Tüm Versiyonu Göster : Halit Ergenç
Bir önceki başlık 1000 mesaj sayısını geçtiği için arşivlenmek üzere kapatılmıştır.
Tek cümlelik mesaj yazmak,büyük boyutta resimler eklemek, mesajları bold olarak yazmak, resim alıntılamak,chat tarzı mesaj yazmak kurallara aykırıdır.
Bu uyarıları dikkate almanızı rica ediyorum.
Mause
Bölüm Sorumlusu
Yeni başlık hayırlı olsunn:happy0064:happy0064
Binbir gece fragmanları hala yok.. Bir bilgisi olan ne zaman başlıycağı hakkında söylesin lütfen... Artık başlasınn :happy0064:happy0064:img-in_lo
BeyazGelincik1980
03-09-08, 17:46
selam...uzun zaman oldu buraya ugramayali....takip ediyorum ama eski canliligi yok basligin...
su BBG baslasin artik...vallahi diziyi sirf Halitim icin izliyorum...cok özledim onun o mavis mavis bakan gözlerini :img-in_lo
Yeni başlık hayırlı olsun arkadaşlar...
Umarım öncekiler gibi verimli olur :img-wink:
kivanc_burcu
03-09-08, 19:14
başlık hayırlı olsun herkes adına
ya şu binbir gece başlasada izlesek artık yaa çok merak etmeye başaldım yani hadi bakalım
yeni baslik hayirli olsun
http://keep4u.ru/imgs/b/080904/79/793698213ae980de39.jpg
Yeni basligimiz acildi sonunda :happy0064 Hayirli ugurlu olsun arkadaslar :happy0064:happy0064:happy0064
Yeni resim :happy0064 Buyurun :img-wink:
ALINITI Van'da cekilmis :img-in_lo
http://server103.kucukresim.com/uploads/tbinbirgecemt3iw189f7.jpg (http://www.kucukresim.com/server103_binbirgecemt3iw189f7.jpg)
Uzerine tiklayin:img-wink:
Halit Ergenc Sosyal grup'u
http://www.dizifilm.com/forum/group.php?groupid=563
merhaba arkadashlar aynen katiliyorum yeni bashlik hayirli olsun:happy0064
#ben de coook ozledim bbg yi baslasin artik en azindan simdilik fragmani versinler bari
merhaba arkadashlar aynen katiliyorum yeni bashlik hayirli olsun:happy0064
#ben de coook ozledim bbg yi baslasin artik en azindan simdilik fragmani versinler bari
Fragman az once cikti canim :happy0064:happy0064:happy0064
***Buarada sosyal grup'un linkin ekledim 2 kisi artmis :happy0064 ha soyle tum Halit'ciler nerdesiniz gelsenize:img-wink:
Halit Ergenc sosyal grup'u
http://www.dizifilm.com/forum/group.php?groupid=563
Ooo binbir gecede başlıyo artık :D
Coşturalım sayfayı daha 1. sayfadayız:D olmaz ki böyle :)
http://img61.imageshack.us/img61/1756/75759497ee1.jpg
http://img61.imageshack.us/img61/3079/51436921lg6.jpg
http://img133.imageshack.us/img133/5849/77986592vy8.jpg
http://img204.imageshack.us/img204/9947/dsc00363hx7.jpg (http://imageshack.us)
'Devrim Arabaları' yola çıkıyor
Devrim'in öyküsünü konu alan "Devrim Arabaları" filminin çekimleri tamamlandı.
http://img90.imageshack.us/img90/8375/6386887ps8.jpg (http://imageshack.us)
Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in talimatıyla üretilen Türkiye'nin ilk yerli arabası Devrim'in öyküsünü konu alan "Devrim Arabaları" filminin çekimleri tamamlandı. 23 mühendisin kariyerlerini riske atarak giriştikleri üretim sürecini konu alan film, 24 Ekim'de vizyona girecek.
http://img66.imageshack.us/img66/6016/6386889vb7.jpg (http://imageshack.us)
Tolga Örnek'in ilk sinema filmi "Devrim Arabaları"nın çekimlerine 4 Temmuz'da, Devrim'in aslına uygun olarak özel dökümlerle yeniden üretildiği, 1960'ların ruhunu yansıtan dev bir plato haline getirilen İstanbul Beykoz Eski Kundura Fabrikası'nda başlandı. Filmin senaryosu, 1961'de üretilen ancak daha ilk kullanımda yolda kalan Devrim arabasından yola çıkılarak yazıldı. Filmde, Atatürk'ün sağladığı burslarla yurtdışında okuyan Cumhuriyet kuşağı bilim adamları ve mühendislerinin ilginç portrelerine de yer veriliyor. Film, Devrim Arabaları'nı üretme görevini üstlenmiş 23 mühendisin, kariyerlerini ve aile hayatlarını riske atarak girdikleri macerayı, zamanla, yoklukla, politikayla, karşılarına çıkan sayısız engelle mücadelelerini anlatıyor. Filmde, Taner Birsel, Ali Düşenkalkar, Halit Ergenç, Sait Genay, Altan Gördüm, Vahide Gördüm, Seçil Mutlu, Uğur Polat, Serhat Tutumluer, Onur Ünsal, Selçuk Yöntem ve Haluk Bilginer rol aldı.
Senaryosunu Murat Dişli'nin yazdığı filmde Halit Ergenç, motor konusunda uzman Uğur adında bir mühendisi canlandırıyor.
Hürriyet
09/09/2008
http://i277.photobucket.com/albums/kk49/funda2/1-4.jpg
http://www.haditiklat.com/pics/c35c74f9b866491a3eb471e25756d9ca.jpg
http://img124.imageshack.us/img124/9601/dsc00373br6.jpg (http://imageshack.us)
http://img227.imageshack.us/img227/466/1976yh6.png
http://img228.imageshack.us/img228/5227/dsc00372af6.jpg (http://imageshack.us)
Ooo yeni başlığımız hayırlı uğurlu olsun :happy0064 BBG'nin fragmanı da çıktı artık sadece 2 gün kaldı dizimize :happy0064
http://img165.imageshack.us/img165/2650/halit3wd4.jpg (http://imageshack.us)
http://img354.imageshack.us/img354/5382/halit6at2.jpg (http://imageshack.us)
http://img299.imageshack.us/img299/448/11508maxigc2.jpg (http://imageshack.us)
http://img92.imageshack.us/img92/6479/animation25ji1ly8.gif (http://imageshack.us)
http://img354.imageshack.us/img354/4122/313e680a2af5ad46a45dd9eco1.jpg (http://imageshack.us)
http://img362.imageshack.us/img362/5206/halitergenc958049861snex7.jpg (http://imageshack.us)
http://img362.imageshack.us/img362/7250/2487268784c9d26c1471im6.jpg (http://imageshack.us)
http://img367.imageshack.us/img367/8713/halitkarizmaax0qw1.jpg (http://imageshack.us)
L]
http://img60.imageshack.us/img60/9358/393c8d74f3ad5a499e2860ejp5.jpg (http://imageshack.us)
[Alıntıdır.]
http://img140.imageshack.us/img140/4894/bg2qz4.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/9817/bg4ul4.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/4724/bg5ga1.jpg (http://imageshack.us)
http://img82.imageshack.us/img82/9825/bg10mh3.jpg (http://imageshack.us)
[Alıntıdır.]
http://img214.imageshack.us/img214/5794/onuravatar2iq6oj7.jpg (http://imageshack.us)
http://img92.imageshack.us/img92/5497/onuravatar3mt5kn8.jpg (http://imageshack.us)
http://img214.imageshack.us/img214/5756/onuravatar4im3et1.jpg (http://imageshack.us)
http://img329.imageshack.us/img329/6059/onurimza1ly6pp2.png (http://imageshack.us)
http://img329.imageshack.us/img329/onurimza1ly6pp2.png/1/w600.png (http://g.imageshack.us/img329/onurimza1ly6pp2.png/1/)
http://img211.imageshack.us/img211/4973/onurimza2rk6pw4.jpg (http://imageshack.us)
http://i35.tinypic.com/35mmvsw.jpg
http://i38.tinypic.com/2itjuaw.jpg
http://img233.imageshack.us/img233/8364/halit10oi5.jpg (http://imageshack.us)
http://img509.imageshack.us/img509/6421/halit11li5.jpg (http://imageshack.us)
’Binbir Gece’ bu sezon çok şaşırtacak
Geçtiğimiz sezon kanlı gelinlik sahnesiyle biten "Binbir Gece", kaldığı yerden bu akşam başlıyor.
http://img375.imageshack.us/img375/5630/12092008054530wt5.jpg (http://imageshack.us)
YENİ SEZONDAN İLK KARELER
Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci'nin başrolde olduğu dizinin bu bölümünde, Onur ve Şehrazat kendilerine zehir olan düğünün etkisinden kurtulmaya çalışırlar ve ikili arasında yeni bir gerilim oluşur.
http://img146.imageshack.us/img146/5107/6430310pt2.jpg (http://imageshack.us) HALİT ERGENÇ
Şehrazat’la Onur’un aşkı daha derin bir noktaya gidecek
Geçtiğimiz sezon "Binbir Gece"nin sezon finali canlı yayınlandı. Yeni sezonda yeni sürprizler olacak mı? Onur bu sürprizlerin neresinde yer alacak?
Sezon başında yazarlarımızla yaptığımız görüşmelerde bu sezon için bizleri bile çok şaşırtacak ve heyecanlandıracak fikirler bulduklarını söylediler ama bu fikirlerinden çok da fazla bahsetmediler. Dolayısıyla bizim için de sürpriz olacak gelişmeleri biz de heyecanla bekliyoruz. Bugüne kadar çok heyecanlı ve güzel bir seyir yakalayan yazarlarımız bu sene de muhakkak ki bizleri hayal kırıklığına uğratmayacak, temposu yüksek ve heyecanla izleyeceğiniz bölümler yazacaklardır.
Şehrazat ile Onur, olaylı düğünleri öncesi yakaladıkları mutluluğu sürdürebilecekler mi? Onları bekleyen yeni zorluklar neler?
Şehrazat da Onur da güçlü karakterlere sahipler. Dolayısıyla aşklarında ve paylaştıkları hayatta birtakım dalgalanmalar olması kaçınılmaz. Daha anlaşarak, hayata karşı birlik olarak ama anlaşmazlıklara da düşerek ilişkilerini daha derin ve sarsılmaz bir noktaya götüreceklerdir. Muhakkak ki hatalar yapacak belki de ikileme düşecekler. Biz de, masalsı Şehrazat Onur aşkını sizlere her boyutuyla, zevkle izleyeceğiniz ve zaman zaman da imreneceğiniz şekilde sunmaya devam edeceğiz.
http://img146.imageshack.us/img146/4244/6430312pn6.jpg (http://imageshack.us)
BERGÜZAR KOREL
Aramıza yeni karakterler katıldı
"Binbir Gece" bu sene üçüncü sezonuna başlıyor. Gerek sizin, gerekse dizi ekibinin oldukça enerjik oldukları göze çarpıyor. Bu yüksek enerjiyi neye bağlıyorsunuz?
Biz 3 senedir birlikte çalışıyoruz. Tek bir bakışımızdan bile ne yapmamız gerektiğini anlayabiliyoruz. Güzel bir ekiple doğru enerjiyi yakalayıp doğru şekilde çalışıyoruz. Bu da seyirciye kadar ulaşıyor.
Dizinin geçtiğimiz sezon canlı olarak ekrana gelen sezon finali bölümünde Onur’la Şehrazat tam da masal gibi bir düğünle evlenirken Şehrazat birden kanlar içinde kaldı. Şimdi Şehrazat’ı ve Onur’u neler bekliyor? İzleyiciler için biraz ipucu verebilir misiniz?
Bu sezon diğer iki sezondan farklı olarak yeni isimler katıldı aramıza. Bu isimler de yeni hikáyeleri beraberinde getirdi. Hem bu yeni hikáyelerle hem de senaryodaki sürprizlerle bu sezon daha farklı geçecek diye düşünüyorum.
http://img238.imageshack.us/img238/3514/6430308ed4.jpg (http://imageshack.us) TARDU FLORDUN
Kerem ilişkisini ihmal edebilir
Kerem aşk hayatında aradığı mutluluğu Bennu’da bulmuş ve evlenmişti. Üstelik baba da olmak üzereydi. Kerem şimdi hangi yolda ilerleyecek?
Kerem sonunda aradığı kadının gerçekten Bennu olduğunu anladı ve mutlu bir evliliği var. Baba olmaya hazırlanıyor ama aynı zamanda ailesi ve geçmişiyle ilgili sorular da kafasını karıştırıyor. Bu yüzden de ilişkisini biraz ihmal edebilir.
Kerem, babası ve kız kardeşiyle yeni bir aile olmayı mı seçecek, yoksa aralarındaki uçurumlar daha da mı genişleyecek?
Sezon finalinde Kerem aslında babasıyla en önemli ortak noktasının kardeşi olduğunu biraz daha hissetti. Babası "Kardeşinin hayatından endişeliyim" dedi. Bu farkındalık belki de biraz daha gidişatı değiştirebilir. Kerem artık madalyonun diğer tarafını araştırmak isteyebilir.
Kız kardeşi ve Burak’ın, ailelerinden yaptıkları gizli evliliğe Kerem’in tepkisi ne olacak? Bu durum, annesi bildiği Seval ve Burak ile ilişkilerini nasıl etkileyecek?
Kerem artık ilişkisine daha bağımlı hale geldiği için kardeşiyle Burak’ın ilişkisiyle ilgili de çok sert bir tepki vermez diye düşünüyorum. Eğer olay evliliğe gidecek kadar ciddi bir duruma geldiyse ya çok büyük bir tepki verecektir ya da hiç tepki vermeyecektir. Bunu hep beraber öğreneceğiz.
http://img146.imageshack.us/img146/1885/54087810bn6.png (http://imageshack.us) CEYDA DÜVENCİ
Evliliği Bennu’nun büyük sevgisiyle ayakta duruyor
Anne olmaya hazırlanan Bennu’yu yeni sezonda neler bekliyor? Ceyda Düvenci’nin, rol gereği yaşadığı hamilelik ve annelik duygusu, gerçekte kendisini etkiliyor mu?
Hamile olmamama rağmen sokakta hep hamile kadınları izliyorum. Bu durum beni anne olmaya çok özendiriyor. Bennu’yu bu sezon nelerin beklediğini ben de bilmiyorum. Şu anda mutlu bir hamilelik geçiriyor sadece onu söyleyebilirim.
Kerem ile olan evlilikleri şu anda süt liman görünüyor. Nazar değmesin ama yeni bölümlerde esecek rüzgar, kopacak fırtına var mı?
Kerem’in aklı şu anda geçmişinde olduğu için Bennu’yu biraz ihmal ediyor. Zaten bu evlilik de şu anda Bennu’nun büyük sevgisiyle ayakta kalıyor.
En yakın arkadaşının yaşadığı talihsiz olay, Bennu’yu nasıl etkiyecek? Şehrazat-Bennu dostluğu daha da güçlenecek mi?
Onların arkadaşlıkları hiçbir zaman kötü gitmedi zaten. Yeni sezonda da aynı şekilde devam edecek.
http://img146.imageshack.us/img146/7240/6430316wi3.jpg (http://imageshack.us) DUYGU ÇETİNKAYA - MERT FIRAT
Sezen’le Burak’ın mücadeleleri devam edecek
Sezen, Burak ile ailesinden gizlice evlendi. Sezen ile Burak’ı neler bekliyor?
M.F: Burak çok mücadele etti ama sonunda Sezen’i aşkına inandırmayı başardı. İkisi de ailelerine karşı durdular. Bu sezon da mücadeleleri devam edecek.
D.Ç: Sezen’le Burak aşk sarhoşluğu içerisinde, başlarına neler gelebileceğini, yollarına çıkacak engelleri hiç hesaplamıyorlar. Ama bu ikili için her şeyin çok kolay olacağını sanmıyorum, hiç beklenmedik sürprizler bu ikilinin yakasına yapışacak gibi görünüyor.
Burak’ın Melek ile olan ve sonlanan eski ilişkisi, Sezen-Burak evliliğine etki edecek mi?
D.Ç: Melek tabii ki belli bir süre Sezen-Burak gerçeğini kabullenemeyecek...
M.F: Ufak tefek yıpranmalar olacak ama birbirlerine olan inançları tükenmeyecek.
http://img146.imageshack.us/img146/3343/6430314ls2.jpg (http://imageshack.us) SEFA ZENGİN
Ahu’ya yapılan kötülükler rolümü sempatik kılabilir
Devamı olan bir diziye sonradan dahil olmak sizi kaygılandırmadı mı?
Hayır, bu daha önce de yaşadığım bir durum. Önemli olan size biçilen rolün üstesinden gelebilmeniz. Bir işi başından da tutabilirsiniz, sonundan da yakalayabilirsiniz.
Bu sezon dizide Ahu’yu ne gibi kötülükler bekliyor? Sizce bu durum seyircinin hoşuna gidecek mi?Seyircinin beni sevip sevmeyeceğiyle ilgili yorumda bulunmam zor ama seyirci benim Ahu’ya yaptığım kötülüklerle ruhunu arındıracak. Ben Ahu’ya kötülük yaptıkça "Oh olsun sen bunu hak etmiştin" diyecekler, bu yüzden sempati duyabilirler.
http://img146.imageshack.us/img146/8211/6430318fi8.jpg (http://imageshack.us) CANAN ERGÜDER
Eda’nın davranışının altında yatan sır
Eda neden Şehrazat’a bu kadar düşman?
Eda, onu çevreleyen tüm insanlarla ciddi bir iletişim bozukluğu içersinde. Hiç kimseye insaniyetle yaklaşamıyor. Bunun sebebi ise çocukluğundan kalma derin yaralar. Bu yaralar ilerleyen bölümler içinde daha net bir şekilde açıklanacak. Şu anki odak noktası ise Şehrazat. Bunun sebebini de yakında öğreneceksiniz.
Sezon finalini de kana bulayan isim Eda oldu... Yeni sezonda da Eda bu kadar kötü mü kalacak?
Ben kendi karakterimi, Eda’yı, "kötü" olarak nitelendirmek istemiyorum. Başkaları tarafından öyle görülse de, "kötü" olan bir insan kendine "Ben kötüyüm" demez. Yaptığı her şeyin altında kendince haklı sebepleri vardır. Bunlar, her ne kadar çevrede rahatsızlık uyandıran davranışlar olursa olsun.
http://img519.imageshack.us/img519/4746/6430315ij0.jpg (http://imageshack.us) HAZEL ÇAMLIDERE
Ahu’nun tek amacı para ve güç sahibi olmak
Ali Kemal ile Füsun’un yeniden yakınlaşması Ali Kemal’in yeni eşi Ahu’yu nasıl bir davranış içerisine itecek?
Ahu karakterini etkilemez çünkü Ahu hiçbir zaman Ali Kemal’i sevmedi. Ahu’nun çok fazla vasfı olmadı. Bu yüzden de zengin bir ailenin oğluna kapağı atıp kurtulmak istedi.
Ahu dizinin kötü kadın karakteri mi olacak?
Girişi de gelişmesi de böyleydi. Evliyaoğlu ailesinin kötü karakteri olan bir kız... Bu da böyle devam edecek. Burhan’la Nadide çifti, bu yaşta aşklarını doya doya yaşadıkları için Ahu’nun evde yarattığı huzursuzluk onları da etkiliyor. Amacı maddiyat olduğu için...
Ali Kemal’i kazanmak için Ahu’nun girişimleri olacak mı?
Final bölümünde Füsun’un boşanmasına sebep olan resim öğretmeni sevgilisinin yaptığı tabloyu ortaya çıkardı. Ahu’nun tek amacı para ve güç, başka hiçbir amacı yok. Bu yüzden de ilerleyen bölümlerde Ahu’yu hiç beklenmedik bir durumda da görebiliriz.
Büşra BOZOK
16/09/2008
Hürriyet/Kelebek
arkadaşlar herşey için hepinize cok cok teşekkrü ederim...)
butun calışmalarınız haberletiniz için ellerinize sağlık...)
evt bu akşam dizimiz başlıyoo bu sezonu okudupuma gör ebu yıl felket gececek gibime geliyoo...
ama benı ilgilndirenm tabıkıde onur&şehrazat aşkı onlar mutlu olsun bana yeter...:)
http://img99.imageshack.us/img99/3460/09iv9.jpg (http://imageshack.us)
http://img237.imageshack.us/img237/5826/08sd7.jpg (http://imageshack.us)
http://img237.imageshack.us/img237/7043/07vm6.jpg (http://imageshack.us)
http://img227.imageshack.us/img227/8429/6430311ty6.jpg (http://imageshack.us) http://img227.imageshack.us/img227/3407/12092008054530qc6.jpg (http://imageshack.us)
http://img227.imageshack.us/img227/7883/02co9.jpg (http://imageshack.us)
http://img237.imageshack.us/img237/2866/17xs9.jpg (http://imageshack.us)
http://img227.imageshack.us/img227/1922/18xo9.jpg (http://imageshack.us)
http://img99.imageshack.us/img99/6391/6430310tj7.jpg (http://imageshack.us) http://img227.imageshack.us/img227/1206/6430312fd1.jpg (http://imageshack.us)
http://img372.imageshack.us/img372/7904/kbal3ak7.png (http://imageshack.us)
'DEVRİM ARABALARI'
BİR RÜYANIN ÖYKÜSÜ!
“DEVRİM ARABALARI” AZMİN VE BİRBİRİNE İNANAN İNSANLARIN NELERİ BAŞARABİLECEĞİNİ GÖSTEREN, BU TOPRAKLARDA YAŞANMIŞ BİR BAŞARI ÖYKÜSÜDÜR…
http://img399.imageshack.us/img399/9048/makethumbqp9.jpg (http://imageshack.us)
Filmi hikayesi, bu aracı üretme görevini üstlenmiş 23 mühendisin kariyerlerini ve aile hayatlarını riske atarak girdikleri bu üretim macerasında zamanla, yoklukla, politikayla, karşılarına çıkan sayısız engelle mücadelelerini anlatıyor. Aslında anlatılan bir inanç ve azim öyküsü.
Halit Ergenç, Selçuk Yöntem, Serhat Tutumluer, Altan Gördüm, Taner Birsel'in başrolleri paylaştığı “Devrim Arabaları” Türk mühendisinin ve işçisinin, 20 sene öncesine kadar toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkede kalkıştıkları bu meydan okumayı, bugün her şeye kolayca sahip olan nesillere, idealist zihniyeti ve zaferi de aktararak yaşattıkları bir birlik ve başarının sinema uyarlanmış hali...
24 EKİM'DE VİZYONA GİRECEK.
FİLMİN FRAGMANI-- gecce.com
16 Eylül 2008 Salı 17:11
http://img372.imageshack.us/img372/646/haber3rz4.jpg (http://imageshack.us) http://img294.imageshack.us/img294/9150/halitergencselcukyontemej8.jpg (http://imageshack.us)
Filmi film setinde anlattılar
'Devrim Arabaları' filminde oynayan Halit Ergenç, Selçuk Yöntem, Taner Birsel ve Serhat Tutumluer, Beykoz'daki eski kundura fabrikasında kurulan sette, filmi anlattılar...
CNNTURK'te yayınlanan 'Hayatım Sinema' programı bu hafta, 'Devrim Arabaları' filminin setindeydi.
Geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan ve Tolga Örnek'in yönettiği filmde rol alan oyuncular, filmdeki karakterlerini anlattılar.
Dönemin Devlet Başkanı Cemal Gürsel'in emriyle 23 mühendisin 130 gün içinde yerli üretim bir otomobil yapma hikayesinin anlatıldığı film, İstanbul Beykoz'daki eski bir kundura fabrikasında çekiliyor. Hikayenin geçtiği Eskişehir'deki CER Atölyesi'ne benzetilmeye çalışılan mekanda çoğu zaman sıcak nedeniyle oyuncular zor zamanlar yaşıyor.
Filmde baş mühendisi canlandıran Taner Birsel, set ortamını şöyle anlattı:
"Burası kapalı bir mekan ve buradaki atmosferi korumak için dumanı ve sisi bilinçli olarak yapıyoruz. Bir süre sonra bağışıklık kazanıyorsunuz. Bu setin gerçeği. Klima var ama pek etki etmiyor. Şakır şakır terliyorsunuz. Performansa ciddi olarak yansıyor. Bu biraz zamana maloluyor çekim açısından Zaman zaman içerisi 45 dereceyi buluyor. Soluk almak için bazen dışarı kaçıyoruz. Yakalayıp tekrar getiriyorlar.
Filmde daha çok zaman ve mekan oynuyor
Projede eksende duran bir karakter olmadığını söyleyen Taner Birsel, Daha çok mekan ve zaman oynuyor bu filmde. Türkiye Cumhuriyet'inin en önemli projelerinden birisi Devrim Arabaları. O günkü siyasi konjektörü yenik düşmüş bir hikaye. Bu adam bu projenin baş mühendisi. Gururlu, dürüst ve Cumhuriyet insanı. Projeye inanmış ve bunu onur gurur meselesi yapmış" diyerek kendi rolünü ve filmini anlattı.
Filme nasıl hazırlandılar?
Role hazırlanırken yönetmen Tolga Örnek'in çok yardımcı olduğunu söyleyen Taner Birsel, "Bayağı bir döküman sağladılar bize. Hem gazeteler getirdiler, hem bu konuyla ilgili belgeselleri, bu macerayı yaşamış insanlarla röportajları falan izlettiler bize. Zaten kostüme girdiğiniz vakit ve atmosfer yaratıldığında o havaya giriyorsunuz" diye konuştu.
Bu kadar tesadüf şaşırtıcı!
Ara filmi ile İstanbul Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülünü alan Serhat Tutumluer, senaryoyu ilk okuduğunda çok heyecanlandığını söyledi ve hikayenin kendisiyle nasıl örtüştüğünü şöyle aktardı:
"Tolga beni aradığında, 'Bir senaryo göndereceğim, bir bakar mısın?' dedi. Devrim Arabaları'nı duyunca çok heyecanlandım. Çünkü ben Eskişehir doğumluyum ve çocukluğumdan biliyorum o arabaları. Şunu hatırlıyorum o dönemden: 'Çok naif ve yalnız bir araçtı o. Benim babam da işçi emeklisi, bizde araba yok. Bir de DDY emeklisi. Çok örtüşüyor herşey ve bana önerdiği 'ismet' karakteri, rahmetli amcamın adı. Benim için çok heyecan verici. Önce Eskişehir olacaktı. Benim için daha heyecanlı olurdu ama daha sonra buraya karar kılındı."
Latif çok lanet bir adam
Filmde Latif karakterini canlandıran usta oyuncu Selçuk Yöntem, oynadığı karakteri şöyle anlattı:
"Mühendislerden birisi olan Latif karakterini canlandırıyorum. Biraz aksi, lanet ama sevimli, iç yapısında duygulu ve bu işe gönül vermiş bir mühendis.
Bu karakter çok titiz
Şimdilerde Binbir Gece dizisinde oynayan Halit Ergenç de filmde rol alan isimlerden. Uğur Engin isimli mühendisi canlandıran Ergenç, oynadığı karakteri şöyle anlatıyor:
"Uğur, mühendislerden biri. O da bu işe gönül vermiş bir kişi. Özellikle bursla eğitim gören mühendislerimizden biri. Amerika'dan döndükten sonra sürekli olarak 'Bir otomobil yapsak' fikriyle dolaşmış ortalıkta. Ona da teklif gelince kabul ediyor.Biraz içine kapanık, titiz ve biraz üstüne başına dikkat eden bir adam. Uğur'un evini ve ailesini de görüyoruz...
Müzikleri kim yapıyor?
Daha şimdiden konuşulmaya ve merakla beklenmeye başlanan 'Devrim Arabaları' filminin müziklerini de Demir Demirkan yapacak.
2 ayrı sanat yönetmeni çalışıyor
1961 yılında yaşanan bu hikayenin görsel tarafını hazırlama sorumluluğunu ise iki sanat yönetmeni yüklenmiş. Genel Sanat yönetmenliğini Erkan Özdem yaparken, Sorumlu Teknik Sanat Yönetmenliğini ise Erhan Akgün yapıyor. Akgün, filmde görülecek olan bir devrim arabasını Eskişehir'de bulduklarını ve oradan model aldıklarını anlattı. O döneme ait arabaların bazı parçalarının da döktürüldüğünü ve o dönemi yaşamış kişilerle konuştuktan sonra mekan ve araba, araba parçalarını hazırladıklarını belirtti.
CNNTÜRK 21/07/2008
Kaynak:TELEVİZYON GAZETESİ
***Bu haberi önceki başlığa eklemiştim ama kapanan başlığın link'i yok!..başlık kayıp...!!! Silindi mi? Ben mi bulamıyorum ???
incicim haberler ve resimler için cok sağol cnm :)
gencten sanada cok teşekkrü ederim senınde ellerine sağlık:)
dun akşam halitim cok süperdi yakışıklı prensım yerim ben onu gözlerini yaa harik abi şey ooo:)
gencten resimler muhteşem emeğine sağlık ;)
Marlon Brando da kimmiş... Halit abim varken:D
Maşallah tü tü tüü nazar değmesin. O bizim bitanemizz :D
http://i516.photobucket.com/albums/u325/iklim34/devrimarabalar2.jpg
http://i516.photobucket.com/albums/u325/iklim34/devr.jpg
Forza Halit abimiz :happy0064
http://img87.imageshack.us/img87/4448/59511450cj4.jpg (http://imageshack.us)
http://img136.imageshack.us/img136/4853/51eb8.jpg (http://imageshack.us)
http://img519.imageshack.us/img519/8562/52rr7.jpg (http://imageshack.us)
Gencten abla resimler icin cok sagol:happy0064
Saniye'm calismalarin cok guzel canim benim ellerine saglik:happy0064
BeyazGelincik1980
23-09-08, 11:40
eklenen hersey icin cok tesekkürler...
bu baslik icin baya bir zaman oldu calisma yapmiyali...bu resimlere dayanamadim :img-blush
http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGa.jpg http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGb.jpg http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGc.jpg http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGd.jpg
http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGe.jpg http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGf.jpg http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGg.jpg http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGh.jpg
http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGi.jpg http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/aHalitBBGj.jpg
BeyazGelincik1980
23-09-08, 11:42
:img-in_lo:img-blush:img-in_lo
http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/iHalitBBG01a.jpg
http://i129.photobucket.com/albums/p225/incitanesi/Bicak%20Sirti/iHalitBBG01b.jpg
Öncelikle yeni basligimiz hayirli olsun :happy0064
Calisma ve resim ekleyen herkese 1001 tesekkür :good:
Arkiler okuldan dolayi hiç vaktim yok girmeye arada bir girebiliyorum ama çok kalamiyorum affedin:icon_sorr
Neyse artik gelmeye çalisirim...
Bu da bende olsun :img-wink:
http://server83.kucukresim.com/uploads/onursehrazat0062a218.png
türkiyenin en yakısıklı ve en karizmatik tek jönü bence halit ergenç:happy0064ondan baskasını tanımam ben:img-yes:
türkiyenin en yakısıklı ve en karizmatik tek jönü bence halit ergenç:happy0064ondan baskasını tanımam ben:img-yes:
Marylin sana tamam katiliyorum :good: Hersey var onda:
Yakisikli
Karizmatik
Yetenekli
Sempatik
....Aradigin hersey onda :img-in_lo:img-in_lo
imza (4)
http://img381.imageshack.us/img381/8465/o1xf3.jpg (http://imageshack.us)
http://img140.imageshack.us/img140/4143/o2ap4.jpg (http://imageshack.us)
http://img371.imageshack.us/img371/3600/o3ve9.jpg (http://imageshack.us)
http://img140.imageshack.us/img140/4721/o4qs3.jpg (http://imageshack.us)
:happy0064:happy0064:happy0064:happy0064
http://img46.imageshack.us/img46/3171/resim1sh3.jpg (http://imageshack.us)
Of of resiim yakiyooo resmen ortaligi BITTIM bu resime :img-in_lo:img-in_lo
Ne kadar yakisikli bi kadro yahuuu hele Halit'imize bi bakiin of of nasil dayanir ki isan o bakisa :img-in_lo:img-in_lo
Resiim için çok saol bu dergiyi mutlaka babam'a aldirmam lazim :img-yes:
Bu arada datlum imzalar yakiyo ellerine saglik :good:
''Hayatta
en korktuğum şey,
bu kadar
tanınıyor
olmaya
kapılmak!''
http://img244.imageshack.us/img244/1355/halt3et9oz6.jpg (http://imageshack.us)
''Derin su dalgıcı olmak,yunuslarla yüzmek ya da uzay mühendisliği yapmak gibi hayallerin peşinde koşarak geçirmiş çocukluğunu... Hayalperestliğinin onu soktuğu farklı hayatlara,bu defa yıllar sonra meslek edindiği oyunculukla farklı karakterlerin ruhunda girmiş. Girerken de büyük bir hayran kitlesini peşinden koşturmayı ihmal etmemiş Halit ERGENÇ.
Tıpkı Binbir Gece Masalları'nda bir türlü Şehrazat'ı öldürtemeyip,onun anlattığı masallara tutkuyla bağlanan Şah Şehriyar gibi. Binbir Gece dizisinde Şehrazat'ı çok seven ama bir türlü mutluluğu yakalayamayan Onur Aksal'ı canlandırıyor.
Hayatta en çok korktuğu şeyin elde ettiği popülerliğe kapılmak olduğunu söyleyen ünlü oyuncu, uysallığı, güler yüzü ve samimiyetiyle çevresine pozitif enerji veriyor.İlk görüşte aşka inanan duygusal bir erkek.İşinde aşırı titiz ve ciddi bir oyuncu olan Halit ERGENÇ 'e dair bir sürü şey öğreneceksiniz!
Neler hatırlıyorsunuz çocukluğunuza dair?
Güzel bir çocukluk geçirdim.Çocukluğuma dair hatırladığım şe çok hayal kurduğum.Gerçekten de çok hayal kurar ve kurduğum hayallerle yaşardım.Büyüdüğümde yunuslarla beraber yüzdüğümü, derin su dalgıcı olduğumu görürdüm hayallerimde.Lise son sınıfta üniversiteye hazırlandığım yıllarda ''Ben uzay mühendisi olmalıyım!'' derdim.Ayrıca evde tek başınayken de hayallerimle yolculuk yapar,onların peşinden bambaşka bir mekana gider ve orada yaşardım.Farklı hayatların içine girip çıkmak çok eğlenceliydi...
Peki ünlü olmak hayallerinizin arasında mıydı?
Asla bu kadar ünlü olmanın hayalini kurmadım.Ama o zamanlar oyuncu olmanın da hayalini kurmuyordum.Lisede şarkı söylediğim için hayatımı şarkı söyleyerek geçireceğimi düşünüyordum.Sadece içimden geleni yapmak istiyordum.
Anne ve babanızla ilişkiniz nasıldı?
Annem fen eğitimi almamı arzu ediyordu; haklı olarak hatta sıkıntı çekmemi istemiyordu. Babam daha o zaman ''Sen tiyatrocu olacaksın,geleceğini orada görüyorum!'' demişti...O yola girmedim; tiyatrocu olmak çok uzaktı bana...
Babanız söz yazarı ve besteciymiş.Mutlaka bir etkisi olmuştur sanata yönelmenizde...
Evet; hem tiyatrocu, hem söz yazarı,hem de besteciydi.Sanırım sanat genlerimizde var. Kardeşlerimde, ablalarımda hatta yeğenlerimde bile var. Ailemizde sanata yönelme geni var. İnsan başka mesleklere özenebiliyor ama sonunda illa ki içinden gelen dürtüye uymak zorunda kalıyor.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde müzikallerde rol aldığınızı, dans hocalığı yaptığınızı biliyoruz. Özellikle muhafazakar ortamlarda erkeğin dans etmesi hoş karşılanmaz. Siz böyle ön yargılarla karşılaştınız mı?
Hiç olmadı... Dans etmek çok özel bir olay ve bir çok boyutu var bence... Dans etmenin bir erkeğe zarar verebileceği düşünülerek insanlar çekiniyor. Halbuki çok yanlış.İnsan dans ederken kendi bedenini, diğer canlıları ve doğayı tanıyor. Ayrıca dans etmenin şu anda yaptığım işe yaptığım işe çok faydası oldu.Dans ederek bedene istediği formu vermeyi öğreniyorsunuz ve o beden farklı hayatların, oynadığınız karakterin izlerini taşıyabiliyor.
Dans etmenizin oyunculuğunuza büyük bir katkısı oldu...
Katkısı var. Bence eğer birileri spor yapmak istiyorsa yapılacak en iyi sporlardan birisi dans etmek.Haftada üç gün dans dersi almak, spor salonlarındaki ağır yüklerin altına girmekten çok daha iyi ve insanı çok daha mutlu yapıyor.
Hala dans ediyor musunuz?
Ne yazık ki uzun zamandır dans edemiyorum.Çok da mutsuz oluyor insan dans edemeyince.
Sahne tozunu alan, alkışların sesine alışkın olan bir sanatçı için televizyon ve sinema daha ruhsuz olsa gerek...
Amerika'ya gidişim hayatımın dönüm noktesı.Ondan önce burada daha çok sahnedeydim ve çok yoğun bir programım vardı.Dormen tiyatrosu'ndaki oyunlar;Devlet Opera ve Balesi'ndeki müzikaller; Leman Sam'la çalışmalarımız, dizilerdeki ufak tefek roller... Sürekli çalıştım ve öğrendim.Eşime o zamanlar ne kadar yoğun olduğumu anlatıyordum. Şimdi de çok yoğunum ama şu anda tek bir işe konsantreyim.
Amerika'dayken de aşçılık, masaj ve terapi okullarına yazılmışsınız... Çok ilginç!
Yazılmadım ama bu okulları araştırdım, çünkü mesleğimi ve hayatımı değiştirmeyi düşünmüştüm. Açıkçası Amerika'da olma sebebim müzikallerde rol almaktı. Fakat oradaki müzakalleri izledikçe o işin bana göre olmadığını anladım. Hedef ortadan kalkınca boşluğa düştüm tabii. Çok zor bir durumdaydım, oyunculuk yapmak isteyip istemediğimi çok sorguladım. İşte o zaman düşündüğüm işlerdi bunlar. Sonra buraya döndüm ve televizyon macerası başladı.
Şu anda Türkiye'de en çok beğenilen oyuncuların başında geliyorsunuz.Geniş bir hayran kitleniz var.Art arda başarılı işlere imza attınız, yüksek reytingli dizilerde başrol oynadınız. Bu kadarını hayal edebiliyor muydunuz?
Bu kadarını hayal etmedim. İnsanlara asla ön yargılı davranmam, ilk defa tanıştığım kişilerle pozitif ve sıcak bir ilişki kurabilirim.Ünlü olmak farklı bir kolaylık getirdi. Ben değil, insanlar bana yaklaşmaya başladı. Ben adım atmadan, onlar attı. Bu da ilişkilerde büyük kolaylık sağladı.
Peki elde ettiklerinizi kaybetmekten korkuyor musunuz?
Benim en çok korktuğum şey şu an içinde bulunduğum duruma, tanınmışlığa, bu kadar aranıyor ve izleniyor olmaya kapılmak. Bundan sakınıyorum kendimi. Ayrıca kaybedersem de kaybederim çünkü üstünde durduğum en önemli nokta geldiğim yeri unutmamak. Geldiğim yeri unutursam ben, ben olmaktan çıkarım. O zaman da insanlar beni istemez.
Dolayısıyla korkum yok. Ama hayat devam ettikçe herkes belli bir yere geliyor, herkesin belli bir dönemi var. Bu dönem bazıları için daha uzun, bazıları içinse daha kısa.
Popilerliğinizi korumak için neler yapacaksınız?
Öncelikle kendimi besliyorum.Beslenmeden asla bir şey aktaramazsınız. İşimi hep aynı ciddiyetle yapmaya çalışıyorum. Çok seviyorum ama yaparkende bir iş olduğunu asla unutmuyorum.
Önemli dizilerde art arda başrollerde oynadınız. Bu böyle devam mı edecek?
Dizi enterasan bir iş tam bir maraton.Aynı karakteri çok uzun bir süre aynı dozda yaşatmaya çalışıyorsunuz ki,bu çok zor ve yorucu.Ama televizyon ve sinemaya göre çok daha fazla akıllarda kalıcı oluyorsunuz. Eğer çok iyi bir iş olursa tekrar düşünürüm, neden olmasın? Öncelikle benim oynamaktan zevk alabileceğim bir karakteri seve seve canlandırabilirim.
Peki, müzikal ve tiyatro?
Müzikalde oynamak isterim, tekrar sahneye çıkmak çok hoşuma gider. Zaten önümüzde ki sezon sahneye çıkmak istiyorum, ama nasıl olacak bilmiyorum o yüzden sormayın. Şu anda görüştüğüm insanlar var ama somut bir sonuç yok. Bir de bir sinema filmi projesi var,yine çok belirsiz.
En son ''İlk Aşk''ta, alıştığımızın dışında bir karakterde izledik sizi...
Çok ilginç bir tiplemeydi ve herkesi şaşırtıyordum.İstanbul'da da o tiple dolaşıyordum ortada...
Şarkı da söylüyorsunuz.Albüm de çıkarırsınız siz...
Şu anda o konuda bir planım yok.
Binbir Gece'de canlandırdığınız sürekli sevgilisini kıskanan, onu egemenliği altına alamaya çalışan,denetleyen, aşırı korumacı erkek tipi aslında biraz da Türk erkeğini yansıtıyor.
Sizde de bu özelliklerden izler var mı?
Doğru. Türk erkeğinin özelliklerinden ve Onur'a has bir durum. Ben öyle aşırı sahiplenmem, haklı bir gerekçe yoksa da kıskanmam. Haklı gerekçe kavramı kişiden kişiye değişse de... Birini, mesela eşimi sokakta yanlız başına gezdi diye yada eski arkadaşlarıyla buluştu diye kıskanmam tabii.
http://img101.imageshack.us/img101/5373/halt1dm0lu3.jpg (http://imageshack.us)
Aşırı kıskançlık insanın kendine olan güven eksikliğinden kaynaklanıyor...
Kesinlikle.Eğer kıskandığınız insan sürekli sizi kıskandıracak şeyler yapıyor, rahatsız ediyorsa, o noktada konuşılması gereken, yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir. Sonuçta ilişki güven üzerine oluşur.
Siz kıskanır mısınız eşinizi?
Hiç kıskanacak bir durum olmadı bugüne kadar.Biz zaten herşeyi konuşuyoruz Gizem'le. O da bazen bana ''Sen beni çok kıskanmıyorsun'' diyor. Ama kıskanacak bir durum olmuyor ki! Eşimin birine özellikle yakınlık göstermesi, isteyerek o yakınlığı samimiyete dönüştürmesi beni gerçekten sarsar ve o zaman kıskanırım. Ama onun dışında durup dururken kıskanmam.
Peki kendinize güvenir misiniz?
Hayat insanı çok şaşırtıyor. Hayat ''bunu yaparım'' dediğim şeyi yapamadığımı, ''yapamam'' dediğim şeyi de yapabileceğimi gösteriyor.Dolayısıyla böyle birşey söylemek yanılgı olur. Şu an üstünde çalıştığım işi elimden geldiği kadar iyi yapmaya çalışıyorum. Kısaca hayatta sevdiğim şeyin peşinden gidiyor ve elimden geldiğince mükemmeli yakalamaya çalışıyorum.
Size göre sadakatsizlik nerede başlar?
Sadakatsizlik göğüs kafesinin ortasında bir sızı olarak başlar. Bir şey düşünmek, hissetmek ya da yapmakla alakası yok. Bu sizi ilgilendirir ve karşındakinin bilmesi, sizin bu durumu ona söylemeniz ayrı bir konudur. Karşındakinin bilgilenmesiyle iki kişilik bir sorun haline dönüşür sadakatsizlik... Onur'un eski nişanlısıyla yaşadığı travma, babasıyla ilgili geçmişi, ilk bakışta aşık olduğu kadınla yaşadığı ilk birliktelikleri, kısaca tüm bu etkenler onun kıskançlığını artırıyor.
İlk görüşte aşka inanıyor musunuz?
Evet, inanıyorum.
Bugüne kadar genelde dediğim dedik, karizmatik ve yakışıklı karakterleri canlandırdınız.Hiç bambaşka bir rolle de seyirci karşısına çıkmayı düşünmez misiniz?
Neden olmasın, olabilir tabii... Oyunculukta karizma diye bir şey hiç olmaz. Her türlü karakteri oynayabilirim.
Art arda benzer rollere çıktınız ama...
Art arda aynı karakterlerle çıkmam tamamen bir tesadüf. Örneğin kambur Quasimodo ya da korku filmlerinin canavarı Frankeştayn birer kahraman ve insanları etkilemeyi başarıyor. Ben de yeri geldiğinde başarısız, çirkin, sakat yada zavallı karakterleri canlandırmaktan çekinmem. Bunları oynamak da ayrı bir zevk.
Şu anda canlandırdığınız Onur Aksal karakteriyle büyük bir hayran kitlesine sahipsiniz. Peki halit ERGENÇ nasıl biri?
Duygusal, hisleriyle hareket eden, limitlerini zorlayan, kendini aşmaya çalışan biri. İş yaparken ciddiyetsizliğe tahammülüm yok ve o noktada insanları zorlayabiliyorum. Bazen geriye dönüp baktığımda o kadar zorlamasaydım da olurmuş dediğim oluyor ama elimde değil. İş yaparken çok ciddi oluyorum, benim için ölüm kalım meselesine dönüşüyor.
Nelere gülersiniz?
Kendime ve yaptığım yanlışlara çok gülerim.Örneğin düştüğüm zaman çok gülerim kendime... Hayatımda hiç kayak yapmamıştım ve bu yıl ilk defa Kartepe'ye gittik. Snowboard ve kayak öğrendim.Ama çok düştüm ve her düştüğümde de inanılmaz güldüm. Düşmek çok keyifli tabii bir tarafınıza birşey olmadığında,
Neler üzer sizi?
Çaresizlik beni çok üzer.En son babamı kaybettiğimde ağladım. Beraber yapamadığımız bir sürü şey için üzüldüm. İnsan ne kadar çok şey paylaşsa da yine de yarım kalmış şeyler oluyor.
Neyi yapmak isterdiniz de yapamadınız?
Babamla hiç başbaşa yemeğe çıkmadık, özellikle son dönemlerde onunla başbaşa yemek yemek isterdim.Ama olmadı... İnsan en çok yapamadıklarından, eksik gördüklerinden ders alıyor; doğrulardan ders almayı bilmiyoruz.
Kompleksleriniz ve arızalarınız var mı?
İş konusundaki aşırı hassasiyetim, titizliğim bazen bir arıza olarak değerlendiriliyor. Bana boş bardak diyorlar bazı noktalarda. Ama bazı şeylerin kötü yanlarını iyileştirmeye çalışmazsak elimizdeki iyileride kaybetmeye başlıyoruz. O yüzden o ciddiyeti her zaman korumaya çalışıyorum. Bir de son dönem biraz kilo aldım ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Ağırlaşmaya başladımı hissediyorum ve bu durum hareketlerimi kısıtlıyor.
Düzenli hayat, yani evlilik kilo aldırıyor insana...
Karşılıklı yemek yemenin zevki de diyebiliriz buna...
Basında çıkan mavi tayt ve bürtiyerli görüntülerle ilgili karizmanızın çizilmediğini söylediniz. Neler çizer karizmanızı?
Karizma diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Dış görünüşe bağlı kalmak, sabitlenmek hoşuma gitmiyor.Dış görünüş sürekli değişiyor.Örneğin sabah kalktığınızda yüzünüz şişmiş olabilir. O zaman bir erkeğin sabah kalktığında yüzünün şiş olması ya da ağlaması karizmayı çizdirebilir mi? Buna inanmıyorum. Taytlı fotoğraflarım tam da onları eşime göstermek için ararken yayınlandı.
İyi olmuş, denk gelmiş...
Çok iyi oldu.Bana '' Karizmanız çizildi mi?'' diye sorduklarında çok güldüm. Ben o gün onu yaptım, gelecekte de başka şeyler yapacağım ve tüm bunların karizmayla hiç ilgisi yok!
Ama insanlar sizi karizmatik buluyor...
Şükür ki elim yüzüm düzgün, gözlerim yerinde, burnum fena değil. Ama ekstra bir durum yok.Şöyle yakışıklıyım, böyle hoşum deyip havaya asla girmiyorum.
Bana zamanında çok söylendi
''Saç ektir, şuranı yaptır'' diye.
Asla yaptırmadım. Durumumdan
memnunum ve hayatın doğal
akışında ne şekilde değişeceğimi
merak ediyorum.
Fiziğinizden memnun musunuz?
Bana zamanında çok söylendi ''Saç ektir, şuranı yaptır'' diye. Asla yaptırmadım. Geçen gün yeğenimle konuşuyordum, bana yeni saç ektirme yöntemlerinin çıktığını söylüyor. Bırak dedim... Durumumdan memnunum ve hayatın doğal akışında ne şekilde değişeceğimi merak ediyorum.
Büyük bir hayran kitleniz var.Neyinize geliyor kadınlar?
Bilmiyorum. Televizyonda dominant ve maskülen karakterleri oynuyor olmanın getirdiği bir şey olsa gerek. İktidar sanırım insanı çekici kılıyor.
Siz bir kadının hangi özelliklerinden etkilenirsiniz?
İçten olmasından.
Bir kadını çok beğendiniz. Etkilemek için ne yaparsınız?
Fazla üstüne gitmeden ilgimi belli eder, dolaylı yoldan tanışmanın bir yolunu bulabilirim. Gizlenerek yaklaşırım... Aslında duruma ve o anki ruh halime göre değişir. Bazen pat diye atlayıp ''Merhaba ben Halit Ergenç'' de diyebilirim...
Nasıl gidiyor evlilik?
Çok zevkli ve eğlenceli gidiyor.
Evde iş bölümü nasıl oluyor?
Kim müsaitse o yapıyor. Evlenene kadar yanlız yaşadım. Ütümü ve temizliğimi kendim yaptım. Bulaşık makinem yoktu. Gizem'le birlikte bulaşık makinesi de hayatıma girdi. Çünkü bulaşıklar artmaya başladı ve o işe vakit harcadığımızı gördük. Hemen bir bulaşık makinası aldım.
Yemek konusunda da iş bölümü var mı?
İkimizde yemek yapmayı çok seviyoruz. Bu aralar ağırlıklı olarak Gizem yemek yapıyor. Ama ben de elimden geldiğince yardım ediyorum.Sofrayı kuruyorum, bulaşıkları yıkıyorum.
Eşinizle Foça'da tanıştınız sanırım...
Film çekimi sırasında, sonradan hayatımızda önemli bir yer edinen bir arkadaşımız tanıştırdı bizi. Sonra ben İstanbul'a döndüm, o Foça'da kaldı. İlişkimiz yavaş yavaş ilerledi. Eşim İzmirli ama Ankara'da Siyasal Bilgiler mezunu.
Ne yapıyor şu anda?
İzmir'de uzun yıllar tiyatroda oynamış, sonra ara vermiş. Şu anda, benim cesaretlendirmeleriminde katkısıyla, yine tiyatroyla ilgileniyor. Sahneye henüz çıkmıyor, Şahika Tekand'la çalışıyor.
Evlilik kararını nasıl aldınız?
Birden oldu.
Yani evlenme teklifiyle ilgili özel planlar yaptınız mı?
Hiç yapmadım.Oradan buradan konuşurken paldır küldür evlenme teklif ettim.
Eşinizle nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Bu aralar çok yoğunuz, hafta sonumuz bile yok. Boş olduğumuz zamanlarda evde oturmayı tercih ediyoruz. Uzun zamandır geceleri de pek dışarı çııkmıyoruz. Beraber gezmeyi çok seviyoruz.Örneğin röportajdan sonra buluşup, Kuledibi, Çukurcuma, Galata taraflarında gezmeyi planlıyoruz.
Neler değişti hayatınızda evlendikten sonra?
Biraz kilo aldım. Onun dışında iki kişilik düşünmeye başladım ki, bu hiç bildiğim bir şey değildi.
Bebek projesi var mı?
Henüz yok.
Düğününüzde fotoğraf çeken gazeteciye açtığınız davayı kaybettiniz. Hakim, kamuya malolmuş bir kişi olduğunuz için '' Özel hayata müdahale'' durumunun söz konusu olmadığını belirterek beraat kararı vermiş. Demek ki düğününüz özel hayat olmuyor...
Bu konuda konuşmak istemiyorum, dava devam ediyor.
Peki, özel hayat ve kamu hayatı arasındaki sınır nerede başlar sizin gibi kamuya malolmuş bir insan için?
Evimin içerisi, verdiğim davette kiraladığım bir mekan ve o mekandaki tüm dostlerım özel hayatımdır.Çok hassas bir durum, o yüzden konuşmak istemiyorum. Ama şu kadarını söyleyeyim; Ben oranın bana özel olduğunu düşündüğüm ve bir takım gerekçelerim olduğu için böyle bir dava açma ihtiyacı duydum.Eşimle bayağı mağdur olduk ve çok üzüldük. Olay şu anda göründüğü kadar masum değil. Tabii ki insanlar ünlü birinin hayatını merak edebilir. Zaten oraya gelen basın mensuplarıyla sohbet ettik.Onlar da rahatça dışarıdan çekim yaptılar, düğünü görüntülediler, haber yapıp arkadaşlarımızla sohbet ettiler. Onlarla bir sorunum yok. Ama bu olay çok özel bir yerde, çok özel bir şekilde oldu ve bizi zor durumda bıraktı. Dolayısıyla bu o gece düğünümüzle ilgili herhangi bir basın mensubuna açılmış bir dava değil;daha özel bir durum... Şu noktada davanın ilk aşaması dediğiniz gibi sonuçlandı ama her şey bitmiş değil.
Her şeyin bir bedeli var.
Bu işi yaparken bir sürü insan
tarafından tanınıyoruz. Bu kadar
tanınınca da hayatımızı yaşarken
zorlanıyoruz. Herkes bizimle
tanışmak istiyor.
İçinde bulunduğunuz durum kamuya malolmanın bir bedeli belki de...
Her şeyin bir bedeli var. Bu işi yaparken bir sürü insan tarafından tanınıyoruz. Bu kadar tanınınca da hayatımızı yaşarken zorlanıyoruz. Herkes bizimle tanışmak istiyor.
Nasıl koruyorsunuz özelinizi?
Mümkün olduğu kadar özelimi özel yaşıyorum. Ama hayatımı yaşarken de hiçbir şeyden çekinmiyorum.Sokaklarda dolaşıyor, her yere girip çıkıyor herkesle sohbet ediyorum. Yeri geldiğinde otobüse, metroya, dolmuşa ve vapura da biniyorum. Karşıdan karşıya geçerken köprü trafiğine takılmamak için vapuru tercih ediyorum.
İnsanların tepkileri nasıl oluyor?
Bazen çok yorgun, üzgün ve sıkkın olabiliyorum, durumumu açıklıyor, yorgun olduğumu bana izin verirlerse çok sevineceğimi anlatmaya çalışıyorum. Açık olmaktan bir zarar gelmez.Onlar da istemeye istemeye kabul ediyorlar. Çok haklılar aslında; hayatlarında ilk, belki de tek defa görebilecekleri biriyle fotoğraf çektirmek ve sohbet etmek şansını elde etmişler.
Türban yasağı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu noktaya girmek istemiyorum ama şöyle anlatayım: Tüm okul hayatım boyunca sıra arkadaşlarımın zengin mi fakir mi Müslüman mı Hristiyan mı olup olmadığını bilmeden büyüdüm.Onlarla sadece insan oldukları için arkadaş oldum.Farklılıklarını sorgulama ihtiyacı hissetmedim ve asla bize de böyle bir şey hissettirilmedi. Eğitimin eşit olup, eşit olarak verilmesi gerektiğine inanıyorum.Oysa ortaya bir ayırım koyar ve insanları ayırmaya başlarsanız, o zaman insanlar taraf olmaya başlar.İşte bu taraf tutma ayrımcılık sonucu olarak bugüne kadar sorgulamadığımız şeyleri sorguluyor, hiç düşünmediğimiz şeyleri düşünüyoruz. Özellikle eğitim gibi hassas bir konuda ayrımcılığa gitmenin ve insanları etkilemenin çok yanlış sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Kaldı ki kimse inancıyla o kişi arasına giremez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın AKP'ye kapatma davası açmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu konuda çok söz söyleniyor. Dünya tarihinde ilk defa bir Cumhurbaşkanı sanık sandalyesinde. Bu davanın ne kadar demokratik olup olmadığı tartışılıyor ama hayatta herşey görecelidir. Dolayısıyla bir ülkenin doğruları o ülkeye göre doğrudur. AB Refah Partisi zamanında kapatma davasına ses çıkarmazken şimdi bunu neden demokratik bulmuyor. O dönemle bu dönem arasındaki fark ne? Herkesin kendi çıkarları doğrultusunda verdiği karar da değişiyor.Kapatma davası sonunda AK Parti de tabii savunmasını yapacak ve son kararı Anayasa Mahkemesi verecek.
Sizin fikriniz ne bu konuda?
Hep beraber sonucu göreceğiz.
Türkiye şu anda büyük bir kutuplaşmanın içinde .Kötü senaryolar yazılıyor... Bu ülkede çocuk doğurmak ya da gelecek planları yapmak korkutuyor mu sizi?
Zor bir dönemden geçiyoruz ama bu bizim için bir test. Hepimiz bir sorgulama dönemindeyiz ve karara varacağız. Asla başka bir ülkede yaşayamam. Denedim, gördüm ve insanın vatanı gibi bir yerin olmadığını anladım.Burası bizim ve başka bir yerde yaşamak mümkün değil.Sokaktaki taş, yağan yağmur, çamur, trafik hepsi bize ait... Kavga ettiğimiz kişi bile bizim ülkemizden ve onunla aynı dili konuşuyoruz. Bu çok önemli.
Son olarak diyet,spor,alış veriş ve bakım desem...
Sette sürekli makyaj yapıldığı için cildimi temizlemeyi ve ardından nemlendirmeyi ihmal etmiyorum.Eskiden daha çok yerdim, şimdi ekstra yememeye gayret ediyorum.Alış verişle pek aram yok. Ev alış verişini genellikle ben yaparım.
Röportaj: Selin MİLOŞYAN
Fotoğraflar:Elif ÇAKIRLAR-Barış ARAS
MAYIS/2008
madame FIGARO Dergisi
***Bu röportajı hiç bir yerde göremedim, bulamadım ve bendeki dergiden ellerimle yazdım... :D Tüm Halit ERGENÇ sevenlere armağanım olsun.:love05:
***Umarım buda diğerleri gibi silinmez!:img-wink:
''Hayatta
[COLOR="Red"]***Bu röportajı hiç bir yerde göremedim, bulamadım ve bendeki dergiden ellerimle yazdım... :D Tüm Halit ERGENÇ sevenlere armağanım olsun.:love05:
***Umarım buda diğerleri gibi silinmez!:img-wink:
Inci'm cok tesekkurler...Ellerin Dert gormesin :love05::love05: Sayende okudum cok guzel bi roportajmis,ayricada netde yoktu :happy0064
Buarada anlamadim mesajlarinmi silinmis?benimde Berguzar'in basligindaki mesajim silinmis halbuki silinmesi gerekebilen konu disi mesajda degildi :icon_whis
----------------
[SIZE="4"]En guzel 100 ...defalarca oy verebiliriiz:img-wink:
Halit icin:
http://www.enguzel100.com/index.php?secim=01&kimlik=431
Berguzar icin:
http://www.enguzel100.com/index.php?secim=01&kimlik=30
http://img247.imageshack.us/img247/195/n736868576764941790gl81vq3.jpg
http://img99.imageshack.us/img99/2319/n7368685767649681807yb7vc6.jpg
http://img523.imageshack.us/img523/3918/devrimzy3.jpg
http://img232.imageshack.us/img232/6421/n73686857680705081131fn6.jpg
http://img92.imageshack.us/img92/6702/n73686857688848517101na7.jpg
http://img99.imageshack.us/img99/5083/ey164x66ak14xmdfoviv1wz7.jpg
http://img144.imageshack.us/img144/5452/n73686857688859067351oj4.jpg
http://img231.imageshack.us/img231/4033/f5g19mfbi6rvr0tl8bl1oi2.jpg
http://img231.imageshack.us/img231/5480/n73686857687634930251jp8.jpg
http://img217.imageshack.us/img217/3122/n73686857688862037401lm3.jpg
http://img228.imageshack.us/img228/6299/n56807270979084547971yj2.jpg
Alıntıdır..
''Devrim Arabaları '' resimleri bir şahane..
Yeni yazı ve resim ekleyenlerin ellerine sağlık..:love05:
http://www.fotocunuz.com/resimler/b99cea543a.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/5c81efece3.png
http://www.fotocunuz.com/resimler/48ab6f048e.png
http://www.fotocunuz.com/resimler/20462c32ec.png
Bu üç resim arasında ki fark Halit iyi kilo vermiş :img-yes:
http://img216.imageshack.us/img216/411/80278765di4.jpg (http://imageshack.us)
http://img216.imageshack.us/img216/5264/halitergenaltnkelebekdlbf9.png (http://imageshack.us) http://img139.imageshack.us/img139/1816/etkinliklerfotolarmerkebz8.jpg (http://imageshack.us)
bir tanecikk:D
http://img301.imageshack.us/img301/5681/halit12fl8.jpg
http://img530.imageshack.us/img530/1185/97939759xg9.jpg (http://imageshack.us)
http://img234.imageshack.us/img234/8420/61868601gh4.jpg (http://imageshack.us)
http://img229.imageshack.us/img229/2027/52695404tg1.jpg (http://imageshack.us)
http://www.fotocunuz.com/resimler/d36602e530.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/19163eebf0.png
http://www.fotocunuz.com/resimler/7c7a553292.png
http://www.fotocunuz.com/resimler/946ab0d465.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/e869ab5b0d.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/1fba9e7c20.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/a2c3a74606.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/a53220203e.jpg
Gözler
ONLARIN
üzerinde
http://img267.imageshack.us/img267/7492/resim1sh3qs7.jpg (http://imageshack.us)
Sonbaharla birlikte
''Binbir Gece''
fenomeni yine
Türkiyenin gözlerini
ekrana kilitledi.
Dizinin
''muhteşem dörtlüsü''
Bergüzar Korel,
Ceyda Düvenci,
Halit Ergenç
ve
Tardu Flordun
Elele objektifinin
karşısına geçti.
Dört yıldız,dizinin
yaşamlarına etkisini,
hayata bakışlarını
anlattı,ardındanda
yeni bölümlerden
tüyolar verdi...
Bir dizinin başarısı ''çok bilinmeyenli denklem ''diyor Halit Ergenç. Ne mutlu ki o çok bilinmeyenli denklemi matematik profösörü gibi çözmüş, ekibin bir parçası olarak konuşuyor... Dizinin gidişatını şansa bırakmayacak kadar akıllı bir yapım ekibi, iyi senaryo ve en önemlisi, birbiriyle kulak memesi kıvamında uyum tutturmuş oyuncular var karşımda.Gerçek samimiyeti yakalamış, arkadaşlık ve iş arasındaki çizginin kalınlığını iyi ayarlamış dört güzel insan.Onlar, üçüncü sezonunda hala Türkiye'nin nefeslerini tutup izlediği Binbir Gecenin baş kahramanları...
Tatil dönüşü stüdyoda buluştuğumuzda gördük ki biz de ''dizileri gerçek sanan yurdum insanı'' oluvermişiz.... Hüzünlü bir Şehrazat beklerken bambaşka bir kadın bulduk karşımızda, adı Bergüzar. Uzun boylu, endamlı, güzel yüzlü ve -inanmayacaksınız ama- çok hareketli bir genç kadın. Tatilde tüm vaktini annesiyle geçirmiş. Halit Ergenç ise Tolga Örnek'le Devrim Arabaları isimli bir sinema filmi çekmiş, ''on gün tatil ya yaptım ya yapamadım'' diyor. Pek dinlenememiş galiba...
Bebek yapacak
Geçen ay kapak çekiminde bir araya geldiğimiz Ceyda Düvenci, hala mutluluğunun tadını çıkarıyor, güzel güzel bakıyor, gelecek planları yapıyor... Şimdiden iki yıllık kalkınma planını yapmış bile, hemde arada bir sürpriz var: bebek! ''Binbir Gece benim için kariyer anlamında büyük bir sıçrayış oldu, beni oyuncu olarak da iyi bir yere taşıdı. Dizi bittiği zaman biraz dinlenmeye ve yüzümü dinlendirmeye ihtiyacım var. Ve bu arada bir çocuk yapmayı düşünüyorum. Oyunculuğa ara verdiğim zaman sunuculuk yapacağım. 2010 yılında güzel bir işle tekrar ekranlara geri döneceğim'' diyor. Bunları anlatırken John Lennon'ın veciz cümlesini hatırlatıyor: ''Zaten hayat plan yaparken başımıza gelenler ya...''
''Sürpriz gelişmeler!''
Biraz ipucu istiyorum yeni sezonla ilgili. ''Heyecanlı bir sezon olacak'',''Güzel gelişmeler var'', ''Değişik bir heyecan'' gibi cümleler kuruluyor,sıkılıyorum. Ne yapsam da bir iki cümle ağızlarından kaçırsalar derken Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci biraz çözülüyor: ''Biraz ipucu vermek gerekirse bu sezon yan karakterler ağırlık kazanacak, çünkü onların henüz su yüzüne çıkmamış hikayeleri var. Dördümüzün ilişkisiyle ilgili olarak da çok büyük sürpriz gelişmelerin yaşanacağını söyleyebilirim.'' Yine ''sürpriz gelişme'' noktasına gelince pes ediyor, diziyi sormaktan vazgeçip hayat-memat meseleleine geri dönüyorum.Sonra Ceyda, ''Bennu çok mutsuz bir hamile. Bilmiyorum bir insan bu kadar mutsuz bir hamile olursa sonuç ne olur. Bilmiyorum artık!'' diyerek içime kurt düşürüyor, küçük bir ipucu almış olmanın mutluluğuyla rahatlıyorum ve esas merak ettiğim meseleye geçiyorum: Ne oldu da bu dizi gündemimize oturdu? Onlarca dizinin bir kalemde silinip atıldığı kaygan bir zeminde dimdik ayakta durmayı nasıl başardı?
Ahlak meselesi
Tardu Flordun dizinin patlamasını toplumumuzun en hassas olduğu konulardan biri olan ''ahlak'' çerçevesi etrafında örülen bir senaryoya sahip olmasından kaynaklandığını söylüyor. ''Ülkemiz insanı için söz konusu olan değer yargıları- özellikle de ahlak meselesi- işin içine girince memleket meselesi durumuna dönüşebiliyor.Çok ciddiye alıyoruz galiba dizileri, gerçek sanıyoruz... Bu kadarının doğru olmadığını düşünüyorum'' diyor. Ceyda ''Tesadüflere ve iyi şansa bırakılmış, hesapsızca süren bir dizi değil bu. Ayrıca iş ve özel hayat arasında net bir çizgi var hepimizde. Hepimiz iyi arkadaşısızdır ama özel hayatlarımızda her dakika görüşen insanlar değiliz. Zaten öyle olmamalı da...''diye başarılarının anahtarlarını kendi penceresinden sıralıyor.
''Tadında bitmeli''
Halit Ergenç, dizinin nasıl bitmesi gerektiğiyle ilgili çok yerinde bir saptama yapıyor: ''Ben hayatın her anında tadı damağımda kalan şeyleri severim; umarım dizide de böyle olur. İnsanlar halden memnunken bitirebilmek en iyisi. Sıkmadan bırakılması gerekir, tadını kaybetmeden...'' diyor.Kimse dizinin bitmesini istemiyor ancak sakız gibi uzamadan, suyu çıkmadan nokta konulması gerektiğine inanıyorlar. Bergüzar Korel bu dizinin hayatını, duygu dünyasını nasıl da değiştirdiğini anlatıyor: ''Sırf şöhretten dolayı insanların beni sevmesinin ya da nefret etmesinin hayatımda yeri yok. Tabii ki dizinin hayatımda büyük etkisi oldu, büyük duygusal çöküntüler de, mutluluklar da yaşattı ama açıkçası en değişmeyen şey korku. Çok hızlı yükseldiğinizde çok hızlı düşebilirsiniz. Her adımımı sorgulamak zorundayım. Aralarında en tecrübesiz benim ve bu kadroyla olduğum için çok şanslıyım, çok desteklediler beni...''
''Sivri kadın olmam''
Herkes kendi canlandırdığı karakterden pek memnun. Özellikle de Ceyda Düvenci.''Şu saatten sonra herhangi bir dizinin kötü karakterini ben canlandırmam. Böyle bir riske girmem seyircinin gözünde. Oynadığım rollerden dolayı oluşan ailemizin kızı imajını, ailelerin kadınların beni sevmesini, eşlerini kıskanmamalarını çok seviyorum, bunu bu saattten sonra bozmak istemem. Diziler o kadar ciddiye alınıyor kikötü kadın, sevilmeyen sivri kadın imajı benim günlük hayatımda özel yaşantıma dahi yansır, mutsuz olurum...'' diyor. Tardu Flordun ise oyunculuk anlayışıyla ilgili tam aksını söylüyor. ''Bana kalırsa bizim topluma örnek olmak gibi bir misyonumuz yok. Çünkü gerçek hayat böyle değil. Katı kurallarla kendini sınırlayan oyuncuların oyunculuklarını da sınırladığını düşünüyorum. Ben hep Kerem olursam 'herkese örnek cici çocuk' rollerinde takılır kalırım ve bu oyunculuk adına istediğim bir durum değil... Her şeyi oynayabilmeliyim... Oyuncu kendini sınırlamamalı...'' diyerek kendi anlayışını özetliyor...
Herkesin perspektifi başka ama kırmızı kanepede objektifimize bakan bu dört isim aralarında şahane bir kimya tutturmuş. Birbirlerine dokunmaları, göz kontakları, muhabbetleri o kimyanın perçini, ''Keşke herkes bu kadar sahici olsa'' diyor, mutlu mutlu vedalaşıyoruz....
Röportaj:Melike KARAKARTAL
Ekim/2008-elele
http://img206.imageshack.us/img206/6896/liveimages5cgc3bczelim5tg1.jpg
http://img206.imageshack.us/img206/8940/liveimages5cgc3bczelim5ya2.jpg
http://img206.imageshack.us/img206/3157/liveimages5cgc3bczelim5ai0.jpg
http://img355.imageshack.us/img355/1284/liveimages5cgc3bczelim5oj4.jpg
http://img355.imageshack.us/img355/7913/liveimages5cgc3bczelim5hg1.jpg
http://img206.imageshack.us/img206/8527/liveimages5cgc3bczelim5ji1.jpg
http://img355.imageshack.us/img355/7610/liveimages5cgc3bczelim5tz2.jpg
Kelebek/Hurriyet
http://i37.tinypic.com/9ktb9j.jpg
5ekim2008/bugün
Halkın starı
http://keep4u.ru/imgs/b/081006/8d/8d73eab3ac578b6361.jpg
Başarılı oyuncu Halit Ergenç, kaliteli duruşunu hiçbir zaman bozmadı. Mutlu evliliğiyle de herkese örnek olan Ergenç, önceki gün Bebek'te objektifimize takıldı.
Halit Ergenç, birçok meslektaşının aksine kendisiyle konuşmak ve fotoğraf çektirmek isteyen hiç kimseyi kırmadı.
Sevgili Arkadaslar,
basliga büyük boyutta resim ekliyorsunuz.bu durum kurallara aykiridir.ayrica dizi resimleri eklemek de yasak.ilgili kurallari asagidaki linklerden okuyunuz.
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=38306
http://www.dizifilm.com/forum/announcement.php?f=116&a=72
kural ihlaline devam etmeniz durumunda ceza almaniz sozkonusu olacaktir.
Saygilar
Gurbetci
Bölüm Sorumlusu
http://img369.imageshack.us/img369/8270/dsc00368pb3.jpg (http://imageshack.us)
http://img60.imageshack.us/img60/6085/ffffxa5.jpg
http://img152.imageshack.us/img152/1189/ffvh0.jpg
http://img152.imageshack.us/img152/5540/tara0018hg5.jpg
resimler harik aarkadaşlar süpersınız yaa:)
allahım bu adama şık olunmasında kıme olunsun hee yakışıklılığa karızmatıklığe bak yaa hele bakışları harika:)
Soare Thanks for foto:happy0064
Gencten abla,Nhy,adorable resimler icin cok tesekkurler:happy0064
Inci'm roportaj icin cok sagol...ellerine saglik:love05:
http://img204.imageshack.us/img204/6571/dsc00388fl1.jpg (http://imageshack.us)
http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/121020082105344789434_2.jpg
Bergüzar’a 10 yıl sonra mı aşık oldum?
Halit Ergenç, Bergüzar Korel ’le aşk yaşadıkları yolunda çıkan iddialara ateş püskürdü
Tan Sağtürk ile yollarını ayıran Bergüzar Korel’in bu ilişkisinin rol arkadaşı Halit Ergenç yüzünden bittirdiği iddiası tarafları sinirlendirdi. İddialara göre, Sağtürk sevgilisinin telefonuna Halit Ergenç ’ten gelen aşk mesajını yakalamış ve ilişkisini sonlandırmıştı. Bu söylentilere ilk yalanlama Tan Sağtürk’den geldi.
“Bergüzar çok onurlu bir insandır” diyen ünlü balet “Kesinlikle böyle bir şey yok. Hakkımızda çıkan birçok dedikodu gibi bu da yalan. Bergüzar Korel ile her gün telefonda konuşup, görüşüyoruz” diye konuştu. Halit Ergenç’in ise bu iddiayla ilgili olarak dizi setindeki çalışma arkadaşlarına şöyle dert yandığı belirtildi: “Bergüzar’ın çocukluğunu biliyorum. Annesi ile Zeybek Ateşi dizisinde oynarken o da sete ziyarete gelirdi. 10 yıldır aramızda bir şey olmadı, birbirimize şimdi mi aşık olduk. Böyle saçmalık olamaz. Ben evliyim ve karımı çok seviyorum. Eşimle bu dedikodulara sadece gülüyoruz.” gazetevatan
seore,arzum çalışmalarınızın için sağolun arkadaşlar..:)
gencten haber için sağol...:)
bende bu haberı durduğumd asşok olmuştum aam tahmın etmıitım böyl ebi şey olmadığını cunku halıtımın cok mutlu boı evliliği var dediği gibide karısını cok sevıyo...:)
http://img72.imageshack.us/img72/6808/011001denoptiepisodul52eq0.th.jpghttp://img72.imageshack.us/images/thpix.gif :img-yes: http://img56.imageshack.us/img56/9021/vlcsnap663123vm3.th.png (http://img56.imageshack.us/my.php?image=vlcsnap663123vm3.png)http://img56.imageshack.us/images/thpix.gif (http://g.imageshack.us/thpix.php)
http://img.sabah.com.tr/2008/02/24/gny/im/A7B50161037F964FAE8AC0B1r.jpg
Ferrari’ye de benzin koymazsanız gitmez
http://img76.imageshack.us/img76/5695/filmgibisezon000pw9.jpg (http://imageshack.us)
"Devrim Arabaları", Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in
Devrim arabasına bindiği gerçeğini ortaya çıkarıyor.
İlk yerli otomobil projesini konu alan "Devrim Arabaları", 1961 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in benzini olmayan Devrim arabasına bindiği gerçeğini de ortaya çıkardı.
Devrim ilk kez beyazperdede
24 Ekim'de vizyona girecek olan "Devrim Arabaları" filmi, çoğu kişinin hikayesini bilmediği, kiminin de “Benzini bitip yolda kalan araba” deyip geçtiği ilk yerli araba "Devrim"in üretim macerasını konu alıyor. Tarihi gerçekleri gözler önüne seren, Tolga Örnek'in yönettiği, Taner Birsel ve Halit Ergenç'in başrollerini paylaştığı filmde, Cemal Gürsel'in yanlış otomobile binmesinin sonuçları anlatılıyor.
Yanlışlığın bedeli ağır oldu
İşte tarihi gerçek: İki Devrim arabası yapılmıştı. Eskişehir'den Ankara'ya trenle taşınan arabalara benzin konulmamıştı. Çünkü trende oluşabilecek bir kazada arabaların zarar görmesinden korkuluyordu. Daha sonra Cumhuriyet Bayramı töreninde bir arabaya benzin konuldu. Ancak Cemal Gürsel benzini konulmamış araca binince, basın "Devrim yolda kaldı" başlığı attı ve ilk yerli otomobil projesi bu yanlışlık yüzünden hayata geçirilemedi.
Vahide Gördüm: Tolga Örnek çekimler başlamadan önce bütün oyunculara Devrim arabasıyla ilgili bir araştırma dosyası vermişti. O dosyada mühendislerle birebir yapılmış röportajlar da vardı. Mühendislerden biri şöyle diyordu: "Herkes temkinliydi. Eğer arabayı yaparsak herkes başarıyı sahiplenecekti ancak yapamazsak herkes bizi reddedecekti." Büyük ihtimalle Türk halkının geneli de "Biz bu arabayı yapamayız, başaramayız" diye düşünüyordu. Bu özgüven eksikliği belki de Atatürk sonrası uygulanan yanlış politikaların bir sonucuydu. Bu film bir anlamda 129 gün evlerine gitmeden delicesine çalışıp Devrim arabasını ortaya çıkaran bu insanlara saygı duruşunda bulunacak. Bence "Devrim" filmi bittikten sonra salondaki izleyiciler de ayağa kalkıp bu insanları alkışlamalı.
http://img524.imageshack.us/img524/2544/6631415rh4.jpg (http://imageshack.us)
Halit Ergenç: Bizim filmdeki mühendisler de parasızlığa, bürokrasiye, yukarıdan gelen baskıya ve daha birçok zorluğa rağmen ellerinden gelenin en iyisini ortaya koyup bu arabayı yaptılar. Bu araba çalışıyordu ve aynı dönemde yapılan Çekoslovak ve Japon arabalarından bile daha yüksek randımana sahipti. Türk insanına yıllardır yanlış eğitim politikaları ve aile içinde yapılan tenkitlerle birtakım şeylerin yapılmasının imkansız olduğu öğretildi. "Devrim" filminin bir misyonu da ülke olarak bugüne kadar neleri başardığımızı göstermek.
Peki, şu anda Türk insanının üzerinde hálá "Biz yapamayız" duygusu var mı?
Altan Gördüm: Türk halkının Kurtuluş Savaşı’ndan sonra elde ettiği özgüven ne yazık ki, daha sonra dışa bağımlı politikalarla yok edildi ve bugüne gelindi. "Bugüne gelindi" lafı çok önemli! Cemal Gürsel, 1961 yılında neden ilk yerli otomobilin yapılmasını istedi? Aslında bu soru üzerinde yoğunlaşmak lazım.
Vahide Gördüm:Suna karakteri "Cemal Paşa gövde gösterisi" yapacak diyordu.
Altan Gördüm: Devrim bir simgeydi... Sadece otomotiv sanayi değil, daha genel düşünün. O yıllarda yerli otomobil yapılsaydı bu başarı diğer sektörleri de etkilerdi. Filmde tarihi bir gerçek var. İki Devrim arabası yapılıyor. Arabalar Eskişehir’den Ankara’ya trenle taşınırken olası bir kazadan korkuluyor ve arabalara benzin konulmuyor. Ankara’ya gelindiğinde ise arabalardan bir tanesine benzin koymayı unutuyorlar. Cemal Paşa da törende benzin konulmayan arabaya biniyor. Eğer benzin olan arabaya binseydi şu an çok şey değişirdi.
Halit Ergenç:Zaten Devrim arabası, bir başarısızlık öyküsü değil. Ertesi gün basının Devrim’i başarısızlık örneği olarak göstermesi bazıları için başarı oldu. Çünkü Devrim, sapasağlam bir arabaydı. Gidin Eskişehir’de Devrim arabasına binin hálá çalışıyor. Devrim arabaları trenle Ankara’ya götürülürken kaza riskine karşı deposuna benzin konmamıştı. Ve büyük talihsizlik yüzünden Cemal Paşa trenden indikten sonra benzin konmayan arabaya bindi. Ferrari’ye de benzin koymazsanız gitmez.
Altan Bey filmde hangi karakteri canlandırdınız?
Altan Gördüm: Vasıfsız döküm işçisiyim... (Gülüyor) Recep Usta’yı canlandırıyorum. Sosyal hayatı vasat, aksi bir adam Recep Usta ama işini iyi yapıyor. Devrim’in görünmeyen kahramanlarından...
http://img76.imageshack.us/img76/9781/6631401ew2.jpg (http://imageshack.us)
Halit Bey biraz da siz oynadığınız karakteri anlatır mısınız?
Halit Ergenç:Uğur karakterini oynadım. Uğur her başarılı olacağına inanılan öğrenci gibi kazandığı bursla eğitimini yurtdışında tamamlıyor. Uğur, sessiz, işini çok seven birisi. Problem çözmede üstüne yok. Uğur, Devrim’in motorunu yapanlardan biri.
Halit Ergenç:ARABA NASIL YAPILIR ÖĞRENDİM
Vahide Hanım siz hangi karakteri canlandırdınız?
Vahide Gördüm:Başmühendisin eşi Suna Öğretmen’i oynadım. Suna Öğretmen, Cumhuriyet kadınının özelliklerine sahip, güçlü bir kadın. Mühendisler 129 gün fabrikaya kapanıp arabayı yapıyor ama arka planda günlük hayatta yaşananlar var.
Tolga Örnek ile çalışmak nasıldı?
Halit Ergenç:Çok keyifliydi. Tolga çok disiplinli bir yönetmen ancak disiplini dostluk duygusuyla çok güzel harmanlıyor.
Tolga Bey’i belgesellerinden tanıyoruz. Devrim filminde didaktik öğeler var mı?
Halit Ergenç:Hayır yok. Sürükleyici bir sinema filmi çektiğimize inanıyorum.
Araba yapmayı öğrendiniz mi peki?
Halit Ergenç:Vallahi az çok öğrendim diyebilirim. En azından artık bir araba motorunun her parçasını biliyorum.
http://img524.imageshack.us/img524/5279/6631409sh0.jpg (http://imageshack.us)
Vahide Gördüm:Çok iddialısınız...
Altan Gördüm: Yok yok... Çekimlerin daha ilk gününde herkes dersini çalışıp gelmişti.
Halit Ergenç:Ben şaka yapmıyorum, ciddiyim. Araba motoru konusunda çok şey biliyorum artık. Ben zaten arabalara ilgi duyan biriyim.
Filmde sadece araba yok aşk da var
Vahide Hanım seyirci gözüyle bakarsanız bu filmde bizleri ne bekliyor?
Vahide Gördüm:Benim bu filme karşı duygusal bir yakınlığım var. Ben bu filmi sadece politik görüşüm nedeniyle de gidip izlerim.
Nedir o politik görüş?
Vahide Gördüm:Cumhurriyet’e sahip çıkmak... Türk insanı istediği şeyi başarabilir. Bu kadar kompleksli ve dışa bağımlı yaşamamız anlamsız. Yeni nesli gördüğüm zaman üzülüyorum. Kendi kızımdan örnek vereceğim, 14 yaşında ve olabildiğince marka düşkünü. Her ne kadar görgümüzü, bilgimizi ona aktarmaya çalışsak da netice o bir çocuk ve çevresinden, arkadaşlarından etkileniyor. Yani Cumhuriyet çocuğu olarak bu filme sahip çıkılmasını istiyorum.
Sadece arabalar yok değil mi bu filmde? Aşk var mı?
Vahide Gördüm:Olmaz mı! (Gülüyor) Ben elimden geleni yaptım. Suna karakterinin kocasıyla yaşadığı aşk çok anlamlıydı.
http://img524.imageshack.us/img524/4886/6631405nj0.jpg (http://imageshack.us)
Halit Ergenç:Şimdiye kadar anlattıklarımız ve verdiğimiz bilgiler soğuk bir film imajı yaratmasın. Devrim sıcak bir film. Tolga’nın en büyük başarısı da bu öyküyü, insan sıcaklığında sunabilmesi.
En şanssız araba
Devrim, Türkiye’nin ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesidir. 23 Türk mühendisin 4.5 ay gibi kısa bir sürede ürettikleri Devrim arabasının tanıtımı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreninde yapılacaktı. Ancak Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in bindiği araba, benzinin bitmesi nedeniyle sadece 100 metre gidebildi. Bu trajik durumun nedeni ise Eskişehir’den Ankara’ya trenle taşınan arabalara benzin konulmamasıydı. Devrim arabalarının üretiminden vazgeçildi.
Röportaj: Mevlüt TEZEL
Fotoğraflar:Sinan DOKER
15 Ekim 2008
Hürriyet/Kelebek
Devrim arabalarından 2 resim..
http://img397.imageshack.us/img397/7561/6631415bh8.jpg (http://imageshack.us)
http://img380.imageshack.us/img380/1046/6631409qc6.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/9759/03vv1.th.jpg (http://img401.imageshack.us/my.php?image=03vv1.jpg)http://img401.imageshack.us/images/thpix.gif (http://g.imageshack.us/thpix.php)http://img147.imageshack.us/img147/4457/04wd6.th.jpg (http://img147.imageshack.us/my.php?image=04wd6.jpg)http://img147.imageshack.us/img147/1939/05ty7.th.jpg (http://img147.imageshack.us/my.php?image=05ty7.jpg)
http://img147.imageshack.us/img147/7886/06mm9.th.jpg (http://img147.imageshack.us/my.php?image=06mm9.jpg)http://img401.imageshack.us/img401/8328/31ae3.th.jpg (http://img401.imageshack.us/my.php?image=31ae3.jpg)http://img401.imageshack.us/images/thpix.gif (http://g.imageshack.us/thpix.php)http://img401.imageshack.us/img401/1089/32dv6.th.jpg (http://img401.imageshack.us/my.php?image=32dv6.jpg)http://img401.imageshack.us/images/thpix.gif (http://g.imageshack.us/thpix.php)http://img241.imageshack.us/img241/7656/33nv3.th.jpg (http://img241.imageshack.us/my.php?image=33nv3.jpg)http://img241.imageshack.us/images/thpix.gif (http://g.imageshack.us/thpix.php)
[QUOTE=kartopu;8908838]http://img366.imageshack.us/img366/9950/179728175514bcc23bcdxn6.jpg[/QUO
arkadashlar bu resim nerde çekilmiş?
http://img529.imageshack.us/img529/7663/assskt9.jpg (http://imageshack.us)
Soare thanks for foto:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo
Ozlem'cim resimler icin cok tesekkurler:happy0064
asnim bu resmi ilk defa goruyorum cok sagol
http://img137.imageshack.us/img137/3503/catshfhfhgjhfhgfi9.jpg
http://img353.imageshack.us/img353/9449/catssssn6.jpg
http://img353.imageshack.us/img353/1936/gfggfgfkf6.jpg
http://img353.imageshack.us/img353/6748/frrfbb0.jpg
http://img407.imageshack.us/img407/6535/onursj7.jpg
http://img407.imageshack.us/img407/1512/cakissqz0.jpg
Arkadaslar resimler, çalismalar ve haberler için sonsuz tesekkür!!:happy0064
Bu arada bi sorum var: artik diziden çektigimiz resimleri eklemek yasakmi?
http://img355.imageshack.us/img355/504/halitergen001tm8ri2tc8.jpg
http://img111.imageshack.us/img111/6227/halitergen002bi9bb3pz5.jpg
http://img355.imageshack.us/img355/9596/0000000000282418uu8.jpg
http://img507.imageshack.us/img507/1592/0000000000289647xy3.jpg
http://img507.imageshack.us/img507/32/0000000000321852in6we9.jpg
http://img355.imageshack.us/img355/5086/43d2a156e25bf8468126e86gb5.jpg
http://img111.imageshack.us/img111/4584/a1st5fb9.png
http://img111.imageshack.us/img111/5467/a2gb7rk4.png
http://img518.imageshack.us/img518/4079/dsc01444lq0.th.jpg (http://img518.imageshack.us/my.php?image=dsc01444lq0.jpg)http://img518.imageshack.us/images/thpix.gif (http://g.imageshack.us/thpix.php)
http://img511.imageshack.us/img511/4421/dsc01461hd5.jpg (http://imageshack.us)
Bu film batabilir ama önemli değil!
http://img399.imageshack.us/img399/9595/2d524e5507867742a6ada03td1.jpg (http://imageshack.us)
21.10.2008 / Sabah-ASLI ÖRNEK
İLİŞKİLİ HABERLER
*Orijinal arabaları kullanmadık, araba yaptık!
*'Devrim Arabası' ön planda onlar arkada
*Başarıyı başarısızlık gibi gösterdiler
Bu film batabilir ama önemli değil!
Cuma günü gösterime girecek olan 'Devrim Arabaları'nın yönetmeni Tolga Örnek, iddialı konuştu: Bu filme saldıranlar olabilir. Film, ticari anlamda batabilir. Ama gerçekleri anlatıyor..
Her Türk erkeği gibi araba ilgim var Türkiye'nin ilk yerli otomobil projesi Devrim'in hikâyesini biliyor musunuz? Hani 1961 yılında 23 Türk mühendisinin 4.5 ayda ürettiği, Cemal Gürsel'in 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerinde benzini olmadığı için çalıştıramadığı 'Devrim Arabası'nın öyküsü cuma gününden itibaren sinemalarda izlenebilecek... 'Gelibolu', 'Hititler' gibi başarılı belgesellerin yönetmeni Tolga Örnek, Halit Ergenç ve Taner Birsel'le filmi konuşmak için biraraya geliyoruz. Üç böcek, bir çiçek havasında geçen röportajda Tolga Örnek telefon sesine büyük duyarlılık gösteriyor, fotoğraf çekimlerinde kasılıyor. Laf dönüp dolaşıp geçtiğimiz hafta Erbakan'la arasında yaşanan polemiğe gelince de sorularımızı sakin sakin cevaplıyor.
İşte yönetmen ve oyuncularının ağzından 'Devrim Arabaları'.... Sorulamızı önce Tolga Örnek cevaplıyor...
ÖNCE UTANDIM!
* Bu filmi çekme nedeniniz arabalara olan ilginiz miydi?
Yok, hayır. İlgisi yok! Ben dört sene önce Aydın Engin'in Cumhuriyet gazetesinde bu konuyla ilgili bir yazı dizisini okudum. Çok duygulandım ve akabinde de böyle bir hikayeyi bilmediğimden dolayı utandım. Sonuçta tarihle haşır neşir bir belgeselci olarak böyle bir hikayeyi 'Nasıl bilmiyorum?' dedim. Araştırmalarım sonucu bu film ortaya çıktı.
* Filmografinize baktığımızda Haluk Bilginer'den Vahide Gördüm'e birçok iyi tiyatrocuyla çalıştınız. Kendizi şanslı hissediyor musunuz?
Doğruyu söylemek gerekirse benim ilk kıstasım oyunculuk... Yani seçtiğim isimlerin iyi oyuncu olması gerekiyor. İkincisi de kişilik... Çünkü film süreci çok uzun bir süreç ve ben kişi olarak anlaşamadığım, saygı duymadığım, insan olarak sevmediğim bir insanla çalışamıyorum. O yüzden de ilk önce oyunculuklara, sonra da kişiliklere bakıyorum. O konuda da çok şanslıyım... Çok iyi ve kişilikli oyuncularla çalıştım.
ERBAKAN'A TEPKİ VAR
* Çekimlere başlayıp da kişiliğini sevmediğiniz oyuncu olmadı mı?
Hiç olmadı. O açıdan da şanslıyım. Oyuncuları ikna etme konusuna gelince, ben oyuncuları ilk önce projenin ikna ettiğini düşünüyorum. Beni ne kadar sevseler de inanmadıkları bir işte, inanmadıkları bir hikayede oynamazlar. Biz, bu kadronun biraraya gelmesi için çekim günümüzde sadece üç-dört günlük bir oynama yaptık. Yani çok büyük bir fedakârlık yapmadık.
* Erbakan'la bir görüşmeniz oldu mu peki?
İki şekilde cevap vereyim. Erbakan'la görüşmemiz olmadı. Bir kere bu her şeyden önce dramatik bir film olduğu için, karakterler zaten gerçek kişilikler değil! Biz kendi karakterlerimizi yarattık, kendi hikayelerimizi kurduk... İkincisi de, bu film, birebir arabayı imal edenlere yoğunlaşan bir film, yani otomobili kendi elleriyle yapanların ve ailelerinin filmi. Erbakan bu grupta yok zaten!
* Ama Erbakan bu filmde adı geçmediği için, geçen haftalarda size "Bu filmi yapanlar ya kör ya cahil" gibi bir ithamda bulundu...
Erbakan'ın bu projeyle ilgili bağlantısını o projede çalışan insanlara sormak lazım. O mühendislere sorun "Erbakan projede var mıydı?" diye, onların tepkisinden hiç şüpheniz kalmıyor.
* Bu filmi öyle anlatıyorsunuz ki, sanki şimdiden belgesellerinizin önüne geçmiş gibi...
Belgesellerimi de çok seviyorum ama bu filmin ruhu, bu filmin set duygusunu ben hiçbir filmimde görmedim. Ben bu filmin setine koşa koşa gidiyordum. Çünkü çok seviyordum filmimi de, bu filmde çalıştığım insanları da... Bu filmin zenginliğini hiçbir şey gölgeleyemez artık. Ama yanlış anlaşılmasın! Bu film batabilir de, ticari yönünü hiç kimse bilemez. Çok saldırı da alabilir ama onların hiçbiri az evvel saydığım gerçeği benden alamaz. O gerçeklikten de yüzde yüz eminim.
* Bundan sonra uzun metraj filmler çekmeye devam edecek misiniz?
Aynen devam edeceğim. Çünkü uzun metrajın hikaye anlatımındaki özgürlüğünü seviyorum. Belgesel çekerken gerçeklerle sınırlısınız. Bir de, ben gerçekten oyuncularla çalışmayı çok seviyorum.
* Film süresince ürettiğiniz 'Devrim Araba'sı sergilenecek mi?
Evet. Bir tanesi İstinyepark'ta duracak. Ötekini de karşı yakada bir alışveriş merkezinde sergileyeceğiz.
* Film gösterimi boyunca mı halkla buluşacak?
En az dört hafta sergilenecek. Ama tabii gelen ilgiye göre uzatılabilir de... ama önemli değil!
http://img392.imageshack.us/img392/5976/b9057cbec4437d4fa495a24ai0.jpg (http://imageshack.us)
Ergenç, karakterini canlandırıyor
Orijinal arabaları kullanmadık, araba yaptık!
* Sizi yönetmen olarak bu projede en çok ne zorladı?
Bir kere dönem filmi olması... Yani şu kalem bile o zamandan kalmış olmalı... Bir de hareketler, sözler, daha farklı bir konsantrasyon gerektiriyor. Burada Taner'in çok doğru bir sözü var: "Araba başrolde olduğu için biz çekimimizi arabanın gelişimine göre yapmak zorunda kaldık." Yani atölyeyi arabanın gelişimine göre düzenledik.
* Nasıl yani...
Mesela; bazı sahneleri iki üç defa çektik, çünkü köşeler aynı değildi. Bu film için sette iki araba imal edildi, orijinali kullanmadık. Açıkçası konu itibariyle zordu ama bir filmin kendine ait zorluklarından başka beni sıkan bir şey olmadı. Çok uzun saatler, hiç oturmadan çalıştık. Ama sette bol bol eğlendik.
EN İYİ OYUNCULAR BİZDE!
* Bu filmden beklentiniz ne? Ya beğenilmezse diye korkunuz var mı?
O korku her zaman var. Ama o korkuya teslim olursanız hiç iş yapmamanız lazım. Ben 11 yıllık yönetmenlik kariyerimde, o korkuyu yenmeyi değil de idare etmeyi öğrendim. Bu filmde son 10-15 yılın Türk Sineması'ndaki en iyi kadrosu rol alıyor. Bunu övünmek için söylemiyorum. Aksi varsa da konuşuruz. Filmimiz çok önemli bir döneme ışık tutuyor. Unutulmuş ve unutulmaması gereken insanları anımsatan bir film... Gerçekten bir başarı öyküsünü vurgulayan ve benim de çekmekten inanılmaz keyif aldığım zevkli bir iş oldu.
'Devrim Arabası' ön planda onlar arkada
Taner Birsel ve Halit Ergenç, 'Devrim Arabaları'nda aracın ön planda olduğunu rollerinin ise ikinci planda kalması gerektiğini vurguluyor..
* Sizi 'Devrim Arabaları' projesinin içinde bulunmaya iten neden neydi?
Taner Birsel: Benim bir projeye 'evet' demeden önce birtakım kriterlerim var. Birincisi yönetmenin kimliği, ikincisi yaptığı işler üçüncüsü ise senaryonun kendisi... Tolga'nın imza attığı işleri biliyordum. Fakat bu işi benim için cazip kılan şey; bunun bir dram olup, uzun metrajlı bir film olmasıydı. Konu da aslında Türkiye'de varolan ciddi bir önyargıyı anlatıyor. İçinde de bunu değiştirme çabası var. Bu bakımdan bana çok cazip geldi.
Halit Ergenç: Tolga'yla daha evvel bir çalışma girişimimiz olmuştu ama başarıya ulaşamamıştık. Daha sonra proje gerçekleşmedi. Ama Tolga'nın projeye bakış şekli aklımda kaldı. Yazılan senaryoyu okuduğumda çok etkilendim. Çünkü birçok açıdan Türkiye'de insanların hayalkırıklığı yaşadığını biliyorum. Bu hikaye de bunu anlatıyor ve çok değerli...
* Hikayeyi daha öncesinde de biliyor muydunuz? Yoksa bu filmle beraber mi öğrendiniz?
T.B.: Öncesinde de unutulmuş bir hikayeden çok yanlış bilinen bir öykü olarak biliyordum. Ben bir Cumhuriyet öğretmeninin oğluyum. Aydın bir ailede büyüdüm ama ben bile bu önyargıyı taşıyordum. Bu hikayede özellikle tarihi gerçeğin farklı gelişimi, bunca mühendisin olağanüstü çabası bana çok saygıdeğer geldi.
BİZİMKİSİ EKİP FİLMİ
* Taner Bey sizin oynadığınız karakter Gündüz ve filmin başrolünde gibi değil mi?
T.B.: Taşın altına elini sokan ilk adam olması dolayısıyla Gündüz karakteri sanki biraz öne çıkıyor gibi görünse de bu bir ekip filmi.Çünkü projenin de anlatmak istediği dayanışma ve inanç öyküsü... Birbirine kenetlenmiş 23 mühendisin bir dayanışma yolculuğu... Öne çıkan bir karakterden söz edersek, bu arabanın ta kendisi olur sanırım. Bu bakımdan öne çıkan tek bir karakter yok!
* Türkiye'nin şu sıralar bir başarı öyküsüne çok ihtiyacı var değil mi?
T.B.: Filmimiz kurgusal bir film ama gerçek bir hikayeden yola çıkıyor. Bu insanlar bugünkü değer erozyonu içinde, gerçek değilmiş gibi de geliyor. Nasıl böyle insanüstü bir çabanın içine girmişler, nasıl böyle kendi hayatlarından özveriyle vazgeçmişler... Bugün bunun karşılığını bulmak zor olsa da ben bu inancı sürdürmek istiyorum. Belki bir inanç öyküsü olması sebebiyle biraz romantik bir film... Belki bugünün koşullarına baktığımızda toplum olarak gerçekten ihtiyacımız var. Bence tekrar özgüvenimizi bulmayı istiyoruz. Bu filmin konusu eğer futbol benzetmesini kullanırsak, olağanüstü hazırlanmış bir pozisyon ve olağanüstü atılan bir gol! Ancak kendi kalemize attığımız bir gol!
* Gişe başarısı için ne düşünüyorsunuz?
T.B.: Bugüne kadar yaptığım filmler çok dar bütçeli, daha çok uluslararası festivalleri hedeflemiş filmlerdi. Ama 'Devrim Arabaları' hem kopya sayısı, hem prodüksiyonun büyüklüğü, hem de hikayenin can alıcılığıyla bugüne kadar en fazla seyirciyle buluşan filmim olacak diye düşünüyorum.
Başarıyı başarısızlık gibi gösterdiler
http://img378.imageshack.us/img378/5037/7db11cec21933348af87343oz9.jpg (http://imageshack.us)
H.E.: Ben de öyle düşünüyorum. Taner Birsel ve Halit Ergenç, 'Devrim Arabaları'nda aracın ön planda olduğunu rollerinin ise ikinci planda kalması gerektiğini vurguluyor.
Filmi bir başarı öyküsü olarak nitelendiren Halit Ergenç de şöyle konuşuyor: "O dönem yapılan Devrim otomobili, başka ülkelerin yaptıkları otomobillerden daha yüksek kalitedeydi. Bugün Eskişehir'e gittiğinizde marşına bastığınızda ilk marşta çalışırdı. Bu bir başarıdır. Bu başarıyı başarısızlık gibi gösterebilmek de aslında bir başarıdır."
Her Türk erkeği gibi araba ilgim var
Taner Birsel arabalara karşı ilgisini şu sözlerle anlatıyor: "Ben oyuncak arabaları çok severim. Hatta makineyle parçalardan oluşmuş bir nesneden öte bir gönül bağım var. Onu, bana hizmet veren gönüllü arkadaşım gibi görürüm. Arabayla aram iyidir. Karbiratörlü dönemde kullandığım arabaları çok kurcaladım. Arabalara karşı ortalama bir Türk erkeğinden daha fazla ilgim var"
21.10.2008 / Sabah-ASLI ÖRNEK
http://img408.imageshack.us/img408/1976/dsc01445bj8.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/2474/dsc01448vz9.jpg (http://imageshack.us)
http://img529.imageshack.us/img529/1619/90kp9.jpg
http://img72.imageshack.us/img72/6/kopyas89iy8.jpg
http://img66.imageshack.us/img66/7641/binbir4417modoe0.png
http://img128.imageshack.us/img128/1914/poza1od8.png
http://img66.imageshack.us/img66/7517/vlcsnap7un1.png
http://img207.imageshack.us/img207/6489/dsc01447cw9.jpg (http://imageshack.us)
http://img519.imageshack.us/img519/1856/dsc01446zj4.jpg (http://imageshack.us)
http://img123.imageshack.us/img123/594/269sx1.jpg
http://img123.imageshack.us/img123/8053/270vx1.jpg
http://img158.imageshack.us/img158/7108/36665122ch3.jpg
http://img397.imageshack.us/img397/4696/60678423lj8.jpg
Haftasonu devrim arabları filmine gittim, harika bir film ve oyuncuların harika performanslarını izledim. Halit Ergenç'i sevenler kaçırmasınlar derim, çok çok iyi bir roldeydi, tabi aktör ve aktristleri ön plana çıkararak filmin geride kalmasını istemem. Film röportajlarında bahsedilenler dışında benim için bir iş kotarılırken ekip içi dayanışmayı, yönetimdeki zaafları göstermesi açısından da çok öğreticiydi. Çok özel bir film:img-yes:
http://img111.imageshack.us/img111/50/dsc00637ng3.jpg (http://imageshack.us)
soare80resımler için cok teşekkurler:)
evt bende filme gitmeyı duşunuyorum emınım zaten halıtımın ii bi rolde oldugundan bir an önce gidip izlicem:)
arkadaşlar haberle için cok teşekkurler...
inanmıyorum yaaa halıtım ne kadar mutluyudu ne oldu bır anda.hep bu sebepsız yere cıan haberler yuzunden insanları mutulugu bozuluyıor...:(
Bende çok şaşırdım gerçekten.Açıkcası Halit Ergenç gibi bir insanın , karakter açısından bu kadar düzgün birinin aldatması garip geldi bana.Gayette mutlu bir evliliği var gibi görünüyordu.Ayrıca eğer gerçekten Bergüzar Korel ile aralarında hiçbir şey olmadıysa bu basın kadar yalancı insanlar yok.Bu tip sebepsiz haberler yüzünden bir ailenin bitmesine sebep oldularsa yazık..
Ama diyecek birşey yok sonuçta.Hayırlısı olsun Halit Ergenç için..
`Gazi` karakterinden Başkanlığa...
O esasen bir aktör. `Latife Hanım` kitabından uyarlanan belgeselde `Atatürk` karakterini canlandıran İzmirli işadamı Yavuz Hekim, bu kez siyasetçi kimliği ile karşımızda. Yavuz Hekim, belediye başkanı olmak istiyor. Peki ama nerede?
......
......
......
......
S.: Kendinize örnek aldığınız oyuncular var mı?
Y.H.: Örnek aldığım oyuncu yok. Fakat Halit Ergenç ve Uğur Polat çok iyi oyuncular bence. Takip ediyorum ve ilgiyle izliyorum yapımlarını.
2008-10-30 Cafe Siyaset
http://img207.imageshack.us/img207/6127/dan7156130168983941630spk0.jpg (http://imageshack.us)
Dün ''Devrim Arabaları''nı izledim... Mükemmel bir film... Konusuyla, çekimleriyle, oyuncuların oyunculuklarıyla.. Her şeyiyle çok güzel, duygu yüklü... Burukluk duymamak, ağlamamak mümkün değil...Geçmişimizde yaşananlar..! belki de ''Devrim Arabaları'' yüzünden bugünümüzde yaşanamayan ve geleceğimizde yaşanamayacaklar...! Film o kadar çok şeyi anlatıyor ki!...
Mutlaka izlenmesi gereken bir film.
Temmuz-Ağustos sıcağında kapalı mekanda çekilen filmde, gösterilen özveriler, verilen emekler boşa gitmemiş... Konusunda biraz eksikleri var gibi! ama olsun anlamak ve düşünmek için yeterli...
Emeği geçen herkesi kutluyor, bir Türk vatandaşı olarak çok teşekkür ediyorum... Yüreklerine sağlık...
Cumhuriyet Haftamızda, sinemalarımızda bu ve benzeri filmleri görmek çok güzel.Çok anlamlı.
http://img526.imageshack.us/img526/2936/devrmarabalari14fw4.jpg (http://imageshack.us)
http://www.fotocunuz.com/resimler/5c177586a5.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/a6002c6050.jpg
http://www.fotocunuz.com/resimler/3168c27106.png
http://img521.imageshack.us/img521/4521/16462793iq2.jpg
http://img151.imageshack.us/img151/4011/69981245lq3.jpg
Bence diziyl alakasi yok,sadece Halit magazin programlarina ***-*** cikmiyor o yuzden internetde de oy verenler gencler,.Ben Haliyi en karizmatik oyuncu sayiyorum
04 Kasım 2008 - Haber Türk
FİLMDEN ÇIKAN HERKES ÜZÜLÜYOR
http://img112.imageshack.us/img112/9738/dahalitergencselcukyontmp0.jpg (http://imageshack.us)
Devrim Arabaları' filminde oynayan Halit Ergenç,
filmde anlatılan olaya dikkat çekerek çok önemli bir başarı hikayesi olduğunun altını çizdi.
Ergenç, filmi izleyenlerin ilk tepkilerinin de 'üzüntü' olduğunu kaydetti.
cnntürk'te 'Nası Yani?' programına 'Devrim Arabaları' filminin yönetmeni Tolga Örnek ile
oyuncular Vahide Gördüm, Halit Ergenç ve Selçuk Yöntem konuk oldular.
Televizyon gazetesi'nin haberine göre,
1961 yılında dönemin Devlet Başkanı Cemal Gürsel'in isteğiyle
23 Türk mühendisin 'Devrim' ismini verdikleri bir araba yapma çabalarını anlatan filmin kamera arkasında oldukça hüzünlü sahneler yaşanmış.
Selçuk Yöntem, o anlardan birini şöyle aktardı: "Bir sahne vardı ilk motorun çalışıp çalışmadığını deneme sahnesi vardı.
Gerçekten hepimiz çok duygulandık. Biz böyle duygulanıyorsak bu aşağıya mutlaka geçer dedik."
Halit Ergenç ise yönetmen ve senarist Tolga Örnek'in, film öncesinde topladığı dökümanların kendileri için çok yararlı olduğunu belirterek kısa bir süre içinde bir araba yapmak için canla başla çalışan 23 mühendisin gerçek hikayelerinden çok etkilendiğini söyledi. Ergenç, "Tolga, ilk senaryoyu verdiğinde bu, içinde muhakkak olmak istediğim bir filmdi. Sonuçta bu tecrübenin 130 gün içinde gerçekleşmiş olması çok önemli. 2 otomobil 4 motor bitiriyorlar ve bu otomobili yapabilecek alt yapıları dahi yok. Bu gerçekten çok önemli başarı hikayelerinden birisidir" diye konuştu.
Filmi izleyenlerden aldığı reaksiyonları da değerlendiren Halit Ergenç, "Anlaşılmış olması çok hoş. Filmden çıkan herkes böyle bir şeye çok üzüldüğünü söylüyor" dedi.
----------0----------
http://img112.imageshack.us/img112/9734/devrimarabalarzelhaber3xb6.jpg (http://imageshack.us)
http://img222.imageshack.us/img222/1371/devrimarabalarzelhaber0hd4.jpg (http://imageshack.us)
http://img112.imageshack.us/img112/8205/devrimarabalarzelhaber5cx9.jpg (http://imageshack.us)
http://img440.imageshack.us/img440/9796/c05f8aec83f3491ddb75be6hr3.jpg
http://img362.imageshack.us/img362/8595/5fa1d1f610be8d57db6e84bpv0.jpg
Bu filmi izleyen çok üzülüyor
'Devrim Arabaları' filminin yıldızları Halit Ergenç, Vahide Gördüm, Selçuk Yöntem ve filmin yönetmeni Tolga Örnek CNN Türk'te yayınlanan 'Nası Yani?' adlı televizyon programına konuk oldu. Ergenç, filmi izleyenlerin ilk tepkilerinin üzüntü olduğunu dile getirdi. Televizyon gazetesi isimli sitede çıkan habere göre; Ergenç şunları söyledi: "Tolga Örnek senaryoyu verdiğinde, filmin içinde olmak istedim. Filmin anlaşılmış olması çok hoş. Filmden çıkan herkes anlatılanlara çok üzüldüğünü söylüyor" dedi. Film, 1961 yılında, 23 Türk mühendisin 'Devrim' adını verdikleri bir arabayı yapma çabalarını konu ediyor.
http://img.sabah.com.tr/2008/11/06/gny/im/339DFF00C4EFB44A86CF822Br.jpghttp://img.sabah.com.tr/2008/11/06/gny/im/9EB7ED71F034D445BB5BE748r.jpg
ve haberin resimleri:good:
*****simona very thanks for foto :love05:
inci'm haber ve resimler icin tesekkurler :love05:
angels18 haber icin sagol bye
Bir haber
:happy0064 :happy0064 :happy0064
Az önce Kanal D de yayınlanan Ömür Gedik'in sunduğu ''cinemania'' programını izledim.. Konukları yönetmen Tolga Örnek ile Selçuk Yöntem idi. Devrim arabalarını konuştular...
Halit ERGENÇ'le röportaj yapmışlar uzun uzun konuştu... :img-yes: Hem Devrim Arabaları hem de Binbir Gece hakkında... Binyapı'nın krizden etkileneceğini ve olayların günümüzdeki gerçek olaylar üzerinden devam edeceğini söyledi...çok güzeldi... :love05:
Binbir Gece set arkası çalışmalarını gösterdi... Bergüzar Korel konuştu... :love05:
Ve haberin sonunda haftaya Halit Ergenç ve Bergüzar Korel'in Binbir Gece hakkındaki konuşmalarını yayınlayacaklarmış... :happy0064
Bir de resim getirdim.
http://img233.imageshack.us/img233/8602/33e5e2f5f0nq7.jpg (http://imageshack.us)
http://img220.imageshack.us/img220/638/devrimarabalaryorumlaret8.png (http://imageshack.us)
*Köşe yazarlarının ''Devrim Arabaları'' yorumları
“Türkiye bütünüyle bir başarı öyküsüdür”
http://img390.imageshack.us/img390/3897/30109220094080ccf744oht2.jpg (http://imageshack.us)
ALPER TURGUT
Aktör Halit Ergenç, sürekli araştıran, hep sorgulayan ve memleket meselelerine kafa yoran bir adam.
Lise yıllarından beri şarkı söylemeyi seven Ergenç, mutsuz bir mühendis olmamak adına
Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri'nden ayrılıp
Mimar Sinan Üniversitesi Opera ve Müzikal Tiyatro Oyunculuğu Bölümü’nü bitirmiş.
Müzikal, opera, bale, dans, tiyatro, film, TV dizisi, dublaj, reklam, yarışma programı sunuculuğu…
Onun marifetleri saymakla tükenmiyor ve el attığı her işten alnının akıyla çıkmasını da beceriyor.
Yıllarca geçim sıkıntısı çeken, zorluklar ve yokluklarla boğuşan ve en nihayetinde
“Zerda” ve “Kara Melek” dizileriyle Şeytanın bacağını kıran Ergenç,
sanırım bilmeyen kalmamıştır; dillere pelesenk olmuş -bence artık gına da getirmiş-
pek çok hayranlı “Binbir Gece” dizisinin de başrol oyuncusu…
O, gösterimdeki “Devrim Arabaları” adlı filmde ise dahi mühendislerden Uğur Engin’i canlandırıyor.
Halit Ergenç ile magazine bulaşmadan, özel hayatını -bugünlerde biten evliliği her gün manşetlerde- deşifre ve delik deşik etmeden bir söyleşi gerçekleştirdik.
—Diziler, bir oyuncunun ekmek kapısı… Ancak her açıdan verdiği kadar alıp götürdüğü de olmuyor mu?
Oyuncunun atlet olduğunu varsayalım, işte o vakit, diziler maraton ise filmler kısa mesafe yarışıdır. Dizide devamlılık için çok ciddi egzersiz yapmalısınız. Özel çalışmak ve tempoyu ayarlamak çok önemli… Zaman dar, bu nedenle hızlı ve ciddi olmalısınız. Aynı karakteri iki, üç yıl farklı yönlerinden tutup götürmek, aslında hiç kolay değil. Eskiden kaliteden ödün veriliyordu, şimdilerde rakipler de güçlü ve sağlam projelerle geldiği için senaristler ve yönetmenler, uzun soluklu dizilere çok daha fazla özen göstermeye başladılar. Düşünün öğrencisiniz, aylarca karne dönemini beklersiniz, dizilerde ise karne, reyting raporlarıyla ertesi gün verilir. Hatasıyla sevabıyla bu bir iş… Gayet riskli bir iş… Öyle bakmalı… Ve ayriyeten dizilerin, sinema filmi için iyi bir deneyim olduğu da gözden kaçırılmamalı…
—Hangi yönetmenler çalışmak istersiniz ve yeni film projeleriniz var mı?
Çok değerli bir yönetmen, hayli ses getirecek yeni filminde -adını saklamamı istediği malum yapım, gerçekten dört dörtlük kotarılmış bir eser- bana rol teklif etti ama “Binbir Gece”ye verdiğimiz söz sebebiyle projeye dâhil olamadım. Kimseyi yarı yolda bırakmadım, o yönetmenle gelecekte bir film çekmek isterim. Zeki Demirkubuz’un tarzını seviyorum, Ferzan Özpetek’in filmlerindeki rahatlığı ve duygusal hali çok beğeniyorum. Çalışmayı en çok arzuladığım başlıca yönetmenler ise Reha Erdem ve Çağan Irmak... Yeri gelmişken söyleyeyim, Türk sinemasının geleceğini çok parlak görüyorum, çünkü artık hem genç hem de üstün yetenekli yönetmenlerimiz var.
—Peki, sahneleri özlüyor musunuz?
Sahnelerle setleri kıyaslamak mümkün değil, ikisi gerçekten çok ayrı ve farklı şeyler. Dormen Tiyatrosu’nda çalıştım, ABD’de çocuk müzikallerinde oynadığımda ise 2000 yılıydı. Aradan çok uzun zaman geçti. Şimdi iyi bir iş olursa ve benimde içime sinerse tekrar sahneye çıkmayı düşünebilirim. Ve komediye dair oyunları sahnelemek ve seyirciyi güldürmek gerçekten zordur. Çünkü dün güldüğünüz şeye yarın gülmezsiniz, eskiden komik dediğiniz espri bugün bir anlam ifade etmeyebilir.
http://img129.imageshack.us/img129/9127/halitsimonasg2.png (http://imageshack.us)
—Gelelim “Devrim Arabaları”na…
Devlet Başkanı Cemal Gürsel’in emriyle, 1961'de 23 mühendis, bir otomobil yaratmak için kolları sıvıyorlar. Yıllarca toplu iğne dahi üretemeyen bir ülke, 130 günde tüm altyapı eksikliğine karşın yüzde yüz Türk işi bir araba yaratmayı başarıyor. —Bir örneği Eskişehir’de bulunuyor- Bu gerçek anlamda Türk insanına dair çok özel bir başarı öyküsüdür. Hatta aynı dönemde üretilen Japon ve Çek otomobillerden daha iyi ve daha üstün bir araba bu… Devrim’in üretimi sürseydi belki de elin yabancısı iç işlerimize müdahale etmeyecek, edemeyecek ve bize “sizler kendi topraklarınızda petrol çıkaramazsınız” diyemeyecekti. İşte biz ekip olarak bu filme omuz verdik, ülkemiz çocukları yaşanan her şeyi bilsin ve içindeki cevheri fark etsin istedik.
—Bir oyuncu hayatın her alanından beslenmelidir, buna siyasette dâhil. Katılır mısınız?
Cumhuriyet’imiz, yaşanan onca şeye karşın kuruluşundaki sağlam maya yüzünden hala dimdik ayakta, Türkiye, bütünüyle bir başarı öyküsüdür. Çok fazla derine inmek istemiyorum ancak şu an neler olup bittiğini görüyorum. Her şeyin gayet farkındayım. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde -1927 yılında- ülkenin ilk uçak fabrikası inşa edildi. Bu millet orada 185 tane uçak üretti, hatta yurtdışından uçak sipariş edildi. Ama “Biz kim uçak yapmak kim” diyen görüş galip geldi ve fabrika kapandı. Yerine traktör fabrikası açıldı. “İstikbal göklerdedir” diyen Atatürk’e kulak verseydik bugün gökyüzü bizim olurdu. Hani bize lisede öğrettiler ya, Türkiye kendi kendine yetebilen -tarım vs. vs.- bir ülkedir diye… Peki, bugün durum nedir? Her şey satılık ve üretim yapılmadığı için ne varsa dışarıdan ithal ediliyor. Biz nicesine sahipken değişmez dediğimiz değerlerimizden de vazgeçer hale gelmişiz. İşgal kuvvetleri başaramadı ancak biz başardık. Bu ülkenin toprakları toptan satılığa çıkarıldı. Biliyoruz ki; ülke bölünmeye çalışılıyor. Çözüm Atatürk’ün gençliğe hitabesini yani birinci vazifeyi anlamaktan ve uygulamaktan geçiyor.
ALPER TURGUT
http://img148.imageshack.us/img148/7228/3010915909aa988c551aork1.jpg (http://imageshack.us)
CUMHURİYET HAFTA SONU - 08 KASIM 2008
Devrim benimki gibi bir başarı hikâyesidir
http://img98.imageshack.us/img98/5287/halitrportajsabahmb4.png (http://imageshack.us)
Onu son birkaç yıldır dizilerin yakışıklı, zengin ve aynı zamanda duygusal karakterlerini canlandırırken görmeye alıştık.
Ama Halit Ergenç bu kez alıştığımızdan çok farklı bir rolle, Devrim Arabaları filmiyle karşımızda.....
1961 yılında Devlet Başkanı Cemal Gürsel tümüyle yerli üretim bir otomobil yapılmasını emrediyor ve görevi TCDD işletmesine veriyor. 23 mühendis, 20 sene öncesine kadar toplu iğne bile üretemeyen bir toplumun neler yapabileceğini kanıtlamak için harekete geçiyor. Devrim isimli arabaları üretmek için insan üstü bir gayretle 130 gün çalışıyorlar ve başarıyorlar.
Halit Ergenç bu tarihi başarıya imza atan mühendislerden birini canlandırıyor.
Amerikan filmlerinin o vazgeçilmez başarı hikâyelerinden sonra Türk yapımı bir başarı filminin içinde nasıl yer aldığını Ergenç ile konuştuk.
Sonat Bahar
- Devrim Arabaları sizi etkilemişe benziyor. Neden böyle bir projenin içinde yer aldınız?
Bugüne kadar Türkiye'de gerçekleşmiş olan ve bundan sonra da gerçekleşecek pek çok özel başarı hikayelerinden sadece biri Devrim Arabaları. Proje geldiğinde hikayenin nasıl da yanlış bilindiğini fark ettim. O dönemde iyi mühendislerimiz var, dünyaca büyük firmalar tarafından tanınan adamlar. Adamların içinde bir parçayı on saniye inceleyip teknik resmini çizebilecek olanlar var. O adamlar, çok kısıtlı zamanda, çok kısıtlı bir bütçeyle ve çok büyük baskılar altında, alt yapı eksikliğine rağmen Devrim'i yapıyorlar ve Devrim tamamen Türk malıdır. İşlemiştir, yürümüştür. Hâlâ bir örneği Eskişehir'de bulunuyor ve kontağını çevirirseniz çalışır.
- Siz Devrim'i gördünüz mü?
- Görmedim ama onun birebir iki kopyasını yaptık film için... Aslında film de çok kısa sürede tıpkı Devrim'in üretime hazırlandığı sürede yapıldı.
- Daha çok aşk hikâyelerinin kahramanıyken, böyle bir rolü kabul ederken kafanızda soru işaretleri olmadı mı?
- Kafamda hiç şüphe oluşmadı, bu projeye balıklama daldım çünkü anlattığı şey çok önemli; Türk insanın neleri başarabileceğini anlatıyor. 1927 senesinde Atatürk önderliğinde Türkiye'de ilk uçak fabrikası kuruldu. Bir sürü uçak üretildi hatta savaş sırasında kimse bize eğitim uçağı vermediğinde, eğitim uçaklarını orada ürettiler. Sonra bize Hollanda'dan sipariş geldi ama o dönemde bu sipariş kabul edilmedi. 'Biz kim uçak yapmak kim' diye düşündüler. O fabrika kapatıldı ve traktör fabrikasına çevrildi, oysa 185 tane üretilmiş uçak vardı. Biz o senelerden beri uçak üretiyor olsaydık dünya pastasının önemli bir bölümünü alırdık. Gökyüzü bizim olurdu. Biz böyle bir toplumuz aslında ama değerimizin farkında değiliz, Devrim de tıpkı böyle bir hikâye. Bu film değerimizi çocuklarımıza göstermemiz için bir fırsat...
- Proje sizi epeyce etkilemiş sanırım. Cumhuriyet tarihinin tüm başarı hikâyelerini araştırmışsınız...
- Devrimi yaparlarken mühendislerin otomobilin sacını kıvıracak presleri bile yokmuş, elde yapmışlar hepsini. Yapılan araştırmalarda o dönem üretilen Japon ve Çek otomobillerden daha üstün bir otomobil olduğu ortaya çıkmış. Biz ona devam etmiş olsaydık siz şu anda muhtemelen bir Devrim kullanıyor olacaktınız ve kimse bize 'petrol çıkaramazsınız,' diyemezdi.
- Başarı hikâyelerine genellikle Amerikan filmlerinde rastlanır, Türk işi bir başarı filmi nasıl olacak?
- Amerikan sinemasının stratejisi budur, anlatmak istedikleri şeyi filmleriyle tüm dünyaya anlatırlar. Bizim bu filmi yapma sebebimiz bu böyle bir gerçeği bu günün çocuklarının bilmesi gerektiğini hissetmemiz. Dönün bir geçmişe bakın Cumhuriyet'in kurulması ve o zamandan bu güne yaşanmış olan bir sürü olaya rağmen şu gün hâlâ ayakta ve pek çok şeyle mücadele edebilir durumdayız, bu ülke olduğu gibi bir başarı hikayesidir.
- Projenin sizin için çekici yanı nedir?
- Birincisi otomobilin 130 günde inşa edilip bugün hâlâ yaşıyor olması, maalesef proje olarak devam ettirilmemesi. İkincisi ise bu başarının bir başarısızlık olarak gösterilmesidir. Her şeye rağmen yapılan şey başarıdır.Üzerimizdeki umutsuzluk bulutunu ve depresif hali yok edecek bir film.
Maddi sıkıntıya girmemek için zemin hazırlıyorum
- Şöhret gelip geçici, parasız günlere geri dönme riski var...
- Ama şu gün biliyorum ki ben o günlere geri dönebilirim. Çünkü bu iş böyle bir iş. Bu iş sadece aklınızla yaptığınız bir iş değil. Bu iş bedeninizle, kendinizle yaptığınız bir iş. Riskli bir iş. Bu işi yaparken hedef Türkiye'nin tanıyor olması değil, işi iyi yapıyor olmak. Çok ciddi maddi sıkıntılarım oldu. Özellikle 30 ile 34 yaş arası çok ciddi maddi sıkıntılarım oldu. Bunlar deneyimdir nasıl başa çıkacağımı biliyorum, ciddi maddi sıkıntıya girmemek için zemin hazırlıyorum. Ama bunlar da güzel şeyler, öldürmeyen güçlendiriyor.
http://img98.imageshack.us/img98/5595/halitrportajsabah1to7.jpg (http://imageshack.us)
- Üzerinize biçilen roller hep belli bir çizgide, bu böyle devam mı edecek?
- Önemli olan karakteri sevmem, Aliye'nin Sinan'ı ile Binbir Gece'nin Onur'u arasında derin uçurumlar var, ama benzer adamlarmış gibi duruyorlar. Yarın öbür gün benim karşıma bambaşka bir karakter çıkabilir ve ben onu oynamayı çok isterim. Bu rol bana çok yakıştı hep bu tarzda adamları oynayayım diye bir takıntım yok. Devrim Arabaları'nı da bu nedenle kabul ettim. Bir proje daha var planlanan, çok değişik bir adam. Eğer o sinema projesi de gerçekleşirse oynamaktan çok büyük keyif alacağım. Esas içimdeki duygu bugüne kadar hiç girmediğim bir kalıba girmek. Kendimi daha fazla zorlayabileceğim bir role bürünmek benim için daha enteresan.
Binbir Gece çok farklı noktalara gidecek
Binbir Gece'de artık Şehrazat ve Onur'un ilişkisi hastalıklı bir hal aldı. küsüp küsüp barışıyorlar, çok uzamadı mı sizce?
- Binbir Gece'de senaryo çok hoş yerlere gidecek..
- Nasıl yani hâlâ gidecek diyorsunuz, bitecek demiyorsunuz...
- Muhakkak ki bitecek. Ama ekip olarak biz mümkün olduğunca bu işi zinde, köpürerek bitirmek istiyoruz, çok güzel açılımlara gidecek ve şu gün gördüğünüzden de farklı noktalara gidecek hikâye. Gerçekten umuyorum Binbir Gece biterken keşke bitmese diyeceksiniz.
-Eğer böyle bir hisse kapılmazsam tekrar kapınızı çalarım...
Elbette ama garanti ediyorum. Şimdi gördüğünüz hikâyenin sağlamasını ileriki bir iki bölümde görmeye başlayacaksınız, bu böyle ekilmiş bir şey. Bunların meyvesini önümüzdeki bölümlerde göreceksiniz. Biz bunları seyircimize güvenerek ektik önemli bir konuya döneceğiz oradan.
- Bergüzar Korel ile Tan Sağtürk'ün ayrılığının sebebi olarak gösterildiniz. Onlar konuşmadıkça iş size kadar ulaştı sanırım...
- Tan bunun cevabını verdi. Bu onların meselesidir. Dolayısıyla beni ilgilendirdiğini düşünmüyorum. Eşim üzüldü, sıkıntı yaşadık ama ertesi günü bekledik. Tan bir açıklama ya