Tüm Versiyonu Göster : Cenneti Beklerken


Sayfalar : [1] 2

justin_girl
19-03-06, 12:26
Çok yakında vizyone girecek Olan yönetmeniliğini derviş zaim üstlendiği çok geniş,kaliteli bir oyuncu kadrosuna ait olan film ekimin son haftası vizyona girmeyi planlıyor..

Filmle ilgili bütün paylaşımlarımızı bu başlık altında toplayalım

justin_girl
19-03-06, 12:27
Cenneti beklerken filmi hakkında birkaç bilgi
Castta; Serhat Tutumluer, Ahmet Mümtaz Taylan, Melisa sözen, Mehmet Ali Nuroglu, Nihat İleri gibi isimler var.
Film hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler Radikale bakabilirler.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=165964
Melisa sözen filmde,köle olarak satılmamak için saçları kazıtan ve erkek görünümüne giren birini calandırıyo.... 17. yüzyıl Osmanlı'sında geçen ama farklı dönemlerdeki birçok tarihi olayı ve şahsiyeti buluşturan kurgusal bir hikâye olduğu...29 Ekim 2006’da gösterilmesi bekleniyor.. Çok uzun bir post-prodüksiyon aşaması söz konusu olacakmış..
Çekim yapılan yer Kayseri Kent dışında bir kervansaray kalıntısında gerçekleşiyor...

justin_girl
19-03-06, 12:28
Filmin konusu hakkında Sevgili szerelem anlattığı bikaç bilgi daha;
eflatun (s.tutumluer) 17.yy osmanli devletinde yasayan bir minyatur ustasidir. karisi ve cocugunu kaybetmis mutsuz bir adam.ayni zamanda cok iyi "garb" resmi de yapmakta,yani suret cizebilmektedir.osmanli hanedanlginin soyundan geldigini iddia eden ispanya dogumlu Danyal ve oglu imparatorluk tarafindan yakalanmistir ve oldurulmeden evvel eflatun tarafindan resmi yapilmasi istenir...bu sebepten eflatun alinip anadoluya,danyalin hapsedildigi yere dogru yola cikarilir..yolda tehlikeler vs.. ..leyla(m.sozen) ile ne noktada karsilasirlar insanlara kardesi oldugunu soyluyor korumak icin,sonra birbirlerine asik oluyorlar..
...d. zaim minyatur sanatini cekim olcekleri ve isikla derinligi yok ederek cok guzel filmin ruhuna yedirmis anladigim kadariyla.filmde resim sanati ve aynalar uzerinden yogun bir "bir seyin gercegi ve sunumu" felsefesi yapiliyor sanirim..tabi bunlar sanri-bi takim ongoruler..cok baska birsey de cikabilir ortaya.
film suan kurguda.ama bu islem biraz uzun surebilir zira cok fazla materyal var ve elemesi guc...

justin_girl
19-03-06, 12:29
Cenneti beklerken filminden kamera arkası fotograflar
http://img89.imageshack.us/img89/7575/cennetibeklerken11qg.jpg
http://img139.imageshack.us/img139/4117/cennetibeklerken6wr.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/314/cennetibeklerken29ee.jpg
http://img139.imageshack.us/img139/6856/cennetibeklerken31qm.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/9778/cennetibeklerken47cg.jpg

http://img96.imageshack.us/img96/1221/cennetibeklerken53wn.jpg
http://img68.imageshack.us/img68/7407/cennetibeklerken69zi.jpg
http://img96.imageshack.us/img96/6273/cennetibeklerken76nk.jpg
http://img96.imageshack.us/img96/4778/cennetibeklerken98xw.jpg
http://img139.imageshack.us/img139/8876/cennetibeklerken105vh.jpg
http://img68.imageshack.us/img68/453/cennetibeklerken84cb.jpg

justin_girl
19-03-06, 12:30
http://img139.imageshack.us/img139/7760/cennetibeklerken192sl.jpg
http://img139.imageshack.us/img139/249/cennetibeklerken111qt.jpg
http://img162.imageshack.us/img162/5091/cennetibeklerken121ti.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/3596/cennetibeklerken133tw.jpg
http://img162.imageshack.us/img162/1738/cennetibeklerken147sx.jpg

http://img139.imageshack.us/img139/3860/cennetibeklerken167ny.jpg
http://img139.imageshack.us/img139/973/cennetibeklerken189co.jpg
http://img240.imageshack.us/img240/6220/cennetibeklerken200mg.jpg
http://img139.imageshack.us/img139/7582/cennetibeklerken218wl.jpg
http://img240.imageshack.us/img240/32/cennetibeklerken260gq.jpg

sahratwety
27-03-06, 00:52
Yönetmen: Derviş Zaim

Görüntü Yönetmeni: Mustafa Kuşçu

Kamera: Moviecam Compact ve Arriflex 35 III (Lokomotif)

Kamera Asistanları: Erol Beraha, Özgür Gür, Hüseyin Başarır, Ozan Temiz, Hürer Ebeoğlu

Çekim tarihleri: 26 Eylül - 31 Ekim 2005









Derviş Zaim yeni filmi 'Cenneti Beklerken'in çekimlerine başladı. 17. yüzyıl Osmanlı'sında geçen filmde Zaim, İstanbul'da başlayıp Anadolu'ya uzanan bir aşk ve yol hikâyesi anlatıyor.





'Tavutta Rövaşata'da marjinal bir yaşam süren, araba hırsızı Mahsun'un sıcacık hikâyesine ortak ediyordu Derviş Zaim bizi. 'Filler ve Çimen'de Susurluk ilişkileri üzerinden Türkiye'nin fotoğrafını çekiyordu. 'Çamur'da ise politikacıların ellerinde oyuncak haline gelen Kıbrıs sorununun adada yaşayan insanları nasıl etkilediğini anlatıyordu. Zaim çekimlerine henüz başladığı yeni filmi 'Cenneti Beklerken'de tarihin dehlizlerinde zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Zorlu diyoruz çünkü Zaim, bir yandan yönetmen olarak cevapları hayli düşündürücü olabilecek, sinemamıza yeni açılımlar getirebilecek soruların peşine düşüyor, bir yandan da yapımcı olarak diğer filmleriyle kıyaslandığında hayli büyük bir prodüksiyonu hayata geçirmeye çalışıyor.

17. yüzyıl Osmanlı'sında geçen ama farklı dönemlerdeki birçok tarihi olayı ve şahsiyeti buluşturan kurgusal bir hikâye anlatan filmde Serhat Tutumluer, Ahmet Mümtaz Taylan, Melisa Sözen, Mehmet Ali Nuroğlu, Nihat İleri gibi isimler rol alıyor. Zaim, çekimlerine Kayseri'de başladığı yeni filmini anlattı...





Sizi dönem filmi çekmeye iten sebepler nelerdi?

- Kafamı kurcalayan bazı soruların yanıtlarını ararken 'Acaba geçmiş bize muhtemel bir yanıt için ipuçları verebilir mi?' sorusunu kendime sordum. Osmanlı tarihi/kültürüyle ilgim öteden beri vardı. 'Günümüzde yaşayan bir insanın ruhu ve aklına bu kültürün fısıldayacakları neler olabilir?' sorusunu sormaya çalıştım. Bunu başka sorular izledi. 'Sinemada daha farklı anlatım tarzlarını nasıl oluşturabilirim?', 'Bu anlatım tarzlarını kendi sinema anlayışımla buluşturma adına Osmanlı geleneğinden yararlanma ihtimalimiz nedir?' gibi soruları sorarken bu senaryoya geldim. 17. yüzyılda geçen, yazmaktan keyif aldığım bu senaryo 'Cenneti Beklerken', bu tip bir momentum sonucunda doğdu.

Esinlendiğim birkaç tarihi olay ve şahsiyet var. Taht kavgaları, minyatürler, resimler, seyyahların gözlemleri... Bir sürü olayı kısa devre yaptırarak tek bir dere yatağının içerisinde eritmeye çalıştım. Ama esinlenmelerimin kimilerini tanınmayacak hale getirmeye çalıştım.

Yanıtı iş bittikten sonra vermeyi tercih ederim. Tarihi az ya da çok takip eden insanların 'evet, bu hikâye şu dönemdeki şu olayı andırıyor' diyebilecekleri olaylar var senaryoda. Ama film bütünüyle 'tarihsel' olayları anlatmıyor. Benim daha önce yaptığım işlerde olduğu gibi kurmacaya da yer veriyor. Esin kaynaklarından çok beni heyecanlandıran bir iki noktanın altını çizmek istiyorum. 17. yüzyılda yaşayan şehirli, mürekkep yalamış bir Osmanlı dünyaya nasıl bakardı? Bu bakışın bugünkü insanlara estetik ya da fikri bakımdan vereceği bazı ipuçları ya da onların hayatını daha keyifli kılacak bazı hazları olabilir mi? Tek başına, sadece bir hazzı hatırlamak bile çok büyük bir armağan olabilecektir bizim için diye düşünüyorum. Geçmişte yaşayan bu insanın problemleriyle bizim problemlerimiz birbiriyle örtüşebilir mi? Filmde biraz bunları deşmeye, en azından seyirciyi benimle birlikte haz almaya davet etmeye çalışıyorum. Film İstanbul'da başlayıp Anadolu'ya uzanan bir yol ve aşk hikâyesi aslında.





Filmin çekimlerine Kayseri'de başladınız? Mekân olarak Kayseri'yi seçmenizin sebebi nedir?

- İstanbul olmadan Osmanlı'yı düşünmek imkânsız zaten onun için çekimlerin bir kısmını İstanbul'da çekeceğiz. Kayseri'ye gelince... Kayseri o döneme ait kervansarayların hâlâ sağlam bulunduğu bir yer. Ayrıca Kayseri'nin ilginç ve farklı dokuları kısa mesafeler içinde bulabileceğiniz bir doğa yapısı var.





Türk sineması, genel olarak tarihi bir fon olarak kullanma eğiliminde.

- Çok az film bunu aştı. Siz tamamıyla tarihten beslenen bir filmin peşindesiniz anladığım kadarıyla. Bence, bu topraklarda yeşeren tarih sinemamızda çoğunlukla parodi tarzı ile ele alınmış. Seyirci de tarihi filmleri çoğunlukla daha önceki filmlerin yaratığı bir beklentiler kodu ile okumaya koşullanmış. Tarihle bizim sinemamızın daha başka düzlemlerde yüzleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylesi bir kucaklama hem bizim için, hem de dünya için bir zenginliktir. Bu anlamda 'Cenneti Beklerken' beni heyecanlandırıyor.





Hem yapımcı, hem de yönetmen olmak, böylesi bir dönem filminde zor olacak sizin için.

- Türk sinema sektörü içinde film yapma pratiğinin nereden nereye gittiği üzerine başka bir zaman uzun uzun konuşmak isterim. Bu tabloda benim yapmaya çalıştığım türden filmlerin gerçekleşmesi şapkadan tavşan çıkarmakla eşdeğer bir şeye dönüşüyor.

Uzun sürecek bir konuyu kısa kesip tekrar 'Cenneti Beklerken' projesine döneyim. Günümüzde geçen bir hikâye çekerken işiniz daha kolaydır. Kostüm, dekor, şu bu bütçesinin altından daha kolay kalkabilirsiniz. Dolayısıyla bu dönem filminin benim için en azından yapım anlamında bir sınama olacağını söyleyebilirim.

Ama ekibime güveniyorum. Benim görevim zaten bu süreci keyifli hale getirmek. Hem kendim için hem de ekibim için. Film çekmeye çalışmakla acı çekmeyi galiba ayırmak gerekiyor. İkisi, bu zamanda ve bu ülkede, birbirinden çok da ayrılan şeyler gibi durmayabilir. Ama bunların arasına keyif sokmak, hiç de fena bir başlangıç olmaz. Denemekte yarar var. Her şeye rağmen.





Röportaj: Olkan Özyurt - Radikal



(05.10.2005)

http://www.lokomotifkamera.com/derzaimyenfi.html

justin_girl
17-05-06, 10:26
http://img107.imageshack.us/img107/7791/dsc25773nm.jpg
Gürültü kirliliğine karşı görsel mücadele benimki

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki görüntü kirliliği her tarafta. Bu görüntü kirliliği ile 21.yy sinemacısının başedebilecek yollar araması gerektiğine inanırım.

ESRA KARATAŞ

Son dönemde Türk sinemasında ciddi bir canlanma var. Derviş Zaim’in de dahil olduğu yönetmenler kuşağı sınırlı imkânlarla da olsa başarılı filmler yaratıyor. Doğrudan ticari kaygılarla çekilmemiş olsa bile bu filmler uluslararası alanda birçok ödül, para desteği aldığı gibi ciddi bir izleyici kitlesi de oluşturuyor. Hem bunları hem de Zaim’in montajını tamamlamak üzere olduğu Cenneti Beklerken’i konuştuk.

Randevuyu her ne kadar akşam üstüne atmaya kalksam da, kendisi gayet kararlıydı öğlen onikide olmasına. Beyoğlu özürlü olan ben uzun ‘Cambaz’ tariflerinden sonra, bulduk elimizle koyduğumuz gibi (buraya randevu verdiğine göre herkes tanıyordur düşüncesine nereden kapıldıysak...) Derviş Zaim’le burada buluşacağımızı söyledik garsona. Ama Garson Bey, orada Derviş Zaim diye birinin çalışmadığı konusunda bilgilendirdi bizi. Maksadımızın bir çalışan değil, bir müşteri ile buluşmak olduğunu anlattıktan sonra gene garson beyciğimizin ısrarıyla birazda ‘cambazlık’ yaparak, küçük cambazın kilitli kapılarını ve karanlık koridorlarını, randevu yerinin orası olmadığı kanısına ancak terasa kadar çıktıktan sonra karar vererek, Büyük Cambaz’a gerisin geri döndük. Dakikliğini bildiğimiz, çocuk gülüşlü Zaim Bey tam zamanında girdi içeri... Ayrıca kendisinden sorulacak bir hesabım olduğunu da unutmamıştım. Sevgili eşim kendisiyle Filler ve Çimen’i çekmeden önce bir arkadaş ortamında tanışıp kartını vermiş. Filmde yer almayı çok istediğini ve sıra bile taşıyacağını söylemiş. Hala telefon bekliyor. ‘Filler ve Çimen’de Süleyman oynasaydı daha başarılı olurdu’ diye bir inanış bile var arkadaşlarımız arasında...

- TRT2’de sizin de dahil olduğunuz beş yönetmen ile ilgili bir belgesel yapılıyor. Sizler yeni bir akım, yeni bir bakış mı getirdiniz sinemaya. Bu yönetmenlerle hangi ortak paydada buluştunuz? Böyle bir payda var mıdır?

O kadar üzerinde konuşulması gereken bir soru ki bu... Bir kere, “bu insanların ortak bir bağı var mıdır, yok mudur?” sorusu geliyor akla.. Sinema tarihinde gördüğümüz akımlara benzeyen akımlarla, 90’ların ikinci yarısından sonra Türk sinema tarihinde ortaya çıkan bu isimlerin bir koşutluğu, ortaklığı var mıdır? Aynı yoğunlukta mıdırlar, bunun bir sıkleti var mıdır?1950’lerde 60’larda dünyada ortaya çıkan akımlara benzeyen akımların bir daha ve görünür bir gelecekte ortaya çıkabileceğini düşünmüyorum. Bunun nedeni bu akımları doğuran ekonomik ve kültürel vs koşulların kendisinde yatıyor . Avrupa toplumunda o dönem yaşanmış krizler beraberinde sinemacıların ortak bir yürüyüşünü getirebiliyordu. Özellikle Türk sinemasında ortaya çıkan bu yeni yüzleri bu akımlarla kıyaslayabilir miyiz? “Evet” yanıtı vermek zor. Türk sinemasında ortya çıkan “yeni” yönetmenlerin kendi farklılıkları içinde nasıl bir momentum oluşturdukları sorusu belki de daha doğru bir soru. Ancak soruya kendi açımdan cevap vermem daha akıllıca ve dürüst olacaktır. Ben mümkün olduğum kadar yaptığım işlerde ahlaki bir noktadan hareket etmeye çalışıyorum. Estetiği de bu bağlam içinde değerlendirdiğimi düşünüyorum. Dolayısı ile yine kendi adıma konuşmak gerekirse 2. Dünya savaşından sonra ortaya çıkan sinema akımlarına, mesela İtalyanların yaptıklarına, büyük saygı duyuyorum . Çünkü sinemaya başlamak istediğim yıllarda beni nasıl işler yapılması gerektiği konusunda besleyen önemli kaynaklardan biri oldular.

Filmlerinizde çıplak bir gerçeklik var… Film gibi değil hayat gibi… İzleyiciye hülyalara dalma şansı vermeyen bir tarz. Yeni bir gerçeklikle mi karşı karşıyayız?

Bu kadar adamı özellikle bir araya getirmek mümkün değil.
- Genellikle filmlerimin alımlanış biçimlerini düzeltmemeye çalışırım. Filmlerimin benden bağımsız bir hayatı olduğuna inanırım. Dolayısı ile insanlar onları nasıl okurlarsa, ilgili okuma çerçevesi içinde hayat bulacaklarını düşünürüm. Filmlerimi yalın, gerçekçi bulanlar oduğu gibi; tam aksini iddia edenler de var. Hatta gerçekçilik ile bunun dışındaki tarzlar arasında gidip geldiğini ve filmlerimdeki bu durumun son derece olumlu olduğunu; bu halleriyle hayatı daha kuşatıcı bir şekilde yansıtabildiklerini belirtenler var. Yorumların farklılığı ve zenginliği beni ancak mutlu eder.

devamı...

justin_girl
17-05-06, 10:28
İlk filminiz Tabutta Rövaşatayı imece usulü çektiniz, ama harika bir film oldu. Sizce iyi film yapmak için işin finansman boyutu ne kadar önemli?
Sinemada düşük bütçeli bir filmin başarısız olacağı garantisi yoktur. Keza yüksek bütçeli bir filmin de iyi olacağının garantisi yoktur. Başarıyı getiren çok farklı faktörler vardır. Şansı, duyarlılığı, o sinemanın nereden beslendiğini, hangi ülkede hangi endüstride yeşerdiğini, bu işi yapan insanların duyarlılığını, becerisini, teknik ve entellektüel birikimini vs.. diye sıralanan bir sürü faktör sayılabilir. Ben mümkün olduğu kadar başta koyduğum ahlaki ve estetik öncellere sadık kalarak sistematik bir biçimde yapı kurmaya, süreç içinde mümkün olduğunca seçici davranmaya çalışıyorum. Üç senede bir film yapıyorum. Seçtiğim konular da benim için gerçekten uğraşılmaya değer olduğunu hissetiğim konular oluyor. Bir anlamda içinde bulunduğum toplumun bana yüklediği, rahatsız eden şeylerle bir hesaplaşma gibi görülebilir. İlk filmimde yoksullukla, ikinci filmde bir çürüme ve yozlaşma olgusu, üçüncü filmde ise Kıbrısla ilgili 50 senedir devam eden olayların bende uyandırdığı izdüşümlerini ele almaya çalıştım. Bu galiba yaşadığım hayata karşı aradığım naçizane yanıtları oluşturuyor.
Filme aktarmak istediğiniz kitaplar var mı? uyarlamalara nasıl bakıyorsunuz?

Kafama uyan bir kitap önüme gelirse niçin olmasın. Hayatta hiçbir zaman net bir biçimde, şunu yapmam, bunu yapmam dememeli. Hayat bu denli keskin olmamayı bana öğretti. Ama uyarlamaların ince ve tehlikeli konular olduğunu, üzerlerinde kılı kırk yarmak gerektiğini söyleyebilirim.
-Genelde de birbirini tutmaz pek. Birbirini karşılamaz… İlgisiz şeyler ortaya çıkar ve aynı duyguyu vermez.
Tabii, çok enderdir. Eğer uyarlanabilecek kadar kötü kitap varsa neden olmasın…
Çok az diyaloglarla götürüyorsunuz filmlerinizi… Diyaloğa yer vermeniz, görüntüyle anlatımı ön planda tutmak istemenizden mi?

Doğru olanın bu olduğunu düşünüyorum. Bu iş kabalaştırarak ifade edecek olursak resimlerle anlatma işi. Hatta sorudan hareket edip bir başka noktaya da değinmek isterim.Artık öyle bir çağda yaşıyoruz ki görüntü kirliliği uç boyutlarda. Böyle olunca televizyonun, reklamın estetiği ile 21.yy sinemacısının başedebilmek için farklı arayışlara girmesi gerekebilir. Sanırım iki alternatif karşısına çıkar bu tip bir arayışın içinde olan adamın. Bunların ilkinde arayışını sürdüren adam, mümkün olduğu kadar minimalist işler yapmaya çalışır. İkinci yolu tuturanlarsa, sinema sanatının içerisindeki taşlarla, yapıyla oynamaya başlar. Ben daha çok ilk filmde minimal birşey kurmaya çalıştım. Ama ikinci ve üçüncü filmimde yapıyla oynamaya çalıştığımı söyleyebilirim. 21.yy’da karşılaştığımız gürültü kirliliğiyle sinema sanatını bu tarzlarda kullanarak hesaplaşmaya çalışıyorum. Görsel olarak anlatmak da bunun bir başka alt başlık olarak gündeme gelebilecek bir halkasını oluşturuyor. Sinemanın görsel bir sanat olduğunu düşünüyorum. Türk sinemasının da bunun peşine daha çok düşmesi gerektiğine inanıyorum.

Derler ki her yazar yeni bir romana başlıyorken önceki kadar iyi bir ürün ortaya çıkarmaktan korkar. Sizde olur mu bu, yeni bir filme başlarken?

Zamanla insanın korkularının arttığı söylenir. Korkunun ecele faydası yok. Korksanız ne olacak? Ondan sonra oturacaksınız 10 sene film yapmayacaksınız. Önümüzdeki 10 sene içinde 3-5 tane film daha yapmak isterim. Bu 3-5 filmin muhtemelen bir tanesi ötekilerden daha iyi olacak. Bunu bir kaygı haline getirmenin anlamı var mı? Bir kaygı haline getirirseniz yapmanız gereken işleri de yapamayan adam konumuna düşersiniz.
- Araba çarpmasından korkarsanız bir gün o araba size çarpar…

Gibi. Güvensizlik ve korku gittikçe büyüyen şeylerdir. Bir insan korkmaya başlarsa o korku orada durmaz, muhtemelen büyür. Korktukça korkarsınız. Ve üstelik korku korkulan şeyi de ortaya getirir. İnsan bunu çağırıyorsa, o ona gelir. Evet, insanlar hep aynı şeyi aynı başarıyla kuramayabilirler ama bu onların yarışa devam etmeyecekleri durmunu yaratmamalı. Aksi takdirde siz potansiyellerinizi değerlendirememe gibi bir konuma gelebilirsiniz.

Hem dizi hem de Sinema filmi çeken yönetmenleri nasıl buluyorsunuz?
Ken Loach ‘da, BBC’de dizi çekerken daha sonra sinema filmi çekmeye başladı.
Evet; ben de BBC’den sinemaya geçmek isterdim. (gülüşmeler)
Dizilerin sinema sektörüne katkısı olduğunuzu düşünüyor musunuz?
teknik ve personel bakımdan katkısının olduğu yadsınamaz. Muhakkak başka bakımlardan da TV’nin sinemaya katkısı vardır. Ama ender olarak bazı sorular soruluyor. Türk dizi piyasası ve Türk sineması ilişkisi nasıl? Bu ilişkiyi yurtdışındaki benzerlerinden ayıran özellikler ve birleştiren özellikler neler? Acaba dizilerin Türk sinema sektörüne negatif bir etkisi oluyor mu? Bu kışkırtıcı soruyla olaya bakmak yararlı olabilir mi? Birgün Gazetesi çıksın sorsun bunu.
Son projeniz Cenneti Beklerken’ hangi noktadan hareketle çıktı?

Film, sinemada nispeten az ele alınan bir dönemle ilgili bir film. 17.yy’da bir taht kavgası fonunda bir nakkaşın doğuya yaptığı bir yolculuğu anlatıyoruz. Niçin böyle bir tarihi ele aldım? Başka bir çok kaygının yanısıra, bugünün sorularına cevap bulmak için de diyebilirim. Ama öteki filmlerimden farklı bir film olacağını düşünüyorum.
-Ne tür farklılıklar?

Onu bir daha ki sefere söylerim. Vizyona girdiğinde daha geniş konuşuruz.

Tabii. Ne zaman gösterime girecek?
Önümüzdeki sezona yetişir.

Tüm senaryolar size ait. Bunun bir takım kolaylıkları vardır mutlaka. Siz de Yavuz Turgul gibi (Ben daha iyi yazıyorum. Daha iyi yazan varsa gelsin yazsın diyor. ) Kendinizin daha iyi yazdığınızı mı düşünüyorsunuz?

Bu tablodan hiç kimseyi beğenmeyen, her işi sadece kendi yapan bir insanmışım gibi imaj çizmek istemem. Sinema toplu yapılan bir iştir ve toplu yapmayı daha iyi becermek için insanın kendisini eğitmesi gerektiğine inanırım. Bu yüzden insanlara bazı işleri delege etmeyi gerçekleştirmeye, en azından bunu öğrenmeye çalışıyorum. Senaryoyu kendim yazıyorum, ama senaryo ile ilgili şunu söyleyebilirim. Eğer çalışabileceğimi düşündüğüm bir adam ortaya çıkarsa, neden çalışmayayım. Çünkü sürekli olarak tek başınıza çalışırsanız tekdüzeleşme tehlikesi ile karşı karşıya kalırsınız. Bir süre sonra yazar olarak yanınızda sizinle çalışcak başka bir göze ihtiyaç duyulur. Bu iyi ve olumlu birşeydir.

Türk-Macar ortak yapımı bir film yanılmıyorsam… Euromages’ten 220 bin avroluk bir destek de aldınız. Filmin bütçesi ne kadar oldu?
Önceklerle kıyaslandığı zaman daha büyük bütçeli bir film. 17.yy’da geçen bir film çekecekseniz bu çaba, küçük bir bütçe ile ne yazık ki gerçekçi sonuçlara götüremeyebilir. Macar ortağımız ve yurtiçinden ortaklarımız var. İstanbul, Kayseri ve Kapadokya’da yaklaşık 5 haftada çekildi. Oldukça memnunum.

-Kayseri doğa yapısı olarak da çok uygun aslında
Orada kervansaraylar var. Yörenin hem doğal, hem tarihi yapısı çok uygundu. İç Anadolu’nun o çıplak, boz yapısını düşünün. Minyatürlerdeki çevreyi hatırlatan bir çevre olmasını istemiştim. Bu yüzden İç Anadolu’yu seçtim.
5.5 haftada çekmişsiniz. Fakat 5-6 aydır da montajdasınız, Bu sezona yetişmesin diye özellikle mi yapıyorsunuz?

Acele etmiyorum ben. Montajda insanın titiz olması gerektiğine inanıyorum. Bir yere kadar film gider. Ona şans tanımanız gerekmektedir. Bitirmek için nihai tarih koymak iyidir ama, bunu ölüm kalım meselesi halinde abartmayacaksınız. Bir yerden sonra artık film size, ‘tamam, ben olgunlaştım’ der. “Artık bana dokunmayın der”. Onu işitene kadar uğraşmaya devam ederim. Film bana bir gün bir, gece, ‘Artık dokunma, ben bittim’ der . Bunu duyana kadar filmle uğraşırım, bunun da net ve rasyonel bir zamanı yoktur.
Filmlerinizde çok iyi oyuncular küçük rollerde de olsa oynuyor… Onlardan da sıkı bir destek görüyorsunuz sanırım.

Bu filmde başrolleri, Serhat Tutumluer, Melisa Sözen, Mesut Akusta, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuroğlu, Rıza Sönmez, Numan Acar oynadı. Çok çok memnunum bu oyuncularla çalışmış olmaktan. Konuk oyuncu olarak bana destek veren Altan Erkekli, Bülent İnal, Mümtaz Taylan var. Tümüne de teşekkür ediyorum.
Yönetmenler arasında da böyle bir yardımlaşma mı var. Ezel Akay, size, Ahmet Uluçay’a destek veriyor. Ahmet Uluçay Ezel Akay’ın setinde oluyor…
Ezel Akay’la Tabutta Rövaşata’yı beraber yaptık zaten. Filmi kendi olnaklarımla çekmiştim, bitirmek için desteğe ihtiyacım vardı, bana yardımcı oldu. Filler ve Çimen’de de oyuncu olarak geldi, desteğini esirgemedi. Ben de onun çektiği “Neredesin Firuze” filminde bir araba hırsızını oynayacaktım. Tabutta Rövaşata’ya da böylelikle nazire olacaktı. Gerçekten de çekildi o sahne ama montaj esnasında kullanmadılar, DVD’de var bonus görüntü olarak. İnsanlar bir araya gelmez, birbirlerine desteklerini vermezlerse olmaz bu iş.
Son olarak sırada ne var?
Cenneti Beklerken’i bitirmek üzereyim. Birkaç ay içinde biter. Yaza yeni senaryoyu yazmaya başlarım.

- Yeni konu nedir?
Orada çantamda duruyor. Notlarım var. Hergün artıyorlar. Zaten ben öyle yazıyorum. Birden not ladığım konuların arasından bir tanesi öne çıkıyor. Şu anda birikmeye başladı.

Bir kitabınız vardı. Ares Harikalar Diyarı’nda. Kitapların devamı gelecek mi?
94’te basılmıştı. İkinci baskısını yapacak. Yeni kitap yazmayı da istiyorum, fakat şimdi enerjim varken birkaç film daha yapayım diyorum.

Kaynak: Birgün Gazetesi

sevgi86
10-06-06, 17:49
:img-icecr ekimi iple çekiyorum
serhat tutumlueri başka projelerde de görmek isteriz

gormlaith
04-08-06, 20:07
Altın Portakal'da yarış kızıştı

Bu yıl 43.kez düzenlenecek Altın Portakal Film Festivali, belki de tarihinin en büyük yarışına sahne olacak.Nuri Bilge Ceylan(İklimler), Zeki Demirkubuz(Kader), Derviş Zaim (Cenneti Beklerken), Serdar Akar(Barda), Çağan Irmak (Babam ve Oğlum) ve Cem Yılmaz(Hokkabaz) büyük ödüle göz dikmiş durumda.

Altın Portakal'ın üzerindeki ölü toprağını atarken, yeniden Türk sinemasının gözdesi haline geldiği de bir gerçek.Avrupa Film Festivallerinin gediklisi Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, ve Derviş Zaim, bu yıl yeni filmleri ile Altın Portakal için yarışacak. Zeki Demirkubuz'un Kader'i ve Derviş Zaim'in Cenneti Beklerken'i de dünya galasını festival çerçevesinde yapıyor.Bu üç film Altın Portakal'ın en iddialı filmleri konumunda.

Cenneti Beklerken'den dünya galası

Çamur'la hayranlarını üzen yönetmen Derviş Zaim'in eni filmi Cenneti Beklerken, festivalin iddialı yarışmacılarından.Film dünya galasını Antalya'da yapacak.


Vatan Gazetesi-Çikolata ekinden

sevgi86
04-08-06, 20:47
Altın Portakal'da yarış kızıştı

Bu yıl 43.kez düzenlenecek Altın Portakal Film Festivali, belki de tarihinin en büyük yarışına sahne olacak.Nuri Bilge Ceylan(İklimler), Zeki Demirkubuz(Kader), Derviş Zaim (Cenneti Beklerken), Serdar Akar(Barda), Çağan Irmak (Babam ve Oğlum) ve Cem Yılmaz(Hokkabaz) büyük ödüle göz dikmiş durumda.

Altın Portakal'ın üzerindeki ölü toprağını atarken, yeniden Türk sinemasının gözdesi haline geldiği de bir gerçek.Avrupa Film Festivallerinin gediklisi Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, ve Derviş Zaim, bu yıl yeni filmleri ile Altın Portakal için yarışacak. Zeki Demirkubuz'un Kader'i ve Derviş Zaim'in Cenneti Beklerken'i de dünya galasını festival çerçevesinde yapıyor.Bu üç film Altın Portakal'ın en iddialı filmleri konumunda.

Cenneti Beklerken'den dünya galası

Çamur'la hayranlarını üzen yönetmen Derviş Zaim'in eni filmi Cenneti Beklerken, festivalin iddialı yarışmacılarından.Film dünya galasını Antalya'da yapacak.


Vatan Gazetesi-Çikolata ekinden

gormlaith haber için teşekkürler
gazetelerde,dergilerde cenneti beklerken ile ilgili haberler arıyorum ama göremiyorum
havadisleri senden aldım
bana da derviş zaime festivalde ve altın portakaldada başarılar dilemek kalıyor:img-icecr

gül_ecem
05-08-06, 17:13
sabırsızlıkla bekliyorum bu filmi.hem oyuncuları (serhat tutumluer var daha ne olsun) hem de senaryosu için.

özgenuroğlu
17-08-06, 22:14
justen_girl ellerine sağlık gerçekten çok sevindim resimleri eklenmene
bilgi ekleyen herkezinde ellerine sağlık
gerçekten sabırızlıkla bekliyorum mehmet ali nuroğlunuda beyaz perdede görmek büyük keyif
diğer oyuncularda zaten şahene konuda güzele benziyor bakalım...:)

cropsy
22-08-06, 11:48
Gerek konusu,gerek yönetmeni,gerekse de oyuncu kadrosuyla izlenmeye değer bir film olduğunu düşünüyorum..zaten elimden geldiğince gösterime giren her türk filmine gitmeye çalışıyorum ama cenneti beklerken gibi yapımlara daha da büyük bir heyecanla,istekle gidiyorum..Bildiğim kadarıyla film ekim ayında gösterime girecek,umarım vizyona girmesi gecikmez..Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de yarışacakmış..bakalım ödül alabilecek mi..??umarım her şey iyi gider film için,vizyona girmesini sabırsızlıkla beklediğim filmlerden biri..;)

cropsy
30-08-06, 19:04
43. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl yarışacak Türk filmleri belli oldu. Real'in ana sponsorluğunda daha da güçlenen 'Portakal'ın Yarışma bölümünde de güçlü filmler var. TÜRSAK?AKSAV işbirliğiyle 16-23 Eylül 2006 tarihleri arasında yapılacak olan festivalin 'Ulusal Yarışma' bölümünde bu yıl dokuz film yarışacak:
• "Araf" (Yön: Biray Dalkıran)
• "Aura" (Yön: Orhan Oğuz)
• "Cenneti Beklerken" (Yön: Derviş Zaim)
• "Eve Dönüş" (Yön: Ömer Uğur)
• "İki Süper Film Birden" (Yön: Murat Şeker)
• "İklimler" (Yön: N. Bilge Ceylan)
• "Kader" (Yön: Zeki Demirkubuz)
• "Kardan Adamlar" (Yön: Aytan Gönülşen)
• "Takva" (Yön: Özer Kızıltan)

Festivalin 'Ulusal Yarışma' bölümüne toplam 18 film başvuruda bulunmuştu. "Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?" (Ezel Akay), "Beyza'nın Kadınları" (Mustafa Altıoklar), "Gen" (Togan Gökbakar), "Babam ve Oğlum" (Çağan Irmak), "Yeni Ay" (Hakan Çakır), "Sevgilim İstanbul" (Seçkin Yasar), "Dün Gece Bir Rüya Gördüm" (Ulaş Ak), "Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi" (Emre Akay-Hasan Yalaz) ve "Kumdan Kale" (Oğuz Makal), çeşitli nedenlerle ön elemeyi geçemedi.

sevgi86
15-09-06, 21:21
justen_girl ellerine sağlık gerçekten çok sevindim resimleri eklenmene
bilgi ekleyen herkezinde ellerine sağlık
gerçekten sabırızlıkla bekliyorum mehmet ali nuroğlunuda beyaz perdede görmek büyük keyif
diğer oyuncularda zaten şahene konuda güzele benziyor bakalım...:)


evet ben de serhat tutumlueri beyaz perdede görmek için sabırsızlanıyorum...:img-nyam:

justin_girl
16-09-06, 19:11
http://img175.imageshack.us/img175/6277/cennetibeklerken3gn9.jpg (http://imageshack.us)
http://img406.imageshack.us/img406/3396/cennetibeklerken4ym3.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
17-09-06, 14:03
CENNETİ BEKLERKEN

Türkiye Macaristan ortak yapımı olan film, 17. yüzyıl Osmanlısı’nda geçiyor. Derviş Zaim filminde, İstanbul'da başlayıp Anadolu'ya uzanan bir aşk ve yol hikâyesi anlatıyor. Eflatun İstanbul'da on yedinci yüzyılda yaşayan bir minyatür ustasıdır. Bir gün, bir Osmanlı vezirinin konağına zorla götürülür. Osmanlı devletine karşı ayaklanan Danyal adlı bir şehzadenin uzak bir eyalette yakalandığını ve idam edileceğini öğrenir. İdam edilecek şehzadenin kimliğinden emin olabilmek için Eflatun'dan isyancının Batılı tarzda bir portresini yapması istenmektedir. Eflatun emir sonrası, seçme bir grup adamla başkentten Anadolu'ya doğru zorlu bir yolculuğa çıkar. Yolda karşılaşıp yanlarına aldıkları Leyla ile birlikte kendilerini duygu dolu büyük bir maceranın içinde bulurlar.

http://img146.imageshack.us/img146/1654/cennetijj0.jpg (http://imageshack.us)

Yapımcı: Elif Dağdeviren, Bülent Helvacı, Baran Seyhan, Derviş Zaim
Yönetmen ve Senaryo: Derviş Zaim
Görüntü Yönetmeni: Mustafa Kuşcu
Müzik: Rahman Altın
Oyuncular: Numan Acar, Halil İbrahim Aras, Mehmet Ali Nuroğlu,
Melisa Sözen, Serhat Tutumluer, Yaşar Uraslı

elif_gs
19-09-06, 08:35
bir an önce vizyona girse de gitsek. sabirsızlanıyorum. mali eminim ki çok güzel oynamıştır. zaten derviş zaimle çalışmayı çok istiyordu

justin_girl
21-09-06, 13:24
http://img146.imageshack.us/img146/4441/resimcl7.jpg
http://img166.imageshack.us/img166/1628/cennetit0.jpg

justin_girl
21-09-06, 13:27
Cenneti Beklerken
Derviş Zaim


Filmin Adı:
Waiting for Heaven
Orjinal Adı:
Cenneti Beklerken
Türkçe Adı:
Cenneti Beklerken
Yönetmen:
Derviş Zaim
Senaryo:
Derviş Zaim
Oyuncular:
Serhat Tutumluer, Melisa Sözen, Mesut Akusta, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuroğlu, Rıza Sönmez, Numan Acar, Bülent İnal, Altan Erkekli, Ahmet Mümtaz Taylan, Mustafa Uzunyılmaz
Ülkesi:
Türkiye, Macaristan
Yıl:
2006
Süre:107'
Yapım:
Hermes Film, Maraton Filmcilik
Yapımcı:
Dervis Zaim, Baran Seyhan, Elif Dagdeviren, Bülent Helvaci
Görüntü:
Mustafa Kuşçu
Kurgu:
Ulaş Cihan Şimşek
Müzik:
Rahman Altın






Eflatun İstanbul'da on yedinci yüzyılda yaşayan bir minyatür ustasıdır. Bir gün, bir Osmanlı vezirinin konağına zorla götürülür. Osmanlı devletine karşı ayaklanan Danyal adlı bir şehzadenin uzak bir eyalette yakalandığını ve idam edileceğini öğrenir. İdam edilecek şehzadenin kimliğinden emin olabilmek için Eflatun'dan isyancının Batılı tarzda bir portresini yapması istenmektedir. Eflatun emir sonrası, seçme bir grup adamla başkentten Anadolu'ya doğru zorlu bir yolculuğa çıkar. Yolda karşılaşıp yanlarına aldıkları Leyla ile birlikte kendilerini duygu dolu büyük bir maceranın içinde bulurlar.


Kaynak:http://altinportakal.tursak.org.tr/resim.php?no=296&en=300

justin_girl
21-09-06, 13:28
Altın Portakal’da “Cenneti Beklerken”



Altın Portakal’da yarışan Derviş Zaim’in yeni filmi “Cenneti Beklerken”in gala gösterimi Antalya Kültür Merkezi’nde yapıldı. Neredeyse tüm yapım ekibinin yer aldığı gösterim sonrası düzenlenen söyleşiye gösterilen ilgi büyüktü.

Gala gösterimi sonrası oyuncular, yapımcılar ve yönetmenin de katılımıyla düzenlenen söyleşide konuşan Derviş Zaim, dört yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan çalışmadan mutluluk duyduğunu belirterek “Yapım sürecinde anlatılsa trajikomik bir hikaye olabilecek bir sürü terslik yaşadık. Hatta iki gün öncesine kadar filmi festivalde seyredip seyredemeyeceğimizden bile emin değildik. Ama neyse ki sonuç güzel oldu” dedi.



“Aynı izi sürmeye devam ediyorum”



17. yüzyılda yaşayan bir minyatür ustasının (Eflatun/Serhat Tutumluer) yaşadıklarının konu edildiği filmi yaparken 12. yüzyılda Anadolu’da geçen bir hikayeden ve bir 17. yüzyıl eseri olan Velazquez’in Nedimeler tablosundan etkilendiğini belirten Zaim, hemen tüm filmlerinde değişik bir tarza imza atmasının altında yatan nedeni “Bu filmde minyatür gibi geleneksel sanatlardan yararlanarak değişik bir sinema dili yaratmaya çalıştık. Aslında kültürün değişebilme potansiyeline ve kültürler arasındaki değişime takmış bir insanım. Yaptığım işler birbirinden farklı görünebilir. Bu hoşuma gidiyor. Fakat aynı izi sürmeye devam ediyorum. ‘Filler ve Çimen’de de bu arayışı görebilirsiniz” diyerek açıkladı. Kendi filminde küçük bir rolde de oynayan Zaim, niyetinin aslında oyunculuk yapmak olmadığını söylerken kısa süre içinde çok hızlı bir şekilde çalışmaları gerektiğini vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: “O gün Kayseri’de çekim yapıyorduk ve kadı rolündeki oyuncu bir-iki saat beklememize karşın gelmedi. Etrafıma baktım, fakat etrafımdaki herkesin bir şekilde filmde yer aldığını fark ettim. Bir ben vardım bu görevi üstlenecek. Ben de ‘O zaman beni giydirin de çekimlere başlayalım’ dedim.”



“Derviş’in filminde yoldan geçen birini bile oynayabilirim”



Başrollerden birini üstlenen Melisa Sözen ise Derviş Zaim’le çalışabilmek ve filme dahil olmak için çok uğraştığını vurguladı. Sözen, “Bu filme kendimi neredeyse zorla kabul ettirdim. Derviş Bey’le bir kafede karşılaştık ve bana bu sene içinde bir şey yapmazsam görüşeceğimizi söyledi. Ben de bir süre bekledikten sonra kendisini arayarak ‘bana bir iş geldi, ne söyleyecektiniz?’ dedim. Aslında o sırada başka bir iş yoktu. Yani yalan söyledim. Bir ay boyunca senaryoyu okudum ve bu projenin içinde olabilmek için dua ettim.” dedi. Filmi izledikten sonra ona aşık olduğunu anlatan Sözen, “Derviş Zaim’in her filminde yoldan geçen birini bile oynayabilirim” diyerek yapımda yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Kayseri, Kapadokya ve İstanbul’da beş hafta süren çekimler sonunda tamamlanan film, yönetmenin deyişiyle, hiç istemediği şeyleri yapmak zorunda kalan bir adamın değişim ve gelişim hikayesini anlatıyor. Sinemasal anlatımındaki özgünlükle ve kullanılan dijital efektlerle dikkatleri üstünde toplayan film, tarihsel bir hikayeyle günümüzün modern dünyasına gönderme yapıyor. Filmin oyuncuları arasında Melisa Sözen ve Serhat Tutumluer dışında Mesut Akusta, Mehmet Nuri Nuroğlu ve Rıza Sönmez bulunuyor. Yapımcılar ise Derviş Zaim, Elif Dağdeviren, Bülent Helvacı, Denes Szekeres ve bu sene Altın Portakal’da yarışan filmlerden ikisinin daha yapım yardımcılığını üstlenen Baran Seyhan’dan oluşuyor.

justin_girl
21-09-06, 15:58
Filmin galasından sonra yapılan söyleşiden fotoğraflar

http://img114.imageshack.us/img114/5489/ap38aps2.jpg
http://img154.imageshack.us/img154/7822/ap38bpg9.jpg
http://img96.imageshack.us/img96/6528/ap38cav6.jpg

Altın Portakal�da yarışan Derviş Zaim�in yeni filmi �Cenneti Beklerken�in gala gösterimi Antalya Kültür Merkezi�nde yapıldı. Neredeyse tüm yapım ekibinin yer aldığı gösterim sonrası düzenlenen söyleşiye gösterilen ilgi büyüktü.

Gala gösterimi sonrası oyuncular, yapımcılar ve yönetmenin de katılımıyla düzenlenen söyleşide konuşan Derviş Zaim, dört yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan çalışmadan mutluluk duyduğunu belirterek �Yapım sürecinde anlatılsa trajikomik bir hikaye olabilecek bir sürü terslik yaşadık. Hatta iki gün öncesine kadar filmi festivalde seyredip seyredemeyeceğimizden bile emin değildik. Ama neyse ki sonuç güzel oldu� dedi.

�Aynı izi sürmeye devam ediyorum�

17. yüzyılda yaşayan bir minyatür ustasının (Eflatun/Serhat Tutumluer) yaşadıklarının konu edildiği filmi yaparken 12. yüzyılda Anadolu�da geçen bir hikayeden ve bir 17. yüzyıl eseri olan Velazquez�in Nedimeler tablosundan etkilendiğini belirten Zaim, hemen tüm filmlerinde değişik bir tarza imza atmasının altında yatan nedeni �Bu filmde minyatür gibi geleneksel sanatlardan yararlanarak değişik bir sinema dili yaratmaya çalıştık. Aslında kültürün değişebilme potansiyeline ve kültürler arasındaki değişime takmış bir insanım. Yaptığım işler birbirinden farklı görünebilir. Bu hoşuma gidiyor. Fakat aynı izi sürmeye devam ediyorum. �Filler ve Çimen�de de bu arayışı görebilirsiniz� diyerek açıkladı. Kendi filminde küçük bir rolde de oynayan Zaim, niyetinin aslında oyunculuk yapmak olmadığını söylerken kısa süre içinde çok hızlı bir şekilde çalışmaları gerektiğini vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: �O gün Kayseri�de çekim yapıyorduk ve kadı rolündeki oyuncu bir-iki saat beklememize karşın gelmedi. Etrafıma baktım, fakat etrafımdaki herkesin bir şekilde filmde yer aldığını fark ettim. Bir ben vardım bu görevi üstlenecek. Ben de �O zaman beni giydirin de çekimlere başlayalım� dedim.



Kaynak:http://www.altinportakal.org.tr/

justin_girl
21-09-06, 20:36
http://img181.imageshack.us/img181/8568/565223nn9.jpg

özgenuroğlu
21-09-06, 21:30
justen_girl resimler ve haberler için sağol
ekim gelsin bir an önce hem seneryo bakımından hemde kadro olarak çok beğğendim
oyuncuların hepsi kendini kanıtlamış ne kadar iyi olduklarını göstermiş insanlar

cropsy
23-09-06, 08:00
Altın Portakal'da favori çok

43. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödül töreni bu akşam yapılacak. 5 film favori

DOKUZ yerli filmin Türkiye ve dünya prömiyerinin yapıldığı 43. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin ödül töreni bu akşam Cam Piramit Sabancı Kongre ve Fuar Merkezi'nde yapılacak. Zeki Demirkubuz'un "Kader"i, Ömer Uğur'un "Eve Dönüş"ü, Derviş Zaim'in "Cenneti Beklerken"i, Özer Kızıltan'ın "Takva"sı ve Nuri Bilge Ceylan'ın "İklimler"i yarışın favorileri.
TÜRK sinemasında erkek karakter odaklı filmlerin ağırlıklı olması bu yıl yine kadın oyuncu adaylarının sayıca erkeklerin gerisinde kalmasına yol açtı. 9 filmde sadece beş kadın başrol oyuncusu var: "İklimler" ile Ebru Ceylan, "Kader" ile Vildan Atasever, "Eve Dönüş" ile Sibel Kekilli, "Cenneti Beklerken" ile Melisa Sözen, "Araf" ile Akasya Asıltürkmen.


bu arada justin_girl resim ve haberler için çok teşekkürler..ellerine sağlık..

nurseli seli
24-09-06, 13:35
http://img146.imageshack.us/img146/9561/246964cc8.jpg (http://imageshack.us)

nurseli seli
24-09-06, 13:39
işte sonuçlar:


2006 Altın Portakal Ödülleri

43. Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde düzenlenen
ulusal uzun metraj film yarışmasının sonuçları aşağıdaki gibidir:

En iyi film
“Kader” Yönetmen Zeki Demirkubuz
300.000-YTL para ödülü ve Altın Portakal Heykeli

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü
“Takva” Yapımcı Sevil Demirci
Altın Portakal Heykeli

Behlül Dal Genç Yetenek Özel Ödülü
Ufuk Bayraktar (Kader filmindeki rolüyle)
Digiturk’un desteğiyle 25.000.-USD + Altın Portakal Heykeli

En İyi Yönetmen
Nuri Bilge Ceylan “İklimler” filmiyle
30.000.–YTL ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Senaryo
Önder Çakar “Takva” filmiyle
20.000.-YTL ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Müzik
Gökçe Akçelik “Takva” filmiyle
20.000.-YTL ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Kadın Oyuncu Sibel Kekillli “Eve Dönüş “ filmiyle

En İyi Erkek Oyuncu Erkan Can “Takva” filmiyle

En İyi Görüntü Yönetmeni Soykut Turan “Takva” filmiyle

En İyi Sanat Yönetmeni Erol Taştan “Takva”

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Nazan Kesal “İklimler” filmiyle

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Civan Canova “Eve Dönüş”

En İyi Kurgu Ayhan Ergürsel “İklimler”

En İyi Laboratuar Sinefekt “İklimler” ve “Takva”

En İyi Makyaj ve Saç Nimet İnkaya “Takva” filmiyle

En İyi Kostüm Tasarımı Ayten Şenyurt “Takva” filmiyle

En İyi Ses Tasarımı ve Miksaj İsmail Karadaş “İklimler” filmiyle

EN İYİ ÖZEL EFEKT''CENNETİ BEKLERKEN''UĞUR ERBAŞ

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

EN İYİ BELGESEL 7.500.-YTL +Altın Portakal Heykeli

“Gündelikçi”
Yönetmen: Emel Çelebi

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

“Ömer Eve Gel”
Yönetmenler: Barış Şahin, Serkan Şavk, Onur Cihan

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

EN İYİ KISA FİLM 7.500.-YTL + Altın Portakal Heykeli

“Bir Damla Su”
Yönetmen Deniz Gamze Ergüven

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

“Poyraz”
Yönetmen Belma Baş

2. ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ

EN İYİ FİLM 75.000.-USD + Altın Portakal Heykeli

“The Paper Will Be Blue-Kağıt Mavi Olacak”
Yönetmen Radu Muntean, Yapımcı Dragos Vilcu ödülü aldı.

EN İYİ YÖNETMEN 25.000.-USD + Altın Portakal Heykeli

György Palfi “Taxidermia” filmiyle

Ödülü yönetmen olmadığı için filmin yapımcılarından Gabor Varadi ve oyuncularından Csaba Czene ve Gergö Trocsanyi birlikte aldı.

ELEŞTİRMENLER ÖDÜLÜ

Eleştirmenler Ödülü 15.000.-USD

“12:08 Bükreş’in Doğusu”
Yönetmen Corneliu Porumboiu Kendisi olmadığı için ödülü Radu Muntean aldı.

GECENİN ONUR ÖDÜLLERİ

Onur Ödülü:
Taylor Hackford’a ödülünü TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil verdi.

Onur Ödülü:
Dame Helen Mirren’a ödülünü Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel verdi.

Onur Ödülü:
Norman Jewison’a ödülünü Antalya Valisi Alâaddin Yüksel verdi.
__________________

sevgi86
24-09-06, 18:29
Heberler için telekkürler bu kadar ayrıntılı öğrenememiştim
maalesef deve dişi ödülleri kaptırmışız olsun ne yapalım
gişede yolumuz açık olsun!!!

işte sonuçlar:


2006 Altın Portakal Ödülleri

43. Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde düzenlenen
ulusal uzun metraj film yarışmasının sonuçları aşağıdaki gibidir:

En iyi film
“Kader” Yönetmen Zeki Demirkubuz
300.000-YTL para ödülü ve Altın Portakal Heykeli

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü
“Takva” Yapımcı Sevil Demirci
Altın Portakal Heykeli

Behlül Dal Genç Yetenek Özel Ödülü
Ufuk Bayraktar (Kader filmindeki rolüyle)
Digiturk’un desteğiyle 25.000.-USD + Altın Portakal Heykeli

En İyi Yönetmen
Nuri Bilge Ceylan “İklimler” filmiyle
30.000.–YTL ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Senaryo
Önder Çakar “Takva” filmiyle
20.000.-YTL ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Müzik
Gökçe Akçelik “Takva” filmiyle
20.000.-YTL ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Kadın Oyuncu Sibel Kekillli “Eve Dönüş “ filmiyle

En İyi Erkek Oyuncu Erkan Can “Takva” filmiyle

En İyi Görüntü Yönetmeni Soykut Turan “Takva” filmiyle

En İyi Sanat Yönetmeni Erol Taştan “Takva”

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Nazan Kesal “İklimler” filmiyle

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Civan Canova “Eve Dönüş”

En İyi Kurgu Ayhan Ergürsel “İklimler”

En İyi Laboratuar Sinefekt “İklimler” ve “Takva”

En İyi Makyaj ve Saç Nimet İnkaya “Takva” filmiyle

En İyi Kostüm Tasarımı Ayten Şenyurt “Takva” filmiyle

En İyi Ses Tasarımı ve Miksaj İsmail Karadaş “İklimler” filmiyle

EN İYİ ÖZEL EFEKT''CENNETİ BEKLERKEN''UĞUR ERBAŞ

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

EN İYİ BELGESEL 7.500.-YTL +Altın Portakal Heykeli

“Gündelikçi”
Yönetmen: Emel Çelebi

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

“Ömer Eve Gel”
Yönetmenler: Barış Şahin, Serkan Şavk, Onur Cihan

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

EN İYİ KISA FİLM 7.500.-YTL + Altın Portakal Heykeli

“Bir Damla Su”
Yönetmen Deniz Gamze Ergüven

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

“Poyraz”
Yönetmen Belma Baş

2. ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ

EN İYİ FİLM 75.000.-USD + Altın Portakal Heykeli

“The Paper Will Be Blue-Kağıt Mavi Olacak”
Yönetmen Radu Muntean, Yapımcı Dragos Vilcu ödülü aldı.

EN İYİ YÖNETMEN 25.000.-USD + Altın Portakal Heykeli

György Palfi “Taxidermia” filmiyle

Ödülü yönetmen olmadığı için filmin yapımcılarından Gabor Varadi ve oyuncularından Csaba Czene ve Gergö Trocsanyi birlikte aldı.

ELEŞTİRMENLER ÖDÜLÜ

Eleştirmenler Ödülü 15.000.-USD

“12:08 Bükreş’in Doğusu”
Yönetmen Corneliu Porumboiu Kendisi olmadığı için ödülü Radu Muntean aldı.

GECENİN ONUR ÖDÜLLERİ

Onur Ödülü:
Taylor Hackford’a ödülünü TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil verdi.

Onur Ödülü:
Dame Helen Mirren’a ödülünü Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel verdi.

Onur Ödülü:
Norman Jewison’a ödülünü Antalya Valisi Alâaddin Yüksel verdi.
__________________

nurseli seli
25-09-06, 07:41
evet melisa sözeninde ödül alamamasına çok üzüldüm aslında hakediyodu.dediğin gibi inşallah gişede açık olur yolumuz.

cropsy
21-10-06, 22:00
http://img175.imageshack.us/img175/1248/268768036bbcffb33161wp5.jpg

bir sinema sitesinde filmin gösterim tarihi 15 Aralık 2006 olarak gözüküyor..sabırsızlıkla bekliyoruz:img-icecr

erten07
24-10-06, 18:32
http://img75.imageshack.us/img75/3973/hlgjphujkman0.jpg (http://imageshack.us)
http://img75.imageshack.us/img75/2557/melghihgchos5.jpg (http://imageshack.us)

justin_girl
25-10-06, 07:26
Derviş Zaim’in yönettiği ve Serhat Tutumluer, Melisa Sözen, Mesut Akusta ile Nihat İleri’nin oynadığı Cenneti Beklerken, 15 Aralık 2006’da Özen Film dağıtımıyla Hermes Film / Maraton Filmcilik tarafından vizyona çıkarılıyor.

http://www.cennetibeklerkenfilm.com/ Resmi site adresi

Resimlerin büyük boyutları için tıkla!!

http://img171.imageshack.us/img171/4849/2473138961cf94c32ddosm7.jpg
http://img91.imageshack.us/img91/8058/247314182ac2007b51dbim6.jpg
http://img144.imageshack.us/img144/7815/2496396328e3398e4b3bsc7.jpg
http://img80.imageshack.us/img80/9788/249639676883e902357bmj9.jpg
http://img222.imageshack.us/img222/6346/24963981215ffd5c192bax9.jpg

erten07
26-10-06, 18:02
http://img248.imageshack.us/img248/8012/cennetabcdxx8.jpg (http://imageshack.us)
http://img89.imageshack.us/img89/2598/cennetbcdezl9.jpg (http://imageshack.us)

http://img89.imageshack.us/img89/6676/cennetcsdert6.jpg (http://imageshack.us)
http://img89.imageshack.us/img89/8816/cennetlkjhxs8.jpg (http://imageshack.us)

http://img214.imageshack.us/img214/8163/cennetrfvbuq3.jpg (http://imageshack.us)
http://img89.imageshack.us/img89/7280/cennetbdefln8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
26-10-06, 18:14
kırmızı halıda yürürken
http://img214.imageshack.us/img214/2984/zkaertydb2.jpg (http://imageshack.us)

dizici_manyak
28-10-06, 20:38
15 aralık mı?
nasıl yani biz ekim derken aralık mı oldu yani ben nasıl bekliycem şimdi

cropsy
05-11-06, 17:31
bu da filmin bir diğer afişi

http://img182.imageshack.us/img182/9176/2870112451647956b6a1tz9.jpg

fawwka
15-11-06, 00:31
KKTC Film iftiharla sunar

http://www.sabah.com.tr/2006/11/15/gny/im/9131037EDD3C3548B25B5CF5b.jpg

Politik sponsorluk

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bir ilke imza atarak bir sinema filmine sponsor oldu. Bu; son derece politik bir destek çünkü afişte yazan 'KKTC Cumhurbaşkanlığı katkılarıyla' ibaresi, festivallerde KKTC'nin reklamı olacak.

Kasım'ın üçüncü haftası vizyona girecek olan 'Cenneti Beklerken' adlı Türk filmi, bir ilke sahne oldu. Zira bugüne kadar gıda üreticileri, medya kuruluşları ya da büyük holdinglerin sponsor olduğu sinema sektörüne ilk kez bir cumhurbaşkanı sponsorluk desteği verdi: KKTC Cumhurbaşkanlığı adına; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat... Talat'ın 'Cenneti Beklerken' filmine sponsorluk desteği vermesinin nedeni ise tamamen politik... Çünkü filmin yönetmeni Derviş Zaim Kıbrıslı bir yönetmen ve bugüne kadar çektiği bütün filmler, uluslararası festivallere katıldı. Bu filmin de birçok uluslararası film festivaline katılacak olmasıyla, KKTC'nin reklamı yapılmış olacak. Çünkü filmin afişinde KKTC Cumhurbaşkanlığı katkılarıyla' ibaresi yer alıyor. 'Cenneti Beklerken'in hangi uluslararası film festivallerine katılacağı henüz belirlenmemiş olsa da, yönetmen Derviş Zaim'in daha önce katıldığı Berlin, Venedik, Cannes, Toronto gibi önemli festivaller, bu konuda bir fikir edinilmesini sağlıyor. Film bu özeliğiyle, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir dönemini sinema diliyle beyazperdeye yansıtacak olmasından çok daha önemli bir misyon üstlenmiş oldu.

http://www.sabah.com.tr/2006/11/15/gny/im/483CD459F0EF114EBE3995D8b.jpg

Kadro kalabalık

Türkiye'de 25 Kasım'da gösterime girecek olan filmin başrol oyuncu kadrosu ise hayli kalabalık. Serhat Tutumluer, Melisa Sözen, Mesut Akutsa, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuhoğlu, Rıza Sönmez, Numan Acar, Bülent İnal, Altan Erkekli, Ahmet Mümtaz Taylan ve Mustafa Uzunyılmaz, 'Cenneti Beklerken'de başrol alarak isimlerini jeneriğe yazdırdı. Romantik macera türündeki Cenneti Beklerken'in müzikleri ise Rahman Altın'a ait. Film, ayrıca kalabalık bir yapımcı listesine de sahip. Derviş Zaim, Baran Seyhan, Elif Dağdeviren Güven, Bülent Helvacı ve Denes Szekeres, ortak yapımcı olarak 'Cenneti Beklerken'e imza attı.

Eflatun ile Leyla'nın aşkı

http://www.sabah.com.tr/2006/11/15/gny/im/CA60D6B78631AA4A8C57A6B4b.jpg

17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'da yaşayan minyatür ustası Eflatun (Serhat Tutumluer) eşinin ve oğlunun ölümü sonrasında, ustalarının öğrettiklerine karşı gelerek onların Batılı tarzda portrelerini çizer. Eflatun, bir gün zorla Osmanlı vezirinin konağına götürülür. Vezir, ondan Osmanlı'ya karşı ayaklanan Danyal adlı şehzadenin idam edilmesinden önce portresini yapmasını ister. Vezirin bu isteğini yerine getirmesi için çırağı rehin alınan Eflatun, Anadolu bozkırlarında tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Yolda rastladığı köle kızı Leyla'yı (Melisa Sözen) da yanına alan Eflatun, taht kavgasının ortasında bir yandan var olma mücadelesi verirken diğer yandan da Leyla ile gizliden gizliye aşk yaşamaya başlar.

http://www.sabah.com.tr/2006/11/15/gny/im/202BC2CCCDEC734493C616B0b.jpg


MEHMET ÇALIŞKAN MAGAZİN


Haberin Linki (http://www.sabah.com.tr/gny/gny120-20061115-200.html)

sahracı
15-11-06, 15:51
şu kırmızı halıdaki resimde çok hoş çıkmış doğrusu.. kıyafet de harika olmuş öyle resmi takım elbisedense daha güzel olmuş..dizideki kolyesini de kullanıyo günlük hayatta baksanıza..çok yakışıyo zaten:img-grin2

_Jade_
17-11-06, 15:51
daha önce 15 aralık deniyodu ama gazetedeki haberde 25 kasım denmiş.
25 kasım doğruysa çok sevindim ya önümüzdeki cuma vizyonda yani
nihayet izleyebilcez sabırsızlıkla bekliyodum.
resimler çok güzel izleyince yorumumuzu da yaparız gerçi harika bi iş çıkarttıklarından hiç şüphem yok ama...

muğlak
18-11-06, 13:36
arkadaşlar şimdi her yerde başka bi,r tarih görünüyo. kesin tarihi bilwn var mı. ne zaman gösterime giriyor cenneti beklerken???

sahracı
18-11-06, 17:22
arkadaşlar şimdi her yerde başka bi,r tarih görünüyo. kesin tarihi bilwn var mı. ne zaman gösterime giriyor cenneti beklerken???

canım gazetede en son 25 kasım diye yazıyordu.sanırım budur en son hali. ben gazetelere bakıyorum hergün sinema sayfalarına ama şimdilik tanıtım yok..20sinden sonra filan verirler herhalde..

cropsy
19-11-06, 17:05
'Satılık kent'te film festivali'

Birkaç gündür "Altın Kaz Film Festivali" için Kars'tayım. Kars Anadolu'yu, Antalya ve Adana'dan sonra sinemayla buluşturan üçüncü kent olma iddiasında...
Gerçekten de iddialı...
Çünkü, Karslılar bu festivalle sadece Türkiye'de son bir yılda çekilen filmleri değil, Avrupa sinemasının seçkin örneklerini de izleme şansı yakaladı.
Türkiye'nin Oscar adayı Dondurmam Gaymak, Kader, Takva, Cenneti Beklerken, Sabun Köpüğü, Emret Patronum,
Beş Vakit gibi yerli ve yabancı filmleri izlemek; Hülya Koçyiğit, Tuncel Kurtiz, Derviş Zaim, Güven Kıraç, Vildan Atasever
ve Mehmet Ali Nuroğlu gibi isimlerle birlikte olmak, Doğu'nun sınır kenti Kars'ta yaşayanlar için önemli bir fırsat ve şanstı.
Nerden nereye...
Çok değil, 15 yıl önce gazete manşetlerine "satılık kent" olarak geçen Kars'ta yaşanıyor bu anlattıklarımız.
Kars'ta yaşanan değişim elbette sadece sinemayla ilgili değil.
Kent içi yollardan kanalizasyona, içme suyundan çocuk parkına, son birkaç yılda inanılmaz işlere imza atılmış.
Özellikle yüzyıllardır ihmal edilmiş tarihi eserlerle ilgili çalışmalar dikkat çekici. Yok olmaya yüz tutmuş onlarca tarihi eseri kuşatan gecekondular yıkılmış; eserler restore edilerek gün yüzüne çıkarılmış...
Deyim yerindeyse tam bir "mucize" yaşanıyor Kars'ta.
Bu mucizeye imza atansa genç bir adam: Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu.
Aslında Kars'ı "satılık kent" yapan, en yoğun göç veren iller arasına sokan gerçek ne yazık ki fazla değişmemiş.
Ticari hayat durma noktasında.. Sanayi deseniz, doğru dürüst tek fabrika yok..
İşsizlik halkın en temel sorunu...
Ve en önemlisi işsizlik öylesine etkili ki, Kars Belediyesi Personel Müdürü, belediye binasının giriş kapısına şöyle bir yazı asmak durumunda kalmış:
"İçişleri Bakanlığı'nın 200665 nolu genelgesi doğrultusunda belediye ve bağlı kuruluşlarına kesinlikle yeni personel alınmayacaktır."
İşte böylesine ciddi sıkıntıların yaşandığı bir kentte; belediye başkanı tüm gücünü ve olanaklarını kullanarak bir yandan altyapı sorunlarını çözmeye, tarihi eserleri ortaya çıkarmaya çalışıyor, diğer yandan da kenti kültürel etkinliklerle ilgi odağı yapmaya...
Amaç, sanayisi olmayan, ticareti durma noktasına gelen Kars'ı, bir turizm ve kültür kentine çevirerek yaşatmak. Bugün gelinen noktayı Alibeyoğlu şöyle açıklıyor:
"Türkiye'nin 'en yoğun göç veren ili' Kars, son yıllarda 'göç vermeyen il' haline geldi. Yaşanabilir bir kent yapmak için kendi olanaklarımızla önemli işler yaptık. Bugün İller Bankası'ndan en az yardımı alan illerden biriyiz. Eğer ticari hayat böyle devam ederse Kars yeniden göç veren kentler arasına girecek. Bu gerçeği herkesin bilmesi gerekiyor."

bu haberin linki:
http://www.sabah.com.tr/2006/11/18/yaz1336-10-142.html

cropsy
19-11-06, 17:07
Altın Portakal’ın ardından
Çağrı Sarı/Mesut Keçelioğlu
Antalya 43. Altın Portakal Film Festivali Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi’nde yapılan ödül töreniyle sona erdi. Bu yıl 43.’sü düzenlenen Altın Portakal Film Festivali ve ikincisi düzenlenen Avrasya Film Festivali’ne birçok yerli ve yabancı sanatçı katıldı. Festival etkinliklerine önceki yıllara oranla halkın katılımının epey az olduğu gözlerden kaçmayan bir ayrıntıydı.
Festivalde yarışan ve ödül gecesine damgasını vuran ‘Takva’nın oyuncuları Güven Kıraç ve Erkan Can, ‘Cenneti Beklerken’ filminden de Mehmet Ali Nuroğlu ile sinemaya ve festivale ilişkin sohbetler gerçekleştirdik.


Mehmet Ali Nuroğlu:

Hikaye artık Anadolu’da
Türk sinemasının son dönemini nasıl değerlendiriyorsunuz, bir gelişme söz konusu mu sizce?
Zamanın ilerlemesiyle gelişen Türk sineması görülüyor. Amerikan filmleri artık bitti. Hikaye artık Anadolu’da, Türkiye’de biz bu hikayeleri yaratıcılığımızla birleştirdiğimiz noktada Türk sineması daha ileriye gidecektir.

‘Cenneti Beklerken’ filminde rol aldınız. Filminizi oyuncu olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok emek verdik ve iyi bir film yaptık. Ben zaten eskiden beri Derviş Zaim filmlerini defalarca izlemişimdir, hala da izlerim. Ve onun filminde yer almak çok mutluluk verici.

Oyunculuğa tiyatroyla başladığınızı biliyoruz. Cenneti Beklerken filmi ise sizin ilk sinema deneyiminiz. Tiyatro ve sinema oyunculuğunun sizin açınızdan ne gibi farklılıkları var?
Dediğiniz gibi tiyatroyla başladım ama sinema benim için çok daha önemli. Hayallerimi sinema süslüyor diyebilirim, ya da asıl ulaşmak istediğim adres sinema sokağından geçiyor. Ama bu elbette tiyatroyu geriye ittiğim, onu gereksizleştirdiğim anlamına gelmez. Tiyatroya burun kıvırmam söz konusu olamaz yani, zira o elektrik bambaşka. Sahnede seyirciyle aynı havayı solursun, aynı duygulara dokunursun, sonunda aldığın alkış -günümüzdeki alkış kavramının daha çok ‘şakşakçılık’ aracı olması haricinde- ayrı bir coşku alışverişidir seyirciyle oyuncu arasında.

Son olarak neler söylemek istersiniz? Özellikle de sizin gibi genç nesile?
Geçmişi araştırmayı öğrenmeyi kimse ihmal etmemeli. Ortada yaşanan bir olay var ve bu Türkiye geçmişinin en kirli sayfalarını oluşturuyor. Bunu unutmayın diyorum. Sinema yolunda ilerlemek isteyen genç arkadaşlar için de kendilerine güvenmelerini söylerim.

nzlhan
22-11-06, 14:05
yeni filmler genelde cuma günleri vizyona giriyorlar... tarihlere ona göre bakabilirsiniz. 25 kasım c.tesi'ye geliyor. ama ben cuma günü dısında vizyona giren bir film hatırlamıyorum.

paylasımlarınız için tesekkürler...

elyz
24-11-06, 07:39
25 kasım diye sevinmiştik..sanırım aralık ayını beklicez..:icon_sorr

gormlaith
24-11-06, 08:15
15 Aralıkta vizyona girecek.
Cenneti Beklerken'in resmi sitesinde de 21 gün kaldı yazıyor.
Geçen sene girecekti vizyona.Bu kadar bekledik, bi 3 hafta daha bekleriz :)
Çok ama çok merak ediyorum.

sahracı
24-11-06, 14:41
yaa aralık mı:icon_sorr anlamıştım zaten hiç reklamı filan olmuyo gazetede..offf yine bekliycez..sabrım taştı artık..

elyz
27-11-06, 01:47
film 15 aralıkta..ayrıca site açılmış..tam olarak açılmasada bi ziyaret edin bence..çok ilginç notlar var..bi tanesi çok ilgimi çekti..buraya kopyalıyorum.

""Oyuncuların Filme Hazırlanması: Oyuncular tarihi bir projede yer almak için olmazsa olmaz denebilecek bazı becerileri geliştirmeye, yenilemeye gayret gösterdiler. Osmanlı'nın 17. yüzyılını kafalarında canlandırabilmek için kitap okumakla kalmadılar, binicilik gibi alanlarda da kendilerini geliştirdiler.Doğal olarak, kimi zaman bizi epey kaygılandıran kimi zaman da gülümseten gelişmeler yaşandı: Serhat Tutumluer (Eflatun) çekimlere birkaç gün kala binicilik dersleri aldığı at çiftliğinde attan düştü ve kol bileğini ciddi şekilde incitti. Serhat buna rağmen çekimlere devam etmek istedi ve çekimler esnasında bu handikapını bizlere hisettirmemeye çalıştı. Bu iş pek kolay olmadı. Çünkü ilk gün Serhat'a "sakindir" düşüncesi ile verilen at, sonradan anlaşıldığı kadarıyla aslında en huysuz atlardan biri çıktı. Hem Serhat Tutumluer'e, hem de ekibe sıkıntılı anlar yaşattı. Öyle ki, çekimin ilk günü yapılan at geçişleri başarıyla bittikten sonra Derviş Zaim'in "Galiba bu film bitti" dediği de söylentiler arasında..

first lady
27-11-06, 11:02
arkadaşlar kesinleşmedi ama büyük ihtimalle filmin galasına gidicem.10 yada 11 aralıkta olcakmış.filmi ilk izleyenlerden biri olucam yani vede tümmmm sevdiğim oyuncuları bir arada görebilicem.inşallah resimde çekebilirim ve hemen buraya yorumlarımla birlikte eklerim:img-yes:

sahracı
27-11-06, 11:53
arkadaşlar kesinleşmedi ama büyük ihtimalle filmin galasına gidicem.10 yada 11 aralıkta olcakmış.filmi ilk izleyenlerden biri olucam yani vede tümmmm sevdiğim oyuncuları bir arada görebilicem.inşallah resimde çekebilirim ve hemen buraya yorumlarımla birlikte eklerim:img-yes:

sabırsızlıkla bekleriz bizde arkadaşım..inşallah gidebilirsin. şöyle birinci ağızdan bişeyler duymak bize de iyi gelir:img-wink: bu arada yukarıdaki haberi okuyunca valla içim cız etti. kolunu incitmesi ve buna rağmen işini yapması çok büyük bi pofesyonellik gerçekten..ama tutup da en huysuz atı vemeleri de ayrı bi düşündürücü şey:img-blush en sakini sanıyolar meğer en huysuzu çıkıyo garip valla..neyse kazasız belasız bitirmişler ya çekimleri önemli olan o..

elyz
27-11-06, 23:54
arkadaşlar cennetibeklerkenfilm.com a girin..foto galeri var.ve fragmanı da izleyebiliyorsunuz...müzik ve çekimler çok güzel..iyice meraklandım yaa..Ankarada ki arkadaşlar...film vizyona girince toplanıp beraber gidelim izlemeye ne dersiniz?

sahracı
28-11-06, 12:20
valla ben izleyemiyorum doğru düzgün çok kötü donup donup duruyo habire görüntü.bende mi öyle acaba??

şimdi düzeldi..truvayı hatırlattı bana ya o hücum sahneleri filan :) güzel bi yapıma benziyor ayy biran önce gelsin artık..

cropsy
28-11-06, 14:26
fragmanı ben de izledim siteden..gerçekten çok beğendim..filme çok emek harcandığı belli ve verilen emeklere de değdiğini düşündüm fragmanı izleyince..umarım filmi izledikten sonraki görüşlerimde değişmez..oyuncu kadrosu,teknik ekip,müzikler hepsi çok güzel..ne diyelim 15 Aralık'ı sabırsızlıkla bekliyoruz..:img-icecr

bu arada firstlady umarım filmin galasına gidebilirsin ve bizlere de güzel haberler getirirsin..:icon_ange

first lady
28-11-06, 19:42
valla bende dört gözle bekliyorum gala işinin kesinleşmesini.inşallah giderim eminim güzel bi film olduğuna ama ilk izleyenlerden biri olmak heycanlandırıyo beni vede sevdiğim oyuncuları birarada görmek tabiiiiiii:img-yes:

ANTİKA
29-11-06, 08:58
'Cenneti Beklerken'i mahkumlar izleyecek

Derviş Zaim'in 'Cenneti Beklerken' filmi 5 Aralık'ta Bandırma Cezaevi'nde gösterilecek. Gösterim; Anadolu Kültür ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği tarafından 'Cezaevi Duvarlarını Aşmak' adıyla, mahkumları sanatın her alanıyla buluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında yapılacak. Gösterime Zaim ve oyuncular da katılacak. Sinemacılar gösterim sonrası mahkumlarla film hakkında konuşacak. Cenneti Beklerken, yer aldığı festivallerden sonra ilk defa tutuklu ve hükümlüler tarafından izlenerek dünya sinema tarihinde bir "ilk" e imza atmış olacak.

SABAH GAZETESİ

sahracı
29-11-06, 15:01
bende bu haberi ekliycektim yine geç kaldım :( gerçekten bi ilk olucak bence çok anlamlı bi uygulama. ordaki insanların dış dünyadan kopmasını engelliycek örnek bir davranış..

elyz
30-11-06, 09:28
URL=http://imageshack.us]http://img224.imageshack.us/img224/1919/eflatunmh8.jpg[/URL]

NAKKAŞ'IN KALEMİNDEN,
CENNETİ BEKLERKEN...
Sahneye adım attığımdan bu yana, “oyuncu” olmanın ne olduğunu anlama sürecim, hayatımın her anında devam ediyor.
1997 yılında İzmit Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıktığımda “Kadrolu Profesyonel Memur Sanatçı” sıfatı omuzlarıma yüklendi… Ancak; “oyuncu” olabilmem için sıfatların ve egoların gereksiz yükler olduğunu öğrenmem gerekiyordu.
Bir zaman sonra “Sinema filminde oynayabilsem!” fikri düştü içime. Kamera ile ilişki kurup, kendimi yönetmenlere tanıtabilmek için önce TV dizilerinde rol aldım. Ve beklediğimden fazlası gerçekleşti…
Derviş Zaim, telefonda; insana ayna tutan sesi ve konuşma tarzıyla üç buçuk yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı senaryosunu okumamı ve ilgileniyorsam, görüşmemizi rica etti. Senaryoyu kucağıma koyduğunda, korktuğumu anımsıyorum. O kadar ağırdı ki okuyunca, içeriğinin zenginliğinden gelen bir ağırlık olduğunu anlamam çok sürmedi… İyice kavramak için ikinci, üçüncü ve birçok kez, senaryoyu okudum…
İlk toplantı bittiğinde, diğer oyuncularla arkadaş olmuştuk… Mekândan ayrıldık ama başka bir yerde, yine elimizde senaryolar… Bir şeyler yiyip içerken bile, heyecanımızı paylaşıyorduk.
Mehmet Ali “Ne yapacağız, acayip güzel!”… Melisa “Ben bu kadar güzel bir rol beklemiyordum, tek kadın var”… Mesut “Derviş yine yazmış ve göreceksiniz ki acayip bir film olacak!”
Sahne provalarına başladık… Derviş yanımızda, yöremizde dolanıp, gözlerimizin içine bakıyordu. Sıcacık “Evet güzel…” diyordu ve hep teşekkür ediyordu. Filmi festivalde izlediğimizde, yine bizlere teşekkür etti Derviş… O, acayip bir adam, farklı bir doygunluk sahibi...Kayseri, Nevşehir sınırlarında hanlar, kervansaraylar ve doğanın içinde 17. yüzyıl Osmanlı kıyafetleriyle, yöremizde atlar, kılıç kuşanmışız… Mustafa Kuşçu kamerada, koltuğunda Derviş, dedi ki: “Oyun!”
Gerçeğin büyülü masalını, aşkın ve kavganın filmini, şairane bir dille yazmış Derviş Zaim. Biz de büyük bir açlıkla saldırdık sahneleri çekmeye… Ben attan düştüm, Melisa hastalandı, Mesut ile Numan dörtnala tam Osmanlı askerleri…
Festivalde tam kadro filmi izlerken, Derviş Zaim'in ne yapmaya çalıştığını anladım. Bu sinema filmi; şafak vakti kıyıya vuran yüzlerce denizyıldızını, okyanusa geri atan adamın çabası gibiydi… Bir tek insanı bile güzelleştirebilse, o kişi bunu fark edecekti…
Bence bu film, daha doğrusu bu masal, çektiğimiz acılara, insana dair naçizane bir çözüm önerisidir. Bu filmde oynayabilme şansına eriştiğim için ben çok mutluyum. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

elyz
30-11-06, 09:31
Bu sinema filmi; şafak vakti kıyıya vuran yüzlerce denizyıldızını, okyanusa geri atan adamın çabası gibiydi… Bir tek insanı bile güzelleştirebilse, o kişi bunu fark edecekti…
Bence bu film, daha doğrusu bu masal, çektiğimiz acılara, insana dair naçizane bir çözüm önerisidir.

ne diyim ki??:good:

taz_35
30-11-06, 11:49
15 aralıkta ilk işim bu filme gitmek olucakhem konusu çok iyi hem yönetmeni hem de kadrosu

ANTİKA
30-11-06, 13:02
elyz arkadaşımız Serhat Tutumluer'in düşüncelerini yazmış, ben de diğer oyuncularımızın düşüncelerini ekleyeyim o zaman.:img-yes:

MELİSA SÖZEN
LEYLA'NIN DİLİNDEN CENNETİ BEKLERKEN...
Senaryoyu okuduğum zaman neler hissetiğime dair sorulan soruya vereceğim yanıtı sık sık tekrarlayacağım sanırım. Senaryoyu okuduğunda neler hissettin, Derviş Zaim'le ilgili neler hissediyorsun, filmi ilk izlediğinde neler hissettin, ekip nasıldı gibi soruların tek bir cevabı var bende. Ben herkese aşık oldum, her şeye, yani senaryoya da öyle. Senaryoyu ilk okuduğum zaman şöyle hissettim: İlk kez okudum, senaryo bitti, 'bir daha okumam gerek' dedim. Çünkü; ilk okuduğum sırada su gibi okudum, 'hadi ya, gerçekten mi, sonra ne oluyor, nasıl şimdi? Ben bunu böyle oynayabilir miyim acaba, bu öyle olur mu, ah ne kadar şahaneymiş' dedim. İkincisinde de 'tamam, şimdi sen konudan bir uzaklaş ve yabancılaş duruma, hiç senle alakası yokmuş gibi oku sen bu senaryoyu' diye okudum. Her seferinde bir daha, bir daha aşık oldum.

Zaten ben sanki filmin içinde yokmuşum gibi duyguyla izledim, o kadar garip bir histi ki o büyüleyici filmi izlemek. Sanki benim kendi oynadığım film falan değildi, izlediğim şey öyle bir şey değildi gibi bir duyguya kapıldım. Hani, içinde olmazsam saçımı başımı yolardım dediğim bir işle karşı karşıyaydım. 'Yahu neler yapmışlar, bu ne güzel bir şey' diye seyrettim ve tabii ki de o duygu hala daha devam ediyor.

Çekimler sırasında, hatta o sete ilk girdiğim anda ya da o kostümleri giydiğim anda, ben kendimi hiç Leyla olmaya zorlamış gibi hissetmiyordum. Leyla orada biliyorum. Nasıl diyebilirim bunu, giyilmesi gereken bir elbise değildi Leyla benim için. Yani oradaydı ve o mekana girdiğiniz zaman, çekimler başladığı anda, üç iki bir anında, hatta ondan da önce sete ilk girdiğim anda o oluveriyordum zaten, o kadar büyük bir büyü ki, çok fazla hayatta başıma gelen bir şey değil. Hatta hiç başıma gelen bir şey değil, çok nadir bir şey bu ve hayatımız boyunca her seferinde, her yaptığımız işte keşke böyle olabilse ama olmuyor.

Benim, çok samimi bir şekilde söylüyorum, hayatımda başıma gelen en güzel şey bu. Çok samimiyim, hayatımda başıma gelen en güzel şey…


MEHMET ALİ NUROĞLU
ŞEHZADE YAKUP ANLATIYOR...
Yaptığım çok az işte Cenneti Beklerken'deki hazzı yaşadım. Setteki o beş-altı gün boyunca, hem işimle, hem insanlarla, hem de kendimle ilişkim açısından yaşadıklarım bütünleşip bir yapı oluşturdular. Gerçekten çok mutlu oldum ben orada. Filmi izlerken de mutluluğun, aslında insan hayatında ne kadar önemli bir şey olduğunu, ne kadar nadir rastlanan bir şey olduğunu gördüm. Farkettim ki; çok uzun zamandır mutlu olmuyormuşum. Öyle yani; yaptığım işi sevdiğimi, yaptığım işi severek yaptığımı gördüğüm bir andı Kayseri'deki set ortamı.


MESUT AKUSTA
OSMAN ANLATIYOR...
Derviş Zaim, enteresan senaryolar yazıp o senaryoları da filme çeker. Mesela telefonla arar. Ben gider senaryoyu alırım. Okuduğumda oynayacağım karakter kafamda belirir. Oynayacağım karakterle ilgili hiçbir şey söylemez. Onun kafasında benim için düşündüğü karakter Osman Çavuş'tur ve motor deriz…

Gerçeğin görsel bir büyüye büründüğü, masal tadında bir film yaptık. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız. Çekimler boyunca, ağır bir çalışma temposu geçirdik ama ağırlığı hafifleten bir ekibe sahiptik.

Derviş Zaim'le ilk çalışmam “Filler ve Çimen”, ikincisi “Cenneti Beklerken” oldu. Yiğidin hakkı üçtür! İnşallah üçleriz.

Oyunculuk mesleğimi daha çok sevmeme yardımcı olan Derviş Zaim'e ve ekibe teşekkür ederim.


NİHAT İLERİ
ŞEHZADE DANYAL ANLATIYOR...
Derviş Zaim'le buluştuk filmden önce, bana senaryoyu verdi. Okudum ve ona tek şey söyledim: “Bir hayal dünyası ve bu hayal dünyası içinde yer almayı çok istiyorum ve neresinde oturmamı istiyorsa, neresinde yürümemi istiyorsa, neresinde ne yapmamı istiyorsa, orada olacağım.”

El sıkıştık. Sadece kendimi bir hayal dünyasının, içinde hayal ettiğim için el sıkıştık Derviş Zaim'le. Çok güzel çalıştık. O hayalin içinde olmam için bütün koşullar hazırlanmıştı. Sonuçtan çok memnunum.

Aslında bu rolü bana Derviş Zaim verdiğinde hafif bir tuzak da kurdu. Benim yaşımda bir insana “şehzade” rolü vermek bir tuzaktır. Ama ben o tuzağa keyifle, isteyerek düştüm. Bu hayaller birbirini besliyor bazen aslında, beslemeli de birbirini. Öyle de oldu…


NUMAN ACAR
DİLSİZ CELLAT, DİLE GELİYOR...
Senaryoyu okuduğumda, ben de kendime göre bir resim çizmiştim. “Film nasıl olabilir, açılar nasıl olabilir” diye... Ama filmi Antalya'da izlediğimde, Derviş Zaim'in yönetmenliğine bir kez daha hayran oldum. Sahneler, kurgu, animasyonlar,bütünüyle dört dörtlük bir film yaratmıştı. Minyatür sanatı, aksiyon, aşk, savaş, kostümler... Birçok açıdan bu film Türkiye'de bir ilk!

sahracı
30-11-06, 13:08
çok etkilendikleri kesin filmden demek ki harika bi film izliycez..önce oyuncusu güvenmeli ne de olsa..

erten07
01-12-06, 09:22
Melisa Sözen 'cariye', Serhat Tutumluer 'nakkaş'

Derviş Zaim, 15 Aralık'ta gösterime girecek yeni filmi "Cenneti Beklerken"de seyirciyi 17. yüzyılda geçen büyüleyici bir aşk masalıyla tarihsel bir yolculuğa çıkaracak

17. yüzyılda İstanbul’dan Anadolu’ya özel bir görevle yola çıkan nakkaş Eflatun, yolda büyük aşk yaşayacağı Leyla ile tanışır ve kendini gizemli bir maceranın içinde bulur. Filmde Leyla karakterini son yıllarda yıldızı parlayan Melisa Sözen canlandırırken; Serhat Tutumluer de kendisini macera ve aşkın içinde bulan bir Osmanlı nakkaşına hayat veriyor.

Nakkaş Eflatun'un hikayesi
Filmin öyküsü, 17. yüzyıl İstanbul’unda yaşayan minyatür ustası Eflatun’a dayanıyor. Bir gün bir Osmanlı konağına götürülen Eflatun, Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanan Danyal adında bir şehzadenin uzak bir eyalette yakalandığını ve idam edileceğini öğrenir. İdam edilecek şehzadenin kimliğinden emin olabilmek için Eflatun’dan isyancının Batılı tarzda bir portresini yapması talep edilmektedir.

Eflatun, yanına verilen bir grup seçme adamla birlikte İstanbul’dan Anadolu’ya zorlu bir yolculuğa çıkar. Yolda karşılaşıp yanına aldığı Leyla ile birlikte yolculuğuna devam eden Eflatun, kendini karmaşık duygular yaşayacağı büyük bir maceranın ve aşkın içinde bulur.

Görkemli Osmanlı tarihinden sarsıcı bir kesiti de perdeye yanıstan filmin oyuncu kadrosunda Serhat Tutumluer, Melisa Sözen, Mesut Akusta, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuroğlu, Rıza Sönmez ve Numan Acar yer alıyor.
http://img83.imageshack.us/img83/2181/301645cennetibeklerkenboo2.jpg (http://imageshack.us)

erten07
01-12-06, 09:25
Film ekibi kebapçıda buluştu

15 Aralık’ta vizyona girecek olan "Cenneti Beklerken" filminin yönetmen ve oyuncuları, önceki gün Levent’teki Yazı Kebap’ta bir araya geldi.

Derviş Zaim’in yönettiği, Melisa Sözen, Serhat Tutumluer, Mesut Akusta, Ahmet Mümtaz Taylan, Altan Erkekli, Bülent İnal, Numan Acar ve Rıza Sönmez’in rol aldıkları "Cenneti Beklerken" filmi, 15 Aralık’ta vizyona girecek. 13 Aralık’ta da Cevahir Alışveriş Merkezi’nde galası yapılacak olan filmin yönetmen ve oyuncuları, önceki akşam Yazı Kebap’ta buluştu.

17. yüzyıl Osmanlı döneminde geçen bir aşk hikayesinin anlatıldığı filmde, "Leyla" adında Çerkez bir köleyi oynayan Melisa Sözen, gazetecilere yaptığı açıklamada "Film güzel oldu, ama Türk filmlerinin hiçbiri hak ettiği değeri görmüyor. Umarım biz hak ettiğimiz değeri görür ve emeğimizin karşılığını alırız" dedi.

http://img86.imageshack.us/img86/9535/2523578aq3.jpg (http://imageshack.us)

elif_gs
03-12-06, 22:44
sabırsızlıkla bekliyorum filmin vizyona girmesini. Türk sinemasının böyle ürünler verdiğini görmek beni nasıl sevindiriyor anlatamam.fragmandan da belli nasıl emek harcandığı. zaten derviş zaimin elinden çıkan bir iş kötü olamazdı. oyuncu kadrosu da muhteşem. beklediğimi alacağımı biliyorum filmden. eminim çünkü kısacık fragman bile heyecanlandırdı beni.

erten07
06-12-06, 07:38
Cariyenin aşkı

Tabutta Rövaşata, Çamur, Filler ve Çimen gibi yapıtlarıyla tanınan yönetmen Derviş Zaim, yeni filmi Cenneti Beklerken'de bir minyatür ustası ile bir cariyenin 17'nci yüzyıl İstanbul'unda yaşadığı tutkulu aşkı anlatıyor.


Anadolu’ya özel bir görevle yola çıkan nakkaş Eflatun, yolda büyük aşk yaşayacağı Leyla ile tanışıyor ve kendini gizemli bir maceranın içinde buluyor.

Leyla karakterini son yıllarda yıldızı parlayan Melisa Sözen canlandıryor. Genç aktör Serhat Tutumluer de kendini macera ve aşkın içinde bulan bir Osmanlı nakkaşına hayat veriyor.

Mesut Akusta, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuroğlu, Rıza Sönmez ve Numan Acar filmin oyuncu kadrosunda yer alan diğer isimler.

MÜZİKLER RAHMAN ALTIN'DAN

Cenneti Beklerken'in müziklerinde ise Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından Rahman Altın'ın imzası var.

2002 yılında ASCAP ve ünlü film stüdyoları 20th Century Fox tarafından, tüm dünyadan seçilen 10 film müziği bestecisinden biri olarak ABD'ye davet edilen Altın'ın Hollywood'odaki ilk önemli işi "Anna and the King" filminin giriş müziği.

Los Angleles daki çalışmaları esnasında Tom Cruise, Oliver Stone ve Hans Zimmer ile çalışmak üzere teklifler aldı.

ANTİKA
06-12-06, 12:22
Altın Portakal Film Festivalinden sonra Atilla Dorsay'ın yorumu...

ATİLLA DORSAY( SİNEMA YAZARI):
“Genel olarak başarılı bir etkinlik. Ödül dağıtımına da bir itirazım yok. Tek üzüntüm, Cennet’i Beklerken gibi olağanüstü bir filmin hiç ödül almaması. ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında ise Sibel Kekilli en iyisiydi. Selda Alkor’un Sibel Kekilli’yi eleştiren sözleri son derece terbiyesizce. Umarım ilk fırsatta özür diler.”

cropsy
06-12-06, 16:24
bu haberi patasana dilek arkadaşımız mehmet ali'nin sayfasına eklemiş,ben de buraya ekliyorum..kendisine de haber için teşekkürler..

ayrıca erten07,ANTİKA size de eklediğiniz haberler için teşekkürler..




CEZAEVİNDE İLK GALA

"Cenneti Beklerken"filmi sinemalardan önce Bandırma m tipi kapalı cezaevi ve infaz kurumunda vizyona girdi.

"Cenneti Beklerken" vizyona girmeden önce Gezici Film Festivali'nin ardından ilk defa Bandırma m tipi kapalı ceza ve infaz kurumunda tutuklu ve hükümlülerle buluştu.Yerli basının yanı sıra ulusal basınında çok ilgi gösterdiği galada yönetmen Derviş Zaim,oyuncular Mesut Akusta ve M.Ali Nuroğlu'na çeşitli sorular yöneltildi.

Filmin yönetmeni Derviş Zaim galayı cezaevinde yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek film ile ilgili olarak gişe kaygısı yaşamadıklarını söyledi.
"Cenneti Beklerken" filminin galasının cezaevinde yapılmasının hem şaşkınlığını hem de mutluluğunu yaşadılar.

Bir mahkum filmin yönetmeni Derviş Zaim'e "şaşalı galalar dururken bizi neden seçtiniz"sorusuna "Türkiye'de hem bir ilki gerçekleştirdik hem de siz kader mahkumlarına duyduğumuz saygı ve sevgimizi birlikte paylaşmak istedik." cevabını verdi.

Bir mahkum da oyuncu M.Ali Nuroğlu'na filmde iki karakter oyuncusu var.Biri savaşçı biri sanatçı.Siz hangisini tercih ederdiniz deyince Nuroğlu'nun cevabı "Tabi ki sanatçı. sanatçı herkesin beğendiği takdir ettiği kişidir"oldu.

-A k e L d a N-
06-12-06, 16:29
merakla bekliyorum...çookk güzel bir filme benziyor..serhat tutumluer o buğulu bakan güzel gözleriyle bu role bence çok yakışmış..melisa sözenide çok beğenirim grçektn çok güzel bir film olcağa benziyor..değişik bir senaryosu var ve çok kaliteli bir yapım..oyuncularıda mükemmel e daha ne istenirki..inşllah fragmanı kadar güzeldir:img-yes: :icon_whis :img-wink: :good:

sahracı
07-12-06, 14:45
arkadaşlar bu ay ki sinema dergisinde cenneti beklerkenle ilgili haberler var. dolu dolu tam 4 sayfa dolusu röpörtaj var derviş zaim ile. bide en son melisa sözenle yapmışlar..eklemek çok isterdim ama ne yazık ki scanner yok o yüzden buraya yazıyorum alabilen ve ekleyebilen olursa ekler..

first lady
07-12-06, 18:34
arkadaşlar belli oldu gala işi.çarşamba 8:30da galaya gidiyorum:happy0064 .çooooooooookkkkkkkk heycanlıyım nasıl bekliycem 1 hafta bilemiyorum:img-blush .resim ve yorumlarımı yazıcam hemen:img-yes:

sevgi86
07-12-06, 19:20
haber verdiğiniz için teşekkürler sinema dergisinin ben de alıcam:img-blush
scanner yok ama foto çekebilirim :img-cool2

pelin-ce
08-12-06, 07:50
Filmi heyecanla bekliyordum ama bu kadar güzel olabileceği tahmin etmemiştim. Fragmanı izleyince mest oldum diyebilirim. Harika bir film olacak...
Derviş Zaim'in kaleminden kaliteli oyuncularla mükemmel bir görsel sunum daha ne ister insan....:img-yes: :img-wink:

YEŞİL
08-12-06, 08:55
gerçekten güzçlü bir kadrosu olan izlenmey deger bir yapım oldugunu düşünüyorum http://www.cennetibeklerken.net
arkdaşlar gözümüz aydın resmi sitesi açılmış ceneti beklerkenin buyrun işte sonunda iyi bir haber

forgetmenot
08-12-06, 12:51
Serhat Tutumluer'in başrolünü oynadığı,Cenneti Beklerken filmi,Bursa İpek Yolu Film Festivali çerçevesi'nde,14 Aralık Perşembe Saat :19.00'da Bursa Tayyare Kültür Merkezi' nde bir gala daha yapacak.

Kaynak:Festival Kitapçığı

ECE...:)
08-12-06, 18:38
http://img160.imageshack.us/img160/3963/cnntbklrkenwk3.jpg

isteyen kullanabilir ..

cropsy
08-12-06, 18:47
first lady öncelikle senin adına çok sevindim..galaya gidebilecek olman çok güzel..haberlerini ve resimlerini bekliyoruz;)bir de merak ettim,filmin istanbuldaki galası nerede?

ece senin de imzan çok hoş olmuş,ellerine sağlık..

bu resimleri yarimhaziran adlı arkadaşımız mehmet ali'nin sayfasına eklemiş,ben de buraya ekleyeyim dedim..yönetmen ve oyuncularımızın cezaevindeki galadan resimleri..

http://img277.imageshack.us/img277/7330/21550ev6.jpg

http://img180.imageshack.us/img180/2232/cennetibeklerkengala4ax5.jpg

http://img180.imageshack.us/img180/820/cennetibeklerkengala2tl7.jpg

özgenuroğlu
09-12-06, 17:29
http://img469.imageshack.us/img469/2566/dsc00007ky7.jpg

http://img469.imageshack.us/img469/6853/dsc00010oh6.jpg

sevgi86
10-12-06, 01:31
arkadaşlar resimler için saolun
özge,crospy

ben de fragmanı cennetibeklerken.net te izledim
bu ayın 15inde vizyona giriyomuş
yeni bir haber olursa haber verin ekleyim anasayfaya
ne kadar çok kişi duyarsa o kadar iyi olur

first lady senden de resimleri bekliyoruz canım

bu arada ben dergiyi alamadım henüz alır almaz buraya eklicem

erten07
10-12-06, 15:22
http://img165.imageshack.us/img165/4987/cennet1bn8.jpg (http://imageshack.us)
http://img165.imageshack.us/img165/8464/cennet3ai6.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/1630/cennet4lm8.jpg (http://imageshack.us)
http://img165.imageshack.us/img165/4562/cennet5se5.jpg (http://imageshack.us)

cropsy
10-12-06, 17:00
arkadaşlar resimler için saolun
özge,crospy

ben de fragmanı cennetibeklerken.net te izledim
bu ayın 15inde vizyona giriyomuş
yeni bir haber olursa haber verin ekleyim anasayfaya
ne kadar çok kişi duyarsa o kadar iyi olur

first lady senden de resimleri bekliyoruz canım

bu arada ben dergiyi alamadım henüz alır almaz buraya eklicem
rica ederim..

ben elimden geldiğince bulduğum tüm haber ve resimleri eklemeye çalışıyorum cenneti beklerken ile ilgili..umarım senin de dediğin gibi filmin tanıtımını daha çok yapabiliriz de iyi bir seyirci elde eder film..çok güzel bir film olduğundan eminim çünkü..

sinema dergisini üç ayda bir almaya çalışıyorum zaten,bu aykini de en yakın zamanda almaya çalışacağım..bakalım belki ben de alırsam scan edip ekleyebilirim filmle ilgili olanları..

özgenuroğlu
10-12-06, 17:42
arkadaşlar resimler için saolun
özge,crospy

ben de fragmanı cennetibeklerken.net te izledim
bu ayın 15inde vizyona giriyomuş
yeni bir haber olursa haber verin ekleyim anasayfaya
ne kadar çok kişi duyarsa o kadar iyi olur

first lady senden de resimleri bekliyoruz canım

bu arada ben dergiyi alamadım henüz alır almaz buraya eklicem
öenmli değil cnm bende cennetibeklerken.netten izledim...
iikide izlmişim
anasayfaya eklemen çok işyi olur...

erten resimler için sağol:img-wink:

sahracı
10-12-06, 21:23
Seyirciyi büyüleyici bir aşk masalıyla tarihsel bir yolculuğa davet eden, Derviş Zaim'in yeni filmi "Cenneti Beklerken" 15 Aralık'ta vizyona giriyor. 10 şanslı çift, filmi yönetmen ve oyuncuların katılacağı özel e-kolay.net Galasında izleme şansına sahip olacak. Filmi merak edenler, oyuncuları ve yönetmeni yakından görmek isteyenler 16 Aralık Cumartesi gecesi saat 18:00'de Boğaziçi Üniversitesi Gösterim Salonu'nda gerçekleşecek galayı kaçırmayın!


www.ekolay.net

sahracı
10-12-06, 21:32
ayrıca filmin müziğini de dinleyebiliyorsunuz arkadaşlar. baya bi yer verilmiş filmimize mutlaka bakın...

sevgi86
11-12-06, 16:32
arkadaşlar dergiyi aldım 5 sayfa ayırmışlar bizim filme resimleri çekip yolluycam okunuyor resim olarak çekince

sevgi86
11-12-06, 17:49
http://img469.imageshack.us/img469/6176/dsc00004es5.jpg

cropsy
11-12-06, 17:50
bu bilgileri Eylem64 arkadaşım mehmet ali'nin sayfasına eklemiş,ben de buraya ekleyeyim dedim..

Dervis Zaim ve yeni filminin "Cenneti Beklerken"in oyuncularından Mehmet Ali Nuroglu ve Mesut Akusta Marmara Üniversitesi Mizah Kulübü'nün organize ettiği söyleşide yeni filmleri üzerine keyifli bir söyleşiye imza attılar
http://img161.imageshack.us/img161/7131/27991rgm0.jpg


bu da cezaevindeki galadan başka bir fotoğraf..

http://img453.imageshack.us/img453/2880/248864mg7.jpg

sevgi86
11-12-06, 17:53
http://img171.imageshack.us/img171/9075/dsc00011ib6.jpg

Kurt_Memati
12-12-06, 13:10
Geçen gazetede filmin afişinin gördüm. Ama afişte Mehmet Ali Nuroğlu'nun ne resmi ne ismi vardı. Hiç birine rastlayamadım. Neden böyle bişey olduki.

sevgi86
12-12-06, 13:38
Geçen gazetede filmin afişinin gördüm. Ama afişte Mehmet Ali Nuroğlu'nun ne resmi ne ismi vardı. Hiç birine rastlayamadım. Neden böyle bişey olduki.

mehmet ali nuoğlu da oynuyor filmde eğer emin olmak için soruyorsan ama herhalde kısa bir rolü var tabi tam bilmiyorum izlemediğim için henüz:img-cool2

cropsy
13-12-06, 18:59
20:00 Cenneti Beklerken gala gecesi

Derviş Zaim, yeni filmi 'Cenneti Beklerken' ile seyirciyi büyüleyici bir aşk masalıyla tarihsel bir yolculuğa davet ediyor. Filmde Serhat Tutumluer, Melisa Sözen, Mesut Akusta, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuroğlu, Rıza Sönmez ve Numan Acar rol alıyor. Film cuma günü vizyona girmeden bu akşam Cevahir Alışveriş Merkezi sinemalarında galasıyla izleyiciyle buluşacak.

Derviş Zaim'in yönettiği filmin öyküsü, 17'nci yüzyıl İstanbul'unda yaşayan minyatür ustası Eflatun'a dayanıyor. Bir gün bir Osmanlı konağına götürülen Eflatun, Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Danyal adında bir şehzadenin uzak bir eyalette yakalandığını ve idam edileceğini öğrenir.

İdam edilecek şehzadenin kimliğinden emin olabilmek için Eflatun'dan isyancının batılı tarzda bir portresini yapması talep edilir. Eflatun da yanına verilen bir grup seçme adamla birlikte İstanbul'dan Anadolu'ya zorlu bir yolculuğa çıkar.

Yolda karşılaşıp yanına aldığı Leyla ile birlikte yolculuğuna devam eden Eflatun, kendini karmaşık duygular yaşayacağı büyük bir macera ve aşkın içinde bulur. Film, 15 Aralık'ta gösterime girecek.

cropsy
13-12-06, 19:00
ayrıca arkadaşlar bu akşam 22:30'da cnntürk'te ''hayatım sinema'' adlı programda cenneti beklerken'in hapishanede gerçekleşen galası yayınlanacakmış..ayrıca yönetmen derviş zaimin ve oyuncular mehmet ali nuroğlu ile mesut akusta'nın röportajlarına da yer verilecekmiş..haberiniz olsun..

leyloş
14-12-06, 14:18
Bu filme kesinlikle gitmek istiyorum...Birkere Melisa sözen gibi süper bir oyuncu var..Serhat Fafal'ıda çok beğenirim..Birde dikkatimi çekti filmde çoğunlukla iimsiz ünlüler var..Yani birçok diziflmde karşımıza çıkan ama adlarınnı anımıyamadığımız ama hepside birer yetenek oyuncular..Konu zaten süper..Dönem filmier tam benim tarzım.Kesinlike gitmeyi düşünüyorum.

SETURK
14-12-06, 14:26
fragmanı ben de izledim sitede.Çok etkileyiciydi.Müzikler süpeerr.Bu hafta sonu bilet bulursam kesin gidiyorum:)

özgenuroğlu
14-12-06, 17:35
sevgicim ellerine sağlık
engin abicim afiş başrolleri gösteren bi afiştir çünkü normal afişindde neredeyse tüm oyuncular var...
bende pazartesi gitcem gnctrkcllden yararlancam:):)ki bi daha gitme şansım olsun:)

first lady
14-12-06, 17:49
arkadaşlar dün galaya gittim ya süperdi.serhat tutumlueryla tanıştım resim çektirdim çok tatlı,yakışıklı ve kibar birisi:img-in_lo .başka kimsenin resmini çekemedim çünkü çok kalabalıktı ve gazeteciler vardı:icon_sorr .mehmet ali nuroğlu kız arkadaşıyla gelmişti.dediğim gibi çok tatlıydı hepsi ama serhat bey bi ayrıydı.filme gelirsek 10 üzerinden 7 verebiirim:img-yes: .pahalı ve emek harcanan bi film olmuş:good: .ama melisa sözen ve serhat tutumluoğlu dışındaki herkes konuk oyuncu gibi.kimsenin uzun rolü yok bitek buna bozuldum:img-wink: ama gidin görün iyi bi film.bu arada derviş zaiminde kısa bir rolü var kadıyı oynuyo ben dikkat etmemiştim filmi izlerken siz dikkat edin:img-blush bye

kırık_kanat431
14-12-06, 17:52
Bu filme kesinlikle gitmek istiyorum...Birkere Melisa sözen gibi süper bir oyuncu var..Serhat Fafal'ıda çok beğenirim..Birde dikkatimi çekti filmde çoğunlukla iimsiz ünlüler var..Yani birçok diziflmde karşımıza çıkan ama adlarınnı anımıyamadığımız ama hepside birer yetenek oyuncular..Konu zaten süper..Dönem filmier tam benim tarzım.Kesinlike gitmeyi düşünüyorum.

aynı kafadanız leyloş:happy0064

(dün.kur.ad.:img-hyste )

arkadaşlar dün galaya gittim ya süperdi.serhat tutumlueryla tanıştım resim çektirdim çok tatlı,yakışıklı ve kibar birisi:img-in_lo .başka kimsenin resmini çekemedim çünkü çok kalabalıktı ve gazeteciler vardı:icon_sorr .mehmet ali nuroğlu kız arkadaşıyla gelmişti.dediğim gibi çok tatlıydı hepsi ama serhat bey bi ayrıydı.filme gelirsek 10 üzerinden 7 verebiirim:img-yes: .pahalı ve emek harcanan bi film olmuş:good: .ama melisa sözen ve serhat tutumluoğlu dışındaki herkes konuk oyuncu gibi.kimsenin uzun rolü yok bitek buna bozuldum:img-wink: ama gidin görün iyi bi film.bu arada derviş zaiminde kısa bir rolü var kadıyı oynuyo ben dikkat etmemiştim filmi izlerken siz dikkat edin:img-blush bye

m.ali nuroğlu'nun rolü çokmu kısa?

first lady
14-12-06, 18:00
m.ali nuroğlu'nun rolü çokmu kısa?

onunki iyi gene 5-10dk görünüyo.ama önemli bir rol olaylar açısından:img-yes:

sevgi86
14-12-06, 18:07
film eflatunun hikayesine odaklandığı için serhat tutumluerin uzun görünmesi normal
ama mehmet ali nuroğlu tablosu çizilecek olan şehzadeymiş
kilit bir rol
tüm sevenlerine göz kırpıyorum:img-wink:siz de gidin kaçırmayın
gişe hasılatı bol,hayılı uğurlu bol ödüllü bir film olsun inşalllah:good:

galaya giden arkadaşlara çok imrendim keşke ben de gidebilseydim
olsun ben de sinemada görücem
tarihi filmlere de bayırlım hadi bakalım:happy0064

leyloş
14-12-06, 18:30
aynı kafadanız leyloş:happy0064

(dün.kur.ad.:img-hyste )

Haklısın..Aslında objektif bakabilen,birazcık olsun sinemadan anlayan kişilerin düşüncüleri oraktır diye düşünüyom..Zaten bu filmi ancak sinemaseverler anlayabilir..oyuncuseverlar gider o saçma filmleri izlerler:img-hyste

first lady
14-12-06, 18:34
Haklısın..Aslında objektif bakabilen,birazcık olsun sinemadan anlayan kişilerin düşüncüleri oraktır diye düşünüyom..Zaten bu filmi ancak sinemaseverler anlayabilir..oyuncuseverlar gider o saçma filmleri izlerler:img-hyste

gerçektende öyle.tasvirle,rüyanın,rüyayla gerçeğin iç içe olduğu bi film.film boyunca dikkatiniz dağılmamalı.çünkü bi sahneyi verirken aynada,duavarda yada camda başka bişey oluyo.görüntüler ve müzik süper.birde kız kulesinin eski hali varki bayıldım:good: .bize bilet ayarlayan kuzenim montaj aşamasında da izlemiş çok emek verildiğini söyledi:img-yes:

leyloş
14-12-06, 18:38
gerçektende öyle.tasvirle,rüyanın,rüyayla gerçeğin iç içe olduğu bi film.film boyunca dikkatiniz dağılmamalı.çünkü bi sahneyi verirken aynada,duavarda yada camda başka bişey oluyo.görüntüler ve müzik süper.birde kız kulesinin eski hali varki bayıldım:good: .bize bilet ayarlayan kuzenim montaj aşamasında da izlemiş çok emek verildiğini söyledi:img-yes:

Emek verildiğini çok iyi biliyorum..Bu filmle ilgili ilk haberi yanılmıyorsam 2 yıl önce felen okumuştum..Yani cast,senaryo ve çekim çalışmaları 2 yıl dürmüş..Nekadar özenildiği,emek verildiği ortada.

Bizim diğer filmler gibi bir günde cast çalışması yaptırıp nerde saçma oyuncu var onu doldurup iki ayda çekimleri bitirip film yapmamışlar.

DuyguForever
14-12-06, 19:09
Evet bu filmi gercekten herkes anlayamaz, Hele ben sinemadan anliyorum diye gecinen sahislar..:)
Reklamlardada öyledir, sevdigin oyuncu oldumu izleyesin ve sevesin gelir sacma reklami ;)
Yoksa normalde kanal degistirirsin

leyloş
14-12-06, 19:27
Aslında ben bu filmin Türkiye'nin Titanic'i olacağını düşünüyorum..Fragmanlara bayıldım..,İlk fragmanı sinemada başka bir film izlemek için bulunurken izldim..Sinemada fragman izlemenin tadı bile ayrı..Bu film fragmanından bile anlatıyor başarısını..

Bu arada bir dönem filmi daha var bu fikme rakip..Adını söylemek doğru olmaz..Emre Altuğ'da oynuyor..İkiside başarılı dönem filmleri ama bu bence ayrı bir duygusu olan bir film...

Filmlerde bazı espirier olur hani.Zeka katasayısı düşük olan kapasitesiz kişilerin anlayamıyacağı ince espiriler o yüzden o filmlere saçma derler..Avrupa yakasını anlamadığı için saçma ilan den zavvallı kültürsüz acıdığım kişiler bu filmdeki ince detaylar,duygu yüklü konuuyu asla anlayamazmlar.

sevgi86
14-12-06, 20:09
herkes filmin anlaşılmasının güç olduğunu yazmış
daha gitmedim ama anlarım herhalde yani umarım
çünkü bu filmi 3 yıldır istiyorum 1 yıldır da bekliyorum

elif_gs
14-12-06, 20:42
ben de pazartesi günü gidiyorum bir aksilik olmazsa.hem de beraberimde tam 10 kişiyle:img-wink: çok izlensin değil mi ama:img-yes: zaten entellektüel kesim izleyecektir bu filmi. benim sevdiğim birçok oyuncu var ama olmasalar da giderdim. Türk sinemasının son zamanlardaki gelişimi beni çok mutlu ediyor. bu film de bir adım öteye götürdü bence. kaç aydır bekliyoruz sonunda bizlerle:happy0064 çok sabırsızım bir an önce gelsin pazartesii:img-wink:

sevgi86
14-12-06, 20:48
ben de pazartesi günü gidiyorum bir aksilik olmazsa.hem de beraberimde tam 10 kişiyle:img-wink: çok izlensin değil mi ama:img-yes: zaten entellektüel kesim izleyecektir bu filmi. benim sevdiğim birçok oyuncu var ama olmasalar da giderdim. Türk sinemasının son zamanlardaki gelişimi beni çok mutlu ediyor. bu film de bir adım öteye götürdü bence. kaç aydır bekliyoruz sonunda bizlerle:happy0064 çok sabırsızım bir an önce gelsin pazartesii:img-wink:

bana entellektüüel kesime özellikle hitap eden bir film gibi gelmedi ama boş bir film olmadığını kastettiysen sana katılıyorum diğer sözlerine de katılıyorum
ayrıca kazandırdığın seyirciler için seni kutluyorum:good:

YEŞİL
14-12-06, 23:05
http://img309.imageshack.us/img309/9946/1qh9.jpg (http://imageshack.us)
http://img319.imageshack.us/img319/1632/2pw8.jpg (http://imageshack.us)
http://img309.imageshack.us/img309/906/3cu7.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
14-12-06, 23:08
http://img319.imageshack.us/img319/2136/4ln2.jpg (http://imageshack.us)
http://img219.imageshack.us/img219/9241/6mf0.jpg (http://imageshack.us)
http://img319.imageshack.us/img319/3194/7af7.jpg (http://imageshack.us)
http://img219.imageshack.us/img219/1029/8tf1.jpg (http://imageshack.us)

ANTİKA
15-12-06, 00:51
Talat’ı duygulandıran gala

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı M. Ali Talat, "Cenneti Beklerken" filminin önceki akşam Cevahir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen galasına katıldı.

Serhat Tutumluer, Melisa Sözen, Nihat İleri, M. Ali Nuroğlu, Rıza Sönmez ve Numan Acar’ın rol aldığı filmin Kıbrıslı yönetmeni Derviş Zaim, Talat’ın galaya katılarak kendilerini onurlandırdığını söyledi. 17. yüzyılda İstanbul’da yaşayan minyatür ustası Eflatun’un başından geçen olayların anlatıldığı, 15 Aralık’ta vizyona girecek filmin Kıbrıs ile Anadolu’yu bütünleştiren bir yaklaşımı olduğunu söyleyen Talat, "Derviş Zaim’i, Kıbrıslı bir Türk olarak böyle bir esere imza attığı için kutlarım" dedi.

HÜRRİYET GAZETESİ

ANTİKA
15-12-06, 01:48
Dün filmle ilgili bir arama yapınca karşıma daha önce hiç görmediğim bir kaç resim çıktı. Ben de buraya eklemek istedim.:img-yes:

ALINTIDIR

http://img344.imageshack.us/img344/5084/30885572595baee2ad8bhi0.jpg

http://img343.imageshack.us/img343/6574/30885492663932d517bbzn8.jpg

nurseli seli
15-12-06, 07:37
Bu arada bir dönem filmi daha var bu fikme rakip..Adını söylemek doğru olmaz..Emre Altuğ'da oynuyor..İkiside başarılı dönem filmleri ama bu bence ayrı bir duygusu olan bir film...


eet oda dönem filmiymiş yine başrolde melisa sözen var .eet bu daha farklı daha hoş gelior insana....

erten07
15-12-06, 08:02
İzleyenler için cennet

Derviş Zaim minyatür canlandırmalarının güzelliğinden siyasi, dini, kültürel referanslarına kadar zengin mi zengin bir tarihi maceraya sürüklüyor bizi. Kaçırmayın!

"Cenneti Beklerken"

17'nci yüzyıl... Osmanlı İmparatorluğu'nda merkezi otorite sarsılmaya başlamış. Batıda ve kuzeyde savaşlar eskisi gibi zaferle sonuçlanmaz. Sultanlar da bunun farkında inhitata karşı ıslahata çalışır.
Böyle bir ortamda Anadolu'da bir Şehzade Danyal çıkar ortaya. Kendini Mehdi ilan eder. Saltanat kavgası olmasın diye katledilen taht varislerinden biridir ama paçayı kurtarmıştır. Batı'da büyümüş ve isyan çıkarmak için vatana dönmüştür.
Vezir adamlarını üzerine salıp kellesini uçurtmadan önce Danyal'in doğru teşhis edilmesini ister. İstanbullu nakkaş Eflatun'dan, yasak olduğu halde, onun Batı tarzı bir portresini yapmasını talep eder. Karısı ve oğlunu kaybeden Eflatun, onları anımsamak için portrelerini yapmayı göze almıştır. Çırağı rehin alınan Eflatun, çaresiz at üstünde bir maceraya atılır.
Bu macerada kurtardıkları bir esir kızla birbirlerine aşık olur; çevrelerinde acımasızlıkla, entrikalarla, ihanetle dolu bir savaş sürerken onlar dostluğu, merhameti, güveni, dayanışmayı ve ilahi aşkı unutmadan hayatta kalma ve İstanbul'a dönme mücadelesi verirler.

Sanat tarihçileri incelemeli
Derviş Zaim tarihi bir serüven gibi başlıyor "Cenneti Beklerken"e. Oysa bu, filmin sadece bir katmanı. Eşkıya saldırısı, savaş, tuzak vb. yönünden heyecanlı bir serüven izliyoruz izlemesine ama Derviş Zaim, iktidar kavgaları ve resim sanatı aracılığıyla Batı ve Doğu toplumlarının hayat algıları arasındaki farklılığa dikkat çekiyor. Batı'da perspektif ve açık-koyu kontrastı sayesinde insan ve nesnelerin üç boyutlu oldukları fotoğrafik bir belirginlikle betimlenir hale gelmişken Doğu'da suret yasağının sürdüğünü, tarihi olayları anlatmak ve kitap süslemek için minyatür dışında resme izin verilmemesinin ardında yatan siyasi nedenleri kavrıyoruz filmde.
Tercihen sanat tarihçileri tarafından yapılacak, film eleştirisi standartlarını aşan çözümlemelerle Zaim'in belki de sinema tarihinde eşsiz olan yaklaşımı irdelenmeli mutlaka.
Zaim nakkaşların gerçek bir olayı da anlatacak olsalar süslemelere ve yarattığı hayal alemindeki imgelere yüklenerek yaptığı minyatürlerle Velazquez'in sahiciliği ve betimlediği durum itibarıyla sanat tarihinin başyapıtlarından biri sayılan, sanatın felsefesini tanımlayan "Las Meninas" (Nedimeler) adlı tablosu özelinde Batı resmini karşılaştırarak iki taraftaki hayat algısını anlatıyor.
Geometrik kompozisyonu, orantısı, yansımaları, bir tablonun yapılışını anlatan konusuyla "Las Meninas" nasıl ölçülü, hesaplı, bilimsel ama bir yandan da özgür ruhlu bir tavrı ortaya koyuyorsa minyatür de kısıtlamalar içinde sanatçının yapabildiklerinin kanıtı: Nakkaşın renk lekeleri şeklinde bir soyutlamaya gittiğini, ayrıntılardaki zenginlikle kendini ifade ettiğini, perspektif bilmemekten çok tercih etmediği için yakındakini aşağıya, uzaktakini yukarıya koyarak, en önemli kişiliği en büyük figürle vurguladığını gösteriyor. Minyatürü aynı zamanda filmin içinde canlandırmalara dönüştürerek, güzelliğiyle hayran bırakan geçişler yapıyor. Gerçek hayatla minyatür arasındaki bağı izleyiciye somut biçimde sunuyor. Velazquez nasıl kendi tablosunun içindeyse Eflatun da bu filmin içinde yer alıyor.

Farklı okumalara açık bir film
"Cenneti Beklerken" sanatçının her dönemde siyasetçilerden baskı gördüğünün ve sanatın siyasi çıkar uğruna kullanılmaya çalışıldığının en ilginç örneklerinden birini veriyor. Filmin yoğunluğu başka birçok okumaya açık. Eflatun'un karısını ve çocuğunu kaybettikten sonra çektiği acıyı ve "cenneti" bekleyişinden başlayarak dini motifler üzerinden yorumlandığında bambaşka bir zenginliğe ulaşılabilir, örneğin. Tarihi yönden ele alınırsa Osmanlının mutlak iktidar uğruna siyasi manevraları vb. üzerinden bu uygarlık üzerine yargılara varılabilir.
Minyatürden canlandırma yapması ve canlı aksiyonu da yer yer minyatür misali görüntülemesi filmin estetik yönünden de ne kadar ince bir işçiliğin ürünü olduğunun kanıtı. Darphane'deki bir bienalde adını "Üç Kıtada Osmanlı Satrancı" diye anımsadığım, yine minyatürlerin canlandırıldığı bir video izleyip hayran kalmıştım; "Cenneti Beklerken"e emeği geçen herkes perdeye böylesine yenilikçi ve yaratıcı bir anlatım çıkardığı için ne kadar övünse azdır.

"Cenneti Beklerken"
Yön / Sen: Derviş Zaim
Oyn: Serhat Tutumluer (Eflatun), Nihat İleri (Şehzade Danyal), Melisa Sözen (Leyla), Mesut Akusta (Osman), Altan Erkekli (Çoban)
Gör: Mustafa Kuşçu
Müz: Derviş Zaim, Rahman Altın

sahracı
15-12-06, 12:56
off şimdi iyice merak ettim ptesi gidicem hemen..aslında haftasonu olsa daha iyi olur ya nasıl denk gelirse artık...çok güzel bi film olduğuna eminim ben...

gnchk
15-12-06, 13:39
bu filmi sabırsızlıkla bekliyorum tarihi filmlere bayılıyorum zaten:)

memet ali nuroglunun performansını filmdeki rolünü çok merak ediyorum kaliteli isimlerde var mutlaka izlemeliyim bu filmi?

ANTİKA
15-12-06, 14:38
Cennet cennet dedikleri

'Cennet' alkışı aldı
İSTANBUL - 'Cenneti Beklerken'in galası önceki gün Cevahir Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Serhat Tutumluer, Mesut Akusta, Melisa Sözen, Derviş Zaim, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuroğlu (soldan sağa) katıldığı galaya Zaim'in hemşerisi KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da iştirak etti. Filmi izleyenler beğenilerini alkışlayarak gösterdi. (Kültür Sanat)
http://img88.imageshack.us/img88/9273/cennexf8.gif

Cennet cennet dedikleri
Derviş Zaim ve karakterlerinin sanata olan tutkusu sürüyor. 'Filler ve Çimen'de ebru, 'Çamur'da ise heykel, öykünün önemli unsurlarından biriydi. Bu kez minyatür tutkusu, filminin arka planını oluşturuyor. 'Cenneti Beklerken, aslında 'Filler ve Çimen'e yakın yakın bir çalışma; Osmanlı döneminin siyasi karmaşası ve iktidar güçleri arasındaki çatışma anlatılırken aynı zamanda bir sanatçının da kendi rotasını bulma çabası hikâyenin omurgasını oluşturuyor. Dolayısıyla bu kez sanat meseleye daha bir hâkim. Ayrıca filmin görselliği ve öyküyü aktarırken sırtını dayadığı grafik anlatım da, özel bir çabanın ürünü. Bütün bunları göz önünde bulundurduğumuzda 'Cenneti Beklerken'in sinemamız adına bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin hareketli minyatürlerle anlatım hem zekice, hem de çok hoş. Ayrıca, kostüm tasarımları açısından da dönemin görsel ifadesinin en doğru tablolarla karşımıza geldiğini görüyoruz.

Aydın-asker çatışması
Ama biliyoruz ki sinemada bütün yan unsurlar, bir öze, anlatılan hikâyeye hizmet eder. 'Cenneti Beklerken'in bence şöyle bir problemi var; hikâye dağınık, ama onun ötesinde film boyunca etrafta uçuşan entelektüel fikirler ve çabalar, sanki senaryodan peliküle aktarılırken zorlanılmış. Metin, Batı resmi ve Doğu sanatıyla alışverişe dikkat çekmek, yönetmen Zaim'in de söyleşilerinde vurguladığı gibi 'medeniyetler çatışması'na, kendince katkıda bulunmak istiyor. Lakin karakterlerde bir problem var gibi. Öyküyü iki ana tipleme, sanatçı ve asker taşıyor. Bu, modern Türk siyasetinin de temel meselesi zaten. Malum, Mustafa Kemal'in kurduğu bu cumhuriyette asker aynı zamanda aydın da olmak zorunda ama ne yazık ki bütün darbeler önce aydının kellesini istedi ve aldı. Filmde gelince, aralarında öğrencilik döneminden kalan bir husumet bulunan nakkaş Eflatun'la vezirin eli silahlı adamı Osman arasındaki çekişme, bazen inandırıcılık sorunu yaşıyor. Siz, liseden beri kızdığınız arkadaşınıza adım başı tekme tokat girişir misiniz? Osmanlı'da da kelle almanın bir adabı vardı bildiğim kadarıyla. Bir başka inandırıcılık sorunu da nakkaş Eflatun karakterinde. Osmanlı'da sanat devletin tekelindeydi. Sanatçıyı koruyan, kollayan ve maaşını veren saraydı. Dolayısıyla yetenekli bir nakkaşın, ekmek yediği kuruma karşı birdenbire Anadolu isyancılarının yanında yer alması, evet olabilir, ama film bu konuda ikna edici değil. Çünkü önümüze sürdüğü karakterde anarşizmin a'sı yok. Sadece insan sureti çizerken 'hak yoldan' ayrılıyor, onun dışında korkak bir çizer portresi var karşımızda.
Oyunculuklara gelince 'Filler ve Çimen'in sonuçta intiharı seçen polisi Mesut Akusta, burada da akılda kalıcı bir performans sergiliyor, ekibin geri kalanı için aynı şöyleri söylemek ne yazık ki mümkün değil. Sadece Nihat İleri, bağırarak konuşuyor ve bu yolla ön plana çıkıyor.
Zaim, kuşağının entelektüel isimlerinden. Sanata hâkim ve tarihin süzgecinden geçirdiği hikâyeleri, günümüz dünyasına bağlama konusunda özel bir çabası var. Bu filmdeki çok özel emeklerin daha iyi bir filme hizmet etmesini ve bizi, daha fazla ikna edici bir hikâyeyle buluşturmasını isterdim. Ama şunu da belirtmeliyim, 'Cenneti Beklerken'i hem Antalya'da, hem de İstanbul'da yapılan gösterimlerde izleyen ve yeterince ikna edici bulan çok sayıda eleştirmen var. Dolayısıyla gidin, kararı kendiniz verin derim.

RADİKAL GAZETESİ-KÜLTÜR SANAT

pelinSİ
15-12-06, 17:16
çok çok iyi oyuncuların olduu ve bir an önce gitme fırsatı bulacağım bir film
umarım iyi gişe yapar

cropsy
15-12-06, 18:31
uzun bir zamandan beri merakla beklediğim cenneti beklerken'e bugün gittim arkadaşlar..filmimiz tam anlamıyla bir sanat filmi..filme çok emek harcandığı belli ve şimdiye kadar hiçbir Türk filminde kolay kolay karşılaşmadığımız bir tür kullanılmış..''minyatür'' sanatından oldukça esinlenmeler var ki yönetmen de bunu neredeyse her röportajında sıkça dile getirmişti..bu anlamda bir farklılık vardı zaten baya..yalnız şunu söylemeliyim ki sanat filmi izlemek için gidenler filmi çok beğenebilir de başka bir sebepten ötürü filmi izlemeye gidenler belki biraz sıkılabilir..ben memnun kaldım açıkçası ama bazı yerlerde çok daha fazla tatmin olmak isterdim o ayrı..böyle ilginç ve özenilmiş bir türk filmi izlemiş olmaktan gayet mutluyum,bu yapımda emeği geçen herkesi kutlarım..

sevgi86
15-12-06, 18:52
uzun bir zamandan beri merakla beklediğim cenneti beklerken'e bugün gittim arkadaşlar..filmimiz tam anlamıyla bir sanat filmi..filme çok emek harcandığı belli ve şimdiye kadar hiçbir Türk filminde kolay kolay karşılaşmadığımız bir tür kullanılmış..''minyatür'' sanatından oldukça esinlenmeler var ki yönetmen de bunu neredeyse her röportajında sıkça dile getirmişti..bu anlamda bir farklılık vardı zaten baya..yalnız şunu söylemeliyim ki sanat filmi izlemek için gidenler filmi çok beğenebilir de başka bir sebepten ötürü filmi izlemeye gidenler belki biraz sıkılabilir..ben memnun kaldım açıkçası ama bazı yerlerde çok daha fazla tatmin olmak isterdim o ayrı..böyle ilginç ve özenilmiş bir türk filmi izlemiş olmaktan gayet mutluyum,bu yapımda emeği geçen herkesi kutlarım..

ben henüz gidemedim senin yorumunu okudum içim rahatladı
eleştrimenler bir yana bizim görüşlerimiz daha önemli sonuçta biz gidicez sinemalara
fragmanını izlerken bile heyecanlanıyorum çok güzel bir film zaten şimdilik sadece fragman izleyebiliyorum
macera diye geçiyor film nasıl sürükleyici mi temposu nasıl
herhalde heyecanını kaçırmamak adına fazla yazmamışsın :icon_sorr

elif_gs
15-12-06, 19:02
bana entellektüüel kesime özellikle hitap eden bir film gibi gelmedi ama boş bir film olmadığını kastettiysen sana katılıyorum diğer sözlerine de katılıyorum
ayrıca kazandırdığın seyirciler için seni kutluyorum:good:

evet canım aynen öyle söyledim. yani illaki o kesim