Tüm Versiyonu Göster : Ali Ulvi Hünkar
1961 - İzmir EğitimiM. S. Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro1988 yılında Devlet Tiyatrosu kadrosuna katıldı. Diyarbakır DT ve İzmir DT`da da görev yaptı.
Sultan MAKAMI
Yeditepe İstanbul başta olmak üzere Güz Sancısı Cesur Kuşku dizilerinin senaristi ...
http://www.sinematurk.com/images/kisi/6283.jpg (http://www.sinematurk.com/images/kisi/6283.jpg)
kırık kanatlarda Atatürk rolünü başarıyla oynadı bence. tebrik ederim kendisini
İşte merak edilen senarist:Ali Ulvi HÜNKAR
1961 İzmir doğumlu.
M.S.Ü. İstanbul Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu.
1988 yılında Devlet Tiyatrosu kadrosuna katıldı.
Diyarbakır DT ve İzmir DT'da da görev yaptı.
"Ah Şu Gençler", "Öteki Yaz", "Onlar". "Rumuz Goncagül" adlı oyunları yönetti.
"Yunus Emre", "Maymun Davası" adlı oyunlarda reji asistanı olarak çalıştı.
Rol aldığı oyunlardan bazıları: "Kahvede Şenlik var", "Sevgili Doktor", "Sersem Kocanın Kurnaz. Karısı", "Maymun Davası", "Mefisto".
Ayrıca bir senaryosu ile Yunus Nadi Ödülü almış.
http://senaristim.blogspot.com/2003_09_14_senaristim_archive.html
ALİ ULVİ HÜNKAR: KALİTE YOK
'Konu hırsızlığı var'
Sultan Makamı" , " Yeditepe İstanbul" dizilerinden tanıdığımız ve aynı zamanda iki kez Yunus Nadi uzun metrajlı film dalında ödül alan senarist Ali Ulvi Hünkar , günümüzdeki dizilerin konu benzerliliğini, ''konu hırsızlığı'' olarak adlandırıyor. Dizilerin tamamen reyting (izlenme oranı) beklentisi ile yapıldığına, yapımcıların kalite beklentisi gibi bir dertlerinin olmadığına işaret eden Hünkar, ''Geçmişte de filmler yapılırken ticari olarak bakılıyordu. Ancak, o zamanlarda bu kadar diziyi yönetecek yönetmen, oyuncu, yapımcı bulunmuyordu. Günümüzde bu arttığı için bu sektör artık 'iştah kabartıyor' '' diyor. Hünkar, dizi film izleyici kitlesinin değiştiğini belirterek, ''Bundan 5-10 sene önce izleyici grupları arasında fark oluyordu. A/B ve C diye adlandırılan gruplar artık aynı şeyleri izliyor. Örneğin, C grubunda ilk ona giren dizi A/B grubunda bir şey ifade etmezken, şimdilerde bunun arasında pek bir fark kalmadı'' ifadesini kullanıyor. İnsanların kendilerine yakın buldukları dizileri daha fazla izlediğini söyleyen Hünkar, ''Samimiyet olunca yakınlık da oluyor'' diyor. Bir devlet sanatçısı olan Hünkar, oyunculuk zekâsı olan herkesin oyunculuk yapabileceğini ve bir kriter olmaması gerektiğini vurgulayarak, ''Bir mankende de yetenek ve oyunculuk zekâsı varsa neden oyunculuk yapmasın ki!..'' yorumunu yapıyor.
Cumhuriyet 10.01.2006
beterböcek
23-08-06, 10:35
severek takipçisi olduğum senarist..başarılarının devamını dilerim.
http://img89.imageshack.us/img89/4107/kk1821traz1.jpg
http://img162.imageshack.us/img162/7035/140x220vy4.jpg (http://img162.imageshack.us/img162/7035/140x220vy4.jpg)
Kırık Kanatlar dizisinden
forgetmenot
14-09-06, 21:25
Sevgili A.U.Hünkar, yazdığınız tüm senaryoları,dizilerde söylenmiş şiirlerinizi(Sultan Makamı vb)Gözyaşı Çetesi dahil keşke kitaplaştırsanız!Aslında sizin kitaplarınız(şiir olur,hikaye,roman olur,yani ne yazmak isterseniz) olmalı, biz de alıp okumalıyız.Bakın yine güzelim dizimiz(Gözyaşı Çetesi)kaldırılma tehlikesiyle karşı karşıya diyorlar!Siz ne diyorsunuz?Hayranlarınıza birkaç söz söyleseniz keşke!Sizi ve büyük yeteneğinizi takdir ediyoruz.Kalplerine dokunduğunuz,kendileriyle yüzleştirdiğiniz diğer bütün insanlar gibi, sizi çok seviyorum.Saygılar!
forgetmenot sana katılıyorum keşke kitap çıkarsa şiir olsun roman olsun hiç farketmez ama dönüp dönüp okumak için elimizde birşeyler olsun..Umarım birgün gerçekleşir..
gerçekten bütün dizilerinde farklı karekterlerden şairane laflar işitebiliyoruz ve bunu o kadar güzel sunuyo ki o dizideki karekterlere kendimizi kaptırabiliyoruz.son yazdığı gözyaşı çetesi adlı dizide muhteşem.kendisini bu kadar sıcak ve farklı yapımlara imza attığı için tebrik ediyorum.
ses tonu da çok güzel.şimdiye kadar yaptığı bütün işlerde başarılı olmuş. sultan makamının bitmesi ise şanssızlık. çok iyi bir yapımdı. yeditepe istanbulun tadı hala damaklarımda
Acilen dizilerinin repliklerini kitaplaştırıp bizi büyük bir dertten kurtarması gereken harika diyalogların sahibi müthiş insan.İyi ki varsında klişeden daralan ruhumuz biraz soluk alıyor...
Acilen dizilerinin repliklerini kitaplaştırıp bizi büyük bir dertten kurtarması gereken harika diyalogların sahibi müthiş insan.İyi ki varsında klişeden daralan ruhumuz biraz soluk alıyor...
pekçok konuda fikir birliği içindeyiz esperanza ile velakin herhalde bu fikir birliğinin en şiddetli olduğu nokta bu olsa gerek. Dizilerinin sadece repliklerini değil de tüm senaryosunu kitaplaştırsa da yazmak çizmek isteyen kardeşlerine "senaryo nasıl yazılır" dersini bu şekilde verse bir de. Ayrıca bir de Yeditepe İstanbul'da Yusuf'ın kitabı basılsa şahane olur. Ütopik ama içimizden geçenler bu Ali Ulvi Hünkar.
Türkiye'nin en özgün senaristi...Tebrikler... İnşallah uzun yılllar ekranlarda arada sırada serpiştirilmiş senaryolarını izlemek nasip olur. Zira arada o ekranlar çıkarıyor. Senin gibi bir gönül çözücü temizleyivermeli ekranları...
pekçok konuda fikir birliği içindeyiz esperanza ile velakin herhalde bu fikir birliğinin en şiddetli olduğu nokta bu olsa gerek. Dizilerinin sadece repliklerini değil de tüm senaryosunu kitaplaştırsa da yazmak çizmek isteyen kardeşlerine "senaryo nasıl yazılır" dersini bu şekilde verse bir de. Ayrıca bir de Yeditepe İstanbul'da Yusuf'ın kitabı basılsa şahane olur. Ütopik ama içimizden geçenler bu Ali Ulvi Hünkar.
Türkiye'nin en özgün senaristi...Tebrikler... İnşallah uzun yılllar ekranlarda arada sırada serpiştirilmiş senaryolarını izlemek nasip olur. Zira arada o ekranlar çıkarıyor. Senin gibi bir gönül çözücü temizleyivermeli ekranları...
Ömer:Hüznümün üzerine ağırlık koymam lazım.Di mi ama?Yani vakitsiz bir gözyaşı olmasın diye muhtelif duygularımıza kas yapıyoruz.(Yeditepe İstanbul)
Hafızamın azizliğine uğrayıp bu diyalogdan mahrum kalabilirm her an.Bir kitap şart.Duy bizi Ali Ulvi Hünkar..
Geçenlerde Gözyaşı Çetesi'nden bir cümlenin içindeki anlamları köşe bucak ararken bulduğumda kendimi şöyle bir durdum. Bunu çok sık yapmaya başladım zira. Pek çok cümlenin arkasındaki manaları arar oldum (ama asla art niyetle, kendimi yaralayacak birşeyler bulmak için değil, sadece anlamak, anlamlandırmak, tanımak için cümleyi söyleyeni). Neden diye sordum sonra, neden böyle dert ediyorum küçük cümlelerin gizli anlamlarını. Sonra bir cümle geldi aklıma, yeditepe istanbul'dan.. "Kendimizi cümlelerin içine hapsettik, anlamları arkamızdan ağlıyor" demişti Ali Ulvi Hünkar orada. Şöyle bir anlam arama tarihimi gözden geçirdim, o cümleyi duyduğum noktadan sonra yoğunlaştığını fark ettim.
Eyvallah senarist abi, eyvallah:)
arkadaşlar nette gezerken Ali Ulvi Hünkar beyefendi ile yapılmış, yeni şafak gazetesinde yayınlanan bu röportajı buldum...
Gözyaşı Çetesi'ni karım için yazdım
Gözyaşı Çetesi adlı dizinin senaristi Ali Ulvi Hünkar, üç kadının hikayesini anlattığı dizinin senaryosunu karısı için yazdığını söyledi
Daha önce Cesur Kuşku, Yeditepe İstanbul, Sultan Makamı dizileri ile Güz Sancısı adlı sinema filminin senaryosunu yazan Ali Ulvi Hünkar, şu sıralar ATV'de yayınlanan Gözyaşı Çetesi'nin senaryosunu kaleme alıyor. Senaryolarında kadını üstün tuttuğunu belirten Hünkar, kadının hayatta erkekten daha üstün konuma geçtiğini bu nedenle kadının üstün olduğu öyküler yazdığını belirtiyor.
KADIN DÜNYASINI ANLAMA ÇABAM YOK
Hünkar şöyle konuşuyor; "Kadın bir gün gideceğini biliyor, evlenip kocasının evine gidiyor, başka bir yere gidiyor ama erkek bilmiyor. Aslında her an göçe hazırlar, kadını her zaman belirsiz bir şey bekliyor. Kendilerini buna hazırlıyor ve bu, onları pratik anlamda üstün hale getiriyor. Ben de buradan çıkarımlar yaparak yazıyorum." Hünkar, "Nasıl oluyor da kadınları bu kadar iyi tanıyorsunuz?"sorusuna; "Bunun üzerinde hiç düşünmedim" diyerek cevap veriyor ve ekliyor; "Kadın dünyasını anlıyorum ancak anlamak için özel bir çaba sarfetmiyorum"
KADINLAR GÜÇLÜ KADIN İZLEMEK İSTEMİYOR
Ali Ulvi Hünkar, dizinin hikayesini ise şöyle özetliyor: "Kendini gerçekleştirmiş ancak kalpleri boş 3 kadının kalplerini doldurma çabası içinde nasıl komik duruma düştüğünü anlatıyordu dizi. Ancak sanırım izleyicinin güçlü kadın sevmemesi nedeniyle bu pek tutulmadı. Kadınlar, akıllı kadın görmek istemiyor. Benim kadınlarım akıllı, maddi durumu iyi ama seyirci istemedi" Hünkar, şimdi dizinin Deniz ve Cevahir'in aşkları ihtimalleri üzerine gideceğini söylüyor. Dizide üç yalnız kadından Berrin karakterini canlandıran Ayşe Şule Bilgiç, Hünkar'ın sadece kadınları değil, insanları da çok iyi anladığını belirtiyor. Dizinin başta daha kadın ağırlıklı bir dizi olduğunu ifade eden Bilgiç, "Reyting kaygıları nedeniyle dizi erkek dizisi gibi oldu. İlerleyen bölümlerde bu değişim görülecektir" diyor.
Karımın yanında yazıyorum
Kadınların hikayesinden yola çıkarak aşka ve insan hikayele-rine yer veren Gözyaşı Çetesi dizisinin senaristi Ali Ulvi Hünkar, bu diziyi eşi için yazdığını söylü-yor. Diziyi, eşinin Meg Ryan ve Julia Ruberts filmlerini çok beğenmesi üzerine, kendisinin "Ben daha iyisini yazarım" demesiyle ortaya çıktığını anlatan Hünkar, daha sonra eşinin de hikayeyi beğendiğini belirtiyor. Senaryolarını eşinin yanında yazdığını anlatan Hünkar, İzmir'de Çeşmealtı'nda ormanın içinde yaşadıklarını belirtiyor. Tüm gün evde olduğunu, eşinin de çalışmadığını belirten Hünkar, iki çocuklarıyla mutlu bir hayat sürdüklerini söylüyor.
Hünkar, kadınları iyi gözlemlemiş
Dizide Seda karakterini canlandıran Sibel Taşçıoğlu da Gözyaşı Çetesi'nin, insanların mutsuzlukları çaresizlikleri ve yalnızlıklarını anlattığını belirtiyor. Senarist Ali Ulvi Hünkar'ın kadınları çok iyi gözlemlediği fikrine katılan Sibel Taşçıoğlu, kadınların herşeye ağlayabildiği için dizinin adının da Gözyaşı Çetesi olduğunu dile getiriyor.
13.10.2006
forgetmenot
23-10-06, 02:47
Bu geceki bölümden sonra(Gözyaşı Çetesi.8.bölümün sonu), seslenmek istediğim ilk kişi,Ali Ulvi Hünkar!Senaristim siz, ne kadar hem global hem yerel düşünebilen,şu güzel dilimize o kadar hakim,ufuk sahibi,insanı ezmeyen tam tersi kıvandıran bir romantizme sahip,ne kadar farklı bir yazarsınız!Size rica ediyorum lütfen senaryolarınızı kitaplaştırın,bu harika replikler uçup gitmesin!Eğer kaçınılmaz son gelirse,hiç olmazsa hayranlarınız sizinle başka bir mecrada,kitaplarınızda buluşur.Sizin tiyatro eseri yazmış olduğunuzu,hele ki bunun sahnelendiğini, şu an ki heyecanımla düşünüp,hayal bile edemiyorum.Kimbilir belki de yazmışsınızdır??Bu kadar kapalı kutu olmak zorunda mısınız?Sizden kitaplar bekliyoruz,hem de birçok!
Şimdiye kadar kaç kez şuraya birşeyler yazmaya çalışıp vazgeçtim. İnsan kelimelerle dans eden birine ne diyebilir ki. Ne yazsam yetersiz, yapmacık kalacakmış gibi geliyor. Ama böyle olmaz, en azından teşekkür etmek gerek. Teşekkür ederim sayın Ali Ulvi Hünkâr. Hayatı hamburgerle patates kızartması hızında tüketirken bizi 'bu da nereden çıktı şimdi' diyerek durduran cümleleriniz için, sıcaklığı ekrandan taşıp evlerimizin içine kadar sızan şahane dizilerle buluşturduğunuz için (kanalların ne düşündüğü umurumda değil, reyting denen tek dişi kalmış canavar hiç umurumda değil), gözünü sevdiğim projeleriniz için, en azından bu kadarını yapabiliyorken size çok teşekkür ederim.
Not: Arkadaşlar kitap fikrinize ben de katılıyorum. Ali Ulvi Hünkâr' ın yazacağı kitabı almak bir yana herhalde hatmederdim.
Hayatın tecrübelerinden yararlanarak yazmak başka, hayatı yazmak başka.. O hayatı yazıyor. O hem Yusuf, hem Ali, hem Havva, hem Önem, hem Cevahir, hem Deniz, hem Güzin....
Kendinin hayata söyleyemdiklerini onlara söyletip bizi hem onlara hem de kendine hayran bırakıyor..
Yazdıklarına ve kahramanlarına bayılıyor.. Yazdıktan sonra bence ondan çıkıyorlar artık onlar birer şahsiyet oluyorlar. HAvva'yı anlatırken kağıt üzerindeki teyze değil de gerçekten yaşayan Havva'yı anlatıyor. Bütünleşmiş onlarla..
Herkesin sevdiğini değil kendi sevdiğini yazıyor... Ondan her dizisi bütün kaliteli işler gibi tutunmakta zorlanıyor.. Ama her biri sevenlerinde derin izler bırakıyor.. Herkesin dilinde replikler, karakterler, olaylar dolaşıp duruyor. Etkisi geçmek bilmiyor bütün yazdıklarının.
İnsanın gözlerinin içine bakarak konuşması karşısındakine de bütün karakterlerine verdiği önemi hissettiriyor.
Sıcak ve doğal.. Bizim mahallenin çocuğu.. İzmirli..
Bundan sonra da bizden hikayelerini sabırsızlıkla bekliyoruz.
"Sultan Makamı" ve "Yedi Tepe İstanbul"adlı televizyon dizilerinin senaryo yazarı Ali Ulvi Hünkar, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV ve Sinema Bölümü senaryo yazarlığı dersi kapsamında "TV Dizi Yazarlığı" konulu söyleşiye katıldı. İzmir Devlet Tiyatroları'nda görev yapan Ali Ulvi Hünkar, öğrencilere "çok okumalarını ve günde bir satır da olsa yazmalarını" önerdi. Senaryo yazımında en önemli unsurun replikler olduğunu anlatan Hünkar, "Replik unsurunun yanı sıra, karakterlerin ortaya koyduğu oyunculuk ve beden dili de önemlidir. Bununla birlikte bir karaktere isim vermek ve doğru mekanları seçmek senaryoyu zenginleştirir. Sultan Makamı'nda mekanlar gerçektir ama karakterler hayal ürünüdür. Zaten senaryo bir uydurma işidir. Ama bunları yazarken kendinize ve senaryoya bir sınır koymalısınız" dedi. (Ege Ajans)
Yeni bir proje başladığını duyduk çok sevindim.. Gözyaşı Çetesi seyircisine gösterdiği saygıdan dolayı da benim hayranlığımı kazanmış bir insandır. Mendil Protestosunda bu foruma gelip yazan ekipten ve oyunculardan olsun kimse bize birşey demezken o her zaman bizimle oldu. Teşekkür ederiz bunun içinde.. Yeni Projesinde de yanında olacağız.
forgetmenot
30-01-07, 19:52
Yeni bir proje başladığını duyduk çok sevindim.. Gözyaşı Çetesi seyircisine gösterdiği saygıdan dolayı da benim hayranlığımı kazanmış bir insandır. Mendil Protestosunda bu foruma gelip yazan ekipten ve oyunculardan olsun kimse bize birşey demezken o her zaman bizimle oldu. Teşekkür ederiz bunun içinde.. Yeni Projesinde de yanında olacağız.
Aynen!Şimdi ve her zaman!Yeni projelerinin, ekranlarımızda uzun soluklu ve rating kaygısız seyredileceği zamanları canı yürekten dileriz.
Şu an Taşra Siyahı isimli diziyi yazmaktadır. Bir baba kızın hikayesi.
Gözyaşı Çetesinden önce ne yazık ki yazdığı dizileri izlememiştim, çok şey kaçırmışım, yeni dizisini merakla bekliyorum, mutlaka takip edeceğim.
Yeni dizisini bende büyük bir merakla bekliyorum onu hep nazik beyefendi biri olarak hatırlıycam yanımızda olduğu için çok teşekkürler
perşembe günü yersiz yurtsuz dizisi başlıyor iyi bir senarist tavsiye ederim diziyi bakın daha başlamadan tavsiye ediyorum demekkii beğeni yüksek bi iş olucak inşallah...:)
Ali Ulvi Hünkar mükemmel bir senarist, Yeditepe İStanbul'da her replik o kadar başarılıydı ki zaman zaman aklıma geliyor ve neden TRT tekrar göstermiyor bu dizi, neden bu adamın daha fazla işini izleyemiyoruz, neden senaryolarını bastırmıyor diyorum. Onu alıp okumak ayrı bir keyif verirdi.
Benden önceki arkadaşlara katılıyorum, keşke Yeditepe İstanbul'da Yusuf'un yazdığı mahallenin hikayesini yazsa yayınlasa Ali Ulvi Hünkar, şahane olurdu.
Hayatta en çok gıpta ettiğim kişidir..Mutlaka not edilmesi lazım gelen repliklerin ustası...Arkadaşlarımın dileklerine yürekten katılıyorum Yeditepe'nin kitabı yayınlansada bizde okusak bye bye
Ali Ulvi Hünkar mükemmel bir senarist, Yeditepe İStanbul'da her replik o kadar başarılıydı ki zaman zaman aklıma geliyor ve neden TRT tekrar göstermiyor bu dizi, neden bu adamın daha fazla işini izleyemiyoruz, neden senaryolarını bastırmıyor diyorum. Onu alıp okumak ayrı bir keyif verirdi.
Benden önceki arkadaşlara katılıyorum, keşke Yeditepe İstanbul'da Yusuf'un yazdığı mahallenin hikayesini yazsa yayınlasa Ali Ulvi Hünkar, şahane olurdu.
Yazmış zaten,, hikayesini senaryolaştırmış,, müthiş bir oyuncu kadrosu ve harika bir yönetmen de onu şiir gibi bir tv dizisine dönüşürmüş...
Metni bu kadar kaliteli bir yapım daha zor yapılır..
tebrikler...
forgetmenot
10-08-07, 12:49
Gözyaşı Çetesi dizisi belki sadece 9 bölüm sürdü ama bence 80,90 bölüm sürmüş bir çok diziden daha anlamlı ve değerliydi! Senaristin ilmek ilmek bütün olayları örmesi,geleceğe ait alçak sesli mesajlar göndermesi, yazdıklarını bir kat daha değerli,duyarlı hale getiriyordu.Bence Ali Ulvi Hünkar hem 'genel'e hem 'özel'e iletiler yolluyor.Herkes, kendi mucibince faydalanıyor onun bu düşsel hazinesinden!Bana verdiği şu ufacık ilham ve yürek kıpırtısı için, ben de ona teşekkür ederim.
forgetmenot
30-08-07, 10:16
Bu sezon(2.sezon) Yersiz Yurtsuz dizisini A.U.Hünkar'ın yazıp yazmadığı hayranları için büyük bir merak konusudur.Konu hakkında bilgisi olanların açıklamada bulunması rica edilir.Cevaba göre bazı kavramların geçerliliği ve güvenilirliği hususunda bilgi yenilemesi yapılacaktır.
Cevap bizzat kaynağından öğrenilmiştir.Hayır bu dönem Yersiz Yurtsuz dizisini A.U.Hünkar yazmamaktadır.Müsterih olunmuştur.
Yazmış zaten,, hikayesini senaryolaştırmış,, müthiş bir oyuncu kadrosu ve harika bir yönetmen de onu şiir gibi bir tv dizisine dönüşürmüş...
Metni bu kadar kaliteli bir yapım daha zor yapılır..
tebrikler...
Bu hikayeyi bulmamız mümkün mü peki? Şahsen senaryonun çıkış hikayesini de merak etmekteyim.
forgetmenot
11-10-07, 16:41
Sayın üstadımızdan 2008'de yeni bir proje bekliyoruz.Ancak mümkünse,onun yanında yanlız iyi günde değil kötü günde de olabilecek bir yapım şirketiyle çalışmasını isteriz. Kendisine bol bol iş talihi dileriz.
forgetmenot
12-01-08, 22:43
Ali Ulvi Hünkar'ın Yeditepe İstanbul dizisinden sonra yazdığı ve en az onun kadar ses getiren 'Sultan Makamı' dizisi yayınlanmaya başladıktan sonra önemli rollerden birini oynayan Ruhi Sarı'nın Ali Ulvi Hünkar için söyledikleri:
'Sultan Makamı'nın genç oyuncularından biri de Ruhi Sarı. Ali Ulvi Hünkar'ın senaryolarını sevdiği için dizide rol aldığını söyleyen oyuncu, "Ali Ulvi içinizi hem acıtıyor, hem keyiflendiriyor. Onun yazdığı iki dizide de oynamakla kendimi şanslı sayıyorum" diyor. Sarı, sabredilmesi halinde Sultan Makamı'nın tutacağını söylüyor. Ancak, kaliteli yapımların da bir-iki bölümden sonra kaldırılabildiğini hatırlatarak, şöyle diyor: "Ne olduğunu anlayamadığım reyting diye bir şey var. Reytinge göre sürecek ya da bitecek. Ancak biz işimizi iyi yaptığımıza inanıyoruz."
Kaynak:13 Eylül-2003_Yeni Şafak gazetesi
Gerçekten öyle değil midir?Yazar önce dibine kadar 'gerçek' taşıyan bir replikle tokat gibi çarpar insana hemen ardından da sımsıcacık bir aşk taşıyan öyle bir replikle insanı sarmalar ki şaşırırsınız,o sözlerde bulduğunuz sevgiyle yüreğiniz ısınır.:img-wink:
forgetmenot
15-05-08, 20:07
Yine ben.Ali Ulvi bey'in satırlarını çok özlemiş olacağım ki, eski defterleri karıştırdım.Gözyaşı Çetesi dizisinin 8.bölümünü seyrettikten sonra,sene fi tarihi tabii(ya da bana öyle geliyor,çok zaman oldu),biricik senaristimiz için, nacizane şu satırları yazmışım.Şimdi buraya ekliyorum,artık geri dönsün diye.Başka bir zamanda,başka karakterlerle fakat o hep alıştığımız narin ama bir o kadar da dirençli uslubuyla bizimle olsun diye...
Alıntı:
Bu geceki bölümden sonra(Gözyaşı Çetesi.8.bölümün sonu), seslenmek istediğim ilk kişi,Ali Ulvi Hünkar!Senaristim siz, ne kadar hem global hem yerel düşünebilen,şu güzel dilimize o kadar hakim,ufuk sahibi,insanı ezmeyen tam tersi kıvandıran bir romantizme sahip,ne kadar farklı bir yazarsınız!Size rica ediyorum lütfen senaryolarınızı kitaplaştırın,bu harika replikler uçup gitmesin!Eğer kaçınılmaz son gelirse,hiç olmazsa hayranlarınız sizinle başka bir mecrada,kitaplarınızda buluşur.Sizin tiyatro eseri yazmış olduğunuzu,hele ki bunun sahnelendiğini, şu an ki heyecanımla düşünüp,hayal bile edemiyorum.Kimbilir belki de yazmışsınızdır??Bu kadar kapalı kutu olmak zorunda mısınız?Sizden kitaplar bekliyoruz,hem de birçok!
‘Bazı diziler, seyirciyi aptal yerine koyuyor’
http://img521.imageshack.us/img521/8849/tvbu7.jpg
Yeni dizilerle sezona oldukça hızlı başlayan Kanal D Televizyonu, ‘Sultan Makamı’ adlı dizisini yayınladığı gecelerde reyting sıralamasında üst sıraları zorluyor. Dizinin öyküsü, İstanbul’un kenar mahallesinde, bir yazlık sinemada ve onun çevresindeki yoksul evlerle, çamurlu yollarda geçiyor. Yönetmenliğini Aydın Bulut’un yaptığı dizinin senaryosu, “Yedi Tepe İstanbul” dizisinin de senaristi Ali Ulvi Hünkar’a ait.
Dizide İstanbul’un son yazlık sinemasını işleten Sultan, arkadaşları; Eko, Sefer ve Bahtiyar ile insanların birbirleriyle ilişkilerinin hâlâ zayıflamadığı bir mahallede yaşamaktadır. Küçük bir dünya onlarınkisi. Ancak evleri yıkıp yerine bir site kompleksi kurmak isteyen şirketin, mahallelerine gelişiyle işler allak bullak olmuştur. Sultan ve arkadaşları da küçük dünyalarının sınırlarını zorlamak durumunda kalırlar. İlerleyen bölümlerde içten içe başlayan aşk hikâyeleri de diziye eklenince, işler içinden çıkılmaz bir yol alır. ‘Sultan Makamı’ ile dizi senaristliği yolunda emin adımlar atan Ali Ulvi Hünkar, televizyonda yayınlanan bazı dizileri eleştiriyor. Diziler aracılığıyla seyircinin aşağılandığını ileri süren Hünkar, “Seyirciye öyle kötü işler sunuluyor ki onları salak, aptal yerine koyuyorlar. Aşağılayıp küçümsüyorlar; ama onlar bunun hiç farkında değil. Bu dizileri 6 yaşındaki çocuklara göre yapıyorlar, ortalamayı öyle baz alıyorlar.” dedi. Hünkar, konu içeriği olmayan, yalnızca görsel malzemelerle desteklenen filmlerin, seyirciye hiçbir şey veremeyeceğini düşünüyor. Hünkar, son yazdığı Sultan Makamı’nda bir nevi kendi hayatını kaleme almış. Yıllarca at yarışı oynadığını ve hep kaybeden insan olduğunu, çok zorda kalan insanların iyi yaşayabilmek adına kirlenmeyi bile göze alabileceklerini belirtiyor.
Dizilerde zengin kesimin sürekli temiz gibi gösterildiğini, fakirlerin aşağılandığını ifade eden Hünkar, sonunda hep zenginlerin aklanmasına dikkat çekiyor. Filmler aracılığıyla seyircinin zaaflarıyla alay ediliyor, Hünkar’a göre silah ya da çıplak kadın kullanılması ise bunun en somut ispatı oluyor. At yarışı oynamayı 1990’ların başında bıraktığını ve senaryoyu bu tecrübelerinden yola çıkarak yazdığını anlatan Hünkar, at yarışı hikâyesini dizide bir umut hikâyesine dönüştürüyor. Hünkar, “At yarışlarıyla hayata bir şekilde tutunmak için ilgilendim. İyi yaşama umudu tükenmiş insanlar, bazı konularda kirlenmeyi göze alabiliyor. Sultan Makamı’nın bir bölümünde Bahtiyar (Kerem Atabeyoğlu), ‘Bir kere çalacağım bir kere kirleneceğim; ama hayat boyu tertemiz kalacağım. “Bu, çaresiz bir insanın temiz kalma çabasından başka bir şey değildir.” diyor. Ortalama bir dizinin 60 ile 90 dakika arasında olduğunu vurgulayan Hünkar, son çekilen bölümde 91 sahne olduğunu, normal bir sinema filminde bile 110 –120 sahne bulunduğunu söylüyor.
Ömer Oruç / İzmir
20.10.2003
http://arsiv.zaman.com.tr/2003/10/20/televizyon/h1.htm
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.