Tüm Versiyonu Göster : Engin Altan Düzyatan


iklima=)
10-08-06, 10:27
Gerçek İsmi
Engin Altan Düzyatan

Doğumu
26/07/1979 - İzmir

Eğitimi
Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro

kızlar yurdu.........özgür.............2006
kadın her zaman haklıdır.............2005
kalbin zamaı.........genç demir......2004
azize......................................2004
sil baştan.............cihan.............2004
hürrem sultan........yıldırım beyazıt..2003
alacakaranlık..............................2003
kampüsistan...........levent............2003
mühürlü güller.........engin............2003
koçum benim..........orçun............2002
bizim otel...............altan............2001
yeditepe istanbul........................2001
ruhsar.......................................1997

iklima=)
21-08-06, 11:07
http://img204.imageshack.us/img204/9880/1691jm5.jpg (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/958/7107bb7.jpg (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/4550/adszxx7.png (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/5672/bxc07855jz9.jpg (http://imageshack.us)

iklima=)
21-08-06, 11:10
http://img244.imageshack.us/img244/3844/enginaltanduzyatan15bsef0.jpg (http://imageshack.us)
http://img244.imageshack.us/img244/9366/enginaltanduzyatan24ikmg9.jpg (http://imageshack.us)
http://img209.imageshack.us/img209/4048/enginaltanduzyatan34ybef3.jpg (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/8416/enginaltanduzyatan46rrxd0.jpg (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/726/enginaltanduzyatan58dllz5.jpg (http://imageshack.us)

iklima=)
21-08-06, 11:15
http://img244.imageshack.us/img244/2739/enginaltanduzyatan62vfto1.jpg (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/4336/enginaltanduzyatan75yevp8.jpg (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/3914/enginaltanduzyatan86ljxy0.jpg (http://imageshack.us)
http://img85.imageshack.us/img85/2006/enginaltanduzyatan99ften6.jpg (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/9021/enginaltanduzyatan109rrui8.jpg (http://imageshack.us)

iklima=)
21-08-06, 11:18
http://img85.imageshack.us/img85/57/enginaltanduzyatan112ndna8.jpg (http://imageshack.us)
http://img246.imageshack.us/img246/9701/enginaltanduzyatan135rroz7.jpg (http://imageshack.us)
http://img208.imageshack.us/img208/3337/enginaltanduzyatan149yadg2.jpg (http://imageshack.us)
http://img85.imageshack.us/img85/5826/enginaltanduzyatan152ezgv7.jpg (http://imageshack.us)
http://img246.imageshack.us/img246/4876/enginaltanduzyatan169nxmh8.jpg (http://imageshack.us)
http://img85.imageshack.us/img85/5626/genif7.gif (http://imageshack.us)

iklima=)
21-08-06, 11:20
http://img246.imageshack.us/img246/8813/gfgue4.png (http://imageshack.us)
http://img208.imageshack.us/img208/5772/hco08016cg9.jpg (http://imageshack.us)
http://img218.imageshack.us/img218/8605/ijlijlbg3.png (http://imageshack.us)
http://img246.imageshack.us/img246/3582/mgmgm4.png (http://imageshack.us)
http://img208.imageshack.us/img208/2084/sdf07984al7.jpg (http://imageshack.us)

iklima=)
21-08-06, 11:22
bi tane de imza alıntıdır!

http://img246.imageshack.us/img246/2076/34dxnu9.png (http://imageshack.us)

GSealment
21-08-06, 13:08
iklima=) resimler ve imza için teşekkürler ..

İyi Bir Oyuncu Olduğunu Düşünüyorum .. Yanlış Hatırlamıyorsam İlk Olarak Koçum Benim de Görmüştüm . Ordan Belliydi İyi Bir Oyuncu Olacağı ..

parlakz güneş
21-08-06, 13:39
resimler için çok sağol.başarılı bir oyuncu.rolünün hakkını veriyo

*misket*
21-08-06, 14:04
öncelikle baslik icin ve resimler icin cok tsk ederim cansin :)

bende engin altani cok beyenerek izliyorum, kocum benimdede cok sevidigim bi karekterdi simdide kizlar yurdunda cok basarili rolünün üstesinden fazlasiyla geliyor, basarilarinin devamini dilerim

iklima=)
21-08-06, 14:11
rica ederim...begenmenize sewindim:)ya bişey sorcam bi de engin altan gölge ustası die bi filmde oynamıştı...trt yapımıydı izleyen war mı ?????

*misket*
21-08-06, 15:27
yok canim ben hatirlamiyorum izlemedim sanirim, baska kimler oynuyordu belki ozaman hatirlarim tabi eger izlediysem

forgetmenot
21-08-06, 19:18
Engin Altan,Beyza'nın Kadınları filminde,maalesef filmin başında ölmesine rağmen,'bütün mevcudiyeti'yle(çıplak,bir bacağından asılmış) yer almış!Rolü de hayli ilginç(!)Ayrıca, Ali Özgentürk'ün yönettiği 'Kalbin Zamanı'filminde, Birol Hünel'in gençliğini oynamış.Gayet te başarılı.Diğer oyuncular,Hülya Avşar,Oktay Kaynarca,Halil Ergün,Birol Hünel,Dolunay Soysert vs.DVD'si çıktı.Sinemalarda pek başarı kazanamadıysa da,bence kendi içinde birçok incelik taşıyan,güzel bir film.Engin Altan'ın Dolunay Soysert'le bazı duygusal,çok güzel çekilmiş sahneleri(dans,köprü üstünde sabaha karşı vs) var ki,çok çok güzel!

iklima=)
22-08-06, 10:30
ewet kalbin zamanı filminde çok başarılıydı...bu kadar güsel bi yapımın sinemalarda neden başarı gösteremediiyse bi soru işareti tabi...beyzanın kadınlarında da rolü kısa olmasına ragmen güsel bir performans sergilemiştir..

apple-core
23-08-06, 09:40
çok başarılı ve izlediğimde kandisinden iyi bir ışık aldığım oyuncu...yani insana kendini sewdiriyor..gerçek hayattada çok tatlı bi insan olduğunu düşünüyorum ama henüz tanışma fırsatım olmadı kendisiyle:img-sorry eğer kızlar yurdu bitmezse sete gidip tanışcaz inşallah diil mi arkadaşlar???????????:img-icecr

iklima=)
23-08-06, 10:10
ewet elifçim işallah gitçez:)ayy düşündükçe heyecanlanıorum...bence engin gerçek hayatta da çok tatlı birisi...hiç tanımamama ragmen sanki çok uzun zamandan beri tanıomuşum gibi gelio:)

apple-core
23-08-06, 11:08
ewet elifçim işallah gitçez:)ayy düşündükçe heyecanlanıorum...bence engin gerçek hayatta da çok tatlı birisi...hiç tanımamama ragmen sanki çok uzun zamandan beri tanıomuşum gibi gelio:)

ewet cnm ya bana da,yani çok sewiorm...inşallah bitmezde gideriz ve enginle tanışırız onu görmeyi çok isterim doğrusu...

*misket*
25-08-06, 23:41
bende sizlere tamamen katiliyorum kizlar, engin altan cok sicak birisine beniziyor

apple-core
21-10-06, 21:08
duyduğuma göre emret komutanım dizisinin sinema fliminde 1 günlüğüne askerlik yapmaya gelen obzesif birini canlandırıcakmış...eee ne de olsa mustafa altıoklar öle kolay kolay bırakmaz oyuncularını başka projelerde roller bulur...çok sewindim bu olaya özlemiştik kendisini:img-kiss:

FBuse
21-11-06, 22:27
sila dizisinin 17.11.06 ´da yayinlanmis olan bölümünde vardi Engin Altan gazeteci rolünde! bilginize!

apple-core
30-11-06, 16:17
sila dizisinin 17.11.06 ´da yayinlanmis olan bölümünde vardi Engin Altan gazeteci rolünde! bilginize!

tühhh kaçırmışım:icon_sorr

FBuse
31-01-07, 17:40
tühhh kaçırmışım:icon_sorr
keske kacirmasaydin, cok gzl oynamisti =) belki videosunu bulup izlersin..

computerhand
24-02-07, 06:59
ewt sıla dizisinde mardine gönderilen ve cihanın haber verdiği gazeteciyi oynamıştı

BuRCu_CeMRe
08-05-07, 19:09
cok tatlı
cok yakısıklı
kocum benımde galıba oynamıstı
orda hayran kalmıstım ona

iklima=)
30-06-07, 10:53
arkadaşlar verdiğiniz haberler için çok teşekkürler..
yalnız burası çok boş..lütfen arada sırada ugrayın bu foruma:)
ayrıca kızlar yurdu yeniden yayınlanmaya başladı tekrar bölümleriyle..h.içi her gün 15:00te..eger fotograf çekebilen arkdaşalr varsa buraya eklerlerse çok iyi olur:)

ayrıca hepinize bi haberim var engin altan'ı taksimde gördüm...çok sevimliydi=)o kadar heyecanlandım ki sanırım farketti güldü bana geçerken:)gerçekten de tahmin ettiğimiz gibi çok sıradan ve samimiydi=)

skyangel
10-07-07, 22:24
Öncelikle Engin Altan'ın benim kalbimi fethetmesi Kenter tiyatrosunda Anna Karenina'daki kont vrosky rolüyledir.Çok beğendiğim bir oyundur halen devam ediyorsa şiddetle gitmenizi tavsiye ederim arkadaşlar.Bu arada en son 2 hafta önce taksim ara cafede yan yana masalarda oturduğumuzu hasibe erenin kankası olduğunu söylemek isterim:img-wink:

nghn_87
10-07-07, 23:06
Kızlar Yurdu'nda devamlı izlediğim karizmatik kişi:D
uzun saclıların en yakısıklısı
Cok yakısıklı bu adam yaa
Allah sahıbıne bagıslasın:D

skyangel
10-07-07, 23:09
http://www.imgloadtr.com/uploads/0dd7c25340.bmp

http://www.imgloadtr.com/uploads/35d4488229.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/fc1e6da303.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/6972a4dd5c.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/ed970260f9.jpg

celine18
10-07-07, 23:10
hem çok iyi bir oyuncu...
hem çok yakışıklı,ayaklı karizmalardan:img-in_lo
bencede Allah sahibine bağışlasın...
kızlar yurdu sayesinde her gün görüyoruz:img-in_lo
özellikle bence bakışlarını oldukça etkili kullanıyo:img-blush

skyangel
10-07-07, 23:16
http://www.imgloadtr.com/uploads/d674d21694.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/c7b4ba6a62.jpg

manzara mükemmel

http://www.imgloadtr.com/uploads/44092cc718.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/e0947d0f3c.jpg

ayrılık anında ağlayan bir erkek ne hoş ya...

http://www.imgloadtr.com/uploads/7ed1a74481.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/f01bb52fb8.jpg


http://www.imgloadtr.com/uploads/3e1e20e168.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/94519291d6.jpg

celine18
11-07-07, 11:38
http://www.imgloadtr.com/uploads/d674d21694.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/c7b4ba6a62.jpg

manzara mükemmel

http://www.imgloadtr.com/uploads/44092cc718.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/e0947d0f3c.jpg

ayrılık anında ağlayan bir erkek ne hoş ya...

http://www.imgloadtr.com/uploads/7ed1a74481.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/f01bb52fb8.jpg


http://www.imgloadtr.com/uploads/3e1e20e168.jpg

http://www.imgloadtr.com/uploads/94519291d6.jpg

eline sağlık:)
gerçekten süperler:img-blush
ben uzun saçlı halini daha çok seviyorum ama:img-in_lo

nehir_yaso
11-07-07, 11:41
yakışıklı bi çocuk, çok başarrılı,koçum benimde süperdi.ama adı daha doğrusu soyadıyla beraber adı çok kafiyeli olmuş.engin altan düzyatan.komik geldi bana

omayra73
23-08-07, 08:51
Çekimleri devam etmekte olan CENNET filminden birkaç kare;

http://img353.imageshack.us/img353/7331/engin1ci5.jpg (http://imageshack.us)
http://img170.imageshack.us/img170/9929/engin2aq4.jpg (http://imageshack.us)
http://img353.imageshack.us/img353/7237/engin3ss1.jpg (http://imageshack.us)
http://img72.imageshack.us/img72/932/engin4yq3.jpg (http://imageshack.us)
http://img72.imageshack.us/img72/6696/engin5je2.jpg (http://imageshack.us)

forgetmenot
23-08-07, 17:47
Yeni filmini dört gözle bekliyoruz.Özellikle başrol oynaması çok önemli. Yürü be Engin Altan'ım kim tutar seni!:img-wink:Oyunculuk yeteneği desen var,asıl işinin tiyatro olduğunu söyleyecek kadar mesleğine aşkla bağlılık var,yakışıklılık Allah vergisi daha da önemlisi tevazu sahibi olduğunu da hissediyorum.Yolun açık,şansın bol olsun!

skyangel
24-08-07, 23:58
Adını bilmeseniz bile yüzüne aşinasınızdır mutlaka. Adı Engin Altan Düzyatan.


25 yaşında. İzmirli. Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu. Gelecek vaat eden oyuncular listesinde zirveyi zorluyor. Koçum Benim uzun soluklu ilk dizisi. Ardından Mühürlü Güller ve Sil Baştan. Bir de sinema filmi var, Kalbin Zamanı. Ali Özgentürk'ün yönetmenliğini yaptığı filmde, Demir karakterini canlandıran Birol Ünel'in gençliğini oynadı. Bu hafta itibarıyla TRT'de yayınlanmaya başlayacak olan Azize adlı dizide Ediz Hun'un oğlu rolünde. Bu röportaj 'Genç kızların son gözdesi, ekranların yeni yüzü Engin Altan Düzyatan kimdir?' sorusunun uzun bir cevabıdır.

İlk defa ne zaman 'oyuncuyum' kelimesini kullandınız?

Çocukken aklımda oyuncu olmak gibi bir şey yoktu. Aslında hiçbir şey yoktu. Hayatımın hiçbir döneminde bir meslek düşünmedim¤. Lisede tiyatro koluna girdim, 'Bunlar nasıl olsa iş yapmaz, ben de bol bol gezerim etüt saatinde' diye düşünerekten. Şans bu ya ilk hafta toplandılar. Üç yıl boyunca oynadım orada. Giderek çok hoşuma gitti bu durum. Üniversitede tiyatro oldu.

Ne zaman geldiniz İstanbul'a?

Okul bittikten sonra ama okul dört yılda bitmedi tabii. Beşinci yılda yurtdışına gitme planları yapmaya başlandım. Hollanda'ya gidip tiyatro yapma hayalleri kuruyordum. İşlemlerimi yapmaya başladığım sıra İstanbul'dan, daha önce İzmir'de tanıştığım birinden telefon geldi. Bir dizi projesinin olduğunu, oynamak isteyip istemediğimi sordular. Geldim, görüştüm, oldu. İstanbul'da kaldım.

Kalış o kalış galiba...

Şimdiye kadar hep bir şekilde bir şeyler yapıyor oldum ve İstanbul'da kaldım artık. Geleceğe dair plan yapmıyorum ama şu anda gitme durumum falan yok.

Neydi sizi İstanbul'a getiren o dizi?

Bizim Otel diye bir dizi. Zaten dört bölüm sürdü, hemen bitti. Ben de yeni gelmişim İstanbul'a. 'Yurtdışına gidiyorduk, bunun için mi kaldık, nasıl yani?' falan oldum ilk. Nerede hata yaptık diye kara kara düşünürken Koçum Benim başladı. Kamerayı asıl o dizide keşfettim ben. Hem çok eğlenceliydi, hem de uzun sürdü.

O dizideki gençlerin tümü parladı aslında...

Öyle oldu. Ozan Güven, Yunus Günce, Hakan Ka vardı. O dizide Tarık Akan'dan ne numaralar öğrendik biz. Küçücük ayrıntılar ama acayip işe yarıyor. İşin küçük keyiflerini keşfettik biz Tarık Abi'yle.

O dönem dizinin dışında başka işler var mıydı peki?

Bir de çocuk oyunu vardı rol aldığım, o kadar. Daha önce de üniversitede Martı, Ayaktakımı Arasında gibi oyunlarda oynadım ama tiyatro yapmak istemedim hiç, İstanbul'a geldikten sonra.

Neden, televizyon daha mı çekici geldi?

Yok. Ben hep bir idealist heriftim tiyatro konusunda, hala da öyleyim. Ayrı bir şey. Ben inanmıyorum çünkü burada yapılan tiyatroya. Üniversitede öğrendiklerimle kendime bir oyunculuk tarzı ve tiyatroya bakış açısı kazandırdım. Geldiğimde kendi bakış açıma yakın tarzda tiyatroyla karşılaşmadım. O yüzden de tiyatro yapmamın manası olmadığına karar verdim. Şehir tiyatrolarında figürasyon mu yapacağım? Hayır, benim yapabileceğim bir şey değil.

Özel tiyatrolar var, onlar?

Var ama aslında bende de biraz tembellik var. Yapmak istemiyorum deyip yapmıyorum. Kafamda başka şeyler oluştu. Üç yıllık sürede tiyatroda yapmak istediklerim konusunda çok doldum, ben sahneye çıkıp onları göstermek istiyorum. Tiyatronun tadı kameradan çok daha lezzetli, gerçekten.

Peki ya Koçum Benim'den sonrası?

Mühürlü Güller'de oynadım. Benim için farklı bir roldü. İlk defa kötü adamı oynadım. Sarışın olduğum için genelde bana o tarz bir rol vermezler.

Orada Kapalıçarşı'da halıcılık yapan bir çocuktum, sonra Sil Baştan'da hayatta ne yapacağını bilemeyen bir çocuğa dönüştüm. Her sette farklı şeyler öğrendim.

BİROL'LA KAÇAMAK GÖRÜŞTÜM

En fazla film setinden olsa gerek. Kalbin Zamanı'nda Birol Ünel'in gençliğini oynuyorsunuz. İzlerken kendinizi nasıl buldunuz?

Bir film için ama hiçbir şey bilmeden gittim görüşmeye. Yönetmen ve görüntü yönetmeni elime bir oyun verdi. Onlara küçük bir sunum yaptım, okeylendi. Bence güzel bir senaryoydu. Benim oynadığım bölüm 1958'de geçiyor, dönem oynamayı seviyorum. İşin öbür tarafında da Birol Ünel oynayacak, bu da çok keyifli bir şey. Ben sevdim kendimi izlerken.

Hülya Avşar'ın gençliğini oynayan Dolunay Soysert, sette Avşar'ı hiç görmediğini, konuşmadıklarını söyledi. Siz Birol Ünel'le konuşma fırsatı buldunuz mu?

Buldum tabii ki. Aslında yönetmen Ali Özgentürk görüşülmesini istemedi, onun tercihiydi. Saygı duymak lazım ama ben kaçamak görüştüm Birol'la. Bir rol var ortada. Ciddi bir konuşma ve birkaç ayrıntıyla keyifli hale getirilebilir. Birbirinden çok kopuk iki kişinin aynı adamı canlandırıyor olması büyük handikap olur. Böyle bir riske atılmak olmazdı. Birol'la Pera Palas'ta karşılaştık. Rol üzerine düşündüğüm bazı ayrıntılar vardı. Bir dans sahnesi vardı mesela. Onu konuştuk karşılıklı. O, karakteri solak düşünmüş ve ben solağım. Hiç sorun olmadı bu yüzden. Birol çok komik bir adam gerçekten.

Neden, neyi güldürdü sizi en çok?

Türkçe'si yok zaten. Anlıyor ama konuşamıyor. Ben derdimi Türkçe anlatıyorum, o İngilizce cevap veriyor ama bazen takılıp araya Almanca bir şeyler sokuyor. O zaman sevgilisi devreye giriyor ve İngilizce bana aktarıyor. Ortada tam bir kaos var zaten ve bir de bira içiyoruz. Çok kere anladım deyip tekrar aynı soruları sordum, çünkü o, on kelime konuşuyorsa ben ancak ikisini anlayabiliyordum. Zordu ama keyifliydi. Çok komik ve eğlenceli bir adam. Role yaklaşımımız da çok aynı tarzdaydı. Filmi izleyene kadar Birol'un ne yaptığı konusunda hiçbir fikrim yoktu. Filmi izledikten sonra kendi adıma çok mutlu oldum.

Sizi Birol Ünel'le sima olarak benzetenler de var, siz de benzetiyor musunuz?

Valla söyleyenler var. Defter gibi bir şeye bizim Birol'la yan yana fotoğraflarımızı koymuşlardı. Normal bakınca benzemiyor ama fotoğrafları ters çevirince bayağı benziyoruz. Ama bu benzetmeyi yapabilmeleri için insanların tersten bakıyor olmaları lazım bana. Oyunculuk tarzlarımızda bir yakınlık var, ifademizi de bu durum benzetiyor olabilir.

Filmden sonra hayatınızda değişiklikler oldu mu?

Teklifler arttı. Şimdi Azize diye bir dizide oynuyorum, Ediz Hun'un oğlu rolünde. Tipik zengin ve şımarık çocuk. En güzel tarafı geceleri araba yarışı sahneleri çekiyoruz. Ocak'ın ilk haftasında TRT'de yayınlanmaya başlıyor. Tekrar bir sinema filmi çok istiyorum ama şu anda öyle bir şey yok. Sinema - Televizyon üzerine yüksek lisans yapacağım bu yıl.

İLGİDEN HAZ ALIYORUM

Nereye kadar diziler sürecek sıkılmadınız mı?

Dizilerden sıkılmadım, çünkü onlarla yaşıyorum. Yapıyorum ama bir de yapmayı istediğim tarzda işler var. Başka bir kitleye başka şekillerde hitap etmek istiyorum. O zaman daha keyifli çalışırım elbette. Yaşamda gördüğümüz ayrıntıları acaba başka insanlar da bizim gibi mi görüyor? Bilmek isterdim. Farklı işler yapmak istiyorum aslında ama biraz daha zaman var bunlar için.

Tanınmak güzel bir şey mi? Özellikle genç kızların ilgisi?

İlginin farkında değilim. Bakıyorlar evet ama ben unutuyorum. Bazen bir bara gidiyorum, bir kız bakıyor uzun uzun. 'Bu kızı kesin tanıyorum ama nerden? Selam da vermiyorum, ayıp oluyor' deyip duruyorum. Geçen gün kızın biri nasılsın canım, diyerek boynuma sarıldı. Bir yandan muhabbet edip bir yandan da düşünüyorum nereden tanıyorum diye. Çaktırmadan 'En son ne zaman görüşmüştük canım yaa?' diye sordum, kız bana, 'Sen beni tanımıyorsun ki' dedi. Dumur oldum. Ama bazen fark edip de çok haz aldığım durumlar da oluyor, çok keyifli bir şey bence.

Farklılık arıyorum

Ben bir tiyatroda oynayarak da geçinebilirim, tiyatro kökenli olduğum için yapabilirim. Yapmayı istediğim şeylerin hepsinde farklılık arıyorum. Tek başıma bir şey yapamam ama aynı kafada adamlarla çok şey yapabilirim. Olması gereken çalışma sistemi de budur zaten. Çalışmak bana keyif veriyor. Yeni bir şeyler yapmak, yeni bir şeyler düşünmek her şekilde olur. Para kazanmaya gerek yok bunun için. Maddi kazanç, o maddi kazancı tekrar işe yatırma keyfi getirir sadece.

mavi_kelebek
25-08-07, 00:01
Kalbin Zamanı'nda göz dolduran bir performans sergilemişti.Umut vaad eden bir oyuncu:good:

sarıseren
03-10-07, 21:01
Çok iyi bi oyuncu.Sevgilim Dünürüm'de oynuyomuş.2 hafta sonra onu tv'de görücez.Aynı zamanda çok da yakışıklı.Kısa saç ona daha çok yakışıyo bence.Bi kaç sene önce onu yakından görmüştüm.Bizim arabayla onun bulunduğu araba yan yanaydı.Ve arabayı kullananda hani en son babalar duyar da oynayan renkli saçlı bi kız vardı oydu.O zaman sevgililerdi belkide.Şimdi bilemiyorum tabi:icon_whis

elifile
06-10-07, 09:39
Kürklü Merkür

http://img64.imageshack.us/img64/2520/67244370fz8.jpg (http://imageshack.us)

Dot'un yeni oyunu: Mercury Fur / Kürklü Merkür

Fütürist bir masal ...

Premier: 18 Ekim 2007 Perşembe 20.30

"Oyun" telaşlı bir hazırlıkla başlar...

Kaos sonrası...

İki kardeş... Bir grup genç...

Kelebek (!) ticareti yapar ve "yukardakilerin" tuhaf fantazilerini gerçekleştirdikleri partiler düzenlerler.

Anıları olan büyük kardeşin dünyanın kaosa teslim olmadan öncesine dair öyküleri vardır.

Masum küçük kardeş ise hiçbirşey hatırlayamaz.

Öykülerini arayan yedi genç adam bu yeni dünyada hayatta kalmaya çalışmaktadır.

Küçük bir çıkış yolu keşfederler...

ve "parti zamanı".

"Çıkmaz sokağa doğru gidiyorum. Bir at.

Hayır, zebra bu. Nasıl gelmiş buraya?

Küçük çocuklar kovalaya kovalaya köşeye sıkıştırıp bıçaklıyorlar hayvanı.

Şişeleri kırıp üzerine benzin döküyor bazıları ve kibriti çaktıkları gibi zebra yanmaya başlıyor.

Çıkmaz sokağa doğru koşturuyor delice. Her yeri alev almış.

Ben diğer tarafa koşuyorum.

O kadar acıyo ki bacağım, kanıyıp duruyor.

Bir sokak görüyorum. Geçiyorum.

Sonra bi tane daha.

Geçiyorum.

Ve bir ara yol.

Zar zor ayakta duruyor, sendeliyorum.

Her şey puslu, dönüyor. Kusacak gibi hissediyorum. Her tarafım çiziliyor, kanıyor.

Dallar. Yapraklar.

Bahçenin birine yığılmışım.

Çiçeklerin kokusunu duyabiliyorum."

Oyunun seyirciye açık yapılacak "seyircili prova" tarihleri Ekim ayında internet sitesinden açıklanacaktır. Oyun Çarşamba ve Perşembe akşamları ingilizce üstyazı ile oynayacaktır.

Künye:

Yazan: Philip Ridley

Çeviren: Cem Kurtuluş

Yöneten: Murat Daltaban

Oyuncular:

Serkan Altunorak, Rıza Kocaoğlu, Tuğrul Tülek, Enis Arıkan, Engin Altan Düzyatan, Veda Yurtsever İpek, Cemil Büyükdöğerli, Cem Özeren

Dekor Tasarımı:Yeşim Bakırküre

Kostüm Tasarımı: Hatice Gökçe

Video Tasarımı: Sercan Şengün

Işık Tasarımı: Kemal Yiğitcan

Ses Tasarımı: Ömer Sarıgedik

Yardımcı Yönetmen ve Dramaturg: Serkan Salihoğlu

Asistanlar: Serdar Saatman, Deniz Alan, Pınar Töre, Ayşegül Beyazdağ

alonsomania
09-11-07, 10:31
herkese mrb ben engini koçum benimde tanıdım ve çok seviyodum iyi ki sayfası varmış burda...çıkmam artık burdan...

omayra73
22-11-07, 08:56
http://img516.imageshack.us/img516/9707/20519274898969871ac2bvr3.jpg (http://imageshack.us)

arkadaş
23-11-07, 15:11
Cenneti sabırsızlıkla bekliyorum.ilginç bir filme benziyor.hem fahriye evceni hem de engin altan düzyatanı çok severim.

Gülse B
14-12-07, 12:08
Koçum Benim in fanatiğiydim.dizide çok iyiydi.ayrıca kızlar yurdunda da.

yeter be!
22-01-08, 16:12
en kısa sürede "kürklü merkür"ü izlemek istiyorum..

yetenekli bulduğum bir oyuncu...başarılarının devam etmesini ve kaliteli işlerle anılmasını dilerim...

gazzas
29-01-08, 23:12
en sevdiğim oyunculardan biridir.engin altanı ilk koçum benimde izlediğimde oyunculuğuna hayran kaldım,sonra kızlar yurdunda izledim yine hayran kaldım.şimdi de sevgili dünürümde başarılı bi oyunculuk performansı sergiliyor,çok karizmatik,yakışıklı ve çok başarılı bi oyuncu.

kuMraL!M
11-02-08, 16:13
yakışıklı ve karizma bir oyunca bnde ilk defa koçum benimde tanıdım sona diğer dizilerde oynadı şimdide sevgili dünürümde oynuyor süper bi oyuncu

!! Elyf !!
08-03-08, 01:06
Tiyatro karın doyurmuyor diye dizilerde oynuyorum
Son günlerde Dot Tiyatrosu'nda sistemi eleştiren 'Kürklü Merkür' oyunuyla dikkatleri çeken Engin Altan Düzyatan Marie Claire dergisine konuştu: Tiyatro karın doyurmuyor!
Yaklaşık yedi yıldır oyunculuk yapan Engin Altan Düzyatan'ın adını son günlerde çok sık duymaya başladık. Yakışıklı oyuncunun şansı, 2007'nin yazında aniden döndü. Önce birbiri peşi sıra film teklifleri geldi, sonra Haluk Bilginer'le birlikte 'Sevgili Dünürüm' adlı dizide rol alması istendi. Ardından hayalindeki tiyatro teksti karşısına çıktı ve DOT Tiyatrosu'ndaki 'Kürklü Merkür'de rol almaya başladı. Ayrıca 'Cennet' adlı bir sinema filmi çekti. Düzyatan kariyerinde hızla ilerleyişini, her projeyi sırf içinde bulunmak adına kabul etmemesine ve şansa bağlıyor...

* Son günlerde sık sık adınızı duyar olduk ama size dair gizem perdesi tam olarak aralanmadı...
Şu anda kendimi İstanbullu biri olarak saysam da, aslında İzmirli'yim. Orada doğdum ve üniversiteyi bitirinceye kadar da orada yaşadım. Güzel Sanatlar Lisesi'ne gittim ve okulda en fazla oyunculuk dersinden zevk aldığım için, Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Bölümü'ne başvurdum ve sınavları kazandım. Aslında amacım bir tiyatro oyuncusu olmaktı ama nedense üniversite yıllarımda, bir anda tiyatrodan soğumaya başladım.

YURTDIŞI İSTERİM
* Ama okulu bırakmadınız...
Okul sırasında bir casting ajansına bağlıydım. Birkaç küçük işte yer aldım. Üniversite bitince, ajansım sayesinde İstanbul'a geldim. Aslında hayalim yurtdışına gitmekti ama olmadı. Belki ileride bu hayalim gerçek olur.

* Yeni filminiz 'Cennet', sizin ilk ciddi film projeniz, öyle değil mi?
Aslında 'Cennet' üçüncü filmim ama şu anda ön planda olduğum için, diğerlerinden daha çok konuşuluyor.

EKRANDAKİ İŞLER DEJENERE
* Bundan sonra daha çok televizyondaki projelerde mi yer almak istiyorsunuz yoksa sinema ve ilk gözağrınız tiyatro mu ağır basacak?
Ben pek televizyon seyretmem. Bu çok özel bir şey değil aslında, seyretmediğim için mutluyum diye bir şey de yok. Sadece seyretmemeyi tercih ediyorum. Çünkü televizyon sektörünün gün geçtikçe biraz daha dejenere olmaya başladığını düşünüyorum. Ama ne olursa olsun, televizyon dünyasının içinde olmak zorundayız ve olmaya da devam edeceğiz. Gerçekler ortada; sadece tiyatro yaparak ya da film çekerek yaşayamayız.

* Neden dejenere olduğunu düşünüyorsunuz televizyon sektörünün?
Çok fazla dizi var. Bu durum böyle devam edemez. Sektörde o kadar oyuncu ve yönetmen yok. Dizi çekince para kazanılıyor diye, kenarda biraz parası olan herkes bu işe giriyor. Bu yüzden sektör dejenere olmaya başladı ama ben her jenerasyonun sonunda saf bir şeylerin doğduğuna inanıyorum.

Kaynak : Sabah Gazetesi

hard-rock
14-03-08, 12:17
karızmatık bırı
sıl bastanda ılk gormustum bunu
yabancı oyunculara benzıo yaw

lady croft
28-03-08, 23:04
Elele dergisinden bi resim. Bu arada haberiniz olsun Engin Altan'ın Elele dergisinde röpörtajı var.Kaçırmayın...!

http://img254.imageshack.us/img254/5224/eadih3.jpg (http://imageshack.us)

!! Elyf !!
01-04-08, 23:51
http://aycu15.webshots.com/image/49974/2005956655850362774_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2005956655850362774) http://aycu13.webshots.com/image/50932/2005935533505418104_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2005935533505418104) http://aycu21.webshots.com/image/50780/2005912628285573984_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2005912628285573984)

İlla acıların çocuğu olmak gerekmez


Hazırlayan: Yeşim ÇOBANKENTFotoğraflar: Boğaç DALKIRAN&Semih KANMAZ/CREAM

Engin Altan Düzyatan, gerçek hayatta nasıl biri olduğunu Elle dergisine verdiği röportajda anlattı.


Bir sinema filmi, bir tiyatro oEngin Altan Düzyatan, gerçek hayatta nasıl biri olduğunu Elle dergisine verdiği röportajda anlattı. Oyunu ve bir televizyon dizisiyle hayatımızı üç koldan saran Düzyatan, "Ben kendine göre uçlarda yaşayan bir adamım. Fikirlerimi kendi kendime yaşıyorum. Zaten hayatta da yaşadığım her şeyi dibine kadar yaşayıp tüketmeyi seviyorum. Bundan şikayetim yok" dedi.

n Neden sık sık karşımıza çıkıyorsunuz bu aralar?

- Açıkçası hálá aynı yerde duruyorum, normal hayatıma devam ediyor ve işimi yapıyorum. Galiba arka arkaya birkaç iyi iş yapınca dikkat çekiyorsunuz. Bir şikayetim yoksa da "Çok mu ortadayım?" diye düşünüyorum. Bu aslında işimin yan etkisi.

n Neden ısrarla bütün isimlerinizi kullanıyorsunuz? Böyle çift isim taşıyanların seri katil olma potansiyeli yüksekmiş.

- İsim konusunda var bir ısrar. Soyadımdan bir şekilde vazgeçemiyorum, aileme ayıp edecekmişim gibi hissediyorum, eski sinemacılar gibi sahne ismimi ve normal ismimi ayrı ayrı da kullanamıyorum. İzmir’deyken sadece Altan’ı kullanıyordum, Engin’i kimse bilmiyordu bile. Buraya geldikten sonra insanlar Engin demeye başladı ve öyle kaldı. Babam Altan Erbulak, annem de Engin Çağlar hayranıymış, ismim bu yüzden Engin Altan.

n Ailenizin çocuklarına oyuncu adlarını koyacak kadar sinema ve tiyatroya meraklı olduğunu anladık. Nasıl bir aileydi sizinki?

- Annem Modalı, babam İzmirli ve iki taraf da Yugoslav göçmeni. Babaannemler İzmir’e geldikten üç gün sonra Cumhuriyet ilan edilmiş, ne olduğunu anlamamışlar. Annem enstitü, babam iktisat mezunu. Yaşar Holding’te müdürlük ve Karşıyaka Spor Kulübü’nde başkanlık yaptı yıllarca. Avukat bir abim ve işletme mezunu bir ablam var. Ailem konusunda çok şanslıyım.

n Bu belki de bir şans değildir, büyük sanatçıların çocukluk acıları olmalı derler.

- Bunu tartışabilirim. Sanatçının illa acıların çocuğu olması gerekmiyor. Acıyı illa benim çekmem gerekmiyor.

n Acıyı siz çekin, ben seyrederim diyorsunuz yani...

- Hayır canım, başkalarının acılarını hissedebildiğimi anlatmaya çalışıyorum. Dünyada bir ton acı çekiliyor ve bunların hepsini hissediyorum zaten. İlla başıma gelmesi, yaratıcı olmam için ızdıraplar içinde kıvranmam gerekmiyor. Hayat benim için de öyle toz pembe akmıyor. Birçok insanın umursamadığı şeyler beni etkiliyor.

n Mesela?

- Oynadığımız oyun Kürklü Merkür çok karamsar. Çocuk tacizi ve dünyanın sonunun yaklaşması gibi ciddi dertler anlatılıyor. Ben İstanbul’a geldikten sonra biraz karamsarlaştım ve toplumda gördüğüm bazı durumların düzelmeyeceği hissine kapılıyorum.

n Bunun için üzülmekten başka bir şey yapmayı ve elinizi taşın altına koymayı düşünür müsünüz?

- Söylediğinizde bir yandan haklısınız da, oynadığım oyunla bir şey anlatıyorum. Hem bir dakika, ben 28 yaşındayım. Daha fazla ne yapabilirdim ki? Irak Savaşı’na mı katılsaydım yani?

n Eskiden tiyatro oyuncuları kendilerini aydın ve entelektüel olmak zorunda hissederdi. Yeni kuşak artık böyle şeyleri önemsemiyor galiba...

- Ben kendine göre uçlarda yaşayan bir adamım, politik olarak da böyle olmama gerek yok. Fikirlerimi kendi kendime yaşıyorum. Zaten hayatta da yaşadığım her şeyi dibine kadar yaşamayı seviyorum.

n Bu bir yandan da her şeyi tüketmeyi getirmiyor mu? Bir dipsomani var yani?

- Evet öyle. Tüketim toplumunda yaşamıyor muyuz?

n O zaman tüketim toplumundan da bir şikayetiniz yok, her şeyi sonuna kadar tüketiyorsunuz madem...

- Evet ve bundan hiçbir şikayetim yok. Sonra da tüketecek yeni şeyler buluyorum. Yaşamda hepimiz belli şeylerin bağımlısıyız ve kendi adıma bundan kaçmak gerektiğini düşünmüyorum. Bağımlılık durumunu da seviyorum.

n Nelere bağımlısınız?

- İlk aklıma gelen sigara. Ama bağımlı olduğum pek çok şey var, çok da özgür bir kişilik olduğum söylenemez.

Kürklü Merkür oyunu kariyerimin başlangıcı

n "Kürklü Merkür" oyunu için kariyerinizin kırılma noktası diyebilir miyiz?

- Evet, bu oyuna istediğim anlamda kariyerimin başlangıç noktası diyebiliriz.

n Oyunda canlandırdığınız Sfenks, bir tiyatro karakteri için epeyce seksi bir erkek karakter değil mi?

- Evet, doğru söylüyorsunuz. Kürkünü giyerek gösteriş ve güç gösterisi yapıyor. Oysa oyundaki en zayıf karakterlerden biri. Kırılmamak için kıranlardan. Zor ve renkli bir karakter.


Kaynak : Hürriyet Gazetesi

forgetmenot
02-04-08, 13:11
Marie Claire dergisi bu ayki sayısında belki özel röportaj değil ama sanırım bir doğum günü partisinde çekilmiş 'hafif çakırkeyf' hoş bir fotoğrafı var.Teknik imkanı olan arkadaş eklerse seviniriz.

cenup
15-04-08, 23:55
Sıradan bir tip değilim!

http://img337.imageshack.us/img337/7461/imperiaflex07020b2e82ue7.jpg (http://imageshack.us) http://img183.imageshack.us/img183/323/imperiaflex08020bec54lg3.jpg (http://imageshack.us)


''Kürklü Merkür'' oyunundaki performansıyla ayakta alkışlanan, ''Sevgili Dünürüm'' dizisinin yakışıklısı Engin Altan Düzyatan, bu ay hayranlarıyla beyazperdede buluşuyor. ''Cennet'' isimli filmde, orta zekalı bir karakteri canlandıran genç oyuncu, sıradan rolleri de, sıradan kadınları da sevmiyor!


İzmirlisiniz... İzmir'den İstanbul'a geliş hikayeniz nasıl başladı? İzmir'de para kazanamayacağınızı mı düşündünüz?

Türkiye'de oyunculuk yapıyorsanız ya Devlet Tiyatrosu'nda oyunculuk yapacaksınız ya da belli bölgelerde olmak durumundasınız. Sonuçta nerede olursanız olun, dönüp dolaşıp yine İstanbul'a gelmek durumundasınız. İzmir'de tiyatro okuduktan sonra, ben de tüm diğer oyuncular gibi buraya geldim. Aslında yurt dışına gitmeyi planlıyordum. Hollanda'da yaşayacaktım. Eski kız arkadaşımın yanına gidip, yerleşmeyi düşünüyordum. Orada Türk tiyatroları var, birine girerim diyordum. Neyse, o dönemde gelen teklif üzerine İstanbul'a taşındım.

Teklif neydi?

Türker İnanoğlu'nun ''Bizim Otel'' adlı dizi projesiydi. Mantıklı da gelmişti. Çok kısa bir süre sürdü ama bu vesile ile şehir değiştirmek daha güzel oldu. Öteki türlü, bavulumu alıp gelseydim zorlanabilirdim. Akabinde ''Koçum Benim'' adlı dizi başladı.

Oyunculuk tarzınız nedir? Dram, komedi... Hangisi daha yakın size?

Oyunculuk artık eskisi gibi değil. Tek bir oyunculuk kalıbı yok, yani. Her gün birbirinden farklı oyunculuk tipleriyle karşılaşıyoruz. Bu yüzden de kendimizi geliştirmek zorunda olduğumuza inanıyorum. İnsanın kendini geliştirmesi için ya da bir fayda sağlayamasa bile, işi için bir şeyler yapması insana iyi geliyor. Bu aralar olmasa da, günün birinde yurt dışına gidip, workshop'lara mutlaka katılacağım.

Bugüne kadar orta ölçekli dizilerde rol aldınız. Ancak birden, şansınız döndü ve tiyatro ile birlikte bir de sinema filminde rol aldınız. Hal böyle olunca, kendi kendinize ''Oldum...'' diyebiliyor musunuz?

Bu cümleyi kurabilmek gerçekten ciddi replikler ister. Bence hiç kimsenin bu cümleyi kurmamalı. Oyunculuk, yaşamla çok pararel giden bir iş. Evet, biraz daha büyüdüm ama olmadım. Borges'in bir sözü vardır: ''30 yaşına gelmeyen hiçbir erkek, erkek oldum demesin.'' İstanbul'a geldiğimde 21 yaşında ''çocuk'' suratlı bir çocuktum! Dolayısıyla o zamanlar verilen roller de, çocuk rolü oluyordu. Oyunculuk, yaşın ilerlemesiyle ve tecrübeyle çok alakalı bir şey. Her zaman öğreneceğimiz şeyler var.

''Sevgili Dünürüm'' de oldukça tutan bir dizi oldu... Sırrı nedir sizce?

Yönetmeninden tüm oyuncularına, yapımcısından set ekibine kadar çok güzel bir ekiple çalışıyorum. Normalde insanlar seti çok özlemezler. Ama ben çok özlüyorum. O kadar eğleniyoruz ki, haftanın 4-5 günü görmediğim arkadaşlarımı özlüyorum. Bu gerçekten, güzel bir duygu. Başarılı olmasının sırrı bu sanırım.

Tiyatro eğitimi alan bir oyuncu olarak, tiyatroya olan aşkınız daha mı fazla?

Evet, tabii ki tiyatro daha ağır basıyor. Çünkü tiyatroda canlı performans alırsınız. Tepki anında gelir. Televizyonda bir işi yapıyorsunuz, sonra bekliyorsunuz. Reyting denen bir şey, sizin iyi ya da kötü iş yapıp yapmadığınızı belirliyor. Televizyona iş yapmaktan da büyük bir keyif alıyorum ama tiyatroyu bırakmayı hiç düşünmüyorum. İki yıldır hem televizyon hem tiyatroyu bir arada yürütüyorum ve olması gereken de bu zaten. Sadece televizyon işi yaptığınızda oyunculuk melekesini yitiriyorsunuz zamanla... Ayrıca televizyon oyunculuğu yaratıcılığınızı engelliyor.

Örnek aldığınız ya da hayran olduğunuz isimler var mı?

Benim hayran olma güdüm yoktur, hayran olamıyorum. Bir kişinin oyunculuğunu beğenirim ama ona hayran olmam. Çünkü bireyden, insandan bahsediyoruz. Haluk Ağabey'i (Bilginer) örnek alıp oyunculuk yapamam. Tarzlarımız yakın olabilir ama ne olursa olsun onun gibi olmaya çalışmak kendine yaptığın en büyük kötülüktür. Aksini düşünüyorsa bir insan, daha yolun başında hiçbir şey olamayacağı bellidir.

Kaynak:elele.com.tr

cansu_a
25-04-08, 21:30
selamlar...
Bgn engini izmir kordonda gördüm aynı kafede oturuyoduk =)
yanında hoş bi bayan ve kardeşi olduğunu düşündüğüm genç bi çocuk vardı.
camel rengi ceketiyle upuzun boyuyla hemen göze çarpıyodu zaten engin =)

ama birden engin orada bişeyler satmaya çalışan ufak bi çocuğa saldırdı (daha doğrusu olayın sebebini tam anlayamadık ) ufak çaplı bi gerginlikten sonra da ortam düzeldi ;)

hayranlarına söliyim dedim :) engin yakından da çok tatlıymışş

hard-rock
14-06-08, 13:43
yenı bı dızısı baslıyor :)
cesaretın var mı aska dıe
umarım ıyı ısler basarır :D

CeReN66
14-06-08, 14:32
http://www.diziler.com/show_380x175/87fc85cb4764abd1e0f6ab6d7198fda2.jpg

CESARETİN VAR MI AŞKA

Ebru’nun yaralı sandığı Tamer’i arabasına almasıyla başlayan olaylar zinciri birbirine zıt iki aileyi ve birbirini seven iki genci karşı karşıya getirir. Ebru’nun babası Ömer, görünürde oto galerisi işleten bir mafya, Tamer’in babası Çetin ise organize suçlar şubesinde başarılı bir komiserdir. Tamer’in ortağı ve çocukluk arkadaşı Hüsnü’nün, Ömer’den faizle para alıp ödeyememesi, Ömer’in Tamer’in peşine düşmesine neden olur. Bu sırada alevlenen Ebru ve Tamer aşkı, Tamer’in Ebru’nun ailesi ile tanışmak üzere evlerine gidip babasının Ömer olduğunu fark etmesiyle çıkmaza girer.
Cesaretin Var Mı Aşka şahane dünürlerle, sürekli işlerin karıştığı, gerilimle komedinin iç içe yaşandığı romantik bir aşk hikâyesidir

CeReN66
14-06-08, 14:36
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/09062008054033.jpg
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/09062008054146.jpg

CeReN66
14-06-08, 14:38
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/09062008054251.jpg
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/09062008054342.jpg

CeReN66
14-06-08, 14:41
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/10062008113315.jpg
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/10062008113355.jpg

CeReN66
14-06-08, 14:46
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/10062008113612.jpg
http://i305.photobucket.com/albums/nn228/wwwsinedizicomforum/Extra/n1269330293_45110_8436.jpg

seher_vakti
23-06-08, 15:18
Off Engin Altan Düzyatan'a bayılıyorum çok yakışıklı kendisi ile karşılaştığım var çok sıcak kanlı birisi şimdi oynayacağı yeni diziyide Cesaretin Var mı Aşka'yı sabırsızlıkla bekliyorum...

lady croft
01-07-08, 21:33
Engin Altan Düzyatan'ın bu ay "Hülya" dergisinde röpörtajı var...
Bilginize...

http://img123.imageshack.us/img123/4453/enginaltandzyatanvk1.jpg (http://imageshack.us)