Melike Güner: “Aşk benim için doping”

586

 

 

*  “İffet”teki karakteriniz Betül tek başına çocuk büyütmeyi göze alan bir kadın. Gerçek hayatta siz de onun kadar cesur olur muydunuz?

– Betül, bebeğinin babasını yakın arkadaşı ile gördüğü için bir kadın olarak yaralanıyor ve çocuğunu babasından saklamaya ve tek başına büyütmeye karar veriyor. Ben de olsam öyle yapardım sanırım. Zamanımızda çekirdek aile kavramı değişime uğradı zaten. Anneannelerimizin, dedelerimizin döneminde olduğu gibi kocaman aileler geçmişte kaldı. Etrafınızda kaç tane boşanmamış aile görebiliyorsunuz?
  
*  Aile kavramının değişmesinde, bozulmasında insanların tahammülsüzleşmeleri de rol oynuyor mu?    
     
– O ve daha birçok neden… Evet insanlar artık hayata karşı çok tahammülsüzleşti. Anne babalarımızın tolere edebildiği şeylere biz anlayış gösteremiyoruz. Boşanmak eskiden nadir görülen bir olaymış. Boşanmış bir çocuk olmak da öyle. şimdiyse etrafa baktığımda boşanma çok normal görülen bir şey. 

*  Ama yine de yalnız bir anne olarak çocuk büyütmek zor, Türkiye buna alışık değil.

– Yok, bence Türkiye de buna alışmaya başladı artık.           

AYRILDIĞIM KİŞİYYLE ARKADAŞ KALIRIM

*  Betül aşkta ihanet yaşayan bir kadın. Siz gerçek hayatta böyle bir şey yaşadınız mı?      

– Kimsenin aşkını çalmadım, kimseye de aşkımı çaldırmadım. Ama bu bir gün bunu yaşamayacağım anlamına gelmez. Hayatta her şey olabilir. 

*  Aşık olunca nasıl biri oluyorsunuz?

– Aşık olunca IQ’m düşüyor. Tuhaf bir hâl alıyorum. Sanki tüm dünya kararıyor, ışıklar yanıyor, ortada bir o ve bir ben kalıyorum. Başka kimse yok. Bir enerji patlaması yaşıyorum. Aşık olunca sanki biri bana bir şey enjekte ediyor. Aşk benim için bir doping, ilham kaynağı. Her şeyden beş kat daha zevk alıyorum. 

*  Aşk bitince üzüntüsü de büyük oluyordur o zaman sizde…

– Aşk bitince hayata bana bu güzel duyguyu yaşattığı için teşekkür edip yeniden kanallarımı açarım. Çünkü orada kalmak çok hastalıklı bir psikoloji. Aşk acısı çekersiniz elbette biraz ama bunu sürdürmek hayatı kaybetmektir. Hayat kısa çünkü. Aşk yaşadığım kişiye küsüp onu hayatımdan da atmam; şartların değiştiğini, var olan duygulardan bir diğerinin mesela dostluğun ön plana çıktığını düşünürüm ve otomatik olarak o kişiyle ilişkimi arkadaşlık boyutuna taşırım.

*  Bunu başarmak kolay değil ama… 
     
– Bu yaptıkça kolaylaşan, alışkanlık halini alan bir şey.     

BİRİNİN ARDINDAN BEDDUA ETMEK KORKUNÇ

*  Hiç arkasından kötü söz söylediğiniz bir ayrılık yaşamadınız mı?

– Aşkta hep şanslı oldum. Birinin ardından beddua etmek filan bana korkunç geliyor. Kötü dileğin dönüp dolaşıp beni bulacağına inanırım. Bazen biri canımı sıkınca “O da aynısını yaşasın” dediğim oluyor ama bunu fark eder etmez hemen pişman oluyorum.

*  Aşk için fedakarlık yaptınız mı hiç? 

– Aşk hayatım hep güzel gitti. Güzel bir şey yaşamak için başka şeylerden vazgeçmem gerekmedi hiç. Aşkın en önemli malzemesi uyumdur. Uyumlu olduğunuz kişi gerçek aşkınızdır.

*  Kaderci misiniz?

– Ben hiçbir şeyin sebepsiz olduğuna inanmam. Ne yaşıyorsak onu tercih ettiğimiz için yaşıyoruzdur. Biraz tesadüfler vardır hayatta ama geçmişte yaptıklarınızın sonuçları, beklentilerinizle birleşerek hayatınızı ortaya çıkarır. Kadere inanıyorum ve inanmayı da seviyorum.

ALLAH HERKESİ OYUNCU EGOSUNDAN KORUSUN DİYORUM!

*  Oyunculuk egosu yüksek olan bir iş, bu özelliğiyle sizi de yorduğu oluyor mu?

– Hayatınızı set dışında da oyuncu olarak yaşamaya devam ederseniz, bunu yıpratıcı bir işe dönüştürürsünüz. Ama mesleğiniz olarak görüp kenarda bırakmasını bilirseniz, sizi kolay kolay yıpratmaz. Ben hayatımı oyuncu Melike Güner olarak yaşamıyorum. Arkadaşlarım için Melike, annem için onun küçük kızıyım. Allah herkesi oyuncu egosundan korusun diyorum!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.