Tüm Versiyonu Göster : Araf


chaylack
18-08-06, 11:07
http://www.myehost.de/resim/images/YjT95861.jpg
Yönetmenliğini Biray Dalkıranın yaptığı Başrollerinde Murat Yıldırım ve Akasya Asıltürkmen paylaşıyor
konusu
Güzel dans Eda,yaşadığı bir yasak ilişkide hamile kalınca kürtaj yaptırmak zorunda kalır.Yıllar sonra bu olayı atlatıp yeni bir yaşam kuran Eda,kabuslar görmeye başlar.Kabusları gerçek olunca yıllar önce kürtajla aldırdığı küçük kızının Araf'tan intikam için döndüğünü anlar

Kürtaj gerçeğinden yola çıkılarak yapılan küçük bütçeli korku filmi
vizyona giriş 6 Ekim 2006

irene
18-08-06, 14:08
izlemeyi dusunuyorum aslında turk yapımı butun korku fılmlerıne gıdıyorum evet pek basarılı olmuyorlar ama bır gun olacaklar mutlaka daha bu turde cok yenıyız ama yonetmenler ıyı ısler cıkaracaklardır destek vermek lazım bence buda konusu ıtıbarıyle ve fragmandan gordugum kadarıyla ıyı bır fılm olacak gıbı

kusursuz
18-08-06, 15:48
Fragmanını izledim.Değişik birşeye benziyor.

burcin_kaplan
18-08-06, 18:12
walla bu filmin tanıtımını ntvde görmüştüm ve aşırı ilgimi çekti umarım mersinde vizyona girerde izlerim bende güzel bişeye benzio cidden yönetmende baya övdü filmini en gelişmiş teknolojileri kullnamışlar öle dedi bakalım cidden ölemi fragmanı gördüğüm kadarıyla güzel bişeye benziodu ama izledikten sonra daha net olucam konusuda ilgi çekici..

derinvadi
26-08-06, 11:45
Araf Filmi Hollywood 'dan Isteniyor. Türkiye 'de Gösterime Girdikten Sonra Amerika 'ya Gönderilecekmiş.

sbuffy
26-08-06, 13:46
“Araf’tan Önce; Araf’tan Sonra”

http://www.ntvmsnbc.com/news/243106.jpg

Yönetmen Biray Dalkıran uzun metraj filmi ‘Araf’ için iddialı konuştu: Bundan böyle “Araf’tan Önce ve Araf’tan Sonra” denilecek!

Gerçek bir öyküden yola çıkarak çektiği korku filmi ‘Araf’ için , “Korku filminde insan ağlar mı? Biz tüm kadınları ağlatıyoruz. Bunu da test ettik.” diyen Dalkıran’ın filmine daha gösterime girmeden Kore festivalinden teklif geldi. Dalkıran, ‘Araf’a Hollywood’da da şansını deneteceğini söylüyor. ‘Araf’, 6 Ekim’de gösterime girecek.

Biray Dalkıran, hayallerini gerçekleştirebilme şansına ulaşmış, iddialı, genç bir yönetmen. Türkiye’de az izlenir ve çekilir bir tür olan “Korku Sineması” için bir çocuk doğurmanın sancılarını çekiyor. Bu çocuğun ismi: “Araf”.

Film, genç bir çiftin hayatını kâbusa çeviren doğaüstü olayları konu alıyor. Vizyon tarihi: 6 Ekim.

Filmin şansını deneyeceği ilk durak Altın Portakal olacak. Dalkıran’la, filmin soundtrack parçalarından biri olan, Hayko Cepkin imzalı ‘Son Kez’ adlı parçanın montajında görüştük.
http://www.ntvmsnbc.com/news/243107.jpg

Biray Dalkıran kimdir?
Sinema TV lisansı, mastırı olan ve doktorasına devam eden genç bir yönetmen diyerek başlayayım söze... Lisans yaparken kısa filmler çektim: ‘Anne Beni Merak Etme’. Onunla Altın Portakal aldım. Onun dışında ‘Sis’ var. Sis’le Avşa Film Festivali’nde En İyi Film ve San Francisco’da özel efekt dalında ödül aldım. Sonra reklam ve klip çekmeye başladım. Alpay, Işın Karaca, Öztürk, Arda gibi isimlere klipler çektim. Bir de reklam filmleri tabii...

GERÇEK BİR HİKAYEDEN ESİNLENİLDİ
‘Araf’ senin ilk uzun metrajlı filmin. ‘Araf’ fikri nasıl oluştu?
Arkadaşımın sevgilisinin başına gelen gerçek bir hikayeden esinlendim. Basında bunu çarpıtarak benim sevgilimden etkilendiğim şeklinde verdiler. Bu doğru değil. Arkadaşımızla sevgiliyken, kız başka biriyle berabermiş. Pişman olmuş ve arkadaşımız da onu affetmiş. Kürtaj yaptırarak bebeği aldırmışlar. Fakat kürtajdan sonra kız hayaller görmeye başlamış ve psikolojisi tamamen değişmiş. Filmin çıkış noktası bu hikayeden kaynaklanıyor.

Senaryoyu Hakan Bilir’le yazdık. Hakan aynı zamanda benim yardımcı yönetmenim. Öykü tamamen bana ait. Ama senaryoyu Hakan yazdı. Ben anlatmak istediklerimi senaryo üzerinde ilave ettim ya da çıkardım.

Senaryo ne kadar zamanda oluştu?
Üç yıl. İki yılı öyküleme, bir yıl boyunca da senaryoyla uğraştık.
http://www.ntvmsnbc.com/news/243111.jpg

Bütçe ve yapım hakkında bilgi verir misin?
Çekimler 27 gün sürdü. “Bir film” dağıtımcım. Yapım bütçesi tamamen bana ait. Orta bütçenin biraz üzerinde bir yapım. Reklamlarda çalıştığım ekip her zaman aynıydı. Tüm ekip arkadaşlarımın manevi destekleri, benim onlar üzerindeki özel kredim, reklam çekerek kazandığım para, bütçeyi oluşturuyor. Filmin montajı Inferno denilen bir aletle tam 3,5 ayda yapıldı.
http://www.ntvmsnbc.com/news/243113.jpg

Korku filmine ilgin nereden kaynaklanıyor?
Korku türüne ‘Sis’le başladım. Korku türünü seviyorum. Korku filmi sevdası DNA’lardan geliyor, Osmanlı İmparatorluğu’ndan geliyor. Çocukken annemi, babamı uyutur, çaktırmadan TV’yi açar, Fredy Krueger izlerdim. Arkadaşlarla 14 yaşındayken yaşımızı büyütüp, korku filmlerine giderdik. VHS kiraladığımız zamanlarda en fazla kanı hangi filmde görürsek onu kiralardık.

sbuffy
26-08-06, 13:50
‘ARAF’TAN ÖNCE, ‘ARAF’TAN SONRA
Türkiye’de korku sineması ile ilgili düşüncelerin neler?
Şimdiye kadar yapılmış filmlerin korku sineması türünde olmadığını düşünüyorum. Günümüz sinemasında yapılmaya çalışılan örneklerde de genel eleştirilere katılıyorum. Yabancı filmlerdeki sahnelerden alıntılar var. Korku filminde alt yapı mutlaka olmalı. Teknik açıdan, oyunculuk açısından, konu açısından. Komedi filmine dönüşmemeli. ‘Araf’ bunu yıkacak ve ‘Araf’tan önce, Araf’tan Sonra’ denilecek. O kadar ciddi ve iddialıyız. Ben kısa filmim ‘Sis’le 11 dakikada korku yarattım. ‘Araf’ta hedef sizsiniz!

TÜRKİYE’DE FİLM ÇEKMEK ÇOK GÜZEL BİR DUYGU
Beğendiğin korku filmi yönetmenleri var mı?
Korku filmi türünde film çeken yönetmenler genellikle bir ya da iki film çekiyorlar. Sebebi reklama mahkum kalıyor olmaları. Korku çekmek hem dramatik hem de teknik açıdan zordur. Reklamın parasıyla gözleri kamaşıyor, korkuyu bırakıp, reklama devam ediyorlar. Ben tam tersi reklam çekerken korkuya döndüm. Bunun tek nedeni var: Türkiye’de film çekmek çok güzel bir duygu.

YÖNETMEN TÜM SORULARA CEVAP VEREBİLMELİ
Korku filmini tam anlamıyla korku filmi haline getiren pek çok parçası var. Özel efektlerin yapımı, makyaj, ses efektleri, müzik, oyunculuk, mekan ve ışık kullanımı... Olanaklar ölçüsünde bunların yeterince ‘Araf’ için inandırıcı olmama ihtimalini düşündün mü?
Biz dersimizi çok iyi çalıştık. Reklam çekiyormuşuz gibi düşündük. İlk başta filmi bitirdik. Kare kare çizdik. Arkasından filmi handycam ile çektik. Baktık, bağladık, efektleri işaretledik. Türkiye’de Inferno’yla neler yapılır kontrol ettik. Ona göre en düzgün müziği kim yapar, en iyi oyuncu kim olur, en iyi mekanlar neresidir karar verdik. Oyunculara karar vermek için tiyatro oyunlarını ve dizi filmleri takip ettik. Akasya ve Murat uzun düşünmeler sonucunda emin olduğumuz isimlerdi.
http://www.ntvmsnbc.com/news/243109.jpg

Küçük oyuncu’muz 200 kişinin arasından seçildi. Kurallarımız belliydi. Yönetmen mutlaka tüm sorulara cevap verebilmelidir. Oyuncunun tek bir sorusuna bile cevap veremezseniz, daha sonra ondan oyunculuk bekleyemezsiniz. Ekipten saygı da bekleyemezsiniz. Oyuncunun duracağı, yürüyeceği çizgiler bile belliydi. Kısaca filmi 95 dakikalık bir film değil, 95 dakikalık bir reklam olarak düşündük. Her planı en güzel nasıl çekerim diye düşündüm. Ben her ‘plan’a, bana verilmiş bir nimet olarak baktım.

TÜM KADINLARI AĞLATIYORUZ
Araf sözcük anlamıyla ‘Ölen insanların Cennet veya Cehenneme gitmeden önce Ahiret Günü’nü bekledikleri yer’ anlamına geliyor. Filmin de isminden yola çıkarak; kürtajla aldırılan bebek, Araf’tan dünyaya beden aramak için geri dönüyor diyebilir miyiz?
Bebek hem beden aramak, hem de annesiyle zaman geçirmek istiyor. Bizim yarattığımız ruhun maksadı annesini öldürmek değil, annesiyle beraber yaşamak ve annesine olan kızgınlığını anlatmak. Korku filminde insan ağlar mı? Biz tüm kadınları ağlatıyoruz. Bunu da test ettik. Kadının kendini sorguladığı bir sahne var. Korku filmi yaparken dramatik yapının da güçlü olması gerektiğinin altını çizdik. Anaç duygulara da sesleniyoruz, filmin sonu da çok yüksekte. Bakalım göreceğiz Türkiye sır tutabiliyor mu? Filmin sonu gizlenmeli. Şişştttt... kimseye söylemek yok!

Fragmanda da Araf suresinden bir alıntı var. Filmde dini öğeler ne kadar kullanıldı?
Besleyici motifler olarak dini öğelere yer verdik. Ama filmin önüne geçmiyor. Bilinçaltına her noktadan gönderme yaptık.

HOLLYWOOD’DA DA ARAF’A ŞANSINI DENETECEĞİM
‘Araf’ı hangi festivallere göndermeyi düşünüyorsun?
‘Araf’ı 16-23 Eylül’de yapılacak olan Altın Portakal Film Festivali’ne yetiştireceğiz. Kore festivallerinden teklif geldi. Muhtemelen orada gösterilecek. Zaten filmin afişleri de Türkiye’de değil Kore’de yapılıyor. Hollywood’da da ‘Araf’a şansını deneteceğim. Türkiye vizyonundan sonra İngilizce altyazıyla yollayıp, beğenilirse İngilizce olarak çekmek için bir teklif sunacağız.
**************************************
ARAF
http://www.ntvmsnbc.com/news/243116.jpg
Gösterim Tarihi: 6 Ekim 2006
Dağıtım: Bir Film
Yapım: d.f.g.s. Yapım
Yönetmen: Biray Dalkıran
Müzik: Hayko Cepkin
Kurgu: Hüseyin Biçe
Inferno Artist: Okan Sönmez
Yönetmen Yardımcısı: Hakan Bilir
Işık Şefi: Ozan Toraman
Sanat Yönetmeni: Duygu Kabaçam
Görüntü Yönetmeni: Aşkın Sağıroğlu
Yapımcı: Biray Dalkıran
Öykü: Biray Dalkıran
Senaryo: Hakan Bilir

Oyuncular:
Akasya Asıltürkmen, Murat Yıldırım, Kubilay Tunçer, Yasin Şerif Tulun, Tülay Bekret, Kevork Türker, Serhan Ernak, Aytaç Ağırlar, Hayfa Safi, Deniz Soyarslan, Gizem Oğlakçı, Mehmet Birkiye..
http://www.ntvmsnbc.com/news/243115.jpg

FİLMİN KONUSU:
Eda ve Cenk akademi yıllarında tanışıp evlenmiş genç bir çifttir. Genç çiftin mutluluğu, Eda’nın bir bebek beklediğini öğrenmesi ile perçinlenir. Ancak Eda hamileliğinin ilerleyen aylarında sıradışı olaylar yaşamaya başlar. Cennetle cehennem arasında, Araf’ta kalmış bir ruh, intikamını almak için dünyaya dönmüştür. Eda kendisine aman vermeyen bu kâbustan uyanmaya çalışırken, genç çiftin etrafını benzeri görülmemiş bir dehşet saracaktır.

kaynak:ntvmsnbc.com/Serpil Altın

sbuffy
05-09-06, 10:29
“Araf”ın Yeniden Çevrim Hakları Amerikan Şirkete

http://static.flickr.com/91/210614936_13ba52baf6_m.jpg

Hollywood’daki en önemli yapım şirketlerinden olan Gold Circle Films, Biray Dalkıran’ın yönetmenliğini yaptığı Araf’ın yeniden çevrim haklarını almak için görüşmelere başladı. White Noise, Slither, The Wedding Date, My Big Fat Greek Wedding gibi yapımlara imza atmış olan Gold Circle Films, yeniden çevrim hakları konusundaki başarısı ile biliniyor. Yasal sürenin dışında yaptırdığı kürtajın suçluluk duygusundan kurtulamayan ve ikinci çocuğuna hamile kalması ile birlikte sanrılar görmeye başlayan genç bir kadının hikayesini anlatan Araf, 06 Ekim 2006′da 100 kopya ile vizyona giriyor.

kaynak:sadibey

kissorkill
05-09-06, 21:57
çok merat ediyorum bu filmi ya .akasya asıltürkmen oynuyo.çok güzeldir

derinvadi
13-09-06, 20:40
Altın Portakal Film Festivalinde yarışacak filmler arasında daha vizyona girmemesine rağmen ilgi çekmeyi başaran Araf 'da var. Konusuyla daha şimdiden insanların dikkatini çeken film anketlerde de iyi puan topluyor.
Altın Portakal Film Festivalinde sizce En İyi Film Ödülü'nü hangi film alır?başlığı altında yapılan bütün anketlerde 1. sırayı kimseye bırakmayan film hakkında filmin yönetmeni Biray Dalkıran "insanlar Araf'tan önce ve Araf'tan sonra diyecekler" diyecek kadar iddalı.
Araf'ın resmi sitesi www.ar-af.com 'u ziyaret etmenizi ve fragmanı mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

misskrueger
17-09-06, 14:08
ARAF

Bir korku filmi olan 'Araf'ta kürtaj yaptıran bir kızın daha sonra yaşadıkları anlatılıyor. Dans öğrencisi Eda evli bir adamla olan ilişkisi sonucu hamile olduğunu anlar. Fakat bunu anladığında gebeliğinin 16. haftasındadır. Bu 'istenmeyen durumdan' kürtaj yaptırarak kurtulur. Aradan üç yıl geçer Eda, Cenk adlı bir fotoğrafçıyla evlenir. Fakat geçmişinin izleri onu rahat bırakmaz. Yeniden hamile olan Eda'nın hayatına daha önce 'aldırdığı' çocuk girmeye başlar.

http://img100.imageshack.us/img100/2715/arafzl8.jpg (http://imageshack.us)

Yapımcı Yönetmen: Biray Dalkıran
Senaryo: Hakan Bilir
Görüntü Yönetmeni: Aşkın Sağıroğlu
Müzik: Hayko Çepkin
Oyuncular: Akasya Asıltürkmen, Murat Yıldırım, Kubilay Tunçer, Yasin Şerif Tulun,
Tülay Bekret, Kevork Türker, Serhan Ernak, Aytaç Ağırlar, Hayfa Safi,
Deniz Soyarslan, Gizem Oğlakçı, Mehmet Birkiye.

muzikveyasam
06-10-06, 13:10
İşte ARAF filminin hikayesi;

Eda, akademide okuyan bir
dans öğrencisidir. Öğrenciyken
evli ve 1 çocuk babası Cihan’dan
hamile kalır ve bunu fark ettiğinde
gebeliğinin 16´ıncı haftasında olduğunu öğrenir.
Solo gösterisi olduğu gece okuldan yakın arkadaşı
Oya, Eda yerine dansı sergiler. Eda’da aynı gece
Sağlıksız ve yasal olmayan koşullar altında
ilerde hayatını zindana çevirecek bir kürtaj yaşar.
3 yıl sonra aynı akademinin fotoğraf bölümünde
okumuş olan Cenk ile evlenmiştir ve bu
beraberlikten 2 aylık hamiledir. Fakat bu hamilelikle beraber 3 yaşında bir kız çocuğunun hayatına
girmesine bağlı olarak psikolojisi değişen Eda,
gitgide hem kendine zarar vermeye hem de çevresindekileri korkutmaya başlamıştır.




ArAf 6 Ekim´de Sinemalarda

burcumm
06-10-06, 13:13
Çok merak ediyorum.Sabah haberlerde izledim.Ama konuyu tam olarak anlayamamıştım.Şimdi okudum ve gerçekten çok etkileyici :)
Gitmeyi istiyorum ;)

şeyda köseoğlu
06-10-06, 13:40
Filmde arafta kalan bi kız bebek intikam almak için annesini rahatsız etmeye başlıyomuş.Araf cennetle cehennem arasında sıkışıp kalan masum ruhların bulunduğu yer değil mi?hem bizim dinimizde bebekler masumdur be direkt cennete gider ve bu durumda niye intikam almaya gelsin ki?Hem araf da incilde geçiyo bildiğim kadarıyla.Bu da senaryonun ne kadar hollywoodvari yazıldığını kanıtlar.Gerçi filmi izlemedim ağır eleştiri yapmış olmak istemem ama bu benim düşüncem izledikten sonra bir kez daha değerlendiririm artık...:icon_ange

muzikveyasam
06-10-06, 13:53
mrb şeyda
aslında çok güzel bi eleştiri yazdın teşekkür ederim
hemen açıklıyım ki;
İslam dininde Araf, cennet ile cehennem arasında ki tepenin adıdır.
Günah ve sevapları eşit olduğundan cennet ya da cehenneme giremeyenlerin bekletildikleri yer olarak bilinir. Ayrıca kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Araf Suresi var ve film dinen destekleniyo ama dini bir film değil
-Birde çocuk aslında intikam için gelmiyor filmi izlerseniz anlarsınız

burrcu
06-10-06, 16:43
bugün gittim o filme. süper bi filmdi ve herkese tavsiye ederim arkadaslar mutlaka gidin.Akasya Asıltürkmen'i canı gönülden kutlarım o kadar harika bi oyunculuk sergilemişki.
Filmi kısaca özetliyim merak edenler için.
eda doktora gidiyo bebek 16 aylı olmus.Oda yasal olmayan yollardan çocuğu aldırıyo ve sağlıksız bir ortamda.daha sonra cenkle evleniyo ondan hamile kalıyo sonra oya ile okula gittiklerinde bi sorun yaşıyo kanaması oluyo ve bu bebek de düşüyo.doktor da cenke geçmişte kötü bi şekilde kürtaj yaşamış bi daha bebeğiniz olmayacak diyo.eda da bu olaydan sonra psikoloğa gidiyo terapileri devam ederken bi gün yine aldırdığı kızını görüyo ve elinde bıçakla onu öldürmeye çalışıyo daha sonra cenk geliyo onu ruh hastalıklarına yatırıyolar şizofren olduğun sölüyolar.eda cenkten oyuncaklar istiyo cenkte getiriyo bi tanede telefon getiriyo.bu arada cenk bi ara evi kameraya kaydetmişti.eve gidiyo sonra cenk o kamera kayıtlarına bakıyo kızı görüyo hemen hastahaneye koşuyo bakıyo odada kimse yok odada o oyuncak telefon çalıyo acıyo eda diyoki ben kızımın yanındayım merak etme ordada bitiyo

muzikveyasam
07-10-06, 20:25
Beğendiğine sevindim bende uzun zamandır filmi takip ediyorum, güzel bi filme benziyor araştırdım biraz yorumları falan, daha gidemedim ama bende gidicem.

muzikveyasam
07-10-06, 20:30
ArAf filminin yönetmenin görüşü:
Kazandığım ulusal ve ulusarası ödüller , meslek hayatımda beni biraz daha motive etmesine rağmen buna paralel olarak sürdürdüğüm akademik kariyerimin, başarı kriterlerimin değişmesini ve ulusal sinemamız adına
uzun metraj sinema dalında çalışmalara başlamamı gerektirdi .Uluslararası düzeyde birtakım teknolojik imkanlara sahip olduğumuz ülkemizde,
sinema teknonojisini kullanarak sanatsal platformda ülkemi temsil etmek
için oluşturmaya çalıştığım Araf sinema filmi projemde, oldukça iddalıyım.

Biz insanların hemen hergün yaşadığımız psikolojik kişisel gerilimler bile bir
filmin konusu olabilirken , insanoğlunun yaradılışından buyana geçen süredeki tekbaşınalığı, korkularını , ve çaresizlik duygusunu birleştirdiğimizde ortaya çıkacak olan fenomenolojik vizyonu biraz daha genişleterek bu projeyi oluşturdum. Araf sinema filmim de, kullanılan sinema tekniklerinden ziyade, izlemeye alışılagelmiş Amerikan Sineması tarzı bunu gerektirdiği dijital efektler,
özgün bir anlatım tarzı ile harmanlayarak anlatmaya çalıştım.

Biray Dalkıran

muzikveyasam
07-10-06, 20:33
anlam olarak , ArAf ´Araf , en basit anlamda ‘arada kalmak’ olarak bilinir. Günlük hayatta konuşma dilinde sıfat olarak kullanılmaya başlanan Araf kelimesinin TDK sözlüğündeki karşılığı ‘ İslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yer. ‘ dir .

Araf kelimesinin farkı , Cennet ve cehennemin tam olarak soyut kavramlardan oluşan fakat çok daha fazla bilinen mekanlar olmasının
yanısıra iki mekanın arasındaki yer olarak tanımlanmasından kaynaklanır.

Bu üç soyut mekanın en soyut olanı Araf ın betimlemesi ve anlamı , diğerlerinde olduğu gibi Kılavuz , ve Kutsal Kltap Kuran-ı Kerim de yer almaktadır. Basit anlamda , gündelik hayatta arada kaldığınız yerden kurtulmak kendi iradenize ve zekanıza kalmışken, Gerçek anlamda Araf ta iseniz , bu sizin geçmişinizdeki hatalardan kaynaklanmıştır, oradan kurtulmak artık hiç de size yani iradenize bağlı değildir.
Çünkü artık aklınızı ve iradenizi , kullanmak için çok geçtir .

muzikveyasam
07-10-06, 20:46
Sinematürk'ün Biray Dalkıran ile bir röportajı;

SİNEMATÜRK: Sizi daha çok çektiğiniz reklam filmleri ve kliplerden tanıyoruz. Daha önce korku türünde kısa filmler çekmiş olduğunuzu ve birçok ödül kazandığınızı biliyoruz. Muhtemelen bir çok sinemasever bunu ancak Araf'tan sonra öğrenecek. İlk uzun metrajlı filminiz için de korku türüne yönelmenizde kısa film çalışmalarınızın etkisi oldu mu, neden hem teknik hem de dramatik açıdan zor olan korku türünü tercih ettiniz?

BİRAY DALKIRAN: Dediğiniz gibi ben daha çok piyasada reklam yönetmeni olarak tanınıyorum. Reklamda biz oyunculuğa hakim olmak ve en güzel kareleri çekmek zorundayız. Bu korku türünün gerektirdiği bir şeydir. Bunun dışında öğrencilik yıllarımda en çok izlediğim tür olan korku filmini de kısa filmlerde deneme imkanı buldum. Bunda aldığım bir çok ödülle başarılı olduğumu gördüm. Bu senaryo üzerinde 3 yıldır çalışıyorduk ve bizim birinci tasamız çok iyi bir film yapmak ikinci tasamız korku filmi yapmaktı. İkisini de başarmak keyifli.

SİNEMATÜRK: "Araf" adı nedeniyle dini çağrışımları olan bir film. Filmin kendi kaleme aldığınız öyküsü nasıl ortaya çıktı anlatır mısınız? Gerçekten vermeye çalıştığınız dini mesajlar var mıydı?

BİRAY DALKIRAN: ARAF arkadaşımın anlattığı bir hikayeden ortaya çıktı. Senaryo yazarken bir çok din bilimci ve doktor danışmanımız vardı. Mesaj vermekten çok gerçeğe bağlı kalmaya çalıştık.

SİNEMATÜRK: Türkiye'de son yıllarda peş peşe korku filmleri (Okul, Büyü, Dabbe, Gen gibi) çekilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Basından takip ettiğimiz kadarıyla Araf projenizi "ilk Türk korku filmi" olarak adlandıracak kadar iddialısınız. Filminiz korku türü örneği olarak sizce nasıl bir fark yaratıyor?

BİRAY DALKIRAN: Bunu direk benim ağzımdan değil ama fragmanı izleyenler söylüyor. Bunun dışında ilk defa bir Türk filmine Hollywood dan satın alınması için teklif geldi. ARAF sadece fragman açısından bu kadar başarılı olduysa (ve fragman 2 dk.) geri kalan 90 dk. çok daha keyiflidir beklentisi şu anda bile kendi seyirci kitlesini oluşturmaya başladı. Filmin sadece korku olarak değil film olarak da çok ayrı bir yere koyulacağını umuyorum.

SİNEMATÜRK: Kürtaj gibi hassas ve tartışmalı bir konuyu odak alan filminizin hangi çevrelerden ne tür tepkiler almasını bekliyorsunuz?

BİRAY DALKIRAN: Şu anda hep sağ dan hem de soldan oldukça olumlu tepkiler alıyoruz ve duyarlı genç insanlar olarak böyle bir konuya eğilmemizi çok destekliyorlar.

SİNEMATÜRK: Araf'ın oyuncu kadrosu nasıl oluştu? İstediğiniz oyuncularla çalışabildiniz mi?

BİRAY DALKIRAN: ARAF'ın oyuncu kadrosu 3 kıstasa göre oluştu. Oyuncuların tamamı konservatuar tecrübesi olacak. Daha önce kamera önünde çalışmış olacak. Ve hayalimdeki karakteri eti kemiğe büründürebilecek. Akasya Asıltürkmen ve Murat Yıldırım tam bunları karşıladı bunun yanında Mehmet Birkiye lezzetine doyum olmayan bir oyuncu kadrosu çıkardı, tek derdimiz küçük oyuncuydu ve onu 200 e yakın bir çocuk ordusu arasından seçtik ama çocuk oyuncu Gizem o kadar farklı ve zekiydi ki o 200 kişiden ilk gelen o olsaydı da geri kalanlara bakmazdım.

SİNEMATÜRK: Araf'ın dijital efektleri ve kullanılan sinema teknolojisi de daha vizyona girmeden konuşulmaya başlandı.Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

BİRAY DALKIRAN: Bu çok az insana kısmet olacak bir teknolojiydi. Filmin her saniyesine değil her karesine (1 sn de 24 kare geçer) hükmettik renginden, efektlerine her karesiyle saatlerce uğraştık bu yüzden görsel olarak çok keyif verdi. Zaten filmimiz 90 dakikalık bir reklam gibi her karesi özenle çekildi.

SİNEMATÜRK: Çekim ve yapım aşamasından kısaca bahsedebilir misiniz. Ne kadar sürede çektiniz ve ne tür güçlüklerle karşılaştınız?

BİRAY DALKIRAN: 27 günde çektik. 115 gün post prodüksiyon çalışmamız oldu. Ne gibi güçlüklerle karşılaştığımıza gelince; filmi izleyen insanlar ve benim reklamda çalıştığım insanlar tekrardan "Biray Dalkıran bu ekibe de hiç acımamış" diyecekler!

SİNEMATÜRK: Bundan sonraki film çalışmalarınızda farklı türleri denemeyi düşünüyor musunuz ve üzerinde çalışmakta olduğunuz yeni bir uzun metraj denemesi var mı?

BİRAY DALKIRAN: ARAF benim ilk çocuğum ve ben çocuklarımın bir futbol takımı oyuncuları kadar çok olmasını isterim. Her çocuğumda esmer psikopat beyaz gözlü olacak değil. Tabiî ki 3 gözlü 6 bacaklı çocuklarda yapacağız!

SİNEMATÜRK: Sinematurk.com adına sinema kariyerinizde başarılar dileriz.

BİRAY DALKIRAN: Çok teşekkürler...

muzikveyasam
07-10-06, 21:15
Araf filminin Türksineması.com'daki yorumu ;

ARAF
2006 | Biray Dalkıran

"Dünyada iki türlü yasal katliam yapılıyor. Biri savaş diğeri kürtaj" diyor genç yönetmen Biray Dalkıran. Onun, kürtajı katliam olarak görmesinin sebebi, hiç kimsenin bir başkasının yaşama hakkını elinden almaması gerektiğine olan inancı. Reklam yönetmeni Dalkıran ilk filmini bu inancına göre çekmiş. 6 Ekim'de vizyona girecek 'Araf'ta Akasya Asıltürkmen, Murat Yıldırım, Kubilay Tunçer, Yasin Şerif Tulun ve Mehmet Birkiye rol alıyor. Bir korku filmi olan 'Araf'ta kürtaj yaptıran bir kızın daha sonra yaşadıkları anlatılıyor. Dans öğrencisi Eda evli bir adamla olan ilişkisi sonucu hamile olduğunu anlar. Fakat bunu anladığında gebeliğinin 16. haftasındadır. Bu 'istenmeyen durumdan' kürtaj yaptırarak kurtulur. Aradan üç yıl geçer Eda, Cenk adlı bir fotoğrafçıyla evlenir. Fakat geçmişinin izleri onu rahat bırakmaz. Yeniden hamile olan Eda'nın hayatına daha önce 'aldırdığı' çocuk girmeye başlar.

Kürtajın Türkiye'de bir tabu olduğunu belirten Biray Dalkıran filminin konuyu tartışmaya açmasına yardımcı olacağını düşünüyor. Peki 'Türkiye'de durum nedir?' derseniz. Kürtaj Türkiye'de serbest. Ama şartı var. 10. gebelik haftasından sonra anne adayının hayatını tehlikeye atacak veya bebeğin yaşamasını engelleyecek bir durum yoksa kürtaj yapmak yasak. Ayrıca kanun 18 yaşından küçük kadınların ancak ebeveylerinin izniyle kürtaj yaptırmasına müsaade ediyor.

Filmi çekmeden önce kürtaj yaptırmış kadınlarla konuşmuş Dalkıran. Kadınların bir can aldıklarının farkında olmadıklarını söylüyor. Türkiye'de herkesin çevrisinde mutlaka kürtaj yaptıran biri olduğunu belirten Dalkıran "farkında olmadan hepimiz katliamı sessizce izliyoruz" diyor. 'Peki o çocuklara bir şans versek ne olur?' bu sorudan yola çıkan Dalkıran "Doğal olarak intikam alırlar. Bu da 'Araf'ın çıkış noktası" diyor. Kendisine anlatılan bir hikâyeden yola çıktığını belirten Biray Dalkıran olayın sevgilisinin başına geldiği yönündeki dedikoduların da doğru olmadığını söylüyor.

sbuffy
08-10-06, 09:46
Biraz insaf!

Korkunç bir kadın kahramanın cezaladırılmasını konu alan "Araf" ahlakçı yaklaşımıyla korkutuyor ancak!

"Araf"

İlk uzun metrajlı filmini gerçekleştiren Biray Dalkıran, Hıristiyan inancı temelli korku sinemasının ahlakçılığıyla "Karanlık Sular"daki duygusal hortlak hikayesini birleştirmeye çalışmış "Araf"ta...
Hamile olduğunu anlamayan Eda, doktor reddettiği halde dördüncü ayında uyuşturulmadan, ehil olmayan kişilere kürtaj yaptırıyor. Kadınların yıllarca süren mücadeleden sonra elde ettikleri cinsel özgürlük ve kürtaj hakkı sürtük olmayla eşitleniveriyor. Sapık katiller de ilk önce sevişen, içen, eğlenen gençleri öldürür; canilerin, yaratıkların hakkından ancak bakireler gelir. Türün raconu böyle!
Öykümüz üç yıl sonra Cenk'in bunlardan habersiz Eda ile evlendiği ve ilk çocuklarını bekledikleri dönemde devam ediyor. Hamileliğin dördüncü ayında Eda kötü makyajlı küçük kız hayalleri görmeye başlıyor. "Öldürülen" bebek öte dünyada büyüyüp annesinden intikam almaya geliyor. İlk film olduğundan "Araf"a insaflı yaklaşmak için azami gayret gösteriyorum ama filmin kadınlara ve izleyiciye hiç insafı yok.

kaynak:milliyet/Alin TAŞÇIYAN

muzikveyasam
08-10-06, 18:29
Araf’ın yönetmeni Biray Dalkıran:

“Araf, Hollywood’a satılan ilk Türk filmi oldu”

43. Altın Portakal Film Festivali’nde ulusal uzun metraj yarışma filmlerinden Biray Dalkıran’ın yönettiği “Araf” adlı filmin gala gösterimi ve söyleşisi yapıldı. Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenen galanın ardından düzenlenen söyleşiye filmin yönetmeni Biray Dalkıran, oyuncular Akasya Asıltürkmen, Murat Yıldırım, senarist Hakan Bilir ve müzisyen Hayko Cepkin katıldı.

Reklam filmleri de yöneten Biray Dalkıran, “Araf”da her kareyi reklam filmi titizliğiyle çektiğini söyledi. Filmde kendisine anlatılan gerçek bir olaydan yola çıktıklarını ifade eden Dalkıran, “Ruh halimin fazlasıyla bozuk olmasından dolayı korku filmleri çekiyorum. Bu filmlerde Türkiye’de konuşulmaktan korkulan konuları işliyorum. Bunlardan biri de kürtaj” dedi.

Dalkıran, filmin internette yayınlanan fragmanı sayesinde ABD’de faaliyet gösteren Gold Circle adlı firma ile satış anlaşması yapıldığını belirterek, “Hollywood’a satılan ilk Türk filmi oldu” dedi. Filmin 6 Ekim’de gösterime gireceğini anlatan Dalkıran, Altın Portakal’da Nuri Bilge Ceylan, Derviş Zaim gibi yönetmenlerle yarışmaktan büyük mutluluk duyduğu söyledi. Dalkıran, Türk sinemasında kendini nereye oturttuğu sorulduğunda “Şu anda hiçbir yerde oturmuyorum. Ayakta duruyorum” diyerek, uzun metraj filmi yönetmeni olarak bir süre daha tecrübe kazanması gerektiğini vurguladı. Daha önce “Apne” ve “Sis” olmak üzere iki kısa film çektiğini ve bunların Altın Portakal ve San Francisco gibi önemli festivallerde ödül aldığını belirten Dalkıran, bir korku filmi olan ilk uzun metrajlı filmiyle de festivale katılabilmiş olmanın kendisini hem şaşırttığını hem de gururlandırdığını söyledi.

Akasya Asıltürkmen de, ilk kez bir filmde başrol oynadığını belirterek, bundan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Filmin finalini ilk kez izlediğini ifade eden Asıltürkmen, “Çok heyecan vericiydi” dedi. “Kürtaja karşı mısınız?” sorusu üzerine Asıltürkmen, istenmeyen hamileliğin sonlandırılmasına karşı olmadığını ancak bunun 3 aya kadar yapılması gerektiğini kaydetti.

Filmin müziklerini hazırlayan Hayko Cepkin ise projede yer almasının nedenini “Ben rahat bir adamım. İçimden geleni yaparım. Bu film hoşuma gitti. Beraber olduğum insanlar kafa dengiydi. Sonuçta ortaya güzel bir iş çıktı.” diye açıkladı.

“Araf”, kürtaj olduktan sonra ruhsal olarak değişime uğrayan bir kadının hikayesini gerilim unsurlarını yoğun olarak kullanarak anlatıyor.

sudem
08-10-06, 18:41
bugün izledim filmi.kesinlikle zamanıma ve parama yazık oldu diyorum.
gerilim filmi yapmaya çalışılmış ancak yeterince durağan bir film yapmışlar.
oyunculuk ve müzikler gerçekten çok güzel hatta film sırf müziği için izlenir.

bundan sonrası filmdeki sahnelerle ilgilidir.spoiler içerir..


çekimde sorunlar vardı ve kurguda.mesela eda ile sevgilisi arabayken az kalsın kaza yapacaklardı.bu sahnede gereksiz yerler vardı.sessiz sesiz konuşuluyorken birden eda sevgilisine -durmayacak mısın- diye sesleniyor çünkü karşıdan karşıya birileri geçiyor.neyse duruyorlar ve bu sırada eda ile küçük kız göz göze geliyorlar ve edanın gözlerine zoom yapılıyor.anlamsız bir durumdu bu.
edanın hem ilk sevgilisi ile hem de sonraki eşi ile öpüşme sahneleri gereksiz yere uzatılmış.
eda sabah yüzünü yıkamaktaydı ve bir baktık ki aynada yüzünün şekli değişti gözlerinden siyahlar akmaya başladı ki bırakın küretaj olayını daha hamile olduğunu bile bilmiyordu.bu sahnenin küretaj olayından sonra gösterilmesi gerekirdi.
gerilim filmi diye hem edaların evi hem de edanın arkadaşının evi loş hatta karanlık.gündüz bile güneş girmiyor evlerine ve bu loş ortamda başlarının hemen üstünde nerdeyse masaya değece uzunlukta sarkmış bir lamba herkese yemek yiyor.bu basık durum yüzünden filmin estetiği kaçmış.
annesi ile birlikte olmak isteyen küçük kız annesinin rahminden bebeği alıyor ve bebeği yere vuruyor devamlı.oradaki sahne gerçekten çok güzeldi yalnız yere vurulan bebek -ben oyuncağım,bakın beni yere vuruyorlar ve *boş* ses çıkıyor- diyordu.etli bebek bulamadılar galiba.
eda mavi fularlı kıyafeti ile psikoloğa gidiyor orada konuşuyor bir sonraki sahne eda evde sakin bir şekilde elma yiyor sonra elmayı mutfağa götürüyor ve bir bakıyoruz ki eda eşinin işyerinde -seanstan yeni dönmüş- hadi bu hatayı geçtim edanın elma yerkenki sahnesinin filme eklenmesinin ne anlamı vardı.
gelelim son sahnelere,edanın eşi eve dönerken her şeyi anlıyor ve kamerayı kayıt halinde bıraktığını hatırlıyor.eve geliyor küçük kızın -el izini- görüyor.neden yeni görüyorlar bunu.bu kadar zaman oldu hiç mi duvarlarına bakmıyor bu insanlar?neyse sonra edanın eşi kameranın neyi kaydettiğine bakıyor ve gözlerine inanamıyor.küçük kız,kanepede uyuyan annesinin yanında yatıyor.
edanın şizofren olmadığını anlayınca onun yanına gidiyor hastaneye ama eda yok orada ve oyuncak telefon çalıyor.telefonu açınca edanın sesini duyuyor *ben iyiyim,kızımla birlikteyim*diyor eda.sonra edanın eşi *eda* diyerek haykırıyor ve film bitiyor.
eda nereye nasıl gitti?bunu seyirciye göstermeleri gerekiyordu.edanın gereksiz uzatılmış öpüşme sahnelerinden biraz kesip edanın nereye nasıl gittiğini çekebilirlerdi.
bu mudur yani kurgu?neyi nereye koyacaklarını bilmiyorlar neyi neyle bağlayacaklarını bilmiyorlar ve film yaptık diyorlar.aslında çok güzel bir şekilde işlebilecek bir konu böyle heba olmuş.bu film, şu Dabbe yi çekti bu Deccali çekiyor,ee geriye bir tek Araf kaldı onu da biz çekelim diye düşünülerek mi yapıldı acaba?zaten film konusunun filmin ismi ile alakasını hala anlayabilmiş değilim.Araf, bu dünya ile diğer dünya arasında kalmış bir yerdir ve sanmıyorum ki küretaj ile alınan bir bebeğin orada kalsın.orada kalacak biri varsa filme göre edadır bu..
son olarak filmi beğenmediğimi tekrar etmek istiyorum.keşke biraz daha özen gösterilseydi.

muzikveyasam
09-10-06, 11:59
yorumun için teşekkürler aslında filmi bayağıdır takip ediyorum yönetmen de bayağı iddialı sinemaya gitmeye zamanım olmuyor ama en kısa zamanda izlemek istiyorum o zaman fikrimi ben de paylaşırım
fikrini burada paylaştığın için sağol ...

muzikveyasam
09-10-06, 14:44
mrb ben dizifilm.com'a yeni üye oldum ve vizyondakilere Araf başlıklı bir konu açtım (yani buradan habersiz) eğer ki dilerseniz; Araf filmi hakkındaki herşeyi bir başlık altında toplayalım. Ya burada ya orada ya da yeni bir konu ile... Ben bu fikrimi sizlere açtım, teşekkürler, cevaplarınızı bekliyorum.

irene
09-10-06, 20:25
Kötü cok kötü 2-3 ay once sanırım ntv de tanıtımını ızlemıdtım yonetmenı cok ovuyordu fılmı ıste yurt dısından bır ekıpman getırdık hıc turkıyede denenmemıs teknolojıler kullndık korku sektoru onem kazansın dıye paradan cekınmedık cok ıyı bır fılm cektık fala fılan....Gıttım gordum ve tek soyleyecegım gıtmeyın gormeyın berbat dabbe daha guzeldı yanı ınanınkı bır kere korkmak ne demek ya tırsmıyor heyecanda yapmıyorsunuz seslendırme muzık efektler hepsı kotu fılmın bır akıcılıgı yok bır suru gereksız sahne dolu ya nasıl soylesem berbat ıste kısaca!!!!
Ben turk korku fılmlerını ızlerım vede begendıklerım var yanı hıc bu kadar yerden yere vurmamıstım ama bu cok kotu ya belkıde ben yonetmene kanıp gozumde cok buyuttum ondan begenmedım ama bılemıyorum ya fılmde gulup durdum komedı fılmı gıbı garez halka karısımı sahnelerde var hıc ıyı8 degıl gıtmeyın bence!!!!!

wrat
14-10-06, 14:16
http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/araf_01.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/araf_02.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/araf_03.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/araf_05.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/araf_06.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/araf_07.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/araf_08.jpg

kkvkv
21-10-06, 19:18
selam arkadaşlar filmi izleyenlerden biriyim
öncelikle şunu belirtmek isterim ki filme gitmeyenler gidenlerin yorumlarına göre hareket etmesin tabi BENCE çünkü gitmeyen pek çok kişinin Türkler korku filmi yapamaz gibi bir önyargıyla da filme gitmediklerini gördüm gitmeden yorum YaPılMaz çünkü bana da pek çok kişi gitme dedi ama duyduklarından gittiklerinden değil ben de kafaya koydum ya bir kere gittim neyse...
gelelim filme ters olacak ama öncelikle sondan başlayacağım bence son güzel bitti,esrarengiz olarak yorumlayabilirim
başlardaki çocuk makyajı gerçekten güzel değidi ama zaten az sahnede o makyaj var daha sonra silinmiş kafaya takılacak bir konu değil
evler de biraz ışık sorunu vardı ama nedendi bilmem cidden benimde tuhafıma gitti
konu ilk kullanılan bir konuydu ve Araf kısmına gelince doğmadan ölen bebekler,akli degesi yerinde olmayanların gittiği söylenir yani Eda nın Araf a gitmesi asıl saçma olurdu bunu yorum yapan arkadaşın birinde okumuştum oradan yani...
müzik çok güzeldi doğru yerlerde verilmişti

gitmeden olmaz diyebileceğim bir film değil ama gittiğime PİşMaN DEĞİLİM-hatta ilginç bir konuydu
SAYGILAR...yorumlarımı paylaşmak istedim

potc_fan
11-11-06, 21:04
Gerçekten çok kötüydü. Bir ara arkadaşlara çıkıp gitsek mi diye düşündük. Hele bazı sahnelerde korkmamız gerekirken gülme krizlerine girdik. Sadece biz de değil saçmalıktan tüm salon gülme krizlerine girmişti. Ben hiç beğenmedim.

omayra73
18-10-07, 20:15
Bugünlerde yeni filmi Cennet’in çekimlerini tamamlayan genç ve başarılı yönetmen Biray Dalkıran’ın ilk filmi Araf, Amerika’da korku filmlerinin yoğun olarak gösterime girdiği dönem olan Cadılar Bayramı sırasında DVD olarak piyasaya sürülüyor. Araf, yasak aşk sonucu hamile kalan bir kadının yaşadığı kürtajdan yıllar sonra deneyimlediği korkunç olayları konu alıyordu. Biray Dalkıran’ın Araf adlı filmi Amerika’da The Abortion adı ile 30 Ekim’de Pathfinder adlı dağıtım şirketinin etiketiyle piyasaya sürülecek.


http://img521.imageshack.us/img521/4723/1616244534a4a7ccadefozi7.jpg (http://imageshack.us)

http://img521.imageshack.us/img521/4866/161535768305fe1a977eouk8.jpg (http://imageshack.us)

denizimsi
03-11-07, 16:08
Araf Dünyanın En kötü 72. filmi seçildi...
Ünlü sinema sitesi(reklam yapmak istemiyorum)nin açıklamasına göre Araf Dünyanın En Kötü 72.filmi seçildi...


71. 2.4 Hobgoblins (1988) 3,347
72. 2.4 Araf (2006) 2,153
73. 2.4 Bolero (1984) 2,125
74. 2.4 Anus Magillicutty (2003) 2,689
75. 2.4 Track of the Moon Beast (1976) 1,025

denizimsi
14-12-07, 19:48
Araf filmini izlemeden önce gazetede sevgili Biray Dalkıran'ın röportajlarını okumuştum ve Araf filminin çok iyi bir film olduğunu,Ödül alacağını falan söylüyordu.O kadar sevinmiştim ki dedim ki kendi kendime 'İlk defa iyi bir Türk Korkusu izleyeceğim'

Film Vizyona girdi,izledim.Korktum ama filme değil Türk Sinemasının geldiği noktaya !

Bu kadar mı kötü bir film olabilir ? Sayamayacağım kadar mantık hataları,Güldürücü makyaj,gereğinden fazla cinsel içerikli sahne,korkutmayı başaramayan efektler ve daha sayamayacağım kadar kötü şeyler.Hele filmin sonu tamamen saçmalıktı resmen izleyiciyi aptal yerine koyuyor.

Araf Türk Sineması için kötünün de kötüsü bir filmdir...