Tüm Versiyonu Göster : Osman YAĞMURDERELİ


Saruhan Hünel-HAÇLI
29-07-06, 17:21
Arkadaşlar Osman YAĞMURDERELİ ile ilgili görüşlerimizi burada paylaşalım...

ehlocan
02-08-06, 08:42
Osman Yğmurdereli'nın ilk önce şarkıcılığını sonra oyunculuğunu akabinde yapımcılığını biliyorum en sonda yapımcılığını üstlendiği bir proğramın sunuculuğunu yapıyor yönetmenlik veya senaristli yaptığı bir proje varmı bilmiyorum bu konuda bilgisi olan arkadaşlar paylaşırsa sevinirim...

Saruhan Hünel-HAÇLI
06-08-06, 15:31
arkadaşlar bende kendisini pek tanımıyorum ama açtım size birkaç alıntı...
1953 yılında Trabzon'da doğdu. İlk, orta, lise ve yüksek okul tahsilini Ankara'da tamamladı. 1973 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik bölümünü bitirdi.
1973-1995 yılları arasında yorumcu sanatçılık yaptı. 1988'de YAĞMUR AJANS'ı kurdu. 1988'de kurulan YAĞMUR AJANS Yeşilçam'ın ünlü oyuncuları ve genç yeteneklerini çatısı altında toplayarak, beyaz perdenin beyaz camda yaşamasına olanak sağladı. Çeşitli TV kanallarında yayınlanan YAĞMUR AJANS yapımları izleyicilerden büyük ilgi gördü.
Üstlendiği misyonu başarı ve üretkenlikle sürdüren OSMAN YAĞMURDERELİ ve YAĞMUR AJANS, gelecek yayın dönemlerinde de değerli oyuncu kadrosuyla yeni yapımlara imza atmaya devam edecek.

Saruhan Hünel-HAÇLI
06-08-06, 15:33
'Dizi, 26 bölümde bitmeli!'
Sonbahar/Kış yayın dönemi yapım şirketleri açısından pek parlak geçmedi. İddialı yapımlar bile birkaç bölümden sonra reytingleri düşük olduğu gerekçesiyle yayından kaldırıldı. Reyting avcılarının broker'ları aratmayan tavırlarından yapımcısından yönetmenine, starından set işçisine kadar bir diziye emek veren herkes nasibini aldı. 18 yıldan bu yana 52 projeye imza atan, toplam 1600 bölüm dizi çeken Yağmur Ajans da iki yıldır yalpalıyor. Reyting rekorları kırmaya alışan Yağmur Ajans'ın Misi adlı dizisinin ardından Masum Değiliz'i de beklenen ilgiyi göremediği gerekçesiyle yayından kaldırıldı. Ajans'ın sahibi Osman Yağmurdereli ile sektördeki medcezir olayını tartıştık.
Osman Bey, bu aralar nasılsınız?
Yoğun, yorgun, ama iyiyim. İşimle yaşayan bir insanım, ayrıca bu yaştan sonra şarkıcılığa dönemem. İşime yoğunlaşıyor, yeni projeler üretiyor, yeni diziler hazırlıyorum. Sektörün sorunlarını düşünüyorum.
Sizi düşüncelere sevk eden sorunlar neler?
Bu sene neden böyle oldu? Ne yaparsak seyirciyi yeniden dizilere döndürebiliriz? Bu sorulara dair düşünüyorum. Kanalların yapısına göre projeler üretmeye ve sanatçıları daha makul şartlara getirmeye çalışıyorum. Birçok dizi yayına giriyor ve yayından kalkıyor. Bu dizilerin hepsinin iyi olmadığı için yayından kalktığına inanmıyorum. İzleyiciye ulaşamıyorlar. İzleyicinin geçen sene alıştığı, sevdiği diziler var. İzleyici bu dizilerin yanına yeni bir dizi koymak istemiyor; çünkü zamanı yok. İzleyiciye şöyle bir haksızlık yaptık: 'Senin her akşam iki dizi seyretmek gibi bir mecburiyetin var,' dedik. İzleyici de sessiz protestoda bulundu: 'Ben istediğim dizileri izleyeceğim'. Geçen seneki toplam reytinglerin şu an çok altındayız. İzleyici ölçülmeyen kanallara gitti. CNNTurk, CNBC-e, Kanaltürk, tv8...
Bu reyting meselesi nasıl halledilecek?
Sektörde ilk defa şöyle bir şey yapıyorum. Artık diziye başlarken yapım kanalına diyorum ki, 'Bu dizi rekor reyting de yapsa 26 bölümde bitecek.' Buna bu yıl karar verdim. Sektördeki en uzun dizileri ben yaptım. (Melekler Adası 76, Yılan Hikâyesi 90, Kınalı Kar 90 bölüm sürdü). Yaptığım her iş çok uzun soluklu oldu, ancak bu uzun soluklu olmasının isteği bizden değil, kanallardan geldi: 'Diziniz çok iyi gidiyor, hadi bir 13 bölüm daha, bir 13 bölüm daha,' dediler ve buralara geldik. O yüzden izleyiciye yeni bir şeyler vermek lazım. 26 bölümlük bir dizi yapsak, iki ay dinlensek, sonra yeni bir diziye başlasak... İki sene süren diziler izleyiciyi bıktırdı. Senaristler ise hikâyeyi uzatmak adına süründürmeye başladılar. Şimdi yeni sisteme insanları alıştırmaya çalışıyorum.


'İzleyici erken bağlanmalı'
Melekler Adası reyting açısından başarılıydı. İşten memnun kaldınız mı peki?
Dizinin birinci bölümüyle 76. bölümü arasındaki hikâyeyi iki farklı hikâye gibi değerlendirebilirsiniz.
Peki yapımcılar, 'Ya Osman, niye böyle yaptın?' demediler mi?
Şu anda farkında değiller, onları ikna edeceğiz. Ben bir şey yaparsam arkamdan gelirler zaten. Bir izleyici olarak bir diziyi yedi-sekiz bölüm seyretmek istiyorum, sonra sıkılıyorum. Yeni bir hikâye yok; senaristler yapımcılardan daha akıllı olduklarını zannedip hikâyeleri kendi içinde orta saha futbolu gibi oynayıp vakit kazanmak istiyorlar, izleyici ise 'Beş bölümdür aynı şeyleri izliyoruz,' diye tepki gösteriyor.
Siz her şeyin tepesindeki adam olarak senaryoya müdahale etmiyor musunuz?
Benim önerim şöyle: 'Ne biliyorsanız, ilk beş bölümde anlatın'. Nefes almasın izleyici. Dizi alışkanlığı gazete alışkanlığı gibidir. Kahvaltınızı yaparken şöyle bir manşetlere bakarsınız, eğer gündüz okuyamamışsanız, akşam mutlaka okursunuz. Gazeteler gelmemişse hizmetçilerinize bağırırsınız, neden gazete yok diye. Dizi tiryakiliğini ilk dört-beş bölümde kazandırmanız lazım. 10. bölümde tren kaçar. Bazen bir dizi için şimdi çok güzel oldu diyorum, bakıyorum reyting düşük, çünkü 13. bölüm olmuş. İzleyiciyi erken bağlayacaksın. Melekler Adası, birinci bölümde 14.8 gibi rekor bir reytingle başlamış, 76. bölümü 7.8 ile kapattık. Bana göre iki yılın sonunda olağanüstü bir başarı.
Masum Değiliz de tutmadı. Neden?
Şu anda ne yapsanız kötü gider. İzleyici izlemiyor. Bu sene kanallarda bir şey oturmadı: Seyirci bir diziyi beş bölüm izlemiyor. Sürekli yer değiştiriliyor. Bu sene skala şöyle oturdu: Diziniz 6.0 reyting yapıyorsa, 'başarılı', 4.0 reyting yapıyorsa 'başarısız' kabul ediliyor. Oysa geçen sene 17.0 / 7.0'dı bu oran. Köpek geçen sene 7.5 reyting ile başarısız bulunarak yayından kaldırıldı.
Bir dizinin tutup tutmayacağını nasıl hissedersiniz?
Senaryoyu okurken... Yönetmen gibi çekip seyrediyorum. Birinci bölüm bittiği zaman 'Ohh güzel bir diziymiş,' demişsem, tamam. Bundan sonrası kanala kalıyor zaten. Kanal işe sahip çıkmalı, arkasında durup reklamını / röportajını / tanıtımını ona göre yapmalıdır diye düşünüyorum. Ocak ayına kadar sağlıklı bir prototip yapmak çok mümkün değil. Çünkü Şampiyonlar Ligi maçları, UEFA maçları, Lig maçları, Türkiye Kupası maçları... Bugün maç var, dizinin tekrarını koyalım, haftaya yenisini koyarız, anlayışı var. Bu her 15 günde bir tekrarlanıyor. Dizinin başlaması için doğru bir tarih yılbaşıdır. Maalesef benim gibi bir adam bile deneme yanılma yöntemini kullanıyor.


'Kadın oyuncular çok hırslı'
Peki dizi senaristlerini yaratıcı buluyor musunuz?
Eskiden benim firmam dahil Amerikan filmlerinden esinlenerek diziler çekiyorduk, itiraf ediyorum. Şimdi, yapılmış eski dizilerden esinlenerek yeni versiyonlarını çekmeye başladılar.
Nuran Devres'in senaryolarını Amerikan filmlerinden aparttığı söyleniyor.
Evet. Ama ben yine Nuran'la çalışacağım. Nuran'ın her kanalda bir işi olmalı. Çünkü o değişik bir formattır.
Apartma yapsa bile mi?
Yapsa bile... Çünkü onun formatı, aşk, gerilim, entrika... Bana göre Türkiye'de en iyi entrika yazan kadındır. Reyting işini çok iyi biliyor. Vallahi iki saat öncesine kadar Nuran'la üç-beş ay bir şey yapmayı düşünmüyordum. Yine bir kanaldan bana bir öneri geldi. 'Nuran Devres'in bir başka projesi vardı, onu yapın,' dediler. Oysa o kanala başka bir proje yapmayı düşünüyordum.
Yani kanal yapımcılara her şeye karışıyor!
Neticede biz çok oturmamış bir sektörün yapımcılarıyız. Bir sene önce ben projeye inanıyorum diyor ve yapıyordum. Sektörde o kadar kötü iş yapıldı, o kadar önemli yapımcıların işi durduruldu ki...
Piyasaya yeni isimler çıkarmakta üstünüze yok, ama bu isimleri hemen başka yapımcılara kaptırıyorsunuz. Mesela Köpek'te meşhur ettiğiniz Erkan Petekkaya'yı TMC'ye (Beyaz Gelincik'e) kaptırdınız.
Yeni yüzler, yeni oyuncular çıksın istiyorum. Buna gönül vermiş bir insanım. Benim bir işadamı olarak yanlış, ama bir insan olarak büyük bir tarafım var: Ünsüzlerle işe başlarken 'Beş sene bana bağlısın,' desem herkes imza atacak, ama ben eski bir sanatçı olduğum, menajerlerden çok çektiğim ve bir sanatçının zorla oynatılmasının doğru olmadığını düşündüğüm için gönül bağını ön plana çıkartıyorum. Arkadaşlarım elbette para kazansınlar, ama zamana yayarak kazansınlar. Hiçbirinin geçici olmasını istemiyorum, para için başka bir projeye dalarlarsa ömürleri kısa olur. Bir sanatçının hayatında alması gereken bir meblağ var: 10 milyon dolar! Ben diyorum ki bu miktarı sana sekiz yılda kazandıralım, o diyor ki 'İki yılda kazanmak istiyorum'. Yavaş giden mutlaka gider, hızla giden belki gider.
Çizgisini takdir ettiğiniz isimler?
Kadir İnanır... Bütün Çocuklarım'da çok başarılı bir iş yaptı. Birçok şirket iş teklif etti, ama o 'Yüzümü dinlendireceğim,' dedi. Üstelik bunu diyen adamın yaşı piyasadakilerden iki kat fazla. Öbürleri, bugün bende, benim işimin bitmesine iki gün kala başka bir sete başlıyor, karman çorman bir durum...
Bu telaşın nedeni gelecek korkusu mu?
Evet. 28 yaşında bir oyuncu, 'Yaa abi bir evim bile yok,' diyor. Gerçek şu: O para senin, kazanacaksın. Dur!!! Bekle biraz, belki daha fazla kazanacaksın. Genç star 50 bölüm bir dizide oynadı, yoruldu. Bana dese ki 'Paris'e gidiyorum, oradan da Londra'ya geçeceğim... Müzikaller başlamış, gidip göreyim, biraz müzeleri gezeyim. Param var, ama bana 7 bin avro ver,' vermezsem şerefsizim. Hiç böyle bir teklifle gelen olmadı, duymadım. Çok sevdiklerime de önerdim. Nedir bu kadar hırs? Çözemedim.
Kadınlar hırslı mı peki?
Bu konuda beyanat verince adım maçoya çıkıyor. Kadınlarda hırs iki kat fazla.
Tiryakisi olduğunuz diziler?
Ihlamurlar Altında ve Avrupa Yakası. Oyunculuk nedir? Avrupa Yakası... Gazanfer Özcan, Hümeyra, Gülse Birsel. Bu diziyi ders olarak anlatmak isterim. Hepsi başarılı: 10 puan veriyorum. Senaryo nedir? Avrupa Yakası.

Saruhan**Esmer
17-08-06, 17:18
Bence Türk Sinemasının en usta yönetmenlerinden bir tanesi...

Sanırım önceden şarkıcıymış...:img-nyam:

Filmleri - Oyuncu (10 Film)
Keloğlan Kara Prens'e Karşı 2005
Yeni Bir Yıldız 1997
Bir Aşkın Bittiği Yer 1996
Evdekiler 1995
Bizim Mahalle 1993
İz Peşinde 1989
Kıbrıs'ta Vuruşanlar (TV) 1988
Sevgi Çıkmazı 1986
Biraz Neşe Biraz Keder 1986
Karımı Gördünüz mü? 1984

Saruhan**Esmer
24-08-06, 00:25
Filmleri - Yapımcı (52 Film)
Kuşdili 2006
Sev Kardeşim 2006
İşte Benim 2006
Misi 2005
Masum Değiliz 2005
Sensiz Olmuyor 2005
Köpek 2005
Yürek Çığlığı 2004
Melekler Adası 2004
Size Baba Diyebilir Miyim? 2004
Beni Bekledinse 2004
Baba 2003
Serseri 2003
Çaylak 2003
Hırçın Menekşe 2003
Taştan Kalp 2003
Zeybek Ateşi 2002
Kumsaldaki İzler 2002
Baldız Geliyorum Demez 2002
Kınalı Kar 2002
Pembe Patikler 2002
Dedem, Gofret ve Ben 2001
Cinlerle Periler 2001
Benim İçin Ağlama 2001
Hırsız 2001
Aşkım Aşkım 2001
Adada Bir Sonbahar 2000
Gelinlik Kız 2000
Yılan Hikayesi 1999
Nilgün 1999
Nilgün (2) 1999
Kerem 1999
Sır 1999
Marziye 1998
Hain Geceler 1998
Acı Günler 1997
Acı Günlerim 1997
Sakin Kasabanın Kadını 1997
Sırtımdan Vuruldum 1997
Yalan 1997
Yeni Bir Yıldız 1997
Geceler 1996
Nefes Alamıyorum 1996
Bir Aşkın Bittiği Yer 1996
Ay Işığında Saklıdır 1996
Evdekiler 1995
Gizli Aşk 1995
Bizim Mahalle 1993
At Kestanesi 1991
Bir Kadın Düşmanı 1991
Duygu Çemberi 1990
Samanyolu 1989

Saruhan**Esmer
24-08-06, 00:25
Filmleri - Eserleri (1 Film)
Misi 2005

Gül Tuna
14-06-07, 21:51
basarili bir yapimci cok iyi islere imzasini atti türker inanoglu ve osman fahir seden gibi bir cok basarili yapimcinin tahtinin en büyük varisi bence

sena57-utku
30-09-07, 17:23
Elveda Derken dizisinin yapımcısı şuan galiba...:icon_whis:img-in_loÇok başarılı biri Osman Yağmurdereli...:img-blush:good:

komserim
01-10-07, 17:58
yılan hıkayesı ve kınalı kar,melekler adası,karınca yuvası aklımda kalan vede yapımcılıgını yapmıs oldugu dızıler...su anda da elveda derken dızısının yapımcısı kendısı...bence cokta basarılı bır yapımcı hele hele yılan hıkayesı yok bole bır efsane :img-wink: