Tüm Versiyonu Göster : Devrim Saltoglu


iremm
13-08-05, 18:53
ya devrim saltogluda cok iyi bir oyuncu gerci su sezon bir dizide rol almadi ama bence oda harika yani seymen aganin kardesi SEYHAN AGA asmali konaktaki rolunden sonra ben bircok yapimd yer alir dedim ama olsun yinede cok tatliiiii

asmali
04-09-05, 13:55
bence de cok iyi bir oyuncu hem melekler adasinda da oynamisti seyhan aga rollunu harika oynadi tabiki seymen aga kadar degil ama iyi di:D

ECE...:)
04-09-05, 17:53
çok tatlı bnece

iremm
04-09-05, 21:41
evet suan dizilerde pek yok ama iyotroyla ilgileniyo suaaralar bildigime hgore

NecatiSasmaz
06-07-06, 15:35
"kelloglan karaprense karsi"nda oynamisdi:):) o rolü coook komikdi yaaa muhtesem oynamisdi:):):)
bence Devrim Saltoglu cok iyi bir oyuncu!!

eylül87
14-08-06, 10:26
bu devrim salt oğluna bitiyorum yaaa nası yakışıklı nasıl karizmatik her akşam asmalı konağı izliorum onu görmek için :img-grin2

gzd_gzd
14-08-06, 12:01
çok tatlı bi oyuncu ya,keloğlan karaprense karşı flmndeki rolü de acyp kmktii:):)

mantik80
18-08-06, 15:04
bencede devrim cok yakisikli cekici karizmatik....
asmali konaktan sonra keloglan, kayit disi, melekler adasi nda oynadi, ama tiyatrolarla fazla ilgilendigi icin belkide vakti yoktur.ama bence süper oyuncu. bence o da özcan deniz gibi yüksele bilir.seymen i seviyoruzda seyhan in tabucu dama mi atildi, o da süper oyuncu.ben lale nin yerinde olacaktim ki hayatta seyhanin 1 dedigine 2 demezdim. hatta 1bucuk da demezdim.
SEYHAN AGA SENI COOOOOOOKKKKKKKKK SE-VI-YO-RRRUUUUUUUUUZZZZZZZ:love05: :love05: :love05: :love05: :love05:
ASMALI KONAGI ALMANYADA DA TEKRARINI CIKARSINLAR ATV DE BEKLIYORUZZZZZZZ

mantik80
19-08-06, 14:11
:icon_cry: arkadaslar devrim saltoglunun resimlerini nerde ve nasil bulabilirim?
sizde varsa göndersenize dizifilme :img-polic

mantik80
30-08-06, 13:57
arkadaslar noldu seyhan i unuttukmu?:icon_cry:

tuceny
30-08-06, 14:05
Devrim Saltoğlu
Ben oyuncuyum; etek de giyerim, sutyen de takarım

Seyhan Ağa o büyük konaktan çıkıp, Devrim Saltoğlu olarak küçük bir bekâr evine girdi. Günlük hayatından kesitler sunarak, yaptığı güzel yemekleri, oyunculuğunu ve bitirmeye çalıştığı mizah kitabını anlattı.


Devrim Saltoğlu


O, ani nikâhıyla herkesi şaşırtan Seyhan Ağa... Her zaman 'cool', karizmatik ve suskun. Sanki aslında içinde fırtınalar kopuyor da, suskunluğunu maske olarak kullanıyor. Zaman zaman -özellikle de kızdığı zamanlarda- gözleriyle konuşuyor. Bütün öfkesini kusuyor sessizce bakarak. Karadağlı ailesinin toparlayıcı, takipçi üyesi. Devrim Saltoğlu'ysa Seyhan Ağa'ya hem benziyor hem benzemiyor. O da Seyhan Ağa gibi az konuşuyor, ama daha çok gülüyor. Yine karizmatik ve 'cool', ama konuşmaya başladığında farkı hemen anlıyorsunuz. Devrim Saltoğlu da geleneksel bir yapıdan geliyor, fakat Seyhan gibi bunu modern yaşamla birleştirip sentez oluşturmuş. Kısaca onları ayırmak biraz zor. Çünkü Seyhan biraz Devrim olmuş, Devrim'se biraz Seyhan...

90-60-90'la başladı
Devrim Saltoğlu'nun çocukluğu ve ilk gençliği Trabzon'da geçmiş. Oyunculuk serüveniyse daha dokuz yaşındayken yine orada başlamış. İlkokul bittiğinde konservatuvarın oyunculuk bölümüne girmek istemiş, ama bunun için üniversiteye kadar beklemesi gerektiğini öğrenince, eğitimine hız vermiş. Önce Ankara Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı'nı, ardından Eskişehir Devlet Konservatuvarı'nı bitirmiş. Eğitimini tamamlayınca, depreme kadar İzmit Şehir Tiyatrosu'nda çalışmış. Depremden sonra 'ver elini İstanbul' demiş. Sonra... Sonrası malum. Biz onu 'Asmalı Konak'la tanıyoruz, ama o, öncesinde üç dizide daha oynamış. İlk ikisinden hiç memnun olmadığı için söylemek istemiyor. Miladı '90-60-90' la başlamış ve 'Asmalı Konak'la devam ediyor. Malum dizi için, "Senaryoyu ilk okuduğumda, ilişkileri eski İtalyan ailelerine benzettim. O yüzden çok hoşuma gitti" diyor. Ama dizi kadar oynadığı karakter de etkilemiş Devrim Saltoğlu'nu. "Seyhan karakterinin diğer karakterlerde de olduğu gibi biraz benimle oluştuğuna inanıyorum. Her şeyin olağanüstü gittiği durumlarda ya işleri takip eden ya da aileyi toparlamaya çalışan kişi konumunda. Dizinin devam eden bölümlerinde böyle oldu, Seyhan'ın çok patlaması olmadı. Çok duyarlı, içine atsa bile çok sabırlı. Daha modern, daha dışa açılmış bir karakter. Feodal durumdan daha uzak bir yapısı var." Seyhan ve Devrim'in buluştuğu noktaları ise şöyle açıklıyor Saltoğlu, "Ben de Seyhan kadar duyarlı olduğumu düşünürüm, çevremde toparlayıcı görevini üstlenirim. Onun kadar sabırlı olduğumu düşünmüyorum. Daha radikal ve kesin kararlar alırım. Biraz daha fevriyim. Çabuk çözümler bulmaya çalışırım. İlişkilerimi daha ince elerim, daha uzun düşünürüm. Birisine tepki olsun diye bir ilişkiye bulaşmam en azından." Devrim de izleyicilerin merak ettiği bir konuya değiniyor üzeri kapalı. Herkes bunu merak ediyor: O 'cool', karizmatik, ağır, oturaklı Seyhan, sakar ve sarsak Lale'de ne buluyor? Çünkü o karaktere Lale gibi bir kişilik hiç yakışmıyor. "İzleyiciden gelen tepkilerin hepsine katılıyorum. Gördükleri şey doğrudur. Seyhan'ın bu ilişkisi ailesine, içinde bulunduğu feodal yapıya bir tepki. Hatta bu tepki nedeniyle yoğunlaşmış bir ilişki. Büyük olaylara yol açacakmış gibi görünüyor."


Devrim Saltoğlu




Komedi de oynarım
Oyunculuktan, rolünden bahsederken gözleri parlıyor. Heyecanından anlıyorsunuz, bu adam yaptığı işi çok seviyor. Ama o kadar ağır, oturaklı görünüyor ki, insan onu başka bir rolde, mesela bir komedide oynarken düşünemiyor: "Çok sert bir görüntüm var, ama göründüğümün aksine komedide çok rahat oynarım, oynadım da" diyor, ancak insan bu kadar sert görünümlü olunca, sanki görüntüsüne göre rol seçermiş gibi geliyor. Mesela Kadir İnanır, yıllarca sert sert bakarken 'Komser Şekspir'de elbise giyince olay oldu. Belki kendi bile pişman oldu. Fakat Devrim bu konuda çok net, hatta biraz da fevri:"Ben bir oyuncuyum. Bir travestiyi de oynarım, Osmanlı Paşası'nı da. Etek de giyerim sutyen de takarım. Rolüm ne gerektiriyorsa onu yaparım. Eğer etek giymeyerek erkek olunacağı sanılıyorsa, bunu düşünenler çok yanılıyor. Oyunculuk ne gerektiriyorsa yapılır." Oyunculuğunun yanı sıra Devrim Saltoğlu'nun iyi olduğu başka bir şey daha var; o da yemek yapmak. Ailesinden uzakta okurken, önce mecburiyetten, sonrasındaysa memleketine duyduğu özlemden başlamış yemek yapmaya. 'Trabzon'u çok özlüyorum ve seviyorum. Oranın yemeklerini de çok seviyorum. Trabzon'un hamsisini, yemeğini, pidesini nerede bulursam kesinlikle gidip yiyorum. Bazen kendim yapıyorum. Çok iyi yemek yaparım. Gece saat üçte acıkmışsam ve kafama bir şey koymuşsam gerekirse Karadeniz pidesi bile açarım. Yemek benim için büyük bir keyif. O yüzden öğün geçiştirmem. Oturup kazandibinden tavuk göğsüne kadar envai çeşit tatlıyı ve yemeği yapabilirim". Anlayacağınız Devrim Saltoğlu her eve lazım bir adam. Yemek ve oyunculuk bir yana, bu aralar kafasını meşgul eden başka bir konu var, o da kitabı. "Mizahi bir dille otobiyografimi yazıyorum. Farkında olmadan o kadar çok şey biriktirmişim ki, bunları artık paylaşmak gerek. Şubat ayında tamamlayacaktım, ama nisanı veya mayısı bulabilir. Üzerinde daha çok uğraşmak, aceleye getirmemek istiyorum." Peki kariyerine yazar mı, yoksa oyuncu olarak mı devam etmek istiyor? "Yazıyorum, ama ben öncelikle oyuncuyum. O yüzden kariyerime bir oyuncu olarak devam etmek istiyorum. Beraber yürümemesi için hiçbir neden yok. Şimdilerde hayalim iyi bir sinema filminde rol almak. Zaten İstanbul'da kalma nedenim bu. İnşallah güzel bir şeyler olacak." İnşallah...





http://www.resimload.com/141115/To_imperiaflex_0_2_0.jpg
(http://www.ResimLoad.com) http://www.resimload.com/141115/Yf_imperiaflex_0_0_0.jpg (http://www.ResimLoad.com)
http://www.resimload.com/141115/Ykb_imperiaflex_0_4_0.jpg (http://www.ResimLoad.com)

paçiii_melos
16-01-07, 11:24
http://www.sinematurk.com/images/kisi/6340.jpg


Devrim Saltoğlu

Doğumu 30.06.1973 - Trabzon

Eğitimi Trabzon Anadolu Lisesi, A.Ü.D.T.C.F. İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümü, A.Ü Devlet Konservatuvarı tiyatro oyunculuk mezunu

DiğerÇALIŞTIĞI TİYATROLAR; Trb.Belediye Deneme Sahnesi, Trb Devlet Tiyatrosu Ankara Deneme Sahnesi, Ankara Özgür Tiyatro, İzmit Şehir Tiyatrosu, Kandemir Konduk Tiyatrosu.


Filmleri - Oyuncu (8 Film)


Sıla (http://www.sinematurk.com/film.php?9918)Cihan2006
Keloğlan Kara Prens'e Karşı (http://www.sinematurk.com/film.php?9146)Biricik Şefi2005
Kayıt Dışı (http://www.sinematurk.com/film.php?9502)Ekrem Kuzu2005
Melekler Adası (http://www.sinematurk.com/film.php?8467)Alp2004
Asmalı Konak - Hayat (http://www.sinematurk.com/film.php?8347)Seyhan Karadağ2003
Asmalı Konak (http://www.sinematurk.com/film.php?8097)Seyhan Karadağ2002
90-60-90 (http://www.sinematurk.com/film.php?7827)Sedat2001
Üvey Baba (http://www.sinematurk.com/film.php?7403)2000

paçiii_melos
16-01-07, 11:50
Devrim Saltoğlu

Ben oyuncuyum; etek de giyerim, sutyen de takarım

Seyhan Ağa o büyük konaktan çıkıp, Devrim Saltoğlu olarak küçük bir bekâr evine girdi. Günlük hayatından kesitler sunarak, yaptığı güzel yemekleri, oyunculuğunu ve bitirmeye çalıştığı mizah kitabını anlattı.


Devrim Saltoğlu


O, ani nikâhıyla herkesi şaşırtan Seyhan Ağa... Her zaman 'cool', karizmatik ve suskun. Sanki aslında içinde fırtınalar kopuyor da, suskunluğunu maske olarak kullanıyor. Zaman zaman -özellikle de kızdığı zamanlarda- gözleriyle konuşuyor. Bütün öfkesini kusuyor sessizce bakarak. Karadağlı ailesinin toparlayıcı, takipçi üyesi. Devrim Saltoğlu'ysa Seyhan Ağa'ya hem benziyor hem benzemiyor. O da Seyhan Ağa gibi az konuşuyor, ama daha çok gülüyor. Yine karizmatik ve 'cool', ama konuşmaya başladığında farkı hemen anlıyorsunuz. Devrim Saltoğlu da geleneksel bir yapıdan geliyor, fakat Seyhan gibi bunu modern yaşamla birleştirip sentez oluşturmuş. Kısaca onları ayırmak biraz zor. Çünkü Seyhan biraz Devrim olmuş, Devrim'se biraz Seyhan...

90-60-90'la başladı
Devrim Saltoğlu'nun çocukluğu ve ilk gençliği Trabzon'da geçmiş. Oyunculuk serüveniyse daha dokuz yaşındayken yine orada başlamış. İlkokul bittiğinde konservatuvarın oyunculuk bölümüne girmek istemiş, ama bunun için üniversiteye kadar beklemesi gerektiğini öğrenince, eğitimine hız vermiş. Önce Ankara Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı'nı, ardından Eskişehir Devlet Konservatuvarı'nı bitirmiş. Eğitimini tamamlayınca, depreme kadar İzmit Şehir Tiyatrosu'nda çalışmış. Depremden sonra 'ver elini İstanbul' demiş. Sonra... Sonrası malum. Biz onu 'Asmalı Konak'la tanıyoruz, ama o, öncesinde üç dizide daha oynamış. İlk ikisinden hiç memnun olmadığı için söylemek istemiyor. Miladı '90-60-90' la başlamış ve 'Asmalı Konak'la devam ediyor. Malum dizi için, "Senaryoyu ilk okuduğumda, ilişkileri eski İtalyan ailelerine benzettim. O yüzden çok hoşuma gitti" diyor. Ama dizi kadar oynadığı karakter de etkilemiş Devrim Saltoğlu'nu. "Seyhan karakterinin diğer karakterlerde de olduğu gibi biraz benimle oluştuğuna inanıyorum. Her şeyin olağanüstü gittiği durumlarda ya işleri takip eden ya da aileyi toparlamaya çalışan kişi konumunda. Dizinin devam eden bölümlerinde böyle oldu, Seyhan'ın çok patlaması olmadı. Çok duyarlı, içine atsa bile çok sabırlı. Daha modern, daha dışa açılmış bir karakter. Feodal durumdan daha uzak bir yapısı var." Seyhan ve Devrim'in buluştuğu noktaları ise şöyle açıklıyor Saltoğlu, "Ben de Seyhan kadar duyarlı olduğumu düşünürüm, çevremde toparlayıcı görevini üstlenirim. Onun kadar sabırlı olduğumu düşünmüyorum. Daha radikal ve kesin kararlar alırım. Biraz daha fevriyim. Çabuk çözümler bulmaya çalışırım. İlişkilerimi daha ince elerim, daha uzun düşünürüm. Birisine tepki olsun diye bir ilişkiye bulaşmam en azından." Devrim de izleyicilerin merak ettiği bir konuya değiniyor üzeri kapalı. Herkes bunu merak ediyor: O 'cool', karizmatik, ağır, oturaklı Seyhan, sakar ve sarsak Lale'de ne buluyor? Çünkü o karaktere Lale gibi bir kişilik hiç yakışmıyor. "İzleyiciden gelen tepkilerin hepsine katılıyorum. Gördükleri şey doğrudur. Seyhan'ın bu ilişkisi ailesine, içinde bulunduğu feodal yapıya bir tepki. Hatta bu tepki nedeniyle yoğunlaşmış bir ilişki. Büyük olaylara yol açacakmış gibi görünüyor."


Devrim Saltoğlu




Komedi de oynarım
Oyunculuktan, rolünden bahsederken gözleri parlıyor. Heyecanından anlıyorsunuz, bu adam yaptığı işi çok seviyor. Ama o kadar ağır, oturaklı görünüyor ki, insan onu başka bir rolde, mesela bir komedide oynarken düşünemiyor: "Çok sert bir görüntüm var, ama göründüğümün aksine komedide çok rahat oynarım, oynadım da" diyor, ancak insan bu kadar sert görünümlü olunca, sanki görüntüsüne göre rol seçermiş gibi geliyor. Mesela Kadir İnanır, yıllarca sert sert bakarken 'Komser Şekspir'de elbise giyince olay oldu. Belki kendi bile pişman oldu. Fakat Devrim bu konuda çok net, hatta biraz da fevri:"Ben bir oyuncuyum. Bir travestiyi de oynarım, Osmanlı Paşası'nı da. Etek de giyerim sutyen de takarım. Rolüm ne gerektiriyorsa onu yaparım. Eğer etek giymeyerek erkek olunacağı sanılıyorsa, bunu düşünenler çok yanılıyor. Oyunculuk ne gerektiriyorsa yapılır." Oyunculuğunun yanı sıra Devrim Saltoğlu'nun iyi olduğu başka bir şey daha var; o da yemek yapmak. Ailesinden uzakta okurken, önce mecburiyetten, sonrasındaysa memleketine duyduğu özlemden başlamış yemek yapmaya. 'Trabzon'u çok özlüyorum ve seviyorum. Oranın yemeklerini de çok seviyorum. Trabzon'un hamsisini, yemeğini, pidesini nerede bulursam kesinlikle gidip yiyorum. Bazen kendim yapıyorum. Çok iyi yemek yaparım. Gece saat üçte acıkmışsam ve kafama bir şey koymuşsam gerekirse Karadeniz pidesi bile açarım. Yemek benim için büyük bir keyif. O yüzden öğün geçiştirmem. Oturup kazandibinden tavuk göğsüne kadar envai çeşit tatlıyı ve yemeği yapabilirim". Anlayacağınız Devrim Saltoğlu her eve lazım bir adam. Yemek ve oyunculuk bir yana, bu aralar kafasını meşgul eden başka bir konu var, o da kitabı. "Mizahi bir dille otobiyografimi yazıyorum. Farkında olmadan o kadar çok şey biriktirmişim ki, bunları artık paylaşmak gerek. Şubat ayında tamamlayacaktım, ama nisanı veya mayısı bulabilir. Üzerinde daha çok uğraşmak, aceleye getirmemek istiyorum." Peki kariyerine yazar mı, yoksa oyuncu olarak mı devam etmek istiyor? "Yazıyorum, ama ben öncelikle oyuncuyum. O yüzden kariyerime bir oyuncu olarak devam etmek istiyorum. Beraber yürümemesi için hiçbir neden yok. Şimdilerde hayalim iyi bir sinema filminde rol almak. Zaten İstanbul'da kalma nedenim bu. İnşallah güzel bir şeyler olacak." İnşallah...










25 2 2003

paçiii_melos
16-01-07, 11:52
Annesini sevmeyen, kadınları da sevmez


Kadınların şeytan olduklarına kesinlikle inanmıyorum. Kadınlar bu şakayı uydururken kendileri de inanmış. Bu onların hissiyatlarını anlayamayan erkeklerin sorunudur. Kadınlar çözülemez klişesine de inanmıyorum. Hayatın en tatlı eğlencesi onlar. Üstelik annelerimiz de kadın. Annesini sevmeyen kadınları da sevmez diye düşünüyorum. Ben annemi seviyorum, dolasıyla...

'Asmalı Konak' dizisinde Seymen'in erkek kardeşi, Seyhan'ı canlandıran Devrim Saltoğlu, üniversite eğitimini yeni tamamladı. Dizide ağabeyinin işlerindeki en büyük yardımcısı konumundaki Seyhan, normal hayatta Seymen gibi güçlü bir kişiliğe sahip olmak istediğini, ancak her şeye rağmen hayata dair çok daha farklı planlarının olduğunu söylüyor. Ve Saltoğlu hayatta kendisi için en önemli şeyin ailesi olduğunu da vurluyor.

- Devrim Saltoğlu'ndan biraz bahseder misiniz?

1973 Trabzon doğumluyum. Trabzon Belediye Tiyatrosu'nda sahneye ilk adımımı attım. Ankara Üniversitesi Dil Tarihi İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nden mezun oldum.

- Asmalı Konak'tan önce hangi dizilerde oynadınız?

Abdullah Oğuz'un yönettiği '90-60-90', Üvey Baba, Ona Bakma Bana Bak gibi dizilerde oynadım. Bir arada İzmit Şehir Tiyatroları'nda çalıştım.

- Asmalı Konak'ın bu kadar başarılı olmasının altında yatan neden sizce nedir?

Dizimizin temel başarısı ekranlarda kaliteyi artırmak oldu.

Artık ortalamayı düşürecek dizileri kanallar değil, seyirci bile ekranlarında barındırmaz diye ümit ediyorum. Yazarlarımız Batı'yla Doğu'nun arasında bulunan karakterlerle yanlış töreleri yumuşatmayı başardı. Belki de ilk defa kadınların duyguları daha korkusuzca ortaya kondu. Magazin programları bile artık dizileri ve oyuncularını konu eder oldu. İlk defa izleyiciyi televizyonların durumundan dolayı memnun görüyorum. İşte tüm bunların hepsi olmasa bile, büyük bir kısmının bizim sayemizde olduğuna inanıyorum.

- Seymen ile Seyhan karakterleri arasındaki farklar ve benzerlikler neler?

Seyhan ve Seymen kardeş olmasına rağmen birbirine pek benzemiyor. Seymen'e göre Seyhan çok daha duygusal, daha içine kapanık, sabırlı birisi. Dağıtıcı değil, toparlayıcı, biraz asosyal, entrikaları sevmeyen bir karakter. Seymen gibi kurnaz davranmayıp bu yolu tercih etmeyen, kafasından geçen anlaşılmasa bile güvensizlik uyandırmayan, şiddeti sevmeyip, mecbur kalmadıkça kullanmayan biri. Konak kalabalığı içinde kendi dünyasını yaşamaya çalışan oraya ait olmadığı hissini suratında taşıyan tek kişi. Durumlara, olaylara tepkileri alışılmışın ötesinde olduğu için de derin iz bırakan biri Seyhan.

Yaptığı evlilik de bunu gösteriyor. Seymen ve Seyhan karakterleri politikacı olsa Seymen çok iyi oy toplar, Seyhan'sa işinde çok başarılı olurdu ama onun kadar parlak bir kariyere sahip olamazdı diye düşünüyorum.

- Başarısız olma korkusu yaşadın mı hiç?

Bu korku içimde çok az olan hislerden biri. Anlık başarısızlıklardan korkmam. Sonunda yaptığım işi en iyi şekilde kurtaracağıma inanırım. Zaten kurtaramayacağım bir işte ne para için ne de hatır için yer almam. Kısaca altına girdiğim her yükümlülüğü kaldırır, başarısızlık nedir bilmem.

- Bu diziyle hafızalara kazındınız? Bundan böyle her rolün üstesinden gelirim diyebiliyor musunuz?

Bu işte kendimde bulunan malzemenin çok azını harcadığımı düşünüyorum. Gırtlağıma kadar doluyum ve bunları insanlara göstermek istiyorum. Böylece boşalan yerlere bir şeyler koyabilirim.

- Kadınların ilgisi size çok fazla onlarla aranız nasıl?

Buna cevap veremeyecek kadar çekingenim. Bunu tartamayacak kadar da o ortamlardan uzağım. Kadınların en önüne geçemedikleri duygu merak olsa gerek. Belki beni merak ediyorlardır. Emin değilim yani.

- Vazgeçemedikleriniz var mı?

Ailem, tiyatro, yazmak, Trabzon ve çaydan vazgeçemem!

- Yaklaşık 1 yıldır Ürgüp'tesiniz? İstanbul'un en çok nelerini özlüyorsun?

İstanbul'a karşı özel bir sevgim yok! Bu o şehri sevmiyorum anlamına gelmemeli. Ama yaşadığım ev neredeyse orası özel olur benim için. Bir daha uzakta, uzun süreli bir işim olursa orada ev tutacağım. Çünkü benim için nerede olduğun değil, orayı içine sindirip sindiremediğin önemli. Ama ben kendimi buraya ait hissediyorum. İstanbul'da yaşadığım zaman da kendimi oraya ait hissederim.

- Sevgiliniz var mı?

I-ıııh.

-Maço mu, light erkek sınıfına mı giriyorsun?

İkisi de galiba! İlişkimde sevgilimin her şeyden haberi olacak kadar hesap vermeye hazır ve onu kendi ellerimle yaptığım yemeklerle doyuracak kadar light'ım. Diğer bütün konularda maço özellikleri taşıyorum galiba. İşte bu nedenden dolayı kadınlara karşı biraz mahcubum.

- Evlilik uzak mı, yoksa dizideki gibi her an nikah masasına oturabilir misiniz?

Evlilik çok önemsediğim bir konu. Kolay kolay o masaya oturmam hatta dizideki gibi ayakta da durmam. Buna rağmen kafamda evlilik yakın, zaman olarak ise uzak. Ama doğru zaman da, doğru yerde doğru kişiyle hayatımı birleştirmekten kaçınmayacağıma emin olabilirsiniz.

- Bir kadında zeka mı, yoksa güzellik mi sizin için önce gelir?

Biraz iddialı bir laf olacak ama, bildim bileli her ikisini de fazlasıyla hak ettiğime inanırım.

- Bazı erkekler kadınların şeytan olduğunu söylerler. Buna ne kadar katılıyorsunuz?

Kadınların şeytan olduklarına kesinlikle inanmıyorum. Kadınlar bu şakayı uydururken kendileri de inanmış. Bu onların hissiyatlarını anlayamayan erkeklerin sorunudur. Kadınlar çözülemez klişesine de inanmıyorum. Hormonal farklılıklarını, fikirlerini çarçabuk değiştirmelerini, kararsızlıklarını, bazılarının hırslarını görmezden gelip biraz daha hoşgörülü olunca bu tür klişelerden kurtulmuş oluruz. İyi anlaşırız, böyle başarıya ulaşırız demek istemiyorum. O biraz şans işi. Sadece onlar şeytan, şeytanla uğraşılmaz kaçalım veya onların önünde bükelim boynumuzu oturalım, düşüncesine karşıyım. Onlarla mücadele etmeyi seviyorum. Hayatın en tatlı eğlencesi onlar.

Annelerimiz de kadın. Annesini sevmeyen kadınları da sevmez diye düşünüyorum.

Ben annemi seviyorum, dolasıyla...

- Seyhan karakteri size fazla yakın mı?

Oldukça yakın. Soğukkanlılığı, duygusallığı biraz da sabrı çok benziyor.

- Şu an gündemde olan projelerinizden biraz bahseder misiniz?

Yakında çıkacak bir kitabım var. Onun üstüne yoğunlaştım. Bir film senaryosu yazdım, geliştirmeye çalışıyorum. Seneye benden beklenen bir dizi projesi var, onun ön hazırlıklarını yapıyorum. Asmalı Konak'ın filmi var, öte yandan. Ayrıca şu sıralar Mobilsoft ve Turkcell'in Hayal Sevgilim adlı projesinde yer alıyorum. Benim onayladığım bir senaryo üstünden kişilerle bir oyun oynuyoruz. Mesajlarla birbirimizi tanımaya çalışıyoruz.

Puanlamalar yapılıyor ve başarılı olanlar ödüller kazanıyor. Ben de başarılı olacakları çok merak ediyorum. Kazananlarla çay içip tiyatroya gideceğim. Bu oyun için zaman ve enerji harcayanlar beni gerçekten tanımak istiyor.

paçiii_melos
16-01-07, 11:54
http://img147.imageshack.us/img147/113/devrimsaltogluwn4.jpg

paçiii_melos
16-01-07, 11:56
Yemeği dağınık yemeyi sevmem

Devrim Saltoğlu, ilk kitabı "Aşkyuvarlar"da çocukluğunu kaleme almış. Neden böyle yaptığı konusunda bakın neler anlatıyor: "Yemeğe sondan, ortadan başlamayı veya dağınık yemeyi sevmiyorum. Kenardan sona doğru giderim. Aslında bir çocuk sayesinde insanları 1970-80 dönemine taşımak istedim"

http://img295.imageshack.us/img295/263/imperiaflex040qr5.gif


Mövenpick Oteli, Azzur Restoran'dayız. Otelin geneline hakim, ferahlık ve rahatlık hissi burada da kendini gösteriyor. Masalar gayet sade... Bu röportaj yapıldığı sırada Ramazan ayı içersinde olduğumuz için etrafta bizden başka kimse yok. Bu ay Asmalı Konak'ın Seyhan Ağası Devrim Saltoğlu'yla görüşüyoruz. Oyunculuğunun yanı sıra dizilere senaryo yazıyor. İlk kitabı "Aşkyuvarlar" Epsilon Yayınları'ndan geçtiğimiz günlerde çıktı. Bir otobiyografi niteliğindeki kitap Saltoğlu'nun doğduğu günden başlayarak ortaokul yıllarına kadar olan bir dönemi kapsıyor. Peki genç bir oyuncu neden ilk kitabında çocukluğunu anlatıyor?






Benim için bir başlangıç...
Saltoğlu, ilginç bir benzetmeyle cevaplıyor soruyu: "Yemeğe sondan, ortadan başlamayı veya dağınık yemeyi sevmiyorum. Kenardan sona doğru giderim. Benim için de ilk kitap bir başlangıç gibi oldu. Eminim 20 sene sonra çocukluğumu anlatsam farklı olacaktı. Burada mesele benim çocukluğum değil. Bir çocuk sayesinde insanları 1970-80 dönemine taşımak, olanlara anne-babalıklarını, olmayanlara anne-baba olarak nelerle karşılaşabilirler onları hatırlatmak. Oradaki, ne kadar biyografik de görünse aslında bir üçüncü kişi. Ben onu sadece "o" diye değiştirerek de yazabilirdim. Daha samimi olduğunu düşündüğüm için kendimi anlattım. Oysa yazarların hepsi başkasını anlatırken aslında kendini anlatıyor."

vanessa19
16-01-07, 11:58
cıhan agam benım vallahı tskler hepsı ıcın cok ıyı bır oyuncu
ayrıca pastacıymıs hehe ınsanların marıfetlerı cok vallahı
yalnız adam bıkmıs sakaldan atvının bır programındakı roporatajında dıyordu
cok karızmatık kendılerı:)

paçiii_melos
16-01-07, 12:00
http://img219.imageshack.us/img219/8596/2vr8hx0.jpg

paçiii_melos
16-01-07, 12:02
Çocuklar irkiliyor kızlar hoşlanıyor

Adı Seyhan değil Cihan. Saçı briyantinli değil, dağınık. Tıraşı sinek kaydı değil, sakallı. İyi değil, kötü. Devrim Saltoğlu, 'Asmalı Konak'tan sonra yine ağaların olduğu 'Sıla'da oynuyor, cuma geceleri herkes ondan nefret ediyor! "Ben normal hayata devam ediyorum ama sakal yüzünden insanlar rolümün etkisinden çıkamıyor" diyor gülerek....

Bir dönemin başarılı dizisi 'Asmalı Konak'taki sinek kaydı tıraşı, briyantinli saçlarıyla kızların dikkatini çeken Devrim Saltoğlu, yine bir ağa dizisinde. Ama bu kez 'töre'ye vurgu yapan, bir başka reyting rekortmeni dizi 'Sıla'da. Üstelik kötülerin kötüsü bir ağa rolünde... Boran'ın amcaoğlu Cihan'ı hayata geçiren Saltoğlu, en çok oynadığı karakter yüzünden insanların kendisine bakış açısının değiştiğinden dem vuruyor. Başarılı oyuncu "Kötülük derecesini biraz kaçırdım galiba! Bundan şikayetçiyim aslında. Ben çocukları çok severim. Önceden koşarak sarılan çocuklar bana şimdi irkilerek bakıyor" diyerek ekliyor: "Gerçi sakaldan da hoşlanan kızlar olduğunu öğrendim."

* 'Asmalı Konak'ta da burada da bir ağalık var... Bir ağalık durumudur gidiyor. Öyle bir tesadüf var. İsimler bile benziyor. Burada Cihan, orada Seyhan karakteriydi. Çok güçlü isimler. Bana öyle yakıştırılıyor. Ama bir ağalık yakıştırması da var bana. (gülüyor)

BU KADAR KÖTÜ OLMA!

* 'Sıla'da anlatılan konu çok dikkat çekici. Çekimler için uzun süre Mardin'deydiniz. Benzer hikayeleri gözlemlediniz mi?
Şimdi biz hikayeyi anlatırken Doğu'nun her tarafında bu olaylar yaşanıyor sanılıyor, her evde bu olaylar var zannediliyor. Tabii ki, her evde yok. Oranın da aydınları, oranın da ileri gelenleri bunları uygulamıyor. Ama kesinlikle Doğu'nun birçok yerinde bu tarz hikayeler var. Üstelik biz bunu yumuşak bir şekilde anlatıyoruz. Yakışıklı genç bir adamla, genç güzel bir kadının hikayesi bu. Yeri geliyor 14 yaşındaki kız, 80 yaşındaki adamla berdel durumuna düşürülebiliyor. Biz yumuşak bile anlatıyoruz bu hikayeyi. Daha ağır şeyler oluyor. Bu bir gerçek. Herkes bunu yapıyor demiyorum. Ama Doğu'da bu gerçekler var.

* Mardin'de özellikle erkekler bu anlatılanlara karşı çıkıyor bildiğim kadarıyla... Doğru. Hiçbir yöre kendinin yanlış tanıtılmasını istemez. Haklılar da. Gerçekten yüzde 80'inde bu tarz hikayeler yaşanmıyor. Ben de gözümle şahit olmadım. Birkaç istisna bile olsa bu olaylar, gerçi istisnadan çok daha fazla, bunları anlatmak zorundayız. Bize 'Anlatın ki bir daha yaşanmasın' diye destek olmalı oradaki insanlar. Olanlar yok değil ama olmayanı da var.

GERÇEK YÜZÜMÜ UNUTTUM

* Hiç sert tepki aldınız mı?
Yok, öyle sert bir tepki almadık. Genelde yardımcı olmaya çalıştılar. Ama canlandırdığım karakterden dolayı durdurup 'Onları ayırma', 'Bu kadar kötü olma', 'Biz seni tanıyoruz, nasıl bu kadar kötü olursun!' diyenler oldu bana. Ama rol çok dişi bir rol. Ben de rolün getirdiği bütün malzemeyi kullanıyorum. Sonunda da böyle kötü bir karakter ortaya çıkıyor.

* Yakınlarınız, tanıdıklarınızın tepkisi nasıl peki?
Çok kötü buluyorlar; 'Çok kötü adamsın' diyorlar. Kötülük derecesini biraz fazla kaçırdım galiba. (gülüyor) Tanıdıklarımın bakışlarında beni kontrol eden bir tavır görüyorum. 'Acaba bu adam nasıl bu kadar kötü oluyor' gibi bir durum var. Elimde o kadar güzel malzemeler var ki, olabildiğince kötü olabiliyorsun. Sakal çok değiştirdiği için beni 'O mu değil mi' diye bir süzüyorlar zaten önce. Bundan biraz şikayetçiyim aslında. Çocukları çok seviyorum, önceden koşarak sarılan çocuklar şimdi irkilerek bakıyor.

* Sakal epey yadırgandı yani?
Ben kendimi yadırgadım, insanlar nasıl yadırgamasın! Şimdiye kadar bu kadar sakal bırakmamıştım. Sakalımın bu kadar kara çıkacağını da tahmin etmiyordum. Gerçekten şu an yüzümü unuttum. Sahneden sonra rolden çıkıyorum, ertesi gün normal hayatıma devam ediyorum ama sakal yüzünden insanlar benim rolümün etkisinden çıkamıyor. (gülüyor) Bana roldeki gibi yaklaşıyorlar. Bu dizi devam ettiği sürece sakallar devam edecek gibi gözüküyor...

* 'Asmalı Konak'tayken yakışıklı bir ağaydınız. O zaman kızların da size yoğun bir ilgisi vardı. Şimdi ilgi nasıl?
Beni seven belli bir kitle var. Orada sinek kaydı traş, biryantinli saçlar vardı. Burada sakal var. Şunu söyleyeyim; sakaldan da hoşlanan kızlar olduğunu öğrendim! (gülüyor) İşin şakası bir yana artık nişanlandım, başım bağlı. Mayıs-haziran gibi de evlilik olacak galiba.

16/01/07 sabah-günaydın

paçiii_melos
16-01-07, 12:03
Artık komedi rolü istiyorum

* Benim için en önemli şey; senaryo. Nerede geçtiği hiç önemli değil. Senaryo içli ve etkileyeci olursa, ister bir gökdelenin tepesinde geçsin isterse en ücra kasabasında geçsin o başarıyı getiriyor. Anadolu hikayesinden çok başka başka tiplere girebilmenin şans getirdiğine inanıyorum.

* Bir oyuncuya bir rol yapıştırılıp hep o şekilde gidiyorsa, hep o rollerde çıkıyorsa, bu olay onun için çok büyük kayıptır. Ticaret yüzünden belli bir süre ara vermeme rağmen, oynadığım rollere baktığımızda hep farklı roller. İnşallah bundan sonra da komedi olursa şanslı olduğuma inanacağım.

* 'Kayıtdışı' diye çok beğendiğim bir projede yer aldım, orada da kötü adam sayılan bir adamı oynadım. Orada da kanalla ilgili durum oldu. Yoksa çok başarılı bir işti ama kaldırıldı. Kısa bir süre 'Melekler Adası'nda oynadım. Bir de 'Keloğlan Kara Prens'e Karşı' filminde oynadım. O da çok farklı bir roldü.

sabah-günaydın


'Sıla'nın matematiği en başından oturmuştu, işte büyüsü de burada

'Sıla' dizisinden bir sahne; Cihan Ağa (Devrim Saltoğlu) Sıla'nın annesi Bedar'a (Zeynep Eronat) töre kararını açıklıyor: Kızın ölecek!.

* 'Sıla'ya başlarken bu kadar ilgi göreceğinizi bekliyor muydunuz? Bazı konularda benim hislerim kuvvetlidir. 'Asmalı Konak'ın da Sıla'nın da çok iyi olacağını biliyordum da bu reyting konusunda böyle patlama yapıp yapmayacağını tahmin etmiyordum. Ama yönetmen Gül Oğuz rolümü ve diziyi anlattığında çok iyi şeyler ve güzel bir proje olacağını gördüm.

* Sıla'nın büyüsü ne peki? Senaryoda Gül Hanım bana öyle bir karakter tahlili verdi ki, sadece Cihan'ın karakter tahlili iki buçuk sayfa sürüyordu. Bunun bir oyuncuya verilmesi, onun için bir armağandır. Bu zamana kadar benim başıma gelmedi. 3-5 cümleyle karakteri anlatırlar, gerisini sana bırakırlar genelde. Bana iki buçuk sayfa bu karakteri böyle istiyorum diye verilince ben zaten konuşmadım bile. Bu hediyeyi aldıktan sonra büyüsüne zaten kapılıyorsun. Her şeyde baştan matematik oturmuştu. Ne yapılacağı, nasıl gelişeceğine dair her şeyi görünce sen de kapılıp izliyorsun zaten.

* Mardin çekimlerinden unutamadığınız anlar var mı? 50 derecelere varan sıcaklıklarda her şeyi unutuyorsunuz. (gülüyor) Unutamadığımız görüntüler var diyebilirim; Mardin'in o ihtişamlı güzelliklerini unutamıyorum...


sabah- günaydın

cansu_a
06-02-07, 23:35
Bu adam inanılmaz tatlı yaa ben onu ilk asmalı konakta görüp bayıldım acaip cool acaip tatlıydı bi yanıyla modern bir yanıyla da hala ağa ;)

sonra bi komedi dizisinde saçları upuzunken gördüm ama o halini hiç beğenmedim

şimdi de cihan olarak karşımızda.. sıla'da ama burda biraz daha yaşlanmış sanki ve kötü adamı oynuyor
ne biliyim tip olarak yakışmış belki ya da şöyle diyim Devrim çok güzel oynuyo ama bence kötü adam hiç gitmemiş Seyhan ağa'mıza

Freddie
07-02-07, 00:21
melekler adasından niye çok erken çıktığını hep merak etmişimdir Zinnurla beraber gerçek bi aşk yaşicaklarını düşünüyodum Ama onu bi kalemde sildi ve amerikaya gitti geri döneceğini hep bekledim ama bi ara jenerikte isminin olmadığını farkedince umudumu kestim :) Zinnursa gerçekten aşık olmuştu ki kısa bi süre aşk acısı çekip sonra onu paraya tercih etmişti :)

mc_merve
30-03-07, 01:10
devrim saltoglunu ben en cok asmali konakta sevmistim susan silada oynuyo sanirim pek takip etmiyorum ama yetenekli oyuncu

öjeni
30-03-07, 11:06
Merhabalar.
Ben hatırlamıyorum ama annem asmalı konak dizisinde gördüğü zaman "devrime bak sen koca adam olmuş dizilerde oynamaya başlamış" dedi. Hayırdır dedim sen nerden tanıyorsun. İzmit te otururken amcasını ziyarete gelir, koşuştururdu ortalarda dedi. Sizlerle paylaşmak istedim.
Sevgiler

pelinSİ
31-03-07, 14:03
http://i156.photobucket.com/albums/t27/belize22/S_27/S_048.jpg


neden kimse girmiyo buraya anlamadım,dizide itici bir karakteri canlandırsa da bunu başardığı iyi bir oyuncu olduğunun göstergesi değil mi?

_meLike_
31-03-07, 14:35
http://img461.imageshack.us/img461/2014/1058413650av2.jpg (http://imageshack.us)

_meLike_
31-03-07, 14:37
Sıla’nın kötü adamı pastacılıkta iddialı

Atv'nin tiryakilik yaratan dizisi Sıla'da "Cihan" karakterini canlandıran Devrim Saltoğlu, oyunculuğu kadar yaptığı pastalarla da adından söz ettiriyor. 15 yıldır hobisi olan pastacılığı mesleğe döken başarılı oyuncu, iki buçuk yıl önce "Panna Farina" pastanelerini kurdu. Bir röportajında Haziran 2007'ye kadar ücretsiz bayilik vereceğini açıklayan sanatçı, büyük bir taleple karşılaştı. Başarılı oyuncu kurduğu pastaneler zincirine katılacak olan ortaklarını, görüşmelerden sonra seçecek. Saltoğlu, "Kısa zamanda Panna Farina pastaneleri zincirine yepyeni ortaklar katacağız. Amacımız, yarattığımız lezzetleri olabildiğince çok insana tattırabilmek" dedi. Devrim Saltoğlu, pastacılığı TV programları aracılığıyla izleyicilerle de paylaşmayı düşündüğünü söyledi.

_meLike_
31-03-07, 14:41
Dizilerin esas ağası !

Asmalı Konak'ın Seyhan Ağa'sı Devrim Saltoğlu Sıla dizisinde de Cihan Ağa'yı oynuyor.

16 Ocak 2007 Salı

'Sıla'da en çok dikkat çekenlerden biri, Boran'ın amcaoğlu Cihan'ı canlandıran Devrim Saltoğlu... Bu karakterin kendisine olan bakış açısını değiştirdiğini söyleyen Saltoğlu, "Kötülük derecesini fazla kaçırdım galiba" diyerek gülüyor. Sıla'nın ilgi görme nedenlerinden birinin "Berdel töresi" ni ele alması olduğunu söyleyen oyuncu, "Doğu'da 14 yaşındaki kız 80 yaşındaki adamla Berdel durumuna düşürülebiliyor. Biz yumuşak bile anlatıyoruz bu hikayeyi. Daha ağır şeyler oluyor" diyor. 'Panna Farina' adlı pastanesiyle uğraşmaktan büyük zevk alan ünlü oyuncu, pastanesinin mutfağına bile giriyor.

* Bu kadar ilgi bekliyor muydunuz?

Hislerim kuvvetlidir. Asmalı Konak'ın da Sıla'nın da çok iyi olacağını biliyordum.

KOMEDİ OYNAMAK İSTİYOR

* Anadolu hikayelerinin size şans getirdiğine inanıyor musunuz?

Senaryo içli ve etkileyici olursa, ister bir gökdelenin tepesinde, isterse ücra bir kasabada geçsin, başarı geliyor. İnşallah bundan sonraki proje komedi olursa, şansıma inanacağım.

* Asmalı Konak'ta ve Sıla'da bir ağalık var... Roller Anadolu ağasını oynuyormuş gibi gözükse de, birbirinden farklı...

Bir ağalık durumudur gidiyor. Ama bir ağalık yakıştırması da var herhalde bana.

* Sıla'daki hikaye doğu bölgelerimizde hangi ölçüde yaşanıyor?

Doğu'nun birçok yerinde böyle hikayeler var. Üstelik bunu yumuşak anlatıyoruz. Yakışıklı bir gençle, güzel bir kadının hikayesi bu. Yeri geliyor 14 yaşındaki kız 80 yaşındaki adamla Berdel durumuna düşürülebiliyor. Herkes bunu yapıyor demiyorum. Ama Doğu'da bu gerçekler var.

'TAMAMEN KARŞISINDAYIM'

* Tepki aldınız mı? Çünkü Mardinli erkekler bu anlatılanlara karşı çıkıyor...
Her yöre kendinin yanlış tanıtılmasını istemez. Yüzde 80'inde bu tarz hikayeler yaşanmıyor. Oralardaki insanlar bize anlatsın ki, bir daha yaşanmasın.

* Sizin bu törelere bakış açınız nasıl?

Çok etkileniyor ve üzülüyorum. Tamamiyle karşısındayım. Gelenek ve göreneklere sahip çıkılmalı. Ama hayatın getirdiklerine, doğruya ve medeniye yaklaşılmalı.

* Sıla'nın büyüsü nedir?

Senaryoda Gül Hanım bana öyle bir karakter tahlili verdi ki, iki buçuk sayfa sürüyordu. Bu hediyeyi aldıktan sonra büyüsüne kapılıyorsun.

* Mardin'de neleri unutamadınız?

50 derece sıcaklıkta aslında her şeyi unutuyorsunuz. Ama ben Mardin'in o ihtişamlı güzelliğini unutamıyorum.

* Hiç tepki aldınız mı?

Kötülük derecesini fazla kaçırdım galiba. Tanıdıklarımın bakışlarında beni kontrol eden bir tavır görüyorum. Çocuklarla aram iyiydi. Şimdi beş dakika uzaktan süzdükten sonra sarılıyorlar.

* Asmalı Konak'ta kızların size karşı yoğun ilgisi vardı. Devam ediyor mu?

Orada sinek kaydı traş, biryantinli saçlar vardı. Burada sakal var. Sakaldan da hoşlanan kızlar olduğunu öğrendim. Şaka bir yana, nişanlandım. Başım bağlı. Mayıs- Haziran gibi evlilik olacak galiba.

* Oyunculuk dışında ticaretle de uğraşıyorsunuz...

15 senedir yemek işinin içindeyim. Panna Farina adlı pastanemi kurmak için bir yıl proje kabul edemedim. İmalathaneyi kurduk, şubelerimizi açtık. İstanbul'da yaygınlaşıp diğer illere de yayılacağız.

* Sizin mutfakla aranız nasıl?

Ara sıra imalathaneye girerim. Gece aklıma bir şey geliyor. "Şu nasıl olur?" diye, gidip deniyorum. Ustalarımdan da bir şeyler öğreniyorum. Her ay yeni tatlar bulmaya çalışıyorum. Panna Farina, krema ve un demek. Kuru meyve ile yapılan pastalarımız var. Tavsiye ederim...

_meLike_
31-03-07, 14:48
'Ağa' kitap yazdı

'Aşkyuvarlar' isimli kitabında uzun bir kompozisyon halinde çocukluğunu anlatan Devrim Saltoğlu, şu sıralar kendini fazlasıyla geliştirdiğini düşündüğü Özcan Deniz'le film senaryosu yazıyor


ŞEBNEM İYİNAM

'Asmalı Konak'ın 'Seyhan Ağa'sı dizi ve film biter bitmez oturup bir kitapyazdı: 'Aşkyuvarlar'. 'Popüler oldu da kitap çıkardı'diyenlere "Kimse düşünmüyor ki, bu adam konservatuvar mezunu, şan eğitimi de aldı, çok para kazanacağı bir mecra olan kaset çıkarma işine soyunmuyor, kanallardaki hareketli programlara bile katılmıyor da sadece kitap yazmayı tercih ediyor. Ben sadece kendi çıtamı yükseltmekle ilgiliyim" yanıtını veriyor.

Ben mecburiyetten yazıyorum diyen yazarlar tanıyorum. Sizin böyle bir mecburiyetiniz var mıydı yazmak konusunda?

Mecburiyet benzetmesi bana uymuyor olabilir, ama ben de yazmadan duramıyorum. Dokuz yaşında oyunculuğa, 11-12 yaşlarımda da yazma eylemine başladım. Kendi yazdıklarıma güvenme, okutabilme cesaretini gösterdiğim yıllarsa 20 yaş ve sonrasıdır.

Kapaktaki resminiz ve kompozisyon ödevi diliyle yazılmış olması
'Aşkyuvarlar'ın 'Asmalı Konak endüstrisi' dedikleri şeyin bir parçası olduğunu düşündürüyor ama.

Ben bir-iki kitap da değil, ömrüm boyunca birçok kitap yazmak istiyorum. Kimse bilmez ilk kez size söylüyorum. Ben İtalyan dilindeki öğrencilik yıllarımda iki şiirim sayesinde Romanya'da dört yıllık burs kazanmıştım. Ailem 'Hani burada konservatuvar düşünüyordun' diye ayağa kalktı.

Çocuk diliyle anlatmaya neden ihtiyaç duydunuz?

Bir şeylere başından başlamak istedim, eğer devamı gelirse o zaman büyüyecek o çocuk. Popülerlik eleştirilerini ikinci-üçüncü kitapta aşacağımı zannediyorum.

Yazmak ne kadar sürdü?

Altı ayda yarısını yazdım, kalan yarısını bir buçuk ayda. Kapadokya boş zamanın bol olduğu yer gibi gözükse de, motivasyon zayıftı.
Özcan Deniz'le normalde de abi-kardeş gibiymişsiniz?
Arkadaşlıkta benim için önemli olan dostluk, samimiyet ve paylaşımdır. Özcan'da bunu gördüm ben. Özcan dıştan gözüktüğünün aksine kendini fazlasıyla geliştiren bir insan. Benim amaçlarıma da uyuyor. Beraber oturup senaryo yazıyoruz şu anda. Ben yazacağım, beraber oluşturacağımız bir sinema filmi var kafamızda.

Star olmak ister misiniz?

Ben insanların alıştığı şekilde bir star kavramının tersini yapmaya çalışıyorum. Belki insanlar da daha çok benim gibi insanlara ilgi duyuyordur. Bilemeyiz. Polemiklere atlamak o kadar kolay ki. Hem kişisel olarak tercih etmiyorum hem de amaçlarıma uygun değil.

Kadınlarla aranız nasıl?

Çocukluğumdan beri karşı cinsle aram hep çok iyi olmuştur. Hep iyi olmuştur derken bu tırnak içinde bir iyilik. İş ilişkiye döndüğü zaman o insanın en güzel tarafını, ilişkinin en kötü tarafı gibi yaşadığım da olmuştur.
Karadenizliymişsiniz... Âşık bir Karadenizli nasıl oluyor?
Hemen sahipleniyorum. Hemen evleri birleştirme yoluna giderim. Benim için sevgili demek 'Tamam biz artık karı-kocayız' demek gibi oluyor. O yüzden ilişkilerim de uzun sürüyor. Ama tuhaftır, hep aynı dönemde de bitiyor. Son üç ilişkim de üç buçuk yıl sürdü.

Aralıklar ne kadar sürüyor?

Maalesef çok aralıklı değil. Her seferinde, kendine bir süre tanı, üstünden en azından bir sene geçsin diyorum. Ama olmuyor 15 gün sonra bir şey oluyor, öylesine başladığınız bir şey üç buçuk sene sürebiliyor. Şimdi altı aydır yalnızım, ilk kez böyle bir şey gerçekleştirebiliyorum. Buna ihtiyacım varmış. Hiç olmadığı kadar iyiyim şu anda.
Çok âşık olup da şimdi 'tü' dediğiniz birileri var?
İlginçtir hepsi keşke görüşebilsem dediğim insanlar, yani hiçbirine kötü bir şey hissetmiyorum.

Geçmişten özlediğiniz biri...

Evet, bir kişiye özlem duyuyorum. Belki her şeyi çok daha deli-dolu yaşayabildiğimiz için. Benim içimde bir çılgın var. Onu annem keşfetti ilk. Yoksa ben beş yaşında da böyle duran bir çocuktum. İnsanlar benim için bir sorun mu var falan derlerdi. Oysa her an çılgınlık yapmaya çok müsait biriyim.

Hayattan son öğrendiğiniz...

İlişkilerin bitmesi halinde dünyanın sonunun gelmediğini öğrendim. Bir ilişki bittiğinde gerçekten kolumun ya da vücudumun yarısının kopması gibi bir şey yaşıyordum. Şimdi toplumsal bir olay beni çok daha fazla etkileyebiliyor yor. Son olanlarla birlikte aşk denen o büyüttüğümüz şeyin çok da büyük olmadığını anladım.

Acaba hiç âşık oldunuz mu?

Bunun cevabını 50-60 yaşımdan önce verebileceğimi zannetmiyorum. Yeni yeni aşka yakın şeyler yaşadığımı düşünmeye başladım, çünkü egomu kenara koyduğum bir aşkım hiç olmadı.
Aşkta egoyu bir kenara koymak mı gerekiyor sizce?
Aşk biraz öyle gibi geliyor bana, okuduğum kitaplarda, seyrettiğim filmlerde etkilendiğim aşklarda, benim normalde yapmadığım, yapamayacağım şeyler var. Yakınını yaptım ama tam anlamıyla egomu bir kenara koymuş değilim, yani hiç benden önce o gelmedi. Aşk biraz bana onu anlatıyor, benden daha değerli bulduğum bir insanla olmak, onu sevmek gibi geliyor.

Aşkta egoyu bir kenara koymak mı gerekiyor sizce?

Aşk biraz öyle gibi geliyor bana, okuduğum kitaplarda, seyrettiğim filmlerde etkilendiğim aşklarda, benim normalde yapmadığım, yapamayacağım şeyler var. Yakınını yaptım ama tam anlamıyla egomu bir kenara koymuş değilim, yani hiç benden önce o gelmedi. Aşk biraz bana onu anlatıyor, benden daha değerli bulduğum bir insanla olmak, onu sevmek gibi geliyor.

Yüzünüzde acının izine hiç rastlanmıyor ayrıca...

Valla şapka takıyorum şu anda, ama o gür saçlarımın son halini görebilseydiniz şimdi belki farklı konuşurdunuz. Bizim acımız saçlarımızdan çıktı herhalde.

Hayranlık potansiyeliniz var mı peki?

Birkaç şeyi bir arada yaşayabilen, evcimenliğinin dışında çok iyi bir kariyeri olan ve kariyeri için devamlı mücadele eden, bunu yaparken de son derece dürüst kalabilen, birden çok uğraşı olan, gezmeyi seven, merak eden, sevgi dolu, sinirlendiği zaman susmayı değil de konuşmayı bilen, nispeten güzel bir hatun kişiyle mutlu olabilirim gibi geliyor.

_meLike_
31-03-07, 14:52
Tiyatro Pera
İstanbul Devlet Tiyatrosu başarılı olarak değerlendirdiği Yardımcı Erkek Oyuncu Devrim Saltoğlu

13.08.2005

gewweze
31-03-07, 21:10
yaww ben devrim beye asmalı konakta hayrandım bayılıyodum valla çook kaliteli ve başarılı bir oyuncu

pastacı olduğunu ilk tv prg. izlemiştim baya hoşuma gitmişti vala.

sılada ilk gördüğümde bi an tanıyamadım valla o sakallarla ama tabi kısa sürdü :)

yaww bi insan bu kadar mı iyi oynar kötüyü bee

ama onu daha farklı rollerde görmek isterim açıksı. iki dizisini izledim ikisindede ağa tamam birinde baya kötü bi karakter gerçi. aslında alakasız rollerde olsa yinede bi komedi veya dramda izlemek güzel olur. hele komedi tam süpper olur :D

cansu_a
31-03-07, 21:26
http://img461.imageshack.us/img461/2014/1058413650av2.jpg (http://imageshack.us)

ooo çok güzelmş bu resim
şimdi sılayı izlemiyorum ama seyhan ağayken çok beğenrdim kendisini asmalı konakta
bence hem iyi bi oyuncu
hem de yakışıklı ;)
bi kere de saçları çok uzunken görmştüm ama kısa saç daha çok yakışıyor bence
sılada da eminim rolünü çok iyi yapıyodur:icon_whis cihan sanırım kötü adam :)

öjeni
07-04-07, 09:58
magazin programında gösterdiler devrimi bugün. dizi çekimine ara verildiği zaman arkası dönüktü. bayan hayranları yanına yaklaştı sizi çok seviyoruz diye. gülerek şaşırmış vaziyette geri döndü. beni mi? bu halimle mi? eminmisiniz dedi. çok hoşuna gitti ama çok şekerdi

sinemsert
07-04-07, 11:50
http://img221.imageshack.us/img221/8677/0000000000071471az5.jpg (http://imageshack.us)

sinemsert
07-04-07, 11:52
http://img224.imageshack.us/img224/6679/0000000000083801xi5.jpg (http://imageshack.us)

sinemsert
07-04-07, 11:52
http://img221.imageshack.us/img221/4474/0000000000114169jo3.jpg (http://imageshack.us)

sinemsert
07-04-07, 11:53
http://img221.imageshack.us/img221/3298/0000000000197192jn7.jpg (http://imageshack.us)

sinemsert
07-04-07, 11:54
http://img294.imageshack.us/img294/9126/0000000000072911rn9.jpg (http://imageshack.us)

sinemsert
07-04-07, 11:55
http://img221.imageshack.us/img221/5627/0000000000173019kc8.jpg (http://imageshack.us)

pelinSİ
26-04-07, 11:32
adam dizinni en iyi oyuncularından,neden kimse yok?

http://img113.imageshack.us/img113/4528/bscap063an2.jpg

pelinSİ
26-04-07, 11:33
http://img339.imageshack.us/img339/962/bscap065rs5.jpg

pelinSİ
26-04-07, 11:35
http://img127.imageshack.us/img127/8854/bscap011kd5.jpg

sinandemir
10-06-07, 15:43
ya devrim saltoglu nun baska resimleri varsa lütfen bu safya koysun arkadaslar:happy0064 :happy0064 bye

yaprak1907
17-06-07, 11:36
cihan karakterine ne kadar kıl olsamda..çok iyi bir oyuncu ve devrim saltoğlu olarak çok sempatik :) tatlı biri..bye

gewweze
17-06-07, 11:45
Asmalı Konak, melekler adası, ve son olarak sılada izlediğim çok başarılı bulduğum bir oyuncu . Sılayı uzun zaman önce izlemeyi bıraktım :)
devrim bey gibi bir oyuncunun kötü karakteri çok ii oynuyo diye sayfasına yorum bu kadar az mı yazılır. Ben devrim beyi çok beğeniyorum. Sılada ilk gördüğümde gözlerinden tanımıştım yaa ne güzel gözleri var değil mi:)

cihan bir rol karakter ama devrim bey gerçek başarılı bir oyuncu :D

son bölümde galiba vurulmuş cihan inş. cihan ölür de diziden çıkar ve onu başka prj. görürüz. :) açıkcası diziyi izlemediğimden işime gelir :D:D
çıkarcıyım yaw :)

cansu_a
17-06-07, 16:50
valla diziyi izlemediim için devrimin oyunculuğundan da mahrum kalyorum açıkcası başka bi projede ben de görmek isterim onu asmalı koakta hayrandım ama onaa ;)

merhem
17-06-07, 19:28
asmali konakta harikaydi .. valla silaya karsin cokcana yakin iyi birisidr kendisi..
hatta asmali konak doneminde arkadasimsete gidip bana ondan imza bile almisti.. cok guleryuzlu cana yakin birisiymis..

sinandemir
21-06-07, 19:14
birincisi devrim in özel sitesi yok mu acaba ? yoksa niye ? diger ünlülerin var acikcasi olsa daha iyi olur bizim icin .ikincisi devrim sila dizisiden cikmismi cikmis sa cok iyi olmus baska dizide görmek istiyorum acikcasi :happy0064 :happy0064 :happy0064 umarim yine yayin dönemminde güzel bir dizide oynar :happy0064 . ve insallah en yakinda kendine özel bir site yapar :happy0064 ve arkadaslar sizde baska resimler varsa devrim den lütfen bu siteye koysun lütfen lütfen lütfen karadenizili hemserim mi :happy0064 devrim agabey sen bir numarasin, my nummer one ,du bist nummer eins :happy0064 :happy0064 :happy0064 herkese iyi aksamlar tesekküler bye

Gül Tuna
22-06-07, 17:57
devrim saltoglu yani seyhan karadag yani asmali konagin bir parcasi ve tabiki sevdigim bir oyuncu asmali konak haric bir de melekler adasinda izledim onu kisa bir dönem oynadi ve cikti diziden simdi ki dizisini izlemiyorum aciksaci pek begenmiyorumda

http://img404.imageshack.us/img404/8459/asmalikonak69dr3.jpg (http://imageshack.us)
http://img78.imageshack.us/img78/1286/asmalikonak73ha6.jpg (http://imageshack.us)
http://img503.imageshack.us/img503/3570/asmalikonak104gs9.jpg (http://imageshack.us)
http://img503.imageshack.us/img503/3933/asmalikonak115cy0.jpg (http://imageshack.us)
http://img129.imageshack.us/img129/2526/asmalikonak113on3.gif (http://imageshack.us)

bocugum
23-09-07, 18:08
devrim saltoglu hem tıyatroda hemde tv de turkıyedekı en ıyı 3 erkekten bırı bence henuz kesfedılmemıs bır yetenek hangı dızıde oynasa baskın bır karakterle dızıyı basarıya goturuyor yenı sezonda ıns onu en ıyı ıslerde ve beyaz perdede goruruz

öjeni
15-12-07, 22:00
Pek doyamadık kendisine ama. PA dizisinden..

http://img206.imageshack.us/img206/8051/devin1211fb1.jpg

http://img206.imageshack.us/img206/9150/devin1711ae3.jpg
alıntı (resimleri ekleyen arkadaşın ellerine sağlık. teşekürlerimle)

laziko
15-12-07, 22:38
slm arkadaşlar bencede devrim saltoğlu çok iyi bir oyuncu.benim kendisiyle röportaj yapma gibi bi şansımda oldu.çook iyi bi ve mütevazi bi insan.iyi akşamlar:D