Tüm Versiyonu Göster : Martin Scorsese


misskrueger
03-08-06, 22:08
Gerçek Adı: Martin Scorsese
Doğum Yeri: New York
Doğum Tarihi: 17.10.1942

Boy : 1.60 m
Takma Adı : Marty, Iza

Onu Ünlü Yapan Ne? Taxi Driver (1976) filmindeki yönetmenlik başarısı

Birliktelikleri:
Eşi: Laraine Marie Brennan,aktrist; 1965'te evlenip boşandılar
Sevgilisi : 1971-1975 Sandy Weintraub, yapımcı
Eşi: Julia Cameron, yazar
Sevgilisi : Liza Minnelli, aktrist
Eşi : Isabella Rossellini, aktriist,model;1979-1983
Eşi: Barbara De Fina, yapımcı;1985-1991
Sevgilisi : Ileana Douglas, aktrist
Eşi: Helen S. Morris, kitap editörü, 1999


Ailesi:
Babası: Luciano Charles Scorsese ,işçi, aktör; Martin'in annesi ile 60 yıl evli kaldı
Annesi: Catherine Scorsese ,işçi aktör, Alzheimerdan öldü
Kardeşi: Frank
Kızı: Catherine Terese Glinora Sophia, yapımcı
Kızı: Domenica Elizabeth
Kızı: Francesca,1999'da doğdu.


Ödüllerinden Bazıları:
1976: Cannes Film Festivali Palme d'Or Award, Taxi Driver
1976: Cannes Film Festivali International Grand Prize Award, Taxi Driver
1976: Los Angeles Film Critics Association Yeni Jenerasyon Ödülü
1976: National Society of Film Critics,En iyi yönetmen, Taxi Driver
1980: National Society of Film Critics,En iyi yönetmen, Raging Bull
1985: Independent Spirit,En iyi yönetmen, After Hours
1986: Cannes Film Festivali,En iyi yönetmen, After Hours
1990: Venice Film Festivali,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: Los Angeles Film Critics Association,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: New York Film Critics Circle,En iyi yönetmen GoodFellas
1990: National Society of Film Critics,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: BAFTA,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: BAFTA, En iyi uyarlama senaryo, GoodFellas
1993: National Board of Review,En iyi yönetmen, The Age of Innocence
1993: Independent Feature Project Gotham Award, Hayat Boyu Başarı Ödülü
1993: BAFTA Britannia
1995: American Society of Cinematographers Yönetim Kurulu Ödülü
1995: Venedik Film Festivali Golden Lion Award,Yaşamboyu Başarı Ödülü
1995: ShowEast Cecil B. DeMille Award,Yaşamboyu Başarı Ödülü
1996: Artists Rights Foundation: John Huston Award for Artists Rights
1997: American Film Institute,Yaşamboyu Başarı Ödülü
2003: Golden Globe, En iyi yönetmen, Gangs of New York


Eğitim:
- 1964 : New York University İngiliz Dili
- 1966: New York University Sinema


Meraklısına...

New York Üniversitesi'nden Sinema dalında master derecesi vardır ve burda birçok öğrenci filmi yapmıştır.
Birçok filmde De Niro ile çalışmıştır.
Filmlerinde genelde ortadan ya da sondan başlayarak anlatma tarzını kullanır. GoodFellas,Casino gibi.

misskrueger
03-08-06, 22:12
The Departed (2006)
Aviator, The (2004)
Gangs of New York (2002)
Bringing Out the Dead (1999)
Mio viaggio in Italia, Il (1999)
Kundun (1997)
Casino (1995)
HIStory (1994)
Age of Innocence, The (1993)
Amazing Stories: Book Four (1992)
Cape Fear (1991)
Made in Milan (1990)
Goodfellas (1990)
New York Stories (1989)
Location Production Footage: The Last Temptation of Christ (1988)
Last Temptation of Christ, The (1988)
Bad (1987)
Color of Money, The (1986)
After Hours (1985)
King of Comedy, The (1983)
Raging Bull (1980)
American Boy: A Profile of: Steven Prince (1978)
Last Waltz, The (1978)
New York, New York (1977)
Taxi Driver (1976)
Alice Doesn't Live Here Anymore (1974)
Italianamerican (1974)
Badge 373 (1973)(Bazı Sahneler)
Mean Streets (1973)
Boxcar Bertha (1972)
Street Scenes (1970)
Who's That Knocking at My Door? (1968)
Big Shave, The (1967)
It's Not Just You, Murray! (1964)
What's a Nice Girl Like You Doing in a Place Like This? (1963)
Vesuvius VI (1959)

misskrueger
03-08-06, 22:15
http://img436.imageshack.us/img436/2860/resim4mg1.jpg (http://imageshack.us)

nur-gulll
04-08-06, 19:43
misskruegercim bu basligi açtigin için sagol ;)

heralde en sevdigim yönetmenlerden, son otuz yila damgasini vurmus, mükemmek filmlere imza atmistir (raging bull, taxi driver...) italyan asillidir ve robert de Niro ile müthis bir ikili olustururlar, bir çok filmde beraber çalistilar, ve bu filmlerin hepsi birer saheser diyebiliriz (raging bull, taxi driver, godfellas, casino, mean streets...)

bir ara sinemayi birakmayi düsünmüstür, fakat tam o sirada robert de niro ona raging bull'u çekmesini önermistir, ve martin scorsese sinemaya tekrar bu filmle dönmûstür

bir çok kez aday olmasina ragmen, hiç oscar kazanmamistir, aslinda anlatacak o kadar seyvarki martin scorses hakkinda :img-grin2 :img-grin2 :img-grin2

müthis bir adam

nur-gulll
04-08-06, 19:46
http://www.sensesofcinema.com/images/directors/02/scorsese.jpg


http://www.godamongdirectors.com/imgs/scorces.jpg

misskrueger
04-08-06, 21:20
akademinin gazabına uğramış bir yönetmendir kendisi.çektigi bir çok film kült olmuştur ama halaa oskar alamadı.çok üzücü bir durum:img-sorry

sbuffy
07-08-06, 10:14
en sevdiğim üç yönetmenden biri.akademi aday gösterip hiç ödül vermesede filmleri kült olmuş bir yönetmen. The king of comedy,raging bull(iyiki yönetmenliği bırakmayıp bu filmi çekmiş), cape fear,new york new york,Kundun filmlerinini beğenmekle birlikte taxi driver en sevdiğim filmidir.filmdeki anlatımı kusursuzdu.


-michael jacksonın bad klibinin yönetmenliğini yapmıştı:)
-schindlerin Listesini yönetmesi için teklif götürüldüğünde yahudi bir yönetmen kadar iyi çekemem diyerek projeyi kabul etmemişti.

Angel-us-
07-08-06, 11:05
Aynen benim de en sevdiğim yönetmenlerdendir. Oscar almaması ise Oscar ın sanatla ne kadar alakasız olduğunu gösteriyor, Oscar da hangi lobi etkili biliyoruz hepimiz. Neyse...
Çok kaliteli filmleri var, Taxi Driver enfes bir filmdi mesela. Sbuffy dediğin filmlere bir de Goodfellas ı eklemek isterim. Scorsese-De Niro beraber iş yapıyorlarsa o iş mükemmeldir emin olun :)

misskrueger
12-08-06, 18:06
http://img140.imageshack.us/img140/6046/cannesscorsese2ls6.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:08
http://img140.imageshack.us/img140/288/cannesscorsesediazvr9.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:10
http://img140.imageshack.us/img140/5458/ggscorsese2qj2.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:11
http://img74.imageshack.us/img74/6614/martinscorsesesk2.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:30
http://img232.imageshack.us/img232/3380/martin20scorsese2020bildai5.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:31
http://img232.imageshack.us/img232/5661/martinscorsesewideweb430x341yp7.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:33
http://img232.imageshack.us/img232/8530/17125aviatorlze0.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:34
http://img232.imageshack.us/img232/9303/134924scorseselzv2.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:36
http://img232.imageshack.us/img232/4279/mj2020martin20scorsesejpgzp4.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
12-08-06, 18:37
http://img232.imageshack.us/img232/8756/scorsesetg0.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
19-10-06, 11:07
Scorsese, Hollywood'dan Sıkıldı


Defalarca Oscar'a aday olmasına rağmen bir türlü bu ödülü alamayan usta yönetmen Martin Scorsese, Hollywood'dan bir süre uzaklaşıp, düşük bütçeli filmler çekmeye karar verdiğini açıkladı.

Scorsese'in 24 Kasım'da ülkemizde de vizyona girecek olan bol yıldızlı son filmi The Departed, Amerika'da çok iyi bir gişe hasılatı yakaladı. Ancak yönetmen, Hollywood'un çilelerinden bıkıp kendini geçici de olsa bu büyük endüstriden uzaklaştırmaya karar verdi.

Roma Film Festivali'nde konuşan yönetmen: "Eğer büyük bütçelerle film çekiyorsanız, fazla risk alamazsınız." diyerek bu kararına açıklık getirdi. Scorsese şu anda Japon yazar Shusaku Endo'nun Portekizli misyonerlerle ilgili "The Silence" romanının uyarlaması için çalışıyor.

kaynak:film.gen.tr

velvet
19-10-06, 17:26
http://img241.imageshack.us/img241/4306/pdvd002kz3.png

http://img241.imageshack.us/img241/5750/pdvd000dl6.png

http://img179.imageshack.us/img179/5879/pdvd001bd7.png

velvet
19-10-06, 19:22
http://img174.imageshack.us/img174/7238/d031rn1.th.jpg (http://img174.imageshack.us/my.php?image=d031rn1.jpg)

velvet
20-10-06, 15:58
bu adamlar kanımca sinema tarihinin en iyi ikilisidir.. de niro-scorsese...
2 mükemmel adam 8 muhteşem film...

http://img174.imageshack.us/img174/6342/casino09xl9.jpg

http://img241.imageshack.us/img241/3751/pdvd010qb8.png

http://img223.imageshack.us/img223/5408/kopyaspdvd015yg9.png

http://img241.imageshack.us/img241/5094/kopyas2pdvd008lc2.png

velvet
20-10-06, 18:00
http://img184.imageshack.us/img184/107/pdvd049lz6.png

http://img184.imageshack.us/img184/3381/pdvd045rx2.png

http://img184.imageshack.us/img184/8191/pdvd046gc2.png

velvet
21-10-06, 18:12
http://img353.imageshack.us/img353/1189/6c1buw6.jpg

http://img353.imageshack.us/img353/576/741bav6.jpg

http://img353.imageshack.us/img353/7728/801bsd9.jpg

sbuffy
04-11-06, 16:32
Scorsese Rolling Stones'un belgeselini çekiyor

http://img84.imageshack.us/img84/4166/martinscorsesekt3.jpghttp://img84.imageshack.us/img84/5153/therollingstonecancelleet2.jpg

Guardian'ın haberine göre, dünyaca ünlü yönetmen Martin Scorsese, yine dünyaca ünlü rock grubu Rolling Stones hakkında bir belgesel çekiyor:

''Önemli filmlere ve son olarak da Bob Dylan belgeseline imza atmış olan yönetmen Martin Scorsese, Rolling Stones hakkında bir belgesel film çekimine başladı. Filmin gelecek yıl gösterime girmesi planlanıyor.''

''Dünya turunun New York ayağında Rolling Stones'un pazar günü ve önceki akşam verdiği konserler Scorsese'nin ekibi tarafından kaydedildi. Rolling Stones'un konser verdiği en küçük salonlardan biri olan, 2 bin 800 kişilik Beacon Theatre'daki konser çekimlerinin belgeselin ana unsurlarını oluşturması bekleniyor.''

''Konsere giden Rolling Stones hayranlarından bazıları ise kameraların yerleştirilme düzeni nedeniyle konseri yeterince izleyemediklerinden yakınıyor.

''Ortaya nasıl bir eser çıkacağını muhtemelen 64 yaşındaki yönetmenden başka kimse bilmiyor. Projeyle ilgili hiçkimse şu ana kadar herhangi bir açıklama yapmış değil.''

kaynak:bbc.co.uk

sbuffy
08-11-06, 10:24
Scorsese Paramount ile anlaştı

Paramount Pictures efsanevi yönetmen ve yapımcı Martin Scorsese ile dizi yapımcılığı, yönetmenliği ve çeşitli formatlarda televizyon programları oluşturmak için 4 yıllık anlaşma imzaladı.Cbs için çeşitli programlar yapacak olan Scorsese yılda 2milyon dolar alacak.

Anlaşmayla ilgili olarak Paramount Pictures'tan Grey şunları söyledi:"Marty ve ben bir arada olmaktan çok mutluyuz.Marty'e Paramount Pictures ailesine hoşgeldin diyoruz"

Scorsese "birkaç yıl boyunca Brad Grey ile kişisel bir ilişkim vardı.tarihi bakımdan zengin favori filmlerimin-Sunset Boulevard,Shane ve The Heiress-bir kısmını bu stüdyolarda yapmıştım." şeklinde konuştu.

kaynak:comingsoon

velvet
14-11-06, 21:17
http://img481.imageshack.us/img481/198/fivedirectorsjpgdi8fh7.jpg

velvet
29-11-06, 21:50
Oscar için film yapmıyorum
Martin Scorsese'i anlatırken en basitinden; "Yedi kez Oscar'a aday gösterildi ve heykelciğe hiçbir zaman ulaşamadı" denebilir. Dile kolay, umutlu bekleyişi yedi kez hüsranla sonuçlandı. Ama o yılmadan filmlerini yapmaya devam etti. Zaman zaman Hollywood'a küstü, yapıtlarını sürgünde tamamladı. Oscarlar'da kazananlar zarfından adı çıkmadı ama o hep kendisini seven seyircileri için "Maestro" oldu. Son filmi The Departed (Köstebek) şimdiden Oscarlar'ın en büyük adaylarından biri olarak gösteriliyor. Filmin gişe hasılatı ve eleştirmenlerin yazdıkları bunun kanıtı. Martin Scorsese ile Roma'da tele konferans aracılığı ile konuştuk.

Onca kez Oscar'a aday gösterildiniz ama kazanamadınız. Sitem etme hakkınızı hala kullanıyor musunuz?-Hayır, eskidendi o. Şimdi gülüp geçiyorum. Ama bir dönem ihtiras içindeydim ve neden benim filmim en iyi filmem en iyiler arasında gösterildiği halde seçilmedi diye üzülüyordum. Kafayı yemek üzereyken hep kendimi franliyordum. Hollywood böyledir. Bir yandan düşlerini çalar, diğer yandan rüyalar armağan eder. Gariptir, çok garip.

Önce filmin adından başlayalım.
- The Departed (Köstebek), Boston'da konuşulan İrlanda lehçesine göre "Yolcu, hatta ölüm yolcusu" demek. Bu filmde de beklenmeyen sürpriz ölümler çok.

Hong Kong filmi Infernal Affairs'in tekrar çevrimi olduğu biliniyor.
-Hong Kong sinemasını severim, hatta Infernal Affairs da bu sinema okulunun iyi bir örneği ama Köstebek bir tekrar çevirim asla değil. Tamam belki bu filmin temasından esinlenmiş olabilirim. Bence senarist William Monahan bambaşka bir hikaye çıkartmış.

Bu senaryo sanırım sizi geçmişe, Good Fellas veya Mean Streets'e götürdü.-Evet, aynı tür bir film. Zaten benim tarzım özellikle gangster filmlerinde kahramanları romantik ve hatta kaybeden taraf olarak göstermek.

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?-Neyi tercih edersem edeyim inanmadığım bir şeyi asla kimse bana yaptıramaz. Bence bir yönetmen havacı gibidir. İyi bir pilotsan o zaman bulutlar arasında o kullandığın uçak kadar kendini de yönlendirebilirsin. Uçmaktan korksan bile o uçağı indirebilecek gücün varsa o zaman güçlüsündür.

Aslında bir din adamı olacaktınız ama dünya çapınca bir yönetmen oldunuz.-Büyüklerim dindardı ve beni din okuluna verdiler. Belki rahip olabilirdim ya da misyoner. Ama okuldan atıldım. Oysa inanç yolunda gitseydim iyi bir din adamı olabilirdim. Belki bu yüzden Kundun veya The Last Temptation of Crist gibi dini konulu filmler yaptım.

Köstebek'te çok güçlü bir oyuncu kadrosu var.-Senaryo'yu ilk okuduğumda Frank Costello rolü için Jack Nicholson'dan başkasını düşünmedim. Zaten nefis oynadı. İkimiz de aksi olduğumuz için sette hayli çekiştik. Ama kusursuzluğu birlikte yakaladık. İki köstebeke gelince. İkisi de, yani Leonardo ile Matt rolleri değişseler ortaya yine aynı düzeyde bir sonuç çıkardı.

Bu arada Matt Damon'un rolünü Bratt Pitt oynayacaktı galiba-Brad aynı zamanda filmin üç yapımcısından biri. Evet, Leonardo Di Caprio'nun karşısında Brad Pitt oynyacaktı ama başka bir şirketle oyuncu olarak sözleşmesi vardı, bu yüzden Matt Damon'u seçtik.

SİNEMADAN DA, POLİTİKADAN DA İNSANLARDAN DA NEFRET EDERİM
Bugün sinema nereye gidiyor sizce?-Bir şey söyleyeyim mi... Ben aslında sinemadan da, politikadan da, pazılı atletik erkeklerden de, insanlardan da nefret ediyorum. Sinema yol ayrımında bence. Teknolojik gelişme sinemada kulanılmasaydı filmler monoton olur ve sadece aşk filmleri çekilir, insanlar da bıkardı. The Departed'daki bilgisayar hileleri aksiyonu on kat fazlalaştırıyor. Aslında bunun öncüsü George Lucas. Kızmak mı gerek yoksa övmek mi bilemiyorum. Ama giderek biz yönetmenlere daha az iş düştüğü kesin.

Genelde sizin gangster filmleriniz hep New York'ta geçer.- Amerika'da 50 eyalet var, yüzlerce de büyük kent. Her kentte emniyet teşkilatı bünyesinde haraç, rüşvet döner. New York'a fazla yüklenmek olmazdı. Gerçekten Boston'da da İrlanda mafyası piyasaya egemen.

Leonardo Di Caprio ile üçüncü filminizi çevirdiniz. Sıkı Dostlar kulübünüzün üyesi oldu mu?-Elbette oldu. Gelecek için yine projelerimiz var. The Rise of Theodore Roosevelt filminde Amerika başkanını canlandıracak. O çok iyi bir oyuncu olduğu kadar iyi bir dost.

Bu kez şeytanın bacağını kırıp 8. denemede Oscar'ı evinize götürebilecek misiniz?-Ben filmlerimi Oscar'a aday gösterilmesi veya kazanması için yapmıyorum. Ama Köstebek'in bu yıl çekilen en kaliteli filmlerden biri olduğunu biliyorum.

reha erus

sbuffy
16-01-07, 07:31
64. Altın Küre Ödülleri

En İyi Yönetmen: Martin Scorsese (The Departed)

http://www.ntvmsnbc.com/news/258118.jpg

sbuffy
18-01-07, 15:10
Departed filminin Tokyo'daki basın toplantısından resimler

http://img154.imageshack.us/img154/1120/leodicapriojapanmo1.jpg

http://img154.imageshack.us/img154/945/leodicapriojapan05sa7.th.jpg (http://img154.imageshack.us/my.php?image=leodicapriojapan05sa7.jpg)http://img154.imageshack.us/img154/5871/leodicapriojapan06yo7.th.jpg (http://img154.imageshack.us/my.php?image=leodicapriojapan06yo7.jpg)http://img154.imageshack.us/img154/5253/leodicapriojapan08zm3.th.jpg (http://img154.imageshack.us/my.php?image=leodicapriojapan08zm3.jpg)http://img154.imageshack.us/img154/3342/leodicapriojapan11xa0.th.jpg (http://img154.imageshack.us/my.php?image=leodicapriojapan11xa0.jpg)

sbuffy
24-01-07, 12:03
Batak sokakların gençleri

http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/cumartesi/2007/01/20/martin.gif

Bunuel'den Scorsese'ye ve 90'ların bağımsız siyah sinemacılarına birçok yönetmen, kamerasını yoksul ve suç oranı yüksek mahallelerdeki gençlere çevirdi. Bu hafta gösterime giren 'Hayatındaki Azizleri Keşfetme Kılavuzu', bu türün son örneği.

Martin Scorsese, gangster dünyasına dönmeden edemez!
Sokak çetelerinin, suç örgütlerinin içine doğmaktan söz edince, Martin Scorsese'yi hatırlamamak imkânsız tabii. Mafya filmleriyle ilgili bir gönderme ya da bir espri olsa, dikkat edin, ya Coppola'nın 'Baba'sını kullanıyordur, ya da bir Scorsese filmini. İtalyan asıllı sinemacının alabildiğine maço, önyargılı, kimisi psikopatlığın eşiğinde, son derece tedirgin edici sessizliklere ve ani şiddet patlamalarına gebe gangsterleri bu türün en önemli simaları arasında.
Scorsese'nin 'gangsterlerin arasında büyüme' konusunu doğrudan ele aldığı filmi, 'Goodfellas' yani 'Sıkı Dostlar'dı. Çocukluğundan itibaren hep gangsterlere özenen ve erken yaşta suç dünyasının içine giren Henry Hill'in gerçek öyküsünü anlatan bu film, yönetmenin başyapıtlarından biriydi, özellikle Pesci'nin oynadığı psikopat Tommy'nin ani delirmeleri unutulur gibi değildi. Öte yandan 'Goodfellas'ta Scorsese'nin yeni toprakları arşınladığı da söylenemezdi. Ne de olsa yönetmen, henüz kariyerinin başında sayılabileceği yetmişlerde 'Mean Streets' gibi bir başka klasiğe imza atmıştı. Uzun bir süre filmlerinin değişmez ismi olarak kalan Robert De Niro ile Harvey Keitel'in başrollerini paylaştığı bu film, bir bakıma Coppola'nın görkemli bir trajedi gibi işleyen 'Godfather'ının zıt kutbuydu: Sokakları mekân tutan, gerçekçilik kokan, çarpıcı bir karakter incelemesi.
Scorsese son döneminde aynı bölgeyi farklı açılardan ziyaret etti. Mesela 'Gangs of New York'ta (New York Çeteleri), şehrin çete şiddetiyle örülü tarihinde kendi gangster filmlerinin köklerini arıyordu adeta. Son filmi 'The Departed'da (Köstebek) ise, Boston'da suç örgütü liderlerinin burnunun dibinde büyümüş iki gencin, kanunun her iki yanındaki öyküsünü anlatıyordu. Özellikle son filmi, usta yönetmenin bir daha gangster dünyasına dönmeyebileceğinden korkan hayranlarının yüreğine su serpmiş bulunuyor.

kaynak:radikal/kutlukhan kutlu

sbuffy
04-02-07, 10:58
http://img99.imageshack.us/img99/3716/leonardodicapriosuitxa8.jpg

http://img99.imageshack.us/img99/9691/leonardodicapriosuit07od2.th.jpg (http://img99.imageshack.us/my.php?image=leonardodicapriosuit07od2.jpg)http://img99.imageshack.us/img99/5632/leonardodicapriosuit08bt4.th.jpg (http://img99.imageshack.us/my.php?image=leonardodicapriosuit08bt4.jpg)

http://img99.imageshack.us/img99/9113/leonardodicapriosuit02sz6.th.jpg (http://img99.imageshack.us/my.php?image=leonardodicapriosuit02sz6.jpg)http://img99.imageshack.us/img99/2219/leonardodicapriosuit05jj7.th.jpg (http://img99.imageshack.us/my.php?image=leonardodicapriosuit05jj7.jpg)http://img99.imageshack.us/img99/3018/leonardodicapriosuit06tv0.th.jpg (http://img99.imageshack.us/my.php?image=leonardodicapriosuit06tv0.jpg)

nur-gulll
04-02-07, 11:49
http://photos.liveauctioneers.com/houses/resize/phillipsdepury/9191/1206_1_600_600.jpg

nur-gulll
04-02-07, 20:54
http://www.scorsesefilms.com/photos/images/sign4_jpg.jpg

nur-gulll
04-02-07, 20:57
http://www.scorsesefilms.com/photos/images/signed_jpg.jpg http://www.scorsesefilms.com/photos/images/woodstock3_jpg.jpg http://www.scorsesefilms.com/photos/images/clapboard_jpg.jpg

nur-gulll
04-02-07, 21:02
http://www.scorsesefilms.com/photos/images/young3_jpg.jpg http://www.scorsesefilms.com/photos/images/portrait_jpg.jpg http://www.scorsesefilms.com/photos/images/mssharon_jpg.jpg

nur-gulll
04-02-07, 21:04
Bu fotograf "age of innocence" filminin setinde çekilmis, Scorcese bir kaç saniye filmde görünüyor, kostüm'den anlasildigi gibi :)

http://www.scorsesefilms.com/photos/images/ageactor_jpg.jpg

tubi1986
05-02-07, 15:54
http://img166.imageshack.us/img166/2010/03923688wr6.jpg

Gerçek Adı: Martin Scorsese
Doğum Yeri: New York
Doğum Tarihi: 17.10.1942


Ödüllerinden Bazıları:
1976: Cannes Film Festivali Palme d'Or Award, Taxi Driver
1976: Cannes Film Festivali International Grand Prize Award, Taxi Driver
1976: Los Angeles Film Critics Association Yeni Jenerasyon Ödülü
1976: National Society of Film Critics,En iyi yönetmen, Taxi Driver
1980: National Society of Film Critics,En iyi yönetmen, Raging Bull
1985: Independent Spirit,En iyi yönetmen, After Hours
1986: Cannes Film Festivali,En iyi yönetmen, After Hours
1990: Venice Film Festivali,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: Los Angeles Film Critics Association,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: New York Film Critics Circle,En iyi yönetmen GoodFellas
1990: National Society of Film Critics,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: BAFTA,En iyi yönetmen, GoodFellas
1990: BAFTA, En iyi uyarlama senaryo, GoodFellas
1993: National Board of Review,En iyi yönetmen, The Age of Innocence
1993: Independent Feature Project Gotham Award, Hayat Boyu Başarı Ödülü
1993: BAFTA Britannia
1995: American Society of Cinematographers Yönetim Kurulu Ödülü
1995: Venedik Film Festivali Golden Lion Award,Yaşamboyu Başarı Ödülü
1995: ShowEast Cecil B. DeMille Award,Yaşamboyu Başarı Ödülü
1996: Artists Rights Foundation: John Huston Award for Artists Rights
1997: American Film Institute,Yaşamboyu Başarı Ödülü
2003: Golden Globe, En iyi yönetmen, Gangs of New York
2006: Golden Globe, En iyi yönetmen, The Departed


*New York Üniversitesi'nden Sinema dalında master derecesi vardır ve burda birçok öğrenci filmi yapmıştır.
*Birçok filmde De Niro ile çalışmıştır.
*Filmlerinde genelde ortadan ya da sondan başlayarak anlatma tarzını kullanır. GoodFellas,Casino gibi.

tubi1986
05-02-07, 21:28
Başyapıtların yönetmeni Scorsese..
Sadece bir rahip olmak istemişti kendisininde dediği gibi.Ama hayat onu çok farklı yerlere getirdi ve dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerinden biri olarak insanların hafızasına kazıdı.
Scorsese tam olarak klasik bir yönetmen olarak tanımalanabilir.Tabikide bu klasik lafını onu yermek için kullanmadığımı anlamışsınızdır.Sinemasal anlatımı,senaristliği,zaman zaman filmlerinde gözükmesi...kısacası Scorsese sevilmeyecek gibi bir yönetmen değil.Özellikle de filmlerini çok fazla izleyince onun bir tutkunu olmamanız imkansızdır.
Belkide filmlerine yansıttığı herşey,tüm karakterler kendisinin içinde biryerlerde yaşıyordu."Mean Streets"lerin adamı...Bazende öfkesini içinde tutamayan Travis Bickle'dı.Kendi kendine konuşacak kadar çıldırmış,ayna karşısında şu sözleri mırıldanıyordu:
"Are you talkin' to me?!"
http://img50.imageshack.us/img50/5296/taxidrivervn2.jpg

Unutulmayacak filmleriyle sinema izleyicisine her daim değişik,eşi benzeri olmayan ve de olmayacak tatlar sunmuştur.

Robert De Niro'yla ise sadece yönetmen-oyuncu ilişkisi kurmamışlardır.Birlikte birçok projede ortak çalışmalarının ardından,yıllarca devam edecek kutsal bir dostluğunda temellerini atmışlardır.Mean Streets ile başlayan bu dostluk Taxi Driver gibi kültleşmiş bir yapımla devam etmiştir."NewYork NewYork"
adlı müzikalin sonrasında Scorsese ve De Niro ikilisi belkide hayatlarının filmini yapmışlardır.Evet "Raging Bull"dan bahsediyorum.Sinema tarihinde bu kadar dokunaklı ve şiddeti bu kadar estetize edilmiş başka bir film var mı bilemiyorum.Scorsese'nin bana göre en iyi filmiydi.

http://img77.imageshack.us/img77/7552/raging20bull20wallpapergm2.jpg

Scorsese ve De Niro birlikte güzel işler yaptılar.Sinema tarihinin en güzel,en verimli ve en başarılı ikilisiydiler.Martin Scorsese yapmış olduğu en müthiş filmlerle oscar denen o sarı heykelciği bir kez bile alamadı.Bu,onu bizlerin gözünde belkide daha değerli ve takdire şayan kıldı.Evet o farklıydı ve her zamanda öyle olacak.Artık oscar da verseler onun bir değeri yok.Çünkü o yapması gerekenleri en iyi şekilde yıllar önce yaptı ve ödülüde o zaman vermeniz gerekiyordu.Şimdi Scorsese usta o heykelciği almasada olur.Gönüllerin oscarını zaten aldı bile....ve Martin Scorsese'ye sonsuz minnettarlığımı belirtmek isterim.İyiki rahip olmamış ve sinemaseverlere böyle güzel hediyeler vermiş.

sbuffy
07-02-07, 15:00
Scorsese'nin Oscar'ı kesin gibi!

http://www.ekolay.net/sinema/images/05022007120717_38_451293mar.jpg

Ve Martin Scorsese Oscar'a bir adım daha yaklaştı...

Daha önce beş kez en iyi yönetmen dalında Oscar'a aday olan ancak bir türlü heykelciği kucaklayamayan Scorsese, şeytanın bacağını bu yıl kıracak gibi görünüyor.

Yönetmen, son filmi 'Köstebek'le Oscar'ın habercisi ödüllerden Amerikan Yönetmenler Birliği'nin büyük onur ödülünü kazandı. Ödülün önemi Oscar için epey büyük çünkü şimdiye kadar 58 kez verilen ödülü kazananların 52'si Oscar'da en iyi yönetmen ödülünün de sahibi oldu. Scorsese hayranlarının, yönetmenin 'sonunda' bir Oscar görmesini ümit ettiği tören, 25 Şubat'ta gerçekleşecek.

kaynak:ekolay.net

sbuffy
07-02-07, 15:06
http://img126.imageshack.us/img126/3599/oscarsluncheon200712hg1.th.jpg (http://img126.imageshack.us/my.php?image=oscarsluncheon200712hg1.jpg)

nur-gulll
26-02-07, 05:33
Martin Scorsese nihayet en iyi yönetmen ödülünü kazandi. :happy0064 :happy0064 :happy0064



zaten Copolla, Lucas, ve Spielberg üçlüsü gelir gelmez, sonuç tahmin edilebilirdi. ödülü bu üç kisinin sunmasi güzel bir jestti ve çok anlamliydi .

Beni üzen tek sey, babel'in sadece bir ödül kazanmasiydi :( ama Alejandro Gonzalez Inaritu daha çok genç, kimbilir daha ne basyapitlar çekecek :)
üstellik bu ödülü Martin Scorsese gibi bir efsane'ye kaptirmak bile müthis bir duygu olmali.

sisley
26-02-07, 09:59
2004 yılında Aviator filmiyle almasını cok istemiştim.
Martin Scorsese sonunda aldı oscarı ilk cümlelerinden biri de gerçtekten komikmiş 5 kez aday olup almadıktan sonra haklı bir tepkiydi bence :)
Sevindim tebrik ediyorum.

sbuffy
26-02-07, 10:45
http://img215.imageshack.us/img215/1460/070225fs128pep1.jpghttp://img215.imageshack.us/img215/640/070225tt035pfk6.jpg
http://img215.imageshack.us/img215/5291/070225tt038piz4.jpg
http://img215.imageshack.us/img215/550/070225fs127psw0.jpg

senamavii
26-02-07, 11:51
nihayet departed le oscar ı kucakladı taxi driver le çooktan alamış olmalıydı geç oldu ama tam oldu

elwiens_86
27-02-07, 12:48
Nihayet sonunda alabildi şu heykelciği....Adam artık sıkılmıştı ya resmen kafa buluyordu şu akademi...Neyse sonunda verdiler ama bu sanki bir mecburiyetmiş gibi geldi bana çok daha iyi filmleriyle değil bu filmle vermeleri tuhaftı..
Zaten bu seferde vermeselerdi Martin Scorsese'ye heralde adam kodak tiyatrosunu kendisiyle beraber ateşe verecekti.....

cann2366
04-03-07, 13:08
hele şükür oscar ı aldı.oscar alamadan yitip gidecek diye cidden korkuyodum

sbuffy
05-03-07, 11:01
8 mm makinesi bile yoktu ama anlatacak hikayesi çoktu Martin Scorsese

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/2973051.jpg

Astımlı bir ana kuzusu olarak büyüdü. En sevdiği şey film izlemekti. 1970’lerde kalplerinde Sovyet korkusu ve vicdanlarında atom bombasının azabını çeken sinemacılarla kültürel devrim yaptı. Hollywood’u, New York’un, daha doğrusu şehrin korkunç, karanlık ve çözümsüz haliyle tanıştırdı. Amerikan sinemasının en trajik erkek karakterleri onun filmlerinde dünyaya geldi.

İtalyan adamdan Robert De Niro, genç kızların sevgilisi çocuktan Leonardo DiCaprio yaptı. Zor oldu, yıllar sürdü, kendisini uyuşturucuyla mahvetti ama sonunda içindeki güvensiz Sicilya göçmeninden de Martin Scorsese yarattı. Hayatla derdi olan, sıkıntılı bir günde aklına onun filmlerinden, mesela Taxi Driver’dan ya da Raging Bull’dan bir sahne düşen herkes, geç kalmış En İyi Yönetmen Oscar’ını alan Scorsese için geçen pazar çok sevindi. Çünkü o arkadaşlarının dediği gibi Marty’ydi, hayatını yaptığı filme adayan, hayatı film gibi olan, kırılgan bir adam.

Aristo, trajik kahramanı içinde iyiyi ve kötüyü aynı ölçüde barındıran kişi olarak tarif eder. Bu karakter izleyeni taraf tutamaz hale getirir, ikilemde bırakır. Martin Scorsese böyle biridir; ikilemde kalır ve bırakır. Hayatının ilk büyük ikilemini 9 Şubat 1971 saat 06.01’de yaşamıştı. Warner Bros’tan aldığı bir montaj işi için birkaç hafta önce ilk kez Hollywood’a gelmişti. Kaldığı Toluca Oteli’ndeki yatağından müthiş bir sarsıntıyla fırladı. Büyük bir deprem olmuştu. Hemen giyinip aşağıdaki kafeye inmişti ki, bir artçı şok geldi. Elindeki kahveyi bıraktığı gibi kapıya yöneldi. Yanındaki adam gülümseyerek "Nereye gittiğini sanıyorsun?" dedi. Hakikaten nereye gidiyordu? Deprem oluyor, ne kadar kaçabilirsin ki? Kahvesini yudumlamaya devam etti. Scorsese’nin gidecek yeri yoktu. Hayali film yapmaktı, New York’un Little Italy (Küçük İtalya) mahallesinden Hollywood’a uzanan yol sarsıntılı da olsa, kalıp deneyecekti. Belki Hollywood’u bundan sonra sarsacak olan o olacaktı.

YA KİLİSE YA MAFYA

7 Kasım 1942’de New York’un Queens bölgesinde doğdu, Manhattan’da daha çok İtalyan, İrlandalı ve Yahudilerin yaşadığı Lower East Side bölgesinde büyüdü. Babası Charles ve annesi Catherine Sicilya göçmeniydi. Babası terzilik ve son ütücülük yapıyor fakat para yetmediği için şabat zamanı Yahudiler için ocak yakıyordu. Marty’nin yaşadığı Küçük İtalya adlı mahallenin kendine ait kuralları vardı. Washington’un yasaları ya da polis hiçbir şeyi değiştirmezdi. O yüzden Marty’nin de önüne diğer gençler gibi iki kariyer şansı sürülmüştü: Ya kiliseye katılacaktı ya da mafyaya. Üç yaşından beri ilaç almak zorunda olan astımlı, bir köpeğin kafasını okşasa hastaneye kaldırılacak kadar alerjik, narin bir çocuk olarak o tabii kiliseyi seçmişti. Üstüne titreyen anne babası da bu konuda hemfikirdi. Yedi yaş büyük abisi Frank’le hiç anlaşamazdı çünkü Frank ona gösterilen ilgiyi kıskanır, olur olmaz onu döverdi. Belki bu yüzden, yakın arkadaşlarının büyük bölümü onun bir abisi olduğunu bile uzun süre bilmedi.

YURTTAŞ KANE’E BİN BASAR

Liseyi bitirdikten sonra rahip olmak için kiliseye girdi. O dönemde sinema tutkunu babasıyla iletişim kurmanın bir yolunu bulmuştu. Birlikte film izliyorlardı. Bir gün kameranın arkasında birinin bulunduğunu anladı. Filmlerin oyunculardan ibaret olmadığını, her John Wayne filminin aynı olmadığını, bazı filmlerin iyi, bazılarının kötü olduğunu. Artık aklında tek bir şey vardı: Film yapmak. İçinde yaşadığı topluma uymayan ama bir parçası olmaktan kurtulamayan zayıf genç olarak kendini filmlerle ifade etmeye karar verdi. 1960’ta New York Üniversitesi’nde film okumaya başladığında parası yetmediği için8 mm kamera bile alamayan Marty,16 mm kameralarıyla etrafta hava atan bütün arkadaşlarından daha parlaktı. Çünkü İtalyan yeni gerçekçilik akımından etkilenen hocası Haig Moonigan’ın da dediği gibi onun anlatacak bir hikayesi vardı.

Marty 1965’te ilk eşi aktris Larraine Brennan’la evlendi. Fakat karısı onun yönetmenlik hayalleriyle dalga geçtiği için eve gitmez, çoğu kez arkadaşı Mardik’in arabasında uyurdu. Koyu Katolik olmasına rağmen karısından ayrılmaya karar verdi yoksa salim kafayla film çekemeyecekti. Marty Los Angeles’a taşındı.

70 küsur dakikalık ilk filmi Who’s That Knocking’i New York Film Festivali’nde izleyen yönetmen John Cassavetes Marty’nin omzunu sıvazlamış, "Bu film Yurttaş Kane’e bin basar evlat, aferin" demişti. İnanılmaz! Hayran olduğu bu yönetmen onun filmine bayılmıştı. Pili yeni takılmış bir elektronik alet gibi iştahla onu Scorsese yapacak ilk filmini çekmeye koyuldu.

Marty Mean Streets adlı bu filmde büyüdüğü mahalleyi anlattı. Harvey Keitel’in canlandırdığı Charlie kiliseye gitmek ya da Robert De Niro’nun karakteri Johnny Boy’un enerjisine kapılıp sokakları talan etmek arasında kalır. Filmin unutulmayan cümlesi şudur: "Günahlarını affettirmek için kiliseye gidilmez. Sokağa çıkılır." Paramount şirketi filmi dağıtmayı reddetti. Çok sert ve kanlı bulmuşlardı. Marty büyük bir sırt çantasına koyduğu 35 mm film kutularıyla Hollywood sokaklarında Notre Dame’ın kamburu gibi kalakalmıştı.

İkinci adres Warner Bros’tu. Filmin patronlara izletildiği küçük sinema salonunda sessizlik hakimdi. Hatta salona dalıp "Ton balıklı sandviç kimindi" diye soran garson kız fena halde azar işitmişti. Filmin sonunda üstünden kamyon geçmişe dönen patronlar Mean Streets’i dağıtmayı kabul etti. Film gişede başarısızdı ama Scorsese’yi eleştirmenlerin bir numaralı genç yönetmeni yaptı.

BİR TAKSİ ŞOFÖRÜ

Kariyerinin dönüm noktası Taksi Şoförü (Taxi Driver) filmi 8 Şubat 1976’ta New York Sinema I’de 12.00 matinesinde gösterildi ilk kez. Robert De Niro’nun canlandırdığı Travis Bickle, Vietnam’da savaşmış, uyku uyuyamadığı için geceleri taksi şoförlüğü yapan biridir. Dindardır ama şehrin açık bir kanalizasyon olduğuna ve birinin onu temizlemesi gerektiğine olan inancı İncil’in üstüne çıkar. Bir Katolik olarak büyüdüğü mahallede yaşadığı ikilemleri burada da baş karaktere yüklemişti Marty. Tek fark o Travis Bickle gibi kontrolü kaybedip cinayet işlemiyordu. Taksi Şoförü’nün ilk gösterimi henüz bitmeden, 12.15’teki bir sonraki seans için bekleyenlerin oluşturduğu bilet kuyruğu caddeye taşmıştı. Cannes’da en iyi film ödülünü aldı. Film çok kişiyi etkilemişti, bazılarını ise gereğinden fazla. 1981’de ABD Başkanı Ronald Reagan’a suikast girişiminde bulunan John Hickley, Taksi Şoförü’nden ilham aldığını açıkladı.

SEKS VE UYUŞTURUCU

Scorsese, bundan sonra çektiği, De Niro ve Liza Minelli’nin oynadığı New York New York beğenilmeyince bir kendine güvensizlik kuyusuna düştü. Hayatta kokainden başka istediği bir şey kalmamıştı. The Band grubunun belgeselini çekerken tanıştığı grubun lideri Robbie Robertson’la arkadaş oldu. Robertson, onun Hollywood’daki evine taşındı. Bu, Scorsese’nin o sırada sürmek istediği süfli hayata çok iyi uyuyordu. Güneş geçirmeyen perdeler hep kapalı tutulurdu, uyuşturucu ve haplar çerez niyetine çiğnenirdi. Üst üste 5-6 film izlenir, en erken sabah 8’de uyunur, parti parti dolaşılır, bolca sevişilirdi.

Bir gün en sevdiği beyaz takımıyla gittiği bir ev partisinde John Cassavetes onu "Ne yaptığını sanıyorsun, yeteneğini çöpe atıyorsun" diye azarladığında ter bastı, beyaz takımı mahvoldu. Sağlığı da bozulmuştu. Beş kez astım atağı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. İkinci karısı Julia Cameron’la evliliği de kötüye gidiyordu. Bir kere onu evden kovmuş, sonra da arkasından sokaklarda çırılçıplak koşarak "Gidemezsin, beni terk edemezsin" diye bağırmıştı. Tabii boşandılar.

BOKSÖR VE İSA

Marty’yi bu sefalet kuyusundan çıkaran en sevdiği aktörü Bobby (Robert De Niro) oldu. Boksör Jake La Motta’nın hayatını anlatan Azgın Boğa (Raging Bull) adlı kitabı okuyup, film yapması için bir sene Scorsese’ye dil döktü. Yine trajik bir karaktere odaklanan, karanlık bir filmdi. Sadece Scorsese’nin şaheseri olarak değil, 1980’lerde çekilmiş en iyi Amerikan filmi olarak tarihe geçti.

1988’de çektiği Günaha Son Çağrı (The Last Temptation of Christ) İsa’yı zaafları olan, huzursuz bir James Dean gibi resmediyordu. Marty’nin çocukluğundan beri yaşadığı hayata uyum sağlayamayan Katolik inançlarıyla yüzleşmesi gibiydi film. Gösterime girdiği andan itibaren muhafazakar kesimden tepki aldı.

Scorsese mutlu sonların yönetmeni değildi, belki o yüzden arkadaşları George Lucas, Francis Ford Coppola veya Steven Spielberg gibi gişe başarısı yakalayamadı. Bu da onun kendine güvensizliğini tetikliyordu. Güvensizliğini 1990’da çektiği gangster filmi Sıkı Dostlar (Goodfellas) ile yıktı. Film Robert De Niro’nun karakteri Henry Hill’in şu sözleriyle başlıyordu: Hayatım boyunca hep gangster olmayı istedim.

1999’da yirmi yıldır yapımcı şirketleri ikna edemediği için gerçekleşmeyen hayalini çekti. New York Çeteleri üç saatlik epik bir filmdi. Oyuncu kadrosuna yakından tanımadığı Leonardo DiCaprio’yu filmin başrolünde oynatarak yapım şirketine kabul ettirdi. Leonardo DiCaprio onun çektiği Aviator ve nihayet Oscar kazandıran Köstebek’te (The Departed) hikayenin tam merkezinde duruyordu. De Niro onun için nasıl Bobby olduysa, DiCaprio da Leo olmuştu ve artık Scorsese’yle çalışmak isteyen yazar senaryosunu önce Leo’ya gönderiyordu.

AİLESİYLE
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/2973053.jpg
Martin Scorsese’nin üç kızı var. Son karısından olan Francesca henüz 8 yaşında. İlk karısından olan Catherine yapımcı, ikinci karısından olan Domenica Cameron-Scorsese oyuncu. Geçen haftaki Oscar töreninde son eşi Helen Morris (en solda) ve kızları Catherine (soldan üçüncü) ve Domenica’yla geldi.

kaynak:hürriyet/Ezgi BAŞARAN

sbuffy
05-03-07, 16:28
Müzik dünyası emin ellerde!

http://www.ekolay.net/sinema/images/02032007141006_38_457411jag.jpg

Martin Scorsese ile Rolling Stones grubunun solisti Mick Jagger, müzik dünyasını anlatan bir film için biraraya gelecek.

Geçen pazar günü 79. Akademi Ödülleri’nde "En İyi Yönetmen" Oscarı’na layık görülen ünlü yönetmen Martin Scorsese ile Rolling Stones grubunun solisti Mick Jagger beraber bir film projesinde yer almaya hazırlanıyorlar.

Müzik sektöründe ayakta kalmayı başaran iki arkadaşın hikayesinin anlatılacağı "The Long Play" (Uzunçalar) isimli filmin yapımcılığını Mick Jagger, yönetmenliğini Martin Scorsese üstlenecek. Filmin senaryosunu Scorsese’nin En İyi Film Oscarı’nı kazanan "Köstebek" filminde beraber çalıştığı Oscar ödüllü senarist William Monahan’ın kaleme alacağı belirtildi. Filmde hangi oyuncuların yer alacağı henüz belli değil.

kaynak:ekolay.net

tubi1986
07-03-07, 10:46
bu haberler için çok saol sbuffy ;)

sbuffy
27-03-07, 13:45
padme_01 rica ederim.

Yeni projeleri
Silence (2008):Scorsesein 10 yıllık rüyası olan Silence 17.yyda hiristiyanlıktan çıkmış kişilerin doğru yolu bulmaları için Portekiz'den Japonya'ya gelen misyonerlerin yaşamını anlatan Japon yazar Shusaku Endo'nun "The Silence" romanının uyarlaması.imdbye göreJavier Bardem Francis Garrpe'ı canlandıracak.

The Rise of Theodore Roosevelt (2008):pulitzer ödüllü Edmund Morris romanı The Rise of Theodore Roosevelt'te, Amerika'nın 26. Başkanı Roosevelt'in, politikaya ilk atıldığı yıllardan başkanlığa yükseldiği zamana kadar yaşanan olayların anlatılacağı filmde Roosevelt'i Leoonardo DiCaprio canlandıracak.


The Wolf of Wall Street:Varietynin haberine göre Martin Scorsese Jordan Belfort'un The Wolf of Wall Street kitabından uyarlanacak filmde Leoonardo DiCaprio ile çalışacak.Filmin senaryosunu ise "The Sopranos"dan tanıdığımız Terence Winter yazacak.

sbuffy
03-04-07, 18:34
Yönetmen senarist ikilileri
Martin Scorsese ve Paul Schrader ya da James Ivory ile Ruth Prawer Jhabvala'nın adına bir arada rastlamak,sinemaseverlerin alışık olduğu bir durum.Çünkü ne de olsa bazı yönetmenler,belli senaristlerle çalışmayı seviyor,sık sık onların yazdıkları senaryoları filme çekiyor.İşte bu iki örnek de dahil olmak üzere,birçok ortak çalışmaya imza atmış yönetmen-senarist ikilileri.

Bazı yönetmenler her projede farklı senaristle çalışabiliyor...Bazıları ise kendi yazdıkları senaryoları çekmeyi seviyor...Bir de filmlerini kendi yazmayan ama genellikle aynı senaristle çalışmayı seven yönetmenler var.Belki senaristin yazdığı diyalogları,belki bir hikayeyi sahnelere ayırma biçimini,belki kurgu anlayışını,belki de - uyarlama değil de özgün senaryolar söz konusu olduğunda- ortaya çıkardığı öyküleri sevdiklerinden,sık sık o senaristle biraraya geliyorlar.Yönetmen-görüntü yönetmeni,yönetmen-besteci ve yönetmen-oyuncu ortaklıkları kadar yaygın ve geleneksel bir işbirliği türü bu.Sinema tarihine şöyle bir göz gezdirdiğimizde böyle birçok ortaklık bulabiliyoruz.İşte bazı örnekler:

http://img512.imageshack.us/img512/4245/3942jj6.jpghttp://img512.imageshack.us/img512/1483/scorseseqx9.jpg

Martin Scorsese-Paul Schrader
Aslında birlikte çok filme imza attıkları ya da sürekli birlikte çalıştıkları söylenemez...Ama ikisinin imzasını taşıyan filmler hem Amerikan sinema tarihinde önemli bir yere sahip hem de "Martin Scorsese sineması" deyince ilk akla gelen örnekleri oluşturuyor.
İşbirliği Taxi Driver ile başlamıştı.Schrader'in hayatının zor bir döneminde hissettiklerinden yola çıkarak yazdığı,şehirde yalnızlığı konu alan bu klasik,Amerikan sinema tarihine en ünlü antikahramanlarından birini verdi.Travis Bickle (Filmde Bickle'yi Robert Deniro oynuyordu;ve Scorsese ile Deniro isimleri daha da sık birlikte anılan bir ikili haline geldi zamanla)
Bu 70'ler klasiğinin ardından Schrader ile Scorsese,bu kez 80'lerin hemen başında bir başka başyapıta,Raging Bull'a imza attı.Boksör Jake La Motta'nın hayatını konu alan filmde,başrolde yine Deniro vardı.Tıpkı Taxi Driver gibi bir karakter incelemesiydi bu filmde ve söz konusu karakter yine derin kuşkularla ve kızgınlıklarla doluydu.
İkili daha sonra epey tartışma yaratan The Last Temptation of Christ ve (son olarak da) 1999 yapımı Bringing Out the Dead'de birlikte çalıştılar.Bringing Out the Dead,seyirciyi şehrin karanlık kalbinde gezintiye çıkaran bir film olması açısından,Taxi Driver'ı epey andırıyordu.
Ahlaki değerlerle ve dini inançlarla arzuların çatışması,insani çelişkiler ve suçluluk duygusu gibi konularla çok yakından ilgilenen Schrader'ın şiddet dolu ve karanlık senaryoları,Scorsese'nin sinemasının en güçlü yönlerini ortaya çıkardı hep.İnsan bu çarpıcı ortaklığın son ürününü henüz görmemiş olduğunuı umuyor ister istemez.
kaynak:cnbce dergi

sbuffy
30-04-07, 09:56
http://img223.imageshack.us/img223/3614/a702647arr4.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/593/cde06521is4.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/1491/bb5666cfvt0.png

http://img223.imageshack.us/img223/8839/86a3bb64ac4.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/411/143817ffwn3.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/1795/165a02f1xu2.png

http://img223.imageshack.us/img223/2746/7538e014wv0.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/3766/3163a641ed6.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/646/d3b92fb2ze2.png

http://img223.imageshack.us/img223/9966/b73a53e1iq2.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/2830/2c67f1ddsr6.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/3600/4861555bsx4.png

sbuffy
30-04-07, 09:59
http://img223.imageshack.us/img223/4877/c873487ago4.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/272/b77028d8ja3.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/5905/00c036f5sp9.png

http://img223.imageshack.us/img223/9237/c1e92461ig3.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/1636/0763d4a8mr7.pnghttp://img223.imageshack.us/img223/7854/5269b65djx9.png

velvet
05-05-07, 19:10
http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/l_60b66ae333bbc8dd4d509ec53d77a9c0.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/l_579b448f69c9071ebf8b51ba89f18448.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/785111378_l.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/l_c38e3203c79e1ce9676283a35734cfbe.jpg

velvet
05-05-07, 19:11
http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/l_88bcb80527d8fa35fb67fe6e1b59e09d.gif

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/l_e1cd75e929fea88fa51177cadaaaac43.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/799611353_l.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/1249582283_l.jpg

sbuffy
17-05-07, 17:22
The Museum of Modern art's 39th annual garden party
http://img261.imageshack.us/img261/1756/2040608gl2.jpghttp://img261.imageshack.us/img261/6508/2040609sg2.jpghttp://img261.imageshack.us/img261/8926/2040626fp9.jp

sbuffy
22-05-07, 18:02
http://img521.imageshack.us/img521/6051/2063153aw3.jpghttp://img521.imageshack.us/img521/6459/2063152zc8.jpghttp://img521.imageshack.us/img521/5059/2063154ad5.jpg
http://img521.imageshack.us/img521/3153/2063158sy7.jpghttp://img521.imageshack.us/img521/5159/2063157xv2.jpg

Stephen Frears, Adberrahmane Sissako,Ermanno Olmi, Ahmed El Maanoui, Martin Scorsese,Souleymane Cisse, Fatih Akin:img-wink: ve Wong Kar Wai
http://img521.imageshack.us/img521/3932/2063141nq9.jpg

sbuffy
25-05-07, 10:07
http://img442.imageshack.us/img442/2228/scor73jpgsr0.jpg
ragebull
http://img442.imageshack.us/img442/4135/ragebull1jpgnt1.jpg
dalilama
http://img442.imageshack.us/img442/8169/dalilama1jpgfr0.jpg
nynyset
http://img442.imageshack.us/img442/1971/nynysetjpgis6.jpg

sbuffy
25-05-07, 10:19
alice
http://img442.imageshack.us/img442/7538/alicejpgep8.jpg
gfellas
http://img442.imageshack.us/img442/7057/gfellas2jpgft3.jpg
casino
http://img442.imageshack.us/img442/4788/casino3jpgzo7.jpg
Bringing Out the Dead
http://img442.imageshack.us/img442/7760/botdset1jpgpd2.jpg
http://img442.imageshack.us/img442/1082/botdset2jpgdp9.jpg

sbuffy
27-05-07, 07:38
Klasiklere destek vakfı

http://www.ekolay.net/sinema/images/24052007151001_38_478647Wor.jpg

Martin Scorsese, dünya sinemasının unutulmaya yüz tutmuş değerli filmlerini kurtarmak için bir inisiyatife öncülük ediyor.
Cannes'da dünya sinemasının gözde yönetmenleri Wong Kar-wai, Fatih Akın, Süleyman Cisse, Martin Scorsese, Ahmed El Maanouni, Ermanno İlmi, Abdurrahman Sissako ve Stephen Frears bir basın toplantısı düzenleyip World Cinema Foundation'ın (Dünya Sinema Vakfı)'nın kuruluşunu ilan ettiler.

Bu yönetmenlerin seçeceği yerel klasikler, kendi ülkelerinde dünya festivallerinde ve internette daha iyi dağıtılıp gösterilmek için desteklenecek. Scorsese, toplantıda yabancı filmleri izleyerek yetiştiğini, artık bu filmlerin tamamen yok olmasından korktuğunu anlattı.

kaynak:ekolay.net

velvet
27-05-07, 09:40
sbuffy, haber için sağol.
Scoresese bu vakfa Fatih Akın'ı da üye etmiş ve Türk filimleri arşivini oluşturmasını istemiş. Fatih Akın da bu durumun kendisini ödül almaktan daha çok mutlu ettiğini ve gururlandırdığını söylemiş.
haklı da valla... scorsese ile tanışmak, vakfına üye olmak herkesin yakalayacağı bi şans dii :)

nur-gulll
27-05-07, 12:59
evet zaten fatih akin martin scorsese'yi bir model olarak gördügünü söylüyor

zaten son filminin basin toplantisinda bir kaç kez martin Scorsese'den söz ediyor :img-wink:

ve bu iki ismi ayni karelerde görmek çok hos

velvet
11-06-07, 16:22
http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/scorsese.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/uewb_09_img0635.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/ritratti_scorsese.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/.jpg

velvet
11-06-07, 16:26
http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/050224_999.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/050224_048.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/MS2.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/martin_scorsese-2.jpg

velvet
11-06-07, 16:31
http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/theguide_cover.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/ScorseseStudio.jpg

http://i136.photobucket.com/albums/q184/velvet_018/ScorsesePageStanding.jpg

tubi1986
23-06-07, 09:33
http://img240.imageshack.us/img240/4762/trd6uyuse0.png

fatih akın adına çok sevindimm :) çok şanslı yaa.harika bi haber.

by_Travis
05-08-07, 08:33
ve beim hayranlik duydugum basak bir sinema emekcisi daha scorsese,taxi driver filmi unutluabilinirmi ya da good fellas,raging bull ,casino vs...
scorsese sinema adina cok buyuk bir insandir son yillarda yaptigi filmleri pek sevmesemde taxi driver hatirna scorsese'nin gonlumde apayri bir yeri vardir...

sbuffy
13-09-07, 14:50
senarist Paul Schrader ile yapılan röportajdan alıntılar:

'Taksi Şoförü' sinema tarihine geçti. Ama 77'de ne siz ne Scorsese Oscar'a aday gösterilmediniz. Bu yıl 'Köstebek'le Scorsese Oscar aldı, Akademi, Scorsese'den özür diledi yorumları yapıldı. Akademi sizden de özür diler mi?
Evet, Akademi sonunda Marty'den özür diledi. Benden de özür dilerler mi bilemiyorum. Ama Oscar almak o kadar da önemli değil. Çok kötü filmler Oscar aldı ve çok iyi filmler eli boş döndüler. Oscar bir filmi ne iyi yapar ne kötü. Bunun için Oscar benim için çok fazla şey ifade etmiyor.

Senarist olarak en memnun kaldığınız yönetmen kim?
Ben senaryoyu yazarım ve sonrasını düşünmem. Elbette ki Marty ile çalıştığım için şanslıydım ama yazdıklarımın nasıl anlatıldığını ve aktörler tarafından nasıl oynandığını çok düşünmem. Kendi senaryomu çekerken bile düşünmem...

'Taksi Şoförü'nün kahramanı Travis bugün New York'ta dolaşsaydı neler düşünürdü, ne yapardı?
Travis'in aklı karışık. Bir kutuya tıkılmış gibi hissediyor ve dünyayı bir cam fanusun içinden seyrediyordu. Herhalde kötü düşüncelerini dünyaya yansıtmaya devam ederdi. Çünkü New York hala temiz değil.

Kaynak:radikal/Olkan Özyurt

sbuffy
27-09-07, 18:00
Karşınızda George Harrison!

Usta sinemacı Martin Scorsese, ünlü müzisyenleri beyazperdeye taşımaya devam ediyor...

Son dönemde müzisyenler iyice sinemacıların ilgi alanına girmeye başladı. Tek tek müzisyenleri, grupları ve hatta müzik türlerini inceleyen belgesellere sinemalarda daha sık rastlıyoruz.

Bu "yeni dalgayı" başlatan isimlerden biri olan Martin Scorsese, George Harrison'ın yaşamını beyazperdeye taşımaya hazırlanıyor.

Sinemalarda gösterilmesi planlanan film için müzisyenin ailesi tüm arşivlerini yönetmene açtı.

Henüz adı belli olmayan belgesel, Harrison'ın Beatles döneminden başlayarak solo kariyerine uzanmayı ve hem müziğe hem de doğu kültürlerine/dinlerine olan ilgisini göstermeyi amaçlıyor.

kaynak:beyazperde

sbuffy
30-10-07, 18:54
Festival başkanı Engin Yiğitgil, Altın Portakal Film Festivali'ne önümüzdeki yıllarda ünlü yönetmen Martin Scorsese ve oyuncu Sean Penn'i getireceğini söyledi.

Sean Penn'le yedi yıldır telefonla konuştuklarını ve dost olduklarını dile getiren Yiğitgil, Scorsese'nin de önümüzdeki yıllarda bir filmiyle festivale katılacağını söyledi. Bu yıl Francis Ford Coppola, Sophia Marceau, Christophe Lambert, Miranda Richardson gibi ünlü isimleri ağırlayan festivale önceki yıllarda Oscar'lı Helen Mirren, Faye Dunaway, 'Çekirge' lakaplı ünlü oyuncu David Carradine, 'Katil Doğanlar'la hafızalara kazınan Woody Harrelson, 'Rezervuar Köpekleri'yle tanınan Michael Madson, 'Arabistanlı Lawrance' Peter O'Toole katılmıştı.

kaynak:ekolay.net

sbuffy
31-10-07, 18:28
rica ederim velvet.umarım scorsesei gelecek yıl antalyada görebiliriz.

Scorsese ve DiCaprio 'The Shutter Island'da

Bugüne kadar 3 filmde birlikte çalışan Oscarlı yönetmen Martin Scorsese ile aktör Leonardo DiCaprio, 'The Shutter Island'da tekrar buluşacak.

'The Shutter Island', akıl hastanesinin bulunduğu adadan kaçan cinayet işlemiş bir hastayı arayan ekibin macerasını anlatıyor.

Sinema sektörü yayın organı Variety'nin haberine göre, ikili bu filmden önce 'New York Çeteleri', 'Aviator' ve 'The Departed' adlı filmlerde birlikte çalışmıştı.

'Gizemli Nehir' adlı eseriyle de tanınan tanınmış yazar Dennis Lehane'ın Türk okuyucusuyla 'Zindan Adası' ismiyle buluşan kitabından beyazperdeye uyarlanacak filmin senaryosunu Laeta Kalogridis kaleme aldı.

İki büyük film şirketi Paramount Pictures ve Columbia Pictures'ın ortak yapımı olacak projenin çekimlerine gelecek yıl Mart ayında başlanması planlanıyor.
Prodüksiyona, Phoenix Pictures, Scorsese'nin sahibi olduğu Sikelia ve DiCaprio'nun ortak olduğu Appian Way şirketleri de destek verecek.

Yapımcılar arasında ayrıca, Mike Medavoy, Arnold Messer ve Brad Fischer da yer alıyor.

Konusu 1954 yılında geçen 'The Shutter Island' adlı yapımda Leonardo DiCaprio, hastaneden kaçarak adaya sığınan bir cani ile ilgili araştırma yapan Amerikan ordusunda görevli Mareşal Teddy Daniels'ı canlandıracak.

Filmin çekimleri için uygun bir mekan arayan yapımcılar, Massachusetts, Connecticut veya Nova Scotia arasında seçim yapacak. Filme aktarılacak olan 'The Shutter Island' adlı sürükleyici eserin konusu şöyle gelişiyor:

1954... Amerikan ordusunda görevli mareşal Teddy Daniels ile Chuck Aule,Massachusetts yakınlarında küçük bir adaya varır. Bu ada, akıl hastası mahkumlar için yapılmış Ashecliffe Hastanesi'ne ev sahipliği yapmaktadır ve hastalardan biri hastaneden kaçmıştır.

Daniels, 2 yıl önce eşini bir yangında kaybetmiştir. Aule ise Japon asıllı Amerikalı bir kadınla olan kişisel ilişkisinden ötürü çevresi tarafından taciz edildikten sonra Seattle'dan başka bir yere atanmak istemesi nedeniyle sıkıntılar çekmiştir.

Hastane personeliyle görüştükten sonra, iki çalışma arkadaşı, kapıların yüzlerine kapandığını hisseder. Bu arada, adayı bir tufan vurur ve Aule ortadan kaybolur. Daniels işitek başına devam ettirmek zorunda kalmıştır, içinde kendisine psikoterapi ilaçları verildiği yönünde şüphe vardır.

Bir yandan dahastanenin gizli bir plan çerçevesinde beyin ameliyatları gerçekleştirildiğine ilişkin ipuçları Daniels'e ulaşmıştır. Bu korkunç adada Daniels'ı artık kendi başına vereceği bir mücadele beklemektedir.

kaynak:cnnturk

sbuffy
06-11-07, 15:45
National Italian American Foundation (NIAF) 32nd Anniversary Awards
Scorsese Jack Valenti ödülünü kazandı.
http://img118.imageshack.us/img118/1205/77319048xa7.th.jpg (http://img118.imageshack.us/my.php?image=77319048xa7.jpg)http://img118.imageshack.us/img118/8328/77319059qs4.th.jpg (http://img118.imageshack.us/my.php?image=77319059qs4.jpg)
http://img118.imageshack.us/img118/751/77319081le3.th.jpg (http://img118.imageshack.us/my.php?image=77319081le3.jpg)http://img118.imageshack.us/img118/1188/77319051lq5.th.jpg (http://img118.imageshack.us/my.php?image=77319051lq5.jpg)http://img118.imageshack.us/img118/1649/77331973ux9.th.jpg (http://img118.imageshack.us/my.php?image=77331973ux9.jpg)

New York Public Library's 2007 Library Lions Benefit
http://img118.imageshack.us/img118/3884/77725464vu2.th.jpg (http://img118.imageshack.us/my.php?image=77725464vu2.jpg)http://img118.imageshack.us/img118/975/77725455mk0.th.jpg (http://img118.imageshack.us/my.php?image=77725455mk0.jpg)

sbuffy
07-11-07, 08:30
En İyi Yönetmen-Aktör İşbirlikleri

The Aspect Ratio sitesi sinema tarihinin en iyi yönetmen ve aktör işbirliklerini seçti. İşte ünlü sitenin listesindeki isimler:

1. Akira Kurosawa ve Toshiro Mifune
2. Ingmar Bergman ve Max Von Sydow
3. Martin Scorsese ve Robert De Niro

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
12-11-07, 15:34
Coppola:Scorsese yalnızca para kazanmak için film çekiyor

Scorsese ile uzun zamandır arkadaş olan Coppola Empire dergisine şunları söyledi:"o filmleri yalnızca para kazanmak için yapıyor çünkü onun geniş bir ailesi ve bir sürü eski eşi var."

sbuffy
20-11-07, 08:53
Casıno (1995)

http://www.ekolay.net/televizyon/images/fox/csni.jpg

Yönetmen:Martin Scorsese
Oyuncular: Robert De Niro, Sharon Stone, Joe Pesci

Sam, temiz bir şekilde Casino'sunu yönetmek istemektedir. Ama onun kızgın ve çılgın gangster arkadaşı Nicky Santoro, bir türlü onu rahat bırakmaz. Bu arada Sam'in karısı Ginger da aslında Sam'i bir türlü sevmemiştir ve eski sevgilisiyle görüşmeyi sürdürüyordur. Sonuçta mafya patronları da Casino'da işlerin kötüye gittiğini anlarlar ve Sam kendine yeni düşmanlar edinir. /ekolay.net

20 kasım salı saat 23:55ta Fox'ta

sbuffy
29-11-07, 11:21
The King of Comedy (1983)
http://img408.imageshack.us/img408/4756/pdvd0001odtn1.th.jpg (http://img408.imageshack.us/my.php?image=pdvd0001odtn1.jpg)http://img408.imageshack.us/img408/3716/pdvd001p7hcgf8.th.jpg (http://img408.imageshack.us/my.php?image=pdvd001p7hcgf8.jpg)
http://img408.imageshack.us/img408/2941/scorcesekingcomedy8sdut4.jpg

sbuffy
09-12-07, 16:32
Scorsese'nin ekip tamam!

http://www.ekolay.net/sinema/images/07122007163356_38_517066sco.jpg

Martin Scorsese'nin yeni filminde Leonardo Di Caprio'ya eşlik edecek oyuncular belli oldu.

Martin Scorsese'nin yeni filminde Leonardo Di Caprio'ya Mark Ruffalo ve Ben Kingsley eşlik edecek. Filmde Di Caprio ve Ruffalo, bir suçlunun kaçtığı hastanede ortaya çıkan tuhaf gerçekleri araştıran dedektifleri, Ben Kingsley ise o hastanenin başhekimini canlandıracak.

"Shutter Island" isimli film 2009'da vizyona girecek.

kaynak:ekolay.net

sbuffy
19-12-07, 17:50
Fas'ta Scorsese havası

Fas'ın başkenti Marakeş'in film festivali de Oscar'lı konukları sayesinde parlak bir açılış yaptı. Festivalin yıldız konuğu Martin Scorsese, açılış filmi, bizim Antalya Altın Portakal'da olduğu gibi Elizabeth Altın Çağ'dı. Festivale Leonardo Di Caprio ile birlikte katılan Martin Scorsese, 'çok iyi bir aktör ve harika bir arkadaşla birlikte katılmaktan' duyduğu sevinci ifade etti. İkili birer Yaşam Boyu Başarı ödülü aldı. 110 filmin gösterileceği festivalde Altın Yıldız ödülü için 14 film yarışacak. Jüri başkanı ise Milos Forman.

kaynak:radikal

sbuffy
19-12-07, 17:56
7. Marrakesh film festivali
http://img136.imageshack.us/img136/4605/78340549aw8.th.jpg (http://img136.imageshack.us/my.php?image=78340549aw8.jpg)http://img136.imageshack.us/img136/8858/78340546qq3.th.jpg (http://img136.imageshack.us/my.php?image=78340546qq3.jpg)http://img136.imageshack.us/img136/7347/78305434ak2.th.jpg (http://img136.imageshack.us/my.php?image=78305434ak2.jpg)
http://img136.imageshack.us/img136/408/78305290eu5.jpg

sbuffy
19-12-07, 18:08
Scorsese'in Rolling Stones Belgeseli Shine a Light(2008) resimleri

http://img252.imageshack.us/img252/1808/blr11hu3.jpg
http://img252.imageshack.us/img252/1369/blr12lo6.jpg

sbuffy
19-12-07, 18:27
Scorsese Techfellas'ı sevdi

http://img515.imageshack.us/img515/7840/techfellasxt9.jpg

Scorsese'in Goodfellas filmini alaya alan kısa film Techfellasın yapan üç arkadaş Eric Espejo, Richard Friend,ve Donnie Conty Scorsese ile biraraya geldiler.Filmi seyrettiğini söyleyen Scorsese "bu çok eğlenceli,teşekkürler" şeklinde konuştu.Filmin yapımcılarından Friend ise şunları söyledi "onunla tanışmak bizim için ifadesini anlatmak ve yaptığımız işi onunla paylaşmak bu çok özeldi"

sbuffy
24-12-07, 15:25
Marakeş Film Festivalinde Scorsese röportajından alıntılar:
"Annemle çok yakındık.O ailenin 7 çocuğundan biriydi ve tüm ailesi çok espiriliydi.filmlerimdeki şakacılığım anne tarafımdan geliyor."

"içinde büyüdüğüm dünyada şiddetin doğası anlamsız şiddet değildi,bu çok ciddiydi.Şiddet benim yaşadığım bir şey"

"Manhattan island'ın bir bölümünde,yer alan küçük bir grup Sicilyalıların torunları.tanıdığım bu insanlar 1910,1920lerde ve daha sonrasında Sicilyadan Amerikaya göç etmişler"

sbuffy
30-12-07, 12:16
http://img292.imageshack.us/img292/9923/images1364695martinscornd0.jpg
http://img292.imageshack.us/img292/4048/scorsesegvb8.jpg
http://img292.imageshack.us/img292/2690/scorseseoscarlandingju9.jpg

sbuffy
14-01-08, 19:00
Scorsese'in Rolling Stones belgeseli Shine a Light 4 nisan 2008de abdde gösterime girecek.Belgeselde küfürlü konuşma ve sigara kullanımı olduğu için PG-13 reytingi verildi.

velvet
14-01-08, 20:26
Scorsese'in Rolling Stones belgeseli Shine a Light 4 nisan 2008de abdde gösterime girecek.Belgeselde küfürlü konuşma ve sigara kullanımı olduğu için PG-13 reytingi verildi.

bu belgesel bize de uğrar umarım.. izlemek isterim çok...
mick jagger'ın, anita pallenberg'ün hikayeleri falan, eminim çok güzeldir...

misskrueger
17-01-08, 12:47
Scorsese'nin Rolling Stones konser belgeseli olan 'Shine a Light' filmi berlin film festivalinde açılış filmi olacakmış.

sbuffy
18-01-08, 15:55
misskrueger haber için teşekkürler

velvet bizi sevindirecek haber:img-wink:

Shine A Light

http://farm3.static.flickr.com/2046/2200287582_76730fe408_m.jpg

Martin Scorsese’in yönettiği ve Rolling Stones rock’n roll grubunu konu alan belgesel film Shine A Light, önümüzdeki aylarda D Productions tarafından vizyona çıkarılıyor.

SHINE A LIGHT, Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde gösterildikten sonra ülkemizde de vizyona girecek.

kaynak:sadibey

velvet
19-01-08, 13:25
işte bu harika bir haber!!! :happy0064 izlemek için sabırsızlanıyorum valla :)

velvet
20-01-08, 13:03
http://i201.photobucket.com/albums/aa302/yatta_88/scorsese1.jpg

http://i201.photobucket.com/albums/aa302/yatta_88/scorsese.jpg

http://i201.photobucket.com/albums/aa302/yatta_88/scorsese2.jpg

http://i201.photobucket.com/albums/aa302/yatta_88/scorsese3.jpg

http://i201.photobucket.com/albums/aa302/yatta_88/scorsese4.jpg

sbuffy
21-01-08, 17:04
velvet resimler için teşekkürler

Scorsese ve Keitel birarada
Eski arkadaşlar Harvey Keitel ve Martin Scorsese,Daphna Kastner'ın New York draması "Chaos"ta birlikte çalışacaklar.Keitel'ın yapımcılığını,Scorsese'in ise yönetici yapımcılığını üstlenecekleri filmin senaryosunu Kastner yazacak.

sbuffy
23-01-08, 12:50
http://www.lahiguera.net/cinemania/pelicula/3376/cartel.jpg
http://img91.imageshack.us/img91/868/shinealight1ol5.jpg
http://img210.imageshack.us/img210/3893/scorseserollingstonesshom4.jpg

mc_med-cezir
24-01-08, 12:22
ARKADAŞLAR; Bİ SİTEDE GEZİYODUM ŞÖYLE Bİ ANKET GÖRDÜM

Whic director-actor combo is your FAVORİTE?


Tim Burton & Johnny Depp
Martin Scorsese & Leonardo Di Caprio
Ridley Scoot & Robert De Niro
Martin Scorsese & Robert De Niro
Kevin Smith & Ben Affleck / Jason Lee

Sonuçlar ise aynen Şöyleydi

Tim Burton & Johnny Depp
%39
Martin Scorsese & Leonardo Di Caprio
%12
Ridley Scoot & Russell Crowe
%8
Martin Scorsese & Robert De Niro
%5
Kevin Smith & Ben Affleck / Jason Lee
%3

velvet
24-01-08, 15:52
bu sonuçlar gayet doğal, zira tim burton ve johnny çok yakın tarihte filmler çekmiş bir ikili, scorsese ve dicaprio da öyle...ama scorsese'nin de niro'yla en son filmi taa 1995'te :(

sbuffy
25-01-08, 09:54
velvet söylediklerine katılıyorum.

Pazar günleri 22:00de yayınlanan Mtv Türkiye sinema kuşağında şubat ayında Scorsese'in Göklerin Hakimi (The Aviator) ve New York Çeteleri (Gangs of The New York) filmleri gösterilecek.

sbuffy
26-01-08, 13:56
http://www.resimekle.gen.tr/files/xxfcjwyrw5naa4sqmol7.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/yu0xu8r8n5358sjvu9u5.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/uwf8nmduuj59r7rgjydc.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/sc6wc0lhvuu61q8ya8r7.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/pbfnre59f1wntivfbape.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/xonovt866w06qvdfv7so.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/o7wkqxkn0g98tgnkfmaq.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/no8dteztiit1m3yj5x8g.jpg

velvet
26-01-08, 15:01
velvet söylediklerine katılıyorum.

Pazar günleri 22:00de yayınlanan Mtv Türkiye sinema kuşağında şubat ayında Scorsese'in Göklerin Hakimi (The Aviator) ve New York Çeteleri (Gangs of The New York) filmleri gösterilecek.

aviator'u izleme şansım olmamıştı, çok merak ediyorum... güzel olmuş bu filmlerin konması...
resimler ve bilgi için sağol sbuffy!!

sbuffy
27-01-08, 14:44
rica ederim Velvet

http://www.resimekle.gen.tr/files/gsypstd0iopjyadlf0oi.jpg

Yönetmenler Birliği Ödüllerinde (Directors Guild of America) No Country for Old Men filmiyle en iyi yönetmen ödülünün kazanan Cohen kardeşlere ödülleri Scorsese tarafından takdim edildi.

sbuffy
29-01-08, 11:38
http://img155.imageshack.us/img155/7375/79275942lz0.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/1876/79275572xd5.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/9352/79275568lk7.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/6620/79275998ir0.jpg
http://img155.imageshack.us/img155/9230/79275633sh9.jpg

sbuffy
06-02-08, 15:49
'Yuvarlanan Taşlar' Berlin'i sallayacak

http://www.ekolay.net/sinema/images/06022008104127_38_527033fes.jpg

Rolling Stones belgeseli yakında İstanbul'da...

Yılın ilk büyük sinema etkinliği Berlin Film Festivali ya da nam-ı diğer Berlinale'nin açılış filmi seçilen Martin Scorsese'nin Rolling Stones belgeseli 'Shine A Light' belli ki alemi sarsacak, Berlin'i sallayacak. Türkiye'den Berlin'e epey sinema yazarı gidecek tabii ama sinemaseverler de üzülmesin, çünkü belgesel yakında İstanbul'da.

İstanbul Film Festivali'nin programına alınan film, Rolling Stones'un 29 Ekim-1 Kasım 2006'da Beacon Theatre'daki konserlerini belgeliyor. 16 ayrı kamerayla çekilen belgeselde, özel söyleşiler ve kulis koşuşturması da var.

Scorsese de aylardır üzerinde çalıştığı bu filmin tanıtımı için Berlin'de olacak.

kaynak:ekolay.net

sbuffy
07-02-08, 10:57
http://img205.imageshack.us/img205/5581/79589825xs5.jpg

sbuffy
07-02-08, 19:39
http://img520.imageshack.us/img520/5773/79620809wl9.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/7706/79620049zt0.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/4776/79620043gq0.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/7122/79619163no0.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/2826/79618857yb2.jpg

sbuffy
07-02-08, 19:43
http://img520.imageshack.us/img520/8600/79618584cj7.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/8435/79618145pf2.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/8107/79617896qs6.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/4381/79617836hq8.jpg

sbuffy
07-02-08, 19:47
http://img520.imageshack.us/img520/6558/79617773yq3.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/6955/79617768js2.jpg
http://img520.imageshack.us/img520/6364/79617521sv9.jpg

misskrueger
08-02-08, 11:06
ROLLİNG STONES’LA AÇILDI

58. ULUSLARARASI BERLİN FİLM FESTİVALİ MARTİN SCORSESE’NİN ROLLİNG STONES BELGESELİ 'SHİNE A LİGHT'LA AÇILDI.

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 58. Uluslararası Berlin Film Festivali “Berlinale”nin açılışı “Shine a Light”la gerçekleşti.

21 filmin “Altın Ayı” için yarışacağı festival, tarihinde ilk kez bir müzikal belgeselle açıldı. Martin Scorsese’nin yönettiği, dünyanın en büyük rock gruplarından Rolling Stones’un, en önemli turnelerinden birini konu alan “Shine a Light” adlı belgeselin basın toplantısında, yönetmen Scorsese ve Rolling Stones üyeleri bir araya geldi.

Berlinale’de bir ilk daha yaşandı. Berlin kenti ve festival son yıllarda görmediği kadar ilgi gördü. Festivali izleyenlere göre, “müziğin festivali” haline geldi.

ROLLING STONES HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI

Açılış filmi “Shine a Light”ı izleyenlerin yorumu, “Rolling Stones’u hiç bu kadar yakından seyretmemiştik” oldu.

SCORSESE’NİN 40 YILLIK RÜYASI

Grup üyelerinin turne boyunca hissettiklerini 16 kamerayla çeken, çekerken de grubun stresinden ve geriliminden korktuğunu itiraf eden yönetmen Scorsese, “40 yıldır hayalini kurduğu” projeyi gerçekleştirdiğini söyleyerek, “Rolling Stones’la 40 yıl önce tanışmıştım. O günden beri bu belgeseli çekmek istiyordum” dedi.

sbuffy
08-02-08, 11:25
misskrueger haber için teşekkürler

Varietynin haberi:

Scorsese'in sonraki belgeseli Bob Marley

Martin Scorsese, Steve Bing'in Shangri-La Entertainment ve Fortissimo Films efsanevi reggae starı Bob Marleyle ilgili bir belgesel hazırlayacaklar.Rolling Stones belgeseli Shine a Light'da da yer alan üçlü belgeseli hazırlamak için Bob Marleyin ailesinden gereken izni aldılar.

Filmin,Marleyin 65.doğumgünü olan 6 şubat 2010da gösterime girmesi planlanıyor.

sbuffy
08-02-08, 12:33
http://img125.imageshack.us/img125/8804/79625505hq6.jpg
http://img125.imageshack.us/img125/8232/79625956gp8.jpg
http://img125.imageshack.us/img125/1601/79638183ii0.jpg

sbuffy
08-02-08, 19:29
58. Berlinale, Rolling Stones’la açıldı

58. Uluslararası Berlin Film Festivali Martin Scorsese’nin Rolling Stones belgeseli “Shine a Light”la açıldı. Ahmet Ertegün’e ithaf edilen film için Scorsese, “Rolling Stones’la 40 yıl önce tanışmıştım. O günden beri bu belgeseli çekmek istiyordum” dedi....

AHMET ERTEGÜN ANISINA
“Shine a Light” grubun eski üyesi Brian Jones adına yazılmış bir şarkı ve belgeselin kapanış şarkısı. Filmin gösteriminin sonunda Ahmet Ertegün görüntüleri beyazperdeye geldi. Zira “Shine a Light” ithaf edilmişti.

http://www.ntvmsnbc.com/news/280129.jpg

58. Berlin Film Festivali'nin açılışından

http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/pics/Kültür-Sanat/1036/12074.jpg
http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/pics/Kültür-Sanat/1036/12081.jpg
http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/pics/Kültür-Sanat/1036/12072.jpg
http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/pics/Kültür-Sanat/1036/12073.jpg
http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/pics/Kültür-Sanat/1036/12077.jpg

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
09-02-08, 16:26
Gelecek nesiller için Rolling Stones

Berlin Film Festivali ilk gün sadece Rolling Stones'u ve onların belgeselini çeken Martin Scorsese'yi konuştu. Aslında Scorsese'nin rock müzikle olan ilişkisi eskilere dayanıyor. 1970 yılında 'Woodstock' belgeselinin ikinci yönetmeni, 1972'de 'Elvis On Tour'un montaj danışmanı, 1978'de The Band'i anlatan 'The Last Waltz'ın ve 'No Direction Home: Bob Dylan'ın yönetmeni Scorsese'ydi. 'Shine A Light' ise onun yıllardır konuşulan Rolling Stones sevgisinin ürünü.
Scorsese, Stones'la ilgili geniş bir belgesel çekmenin 1012 saatlik film gerektireceğini, bunun yerine seyirciye 'Rolling Stones'un kim olduğunu' anlatmak istediğini söylüyor. Rolling Stones'un kim olduğu sorusunun cevabı ise Martin Scorsese'ye göre, 'performansları'. Filmin yapılış sebebini ise grubu 'geleceğe anlatmak' diye özetliyor Scorsese. Filmi, bundan sonraki nesiller Rolling Stones'un kıymetini bilebilsin diye çekmiş. Mick Jagger'la neredeyse aynı yaşta olan Scorsese, grubun müziğinin kendi hayatının soundtrack'ini oluşturduğunu söylerken, 'Gimme Shelter' isimli Stones şarkısının neden çok sayıda filminde yer aldığının ipucunu veriyor: "Onlar benim müzikal film DNA'm. Stones'un müziği kafamda yalnızca film müziklerinin değil, görüntülerin canlanmasına da sebep olurdu. Filmlerimin karelerini etkiledikleri konusunda hiç şüphe yok. Onların şarkılarında söyledikleri beni her zaman çok etkiledi."

Set tam bir sirk*ti
Rolling Stones'un 2006'daki iki konserinde, 17 kamerayla çekilen görüntülerden oluşan 'Shine A Light'ta, Scorsese konserde çalınacak şarkı listesine bakıp somurturken, Mick Jagger ise Scorsese'nin set tasarımıyla dalga geçerken görülüyor. Scorsese, "Set tam bir sirkti" diye konuşuyor. Filmde White Stripes'tan Jack Black, Christina Aguilera blues gitaristi Buddy Guy da konuk olarak boy gösteriyor. Oscarlı yönetmen, filmde bir konser atmosferini aktarmanın ötesinde grubun bu şova nasıl hazırlandığı, sahne üzerinde ve arkasında kurdukları iletişime de odaklanıyor.

kaynak:radikal

sbuffy
10-02-08, 09:46
MAFYA VE KİLİSE ARASINDA KALAN ADAM, MARTIN SCORSESE VE GANGS OF NEWYORK

1942 Yılında doğmuş İtalyan kökenli bir yönetmen, küçük yaşta dini eğitim almaya başlamış ve yaş ilerledikçe din mi sinema mı seçenekleri arasında gidip gelmiş, tam bir katolik. Bu gün dünyada bir çok sinemacının dünyanın yaşayan en iyi yönetmeni olarak nitelendirdiği Martin Scorsese. Newyork üniversitesinde sinema eğitimiyle başladığı sanat hayatının ilk meyvesini 1963’te bir kısa film çekerek vermiş. 1964’te çevirdiği ıt’s Just Not You, Murray genelde bilinen ilk filmidir ve ilk görüldüğünde beğenilen olgun bir film olarak nitelendirilmiştir.

İlk uzun metraj film çalışmasını 1968 de Who’s That Knocking At My Door adlı filmle yapmıştır. Dönemin sinemacıları tarafından beğenilen bu filmle sinema dünyasında, arkasına sağlam insanlarda alarak uzun adımlar atmaya başlamıştır. 1963 den günümüze dek uzanan bu adımlar Martin Scorsese’i bu gün dünyanın yaşayan en iyi yönetmeni olmaya kadar getiriyor.(*) “Çağdaş Amerikalı eleştirmenler kadar Avrupalı sinema sever çevrelerinde bayıldığı, temelde hep “main stream” denen ticari sinema çerçevesinde filmler yapmakla birlikte baştan beri kişiselliğini ve özgürlüğünü koruyan, sistem içinde bir “auteur” olmak gibi çelişkili bir durumu sürdüren, geçmişten radikal biçimde farklı bir sinema yaptığı izlenimini verdiği halde klasik Hollywood sinemasını herkesten iyi bilen, en parlak döneminde hâlâ gençliği ve kökenleri üzerine belge-filmler yapmaya gönül indiren... kendine özgü bir kişilik...”

İstanbul film festivalinde son karşılaşmamızı yaptığımız Scorsese Blues “Yuvama Dönüyorum” belge-filmiyle sinema çizgisinden taviz vermeden anlattığı Blues’u yuvasından ayırıp tüm dünya ülkelerinde beyaz perdeye taşıyordu ve sonunda ait olduğu yere, insanlara (zencilere) “blues siyah adamların müziğidir” geri veriyordu. Ve onunla birlikte Dünya turuna çıkan Blues yuvasına geçte olsa geridönüyordu... Bir yandan yaşayan en iyi yönetmen diye lanse edilirken diğer taraftan kendi ülkesinde aday gösterildiği bir çok ödül töreninden eli boşta döndüğü olmuştur. Bunun en büyük nedeni geçmiş ve kökenleri üzerine kurduğu sineması ve asla taviz vermediği özgürlüğü ve sivri dilli olması olabilir.

Gangs of Newyork 2003 oscarlarında adaylıklarının hiç biriyle oscar alamazken yine de ayakta alkışlanıyordu. Ve sezonun en iyi film olarak Chicago ödüllendiriliyordu. O dönem Chicago filminin bu ödülü haketmiş olduğunu var sayalım, ki hakkıymış ödülü ona verdiler. Ama Martin Scorsesenin şöyle bir konumu var. Adam sivri dilli ve nasıl oluyorsa dönem içinde ya da farklı dönemlerde o sezonun en iyi filmlerinin karşısına tam olarak değilse de karşıt bir görüşle ve kaliteli bir filmle çıkı veriyor. O dönem oscar alan Rocky’e karşı Raging Bull; Amerikan boks dünyasına Rocky den farklı bir açıdan yaklaşıyordu, Taxi Driver ile dönemin pembe vari Newyork filmlerine şehrin karanlık ve kirli yüzünü gösteriyordu, keza Bringing Out the Dead ile bunu destekliyordu. Coppola’nın yarattığı egzotik mafya dünyasının duygusallığını yıkıp Goodfellas ile daha radikal bir anlatıma başvuruyordu. Günümüze kadar çekilmiş olan İsa ve Hristiyanlığı irdeleyen filmlerden farklı bir İsa filmi olan The Last Temptation Of Crist ile yine alışılmışın dışında özgür ve radikal bir anlayış sergiliyordu. Uzun süreli şirket ve stüdyo ambargosu uygulanan bu uyarlama geçte olsa çekilmişti. Paris’te bir sinemanın yakılmasına sebep olan ve Hristiyan aleminde tepkiler doğuran film; İsa’nın bile bir nokta da kendi inanışını sorguladığını göstererek diğerlerinden çok daha keskin anlatımlara baş vuruyordu. En önemlisi bir çok sinema severi ve eleştirmeni şaşırtan 2003 oscarlarında en iyi film ve en iyi yönetmen ödüllerinin verilmediği Gans Of Newyork, Martin Scorsese’nin bile “30 yılı aşkın sinema tecrübemi bu film için harcadım” dediği yapıtın ödülsüz kalması ilginçtir. Ama Gangs Of Newyork filminin biraz derinlerine inildiğinde ve bunu o dönemin ödüllü filmi Chigaco ile karşılaştırarak yaptığımızda ortaya farklı bir manzara çıkabiliyor. Gangs of Newyork yıllarca Hollywood sisteminin temel hikaye ve mekanlarından biri olan Newyork şehrinde geçiyordu hatta tarihini ele alıyordu fakat ortada güzel aşkların yada özendirici Amerikan aile hayatının var olduğu bir hikaye yoktu. Dünya üzerindeki bir çok insanın hayranlıkla izledikleri, özgürlükler ve adalet ülkesi Amerikanın ve onun göz bebeği Newyork’un nasıl bir kirli ve kanlı tarih üzerine kurulduğunu anlatıyordu. Hatta Martin Scorsese bununla yetinmeyip kendi kimliğinide ortaya koyarak Newyork’un asıl sahibinin kimler olduğunu sorguluyordu. (burada yerli halk ve göçmen insanlar arsında irdeleme yapılmıştı)
Tüm bunların anlatıldığı bir filmin karşısında, Chigaco gibi Amerikan halkının ve sinemasının özlem duyduğu deyim yerindeyse buram buram Broadway müzikalleri kokan eski aşklar, eski giysiler klasik sevgiler, ihtiraslar; herşeyi ile tamamen istenilen Amerikanın bir hikayesi vardı.

70’lerden beri Martin Scorsese sinemasıyla zirveye yerleşmiş bir yönetmen olmuştur ve bu günde yerini korumaya devam etmektedir. Mean Streets, Taxi Driver, Alice Doesn’t Live Here Anymore gibi filmleriyle kendisi kadar karakteride eleştirilere maruz kalmıştır ve Martin Scorsese “belge filmlerimle konulu filmlerim arasında ayrım yapmıyorum. Perdede beni büyüleyen kişilikler, gerçek hayatta da büyüleyenlerle aynı. Hepsi aynı soruya yanıt arıyorlar; nasıl hayatta kalmalı? Doğrudur, nevrozla ve nevrotik kişilerle ilgileniyorum. Dengeli denen kişilerden çok ilginçtir onlar... Kişilikleri kadar onları canlandıran aktörlerinde nevrotik olmasını istiyorum. Böylece perdede bambaşka bir boyut yakalanabilir.”

Sinema yelpazesi oldukça geniş ve renkli olan Scorsese Yönetmenliğinin elverdiği: belge-film, belgesel, müzikal ve bildiğimiz uzun metraj çalışmalarının yanı sıra; yapımcılık ve oyunculukla da ilgilenmektedir. Sinema adına bir çok etkinliğe öncü olmaktadır.

Genel bakışla; anlatımı, seçtiği konuları, oyuncuları ve yarattığı karakterleri, özgün kişiliği ve özgür yapıtları ile sinema severlerin ilgisini çektiği, klasik Amerikan sinemasını anımsatan ama derine inildiğinde, kendi kişiliğinden kopan katolik inançları ve italyan kökeninin harmanından demlenen bir sinemacı. Mafya-klise, sert karakterlerin nevrotik dünyası ve sonunda bir İtalyan sokağının “Little Italy” Mean Streets’e dönüştüğü bir atmosferin varlığı hissi, sinemayı seven ve sinemayla ilgilenen her bireyin dikkat ve beğeniyle takip ettiği bir şahıs olarak karşımıza çıkıyor Scorsese. Henüz oscarını alamamış bile olsa, bugün dünyanı yaşayan en iyi yönetmeni olarak anılıyor.

“Hamlet’i ve Duel in the sun- Kanlı Aşk’ı altı yaşımda iken gördüm. Yaptığım filmler de, hep ikisi arası birşey oldu”
Martin Scorsese


kaynak:haberturk,Caner Alp,03.10.2007

sbuffy
11-02-08, 12:40
http://img207.imageshack.us/img207/6346/22552021307838053e7dwf2.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/2882/22540641815f16cba83aim9.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/6020/22540666698ef0a9fcf1gr0.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/8947/2254071749227cb8f4ccmd5.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/1272/2254844302503753c68bzx2.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/8690/2254046953f50ccff6b6zw1.jpg
http://img207.imageshack.us/img207/4023/2254856802d341a9d33bdu0.jpg

sbuffy
13-02-08, 08:20
En iyi '25 Amerikan filmi'

Gelmiş geçmiş en iyi Amerikan filmlerini merak ediyor musunuz?

İşte gelmiş geçmiş en iyi Amerikan filmleri

Raging Bull

http://foto.ekolay.net/images/galeri2/galeri_2336/[4]1222008135210_2336.jpg

Martin Scorsese'nin 1980'de çektiği bu filmde Robert de Niro'yu izlememişseniz çok şey kaçırdınız demektir.

Raging Bull filmi, 'En İyi Film Akademi Ödülü' dahil sekiz dalda Oscar'a aday olmuş bunlarda ikisini kazanmıştır.

liste:
Yurtaş Kane
Baba
Kazablanka
Raging Bull
Singing In The Rain
Rüzgar Gibi Geçti
Arabistanlı Lawrence
Schindler'in Listesi
Yükseklik Korkusu
Oz Büyücüsü
Şehir Işıkları
The Searchers
Yıldız Savaşları
Sapık
2001 Uzay Macerası
Sunset Bulvarı
Mezuniyet
The General (1927)
Rıhtımlar Üzerinde
It's a Wonderful Life
Çin Mahallesi
Bazıları Sıcak Sever
Gazap Üzümleri
E.T.
Bülbülü Öldürmek

kaynak:ekolay.net

sbuffy
14-02-08, 13:32
Gösterim Tarihlerinde Güncellemeler

İster (artık sona ermiş) grev, isterse yapım sürecindeki aksaklıklar nedeniyle, Hollywood'daki çoğu filmin gösterim tarihlerinde değişiklikler yapıldı.J.J. Abrams'ın çok konuşulan yeni filmi Star Trek 11 25 Aralık 2008'den 8 Mayıs 2009'a ertelendi. Martin Scorsese'in Leonardo DiCaprio ile birlikte çalıştığı Shutter Island'ın gösterim tarihi geriye çekilerek 2 Ocak 2009 olarak belirlendi. David Fincher'ın fantazi-drama filmi The Curious Case of Benjamin Button ise bir ay ertelenerek, gösterimi 19 Aralık 2008 olarak açıklandı.

kaynak:film.gen.tr

sbuffy
20-02-08, 15:01
Bob Marleyin büyük oğlu Ziggy Marleyin belgeselle ilgili yaptığı röportajdan alıntı:

" Marley ailesi olarak Scorsesein bu seyahate rehberlik edecek olmasından dolayı şeref duyuyoruz."

dizi_maniac
21-02-08, 16:01
Shutter İsland ; Clint Eastwood'un yönettiği Mystic River'in, yazarı Dennis Lehane nin romanı değil mi??
Yoksa başka bir shutter island mi bu, sbuffy?

Scorsese'nin Leo ile bu kaçıncı filmi oluyor?
3üncü mü? 4üncü mü?
Setten, çekimden resimler var mı??
Yoksa daha başlamadılar mı?

Eğer Dennis Lehane'nin eserini filme çekiyorlarsa, Rachel'i kim oynayacak?? Buna dair bir bilgi var mı?
Shutter isminde ki adada ki akıl hastanesinden bir çok cinayetten sorumlu Rachel isminde ki hastanın kaçması üzerine, adaya onu bulmak için 2 dedektif geliyor ve araştırmaları esnasında ada da büyük bir kasırga oluyor ve 2 dedektif bu arada akıl hastanesinin yolsuzluk, zulüm ve yalanlarla yönetildiğini fark ediyor v.s .... BU Shutter İsland mı çekiliyor??



.

sbuffy
22-02-08, 12:01
Dizimaniac söylediğin gibi Shutter Island,Lehane romanından uyarlanıyor:img-wink: filmin çekimleri martta başlıyor.
dolaresi michelle williams oynayacağına göre belki Rachelı patricia clarkson oynar.

Shutter Island Scorsesein Leoyla çalışacağı 4.film olacak galiba.Departed,Aviator,Gangs of New Yorktan başka ikilinin başka filmi varmıydı hatırlamıyorum:icon_whis

sbuffy
25-02-08, 12:14
http://img209.imageshack.us/img209/1062/79977540uh8.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/8843/79973628ek5.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/8004/79974799ns1.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/2847/79974586cr0.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/9620/79975683pd5.jpg

sbuffy
25-02-08, 12:19
http://img209.imageshack.us/img209/2815/79975704tx4.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/1153/79974834cq8.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/6403/79974919mo8.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/2981/79975400nm8.jpg

cohenler yönetmenler birliği ödülünü de scorsesein elinden almışlardı:)

sbuffy
27-02-08, 14:21
Shutter Island'ın kadrosuna yeni oyuncular eklendi

Varietynin haberine göre, Max von Sydow Hastane doktorunu, Jackie Earle Haley adadaki sakinlerden birini,Emily Mortimer ise DiCaprio ve Mark Ruffalo nun araştırmaları sonucunda kurtulmayı başaran kadını canlandıracak.


***

Askmen.com'un düzenlediği ankete göre en iyi 10 Scorsese filmi

1.Raging Bull
2.Goodfellas
3.Taxi Driver
4.The Departed
5.The Aviator
6.Casino
7.Gangs of New York
8.Mean Streets
9.The King of Comedy
10.Alice Doesn't Live Here Anymore

sbuffy
12-03-08, 13:16
NTV Belgesel Kuşağı’nın ağır topları

Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin artık gelenekselleşen “NTV Belgesel Kuşağı”nda bu yıl yine çok konuşulacak 18 belgesel yer alıyor. Bu filmlerin bazıları festivalden bir süre sonra NTV ekranına taşınacak...

“NTV Belgesel Kuşağı” bu yıl 7-14 Nisan arasında Beyoğlu Sineması’nda sinemaseverler ile buluşacak. Bazı belgesel yönetmelerininde katılacağı festivalin “NTV Belgesel Kuşağı” filmleri; insan hakları, çocuklar, müzik, siyaset gibi farklı konuları işliyor, toplumsal değişimleri ele alıp gerçeği belgelerken alışılmadık ve çarpıcı tarzlar izliyor...

Martin Scorsese’nin Beklenen Filmi NTV Belgesel Kuşağı’nda
Festivalde bu yıl özellikle müzikseverlerin kaçırmaması gereken üç belgesel yer alıyor. Steven Sebring’in kült sanatçıyı on bir yıllık bir süreç boyunca izleyen filmi “Patti Smith: Dream of Life” ile dünya prömiyerini, Berlin Film Festivali’nin Açılış Töreni’nde yapan Martin Scorsese’nin Rolling Stones konser filmi “Shine a Light”, İstanbul Film Festivali programının merakla beklenen filmleri arasında…

İstanbul Film Festivali, 5 Nisan’da başlıyor

2006 yılında kaybettiğimiz modern müzik endüstrisinin büyük ismi Ahmet Ertegün’e adanan film, festivalde NTV Belgesel Kuşağı’nda gösterilecek. Rolling Stones’un Kasım 2006’da Beacon Theatre’da verdiği konserin sahne arkasını ve arşiv görüntülerini bir araya getiren Shine A Light İstanbullu izleyici ile ilk defa Festival kapsamında buluşuyor....

NTV BELGESEL KUŞAĞI 7-14 NİSAN 2008 BEYOĞLU

Shine a Light / Yön. Martin Scorsese
Emek Sineması 9 Nisan Çarşamba 19.00 / Beyoğlu Sineması 11

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
16-03-08, 14:31
Goodfellas - (Sıkı Dostlar)

http://img213.imageshack.us/img213/7159/300pxgoodfellasfulltj3.jpg

Yönetmen: Martin Scorsese
Oyuncular: Robert De Niro,Ray Liotta ,Joe Pesci ,Lorraine Bracco,Paul Sorvino

http://img213.imageshack.us/img213/3111/topgn2.jpg

Henry Hill, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adındaki iki gangster'le birlikte bir soygun düzenler. Jimmy ve Tommy, Henry'den başka soyguna karışan herkesi öldürür ve ardından mafyada hızlı bir yükselişe geçer. Gangster çetesi içinde hiyerarşik bir yapılanma vardır ve Henry bu durumu kendine yediremez. /film.gen.tr

17 Mart Pazartesi Saat 21:00de TNT'de

sbuffy
19-03-08, 15:55
Leonardo DiCaprio ... Teddy Daniels

Mark Ruffalo ... Chuck Aule

Ben Kingsley ... Dr. John Cawley

Emily Mortimer ... Rachel Solandp

Michelle Williams ... Dolores Daniels

Max von Sydow ... Dr. Jeremiah Naehring

Jackie Earle Haley ... George Noyce

Patricia Clarkson ... Nurse Marino

sbuffy
28-03-08, 08:07
Kare As: İstanbul Film Festivali

5-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin biletleri yarın satışa sunuluyor. Festivalde bağımsız filmler, 1968 olayları, 40. yılını kutlayan SİYAD listesinden seçmeler, Milos Forman sineması gibi bölümler var. Film eleştirmenleri eski-yeni demeden festivalde kaçırılmaması gereken filmleri seçti..

Shine a Light
Martin Scorsese 2006'da New York'taki Beacon Tiyatrosu'nda Rolling Stones'u filme çekti. Kameranın arkasında dünyanın en yetenekli görüntü yönetmenlerinden Robert Richardson (Göklerin Hakimi), John Toll (Son Samuray), Andrew Lesnie ve Ellen Kuras (Berlin ve Sil Baştan) vardı. Konser görüntüleri, sahne arkası, arşiv filmleri ve Rolling Stones'la yapılmış röportajlar bu muhteşem grubun muhteşem kariyerini gözler önüne seriyor. 9 Nisan 19.00'da Emek Sineması'nda, 11 Nisan 21.30'da Beyoğlu, 12 Nisan 21.30'da Rexx'de oynayacak olan yapım hakkında Defne Alphan: "Martin Scorsese'nin New York'taki Rolling Stones konserini belgeselleştirdiği Shine a Light'ı büyük heyecanla bekliyorum. Kim bilir grup sahne arkasında ne çılgınlıklar yapıyordur... Filmin çok iyi görüntü yönetmenlerinin elinden çıkmış olması da cezbedici," diyor. Sevin Okyay'ın görüşü ise şöyle: "Bu iki taraflı bir beklenti: Hem Martin Scorsese'nin son filmini görmek, hem de Rolling Stones'u..." (Aldığı oy: )* *

kaynak:sabah, Kaya Genç

sbuffy
31-03-08, 11:14
http://img129.imageshack.us/img129/6462/80436887ed2.jpg
http://img129.imageshack.us/img129/1933/80438117ot8.jpg
http://img129.imageshack.us/img129/2945/80438132hg3.jpg
http://img129.imageshack.us/img129/5104/80436895yv7.jpg

sbuffy
31-03-08, 11:16
http://img129.imageshack.us/img129/5426/80436881xl1.jpg
http://img129.imageshack.us/img129/6606/80436906zr4.jpg

sbuffy
31-03-08, 12:58
Mick Jagger : "O harika bir yönetmen"

Keith Richards: "Biz Marryi seçmedik,o bizi seçti"

"The Beacon tiyatrosu bazı sebeplerden dolayı bizim için çok özel" "ve bu grup biliyorsunuz ki stadyumlardan başlamadı"

sbuffy
31-03-08, 15:49
Rolling Stones belgeselinin prömiyeri yapıldı

Rolling Stones’un sinemanın dahilerinden Martin Scorsese imzalı belgeseli “Shine A Light”, New York’ta izleyiciyle buluştu. Söz konusu Rolling Stones olunca, prömiyere katılan yıldızlar da kırmızı yerine siyah halıda yürümeyi tuhaf karşılamadı...

http://www.ntvmsnbc.com/news/282904.jpg

Dünyanın en önemli rock gruplarından Rolling Stones, tüm dünyada yüzlerce konser verdi, unutulmaz rock şarkılarına imza attı. 40 yılı aşkın süredir sahnelerdeki grup üyeleri şimdi de Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese’nin hazırladığı belgeselleri “Shine A Light”la hem hayranlarının hem de sinemaseverlerin karşısında.

İlk gösterimi Uluslararası Berlinale Film Festivali’nde yapılan belgeselin New York prömiyerine de ilgi büyüktü.
http://www.ntvmsnbc.com/news/282905.jpg

Geceye katılan Jennifer Lopez, Marc Anthony gibi isimler bu kez kırmızı değil siyah halıda yürüdü.
http://www.ntvmsnbc.com/news/282907.jpg

Belgeselde, grubun 2006’da Beacon tiyatrosundaki konserinde 16 ayrı kamerayla çekilen görüntüler ve özel röportajlar yer alıyor.
http://www.ntvmsnbc.com/news/282906.jpg

Belgesel, 5-20 Nisan arasında düzenlenecek 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde yer alan “NTV Belgesel Kuşağı” kapsamında Türk seyircisiyle buluşacak.

kaynak:Ntvmsnbc

sbuffy
06-04-08, 18:03
http://img120.imageshack.us/img120/1723/stones4oj9.th.jpg (http://img120.imageshack.us/my.php?image=stones4oj9.jpg)http://img120.imageshack.us/img120/5012/stones5kn3.th.jpg (http://img120.imageshack.us/my.php?image=stones5kn3.jpg)http://img120.imageshack.us/img120/6410/stones3og1.th.jpg (http://img120.imageshack.us/my.php?image=stones3og1.jpg)

sbuffy
07-04-08, 12:31
http://img383.imageshack.us/img383/3781/meanstreetsfullfz9vu8.jpg

dizi_maniac
10-04-08, 11:35
Gelecek Yıllara Damgasını Vuracak Filmler

Aşağıdaki filmlerin büyük çoğunluğu 2009 ve 2010 gösterim tarihli ve usta yönetmenlerin veyahut oyuncuların yer aldığı, sinemaseverlerin merakla bekleyeceğine inandığım yapımlar. Uzun zamandır yazmaya üşeniyordum fakat yeni bir haberin eksikliğini çektiğim bu günlerde şöyle bir derleyip sizlerle paylaşmak istedim.....

Martin Scorsese, Leonardo Di Caprio'ya kafayı takmış durumda. Robert De Niro, Joe Pesci ve Harvey Keitel ile işbirliklerine bayıldığımız büyük yönetmen maalesef 2000'leri çocuk yüzlü aktör Di Caprio'yla çevirdiği filmlerle karşıladı. Çektiğimiz çile yetmiyormuş gibi, yönetmenin sıradaki filmleri Shutter Island ve The Rise of Theodore Roosevelt'te de başrolü "Scorsese'den Oscar sözü aldığına emin olduğum" Di Caprio oynayacak. Umarım bir Oscar alır da bir süre yönetmenin sevenlerini rahat bırakır....

kaynak: sinemaestro, Murat Başaran


yaa inanamıyorum...!:img-fear2
Roosevelt'i de mi Leo ile çekecek...?!?!
Dünyanın dört bir yanından sevenleri tarafından aldığı -artık Leo'yu bırak, başka oyuncularda var Marty!- çağrısına istinaden bir inat gösterisimidir nedir bu yaa??
Ayrıca Marty'nin, biopic'lerin yönetmeni olarak sınırlı kalmasını istemiyorum...
Howard Hughes, Bob Dylan, Rolling Stones, Roosevelt, Bob Marley... :( e yeter ama?!

sbuffy
18-04-08, 09:03
anlatılanlara göre eskiden dizi oyuncusu ve sinema oyuncusu diye bir ayrım varmış ve dizi oyuncularının sinemaya geçişi çok zormuş.son yıllarda ise popüler kültür sinemayı adeta esir aldığı için toplum için sanat anlayışı giderek ağırlık kazanmaya başladı.bu yüzden değil mi spielberg tom hanksi kenara çekip genç yıldız shiayla yoluna devam ediyor,bu yüzden değil mi yılların ustası robert de niroya yaşlı muamelesi yapıldığı için scorsese leo ile çalışmaya ağırlık veriyor,bu yüzden değilmi ki ilk yönetmenlik denemelerini yapanlar tutulmuş dizi yıldızlarını tercih ediyor,bu yüzden değil mi ki bu anlayışa karşı olan yönetmenler hollywood projelerinde yer almayıp bağımsız filmler üretiyor.
hak verirmisin bilmiyorum dizi_maniac ama işte bu sebeplerden ötürü scorsese'e hak veriyorum.ya belgesele ağırlık verecek ya da dostu robert de niro yerine leoyu tercih etmek durumuda kalacak.

dizi_maniac
19-04-08, 09:08
Çok doğru ayrıntılar yakalamışsın sbuffy !!:good:
Sana katılmamak mümkün mü?
O kadar güzel izah etmişsin ki. Evet, haklısın gerçekten.

Fakat daha "popülist" ve daha "genç" mecralara akan tarafı hep vardı sinemanın. Son yıllarda bu akım biraz daha büyümüş olabilir.
Yinede yönetmenliğinin tarzını çok sevdiğim Scorsese'nin; salt Leo ile genç oyuncuların sınırlı olmadığını biliyordur, diye isyan etmiştim.
Başka oyuncumu yok?
Son dönem popülizm akımına karşı yüzebilmek adına biopic'lere yöneldiğine inanmak istemiyorum. Belki tam da senin dediğin gibidir ama buna ben inanmak istemiyorumdur.
Marty pekala, bağımsız yapımlarda da hala "devleşebilecek" yetenekte bir yönetmen.
Mean Streets'i hala konuşuluyor!

Birde Marty'nin her oyuncudan, tahminin üzerinde bir oyunculuk performansı çıkarabilme yetisi olduğunu düşünüyorum.
Onun eline "düşen" oyuncu, vasat bir düzeyde oyunculuk sergileyemiyor her nedense.
Leo meselesine gelince ; babyface bir simaya sahip olsada Leo her filmi ile kendini biraz daha geliştiren bir oyuncudur. Sevmiyormuyum? Seviyorum.
Fakat yönetmen ile oyuncu arasındaki o kimyalarına bizleri artık yeterince doyurduklarını düşünüyorum.
Bu düşüncemi Burton-Depp cephesinde de belirtmiştim.
Mesela Leo'yu bağımsız ve sıradışı bir yönetmenin, sıradışı ve bağımsız bir filminde görmeyi ... sende görebilmeyi,merak etmezmiydin?
Kariyerin ilk yıllarında henüz küçükken bunu yapmıştı ve fena mı oldu? Peki ya şimdi? Oyunculuğunu daha da pekiştirdiği bu dönemlerde neler yapabileceğini, ben şahsen çok merak ediyorum?

Ben şaşırmak istiyorum sbuffy....
Şaşırabilmenin olgusu üzerinden büyülenebilmek istiyorum.
Alışagelmiş hiç bir tekrar, her ne kadar nitelikli olsada, beni o oranda sarmıyor.
Ve Marty'nin o kendine has kamerasında ki parmak izini gösteren anlatım gücünün ekseninde bizlere daha bir çok sürprizleri olduğuna inanıyorum.
Leo ve biopic'ler? Bu mu yani hepsi? Hadi ama... yapma be Marty:img-cray:

sbuffy
19-04-08, 12:22
bence eskidende varolmasına rağmen bir seçiliği vardı.son yıllarda bu seçicilik sanki ortadan kalktı gibi.yani iyi tercihler kötülere oranla daha azaldı diye düşünüyorum.mesela eskiden diziden sinemaya geçen oyuncularla şimdikiler arasında dağlar kadar fark var.şimdiki oyuncular arasında başarılı olanlar yok mu var tabiki ama ne yazıkki başarısız olanlarda çok fazla.

Leo konusunda sana yüzde yüz katılıyorum.scorsesein yadsınamaz yardımıyla kendini çok geliştirdi.üstelik yakışıklığından öte hiçbir yeteneği yok söylemlerine inat edercesine kendini kanıtlamak için çok çalıştı ki bu yönüyle leo her zaman takdir ettiğim oyunculardan biridir.yinede leonun başka yönetmenlerle çalışmak gibi bir avantajı var tıpkı ridley scottdan ruairi robinson gibi.

scorsesein ise farklı oyuncularla çalışması konusunda canı gönülden katılsamda onun filmografisine baktığımızda ilginç bir özellik ortaya çıkıyor.inandığı bir oyuncu seçiyor ve yoluna onunla devam ediyor.74 mean streetten 95 casinoya kadar pek çok film çevirdiği dostu robert de niro,Robert Deniroya yer vermediği çok az filminde oynattığı Harvey Keitel ve 2002 New York Çetelerinden 2009 The Rise of Theodore Roosevelt'te kadar Leo.ilginçtir Scorsese bu oyuncularla çalışmadığı zamanlarda da genelde belgesel çekiyor.
yani en azından 2009a kadar leo ile yoluna devam edecek.kimbilir belki sonraki yıllarda başka bir genç yeteneğin içindeki cevheri ortaya çıkarır veya eleştirilere rağmen bildiği yoldan şaşmayıp leo ile çalışmaya devam eder.

dizi_maniac
19-04-08, 16:37
Ne kadar doğru detaylar yakalıyorsun sbuffy...
çok da doğru bir noktadan irdelemişsin...
yorumlarını ve düşüncelerini okumayı özlemişim...
Marty'nin filmografisine hiç o açıdan bakmayı düşünmemiştim.
Doğru. Haklısın.
Söylediklerinin hepsine katılıyorum.

sbuffy
23-04-08, 13:37
sözlerin için teşekkürler dizi_maniac.asıl senin yorumlarını okumak büyük bir zevk:img-wink:

Martin Scorsesein cumartesi Ivy Film Festivalinde izleyiciyle yaptığı 2 saatlik söyleşiden alıntılar:

Robert De Niro, Leonardo DiCaprio ve Harvey Keitel ile defalarca film çeken Scorsese çekimler sırasında doğaçlama yapılmasının bir oyuncu için çok değerli bir yetenek olduğunu vurguladı ve Mean Streetsteki bir sahnede doğaçlama yapan De Niro ve Keitelin örneğini verdi.

Scorsese aktörlerinin bir kısmının yeteneklerindeki gücün, anlamak için empati kurmalarından ve bunu seyirciye yansıtmalarından geçtiğini söyledi.

Belgeseller hakkında "bana öyküsel düşünmeden kopmam için özgürlük hissi yaratıyor" şeklinde konuştu.

Metodunu "film ne hissettiğindir" diye açıklayan usta yönetmen, oyuncularının karakterleri için sözleriyle ruhları arasında bir bağlantı oluşturabildiklerinden bahsetti.

"karanlık karakterlerin ve insan olmanın daha karanlık tarafıyla uğrşamak çok riskli.De Niro, Keitel ve DiCaprio,bu riski almak için gönüllüydüler."

sbuffy
01-05-08, 16:26
Kayıp filmin film gibi öyküsü

Yönetmen Erden Kıral, 28 yıldır kayıp olan filmi “Bereketli Topraklar Üzerinde”yi yıllarca aradıktan sonra İsveç’te buldu. 2 Mayıs’ta gösterime girecek olan filmin başına gelenler bir filmin konusu kadar zengin.

Erden Kıral, filmin başına gelenleri ve Nurgül Yeşilçay’la Mayıs ayında çekimine başlayacağı yeni filmi “Vijdan”ı NTVMSNBC’ye anlattı. Kıral, Cannes Film Festivali’nde gösterilecek “Susuz Yaz” filminin negatiflerinin kurtarılması operasyonuyla ünlü yönetmen Martin Scorsese’nin uğraştığını söyledi......

SUSUZ YAZ’I KURTARMA OPERASYONU SCORSESE’DE
Büyük bir rüzgar yaptı bu film ortaya çıkınca. Filmi bulan İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na ve Başak Groupama’ya çok teşekkür ederim. Fransa’da filmleri koruyan bir vakıf var, bir de ABD’de Martin Scorsese’nin başkanlığını yaptığı başka bir vakıf var. Onlar da Susuz Yaz’ı kurtarmaya çalışıyorlar. Susuz Yaz da tekrar gösterilecek.

Susuz Yaz ne zaman gösterilecek?
Cannes Film Festivali’nde gösterilecek. Amerika’daki negatifleri kurtarma operasyonuyla Martin Scorsese uğraşıyor....

kaynak: Ntvmsnbc,Yasemin Arpa

sbuffy
03-05-08, 10:45
Steven Spielberg Sunar

Amazing Stories

Ünlü yönetmenin fantastik dizisinin en iyi bölümlerini izlemeye devam ediyoruz.

Steven Spielberg'ün yaratıcı beyninin ürünü olarak nitelendirilen Amazing Stories, kısa öykülerden oluşan eşsiz bir koleksiyon.Birkaçı dışında her bölümün ortalama yarım saat sürdüğü kısa hikayeler 1985 ile 1987 yılları arasında yayınladığı dönemde büyük ilgi görmüştü.1989 yılında video kaset formatında piyasaya sürülen Amazing Stories: The Movie ise bu fantastik dizinin en iyi bölümlerini içeriyor.İşte bizde Cnbce de bu seçilmiş bölümleri izliyoruz.Bu ay izleyeceğimiz bölümlerden Life on Death row'un kahramanı idamına gün sayan bir mahkum.Son kaçış planını uygularken kendisine yıldırım çarpıyor ve bu çarpma sonucu insanları dokunarak iyileştirme gücüne sahip oluyor.Yönetmenliğini Mick Garris'in yaptığı bölümün süpriz ismi ise Dirty Dancig filminin unutulmaz oyuncusu Patrick Swayze.

Guilt Trip adlı bölümün yönetmenlik koltuğunda şaşırtıcı bir isim oturuyor.Ünlü Hollywood aktörü Burt Reynolds.Konusuna gelince,çıktığı gemi yolculuğunda Lovely adlı bir kızla tanışan Guilt, kızın gerçek kimliği hakkında hiçbir şey bilmeden güzelliğine aşık oluyor.

Martin Scorsese'in yönettiği Mirror Mirror'da yaratıklardan korkmadığını söyleyen korku romanı yazarı bir yaratık tarafından takip edildiğini fark ediyor.

Amazing Stories

Prodüktör: Steven Spielberg
Yönetmenler: Mick Garris,Burt Reynolds, Martin Scorsese
Yapım Yılı: 1989
Süre: 120 dakika

Her Pazar 13:00'te

kaynak: Cnbce Dergi, Mayıs 2008

dizi_maniac
03-05-08, 10:46
Rahmetli Metin Erksan'ın yapıtını görebilmek nihayet bizlere de (ve gelecek nesillere de ) nasip olacak demek ki?
Bu habere çok sevindim. Teşekkürler sbuffy.

Dünya ne ilginç ...!
Sicilya kökenli bir amerikalı yönetmen kalkıp, fransa da ödül almış bir türk filmi için uğraş veriyor.....

İşte sanat.
Ülke, dil, din, ırk, sınır tanımadan ; sanatın ülkesi olmaz ancak kültürünün farklı kökenleri vardır (ve rahmetli Nazım Hikmet'in sözlerine buradan gönderme yaparak) her kültür bir ağaç ise, tüm ağaçların birlikte oluşturdukları orman da benim için sanatın kendisini, evrensel sanatı temsil eder.
Bana göre Susuz Yaz bu toprakların, bu coğrafyanın köklerinden beslenerek yeşermiş bir eserdir... ve biz kendimiz her ne kadar da sahip çıkmadıysak , sanat bilincini bünyesinde sindirmiş herkes onu tekrar yeşertmeye el birliği yapabilir ve yapıyorlar da.
Öncelikle insan olduğumuzu ve ancak sonra bir ulusun üyesi olduğumuzu idrak etmeyi başarabilmektir aslolan.
Çünkü...
Sanat ülkeler için değil, insan dan insanlar içindir.

İşte insan gibi bir insan olan bir sicilya kökenli amerikalı yönetmen, BUNUN idrakın da olduğunun en güzel kanıtlarından biridir.
Teşekkürler Marty.

sbuffy
05-05-08, 10:59
rica ederim dizi_maniac.altın ayı ödülüyle sinema tarihimizde bir ilki gerçekleştiren bu filme scorsesein sahip çıkması buruk bir sevinç yaşattı.yalnızca susuz yaz değil eski türk filmlerinin çoğuna sahip çıkılmıyor ne yazıkki.böyle giderse güzelim yeşilçam filmleri yok olup gidecek.

CASINO (1995)

http://img216.imageshack.us/img216/4482/casinomoviexi0.jpg

Yönetmen: Martin Scorsese
Oyuncular: Robert De Niro,Sharon Stone,Joe Pesci,Alan King,Kevin Pollak

Las Vegas’a köşeyi dönmek için gelmiş olan iki sıkı dost Ace Rothstein ve Nicky Santoro bu iki yüzlü dünyada var olmaya çalışırken hayal ettikleri gücü elde ederler... Ama güç yozlaşmayı da beraberinde getirir... Ace, eski bir fahişe, Ginger McKenna’ya olan saplantısı ile başka bir dünyaya yelken açacarken, Nicky daha da derine, uyuşturucu ve şiddet batağına saplanacaktır.

6 Mayıs Salı saat 21:15'te TNT'de

http://img369.imageshack.us/img369/4985/phiqqjirjmqzlqmaj8.jpg
http://img369.imageshack.us/img369/3253/phk3rlktflymosmoy1.jpg
http://img369.imageshack.us/img369/5310/phj14kjszooxmommp4.jpg

sbuffy
07-05-08, 10:18
Shutter Island ülkemizde 23 Ekim 2009da vizyona girecek

Cast:
Leonardo DiCaprio ... Teddy Daniels

Mark Ruffalo ... Chuck Aule

Ben Kingsley ... Dr. John Cawley

Emily Mortimer ... Rachel Solando

Michelle Williams ... Dolores Chanal

Max von Sydow ... Dr. Jeremiah Naehring

Jackie Earle Haley ... George Noyce

Patricia Clarkson

Elias Koteas ... Laeddis

John Carroll Lynch ... Deputy Warden McPherson

Curtiss Cook ... Trey Washington

Billy Silvia ... Hospital Security Officer (uncredited)

sbuffy
13-05-08, 11:13
Sıra Frank Sinatra'da


Hollywood'un efsane müzisyenleri beyazperdeye taşıma macerası Frank Sinatra ile devam ediyor. 50'li yıllardaki Hollywood müzikallerinin en ünlü ismi olan Frank Sinatra'nın yaşamının sinemaya aktarılmasında, şu an yapımcılık konusunda kariyer yapan kızı Tina Sinatra önemli rol oynuyor.

Babası hakkındaki gerçekleri tüm açıklığıyla sergileyecek ve o dönem Sinatra hakkında çıkan söylentilere bir yanıt cevabını taşıyacak filmin yöne