Tüm Versiyonu Göster : Murat Akkoyunlu
http://img441.imageshack.us/img441/862/muratakkoyunluik9.jpg (http://imageshack.us)
MURAT AKKOYUNLU (31)
Alaylı tabir edilen oyunculardan. Mesleği Bursa Devlet Tiyatrosu'nda öğrenmiş. Sekiz senedir İstanbul'da yaşıyor. Neredesin Firuze, Rus Gelin ve Karagöz Hacivat'ta oynadı. E.S.E.K tiyatro grubunun sahneye koyduğu, Tanrım Beni Baştan Yarat ve Üçüncü Türden Yakın İlişkiler adlı oyunlarda rol aldı. Bu sezon aynı grupla birlikte 27 numara isimli oyunla sahneye çıkacak.
2 Süper Film Birden-2005
Zor Adam-2004
3. Tür-2004
Büyük Umutlar-2004
Bekarlar-2003
Neredesin Firuze-2003
Yıldızların Altında-2002
Efsane-2002
Rus Gelin-2002
İki Arada-2002
Cesur Kuşku-2001
Koltuk Sevdası-2001
Bizimkiler-1989
İşte Okan’ın sahte konukları
Bir hafta DJ oluyorlar, ağızlarını yaya yaya saçmalıyorlar, ertesi hafta şair olup çiklet paketlerine mani yazdıklarını söylüyorlar, sonraki hafta mankeniz diye konuk olup, ilerleyen dakikalarda prova mankeni olduklarını itiraf ediyorlar. Okan Bayülgen’in yeni programı Televizyon Makinası’nın en çok konuşulan adamları onlar. Her hafta farklı bir kimliğe bürünüp canlı yayına konuk oluyorlar. Her hafta farklı bir meslek grubunun en başarısız temsilcileri olarak karşımıza çıkıyorlar. Murat Akkoyunlu ve Gürgen Öz’den bahsediyoruz.
Televizyon Makinası’nın ilk bölümüydü. İki DJ konuk oldu. Deep house mix müzik yaptığını söyleyen DJ Güray ve agresif prograsiv tarzda müzik yapan DJ Kaan. DJ Kaan agresif prograsiv müziğe yönlenmesini şöyle anlattı: ‘Çocukluğum kötü geçtiği için bu tarzı benimsedim. Akçakoca şenliklerinde başarı kazandım.’ Sonra saçmalamaya devam etti: ‘Benim fanlarım olabilir. Serinletmek anlamında değil ama... Niye elektronik müzikte bu kadar akım var? Çünkü elektrik diye...’
Ekranları başında olanlar dondu kaldı. ‘Okan Bayülgen bu iki moronu nereden buldu’ diye düşündü herkes. Sonlarına doğru salaklıkta o kadar sınır tanımadılar ki, bir kısım seyirci işe uyandı. Bu adamlar şovun bir parçasıydı, gerçek değil sahte konuklardı. Ama uyanmayanlar çoğunluktaydı. Hatta program sonunda Okan Bayülgen ve ekibinden yayın bandını isteyen haberciler çıktı. Neden diye sorulduğunda şu cevabı verdiler: ‘Sizin programa iki sarhoş DJ çıkmış, haber yapacağız.’
İlk hafta DJ olarak konuk olan iki tip, ikinci hafta manken, üçüncü hafta eş durumundan zengin, estetikli bir hatun ve gay şarkıcı, dördüncü hafta ise şair oldular. Ne zaman ne olacakları, programa gelen konuklara göre değişiyor. Örneğin Okan Bayülgen şöyle diyor: ‘Bu hafta şairsiniz. Bunlar inanılmaz anlaşılmaz şeyler yazıyorlar. Bir şiir yazın getirin. Karşınıza Tuna Kiremitçi ile Ece Gürsel oturacak.’
Her ne kadar komik gibi gözükse de yapmaya çalışılan şey hayli sivri. Okan Bayülgen, stüdyoya çağırdığı konuklarla daha dobra konuşabilmek için bu yola gitmiş gibi gözüküyor. Şarkıcı Aydın’ın ve estetikli sunucu Gül Gölge’nin konuk olduğu hafta gay bir şarkıcı ve estetikli bir kadının sahte konuklar olarak çıkartılması bu yüzden. Estetikli sahte konuk aracılığıyla, estetikli gerçek konukla daha iyi bir iletişim kurulabiliyor. Konuşulması tabu olan şeyler bile enine boyuna ortadaki masaya yatırılıyor.
DOĞA RUTKAY BULUŞTURDU
Gelelim bu sahte konukların aslında kim olduklarına. Murat Akkoyunlu ve Gürgen Öz, tiyatro kökenli iki oyuncu. Bu projeden önce birbirlerini bilir ama tanışmazlarmış. Bayülgen, Doğa Rutkay’a genç tiyatrocular aradığını söyleyince yolları kesişmiş. Çünkü her ikisi de Doğa’nın arkadaşlarıymış. Hatta projenin içinde Doğa Rutkay da olacakmış ama işlerinin yoğunluğu nedeniyle dahil olamamış.
Akkoyunlu, projeyi ilk dinlediklerinde korktuklarını söylüyor: ‘Günlerce, yahu biz ne yapacağız, diye hayıflandık durduk. Endişemizi Okan’la da paylaştık. Bana güvenin, dedi. İkimizi de birer oyunda izleyip görmüşlüğü vardı, o kadar. Biz nasıl adamlarız, zekamız kıvrak mı, doğaçlama yeteneğimiz var mı, bilmiyordu. Görüşmeye gittiğimizde bizi şimdi su ol, su damlası ol gibi testlerden de geçirmedi. Okan Bayülgen’in çok güçlü içgüdüleri var. Görüyor, algılıyor ve karar veriyor. O bir puzzle ustası. Parçaları yerine çok doğru koyuyor, kısa sürede bütünü görüyor.’
Öz ise, programda Okan Bayülgen’in onları çok iyi yönlendirdiğini söylüyor. Karşılıklı paslaştıklarını anlatıyor: ‘Oyun oynuyoruz biz orda. Biraz ortaoyunu gibi. Çünkü metin yok. Yüzde seksen doğaçlama. Her programda stüdyoya gelen 300-400 seyircinin önünde ortaoyunu.’
MURAT AKKOYUNLU (31) Alaylı tabir edilen oyunculardan. Mesleği Bursa Devlet Tiyatrosu’nda öğrenmiş. Sekiz senedir İstanbul’da yaşıyor. Neredesin Firuze, Rus Gelin ve Karagöz Hacivat’ta oynadı. E.S.E.K tiyatro grubunun sahneye koyduğu, Tanrım Beni Baştan Yarat ve Üçüncü Türden Yakın İlişkiler adlı oyunlarda rol aldı. Bu sezon aynı grupla birlikte 27 numara isimli oyunla sahneye çıkacak.
OKAN BAYÜLGEN
Onlarda müthiş bir yanıp tutuşma görüyorum
Ben Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu ve yönetmen olarak çalıştığım zamanda da, daha sonra televizyon işine girdiğimde de, beraber çalıştığım insanlardaki dünyayı değiştirme isteğiyle çok ilgilendim. Bu dünya kiminde tiyatro dünyası oldu, kiminde televizyon dünyası... Kimi, dünyayı kendisiyle birlikte yakmak istedi. Aktörün içindeki bu ateş ona her şeyi yaptırır. İçinde ateş olmayan adam, dünyanın en kabiliyetlisi olsa da, başarılı olamaz. Ben Gürgen ve Murat’ta müthiş bir arzu ve yanıp tutuşma görüyorum. İlk programa canlı çıkmaları bir riskti. Onlar bu riski benimle paylaştılar. Konuyu çok iyi anladılar. Şunu da söyleyeyim, şimdiye kadar gördükleriniz onların performansının yüzde yirmisi bile değil. Daha çok şey gösterecekler.
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/766782.jpg (http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/766782.jpg)
http://www.hurriyet.com.tr/pazar/3596822_p.asp
CosmoGirl Dergisi Subat Sayisi
KIVRAK ZEKA ÜRÜNLERI
http://img103.imageshack.us/img103/9879/0017jrfc5.jpg (http://imageshack.us)
Televizyon makinesinin her hafta degisen yüzleri Gürgen Öz ve Murat Akkoyunlu bu kez gerçek kimlikleriyle iste karsisindalar.
Kanal D�de cumartesi geceleri Televizyon Makinasi�inda çarklari döndüren bermuda seytan üçlüsü :Okan Bayülgen ,Hakki Devrim ,Gürgen-Murat çifti..
Okan Bayülgen�in performansina hayretlerle bakarken herkes sussun Hakki Devrim konussun derken ,baska bir boyuta geçmek için 5 dakika ara verinde Gürgen veMurati izleyelim derken yaratilmis beyin firtinasi için de geceyi noktalamis oluyoruz .Her hafta degisik kimliklerle karsimiza çikan bu kimlik içinde her seyden bi haber olmalarina ragmen ,profesyonel davranmaya çalisan sahte konuklar Gürgen Öz ve Murat Akkoyunlu. Programin tuzu biberi oluyor.
Hep sahte kimliklerle çiktiniz karsimiza �.Kimsiniz,nesiniz anlatin artik?
Gürgen:Ben 1978 dogumluyum .Murat ise biraz daha kart kaliyor benim yanimda o 1973�lü Zonguldak�ta dogdum.Orada TED Zonguldak koleji�inde okudum ve okulun tiyaro grubuna katildim.Derslerde sürekli zipirlik yaptigim için hocalarim beni, tiyatroya yönlendirdiler.Mezun olduktan sonra Istanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde bir sene okudum.Tarihe merakliydim ama benim asil yapmak istedigim sey tiyatroydu,gizlice konservaturar sinavlarina girdim ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari Tiyatrio Bölümünü kazandim.Okul bittikten sonra master yaptim çesitli oyunlarda oynadim.Iki sezondur Bakirköy Belediye tiyatrolarinda Müsfik Kenter�in yönettigi "Teneke" adli oyunda oynuyorum.
Nasil tepkiler aliyorsunuz?Programda olaylar dogaçlama mi gelisiyor?
Gürgen: Biz ilk programa kadar nasil bir tepki alacagimizi bilmiyorduk ama yaptigimiz sey oldukça basarili oldu.Insanlar çok gülüyor ve egleniyor�.Bizim bölümün % 80'i dogaçlama gelisiyor.Bu konsept Okan�a ait.Seyircinin ve Okan�in tepkinsine göre degisiyor olay.Çok iyi elestiriler aliyoruz tabii.Röporajlar falan girila gidiyor . Halk bizi sokakta gördügü zaman yanimiza geliyor bizimle sohbet ediyor.Gece yasayanlar tabii daha çok.
Peki bugüne kadar gerçeklestirdiginiz tiplemeler hep komedi agirlikli miydi?
Gürgen: Ben komedi oyanamayi çok seviyorum.Murat da öyle...Biz normal hayatta da çok eglenen insanlariz.Eger ki yaptiginiz iste de egleniyosaniz ,zaten herkes de sizinle birlikte egleniyor.Kendimizi o yüzden daha yakin buluyoruz komediye ama bunun disindaki rolleri de canlandirmayacagiz demek degil bu.Her hafta baska bir sey yapiyoruz ve kendimiz yenilemek zorunda kaliyoruz.Bu bizi sürekli çalismaya itiyor.Bakmayin üzerimizde çok stres var
Hiç kötü elestiri aldiniz mi?
Gürgen: Program sonunda zaten olan olmus oluyor.Simdiye kadar kötü bir elestiri gelmedi kimseden.
Peki sokakta da durum ayni mi?
Gürgen: Bakkalim beni �Ask Oyunu� dizisinden begeniyordu.Televizyon Makinasi�inda mürebbiye kiliginda çiktiktan iki gün sonra bakkala girdigimde �Diziyi anladik da o kadin kiligina girmeler noluyo ki? Seklinde bir tepkiyle karsilastim.Aram bozuldu resmen,artik pek gitmiyorum o bakkala.
Hayir her sey iyi ,güzel hos da ben cumartesi geceleri beni Televizyon Makinasi�na kilitlemenize sinirleniyorum. Gürgen: Mutluyuz o zaman.
Okan�la iliskiniz nasil ?
Gürgen: Çok iyi.Hepimiz tiyatro kökenli oldugumuz için ayni dili konusuyoruz.Çok da iyi bir patron ve programci.Müthis bir hakimiyeti var sahneye ve canli yanina.Zaten ikimizin de Okan�la çalisma hayali varmis.
Ya Hakki Devrim ile araniz nasil?
Gürgen: Ben bu kadar iyi espri yapip ayni zamanda da bu kadar cool duran bir adam daha tanimadim.Komikligi de oradan çikiyor zaten.
Son dönemlerde komedyenlik adina Sahan ve siz Yükseliste
gözüküyorsunuz�Sahan�i nasil buluyorsunuz peki?
Gürgen: Sahan çok iyi bir komedyen.Su anda bizim programla çakistigi için izleyemiyorum.
VE SIMDI DE GEÇIYORUM ONLARIN GÖZÜYLE ASK MESK OLAYLARINA;
Sevgililer gününün anlam ve ehemmiyeti�
Gürgen : 14 subat�ta geriliorum illa ki yapmak zorunda oldugum bir sey varmis gibi geliyor bana.O gün hediye alinir,o gün kutlama yapmak zorunlulugu vardir.Fazla özenti!Sevgilin yoksa o gün disariya çikmak istemezsin .Herkes çift çift ,kalplerle ,balonlarla falan dolasir.Çok kapital bir gün!Yemek yemeye gidersin ,her masada ayni manzara ama kendine has güzellikleri de var tabii.Aci tatli anilari var.Mesela benim deliler gibi asik oldugum eski sevgilimle yildönümümüz 14 subat�ti.Ve sevgilim 14 Subat�i kutlamayi hiçbir zaman sevmezdi bir sekilde kaçardi..Ben de yildönümümüzü kutlamak için ugrasirdim aslinda .Saçma sapan bir sey olurdu ,kavga ederdik.Üzüldügüm diger bir konu ise o güne kadar ben her 14 Subat�ta yalnizdim.O kiz arkadasimla da hiç kutlaymayinca tek bir 14 Subat geyigim dahi olmadi..
Kizlarda ki en saçma sapan tavirlar�
Gürgen: Hayir derse evet,evet derse hayirdi durumunu ben çok yasiyorum.Istedigi seyi anlamami bekliyor.Erkekte daha düz bir mantik var.Güzel miyim? Evet güzelsin� o zaman mutlu olalim mantigindadir erkek.Ama kiz hep uzatir.Bir bakima haklilar aslinda Bazen anlamak biz erkeklerin isine gelmiyor.Bir de fazla süslü olmalari da cabasi.Oje rengimi begendin mi? diye soruyor, �Aaa güzel olmus kirmizi� diyorum,o da �hayir o kirmizi degil bordooo� diyor.En çok korktugum sey de saç degisimi !Kiriklarini aldiriyorsa ben nasil fark edeyim ya ,yuh�Bir de kizlarin kilit sorusu su oluyor�"Fark ettin mi?� Bende direkt stres basliyor bunu duydugumda .Sürekli diken üstündeyiz yani .Ama seviyoruz onlari.Sonuçta onlar olmadan olmuyor.Onlarin ne kadar böyle yönleri varsa ,biz de o kadar erkek çocuguyuz kzlarin karsisinda .Ne kadar güçlü de gözüksek,kizlara teslim oluyoruz sonuçta.
Iliskide ki Kisilik Çatismalari�
Murat:Her iliski de baska bir insan olabiliyorsun.Birisini bitisi seni n diger yönünün baslangici olabiliyor.Çünkü karsinda da bambaska biri var.Yasadiklarin birikimi var.Onlari depolamissin içinde .
Gürgen: Depo konusuna girmen çok iyi oldu bak! Bence iliskide kendiniz olmali biraktiginizda ,onu mutlu etmeye çalisamaya basladiginizda karsinizdaki insan sizi artik eskisi kadar sevmiyor. Çünkü artik çatisacak,farkli ve çekici gelecek ,beslenecek bir sey kalmiyor. Her zaman iki kisi ortak bir üçüncü kisi yaratmali iliski de :Kaç kisi oldu su anda ...
Erkeklerin hatali oldugu noktalar�
Gürgen: Mesela ben annesine asik olan bir adamim.Hayatimdaki ilk kadin ve en önemli kadin annem .Onun tavrina ve bana verdigi güvene sevgiye ,sefkate,ögrettigi seylere asigim.Ama çok enteresan bir sey var ,iliski de oldugum kadin annem gibi olunca ,onun kadar ilgili,onun kadar iyi yemek yapan biri olunca bunalmaya basliyorum.Biraz daha farkli olsun,farkli sekillerde ilgisini belli etsin istiyorum.Annem bir yana ,sevgilim bir yana .Ikisinde de ayni kadini aramak saçma.Ama ikisinde de sevgi ve güven aramak mantikli.Bir hatamiz da su:Biz erkekler ,kadinlarin hayatin içindeki inceligine ayni incelikle karsilik veremiyoruz,çogu zaman�
18 Yasindaki Iliskileri�
Gürgen:Ben faciaydim.Çok saftim,salaktim.Hemen asik olup aci çekerdim ki hala öyleyim galiba!
Murat:Ben de. Yan yana oturdugum kiza her an asik olabiliyorum.
14 SUBAT YORUMLARI
Murat: simdi 13 sayisidan sonra gelen günden hayir beklemeyin bir kere
Gürgen: Dogru �.Ayrica 14 Subat yaz aylarina alinmali bence .Deniz ,kum günesle daha keyfili kutlanir.
Murat: O gün tüm ülkede ulusal tatil ilan edilebilir mesela.Çiftler rahat rahat gezsinler canim.
Gürgen :Yürü Murat!
Murat: Evet bir de bedava yemek dagitilsin o gün çiftlere.Tabii ,tabldot bile olsa insan özen göstermeli.
Gürgen :Ama yine takim elbise giyme zorunlulugu olsun..Çiftlerin biribirine hediye alip vermesi yasaklansin.
Murat: Evet kardesim ben mecburmuyum ta Tibet�e gitmeye hediye bulmak için..Mesela 14 subat�ta dogan kizlarin ayni anda 14 Subat�i kutlamalari yasaklansin nüfus müdürlügünce �.Bizim de belli bir gücümüz var yani.
Gürgen :Çiftlerin sokakta ayicik,kalp,balonla dolasmasi engelllensin! Sokakta görülenler uyarilsin .
Murat: Evet ya ,o balonlar sönüyor sonra iliskiler gibi.
Gürgen :En kötüsü patlayanlar .O çok aci�.
Murat: Aaaahh aaahhh. Aglayacagim ben çok duygulandim.
Gürgen :Ben de , röportajdan sonra aglayalim.Çigdem�e çok ayip olur simdi.
Murat: Selpak var mi Çigdem?
Gürgen :Son olarak süresi dolan 14 Subat hediyeleri evden atilsin.
Murat: Hakli valla,Atamiyorsunuz� Kalp seklinde yastiklar,balonlar�Ne yapayim ben onu.Koltuk takimlarina da uymuyor .Atsan kizlar aliniyor�A hayatim ,Sen bizim askimizin anilarini atiyorsun amaaaa� diye kavga basliyor.
Gürgen :Hak veriyorum sana Murat�çim ama yine de yasasin ask ,yasasin 14 subat .Herseye ragmen askini kutlamak güzel bir sey.
Murat: Dönek sen de�Neyse partneriz bende döneyim seninle .Bence de askin bir bayram olmasi çok sirin aslinda.Herkese kutlu olsun.
Gürgen :Heyoooooo!
Murat: Layy lay laaaayyyy�
http://img157.imageshack.us/img157/3304/0066hpeo2.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/1156/0032dmik7.jpg (http://imageshack.us) http://img157.imageshack.us/img157/4941/0046ocht2.jpg (http://imageshack.us)
Sabah Gazetesi
Genç Oyuncularla Narnia Dünyasi'na
Bu fantastik filmde Türkiye'den izler var
C.S. Lewis'in kaleme aldigi ve ilk kez 1950 yilinda okuyucuyla bulusan 'Narnia Günlükleri' adli kitap sinemaya aktarildi. Türk lokumunu dünyaya tanitan filmi son dönemin basarili oyunculari Gürgen Öz ve Murat Akkoyunlu ile izledik..
http://img103.imageshack.us/img103/5586/f42c1f26a0695e46956aced4byv5.jpg (http://imageshack.us) http://img103.imageshack.us/img103/2756/7023e7e591609046b2929182bfo7.jpg (http://imageshack.us)
Narnia Günlükleri: Aslan, Cadi ve Dolap"i çogumuz Türk lokumunu dünyaya tanitan film olarak duyduk. Biz de tüm dünyada herkesi lokum meraklisi yapan bu filmi son dönemin en basarili oyunculari ve "Televizyon Makinesi"nin vazgeçilmez ikilisi Gürgen Öz ve Murat Akkoyunlu ile izledik.
Türkiye'de bugün vizyona giren film sadece bir sahnesinde istahla yenen Türk lokumuyla degil, önemli bir karakter olan aslana Ingilizce adiyla "Lion" degil Türkçe olarak "Aslan" denmesiyle de dikkat çekiyor.
Gürgen Öz, Narnia Günlükleri'nin bir çesit Hollywood masali oldugu görüsünde: "Insanlar gitsinler, kafalarini bosaltsinlar, rahatlasinlar, baska bir dünyaya dalsinlar diye yapilmis, eglenceli bir film. O an itibariyle sorunlarinizi unutturuyor." Film hakkindaki görüslerini bizimle paylasirken her zamanki gibi esprili kisiligini de gözler önüne serdi: "Beni en çok bahar ayinda kizak çeken kutup ayilari etkiledi. Cadi da çok güzel bir kadindi, özellikle savas sahnelerinde çok atesli gözüküyordu. Ayrica filmde Türk lokumu var denince ben daha küp, ortasi findikli bir lokum bekliyordum, orada hayal kirikligina ugradim. Ama Türk lokumunun filmde geçmesi beni gururlandirdi. Senaristin damak zevkini tebrik ediyorum." Gürgen Öz'e göre filmde dört kardesi canlandiran oyuncular arasinda en basarili olan en küçük kardesi oynayan Lucy Pevensie: "Diger üç kardesi canlandiran oyuncularin iyi seçilmis cast'lar olduklarini düsünmüyorum. Örnegin büyük çocugun kral olma dönüsümünü, yüzünde karizmatik güçlü bir ifade göremedik. O dönüsümü ne yönetmen iyi oynatabilmis, ne de çocuklar iyi oynamis. Zayif ifadeleri vardi, ama küçük kiz akiyordu, çok dogal oynuyordu."
http://img103.imageshack.us/img103/2254/gggggg8olwv6.jpg (http://imageshack.us)
Hala devam eden Tiyatro Oyunu 27 Numara
http://www.herkesetiyatro.com/elestirifotolari/27_numara.jpg
http://www.herkesetiyatro.com/elestirifotolari/27_numara-2.jpg
27 NUMARA
Yazan & Yöneten : Uğur Uludağ
Dekor : Hakan Yarkın
Işık & Efekt : Doğukan Cantimur
Oyuncular : Murat Akkoyunlu, Hakan Bilgin, Doğa Rutkay, Yosi Mizrahi, Ebru Ayyıldız ve Uğur Uludağ
Güldürürken düşündüren, düşündürürken kaşındıran ve bu üç eylemi aynı anda yapabilecek izleyicileri görmek isteyenbir oyun.
Cennetle, cehennemin arasındaki hesaplaşma mekanında sıkışıp kalan 5 zavallının komik hikayesi.
2 SÜPER FİLM BİRDEN - 29 Eylül 2006 Vizyonda
Yönetmen
Murat Şeker
Senaryo - Murat Şeker - Selami Genli - Erol Adilçe
Tür - Komedi - Dram
Oyuncular
Tim Seyfi – Necati
Murat Akkoyunlu – Selami
Uğur Polat – Abdullah
Beste Bereket – Arzu
Cahit Berkay – Newton
Yasemin Öztürk – Seda
Nejat İşler – Refik Bey
Atilla Saral – Osman Bey
Suzan Aksoy – Ulviye Teyze
Orhan Kocataş – Ayı Orhan
Feridun Düzağaç – Feridun
Zerrin Sümer - Selami’nin Annesi
Hikmet Yiğit - Hiko
Hakan Altun
K o n u
Necati 33 yaşında sinema tutkunu bir adamdır. Annesini, doğduktan hemen sonra kaybetmiştir.Babası Mustafa ise Newton lakaplı egzantrik bir balıkçıdır. Necati'nin en büyük hayali video kamerayla çekmeye çalıştığı "Yer çekimi Sıfır" isimli filmi tamamlayıp sinema perdesinde insanlara gösterebilmektir. Geçimini, şöhret olma hevesindeki genç şarkıcı - türkücülere klipler, kanına girdiği mahalle esnafına saçma sapan reklamlar çekerek, çok zorda kaldığı zamanlarda da düğün kameramanlığı yaparak sağlamaktadır.
Söz konusu sinema olunca tam bir Don Kişot olan Necati "Avrupa'yı sarsacak deneysel bir film" olarak tanıttığı filmine karısı Arzu ve yardımcısı Selami dışında hiç bir yapımcıdan maddi destek sağlayamaz. Çünkü filmini herhangi bir senaryoya bağlı kalmadan ve profesyonel oyuncular kullanmadan çekmektedir. Projesini hayata geçirirken meydana gelen beklenmedik gelişmeler, Necati’yi bir mafya hesaplaşmasının ortasına düşürdüğü gibi yaşamındaki tüm insanları etkileyecek sonuçlar doğuracaktır.
S e t t e n R e s i m l e r
http://img103.imageshack.us/img103/4010/23tl1.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/2181/19iv4.jpg (http://imageshack.us)
Televizyon makinası'nın güldüren yetenekleri "Yolda üstümüzü yırtmıyorlar henüz"
Onları Okan Bayülgen'in şov programı Televizyon Makinası'nda yaptıkları küçük skeçlerle tanıdık. En çok da hepimizin aklına 'mürebbiye ve öğrencisi' karakteri ile kazındılar. Programda 10 dakikalık skeçler yapıp, herkesi kahkahalara boğan iki adamdan söz ediyoruz: Gürgen Öz ve Murat Akkoyunlu. Onlar tiyatro eğitimi almış ve yıllardır bu işin içinde olan iki oyuncu.
Televizyon Makinası'ndaki skeçlere nasıl hazırlanıyorsunuz?
Gürgen Öz: Skeçlerin konusunu Okan bize veriyor. Bize hangi konuğun geleceğini, ne yapmamızı istediğini söylüyor. Biz de Murat'la doğaçlıyoruz. Program esnasında Okan bize bir pas verirse ya da konuk bir şey derse olaylar değişebiliyor.
M.A: Sadece ana başlıklar belirliyoruz. İşte Gürgen mürebbiye oluyor, ben çocuk olduğumu biliyorum. Mantık olarak aradaki ilişki bağını kuruyoruz ve çıkıyoruz.
Patlamanız aslında mürebbiye karakteri ile oldu değil mi?
M.A: Mürebbiye dördüncü programdı. İlk program daha çarpıcıydı aslında. Çünkü ilk programa çıktığımızda kimse bizi tanımıyordu. Oraya gerçekten iki DJ geldi zannetmişlerdi. Tamamen sürprizdi.
G.Ö: Oyuncu olduğumuz anlaşılınca olay büyüdü. İnandılar ve 'esprili olduğunu anladı insanlar.
Okan Bayülgen ile çalışmak zor mu?
M.A: Okan'la çalışmayı çok istiyorduk. İkimizin de hayali olan bir adamla çalışmak bizim için çok mutluluk verici bir şey. Bir de Okan Bayülgen'den öğrendiğimiz çok şey var ve hâlâ da öğreniyoruz.
G.Ö: Okan ekiple çalışmayı çok iyi bilen, ekibini seven bir adam. Anlayışlı bir patron aslında. Okan'ın çok hızlı bir ritmi var. 24 saat durmadan çalışıyor ve siz Okan'la çalışmak için o ritmi yakalamak zorundasınız. Bu da sizi tabii ki eğitiyor. Bir de tiyatro adamı olduğu için teatral zekasını televizyona çok iyi uyarlamış biri. O anlamda Murat ve ben Okan'dan çok farklı şeyler öğreniyoruz.
M.A: Böylece canlı yayında da üç oyuncu oluyor ve paslaşıyor.
G.Ö: Yani zor duruma düştüğümüzde Okan bizi hep kurtarıyor cardı yayında. Bu yüzden kendimizi çok güvende hissediyoruz.
M.A: Okan bize projeyi getirdiğinde biraz korktuk aslında. "Yapabilecek miyiz" diye. Ama bize çok fazla özgüven sağladı. Sürekli 'bana güvenin' dedi. Biz de 'tamam bu adam bana güvenin diyorsa bir bildiği vardır kardeşim' dedik.
G.Ö: Güvendik ve oldu.
Okan Bayülgen'in programından sonra insanların yıldızı parlıyor...
G.Ö: Okan'ın programını Saturday Night Live Show'un Türkiye versiyonu gibi görüyorum ben. Gerçekten iyi oyuncular var. Okan oyuncularını o kadar iyi yönlendiriyor, onun güzel tarafını nasıl ortaya çıkaracağını o kadar iyi biliyor, o kadar güzel şanslar veriyor ki... O bakımdan piyasaya çok da güzel adamlar keşfedip çıkartıyor.
Siz sonradan bireysel bir projede olacak mısınız?
G.Ö: Şu anda ikimiz de Okan'dan ayrılmayı düşünmüyoruz. Biz çok memnunuz ve daha yeni başladık. Güzel projeler yapmaya başladık ve biz zaten bireysel olarak da çalışıyoruz. Dizimiz, tiyatromuz var. O anlamda hem bireysel olarak hem de Okan'la işler devam edebilir diye düşünüyoruz.
M.A: Daha çok başındayız zaten. Çok daha güzel şeyler yapacağız.
G.Ö: Ayrıca Haber Makinası yapıyoruz şu anda.
BİZİ SIKBOĞAZ ETMİYOR
Ertelendi galiba Haber Makinası?
G.Ö: Ertelendi ama çıkacak. Mesela onda da Murat'la beraberiz. Okan'ın farklı bir programınının içindeyiz.
M.A: Okan'la çalışıyoruz ama mesela onda 'sadece bana ait' diye bir durum yok. Çünkü bizim halihazırda yaptığımız işlere hiçbir zaman 'tamam kardeşim, bırakın o işleri, benim adamımsınız' gibi bir durum olmadı. Bizi sık boğaz etmiyor. Orada esnek bir yönümüz var.
Film teklifleri alıyor musunuz?
G.Ö: Evet, böyle teklifler alıyoruz ama şu an için erken diye düşünüyoruz. Şu an hem vaktimiz yok, hem de seçici davranmak lazım. Gelen tüm projelere atlamak çok da mantıklı değil.
Kızlar sizi beğeniyor mu?
M.A: Kızlara sorun bunu yahu.
G.Ö: Görünce yolda konuşuyorlar ama bu normal. Gündemde olan her oyuncuya ilgi gösterilir. Ama mesela yolda yürürken üstümüzü yırttılar ve donla kaldık gibi bir şey yok.
26.02.2006
Haber: Destan HARMANCI
http://img97.imageshack.us/img97/2023/a33ox.jpg (http://img97.imageshack.us/img97/2023/a33ox.jpg)
http://img97.imageshack.us/img97/2761/a21nl.jpg (http://img97.imageshack.us/img97/2761/a21nl.jpg)
vatan gazetesi
http://img357.imageshack.us/img357/5576/bscap0001cd.jpg
http://img466.imageshack.us/img466/3329/0321205454876xh.jpg
'Lütfen Bu Konuya Girmeyelim' programından
http://img103.imageshack.us/img103/7015/2ck2.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/978/21rl8.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/1963/5rq7.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/8610/15fr9.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/8333/8nm6.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/5727/9qd0.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/6269/32ub9.jpg (http://imageshack.us)
Tv Makinası Performanslarından Fotoğraflar
http://img146.imageshack.us/img146/4858/250252044gs.jpg
http://img126.imageshack.us/img126/6241/020108486qw.jpg
http://img154.imageshack.us/img154/56/180114509fy.jpg
http://img154.imageshack.us/img154/1690/180114082zh.jpg
http://img136.imageshack.us/img136/681/280246460dd.jpg
http://img20.imageshack.us/img20/3588/210031189hw.jpg
http://img381.imageshack.us/img381/4058/070038407ku.jpg
http://img470.imageshack.us/img470/9195/0020nd4.jpg (http://img470.imageshack.us/img470/9195/0020nd4.jpg)
http://img516.imageshack.us/img516/5775/29234228ggtr7.jpg (http://img516.imageshack.us/img516/5775/29234228ggtr7.jpg)
http://img334.imageshack.us/img334/3918/bscap0076ss.jpg (http://img334.imageshack.us/img334/3918/bscap0076ss.jpg)
8. Sadri Alışık Tiayatro ve Sinema Ödülleri 2003
Rus Gelin filmindeki rolü ile
Murat Akkoyunlu Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu
Ayrıca bir diğer tiyatro oyunu
‘‘Godot'yu İzlerken’’
E.S.E.K. (Espri Standartları Enstitüsü Kurumu) kurucularından Gökhan Semiz'in anısına oynanan oyunu Uğur Uludağ yazıp yönetmiş. Tanrı'yla ve kendimizle olan sorgulamamızı konu alan ‘‘Godot'yu İzlerken’’de Tuba Erdem, Damla Özen, Emrah Akşık ve Murat Akkoyunlu rol alıyorlar. 2000 yılında.
rus gelin ve nerdesin firuze de çok başarılıydı tv makinasını da unutmamak lazım tabi
Televizyon makinasında kopuyorum adama ya...Ayrıca çok başarılı Bir tiyatro oyuncusu...
Bu adamı severim ya çok komik :) kampüsistanda da çok başarılıydı !
Kampüsistandan
http://img154.imageshack.us/img154/9726/02161957qj2.jpg (http://imageshack.us)
http://img80.imageshack.us/img80/5093/03161320ww7.jpg (http://imageshack.us)
Çok iyi bir oyuncu.Tiyatroda da Tv Makinasında da çok başarılı..Gürgenle iyi bir ikili oldular.''ONLAR'' harika, cok komikler :) Özellikle tercüman olduğu bölüm ve yüzünün her yerine mandal taktığı bölüm Murat süperdi :)
Murat Akkoyunlu tv makinasıyla tam olarak tanıdım aslında
"Onlar" da cok basarılı o da her hafta güldürüyorlar beni.
Murat pek konusmasa da bazen öyle bir cümle söylüyor ki
tam anlamıyla koparıyor.Tv Makinasında bayan olarak
cıktığı zamanlarda çok güldüm bir hafta balerin olmuştu,bir haftada
arkada mantı acarken kendini sahneden bulmuştu :)
evet mantıcı kadın da süperdi :) 'Ben de mantı acıyordum birden burda buldum kendimi' gibi birşey diyordu :D Murat çok konuşamıyor genelde Gürgen'den fırsat kalmıyor :D Bir de en güzel performansından biri Mürebbiye&Child oldukları haftaydı.Murat süper bir çocuk olmuştu çok komikti :)
merlystreep 30-09-06, 18:19 çok yetenekli bi oyuncu murat akkoyunlu. o kadar doğal oynuyoki. komedide müthiş zaten. imkansız aşk dizisinin tek gerçek yıldızı o bence. ayrıca iki süpr film adlı murat şekerin filminde oynuyomuş. yine döktürüyomuş diye duyduk onun için izlicem o filmi ..
apple-core 31-10-06, 20:58 mükemmel bir oyuncu.o kdr mükemmelki belki gülünmeyecek bir sahnede bile olağanüstü oyunculuğuyla güldürüyor insanı.benim dikkatimi imkansız aşk dizisinde çekti.şimdi yazılanları okuyunca "aaa bu o muydu " fln oldum:img-grin2 özellikle tv makinasındaki halini hatırlamamış olmama çok şaşırdım...başarılarının dewamını dilemiycem ztn öle olucağı çok bariz belli:img-icecr
hehe tv makinasindan taniyorum ve cok seviyorum! Cok basarili hemde coooooooooK :img-yes:
murat akkoyunlu gerçekten çok iyi bir oyuncu imkansız aşk dizisindede çok başarılıydı bana göre dizide en gözde oyuncu:good:
bence de yeni kazandığımız olanüstü yeteneklerden :)
İmkansız aşk bi' taneydi var yaaa Ben imkansız aşk'la yapımcıların gözüne girdiğini düşünüyorum En kısa zamanda yeni bir komedi diziyile dönsün de izleyelim :)
http://img412.imageshack.us/img412/6529/lv20bmpgz3.jpg (http://imageshack.us)
computerhand 24-02-07, 06:42 gürgen özle çok müthiş bir ikili
imkansız aşktaki halini de unutamam tabi
rüya&gürgen 19-03-07, 13:12 bu hafta müthişlerdi öfkeli kalabalık olarakta mülayim kalabalık olarakta ''elif ece uzun mu yoksa ece elif uzun mu'' , ''o bizim dalaylamanın kızı''
rüya&gürgen 26-03-07, 20:06 neyse neyse :) müthişti yawf
Çok komik adam ya :D oyunculuğuda çok iyi pazartesi başlayacak olan Kısmetim Otel'de yer alıyor bu aralar :D
müthiş bir oyuncu.çok seviyorum.iki süper film birden de harika oynamıştı:img-yes: tv makinası ve makina da da harika..
tanrıverdi 09-06-07, 18:53 gerçekten müthiş bi oyuncu...bence ilerde çok daha büyük şeyler yapcaktır.çünkü çok başarılı...özellkle makinadda her ne kdar gürgen kadar çok konuşmasada:)az konuşup çok ii espriler çıkartıoo..öellkle şu son zamnlarda özellkle kız kurularında ve tarkan hayranlarında mükemmel:):happy0064
Ben de Murat başlığı var mı diye bakıyordum..çok gerilerde kalmış bu başlık...
Murat Akkoyunlu benim en sevdiğim oyunculardan biri...Çok doğal bir oyunculuğu var..Komedide çok başarılı...Gürgen ve Murat makinada müthişler... Kısmetim Otelde de öyle...Murat mimiklerini ve sesini çok çok iyi kullanıyor...daha da iyi rollerde göreceğimize eminim onu.. :img-wink:
konusan kafalardan bir kac resim
http://img452.imageshack.us/img452/3816/bscap0000fp3.jpg
http://img452.imageshack.us/img452/2412/bscap0008vp2.jpg
http://img452.imageshack.us/img452/9767/bscap0013uf1.jpg
http://img452.imageshack.us/img452/9097/bscap0021ov6.jpg
http://img452.imageshack.us/img452/4825/bscap0023cj2.jpg
http://img452.imageshack.us/img452/1205/bscap0026px5.jpg
http://img452.imageshack.us/img452/8764/bscap00073jy0.jpg
buyrun murat akkoyunlu fotoları
http://img476.imageshack.us/img476/3102/bscap0335po6.jpg (http://imageshack.us)
http://img528.imageshack.us/img528/9940/bscap0336tt9.jpg (http://imageshack.us)
http://img528.imageshack.us/img528/9552/bscap0337ij0.jpg (http://imageshack.us)
http://img476.imageshack.us/img476/9224/bscap0339vw0.jpg (http://imageshack.us)
http://img54.imageshack.us/img54/7941/bscap0341oe7.jpg (http://imageshack.us)
pc magazine röportaj
http://img147.imagevenue.com/loc877/th_31078_C6A0ADEEAF5727DC1A20DB10b_122_877lo.jpg
O nu ilk olarak Okan Bayülgen'in hazırlayıp sunduğu "makina" programındaki skeçleriyle tanımış olabilirsiniz ancak sanat, özellikle de tiyatro ve sinemayla ilgilenenler için Murat Akkoyunlu, 2003'de Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri'de "Umut Veren Erkek Oyuncu" ödülüne layık görülmüş, sinema ve tiyatro oyuncusu, ayrıca son yılların en iyi dizi karakterlerinden biri... Kendine her ne kadar "komedi" dalını seçmiş olsa da, Akkoyunlu'nun "ne zaman, nasıl ve ne şekilde" karşınıza çıkacağını baştan kestiremiyorsunuz. Tanıdığınızda farklı kişiliğini size hemen hissettiren ve zekice cevaplarıyla espriyi iyi harmanlayabilen Murat Akkoyunlu ile teknoloji ve hayattaki hedefl eri üzerine küçük bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbetin sonunda "acaba teknolojiyi seviyor mu, sevmiyor mu?" biz anlayamadık ama yorumu size bırakıyoruz ...
Tiyatro sanatçısı olarak oyunculuğun en doğal biçimini yaşarken, kendini teknolojiye ne kadar yakın hissediyorsun?
Çok yakın hissetmiyorum kendimi. Zaten, teknoloji bana yakın hissetsin kendini(!) ben niye hissediyorum yani? Tiyatroda, en vasat haliyle de olsa, sonuçta biz de teknolojiyi kullanıyoruz. Ve hatta onunla ilişkimizi daha da ilerletmek istiyoruz. Sponsorlar bulursak daha iyi şeyler yapmayı düşünüyoruz. Çünkü, görsel bir şey yapıyorsun sahnede, o görselliği de teknolojiyle desteklersen çok daha güzel şeyler yakalayabilirsin. Aslında düşündüğün de tiyatro da doğal değil eskisi gibi. Teknolojiyi, bazen dalga geçme vasıtası olarak da kullanıyoruz ama kendi işimize yaradığı gibi kullanıyoruz çoğunlukla.
İleride bir tiyatro oyunu ya da sinema filmi yönetmeyi düşünüyor musun?
Evet, tabii ki bu konuyla ilgili çeşitli planlarımız var.
Böyle bir durumda, teknolojik efektleri nasıl kullanmayı istersin?
Bunları burada şimdi kamuoyu da okuyacağı için, şunu yapayım bunu yapayım diye anlatırken, zeki bir arkadaş çıkıp da bunları benden önce "şaakkkkk" diye yaparsa çok hoşuma gitmez yani... O yüzden nasıl yaparız ne ederiz durumlarını çok ince ayrıntılarıyla anlatmayacağım. Ama tabii ki bir takım görsel efektli şeyleri kullanmayı düşünüyorum. Unutmamak lazım ki, bu durum biraz salonlarla da alakalı. Salonlarımız çok teknolojik olmadığı için zorlanıyoruz. En basitinden bir projeksiyon sistemi kuruyorsun, oynatıcısını sahnenin önünden mi vereyim arkasından mı vereyim diye bile kilitlenebiliyorsun çoğu zaman. Arkada derinliği olmuyor salonların, sen sadece düşünmekle yetiniyorsun ve uygulayamıyorsun. Yurtdışında bir sürü güzel salon var. Adamlar öyle yerlerdeöyle gösteriler yapıyorlar ki orada zaten sen onları yapmazsan, döverler seni. Ama burada nohut oda bakla sofa salonlara girdiğinde, teknolojinin sadece "T"sini gösterebiliyorsun diğerlerini de cebine sokup götürüyorsun...
İzlediğimiz kadarıyla, insanlarla iletişim konusunda hiçbir probleminiz yok ...
Yok, vardır canım. Ben anti-sosyal bir adamımdır. Aslında benim problemim insanlarla, teknolojiyle değil. (!). Teknoloji kendi başına bir şey, insanları çözersen teknolojiyi de çözersin zaten.
Peki MSN'den edinilen aşklara inanıyor musun?
Ben aşka inanıyorum, MSN'den edinirsin, yok işte kafeden edinirsin, bardan edinirsin, o önemli değil! Önemli olan anlaşabilmek, MSN'de karşılaşıp anlaşabiliyorsan ne mutlu sana. Kokmadan, bulaşmadan sadece MSN'de kalıyorsa o aşk çok güzel ama işin tabir-i caizse cıvkı çıkıyorsa, nereden edindiğin önemli değil o arkadaşı ...
İletişim araçlarını kullanarak, aşk gibi duygusal konuların gerçek ifade edilebileceğine inanıyor musun?
İfade edilebilir ama gerçek bir iletişim aracı olarak kullanamazsın. Gerçek iletişim dokunarak, hissederek işte ne bileyim karşılıklı gülümseyerek belki de sadece göz göze gelerek olur. Bir yere kadar gidebilir iletişim araçlarıyla. Aslında istersen bayağı uzun yerlere de gidebilir. Web kameralarıyla (!) duyduğumuza göre neler neler oluyormuş.
"Makina" programı adı itibariyle tam teknolojiyi çağrıştırıyor. Skeçlerinizde buna bağımlı insanları 'Ti'ye almayı düşündünüz mü?
Hayır hiç düşünmedik.
Neden?
Bilmiyorum ama düşünmedik, yani insanlar nasıl mutlu oluyorlarsa öyle olsunlar. Teknolojik bağımlılarsa öyle olsunlar...Biz daha sosyal konuları ti'ye alıyoruz. Aslında o tür insanlar çok sosyalleşemeden bir takım yerlerde kopuyorlar hayatta. O zaman bireysellik başlıyor ve toplumla olan ilişkin sadece yazışma, resim gönderme, MSN'de karşılıklı muhabbet durumuna dönüşüyor. Ama yani baktığında da toplu kafe, bar olayları ancak MSN'den sonra oluşuyor onlar için.
Sence en önemli kitle iletişim aracı nedir?
Bence televizyon. Neden? Televizyonlaçok daha geniş kitleye ulaşıyorsun birkere. TV'den para kazanan bir insan olarak,bir yandan iyi bir yandan da kötüaslında. Çevreye ne verdiğinle alakalıbir şey bu. Demiyorum ki sürekli belgeselyayınlansın, kültür sanat programlarıçok olsun. Hayır öyle değil, ben maç daseyreden bir adamım. Ama bir yerdensonra işin ucu kopuyor ve o koptuğuyerlerde halkı yanlış yönlendirmeler sözkonusu. Herkes "doğru dürüst bir şeyleryapmak gerekiyor" diyor, tamam yapalımda, o doğru dürüst şeyleri kime nezaman ve nasıl yapacaksın; o çok önemli işte. Orada bir takım büyük ağabeylerinyaptırımları devreye giriyor. Sen kalkıp
da o kitle iletişim aracında her istediğiniyapamıyorsun, Türk örf ve adetleridedikleri durum... O da belli değil, biriçıkıyor bu aykırı diyor ama diğer taraftada bakıyorsun normal şartlarda,bu adetlere aykırı şeylerde yapılıyor. Oyüzden de çok dikkatli kullanılması gerekenbir iletişim aracı. TV'den sonra datelefon önemli bence. Ama telefon, çok bireysel bir şey.
Yeni dönemdeki planlarını öğrenebilir miyiz?
Her cumartesi akşamı Okan Bayülgendevam edecek, makina'da sürekli yenişeyler yapmaya çalışıyoruz. Show TV'deyeni bir dizi başlıyor "Kısmet Otel" diye tiyatroda ise 27 Numara adlı oyun devamediyor. Yaza ise sinema projesi var.
Hayranlarının sana ulaşabileceği internet sitesi var mı, sana özel?..
Hazırlıkları tamamlanmak üzere; www.muratakkoyunlu.tv
Tiyatro oyunculuğu mu, dizi oyunculuğumu, sinema oyunculuğumu yoksa televizyon mu?
Hepsi desek (!) hepsinin tadı ayrı aslında,özünde oyunculuk yapıyorsun sadece mekanları ve koşulları değişiyor.Ama tabii ki, tiyatronun ve makinaprogramının yeri ayrı benim için. Çünküyaptığın esprinin reaksiyonunu bire bir alıyorsun o anda. Bir sahne 10 kere oynanmıyor, günahıyla sevabıyla oradasın.Okan Bayülgen'de yaptığım işin tiyatrodan farkı yok, sadece televizyondasın.Kimse sana "dur, kes, bir daha alalım demiyor". O yüzden çok zevkli bir şey, yaptığın işten zevk alıyorsun. Ve o sahnenin en iyi şekilde olması için, oan konsantrasyonunun en üst seviyede olması gerekiyor. Sonuç olarak makine programı ve tiyatro, benim sevgilim aslında.Metresi olarak da diğerlerini tercih ederim.
Bunu herkese soruyorum... Nasıl bir teknolojik ürünün icat edilmesini isterdin?
Ben derhal kanseri tedavi edecek bir aletin bulunmasını istiyorum.
TÜLİN ÖZEN 12-11-07, 15:42 http://img158.imageshack.us/img158/8199/19muratakkoyunlukcx2.jpg (http://imageshack.us)
MURAT AKKOYUNLU (2 Süper Film Birden)
DVD arşivi yapıyor musunuz?
Evet yapıyorum sayılır… Yaklaşık 100’e yakın DVD var.
En çok sevdiğiniz DVD filmler nelerdir?
Peter Sellers’ın oynadığı tüm filmler. Özellikle Parti (The Party) ve Pink Panther serisi.
En son aldığınız DVD ne?
Ezel Akay’ın Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?
DVD alırken nelere dikkat ediyorsunuz?
Çok bunalımda değilsem komedi ağırlıklı filmleri tercih ederim. Hiçbir arkadaşıma vermek istemeyeceğim kadar çok sevdiğim filmleri arşivime katarım genelde.
Arşivinize katmayı düşündüğünüz filmler nelerdir?
Robin Williams’ın son filmi Yılın Başkanı’nı (Man of the Year) almayı düşünüyorum. Peter Sellers’ın henüz arşivimde olmayan eksik filmleri, Rowan Atkinson’dan da birkaç eksiğim var.
Sizi en çok güldüren ve ağlatan filmler nelerdir?
Pembe Panter filmlerine çok gülerim. Genelde zor ağlarım ama bana bu anlamda en dokunanı Karanlıkta Dans’tı. (Dancer in the Dark)
|
|