Tüm Versiyonu Göster : Hayat Türküsü Haberler
Dizimiz hakkındaki haberleri lütfen burada paylaşalım.
Moderatör'ün notu: Sevgili arkadaşlar bu başlık sadece haberler içindir. Lütfen haberler hakkında yorum yapmayınız.
Saygılarımla
volvox
Van Öğretmenler Derneği (VÖDER) Başkanı Aslan Sinir, TRT1' de yayınlanan "Hayat Türküsü" Filmi'nin öğretmenlerin köylere gitmesinde büyük rol oynadığını söyledi.
"Haydi Kızlar Okula" kampanyasından esinlenilerek çekimlerine Van'da yaklaşık 3 ay önce başlanan Hayat Türküsü'nde, idealist bir öğretmen olan Hayat öğretmeni oynayan Devin Özgür Çınar'ın Van'ın Erek Dağı eteklerinde unutulmuş bir köyde verdiği eğitim mücadelesi öğretmenleri heyecanlandırdı.
Daha önce Van'a ataması yapılan öğretmenler köylere gitmemek için ellerinden gelen çabayı sarf ederken, TRT1 'de yayınlanan ve çekimi hala Kevenli köyünde devam eden Hayat Türküsü filmi oyuncusu Hayat öğretmen tiplemesinden çok etkilendikleri belirtiliyor.
VÖDER'e üye öğretmenler Hayat Türküsü'nde, idealist öğretmen rolündeki Hayat öğretmeni dizi setinde ziyaret ederek oyunculara tatlı ikram etti. Öğretmenle dizinin bölgede çalışan öğretmen üzerinde etkki yaptığını ifade ederek, böyle bir projede yer alan oyunuculara teşekkür etti.
VÖDER Başkanı Aslan Sinir, öncülüğünde 15 öğretmenden oluşan ekip dizi seti ziyareti esnasında oyuncular ile fedakar öğretmen rolünü oynayan Devin Özgür Çınar'la koyu sohbete daldı.
Dizi sayesinde öğretmenlerin köy okullarına karşı bakış açısının değişmeye başladığını anımsatan Dernek Başkanı Aslan Sinir, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne metropol şehirlerden gelen öğretmenlerin alıştıkları sosyal aktiviteler bulamadıkları için içlerine kapanmaya başlıyor. Bölgedeki uzun süren sert kışların yanısıra sosyal ve kültürel faaliyetlerin yetersizliği ile bölgeye gelen öğretmenlerin bir an önce gitmek istiyor. Dolayısıyla öğretmenlerin çoğu asker gibi şafak saymaya başlıyor öğrencilerine karşı verimli olamıyor. Hayat Türküsü dizisi eğitimin fedakarlık boyutunun ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğunun söylemden uygulama safhasına götürüyor. Bölgenin eğitim sorunun ancak Hayat Öğretmen gibi ideal sahibi fedakar öğretmenlerle çözülebilir. 'Hayat Türküsü' sonuçta bir televizyon dizisi ancak toplumun üzerinde etkisi olduğu gibi bu toplumun dinamik beyinleri olan öğretmenleri etkilediği muhakaktır." dedi.
Kendilerini ziyaret eden öğretmenlere teşekkür eden dizinin yönetmeni Hakan Gültop, birçok projeyi 'Hayat Türküsü' yüzünden geri çevirdiğini söyledi.
İlk başta dizinin 3 bölümünü Van'da düşündüklerini belirten Gültop, "Halkın yoğun talebi üzerine 23 bölüm daha Kevenli köyünde çekeceğiz. Mayıs ayının 9'una kadar burada kalacağız. Sokak ortasında kadın döven, çocuklarını hırpalayanlar var. Bu dizi sayesinde inşallah bu manzaralar ortadan kalkar. İlk kez doğuda bir dizinin yapımına başlayıp doğuda bitiriyoruz. Dizide ağa hikayesi yok. Tamamen köylülerin hikayesi." şeklinde konuştu.
Öğretmenler daha sonra getirdikleri tatlıyı dizi ekipleriyle yiyerek, hatıra fotoğrafları çekti.
Dayanışma, fedakarlık, sevgi, hayallerine sahip çıkma gibi duyguların değerinin ön plana çıkarıldığı dizide Devin Özgür Çınar, Tolga Evren, Melih Görgün, Betül Arım, Aslı Yılmaz ve Canan Güven rol alıyor.
Hayat Türküsü başladığı yerde bitecek’
Gençlik ve okul dizilerinin pek fazla ilgi görmediği, olanların da okullarda
yaşananları tam olarak yansıtmadığı ülkemizde ‘Hayat Türküsü’ özgün senaryosuyla dikkat çekiyor.
http://img379.imageshack.us/img379/8540/tvma1.jpg (http://imageshack.us)
“Haydi Kızlar Okula” kampanyasından esinlenilerek oluşturulan “Hayat Türküsü”nde, idealist bir öğretmen olan Hayat’ın, Van’ın dağlar arasında unutulmuş bir köyünde verdiği eğitim mücadelesi anlatılıyor. Dizide bölgesel kültür farklılıklarıyla birlikte, dayanışma, fedakarlık gibi duygular da öne çıkan unsurlar. “Dizi karmaşası yaşadığımız şu dönemde insanlara yararlı bir iş yapmanın keyfini yaşıyoruz.” diyen yönetmen Hakan Gültop, birçok projeyi ‘Hayat Türküsü’ yüzünden geri çevirmiş. Tabii tek başına değil. Onu bu zorlu yolculuğunda, tekrarları bile çok izlenen ‘İkinci Bahar’ ekibi yalnız bırakmıyor. Zorlu tabiat şartlarına rağmen ışıkçısından kameramanına zorlukların üstesinden gelmekte kararlılar.
Gültop, 15 yıl önce gittiği Van’ın eskisinden daha kötü durumda olduğunu görünce çok üzülmüş. Ellerinden geldiği kadar Van’ın güzelliklerini ekrana yansıtmaya çalıştıklarını söyleyen yönetmen, sokak ortasında kadın döven, çocuklarını hırpalayanları gördüğünü saklamıyor. Dizi tutmasına rağmen önlerine çıkarılan engellere bir anlam veremediklerini de söyleyen Hakan Gültop, “İyi bir iş yapınca bir yerlerden onu engellemek için uğraşıyorlar, ama biz yılmayacağız. İlk defa doğuda başlayıp doğuda bitecek bir dizi yaptık. Bunda ağa hikayesi yok. Tamamen köylülerin hikayesi.” diyor.
04.03.2006
Yusuf Bülbül
İstanbul
İdealist Öğretmen ve Hayat Türküsü
TRT 1’de Cumartesi geceleri yayınlanan “Hayat Türküsü” dizisi eğitim sistemimiz açısından önemli mesajlar içeriyor. O yüzden de dizinin anlatılmasında fayda görüyoruz.
Dizi ile eğitimi bağlantısını kurmak daha önce de yaptığımız bir çalışma. Yani bizim açımızdan yeni bir olay değil.
Bu köşeyi takip edenler “Kurtlar Vadisi ve Eğitim” başlıklı yazımızı hatırlayabilirler.
Ancak, bir farkla. Kurtlar Vadisi Dizisi’nin eğitimle dolaylı bir bağı vardı. Hayat Türküsü’nde ise, olay tamamen eğitim üzerine kurulmuş durumda.
Dizi “Haydi Kızlar Okula” kampanyasından esinlenilerek profesyonel bir şekilde hazırlanmış.
Şu ana kadar üç bölümü yayınlanan “Hayat Türküsü” dizisini seyretmeyenler için kısa bir özet verelim.
Okulu bitirdikten sonra öğretmen olan Hayat’ın (Devin Özgür Çınar) tayini Van merkeze çıkar. Ancak, köyde görev yapmak isteyen Hayat Öğretmen, yerinin değiştirilmesini talep eder. Bu talep kabul görür ve idealist bir öğretmen olan Hayat, Van’ın dağlar arasındaki bir köyünde göreve başlar.
Merkeze uzak olan köye daha önce gelen öğretmenler, kısa bir süre kaldıktan sonra başka yerlere tayin aldırmışlar. Hayat Öğretmen ise kesinlikle uzun süre kalmayı ve bazı şeyleri değiştirmeye kararlıdır.
Filmde sadece eğitim-öğretim sorunları değil, bölgesel kültür farklılıkları, töre ve geleneklerin olumsuz yanları da işleniyor.
Dizi de, dayanışma, fedakarlık, sevgi, hayallerine sahip çıkma gibi değerler de ön plana çıkarılıyor.
Hayat Öğretmen’in mücadelesi ve verdiği mesajlar takip edilmesi gereken bir durumu ortaya koyuyor.
Zaten en güzel mesajlar günümüzde filmlerle veriliyor.
O yüzdendir ki, bir çok dizi veya sinema filminde satır aralarında eğitime dönük mesajlar izleyiciye ulaştırılır.
İyi yetişmiş idealist bir öğretmen her zaman çevresindekileri etkiler.
Aslında idealist öğretmenliğin ölçüsü nedir ne tür standartları olduğunu da ayrıca işlemek lazım.
Ancak, değişim ve gelişimin etkin yaşandığı Anadolu köylerindeki durum incelendiğinde her seferinde karşımıza idealist bir öğretmen çıkıyor.
Hayat Öğretmenin sahip olduğu bu ruhu, şu anda eğitimlerini sürdüren bütün öğretmen adaylarına öğretmekte fayda var.
Her şey eğitimle başlar eğitimle devam eder.
Hayatın Türküsü de bunun böyle olduğunu ortaya koyuyor…
Mehmet DİZDAR
Aktif Haber
Bakan Çelik, Hayat Türküsü dizisinde kendini oynadı
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, TRT tarafından Van'da çekimi yapılan Hayat Türküsü adlı dizide rol aldı. Bakan olarak rol aldığı dizi çekimleri bittikten sonra dizinin kız çocuklarının okula gönderilmesi kampanyasına katkı sağladığını ve dizide rol almayı bu nedenle kabul ettiğini ifade eden Çelik, rolüyle ilgili olarak "Rol yapmama gerek yok. Her gün yaptığımı burada da yapmış oldum" dedi.
VAN (A.A)
Uzun bir süredir TRT ekranlarında Devin Özgür Çınar,Tolga Evren,Betül Arım,Aslı Yılmaz,Canan Güven ve Melih Görgün’ün rol aldığı diziyi halkımızdan kaç kişi izliyor veya kimler biliyor diziyi bilmiyorum…???
Dizi Van’da dağların uzak arkalarında unutulmuş her şeyden yoksun,dilleri yasaklanmış,köyleri boşaltılmış,evlatları öldürülmüş,eğitimden,sağlıktan yoksun bırakılmış ve yıllarca OHAL bölgesinde kalmış bir toplumun; yaşam tarzını,kültürünü insan ilişkilerini,çıkarı,yoksulluğu ve çaresizliği,karşı konulamaz töreleri,çocuk yaşta kocaya verilen kızları,tarlalarda-ağır ev işlerinde çalışan ve hayvanların otlatılması için okulundan alınan çocukların öyküsü…..
Hayat Türküsü idealist kararlı bir köy öğretmeninin bölge halkıyla kaynaşmış,sevecen,sıcak yapısı ve yardımseverliği,kendisini mesleğine adamış bir kadın öğretmenin öyküsü……….
Daha asfaltın bile ulaşmadığı,çamur deryası sokakların etrafına dizilmiş iç içe geçmiş sağlıksız evlerde çocuklarını yetiştirmeye çalışan,üretim sürecinin tamamen dışına yitilmiş,okuma-yazma bilmeyen,törelerin baskısı altında geleceği kurmaya çalışan kadınların-anaların öyküsüdür….
Yıllardır hep geri plana itilmiş,okulsuz köyler,köy çocuklarının okul için yürüyerek uzak köylere gitmesi,camları,kapıları kırık bakımsız ve öğretmensiz bölgedeki köy okullarının öyküsüdür…… Hayat öğretmen yıllardır hep hayalini kurduğu ve annesinin anlattığı köy hikayelerini fakirlikten,cahillikten,töreler yüzünden okuyamayan kız çocuklarının o acı öykülerini dinleyerek büyümüştür.Hep kızının öğretmen olacağı günün hayalini kuran bir annenin kızının atama haberine nefesinin yetmediği ve biricik kızının nerede öğretmenlik yapacağını bilemeyen annenin öyküsüdür……
Yıllardır hep geri plana itilmiş,şiddetin her türlüsünü yaşamış,töre ve geleneklerin egemenliğinde kalmış,ekonomik yatırımlardan,eğitim ve sağlıktan tam anlamıyla faydalanamamış halkın artık yaşam tarzının düzeltilmesi barış ve kardeşliğin yaratılarak eşit demokratik bir toplum yaratılma ve yaşatılma çabasına el uzatmak isteminin öyküsüdür…….
Dizinin ilerleyen bölümleri nasıl gelişecek neler olacak Van’da nelerin yaşandığını ve daha nelerin yaşanılacağını hep birlikte göreceğiz……..
Hakan Samut
TRT'nin Kardelenler kampanyasına destek veren dizisi Hayat Türküsü'nde idealist bir öğretmeni canlandıran sakin güzel Devin Özgür Çınar, 15 Mart'ta, saat 20.30'da prömiyeri yapılacak bir tiyatro oyununa hazırlanıyor. İki kişilik oyunda Devin Özgür Çınar'a, 'Hırsız-Polis' dizisinin 'Çınar'ı Timuçin Esen eşlik edecek. Bugüne kadar hep başarılı projelerde yer alan, bazen hüzünlü bir genç kadını, bazen erkek Fatma kıvamında bir genç kızı canlandıran Devin Özgür Çınar'a kimse 'kendinizi anlatır mısınız' demesin. Çünkü genç oyuncu kendini anlatmak konusunda ciddi sorun yaşıyor. Yanlış anlaşılmasın, bir iletişim problemi yok. Sadece ayaklarını sağlam basmak, sorulan sorunun hak ettiği yanıtı vermek istiyor. Bugüne kadar yaptığı işler için 'iyi ama kaydadeğer değil' diyen oyuncunun belli ki başarı çıtası çok yüksek. Devin Özgür Çınar birçok meslektaşının aksine yüksek sesle, 'Ben sadece televizyon dizilerinde oynayan biriyim, röportaj vermemi gerektiren ne yaptım ki' diyecek kadar cesur. Oysa o, aynı zamanda, 'Gönül Yarası' filmindeki rolüyle Şener Şen'le başa çıkacak kadar da başarılı bir oyuncu. İşte onun, yeni tiyatro oyunu ve dizi çekimlerinin yapıldığı Van'a ilişkin anlattıkları...
Önce yeni tiyatro oyununuzdan bahsedelim...
Uzun zamandır tiyatro yapmıyordum. Mikado'nun Çöpleri, bence Türk tiyatrosunun en iyi oyunlarından biri. Yaklaşık altı aydır Timuçin Esen'le çalışıyoruz. Onun da çekimleri var benim de. Fırsat bulduğumuz her zaman çalıştık. Artık bir tarih belirlendi. Hızlandık ve her gün prova yapıyoruz. Tarih belirlendi, 15 Mart'ta başlıyoruz, Zeliha Berksoy yönetiyor. Beşiktaş Belediyesi'nde Kültür Sanat Platformu diye ayrı bir kurum oluşturuldu, başında da Zeliha Berksoy var. Akatlar Sahnesi'nin adını da Melih Cevdet Anday olarak değiştiriyorlar.
Oyunu sevdiniz sanıyorum..
Melih Cevdet Anday çok sevdiğim bir düşünür. Ayrıca bu benim için çok önemli bir oyun. Metin çok güzel. Biz de elimizden geleni yaptık, çok çalıştık. Neyi ne kadar yaptık, seyirci ne düşünür bilmiyorum. Ama çok merak ediyorum.
CEVAP VERMEYİZ
Timuçin Esen'le, yakın olduğunuz biriyle oynamak nasıl bir şey?
Güzel. Birlikte çalışıyor, birlikte hazırlanıyorsunuz...
Röportaj vermeyi çok sevmiyorsunuz ama Timuçin Esen ile aynı oyunda oynadığınız için çok fazla ilgiyle karşılaşacaksınız, ne olacak o zaman?
Vallahi öyle bir şey olursa konuşmamız gereken yerde konuşuruz. Ama oyun için böyle bir şeyi kullanmak gibi bir derdimiz yok. Çünkü bir iş iyi ise insanlar izler. Eğer iyi değilse sen ne yaparsan yap olmaz. Sadece bu oyunun oynanacağından insanları haberdar etmek gerekiyor. Onun dışında sorarlarsa cevap verilecek şeye veririz, vermek istemediğimiz ya da gereksiz sorulara yanıt vermeyiz. Şimdiye kadar olduğu gibi yani.
Neden uzun zamandır tiyatroda görmedik sizi?
Denk gelmedi bir türlü. Ben de bir türlü ilgilenemedim. Hep diziler vardı. Onları birarada yürütmek çok zordu. Ama şimdi iyi ki bu oyun olmuş diyorum. Çünkü tiyatro çok farklı. Tiyatro ile oyunculuğunuzun ne durumda olduğunu çok iyi anlıyorsunuz.. Nerede olduğunuzu anlıyorsunuz. Çok zor, başka şeye benzemiyor...
Nasıl oldu da bu oyun size geldi?
Zeliha Berksoy teklif etti. Ben Melih Cevdet Anday'ı okuldan biliyorum. Sonra oyuna baktık, okuduk. İlk etapta çok zor olduğunu düşündüm. Zeliha Berksoy'un çok büyük faydası oldu. Onunla çalıştığıma da çok seviniyorum. Ondan çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Onunla çalışmak çok şanslı bir durum. Ben Ankara'dan mezunum, benim hocam değildi Zeliha Berksoy. Onunla da çalışmış oldum. Belki bir yönetmenin edeceği yardımdan çok daha fazlasını yaptı diyebilirim. Oyunu anlamamıza çok yardım etti. Bazı oyunlarda oyuncunun da oyunu anlaması gerekir. Ben burada anladığımı iddia etmiyorum elbette ama... Demek istediğim bir oyun vardır, atıyorum kızla oğlan birbirini seviyordur araya bir şeyler girer ve kavuşamazlar. Bu öyle bir oyun değil. Çok katmanlı bir oyun. Sadece bir katmanına takılıp kalırsanız oyuna ihanet etmiş olursunuz. Çok çalıştık, nasıl tepki alacağız bilmiyorum.
Eski röportajlarınızı okudum. Hep 'ben özel bir şey yapmıyorum ki' tavrınız var. Neden yaptığınız iyi şeylerin konuşulmasından rahatsız oluyorsunuz? Çok mütevazı görünüyorsunuz.
PARANOYAK BİRİYİM
Mütevazılık benim hoşlanmadığım bir kelime. Ben şimdiye kadar, evet bu işi iyi yaptım, dediğimi hatırlamıyorum. Ben bunu biliyorum demeyi kendim için doğru bulmuyorum. Çünkü sürekli gözden bir şeyleri kaçırıyorsunuz. O kadar çok şey kaçırıyorsunuz ki... Ben size bildiğimi iddia ederek bir şey anlatıyorum. Ama eminim o arada birçok şeyi gözden kaçırıyorum. Göremediğim o kadar çok şey var ki. Bu anlamda paranoyak bir tipim. Bu konuda yeterliyim duygum yok benim.
Yaptıklarınızı önemsenmeye değer bulmuyorsunuz. Ya insanlar önemsiz bir şey yaptığınıza inanırlarsa...
İnsanlar inandı diyelim. Ben neysem oyum. Mesela ben oturup kendimle ilgili bir şeyler söylemeyi sevmiyorum. Bunun çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Ben kendimi çok eksik gören, sürekli kendisiyle kavga eden, kendini gerçekten eksik bulan biriyim.
Sizin işiniz marifet gösterme işi, sanki yaptığınız hiçbir şey görünmesin istiyorsunuz.
Mesela röportajda ben ne anlatabilirim diye düşünüyorum. Röportaj yapmaya değecek ne yaptım diye kendime soruyorum. Ben çok da fazla bir şey biriktirdiğimi düşünmüyorum. Öyle bir insan değilim, sıkılıyorum, utanıyorum. Ne diyeyim şimdi kendimle ilgili? 'Şöyleyimdir, başıma şunlar geldi...' Mesela ne anlatabilirim size diye düşünüyorum. Röportaj yapmaya değecek ne yaptım ben?
Ünlü biri olarak biraz kendinizi anlatmanız gerekmiyor mu?
Evet, ama şöyle bir şey var. Birinin kendini anlatması saçma bir şey. Yani çok zor, teyp açılıyor hadi kendini anlat! Kendimi anlatmak benim yapıma çok uygun değil. Oturup kendimle ilgili bir şeyler söylemeyi sevmiyorum. Bu duygu benim hoşuma gitmiyor. Ayrıca bunu geçin. Biliyor musunuz, aslında o kadar da kaydadeğer bir şeyler yaptığımı düşünmüyorum. O kadar güzel şeyler yaparsın ki mesela Şener Abi gibi... Belki o zaman farklı düşünürüm. Yani daha ben ne yaptım kardeşim? Televizyon dizilerinde oynuyorum ya! Anlatabiliyor muyum?
Birçok ünlü kendisini anlatmak için fırsat kolluyor, siz kaçıyorsunuz...
Yani televizyona çıkıyorsan sorular belli. Biraz tepki duyuyor olabilirim. Eğer dikkat çekecek bir tarafım olduysa bu bundan olmalı. Gazete okuyorsun, televizyon izliyorsun herkes o kadar şey ki; rahat! Ben rahat biri değilim. Ben sürekli sıkıntı içinde bir tipim. Doğrusu bu demiyorum. Bu karakter meselesi...
ADIMI SEVİYORUM
Anne baba solcu galiba, bir evlada böyle kartvizit gibi isim koyulur mu?
Evet. Babam Devin'i koymuş, annem de Özgür'ü. Ben ismimi çok seviyorum, sanki bütün bir anlamı var gibi. Özgür olmayınca sadece Devin Çınar olarak kullanmıyorum. Özgür'ü kullanmazsam annem alınıyor. Küçükken çok hoşlanmıyordum. Herkesin ismi çok havalıydı. Ve benim son derece anlaşılmaz bir ismim vardı. 'Ne bu Devin, nereden çıktı' diyordum. Büyüyünce güzel bir isim olduğunu düşünmeye başladım. Babam, ben beş yaşındayken öldü. Annem ve babam öğretmendi. Bir de kardeşim var. Bize annem baktı ve hiç evlenmedi.
İSTANBUL'A HANGİ CESARETLE GELDİM BİLMİYORUM
İstanbul'la ilişkiniz nasıl?
Aslında hala kendimi İstanbul'a ait hissetmiyorum. Bu benden kaynaklanan bir şey olabilir. İlk geldiğimde daha vahşi geliyordu. Buraya geldim ve yaşamaya başladım. Ama sonra aradan yıllar geçince; 'Ben İstanbul'a nasıl geldim!' O zamanı hatırlamaya çalışıyorum. Yani nasıl bir cesaret! İstanbul'a geliyorsun oyunculuk yapacaksın!
Bağlantı falan yoktu yani...
Yok, arkadaşlarım vardı. İlk zamanlar televizyonda bir şey yapmak istemiyordum. Sonra İstanbul hayatı öyle kendini gösterdi ki... Benim bütün şansım İkinci Bahar gibi bir dizide oynamak oldu. Sonra hep öyle işler aradım. İkinci Bahar gibi bir işle başlayınca aynı standartta iş bekliyorsun ama öyle işler olmadı maalesef...
Televizyon istemiyordunuz...
Evet istemiyordum, ama baktım yaşamam, kira ödemem lazım. Ne yapacağım falan derken dizilere başladım. Gerçi ben okuldan mezun olduğumda muhakkak tiyatro yapmam lazım demiyordum. Öyle bir tiyatrocu değilim. Şimdi daha iyi diziler var.
İkinci Bahar olmasaydı acaba ne olurdu, nerede olurdunuz?
Vallahi bilmiyorum. Herhalde olmasaydı hayat benim için daha zor olurdu. Çünkü İkinci Bahar benim için bir aydınlanma dönemidir. Tanıştığım, çalıştığım insanlar çok önemliydi. Orası bu işin doğrusunu gördüğüm yerdir, bu açıdan şanslıyım. Bu zamana kadar hala hiç öyle bir işte çalışmamış olabilirdim.
VAN'DA HAYATIN NASIL BİR ŞEY OLDUĞUNU ANLADIM
Set sabah altıda başlıyor, o yüzden 5.05'te kalkıyoruz. Orada hava çok erken kararıyor. Günü yakalamak için erken kalkıyoruz. Van'da çalışmak çok zor, her yer kar altında. Kameralar donuyor, kayda giremiyoruz. Köyde kalmıyoruz, merkezinde bir otelde kalıyoruz.
Van'daki soğuk, öyle böyle bir soğuk değil yani. Çok zor oluyor ama bu benim için çok iyi bir deneyim. İyi ki böyle bir dizi yapmışım. Merkeze yakın bir köyde çekim yapıyoruz ama bir şey fark etmiyor, yollar kapanıyor. Sürekli kar yağıyor. Sabah kalkıyoruz sete gideceğiz, yollar kapalı. Grayder çağrırıp yolu açtırıyoruz.
Bütün bir hayatım boyunca bu kadar çok üşüdüğümü hatırlamıyorum. Isınmak için hiç geliştirmediğim kadar proje geliştirdim. Bundan sonra Alaska'da çekim yapsak, benim için çok bir şey fark eder mi bilmiyorum... Akşam otele geldiğimde ayaklarım inanın beş saat ısınmıyor.
Hayretler içindeyim. Bir süre sonra biz soğuktan hiçbir şey hissetmiyoruz ama biz çalışırken çocuklar izlemeye geliyor. Ayaklarında ayakkabı var ya da yok! Üzerlerinde ince bir şey... Tabii işin içinde yoksulluk var... Onlar beni korumaya çalışıyor, gidip soba yakıp; 'Gel burada ısın' diyorlar. Bana göz kulak oluyorlar yani.
Çok başka bir yer ile tanıştım ben. Biraz yırtıcı, yoksulluk var. Şaşkınlık içindeyim, ben İstanbul'dan geldim, burası da Türkiye, nasıl yani! İlk 10 gün sürekli ağladım. O kadar tuhaf bir şey ki. Bir yandan da kendime kızıyordum hani kentten gelen şehirli kız klişesi vardır ya... Hayat burada böyle, yaşıyor insanlar... Çocukları dizide oynatıyoruz. Önce bakıyorlardı, şimdi devamlılık nedir biliyorlar, öğrendiler 'Ben en son ne yapıyordum?' diye soruyorlar. Ben o çocukların büyüdüklerinde bizi nasıl anlatacaklarını çok merak ediyorum.
Orada olanları görünce, bir şeyler, çok şeyler yapmak isteği duyuyorsunuz. Çok şey yapmak istiyorsunuz, o kadar çok şey geçiyor ki aklınızdan, hayatın nasıl bir şey olduğunu anlıyorsunuz.
Bizim gittiğimiz köyün tuvaleti yok, çeşmesi yok. Mesela kız çocuklarının en az okula gönderildiği il Van. Gittiğimiz her evde kızlara soruyorum 'Okula gidiyor musunuz?' Bana bir kişi de; 'Gitmek istemiyorum' demedi. Ama gidemiyorlar. Onları görünce; 'Ne yapabilirim, acaba ömrümün geri kalanını burada geçirsem bir işe yarar mıyım' diye düşünüyorsun.
Sürekli kayıyorsun, kay, kay, kay bir daha kay, sürekli düşüyorum çekimlerde. Çocuklar beni görünce koşarak gelip iki koluma giriyor.
27 yaşında kadının altı çocuğu var. 50 yaşında gibi görünüyorlar ve hepsi güleryüzlü. O daha da dokunuyor insana. Çekim yaptığımız bir evde 70 yaşında bir teyze var. Bir de gelini var; 20 yaşında, adı Zeytin, üç çocuğu var. Zeytin'i görmeniz lazım. Onu çok seviyorum. Kimse Zeytin'i üzmesin diye sürekli gözüm onda. Aklımca arada çocuk bezi falan alıp götürüyorum, hiç değilse iki gün falan bez yıkamasın diye. Bir gün gittim, teyzenin gözünde sürmeler var. Zeytin de kenarda oturuyor kucağında çocuklar falan. 'Teyze, makyaj mı yaptın güzel olmuş' dedim. 'Gözüm ağrıyordu sürme çektim' dedi. Beni kandırıyor. Zeytin şöyle bir baktı; 'külahıma anlat' der gibi. Ama o yaşlı kadının yaşama sevinci çok hoşuma gitti.
Van'a giderken,: 'Deli misin orada ne işin var' dediler. Dizide İstanbullu bir kız Van'a öğretmenlik yapmaya gidiyor. Gerçekten dizideki karakterin yaşadıklarıyla benim oraya gittiğimde yaşadıklarım neredeyse aynı. Bir öğretmeni oynamak, annem de öğretmen olduğu için hoş.
Necla Bayraktar
1) trt 1 de cumartesi günleri yayınlanan ve iealist bir öğretmen ve subayın yaşamını anlatan dizi.
(fortuneteller)
2) trt'nin başarılı dizilerinden en yenisi. müziklerinde yeni türkü imzası bulunan,duygusal temaların muhteşem oyunculukla perçinlendiği kaliteli bir dizi. bir bölümünde gülcihan karakterinin (şermin hürmeriç) zarif sesiyle "beyaz giyme toz olur" u söyleyerek çocuklarına kına yakması dizinin ne derece içten olduğunu gösteriyor,ki sadece bu bile bu diziyi izlenir kılmaya yetip artıyor.
(poetaster)
3) çekim teknikleri ve prodüksiyon olarak basit dursa da, oldukça samimi ve seyirciyi çeken bir idealist öğretmen dizisi. dizi van'da geçiyor ve hocamız okutulmayan kızlar için mücadele verecek.
(nicksiiiz,)
4) totalde 17., ab'de 37. olmuş sürpriz dizi. süper gidiyor. trt için büyük başarı bu. en ünlü yönetmenlerin dizileri bile ilk 100'e giremedi çoğu zaman.
hikaye, devin, van ve yönetmen hakan çook doğru seçimler.. nefis görüntüler yakalamış ve şiir gibi çekiyor hikayeyi.
van devlet tiyatrosu sanatçılarına da kocaman tebrikler yollatan kar manzaralı dizi.
edit: filmi yapan koliba film'i de es geçmemek lazım. bu projeyle ilgili müthiş öngörülerinin ve isabetli seçimlerinin ödülünü çoktan aldılar bence.
(o lekeler silinmez)
5) insanın içini acıtan sahnelere sahip,benzeri az rastlanır türde bir trt dizisi.
memleketinden ve ailesinden uzakta öğretmenlik yapanları ve doğunun insanlarını çok iyi yansıtıyor.
her izlediğimde en az iki posta ağlarım...
(smartk)
6) senaryo, yönetmen, kamera açilari, oyunculuklar... her şey mükemmel gidiyor..
bravo koliba filme ve trt'ye...
(o lekeler silinmez)
7)belgeselle dizi-film arasında gelip giden, her izlediğimde gözlerimin dolduğu damağımda lirik bir tad bırakan muhteşem ötesi dizi...
van'ın güzelliğine bizzat tanık olmuş biri olarak özlediğimi duyumsuyorum her cumartesi izlerken...
hele de o güzelim türküler, kuzular, kar çiçekleri...
her kimin emeği geçtiyse bu diziyle ilgili yürekten tebrikler ve teşekkürler...
her cumartesiyi özlemle bekleyerek, normalde hiç açılmayan televizyonumu dizinin başlamasına daha vakit varken açıp,keyifle hazırolda durduğum canım yana yana izlediğim ilk televizyon yapımı bu...
oyunculuk çok çok iyi; hele de cemal'in annesi konuştukça ben ağlamak istiyorum; o konuşsun ben ağliyim diyorum...
bambaşka bir türkiye gerçeği; ne desem az; bu tadı yaşatanlar varolsun...
(mijen)
8) yine güzel bir bölüm izledik 8 nisan saat 20'de...
yönetmen, en baskın karakter bu projede... görüntü yönetmeni de kendisi üstelik... kamera elde, omuzda, yerde... çok akıllıca... hem belgesel hem haber tadı, hem de drama heyecanı...
bu tür bir çekim tekniği ve seçimi, zaten projenin özüne de en uygun seçim kanımca; gerçeklik boyutunu daha kalın harflerle vurguluyor... hayal-gerçek arasındaki çizginin birbirine karıştığı, biribirlerine döküldüğü nadir filmlerden... ayrıca, yöre halkını oyuncu olarak kullanmakta da çok başarılı; hiç göze batmıyor oyuncu olmadıkları.
hakan gürtop bizim david lynch'imiz olabilir.
(o lekeler silinmez)
9) dramatik yönü oldukça baskın gelen,acı bir yüz ifadesiyle izlenen..
(yoko)
10) trt'nin son dönem başarılı dizilerinden.
(alif)
11) bu kadar didaktik bir çıkış noktasını ve temayı, böylesine hayatın içinden, böylesine dramatik, böylesine gerçekçi anlatmayı başaran bir senaryonun adıdır aynı zamanda. değindiği konular nedeniyle, kolaylıkla ders verir bir dile kayabilecekken; ince bir sanatla, akıcı bir kıssadan hisseye dönüşüyor hikaye.
devin özgür çınar da türkü gibi yanık yanık oynamakta.
hastasıyız ne diyeyim.
(o lekeler silinmez)
12) haydi kızlar okula kampayasından esinlenen, doğuda öğretmen olup cehaletle savaşmak gibi bir çıkış noktası ve tek eşlilik, nüfus planlaması, kadın erkek eşitliği gibi didaktizme açık konuları olmasına rağmen zevkle izlenen, benzerlerinden farklı bir tada sahip tv dizisi. senaryodaki espriler bile yerli yerinde ve kaliteli olmasıyla dikat çekiyor.
(sade)
http://img431.imageshack.us/img431/2981/36sn3.jpg (http://imageshack.us)
http://img337.imageshack.us/img337/2536/6ao5.gif (http://imageshack.us)
dişi einstein
08-08-06, 12:19
Uzak köylerde Hayat var!
Gerçek hayatta bir öğretmen çocuğu olan oyuncu Devin Özgün Çınar, “Hayat Öğretmen” olarak ekranlarda... Doğu’da bir köyde genç bir öğretmenin verdiği zorlu mücadeleyi anlatan “Hayat Türküsü” dizisi, “Haydi Kızlar Okula” kampanyasına destek amacıyla çekiliyor
--------------------------------------------------------------------------------
“Haydi Kızlar Okula” kampanyasından esinlenen “Hayat Türküsü” adlı dizi, TRT ekranlarında izleyici ile buluşuyor. İdealist bir öğretmenin bir dağ köyünde verdiği mücadeleyi anlatan dizide, “Kardelenler”, “Baba Beni Okula Gönder” gibi eğitim amaçlı kampanyaları desteklemek için hazırlanmış bir proje. Bölgede yaşanan eğitim sorunlarını ve bu sorunların nedenlerini anlatan dizide, Devin Özgür Çınar, Tolga Evren, Melih Görgün, Betül Arım, Aslı Yılmaz ve Canan Güven rol alıyorlar.
Gerçek hayatta öğretmen çocuğu
Doğu’da bir köyde öğretmenlik yapan Hayat adlı genç öğretmenin serüvenini ekrana taşıyan dizinin başrol oyuncusu Devin Özgün Çınar, canlandırdığı “Hayat” öğretmeni şu sözlerle anlatıyor: “Hayat küçüklüğünden beri öğretmen olmak isteyen bir kız. Özellikle de köy öğretmeni olmak istiyor. Bunda annesinin çok etkisi var.Çünkü annesi okuyamamış ve doğduğu köyde ne okul ne öğretmen varmış. Kızının öğretmen olmasını çok istemiş hep. Sonunda Hayat öğretmen oluyor, tayini Van’a çıkıyor fakat annesine müjdeyi vermeye gittiğinde annesinin ölüm haberini alıyor. Sonra Van’a gidiyor ve köyde öğretmenlik yapmaya başlıyor”.
Projeyi okuduğunda konunun ve canlandıracağı rolün ilgisini çektiğini anlatan Devin Özgün Çınar, gerçek hayatta bir öğretmen çocuğu. Öğretmenleri çok sevdiğini ve zor bir meslek olduğunu bildiğini anlatan Çınar, “Küçükken annemin okuluna giderdim. Annemin sınıfına girer onun nasıl ders anlattığını izlerdim. Onu izlerken büyüyünce öğretmen olmak isterdim” diyor. Bu dizinin “Baba beni okula gönder” ve “Haydi
kızlar okula” kampanyalarına destek olmasını çok istediğini anlatan Çınar, her şeyin birden bire düzelmeyeceğini, ama atılan küçük adımların birilerini mutlaka kurtaracağını ve aydınlığa çıkaracağını söylüyor.
‘Böyle çok köy var’
Çekim yaptıkları köyde havanın eksi 17, eksi 20 derecelerde seyrettiğini; işsizliğin ve yoksulluğun yoğun olduğunu dile getiren Çınar, “Her evde beş altı çocuk var. İnsan çok şey yapmak istiyor onlar için. Bu romantik bir yaklaşım tabi ki. Çünkü orda ki koşulları biraz düzeltsen bile, daha böyle çok köy var” diyor.
Kendisi ile dizide canlandırdığı “Hayat Öğretmen” arasında da paralellik kuran Çınar, yaşadığı duyguları şu sözlerle anlatıyor: “Ben de köylülerle benzer karşılaşmalar yaşıyorum. Bazen aynı tepkileri verdiğim oluyor. Bütün zorluklarına rağmen oraları gördüğüme çok seviniyorum. Bu benim için çok büyük bir tecrübe gerçekten. İnsan bildiğini sandığı her şeyi tekrar tekrar düşünmeye başlıyor. Acaba buralarda doğsaydım hayatım nasıl olurdu, diye. Senin oturup üstünde düşünmediğin pek çok şeyin ne büyük şans olduğunu düşünüyorsun. Okula gitmek, üniversitede okumak,
istediğin işi yapmak, seçimlerinin senin elinde olması gibi...“
Önemli bir misyon
Dizide aydın bir asker olan Asteğmen Yusuf karakterini canlandıran Melih Görgün de, projenin oldukça anlamlı olduğunu düşünüyor. Van’ın insanlarının çok sıcak ve misafirperver olduğunu söyleyen Görgün, “Hayat Türküsü” adlı dizinin, bilhassa doğudaki eğitim sorunları üzerine önemli bir misyon üstlendiğini, çok güzel ve anlamlı mesajlar vereceğini sözlerine ekliyor.
Ticari amaçlı değil
Henüz kaç bölüm olacağı belli olmayan, ancak 13 bölümü Van’da çekilecek olan dizisinin yönetmeni Hakan Gürtop, bu dizi ile ticari kaygı gütmediklerini vurguluyor. “Haydi Kızlar Okula Kampanyası”, “Kardelenler”, “Baba Beni Okula Gönder” projelerinin kendilerine esin kaynağı olduğunu anlatan Gürtop, temel amaçlarının “kız çocuklarının okula gitmesinin önemini anlatmak” olduğunu ifade ediyor.
Haber Tarihi : 17.02.2006
dişi einstein
10-08-06, 16:41
Kuş gribi ve rektörle sarsılan Van, imaj tazeliyor
29.01.2006, 20:39
Van, son dönemlerde Rektör Yücel Aşkın ve kuş gribi olayları sonrası oluşan kötü imajını, filmlere ev sahipliği yaparak değiştirmeye çalışıyor.
--------------------------------------------------------------------------------
Levent Kırca, “Tek Celse” adlı yeni filminin çekimlerini Van’ın Muradiye ilçesi Çakırbey köyünde yaparken, TRT “Hayat Türküsü’’ isimli dizisini Van’ın Kevenli köyünde sürdürüyor.
Rektör Yücel Aşkın, ardından ‘kuş gribi’ vakalarıyla son birkaç aydır gündemi meşgul eden Van’da bu olayların yanında güzellikler de yaşanıyor. Televizyon kanalları ve sanatçılar, yeni filmleri için Van’ı mekân olarak tuttu. Kuş gribi vakalarının çıkmasına inat çalışmalarına devam edeceklerini sık sık tekrarlayan TRT’de yayınlanacak “Hayat Türküsü’’ isimli dizinin yönetmeni Hakan Gürtop, “Van’ın güzelliği kuş gribi vakalarıyla kötülenemez. Bu doğa dünyanın hiçbir yerinde yok. Kimse Van’ı kötülemeye çalışmasın. Buraları gelip görsünler.” diyor.
Bugüne kadar Van’a gelmediği için utanç duyduğunu her defasında dile getiren komedi sanatçısı Levent Kırca ise “Burası güzel insanların olduğu inanılmaz bir yer.” demişti. Van’a bağlı Kevenli köyünde ‘Hayat Türküsü’ dizisinin çekimleri bütün hızıyla devam ediyor. Erek Dağı eteklerinde kalan Kevenli köyünde çekilen dizinin yönetmeni Hakan Gürtop, dizi çekimlerinin ilk olarak İstanbul’da başladığını, daha sonra ise kızların okula gitmesi için pilot bölge seçilen Van’da devam ettiğini söyledi. 13 bölümünü Van’da çekecekleri dizinin toplam 23 bölümden oluştuğunu kaydeden Gürtop, teknik ekibin 35 kişi olduğunu, oyuncu kadrosu olarak da daha çok Devlet Tiyatroları’ndan yararlandıklarını vurguladı. TRT tarafından tasarlanan dizinin kesinlikle ticari bir amaç taşımadığını anlatan Gürtop, “TRT’de 23 bölümlük yayınlanacak olan ‘Hayat Türküsü’ dizisi para amaçlı yapılmıyor. Bunun için reyting kaygımız da yok. Kızların okula gitmesi için yapılacak bir yardım gibi düşünüyoruz.” dedi.
Dizide, İstanbul’da öğretmenlik yapmış bir bayan öğretmenin tayini Van’a çıkıyor. Bu öğretmenin kendi isteğiyle bir köye gitmesi ve kız çocukların okullaşması için verdiği mücadele dizinin konusunu oluşturuyor. Gürtop, “Dizimiz bu köyde öğretmenin başından geçen olayları, öğrencileriyle yaşadıklarını anlatacak. Dizinin amacı, kız çocuklarının okula gitmesinin önemini anlatmak.’’ diye konuştu. Yerel sanatçıların da görev aldığı filmin çekimleri soğuk havada yapılırken, oyuncuların ve diğer görevlilerin, soğuktan korunmak için giydikleri kalın kıyafetlere rağmen üşüdükleri gözlendi.
hayat türküsü van'dan sarıyer'e geldi
-hayat türküsü yaz tatiline çıkmadan önce van'da çekiliyordu ekip yeni yayın döneminde istanbul'da. hayat öğretmen'in şark hizmeti niye erken bitti ?
aslında mecburi hizmeti bitmedi,bakan emriyle geçici olarak sevcan'a göz kulak olması için istanbula gönderildi
-hayat türküsü okutulmayan çocukların okula gönderilmesini özendiren sosyal mesajları olan bir diziydi bu misyonu bitti mi?
dizimiz trt 1 de yine cumartesi günleri saat 20.00 de ekrana gelecek 23 eylülde yayınlanacak ilk bölüm '3 aysonra diye başlayacak'bu sezon ağırlıklı olarak dershaneleri, istanbul varoşundaki ilköğretim okulunun öğrencilerini ve bunların öğretmenlerini işleyeceğiz çünkü dizide canan güven 'in oynadığı sevcan da öss ye hazırlık için dershaneye gidecek seyirciler ayrıca, istanbul'un varoşlarındaki bir okulla van'ın kevenli köy'ündeki okul arasında farklar olup olmadığını da görecek hayat türküsü'nün bu sezon parmak basacağı bir sosyal yara da büyük şehirlerde yaşayan öğretmenlerin kazandıklarıyla o şehirlerde hangi koşullarda yaşadığı olacak.
dişi einstein
12-08-06, 18:08
“Kardelenler”, Köyden Kente Göç Ediyor…
HAYAT TÜRKÜSÜ İSTANBUL’DA….
Hayat, mücadelesini artık büyük kentin varoşlarında sürdürecek…
Geçtiğimiz yayın döneminde TRT 1 ekranlarına gelen ve gerek sosyal sorunlara parmak basan konusuyla, gerekse güçlü oyuncu kadrosuyla büyük beğeni kazanan, izlenme rekorları kıran HAYAT TÜRKÜSÜ, Yeni Yayın Dönemi’nde köyden kente göç ediyor… İdealist öğretmen Hayat ve onun hayata hazırladığı Sevcan artık Van’ın Kevenli köyünden değil, İstanbul’un Sarıyer semtinden seslenecek sevenlerine…
Yapımcılığını KOLİBA FİLM’in üstlendiği dizi yetenekli oyuncu kadrosuyla bu yıl da yine TRT 1 ekranlarına gelecek ve izleyicilerin buluşma noktası olacak…. Devin Özgür Çınar, Melih Görgün, Tolga Evren, Betül Arım, Aslı Yılmaz, Canan Güven, Jale Aylanç, Uğur Çavuşoğlu, Özlem Başkaya ve Emine Şansumar’ın oynadığı dizinin yönetmeni daha önce de başarılı yapımlara imza atmış deneyimli bir isim; Hakan Gürtop…
“Baba Beni Okula Gönder”, “Haydi Kızlar Okula” ve “Kardelenler” gibi eğitim kampanyalarına destek veren HAYAT TÜRKÜSÜ’nün İstanbul’da yine çok acıtan sosyal yaralara ve eğitim sisteminin sorunlarına değineceğini belirten KOLİBA FİLM Yönetim Kurulu Başkanı Ata Türkoğlu, “Hayat Türküsü, izleyenlerimizin deyimiyle bir dizi değil, hayatın ta kendisi oldu… Türk halkı gerçek sorunların dile getirildiği, idealizm, fedakarlık, dayanışma, sevgi gibi değerlerin ön plana çıkarıldığı bu diziyi kucakladı… Hayat Türküsü’nün, hayranları oluştu, sadece halk değil, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanı sıra bir çok sosyal kurum ve kuruluş da yalnız eğitim-öğretim sorunlarına değinmeyen, ayrıca kültürel farklılıklar, töre ve geleneklerin yıkıcı etkilerini de son derece gerçekçi bir yaklaşımla işleyen Hayat Türküsü’ne sahip çıktı."dedi.
“HAYAT, MÜCADELESİNE ARTIK İSTANBUL’UN VAROŞLARINDA DEVAM EDECEK”
Eylül ayında yine TRT 1'de yayınlanacak olan Hayat Türküsü’ne yeni yetenekli oyuncuların da katıldığını kaydeden Türkoğlu, “Van’dan İstanbul’a tayini çıkan Hayat öğretmen, gönlünü, duygularını, dostlarını ve canından çok sevdiği çocuklarını, öğrencilerini bırakıp büyük kente doğru yola çıkar… Van’da 1 yıl boyunca yaşadığı acı tatlı olaylar onun ideallerini, eğitim aşkını hiç yıpratmamış tam tersi daha da arttırmıştır… O, artık uğruna amansız bir mücadele verdiği “Kardelen”i, kızı Sevcan’ı okutup, köy öğretmeni yapmak için didinecektir… Ayrıca yıllarca görülmeyen ve farkına varılmayan büyük kentlerdeki eğitim sorunları da onu beklemektedir… Her yıl 1.5 milyon gencin girmek için ecel terleri döktüğü ÖSS, velilerin dişinden tırnağından artırarak çocuklarını gönderdikleri dershaneler ve buralarda yaşanan ama bilinmeyen gerçekler, farklı sosyal seviyelere mensup gençler arasındaki uçurumlar, öğretmeni, öğrencisi, tüm çalışanları ve halkıyla İstanbul’daki varoş gerçeği tüm çıplaklığıyla bu dönemde HAYAT TÜRKÜSÜ’nde ele alınacak” dedi.
Van’da eksi 30 derecede zorlu çetin kış şartlarında çekilen dizinin, Doğu’yu sadece ağalar, konaklar ve entrikalı ilişkilerden ibaret gösteren yapımlardan çok farklı olduğunu ifade eden Ata Türkoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Hayat Türküsü ile gerçek hayatın Doğu’da nasıl olduğunu yansıtmaya çalıştık… Doğu’da mecburi hizmetini yerine getiren eğitim neferleri öğretmenlerimizin neler yaşadıklarını, hayalin, sevginin, dayanışmanın nelere kadir olduğunu anlattık… Herkes kendinden bir şeyler buldu ve biz de izleyicilerden son derece olumlu tepkiler aldık. Telefonun bile çalışmadığı şehir merkezinden uzakta, bir köyde yaşananlar bu kez farklı bir pencereden İstanbul’dan ekranlarımıza yansıyacak… Büyük şehrin büyük ve karmaşık sorunlarını, varoşların geçim mücadelesini, buralarda yaşanan gerçekleri, dramları, duyguları, hırsları ekrana getireceğiz… Dizimiz, İstanbul’da da daha önce olduğu eğitim kampanyalarına ışık olacak… Doğu’daki genç kızlarımız, çocuklarımız için düzenlenen eğitim kampanyalarını okuma yazma bilmeyen, annelerimize, ninelerimize, amcalarımıza, dedelerimize kadar yaymayı düşünüyoruz… Hayat Türküsü, Yeni Yayın Dönemi’nde de yine sosyal sorunların ve sosyal kampanyaların odak noktası, merkez üssü olacak.”
baba beni okula gönder,haydi kızlar okula ve kardelenler gibi eğitim kampanyalarına destek veren,trt 1'in sevilen dizisi hayat türküsü yeni yayın döneminde istanbul'un sarıyer semtinde çekilecek.idealist öğretmen hayat ve onun hayata hazırladığı öğrencisi sevcan,artık van'ın kevenli köyünden değil istanbul'da eğitim mücadelesi verecekler.devin özgür çınar ve melih görgün'ün başrollerinde oynadıkları dizide yeni sezonda,büyük kentteki eğitim sorunları ele alınacak.
dişi einstein
14-09-06, 16:07
Karakter Oyuncu
Hayat Devin Özgür Çınar
Cemal Tolga Evren
Leyla Betül Arım
Ebru Aslı Yılmaz
Kumru Jale Aylanç
Cemile Emine Şans Umar
Yusuf Melih Görgün
Gülnaz Özlem Başkaya
Sevcan Canan Güven
İsmail Uğur Çavuşoğlu
Bekir Zeynel Cem Kılıç
Öğretmen Ali Deniz Özmen
Öğretmen Çiğdem Şirin Sevinç
Cenap Volkan Saraçoğlu
Kuzey Ozan Öner
Cengiz Ümit Kantarcı
Beril Müge Uyar
Aykız Merve Er
Meltem Buket Kurtez
Sinan Çağatay Midihan
Hulusi Can Umut Eryüksel
İlknur Binnur Işık
Ferhat Ceyhun Celal Ceviz
Merve Ece Yüksel
Ege Oğuzkan İlmek
Hüseyin Oğuz Gençay
Hayat öğretmen,önce Van'dan İstanbul'a tayin olup okul değiştirdi,ardından Cihangir'den Rumelihisarı'na taşındı.
TRT1'deki "Hayat Türküsü" dizisinin yıldızı yeni yayın dönemine dizinin yayın günü ve kanalı dışında birçok değişikle girdi.Devin Özgün Çınar'ın başrolünü paylaştığı "Hayat Türküsü"nün seti, Van'daki çalışma koşullarının zorluğu nedeniyle yapımcı Koliba Film tarafından İstanbul'un Sarıyer semtine taşındı.
Grup Flamingo'nun yazdığı senaryo gereğince "Hayat Türküsü"nde idealist öğretmeni Hayat,okutup hayata hazırladığı "Sevcan'ın Van'ın Kevinli köyünden Sarıyer'e gelmesinin ardından ona göz kulak olması için Milli Eğitim Bakanı'nın özel izniyle İstanbul'a tayin edildi.
Dizide "Hayat" öğretmeni oynayan Devin Özgün Çınar,dizinin yeni mekanında çekimler sürerken oturduğu evi de değiştirdi.Devin Özgür Çınar, "Hırsız-Polis"in yıldızı ve "Mikado'nun Çöpleri" adlı oyunda aynı sahneyi paylaştığı sevgilisi Timuçin Esen'le oturduğu Cihangir'den Rumelihisarı'na taşındı.
16.09.2006
Milliyet Televizyon
Son yılların en güzel dizilerinden biri 'Hayat Türküsü'. TRT-1 ekranlarında yayınlanıyor.Bir bayan eğitimcinin öyküsünü,artık Van'ın Kevenli Köyü'nden değil de İstanbul-Sarıyer'den izlemeye başladık.Hayat öğretmenin destek verdiği Sevcan'ın dertleri burada da bitmek bilmiyor.Yönetmenliğini Hakan Gürtop'un yaptığı ekip ve oynayanlar -Özellikle Devin Özgür Çınar- olağanüstü.
Dizi severleri,Hayat Türküsü'nü mutlaka izlemeye devam ediyoruz.Bayılacaklar.
25.09.2006
Akşam Gazetesi
Burhan Ayeri
gülündikeni
31-10-06, 02:26
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2372994.jpg
Ekranların "Kardelen"i
TRT 1’de yayınlanan ve Türkiye’nin tek eğitim odaklı dizisi olan "Hayat Türküsü"nün "Kardelen"i Canan Güven, dizi çekimleri için gittiği Van’da unutamayacağı olaylarla karşılaştığını söyledi: "Van, kız çocuklarının okula gitme oranının en düşük olduğu ilimiz. Ama ’Kızlar okula gitsin’ demekle de olmuyor, çünkü kızlar neden okula gitmeleri gerektiğini bilmiyor. Babaları kızlarını neden okula göndermeli bilmiyor. Biz dizimizde bunu anlatmaya çalışıyoruz."
http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5345463.asp?gid=100
dişi einstein
05-11-06, 19:48
Haydi Kızlar Okula kampanyasından esinlenilerek Van'da çekilen Hayat Türküsü dizisi, bu yıl İstanbul'da devam ediyor. Dizide, Van'daki kız çocuklarının okula gidebilmeleri için uğraşan Hayat öğretmen, tayin olduğu İstanbu'un varoşlarında eğitim mücadelesine devam ediyor. Hayat gibi iyi bir öğretmen olmak isteyen Sevcan da onunla İstanbul'a gelip, dershaneye kaydoluyor. Dizide Sevcan karakterini canlandıran Canan Güven, böyle bir projede yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtiyor. Geçen sezon dizi çekimleri için gittikleri Van'da hayatı boyunca unutamayacağı olaylarla ve görüntülerle karşılaştığını söyleyen Güven, burada geçirdiği dönemi şöyle anlatıyor; “Ekipteki herkes gibi ben de hiç tereddüt etmeden gittim Van'a. Hepimiz, gerçekten bir amacı olan bu projede yeralmayı istiyorduk. Amacımız, Doğu'da okula gönderilmeyen çocukların bunu nasıl yaşadıklarını ekranlara yansıtmaktı. Van, kız çocuklarının okula gitme oranının en düşük olduğu ilimiz. Yani biz Van'a gidip sadece dizi çekmedik. Orada yaşananların içinde yeraldık, hayatın içinde bulunduk, sorunları bizzat görüp yaşadık. Orada başlık parası, kan davası, töreler yaşanıyor. Onların gerçekleri bizimkilerden başka. Kızlar okula gönderilmiyor. Ama kızlar okula gitsin demekle de olmuyor. Çünkü kızlar neden okula gitmeleri gerektiğini bilmiyor. Babaları kızlarını neden okula göndermeli gerektiğini bilmiyor. Biz de dizimizde bunu anlatmaya çalışıyoruz”
HAYAT, İDEALİST, SAĞDUYULU BİR ÖĞRETMEN
Dizide, Hayat öğretmeni canlandıran Devin Özgür Çınar ve diğer sanatçı arkadaşlarıyla son derece uyumlu, dostane bir çalışma sergilediklerini kaydeden Güven, Hayat öğretmen karakteriyle ilgili şöyle konuşuyor; “Hayat ve Sevcan diyalogları, dizinin senaryosu izleyicilere son derece anlamlı mesajlar veriyor. Hayat öğretmen idealist, sağduyulu, mantıklı ve çocukların öğrencileri dışında birer birey olduklarının farkında olan bir eğitimci.”
Konservatuvar kökenli bir oyuncu
Canan Güven konservatuvar kökenli bir tiyatro sanatçısı. Memleketi Adana'da Seyhan Belediyesi Tiyatro Topluluğu'nda adım attığı tiyatroya, eğitim nedeniyle geldiği İstanbul'da BKM Atölye'de devam eden Güven, ilk profesyonel deneyimini, Sevinçli Haller dizisinde elde etmiş. Hayat Türküsü'nden önce Maki adlı dizide de oynayan Canan Güven; “Konusu ve oyuncu kadrosuyla muhteşem bir diziydi Maki. Ne yazık ki televizyon dünyasının acımasız reyting yarışına kurban edildi” diyor.
Yeni Şafak
Televizyon servisi
30.10.2006
Bir sürü dizi arasında TRT-1'de yayınlanan 'Hayat Türküsü'nün yeri çok farklı. Dram ve sevinç içiçe. Türkiye gerçekleri ile törenin hayata etkisi çok iyi anlatılmakta. Van'daki kurgu, İstanbul'a kaçılsa bile değişmiyor. Mücadele çok zor. Dileriz, bu tür yapımlar bazı kafaları aydınlatır.
Burhan Ayeri
Güneş - 14.11.2006
dişi einstein
25-11-06, 14:45
VAN'I KEDİLER BASTI Kİ SORMAYIN...
Van Devlet Tiyatrosu'nda(VDT) önceki gün 'Kedi' adlı oyun izleyici ile buluştu. İrlandalı oyun yazarı Martin McDonaugh'un yazdığı, Mehmet Ergen'in çevirisini yaptığı oyunun başrollerinde Süleyman Atanısev, Tolga Evren, Eren Oray, Cem Zeynel Kılıç, Mustafa Çolak, Ebru Aytürk, Caner Kadir Gezener ile Nedim Salman yer aldı.
ŞİDDETE YAKIN PLAN
Aynı zamanda devlet tiyatrosunun da müdürü olan Eren Oray yaptığı konuşmada, repertuvar bakımından tartışmalı olan oyunun ilk kez Van Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmesinin sevindirici olduğunu söyledi. Oray, "Oyun absürd tiyatro anlayışıyla sahneleniyor. Bu tür oyunları Devlet Tiyatroları'nda görmek pek mümkün değildir." dedi.
Başrol oyuncularından Tolga Evren ise 10 yıldır VDT sahnelerinde görev aldığını belirterek, oyunun şiddetin çözüm olmadığına vurgulaması bakımından önem taşıdığını söyledi. Evren, oyunun rol aldığı diğer eserlerden farklı olduğuna dikkat çekerek;" Benim için zor bir çalışma oldu. Çok efor sarf ettim. Oyun seyirci açısından da bol sürprizli." diye konuştu.
SABAH(GÜNAYDIN)
NOT: Bu ekibi gerçekten tiyatroda izlemek isterim. Ama bu şu an için imkânsız. Sırf bu ekip için Van'a gidilir. Tiyatroya gerçekten emek verenler için.
gülündikeni
08-12-06, 04:01
Kuzucuklara kına yakarken...
Büyük kanallar arasındaki kısır reyting çekişmesiyle düşen kalite TRT'ye ve tematik kanallara yarıyor. Zira seyirci kendine yeni kaçış yolları arıyor. Özellikle TRT'nin bu "sancılı dönemi" çok iyi kullanması gerektiğine inanıyorum. Zira büyük bir izleyici kitlesi artık ilkeli yayıncılık, kamusal kaygı güden yayın politikası ve "devamlılık" arıyor. Dizilerin ekranda toz kaldırdığı bu dönemde TRT'nin iki dizisi pırıl pırıl parlıyor. Biri, idealist bir öğretmenin başta töre olmak üzere geri kalmışlığa ve karanlığa karşı zorlu mücadelesini anlatan Hayat Türküsü... Diğeri ise adı konulmamış bir kahramanlık destanının etrafını çerçeveleyip, duvarımıza asan Kınalı Kuzular... Hayat Türküsü de pek çok dizi gibi töreyi eleştiriyor. Ama törenin içinden "mesajı bertaraf eden" romantik aşk öyküleri çıkarmadan, töre gerçeklerini çivi gibi gözümüze sokmadan, usul usul, sindire sindire yapıyor bu işi... Ve Kınalı Kuzular... Çanakkale Savaşı'nın yaşandığı yıllarda annesinin kucağından, sevdalısının sıcağından kopup, vatan için cephede dövüşmeye giden 15-16 yaşındaki ana kuzularının hikAnalar, kuzularını cepheye gönderirken onların ellerine kına yakıyorlar. Hani kurbana kına yakılır ya, işte öyle... Anaların kalpleri çatırdayıp, tam ortasından ikiye ayrılıyor. Bir tarafta vatanı koruyacak, düşmana göğüs gerecek dağ gibi bir erkek evlat yetiştirmenin gururu, şerefi, öte yanda gülün dikeninden sakındığı kuzusunu, süngü üzerine salmanın korkusu, endişesi, hüznü... Kınalı Kuzular'ın TRT ekranında yayınlandığı gün, Şırnak'ta mayına basan üç askerimiz şehit oldu. Kına rengi, yüreklerimize kan kırmızı düştü... Kim bilir şehit anaları, gaziler Kınalı Kuzular'ı hangi duygularla izliyorlar? Allah cümlesinin gururla, şerefle atan yüreciğine bolca sabır nasip eylesin... Asıl "kına yakması" gerekenlere gelince... Allah topunuzun belasını versin!..
Yüksel Aytug
http://www.sabah.com.tr/gny/yaz1277-70-109-20061208-200.html
Sina Bey sağolsun mailime değinmiş:)
E. N. A. bir TRT dizisi ''Hayat Türküsü''nü kaleme almış; ''Töreyi anlattı ama bangır bangır 'Ben töreyi anlatıyorum' demedi. Eğitimdeki aksaklıklara değindi ama sloganlar üretip konunun içini boşaltmadı'' diyor. Akbaş ekliyor; ''Umudu anlatıyor. Umuda dair büyük laflar, süslü cümleler kurarak değil, umudunu yaşatarak, göstererek anlatıyor''. Bir dizinin güzel özetlenmesine bir örnek. Özeleştiri iyidir, kendisi ile barışık olanların özelliklerinden biridir. Yani bundan böyle ilgi alanımızın içinde bu dizi.
Bu arada şok oldum arkadaşlar, mail göndermediğim bir internet sitesinde gazetecilere gönderdiğim mail tam metin olarak yayınlanmış:) Köşe yazarı gibi hissettim kendimi:)
Buyrun link:
http://www.medyatava.com/okurdangelen.asp?id=441
Hangisi Türkiye gerçeği?
VE aynı akşam TRT'deki Hayat Türküsü dizisine baktım. Güneydoğu'da sakat kalan teğmene madalya veriliyor, bu arada da Cumhurbaşkanı Sezer'in mektubu okunuyordu. Türk halkı, Sıla dizisindekinden daha büyük bir gerçeği anlatan Hayat Türküsü'nü ne yazık ki izlemiyor. Televizyonlar, gazeteler, tuzağa düşüp şehit olanların, sakat kalanların haberleriyle dolu, ama medyaya bakarsanız, gerçek Sıla'da. Çünkü içinde ağalar, hain bakışlı adamlar, zavallının zavallısı kadınlar var... Biz şehitlerimize saygıyı da mı unuttuk yoksa?
Bugün Milliyet TV ekinde benim gönderdiğim maile yer vermişler. Ama cümleleri öyle bir değiştirmişler ki Hayat Türküsü beğenisi dışında benim yazımla ilgisi kalmamış.. Metamorfoz geçirmiş hali şöyle:
TRT'nin Hayat Türküsü'nü yüreğimize doğan bir güneş gibi il günkü kadar ilgiyle izliyorum. Dizi aylardır varolan hikayesinden hiç sapmadı. Töreden eğitim sorunlarına kadar ülkemizin pekçok sorununa değindi. Uzun ömürlü olması dileğiyle tüm Hayat Türküsü ekibine ve TRT'ye teşekkürler.
Hepimizin büyük bir merakla beklemiş olduğu haber sevgili ena ve volvox'dan geldi.Kendileri şu anda setteler ve dizinin 39.bölümden sonrada yayınlanmaya devam edeceğini bildirdiler (muhtemelen +13).Bu güzel haber için kendilerine teşekkür ediyoruz.Tüm ekibe sevgilerimizi yolluyoruz..
Hayat çaresiz
Sosyal sorunlara parmak basan “Hayat Türküsü”nde bu hafta; törelerden uzak tutmak istediği Diyar’a sahip çıkmaya çalışan Hayat, elinden bir şey gelmemesine isyan ediyor
Dayanışma, fedakarlık, sevgi, hayallerine sahip çıkma gibi duyguların ön plana çıkarıldığı, başrollerini Devin Özgür Çınar, Tolga Evren, Melih Görgün, Betül Arım, Aslı Yılmaz ve Canan Güven’in paylaştığı “Hayat Türküsü”, duygu yüklü bir bölümle ekrana geliyor. Otuz sekizinci bölüme ulaşan dizide bu hafta; Ayşe ve Metin’in ölümü herkesi derinden sarsmıştır. Hayat, Diyar’ı sahiplenir. Ailesine vermek istemez. Onu törelerden uzakta kendisi büyütecektir. Ancak Diyar’ın amcası, onu almak için polislerle kapıya dayandığında, elinden bu duruma isyan etmekten başka hiçbir şey gelmez. Yusuf cephesinde ise Özlem, Yusuf’un yanına taşınmaya karar verir. Bu durum Belkıs’ın hiç hoşuna gitmez. Belkıs’ın, Hayat ve Yusuf’u bir araya getirme çabaları da Özlem’in hoşuna gitmez. Belkıs’tan gitmesini ister. Gitmeden önce Belkıs, Hayat’ı arar. Çiftlikte Mustafa’yla ilgili çok önemli bir bilgiye ulaşan Cemal ise, şaşkındır... TRT 1 20.15
Burhan Ayeri'nin köşesinden bir bölüm.
NOTLAR: Bazı okurlarımızdan, A. Erman'ın değerlendirilmelerini eleştiren telefonlar aldık. KanalTÜRK'ü savundular. Biz de kendilerine 'Bu ekranın çizgisini beğendiğimizi, eleştirinin dizi ve filmlerle ilgili olduğunu' ifade ettik. Denizli-Çivril'den Gönül Koçhan bilgi yarışmalarının birer birer sonlandırılmasından şikayetçi. Haklı. Muharrem Akduman'ın isteğini, yani iki yazara uyarı görevimizi yapamayacağımızı bildiriyoruz. Söz ettikleriyle selamlaşmıyoruz bile. Süleyman Uyan'ın uyarılarına köşemizde yer verdik. Tekrarlar için, 'Bütün dünya böyle' diyebiliyoruz. Yasmin Tarlacı'nın Gülpare'yle ilgili çabaları müthiş. Gülçin Fırat, bu kadar konserve yapım arasında iki diziyi yeni bölümlerle ekrana süren Star'ı kutluyor. atv'yi Sıla konusunda-Kolajdan-kınıyor. TRT'deki 'Hayat Türküsü' en çok övgü alanlardan.
Kaynak: aksam.com.tr
dişi einstein
14-01-07, 14:57
Güneydoğu Anadolu'daki töre olaylarının işlendiği "Sıla" dizisine Toplumsal Etik Derneği tarafından ödül verildi.
Toplumsal Etik Derneği Genel Başkanı Ahmet Akgün, yaptığı açıklamada toplumda kaybedilen etik değerleri yeniden kazanma mücadelesi verdiklerini söyledi.
Dernek olarak kötü eylemleri yermeyi, iyi eylem ve tutumları da övdüklerini anlatan Akgün, bu çerçevede 2006 yılı medyada etik davranışları teşvik ödülünün TRT1'de yayınlanan "Hayat Türküsü" dizisinin yönetmeni Ata Türkoğlu ile oyuncular Devin Özgür Çınar, Tolga Evren, senaristler Seval Bozkurt, Leyla Kanaloğlu'na, ATV'de yayınlanan "Sıla" dizisinin yönetmeni Gül Oğuz'a, senaristler Sema Ergenekon', Eylem Canpolat ve oyuncular Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Zeynep Eronat'a verileceğini söyledi.
Akgün ayrıca ödül verilecekler arasında çeşitli gazetecilerin de bulunduğunu söyledi. Akgün, ödüllerin sahiplerine 20 Ocak'ta TOBB Salonu'nda verileceğini kaydetti.(ANKA) (Ankara Haber Ajansı)
KemanciMemo
15-01-07, 00:41
Vatan gazetesi yazari Memet Guler'in 10.01.2007 tarihli kose yazisindan. Ne zamandir unutup duruyordum eklemeyi :)
Hayat Türküsü’ne haksızlık etmeyin !!!
Neden TRT’de cumartesi günleri yayınlanan Hayat Türküsü adlı diziden hiç bahsetmiyorsunuz? Oysa Hayat Türküsü, ekrandaki izlenebilecek nadir dizilerden biri. Bu dizi hakkında yazmayarak, harika oyuncularına, yapımcısına, yönetmenine ve bize haksızlık ediyorsunuz. Hayat Türküsü, unutmaya yüz tutuğumuz değerleri hatırlatıyor. Basın, günümüzde toplumu yönlendiren, halkı bilinçlendiren en önemli faktör. Bu yüzden de Hayat Türküsü’nü daha ön planda değerlendirmenizi istiyorum.
AYSEL UZUN
Kaynak: http://www7.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=102319&Categoryid=4&wid=132
Hayat Türküsü'ne Ödül
TRT dizisi "2006 Yılı Medyada Etik Davranışları Teşvik Ödülü' aldı.
İdealist öğretmen Hayat'a ödül. TRT ekranlarından izleyici ile buluşan "Hayat Türküsü" adlı dizi, "2006 Yılı Medyada Etik Davranışları Teşvik Ödülü"ne layık görüldü.
Toplumsal Etik Derneği tarafından ilk kez bu yıl dağıtılan ödüller, Ankara'da düzenlenen törende sahiplerini buldu.
İdealist öğretmen Hayat'ın eğitim mücadelesini gözler önüne seren "Hayat Türküsü", 5 ödül kazandı.
Dizinin yönetmeni Ata Türkoğlu, oyuncular Devin Özgür Çınar ve Tolga Evren ile senaristler Seval Bozkurt ve Leyla Karaloğlu ödüle layık görüldü.
"Hayat Türküsü" her Cumartesi saat 20.15'te TRT-1'de ekrana geliyor.
SON YILLARDA KAYBEDİLDİĞİ GÖZLENEN ETİK DEĞERLERİ YENİDEN KAZANABİLMEK AMACIYLA `TOPLUMSAL ETİK DERNEĞİ` TARAFINDAN GÜNDEME GETİRİLEN `TEŞVİK ÖDÜLÜ` BAKIN HANGİ DİZİYE VERİLDİ!..
İşte bunlardan biri olan "Toplumsal Etik Derneği" de son yıllarda kaybedildiği gözlenen etik değerleri yeniden kazanabilmek amacıyla “Medyada Etik Davranışları Teşvik Ödül Töreni” düzenlemiş!.. Geçtiğimiz gün Ankara`daki Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Salonu’nda yapılan törenle de ödüller dağıtıldı!..
Her hafta cumartesi akşamları TRT 1 ekranlarında yayınlanan ve sosyal sorunlara parmak basan konusuyla ilgi odağı olan "Hayat Türküsü" dizisi, “Etik Davranış” ödülü aldı!.. Koliba Film tarafından TRT 1 için çekilen "Hayat Türküsü" dizisi “etik değerleri gündeme getiren ve topluma örnek olan davranışları teşvik eden senaryosuyla” ödül kazandı…
Diziye verilen ödülleri de başrol oyuncuları Devin Özgür Çınar, Tolga Evren, senaristler Sevda Bozkurt, Leyla Karaloğlu ve Yapımcı Ata Türkoğlu aldı. 2 yıldır TRT 1 ekranlarına gelen Hayat Türküsü, idealist öğretmen Hayat ve onun hayata hazırladığı Sevcan’ın Van’ın Kevenli köyünde başlayıp İstanbul’un varoşlarında süren yaşam ve eğitim mücadelesini konu alıyor!..
Hayat Türküsü’nde Devin Özgür Çınar, Melih Görgün, Tolga Evren, Betül Arım, Aslı Yılmaz, Canan Güven, Jale Aylanç, Uğur Çavuşoğlu, Özlem Başkaya ve Emine Şans Umar oynuyor. Dizinin yönetmenliğini ise Hakan Gürtop üstleniyor!..
Böylesi güzel ve anlamlı "Teşvik Ödülleri"ni Gezentilki olarak destekliyor, Hayat Türküsü`nün tüm ekibine de başarılarının devamını diliyoruz!..
misskrueger
22-01-07, 23:37
http://img118.imageshack.us/img118/1751/254606846nv.jpg (http://imageshack.us)
http://img180.imageshack.us/img180/7818/242064453xj.jpg (http://imageshack.us)
http://img180.imageshack.us/img180/5708/226157707vr.jpg (http://imageshack.us)
paçiii_melos
24-01-07, 12:22
‘Hayat Türküsü’ne ’etik davranış’ ödülü
Toplumsal Etik Derneği, son yıllarda kaybedildiği gözlenen etik değerleri yeniden kazanabilmek amacıyla ‘Medyada Etik Davranışları Teşvik Ödülleri’ dağıtıyor. Ödül töreni geçtiğimiz Cumartesi günü Ankara Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Salonu’nda yapıldı. TRT 1 için çekilen ‘Hayat Türküsü’ dizisi ‘etik değerleri gündeme getiren ve topluma örnek olan davranışları teşvik eden senaryosuyla’ ödül kazandı. Ödülü, başrol oyuncuları Devin Özgür Çınar, Tolga Evren, senaristler Sevda Bozkurt, Leyla Karaloğlu ve yapımcı Ata Türkoğlu aldı.
kaynak: vatan tv
Kırık Kanatlar sayfasına konulmuş bir haber ama dizimizinde adı geçtiği için buraya ekliyorum
Yazık oldu!
KANAL D’de yayınlanan Kırık Kanatlar dizisi de bitti, üstelik bu dizi geçmişimizi anlatan nadir öykülerden biriydi. Dizinin sevenleri, takip edenleri, hatta onun için savaşanları bile vardı, ama reytinglere kurban oldu. Başladığında diziyi pek sevmemiştim; Türkler’i değil, Yunanlar’ı gösteriyordu. Amacı Yunan hayranlığıydı, sonra değişti, zevkle izlenen bir diziye dönüştü, bazı bölümleri göz yaşartıyordu. Artık Kırık Kanatlar yok, geride bizden olan iki dizi var, ikisi de TRT’de. Biri Hayat Türküsü, diğeri Kınalı Kuzular. Onlar da biterse iyice aşka-ihanete-güneydoğu törelerine mahkûm olacağız!
TUNA SERİM- TERCÜMAN
paçiii_melos
05-02-07, 18:46
Kahkaha bu dizinin setinde hiç eksilmiyor
2 yıldır her Cumartesi akşamı TRT’de beğeniyle izlenen ve hem sosyal sorunlara parmak basan konusuyla hem de güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken ’Hayat Türküsü’ ekibi tam bir aile gibi çalışıyor. Dizi, her ne kadar bir dramı anlatıyor olsa da sette kahkahalar eksik olmuyor.
Hayat Türküsü, idealist öğretmen Hayat ve onun hayata hazırladığı köylü kızı Sevcan’ın eğitim ve yaşam mücadelesini konu alıyor. Van’ın Kevenli köyünde başlayan bu mücadele, şimdi İstanbul’un varoşlarında sürüyor. Yapımcılığını Koliba Film’in üstlendiği dizide Devin Özgür Çınar, Melih Görgün, Tolga Evren, Betül Arım, Aslı Yılmaz, Canan Güven ve Nihat Nikerel gibi başarılı isimler rol alıyor. ‘Baba Beni Okula Gönder’, ‘Haydi Kızlar Okula’ ve ‘Kardelenler’ gibi kampanyalara da destek veren dizi, sıcak bir atmosferde çekiliyor. n Çiğdem BAL
Yemek molası taktikleri
‘Hayat Türküsü’nün çekimleri, son derece sıcak bir ortamda geçiyor. Yemek molasında bile yönetmen Hakan Aygün, oyuncular ve kamera arkasını toplayarak onlarla koyu bir sohbete dalıyor.
‘Rahatsız etmeyin!’
Devin Özgür Çınar, çekim aralarında bir köşeye çekilip konsantre olmaya çalışıyor.
Meslektaş dayanışması
Dizinin minik yıldızları yemek molasında... Çocuklar, soğuk havaya rağmen görevlerini en iyi şekilde yapıyor. İki minik meslektaş, yemek molalarında da ayrılmıyor.
Ancak molada yanyanalar
‘Hayat Türküsü’nün idealist öğretmeni Hayat (Devin Özgür Çınar) ve bir türlü bir araya gelemediği aşkı Yusuf (Melih Görgün)... Onları ancak çekim aralarında yan yana görebiliyoruz. Zira dizide Yusuf, henüz Hayat’akendisini affettirmeyi başaramadı.
‘Çabuk bitir yoksa...’
Hayat Türküsü’nün setinde makyaj, tam bir curcuna... Ebru’ya (Aslı Yılmaz) makyaj yapılırken Hayat (Devin Özgür Çınar) sabırsızlanıyor. Hatta bir ara “Çabuk bitir, yoksa...” şeklinde şaka yollu takılıyor...
Hadi hayırlı tıraşlar!
Kamera arkasında son derece ilginç manzaralarla karşılaşabiliyorsunuz.. İşte açık hava, İstanbul’un en güzel yerlerinden Bebek... Sahilde berberi, Tolga Evren’i (Cemal) tıraş ediyor.
05/02/07 vatan tv
Burhan Ayeri'nin 29 Ocak 2007 tarihli Güneş gazetesindeki yazısından bir bölüm
Hayat Türküsü, tüm diziler içindeki en başarılı olanlardan. TRT-1'de yayınlanan bu yapımın izleyicisi de hayli fazla. Son bölümde, biraz daha neşe varıdı ve geçmişten farklı olarak hüzün yoktu. Sanırız, senaryodaki bu tip kaymalara ihtiyaç var.
Kaynak : gunes.com
Haftalar önce bir gazetede yolculuk öncesi ayaküstü okuduğum bir yazıyı kesip saklamıştım. Ancak ekleme fırsatı buluyorum. O arada da kimse eklememiş. 3 şubat tarhili Bugün gazetesinden Aykut Işıkların Koliba Film ile ilgili yazısından Hayat Türküsü ile ilgili olan kısmı ekliyorum(Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, basında yer alan haberlerde yönetmenimizin adının doğru yazıldığı tek haber:)):
Dün akşam TRT'de herkesin çok büyük beğeniyle izlediği "Hayat Türküsü" vardı. Başrolde oynayan Devin Özgür Çınar'ı sevmemek imkansız. Her bölümde hayran kitlesini çoğaltarak yolunda yürüyor. Ama medya bu süper oyuncuyu görmemekte ısrar ediyor. Dizinin yönetmeni Hakan Gürtop'u da özellikle alkışlıyorum.
Arkadaşlar size çok taze ve çok güzel bir haber...
52+9 oldu dizimiz.:) 61'de son bulacak..:)
Kaynak sağlamdır:)
Hedef Kitle : A/b
20 Hayat Turkusu [net] Trt1 2,80 7,90
tv_hastasi
02-06-07, 12:59
Hangi dizi bitecek? Hangisi devam edecek?
Sezon sonu yaklaştıkça okurlarımızdan gelen "meraklı" mesajlar da arttı. Herkes izlediği dizinin akıbetini soruyor: "Filanca dizinin, falanca bölümde biteceğini duyduk. Doğru mu Yüksel Bey?" Soruların hepsini tek tek yanıtlamaktan parmaklarım nasır tutmuşken, imdadıma Hafta Sonu dergisi yetişti. Orada bu sezon bitecek, gelecek sezona devredecek ve yeni başlayacak dizileri listelemişler. Bendeki bilgileri de ekleyip, sizlerle paylaşmaya karar verdim: Şu sıralar ekranlarda 50'ye yakın dizi var. Geçen sezondan devam edip, bitenler, bu sezon başlayıp, reyting alamadığı için zamanından önce yayından kalkanlar ve onların yerine başlayanlarla birlikte bu sayı sezon içinde 150'ye yaklaşıyor. Öncelikle yaz tatiline girip, gelecek sezon da devam edecek yeni dizilerin listesini verelim de tiryakileri rahat bir nefes alsın: Sıla, Yersiz Yurtsuz, Selena, Şöhret (atv), Binbir Gece, Yaprak Dökümü, Arka Sokaklar (Kanal D), Geniş Zamanlar, Köprü, Kader (Star TV), Ezo Gelin, Kara Duvak, Doktorlar (Show TV), Hayat Türküsü (TRT 1), Yemin (FOX). Sırada bu sezon sonunda izleyicilerine veda edecek diziler var: Sağır Oda, Fırtına, Yabancı Damat, Ihlamurlar Altında, Gümüş, (Kanal D), Beyaz Gelincik, Bebeğim, Gemilerde Talim Var (atv), Kaybolan Yıllar (Star TV), Acı Hayat (Show TV), Üç Tatlı Cadı (FOX). Bu diziler arasında Ihlamurlar Altında 80. bölümüyle veda ediyor. Kaybolan Yıllar'ın veda tarihi 28 Haziran. Star TV'nin iki dizisi İki Aile ve Yalancı Yarim ile Kanal D'deki Acemi Cadı ve atv'nin yayınladığı Duvar ise ara vermeden yaz boyunca ekranlara gelmeye devam edecek. Ve yeniler: Bu yaz ekran gençlik dizilerine teslim. Star TV'deki Aşk Kapıyı Çalınca ve Kanal D'deki Kavak Yelleri ile yaz ekranına gençlik aşısı yapılacak.,
02 06 2007 Yüksel Aytuğ Sabah Gazetesi
Dizimize bir ödül daha arkadaşlar... Aşağıdaki haber TRT'nin web sitesinden alınmıştır:
'Hayat Türküsü'ne Ödül
TRT'nin "Hayat Türküsü" adlı televizyon dizisi ödüle layık görüldü.
14.06.2007
İlkeli, doğru ve dürüst yayıncılık yapan TRT'ye bir ödül daha...
Haydi Kızlar Okula Kampanyası'na sağladığı büyük katkının yanısıra, izleyicisi tarafından ilgiyle takip edilen "Hayat Türküsü" adlı televizyon dizisi ödüle layık görüldü.
"Haydi Kızlar Okula" kampanyasından esinlenerek oluşturulan Hayat Türküsü'nde, idealist bir öğretmen olan Hayat'ın, Van'ın bir köyünde verdiği eğitim mücadelesi anlatılıyor.
Dizi her Cumartesi TRT 1'de saat 20.15'te yayınlanıyor.
Dizi, Adana'da Haydi Kızlar Okula Kampanyası'nda, Türkiye'de ilköğretime en çok kız öğrenci kazandıran, Orgeneral Bedrettin Demirel İlköğretim Okulu'ndan ödül aldı.
Düzenlenen gecede kız öğrencilerden oluşan "Haydi Kızlar Okula Kampanyası Halk Oyunları Ekibi" de büyük alkış topladı.
Daha sonra Hayat Türküsü dizisi için TRT'ye verilen ödül, TRT Çukurova Bölge Müdürü Mustafa Tombuloğlu tarafından alındı.
http://www.trt.net.tr/haber/2007/01/21/resim/hayat_turkusi_b.jpg
DİZİLER bitiyor, her gidene üzülüyorum, ama TRT’deki Hayat Türküsü’nün vedasına hepsinden çok üzüldüm. Hayat Türküsü farklıydı. Türkiye’nin kızlarını anlatıyordu, çaresiz, eğitimsiz, umutsuz kızları ve vatanları için sakat kalan gencecik askerleri. Hayat öğretmen, Güneydoğu’da bir kızı kurtardı, onu okuttu, öğretmen yaptı. Ailesinin, çevresinin büyük baskılarına rağmen Sevcan, öğretmen oldu, eğitim vermeye okuluna gittiğinde yanında Hayat vardı. Sevcan, geri kalmış bölgede kendi geçmişini andıran bir kızı gördü, sırtında yüküyle yürüyordu, Hayat onu nasıl kurtardıysa, kendi de bu kızı kurtaracaktı, son bölüm bunu gösterdi. Hafifliklerin kol gezdiği dizi dünyasında Hayat Türküsü umut veriyor, yol gösteriyordu, kızların ancak eğitilerek kurtulacağını, kurtuluşun bilgide yattığını... Dizi biterken kullanılan bir söz, öykünün de özetiydi. “Çok istersen yaparsın.” Keşke diğer kanallarda da böyle diziler izleyebilsek, Türkiye’nin ve kızlarının umutlanabilmek, örnek alıp savaşabilmek için bu tür çalışmalara ihtiyacı var. Son bir not da TRT’ye; kurum özel kanallarla rekabet değil, toplumu aydınlatma görevini sürdürmeye devam etmelidir.
Tuna SERİM/Tercüman
Hayat Türküsünün tekrarlari pazartesi 15 ekimde saat 13:25`te basliyor.
TRT1 yayin akisinda okudum ve cok sevindim!
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.