Tüm Versiyonu Göster : Uğur Yücel


Sayfalar : 1 2 3 [4] 5

LAZCAKIR-KIZ
15-01-07, 01:00
Bugün yesilçamda ugur yücel ve sener sen'i izledim :)

Muhsin Bey

çok güzeldi yaaaaa.

LİBRA
17-01-07, 17:22
işini o kadar ciddiye alıyor ki ali nazik rolü için urfaya aksak rolü için karadeniz e gitmiş şiveyi daha iyi yapabilmek için:good: :good: :good:

forever.young25@hotmail.c
18-01-07, 12:42
Cosmopolitan, Kasım 2000, Zeynep Bölükbaşı



UĞUR YÜCEL

HAYAT ŞAŞKINLIKLA GEÇİYOR!

“ONUN GİBİ ADAMLAR VAR MI BUY DÜNYADA HÂLÂ?” GÜNDELİK HAYATIN İÇİNDE, AMA BAMBAŞKA BİR BOYUTTA; YAŞADIĞI HER ANIN ANLAMININ PEŞİNDE... UĞUR YÜCEL “KAYBETTİM” DEDİĞİ ZAMANINI, KİTABI, YAZDIĞI, YÖNETECEĞİ, YAPIMCILIĞINI ÜSTLENECEĞİ FİLMİYLE BOĞUŞARAK “KAZANIYOR”. İLK BULUŞMA İÇİN, “DERİN” BİR KONUŞMA OLDUĞU SÖYLENEBİLİR. İYİ DE OLDU; HER ZAMAN HAVA-SU MEVZULARI KESMİYOR İNSANI. DEDİĞİM GİBİ BÖYLE ADAMLAR HÂLÂ VAR HAYATTA.

“Konuşmak, konsantrasyon işi. O yüzden ilk olarak iyi bir konuşmacı olmadığımı söylemek istiyorum. Zaman zaman çok fazla düşünüyorum ve ağzımdan laf çıkmıyor. Bazen de çok tempolu konuşuyorum ve bunları okuduktan sonra hiç hoşnut kalmıyorum. İnsan kendi iç dünyasını tanımlamakta güçlük çekiyor. Röportajlardan kaçma, talk show’lara çıkmama, bir yerlerden kaçma nedenim bu. Sonuçta kendimi izlenir ya da okunur bulmuyorum. Çünkü biriktirdiğim paragraflarım yok ki hayatta! Hiçbir zaman söyleşilere hazırlıklı biri değilim. Sorulan sorular karşısında zekayı devreye sokup kıvrak bir şekilde oradan kaçmasını bilmiyorum. Birisiyle röportaj yapmak, zekamın işe yaramadığı bir alan. Bu yüzden gündelik hayatımın içinde olağan bir olay değil.”

“Ben de buraya, Uğur Yücel’ den sansasyonel başlık çıkarayım diye gelmedim” cümlesiyle kendimi savunma ihtiyacı duyuyorum. Bu anlamda, bizimkisine diyalog demek zordu. Uğur Yücel benim mırıldandığım soruları duyarak monolog yaptı; adeta sesli düşündü ve ben de kulak misafiri oldum. Evet bu röportajın bende bıraktığı iz, kesinlikle figüranlıktı! (Ama hoşuma gitti!)



“Bazıları” isimlerini, “belirli” mekanlarda bulunarak ve “belirli” isimlerle birlikte olarak koruyor. Böyle bakınca sizin skandalsız hayatınız tuhaf kaçıyor! Nasıl yaşıyorsunuz?

Medyada karşımıza çıkan insanlardan çok radikal olarak ayrıldığım bir nokta var: Bu tür yaşam beni eğlendirmiyor! Bir yerlerde, birileriyle görülmek bana enerji, mutluluk vermiyor. Beni mutlu edecek tek şey, izlediğimde, okuduğumda beni yerden yere vuran, sallayan artistik bir etkilenme. Bir filmden çıkıp saatlerce konuşamamak, günlerce o filmi yaşamak, sonra gidip o filmi yeniden seyretmek; günlerce bir kitabın büyüsüyle dolaşmak; belki bir şiirin iziyle günü geçirmek... Benim ruhum, hayatın gündelik akışıyla değil de bu akış içerisinde kendime çıkarsadığım ve benim için yaşamanın gerçek anlamlar, değerler bulduğumu hissettiğim alanlarda mutlu oluyor. Ve bunlar birçok insan için çok dar alanlar. Oraya ait bir şeyler yapmaya başladığım noktada gerçek varolma nedenimle karşılaşıyorum. Neden, nereye doğru, kim için bu bedeni ve ruhu taşıyorum?



O halde “şöhretli olmak” tezat değil mi?

Salak bir kalabalığın benden hazzetmesinden hiç hoşnut değilim. Neden haz duysunlar benden? Dolayısıyla tanınan, şöhretli biri olarak yaşamanın bana hiçbir şey katmadığını, hiçbir yanımı gönendirmediğini, bundan bir övünç çıkaramadığımı görüyorum. Birilerinin beni tanıması üstelik can sıkıcı bir şey. Çünkü tanıdıkları “ben”le, benim olmak istediğim “ben” çok farklı ve ben hâlâ olamadım o “ben”! Andropozda hayatın manasını bulmaya başladım. Çok geç! İlk gençliğimden beri hayatın manası üzerine düşünüyorum. Niye böyle bir randevu tasarlamışım ve neden bu kadar geç geliyor?



Zaman kaygınız mı var?

Zaman kaybettiğimi düşünüyorum. Kendimi ifade etmek istediğim ve anlamlar yüklediğim adamın ortaya çıkışının geç kaldığını düşünüyorum.



Bu adamın ortaya çıkması sizi mutlu ediyor sanırım...

Çok mutlu ediyor! Demek ki her şeyden bir şey çıkarsama, bir filmin alt metnini, kitabın özünü ortaya çıkarma ve bunlardan hayatın mutluluğunu yakalamak tasası içinde miyim, bilmiyorum. Ama ilgilendiğim, uğraştığım; olmak, anlatmak istediğim biri var demek ki. Bu biri de kolay rastlanan, çabucak oluşan biri değil. Ama açıkça tarifini koyamadığımız “şöhretli aktör” tanımlamasının dışında bir şey bu. Dolayısıyla eğlenmediğim bir alanın içinde eğleniyor gibi durmak çok sakil. Ortaya bir ürün koymak istiyorum. Demek ki ürün tasarımı çok geç oluşmuş bende. Bugüne kadar ortaya koyduğum ürünler beni yerimde oturtmuyor.



Daha somutlaştırırsak film yapmayı, yönetmeyi mi kast ediyorsunuz ürün diyerek?

Evet. Bugünlerde bu tarafa bir dönüş var.



Ya da kitap yazmak?

Önce bir film senaryosunu bitirdim. Ondan sonra filmin hazırlık süresince bir kitap yayımlanması söz konusu. Buna ne roman ne öykü demek istemiyorum. Birileri buna ad koyacak. Çünkü hepimizin içinde konuşulamayan, paylaşılamayan dünyalar var. O dünyanın yazıya dönüşmüşü. Belki içimin sırları. O sırlar, anı, biyografi türünden değil. Benim de içime danıştıkça karşılaştığımda beni şaşırtan, neden bu tür şeyler kağıda dökülüyor,dediğim bir alan. Hâlâ bir çözülmemişlik ve içiyle karşılaşma dönemindeyim şu an.



Kendinizle tanışma dönemindesiniz denebilir mi?

Belki de. Tanıdık biriyim; kendimi tanıyorum. Ama bu tanışıklık devresinin daha öncelerden başlamasını isterdim. Iskalamışım. Hayatın görünür zevkleriyle uğraşmışım. Görünürdeki lezzetler beni beslediği için onlara kaynak sağlamışım. Oysa içerde duran kimilerince içe kapanık, hastalıklı, mutsuz görünümün altında yatan bir renklilikten söz etmek istiyorum. Bu renkleri, eğer ki başkaları tarafından okunabilir, seyredilebilir bir hale dönüştürebilirsem yaşayıp giderken bir meseleyi halletmiş olacağım: Bu hayatta neden varım?



Sizin derdiniz kendinizle denebilir mi?

Gündelik bir tanımlamayla değil, ama evrensel bir tanımlamayla denebilir. İçimde biriktirdiğim kalabalık bir çuvalın çözülme aşamasında nerelere ulaşacağı önemli. Acaba gerçekten ağzını açmalı mıyım çuvalın; içinden çıkacaklar Noel Baba hediyesi gibi gelir mi birilerine? Ya da belki bir hesaplaşma var bir yere doğru. Defterler kapanıyor yaş geçtikçe. Şimdi artık yeküne doğru geliyorum. Yani ben sinemacı mıyım, bu hayata yönetmen olarak gerekli miyim, bir oyuncu olarak nerede durmam gerekir? Bunlar, halledilmemiş meseleler. Bunları gözardı ederek ‘bütün eller havaya’ eğlencesi içinde olmak acı verici. Hiç eğlenilecek bir yanı yok, çok trajik!



Açıkhava Tiyatrosu’ndaki son gösterinizde ‘Kendimden sıkıldım, yoruldum’ dediniz ve şovmenliği bıraktınız. Neden?

Aslında şu anda bulunduğum yerden daha değerli bir iç dünyanın içinde geziniyorum. Sizin beni kabullendiğiniz alan beni utandırıyor. Sizin yerinize geçip beni izlediğimde size, alkışlarınıza, kahkahalarınıza katılmıyorum. Çünkü bu adam beni eğlendirmiyor. Ama birileri beni ayakta alkışlıyor. Bu bende problem içeriyorsa o ilişkide bulunmak istemiyorum. Alkışı başka alanlarda almak istiyorum. İzleyen seyirci Uğur’ u içten alkışlıyor, ama ben de orada hak etmediğimi söylüyorum. Sahneden daha hiç yumruğumu sıkarak inmedim. Nerede hak ediyorum alkışı? İşte onu daha bilmiyorsunuz. Bir zamanlar para kazanmak için seçtiğim alanın kendimi ifade ettiğim alan olmadığını açıklamak istiyorum.



Kemal Sunal’ın ölümünden sonra “Balalayka”da neden rol aldınız?

Sessiz bir dayanışma. Ben tiyatrocu ve sinemacıyım. Bizim meslekte herkes birbirinin gözünü oyar. Ama sinemanın sessiz bir ahlâkı vardır. Bir oyun yarıda kalmaz. Birileri, çok duygusal nedenlerle benim bu işi devam ettirmemi istediler. Ben de devam ettim.



Sonuç?

Bilmiyorum, seyretmedim. Sonuç ne olursa olsun bu çalışmadan kendi yolculuğum sırasında başkalarının da kendi hayatlarına devam etmesine bir araç oldum. Geçerken elimin ucuyla tuttuğum bir iş oldu. Kısa bir sürede yüreğimi, bedenimi veremezdim. Olabildiğince kotarmaya çalıştım.



Memnun musunuz?

Evet. Bir görevi yerine getirdiğim için memnunum.



Nasıl çalışırsınız? Sakin sakin mi; yoksa tutkuyla bir yere sabitlenerek mi?

Bunu, ruhun bir yere göçüşü olarak tanımlayabilirim. Örneğin, yazıya geçtiği zaman insanın ruhu bir yere göçüyor. Gündelik hayatla iletişimin koptuğu, İnternet’le ya da cep telefonuyla bağlanılamayan bir alan. İnsan yaratıcı göçler yaşıyor içinde. Bu, istekle, tutkuyla olabilir ancak. Ama hayatın gerçeklerinden tamamen kopulmuyor. Dürüst ve içtenlikle işine sarılan bir adam olarak tanımlayabilirim kendimi.



Oyunculuk, kitap, senaryo yazmak ve yönetmenlik. Bunlar içinde sizi en çok zorlayan hangisi?

En zorlayacak alan, bir sinema filmine başlayıp bitirmek sanırım.



Ne zaman çekeceksiniz filminizi?

Bahar aylarında.



Neden yönetmenlik yapmak istediniz?

Hayatı çok sesli duymakla ilişkili. Bir orkestra şefi düşünün...Elinde bir bagetle her şeyi hisseder, yönetir. Ama aynı senfoniyi bin kişi yorumlasa da bir tanesi en iyisidir. Biri insanın ruhuna işleyen tınılar çıkarır, diğeri, affedersin, osuruk gibi bir ses çıkarır. Yönetmenlik de buna benzer bir şey. Benim de anlatmak istediğim bir müzik, bir hikaye var. Ben de bunun için ayağa kalktım. Belki benden de osuruk gibi bir ses çıkacak! Ama elimdeki eser, yani senaryo, herhangi bir şefin eline geçtiğinde bundan ses çıkar. Hatta bunu okuyanlardan ‘Bu eser sana fazla; öyle bir senaryo yazmışsın ki keşke bunu daha deneyimli bir yönetmen çekse de bu da senin ilk filmin olmasa; bunun içinden nasıl çıkacaksın? diyenler oldu. İzlenim o ki, zor bir eser.



Yazabilen, yönetebilir de herhalde! Peki bahara kadar ne yapacaksınız?


Birtakım teklifler var onları değerlendireceğim. Bütün bu esip savrulmalarımın, hayatı tahlil edip görüşler oluşturmanın yanında rahatsız edici gerçekler var. Şu anda benim para kazanabileceğim alanlar ne yazık ki televizyonla da ilişkili. Eskiden para kazanmak ve hayatın tadını çıkarmak istiyordum. 40’lar başlayınca artık para kazanarak iyi hayat yaşamak yerine, ürünler yaratarak yaşamak istiyorum. Ürünleri yaratacak kaynağı bulmak gerekiyor. Filmim ucuz değil. Bir orkestra çıkaracağım ortaya. 4 kişiyle müzik yapmayı değil, senfoni orkestrasını tercih ettim. Para koymam lazım filme; çünkü prodüktöre tam olarak anlatamam niye çekilmesi gerektiğini. Ticari sinema hedeflemiyorum. Yani pop müzik yapmayacağım.



Ne yapacaksınız?

Folklorik yapacağım. Hepimizin kaynağı köy olmasına rağmen işine gelmiyor insanların. Ancak gecenin bir yarısı kendilerine nereden enerji veriyorsa bir tür müzik duyup kolonların yanında kafa sallayan Anadolu’muzun Amerikan r’leriyle konuşan çılgın gençliği var karşımızda! Bunlara nasıl ulaşacağız?



Filminizin ödül alması önemli mi?


Yerine, yurduna ödül verecek müessesenin tutarlılığına bağlı. Ama sinemaya bakış anlamında bir tutarsızlık söz konusu bizim jürilerde. Onun için yurdunda seyircinin alkışlaması daha anlamlı. Filmimi herhangi bir festivale sokmayı düşünmüyorum. Belki yurt dışında gözükmesinde fayda olabilir.



Türk sinemasında yaptığı işi merak ettiğiniz, izlediğiniz yönetmen(ler) var mı?

Son dönem yönetmenlerin neler yaptığını bilmek istiyorum. Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan, Derviş Zaim, Ferzan Özpetek dışarıda birilerinin kafalarını kurcalayan, seyirci ve ödül bulan isimler. Dikkate değer bir hareketlenme var.



Yaş almak sizi nasıl etkiledi?

Hayat şaşkınlıkla geçiyor! Şaşırmayla, şüpheyle, çözümlemeyle...Geriye dönüp hesaplar yapmak işin kolay yanı. Bundan sonraki yaşamı daha değerli kılıyor yaşlar geçtikçe. Kaybedilecek zaman yok. Ne yaptın da dinleneceksin? Geçmişime bakınca hayatımdaki tatiller ve boşluklar kaygı verici yoğunlukta.



“Kadınlar, erkeklerle kedi-fare gibi oynarlar. Çoğu zaman ilişki, aşk, cinsellik değil güçtür” sözüne katılıyor musunuz?

Bilmiyorum, her konuda fikrim de yok. Politika olmamalı ilişkide; iktidar-muhalefet kavramları...Çağda böyle bir yanlışlık varsa bu, çağın yanlışlığıdır. Dişi ve erkeği bir bütün olarak düşünüyorum.

forever.young25@hotmail.c
18-01-07, 12:48
Cumhuriyet, 1 Eylül 2002 Pazar, Özlem Altunok



Kendisini hayat korkağı olarak tanımlayan Uğur Yücel, yeni filminin çekimlerine ekimde başlıyor.



ODANIN İÇİ, UÇURUMUN KENARI

Oynamak da, yönetmek de, yazmak da istiyor Uğur Yücel, bugüne dek seyrettiklerini seyirlik yapmak için. “Kendimi hiçbir zaman uçuruma atmamış korkağın biriyim” diyordu daha önceleri, artık “Bu kez uçurumdan atlıyorum ve hiç korkmuyorum, hem de gözü kara” diyor.

Çocukluğundan bu yana biriktirdikleri için “Tüm seyrettiklerimden edindiğim, hikâyeler yazıp sinemalaştırmak oldu. Burada yakışıklı bir ilişki buldum hayatla kendim arasında. Ritmin içinde olmak, kurguyu, senaryoyu, filmin dramatik aksını oluştururken işe yarayan malzemeler” diyor.

Uzay gemileri geçiyor üzerimizden, Latince uğultular yükseliyor sonra, korkak/cesur, cesur/korkak bir adam uçurumun kenarında belli belirsiz davul sesleri eşliğinde dans ediyor, içinin sesini dinlediği kendisini bile yok sayarak, gidiyor, geliyor, gidiyor, geliyor uçurumun kıyısına…

Aslında hep gizlenen bir adam o, yaptığı işleri biliyoruz. Kabare dünyası en başta, sonra ‘Muhsin Bey’, ardından ‘Azınlıkta Kaldık’ la showman’lik ‘Arabesk’, ‘Eşkıya’, ‘İkinci Bahar’la başlayan ve ‘Karanlıkta Koşanlar’ la devam eden yönetmenlik…Yeni filmini çekecek şimdi, uzun zamandır dillendirdiği, ekimde başlayacak olan.

Uğur Yücel…Aklımızda kalan, ortaya koyduğu nitelikli işleri, niceliği sınırlı olsa da. Aslında, fikir çok, destek yok; ürün var, gören yok; ekip var, tesis yok; kalabalık bir yerde, bir o kadar yalnız… Ciddi bir insan Uğur Yücel, gittikçe daha ciddileşen değil. Derinlerde bir yerde tutkuyla bağlı olduğu çocukluk günlerine dayıyor sırtını. Bir arkadaşının çocukluğuna dair sözleri, “Biz de aynı yerlerden geçtik, ama biz hayatı yaşamışız, sen seyretmişsin”. Yıllardır Eski Yeşil’ de, çok daha önce bir orkestrada, içindeki tamtamları seslendirerek başlamış müziğe. Sonra yirmili yaşların savrukluğu… Kendini cesur bulmuyor o zamanlardaki gibi. “O çocuğu derleyip toplayıp bir kese kâğıdının içine soktum. Nasıl yanıp yakılıyorum, çünkü o savrukluktan çıkacaktı her şey, çıkıyordu da. Zehir zemberek bir adam vardı, ne yaptım da böyle korkak bir adama çevirdim o 20 yaşı” diyor. O duruşu, o kabuksuz, yay gibi zihni kaybettiğini düşünüyor, bir kirpinin dikenlerini törpülemek kadar kötü olan. Öyle olduğunu sanıyor, çünkü bu ülkede yaşıyor; ne de olsa öyküler, resimler üreten insanlar, hayatın içinde hiç de donanımlı, korunaklı yaşamıyorlar.

Her şey bir odadan çıkacak

O zamanlar bir de yazıyor çokça, o henüz basılmayan kitabındaki öyküler de dahil olmak üzere, her an tüm kayıtları silmeyi de göze alarak. Kayıtlarını silemeyeceği şeyler de var tabii. ‘Gemide’ ve ‘Laleli’de Bir Azize’nin müzik prodüktörlüğü, “Ali Nazik, Cumali, Nevzat” rolleri havaya asılı sözleri gibi…Garip bir sindirmiş beyin, hiç doymayacak bir yürek, “Hayat korkağı bir adamım. Beni bir yerden başka bir yere hareket ettirecek bir motivasyon yok hayatımda. Kendime kartvizitler yaratıp sükseli bir hayat yaşama hevesim olmadı hiç ama, izleyip de gıpta ettiğim, heyecan duyduğum filmler, festivaller oldu. Mesela Edinburgh Festivali’nde hayatı çoğaltan, üreten insanlar ve sadece yeteneklerini satacağın bir dünya vardı, buradakilere benzemiyorlardı, sahneye çıktıkları zaman yüreklerini görüyordum. Burada ise beslendiğim hiçbir şey yok, topraklarından ve insanlarından başka.”

Yazı Tura da böyle bir film, buralı dört gencin öyküsü, Karadeniz’de, İç Anadolu’da, Ege’de geçecek olan. Diğer oyuncular henüz belli olmasa da onun oynayacağı kesin. Öyle bir rol ki, kimseye vermek istemiyor, bir yandan oyunculuktan kaçarken. Oynamakla göstermekle hep bir hesaplaşma yaşıyor Uğur Yücel, seyirciye yakın ya da uzak olmaktan çekiniyor, yaptığı işleri sürekli eleştiriyor, showman’liği beceremediğini düşünüyor. “Aslında evde oynamayı tercih ederdim. Sinemayı da öyle düşünüyorum, her şey bir odadan çıkacak, kendi dünyamdan. Bazen niteliklerini beğendiğiniz kimliklerle karşılaşıyorsunuz, sonra o bir yere koyduğunuz insan bir film yapıyor; kötü bir film ve sonra, onun filminin kötü olduğunun farkında olmadığını, üstelik o filme bir sürü değerler yüklediğini görüyorsunuz. Birçok insan, kendilerini sundukları kadar yetenekli değiller aslında. Dünya kendilerine değer yükleyen bir takım sufli insanların dünyası olmaya başladı. Bütün bunların içinde nasıl et kafalı bir adam olabilirim ki ben?” Beğendiği, düzgün bulduğu işleri de var. Muhsin Bey’deki Ali Nazik rolü mesela ya da ‘İkinci Bahar’ ve ‘Karanlıkta Koşanlar’ dizisi.



DİYECEKLERİ VAR...

Bu duruşun açıklaması, kendini kazıklamamak en başta, ne kendini ne de başkalarını. Onun da bir egosu yok mu acaba? “Hayatımda, bir şezlonga uzanıp ‘ve şimdi hiçbir şey düşünmüyorum, çok mutluyum’ dediğim anlar çok azdır: Çıkmazlara neden olacak denli yaratıcı biri değilim, derin anlamlar yükleyerek abartmıyorum bu durumu ama insanların başkalarının işlerine eleştirel yaklaşırken kendilerine öyle davranmamalarını iki yüzlü buluyorum.”

Yazı Tura ya da diğer yapmak istedikleri için “İnsanların diplerde duyabileceği seslerle ilgileniyorsam ve bunu aktarabilirsem, bu her şeyi yıkar geçer...”diyor. Diyecekleri var, iyi bir teknik ekip, sürekli aynı oyuncularla çalışabileceği bir cast, içinde “Türkiye standartlarına göre iyi” tanımlaması geçmeyen bir inanç...

Hikâye, her yerde anlatılır tabii, mesela, Norveç’te emekli işçilerden oluşmuş bir koronun hikâyesi. Ama o “Burada anlatılacak çok güzel hikâyeler var, içimi yakan, yüzümü güldüren” diyor. Bütün bu söylenenlerin arkasında, kendi göğsüne jilet atan bir adam yatmıyor, bu bir varlık nedeni ve her şey, en başta çocukluk, bu nedenin içini dolduruyor. “Çocukken uzay gemileri çiziyor ve Latince olduğunu sandığım isimler koyuyordum onlara, bu dünyaya inanıyorum ben, gemilerim vardı ve onlar uzaya gidip geliyordu. Bunun sonucunda masum bir mitomani başlamıştı, birilerini kandırmak için değil, öyle gördüğüm ve inandığım için. Tamamen bu saflık, arayıp bulmamız gereken şey. Hayalleri biçimlendirme durumu ise öğretilebilir.” Değişen çok şey var elbette, 14-15 yaşına kadar radyo dinlerken şimdi evde montaj yapabilmek gibi. Bu devrimi zihinsel olarak nasıl yaşayacağımızı merak ediyor. “Hiçbir döneme denk gelmedi ki teknolojinin bu kadar zıplayıp sıçradığı bir hayat. Lambalı radyoya vuruyordun düzeliyordu, öyle bir yerden geldik.” diyor. ve gençleri görüyor, onlara model olmaktan çok, klavuzluk etmek amacıyla kendi içlerinden, bu ülkeden çıkabilmeleri için özgün bir kişiliğe sahip olmalarını, kendi bakışlarını oluşturmalarını istiyor.

Müzik, yazı, oyunculuk, seyretmek, görmek...Buluşma noktası yönetmenliği mi işaret etti sonunda? “Tüm bu seyrettiklerimden edindiğim, hikâyeler yazıp sinemalaştırmak oldu. Burada yakışıklı bir ilişki buldum, hayatla kendim arasında. Şüphesiz çocuk yaştan beri ritmin içinde olmak, kurguyu, senaryoyu, diyaloglar silsilesini, filmin dramatik aksanını oluştururken her yerde işe yarayan malzemeler. İyi bir kulak, iyi bir duyum, detaylı bir izleme, hep hayatın arka penceresini de görebilme, objelere, insanlara baktığınızda boyutlandırabilme... Özellikler sistemle, eğitimle değil, içerden bir yerlerden geliyor aslında.”



OYNAMAK YERİNE OYNATMAK

İlk sinyali Balalayka’da vermişti, Karanlıkta Koşanlar’da artık “Daha ne oynayacağım ki” hissi sonra... Oynamak yerine oynatmayı seçiyor artık, ne kadar kaçıyor bu hesaplaşmadan, ne kadar anlatmak istiyor aslında oynamak istediğini Uğur Yücel... “Oynamayacağım adamın artık benden çıkmaya başladığı, o adamın üzerindeki kontrolümün sadece teknik anlamda olduğu bir oyunculuk hayal ediyorum. Oyunculuk kavramı giderek hafifletilmeye başlandı. Ortalıkta oyuncu olarak dolaşan insanları, hayatında hiç oyunculuk yapmamış kişilerle aynı dizi içerisinde gördüğümüzde, o zamana dek oyunculuk yapmamış insanların daha çok işe yaradığını görüyoruz artık. Çünkü kendilerini oyuncu zannedenler, zannettikleri kadar iyi değiller, tiyatroyu, oyunculuğu kasıyorlar. Diğerleri ise ‘Ne var kardeşim biz de yapıyoruz, hiç de zor değilmiş' deyip, bir şeylere imza atmaktan büyük mutluluk duyuyorlar. Tam ‘körler sağırlar birbirini ağırlar dünyası’ burası. Bense kafamın içindeki oyunu oynayamıyorum, bunu bana birisi de anlatamıyor. Yöneteceğim filmlerle nasıl bir oyunculuk peşinde olduğumu daha iyi anlayacağım. Aslında benim gibi iş namusuna, profesyonelliğe sahip bir adamla çalışmak isterdim.”

Oynamak da, yönetmek de, yazmak da istiyor Uğur Yücel; bugüne dek seyrettiklerini seyirlik yapmak için. “Kendimi hiçbir zaman uçuruma atmamış korkağın biriyim” diyordu, artık “Bu kez uçurumdan atlıyorum ve hiç korkmuyorum, hem de gözü kara” diyor.



YÜCEL, YAZIP YÖNETTİĞİ FİLMDE BİR KARAKTER DE CANLANDIRACAK

YAZI MI TURA MI?

Yeni bir tür müzik prodüktörlüğü yapacağım bu filmde. Ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek ‘Gemide’ ve ‘Laleli’de Bir Azize’deki gibi, bir duygudan bahsederek gelenler neyi çaldığını bilmeden, içimde duyduğum sesleri enstrüman çalan insanlara aktararak bürün bunları birbirine monte etmek istiyorum.

Filme Artvin’de çekeceğimiz bir aşk hikâyesiyle başlayacağız. Ürgüp, Çamlıhemşin, Ege ve İstanbul’da çekeceğimiz dört mekânda geçecek.

Oynayacağım karakteri bir gün, bir arkadaşıma anlatırken yakaladım ve iştahım kabardı. Bizim meyhaneci Yakup gibi bir adam. Kaç kişi oynayabilir ki böyle birisini? Yine bakacaksınız, adamın arkasında bir oyuncu duruyor.

Eurimages’ten desteğimiz var, TRT’nin SESAM’a Türk sinemasını güçlendirmek için para ayırdığı bütçeden de bir pay alacağız, biraz da sponsor desteğiyle sekiz haftada bitirmeyi düşünüyoruz.

Filmi sıradan insanlarla çekmek isterdim aslında, herhangi birisinin oynayıp oynamayacağını beş dakikada görürsünüz zaten, o günleri de sabırla bekliyorum.

Aklımda sabit isimler yok. Oyuncular bir hafta içinde deneme çekimleriyle belli olacak.



YÜCEL, ‘BİR OYUNCUYA OYUNCULUĞA AİT BİR ŞEY GÖRMEK İSTEMEDİĞİNİZİ ANLATMAK DÜNYANIN EN ZOR İŞİ’

‘OYUNCULUKTA HİLE YAPMAYI SEVMİYORUM’

Hayatımda hiçbir rol için Nevzat rolü kadar övgüde bulunulmamıştı bana. Oyunculukta hile yapmayı sevmiyorum. Oyunculuğu bir zanaatkârlık olarak düşünürsek birden fazla iş yapacak bir donanımım var ama o gündelik hayatı geçiştirip oralardan para kazanacak ve kendime eğlence alanları bulabilecek bir düzlükte gitmiyor hayat. Dünyanın en zor işlerinden biri, bir oyuncuya oyunculuğa ait bir şey görmek istemediğinizi anlatmak. Doğal olmanın dışında bir şey söylüyorum ben. Bir oyuncuyu doğal olana çekmek başka bir şey, bir oyuncudan bir karakter yaratmak başka. Oyunculuk burada işe yarar, bizim binlerce karakter yaratmamıza kılavuzluk eder. O, bir oyuncu diye her karakterin arkasında o oyuncuyu görmek, ona ait hiçbir mimik, belirteç yakalamak istemiyorum. Karanlıkta Koşanlar, televizyonda yapılmaması gereken düzgün bir işti. Belirli bir kitleyi mutlu etmek yüreğimi okşuyor ama televizyonda daha geniş düşünmek lâzım, dolayısıyla Karanlıkta Koşanlar’ daki gibi sofistike bir hikâye kurmak, entelektüel bir süreç oluşturmak televizyon için uygun değil. Böyle bir projenin içinde ancak TRT durabilirdi, o da bu kadar dayanabildi. Dertleri sadece düzgün bir üretim ortaya koymak isteyen insanların çabası 10 bölümde bitiyorsa, bu haksızlıktır. Çünkü diğer tarafta işlerini tam anlamıyla bir gösteriye dönüştüren insanlar milyarder oluyorlar.

erten07
18-01-07, 19:16
http://img101.imageshack.us/img101/2297/uur1kw8.jpg (http://imageshack.us)

http://img261.imageshack.us/img261/831/uur2tq5.jpg (http://imageshack.us)

velvet
18-01-07, 20:32
ya bu hali çooooooook güzel.. çok teşekkürlerr resimer için!!!:img-in_lo

krnca_
20-01-07, 20:26
erten07 çoook teşekkürler resimler için...Karanlıkta Koşanlarda cidden döktürüyor o ne biçim bir alkoliktir:happy0064

LAZCAKIR-KIZ
22-01-07, 00:47
aynen süper karizmaaa ya buralarda
çok süpeeeer, tesekkürler arkadasim
daha çok çekebilirsen bu halinden çoook memnun olurum :)

nur-gulll
23-01-07, 13:21
ekledginiz haberler için çok tesekkürler :img-wink:

bir kaç avatar yaptim

http://img251.imageshack.us/img251/1110/1c4av.jpg

http://img100.imageshack.us/img100/6840/1a0ra.jpg

http://img251.imageshack.us/img251/3203/1b9cm.jpg

http://img335.imageshack.us/img335/1021/1d6es.jpg

ehlocan
26-01-07, 18:11
http://img73.imageshack.us/img73/8761/uyag2.png

http://img73.imageshack.us/img73/4581/uy1zb1.png

http://img412.imageshack.us/img412/6017/uy2kl6.png

mavirüya
27-01-07, 14:01
ehlocan öldürdün beni resimler süper ya ali nazik:):)
bayılıyorum bu adama :img-blush

ehlocan
27-01-07, 15:36
ehlocan öldürdün beni resimler süper ya ali nazik:):)
bayılıyorum bu adama :img-blush

Bende cok severim Ali Nazik i:img-wink: Bir iki resimde Balalayka"dan ekleyelim ..

http://img165.imageshack.us/img165/6801/uydw2.png


http://img165.imageshack.us/img165/9669/uy2ei2.png


http://img165.imageshack.us/img165/3273/uy1su1.png

abuksabuk1film
27-01-07, 19:12
ya bu adam yeni sezonda hangi kanalda hangi dizide oynayacak? biri biliyorsa söylesin lütfen...

ehlocan
27-01-07, 21:15
ya bu adam yeni sezonda hangi kanalda hangi dizide oynayacak? biri biliyorsa söylesin lütfen...


Hali hazırda Hırsız Polis dizisinde devam ediyor ama sanırım 10 bölüm kaldı bitmesine yeni sezon için hemen bir diziye başlarmı bilemiyorum ama şahsi fikrim başlamaz gibi :)

mavirüya
28-01-07, 22:55
http://img402.imageshack.us/img402/3346/bscap0244bnnp0.jpg (http://imageshack.us)

http://img406.imageshack.us/img406/9555/bscap0376jynt5.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
28-01-07, 23:00
http://img249.imageshack.us/img249/1210/nve00169ee1wp7.png (http://imageshack.us)

bu bakışa dikkatttt!! maviye bakarken bi gün ölücek diye korkuyorum valla:img-hyste

http://img249.imageshack.us/img249/7747/nve00174xk1xh3.png (http://imageshack.us)

mavirüya
28-01-07, 23:01
http://img406.imageshack.us/img406/3595/bscap023rf9yx5.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
29-01-07, 18:35
http://img442.imageshack.us/img442/9876/22700537rr6.jpg (http://imageshack.us)

saXas
29-01-07, 18:40
http://img259.imageshack.us/img259/6870/nadirbeyat0.png

saXas
29-01-07, 18:47
http://img65.imageshack.us/img65/6492/nadirbeyyww8.png

turkiyede sayisi azalmis iyi oyunculardan biridir..

ben ugur abiyi eskiya, karanlikta kosanlar, alacakaranlik sonra senersenle baska bir filmi daha vardi, ugur abi arabeskci oluyordu filmde, bayagida dökturuyordu yani.. ve son olarak hirsiz polis..

ne diyeyim insallah uzun yillar ekranlarda olur.. cunku aktaracagi cok hikayesi oldugunu dusunuyom..

saXas
30-01-07, 13:22
http://img154.imageshack.us/img154/3043/ugurabipv7.png

http://img180.imageshack.us/img180/8572/ugurabi4kk2.png

misskrueger
30-01-07, 14:24
resimler için ehlocan'a sonsuz teşekkürler

http://img294.imageshack.us/img294/1750/10sw0eb9.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
30-01-07, 14:27
http://img294.imageshack.us/img294/5449/11xu3vy6.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
31-01-07, 20:46
http://img266.imageshack.us/img266/3923/aksakkktu7.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
02-02-07, 07:59
dizifilm oscarları en iyi erkek oyuncu anketinde oylar uğur babaya..
hadi arkadaşlar velvet abuksubuk1film lazcakırkız nerdesiniz yahu ses verinn:)

mavirüya
02-02-07, 19:31
http://img441.imageshack.us/img441/3915/bscap004fx2fi2.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
02-02-07, 19:32
http://img266.imageshack.us/img266/184/bscap006th0rz0.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
02-02-07, 19:34
http://img441.imageshack.us/img441/6620/bscap012ws6wc7.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
02-02-07, 19:35
http://img108.imageshack.us/img108/2281/bscap022rk9dh3.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
02-02-07, 19:36
http://img266.imageshack.us/img266/7007/bscap030zd6hj8.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
02-02-07, 19:38
bim koliğe teşekkürler:)

http://img253.imageshack.us/img253/3715/bscap035kj4qo8.jpg (http://imageshack.us)

velvet
02-02-07, 20:16
dizifilm oscarları en iyi erkek oyuncu anketinde oylar uğur babaya..
hadi arkadaşlar velvet abuksubuk1film lazcakırkız nerdesiniz yahu ses verinn:)

ben verdim oy da.. bu forumda kazanması çok zor bu adamın..:img-yes:

mavirüya
02-02-07, 21:08
ben verdim oy da.. bu forumda kazanması çok zor bu adamın..:img-yes:
doğru kıvanç tatlıtuğ bile geçmiş
offf offffffff

velvet
02-02-07, 22:03
doğru kıvanç tatlıtuğ bile geçmiş
offf offffffff

bi de kazansa noolcak ki! ne mühimi var..:img-hyste

LAZCAKIR-KIZ
04-02-07, 01:05
Anlamiyorum ya..

Usta oyuncular sürünüyor, keremcem adinda biri zirveyi oynuyor
Adam sarkici ya, oyuncu degil. anlamiyorum ben bu insanlari

Sanattan anlamiyorlar, gözü kapali yakisikliligina oy veriyorlar

Gelde çildirma.

Ugur yücel bizim bir numaramiz degil mi arkadaslar
:img-in_lo

mavirüya
04-02-07, 10:02
Anlamiyorum ya..

Usta oyuncular sürünüyor, keremcem adinda biri zirveyi oynuyor
Adam sarkici ya, oyuncu degil. anlamiyorum ben bu insanlari

Sanattan anlamiyorlar, gözü kapali yakisikliligina oy veriyorlar

Gelde çildirma.

Ugur yücel bizim bir numaramiz degil mi arkadaslar
:img-in_lo
bende bunu anlamıyorum kiiii
yok keremcem yok kıvanç tatlıtuğ, bunlar kim kardeşim uğur yücelin yanında iki kelime laf konuşamazlar
dilleri tutulur maazallah:img-hyste
ama bizim millet iyi oyunculuğa değil güzelliğe verir oyunu
ooofff offf

ama uğur babanın oyunculuğunu bu anket sınayamaz o bizim bir numaramızzz:happy0064
UĞUR BABA SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN:cheer: :dance: :cheer:

velvet
04-02-07, 11:07
bence de arkadaşar.. o bizim bir numaramız, kim ne derse desin bu ülkenin en iyi oyunularından bir tanesi.. yani 3-5 tane iyi oyuncu var zaten o da bunların içinde.. ama ülkemizdeki bu zihniyet yüzünden bu adamın değerinin bilinmesi çok zor.. hele böle bi forum ortamında imkansız:img-hyste
neyse ya seviyorum bu adamı hem de çooooooooookkkk!!!:img-in_lo :img-in_lo

Cns_19
04-02-07, 12:13
bu adam mükemmelll

velvet
04-02-07, 12:27
bu adam mükemmelll

bencede...

mavirüya
04-02-07, 22:55
http://img184.imageshack.us/img184/1246/46ti7.jpg (http://imageshack.us)

velvet
05-02-07, 18:44
ellerine sağlık mavirüyacım :):)

mavirüya
05-02-07, 20:12
ellerine sağlık mavirüyacım :):)

rica ederim herşey uğur baba için..
bu arada avatarına bayıldım:)

mavirüya
05-02-07, 20:44
http://img187.imageshack.us/img187/402/uguryuclmaviruyain9.gif (http://imageshack.us)

mavirüya
06-02-07, 19:29
http://img413.imageshack.us/img413/9115/dsc0210hv3vu4.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
07-02-07, 18:00
http://img412.imageshack.us/img412/6939/45nn3.jpg (http://imageshack.us)

velvet
10-02-07, 20:21
ahhhh ah!! o eski hırsız polis...

http://img179.imageshack.us/img179/282/pdvd010xm3.png

http://img179.imageshack.us/img179/5272/pdvd029or5.png

http://img179.imageshack.us/img179/135/pdvd025xu1.png

http://img179.imageshack.us/img179/80/pdvd020rf5.png

http://img179.imageshack.us/img179/176/pdvd005ek4.png

FEL!ADE
16-02-07, 22:02
http://xs412.xs.to/xs412/07075/NVE00113.png (http://xs.to)
http://xs412.xs.to/xs412/07075/NVE00115.png (http://xs.to)

FEL!ADE
16-02-07, 22:04
http://xs412.xs.to/xs412/07075/NVE00104.png (http://xs.to)
http://xs412.xs.to/xs412/07075/NVE00106.png (http://xs.to)

FEL!ADE
16-02-07, 22:07
http://xs412.xs.to/xs412/07075/NVE00107.png (http://xs.to)
http://xs412.xs.to/xs412/07075/NVE00108.png (http://xs.to)

erten07
18-02-07, 19:40
http://img245.imageshack.us/img245/245/sevgililer3il8.jpg (http://imageshack.us)

Freddie
19-02-07, 11:51
alacakaranlık
http://img228.imageshack.us/img228/8232/01ki8.jpg
http://img82.imageshack.us/img82/2156/02og3.jpg
http://img83.imageshack.us/img83/6341/dizispotdx0.jpg
http://img180.imageshack.us/img180/310/08uo7.jpg
http://img85.imageshack.us/img85/7895/05qa4.jpg

berencik_15
19-02-07, 13:42
çok başarılı usta bir oyuncu her ne kadar mavi & çınarın arasını bozmuş olsada:icon_whis çok seviyorum inş kendini fazla özletmeden HP gibi başarılı yapımlarda yer alır:img-yes:

dizici_manyak
20-02-07, 14:56
işte yeni bölüm uğur yücel .... aksak

http://img263.imageshack.us/img263/7646/hp472qh5qg5.jpg

http://img78.imageshack.us/img78/6462/hp473cd6ju9.jpg

dizici_manyak
20-02-07, 14:57
http://img408.imageshack.us/img408/2151/hp474dx6bt3.jpg

http://img175.imageshack.us/img175/2864/hp475yv2hf7.jpg

sanat
20-02-07, 15:04
Uğur Yücel'i olağanüstünün de ötesinde oyunculuğunu hergeçen gün kat kat aşarak yükselttiği ve bunu bize doyurduğu için teşekkürler....yeri geldiğinde sert, naif, şakacı, duygusal, aşık.....daha bir çok karekteri kendinde başarıyla barındırıyor....iyi ki var ve başka da yok.....

nur33
21-02-07, 06:24
Uğur Yücel'e şok


http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2912727.jpg

Ünlü oyuncu Uğur Yücel'in evinden neden apar topar taşındı.Yücel, bir süre önce davalık olduğu kendi avukatının yalnış hesapları sonucu, 100 milyarlık borcu çıktığı için, Levent'de yaşadığı evinin haciz kararı ile satıldığı iddia ediliyor. Uğur Yücel'in buradaki evinden apar topar taşındığı konuşulanlar arasında.



http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5984691.asp (http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5984691.asp)

abuksabuk1film
22-02-07, 17:23
eğer doğruysa "Yazı/Tura", Uğur Yücel'in hakikaten unutamayacağı bir film olarak kalacak...

jasmins
27-02-07, 22:17
http://img134.imageshack.us/img134/2379/h305rs305zpolis627uu3.jpg (http://imageshack.us)

jasmins
27-02-07, 22:18
http://img406.imageshack.us/img406/7088/h305rs305zpolis628lu7.jpg (http://imageshack.us)

osas
01-03-07, 19:26
http://img237.imageshack.us/img237/4350/4721380001rttik2.jpg
http://img442.imageshack.us/img442/8448/4721400001rrtsi0.jpg
http://img250.imageshack.us/img250/8329/4721450001tttttwl2.jpg
http://img237.imageshack.us/img237/2460/4721450001yergp3.jpg
http://img70.imageshack.us/img70/4568/4721450001555jq1.jpg
:img-cray:

osas
01-03-07, 19:28
http://img119.imageshack.us/img119/7213/4722060001bmmiu2.jpg
http://img255.imageshack.us/img255/218/4722060001trrtnn5.jpg

osas
01-03-07, 19:30
http://img443.imageshack.us/img443/1592/4710180001rerredh6.jpg
http://img150.imageshack.us/img150/5953/4710380001ggla6.jpg
http://img513.imageshack.us/img513/4887/4710410001famq1.jpg
http://img19.imageshack.us/img19/1082/4710420001ssoj3.jpg

misskrueger
03-03-07, 16:48
Devamı gelecek

http://img408.imageshack.us/img408/2318/ava2pk7.jpg (http://imageshack.us)

sanat
05-03-07, 19:08
Böyle bir oyuncu yoktur, nasıl bir başarıdır ki rolünü oynarken ekranda izleyen bir çok kimseye derinden yansıtabilecek kadar müthiş bir yetenek, çok az kimseden biri ve umarım ekrandan hiç uzaklaşmaz. Bizi kendinden mahrum bırakma....

MAVİ83
08-03-07, 16:18
ona çok başarılı bi oyuncu demek bile beni utandırıyor. inanın bana çünkü benim ona böle bi yorum yapma hakkım bile yok ben kimimki onun oyunculuğunu değerlendirimcem.
ama hani dedi ya bu hayatta ya baba olucaksın yada baban olucak yoksa ikisinin arası yetimlik ya işte ozaman ben büyüksün be usta dedim çünkü çok güzel oynadı o duyguyu kimse onun gibi geçiremez bence .başarılarını devamını diler ve aynı ekiple tekarar super işler yapmasını isterim.bye

schule52
08-03-07, 23:45
Hırsız-Polis de bitiyor artık :( Bundan sonra Uğur Yücel'imi nerde göreceğiz Allah bilir :(( Beni umutlandıran tek nokta, bu yüce insanın sinemaya olan aşkı.Her yıl film çekmek istiyorum diyor.E para lazım...Para için de biraz dizilerde oynamak lazım.Aman bizi kendinden mahrum bırakmasın da :))
Çok başka bir adam o yaa.
Arada bir Yazı-Tura DVDsinde kamera arkası görüntüleri seyrediyorum onu doğal haliyle görmek için. Süper.Seyretmeyenlere tavsiye ederim. Bu arada merak edenler varsa eğer ; Hayatımın Kadınısın DVD leri 1-2 ay içinde piyasaya çıkacakmış (TMC'den aldığım maile göre)...

velvet
09-03-07, 11:02
bilgi için çok teşekkürler.. sabırsızlıkla bekliyorum hayatımın kadınısın dvdsini:happy0064

LAZCAKIR-KIZ
09-03-07, 15:21
Schule2 çok sagol verdigin bilgiler için

Avrupa ya ne yazik ki gelmedi hayatimin kadinisin :@

Bir ugur yücel hayrani olarak izlemeyi çok ama çok istemistim
dvd si çikar çikmaz izlerim umarim.

sabirsizlikla bekliyorum

erten07
11-03-07, 19:55
http://img386.imageshack.us/img386/6880/49aksak1an5.jpg (http://imageshack.us)

http://img411.imageshack.us/img411/7861/49aksak2hl7.jpg (http://imageshack.us)

guli_guli53
12-03-07, 05:37
Mavi’yle Çınar vuruluyor mu

15 Mart Perşembe günü son bölümüyle ekrana gelecek olan "Hırsız-Polis"in final çekimlerini Kelebek takip etti. Haftalardır polisle köşe kapmaca oynayan Mavi ile Çınar, acaba özgürlüklerine kavuşabilecek mi? Nefes nefese izleyeceğiniz final bölümünden çok özel kareler ve başrol oyuncularından sizlere özel ipuçları sadece Kelebek’te..




Hırsız-Polis"in bir türlü mutluluğu yakalayamayan iki aşığı Çınar’la (Timuçin Esen) Mavi’nin (Özlem Düvencioğlu) kaderi ne olacak? İşte bu soru, 50 bölümdür seyircinin nefesini tutarak izlediği Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisinin 15 Mart akşamı yayınlanacak son bölümünde cevap buluyor. Haftalardır yurtdışına kaçabilmek için polisle köşe kapmaca oynayan, aşkları uğruna her şeyi göze alan ve her şeyden vazgeçen Mavi ile Çınar, acaba yurtdışına kaçıp özgürlüklerine kavuşacak mı? Yoksa Aksak’ın sürpriz planıyla hayallerine veda mı edecekler?

Finale birkaç gün kala Kelebek, dizinin setine girdi. Son karelerin çekildiği sette "stop" denildikten sonra, başta Uğur Yücel olmak üzere yönetmen Türkan Derya Güven ve tüm ekip gözyaşlarına boğuldu. Herkesin birbirlerine sarılarak vedalaştığı dakikalarda, dizinin başrol oyuncularıyla özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Aksak’ın hikayesi beni çok etkiledi



Hırsız-Polis" bu perşembe ekrana veda ediyor. Bu iş sizi mutlu etti mi Uğur Bey?

- Ben sahne adamıyım. Sahneden bol alkışla inmek güzel bir duygudur. Bu dizi de bol alkışla bitiyor. Benim için iyi bir çalışma oldu.

Aksak, unutulmayacak bir karakter. Rakı içmesi, aşkı yaşayışı, babasıyla diyalogları müthişti... Size en çok nesi benziyor Aksak’ın?

- Geçmişe baktığımda babamı hep iyi taraflarıyla hatırlarım. Babam beni gören, oyuncu olarak seçen adamdı. Konservatuvar sınavında bir tek veli vardı, o da benim babamdı. Bu adam 63 yaşında felç geçirdi. 4 gün hastenede yaşayabildi, sonra öldü. Hastanede babamın başında çok durdum. Gözünü açıp tekrar konuşmasını çok isterdim. Dizide ise kötü bir baba örneği var ama bunların hiçbiri önemli değil. Bu bize gerçek yaşamdan bir şeyi çağrıştırıyor. Eğer bana iki saat önce haber verilseydi, ben de babamı o amansız durumdan kurtarırdım. Kurtaramadım! Geç haber verdiler. Herhalde beni telaşlandırmak istemediler ama büyük hata yaptılar. Çünkü gittikleri hastaneden babamı başka bir yere taşıyamadım. Tıbben ve teknik olarak onu çok daha iyi bir yere götürebilecek hem maddi imkanım hem de kişisel arkadaşlıklarım vardı. O yüzden babamı kurtarırdım. Ama buna izin vermediler. Bu acıyı yaşıyorum ben... Mesela bu dizide bir sahne var, babamı kucaklayıp hastaneden götürdüğüm sahne. Keşke kendi babamı da götürebilseydim. O sahneyi kendi hayatımla özdeşleştirdim. Oyunculuk böyle bir şey, yürek işidir. Kendi kalbini koymak demektir...

Peki neden oyunculuk konusunda bir dönem kendinizi kastınız?

- Kendimi kastığımı zannetmiyorum. Ben huzursuz ve problemli bir insanım. Kendime hiç değer vermiyorum. Ne kadar büyük oyunculuklar, ne büyük sinemalar var. Bunları görürken, insan nasıl kendini önemseyebilir, değer verebilir ki?

Dizide oynamaktan rahatsız mı oluyorsunuz?

- Hayır. Sinema yapmam için dizide oynamaya ihtiyacım var. Ama ben de sevgili bir kulum herhalde, hiç talihsiz işlerin içinde olmuyorum. Bu dizide de Erol Avcı, Gaye Boralıoğlu, Neşe Şen var. Onlar bugün "Meçhule gidiyoruz" deseler, peşlerinden hemen giderim. Çok güvendiğim insanlar.

Peki... "Hırsız-Polis" nasıl bitiyor?

- Bir şey diyemem...

Yeni projeleriniz mutlaka vardır. Açıklayabilir misiniz?

- Haziran ayında Erol Avcı’nın yapımcılığında komedi filmi çekeceğiz. Eylül ayında da "İmparatorluk Yolu" diye bir diziye başlayacağım. Dizi, eski güreşçi ve kabadayı bir adamın, yine eski güreşçi ve mafyalaşmış bir aileyle çatışmasını, arada kalan kızın hikáyesini konu alıyor. Komedi filminde ise çılgınca aşık olduğu kızla evlenmek isteyen bir adam var.

LAZCAKIR-KIZ
14-03-07, 09:27
yeni yeni projelerle geri dönecek

nasil sevindim bilemezsiniz

o oynasin saatlerce ben izlerim onu hiç süphesiz

ugur abiii, cidden allahina kurban yaaaa:img-in_lo

ayakta alkislariiim

meline
14-03-07, 13:51
Aksak, unutulmayacak bir karakter. Rakı içmesi, aşkı yaşayışı, babasıyla diyalogları müthişti... Size en çok nesi benziyor Aksak’ın?

- Geçmişe baktığımda babamı hep iyi taraflarıyla hatırlarım. Babam beni gören, oyuncu olarak seçen adamdı. Konservatuvar sınavında bir tek veli vardı, o da benim babamdı. Bu adam 63 yaşında felç geçirdi. 4 gün hastenede yaşayabildi, sonra öldü. Hastanede babamın başında çok durdum. Gözünü açıp tekrar konuşmasını çok isterdim. Dizide ise kötü bir baba örneği var ama bunların hiçbiri önemli değil. Bu bize gerçek yaşamdan bir şeyi çağrıştırıyor. Eğer bana iki saat önce haber verilseydi, ben de babamı o amansız durumdan kurtarırdım. Kurtaramadım! Geç haber verdiler. Herhalde beni telaşlandırmak istemediler ama büyük hata yaptılar. Çünkü gittikleri hastaneden babamı başka bir yere taşıyamadım. Tıbben ve teknik olarak onu çok daha iyi bir yere götürebilecek hem maddi imkanım hem de kişisel arkadaşlıklarım vardı. O yüzden babamı kurtarırdım. Ama buna izin vermediler. Bu acıyı yaşıyorum ben... Mesela bu dizide bir sahne var, babamı kucaklayıp hastaneden götürdüğüm sahne. Keşke kendi babamı da götürebilseydim. O sahneyi kendi hayatımla özdeşleştirdim. Oyunculuk böyle bir şey, yürek işidir. Kendi kalbini koymak demektir...



Uğur YÜCEL'in bu sözleri yüreğime çok dokundu..
Hangimiz yaşamadık ki böyle çaresizlikleri???.....

Hep söylerim,,,HP'ye bağlanılmasının en büyük sebeplerinden biridir ''baba tıravma'' sı...bende öyle...UY'de de öyleymiş meğer....

Babacığının ruhu şad olsun,, Uğur baba,,, iyi ki görmüş sendeki oyuncuyu...keşfetmiş ,,, biz de meyvelerini topluyoruz...

Yüreğine sağlık....

misskrueger
15-03-07, 16:16
http://img262.imageshack.us/img262/8202/fest10ugurbasaktuncelrr7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
15-03-07, 19:07
http://img352.imageshack.us/img352/3074/49aksak3wa6.jpg (http://imageshack.us)

http://img258.imageshack.us/img258/6863/49aksak2qz8.jpg (http://imageshack.us)

LAZCAKIR-KIZ
15-03-07, 22:36
aksagimiz öldü ama biliyorum ki o hep bizim gönlümüzde yasayacak

böyle saglam bir karakteri kaleme aldiklari için herkese tesekkür ediyorum
hayatim boyunca unutmayacagim..

ugur yücel hep diyorum yine diyecegim

sen bizim herseyimizsin yaaaaa:img-in_lo :img-in_lo :img-in_lo

velvet
15-03-07, 22:49
http://img262.imageshack.us/img262/8202/fest10ugurbasaktuncelrr7.jpg (http://imageshack.us)

miss!!!!! bittim bu resme ya..çok teşekkürler:happy0064 :happy0064

bu arada finali izlemedim ama aksak ölmüş galba...üzüldüm ama hp'nin daha çok tıkanmadan bitmesine de sevindim..aksak türk dizi tarihinde unutulmayacak bir karakterdir benim nazarımda..hırsız polis dizisi de öyle tabi:img-yes:

ehlocan
16-03-07, 09:41
Televizyon dünyasından bir AKSAK geçti..Yılllar yıllar sonra bile hatırlanacak..Her ne kadar dizide kullandığı repliklerin çok özenli olması,yada sahnelerinin diğerlerine göre daha çok olması mevzu bahis edlmiş olsada zaman zaman karakteri EFSANE yapan UNUTULMAZ yapan UĞUR YÜCEL'dir..

Yeni film çekecekmiş yaza bekliyoruz :img-yes:

meline
16-03-07, 11:56
Haftada bir tv'de görmekten son derece memnun olduğum,,canlandırdığı karakter her ne kadar arka sokakların,,dolambaçlı yolcularından olsa da kendi dümdüz bir adamı artık seyredemeyecek olmak beni çok üzüyor...

Oyunculuk mesleğinin müsveddesi değil temiz sayfası Uğur YÜCEL'e ,, gerçekten yaşadığına inandırdığı Aksak performansı için binlerce kez teşekkür...İyi ki onu izleme şansına sahip oldum...iyi ki Aksak'ın varlığını onun bedeninde deneyimledim...

O son karede,, donan bakış,,gözyaşlarını,,, nasıl unutucaz Uğur Baba ?

Tebrik etme cürreti gösterebilirmiyim....??? ayakta alkışlıyorum....:good:

saso
16-03-07, 19:51
hp forumu nasıl unutmuş ugur abinin sayfasını..:icon_sorr

aksaksız bir hp düşünülebilirmi...

bu dizide aksagın aşkına her daim hayrandım...ve aşkının büyüklügünü sonu acı da olsa gösterdi bize..

varmı böyle delikanlı aşıklar....

asıl sevgi sevdigini mutlu etmektir

aksak karakteride bunu bize o kadar iyi anlattı ki..

ugur abi yi başka projelerde izlemeyi dörtgözle bekliyorum..nede olsa hp yi ilk bölümünü izleme nedenim di...:img-yes:

şuanki merakım ugur abiyi yeni projede aksak gibimi zileyecegim acaba...çünkü şuan sanki ya ugur abi ..yada aksak...üçüncü bir karakter düşünemiyorum da...:icon_sorr

saso
16-03-07, 20:10
http://img260.imageshack.us/img260/7136/50007vq9id5.jpg

saso
16-03-07, 20:12
http://img260.imageshack.us/img260/749/bscap020ku1dr0.jpg

gül_mavi
16-03-07, 20:16
http://img157.imageshack.us/img157/7892/zelcalsma132exaa7.jpg

saso
16-03-07, 20:19
http://img260.imageshack.us/img260/2330/35744615pj1.png

http://img161.imageshack.us/img161/583/iililm3.png
http://img161.imageshack.us/img161/3994/nve00106jw6.png

saso
16-03-07, 20:24
http://img260.imageshack.us/img260/1341/3015277au7.jpg
;2667673]http://img136.imageshack.us/img136/8167/sarlmatoplu1xa6.jpg
http://img221.imageshack.us/img221/4914/sarlmatoplu2timzlemebakhd5.jpg
http://img89.imageshack.us/img89/1094/sarlmatopluyzlerakayrlrhz5.jpg[/quote]dilekceden alıntı...ellerine saglık

saso
16-03-07, 20:25
http://img154.imageshack.us/img154/5195/hp501ok3.jpg

http://img95.imageshack.us/img95/2271/hp502ql2.jpg

gül_mavi
16-03-07, 20:40
http://img168.imageshack.us/img168/5682/126hl5.jpg

gül_mavi
16-03-07, 20:41
http://img237.imageshack.us/img237/3032/0361zixs7.jpg

gizem_89
16-03-07, 22:04
uğur yücel efsane adam onun gibi bir oyuncu var mı aksak öldü ama uğur yücel daha çok aksak yaşatıcak içinde bizlerde izliycezz büyük bir mutlulukla..

gül_mavi
16-03-07, 22:09
http://img76.imageshack.us/img76/6323/nve00038ox4.png

gül_mavi
16-03-07, 22:13
http://www2.film.gen.tr/resim//menuver20/starresim/uguryucel/resim7.jpg


http://www2.film.gen.tr/resim//menuver20/starresim/uguryucel/resim6.jpg

gül_mavi
16-03-07, 22:15
http://www2.film.gen.tr/resim//menuver20/starresim/uguryucel/resim2.jpg

http://www2.film.gen.tr/resim//menuver20/starresim/uguryucel/resim1.jpg

gül_mavi
16-03-07, 22:16
http://www2.film.gen.tr/resim//menuver20/starresim/uguryucel/resim5.jpg

saso
16-03-07, 22:18
http://img77.imageshack.us/img77/685/71999284xc1.jpg
http://img252.imageshack.us/img252/6540/56410125pp4.jpg

saso
16-03-07, 22:20
http://img252.imageshack.us/img252/8232/jjjhjfj1.png

gizem_89
17-03-07, 14:48
http://img145.imageshack.us/img145/9224/jhk6um8.png (http://imageshack.us)

saso
17-03-07, 21:44
http://img171.imageshack.us/img171/9075/nve00022xl3xm1.png

saso
17-03-07, 21:46
http://img254.imageshack.us/img254/9058/nve00026qs1ee8.png

saso
17-03-07, 21:47
http://img171.imageshack.us/img171/306/nve00035us8sj0.png

saso
17-03-07, 21:48
http://img440.imageshack.us/img440/1753/nve00036cl2ks0.png

saso
17-03-07, 21:54
http://img120.imageshack.us/img120/7276/4621740001mmqt4.jpg
http://img120.imageshack.us/img120/1756/4621740001npk4.jpg
http://img120.imageshack.us/img120/9466/4621780001gt9.jpg
http://img115.imageshack.us/img115/9679/4621780001jpw3.jpg
http://img115.imageshack.us/img115/337/4621790001yg0.jpg

MAVİ83
18-03-07, 07:13
uğur abiyi kevgire çeviren senaryoyu kınıyorum.bu kadar abartmamaları lazımdı.ama ölürken bile oyunculuk dersi veren uğur abiyi de tebrik ediyorum

erten07
18-03-07, 08:27
http://img223.imageshack.us/img223/9711/50aksak1fs1.jpg (http://imageshack.us)

http://img83.imageshack.us/img83/1907/50aksak2nx0.jpg (http://imageshack.us)

LAZCAKIR-KIZ
19-03-07, 11:31
Benim için birinci bölümden beri kiymetli iki karakter vardi

aksak ve ariza..

ugur yücel :good: :good: her zaman, her daim

mavirüya
20-03-07, 10:36
küçük sevgilim:)

http://img156.imageshack.us/img156/9308/kksevgilimlu7.jpg (http://imageshack.us)

meline
20-03-07, 13:39
Aksak ,, benim için yaşarken çok kıymetliydi....ölürken ,,çok sevdiğim bi insanı kaybediyormuşum gibi hissettim...

Uğur YÜCEL'in suretinde yaşayan Aksak her zaman değerli olacak,,, benim de ona Gülay gibi ''Sayın Aksak Bey'' diyesim var.......

Mavi'den vazgeçişinin sembolü olarak,, artık boyamadığı ak saçları çok şey anlattı son bölümlerde...

velvet
20-03-07, 14:19
hakikaten saç meselesi güzel bi sembol oldu aksak'ın maviden vazgeçişinde.. yanlız aksak'ın ölümü biraz yüzeysel işlendi gibi geldi bana.. maviden vazgeçmeyip, aşkı uğruna ölseydi daha da bi güzel olurdu bence... gerçi niye öldüğünü hala bilmiyorm ama.. komser vurdu galba...
hakkaten ya, bilen biri niye öldürüldüğünü şöle kısaca özetleyebilir mi bana!:img-help:

lighttez
21-03-07, 09:42
Belki daha önce eklenmiştir. Gözden kaçırmış olabilirim. Uğur Yücel zaten açık bir adam yani açık sözlü... Bu röportajını da çok beğendim eklemek istedim.

http://arsiv.sabah.com.tr/2006/11/25/cpsabah/yas105-20061125-101.html

'Derya'ya kimse toz konduramaz'

-Filmdeki kadar tutkulu bir aşkınız oldu mu hiç?
- Ben gürültülü aşkların adamı değilim. Hani, göğüs bağır feryatlar olmadı hayatımda. Hep sessiz sedasız olmuştur düşüp kalkmam.

- "Her şeye değer," dediğiniz bir kadın çıktı mı karşınıza? Sizin hayatınızın kadını kim?
- Her şeye değer dediğim tek şey var hayatımda, o da oğlum.

- 'Aşkın sevgiye dönüşmüş halini' mi tercih edersiniz, yoksa aşkın en çıplak halini mi?
- Hayat aşksız da olabiliyor. Aşkı çok kutsayanlardan değilim.

- Derya Alabora ile evliliğiniz hâlâ devam ediyor ama ayrı yaşıyorsunuz bildiğim kadarıyla... Nasıl tarif ediyorsunuz böyle bir birlikteliği, iki insanın birbirini bu kadar bilmesi iyi bir şey mi sizce?
- Biz, Derya ve oğlum birlikte yaşıyoruz. Ama herkes istediğinde tek başına yaşayacak olgunluk ve özgürlükte. Şimdilik aynı yerdeyiz, ancak oğlum 22 yaşına geldi. Bizimle yaşlanacak hali yok... Derya'yla da "Ölene kadar aynı yastıkta olacağız," diye bir kutsal yeminimiz yok. Zaman zaman kopuşlar ayrılıklar olur... Ama her ne olursa olsun, benim bir tek ailem oldu. Bir tek canım oğlum var, başka da olmayacak. Aşklar, sevdalar olur belki bilmem! Onu biz bilemeyiz. Ancak şunu biliyorum, kimse benim yanımda Derya'ya, onun yanında da bana toz konduramaz. Hiç kimse kalmazsa hayatta, Derya bir yolun köşesinde beni bekler. Ben de her zaman bütün gönlümle beklerim Derya'yı. Biz çok derin bir aşk yaşadık, bunu silemezseniz. Her ikimizde de birbirimize özel bir saygı duruşu vardır.

mavirüya
24-03-07, 00:33
Aksak ,, benim için yaşarken çok kıymetliydi....ölürken ,,çok sevdiğim bi insanı kaybediyormuşum gibi hissettim...

Uğur YÜCEL'in suretinde yaşayan Aksak her zaman değerli olacak,,, benim de ona Gülay gibi ''Sayın Aksak Bey'' diyesim var.......

Mavi'den vazgeçişinin sembolü olarak,, artık boyamadığı ak saçları çok şey anlattı son bölümlerde...

evet aksağın son bölümlerde kırlaşan boyamadığı saçları çok şey anlattı bize.
ama öldürülme sahmesi çok saçmaydı. sanki adam seri katil ya da ünlü bi dolandırıcı falan. ne gerek vardı o kadar kurşuna.. adamı delik deşik ettiler. ağzım açık kaldı noluyo diye:( benim bildiğim sadece kolundan ya da bacağından vurulur suçlu(o da suçlu olduğundan eminlerse)

nur-gulll
24-03-07, 10:28
UĞUR’A, UĞUR GETİRMEDİ

SANATÇI UĞUR YÜCEL, TÜM PARASINI 'HAYATIMIN KADINISIN' FİLMİNE YATIRDI. ANCAK FİLM TUTMADI


Usta oyuncu ve yönetmen Uğur Yücel'i platonik aşkı Türkan Şoray ile çektiği 'Hayatımın Kadınısın' adlı filmin iyi gişe yapmaması maddi yönden çökertti. Varını yoğunu bu filme harcayan Uğur Yücel'in Levent'teki villasına icra gelirken, haciz memurları eşyaların hepsine el koydu. Borçlarından dolayı muhtarlıktan ikametgahını alan Yücel'in bu zor günleri nasıl atlatacağı merak konusu oldu. Bugüne kadar sanat hayatında birçok başarıya imza atan Yücel, en son finali gerçekleşen Hırsız Polis dizisinde başrollerden birini üstlenmişti.

kaynak : gecce

berencik_15
24-03-07, 11:19
UĞUR’A, UĞUR GETİRMEDİ

SANATÇI UĞUR YÜCEL, TÜM PARASINI 'HAYATIMIN KADINISIN' FİLMİNE YATIRDI. ANCAK FİLM TUTMADI


Usta oyuncu ve yönetmen Uğur Yücel'i platonik aşkı Türkan Şoray ile çektiği 'Hayatımın Kadınısın' adlı filmin iyi gişe yapmaması maddi yönden çökertti. Varını yoğunu bu filme harcayan Uğur Yücel'in Levent'teki villasına icra gelirken, haciz memurları eşyaların hepsine el koydu. Borçlarından dolayı muhtarlıktan ikametgahını alan Yücel'in bu zor günleri nasıl atlatacağı merak konusu oldu. Bugüne kadar sanat hayatında birçok başarıya imza atan Yücel, en son finali gerçekleşen Hırsız Polis dizisinde başrollerden birini üstlenmişti.

kaynak : gecce

çok üzüldüm ya ne hallere düşmüş uğur abi inşallah en kısa zamanda toparlanır:img-yes:

nur33
24-03-07, 17:51
Hayatının kadını uğur getirmedi


http://www.bugun.com.tr/staticfiles/images/newsimages/HaberResmi/9f8624df-5123-4002-92a5-64001463b36b.gif

Sanatçı Uğur Yücel, tüm parasını "Hayatımın Kadınısın" filmine yatırdı. Ancak film tutmadı. Villasına icra geldi...

Usta oyuncu ve yönetmen Uğur Yücel'i platonik aşkı Türkan Şoray ile çektiği "Hayatımın Kadınısın" adlı filmin iyi gişe yapmaması maddi yönden çökertti. Varını yoğunu bu filme harcayan Uğur Yücel'in Levent'teki villasına icra gelirken, haciz memurları eşyaların hepsine el koydu. Borçlarından dolayı muhtarlıktan ikametgahını alan Yücel'in bu zor günleri nasıl atlatacağı merak konusu oldu. Bugüne kadar sanat hayatında birçok başarıya imza atan Yücel, en son finali gerçekleşen Hırsız Polis dizisinde başrollerden birini üstlenmişti.

Okan IŞIK / İSTANBUL


http://www.bugun.com.tr/haberler/240307/p41905.asp (http://www.bugun.com.tr/haberler/240307/p41905.asp)

(http://www.bugun.com.tr/haberler/240307/p41905.asp)

nur33
24-03-07, 17:59
Yukarıdaki habere yapılan yorumlar :


Yorum sayısı: 2 / 2 http://www.bugun.com.tr/_images/tersok.gif diğer yorumlar (http://javascript<b></b>:void(0))http://www.bugun.com.tr/_images/trns.gif


Arzu Yurteri 24.03.2007 10:07

"Hayatımın Kadınısın" adlı filmin iyi gişe yapmamasının Uğur Yüceli maddi yönden çökertmesi mümkün değil, çünkü filmin yapımcısı TMC. Uğur Yücel bu filmin sadece yönetmeni ve oyuncusudur. Dolayısıyla varını yoğunu bu filme harcaması gibi bir durum sözkonusu değildir. İzleyicilerin bildiklerini gazetecilerin bilmemesi ilginç!http://www.bugun.com.tr/_images/trns.gifhttp://www.bugun.com.tr/_images/trns.gif


sema sabuncu 24.03.2007 10:07

Helal olsun size, ne diyeyim yani. Ben evimde bile oturuken o filmin yapımcısının TMC olduğunu, ve Uğur Yücel'in bu filme para yatırmadığını sadece filmin yönetmeni, oyuncusu ve senaristi olduğunu biliyorum.


http://www.bugun.com.tr/haberler/240307/p41905.asp (http://www.bugun.com.tr/haberler/240307/p41905.asp)



edit : Gerçektende gazeteciler "Hayatımın Kadınısın" filminin yapımcısının UY olmadığını bile bilmiyor, resmen masa başı haber yapıyor. Halk bile onlardan çok daha fazla bilgi sahibi. Ve eminim ki birde haber yaptık diye seviniyorlardır. Yazık! :img-fie:


.

LAZCAKIR-KIZ
25-03-07, 13:09
Ah su hiçbirsey bilmeden yazi yazanlar

gazeteciyim diye geçinenler

yukarda ki sözleri size!

Millet size gülüyor, siz ise kaleminizle rezil oluyorsunuz :img-hyste

jasmins
25-03-07, 22:21
http://img114.imageshack.us/img114/1500/ugurycelll4.jpg (http://imageshack.us)

jasmins
25-03-07, 22:22
http://img250.imageshack.us/img250/6343/hayatmnkadnsnsm8.jpg (http://imageshack.us)

jasmins
25-03-07, 22:23
http://img114.imageshack.us/img114/1921/kampanyakl9.gif (http://imageshack.us)

erten07
26-03-07, 14:48
http://img410.imageshack.us/img410/6463/50aksak3ft7.jpg (http://imageshack.us)

http://img81.imageshack.us/img81/8992/50aksak4nf8.jpg (http://imageshack.us)

mavirüya
27-03-07, 10:24
DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜN KUTLU OLSUN UĞUR BABA!:happy0064 :happy0064

http://www.galeriturk.net/getimg/aksakkk.jpg (http://www.galeriturk.net)

gizem_89
27-03-07, 16:36
http://img163.imageshack.us/img163/3181/55tu7.png (http://imageshack.us)

velvet
27-03-07, 19:10
http://img410.imageshack.us/img410/6017/smua0.png http://img410.imageshack.us/img410/2536/smndf1.jpg
http://img410.imageshack.us/img410/8710/smgv6.jpg http://img410.imageshack.us/img410/7742/mspx7.jpg

saso
29-03-07, 09:39
inşallah bu yıl ödül törenlerinde bir ödül alır....

mavirüya
29-03-07, 11:34
arkadaşlar mgd ödülleri için oy kullanmaya başladık değil mi? uğur baba bu ödülü hakediyor..
internet adresi için imzamı kullanabilirsiniz:)
bu imzayı kullanırsanız daha makbule geçer tabii..
sevgiler:img-in_lo

erten07
29-03-07, 15:43
http://img139.imageshack.us/img139/8971/50aksak5ij6.jpg (http://imageshack.us)

http://img235.imageshack.us/img235/7889/50aksak6ud3.jpg (http://imageshack.us)

berencik_15
29-03-07, 15:48
inşallah bu yıl ödül törenlerinde bir ödül alır....

aminnnn!! bizde onu elinde ödülüyle görürüz:img-yes:

berencik_15
29-03-07, 15:49
http://img410.imageshack.us/img410/6017/smua0.png http://img410.imageshack.us/img410/2536/smndf1.jpg
http://img410.imageshack.us/img410/8710/smgv6.jpg http://img410.imageshack.us/img410/7742/mspx7.jpg

avatarlar süper olmuş çok teşekkürler:good: :good:

velvet
29-03-07, 16:16
avatarlar süper olmuş çok teşekkürler:good: :good:

ne demek... beendiğinize sevindim :)

abuksabuk1film
31-03-07, 18:23
Önemli olan tek şey insanın yüreğinin nerede attığı

Nürnberg'de yapılan 12. Türk- Alman Film Festivali'ne ‚Hayatımın Kadınısın' adlı filmiyle katılan yapımcı ve oyuncu Uğur Yücel, son filmi, sanat anlayışı ve festivalle ilgili sorularımızı cevaplandırdı.

Hayatımın Kadınısın nasıl bir film?
Bilmiyorum ‚Hayatımın Kadınısın' nasıl bir film. Zaten seyircinin kararı önemli. Çok iyi bir film olması da gerekmiyor. Ben böyle istedim ve bu filmi çektim. Yalnız bir tehlike var; eğer seyircinin zamanını aldıysam buna üzülürüm. Örneğin Fransız seyircileri buna ‚umutsuzluğun nezaketi' derler.
Sonra düşündüm benim doğup büyüdüğüm yerlerde (Boğazköy'de) insanlar kendilerine köylü diyorlar. İstanbul'a geçiyorlar, Eminönü'nde birilerinin „Nereye gidiyorsun baba?" sorusuna ‚Köye gidiyorum." cevabı veriyorlar. Orası köy. Orası İstanbul değil. Oranın insanları ölülerine yüksek sesle ağlamazlar, sevinçlerini de yüksek sesle haykırmazlar. Nezaketli insanlardır. Küskünlükleri sessizdir, inanılmaz bir keder yaşarlar. Bu filmdeki adam var ya onun gibileri – onlar benim abilerimdir- Beyoğlu'nun arka sokaklarında hala varlar. Onların dişleri döküktür ama diş yaptıracak paraları yoktur. Orhan Gencebay dinlerler, bir kadına büyük, ölümsüz aşk yaşarlar. İşte bu film benim için bir mahalle filmi.

Bu filmi çekmeye ne zaman karar verdiniz ve nasıl çektiniz?

Hayatımda 49 yaşıma kadar hiç not tutmadım. İlk kez geçen yıl bu filmin notlarını tuttum. Sonra çekmeye karar verdim. Film için ilk aklıma gelen Türkan Şoray oldu. Alman sinema seyircileri açısından Türkan Şoray belki hiç bir şey ifade etmiyor ama Türkiyeli seyirciler ve benim için Türkan Şoray aşık olunacak kadındır. Babam ona aşıktı, ben aşığım ve çocuğum da aşık...Türkan böyle bir kadın yani. Sonra Türkan Şoray'ı aradım. „ Erkek oyuncuyu kim oynayacak?" diye sordu. „ Ben!" dedim. „Kim yönetecek?" dedi. "Ben!" dedim. " Ben oynarım." dedi ve kabul etti.
Hemen Nürnberg'ten Jürgen'i aradım. Bu filmi 24 gün içinde çekmem gerektiğini söyledim. Zamanı uygunmuş, „Tamam geliyorum." dedi. Kimi aradımsa geldi. Çektim bitti.


Patlayan bombalar bana da değdi

Yönetmenliğiniz anlatır mısınız?
Bilmeyenler için anlatayım, yönetmen olarak ilk filmimi yaptım ve bu film 30 ödül aldı. İkinci filmimde insanlar acayip bir yönetmen geliyor, manyak bir yönetmen dediler. Yok abi, ben öyle olağanüstü ya da çok iyi bir yönetmen değilim. İkinci filmimde de Güneydoğu'da bir savaş vardı. Orada patlayan bombalar benim yüzüme de sıçradı. Kalktım Yazı- Tura'yı çektim. Sonra bir gün kendimi aşktan uzak hissettim. Kendimi yalnız hissettim ve kalkıp onun da filmini yaptım. İşte o film, bu gün seyrettiğiniz aşk filmi 'Hayatımın Kadını' oldu.

İleride neler yapmak istiyorsunuz?
Bundan sonra da hayatım böyle devam edecek. Ben öyle iddialı bir yönetmen ya da oyuncu değilim. Kendi halinde bir adamım. Bir şeylerin içerisinde olmak istemiyorum. Örneğin festivallerin içerisinde olmanın yolları vardır. Popüler dünyanın içinde olmanın yolları vardır. Bu yollarla uyum sağlamak istemiyorum. Biliyorum bu yolların ne olduğunu. 49 yaşına geldim, 17 yaşından bu yana Beyoğlu'nun arka sokaklarında, Kuzguncuk'ta 70li yılların kültürü ile büyüdüm. Renkli Dünyalar'ın ne olduğunu biliyorum ama o dünyalara ait olmak istemiyorum. Bu yüzden sahte bir şey yapmak istemiyorum. Fakat içimden geleni yapmak istiyorum. Tıpkı yetimhanede büyüyen, hayatın içinden gelen sokak insanları gibi. Onlarla karşılaştığınızda çok şaşırırsınız. Bunların hayat bilgileri çok fazladır. Ben onları çok seviyorum. Hiç öyle sokak adamı ayaklarına yatmak istemiyorum ama ben öyle bir adamım, sokaktan geliyorum. Bizim oralar, doğup, büyüdüğümüz yerler süslenmeyi sevmezler. Bilinmeyen bir entellektüelizmle, derin ve gizemli olma özelliklerini sevmezler. Bunlar onlara hafif gelir. Çok durgun, çok entelektüel görünen insanları da sevmezler. Orada bir damar var ve bu damar içtenlik ve sadelik yeridir. Bunlar içgüdüyle verilir, size öğretilmez ve öğretilecek şeyler de değildir. İçtenliği olmayan adamlara inanmazlar bu insanlar. Samimi değilseniz ağzınızla kuş tutsanız inandıramazsınız onları.

Olga, Maşa ve İrena'nın yaşamı

Bu insanların da filmini yapmayı düşünüyor musunuz?
Bilmiyorum kafamda bir çok proje var. Örneğin şu an kafamda , üç Rus kadınının yaşamını anlatan bir film var. Ben konservatuara girdim, Çehov aşığı oldum. Yatıyorum kalkıyorum Çehov. Sonra bir gün Trabzon'a gittim bir baktım orada kafeteryalarda Rus hayat kadınları çalışıyor. Adları Olga, Maşa, Irena Çehov'daki 3 kız kardeş. Bu eğitimli kızlar gelmiş burada fahişelik yapıyorlar. Trabzon'daki sosyal hayatı da değiştiriyorlar ve sonunda buralarda öldürülüyorlar. Onların hayatını çekmeyi düşünüyorum.
Ben eskiden kuvvetli bir sosyalisttim. Rus kültürü benim için çok önemli bir kültürdü. Hala da öyle. Dünyanın en ileri kültürü. Ben sosyalizm ve Rusya hayranlığımdan bu kültürü tanıdım. İşte bu kültürden gelen Olga, Maşa, Irena gibi benim çocukluk aşklarım şimdi Trabzon'da, Kars'ta ölüyorlar. Bu kültürün külleri altında ölen bu kızları düşünürken nasıl sokak insanlarını çekeyim?

Sanat bölmez bütünleştirir
Nürnberg'de yapılan Türkiye-Almanya Film Festivali'ni nasıl değerlendiriyorsunuz?
Festivalin galasında "Hanımefendi" adlı Sırp filminin başrol oyuncuları ile yanyana oturduk. Onlar sanki heran bir olay, bir saldırı olacak gibi tedirgin oturuyorlardı, onu farkettim. Tamam Almanlar da vardı ama çoğu Türk'tü. Ben milliyetçiliği kabul etmiyorum Türk milliyetçiliği, Alman milliyetçiliği, Kürt milliyetçiliği bunların benim hayatımda kıymeti harbiyesi yok. Dün açılışta bir baktım bu festivalde her renkten, her etnik kökenden, rengarenk yüzlerce insan, kardeş kardeş hepsi bir tek şey için yani sinema için buluşmuşlar. Bu, hayatın kalitesini yükselten çok çocukça bir şey. Burada festival komitesi (Türk-Alman) büyük bir emek ve sabırla farklı kültürlerden bir çok filmi insanlarla buluşturuyor. Bu ne kadar önemli bir şey. Türklerin -içinde düşmanlık olan Türklerin de- bir Sırp filmiyle bu festivali açmaları ve bu festivalin Türkiye-Almanya festivali olması, Türk ve Almanların bir Sırp filmini ayakta alkışlaması, düşmanlıkları unutturması sanatın gücünü gösteriyor. Filmin iyisi kötüsü olmaz ondan çok öte bir şey bu. Dünyanın bir tek şeye ihtiyacı var bu yaşıma geldim bunu öğrendim. Dinler, milliyetler komik şeyler. Bir tek şey var; insanın yüreğinin attığı yer. Yarın size hangi kalbin, hangi böbreğin takılacağını hiç bir milliyet, hiç bir din, hiç bir kitap bilemez. Bunu insanlar bilir, ölürken organlarını bağışlayan insanlar, o organ kendine takılan insanlar bilir. Başka bir şey olmamalı. Hayatta düşmanlık ilkel, dinler ilkel,milliyetler ilkel. Politika olsun diye söylemiyorum hayatım boyunca da politika olsun diye söylemedim. Politik bir sorun (Kürt sorunu ile ilgili) bir film yaptım ama politika olsun diye yapmadım, ciğerim yandığı için yaptım. Sinema ve sanat böyle bir şey, içi, yüreği yananların hikayesi ve arkasında insanlık yatıyor. Türkiye'de bizim kendi içimizde hiçbir sorun yok. Ne Kürtlerle Türkler, ne Türklerle Ermeniler, ne de Rumlarla Türklerin. Hiçbirinin diğeriyle sorunu yok. Çok güzel anlaşıyoruz. Biri öldüğü zaman hep birlikte sokağa dökülüyoruz. Bağıra-çağıra hepimiz onun yanındayız diye bağırıyoruz. Türk ölse Türküz diye, Ermeni ölse Ermeniyiz diye, Kürt ölse Kürdüz diye, biz insanız yeter ki bizi rahat bıraksınlar. Bu festival bu insanların bir arada olduğu bir mekan izlenimini verdi bana. Huzurunuzda düzenleyicilere teşekkür ediyorum.

Zeynel Kamberoğlu

http://www.evrensel.de/index.php?news=917

meline
02-04-07, 14:01
Röportajı eklediğin için teşekkürler abuksabuk1film...


Uğur YÜCEL'in o saf duru karakterini okudum yine bu demecinde...

Yolu açık olsun...samimi tavrı için ayrıca teşekkür...

jalem
02-04-07, 19:47
Sevgili Uğur Yüceli bu demeci ile bir kez daha sevdim ve takdir ettim.
Son derece insanca bir duruş. Namuslu, dürüst.
İnsan ya olduğu gibi görünmeli ya da göründüğü gibi olmalı derler ya işte Uğur Yücel tam da bu söze uygun bir insan.
Başarılarının devamını diliyorum.

narima
02-04-07, 23:13
Aslında onun durusu bu ıste
Hıcbır zaman odul almak adına bır ıs yapmadı.Ama bu yıllara kadar ne yaptıysa hakkı ıle yaptı.Her karaktere can verdı.Gercekten bır yonetmen ve gercekten bır oyuncu oldu.Yarattıgı her karakter her zaman kafamıza kazındı.Onun hıc bır karakterını unutmuyoruz.Oyle bır yaratıyorkı unutmak mumkun degıl

basakss
03-04-07, 08:30
Arkadaşlar gunaydınn güzel bir gün geçirmenizi diliyuorum öncelikle.

Magazin Gazetecileri Derneğinin düzenlemiş olduğu ödül töreni için üç dalda ödüle aday olan Uğur Yücel 'e gelen oyların yüzdesi şöyle;

Yılın En İyi Yönetmeni % 45.27 lik oy oranı ile 1.sırada:happy0064


Yılın En İyi Oyuncusu dalında % 23.27 lik oy orani ile 1.sırada:happy0064

Yılın En İyi Filmi dalında "Hayatımın Kadınısın" ile % 17.44 lük oy oranı ile 2.Sırada

Oy vermeye devam arkadaşlar..............:good:

velvet
03-04-07, 15:17
Arkadaşlar gunaydınn güzel bir gün geçirmenizi diliyuorum öncelikle.

Magazin Gazetecileri Derneğinin düzenlemiş olduğu ödül töreni için üç dalda ödüle aday olan Uğur Yücel 'e gelen oyların yüzdesi şöyle;

Yılın En İyi Yönetmeni % 45.27 lik oy oranı ile 1.sırada:happy0064


Yılın En İyi Oyuncusu dalında % 23.27 lik oy orani ile 1.sırada:happy0064

Yılın En İyi Filmi dalında "Hayatımın Kadınısın" ile % 17.44 lük oy oranı ile 2.Sırada

Oy vermeye devam arkadaşlar..............:good:


çok sevindimm!!:happy0064

saso
04-04-07, 10:43
http://img150.imageshack.us/img150/342/abwt4.jpg
http://img150.imageshack.us/img150/1484/agal1.jpg
http://img132.imageshack.us/img132/9327/38724389cm1.jpg
http://img132.imageshack.us/img132/9017/alkp9.jpg
http://img150.imageshack.us/img150/9858/anxk2.jpg
http://img150.imageshack.us/img150/1938/15952291hr4.jpg
http://img337.imageshack.us/img337/3338/apgp9.jpg
http://img132.imageshack.us/img132/5159/ardh2.jpg
http://img478.imageshack.us/img478/8536/asut2.jpg

bu oyunculuga :happy0064 sadece baba büyüksün demek düşer bize..
ve inşallah bu yıl yönetmen ..sinema filme ve oyunculuk dalında alır ödülleri.:icon_sorr

saso
04-04-07, 19:58
biz aksagı en çok nasıl gördük acaba....

gülümserkenmi....
http://img513.imageshack.us/img513/2218/899846uuez6.jpg


acı çekerken mi....
http://img338.imageshack.us/img338/5668/arrw0.jpg

:icon_sorr
http://img252.imageshack.us/img252/8982/112xudl1.jpg



aşıkmı
http://img408.imageshack.us/img408/6387/nve00174xk1xh3lw9.png

erten07
06-04-07, 12:15
http://img263.imageshack.us/img263/825/50aksak7sp3.jpg (http://imageshack.us)

erten07
06-04-07, 12:20
http://img208.imageshack.us/img208/6653/berlin2sd3.jpg (http://imageshack.us)
http://img214.imageshack.us/img214/1029/berlin3vx8.jpg (http://imageshack.us)
http://img208.imageshack.us/img208/6387/berlin4oz5.jpg (http://imageshack.us)

saso
06-04-07, 16:19
erten07 resimler için çokteşekürler..
ne güzelde yazıyor yönetmen-oyuncu..
inşallah bu yıl iki dalda da ödül alır.....

velvet
06-04-07, 22:15
teşekkürler resimler için...:happy0064

nur33
07-04-07, 09:03
http://img.takvim.com.tr/2007/04/07/im/5B4B353759250A4DA6825950b.jpghttp://img.takvim.com.tr/i/1_pix_beyaz.gifhttp://img.takvim.com.tr/i/1_pix_beyaz.gif

Yücel'in işleri çok 'aksak'


Son dönemde 'Aksak' rolüyle izleyiciyle buluşan Uğur Yücel hakkında, 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Davanın iddianamesinde; Yücel'e ait 97 bin 500 YTL'lik çekin bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığı ileri sürüldü. Şikayetçi Garanti Bankası'nın gönderdiği ihtara rağmen, Yücel'in düzeltme hakkını kullanmadığı da iddia edildi.

Yıla kadar hapis istemi

Ünlü oyuncu ifadesinde, "Sinema ve sahne çalışmalarımın yoğunluğu nedeniyle mali işlerimi İbrahim Ahıskalı yürütüyordu. Ahıskalı beni dolandırmıştır" dedi. Sanatçı, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Ali OKTAY



http://www.takvim.com.tr/yas106.html (http://www.takvim.com.tr/yas106.html)


.

mavirüya
07-04-07, 11:12
http://img.takvim.com.tr/2007/04/07/im/5B4B353759250A4DA6825950b.jpghttp://img.takvim.com.tr/i/1_pix_beyaz.gifhttp://img.takvim.com.tr/i/1_pix_beyaz.gif

Yücel'in işleri çok 'aksak'


Son dönemde 'Aksak' rolüyle izleyiciyle buluşan Uğur Yücel hakkında, 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Davanın iddianamesinde; Yücel'e ait 97 bin 500 YTL'lik çekin bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığı ileri sürüldü. Şikayetçi Garanti Bankası'nın gönderdiği ihtara rağmen, Yücel'in düzeltme hakkını kullanmadığı da iddia edildi.

Yıla kadar hapis istemi

Ünlü oyuncu ifadesinde, "Sinema ve sahne çalışmalarımın yoğunluğu nedeniyle mali işlerimi İbrahim Ahıskalı yürütüyordu. Ahıskalı beni dolandırmıştır" dedi. Sanatçı, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Ali OKTAY



http://www.takvim.com.tr/yas106.html (http://www.takvim.com.tr/yas106.html)


.

o ahıskalıyı benim elime versinler bak napıyorum:fighting2
uğurum yücelime bişey olmasın nolur yaa çok üzüldüm:(
ağlarım ama ben:icon_cry:

hyoldas
07-04-07, 13:29
İnanmıyorum ya inanmıyorum Bu Uğur Yücel'in günahı nedir?
Nedir bu adamın çektiği, ciddi ciddi moralim bozuldu!
Başkasına yapın kardeşim Uğur Yücel'e yapmayın şunları :icon_sorr

http://img.takvim.com.tr/2007/04/07/im/5B4B353759250A4DA6825950b.jpghttp://img.takvim.com.tr/i/1_pix_beyaz.gifhttp://img.takvim.com.tr/i/1_pix_beyaz.gif

Yücel'in işleri çok 'aksak'


Son dönemde 'Aksak' rolüyle izleyiciyle buluşan Uğur Yücel hakkında, 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Davanın iddianamesinde; Yücel'e ait 97 bin 500 YTL'lik çekin bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığı ileri sürüldü. Şikayetçi Garanti Bankası'nın gönderdiği ihtara rağmen, Yücel'in düzeltme hakkını kullanmadığı da iddia edildi.

Yıla kadar hapis istemi

Ünlü oyuncu ifadesinde, "Sinema ve sahne çalışmalarımın yoğunluğu nedeniyle mali işlerimi İbrahim Ahıskalı yürütüyordu. Ahıskalı beni dolandırmıştır" dedi. Sanatçı, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Ali OKTAY



http://www.takvim.com.tr/yas106.html (http://www.takvim.com.tr/yas106.html)


.

velvet
07-04-07, 15:48
ya bu çıkan haberlerin çoğu fasa fiso...yok battı etti...çok da güvenilir değiller bence, olmaz bişi meraklanmayın :img-wink:

eftelya61
10-04-07, 13:25
arkadaşlar okumak isteyenler için nokta dergisinde uğur yücel'in röpörtajı var.

röpörtajdan küçük bir alıntı:

m: peki, maviler hayatta hep çınarı mı tercih edecek? aksaklar hep uzaktan mı sevecek?

UY: üzme kendini, aksak mavi'yle denk değildi. aynı yaşta olsak çınar nal toplardı naaalll!aksaklar durduk yerde arıza çıkarıp taraftar topluyorlar abi. şimdi gençler birbirini sevmiş sana ne oluyor kaşar? tabii dışarıdan bakan da evvel ezel aksak pozisyonunda olduğu için özdeşleşiyor aksakla .güzel zamanlardı be! hırsız-polis! iyiki oynamışım o dizide. şimdi pişmanlık da konuşuyor olabilirdik...

Not: mavigün nickli arkadaşımız tarafından Özlem Düvencioğlu'nun sayfasına eklenmişti.. Burada da olması gerektiğini düşündüğümden ekledim.. Bahsedilen dergiyi görmedim..

mavirüya
11-04-07, 10:38
bence de aynı yaşta olsalardı çınar efendi nal toplardı:) karizması,bi bakışı,bi sözü yeter heyytt uğur abim benim be:img-elvis
o felsefi sözlere mavi nasıl tav olmadı ben ona hala şaşıyorum zaten:)
göbek bozuyo işi kanımca:)

velvet
11-04-07, 12:45
bence de aynı yaşta olsalardı çınar efendi nal toplardı:) karizması,bi bakışı,bi sözü yeter heyytt uğur abim benim be:img-elvis
o felsefi sözlere mavi nasıl tav olmadı ben ona hala şaşıyorum zaten:)
göbek bozuyo işi kanımca:)

göbek iş bozar mı ya!! Türk kası o Türk!! :)
şaka bi yana hakkaten bi bakışı yeter uğurum yücelimin! yaş falan hikaye.. (yani benim açımdan tabi :))

skyangel
12-04-07, 22:44
Canlarım zaten Özleme de sordular gerçek hayatta karşına böyle bir durum çıksa ne yapardın?diye ben asla düşünmez ve Aksak derdim ama Mavi benim gibi düşünmüyor dedi Uğur Yücel Ali Naziğim,Aksağım benim ne yaparsa en güzelini yapan süper insan...

abuksabuk1film
15-04-07, 21:15
Uğur Yücel'in bu yaz çekeceği komedi filmi ve önümüzdeki sezon başlayacak yeni dizisi hakkında haberi olan kimse var mı acaba ?

velvet
16-04-07, 16:24
malesef benim bir bilgim yok ama diziye öyle hemen başlamaz diye düşünüyorum. daha yeni bitti hp...

misskrueger
16-04-07, 17:15
Arkadaşlar nasıl oldu bilemiyorum umarım begenirsiniz;)

http://www.galeriturk.net/getimg/Afi_.jpg (http://www.galeriturk.net)

nur33
18-04-07, 10:06
Hepsi palavra


Ünlü oyuncu ve yönetmen Uğur Yücel, geçtiğimiz aylarda Türkan Şoray'la çektiği Hayatımın Kadınısın filminin kötü gişe yapması sebebiyle maddi yönden zor günler geçirmişti.

Hatta film yüzünden sanatçının Levent'teki lüks villasına hacizin de geldiği iddia edilmişti. Uzun zamandan sonra önceki gün Kuruçeşme'de BUGÜN objektiflerine yakalanan ünlü sanatçıya haciz olayı soruldu. Sinirlenen Yücel, "Hadi işiniz yok mu sizin? Bunların hepsi palavra" diyerek gazetecilere tepki gösterdi.


Batuhan ÖZKARDEŞLER


http://www.bugun.com.tr/haberler/180407/p45622.html


.

velvet
18-04-07, 20:46
eheh! adam yedi kafayı sonunda tabi..
ben olsam ben de kovardım valla muhabirleri!:img-yes:

nur33
22-04-07, 19:50
Bugünkü Hürriyet Gazetesinin Hafta Keyfi ekinde DVD’si çıkan filmler sayfasından :

Tophaneli Tayfur’la tanışın

Senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini Uğur Yücel’in yaptığı Hayatımın Kadınısın, başrollerinde Türkan Şoray ve Uğur Yücel’in olduğu bir dram. Film eski şarkıcı Asuman’la, yıllardır ona aşık olan ve yakın olabilmek için üst katına taşınan Tophaneli Tayfur’un gönül hikayesini anlatıyor. Asuman, bir yanda ona hayatı zindan eden kocası ve ilk evliliğinden olan kızıyla yaşadığı sorunlarla boğuşurken diğer yanda da Tayfur’a ilgi duymaya başlıyor.

Orta ve alt sınıftaki insanların acılı hayatlarını ve aşklarını anlatan bu ağır melodram iki dizi sezonu arasına üç ayda yazılıp çekilmiş. Filmin en can alıcı ve akılda kalıcı karakteri Uğur Yücel’in canlandırdığı Tophaneli Tayfur. Yücel oyunculuğunu bir kez daha konuşturma imkanı bulduğu, müthiş bir tip yaratmış.

Tophaneli Tayfur, duruşu, yürüyüşü, bakışları, konuşma şekli ve film boyunca ağzından çıkan cümlelerle uzun süre akılda kalacak, şahsına münhasır bir karakter.

Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray da acıların kadını olarak çıkıyor karşımıza. Hayatımın Kadınısın, Gönderilmemiş Mektuplar’dan (2003) bu yana izleme imkanı bulamadığımız ünlü oyuncuyu bir kez sinema filminde görmek isteyen hayranları için bulunmaz bir fırsat.

Not : Balat ve Perşembe pazarı civarında çekilen filmin arka fonu, konuya da uygun olarak arabesk müziklerle örülmüş. Orhan Gencebay, Belkıs Özener, Esengül ve Bergen’den şarkılar eşliğinde ilerleyen filmde Uğur Yücel de bir şarkı söylüyor.


.

abuksabuk1film
22-04-07, 21:26
her ne kadar göz önünde bulunmayı ve basın mensuplarını sevmese de sevenleriyle iletişimsizliği en olumsuz hareketi... "ben böyleyim kardeşim, bir şey yaptığımda izleyen izler, izlemeyen izlemez" mantığıyla daha çok filmleri seyircisine ulaşmaz... Uğur Yücel'in yeteneğine kimsenin birşey dediği yok... ki birçok kişi kabul eder ki bu ülkenin "en"lerinden biridir... tek problemi işlerinin ulaşım sorunu... "Yazı / Tura" ve "Hayatımın Kadınısın" belirli bir çıtanın üzerindeki filmlerdi... fakat her ikisi de vizyondayken 150-200 bin civarında kişi sayısına ulaştı ve sonra vizyondan kalktı... kötü film olduklarından mı kalktılar, tabii ki de değil... 90'lı yılların en komik adamı olan, "Eşkıya" gibi unutulmaz bir filmle herkese adını duyuran ancak ondan sonraki işlerinde git gide kan kaybeden bu adam için biraz da tribünlere oynamalı diyorum ve bu konuda çekeceği komedi filminden umutlu olduğumu söylemek istiyorum... biraz da kendi içinden geleni değil de, kendi içine sinen ve kendisinden istenen işleri yapması gerektiğini düşünüyorum... tıpkı gece gündüz programı sunucusu Yekta Kopan'ın, Yücel'e komedi yapmasının daha iyi olacağını söylemesi gibi...

http://www.bugun.com.tr/staticfiles/images/newsimages/HaberResmi/687551ee-e90b-4648-ab14-4adae1d59e38.jpg

velvet
23-04-07, 11:16
her ne kadar göz önünde bulunmayı ve basın mensuplarını sevmese de sevenleriyle iletişimsizliği en olumsuz hareketi... "ben böyleyim kardeşim, bir şey yaptığımda izleyen izler, izlemeyen izlemez" mantığıyla daha çok filmleri seyircisine ulaşmaz... Uğur Yücel'in yeteneğine kimsenin birşey dediği yok... ki birçok kişi kabul eder ki bu ülkenin "en"lerinden biridir... tek problemi işlerinin ulaşım sorunu... "Yazı / Tura" ve "Hayatımın Kadınısın" belirli bir çıtanın üzerindeki filmlerdi... fakat her ikisi de vizyondayken 150-200 bin civarında kişi sayısına ulaştı ve sonra vizyondan kalktı... kötü film olduklarından mı kalktılar, tabii ki de değil... 90'lı yılların en komik adamı olan, "Eşkıya" gibi unutulmaz bir filmle herkese adını duyuran ancak ondan sonraki işlerinde git gide kan kaybeden bu adam için biraz da tribünlere oynamalı diyorum ve bu konuda çekeceği komedi filminden umutlu olduğumu söylemek istiyorum... biraz da kendi içinden geleni değil de, kendi içine sinen ve kendisinden istenen işleri yapması gerektiğini düşünüyorum... tıpkı gece gündüz programı sunucusu Yekta Kopan'ın, Yücel'e komedi yapmasının daha iyi olacağını söylemesi gibi...

http://www.bugun.com.tr/staticfiles/images/newsimages/HaberResmi/687551ee-e90b-4648-ab14-4adae1d59e38.jpg

ben bu düşünceye katılmıyorum. tribünlere oynamak ya da halkın
istediği gibi bi adam olmak uğur yücel gibi insanlara yakışacak bir şey değil. bence adamn tek şansızlığı böyle bir ülkede bu kadar derin bir karaktere ve yeteneğe ship olmasıdır. ben de vatanımı ülkemi çok ama çok seviyorum fakat yaratıcılık ve üreticilik açısından ne kadar büyük kıtlık çektiğimiz aşikar.
o yüzden abuk sabuk promosyon stratejileri ürterek bir yerlere gelinmesi saçma. komedi yapmak istiyorsa yapmalı, sırf bol seyirci düşünülerek yapılan iş, para ve geçici ün dışında hiç bir şey katmaz. mesleki ve kişisel tatminin bütün bunların üstünde olduğunu düşünüyorum ve uğur yücel'i de bu tutumundan dolayı çok seviyorum.

abuksabuk1film
23-04-07, 14:59
benim takıldığım konu seyircisiyle olan iletişimsizliği ve bunun sonucunda filmlerinin gereken ilgiyi görememesi... tribünlere oynamak derken ticari düşüncenin olmadığı projelerinin yanında bir de ticari işlere imza atması gerektiğini söylüyorum... lakin 90'lı yıllarda Uğur Yücel bir gösteri adamıydı, bu ülkenin siyasetçileri yüzünden, 2000'li yıllardan malzeme çıkmayacağını düşündü ve mizahı bıraktı... fakat şimdi hazır bir komedi filmi yapacakken bunu iyi kullanmalı diyorum... neticesinde bu ülke insanını ya dramla ya da komedi ile salonlara çekebiliyorsun... Uğur Yücel dramlarının kıymeti bilinmedi... şimdi mizahıyla etkili olması gerekir... ayrıca piyasada onu reddedecek oyuncu sayısı eminim çok azdır... yoksa her gün magazin haberlerine çıksın millet hakkında ileri geri konuşsun, bunları ben de yakıştıramam kendisine...ve genel kanı şu: herkes Uğur Yücel'i çok seviyor, herkesin mutlaka ilk 10'unda bu adam ama hiçbir zaman kemik bir Uğur Yücel izleyicisi olmadı, başta bu olmalıdır...

insanlara Şener Şen dendiğinde akıllara hemen bir tip geliyor ama Uğur Yücel dendiğinde bir tip geç geliyor akıllara...

velvet
23-04-07, 15:30
anlıyorum fakat adam defalarca söyledi mizahtan hoşlanmadığını, kendisini komedyenlik yaparken mutlu hissetmediğini, sahnedeyken rahatsız olduğunu.
şener şen'le uğur yücel'i karşılaştırmayı da açıkçası çok doğru bulmuyorum. çünkü şener şen'in sinemamızın yeşilçam zamanlarında rol aldığı aile komedisi türü filmlerden dolayı seyirci açısından daha büyük bir kredisi var.
uğur yücel bir sonraki kuşak ve sinemamızın en kısır dönemine denk gelmiş bir oyuncu. yine de 80 sonları ve 90'lı yıllarda yaptığı seçimler gayet doğruydu.
sinemada da eşkıya'nın gişe başarısıyla o duyguyu da yaşadı bu adam. yani artık böyle şeylere ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.
elbette ben de isterim adamın filmleri çok seyirci çeksin etsin ama kemikleşmiş bir sinema seyircisi yok ki kemikleşmiş uğur yücel seyircisi olsun...
sinemayı sanat olarak görenler bu kadar az olmasaydı, belki adamın kıymeti bilinirdi ama çok zor. taktir eden de ediyor zaten yücel'i. gişede 1 milyon yapsa ne olur yapmasa ne olur...
ferzan özpetek misal.. adam italyada fırtınalar estiriyor ama türkiyede entellektüel kesim dışında bilen yok! bunun gibi örnekler çok...bırakalım adam içinden ne geliyosa onu çeksin

abuksabuk1film
23-04-07, 18:26
tabii haklı olduğun taraflar tonla... hakettiği değeri görmemesi sinir bozucu, belki de ondan celallendim...

bu arada Yücel, Yavuz Turgul'dan başka bir yönetmen ile çalışmam demiş çok eskiden... oldukça doğru bir karar olmasının yanında Yavuz Turgul'un nadir iş yapması yönünden de olumsuz bir karar olmuş bu... keşke Turgul-Şen-Yücel birlikteliğini daha fazla görseydik... lakin Turgul bir sonraki filmini neden 8 yıl sonra çektiğini bilmediğini söylemişti... bu 8 yıl içinde keşke daha atak olsalardı... her ne kadar arada "İkinci Bahar" gibi bir dizi olsa da sinemayı düşünmediler... ki "Gönül Yarası" sadece Turgul'a kalsa çekilmeyebilirmiş... çevresindeki insanlar biraz da yüreklendirmiş Turgul'u... bunlar işlerini mükemmele yakın yapmaya çalışan insanlar... saygı göstermek gerekir ama kendilerini fazla özletiyorlar...

velvet
23-04-07, 18:47
evet yavuz turgulun son yıllarda az iş yapması tuhaf. şener şen'in de keza öyle ama uğur yücel yeni bir yönetmen sayılır ve yeni bir yönetmen için hiç de fena çalışmıyor.
dediğin gibi onların kararları, onların fikirleri kendileri bilirler. belki de boşa kürek çektikleri hissine kapılmışlarıdır kim bilir...

mavigün
24-04-07, 17:23
oynadığı dizi ve filmlerde şahane bir aşık olan uğur yücel,''hayatımda hiç aşk konuşmadım ki'' diyor. geçen sene çektiği ''haytımın kadınısın'' filminde, 2000'de oynadığı balalayka'da, geçtiğimiz haftalarda sona eren hırsız-polis dizisinde hep bir mutsuz aşkın içindeydi...uğur yücel neden bu rollere bu kadar çok yakışıyor? merak ettik, sorduk...


''ben bu mavi'ye lehimle bağlandım ya, hayatta,lehim. sen buna diyorsun ki inat.ben diyorum ki basiret.sen diyorsun, duracağın yeri bil, ben diyorum bildiğim ne varsa unuttum. sen diyorsun, imkansız, ben diyorum aşk!''


uğur yücel'in, iç acıtıcı biraşık rolünü üstlendiği hırsız-polis'ten cümleler bunlar. son bölümde, sevdiğikdın ve onun sevdiğiadamın aşkını kurtarmak uğrunacanını veren aksak, uğur yücel'e ne kadar çok yakışmıştı. dahası, ona şimdiye kadar oynadığı filmlerde en çok yakışan roller bu umutsuz, platonik, imkansız aşık rolleriydi zaten. geçen sene çektiği, türkan şoray'la beraber oynadığı ''hayatımın kadınısın''daki tophaneli tayfur rolünde de tutkulu aşkının peşinden kararlım adımlarla gidiyordu, yücel. balalayka filminde oynadığı rol için yapılan yorumlardan biri şöyleydi: ''bir adam bu kadar güzel mi aşık olur?''

uğur yücel söyleşi yapmaktan sıkılıyor, bu da onun aşk-meşk hakkında yaptığı ilk söyleşi zaten. kendisinin de söylediği gibi, başlangıçta sıkıldıysa da sonradan açıldı.''ilk kez konuştum aşk hakkında '' diyor. sanırız, söyleşiyi okuyup bitirdiğinizde sizde bizim gibi düşüneceksiniz: ''şimdiye kadar bizi neden bundan esirgemiş ki?''


M: anna karenina'nın ilk cümlelerinde, ''bütün mutlu aileler birbirine benzer, ancak her ailenin mutsuzluğu farklıdır'' denir...aşk da aile gibi değil mi: insan umutlu, mutlu aşkların neye benzediğini biliyor da, umutsuz olanları okadar kolay tarif edeniyor sanki.

UY: doğrusu aşk üzerine gideceğe benzer bu konuşmada çok şeyler söyleyemeyeceğim galiba. bakalım. bu yaşa geldim hiç aşk üzerine konuşmadım. aşkların adamı olmak benim için hiç öncelikli olmadı. öyle aşkların sevdaların insanları vardır. güzel insanlar. yanık yanık bakarlar ve sahidenbaşlarını okşayasın gelir.neyin var senin, denmesini beklerler. aslında aşk insanlarını severim. aşk yüzünden yatağa düşmek ne zenginliktir... neyse sorunuzdan uzaklaşmayalım. evet, aşk bize binbir haller ve tarifler sunuyor... özellikle umutsuz aşklar derin kuyular gibi bilinmez, ürkütücü ve karanlık.

M: peki, siz nasıl böyle başarıyla tarif edebiliyorsunuz umutsuz bir aşığı? insan, karanlık tarafını sadece onunla karşılaşınca bilir ya; siz karanlık tarafınızı çoktan görmüş gibi konuşuyorsunuz...

UY: eyvah aşk romanı yazarları gibilaflar edeceğim galiba. raman deyince aslında oyunculuk da benzer bir serüven. karakter yaratıyorsunuz.bir hayati duruma ilişkin bilgiyle yazılır satırlar. bunun hayat bilgisiyle değil insani içsel sezgiyle yazılabileceğini, oynanabileceğini söyleyeyim. yani bir oyuncu için hayat deneyiminden çok derin sezgi önemlidir. biz sezgileri güçlü ve insani durumları diğerinden daha derinsergileyen bir oyuncuyuayırıp baş köşeye koyarız. deneyim gerekmez. derin karanlıkları hissetmek için insanı tasavvur etmek yeterli. beni oyuncu yapan, hayatı seyretmeme yada gözlerimi kapadığımda istediğim bütün hislerin içinde seyahat etmem... sonra o gezileri seslendirmem, hayta döndürmem. insanın karanlık tarafını, aydınlık tarafını ve bin bir huyunu içimde hissederim. hiç mavi sevdası gibi bir aşk gelmedi başıma. ben terk ederim giderim. hiç öyle tutkuyla yapışıp kalmam.demek ki aksak benden daha savunmasızmış. ya da tophanali tayfur da benden sadık aşka...ama ikisinin sevdası da canımı yakar. o yüzden onları severim. o türden aşklar yaşamadım ama bilirim kendilerini. bir günlük olsa bile... bir anlık olsa bile...

M: uzaktan uzağa sevmenin de tadı bir başka mı oluyor? insan kendine acıya acıya seviyorkarşısındaki insanı sanki. biraz çocukça bir hal olduğu için mi bizi bukadar çabuk kendine bağlıyor bu haller?

UY: kim dedi hatırlamıyorum... bu yakınlarda ... aşk insanın kendini kendiyle aldatmasıdır, dedi biri... öyle bir sabah geyiği olarak aklımda kalmış. bazen hafif rüzgarlı lafları biriktirmek lazım. lavabo aç oluyor. ne diyorduk... uzaktan sevmeköyle ya kadın uzak duruyor sen kendinle baş başa ağlıyorsun. işte bu hali çok severim. bir bebek kadar masumdur bu insan. bir köpek yavrusu kadar da güzeldir, acınaklıdır güzel insan. ''seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli. alıştım hasretine gel desen gelemem ki!'' bu şarkı söylendiğinde en onay alan bölümü bu sözlerdi. kitleler ''kalin kakalin'' gibi söylerdi bu şarkıyı.

M: balalayka hakkında internetteki yorumlardan birinde, sizin için ''bir adam bu kadar mı güzel aşık olur?'' deniyor. ''güzel aşık olmak'' diye bir şey var galiba. tam olarakbeyaz atlı prense işaret eden bir şey değil, ama kadınların görünce başlarını çeviremedikleri, etkilenmeden yapamadıkları bir sevgi biçimi bu , değil mi?

UY: kadınlar malı pazar başında seçerler... balalayka'da güzel mi aşık olmuşum? güzellik hallerini ayrıca severim. güzel yemek yiyen, güzel seven, güzel bakan insanlara ait bilgim de mevcut. işte bunun deneyimle ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. çünkü karanlık bir ruh halinden daha somuttur güzeli görmek. mesela güzel yemek. brechtbir oyununda yemek yiyen baloon'u 'yemek yerken melekler kadar masumdur insan, hiç kötülük yapmak gelmez içinden' diye konuşturur. sahiden, sevişme sırasında, kimin aklına 'dur şu komşunun köpeğine zehir veryim' diye geçer... zıpladık! güzellik hali! kadın ilk yakın mesafede seçer bunu. erkek de. kıyamet kopacağını it gibi hissedersinizilk karşılaşmada. karanlığı sezemezsiniz. açlık halinin önüne geçilmez. bununla güzel olur dersiniz değil mi? o hal. ki olağan üstü bir haldir.çiçeklenme hali. bir aşk bilgesine dönüşüyorum gittikçe. ulan bu dümbelekler aşk üzerine 72 sayfa nasıl röportaj çıkıyorlar diye merak ederdim. meğer iştah açıyormuş aşktan konuşmak. karnım acıktı. (ayy haklı galiba)

M: mesela aksak'ın söylediği lafların bir kısmı, türkiye'nin belki her köşesinde erkeklerin sarf ettiği bir çok klişeyle benzer. olabilir. ama bunu aksak söyleyince başka türlü olmuyor mu? veya uğur yücel?

UY: matrağa sardık devam edelim. a, biz de güzel insanız şimdi değilmi hanım efendi? o kadar olsun... ama ben edebimden gösteremem ne hissettiğimi. hani öyle 'neyin var senin' adamı da olmuşluğum vardır. 'hiç bişiiiym! öyle düşünüyorum sadece... bilmem belki de seni düşünüyorum!'

M:bir röportajınızda aksak'ın pek sevilecek bir karakter olmadığını söylüyorsunuz. ama biz belkide en çok aksak'a bağlandık hırsız-polis'te. neden ki acaba?

UY: ben oynadığım için deyip iyice azıtacağım. gittikçe açılıyorum. kendime güvenim depreşti. yahu hadi bir itirafta bulunayım. bu kadınlar ben 50 yaşına gelirkenbeni fark ettiler ya da daha öncelerimantar bir his aktarıyordum karşımdakine. şimdi bir ilgi, bir övgü... ulan daha önceleri neredeydiniz? biliyorum 70'imde iyice coşacaklar. kendilerini kucağıma atacaklar ve artık onları babaları gibisevmemi isteyecekler. inadına çizeceğim kendilerini. hayatımın son yılları kötü kedi şerafettin olarak geçecek. kararlıyım. eşkıya gibi damlarda dolaşıp küneceğim dişilere...



(arkadaşlar kusura bakmayın şimdilik bu kadar devamı en geç iki gün içinde gelecek. yazarken bir yanlışlık yaptıysam kusuruma bakmayın lütfen)

nur33
24-04-07, 18:02
DVD'si çıktı

http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/3251301.jpg

Uğur Yücel ile Türkan Şoray'ı bir araya getiren "Hayatımın Kadınısın" adlı sinema filminin DVD'si çıktı.

Türkan Şoray'la Uğur Yücel'i buluşturan, Yücel'in ilk filmi "Yazı Tura"nın ardından bu kez hem yönetmenliğini hem senaryosunu hem de başrolünü üstlendiği ikinci filmi "Hayatımın Kadınısın"ın merakla beklenen DVD'si Kanal Home Video etiketiyle çıktı. Film, Tophaneli Tayfur (Uğur Yücel) ve hayattan bıkmış eski gazino şarkıcısı Asuman Ceylan'ın (Türkan Şoray) öyküsünü eski Türk filmleri tadında anlatıyor.




http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/3251304.jpg



http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6384550.asp?gid=176 (http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6384550.asp?gid=176)


edit : Sevgili mavigün röportaj için çok teşekkürler...:good:
.

velvet
24-04-07, 20:30
oynadığı dizi ve filmlerde şahane bir aşık olan uğur yücel,''hayatımda hiç aşk konuşmadım ki'' diyor. geçen sene çektiği ''haytımın kadınısın'' filminde, 2000'de oynadığı balalayka'da, geçtiğimiz haftalarda sona eren hırsız-polis dizisinde hep bir mutsuz aşkın içindeydi...uğur yücel neden bu rollere bu kadar çok yakışıyor? merak ettik, sorduk...


''ben bu mavi'ye lehimle bağlandım ya, hayatta,lehim. sen buna diyorsun ki inat.ben diyorum ki basiret.sen diyorsun, duracağın yeri bil, ben diyorum bildiğim ne varsa unuttum. sen diyorsun, imkansız, ben diyorum aşk!''


uğur yücel'in, iç acıtıcı biraşık rolünü üstlendiği hırsız-polis'ten cümleler bunlar. son bölümde, sevdiğikdın ve onun sevdiğiadamın aşkını kurtarmak uğrunacanını veren aksak, uğur yücel'e ne kadar çok yakışmıştı. dahası, ona şimdiye kadar oynadığı filmlerde en çok yakışan roller bu umutsuz, platonik, imkansız aşık rolleriydi zaten. geçen sene çektiği, türkan şoray'la beraber oynadığı ''hayatımın kadınısın''daki tophaneli tayfur rolünde de tutkulu aşkının peşinden kararlım adımlarla gidiyordu, yücel. balalayka filminde oynadığı rol için yapılan yorumlardan biri şöyleydi: ''bir adam bu kadar güzel mi aşık olur?''

uğur yücel söyleşi yapmaktan sıkılıyor, bu da onun aşk-meşk hakkında yaptığı ilk söyleşi zaten. kendisinin de söylediği gibi, başlangıçta sıkıldıysa da sonradan açıldı.''ilk kez konuştum aşk hakkında '' diyor. sanırız, söyleşiyi okuyup bitirdiğinizde sizde bizim gibi düşüneceksiniz: ''şimdiye kadar bizi neden bundan esirgemiş ki?''


M: anna karenina'nın ilk cümlelerinde, ''bütün mutlu aileler birbirine benzer, ancak her ailenin mutsuzluğu farklıdır'' denir...aşk da aile gibi değil mi: insan umutlu, mutlu aşkların neye benzediğini biliyor da, umutsuz olanları okadar kolay tarif edeniyor sanki.

UY: doğrusu aşk üzerine gideceğe benzer bu konuşmada çok şeyler söyleyemeyeceğim galiba. bakalım. bu yaşa geldim hiç aşk üzerine konuşmadım. aşkların adamı olmak benim için hiç öncelikli olmadı. öyle aşkların sevdaların insanları vardır. güzel insanlar. yanık yanık bakarlar ve sahidenbaşlarını okşayasın gelir.neyin var senin, denmesini beklerler. aslında aşk insanlarını severim. aşk yüzünden yatağa düşmek ne zenginliktir... neyse sorunuzdan uzaklaşmayalım. evet, aşk bize binbir haller ve tarifler sunuyor... özellikle umutsuz aşklar derin kuyular gibi bilinmez, ürkütücü ve karanlık.

M: peki, siz nasıl böyle başarıyla tarif edebiliyorsunuz umutsuz bir aşığı? insan, karanlık tarafını sadece onunla karşılaşınca bilir ya; siz karanlık tarafınızı çoktan görmüş gibi konuşuyorsunuz...

UY: eyvah aşk romanı yazarları gibilaflar edeceğim galiba. raman deyince aslında oyunculuk da benzer bir serüven. karakter yaratıyorsunuz.bir hayati duruma ilişkin bilgiyle yazılır satırlar. bunun hayat bilgisiyle değil insani içsel sezgiyle yazılabileceğini, oynanabileceğini söyleyeyim. yani bir oyuncu için hayat deneyiminden çok derin sezgi önemlidir. biz sezgileri güçlü ve insani durumları diğerinden daha derinsergileyen bir oyuncuyuayırıp baş köşeye koyarız. deneyim gerekmez. derin karanlıkları hissetmek için insanı tasavvur etmek yeterli. beni oyuncu yapan, hayatı seyretmeme yada gözlerimi kapadığımda istediğim bütün hislerin içinde seyahat etmem... sonra o gezileri seslendirmem, hayta döndürmem. insanın karanlık tarafını, aydınlık tarafını ve bin bir huyunu içimde hissederim. hiç mavi sevdası gibi bir aşk gelmedi başıma. ben terk ederim giderim. hiç öyle tutkuyla yapışıp kalmam.demek ki aksak benden daha savunmasızmış. ya da tophanali tayfur da benden sadık aşka...ama ikisinin sevdası da canımı yakar. o yüzden onları severim. o türden aşklar yaşamadım ama bilirim kendilerini. bir günlük olsa bile... bir anlık olsa bile...

M: uzaktan uzağa sevmenin de tadı bir başka mı oluyor? insan kendine acıya acıya seviyorkarşısındaki insanı sanki. biraz çocukça bir hal olduğu için mi bizi bukadar çabuk kendine bağlıyor bu haller?

UY: kim dedi hatırlamıyorum... bu yakınlarda ... aşk insanın kendini kendiyle aldatmasıdır, dedi biri... öyle bir sabah geyiği olarak aklımda kalmış. bazen hafif rüzgarlı lafları biriktirmek lazım. lavabo aç oluyor. ne diyorduk... uzaktan sevmeköyle ya kadın uzak duruyor sen kendinle baş başa ağlıyorsun. işte bu hali çok severim. bir bebek kadar masumdur bu insan. bir köpek yavrusu kadar da güzeldir, acınaklıdır güzel insan. ''seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli. alıştım hasretine gel desen gelemem ki!'' bu şarkı söylendiğinde en onay alan bölümü bu sözlerdi. kitleler ''kalin kakalin'' gibi söylerdi bu şarkıyı.

M: balalayka hakkında internetteki yorumlardan birinde, sizin için ''bir adam bu kadar mı güzel aşık olur?'' deniyor. ''güzel aşık olmak'' diye bir şey var galiba. tam olarakbeyaz atlı prense işaret eden bir şey değil, ama kadınların görünce başlarını çeviremedikleri, etkilenmeden yapamadıkları bir sevgi biçimi bu , değil mi?

UY: kadınlar malı pazar başında seçerler... balalayka'da güzel mi aşık olmuşum? güzellik hallerini ayrıca severim. güzel yemek yiyen, güzel seven, güzel bakan insanlara ait bilgim de mevcut. işte bunun deneyimle ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. çünkü karanlık bir ruh halinden daha somuttur güzeli görmek. mesela güzel yemek. brechtbir oyununda yemek yiyen baloon'u 'yemek yerken melekler kadar masumdur insan, hiç kötülük yapmak gelmez içinden' diye konuşturur. sahiden, sevişme sırasında, kimin aklına 'dur şu komşunun köpeğine zehir veryim' diye geçer... zıpladık! güzellik hali! kadın ilk yakın mesafede seçer bunu. erkek de. kıyamet kopacağını it gibi hissedersinizilk karşılaşmada. karanlığı sezemezsiniz. açlık halinin önüne geçilmez. bununla güzel olur dersiniz değil mi? o hal. ki olağan üstü bir haldir.çiçeklenme hali. bir aşk bilgesine dönüşüyorum gittikçe. ulan bu dümbelekler aşk üzerine 72 sayfa nasıl röportaj çıkıyorlar diye merak ederdim. meğer iştah açıyormuş aşktan konuşmak. karnım acıktı. (ayy haklı galiba)

M: mesela aksak'ın söylediği lafların bir kısmı, türkiye'nin belki her köşesinde erkeklerin sarf ettiği bir çok klişeyle benzer. olabilir. ama bunu aksak söyleyince başka türlü olmuyor mu? veya uğur yücel?

UY: matrağa sardık devam edelim. a, biz de güzel insanız şimdi değilmi hanım efendi? o kadar olsun... ama ben edebimden gösteremem ne hissettiğimi. hani öyle 'neyin var senin' adamı da olmuşluğum vardır. 'hiç bişiiiym! öyle düşünüyorum sadece... bilmem belki de seni düşünüyorum!'

M:bir röportajınızda aksak'ın pek sevilecek bir karakter olmadığını söylüyorsunuz. ama biz belkide en çok aksak'a bağlandık hırsız-polis'te. neden ki acaba?

UY: ben oynadığım için deyip iyice azıtacağım. gittikçe açılıyorum. kendime güvenim depreşti. yahu hadi bir itirafta bulunayım. bu kadınlar ben 50 yaşına gelirkenbeni fark ettiler ya da daha öncelerimantar bir his aktarıyordum karşımdakine. şimdi bir ilgi, bir övgü... ulan daha önceleri neredeydiniz? biliyorum 70'imde iyice coşacaklar. kendilerini kucağıma atacaklar ve artık onları babaları gibisevmemi isteyecekler. inadına çizeceğim kendilerini. hayatımın son yılları kötü kedi şerafettin olarak geçecek. kararlıyım. eşkıya gibi damlarda dolaşıp küneceğim dişilere...



(arkadaşlar kusura bakmayın şimdilik bu kadar devamı en geç iki gün içinde gelecek. yazarken bir yanlışlık yaptıysam kusuruma bakmayın lütfen)


çok teşekkürler röportaj için ya!! üşenmemiş yazmışsın bi de...
çok çok teşekkürler...

meline
25-04-07, 10:30
her ne kadar göz önünde bulunmayı ve basın mensuplarını sevmese de sevenleriyle iletişimsizliği en olumsuz hareketi... "ben böyleyim kardeşim, bir şey yaptığımda izleyen izler, izlemeyen izlemez" mantığıyla daha çok filmleri seyircisine ulaşmaz... Uğur Yücel'in yeteneğine kimsenin birşey dediği yok... ki birçok kişi kabul eder ki bu ülkenin "en"lerinden biri