Tüm Versiyonu Göster : Dünyalar Savaşı (War of the Worlds)


sbuffy
11-06-05, 18:42
Dünyalar Savaşı (War of the Worlds)

Dram / Gerilim / Bilim Kurgu

Gösterim Tarihi:1 Temmuz 2005

Yönetmen:Steven Spielberg

Senaryo: David Koepp , H.G. Wells (Kitap)

Görüntü Yönetmeni:Janusz Kaminski

Müzik:John Williams

2005, ABD

Oyuncular
Tom Cruise , David Alan Basche (Tim) , James DuMont , Tim Robbins (Ogilvy) , Miranda Otto , Dakota Fanning

H.G. Wells'in klasiklerinden Dünyalar Savaşı'nın yeni sinema uyarlaması Steven Spielberg tarafından yapılıyor. Daha önce de başarıyla sinemaya uyarlanmış olan romanın bu seferki sinema macerasında başrol Tom Cruise'un.

Uzaylılar üç ayaklı dev savaş araçlarıyla istilaya gelirler. Bir ailenin gözünden yaşananlar tüm insanlığa ayna tutmaktadır.

http://www.beyazperde.com/film/2270

spikey
12-06-05, 05:00
walla reklamını yine cook bi guzel ve bi o kadar da fazlaca yayınladılar..biraz da acık kapı bıraktılar amaa umarım fiyasko cıkmaz...cunku aynı şey "the village" filminde basıma gelmişti.bi daha yasamak istemiyoruuuum :)

trueblue
17-06-05, 21:33
H.G.Wells in eseri olarak çok iyi.hatta 1930 larda Orson Wells aynı eseri radyo oyunu olarak uyarlarken yer adlarını newyork şehirindeki yer adları ile değiştirince newyork halkı uzaylılar işgal ediyor diye paniğe kapılmış.ama H.G.Wells in zaman makinası romanından yapılan filim pekde iyi olmadı.

yalniz_kurt
18-06-05, 11:36
bu filmi herkeze tavsiye ederim gerçekten süper olmuş ... steven spielberg kendini ortaya koymuş yine ...

spikey
20-06-05, 11:31
zaten h.g. wells ingiliz edebiyatıma bu kadar katkıda bulunmus bi insan olarak kötü bi şey yapabilir mi hiç?film kötü olsa bile bence bu yönetenin sucudur..ama spielberg.den we h.g.wells'ten bahsediosak filmin kötü olmasına imkan yok

spikey
20-06-05, 11:33
http://img47.exs.cx/img47/6624/cinemania9ou.png

http://www.waroftheworldsonline.com/movies/movies%20images/Paramount/paramountposternumber1.jpg

sbuffy
20-06-05, 16:01
spielberg bu filminde de yine janusz kaminski ile çalışmışki en iyi görüntü yönetmenlerinin başında geliyor.wells ise bilimkurgu yazarlarının piri.bu ekip biraraya gelince kötü bir filmin çıkması imkansız.

sbuffy
20-06-05, 17:10
Wells'in anısına korkutacak!
Steven Spielberg, "Dünyalar Savaşı"nı izleyenler salonda kendilerine gizlenecek bir yer bulsunlar istiyor...
http://www.e-kolay.net/sinema/images/Steven_wow2.jpg

Beyazperdenin ünlü yönetmeni Steven Spielberg son filmi "Dünyaların Savaşı"nın orijinal metninin izleyici üzerinde yarattığı etkiyi yeni versiyonu izleyenler üzerinde de görmek istediğini söyledi.

H.G. Wells tarafından yazılan eser ilk olarak 1938 yılında radyoda dinleyiciyle buluşmuştu. Uzaylıların dünyayı işgal etmesini anlatan oyunu gerçek sanan bir grup insan Amerika'nın doğusunda paniğe neden olmuştu. Oyunu beyaz perdeye taşıyan Oscar'lı yönetmen Steven Spielberg "Empire" dergisine yaptığı bir açıklamada Wells’in zamanında radyo dinleyicisi üzerinde yarattığı etkinin aynısını filmini izleyenlerin üzerinde görmek istediğini söyleyerek şöyle konuştu:

"Filmim seyirciyi yeteri kadar etkilemeyi başarırsa izleyiciler filmi izlerken salonda kendilerine gizlenecek bir yer bulmak isteyecek. Eğer böyle bir etki yaratacak kadar şanslı olabilirsem Wells'e olan vefa borcumu da ödemiş olurum."
http://www.e-kolay.net/sinema/Haber.asp?PID=38&HID=4&HaberID=294962

yalniz_kurt
23-06-05, 19:30
film güzel olsunda... ne olursa olsun ...

sbuffy
25-06-05, 12:01
Dostluk bitti

Yıllar önce "E.T." ile bize uzaylıları dost olarak tanıtan Spielberg, bu dostane fikrinden vazgeçmişe benziyor. 1 Temmuz'da vizyona girecek olan son filmi "Dünyalar Savaşı"nda uzaylılar gezegenimizi istila ediyor. Peki neden şimdi?..

Hitler'in tanklarla, ordularla tüm Avrupa'yı sürüklediği o inanılmaz paranoyayı ve korkuyu sadece sözcüklerle yaratmak mümkün mü? Sanal bir dünya kurularak, gerçekte olmayan bir şeye insanlar ne kadar inandırılabilir? İşte bu denemelerden biri, 30 Ekim 1938'de Amerika'da Cadılar Bayramı'ndan bir gün önce tarihi bir hatanın yaşanmasına sebep oldu. Milyonlarca Amerikalı, dönemin en popüler programlarından birini dinlemek için radyo istasyonlarını ayarladıklarında, mikrofonun başında Orson Welles vardı. O akşam H.G. Wells'in Marslı istilasını konu alan "Dünyalar Savaşı" romanını uyarlayacak olan Welles, programda ciddi bir değişikliğe gitti. Çalınan dans şarkıları gittikçe artan aralıklarla bölünerek, flaş habermiş gibi bir adaptasyon yapılacaktı. Programın başında ve 40'ar dakikalık aralıklarla yapılan "Bu bir oyundur" uyarısını kaçıranların sürükleneceği panik ise kaçınılmaz ve dramatikti.
"Uçan büyük bir obje Grovers Mill, New Jersey yakınlarına düştü."

Program bu cümle ile başladı. Stüdyodaki aktörlerden birisinin son derece dramatik bir ses tonu ile, uçan gemilerin inişini ve "ziyaretçilerin" çıkışını anlatmasıyla da olanlar oldu; "Tanrım, bir şey karanlığın ortasından gri bir yılan gibi kıvrılıyor. Şimdi bir tane daha, bir diziler. Onun vücudunu görebiliyorum. Ayı kadar büyük ve ıslak bir deri gibi parıldıyor. Ama yüzü tanımlanamaz. Gözlerimi ona bakmaktan alıkoyamıyorum." Programı dinleyen on binlerce insan sokaklara dökülmeye, sığınaklara koşmaya, silahlarını doldurmaya ve hatta Marslıların gazlarından korunmak için ağızlarını, burunlarını ıslak havlularla kapatmaya başladı. Paniği dindirmek ciddi bir uğraş gerektirdi ve bu radyo programı, tüm zamanların en absürt paranoyalarından biri olarak tarihe geçti. Birkaç yıl sonra kitabın yazarı H.G. Wells, Amerika'ya gelip Orson Welles'le ilk ve son kez karşılaştığında ona bu büyük olayla ilgili "Gerçekten böyle bir şey yaşandı mı, yoksa bu sizin Cadılar Bayramı eğlenceniz miydi?" diye mizahi bir soru soracaktı.

SON RADYO KAYDI SPIELBERG'DE
İşte bu radyo programı, yıllar sonra Steven Spielberg'ün, H.G. Wells'in bu efsanevi kitabını beyaz perdeye uyarlamasının önemli sebeplerinden biri olacaktı. Spielberg için her şey 12 yıl önce bir açık artırmada Orson Welles'in bu radyo programının bugüne kadar ulaşabilen son kaydını alması ile alevlenmiş. "Dünyalar Savaşı"nın Byron Haskin tarafından 1953'te çekilen versiyonunu, çocukluğunda TV'de izleyip vurulan yönetmen, bu filmi aslında kariyerinin başından beri çekmek istediğini söylüyor. Özellikle de radyo kaydını aldıktan sonra...
Peki uzaylıları bize dost olarak tanı tan, milyonlarca dolar hasılat yapan "E.T."nin yönetmeni Spielberg neden yıllar sonra "Muhtemelen 'E.T.' gibi sevilebilecek, dost bir uzaylı konsepti sinema seyircisi için artık yok" deyip, bu ziyaretçileri karşımıza düşman olarak çıkarıyor? Bunun için öncelikle ortalama Amerikan halkının temel anlayışına bakmak gerekiyor. Eğer yaşadığınız ülke birçok ülke ile savaşmış ve birçok düşman edinmişse bu sizi otomatik olarak bir paranoyaya sürüklüyor.

"Dünyalar Savaşı" filmi ilk defa 1950'lerde gösterime girdiğinde, Amerika ile Sovyetler Birliği arasında soğuk savaş vardı. O dönemde zaten her an ülkesinin istila edilebileceğini düşünen Amerikan izleyicisi filme büyük ilgi göstermişti. Filmi Spielberg açısından günümüze özgü ve zamanlama olarak doğru yapan olay ise Amerika'nın 11 Eylül olaylarından sonra düştüğü dış saldırı paranoyası. Filmin Tokyo'da yapılan prömiyerinde de Spielberg'ün yaptığı açıklamalar bu doğrultudaydı.
Son 15 yıldır bir dizi uzaylı istilası filminin yapılmış olması, yönetmenin cesaretini kırmış ama romanı bir kez daha okuduktan sonra, materyalin zenginliği onun böyle bir işe girişmesine sebep olmuş. Hayatta kalma mücadelesini Amerikalı bir ailenin gözünden izleyeceğimiz bol efektli film, bir yandan da kişisel ilişkilere odaklanıyor. Bu yazın en büyük prodüksiyonlarından biri olan "Dünyalar Savaşı", Spielberg ile Wells'in aynı potada buluşması ve son dönemlerde "Vanilla Sky" ve "Azınlık Raporu"nu da kapsayan bilimkurgu rolleri ile izlediğimiz Tom Cruise'u barındırması sebebi ile de bir hayli ilgi çekici olacak. Ziyaretçileri yakından takip etmekte fayda var.

ALPER BAHÇEKAPILI

http://www.yeniaktuel.com.tr/non-10305-129-3,61.html

Taurus
28-06-05, 01:07
http://www.cinemarca.com/images/movies/cineMarca_56.jpg

Neyi Saklıyorlar?

Steven Spielberg’ün H.G. Wells’in romanından beyazperdeye uyarladığı ve aylardır dilimizde olan Dünyalar Savaşı, nihayet 1 Temmuz’da seyirciyle buluşacak. Ancak Almanya’da yaşanan tuhaf bir durum, savaşın biraz hayal kırıklığı yaratabileceğini düşündürdü.

BBC’nin bildirdiğine göre, filmin Almanya’daki dağıtımcısı, film eleştirmenlerine ve basına bir ön gösterim yapmayı kabul etmiş ancak bir şartla… Hiçbir eleştirmen film vizyona girmeden hakkında yazı yazmayacak. Hatta bu konuda özel bir ambargo anlaşması bile imzalatılmış.

Neden böyle bir yöntem uygulandığı henüz belli değil ancak Alman Film Eleştirmenleri Birliği bu durumun ortak bir protesto gerektiğini savunuyor.Ya anlaşma imzalanmayacak ya da imzalansa bile bütün eleştirmenler filmi yok sayıp hakkında hiçbir şey yazmayacak.

Alman eleştirmenlerin nasıl bir tavır takınacağı henüz belli değil ancak neden böyle bir davranış sergilendiğine dair dedikodular başladı bile. Daha önce bazı ülkelerde Batman ve Robin’de ve de Tatlı Sert filmleri için de böyle bir uygulama yapılmıştı. İki filmin de aldığı eleştiriler düşünülecek olursa acaba Dünyalar Savaşı’nın saklanmasının nedeni biraz hayal kırıklığı mı dememek mümkün değil.

spikey
28-06-05, 01:12
işte şimdi tedirginliğim artmaya basladı..cok korkunc bir şey ya..ve bi o kadar da saçma...olaya baksanıza ya..bence de tek bir açıklaması var o da filmin fiyasko cıkacagının anlasılmıs olması..yani baska turlu böyle bir davranısın bana göre mantıklı bir açıklaması yok..zaten uzaylıların oldugunu duyunca sogudum ben..bir de ustune bu haber!!! :(

kupseker
04-07-05, 12:43
Filme cumartesi günü gittim. Görsel ve ses efektleri mükemmel.Sinemada izlemelisiniz.Film sürükleyici, seyirciyi bağlıyor kendisine.Fakat sonu fiyasko.Bir sürü soru havada kalıyor.

Tom Cruise'un filmdeki oyunculuğunu beğendim.Sevdiğim noktalardan biri Tom Cruise kahraman değildi, sıradan bir insandı.Daha önce sorumsuz olduğu çocuklarını korumaya çalışan bir babayı oynadı.Tom'un kızını oynayan küçük kız rolünün hakkının vermiş yani.

miranda
05-07-05, 01:55
Büyük hayallerle gittiğimiz, hatta haftalar öncesinden beklediğimiz, son Spielberg yapımı bu filmi açıkçası hiç beğenmedim; hayallerimi yıktı desem yeridir. Bir kere hikayede ve kurguda büyük aksaklıklar var, dahası mantık hataları çok. Film bir bilim-kurgudan çok bir savaş psikolojisi ve aile dramı. Savaşın -gerçi alışılagelmedik bir savaş bu- insanlar ve aileler üstündeki etkilerini anlatırken ilgisiz gibi empoze edilen, sevilmeyen, ancak sonradan kahraman olan babanın açmazlarını anlatan bir film olarak algılamayı tercih ediyorum. En azından başarısız bir bilim-kurguya imza atmaktansa, çok başarılı bir psikolojik gerilim filmine imza atmış bir Spielberg görürüm karşımda. Oyunculuklar desen, vasat..Bir de çaresiz rollerin muhteşem aktörü Tim Robbins ne alaka onu hala çözemedim.

Gelelim performanslara..Rachel rolündeki Dakota'yı seviyoruz, yeteneğini kabul ediyoruz tamam da, her filminde bunalım ve gerilim unsuru taşımak, çığlık çığlığa bağırmak zorunda mı bu güzel kız allah aşkına? Sevimli ve sempatik bir Rachel, asi bir Robin (çocugun adı bu muydu?) çatışması filme hareket kazandırabilirdi kanaatindeyim.
Eyes Wide Shut gibi bir kültte muhteşem bir performans sergileyen, cici kız Katie Holmes'un sevgilisi Tom Cruise, filmde "eski" sevilmeyen baba, "yeni" halk kahramanı karakterini iyi canlandırdı diyebilirim. Ama nerdee eyes wide shut, nerde war of the worlds..

Kısacası, büyük umutlarla gidilen bir filmden, beklenmeyen bir sonuç ve başka taraflara çekilmek istenen algı mekanizmam...gitmek isteyenlere duyurulur..

P.S.: E.T. ile "uzaylılar dosttur" anlayışını savunan Spielberg geçen 25 senede sanırım uzaylılarla pek iyi geçinememiş olacak ki, bu filminde tam tersi bir görüşü savunuyor.

P.S.2: Bir de unutmadan, bu filmin kitabı H.G. Wells'e aittir ve Orson Welles 1938 yılında bunu bir radyo oyunu yapmıştır, marslıların dunyayı işgal ettiği yolunda o kadar inandırıcı konusmustur ki, olay infial yaratmış, Orson Welles'i büyük üne kavuşturmuştur..

sbuffy
24-07-05, 15:42
sonunda filmi izleme fırsatı buldum.efektler ve teknik mükemmeldi.
klasik hollywood yapımlarında izleyici başrol oyuncusuyla özdeşleştiği için olayın içinde yer alıp olayların neden ve sonuçlarını anlardı.ama bu filmde çok farklı bir yol seçmişler.başrol oyuncusu kahraman değil de sıradan biriydi.bence bu çokta iyi olmuş çünkü başrol oyuncularının dünyayı kurtarmaları sıkmıştı.filmde tek rahatsızlık veren rachelin çığlıklarıydı ama yinede oyuncular içinde en başarılısı dakotaydı.

equity
24-07-05, 22:32
ben geldiği gün gitmiştim bi heves ama aradığımı bulduğumu söyliyemicem..bi kere tom cruise un oğlu nası oluyo da ölmeden ewine sağ salim dönüyo tabi bu tom için de geçerli mutlu son olcak die kasmışlar baya..ama efektlerine hiç lafım yok çokiyiydi,bu arada rachel da çok tatlıydı ..

mrdoom
11-08-05, 12:50
Stanley Kubrick'in yarım bıraktığı yerden A.I.'yi (Yapaz Zeka) çektikten sonra (eline yüzüne bulaştırdıktan sonra demek sanırım daha doğru olurdu) bilim kurgu dalında "artık sen dur" kıvamına terfi eden sözde Hollywood'un dahi çocuğu ki; (ne çocuk ama, torunu oldu hala "dahi çocuk") E.T.'den sonra yerinde saydığı tüm bilim kurgucu'larca kabul görmüştür, Steven Spielberg'in yine bir başyapıt arkasına sığınıp bir çuval inciri berbat ettiği berbat film. Filmin en yakın kopyası "Invaders From Mars" (Mars'tan Gelenler) bile gösterildiği tarihte yeri göğü inletmiş, BBC'de yapılan bir "1 Nisan Şakası"na (canlı yayında Marslılar'ın dünyayı ele geçirdiği şakası) ön ayak olmuştur. Yalan gibi gelen dramatik hatalarla dolu olan filmin belki de en çarpıcı sahnesi tren yolu üzerinde bekleyen insanların önünden geçen yanan tren sahnesi olurken dramatik hataların en güzidesi ise; eve "kesin dönüş yapan" Tom Cruise'in oğlunun da büyük tesadüfler eseri aynı saatte eve dönmüş olmasıdır. Oğlunun büyümüş gelişmiş olmasına karşın yüzündeki yaralar ve tozlar bize gösteriyor ki; oğlan ya beş dakika önce kapıdan içeri girmiştir ya da yıllar önce eve gelmesine rağmen sırf babasına ne kadar savaşçı ve mücadeleci birisi olduğunu göstermek için ne tedavi görmüştür ne de yukarı kadar çıkıp bir banyo yapmıştır. Steven Spielberg... Gerçekten ne cevval bir yönetmen imiş de kimseler onun kıymetini bilememiş doğrusu...

Kaanski
27-06-06, 23:42
yani filmin efektlerine kesınlıkle lafım yok ama bana kalırsa fılm genel anlamda basarısızdı ozellıklede seneryo olarak mutlu sona ulastırmak ıcın fılmı oldukca sacma gelısmelerle karsı karsıya kalıyorsunuz fılm boyunca
son olarak sunu soylıyebılırım buyuk bır hevesle gıdıp buyuk bır hayal kırıklıgıyla ayrıldım sınemadan...

norahhh
06-07-06, 01:12
hazır burdayken izlediğim filmlerin hepsine yorum yapıyım:img-grin2 dünyalar savaşını bende beğendim fakat fragmanlarını gördüğümde beklentim dahada yüksekti.yani evet film iyiydi,güzeldi fakat ben daha iyisini bekliyodum yani film daha iyi olabilecek başarıdaydı.

gaby
19-08-06, 13:10
efeklerle basimin sistigi bir f'imdir dakota fanning f'lmin neredeyse hepsinde cigliklar atar ve tom cruse uzayli mak'nalarin b'le yenmesinin yolunu bulur

movie_monster
23-01-07, 15:59
bu filmi arkadaşların ısrarı üzerine hep beraber izledik.zaten başka türlü oturup tek başka izlemem mümkün değil di.izlediğim en kötü filmlerden biri.tom cruis e yakıştıramadım.böle bi filmde oynadığı için

canan_17
05-02-07, 17:06
Tavsiyeler üzerine izledim doğrusu gerçekten berbat bir film olmuş daha güzel yapabilirlerdi çok saçma olmuş beğenmedim.

nymphadora
05-02-07, 17:29
filmi henüz seyretmedim evde dvd'si var ama emin değilim. hayal kırıklığına uğrarsam diye korkuyorum:icon_whis

nessa
04-04-07, 20:56
Tom Cruise ve Steven Spielberg isimleri beklentiyi yükseltiyor ama film bu beklentiyi karşılayamadığı için hayal kırıklığı yaratıyor.Bende öyle oldu.Görsel açıdan başarılıydı ama etkileyici bir hikayeyle desteklenmeyince de tatmin etmiyor seyirciyi.Bir babanın sorumluluğu öğrenmesini temel alıyor ama bunu da çok etkili işleyemiyor bence.

senamavii
09-04-07, 08:12
filmi görsel açıdan etkileyici bir yapım haline getirilmeye çalışılırken filmi mahvetme derecesinde saçma anlam veremediğimi spilberg tarzı abartılmış efectli sahneler vardı.. bazı yerlerinde güldüm bile ama oyunculuk olarak tom cruise çok iyiydi dakota fanning i de es geçmemek lazım

sbuffy
16-10-07, 11:03
Kitapla farklılıklar,benzerlikler
Romanın baş kahramanı bir yazar olduğu halde,1953’te yapılan sinema uyarlamasında kahraman,bilimadamına dönüşür.Spielberg’in filminde ise baş karakter Ray Ferrier,eşinden boşanmış bir liman işçisidir.Ağır vinç makinelerini kullanmaktadır.Eşinden boşanmış ve sorumsuz bir baba olması,hikayede özellikle önemli bir yer tutuyor.Spielberg ve Cruise,projenin başından itibaren söz konusu karakterin sorumluluk duygusu gelişmemiş bir erkek olmasını istemişler.Bunun nedeninin,filmin kişisel bakış açısını sağlamlaştırmak olduğunu özellikle belirtiyorlar.Zaten kitapla filmin en önemli ortak noktası,tüm yaşananları tek kişinin gözünden anlatan yapıları.
Senaryoyu yazması için akla ilk gelen isim olan David Koepp,üç ay gib ikısa bir sürede üzerine düşeni yyapmış.Koepp,senaryonun nasıl yazılması gerektiği konusunda Steven Spielberg ile yaptığı ilk toplantılardan itibaren bazı temel noktalarda anlaştıklarını belirterek bunların neler oduğunu şu sözlerle açıklıyor:”senaryoyu yazarken hedefimiz Wells’in öyküsüne bağlı kalmak şeklinde oldu.fakat bazı klişelerden kaçınmak konusunda Spielberg ile görüş birliğine vardık.öncelikle yapmamamız gerekenlerin bir listesini hazırladık.ünlü tarihi anıtların yıkımı olmayacaktı.Manhattan bölgesinin harabeye dönüş görüntülerine yer vermeyecektik.Büyük bir haritanın başına toplanıp maket gemileri oraya buraya iterek strateji geliştiren generaller olmayacaktı.Televizyon haberleri olmayacaktı.Hepsinden önemlisi de uzaylılar Mars’tan gelmeyecekti.çünkü artık Mars’a gittik ve orada kimsenin yaşamadığını biliyoruz.”
Baş kahramanın mesleğinin değişmesi ve çocuklarının olmasının yanısıra başka değişikliklerde sözkonusu.Örneğin;Ogilvy karakteri,kitabın başındaki patlamada ölen,yazarın yakın bir arkadaşı olan bilimadamıyken,filmde yaşanana olaylar nedeniyle psikolojik sanrılar çeken bir karaktere dönüşmüş.aslında kitabınilgi çeken yerleri,aklını yitirerek devamlı saçmalayan papaz ile yaşadıkları nedeniyle hayaller alemine geçen askerin yeraldığı bölümlerdir.Tim Robbins’in canlandırdığı Ogilvy ise dah çok bu iki karakterin karışımıyla ortaya çıkmış esrarengiz bir yabancı.
Genellikle felaket filmlerinde yaşanan olayların dünya üzerindeki korkunç etkisine yer verilirken,Dünyalar Savaşı’nda tam tersi bir yol izlenmiş.David Koepp,senaryoyu yazrken Well’in kitabındaki temanın izini sürdüklerini belirtiyor:”senaryonun en önemli özelliği,Wells’in ısrarla sergilediği kişisel bakış açısı fikrine sonuna kadar sadık kalmak.Olup bitenler karşısında Ray ve ailesinin kişisel olarak etkilenmesini öne çıkardık.Öyküyü olabildiğince sade ve basit tutmak büyük önem taşıyordu.Çünkü uzaylı saldırısını gerçek boyutlarıyla verebilmemiz zaten imkansızdı.”
Her iki materyal arasında mekansal farklılık da söz konusu.Kitapta olaylar İngiltere’de geçerken,yapılan yeni uyarlamada yaşananlar Amerika’ya taşınmış .bu noktada Steven Spielberg’e kulak vermekte fayda var:”Kitaba gerçekten büyük saygı duyuyorum.Ama çektiğim filmdeki ortamın 1898 yılındakinin aynı olmasını gerektirecek kadar değil...Viktorya dönemini çağrıştıran bir bilimkurgu filmi yapmak gibi bir niyetim asla olmadı.o dönemi anlatan filmle arasında başarılı olan da vardır,başarısız olan da...ancak şurası bir gerçek ki Viktorya dönemini başka filmlerde gördük.Çağdaş korku filmlerini de bol miktarda gördük.Açıkçası ben günümüz sünyasını anlatan filmleerde kendimi daha rahat hissediyorum.”





Görsel Atmosfer ve Pre-viz Tekniği
Mekanlardan setlere,giysilerden dekorlara kadar filmin her aşamasında temel öncelik gerçeklik duygusuna yer verilmiş.Filmin başlangıcındaki dünya,çevremizde her gün gördüklerimizin bire bir yansıması şeklinde olmuş.Uzaylıların işgaliyle beraber filmin atmosferi giderek kabus dolu bir ortama dönüşmüş.
Görüntü Yönetmeni Kaminski,görsel açıdan son derece şiirsel bir iş kotarıldığını düşünüyor.Başlangıçta mavi renk ve tonlarıın ağırlığı varken,film ilerledikçe daha renkli tonlar kullanılmış.Tabi ki görsel atmosferin,filmde yaratılmaya çalışılan gerçeklik duygusunu destekleyici şekilde hizmet etmesi sağlanmış.Ürkütücü ve gerçekçi görüntülere ulaşmak için Kaminski,elde taşınır kamera kullanılmasına ağırlık vermiş.
Filmi hızlandıran en önemli unsurlardan bir ide pre-viz tekniği.Kısacası önceden görselleştirme denebilecek bu teknikle,geleneksel el çizimleri 3 boyutlu dijital sahneler şeklinde bilgisayarda görselleştiriliyor.Böylelikle bir yandan her sahnenin nasıl görüneceği önceden bilinirken,diğer yandan da belirli bir mekanın tüm görünümleri sunulabiliyor.
Örneğin,uzaylı canavarların topraktan aniden çıktığı sahnede ya da kavşak sahnesinde bu teknikten hayli yararlanılmış.Bu sayede aktörler,karşılaşacakları canavarların neye benzediğini önceden bilgisayarda gördükleri için,kamera karşısında verecekleri tepkileri daha kolay gerçekleştirmişler.

Savaş Makineleri
Wells’in kitabında ayrıntılarıyla bahsettiği üç bacaklı dev robotlar,ortalığı yok etmek için kullandıkları ısı-ateş (bir tür lazer gibi) ve savaş makinalarının ortalığı yakıp yıktıktan sonra yayılan siyah duman,filmde kitaba sadık kalınarak yaratılmış.
Tripod olarak adlandırılan üç bacaklı savaş makinelerinin tasarımında,öncelikle en güzelinden en iğrencine kadar 20-30 tane farklı tasarım hazırlanmış.Daha sonra her tasarımın farklı ve beğenilen bir yönü alınarak nihai sonuca ulaşılmış.Konsept tasarımcılığı görevini üstlenen Doug Chiang, tripodları tasarlarken “korkunun görüntüsü”kavramından yola çıktıklarını söylüyor.Ekip,öncelikle kendilerini korkutacak bir tasarımın peşinden koşmuş.
Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz pre-viz tekniği sayesinde,daha çekimler başlamadan Spielberg’in tüm tasarımı görme ve değerlendirme şansı olmuş.Yine bu teknikle beraber,uzaylı varlıklarla ilgili her görünümün geliştirilmesi şansı doğmuş.
Tripodların tasarımında en belirgin özellik olarak;tehlike,şaşkınlık ve alçakgönüllülük gibi üç unsuru içinde barındırabilmesi amaçlanmış.

kaynak:film artı/temmuz 2005

sbuffy
01-06-08, 08:54
İzlenmeye değmez 10 film


Dünyalar Savaşı

Filmde; Gökyüzü aniden kararır ve şimşekler eşliğinde çok şiddetli bir fırtına patlak verir. Üç bacaklı çok büyük bir savaş makinesi ortaya çıkar. Marslıların dünyayı işkal ettiğini varsayan başarısız bir bilimkurgu - aksiyon.


kaynak: ekolay.net