Tüm Versiyonu Göster : Monica Belluci


Sayfalar : [1] 2 3

aşk_bu
04-09-06, 07:30
Giuseppe Tornatore’nin yönettiği “ Malena ” filminde 2. Dünya Savaşı sırasında küçük bir İtalyan kasabasını altüst eden karşı konulmaz bir güzelliğe sahip genç dul Malena’yı canlandıran Monica Belluci, 30 Eylül 1968’de İtalya’da, Citta di Castello’da dünyaya geldi. Bir yandan Perugia Üniversitesi’nde hukuk eğitimini sürdürürken, bir yandan da modellik yapmaya başlayan Belluci, bir süre sonra hukuk eğitimini yarıda bırakarak kendini sadece modellik kariyerine verdi.
1988 yılında Milano’ya giden Belluci, kısa sürede Milano, Paris ve New York arasında mekik dokumaya başladı. Güzel model, bu mesleği büyük başarıyla sürdürmekle beraber, şansını bir kez de oyunculukta denemeye karar vererek oyunculuk dersleri almaya başladı. Hayali, beyaz perdenin büyülü dünyasına adım atabilmekti. 1990 yılında Dino Rossi’nin İtalyan televizyon dizisi “ Vita Coi Figli ”sinde rol alan Belluci, ilk film deneyimini Francesco Laudadio’nun “ La Riffa ”sında yaşadı.
Bu vakitten sonra, modelliği yavaş yavaş bir kenara bırakarak önceliği oyunculuğa veren Belluci, 1992 yılında Francis Ford Coppola’nın “ Bram Stoker’s Dracula ”sında ufak bir rol aldıktan sonra bir çok İtalyan filminde başrol oynadı.
1994 yılında “ I mitici ” filminde Claudius Amendola ve Ricki Memphis ile birlikte kamera karşısına geçen aktris, ertesi yıl yönetmenliğini Maurizio Nichetti’nin üstlendiği “ Pale di Neve ” isimli filmde Leo Gullotta ve Paul Village ile beraber rol aldı. Bu filmden sonra Fransa’ya yerleşen Belluci, Fransız aktör Vincent Cassel ile burada evlendi.
1996 yılında “ Sorellina e il principe del sogno ”, “ Come mi vuoi ” ve “ L’appartement ” isimli üç filmde rol alan aktris, bu filmlerle uluslararası alanda da ününü pekiştirerek “ L’Appartement ” filmindeki rolüyle Fransızların Oscar’ı olarak kabul edilen Cesar ödüllerinde “ En İyi Kadın Oyuncu ” dalında aday gösterildi. Aynı yıl, Nicolo Ammaniti’nin bir romanından sinemaya uyarlanan “ L’ultimo capodanno dell’umanita ” filminde yer aldı.
1999 yılında “ Under Suspicion ” filminde Gene Hackman ve Morgan Freeman ile birlikte rol alan aktristin 1999 yapımı bir diğer filmi, Hervé Hadmar tarafından yönetilen “ Comme un Poisson Hors de L’eau ” filmi idi. Dolce&Gabanna’nın bir reklam kampanyasında çalışırken yönetmen Giuseppe Tornatore ile tanışan aktris, yönetmenin Malena’nın büyüleyici güzelliğine uygun gördüğü tek isim oldu.
Belluci, 1996 yılından bu yana eşi Castel ile birlikte Paris’te yaşamaktadır.
http://img48.imageshack.us/img48/3967/12uo0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 11:16
http://img75.imageshack.us/img75/2296/1xl2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 11:17
http://img19.imageshack.us/img19/6909/2si5.jpg (http://imageshack.us)
http://img92.imageshack.us/img92/57/9nf2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 11:21
Monica Bellucci

dogum yeri:İtalya
dogum tarihi:30.09.1968
1960 yılında İtalya'nın Umbria kentine bağlı Citta di Castello'da dünyaya gelen Monica Bellucci, adeta doğduğu yerin doğallığını yansıtan bir güzelliğe sahip. Üstelik, meslektaşı pekçok güzel aktris gibi Monica'nın güzelliği sadece dış görünüşten ibaret değil. Perugia Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gören Belucci bir süre avukatlık da yapmış. Ancak üniversitenin masraflarını karşılayabilmek için çalışması gereken ve mankenlik/modellik yapmaya daha öğrencilik yıllarında başlayan Bellucci, bu dünyada giderek ünlenince, kolay para ve görkemli seyahatleri, stresli avukatlık mesleğine tercih etmiş.
80'lerin sonunda Paris ve Milan gibi dünyanın iki önemli moda merkezi arasında mekik dokuyan Bellucci, her ne kadar başarılı bir manken olarak kısa sürede ünlense de (aldığı eğitim gereği olsa gerek), bununla bir türlü tatmin olmamış. İşte onu sinema dünyasına kazandıran da yaşadığı bu tatminsizlik hissi olmuş. O dönemin trendine uyup (Laetitia Casta, James King and Ines Sastre gibi top modellerin hepsi oyunculuğa başarılı bir geçiş yapmıştı) oyunculuk dersleri almaya başlayan Monica, önce "Vita con I figli", "Briganti" gibi TV filmlerinde yer alsa da kısa sürede sinema filmlerinde de rol almaya başladı. Francis Ford Coppola'nın 1992 yapımı Dracula filminde Dracula'nın gelinini canlandıran Bellucci, 1996'da yer aldığı Gilles Mimouni'nin L'Appartement'ındaki başarılı performansıyla sanat sinemasıyla ilgilenen çevrelere de adını duyurmuş oldu. Bu filmle Gelecek Vaadeden aktris dalında César ödülüne aday olan Bellucci, peş peşe yer aldığı "Come mi vuoi (1996)", "Dobermann (1997)", "Le Plaisir (et ses petits tracas, 1998)", "Méditerranées (1998)" ve "Compromis (1998)" gibi filmlerle hem kariyerini zenginleştirdi, hem de Vincent Cassel'le olan birlikteliğini evliliğe taşıdı. 2000 yılında yer aldığı Under Suspicion'la ABD yapımı filmlere kendini tamamen kapatmadığını gösteren Bellucci, 2003 ve 2004 yılında vizyona girmesi planlanan The Matrix Reloaded ve The Matrix Revolutions filmlerinde, seriye yeni eklenen 'Persephone' karakterini canlandırıyor (alın size Matrix filmlerini sabırsızlıkla beklemek için bir neden daha).
Ülkemizi en son "Kurtların Kardeşliği (Le Pacte des loups, 2001)" ve Malèna (2000) filmleriyle ziyaret etmiş olan Bellucci, Türk izleyicilerle senede bir de olsa görüşme geleneğini sürdürüyor. Bu hafta sansasyonel Dönüş Yok'ta (Irréversible), özellikle pekçok izleyicinin dayanamadığı tecavüz sahnesinde, inanılmaz bir performans sergileyen Bellucci, anlaşılan o ki, kariyerinin kalan bölümünde Avrupa filmleriyle ABD yapımı filmler arasında bir denge tutturmaya çalışacak.
filmografisi:
1. İçimizdeki Şeytan, Sheitan (2006)
2. Çılgın Kardeşler, The Brothers Grimm (2005)
3. Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun, Combien tu m'aimes? (2005)
4. Tutku - Hz. İsa'nın Çilesi , The Passion of the Christ (2004)
5. Güneşin Gözyaşları, Tears of the Sun (2003)
6. Matrix Reloaded, The Matrix Reloaded (2003)
7. Matrix Revolutions , The Matrix Revolutions (2003)
8. Beni Unutma, Ricordati di me (2003)
9. Dönüş Yok, Irréversible (2002)
10. Astériks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra , Astérix & Obélix: Mission Cléopâtre (2002)
http://img19.imageshack.us/img19/1494/6ya0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 11:25
Monica Bellucci Onu ne kadar çok seviyorsunuz?Sinema.com

1968 yılında İtalya'nın Umbria kentine bağlı Citta di Castello'da dünyaya gelen Monica Bellucci, adeta doğduğu yerin doğallığını yansıtan bir güzelliğe sahip. Üstelik, meslektaşı pekçok güzel aktris gibi Monica'nın güzelliği sadece dış görünüşten ibaret değil. Perugia Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gören Belucci bir süre avukatlık da yapmış. Ancak üniversitenin masraflarını karşılayabilmek için çalışması gereken ve mankenlik/modellik yapmaya daha öğrencilik yıllarında başlayan Bellucci, bu dünyada giderek ünlenince, kolay para ve görkemli seyahatleri, stresli avukatlık mesleğine tercih etmiş.
80'lerin sonunda Paris ve Milan gibi dünyanın iki önemli moda merkezi arasında mekik dokuyan Bellucci, her ne kadar başarılı bir manken olarak kısa sürede ünlense de (aldığı eğitim gereği olsa gerek), bununla bir türlü tatmin olmamış. İşte onu sinema dünyasına kazandıran da yaşadığı bu tatminsizlik hissi olmuş. O dönemin trendine uyup (Laetitia Casta, James King and Ines Sastre gibi top modellerin hepsi oyunculuğa başarılı bir geçiş yapmıştı) oyunculuk dersleri almaya başlayan Monica, önce "Vita con I figli", "Briganti" gibi TV filmlerinde yer alsa da kısa sürede sinema filmlerinde de rol almaya başladı.
Francis Ford Coppola'nın 1992 yapımı "Dracula" filminde "Dracula"nın gelinini canlandıran Bellucci, 1996'da yer aldığı Gilles Mimouni'nin "L'Appartement"ındaki başarılı performansıyla sanat sinemasıyla ilgilenen çevrelere de adını duyurmuş oldu. Bu filmle 'Gelecek Vaadeden Aktris' dalında César ödülüne aday olan Bellucci, peş peşe yer aldığı "Come mi vuoi" (1996), "Dobermann" (1997), "Le Plaisir (et ses petits tracas)" (1998), "Méditerranées" (1998) ve "Compromis" (1998) gibi filmlerle hem kariyerini zenginleştirdi, hem de Vincent Cassel'le olan birlikteliğini evliliğe taşıdı. 2000 yılında yer aldığı "Under Suspicion"la ABD yapımı filmlere kendini tamamen kapatmadığını gösterdi Bellucci.
Ülkemizi "Kurtların Kardeşliği" ("Le Pacte des loups", 2001) ve "Malèna" (2000) filmleriyle de ziyaret etmiş olan Bellucci, Türk izleyicilerle senede bir görüşme geleneğini son dönemde bozdu. Sansasyonel "Dönüş Yok"ta ("Irréversible"), özellikle pek çok izleyicinin dayanamadığı tecavüz sahnesinde, inanılmaz bir performans sergileyen Bellucci, dünya çapında inanılmaz ilgi gören "Matrix" üçlemesinin ikinci filmi "Matrix Reloaded"dan sonra "Matrix Revolutions"ta -çok kısa bir süre de olsa- yeniden karşımıza çıktı. Daha sonra, şu sıralar DVD'si ülkemizde de piyasaya çıkan "Güneşin Gözyaşları"nda da izlediğimiz güzel aktris, Mel Gibson'ın olay yaratan filmi "Tutku - Hz. İsa'nın Çilesi"nde Hıristiyan dünyasındaki konumu tartışmalı olan Mary Magdalene'i canlandırdı. Terry Gilliam'ın "Çılgın Kardeşler"inde ("The Brothers Grimm") az ama öz şekilde karşımıza çıkan ve eski güzelliğine dönmeye çalışan bir cadı kraliçeyi canlandıran Belucci, film festivalinde gösterildikten sonra vizyona da giren, Bertrand Blier imzalı "Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun" filminde karşımıza çıktı. Sıradışı bir fahişeyi canlandırdığı bu filmin adına bayıldığını söyleyen Bellucci, bunu "'Ne kadar?' Bu filmin başı, 'beni seviyorsun' da sonu. Kazanan aşk. Ve aşkın gözü kör olduğu için de, paranın bir değeri yok," sözleriyle dile getiriyor. 12 Eylül 2004'te 1999'dan beri evli olduğu Vincent Cassell'le Deva adını verdikleri bir kız çocuk dünayya getiren Bellucci'nin annelikle ilgili görüşleriyse şöyle: "Bir kadın olarak kendimi daha mutlu hissediyorum. Annelik, yaşamayı çok istediğim bir deneyimdi. Hamile kalmak, doğurmak, emzirmek, bunların hepsi beni çok mutlu etti. Çekim sırasında, kızım benimle birlikte karavanımdaydı ve bu durum bana çok yardımcı oldu. Bir aşk sahnesi çekip, iki dakika sonra süt vermek, benim için çok güzel, aktrislikten kadınlığa geçişte çok sağlıklı bir durumdu. Zaten, kızımın sürekli yanımda olması, çok çalıştığımı unutmama yardımcı oluyor."

http://img80.imageshack.us/img80/8933/monicabellucigaleri12ca4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:04
MONICA BELLUCCIshowtvnet.com

Aktrisin belki de en iyi tanındığı rol, Giuseppe Tornatore’nin yönettiği “Malena” filminde, küçük bir İtalyan kasabasının altını üstüne getiren genç ve güzel dul Malena rolüdür.
Bellucci meslek hayatına Perugia Üniversitesi’nde hukuk okurken mankenlik yaparak başladı. 1990’da Dino Risi, kendisine İtalyan televizyon dizisi “Vita Coi Figli”de rol verdi ve Bellucci’nin oyunculuk kariyeri böylece başlamış oldu. Aktris, daha sonra, Francesco Laudadio’nun yönettiği ve kendisinin ilk sinema filmi olan “La Riffa”da rol aldı.
Francis Coppola, Bellucci’ye, Gary Oldman, Winona Ryder, Anthony Hopkins ve Keanu Reeves’in başrollerinde yer aldığı “Bram Stoker’s Dracula”da küçük bir rol verdi. Aktris bundan sonra pek çok Avrupa filminde başrol oynadı. Gene Hackman ve Morgan Freeman’la “Under Suspicion”da ve sansasyon yaratan Fransız filmi “Le Pacte des Loupes”da (Brotherhood of the Wolves/Kurt Kardeşliği) rol alan Bellucci, kısa süre önce de, Gaspar Noé’nin büyük yankı uyandıran “Irréversible/Dönüş Yok”uyla ve başrolünü Bruce Willis’le paylaştığı Antoine Fuqua tarafından yönetilen “Tears of the Sun”la sinemaseverlerin karşısına çıktı. Aktris, Mel Gibson’ın yönettiği “The Passion”ın çekimlerini ise henüz tamamladı.Aktris Paris ve Londra’da yaşıyor...

http://img391.imageshack.us/img391/6702/monicabellucci14ds8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:16
Tutku - Hz. İsa'nın Çilesi
Kanlı bir sevgi, umut ve inanç hikâyesi...
Ender Ayna
Mel Gibson'ın Hz. İsa'nın son 12 saatini konu alan filmi "Tutku ? Hz. İsa'nın Çilesi", bildiğiniz gibi daha senaryo aşamasında tartışılmaya başlandı. Vizyona girdikten sonra da hem Hıristiyan hem de Yahudi cemaatinin önemli kurumlarında filmle ilgili panel ve söyleşiler düzenlendi. Peki bu filmi böylesine tartışılır kılan, bir film olmaktan çıkarıp bir toplumsal fenomen haline getiren ne?
Filmin akıcılığını sağlayan acı, alabildiğine gerçekçi yansıtılan; kafanızı çevirmeye çalıştığınız anda sizi tekrar perdeye kilitleyen, hem öznesi olduğunuz, hem de nesnesi olmaktan kurtulamayacağınız utanç verici bir acı. Dolayısıyla kalbinizin kaldırabileceğine eminseniz, seyredin bu filmi.
Mel Gibson'un daha senaryo aşamasında tartışmalara yol açan filmi Tutku: Hz. İsa'nın Çilesi (The Passion of The Christ) bu ay vizyona giriyor. İsa'nın son 12 saatini anlatan film konusunun açıklanmasıyla beraber tartışmalara yol açmış; senaryosu el altından dini grupların eline geçmiş, Yahudi ve Katolik organizasyonlar tarafından eleştirilmişti. Filmin çekimleri sürerken Mel Gibson zor anlar yaşamıştı. Gibson'ın "Ben Yahudi karşıtı değilim, ayrıca Katolik öğretilerine aykırı bir şey de yapmıyorum" şeklindeki açıklamalarının ardından sonunda yönetmenden ABD Katolik Piskoposluğu Konferansı'nda özür dilenmiş, ancak filmin bitmesiyle beraber bu sefer de dağıtımcı sorunu yaşanmıştı.
Tüm bu zorluklara rağmen ABD'de gösterime giren film, ilk gün hasılatıyla (26.6 milyon dolar) tüm zamanların açılış hasılatı sıralamasında Kralın Dönüşü (34 milyon dolar) ve Star Wars: Episode 1ın (28.5 milyon dolar) ardından üçüncü sıraya yerleşti. Oysa ki tamamen Latince ve Aramice çekilen ve İngilizce altyazıyla gösterime giren filmin, üzerindeki onca spekülasyona rağmen böyle bir başarıya ulaşabileceği tahmin edilmiyordu. Ancak Gibson, çekim aşamasında yaptığı açıklamalarda Tutkuyu geniş kitlelere hitap edebilecek bir aksiyon filmi olarak tanımlayarak gişe hasılatına oynadığının sinyallerini önceden veriyordu. Mel Gibson, "Bence İsa'dan daha büyük bir kahraman öyküsü yoktur. Ve filmim tüm zamanların en büyük macera öyküsüdür. Düşünsenize, Tanrı bir insan şekline bürünüyor ve insanlar da Tanrı'yı öldürüyor. Artık bu da aksiyon değilse, hiçbir şey değildir!" diyerek hikâyedeki çatışmanın büyüklüğünün altını çiziyordu.
Epik hikâyeler anlatmaktaki ustalığını Cesur Yürek ile kanıtlayan Mel Gibson, Tutku: Hz. İsa'nın Çilesi?nde de yine kitleleri peşinden sürükleme becerisine sahip başka bir insanın hikâyesini ele alıyor. İsa'nın son yemeğinin ardından dua etmek için gittiği bahçelerde açılan film, karanlık ve puslu atmosferiyle ortaçağ resimlerini andırıyor. Filmin başından sonuna kadar süren görüntü yönetimindeki bu tutarlı ve başarılı yaklaşım, İsa'yı canlandıran Jim Caviezel'in oyunculuğuyla birleşince kolay kolay kopamayacağınız bir özdeşleşmenin içine giriyorsunuz. Onun, öleceğinin bilinciyle Tanrı?ya yakarışını, şeytana karşı direnişini ve ihanete uğradığı için hissettiği düşkırıklığını anlatan açılış sahnesi, filmin sonunu biliyor olmanın verdiği bilinçle, izleyici üzerinde film boyunca sürecek olan ilgi, acıma, korku, utanma ve bağışlama gibi duyguların ilk tohumlarını atıyor. Mel Gibson'ın yönetmenlikteki başarısı da bu noktada ortaya çıkıyor. Sonunu bile bile bu filmi izlemeye devam etmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz.
İncil'in ilgili bölümünden yapılan bir çeşit uyarlama olarak yorumlanabilecek film, bahçelerde tutuklanan İsa'nın yargılama süreciyle devam ediyor. Ancak Roma valisinin İsa'yı çarmıhtan kurtarmak için verdiği ilk ceza kitapta 've onu kırbaçlattı' olarak bir cümleyle anlatılırken, kırbaçlama filmin en etkileyici ve uzun sahnelerinden birini oluşturuyor. Filmin başından beri tokatla ve dayakla başlayan işkence, bu sahnede en dayanılmaz ve gerçekçi boyutuna ulaşıyor. Kırbaçlama sahnesinin ardından gelen dikenli tacın takılması, ve İsa'nın çarmıhıyla beraber şehrin içinde yürüdüğü sahneler giderek artan şiddeti de beraberinde getiriyor. 'Filmim hoşgörüyle ilgili' diyen Gibson, bu sahnelerdeki kan ve şiddet hatırlatıldığında ?Buna karşı iki kelimem var. Kill Bill. Bu konuda ben neden suçlanıyorum ki! diyerek kendini savunmaya çalışıyor. Sansür kurulu tarafından izleyici yaş sınırının 17 olarak belirlenmesine de İncil'in de yaş sınırı olmalı diyerek karşı çıkıyor.
'Tutku: Hz. İsa'nın Çilesi' Mel Gibson'ın sözünü ettiği gibi bizim anladığımız anlamda bir aksiyon filmi değil, filmin aksiyonu anlatıdaki olağanüstülükten kaynaklanıyor. Filmin akıcılığını sağlayan tek unsur ise acı; alabildiğine gerçekçi yansıtılan, kafanızı çevirmeye çalıştığınız anda sizi tekrar perdeye kilitleyen, hem öznesi olduğunuz hem de nesnesi olmaktan kurtulamayacağınız utanç verici bir acı. Dolayısıyla kalbinizin kaldırabileceğine eminseniz, seyredin bu filmi. Çünkü, Mel Gibson siyasi ve ideolojik tarafı bir yana, teknik açıdan kusursuz ve cesur bir film ortaya çıkarmış.
http://img307.imageshack.us/img307/9760/monicabellucci107jg5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:23
Dönüş Yok,Irréversible 29 Kasım 2002
Diyalektik bir film: Dönüş Yok
Nadir Öperli

"Geriye dönüş yoktur. Çünkü zaman her şeyi mahveder. Bazı şeyler onarılamaz. İnsan bir hayvandır ve intikam isteği, doğal bir dürtüdür. Çoğu suç cezalandırılamaz. Sevilen birini kaybetmek, insanı yıldırım çarpmış gibi mahveder. Çünkü aşk, yaşamın pınarıdır"
Bu hafta vizyona giren Dönüş Yok, uzun süreden beri, beraberinde bu kadar yoğun tartışmayla birlikte sinemalarımıza konuk olan ilk film. Öncelikle filmin tartışmaları kendine çeken, adeta polemiğe davet çıkaran bir yapısı olduğunu belirterek söze başlamak gerekiyor; ancak yalnızca bizim ülkemizde değil, dünyanın pekçok yerinde de, izleyici, filmin sıra dışı yönetmeni Gaspar Noé?nin onu çekmeye çalıştığı noktadan tartışmaya girmeye yanaşmadı. Benzeri birçok örnekte olduğu gibi, filmi bütünlüğü içinde değerlendirmeden, parçalara ayırarak ele aldı. Hal böyle olunca da film üzerine söz söyleyen, yazan pekçok kimse aynı kısır noktada kilitlenip kaldı: vahşi bir cinayet ve tecavüz sahnesi. Bu sahnelere yapışıp kalan, hatta çoğu durumda bu sahneleri görür görmez salonu terk ettiği için filmi bu sahnelerle hatırlamak zorunda kalan izleyici/eleştirmen kesiminin üretebileceği tartışmanın ekseni de artık iç bayan ?şiddeti estetize etme / meşrulaştırma? tartışmalarının çizdiği çerçevenin içine hapsolmaya mahkûm oldu. Sonuçta Dönüş Yok, hiç hak etmediği önyargılarla karşılanma tehlikesiyle birlikte vizyona giriyor. Umarım, filmi öngösterimlerde izleyen basın mensuplarının, sinema yazarlarının çabası, izleyiciyi doğru yönlendirmede, onu başyapıt düzeyindeki bu filmi kaçırmama konusunda ikna etmeye yeterli olur.
Anlatımın gücü
Filmin iki şiddet sahnesine odaklanarak çözümlenmeye çalışılmasının, bütün tartışmaların dönüp dolaşıp şiddet meşrulaştırılıyor mu / lanetleniyor mu? noktasında kilitlenmesinin doğru olmayan bir yaklaşım olduğunu ortaya koymak, peki alternatif yaklaşım ne sorusunu beraberinde getiriyor. Bu alternatif yaklaşımın odağının ne olması gerektiği, Dönüş Yokun her yerine sinmiş durumda, hatta Gaspar Noé, tartışmaların alacağı biçimi öngörmüş olacak ki, henüz filmin afişlerinde bu odak konusunda izleyiciyi bilgilendirmeye başlamış: Geriye dönüş yoktur. Çünkü zaman her şeyi mahveder. Bazı şeyler onarılamaz. İnsan bir hayvandır ve intikam isteği, doğal bir dürtüdür. Çoğu suç cezalandırılamaz. Sevilen birini kaybetmek, insanı yıldırım çarpmış gibi mahveder. Çünkü aşk, yaşamın pınarıdır. Filmin afişinde yer alan bu metni alıp her bir cümlesi üzerine yazılmış yüzlerce kitap bulabilirsiniz ve oturup her bir cümlesi üzerine saatlerce konuşabilir, yazabilirsiniz. Tartışmanıza şiddeti de dahil edebilirsiniz, ama ancak zaman, intikam, suç ve aşk kavramlarıyla ilişkilendirildiği ölçüde... Burada bir yanlış anlaşılmayı önlemek için şunu belirtmemde yarar var: Filme yönetmenin bizi çekmeye çalıştığı noktada durarak yaklaşmamız gerektiğini söylemiyorum, aksine durduğumuz bu nokta, tam da filmin (bütünü izlenmesi halinde) bizi getirdiği nokta. Noénin bizi bu noktaya bu denli başarıyla çekebilmesinde, kuşkusuz anlatım biçimiyle filmin içeriği arasında inanılmaz bir uyum yakalamış olmasının payı yadsınamaz. Filmin başlarında, görüntüleri adeta kendi iradesiyle topluyormuş izlenimi veren kamera, başdöndürücü hareketleriyle hem filmin ritmini belirliyor, hem de izleyicide hipnoz etkisi yaratarak onu filmin içine çekiyor. Öyle ki, hâlâ çektiği kokainin etkisindeyken, içi nefret ve intikam isteğiyle dolu bir halde Retrum adlı gay kulübüne giren Marcusün çevresindeki cehennemvari atmosferi algılayışıyla, aynı atmosferi izleyicinin algılayışı arasında pek bir fark olmadığını hissediyorsunuz. Filmin ilerleyen sahnelerinde, geriye yürüyen anlatımın etkisiyle sakinleşen bir kamera karşımıza çıkıyor; gerçekten Noé her bir sahnenin ruhuna uyan kamera hareketlerini ve açılarını bulmakta çok başarılı olmuş. Örneğin, malûm tecavüz sahnesinde, geçmek bilmeyen zaman, oyuncuların mükemmel performansları kadar; kameranın rahatsız edici bir açıda, müthiş bir yargılayıcılıkla konuşlandırılmış olmasının ve bir an olsun titrememesinin etkisi de gerçekten çok büyük.
Ancak, Noénin anlatımdaki başarısını yalnızca kamera kullanımıyla sınırlı görmemek gerekiyor. Daha önce Aklı Defteri?nde (Memento) karşımıza çıkan geriye doğru akan anlatım, Dönüş Yok?ta bir kez daha karşımıza çıkıyor. Akıl Defteri?nde coşkuyla karşılanan bu anlatım tekniği de, gereksiz şiddet tartışmalarının gölgesinde kaldı. Oysa Dönüş Yokun, içeriğiyle sağladığı uyum bağlamında düşünülürse, bu tekniği Akıl Defterinden daha yalın ve yerinde bir biçimde kullandığını söyleyebiliriz. Filmin dokusuna hakim olan geriye dönüş yoktur? ve ?zaman her şeyi mahveder? temalarının içi filmin bu anlatım yapısı sayesinde fazlasıyla doluyor.
Diyalektik bir anlatım
Dönüş Yok?u başyapıt olarak nitelendirmemdeki en büyük etmen, filmin anlatımına içten içe hissedilen bir diyalektiğin hakim olması. Afişinde sorduğu soruları temel alırsak, geriye dönüş yoktur / zaman her şeyi mahveder / bazı şeyler onarılamaz argümanlarının altı bir yandan sürekli olarak çizilse de, filmin geriye yürüyen anlatımı (ve muhtemelen finalinde anlatımın geriye yürümesinin kesilerek gelecekten bir sahneyle baş başa bırakılmamız) geriye dönüşün mümkün olabileceğini, bazı şeylerin onarılabileceğini ve de zamanın düşünüldüğü kadar yıkıcı olmayabileceğini vurguluyor. Benzer şekilde, intikam konusunda, Pierre karakteri sürekli Marcus?ü yatıştırmaya, onu sağduyulu davranmaya çağırırken; birden kendini kaybedip tecavüzü gerçekleştirdiğini ?sandığı? bir adamı vahşice katletmesi de, intikamın sanıldığı gibi mantık yoluyla kolaylıkla önleyemeyeceğini ifade ediyor. Bu ikili durumların filmde daha alttan işlenen bir örneği de suç ve ceza konusunda karşımıza çıkıyor: filmin başında gerçekleşen intikamla izleyici (Pierre ve Marcus gibi) suçun cezalandırıldığını sansa da, sonradan öldürülen karakterin suçu işleyen kişi olmadığını anlayınca, bir kez daha suçun cezasız kalmış olduğu gerçeğiyle yüzleştiriliyor.
Filmin işlediği temalara yaklaşımında, izleyiciyi düşünmeye zorlayan bu ikili yapı, karakterler arasındaki ilişkilerde karşımıza güç ilişkisi olarak çıkıyor. Filmi, bu güç ilişkilerini merkeze alarak bile bölümlendirmek ve bu bölümler üzerinden okumak mümkün: Örneğin, başlarda tecavüz sahnesine kadar olan bölüm Marcus ve Pierre; metroda geçen sahneler Pierre ve Alex; Alex?in evinde geçen sahneler de Alex ve Marcus arasındaki güç ilişkisinin ifadesi olarak okunabilir. Bu noktada, yazıya başlarken hiç niyetli olmadığım halde tecavüz sahnesinden bahsetmek zorundayım, çünkü tecavüz sahnesi bu güç ilişkilerinin en sert, en yoz, en dayanılmaz haline işaret ediyor: bir tarafın diğeri üzerinde zorla kurmaya çalıştığı iktidar. Ancak tarihsel bağlamı içinde değerlendirilmesi halinde anlamlı olacak bu konuyu bu yazı çerçevesinde hakkıyla ele almak gerçekten çok güç; ama öncelikle söylenmesi gereken, bu sahnenin sanıldığı gibi basit bir şiddet ifadesi olmadığı, aksine farklı katmanları olan, çok kompleks bir sahne olduğu. Öyle ki, tecavüzü gerçekleştiren Tenya karakterinin sürekli olarak Alex?in zenginliğine ve güzelliğine vurgu yapması, yukarıda bahsettiğimiz filmin geneline yayılan diyalektiğin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumda, Tenya?nın erkek olduğu için, iktidar sahibi olması gerektiği yönündeki kestirme (ve de tarihsel) kabullenişi; toplumsal koşulların ona iktidarını gösterebileceği hiçbir alan bırakmadığı bir durumda kendini tecavüz olarak göstermesi çok da anlaşılmaz bir durum değil. Bu durumun kadın ya da erkek olmakla da bir ilgisi yok, çünkü filmin başında öldürülen kişi de Marcus?ün saldırısını bertaraf edip onu yere yatırdığında düşünebildiği tek şey, Marcus?ün pantolonunu indirip ona tecavüz etmeye çalışmak olmuştu.
Dönüş Yokta korkulması gereken bir şey varsa, bu ne cinayet, ne de tecavüz sahnesi. Korkulması (ve bu korkunun verdiği gazla üzerine düşünülmesi) gereken, filmin satır aralarına yansıyan, "tecavüz toplumu" olarak adlandırabileceğimiz durumun, globalleşmenin toplumlararası ve toplum-içi gelir uçurumlarını arttıran olumsuz etkisiyle birlikte giderek yaygın bir hale geliyor oluşu. Tecavüzden sonra Marcusa intikamını alabilmesi için yardım teklif eden adamın vurgu yaptığı, "hiç başımıza gelmeyeceğini düşünürüz, ama bir gün bizi de bulur" ana fikriyle özetlenebilecek tecavüz korkusunun, bizim ülkemizde de ne kadar yaygın olduğunu düşünmek, Dönüş Yokun yazı boyunca altını çizmeye çalıştığım çok katmanlılığını anlamak açısından bize yardımcı olabilir.
Sonuç olarak, karşımızda öyle bir film var ki, yine yazılıp çizilen her şey, filmle karşılaştırıldığında gücünü yitirmeye mahkûm olacak. Sanırım, bundan sonra, sosyal bilimlerin literatürünü de kullanarak, bu yazı bağlamında işaret etmeye çalıştığım bazı noktaları açmaya çalışmak, Dönüş Yok filmini ve de izleyicinin ona verdiği tepkiyi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır...
http://img124.imageshack.us/img124/9122/monicabellucci102vl7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:25
http://img132.imageshack.us/img132/1264/05ks6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:31
http://img307.imageshack.us/img307/1124/monicabellucci15rt7.jpg (http://imageshack.us)
http://img307.imageshack.us/img307/3603/06az1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:36
Tutku - Hz. İsa'nın Çilesi
The Passion of the Christ

yönetmen:Mel Gibson
oyuncular:James Caviezel Monica Bellucci Claudia Gerini
Dram ABD 2004
http://www.thepassionofthechrist.com
Mel Gibson'un daha senaryo aşamasında tartışmalara yol açan filmi Tutku/The Passion of The Christ, İsa'nın çarmıha gerilip işkence gördüğü son 12 saati anlatıyor. Film, İsa'nın 'Son Yemek'in ardından dua etmek için gittiği 'Zeytin Bahçesi/Garden of Olives'de başlıyor. İsa'nın Şeytan'a karşı direnmesi ve onun etkisine girmemesi gerekiyor. Judas tarafından ihanete uğrayan İsa, hemen sonra tutuklanıyor ve çarmıha gerilerek ölüme mahkum ediliyor.
http://img112.imageshack.us/img112/3466/14bo8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:40
http://img176.imageshack.us/img176/2777/monicabellucci16yw3.jpg (http://imageshack.us)
http://img503.imageshack.us/img503/3898/mainnx7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:44
Monica Bellucci Sonya Gandi oluyor 31/05/2006
AA - YENİ DELHİ - Monica Bellucci, Hindistan'da iktidardaki Kongre Partisi'nin lideri Sonya Gandi'yi canlandıracak. Hintli yapımcı Sunanda Murli Manohar, Times of India gazetesine yaptığı açıklamada, Belluci'nin Cannes Film Festivali sırasında senaryoyu okuduğunu ve rolü kabul ettiğini söyledi. Manohar, Belluci'nin Gandi'yi canlandıracak olmaktan ötürü heyecanlı olduğunu belirterek, yönetmenliğini Cagmohan Mundra'nın yapacağı filmin çekimlerinin eylül ayında başlamasının beklendiğini kaydetti.

http://img383.imageshack.us/img383/8744/03ic1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:48
Monica Bellucci 5/31/2006
İtalyan oyuncu Monica Bellucci, Hindistan´da iktidardaki Kongre Partisi´nin lideri İtalyan asıllı Sonya Gandi´yi canlandıracağı bir filmde oynamayı kabul etti.
Hintli yapımcı Sunanda Murli Manohar, Times of India gazetesine yaptığı açıklamada, Belluci'nin Cannes Film Festivali sırasında senaryoyu okuduktan sonra filmde oynamaya karar verdiğini söyledi.
Manohar, Belluci'nin Sonya Gandi'yi canlandıracak olmaktan ötürü heyecanlı olduğunu belirterek, yönetmenliğini Cagmohan Mundra'nın yapacağı filmin çekimlerinin eylül ayında başlamasının beklendiğini kaydetti. Sonya Gandi, kocası eski Hindistan Başbakanı Raciv Gandi'nin 1991 yılında suikasta kurban gitmesinin ardından siyasete girmişti.
Raciv Gandi'nin ülkede en uzun süre başbakanlık görevinde bulunan annesi İndira Gandi de uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirmişti. Raciv Gandi'nin büyükbabası Cavaharlal Nehru, Hindistan'ın ilk başbakanı olmuştu.
Sonya Gandi, partisi 2004 yılındaki seçimleri kazandıktan sonra Hindu milliyetçilerin Hindistan asıllı olmayan birinin ülkeyi yönetemeyeceğini savunması üzerine başbakanlık görevini kabul etmemişti.
http://img353.imageshack.us/img353/6986/02ba6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 15:53
'Aşk doktoru' Monica Bellucci11 Ağustos 2006 Cuma
Modellikten geçiş yaptığı oyunculuk kariyerinde nefes almadan ilerleyen güzel yıldız Bellucci'nin son filminin büyük tartışma yaratması bekleniyor...
Monica Bellucci, modellikten geçiş yaptığı oyunculuk kariyerinde hiç nefes almadan başarıyla ilerliyor. İki yıl önce 'Dünyanın En Güzel Kadını' listesinde birinci sırayı alan Bellucci, son filminde felçli hastasını 'tedavi' eden bir fizyoterapist rolünde...
"Uzun süredir birlikte olduğu kişiyle evlilik hazırlığı içindeki güzeller güzeli bir fizyoterapist. Geçirdiği trafik kazası sonucu tekerlekli iskemleye mahkum olmuş genç bir adam. Hasta-doktor ilişkisi kısa sürede tutkulu bir aşka dönüşüyor. Her ikisinin de erotik düşleri sınır tanımıyor..."
Son dönem İtalyan sinemasının en güzel kadını olan Monica Bellucci, çekimleri Barcelona'da süren "Manuale d'Amore-Capitoli Successivi" (Aşk Rehberi-Sonraki Bölümler" adlı filmde felçli hastası ile tutkulu bir aşk yaşayan fizyoterapisti oynuyor.
Tempo Dergisi’nin son sayısında kapak yaptığı Bellucci’nin bu filminin büyük tartışma yaratması bekleniyor.
Bellucci filmdeki rolü için, "Evlilik, insanı çok ürküten bir seçim. Ve o dönemde farklı duygular yaşamak normal. İnsan çok karmaşık duygular içinde olabiliyor ve bazen Eros bu zor anlarda, imkansızlıklardan doğuyor" diyor...
Hukuk eğitimini yarıda bıraktı
30 Eylül 1969 doğumlu Monica Bellucci, fotomodellik ve mankenlik uğruna hukuk eğitimini yarıda bıraktı. 1990 yılında podyumdan sinemaya geçiş yapan güzel yıldız, İtalya'nın yurtdışında en çok iş yapan kadın oyuncusu. Fransız aktör Vincent Cassel ile evli olanMonica, gittiği her yere kızı Deva'yı da götürüyor...

http://img320.imageshack.us/img320/3076/galleryimages5ckfcltfcr20sanat5cddtalya20gibi20sfd cakgq9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:00
Dönüş Yok (Irreversible) www.sinemafanatik.com
Yönetmen : Gaspar Noe
Senaryo : Gaspar Noe
Görüntü Yönetmeni : Benoit Debie Gaspar Noe
Müzik : Thomas Bangalter
Yapım
2002 Fransız Yapımı
95 dakika
Türü : Dram - Gerilim
Oyuncular-Karakterler:Monica Belluci - Alex, Vincent Cassell- Marcus, Albert Dupontel- Pierre, Philippe Nahon- Philippe
Konu : Marcus ve güzel sevgilisi Alex'in mutlu bir ilişkileri vardır. Bir parti sırasında aralarında küçük bir tartışma yaşanır ve bunun sonucunda Alex sinirlenerek yalnız başına eve dönmeye karar verir.Ancak eve giderken ıssız bir tünelde tecavüze uğrar. Bunu öğrenen Marcus adeta kendini kaybeder.
Arkadaşı Pierre ile birlikte bu olayın sorumlusunu kendi yöntemleri ile cezalandırmaya karar verirler. Bu andan sonra olaylar kelimenin tam anlamıyla kontrolden çıkar.
Ödüller : Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye'ye aday oldu.
Sinemafanatik Yorum : Arjantin asıllı yönetmen Gaspar Noe'nin yönettiği Irreversible, 2002 yılının en büyük tartışma yaratan filmlerinden biri olmuş, Cannes Film Festivalinde gösterildiğinde içerdiği şiddet sahneleri yüzünden tepki çekmişti.Filmin başrolünde Fransız sinemasının ünlü ismi Vincent Cassell ve İtalyan güzel Monica Belluci var. Kokain bağımlısını oynayan Cassell ile sevgilisini oynayan Bellluci arasındaki uyum gayet başarılı. (1999'dan beri gerçek hayatta evliler.)
Irreversible, en çok tartışma yaratan 9 dakikalık tecavüz sahnesi başta olmak üzere izlenmesi birçok kişi için kolay olmayan bir film. Bunu özellikle vurgulamak gerek. Ancak filmdeki tek şiddet içeren sahne bu değil. Bir yangın söndürücünün daha önce pek görülmemiş şekilde kullanıldığı sahne de son derece vahşet dolu. Bunların üstüne bir de yönetmenin karanlık tarzı eklenince ortaya çıkan film hergün görebileceğimiz yapımlardan biri değil.
Film, Memento'dakine benzer şekilde sondan başa giderek anlatılan bir yapıya sahip. Yaklaşık 10'ar dakikalık 9 bölümden oluşuyor denebilir. Bunun yanında özellikle ilk 20 dakikadaki kamera kullanımı, el kamerası çekimlerinden hoşlanmayanları çok rahatsız edebilir. Çünkü bir saniye bile durmadan sürekli hareket eden, sallanan, dönen bir kamera göreceksiniz.
Çoğumuz kendi gözümüzle şahit olmasak da filmde yaşanan olayların çoğu gerçek hayatta da varolan şeyler. Sinemanın sadece bir eğlence aracı olmadığını kabul edenler için, bu tür filmlerin de yeri var. Irreversible da bu türün en sert örneklerinden biri.

http://img320.imageshack.us/img320/9650/galleryimages5ckfcltfcr20sanat5cddtalya20gibi20sfd cakto7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:06
Monica Belluci 2006'ya damgasını vuracakAşiret Kızı Monica
Çiğdem KÖMÜRCÜOĞLU

İtalyanların büyüleyici ve yetenekli yıldızı Monica Belluci de, bizim Hülya Avşar'ımız gibi aşiret kızı. Babası Belucistan'ın Belluci Aşireti'nden. 2006'da altı filmle dünya sinemalarına gelmesi beklenen Belluci'yi, 9 Aralık'ta, 'Çılgın Kardeşler' filminde bakire kanı içen bir cadı olarak izleyeceğiz. Terazi kadınlarının dünyanın en güzel kadınları olduğunu söylerler. Bunun en iyi örneklerinden biri İtalyanların dünya sinemasına armağanı Monica Bellucci... İtalya, Fransa, Hollywood’da birbiri peşi sıra film çeken Bellucci hiç kuşkusuz 2006’ya dünya sinemasının en parlak yıldızlarından biri olarak giriyor.
9 Aralık’ta sinemalarımızda “Çılgın Kardeşler” adıyla gösterime girecek, ünlü masalcı Grimm Kardeşleri konu alan fantastik filmde, 500 yaşında, sonsuz güzelliğin peşinde koşan cadı, Aynaların Kraliçesi’ni oynuyor. Sonsuza dek yaşayacak ancak ebedi yaşamı elde ederken ebedi güzelliği istemeyi unuttuğu için gün be gün yaşlanıyor ve çirkinleşiyor. Genç kalabilmek için bakirelerin kanını içiyor. Bellucci, Pamuk Prensesin, “Ayna Ayna, söyle bana benden güzeli var mı” diye soran üvey annesine benzeyen bu karakteri, “yalnız kötü değil, üzücü kaderi olan biri” diye niteliyor. “Hepimiz gibi. İmajın kendini beğenmişliğin kurbanı. Bence pek çok kadın, sonsuz gençlik ve güzellik büyüsü yapmaya hazırdır. İmaj bozulduğu zaman kişi de yok oluyor. Biz oyuncular bunun ilk kurbanları oluyoruz. Grimm masallarının en güzel tarafı da bu, hayal gücünü kullanarak, gerçeği çok daha iyi yansıtıyorlar” diyor.
“Dönüş Yok”
2006’de Bellucci’yi altı filmde izleme olanağı bulacağız. Güzel bir vampirellayı oynadığı “Şeytan” tamamlandı. Gizemli Zaman Kraliçesi’ni canlandırdığı “Pers Prensi: İki Taht” ile halktan gelen ve evlilik yoluyla barones olan çekici bir kadını oynadığı “N-Napoleon” post prodüksiyon aşamasında. Jean Christophe Grange’ın romanından uyarlanan “Taş Meclisi” aralık ayında tamamlanacak. Bellucci’nin Fransız bilim kadınını oynadığı filmin Kazakistan’da çekilen kısmı bitti, halen Paris’teki çekimler sürüyor. “Taş Meclisi’nin ardından da iki Amerikan yapımı gelecek: Clive Owen ve Paul Giamatti’yle oynayacağı “Shoot Em Up” ile Joel Schumacher’ın yöneteceği “Centricity”.
Giuseppe Tornatore’nin 2000 yapımı “Malena”sında, sadece filmdeki 13, 14 yaşlarındaki yeni yetmenin değil, tüm sinemaseverlerin soluğunu kesti güzelliğiyle Monica Bellucci. “Malena” aday olduğu ne Oscar, ne Altın Küre, ne de Altın Ayı ödüllerini alamadı ama güzelliğinin yanı sıra oyunculuğuyla da göz dolduran Bellucci’yi uluslararası alanda üne kavuşturdu. 1992 yılında Coppola’nın “Dracula” filmiyle araladığı Hollywood kapılarını ardına kadar açtı. Ama güçlü oyunculuk yeteneğini ön plana esas, bir yeraltı geçidinde tecavüze uğrayan genç bir kadını oynadığı Arjantin doğumlu Gaspar Noe’nin son derece rahatsız edici 2002 yapımı Irreversible/Dönüş Yok filmi çıkarttı. Monica öylesine başarılı, film öylesine rahatsız ediciydi ki Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmin gösterimi sırasında bayılanlar, kusanlar oldu, bir hayli davetli salonu terk etti. Sinemaya atıldığı ilk yıllarda bazı İtalyan sinema eleştirmenlerinin “rol yapmak için fazla güzel” yorumundan rahatsız olan ve dört yıldır Fransa da yaşamasını “Kendimi İtalya’da memeleri süt dolu olan ama sağılamayan bir inek gibi hissediyordum” diyerek biraz da buna bağlayan Monica’nın artık güzelliğinden rahatsız olması için neden kalmadı.
Aranan Top Model
İtalya’nın Umbria bölgesindeki Citta di Castello’nun bir köyünde doğan Monica’nın soyadı Bellucci, İran’ın güneydoğusundaki Belucistan’dan geliyor. International Movie Data Base’de verilen bilgiye göre babası oralı, orada çok ünlü Bellucci aşiretinden. Yani bizim Hülya Avşar gibi, bir bakıma aşiret kızı İtalyan güzeli Monica Bellucci de.
Liseyi bitirdikten sonra Perugia Üniversitesinde hukuk okurken, masraflarını çıkarmak için modellik ve fotomodellik yapıyor. Mankenlik giderek esas mesleği oluyor. İtalya’nın moda merkezi Milano’ya yerleşip Elite Model Ajansı’yla çalışmaya başlıyor. 1988‘de Fransız Elle dergisine birkaç kez kapak oluyor. Revlon’un reklam kampanyasında görev alıyor. 1990’da televizyon filmi Vita con Figli (Çocuklarla Yaşam) ile oyunculuğa başlamadan önce Avrupa’nın en ünlü top modellerinden biri sayılıyor. Oynadığı ilk Amerikan yapımı film Francis Ford Coppola’nın Dracula’sı. 1996’da Fransız yapımı L’Appartment filmiyle adını duyururken, “en iyi umut veren kadın oyuncu” dalında Fransızların Oscar’ı olarak nitelendirilen Cesar ödülünü alıyor. Film İngilizlerin Bafta ödülünü de alıyor..
En güzel anne
Ünlü Fransız oyuncu Jean Pierre Cassel’in oyuncu oğlu Vincent Cassel’la 1999’da evlenen Bellucci’nin geçen yıl doğan kızının adı Deva. Ana dili İtalyanca’nın dışında son derece akıcı Fransızca, İngilizce ve Farsça konuşuyor. Güzelliğinin ve yeteneğinin yanı sıra bu da onun dünyanın her yanında aranan bir oyuncu yapıyor. Ama Matrixc Revolutions gibi büyük bütçeli bir filmde rol alsa da, Hollywood onun yeteneğini henüz tam olarak değerlendirmeyi başaramadı.
Çeşitli kuruluşlar tarafından dünyanın en güzel kadını, en seksi kadını, en çok arzulanan kadını seçilen Monica Bellucci, “Vücudum benim için çok önemli. Yüzüm, kollarım, bacaklarım, ellerim, gözlerim, sahip olduğum her şeyi kullanıyorum” diye konuşuyor.
Her ne kadar Çılgın Kardeşler filminin yönetmeni Terry Gilliam ona “Son Diva” dese de “Bence artık divalar yok, hepsi öldü” diyen Monica Bellucci kendisini hâlâ öğrenmesi gereken çok şey olan bir oyuncu olarak niteliyor. Ama en çok sevdiği şey annelik.
Monica Bellucci/ Kimdir
30 Eylül 1969 doğumlu Hukuk okudu, modellikte karar kırdı
Avrupa’nın aranan top modellerinden oldu
1990’da televizyon filmiyle oyunculuğa başladı
1992’de Dracula filmiyle Hollywood’a açıldı
Malena filmi onu uluslararası ünlü yıldız yaptı

http://img338.imageshack.us/img338/9236/galleryimages5ckfcltfcr20sanat5cddtalya20gibi20sfd caklt5.jpg (http://imageshack.us)



---

aşk_bu
04-09-06, 16:08
http://img164.imageshack.us/img164/3913/07lh4.jpg (http://imageshack.us)
http://img164.imageshack.us/img164/5125/galleryimages5ckfcltfcr20sanat5cddtalya20gibi20sfd cakqi2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:18
matrix revolutıonssineport.com
Konu : Başlangıcı olan her şeyin bir sonu vardır...
“Matrix” üçlemesinin “Ölüm”ü konu alan bu üçüncü ve son bölümünde; Neo, Trinity ve Morpheus savaşçı takımlarıyla insan soyunu Matrix’de tutsak eden sentinel ordularına karşı mücadelelerine devam ediyor.
Artık sahip olduğu gücü kendinden emin bir şekilde sergileyen Neo, insanüstü özelliklerle donatılmış olduğunun ve iletişime geçtiği her şeyin şifresini çözebilen üstün yeteneğinin farkına varıyor.
Bununla birlikte hayatta kalmaya çalışan insanoğlu, tüm insanlığın geleceği için birer birer Matrix’e karşı gelmeye başlıyor. Başkaldıranların sayısı arttıkça makinalar dünyada son kalan gerçek şehir olarak kabul edilen, insanlığın direniş merkezi Zion’a saldırıyor.
Yönetmen : Andy & Larry Wachowski
Oyuncular :Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss, Hugo Weaving, Jada Pinkett Smith, Mary Alice, Lambert Wilson, Monica Bellucci
Süre : 129 dk.
Matrix Reloaded
Konu : Matrix Reloaded, ilk filmin bittiği yerde başlar.
Makineler son derece önemli bir bilgi edinmişler ve insanların özgürce yaşayabildikleri tek ve son şehir olan Zion'un yerini öğrenmişlerdir. Dünyanın merkezine yakın bir yerde bulunan bu şehri tamamıyle ortadan kaldırmak için buraya binlerce sentinel (ilk filmde gördüğümüz ahtapota benzer yaratıklar) göndermeye karar verirler. Neo ve arkadaşları için bunu engellemenin tek bir yolu vardır: Makinelerin dünyasının tüm sırlarını bilen "Keymaker" ismindeki kişiyi bulmak. Fakat bu kişi, İkizler adı verilen ikili tarafından büyük güvenlik altında gözetim altında tutulmaktadır. İkizler'in en büyük özellikleri, son derece ustalıkla kullandıkları bıçaklarıdır. Ayrıca hayalet gibi yokolup tekrar ortaya çıkabilme özelliğine sahiptirler. Bu arada iki yeni karakter ile tanışırız. Will Smith'in eşi olan Jada Pinket Smith'in oynadığı Niobe, Morpheus'un eski sevgilisidir. Monica Belluci'nin oynadığı Persephone karakteri ise Neo'yu baştan çıkarmaya çalışan bir kadındır. Ayrıca Matrix'in inanılmaz büyük boyutlarda olduğunu ve New York şehrinin yaklaşık 10 katı kadar olduğunu görürüz. Bu arada Ajan Smith kendisini bir virüs gibi klonlamanın yöntemini geliştirmiştir.
Filmde Neo'nun tam 100 tane Ajan Smith ile aynı anda dövüştüğü sahneyi izleyeceğiz.
Yönetmen : Andy & Larry Wachowski
Oyuncular : Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss, Hugo Weaving, Matt McColm, Jada Pinkett Smith, Monica Bellucci, Lambert Wilson
http://img303.imageshack.us/img303/732/galleryimages5ckfcltfcr20sanat5cddtalya20gibi20sfd cakte4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:25
Asteriks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra
Asterix & Obelix: Mission Cléopâtre

Güzeller güzeli Kleopatra ile kibirli Sezar, Mısır halkının büyüklüğü konusunda aynı düşünceleri paylaşmamaktadırlar. Kleopatra, Mısır halkının da Romalılar kadar önemli bir medeniyet olduğunda ısrar etse de, Sezar güzel kadının söylediklerine gülüp üzüm yemeye devam etmektedir. En sonunda bir iddiaya girerler!
Canını dişine takarak binalar dikmeyi, piramitler yapmayı görev bilmiş Mısır halkı üç ay içinde Sezar'ın ağzına layık bir saray yapacaktır. Kleopatra bunu yaptırmayı başarırsa, Sezar'da halkın önünde Mısırlıların ne büyük insanlar olduğunu açıklayacaktır.
Kleopatra'nın hırsı ve işbilir mimarların mühendislerin çabalarının bile bir ayda saray yapmaya yetmeyeceği anlaşılınca, uzakta bir köyde yaşayan Asterix, Oburix ve köyün büyücüsü Büyüfiks imdatlarına yetişir. Tabii bir de yeri geldiğinde, görevi sırtlanan minik köpek idefiks'i unutmamak lazım.
http://img511.imageshack.us/img511/9710/monicabellucci104px5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:30
http://img444.imageshack.us/img444/5950/monicabellucci08wr6.jpg (http://imageshack.us)
http://img347.imageshack.us/img347/2301/galleryimages5ckfcltfcr20sanat5cddtalya20gibi20sfd cakmk6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:33
http://img426.imageshack.us/img426/6881/monicabellucci11lq0.jpg (http://imageshack.us)
http://img352.imageshack.us/img352/8872/monicabellucci02lv4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:36
http://img352.imageshack.us/img352/6500/13id6.jpg (http://imageshack.us)
http://img445.imageshack.us/img445/8056/monicabelluci22hj9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:38
http://img352.imageshack.us/img352/2148/monicabelluci07jv3.jpg (http://imageshack.us)
http://img352.imageshack.us/img352/1381/monicabelluci16lm5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
04-09-06, 16:40
http://img352.imageshack.us/img352/4521/01qi1.jpg (http://imageshack.us)
http://img352.imageshack.us/img352/4738/11aq0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 15:40
http://img314.imageshack.us/img314/940/012001ti6.jpg (http://imageshack.us)
http://img456.imageshack.us/img456/2412/052001mr6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 15:49
monica bellucci hakkında ekşi sözlükte yazılanlar:
-doberman da da dobermanın sağır, dilsiz ,afet sevgilisini oynamıştı. düzeltiyorum sağır dilsiz sevgilisini oynamıştı.afet kısmı için rol yapmasına gerek kalmıyor.hatta dobermannı izlerken evde italyan misafir arkadaşın biri o ara bu italyadaki en seksi hatun diyerekte atlamış italyan erkeği tarafından da bizzat o an onanmıştı.benimde monica bellucciden yana tandansım var...
-monica belluci italya'nın en seksi kadınlarından biridir.bir pazar sabahı uyandım ve televizyonda monica belluci ve anna falchi'nin beraber bir filmi oynuyordu.uyanıp uyanmadığımdan emin olmak zorunda kaldım...
-hollywooda yüzvermemiş ablalarımızdan ve de evet vincent casselın karısı...
-filmlerde çok fazla konuşmasına gerek olmayan, mümkünse sadece yürüdüğü sahnelerin çekilmesi mubah olan kadın.eskiden model olması nedeniyle "bundan oyuncu çıkmaz" diyenleri her şekilde (kimini oyunculuğu ile, kimisinin ağzını açık bıraktırarak) susturmuş afet.
-kendisi matrix 2 de arz ı endam edecekmiş*..
-irreversibleda resmen elimize vermis olan bayan. kendisi matrixlerde persephoneyi canlandiracak yakinlarda.
-yanılmıyorsam 1998 yılında pirelli takviminde yer almış muhteşem kadın.
-malena filminde seyircinin azini acik birakma gorevini ba$ariyla yerine getirmiştir kendisi.
-1996dan beri castel diye bi adamla evli ve parisde yasıyor
-hukuk fakültesinde okurken mankenlige baslayınca okulu bırakmıs*
-şu anki kocasıyla üç dört filmde beraber oynamış ayrılmaz ikili olmuşlardır. sinema aleminin gıptayla baktığı bu çiftin dişi kısmını bu hanım kardeşimiz oluşturmaktadır.
-1968'de italya'da perguia'nın bir köyünde doğmuş. perugia üniversitesinde okurken para kazanmak amacıyla modellik yapmaya başlamış. 1988'de milano'ya taşınmış ve elite model ajansı ile çalışmaya başlamış. bir çok defileye katılmış ve önemli dergilere poz vermiş. sunların arasında pirrelli takvimi de var. 1990'da ilk kez televizyonda görülmüş. 1992'de amerikan filmi bram stoker's dracula'da oynamış . 1996 fransız macera filmi, appartement,da oynayarak büyük başarı kazanmış, tanınmış. önemli filmleri; malena (2000), under suspicion (2000) ve pacte des loups, le (2001).
-yürüyüşü arkadan izlenesi hatun.. fransızca aksanının çok komik olması şirinlik katsa da bu kadına, mümkün mertebe poz versin ama oynamasın lütfen
-bu sene yılın kadını seçilen muhteşem italyan aktrist..
-bir cesit anti medusa. ona baktiginiz zaman gozleriniz kaliyor onda. muhtesem bir varlik, tanrinin dunyaya bir hediyesi. fransiz aksani, anadili olan italyancayla cakisinca bir hos olan varlik. her daim guzel kalacak bir insan. italyan kadinlarinin gurur abidesi.
-kadının çok güzel olması ötesinde insanı ona saygı duymak zorunda hissettiren bir tipi var. anlatması çok zor.
gelcek kuşaklar bu kadını mitolojik bir varlık olarak hatırlayacaklar.
-henüz vizyona girmemiş the matrix revolutions ve the matrix reloaded de oynayan kıskanılası kadın.
-matrix serilerinden sadece the matrix reloadedda oynamasi kesin kadin. oynayacagi rol de persephone..
-ocak 2003 max dergisinin kapak kizi ve 2003 takvimi guzeli. oysa ayni pozlardan 1999 senesinde italyan max dergisi takvim yapmis. biz turk hayranlarina kismet bu seneymis. velhasil 2003 senesinin guzel gececeginin garantisi olan kadin.
-asterix ve obelix mission filmindeki ve netteki pozlariyla seksiligini ve curetkarligini gosteren afet.

http://img373.imageshack.us/img373/9519/cannes11ac8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 15:55
cannes film festivalinde:

http://img324.imageshack.us/img324/743/cannes1oq0.jpg (http://imageshack.us)
http://img96.imageshack.us/img96/1256/cannes6ii3.jpg (http://imageshack.us)
http://img339.imageshack.us/img339/1543/cannes2ro1.jpg (http://imageshack.us)http://img339.imageshack.us/img339/2461/cannes7iz9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 15:57
http://img324.imageshack.us/img324/3079/manualedamoreonset10august06013xz5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 15:59
http://img351.imageshack.us/img351/4842/manualedamoreonset10august06010oq4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 16:02
http://img478.imageshack.us/img478/6640/manualedamoreonset10august06003gj8.jpg (http://imageshack.us)
http://img478.imageshack.us/img478/9569/manualedamoreonset10august06014vr1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 16:08
http://img351.imageshack.us/img351/738/2gm3.jpg (http://imageshack.us)
http://img380.imageshack.us/img380/1106/4zo0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 16:12
http://img443.imageshack.us/img443/4028/6zi6.jpg (http://imageshack.us)
http://img443.imageshack.us/img443/3793/10uu6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 16:14
Monica rolü Sophie'den kaptıSinema.com
Jean Cristophe Grangé'nin fantastik romanı 'Taş Meclis'in beyazperde uyarlamasında başrol için ismi geçen Sophie Marceau'nun yerini Monica Bellucci aldı. Senaryosunu "Kurtlar İmparatorluğu"nun da senaristi olan Stephane Cabel'in yazdığı filmin yönetmeni Guillaume Nicloux.
Daha önce "Kızıl Nehirler" ve "Kurtlar İmparatorluğu" adlı kitapları sinemaya uyarlanan ünlü Fransız polisiye yazarı Jean Cristophe Grangé'nin bir kitabı daha sinemaya uyarlanıyor.
Grangé'nin fantastik romanı 'Taş Meclis'in beyazperde uyarlamasının kadın oyuncu kadrosunda ise uzun süredir önemli bir rekabet yaşanıyordu. Sonunda başrol için ismi geçen Sophie Marceau'nun yerini Monica Bellucci aldı. Senaryosunu "Kurtlar İmparatorluğu"nun da senaristi olan Stephane Cabel'in yazdığı filmin yönetmeni Guillaume Nicloux. 'Taş Meclis' dev bütçeli bir sinema uyarlaması olacak. .
http://img443.imageshack.us/img443/6743/11kx8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 16:18
Russell, Heath, Sienna, Monica ve diğerleriSinema.com 05 Eylül 2006
Venedik geçen hafta dünyanın ünlüsü ve festival sarayının çatısındaki keskin nişancılar eşliğinde açıldı. Malumunuz Irak politikaları nedeniyle teröre karşı sıkı önlemler alan İtalyanlar, festival merkezinde polis ve jandarma kontrolünden kuş uçurtmadıklarından günde 15 kez çantamızı kontrol ettirmek durumundayız. Hollywood'un ünlüleri bu durumdan şikayetçi değiller elbet.
Esin Küçüktepepınar Venedik'ten bildiriyor...
Mesela gelecek hafta vizyonumuza girecek "Cinderella Man" için Venedike gelen Russel Crowe, filmdeki boksor gibi her seye karşı mücadele edeceğini söyleyerek eğleniyor. Üç filmle birden boy gösteren Heath Ledger ise heyecanlı Hollywoodun bebeği olmaktan bıktığım için mevcut kariyerimi gömdüm, yeniden doğuyorum diyor. Gerçi eşcinsel kovboyların aşkını anlatan ?Brodbeck Mountain? sansasyon yaratsa da bütün olarak Ledger?in kariyerini yükseltecek gibi görünmüyor. Sessiz ve hafif kanadı kırık görünen, lakin iddialı konuşmaktan da çekinmeyen Sienna Miller ile boygösterdiği Casanova2 da baştacı edilmezken Terry Gilliam ustanın Grim Biraderlerin de eğlenceli bir performas çıkarmış hani. Aynı filmdeki Monica Bellucci sinema beni sevdi, ben de onu derken biraz daha uzun roller beklediğini saklamiyor. Yine yarışmadaki Proof filminin başrol aktörleri genç ve yakışıklı Jake Gyllenhaal ve usta aktör Anthony Hopkins basın toplantısında matematik ve delilik konularına daldılar. Lakin filmde bir matematik dehasını canlandıran ve de saat hesabını yapamayıp uçağı kaçırdığı için toplantıya yetişemeyen Gwyneth Paltrow önce telefonla bize sesini duyurdu, saatler sonra da arzı endam eyledi. Kısaca Venedik Film festivalinin yarısı bitti bile ancak şöyle başımızı döndüren bir filmle karşılaşamadık ne yazık.
http://img452.imageshack.us/img452/4309/15qm0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 16:22
http://img341.imageshack.us/img341/6747/8kz3.jpg (http://imageshack.us)
http://img341.imageshack.us/img341/3372/14ze2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
05-09-06, 16:24
http://img341.imageshack.us/img341/830/9fn0.jpg (http://imageshack.us)
http://img341.imageshack.us/img341/3011/1ow8.jpg (http://imageshack.us)

sweetjulia
05-09-06, 21:03
http://img432.imageshack.us/img432/2253/monicabellucci40klik01cf0.jpg

sweetjulia
05-09-06, 21:04
http://img442.imageshack.us/img442/4452/monicabellucci40klik04tr1.jpg

sweetjulia
05-09-06, 21:07
http://img505.imageshack.us/img505/4183/lappartementdvd437bs8.jpg

http://img432.imageshack.us/img432/744/normalundersuspiciondvd525tf7.jpg

sweetjulia
05-09-06, 21:10
http://img432.imageshack.us/img432/9154/cannesreloadedphotocall029if2.jpg

http://img439.imageshack.us/img439/9205/cannesirreversiblephotocall054ot2.jpg

sweetjulia
05-09-06, 21:13
http://img432.imageshack.us/img432/1679/marieantoinettepremiere014ny5.jpg

http://img516.imageshack.us/img516/3969/marieantoinettepremiere057ru1.jpg

sweetjulia
05-09-06, 21:15
http://img516.imageshack.us/img516/9215/undersuspiciondvd030zi7.jpg

http://img516.imageshack.us/img516/5297/undersuspiciondvd455qm3.jpg

narcissa
05-09-06, 21:20
ilk defa yaşını gösteren bir bayan rastladım ama 36 yaşında olmanın yakıştığı bayanlardan... çok güzel yaşının olgunluğunu taşıyan bir kadın beğenirim kendilerini

aşk_bu
06-09-06, 18:14
http://img377.imageshack.us/img377/1786/monica2vf1.jpg (http://imageshack.us)
http://img324.imageshack.us/img324/1223/monicabe8uv8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:18
Güneşin Gözyaşları / Tears Of The Sun

Yönetmen Antoine Fuqua
Tür Macera / Aksiyon
Oyuncular Bruce Wills, Monica Belluci
Süre 116 Dk.
Yapım Yılı 2003

Filmin Konusu: Görevine bağlı usta deniz komandosu Teğmen A.K. Waters (Bruce Willis), bir misyoner kampını yöneten Dr. Lena Hendricks’i (Monica Bellucci) kurtarması için savaşlarla sarsılan Afrika’nın ortasına, tehlikeli bir göreve gönderilir. Güzel doktor, gözetimindeki mültecileri terk etmeyi reddedince Teğmen Waters, üstlerinin emirlerini dinlemek ile vicdanının sesini dinlemek arasında seçim yapmak durumunda kalır. Birlikte ölümcül yağmur ormanında yaya olarak tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar, bu arada onları izleyen isyancı bir milis grubunun tek amacı vardır: Teğmen Waters’ı ve onun gözetimindeki mültecileri katletmek.
"DIE HARD’DAN BU YANA BRUCE WILLIS’İN EN İYİ AKSİYON FİLMİ " -Tony Toscano, TALKING PICTURES
Tears Of The Sun, Black Hawk Down’dan beri çekilen en iyi askeri gerilim filmi. Bu film sizi sürüklüyor vebir an bile bırakmıyor.” Richard Horrmann, Parade Magazine Radio

http://img168.imageshack.us/img168/424/monica12fr4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:26
Tutku" ABD vizyonunu sarstı Sinema.com

Mel Gibson'un daha senaryo aşamasında tartışmalara yol açan filmi Tutku/Passion vizyona girdiği ilk gün tam 26.6 milyon dolar hasılat yaparak yeni bir rekora imza attı. İsa'nın ölmeden önceki son saatlerini anlatan film, seyirciden büyük ilgi görürken film eleştirmenlerini ikiye böldü.
İsa'nın çarmıha gerilip işkence gördüğü son saatlerini kanlı bir şekilde anlatan Tutku/Passion vizyona girdiği ABD sinemalarında büyük ilgi görüyor. Genç aktör Jim Caviezel 'in İsa'yı canlandırdığı filmde ayrıca Monica Belluci de rol alıyor. Ünlü aktör ve yönetmen Mel Gibson'ın yönettiği film, vizyona girdiği ilk gün tam 26.6 milyon dolar hasılat yaparak yeni bir rekora imza attı. Tamamiyle Latince ve Aramaik dilinde çekilen ve İngilizce altyazıyla vizyona giren Tutku'nun bu gişe başarısı, sinema endüstrisinden kişilerin yaptığı tahminleri de altüst etti. Film, tüm zamanların açılış hasılatında Kralın Dönüşü (34 milyon dolar) ve Star Wars: Episode 1'ın (28.5 milyon dolar) ardından üçüncü sıraya yerleşti. Şimdi beklentiler Tutku'nun ilk beş günde 100 milyon doları aşacağı şeklinde. Gibson projesine yapımcı bulamadığı için kendi parasını da ortaya koymuş ve filmi 20 milyon dolara maletmişti.
Daha senaryo aşamasında tepkiler alan ve bir yıldır tartışmalara yol açan proje, özellikle anti-semitizm yaptığı gerekçesiyle Yahudi cemaatlerinden büyük tepki almıştı. Ancak Mel Gibson sürekli bu iddiaları yalanlamış ve sadece olanları anlattığını söyleyerek kendini savunmuştu.
Dün gece bir Amerikan televizyon kanalındaki bir programa konuk olan Avustralyalı Gibson, filminin vizyona girmeden önce tepki toplayacağını tahmin ettiğini ama bu denli bir savaş açılacağını hiç düşünmediğini söyledi ve "Tabii ki bir kaç kişinin sinirine dokunacaksınız, bu artık kaçınılmazdı" dedi.
"Bu geçen bir yılda çok gereksiz yazılar yayınlandı, tehdit telefonları geldi. Filmimin Yahudi karşıtı olduğu suçlamarı doğru değil. İşte film de aslında bununla ilgili yani hoşgörüyle" diyen Mel Gibson, filminin çok kan ve vahşet içerdiği sorusuna ise "Buna karşı iki kelimem var. kill Bill. Bu konuda ben neden suçlanıyorum ki!" dedi.
Mel Gibson, filminin aşırı şiddet içermesi nedeniyle sansür tarafından izleyici yaş sınırının yükseltilmesiyle ilgili de "Bence İncil'de yaş sınırlaması olmalı o zaman" dedi.
Film, seyirciden büyük ilgi görürken film eleştirmenlerini ikiye böldü. Genelde filmin güçlü bir yapıt olduğu görüşü hakimse de bazı sinema yazarları filmde tarihi ve şekilsel hatalar olduğunu iddia ettiler ve fazla şiddet dolu buldular.

http://img502.imageshack.us/img502/6616/monicabe10wa8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:30
http://img115.imageshack.us/img115/6479/monicabe17to0.jpg (http://imageshack.us)
http://img82.imageshack.us/img82/3295/20wr3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:35
http://img187.imageshack.us/img187/2595/15ei4.jpg (http://imageshack.us)
http://img232.imageshack.us/img232/220/45oy7.jpg (http://imageshack.us)
http://img232.imageshack.us/img232/7677/monicabe16jc6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:41
Beni ne kadar seviyorsun Monica! 16.05.2006
Güzel İtalyan aktrist Monica Bellucci, Bertrand Blier imzalı 'Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun?'la sinemalara konuk oluyor.
1992 yılından beri dilden dile anlatılır durur. O tarihte Francis Ford Coppola'nın 'Dracula'sı vizyona girince şöyle en gerilimlisinden bir korku filmi izlemek isteyen izleyiciler sinema salonlarını doldurur. Ancak dikkatli gözlere sahip erkek izleyiciler filmden hiç gerilmezler çünkü dikkatleri filme değil filmdeki yeni bir yüze takılmıştır. Çıkışta birbirlerinin kulaklarına fısıldarlar 'Dracula'nın gelinine dikkat ettin mi?' diye... Dracula'nın sevgili gelini, 2001'de bu sefer başrol oynadığı bir filmle, 'Malena'yla izleyicilerin karşısına çıktığında artık birçok erkek izleyici rüyalarının kadın oyuncusunu bulmuştur: Monica Bellucci.
'Dönüş Yok'la parladı
Bellucci'nin oyunculuk geçmişi bizim onunla tanışmamıza vesile olan 'Malena'dan epey gerilere gidiyor. 1964 yılında küçük bir İtalyan kasabasında doğan oyuncu, üniversitede hukuk eğitimi görürken masraflarını karşılamak amacıyla mankenlik yapar. Kısa sürede önemli bir kariyer elde eder ve Milano, New York, Paris arasında mekik dokumaya başlar. Ama gözü podyumlarda değil kamera önündedir. Oyunculuk eğitimine girişir. 1990'dan itibaren önce İtalyan TV dizilerinde sonra da filmlerinde rol alır. 'Dracula'daki kısa rolü İtalya'daki kariyerinin de önünü açar. Fransız oyuncu Vincent Cassel'le evlenmesiyle Fransız sinemasında da boy göstermeye başlar. İrili ufaklı birçok filmin ardından 'Malena' ile adını dünyaya duyurur ama tüm spotları ona çevirecek filmde henüz oynamamıştır: 'Dönüş Yok'.
2002 tarihli Gaspar Noe imzalı bu filmde Bellucci, tecavüze uğrayan bir kadını canlandırır. Hem tecavüz hem de yangın tüpüyle kafa ezme gibi görüntüler nedeniyle kimi izleyici ve eleştirmenler filmden nefret eder, kimi eleştirmenler de filmi göklere çıkarır. Sinirleri geren bu film güzel oyuncuyu dünya çapında bir star mertebesine yükseltir. Artık bilumum magazin dergisinin 'dünyanın en çok arzulanan kadını', 'dünyanın en seksi adını' gibisinden listelerinin en başında boy gösterir. 'Dönüş Yok'tan sonra 'Asterix-Oburiks: Görevimiz Kleopatra'nın Kleopatra'sı, 'Matrix Revolutions' ve 'Matrix Reloaded'ın Persephone'si, 'Güneşin Gözyaşları'nın Dr. Lena Henderciks'i, 'Beni Unutma'nın Alessia'sı, 'Tutku'nun Maria Magdelena'sı ve 'Çılgın Kardeşler'in 'Kraliçe Mirror'u olur.
Artık öylesine erotizm simgesi olmuştur ki, 'Tutku'yu izlerken bile bazı seyirciler onun gözlerine ve fiziğine kilitlenir filmin konusunu unutup. Aslında benzer konumda olan kadın oyuncuların aksine bu durumdan rahatsız değildir: "Bedenim benim için çok önemli... Yüzüm, kollarım, bacaklarım, gözlerim, her şey. Sahip olduğum her şeyi kullanıyorum."
Artık 42 yaşında olsa da beyazperdedeki baştan çıkarıcılığı epey bir süre daha devam edeceğe benzeyen Monica Bellucci, şu sıralar Fransız usta Bertrand Blier'in yönettiği 'Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun?'la sinemalara konuk oluyor. Filmde Bernard Campan ve Gerard Depardieu'yla başrolü paylaşan Bellucci, Pigalle'in gece kulüplerinde çalışan Daniela adında güzel bir fahişeyi canlandırıyor. Lotodan büyük ikramiye kazanan bir adam, randevuevinde görüp vurulduğu Daniela'dan, aylığı 100 bin avroya karısı olmasını ister. Ancak Daniela ev hayatına alışabilecek midir? İzleyenlerin tavsiyesidir: "Kalplere dikkat!" (Radikal)

http://img47.imageshack.us/img47/1175/monica4zb3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:46
Asterix & Obelix: Kleopatra Görevi(Asterix & Obelix: Mission Cléopatre)
Yönetmen : Alain Chabat
Senaryo : Alain Chabat
Görüntü Yönetmeni : Laurent Dailland
Müzik : Philippe Chany
Yapım : 2002 Fransa- Almanya Yapımı
107 dakika
Türü : Komedi - Fantezi
Oyuncular-Karakterler: Gerard Depardieu Obelix, Christian Clavier Asterix,Jamel Debbouze Numérobis, Monica Belluci Kleopatra
Konu : Mısır'ın güzel kraliçesi Kleopatra, Roma imparatoru ile bir iddiaya girer. İddiaya göre 3 ay içinde çölün ortasında son derece görkemli bir kale inşa edilecektir. Diğer mimarlar görev için yeterli bulunmayınca bu zor görev Temelius'a verilir. Eğer imkansız gibi gözüken bu kaleyi yapmayı başaramazsa timsahlara yem olacaktır. Tam herkesi umutsuzluk dalgaları sarmaya başladığında imdatlarına Asteriks, Oburiks ve büyülü iksirin koruyucu Büyüfikx yetişir ve zamana karşı büyük bir mücadele başlar.
Sinemafanatik Yorum : Ülkemizde de aynı isimle basılan çizgi romanın ikinci uyalarması olan Asterix & Obelix: Kleopatra Görevi üç yıl aradan sonra gösterime giriyor.
1999 yılında izlediğmiz ilk film, hem senaryosu hem de görüntü efektlerinin yetersiz olması sebebiyle başarılı olamamıştı. Bu tür fantastik bir hikayede görüntü efektlerinin filmin başarısında büyük rolü olduğu bir gerçek.
Bu filmde bu hatadan ders alınmış ve çok daha başarılı efektler kullanılmış. Bunun getirdiği maliyet ise oldukça büyük ve ortaya çıkan film, 327 milyon franklık bütçesi ile Fransa tarihinin en büyük bütçeli yapımları arasında.
İlk filmde olduğu gibi Fransızların ünlü isimleri Gerard Depardieu ve Christian Clavier'i yine başrollerde görüyoruz. O filmde bulunan Roberto Benigni ve Laetitia Casta yok ama bu kez de Monica Belluci kraliçe Kleopatra rolünde oyuncular arasında.
Ünlü hikayenin tipik Fransız espri anlayışı ile harmanlandığı, ilkinden daha başarılı bir yapım. Türün hayranlarına

http://img60.imageshack.us/img60/8469/monica3gr7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:50
http://img336.imageshack.us/img336/1858/3fu3.jpg (http://imageshack.us)
http://img336.imageshack.us/img336/2941/4aa2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:51
http://img336.imageshack.us/img336/9979/9ak7.jpg (http://imageshack.us)
http://img336.imageshack.us/img336/5077/12hc3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:55
http://img336.imageshack.us/img336/3029/27vw1.jpg (http://imageshack.us)
http://img363.imageshack.us/img363/6836/29qd8.jpg (http://imageshack.us)
http://img336.imageshack.us/img336/2207/monicabe7yh2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:57
http://img363.imageshack.us/img363/7715/28cb3.jpg (http://imageshack.us)
http://img242.imageshack.us/img242/9862/bellucci4lv3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 18:59
http://img336.imageshack.us/img336/8707/bellucci12vm5.jpg (http://imageshack.us)
http://img336.imageshack.us/img336/7857/bellucci5uq6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:01
http://img336.imageshack.us/img336/5560/40fg9.jpg (http://imageshack.us)
http://img336.imageshack.us/img336/4868/bellucci11tj6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:07
http://img336.imageshack.us/img336/1715/bellucci24ha1.jpg (http://imageshack.us)
http://img336.imageshack.us/img336/3796/monicabe18pu2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:10
http://img341.imageshack.us/img341/6020/bellucci25bx0.jpg (http://imageshack.us)
http://img455.imageshack.us/img455/9572/monicabe9kt0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:14
http://img455.imageshack.us/img455/3733/bellucci26ow9.jpg (http://imageshack.us)
http://img341.imageshack.us/img341/5881/bellucci22yj8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:17
http://img66.imageshack.us/img66/433/bellucci17wc0.jpg (http://imageshack.us)
http://img341.imageshack.us/img341/7065/bellucci16pf2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:28
monica belluci ve kocası
http://img341.imageshack.us/img341/9479/5831belluc88309115vp6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:30
http://img258.imageshack.us/img258/7020/5831belluc88309118ke7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
06-09-06, 19:31
http://img125.imageshack.us/img125/1967/5831belluc88309121jm7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 06:43
napolyon filminden:
http://img58.imageshack.us/img58/262/nnapoleon034wy8.jpg (http://imageshack.us)
http://img142.imageshack.us/img142/6797/nnapoleon019rj6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 06:45
http://img143.imageshack.us/img143/6579/nnapoleon016vu3.jpg (http://imageshack.us)
http://img143.imageshack.us/img143/1685/nnapoleon028jz1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 06:50
http://img98.imageshack.us/img98/4514/nnapoleon029qk9.jpg (http://imageshack.us)
http://img243.imageshack.us/img243/5845/nnapoleon035uv0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 06:52
http://img243.imageshack.us/img243/7046/nnapoleon030pq1.jpg (http://imageshack.us)
http://img243.imageshack.us/img243/5191/nnapoleonposter001xy6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 06:58
http://img98.imageshack.us/img98/6499/nnapoleononset002dh5.jpg
(http://imageshack.us)
http://img241.imageshack.us/img241/9950/nnapoleononset001vj8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 07:09
Combien tu m'aimes?filminden:
http://img100.imageshack.us/img100/7100/combientumaimes002fc3.jpg (http://imageshack.us)
http://img100.imageshack.us/img100/4383/combientumaimes001wv7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 07:12
http://img48.imageshack.us/img48/615/combientumaimes003gm0.jpg (http://imageshack.us)
http://img291.imageshack.us/img291/3255/combientumaimes004ef0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 07:17
http://img291.imageshack.us/img291/9073/combientumaimes006bq9.jpg (http://imageshack.us)
http://img148.imageshack.us/img148/5929/combientumaimes007pe9.jpg (http://imageshack.us)
http://img148.imageshack.us/img148/3645/combientumaimes009yy1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
08-09-06, 07:21
http://img148.imageshack.us/img148/6797/combientumaimes010ye3.jpg (http://imageshack.us)
http://img148.imageshack.us/img148/3776/combientumaimes014tl4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-06, 15:29
Gerçek Adı: Monica Bellucci film.gen.tr
Doğum Yeri: Citta di Castello, Perugia, İtalya
Doğum Tarihi: 30.09.1968
Boy : 1.78 m

Onu Ünlü Yapan Ne? Malena (2000) filmindeki başrolü
Birliktelikleri: Eşi: Vincent Cassel, aktör; 1999'da evlendiler.
Eğitim: - University of Perugia, İtalya
Meraklısına...
-Aslında avukat olmak istiyormuş
Üniversite için para kazanmak zorunda kalmış ve böylece modellik kariyeri başlamıştı
2 yıl sonra okulu bırakıp Milan'a yerleşti ve Elite Model Management'la sözleşme imzaladı
-Akışkan bir Fransızcası var
Tüm Filmleri:
She Hate Me (2004)
Brothers Grimm, The (2004)
Agents secrets (2004)
Passion of the Christ, The (2004)
Matrix Revolutions, The (2003)
Matrix Reloaded, The (2003)
Tears of the Sun (2003)
Ricordati di me (2003)
Irréversible (2002)
Astérix & Obélix: Mission Cléopâtre (2002)
Pacte des loups, Le (2001)
Malèna (2000)
Franck Spadone (2000)
Under Suspicion (2000)
Méditerranées (1999)
Compromis (1998)
A los que aman (1998)
Ultimo capodanno, L' (1998)
Plaisir (et ses petits tracas), Le (1998)
Stressati (1997)
Come mi vuoi (1997)
Mauvais genre (1997)
Dobermann (1997)
Appartement, L' (1996)
Cielo è sempre più blu, Il (1995)
Palla di neve (1995)
Mitici, I (1994)
Ostinato destino (1992)
Dracula (1992)
Riffa, La (1991)
Briganti (1990)
Vita coi figli (1990)
http://img236.imageshack.us/img236/6679/resim9zc8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-06, 15:35
http://img53.imageshack.us/img53/2904/resim1js6.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/7122/resim11oj2.jpg (http://imageshack.us)
http://img377.imageshack.us/img377/3641/resim10fc1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-06, 15:38
Maléna (Malena)
Sicilya kıyısında güneşli ve durgun bir kasaba olan Castelcuto, güzel Malena’nın gelişiyle birlikte hareketlenir. Cepheye gönderilen eşinden uzakta olan Malena’nın her gezintisi kasabada olay olmakta, erkekler onu arzu dolu bakışlarla izlerken, kadınlar öfke ve nefretle kınamaktadır. Kasabanın yeni yetme gençleriyse onu her gittiği yerde takip etmektedirler. 13 yaşındaki hayalperest Renato Amoroso da bunlardan birisidir ve Malena’ya karşı hissettikleri giderek saplantı boyutuna ulaşmaktadır. Bunun farkına varan ailesi ise oğullarının bu günahkar eğilimini engelleyebilmek amacıyla bir rahibe, şeytan çıkarıcıya hatta ve hatta bir fahişeye bile başvururlar. Oysa Renato emellerinden aslı vaz geçmeyecek ve en zor anında Malena’nın yanında olacaktır...
http://img349.imageshack.us/img349/2961/resim7at0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-06, 15:43
Maléna filminden:
http://img117.imageshack.us/img117/2396/resim3vo7.jpg (http://imageshack.us)
http://img117.imageshack.us/img117/7700/resim4jt0.jpg (http://imageshack.us)
http://img72.imageshack.us/img72/4744/resim12gg2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-06, 15:52
http://img471.imageshack.us/img471/7053/sr284bellu88623053le2.jpg (http://imageshack.us)
http://img313.imageshack.us/img313/7324/5948belluc88622929sl5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
09-09-06, 15:58
http://img400.imageshack.us/img400/1980/5948belluc88622944xq2.jpg (http://imageshack.us)
http://img321.imageshack.us/img321/2108/5948belluc88622762dq0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
10-09-06, 13:13
http://img157.imageshack.us/img157/4875/18tt7.jpg (http://imageshack.us)
http://img149.imageshack.us/img149/176/5vu2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
10-09-06, 13:20
http://img85.imageshack.us/img85/348/ag7eb7.jpg (http://imageshack.us)
http://img150.imageshack.us/img150/1844/6gx4.jpg (http://imageshack.us)http://img183.imageshack.us/img183/3356/10nh4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:19
http://img511.imageshack.us/img511/5821/combientumaimesphotoshoot004pa5.jpg (http://imageshack.us)http://img144.imageshack.us/img144/1448/combientumaimesphotoshoot003yy9.jpg (http://imageshack.us)
http://img67.imageshack.us/img67/5798/normalelle005en7.jpg (http://imageshack.us)http://img67.imageshack.us/img67/3956/normalelle008ee3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:23
http://img67.imageshack.us/img67/4665/071999mg1.jpg (http://imageshack.us)
http://img144.imageshack.us/img144/5452/081999hq2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:26
Monica Belluci vücudunu sigortalattı09.11.2005

Dünyanın en seksi kadınlarından biri olan Monica Belluci, vücudunu 1 milyon 250 bin dolara sigortalattı. Bir çocuk annesi olan 36 yaşındaki yıldız, her ne kadar bu iddiaları doğrulamasa da İtalyan magazin kulislerinden bu haberin doğru olduğu yönünde iddialar geldi.
Daha önce Kelly Brook ve Naomi Campbell gibi isimlerden duyduğumuz vücut sigortalatma işiyle ilgili çıkan dedikodulara Belluci ise, "Ben böyle bir şey yapacak biri değilim" dedi.
Öte yandan Monica Belluci, annelik ile aktrisliği bir arada yürütmenin zor olduğunu söyleyen meslektaşlarına da seslenerek, "Onlar her şey için bahane arayan tembel insanlar" diye konuştu.
Kaynak : Milliyet

http://img180.imageshack.us/img180/558/aab10tv4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:31
'Her zamanki gibi anarşistim' OLKAN ÖZYURT
Çektiği filmlerle Fransız toplumunu eleştiren Bertrand Blier, kendisine 'centilmen anarşist' denilmesinden memnun: Hâlâ anarşistim
İSTANBUL - Kısa süren oyunculuk hayatından sonra baba mesleğini seçip yönetmen olan ve çektiği filmlerle Fransız sinemasının ayrıksı seslerinden biri haline gelen Bertrand Blier, usta statüsüyle festivalin konukları arasında. Monica Belluci'li 'Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun?', Alain Delon'lu 'Ayrı Odalar', Gerard Depardieu'lu 'Soğuk Büfe' festival kapsamında gösterilen Blier filmlerinden bazıları.
Yazar olarak da tanınan Bertrand Blier, Fransız toplumunu filmleriyle iğneleyen, hızını alamadığı zaman da kendi toplumuna çuvaldız batıran bir yönetmen. Bu tavrı nedeniyle de adı 'centilmen anarşist'e çıkmış durumda. Cumartesi günü bir 'master class' gerçekleştiren ve sinemayı, edebiyatı nasıl algıladığını anlatan yönetmenle kısa da olsa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatımız oldu. Elinden hiç düşürmediği piposunu tüttürerek sorularımızı cevaplandırdı.
Son filminiz 'Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun?'u bir kadın için çektiğinizi söylüyorsunuz. Hemen soralım Monica Belluci olmasaydı bu filmi çekmeyecek miydiniz?
Hayır, o olmasaydı çekmezdim. Çünkü onu gördüğümde bu filmi çekmek aklıma geldi. Filmi çekerken Monica Belluci ölseydi belki başka bir oyuncu bulabilirdim. Ama ondan aldığım enerjiyle bu filmi çekmek aklıma düştü.
Peki bu enerjiyi biraz tarif eder misiniz?
Bunu kadınlık özgürlüğü olarak tarif edebilirim.
Çekimler kolay oldu mu?
Hiç kolay olmadı ama Monica kolay bir insan. Rahat çalıştık.
İyi bir müzik dinleyicisi olmanın yönetmen ve yazarlığınıza ne gibi katkıları oluyor?
Müzik bir arkadaş gibi bana hayatım boyunca bana eşlik etti. Bence müzik insanlara bir özgürlük dersi verir. Bu yönüyle hep sinemaya benzetiyorum.
Ama edebiyat gibi etkilemiyor beni. Yazmak, film çekmek çok tehlikeli bir şey bana göre. Korkutucu, bir daha yazamamaktan, film çekememekten, insanların sizin ortaya koyduğunuz ürünlerle ilgilenmemesinden korkarsınız. Ama müzik dinlemenin ve onunla arkadaşlık yapmanın bir tehlikesi yok.
Peki müzik sizin hayatınızda ne gibi bir etki yapıyor?
Genel olarak müzik bana cesaret veriyor. Özellikle çaresiz ve kırılganken Beethowen dinlerim.
Alain Delon, Gerard Depardieu, Jeanne Moreau, Isabelle Huppert, Monica Bellucci gibi önemli isimlerle çalıştınız. Yetenekli oyuncularla çalışmak nasıl bir haz veriyor yönetmene?
Gerçekten de son derece yetenekli oyuncular saydığınız isimler. Yönetmenin işini kolaylaştırıyor. Yetenekli olmayan bir oyuncuyla çalışmak çok korkunç bir şey. Tıpkı akoru yapılmamış bir müzik aletini çalmak gibi.
Siz filmlerinizde Fransız toplumunu hep eleştirdiniz. Bu yüzden 'centilmen anarşist'e çıktı adınız. Bu tavrınız ilk günkü gibi tazeliğini koruyor mu?
Her zamanki gibi anarşistim.

http://img180.imageshack.us/img180/9043/im892tl9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:35
http://img106.imageshack.us/img106/8186/16xg6.jpg (http://imageshack.us)
http://img180.imageshack.us/img180/4708/aab18kn2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:39
Yönetmen-Gaspar Noé
Oyuncular/Karakterler:Monica Bellucci- Alex,Vincent -Cassel Marcus,Albert dupontel -Pierre
Senaryo-Gaspar Noé
Görüntü Yönetmeni-Benoît Debie, Gaspar Noé
Müzik:Thomas Bangalter
Yapım:2002 Fransa
Tür:Gerilim-Drama
KONUSU
Dönüş Yok! Zaman her şeyi yok ediyor ve ok sadece tek yönü gösteriyor: doğumumuzdan ölümümüze uzanan yolu… Kaderimiz, önceden belirlenmiş değil; kendi ağlarını kendi örüyor. Her an, dönüşü olmayan bir çok farklı seçeneği aynı anda sunuyor. Bizim kadere katkımız hemen hemen söz konusu değil. Kişisel mücadelemiz kaderimizi hemen hiç etkilemiyor. Ve ölüm kaçınılmaz. Zaman her şeyi belirliyor: En iyiyi de, en kötüyü de; ya da tam tersi. Zaten hepsi aynı. Bıraktığımızı sandığımız izler, hemen silinip gidiyor. Geriye bir tek ok kalıyor. Beynimiz tarafından yaratılmış olan bir ok. Zaman, sadece bizim sürüngensi algılayışımızda var olan bir şey. Acı, zevk, geçmiş yada gelecek de aynı şekilde. Okun bizi yönlendirdiği zaman diliminde yaptıklarımız sadece bazen kendi irademize bağlı. Bunu kendi türümüzün devamı için de kullanabiliriz, yaşamın yetersizliğini unutmak için de kullanabiliriz, bir film yapmak için yada çektiğimiz acının intikamını almak için de... Bir yabancının tecavüzüne uğrayan bir kadın bir arkadaşı ve eski eşiyle birlikte intikam almak için seferber olur. Bu şiddet olayıyla yaşamları paramparça olmuş bir çiftin olağandışı serüvenini tersten anlatan bir öykü...
NOTLAR
Haftanın tartışmalı filmi "Seul Contre Tous-Herkese Karşı Tek Başına" filmi ile kendine has bir hayran kitlesi yaratan kült yönetmen Gaspar Noe'nin imzasını taşıyan "Irreversible-Dönüş Yok". Arjantin doğumlu Fransız yönetmen Gaspar Noe'nun senaryosunu da kendi yazdığı film ülkemizde ilk olarak FilmEkimi kapsamında gösterilmiş ve tartışmalara neden olmuştu. Özellikle tecavüz sahnesi ile tartışma yaratan yapımım başrollerini Vincent Cassel, Monica Belluci ve Albert Dupontel paylaşıyor. Film bir yabancının tecavüzüne uğrayan bir kadının arkadaşı ve eski eşiyle birlikte intikam almak için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Gerçek hayatta da evli olan Vincent Cassel, Monica Belluci çiftine başrol oynatan Noe, çarpıcı kamera hareketleri ve ses kullanımı ile sıradışı bir filme imza atmış. Ülkemizde 16 yaşından küçüklere yasaklanan Dönüş Yok, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'ye aday olmuştu.
http://img106.imageshack.us/img106/6106/17ri2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:44
Monica Belucci - Fransız mı, İtalyan mı? fikirbaz.com
Cuma günkü Radikal gazetesindeki Uğur Vardan imzalı Matrix yazısı hoşuma gitti; bir çok fikrine katılmakta olduğum için alıp buraya koyayım dedim ama buraya yazı kopi-peyst'lerken genelde yorum yazmama rağmen bu sefer yazmaya karar verdim; yazıyı okuduktan uzunca bir süre sonra (nedense) yazıda Monica Belucci'den "Fransız yıldız" olarak söz ettiğini fark ettim Uğur Vardan'ın; bense İtalyan biliyorum... Hatta biraz detaylı bilgi de alabiliriz Irreversible'dan da hatırlayabileceğimiz Monica ile ilgili.... Uğur Vardan'ın yazısı içinse aşağıdaki linke tıklanılmalı...
'Matrix' bugün perdede
Neo'nun, sisteme karşı verdiği mücadelenin ikinci halkası 'The Matrix Reloaded'da, aksiyon felsefeyi eziyor. Başrollerde Keanu Reeves, Carrie Anne-Moss, Laurence Fishburne'e ek olarak Monica Bellucci var.
(Uğur Vardan - Radikal/16.05.2003)
1999 yılında gösterime giren 'The Matrix'in ardından Amerikan eleştirmenlerinin duayeni Roger Ebert, 'derin felsefi sorunların bir kez daha yarı otomatik silahlarla çözülmesi'nden şikâyetçi olmuştu.
Ebert'ın karşı kutbunda duran ve sayılarının çokluğuna, bizi hasılata yaptıkları katkılarda inandıran grubun 'sofistike' sözcüleri ise lafı, 'görsel medyanın hüküm sürdüğü bir dönemin filmi de ancak böyle olabilir' demeye getirmişlerdi. Peki bu durumda nerede durmak gerekiyor? İkinci filmden sonra da şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; bu iki kutbun tezleri hâlâ geçerli...
'Matrix' serisi, ilk iki örneğinden sonra bize şu noktanın altını kalın çizgilerle çiziyor: Her şey seçimlerinizin eseridir. Yani 'The Matrix Reloaded' da, ilkinde yaptığınız seçimlerin tezahürü olacak. 'Beyaz tavşan'ı izleyerek yola çıkan Thomas 'Neo' Anderson'ın -çeviri Türkçesiyle- 'seçilmiş kişi', (bizim buraların ağzıyla 'Ahir zaman peygamberi) olduğuna, ilk film bizi ikna etmişti. Ölüme giden yoldan son anda geri dönen Neo, bu kez ekibiyle birlikte Zion kentini korumaya çalışırken hem sistem ajanlarıyla, hem de artık sistem dışı olduğu iddiasındaki Ajan Smith ve türevleriyle mücadeleye koyuluyor. Araya, The Matrix'teki bütün kapıları açma becerisine sahip 'Anahtarcı'yı ('çilingir' diye çevirselermiş daha bizden olurmuş ya, neyse) tutsak eden The Merovingian ve şürekâsı ('Hayalet İkizler' mesela) da karışıyor. Wachowski biraderler, filmin ilk 45 dakikasına kısa bir dövüş sahnesini koyup elektromüziğin hâkim olduğu ve MTV partilerini anımsatır bir bölümle hikâyeye girmişler. Ardından Neo'nun kâhinle buluşmasıyla yine işin felsefe kısmını halletmişler. Sonrası paso aksiyon ve yine felsefi bir kapanış...
Otoban üstü felsefe
Peki ikinci filmin ilkinden ne farkı var? Wachowski'ler, görsel efekt yönetmenleri John Gaeta'yla birlikte aksiyon sinemasına yenilikler getiren ve 'flow motion' adını verdikleri tekniği abarttıkça abartmışlar. Western sinemasından ödünç alınmış düello sahnelerine (bir kurşunun ağır çekim gidişini yani) bu teknik sayesinde zenginlik getiren ekip, bu kez işin dövüş sanatları kısmına daha fazla yüklenmiş, işin KDV'si olarak da Neo'yu Süperman'den daha hızlı uçurur olmuş. Ayrıca Amerikan sinema geleneğine saygı duruşu olarak da, otobana çıkıp bir de oradan 'arabalı aksiyon'u, çeşni kabilinden hikâyeye katmışlar. Ve kimi detaylar: Meğerse
o 'cool'luk abidesi Morpheus'un eskiden kalma bir 'kız meselesi' varmış. Burnundan kıl aldırmayan Fransız entelektüellerine de bu filmi seyrettirebilmek için kadroya dahil edilmiş hissi veren Lambert Wilson ve Monica Belluci, çok da esip gürlemiyorlar. Üstelik 'bir öpücüklük' bir katkıya rağmen film, Belluci'ye sanki ayıp etmiş; çünkü kamera Fransız yıldızın yaşlandığını bas bas bağıran kadrajlarla dolu.
Bu Matrix âleminde istisnasız herkes karate biliyor; dört beş hareket çekmeden kamerayı terk edene rastlamak zor. 'Yok canım, burası farklı' diyorduk, meğerse burada da 'Star Wars' türü bir konsey yönetimi varmış. Ve son olarak ışınlamalar nedense sabit telefonlardan oluyor; bu âlemde cep telefonu sadece konuşmaya yarıyor.
'Düzeyli' bir aksiyon
Toparlarsak, Zoltan Fabri'nin son dönem yapıtlarından birinin ismi 'Fabian Balint'in Tanrı'yla Buluşması'ydı. 'The Matrix Reloaded'da kısaca, Neo'nun Tanrı'yla buluşması olarak nitelendirebiliriz. William Gibson ve Philip K. Dick miraslarını, Bruce Lee ve Wang Yu estetiğiyle karıştırıp işin içine Hıristiyanlık metaforu katan seri, doğrusunu söylemek gerekirse 'aksiyon' sineması adına, nasıl derler 'düzeyli' iyi bir çalışma. İlk filmde, aksiyon-felsefe oranları daha makul ölçülerdeydi; bu kez aksiyon almış başını gidiyor.
Filmin anahtar sahnelerinden birinde bu kez kargaları beslerken bulduğu kâhin, Neo'ya "Sen seçimini zaten çoktan yapmıştın. Buraya sadece bu seçimi anlamlandırmak için geldin" diyor. Doğrusunu söylemek gerekirse ben de naçizane ilk filmde seçimini yapmıştım: Bu film, suya tirit entelektüel soslar katılmış, teknolojik şovlara dayalı, iyi bir aksiyon. Ama yaptığım seçimi anlamlandırabilmek için ikincisini de izledim... Şimdi 'anlamlandırma' sırası sizin.
Ve son bir not: Çizgi roman geleneğinde maceranın devamı için bir hafta beklemek doğaldır ama mayısta gösterime giren bir filmin sonu için kasımı beklemek, biraz tuhaf olmuş.
Wachowksi biraderler bu konuda galiba saçmalamışlar...
http://img122.imageshack.us/img122/7296/ag1mi3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:48
http://img123.imageshack.us/img123/3262/ax18ss9.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/9879/ax17pv4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:51
http://img123.imageshack.us/img123/3268/121999vj2.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/7647/ax9jl7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:54
http://img380.imageshack.us/img380/3016/b113dy9.jpg (http://imageshack.us)
http://img131.imageshack.us/img131/1026/b122hu0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
11-09-06, 19:57
http://img131.imageshack.us/img131/2066/b13ex4.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/4518/ax6fp0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:12
http://img90.imageshack.us/img90/726/5tk0.jpg (http://imageshack.us)
http://img175.imageshack.us/img175/2668/12yf7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:15
http://img175.imageshack.us/img175/4174/3wn1.jpg (http://imageshack.us)
http://img175.imageshack.us/img175/9418/6st5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:18
http://img241.imageshack.us/img241/3308/13hp1.jpg (http://imageshack.us)
http://img145.imageshack.us/img145/1229/monica20bellucci10vfb0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:26
http://img134.imageshack.us/img134/2056/monica20bellucci19ahn3.jpg (http://imageshack.us)http://img134.imageshack.us/img134/153/monica20bellucci12hxe1.jpg (http://imageshack.us)
http://img145.imageshack.us/img145/4240/adszpt5.png (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:28
http://img150.imageshack.us/img150/2373/cover06zj3.jpg (http://imageshack.us)
http://img150.imageshack.us/img150/7163/cover08kp4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:30
http://img92.imageshack.us/img92/1596/cover15mb8.jpg (http://imageshack.us)
http://img92.imageshack.us/img92/169/cover25dh7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:34
http://img145.imageshack.us/img145/9862/cover20ek5.jpg (http://imageshack.us)
http://img145.imageshack.us/img145/9751/cover28ob9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:38
http://img137.imageshack.us/img137/6971/cover18yf6.jpg (http://imageshack.us)
http://img145.imageshack.us/img145/6109/cover13fo9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
14-09-06, 07:47
http://img144.imageshack.us/img144/6796/15we2.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/1740/4je3.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/4061/55da7.jpg (http://imageshack.us)http://img209.imageshack.us/img209/5825/11vd5.jpg (http://imageshack.us)

Sevdiş
14-09-06, 08:34
http://img99.imageshack.us/img99/1896/monicabelluci1001og2.jpg (http://imageshack.us)
http://img165.imageshack.us/img165/9172/monicabelluci030ju9.jpg (http://imageshack.us)

Sevdiş
14-09-06, 08:34
http://img95.imageshack.us/img95/9316/monicabelluci4ov6.jpg (http://imageshack.us)

Üstüne tıklayınca büyüyor....

Sevdiş
14-09-06, 08:37
http://img216.imageshack.us/img216/7195/monicabelluci2et5.jpg (http://imageshack.us)

Sevdiş
14-09-06, 08:38
http://img216.imageshack.us/img216/2442/monicabelluci3mt2.jpg (http://imageshack.us)

Sevdiş
14-09-06, 08:39
http://img165.imageshack.us/img165/9995/monicabelluci1tv6.jpg (http://imageshack.us)

Sevdiş
14-09-06, 08:40
http://img216.imageshack.us/img216/4493/monicabelluci5gt9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:18
http://img98.imageshack.us/img98/4255/monicabelluci10jm9.jpg (http://imageshack.us)
http://img152.imageshack.us/img152/6866/monicabelluci34ri7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:22
http://img152.imageshack.us/img152/3204/003xc1.jpg (http://imageshack.us)
http://img128.imageshack.us/img128/3039/monicabelluci05yr7.jpg (http://imageshack.us)http://img152.imageshack.us/img152/3295/007dg3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:24
http://img102.imageshack.us/img102/3200/006qg8.jpg (http://imageshack.us)
http://img102.imageshack.us/img102/7525/100dm0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:28
http://img122.imageshack.us/img122/7007/103mm1.jpg (http://imageshack.us)
http://img152.imageshack.us/img152/4503/021uj0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:32
http://img152.imageshack.us/img152/2168/098cs2.jpg (http://imageshack.us)http://img102.imageshack.us/img102/3374/050wp4.jpg (http://imageshack.us)
http://img102.imageshack.us/img102/9797/092ws0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:35
http://img111.imageshack.us/img111/9797/bgrimm9te9.jpg (http://imageshack.us)
http://img111.imageshack.us/img111/7097/bgrimm5ww2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:40
http://img239.imageshack.us/img239/6972/bgrimm6bv2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:41
http://img158.imageshack.us/img158/5277/bgrimm8oh8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:42
http://img228.imageshack.us/img228/2485/bgrimm4dg3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:43
http://img103.imageshack.us/img103/6210/bgrimm10gc2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:48
http://img78.imageshack.us/img78/4236/015ed8.jpg (http://imageshack.us)
http://img158.imageshack.us/img158/4574/010sd8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:50
http://img158.imageshack.us/img158/3003/under1vt0.jpg (http://imageshack.us)
http://img109.imageshack.us/img109/8534/under2ls6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
17-09-06, 14:53
http://img158.imageshack.us/img158/3268/underdy0.jpg (http://imageshack.us)
http://img102.imageshack.us/img102/4647/under4ci3.jpg (http://imageshack.us)

Sevdiş
17-09-06, 15:31
http://img125.imageshack.us/img125/1787/monicabelluccikf7.jpg (http://imageshack.us)

Sevdiş
17-09-06, 15:36
http://img169.imageshack.us/img169/3636/moniiz8.jpg (http://imageshack.us)
http://img169.imageshack.us/img169/9615/monicabelluci2220copyxu7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 07:31
Monica Belluci ve Sean Connery Bir arada
İtalyan aktrist Monica Belluci, The League of Extraordinary Gentlemen adlı resimli roman uyarlamasında rol almak için Fox ile anlaşma imzaladı. Alan Moore ve Kevin O'Neill'ın ortak eseri olan resimli roman uyarlamasında Dracula'nın metresi rolünde izleyeceğimiz Belluci'ye İskoç sinema yıldızı Sean Connery, İngiliz Kraliçesi tarafından dünyaya hakim olma planları kuran kötü adamlara karşı savaşmakla görevlendirilen Allan Quatermain'ı canlandırarak, eşlik ediyor. Connery ve Belluci'yi buluşturan projenin yönetmeni henüz belli değil.

http://img149.imageshack.us/img149/3571/245854monicabelluccipostersxq8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 07:35
Hem fizik var hem de kimya yüksel aytug
'Beni Unutma'nın güzel yıldızı Monica Belluci her yönüyle perdeyi dolduruyor
HAYATLARININ monoton gidişini yasak ilişkilerin heyecanıyla maceraya dönüştürmek isteyen bir çiftin öyküsünü anlatan "Beni Unutma"da canlandırdığı Alessia karakteriyle yine nefesleri kesen Monica Belluci "Ben gözlerimi, dudaklarımı, ellerimi ve vücudumun her uzvunu sinema için kullanmaktan asla çekinmem" diyor. Belluci'nin bu "cesur" tavrı ise özellikle kendisine hayran erkek izleyicileri fazlasıyla mutlu ediyor. Yönetmen Gabrielle Muccino ise Monica Belluci ile tanışmasını şu sözlerle anlatıyor: "Son Öpücük filmini tanıtmak için geldiğim Toronto Film Festivali sırasında hemen birbirimize ısındık. Bir denemeden sonra onun bu rol için tamamıyla uygun olduğunun farkına vardım." Filmin konusuna gelince: Giulia aslında aktris olmak isterken, hayat onun eline bir diploma tutuşturup, öğretmen yapmış. Romantik bir yazar olmayı düşleyen Carlo ise bula bula kendini bir finans şirketinde buluvermiş. Çiftin hayata yeniden tutunma çabası, 18 yaşındaki kızları Valentina'nın showgirl olmak için verdiği inanılmaz mücadeleden feyz alıyor. Kızlarının bu olağanüstü hırsı, onları da kendi yaşamlarını yeniden kurgulamaya itiyor. Giulia tiyatrodaki yönetmenine aşık olduğu hissine kapılıyor. Carlo ise bir okul toplantısında yeniden karşılaştığı gençlik aşkı Alessia ile "ikinci baharını" tomurcuklandırmaya kalkıyor. İşin ilginç yanı bu yasak ilişkilerin heyecanı çiftin kendine güvenini arttırıyor. Ama sorunlar sadece "heyecanla" çözülmüyor... Eğer romantik komedilere meraklıysanız, "Beni Unutma"da hoşça vakit geçirebilirsiniz.

http://img98.imageshack.us/img98/4240/246800monicabelluccipostersbb9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 07:40
http://img154.imageshack.us/img154/6779/191134malenapostersgr2.jpg (http://imageshack.us)http://img216.imageshack.us/img216/7025/503793thebrothersgrimmpostersqc8.jpg (http://imageshack.us)
http://img157.imageshack.us/img157/3205/503795thebrothersgrimmpostersql6.jpg (http://imageshack.us)http://img179.imageshack.us/img179/3394/232084bj6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 07:43
BENİ NE KADAR ÇOK SEVİYORSUN$”
COMBIEN TU M’AIMES?
Yönetmen -Bertrand Blier
Oyuncular-Monica Bellucci, Bernard Campan, Gérard Depardieu
Fransa-İtalya, 2005

Her şey lotoyu kazandığım zaman başladı. Basit bir memurdum. Büyük ikramiyeydi, milyonlar kazandım! Üstelik, kızı da gözüme kestirmiştim. Daniela... Pigalle'de kendini satıyordu. İtalyan'dı. Olağanüstüydü. İçeriye girdim, yanına oturdum ve milyon dolarlık soruyu sordum: "Ne kadar kazanıyorsun?" Pigalle'de, hem de böyle bir parçaysa hiç de fena kazanmıyor olmalıydı. Ama ben daha teklifimi bitirmeden kürkünü kapmıştı bile; kapıdan çıkıp kafama dank eden gece dünyasının içine dalıverdik. Tehlikelidir gece hayatı. Her köşeden bir kötü adam çıkıverir. Her yerde tabancalar, yerlere sıçrayan kanlar. Ve Charly, gangsterler kralı, çok kötü bir adam. Onun herifi. Üstelik kızı geri istiyor...

http://img216.imageshack.us/img216/3524/255851monicabelluccipostersdh6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 07:49
http://img247.imageshack.us/img247/7971/263063monicabellucciposterspd5.jpg (http://imageshack.us)
http://img172.imageshack.us/img172/4152/263064monicabelluccipostersdd1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 07:54
Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun? (Combien Tu M’Aimes?) ntv.com
Bertrand Blier’in yönettiği ve Monica Bellucci, Bernard Campan, Gerard Depardieu ile Jean - Pierre Darroussin’in oynadığı ‘Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun’, gösterime girdi.
İSTANBUL - 25. Uluslararası İstanbul Film Festivali Gala Filmi olan 95 dakikalık yapım için, yönetmen Blier, “Benim bütün filmlerim komedidir. Ben, hiç ciddi film yapmadım. Tüm karakterlerim sersemdir. Bu filmim de diğerleri gibi” diyor.
Monica Bellucci!
Her gören müşterinin nefesini kesen, Pigalle’in gece kulüplerinin profesyonel güzeli. Bu kez müşteri sıradan ama aynı zamanda da farklı. Lotoda büyük ikramiyeyi kazanmış… Adı: Bernard Campan. Fiyatını sorar doğrudan: “Kaç para?” Ayda 100.000 euro ödeyeceğini söyleyerek karısı olmasını ister Monica’dan. İyi para! Kabul eder Monica…Ama ya Charly?Charly (Gérard Depardieu) ve gece hayatının büyüsü öyle kolay kolay terk edilemez ki!..
BERTRAND BLIER İLE FİLME DAİR
Sıradan bir adamla muhteşem bir kadının, hem sıradan hem de şaşırtıcı karşılaşmasını anlatan bu fikir nasıl doğdu?
Önce her akşam, muhteşem bir kadının bulunduğu bir barın önünden geçen bir adamı düşündüm. Bu sıradan bir şey. Ben Pigalle’e yakın bir yerde oturuyorum. Öyle sıradan değil, tam bir afet olan kızların çalıştığı barların önünden geçtiğim çok oldu.
Muhtemelen, utangaçlıktan dolayı pek de parlak olmayan bir özel hayata sahip olduğunu hayal ettiğimiz bir adam bu. Günümüzün afetlerine uyacak bir fiziğe sahip değil. Bunun acısını çekiyor. Biraz sinik bir tip. Bu hikayede aktörlerin seçimi çok önemli. Bir film nedir? Aktörlerin seçimidir. Her zaman bir öykü yazılabilir ama aktörler olmayınca, öykü ortaya çıkmaz.
Filmin vücudunu oluşturan Monica Bellucci ile Bernard Campan seçimi nereden çıktı?
Monica bir olay, ama onu Bernard Campan gibi bir adamın karşında oynatmak, Fransızların özü olan bir fiziğe sahip bir adamın karşısına muhteşem bir kadını koymak anlamına geliyor.
Fransa’da son derece açığa vuran yüzler var. Bernard Campan bunlardan biri. Onda açıkgöz, kurnaz, cesur bir Fransız’ın suratı var. 1944 yılında olsa, Direniş örgütünde olur, işkence görür, kurnaz olduğu için kurtulurdu. O, kaybeden-kazanan bir aktör. Başlangıçta kaybeden, sonunda kazanan biri. Bu yüzden, Monica Bellucci ve Bernard Campan gibi aktörler olduğunda, sinemada aktörlerin seçimi, sadece bir formalite olan senaryodan çok daha önemli.
Daniela karakterini Monica Bellucci’yi düşünerek mi yazdınız?
Elbette! Bu filmin var olma sebebi, bir gün gidip Gaspard Noe’nin çok beğendiğim “Dönüş Yok / Irréversible” filmini seyretmem ve Monica’nın olağanüstü varlığının şok edici etkisinde kaldığım içindir. Sinema tarihinde, böyle bir şeyi hiç görmedim; Marilyn Monroe bile hiç böyle oynamamıştı. Aktrislerin yeteneğini mukayese etmiyorum, ama gözüpeklik, hareketlerdeki serbestlik, vücut, giyinik kalarak ortaya çıkarılan bu taşma, bunları mukayese ediyorum. O zaman kendime dedim ki: “Bu benim için, bu yüzden sinema yapıyorum.”
“Combien tu m’aimes?”, edeple utanmazlık arasında bir denge sağlıyor gibi görünüyor. Bu istemli bir şey mi?
Hayır, bu bir edep ya da utanmazlık sorunu değil. Bu, Monica Bellucci’nin oynadığı bir film. Utanmazlık olamaz, giysilerinin altındaki her şey tahmin ediliyor. Ne kadar çok giyinirse, o kadar çok istek uyandırıyor, heyecanlandırıyor. Bu bir aktris üzerine, bir aktris için yapılmış bir film. Başka biriyle bu filmi yapmazdım. Hiçbir anlamı olmazdı.
Monica/Daniela ideal dişiyi mi temsil ediyor?
Olduğu kişiyi temsil ediyor, yani bir kadını. Başka bir zamandakini, kadınların vakitlerini vücutlarındaki yağ katmanlarını sayarak geçirmedikleri bir zamandakini. Kadın, bolluk içinde yüzmektedir. Ve biz bolluğu çok severiz. Nerelerinden yakalayacağımızı bildiğimiz zaman, tutunacak bir şey olduğunda kadınları çok severiz.
Burada, en azından “madde” var, ebedî kadın. Bu gerçekten bir Fransız-İtalyan filmi, buna şüphe yok. Yönetmen Fransız ama baş kadın oyuncu İtalyan. Bu aktrisi oluşturan her şey, vücudu, göğüsleri, kalçaları… Bu İtalya’dır, operadır. Filmin sonuna doğru, çamaşırını sepetin üstüne serdiğinde, “Özel Bir Gün”deki Sofia Loren’i düşündürmekte. Bu, çekimler sırasında keşfettiğim bir şey. Kültürel planda, Fransa’yla İtalya arasında bir aşk hikayesi var. Hayatta pek fazla şansı olmayan pek çok Fransız şöyle der: “En kötü ihtimalle, eğer Fransa’da yaşayamazsam, yaşamak için İtalya’ya giderim.” Bir Fransız’ın katlanılabilir olduğunu düşündüğü tek yer orasıdır.
“Combien tu m’aimes?”i rahatsız edici bir film olarak mı görüyorsunuz?
Bunun rahatsız edici bir film olmasına çalışmıyorum. Bu hoş bir film. Tıpkı evcil bir hayvan gibi, arasıra dışarı çıkarmak gerekir. Ama hikayenin kendisi tehlikeli, şiddetli ve biraz da ahlâksız, çünkü bir kadın satın alınıyor. Böyle bir şey olmamalı ama yapılıyor...
Bu filmi kariyerinizde nasıl bir yere koyabiliriz?
Bir yere koymayacağım. Çünkü bir yönetmenin kariyeri o kadar tesadüfîdir ki, bu imkansız. Bunu söylüyorum çünkü filmlerimin senaryolarını ben yazıyorum ve kimse benim yerime ne anlatacağıma karar vermiyor. Ne zaman bir film seçsem, aynı anda 3-4 başka film daha oluyor. Çünkü genelde bir aktör müsait olmuyor ama bir diğeri oluyor. Ya da çünkü film yapımcıyı güldürüyor. İlk 2-3 sayfa güzel bir formda olunca ve devam etme isteği veriyorsa, işte o zaman film yapılır. Yapımcı ya da oyuncularla mutabık olma sorunu falan değil. Aniden film yazma isteğinin geldiği o gizem gereklidir. Harika filmlerin yapılabileceği sevdiğiniz başka hikayeler vardır, ama yazma isteğiniz yoktur.
“Combien tu m’aimes?”in bir komedi olduğunu söyleyebilir misiniz?
Evet, kesinlikle. Benim bütün filmlerim komedidir. Ben, hiç ciddi film yapmadım. Tüm karakterlerim sersemdir.

http://img181.imageshack.us/img181/2956/263065monicabelluccipostersvb5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 08:02
http://img227.imageshack.us/img227/6375/reloaded1fm8.jpg (http://imageshack.us)
http://img175.imageshack.us/img175/826/reloadedmh2.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 08:06
http://img100.imageshack.us/img100/6640/002gj0.jpg (http://imageshack.us)
http://img180.imageshack.us/img180/6438/000oz0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
20-09-06, 08:08
http://img143.imageshack.us/img143/6569/005vz4.jpg (http://imageshack.us)
http://img143.imageshack.us/img143/469/001py5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:14
http://img154.imageshack.us/img154/7568/16mg0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:16
http://img180.imageshack.us/img180/3134/22il7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:17
http://img154.imageshack.us/img154/2783/25pr5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:18
http://img154.imageshack.us/img154/940/28wv6.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:18
http://img154.imageshack.us/img154/1331/23au5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:23
http://img180.imageshack.us/img180/7568/333aul2.jpg (http://imageshack.us)http://img241.imageshack.us/img241/9400/435di0.jpg (http://imageshack.us)
http://img154.imageshack.us/img154/8906/18dy1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:25
http://img180.imageshack.us/img180/1051/10ap7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:26
http://img100.imageshack.us/img100/7483/19hg9.jpg (http://imageshack.us)
http://img154.imageshack.us/img154/6544/020cy8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
24-09-06, 08:27
http://img180.imageshack.us/img180/2905/17lm1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 14:59
http://img143.imageshack.us/img143/4014/monicabellucci17vs4.jpg (http://imageshack.us)http://img117.imageshack.us/img117/774/monicabellucci7xq7.jpg (http://imageshack.us)
http://img117.imageshack.us/img117/3721/monicabellucci5pe5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:02
http://img117.imageshack.us/img117/3969/monicabellucci07iy3.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:04
http://img92.imageshack.us/img92/6348/monicabellucci03ce4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:06
http://img92.imageshack.us/img92/3968/monicabellucci02ov7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:08
http://img92.imageshack.us/img92/7766/monicabellucci04no1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:13
http://img211.imageshack.us/img211/7509/monicabellucci08vy9.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:17
http://img214.imageshack.us/img214/3079/monicabellucci17lw0.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:20
http://img301.imageshack.us/img301/4872/monicabellucci19zp1.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:21
http://img174.imageshack.us/img174/5645/monicabellucci21ns7.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:23
http://img146.imageshack.us/img146/9632/monicabellucci24zu4.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:26
http://img146.imageshack.us/img146/1959/monicabellucci25lv5.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:29
http://img147.imageshack.us/img147/9076/monicabellucci44kl8.jpg (http://imageshack.us)

aşk_bu
26-09-06, 15:31