Tüm Versiyonu Göster : Eve Dönüş - 1980 Dönemi Filmi
ömerağamm-76 30-08-06, 11:59 “EVE DÖNÜŞ”
Bir ihtilalin kara bulutları; adresi bile olmayan küçük mahallelerde hayatın kıyısına inatla tutunarak; ödünç bir neşe ve veresiye bir sevdayla paylarına düşen kadar mutluluğu çorbalarına katık edip yaşayan, kaderi silik insanların üzerine yağmaya başlarsa; artık o insanların “EVE DÖNÜŞ” ihtimalleri bile sadece bir umuttur…
LİMON YAPIM adına Hayri ASLAN’ ın yapımcılığını üstlendiği “EVE DÖNÜŞ” ; bir ihtilalin gölgesinde sadece yaşamsal varlıklarını devam ettirebilmek adına hayat mücadelesi veren fakir bir işçi ailesinin, traji-komik olduğu kadar duygulu ve yaralı hikayesini beyaz perdeye taşıyan muhteşem bir dönem filmi…
Senaryo üzerinde yaklaşık 9 yıldır çalışan Ömer Uğur, “EVE DÖNÜŞ” ün
yönetmen koltuğunda da yine kendisi oturuyor. 12 Eylül 1980 ihtilaline;
İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan, siyasetten ve gündemden hayli uzak
duran sıradan insanların penceresinden bakmayı tercih eden Ömer Uğur; içinde
aşkın, mizahın, acının, duygunun ve eve dönebilme ihtimalinin olduğu bir gerçek yaşam hikayesi sunuyor.
Güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken “EVE DÖNÜŞ”; Memet Ali Alabora, Sibel Kekilli, Altan Erkekli, Savaş Dinçel, Perihan Savaş, Civan Canova, Erdal Tosun, Cengiz Küçükayvaz gibi başarılı oyuncuları da bir araya getiriyor. Çekimleri İstanbul’da gerçekleştirilen “EVE DÖNÜŞ” ; Eylül 2006’da vizyona girerek izleyicisiyle buluşacak.
YAPIM: LİMON YAPIM
YAPIMCI: HAYRİ ASLAN
YÖNETMEN/SENARYO: ÖMER UĞUR
FİLMİN KADROSU: MEMET ALİ ALABORA, SİBEL KEKİLLİ, ALTAN ERKEKLİ, SAVAŞ DİNÇEL, PERİHAN SAVAŞ , CİVAN CANOVA, ERDAL TOSUN, CENGİZ KÜÇÜKAYVAZ
ESMERİM-80 30-08-06, 12:25 Eve Dönüş'le Ilgili Aylardir Bir Yiğin Haber Okudum Ben. Memet Ali Alabora'nin Röportajlari Güzeldi. şöyle Uzaktan Gördüğüm Kadaryila Memet Ali Alabora Komedi Dişinda Ilk Defa Sinemada Ciddi Ve Güzel Bir Oyunculuk Sergilyior Gibi Geldi Bana. Bence Eve Dönüş Alaboranin Filmografisinde önemli Bir Yer Tutacak. Sibel Kekilli Zaten Altin Ayi ödüllü Bir Oyuncu. Duvara Karşi Filmi Hala Hafizamdan çikmiş Değil.
Etkili Bir Filme Benziyor. 1980 Dönemi Asla Es Geçilmemesi Gereken Bir Dönem. Türkiye Böyle Bir Gerçeği Yaşadi Ve çabuk Unuttu Malesef. Birilerinin çikip O Dönemin Hikayesini Anlatmaliyidi. 12 Eylül'ün Siradan Insanlara Neler Yaptiğini, Hayatlarini Ne Hale Geitrdiğini, Suçunun Suçsuzdan Ayirilmayan O Karmaşik Dönemde Kaç Suzçsuz Insanin Ne Ağir Bedeller ödediklerini Görmek Ve Anlatmak Zamani Gelmişti.
Babam Ve Oğlum öyle üstün Körü 12 Eylüle Dokunur Gibi Yapti Ama ömer Uğur Eve Dönüş'te Gördüğüm Kadariyla Daha Derinden Ve Daha Gerçekçi Giriyor Olaya.
Vizyona Girer Girmez Izleyeceğim..
Son Zamanlarda Her Yerde Karşima Limon Yapim'in Projeleri çikar Oldu. Normalde Yanik Koza, Cemile, Müjgan Bey Falan Gibi Televizyon Dizilerinden Bildiğim Bir şirketti Limon Yapim. Sahibi Hayri Aslan'miş.. Ama Bu Son Zamanlarda Karima Sürekli Yeni Filmleriyle Ve Iddilali Filimleriyle çikiyor. Valla Ne Diyeyim Tebrikler. Eve Dönüş Hiç De Yabana Atilacak Bir Film Değil şimdi Açikçasi. Sibel Kekilli Ilk Defa Bir Türk Yapiminda Rol Aliyor. Sonuçta Altin Ayi ödüllü Bir Oyuncu. Memet Ali Alabora Da Basindan Takip Ettiğim Kadariyla Filme çok Konsantre Olmuş Ve Güzel Görünüyor. Sanki Işi Kivirmiş Gibi.
Antalya Film Festivalinde Bu Sene Yarişacak Olan Filmlerden Biri De Eve Dönüş'müş.. Henüz Izlemedik Ama Içinde Sibel Kekilli Ve 12 Eylül'ün Kenar Mahalle Insanlarini Ele Alan Konusuyla , ömer Uğur'un Da Eminim O Hafif Gülümseten Ve Insanin Duygularini Iki Arada Bir Derede Birakan Usta üslubuyla şik Bir Ilm çikmşti Ortaya.
Bu Arada Taylan Biraderlerin önümüzdeki 30 Yil Içinde Uzmanlarin Olacağini Söylediği Olasi Istanbul Derpemi Bekleyen Ve Beklerken De Kafayi üşüten Bir Ailenin Hikayesini Anlattiği Küçük Kiyamet De Yine Limon Yapimin Filmiymiş.
Hatta Bir Bomba Daha Vereyim.. Ankaracinayeti'ni De Yine Hayri Aslan çekecekmiş. Bence Ankara Cinayeti Türkiye'de çok Sarsinti Yaratacak Bir Film. Malum Ankara Cinayeti Türkiye'nin Ilk Pelikan Dosyasidir.
Valla Yapin şu Güzel Işleri De Afiyerle Oturup Izleyelim.
Yolunuz Açik Olsun..
Sizin Ekip Güzel Ama. Ben Beğeniyorum.. Tanitimlar Falan Süper.. Hem çok Kaliteli Hem De çok Profsyonel Gözüküyor. Herşeyin Kontol Altinda Geliştiği çok Belli. Saldim Bayira Allah Kayira Durumu Yok Anlaşilan. Basina Yansiyan şeylerin Hepsi Tek Kalemden çikmiş Gibi. Avrupa Ve Amerika Sienamsi Da Böyle çalişiyor Aslinda. Acaba şimdi Sibel Kekilli De Sizin Ailede Olduğuna Göre Yabanci Kökenli Bir Tanitimciyla Mi çalişiyorsunuz..tebrikler.. Alkişliyoruz Limon Yapimi..
ömerağamm-76 30-08-06, 18:56 Son Zamanlarda Her Yerde Karşima Limon Yapim'in Projeleri çikar Oldu. Normalde Yanik Koza, Cemile, Müjgan Bey Falan Gibi Televizyon Dizilerinden Bildiğim Bir şirketti Limon Yapim. Sahibi Hayri Aslan'miş.. Ama Bu Son Zamanlarda Karima Sürekli Yeni Filmleriyle Ve Iddilali Filimleriyle çikiyor. Valla Ne Diyeyim Tebrikler. Eve Dönüş Hiç De Yabana Atilacak Bir Film Değil şimdi Açikçasi. Sibel Kekilli Ilk Defa Bir Türk Yapiminda Rol Aliyor. Sonuçta Altin Ayi ödüllü Bir Oyuncu. Memet Ali Alabora Da Basindan Takip Ettiğim Kadariyla Filme çok Konsantre Olmuş Ve Güzel Görünüyor. Sanki Işi Kivirmiş Gibi.
Antalya Film Festivalinde Bu Sene Yarişacak Olan Filmlerden Biri De Eve Dönüş'müş.. Henüz Izlemedik Ama Içinde Sibel Kekilli Ve 12 Eylül'ün Kenar Mahalle Insanlarini Ele Alan Konusuyla , ömer Uğur'un Da Eminim O Hafif Gülümseten Ve Insanin Duygularini Iki Arada Bir Derede Birakan Usta üslubuyla şik Bir Ilm çikmşti Ortaya.
Bu Arada Taylan Biraderlerin önümüzdeki 30 Yil Içinde Uzmanlarin Olacağini Söylediği Olasi Istanbul Derpemi Bekleyen Ve Beklerken De Kafayi üşüten Bir Ailenin Hikayesini Anlattiği Küçük Kiyamet De Yine Limon Yapimin Filmiymiş.
Hatta Bir Bomba Daha Vereyim.. Ankaracinayeti'ni De Yine Hayri Aslan çekecekmiş. Bence Ankara Cinayeti Türkiye'de çok Sarsinti Yaratacak Bir Film. Malum Ankara Cinayeti Türkiye'nin Ilk Pelikan Dosyasidir.
Valla Yapin şu Güzel Işleri De Afiyerle Oturup Izleyelim.
Yolunuz Açik Olsun..
Sizin Ekip Güzel Ama. Ben Beğeniyorum.. Tanitimlar Falan Süper.. Hem çok Kaliteli Hem De çok Profsyonel Gözüküyor. Herşeyin Kontol Altinda Geliştiği çok Belli. Saldim Bayira Allah Kayira Durumu Yok Anlaşilan. Basina Yansiyan şeylerin Hepsi Tek Kalemden çikmiş Gibi. Avrupa Ve Amerika Sienamsi Da Böyle çalişiyor Aslinda. Acaba şimdi Sibel Kekilli De Sizin Ailede Olduğuna Göre Yabanci Kökenli Bir Tanitimciyla Mi çalişiyorsunuz..tebrikler.. Alkişliyoruz Limon Yapimi..
BU YORUMUNA KATILIYORUM ARKADAŞIM. BENİM DE DİKKATİMİ ÇEKİYOR LİMON YAPIM PROJELERİ. MERAKLA BEKLİYORUZ EVE DÖNÜŞ'Ü DE KÜÇÜK KIYAMET'İ DE ANKARA CİNAYETİ'Nİ DE...
YAKIŞIKLI ADAMALR KULLANIYORLAR AMA FİLMLERDE
CANSEL ELÇİN , MEMET ALİ ALABORA FALAN.... İZLENİR ABİ BU FİLMLER... EVE DÖNÜŞ ZATEN DUVARA KARŞI GİBİ BİR ETKİ YARATABİLİR İNSANLARIN ÜZERİNDE. KEKİLLİ BİR ALTIN AYI DAHA ALIR HERHALDE..
Yarışmayla belirlendi
Başrollerini Mehmet Ali Alabora ve Sibel Kekilli'nin paylaştığı, 12 Eylül darbesinin sıradan yaşamlar üzerinde yarattığı travmayı mizahi ve duyguyu anlatımıyla beyaz perdeye taşıyan, yönetmen Ömer Uğur'un senaryosununda yine kendisinin kaleme aldığı "Eve Dönüş" filminin halk oylamasına sunulan afiş yarışmasında ipi göğüsleyen afişler belli oldu. Gazeteci Kürşat Başar'ın altı alternatif olarak tasarladığı afişlerin arasından ipi göğüsleyen ikisi "Eve Dönüş"ün, yurtiçi ve yurtdışındaki etkinliklerinde kullanılacak.
http://img242.imageshack.us/img242/1659/2151360sb9.jpg (http://imageshack.us) http://img242.imageshack.us/img242/5230/2151361ru1.jpg (http://imageshack.us)
misskrueger 17-09-06, 13:50 EVE DÖNÜŞ
Yıllardan 80, aylardan Eylül'dür. İkisi de işçi olan Mustafa ve karısı 5 yıllık evlidirler, 3 yaşında bir kızları vardır. Politikayla hiçbir ilgileri yoktur. Onlar evde televizyonları, çocukları ve birbirleriyle mutlu yaşarlarken dışarıda her gece silah sesleri duyulur.
Bir Cuma sabahı kalktıklarında onları radyoda Hasan Mutlucan, sokakta askerler karşılar. Darbe olmuştur. İş yerinde ve mahallede tutuklamalar başlar. Mustafa durumdan memnundur, her tutuklamanın mutlaka bir gerekçesi olduğunu düşünür. Ta ki bir gece kapısı çalınıp, "Şehmuz" kod adlı siyasi sorumlu olduğu gerekçesiyle göz altına alınana kadar…
http://img247.imageshack.us/img247/884/evedonuslv9.jpg (http://imageshack.us)
Yapımcı: Hayri Aslan
Yönetmen ve Senaryo: Ömer Uğur
Görüntü Yönetmeni: Mustafa Kuşçu
Müzik: Tamer Çıray
Oyuncular: Mehmet Ali Alabora, Sibel Kekilli, Savaş Dinçel, Altan Erkekli, Perihan Savaş.
misskrueger 21-09-06, 17:27 Altın Portakal’da “Eve Dönüş” heyecanı
Avrupa’nın en uzun soluklu film festivallerinden olan 43. Altın Portakal Film Festivali’nin yarışma filmlerinden “Eve Dönüş”ün galası, başrol oyuncularından Sibel Kekilli ve yönetmen Ömer Uğur’un katılımıyla gerçekleştirildi. Seyirciler tarafından büyük ilgiyle karşılanan film, 80 dönemini anlatan konusu ve başarılı oyuncu performanslarıyla dikkat çekti.
Yönetmen Ömer Uğur, senaryosunu 16 yıl önce yazdığı filmin nihayet hayata geçirilebilmiş olmasından dolayı mutluluk duyduğunu söyledi ve “Uzun süre bu filmi çekmek için girişimlerde bulunduk. Sonunda Limon Yapım’ın renkli bir çıkışıyla filmi yaptık. Bence yine de hiçbir şey için geç değil. Bu film benim borcum diye düşünüyorum. 80 dönemini yaşayanlar beni daha iyi anlayacaklar. Ölmüş arkadaşlarıma bir gönül borcum vardı. Onu artık ödediğimi tahmin ediyorum. Niye bu kadar sert diyerek eleştirenler olacaktır. Ama bizim yaşadıklarımız, şahit olduklarımız daha sertti. Bu filmi yapmamızın nedeni 12 Eylül’ün yalnızca sıradan bir tarih olmadığını, Türkiye’yi bugüne getiren nedenlerin başında olan çok ciddi bir kırılma noktası olduğunu ifade edebilmektir. Filmin afişine ‘12 Eylül devam ediyor’ yazacağım” ifadelerini kullandı
.
Film çalışmalarına başlamadan önce çekilecek işkence sahnelerinin gerçekçiliğini sağlamak için çeşitli insan hakları dernekleri, Tabipler Odası ve gerçek hayatlarında işkence görmüş insanlara danıştıklarını söyleyen Uğur, “Mehmet Ali Alabora’yı işkence görmüş insanlarla tanıştırdık. Filmdeki performansının etkileyici bulunmasının sebebi gerçekçi olmasıdır” dedi. Böyle bir rol için neden Mehmet Ali Alabora’nın seçildiği konusundaki soruya Alabora’nın aktivist kimliğine dikkat çekerek yanıt veren Uğur, “Mehmet Ali bu rolü çok sevdi. Kapıda yattı denir ya, bu deyim Mehmet Ali için söylenebilir. Bir de tabi filme klasik bir devrimci tipi koysaydık, izleyicilerin empati kurması daha zor olurdu. Kendilerine yakın hissedebilecekleri Mehmet Ali gibi bir tipin daha uygun olacağını düşündük” şeklinde konuştu
http://img103.imageshack.us/img103/4936/ap37adr0.jpg (http://imageshack.us)
Kekilli de ağladı
Gala gösteriminde izleyicileri temas ettiği konularla etkileyen “Eve Dönüş”, oyuncularından Sibel Kekilli’yi de ağlattı. Filmi ilk defa izleme fırsatı bulduğunu belirten Kekilli, duyguları sorulduğunda kızarmış gözlerini göstererek “Halimden belli değil mi? Çok duygulandım” dedi.
Senaryoyu okumadan önce Türkiye’de böyle şeylerin olduğundan haberi olmadığını söyleyen Kekilli, bu film için çalışmaya başladıktan sonra dönemle ilgili bilgi edinebildiğini belirterek “Türkiye’nin böyle bir dönemden geçtiğini bilmediğim için çok utanıyorum. Ben Almanya’da doğdum, büyüdüm. Almanya’nın yakın tarihine ilişkin her şeyi biliyorum. Fakat asıl ülkem Türkiye’de neler olduğundan haberim yok. Annemle babam da bana anlatmadılar. Bütün gençlerin bunları öğrenmesi gerekiyor. Hiç değilse bu filmi izlesinler. En azından kafalarında bir soru işareti oluşur” ifadelerini kullandı.
“Duvara Karşı”daki performansıyla karşılaştırarak bu filmdeki performansını değerlendirmesi istendiğinde ise “Hiçbir oyuncu kendini iyi ya da kötü olarak değerlendirmez. Hele bir gazeteciye asla. ‘Duvara Karşı’da başka bir rolü canlandırıyordum, burada başka. Dolayısıyla bir karşılaştırma söz konusu değil” diyerek sözlerini noktaladı.
http://img242.imageshack.us/img242/120/ap37blw4.jpg (http://imageshack.us)
“Bu yarışmada kaybeden olmaz”
Ödül beklentisi olup olmadığı konusunda gelen sorulara, ödül verilirse mutlu olacağını ancak vermezlerse de “neden vermediler” diye düşünmeyeceğini vurgulayan Ömer Uğur, “Burada yarışan filmlerin hepsi çok güzel. Özellikle Zeki Demirkubuz’un filmini çok beğendim. Dolayısıyla bu yarışmada kaybeden olmaz” dedi.
misskrueger 30-09-06, 14:02 http://img291.imageshack.us/img291/429/resimge0.jpg (http://imageshack.us)
en iyi kadın oyuncu ödülünü alırken
http://img89.imageshack.us/img89/3218/simfhfghzv3.jpg (http://imageshack.us)
http://img248.imageshack.us/img248/6000/altevednuf4.jpg (http://imageshack.us)
dizici_manyak 28-10-06, 20:29 bende çok merak ediyorum bu filmi güzel olduğunu düşünüyorum
yalnız ne zaman vizyona girecek onu bilmiyorum ?
Dönem filmleri nekadar çogaldı.Ya eski ya da gelecek uzay fln çekiliyor.
Güzel olcak bence.Mutlaka giderim.
Bu filmde çıplaklık yarım erotizm tam
'Eve Dönüş' filmi sadece işkence değil, ateşli sevişme sahneleriyle de çok konuşulacak. Memet Ali Alabora ile Sibel Kekilli'nin yarı çıplak bir vaziyette rol aldıkları bu sahnelerde, erotizm ise tavana vuruyor.
3Kasım'da vizyona girecek olan 'Eve Dönüş' filmi yalnızca 12 Eylül darbesine ilişkin konusuyla değil, başrol oyuncuları Sibel Kekilli ve Memet Ali Alabora'nın sevişme sahneleriyle de çok konuşulacak.
KEKİLLİ NEFES KESECEK
12 Eylül darbesi döneminde yaşanan olayları sıradan insanların gözünden anlatan film, bugüne kadar Memet Ali Alabora ve Altan Erkekli'nin rol aldığı işkence sahneleriyle gündemde yer almıştı. Ancak filmin büyük yankı uyandırması beklenen kareleri arasında, Esma karakterini canlandıran ünlü oyuncu Sibel Kekilli ile eşini canlandıran rol arkadaşı Memet Ali Alabora'nın sevişme sahneleri de yer alıyor. Özellikle Kekilli'nin bu sahnelerdeki performansıyla nefesleri keseceği söyleniyor.
ÇIRILÇIPLAK DEĞİLLER
Alabora'nın sevgilisi rolündeki Yeşim Ceren Bozoğlu ile de seviştiği filmin yönetmeni Ömer Uğur, sevişme sahneleri konusunda oldukça titiz davrandı. Bu sahnelerin filmin anlatımına zarar vermemesi için sevişme kareleri çıplaklık üzerine değil, erotizm üzerine kurgulandı. Oyuncular çırılçıplak soyunmadı; sahneler tam çıplaklık yerine yarı çıplaklıkla çekildi. Filmde çıplaklığın değil, erotizmin tavan yapması hedeflendi.
Ne çabuk da unutmuşuz...
Balık hafızalı bir milletiz diyeceğim ama somon balıklarına ayıp olacak. Zira onlar her yıl Amazon Nehri'nin yüzlerce kolu arasında yollarını bulup, aynı bölgeye yumurtlamayı becerebiliyorlar. Eve Dönüş'ün galasında filmi izlerken aklımdan hep aynı soru geçti: "Ne çabuk da unutmuşuz..." Oysa yaşananlar sadece 25 yıl önceydi. Ben en deli çağımda, sadece yeşil parka giyiyorum diye Bakırköy sahilinde yüzü koyun süründürülmüştüm. Okula giderken önce polis çevirip, kimlik sorardı. Sonra İGD, Dev-Genç ve son olarak da Ülkücüler... Eğer hepsine uygun yanıtları bilmezseniz, yani parola sorana "işaret" veremezseniz, okula varamazdınız. Briç oynadığımız kahveler taranırdı. Saat 21.00'i geçti mi, annemi balkonda beni endişeyle beklerken bulurdum. Tutuklanmadım, işkence görmedim ama birinci ağızdan çokça işkence öyküsü dinledim. Mahallemizden bazı ağabeylerin gittikleri yerden geri dönemediğine şahit oldum. Eve Dönüş, bizim ülkemize özgü "Pardon" hikâyelerinden en yenisi... Sinema dili öyle aman aman olmasa da mesajını doğru ve net şekilde anlatıyor. Üstelik bunu "sloganların arasına sıkışmadan" yapıyor. Sibel Kekilli'nin neden Altın Portakal aldığını doğrusu anlamadım. Bence oyunculuğu pek sıradandı. Üstelik aksanlı Türkçe'- siyle perdede hiç de inandırıcı durmuyordu. Memet Ali Alabora ile oynadığı ve medyada "Şöyle erotik, böyle seksi" diye şişirilen sahnede ise sadece "mekanik" salınımlar gördüm... Zaten orada anlatılmak istenen de erotizm değildi. Memet Ali Alabora genç yaşta altına girdiği ağır sorumluluğun üstesinden gelmiş gibi. Ama meydanlarda bağırıp çağırırken görmeye alışkın olduğumuz Alabora'yı filmde "lümpen genç" olarak içime sindirmekte güçlük çektim. İnsan özel hayatında bu kadar protest olunca, lümpen rolleri kuşanmakta zorlanıyor tabii... Altan Erkekli'ye bir kez daha alkış tuttum. Ve Civan Canova... Sadece onu izlemek için filmi bir kez daha seyredeceğim. Bir komiser oynuyor ki, bence Oscar'lık... Eve Dönüş, 12 Eylül'ün darbeli matkabıyla hafızalarımızı oyuyor. Ama gelin görün ki, eski bir mezarın üzerine mermer dikmekten öteye gidemiyor. Yine de o akşam cebimden anahtarımı çıkarttığımda "evime sağ salim dönebildiğim için" Allah'a şükrettim. Umarım bir daha böyle filmler çekmek zorunda kalmayız...
'Eve Dönüş' ekibinden farklı talep
Yönetmen ve oyuncular bir galada filmleri için ne isterler? Yüksek gişe hasılatı, izleyici beğenisi ya da ödül mü? Bir 12 Eylül filmi olan "Eve Dönüş"ün ekibi, Evren'in yargılanmasını istiyordu!
12 Eylül ihtilalinin, sıradan bir işçi ailesinin yaşamına etkisini anlatan, başrollerini Memet Ali Alabora, Sibel Kekilli ve Civan Canova'nın paylaştığı "Eve Dönüş" adlı filminin galası önceki gün Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapıldı.
43. Antalya Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ve "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu", Montpellier Film Festivali'nde "Yılın En İyi Senaryosu" ve Yunus Nadi Ödülleri'nde "En İyi Film Senaryosu" ödülleri alan filmle ilgili olarak şu görüşler dile getirildi:
12 Eylül müdahalesinde gözaltına alındığını ve işkenceye maruz kaldığını söyleyen filmin yönetmeni Ömer Uğur, "Bu filmin eksiği var ama fazlası yok. Filmde yaşadıklarımı, şahit olduğum ve bana anlatılan olayları anlattım. Ama Anayasa benim istediğim insanların yargılanmasına izin vermiyor. İstediğim kişiler belli, cuntacılar, başka kim olabilir?" dedi.
'En açık işkence sahneleri bu filmde'
3 Kasım'da seyirciyle buluşacak olan filmin başrol oyuncusu oğlu Memet Ali Alabora'yı izlemeye gelen Mustafa Alabora, filmi izlerken ağladı. Alabora, "Şu anda bir tek şey istiyorum. Kenan Evren'in yargılanmasını. Ben 12 Eylül'ü yaşadım. Umarım bu film 12 Eylül'ün tekrar gündeme gelmesini sağlar" dedi.
Memet Ali Alabora, "Filmde Türk sinemasında görülmüş en açık işkence sahneleri var. Sibel senaryoyu ilk okuduğunda çok sert bulmuş. Senaryoyu Can Dündar'a göndermiş ve bunların doğru olup olmadığını sormuş. Can Dündar da 'Maalesef' yanıtını vermiş" diye konuştu.
Sibel Kekilli, belgesellerden ve internetten okuyarak öğrendiği 12 Eylül'ü, yaşanan acıları öğrenince çok üzülüp ağladığını söyledi.
Filmde rol alan Perihan Savaş ise, "Biz o yılları yaşadık. Ama bunu bilmeyen, o dönemlerde yeni doğmuş olan gençlerimiz var. Her gencin bu filmi izlemesi gerekiyor. Bence o dönemdeki herkes yargılanmalı, Kenan Evren de dahil" dedi.
Drakula'yı unutun 'Eve Dönüş' korkunç
'Testere', 'Halka', 'Elm Sokağında Kabus', 'Şeytan'... Tüm bu korku filmlerini unutun. Bunların 30'u birleşip gelse 'Eve Dönüş' filminin üzerinizde yaratacağı etkinin yanında hiç kalır. Darbe olduğunda ben 5 yaşındaydım. Benim için kafamdaki darbe görüntüleri Mehmet Ali Birand, Can Dündar belgeselleri ile sınırlıdır. 16 yaşımda üniversite için İstanbul'a gelene kadar, hayat TRT'nin bir yansıması idi. Ben o apolitiklerden olmayı seçtim. Mersin'den gelen azıcık para ile hayatımı idame ettirip, okuyup bir an evvel kariyerimi kurmam gerekiyordu. Kulağa çok seksi gelmese de benim gerçeğim buydu. Sonrasında yaşayanların hayal meyal anlattığı hikayeler, Hasan Mutlucan türküleri ve Deniz Gezmiş oldu benim için darbe.
DUYGU TRANSFERİ
Ama diyorum ya; hiçbir şey yaşamadan olanları belgesel tadıyla izlemek insanda çok da net bir resim yaratmıyor. 'Eve Dönüş' filmi, o yıllarda yaşananları kuru bilgi olmaktan çıkarıp, tanıkların duygularını bize yansıtıyor. Ve sağlam bir duygu transferi yaşatıyor. Filmin serim bölümü tatsız tuzsuz. Özellikle Sibel Kekilli'nin (Yüksel Aytuğ'a fena halde katılıyorum) Altın Portakal'ı bu tatsız tuzsuz oyunla nasıl aldığı bir muamma! Hiçbir duyguyu veremeyen Kekilli, aksanı yüzünden de bizi, oynadığı karaktere yabancılaştırıyor. Bu açıdan Alabora'nın ailesi üzerine kurulu olan serim bölümü Kekilli ve klişe diyaloglar yüzünden topallıyor. Ancak işin içine Altan Erkekli ve Civan Canova girince film coşuyor. Oturduğunuz koltuk dar gelmeye başlıyor. Ve nedense üzerinizi örtme eğilimi baş gösteriyor. Başarılı surround ses kaydı da, salonda birilerinin çığlık attığı izlenimini uyandırıyor. Alabora ve Erkekli gürül gürül işkence görürken, Kenan Evren'in 'kimseye işkence yapmıyoruz' açıklaması insanın içini çok fena burkuyor.
LAF OLA BERİ GELE...
Civan Canova, işkenceci polislerin psikolojisini öylesine benimsemiş ki; içimden gala çıkışı adamı dövmek geldi. Ama sonra işkence sahneleri aklıma geldi, sakinleştim. Altan Erkekli ise benim Güven Kıraç ile birlikte son dönemlerdeki iki favori aktörümden biri. Bu arada, filme Kekilli'nin seksi sahneleri için gitmek isteyenler avuçlarını yalar. Kekilli o sahnede sadece bacaklarını açmış uyuyor. Yani filmle hiç alakası olmayan, laf ola beri gele bir sahne. Pazartesi Günaydın'da yayınlanan o tuhaf fotoğraf, sadece yapımcının 'Kekilli fantazisi' olan erkekleri sinemaya getirmek için yaptığı tuhaf bir manevra. Bu hareket de, yakın tarihimizle ilgili böylesine ağır saptamalar yapan bir filme hiç ama hiç yakışmıyor. Bu film, özellikle 12 Eylül'den sonra doğmanlar tarafından mutlaka izlenilmesi gereken bir film. Ve işkence sahnelerinde gözlerinizi kapatmayıp, daha da açmalısınız. Gözlerinizi açtıkça, zihninizin daha da açıldığını göreceksiniz.
12 Eylül'ü 'Eve Dönüş' ile öğrendim
Sibel Kekilli, kendisini ne Türk ne de Alman olarak gördüğünü söyledi: Kendimi iki ülkeye de yakın hissetmiyorum. Bana nereli olduklarımı sorduklarında, 'Avrupalıyım' diyorum!.
Yönetmen Fatih Akın'ın Altın Ayı ödüllü filmi 'Duvara Karşı' ile iki yıl önce şöhreti yakalayan Sibel Kekilli; 43. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde kendisine 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü kazandıran 'Eve Dönüş'le yarın izleyicisiyle buluşacak. Mesaj veren filmlerde oynamayı tercih ettiğini söyleyen Kekilli, 'Eve Dönüş'ün kadrosunda olma nedenini şöyle açıkladı: "Bu filmin senaryosunu okuduğumda, Türkiye için çok radikal geldi bana. Türkiye kendini bir konuda eleştiriyor, bu benim için çok önemli. Çünkü Türkiye ve Türk insanları bana göre fazla eleştiriye gelmiyor."
FİLMİN MESAJI OLMALI
Yeni Aktüel dergisinin yeni sayısı için Zeynep Subaşı'na röportaj veren Sibel Kekilli, şöhret olduktan sonra hayata bakışını ve neler yaptığını anlattı:
* Benim için önemli olan karakterin ve filmin bir mesajı olmasıdır. 'Eve Dönüş' sayesinde Türkiye'nin 1980 dönemini öğrendim. Daha önce kimse bana 12 Eylül'den söz etmemişti. O dönemi ilk öğrendiğimde tüylerim diken diken oldu. Senaryoyu okuduktan sonra İstanbul'daki gazeteci bir arkadaşımı aradım. O bana senaryoda yazılanların doğru olduğunu söyledi.
mevlüt tezel
12 Eylül’e dair en cesur film
Eve Dönüş
Yön: Ömer Uğur
Oyn: Mehmet Ali Alabora, Sibel Kekilli, Altan Erkekli, Savaş Dinçel, Perihan Savaş
Ömer Uğur’un senaryosunu 9 yıl önce yazdığı, kendi deyimiyle filmi çekmeye cesaret edecek kişiyi (Hayri Aslan) 2006’ya kadar beklemek zorunda kaldığı "Eve Dönüş" gösterimde. Film, anarşist eylemlerle, sağ-sol çatışmasıyla hiçbir alakası olmayan, yeni aldıkları televizyonun taksitini ödemek için gece gündüz çalışan, işçi sınıfına ait fakir bir ailenin, 12 Eylül darbesinde bir iftira ile kabusa dönüşen hayatlarını konu alıyor. Fabrikada çalışmaktan arta kalan zamanını okey ve at yarışı oynayarak geçiren Mustafa (Mustafa Alabora), bir gece sorgusuz sualsiz tutuklanıyor ve film karanlık sulara doğru yelken açıyor. Yönetmen, apolitik birinin bile tarifi imkansız işkencelere maruz kaldığının altını çizerek, sağ-sol çatışmalarına katılmış insanların nasıl bir kabus yaşadığını izleyicinin hayal gücüne bırakıyor.
Eve Dönüş, 12 Eylül darbesine dair Türk Sineması’nda çekilmiş belki de en cesur film. Yaşanan trajedi, tüm çıplaklığıyla anlatılıyor. Döneme dair birçok ince ayrıntıya yer verilmiş. Hiçbir karede gerçeklikten ödün verilmiyor. İşkenceye maruz kalan bireylerin yaşadığı psikolojik çöküntüyü de çok iyi analiz ediyor.
Filmin eksikleri yok mu? Tabii ki, var. İşkenceciler fazla karikatürize edilmiş. Ömer Uğur, öyküsünü trajikomik kıvamda ele almaya çalışmış, ama bu dili sonuna kadar devam ettiremiyor ve belli bir süreden sonra 12 Eylül’ün ağırlığı altında eziliyor. Filmin bir diğer dezavantajı Mehmet Ali Alabora’nın abartılı oyunculuğu. Alabora tüm iyi niyetine rağmen birçok sahnede fazlasıyla teatral bir performans sergiliyor.
Bu bir iki dezavantajın dışında Eve Dönüş, çarpıcı öyküsü ve bu öyküyü cesur bir dille ele alışıyla, mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. Özellikle de 12 Eylül’ü yaşamamış genç kuşakların görmesi gerekiyor.
Not: Film, Montpellier Film Festivali’nde Avrupa’nın "En İyi Film Senaryosu" ödülünü kazandı.
Acı çekmek nedir görün
kaptan jack 03-11-06, 22:15 dönem filmlerini çok severim...bu tür filmlerin artması sevindrici.....izleyip görmek istiyorum.....:img-grin2
gittiğime pişman olduğum filmlerden biriydi çok sıkılmıştım beni hiç bir konuda tatmin etmemişti ki ben dönem ve tarih filmlerini çok severim belkide oyuncularını yeterli bulmadığımdandır m.ali alabora yine iyiydi ama sibel kekilliyi hiç begenmemiştim ve o zamanlar sakın gitmeyin diye ço kişiyi uyarmıştım
Hayır fılmden hıc korkmadım.
Aksıne bu donem fılmlerın yapılması cok guzel.
Ama o kadar kesıntıye ugramıs bır fılmkı.Nereden basladı nerede bıtırdı.Olaylar nasıl oldu.Bırbırınden cok kopuk.
Daha farklı bır sey beklıyordum.Daha mesaj ıcerıklı ama olamadı.Olmadı
Bu akşam yayınladılar. 'Keşke daha önce izleseymişim' dedim.
Muhteşem bir filmdi, çok etkileyiciydi.
Belki sıkıcı gelenler vardır ama konusu benim ilgimi çeken konulardandı.
Oyuncular olayları çok iyi hissettirmiş..
Mehmet A.Alabora komedi filmlerinden sonra ilk kez böyle bir filmde rol alıyor. Açıkçası MAli Alabora gayet iyi oynadı. Mustafa'yı zor da olsa çok iyi yansıttı ekrana. Sibel Kekilli bana göre öyle ahım şahım oynamadı ama o da vasatın çok üstünde bir performans sergiledi.
Altan Erkekli, Perihan Savaş ve Savaş Dinçel beni oyunculuklarıyla çok etkilediler. Herkes rolünü iyi oynadı. Özellikle Civan Canova. Onu ilk kez böyle bir karakterde izledim ve pişman olmadım.
Cengiz Küçükayvaz da iyi bir performans sergiledi ama çok fazla repliği olmaması onun yeterince önplanda olmasını engelledi.
Filmi izledim ve beğendim. Daha farklı şeyler bekliyordum. Ama gene iyiydi. Ömer Uğur bu dönemi yaşamış, acı çekmiş birisi. Böyle bir filmi ondan başkası çekemezdi.
Filmi 4 ay önce izlemiştim. Bence 10 üzerinden 7'i hakkediyor.
Merhabalar
Bende fılmı dun aksam ızleyenlerdenım.
Ben acıkcası buyuk hayallerle seyredecegım dedıgım fılmden bır tat alamadım.
Fılmde bır bastan savmacılık gordum.Yanı pek ıyı calısılmamıs derslerıne.
Fılm mesaj vermesı acısından daha detaylı bılgıler veya dokumanlarla fılmlestırılmelıydı.
Yınede fılmı kurtaran oyuncular ıdı.M.Alı Alabora,Altan erkeklı ve dıgerlerı muthıs oynadılar.
Sıbel Kekıllı Turkıyeye ve bu olaylara cok uzak oldugunu performansındada gosterdı.Ona bu fılme baslamadan 1980 oncesı olaylarını bılıyormusunuz ,boyle seyler olmustu denıldıgınde HAYIR HABERIM YOK COK UZULDUM demıstı.
Ama kocasının basına gelenlerden uzulmus gıbı yansımadı bana.
Daha fazla fılm yapılmalı bu konuda.Daha fazla detay bulunmalı.
Inanıyorum 1980 oncesı olaylardan duzınelerce fılm cıkacaktır
gerçekten çok başarılı bi filmdi oyuncu kadrosuda harikaydı zaten
çok beğendimmm
Aslında o kadar süper bir film değil. Ama gene de güzeldi. O dönemi tek kişi üzerinden yansıtmaya çalıştı. Ama daha objektif olunsaydı daha da iyi olabilirdi. Dönem filmleri ülkemizde pek fazla çekilmiyor. Ömer Uğur bu dönemi yaşadığı için çekmeye karar verdi. Bazı yerlerde kendi kızgınlığını açıkça gösteriyor filmde.
Ama öyle süper, abartılacak kadar iyi bir film değildi açıkçası. Ha beğendim mi? Beğendim. En azından birşeyler verilmeye, anlatılmaya çalışılmış. Gişeye dönük bir film değil.
Ama daha farklı şeyler bekliyordum. Filmde eksiklikler var. Ancak hala bu eksiklikleri çözemedim.
Ben de geçen gün tv'de seyrettim.Güzel filmmiş.İşkence yapılırken çok üzüldüm ya:icon_sorrEskiden insanlara öyle yapıyolarmış demek çok üzücü:img-blushGenel olarak ben filmi çok beğendi.Biraz da kısa sürdü sanırım...
sarp_manyagi 23-12-07, 13:51 Harika bir film:img-yes:O dönemi bütün gerçekleriyle anlatıyor:img-yes:Bende cdsi var ordan izlidim daha doğrusu izlemeye çalıştım:img-yes:İşkence sahnelerini atlaya atlaya izledim öyle kötüydü ki elektrik verme falan:icon_sorrOff offff:icon_sorrM.Ali ALABORA gerçekten harika bir oyuncu:img-yes:
|
|