Tüm Versiyonu Göster : Sudaki Kız (Lady in the Water)


nelliyattu
12-08-06, 01:35
Korku ustası M.Night Shyamalan'ın Lady in the Water adlı filmi 15 Eylül'de vizyonlardaki yerini alacak. Başrollerini Paul Giamatti(Cinderella Man) ve Bryce Dallas Howard(The Village)'ın paylaştığı film, çalıştığı apartmanın havuzunda bir çeşit su perisine rastlayan ve onu çeşitli tehlikelerden koruyan sıradan bir insanın macerasını anlatıyor. Film aynı zamanda Shyamalan'ın 7. filmi.

sbuffy
15-09-06, 11:18
http://img133.imageshack.us/img133/8571/2319009197504b18238qk9.jpg

sbuffy
15-09-06, 11:19
http://img133.imageshack.us/img133/9712/209743736531927e330ob2.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=209743736531927e330ob2.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/2301/20976123523dfbc3230wb7.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=20976123523dfbc3230wb7.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/2479/209767243d204880d5dwf8.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=209767243d204880d5dwf8.jpg)

http://img133.imageshack.us/img133/7299/209776114134a187fb6pe2.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=209776114134a187fb6pe2.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/9329/209780170d35fe8e601xe5.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=209780170d35fe8e601xe5.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/3002/20978695414f734c6f4rg4.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=20978695414f734c6f4rg4.jpg)

http://img133.imageshack.us/img133/6566/2098728600c5f9b32eavn8.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=2098728600c5f9b32eavn8.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/2314/209875370267fd0cfdfmy1.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=209875370267fd0cfdfmy1.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/9448/2099213204a72c35b65sv6.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=2099213204a72c35b65sv6.jpg)

http://img133.imageshack.us/img133/8287/2099142406bf7aac4c5md9.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=2099142406bf7aac4c5md9.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/2429/175342163df39030993xp3.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=175342163df39030993xp3.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/5719/175344507aebcac43e6dn2.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=175344507aebcac43e6dn2.jpg)

sbuffy
15-09-06, 11:24
http://img133.imageshack.us/img133/1566/2098859589edfa6d431sv4.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=2098859589edfa6d431sv4.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/3789/2099118290bfa20ed41jh0.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=2099118290bfa20ed41jh0.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/1489/20990982915ba820bc6qr6.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=20990982915ba820bc6qr6.jpg)

http://img133.imageshack.us/img133/2426/1753443405011f1ce41pf7.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=1753443405011f1ce41pf7.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/1213/175344728c8f1f1fa5cio9.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=175344728c8f1f1fa5cio9.jpg)http://img133.imageshack.us/img133/3195/1753428921e86a67e11ll3.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=1753428921e86a67e11ll3.jpg)

http://img133.imageshack.us/img133/8759/175344033bffef85d6dkp5.jpg

sbuffy
15-09-06, 11:41
Sudaki Kız

http://www.e-kolay.net/sinema/images/lady_in_water_pa2.jpg

Belki de bugüne kadarki en orijinal ve cüretkâr filmi olan "Sudaki Kız", Shyamalan’ın küçük kızlarını uyutmak için anlattığı doğaçlama bir masal olarak başladı.

Yapım notları

Hikaye & Hikaye Anlatıcı
Usta bir hikaye anlatıcı tek bir görüntüyü ya da tek satır repliği izleyicinin hayat boyu unutamayacağı bir hâle getirebilir. Bir filmi izledikten yıllar sonra, o tek görüntü ya da replik hikayenin etkisini ve o sinema anını, o filmi ilk izleme deneyimimizi anımsatır.

1999 yılında, yazar-yönetmen M. Night Shyamalan uluslararası başarı kazanan, gerilim ve duygusallığın eşit paya sahip olduğu çok katmanlı bir hayalet hikayesi gerilimi olan “The Sixth Sense/Altıncı His“le seyirciyi yakaladı. Film uluslararası bir kültürel fenomene dönüştü ve karakter merkezli hit yapımlara yeni bir boyut kattı. Bunun ardından gelen “Unbreakable/Ölümsüz”, “Signs/İşaretler” ve “The Village/Köy”, Shyamalan’ın vizyon ve amaç sahibi, verimli sinemacılardan biri olarak kabul görmesini sağladı.

“Filmlerim benim kim olduğumu ve duygusal konumumu ifade ediyor” diyen Shyamalan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Her film o dönemde boğuştuğum soruları içeriyor. Seyirciye karşı dürüst olduğuma inanıyorum; bu yüzden, herkesin keyif alabileceði kurgu hikayeler çerçevesinde, o sıralar uğraştığım şeyler hakkında dürüstçe konuşmaya çalışıyorum”

Belki de bugüne kadarki en orijinal ve cüretkâr filmi olan “Lady in the Water/Sudaki Kız”, Shyamalan’ın küçük kızlarını uyutmak için anlattığı doðaçlama bir masal olarak başladı. “Kızlarıma masal anlatırken çok serbest davranırım. O anda aklıma gelen şey ağzımdan çıkar” diyor Shyamalan çocuklarıyla akşam rutini için.

“Havuzumuzun altında birinin yaşadığını biliyor muydunuz?” sorusu bir akşam Shyamalan’ın ağzından çıktı ve sonraki günler ve haftalar boyunca devam edecek bir masalın başlangıcını oluşturdu. “Bu soru bir maceraya dönüştü. Hikayenin özünde öyle bir şey vardı ki bende her akşam anlatma, hikayeyi sürdürme isteği uyandırdı. Nihayet sona erdiðinde, kızlarımla ondan, ve karakterlerine neler olduğundan söz edip durduk. Sıradışı bir etki bıraktı üzerimizde” diyor Shyamalan.

Karakterler
Geçmişinden ve amacından çok uzaklara kaçan Cleveland Heep “yadsınamaz bir kayıp yaşadı” diyor yazar-yönetmen M. Night Shyamalan. Eski bir doktor olan acılı adam, Philadelphia banliyösünde sıradan bir yapı olan Cove Apartmanı’nın yöneticisi olarak, kendini küçük tamiratların ve çevresindeki dünyadaki derinlikten uzak ilişkilerin yoğun sıradanlığına gömer. Ama Cleveland’ın muazzam acısını ve üzüntüsünü bastırma çabaları kendini kekeleme olarak gösterir ve diğer apartman sakinlerinin ona, Paul Giamatti’nin ifadesiyle “biraz üzgün ve kasvetli bir adam” olarak bakmasına neden olur.

Giamatti karakter için şunları da söylüyor: “Cleveland geçmiþe sırtýını dönmeye çalışıyor. Bu basit iþi üstlenerek kendini adeta dış dünyaya kapamış. Cove’daki küçük evinde gizleniyor”.

Shyamalan, “Cinderella Man”deki performansıyla Oscar adayı olan Giamatti’nin bağımsız hit yapım “Sideways”deki çok komik ve dokunaklı performansını müthiş beğendiğini ve Cleveland karakterini Giamatti için yazmaya başladığını söylüyor. “Mizahı, insanlığı ve başrol oynama yeteneği aklımı başımdan aldı. Bende çok az oyuncunun uyandırdığı hisler uyandırdı” diyor Shyamalan.

“Jaws” ve “Close Encounters”ı kendisine sinemacı olması için ilham veren iki film olarak tanımlayan Shyamalan, “Paul Giamatti benim Richard Dreyfuss’ım” diyor ve ekliyor: “Paul beni güldürebiliyor ama karakterin iç karmaşasındaki derinliği de hissettiriyor; sonra da insanlık için bir umut kaynağı oluyor”.

sbuffy
15-09-06, 11:57
Cleveland’ın hayatını değiştiren genç tanrıça Story rolündeki Bryce Dallas Howard, “Paul Giamatti öylesine zeki ve iyi bir aktör ki hiç teknik olarak onun kadar yetkinini görmedim. Belli bir ruh hâline geçmek için bir köşeye çekilmesi gereken oyunculardan değil. Konsantrasyonu çok yüksek ve karakteriyle her yöne gidebiliyor. Filmin bir noktasında, benim karakterim Cleveland’ın günlüğünü okuyor. Paul çekimde kullanılan günlüðe bir şeyler yazdı ve ben onları okudum. Bana inanılmaz yardımcı oldular. Tam anlamıyla karanlık noktalara parmak basmıştı” diyor.

Howard projeye erken bir aşamada, Shyamalan’ın, çocukları için anlattığı bu gece masalını çok katmanlı bir senaryoya dönüştürme aşamasında katıldı. “The Village/Köy”ün son çekim gününde, yönetmen “Lady in the Water/Sudaki Kız”ın öyküsünü Howard’la paylaştı. Aylar sonra, “The Village/Köy”ü seyrettirmek üzere aktris ve ailesini çiftliğinde aðırlayan Shyamalan ona Story rolünü oynamasını istediðini söyledi.

Howard o anı şöyle anlatıyor: “Yere oturdum ve aðlamaya başladım. Bunun kulaða çok dramatik geldiðini biliyorum, ama Night’a kendimi çok yakın hissediyorum ve ondan bu filmde oynama teklifi almak çok büyük bir şey”.

Shyamalan da, “Büyük bir andı. Güvenden kaynaklanan bir davranıştı. Senaryoyu henüz yazmamıştım, ama onun oynamasını istediðimi biliyordum” diyor.

Giamatti ise rol arkadaşı için şunları söylüyor: “Bryce gerçekten yetenekli ve müthiþş çalışkan. Umarım bir gün onun kadar iyi bir oyuncu olurum çünkü o inanılmaz bir özgüvene sahip… ve umarım bu bana da biraz bulaşır”.

Howard’ý adeta þeffaf su perisine dönüþtürmek için her gün uygulanan su geçirmez vücut makyajý üç saat sürüyordu. “Story güneþ ýþýðýnda olmaya alýþkýn bir varlýk deðil” diyor Howard ve ekliyor: “Çoðunlukla suda yaþadýðý için, derisi buna uygun olarak insanýnkinden farklý”.

Cove'nin Dünyaları
“Lady in the Water/Sudaki Kız”ın tamamı Philadelphia’ya yaklaşık 30 km. mesafedeki Leavittown-Pennsylvania’da, eski bir 3M kaset fabrikasında gerçekleştirildi. 81 dönümlük arazi filmin ana setini inþa etmek için yeterince büyüktü. Cove adındaki büyük apartmanın yanı sıra, iç mekanlar için geniş bir hangar ve sualtı sekanslarında kullanılacak olan (daha önce 3M tarafýından ateş tankı olarak kullanılan) devasa su tankı bu alanda hazırlandı.

Yapımın binadaki çeşitli bölümleri arasındaki yakın benzerlik, Shyamalan’ın “Lady in the Water/Sudaki Kız”ı sekanslar hâlinde çekmesine olanak tanıdı. Cleveland’ın kendini Bay Farber’a tanıttıðı andan itibaren, film, senaryodaki hikayenin çözülmesine paralel olarak sahne sahne çekildi (Buna tek istisna, yapımın sonunda çekilen sualtı sekanslarıydı).

U şeklindeki 5 katlı, 57 daireli Cove apartmanının ortasında bir bahçe, yüzme havuzu ve yeşil alanın hemen yanında yer alan tek bir bungalov bulunuyordu. Bungalov yapım tasarımcısı Martin Childs’ın denetiminde baştan sona inıa edildi.

“Shakespeare in Love/Aşık Shakespeare”deki set tasarımlarıyla Oscar kazanan Childs, daha önce hiç Philadelphia’da bulunmamıştı. Shyamalan’ın hayatları deðişim döneminde bulunan insanların yşadığı bir “geçiş” dönemi binası olarak hayal ettiði Cove için bazı fikirler üretmek amacıyla şehrin çevresini ve banliyösünü gezdi. “Farklı etnik köken, yaþ grubu ve sosyal sınıftan gelen insanların yaşadığı Cove gibi bir binada nasıl bir toplumsal ortam olacaðını hayal etmeye çalıştım” diyor Childs.

Childs ve Shyamalan genel mimari havaya uygun (örneðin, tedirginlik yaratan Gotik tarzda), stilize bir yapı yaratmak yerine, Cove için, özellikle sıradan, içinde yaşayan insanlar ya da orada yaşanacaklar hakkýnda ipucu vermeyen bir tasarım seçtiler. “Karakterini içinde yaşayan karakterlerden edinecek, tamamen “boş” bir bina yaratmaya karar verdik” diyor Childs ve ekliyor: “Bir bakýma üzerine hikaye yazılabilecek boş bir sayfaıdı”.

Childs’ın bina için yaptıðı tasarımdan bir maket hazırlandı. Chris ve ekibi bu maketi 3M tesisine götürerek orada buna uygun dev bir set hazırladılar. Sonra güneþ ışıðının binaya çeşitli açılardan nasıl vuracaðını hesapladılar. Bilgisayar diyagramları kullanarak güneşin hareketini ve bina üzerindeki izdüşümünü belirledikten sonra, Childs en iyi konumu tespit etti ve at nalı þeklindeki binayı “açık kısmı” aðaçlık alan olacak şekilde inşa ettirdi.

Sanat departmanı ve inşaat ekibi binayı altı haftada inşa ve dekore ettiler. Ünitelerden dokuzu “tamamen inşa edildi” ve filmin baş karakterlerin daireleri olarak dekore edildi. Yapımcı Sam Mercer, “Yapının su ve ısıtma tesisatı haricinde her şeyi vardı” diyor. Aslýnda, Cove öylesine gerçekçiydi ki yapım sırasında oyunculara ve teknik ekibe, “Apartman setlerinde lütfen musluk ve banyoları kullanmayınız. Gerçek görünebilirler ama DEÐİLLER!” yazan bir memorandum dağıtıldı.

Hikayede olduðu gibi, her bir apartman sakininin dairesi, sadece içinde yaşayan kişiyi deðil, aynı zamanda o kişinin dış dünyayla ilişkisini de yansıtan birer mikro-kozmozdu. Örneðin, Bayan Choi’nin evi sıcaklık ve gelenek, kitap kurdu Bay Leeds’inki yalnızlık hissi, Bayan Bell’inki vericilik ve hayvanseverlik, Tiryaki’ninki ise uyuşukluk ve dağınıklık hissi uyandırıyordu.

Childs ve sanat departmanı sakinlerin yaşam alanlarını karakterlerine öylesine uygun hazırlamışlardı ki, oyuncuların bir çoðu daireye girer girmez karakterlerini daha yakından tanıdıklarını ve daha derin bir bað hissettiklerini ifade ettiler. Bazı tepkiler diðerlerinden daha organikti. Shyamalan, “Tiryaki’nin dairesine ilk kez girdiðimde, duvarlara biri kusmuş gibi görünüyordu” diyor.

Cleveland’ın bungalovunun içi platoda inşa edildi ve belli bir kimlik taşımamasına özen gösterildi. “Cleveland’ın bungalovunda geçmişten bir iz olmamasını istedik çünkü geçmişini rafa kaldırmış ve ondan hiç bahsetmiyor” diyor Childs yöneticinin mütevazı dairesi için ve ekliyor: “Eski bazı malzemeler var ama bunlar oranın eski sahipleri tarafından bırakılmış olabilecek þeyler; mesela dosya dolapları. Orada, Story gibi orayı burayı karıştıran biri deðilseniz, Cleveland hakkında öðrenebileceðiniz hiçbir şey yok”.

Vick ve Anna’nın dairesi, Cove’un posta odası, çamaşırhanesi ve bodrum koridorları da iç set olarak tasarlandý. Bu setler gerçek boyutlarda hazırlandı ve iç setlerde sıkça kullanılan hareketli “uçan duvarları” yoktu çünkü Shyamalan setlerin gerçekçi olmalarını istedi. Posta odasında geçen önemli bir sahne için, küçük odaya gerekli teknik ekip ve teçhizatla birlikte 20 oyuncu sığdı.

Story’nin havuzun altındaki gizli korunaðını tasarlarken, ki bu set önce inşa edilip sonradan dev su tankının altına indirildi, Story’nin Cleveland’a bungalova ilk geldiðinde söylediði bir cümleden ilham aldıðını ifade eden Childs, “Story, Cleveland’a güzel bir kanepesi olduðunu söylüyor, ama aslında bu sıradan bir koltuk. Story’nin Cove’un çok özel bir yer olduðunu düşündüðüne, o yüzden kendine kalacak bir yer hazırlarken Cleveland’ınkine benzer bir yer yaratmaya karar verdiðine kanaat getirdim” diyor.

Story’nin yaşadıðı yer orada bulunduðu süre içinde topladıðı ışıltılı nesnelerden oluşan bir hazine odası gibi. “Işıltılı nesnelere ilgi duyuyor ama onlarýn deðerlerini bilmiyor. Dolayısıyla, pırlantalarýn arasında, ezik büzük meşrubat kutuları ve Baayn Choi’nin orkide tarhından düşmüş bir levha yapraðı var” diyor Childs.

Yüzme havuzu sadece Story’nin insanların dünyasına gidip gelme kanalı deðil, aynı zamanda apartmanın katı kasveti ile Story’nin mitolojik dünyasındaki gizemleri birleştiren bir çekirdek. “Havuz tüm dünyanın çöküş noktası” diyen Childs, açıklamalarını şöyle sürdürüyor: “Bir tarafta insan yapımı bir bina var. Diðer tarafta koru şeklinde doða var. Bunlarýn altýnda Story’nin dünyası bulunuyor. Dolayısıyla, havuz kelimenin gerçek anlamıyla tüm bu dünyaları birleştiren bir merkez konumunda”.

Havuz, inşa edilmesinin ardından, gizeminin artması için tonlandırılarak boyandýı: Yüzeye yakın bölümde açık maviyle başlandı, dibe doðru lacivert tonlarýına ulaştı. Shyamalan ve Childs’ın ayrýntılara verdiði önem, havuzun ızgarasında da kendini gösterdi. Bu ızgaranın tasarımı için bir Alfred Hitchcock klasiði olan “Strangers on a Train”de baş karakterin bir delili aralıðından düşürdüðü kanalizasyon ızgarasından esinlendiler.
Story’nin Cove’un altındaki gizli dünyasını Cleveland havuzun dibindeki bu ızgara sayesinde keşfediyor. Paul Giamatti ve dalýış ekibi sualtı sahnelerini, dublör koordinatörü Jeff Habberstad’ýn yönetiminde, 350.000 galonluk su tankına inşa edilmiş iki sette gerçekleştirdi. Ekibin “Büyük Bertha” adını verdiði tank, Giamatti’nin suyun içinde, karanlýkta, oksijen tüpü olmadan ilerlemesi gereken 6 metrelik tünelin yanı sıra, Cleveland’ın Story’in uzun geçidin sonunda keşfettiði odasýna ev sahipliði yapıyor.

“Antrenman için havuza girdiðimiz ilk gün, Paul çok doðal bir yetenek sergiledi” diyen Habberstad, Giamatti’nin sudaki rahatlıðı ve nefesini uzun süre tutmadaki becerisiyle dublör ekibini dahi etkilediðini söylüyor ve sözlerine şunu ekliyor: “Çekim aralarında bile bir sonraki sahneye hazırlanmak için suyun içinde kalmayı tercih etti”.

Habberstad, Giamatti’ye öðretmeden önce, kendi havuzunda, Cleveland’ın Story’nin cam eþya koleksiyonunun altýndan pipet gibi bir şey kullanarak nefes alacaðı yöntemi de geliştirdi. (Aktör bu sahneyi oksijen tüpü ya da þnorkel kullanmadan ve özel efektsiz olarak bizzat gerçekleştirdi)

“Paul başka bir aktörle yapamayacaðımız şeyleri yapmamıza olanak tanıdı” diyen Shyamalan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tehlikeliydi. Yüzerken ve rol yaparken nefesini tutması bir yana, Paul suyun altında rahat göremiyordu da çünkü su organik görünmesi için konulan yosunumsu zerreciklerle dolu ve karanlıktı. Kaldı ki, ben uzun çekimler yapan biriyim”.

sbuffy
15-09-06, 12:06
Mavi Dünya'nın Gardiyanları

Mavi Dünya’nın kendisi gibi, o dünyayla insanların dünyası arasında bekçilik yapan yaratıklar da M. Night Shyamalan’ın hayal gücünün ürünüydü. “Tamamen yeni, kökleri başka hiçbir şeye dayanmayan bir şey yaratmak eğlenceli” diyor ve ekliyor: “Bu yaratıkların biz fark etmeden ya da varlıklarından haberdar olmadan nasıl var olabileceklerini bulmak zorundaydım. Bu yüzden ağaçlar ve otlar başlangıcım için önemli birer öğe oldu”.

Shyamalan senaryonun ikinci taslağını yazarken, yaratık tasarımcısı ve çizimcisi Mark “Crash” McCreery’yi (“The Village/Köy”, “Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl/Karayip Korsanları: Kara İncinin Laneti”, “Van Helsing”) kadroya dahil etti. Shyamalan bu konuda, “Crash inanılmaz parlak bir insan ve ona yüzde yüz güveniyorum. Çizdiklerinin pek çoğu senaryoyu yazarken ve film boyunca bana ilham kaynağı oldu. Çizimlerini kurgu odasına astık ki yaratmaya çalıştığımız güzellik, korkutuculuk ve hissi bize hatırlatsınlar” diyor.

Cove’un uzak ucundaki doğal koruda, apartman sakinlerinin bilmediği, Scrunt adında, yırtıcı ve ürkütücü bir canavar yaşamaktadır. Görevi Story gibi su perilerini insan dünyasında güvenli bir şekilde hareket etmekten alıkoymak ve eve dönmelerini engellemektir. Sırtından çıkan otumsu dikenler Scrunt’ın çimlerin arasında kamufle olmasını sağlamaktadır. Scrunt açtığı en ufak çizikle bile ölümcül Kii zehri bulaştırarak, kurbanının yaşamını yavaş yavaş söndürmektedir.

“Night’ın bu yaratığın çimlere dalarak gözden kaybolması fikrine bayıldım” diyen McCreery, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Scrunt’ta ölümcül bir vahşilik var, ama yaratığın yoğun bir zekası olduğunu göstermek de önemliydi. Kapılara körlemesine vuran bir canavar değil. Çok kurnaz ve bir kamuflaj uzmanı”.

Scrunt’ın korktuğu tek şey, üç maymunumsu yaratıktan oluþan ve birlikte Mavi Dünya’da düzeni koruyan yenilmez birlik Tartutic’tir. “Bu üç varlık öylesine kötüler ki doğdukları gece anne babalarını öldürmüşler” diyor Shyamalan korkutucu üçlü için.

Büyük Eatlon ise Mavi Dünya’da ve bizimkinde daha yüce bir amaca hizmet etmektedir. On iki metrelik kanat uzunluğuyla, bu muazzam yaratık soyu tükenmiş dev kartalların son üyesidir ve su perilerinin insan dünyasından Mavi Dünya’ya götürüp getirmektedir.

Tüm bu benzersiz yaratıklar özel efektler ve CGI’ın (Bilgisyar Yapımı Görüntü) birleşimiyle hayata geçirildi. Sinematik yaratık efektleri uzmanı Spectral Motion Inc., Scrunt ve Tartutic’in fiziksel yapımda kullanılan animatronik versiyonlarını hazırladı. Mekanize yaratıkların içine konulan alüminyum kasalar sayesinde elektronik devreler, filmin yağmurlu sahnelerinde sudan korundu. Ayrıca, köpüklü lateks deri de mekanize sistemin korunmasında etkiliydi.

Tamamen işlevsel Scrunt’lar yürüyebiliyor, koşabiliyor ve geniş bir mimik yelpazesi kullanabiliyorlardı. Bu hareketleri sağlayan ise dört ila altı Özel Hareket kuklacısının bilgisayar ve uzaktan kumanda başındaki ortak çalışmasıydı. Scrunt’ı oynatan kuklacıların sayısı çekimin ve Shyamalan’ın senaryosundaki aksiyonun karmaşıklığına bağlı olarak değişiyordu. Kulaklar, ağız ve gözler için birer kuklacı, genel vücut hareketleri için de bilgisayar başında bir operatör bulunuyordu.

Tartutic her biri özel vücut, ayak, el, ve iki kuklacı tarafından mekanik olarak kontrol edilen bir kafa kostümü giymiþ üç oyuncu tarafından canlandırıldı. Vücut kostümleri köpüklü lateksten hazırlandı; dallı budaklı dış yüzey ise ısıtılmış plastik tüpleme yöntemiyle elde yapıldı.

Spectral Motion, ayrıca, Freddy Rodriguez’in sağ kolu ve bacağı sol tarafından on santim daha geniş olan Reggie’ye dönüştürülmesinde kullanılan protezleri tasarladı ve üretti.

Başka dünyaya ait ve muhteşem zarif Büyük Eatlon ise Crash McCreery tarafından tasarlandı ve post prodüksiyon aşamasında görsel efekt yaratıcısı ILM tarafından hayata geçirildi. ILM, aynı zamanda, Scrunt ve Tartutic’in olduğu sekansları CGI’la destekledi. “ILM’le çalışmak benim için büyük bir keyifti” diyen Shyamalan, sözlerini şöyle noktalıyor: “Yedi yaşındayken ‘Star Wars’u izlemiş ve ILM’in yaratımlarına hayran olmuştum. “Lady in the Water/Sudaki Kız” onlarla çalışıyor olmak benim için bir halkanın tamamlanması gibi bir şey; gerçekten harika”.

kAynak:e-kolay.net

sbuffy
15-09-06, 18:45
Kırmızı yerine mavi halı

http://www.e-kolay.net/sinema/images/shyamalan2.jpg

"6. His"in yönetmeni M.Night Shyamalan’ın yarın ülkemizde de vizyona girecek olan son filmi "Sudaki Kız"ın Londra galasını arkadaşımız Ayşegül Ekinci izledi. Kırmızı halının yerine mavi halının kullanıldığı galada Shyamalan, Türkiye’de film çekmek istediğini, başrol oyuncusu Bryce Dallas Howard ise balayı için İstanbul’a geldiğini açıkladı.

Dünya çapında toplam 1.586 milyar dolar hasılat elde ederek gişe rekorları kıran ardından da birer sinema klasiği haline dönüşen unutulmaz "6. His", "İşaretler" ve "Köy" gibi filmlere imza atan M. Night Shyamalan’ın yedinci filmi "Sudaki Kız" (Lady in the Water) daha vizyona girmeden hakkında en çok konuşulan filmlerden biri oldu. Şimdiye kadar hem yapım şirketine milyonlarca dolar kazandıran hem de kendi kazanan Hint asıllı M. Night Shyamalan, küçük kızlarına gece yatmadan önce okuduğu masalı senaryo yapıp, beyazperdeye aktarmak isteyince olan oldu.

Unutulmaz gerilim filmlerine imza atan yönetmenin kızlarına anlattığı peri masalına çok güvenmeyen Disney, Shyamalan’a film için yeşil ışık yakmayınca hayatı boyunca risk almaktan çekinmediğini itiraf eden yönetmen, çareyi şirketten ayrılmakta buldu. Kariyerine Disney’de başlayan ve bu çatı altında ünlenen M. Night Shyamalan’ın, Disney’den ayrılması dünya sinema gündeminde günlerce konuşuldu. Ardından film için Warner Bros. ile anlaşarak çekimlere başlayan Shyamalan, kadroyu bir sır gibi saklayarak eleştirmenleri de merakta bıraktı.

TÜRKİYE’DE FİLM ÇEKMEK İSTİYOR

Sonunda her biri kendi dalında oldukça iyi olan ancak Hollywood’un star klişelerini yıkarak, daha önce dünya çapında hiçbir filmde başrol oynamamış oyuncuları seçerek yine bir ilke imza atan asi yönetmenin son masalının vizyonda büyük ilgi görmesi bekleniyor. "Sudaki Kız"ın yapımı süresince baştan aşağı birçok kural yıkıldı. Vizyona yeni giren filmlerin tanıtımlarının yapıldığı klasik kırmızı halı, "Sudaki Kız"ın Londra galası için mavi halı oldu. Başta yönetmen ve oyuncular olmak üzere davetliler de kırmızı halı üzerinde yürüyüp basın mensuplarına poz vereceklerini düşünürken, filmin temasına uygun olması için yere serilen mavi halıyı görünce önce şaşırdılar sonra güldüler.

Galanın yapıldığı Londra’nın sinemalarıyla ünlü Leicester Merkezi’ni dolduran hayranlarına, bu filminin de diğer yapıtları gibi bir sinema klasiği olacağını iddia eden Shyamalan inançlarının kendisine ve ailesine şans getirdiğini de söyledi. Londra prömiyerinde Kelebek’e konuşan yönetmen bir gün Türkiye’de film çekmek istediğini açıkladı. "Ben, Türkiye gibi kültür ve tarihin çok zengin olduğu bir ülkeden geliyorum. Bu nedenle Türkiye’de çekilecek bir filmin ne kadar zengin olacağının farkındayım. Mutlaka bu rüyamı gerçekleştirmek istiyorum" dedi.

Balayı için İstanbul’a geldi

Filmde bir su perisini canlandıran genç oyuncu Bryce Dallas Howard, film çekimleri biter bitmez balayı için İstanbul’a gelmiş. Hamile aktris eşinin balayı için seçtiği mekanı son ana kadar sürpriz olarak sakladığını hatırlatırken, "İnanın balayımız için nereye gittiğimizi bile bilmiyordum. Ancak son anda İstanbul’da bir hafta kalacağımızı öğrendim. Çok sevindim ve gerçekten rüya gibi bir zaman geçirdik. İstanbul için bir hafta az geldi ama tekrar gelmeyi planlıyoruz. Belki bir sonraki sefere çocuğumuzla geliriz" dedi.

kaynak:hürriyet

sevgi86
16-09-06, 00:52
ben de gitmek istiyorum güzel bir filme benziyor bilgiler için sağolun arkadaşlar...
paul giamatti için gidicem filme...

irene
17-09-06, 21:48
ben bugun gıttım fılme ve begendım fılmkı yalnız son 5 dakkasına kadar son 5 dakkadan sonrası pek guzel olmamıs ama oncesı gercektende guzel ben tgavsıye edrım bu tarz degısık fılmler ızlemek ısteyenlerı bence guzel bır yapım yanı vaktımı bosubosuna farcadıgım bır yapım degıl gıdıp gordugumede pısman degıölım acıkcası bence ızşenılcek bır fılm son 5 dakkasına kadar

Mert Tanyeri
18-09-06, 22:34
Aslında ben sonunu da beğendim..Belki kızın gidişi biraz apar topar olabilir ama sahneler güzeldi=)

irene
19-09-06, 01:58
Aslında ben sonunu da beğendim..Belki kızın gidişi biraz apar topar olabilir ama sahneler güzeldi=)
ya sonu su sekılde yappmasalardı guzel olabılırdı agar gardıyanı o sacma sapan herıf adam gozlerın ı gozlerıne dıkınce sırtlanın ben koptum bu kadar gereksız bır ınsan olabılırdı gardıyan dıger sıfacı lonca hepsı ıyıydı ama o adam kopardı benı acıkcası ona gulmekten fılmın sonu berbat oldu!!!!!ayrıca sonlara dogru o adamın gardıyan olacagını cok bellı ettıler!!!!!ved edıgın gıbı kız gercektende cok apar topar gıttı!

Butterbeer
25-09-06, 21:59
Bence hiç güzel bi film değil, bunun yerine Click'e gidin, o çok güzel

stormy
24-12-06, 08:21
M.Night Shyamalan'dan kendi tarzinda guzel bir film. Bence Unbreakable'dan sonra izledigim guzel bir hikayeydi. Ilginc yani her filmde kendi gorunurdu bu filmde bayagi bir rol almis..Adam mistik hikaye uzmani..

hozcan
19-01-09, 18:08
Filmden çok oyuncularını beğenmiştim..
Filmin ilk sahnelerinde güzel bir film sandım ama beklediğim gibi değildi.. :icon_whis