PDA

Tüm Versiyonu Göster : doris day


aşk_bu
30-07-08, 09:14
Gerçek adı "Doris von Kappelhoff" olan Doris Day, 1938'de geçirdiği bir kaza sonrasında bir daha dans edemez ve bunun yerine şarkı söylemeyi öğrenir. Daha sonradan aldığı "Doris Day" adı ile müzikhol ve büyük orkestralar ile çalışmaya başlar. 1948'den itibaren, beyazperdede görülür. Kısa bir süre sonrasında da Warner Bross ile kontrat imazalar ve onun için birçok filmde oynar.
Çok sevilen komedi sanatçısı olan Doris Day, Rock Hudson'un veya Cary Grant'ın da ortağı olmuş ve ekranlarda genellikle sağlıklı ve erdemli kadınları canlandırmıştır. Michael Curtiz, David Butler, Charles Vidor, Alfred Hitchcock gibi sinema dünyasının en önemli isimleri ile filmler çevirdi. 1968'de beyazperdeden televizyona geçen Doris Day neslindeki bir çok sanatçı gibi kariyerini televizyon ekranlarında devam ettirmiştir.
Doris Day 1960 yılında Pillow Talk adlı filmdeki rolüyle En iyi kadın oyuncu oscarına aday gösterilmiştir.
1975'te "Doris Day, Her Own Story" adlı otobiyografisini yayımladı
Doris Day özellikle de Alfred Hitchcock'unThe Man Who Knew Too Much filminde söylediği "Que Sera Sera" adlı şarkıdaki unutulmaz yorumunu ile dünya sinema seyircilerinin hafızalarında yer etmiştir.


Filmleri

Romance on the High Seas (Miss Georgia Garrett rolünde), 1948
My Dream Is Yours (Martha Gibson), 1949
It's a Great Feeling (Judy Adams), 1949
Young Man with a Horn (Jo Jordan), 1950
The West Point Story (Jan Wilson), 1950
Tea for Two (Nanette Carter), 1950
Storm Warning (Lucy Rice), 1951
Lullaby of Broadway (Melinda Howard), 1951
On Moonlight Bay (Marjorie 'Marjie' Winfield), 1951
I'll See You in My Dreams (Grace LeBoy Kahn), 1951
Starlift , 1951
The Winning Team (Aimee Alexander), 1952
April in Paris (Ethel S. 'Dynamite' Jackson), 1952
By the Light of the Silvery Moon (Marjorie Winfield), 1953
So You Want a Television Set, 1953
La Blonde du Far-West(Calamity Jane) (Calamity Jane), 1953
Lucky Me (Candy Williams), 1954
Young at Heart (Laurie Tuttle), 1954
Love Me or Leave Me, (Ruth Etting), 1955
The Man Who Knew Too Much (Jo McKenna), 1956
Julie (Julie Benton), 1956
The Pajama Game (Katherine 'Babe' Williams), 1957
Teacher's Pet (Erica Stone), 1958
The Tunnel of Love (Isolde Poole), 1958
It Happened to Jane (Jane Osgood), 1959
Pillow Talk (Jan Morrow), 1959
Please Don't Eat the Daisies (Kate Mackay), 1960
Midnight Lace (Kit Preston), 1960
Lover Come Back (Carol Templeton), 1961
That Touch of Mink (Cathy Timberlake), 1962
Billy Rose's Jumbo (Kitty Wonder), 1962
The Thrill of It All (Beverly Boyer), 1963
Move Over, Darling (Ellen Wagstaff Arden), 1963
Send Me No Flowers (Judy Kimball), 1964
Do Not Disturb (Janet Harper), 1965
The Glass Bottom Boat (Jennifer Nelson), 1966
Ballad of Josie (Josie Minick), 1967
Caprice (Patricia Fowler), 1967
Where Were You When the Lights Went Out? (Margaret Garrison), 1968
With Six You Get Eggroll (Abby McClure), 1968

Yapımcı olarak -The Doris Day Show (Doris Martin), 1968 (dizi)

http://img367.imageshack.us/img367/1999/123838largecn4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 08:07
3 Nisan 1924 yılında doğan, 50 ve 60’lı yılların efsanevi sinema oyuncusu ve şarkıcısı, gerçek sarışınlardan Doris Day’in tam adı Doris Mary Ann von Kappelhoff. Şu anda hayvan hakları savunucusu ve bu konuda bir vakfı da olan 84 yaşında bir güzel insan.
Alman göçmeni bir aileden gelen Doris Day’in annesi hayran olduğu ünlü bir sessiz sinema artistinin ismini kızına vermiş. Gençkızlığında dans etmeye merak salan Doris Day, bir kaza geçirince dansı bırakmış ve şan dersleri almaya başlamış. Tanrı vergisi billur gibi tatlı bir sese sahip olan Doris 17 yaşındayken profesyonel olarak sahneye çıkmaya başlamış. Sahne için ‘Day’ soyadını da o zaman almış. Yaşadığı dönem gereği, büyük orkestralarla çalışmış ve ilk büyük çıkışını ‘Sentimental Journey’ adlı romantik şarkıyla yapmış. Şarkıcı olarak ünlenen Doris Day, sinema dünyasına da adım atmaya karar vermiş ve daha ilk filminde tıpkı şarkı söyleme yeteneği gibi, doğal bir oyunculuk yeteneğine de sahip olduğu görülmüş ve filmler peşpeşe gelmiş. Dönemin en sevilen, en popüler kadın oyuncularından biri olmuş, sarışın, kısa saçlı, masum yüzünden ötürü ‘ebedi bakire’ ismi takılmış. Dramlarda, Alfred Hitchcock’un gerilim filmlerinde olduğu kadar, özellikle Rock Hudson ve Gary Grant gibi dönemin ünlü jönleriyle çevirdiği romantik komedilerle ünü dünyayı sarmış ve kendisine ‘gişe kraliçesi’ diye isim takılmış.
Ünlü olduğu bu dönemlerdeki önemli filmlerinden bazıları: Calamity Jane; Çok Bilen Adam (The Man Who Know Too Much), ki bu filmdeki Que Sera Sera adlı şarkısıyla en iyi film şarkısı Oscar’ını da kazanmıştır; Yastık Sohbeti (Pillow Talk); Ya Sev ya da Terk et (Love Me or Leave Me); (Tea for Two); Frank Sinatra’yla oynadığı Alevli Kalpler (Young at Heart); Kapris (Caprice); Paris’te Bahar (April in Paris)…
1960’ların sonlarında ise devir değişti, artık dönem sevimli, oğlan çocuğuna benzeyen, ebedi bakire Doris Day’in devri değildi. Şarkı söylemeye devam etti ve sonra televizyona geçti. Bu sırada 17 yıllık kocası öldüğünde korkunç bir gerçekle karşılaştı, adam iş ortağıyla birlikte karısının servetini, kazancını har vurup harman savurmuş ve borç içinde bırakmıştı. Doris iş ortağını dava etti ve davayı kazandı.1968’den 1973’e kadar tv’de sevmese de, borçlarını ödemek için Doris Day Şov adlı programı sürdürdü. Şovun şarkısı Que Sera Sera idi.
Daha sonra modası geçmiş yıldızlar kervanına katılmaktan kurtulamadı ve kendisini hayvan haklarıyla uğraşmaya adadı. Vejeteryan olduğu söylenen Doris Day’in yıllarca Los Angeles caddelerinde terkedilmiş veya yaralı bir hayvan görünce hemen arabasını durdurup, yardımına koştu. Doris Day Animal League isimli bir de vakıf kurdu.
1975 yılında hayat hikayesini anlattığı Doris Day: Kendi Hikayesi. (Doris Day:Her Own Story) isimli biyografisinde hayatının dışarıdan görüldüğü gibi pırıltılı olmadığı ortaya çıktı. Tam dört kez evlenen ünlü yıldızın ilk eşi trombon sanatçısı Al Jorden, ile evlendiğinde 17sinde bile değilmiş, boşanmadan sonra Jorden intihara teşebbüs etmiş. Daha sonra bir saksofon sanatçısı olan George Weidler ile evlenmiş, 27. doğum gününde ise Marty Melcher adlı bir film yapımcısı ile evlenmiş. İlk iki evliliğinde göre uzun süren bu evlilikte, Terry isminde bir oğlan çocuğu evlat edinmişler ama kocası çocuğa fiziksel olarak kötü davramış ve yukarıda anlattığımız gibi öldükten sonra karısının borç içinde kalmasına neden olmuş. Son evliliği sanat dünyası dışından biriyle Barry Comden ile yapmış. Comden Doris Day’in en sevdiği lokantanın şefiymiş ama boşandıktan sonra Comden, Doris’in hayvanları kendisinden daha çok sevdiğini iddia etmiş.
Sonuçta hayat hikayesi best-seller oldu. Yıllar sonra, ünlü tv sunucusu Barbara Walters’ın programında kendisine yakıştırılan ‘bakire’ sıfatının nereden çıktığını bilmediğini ve bakireye benziyor muyum? Dedi. 1985 yılında televizyonda Doris Day’in En İyi Dostları (Doris Day’s Best Friends) isimli bir talk show programı yaptı. Tek çocuğunu ise cilt kanseri nedeniyle 62 yaşında kaybetti.
2004 yılında Amerika’nın en önemli madalyası olan Başkanlık Özgürlük Madalyasına layık görülen sanatçı, uçak korkusu yüzünden törene katılamadı ve aynı nedenlerle kendisine verilmek istenen Onursal Oscar ödülünü reddetti.
1990’larda Doris Day’e olan ilgi yenilendi. Sanatçının eski, romantik o güzel şarkılarının DVD’leri çıktı ve büyük ilgiyle karşılandı. 2000’lerin başında eski filmlerinin de DVD’leri yapıldı. Sanatçıyla ilgili pek çok websitesi kuruldu.
Onun hemen bütün filmlerini seyrettim ama ençok Calamity Jane'deki rolünü severim. Frank Sinatra ile oynadığı ve bizde Alevli Kalpler diye gösterilen, 'Young at Heart' ta ve romantik komedilerinde de çok sevmiştim.

http://img168.imageshack.us/img168/463/dorisdaysk1.gif (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 08:12
işte rock hudson ile unutulmaz filmlere damgasını vuran bir sarışın bayan.yanılmıyorsam rock hudson o kadar severmişki doris day i ölüm döşeğinde bile onu görmek istemiş.yanılmıyorsam birçok müzikalde de oynadı...tam bir hanımefendi...



doris day sevimli bi kadındı; hatırladığım filmleri arasında james steward la oynadığı "çok şey bilen adam" filmi var; bu filmde (yazılışını bilmiyorum ama) "que sera" şarkısını söylüyordu.. bir de rock hudson la oynadığı "yastık kavgası" filmi var.. keskin arkadaşımız rock hudson ile doris day den bahsetmiş ben de belirtmeden geçemiicem, bildiiniz gibi rock hudson homoseksüeldi, doris day de aseksüelmiş.. amaaan.. öyle ya da böyle bana ne yaa... çok sevimli bi kadındı ve filmlerini büyük bi keyifle seyrederim..



doris day çocukken televizyonda marilyn monreo dan sonra ilk defa seyrettiğim yabancı bir flimin yabancı bir aktristi idi. hayatımda gördüğüm en güzel kadın ve gerçek bir hanımefendi,her hareketi,her davranışı asalet dolu asil bir kadın,artık hoolywood da yıldız diye ortaya çıkan birçok kokoş ve güzel diye ortaya çıkan boyalı esnetikli ve kadından çok erkeğe benzeyen kadınların bir hakimiyeti var,hoolywood da bu tip kadınların hiçbiride doris day ın yerini dolduramaz,günümüzün güzel diye ortaya çıkan birçok hoolywood yıldızı kadın bence kadından daha çok yabani bir ayı yogi ye benziyor,keşke günümüzde hem hoolywood da hemde ülkemizde kadınlarımız,özellikle genç kızlar bir kadının nasıl oturup kalkması,nasıl davranması gerektiğini,nasıl şirin ve şeker nasıl kızgın ve sinirli olabileceğini doris day ın eski flimlerini seyrederek öğrenebilseler,marilyn monreo ile beraber gelmiş geçmiş en güzel sarışın kadın doris day,bir kadında ne gibi fiziksel özellikler aranır dendiğinde gözlerim ve parmaklarım hep doris day ı gösteriyor,marilyn monreo ile beraber çocukken aşık olduğum tek kadın doris day oldu,bir marilyn monreo birde doris day kadın denince benim aklıma ve gönlüme giren iki isim iki insan gerisi mi? bence hikaye ve boş,çünkü yeryüzünde hiçbir kadın onlar gibi olamaz. saygılarımla


en bilinen muzikali neseli gunler dir. trt birkac kez yayınlamıstı..



çok şey bilen adam filmindeki rolü ve que sera şarkısı beni çok etkilemişti.



doris day unutulmazlardansı gerçekten. filmlerini hala ilgiyle izleyenler var.rock hudson lı komedi filmleri çok seviliyor.keşke şimdi de böyle unutulmaz yıldızlar gelse.doris day en iyilerden.



aynı gun(3 nisan) de dogduk diye sacma bir yakınlık duydugum sırf bu yuzden filmlerini izlemiştim niyeyse ama gercekten fizigi ve sesi mukemmel



neşeli günlerde oynayan doris day değil,julie andrews du,doris dayi ben kalamity jane rolüyle hatırlarım en çok,ona erkek fatma hal bile çok yakışmıştı.



doris day ile rock hudson un en güzel üç filmi: pillow talk ve lover come back ve send me no flowers. üçünü de kaçırmayın derim



neşeli günlerde oynayan doris day değil julie andrews du doğru ama rock hudson la julie andrews unda çok güzel bir filmleri var belirtmeden geçemeyeceğim

http://img168.imageshack.us/img168/1962/imageqr3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 08:17
http://img367.imageshack.us/img367/5338/e122008020doris20day202rj5.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/2407/241742largerm4.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/2773/168751largeub8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 17:32
http://img510.imageshack.us/img510/6990/03969070dorisdaypostersbe7.jpg (http://imageshack.us)
http://img510.imageshack.us/img510/4656/dorisday1989zd0.jpg (http://imageshack.us)
http://img510.imageshack.us/img510/9486/dorisday2erniesmallok5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 17:36
http://img510.imageshack.us/img510/6199/dorisdaywithmrsmikedogsj3.jpg (http://imageshack.us)
http://img510.imageshack.us/img510/9601/doris070409105039543widoj4.jpg (http://imageshack.us)
http://img510.imageshack.us/img510/5420/dorisdaykh3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 17:43
http://img293.imageshack.us/img293/9997/35399fi3.jpg (http://imageshack.us)
http://img293.imageshack.us/img293/760/35410id1.jpg (http://imageshack.us)
http://img528.imageshack.us/img528/4262/pillowtalkdm9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 17:47
http://img293.imageshack.us/img293/5619/dorisbw1rc1.jpg (http://imageshack.us)
http://img293.imageshack.us/img293/8633/dorisday2wz1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 17:51
http://img373.imageshack.us/img373/3986/lovemels6.jpg (http://imageshack.us)
http://img120.imageshack.us/img120/7788/dorispicturegoer19july1vn7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-07-08, 17:54
http://img120.imageshack.us/img120/1281/dorisday6dh7.jpg (http://imageshack.us)
http://img373.imageshack.us/img373/4388/dorisday7alx3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-08-08, 10:17
Pillow Talk filminden sahneler

http://img367.imageshack.us/img367/5715/pillowtalkmagadnf3.jpg (http://imageshack.us)
http://img367.imageshack.us/img367/7164/dayadamspillowtalkqu2.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/2324/dayritterpillowtalkzh3.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/8023/hudsondaypillowtalkyj4.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/4841/pillowtalk3ka8.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/4881/pillowtalk4yc0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-08-08, 10:26
rock hudson

17 kasım 1925 amerika doğumlu oyuncu, en çok yakışıklılığı ve "pillow talk"*, "never say goodbye" gibi filmleriyle akılda kalmıştır. "giant" en iyi performansı olarak kabul görür. hollywood'un karşılaştığı en uzun başrol oyuncularındandır.* birçok televizyon yapımında yer almakla beraber en sevimlisi bir dedektifi canlandırdığı "mcmillan & wife" olmuştur. empire dergisinin "tarihteki en seksi 100 yıldız" sıralamasında 28. sırada yer almıştır. gay olduğunu açıklamaktan çekinmese de aids olduğunu bir süre karaciğer kanseri olarak örtbas etmeye çalışmıştır. uzun süreli erkek arkadaşı marc christian,aids olduğunu söylemeden onunla seks yaptığı için rock hudson'ı dava etmiş, kazanarak nerdeyse rock hudson'ın bütün malvarlığını almıştır. aids yüzünden 2 ekim 1985'te hayatını kaybetmiştir.
bir röportajında "i can't play a loser - i don't look like one."*derken çok ama çok haklıdır. yakışıklı erkeklerin gay çıkarak kadınları hayal kırıklığına uğratmasının belki de en büyük ve somut örneğidir.

douglas sirk'in all that heaven allows fiminde sevgilisini sürekli merdivenden çıkarmaya çalışan ama bir türlü bunu başaramayan (ki psikanalizcilere göre, bu merdiven cinselliğin metaforuymuş), filmin sonunda ise yalnız başına yatağa mahkum kalan, yakışıklı adam.
"kıyamam" dedirtecek kadar oynadığı filmlerde duygusal ve ince olan, "vay be" dedirtecek kadar yakışıklı olan, "yazık ya" dedirtecek kadar hasta olup ölen, "oha be" dedirtecek bir sevgilisi olan oyuncu.

3.sayfa haberlerinde biri arkadaşını kendine rock hudson dediği için bıçakladığını söylemişti. türkiye' de bir nevi küfür algısına dönüşmüş yakışıklı oyuncudur. keşke kanserden öldüğü sanılsaydı. bir sürü annenin hayalinde eski filmlerdeki gibi kalsaydı.


yakalandığı ve ölümüne neden olan aids hastalığının dünyada duyulmasına neden olmuştur. ardından elizabeth taylor'un da desteği ile aidsle savaş girişimleri başlatılmış ve adı bunlarda yaşatılmıştır.


çocukluğumdan beri aşık olup, rüyalarımda bile (gay olduğunu öğrenene kadar) gördüğüm adam. aaaah ah yazık oldu süleyman efendiye! ölmesi dert, hastalıktan ölmesi dert, birçok kadının hayalini süslerken, erkekleri beğenmesi ayrı dert, daha ne olsun!
zerafet ve yakışıklılıkta brad pitt vede rock hudson üzerine düşündüğümde, erkek cinsinin modeli yada "aslında yaratılmak istenenler budur" fikri oluşuyor.

http://img367.imageshack.us/img367/4905/dorisrockqp4.jpg (http://imageshack.us)
http://img367.imageshack.us/img367/4605/cold1kc5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-08-08, 11:51
Bu arada orijinali 2004 yılında basılan, Paul Russel`ın `The Gay 100` kitabı, `En Etkin 100 Eşcinsel` ismiyle Neden Kitap`tan çıktı. Russel`ın listesinde kimler var kimler: Sokrates, Sappho, Oscar Wilde, Walt Whitman, Virginia Woolf, Leanordo da Vinci, William Shakespeare, Andre Gide, Emily Dickinson, Marcel Proust, Michel Foucault, Andy Warhol, Tenessee Williams, Florence Nightingale, Francis Bacon, Büyük İskender, Freddie Mercury, Madonna, Rudolf Nurayev ve Rock Hudson. 1985 yılında Rock Hudson`ın eşcinsel olduğunu öğrendiğimde birçok seveni gibi ben de kendimi `aldatılmış` hissetmiştim. Bakın Paul Russel, Rock Hudson`ın `eşcinselliğini nasıl gizlediğini ve yaşadığı acıları` nasıl anlatıyor: `Rock Hudson, Roy Scherer Jr. olarak 17 Kasım 1925`te, Illinois Winnetka`da doğdu. Babası otomobil tamircisi (oto tamiri, oto sanayi deyince birden, önüne gelen taşralı diyen bir köşe yazarını anımsıyor gibi oldum. Kimdi o ya?), annesi santral memuresiydi. Ekonomik buhran sırasında babası işini yitirdi ve ailesini terk etti. Annesi yeniden evlendi ve Roy, üvey babasının soyadı olan Fitzgerald`ı kullanmaya başladı.
ROMANTİK KAHRAMAN
1944`te Roy Fitzgerald, deniz kuvvetlerine katıldı ve Filipinler`de uçak tamircisi olarak çalıştı. Savaştan sonra çeşitli işler denedi. Piyano hamallığı, elektrikli süpürge satıcılığı, kamyon şoförlüğü yaptı. Ama bütün tutkusu aktör olmaktı. 1948`de azimli menajeri Henry Willson sayesinde, Fighter Squadron (Hücum Bölüğü) filminde küçük bir rol kapabildi. Hudson`ın ilk büyük çıkışı 1954`te Magnificent Obsession`da, (1954, Muhteşem Tutku) Jane Wyman`ın karşısında oynadığı zaman gerçekleşti. Bir doksan boyu, koyu renk gözleri ve boğuk sesiyle Rock Hudson, romantik kahraman simgesiydi. 1950`lerdeki yükselişi de bu tip rollerle olmuştur. Ona Akademi Ödülü adaylığı kazandıran Giant (1956, Rüzgarda Yazılı) ve Tarnished Angels (1957, Kararmış Melekler).
1959`da Doris Day`le birlikte çevirdiği Pillow Talk`la (Yastık Sohbeti) kariyeri sürpriz bir biçimde ilerleyecekti. Eleştirmenler, Hudson`ın espri anlayışını ve zamanlamasını göklere çıkardılar ve ardından başka komediler geldi: Lover Come Back (1961, Geri Dön Sevgilim), Man`s Favorite Sport (1963, Erkeğin En Sevdiği Spor) ve Send Me No Flowers (1964, Bana Çiçek Yollama). Hudson toplam olarak altmış iki film çevirdi. Ayrıca 1970`lerde McMillan and Wife (McMillan ve Karısı), 1980`lerde de Dynasty (Hanedan) adlı dizilerde rol aldı.
Tüm bu süre boyunca halktan özenle gizlenen şey ise Rock Hudson`ın homoseksüelliğiydi. Ellili yılların ortalarında dedikodular yayılmaya başlayınca, Hudson`ın menajeri, onu, sekreteri Phyllis Gates`le evlendirdi. Önceden tahmin edileceği üzere, üç yıl içinde evlilik parçalandı ve Hudson erkeklerle olan gizli ilişkilerine devam etti.
1985 yılının Temmuz ayında, Paris`teyken, Hudson, Ritz Oteli`nin lobisinde kendinden geçti ve Amerikan Hastanesi`ne kaldırıldı. Anlatılan yasal öykü, Hudson`ın karaciğer kanseri olduğuydu. Ama sonradan, Paris`te, deneysel bir AIDS tedavisi gördüğü haberi yayıldı. Haber birçok insanı derinden sarstı. O zamana kadar binlerce kişi AIDS`ten ölmüş olmasına karşın, Hudson, kamuoyunda salgın tehdidini akıllara yerleştiren ilk vakaydı. AŞAĞILAMAYA DEVAM
Etki iki anlamda oldu: Birincisi, hiç kimse AIDS`e karşı bağışıklı değildi; ikincisi, bununla bağlantılı olarak, eğer kadınların yüreğini hoplatan erkeksi Rock Hudson bile eşcinselse, kim eşcinsel olmazdı ki? Her şey çok kafa karıştırıcı, korkutucu ve üzücüydü. Gazeteler bir takıntı halinde, Hudson`ın daha önceki yakışıklı ve erkeksi imajı ve son fotoğraflarındaki sıska, çökmüş ve hastalığın harap ettiği arasındaki kontrastı veriyorlardı. Hudson, 2 Ekim 1985`te, Kaliforniya, Beverly Hills`te öldü.
Rock Hudson yaşamını, cinselliğini tüm dünyadan saklamakla geçirdi. Buna karşın, insanlığa olan etkisi aynı cinselliğin, hastalığı yoluyla, korkunç bir biçimde açığa çıkmasıyla gerçekleşti. İşte kapalı kapılar ardında yaşamanın intikamı: Hudson tüm yaşamı boyunca cinselliğini insanlardan sakladı, gizledi; ama ölümü çok aleni biçimde cinselliği üzerinden oldu!`
Batılı ülkelerde eşcinseller Rock Hudson`ın yaşadığı acıları artık daha az yaşıyorlar. Kamusal alanda daha fazla kabul görüyorlar. Biz ise eşcinselleri aşağılamaya devam ediyoruz. İnsanları acılarla, suçluluk duygusuyla, gizli bir şekilde yaşatmaya, hayranlarını, eşlerini, dostlarını, okuyucularını `aldatılmışlık` duygusuyla kahretmeye hakkımız var mı? Kesinlikle yok.

(*) Paul Russel, Dünya Tarihinde En Etkin Eşcinsel, Neden Kitap, Haziran 2006

http://img367.imageshack.us/img367/5121/b042011320rock20hudson2cp6.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/6130/a062007820doris20day202ij4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-08-08, 11:57
http://img401.imageshack.us/img401/8664/e2720071920rock20hudsonke7.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/741/e2020018920rock20hudsonhr5.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/9052/e2620rock20hudson2020dojd2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-08-08, 12:03
McMillan ve Karısı ve Mildred ve Enright

Bir dizi filmden arda ve akıllarda kalan karakter sayısının çokluğu, o dizinin 'unutulmazlık' derecesini de belirliyor bir anlamda. Belki bu yüzden Dallas gibi bir dizi karakterlerinin huyunu suyunu, gelmişini geçmişini bire bir hatırlıyoruz. hala Zaten 70'li yıllar Amerikan dizilerinin tüm dünyaya hükmettiği yıllardı. Ya da o yıllarda 'Küçük Amerika olma sevdası'yla yanıp tutuştuğumuz için bize öyle geliyordu. Sonuçta Baretta'sından, Kaçak'ına, Görevimiz Tehlike'sinden Çarli'nin Melekleri'ne, bütün o güzel dizilerin hayatımızı şekillendirenler arasında önemli roller üstlendiğini söyleyebiliriz rahatlıkla. Bu dizilerden biri de 'Mc Millan ve Karısı'ydı. Bizim diziyi TRT ekranlarında her hafta sabırsızlıkla beklediğimiz günlerde henüz dizinin başrolündeki Rock Hudson ölmemişti. Hatta dünya AIDS denen mefhumla bile tanışmamıştı. Rock Hudson'ı dizinin bazı bölümlerinde bıyıklı, bazı bölümlerindeyse bıyıksız görürdük. Bıyıklı olanlar ilk çekilen bölümlerdi galiba ama TRT sıra gözetmeksizin yayınladığı için garibim Rock Hudson sık sık 'imaj değişikliği'nin kurbanı olurdu gözümüzde. Gayet sert, işbilir bir Emniyet Müdürü olan McMillan, kimbilir hangi emniyet müdürlerimize, hangi sonradan siyasete soyunacak komiserlerimize ilham kaynaklığı etmiştir bilemem. Ama Rock Hudson'ın o yıllarda eşcinsel hastalığı olarak lanse edilen AIDS'e yakalanması birçok bayan hayranını hayal kırıklığına uğratmıştı eminim. Diziden geriye kalan sadece Mc Millan ve Karısı olmadı. Evin hizmetçisi Mildred (Melekler Adası'nın Döne'si ne kadar da benziyor ona) ve McMillan'ın yardımcısı Komiser Enright da unutulmaz iki karakterdi. 'R' harflerini söyleyemeyen biri olarak tanıdığımız 'Komser Enğaayt'ın, dizinin orijinalinde 'r'leri bülbül gibi şakıdığını yıllar sonra öğrendiğimde yaşadığım hayal kırıklığını ise anlatmam mümkün değil. Liseye başlayana kadar 'r' özürlü olmamın bu hayal kırıklığındaki payını tahmin edersiniz. Ancak böyle bir 'atraksiyon'la Komiser Enright'ı 30 yıl sonra bile hatırlamamıza vesile olan dönemin TRT yetkililerinin 'yaratıcılığı'nı da tebriketem gerek

http://img367.imageshack.us/img367/5524/050706doris2an0.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/6529/b022018020rock20hudson2fa9.jpg (http://imageshack.us)
http://img367.imageshack.us/img367/9533/rockhudsonlifecoverleofus7.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/9696/rockhudsonbacklitleofucdf2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-08-08, 12:10
http://img168.imageshack.us/img168/1946/screensvideo17182pu4.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/6636/t241261alr0.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/5784/sendmenogh6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
03-08-08, 13:46
Pillow Talk - Yastık Sohbeti (1959)

Oyuncular: Rock Hudson, Doris Day,
Yönetmen: Michael Gordon

Rock Hudson'la Doris Day'in telefon hatlarının birbirine karışması sonucu tanışıp birbirlerinden hoşlanmamaları ile başlar. Akabinde Rock Hudson, başka bir kimlikle doris hanımın kalbini çalarken bir yandan da telefondaki gerçek kişiliği aracılığıyla yarattığı sahte kişiliği kötüler durur, sonra araya aşk ve meşkin girmesiyle olaylar gelişir. Özellikle rock hudson'un doris day'le telefonda konuşurken gülmekten kopma sahnesi vardır ki şimdiye dek rol mü yaptığı, yoksa gerçekten mi güldüğü anlaşılamamış, güzel bir sahnedir; zaten filmin bütün telefon sahneleri güzeldir. her saatte izlenebilecek, ağızda güzel bir tat bırakarak biten bir filmdir.

http://img168.imageshack.us/img168/4190/pillowtalksq0.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/7804/dorisjv1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
03-08-08, 13:52
Pillow Talk
bilmem bileniniz var midir bu filmi ama benim icin eglenceli bir filmdir kendisi.. her defasinda gulerim, icim gidiklanir bu filmi izlerken.. oysa ki cok basittir hikayesi..
nitekim 1959 yilindaki orijinalinden sonra bizimkiler de yesilcam'da bos durmamis ve cuneyt arkin-gulsen bubikoglu versiyonunu cekmislerdir..
gecenin bir yarisi business channel'da pillow talk'a rastlayinca, elimde degil, yine basladim izlemeye.. neredeyse tum adimlari artik biliyorum ezbere.. yine de izliyorum iste.. seviyorum, ne yapayim..
sadece filmin konusunun eglenceli olmasi degil beni her defasinda izlemeye yonelten.. kabul, doris day'in surekli "sirin kiz" havasi zaman zaman bayici olabilse de yine de severim kendisinin gulen yuzunu ve o dokunulmamis, saf, acilmamis cicek edasini..

tabii doris day'in yani sira, cok yakisikli oldugunu dusundugum, rock hudson amcamizin capkin ve cekici gulusu de etken.. yine de genel olarak ben bu ikilinin rastladigim tum filmlerini izlemekle birlikte, ayri ayri cektikleri filmleri izlemeyi de severim (bknz. giant - rock hudson; young at heart - doris day {ki bu filmi de her defasinda izlerim.. fimi neresinden yakalamis olursam olayim..})..

doris day'in intikam amaci ile akillanmayan rock hudson'in nacizane bekar evine getirdigi yeni yaklasim ve dizayn teknigi bence dillere destan olabilecek nitelikte olup, el degmeden onceki halinin tasarimini yapabilen sahis(lar)i da ayrica takdir edip kutlamak gerektigi kanaatindeyim.. dahiyane!

uzun lafin kisasi, eglenceli bir film.. platin sarisi saclari, bembeyaz disleri, sevimli sesi ve sirin yuzu ile doris day ve cekici yuzu, upuzun boyu ve cok sirin gulusu ile rock hudson severlere ve/veya sevebileceklere..
http://img168.imageshack.us/img168/5039/dorisrockandmartinmelchei0.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/7811/rockhudsonms8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-08-08, 11:19
Doris Day söylüyor: Que Sera Sera
Çocukluğumdan anımsadığım müzikler arasında, en net olanlardan biridir Que Sera Sera. İlk olarak, babaannem mırıldanırken duymuşum gibi anımsıyorum.

When I was just a little girl
I asked my mother, what will I be
Will I be pretty, will I be rich
Here's what she said to me.

Que Sera, Sera,
Whatever will be, will be
The future's not ours, to see
Que Sera, Sera
What will be, will be.

When I was young, I fell in love
I asked my sweetheart what lies ahead
Will we have rainbows, day after day
Here's what my sweetheart said.

Que Sera, Sera,
Whatever will be, will be
The future's not ours, to see
Que Sera, Sera
What will be, will be.

Now I have children of my own
They ask their mother, what will I be
Will I be handsome, will I be rich
I tell them tenderly.

Que Sera, Sera,
Whatever will be, will be
The future's not ours, to see
Que Sera, Sera
What will be, will be.
Sözler, melodi, yorum dört dörtlüktür. Ve fakat, Doris Day'in Fransızca bir deyim olan ve Türkçe'ye "Her şey olacağına varır" diye çevirebileceğimiz, "kö söra, söra" diye telaffuz edilmesi gereken "Que Sera, Sera" kalıbını; red-neck-white-trash Amerikalıların Paris'e gittiklerinde "şanz-elize" diye telaffuz edilmesi gereken "Champs Elysees"yi "çemps-elaysiis" diye telaffuz etmeleri gibi, "ke sera sera" demesi bir parça can sıkıcı tabii.
En iyisi ben bu güzel "oyuncu, şarkıcı, on parmağında on marifet" hanımefendiyi; Rock Hudson'la başrolünü paylaştığı Pillow Talk adlı romantik komediyle anımsayayım hep.

http://img110.imageshack.us/img110/7748/140786largesl3.jpg (http://imageshack.us)
http://img137.imageshack.us/img137/3908/140789largevb1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-08-08, 19:30
http://img174.imageshack.us/img174/1641/tdie0807we5.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/91/27980uj5.jpg (http://imageshack.us)
http://img135.imageshack.us/img135/8385/19819rl6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-08-08, 19:31
Doris Day Foundation-hayvanların dostu yaşam dolu bir kadın

Genç kızken tıpkı onun gibi olmak isterdim. Siyah beyaz televizyon zamanlarıydı ve TRT sayesinde Doris Day'in sayısız filmini seyretmiştim. Doris Day bir filme oynamışsa, mutlaka içinde yaşam için iyimser bir şeyler olduğunu bilirdim. Film bitişlerinde üzülmez tam tersine O'nun neşesini üzerime alırdım. Onu sevmekte yanılmamıştım.

Doris Day 1998 yılında hayvanseverliğini bir kez daha kanıtlayarak "Doris Day Foundation"ı kurdu. Bugün milyonlarca Amerikalı bu Doris Day Vakfı için çalışıyor ve Doris Day'in açtığı aydınlık yolu büyütüyor.

O hala 1952 yılında çevirdiği April in Paris filmindeki kadar genç ve enerji dolu ve hala tam bir hayvan dostu. 83 yaşına rağmen kurduğu vakfı her fırsatta destekliyor ve büyümesine katkı sağlamaya devam ediyor.

Kar amacı olmayan Doris Day Vakfı neler mi yapıyor?

Çocuk yuvalarını tek tek ziyaret edip çocukların "hayvan dostu" olmaları için eğitim çalışmaları düzenliyor. Çünkü inanıyorlar ki, hayvanlarla çocuklukta kurulan dostluk bir ömür boyu sürer.

Bununla da kalmayıp, hakimleri, savcıları, avukatları, sosyal güvenlik görevlileri de hayvanlara karşı şiddetle ilgili olarak bilgilendiriyorlar. Hayvanlara karşı şiddeti önlemenin bir yolunun da şiddeti yargılayacak olanların bilinçlendirilmesi olduğunu savunuyorlar.


Yine çocuklar için hayvanları sevmeyi sağlayacak karikatür serilerinin hazırlanmasına destek veriyorlar. Bugün ABD'de hayvan dostu ne kadar gösteri varsa Doris Day Vakfı'nın mutlaka içinde bir parça tuzu vardır.

Ayrıca Doris Day Vakfı sokak hayvanlarının kısırlaştırılması için de büyük emekler harcıyor. Bunun için kampanyalar açıp gönüllüleri örgütlüyor.

Bitmedi..Doris Day Vakfı sayfalarından yüzlerce ABD gazetesine kampanya mektupları atıp hayvanlarla ilgili duyarlılık için kampanyalar başlatmak bile mümkün. "Hayvanları korumak en doğal hakkımız." diyor Doris Day.

Rock Hudson ile çevirdiği sayısız filmi ile şarkıcı olarak başladığı ama Hollywood yıldızı olarak sürdürdüğü sinema kariyeri ile Doris Day sinemaseverlerin ve hayvanseverlerin kalbinde çıkmamacasına yer edinmeye devam ediyor.

http://img174.imageshack.us/img174/8875/691063ot1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 11:21
http://img387.imageshack.us/img387/7260/691250yr4.jpg (http://imageshack.us)
http://img135.imageshack.us/img135/9415/daydorisreelwmvg6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 11:27
http://img387.imageshack.us/img387/6152/140824largepg4.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/1154/04320doris20daytr4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 11:38
http://img387.imageshack.us/img387/8832/140825largete4.jpg (http://imageshack.us)
http://img174.imageshack.us/img174/8019/2quq4r6am8.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/6145/eiganotomomar56copygr7en2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 11:46
Efsane yıldız inzivaya çekildi

Sinemanın en parlak yıldızıydı. Adını bile değiştirip inzivaya çekildi. Sadece Hollywood'un değil dünya sinemasının en parlak yıldızlarından biri olan Doris Day, çiftliğinde inzivaya çekildi.
Bugün 84 yaşında olan ünlü yıldız artık Doris Day olarak anılmak da istemiyor olmalı ki adını Clara Kappelhoff olarak değiştirip California'nın kırsal kesimindeki çiftliğinde yaşamaya başladı.
Artık çok gerekmedikçe kalabalık içine de çıkmayan ünlü yıldız önceki gün bir bayan arkadaşıyla birlikte alış veriş yaparken görüntülendi. üzerinde eşofmanı, ayağında spor ayakkabıları ve darmadağınık saçlarıyla efsane bir yıldızdan çok sıradan bir ev kadınına benzeyen Day, yüzünü de bir güneş gözlüğüle saklamaya çalışmıştı.
Tek oğlu Terry'yi 2004 yılında kanserden kaybettikten sonra deyim yerindeyse hayata küsen ünlü yıldız, bu yılın başında Grammy'de Yaşam Boyu Başarı Ödülü 'ne değer görülmüş ancak ödülünü almak için törene gitmeyeceğini açıklamıştı.
1950 ve 60'ların gözde yıldızı olan Doris Day, Alfred Hitchcock'un Çok Şey bilen Adam filminde söylediği Que Sera Sera şarkısının yanısıra Julie, Yastık Sohbetleriy, Kalamiti Jane'in de aralarında buunduğu bir çok unutulmaz filmde canlandırdığı karakterlerle sinemanın unutulmazları arasına girmişti.
Doğum adı Doris Mary Ann Von Kappelhoff olan Doris Day, bundan böyle gerçek soyadı olan Kappelhoff ve takma adı olan Clara adıyla anılmak istiyor.

http://img135.imageshack.us/img135/6498/33ys7b9su2.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/313/24o591vwa7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 11:51
Müzikallerin kralı, Dallas'ın babası öldü

Gazetelerde bir başlık: "J.R.'ın üvey babası öldü" ya da "Clayton da gitti". Kimmiş giden? Unutulmaz "Dallas" dizisinde baba Ewing'in ölümünden sonra bayan Ewing'le evlenip J.R. ve Bobby'nin üvey babası olan Clayton Farlow. Daha doğrusu, dizide onu oynayan Howard Keel. Evet, "Dallas" unutulmaz bir diziydi. Ama rica ederim, "Yedi Kardeşe Yedi Gelin" daha az unutulmaz mıydı? Bu müzikal başyapıtıki yakın yıllara dek, özellikle bayramlarda TRT ekranına gelirdi- hatırlamak için, ille de Atilla Dorsay ya da Hıncal Uluç mu olmak gerekiyor? Howard Keel, upuzun boyu ve davudi sesiyle 50'lerin MGM müzikallerinin baş erkek yıldızıydı. Onsuz müzikal olmaz gibi birşeydi: "Showboat- Kumarbazın Karısı", "Calamity Jane- Silahşörler Kıraliçesi", "Kiss Me Kate- Öp Beni Kate", "Rose Marie", "Jupiter'in Sevgilisi", "Kısmet"... Ve elbette Stanley Donen'in başyapıtı, gelmiş-geçmiş en dinamik ve şen müzikallerden biri olan "Yedi Kardeşe Yedi Gelin". Bir kitabımda anlatmıştım: Onun bu filmde Jane Powell'e söylediği "Bless Your Beautiful Hide" şarkısı, yıllar boyu bizim ıslık marşımız olmuştu. Keel bu filmlerde Kathryn Grayson, Jane Powell, Doris Day, Esther Williams gibi müzikalin ünlü yıldızlarıyla çift oluşturdu, düetler söyledi. Ama müzikal tür 50'lerin ikinci yarısında birden veda edince, ciddi roller aldı. Pek de başarılı olmaksızın... 1981'de 60'ını aşkın bir yaşta "Dallas" serisine başladı, 10 yıl sürdürdü. Öldüğünde tam 87 yaşındaydı. Müzikalseverlerin başı sağolsun...

http://img135.imageshack.us/img135/2171/35n99gyfk0.jpg (http://imageshack.us)
http://img174.imageshack.us/img174/7791/10z66a0hb4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 11:55
http://img387.imageshack.us/img387/5306/2qnoccoyd4.jpg (http://imageshack.us)
http://img174.imageshack.us/img174/2381/sltok4aa4.jpg (http://imageshack.us)
http://img174.imageshack.us/img174/8672/3136f05wa6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 12:02
http://img174.imageshack.us/img174/2754/9ixq9gcb4.jpg (http://imageshack.us)
http://img174.imageshack.us/img174/2027/3479r8yto2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 12:05
http://img174.imageshack.us/img174/483/dorisdaylmolmsetum4.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/2050/dorisday11nk5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 12:08
http://img135.imageshack.us/img135/3888/dorisdayminkoi3.jpg (http://imageshack.us)
http://img174.imageshack.us/img174/1875/dorisdayterryjackwebht9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 12:11
http://img387.imageshack.us/img387/9153/onmoonlightbay1ki2.jpg (http://imageshack.us)
http://img174.imageshack.us/img174/3968/onmoonlightbay2wn5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 12:18
http://img387.imageshack.us/img387/9440/onmoonlightbay4qc3.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/3857/onmoonlightbay5np9.jpg (http://imageshack.us)
http://img135.imageshack.us/img135/1117/onmoonlightbay6sa2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 19:09
http://img228.imageshack.us/img228/3537/118kbnqzf3.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/9061/28koqqogr6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 19:12
http://img228.imageshack.us/img228/2503/dorisdayterryws8.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/564/25ffjc7ir3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 19:16
http://img60.imageshack.us/img60/8287/140805largezx0.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/3527/oh7f2fzu0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
12-08-08, 19:20
http://img124.imageshack.us/img124/6936/18ir0kxi3.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/5801/onmoonlightbay7kr4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 10:07
http://img60.imageshack.us/img60/6281/sebluukm4.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/2291/2m61oueyz5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 10:10
The Man Who Knew Too Much: Tavsiye uzerine izledim, iyi ettim. Hitchcock'u tarife gerek yok. Butun bir film boyunca duz akan hikayeyi tepe noktasinda oyle bir hale getiriyor ki koltuga yapisiyorsunuz. (ha ote yandan The Birds'te tepe noktasi falan olmadan izleyicinin canina okumustur, o ayri bir yazinin konusu) The Man Who Knew Too Much'un ayricaligi basrollerinde Doris Day ve James Stewart'i barindiriyor olmasi (ha Rear Window Stewart ve Grace Kelley'e sahipti o da ayricalikli). Stewart, malum, herkesin favori aktoru. Komediyi, drami, epigi, kisaca onune konan her rolu dogaustu bir dogallikla canlandiriyor. Karsisinda Doris Day klasik Hitchcock guzellerinden. Sarisin, mavi gozler. Grace Kelly ve Tippi Hedren akla geliyor ister istemez. Day'in fazlasi billur sesi. Gunumuzde aktrisler seslerini test edince ne kadar gercek bilemiyoruz ama Doris Day'in kusursuzlugundan emin olmak mumkun, zira kimi sahnelerde arkaplan sesleri bir facia. Boyle bir ses ekibine ragmen Day "Que Sera Sera"yi soylemeye basladigi anda kulaklar bayram ediyor. Neyse, bu kadar iltifat yeter. Son birkac not. Birincisi Doris Day - Renee Zellweger benzerligi. Renee'nin birkac sene once Doris Day - Rock Hudson romantik komedilerinin tekrar cevrimi gibi olan "Down With Love"da, Day'in rolune tekabul eden rolde oynamasi da tesaduf degilmis demek. Grace Kelly yerine Nicole Kidman'imiz var, Doris Day yerine Renee. Gobekli, kel bi amca da bulduk mu gelsin Hitchcock filmleri. (PJ saclari doktukce Hitchcock formuna yaklasiyordu ama gobek gitti) Ote yandan Doris Day'i kimi acilardan Lauren Graham'a da benzettim ama bu aralar nereye baksam Lauren Graham ya da Gilmore Girls ekibinden birilerini goruyorum zaten.
Netice itibariyle The Man Who Knew Too Much izlenmelidir.

http://img60.imageshack.us/img60/8085/5aug1958ecranjgpcopyqb6ur8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 10:12
İki Kişilik Çay"

Doris Day'in ilk filmlerinden
(Tea for Two)- Amcasıyla her soruya 'hayır' diyebileceği konusunda iddiaya giren delişmen bir genç kızın öyküsü... "No No Nanette" adlı popüler bir Broadway müzikalinden uyarlanan bu 1950 yapımı film, yükselmekte olan bir yıldıza, oyuncu-şarkıcı eşsiz Doris Day'e yepyeni kapılar açmıştı. Ülkemizde vaktiyle "Melekler Resmigeçidi! (!) adıyla oynayan bu sade, ama sempatik filmde ayrıca Gordon MacRae, Gene Nelson, Eve Arden, S. Z. Sakall gibi dönemin ilginç karakter oyuncuları var. Nostaljikler için...

http://img60.imageshack.us/img60/2018/5xkfepjg4.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/8828/4t67p0ze9.jpg (http://imageshack.us)
http://img124.imageshack.us/img124/9243/4434703galzn0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 10:18
http://img228.imageshack.us/img228/5880/imgnw0wl2.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/7104/img00011vu7lz9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 10:22
'Reagan, mükemmel bir oyuncuydu'

Hafta sonu ölen ABD Başkanı Ronald Reagan'ı rol arkadaşları oyunculuk yönüyle değerlendirdi. Doris Day ve Mickey Rooney onun çok iyi bir oyuncu olduğunu söyledi
Hafta sonu ölen ABD'nin 40'ıncı başkanı Ronald Reagan'ı bu kez rol arkadaşları anlattı. Fox TV'deki bir programa katılan Mickey Rooney ve Doris Day, Reagan'ın mükemmel bir oyuncu olduğunu söyledi. Hollywood'un 1950'lerdeki efsanevi oyuncusu Day onunla ''Kazanan Takım'' ve ''Fırtına Uyarısı'' adlarında iki filmde rol aldığını anlatarak ''Mükemmel bir oyuncuydu. Ayrıca çok eğlenceli biriydi. Karşılıklı oynadığımız iki filmde de çok güzel vakit geçirdik. Üstelik her zaman bir centilmendi'' dedi. Bir soru üzerine Reagan ile hiç siyaset üzerine konuşmadıklarını söyleyen Day, ''O dönemde sinema sektöründe çalışan insanların çoğu demokrattı. Reagan'ın da o dönemde demokrat olduğunu biliyorum'' diye cevap verdi. Reagan ile 15 yaşında ünlü bir oyuncuyken tanışan Mickey Rooney ise ''Reagan, mükemmel Amerikalılar'dan biriydi. Ve mükemmel bir aktördü. Onu dinlediğinizde ondan bir şeyler öğrenebileceğinizi anlardınız. Yaptığı her şeyden gurur duyardı ve ABD'yi severdi. Cumhuriyetçi ya da demokrat olmanın önemli olmadığına, iyi bir ABD'li olmanın her şeyden önce geldiğine inanırdı'' dedi.

http://img60.imageshack.us/img60/3779/4434929galxb6.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/6064/9915964galds4.jpg (http://imageshack.us)

http://img60.imageshack.us/img60/5258/6d1d41778faa458ae897b92pk4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 10:25
Efsaneler yeni starları solladı

İngiltere'de düzenlenen 'Geceyi hangi yıldızla geçirmek isterdiniz?' konulu anket, Hollywood efsanelerinin zaferiyle sonuçlandı.
Geçtiğimiz günlerde yapılan bir anket, Marilyn Monroe ve Elvis Presley gibi Amerikalı klasik yıldızların; günümüzün Hollywood ikonlarından daha seksi bulunduğunu ortaya çıkardı.
Muller adlı bir şirket tarafından yapılan ve 1000 İngilizin katıldığı anket; bugünün Angelina Jolie ve Brad Pitt gibi vazgeçilmez yıldızlarının aslında o kadar da seksi bulunmadığını ortaya koydu. Ankette çıkan bir diğer şaşırtıcı sonuç ise, 16-24 yaş grubundaki gençlerin de orta yaşlılarla aynı fikirde olması.

MARILYN BİRİNCİ OLDU
Katılımcılara 'Geceyi hangi yıldızla geçirmek isterdiniz?' sorusunun sorulduğu ankette, ölümsüz aktris Marilyn Monroe açık arayla birinci oldu. Monroe'yu, bir diğer klasik oyuncu olan Doris Day izlerken; bu iki isim günümüzün Angelina Jolie, Madonna ve Halle Berry gibi seksi isimlerini geride bırakmayı başardı. Ankette, erkekler kategorisinde de benzer sonuçlara ulaşıldı.

BRAD PITT GÖZDEN DÜŞTÜ
Listenin ilk beş sırasını Elvis Presley, John Wayne, Frank Sinatra, James Dean ve Humphrey Bogart oluştururken, Tom Cruise sekizinci, Brad Pitt ise ancak onuncu olabildi. Firma yetkilileri, bu sonuçları Hollywood'un klasik döneminin son yıllarda yeniden keşfedilmesine ve o yılların 'altın çağ' olarak tanınmış olmasına bağlıyor. Nedeni her ne olursa olsun, herkesin, oyuncuların dokunulmaz birer 'ilah' olduğu dönemleri özlediği bir gerçek.

En seksi 10 kadın
1. Marilyn Monroe
2. Doris Day
3. Angelina Jolie
4. Madonna
5. Halle Berry
6. Jennifer Lopez
7. Renee Zellweger
8. Cameron Diaz
9. Nathalie Portman
10. Gwyneth Paltrow

En seksi 10 erkek
1. Elvis Presley
2. John Wayne
3. Frank Sinatra
4. James Dean
5. Humphrey Bogart
6. Robert De Niro
7. Clarke Gable
8. Tom Cruise
9. Kirk Douglas
10. Brad Pitt

http://img228.imageshack.us/img228/6002/66yc6qvo2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 15:48
http://img228.imageshack.us/img228/3510/9r6cy0zb0.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/3130/4434629galqi1.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/949/4434951galcg3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
13-08-08, 15:51
http://img60.imageshack.us/img60/1151/4434913galrz1.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/4710/9916070galix8.jpg (http://imageshack.us)

maria clara
14-08-08, 01:26
que sera sera diye super bi sarkisi vardir amerika'da filmlerin oldukça sıkı bir biçimde sansüre tabi tutulduğu dönemlerde, filmleri en az sansüre uğramış usturuplu, sevimlilik timsali bir oyuncu. en güzel ve popüler filmlerinden biri olan pillow talk'la oscar'a aday olmuştur, vakti zamanında.

aşk_bu
14-08-08, 21:38
http://img60.imageshack.us/img60/6776/9916104galvt8.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/1506/10065877galxg9.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/2346/dorisdaywithasmileandasaq4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-08-08, 21:43
Alfred Hitchcock: Kullanma Klavuzu
Alfred Hitchcock ve Janet Leigh 1960 yılında Psycho filminin çekimlerindeUzmanlara göre, sinemanın ilk yüzyılı, Alfred Hitchcock'la kıyaslanabilecek başka bir şahsiyet yaratamadı. Film çektiği yaklaşık altmış yıl, yani üç kuşak boyunca ve ölümünden 20 yıl sonra filmleri hala çok popüler. Büyük halk kitleleri filmlerini hala beğeniyle izliyor. Hitchcock ayrıca eleştirmenlerin de saygısını kazanmış bir yönetmen. Bunun yanı sıra pek çok sinemacıya nasip olmadığı kadar akademisyenler, sineması üzerine ciddi bir biçimde eğildi. Brian De Palma'dan Spielberg'e modern film yönetmenlerinin hiçbiri bu yaşlı ustanın etkisinden kaçamadı. Onun sinema dünyasında yaptığı yenilikler, deneyler, sinema diline yaklaşımı film yönetmenlerinin ortak dilinin bir parçası haline gelmiştir.
ÇOCUKLUK YILLARI VE SORUNLAR
13 Ağustos 1899 yılında, Doğu Londra'da, Leytonstone'da doğan Hitchcock, çocukluk yıllarını ailesinin bakkal dükkanında geçirdi. Koyu bir Katolik olarak yetiştirilen ve Cizvit okuluna giden Hitchcock'un okul arkadaşlarınca takılan ismi "Cocky" yani "Burnu Havada" idi. Hitchcock okul arkadaşlarınca da kendinden zayıfları ezen, zorba biri olarak hatırlanıyor. Kendinden küçük bir çocuğu bağlayarak rehin alması ve pantolonunun içine çatapat atması böyle bir üne neden sahip olduğunu gösteriyor herhalde.
Koyu Katolik eğitiminin sebep olduğu "Katolik Sanatçı" damgasını her zaman yalanladı ve işlerinde dini yönlendirmelerin olduğunu inkar etti. "Benim için filmlerim ahlak hakkında herhangi bir değerlendirmeden daha önemlidir" diyordu. Tüm bu sözlere rağmen günah, suçluluk, ceza ve pişmanlık temaları filmlerinin içine işlemiştir adeta.
15 yaşındayken babasını kaybeden Hitchcock, evlenene kadar annesiyle birlikte yaşadı. Ölene kadar oğlunun üzerinde müthiş bir baskı uygulayan anne, ünlü yönetmeni ve karısını tatillerde bile yalnız bırakmadı.
REKLAMCILIKTAN YÖNETMENLİĞE
Babasını kaybettikten sonra çalışmak zorunda kalan Hitchcock, 1920'lerin başında işe reklamcılıkla başladı. Sonrasında Islington'da ünlü Players-Lasky Film Stüdyosu'nda prodüktör yardımcısı olarak çalışmaya başlayan Hitchcock, bir süre sonra sessiz filmlerin yönetmeni oldu. Bu çıraklık döneminde tüm yönetmenlik kariyeri boyunca koruyacağı fikirler oluşturan Hitchcock "Eğer iyi bir filmse, ses yok olduğunda da izleyici hala ne olup bittiğiyle ilgili bir fikre sahip olur. Filmin uzunluğu ise tamamen insanın mesanesinin dayanma gücüyle ilişkilidir." diyordu.
Kendini "şişman, hırslı, çekici olmayan genç bir adam" olarak tanımlayan Hitchcock'u, fiziği her zaman rahatsız etti. Gerek aldığı dini eğitim, gerekse görünüşünden duyduğu utanç ve rahatsızlık yönetmenin cinsel hayatını da etkiledi. Tutkun olduğu kadınlar ise bastırılmış cinselliği ve öfkesiyle yönetmeni her zaman tiksindirici buldular. Böylesine bir komplekse yol açmasına ve doktorların diyet yapmazsan ölürsün uyarılarına rağmen Hitchcock yaşadığı sürece pisboğazlığına gem vuramadı.
Hitchcock 23 yaşında stüdyoda editör olarak çalışan Alma Reville'e evlenme teklif eder ve dört yıl sonra da evlenirler.
Bir çok kadına tutulmasına rağmen son nefesine kadar birlikte olduğu kadın Alma'dır. Joan Fontaine, Maureen O'Hara, Ingrid Bergman, Marlene Dietrich, Grace Kelly, Doris Day, Kim Novak, Tippi Hedren Hitchcock'un gözde oyuncularıydı. Filmlerinde kadın oyuncuları üst üste pek fazla kullanmayan yönetmen Ingrid Bergman ve Grace Kelly'ye olan zaafıyla onları üçer filmde oynattı.
HİTCHCOCK VE CİNSELLİK
Sinemada cinsellik konusuyla ilgili "Sinemada cinsellik konusuna yaklaştığımda, burada da gerilimin egemen olmasına önem veririm. Cinsellik çok açık, çok bağırgan olursa gerilim kalmaz. Niye hep sarışın ve sofistike kadınlar seçiyorum filmlerimde? Çünkü kibar kadınlara, gerçek hanımefendilere bayılıyorum. Zavallı Marilyn, cinselliğini bir afiş gibi suratında taşıyordu. Tıpkı Brigitte Bardot gibi. İngiliz ve Kuzeyli kadınlar bu açıdan Latinlerden daha ilginçtirler." diyordu.
Manie'nin senaryo yazarı Jay Allen Presson, "Hitch fantezi düşkünü bir adamdı. Alma'nın ise öyle bir fantezi dünyası yoktu. Fantezilerini dışarıda yaşardı Hitch. Alma ise bunu anlamaz fakat bununla başa çıkardı" diye anlatıyordu.
Kocasının filmlerinde dikkate değer etkisi olan Alma, Hitchcock'un adeta bir danışmanı ve duygusal dayanağıydı. Tüm evlilik hayatları boyunca Alma evi sadece bir kere terk edip gitti. Birkaç gün gibi kısa bir sürede geri dönmesine rağmen bu Hitchcock'u yardıma muhtaç bir sinir hastasına çevirdi.
1972'de karısının üzerindeki etkisini "Belki karım beni düşündüğümden daha fazla yönetiyor" diye itiraf ediyordu. 1925 ve 1926 yılları Hitchcock'un ilk filmlerini çektiği yıllardı ve basında, İngiliz tarihinde ilk kez bir yönetmen, yıldız oyunculardan daha fazla ilgi görüyordu. Hitchcock filmlerine kendi görüntüsüyle görsel bir damga vurmaya o yıllarda başladı ve bunu 50 yıl sürecek bir Hitchcock geleneğine dönüştürdü. Tamamı deniz ortasında geçen 1943'de çektiği "Lifeboat-Yaşamak İstiyoruz" filminde bile gazetedeki bir reklamda görünerek bu geleneği bozmadı.
HİTCHCOCK VE SENARYOLAR
Hitchcock'un senaryo yazılışına farklı bir yaklaşımı vardı. Bir yazarı eve çağırır, en hafif kıyafetleriyle votka içerek, filmle hiç alakası olmayan konuları tartışırdı. Sonunda lafı senaryoya getirir, yazarın bu çerçevede bir iş yapmasını isterdi.
Hitchcock senaryo hakkında bakın neler diyor: "Ben biliyorsunuz yazar değilim. Bir senaryo yazabilirim ama hem tembel olduğumdan hem de zihnim dağınık olduğundan hep yazarları çağırırım yardıma. Buna karşın atmosfer ve gerilime dayalı filmlerimin kendi yarattığım şeyler olduğuna inanıyorum. Birinin yazdığı senaryoyu alıp resimlemek bana göre bir iş değil. Onu bir şekilde benim öyküm haline getiririm. Bir öyküyü yalnızca bir kez okurum. Temelde bana uyarsa alırım, kitabı tümüyle unutup sinema yapmaya girişirim. Söz gelişi Daphne du Maurier'nin "Kuşlar" öyküsünü anlat deseniz, yapamam. Bir kez okudum ve unuttum gitti."
Görsel hikaye oluşturmakta usta yönetmene hayran olan yazar Raymond Chandler ise "Hitchcock'da beni eğlendiren bir yan var. O da, filmlerini öyküyü bilmeden yönetiyor olması. Ayrıca bunu tartışacak kadar da nazik" diyordu onun için.
İlk sesli filmi "Blackmail-şantaj"ın aldığı olumlu tepkilerden sonra çektiği "The Man Who Knew Too Much-Çok şey Bilen Adam" Hitchcock'un ilk uluslararası övgü alan filmi oldu. 1937'de "The Lady Vanishes-Bir Kadın Kayboldu"yu çektikten sonra İngiltere'yi terk edip Hollywood'a yerleşen Hitchcock böylece büyük bütçe ve büyük yıldızlarla tanışma imkanı buldu. "Bir sinemacının söyleyeceği hiç bir şey yoktur, göstereceği şeyler vardır" diyen Hitchcock, kariyerinin başlangıcından beri kendisini görsel açıdan ilgilendiren, görsel olarak göz önünde canlanan filmler yaptı.
AŞKLARI VE FANTEZİLERİ
Ingrid Bergman, Grace Kelly, Vera Miles ve en fazla da Tippi Hedren'a aşık olan Hitchcock onları yönetiyor ve kendi fantezilerini ekrana yansıtmalarını sağlıyordu. "Marnie-Hırsız Kız"dan sonra Hitchcock'un kariyeri yokuş aşağı inmeye başladı. Daha açık ve korku dolu filmler çekmek için stüdyo patronlarıyla tartışan Hitchcock'un bu önerileri kabul görmeyince, projelerine olan ilgisi kayboldu.
1966 yılındaki "Torn Curtain-Yırtık Perde", 1968'deki Topaz ve 1975 yılında çektiği "Family Plot-Aile Oyunu" çok az ilgi gördü. Bunu pek dert ediyor görünmeyen Hitchcock "Yaptığım kötü işler bile para ediyor ve ben onları çektikten bir yıl sonra klasik oluyor" diyordu.
Bu dönemde Hitchcock ve karısı Alma'nın sağlık problemleri baş göstermeye başladı. 1975'de kalp atışlarını düzenleyici bir alet taktırdı Hitchcock. Eski hayatındaki hareketi arayan Hitchcock, hayatındaki bu boşluğu içerek doldurmaya çalıştı.
HİTCHCOCK'UN SON PERDESİ
Sanatının tüm hayatı olması gibi, tüm arkadaşları da meslektaşlarıydı. Film dünyasından uzaklaşınca kendini yapayalnız bulan Hitchcock 1980 yılının 29 Nisanında karısı yanı başındayken kendi hayatının son sahnesini oynadı ve hayata veda etti. Tüm hayatı boyunca ölümden korkan ve bu korkuyu da filmlerinde dışa vuran Hitchcock'un ölüme geçişi çok yumuşak oldu.

Kaynak: Garanti Bankası Kültür Sanat Dergisi


http://img228.imageshack.us/img228/9379/b8vc6bxk9.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/572/dorisday01ze1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 20:51
http://img228.imageshack.us/img228/185/j30114copypw2tb4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 20:58
http://img228.imageshack.us/img228/4496/dorisathomeyz4.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/6158/jj4s9ykr8.jpg (http://imageshack.us)
http://img124.imageshack.us/img124/5867/vq5g8yau5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:03
http://img124.imageshack.us/img124/2390/braun20bookuk5.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/8787/dd2020bob20hope201ue7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:06
Ronald Reagan İyi başkan, kötü aktör müydü?

Ronald Reagan öldü. Eski başkanın 93 yaşında ölümünün böyle ilgi uyandıracağını ve ardından böylesine olumlu şeyler yazılacağını tahmin eder miydiniz? Elbette ki o, geçen yüzyılla ilişkili çok şeyi simgeliyordu. Liberal bir söylemden tutucu bir konuma geçmiş, kapitalizmin koşulsuz şampiyonluğunu yüklenmiş, 80'lerin bireyci ve bencil psikolojilerinin temsilcilerinden olmuştu. Dünyayı kasıp kavuran AIDS hastalığının da onun döneminde ortaya çıktığı ve toplumların ahlak anlayışını, hem de onun savunduğu "ahlakçı"' doğrultuda kökten biçimde değiştirdiği de unutulmamalı. Ama ya oyuncu Reagan? Seçildiğinde yazdığım "Aktörün İntikamı" adlı bir yazıda şöyle demiştim: "İkinci sınıf bir oyuncu, mutlaka ikinci sınıf bir politikacıya mı dönüşecektir? Bunu bize zaman gösterecek. Şimdilik Reagan sinemayı ve oyunculuk mesleğini küçümseyenlerden intikamını almış, bir oyuncunun ABD başkanı bile olabileceğini kanıtlamıştır" ("O İsimler O Yüzler", Varlık Yayınları, 1991). Başbakanımız Tayyip Erdoğan, Reagan'ın ölümünden sonra, çocukluğunda onun filmlerini izlediğini ve hayranı olduğunu söyledi. Başbakanı belleği yanıltıyor olmalı. Çünkü Reagan'ın filmleri 30-40-50'li yıllara denk düşer ve başbakanın çocukken bile olsa onu izlemiş olması, pek olası gözükmüyor!... Peki ama "başkan" Reagan gerçekten de kötü, benim vaktiyle yazdığım gibi "ikinci sınıf" bir oyuncu muydu? Birinci sınıf olmadığına şüphe yok: Hiçbir zaman bir Clark Gable, John Wayne, Gregory Peck ya da Bogart olmadı elbette... Ama o denli de kötü bir oyuncu değildi. Bir bakalım...

"GERİ KALAN YANIM NEREDE?"
1911 Tampico doğumluydu (1980'lerdeki ABD gezim sırasında Tampico'ya gitmiş ve başkanla nasıl iftihar ettiklerini görmüştüm). Ekonomi ve sosyoloji okumuştu. İlk işi İowa'da radyo spikerliği yapıp naklen maç anlatmaktı. Yakışıklı genç adam, 1930'ların ortalarında Hollywood'a gitmiş, henüz savaş öncesinin parlak günlerini yaşayan sinema başkentinde Warner Bros'la bir anlaşma imzalayarak irili-ufaklı rollere soyunmuştu. Toplam 50 film çevirmişti. Az sayı değil... Kabul etmek gerekir ki çoğu "B Pictures" denen ikinci sınıf yapımlardı. Ama aralarında gerçekten önemli ve kalıcı filmler de yok değildi. 1930'ların sonlarında Bette Davis melodramı "Ölene Kadar", ünlü "Kirli Yüzlü Melekler"in devamı olan "Melekler Yüzünü Yıkıyor", bir Amerikan futbolu filmi olan ve ünlü George Gripp'i canlandırdığı "Knute Rocke- All American", Errol Flynn-Olivia de Haviland çiftinin yakın arkadaşlarını oynadığı ve TV kanallarında sık sık gösterilen "Santa Fe Yolu". Belki en önemli filmi, 1941 yapımı "Kings Row"du. Uzun yıllar önce TRT'deki kuşağımda gösterdiğim bu görkemli kasaba melodramında, Ronald Reagan bir ameliyat sonucu bacakları kesilen bir savaş kahramanını oynuyor ve kendine geldiğinde şu cümleyi söylüyordu: "Where is the rest of me?- Geri kalan yanım nerede?". Bu dramatik cümle, yıllar boyu onu sevmeyenlerce (özellikle başkan olduktan sonra!) alay etmek için kullanıldı. Ama Reagan filmde iyiydi, en azından Hollywood standartlarının altında değildi. Bunun ardından "Umutsuz Yolculuk", "İşte Ordu", "Kaplumbağanın Sesi", "Aceleci Kalp" gibi filmler geldi.

REAGAN VE ŞEMPANZE
Ama yeminli Reagan düşmanlarının asıl alay konusu ettikleri, Reagan'ın 1950'deki "Bed time for Bonzo- Bonzo'nun Yatak Zamanı" filmi oldu. Çünkü Reagan bu filmde Bonzo adlı bir şempanzeyi eğitme savıyla yola çıkan bir bilim adamını oynuyordu ve film, kendine özgü bir mizah kadar ilginç bir çevreci tavır da içeriyordu. Nitekim, Leonard Maltin aynen şöyle diyor: "Sık sık Reagan'ın kariyerinde absürdlüğün zirvesi olarak anılan bu film, aslında zararsız, hatta sempatik bir komedi." Reagan devam filminde rol almadı. Ve 50'li yıllarda filmlerini giderek azalttı. 1955'ten sonra sadece iki film çekti. En sonuncusu, 1964 yapımı olan ve Ernest Hemingway'in bir hikayesinden alınan bir filmin ikinci çevrimiydi: "The Killers- Katiller". Reagan filmde artık yaşlanma yolundaydı ve sağlam bir karakter çizmişti. Ama artık onun yolu farklıydı. 1947'den 1952'- ye Oyuncular Sendikası'na başkanlık etmiş, aynı görevi 1959'dan itibaren yeniden yüklenmişti. Mükemmel bir konuşmacıydı, siyasetle yakından ilgileniyor, örgütçülük işlerine bayılıyordu. 1960'- larda aktif politikaya atıldı. "Katiller"i çekerken, ABD'nin en tutucu başkan adaylarından biri olarak tarihe geçen Barry Goldwater'in destekçisiydi. Ama Goldwater seçilemedi ve siyaset sahnesinden silinip gitti.

JODİE FOSTER İÇİN ÖLÜYORDU
Reagan ise devam etti. 1966'da Cumhuriyetçi partiden California eyaleti valisi oldu: Başkanlığa giden yolda en büyük adımlardan biri...(Acaba Arnold Schwarzenegger de ayni yoldan mı geçecek?). Seçimlerde partisinden başkan adayı oldu ama Gerald Ford'a karşı kaybetti. Ancak sonraki seçimde, yani tam 1980'de nihayet özlediğine kavuştu, ABD başkanı oldu. Hemen ertesi yıl bir suikastten zor kurtuldu. Suikastçısı John Hinkley, deli gibi sevdiği bir yıldızı, Jodie Foster'i etkilemek için bu işe giriştiğini söyleyecekti. Sinemanın zararlı etkileri!... Reagan başkanlığı süresince yıldızlığından gelen şeyleri bol bol kullandı. Konuşma ve rol yapma yeteneğini, kitleleri etkileme tekniklerini çok iyi biliyordu. Böylece bir dönem daha seçildi. ABD tarihinin gördüğü en yaşlı başkan, tarihte unutulmaz bir iz bıraktı. Yalnızca "komünizmi çökerten ABD başkanı" titri bile ona yeter!... Keşke en ilginç filmleri ekrana gelse de, özetlemeye çalıştığım oyunculuk serüvenini yeniden izleyip tartışsak! İki eşinin ikisi de Hollwood'dan gelmeydi: Oscar'lı oyuncu Jane Wyman ve de Nancy Reagan diye bildiğimiz eski oyuncu Nancy Davis...

http://img60.imageshack.us/img60/1705/dorisdayzsazsagabor1ad5fu9.jpg (http://imageshack.us)

http://img124.imageshack.us/img124/2963/ronaldreaganrp0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:08
http://img228.imageshack.us/img228/3179/cinelandiajd9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:10
http://img60.imageshack.us/img60/2886/collchoicemusiccatyq0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:12
http://img124.imageshack.us/img124/1516/dd20on20bicycle203cp8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:18
http://img124.imageshack.us/img124/4060/ip1ctjbc0.jpg (http://imageshack.us)
http://img124.imageshack.us/img124/5598/11100n9ao3.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/5519/5xkfepze3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:21
http://img124.imageshack.us/img124/5072/dd20fun20afloat202np4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:23
http://img228.imageshack.us/img228/183/dd20fun20afloat203ns2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
15-08-08, 21:25
http://img228.imageshack.us/img228/3130/dd20fun20afloat204lg8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-08-08, 11:46
http://img60.imageshack.us/img60/508/2hyaxvrta7.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/4648/29w4t1syy3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-08-08, 11:55
Dünya AIDS’i onunla tanıdı

Rock Hudson, 25 Temmuz 1985’te AIDS hastası olduğunu açıklayana kadar, AIDS, sadece uyuşturucu müptelalarının, Haitililerin ve fahişelerin hastalığı olarak biliniyordu.
Bütün maçoların idolü, erkekliğin de sembolü olan aktör, 2 Ekim 1985’te öldüğünde, AIDS de dünya gündemine oturdu. 1 Aralık Dünya AIDS Günü olarak kutlandı. Bilanço ağır: Dakikada 11 kişi AIDS virüsünü kapıyor. Dünyada milyarlarca kişi AIDS’in pençesinde. Kadınlardaki risk de giderek artıyor. Çağın vebasının hiç şakası yok. Seçtiği kurbanlarını eninde sonunda ölüme götürüyor.
Bu amansız hastalığın dünyada tanınmasını ve de hastalığa karşı büyük bir savaşın başlatılmasını sağlayan kişi ise Hollywood’un yakışıklı aktörü Rock Hudson’dı.
1985 yılında AIDS’e yenik düşmesi, önce Hollywood’u daha sonra da çeşitli sosyal yardım kurumlarını harekete geçirdi. Ancak 1 Aralık’ta düzenlenen toplantılarda onun adını anmak isteyen çıkmadı.
ROMANTİK KOMEDİLERİN YAKIŞIKLI OYUNCUSU
Tıbbi olmasından öte sosyal içeriği olan bir hastalık AIDS. Dünyada ilk AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome-Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu) vakası 1981’de ABD’de çıktı.
Daha sonraki vakalarda ortak payda ise eşcinsel erkek olmaktı. Belki de ilk eşcinsellerde görüldüğü için hastalık önce dikkat çekmedi. Ne var ki ünlü sinema sanatçısı Rock Hudson, önce eşcinsel olduğunu açıklayıp, sonra da AIDS’ten yaşamını yitirince, dünya da bu illeti tanıdı.
Hollywood’ta romantik komedi filmleri denilince akla gelen ilk isimlerden biri Rock Hudson’dır. 1950’li 60’lı yılların gençliği, Rock Hudson’a hayrandı.
Genç kızların yüreklerini hoplatan yakışıklı ve sevimli aktörün, gerçekte bir eşcinsel olduğu, uzun yıllar hayranlarından gizlenmişti.
Kamera karşısında romantik aşık kişiliğine bürünen aktörün özel yaşamında düzinelerle sevgilisi olması beklenirken, onun aşk hayatına ilişkin herhangi bir haberin yayınlanmaması şaşırtıcıydı.
Rock Hudson’ın karda yürüyüp izini belli etmeyen bir sanatçı olması, önceleri kimseyi kuşkulandırmadı. Ancak aktörün, bağlı olduğu film stüdyosundaki sekreterlerden biriyle evlenmesi, Rock Hudson açısından büyük talihsizlik oldu.
Phyllis Hudson, evlendikten birkaç ay sonra, kocasının eşcinsel olduğunu dünyaya ilan edip, boşanma davası açtı. Böylece Rock Hudson’ın yıllar yılı büyük bir titizlikle gizlediği büyük sırrını da öğrenmeyen kalmadı.
Her şeye rağmen Rock Hudson’ın filmlerini ilgiyle izleyen hayranlarını, 1980’li yılların ortasında daha büyük ve çok acı bir sürpriz bekliyordu:
1984 yılında Rock Hudson’ın sağlığı bozulmaya başlamıştı.
LİZ TAYLOR’DAN ESKİ DOSTA BÜYÜK DESTEK
Yakışıklı aktörün sadık dostu Elizabeth Taylor, ‘Devlerin Aşkı’ filmindeki rol arkadaşı ve sevgili dostu Rock Hudson’ın tedavisi ve bakımı için gerekenleri bizzat yapacağını duyurarak, bir zamanlar aşık olduğu adama en büyük desteği verdi.
Dostunun yanından hiç ayrılmayan Taylor, aktörün ölümünden sonra da bir vakıf kurdu ve hayatını AIDS ile mücadeleye adadı. Onun izinden giden ünlü yıldızlar da AIDS kampanyalarında canla başla çalışmaya başladılar.
Hollywood’da değişti
Rock Hudson, 1925 yılında Chicago’nun banliyölerinden birinde doğmuştu. Asıl adı Roy Scherer’di. Küçük Roy, daha dört yaşındayken babası, onu ve annesini terkedip kayıplara karışmıştı. Ünlü aktör daha sonra üvey babasının adını aldı. O artık Roy Fitzgerald’dı. Chicagolu delikanlıyı Hollywood baştan yarattı. Dişleri yapılmış, ses tonu kalınlaştırılmış, adı Rock Hudson olarak değiştirilmişti. Üstelik bu eşcinsel delikanlı, sinemaseverlere, romantik çapkın olarak tanıtılmıştı. Kısacası, hayranlarının tanıdıkları, sevdikleri kişi gerçekte hiç yaşamamıştı.

http://img124.imageshack.us/img124/3306/2dien2xoy1.jpg (http://imageshack.us)
http://img124.imageshack.us/img124/3388/52mgp5urp4.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/5008/rockhudsonnz4.jpg (http://imageshack.us)
http://img124.imageshack.us/img124/8918/images175po3.jpg (http://imageshack.us)
http://img124.imageshack.us/img124/2551/489796687877e14fcb2tr7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-08-08, 20:34
http://img228.imageshack.us/img228/5788/u1512755tp5.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/7679/u1544779sr1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-08-08, 20:38
http://img228.imageshack.us/img228/7060/2cce1fj8.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/5885/ra22q0fq3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
19-08-08, 10:26
http://img106.imageshack.us/img106/2341/2244823245f1fb3d01aaes2.jpg (http://imageshack.us)
http://img142.imageshack.us/img142/9990/050708dorisdaybt2.jpg (http://imageshack.us)
http://img106.imageshack.us/img106/6916/2767561827c16017d35fuf0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
19-08-08, 10:29
http://img525.imageshack.us/img525/8813/186281753964eb6e4989mh9.jpg (http://imageshack.us)
http://img106.imageshack.us/img106/1553/24682581376f470f3bb4ht1.jpg (http://imageshack.us)
http://img106.imageshack.us/img106/1535/2366781543791ba54576iv1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
21-08-08, 12:49
http://img240.imageshack.us/img240/3079/tea4twotradeadvh3.jpg (http://imageshack.us)
http://img240.imageshack.us/img240/2483/macraedaynelsonir6.jpg (http://imageshack.us)
http://img240.imageshack.us/img240/6007/daymacraetea4twows5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
21-08-08, 12:53
http://img240.imageshack.us/img240/5363/teaforthreezj3.jpg (http://imageshack.us)
http://img240.imageshack.us/img240/5869/daymacraeteafortwo2cw8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
21-08-08, 21:04
İki Kişilik Çay ‘‘Tea For Two’’
Y: David Butler O: Doris Day, Gordon MacRae, Gene Nelson, Patrice Wymore / 1950
MÜZİKAL ***Doris Day, yirmi dört saat süreyle kendisine sorulacak her soruya 'hayır' yanıtını vermek konusunda bahse girer. Eğer bunu başarırsa, müzikalde başrolde oynayabilecektir.
No No Nanette" adlı popüler bir Broadway müzikalinden uyarlanan bu 1950 yapımı film, yükselmekte olan bir yıldıza, oyuncu-şarkıcı eşsiz Doris Day'e yepyeni kapılar açmıştı. Ülkemizde vaktiyle "Melekler Resmigeçidi! (!) adıyla oynayan bu sade, ama sempatik filmde ayrıca Gordon MacRae, Gene Nelson, Eve Arden, S. Z. Sakall gibi dönemin ilginç karakter oyuncuları var. Nostaljikler için .

http://img501.imageshack.us/img501/7796/teafortwonelsondayus1.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/9327/teafortwonelsonday5tk5.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/2865/ddt422wf4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
21-08-08, 21:07
http://img156.imageshack.us/img156/6919/dorisdfxy4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
21-08-08, 21:13
Yastık Sohbetleri (Pillow Talk)

Tür: Romantik Komedi
Yönetmen: Michael Gordon
Yapımcı: Ross Hunter, Martin Melcher
Senaryo: Russell Rouse, Maurice Richlin, Stanley Shapiro, Clarence Greene
Yapım: 1959, USA, 98 Dakika.
Müzik: Frank De Vol

Oyuncular: Doris Day, Rock Hudson, Tony Randall, Thelma Ritter, Nick Adams, Julia Meade, Allen Jenkins, Marcel Dalio, Lee Patrick, Mary McCarty, Alex Gerry, Hayden Rorke, Valerie Allen, Jacqueline Beer, Arlen Stuart

Alain de Botton okuyorum şu sıralar. Doğum günümde gelen kitaplarından biriyle başladım bu okumalara. "Aşk Üzerine"*. Kitapta diyor ki; yazgıya, kadere en çok romantik yaşantımızda özlem duyarız. Her şey için mantıklı, akılcı, bilimsel açıklamalar getirmeye çalışanlardan olsak da, iş aşka gelince hepimiz bir gün hayatımızın kadını ya da adamı ile karşılaşıp öteki yarımızı bulacağımız hayal eder, birden yazgıya bel bağlar hale geliriz. Ve insan doğası gereği kimse bunun için suçlanamaz.

Bugünkü filmimizi de işte bunun için seçtim. Sırf biz âşık olduk diye, bütün olasılıkların bizi bir araya getirmek için tasarlandığına inanıvermemizden tutun, en küçük benzerliklerimizi bile "birbirimiz için yaratılmışlığa" yormayı ustalıkla becermemize dek pek çok şeyi hatırlattı bana bu keyifli film.

Hayat bazen bütün tesadüfleri bizi bir araya getirmek için yaratır, tıpkı Jan Morrow ve Brad Allen'a yaptığı gibi. İki komşunun telefon hatları sürekli karışmaktadır, çünkü mecburen aynı telefonu paylaşmaktadırlar. Brad Allen çapkın bir bestecidir ve telefonu hiç susmamaktadır ve modern şehirli kadınımız Jan Morrow bu durumdan rahatsız olur. Bu da önce kavgalara, sonra "nefretten doğan aşka" sebep olur. Ama henüz gerçekleri yalnızca hızlı çapkın bestecimiz bilmektedir. Jan Morrow aşık olduğu adamla, geveze ve çapkın komşusunun aynı kişi olduğundan habersizdir.

Sürekli karışan telefon konuşmaları, Doris Day'in kendi kendine düşündüğü, ikilemlere düştüğü sahneler; şarkılar, ağlamakta olan Doris Day'i teselli etmeye çalışan Tony Randall'ın, onu üzen kişi olduğu sanılınca yediği dayak; kapı gibi Rock Hudson'un, minicik arabaya bindiğinde aracın tepesinde kafasının oluşturduğu tümsek ve tek bacağının dışarıya sarkması; Doris Day'in Rock Hudson'un evini ağdalı bir doğu havasıyla dekore edip, hayalleri yıkılan Rock Hudson'un "yetti artık, nedir bu?" demek için Doris Day'i yatağından elektrikli battaniyesiyle kaptığı gibi evine götürürken battaniyenin yere doğru sallanmakta olan fişinin ucuna musallat olan kedinin (Rock Hudson, Doris Day, battaniye, fişi ve ucunda kedi evin kapısından içeri doğru girerlerken) dekorasyona verdiği tepki vb. sevimli ayrıntılar filmin gülümseten havasını artırıyor.

1960 En iyi Özgün Senaryo Oscar ödülü'nü alan film, en iyi kadın ve en iyi yardımcı kadın oyuncu gibi dallarda da Oscar'a aday olmuş. Ama filmin güzelliği aday olduğu ya da aldığı ödüllerle değil, buz gibi bir kış akşamı - küresel ısınma artık bu zevki bile almaya başladı elimizden - soğuktan neredeyse donmuş bir halde hızlı adımlarla evimizin kapısından girdiğimizde, paltomuzu çıkarıp ellerimizi ovuşturarak kendimizi sobanın - ya da kaloriferin - o alev alev sıcaklığına attığımızda yaşadığımız mutluluğa eşdeğer bir duyguyla tariflenebilir ancak.

Bu eski filmleri izlediğimde anlıyorum bir kez daha dünyanın eskiden daha güzel bir yer olduğunu. Hayallerin hırstan arınmış, mutluluk, neşe ve keyif içeren umut dolu balonlar olduğu zamanların varlığını ince bir sızıyla hissediyorum içimde. Yanlış zamanda doğmuşum diyorum, eski devirlerin insanıyım ben. Öte yandan ailemin çocukluk döneminde, henüz yakalarına kırmızı kurdele takılmayı beklerken çekilen bu film, yıllar geçse de bazı şeylerin hiç değişmediğini de fısıldıyor gizli gizli. Aşkın her daim bilinmezliğini, gizemin çekiciliğini, aşka düşenlerin kendi kendileriyle konuşmalarını, sevilene yakın olmak için çevrilen dolapları, o içine düşülen bitmek bilmez heyecanları, sürekli düşünen ve her şeyin zihninizdeki yerini değiştirmenize sebep olan kontrolsüz beyinleri gülümseyerek izleyip "50 yıl geçse de aynı şeyleri yaşıyor ve hissediyor demek insanoğlu" diyor insan.

Alain de Botton da sürekli gülümseyerek dolaşmama sebep oluyor bugünlerde. Beni ve etrafımdaki insanları inceleyip yazmış olsa gerek diyorum yazdıklarını. Ama biliyorum ki aslında tüm insanlarda aynı saf "âşık" kalp bir yerlerde nöbet bekliyor aslında. En mantık abidesi olanlarda bile… Bazen unuttum sanıyor insan bu heyecanları, bu "aşk hastalığını". Bazen de öyle bir afallıyor ki ilk kez âşık olmuş gibi eli ayağına dolaşıyor, karmakarış oluyor. Bazısı, zaten şanslı olanlardan. Her daim aşkı yaşayabilen şıpsevdiler ya da korkusuzlardan. Her neresinden olursanız bu insan deryasının değişmeyen bir şey var işte: Aşk, ansızın gelip kalbinizi çalan o sevimli hırsız. Hem "Aşk Üzerine" hem de "Yastık Sohbetleri" bunları anlattı işte bana. Acaba ikisinin aynı zamana gelmesi tesadüf mü? Yoksa burada bana bir mesaj mı gönderiliyor?

İyi bir hafta sonu dilerim. Yazın tadını çıkarın. Gece yürüyüşlerini şiddetle tavsiye ederim. (Ama dalıp da "Maçka'dan dönerim" deyip kendinizi Beşiktaş'ta bulmayın benim gibi…)

Keyfiniz daim, köpüğünüz bol olsun!

(Türk kahvesine biraz süt katarsanız köpüğü daha bol oluyor, bilginize…)

Melis Mine
* Aşk Üzerine, Alain de Botton, Sel Yayıncılık, 2005.

http://img128.imageshack.us/img128/7234/lovercomebackcirclenh7.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/4391/15521111797045104a5fjv8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
22-08-08, 14:25
http://img156.imageshack.us/img156/1091/lovercomebackposterzv6.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/6633/lovercomebackonthesethu2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
22-08-08, 14:31
Lover Come Back

Jerry Webster ve Carol Templeton reklamcılık sektöründe farklı firmalar için çalışan bir çiftir. Bir süre sonra aralarındaki rekabet aşka dönüşecektir.
4 Oskar kazanan filmin başrollerinde Rock Hudson ve Doris Day yer alıyor.

http://img128.imageshack.us/img128/1087/lovercomebackdorisdaywi4.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/8112/lovercomebackddrhmd6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
22-08-08, 21:20
http://img156.imageshack.us/img156/5420/lovercomebackbeachfe7.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/5159/lovercomebackddnd4.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/5205/lovercomebackdd2ce1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
25-08-08, 21:43
http://img501.imageshack.us/img501/3970/274173largeyo5.jpg (http://imageshack.us)
http://img501.imageshack.us/img501/145/123852largexm5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
25-08-08, 21:45
http://img128.imageshack.us/img128/8087/140811largeku8.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/1731/274172largeiw3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-08-08, 20:21
http://img501.imageshack.us/img501/629/okhomezz2.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/5206/aprilparpp9.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/6864/day02tp4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-08-08, 20:27
http://img128.imageshack.us/img128/7393/dd34vv6.gif (http://imageshack.us)
http://img501.imageshack.us/img501/6451/article104341403cf83680va2.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/8396/day03oy0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-08-08, 20:39
http://img128.imageshack.us/img128/4407/day04vt0.jpg (http://imageshack.us)http://img501.imageshack.us/img501/4096/ddca8.gif (http://imageshack.us)http://img501.imageshack.us/img501/5660/dd45ia2.gif (http://imageshack.us)
http://img501.imageshack.us/img501/8828/doris1rd9.jpg (http://imageshack.us)http://img156.imageshack.us/img156/7841/dorisday2xv2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-08-08, 20:41
Çıldırtan sözler!
Masum görünen kimi sözler bazen insanı çıldırtıp elini kana bulamasına neden olabiliyor. Gazetelerin 3'üncü sayfası hiç yüzünden işlenen cinayet haberleriyle dolu
Her şeyin başlangıcı sadece masum bir soru ya da sıradan bir cevaptı. Gazetelerin 3. sayfasında sık sık gördüğümüz cinayetlerin satır aralarını incelediğinizde töre, namus ya da kan davasından çok bir süredir "Sana ne, diskoya gidebilir miyim gibi masum soruları ya da "Rock Hudson'a benziyorsun" gibi esprileri görüyorsunuz. Çılgına dönen insanlar karşılarındakini hunharca öldürmekten çekinmiyor.
Uzman psikolog Alanur Özalp, bu durumu Türk insanının Akdenizliliğine bağlıyor. Çabuk parlıyor, duygularımızı sert ifade ediyoruz. Özalp, "Okur-yazarın az olduğu bir ülkede insanlar kendine güvenmez. Güven kazanmak için eğitim lâzım. Olayları tartmadan, mantıksızca hareket ediyorlar" diyor. İşte incir çekirdeğini doldurmayan nedenlerden meydana gelen felaketler:
'Rock Hudson'a benziyorsun!'
Takvimler 8 Ocak 1995'i gösteriyordu. İşadamı İshak Benlioğlu, arkadaşları Vahan Kartallıoğlu ve Nişan Serapyan'la yemeğe gitmişti. Alkolün dozunun arttığı bir sırada "Rock Hudson'a benziyorsun" denen Benlioğlu, AIDS'ten ölen aktöre benzetildiği için çok kızdı. Silahına sarılıp 2 arkadaşını da öldürdü.

http://img501.imageshack.us/img501/2352/article104341403418d040xv5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 07:55
http://img156.imageshack.us/img156/1329/swimdoricb7.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/9509/article005037f6f0000044gp8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 08:02
http://img501.imageshack.us/img501/55/dorisdayshows5ny8.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/4994/dorisdayorangetop475x63xj6.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/4879/rexdorisday1vxj2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 08:07
http://img156.imageshack.us/img156/9950/dorisdaytodayrearir2.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/3193/dorisdaytodaydv8.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/9300/thedorisdayshows5reartk1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 08:12
Reagan, FBI muhbiriymişKasım CİNDEMİR
Eski ABD Başkanı Ronald Reagan, Hollywood’da oyunculuk yaptığı dönemde solcuları ihbar etmiş. Yazar Marc Eliot’un kitabına göre yıllarca FBI’yı demir yumrukla yöneten J. Edgar Hoover, Ronald Reagan’dan, Hollywood’daki komünistleri ve sol sempatizanları bildirmesini istedi.
Anti-komünist olmakla övünen Reagan da bu görevi kabul etti. ‘T-10’ adını kullanan Reagan, yıllarca FBI için muhbirlik ve casusluk yaptı, sol görüşlü sanatçı ları ihbar etti. Kitaba göre Ronald Reagan, düzenli olarak FBI’ya bilgi verdi.
Hollywood’daki bir grev öncesinde tehdit edilen Ronald Reagan silah taşımaya da başladı. Yazar Eliot, Reagan, aynı dönemde Hollywood’un en güzel kadınlarıyla da birlikte oldu. Reagan, ABD Başkanı olduktan sonra, kabine toplantılarında bile Hollywood’da ‘yatağına düşen bebekleri’ anlatırdı.
Bu bebekler arasında Lana Turner, Susan Hayward, Piper Laurie, Doris Day, Rhonda Fleming ve Ann Sothern gibi isimler vardı. Bir film setindeki sevişme sahnesinde, Hollywood’un güçlü ismi Jack Warner, “Bu adamda ateş ve şehvet yok” dedi. Ancak,
Warner, Reagan’ın “İyi Amerikalı adam” rolleri için çok daha etkili olacağına karar verdi.

http://img501.imageshack.us/img501/5383/dd20portraits202di5.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/470/130090ronaldreaganposteve7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 08:18
Ronald Reagan
Ronald Wilson Reagan (d. 6 Şubat 1911, Illinois - ö. 5 Haziran 2004, Kaliforniya), ABD'nin 40. başkanı (1981-1989) ve 33. (1967-1975) Kaliforniya valisi.
1911 yılında, Nellie ve John Reagan'ın ikinci oğlu olarak Tampico'da (Illinois) dünyaya geldi. Eureka College'den 1932 yılında mezun olan Reagan, 5 yıl boyunca radyoda spiker olarak çalıştı ve 1937 yılında ilk filmi "Love Is on the Air" de rol aldı. Hollywood'da siyasete gireceğinin işaretlerini veren Reagan, hep Demokrat Parti'ye yakınlığıyla bilindi. Ancak 1962'de Cumhuriyetçi Parti'ye geçti ve ünlü Hollywood yıldızlarının aleyhteki propagandasına rağmen 1966'da Kaliforniya valisi seçildi.
Daha o dönemde gözünü diktiği ABD başkanlık koltuğuna, karşılaştığı zorluklar karşısında pes etmeyerek 1980'de oturdu. Yemin ettiği gün,İran rehine krizinin çözülmesi, iki ay sonra ise bir suikast girişiminden kurtulması, Hollywood'dan kalma 'kahraman' imajını pekiştirmesine neden oldu.1984'te büyük bir oy farkıyla ikinci kez başkan seçilen Reagan rotasını bu kez, komünizm ve SSCB'ye çevirdi. Silahlanma harcamalarını artırdı ve SSCB'nin rekabet edemeyeceği maliyetteki 'Yıldız Savaşları' projesini geliştirdi. Bir yandan da 1985'te iktidara gelen SSCB lideri Mikhail Gorbaçov'la beklenmedik bir yakınlık kurdu.
SSCB'de reform çabalarına destek verir göründü, Orta Menzilli Nükleer Silahlar anlaşmasını imzaladı ve Soğuk Savaş'ın Washington lehine sonuçlanması ona 'SSCB'yi dağıtan lider' unvanını kazandırdı. Birçok siyasetçiye göre Reagan, Gorbaçov'a, Sovyetler'in sonunun gelmesi için yardımcı olmuştu. Reagan'ın savunma proje ve harcamalarına 'nefesi yetmeyen' SSCB'nin 'oyundan çekildiği' yorumları yapılmaya başladı. Reagan,1989'da görevden ayrılırken, seçimi dönemin Başkan Yardımcısı George Bush kazandı. Uzmanlara göre 'selefi'nin Sovyet politikasını aynen uygulayan Bush da 'Reagan'ın ektiğini biçti' ve SSCB Aralık 1991'de resmen dağıldı. 'Sovyetler'i dağıtan adam' sıfatı alan Reagan'ın iki dönemlik başkanlık döneminde, dünya siyasetinde 'baş ağrıları' da oldu. Lübnan iç savaşına müdahale etmesinin karşılığını Ekim 1983'te 250 deniz piyadesinin öldürüldüğü bombalı saldırıyla aldı.
Dünya tarihinde sağ politikalara yeni bir nefes getiren Ronald Reagan, bu özelliğini, Arjantin'le yaşanan Falkland Adaları savaşında destek verdiği dönemin Britanya Başbakanı Margaret Thatcher ile de paylaştı.
Hiç şüphesiz Reagan için en önemli olaylardan biri ABD-İran ilişkilerinde yaşanan gelişmelerdi. 20 Ocak 1981'de başkanlık yemini ettiği gün, ABD-İran ilişkilerinin iyice gerilmesine neden olan rehine krizi çözülen Reagan'ı bekleyen en zor dönem yine İran'la ilişkiler oldu. 'İran-gate' diye tarihe geçen, İran'a yasadışı silah satışının ortaya çıkması, 'karizmatik' Reagan'ın koltuğunu salladı. İran İslam Devrimi'nin ardından başlayan ve 1980-1988 arasında süren İran-Irak savaşı Reagan'ın dış politika gündemini uzun bir süre bu bölgeye endekslemesine neden oldu. 1986'da Reagan yönetiminin, Kongre'nin kararlarına aykırı olarak Lübnan'daki ABD'li rehinelerin kurtarılması karşılığında İran'a gizlice silah sattığı ortaya çıktı. Soruşturmada, İran'dan elde edilen paranın Nikaragua'daki solcu Sandinista hükümetiyle çatışan 'Kontralara' gönderildiği ortaya çıktı. Reagan, 'İran'a gizlice silah satışına onay verdiğini' doğruladı. Satışı düzenlediği gerekçesiyle Albay Oliver North görevden alındı, Amiral John Pointexter istifa etti. Reagan'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert McFarlane ise intihara kalkıştı. Komisyon raporu Reagan'ın bağlantısını asla kanıtlayamadı ancak 'Amerikan halkına yalan söylemekle' itham etti.
Reagan döneminde Latin Amerika ülkelerine karşı müdahaleler 300 bin kişinin hayatını kaybettiği çatışmaların yaşandığı Nikaragua ile sınırlı kalmadı. 1977'de ABD'nin sağcılara 3 milyar doları bulan yardım sağladığı El Salvador'daki iç savaşta 50.000 sivil öldü.
Reagan, ikinci başkanlık döneminin dolmasının ardından Şubat 1989'da, anayasaya göre tekrar başkan adayı olamadığı için emekliye ayrıldı. Yerine, kendisinin Başkan Yardımcılığı'nı yapan Cumhuriyetçi Parti adayı George H. W. Bush Başkan seçildi. Böylece, 2. Dünya Savaşının bitmesinden bu yana ilk defa (ve şimdiye kadar tek defa) ABD'de aynı partinin adayı üç defa üst üste Başkan seçilmiş oldu.
5 Kasım 1994'de Alzheimer teşhisi konulan Ronald Reagan, 5 Haziran 2004 tarihinde öldü.

http://img501.imageshack.us/img501/8417/dd20portraits2059dt6.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/895/postcardsreagan450iu3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 08:21
http://img128.imageshack.us/img128/8360/ddportrait48zb1.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/3198/ddportrait25fh9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 09:09
http://img128.imageshack.us/img128/3089/lovercomebackwallpaper1ms5.th.jpg (http://img128.imageshack.us/my.php?image=lovercomebackwallpaper1ms5.jpg) http://img128.imageshack.us/img128/5271/wallpaperbow1024ir2lg9.th.jpg (http://img128.imageshack.us/my.php?image=wallpaperbow1024ir2lg9.jpg)

http://img501.imageshack.us/img501/8638/wallpaperfreckles1024pend5.th.jpg (http://img501.imageshack.us/my.php?image=wallpaperfreckles1024pend5.jpg) http://img156.imageshack.us/img156/5861/wallpaperrose1024dm1cr7.th.jpg (http://img156.imageshack.us/my.php?image=wallpaperrose1024dm1cr7.jpg)

http://img156.imageshack.us/img156/931/dday2wallpaper1024yr3qn5.th.jpg (http://img156.imageshack.us/my.php?image=dday2wallpaper1024yr3qn5.jpg) http://img128.imageshack.us/img128/2324/ddaywallpaper1024mi9mi0.th.jpg (http://img128.imageshack.us/my.php?image=ddaywallpaper1024mi9mi0.jpg)

aşk_bu
30-08-08, 11:10
http://img501.imageshack.us/img501/9558/pamzg5.jpg (http://imageshack.us) http://img501.imageshack.us/img501/7663/dominiquecu8.jpg (http://imageshack.us) http://img156.imageshack.us/img156/438/dorisday2sw1.jpg (http://imageshack.us)

http://img128.imageshack.us/img128/1960/carolht8.jpg (http://imageshack.us) http://img128.imageshack.us/img128/5592/552wc8.jpg (http://imageshack.us) http://img128.imageshack.us/img128/134/suzietf4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 11:16
http://img128.imageshack.us/img128/5268/6af2pepzo3.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/8190/4y9x14wzh8.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/6518/03937111hm1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 11:18
http://img128.imageshack.us/img128/7686/doris2520day25200733yw0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 11:20
http://img501.imageshack.us/img501/4061/doris2520day25200850ba9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 11:24
http://img156.imageshack.us/img156/8202/julie1ir3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 11:30
http://img501.imageshack.us/img501/5149/4pcd6igot8.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/2666/03941219mt9.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/5558/lovercomeback61ex7dj6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 15:30
http://img156.imageshack.us/img156/3808/doris2520day25201114hk6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 15:32
http://img501.imageshack.us/img501/8642/juliepianong5.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/6610/julieimageses9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 15:34
http://img128.imageshack.us/img128/3697/dayjourdanjulie1fy7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
30-08-08, 15:35
http://img128.imageshack.us/img128/2456/ddportrait58dt4.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/6158/e102000120doris20day202rw7.jpg (http://imageshack.us)

Sena_Dulce
30-08-08, 16:25
"Que Sera Sera'' parçasını çok sveiyorum
raslantı sonucu dinlemiştim ** açok hoş bir paraç olduğu için hemen indirmiştim...:img-wink:
başlığını görünce şaşırdım ve damladım
başlık için teşekkürler aşk_bu:good:
elleirne sağlık:)

aşk_bu
31-08-08, 13:25
lover come back filmi

http://img128.imageshack.us/img128/2181/4ken52pfs7.jpg (http://imageshack.us)
http://img501.imageshack.us/img501/7827/4tpqds8wm6.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/5483/645hag0hi4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-08-08, 13:32
http://img156.imageshack.us/img156/60/25777207sc8pw1.png (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/4962/a2jkd3ej5lp6.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/3425/a13merfp1np6.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/4230/a13mewlf9gz9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-08-08, 13:38
http://img501.imageshack.us/img501/2679/a13mdypm4mq3.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/4706/a13mejbb9tm7.jpg (http://imageshack.us)
http://img501.imageshack.us/img501/5596/article004ef36250000044sd7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-08-08, 13:42
http://img128.imageshack.us/img128/3691/63hrbliny5.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/7293/dorundrocklovercomebackyj8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
31-08-08, 20:39
http://img156.imageshack.us/img156/3397/mydreamisyoursadrw7.jpg (http://imageshack.us)
http://img501.imageshack.us/img501/480/dreamisyours1ka8.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/6356/dreamisyours2am1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-09-08, 08:52
http://img501.imageshack.us/img501/9994/dreamisyours3jl7.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/2617/dreamisyours4xu2.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/5397/dreamisyours5ka0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
01-09-08, 08:55
http://img128.imageshack.us/img128/5516/dreamisyours8hj4.jpg (http://imageshack.us)
http://img156.imageshack.us/img156/3182/dreamisyoursbbd0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
02-09-08, 07:13
http://img128.imageshack.us/img128/8548/6h2l1c3do6.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/1731/1950tf399gg0ow6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
02-09-08, 07:16
http://img128.imageshack.us/img128/6366/tf398xf2ub6.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/7074/dorismaturetb1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-08, 09:05
http://img501.imageshack.us/img501/6586/4kthxsnfi9.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/4678/6fgix08kz7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-08, 09:10
http://img128.imageshack.us/img128/8336/4otkoc9gz4.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/9356/4z18k0iaq3.jpg (http://imageshack.us) http://img501.imageshack.us/img501/7234/6fqqu05xd6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-08, 12:34
http://img501.imageshack.us/img501/3009/4uvn60ozd7.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/7495/5yjcykxvh7.jpg (http://imageshack.us)http://img156.imageshack.us/img156/4084/janicepaigexq1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-08, 10:25
http://img393.imageshack.us/img393/8249/6h7u2hhei2.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/153/5y38x03es9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-08, 10:29
http://img393.imageshack.us/img393/9129/5y7m6ibfx7.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/9748/4y4w8rtzz9.jpg (http://imageshack.us)http://img377.imageshack.us/img377/444/4y6v71xrs3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-08, 10:31
http://img230.imageshack.us/img230/73/6870riwmb2.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/3775/spion1ez3.jpg (http://imageshack.us)http://img230.imageshack.us/img230/9589/spion2uv2.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/7025/einezuvielimbett2db4.jpg (http://imageshack.us)http://img230.imageshack.us/img230/6327/einezuvielimbett1mi3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-08, 12:21
http://img230.imageshack.us/img230/3339/vinad56reveredorisdayxa9.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/9618/alsdaslicht1ed7.jpg (http://imageshack.us)http://img377.imageshack.us/img377/1852/alsdaslicht2vj6.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/8712/bittenicht1vf1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-08, 12:39
http://img377.imageshack.us/img377/8568/pleasedon27teatthedaisiqz7.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/7629/daisies29yd4.png (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/848/daisies5oh5.png (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-08, 12:43
Lütfen Papatyaları Yemeyin

• Orijinal Adı: "Please Don't Eat The Daisies"
• Oynayanlar: Doris Day, David Niven, Janis Paige
• Yönetmen: Charles Walters
Başarılı bir oyun uyarlaması... Lawrence, iş değiştirir, ailesiyle yeni bir semte ve yeni çevreye taşınır. İş hayatında herşey istediği gibi gitmektedir ama bu değişiklikler, aile yaşamını altüst edecektir. David Niven için bile izlemeye değer.

http://img377.imageshack.us/img377/4082/dddaisiessongnu4.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/3060/daisiespetshopit9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-08, 12:47
http://img230.imageshack.us/img230/6249/daisiesnivenday2wi1.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/7565/daisiesnivenday3ch2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-08, 17:56
http://img230.imageshack.us/img230/1123/daisies28cc6.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/2097/daisiescrosswordcx7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-08, 17:58
http://img230.imageshack.us/img230/9237/daisiesukelelezl6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
07-09-08, 18:19
http://img377.imageshack.us/img377/5105/calamityjanelondonadls5.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/37/calamityjanestripuu3.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/5502/calamityjanestrip2vw9.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/2595/calamityjanestrip3yi6.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/3984/calamityjanestrip4mz9.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/8348/calamityjanestrip5px4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
07-09-08, 18:22
Calamity Jane

• Orijinal Adı: "Calamity Jane"
• Oynayanlar: Doris Day, Howard Keel
• Yönetmen: David Butler
Vahşi batının gerçek kişilerinden Calamity Jane'in öyküsü... O rolde, belki düşünülebilecek en aykırı kişi olan Doris Day var, ama ünlü şarkıcı - oyuncu usturupluca Jane'i, bilinen Doris Day yapıyor, zaman zaman öfkelenerek, arada bir kavga ederek, zaman zaman da şarkı söyleyerek rolü kendine uyduruyor. Bir western parodisi olarak da ilgiyle izlenebilir.

http://img377.imageshack.us/img377/7691/dorisascalamityjanetr3.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/4498/daycalamityjane2fj3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
07-09-08, 18:25
http://img377.imageshack.us/img377/9218/storyofcalamityjanehv7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-08, 09:09
http://img393.imageshack.us/img393/8536/4knw1spod9.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/1407/calamityjanepublicityshqn6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-08, 10:06
http://img377.imageshack.us/img377/9245/4y5flf6zc2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-08, 10:08
http://img230.imageshack.us/img230/2254/544f76qwh2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
10-09-08, 21:21
http://img377.imageshack.us/img377/7514/4xw70hdzx9.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/8393/4und15zes4.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/2892/4xxxmqcjf1.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/4955/5xqhrgzgi8.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/6223/63h75vboj9.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/5701/682lg11ej9.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/6638/4z2h8cnzg0.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/385/6gxkmkoqg9.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/8248/52xee1lvr6.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/9982/4podjiufs1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
10-09-08, 21:23
http://img230.imageshack.us/img230/4229/54aiiblpr4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
10-09-08, 21:46
http://img230.imageshack.us/img230/6055/4m8m634rx2.jpg (http://imageshack.us)http://img393.imageshack.us/img393/96/4m2ahb7cu1.jpg (http://imageshack.us)

http://img393.imageshack.us/img393/1953/5yi0wusxj8.jpg (http://imageshack.us) http://img377.imageshack.us/img377/3901/5yl0zz4rz0.jpg (http://imageshack.us)

http://img377.imageshack.us/img377/2022/6blao15zz2.jpg (http://imageshack.us) http://img230.imageshack.us/img230/9329/6gnk6tlmd0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-08, 16:51
http://img393.imageshack.us/img393/5255/320months20oldum6.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/386/6fiz7u0zq6.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/255/6h7u5pktw1.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/3782/dorisdayincanneskb8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-08, 16:56
http://img230.imageshack.us/img230/9632/seeyouinmydreams1rd2.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/7995/seeyouinmydreams2ot4.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/1020/seeyouinmydreams3ie5.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/8703/seeyouinmydreams4uq3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-08, 16:59
http://img377.imageshack.us/img377/7203/seeyouinmydreams5dn0.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/907/seeyouinmydreams8gp1.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/4125/seeyouinmydreams7oo0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-08, 12:20
Michael Curtiz
Michael Curtiz, (d. 24 Aralık 1886 - ö. 10 Nisan 1962) Macar asıllı ABD'li yönetmen. Avrupa'da 50'den fazla film yönetmiştir. Daha sonra gittiği ABD'de de 100'den fazla filmi vardır. En bilinen filmleri The Adventures of Robin Hood, Angels with Dirty Faces, Kazablanka, Yankee Doodle Dandy ve White Christmas'dır.

Ödüller
Casablanca'dan önce 4 kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Son olarak 1943 yılında bu filmi ile En İyi Yönetmen Ödülü'ne kavuşmuştur.

Önemli filmleri

Goodbye Again (1933) Oyn. Warren William ve Joan Blondell
Mystery of the Wax Museum (1933) Oyn. Fay Wray ve Glenda Farrell
The Kennel Murder Case (1933) Oyn. William Powell as Philo Vance
Jimmy the Gent (1934) Oyn. James Cagney ve Bette Davis
The Adventures of Robin Hood (1938) Oyn. Errol Flynn ve Basil Rathbone
Angels with Dirty Faces (1938) Oyn. James Cagney ve Humphrey Bogart
Dodge City (1939) Oyn. Errol Flynn ve Alan Hale, Sr.
The Private Lives of Elizabeth and Essex (1939) Oyn. Bette Davis ve Errol Flynn
Santa Fe Trail (1940) Oyn. Errol Flynn ve Ronald Reagan
Virginia City (1940) Oyn. Errol Flynn ve Humphrey Bogart
The Sea Hawk (1940) Oyn. Errol Flynn ve Alan Hale
The Sea Wolf (1941) Oyn. Edward G. Robinson ve John Garfield
Kazablanka (Casablanca) (1942) Oyn. Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman
Yankee Doodle Dandy (1942) Oyn. James Cagney ve Walter Huston
Mildred Pierce (1945) Oyn. Joan Crawford
Night and Day (1946) Oyn. Cary Grant
The Breaking Point (1950) Oyn. John Garfield ve Patricia Neal
I'll See You in My Dreams (1950) Oyn. Doris Day ve Danny Thomas
White Christmas (1954) Oyn. Bing Crosby ve Rosemary Clooney
King Creole (1958) Oyn. Elvis Presley ve Walter Matthau
The Adventures of Huckleberry Finn (1960)
The Comancheros (1961) Oyn. John Wayne ve Stuart Whitman

http://img230.imageshack.us/img230/7833/4zxe9z5di9.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/6885/4vpf02aza8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-08, 12:25
http://img393.imageshack.us/img393/2424/6gb445vhl6.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/1787/4tiy637qb7.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/251/4zx51ciox0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-08, 12:33
http://img377.imageshack.us/img377/4270/6gk5dgkks4.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/3058/5x75v91xa5.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/619/4viryc4my7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-09-08, 19:40
http://img393.imageshack.us/img393/4729/526dwqrot6.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/6717/63h52lsgq8.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/4989/66tsz7ddq2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-09-08, 19:42
http://img377.imageshack.us/img377/3323/5234y2fgs3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-09-08, 19:46
http://img230.imageshack.us/img230/8646/661pmo2ig0.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/4621/63vq8hkaj1.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/4605/candiddorisul7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-09-08, 19:53
http://img230.imageshack.us/img230/6575/bravodd1963bg8.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/1959/dogartenjs1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-09-08, 19:56
http://img377.imageshack.us/img377/1075/bravodd1958eu7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
16-09-08, 19:58
http://img230.imageshack.us/img230/4537/dorisdayuj9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-08, 20:17
http://img393.imageshack.us/img393/2026/daisiescandidll9.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/297/daisiesgroupuy1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-08, 20:22
http://img230.imageshack.us/img230/8186/doris20judy20jamesvo6.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/5975/dd50si2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-08, 20:28
http://img377.imageshack.us/img377/7886/domitblumener8.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/3852/ddbravo1962gf5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
18-09-08, 10:00
http://img393.imageshack.us/img393/5226/f1501ba3qo6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
18-09-08, 10:04
http://img230.imageshack.us/img230/3209/photplayaug501va1px2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
19-09-08, 20:31
http://img393.imageshack.us/img393/1677/wherewereyouwhenthelighqd9.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/1931/dayo27nealiu8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
19-09-08, 20:38
http://img377.imageshack.us/img377/9890/daymorse2ix9.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/3382/dayo27neal2id1.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/9806/daymorse3uk3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
19-09-08, 20:53
http://img230.imageshack.us/img230/4200/daymorsehg0.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/7378/ddterrythomasos5.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/2351/terrythomasdorisdayfv8.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/8136/wherewereyou1on2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-08, 15:14
http://img230.imageshack.us/img230/6664/dayveraellenjn0.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/9715/dorisrockcandidui7.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/1407/evamariestdorisdaypartnrp7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
21-09-08, 09:00
http://img393.imageshack.us/img393/6049/galdorisfq7.jpg (http://imageshack.us)
http://img393.imageshack.us/img393/6636/6450f9dor9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
21-09-08, 09:02
http://img393.imageshack.us/img393/8358/p2401uy9.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/8669/pillowtalknewyorkoi4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
22-09-08, 17:07
http://img143.imageshack.us/img143/8452/winningteamadrx8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
22-09-08, 17:11
Ronald Reagan öldü

ABD'NİN eski başkanlarından Reagan, California'daki evinde yaşamını yitirdi. A l z h e i m e r hastası Reagan'ın son iki haftadır durumu ağırlaşmıştı.
İLK AKTÖR BAŞKAN
1981-89 yıllarında, iki dönem başkanlık yapan Reagan, kovboy filmlerinde rol almış eski bir aktördü. 93 yaşındaki Reagan, Amerika'nın en uzun yaşayan başkanı oldu.
Amerika'nın eski başkanlarından Ronald Reagan dün California'daki evinde yaşamını yitirdi. 10 yıldır alzheimer hastası olan Reagan 93 yaşındaydı. Reagan'ın doktoru eski başkanın iki haftadır durumunun ağır olduğunu ve bir kaç haftalık ömrü kaldığını bildirmişti. İki dönem seçilen Reagan, ABD'nin en uzun yaşayan başkanı oldu. Reagan'a, 5 Kasım 1994'de alzheimer teşhisi konulmuştu. Reagan, 1980 yılındaki başkanlık seçimlerinde, Başkan Jimmy Cart