in, güzel ve heyecanlı bir dizi olacağına dikkat çeken Türkpençe, "Dizilerin beğenilip beğenilmemesi biraz şans işi. Yeni dizimiz de Bir İstanbul Masalı kadar beğenilir mi? Bilmiyorum. Ona seyirci karar verecek. Dizi sektörünün gelişimini iki açıdan değerlendirmek gerekir. Olumlu açıdan değerlendirirsek, dizilerin artması sinema ve tiyatro için yeni yeni oyuncuların çıkmasını sağlıyor. Kötü olan ise dizilerin hazır tüketim gibi hemen tüketilmesi. Bir dizi rating almazsa hemen kaldırılıyor ve yenisi başlıyor. Bu kadar fazla dizi olması da kaliteyi düşerebiliyor" diye konuşuyor.

Hayatımı oyunculuk üzerine kurdum
“Oyunculuk benim mesleğim ve onu ölene kadar yapmak istiyorum” diyen Türkpençe bu konuda şunları söylüyor:
“Hayatımın oyunculuk olması beni mutlu ediyor. Çünkü herkes kendine bir meslek seçiyor ve onu en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Ülkemizde insanlar oyunculuğu meslek olarak görmüyor. Ancak ben meslek olarak görüyorum ve işimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Oyunculuğun da hayatımda getirisi götürüsünden daha fazla. Öncelikle her rolde farklı bir karakteri canlandırmak sizi yıpratabiliyor. Ancak bu işi severek yaptığım için bu problemler sorun olmuyor. Oyuncu olduğum için de kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü sevdiğim bir mesleği yapıyorum"
Ahu Türkpençe kimdir?
Genç oyuncu Ahu Türkpençe üniversiteyi oyunculuk yapmak için bırakanlardan. Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü'nü, pandomim tiyatrosu'nda sahneye çıkarken yaşadığı mutluluğu bulamadığı için bırakan Türkpençe, hayatının aşkı olan oyunculuğun eğitimini almak için Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde girmiş. 4 yıl sonra mezun olan Türkpençe, "7 Numara", "Azad" "Güzel Günler" gibi dizilerde, son olarak da "Neredesin Firuze" filminde rol almış. Genç oyuncunun oyunculuk hayatındaki en büyük adımı ise Bir İstanbul Masalı'nda rol almak. Oyunculukta hayatının dönüm noktalarında biri olan Bir İstanbul Masalı'nın oyunculuk elemelerine katılan ve Esma karakterini oynamaya başlayan Türkpençe, yeni döneme de dizi ve sinema filmleriyle damgasını vuracak.

http://www.gazetekadikoy.com/home.asp?id=6&yazi_id=226&kategori_id=5

OXFORD
20-07-05, 10:17
Ahu Çeşme'yi mesken tuttu

atv'nin iki yıl boyunca izlenme rekorları kıran başarılı dizisi 'Bir İstanbul Masalı'nın güzel oyuncusu Ahu Türkpençe, sevgilisiyle birlikte soluğu Çeşme'de alan ünlü isimlerden. Güzel oyuncu, yoğun geçen kış sezonunun yorgunluğunu gündüz beach club'larda, gece ise sevgilisiyle birlikte keyifli akşam yemeklerinde ve eğlence mekanlarında atıyor.

http://www.sabah.com.tr/2005/07/20/gny/im/2C5E2FDC44A7274F979DDC4Ab.jpg

esma_ela
20-07-05, 12:06
Çeşme aşıkları
‘Bir İstanbul Masalı’nın Esma’sı Ahu Türkpençe, tatilini sevgilisi Fethi Kantarcı’yla Çeşme’de geçiriyor. Tiyatrocu Muzaffer Kantarcı’nın oğlu olan ve tam bir sörf tutkunu gibi görünen Kantarcı ne zaman denize açılsa, Türkpençe hayranlıkla onu izliyor. Sörf tutkusunun yaşattığı bu kısa süreli ayrılıklar haricinde de çift her yer de el ele dolaşıyor.


kaynak:http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~436@nvid~606345,00.asp

Y€llíBoya
23-07-05, 14:46
http://i20.photobucket.com/albums/b232/yelizler1/Bitmap-590.jpg
http://i20.photobucket.com/albums/b232/yelizler1/Bitmap-592.jpg
http://i20.photobucket.com/albums/b232/yelizler1/Bitmap-594.jpg

sbuffy
05-08-05, 19:41
Türkpençe bir numara

Yeni dönemde tiyatro sahneelerinde boy göstermeye hazırlanan eski manken, yeni oyuncu Şebnem Özinal, meslekta başarının sırrının 'disiplinden' geçtiğini söyledi. Piyasayı değerlendiren Özinal, 'Yeni neslin arasında iyi oyuncular var. Ama benim en takdir ettiğim isim Ahu Türkpençe. Onun ileride çok başarılı ve kalıcı olacağına inanıyorum' dedi

http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/08/03/pencere/pencere6.html

sbuffy
07-08-05, 17:26
'Keloğlan' için tüm hazırlıklar tamam

Mehmet Ali Erbil, Özcan Deniz, Ahu Türkpençe, Petek Dinçöz gibi birçok ünlü ismin rol aldığı "Keloğlan Kara Prens'e Karşı' filminin çekimleri önümüzdeki hafta başlayacak. Mehmet Ali Erbil'in tatilden dönmesini bekleyen oyuncular rollerine adapte olmak için dersler alıp, çalışmalarını hızlandırdılar.

ERKEK OLACAK
Filmde 'Kara Prens'i canlandıracak olan Özcan Deniz bunun için at binme ve kılıç kullanma dersleri alıyor. Boş vakitlerinde soluğu Ömerli Sırapınar'da alan Deniz, at binmeyi öğreniyor. Ahu Türkpençe ise hem erkek hem de kadın olarak kamera karşısına geçecek. Keloğlan'a aşık olan Balkız'ı oynamaya hazırlanan Türkpençe, aşkına ulaşabilmek için 'Canoğlan' olacak. Erkek gibi konuşabilmek için ses eğitimi alan Türkpençe, rolünü en iyi şekilde yapabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Masal kahramanı Keloğlan'a hayat verecek olan Mehmet Ali Erbil, rolü gereği saçlarını kazıtmadan önce beline kadar uzatacak. Saçları kaynakla uzatılacak olan Erbil, Keloğlan'ın nasıl kel kaldığını filmin ilk yarısında gösterecek.

SÜRPRİZ OYUNCU
Filmin sürpriz konuğu ise yapımcı Osman Yağmurdereli oldu. Bir dönem polisiye dizilerin vazgeçilmez oyuncusu olan Yağmurdereli, yapımcılığa soyununca aktörlüğe ara vermişti. Mehmet Ali Erbil'in ısrarı üzerine yıllar sonra kamera karşısına geçecek olan Osman Yağmurdereli filmde Nasreddin Hoca'yı canlandıracak.

GÜLŞEN YÜKSEL - MAGAZİN

http://www.sabah.com.tr/gny/gny105-20050807-200.html

michelle
10-08-05, 05:26
http://www.sabah.com.tr/2005/08/10/gny/im/552D86D75E4C5145A1300FDCb.jpg

Aşk uğruna bıyık taktı

'Bir İstanbul Masalı'nın külkedisi Esma, Keloğlan'a duyduğu büyük aşk yüzünden bıyık takıp, erkek oldu! Ahu Türkpençe'yi başında bere ve dudaklarının üstünde bıyıkla görenler güçlükle tanıdı.

atv'nin izlenme rekorları kıran dizisi 'Bir İstanbul Masalı'nda Esma karakteriyle şöhreti yakalayan Ahu Türkpençe, ilk sinema filmi 'Keloğlan Kara Prens'e Karşı' için cinsiyet değiştirdi! Mehmet Ali Erbil ve Özcan Deniz'le başrol paylaşan güzel oyuncu, filmde Keloğlan'a büyük bir aşkla bağlanan 'Balkız' rolünü canlandırıyor.

ZOR TANIDILAR

Türkpençe, aşkını 'Cankız'a kaptırmamak için bıyık takıp erkek görünümüne giriyor. Önceki gün Bahçeköy Atatürk Arboretumu'nda çekimlerine başlanan filmde Türkpençe, aşkı uğruna çeşitli zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyor. Başında beresi, dudaklarının üzerinde kaytan bıyıklarıyla objektiflere gülümseyen Ahu Türkpençe, yeni projeleriyle ilgili olarak da şu bilgileri veriyor:

'ŞÖHRET' GELİYOR

"Şöhret adlı bir dizi için yeni sezonda kamera karşısına geçeceğim. Ben sadece 'İstanbul Masalı'yla tanınmış bir oyuncu değilim. Üniversite okumuş, onlarca oyunda rol almış bir sanatçıyım. 'Şöhret' dizisinde Hülya Avşar, Seda Sayan gibi zirveye çıkmış birisinin öyküsünü ve zirvedeki yaşantıyı canlandıracağım. Bu karakterin benimle uzaktan yakından ilgisi yok."

BÜLENT İPEK - MAGAZİN

http://www.sabah.com.tr/gny/gny101-20050810-200.html

sbuffy
27-08-05, 16:01
Damada Başrol Verildi

http://www.gecce.com/web/images/haber/ahu-tugce-yorgos.jpg

'BİR İSTANBUL MASALI' DİZİSİYLE YILDIZI PARLAYAN AHU TÜRKPENÇE, "ŞÖHRET" ADLI BİR DİZİDE OYNAYACAK. AHU'NUN ROL ARKADAŞI İSE İLGİNÇ BİR İSİM...
Ahu Türkpençe, 'Şöhret'te başrolü, Tuğçe Kazaz'ın 10 Eylül'de dünyaevine gireceği Yunan sevgilisi Yorgos Seitaridis ile paylaşacak.

sbuffy
02-09-05, 18:20
AHU TÜRKPENÇE

http://www.evyap.com.tr/images/aktuel/roportaj/ahu01.jpg

En son Duru sabun ve Duru şampuan reklamlarında izledik onu. Markamız gibi duru bir, güzelliği var ve dergimizin ilk sayısında da onunla söyleşi yapalım istedik. Ahu Türkpençe, oyunculuğa nasıl başladığından, ailesine ve reklam filmine kadar sorularımızı yanıtladı.
Ögrendik ki, o da "Evyap Ailesi"ni çok sevmiş.

Sizi "Bir İstanbul Masalı" dizisiyle tanıdık. Oyunculuğa nasıl başladınız?
Üniversite sınavlarına girdim ve Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik BöIümü'nü kazandım. Öğrenciliğim devam ederken bir yandan da pandomime gidiyordum. İki sene pandomim yaptım. Okulumun üçüncü yılında, sahnenin beni daha çok mutlu ettiğini fark ettim. Bir an evvel okuldan çıkıp, sahnede bir şeyler yapmak istiyordum. Okulumu bıraktım ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM) Sınavlarına girip, kazandım. MSM Tiyatro Bölümü'nden mezun oldum. Dört Yıllık bir okul ve okulun ilk yılında çalışmamız yasaktı. İkinci yıldan itibaren hem televizyon hem de tiyatro oyunlarında oynamaya başladım. TRT'de çocuk programında sunuculuk yaptım. Yine TRT'de yayınlanan "Yedi Numara" sonra "Güzel Günler" ve "Azat" adlı dizilerde oynadım. Yaptığım bir iş, sonrakinin referansı oldu ve "Bir İstanbul Masalı" dizisi ekibinden teklif geldi. Geniş kitleler bu diziyi izlediği için, insanlar beni bu diziyle tanımış oldu.

Neden pandomimle başladınız?
Pandomim, tiyatronun bir dalı ve mimiklere dayalı sessiz
bir oyundur. Burada vücuduna ve mimiklerine daha çok
önem vermen gerekiyor. Pandomimle başlamış olmam
benim şansımdır. İlk önce vücudunu eğitip, kasların üzerine kafa yorup, vücuduna esneklik kazandırıyorsun. Sahnede çok rahat parende atıp, amuda kalkacaksın, top
çevireceksin. Bunların olması gerekiyor. Benim duygum var, oynayayım demekle olmuyor.

Çok iyi bir ekiple çalışıyorsunuz. Ekiple ilişkileriniz nasıl?
Kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü çok iyi insanlarla çalışıyorum. Onlar yılların oyuncuları ve 'aramızda mesafe olmalı' demiyorlar. Hepsi hayatın içinde, çok güzel insanlar. Set arasında diziyle alakası olmayan konular hakkında sorularımı yanıtlayıp, deneyimlerini aktarıyorlar. Arsen Gürzap'a diyaloglar ve Esma karakteri üzerine tıpkı öğretmene soru sorarmış gibi sorularımı sorar ve cevaplarını alırım.

Esma karakterinde kendinizden bir şeyler buluyor musunuz?
Hayır. Bizim tek ortak özelliğimiz, ortanca çocuk olmamız. Esma bana göre daha durgun ve daha sakin. Ben daha canlıyım. Çabuk sinirlenirim, çabuk gülerim. Hemen
unuturum, kin tutamam. Esma durgun, her şeyi içinde yaşıyor. Unutmuyor, biriktiriyor. Esma sanki benden daha büyükmüş gibi davranıyor. Bana herkes "aynı Esma gibi"
diyor, ama değilim. Onlar beni bilmiyor, canlandırdığım karakter gibi görüyorlar. Bunun dışında çok farklı bir şey oynayayım, desinler ki; burada da çok farklı oynuyor. Başka farklı bir rol olsun orda da oynayayım ve insanların aklında şu olsun: "Biz Ahu'yu çağıralım. o, bu karakteri canlandırır." desinler. Bir doktoru oynuyorsun bundan sonrada hep böyle rolleri sana veriyorlar. Sanki sen doktormuşsun başka bir şey yapamazmışsın gibi. Senin oyuncu
olup olmadığına bakılmıyor, neyi canlandırdığına bakıyorlar, bire bir sen oymuşsun gibi davranıyorlar.

Ailenizi bize biraz anlatır mısınız?
Abim bilgisayar mühendisi, kardeşim modern dansa gidiyor. Babamı kaybettim ve annem de ev hanımı. Anneme çok taparım. O bana her zaman destek oldu. Benimle gurur duymasını çok istiyorum. Neredesin Firuze filminde rol almıştım. İlk sinema filmim ve annemle galasına gittik. Bir gözüm hep annemde, gözü parlıyor mu, gülüyor mu diye sürekli ona baktım. Benimle gurur duymasını çok istiyorum. O benim kızım desin, gögsünü gererek dolaşsın istiyorum.

Sinema, dizi ya da tiyatro oyuncusu olmak gibi özel bir tercihiniz var mı?
Nasıl insanlar yaptıkları işlerinin geniş yelpazesinde bulunuyorlarsa, bu benim için de geçerli. Benim işim oyunculuk. Sinema, tiyatro, televizyon oyunculuğu ya da televizyonda bir program sunmak, canlandırmak hepsi oyunculuğa dair şeyler. Hepsini yapmak istiyorum. Sıraya koyarsam en çok sinema oyunculuğunu seviyorum. Çünkü çok büyülü bir iş, tek başına değilsin, kocaman bir ekiple çalışıyorsun. Oradaki görsel efektler olsun,
müziği olsun işin boyutunu değiştiriyor. Senin oynadığının ötesinde farklı bir şey çıkıyor. Sonra tiyatro geliyor. Orada her şey çok canlı ve gerçek, kimse sana karışamıyor. "Tamam kes tekrar alalım" denilmiyor, oyunu alıp götürüyorsun. O duygu yoğunluğu giderek değişiyor, büyüyor bunu hem sen hem seyirci yapıyor. Yanlış ya da doğru yaptığını da seyirci hissediyor. Televizyon oyunculuğunu iş olarak görüyorum. Televizyon gerekli ve tamamiyle ticari. Televizyonda sanat olmuyor. Başka bir gerçek de" televizyon olmasaydı, oyuncular para kazanamayacaklardı. Tiyatrodan para kazanılmalı ki, televizyonlara kimse muhtaç olmasın.

En son "Duru şampuan" reklamlannda oynamaya başladınız? Teklifi nasıl kabul ettiniz?
Bana bir takım teklifler geliyordu ama kabul etmiyordum. Dizinin başladığı ilk yıl karar almıştım. Röportaj yapacaktım ama televizyona çıkmayacaktım. Esma'yı, insanlara inandırmam gerekiyordu ve kendimi ön plana çıkarmayan, daha çok Esma'yı destekleyici işler yapmalıydım. Duru reklamı, Bir istanbul Masalı dizisindeki Esma karakterine çok uygundu. Esma daha sakin, daha mütevazi daha duru ya... Reklamı da konuştuk. Müziği çok yumuşak ve soft bir reklam, anlattılar. Anlatılanlar Esma karakteriyle çok örtüşüyordu, onun için kabul ettim. İnsanlar da seyrettiğinde aynı Esma gibi dediler. Ondan sonra Ahu olarak şampuan reklamında rol aldım. Bundan da memnunum. insanlar da artık Esma ve Ahu'yu birbirinden ayırmaya başladı.

Markayı biliyor muydunuz?
Duru, kullandığım ve bildigim bir markadır.

"Evyap Ailesi"ne mesajlarınız olacak mı?
Evyap ailesinden çok iyi ve sıcakkanlı insanlarla tanıştım. Yaptığın iş seveceğin bir iş olmalı, işini severek yaparsan hayatada severek bakarsın, yoksa niye yapıyoruz ki. Belli ki, onlarda işlerini severek yapıyorlar. Bu yüzden bu kadar içten ve candanlar. Böyle olmaya devam etsinler.

http://www.evyap.com.tr//00aktuel/roportaj/ahu.asp

-unique-
18-09-05, 13:31
http://www.evyap.com.tr/images/urunler/reklam/thumb/05.jpg http://www.evyap.com.tr/images/urunler/reklam/thumb/32.jpg

ayse
30-09-05, 08:48
[/url]http://www.sabah.com.tr/2005/09/30/gny/im/48AE288539D38C489118F4B2b.jpg [url=""] ("")http://www.sabah.com.tr/gnysabah/i/1_pix_beyaz.gifhttp://www.sabah.com.tr/gnysabah/i/1_pix_beyaz.gif'Aman yanlış anlamayın!'

Geçtiğimiz akşam 'Tadımız Kaçmasın' adlı dizinin kutlama yemeğine sevgilisi Fethi Kantarcı ile birlikte katılan Ahu Türkpençe, gazeteciler tarafından görüntülendiğini fark edince büyük bir panik yaşadı. Güzel oyuncu, "Aman yanlış yazmayın, ben bu dizinin oyuncusu değilim. Diziyle alakam yok. Sadece misafir olarak katıldım" sözleri ve ürkek davranışları ile dikkat çekti. Türkpençe ve sevgilisi, sanki daha önce fotoğrafları hiç çekilmemiş gibi heyecanlıydı. Öner ÖNGÜN



http://www.sabah.com.tr/gny/mag101-20050930-200.html

sbuffy
07-10-05, 13:32
Aylardır Çalışıyor!

http://w3.gecce.com/web/images/haber/ahuturkpence0125210-1252.jpg

GEÇTİĞİMİZ YIL "BİR İSTANBUL MASALI" DİZİSİ İLE BAŞARILI ÇIKIŞ YAPAN AHU TÜRKPENÇE, ŞİMDİLERDE YENİ BİR DİZİYE START VERECEK.
Aylardır çalışıyor, senaryoyu neredeyse ezberledi, rolü hakkında araştırmalar yaptı...

Geçtiğimiz yıl "Bir İstanbul Masalı" dizisi ile başarılı çıkış yapan Ahu Türkpençe, şimdilerde yeni bir diziye start verecek. Aylardır çalışıyor, senaryoyu neredeyse ezberledi, rolü hakkında araştırmalar yaptı... "Motor" deseler hemen başlayacak. Başlayacak başlamasına ama hâlâ ona eşlik edecek erkek oyuncu bulunamadı. Son dönemde ekrandaki dizi patlamasının ardından tüm gözde erkek oyuncular çoktan başka projeler için imzayı attığı için Ahu da ortada kaldı. Yapımcılar şimdi kara kara kimi bulacaklarını düşünüyorlar. Ve hummalı bir şekilde "esas oğlan" arayışına devam ediyorlar.

Yorgos tepki çeker diye vazgeçtiler
Yapımcılar bir ara Ahu'ya eşlik etmesi için Tuğçe Kazaz'ın eşi Yorgos Seitaridis'i düşünmüştü. Yunanlı oyuncuya teklif bile gitti ancak ekip, din değiştirme vakasının ardından 'tepki çeker' düşüncesiyle bu oyuncudan vazgeçtiklerini açıkladılar.

http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=43685

esma_ela
10-10-05, 13:33
Ahu'ya erkek oyuncu aranıyor



Geçtiğimiz yıl "Bir İstanbul Masalı" dizisi ile başarılı çıkış yapan Ahu Türkpençe, şimdilerde yeni bir diziye start verecek. Aylardır çalışıyor, senaryoyu neredeyse ezberledi, rolü hakkında araştırmalar yaptı... "Motor" deseler hemen başlayacak. Başlayacak başlamasına ama hala ona eşlik edecek erkek oyuncu bulunamadı.

Ortada Kaldı
Son dönemde ekrandaki dizi patlamasıyla tüm gözde erkek oyuncular çoktan başka projeler için imzayı attığı için Ahu da ortada kaldı. Yapımcılar şimdi kara kara kimi bulacaklarını düşünüyor.

http://img.takvim.com.tr/2005/10/10/im/323221243BFB0D44AD454525b.jpg

kaynak:http://www.takvim.com.tr/yas104.html

sbuffy
19-10-05, 19:18
İhmal etmeyin kontrol ettirin!

http://www.sabah.com.tr/2005/10/19/gny/im/444976B99D931741BE1F1D8Eb.jpg

Moda, sanat ve televizyonun ünlü kadınları, 'Meme Kanseri ile Mücadele Ayı'nda hastalıkla ilgili görüşlerini hemcinsleriyle paylaştı....

Buay, kadınların en fazla yakalandığı kanser türü olan meme kanserine karşı, çok sayıda etkinlik düzenleniyor. 23 Ekim Pazar günü yapılacak 'Avon'la Sağlığa Yürüyüş' projesine aralarında pek çok ünlü ismin bulunduğu yüzlerce kadının katılması beklenirken, Hülya dergisinin ekim sayısında da, konuyla ilgili özel bir mesaj dosyası yer alıyor. Arzu Kaprol, Meral Okay, Bennu Gerede, Eyşah Özhim, Anjelika Akbar, Hale Caneroğlu, Özlem Tekin ve Ahu Türkpençe, bu hastalıkla mücadelede erken teşhisin önemini vurgulayarak, düşüncelerini paylaşıyor...

Doktordan utanılmaz...
Meme kanserine yakalanmış ancak erken teşhis sayesinde hayatları kurtulan arkadaşlarım var. İstatistikler, bu hastalığa yakalanma riskimizin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Kadınlar doktora gitmekten korktuğu ve utandığı için erken teşhis sağlanamıyor. Fark edildiğinde ise çok geç oluyor. Ben altı ayda bir jinekoloğa gidiyorum. Doktora gitmekten değil, gitmemekten utanalım!

http://www.sabah.com.tr/gny/gny101-20051019-200.html

^DUyGU^
02-11-05, 01:29
Bir İstanbul Masalı'nda Esma rolüyle bir anda dikketleri üzerine çeken Ahu Türkpençe yeni dizisi Şöhret ile haftaya perşembe atv'de izleyici karşısında olacak
Yapımcılığını Faruk Turgut-Gold Film'in üstlendiği dizide diğer rollerde Murat Ünalmış, Nurseli İdiz, Atilla Saral, Şebnem Dilligil ve Sinem Tuncer rol alıyor. Dizinin ilk bölümünde; 25 yaşındaki Gülşen Özer'in babası yıllar önce evi terk etmiş, Gülşen, kardeşleri ve annesiyle ortada kalmıştır. Ailesinin tüm sorumluluğunu üstlenerek kendisiyle aynı şartlarda yaşayan deli dolu arkadaşı Yeşim'le birlikte bir butikte çalışmaya başlar. Çalıştığı butiğin müşterileri genellikle medya dünyasının ünlü isimlerinden oluşmaktadır. Gülşen'in hayatı zamanla değişecektir.

www.medyatava.net

esma_ela
12-11-05, 02:34
http://img128.imageshack.us/img128/179/biristanbulmasalidvd356rn.jpg

http://img128.imageshack.us/img128/3812/biristanbulmasalidvd315qi.jpg

http://img462.imageshack.us/img462/5559/biristanbulmasalidvd2391ux.jpg

http://img352.imageshack.us/img352/1587/bscap0460eu.jpg


lütfen büyük boyut resimler eklemeyin

saygilar dizifilm moderatörü

cankiz

esma_ela
12-11-05, 11:09
'Masal' bitti 'Şöhret' geldi

Bir İstanbul Masalı'nın 'Esma'sı Ahu Türkpençe, atv'de başlayan yeni dizisi 'Şöhret'le yine zirvede.



Onu Bir İstanbul Masalı'nda bir kül kedisi olarak tanıyıp sevdik. Selim'le Esma'nın büyük aşkı, iki sezon boyunca reyting rekorlarını altüstü etti, izleyicinin gönlünde taht kurdu. Dizi mutlu sonla bittiğinde ardında büyük bir izleyici kitlesi ve tadı damağımızda bir masal bıraktı.

'GÜLŞEN' ADLI BİR KIZI OYNUYOR
Ahu Türkpençe, uzun bir aradan sonra yeni dizisi 'Şöhret'le hayranlarıyla buluştu. Güzel oyuncunun yine fakir bir genç kızı canlandırdığı dizi, AB grubunda dizi 7.50 reyting, 21.80 share ile günün en çok izlenen yapımı oldu. Türkpençe'ye dizide Murat Ünalmış ve Nurseli İdiz eşlik ediyor.

http://img.takvim.com.tr/2005/11/12/im/E1AD6587DADFC44AA2FB6890b.jpg

kaynak:http://www.takvim.com.tr/yas103.html

Kader(ZELAL)
18-11-05, 08:24
Şöhreti kabul etmiyorum

Röportaj: Sema DENKER

Bir İstanbul Masalı’nın masum Esma’sı Ahu Türkpençe, ekrana Şöhret dizisinin gösterişli yıldızı Gülşen olarak döndü. Türkpençe, Esma’dan Gülşen’e uzanan kendi şöhret yolculuğunu anlatırken, ‘Benim hayatımı etkileyecek bir ün söz konusu olamaz’ dedi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nde okurken, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin sınavlarını kazandın ve oyunculuk hayatın başladı. Dolayısıyla okuluna ara vermek zorunda kaldın. Yalnız annen, ‘Diplomanı mutlaka göreceğim’ demiş. Bitirdin mi okulu?

Evet. Yaz okulundan dersler aldım. Sonra af çıktı, aftan yararlanıp sınavlara girdim ve sonunda okulu bitirdim. Diplomamı da anneme verdim! Biliyorsunuz aileler böyledir. Yarın bir gün bir şey olur, elinde diploman olsun derler. Haklılar da. Biliyorsunuz, artık lise mezununa iş yok.

- Annen belki de oyunculuğa ‘meslek’ gözüyle bakmamıştır. Bu yüzden okulunu bitirmen için diretmiştir!

Evet, ama şimdi böyle düşünmüyor. Zaten artık kimse böyle düşünmemeye başladı. Çünkü oyunculuk artık ciddi bir meslek haline geldi. Eskiden bu iş, bir meslek olarak görülmüyordu, hobi gibiydi. Yani, ‘Ben aslında şarkıcıyım ama bu işi de yaparım’ gibi bir durum vardı. Şimdi okuldan mezun olan her oyuncu, işine sahip çıkıyor.

OYNAMAYA BAYILIYORUM

- Çocukken, ‘Bir gün çok ünlü olacağım’ diyenlerden misin peki?

Çocukken böyle hayallerim yoktu. Mesela çocukken hiç tiyatroya gitmezdim. Çünkü ben Adile Naşit’i çok severdim ve ailem beni onun olduğu oyunlara götürürdü. Bir gün kendisiyle de tanışmıştım. Boyum çok küçük olduğundan, onu öpmek için koltukların üzerine falan çıkmıştım. Öldüğünde çok üzüldüm ve bir daha da beni çocuk tiyatrosuna götüremediler. Ondan sonra da tiyatroya gitmedim ve hiç ilgilenmedim. Üniversitede fizik bölümü çok ağırdı. Kafamın biraz rahatlaması için Pera Güzel Sanatlar’da pandomim eğitimi aldım. Sonra bir arkadaşım sayesinde Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin sınavlarını kazandım ve oyunculuk başladı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi, beni büyüttü. Gerçekten bambaşka birisi oldum. İnsanlarla empati kurmayı, sevmeyi öğrendim. İyi bir oyuncu olamasam bile kendini seven birisi olarak mezun oldum o okuldan.

- Eskiden seçiliyordun, şimdi işleri sen seçiyorsun...

Evet! Bu müthiş bir duygu. İnsanı motive eden, gururlandıran bir durum. Sana değer veriyorlar, beğendiklerini gösteriyorlar ve ‘Bizimle çalışır mısın’ diyorlar. Bu kimin hoşuna gitmez ki? Artık senaryoyu da seçiyorum. Mesela ‘Şöhret’in senaryosunu seçtim. İşi insanlar beğense de beğenmese de benim içim çok rahat. Severek oynuyorum ve yazarımıza çok güveniyorum. Bir de hikaye ‘Bir İstanbul Masalı’nın tadına yakın.

- İçinde bol entrika, aksiyon olan senaryolarda oynamanın, seyirciye samimi gelmeyeceğini mi düşünüyorsun?

Yok, inanın bu tür rollerde oynasam da kimse bunu yadırgamaz. Seyirciye ne verirseniz onu alıyor. Bugüne kadar beni bu şekilde seyrettiler ve öyle kabul ettiler. Bir gün, başka bir şey yaptığımda eminim ki o canlandırdığım karakterle de beni kabul edeceklerdir. Tabii o işi iyi yapabilirsem...

- İki yıl ‘Bir İstanbul Masalı’nda oynadın. Hiç ara vermeden yeni bir diziye başladın. Doğru yaptığına inanıyor musun?

Aslında ara vermek istemedim. Bu benim işim ve ben işimi çok seviyorum. Oyun oynamaya bayılıyorum. Çalışmadığım zaman canım sıkılıyor. Belki birkaç yıl sonra peş peşe işler yapmam. Ama şimdi ara vermek istemedim.

- Artık şöhretlisin ve yeni dizide de şöhretli bir kadını canlandırıyorsun. Şöhret ne ifade ediyor senin için?

Benim hayatımda şöhretin bir tanımlaması yok, olmayacak da. Ben, şöhreti kabul etmiyorum, kabul etmediğim için de ondan korktuğum, ürktüğüm falan yok. Kimse bana ünlüyüm diye, ‘Gel şurada oyna’ demiyor. Oyuncuyum diye ‘Gel oyna’ diyorlar. İkisinin arasında çok fark var. Ben bunu iş olarak görüyorum ve işimi yapıyorum. İyi mi yapıyorum, kötü mü yapıyorum bu tartışılır. Bunun dışında beni ve hayatımı etkileyecek bir ün söz konusu olamaz.

- Şöhret olmak, para kazanmak, para kazandıkça daha fazlasını istemek, daha iyi bir araba, iyi bir ev, marka giyinmek... Ne düşünüyorsun bu konuda?

Sanırım ben, kazandığım parayı hep iş için kullancağım. Daha iyi bir yaşantıda gözüm yok benim. Ben, Beyoğlu’ndaki iş merkezlerinden, pasajlardan giyinmeye devam ediyorum. Çünkü ikinci el giyinmeyi seviyorum. Daha iyi giyineyim, daha iyi evim olsun gibi bir düşünceye sahip değilim. Ayrıca bizler şanslı bir kuşağız. Her şeyi görerek büyüdük. Hırsım, ihtirasım, isteğim yok benim.

MEHMET ALİ İŞİNDE ÇOK CİDDİ

- Gelelim Keloğlan filmine... Mehmet Ali Erbil’in neredeyse partneri gibi oynadın. Onunla çalışmak nasıl?

Mehmet Ali Erbil için herkes ‘Çok suludur’ der ya, ben ondan hiç öyle bir şey görmedim. Filmin başından, sonuna kadar birçok kez aynı sahnede yer aldık, son derece ciddi ve saygılı birisi. Eğer birileri espri yapsın diye onu kışkırtmıyorsa, inanın hiçbir şey yapmıyor. İnanılmaz ciddi ve müthiş bir oyuncu.

- İlk başta biraz ürktün mü peki?

Acaba gerçekten öyle birisi mi diye düşündüm. Mehmet Ali Erbil, kime, nasıl davranacağını çok iyi bilen birisi. Zaten eminim ki insanın gözüne bakar bakmaz, onun nasıl birisi olduğunu anlıyordur.


Göründüğüm gibi çıtkırıldım değilim


- Gerçekten göründüğün kadar masum musun?

Yüzüm çok oval ve sert hatlarım olmadığı için, masum görünüyorum, böyle bir avantajım var. Ama göründüğüm gibi çıtkırıldım birisi değilim. Tam tersine çok aktif, çok spor yapan ve çok sinirli biriyim.

- Seni en çok ne kızdırır?

Ben insanın kendini bilmemesine çok kızarım. Kendini bilmeyen kişiler çok kaba oluyorlar. Kaba oldukları zaman da etrafındaki insanları kırabiliyorlar. Mütevazı olmak asla kötü bir şey değil. Kibarlıktan kimse ölmez.

- Okulda ya da çalıştığın yerde kimseyle birlikte olmamak gibi bir kuralın varmış, doğru mu?

Evet. Yıllar önce böyle kuralım vardı ve bu kuralıma da uydum. Bana etik gelmiyor. İşini kötüye kullanmak gibi bir şey bu. Zaten şimdi çok güzel bir birlikteliğim var. İş yapmanın dışında başka kaygılar oldu mu, çalışma koşulları zora girecek. Ekip huzursuz olacak.

- Umarım hiç değişmezsin Ahu...

Değişmek istemiyorum. Zaten çok şanslıyım. Yedi yıldır, okuldan görüştüğüm arkadaşlarım var. Zaten öyle bir şey olsa, ilk onlar müdahale eder. Asla böyle bir şeye izin vermezler. Hemen beni çekerler, ben de hemen dururum.


Kendimi vamp bir kadın olarak düşünemiyorum


Yeni bir dizide rol almana rağmen sana hálá Esma diyorlar mı?

Evet. Ama ben inanıyorum ki şu an oynadığım ‘Şöhret’ dizisindeki Gülşen şöhrete ulaştığında, insanlar beni kabul edecekler. Yani o zaman Esma değil de Gülşen olacağım. Birkaç bölüm geçmesi gerekecek.

- Şöhretli olduğu kadar, frapan da bir kadınsın bu dizide.

Bu senaryo yazarımıza bağlı. Frapanlık konusuna gelince, öyle vamp anlamında bir frapanlığım yok. Daha samimi, daha gerçek olmaya çalıştım. Öyle çok vamplık söz konusu olmadığı için, izleyicinin Gülşen’i de rahat kabulleneceğini düşünüyorum.

- Zaten seni vamp bir kadın olarak düşünemiyorum.

Kendimi hiç vamp olarak görmüyorum. Vamplık ve ben! Ancak rol gereği vamp olmam gerekiyorsa, onu yaparım. Kendime güveniyorum.

- Bir İstanbul Masalı’ndaki kızı herkes çok sevdi, ona kucak açtı. Bu durum, yeni dizi için de bir avantaj.

Şimdi bu dizinin ilk bölümde reyting alması, tabii ki sadece benden kaynaklanmıyor. Çok iyi bir hikaye, oyuncular çok iyi, ekibimiz çok iyi. Sadece seyircilerin, ‘Bakalım bizim Esmamız ne yapmış, bakalım ona benziyor mu, bakalım sevecek miyiz’ diye seyrettiklerini de düşünüyorum. Haklılar, ama ileriki bölümlerde ‘Bakalım Gülşen ne yapıyor’ diye izleyeceklerinden de eminim.

- Ama Gülşen’de biraz Esma’nın tadı da var. Bu da bir gerçek...

Mümkün olduğunca Esma’da yaptığım mimikleri burada yapmamaya çalışıyorum. Zaman zaman Esma’ya kaçışlarım oluyor. Onu fark ettiğim an o sahnenin yeniden çekilmesini rica ediyorum. Farklı olmak için elimden geleni yapıyorum.

sbuffy
07-12-05, 08:47
'Şöhretin hayatımda bir tanımı yok''
Yeni dizide önce fakir olan, sonra da şöhrete ulaşan bir kadını oynuyorsunuz. Bu, biraz Yeşilçam melodramlarını hatırlatıyor...

Evet, belki biraz hatırlatıyor, ama aralarında önemli farklar var. Biz dizide şöhreti anlatmaya çalışıyoruz. Çok şöhretli bildiğimiz, tanıdığımız, sevdiğimiz kişilerin hayatları aslında dışarıdan görüldüğü gibi çok parlak ve eğlenceli değil. Kameralar önünde her ne kadar gülüyor olsalar da, kameraların arkasında yani kendi hayatlarında bizden çok da farklı bir hayat yaşamıyorlar. Hepimizin yaşadığı dramları, hatta çoğu zaman daha büyüklerini onlar da yaşıyorlar. Çünkü bir yandan şöhretin bedelini de ödüyorlar.

- Ya canlandırdığınız karakter nasıl biri?

Adı Gülşen. Şu an bir butikte çalışıyor. Daha sonra hasbelkader o da şöhretli bir kişi olacak.

- Ne kadar şöhretli?

Bir Hülya Avşar, Seda Sayan, Bülent Ersoy gibi. Hani onlar hep varlar ve var olacaklar ya, o derece büyük bir şöhrete kavuşuy