Tüm Versiyonu Göster : Barış Pirhasan


merlystreep
19-07-06, 16:37
Barış Pirhasan

Doğumu
1951 - İstanbul

Eğitimi
BÜ İngilizce Dili ve Edebiyatı


Filmleri - Oyuncu (1 Film)
Badi 1983

Filmleri - Yönetmen (6 Film)
O da Beni Seviyor 2001
Kendim ve Diğeri 2000
Bir Kadın Bir Erkek 2000
Usta Beni Öldürsene 1996
Yer Çekimli Aşklar 1995
Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal 1989

Filmleri - Yapımcı (1 Film)
Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal 1989

Filmleri - Senaryo (18 Film)
Aşka Sürgün 2005
Düşler ve Gerçekler 2005
Her Şey Aşk İçin 2002
O da Beni Seviyor 2001
Usta Beni Öldürsene 1996
Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey 1995
Yer Çekimli Aşklar 1995
Bekle Dedim Gölgeye 1990
Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal 1989
Kadının Adı Yok 1987
Asiye Nasıl Kurtulur 1986
Değirmen 1986
Aaahhh Belinda 1986
Adı Vasfiye 1985
Amansız Yol 1985
Körebe 1985
Badi 1983
Güneşin Tutulduğu Gün 1983

Yönetmen Yardımcısı
Adı Vasfiye 1985

Ödülleri
10.Ankara Film Festivali, 1998
En İyi Yönetmen Usta Beni Öldürsene
Onat Kutlar En İyi Senaryo Yazarı Usta Beni Öldürsene
34.Antalya Film Şenliği, 1997
En İyi Senaryo Usta Beni Öldürsene
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü Usta Beni Öldürsene

merlystreep
19-07-06, 16:42
atıf yılmazın eşi deniz turkalinin kardeşi ah belinde ve adı vasfiye atıf yılmaz filmlerinin senaristi ve usta beni öldürsene gibi müthiş filmlerin yönetmeni. yakında ademin trenleri filmini çekecekmiş.başrolde nurgül yeşilçay var. sanırım bu film atıf yılmaz anısına olacak film.barış beyin başarılarının devamını dilerim çok yetenekli biri

merlystreep
19-07-06, 16:43
‘Adem’in Trenleri’ Manisa’da çekilecek
Türk sinemasına 3.4 milyon YTL destek veren devlet, aslan payını Barış Pirhasan’ın yöneteceği “Adem’in Trenleri” filmine verdi. Cengiz Ergun’un yapımcılığını üslendiği film, Manisa’da çekilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu yıl 14 uzun metrajlı film projesine, toplam 3.4 milyon YTL destek verme kararı aldı. Sinema birlikleri, uzmanlar ve bakanlık temsilcisinden oluşan Sinema Destekleme Kurulu, başvuruda bulunan projeleri değerlendirdi. Uzun metrajlı kurgu filmlerin yapım desteği için 8 milyon 400 bin YTL’lik 2006 yılı bütçesinden 3 milyon 444 bin YTL ayıran kurul, aslan payını ise 450 bin YTL ile, Barış Pirhasan’ın yöneteceği “Adem’in Trenleri” filmine verdi.
BAŞROLDE NURGÜL YEŞİLÇAY VAR
Yönetmen Barış Pirhasan’ın yöneteceği Adem’in Trenleri’nde, küçük bir çocuğun büyümesinin ve bir hocanın gerçek insani yanıyla yüzleşmesinin mizahi yönü anlatılıyor. Manisa Merkez, Muradiye, Horozköy, Aşağı Çobanisa ve Karaağaçlı tren istasyonlarında çekilecek filmin oyuncu kadrosunun önümüzdeki günlerde netleşeceği belirtilirken; filmde ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay’ın başrol oynayacağı ifade edildi.
‘BU FIRSATI İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ’
Yönetmen Barış Pirhasan ile birlikte, filmin çekileceği Muradiye, Horozköy, Aşağıçobanisa ve Karaağaçlı tren istasyonlarında incelemede bulunduklarını belirten Manisa Kültür Sanat Vakfı Başkanı Mustafa Pala, “Manisalılar olarak Manisa’da film çekilmesine, Manisa Tarzanı filminin çekiminde olduğu gibi katkıda bulunursak, bu filmin ardından yeni filmler ve diziler gelir. Kentimizin tanıtımını en iyi şekilde yapmak için, elimize geçen her fırsatı değerlendirmemiz gerekir” dedi.
EN BÜYÜK DESTEK ‘ADEM’İN TRENLERİ'’NE
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu yıl desteklediği filmler ve yönetmenler şunlar: “Adem’in Trenleri”, Barış Pirhasan /450 bin YTL “İnekler, İnsanlar, Sonbahar”, Yavuz Özkan / 250 bin YTL “Karadeniz’e Balad”, Yusuf Kurçenli / 330 bin YTL “Şanjan”, Aydın Sayman / 300 bin YTL “Pandoranın Kutusu”, Yeşim Ustaoğlu / 270 bin YTL “Yine Hazan Mevsimi”, Mehmet Eryılmaz, 250 bin YTL “Sevgilim İstanbul”, Emine Seçkin Yaşar / 39 bin YTL

ehlocan
08-08-06, 14:07
http://img119.imageshack.us/img119/5739/1144sc6.jpg

Yagmur_ask
23-08-06, 21:11
'O da Beni Seviyor' filmini hala unutamiyorum...Cok orjinal ve basarili bir calisma idi...Onun disinda bildigim bir Baris Pirhasan filmi yok maalesef...Umarim en kisa zamanda yeni filmleri gelir...

erten07
10-03-07, 09:42
'Aşkın heyecanını herkes taşıyamaz'

Nurgül Yeşilçay ve Cem Özer'in başrolünde oynadığı Adem'in Trenleri, Barış Pirhasan'ın dördüncü uzun metrajlı filmi. Yönetmen, yapımcıların seyircinin sıcak karşılayacağı bir film istedikleri için filmi yumuşattığını söylemekten de çekinmiyor.

Sayısız şiiri, senaryosu, kısa metrajı derken dördüncü uzun metrajlı filmi Adem'in Trenleri'nde, gene kendini deforme etmeyen bir yönetmenle karşı karşıyayız. Barış Pirhasan'ı küçük ama sağlam, aynı zamanda dokunaklı kasaba hikâyelerinin unutulmaz yönetmeni olarak bir kalıba sığdırmaya çalışmak, büyük hata olur. Bu film iş yapmazsa Türk seyircisi tutarlı bir sinema dili konusunda çok şeyden habersiz kalacak.

- Türkiye'de düzgün bir iş çıkardığınız zaman, eğer bu bir filmse, seyredilmemek gibi bir karşılığı olabiliyor. Siz hep seyirciye belli bir skalanın üstünde iş teslim etmekten bıkmıyor musunuz?
-Bıkıyorum... Bıkmaktan çok, insan yoruluyor. Estetik, ekonomik ve etik olarak akıntıya kürek çekmek biraz yorucu bir şey. Daha fazla enerji istiyor. Bu bir tercih de değil üstelik, bir yaradılış meselesi. Ben adam olmam yani...

MİLİTAN OYUNCULAR
- Kötü yola düşememek gibi mi?
- İşte buna çok gülüyorum, hayatından ve ekonomik zorluklardan çok bıkan son derece hanımefendi bir kadının "Pavyonda çalışsam da kurtulsam, düşsem de kurtulsam," demesi gibi bir şey o. Kolay değil ki. Yani kendi başına çok katı kuralları, hünerleri olan bir mesleğe sanki kendilerini bıraksalar düşeceklermiş gibi. Durum o değil. Nasıl kolay kolay hayat kadını olunamazsa, "Ben de hayat yönetmeni olacağım," deyince olmaz bu işler. O, saygı duyulması gereken ayrı bir iş, bir beceri ve hüner. Samimi söylüyorum o ayrı bir lanet, belki ben ve benim gibilerin durumu da ayrı bir lanet işte. Abartısız bir ıstırap, diyelim.

- Neden abartmayalım ki?
- Çekilen film ölene kadar devam ediyor, çok da huzur verici bir şey bu. Sanki öldükten sonra da o huzuru bulacakmışım gibi bir duygu yaratıyor. Bu da kötü bir şey değil.

- Neden Nurgül Yeşilçay ve Cem Özer peki?
- Bu arkadaşlar yalnız iyi ve başarılı oyuncu değil, militan oyuncular. Yani eşsiz bir disiplinleri var. Hani "Bugün havamda değilim, yok bugün geç kalırım, çalışamam," gibi kaprislerin şakasını bile yapacak olsalar, kostümünü giyer öyle yaparlar. Yani tutsan da oynarlar.

- Adem'in küçük ama çok sağlam bir hikâyesi var. Bir de tabii Anadolu'nun herhangi bir köşesindeki tren istasyonlarının büyüsü... Siz bu büyüyü nelere bağlarsınız bir yönetmen olarak?
- Trendeysen tanımadığın hayatların içinden geçersin, istasyondaysan hiç tanımadığın hayatlar senin yanından geçer. Bilmediğin dünyalara değebilmenin heyecanıdır belki. Hep bir gizem vardır bu işte. Eski deniz yolculuklarında da vardır bu.

- Bu filmin aşk hikâyesi içinde en ilginç olan şeylerden biri ne sizce?
- Bu filmde kaybedilince farkına varılan bir aşk olması ilginç. Öncesinde o aşk görünmüyor. İmamın aşkı böyle bir şey. Ve ilginç olan başka bir şey daha var, o da aşkın aynı zamanda korkutucu bir şey olması tabii. Bir başkası için kavuştuğu zaman biten aşk. Yani aşk bazıları için de ürkülen bir şey. Çünkü aşk sipsivri bir tek aşk olarak gelmiyor. Yanında sorumluluklar var.

- Bunu beceren var, beceremeyen de öyle mi?
- Kesinlikle. Aşk denen şeyi herkes beceremez. Bizim imam becerebildiği için insan olabildi. Sahiden insan olmaya açılan kapı, onun bütün kibrini, kabuğunu kırmasıyla birlikte açıldı. Aşkın psikolojik ve maddi manevi bütün yükünü taşımaya hazır olduğunu gördüğümüz an da, o aşk başladı.

- Bir de Bekir gibi olanlar var. Onlar kaldıramıyor mu bu yükü?
- Bekir aşkı hissediyor, fakat aşkı hissetmek bir şey değil. İnsanoğlu âşık olduğunu düşünür, ama onunla birlikte gelecek yükü, sorumluluğu, hatta heyecanı taşıyamaz.

- "Herkes aşkın heyecanını taşıyamaz," mı diyorsunuz?
- E tabii, herkesin gücü yetmez o kadar şeyi taşımaya. Çünkü o bir açılma halidir. Bir kendini verme hali... Herkes kendini veremez. Keşke verebilse. Aşk, risk almaktır.

'KÖTÜLÜĞÜN HASI ÇOCUKTA'
- Peki çocukların melek kanatlarının altında gizledikleri şeytan? Kamasutranın sunulduğu andan bahsediyorum. O ne kadar safça bir sunum?
- "Dünyanın en saf, en melek yaratıkları çocuklar," diyen bir asistanım var ama orada çok kalmadı. "Sen ne sayıklıyorsun?" demiştim ona. Çocukların neresi saf? Hiç öyle bir şey yok. Kötülüğün, şeytaniliğin hası çocukta var. Biz bu yaşta gidip kedilerin gözünü çıkarıp, salyangoz yakmıyoruz. Yani saf kötülük çocuklarda var olan bir şey. Zaten toplumun oraya ya da buraya gitmesi, bütün bu dürtülerin nasıl biçimlendirildiğine, nasıl bir ortamda soluk alıp verdiğine bağlı...

- Siz bu dürtüleri iyi yönde paketlemişsiniz filmde, o niye?
- Belki kendi başıma bırakılsam öyle yapmazdım. Ama yapımcılar gerçekten seyircinin sıcak karşılayacağı, seveceği bir film istiyorlardı benden. Biraz bile isteye yumuşatarak yaptım, bunun bir sakıncası olduğunu da zannetmiyorum. İbret çıkarılacak bir masal gibi anlattık her şeyi.

-Bu filmdeki kıssadan hisse ne?
- Birini kazanmak istiyorsanız, kaybetmeyi göze alacaksınız. Kaybetmeyi göze alamazsanız, onu ancak muhafaza edebilirsiniz. Cebren ve hile ile muhafaza mümkün. Ama kazanmak istiyorsanız, kaybetmeyi göze almış, hatta "Bırak gitsin," diyebilmiş olmanız gerekiyor.

erten07
15-03-07, 19:15
http://img258.imageshack.us/img258/91/ademt3so7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
21-03-07, 19:54
http://img505.imageshack.us/img505/6250/ademt1bm2.jpg (http://imageshack.us)

erten07
27-09-07, 19:45
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.

Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde bu yıl 44.'sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.

Türk Sineması'nın yapımcı, yönetmen, senarist, akademisyen, eleştirmen olarak alanlarında uzman ve usta isimlerin yer aldığı geniş bir seçici kurulun izleyerek, gizli oylama ile sonuçlandırdığı 44.Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması filmleri seçkisi aşağıda alfabetik sırayla yer almaktadır.

Töre, günah-sevap ve kadın-erkek ilişkileri üzerine farklı bir bakış açısı sunan, Türk Sineması'nın önemli senarist-yönetmenlerinden Barış Pirhasan'ın, altı sene sonra dönüş yaptığı filmi "Adem'in Trenleri".

Farklı kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiren ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorlayan olayların konu edildiği, Berkun Oya yönetmenliğindeki "İyi Seneler Londra"

Kasaba'nın genç delisi Jan Jan'ın naif aşk öyküsünün anlatıldığı yönetmenliğini Aydın Sayman'ın üstlendiği "Janjan"

Zülfü Livaneli'nin aynı isimli kitabından uyarlanan Abdullah Oğuz yönetmenliğindeki "Mutluluk"

Türk bir delikanlının, Alman sığınma sisteminin içine düşüp, o çarkın içinde eriyip gitmesini anlatan, Reis Çelik'in senaryosunu yazıp yönettiği "Mülteci"

Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resmini çizmeye çalışan, Yavuz Altun yönetmenliğindeki "Münferit"

Suç ve günah temalarını derinlemesine inceleyen, senaristliğini ve yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu'nun yaptığı "Rıza"

Namus cinayetlerini konu alan, Handan İpekçi'nin senaryosunu yazıp, yapımcılığını ve yönetmenliğini de üstlendiği "Saklı Yüzler"

Turgut Yasalar'ın Ahmet Ümit'in romanından uyarladığı "Sis ve Gece"

Bu seneki Cannes Film Festivali'nde ‘en iyi senaryo' ödülünü kazanan, senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın'ın yaptığı "Yaşamın Kıyısında"

Şehir hayatı ile doğup büyüdüğü kasaba arasında sıkışıp kalmış bir karakterin işlendiği, Cannes Film Festivali'nde gösterilen, Semih Kaplanoğlu'nun senaryosunu yazıp yönettiği ‘Yumurta'

İnsanlar arasındaki yabancılaşma, çaresizlik ve aşk duygularını konu alan,Cemal Şan'ın senartistliğini ve yönetmenliğini yaptığı "Zeynep'in Sekiz Günü" .