Tüm Versiyonu Göster : Küçük Kıyamet
Sinema sohbetleri
Hayatım Sinema
Muammer B- rav'ın sunduğu programda "Küçük Kıyamet" filminin oyuncuları Başak Köklükaya, Cansel Elçin, Binnur Kaya, İlker Aksum ve senaryo yazarı Doğu Yücel katılıyor.
CNN TÜRK / 22.30
movie_monster
11-01-07, 16:56
Filme gitmeden önce beklentilerim vardı.Çok güzel bi film izliyceğimi füşünüyodum.Bunda fraGmanlarında etkisi vardı.Ayrıca Başak Köklükaya ve İlker Aksum beğendiğim oyunculardı.film de bana göre iyi olan tek şey Başak Köklükayanın kusursuz oyunculuğuydu.Filmde çarpıcı olan bütün sahneler 2 dk lık fragmanda mevcuttu zaten.Ayrıca filmdeki sürekli çalan o melodi beni kahretti belkide filmden hoşlanmamamın en büyük nedeni o kulak tırmalayıcı melodiydi.A yrıca bazı sahneler çok uzatılmış film süregelen monotonluğu üstünden bi türlü atamıyo.bi kaç sahne ve başak köklükayanın sağlam oyuncuyluğu dışında iyi bi film değildi diye düşünüyorum.Yinede bi şeyler yapılmaya çalışılmış en azından verilen emeğe saygı için film gidip izlenebilir.
computerhand
11-01-07, 22:55
Filme gitmeden önce beklentilerim vardı.Çok güzel bi film izliyceğimi füşünüyodum.Bunda fraGmanlarında etkisi vardı.Ayrıca Başak Köklükaya ve İlker Aksum beğendiğim oyunculardı.film de bana göre iyi olan tek şey Başak Köklükayanın kusursuz oyunculuğuydu.Filmde çarpıcı olan bütün sahneler 2 dk lık fragmanda mevcuttu zaten.Ayrıca filmdeki sürekli çalan o melodi beni kahretti belkide filmden hoşlanmamamın en büyük nedeni o kulak tırmalayıcı melodiydi.A yrıca bazı sahneler çok uzatılmış film süregelen monotonluğu üstünden bi türlü atamıyo.bi kaç sahne ve başak köklükayanın sağlam oyuncuyluğu dışında iyi bi film değildi diye düşünüyorum.Yinede bi şeyler yapılmaya çalışılmış en azından verilen emeğe saygı için film gidip izlenebilir.
filimde çok fazla müzik kullanılmamış bi kere en önemli sahnelerin bazıları bile müziksiz ayrıca cansel elçinin performansının iyi olduğunu atlamamak gerekir başrollerden biride o ilker aksumun çok fazla da bi rolü yok zaten çok da iyi bi film iyi bir film olmasa bu kadar fazla izlenmezdi zaten filmin iyi bir film olduğunu da kanıtlıyor bu zaten
sude-elvin
12-01-07, 00:02
acikcasi filmi pek begenmedim daha dogrusu bekledigim gibi degildi. oyunculara dicek lafim yok ama hepi cok iyi oyuncular cansel elcine bayildim bu filmde cok farkli geldi bana, basak köklükaya olagn üst zaten.
abdullah_54
12-01-07, 15:58
Kimse kusura bakmasın ama ilker aksum cansel elçinden çok çok iyiydi yani ne dediğini anlayamadım film boyunca canselin bu senenin en iyi üç filminden biri...
movie_monster
12-01-07, 16:12
bu da kanıtı en çok izlenen ikinci film birinci olanı anlayamadım zaten de birinci olması gerekende küçük kıyamet bence
Bir filmin çok izlenmesi iyi bi film olduğu anlamına gelmemeli.Özellikle türkiyede gişe yapmak için iyi bi film çekmeye gerek olmadığını hepimiz biliyoruz sanırım.Gündemde olan isimleri oynatman veya gündemde olan konuları konu alman yeterli.Dünyayı kurtaran adamın oğlunun 1. olması şaşırtmadı beni.Çünkü filmde oynayan oyuncular gündemde olan isimler.pascal nouma bile oynadı:img-yes: bu bile gişe getirir.yani tamamıyla gişe endişesi taşıyo.demek oluyoki çok izlenen film iyi bi film değildir.küçük kıyamet in izlenmesinde ise deprem faktörü önemli rol oynadı.farklı bi konu olsa o kadar izlenceğini sanmıyorum. ancak şunu söleemeden geçemicem küçük kıyamet dünyayı kurtaran adamın oğlundan çok daha iyi bi film.en azından o 1. olsa yadırgamazdım.
Filmlerin en büyük sorunu türlerine bakılmadan yargılanmaları. Küçük Kıyamet bir psikolojik gerilimdir. Yani korkudan ölmeyi bekleyerek ya da çok hareketli aksiyon sahneleri bekleyerek gitmeyin. Bunun dışında tabi ki beğenip beğenmemek insanların kişisel zevklerine kalmış birşey ama lütfen filmleri türlerine göre değerlendirelim.
Bence Türkiye de bu türde yapılmış en iyi filmdi. Çok izlenip izlenmemesi açıkçası bir ölçüt olamaz, olmamalı da. Önemli olan doğru dürüst, popülerliğe kapılmadan, özenli bir eser ortaya konulmasıdır. Başak Köklükaya' nın performansını çok beğendim ama ben bu filmde İlker Aksum' a hayran kaldım. Çok düşündürücü bir rolü vardı.
computerhand
13-01-07, 13:37
Kimse kusura bakmasın ama ilker aksum cansel elçinden çok çok iyiydi yani ne dediğini anlayamadım film boyunca canselin bu senenin en iyi üç filminden biri...
CANSEL ELÇİNİN türkiyede oynadığı ilk sinema filmi bu ve ilk defa kendi sesini kullandı.belki ne dediğini aksanından dolayı anlamamış olabilirsin ilker aksumun oyunculuğuna dediğim bişey yok ama cansel elçinin de hakkını vermek lazım
ya bugün gittim filme gerçekten harika cansel abiminde söylediği gibi zeki karakteri çok gıcıııkk ama cansel abi o rolüde hakkıyla yapmış süper olmuş başak köklükaya ayrıca süperdi zaten cansel abimin aksanının biraz daha düzeldiğini gördüm filmde bu arada abdullah_54 arkadaşım sen ilker aksumla cansel elçini karşılaştırıyosun bidaha düşün istersen cansel türkiyeye geleli daha 1,5 sene olmuş türkçesinin fazla iyi olmasını bekleyemezsin ilker aksum yıllardır türkiyede elbette türkçesi ve aksanı düzgün olacak
meltem-cmbl
13-01-07, 21:12
bugün nihayet gidebildimm filme gerçekten süper bir film harikaaa.....cansel süper oynuoy sıef onun için gittimm :img-in_lo ama gördümki filmde muhteşem
Küçük Kıyamet
Küçük Kıyamet filmi, insanı tıpkı bir deprem gibi öylesine aniden ve köklü bir şekilde sarsıyor ki, ölümle yeniden yüzleşmeye ve daha derinden düşünmeye sevk ediyor. Filmin her ne kadar İstanbul depremini anlatıyor olduğu söylense de, daha çok modern insanın ölümle imtihanını ele alıyor.
Rahat bir hayatları olan, günlük birtakım sıkıntıları olsa da nispeten yaşıyor olmaktan mutluluk duyan insanların, ölümle aniden yüz yüze gelmesinin hikâyesi... O tatlı hayatı aniden terk etmek zorunda kalan günümüz insanının dramı. Çözemediği, çözümleyemediği, onunla uzlaşmak (barışmak mı desek) yerine unutmayı tercih ettiği ölümün aniden karşısına çıkması. Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir de, "İşte (ey insan) bu senin öteden beri kaçtığın şeydir." denir.
Modern dünyanın insanları için -yani belirli bir eğitim almış, kariyerini düşünen, iyi bir iş, iyi bir gelir ve iyi bir gelecek üzerine bütün hayat enerjisini yoğunlaştırmışlar için- ölüm gerçekten hiç hesapta olmayan bir olaydır. Evet ölüm hakikat olmasına hakikattir; ancak ne bileyim, 80 yıl sonra hayattan alınabilecek bütün kâmları aldıktan sonra düşünülecek rutin dışı bir şeydir. Böylesine bir insan için bir çukura gömülüp, üzerine toprak atılması hakikaten tahammül edilesi bir şey değildir.
Ölüm modern dünyanın çözümleyemediği, çare bulamadığı en büyük problem olarak karşımızda duruyor. ''Her nefis ölümü tadacaktır'' mutlak hükmünü, hükümsüz kılacak bir gelişme olmadı, olması da mümkün değil. Yeryüzündeki her nefis ölümü tadıyor. Lezzetleri, keyifleri, mutlulukları bir tarafa bırakarak toprağın içine gömülüveriyor. Kendini saraylara layık görmezken, geldiği yere yani toprağa dönüyor. Bugün modern dünyanın çözemediği belki de en temel sorun bu. Ölüm her şeyi altüst ediyor. Film insanı o çukura kadar götürüyor ve üstüne toprağı örtüyor.
Film, ev sahibinin (mülk sahibi yani) bir gün mutlaka çağıracağını, zamanı gelenin gideceğini söylüyor ve bu temel üzerine kurgulanıyor, yani durumu çok güzel tespit ediyor; ancak sunacağı bir reçetesi yok. Öyle ya mülk sahibi "Nerede olursanız olun, ölüm size ulaşır, sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile." diyor. (Nisa 78)
Modern hayat ölüme çare bulamıyorsa onunla biraz daha barışık yaşamak zorunda değil midir? Bunun üzerine biraz daha kafa yormalı değil midir? Eskiden hayat ölümle daha iç içe ve daha barışık bir halde idi. Mezarlıklar cami avlularında, sokak başlarında, mahalle içlerindeydi. Sonra şehrin çok uzaklarına taşındı. Ve ölüm hayatımızdan çıkıp gitti. Sonra kendini apansız bir şekilde hatırlatır oldu.
Büyükelçilik yaptığı dönemlerde Yahya Kemal'e bir gün İstanbul'un nüfusunu soruyorlar. Yahya Kemal uzun uzun düşünüyor. Soruyu soranlar bu kadar düşünmesine şaşırıyorlar, oysa basit bir sorudur bu. Şair, uzunca düşündükten sonra 350 milyon diye cevaplıyor. Herkes şaşkın, 350 bin demek istediniz herhalde diye düzeltmeye kalkıyorlar; ancak Yahya Kemal söylediğinde ısrar ediyor ve diyor ki: "Biz ölülerimizle birlikte yaşarız."
Küçük Kıyamet insanı ölümle yüzleştirmede çok başarılı bir film. Ancak yüzleştirip orada bırakıyor. İnsanın korkularını hatta depresyonunu tetikliyor. Ona çözüm üretmiyor. Belki filmin meselesi de değil onu çözmek; ama modern hayatın bu temel sorunu çözmesi lazım. Ölmek fiiline karşı bir çözüm teklifinin olması lazım.
10/01/2007-Zaman
MEHMET KAMIŞ
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=485102
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2722687.jpg
Cansel Zidane'a karşı
Cansel Zidane'a karşı
"Küçük Kıyamet" ve "Hatırla Sevgili"deki rolleriyle seyirciden tam not alan Cansel Elçin'in Fransa'da yaşadığı süre içerisinde dünyaca ünlü futbolcu Zidane'la reklam filmi çevirmiş.
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2722684.jpg
Küçük yaşlarda ailesinin işi nedeniyle Fransa'ya yerleşen ve burada oyufnculuk eğitimi alan Cansel Elçin dünyaca ünlü Fransız Milli Takımı Yıldızı Zinedine Zidane ile aynı reklam filminde oynamış. Cezayir asıllı Zidane ile Türk Cansel Elçin'i karşı karşıya getiren neden ise Şampiyonlar Ligi Kupası reklam çekimleri. Reklam Elçin'in internet sitesinden izlenebiliyor.
http://www.cansel-elcin.com
Sinem Vural-hürriyet
http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5782445.asp?gid=90
KÜÇÜK KIYAMET (yön:Yağmur Taylan-Durul Taylan):
ATİLLA DORSAY (Sabah): ‘…Taylan kardeşlerin işçiliğini çok beğendim: Bir çok sahne gayet iyi çekilmiş, efektler yerli yerinde kullanılmış ve bir korku-gerilim duygusu egemen olmuş. Gerçi dijital çekim, geçen yılın İklimler ve Beş Vakit’i ayarında değil. Soykut Turan’dan daha iyi sonuç beklerdim. Film tümüyle doyurmuyor. Çok alt düzeyden anlatılmış ve final de simgesel bir anlama açılıyor...’
TALİP ERTÜRK (Vatan): ‘…Küçük Kıyamet gerilimi finale kadar ayakta tutmayı başaran güçlü bir film. Bir dolu derdi var ama Taylan Kardeşler’in becerikli rejisi birçok sorunu bertaraf edebilmiş. Bilge rolünde Başak Köklükaya filmi sırtında taşıyor ama asıl akılda kalan performans İlker Aksum’dan geliyor…’
BURAK GÖRAL (Posta): ‘…En son korku/gençlik filmi ‘Okul’la seyrettiğimiz kardeş yönetmenler Durul ve Yağmur Taylan’ın yönetmenlik anlamında işi çözdüklerini söylemek lazım. Çok iyi çekilmiş sahneler (özellikle finalde gördüğümüz deprem sahnesi ve büyük dalga sahnesi) iyi oyuncular (özelikle Başak Köklükaya, tuhaf bekçiyi oynayan İlker Aksum) ve gerçekten de çok iyi bir film müziğini barındırıyor içinde ‘Küçük Kıyamet’. Mesela ‘Altıncı His’ten önce yapılmış olsa kolaylıkla baş tacı edebileceğimiz bir filmmiş… Son zamanlarda vizyona giren onca Türk filmi arasında gerçekten iyi olan birkaç filmden biri Küçük Kıyamet…’
ALİN TAŞÇIYAN (Milliyet): ‘…Taylan Biraderler ve "Okul"da da birlikte çalıştıkları senarist Doğu Yücel, zaman zaman toplumsal bir histeriye varan bir ortak korku paydasının samimi bir payını vermektense gerilim-korku türüne hakimiyetlerini kanıtlayan bir gövde gösterisi yapmayı tercih etmişler. Teknik yönden gayet başarılı olan "Küçük Kıyamet" bilinçaltına atılan kaygıların, acıların birer yansımasını gördüğümüz bir kabus sinemasıyla iki dünya arasına sıkışmış ruhların Azrail'le mücadelesinin bol referanslı bir karmasını sunuyor. Bir yanıyla psikolojik bir yanıyla metafizik ölüm kalım savaşını, güncelliği dolayısıyla oldukça ticari olabilecek deprem çerçevesinde estetize ediyor.
Not: Öküz altında buzağı aramış olmayayım ama filmdeki müteveffa çiftin adlarının Bilge ve Zeki olmasının aynı adları taşıyan iki seçkin yönetmenimizle ilgili bir esprisi var gibi geldi...’
UĞUR VARDAN (Radikal): ‘…'Küçük Kıyamet', hayalle gerçeğin her daim karıştığı, konusunu yazarken bile verilen küçük ipuçlarının, öykünün sırlarının açığa çıkması anlamına geldiği filmlerden biri. Dolayısıyla, öykünün bütününe ilişkin bir yazı için, belki filmin gösterim turunu tamamlamasını beklemek gerekiyor. Ama şimdiden bakıldığında masaya yatırılacak yanlarına gelince, Azrail ve akabinde 'ev sahibi' metaforu, senaryonun en zekici hamlelerinden biri olarak görülüyor. Bizim toprakların Azrail'i, işte böyle olmalıydı. Bu doğrusu, kafamızdaki kimi geleneksel kalıpları yerinden oynatırken filme ilişkin sempatiyi de yükseltiyor. Öte yandan filmin heyecanını Fethiye'deki yazlık bölümleri ayakta tutuyor. Parça parça, esrarengiz olaylarla artan gerilim, en sonunda bir yerde boşalmalıydı. Nitekim boşalma bölümünde de büyük bir felaketin içinde buluyoruz kendimizi: Hem karakterler, hem de seyirciler olarak...’
http://img142.imageshack.us/img142/4154/kucukkiyamettf9.jpg (http://imageshack.us)
Büyük kabus “Küçük Kıyamet”
“Deprem, en fazla 1 dakika süren bir doğal felaket olabilir ama kişinin zihni içinde gerçekten küçük bir kıyamete sebep oluyor.”
“Deprem ve ölüm teması da hayatın bir parçasıdır, hem de bizim çok büyük bir parçamızdır. Ölümün ne kadar farkına varırsak, hayatın kıymetini de o kadar biliriz.”
Taylan Biraderler’in yönetmenliğini yaptığı Küçük Kıyamet, deprem korkusu yüzünden güneye yerleşen bir ailenin, başlarına gelen esrarengiz olayları konu alıyor ve onları kaçtıkları korkularıyla yüzleşmek zorunda bırakıyor. Başak Köklükaya, Cansel Elçin, Binnur Kaya gibi oyuncuların rol aldığı Küçük Kıyamet’e eleştirmenlerin tepkisi oldukça iyi. “Okul” filminin de senaristi olan Doğu Yücel ile filmin senaryo ve çekim aşamasını konuştuk.
Okul, sizin kendi yaşam hikayenizden doğan bir romanın uyarlamasıydı, Küçük Kıyamet nasıl oluştu?
Küçük Kıyamet, Yağmur ve Durul Taylan’ın eski bir hikayesinden yola çıkılarak oluştu. Bana Okul’un setinde biraz bahsetmişlerdi hikayeden. Sonra ara ara proje üzerinde çalıştık ama başka projeler ve benim askerliğim girdi araya. En son 2006’nın başlarında bir araya geldik ve senaryo süreci resmen başladı.
Filmin, alışılagelmiş felaket filmlerinin dışında olduğu söyleniyor. Bu farklılığı yaratmak için senaryo aşamasında nelere dikkat ettiniz, nelerden yararlandınız?
Deprem konusu, rahatlıkla duygu sömürüsüne yaslanabilirdi ya da depremi basit bir gerilim öğesi olarak da kullanabilirdik. Ama biz bunu istemedik. Bu yüzden hikayemizi psikolojik ve mitolojik temeller üzerine kurduk. Deprem üzerine de epey araştırma yaptım. Bilimsel kitaplar dışında, depremzedelerin anılarını da okudum. Beni çok etkiledi. O anıları okuyunca, Küçük Kıyamet’teki, tüm o fantastik hadiselerin aslında çok gerçekçi sebeplere dayandığını da görebiliyorsunuz. Çünkü deprem en fazla 1 dakika süren bir doğal felaket olabilir ama kişinin zihni içinde gerçekten küçük bir kıyamete sebep oluyor.
Bu bir “kabus” filmi
Çekimler sırasında senaryoda çok fazla değişiklik yapılmış. Bu neden kaynaklandı?
Bu tarz filmlerde mekan da bir karakter gibidir ve olaylara müdahale eder. Bu kaçınılmazdır. Ayrıca mekanı ne kadar hayal ederseniz edin, o mekanda bulunduğunuzda senaryodaki bazı hataların farkına daha rahat varıyorsunuz ve senaryoyu iyileştirme fırsatı da elde etmiş oluyorsunuz. Genelde senaristler sette olmaz ama benim Durul ve Yağmur’la hem çok profesyonel, hem de dostça bir ilişkim var. Hem izliyorum, hem de gerekli yerlerde beraber konuşarak sahneleri değiştiriyoruz. Bu filmde mekanların özel durumundan dolayı bu çok gerçekleşti. Oyuncular da çok şey kattı senaryoya, sanat yönetmeni de.
Deprem söz konusu olunca herkes bir adım geri çekiliyor. Bu konunun film üzerinde olumsuz bir etki yaratacağını düşünüyor musunuz? Deprem korkusu yüzünden birçok insan filme gitmek istemeyebilir…
Küçük Kıyamet, zaten senaryosundan çekim tekniğine kadar her şeyiyle birçok ticari kurala karşı duran bir film. Sonuçta biz, bir hikaye anlatmak istedik, üstelik bu hikayeyi anlatmakla kendimizi yükümlü hissettik ve yaptık. Bence, seyirci sinemayı eğlenip çıkacakları ve birkaç dakika içinde unutacakları filmleri izledikleri bir yer olarak değil, hayatın kendisiyle karşılaştıkları bir sanat mekanı olarak görmeli. Deprem ve ölüm teması da hayatın bir parçasıdır, hem de bizim çok büyük bir parçamızdır. Ölümün ne kadar farkına varırsak hayatın kıymetini de o kadar biliriz. Bu yüzden bence bu film önce karamsar duygulara itse de, seyircinin hayata büyük bir güçle sarılmasını sağlayacaktır.
Küçük Kıyamet için bir “kabus” filmi diyorsunuz…
Tür konusunda birçok garip yanılgı var. Biz, en baştan beri psikolojik gerilim diyoruz filme ama sanırım daha önce yaptıklarımızdan dolayı bir korku beklentisi oluştu seyircide. Ama ilginçtir, bir bakış açısına göre zaten Küçük Kıyamet bir korku filmi. Korku antolojilerinde karşılaştığım “nightmare movie”, kabus sinemasına örnek gösterilebilecek bir film bence. Bu filmin senaristi olarak değil, tamamen bir sinemasever olarak düşündüğüm bir şey. Küçük Kıyamet’te psikolojik gerilim öğeleri de var, felaket film öğeleri de var, hatta gelecekte olan bir olaydan bahsettiği için bilimkurgu öğeleri de var. Ama genel olarak baktığımızda, İstanbulluların en büyük kabusunu perdeye yansıttığına göre kabus filmi diyebiliriz.
12/01/2007
http://www.midasgazete.com/haber.php?haber=359
Devamı
Filme tepkiler olumlu
Çekimler sonrasında kafanızda yarattığınız filmi, bire bir perde de görebildiniz mi veya izlediğiniz zaman ne düşündünüz?
Hikayenin genel hatları Durul ve Yağmur’a ait olduğu için bu defa onlar bana değil, ben onlara ayak uydurdum. Ben daha çok onların hayal ettiğini kağıda geçirdim, benim kağıda geçirdiğimi ise onlar perdeye yansıttı. Filmden genel olarak çok ama çok memnunum. Senaryomu bire bir görmek istemezdim, zaten uzun süren senaryo süreci boyunca, o filmi sürekli kafamda döndürdüm. Bazı farklılıklar benim filmden aldığım keyfi de arttırıyor.
Film için özel yapılan mezarlığın kaldırılmayacağı ve şimdiden halk tarafından büyük ilgi gördüğü söyleniyor…
Mezarlığın yapımı için yüze yakın işçi çalıştı. Haftalarca o dağlık bölgeye çimento taşıdılar. Sanat yönetmenimiz Yaşar Kartoğlu’nun idaresinde yapılan mezarlığın gerçek bir mezarlıktan hiçbir farkı yok. Mezarlığın büyük bir ilgi gördüğünü sanmıyorum, oraya gitmek zaten biraz zor. Ama orada kalmasını isterim. İleride bir gün ziyaret ederim belki.
Film şimdiden oldukça iyi tepkiler alıyor…
Okul filmi de iyi tepkiler almıştı seyirciden ama eleştirmen cephesinde sınıfta kalmıştı. Bu defa, her iki cephe de filmi beğendi genel olarak. Okul filminde korku sinemasına güven duyulmuş olsa ve filmi bazı ticari unsurlarından kurtarsaydık bence o da her iki cephede olumlu karşılanırdı.
Hayal dünyasına inanıyorum
“Türk korku filmleri izlenilmez” önyargısı “Okul” filmiyle kırıldı ve bundan sonra birçok korku filmi yapıldı. Sektördeki bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Okul filmi, sadece korku filmlerine değil, gençlik filmlerine de yol açtı. Türlere çeşitlik getirdi. Sadece bu açıdan bile önemli olduğunu düşünüyorum. Türk korku filmlerini heyecanla izliyorum. Tek derdim, korku sinemasına hakim ve korku edebiyatını da bilen kişiler tarafından korku sinemasının yapılması. Bazı Türk korku filmlerinden sonra yönetmenler korku filmlerini sevmediklerini açıkladılar. O zaman neden korku filmi çektiler diye endişeyle düşünüyorum.
Korku filmi yapmak biraz da riske girmek diyebilir miyiz?
Hiç böyle düşünmedim. Zaten “korku filmi yapalım” veya korku hikayesi yazayım diye yola çıkmıyorum. Hayal dünyasına inanıyorum. Aklıma bir hikaye geliyor, onu yazıyorum. Bu bazen korku oluyor, bazen dram, bazen de tek bir türle açıklanmayan başka bir hikaye.
Daha sonraki projeleriniz için de yine korku-gerilim türü mü düşünüyorsunuz? Daha farklı türde bir film senaryosu yazma düşünceniz var mı?
Ben senaryo mesleğinde halen daha yolun başında olduğumu hissediyorum. O yüzden aklımın erdiği birkaç tür var, korku, fantastik, bilimkurgu ve gençlik komedisi. Bu tarzlarda şu an için kendimi ehliyetli hissediyorum. Çok gerçekçi bir hikaye yazmak içimden gelmiyor. Ama ileride olabilir. Şu an için düşüncem yıllardır ertelediğim romanı yazabilmek…
Kısaca Doğu Yücel…15 Nisan 1977’de İstanbul’da doğdum. Gençlik yıllarım İzmir’de geçti. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümünden mezun oldum. İstanbul Üniversitesi Radyo TV-Sinema bölümünde yüksek lisans yaptım. Üniversite yıllarında yazdığım hikayelerle 1997 yılında Gençlik Kitabevi öykü yarışmasından ve 1999’da Nostromo Bilimkurgu öykü yarışmasından başarı ödülleri kazandım. 2001’de Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları isimli ilk hikaye kitabım yayınlandı. 2003’te ise Hayalet Kitap isimli ilk romanım yayınlandı. 2004’de Okul filminin senaryosunu yazdım. 2006’da ise Küçük Kıyamet’i yazdım. Çeşitli yayınlarda müzik ve sinema yazıları yazıyorum.
12/01/2007
http://www.midasgazete.com/haber.php?haber=359
küçük kıyamet filminin başrol oyuncusu cansel elçin ile yapılan röportaj
http://img261.imageshack.us/img261/8679/kkky1ui1.jpg (http://imageshack.us)
http://img261.imageshack.us/img261/9673/kkky2ud1.jpg (http://imageshack.us)
http://www.aksam.com.tr/foto/2007/01/21/2.jpg
Başarılı televizyon dizilerinin tiyatro kökenli oyuncusu İlker Aksum
ilk sinema fiminde Ölüm Meleği'ni canlandırarak farklı bir karaktere büründü ve seyirciyi ürpertmeyi başardı
İlker Aksum televizyon seyircisinin çok iyi tanıdığı bir oyuncu. 'Sır Dosyası', 'Çarli', 'Biz Size Aşık Olduk', 'Beşik Kertmesi', 'Baykuşların Saltanatı' ve 'Yabancı Damat' rol aldığı dizilerden birkaçı. Gelecekte adını çok sık duyacağımız başarılı oyuncuyla hayallerini, fırtınalarını ve ilk sinema filmini konuştuk...
'Sır Dosyası'ndan sonra rol aldığınız her diziyi seyreden bir hayran kitleniz oldu. İyi bir oyuncu olduğunuzu ilk ne zaman anladınız?
Bilmem, insan bunu kendi kendine algılayamıyor. İyi oyuncu olduğumu fark ettiğim ilk anı hatırlamıyorum. Bu söyleniyordu hep ama karşılığını somut biçimde almıyorsan pek anlamı olmuyor seni övmelerinin.
Maddi karşılıktan mı söz ediyorsunuz?
Ben herkes tarafından hep sevildim aslında. Haksızlık etmek istemem kimseye ama A sınıfı diye bir kategori varsa ona dahil sayılmadım bugüne dek. Bir de galiba televizyonda her şey çok çabuk tüketiliyor, yaptığın işin üstü çabuk çiziliyor...
BUHRANLARIMLA BAŞBAŞAYIM SİNEMASI
Sizi övenlerin çıkması için bir sinema filminde rol almanız gerekiyormuş
Ben 'Küçük Kıyamet'le fark edildim. Seyirciler açısından söylemiyorum, bir sürü yönetmen beni şimdi tanıdı. Düşünsene bu sene 38 film çekiliyor, benim hiçbirinden haberim olmuyor. Şimdi o yönetmenler gelip diyorlar ki, vay, sen ne kadar yetenekliymişsin! 10 yıldır hep iyiydim ben, yeni iyi olmadım ki. Sinema yazarlarından biri 'Yeni bir yüz bulmuşsunuz' demiş benim için. Şaka gibi, üzülüyor insan ister istemez.
Televizyon para kazanmaktan başka ne için yapılıyor?
Bizim için teşhir alanı, katalog gibi. Kendini tanıtmanın bir yolu.
İyi de şanslı hissetmiyor musunuz kendinizi hiç?
10 yıldır Taylan'larla çalıştığım için şanslıyım elbette. Korku filmi çeken bir yönetmenimiz 'Hiç korku filmi seyretmedim' demiş bir söyleşide ve korku filmi çekmek için korku filmi seyretmiş olmak gerekmez diye bir iddiada bulunmuş. Hadi canım, sen de! Seyretmen lazım tabii ki, bilmen lazım. Korku filmi çekecek yönetmen, Hitchcock'u da, Shyamalan'ı da bilmeli. Taylan'larla aynı geçmişi ve zevkleri paylaşıyoruz. Biraderlerden biri de benmişim gibi geliyor bana. Bir de şu var: Sinemada birçok tür var. Bizdeyse 'buhranlarımla başbaşayım sineması'nı yüceltiyorlar. Kapı bir saatte kapanır. Oyuncu dönüp iki saat bakar kameraya, sonra bir adım atar... Yapsınlar, tamam ama ötekini reddetmesinler. Yanlış anlaşılmak istemem, insanın iç dünyasıyla ilgilenen 'arthouse' filmlerin çok çok iyilerini yaptık biz, Nuri Bilge, Zeki Demirkubuz, Fatih Akın, Ferzan Özpetek... Sinemamız ya böyle filmlerden ya da paçoz, özensiz, kimsenin üzerinde uğraşmaya tenezzül etmediği filmlerden oluşuyor. Ben ortasını bulmaktan yanayım. Söyleyecek sözü olan, bir şekilde yüreğe dokunan, seyirciye 'hareket çekmeyen' Şaka değil, böyle bir film yapıldı. Seyirciye el hareketi yapıyor oyuncular fragmanda. Her neyse, Taylan'lar seyirciyi hiçe saymayan 'yeni' sinemayı temsil ediyorlar. Hep korku çekecek değiliz. Sonraki projemiz romantik komedi olacak belki.
İyi oyuncu nasıl olmalı?
Bizim memlekette oyunculuğu güzel görünmek diye algılıyor birçok aktör ve aktris. Annem bile dizide saçlarını niye öyle yaptığımı sorup duruyor. Güzellik en önemli şey değil oyunculukta. Ama sağlam geliyoruz, çok iyi oyuncular yetişiyor. Tek eksiğimiz donanımsızlık. İngilizce bilmiyorum ben mesela. Bir ayıp bu. Festivallere gitmeli, film seyretmeli, dünyayla ilişki içinde olmalıyız. Bir geçiş dönemi yaşıyoruz, aşacağız. Belki biraz daha sıkı çalışmalıyız. Bence sadece sinema yapanların değil, seyircilerin de kendilerini geliştirmesi gerekiyor. Seyretmeyin artık size hareket çekenlerin filmlerini. 'Kader' mesela son yıllarda seyrettiğim en dokunaklı film, nasıl iş yapmaz, aklım almıyor.
Tüm gözlerin onun üzerinde olması arzusunu taşır mı bir oyuncu?
Belki biraz. Ama abartılırsa bu artık oyunculuk değil 'artizlik' olur. Karakterle özdeşleşebilmek daha önemli benim için. Üşenmeyip araştırıyorum canlandıracağım karakteri. Nasıl yürür, çorbasını nasıl içer, ağlarken nasıldır Filmde Fethiyeli birini canlandırıyorum ya, oraya gidip şive için, tavırlar için hazırlandım.
Onu soracaktım. Ölüm Meleği'siniz. Gözlem yapma şansınız yok. Nasıl hazırlandınız?
Kamerayla gidip halktan kişileri çektim. Çay içişlerini bile yakalamaya çalıştım. Karakterin tekinsiz bir yanı da vardı. O kısım içinse içgüdülerime teslim oldum. Karakterimle yaşadım aylarca, zihnimde hep o vardı, sürekli hissettim Zor bir roldü, sıradan bir köylü Ölüm Meleği çıkıyor. Hafife alıyorsun, meğer o en çok korktuğun şeymiş.
Kendisiyle derdi olan biri izlenimi yaratıyorsunuz. Niçin kendinize bu kadar saldırıyorsunuz?
Herkesin kendine saldırdığı bir dönem olur. Kendini yeni yeni tanımaya çalışıyorsun, o arada kızıyorsun da kendine, bağırıyorsun, küsüyorsun...
Harvey Keitel'la tanışıyormuşsunuz
İstanbul Film Festivali'ne gelmişti. Mutsuz dönemimdi. Ona da anlattım ruh halimi. Sanatı içinde hisseden birinin asla mutlu olamayacağını söyledi, 'Bu mutsuzluk hep içimizde olacak' dedi. Mutsuzluğunu ya kontrol altında tutabiliyorsun ya da tutamıyorsun. Tutarsan sana güç veriyor, seni ateşliyor...
SAKİNLEŞMEK İÇİN THAI CHI, YOGA, OSHO
Oyunculuk ve bilgisayar oyunları hariç her şeyi yarım bıraktığınızı söylüyorsunuz. Kendinizle baş başa kalmanıza mani olacak şeyler mi bunlar?
Sette kendimi çok iyi hissediyorum ve evet, rolümden başka bir şeyi düşünmüyorum. Zaten başka şey düşünürsem iyi oynayamam. Bilgisayar oyunları da ayn şekilde. Bunlar kendimle baş başa kalmamı, düşünmemi engelleyen şeyler. Enerjisi yüksek biriyim ben, hiperaktifim, görüyorsunuz, elim kolum hareket halinde. Zihnim de durmaz.
Sakinleşmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Thai chi, yoga Osho'nun kitapları da bir şeyler öğretti. Kendimle uğraşmamın sebebi aşırı kontrollü oluşumdur belki. Kendimi rahat bırakmıyorum kolay kolay. Bıraksam ipin ucu kaçabilir. O yüzden yapamıyorum. Korkuyorum.
Bir kusursuzluk takıntınız mı var?
Bunu yenmeli miyim? Olmamalı mı? Kurtulmalı mıyım? Kendimi serbest mi bırakmalıyım? Kendimi serbest bırakırsam oyunculuğumu olumsuz etkiler mi? Bu yüzden mi korkuyorum? Evet, bir kusursuzluk takıntısı var.
Kendi kendinizle röportaj yapıyormuşsunuz evdeyken Neler konuşuyorsunuz 'birbirinizle'?
Her şeyi. Beynimin fırtınasını biraz dindirmek için konuşuyorum işte. Beni rahatlatıyor. Tıpta buna ne diyorlar?
Kötü bir şey demiyorlardır. Herkes yapar ama herkes söylemez yaptığını
İçimde kalan şeyleri dışa vuruyorum işte. Bazen kavga ediyorum kendimle.
Ya da birisi beni öfkelendirdi ve ona istediğim cevabı veremedim diyelim, onunla hesaplaşıyorum. Bunun oyunculuğuma katkısı olduğuna inanıyorum ayrıca. Çünkü farklı tipler yaratıp onları konuşturuyorum. Bu bana işimde yol, su, elektrik olarak geri dönüyordur, eminim.
Ne hayal ediyorsunuz işinizle alakalı?
Bana sorun yaşatacak kadar çok hayal kuruyorum. Ayağım yere bassın istesem de başaramıyorum. Ama hayalim gerçek olacak. Uluslararası alanda sağlam işler yapacağız. Engin Günaydın, Olgun Şimşek, Binnur Kaya, Timuçin Esen ve Taylan Biraderler; biz bunu başaracağız.
21.01.2007-Akşam
GÜLENAY BÖREKÇİ
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=65159,104
SİYAD ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULUYOR (Bugün)
5 Ocak 2007 - Geleneksel SİYAD Sinema Yazarları Derneği 39. Türk Sineması Ödülleri 2006 için geri sayım başladı. 22 Ocak 2007 Pazartesi günü Taksim Atatürk Kültür Merkezi büyük salonda yapılacak olan ödül töreninde, Türk sinemasının 2006 ürünleri ödüllendirilecek ve on bir dalda dağıtılacak SİYAD heykelcikleri sahiplerine verilecek.
En İyi Kadın Oyuncu:
Vildan Atasever (Kader)
Ebru Ceylan (İklimler)
Demet Evgar (Beyzanın Kadınları)
Başak Köklükaya (Küçük Kıyamet)
Işıl Yücesoy (Korkuyorum Anne)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:
İlker Aksum (Küçük Kıyamet)
Mazhar Alanson (Hokkabaz)
Civan Canova (Eve Dönüş)
Meray Ülgen (Takva)
Bülent Emin Yarar (Beş Vakit)
En iyi müzik:
Ender Akay (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?)
Gökçe Akçelik (Takva)
Rahman Altın (Cenneti Beklerken)
Baba Zula (Dondurmam Gaymak)
Kevin Moore (Küçük Kıyamet)
SİYAD Sonuçları
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
İlker Aksum (Küçük Kıyamet)
tanrıverdi
23-01-07, 19:25
vallahi oadam haketti yaa mükemeldi yanii küçük kıymatte gerçi dier oyuncularda çok başarlıydı ama ilker aksum apayrıydı yani..
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2765765.jpg
Soldan sağa Pelin Esmer (Özel ödül), Güler Ökten (Onur ödülü), Burçak Evren (Emek ödülü), Şenay Gürler (Yardımcı kadın), Nilüfer Güngörmüş (Senaryo), Tarık Akan (Onur ödülü), Reha Erdem (Senaryo), Engin Akyürek (Umut Vaat eden oyuncu), Ayşen Gruda (Onur ödülü), Çetin Tunca (Onur ödülü), İlker Aksum (Yardımcı erkek)
İŞTE ÖDÜLLER
Film: Beş Vakit
Yönetmen: Reha Erdem (Beş Vakit)
Senaryo: Nilüfer Güngörmüş-Reha Erdem (Korkuyorum Anne)
Kadın oyuncu: Işıl Yücesoy (Korkuyorum Anne)
Erkek oyuncu: Erkan Can (Takva)
Yardımcı kadın oyuncu: Şenay Gürler (Korkuyorum Anne)
Yardımcı erkek oyuncu: İlker Aksum (Küçük Kıyamet)
Görüntü yönetmeni: Florent Herry (Beş Vakit)
Müzik: Rahman Altın (Cenneti Beklerken)
Sanat Yönetmeni: Naz Erayda-Hakan Yarkın (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü)
Kurgu: Nathalie Le Guay-Reha Erdem (Korkuyorum Anne)
Hürriyet-Kelebek
24.01.2007
tam gitmeye karar verdim vizyonda kalktı
ama hala vizyondakiler başlıında burada o ayrı.........
giden arkadaşlarım tüm oyuncuların özellikle de cansel elçin in performasına bayılmış
belki de ben yanılıyorumdur-umarım- vizyondadır hala birkaç yerde
eğer öyleyse söyleyin lütfen
dvd si ne zaman çıkar biliyomusunuz
tam gitmeye karar verdim vizyonda kalktı
ama hala vizyondakiler başlıında burada o ayrı.........
giden arkadaşlarım tüm oyuncuların özellikle de cansel elçin in performasına bayılmış
belki de ben yanılıyorumdur-umarım- vizyondadır hala birkaç yerde
eğer öyleyse söyleyin lütfen
dvd si ne zaman çıkar biliyomusunuz
pelinSİ Küçük Kıyamet hala vizyonda
verdigim linkten salona görede bakabilirsin...
Benim bildigim vizyonda oldugu için DVD si için
henüz bir bilgi yok....
http://sinema.hurriyet.com.tr/movielist.aspx?mmid=1373&cid=968
filme gitmeden önce tereddütlerim vardı ama yanılmışım güzel bir filmdi. filmde cansel elçin dışında herkesin oyunculukları harikaydı bence. ama cansel elçin in çok sevmeme rağmen bu filmde hiç beğenmedim. özellikle sesini... iyi ayarlayamamış.
ALTIN ÇAĞINI YAŞAYAN TÜRK SİNEMASI’NDA, VİZYONDA OLAN FİLMLERDEN EN ÇOK HANGİSİ GİŞE YAPTI?
Hangi filmi kaç kişi izledi?
Maskeli Beşler Irak: 754 bin 462
Küçük Kıyamet: 366 bin 148
Son Osmanlı-Yandım Ali: 302 bin 980
Emret Komutanım Şah Mat: 75 bin 813
Beynelmilel: 336 bin 243
Eve Giden Yol 1914: 320 bin 14
kaynak:uçankuş
computerhand
31-01-07, 21:51
filme gitmeden önce tereddütlerim vardı ama yanılmışım güzel bir filmdi. filmde cansel elçin dışında herkesin oyunculukları harikaydı bence. ama cansel elçin in çok sevmeme rağmen bu filmde hiç beğenmedim. özellikle sesini... iyi ayarlayamamış.
BENCE FİLİMDE CANSEL ELÇİNİN OYUNCULUĞUNA DİYECEK YOK NİYE BEĞENMEDİN ANLAYAMADIM sesine gelince bence adapte olamamışsındır çünkü kendi sesiydi ama çok da tatlı bi sesi vardı seslendirmeden alışkanlık olmuştur yoksa çoooooooooooook iyiydi bence
[quote=computerhand;2237917]BENCE FİLİMDE CANSEL ELÇİNİN OYUNCULUĞUNA DİYECEK YOK NİYE BEĞENMEDİN ANLAYAMADIM sesine gelince bence adapte olamamışsındır çünkü kendi sesiydi ama çok da tatlı bi sesi vardı seslendirmeden alışkanlık olmuştur yoksa çoooooooooooook iyiydi bence[/quote
diğer oyuncularla karşılaştırınca pek beğenmedim. karşılaştırmamak da elimde değil çünkü gerçekten çok iyilerdi. belki de rolü yüzündendir bilemiyorum.. yoksa normalde kendisini beğeniyorum . sesi konusunda haklısın alışkanlık oldu ama yine de bir sorun var gibiydi:)
İZMİR'İN KAVAKLARI
01-02-07, 17:56
http://img245.imageshack.us/img245/4323/taylan1yy8.jpg
evet arkadaşlar filmi izledim senaryosu açıkçası biraz zayıf geldi ama çok güzel psikolojik bi roman tadında oyunculuk izledim özellikle başak köklükaya oynamamış uaşamış resmen cansel elçinde öyle keza ama dedigim gibe senaryo biraz zayıf geldi bana ....
valla nette her yerlere yorum yaptım burayı daha anca farkettim ya...bütün haberleride burdan okumama rağmen...:img-grin2 nys geçde olsa yorumumu yapayım burayada...
bence filmin senaryosu kurgu açısından çok sağlamdı
ama o senaryodaki çarpıcılıkta eksiklik var gibiydi sanki...
yani burdada yorumlara şöle bi göz gezdirdiğimde anlamadık diyenler var örneğin...bu bakımdan bence çok iyi işlenmemiş ve seyirciyi tam olarak doyuran cinsten değil...
bölüm bölümdü bende devamı az sonra yayınlanacak hissi uyandırdı..bölük pörçüktü sanki..üstünden bikez daha geçselermiş belkide yada olay zamanlarında değişiklik olsaymış...yada ben filme doyamadım belkide ondan...:img-grin2
ama filmde sürekli egemen olan gerilimin
bi yerde patlamasını bekledim başında ama olmadı..baştan sona gerilimdi...ne bir eksik nede bir fazla...
yalnız filmin bıraktığı etkiye gelicek olursak...
ne kadar çarpıcılığın çok iyi kullanılmadığını düşünsemde
filmin bir korku değil bir psikolojik-gerilim olduğunuda hesaba katarsak
-ki öyle-...bende çok esaslı bir iz bıraktı diyebilirim:sad53::img-grin2 ....film boyunca hissettiğim tek şey sadece gerilimdi...gerim gerim gerildim tek kelimeyle...ztn beraber gittğim iki arkadaşımda çok beğendiler
filmi ve çıktıktan sonra uzun bir süre hiç kimse konuşmadı birbiriyle film nasıldı bile demedik...
eve gidinceye kdrda ztn yolda her sesten ürker oldum
kamyon sesi araba kornesi...ne varsa:img-grin2 eve gittiğimdede
etki aynen sürdü bilmiyorum herkeste aynımı oldu ama ben
2 gün etkisinden çıkamadım...eğer depremi yaşamış birileri gitmişse filme
bence 1 ay fln etkisinden çıkamaz...
gerilim açısından şimdiye kdr izlediklerimin en iyisiydi ztn filmde gerilim olduğuna göre bu açıdan bakarsak fazlasıyla iyiydi...
ama dediğim gibi ben bişiler bekledim film boyunca belkide ilk deprem sahnesinden başlamış olsaydı daha tatmin edici olacaktı benim için...
oyuncularda ise...
tabiki ilk başta başak köklükayayı tek geçiyorum...
bnm için filmin 1 numarası oydu...bu filmden sonra ona denebilecek tek şey:ha-ri-ka...gerilimi,içinde bastırdığı korkularını,
istanbul depremini -en beğendiğim sahne o deprem ve enkaz altı sahneydi ztn orda nasıl bir oyunculuktur yaa muhteşemdi.:good: ..
helede o boğaz köprüsünü gördüğünde...çok iyiydi.başka bişey denemez...hatta bana göre başak köklükaya oynamasaydı filmin %40 ı çöpteydi..fazla iddialı ama öleydi bance...tebrikler...:img-yes:
ikinci olarak da ilker aksum...ve diğer oyuncular...
yalnız canseli tam olarak beğendiğimi söyleyemeyeceğim,
tmm bazı yerlerde çokça duyduğum berbattı iğrençti gibi şeylere asla katılmam çünkü asla ve asla böyle olduğunu düşünmüyorum...
gözü olan her varlık bu kdr kötü olmadığını görür...ama beklediğim gibide değildi hani...kendi barajının altındaydı bana göre...
mesela belirtildiği gibi ne işkolik nede antipatikti..bunlara dair
bişi görmedim ben filmde...belki senaryonunda etkisi vardır
ama oyunculuğunun payı daha büyüktü bence...bide bazı yerlerde sanki cidden arkasından biri okuyumuş da o tekrar ediyomuş
gibi bir hisse kapıldım nedense...:icon_whis yalnız sesi
beni rahatsız etmedi çok fazla hatta hiç...yalnızca bazı yerlerde fransız gırtlağını çok hissettim...
telaffuzunda yeterli olmadığı yerler vardı ama yanlış bilmiyosam
25 yıl fransada yaşamış biri olarak normal yinede ama
belki biraz daha pişerek sinemadada tıpkı tvdeki gibi çok iyi işler çıkarabilir...değil bundan eminim...eğitimli ve yetenekli biri olduğunuda hesaba katarsak...
filmi kısaca beğendim ben...beklediğim altında değildi...
iyi oyunculuk iyi yönetmenler iyi senaryo ve sağlam kurgu bir araya gelincede çok iyi şeyler çıkmış ortaya...tavsiye edilebilecek bir türk filmi...giden pişman olmaz...;)
26.ULUSLARARASI
İSTANBUL
FİLM FESTİVALİ
31 MART-15 NİSAN 2007
Türk Sinemasını özellikle festivale katılan yabancı festival yöneticileri, sinema profesyonelleri ve basın mensupları aracılığıyla yurtdışında tanıtmayı amaçlayan festival, son bir yılda Türkiye’de yapılan nitelikli filmleri Ulusal Yarışma, Yarışma Dışı ve Belgeseller başlıkları altında bir araya getiriyor. Bu yılki Ulusal Yarışma jürisinin başkanı Ferzan Özpetek.
ULUSAL YARIŞMA
BARDA
İKLİMLER
KADER
MAVİ GÖZLÜ DEV
ZİNCİRBOZAN
TAKVA
MUTLULUK
ÇİNLİLER GELİYOR
BEYNELMİLEL
ADEM'İN TRENLERİ
KÜÇÜK KIYAMET
EVE DÖNÜŞ
POLİS
SİS VE GECE
HOKKABAZ
CENNETİ BEKLERKEN
http://www.iksv.org/film/festival2006.asp?Content=Program&SID=4
Küçük Kıyamet'i sinemada izlemek için son şans...
Uluslararası İstanbul Film Festivali'de seyredebilirsiniz.
Yeni melek sinema salonunda 12 Nisan 19:00 seansında...:img-yes:
http://imgplace.com/directory/dir692/1175201244_5706.png (http://www.imgplace.com/getcode.php?img=directory/dir692/1175201244_5706.png)
ben izleyemedim malesef burda gösterimden kalktı.
ama en çok cansel elçin için izlemek isterdim.
"Sinema" dalında "En iyi erkek oyuncu" ödülüne 'Hokkabaz' filmindeki rolüyle Cem Yılmaz, "En iyi kadın oyuncu" ödülüne 'Küçük Kıyamet' filmindeki performansıyla Başak Köklükaya değer görüldü.
Başak köklükaya dün hen SADRİ ALIŞIK ödül töreninde en iyi kadın oyuncu ödülünü aldıı we ÇASOD Oyunculuk ödüllerindede ödüll alddıı başarıların dewamını dilerimm:happy0064
http://img525.imageshack.us/img525/4674/40975747ka4.jpg
http://img525.imageshack.us/img525/8343/20961113ei4.jpg
http://img407.imageshack.us/img407/5772/74065302sv7.jpg
http://img111.imageshack.us/img111/866/65185074hb5.jpg
http://img297.imageshack.us/img297/6413/35166590xo8.jpg
http://img440.imageshack.us/img440/8265/47215039om3.jpg
http://img243.imageshack.us/img243/8866/13592164hd5.jpg
http://img509.imageshack.us/img509/3208/pdvd000wu8.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/3730/pdvd001lm4.jpg
http://img509.imageshack.us/img509/1223/pdvd002cx9.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/7217/pdvd003zj9.jpg
http://img504.imageshack.us/img504/5839/pdvd000zo1.jpg
http://img504.imageshack.us/img504/3914/pdvd001ic6.jpg
http://img504.imageshack.us/img504/4646/pdvd002cp5.jpg
http://img517.imageshack.us/img517/1722/pdvd003ml1.jpg
http://img504.imageshack.us/img504/3988/pdvd004mj6.jpg
O kadar heyecanla izlemeye gitmeme rağmen üzülerek sölüyorumki konuyu baylayışları işlenişi bağladıkları yön bakımından malesef tam bir fiyaskoydu bence..
vizyondayken gitmeye çalıştığım ve bi türlü gidemediğim ve bir cansel elçin hayranı olarak söylüyorum ki daha dün gece (saat 22.45 te izlemeye başladım...)izleyebildiğim bu film yüzünden tüm gece uyuyamadım!!!!!!!!!pencerede falan ilker aksum beliriyo gisi oldu bütün gece.ama cidden güzel film.ee cansel var tabii.bu arada tüm çalışmalar çok güzel elinize sağlık.:D
http://img74.imageshack.us/img74/7122/11ac6.jpg
öncelikle durul taylan ve yağmur taylan'ı tebrik ederim.çok güzel film yapmışlar .hele başak köklükaya yine herzamanki gibi muhteşem oynamış cansel elçinde tabi ilker aksumuda tebrik ederim.Tek kelimeyle müthiş bir filmdi:happy0064
vizyonda olduğu sıra izlemeyi çok istediğim ama bir türlü izleme fırsatı bulamadığım filmlerden biriydi küçük kıyamet...
biraz önce izledim ve bence harika bir filmdi...
taylan biraderleri kutluyorum çok güzel bir film çekmişler,kurgu müthiş...
başak köklükaya döktürüyor,çok başarılı...
cansel elçin de öyle,yalnız belirtmeden geçemicem cansel çok yakışıklı ya:img-in_lo
sürekli komedi tarzında gördüğüm ilker aksum'u da böyle bir rolde görmek hoş bir değişiklik oldu:)..oyunculuğuna bayıldım,çok etkileyiciydi...
küçük oyuncularda çok şirindi...
eda rolündeki minnoşa bayıldım özellikle,sihirli değneğiyle oynayıp durması falan çok sempatikti...
Küçük Kıyamet’in festival yolculuğu
Yönetmenliğini Taylan Biraderler’in gerçekleştirdiği “Küçük Kıyamet” yurtdışı festivallerinde dünya seyircisi ile buluşuyor.
Başak Köklükaya, Cansel Elçin, Binnur Kaya ve İlker Aksum’un başrollerinde yer aldığı ve öyküsü de Taylan Biraderlere ait olan Küçük Kıyamet, 28. Valencia Film Festivali’ne de davet edildi…
Küçük Kıyamet’in festival yolculuğu 13- 22 Eylül tarihleri arasında (İsveç) Lund Uluslararası Fantastik Film Festivaliyle başlıyor… Ardından 20- 30 Eylül tarihleri arasında Kopenhag Film Festivali’nde (Danimarka) gösterilecek olan Küçük Kiyamet, 16- 24 Ekim tarihlerinde 28. Valencia Film Festivaliyle de (İspanya) konuk oluyor. Bu kısa Avrupa turunun ardından Kuzey Amerika’ya geçecek olan Küçük Kiyamet, NY Türk Filmleri Festivali’nde izleyicisi ile buluşacak. Festivalin resmi programından önce basın ve sinema yazarları için özel bir gösterimi gerçekleştirilecek olan Küçük Kıyamet Asya kıtasına doğru yolculuğuna devam edecek.
http://www.resim-yukle.com/img01/14/408494PDVD_000.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/129798PDVD_001.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/899000PDVD_002.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/143826PDVD_003.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/212454PDVD_004.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/243148PDVD_005.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/93119PDVD_006.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/309685PDVD_007.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/906054PDVD_008.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/438137PDVD_009.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/948642PDVD_010.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/720524PDVD_011.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/963756PDVD_012.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/208448PDVD_000.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/174869PDVD_001.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/732121PDVD_002.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/159154PDVD_003.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/26855PDVD_000.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/435986PDVD_001.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/840782PDVD_002.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/208448PDVD_000.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/574620PDVD_003.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/343059PDVD_004.JPG
http://www.resim-yukle.com/img01/14/754004PDVD_005.JPG
Hayatımda izlediğim en etkileyici,en sürükleyici,en güzel filmlerden biri hatta En Beğendiğim Türk Filmi :) O kadar güzel bir senaryo,akıcı senaryo ve iyi bir yönetim var ki.Sinemadan çıktıktan sonra tüylerim diken diken oldu,Dvdsi çıktığı gün Orijinalini aldım.Zaten Gişede de başarılı oldu beklediği başarıya ulaştı.Türk Sinemasının böyle filmlere ihtiyacı var.Ödül aldı ama daha çok almalıydı Dvdsi çıkmasaydı Altın Portakal'da yarışırdı ama işte Festivalin en kötü kuralı...
gerçekten ilginç film olmuş. emeği geçen herkesi tebrik ediyorum,, gerek kurgu, gerekse oyunculuk bakımından yabancı filmlere taş çıkartmışlar:good: kesinlikle izlenmesi gereken bir film diye düşünüyorum.
sevda_cicegimm
11-11-07, 16:20
gecen ay filan izledim..yine turkmaxde izledim filmi superdi...bayildim..cansel icin izledim ama baya iyi yapmislar...:img-yes:
manyakmıyım neyim ben gece gece evde tek basıma oturdum bunu izledim :img-hyste türkmax saolsun hergün verir hale geldi hatta suan bile türkmaxta bu film veriliyo :P
ben cok begendim cok güzel olmus,Basak köklükaya muazzam bir oyunculuk sergilemiş,ilker aksum cok korkunctu o gözler fln gözümün önünden gitmiyor .. cok tüyler ürpertici sahneler vardı.genel olarak korkmadım ama psikoljik bir etki yarattı .17 Agustos deprem gecesini yasamıs biri olarak filmi izlerken hep o günkü yasadıgım olaylar geldi gözümün önüne.hep o anı hatırladım dolayısıyla cok fazla etkilendim filmden.Filmin sonunda Başak Köklükayanın enkaz altından cıkıp bagırması sesini duyurmaya calısması cok etkileyici bir sahneydi.Bu depremi yasamayan anlayamaz bunun nasıl bir duygu oldugunu.
taylan biraderler bu sefer iyi bir iş basarmıs,okul filminden sonra bu cok cok iyi olmus:img-wink:
resimler ve calısmalar için cok tşkler :img-wink:
Salon Hafta Seyirci Toplam
112 4 15.964 344.606
Bence gişe başrısı kötü değil;) Zaten yönetmende izlendi falan demişti ;)
küçük kıyameti bugün 4.izleyişim sanırım beğendiğim film özellikle cansel için izlesemde filmde en beğendiğim sahneler deprem sahneleri:icon_sorr
~*~NaR-ı GüL~*~
08-01-08, 01:23
Az önce show turkte izledim..cok güzel bir film...bazi yerlerde cidden yüregim agzima geldi...basak köklükaya ile ilker aksumun oyunculuklarina hayran kaldim...hele ilker aksumdan baya bi korktum..o saclar gözler falan...cok ürkütücüydü dogrusu...
Depremi yasamadim cok sükür ama bu film sayesinde ne kadar vahim ve korkunc birsey oldugunu gördüm...Allah korusun....Allah hic kimseye göstermesin ve yasatmasin...cok kötü...
Bu arada ilker aksum filmde "Azrail" imi canlandiriyordu..?Ben öyle anladim...hani "görevim bu abla vakit gelmistir ev sahibini bekletmeyelim" falan dedi...bide o sahne bir rüyadan mi ibaretti yoksa gercekten bilge ve ailesi fethiyeye gittilermi...?Birza kafam karisti ama sonuc itibariyle cok güzel bir film olmus...yagmur ve durul taylan biraderlerin ve tüm ekibin ellerine yüreklerine saglik :good:
Az önce show turkte izledim..cok güzel bir film...bazi yerlerde cidden yüregim agzima geldi...basak köklükaya ile ilker aksumun oyunculuklarina hayran kaldim...hele ilker aksumdan baya bi korktum..o saclar gözler falan...cok ürkütücüydü dogrusu...
Depremi yasamadim cok sükür ama bu film sayesinde ne kadar vahim ve korkunc birsey oldugunu gördüm...Allah korusun....Allah hic kimseye göstermesin ve yasatmasin...cok kötü...
Bu arada ilker aksum filmde "Azrail" imi canlandiriyordu..?Ben öyle anladim...hani "görevim bu abla vakit gelmistir ev sahibini bekletmeyelim" falan dedi...bide o sahne bir rüyadan mi ibaretti yoksa gercekten bilge ve ailesi fethiyeye gittilermi...?Birza kafam karisti ama sonuc itibariyle cok güzel bir film olmus...yagmur ve durul taylan biraderlerin ve tüm ekibin ellerine yüreklerine saglik :good:
evett yaa aynenn bende anlamadim?? ilker aksum Azraili mi canlandiriyordu?? Birde kahvedekilerde normal degillerdi ya..Ölü felan miydilar?? Cok garip ve cekici bir filimdi aslinda..Izlerken hic s1k1lmadim..
~*~NaR-ı GüL~*~
08-01-08, 01:41
evett yaa aynenn bende anlamadim?? ilker aksum Azraili mi canlandiriyordu?? Birde kahvedekilerde normal degillerdi ya..Ölü felan miydilar?? Cok garip ve cekici bir filimdi aslinda..Izlerken hic s1k1lmadim..
Galiba Azraildi arkadasim...yani söylediklerini düsünürsek öyle....ama cok korkunctu ya...o gözler falan...
O kahvediklerde ölüydü sanirim evet...cünkü ali zeki'ye: "buranin insanlari böyledir bir vardirlar bir yokturlar...aslinda hepimiz öyle degilmiyiz..gökle yer arasinda bir yerdeyiz" demisti...yani kahvedikler ölüydüler!
Ayrica alinin Azrail oldugunu surdanda anlayabiliriz...zeki kahveye gelmistide ali ona: "ev sahibi burda seni görmek istiyor" demisti ama zeki alip basini gitmisti ve sonra kaza yapmisti...daha sonra ali ve zeki mezarliktaydi da zeki alinin kazdigi mezara girmisti...evet kesinlikle Azraili canlandirdi...:img-yes:
Film gercekten banada cok garip geldi ama cok güzeldi ve bende izlerken hic sıkılmadım...deprem sahneleri cok gercekciydi...
evett yaa aynenn bende anlamadim?? ilker aksum Azraili mi canlandiriyordu?? Birde kahvedekilerde normal degillerdi ya..Ölü felan miydilar?? Cok garip ve cekici bir filimdi aslinda..Izlerken hic s1k1lmadim..
azönce izledim showda..2.izleyişim..
daha öncede yazmıstım depremi yasayan biri oldugum için enkaz sahneleri cok etkiledi beni..acayip psikolojk baskı yaratıo..
İlker azraildi bencede,benim görevim bu ev sahibini bekletmeyelim dediine göre..ayrıca katılıyorum o gözleri fln cook ürkütücüydü..
kahve sahnelerinin oldugu yerlerde ürktüm .. basak köklükayanın oyunculugna hiç girmiyorum girersem cıkamam öle bi durum var :) olaganüstü diim sadece:img-wink:
sey sorcam; kahvedeki insanlar vardı ya sanki ben orda birini Özgür Çevik'e benzettim :s omuydu acaba :s ??
bide ben filmdeki küçük kızla bebişi istiyorum yaaa :img-icecr böle sekerlik olmaz nazar degmesin ikisinede...,
show tv tv'de ilk kez dio ama Türkmaxta her allahın günü veriyolar bu filmi :D
dün showda izledim aslında sırf cansel için izledim başları fln güzel gidiyodu ama sonra hiç beğendim sıkılmadım ama film kötüydü bnce :icon_whis
ztn canselin ölüceğini bilseydim hiç izlemezdim :img-cray: çok kötü oldum o mezara girerken ve ceseti torbadayken =(
ürkütücü bi filmdi ama canseli öldürmeselrdi ya keşke =(insanı piskopat eder bu film :hıh
bide o kahvede oturanlardan biri özgür çevikti evet...
ahh cansel ahhh :icon_sorr
Filmi vizyonda olduğu dönem izlemiştim, dün bir kezde show tv'de izledim ve bir kez daha hayran kaldım. İkinci izleyişimde bazı sahnelerdeki detayları çok çok daha iyi anladım. Bide arkadaşların dediği gibi bende deprem sahnelerini çok beğenmiştim. Ama o sahneyi sinemada izlemek bambaşkaydı tabi, Allah korusun gerçek gibiydi...
Bu arada sevgili NaR-ı GüL; o sahnelerin gerçek olup olmadığını sormuşsun.. O sahneler gerçek dildi, eğer deprem olmasaydı, ertesi gün yapmak istedikleri ve yapıcaklarını enkaz altındayken bir bir görüyordu.. Yani kısacası gerçek dildi..:img-wink:
Bi kez daha filmde emeği geçenleri tebrik etmek isterim, gerçekten çok ama çok başarılı bir yapım:good:
~*~NaR-ı GüL~*~
09-01-08, 01:10
Filmi vizyonda olduğu dönem izlemiştim, dün bir kezde show tv'de izledim ve bir kez daha hayran kaldım. İkinci izleyişimde bazı sahnelerdeki detayları çok çok daha iyi anladım. Bide arkadaşların dediği gibi bende deprem sahnelerini çok beğenmiştim. Ama o sahneyi sinemada izlemek bambaşkaydı tabi, Allah korusun gerçek gibiydi...
Bu arada sevgili NaR-ı GüL; o sahnelerin gerçek olup olmadığını sormuşsun.. O sahneler gerçek dildi, eğer deprem olmasaydı, ertesi gün yapmak istedikleri ve yapıcaklarını enkaz altındayken bir bir görüyordu.. Yani kısacası gerçek dildi..:img-wink:
Bi kez daha filmde emeği geçenleri tebrik etmek isterim, gerçekten çok ama çok başarılı bir yapım:good:
Aciklama icin cok sagol sevgili G_didem'cim :img-wink: simdi caktim köfteyi....:img-yes:
Bu arada bazi arkadaslar kahvediki köylülerin arasinda niko'yu yani özgür ceviki gördüklerini söylediler...vallahi bravo size arkadaslar ben hic dikkat etmedim...:good:
Bide müzikler cok güzeldi...hele sonda calan müzik gerilim-mistik harmanlamasiyla ortaya cikmis cok güzel bir melodiydi...
~*~NaR-ı GüL~*~
09-01-08, 01:19
Tüplü sitede fragmani izledim...gercekten niko da bir saniyeligine görünüyor...:) kasket de pek yakismis... poli oreya yani cok güzel (yabanci damat dizisini izleye izleye bizde kaptik rumcayi hehe :D:D)
Fena bir film değildi.Ne çok kötüydü ne de süperdi:icon_whisBazı sahneleri çok güzeldi.Deprem sahneleri iyiydi.Biraz üzücü yanları da vardı tabi.
Filmde özellikle İlker Aksum'un oyunculuğuna bayıldım, gerçekten çok başarılı:img-clappDiğer oyuncularda Başak Köklükaya,Cansel Elçin,Binnur Kaya vs... iyiydi:img-wink:
cok güzel bir filimdi ya ama baygi bir korkmadim desem yalan olur kordum korkdum ;)
bu arada oyuncular süper di kadro harikka
ozge yeşim
10-01-08, 19:13
Ben bu filmi vizyona girdiğnde izlemiştim ama beğenmemiştim.Tek katlanılabilir yanı Başak Köklükaya ve İlker Aksum'un olmasıydı.Ben Cansel Elçin'in oyunculuğunu hiç oturupta izlememiştim.Ne bir filmde,ne de bir dizide.Ama genelde beğenilen biri.Bu filmi izledikten sonra iyiki de izlememişim kendisini dedim.Cansel Elçin meğerse oyunculuğunu dublajla kurtarıyormuş.Sesive diksiyonu hiç hoşuma gitmedi.Hatta rahatsız etti.Artık konuşmasın diye dualar ettim.Filmin büyük bir alanında izlediğimiz,sıfır makyajla bile gözleri kamaştıran,abartısız oyunculuğu,muhteşem ses tonuyla Başak Köklükaya bu filmdeki favorimdi.İlker Aksum'un oyunculuğunu da çok beğendim.Muhteşemdi.
Sinemada filmi ilk izlediğimde çok etkilenmiş ve beğenmiştim.Sanırım tek beğenen bendim.Çünkü kardeşim ve arkadaşım hiç beğenmediler.Sinema çıkışında bir çiftin de özellikler erkeğin kız arkadaşına geldik de görük boşuna dediğini duydum.Çok üzülmüştüm.Filmi tek ben mi anladım dedim kendime.Finali şaşırtıcıydı.Psikolojik,gerilim dozu güzel anlatılmıi,tasvirleri yerinde ve abartılmadan kullanılmış,zeki bir senarist,yetenekli bir yönetmen ve kaliteli bir oyuncu kadrosuyla çekilen bu filmin hakettiği yeri bulmadığını düşünüyorum. Allah'dan yurtdışında böyle olmadı.Festivallerden ödül aldı film.
Cansel uzun yıllar Fransa'da yaşadığı için aksanlı bir Türkçe konuşuyor. Şimdilerde daha akıcı bir Türkçe'ye sahip.Filmde sesini ilk duyduğumda yadırgamıştım.Ama herşeyin en doğalı makbuldür.
Sinemada izlediğimde film sonunda bende bikaç izleyiciyden 'keşke gelmeseydik, bu nasıl korku filmi hiçte korkmadım:D!' gibi hayıflanmalar duydum. Halbuki film zaten korku filmi değildiki, hiç bi zamanda korku filmi diye lanse edilmemişti.. Film psikolojik gerilimdi.. Ama insanlar korkma niyeti ve isteğiyle geldiklerinden korkamadıkları için biraz hayal kırıklığına uğramışlardı:)
Filmi gerçekten anlayanlar içinse gerçekten müthişti:good:
Sevgili ozge yeşim; Cansel Elçin angel78'inde dediği uzunmu uzun yıllar yurt dışında yaşamış bi insan.. Dolayısıyla da aksanın olması çok normal. Yıllarını Türkiye'de yaşayarak geçirmiş bir oyuncuyla aynı diksiyona sahip olması beklenemezki zaten.. Belkide belirttiğiniz gibi kendi sesini ilk kez duyduğunuzdan ve canlandırdığı karakterlerdeki dublajıyla kendi sesi arasında büyük fark olmasından dolayı kaynaklanan bi yadırgamadır sizinki... Oyunculuğunu dublajla kurtarıyormuş yorumunuza ben hiç mi hiç katılmıyorum..
Gerçektende çok başarılı bir filmdi diye düşünüyorum...
Bence bu filmin ikinci ve üçüncü seriisi çıkarılsa vede bu film dizi olarak tv ekranlarına konulsa tutulur die düşünüyorum...
Ama bunun için aynı kadro olmalı hele hele Bora Akkaş vede Cansel Elçinin mutlaka olması gerektiğini düşünüyorum...
Bora bizim neşe kaynaamıs...:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064:good::good:
_yorumsuz_
21-01-08, 22:59
Güzel bir filmdi. ama ben ne oldu ne bitti anlamadım. Şimdi tüm o gezi hayal miydi? yoksa gerçek mi hayaldi? Kafam karıştı film sonunda.
Filmdeki o tatil Bilge'nin enkaz altında gördüğü bir rüyaydı..Daha doğrusu korkuları ile yüzleşti bir rüya..
Cansel Elçin,9 yaşındayken Fransa'ya gidiyor..9 yaşında arkadaşlar..Hayatınızın daha çocuk döneminde kendinizi Paris gibi bir megakentte buluyorsunuz.Dil bilmiyorsunuz,hiçbir şey yapamıyorsunuz..Ve sizin ilk amacınız Fransızca öğrenmek tutunmak için..
25 Yılını geçiriyor orda..Ne bekliyorsunuz ki?Düzgün Türkçe olsun diye illa dublaj yapsa ne olcaktı?Ki Zeki karakteri de şehirli bir züppe kelimenin tam anlamı ile..Onun için bu hafif aksan hiç de yadırganıcak bir şekilde değildi.Oraya kafamızdaki Yüzbaşı Cemal'i ya da Ahmet'i unutup gitmek lazımdı:img-yes::img-yes:
Sesle oyunculuk kurtarılmaz..Öyle olsaydı tüm iyi sanatçılar aynı zamanda iyi de birer oyuncu olurdu:img-yes::img-yes:
başlığı yeni gördüm.
Bence film çok güzeldi çok etkilendim film bittiğinde ilk işim istanbuldaki ablamı aramak olmuştu:)
http://img90.imageshack.us/img90/1017/baak1uw2.jpg (http://imageshack.us) ++ http://img171.imageshack.us/img171/8237/baak2pt3.jpg (http://imageshack.us)
http://img171.imageshack.us/img171/8233/baak3ct3.jpg (http://imageshack.us) ++ http://img166.imageshack.us/img166/5529/baak4hq5.jpg (http://imageshack.us)
http://img171.imageshack.us/img171/416/baak5wn8.jpg (http://imageshack.us) ++ http://img166.imageshack.us/img166/7669/baak6ba8.jpg (http://imageshack.us)
http://img261.imageshack.us/img261/2659/baakkk7sb1.jpg (http://imageshack.us) ++ http://img261.imageshack.us/img261/5005/baakkk8nw7.jpg (http://imageshack.us)
http://img261.imageshack.us/img261/7494/baakkk9vw2.jpg (http://imageshack.us) ++ http://img261.imageshack.us/img261/7500/baakkk10qu0.jpg (http://imageshack.us)
http://img127.imageshack.us/img127/57/baakkk11lh1.jpg (http://imageshack.us) ++ http://img504.imageshack.us/img504/2263/baakkk12eg0.jpg (http://imageshack.us)
Güzel bir filmdi. ama ben ne oldu ne bitti anlamadım. Şimdi tüm o gezi hayal miydi? yoksa gerçek mi hayaldi? Kafam karıştı film sonunda.
aynen bide orda evin bekçisi kadına gelip"sıra sende ilk önce seni öldürcem sonra çocuklarını" diyo sonrada deprem ouo o ara ordan nasıl kurtuluo ne ara deprem oluo bn hiçbişi anlmadım...
arkadaşlar bu film gerçekten çok süper bir filmdi başak köklükaya çok süper oynadı mükemmel yaptı bayıldım çok ağladım çok dram doluydu zaten başak köklükaya bu filmden ödül bile aldı süper ya süper...
Küçük Kıyamet
Yönetmen: Yağmur Taylan , Durul Taylan
Senaryo Yazarı: Doğu Yücel
Tür: Gerilim
Etiketler: Cansel Elçin, Deniz, Deprem, Gerçeklik ...
Yapım Yılı: 2006
Vizyon tarihi: 2006-12-22
Ülke: Türkiye
Filmin Ödülleri
18. Ankara Film Festivali
En İyi Kurgu Çiçek Kahraman Küçük Kıyamet
12. Sadri Alışık Ödülleri
En İyi Kadın Oyuncu Başak Köklükaya Küçük Kıyamet
28. Siyad Türk Sineması Ödülleri
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu İlker Aksum Küçük Kıyamet
http://img134.imageshack.us/img134/4522/cansel11qw1.jpg (http://imageshack.us)
http://img134.imageshack.us/img134/7983/cansel12mp7.jpg (http://imageshack.us)
aynen bide orda evin bekçisi kadına gelip"sıra sende ilk önce seni öldürcem sonra çocuklarını" diyo sonrada deprem ouo o ara ordan nasıl kurtuluo ne ara deprem oluo bn hiçbişi anlmadım...
deprem oluo bunlar enkaz altında kalıolar kadın hayal görmeye başlio işte o sırada sora kocası ölüo o hayalde çocuklarını kurtarmak senin elinde dio kadın o anda uuyanıo bizde enkaz altında olduklarını görüoruz zaten bence filmi çok güzel bağlamışlar gerçekten çok yaratıcı ama şeye çok güldüm
cansel elçin azraile dediya(kapıdaki bekçi) mezarlık manzaralı yazık gerçekten harikaa:img-hyste:img-hyste
deprem oluo bunlar enkaz altında kalıolar kadın hayal görmeye başlio işte o sırada sora kocası ölüo o hayalde çocuklarını kurtarmak senin elinde dio kadın o anda uuyanıo bizde enkaz altında olduklarını görüoruz zaten bence filmi çok güzel bağlamışlar gerçekten çok yaratıcı ama şeye çok güldüm
cansel elçin azraile dediya(kapıdaki bekçi) mezarlık manzaralı yazık gerçekten harikaa:img-hyste:img-hyste
gercekden filimin konusu harikka yani acaba gercekden yasanmis bir olaymi diye düsünüyorum
benim en korkdugum sahne ali varya ellinde birseyle terassin kapisinda gece karanlik firtina var filimin sonlarindaydi ay acayip korkmusdum birde evde tek basimaydim
ama film acaipppp gsldi hele bora çok şirin:img-in_lo:img-blush
Film muhteşem bir film bence..
Zeki karakteri süperdi..tam bir şehirli züppe işe yaramaz sap gibi biri,Bilgede..kurguda herşey çok iyidi..
özelliklede ben Bilge'nin gördüklerini bir rüyadan ibaret olduğunu anladığımdaysa şok oldum..
Türk sinemasında çekilmiş en iyi filmlerden biri. Harika bir senaryosu, kurgusu var.
Bu arada Ali'nin yani İlker Aksum'un Azrail olduğu o kadar belliydi ki, bunun bazıları tarafından anlaşılmaması ilginç. Resmen, "Benim görevim bu. Sırası geleni alırım. Sıra diğerlerine de gelecek ama önce sen. Hadi abla, ev sahibini bekletmeyelim," dedi. Bundan daha açık bir şey olabilir mi?
Bu arada Fethiye'deki olaylar tam bir rüya değildi; iki dünya arasındaki bir başka boyut. Ama tamamen de gerçek değil, hatta büyük ölçüde bilinç altıyla ve hayallerle besleniyor. (Ali'nin dediklerini hatırlayın: "Buranın insanları bir varlar bir yoklar. Bir gök var bir yer, biz de onun arasındayız.")
kensibelan
08-07-08, 20:17
Türk sinemasında çekilmiş en iyi filmlerden biri. Harika bir senaryosu, kurgusu var.
Bu arada Ali'nin yani İlker Aksum'un Azrail olduğu o kadar belliydi ki, bunun bazıları tarafından anlaşılmaması ilginç. Resmen, "Benim görevim bu. Sırası geleni alırım. Sıra diğerlerine de gelecek ama önce sen. Hadi abla, ev sahibini bekletmeyelim," dedi. Bundan daha açık bir şey olabilir mi?
Bu arada Fethiye'deki olaylar tam bir rüya değildi; iki dünya arasındaki bir başka boyut. Ama tamamen de gerçek değil, hatta büyük ölçüde bilinç altıyla ve hayallerle besleniyor. (Ali'nin dediklerini hatırlayın: "Buranın insanları bir varlar bir yoklar. Bir gök var bir yer, biz de onun arasındayız.")
Arkadaşım gözlemlerin süper...söylediklerine harfiyen katılıyorum.........:good:
maria clara
18-07-08, 13:41
zannettiğmden güzel çıkan bir film oldu ilker aksum un onca saatden sonra karşımıza azrail olarak çıkması tam bir bombaydı genel olarak film korkunç değildi ama o son sahne gerçekten ilginçti.
barışist_eylul
29-07-08, 11:44
Sinemada izlediğim için dha bir etkilendiğim film. Türk sineması için çok güzel yapımlardan biri. Ben çok beğendimm. Harika birşey. İlginç bir filmdi.
gece seyrettim korkuyla hüzün arasında kaldım:D:D
ama çok güzeldi...en çok da ordakilerin böcekleri falan ha bire bekçiye söylemeleri....
ee dağın başı böcek de olur köpek de:):)
ama konusunu tam anlamadım
ben 3 kez mi 4 kez mi ne seyrettim çok güzel bi film...
ama daha çok bora akkaş olduğu içn seyretmiştim ne yalan söyliyim :img-yes::img-yes::img-yes::img-yes:
güzel bir filmdi
basak köklukaya harikaydı
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.