PDA

Tüm Versiyonu Göster : İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek


yalniz_kurt
24-06-05, 17:07
http://www.sinema.com/pic/filmler/i/istanbul_hatirasi150.jpg

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek
Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul



27 Mayıs 2005

Fatih Akın



Belgesel

Almanya 2004

90 dak.

Film, bir yabancının gözünden gerilim dolu, kimi zaman tehlikeli ve baştan çıkaran bir kenti tanımlamaktadır ve kahramanın, kentin müzikal kaynaklarını, etkilerini ve perspektiflerini araştırdığı uzun soluklu bir serüvendir.

İstanbul yanmaktadır. Berlin 90'ların başında, Havana da 90'ların sonunda nasıl dünyanın en hareketli şehirleri olmuşlarsa, yeni milenyumun başlangıcında da İstanbul Avrupa'nın yaşanabilecek en büyük megakenti olma rolünü üstlenebilir. Ama İstanbul gerçekten Avrupa'ya mı aittir

spikey
25-06-05, 22:12
oldukça değişik bir çalışma oldugu kesin..yönetmen cok yetenekli ve bir o kadar da saygı deger biri zaten..eminim yurt dısında yine bir sürü ödül toplayacak..ayrıca istanbul'u tanıtmak için eşsiz bir fırsat!!

sbuffy
28-06-05, 18:53
fatih akında son dönemlerin en iyi yönetmenlerinin başında geliyor.umarım bu başarıları gelecek yıllarda da devam eder.bu filmi gösterime girdiğinden beri çok merak ediyorum ama bir türlü seyretme imkanı bulamadım.

mrdoom
11-08-05, 01:34
http://www.wdr.de/tv/fernsehfilm/images/45_14_ARBEITSMOTIV_FATIH_AKIN.jpg



Baştan sona muazzam bir film. Filmin yabancılaşmış anlatım bakış açısının “einsturzende neubauten” ekseninden esinlenmesi bence zaten filmin en ana temel efekti. Ceza, Duman, BabaZula gibi müzik konseptleri üzerinden yeraltını anlatmak ancak ve ancak Fatih Akın’ın cinliğinden ortaya çıkabilirdi. Öte yandan; Müzeyyen Senar ve Orhan Gencebay bölümleri ise saygı duruşu niteliğinde olduğu kadar (Müzeyyen Hanım’ın iki eliyle elmayı bölme becerisini göstermesi ve Orhan Gencebay’ın 35 yıllık sazıyla sanki son kez söylüyormuşçasına verdiği mini konser) kamera arkasında duran zihniyetin çocukça yaptığı bir oyun gibi. Sokaklarda yatarak kentin müziğini yaşamaya çalışan marjinal akımlar ve türkü formunu siyasi boyutları ifade etmek için kullanan müzik insanları filmi bir miktar “sakıncalı” kapsamına iteklese de yine de özgürlükler başlığı altında incelendiğinde rahatsız edici değil. “Hiç mi eksiği yok?” derseniz, Fatih Akın’a müzik alanında sanat danışmanlığı yapanların istemeden özellikle Kumkapı ve Tarabya’da kendi dinleyicilerine hitap eden tavernacıları atlamış olabileceğini söyleyebiliriz. Ayrıca İstanbul içerisindeki türkü formatının yalnızca Doğu içerikli (elbette ki Doğu illerimizin türkülerine de bayılıyoruz) değil de Karadeniz, Ege, Orta Anadolu, Akdeniz formlarının olduğunun da altı çizilebilirdi. Filmde beni en çok etkileyen bir Mesnevi’nin Mevlevi ayinini detaylarını anlattığı ve ritüellerine dair yaptığı açıklamaydı. Ayrıca her ne kadar Babazula grubunun müziğini sevmesem de final sahnesinde iki kıtayı birleştiren deniz üzerindeki akıp giden teknede yapılan gün doğumu konseri enfes bir kapanış bölümüydü. Gegen die Wand ile akılları kurcalayan Fatih Akın’ın bu filmiyle tam onikiden vurduğunu söylemek sanırım ukalalık olmaz.

plaseboender
16-09-05, 19:11
Fatih Akın başka bir yönetmen olduğunu gösteriyor. umarım böyle gider. Filmde sadece müzikle İstanbul'a bakması daha önemlisi bunu başarmış, filmi izleyince kalkıp İstanbul'un tadını çıkarası geliyor insanın..

_hasret
20-09-05, 00:20
filmi izledim. benim gibi Istanbul asiklari kesin gitmeli. birde müzik le cok bütünlesmis. bence herksin izlemesi gerek...
Fatih Akin i ayrica tebrik etmek gerek. Buralarda gururlaniyoruz yane :)
Filme girdigimde alman doluydu. Cok güzel bi duyguydu..

tebrikler..

shahikaaa
09-10-08, 14:50
güzel bir filme benziyor.umarım fırsatım olur da izlerim