Tüm Versiyonu Göster : Erkan Petekkaya
http://www.showtvnet.com/dizi/images/askina_eskiya/erkan.jpg
Çok karizmatik bence.Ayrıca her rol ona çok yakışıyor... :oops:
http://www.yagmurajans.com.tr/serseri/big70340024.jpg
http://www.yagmurajans.com.tr/serseri/big70340003.jpg
[/img]
http://www.yagmurajans.com.tr/taskalp/an.jpghttp://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2003/aralik/06/0620.jpg
http://www.kanald.com.tr/dizi/img/serseri/63/2.jpghttp://www.sabah.com.tr/2004/11/25/gny/im/1F361B1CF3D81F45B134EA97d.jpg
http://www.gecce.com/web/images/foto/foto20041016-1.jpg
http://www.gecce.com/web/images/foto/foto20041016-2.jpg
[/img]
http://www.yagmurajans.com.tr/kopek/kopek5.jpg
Yaa Su Guzelliye/ Yakisiklila Biir Bakiin :D Ister Uzun Sac Ister Kisa Saci 0lsun Ister Uzun...
BIRTANESIINNN ERKAN..... :lol:
http://www.aktifhaber.com/images/news/erkanpetekkaya.jpg
http://www.sabah.com.tr/2004/09/03/gny/im/42DEBE36B22CD54782B66685d.jpg
http://www.sinematurk.com/img/kisi/5722.jpg
http://www.yagmurajans.com.tr/taskalp/an.jpg
http://www.atv.com.tr/inc/yapim/img/bolumler/kopek5.jpg
Uff ya vallah acayiip uzuldum kesiin 20 fazla resimii vardii ama bulamiiy0rum...
erkanpetekkaya_1988
31-03-05, 21:26
beyler bayanlar süper bir erkan petekkaya röportajı buldum salı günki hürriyet gazetesinden aşagıya koyuyorum erkan abinin oğlu varmış bu arada şaşırdım okuyun buyrun aşağıda:
Jön gibi dolaşmayı ben de bilirdim
‘Serseri’ dizisinde çizdiği ‘Ağır ağabey’ tiplemesiyle tanınan, bugünlerde ‘Köpek’ dizisindeki başarısıyla konuşulan oyuncu Erkan Petekkaya, ‘oyuncuyum’ diye geçinenlere sinirli. Petekkaya, ‘Jön gibi ortalıkta dolaşmayı ve aşık olunacak adam karakterine izleyiciyi alıştırmayı ben de bilirdim. Ama bunun adı oyunculuk değil’ diyor.
- ‘Köpek’ dizisinde performansınızı hayli zorluyorsunuz.
Ben rolü elime alıp ona konsantre olmak zorunda kaldığım andan itibaren çok heyecanlanırım ve uykularım kaçar. Asla ‘Olduğu kadar’ demem. Kendi üstüme çok giderim. ‘Köpek’te de öyle oldu. Çok özel bir hikaye, çok özel bir yapım. Çok şanslıyım.
- ‘Köpek’ için gerçek hapishanelerde mahkumlarla bir araya gelmeyi siz mi istediniz?
Benim oyuculuk metodum o değil. Ben bir deliyi oynayacaksam, gidip bir tımarhanede altı ay yaşamam gerekmiyor. Ben düşünerek yaparım bunu. O deliyi kendi içimden çıkarırım. Köpek’te gerçek hapishanede bulunduk. Ama o mahkumların yanına onları kobay gibi incelemeye girmedim. Böyle bir amaçla yanlarına gitmek bana ayıp geldi. Öyle bir şerefsizlik yapmadım.
KADİR İNANIR GİBİ OLABİLSEM KEŞKE
- İzleyici ekranda gördüğü insanı sokakta da görmek istiyor. Bu zorunluluk sizi de zorluyor mu?
Türkiye’de oyuncular tek tip rolleri tercih ettikleri ve dışarıda da öyleymiş gibi davrandıkları için maalesef böyle bir yargı oluştu artık izleyicinin kafasında. Ben Aynalı Tahir’den sonra Serseri’yi oynayınca bana çok tepki gösteren de oldu. ‘Ağır Abi’ye yakışıyor mu böyle sulu şakalar, sulu hareketler. Ne oldu delikanlı haline’ diyenler oldu. Ben Köpek dizisinde tanınmayacak hale geldim. Sivilcesi görünecek diye tansiyonu çıkan oyuncular varken, ben saçı sakalı birbirine girmiş sokağa çıkamayacak halde ekran karşısına geçtim. Jöleli saçlarla jön gibi ortalıkta dolaşmayı ve aşık olunacak adam karakterine izleyiciyi alıştırmayı ben de bilirdim. Ama bunun adı oyunculuk değil, ben oyuncuyum.
- Giderek Kadir İnanır imajının üstünüze yapışmaya başladığını düşünüyor musunuz?
Kadir İnanır gibi bir oyuncu olabilsem keşke. Vücudumda, kişiliğimde, hareketlerimde bir kabadayılık olduğunun farkındayım. Kabadayı usul erkan bilen, ortam bilen adamdır. Ama Kadir İnanır’a benzeyen bir tavrınız var derseniz, gurur duyarım. Çok önemli bir oyuncudur. Gözleri gülerken ağlayan tek adamdır. Gülümsemenin bu kadar yakıştığı başka bir adam da yoktur.
KARIM ÖMÜRLÜK KARIMDIR AYRILMAM
- Evli olduğunuzu neden bugüne kadar gizlediniz?
Evli olduğumu söylemiyordum. Ama eşimin bozulduğunu görünce artık söylemeye karar verdim. Akrabamın kızıyla evlendim. Yaklaşık üç yıldır evliyim. Cano adında üç buçuk aylık bir oğlum var. ‘Canım benim’ anlamına geliyor.
- Düzenli bir aile hayatına sahip olmanın işinize yansıyan olumlu ya da olumsuz yanları var mı?
Hem olumlu, hem olumsuz yanları var tabii ki. Mesela sokaktan çok ayrı kalmak bana pek yaramıyor. 31 yaşında evlenince birden hayatını değiştirmek biraz adamı şaşırtıyor. Ama evliliğimde mutluyum. Karım ömürlük karımdır. İnsanın bir evliliği olur. Dört-beş de çocuğum olsun istiyorum.
- Sinemayı düşünmediniz mi hiç?
Sinema yapmayı düşündüm ama sinemacılar beni düşünmediler. Onlar bir klan sanıyorum. Kendi aralarında bir grup kurmuşlar ve o grup içindeki insanlar kendi aralarında film çekip duruyorlar. Ben o grup içinde değilim. Gerçekten bir gün vazgeçilmez olduğumda onlar bana gelir. Şu anda vazgeçilebilirim. Ama yapılan işler içinde benim de çok katkımın olabileceği filmler yapıldı. Bu da onlar için bir kayıp.
- Bir Anadolu ailesinin oğlusunuz. Aileniz oyuncu olma isteğinize ilk başlarda tepki gösterdi mi?
Ben baskıyla büyütülmedim. Ama babam üzüldü, ‘Ne işin var oralarda oğlum’ dedi. Sonra Devlet Tiyatrosu’na girince işimi ne kadar ciddiye aldığımı anladılar. Aynalı Tahir’den sonra da rahatladılar.
Köpek olayım ama gay olmayayım
Soyunup yatağa girmek, sanat için gay’i oynamak ya da böyle başka karakterlere bürünmek benim hiç ama hiç tercihim olmaz, olamaz! Benim annem, babam var, kız kardeşim var, benim bir karım ve bir oğlum var. Benim dostlarım var. Türkiye’nin eğitim standartı, dünyaya bakış açısı aşağı yukarı belli. Burada, bu memlekette bu tür şeyleri kabul ettirmek çok zor. Sanat adına yapılacak böyle sınırsız uçukluklara kimse hazır değil Türkiye’de. Ben ailemi Türkiye’nin gözü önünde böyle zor bir duruma niye düşüreyim ki. Türkiye böyle bir aydınlığa hazır değil sanat adına. Türkiye’de hala cinsel bir açlık var. Benim ailem böyle bir şeyi kaldıramaz. Onların kaldıramadığı şeyi ben de kaldıramam. Kaldırabilen yapsın. Güzel yaparsa da tebrik ederim. Kedi oynayayım, köpek oynayayım ama öyle roller oynamayayım.
http://img10.exs.cx/img10/1268/erkanpetekkaya2sj.jpg (http://www.imageshack.us)
http://img10.exs.cx/img10/4468/kopek53oc.jpg (http://www.imageshack.us)
jenniferlopez
02-04-05, 16:24
http://www.yagmurajans.com.tr/kopek/kopek3.jpg
http://www.yagmurajans.com.tr/kopek/kopek1.jpg
http://www.yagmurajans.com.tr/kopek/kopek2.jpg
erkan petekkaya yepyeni bir dizi "Beyaz Gelincik" ile muhtesem bir donus yapiyor... 19 Eylulde yayina girecek dizinin cok iddiali ve cok iyi bir dizi oldugu soyleniyor...
http://img316.imageshack.us/img316/9306/15qs16qc.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/3314/52db3fk.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/25/271sq4dm.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/363/640yn3os.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/8011/erkan20petekkaya2011tw9cx.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/2953/erkan20petekkaya2064vj2lw.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/8492/erkan20petekkaya2081ue1bf.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/77/325et.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/7825/364lv.jpg (http://imageshack.us)
http://img316.imageshack.us/img316/4309/500ki.jpg (http://imageshack.us)
http://img294.imageshack.us/img294/5151/dsc00804pg.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/3919/dsc07201od.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/7383/dsc10048ul.jpg
(kopek dizisiinden)
http://img294.imageshack.us/img294/4558/dsc03914md.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/5858/erkan20petekkaya2011tw.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/5687/erkan20petekkaya2064vj.jpg
http://img294.imageshack.us/img294/9934/erkan20petekkaya2081ue.jpg
http://img381.imageshack.us/img381/5193/erkanpetekkaya4yg.jpg
bir kac resim... ;)
http://img398.imageshack.us/img398/8760/mer25pr.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/4149/mer32zf.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/6417/mer46ev.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/303/mer52yo.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/6928/mer61df.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/8641/mer75my.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/9355/mer86tf.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/4977/mer95no.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/6455/mer105av.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/5164/mer112wl.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/1459/mer123ck.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/6686/mer137pv.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/310/mer140cz.jpg (http://imageshack.us)
http://img398.imageshack.us/img398/8896/mer5ws.jpg (http://imageshack.us)
http://img187.imageshack.us/img187/1777/image10312151tv398wt.jpg
http://img19.imageshack.us/img19/9068/image10312317tv397hr.jpg
http://img43.imageshack.us/img43/6919/image10312258tv390zp.jpg
Hayatım otobüs durağında tanıştığım kızla değişti
Beyaz Gelincik dizisinin karizmatik Ömer Ağası Erkan Petekkaya, o gün o otobüs durağında olmasaydı ve çok beğendiği o genç kızın peşinden gitmeseydi belki de hiç bu işlerin içinde olmayacaktı. Tesadüfen çıktığı tiyatro sahnesinden öylesine etkilenmiş ki bir daha başka bir iş yapmayı düşünmemiş....
atv'de yayınlanan "Beyaz Gelincik"in karizmatik işadamı Ömer Aslanbaş kimliğindeki Erkan Petekkaya ile birlikteyim. Bu ilk tanışmamız. O kendini saklamaya çalışıyor, bense onu çözmeye. Aslında üzerime alınmamam gerekiyor çünkü o hep böyleymiş. Yani hayatını ortaya koymak ona göre değil. İlk kez "Serseri" dizisinde izlemiştim, muhteşemdi. (Onun öncesinde de Aynalı Tahir varmış.) Sonra Köpek'te gördüm, yine oyunculuğun sınırlarını zorluyordu. Şimdi iki dirhem bir çekirdek, bir ağa rolünde... Ve bugünlerde herkes onu konuşuyor. Erkan, Diyarbakır'da doğmuş, sokaklarda büyümüş, eğitimini tamamlamış, sonra tiyatro yapmak için yine doğduğu topraklara dönmüş... Feodal bir aile yapısı içinde büyümüş. Hala da o değerlere sıkı sıkıya bağlı... Özel hayatını kimseler bilsin istemiyor. Onun için kimse ne eşini tanıyor ne de oğlunu... Tek bir derdi var: İşini iyi yapmak... Şöhreti ise hiç umursamıyor. Çok iddialı değil mi? Ama öyle...
- Televizyonda popüler bir iş yapınca insanın hayatında en hızlı ne değişiyor?
Sokakta yürürken ya da bir yere girdiğinizde herkesin size bakması değişiyor, size kimse bakmazken bir anda herkesin yüzü size dönüyor.
- Bu şikayet edilmesi gereken bir şey mi?
Bu işin cilvesi, şikayet etmiyorum ama bazen rahatsız oluyorum. Yani herkes beni tanıyor diye enteresan bir mutluluk yaşamıyorum. Ayrıca 8 yıldır bu piyasanın içindeyim. Yani benim için her şey sindire sindire oldu. Yani bu popülarite iki yıldır var olan bir şey değil. Ben beş yıl önce de böyleydim. Önceden de Kasımpaşa'ya gittiğimde yine sokakta yürüyemiyordum, arabama binemiyordum. Şöhret hayatıma çok yavaş yavaş geldiği için şok yaşamadım.
- Bir anda şöhret olsaydınız bugün nasıl bir ruh halinde olacağınızı kestirebiliyor musunuz?
Bir şey olmazdı. Kişiliğim şımarmaya, "Vay ben ne oldum" demeye müsait bir kişilik değil.
- Diyarbakırlı olduğunuzu, ailenize çok bağlı olduğunuzu biliyorum. Sanırım gelenek ve göreneklerden kopmadan bugünlere gelmişsiniz.
Tabii öyle yetiştik, öyle büyüdük. Ama çok özgür bir ailede büyüdüm. Babam ve annem çok özgür bıraktılar, baskıcı değillerdi. Ben 6 yaşındayken İstanbul'a gelmişiz.
- Ve ne sizin ne de ailenizin aklında hiç böyle bir şey yokken oyuncu olmaya karar vermişsiniz...
Evet, her şey tesadüflerle gelişti. Dershaneden çıkmıştım, otobüs durağında çok güzel bir kız gördüm. Onun peşinden gidip otobüse bindim ve tanıştım. Amatör tiyatro yapıyormuş. Beni provalarına davet etti. Gidip gelmeye başladım. Bir gün oyunculardan biri rahatsızlanmış, ben de oradaydım. Benden onun repliklerini okumamı istediler. Yapamayacağımı söyledim. O zamana kadar yüksek sesle şiir bile okumamıştım. Ama ısrarlarla kendimi sahnede buldum. Ve çıkış o çıkış. Çok etkilendim sahneden. Sahneye adım attığımda tüylerim diken diken oldu ve çok sevdim o duyguyu.
O KIZ SEVGİLİM OLDU
- Peki o kıza ne oldu? Birbirinizin izini kaybettiniz mi?
Hayır kaybetmedim. Ben konservutuara girdim. O da benden iki yıl sonra benim okuduğum okulu kazandı. Ve yıllar sonra da birlikte bir dizi filmde oynadık. Bana aşık bir kızı oynuyordu.
- Tesadüflerle başladı ve şu anda Devlet Tiyatrosu sanatçısısınız...
Evet, okulu bitirdikten sonra 93 yılında Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'na tayin oldum. 8 yıl kaldım orada. Kadrom hala Diyarbakır'da. Gidip geliyorum.
- Siz de 'bankamatik sanatçısı' mısınız?
Hayır değilim. Orada beş yılı doldurduğum için tayin olmam gerekiyordu ama 13 sene doldu hala tayin etmiyorlar. Dolayısıyla ben de hala gidip geliyorum Diyarbakır'a. O zamanda Diyarbakır'da göreve başlamayı kendim istemiştim. Çünkü orası benim memleketim.
- Diyarbakırlılar o toprakların çocuğu olduğunuzu bilirler mi?
Biliyorlar tabii. Oranın en sıkı caddesinde bir fotoğrafçının vitrininde senelerdir kocaman bir fotoğrafım durur.
- Diyarbakır'ın gururu olduğunuzu mu söylüyorsunuz?
Tam olarak öyle demeyelim ama severler beni...
- Neler kattı o şehir size?
Çok şey. Okuldan mezun olduğum zamandı, çömezdim. Çok büyük sahne tecrübesi kazandırdı. Öteki anlamıyla da özümü gördüm. Çünkü orası benim memleketim. O kültürle büyüdüm. Çok önemli bir şeydir bu. Çok cafcaflı bir dönemde oradaydım ve her şeye şahit oldum. Kendimle ilgili çok düşünme fırsatım oldu. Çünkü karışık bir dönemdi ve yapacak fazla bir şey yoktu. Tiyatrodan eve, evden tiyatroya gidiyorduk. Çok okuma fırsatı buldum. Kişiliğimdeki arızaları keşfedip, onları yamamaya, iyileştirmeye çalıştım.
- Terör olaylarının tam da ortasında kaldığınız oldu mu hiç?
Tabii kaldım. Bomba patladı, yattım çamurun içine. Yolda yürürken bile sürekli çatışma sesleri duyardık. Bu bizim için normal bir şeydi. Hatta bir gün geç kaldığım için tiyatrodan aradılar. "Evden dışarı çıkamıyorum. Çatışma bitsin geleceğim" dedim.
- Diyarbakır'da doğup İstanbul'da büyüyorsunuz. İki farklı şehir, iki farklı kültür... Hangisiyle şekillendiniz?
SOKAKTA BÜYÜDÜM
Ben sokaklarda büyüyen bir çocuktum. Yaramazdım. Hala da sokağı çok severim. İlkokul 1'e giderken Bostancı'dan otobüse binip Topkapı'ya bitpazarına giderdim. Maceralı bir çocukluk yani...
- Aileniz oyunculuk seçiminiz nedeniyle önce endişelere kapılmış. Şimdi neler hissediyorlar?
Aynalı Tahir'i oynayana kadar "Bu çocuk ne yapıyor?" diye bakıyorlardı. Sonra delikanlılığın kitabını yazınca onlara da hoş geldi.
- Demek ki o delikanlılığın kitabını yazan rolünüz kurtarıcınız olmuş... Başka bir kimliği canlandırsaydınız, kabul etmezler miydi?
-Ben, o başka bir role girmezdim ki...
- Niye?
Ailemi gerecek, kendimi gerecek, seyirciyi gerecek bir şey yapmam.
- Oyuncunun kuralları olur mu?
Burası Paris değil, burası Türkiye Cumhuriyeti. Paris'te yaşasaydım kurallar koymazdım tabii. Ama burada içime sinmeyen bir şeyi yapmam. Genlerimde var, bazı şeyler eğer beni iterse yapamam.
- Neler onlar?
Çok soruluyor, "Gay'i oynar mısınız?" diye... Oynamam. Binlerce rol var. Mesela bir soygun filminde oynamayı çok isterim.
- Psikopat rolleri seviyorsunuz...
Hayır öyle denk geldi.(Gülüşmeler) Serseri dizisindeki tipi tamamiyle kendim çıkardım. Mesela orada Güneydoğu şivesini o kadar iyi konuşmamım sebebi Diyarbakır'da çok iyi araştırmış olmamdır. O karakter senaryoda kötü bir adamdı, ben ise onu başka türlü oynadım. Çok riskli, bıçak sırtı bir işti. Küçük bir yanlışım olsaydı biterdim, şu an burada oturuyor olmazdım. Ama "Aynalı Tahir" ve "Aşkına Eşkıya"dan sonra değişik bir şey yapmam gerekiyordu. Bu dizilerde herkes beni langada lungada yürüyen biri zannediyordu. Benimse insanlara iyi oyuncu olduğumu göstermem gerekiyordu. Ve başardım.
- Şimdi Beyaz Gelincik'te bir toprak ağasını oynuyorsunuz ama yüzü batıya dönük bir ağayı... Onca zor rolden sonra bu biraz daha sakin bir karakter. Niye tercih ettiniz?
Hala nasıl daha değişik yapabilirim, nasıl daha iyi oynayabilirimin peşindeyim. Ben de dizideki Ömer Aslanbaş gibi bir tipim aslında. Hem Anadoluluyum hem modernim. Yüzlerce kitap okudum, müziğin en babasını dinlerim bilirim ama oynadığım rollerde o yönümü hiç gösteremedim. Şimdi öyle bir fırsatım oldu. Beyaz Gelincik'te daha fit bir adamı oynuyorum. Daha önceki dizilerde dağınık adamları oynadım. Dolayısıyla bu dizide oyunculuğumu daha minimalize etmem gerekti.
- Güçlü erkek karakterler birer senaryo kahramanı olsalar da, izleyici onu gerçeğe dönüştürmeye başlıyor bir süre sonra. Şu anda kadınların favorisi olduğunuzu söylesem....
Ben daha böyle bir şey hissetmedim. Hem bize olmaz böyle şeyler. O söyledikleriniz megastarlara olur. Tarkan'a falan olur. Biz normal yaşayan insanlarız. Sokaklarda artist gibi yürümüyorum ki ben.
- Sürekli "Ben işimi daha iyi nasıl yapabilirime bakarım" türünde cümleler kuruyorsunuz. Bu işin popülaritesi gerçekten ilgilendirmiyor mu sizi?
İlgilendirmiyor. Biri benden imza istediği zaman çok utanıyorum, yüzüm kızarıyor. Ben işimi yapıyorum. Çaycı gibi, garson gibi, doktor gibi ben de bir meslek icra ediyorum. Mesela "Sizi bir kere öpebilir miyim?" lafını hiç anlayamıyorum. Bu işin okulundan gelmemiş olsaydım belki sizin dediklerinizi yaşıyor olabilirdim.
HİÇ DEĞİŞMEYECEĞİM
- Tamer Karadağlı da konservatuarlı ama görüyorsunuz şöhretini ve onun uzantılarını...
O onun gafil hatası. Herkes aynı hataya düşecek diye bir şey yok.
- "Hiç değişmeyeceğim ve ben hep bu olacağım" söylemi çok iddialı değil mi?
Hayır iddialı bir laf değil. İnsanın ortalama ömrü 65 yıl. Yani sonunda toprağa gireceğiz. Her şey bitecek. Ben sadece iyi yaşamak ve işimi iyi yapmak istiyorum 50-60 yaşımda ardıma baktığımda gerçekten içime sinen birkaç iyi iş yapmış olmak istiyorum. Ben şimdi burada Al Pacino'yu görsem imza istemem. Üstelik müthiş hayranımdır. Onların hayatlarını anlatan belgeselleri izliyorum. Günlük hayatta herkes gibiler. Sadece işlerini yaparken artist oluyorlar. Ben de böyle bir adamım. Televizyona çıkıyorum, 60 milyon beni seyrediyor diye inanılmaz duygular yaşamıyorum. Ama insanların şaşırdığını görüyorum. "Bizimle oturup konuşuyorsunuz" diyorlar. Ne alakası var, tabii ki konuşurum. Herkes işini yapıyor. Biz sadece büyük bir çoğunluğun önünde yapıyoruz o kadar... Bundan bir gurur duymuyor muyum? Tabii ki duyuyorum, neden duymayayım. Doktor olsam, iyi bir ameliyat yapsam yine büyük mutluluk duyardım. Mesleğimi iyi yapmanın gururu ve mutluluğunu yaşıyorum.
Birbirimizi Çok Sevdik
- Beyaz Gelincik'in dört erkeği; siz, Altan Erkekli, Mehmet Günsur ve İsmail Hacıoğlu... Yıldızlar kadrosunda bir çekişme var mı? Hepsi çok iyiler. Altan abi çok saygı duyduğum bir oyuncu. Röportajlarımda "En çok kiminle oynamak isterdiniz?" diye sorulduğunda onun adını mutlaka söylerdim. Allah beni seviyor, şimdi onunla oynuyorum. Diğer arkadaşlarla da kardeş gibi olduk. Dizi için çok iyi bir cast oldu. Dörtlü olarak bir karenin içine girdiğimizde güzel duruyoruz ama birlikteyken de öyleyiz. Birbirimizi gerçekten çok sevdik. İstanbul'da olsaydık bu kadar çok birlikte vakit geçiremezdik. Dolayısıyla birbirimizi de bu kadar iyi anlayamazdık. Ama Adana'da farklıyız.
- Beyaz Gelincik ile Ömer Aslanbaş'ın aşkı büyüyecek mi? Bilemiyorum ama büyük bir ihtimalle öyle olacaktır. Görünen köy kılavuz istemez.
İşim Bitince Aileme Koşarım
Evli olduğunuzu uzun süre kimseler bilmemiş... Bir akrabanızın kızıyla evlenmişsiniz. Ve ilk görüşte aşkmış doğru mu?
Evet... Onu gördüğüm anda "Bu benim evleneceğim kişi" dedim.
- Niçin eşiniz ve oğlunuz hiç ortada yok?
Onları bulaştırmam bu ortama.
- Neden korkuyorsunuz?
Korkmuyorum. Sadece prensip. Bir şeye nasıl başlarsanız öyle gider. Ailemi bu işlerin içine sokmak istemiyorum. Doktor olsaydım, herhalde eşim hastaneye gelip benimle ameliyata girmezdi. Ben eşimi daha çekim setine bile götürmedim. Bilmez oraları.
- Zamanında, yani bekarlık günlerinde çok hızlı yaşamışsınız. Şimdi aradığınız dinginlik mi?
Doğru, zamanında çok yaşadım, sıkıldım. Gece hayatının dibine vurmuş bir adamım. Ama evlenmeden önceki hayatla evlendikten sonraki hayat çok farklı. Sorumluluklarım var. Yani insanın bekar olmasıyla, evli olması arasında dağlar kadar fark var. Evlendiğinizde bazı şeylere "Allahaısmarladık" demeyi bilmek gerekiyor. Zaten onlara veda etmeden evlilik fikri saçma. Ben bütün bunlara veda ettikten sonra evlendim.
- Sanatçılar kendi hayatlarının bir evliliği, dolayısıyla düzeni kaldıramayacağı iddiasındadırlar...
Çok saçma bir şey. Bence bu insanların zaaflarından kaynaklanan bir durum. Ben sanatçı gibi yaşamıyorum. Normal iş yapan biri gibi yaşıyorum ama pırıltılı bir hayatın içindeyim. Zamanında yaşadım, o balı emdim, bitirdim. Kendimi de hiç bozmadım. Beni hiç bozuk gördünüz mü? İlk zamanlarımda bir iki hataya düştüm. Cahilliğimden düştüm, flaşlar patlayınca ne olduğunu anlayamadım. Ama sonra öğrendim ve bir daha da olmadı. Özel hayatım her zaman gizli kalmıştır.
- Bu konuda çok mu iddialısınız?
İnşallah, saçma sapan bir hata yapmazsam özel hayatım her zaman gizli kalacak.
- Yani star olsanız da asla magazinel olmayacaksınız, öyle mi?
Aynen öyle. Bu tavrım size abartı gelmesin. Kendimi "Böyle davranmalıyım" diye zorlamıyorum. İçgüdüsel olarak böyle davranıyorum.
- Dizi çekimleri nedeniyle sürekli Adana'dasınız... Aileden uzak kalmak zor değil mi?
Onun da çözümünü bulduk. Eşim ve oğlum da benimle birlikte Adana'da. Otelde kalıyoruz. İşim bittiğinde de doğru eşime ve oğluma koşuyorum.
- Bir Osmanlı tarafınız var sanki? Evde ben ne dersem o olur gibi...
Osmanlı demeyelim. O biraz sert olur. Ama feodal bir anlayışım var. Her zaman benim dediğim olacak diye bir şey yok. Eşimle oturur, her şeyi konuşuruz. Eşim de üniversite mezunu ama şu anda çocuğuma baktığı için çalışamaz. Çünkü çocukların kişiliği 0-3 yaş arasında oturuyormuş. Dolayısıyla böyle bir zamanda çocuğumu bakıcıya teslim edemem.
Şengül Balıksırtı-Sabah
'Niyetini öğrendim ya o Ceren yandı yandı'
Aslı Tohumcu'nun Erkan Petekkaya ile röportajı
Bu pazar, bir nevi TMC Yıldızlar geçidi oldu. Vahide Gördüm'le başladık, Erkan Petekkaya ile devam ediyoruz. 'Bir Halk Ekmek kuyruğu, bir de Erkan Petekkaya'yla söyleşmek isteyenler kuyruğu durumu' dikkatimi çekiyor. Bekliyorum sıramı. Beklerken kafama görünmez bir tuğla düşmüş olmalı ki, asrın potunu kırıyorum. Bir daha bir daha kırıyor, pot kırmaya doyamıyorum. Tam, şimdi camı kırmak suretiyle otelin havuzuna doğru uçuşa geçirecek beni diye düşünürken, kimseye söylemem merak etme, diyor. Sözünün eri bir tipe benziyor, bakalım...
Azıcık ataerkil, bolca esprili erkekleri severim, ne yalan söyleyeyim. Allah sahibine bağışlasın, Erkan Petakkaya'yı da pek sevdim. Benim ona sorduğumun iki katı soruyu o bana sordu, yok eteğine çay damladı, sigaranın külü uzadı diye ters köşeye yatırıp durdu.
Adana'da havalar nasıl?
Adana'nın çok kalleş bir havası var. Çok sıcak oluyor, sonra birden soğuyor, terin de üstünde kuruyor. Bir gün hastanede yattım geçen hafta.
'Adam hasta oldu, seti durdurun!' diye bağırdılar mı?
Yok. Sabah gittim çekime, sonra hastaneye gittim, doktor seni bırakamam dedi. Onlar da başka bir şey çektiler.
DİZİ BİR YERE OTURDU
Yakında Adana sokaklarında ağam diye ellerinize sarılmaya başlar insanlar...
Ara ara takılıyorlar, ama öyle şey yapmazlar. Dizi yeni başlayan işler içinde en istikrarlısı reyting olarak. Bir yer edindi. Onu daha yukarı çıkarmak artık bizim elimizde. Seyirci bizim için yapacağını yaptı. Biliyorsun altmış yetmiş tane dizi başlıyor, sapır sapır dökülüyor çoğu. Beyaz Gelincik bu sene iyi bir yere oturan dizilerden biri. Altan Abiyle oynamak benim için hayaldi. O dört kardeşe gelirsen, herkese hitap edecek bir dörtlü olduk. Hepimizin ayrı bir kitlesi var. Bir karenin içine girdiğimizde güzel duruyoruz. Bir de bazen insan bir salise gerçeği unutur ya, olmadık bir şey düşünür, işte bazen bir salise kardeş olduğumuzu düşünüyoruz.
Tanınmış isimler dizilere oyuncu olarak sürüldü bir ara. Böyle bir şansınızın olmamasının sıkıntısını çektiniz mi?
Şarkıcılar o kasetleri yapmak için yıllar harcıyor, o işler basit değil. Alın terine saygı duymak lazım. Oyuncu olmak da güç bir iş. Şarkıcılar bize göre daha şanslılar. Ama o şansı kolay elde etmiyorlar. Benim için de kolay olmadı. Altı yedi yıldır bu piyasadayım. İlk bir ilaç firmasının bayi toplantılarında gösterilen bir antidepresan tanıtımında oynadım.
Kim bilir kaç kişinin hayır duasını aldınız...
Bilmiyorum. Sonra kamera şakası yaptım. İşe başladığımda kamera gizliydi tabii, ne kadar enteresan değil mi? Kolay olmadı, yıllarca bir sürü iş yaptım. Benim de öyle bir kasedim var yani.
DOĞRU YOLDAYIZ
Peki bu böyle gider mi?
Ben yaparım bu işi, belli bir yere kadar yapmak istiyorum. Dünyayı gezmek gibi hayallerim var. Bu garip bir şey, sigara gibi. Ne bileyim. Ama elli yaşımdan sonra fazla çalışmak istemiyorum, hala varsam tabii. Yanlış bir şey yapmayıp piyasada tutunan biriysem devam ederim.
Yanlış derken ilişkiler anlamında mı?
Bir yerde yanlış bir laf edersiniz, zınk diye bitersiniz. Bir sürü insanın başına geliyor. Olabilir, çok enteresan bir piyasa. Öyle bir şey olmadığı sürece devam ederim, zevkli bir iş. Ama belli bir yaştan sonra dünyayı gezeyim, tekneyle falan...
Var mıdır yelkenciliğiniz?
Yok canım, ama öyle şeyler uğraşmak isterim, ilerde ne yapmak istersin deseler.
Yaa, oğlumu bir parka bile götüremiyorum rahat rahat diyor musunuz?
Bazen 'Uğraşamayacağım' dediği oluyor insanın. Moralin bozuk oluyor, kimseyle konuşmak istemediğin zaman oluyor. Bizimki öyle bir iş ki, herkesin evine giriyorsun. Sorumluluk işi. O insan sana 'A, naber abi, iyi misin?' dediğinde güleryüzlü olmak zorundasın. Senin ekmek teknen o. Ekmeğe hıyanet edilmez. Her 'Abi naber?' diye gelen sanki daha önce hiç böyle biri gelmemiş, ilk kendisi geliyormuş gibi geliyor. Büyük bir ilgi göstermeni bekliyor. Halbuki ben bunu 5 bininci kez yaşıyorum. Ama bu, doğru yolda olduğumuzun göstergesi.
ESKİDEN BÜYÜK OYNARDIM
Web sitenizde 'Abi yakışıklı değilsin, diğer oyunculara göre yaşlısın da, ama karizmatiksin' türü yorumlar var. Canınızı sıkıyor mu böyle şeyler?
Evet, babyface bir adam değilim, erkek güzeli de değilim. Aman bunları başlık yapma bak. Ama farklı bir duruşum var ekranda. İnsanlar tipime bakmıyor, nasıl oynadığıma bakıyor. İşimle demek ki varım. Ama tabii gudubet bir adam da değilim.
Bu başlık olabilir belki...
Aman aman.
Köpek çok sert bir tipti. Ömer tatlı sert. Bu geçişler kolay mı?
Serseri'de güneydoğulu bir adamı oynadım. Absürd komediydi. Köpek apayrı bir şeydi. Beyaz Gelincik bunların ortasında. Hiç salon adamı oynamadım. Hep halk adamıydım. Ömer Doğu ile Batının sentezini yaşayan bir adam. Okumuş, aydın. Aynı zamanda toprağına bağlı, feodal duygularını yitirmemiş, aile bağlarına önem veren biri. Bu rol oyunculuğumu geliştirdi. Eskiden daha büyük oynuyordum. Şimdi biraz daha sıkıştırılmış oynuyorum. Bir iş adamı sonuçta. Bu tip adamların sevinçleri, üzüntüleri çok abartılı olmaz, duyguları sıkıştırılmıştır.
Neden sevdik Ömer'i?
Senin dediğin gibi. Çok yumuşak erkeklerden de hoşlanmıyoruz, çok sert erkeklerden de. Toplum olarak merhametli, dediğim dedik ama özür dilemesini de bilen, korumacı, yeri geldiğinde canını verebilecek, yeri geldiğinde canını alabilecek, samimi olabilen insanları seviyoruz.
Ailesine biraz fazla bağlı ama. Mustafa'yla Meryemce'nin evden ayrılmasına izin vermediniz. Kız mutsuz.
Ama kendisi için de geçerli bir şey bu. Ömer de istese gider İstanbul'da yaşar.
O gitmiyor diye Mustafa da mı gidemeyecek, öyle şey olur mu?
Ama bu bir aile geleneği, o geleneği koruyor demek ki. Mustafa'ya gitme dedik, gidemezsin demedik. O gidemedi. O tip ailelerde kanında vardır, öyle davranmak. Yüreği elvermez gitmeye. Yoksa hepsinin ayrı bir evi de olabilir, ama bence güzel bir şey. Ben isterdim kalabalık aile olarak yaşamayı. İnsanın ailesinden başka neyi var!
Çekirdek aile diye de bir kavram var ama...
Toprağa bağlılık daha farklı, belki içgüdüsel bir şey. Bunu buradan anlamak mümkün değil. O senin toprağın yani..
Sizin toprağınız neresi?
Benim bir dikili ağacım yok (gülüyor). Benim kültürüm modernize edilmiş Güneydoğu kültürü. Biz de kalabalık bir aileyiz. Ömer bana bir parça benziyor.
Ceren'e uçakta yaptığınız neydi? Baskın yaptınız tam yalnız kalmakistediği anda...
Herkes yapar. Kızı tavlamaya çalışıyor ama bunu zekice, kaliteli bir şekilde yapıyor.
Ama Ceren bunu öyle yaşamadı...
Ama Ömer kızın ondan intikam almak istediğini bilmiyor ki. Ayrıca ısrarcı değil, sadece teklif ediyor, şartları sunuyor ama seçimi ona bırakıyor.
Şimdi intikam olayını öğrendinize göre...
Yanı var ya, yandı.
Duygularım nasırlaşmış mı...
TEKRAR okumaları yapıyorum şu sıralar. Hermann Hesse okuyorum. Üniversitede çok severdim, şimdilerde nasıl diye bakıyorum (gülüyor). Sevmemde bir neden varmış. O zaman başka bakmıştım, şimdi çok daha başka bakıyorum. Öyle bir kür uyguluyorum anlayacağın kendime. Eskiden yaptığım şeylere, kültürel anlamda, kişiliğimi, oyunculuğumu geliştirmek anlamında yaptığım şeylere bir de bu gözle bakmaya çalışıyorum. Aradaki farkı, kendimdeki değişimi ya da gelişimi görmeye çalışıyorum. Aslında çok fazla bir şey değişmemiş, duygularım değişmemiş yani. Sert bir piyasanın içinde yaşadım yıllardır. Çok sert ve stresli bir piyasa gerçekten. Acaba son sekiz on senedir yaşadıklarım kişiliğimi sertleştirmiş mi, duygularımı nasırlaştırmış mı, yufka yüreğimden bir şey eksilmiş mi düşünüyordum uzun zamandır. Korkuyordum da, farkında olmadan bir değişim olmuş mu diye. Üniversitedeki halimle bugünkü halim arasında kültürel açıdan, hayata bakış açısından, mesleğime bakış açısından, maddi açıdan çok büyük farklar var. Onunla uğraşıyorum şu sıralar. Ama neyse ki, özüm değişmemiş.
Aslı Tohumcu/Akşam/13/11/2005
Erkan Petekkaya yeni açtığı web sitesinde özgeçmişini şöyle anlatıyor;
Bundan tam 33 yıl önce zodyak’ın yay burcuna tekamül ettiği bir kış günü dünyaya gelir. Her yıl 12 Aralık gününü özel bir gün olarak sevdikleriyle kutlamaya devam eder. Babası Akın Petekkaya hayli kalender ve çocuklarıyla yakın dostluklar kurabilen ender babalardan biri. Anne Şeref Hanım da keza görgülü ve şefkatli bir anne. Kız kardeşi Ayşe doğduktan sonra hiç kıskançlık krizlerine girmez ERKAN PETEKKAYA. Zira onların ailesinde her zaman paylaşımcılık ve sonsuz sevgi esas alınır. Herkes payına düşen sevgiden nasbini fazlasıyla alarak büyür bu evin içinde. Diyarbakırlı bir ailenin çocuğu olarak gelenek ve göreneklerine saygılı bir bağlılıkla büyüyen ERKAN PETEKKAYA, İstanbul’da Anadolu Yakası’nda süre gelen bir çocukluk dönemi geçirir. Mehmet Karamancı İlkokulu’nda başlayan okul hayatı daha sonra Bostancı Ortaokulu’nda ve Fenerbahçe Lisesi’nde devam eder.
ERKAN PETEKKAYA’ nın oyunculuk kariyerine uzanan heyecanlı ve zorlu macerası Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı ‘nı kazanmasıyla başlar. Başarılı bir öğrenci olarak hatırlanan ERKAN PETEKKAYA, 1993’ten beri de devlet tiyatrolarının kadrolu oyuncularından biridir. Sayısız tiyatro oyununda performans gösteren ERKAN PETEKKAYA, 1994 yılında kamera şakalarıyla tanıştığı televizyon dünyasına 1996 yılında “Güzel Günler” dizisiyle başarılı bir giriş yapar.
şeklinde başlıyor. İşte biz de KadınVizyon’un beğendiğimiz erkekler bölümü için Erkan Petekkaya ile görüştük ve hayatımıza TV dizileri ile girmeye başladığı noktadan itibaren neler olduğunu sorduk. Sorularımıza cevapları şöyle oldu.
KadınVizyon : Oyunculuğa nasıl başladınız?
Eskişehir Anadolu Üniversitesi konservatuar oyunculuk bölümü mezunuyum. 1994’ten beri de Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nun kadrolu oyuncusuyum. Tiyatro kökenli bir oyunculuk geçmişim var.
“Güzel Günler” adlı televizyon dizisiyle kamera karşısında oyunculuk performansı göstermeye başladım. “Aynalı Tahir” dizisi izleyicinin çok aklında ve gönlünde yer etti. Derken “Aşkına Eşkıya”, “Taştan Kalp”, “Japon Gelin” geldi. Serseri dizisi oyunculuk kariyerimde önemli bir yer tutuyor. O güne kadar hep drama oynamıştım. Komedide “Serseri”, de çok ufkumu ve yolumu aydınlattı.
Oyunculuğuma ön yargılı bakanların fikirlerini tamamen altüst etti. Yapımcılar için benimle ilgili bir devrimdir “Serseri”. Ondan sonra, bana gelen teklifler daha performansa yönelik daha ciddi projeler oldu. “Köpek” dizisi bu şekilde gelişti. Tamamen benim üzerime uyarlanan bir projeydi.
Şimdi de ATV’de ekrana gelen “Beyaz Gelincik” izleyicisiyle buluşuyor. Burada da holding yöneticisi, yarı toprak ağası yarı batılı bir salon adamını canlandırıyorum. Şık bir doğu-batı sentezi.
KadınVizyon : Tesadüfen başladığınız oyunculuk olmasa, ne olmak isterdiniz? Ya da planlıyordunuz?
Dediğim gibi oyunculuk tesadüf değil benim için. Çocukluğumdan beri eğitimini aldığım işi yapıyorum. Tıp okuduktan sona şansımı televizyonda aramış değilim. Bu yönde yetiştim, bu alanda gelişim gösterdim. Hayatımda hiçbir şey tesadüf olmadı işim adına. Yaptığım her işin temelinde ciddi bir çalışma, ciddi bir hedef ve azim vardır. Oyuncu olmasaydım kesin pilot olurdum ama bunu biliyorum. Uçmak korkunç adrenalin yükselten bir şey. Bir iki uçuş deneyimim de oldu. Müthiş zevk aldım. Sanırım pilot olmakta ısrar ederdim.
KadınVizyon : Oynadığınız rolleri seçerken, kıstaslarınız nelerdir? Roller hayatınızı etkiliyor mu? Ya da rollerde kendinizi mi canlandırıyorsunuz, sizden parçalar var mı?
Benim için önce senaryo içeriği ve kurgusu çok önemli. Projenin üzerinde yapılanacağı o temelin kesinlikle her açıdan çok sağlam olması gerekiyor. İçindeki bütün karakterlerle, oyun örgüsüyle, ifade diliyle, anlatım yapısıyla, duygusuyla, enerjisiyle her şeyiyle güçlü olmalı. İçime gerçekten çok sinmeli. Çok inanmalıyım ve gerçekten bu projenin içinde yer almak istediğimi hissetmeliyim. Bugüne kadar yaptığım işler böyle oldu.
Beyaz Gelincik de yine bu kıstasla tercih ettiğim bir proje oldu. Oynadığım adamlar benim hayatımı etkilemiyor. Ben Erkan Petekkaya olarak 33 yıldır içinde yaşadığım bedeni ve ruh yapımı iyi bildiğim için, oynadığım adamlar o proje boyunca kendi bedenimde tanışıklık yaptığım adamlar oluyor.
Her birini çok sevdim ama bugüne kadar. Serseri’deki Bülent’le tanışmaktan çok keyif aldım, Köpek’teki Yılmaz’ın çok hoşlandığım karakteristik özellikleri vardı. Beyaz Gelincik’teki Ömer keza kendi bedenimden ve karakterimden çok önemli özellikler alan bir karakter. Tabi ki canlandırdığım adamlar Erkan Petekkaya’dan stratejik özellikler alıyorlar. Sonuçta benim bedenimden çıkıyorlar.
KadınVizyon : Özellikle oynamak istediğiniz bir rol ya da eser var mı ?
Hedeflerin, ideallerin, arzuların tabi ki sonu yok. Benim de hedeflerim var. Bugüne kadar güzel işler yaptım. Bundan sonra da tabi ki iyi işler içinde bulunmak istiyorum. Bu şekilde gelişmesi içinde elimden gelen çabayı ve gayreti gösteriyorum. Çok çalışıyorum. Ama ısrarla peşinden koştuğum bir proje yada rol yok. O doğru zamanda zaten kendini oluşturur. Sanıyorum bu yaz gibi bir sinema filmi yapacağım ama.
KadınVizyon : Bir web siteniz var. Bu sitede neler bulunuyor ve siteyle seyircilerinize neler ulaştırmayı planlıyorsunuz? Yeni teknolojilerle (bilgisayar-internet) aranız nasıl?
www.erkanpetekkaya.com.tr sayfası henüz çok yeni oluşturduğumuz bir alan. Burada arşiv nitelikli bilgiler, fotoğraflarım, özgeçmişim, iletişim numaralarım ve izleyici için hazırlanmış bir mesaj panosu bulunuyor. Ekip olarak çalışmalarımızın ne kadar doğu yolda olduğunu yada ne kadar olmadığını hızla görüp tespit edip çalışma planımızı gözden geçirmek amaçlı açtık bu siteyi. İzleyicinin yorumları benim için çok önemli. Arkadaşlarım ve yakın çevrem her zaman çok objektif olamıyorlar. İzleyicinin gözden kaçırmadığı detaylar bazen bizim çok üzerinde durmadığımız şeyler olabiliyor. Ben fikir almayı severim. Bunu kendimi geliştirmek adına kullanmayı tercih ederim çünkü. Bunun dışında işlerimizin sistemli ve sağlıklı yürümesi adına da önemli bir site. Kim bize nasıl ulaşabileceğini ve bizimle nasıl çalışabileceğini biliyor.
KadınVizyon : Sizin magazinel/sansasyonel haberlerinizi duymuyoruz. Bunun nedeni nedir?
İşimle ilgili ifade etmek istediğim düşüncelerim olduğunda zaten çekimlerimi ve röportajlarımı yapıyorum. İşim dışında kendimi göstermek istediğim başka bir yer yok. Bu tamamen kişisel bir karar. Bahsettiğiniz televole kültürü bünye olarak bana çok uygun değil. Amacımla, hedeflerimle, çabamla, fikirlerim ve hayata karşı duruş tavrımla hiç birbirine yakın değil. O kültürün içinde bulunmama hakkımı kullanıyorum sadece. Onun dışında aktüel röportajlarım, çekimlerim tabi ki oluyor. Kendimi işimle doğru ifade edebileceğim alanlarda olmayı tercih ediyorum.
KadınVizyon : Hayatımızda Brezilya ve Amerikan dizileri vardı. Birden Türk dizileri arka arkaya patlamaya başladı. Bu dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Türk dizileri seyretmenin Turk kültürü ve hayatı üzerine etkileri ne olacak (malum hamburgerleri amerikan flimleri ile sevdik)
Diziler yada sinema filmleri ile insanlara konserve edilmiş başka kültür ve alışkanlıkların empoze edilmeye çalışıldığını ben de kabul ediyorum ama bu noktada da Türk kültürünü sevmemiz için bizim de bir şeyler konserve etmemiz gerekmiyor diye düşünüyorum. Biz zaten o kültürüz. Ama Türk dizilerinin öz kültürleriyle daha çok var olmaları tabi ki öz güvenimizi, alışkanlıklarımızı ve değerlerimizi belki biraz daha hatırlayıp, başkalarına da hatırlatıp daha çok korumak ve sevmek duygusunu yaratıyor mutlaka. Bu anlamda tabi ki sonsuz defa Türk dizilerinin varlığını destekliyorum.
KadınVizyon : Kendinizi ve oyunculuğunuzu geliştiriyor musunuz? Nasıl?
Çalışmanın tabi ki sonu yok. Bu bende de böyle. Kendi üzerime gitmeyi ve sınırlarımı zorlamayı seviyorum. Zorlanmak duygusuyla motive oluyorum. Konservatuarlı bir oyuncu olduğum için teknik çalışmayı iyi biliyorum. Atölye çalışmaları yapıyorum. Çok fazla film izliyorum, çok fazla kitap okuyorum ve ciddi araştırmalar yapıyorum.
Teşekkür ederiz Erkan Bey
www.kadinvizyon.com
Eşim için en doğru erkek benim!
Aynalı Tahi', 'Köpek' ve 'Serseri' derken şimdi kendi deyimiyle hem toprak hem de salon erkeğini canlandırıyor. Hep bıçkın delikanlı rollerini oynadığı için, farklı bir adam yaratmak üzere çok çalıştığını söylüyor. Diyarbakırlı, 33'ünde, iki yıllık evli. 9,5 aylık 'Cano' adında bir erkek çocuk babası.
* Aşk ne ifade ediyor?
Hayata aşığım. Yaşam mı tiyatro mu deseler yaşam derim.
* Aşık mısınız şu anda?
Karıma da oğluma da aşığım. İlk gördüğüm an onunla evleneceğimi anlamıştım. Aşk tohum sadece, onu güzel büyütürsensonra gölgesinde rahat rahat oturursun. yoksa kafana güneş geçer.
* Nasıl bir aşıksınız?
Yeri geldiğinde çok romantiğim.
* Herkes doğru erkeğin peşinde. Siz nasıl bir kadın için doğru erkeksiniz?
Eşim için en doğru erkek benim! Çok iyi ve akıllıdır, evlenmezdi yoksa benimle.
* Bir kadının sizin için yaptığı en harika şey neydi?
Benimle beraber olması!
'ANAÇ BİR ERKEĞİM'
* Birine aşıkken bir başka kadına aşık olabilir misiniz?
Olabilir ama yaşamadım.
* Aşkın gerçek bir değeri var mı?
Yaşamaktır aşk.
* Aşık olmayı mı tercih ediyorsunuz bir ilişkide yoksa aşık olunmayı mı?
Karşılıklı olmazsa olmaz. Seni sevmeyen birini niye sevesin? Perişan olmak anlamsız.
* Kendinizde gördüğünüz en feminen özelliğiniz nedir?
Anaçlık, korumacı yanım.
* Yarın bir kadın olarak uyanacak olsanız kim olurdunuz?
Marie Claire!
* Sabah ilk olarak ne yapardınız?
Bayilerde dergimi aramaya çıkardım!
http://sabah.com.tr/2005/11/28/gny/im/B85F75770AE55D448DD3E087b.jpg
kaynak:http://sabah.com.tr/gny/gny117-20051128-200.html
http://img500.imageshack.us/img500/8653/image11282221tv392cx.jpg
http://img500.imageshack.us/img500/1871/image11282223tv398yq.jpg
[img]http://img500.imageshack.us/img500/3575/image11282225tv394cx.jpg[img]
http://img500.imageshack.us/img500/3575/image11282225tv394cx.jpg
http://img508.imageshack.us/img508/7277/image11282232tv3936ye.jpg
http://img508.imageshack.us/img508/5886/image11282316tv3947wb.jpg
http://img508.imageshack.us/img508/9676/image11282318tv3937vb.jpg
http://img508.imageshack.us/img508/8443/image11282325tv398cr.jpg
http://img508.imageshack.us/img508/9676/image11282318tv3937vb.jpg
'Sadece kadınlar değil erkekler de beni beğeniyor!'
Beyaz Gelincik adlı dizide bir işadamını canlandıran Erkan Petekkaya, gün geçtikçe artan hayran kitlesinden pek memnun. Petekkaya, "Yakışıklı değilim, fakat farklı bir havam var. Kadınlar kadar erkekler de beni çok beğeniyor" diyor
Aynalı Tahir dizisinde bir mahalle delikanlısını, Serseri'de esprileriyle herkesi gülmekten kırıp geçiren Doğulu bir genci canlandıran Erkan Petekkaya, asıl çıkışını "Köpek" adlı diziyle yaptı. "Sokakta yürürken hayranlarım arkamdan köpek diye bağırıyordu ama bu benim çok hoşuma gidiyordu" diyen Petekkaya, şimdi de Beyaz Gelincik'te bir işadamı canlandırıyor. Ünlü oyuncuyla kariyeri, hayalleri ve oğlu hakkında konuştuk...
* Köpek dizisinde bir katili oynarken, Beyaz Gelincik'te bir işadamını canladırıyorsunuz. Bu kadar kısa sürede farklı iki rolü oynamak sizi çok zorladı mı?
Bir oyuncu olarak uç roller arasındaki geçişleri sağlıklı yapmam gerek. Eğer bu geçişleri yapamazsam iyi bir oyuncu olamam. Dediğiniz gibi, iki dizi arasında çok kısa bir zaman dilimi oldu. Mesela Köpek dizisinde çekimlere başlamadan 8 ay önce ne oynayacağımı biliyordum ve rolüme iyi hazırlanmıştım. Fakat beyaz Gelincik benim için sürpriz bir proje oldu. Daha çok çalışmak ve daha hızlı düşünmek zorundaydım. Matematik problemi çözer gibi rolümün üstesinden gelmeliyim. Ben de öyle yaptım.
* Dizinin çekimleri için iki yıl boyunca Adana'da yaşayacaksınız. Bunu nasıl göze aldınız?
Her iş fedakarlık gerektiriyor. Sadece ben değil dizideki tüm arkadaşlarım düzenlerini bozup, evlerini kapatıp Adana'ya taşındı. Sette herkes gurbet özlemi çekiyor aslında.
* Para ve şöhret sizin için çok önemli mi?
Bir projeye başladığınız zaman tek derdiniz rolünüzün hakkını vermek oluyor. Para ve şöhret aklınızdan geçmiyor. Oyuncu olarak kendinizi geliştirme derdine düşüyorsunuz. Çok çalışıyorum ve oyunculuğum adına doğru bir şeyler yapıyorum. Huzurluyum, bu da bana yeter.
* Magazin gündeminden hep uzak kaldınız...
Evet, magazinin içine hiç girmedim. Hayatım hep bana özel kaldı. Bazen şaşırdığım oldu. Hatalar da yaptım, ama çabuk toparladım. Dolayısıyla bu sektörde "hamdım şimdi piştim" diyebiliyorum.
* Sizi yaklaşık 10 yıldır sayısız dizide izledik. Ama nedense en çok akıllarda kalan yapımlar Köpek ve Beyaz Gelincik oldu. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Ben bu işlere kamera şakalarıyla başladım. 1993'te Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'na girdim. 98'e kadar devam ettim. Daha sonra istanbul'a taşınmaya karar verdim. Benim hayatımda herşey çok yavaş ve zor gelişti. Piyasada tanınmam aslında "Serseri" adlı diziyle oldu. Benim için dönüm noktasıydı. Ardından Köpek ve Beyaz Gelincik geldi. Farklı karakterlerdeki rollerim izleyiciyi de televizyon dünyasını da hayrete düşürdü. Şaşırtan oyunculuğum bana olan ilgiyi de artırdı.
'Kimsenin hakkını yemedim, yemem de'
* Geçtiğimiz sezon dizi sektörünün yapımcıları yüksek fiyatlı oyuncuları belirlemek için bir araya geldi. Sizin de adınız bu listede vardı...
Bu kadar emek harcadığım ve her türlü kahrını çektiğim mesleğimle ilgili bir gün böyle konular içinde adımın geçeceği hiç aklıma gelmezdi. Bu kendi aralarında yaşanan bir mevzu. Fakat ben hayatım boyunca kimsenin hakkını yemedim, kalbini kırmadım. Bu tartışmalar yaşanırken ben de çok ağır bedeller ödedim. Stresten 5-6 gün hastanede yattım. Kimselere duyurmadım. İşin psikolojik acısını fazlasıyla çektim. Şimdi 33 yaşındayım ve yüksek tansiyon hastası oldum.
* Web sitenize gelen mesajları okuduğumuzda izleyicinin gözlerinizle oyun çıkarmanıza hayran olduklarına öğreniyoruz. Bu hayranlarınızın tesadüfen keşfettiği bir şey mi?
İzleyicinin tesadüfen keşfettiği bir şey değil kesinlikle. Tiyatroda büyük oynamanız televizyonda ise bu büyüklüğü aşağılara çekmeniz gerekir. Ben yapı olarak enerjimi vücudumdan çıkaran bir tipim. Bir de uzun boylu olunca jestlerim de mimiklerim de bedenime göre şekilleniyor. Oynarken bakışlarım da ön plana çıkıyor haliyle...
* Sinema filmi yapmayı düşünüyor musunuz?
Geçtiğimiz sezon bir iki sinema filmi teklifi aldım. Çok da başarılı işlerdi. Ancak ben "Beyaz Gelincik" projesi içinde yer almayı tercih ettim. Dizi bittikten sonra bir sinema filmi yapmayı düşünüyorum. Bakalım zaman neler gösterecek...
'Benim enstrümanım bedenim'
*Hayranlarınızı hangi özelliğinizle etkilediğinizi düşünüyorsunuz?
Ben sadece karakterine büründüğüm adamları doğru oynamaya çalışan bir oyuncuyum. Cinsel cazibeyle kadınlarda ve erkeklerde beğeni duyguları yaratmaya çalışmıyorum. Kendimi hiçbir zaman çok yakışıklı bir adam olarak görmedim. Ama sevilmekten, beğenilmekten herkes gibi ben de büyük keyif alıyorum. Ben vücuduyla iş yapan bir adamım. Benim enstrümanım bedenim. Farklı bir havam var farkındayım. Bulunduğum ortamda dikkatleri ister istemez üzerime çekiyorum. Bunun için çaba da harcamıyorum. Erkekler beni kendilerine çok yakın buluyorlar. Bana yaklaşımları her zaman çok içten, kadınların da hep aşık olmak isteyeceği adamları oynuyorum.
http://www.vatanim.com.tr/pics/gulumsefoto/7467_1_1.jpg
kaynak:http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=gulumse_detay&hkat=1&hid=7467
Başrol Oynayacağımı Hayal Etmiyordum
Ağır adam karakterleriyle izlemeye alıştığımız Erkan Petekkaya, bu kez diğerlerinden biraz farklı bir rolle karşımızda. "Beyaz Gelincik" dizisinde pamuk tarlalarına bağlı kalmış, Batılı yetişmiş Doğulu bir karakteri canlandıran Petekkaya'yı artık aşkın, sırların ve maceranın içinde görüyoruz
Sert bakışlarının altında sevimli bir gülümseme saklayan Erkan Petekkaya, uykusuz geceler geçirecek kadar işine bağlı bir oyuncu. Bütün hayatını oyunculuk üzerine kurduğu da her halinden belli. Adana'da çekimleri süren "Beyaz Gelincik" dizisinde fena halde üşüten Petekkaya, işinin zor yanlarından pek de şikayet etmiyor. Dizi çekimleri dolayısıyla eşi ve 11 aylık oğlu Cano'yla birlikte Adana'da yaşayan Petekkaya'nın aile bağları çok kuvvetli. Hiçbir zaman büyük hayaller kurmadığını söyleyen Petekkaya, "Sadece gerekeni ve elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum" diyor.
- Diyarbakır doğumlusunuz, sonra İstanbul'a gelmişsiniz. Biraz o dönemden bahseder misiniz?
Çocukluğum İstanbul'da geçti. İlkokul, ortaokul ve liseyi Bostancı'da okudum. Sonra Eskişehir'de dört yıl konservatuvara gittim. Konservatuvarı bitirdikten sonra 8 yıl Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nda mecburi hizmet yaptım. 5 yıldır İstanbul'da yaşıyorum.
- Nasıl bir ailede büyüdünüz?
Bir kız kardeşim var. Şu an evli ve Ege Baran adında bir yeğenim var. Çok seviyorum onu, dayı olmak çok özel bir durum. Çok özgür ve rahat büyüdüm. Baskıcı bir ailem yoktu. Babam memur, annem Halk Eğitim'de öğretmendi. Ailem çocukluğumdan itibaren bana çok fazla karışmadı. O zamanlar Bostancı'da bu kadar çok apartman yoktu. Her yer yemyeşildi, sokaklarda mahalle maçları yapardık. Bahçeli bir yerde, eve tıkılmadan büyüdüm.
Diyarbakır kültüründen neler aldınız?
Babam Diyarbakırlı ama "Ben bunu alıyorum" deyip almıyorsun o kültürü. Zaman içinde bilinçaltına yerleşiyor. Aileniz sizi o şekilde eğitiyor, davranış kodlarınız buna göre oluyor. Bilinçli olmuyor bu durum, kanınıza işliyor. Benim annem ve babam aydın insanlar. Hem feodal hem de modern bir ailede büyüdüm.
- İstanbul'la aranız nasıl?
Aşığım İstanbul'a. Başka bir şehirde yaşayamam. Eskişehir ve Diyarbakır'da yaşadım ama İstanbul apayrı. İstanbul'da şeytan tüyü var. İstanbul'un hareketi, ritmi, doğal güzelliği, denizi, Boğaz'ı çok güzel ve etkileyici. Tarihi bir şehir olması çok önemli. Tüm sorunlarına rağmen burada yaşamaktan mutluyum. Her sabah kalkıp gittiğim, saatleri belli olan bir mesleğim olmadığından İstanbul'un zorluklarını diğer insanlara göre çok daha az yaşıyorum.
- Televizyon yüzünden tiyatro çalışmalarınıza ara mı verdiniz?
Şimdilik tiyatro projelerim yok, çünkü zamanım yok. Tiyatro benim için vazgeçilebilecek bir şey değil. İlk fırsatta tekrar tiyatro yapmak istiyorum. Bunu sadece kendimi tatmin etmek için istemiyorum, oyuncular için tiyatro bir atölyedir. Her provada insan kendinde başka şeyler keşfediyor. Prova yapmak oyuncuyu çok geliştiren bir şey. Prova yapmazsanız olduğunuz yerde kalabilirsiniz.
Tiyatro oyunculuğu ve kamera oyunculuğu arasında ne fark var?
İkisi birbirinden elma ve armut kadar farklı şeyler. Tiyatroda çok daha büyük oynuyorsunuz. Orada en arkadaki izleyiciyi bile düşünmek zorundasınız, ona göre oynamalısınız. Tiyatro başlar ve biter, sürekli olan bir şeydir. "Kes, kes", "Bir de şu açıdan çekelim" gibi şeyler yok. Kamera oyunculuğu daha küçük, onun da kendine göre ayrı bir zevki var. Ben kamerayı da çok seviyorum. Tiyatroda bir durumu anlatmak için elinizi 50 cm yukarıya kaldırıyorsanız, kamerada 5 cm kaldırarak da aynı şeyi anlatabiliyorsunuz. Kamerada çok daha ince, nakış gibi işlenebilen bir oyunculuk tekniği var. Kaşınızı indirip kaldırarak çok fazla şey anlatabilirsiniz. Kamera daha fazla sağaltılmış bir oyunculuk gerektiriyor.
- Türkiye'deki oyuncu enflasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bence iyi oluyor, sektör gelişiyor. Bir tiyatrocu olarak, kamera karşısında oyunculuk yapmak için tiyatro bölümünden mezun olmak gerektiğini düşünmüyorum. Bir manken de, şarkıcı da, doktor da, inşaatta çalışan bir insan da oyunculuk yapabilir. Kamera ayrı bir elektrik ve enerji gerektiriyor. Kameranın insanı sevmesi gibi bir şey var. Herkes oyunculuk yapabilir ama biraz da insanın kendisini geliştirmesi gerekiyor. Bir dizi çekip, aynı yerde durursa bir insan ona oyuncu denmez. Kendini geliştiriyor, yeni işlerinde daha farklı şeyler ortaya koyabiliyorsa benim açımdan hiçbir sorun yok. Zaten bunları yapmazsanız, kamera sizi kusar.
Şarkıcıların oyunculuk yapması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Burada insanın yaptığı işi ne kadar iyi yaptığı önemli. Şarkıcılar yetenekleri varsa resim de yapabilirler, heykel de. İşin kalitesine bakmak lazım. Galiba şarkıcıların hazır bir kitlesi olduğundan yapımcılar da bunu düşünüyorlar. Bir şarkıcının albümü 500 bin satıyorsa, bu insanın 2 milyon izleyicisi olacaktır. 34 yıl önce şarkıcıların çoğu oyunculuk yapıyordu, ama artık elendi. Bu işi yapabilenler kaldı, diğerleri bıraktı.
- Son dönemde dizilerde patlama söz konusu, özellikle tiyatrocuları dizilerde görüyoruz
Artık yapımcılar eskisine göre daha dikkatli oyuncu seçiyorlar. Çünkü izleyici bilinçlendi, önüne her sunulan diziyi izlemiyor. Milyonlarca dolarlık filmler sokaklarda çok ucuz fiyatlarla satılıyor. Bunları izliyorlar ve dünyada bu işin nasıl yapıldığını, oyunculuğun ne olduğunu görüyorlar. Dolayısıyla kalite biraz yükseliyor. Her sene 6070 tane dizi başlıyor ve geriye 510 tane dizi kalıyor.
- Sizce iyi diziler mi, yoksa çok izlenen diziler mi ayakta kalıyor?
Bütün sektör reyting denilen ölçüm üzerinden yürüyor. Kanal patronları sadece reytinglere bakıyorlar. Bu soruyu herkes soruyor. Biz de kendi kendimize soruyoruz. Seyirci de soruyor. Yapımcı, oyuncu, sette çalışanlar da soruyor. Doğru ya da yanlış, iş bu yoldan gidiyor. Yapacak bir şey yok, çok iyi de olsa reytingi olmayan dizi kaldırılıyor.
Bu kadar dizi olunca, size gelen teklifler de çok olacaktır. Rol seçiminizi neye göre yapıyorsunuz?
Senaryoyu okuyorum. Hikayeyi sevip sevmediğime bakıyorum. Bir oyuncu için hikayeyi sevmek önemlidir. Sadece kendi rolünüzü değil, hikayenin tümünü ve yan kadroyu da sevmek önemlidir. Kimlerle oynayacağıma bakıyorum. Bu biraz içgüdüsel bir şey. Canınız bir tanesini çekiyor. Böyle karar veriyorum.
- Rolünüze hazırlanmanız sancılı oluyor mu?
Bir oyuncu için rolünü çıkarmak sancılıdır. Bunu tiyatroda oyunculuk yapmış insanlar çok iyi bilir. Sahneye çıkıncaya kadar 12 ay kıvranırsınız. Prömiyer günü bile "Şunu böyle mi yapsam?" dersiniz. Oyun bittiğinde bile şüphe edersiniz. Ben rolüme masa başında çalışan bir oyuncuyum. Senaryoyu alıp okuyup, sete gitmiyorum. Rolümü çok düşünüyorum. Oynadığım role benzer filmlerdeki oyuncuları izliyorum. Oynadığım insan hakkında hayaller kurup, notlar alıyorum. Nasıl yürüdüğünü, nasıl kahve içtiğini, sinirlenince ne kadar sinirlendiğini, gülünce ne kadar güldüğünü düşünüyorum. Sonuçta herkesin kendine göre bir çalışma tekniği var. Kendi tekniğimi kullanıyorum. Kafamda bazı şeyleri tamamladıktan sonra canlandırdığım karakterin yürüyüşünü ve ritmini bulmaya çalışıyorum. Ritmini bulduktan sonra arkası geliyor. Ritmine karar vermediğiniz zaman olmuyor. Bir rolü hangi ritimde, hangi yavaşlıkta oynayacağınız çok önemli. Bunu yaptığınızda bütün mimikleriniz, elinizi saçınıza götürüşünüz bile değişiyor. Bunlar değiştiği için oynadığınız kişinin karakterini de etkiliyorsunuz. Kafasını kaşıyan adamla dizini kaşıyan adam farklıdır. Çalışma tekniği bunun için çok önemli.
Canlandırdığınız karakterlerin sert bir mizacı var. İnsanlar dışarda sizi dizilerdeki gibi görüyorlar mı?
İzleyici bizi televizyonda gördüğü gibi bekliyor. Çok ağır bir rolü oynadığınızda, esprili bir adamsanız şaşırıyorlar. Lokantaya gittiğimde garsona espri yapınca şaşırıyor. "Allah Allah, bu ne yapıyor?" der gibi bakıyor. Tabii ki bu çok abartılı, insanı rahatsız edecek düzeyde olmuyor. Seyirciler eskisi gibi değil. Benim o olmadığımı biliyorlar. Öyle olduğumu düşünüyorlarsa da, olsun öyle görsünler. Onlar için mutluluk verici bir şey. Sonuçta televizyonda gördüğü adamı görüyor.
Gay rolü oynamam
Beyaz Gelincik’in temiz yüzlü işadamı Erkan Petekkaya
Oyunculuğa tiyatroyla başlayan Erkan Petekkaya, televizyon dizileriyle tanındı. Karşımıza çok farklı rollerde çıkan oyuncu iş gay rolüne gelince ‘olmaz’ diyor
Şimdiye kadar pek çok dizi filmde rol alan Erkan Petekkaya büyük bir hayran kitesine sahip. Kah bir serseri kah bir beyefendi olarak karşımıza çıkan Petekkaya oyunculuğu ve özel hayatıyla ilgili sorduğumuz sorulara içtenlikle cevap verdi.
Toplam kaç dizi oldu Erkan bey?
Güzel Günler, Aşkına Eşkiya, Aynalı Tahir, Bedel, Serseri, Köpek ve Beyaz Gelincik. Beyaz Gelincik’le birlikte demekki yedi dizi oldu. İki tane de 90 dakikalık TV dizisi var. Japon Gelin ve Taştan Kalp. Japon Gelin’de Ayumi ile birlikte oynadık.
Köpek’te sakallı, bıyıklı halinizle çok dikkat çektiniz. Beyaz Gelincik’te ise daha farklı bir havaya büründünüz. Tepkiler nasıl?
Tepkiler iyi. Şimdiye kadar kötü birşey söyleyen olmadı. Bu da oldukça farklı bir rol, daha böyle batılı, doğulu sentezi birisini oynuyorum. Bir iş adamını oynuyorum. Dolayısıyla onun vücut dili farklı. Değişik rol olması benim için iyi oldu. Yelpazeme yeni bir şey katıldı. Oyunculuğumda fark etmediğim yeni şeyleri fark ettim. Her rol aslında insana çok şey kazandırıyor. Yeni şeyler öğreniyorsunuz.
Maço musunuz?
Kötü anlamda maço değilim ama maçoluğun iyi yönleri var bende. Maçolukta aslında nedir? Sen de maço olabilirsin.
Altan ağabey duayen
Eski sakallı bıyıklı halinizi mi yoksa şimdiki parlak halinizi mi daha çok beğeniyorlar?
Bunu çok iyi bilmiyorum ama rol olarak bunu da iyi oynadığımı söylüyorlar.
Beyaz Gelincik’te nasıl bir tipi canlandırıyorsunuz?
Altan Erkekli, Mehmet Günsür ve İsmail Hacıoğlu ile birlikte dört erkek kardeşi oynuyoruz. Adana’da yaşayan, küçükken anne ve babalarını kaybetmiş, tarım, ticaret ve tekstille uğraşan dört kardeşin hikayesi. Ben yanımda çalışan Ceren’e aşık oluyorum ama onun yanımıza gelmesi tamamen intikam, dedesini bizim öldürdüğümüzü düşünüyor.
Altan Erkekli’yle oynamak nasıl bir duygu?
Altan Erkekli duayen. En çok oynamak istediğim oyuncuların başında Altan ağabey geliyordu. Onunla birlikte oynamak benim için büyük keyif ve sürpriz oldu. Mehmet Günsur ve İsmail Hacıoğlu ile oynamakta çok büyük bir keyif. Dört yakışıklı bir arada... İyi oyunculuğun dışında, hepsi çok iyi insanlar. Çok iyi dost olduk.
Tiyatro ile başladım
Siz oyunculuğa tiyatroyla başladınız değil mi?
Evet.12 yıldır Diyarbakır’da Devlet Tiyatrosu’ndayım. Oyunculuğa ilk kamera şakalarıyla başladım.
Dizi, tiyatro ve sinemadan en çok hangisi sizi cezbediyor?
Hepsi birbirinden çok farklı. Tiyatro bambaşka bir şey tabii. Seyircinin tepkisini anında aldığınız, başlayıp biten birşey. Kamera önü bambaşka, orada daha küçük oynuyorsunuz. Mesela bir kaşınızı, gözünüzü indirip orada çok şey anlatabilirsiniz. Bunun da ayrı bir zevki var. Kamera karşısında çok daha iyi, çok daha sıkıştırılmış bir oyun sergilemeniz gerekiyor. TV’de çok önemli çünkü seni bir anda milyonlarca kişi izliyor. Sinemada henüz oynamadım ama onun da büyüsü bambaşka. Diziler ne kadar iyi olursa olsun bir hoş seda kalıp gidiyor, sinema kaybolmuyor tabii.
Sinema teklifi almaya başladınız mı?
Başladım. İki tane rol teklifi geldi. Yazın yapacağım İnşallah.
Ne tür roller teklif ediliyor?
Nitelikli roller.
Sert erkek karakteri mi?
Yok hayır değil. Senaryo yazılmaya devam ediyor, o yüzden anlatmam doğru olmaz.
Farklı bir role mi bürünmek istersiniz?
Bugüne kadar bütün oyunculuklarımda farklı karaktere büründüm. Bazı roller aynıymış gibi gözüküyor ama yine de değişik. Aynalı Tahir’deki rolümü izlerken şimdi çocukmuşum diyorum. Yıllar geçince insanın bazı şeylere bakışı değişiyor. Daha tecrübeli oluyorsun.
Bu diziyi seçmenizin nedeni ne?
Hikayesi. Çok farklı, uluslararası bir hikayesi vardı, dünyanın neresinde yaparsanız yapın iş yapar.
Bakışlarınız, Kadir İnanır’a benzetiliyor. Veliahtı siz misiniz yoksa?
Yok ya. Veliaht falan güzel şeyler; onur verici ama onların yeri dolmaz. Tarz olarak benzetmiş olabilirler. Gerçekten onlar Türkiye’de çok çalkantılı dönemler yaşamışlar. Çok sayıda, yüzlerce filme imza atmışlar, gerçekten star olma duygusunu yaşamışlar. Onlar star gerçekten. O kadar yıl ayakta kalıp, sonra kendine yer açmak, tahtta kalmak kolay değil. Bizim daha çok yolumuz var.
Nasıl çapkın mısınız?
Yo ben evli barklı adamım.
Hızlı yaşadınız mı?
Yaşadım tabii.
Kaç yıl oldu evleneli?
İki yıl oldu. Onbir aylık bir çocuğumuz var. Çok iyi gidiyor. Aile kurmak güzel bir şey. Çocuk sahibi olmak dünyanın en güzel şeyi her halde.
Zor taraflarınız var mı?
Var tabii, her insan gibi benim de zor taraflarım var. İnatçıyım biraz. Sinirlendiğim an kendimi de karşımdakini de yıpratabiliyorum.
Seksiliği düşünmedim
Kendinizi seksi bulurmusunuz?
Valla, hiç düşünmedim. Bilemiyorum, seksilikte çok göreceli birşey. Bence etrafa yaydığı elektrik daha fazla önemli. İlk bakışta, birini çok güzel ya da kötü görebilirsiniz ama iki kelime eder, herşey yıkılır gider.
2000 yılında star Gazetesi’ne verdiğiniz röportajda ‘gay’i oynamam’ demişsiniz. Hala geçerli mi?
O rolü oynamak istemiyorum, binlerce rol var niye onu oynayayım ki? İstemediğim birşeyi yapmam.
Döngel Kárhanesi’nde Metin Akpınar genelevin gay sahibini oynadı. Oldukça da başarılıydı.
Kesin çok güzel oynuyordur. O her zaman çok başarılı, başarısız bir şeyine denk gelmedim ben.
Türkiye’den kimleri dinlersiniz?
Mazhar Fuat Özkan’ı çok dinlerdim. Erkan Oğur’u çok beğenirim. Benim yaşımdaki herkes gibi, Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil’i çok severim. İbrahim Tatlıses’i, Zuhal Olcay’ı, Şebnem Ferah’ı çok severim. Şebnem Ferah müziği biliyor, çok kaliteli iş yapıyor.
Aşk nedir sizce?
Aşk kısa zamanlı psikoz bence. Depresyon yani. Ama mutlu bir depresyon. Manik depresif birşey aşk.
ilk lisede aşık oldum
Korumak zor mu oluyor?
Her türlü aşk mutlaka sonunda yerini sevgi ve saygıya bırakır. Her zaman o heyecanı duymak mümkün değil diye düşünüyorum. Evliliğe dönüştüyse, saygıya dönüştüyse, aşk; bir ilişki için iyi bir temel.
Hülya Avşar ‘Evlilikte dört, beş yılı geçirince eşini, kardeşini ya da çocuğunu öper gibi öpüyorsunuz’ demişti.
Ben daha o yıllara gelmedim. İki yıllık evliyim bilemeyeceğim ama öyle olacağını hiç zannetmiyorum.
Uzun süreli mi aşık olursunuz?
Evet. İlk lise yıllarında aşık olmuştum. Bizim zamanımızda bu kadar rahat değildi hiç birşey.
Sanat camiasında daha mı farklı yaşanıyor herşey?
İnsanlar sanat camiasında her şey daha farklı yaşanıyor zannediyor ama belki arka mahallelerde daha da farklı yaşanıyor. Sanatçılar göz önünde oldukları için biliniyor. Ben muslukçu olsaydım yaşadıklarımı nereden bileceklerdi?
Okula
Eskişehir’de gittim
Aslen Diyarbakırlıyım. Konservatuarı Eskişehir’de okudum. Diyarbakır’da mecburi hizmet yaptım, Devlet Tiyatrosu’nda. Çocukluğum Bostancı’da geçti. İlk, orta, liseyi burada okudum. Üniversiteyi kazanınca Eskişehir’e gittim. Gidiş o gidiş. 4 sene Eskişehir’de, 8 sene Diyarbakır’da kaldım.
Klasik müziği iyi bilirim
En büyük hobim piyano çalmak. Bir oyuncunun bazı enstrümanları çalabilmesi gerekiyor. Bu tiyatroda da böyle. Klasik müziğide çok severim. İyi de bilirim. Klasik gitar çalmayı severim. Bach’tan, Beethoven’a bir çok besteciyi biliyorum. Jiim Morris’in hayranıyım. Müziğin iyisi dinleniyor. Belli dönemlerde ilgi değişebiliyor ama ben genelde Bach dinlerken Led Zeppelin de dinliyordum.
OLCAY ÜNAL SERT-Star Gazetesi
26.11.2005
http://img487.imageshack.us/img487/9210/938dc04568abb64c8c7f9fe9b9nh.jpg (http://imageshack.us)
http://img508.imageshack.us/img508/7530/557300035984c1489e6a5673b8eb.jpg (http://imageshack.us)
http://img508.imageshack.us/img508/7695/ee61626adec8d94f8e0fa0f8b9je.jpg (http://imageshack.us)
http://img508.imageshack.us/img508/9742/f7cbd2411c978349a10e6d6fb7mv.jpg (http://imageshack.us)
http://img508.imageshack.us/img508/3248/01112005dishy4x8pt8eh.jpg (http://imageshack.us)
http://img508.imageshack.us/img508/7916/mk1lt8nc.jpg (http://imageshack.us)
http://img508.imageshack.us/img508/1167/m8og5gc.jpg (http://imageshack.us)
http://img491.imageshack.us/img491/9388/156xs.jpg (http://imageshack.us)
http://img491.imageshack.us/img491/1269/167ss.jpg (http://imageshack.us)
http://img491.imageshack.us/img491/944/1296bu.jpg (http://imageshack.us)
http://img491.imageshack.us/img491/3449/1309pg.jpg (http://imageshack.us)
http://img491.imageshack.us/img491/8710/720li.jpg (http://imageshack.us)
http://img491.imageshack.us/img491/1593/1251bq.jpg (http://imageshack.us)
http://img384.imageshack.us/img384/8503/90ie.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/2549/134ya.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/8222/148qp.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/9703/150ne.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/2619/168xr.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/2613/180je.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/1652/1291br.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/3499/1301bj.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/4349/1507od.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/5026/1498tj.jpg (http://imageshack.us)
http://img313.imageshack.us/img313/5594/adsz3fr.png (http://imageshack.us)
Arkadaşlar bu fotoğraf daha önceden yüklendi mi bilmiyorum ama ben gene de yükleyeyim..Yüklenmişse çok özür diliyorum..
http://www.beyazgelincik.net/resimler/fotolar/64.jpg
http://img522.imageshack.us/img522/5615/erkan225mo1eq.jpg (http://imageshack.us)
http://img522.imageshack.us/img522/7535/erkan24ny1vx.jpg (http://imageshack.us)
http://img511.imageshack.us/img511/8172/pdvd0092yv.jpg (http://imageshack.us)
http://img516.imageshack.us/img516/3662/pdvd0805ev.jpg (http://imageshack.us)
http://img516.imageshack.us/img516/8999/pdvd0815va.jpg (http://imageshack.us)
http://img527.imageshack.us/img527/2053/716pi.jpg (http://imageshack.us)
http://img527.imageshack.us/img527/6440/672cw.jpg (http://imageshack.us)
http://img527.imageshack.us/img527/963/1048vt.jpg (http://imageshack.us)
http://img504.imageshack.us/img504/5096/1136db.jpg (http://imageshack.us)
http://img526.imageshack.us/img526/9374/1320yj.jpg (http://imageshack.us)
http://img526.imageshack.us/img526/3442/1387cw.jpg (http://imageshack.us)
http://img526.imageshack.us/img526/4194/1402ta.jpg (http://imageshack.us)
http://img526.imageshack.us/img526/9962/1414ur.jpg (http://imageshack.us)
birkaç tane erkan petekkaya resimleri buldum sanırım bu resimler beyaz gelincik forumunda olabilir ama ben yine de ekleyeyim dedim...
http://img392.imageshack.us/img392/9462/759nj.jpg (http://imageshack.us)
http://img392.imageshack.us/img392/6609/887rv.jpg (http://imageshack.us)
http://img392.imageshack.us/img392/3259/1076ny.jpg (http://imageshack.us)
http://img392.imageshack.us/img392/6544/1092wu.jpg (http://imageshack.us)
http://img392.imageshack.us/img392/3271/1116ti.jpg (http://imageshack.us)
http://img226.imageshack.us/img226/2300/image01232233tv9956ip3te.jpg (http://imageshack.us)
http://img226.imageshack.us/img226/8600/image01232259tv9949qt3ec.jpg (http://imageshack.us)
http://img226.imageshack.us/img226/2945/image01232300tv994qm7th.jpg (http://imageshack.us)
http://img226.imageshack.us/img226/6/image01232317tv9944rd2wg.jpg (http://imageshack.us)
http://img206.imageshack.us/img206/2263/image01171112tv9987pc4aq.jpg (http://imageshack.us)
http://img206.imageshack.us/img206/1910/image01181935tv10826bl7bs.jpg (http://imageshack.us)
Sevilen dizi Serseri'de 'psikopat Bülent' tiplemesiyle ünlenen Erkan Petekkaya, İstanbul serserisine karşı 'kırık' olarak bilinen Diyarbakır serserisini yani 'serserinin hasını' oynuyor
Okan Yalabık'ın canlandırdığı 'tatlı serseri Ömer' karakteri ve avare arkadaşları çevresinde gelişen olayları konu alan absürd komedi Serseri'de, ana karakter kadar dikkat çeken bir başka karakter daha var. Erkan Petekkaya'nın canlandırdığı "psikopat Bülent". Aynı kıza sevdalandıkları için Ömer ile hasım olan, sinirlendiğinde, "Ule, ule... Psikopata bağlarım ha" lafıyla ünlenen, "aga ogli", "psikopat Bülent'.
Duygusal psikopat
Yazlık dizi olarak tasarlanan ancak gördüğü ilgi sebebiyle devam ettirilen dizide; Ömer gibi Bülent de duygusal bir psikopat olarak çıkıyor karşımıza. Bazen parkta karşılaştığı hasmının annesiyle birlikte ağlıyor, bazen sevgilisinin penceresi önünde Diyarbakır şivesiyle serenat yapıyor, bazen de camiye gidip kendi jargonunda dua ediyor. Dizinin belgesel bölümlerinde inşaat işçilerine hayvanlar aleminden hikayeler anlatarak bir nevi "psikoherodot" olup çıkıyor. Hayvanların eşlerini kıskandıklarını, devekuşunun, herkesin zannettiği gibi saklanmak amacıyla değil, Allah'a secde etmek amacıyla kafasını kuma soktuğunu anlatıyor. Psikopat Bülent'i canlandıan Erkan Petekkaya, konservatuvarlı bir oyuncu. Aşkına Eşkıya, Güzel Günler gibi dizilerde rol almış, hatta Aynalı Tahir'de Ali Şan'ın başladığı erkekliğin kitabını yazmaya devam etmişti.
Şiveyi melodisiyle bilmeli
Ancak, asıl çıkışını Serseri'de yaptı. Diyarbakır şivesi konusunda oldukça başarılı olan Petekkaya, bunun sebebini, Diyarbakırlı olması ve şiveyi melodisine kadar araştırmakla açıklıyor. Bülent tiplemesi; elinde tespih, omuzunda ceketiyle dolaşan, kendilerini külhanbeyi olarak gören Diyarbakır "kırık"larıyla benzeşiyor. Yani bir nevi Diyarbakırlı serseri İstanbullu serseriye karşı durumları yaşanıyor. Ancak bu, sıcak bir şekilde işleniyor. Petekkaya da "kırıklar"ı tanıdığını ve onlardan esinlendiğini söylüyor. Erkan Petekkaya, sinema ve televizyonda Güneydoğu şivesinin yapmacık konuşulduğundan şikayetçi. Bu arada Petekkaya boynundan cevşenini eksik etmiyor. Zor duruma düştüğünde veya önemli bir iş öncesinde cevşenini çıkarıyor ve besmele çekerek öpüyor.
http://img317.imageshack.us/img317/8940/775a83f325711c469f8e6e71b6ha.jpg (http://imageshack.us)
http://img427.imageshack.us/img427/3218/796dy.jpg (http://imageshack.us)
http://img322.imageshack.us/img322/4109/1532jy.jpg (http://imageshack.us)
http://img427.imageshack.us/img427/5646/1446nv.jpg (http://imageshack.us)
http://img427.imageshack.us/img427/5641/1526lv.jpg (http://imageshack.us)
http://img427.imageshack.us/img427/1728/1541yz.jpg (http://imageshack.us)
http://img427.imageshack.us/img427/757/1571nt.jpg (http://imageshack.us)
http://img498.imageshack.us/img498/8397/1421uz.jpg (http://imageshack.us)
http://img427.imageshack.us/img427/7752/1459jf.jpg (http://imageshack.us)
http://img498.imageshack.us/img498/6962/1553xz.jpg (http://imageshack.us)
http://img498.imageshack.us/img498/5543/1562nm.jpg (http://imageshack.us)
http://img498.imageshack.us/img498/2461/imperiaflex0003th.jpg (http://imageshack.us)
http://img492.imageshack.us/img492/259/image02062223tv9914vl6kw.jpg (http://imageshack.us)
http://img492.imageshack.us/img492/2220/image02062226tv9948cc4sl.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/6979/image02062253tv9913rl8og.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/6663/image02062235tv9928zx1fq.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/2051/image02062236tv9967an6ir.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/1149/image02062302tv99111so8bi.jpg (http://imageshack.us)
en iyi dizi oyuncusu seçiliyor.
erkan petekkaya da bu ankette aday
http://www.urlaonline.com/urlaaktif...t/view/298/169/
link için mızrak_tutucudan izin alınmıştır...
%19.32 ile erkan petekkaya önde gidiyor...
http://img515.imageshack.us/img515/4215/image02202325tv9937kl6oe.jpg (http://imageshack.us)
http://img515.imageshack.us/img515/1661/image02202331tv99110go2bq.jpg (http://imageshack.us)
http://img515.imageshack.us/img515/8712/image02202211tv998mu5cu.jpg (http://imageshack.us)
http://img215.imageshack.us/img215/16/image02272208tv99131lm3kn.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/9854/image02272215tv992cr7de.jpg (http://imageshack.us)
http://img215.imageshack.us/img215/2207/image02272218tv9992xy7mt.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/3734/image02272222tv9941ly2uv.jpg (http://imageshack.us)
http://img215.imageshack.us/img215/1530/image02272228tv9945ig3pc.jpg (http://imageshack.us)
Evlilik sadece bir kere yapılır
atv'de ilgiyle izlenen "Beyaz Gelincik" de oynayan Erkan Petekkaya'nın rolünün aksine mutlu bir evliliği var. "Evlilik bir kere yapılır" diyen Petekkaya, ölene dek böyle devam edeceğini söylüyor. Cümle Alem programına katılan ve gündemdeki isimlere de değinen Petekkaya, Özcan Deniz'in oyunculuk konusunda önemli adımlar attığını söylemeden edemedi. Oyuncunun en büyük arzusu ise Türkan Şoray ve Timuçin Esen'le bir filminde rol almak.
http://img.takvim.com.tr/2006/03/15/im/960F29DF5CCBC24CA6E233BAb.jpg
Erkek çocuk 'erkekliğin' ispatı mı?
Geçen hafta magazin dünyasına, Feraye Tanyolaç'ın Kaya Çilingiroğlu'ndan hamile kalmış olması damgasını vurdu. Kaya Çilingiroğlu, Feraya Tanyolaç, Hülya Avşar üçgeninde bir hafta boyunca "çocuk" tartışıldı. Feraye Tanyolaç'ın bir erkek bebek beklediği ve Çilingiroğlu'nun erkek çocuk özlemini bildiği için anne olmaya karar verdiği ileri sürülünce bu kez tartışma başka boyuta taşındı. Türk toplumunda erkek çocuğun önemi üzerine tartışmalar başladı. Erkek çocuk düşkünlüğünün Doğu, Güneydoğu veya Karadeniz bölgesinde daha çok eğitimsiz erkeklerde olduğu sanılsa da aslında her Türk erkeğinde böyle bir eğilim olduğu yönünde fikirler var. Hatta "Her Türk erkeğinin gönlünde bir erkek çocuk sahibi olma isteği yatar" diyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Biz de bu konuyu ünlülerle tartışalım istedik. Acaba onlar bu konuda ne düşüyor diye merak edip görüşlerini aldık. İşte ünlülerin gözündeki erkek çocuk...
Saygı duymak gerek
ERKAN PETEKKAYA.
Atv'deki Beyaz Gelincik dizisindeki rolüyle öne çıkan Erkan Petekkaya da böyle durumun varlığını kabul ediyor ve ekliyor; "Ben aslında erkek çocuk saplantısının eskisi gibi olmadığını, insanların bu konuda biraz törpülendiğini düşünüyorum. Ama bu saplantı tamamen sökülüp atılmış değil, atılamaz da... Çünkü biz ataerkil bir toplumda yaşıyoruz, erkek çocuk düşkünlüğü kanımızda var. Birçok erkek soyunu devam ettirmesi için erkek çocuk istiyor." Erkek çocuk babası olan Petekkaya, kendisi için bir ayrım olmadığını, hatta kız çocuğu sahibi olmak istediğini söylüyor. Ünlü oyuncu, "İnsanlar erkek çocuğu olmuyor diye mutsuzsa ve bunu değiştirmek için yeni bir evlilik yapıyorsa saygı duymak gerek. O insanların eğitim seviyelerini yükseltip düşünce tarzlarını değiştirmeliyiz" diyor. Erkan Petekkaya son olarak, kız çocuğunu evlendiren babaların çok üzüldüğünü ekliyor.
http://www.sabah.com.tr/2006/03/18/cpsabah/im/B92B606EA31EF642AD4BE3C7b.jpg
Mehmet Ali Erbil, Seda Sayan, Beyaz, Okan Bayülgen, Erkan Petekkaya, Ajda Pekkan, Mahsun Kırmızıgül, Emrah ve daha birçok ünlü, çocukların dileklerini yazdığı mektuplardan birini seçip, o dilekleri yerine getirecek. Erbil, sevindireceği minikleri evinde ağırlamak isterken, Erkan Petekkaya da hayalini gerçekleştireceği çocuğu 'Beyaz Gelincik' dizisinin çekimleri nedeniyle yerleştiği Adana'ya davet etmeye niyetli.
Sabah Gazetesi - 01.04.2006
BeyazGelincik1980
06-04-06, 01:14
http://img367.imageshack.us/img367/6962/20dp19wx.th.jpg (http://img367.imageshack.us/my.php?image=20dp19wx.jpg) http://img230.imageshack.us/img230/4524/34ne19vt.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=34ne19vt.jpg) http://img367.imageshack.us/img367/7398/56vq10mm.th.jpg (http://img367.imageshack.us/my.php?image=56vq10mm.jpg)
http://img367.imageshack.us/img367/6264/56vq25di.th.jpg (http://img367.imageshack.us/my.php?image=56vq25di.jpg) http://img483.imageshack.us/img483/6587/56vq38ky.th.jpg (http://img483.imageshack.us/my.php?image=56vq38ky.jpg) http://img230.imageshack.us/img230/8043/56vq49gi.th.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=56vq49gi.jpg)
http://img483.imageshack.us/img483/6734/56vq54xw.th.jpg (http://img483.imageshack.us/my.php?image=56vq54xw.jpg)
bu son ekledigim sahnelere bittim ben ya. keske benimde yastigimi böyle koklayan birisi olsa diye aklimdan gecti bu sahneleri izlerken.
BeyazGelincik1980
06-04-06, 01:24
http://img397.imageshack.us/img397/4761/93jv124kt.th.jpg (http://img397.imageshack.us/my.php?image=93jv124kt.jpg) http://img397.imageshack.us/img397/3739/93jv146an.th.jpg (http://img397.imageshack.us/my.php?image=93jv146an.jpg) http://img484.imageshack.us/img484/1584/109pp28iy.th.jpg (http://img484.imageshack.us/my.php?image=109pp28iy.jpg)
http://img484.imageshack.us/img484/1024/127jl27ug.th.jpg (http://img484.imageshack.us/my.php?image=127jl27ug.jpg) http://img484.imageshack.us/img484/3402/127jl36my.th.jpg (http://img484.imageshack.us/my.php?image=127jl36my.jpg) http://img484.imageshack.us/img484/9631/141qi24ab.th.jpg (http://img484.imageshack.us/my.php?image=141qi24ab.jpg)
http://img482.imageshack.us/img482/2506/141qi40ef.th.jpg (http://img482.imageshack.us/my.php?image=141qi40ef.jpg) http://img484.imageshack.us/img484/2059/141qi51ks.th.jpg (http://img484.imageshack.us/my.php?image=141qi51ks.jpg) http://img482.imageshack.us/img482/1175/156iy29fl.th.jpg (http://img482.imageshack.us/my.php?image=156iy29fl.jpg)
http://img482.imageshack.us/img482/221/156iy36gl.th.jpg (http://img482.imageshack.us/my.php?image=156iy36gl.jpg)
Malikaneden sokağa düşecek http://www.myehost.de/resim/images/4qM95473.jpg
Erkan Petekkaya'nın canlandırdığı Beyaz Gelincik'in işadamı Ömer'i, kadınların gözdelerinden. Petekkaya yaz aylarında oynamaya hazırlandığı ilk sinema filminde ise sokakta yaşayan bir adamı canlandıracak
Aynalı Tahir, Serseri, Köpek derken Erkan Petekkaya, Beyaz Gelincik'te geleneklerine bağlı, iyi eğitim görmüş ve biraz da 'snop' olan Ömer karakteri ile karşımızda. Belki onun için şu an 'her rolün adamı' demek için erken. Ancak televizyondaki kariyerine baktığımızda hep farklı bir rolde izledik Petekkaya'yı.
Ömer Aslanbaş karakteri, şu an kadın izleyicilerin gözdelerinden; karizmatik, kendine güvenen, zengin, sevdiği kadını kollayan, yaz ayında -yapay da- olsa kar yağdıracak kadar romantik. Peki Erkan Petekkaya, gerçek yaşamında da bu kadar sürprizlerle dolu bir adam mı? Sorduk, yanıt vermedi. Eşine nasıl evlilik teklif ettiğini anlatmasını istedik. Yine sessiz kaldı. 1.5 yaşındaki oğlu Cano ve üç yıllık eşi Didem'le birlikte fotoğraflarını çekelim dedik. "Medyaya onlarla birlikte poz vermiyorum" dedi. Biz de elimizdekilerle yetindik.
* Adana'ya yerleştiğinizi duyduk, doğru mu?
Evet, 7 aydır oradayız. Setin ilk günlerinde eşim ve oğlumu yanımda getirmedim, hava çok sıcaktı çünkü Adana'da. Bir sene daha oradayız... Haftanın 5 günü sette olduğum için, onlann yanımda olmasını istedim. Eşim, çocuk olduğundan bu yana çalışmıyor.
* Çocuktan sonra neler değişti hayatınızda?
Kariyer, oyunculuk; insan her şeyi bir yere bırakıyor çocuk sahibi olduktan sonra. Dünyanın en güzel şeyi. İnsanın hormonları bile değişiyor. Artık kendinize daha dikkat ediyorsunuz. Geleceğe dair planlarınızda daha dikkatli oluyorsunuz, risk almamaya çalışıyorsunuz.
* Adana'da hayat nasıl geçiyor?
Sürekli çalışıyorum zaten. Eve gelip, çocuğumu görüp, eşimle DVD izliyorum. Ve tekrar sete dönüyorum. Adana büyük şehir. Dostlarımdan uzakta olmak zor. Ben ayrıca 8 yıl Diyarbakır'da yaşadım. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nda oyuncuydum.
* Beyaz Gelincik'in diğer oyuncularından Adana'da yaşayan var mı?
Yok, yalnızca ev tutup oturan ben varım.
* Bir sinema filminde oynacaksınız. Projeyi anlatır mısınız?
Köpek ve Serseri'nin senaristi Alican Yarış'la yapacağımız bir proje. Abim gibidir kendisi. 20 güne kadar bitecek filmin senaryosu. Alican, oyuncu olarak nerelere gideceğimi biliyor. Avangarde bir iş olacak. Ama şu an ayrıntı veremem. Sokakta yaşayan bir adamı oynayacağım.
* 'Gay bir karakteri canlandırmam' açıklamanız oldukça ses getirdi. Hâlâ aynı şeyi mi düşünüyorsunuz? Bu açıklamadan sonra eşcinsellerden tepki aldınız mı?
Orada bir yanlış anlaşılma oldu. Oyuncu, tabii her rolü oynayacak. Ama Erkan Petekkaya olarak bir duruşum var. Benim izleyicim bunu kabullenemez. Hiç eşcinsel tanımadığım için kimseden de tepki almadım.
TV'yi bırakıp tiyatro yapacağım
Devlet Tiyatrosu'ndan 5 ay önce istifa ettim. 3-4 senedir bir oyunda oynamıyordum. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin görevden alınıp, yerine bir başkası atanınca ben de ayrıldım. Bu yeni oluşumun içinde yer almak istemedim. Bizim kuruma tekrar dönme hakkımız var. Lemi Bilgin göreve dönerse, ben de geri dönerim. Şu an vaktim yok, ama özel bir tiyatroda da oynarım. Bir ara televizyonu bırakacağım ve yalnızca tiyatroda olacağım. Benim geldiğim, oyunculuk olarak beslendiğim gerçek yer tiyatro.
07.04.2006
BeyazGelincik1980
09-04-06, 11:54
http://img227.imageshack.us/img227/7058/145sa12dq.th.jpg (http://img227.imageshack.us/my.php?image=145sa12dq.jpg) http://img119.imageshack.us/img119/9013/145sa28mn.th.jpg (http://img119.imageshack.us/my.php?image=145sa28mn.jpg) http://img207.imageshack.us/img207/194/169jq17oe.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=169jq17oe.jpg)
http://img207.imageshack.us/img207/1279/198wu17rm.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=198wu17rm.jpg) http://img207.imageshack.us/img207/1341/198wu31uu.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=198wu31uu.jpg) http://img227.imageshack.us/img227/9092/205th25dd.th.jpg (http://img227.imageshack.us/my.php?image=205th25dd.jpg)
http://img227.imageshack.us/img227/226/214uz26nt.th.jpg (http://img227.imageshack.us/my.php?image=214uz26nt.jpg) http://img207.imageshack.us/img207/1074/214uz47vt.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=214uz47vt.jpg)
BeyazGelincik1980
09-04-06, 12:04
http://img488.imageshack.us/img488/5298/216dt10pz.th.jpg (http://img488.imageshack.us/my.php?image=216dt10pz.jpg) http://img129.imageshack.us/img129/3574/216dt31yf.th.jpg (http://img129.imageshack.us/my.php?image=216dt31yf.jpg)
http://img129.imageshack.us/img129/5932/224jt24gx.th.jpg (http://img129.imageshack.us/my.php?image=224jt24gx.jpg)
http://img129.imageshack.us/img129/7720/247vg23dd.th.jpg (http://img129.imageshack.us/my.php?image=247vg23dd.jpg) http://img488.imageshack.us/img488/9246/247vg37xl.th.jpg (http://img488.imageshack.us/my.php?image=247vg37xl.jpg) http://img488.imageshack.us/img488/976/247vg57vf.th.jpg (http://img488.imageshack.us/my.php?image=247vg57vf.jpg)
http://img488.imageshack.us/img488/2261/257vp21uf.th.jpg (http://img488.imageshack.us/my.php?image=257vp21uf.jpg) http://img110.imageshack.us/img110/4302/257vp48di.th.jpg (http://img110.imageshack.us/my.php?image=257vp48di.jpg) http://img239.imageshack.us/img239/7484/257vp66hr.th.jpg (http://img239.imageshack.us/my.php?image=257vp66hr.jpg)
http://img110.imageshack.us/img110/1101/268bx23vd.th.jpg (http://img110.imageshack.us/my.php?image=268bx23vd.jpg) http://img110.imageshack.us/img110/6650/268bx38vm.th.jpg (http://img110.imageshack.us/my.php?image=268bx38vm.jpg) http://img239.imageshack.us/img239/1929/268bx58xl.th.jpg (http://img239.imageshack.us/my.php?image=268bx58xl.jpg)
BeyazGelincik1980
09-04-06, 12:08
http://img239.imageshack.us/img239/1185/272mb15xe.th.jpg (http://img239.imageshack.us/my.php?image=272mb15xe.jpg) http://img205.imageshack.us/img205/289/272mb20lt.th.jpg (http://img205.imageshack.us/my.php?image=272mb20lt.jpg) http://img205.imageshack.us/img205/8285/272mb64al.th.jpg (http://img205.imageshack.us/my.php?image=272mb64al.jpg)
BeyazGelincik1980
09-04-06, 12:14
http://img111.imageshack.us/img111/7440/279ge10tl.th.jpg (http://img111.imageshack.us/my.php?image=279ge10tl.jpg) http://img111.imageshack.us/img111/9343/279ge35tu.th.jpg (http://img111.imageshack.us/my.php?image=279ge35tu.jpg) http://img205.imageshack.us/img205/3316/279ge47ok.th.jpg (http://img205.imageshack.us/my.php?image=279ge47ok.jpg)
http://img224.imageshack.us/img224/3924/279ge59il.th.jpg (http://img224.imageshack.us/my.php?image=279ge59il.jpg) http://img215.imageshack.us/img215/4369/279ge71cq.th.jpg (http://img215.imageshack.us/my.php?image=279ge71cq.jpg)
bu sahnede eridim bittim ben ekran basinda. o bakis, o öpüs, ah ah :img-in_lo
BeyazGelincik1980
09-04-06, 12:20
http://img224.imageshack.us/img224/6076/287sy18ix.th.jpg (http://img224.imageshack.us/my.php?image=287sy18ix.jpg) http://img224.imageshack.us/img224/7649/287sy27kz.th.jpg (http://img224.imageshack.us/my.php?image=287sy27kz.jpg) http://img220.imageshack.us/img220/4175/287sy36ff.th.jpg (http://img220.imageshack.us/my.php?image=287sy36ff.jpg)
http://img211.imageshack.us/img211/3599/291tv18gv.th.jpg (http://img211.imageshack.us/my.php?image=291tv18gv.jpg) http://img211.imageshack.us/img211/1043/303sm12hr.th.jpg (http://img211.imageshack.us/my.php?image=303sm12hr.jpg) http://img211.imageshack.us/img211/7826/325zw38kq.th.jpg (http://img211.imageshack.us/my.php?image=325zw38kq.jpg)
http://img211.imageshack.us/img211/475/401fj27yo.th.jpg (http://img211.imageshack.us/my.php?image=401fj27yo.jpg)
BeyazGelincik1980
10-04-06, 11:48
http://img80.imageshack.us/img80/3347/mer13ec.th.jpg (http://img80.imageshack.us/my.php?image=mer13ec.jpg)
http://img80.imageshack.us/img80/714/merrrr9hb.th.jpg (http://img80.imageshack.us/my.php?image=merrrr9hb.jpg)
Mailin Yollanacağı Adresler=billur@tmc.com.tr ve www.beyazgelincik.net bize ulaşın bölümü
Sayin TMC Yetkilileri,
Bizler, Beyaz Gelincik dizisini, basladigi gunden itibaren severek izleyen, bir grup izleyiciyiz.
Beyaz Gelincik, sizlerinde tahmin edebilecegi gibi, bizim izledigimiz ne ilk dizi, ne de son dizi olacak. Ama ozellikle, ilk 23 bolumu ile Beyaz Gelincik dizisi, hayatimiz boyunca hatırlayacagimiz, her hatirlayisimizda yuzumuzde tebessum,anilarimizda ise diziden unutulmaz sahnelerin belirecegi bir dizi olacak. Buyuklerimiz bizlere, cocuklugumuzdan itibaren, hep kendi “efsane” dizilerini anlattilar; Bonanza, Kucuk Ev, Kacak, Dallas gibi. Bizler de, Beyaz Gelincik’i kendi cocuklarimiza efsane dizilerimizden biri olarak anlatmak istiyoruz. İste bu yuzden, Beyaz Gelincik’in basladigi gibi devam etmesini sizlerden rica ediyoruz
Dizinin tanitimlarinda, dizideki ana karakterler dort erkek kardes ve Ceren olarak gosterildi. Dizinin baslamasiyla birlikte de, dizinin hikayesinin 4 erkek kardes, onlarin esleri&sevgilileri cevresinde donecegi anlasildi. Dizinin adinin, “Beyaz Gelincik” yani Ceren’in lakabi olmasi, diziye Omer&Ceren’in tanismasi ve iliskilerinin gelisimiyle devam edilmesi nedeniyle, bizler, dizideki en onemli iki karakterin, Omer&Ceren oldugunu dusunduk.
Beyaz Gelincik dizisinde, pek cok hikaye ve sır oldugunun farkindayiz. Sadece ana karakterleri degil, yan karakterleri de, yan karakterlerin hikayelerini de seviyoruz. Fakat ne olursa olsun, bizim icin dizideki en onemli karakterler Omer&Ceren. 24.bolume kadar, bu konuda hicbir sorunumuz yoktu. Fakat 24. bolumden itibaren, Ceren&Omer iliskisi dizide bir kenara itildi. Bizler bu sorunun, birkac bolumde cozulecegini umarak, izlemeye devam ettik. Fakat 29. bolumu de izledikten sonra, sizlere sesimizi duyurmaya karar verdik.
Biz, 80 dakikalik dizinin, 40 dakikasi Omer&Ceren sahnesi olsun, demeyecek kadar, akli basinda izleyicileriz. Ama en azindan, her bolumde, 15/20 dakika Omer&Ceren’in birlikte sahneleri olsun. Asagida cikardigimiz istatistiksel sonuclardan da gorebileceginiz gibi, Omer ve Cerenin karsilikli sahneleri son bolumlerde oldukca azaldi. Bizim sizden, Omer Ceren hemen barissin, barismasin, problemlerini hemen cozsun, sonra cozsun ya da Mustafa ve Meryemce gibi sevgi kelebegi olsunlar, gibi isteklerimiz yok. Biz sadece, Omer ve Ceren’i, ayni kare icinde, yanlarinda baskalari olmadan, izlemek istiyoruz. Kavga etsinler, konussunlar, sarilsinlar, barissinlar fark etmez, yeter ki Omer ve Cereni daha cok izleyelim.
Omer ve Cerenin “efsane” olacak asklarinin ilk ve guzel gunlerine tanik oldugumuz gibi, sikintili gunlerine de tanik olmak istiyoruz.
Mustafa ve Meryemce’nin “bebegim, yarali kusum, Mustafam, Meryemim” repliklerinin disina cikamayan ve ana fikri “ne yaparsan yap, seni hep sevecegim ve affedecegim” olan ve 29 bolumdur tekrarlanan “hic degismeyen ve artik iyice sikan” sahneleri yerine, Erkan Petekkaya ve Sezin Akbasogullari’nin sadece gozleri ve mimikleriyle oynadigi, diyalogsuz Omer ve Ceren sahnelerini izlemeyi, binlerce kez tercih ederiz.
Bir sure Ceren&Omer hikayesinin askiya alinmasini anlayisla karsilamaya calistik. Fakat her gecen bolum, Ceren&Omerin hikayesi askiya alinmanin otesine de gecerek, diger hikayelerin yaninda gecistirilmeye baslandi. Ceren&Omerin hikayelerindeki en onemli olaylar onemsiz birer ayrintiymis gibi atlandi. Bizler, Ceren&Omerle ilgili gelismeleri gormeden, diger karakterlerin birbirleriyle yaptigi konusmalardan ogrenmeye basladik. Omer&Cerenle ilgili sahnelerin bu sekilde devam etmesini artik kesinlikle istemiyoruz. Eger dizideki, “esas oglan ve esas kiz” Mustafa&Meryemce ise, dizi keske, Mustafa’nin pavyona ilk gittigi gun baslasaydi ve de dizinin adi, Yarali Kus Azize olsaydi. Ama dizinin adi Beyaz Gelincik olduguna gore, lutfen Ceren ve Omer’i daha fazla birlikte gormek ve hikayelerini onlar yasarken izlemek istiyoruz.
Omer&Ceren sahneleri ile ilgili bir diger onemli sorunda, ikilinin sahnelerinin surekli bolunmesi. Nedense Mustafa ve Meryemce sahnelerinde bu sorun yok. Bir ornek vermemiz gerekirse, 13. bolumde Omer&Ceren'in sahne sayısı 18. Tabi bu sayının nedeni bir sahnenin uce dorde bolunmesi. Aynı bolumde Mustafa&Meryemce'nin sahne sayisi 6. Omer&Ceren'in sahne sayisi Mustafa&Meryemce'nin sahne sayisinin 3 kati. Fakat sahne suresi iki kati bile degil (17.22 ye 11.27).
Bizler, sahnelerin bolunmesiyle, seyirciye verilmek istenen duygunun da kayboldugunu dusunuyoruz. Ornegin 19.bolumde, Omer ve Ceren dans ederken, bizler de onlarin romantizmini mutluluk icinde izlerken, birden kendimizi ciftligin mutfaginda, Elmas&Yilmaz ile bulmustuk. Tabi ki 10 dakika kesintisiz Omer&Ceren sahneleri izleyemeyecegimizin farkindayiz, ama en azindan cok onemli anlarin boyle bolunmemesini istiyoruz.
Bizler, TMC’nin de ticari bir isletme olarak, musteri memnuniyetini her seyin ustunde tuttugunu dusunuyoruz ve sizin “musterileriniz” olarak, bizlerin dilek ve goruslerimizi dikkate alacaginizi umut ediyoruz.
Dizideki, Omer&Ceren, Meryemce&Mustafa Sahnelerinin Istatistikleri ;
1.Bölüm
Ömer&Ceren:11dk 11 sn
Mustafa&Meryemce:10dk 53sn
2.Bölüm
Ömer&Ceren:4dk 28sn
Mustafa&Meryemce:6dk 41sn
3.Bölüm
Ömer&Ceren:6dk 49sn
Mustafa&Meryemce:3dk 17sn
4.Bölüm
Ömer&Ceren:4dk 51sn
Mustafa&Meryemce:6dk 28sn
5.bölüm
Ömer&Ceren:6dk 35sn
Mustafa&Meryemce:3dk 8sn
6.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 5dk 9sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 5dk 8sn
7.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 3dk 6sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 6dk 3sn
8.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 11dk 15sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 6dk 9sn
9.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 14dk 14sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 8dk 11sn
10.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 9dk 32sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 4dk 23sn
11.Bolum
Omer&Ceren sahneleri:15dk 1sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 6dk 6sn
12.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 12dk 57sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 9dk 28sn
13.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 17dk 22sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 11dk 27sn
14.Bolum
Omer&Ceren sahneleri:0
Mustafa&Meryemce sahneleri: 7dk 2sn
15.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 7dk 29sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 3dk 11sn
16.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 6dk 22sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 8dk 24sn
17.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 14dk 6sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 18dk 9sn
18.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 17dk 25sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 21dk 24sn
19.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 17dk 12sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 9dk
20.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 17dk 28sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 13dk 17sn
21.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 16dk 29sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 18dk 18sn
22.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 10dk 31sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 10dk 29sn
23.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 19dk 47sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 6dk 48sn
24.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 6dk 10sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 6dk 42sn
25.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 7dk 44sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 8dk 50sn
26.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 12dk 26sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 4dk 46sn
27.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 8dk 58sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 16dk 25sn
28.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 8dk 45sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 10dk 48sn
29.Bolum
Omer&Ceren sahneleri: 12dk 36sn
Mustafa&Meryemce sahneleri: 14dk 11sn
Oyuncak alamayınca fabrikasında çalışmış
Deniz Feneri Derneği'ndeki çocukların dileklerini yerine getirme kampanyasına destek veren Erkan Petekkaya, çocukluğunda uzaktan kumandalı bir araba istediğini söyledi. Petekkaya, bu arabayı alamayınca oyuncak araba fabrikasına çocuk işçi olarak girip hevesini giderdiğini açıkladı.
atv'nin ilgiyle izlenen dizisi Beyaz Gelincik'in başrol oyuncularından Erkan Petekkaya, Deniz Feneri Derneği'nin '1001 Çocuk 1001 Dilek Kampanyası' çerçevesinde çocuklarla buluştu. Derneğin Zeytinburnu'ndaki genel merkezinde çocuklarla bir araya gelen Petekkaya, onlara hediyeler vererek dileklerini gerçekleştirdi. Çocuklar sanatçının hediye ettiği defterleri imzalatmayı da ihmal etmediler.
'HİÇ BİSİKLETİM OLMADI'
Erkan Petekkaya'ya çocuklara yardımla ilgili kamuoyu oluşturma yönünde yaptığı katkılarından dolayı bir plaket verildi. Petekkaya'ya bu plaketi Uğur Aslan verdi. Kendisinin de çocukluğunda varlık içinde yetişmediğini ve o yaşlarda istediklerine kavuşamadığını anlatan Erkan Petekkaya, "Bir bisikletim olmasını çok istedim çocukken ama olmadı. Sonra da olmadı. Daha küçükken de uzaktan kumandalı bir arabaya sahip olmak istiyordum. Baktım olmayacak. Biraz büyüyünce uzaktan kumandalı araba üreten bir oyuncak fabrikasına işçi olarak girdim. Dolayısıyla bütün hevesimi orada giderdim. Hayata erken atıldım ve çalışmaya başladım" diye konuştu. Çocukluğun önemini iyi bildiğini dile getiren Petekkaya, kendisinin de bir baba olduğunu söyledi. Adana'daki dizi çekimleri nedeniyle iki yaşındaki oğlundan ayrı kalmamak için, orada bir ev tutup eşi ve çocuğunu yanına aldığını da sözlerine ekledi.
BARKOTLU BAĞIŞ SİSTEMİ
Deniz Feneri Derneği'nin geçen yılın en güvenilir sivil toplum kuruluşu seçildiğini belirten Erkan Petekkaya, "Burada devasa bir depo var ve gelen tüm hediyeler burada barkotlanıyor. Yani bu barkot sistemiyle kişi verdiği hediyenin kime gittiğini kontrol edebilir" dedi.
ÇOK İLGİNÇ İSTEKLERİ OLUYOR
Çocukların hayallerini gerçekleştirmenin önemine de değinen ünlü oyuncu, şunları söyledi: "Çocukların ne istediklerini ve ne hayal ettiklerini bir mektuba yazmaları istenmiş. Çok ilginç istekleri oluyor çocukların. Bir tanesi kardeş istemiş. Mektupta annesinin ikna edilmesini, kardeş istediğini yazmış. Bir tanesi don istemiş. Çocuk bu yani... Duyguları tertemiz. Tamamen şansla ilgili hayat yaşıyorlar. Gecekonduda doğması onun suçu değil. Onlara daha dikkatli davranmak, isteklerini ve ihtiyaçlarını yerine getirmek yardım değil, bir görevdir. Benim bu derneklerin dışında yardım ettiğim çocuklar var. Bunu yapınca mutlu oluyorum. Bizim gibi sanatçıların bir görevi de; bu tür bilincin yayılmasına yardımcı olmak..."
http://www.sabah.com.tr/2006/04/16/gny/im/81E5F6D27A96DC48A560D829b.jpg
http://www.sabah.com.tr/2006/04/16/gny/im/FF8B0202FFFFA74EB7A8D873b.jpg
On çocuğu mutlu ettiler
Deniz Feneri Derneği'nin 1001 Çocuk 1001 Dilek Projesi dördüncü yaşını kutluyor. Son olarak Uğur Arslan ve atv'deki Beyaz Gelincik dizisi'nin başrol oyuncusu Erkan Petekkaya 10 çocuğun dileğini gerçekleştirdi.
http://img.takvim.com.tr/2006/04/16/im/3D8A383AE9F8FB4F9CE2CE22b.jpg
http://img138.imageshack.us/img138/7339/dpp00201yt.jpg (http://imageshack.us)
http://img284.imageshack.us/img284/3052/dpp00247zm.jpg (http://imageshack.us)
http://img138.imageshack.us/img138/8579/1112ym1.jpg (http://imageshack.us)
http://img138.imageshack.us/img138/6743/vg92kl.jpg (http://imageshack.us)
havincim evet evli eşinin adı didem oğlunun adı cano hatta eşi mühendismiş ama çocukları olunca işine ara vermiş bunuda buraya sıkıştırayım dedim:)
http://img284.imageshack.us/img284/3131/vg78gx.jpg (http://imageshack.us)
http://img268.imageshack.us/img268/2167/vg104vy.jpg (http://imageshack.us)
http://img181.imageshack.us/img181/8214/erkanpetekkaya2199un.jpg (http://imageshack.us)
http://img268.imageshack.us/img268/1663/vg37cq.jpg (http://imageshack.us)
dizifanatic
28-04-06, 18:58
http://www.erkanpetekkaya.com.tr/e567.jpg
http://www.erkanpetekkaya.com.tr/erkanpetekkaya030.jpg
http://www.erkanpetekkaya.com.tr/DSC_0078.JPG
http://www.erkanpetekkaya.com.tr/73.jpg
http://img526.imageshack.us/img526/6412/vg143wo.jpg (http://imageshack.us)
http://img526.imageshack.us/img526/3994/vg11pe.jpg (http://imageshack.us)
Senaryo paniği
atv'nin reyting rekorları kıran dizisi "Beyaz Gelincik"in yakışıklı oyuncusu Erkan Petekkaya, biraz dertliydi. Nedeni ise dizinin yayınlanmamış bölümlerinin senaryolarının internette dolaşıyor olması. "Senaryodaki olayların diziden önce internette yayınlanması, heyecanı öldürüyordu. Bu yüzden bazı sahneleri çöpe atmak zorunda kaldık" diyen Petekkaya, bu soruna bir çözüm bulunduğu için rahat bir nefes aldı. Yapım şirketi böyle bir aksilik yaşamamak için senaryoları artık kapalı zarflarda gönderiyor.
http://img.takvim.com.tr/2006/05/07/im/1F1A9B7FCA6A454DB5094272b.jpg
Jön olup olmamak önemli değil
'Beyaz Gelincik' dizisinin 'Ömer'i Erkan Petekkaya, başarılarıyla birlikte düşmanlarının da arttığını söyledi: Ben onların kim olduğunu biliyorum ama görmezlikten geliyorum.
atv'nin sevilen dizisi 'Beyaz Gelincik'in toprak ağası 'Ömer Aslanbaş'ı Erkan Petekkaya; artık çok dikkatli olmak zorunda olduğunu çünkü düşmanlarının arttığını söyledi. 'Serseri' ve 'Köpek' dizilerinin ardından 'Beyaz Gelincik'le şöhretini iyice pekiştiren Petekkaya, geleceğe ve sinemaya yönelik planlarını GÜNAYDIN'a anlattı:
* Geleceğe dair planlarınız nelerdir?
Ne yaparsam yapayım güzel işler çıkarmak istiyorum ortaya. 'Beyaz Gelincik' bittikten sonra bir süre dinlenmek istiyorum. Dizi önümüzdeki sezon da devam edecek. Dinlenmeden sonra yine iyi bir projenin içinde bulunmayı düşünüyorum.
'FAZLA HIRSIM YOK'
* Hırsı olmayan bir oyuncu izlenimi bırakıyorsunuz. Doğru mu?
Çok fazla hırsım yok açıkçası. Başarılı olmak, mesleğimi iyi yapmak istiyorum. Mesleğim sürekli kendini geliştirmeyi gerektiren bir meslek. Ben de kendimi geliştirmeyi düşünüyorum. Bu gelişimi yurtdışına gidip bir aktör okulunda gerçekleştirmeyi planlıyorum.
* Kendinizi hangi yönlerden geliştirmeyi planlıyorsunuz?
Türkiye'de mesleğe başladığı yıllarda bir oynadığı adamı ömrü boyunca oynayan oyuncular çok. Farklı tipleri canlandıran çok az oyuncu var. Ben öyle olmak istemiyorum. Farklı tipler için kameranın karşısına geçmek istiyorum. Bu yönden kendimi geliştirmeyi planlıyorum.
'İSTEMEK YETERLİ DEĞİL'
* 'Serseri', 'Köpek' ve 'Beyaz Gelincik...' Zaten bu üç dizide de farklı karakterleri canlandırmıştınız. Neden hala farklı karakterleri canlandırmak için eğitim almayı istiyorsunuz. Endişeniz nedir?
İstemek yetmiyor bazen. İsteğimin devamı için eğitim almayı istiyorum. 'Serseri'de canlandırdığım karakterin alt yapısında komedi vardı. 'Köpek'te ise tam tersi. Osman Yağmurdereli bana güvendi ve 'Köpek'i verdi. Osman Abi'nin üzerimde hakkı olduğunu inkar edemem ama ben de iyi iş çıkardım.
* Reyting kaygısı oyuncuların üzerinde yoğun bir baskı oluşturuyor. Sizin üzerinizdeki baskının ölçüsü nedir?
Benim de üzerimde baskı oluşturuyor elbet. Reytingler düşük olursa iş devam etmiyor. Ne var ki 'Beyaz Gelincik' zaten baştan iki yıllık bir planlamanın doğrultusunda çekiliyor. Reyting düştü diye 'haydi iki tane silah patlatalım, haydi biraz ortalığı karıştıralım' şeklinde senaryo değişmiyor. Bence çok profesyonelce çalışılıyor, rating düşük gelebilir diye senaryo sonradan değiştirilmiyor.
'İÇİME SİNMEDİLER'
* Sinema filminde de rol almak istiyorsunuz ama bu konuda bir atılım gösteremediniz. Hele ki Yeşilçam'ın hareketli ve bereketli olduğu bu dönemlerde. Neden?
'Köpek'den önce hiç kimse beni sinema filminde rol almam için aramıyordu. O çevrenin içinde değildim. Biliyorsun bu işler kendi içinde dönüyor. Hala da o çevrenin içinde değilim. Sinemacılar için görünmez bir adamım ben. 'Köpek'den sonra birkaç sinema filmi teklifi geldi ama projeler içime sinmedi. Elimde şu anda birkaç film senaryosu var. Onları okuyorum.
* Jön eksikliği yaşandığı bu zamanda iyi bir fırsatı kaçırdığınızı düşünmüyor musunuz?
Televizyonda oynuyorum işte. Ayrıca jön olmak gibi bir algım yok, beynimde öyle bir devre yok. Jön veya bir başka kavram ne olursa olsun ben izleyicime iyi bir iş çıkarmanın peşindeyim. Çünkü izleyici benim müşterim. Ben ortaya iyi iş çıkartırsam onlar bana gelirler. Jön olmak veya olamamak umrumda değil.
'TEMKİNLİYİM'
* Başarılı olduğunuza inanıyorsunuz. Başarı beraberinde düşman da getirir. Sizin düşmanlarınız var mı? Var? Olmaz mı?
Eminim yüzlerce düşmanım vardır. Yüzüme gülüp arkamdan dolap çevirenleri görüyorum, kimler olduğunu biliyorum.
* Düşmanlarınız kimler?
Ben biliyorum kimler olduğunu. Biliyorum ama bilmemezlikten geliyorum. Kimler olduğunu görüyorum ama görmemezlikten geliyorum. Gidip boğazlarına yapışacak halim yok. Sadece bana zarar vermemeleri için temkinli davranıyorum.
Şımarmaya yatkın bir yapım yoktur
* Ben özel hayatımda da iş hayatımda da hep mütevazı davrandım. Oyunculuk benim mesleğim. Herkes gibi sadece mesleğimi icra ediyorum. Bir insan işini yaparken neden 'küçük dağları ben yarattım' havasında yaşamalı ki?
* Şımarmaya benim kişiliğim uygun değil. Türkiye'de mütevazı olmak gerçekten pek yaramıyor insana. Televizyona iki kez çıkanın yürüyüşü değişiyor. Ne oluyor hocam? Kanuni Sultan Süleyman bile öldü!
* Yurtdışında Robert de Niro, Al Pacino, Dustin Hoffman sade vatandaş gibi sokağa çıkıyor, parka gidip gazetesini okuyor. Şöhretten burunların kalkması, kendini sokaktan, yani yaşamın içinden soyutlamak biraz Türkiye'ye özgü bir durum.
* Eşimi de çocuğumu da basından uzak tutuyorum. Röportaj tekliflerini kabul etmiyorum. İki tane daha fazla haberim çıkacak diye eşimi ve çocuğumu işime bulaştırmam.
http://www.sabah.com.tr/2006/05/15/gny/im/943A8C4CF91799438E17ADE1b.jpg
BABA FİGÜRÜ =) ERKAN PETEKKAYA
"Beyaz Gelincik"te tanıdık Erkan Petekkaya'yı Dizideki davranışları, kadınlara ve özellikle sevgilisine olan yaklaşımı onu hemen güvenilir erkek kategorisine sokuverdi.Sonrasında, verdiği röportajlarda ailesine verdiği önem ve saygılı tavırları da perçinledi onun baba figürü imajını.Efendi ama gerektiğinde sevdiklerini korumak için kaplan kesilecek biri.İşte, yanında kendinizi yeniden bir kız çocuğu gibi hissedebileceğiniz bir erkek.
elele mayıs 2006
Evli ama çapkınlıkta
Magazin dünyası bir yasak aşk haberiyle çalkalanıyor.
Söylenenlere göre "Beyaz Gelincik" dizisinin başrol oyuncusu, gönlünü "Aliye"nin güzellerinden birine kaptırmış.Evli olan aktör, haftanın altı günü dizi çekimleri nedeniyle Adana'da bulunuyor, orada kiraladığı evinde eşi ile birlikte kalıyormuş. Ancak dublaj için İstanbul'a gelir gelmez soluğu sevgilisinin yanında alıyormuş. Perşe